<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/malatya-vazioglu-apartmani-davasinda-karar-fenni-mesule-6-yil-3-ay-hapis-belediye-muhendisine-beraat-h161237.html</link>
		<title>Malatya Vazioğlu Apartmanı davasında karar: Fenni mesule 6 yıl 3 ay hapis, belediye mühendisine beraat</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Malatya Battalgazi&#039;de 6 Şubat depremlerinde 4 kişinin hayatını kaybettiği Vazioğlu Apartmanı davasında karar açıklandı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklardan fenni mesul Mehmet Orhanoğlu’na 6 yıl 3 ay hapis cezası, belediyede görevli inşaat mühendisi Remzi Karadeniz hakkında beraat kararı verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Malatya Battalgazi'de 6 Şubat depremlerinde 4 kişinin hayatını kaybettiği Vazioğlu Apartmanı davasında karar açıklandı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklardan fenni mesul Mehmet Orhanoğlu’na 6 yıl 3 ay hapis cezası, belediyede görevli inşaat mühendisi Remzi Karadeniz hakkında beraat kararı verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya merkez Battalgazi ilçesi Akpınar Mahallesi Barbaros Sokak’ta bulunan Vazioğlu Apartmanı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ilk depremde yıkıldı. Enkaz altında kalan Rahime Hocak, Beyza Korkut, Esma Korkut ve Muhammed Nur El Ali hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olayın ardından Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fenni mesul Mehmet Orhanoğlu ile Malatya Belediyesi'nde görevli inşaat mühendisi Remzi Karadeniz hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı dava açıldı. Daha sonra davalar birleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına katılan müştekilerden Mustafa Korkut sanıklardan şikâyetçi olurken, Vesim El Ali şikâyetçi olmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada savunma yapan sanık Mehmet Orhanoğlu, “Hazırlık aşamasındaki ifademi tekrar ederim. Yargılamaya konu binanın fenni mesulü değilim. Mimari projeyi çizmiş olabilirim. Suçsuzum. Öncelikle beraatimi talep ediyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe hükümlerin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ediyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Remzi Karadeniz ise “Vazioğlu Apartmanı’nın deprem nedeniyle yıkılmasında herhangi bir kusurum yoktur. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum, avukatım davayı takip edecektir. Suçsuzum” şeklinde savunma yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı ise mütalaasında, sanıkların istemediği fakat öngördüğü bu sonucun gerçekleşmesi sebebiyle kusurlarının bilinçli taksir seviyesinde olduğunu belirterek, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Orhanoğlu’nun “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün sonraya bırakılmasına karar verdi. Sanık Remzi Karadeniz hakkında ise kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:50:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/malatya-vazioglu-apartmani-davasinda-karar-fenni-mesule-6-yil-3-ay-hapis-belediye-muhendisine-beraat-h161237.html">Malatya Vazioğlu Apartmanı davasında karar: Fenni mesule 6 yıl 3 ay hapis, belediye mühendisine beraat</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-saldirilari-genisletti-iran-fuzelerinin-parcalari-hayfaya-dustu-h161236.html</link>
		<title>İsrail saldırıları genişletti, İran füzelerinin parçaları Hayfaya düştü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail ve ABD ile İran arasında yaklaşık beş haftadır süren çatışmalar karşılıklı saldırılarla devam ediyor. Sivil altyapıya yönelik tehditler ve enerji arzına ilişkin kaygılar uluslararası gündemin merkezinde yer alırken İran’dan atılan füzelerin parçaları İsrail’in kuzeyindeki Hayfa çevresine düştü. Öte yandan İsrail&#039;in Lübnan&#039;a yönelik saldırılarını genişleteceği iddia edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail ve ABD ile İran&nbsp;arasında yaklaşık beş haftadır süren çatışmalar karşılıklı saldırılarla&nbsp;devam ediyor. Sivil altyapıya yönelik tehditler ve enerji arzına ilişkin kaygılar uluslararası gündemin merkezinde yer alırken&nbsp;İran’dan atılan füzelerin parçaları&nbsp;İsrail’in kuzeyindeki Hayfa çevresine düştü. Öte yandan İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını genişleteceği iddia edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail medyasına göre, İran’dan atılan füzelerin parçaları İsrail’in kuzeyindeki Hayfa Körfezi’nde yer alan Kiryat Yam ve çevresindeki en az yedi noktaya düştü. Tel Aviv’de de şarapnel parçaları nedeniyle bazı binalar, yollar ve araçlarda hasar oluştu, ancak ilk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail ordusu, İran’dan fırlatılan füzelerin tespit edildiğini ve hava savunma sistemlerinin bunları engellemek için devrede olduğunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail acil yardım servisi, bir füzenin İsrail’in&nbsp;orta kesimine isabet ettiğini ve maddi hasara yol açtığını, ancak yaralı bulunmadığını bildirdi. Öte yandan Kiryat Şimona ve çevresinde yeniden sirenlerin çaldığı duyuruldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran tarafında ise Şiraz, Tebriz, Zencan, Kazvin ve başkent Tahran dahil olmak üzere birçok şehirde patlama sesleri duyulduğu bildirildi. İran medyası, Elburz bölgesinde ve Kereç&nbsp;çevresinde de patlamalar meydana geldiğini ve savaş uçaklarının bölgede uçuş yaptığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları, Tel Aviv ve Eilat’a uzun menzilli füzelerle saldırı düzenlediklerini duyururken, İran Silahlı Kuvvetleri de ABD’ye ait bir F-35 savaş uçağını düşürdüklerini öne sürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise bu iddiaları yalanladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail medyasına göre, İsrail ordusu Lübnan cephesinde işgalini genişletmek amacıyla İsrail sınırına yakın Lübnan köy ve kasabalarındaki evlerin yıkılmayla Lübnan'a yönelik saldırılarının kapsamının artırılmasını öngören bir planı hükümete sunmayı planlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diplomatik cephede&nbsp;de&nbsp;tansiyon düşmedi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in sivil altyapıyı hedef almasının ülkesini teslim olmaya zorlamayacağını söyledi. Açıklama, Kereç’deki büyük bir köprüye yönelik saldırının ardından geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump ise “İran’da geriye kalanları henüz yok etmeye başlamadık”&nbsp;sözleriyle sosyal medya üzerinden tehditler savurarak&nbsp;köprüler ve elektrik santrallerinin hedef alınabileceğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çatışmaların enerji arzını etkileyebileceği endişesi sürerken, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden güvenli şekilde yapılması için uluslararası çabalar devam ediyor. Ancak diplomatik girişimlerde ilerleme sağlanamaması, bölgedeki savaşın daha da genişleyebileceği yönündeki kaygıları artırıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu arada BM Güvenlik Konseyi, Hürmüz Boğazı’na ilişkin karar tasarısını bugün&nbsp;17.00’de oylamaya hazırlanıyor. Oylama, enerji arzı ve deniz ticareti açısından kritik önemdeki boğazdan geçişlerin durma noktasına gelmesiyle ortaya çıkan enerji tedariği krizi nedeniyle önem taşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuveyt’te enerji tesisleri hedef alındı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Kuveyt’te bir petrol rafinerisi ile su arıtma ve elektrik tesislerinin hedef alındığı bildirildi. İran’a ait olduğu iddia edilen bir insansız hava aracının Kuveyt Uluslararası Havalimanı’ndaki yakıt tanklarını vurmasının ardından bölgede yoğun duman yükseldi. Ayrıca Mina el-Ahmadi rafinerisinde yangın çıktığı, bir su arıtma ve elektrik tesisinde ise maddi hasar meydana geldiği kaydedildi. Yetkililer, saldırılarda can kaybı olmadığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da&nbsp;enerji altyapısını hedef alabileceklerine yönelik açıklamasının&nbsp;hemen ardından geldi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:35:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-saldirilari-genisletti-iran-fuzelerinin-parcalari-hayfaya-dustu-h161236.html">İsrail saldırıları genişletti, İran füzelerinin parçaları Hayfaya düştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-raporuna-gore-yilin-ucuncu-ayinda-asgari-ucret-2-bin-819-lira-deger-kaybetti-h161235.html</link>
		<title>DİSK-AR raporuna göre, yılın üçüncü ayında asgari ücret 2 bin 819 lira değer kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi&#039;nin (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri temel alınarak hazırladığı raporda, asgari ücretin henüz yılın üçüncü ayında 2 bin 819 lira, en düşük emekli aylığının ise 2 bin 8 lira değer kaybettiği belirtildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri temel alınarak hazırladığı raporda, asgari ücretin henüz yılın üçüncü ayında 2 bin 819 lira, en düşük emekli aylığının ise 2 bin 8 lira değer kaybettiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK-AR, TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamlarının ardından "Enflasyon Bülteni"ni yayımladı. TÜİK’in yıllık resmi TÜFE oranını yüzde 30,87, gıda enflasyonunu ise yüzde 32,36 olarak açıkladığı hatırlatılan bültende, asgari ücretli ve emeklilerin alım gücündeki düşüşe işaret edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bültende, 2005 yılından bu yana yaşanan fiyat artışlarına vurgu yapılarak, gıda fiyatlarındaki yükselişin genel enflasyonun çok üzerinde seyrettiği ifade edildi. Bültende konuya ilişkin, "2005 yılına göre genel fiyatlar 33,6 kat artarken, gıda fiyatları 50,6 kat arttı. Asgari ücret yılın üçüncü ayında 2 bin 819 lira, en düşük emekli aylığı 2 bin 8 lira kayıp yaşadı. Kira, konut ve ulaştırma harcamaları artıyor. Düşük gelirliler gıdadan kısıp kira ve ulaşıma harcıyor" denildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜİK yargı kararına rağmen madde fiyat listesini gizlemeye devam ediyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in veri paylaşımı konusundaki şeffaflığına yönelik eleştirilere de yer verilen bültende, kurumun yargı kararlarına uymadığı belirtildi. Bültende, "TÜİK madde fiyat listesini gizlemeye devam ediyor. TÜİK yargı kararına rağmen madde fiyat listesini yine açıklamadı" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bültende, toplumsal sınıf ve kesimlerin enflasyon sonucu ortaya çıkan geçim sıkıntısını oldukça farklı hissettiği vurgulanarak,&nbsp;"En düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,3’ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 30,4’tür. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48,1’ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,8’de kalmaktadır" denildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:18:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-raporuna-gore-yilin-ucuncu-ayinda-asgari-ucret-2-bin-819-lira-deger-kaybetti-h161235.html">DİSK-AR raporuna göre, yılın üçüncü ayında asgari ücret 2 bin 819 lira değer kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-rizvanoglu-7-gunde-227-bin-futbol-sahasi-buyuklugunde-toprak-parca-parca-sirketlere-devredildi-h161234.html</link>
		<title>CHP&apos;li Rızvanoğlu: 7 günde 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça şirketlere devredildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) ihalelerine dikkati çekerek, &quot;Sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan şirketlere devredildi. Sadece bir haftada Yalova’nın iki katından fazla alan satıldı. Hiç kimsenin bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu,&nbsp;Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) ihalelerine dikkati çekerek, "Sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan, 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça, hızla şirketlere devredildi. Sadece bir haftada Yalova’nın iki katından fazla alan satıldı. Hiç kimsenin bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, MAPEG tarafından yayımlanan maden ihaleleri ve doğa tahribatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın vatan toprağına "tüketilecek ve yağmalanacak bir alan" gibi baktığını söyleyen Rızvanoğlu, kararların bilim ve planlama yerine kısa vadeli rantla alındığını savundu. Devlet kurumlarının resmi raporlarındaki uyarılara dikkati çeken Rızvanoğlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Ulusal Su Yönetimi raporlarına ilişkin şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 2025 yılı faaliyet raporunda 'Korunan alanlar üzerindeki madencilik, enerji ve ulaşım baskısı artıyor' diyerek bunu bir tehlike olarak tanımlıyor. Ulusal Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu da 'Maden ruhsatları verilirken yeraltı sularına vereceği zarar dikkate alınmalı' uyarısında bulunuyor. Kurumlar endişeli, raporlar uyarıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2012–2024 arasında 121 bin 331 hektar orman alanı madenciliğe tahsis edilmiş. Bu&nbsp;Yalova’dan büyük, Kilis’e yakın büyüklükte bir orman alanı demek.&nbsp;Çok büyük bir alan adım adım, parça parça elden çıkarılıyor. Peki iktidar ne yapıyor? Bu uyarıları, bu rakamları, bu raporları dikkate mi alıyor? Hayır. Maden ruhsat dağıtımını artırıyor. Her geçen gün daha da hızlandırıyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MAPEG tarafından 7 Şubat’ta başlatılan 317 numaralı ihale sürecine ilişkin verileri paylaşan Rızvanoğlu, tek bir ihalede satışa çıkarılan alanın geçmişte bir yılda çıkarılan toplam alana eşit olduğunu vurguladı. Rızvanoğlu,&nbsp;"67 il, 485 ruhsat sahası, toplam 548 bin 696 hektar. Neredeyse Nevşehir’in tamamına yakın bir alan. Bu ihalelerin satışları 25 Mart’ta başladı ve sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan yani 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça, hızla şirketlere devredildi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bir çevre sürgünüdür"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maden sahası olarak ilan edilen bölgelerde tarım, emek ve yerel ekonomi olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu,&nbsp;"Bunun adı açıkça çevre sürgünüdür. Vatandaşa doğduğu, büyüğü, kök saldığı toprakları terk etmesi dayatılıyor. İktidarın söylediği aslında şu: 'Ben burada kazanç sağlayacağım, sen kendi başının çaresine bak.' Bu, 21. yüzyılda uygulanan bir sömürge modelidir. 19. yüzyılda Batı, Afrika’ya 'Buradan ne alırım, nasıl sömürürüm?' diye nasıl yaklaştıysa, bugün bu iktidar da bu ülkeye aynı gözle bakıyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rızvanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Toprağını koruyan cezalandırılıyor. Ya Artvin’de ağacına sahip çıkan Reşit Kibar gibi silahla öldürülüyor ya İstanbul’da doğayı anlattığı için Hakan Tosun gibi sokak ortasında dövülerek öldürülüyor ya da Akbelen direnişinden tanıdığımız Esra Işık gibi toprağını savunduğu için tutuklanıyor. Bir insan ağacını koruyorsa, suyuna sahip çıkıyorsa suç mu işliyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir insan ağacını koruyorsa suç mu işliyor? Suyuna sahip çıkıyorsa suç mu işliyor? Bu insanlara yapılanlar reva mı? Bu ülke artık ırmağının akışına öldüğünüz ülke değil mi? Buradan açıkça söylüyorum: AKP iktidarı, anayasal hakkını kullanan vatandaşı cezalandırmaktan, toprağına sahip çıkan insanı karşısına almaktan, vatandaşı çevre sürgününe zorlamaktan vazgeçmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiç kimsenin; bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok. Bu toprakların altındaki zenginlikler elbette değerlendirilebilir. Ama nasıl? Kamu yararını gözeterek, bilimle, planlamayla, doğayı koruyarak, insanı merkeze alarak.&nbsp;Siz ne yapıyorsunuz? Ne denge gözetiyorsunuz, ne doğayı koruyorsunuz, ne insanı dikkate alıyorsunuz. Tek bir şey var, o da bu iktidarın bitmek bilmeyen para hırsı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:00:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-rizvanoglu-7-gunde-227-bin-futbol-sahasi-buyuklugunde-toprak-parca-parca-sirketlere-devredildi-h161234.html">CHP&apos;li Rızvanoğlu: 7 günde 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça şirketlere devredildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-kutahyada-yapilacak-eyup-kahveci-halk-gunu-geldi-mi-herkese-bedelini-odetir-h161233.html</link>
		<title>CHPnin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingi yarın Kütahya&apos;da yapılacak... Eyüp Kahveci: Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, yarın Kütahya&#039;da düzenlenecek &quot;&quot;Millet İradesine Sahip Çıkıyor&quot; mitingi öncesi yaptığı değerlendirmede, &quot;Halkımızın her daim doğruların yanında olduğunu biliyoruz. Halkımız her daim mazlumun yanındadır. Kimse halkı kandıramaz, kandıramayacaktır. Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir, doğru yönetimi getirir, sistemi teslim eder&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, yarın Kütahya'da düzenlenecek ""Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi öncesi yaptığı değerlendirmede, "Halkımızın her daim doğruların yanında olduğunu biliyoruz. Halkımız her daim mazlumun yanındadır. Kimse halkı kandıramaz, kandıramayacaktır. Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir, doğru yönetimi getirir, sistemi teslim eder" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklamasının ardından başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 103'üncüsü yarın Kütahya'da yapılacak. Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci saat 14.00'te Şehit Emniyet Müdürü Uğur Gökcan Sokak'ta gerçekleştirilecek miting öncesi ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yarın Kütahya'dan Türkiye'ye&nbsp;çok güzel mesajlar verileceğini söyleyen Kahveci, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir yılı geçirdik, 19 Mart 2025 ve sonrası Türkiye'de çok ciddi bir şekilde yerel yönetimler üzerinden büyük operasyonlar gerçekleşti. Bunlar şu anda yargıda devam eden süreçler ve biz de bu anlamda yapılan haksızlıkları, hukuksuzlukları dile getiriyoruz. İddianameleri görüyoruz ki 'iftiranameler' şekliyle yürüyor. Altının çok boş olduğu, ilk söylenenlerle iddianamelerdeki kesişim noktalarına baktığınız zaman çok fazla bir şey bulunamıyor. Bugün itibariyle çalışma arkadaşlarımızın tahliye olmasıyla altının boş olduğu yavaş yavaş görülmeye başlandı. Bu yargılamanın TRT'den canlı yayınlanması noktasındaki taleplerimiz reddedildi. Biz açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz ki belediyelerimiz, yöneticilerimiz, çalışma arkadaşlarımız haksız olanlar varsa elbette ki cezasını çekecektir. Ama haklı olanları da boşu boşuna içeride tutmanın hiçbir izahı olamaz. Vatandaş iradesi hepimizin üzerindedir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve millet de o iradesini tecelli ettirecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halkımızın en büyük arzusu ülkede adaletin tesis edilmesidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Operasyonlar yapılacaktır, siyasi amacı olursa bu hoş olmayacaktır, ahlaki olmayacaktır, etik bulunmayacaktır. Tabii ortada bir suç varsa bedeli ödenecektir, bundan yana kimsenin endişesi olmasın. Ancak operasyonlar yapıldığı zaman biz her zaman şunu ifade ederiz, 'hak, hukuk, adalet hepimize lazım. Bir gün gelecek hepimiz o hak ve hukuk adalet arayışını sürdüreceğiz'.Biz bugün hem sahada hem söylemlerimizde bu konunun ne kadar önemli olduğunu ifade ediyoruz. Yargılamalar, operasyonlar devam edebilir, operasyon varsa herkese eşit yapılması gerekir. Bir usul hatası, uygulama hatası varsa bunlar iyileştirilir ama yolsuzluk, rüşvet, irtikap gibi suçlar varsa incelenir. Geçmişte kim yaptıysa masaya aynı zamanda yatırılır ve taraflar yargı önünde hesap verir. Yüce Türk Milleti'nin adalete olan güveni tamdır. Yargı herkese eşit işlemesi gerekir ama ayak oyunlarıyla ya da farklı şekillerde bunu manipüle ederek belli amaçlara, belli mecralara çekmek sıkıntı verir. O zaman da siyasetin Meclis tarafından gereken hamleler adım adım atılır. Biz geçen sene 19 Mart ve sonrası operasyonlarla birlikte Kütahya'da yürüyüş eylemleri gerçekleştirdik ve halkımız bizi son derece destekledi, her daim yanımızda oldular. Halkımızın en büyük arzusu ülkede adaletin tesis edilmesidir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halk her zaman doğruların yanındadır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siz Kütahya'dasınız, kuruluşun ve kurtuluşun şehrindesiniz. Burada halkın çok büyük bir özlemi vardır, halk her zaman doğruların yanındadır, yanlışın yanında değildir. Yanlışın hepimiz karşısında olmak zorundayız. Taraflara eşit yaklaşım gösterilmediği zaman halk da mazlumun yanında yer alır. Ortada bir iddia var ve bu iddia mahkeme kararıyla sabit görülürse suç unsuru ortaya çıkmış olur o zaman gereği yapılır, bedel ödenir. Ama ortada böyle bir şey yoksa güven zedelemesi yaşarız, siyasette, hukukta her yerde sıkıntı yaşarız. Halkımızın her daim doğruların yanında olduğunu biliyoruz. Halkımız her daim mazlumun yanındadır. Hepimiz halkımıza, vatandaşımıza, memleketimize yapmış olduğumuz uygulamalardan dolayı kendimize çok dikkat etmeliyiz. Kimse halkı kandıramaz, kandıramayacaktır. Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir, doğru yönetimi getirir, sistemi teslim eder."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 14:34:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-kutahyada-yapilacak-eyup-kahveci-halk-gunu-geldi-mi-herkese-bedelini-odetir-h161233.html">CHPnin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingi yarın Kütahya&apos;da yapılacak... Eyüp Kahveci: Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-insanlar-ac-cocuklar-korunamiyor-kanunlar-eksik-h161232.html</link>
		<title>Gürer: İnsanlar Aç, Çocuklar Korunamıyor, Kanunlar Eksik!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, sosyal politikalar, çalışma hayatı, çocuk işçiliği, staj mağdurları,emeklilik, yoksulluk ve sosyal devlet uygulamalarına yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu. Gürer, komisyonda görüşülen kanun tekliflerinin eksik olduğunu vurgulayarak, “önceliğin insanın karnını doyurmak” olduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer: “Komisyonlara yalnızca iktidarın teklifleri geliyor, muhalefetin önerileri dikkate alınmıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KOMİSYONLARA SADECE İKTİDARIN TEKLİFLERİ GELİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuşmasında yasama sürecine yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Artık öyle bir noktaya evrildi ki bu komisyonlara yalnızca iktidar partisi milletvekillerinin getirdiği kanun teklifleri geliyor. Sanki muhalefet veya demokratik kitle örgütleri bir tarafından olumsuzluğu giderecek önermelerde bulunursa bir kaybedilmişlik duygusu oluşacakmış gibi şiddetle önermelere karşı çıkıyorlar. Söylenenlerin işe yarayıp yaramadığından çok kimin söylediğine bakılıyor ve bu da çıkan kanunların yarım yamalak çıkmasına, sonra bir kısmının Anayasa Mahkemesinden geri gelmesine vesile oluyor. Anayasa'ya aykırılıklar üzerinde de görüş belirtildiği hâlde değerlendirilmiyor, sonra da Anayasa Mahkemesi iptal ediyor ve tekrar o kanunları görüşüyoruz. Anayasa Mahkemesi geçen yıl 300'e yakın kanun maddesini iptal etmiş, yeniden bir daha görüştüğümüzde milletvekili yapmış oluyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KADINLARIN ANNELİK SÜRECİ SİGORTA KAPSAMINA ALINMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun teklifindeki eksikliklere değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Siz de Bakanlık yaptınız, Bakanlığınız döneminde önünüze çok kere gelmiş konular var. Birincisi, burada doğum izniyle ilgili düzenleme var ama kadınların iş hayatına başlamadan önceki annelik süreçlerinin de sigorta kapsamına alınmasıyla ilgili talepleri dikkate alınmamış, oysa alınması gerekir. Niye? Erkeklerde askerlik nasıl alınıyorsa kadınlar için de iş hayatına başlamadan önceki annelik süreci de onlar için hak olarak verilmeli; o yok, konulması gerekir,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AİLE BAKANLIĞI SİYASİ AMAÇLA KULLANILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yönelik eleştirilerde bulunarak “Çocukların suça sürüklenmesiyle ilgili... Şimdi, Aile Bakanlığı kuruldu. Ne bekliyorsunuz? Türkiye'de aile yapısının ve dokusunun nitelikli bir kavrama ermesi yönünde de var olan mevcudu kültürüyle, kimliğiyle destekleyecek politikalar geliştirilecek diye bakıyorsunuz ama öyle olmadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı seçim öncesinde ilgili partinin broşürlerini dağıtan, onların yardım paketlerinin hangi partiye oy verdiyse ona göre düzenlenmesini sağlayan, kendi elemanlarını siyasi amaçla kullanan bir doku olarak kullanılıyor ve ben bunu bizzat örnekleriyle gördüğüm için de önergeler de verdim, kimse o tarafına bakmıyor,” şeklinde konuştu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KADIN KONUKEVLERİ AMACINDAN UZAKLAŞTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın konukevlerine ilişkin uygulamaları da eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer “Burada kadın konukevlerinin kuruluş amacı doğruydu ama yönetiliş biçimi farklı oldu; kimse yerini bilmeyecekti, o kadın kamuoyuna teşhir edilmeyecekti. Orada koyduğunuz liyakate dayalı olmayan kadrolar veya görevlilerin varlığında kim, nerede, nereye konuldu, herkes bildi. Şimdi, onlara bir ücret desteği sağlanarak ekonomik özgürlüklerine kavuşturulacakları sanılıyor. Oysa bunları çalışma yaşamı içinde değerlendirip onların sorunlarına daha çözümcü bir yaklaşımla bu sorunlar ele alınabilir,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOCUKLAR STAJDA ÖLDÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuk işçiliği ve stajyer ölümlerine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şimdi "aile" dediğimiz kavramın... 18 yaş altında olanları "çocuk" sayıyoruz, değil mi? "Vedat Başkan oradaymış, Bakanımıza bir aktar." dediler, bir daha aktarıyorum: 18 yaşına gelmiş çocuğu statü olarak Bakanlığa sorduğumuz zaman diyor ki: "Bunlar çocuktur, çocuk işçi sayılamaz." Sonra TÜİK de diyor ki: "Bunlar genç işçidir, Türkiye'de genç işsizliği azalttık." 1 milyon stajyer öğrenci kamuoyuna açıklarken "işçi" diye açıklıyorlar. Burada bir tuhaflık var. Geçen yıl 50'ye yakın çocuğumuz stajda öldü. Yani, bırakın çocuğun uyuşturucu kullanmasını, çocuğun yaşamsal olarak olması gereken dönüşüme katkıyı, stajda çalıştırılan "Olur." verilen çocuğun iş cinayetlerinde ölmesi gerçekleşti. Buna karşı yapılan bir düzenleme var mı? Büyük bedenlere yüklenen yükü yüklüyorsunuz ama o çocukları işçi saymıyorsunuz, düşük bir ücretle tam bir sömürü alanına dönüştü. Bununla ilgili kanun teklifinde bir şey varmı ? Yok.” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“150 BİN TAŞERON İŞÇİ HÂLÂ KADRO BEKLİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeron ve belediye şirket işçileriyle ilgili sorunlara değinen Ömer Fethi Gürer şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Taşeronla ilgili, sizin de katkılarınızla belli bir kesim hizmet alım sözleşmesi dışındakiler kadroya alındı ama hizmet alım sözleşmesi diye bir şey çıkarıldı, onunla 150 bin kişi şu anda taşeronda kaldı. Kendisiyle aynı şartlarda ve koşullarda çalışan arkadaşlarının yanında bunlar kadro dışı. Belediye şirket işçiliği oluşturuldu, 500 bine yakın belediye şirket işçisi var, dolaylı bir taşeron. Niye belediye kadrosunda değil, ihtiyaç varsa kadrosunda olmalı. Bununla ilgili de bir şey olmadı,EMADDER meselesi, bu emeklilikte adalet arayanlar konusu da ilgi alanınıza girdiği için biliyorum, onlarla ilgili problem var, onlarla ilgili de bir şey gelmiyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PRİM GÜNÜ SÖZÜ TUTULMADI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanının seçim öncesi verdiği sözlere de değinen Gürer, “Bunun yanında, "Esnafa, çiftçiye 9000 prim günü 7200'e düşecek." diye Sayın Cumhurbaşkanının seçiminden önce attığı "tweet" hâlâ duruyor. Seçim biteli üç yıl oldu, bu konuda da bir kanun teklifi gelmedi, burada da öyle bir madde yok,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“50 MİLYON KİŞİ AÇLIK SINIRINDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasında yoksulluk ve açlık konusuna dikkat çekerek, “insanlar aç. Bakınız, açlık sınırı 32 bin lira TÜRK-İŞ açıkladı. Orada biliyorsunuz, tereyağı, kaşar falan da yok. Normalde Türkiye nüfusunda emekli ve asgari ücretliyle birlikte 50 milyon kişinin aç yaşadığı yerde kısmi kurumlarda düzenleme ihtiyaç olsa da önceliğin insanın karnını doyurmaktan geçtiğine inanıyorum,” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MİLLETVEKİLİNİN GÖREVİ HALKIN SORUNLARINI AKTARMAKTIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, milletvekillerinin sorumluluğuna da değinerek şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milletvekilinin asli sorumluluğu ve görevi toplumda olanları buraya aktarmak. Burada parti kimliğiyle bakıp da "Kim ne konuşuyor?"a indirirsek olayı, çözümcü bir yaklaşımla sorunları ele almayız.” Dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOCUKLAR MADDE BAĞIMLILIĞINA SÜRÜKLENİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer konuşmasının devamında çocukların karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bakın, Sayın Bakanım, bunu vicdanen söylerken de üzülüyorum. Çakmak gazını çeken kız çocuğunun anası beni arıyor "Kurtar Vekilim Kızımı”diyor. Önermede de bulundum: muhafazakâr bir partisiniz. Alkolden vergi alıyorsunuz, tütünden vergi alıyorsunuz, şans oyunlarından vergi alıyorsunuz, bunlarla da memura maaş diye veriyorsunuz. O maaşı o vergiler geliri ile vermeyin, onu ayrı bir hesapta toplayın, şu çocukların tedavisi için tedavi merkezleri oluşturun." Bakın, saat sekizden sonra Anadolu'nun çoğu bölgesinde parka gidemiyorsunuz. Çocukların o hâle düşmesinin sorumlusu mevcut yönetimin vurdumduymazlığıdır. Çok net söylüyorum bunu.” Dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:55:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-insanlar-ac-cocuklar-korunamiyor-kanunlar-eksik-h161232.html">Gürer: İnsanlar Aç, Çocuklar Korunamıyor, Kanunlar Eksik!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinav-dunya-kupasindaki-milli-mac-sebebiyle-13-haziran-cumartesi-gunune-alindi-h161231.html</link>
		<title>LGS kapsamındaki merkezi sınav, Dünya Kupası&apos;ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın, Dünya Kupası&#039;ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındığını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın, Dünya Kupası'ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı'nca bu yıl 14 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav,&nbsp;Dünya Kupası'ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı'ndan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bakanlığımızca&nbsp;daha önce paylaşılan sınav takvimi doğrultusunda, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilecek 'Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav'ın 14 Haziran 2026 Pazar günü yapılması planlanmış ve kamuoyuna duyurulmuştu. Açıklanan 2026 FIFA Dünya Kupası maç takvimine göre A Milli Futbol Takımımızın Avustralya milli takımıyla aynı tarihte Türkiye saatiyle 07.00’de oynayacağı müsabaka sonrasında ülke genelindeki olası kutlama etkinliklerinden doğabilecek hareketlilik, yüksek ses ve trafik yoğunluğu gibi durumların öğrencilerimizin odaklanmalarını ve sınav uygulamasının sağlıklı biçimde yürütülmesini etkileyebileceği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar doğrultusunda, 2026 yılı LGS kapsamındaki merkezi sınavın, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi sınavda yer alan oturum saatlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olup birinci oturum (Sözel Bölüm) saat 09.30, ikinci oturum (Sayısal Bölüm) ise saat 11.30’da başlayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer yandan öğrencilerimizin sınav öncesi süreçlerden etkilenmemesi adına sınavın gerçekleşeceği okul ve kurumlarda fiziki hazırlıkların tamamlanması amacıyla 12 Haziran 2026 Cuma günü örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilecek ve bu tarihte öğretmenler 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır. Öğrencilerimizin emek ve gayretlerinin karşılığını en sağlıklı ve güvenli koşullarda alabilmeleri için süreç Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir. Sınava girecek tüm öğrencilerimize şimdiden başarılar dileriz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:41:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinav-dunya-kupasindaki-milli-mac-sebebiyle-13-haziran-cumartesi-gunune-alindi-h161231.html">LGS kapsamındaki merkezi sınav, Dünya Kupası&apos;ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bankoglu-bu-yalnizca-bir-ailenin-degil-toplumun-tamaminin-meselesidir-h161230.html</link>
		<title>Bankoğlu: Bu Yalnızca Bir Ailenin Değil, Toplumun Tamamının Meselesidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde yaşanan ve
23 yaşındaki Hakan Çakır’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda 112 Acil
Sağlık hizmetlerinin geç müdahale ettiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“112’Yİ DEFALARCA ARADIK, AMBULANS GELMEDİ”<br />
CHP’Lİ BANKOĞLU: “BİR GENCİN HAYATINI KAYBETTİĞİ<br />
OLAYDAKİ BU İHMAL İDDİALARI MUTLAKA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYDINLATILMALIDIR.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuryet Halk Partisi Bartın Milletvekili Av.Aysu Bankoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde<br />
yaşanan ve 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda 112 Acil Sağlık<br />
hizmetlerinin geç müdahale ettiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.<br />
TBMM’de kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplantılarında<br />
dinlenen mağdur ailelerin ifadelerinin kamu vicdanını derinden yaraladığını belirten Bankoğlu,<br />
konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanının yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı<br />
soru önergesi verdi.<br />
Komisyon toplantılarında söz alan ve Ankara’nın Keçiören ilçesinde çıkan kavgada hayatını<br />
kaybeden 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır’ın anlattıkları, olayın yalnızca bir adli<br />
vakadan ibaret olmadığını, acil sağlık hizmetlerinin işleyişine dair ciddi soru işaretleri<br />
doğurduğunu ortaya koydu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir Baba Meclis’te ‘Defalarca Aradık Ama Ambulans Gelmedi’ Diyor”<br />
Bankoğlu, Komisyon’da dile getirilen ifadelerin son derece çarpıcı olduğunu belirterek şunları<br />
söyledi:<br />
“TBMM’de kurulan Araştırma Komisyonu toplantısında söz alan bir baba, oğlunun ağır<br />
yaralandığı sırada 112 Acil Çağrı Merkezi’nin defalarca arandığını ancak ambulansın olay yerine<br />
uzun süre gelmediğini ifade ediyor. Telefon görüşmelerinde ‘tamam göndereceğiz’ denilerek<br />
geçiştirildiklerini ve ekiplerin yaklaşık 40 dakika sonra olay yerine ulaştığını anlatıyor. Bir baba<br />
Meclis’te ‘Defalarca aradık ama ambulans gelmedi’ diyorsa, bu iddia görmezden gelinemez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu Yalnızca Bir Ailenin Değil, Toplumun Tamamının Meselesidir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Acil sağlık hizmetlerinin kriz anlarında vatandaşın hayatını kurtarmak için var olduğuna dikkat<br />
çeken Aysu Bankoğlu, bu tür iddiaların kamu yönetimi açısından mutlaka açıklığa kavuşturulması<br />
gerektiğini vurguladı:<br />
“Bir yurttaşın hayatını kaybettiği ve bir ailenin geri dönülmez şekilde yıkıldığı böylesi bir olayda,<br />
ambulansın zamanında ulaşıp ulaşmadığı sorusu yalnızca bir aileyi değil, Türkiye’de yaşayan<br />
herkesin yaşam hakkını ilgilendiren bir kamu sorunudur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Acil Sağlık Hizmetlerinin Amacı Hayat Kurtarmaktır”<br />
CHP Bartın Milletvekili Bankoğlu, acil sağlık sisteminin temel amacının hayati risk taşıyan<br />
durumlarda mümkün olan en kısa sürede müdahale etmek olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi<br />
yaptı:<br />
“Vatandaşların defalarca yaptığı çağrılara rağmen ambulansın olay yerine geç ulaştığı iddiası<br />
doğruysa, burada çok ciddi bir kamu hizmeti sorunu vardır. Acil sağlık hizmetlerinin amacı hayat<br />
kurtarmaktır. Bu nedenle söz konusu olayda acil müdahalenin zamanında yapılıp yapılmadığı<br />
bütün yönleriyle araştırılmalıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kamu Vicdanı Bu Soruların Yanıtını Bekliyor”<br />
CHP’li Bankoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapması gerektiğini<br />
belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
“Bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması yalnızca mağdur ailenin değil, kamu vicdanının da<br />
beklentisidir. Bir gencin hayatını kaybettiği böylesi bir olayda, sistemin işleyişine dair en küçük bir<br />
ihmal iddiası dahi mutlaka araştırılmalıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM’ye Soru Önergesi Verildi<br />
Aysu Bankoğlu, konuyla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru<br />
önergesiyle Sağşık Bakanından şu soruları yanıtlanmasını istedi:<br />
 Olay gecesi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan toplam çağrı sayısı kaçtır?<br />
 Ambulans olay yerine kaç dakika sonra ulaşmıştır?<br />
 Bu süre Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği acil müdahale standartlarına uygun mudur?<br />
 Ambulansın geç ulaştığı iddiaları doğruysa bunun nedeni personel yetersizliği, araç<br />
eksikliği ya da koordinasyon sorunu mudur?<br />
 Olayla ilgili 112 çağrı merkezi personeli veya sağlık ekipleri hakkında idari inceleme<br />
başlatılmış mıdır?<br />
 Komisyon toplantısında mağdur ailelerin dile getirdiği iddiaların araştırılması için Bağımsız<br />
bir inceleme veya müfettiş görevlendirilmesi planlanmakta mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Söz konusu olan bir istatistik değil, bir insan hayatıdır”<br />
Bankoğlu açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:<br />
“Türkiye’de hiçbir yurttaş, hayati bir durumda yardım çağrısı yaptığında karşılığını alamayacağı<br />
endişesini yaşamamalıdır. Bu nedenle söz konusu olayın tüm yönleriyle araştırılması ve<br />
kamuoyunun tatmin edici biçimde bilgilendirilmesi gerekmektedir. Çünkü burada söz konusu olan<br />
bir istatistik değil, bir insan hayatıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:22:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bankoglu-bu-yalnizca-bir-ailenin-degil-toplumun-tamaminin-meselesidir-h161230.html">Bankoğlu: Bu Yalnızca Bir Ailenin Değil, Toplumun Tamamının Meselesidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ali-oztunc-iktidarin-pembe-tablolari-gercegi-yansitmiyor-sahada-tablo-agir-h161229.html</link>
		<title>Ali Öztunç: İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor, sahada tablo ağır</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, açıklanan son verilerin, ekonomideki derin yapısal sorunları ve büyüyen umutsuzluğu gözler önüne serdiğini belirterek, &quot;İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor. Sahada tablo ağır, vatandaş umutsuz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, açıklanan son verilerin, ekonomideki derin yapısal sorunları ve büyüyen umutsuzluğu gözler önüne serdiğini belirterek, "İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor. Sahada tablo ağır, vatandaş umutsuz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, yaptığı yazılı açıklamada,&nbsp;2025 yılında çalışabilir yaştaki nüfusun 469 bin kişi artmasına rağmen işgücünün 200 bin, istihdamın ise 54 bin kişi azaldığına dikkati çekerek, buna karşın işsizlik oranının yüzde 8,7’den yüzde 8,3’e düşmesinin gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öztunç, "Nüfus artarken hem işgücü hem istihdam hem de işsiz sayısı azalıyor. Bu tablo ekonomik başarı değil, derin bir umutsuzluğun göstergesidir. İş bulma umudunu kaybeden milyonlar artık istatistiklerde yok sayılıyor" dedi. Öztunç, son bir yılda umutsuzların 908 bin kişi artarak 5 milyon 129 bine ulaştığını belirtti.&nbsp;Eksik istihdamdaki artışın da alarm verici olduğunu ifade eden Öztunç, "Yetersiz sürelerle çalışan ve daha fazla iş arayanların sayısı 644 bin kişi artarak 4 milyona dayandı. Bu tablo, Türkiye’de istihdamın nicelik kadar niteliğinin de çöktüğünü gösteriyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerçek işsizlik yüzde 30</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi verilerin gerçeği gizlediğini vurgulayan Öztunç, işsizler, eksik istihdamdakiler ve umutsuzların birlikte değerlendirildiğinde gerçek işsiz sayısının 12 milyon 100 bine yaklaştığını belirterek, "Gerçek işsizlik oranı yüzde 29,7’ye ulaşmış durumda. Bu, her üç kişiden birinin işsiz olduğu anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç işsizliğinin vahim boyutlara ulaştığını belirten Öztunç, 15-34 yaş grubundaki 6 milyon 762 bin gencin ne eğitimde ne istihdamda olduğunu söyledi. Öztunç, "Her 100 gençten 28’i ‘ev genci’. Özellikle genç kadınlarda bu oran yüzde 41’e çıkmış durumda. Bu, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir çöküştür" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Üretken sektörlerde ciddi daralma var"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu tablo, emeğin değersizleştirildiğini ve sosyal devletin ortadan kaldırıldığını gösteriyor" diyen Öztunç, sanayi ve tarım gibi üretken sektörlerde istihdamın hızla azaldığını vurguladı. Öztunç, sanayide 169 bin, tarımda ise 267 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öztunç, "İstihdam artışı sadece inşaat ve hizmet sektörlerinde. Bu da ekonominin üretimden uzaklaşıp tüketim ve rant odaklı hale geldiğini gösteriyor.&nbsp;İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor. Sahada tablo ağır, vatandaş umutsuz. Türkiye’nin en büyük sorunu işsizliktir, geçim sıkıntısıdır ve giderek büyüyen umutsuzluktur. Gençlerin geleceğe güvenle bakamadığı, milyonların iş aramaktan vazgeçtiği bir tablo sürdürülebilir değildir. İktidar, makyajlı verilerle gerçeği gizlemek yerine, üretimi, istihdamı ve sosyal adaleti önceleyen politikalar geliştirmek zorundadır” değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:05:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ali-oztunc-iktidarin-pembe-tablolari-gercegi-yansitmiyor-sahada-tablo-agir-h161229.html">Ali Öztunç: İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor, sahada tablo ağır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-yilin-ilk-uc-ayi-icin-yuzde-1004-zam-alacak-h161228.html</link>
		<title>SSK ve BAĞ-KUR emeklileri yılın ilk üç ayı için yüzde 10,04 zam alacak</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı tüketici enflasyonu verisine göre, aylık 1,94, yıllık yüzde 30,87 oldu. Buna göre, milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin temmuz ayında alacağı zam oranının yarısı belli oldu. Ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin birikimli fark, yüzde 10,04 olarak hesaplandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı tüketici enflasyonu aylık 1,94, yıllık yüzde 30,87 oldu. Buna göre, milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin temmuz ayında alacağı zam oranının yarısı belli oldu. Ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin birikimli fark, yüzde 10,04 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK'in mart ayı enflasyon oranına göre,&nbsp;milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin temmuz ayında alacağı zam oranının yarısı belli oldu. Aylık enflasyon verileri, emekli aylıklarına yapılacak zamda etkili oluyor. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, yılda iki kez ocak ve temmuz aylarında zam alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılın ilk iki ayında toplam enflasyon artışı yüzde 7,95 olarak gerçekleşmişti. Mart ayı enflasyonun da açıklanmasıyla birlikte emekli aylıklarına yansıtılacak 6 aylık enflasyon farkının ilk yarısı ortaya çıktı. Buna göre SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, yüzde 10,04 zammı hak etti.<br />
Söz konusu emeklilerin, temmuz ayında alacağı zam için nisan, mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon oranlarının da açıklanması gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur ve memur emeklileri toplu sözleşme hükümlerine göre, bu yılın ilk altı ayı için enflasyon farkı hariç yüzde 11 zam almıştı. Bu nedenle memurlar ve memur emeklileri için üç aylık birikimli enflasyon oranı yüzde 11'i aşmadığı için şimdilik enflasyon farkı söz konusu olmadı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 12:45:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-yilin-ilk-uc-ayi-icin-yuzde-1004-zam-alacak-h161228.html">SSK ve BAĞ-KUR emeklileri yılın ilk üç ayı için yüzde 10,04 zam alacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tepav-merkez-direktoru-yilmaz-yilin-ilk-ceyreginde-enflasyonda-neredeyse-yuzde-100-bir-sapma-var-h161227.html</link>
		<title>TEPAV Merkez Direktörü Yılmaz: Yılın ilk çeyreğinde enflasyonda neredeyse yüzde 100 bir sapma var</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı mart ayı enflasyon verilerine işaret ederek, &quot;TÜİK, tüketici enflasyonunu mart ayı için yüzde 1,94 olarak açıkladı. Buna göre üç aylık enflasyon 10,04, son bir yıllık enflasyon yüzde 30,87 oldu. Özellikle endeks içindeki ağırlığı nedeniyle gıda fiyatlarındaki artışın mart ayında 1,80’de, konut grubunun yüzde 1,90’da kalması temel soru işaretlerini oluşturuyor. Çarşı pazarda, fiyat artışlarının neredeyse yüzde10’a yaklaştığı bir ortamda gıdada yüzde 1,80 anlaşılır değil&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı mart ayı enflasyon verilerine işaret ederek, "TÜİK, tüketici enflasyonunu mart ayı için yüzde 1,94 olarak açıkladı. Buna göre üç aylık enflasyon 10,04, son bir yıllık enflasyon yüzde 30,87 oldu. Özellikle endeks içindeki ağırlığı nedeniyle gıda fiyatlarındaki artışın mart ayında 1,80’de, konut grubunun yüzde 1,90’da kalması temel soru işaretlerini oluşturuyor. Çarşı pazarda, fiyat artışlarının neredeyse yüzde10’a yaklaştığı bir ortamda gıdada yüzde 1,80 anlaşılır değil" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK'in açıkladığı mart ayı enflasyonuna ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, 2026 için Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyon tahmininin yüzde 16 olduğunu hatırlatarak, "Merkez Bankası da bunu devam ettirmiştir. Yılın ilk çeyreği bittiğinde hedefin neredeyse yüzde 100’ü seviyesinde bir sapma var" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çalışanların ve emeklilerin sofrasından çalınıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, bütçe döneminde OVP’de yer alan enflasyon hedeflerine uygun biçimde çalışan ve emekliliklerin aylık, ücret ve maaşlarının artırıldığını belirterek, "Dolayısıyla son iki yıl olduğu gibi bu kesimlerin reel ücretleri sapan enflasyon kadar sürekli azalmakta, aslında çalışanların ve emeklilerin sofralarından ve çocukların eğitim harcamalarından çalınmakta. Türkiye’de harcama açısından baktığımızda yoksul sayısı hızla artarak 30 milyonu aşmış durumda" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025 yılında enflasyonda sapmanın OVP’de yüzde 77, Merkez Bankası tahmininde yüzde 120 olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu sapmaların doğrudan toplumun sabit gelirli kesimleri ile küçük ve orta ölçekli işletmeleri olumsuz etkilediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, "Bu durum yoksulluğun ve eşitsizliğin daha da derinleşmesine, ekonomik programın samimiyetten uzaklaşmasına yol açıyor. İzleyen aylarda enerji maliyetleri, gıda ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma nedeniyle enflasyonun düşmeyeceği aksine artacağı göz önüne alınarsa çalışanalar ve yoksullar açısından fatura daha da büyüyecek" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun sürekli İTO enflasyonun altında kaldığına da işaret ederek, "1 Nisan’da bu konuya dikkat çekmiştim. TÜİK’in, enflasyonu mart ayı için yüzde 1,95-2,16 arasında açıklayacağını kayda geçirmiştim. Bu durum TÜİK’in hesaplama yöntemiyle ilgili kuşkuları artırıyor" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 12:25:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tepav-merkez-direktoru-yilmaz-yilin-ilk-ceyreginde-enflasyonda-neredeyse-yuzde-100-bir-sapma-var-h161227.html">TEPAV Merkez Direktörü Yılmaz: Yılın ilk çeyreğinde enflasyonda neredeyse yüzde 100 bir sapma var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sivas-idare-mahkemesi-zaradaki-komur-madeni-projesine-verilen-ced-gerekli-degildir-kararini-iptal-etti-h161226.html</link>
		<title>Sivas İdare Mahkemesi, Zaradaki kömür madeni projesine verilen ÇED gerekli değildir kararını iptal etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sivas İdare Mahkemesi, Sivas’ın Zara ilçesinde planlanan kömür madeni projesine ilişkin &quot;ÇED gerekli değildir&quot; kararını iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin eksik incelendiğine ve ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğuna hükmetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sivas İdare Mahkemesi, Sivas’ın Zara ilçesinde planlanan kömür madeni projesine ilişkin "ÇED gerekli değildir" kararını iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin eksik incelendiğine ve ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğuna hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölge halkı, HEMGRUP Madencilik İnşaat Nakliye Şirketi'nin Sivas Zara'da Bolucan ve Söğütözü köylerini kapsayan kömür ocağında kapasite artışı ile patlatmalı projesine Sivas Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen "ÇED Grekli Değildir" kararının iptal edilmesi istemiyle dava açtı. Dava dilekçesinde,&nbsp;proje sahasında yer alan su kaynaklarının, derelerin yok sayıldığı, projenin yakınında yer alan yerleşim yerlerine etkisinin incelenmediği, Proje Tanıtım Dosyasının kurum görüşleri açısından eksik ve yetersiz olduğu vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dava sürecinde hazırlanan bilirkişi raporunda heyet, önemli çevresel riskler tespit etti. Raporda,&nbsp;sahada oluşan evsel atıkların herhangi bir yönetim sistemine dahil edilmeden doğrudan çevreye bırakıldığı, bunun hem çevre hem de halk sağlığı açısından risk oluşturduğu kaydedildi. Raporda,&nbsp;proje alanının çevresinde yerleşim yerleri, tarım arazileri ve mera alanlarının bulunduğuna; madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozun tarımsal üretimi ve hayvancılığı olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, projenin büyüklüğü ve kapasite artışı dikkate alındığında ÇED sürecine tabi olması gerektiği vurgulandı. Yeraltı ocağının ömrünün yaklaşık 97 yıl olarak hesaplandığı, açık ocak faaliyetlerinin ise geniş bir alanda yürütüleceği belirtilen raporda,&nbsp;proje tanıtım dosyasında jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz olduğu, yeraltı su kaynakları üzerindeki etkilerin yeterince incelenmediği ve biyolojik çeşitlilik açısından eksik analizler bulunduğu tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sivas İdare Mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda "ÇED gerekli değildir" kararının hukuka uygun olmadığına hükmederek, işlemin iptaline karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda ayrıca, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine hükmedildi. Tarafların karara karşı 15 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurabileceği belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 12:05:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sivas-idare-mahkemesi-zaradaki-komur-madeni-projesine-verilen-ced-gerekli-degildir-kararini-iptal-etti-h161226.html">Sivas İdare Mahkemesi, Zaradaki kömür madeni projesine verilen ÇED gerekli değildir kararını iptal etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mart-ayi-enflasyonunu-acikladi-en-yuksek-artis-konut-h161225.html</link>
		<title>TÜİK, mart ayı enflasyonunu açıkladı: En yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre, en yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu. Verilere göre, bu grupta yıllık artış yüzde 42,06 olurken, aylık bazda ise en fazla artış yüzde 4,52 oranıyla ulaştırma grubunda kaydedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre, en yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu. Verilere göre, bu grupta yıllık artış yüzde 42,06 olurken, aylık bazda ise en fazla artış yüzde 4,52 oranıyla ulaştırma grubunda kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin "Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)" verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişimde 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış olarak kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE'deki değişim 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,82 artış olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in mart ayı verilerine göre ulaştırma grubunda fiyat artışları hız kazanırken, konut ve enerji grubunda artış hızı da yavaşladı. Şubat ayında ulaştırma grubunda yıllık yüzde 28,86 olurken mart ayında bu oran yüzde 34,35’e yükseldi. Ulaştırma grubunda aylık artış ise yüzde 2,58’den yüzde 4,52’ye çıkarak aylık bazda en çok artış gösteren grup oldu. Buna karşın; konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda şubat ayında yıllık yüzde 42,33 olan artış mart ayında sınırlı bir gerilemeyle yüzde 42,06 olarak kaydedildi. Bu gruptaki aylık artış hızı ise yüzde 2,40’tan yüzde 1,91’e düştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 32,36 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,3, ulaştırmada yüzde 34,35 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,25, ulaştırmada 5,45 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,04 yüzde puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aylık bazda en fazla artış gösteren grup ulaştırma oldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80, ulaştırmada yüzde 4,52 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,46, ulaştırmada 0,75 ve konutta 0,22 yüzde puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endekste kapsanan 174 alt sınıftan&nbsp;2026 yılı Mart ayı itibarıyla, 40 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 127 alt sınıfın endeksinde ise artış yaşandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,11 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,45, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 8,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,50 artış olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 11:50:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mart-ayi-enflasyonunu-acikladi-en-yuksek-artis-konut-h161225.html">TÜİK, mart ayı enflasyonunu açıkladı: En yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/basevirgen-marmara-golu-siyaset-ustu-bir-konudur-h161224.html</link>
		<title>Başevirgen, Marmara Gölü siyaset üstü bir konudur&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Manisa’da yer alan Marmara Gölü’nün 5-6 yılın ardından yeniden su tutmaya başlamasını yerinde inceleyen CHP Manisa Milletvekili, Bekir Başevirgen, “Marmara Gölü siyaset üstü bir konudur. Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok” diye konuştu. Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan ise, “Bizi sevindiren gölümüzün yeniden su tutmaya başlamış olmasıdır. Gölümüz ne kadar su tutarsa, gölümüzün etrafındaki tarım alanları da değer kazanıyor. Sulama kanallarıyla Menemen Ovası’na kadar gölümüzden sulama suyu temini de gerçekleşiyor, o yüzden çok önemli” dedi. Göl kurumadan önce geçimini balıkçılıkla sağlayan emekçi bir kadın ise, “Biz bu gölden doyuyorduk. Oradan balık tutup, kooperatif aracılığıyla herkes sebepleniyordu. Şimdi kuruduk. Göl kurumadan önce suyumuzda vardı, balığımızda vardı, mahsulümüzde çok güzeldi. Burası cennet gibiydi” ifadelerini kulland]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BAŞEVİRGEN: “MARMARA GÖLÜ SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR, YENİDEN SU TUTMAYA BAŞLAYAN GÖL İÇİN GEÇİMİNİ BURADAN SAĞLAYAN BÖLGE HALKI DESTEK BEKLİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GÖLÜMÜZ NE KADAR SU TUTARSA, GÖLÜMÜZÜN ETRAFINDAKİ TARIM ALANLARI DA DEĞER KAZANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demirköprü ve Gördes Barajlarından su verilmesi halinde kısa bir süre içinde yeniden eski günlerine döneceğinin belirtildiği Marmara Gölü için Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan ise şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gördes Barajı’nın yapılması bir artı. Çünkü aksi halde o su boşu boşuna aktığı yılları da gördük. Gölümüzün tamamen dolduğu, önünde de bir baraj olmadığı için suyun boşa, denize salındığı zamanları da yaşadık. Kaç yıldır kurak sezonlar yaşandı, bu yıl yağışlarımız iyi. Bizi sevindiren gölümüzün yeniden su tutmaya başlamış olmasıdır. Devamını istiyoruz. Bozdoğan kar suyunun gölümüze ulaştırılması için proje yapım aşamasında. Kabul olan proje geçerli olursa, bütçe ayrılabilirse oradan yılda 25 milyon metreküp suyun gölümüze pompalanması düşünülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yine gölümüzün yanında Gediz Çayımız var. Çayın debisinin yüksek olduğu, suyun göl için ortam için zararsız olduğu dönemlerde, boşa akan suyun pompalarla göle aktarılması konusunda Gölmarmara Belediyesi’nin ısrarı var. Gölümüz ne kadar su tutarsa, gölümüzün etrafındaki tarım alanları da değer kazanıyor. Doğal bir gerçek, hangi göl dünya da kurursa gölün etrafında ki tarım arazileri de çoraklaşıyor. Sulama kanallarıyla Menemen Ovası’na kadar gölümüzden sulama suyu temini de gerçekleşiyor, o yüzden çok önemli.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİZ BU GÖLDEN DOYUYORDUK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göl kurumadan önce geçimini balıkçılıkla, tarımla sağlayan ve uzun yıllardır bölgede yaşayan bir emekçi kadın ise, “Benim yaşım 75, ağabeyim 85 yaşında. Ağabeyim yokken bile bu göl ve öncesinde kim bilir kaç yıldır bu göl var. Biz bu gölden doyuyorduk. Fakir insanımızda var, zengin insanımızda var. Oradan balık tutup, kooperatif aracılığıyla herkes sebepleniyordu. Şimdi kuruduk. Kapımın önünde bir limon ağacım var, geldiğim sene ektim ne güzel alıyordum. Ama göl kuruduğundan beri artık alamıyorum. Her şey öyle; zeytin, bağlar öyle. Her taraf kuruyor. Yani üreticiler bitti. Göl kurumadan önce suyumuzda vardı, balığımızda vardı, mahsulümüzde çok güzeldi. Burası cennet gibiydi. Ya bizim köyümüzü de kalkındırsınlar ya da bu köyü haritadan silsinler” sözleriyle gölün kurumasının ardından yaşadığı sorunlarını dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BALIKÇILIK BİTTİ ARTIK TARLADA YEVMİYELİ İŞE GİDİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göl kurumadan önce geçimini balıkçılıkla sağlayan, gölün kurumasının ardından ise yevmiyeli işlere gitmek durumunda kalan bir diğer emekçi kadın ise, “Gölde 25 sene çalıştım. Burada 7-8 köy var geçimini hep balıkçılıktan sağlardı. Ama gölün kurumasıyla birlikte artık köylerde balıkçı kalmadı. 2-3 senedir bağları don vuruyor. Göl bağları koruyordu. Balıkçılık bitti artık tarlada yevmiyeli işe gidiyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MARMARA GÖLÜ SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marmara Gölü’nün siyaset üstü bir konu olduğunu ifade eden Başevirgen, “Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar halletti, muhalefet halletti, belediyeler halletti böyle bir derdimiz yok. Esas derdimiz Gölmarmara Gölü’nün yaşamasıdır” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 11:30:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/basevirgen-marmara-golu-siyaset-ustu-bir-konudur-h161224.html">Başevirgen, Marmara Gölü siyaset üstü bir konudur&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-mehmet-guzelmansur-tbmmde-hatayli-esnafin-sesi-oldu-sanayi-h161223.html</link>
		<title>CHPli Mehmet Güzelmansur TBMMde Hataylı Esnafın Sesi Oldu: Sanayi Esnafını Mağdur Etmeyin</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, deprem bölgesindeki sanayi esnafının yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, deprem sonrası inşa edilen işyerleri için yıl sonuna kadar peşin ödemelerde %48 indirim uygulanmasına rağmen, sanayi sitelerindeki dükkânların bu kapsama alınmamasını eleştirdi. Hatay’da Antakya Sanayi Sitesi ve Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi esnafının bu düzenlemeden yararlandırılmamasının büyük bir eşitsizlik yarattığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Deprem bölgesinde yapılan sanayi sitesi işyerlerinin %50’sini Devlet karşılamalı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremzede esnafın zaten zor koşullar altında ayakta kalmaya çalıştığını belirten Güzelmansur, özellikle ayakkabı sektöründe ihracat ve istihdamın yaklaşık %60 oranında gerilediğine dikkat çekti. Bu şartlarda esnafa yüksek maliyetli işyerlerinin dayatılmasının gerçekçi olmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM kürsüsünden yetkililere çağrıda bulunan Güzelmansur, sanayi sitelerindeki işyerlerinin en az %50’sinin devlet tarafından karşılanması, kalan kısmın ise uzun vadeli ve sabit taksitlerle esnafa sunulması gerektiğini dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, Hataylı esnafın yeniden ayağa kalkabilmesi için daha adil ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 11:05:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-mehmet-guzelmansur-tbmmde-hatayli-esnafin-sesi-oldu-sanayi-h161223.html">CHPli Mehmet Güzelmansur TBMMde Hataylı Esnafın Sesi Oldu: Sanayi Esnafını Mağdur Etmeyin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emreden-cocuk-isciligi-ve-mesem-uygulamalarina-h161222.html</link>
		<title>CHPli Zeynel Emreden çocuk işçiliği ve MESEM uygulamalarına ilişkin iki ayrı soru önergesi</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, çocuk işçiliği ve Mesleki
Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çocukların çalışma koşullarına ilişkin
iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Emre, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi
verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Zeynel Emre, 15-17 yaş aralığındaki öğrencilerin eğitim adı altında üretim<br />
süreçlerinde tam gün çalıştırıldığı, düşük ücretlerle çalıştığı ve iş kazalarına maruz<br />
kaldığı yönündeki iddialara dikkat çekti. Ayrıca Bakanlığın 2025 Yılı Faaliyet<br />
Raporu’nda çocuk işçiliğiyle mücadeleye ilişkin veri eksiklikleri ve belirsiz ifadeler<br />
bulunduğunu vurguladı.<br />
MESEM uygulamalarına ilişkin sorular:<br />
 2025 yılında MESEM öğrencisi çalıştıran kaç işyeri denetlendi? İl ve sektör<br />
dağılımı nedir?<br />
 Çalışma süresi, ücret, sigorta ve iş güvenliği açısından kaç ihlal tespit edildi?<br />
 Kaç işverene idari işlem ve para cezası uygulandı?<br />
 MESEM öğrencilerine ilişkin kaç şikâyet yapıldı, kaçı sonuçlandırıldı?<br />
 18 yaş altı öğrencilerin karıştığı iş kazalarının sayısı ve sonuçları nedir?<br />
 Çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında hangi somut tedbirler alındı?<br />
 Bakanlıklar arasında ortak bir denetim mekanizması var mı?<br />
 Çocukların ucuz işgücü olarak kullanılmasını önleyecek yeni düzenleme<br />
planlanıyor mu?<br />
Çocuk işçiliğiyle mücadele politikalarına ilişkin sorular:<br />
 2017-2023 Ulusal Program sona ermesine rağmen neden yeni bir program<br />
hazırlanmadı?<br />
 Kayıt dışı çalıştığı tespit edilen çocuk sayısı yıllara göre kaçtır?<br />
 “Ulaşılan çocuk sayısı” olarak belirtilen 45.854 çocuğun kaçı çalışma<br />
hayatından çekildi?<br />
 Mevsimlik tarım işçisi çocukların denetimi nasıl yapılmaktadır?<br />
 2025’te yapılan teftişlerde kaç çocuk işçi tespit edildi, hangi sektörlerde<br />
yoğunlaştı?<br />
 Çocuk işçi çalıştıran işverenlere hangi yaptırımlar uygulandı?<br />
 Tespit edilen çocukların kaçı eğitime yönlendirildi ve izleme yapıldı?<br />
CHP’li Zeynel Emre, çocukların eğitim hakkının korunması, emek sömürüsünün<br />
önlenmesi ve güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının devletin temel</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">sorumlulukları arasında olduğunu vurgulayarak, hem MESEM uygulamalarının hem<br />
de çocuk işçiliğiyle mücadele politikalarının şeffaf ve etkin biçimde denetlenmesi<br />
gerektiğini ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:59:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emreden-cocuk-isciligi-ve-mesem-uygulamalarina-h161222.html">CHPli Zeynel Emreden çocuk işçiliği ve MESEM uygulamalarına ilişkin iki ayrı soru önergesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/pazarda-yeni-donem-chpli-askin-genc-vatandas-fileyi-kredi-h161221.html</link>
		<title>Pazarda yeni dönem CHPli Aşkın Genç: Vatandaş fileyi kredi kartıyla dolduruyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, pazardaki tablo üzerinden Türkiye’de üretimden
tüketime uzanan zincirin maliyet baskısı altında kırıldığını söyledi. Tezgahlarda “kredi
kartı geçerlidir” ibaresinin yaygınlaştığına dikkati çeken Genç, vatandaşın bireysel
kredi ve kredi kartı borcunun 6 trilyon 208 milyar liraya ulaştığını, borç artışının büyük
bölümünün kredi kartlarından kaynaklandığını vurguladı. Genç, pazarlarda meyve-
sebzenin taksitle satıldığını belirterek, “Yurttaşlar artık sadece pahalıya alışveriş
yapmıyor. Aynı zamanda bir ekonomik zincirin tüm yükünü kendi borçlarıyla taşımak
zorunda kalıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, pazardaki tabloya ilişkin yaptığı<br />
değerlendirmede, artan üretim ve lojistik maliyetlerinin doğrudan fiyatlara yansıdığını<br />
ve vatandaşın temel gıda alışverişini dahi kredi kartıyla yapmak zorunda kaldığını<br />
belirtti. Tezgâhlarda “kredi kartı geçerlidir” ibaresinin yaygınlaştığını dile getiren Genç,<br />
bunun üretimden pazara kadar uzanan zincirdeki maliyet artışlarının sonucu<br />
olduğunu ifade etti.<br />
Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığa dikkati çeken Genç, gübre ve mazot fiyatlarındaki<br />
yükselişin tarladan pazara kadar fiyatları artırdığını ve mevcut tablonun ekonominin<br />
gelirle değil borçlanmayla sürdürüldüğünü gösterdiğini kaydetti.<br />
Genç, açıklamasında şunları kaydetti:<br />
“Bugün pazarda çektiğimiz fotoğraflar, Türkiye’de üretimden tüketime uzanan<br />
ekonomik zincirin nasıl sıkıştığını açıkça gösteriyor. Tezgahlarda gördüğümüz ‘kredi<br />
kartı geçerlidir’ ibaresi bir tercih değil, artan maliyetlerin vatandaşa yansımasının<br />
sonucudur. Çiftçi artan gübre ve mazot fiyatlarıyla üretimde zorlanıyor; hal esnafı<br />
maliyet baskısı altında; pazarcı yüksek maliyetle aldığı ürünü satmaya çalışıyor;<br />
vatandaş ise geliri yetmediği için alışverişi kredi kartıyla yapmak zorunda kalıyor. Yani<br />
zincirin tüm halkaları aynı anda sıkışıyor.<br />
“Yılbaşından bu yana vatandaşın borcu 350 milyar lira arttı”<br />
Bugün sistem artık gelirle değil, borçla ayakta tutuluyor. Vatandaşın bireysel kredi ve<br />
kredi kartı borcu 6 trilyon 208 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu, Türkiye’de yaşayan<br />
her bir vatandaşın sırtına ortalama 70 bin liranın üzerinde borç yükü bindirilmesi<br />
demektir. Yılbaşından bu yana borç 350 milyar lira arttı, bunun 186 milyar lirası kredi<br />
kartlarından geliyor. Yani vatandaş artık borçlanmıyor; özellikle kredi kartına<br />
yüklenerek geçinmeye çalışıyor. Bu yüzden kredi kartı artık bir ödeme aracı değil,<br />
doğrudan bir geçim aracı haline gelmiştir. Bugün bazı pazarlarda vatandaş meyve-</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">sebzeyi dahi taksitle almak zorunda kalıyor. Bu, bir alışveriş alışkanlığı değil; gelirin<br />
temel gıda ihtiyacı bile karşılamaya yetmediğinin açık göstergesidir.<br />
“Tarladaki maliyet artışı hal fiyatına, oradan pazara, en sonunda da vatandaşa<br />
yazılıyor”<br />
Zincirin yukarısında ise maliyet krizi büyüyor. Türkiye tarımda kullanılan kimyasal<br />
gübre ve mazot hammaddelerinin yaklaşık %90’ınını ithal ediyor. İran savaşının<br />
ardından son bir ayda gübre fiyatları %20-26, mazot %22 arttı. Savaş öncesi 16 bin<br />
lira seviyesinde olan gübre 20 bin liranın üzerine çıktı. Bu, tarladaki maliyet artışı hal<br />
fiyatına, oradan pazara, en sonunda da vatandaşın kredi kartı ekstresine yazılıyor<br />
demek.<br />
“Ekonomik zincirin tüm yükünü vatandaşlar taşımak zorunda kalıyor”<br />
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve geldiğinde mazot 19,33 TL idi.<br />
Bugün 70 TL’yi aşmış durumda. Bu sadece bir fiyat artışı değil; üretimden taşımaya,<br />
depolamadan satışa kadar tüm zincirin yaklaşık 3,5 kat pahalanması demektir. Bugün<br />
Türkiye’de ekonomi şu şekilde işliyor; maliyet yukarıda artıyor, yük aşağıya doğru<br />
aktarılıyor ve en sonunda sistem vatandaşın borçlanmasıyla ayakta tutuluyor. Yani<br />
ekonomi artık üretimle değil, vatandaşın kredi limitiyle dönüyor. Yurttaşlar artık<br />
sadece pahalıya alışveriş yapmıyor. Aynı zamanda bir ekonomik zincirin tüm yükünü<br />
kendi borçlarıyla taşımak zorunda kalıyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:40:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/pazarda-yeni-donem-chpli-askin-genc-vatandas-fileyi-kredi-h161221.html">Pazarda yeni dönem CHPli Aşkın Genç: Vatandaş fileyi kredi kartıyla dolduruyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/pentagonda-gerilim-tirmaniyor-abd-savunman-bakani-hegseth-abd-h161220.html</link>
		<title>Pentagonda gerilim tırmanıyor... ABD Savunman Bakanı Hegseth, ABD Kara Kuvvetleri Komutanını görevden aldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’u ve üst düzey iki komutanı görevden aldı. ABD medyasına göre karar Pentagon’da Beyaz Saray yönetimi ile ordu komuta kademesi arasındaki gerilimin giderek arttığına işaret ediyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’u ve üst düzey iki komutanı görevden aldı. ABD medyasına göre karar Pentagon’da Beyaz Saray yönetimi&nbsp;ile ordu komuta kademesi arasındaki gerilimin giderek arttığına işaret ediyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından 2023 yılında göreve getirilen George, ABD basınında yer alan haberlere göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in talebi üzerine görev süresini tamamlamadan emekliye ayrılıyor. General George’un yerine, daha önce Hegseth’in kıdemli askeri yardımcısı olarak görev yapan General Christopher LaNeve’in getirilmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasında yer alan haberlerin bir kısmında George’un görevden alınması İran savaşıyla ilişkilendirilirken, bazı haberlerde de kararın ordu içinde operasyonel süreçlerle ilgili olduğu ileri sürüldü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Personel yönetimi krizi iddiası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">The New York Times’ta (NYT) yer alan iddiaya göre, George ile Hegseth&nbsp;arasında yaşanan gerilimin nedenlerinden biri Hegseth’in, aralarında siyah ve kadın subayların da bulunduğu dört ismin tuğgeneralliğe terfisini engelleme kararı&nbsp;oldu.&nbsp;Hegseth’in bu subayların listeden çıkarılması için aylarca baskı yaptığı, ancak George ve Kara Kuvvetleri Bakanı Daniel Driscoll’un, söz konusu subayların “örnek hizmet geçmişine” atıfla bu talebi reddettiği iddia ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İki hafta önce George’un, terfi krizini ve Savunma Bakanlığı’nın personel kararlarına müdahalesini görüşmek için Hegseth’ten randevu talep ettiği ancak bu talebin reddedildiği aktarıldı.&nbsp;George’un görevden alınacağına dair söylentiler aylardır dolaşırken, kararın kendisine bir telefon görüşmesiyle bildirildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orduda üst düzey tasfiye dalgası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hegseth yalnızca George’u değil, Kara Kuvvetleri’nin modernizasyonundan sorumlu komutanlardan General David M. Hodne ile ordunun baş papazı Tümgeneral William Green Jr.’ı da görevden aldı.&nbsp;ABD medyasına göre, son aylarda Irak ve Afganistan deneyimine sahip birçok üst düzey komutanın görevden alınması ya da geri plana itilmesi, Pentagon’da&nbsp;“kuşatma altında olma” hissi yaratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hegseth&nbsp;daha önce, aralarında Genelkurmay Başkanı Orgeneral C.Q. Brown, Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Lisa Franchetti, Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Orgeneral James Slife ve Savunma İstihbarat Teşkilatı Başkanı Korgeneral Jeffrey Kruse’un da bulunduğu bazı üst düzey askeri yetkilileri görevden almıştı. NYT’ye konuşan üst düzey askeri yetkililer, George’un görevden alınmasını “orduya vurulan yeni bir darbe” olarak nitelendirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:21:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/pentagonda-gerilim-tirmaniyor-abd-savunman-bakani-hegseth-abd-h161220.html">Pentagonda gerilim tırmanıyor... ABD Savunman Bakanı Hegseth, ABD Kara Kuvvetleri Komutanını görevden aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-18-kisi-hakkinda-tahliye-karari-verildi-h161219.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 107&#039;si tutuklu 408 sanıklı İBB Davası&#039;nın 15. gününde ara kararını açıkladı. Mahkeme, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül ve Esra Huri Bulduk hakkında tahliye kararı verdi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu 408 sanıklı İBB Davası'nın 15. gününde ara kararını açıkladı.&nbsp;Mahkeme, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül, Esra Huri Bulduk hakkında tahliye kararı verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda görülen duruşmada, tutuklu sanıkların avukatlarının taleplerinin alınmasının ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından salondaki yerini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıkların duruşma salonundaki yerini aldığı sırada izleyiciler, "Türkiye sizinle gurur duyuyor" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı.&nbsp; Tutuklu sanıklar izleyicilere alkışlarla karşılık verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.&nbsp;Tutuklu sanıklardan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, İSPER A.Ş. çalışanı Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül ve Esra Huri Bulduk olmak üzere 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi.&nbsp;Bu sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına hükmedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salonda bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın annesinin gözyaşlarını tutamadığı görüldü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkında tahliye kararı verilen 18 kişi, işlemlerinin ardından cezaevinden tahliye edilecek. Tutuklu sanık sayısının 89'a indiği duruşmaya pazartesi günü devam edilecek.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:03:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-18-kisi-hakkinda-tahliye-karari-verildi-h161219.html">İBB Davası&amp;#039;nda 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-5-yeni-film-vizyona-girecek-2-h161218.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 5 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 5 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında, Zendaya ve Robert Pattinson’un başrolünde olduğu &quot;Drama&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 5 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında, Zendaya ve Robert Pattinson’un başrolünde olduğu "Drama" yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Drama<br />
Emma Harwood ve Charlie Thompson, evliliklerine günler kala beklenmedik bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla ilişkilerinin en büyük sınavını vermek zorunda kalır. Sevgi, güven ve bağlılık üzerine kurulu ilişkileri; sarsıcı bir gerçekle yüzleşince romantik bir hikayeden duygusal bir keşfe dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Dram,&nbsp;Romantik<br />
Yönetmen:&nbsp;Kristoffer Borgli<br />
Oyuncular:&nbsp;Zendaya,&nbsp;Robert Pattinson,&nbsp;Alana Haim</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kıble: Bitlisli Belkıs<br />
Karanlık bir olayın ardından hem annesiz hem babasız kalan kız kardeşler Selma, Aysel ve Nurten; umutlarını son çare olarak Bitlisli Belkıs’a bağlar. Köy halkının hem hayranlıkla hem de korkuyla söz ettiği Belkıs, cinlerle kurduğu gizemli bağ sayesinde özellikle hamile kadınlara şifa dağıtan esrarengiz bir kadındır. Halaları tarafından reddedilen kardeşler, Belkıs’ın yanına sığınarak bir nebze olsun güvende olduklarını düşünür. Ancak farkında olmadan beraberlerinde taşıdıkları karanlık, sadece kendi hayatlarını değil, Bitlisli Belkıs’ın kaderini de derinden etkileyecek bir sınavın kapılarını aralar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Mert Uzunmehmet<br />
Oyuncular:&nbsp;Elif Sayraç,&nbsp;Ecem Doğru,&nbsp;İlayda Çiloğlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyü 3: Son Ayin<br />
Film, Anadolu'nun ıssız bir köyünde yarım kalan yasaklı bir ritüelin, 22 yıl sonra Mezopotamya kökenli kadim bir varlığın lanetiyle yeniden canlanarak iki farklı kıtaya ve inanca ortak bir tehdit olmasını anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Burak Çelik<br />
Oyuncular:&nbsp;John Philbin,&nbsp;Kristine Kay Larsen,&nbsp;Sophia Matthias</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mitoloji Mafyası<br />
Antik bir heykeli çalan Peker ile Ati, farkında olmadan heykelin içinde binlerce yıldır mahsur kalan Priapos’un serbest kalmasına neden olur. Priapos, Peker ve Ati’den kendisini ait olduğu yere götürmelerini ister, karşılığında da onların bir dileğini gerçekleştirecektir. Dileklerinin gerçekleşemesi uğruna Priapos’u ait olduğu yere götürmek için yola çıkan ikili, bu sırada Priapos’un peşindeki tarihi eser kaçakçısı Ahu Secimer ile onun sağır ve kör iz sürücüleri Poz Recai ve Mono Rıza’yı, eski bir mafya babası olan Alkapon Kerim ve heykeli ait olduğu müzeye götürmeye kararlı Mavisu’yu atlatmaya çalışır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Komedi<br />
Yönetmen:&nbsp;Orçun Benli<br />
Oyuncular:&nbsp;Burak Serdar Sanal,&nbsp;Anıl Çelik,&nbsp;Aslı Bekiroğlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soğuk Soygun<br />
İspanya'yı etkisi altına alan şiddetli bir kar fırtınası nedeniyle otoyolda mahsur kalan para dolu zırhlı bir araç, kaosu fırsat bilen bir hırsız grubunun hedefi haline gelir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Gerilim<br />
Yönetmen:&nbsp;Daniel Calparsoro<br />
Oyuncular:&nbsp;Antonio Resines,&nbsp;Natalia Azahara,&nbsp;Roger Casamajor</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 09:54:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-5-yeni-film-vizyona-girecek-2-h161218.html">Sinemalarda bu hafta: 5 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-237-h161217.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (3 Nisan 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 3 Nisan 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 3 Nisan 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.700,31 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.633,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 23.129,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 44.030,75 TL<br />
*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.985,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 110.414,54 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.677,56 Dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 09:35:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-237-h161217.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-21-h161216.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (3 Nisan 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 3 Nisan 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;Dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 3 Nisan 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:12 itibarıyla 44,5706'den işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 51,5921 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 09:27:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-21-h161216.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muyorbir-den-muzik-sektorunde-yapay-zeka-etkisi-arastirmasi-h161215.html</link>
		<title>MÜYORBİR&amp;#039;den, Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması: Müzik yorumcularının yüzde 74ü yapay zekadan endişe duyuyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), &quot;Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması&quot; yaptı. 600&#039;e yakın müzik yorumcusuyla yapılan araştırmaya katılanların yüzde 74’ü, yapay zekadan &quot;endişe&quot; duyduğunu belirtti, yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olmasını istedi. MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, &quot;Müzik yorumcularının ortak talebi çok net, emeğin karşılığının korunması ve hakların güvence altına alınması&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), "Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması" yaptı. 600'e yakın müzik yorumcusuyla yapılan araştırmaya katılanların yüzde 74’ü, yapay zekadan "endişe" duyduğunu belirtti, yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olmasını istedi. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/bd948414-966d-4550-9fb3-a671deba4cb8-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, "Müzik yorumcularının ortak talebi çok net, emeğin karşılığının korunması ve hakların güvence altına alınması" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), 600'e yakın müzik yorumcusu üyesinin katılımıyla "Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması" yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yapay zeka teknolojilerinin müzik sektörü üzerindeki etkisini, yorumcu sanatçıların karşılaştığı riskleri ve telif haklarını korumalarına yönelik beklentileri ortaya koyan araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 32,7’si yapay zeka araçlarını aktif olarak kullandığını belirtti, katılımcıların yüzde 54,7’si yapay zeka ile temas kurmadığını bildirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmada, yapay zekaya ilişkin ortalama endişe düzeyi yüzde 74 olarak kaydedildi,&nbsp;araştırmaya katılanların yüzde 74’ü, yapay zekadan "endişe" duyduğunu dile getirdi. İzinsiz kullanım deneyimi yaşayan katılımcılarda ise bu oran, yüzde 90 olarak ölçüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katılımcıların&nbsp;yüzde 65,2’si yapay zeka uygulamalarına yönelik "sıkı bir yasal düzenleme" istedi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırma, 18–35 yaş grubunun yapay zekayı en aktif kullanan kesim olduğunu ortaya koydu, aynı zamanda bu grubun en yüksek kaygı seviyesine sahip olduğu da belirlendi.&nbsp;Araştırmaya katılan müzik yorumcularının yüzde 65,2’si yapay zeka uygulamalarına yönelik "sıkı bir yasal düzenleme" talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katılımcıların yüzde 54,7’si yapay zeka kullanımında MÜYORBİR aracılığıyla yürütülecek toplu lisans modelini destekledi.&nbsp;Katılımcıların yaklaşık yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olması gerektiğini, yüzde 60’ı ise yapay zeka ile üretilen içeriklerin açık şekilde etiketlenmesini savundu. Öte yandan katılımcıların yüzde 53,4’ü adil bir gelir paylaşım sistemi kurulmasını talep etti, yüzde 41,3’ü yaptırım ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burhan Şeşen: "Bu dönüşüm karşısında hakların korunması zorunluluk"<br />
<br />
MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, araştırma sonuçlarına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yapay zeka teknolojileri, müzik üretiminde yeni kapılar açarken, yorumcu sanatçılarımızın emeğini ve kimliğini doğrudan etkileyen ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle izinsiz kullanım, ses klonlama ve gelir paylaşımı gibi alanlarda yaşanan belirsizlikler, sanatçıların haklarının korunmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. MÜYORBİR olarak beklentimiz, yapay zeka uygulamalarının sanatçıların haklarını gözeten, şeffaf ve adil bir çerçevede düzenlenmesi, ses ve performans kullanımının açık rızaya tabi olması ve bu alanda güçlü bir lisanslama modeli oluşturulmasıdır. Müzik yorumcularının ortak talebi çok net, emeğin karşılığının korunması ve hakların güvence altına alınması… MÜYORBİR olarak, bu dönüşüm sürecinde yorumcuların haklarını koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi için ilgili tüm paydaşlarla işbirliği içinde çalışmaya, sektörde adil ve sürdürülebilir bir yapının oluşmasına katkı sunmaya ve yorumcu sanatçılarımızın sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 15:40:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muyorbir-den-muzik-sektorunde-yapay-zeka-etkisi-arastirmasi-h161215.html">MÜYORBİR&amp;#039;den, Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması: Müzik yorumcularının yüzde 74ü yapay zekadan endişe duyuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-eli-kanli-terorist-basini-kurucu-onder-h161214.html</link>
		<title>Ümit Özdağ: &amp;quot;Eli kanlı terörist başını &amp;#039;kurucu önder&amp;#039; ilan edenlere karşı Atatürk&amp;#039;te birleşmeye davet ediyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, &quot;Sayın Özgür Özel&#039;e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere; demokratik bir Kuvayımilliye anlayışıyla Atatürk&#039;te birleşme çağrısı yapıyoruz.  Eli kanlı terörist başını &#039;kurucu önder&#039; ilan edenlere karşı Türk milletinin ve cumhuriyetimizin ebedi ve büyük önderi Atatürk&#039;te birleşmeye davet ediyoruz&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Sayın Özgür Özel'e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere; demokratik bir Kuvayımilliye anlayışıyla Atatürk'te birleşme çağrısı yapıyoruz.&nbsp; Eli kanlı terörist başını 'kurucu önder' ilan edenlere karşı Türk milletinin ve Cumhuriyetimizin ebedi ve büyük önderi Atatürk'te birleşmeye davet ediyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Partisi'nin Genel Merkezi'nde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, konuşmasında, basın toplantısı sonrası Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyaret edeceğini bildirdi.&nbsp;CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin değerlendirmede bulunan Özdağ, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve belediye başkanlarına yönelik dava, itham ve operasyonlar, tutuklamalar görülmemiş bir hızla devam ediyor ve ağır boyutlara ulaştı. Biz Zafer Partisi olarak siyasi parti ayrımı gözetmeksizin yargının siyasallaştırılmasını, siyasi rakiplerin yargı marifetiyle baskı altına alınarak etkisizleştirilmesi çabalarını kabul etmiyoruz. Bize yönelik de böyle operasyonlar yapıldı, yapılıyor ve bir bütün olarak Zafer Partisi mensuplarıyla bu süreçlere direniyoruz. Bu tür uygulamalar akla, vicdana, evrensel hukuk ve demokratik toplum ilkelerine karşıdır, düşmandır. Toplumsal barışa büyük zarar vermektedir. Tekrar kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki bir gün herkes bağımsız yargıya ihtiyaç duyacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılmasına, soruşturmaların ve yargılamaların yapılmasına elbette karşı değiliz. Bu adalet mekanizmasının görevidir. Ancak milletin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını sabah baskınlarıyla evlerinden almak, tutuklama furyaları içerisine sokmak ve uzun tutukluluk süreçlerinin adeta mahkumiyete dönüşmesi bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Parti kongrelerinin iptal edilerek kayyum atama girişimleri baskı kurma çabasıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin bazı kongrelerinin karşı açılan iptal davalarına da değinen Özdağ,&nbsp;"Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş şekilde parti kongrelerinin iptal edilerek kayyum atama girişimleri de bir başka şekilde baskı kurma çabasıdır" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ara seçim için bazı milletvekillerini istifasına yönealik girişimini de değerlendiren Özdağ, "Ara seçimin tek başına bir çözüm olmadığı ortada. İstifaların gerçekleşmesi ise iktidar bloğunun arzusuna bağlı" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve onun Sayın Genel Başkanı'na bir çağrıda bulunmak istiyoruz: Zafer Partisi olarak hukuk devleti ve demokrasiye inanan, Atatürk'e ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine gönülden bağlı olan tüm siyasi parti ve oluşumların geniş bir milli ittifak paydasında birlik ve beraberlik içinde bir araya gelmesinin çok önemli, çok etkili ve çok değerli olduğunu görüyor ve düşünüyoruz" diyen Özdağ, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sayın Özgür Özel'e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere; demokratik bir Kuvayımilliye anlayışıyla Atatürk'te birleşme çağrısı yapıyoruz. Eli kanlı terörist başını 'kurucu önder' ilan edenlere karşı Türk milletinin ve Cumhuriyetimizin ebedi ve Büyük Önder Atatürk'te birleşmeye davet ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Özel ve CHP yönetimini 'Terörsüz Türkiye' laflarıyla DEM, PKK ve BOP'un silahla, terörle gerçekleştiremediği ihanetlerini 'açılım' adı altında ve anayasa değişikliğiyle yapma gayretlerini boşa çıkarmaya. Bu şer ittifakına dolaylı ve mahcup bir destek olarak görülen o masaya oturmamaya ve masayı terk etmeye davet ediyoruz. CHP'nin o masada oturuyor olması bütün keyfiliklere, hukuksuzluklara, baskılara ve antidemokratik uygulamalara rağmen iktidara meşruiyet vermekten öte bir anlam ifade etmemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emperyalist oyunları birlikte bozalım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu devleti kurarken Şeyh Said ve Seyit Rıza'yla aynı masaya oturmadı. Onlar için gerekeni yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten Atatürk'ün partisiyse bölücülerle, Şeyh Said'in, Seyit Rıza'nın izinden gidenlerle aynı masaya oturmamalıdır. CHP'den bunu beklemek milletimizin büyük çoğunluğunda açık şekilde ortaya koyduğu talebidir. Gelin, bölücü terörün eli kanlı ağababasını 'kurucu önder' ilan edenlerle aynı masada oturarak onlara meşruluk sağlamak yerine Cumhuriyetimizin kurucu ve ebedi Önderi Büyük Atatürk'te birleşelim, emperyalist oyunları birlikte bozalım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk ekonomisi 10 yıldan bu yana derinleşen bir ekonomik buhranın içinde"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye'nin içinden geçtiği ağır ekonomik kriz değil artık, buhranın da her geçen gün halkımızın omuzlarında nasıl baskıcı ve yıkıcı hale geldiğini görüyoruz. AK Parti iktidarının günü kurtarmaya yönelik, halkı fakirleştirirken küçük bir grubu, rantiye grubunu zenginleştiren ekonomik politikaları, Türk ekonomisini ağır buhranın pençesine teslim etmiş durumda. İktidar bugün yaşanan ekonomik buhranı ABD ve İsrail'in İran'a saldırması neticesinde dünya petrol fiyatlarında ortaya çıkan artışa bağlıyor. Tabii bu nedenlerden sadece birisi ama gerçek neden değil. Türk ekonomisi 10 yıldan bu yana derinleşen bir ekonomik buhranın içinde."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İran'a karşı sürdürülen bu savaş meşru değildir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve İsrail'in İran'a karşı sürdürdüğü savaşın meşru olmadığını vurgulayan Özdağ, "ABD-İran-İsrail Savaşının birinci ayını geride bırakalı birkaç gün oldu. BM kararı olmadan başlatılan saldırgan bir savaş sürdürülüyor ve saldıran taraflar ABD, İran ve İsrail siyasi ve stratejik hedeflerine ulaşamadılar ve yeni bir çıkış arayışı içerisindeler. ABD Başkanı Trump'ın son açıklaması, 'İran'ı Taş Devrine yollayacağız' şeklinde oldu dün akşam. İran'a karşı sürdürülen bu savaş meşru olmadığı gibi bir ülkeyi 'Taş Devrine yollayacağız' demek de savaş suçudur" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İnsanın midesi bulanıyor bu düşmanlık karşısında"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail Parlementosu'nun Filistinli esirleriin idam edilmesini öngeren yasaya da tepki gösteren Özdağ, "Gazze'de bir soykırım gerçekleştiren, son saldırılarla öldürülen insan sayısının 75 binin üzerine çıktığını biliyoruz. İsrail şimdi de Filistinliler için ölüm cezasını getiren bir yasa değişikliği yaptı. Bir İsrailli Bakanın ölümleri içki içerek kutladığını görüyoruz. Bunlar inanılmaz sahneler. İnsanın midesi bulanıyor bu düşmanlık karşısında" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunlar bir temas çerçevesi değil, bir anlayış çerçevesini oluşturmak için yapılan çağrılardır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ümit Özdağ, bir gazetecinin "Bir ittifak mesajı verdiniz, bu konuda somut bir temasınız var mı" sorusuna, şöyle yanıt verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hayır. Bunlar bir temas çerçevesi değil, bir anlayış çerçevesini oluşturmak için yapılan çağrılardır. 'Türkiye demokratikleşecek' diyorlar. Demokratikleşmeyi de Abdullah Öcalan ve PKK ile yapılan görüşmelere bağlıyorlar. 'Türkiye demokratikleşecek' derken muhalefete düşman cezası uygulanarak her gün bir başka baskı politikası gerçekleştiriyorlar. Böyle bir demokratikleşme sahte bir demokratikleşmedir. Hiçbir terör örgütüyle bir ülkenin pazarlık yaparak demokratikleştiği görülmemiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün yürüyen süreç, Türk halkına rağmen yürüyen bir süreçtir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin Zafer Partisi olarak o masada oturmaması ve bu sürecin parçası olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin değil, Türk halkının büyük bir çoğunluğu da PKK terör örgütüyle ve Öcalan'la yürütülen müzakerelerden olağanüstü rahatsız ve bu rahatsızlığını ifade ediyor. Vatansever AK Partililer, milliyetçi Milliyetçi Hareket Partililer ve diğer partilerdeki vatanseverler, Atatürkçüler…&nbsp; Özetle bugün yürüyen süreç, Türk halkına rağmen yürüyen bir süreçtir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle bir sürecin içerisinde olmaması gerekir diyoruz ve bir anlayış zeminini, demokrasiyi, hukuk devletini ama milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak için gerekli görüyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 15:21:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-eli-kanli-terorist-basini-kurucu-onder-h161214.html">Ümit Özdağ: &amp;quot;Eli kanlı terörist başını &amp;#039;kurucu önder&amp;#039; ilan edenlere karşı Atatürk&amp;#039;te birleşmeye davet ediyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ayhan-barut-milli-guvenlik-ve-ulusal-egemenlik-risk-altinda-h161213.html</link>
		<title>CHPli Ayhan Barut: Milli güvenlik ve ulusal egemenlik risk altında</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’li Ayhan Barut, İran’a yönelik savaşın ülke tarımı, çiftçisi ve yurttaşlar için krizi daha da büyüttüğünü, riskin ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte daha da derinleştiğini vurguladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, İran’a yönelik savaşın tarımsal üretim, çiftçiler ve tüketiciler için ‘kara tablo’yu büyüttüğünü söyledi. Krizin ulusal, bölgesel ve küresel boyutlarına dikkat çeken Barut, “Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatlarını kontrol altına almak için temel ürünlerde vergiler düşürülmeli, halkımıza doğrudan destek verilmelidir. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder. Bu gerçek unutulmadan harekete geçilmelidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KRİZ BÜYÜYOR, İKTİDAR SEYREDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran’a yönelik savaşın yalnızca bölgesel güvenliği değil, Türkiye tarımını, çiftçisini ve halkın sofradaki ekmeğini tehdit ettiğini belirten Ayhan Barut, “Ülkemiz maalesef uzun süredir derin bir ekonomik ve siyasi kriz içinde. Tarım ve çiftçimiz ise bu ateşin içinde cayır cayır yanıyor. Halkımız da bunun etkilerini iliklerine kadar hissediyor. Ekmek fiyatı 17,5 liraya yükselmiş durumdadır. Mazot fiyatı 80 liraya dayanmıştır. Gübre fiyatları ise ton başına 35 bin lirayı aşmıştır. Bu durum çiftçimizin nasıl bir yük altında üretim yapmaya çalıştığını, halkımızın nelerle karşı karşıya olduğunu net olarak gösteriyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ARTIŞ KAÇINILMAZ, ÖNLEM ŞART”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaş ortamının tarımsal üretim maliyetleri ve yaşam şartlarını çok zorlaştırdığını dile getiren Barut, sözlerine şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Savaş ve gerilim krizi daha da büyürse enerji, mazot ve gübre fiyatları daha da büyütecektir. Zaten ayakta kalmakta zorlanan çiftçimizin üretimden tamamen çekilmesi riski ortadadır. Ticaret yollarında yaşanan her sorun, ihracatın daralmasından ürünlerin değerini yitirmesine dek başka sorunları büyütecek, üretimdeki düşüş ve maliyet artışları, gıda fiyatlarını daha da artıracaktır. Bugün 17,5 liraya ulaşan ekmek fiyatının daha da yükselmesi kaçınılmaz hale gelecektir. Bunun bedelini ise yine çiftçimiz ve halkımız ödeyecektir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MİLLİ GÜVENLİĞİN AYRILMAZ PARÇASIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP iktidarının sorunları çözmeyip yalnızca seyrettiğini bildiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu kara tabloyu ve artan riski iktidar sadece izleyen değil, çözüm üreten bir anlayışla bertaraf etmeli ama oralı olmuyorlar. Yapılacak işler ve atılacak adımlar bellidir. Mazot ve gübre üzerindeki vergi yükü kaldırılmalı, çiftçimize doğrudan ayni, nakdi ve finansal destek sağlanmalıdır. Çiftçi borçları faizsiz ertelenmelidir. Bugün 80 liraya dayanan mazot ve 35 bin lirayı aşan gübre fiyatları karşısında üreticiyi korumadan üretimi sürdürebilmek mümkün değildir. Üretici birlikleri ve kooperatifler güçlendirilerek çiftçimizin pazardaki gücü artırılmalıdır. Temel gıda ürünlerinde kamu stokları oluşturulmalı, kriz dönemlerinde vatandaşımızın gıdaya erişimi güvence altına alınmalıdır. Ayrıca ihracatın sekteye uğramaması için alternatif ticaret yolları ve yeni pazarlar oluşturulmalıdır. Buradan iktidara açık bir çağrıda bulunuyoruz. Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatlarını kontrol altına almak için temel ürünlerde vergiler düşürülmeli, dar gelirli vatandaşlara doğrudan destek verilmelidir. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder. Bu gerçek unutulmadan harekete geçilmelidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 15:05:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ayhan-barut-milli-guvenlik-ve-ulusal-egemenlik-risk-altinda-h161213.html">CHPli Ayhan Barut: Milli güvenlik ve ulusal egemenlik risk altında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-saglik-aile-ve-calisma-komisyonuchp-den-kadinlarin-h161212.html</link>
		<title>TBMM Sağlık, Aile ve Çalışma Komisyonu...CHP&amp;#039;den kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin askerlik gibi sigorta kapsamına alınması önerisi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu&#039;nda, doğum izninin 24 haftaya çıkarılması ve 15 yaş altına sosyal medya yasağı içeren torba kanun teklifinin görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, &quot;Teklif aceleye getiriliyor&quot; eleştirisinde bulundu. CHP&#039;li Ömer Fethi Gürer, kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin de erkeklerdeki askerlik gibi sigorta kapsamına alınması gerektiğini söylerken; CHP&#039;li Serkan Sarı, teklifin alt komisyona gönderilmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda, doğum izninin 24 haftaya çıkarılması ve 15 yaş altına sosyal medya yasağı içeren torba kanun teklifinin görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, "Teklif aceleye getiriliyor" eleştirisinde bulundu.&nbsp;CHP'li Ömer Fethi Gürer, kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin de erkeklerdeki askerlik gibi sigorta kapsamına alınması gerektiğini söylerken; CHP'li Serkan Sarı, teklifin alt komisyona gönderilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin başkanlığında toplandı. Toplantıda, kadınların doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması, sosyal medyanın 15 yaş altına yasaklanmasını da içeren 29 maddelik Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Komisyonda söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Cumhurbaşkanlığı sistemine geçeli 5 yıl oldu. Buna uyumlu bir düzenleme sağlanmadı. Sağlanmadığı için de komisyonlarda parça parça değişiklik yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz bizim sistemin, bence, parlamenter sisteme dönmesi gerekiyor ya da belki sorunları daha azaltmak için. Nedeni şu: Artık öyle bir noktaya evrildi ki bu komisyonlarda yalnızca iktidar partisi milletvekillerinin getirdiği kanun teklifleri geliyor. Sanki muhalefet, demokrasi kitle örgütleri bunların olumsuzluklarını giderecek önermelerde bulunursa bir kaybedilmişlik duygusu oluşacak gibi, şiddetle bu önermelere karşı çıkılıyor. Söylenenlerin işe yarayıp yaramadığından çok kimin söylediğine bakılıyor ve bu da çıkan kanunların yarım yamalak çıkmasına, sonra bir kısmının Anayasa Mahkemesi'nden geri gelmesine vesile oluyor. Anayasa'ya aykırılık konusunda görüş belirtildiği halde değerlendirilmiyor. Sonra da Anayasa Mahkemesi iptal ediyor. Tekrar o kanunları görüşüyoruz. Milletvekili olarak biz, Anayasa Mahkemesi'nin geçen yıl 300’e yakın kanun maddesini iptal etmesi nedeniyle yeniden görüşüp milletvekilliği yapmış oluyoruz" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Erkeklerde askerlik nasıl sayılıyorsa, kadınlar için de iş hayatına başlamadan önceki annelik süreci onların hakkı olarak verilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Burada doğum izni ile ilgili düzenleme var. Ama kadınların iş hayatına başlamadan önceki annelik süreçlerinin de sigorta kapsamına alınması ile ilgili talepler dikkate alınmamış. Oysa alınması gerekir. Niye? Erkeklerde askerlik nasıl sayılıyorsa, kadınlar için de iş hayatına başlamadan önceki annelik süreci onların hakkı olarak verilmelidir. Bu yok, olması gerekir" diyen Gürer, kanun teklifindeki düzenlemelerle yetimlerin kazanılmış haklarının elinden alındığı görüşünü dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı ise kanun teklifinin kapsamının çok geniş olduğunu belirterek, teklifin hızlı şekilde geçirilmek istenmesini eleştirdi. Sarı, "Bu kadar geniş kapsamlı ve kalıcı bir düzenleme oldu bittiye getirilmemeli" dedi. Sarı, kanun teklifinin içerik olarak makul hedefler taşıdığını ancak farklı alanları aynı torbada topladığını ifade etti. Teklifte doğum izninden çocukların internet kullanımına, toplu taşıma hizmetlerinden sosyal ağ ve oyun sağlayıcılarına kadar birbirinden bağımsız çok sayıda düzenleme bulunduğunu vurgulayan Sarı, bu durumun sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını zorlaştırdığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Alt komisyon kurulmalı ve bu başlıklar ayrıştırılarak tek tek değerlendirilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin daha detaylı ele alınması gerektiğini dile getiren Sarı, "Biz burada kalıcı bir kanun hazırlıyoruz. Bu nedenle konuyu daha ciddi ve nitelikli tartışmalıyız. Alt komisyon kurulmalı ve bu başlıklar ayrıştırılarak tek tek değerlendirilmelidir" diye konuştu. Kanun teklifinin aceleye getirildiğini savunan Sarı, "Bunların hepsini tek celsede geçirmemizin hiçbir aciliyeti yok. Bu, hızlıca geçiştirilecek bir düzenleme değil; geleceğe dair önemli sonuçlar doğuracak başlıklar içeriyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifte kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Sarı, bakanlığa geniş veri erişim yetkisi tanındığını ancak buna ilişkin yeterli sınırlamaların getirilmediğini belirtti. "Kişisel veriler konusunda ciddi sorunlar var. Bugün hiçbir veri tam anlamıyla güvence altında değil" diyen Sarı, uygulamada yaşanan çifte standartların da yasaların daha net ve bağlayıcı şekilde düzenlenmesini zorunlu kıldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sarı, sosyal refahı artırmaya yönelik düzenlemelerin önemine işaret ederken, eksikliklerin giderilmeden teklifin yasalaştırılmasının doğru olmayacağını söyledi. Komisyon çoğunluğuna da seslenen Sarı, “Her maddeyi oylayıp geçirebiliriz ama doğru bir iş yapmış olur muyuz? Bu kanunu bugün bitirmek gibi bir telaşa düşmeyelim. Önümüzdeki toplantılarda bu düzenlemeleri daha detaylı ele alalım ve gerçekten nitelikli bir çalışmaya imza atalım" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin maddelerine geçildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 14:50:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-saglik-aile-ve-calisma-komisyonuchp-den-kadinlarin-h161212.html">TBMM Sağlık, Aile ve Çalışma Komisyonu...CHP&amp;#039;den kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin askerlik gibi sigorta kapsamına alınması önerisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-iktidarin-hazirladigi-19-maddelik-yeni-yasa-teklifi-h161211.html</link>
		<title>Orhan Sümer: İktidarın hazırladığı 19 maddelik yeni yasa teklifi, hukuksuzluk ve vicdansızlık vesikası olarak nitelendirildi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, TBMM Genel
Kurulu’nda görüşülen ve kamuoyunda &amp;quot;Kripto Varlık Yasası&amp;quot; olarak bilinen torba yasa
düzenlemesi üzerine söz aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ANAYASA MAHKEMESİ’NE RAĞMEN &amp;quot;BEN YAPTIM OLDU&amp;quot; DÜZENLEMESİ!<br />
Orhan Sümer, “Meclis gündeminin en tartışmalı maddelerinden biri olan 13. madde, iktidarın<br />
hukuk tanımazlığının yeni bir halkasıdır. Muhalefetin, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) daha<br />
önce &amp;quot;Kamu görevlisinin yetki ve sorumluluğu kararnameyle değil, kanunla düzenlenir&amp;quot;<br />
uyarısına rağmen, iktidarın bu iptal kararını hülle yoluyla aşmaya çalışması kabul edilemez.<br />
2017’de &amp;quot;şaha kalkacağız&amp;quot; denilerek getirilen sistemin, bugün kendi Anayasasına bile<br />
uyamadığı ve devleti bir &amp;quot;kararname krizine&amp;quot; sürüklediği açıktır.” Dedi.<br />
EMEKLİYE &amp;quot;SADAKA&amp;quot;, YANDAŞA MİLYARLAR: VİCDANLAR YARALI!<br />
Orhan Sümer, “Ekonomik krizin gölgesinde görüşülen torba yasada, emeklilerin bayram<br />
ikramiyesi taleplerinin görmezden gelinmesi kabul edilemez. Yoksulluk sınırının 105 bin<br />
lirayı, açlık sınırının ise 32 bin lirayı aştığı bir ortamda, emekliye reva görülen 4 bin liralık<br />
ikramiye &amp;quot;sadaka&amp;quot; olarak kalmıştır. Kamu Özel İşbirliği projelerine ve kur korumalı<br />
mevduatlara milyarlarca lira aktarılırken, sıra emekliye gelince &amp;quot;kaynak yok&amp;quot; denilmesi,<br />
ancak aynı torbaya çeşitli vergi kalemleri eklenmesi &amp;quot;iktidarın vicdan iflasıdır.” Dedi<br />
MUCİT BAKAN İŞ BAŞINDA: VATANDAŞIN NEFESİ BİLE VERGİYE<br />
BAĞLANIYOR!<br />
Orhan Sümer, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni vergi ve zam politikalarının, artık<br />
eleştirilecek bir yanı bile kalmamıştır. Tamamen garabettir. Teknolojiden kriptoya, mazottan<br />
trafik cezalarına kadar her alanda icat edilen &amp;quot;katmerli vergiler&amp;quot; vatandaşın canına tak<br />
etmiştir. &amp;quot;Öyle bir noktaya gelindi ki, vatandaş bir tek aldığı nefesin vergisini vermiyor.<br />
Bakanlık, milletin aklına gelmeyecek konularda zam icat etmekte dünya markası oldu&amp;quot; Dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAVAŞ KAPIDA, ÖNLEM YOK: İKTİDAR KRİPTO VERGİSİNİN PEŞİNDE!<br />
Orhan Sümer, “Bölgesel krizlerin Türkiye üzerindeki ekonomik tehdidi görmezden geliniyor.<br />
ABD-İsrail-İran gerilimiyle petrol fiyatlarının 150 doları, akaryakıtın ise 100 lirayı zorlaması<br />
beklenirken; torba yasada tarımı ve sanayiyi koruyacak tek bir önlem dahi bulunmaması<br />
&amp;quot;vizyonsuzluk&amp;quot; değil de nedir. İktidarın, kapıdaki savaş riskine karşı enerji ve gıda güvenliği<br />
planı yapmak yerine; kripto vergisi, bedelli askerlik zammı ve kamu taşınmazı satışına<br />
odaklanması, &amp;quot;üretmek değil, tüketmek ve satmak&amp;quot; üzerine kurulu bir ekonomi vizyonunun<br />
sonucudur. Bu da milleti canından bezme noktasına getirmiştir” Dedi</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 14:34:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-iktidarin-hazirladigi-19-maddelik-yeni-yasa-teklifi-h161211.html">Orhan Sümer: İktidarın hazırladığı 19 maddelik yeni yasa teklifi, hukuksuzluk ve vicdansızlık vesikası olarak nitelendirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-disindaki-35-ulke-bugun-ingiltere-nin-onculugunde-h161210.html</link>
		<title>ABD dışındaki 35 ülke bugün İngiltere&amp;#039;nin öncülüğünde Hürmüz Boğazı konusunu görüşecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere&#039;nin öncülüğünde 35 kadar ülke, İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik seçenekleri değerlendirmek üzere bugün çevrim içi görüşme yapacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere'nin öncülüğünde 35 kadar ülke, İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik seçenekleri değerlendirmek üzere bugün çevrim içi görüşme yapacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantıya ABD’nin doğrudan davet edilmediği kaydedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın başkanlık edeceği toplantıya Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Japonya, Avustralya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de aralarında bulunduğu ülkeler katılacak. Görüşmelerde, "seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması, mahsur kalan gemi ve mürettebatın güvenliği ile enerji ve temel emtia taşımacılığının yeniden başlatılmasına yönelik diplomatik ve siyasi seçenekler" ele alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin su yoluna bağımlı ülkeler tarafından sağlanması gerektiğini söylemesinin ardından düzenleniyor.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "görüşmelerin, Boğaz’ın yeniden açılmasına yönelik uygulanabilir bir planın ele alınacağı ilk resmi adım olacağını" belirterek, sürecin kolay olmayacağını, askeri ve diplomatik unsurların birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Starmer ayrıca, enerji ve denizcilik sektörü temsilcileriyle yapılan temaslarda en büyük sorunun sigortadan ziyade geçiş güvenliği olduğunun ifade edildiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiliz ve Avrupalı yetkililer, "bu toplantının ilerleyen günlerde yapılacak diğer toplantıların ilki olacağını, ilerleyen aşamalarda askeri planlamacıların da sürece dahil olacağını ve olası bir planın ilk etapta su yolunun mayınlardan temizlenmesini, ardından tanker trafiğinin korunmasını içereceğini" belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa ülkeleri, başlangıçta ABD’nin bölgeye donanma gönderme çağrısına mesafeli yaklaşırken, artan enerji maliyetlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisine ilişkin kaygıların koalisyon girişimlerini hızlandırdığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan İran Devrim Muhafızları, dün yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı’nın ülkenin 'düşmanlarına' kapalı kalacağını ve kontrolün İran donanmasında olduğunu" duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ise Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün bırakılmaması halinde ateşkes olmayacağını belirterek, diğer ülkeleri su yolunun güvenliğini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk almaya çağırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak, küresel petrol ve gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı kısmen ablukaya almıştı. Çatışmalar öncesinde yoğun olarak kullanılan su yolunda, savaşın başlamasından bu yana geçişler ciddi ölçüde azalırken yaklaşık bin geminin bölgede mahsur kaldığı ifade ediliyor.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 13:56:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-disindaki-35-ulke-bugun-ingiltere-nin-onculugunde-h161210.html">ABD dışındaki 35 ülke bugün İngiltere&amp;#039;nin öncülüğünde Hürmüz Boğazı konusunu görüşecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-bu-simsarlar-topluma-ihanetten-agir-ceza-mahkemelerinde-yargilanmali-h161209.html</link>
		<title>Kanko; Bu simsarlar topluma ihanetten ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalı!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[“Halkın sağlığıyla oynayarak milyarlarca lira para kazanan ve bunu meslek haline getirmiş
olan bu simsarlara gereken en ağır cezalar verilmelidir” diyen CHP Kocaeli Milletvekili Prof.
Dr. Mühip Kanko gıda ürünlerinde yapılan tağşiş ile ilgili TBMM Genel Kurulunda sert
konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“AYNI FİRMA 131 KEZ YAKALANIYOR: DENETİM ve CAZA SİSTEMİ ÇÖKMÜŞ<br />
DURUMDA”<br />
“BU SAHTEKÂRLIK DEĞİL, TOPLUMA İHANET!”<br />
“BU SUÇA TAVİZ YOK: CAYDIRICI HAPİS CEZALARI GELMELİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada gıda ürünlerinde yapılan sahtekârlıklara sert<br />
tepki gösteren ve halk sağlığını hiçe sayarak haksız kazanç elde edenlere yönelik ağır<br />
yaptırımlar çağrısında bulunan Kanko, bu fiillerin “topluma ihanet” kapsamında<br />
değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.<br />
Kanko, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan tağşiş listesinin vahim bir tabloyu<br />
ortaya koyduğunu belirterek, “Aynı firmanın 131’inci kez bu listede yer alması, denetim<br />
mekanizmasının iflas ettiğinin açık göstergesidir” dedi.<br />
“ZEYTİNYAĞINDA BOYA VAR, CEZA SADECE PARA!”<br />
Gıda sahtekârlığının ulaştığı boyutlara dikkat çeken Kanko, zeytinyağında tekstil boyası tespit<br />
edilmesine rağmen yaptırımların yalnızca para cezasıyla sınırlı kalmasını eleştirdi. Mevcut<br />
uygulamada, üç kez ihlal gerçekleşmeden ceza davası açılmadığını vurgulayan Kanko, bu<br />
durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.<br />
Halkın sağlığını tehdit eden, gıda ürünlerinde yapılan sahtekârlıklara asla taviz verilmemeli,<br />
meclis artık buna seyirci kalmamalı diyen Kanko konuyla ilgili mecliste yaptığı konuşmada<br />
şu ifadelere yer verdi;<br />
“Tarım ve Orman Bakanlığının yayımladığı tağşiş listesi ülkemizdeki vahim bir tabloyu<br />
ortaya koymaktadır: Aynı firmanın tam 131&amp;#39;inci kez bu listede yer alması denetim<br />
mekanizmasının iflas ettiğinin açık göstergesidir. Bu, basit bir usulsüzlük değil, halk sağlığına<br />
karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Zeytinyağında tekstil boyası tespit ediliyor ama yaptırımı hâlâ<br />
para cezasıyla sınırlı kalıyor. 3 kez yakalanmadan ceza davası açılmıyor. Bu nasıl bir hukuk<br />
düzeni? Halkın sağlığını tehdit eden bu sahtekârlıklara asla taviz verilmemeli, bu simsarlar<br />
topluma ihanetten daha fazla yargılanmalılar ve ağır cezalarla yargılanmalıdırlar. Buradan<br />
açıkça söylüyorum: Bu, sahtekârlık değil, topluma ihanettir. Bu düzen değişmelidir, caydırıcı<br />
hapis cezaları derhâl uygulanmalı, bu suçu işleyenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.<br />
Meclis artık buna da seyirci kalmamalıdır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 13:41:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-bu-simsarlar-topluma-ihanetten-agir-ceza-mahkemelerinde-yargilanmali-h161209.html">Kanko; Bu simsarlar topluma ihanetten ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-tumgeneral-alpar-rusyaninmontro-vurgusu-turkiyenin-h161208.html</link>
		<title>Emekli Tümgeneral Alpar: Rusyanın Montrö vurgusu Türkiyenin NATO hamlesine dolaylı bir mesaj</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne dikkati çekerek &quot;Türkiye&#039;nin dengeli ve sorumlu tutumunu takdirle karşılıyoruz&quot; açıklamasını yaptı. Açıklama, Türkiye’nin Boğazlar ve Karadeniz çevresinde yeni NATO askeri yapılarına ev sahipliği yapma planlarının gündemde olduğu bir dönemde gelirken; emekli Tümgeneral Güray Alpar, &quot;Rusya&#039;nın Karadeniz&#039;deki askeri hareketliliğin sözleşme çerçevesinde sınırlandırılması gerektiğine yönelik dolaylı bir mesaj verdiği&quot; değerlendirmesini yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne&nbsp;dikkati çekerek "Türkiye'nin dengeli ve sorumlu tutumunu takdirle karşılıyoruz" açıklamasını yaptı. Açıklama, Türkiye’nin Boğazlar ve Karadeniz çevresinde yeni NATO askeri yapılarına ev sahipliği yapma planlarının gündemde olduğu bir dönemde gelirken; emekli Tümgeneral Güray Alpar, "Rusya'nın Karadeniz'deki askeri hareketliliğin sözleşme çerçevesinde sınırlandırılması gerektiğine yönelik dolaylı bir mesaj verdiği" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği, sosyal medya hesabından Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne ilişkin açıklama yaptı. Sözleşmenin imzalandığını duyuran 1936 tarihli Ulus gazetesinin "Atatürk Türkiyesinin yeni zaferi" manşetinin yer aldığı görseli eklenen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Büyükelçiliğimize Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili gelen sorulara cevaben, aşağıdaki hususları bildirmek isteriz. Rusya, Montrö Sözleşmesi'ne büyük önem vererek uluslararası ilişkilerde yer alan tüm taraflarca uygulanmasını kararlılıkla desteklemektedir. Sözleşmenin, özellikle Akdeniz ve Orta Doğu'daki son olaylardan dolayı meydana gelen dramatik dönemde, tüm ülke ve devletlerin çıkarlarına hizmet ettiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, Türkiye'nin dengeli ve sorumlu tutumunu takdirle karşılıyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı'na söz konusu açıklamayı değerlendiren emekli Tümgeneral Güray Alpar, Rusya’nın bu vurgusunun Türkiye’nin son dönemde NATO içinde artan rolüyle birlikte okunabileceğini belirterek,&nbsp; Ankara’nın İstanbul’da Karadeniz güvenliğine odaklanacak bir deniz komutanlığına ev sahipliği yapmaya hazırlanmasının&nbsp;bölgedeki askeri dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir adım&nbsp;olduğuna dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çerçevede Moskova’nın Montrö’ye yaptığı atfın, doğrudan NATO planlarını hedef almasa da Karadeniz’deki askeri hareketliliğin sözleşme çerçevesinde sınırlandırılması gerektiğine yönelik dolaylı bir mesaj içerdiğini ifade eden Alpar ’’İstanbul’da kurulması öngörülen NATO karargahı, Montrö’ye uygun şekilde tasarlanacaktır. Boğazların egemenliği tamamen Türkiye’ye aittir ve bu hem bölge ülkeleri hem de Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin güvenlği açısından hayati önem taşır. Türkiye bu egemenlik hakkını devretme yönünde zaten hiçbir sinyal vermiyor’’ ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 13:12:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-tumgeneral-alpar-rusyaninmontro-vurgusu-turkiyenin-h161208.html">Emekli Tümgeneral Alpar: Rusyanın Montrö vurgusu Türkiyenin NATO hamlesine dolaylı bir mesaj</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-15-gun-basladi-savci-7-sanigin-tahliyesini-h161207.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 15. gün başladı... Savcı 7 sanığın tahliyesini talep etmişti, Mahkeme heyeti bugün ara karar verecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası&#039;nın 15. günü, kalan 34 ismin avukatının tahliye talebi ile devam edecek. Savcının 7 tutuklu sanık hakkında tahliye talep ettiği davada bugün, Mahkeme heyeti ara karar kuracak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın 15. günü, kalan 34 ismin avukatının tahliye talebi ile devam edecek. Savcının 7 tutuklu sanık hakkında tahliye talep ettiği davada bugün, Mahkeme heyeti ara karar kuracak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması dördüncü hafta da, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. Mahkeme heyeti 10.29'da salona girdi, duruşma başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün, ara karar kurulacak</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dün en son 73’üncü tutuklu sanığın talebi alınan duruşma, bugün de 34 ismin avukatının tahliye talepleri ile devam ediyor. Ayrıca, arka sıralarda yer verilen basının bugünden itibaren eski yerlerine oturmasına izin verildi.&nbsp;Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan&nbsp;kalan 34 ismin avukatının tahliye talebini alacak, ardından ara karar kuracak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı, 7 sanık hakkında tahliye talep etmişti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma Savcısı,&nbsp;tutukluluklara ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı sanık Fatih Yağcı, iş insanı&nbsp;Evren Şirolu,&nbsp;Ekrem İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü&nbsp;Kadriye Kasapoğlu, iş insanı&nbsp;Ali Üner, halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın ile İBB'nin&nbsp;iştirak şirketi İSPER'in büro personeli Davut Bildik hakkında tahliye talep etmişti. Savcılık, bu sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine, diğer sanıkların bu aşamada mevcut tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 12:40:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-15-gun-basladi-savci-7-sanigin-tahliyesini-h161207.html">İBB Davası&amp;#039;nda 15. gün başladı... Savcı 7 sanığın tahliyesini talep etmişti, Mahkeme heyeti bugün ara karar verecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/elektrik-ve-dogalgaz-zammi-kapida-gozler-epdk-ve-botas-ta-h161206.html</link>
		<title>Elektrik ve doğalgaz zammı kapıda: Gözler EPDK ve BOTAŞ&amp;#039;ta</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Akaryakıtın ardından elektrik ve doğal gaz da zam sürecine girdi. Motorin, ABD-İsrail-İran savaşının Brent petrol ve küresel piyasalarda ürün fiyatlarını vurması üzerine üst üste gelen zamlarla 80 TL’ye dayandı. Ankara’da enerji çevrelerinde, elektrik ve doğal gaza, 4 Nisan Cumartesi gününden geçerli yüzde 20-25 aralığında zam konuşuluyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Akaryakıtın ardından elektrik ve doğal gaz da zam sürecine girdi. Motorin, ABD-İsrail-İran savaşının Brent petrol ve küresel piyasalarda ürün fiyatlarını vurması üzerine üst üste gelen zamlarla 80 TL’ye dayandı. Ankara’da enerji çevrelerinde, elektrik ve doğal gaza, 4 Nisan Cumartesi gününden geçerli yüzde 20-25 aralığında zam konuşuluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de, elektrik ve doğal gaza, 2023 yılı haziran ayından itibaren ekonomi yönetiminin enflasyon hedefiyle uyumlu zamlar yapılıyor. Ekonomi yönetiminin, değerlendirmeleri ışığında elektrik zammına Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), doğal gaz zammına da BOTAŞ karar veriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milyonların ve enerji sektörünün gözü, bugün EPDK’da olacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, olağan haftalık toplantısını gerçekleştirecek. Toplantı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın, "Gelişmeleri göz önünde bulundurarak nisan ayı içerisinde hem doğal gazda hem elektrikte bir değerlendirme yapabiliriz" sözlerinin zam sinyali olarak yorumlanması nedeniyle özel bir önem kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji sektörü, EPDK’nın, bugün yeni elektrik tarifelerini belirlemesine kesin gözüyle bakıyor. Enerji sektöründe ve kulislerde, yeni tarifeye ilişkin gündeme gelen oranlar ve değişiklikler şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">- Elektrik zammı: Konutta yüzde 25, sanayide yüzde 20. Ticarethanelere de yüzde 20’ler düzeyinde artış bekleniyor.<br />
- Tavan fiyat: Sektörde, piyasa takas fiyatı (PTF) olarak bilen tavan elektrik fiyatının, MWh başına 3 bin 400 TL’den 4500 TL’ye çıkabileceği ifade ediliyor. 4 bin 250 TL de dile getiriliyor.<br />
- Dağıtım payı: Şehiriçi elektrik dağıtım şirketlerinin, abonelerine satttığı her birim elektrikten aldıkları payın da artması gündeme geldi. Sektöre göre, dağıtım payı yüzde 30-32 oranında artabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOTAŞ, zamma ilişkin hesaplamalar yapıyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOTAŞ da doğal gaz zammına ilişkin hesaplamalar yapıyor. Sektör kaynakları, BOTAŞ’ın doğal gaz alım maliyetlerinin savaşla birlikte arttığını belirterek, bu nedenle konut dahil tüm abone gruplarına yönelik bir artışın gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Sektörde, doğal gaza da yüzde 20’ler düzeyinde zam bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu arada elektrikte olduğu gibi doğal gazda da kademeli tarifeye geçiş için çalışma yapılıyor. Sistem, çok tüketenin çok ödemesini öngörüyor.<br />
Bu kapsamda illerin aylık bazda ortalama doğalgaz tüketim miktarları belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Örneğin Ankara’da oturan bir abone, belirlenen ortalama miktarın yüzde 75’inin üzerinde gaz tüketti. Bu abone, tükettiği doğal gazın bedelini (devlet desteği ya da sübvansiyon olmamsızın) ödeyecek. Bu ve benzer abonelerin gaz faturası, katlanacak. Uygulamanın başlatılmasına karar verildiğinde her il için ortalama tüketimler, aylık olarak değişecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili, "BOTAŞ, konutlara, ithal ettiği fiyatın çok altında bir fiyatla gaz satıyor. Aradaki farkı da hazineden sübvanse ediyor. 7+1 bir malikanede oturan, gelir düzeyi yüksek olan birinin gaz faturasını neden devlet sübvanse etsin. Gazda kademeli tarife uygulamasıyla bu aboneler destek kapsamından çıkarılacak. Halen, 23 milyon dolayında konut abonesi var. İlk etapta, en az 2,5-3 milyon abonenin destek kapsamında çıkarılması gündemde" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara’da güvenilir kaynaklar, enerji zamlarının uygulamaya gireceği tarihe ilişkin soru üzerine, "Diyelim ki çalışmalar doğrultusunda zam kararı alındı. Bu durumda, Gerek doğal gaz gerekse de elektrik zammı, 4 Nisan Cumartesi gününden geçerli olarak uygulamaya girebilir“ diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">rünü destekleyin ki zam zinciri kırılsın.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 12:23:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/elektrik-ve-dogalgaz-zammi-kapida-gozler-epdk-ve-botas-ta-h161206.html">Elektrik ve doğalgaz zammı kapıda: Gözler EPDK ve BOTAŞ&amp;#039;ta</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-baran-yazgandan-mazot-zammi-uzerinden-enflasyon-tepkisi-h161205.html</link>
		<title>CHPli Baran Yazgandan mazot zammı üzerinden enflasyon tepkisi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, akaryakıt
zamlarının “maliyet enflasyonu” sarmalını tetiklediğini vurgulayarak, “Rakamlarla oynamayı,
kağıt üzerinde enflasyon düşürmeyi bırakın. Sokağa inin, çiftçimizin sesini duyun. Halkın
cebinden bütçe açığı kapatma kolaycılığından vazgeçin” çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, mazot fiyatlarında yaşanan artışların tüm<br />
alanlardaki maliyet artışlarına etkisini TBMM gündemine taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanı<br />
Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi hazırlayan Yazgan, akaryakıt<br />
fiyatlarında yaşanan artışların lojistikten tarıma, gıdadan hizmet sektörüne kadar tüm<br />
alanlarda maliyetleri doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Yazgan, bu durumun “maliyet<br />
enflasyonu” sarmalını tetiklediğini vurgularken, şunları söyledi:<br />
“Gece yarısı gelen her kuruş zam, sabah soframızdaki ekmeğe, çocuğumuzun okul servisine,<br />
giydiğimiz ayakkabıya zam olarak geri dönüyor. İktidar koltuklarında oturanlar sanıyorlar ki<br />
mazot sadece bir yakıt. Hayır, mazot; bu ülkenin üreticisinin kanıdır, canıdır. Mazot durursa<br />
traktör durur, traktör durursa tarım biter, tarım biterse Türkiye aç kalır. Hazine ve Maliye<br />
Bakanlığı’na bir soru önergesi vererek açıkça sordum; mazot fiyatlarındaki her artışın<br />
enflasyonu ne kadar körüklediğini hesapladınız mı, yoksa sadece kasaya girecek ÖTV ve<br />
KDV’nin hesabını mı yapıyorsunuz?”<br />
‘Kolaycılıktan vazgeçin’<br />
Türkiye’de enflasyonun ana damarının akaryakıt olduğuna işaret eden Yazgan, şöyle devam<br />
etti:<br />
“Çiftçimiz tarlasını süremiyor çünkü deposunu doldurmak bir servet. Nakliyecimiz kontak<br />
kapatıyor çünkü kazancı mazota gidiyor. Vatandaşımız temel gıdaya ulaşamıyor çünkü<br />
tarladan rafa gelene kadar oluşan maliyet, ürünü ikiye katlıyor. Sayın Bakan Mehmet<br />
Şimşek’e sesleniyorum; rakamlarla oynamayı, kağıt üzerinde enflasyon düşürmeyi bırakın.<br />
Sokağa inin, çiftçimizin sesini duyun. Çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV ve KDV yükünü<br />
derhal kaldırın. Halkın cebinden bütçe açığı kapatma kolaycılığından vazgeçin. Lojistik ve<br />
ulaşım sektörünü destekleyin ki zam zinciri kırılsın.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 12:05:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-baran-yazgandan-mazot-zammi-uzerinden-enflasyon-tepkisi-h161205.html">CHPli Baran Yazgandan mazot zammı üzerinden enflasyon tepkisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-guzellikleri-fotograf-odulleri-aciklandi-h161204.html</link>
		<title>Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri’yle kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri’yle kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihi ve arkeolojik mirasını gösteren fotoğrafların değerlendirildiği "Geleceğe Miras" kategorisinde birinciliğe, Nemrut Milli Parkı’nın gün doğumu fotoğrafıyla Hakkı Bulun kazandı. Antalya Manavgat’ta yer alan Selge Antik Kenti’ndeki Adam Kayalar karesiyle Yalçın Akkaya ikincilik; Çanakkale’deki Assos Antik Kenti’ni Samanyolu Galaksisi ile fotoğraflayan Oğuz Büktel ise üçüncülük ödülüne layık görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jüri toplantılarına 10 yıldır ev sahipliği yapan ASKA adına verilen özel ödülü de bu kategoriden seçildi. Adıyaman’daki Kahta Kalesi’ni yansıtan fotoğrafla Said Nuri Sargın, ASKA Özel Ödülü’nü kazandı. Medya-İş Özel Ödülü’nü ise sisler içindeki tarihi Afyon Kalesi’ni kadrajlayan fotoğrafla Emrullah Akgün kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıf ödülü Yenikapı Mevlevihanesi'ne</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen, Türkiye’nin kültürel ve tarihi mirasının temel taşlarını oluşturan vakıf eserlerini mimari, estetik ve insani boyutlarıyla belgeleyen fotoğrafları teşvik etmek amacıyla verilen Vakıf Eserleri Özel Ödülü, İhsan İlze’nin çektiği Yenikapı Mevlevihanesi’nde Devran Meşki ayininden bir kareye değer görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ASKA Türkiye Güzellikleri birincisi, yaban hayatı bakımından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biri olan Tunceli’deki Munzur Vadisi Milli Parkı’nda çektiği yaban keçisi fotoğrafıyla Ahmet Aslan oldu. İsmail Serhat Şahin, Aksaray Sultanhanı’nda sergilenen ve Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen kültürel ve ticari hafızasını yansıtan halıların yer aldığı kareyle ikinciliğe; Trabzon Ayasofya Camisi’ni kadrajlayan fotoğrafla da üçüncülüğe layık görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gökyüzünden Türkiye Fethiye'den</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Drone fotoğraflarının değerlendirildiği ve ilginin her geçen gün büyüdüğü bir kategori olan “AJET Gökyüzünden Türkiye Güzellikleri” kategorisinde ise sabahın mavi saatlerinde Fethiye Kayaköy’de sisler içindeki Taksiyarhis Kilisesi’ni yansıtan fotoğrafla Said Nuri Sargın birincilik ödülüne layık görüldü. Konya bozkırında yağmurun ardından oluşan çift gökkuşağı altında evine dönen koyunları gösteren kareyle Gülin Yiğiter ikincilik; Denizli’deki Taşkın Dede Türbesi’nde 700 yıldır yapılan keşkek ritüelini yansıtan fotoğrafla Esengül Alıcı ise üçüncülük ödülünü kazandı. Afyonkarahisar’daki Basmakçı Yüreğil Gölü’ndeki flamingolar fotoğrafıyla Muzaffer Murat İlhan, AJET Özel Ödülü’nün sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kültür yollarında Türkiye'yi gezecek</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin bu yıl Spor Toto, ASKA Hotel’s, A Jet, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Medya-İş ve SGDD-ASAM desteği ile düzenlendiği yarışmada seçilen kareler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Kültür Yolları Festivalleri’nde 26 ilde kent meydanlarında sergilenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yarışmada Jüri Başkanlığı koltuğunda ise usta fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar oturdu. Jüri üyeleri arasında ise Coşkun Aral, Sefa Yamak, Sebati Karakurt, Tolga Adanalı, Adem Altan, Zihni Oğuz Akın, İrfan Altıkardeş, Seçil Van Het Hof, Gül Aşık, Saffet Yiğit, Cengiz Kesici, Cumhur Özen yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Güzellikleri 2026 - Fotoğraf ödülleri</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geleceğe Miras Birincisi:&nbsp;Hakkı Bulun</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geleceğe Miras İkincisi:&nbsp;Yalçın Akkaya</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geleceğe Miras Üçüncüsü:&nbsp;Oğuz Büktel</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ASKA Türkiye Güzellikleri Birincisi:&nbsp;Ahmet Aslan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ASKA Türkiye Güzellikleri İkincisi:&nbsp;İsmail Serhat Şahin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ASKA Türkiye Güzellikleri Üçüncüsü:&nbsp;İsmail Serhat Şahin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AJET Gökyüzünden Türkiye Güzellikleri Birincisi:&nbsp;Said Nuri Sargın</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AJET Gökyüzünden Türkiye Güzellikleri İkincisi:&nbsp;Gülin Yiğiter</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AJET Gökyüzünden Türkiye Güzellikleri Üçüncüsü:&nbsp;Esengül Alıcı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıf Eserleri Özel Ödülü:&nbsp;İhsan İlze</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Medya-İş Özel Ödülü:&nbsp;Emrullah Akgün</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ASKA Özel Ödülü:&nbsp;Said Nuri Sargın</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AJET Özel Ödülü:&nbsp;Muzaffer Murat İlhan</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 11:57:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-guzellikleri-fotograf-odulleri-aciklandi-h161204.html">Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/nasanin-54-yil-sonra-insanli-ay-yolculugu-icin-uzaya-gonderilen-h161203.html</link>
		<title>NASAnın 54 yıl sonra insanlı Ay yolculuğu için uzaya gönderilen astronotlar, Dünya yörüngesinde testlere başladı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[NASA’nın 54 yıl sonra gerçekleştirdiği insanlı Ay görevi Artemis II kapsamında uzaya gönderilen astronotlar, Dünya yörüngesinde sistem testlerine başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;NASA’nın 54 yıl sonra gerçekleştirdiği insanlı Ay görevi Artemis II kapsamında uzaya gönderilen astronotlar, Dünya yörüngesinde sistem testlerine başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NASA, 54 yıl sonra gerçekleştirdiği insanlı ay görevi için astronotları taşıyan Orion uzay aracının güvenli şekilde Dünya yörüngesinde bulunduğunu ve motor, navigasyon ile yaşam destek sistemlerinin detaylı kontrollerden geçirildiğini bildirdi. Tüm kontrollerin tamamlanmasının ardından ana motorun ateşleneceği ve dört kişilik mürettebatın&nbsp;Dünya yörüngesinden çıkarak&nbsp;Ay’a doğru yolculuğa başlamasının planlandığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Astronotların yaklaşık 10 gün sürecek uçuşta Ay yüzeyine iniş yapmayacağı, öteki yüzüne&nbsp;ilerleyerek Dünya’dan şimdiye kadar gidilen en uzak mesafelerden birine ulaşamaya çalışacağı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artemis II, Apollo programından bu yana ilk insanlı Ay görevi olarak öne çıkarken, programın uzun vadeli hedefi Ay’da kalıcı bir insan varlığı oluşturmak ve gelecekteki Mars görevleri için hazırlık yapmak olarak açıklandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 11:38:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/nasanin-54-yil-sonra-insanli-ay-yolculugu-icin-uzaya-gonderilen-h161203.html">NASAnın 54 yıl sonra insanlı Ay yolculuğu için uzaya gönderilen astronotlar, Dünya yörüngesinde testlere başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gazeteci-alican-uludagdan-aymye-bireysel-basvuru-tutuklama-h161202.html</link>
		<title>Gazeteci Alican Uludağdan AYMye bireysel başvuru: Tutuklama temel hak ihlali</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[“Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 20 Şubat’ta tutuklanan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, tutuklama kararı ve itirazın reddiyle birden fazla temel hakkın ihlal edildiği savunuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 20 Şubat’ta tutuklanan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, tutuklama kararı ve itirazın reddiyle birden fazla temel hakkın ihlal edildiği savunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvuruda, tutuklama kararı ile bu karara yapılan itirazın reddinin, Anayasa’da güvence altına alınan hakları ihlal ettiği belirtildi. Bu kapsamda, Anayasa’nın 19’uncu maddesinde düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, 26’ncı maddesindeki düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile 28’inci maddesinde yer alan basın özgürlüğünün ihlal edildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca başvuruda, söz konusu haklarla bağlantılı olarak Anayasa’nın 40’ıncı maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkı ile 19 ve 36’ncı maddeler kapsamında güvence altına alınan gerekçeli karar hakkı yönünden adil yargılanma hakkına ilişkin usuli güvencelerin de ihlal edildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvuruda, Alican Uludağ’ın 18 yıldır yargı muhabirliği yaptığına işaret edilerek, paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğu vurgulandı. Tutuklama tedbirinin hem maddi hem de usuli açıdan hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 11:21:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gazeteci-alican-uludagdan-aymye-bireysel-basvuru-tutuklama-h161202.html">Gazeteci Alican Uludağdan AYMye bireysel başvuru: Tutuklama temel hak ihlali</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-irandaki-hedeflerimizitamamlamak-uzereyizgelecek-h161201.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: İrandaki hedeflerimizi tamamlamak üzereyiz, gelecek haftalarda sert vuracağız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri operasyonların “hedeflerine ulaşmaya yaklaştığını” belirterek, önümüzdeki iki ila üç hafta içinde saldırıların yoğunlaşacağını söyledi. Trump’ın açıklamaları, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açarken savaşın süresi ve hedeflerine ilişkin belirsizlikleri de artırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri operasyonların “hedeflerine ulaşmaya yaklaştığını” belirterek önümüzdeki iki ila üç hafta içinde saldırıların yoğunlaşacağını söyledi. Trump’ın açıklamaları, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açarken savaşın süresi ve hedeflerine ilişkin belirsizlikleri de artırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’dan yaptığı 19 dakikalık ulusa sesleniş konuşmasında ABD’nin İran’daki “temel stratejik hedeflerinin tamamlanmaya yakın olduğunu” ifade etti. Son haftalarda ABD güçlerinin “hızlı ve ezici başarılar” elde ettiğini savunan Trump, operasyonların kısa süre içinde tamamlanabileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump,&nbsp;Washington’un hedefleri gerçekleşene kadar operasyonların devam edeceğini belirterek, “Önümüzdeki iki ila üç hafta içinde çok sert vuracağız” dedi.&nbsp;İran’ı “Taş Devri’ne geri götürmekle” tehdit eden Trump, anlaşma sağlanmaması halinde ülkenin elektrik altyapısının hedef alınabileceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Petrol ve Hürmüz Boğazı çıkışı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, ABD’nin İran’ın petrol tesislerini henüz hedef almadığını ’’Petrollerini vurmadık, oysa en kolay hedef buydu; çünkü bu, onlara hayatta kalma ya da yeniden toparlanma için en küçük bir şans bile tanımazdı. Ama istersek vurabilirdik ve tamamen ortadan kaldırırdık; buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok” sözleriyle ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ayrıca ABD ve Venezuela’nın petrol üretimine değinerek, ülkesinin dışarıdan petrole ihtiyaç duymadığını söyledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hürmüz Boğazı’na da değinen Trump, boğazın kapanmasının ABD’nin değil buradan petrol tedarik eden ülkelerin sorunu olduğunu kaydetti. ABD’nin buradan&nbsp; “neredeyse hiç petrol ithal etmediğini” belirten Trump, “Gelecekte de almayacağız. İhtiyacımız yok. Zaten uzun zamandır ihtiyaç duymuyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, “İran’ı yendik ve tamamen yerle bir ettik. Hem askeri hem ekonomik hem de her açıdan çökmüş durumdalar. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol alan dünya ülkeleri ise bu geçidi korumak zorunda. Ona sahip çıkmalılar. Onu kontrol altına almalı ve korumalılar" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump savaşın&nbsp;“ulusal çıkar” olduğunu&nbsp;savundu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, İran savaşının ABD’nin ulusal çıkarları doğrultusunda başlatıldığını savunarak, Tahran yönetimini uzun yıllardır tehdit oluşturmakla suçladı.&nbsp;İran’ın nükleer programı ve bölgedeki etkisinin bu müdahaleyi zorunlu kıldığını öne süren Trump, ekonomik maliyetlerin “kısa süreli” olacağını iddia etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, bu konuşmayı “Destansı Öfke” operasyonunun “Amerika’nın ve dünyanın güvenliği için neden gerekli olduğunu” açıklamak amacıyla yaptığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ya da İran destekli grupların son 47 yılda gerçekleştirdiği saldırı ve eylemleri sıralayan Trump,&nbsp;İran yönetimini&nbsp;“zorba ve katil” olarak nitelendirdi; ayrıca ülkede binlerce kişinin öldüğü son protestolara yönelik baskılara da dikkati&nbsp;çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, bu tür liderlerin nükleer silah elde etmesine izin verilemeyeceğini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı, göreve geldiği ilk dönemde, ABD’nin İran&nbsp;Dverim Muhafızları Ordusu Lideri&nbsp;Kasım Süleymani’ye yönelik suikastına başkanlık ettiğini hatırlatarak, onu “yol kenarı bombalarının babası” olarak nitelendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, “Süleymani hâlâ hayatta olsaydı, muhtemelen bu akşam farklı bir konuşma yapıyor olurduk ama şunu bilin ki yine de kazanıyor olurduk, hem de büyük kazanıyor olurduk” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde İran’la müzakere edilen nükleer anlaşmayı bir hata olarak nitelendirerek, bu anlaşmadan tek taraflı çekilmiş&nbsp;olmaktan onur duyduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail ve Körfez ülkeleri dahil olmak üzere bölgedeki ABD müttefiklerine teşekkür eden Trump, “Harika iş çıkardılar ve onların zarar görmesine ya da herhangi bir şekilde başarısız olmasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump’ın savaşın nasıl sona ereceğine dair net bir yol haritası sunmayan açıklamaları piyasalarda tedirginlik yarattı. Petrol fiyatları yaklaşık yüzde 5 artarak varil başına 106 dolara çıktı ve Asya borsalarında düşüş görüldü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 10:55:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-irandaki-hedeflerimizitamamlamak-uzereyizgelecek-h161201.html">ABD Başkanı Trump: İrandaki hedeflerimizi tamamlamak üzereyiz, gelecek haftalarda sert vuracağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-ara-secim-yapmazlarsa-secimden-kacmak-gibi-siyasi-h161200.html</link>
		<title>Özgür Özel: &amp;quot;Ara seçim yapmazlarsa seçimden kaçmak gibi siyasi bir maliyeti var&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim önerisine ilişkin olarak, &quot;Boşalan sekiz koltuk için seçim yapacaksak Numan Bey’in harekete geçip yapması lazım. Onlar sekiz milletvekili için planlamıyorsa boş sandalye sayısı 30’a ulaştığında mecbur yaparlar. O zaman yapmazlarsa da ‘seçimden, sandıktan kaçmak’ gibi siyasi bir maliyeti var&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim önerisine ilişkin olarak, "Boşalan sekiz koltuk için seçim yapacaksak Numan Bey’in harekete geçip yapması lazım. Onlar sekiz milletvekili için planlamıyorsa boş sandalye sayısı 30’a ulaştığında mecbur yaparlar. O zaman yapmazlarsa da ‘seçimden, sandıktan kaçmak’ gibi siyasi bir maliyeti var" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nefes gazetesinin sorularını yanıtladı. Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesine yönelik olarak düzenlenen operasyonun ardından yaptığı ara seçim çıkışında temel stratejilerinin insanların önüne seçim sandığını getirmek olduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Anketlerde yüzde 65, ‘CHP’lilere yapılanlar haksızlık’ diyor. Bunlar ise kamu yayıncılığı yapanlar da dahil bütün medyalarıyla iftiraya devam ediyorlar. Anketlerde görünen durumu milletin gözünün önüne getirecek bir adım atmak istiyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hırsızsak cezamızı millet kessin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu hamlelerinin iktidar için güven tazeleme fırsatı olacağına da dikkati çeken Özel, "Dünyaya karşı da güçlü olur, içeride de güçlü olur. Millet, ‘Değişim istiyorum’ derse bambaşka bir şey olur. Güveniyorsa gelsin seçimi yapalım, hırsızsak cezamızı millet kessin" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AK Parti ile uzlaşmamız gerekmiyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ara seçimin yapılabilmesi için AK Parti ile uzlaşılması gerekip gerekmediğini sorulması üzerine Özel, iki aşamalı bir yol haritaları olduğunu belirterek ilk planın TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un inisiyatifiyle boş olan sekiz milletvekilliği için seçim yapılması olduğunu söyledi. Bunu yapmazlarsa 30 sandalyenin boşalmasını sağlayarak mecburi ara seçim yapılmasının önünü açacaklarını belirten Özel, planı şöyle detaylandırdı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunun için AK Parti ile uzlaşmamız gerekmiyor. AK Parti’nin Anayasa’ya uyması yeterli. Seçimlerden 30 ay geçtikten sonra ve normal seçim tarihinden bir yıl öncesine kadar ara seçim yapılabilir. Boşalan sekiz koltuk için seçim yapacaksak Numan Bey’in harekete geçip yapması lazım. Onlar sekiz milletvekili için planlamıyorsa boş sandalye sayısı 30’a ulaştığında mecbur yaparlar. O zaman yapmazlarsa da ‘seçimden, sandıktan kaçmak’ gibi siyasi bir maliyeti var."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">22 milletvekili istifasının TBMM’de kabul edilmemesi durumunda ne yapacaklarının sorulması üzerine, Özel, "22 milletvekili istifa edecek, AK Parti direnecek. Öyle değil, mevzuat açık. Başkanlık Divanı bir haftada imzanın doğru olup olmadığı konusunda tetkik yapar, TBMM’ye sevk eder, Genel Kurul’da da konuşulmadan oylanır" yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Seçim istediğimiz yerlerin hiçbirinde seçildiğimiz günden geride değiliz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, AK Parti ile CHP’nin anlaşması halinde başkanları tutuklanan, kayyum atanan yerlerde yerel seçim yapılabileceğini de vurgulayarak, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İddiamız şu: Seçim istediğimiz yerlerin hiçbirinde seçildiğimiz günden geride değiliz. Bursa’da bu pazar sandık koysak yüzde 70 alacak. Geçen pazar yüzde 50 alacaktı. Bu tepki iktidar tarafından sansürlemeye çalışıyor. AK Parti ve CHP anlaşıp belediye meclis üyelerini istifa ettirip seçimleri yenileyebiliriz ya da Anayasa değişikliği yaparak geçici maddeyle yapabiliriz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, gelecek günlerde uygun görürlerse siyasi parti liderleriyle görüşüp bu planlarını anlatacağını, ardından da Numan Kurtulmuş ile görüşeceğini söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 10:42:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-ara-secim-yapmazlarsa-secimden-kacmak-gibi-siyasi-h161200.html">Özgür Özel: &amp;quot;Ara seçim yapmazlarsa seçimden kaçmak gibi siyasi bir maliyeti var&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-31-ili-tek-tek-uyardi-sicakliklar-dusecek-saganak-h161199.html</link>
		<title>Meteoroloji 31 ili tek tek uyardı! Sıcaklıklar düşecek: Sağanak yağış ve kuvvetli rüzgara dikkat</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yükseklerinde yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Akdeniz, Batı Karadeniz, Sakarya, Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis’te, Şanlıurfa&#039;nın batı ilçeleri, İzmir ve Aydın kıyıları ile Muğla’da kuvvetli olması tahmin ediliyor. İşte 2 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının doğu kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın kuzeyli, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Orta Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/saat), Kıyı Ege’de yer yer fırtına (60- 80 km / saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların; Akdeniz, Batı Karadeniz (Sinop hariç), Sakarya, Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri, Şanlıurfa'nın batı ilçeleri ile gece saatlerinde itibaren İzmir ve Aydın kıyıları ile Muğla çevrelerinde yerel olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ile çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI:&nbsp;Rüzgarın, Marmara’nın Kuzeyli, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Orta Karadeniz’de güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Kıyı Ege’de yer yer fırtına (60- 80 km / saat) şeklinde esmesi beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Sakarya çevrelerinde yerel kuvvetli bekleniyor. Rüzgârın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi tahmin ediliyor. Bölgenin güneyinde toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KOCAELİ&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak, kıyı kesimlerinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren İzmir ve Aydın kıyıları ile Muğla çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Kıyı kesimlerinde toz taşınımı ile beraber rüzgârın güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren kıyı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor. Batı kıyılarında toz taşınımı ile beraber rüzgârın güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-60 km/sa) şeklinde esmesitahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MERSİN&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ankara, Kırıkkale ve Çankırı çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-60 km/sa) şeklinde esmesi tahmin edilyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölge genelinde (Sinop haric) yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARTVİN&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Çok bulutlu, sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı gece saatlerinden itibaren gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmurlu, kuzey ve doğusunun yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri ile Şanlıurfa'nın batısında yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;6°C,&nbsp;14°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;9°C,&nbsp;12°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;4°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 10:25:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-31-ili-tek-tek-uyardi-sicakliklar-dusecek-saganak-h161199.html">Meteoroloji 31 ili tek tek uyardı! Sıcaklıklar düşecek: Sağanak yağış ve kuvvetli rüzgara dikkat</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-236-h161198.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın fiyatlarında Trump etkisi: İşte 2 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın, 6.705 TL seviyesinden işlem görürken, ons altın 4.685 dolar düzeyinde güne başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump’ın İran ile olası bir savaşa ilişkin daha yumuşak açıklamalar yapması bekleniyordu; ancak gelen sert mesajlar piyasalarda risk iştahını azalttı ve altın üzerinde satış baskısı oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birkaç gün önce 7 bin TL’nin üzerine çıkan fiziki gram altın fiyatı ise yönünü yeniden aşağı çevirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 2 Nisan 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.692,22 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 11.427,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.717,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.963,24 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.843,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 112.752,90 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.670,75&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 10:21:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-236-h161198.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-20-h161197.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (2 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 2 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 2 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve&nbsp;Euro&nbsp;fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,4872 (alış) 44,5070'den (satış) işlem görürken, Euro ise aynı saat itibarıyla 51,6609 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 10:15:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-20-h161197.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-aile-ve-sosyal-hizmetler-politika-kurulu-aile-ve-sosyal-hizmetler-h161196.html</link>
		<title>CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı&amp;#039;nın üç aylık &amp;quot;karnesini&amp;quot; açıkladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı&#039;nın üç aylık &quot;karnesini&quot; açıkladı. CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, &quot;Şiddetin normalleştiği, cezasızlığın yaygınlaştığı, hakların keyfi kararlara bağlı hale getirildiği bu düzende en büyük bedeli her zaman toplumun en kırılgan kesimleri yaşıyor. Ve tüm bunlar yaşanırken sorumluluk alması gerekenler de susuyor ya da sadece izlemekle yetiniyor. İşte biz bu kara düzeni kabul etmiyoruz&quot; dedi. Rojin Kabiş&#039;in babası Nizamettin Kabaiş de, &quot;Meclis&#039;e sesleniyorum, &#039;Rojin sadece benim kızım değil sizin de kızınızdır, biz çok acı çekiyoruz, bu olay aydınlansın, katiller yakalansın en ağır ceza neyse onlara versinler&#039;&quot; diye konuştu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın üç aylık "karnesini" açıkladı.&nbsp;CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, "Şiddetin normalleştiği, cezasızlığın yaygınlaştığı, hakların keyfi kararlara bağlı hale getirildiği bu düzende en büyük bedeli her zaman toplumun en kırılgan kesimleri yaşıyor.&nbsp;Ve tüm bunlar yaşanırken sorumluluk alması gerekenler de susuyor ya da sadece izlemekle yetiniyor. İşte biz bu kara düzeni kabul etmiyoruz" dedi. Rojin Kabiş'in babası&nbsp;Nizamettin Kabaiş de, "Meclis'e sesleniyorum, 'Rojin sadece benim kızım değil sizin de kızınızdır, biz çok acı çekiyoruz, bu olay aydınlansın, katiller yakalansın en ağır ceza neyse onlara versinler'" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın üç aylık "karnesini" açıkladı. Toplantıda, CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Kurul üyesi CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, önceki dönem CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan ve kurul üyeleri Aylin Şatgeldi ile Mehtap Yücel yer aldı. Basın toplantısına&nbsp;Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş de katıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bundan sonra her üç ayda "karnenin" açıklanacağını belirten Nazlıaka, üç&nbsp;ay boyunca kadına yönelik şiddetin "durmadan devam ettiğini" söyledi. Nazlıaka, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"95 kız kardeşimiz hayattan koparıldı. Bunlardan 48'i cinayet, 47'si ise şüpheli ölüm dosyası adı altında kayıt altına alındı. Ancak biz 'şüpheli ölüm diye bir şey yoktur, korunan bir katil ve arkasında güçlü bir takım bireyler vardır' demeye devam edeceğiz.&nbsp;Ocak ayında yaşanılan hak mağduriyetlerinden birebir bağlantı içerisinde olduğumuz birkaç kişiye değinmek istedik. Bir tanesi Gaziantep'te yaşayan 31 yaşındaki kız kardeşimiz Sibel Külah. Kendisi boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından baştan aşağı üzerine kezzap dökülerek 3'üncü derece&nbsp;bütün bedeni yanacak şekilde ne yazık ki hastanelik oldu. Tek gözü görmüyor ve kendisini hastanede ziyaret ettiğimizde 'size güveniyorum.' dedi. Buradan ben de Sibel kardeşime sesleniyorum, 'kardeşim bize güven. Biz seninleyiz ve senin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Senin ve çocukların hakkını savunmaya devam edeceğiz.'&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka yaşanılan vakada Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi personeli Yasin Çakmak'ın evli olduğu Fatma Çakmak'a sistematik şiddet uygulaması ile ilgili. Yüzünü jiletle kesiyor ve bu kişi tutuksuz yargılanacak kararı çıkınca elbette bizler kadın hareketi birlikte kazan kaldırdık ve bunun sonrasında tutuklanması yönünde bir karar verildi ama biz dilerdik ki buna gerek kalmadan böylesine şiddet uygulamış, işkence yapmış olan bir kişi baştan zaten tutuklu yargılanma kararıyla süreç işlesin. Çalıştığı kurumun gücünü arkasına alarak kadına yönelik şiddet uygulamaya devam edecek olanlara da buradan sesleniyoruz, 'hiç o kurumlara falan güvenmeyin. Onların gücünü arkanızı aldığınız zannetmeyin. Şiddetle mücadelede burada biz varız ve sonuna kadar da şiddet gören kız kardeşlerimizin hakkını savunmayı sürdüreceğiz.'"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çocukların yaşam hakkı tehdit altındayken algı yönetimi ile meşgul olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'mız var"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak ayında 4 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini hatırlatan Nazlıaka, "Bu kaza değil bir cinayettir.&nbsp;Onun için okulda olması gereken çocukların denetimsiz ve güvencesiz koşullarda çalıştırılmasına buradan bir kez daha isyan ediyoruz. Çocuklar bir yanda çalışırken hayatını kaybediyor. Tıpkı Atlas çağlayan gibi... Atlas 17 yaşında geleceğe dair umutları, hayalleri olan bir evladımızdı ama yan bakma tartışmasıyla sokak ortasında bıçaklanarak hayatını kaybetti.&nbsp;Çocukların yaşam hakkı tehdit altındayken kamu otoritesi koruma görevini üzerine getirmek yerine algı yönetimi ile meşgul olan bir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'mız var ne yazık ki" diye sitem etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nazlıaka, engelli vatandaşların yaşadığı sıkıntılarana da değinerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ocak ayında 27 yaş üstü engelliler hiçbir hukuki dayanak olmaksızın devlet destekli eğitim özel eğitim hizmetlerinden o kapsamdan çıkartıldılar. Tabii ciddi bir kamuoyu baskısı oldu bunun üzerine bir geri adım atıldı ama şu gerçek değişmedi, bu ülkede bir gecede bir kişinin iki dudağıyla haklar alınabiliniyor.&nbsp;Ocakta engelli maaşlarına yapılan zamlar hepinizin bildiği gibi yaşam maliyetlerindeki artış ve temel ihtiyaçlarla kıyaslandığında trajikomik rakamlar olarak kaldı. Devletin engelli vatandaşların hem eğitim hem de ekonomik haklarını korumada kadar başarısız olduğunda bir kez daha kamuoyu görmüş oldu. Bununla yetinilmedi, evde bakım yardımı yönetmeliğinde de bir değişiklik yapıldı ve bu yönetmelik değişikliği ile engellilerin evde bakım yardımlarından yararlanma koşulları daraltıldı. Bu durum zaten zor olan engelli yurttaşlarımızın yaşam koşullarını daha daha zorlaştırdı."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın, çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin Nazlıaka, "Çocukların çevrim içi risklere karşı korunması adı altında hazırlanan bu düzenleme çocukların görüşlerinin yok sayıldığı ve fişleme endişesi yaratan bir tasarıya dönüşecek gibi görünüyor" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Nilay mecburen mahkemede 'rızam vardı' demek zorunda kaldı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuk istismarı davalarında "küçüğün rızası" kararlarının giderek arttığını öne süren Nazlıaka, şu örnekleri verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunlardan bir tanesi 14 yaşındaki Sena Yakşa'nın davasıydı.&nbsp;Sena'nın hikayesi şöyle, öz eniştesi tarafından istismara uğruyor. Tehdit ediliyor ama yılmıyor ve hukuk mücadelesi veriyor. Elinde video kayıtları var, ses kayıtları var ama enişte beraat ediyor. Çünkü amca ve hala Sena'ya baskı yapıyor. Sena'da daha çocuk, diyorlar ki 'bak eğer rızam vardı demezsen yanlış yapmış olursun.' Babası da gene Sena'yı annesini ve kardeşlerini ne yönelik şiddet uygulayacağını söyleyerek tehdit ediyor. Bunun üzerine Sena 'rızam vardı' diye ifade vermek zorunda kalıyor.&nbsp; Dava tekrar açıldığı süreçte de Sena'nın sesini duyurmaya çalıştık çünkü Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, o sürece kadar bu beraat kararına yeteri kadar duyarlı yaklaşmamıştı. Davayı müdahil olmaktan bahsetmiyorum müdahil olmak değil, kâğıt üzerindeki dahillik değil. Gönül birlikteliği asıl önemli olan ve sena seslendi durdu. 'Benim 60 yaşındaki bir adamla gönül rızam olabilir mi? Lütfen duyun beni' dedi. Neyse ki süreç yeniden itiraz edildi mahkeme kararını Umuyoruz ki, daha adil bir şekilde yürüyecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka gene küçüğün rızası vakasının öznesi ise Diyarbakır'da yaşayan Nilay Esmer'di. Nilay 7 yaşında itibaren öz babasının istismarına uğramıştı. Jandarma araba içerisinde babayı suçüstü yakalamıştı adam yargılanmıştı ancak Nilay'a halası ve amcası çok baskı yapınca gene özbaba baba, annesi Nilay'ı ve kardeşlerini öldürmekle tehdit edince Nilay mecburen mahkemede 'rızam vardı' demek zorunda kaldı. Nilay tekrar mahkemeye başvurdu annesi tanıklık etmek istedi. Fakat 'bu kadar tanık dinleyemem' dedi hakim. Dolayısıyla duruşmada beraat kararı verdi. Ve umuyoruz ki bu süreç özellikle gazeteci Timur Soykan ve Ferit Demir'in de bu davanın duyulmasını sağlamasıyla bizlerin sahiplenmesi ile birlikte adaletin yerini bulacağı şekilde işler."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gerekli yasal boşluğun bir an önce doldurulması yönünde de buradan iktidarı uyarıyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nazlıaka,&nbsp;22 yaşında katledilen üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz, öz babası tarafından istismara uğrayan Hifa İkra Şengüler ile anne Fatma Nur Çelik ve öğretmen Fatma Nur Çelik'in ölümlerine ilişkin de hukuki süreci takip ettiklerini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mart ayında otizmli Uğur Yıldırım'ın davasını da takip ettiklerini belirten Nazlıaka, "Orada da annesi bir hak arayış mücadelesi içinde çünkü bu evladımız bakım merkezindeyken aşırı dozda ilaç verilmesi ve kötü muamele olduğunun tespitiyle birlikte yaşamını kaybetti. Dosyada raporlar var, görüntüler var ama bu davada da sanıklar tutuksuz yargılanıyor. Bu nasıl bir adalet sistemi diye buradan bir kez daha haykırıyoruz ama Uğur Yıldırım'ın anneciği yalnız değildir. Onunla birlikteyiz diye de dayanışmayı buradan da bir kez daha yükseltiyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın mart ayında da engelli vatandaşların hakkını gasp ettiğini ileri süren Nazlıaka, "Yüzde 90'ın altında engelli sağlık raporu olan bireylerin ÖTV muafiyetli araç alım işlemleri durduruldu. Derhal bu işlemlerin yeniden başlatılması, gerekli yasal boşluğun bir an önce doldurulması yönünde de buradan iktidarı uyarıyoruz" diye çağrı yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bizim burada anlattığımız hiçbir vaka, hiçbir olay münferit değil"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aylin Nazlıaka, açıklamasının sonunda şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bizim burada anlattığımız hiçbir vaka, hiçbir olay münferit değil. Her biri sistematik ve politik süreçlerin bir uzantısı. Dolayısıyla yaşadığımız her şey ihmallerin, cezasızlığın ve beceriksiz yönetimlerin, ülkeyi yönetemeyen iktidarın anlayışının bir sonucu. Yoksul bir anne çaresizlikten hayatına son veriyorsa, bir kadın defalarca beni koruyun demesine rağmen korunamıyorsa, bir çocuk istismara uğrayıp adaleti mahkemede bulamıyorsa, engelliler haklarından bir gecede mahrum bırakılıyorsa, gençler sokak ortasında öldürülüyorsa burada artık tekil olaylardan değil işlemeyen bir kara düzenden, bir sistemden bahsediyoruz. Şiddetin normalleştiği, cezasızlığın yaygınlaştığı, hakların keyfi kararlara bağlı hale getirildiği bu düzende en büyük bedeli her zaman toplumun en kırılgan kesimleri yaşıyor.&nbsp;Ve tüm bunlar yaşanırken sorumluluk alması gerekenler de susuyor ya da sadece izlemekle yetiniyor. İşte biz bu kara düzeni kabul etmiyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nizamettin Kabaiş: "'Telefon İspanya'dan gelecek, şifre çözülecek' diyorlar, oyalıyorlar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş de Rojin Kabaiş ve bütün kadınlar için adalet istediğini söyledi. Kabaiş, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yaklaşık 2 senedir biz acı çekiyoruz, kızım Van Üniversitesi'nde katledilmiş, iki erkeğe ait DNA tespit edilmiş bu bir cinayettir ama bizi oyalıyorlar. Son 6 aydır dosya için herhangi bir çalışma yapılmamış. Avukatlarımızın talebi üzerine talep ettiğimiz, bütün sorular cevapsız. Sadece telefon ediyoruz, bekliyoruz. 'Telefon İspanya'dan gelecek, şifre çözülecek' diyorlar, oyalıyorlar. Avukatların talep ettiği sorular şunlardır, '18 gün boyunca bu genç kızımız neredeydi? Kaç gün sürede kalmış? Hangi gün öldürülmüş?' Çok sorular cevapsızdır. Kamera kayıtları silinmiş, telefon da arama yapılmamış. Çok sıkıntılar var, rektör, yurt müdürü sürekli delilleri karartıyorlar. Biz çok acı çekiyoruz. Herkesten rica ediyorum Meclis'e sesleniyorum: Rojin sadece benim kızım değil, sizin de kızınızdır, biz çok acı çekiyoruz, bu olay aydınlansın, katiller yakalansın en ağır ceza neyse onlara versinler."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 15:37:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-aile-ve-sosyal-hizmetler-politika-kurulu-aile-ve-sosyal-hizmetler-h161196.html">CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı&amp;#039;nın üç aylık &amp;quot;karnesini&amp;quot; açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/covid-19-nedeniyle-yasamini-yitiren-saglikcilar-anildi-pandemide-h161195.html</link>
		<title>Covid-19 nedeniyle yaşamını yitiren sağlıkçılar anıldı: Pandemide bindirilen yük hafiflemedi. Hakkınız ödenmez dediler ve ödemediler</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hekimler ve sağlık emekçileri, Covid-19 nedeniyle yaşamını yitiren meslektaşları için İstanbul Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi önünde açıklama yaptı. Ortak açıklamayı okuyan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç, “Sağlık çalışanlarını koruyamayan bir sağlık sistemi, toplumu da koruyamaz. Aradan geçen yıllara rağmen pandemi döneminden gerekli derslerin çıkarıldığını söylemek mümkün değildir. Bugün sağlık sistemi hâlâ ağır iş yükü, performans baskısı, sağlıkta şiddet, güvencesizlik politikalarıyla şekilleniyor. Pandemide omuzlarımıza bindirilen yük, sonrasında da hafiflemedi. ‘Hakkınız ödenmez’ dediler ve gerçekten de ödemediler” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hekimler ve sağlık emekçileri, Covid-19 nedeniyle yaşamını yitiren meslektaşları için İstanbul Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi önünde açıklama yaptı. Ortak açıklamayı okuyan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç, “Sağlık çalışanlarını koruyamayan bir sağlık sistemi, toplumu da koruyamaz. Aradan geçen yıllara rağmen pandemi döneminden gerekli derslerin çıkarıldığını söylemek mümkün değildir. Bugün sağlık sistemi hâlâ ağır iş yükü, performans baskısı, sağlıkta şiddet, güvencesizlik politikalarıyla şekilleniyor. Pandemide omuzlarımıza bindirilen yük, sonrasında da hafiflemedi. ‘Hakkınız ödenmez’ dediler ve gerçekten de ödemediler” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası tarafından “1 Nisan Covid-19 Sebebiyle Kaybettiğimiz Hekim ve Sağlık Çalışanlarını Anma Günü” açıklaması düzenlendi. Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi önündeki açıklamada, “Covid-19 sebebiyle kaybettiğimiz hekim ve sağlık çalışanlarına sevgi, saygı ve minnetle” yazılı pankart açılarak yaşamını yitiren hekimlerin resminin olduğu “Unutmayacağız” yazılı döviz taşındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası Başkanı Osman Küçükosmanoğlu, yeni pandemilere karşı hazırlıklı olunması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Aynı çevre sorunları gibi pandemi de insanlığın geleceğini olumsuz yönde etkileyecek önemli gerçeklerden birisi. Bu yüzden tabii sağlık sistemlerimizi ayakta tutmamız lazım. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmasını görmek, emeklerinin karşılığını vermek lazım. Toplumun da bu konuda duyarlılığı çok önemli. Bunun bir örneğini aşı şeklinde verebiliriz. Covid pandemisinden bir süre sonra ölümlerin azalması, daha sonra durmasının en büyük nedeni, toplum bağışıklığının kazanması yanında aşılardır. Çok hızlı bir şekilde gündeme gelen ve uygulamaya konan aşıların ölümleri azalttığını yaşadık. Biz her gün İstanbul’da bir başka sağlık kurumu önünde kaybettiğimiz meslektaşımızı anıyorduk o günlerde. Haftada bir, iki, üç, beş meslektaşımızın kaybını gözümüzle yaşıyorduk ama aşılardan sonra bunların hızlı bir şekilde azaldığını ve kesildiğini gördük. Bugün de toplumda aşısız hastalıklara karşı bir direnç düşüklüğü söz konusudur. Daha önceden görülmeyen, aşılamayla neredeyse yok edilmiş olan boğmaca, kızamık bugün aşılama oranlarının düşmesi nedeniyle tekrar görülür olmakta ve toplumu tehdit etmektedir. Biz eski ve yeni düşmanlarımız virüslere karşı toplumun da duyarlı olmasını istiyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“513 sağlık çalışanı yaşamını yitirdi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazırlanan ortak açıklamayı okuyan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç okudu. 1 Nisan gününün Türk Tabipleri Birliği tarafından 2020 yılında yapılan 72. Büyük Kongresi’nde “Covid-19 Nedeniyle Kaybettiğimiz Hekim ve Sağlık Çalışanlarını Anma Günü” olarak ilan edildiğini anımsatan Oruç, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1 Nisan, halkın sağlığı için görev yaparken yaşamını yitiren meslektaşlarımızı unutmadığımızı, onların anısını, emeğini ve bıraktığı sorumluluğu sahiplenmeye devam ettiğimizi ilan ettiğimiz gündür. Pandemi, yalnız Türkiye’de değil; dünya çapında sağlık sistemlerinin piyasacı dönüşümünün, kamusal sağlık hizmetlerinin zayıflatılmasının, koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itilmesinin ve sağlık çalışanlarının nasıl ağır koşullar altında çalıştırıldığının da görünür hale geldiği tarihsel bir dönemeç olmuştur. Covid-19 pandemisi boyunca hekimler, hemşireler, ebeler, teknisyenler, işçiler ve tüm sağlık çalışanları en ön safta görev yaptı. Kendi yaşamlarını, ailelerini, sağlıklarını riske atarak halkı korumaya çalıştılar. En az 176’sı hekim olmak üzere toplam 513 sağlık çalışanı gerekli koruyucu önlemlerin yetersizliği, ağır iş yükü, düzensiz çalışma koşulları ve sağlıktaki yapısal sorunlar nedeniyle yaşamını yitirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Pandemi döneminden gerekli dersler çıkarılmadı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünün bizim için simgesel anlamı büyüktür. 1 Nisan, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu hocamızı Covid-19 nedeniyle kaybettiğimiz gündür. Onun şahsında, pandemi sürecinde yaşamını yitiren tüm sağlık çalışanlarının anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Pandemi bize bir kez daha göstermiştir ki sağlık alanında bilimin, kamusal sorumluluğun, şeffaflığın ve emekten yana bir yaklaşımın yerini hiçbir şey tutamaz. Bilimsel uyarıların dikkate alınmadığı, verilerin şeffaf paylaşılmadığı, koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itildiği, sağlık çalışanlarının yeterince korunmadığı koşullarda bedeli hem toplum hem de sağlık çalışanları öder. Sağlık çalışanlarını koruyamayan bir sağlık sistemi, toplumu da koruyamaz. Aradan geçen yıllara rağmen pandemi döneminden gerekli derslerin çıkarıldığını söylemek mümkün değildir. Bugün sağlık sistemi hâlâ ağır iş yükü, performans baskısı, sağlıkta şiddet, güvencesizlik politikalarıyla şekilleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Meslek hastalığı sayılması hâlâ talebimizdir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pandemide omuzlarımıza bindirilen yük, sonrasında da hafiflemedi. ‘Hakkınız ödenmez’ dediler ve gerçekten de ödemediler. Bu nedenle 1 Nisan, aynı zamanda, sağlık çalışanlarının ölüme, hastalığa, tükenmeye ve değersizleştirmeye mahkûm edilmediği, toplumun nitelikli, eşit, ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetine kavuştuğu bir sağlık düzeni talebimizi yükselttiğimiz gündür. Covid-19'un sağlık çalışanları açısından meslek hastalığı sayılması, kayıpların ve mağduriyetlerin eksiksiz biçimde tanınması, geride kalan yakınlarının haklarının güvence altına alınması, sağlık çalışanları için güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması hâlâ güncel ve yakıcı taleplerimizdir. Kaybettiğimiz meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını unutmadık, unutturmayacağız. Onların özverisini de uğradıkları ihmali de geride bıraktıkları sorumluluğu da hatırlıyoruz. Sağlık çalışanlarının ve halkın sağlığı piyasanın, keyfiliğin ve ihmalkârlığın insafına bırakılamaz. Covid-19 nedeniyle kaybettiğimiz tüm sağlık çalışanlarını saygı, sevgi, özlem ve minnetle anıyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 15:10:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/covid-19-nedeniyle-yasamini-yitiren-saglikcilar-anildi-pandemide-h161195.html">Covid-19 nedeniyle yaşamını yitiren sağlıkçılar anıldı: Pandemide bindirilen yük hafiflemedi. Hakkınız ödenmez dediler ve ödemediler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/deniz-yavuzyilmaz-zonguldak-il-genel-meclisi-seciminde-akp-li-h161194.html</link>
		<title>Deniz Yavuzyılmaz: &amp;quot;Zonguldak İl Genel Meclisi seçiminde AKP&amp;#039;li Necdet Karaveli CHP&amp;#039;nin oylarını usulsüz olarak geçersiz saymaya kalktı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, &quot;Zonguldak İl Genel Meclisi seçimindeyiz. CHP&#039;li üye sayısı 16. AKP&#039;li üye sayısı 16. Ve Meclis&#039;te Divan Başkanlığı&#039;nı yapan AKP&#039;li kişi aynı zamanda da AKP&#039;nin İl Genel Meclisi seçimindeki adayı. Ve burada yapılan oylamalar tamamlandıktan sonra zarfların içindeki pusulalar çıkarıldı ve pusulalar gösterilirken AKP&#039;li Başkan ve aynı zamanda il genel meclis üyesi adayı Necdet Karaveli CHP&#039;nin oylarını usulsüz olarak geçersiz saymaya kalktı. Salondayız. Ve herhangi bir oldubittiye müsaade etmeyeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, "Zonguldak İl Genel Meclisi seçimindeyiz. CHP'li üye sayısı 16. AKP'li üye sayısı 16. Ve Meclis'te Divan Başkanlığı'nı yapan AKP'li kişi aynı zamanda da AKP'nin İl Genel Meclisi seçimindeki adayı. Ve burada yapılan oylamalar tamamlandıktan sonra zarfların içindeki pusulalar çıkarıldı ve pusulalar gösterilirken AKP'li Başkan ve aynı zamanda il genel meclis üyesi adayı&nbsp;Necdet Karaveli CHP'nin&nbsp;oylarını usulsüz olarak geçersiz saymaya kalktı. Salondayız. Ve herhangi bir oldubittiye müsaade etmeyeceğiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Kamu Denetimi ve Yolsuzluklarla Mücadeleden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak İl Genel Meclisi seçiminde CHP oylarının harf hataları gerekçesiyle geçersiz sayılması üzerine CHP'li milletvekilleri ve üyelerle birlikte meclis salonunu terk etmeme eylemine başladı. Yavuzyılmaz, konuya ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/305c92e3-fb00-4ddc-94fb-195ce142ffeb-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün 1 Nisan 2026, Zonguldak İl Genel Meclisi seçimindeyiz. CHP'li üye sayısı 16. AKP'li üye sayısı 16. Ve Meclis'te Divan Başkanlığı'nı yapan AKP'li kişi aynı zamanda da AKP'nin İl Genel Meclisi seçimindeki adayı. Ve burada yapılan oylamalar tamamlandıktan sonra zarfların içindeki pusulalar çıkarıldı ve pusulalar gösterilirken AKP'li Başkan ve aynı zamanda İl Genel Meclisi üyesi adayı&nbsp;Necdet Karaveli CHP'nin&nbsp;oylarını usulsüz olarak geçersiz saymaya kalktı. Bunun üzerine de şu an itibarıyla CHP'li İl Genel Meclisi üyeleri, il başkanım ve milletvekili arkadaşımla birlikte şu anda salondayız. Ve herhangi bir oldubittiye müsaade etmeyeceğiz. Burada kendilerince hem kendisi İl Genel Meclisi Başkanı olacak hem seçimi yönetecek hem divanda bulunacak hem de aday olacak hem de CHP'nin oylarını kafasına göre iptal edecek... Buna müsaade etmiyoruz. Bir oldubitti açıklamasına izin vermiyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zonguldak tarihinde böyle bir olay yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından İl Genel Meclisi salonuna gelen jandarma ekipleriyle CHP'liler arasında arbede yaşandı. Yavuzyılmaz Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu'nu arayarak "Sayın Valim siz o zaman Necdet Başkan'ı arayın. Onlar üç kişilik bir heyet oluştursun biz de oluşturalım. Onlar görüşsünler nasıl bir açıklama nedir ne değildir bir bakılsın. Bir oldubittiye mahal vermeyecek şekilde burada çıkan sonuç ne olursa olsun Zonguldak'ta herhangi bir parti seçmenin vicdanını yaralamayacak şekilde bugünle ilgili aşama kaydedilsin. Bu iş yarın devam edecekse yarın devam eder. İlgili, yetkili arkadaşlar bugünle ilgili görüşecekleri hususları salonun içerisinde değil başka bir toplantı odasında değerlendirsinler, ona göre suhuletle bu işi neticelendirelim. Arkadaşların elinde jop var. Zonguldak tarihinde böyle bir olay yok" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 14:44:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/deniz-yavuzyilmaz-zonguldak-il-genel-meclisi-seciminde-akp-li-h161194.html">Deniz Yavuzyılmaz: &amp;quot;Zonguldak İl Genel Meclisi seçiminde AKP&amp;#039;li Necdet Karaveli CHP&amp;#039;nin oylarını usulsüz olarak geçersiz saymaya kalktı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmer-hurmuz-bogazi-zirvesi-yle-h161193.html</link>
		<title>İngiltere Başbakanı Starmer: &amp;quot;Hürmüz Boğazı Zirvesi&amp;#039;yle enerji krizine çözüm arayacağız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Orta Doğu’daki savaşın İngiltere üzerindeki etkilerini değerlendirerek, &quot;Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın uluslararası liderlerle Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünü yeniden tesis etme planlarını görüşmek üzere bir zirve düzenleyeceğini&quot; açıkladı. Starmer, &quot;Hürmüz Boğazı Zirvesi&#039;yle enerji krizine çözüm arayacağız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Orta Doğu’daki savaşın İngiltere üzerindeki etkilerini değerlendirerek, "Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın uluslararası liderlerle Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünü yeniden tesis etme planlarını görüşmek üzere bir zirve düzenleyeceğini" açıkladı. Starmer, "Hürmüz Boğazı Zirvesi'yle enerji krizine çözüm arayacağız" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Orta Doğu'daki savaşın İngiltere üzerindeki etkilerine ilişkin ulusa sesleniş konuşması gerçekleştirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Starmer, "Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın, uluslararası liderlerin katılımıyla Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünü yeniden tesis etme planlarını görüşmek üzere bir zirve düzenleyeceğini" duyurdu. Starmer,&nbsp;"Hürmüz Boğazı Zirvesiyle enerji krizine çözüm arayacağız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hürmüz Boğazı, İsrail ve ABD’nin saldırılarına karşı İran tarafından fiilen kapatılmış durumda. Bu durum, stratejik öneme sahip deniz yolundaki kısıtlamalar nedeniyle küresel enerji fiyatlarının artmasına yol açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Starmer, İngiltere'nin Orta Doğu çatışmasına dahil edilmeyeceği yönündeki önceki açıklamalarını yineleyerek, "artan yaşam maliyetlerinin en iyi şekilde ele alınmasının yolu olarak gerginliğin azaltılmasını ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını" gösterdi. Satrmer, "Mevcut olan tüm diplomatik yollar değerlendiriliyor" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ekonomik etkiler kolay olmayacak"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaşın ülke ekonomisine etkilerine ilişkin, "Dürüst olmam gerekirse, bu kolay olmayacak" diyen Starmer, hükümetin daha önce açıkladığı yaşam maliyetlerini azaltmaya yönelik önlemlerinden bahsetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunlar arasında enerji faturalarına üst sınır getirilmesi ve yakıt vergisi indirimlerinin Eylül 2026'ya kadar sürmesi yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İngiltere'nin uzun vadeli çıkarları, Avrupa ile yakın bağ gerektiriyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Starmer, "İngiltere'nin uzun vadeli ulusal çıkarlarının, Avrupa’daki müttefikler ve Avrupa Birliği ile daha yakın iş birliği gerektirdiğinin giderek daha net hale geldiğini" söyledi. "Güvenliği güçlendirme ve yaşam maliyetlerini düşürme fırsatlarının göz ardı edilemeyecek kadar büyük olduğunu" dile getiren Satrmer, "yakın gelecekte Avrupa Birliği'ne üye ülkelerle bir zirve yapılacağını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keir Starmer, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.&nbsp;Ekonomik baskıların artması karşısında halkın davranışlarını değiştirmesi gerekip gerekmediği sorulan Starmer, "hükümetin durumu yakından izlediği" yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Starmer ayrıca, "ekonomik durumun, çatışmanın ne kadar süreceğine ve Hürmüz Boğazı’nın ne kadar hızlı yeniden açılacağına bağlı olacağını" vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 14:25:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmer-hurmuz-bogazi-zirvesi-yle-h161193.html">İngiltere Başbakanı Starmer: &amp;quot;Hürmüz Boğazı Zirvesi&amp;#039;yle enerji krizine çözüm arayacağız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sezgin-tanrikulu-adil-yargilanma-hakkinin-butun-unsurlari-ibb-davasinda-ihlal-ediliyor-h161192.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu: Adil yargılanma hakkının bütün unsurları, İBB davasında ihlal ediliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ocak-şubat ayına ilişkin hazırladığı İnsan Hakları İhlalleri Raporu&#039;nu açıkladı. Tanrıkulu, “İBB davasında en başından bu yana, tutanaklara yansıdığı biçimiyle adil yargılanma hakkının bütün unsurları maalesef ihlal ediliyor. Aleniyet hakkı, basının çalışma hakkı duruşma salonunda engelleniyor. Söz haklarının kısıtlanması, avukatlara ikinci kimlik incelemesinin yapılması, üç avukat sınırlaması, jandarmanın sanıklar arasında oturması, avukatlara erişim engelli duruşma salonunda, sanıkla avukatların değil konuşması göz temasının bile yasaklanması savunma hakkının ihlalidir” dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ocak-şubat ayına ilişkin hazırladığı İnsan Hakları İhlalleri Raporu'nu açıkladı. Tanrıkulu, “İBB davasında en başından bu yana, tutanaklara yansıdığı biçimiyle adil yargılanma hakkının bütün unsurları maalesef ihlal ediliyor. Aleniyet hakkı, basının çalışma hakkı duruşma salonunda engelleniyor. Söz haklarının kısıtlanması, avukatlara ikinci kimlik incelemesinin yapılması, üç avukat sınırlaması, jandarmanın sanıklar arasında oturması, avukatlara erişim engelli duruşma salonunda, sanıkla avukatların değil konuşması göz temasının bile yasaklanması savunma hakkının ihlalidir” dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bugün partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Tanrıkulu’nun açıklamaları şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“CHP’de İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, bu kurultaydan sonra yeniden oluşturuldu. Daha önce 2010’da aralık ayındaki kongreden sonra oluşturulmuştu. Ancak MYK yapılanması değiştiği için İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yoktu. Üç aydır bu görevde, İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yapıyorum aynı zamanda, Meclis’teki görevlerimin dışında. Meclis'te de AK Parti dönemindeki insan hakları ihallalerini her ay düzenli raporlarla kamuoyuyla paylaşıyorduk. Şimdi CHP'de İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak bu raporu sizlerle buradan paylaşacağım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AK Parti, insan hakları ihlallerinde&nbsp;bütün Türkiye'de&nbsp;eşitliği sağladı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti iktidarının bu döneminde bir eşitliği sağladığı Türkiye'de, o eşitlik zalimlikte ve zulümlükte eşitlik. Hak ihlallerini, insan hakları ihlallerini Türkiye'nin bir bölgesinden ve bir kimliğine karşı olmaktan çıkartıp Türkiye'nin bütün coğrafyasında &nbsp;her kimlikten, her yaştan, her cinsiyetten, her cinsel yönelimden insana karşı, yapma başarısını elde etti. Yani insan hakları ihlallerinde bir eşitliği sağladı bütün Türkiye'de. Ve ağır insan hakları ihlalleri de her alanda devam ediyor. İnsan haklarının başında yaşam hakkı gelir. Yaşam hakkı, her hakkın başlangıcıdır. Ocak-şubat aylarında toplam 358 yaşam hakkı ihlali gerçekleşmiş. Yargısız infaz, dur ihtarı, rastgele ateş açma olaylarından iki yurttaşımız; cezaevlerinde beş yurttaşımız; nefret suçlarından üç yurttaşımız yaşamını yitirmiş. 21 mülteci yine bu dönem içerisinde yaşamını değişik nedenlerle yitirmiş. Ocak, şubat ayında toplam beşi çocuk olmak üzere, 46 kadın cinayeti gerçekleşmiş. Yine bu aylarda 269 iş cinayeti gerçekleşmiş. Yani yaşam hakkı ihalleri artarak devam etmiş.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AK Parti iktidara geldiği zaman temel mottosu: ‘İşkenceye sıfır tolerans’tı. Şimdi işkenceciye tam tolerans var”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti iktidara geldiği zaman temel mottosu: ‘İşkenceye sıfır tolerans’tı. Şimdi işkenceciye tam tolerans var. Toplam ocak ve şubat aylarında kamuoyuna yansıyan, insan hakları örgütlerinin takip ettiği vakalarda, 824 işkence vakası gerçekleşmiş. Bunlardan 104’ü cezaevlerinden gelen şikayetler, kötü muamele ve işkence iddiaları. Düşünceyi ifade özgürlüğü bağlamında da her alanda çok ağır ihlaller var ocak ve şubat aylarında. Saldırıya uğrayan, tehdit edilen, çalışması engellenen gazeteci sayısı 23. Hapis ve para cezası verilen gazetecilerin sayısı 13. Gözaltına alınan gazetecilerin sayısı 25. Tutuklanan gazetecilerin sayısı yedi. Alican Uludağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp başta olmak üzere, hem kötü muamele gördüler hem de tutuklandılar ve tutuklulukları hala devam ediyor. Merdan Yanardağ keza yine hapiste. Birçok gazeteci şu anda hapiste. Gazetecilere karşı ağır ihlaller devam ediyor. Daha geçtiğimiz pazar günü, İstanbul'da gazetecilerin 300 metre bile yürümesine izin verilmediği ve basın açıklamasını büyük baskı altında ancak gerçekleştirebilirler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Düşünceyi ifade nedeniyle ocak ve şubatta açılan dava ve soruşturma sayısı 367”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düşünceyi ifade nedeniyle bu dönemde açılan dava ve soruşturma sayısı da 367. Düşünceyi ifade nedeniyle gözaltına alınan tutuklanan insanların sayısı da biri çocuk olmak üzere, toplam 54. Bunlardan 24 kişi de tutuklanmış. Toplantı ve gösteri özgürlüğü bakımından da bu dönemde müdahale edilen etkinlik sayısı 91. Eylem ve etkinliklerin yasaklandığı illerin sayısı altı. Bu toplantı ve gösteri özgürlüklerinde, toplantılarında toplam bin 341 kişi gözaltına alınmış. Bunlardan 111’i de çocuk. Tutuklananların sayısı 150. Bunların 28’i de yine çocuk olmak üzere böyle ağır bir tablo var bütün hak araları bakımından. Bu sayıların tümünün bizde ayrı kayıtları var. Kime karşı nasıl yapılmış, kayıtları var. Sizlerle de bunları paylaşacağız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Adil yargılanma hakkının bütün unsurları, İBB davasında ihlal ediliyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İBB davası başladı. İBB davasında basına yansıyan, avukatların tuttukları belgelerden hangi hak ihlalleri gerçekleşmiş, onları belgelemeye çalıştık. Bundan sonra da her hafta bunları yapıp basınla da paylaşmaya çalışacağız. Sadece tutanaklardan baktık. En başından bu yana, tutanaklara yansıdığı biçimiyle adil yargılanma hakkının bütün unsurları, İBB davasında maalesef ihlal ediliyor. Sizlere bunlar küçük ihlaller gibi gelebilir, yurttaşlarımız ‘Ne var bunlarda’ denebilir ama tüm hak ihlali ve Anayasa Mahkemesi (AYM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla ihlal olduğu tespit edilmiş olan vakalar. Mesela daha dün itibarıyla Ekrem İmamoğlu'na iletilen bir not, basında paylaşıldı. ‘Bu olmaz’ denildi. Mahkeme başkanı müdahale etmeye çalıştı. Oysa bizler de biliyoruz ki duruşma salonunda yargılanan sanıkla avukatları arasında iletişim hakkı var. O iletişim hakkı engellenemez hiçbir biçimde duruşma salonunun içerisinde. Bu bile engellendi ki not da paylaşıldı. Sonuçta kendisiyle ilgili dün itibarıyla açılan bir soruşturmayla ilgili olarak verilen bir bilgi notuydu. Bu bilgi notu bile bir döküman olarak, bir suç olarak gösterilmeye çalışıldı. Oysa şüphelinin adil yargılanma hakkı çerçevesinde, savunma hakkı çerçevesinde en temel haklarından bir tanesi bu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“4 bin sayfalık iddianame için şüphelilere verilen inceleme süresi haftada iki saat bilgisayar hakkı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutanaklara yansıyan gözaltına alınma koşulları ve cezaevlerine kalış biçimiyle ilgili çok ağır ihlaller var. Bunlar mahkeme kayıtlarına yansıdı. Bizzat şüpheliler tarafından ve şüphelerin avukatları tarafından. Bunların tümü hem AİHM kararlarına yansımış ve AYM kararlarına yansımış hak ihlali. Kötü muamele bakımından, işkence yasağı bakımından hak ihalleri. Mesela avukatıyla beyanda bulunamayan şüpheli var. Yine cezaevi içerisinde, cezaevi koşullarında yatağı olmayan ve bunu kayıtlara geçiren şüpheliler var. Aleniyet hakkı, basının çalışma hakkı yine duruşma salonunda engelleniyor büyük oranda. Savunma hakkı bakımından yetersiz süre, yine İHM kararlarına yansımış ihlal biçimleri var. 4 bin sayfalık iddianame için şüphelilere verilen inceleme süresi haftada iki saat bilgisayar hakkı. Bu açık bir biçimde savunma hakkının ihlali. Soruşturma koşullarında, dava dosyasına erişim engeli. Mesela MASAK raporlarının şüphelilere verilmemiş olması ve bunlarla ilgili savunma haklarının kısıtlanmış olması.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Avukatların sanıkla değil konuşması, göz teması bile yasaklandı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargı bağımsızlığına ilişkin olarak ortaya çıkaran hak ihlalleri var. Mahkemenin oluşum biçimi. Reddi hakimle ilgili olarak yine mahkemenin verdiği karar. Tabii hakim ilkesine aykırı bir biçimde oluşturulan, doğal yargıç ilkesine aykırı bir biçimde oluşturulan mahkeme heyeti. Toplu yargılama, yani 400’den fazla şüphelinin aynı dava dosyasında yargılanmış olması da savunma hakkının ihlalidir aynı zamanda. Tutuklama kararlarının ve bu incelemenin toplu yapılması da savunma hakkının ihlalidir AİHM kararlarına göre. Söz haklarının kısıtlanması, avukatlara ikinci kimlik incelemesinin yapılması, üç avukat sınırlaması, jandarmanın sanıklar arasında oturması, avukatlara erişim engelli duruşma salonunda, sanıkla avukatların değil konuşması göz temasının bile yasaklanması aynı şekilde. Yargılamanın yapıldığı koşullar, yani cezaevi kampüsü içerisinde duruşma salonu. Bunun kendisi adil yargılama ilkelerine aykırı. Basına getirilen kota, basının duruşma salonunda bulunduğu yer, izleyicilere getirilen kısıtlılık, milletvekillerinin kampüse alınmaması, duruşmadan yasaklanması, aile fertlerine kısıtlama getirilmesi, bir veya ikiyle sınırlandırılması, ağır hastalığa rağmen şüphelerin uzak cezaevlerinde tutulmaları, bin 200 kilometrelik yoldan getirilmeleri.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“105 tutuklu için sadece üç cümle gerekçe belirtilmiş”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatların beyanlarına yansıyan hak ihlalleri var. Mesela avukat Hasan Fehmi Demir'e 80 bin sayfalık ek evrak için sadece 24 saat süre verilmiş. Avukat Aynur Yazgan, Buğra Gökçe’nin avukatı. Tutanağa aynen şu yansımış: ‘MASAK raporlarına dayanılarak tutuklanan müvekkilimin bu raporları hiçbir zaman göremedi.’ MASAK raporuyla ilgili yargılanıyor, iddianın kaynağı MASAK raporu ama avukatın beyanına göre, Buğra Gökçe bu raporu hiçbir zaman görememiş. Avukat Tuğba Torun'un Aykut Erdoğdu ile ilgili iddiası; 105 tutuklu için sadece üç cümle gerekçe belirtilmiş. Bu da gerekçeli karar alma hakkına tamamen aykırı. Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının yansıyan ağır ihlalleri var. Niye bunu söylüyorum? Daha duruşmanın başındayız. Bu soruşturmalar 19 Mart 2025 tarihinde başladı. Bir yıl geçti. Şimdi dördüncü haftasındayız duruşmaların. Daha duruşmaların başlangıcında duruşma tutanağına yansıyan bu kadar ihlaller var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hakimler konusu suç olabilecek bir iddiayla karşı karşıya kaldıklarında suç duyurusunda bulunmak zorundalar”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme başkanına düşen görev, aynı zamanda konusu suç olan bu ihlallerle ilgili olarak kendisinin de resen tutum alması ve Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması ama bunların hiçbirisini yapmadı. Kötü muamele ve işkence iddialarıyla ilgili olarak da yapmadı. Bakın, Türkiye 30 yıl önce, hakimlerin aldığı bu tutum nedeniyle, yani duruşmada duyduklarına kayıtsız kalması nedeniyle AİHM tarafından mahkum edilmiştir. Hakimler konusu suç olabilecek bir iddiayla karşı karşıya kaldıklarında birinci olarak bunu tutanağa geçirmek zorundalar, ikinci olarak da suç duyurusunda bulunmak zorundalar. 35 yıl önce Türkiye'nin güney doğusunda yapılan bu ağır uygulamalar, şimdi İstanbul'da bütün Türkiye'nin izlediği, dünyanın takip ettiği bir davada yargıçlar tarafından yapılıyor. Bu ağır hak ihlallerini; savunma hakkı bakımından, işkence ve kötü muamele yasağı bakımından, cezaevi koşulları bakımından, gözaltı koşulları bakımından mahkemeye sunulan bu ağır iddialara sessiz kalıyorlar. Bunların tümü ağır hak ihlalleridir ve sonuçta bu düzen değiştiğinde bütün bu ihlaller de hem mahkemeler tarafından hem de bizler tarafından da mahkum edilecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AİHM’deki Kavala başvurusunda, AK Parti’nin Türkiye’yi düşürdüğü berbat durumdan utandım”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen hafta Osman Kavala duruşmasını, AİHM’de bizzat takip ettim. Uzmanlık alanım aynı zamanda bireysel başvuru ve AİHM’e yapılan başvurular. Osman Kavala başvurusunda, AK Parti hükümetinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni düşürdüğü berbat durumdan bir yurttaşla olarak utandım. Uluslararası bir mahkeme önünde bu devlet, bu kadar zor bir durumda bırakılamazdı. Ben utandım ve bizim tarihimiz bakımından da utanç verici bir durumdur. Yani Türkiye'nin yargı eliyle uluslararası bir mahkeme önünde, uluslararası görev yapan yatgıçların, her biri başka bir ülkeden görev almış 19 yargının önünde savunma yapamayacak bir duruma gelmiş olması, savunmaların dayanaksız olması ve sorulan sorulara Türkiye'yi temsil eden ‘akademisyen’ olan bir temsilcinin düştüğü durum, bu avukatlık pratiğini iyi bilen birisi bakımından hayretle karşıladım ve utanç duydum Türkiye’nin düşürüldüğü durumdan. Türkiye o davada da üçüncü ağır bir ihlal kararı alacaktır maalesef &nbsp;Yargılamanın geldiği nokta onu gösteriyor. AK Parti, sadece Türkiye'deki yargı eliyle değil ama uluslararası mahkemeler önünde de Türkiye'de yargının ve adaletin olmadığını bir kez daha gösterdi.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 14:10:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sezgin-tanrikulu-adil-yargilanma-hakkinin-butun-unsurlari-ibb-davasinda-ihlal-ediliyor-h161192.html">Sezgin Tanrıkulu: Adil yargılanma hakkının bütün unsurları, İBB davasında ihlal ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-38-olagan-kurultay-davasi-6-mayisa-birakildi-h161191.html</link>
		<title>CHP&apos;nin 38. Olağan Kurultay davası 6 Mayıs&apos;a bırakıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddialarıyla açılan davada sanıklar suçlamaları reddetti, duruşma 6 Mayıs&#039;a bırakıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddialarıyla açılan davada sanıklar suçlamaları reddetti, duruşma, 6 Mayıs'a bırakıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin, aralarında Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 kişinin "Seçim Kanunu'na muhalefet" suçundan, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davaya devam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada sanıklardan, CHP Meclis Üyesi Hüseyin Yaşar, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş ile taraf avukatları hazır bulundu. CHP’nin eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçaslan ise SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk olarak savunma yapan sanık Kılıçaslan, İzmir delegesi Hatip Karaaslan ile bir görüşme yapmadığını ve herhangi bir para almadığını söyleyerek üstüne atılı suçlamaları reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kılıçaslan'ın avukatı da “Özgür Özel'i desteklemesi karşılığında müvekkilimin para aldığı iddiası komplodur, iftiradır. MASAK raporlarında müvekkilimin hesabına 1 milyon TL girmediği de anlaşılmıştır. Öte yandan Hatip Karaaslan ile görüştüğüne dair bir kanıt da yoktur. Müvekkilim zaten iftiradan dolayı şikayetçi olmuştur. Müvekkilim zaten Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevden alınmıştır. Müvekkilim zaten Kemal Kılıçdaroğlu karşısında aday kim olursa olsun onu desteklerdi. Bunun için para alma ihtimali gerçekçi değildir” şeklinde savunma yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İl başkanı seçilemeyince iftiraya başladı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Meclis Üyesi Hüseyin Yaşar da savunmasında, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Batman delegesi Yılmaz Özkanat benimle otelde bir araya geldiğini söylüyor Ankara'da ve Özgür Özel'i desteklemek için para aldığımı söyledi. İftira atıyor. Biz tam tersi Batman'da bir araya geldik. Orada toplantıda 'kim hangi adayı isterse onu desteklesin' dedik. Özgür Özel için ilk imza atan zaten kendisi, yani Yılmaz Özkanat'tır. Yalan söylüyor yani. 'Özgür Özel'e destek verip, kızını yönetime aldı' diyor bana ama biz seçimi çok daha önce yaptıK, o zaman Kemal Kılıçdaroğlu bile daha aday değildi, ayrıca kızım yedek üye olarak seçilmişti. Burada da iftira atıyor. Kurultay günü de ben en son geldim nerdeyse, öyle kullandım oyumu. Kimseye bir baskıda bulunmadım. İsteyen Ahmet'e isteyen Mehmet'e verir oyunu. Zaten kapalı olarak oy kullanılıyor, buna nasıl karışabilirim. İftira ediyor burada da. Benim çocuklarımın işe alınması için konuştuğum söyleniyor, benim çocuklarım zaten devlette çalışıyor. Asla böyle bir şey yapmadım. Kendisi il başkanı olamayınca geliyor burada bana iftira atıyor Yılmaz Özkanat. Tüzük Kurultayı'na da katıldı. Geldi sonra il başkanı olmak istedi. Seçilemeyince de iftiraya başladı. Bu iftirasına karşı da suç duyurusunda bulundum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Canı sıkılan, görevden alınan gidiyor bizi şikayet ediyor, haysiyetimizle, şerefimizle oynuyorlar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya da "Veysi Uyanık bana iftira atıyor. Ben zaten Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Bunun da videosu da var sunuyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıklardan CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, “Ben zaten açık açık Özgür Özel'i sosyal medyadan destekledim. Biz Özgür Özel'i destekledik diye suçlu ilan ediliyoruz. Canı sıkılan, görevden alınan gidiyor bizi şikayet ediyor. Bunlar bizim haysiyetimizle, şerefimizle oynuyorlar” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada sanık beyanları tamamlandıktan sonra tanıklar dinlendi. İlk olarak dinlenen tanık Bitlis delegesi Veysi Uyanık, 37. Dönem’de CHP Bitlis İl Başkanı olarak görev yaptığını, 38. Dönem’de de Kurultay delegesi olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya'nın kendisini İstanbul'a davet ettiğini, Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüştürüldüğünü söyleyen Uyanık, ardından Ankara'ya Özgür Özel'in seçim ofisine gittiğini, burada "herkese para pul dağıtıldığını" iddia etti. Kendisinin de Özgür Karabat'ın para ve gıda kartı aldığını iddia etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık olarak SEGBİS üzerinden dinlenen Ferhat İşçimen ise “Ben herhangi bir para alışverişine şahit olmadım" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Olaya ilişkin bir görgüm yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SEGBİS üzerinden tanık olarak dinlenen Mehmet Sevigen de "Olaya ilişkin bir görgüm yoktur. Televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili 'şaibeli' kurultay diye bahsedilirken CHP’den hiç ses çıkmıyordu. Ben de 'çıkın cevap verin' diye söylüyordum. Ancak CHP’den bu konuyla ilgili hiç cevap gelmedi. Gerçek CHP'liler oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildir. Ben CHP’nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum" beyanında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanıklar Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya hakkında, savcılıktan suç duyurusunda bulunmasını talep etti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Çağlar Çağlayan, tanıklar Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çağlayan, "Her iki tanık da para aldıklarını beyan ettiler. Eğer tanıklıklarına itibar edilecekse suç işledikleri de ortadadır. Mahkeme heyeti tarafından suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Heyeti, Göğerkaya ve Uyanık hakkında suç duyurusunda bulunulması talebini reddetti. Sanık Özgen Nama'nın bir sonraki duruşmada dinlenmesine karar veren heyet, duruşmayı 6 Mayıs'a bıraktı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 13:49:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-38-olagan-kurultay-davasi-6-mayisa-birakildi-h161191.html">CHP&apos;nin 38. Olağan Kurultay davası 6 Mayıs&apos;a bırakıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-savasin-faturasi-vatandasa-kesiliyor-acil-destek-paketi-aciklanmali-h161190.html</link>
		<title>Gürer: Savaşın Faturası Vatandaşa Kesiliyor, Acil Destek Paketi Açıklanmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada savaşın ekonomik etkilerine dikkat çekerek, hükümetin henüz işçi, çiftçi, esnaf ve emeklilere yönelik herhangi bir destek paketi açıklamamasını eleştirdi. Gürer, artan zamlar ve vergilerin vatandaşın yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırdığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“BİR AY GEÇTİ, HİÇBİR DESTEK AÇIKLANMADI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaşın başlamasının üzerinden bir ay geçtiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu süreçte çevre ülkelerin farklı ekonomik önlemler aldığını ancak Türkiye’de siyasi iktidarın herhangi bir paket açıklamadığını ifade etti. Gürer, "Savaşın başladığından bu yana bir ay geçti. Bu sürede çevremizdeki ülkeler de dâhil farklı önlemler almalarına rağmen siyasi iktidar işçi, çiftçi, esnaf, emekli, sanayici için herhangi bir paket açıklamadığı gibi her gün gelen zamlar ve bunun yanı sıra sürekli artan vergiler de vatandaşın yaşamının oldukça zorlaşmasına yol açtı" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NAKLİYECİLER İSYANDA, İTHALAT DIŞINDA ADIM YOK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların her kesimi etkilediğini belirterek nakliyecilerin de ciddi sıkıntı yaşadığını vurguladı. Bu süreçte ithalat dışında somut bir uygulamanın hayata geçirilmediğini ifade eden Gürer, hükümetin üretimi destekleyen politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI YÜKSELDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-İŞ verilerine de değinen Gürer, ekonomik tablonun giderek ağırlaştığını belirtti. Gürer, TÜRK-İŞ’in açıkladığı verilere göre açlık sınırının 32 bin 793 liraya, dört kişilik ailenin yoksulluk sınırının 106 bin 817 liraya, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 42 bin 585 liraya yükseldiğini hatırlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“50 MİLYONA YAKIN İNSAN DERİN YOKSULLUKTA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de yaklaşık 50 milyona yakın insanın derin yoksulluk içinde yaşadığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Gürer, savaşın ekonomik etkilerinin daha da ağırlaşabileceğine dikkat çekti. Gürer, "50 milyona yakın insan derin yoksulluk içinde, siyasi iktidar savaşın etkilerine yönelik bir paket derhâl açıklamalı ve ücretler tüm çalışan için seyyanen artırılmalıdır" çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, hükümete acil destek paketi açıklama çağrısını yineleyerek, çalışanların alım gücünü artıracak düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 13:23:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-savasin-faturasi-vatandasa-kesiliyor-acil-destek-paketi-aciklanmali-h161190.html">Gürer: Savaşın Faturası Vatandaşa Kesiliyor, Acil Destek Paketi Açıklanmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-abd-irandan-iki-ila-uc-hafta-icinde-cekilecek-h161189.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: ABD İrandan iki ila üç hafta içinde çekilecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan güçlerinin İran’dan iki ila üç hafta içinde çekileceğini ileri sürerek İran’a yönelik devam eden saldırıların sona ereceği sinyalini verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan güçlerinin İran’dan iki ila üç hafta içinde çekileceğini ileri sürerek, İran’a yönelik devam eden saldırıların sona ereceği sinyalini verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, "Yapmam gereken tek şey İran’dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız... Çok yakında ayrılacağız... Belki iki hafta, belki üç hafta içinde" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ayrıca, “Fransa ya da başka bir ülke petrol ya da gaz almak isterse Hürmüz Boğazı’ndan geçecekler. Kendi başlarının çaresine bakabilecekler. Aslında çok güvenli olacağını düşünüyorum ama bununla bizim bir ilgimiz olmayacak” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve İsrail, 28 Şubat’tan bu yana İran’a yönelik hava saldırıları düzenliyor. İranlı yetkililere göre bu saldırılarda şu ana kadar bin 340’tan fazla kişi hayatını kaybetti.&nbsp;İran ise İsrail’in yanı sıra Ürdün, Irak ve ABD askeri varlığına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırılarıyla karşılık verdi.&nbsp;Resmi ABD verilerine göre savaşın başlamasından bu yana en az 13 ABD askeri hayatını kaybetti. Çatışmalar enerji fiyatlarını artırırken, küresel petrol sevkiyatının önemli bir kısmının geçtiği kritik bir boğaz olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını da etkiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump: İran’da “rejim değişikliği zaten gerçekleşti”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, yönetimin İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme hedefinin halihazırda gerçekleştirildiğini savunarak, “Nükleer silahları olmayacak ve bu hedefe ulaşıldı” dedi.&nbsp;ABD saldırılarının İran’ın askeri kapasitesini ciddi şekilde zayıflattığını öne süren Trump, Tahran’ın yeniden toparlanmasının “15 ila 20 yıl” sürebileceğini iddia etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Masaya gelirlerse iyi olur. Ama gelseler de gelmeseler de fark etmez, onları geriye attık” diyen Trump, İran’da halihazırda bir “rejim değişikliği” olduğunu da ileri sürdü.&nbsp;Trump, İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine işaret ederek “Bir rejimi devirdik, sonra ikinci rejimi devirdik. Şimdi çok farklı bir grup var” dedi. “Bence çok daha makuller, çok daha az radikaller” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 13:07:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-abd-irandan-iki-ila-uc-hafta-icinde-cekilecek-h161189.html">ABD Başkanı Trump: ABD İrandan iki ila üç hafta içinde çekilecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/teis-genel-baskani-saydan-son-donemde-ilac-avro-kurunda-kismi-artislar-yapilmis-olsa-da-bu-artislar-sorunu-cozmuyor-h161188.html</link>
		<title>TEİS Genel Başkanı Saydan: Son dönemde ilaç avro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, &quot;1 Nisan’da ilaç avro kurunun güncelleneceği 12 Mart 2026 Resmi Gazete’de duyurulmuştu. Aradan geçen 20 gün de bile eczacılar olarak bazı ilaçlara erişmekte çok zorluklar yaşadık. Çünkü, zam beklentisi ile firmalar ve ecza depoları, birçok ilacı eczanelere ya hiç göndermediler ya da bir kutu gibi tevzi şeklinde gönderdiler. Eczacılar olarak bu dönemde depolardan sipariş etiğimiz ilaçlar gelmedi, sıklıkla &#039;yok&#039; yanıtı aldık. Bu kısıtlı sevkiyat, eczanelerdeki talebi karşılamaya yetmedi; hastalar reçeteleriyle ortada kaldı. Son dönemde ilaç euro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor. Çünkü mevcut sistem güncel ekonomik gerçekleri yansıtmıyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan,&nbsp;"1 Nisan’da ilaç avro kurunun güncelleneceği 12 Mart 2026 Resmi Gazete’de duyurulmuştu. Aradan geçen 20 gün de bile eczacılar olarak bazı ilaçlara erişmekte çok zorluklar yaşadık. Çünkü, zam beklentisi ile firmalar ve ecza depoları, birçok ilacı eczanelere ya hiç göndermediler ya da bir kutu gibi tevzi şeklinde gönderdiler. Eczacılar olarak bu dönemde depolardan sipariş etiğimiz ilaçlar gelmedi, sıklıkla 'yok' yanıtı aldık. Bu kısıtlı sevkiyat, eczanelerdeki talebi karşılamaya yetmedi; hastalar reçeteleriyle ortada kaldı. Son dönemde ilaç euro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor. Çünkü mevcut sistem güncel ekonomik gerçekleri yansıtmıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan avro kurunun, 1 Nisan’dan itibaren 29,11 TL olarak uygulanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Saydan "Son dönemde ilaç avro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor. Çünkü mevcut sistem güncel ekonomik gerçekleri yansıtmıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saydan'ın açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Beşeri ilaçların fiyatlandırılmasında esas alınan euro kurunda güncelleme yapılmış olsa da belirlenen artış oranı hem eczanelerimizin hem de ilaç tedarik zincirinin yaşadığı gerçek ekonomik koşulları karşılamaktan çok uzak. Bu gerçeklik karşısında ilaç firmaları zararına üretim ve ithalat yapmak yerine çözümü, ürünlerini piyasaya sınırlı vermekte ya da tamamen piyasadan çekmekte buluyorlar. Sonuç olarak eczanelerimizde yüzlerce ilaç bulunamamakta, özellikle kronik hastalıklar için kullanılan ve hayati öneme sahip ilaçlara erişim ciddi şekilde aksamaktadır.<br />
İlaç yokluğu doğrudan halk sağlığını ilgilendiren hayati bir sorundur. Eczacılar olarak bizler her gün hastalarımızla karşı karşıya geliyoruz. Bulunamayan ilaçların yarattığı çaresizliği hastalarımızla birlikte birebir yaşıyoruz. Bunun sorumlusu ne biz eczacılarız ne de eziyeti çeken hastalarımızdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kısıtlı sevkiyat, talebi karşılamaya yetmedi, hastalar reçeteleriyle ortada kaldı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 Nisan’da -şaka gibi- ilaç avro kurunun güncelleneceği 12 Mart 2026 Resmi Gazete’de duyurulmuştu. Aradan geçen 20 gün de bile eczacılar olarak bazı ilaçlara erişmekte çok zorluklar yaşadık. Çünkü, zam beklentisi ile firmalar ve ecza depoları, birçok ilacı eczanelere ya hiç göndermediler ya da bir kutu gibi tevzi şeklinde gönderdiler. Eczacılar olarak bu dönemde depolardan sipariş etiğimiz ilaçlar gelmedi, sıklıkla 'yok' yanıtı aldık. Bu kısıtlı sevkiyat, eczanelerdeki talebi karşılamaya yetmedi, hastalar reçeteleriyle ortada kaldı."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halkın ilaca kesintisiz erişimi sosyal devlet olmanın en temel gereğidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saydan; ilaç avro kurunun uygulanmaya ilk başlandığı dönemde, ilaç için belirlenen kurun, reel kur ile yakın seviyede ilerlediğine, ancak bugün itibariyle, kurun, reel kurun yarısının biraz üzerinde olduğuna dikkati çekerek, "Gerçek avro ile ilaç avro kuru arasındaki makas iyice açıldı. Artık bu sistem soruna çözüm getirmiyor o yüzden bundan vazgeçilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saydan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlaç fiyatlandırmasında döviz kuruna dayalı bu modelin terk edilmesi ve güncel ekonomik gerçeklere duyarlı, enflasyon bazlı veya değişken kur bazlı bir modele geçilmesi gerekiyor. Örneğin, kur güncellemesi yılda bir yerine yılda üç, dört kez yapılabilir ya da belirli aralıklarla otomatik ayarlama mekanizmaları getirilebilir. Bu sayede ne firmalar büyük zarar endişesine kapılıp ilaçlarını çekmek zorunda kalır ne de piyasa bu kadar belirsizlik yaşar. Avrupa ülkelerinde de fiyatlar belirli periyotlarda veya endekslere göre revize ediliyor. Türkiye de kendi gerçeklerine uygun, sürdürülebilir bir fiyatlandırma politikasına geçmelidir. Zira, halkın ilaca kesintisiz erişimi sosyal devlet olmanın en temel gereğidir. Bu sorunun çözümü için gerekli adımların ivedilikle atılması gerekiyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 12:50:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/teis-genel-baskani-saydan-son-donemde-ilac-avro-kurunda-kismi-artislar-yapilmis-olsa-da-bu-artislar-sorunu-cozmuyor-h161188.html">TEİS Genel Başkanı Saydan: Son dönemde ilaç avro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/karasu-turkiyede-derinlesen-ekonomik-krizin-ve-istihdam-sorunlarinin-toplumun-genis-kesimlerini-dogrudan-etkiledigini-vurguladi-h161187.html</link>
		<title>Karasu, Türkiyede derinleşen ekonomik krizin ve istihdam sorunlarının toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini vurguladı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu “Halkın gerçek gündemi yoksulluk, geçim ve adaletsizliktir. Bu ülkede artık
yaşamak, her geçen gün biraz daha ağır bir mücadeleye dönüşüyor. Asıl savaş; mutfakta,
kirada, faturada, yani hayatın tam ortasında veriliyor. Bu gerçeği gizlemek isteyenler;
belediyelere operasyonlarla, yargıyı araçsallaştırarak, halkın sesini kısmaya çalışıyor. Ne
yaparlarsa yapsınlar bu gerçek değişmiyor. Ancak bu düzen değişecek” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ KARASU: “HALKIN GERÇEK GÜNDEMİ: YOKSULLUK”<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Türkiye’de her geçen gün derinleşen ekonomik<br />
kriz ve geçim sıkıntısına dikkat çekerek, halkın gerçek gündeminin yoksulluk, geçim ve<br />
adaletsizlik olduğunu vurguladı.<br />
Türk-İş’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin verileri ve işsizlik rakamlarını<br />
değerlendiren CHP’li Karasu, yaşam koşullarının her geçen gün ağırlaştığını belirtti. Asıl<br />
mücadelenin mutfakta, kirada ve faturada verildiğini ifade eden Karasu, iktidarın gündem<br />
değiştirmeye çalıştığına işaret ederek, tüm bu çabalara rağmen gerçeklerin değişmediğini ve<br />
mevcut düzenin değişeceğini dile getirdi.<br />
Türk-İş’in açıkladığı verilere dikkat çeken Karasu, açlık sınırının 32 bin 793 TL’ye, yoksulluk<br />
sınırının ise 106 bin 817 TL’ye ulaştığını hatırlattı. Bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin 42<br />
bin 585 TL seviyesinde olduğuna işaret eden Karasu, mevcut asgari ücretin açlık sınırının 4<br />
bin 718 TL, yoksulluk sınırının 78 bin 742 TL altında kaldığını belirtti. “Sözün bittiği yer”<br />
olarak dikkat çektiği en düşük emekli aylığının ise 20 bin TL olduğunu hatırlatan Karasu, bu<br />
tabloyu “AKP’nin kara düzeni” olarak nitelendirdi.<br />
HALKIN SESİ KISILMAYA ÇALIŞILIYOR<br />
Vatandaşın her geçen gün daha ağır bir geçim mücadelesi verdiğini vurgulayan Karasu, “Asıl<br />
mücadele mutfakta, kirada ve faturada veriliyor. İşçi, emekli maaşını aldığı gün borç ödemeye<br />
koşuyor. Et, süt, sebze artık vatandaş için lüks oldu. Bu gerçeğin üzerini örtmek için yargının<br />
siyasallaştırılmasıyla, halkın kendi iradesiyle seçtiği başkanlara operasyonlar yapılıyor, halkın<br />
sesi kısılmaya çalışılıyor” dedi.<br />
İŞSİZLİK YAPISAL SORUN OLDU<br />
TÜİK’in Şubat 2026 işgücü verilerine ilişkin değerlendirmeler yapan Karasu, işsizliğin<br />
yapısal bir sorun haline geldiğini belirtti. İşsiz sayısının 2 milyon 981 bine yükselmesi ve<br />
işsizlik oranının yüzde 8,5’e çıkmasının, ekonominin istihdam yaratma kapasitesindeki<br />
zayıflamayı gösterdiğini belirten Karasu, üretim ve istihdam politikalarının yetersizliğine<br />
dikkat çekti. Gençler ve kadınlar arasındaki işsizlik oranlarına da işaret eden Karasu, genç<br />
işsizliğin yüzde 15,8’e, kadın işsizliğinin ise yüzde 11,6’ya ulaştığını belirterek, “İstihdam<br />
üretmeyen, üretimi desteklemeyen ve emeği değersizleştiren iktidarın bu politikaları sürdükçe<br />
bu oranların düşmesi mümkün görünmüyor” diye konuştu. Aylıkların yetersizliği nedeniyle<br />
emekliler arasında çalışma ve iş aramanın giderek arttığını belirten Karasu, “İktidar, ne<br />
gençler, ne kadınlar için yeterli istihdam ve gelecek ümidi yaratıyor; ne de emekliler için</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">insanca yaşayacak koşullar sağlıyor. Evinde torun sevmesi gereken emekliler, yeniden<br />
çalışma hayatına dönmek zorunda kalıyor” diye konuştu.<br />
BU DÜZEN DEĞİŞECEK<br />
Bütün bu tablonun AKP’nin yarattığı “kara düzen” olduğunu belirten Karasu “Halkın gerçek<br />
gündemi yoksulluk, geçim ve adaletsizliktir. Ne yaparlarsa yapsınlar bu gerçek değişmiyor.<br />
Ancak bu düzen değişecek” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 12:35:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/karasu-turkiyede-derinlesen-ekonomik-krizin-ve-istihdam-sorunlarinin-toplumun-genis-kesimlerini-dogrudan-etkiledigini-vurguladi-h161187.html">Karasu, Türkiyede derinleşen ekonomik krizin ve istihdam sorunlarının toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini vurguladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-uzmanlarindan-turkiyeye-insan-haklari-savunuculari-ve-avukatlari-kriminalize-etmeyin-cagrisi-h161186.html</link>
		<title>BM uzmanlarından Türkiyeye, insan hakları savunucuları ve avukatları kriminalize etmeyin çağrısı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, &quot;Türkiye’de insan hakları savunucuları ve avukatların kriminalize edilmesine son verin&quot; çağrısında bulundu. Çağrıda, &quot;terörle mücadele yasalarının kullanımına ilişkin endişelerin, BM Özel Usuller mekanizması tarafından 2023 ve 2020 yıllarında Türkiye’ye iletilen yazışmalara da konu olduğu&quot; belirtilerek, konuya ilişkin Türk hükümetiyle temasların sürdüğü bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, "Türkiye’de insan hakları savunucuları ve avukatların kriminalize edilmesine son verin" çağrısında bulundu. Çağrıda,&nbsp;"terörle mücadele yasalarının kullanımına ilişkin endişelerin, BM Özel Usuller mekanizması tarafından 2023 ve 2020 yıllarında Türkiye’ye iletilen yazışmalara da konu olduğu" belirtilerek, konuya ilişkin Türk hükümetiyle temasların sürdüğü bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM uzmanları imzasıyla yapılan açıklamada, Türkiye'de insan hakları savunucularına yöneltilen suçlamaların çoğunlukla terörle mücadele yasalarına dayandığı, İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin açık şekilde hedef alındığı belirtildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'den örnekler verilen açıklamada, İHD üyesi Hatice Onaran’ın, tutuklulara cezaevi kuralları çerçevesinde maddi destek sağladığı gerekçesiyle "terörizmin finansmanı" suçlamasından 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldığı, 14 Şubat'ta sağlık gerekçesiyle tahliye edildiği aktarıldı. İHD avukatları Osman Süzen ve Suna Bilgin hakkında da "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlaması yöneltildiği belirtilen açıklamada, Bilgin’in savunma faaliyetleri kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldığı, Süzen’in ise beraat ettiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Bilgin’in mahkumiyetinin "avukatlık faaliyetleriyle bağlantılı olmasından endişe duyulduğu" belirtilerek, geçen ay İHD üyeleri Tuğba Kahraman ve Mehmet Acettin hakkında da benzer suçlamalar yöneltildiği, İHD üyesi İsmail Boyraz’ın ise Mayıs 2024’te Ankara’da bir protestoya katıldığı gerekçesiyle “kanuna aykırı toplantıya katılmak” suçlamasıyla soruşturma altında bulunduğu aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Avukatların güvenliğinin sağlanması, yıldırma ile misillemeye karşı korunmaları devletin yükümlülüğü"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkililerle bu konudaki endişelerin paylaşıldığı belirtilen açıklamada, avukatların güvenliğinin sağlanması,yıldırma ile misillemeye karşı korunmalarının devletin yükümlülüğü olduğuna işaret edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM uzmanları açıklamasında, Türkiye’ye, "uluslararası insan hakları hukukuna uyum" çağrısı yapılarak, "terörle mücadele mevzuatının yasallık, gereklilik, orantılılık ve ayrımcılık yapmama ilkeleriyle uyumlu, açık ve dar kapsamlı bir terör tanımı içermesi gerektiği, bu tür mevzuatın ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, barışçıl toplanma ve örgütlenme haklarını keyfi şekilde kısıtlamak ya da keyfi gözaltı ve tutuklamaları meşrulaştırmak için kullanılmaması gerektiği" vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, "Türkiye hükümetine insan hakları savunucularının kriminalize edilmesine son verme" çağrısı yapılarak, terörle mücadele yasalarının kullanımına ilişkin endişelerin, BM Özel Usuller mekanizması tarafından 2023 ve 2020 yıllarında Türkiye’ye iletilen yazışmalara da konu olduğu hatırlatıldı.&nbsp;Uzmanlar, konuya ilişkin Türk hükümetiyle temasların sürdüğünü bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 12:10:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-uzmanlarindan-turkiyeye-insan-haklari-savunuculari-ve-avukatlari-kriminalize-etmeyin-cagrisi-h161186.html">BM uzmanlarından Türkiyeye, insan hakları savunucuları ve avukatları kriminalize etmeyin çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-67-milyon-genc-ne-egitimde-ne-istihdamda-gercek-issiz-sayisi-12-milyona-dayandi-h161185.html</link>
		<title>Gülcan Kış: 6,7 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda. Gerçek işsiz sayısı 12 milyona dayandı.</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, genç işsizliği ve eğitim dışına itilen milyonlarca
gence ilişkin çarpıcı verilerle iktidarın “işsizlik düşüyor” söylemine sert tepki gösterdi.
Resmi işsizlik oranının yüzde 8,3’e düştüğünün açıklandığını hatırlatan Kış, “Aynı
dönemde işgücü 200 bin kişi azalmış, istihdam 54 bin kişi düşmüş. Bu tabloya
rağmen işsizlik düşüyorsa, burada başarı değil, gizlenen bir gerçek vardır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İŞSİZLİK DÜŞMÜYOR, GENÇLER İŞ ARAMAKTAN VAZGEÇİYOR!<br />
Türkiye’de 15-34 yaş grubundaki gençlerin yüzde 27,7’sinin, yani 6 milyon 762 bin<br />
gencin ne eğitimde ne de istihdamda olduğunu vurgulayan Kış, “Her 4 gençten 1’i<br />
sistemin dışında. Yeni her 100 gençten 28’i ‘ev genci’. Üstelik bu sayı sadece son<br />
bir yılda 58 bin kişi daha arttı. Bu tabloyu başarı diye anlatamazsınız” ifadelerini<br />
kullandı.<br />
“GERÇEK İŞSİZLİK YÜZDE 29,7”<br />
Resmi verilerle çizilen tablonun gerçeği yansıtmadığını belirten Kış, işsizliğin gerçek<br />
boyutuna dikkat çekti:<br />
“Bugün resmi işsizlik oranı yüzde 8,3 deniyor. Ama işsizler, eksik istihdamdakiler ve<br />
umutsuzlar birlikte hesaplandığında gerçek işsiz sayısı 12 milyon 100 bine<br />
yaklaşıyor. Gerçek işsizlik oranı ise yüzde 29,7. Yani neredeyse her 3 kişiden 1’i<br />
işsiz ya da eksik istihdamda.”<br />
Kış, son bir yılda umudunu kaybedenlerin sayısının 908 bin kişi artarak 5 milyon<br />
129 bine çıktığını belirterek, “İşsizlik düşmüyor, umutsuzluk büyüyor” dedi.<br />
“GENÇ KADINLARDA ORAN YÜZDE 41”<br />
Genç kadınlara ilişkin verilerin daha da çarpıcı olduğunu vurgulayan Kış, ne eğitimde<br />
ne istihdamda olan genç kadınların oranının yüzde 41’e ulaştığını söyledi.<br />
“Bu ülkede her 10 genç kadından 4’ü ne okulda ne işte. Bu tablo sadece ekonomik<br />
değil, aynı zamanda çok ağır bir sosyal eşitsizliktir” dedi.<br />
“İŞ VAR DİYORLAR AMA…”<br />
İstihdamın niteliğine de dikkat çeken Kış, çalışanların önemli bir kısmının güvencesiz<br />
koşullarda olduğunu belirtti:<br />
“Bugün istihdamdakilerin yüzde 25,6’sı kayıt dışı çalışıyor. Tarımda bu oran yüzde<br />
82. Ayrıca eksik istihdamdaki kişi sayısı 3 milyon 998 bine çıkmış durumda. Yani<br />
insanlar çalışıyor gibi görünüyor ama aslında geçinemiyor, hayat kuramıyor.”<br />
“SANAYİDE HER 100 TEZGAHTAN 27’Sİ DURMUŞ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretimdeki daralmanın da genç işsizliği beslediğini vurgulayan Kış, imalat sanayine<br />
dikkat çekti:<br />
“Bugün imalat sanayinde her 100 tezgahtan 27’si üretim yapamıyor. Kapasite<br />
kullanım oranı yüzde 73,3’e kadar gerilemiş durumda. Üretim yoksa istihdam da<br />
olmaz, gençler de iş bulamaz.”<br />
“BU BİR KUŞAK KRİZİDİR”<br />
Açıklamasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Kış, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Bir ülkede 6,7 milyon genç ne eğitimde ne istihdamdaysa, gerçek işsiz sayısı 12<br />
milyona dayanmışsa buna başarı denemez. Bu tablo, bir kuşağın sistemin dışına<br />
itildiğinin açık göstergesidir. Gençler iş bulamadığı için değil, umut bulamadığı için<br />
vazgeçiyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 11:51:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-67-milyon-genc-ne-egitimde-ne-istihdamda-gercek-issiz-sayisi-12-milyona-dayandi-h161185.html">Gülcan Kış: 6,7 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda. Gerçek işsiz sayısı 12 milyona dayandı.</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ticaret-bakanligi-2025-yili-itibariyla-kadin-calisanlarin-h161184.html</link>
		<title>Ticaret Bakanlığı: &amp;quot;2025 yılı itibarıyla kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmıştır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada, kadın çalışanların ihracata sağladığı katkının dikkati çekici şekilde arttığı belirtilerek, &quot;2025 yılı itibarıyla kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmış ve toplam ihracat içindeki payı yüzde 23,5 seviyesine yükselmiştir. Bu gelişme, kadın emeğinin Türkiye&#039;nin ihracat başarısındaki stratejik rolünün güçlü bir göstergesidir&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kadın çalışanların ihracata sağladığı katkının dikkat çekici şekilde arttığı belirtilerek, "2025 yılı itibarıyla kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmış ve toplam ihracat içindeki payı yüzde 23,5 seviyesine yükselmiştir. Bu gelişme, kadın emeğinin Türkiye'nin ihracat başarısındaki stratejik rolünün güçlü bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye ekonomisi, son yıllarda üretim, yatırım ve ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir başarı hikayesi yazarken bu başarının en güçlü taşıyıcı unsurlarından biri, kadınların ekonomık hayata artan katılımı olmuştur. Özellikle ihracat alanında kadınlarin üstlendiği rol hem ekonomik büyümenin niteliğini artırmakta hem de Türkiye'nin kapsayıcı kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik bir katkı sunmaktadır.<br />
Ticaret Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilen 'Kadınların İhracattaki Rolü ve Katkısının Analizi' çalışması, kadınların ihracat performansına olan etkisini kapsamlı ve veri temelli bir yaklaşımla ortaya koyarak bu alandaki en güncel ve yenilikçi değerlendirmelerden biri olma özelliği taşımaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların ihracattaki rolü, yıllar itibarıyla istikrarlı ve güçlü bir artış göstermektedir. İhracatçı firmalarda çalışan kadınların oranı 2013 yılında yüzde 24 seviyesindeyken, 2025 yılı itibarıyla yüzde 29,5'e yükselmiştir. Bu artış, kadınların üretim ve dış ticaret süreçlerine daha etkin şekilde dahil olduğunu gostermektedir. Bununla birlikte, kadın çalışanların ihracata sağladığı katkı da dikkati çekici bir şekilde artmıştır. 2025 yılı itibarıyla kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmış ve toplam ihracat içindeki payı yüzde 23,5 seviyesine yükselmiştir. Bu gelişme, kadın emeğinin Türkiye'nin ihracat başarısındaki stratejik rolünün güçlü bir göstergesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatında kadın çalışanların katkısı önemli ölçüde artmış, 2013 yılına kıyasla yüzde 176 artışla 22,2 milyar dolara ulaşmıştır. Kadınların ihracattaki etkisi yalnızca çalışan düzeyiyle sınırlı kalmamaktadır. İş dunyasında karar verici konumda bulunan kadınların (yönetici ve sermaye sahibi) ihracata katkısı da güçlü bir artış trendi sergilemekte ve 2025 yılı itibarıyla yüzde 72 artarak 29,6 milyar dolara ulaşmıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan bu çalışmanın, yalnızca mevcut durumu analiz etmekle kalmayıp aynı zamanda politika geliştirme süreçlerine de önemli bir veri altyapısı sunduğu vurgulanan açıklamada, kadınların ekonomik hayattaki rolünün güçlendirilmesinin, girişimcilik ekosistemine daha etkin katılımının sağlanmasının ve ihracat süreçlerinde daha fazla yer almalarının, Türkiye'nin sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedeflerinin temel unsurları arasında yer aldığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu kapsamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, kadınların üretimden ihracata kadar tüm değer zincirinde daha güçlu şekilde yer almasını destekleyen politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" denilen açıklamada, kadınların ihracattaki rolünü veri temelli ve çok boyutlu bir yaklaşımla ortaya koyan analiz çalışmasına, Ticaret Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden erişilebildiği bildirildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 11:35:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ticaret-bakanligi-2025-yili-itibariyla-kadin-calisanlarin-h161184.html">Ticaret Bakanlığı: &amp;quot;2025 yılı itibarıyla kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmıştır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-14-gun-basladi-durusma-savcisinin-tahliye-h161183.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 14. gün başladı... Duruşma savcısının tahliye istediği tutuklu Sırrı Küçük&amp;#039;ün eşi: &amp;quot;Hazırlan, yarın seni almaya geliyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, 14. gününde sürüyor. Duruşmada, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınıyor. Tutuklu sanıklar salona getirildiği sırada izleyici kısmında oturan, CHP&#039;li Özgür Karabat&#039;ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük&#039;ün eşi, &quot;Hazırlan, seni yarın almaya geliyoruz&quot; diye seslendi. Savcılığın dünkü ara mütalaasında tahliye talep ettiği sanıklar arasında Sırrı Küçük de bulunuyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, 14. gününde sürüyor. Duruşmada, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınıyor. Tutuklu sanıklar salona getirildiği sırada izleyici kısmında oturan, CHP'li Özgür Karabat'ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük'ün eşi, "Hazırlan, seni yarın almaya geliyoruz" diye seslendi.&nbsp;Savcılığın dünkü ara mütalaasında tahliye talep ettiği sanıklar arasında Sırrı Küçük de bulunuyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşmasında dördüncü hafta, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP’li isimler de takip ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı tahliye istemişti, eşi "Hazırlan, yarın seni almaya geliyoruz" şeklinde seslendi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar saat 10.20 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sırada, dün duruşma savcısının hakkında tahliye talep ettiği, CHP'li Özgür Karabat'ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük'ün eşi, "Hazırlan, yarın seni almaya geliyoruz" diye seslendi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, saat 10.35’te salona getirildi. Tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. Mahkeme heyeti 10.39'da salona girdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Perşembe günü ara karar kurulacak</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, perşembe gününe kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri ile devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatlar, mahkeme heyetinin belirlediği savunma listesine göre sırayla savunma yapacak. Her avukatın yaklaşık 15-20 dakika kadar savunma yapması bekleniyor. Perşembe günü ise mahkeme heyeti, saat 20.00 gibi tutuklu sanıklar hakkında ara karar kuracağını bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 11:20:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-14-gun-basladi-durusma-savcisinin-tahliye-h161183.html">İBB Davası&amp;#039;nda 14. gün başladı... Duruşma savcısının tahliye istediği tutuklu Sırrı Küçük&amp;#039;ün eşi: &amp;quot;Hazırlan, yarın seni almaya geliyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-ege-ve-bati-akdeniz-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-h161182.html</link>
		<title>Meteorolojiden Ege ve Batı Akdeniz için kuvvetli yağış uyarısı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, önümüzdeki 24 saat ülke genelinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu&#039;nun batısı ile Giresun, Trabzon, Erzincan ve Malatya çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği uyarısında bulundu. Yağışların, Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji Genel Müdürlüğü, önümüzdeki 24 saat ülke genelinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu'nun batısı ile Giresun, Trabzon, Erzincan ve Malatya çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği uyarısında bulundu. Yağışların, Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji'den yapılan son değerlendirmelere göre, önümüzdeki 24 saat ülke genelinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu'nun batısı ile Giresun, Trabzon, Erzincan ve Malatya çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağışların, Güney ve Kıyı Ege, Batı Akdeniz ile Kırklareli, Edirne ve Çanakkale çevrelerinde kuvvetli, Güney Ege kıyıları ile Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı Akdeniz'in batı kıyıları ile Ege kıyılarında toz taşınımı bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının yurt genelinde artacağı, mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın, genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Güney Ege ve Batı Akdeniz’de çok kuvvetli ve fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda çığ tehlikesi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağışların, Güney ve Kıyı Ege, Batı Akdeniz ile Edirne ve Çanakkale çevrelerinde kuvvetli, Güney Ege kıyıları ile Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ile çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde ise çığ tehlikesi bulunduğu bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın, Marmara’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Güney Ege ve Batı Akdeniz’de çok kuvvetli ve tam fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toz taşınımı uyarısı&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji verilerine göre bugün Marmara Bölgesi, çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kırklareli, Edirne ve Çanakkale çevrelerinde yerel kuvvetli olması, bölgenin güneyinde toz taşınımı bekleniyor. Rüzgârın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ege Bölgesi, çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak, kıyı kesimlerinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Güney ve Kıyı Ege'de kuvvetli, Güney Ege kıyılarında çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması, kıyı kesimlerinde toz taşınımı ile beraber rüzgârın güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akdeniz Bölgesi'nin de çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Batı Akdeniz'de kuvvetli, Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması, batı kıyılarında toz taşınımı ile beraber rüzgârın güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç Anadolu Bölgesi parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç Anadolu Bölgesi'nin, parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Sivas çevreleri ile zamanla bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı Karadeniz'in çok bulutlu, akşam saatlerinde Bolu çevreleri ile gece saatlerinden itibaren bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orta ve Doğu Karadeniz, parçalı ve çok bulutlu, Rize ve Artvin kıyıları hariç bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğu Anadolu da parçalı ve çok bulutlu, Erzincan ve Malatya çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimleri için ise çığ tehlikesi uyarısı yapılıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güneydoğu Anadolu, parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde sağanak bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 11:05:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-ege-ve-bati-akdeniz-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-h161182.html">Meteorolojiden Ege ve Batı Akdeniz için kuvvetli yağış uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-veteriner-hekimleri-birligi-baskani-eroglu-hayvan-refahini-h161181.html</link>
		<title>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Eroğlu: &amp;quot;Hayvan refahını esas alan, sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi zaruridir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Konya ve Eskişehir’deki barınaklarda hayvan ölümleri ve kötü muamele görüntülerine ilişkin, &quot;Hayvan refahını esas alan, bilimsel temellere dayalı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi zaruridir. Barınakların kapasite ve yönetim anlayışının gözden geçirilmesi, yeterli veteriner hekim ve yardımcı personel istihdamı ve süreçlerin vicdani ve etik ilkelere uygun şeffaf biçimde yürütülmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Konya ve Eskişehir’deki barınaklarda hayvan ölümleri ve kötü muamele görüntülerine ilişkin, "Hayvan refahını esas alan, bilimsel temellere dayalı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi zaruridir. Barınakların kapasite ve yönetim anlayışının gözden geçirilmesi, yeterli veteriner hekim ve yardımcı personel istihdamı ve süreçlerin vicdani ve etik ilkelere uygun şeffaf biçimde yürütülmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur" açıklamasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Ali Eroğlu, Konya ve Eskişehir’deki barınaklarda basına yansıyan hayvan ölümleri ve kötü muamele görüntülerine ilişkin&nbsp;yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’nin farklı illerinden art arda gelen ve kamuoyuna yansıyan görüntüler, hayvanlara yönelik ihmalin ve kötü muamelenin ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir. Konya’da toplu halde ölü bulunan köpekler ve Eskişehir Bozüyük’te bir barınakta açlık ve bakımsızlık nedeniyle bir köpeğin, ölmüş başka bir köpeğin bedenini tükettiği dehşet anları, uzun süredir biriken ihmallerin ve sistematik yetersizliklerin sonucudur. Hayvan refahı koşullarının sağlanması beklenen bu dönemde karşımıza çıkan bu tablo toplumsal vicdanda derin bir yara açmaya devam etmektedir. Bir barınakta bir hayvanın açlık yada başka nedenlerle bir hayvanın bedenini tüketmesi, bakım ve beslenme ve tedavi koşullarının tamamen çöktüğünü göstermektedir. Toplu ölümler ise süregelen denetimsizlik ve yetersizliğin açık bir sonucudur. Dönem dönem gündeme gelen bu tür olaylar kabul edilemediği gibi yapısal sorunlara da işaret etmektedir. Hayvanların uzun süreli açlık, hastalık ve bakımsızlık içinde bırakılması, doğrudan sorumluluk doğuran bir durumdur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu olaylarda ihmali veya kusuru bulunan herkesin, yargı önünde hesap vermesi gerekmektedir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basına yansıyan bu elim görüntüler mevcut denetim mekanizmalarının etkin şekilde işlemediğini ortaya koymaktadır. Barınakların düzenli ve şeffaf biçimde denetlenmesi, hayvanların yeterli beslenme, tedavi ve bakım hizmetlerine erişiminin sağlanması zorunludur. Bu süreçlerde yeterli sayıda veteriner hekimin ilgili alanlarda aktif ve yetkin şekilde görev alması hayvan sağlığı ve refahının teminatı olacaktır. Benzeri acı görüntülerin yaşanmaması için yerel yönetimler başta olmak üzere ilgili tüm kurumların sorumluluklarını eksiksiz yerine getirilmesi beklenmektedir. Bu olaylarda ihmali veya kusuru bulunan herkesin, yargı önünde hesap vermesi gerekmektedir. Soruşturmaların etkin şekilde yürütülmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması, benzer olayların tekrarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplumların gelişmişlik düzeyi, en savunmasız canlılara gösterilen özenle ölçülür. Bugünlerde ortaya çıkan bu görüntüler, asla kabul edilebilir değildir. Hayvanların sağlıklı, güvenli ve refah içinde yaşayabildiği bir sistemin kurulması ortak sorumluluktur. Bu sorumluluğun tam olarak yerine getirilmemesi, benzer acı tabloların tekrar yaşanmasına neden olmakta ve olmaya devam edecektir. Hayvan refahını esas alan, bilimsel temellere dayalı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi zaruridir. Barınakların kapasite ve yönetim anlayışının gözden geçirilmesi, yeterli veteriner hekim ve yardımcı personel istihdamı ve süreçlerin vicdani ve etik ilkelere uygun şeffaf biçimde yürütülmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Ülkemizin bu görüntülerle anılmaması, hayvanların yaşam hakkının güvence altına alındığı bir yapının ivedilikle kurulmasına bağlıdır. Bu doğrultuda, gerekli tüm adımların kararlılıkla atılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 10:50:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-veteriner-hekimleri-birligi-baskani-eroglu-hayvan-refahini-h161181.html">Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Eroğlu: &amp;quot;Hayvan refahını esas alan, sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi zaruridir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatta-pazar-esnafi-dert-kupu-memura-emekliye-senede-bir-h161180.html</link>
		<title>Yozgatta pazar esnafı dert küpü: Memura, emekliye senede bir kere, mazota her gün zam geliyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat’ta her hafta salı ve çarşamba günü kurulan halk pazarına alışverişe gelen yurttaşların ilgisi azalırken, pazarda esnaf sayısı da azalıyor. Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Salih Çavuşoğlu, pazarda aktif olarak tezgah açan esnaf sayısının yüzde 70 azaldığını ifade ederek, “Mazot 80 lira seviyesine çıkmış. Tezgahlarda satmış olduğumuz ürünlere sadece mazot masrafı 40-50 lira biner hale gelmiş” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ta her hafta salı ve çarşamba günü kurulan halk pazarına alışverişe gelen yurttaşların ilgisi azalırken, pazarda esnaf sayısı da azalıyor. Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Salih Çavuşoğlu, pazarda aktif olarak tezgah açan esnaf sayısının yüzde 70 azaldığını ifade ederek, “Mazot 80 lira seviyesine çıkmış. Tezgahlarda satmış olduğumuz ürünlere sadece mazot masrafı 40-50 lira biner hale gelmiş” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel ürünlerin yanında Antalya, Adana, Mersin gibi illerden getirilen sebze ve meyvenin satışının yapıldığı Yozgat’ta kurulan haftalık pazarda, marketlere oranla daha ucuz olmasına karşın alım gücü daralan yurttaş kredi kartıyla alışverişi tercih etmeye başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazar esnafı, talebin azalmasıyla üreticiden doğrudan alım yapamadığını, aracılardan aldığı sebze ve meyveyi tüketiciye ulaştırdığını anlattı.&nbsp; Üreticiden doğrudan alım için bir kamyonu doldurmaları gerektiğini aktaran pazar esnafı, Yozgat’taki halk pazarında satışa sundukları ürünün ise bir kamyonu bile dolduramadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ta halk pazarında kendi ürettiği balı satan Ali Sarı, “Pazarda kimse yok. Pazar güzel, fiyatlar güzel ama vatandaş marketlere yönleniyor. Vatandaş gelmiyor, pazara gelmiyor” diye konuşurken, pazardan alışveriş yapan İsmail Galip de, “Fiyatlar elbette ki biraz farklı. Şikayetçi olsan ne yapacaksın, olmazsan ne yapacaksın? Elden bir şey gelmiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/b377d12a-9c98-4425-b881-340c0161522d-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Vatandaşta para yok”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli olduktan sonra pazarda tezgah açmaya başlayan Dursun Nazlı, “Dön gel Zeynep'im dön gel/soğan ekmek yiyelim” diyerek pazar esnafının durumunu anlatmaya çalıştı, pazardan alışveriş yapmak için gelen yurttaşların artık gelmez olduğunu bildirdi. Nazlı şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Pazarcıların et ekmek yeme devri geçti. Peynir ekmek yiyor. Vatandaşta para yok. Alım gücü yok. Gelip de alamıyor vatandaş. Emeklisi, asgari ücretlisi, memuru yetmiyor. Para az. Her gün devalüasyon oluyor. Mazot çıkmış 75 liraya, her gün zam. Memura, emekliye senede bir kere zam veriliyor, mazota her gün zam geliyor. Mazotla taşıma oluyor. Her şey mazot. Bizde anca böyle soğan ekmek yiyoruz. Görüyor musun? Peynir ekmek. Zaman gelecek bunu da bulamayacağız, bugünleri de bulamayacağız. Memleket çöküyor. Hani bir deprem olur ya, herkes altında kalır; memleket çöküyor. Deprem nasıl ki fakir, fukara, zengin, cumhurbaşkanı, emekli hiç ayırt etmiyor, herkes altında kalıyor; memleket çöküyor, herkes altında kalacak. İş işten geçecek.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d11692ca-23ed-46ce-b8b9-db1272873b09-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazar esnafı Kemal Üstüntaş ise, “Buraya 20 kamyon komple mal gelirdi. Şuradaki malın hepsini topla bir araba mal yok. Ben içimden atarak yapmıyorum bu işi. Bu işin yapılacak durumu kalmadı. Bununla ev geçindirilmez. Ne olacak, nereye kadar gideceğiz bilmiyorum” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Tezgahlarda satmış olduğumuz ürünlere sadece mazot masrafı 40-50 lira biner hale gelmiş”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Salih Çavuşoğlu da akaryakıt fiyatlarındaki artışın sebze ve meyvelere de yansıdığını kaydetti. Çavuşoğlu, "üç harfli" marketlerin küçük şehirlere geldiğini, her apartmanın bodrumunda açıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sözün bittiği yerdeyiz. Biz ülkemizi, memleketimizi, devletimizi seven insanız, seven esnafız. Bizler bu devletin içerisinden bir tane dahi vatan haini çıkartmayan esnaf kitlesiyiz. Bugünkü halimiz çok perişan. Mazot 80 lira seviyesine çıkmış. Tezgahlarda satmış olduğumuz ürünlere sadece mazot masrafı 40-50 lira biner hale gelmiş. Arabalarımıza 850 kilo, 900 kilo tonaj verilmiş. Peki bu tonajlar küçük esnaf araba alırken neden belirtilmemiş? Bizlere araçlar geçtikten sonra senin tonajın 850 kilo deyip binlerce lira ceza kesmenin hangi hukuka, hangi ciddiyete, hangi resmiyete sığdığına bir anlam veremiyoruz. Karşımızdaki görmüş olduğunuz arabaya 3,5 ton tonaj verilmiş. 3 bin 500 kilo yük ile Antalya'ya gidip gelmeye bu araba 25 bin lira yakıt yakıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz ustalarımızdan aldığımız meslek ahlakı, iş terbiyesi ile yıllarca bu mesleği yaptık. Bu meslekten emekli olduk. Bu meslekten çocuklarımızı evlendirdik. Çocuklarımızı iş güç sahibi yaptık. Yaşadık, 65 yaşına geldik. 65 sene daha yaşamayacağız. Rabbim bizden sonraki gelen nesillere, Türk milletine yardım etsin.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ta pazarda tezgah açan esnaf sayısının yüzde 70 azaldığını söyleyen Çavuşoğlu, pazar esnafının gitse bugün ruhsat alamayacağını ancak marketlerin her yere açıldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çavuşoğlu,&nbsp;“Şu hale bir bak. 170 tane pazarcım var. İlçelerimle beraber 4 bin 500'ün üzerinde pazarcı esnafı var. Hâlleri bu. Sözün bittiği yerdeyiz” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 10:33:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatta-pazar-esnafi-dert-kupu-memura-emekliye-senede-bir-h161180.html">Yozgatta pazar esnafı dert küpü: Memura, emekliye senede bir kere, mazota her gün zam geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/a-milli-takimi-24-yil-sonra-dunya-kupasi-nd-h161179.html</link>
		<title>A Milli Takımı 24 yıl sonra Dünya Kupası&amp;#039;nd</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova&#039;yı 1-0 mağlup ederek Dünya Kupası&#039;na katılma hakkı elde etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova'yı 1-0 mağlup ederek Dünya Kupası'na katılma hakkı elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu finalinde A Milli Futbol Takımımız, Kosova'ya konuk oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milliler, 53. dakikada Kerem Aktürkoğlu'nun attığı golle Kosova'yı 1-0 yenerek Dünya Kupası biletini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye 24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 10:17:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/a-milli-takimi-24-yil-sonra-dunya-kupasi-nd-h161179.html">A Milli Takımı 24 yıl sonra Dünya Kupası&amp;#039;nd</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-li-yavuzyilmaz-motorinin-pompa-fiyati-ucmaya-devam-h161178.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;li Yavuzyılmaz: &amp;quot;Motorinin pompa fiyatı uçmaya devam ediyor. Acilen akaryakıttaki KDV yüzde 1&amp;#039;e alınmalı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, &quot;Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a dördüncü çağrım. Motorinin pompa fiyatı uçmaya devam ediyor. 1 Nisan 2026 itibarıyla yapılan zamla birlikte 1 litre motorinin güncel pompa fiyatı 77,40 liraya yükseldi. Acilen Cumhurbaşkanı ya da Meclis kararıyla akaryakıttaki KDV yüzde 1’e indirilmelidir. Aksi taktirde dünyadaki tüm fiyat artışları doğrudan pompa fiyatlarına yansıyacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a dördüncü çağrım. Motorinin pompa fiyatı uçmaya devam ediyor. 1 Nisan 2026 itibarıyla yapılan zamla birlikte 1 litre motorinin güncel pompa fiyatı 77,40 liraya yükseldi. Acilen Cumhurbaşkanı ya da Meclis kararıyla akaryakıttaki KDV yüzde 1’e indirilmelidir. Aksi taktirde dünyadaki tüm fiyat artışları doğrudan pompa fiyatlarına yansıyacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu Denetimi ve Yolsuzluklarla Mücadeleden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından şu açıklamada bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"CB Tayyip Erdoğan’a dördüncü çağrım! Motorinin pompa fiyatı uçmaya devam ediyor. 1 Nisan 2026 itibariyle yapılan zamla birlikte 1 litre motorinin güncel pompa fiyatı 77,40 liraya yükseldi. Acilen tedbir alınmalıdır.&nbsp;Akaryakıttaki KDV oranını 31/12/2026 tarihine kadar yüzde 1’e indiren kanun teklifimizi 23 Mart’ta Meclis’e sunmuştum. Acilen Cumhurbaşkanı ya da Meclis kararıyla akaryakıttaki KDV yüzde 1’e indirilmelidir.&nbsp;Aksi taktirde dünyadaki tüm fiyat artışları doğrudan pompa fiyatlarına yansıyacak. İğneden ipliğe her şeye zam gelecek. AKP uyuma.&nbsp;1 litre motorinin pompa fiyatı nasıl oluşuyor?&nbsp;Rafineri satış fiyatı: 56,30 lira.&nbsp;EPDK gelir payı: 0,05 Tlira.&nbsp;ÖTV: 0 lira.&nbsp;Kdv1: 11,26 Tlira.&nbsp;Dağıtıcı, Bayii, Nakliye brüt kâr: 7,87 lira.&nbsp;Kdv2: 1,96 lira.&nbsp;Toplam vergi tutarı: 13,22 lira (ÖTV+Kdv1+Kdv2). Tedbir alınmazsa domino etkisi yaratacak devasa zamlar vatandaşın sırtına binecek. Motorin zammı demek:&nbsp;Otomobil, kamyon, tır, traktör, otobüs kullanlara, nakliye, ulaştırma, tarım sektörüne ve gıda ürünlerine zam demektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 09:59:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-li-yavuzyilmaz-motorinin-pompa-fiyati-ucmaya-devam-h161178.html">CHP&amp;#039;li Yavuzyılmaz: &amp;quot;Motorinin pompa fiyatı uçmaya devam ediyor. Acilen akaryakıttaki KDV yüzde 1&amp;#039;e alınmalı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-6-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-yagis-h161177.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 6 il için kuvvetli yağış uyarısı! Yağış hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin yer yer çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu&#039;nun batısı ile Giresun, Trabzon, Erzincan ve Malatya çevrelerinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Güney ve Kıyı Ege, Batı Akdeniz ile Kırklareli, Edirne ve Çanakkale’de kuvvetli, Güney Ege kıyıları ile Antalya’nın batı ilçelerinde şiddetli olması bekleniyor. Batı Akdeniz&#039;in batı kıyıları ile Ege kıyılarında toz taşınımı bekleniyor. İşte 1 Nisan 2026 hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının yurt genelinde artacağı, mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Güney Ege ve Batı Akdeniz’de çok kuvvetli ve fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların, Güney ve Kıyı Ege, Batı Akdeniz ile Edirne ve Çanakkale çevrelerinde kuvvetli, Güney Ege kıyıları ile Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ile çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI:&nbsp;Rüzgarın, Marmara’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Güney Ege ve Batı Akdeniz’de çok kuvvetli ve tam fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kırklareli, Edirne ve Çanakkale çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin güneyinde toz taşınımı bekleniyor. Rüzgârın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KOCAELİ&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak, kıyı kesimlerinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Güney ve Kıyı Ege'de kuvvetli, Güney Ege kıyılarında çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. Kıyı kesimlerinde toz taşınımı ile beraber rüzgârın güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Batı Akdeniz'de kuvvetli, Antalya’nın batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. Batı kıyılarında toz taşınımı ile beraber rüzgârın güneyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli, batı ilçelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MERSİN&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Sivas çevreleri ile zamanla bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, akşam saatlerinde Bolu çevreleri ile gece saatlerinden itibaren bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Rize ve Artvin kıyıları hariç bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARTVİN&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç ve yüksek kesimleri yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Erzincan ve Malatya çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 09:37:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-6-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-yagis-h161177.html">Meteoroloji&amp;#039;den 6 il için kuvvetli yağış uyarısı! Yağış hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-235-h161176.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın güne yükselişle başladı: İşte 1 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın, 6.700 TL seviyesinden işlem görürken, ons altın 4.685&nbsp;dolar&nbsp;civarında güne başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump’ın, “İran’a yönelik saldırıların 2-3 hafta içinde sona erebileceği” yönündeki açıklamaları ve petrol fiyatlarındaki yükselişin durulması, enflasyon ve&nbsp;faiz&nbsp;endişelerini hafifleterek altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 1 Nisan 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.698,72 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.444,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.889,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 43.650,38 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.983,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 109.460,70 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 4.679,99 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 09:29:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-235-h161176.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-19-h161175.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (1 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 1 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 1 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,4738 (alış) 44,4971'den (satış) işlem görürken,&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 51,7675 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 26 09:24:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-19-h161175.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kesk-samsun-subeler-platformu-ndan-memur-sen-genel-baskani-yalcin-a-h161174.html</link>
		<title>KESK Samsun Şubeler Platformu&amp;#039;ndan, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın&amp;#039;a tepki: Cumhuriyetin değerlerine saldıran bu tutumu kabul etmiyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Niyazi Bulut, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın &quot;Türkiye 100 yıllık narkozdan çıkıyor&quot; sözlerine tepki göstererek, &quot;İktidarın aparatı haline dönüşmüş Ali Yalçın&#039;ın kişisel ikbal uğruna iktidardan yana olmayan herkesi &#039;ajan&#039;, &#039;tehlikeli&#039;, &#039;düşman&#039; ilan eden, Cumhuriyetin değerlerine saldıran bu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı dilini ve tutumunu kınıyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Niyazi Bulut, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın&nbsp;"Türkiye 100 yıllık narkozdan çıkıyor" sözlerine tepki göstererek, "İktidarın aparatı haline dönüşmüş Ali Yalçın'ın kişisel ikbal uğruna iktidardan yana olmayan herkesi 'ajan', 'tehlikeli', 'düşman' ilan eden, Cumhuriyetin değerlerine saldıran bu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı dilini ve tutumunu kınıyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Niyazi Bulut, sendika binasında yaptığı basın açıklamasında Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın&nbsp;"Türkiye 100 yıllık narkozdan çıkıyor" sözlerine tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıştırıcı dilin emek mücadelesinin dili olamayacağını belirten Bulut, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kamu emekçilerinin gündemi yoksulluk sınırının altında, emeklilerin ise açlık sınırında ücrete mahkum edilmesi, kamuda liyakatsizlik, kiralarını ödeyemiyor olmaları, işyerlerinde kadınlara yönelik taciz, şiddet ve mobbing, toplu sözleşmelerin sefalet ücretleriyle sonuçlanmasıdır.&nbsp;Bu ağır tablonun ortaya çıkmasında en büyük sorumluluğu olan Ali Yalçın düzeysiz açıklamalarıyla gündemi saptırmak istemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın aparatı haline dönüşmüş Ali Yalçın'ın kişisel ikbal uğruna iktidardan yana olmayan herkesi 'ajan', 'tehlikeli', 'düşman' ilan eden, Cumhuriyetin değerlerine saldıran bu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı dili ve tutumunu kabul etmiyor, kınıyoruz.&nbsp;İktidarın politikalarının yan ürünü olan bu dile ve zihniyete kamu emekçileri itibar etmeyecektir.&nbsp;Emekçilerin haklarını korumak yerine, toplu sözleşme süreçlerini birer 'satış sözleşmesine' dönüştüren bu anlayış emek mücadelesinin üzerinde bir yüktür, kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı devasa sorunlara çözüm üretmesi mümkün değildir.&nbsp;İktidardan beslenen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’da temsilini bulan anlayışa rağmen emekten, eşitlikten, özgürlükten ve laiklikten yana sözümüzü yükseltmeye, emekçilerin ortak mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 15:55:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kesk-samsun-subeler-platformu-ndan-memur-sen-genel-baskani-yalcin-a-h161174.html">KESK Samsun Şubeler Platformu&amp;#039;ndan, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın&amp;#039;a tepki: Cumhuriyetin değerlerine saldıran bu tutumu kabul etmiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-li-gurer-den-tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu-nda-h161173.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;li Gürer&amp;#039;den, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu&amp;#039;nda kabul edilen teklife tepki: &amp;quot;Teklifte doğayı ticarileştirme yer almaktadır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu İle Çeltik Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#039;nin, Meclis&#039;in ilgili komisyonunda Cumhur İttifakı&#039;nın oylarıyla kabul edildiğini belirterek, &quot;Teklifte doğayı ticarileştirme, ormanları piyasa aktörlerine açma, tarım alanlarını şirketleşmeye yönlendirme ve köylüyü kendi toprağında üretici olmaktan çıkarıp sözleşmeli işçiye dönüştürme düzenlemeleri yer almaktadır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,&nbsp;Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu İle Çeltik Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, Meclis'in ilgili komisyonunda Cumhur İttifakı'nın oylarıyla kabul edildiğini belirterek,&nbsp;"Teklifte doğayı ticarileştirme, ormanları piyasa aktörlerine açma, tarım alanlarını şirketleşmeye yönlendirme ve köylüyü kendi toprağında üretici olmaktan çıkarıp sözleşmeli işçiye dönüştürme düzenlemeleri yer almaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edilen Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu İle Çeltik Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin değerlendirmede bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin&nbsp;doğa, tarım ve kırsal yaşam açısından "ciddi riskler" barındırdığını öne süren Gürer, "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu İle Çeltik Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülerek Cumhur İttifakı’nın oylarıyla geçti ve TBMM’de önümüzdeki günlerde görüşülecek. Muhtemel ki Genel Kurul görüşmelerinde de önergelerimiz dikkate alınmayarak kanun teklifi kanunlaşacaktır. Bu teklif Türkiye’nin doğal varlıklarının yönetim anlayışını, tarım politikalarını, ormanların korunma biçimini ve kırsal yaşamın geleceğine yönelik önemli ve tehlikeli değişiklikler içermektedir" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Teklif, ağacın gölgesini değil, gölgesinin kaç para edeceğini hesaplayan zihniyetin ürünüdür"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti’nin yasa yapmada izlediği "torba kanun teklifi" yöntemini eleştiren Gürer, reform adı altında sunulan düzenlemelerin halkın sorunlarına çözüm getirmediğini belirtti. Gürer, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Teklifte doğayı ticarileştirme, ormanları piyasa aktörlerine açma, tarım alanlarını şirketleşmeye yönlendirme ve köylüyü kendi toprağında üretici olmaktan çıkarıp sözleşmeli işçiye dönüştürme düzenlemeleri yer almaktadır. Bu düzenleme kamuya ait doğal kaynakların ekonomik rant alanına dönüştürülmesine zemin hazırlamaktadır. Ormanlar yalnızca ekonomik kaynak değildir, suyun, havanın, toprağın ve biyolojik çeşitliliğin güvencesidir. Anayasa, ormanların korunmasını devletin temel görevlerinden biri olarak tanımlarken, bu teklif ormanları ekonomik faaliyet alanına dönüştürebilecek kapılar aralamaktadır. Bu teklif, ağacın gölgesini değil, gölgesinin kaç para edeceğini hesaplayan bir zihniyetin ürünüdür."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin hazırlanma sürecinde ilgili oda, dernek, sendika ve birliklerin görüşünün alınmadığını, ısrarla istemelerine rağmen etki analizi raporunun&nbsp; milletvekillerine dağıtılmadığını söyleyen Gürer, "Ormanları doğrudan ticarileştiren karbon yutak alanları önemli bir değişikliğe yol açmaktadır. İlk bakışta çevreyi koruma amacı taşıyormuş gibi sunulan bu düzenleme, gerçekte ormanların ticari bir değere dönüştürülmesine yol açmaktadır. Çevreyi kirleten şirketlere karbon yutak ormanı kurmaları yönünde bir uygulama gibi görünse de özünde ormanların, kirleten şirketlere para karşılığı verilmesi sağlanmaktadır. Ormanların karbon ticareti kapsamında özel şirketlere tahsis edilmesi, orman alanlarının ticari faaliyetlere açılması ve ormanların ekonomik değer üzerinden değerlendirilmesi ile ormanların canına okunacak düzenlemelere gidilmektedir" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, teklifteki yaban hayvanlarına yönelik düzenlemeleri de eleştirerek, "Korunan türler dışında kalan bazı hayvanların zararlı sayılarak öldürülmesine yol açılmaktadır. Doğanın dengesi açısından bu düzenleme ciddi sorunlara yol açabilir. Bu teklif yalnızca bugünü değil geleceğimizi de etkileyecek düzenlemeler içermektedir. Doğayı koruyan, üreticiyi destekleyen ve kamu yararını önceleyen bir düzenlemeye ihtiyaç vardır" dedi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 15:49:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-li-gurer-den-tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu-nda-h161173.html">CHP&amp;#039;li Gürer&amp;#039;den, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu&amp;#039;nda kabul edilen teklife tepki: &amp;quot;Teklifte doğayı ticarileştirme yer almaktadır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/asgari-ucret-inisiyatifi-akaryakita-gidaya-kiraya-her-seye-h161172.html</link>
		<title>Asgari Ücret İnisiyatifi: Akaryakıta, gıdaya, kiraya, her şeye zam varsa asgari ücrete de yeniden zam yapılmalı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Asgari Ücret İnisiyatifi, asgari ücrete ilişkin 9 Nisan&#039;da TBMM’de siyasi parti temsilcilerine sunacakları taleplerine dair “Akaryakıta, gıdaya, kiraya, her şeye zam varsa asgari ücrete de yeniden zam” başlıklı bir toplantı düzenledi. “Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılması, milli geliri ve enflasyonu baz alarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenmesi” talebiyle toplanan dilekçelerin ilgililere iletileceğinin belirtildiği açıklamada, “Ücretler yıl içinde hızla erimekte, asgari ücret fiilen genel ücret haline getirilmekte, karar süreçleri ise emekçilerin doğrudan temsil edilmediği dar bir mekanizmaya sıkıştırılmaktadır. Bu ziyaret, bir başvuru olmanın da ötesinde emeğin sesiyle siyaset arasındaki mesafeyi kapatma çağrısı olacaktır” denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücret İnisiyatifi, asgari ücrete ilişkin 9 Nisan'da TBMM’de siyasi parti temsilcilerine sunacakları taleplerine dair “Akaryakıta, gıdaya, kiraya, her şeye zam varsa asgari ücrete de yeniden zam” başlıklı bir toplantı düzenledi. “Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılması, milli geliri ve enflasyonu baz alarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenmesi” talebiyle toplanan dilekçelerin ilgililere iletileceğinin belirtildiği açıklamada, “Ücretler yıl içinde hızla erimekte, asgari ücret fiilen genel ücret haline getirilmekte, karar süreçleri ise emekçilerin doğrudan temsil edilmediği dar bir mekanizmaya sıkıştırılmaktadır. Bu ziyaret, bir başvuru olmanın da ötesinde emeğin sesiyle siyaset arasındaki mesafeyi kapatma çağrısı olacaktır” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücret İnisiyatifi, asgari ücrete ilişkin TBMM’ye sunacakları taleplerine dair Beyoğlu’nda bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası’nda basın toplantısı düzenledi. “Akaryakıta, gıdaya, kiraya, her şeye zam varsa asgari ücrete de yeniden zam” başlıklı toplantıda basın açıklaması okundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücrete yıl başında yapılan zammın yılın ilk çeyreği itibarıyla eridiğine dikkat çekilen açıklamada, “Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılması, milli geliri ve enflasyonu baz alarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenmesi” talebiyle, toplanan 2 bin dilekçenin 9 Nisan’da TBMM’ye sunulacağı duyuruldu. Dilekçelerin teslim edilmesinin ardından ise, inisiyatif tarafından 1 Mart’ta gerçekleştirilen Asgari Ücret Çalıştayı neticesinde hazırlanan raporu paylaşmak, hedef ve önerileri aktarmak üzere siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirileceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’de asgari ücret, işçinin ve ailesinin insanca yaşamını güvence altına alan bir ücret olmaktan uzaktır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün Türkiye’de asgari ücret, işçinin ve ailesinin insanca yaşamını güvence altına alan bir ücret olmaktan uzaktır. Ücretler yıl içinde hızla erimekte, asgari ücret fiilen genel ücret haline getirilmekte, karar süreçleri ise emekçilerin doğrudan temsil edilmediği dar bir mekanizmaya sıkıştırılmaktadır. Yasal olarak Asgari Ücret Komisyonu tarafından belirlenen ancak fiilen cumhurbaşkanının insafına bırakılmış asgari ücret zamlarından biz milyonlarca&nbsp; emekçinin payına düşen açlık sınırının altında bir yaşam maalesef” denilen açıklamada TBMM’ye gerçekleştirilcek ziyaretin, “Emeğin sesiyle siyaset arasındaki mesafeyi kapatma çağrısı” olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Asgari ücret yılda bir kez değil, yılda dört kez güncellenmelidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücret İnisiyatifi’nin siyasi partilerle paylaşacağı öneriler ise şu şekilde belirtildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Asgari ücret, işçinin değil işçi ve ailesinin yaşam maliyeti temelinde belirlenmelidir. Asgari ücret hesabında yalnızca bireysel değil, hane düzeyinde insanca yaşam koşulları esas alınmalıdır;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücret insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılmalıdır. Sosyal devlet ilkesi gereği asgari ücret, açlık sınırına sıkışmış değil, insanca yaşamı güvence altına alan bir toplumsal taban olmalıdır;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücret yılda bir kez değil, yılda dört kez güncellenmelidir. Enflasyon karşısında hızla eriyen ücretlere karşı, milli gelir ve enflasyon verileri esas alınarak çoklu güncelleme sistemi kurulmalıdır;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4857 sayılı İş Kanunu’na açık hüküm eklenmelidir. 'Asgari ücret insan onuruna yaraşır bir düzeyde, milli geliri ve enflasyonu baz alarak yılda dört kez güncellenecek şekilde belirlenir' hükmü yasal güvenceye kavuşturulmalıdır;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücret yeniden gerçek anlamda bir başlangıç ücreti olmalıdır. Asgari ücretin genel ücret haline gelmesine son verecek düzenlemeler yapılmalı; ücret skalasının tamamını aşağı çeken bu rejime karşı koruyucu mekanizmalar oluşturulmalıdır;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücret Tespit Komisyonu demokratik ve temsili biçimde yeniden düzenlenmelidir. Emekçilerin doğrudan temsil edilmediği, fiilen tek taraflı işleyen mevcut yapı değişmeli; karar süreçleri şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyete sahip hale getirilmelidir;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, ILO’nun 131 sayılı Asgari Ücret Tespit Sözleşmesi’ni derhal onaylamalıdır. İşçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarını, hayat pahalılığını ve ekonomik koşulları dikkate alan uluslararası standartlara uygun bir sistem kurulmalıdır;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplu sözleşme ve sendikal örgütlenme kapsamı genişletilmelidir. Asgari ücret rejiminin panzehiri örgütlü emektir. Güçlü toplu pazarlık olmadan ücret adaleti sağlanamaz;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölüşüm politikaları emekçilerden yana yeniden kurulmalıdır. 'Kaynak yok' söylemi gerçek değildir. Sorun kaynak eksikliği değil, bölüşüm tercihidir. Emeğin payını büyüten adil bir bölüşüm politikası hayata geçirilmelidir”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 15:35:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/asgari-ucret-inisiyatifi-akaryakita-gidaya-kiraya-her-seye-h161172.html">Asgari Ücret İnisiyatifi: Akaryakıta, gıdaya, kiraya, her şeye zam varsa asgari ücrete de yeniden zam yapılmalı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-milyon-109-bin-kisiye-ulasti-h161171.html</link>
		<title>DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 109 bin kişiye ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yayımlanan &quot;İşsizliğin Görünümü&quot; raporunda, dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki makasın hızla açıldığı ve geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 109 bin kişiye ulaştığı belirtildi. Kadın ve genç işsizliğindeki yüksek seyrine de dikkat çekilen çalışmada, şubat ayı itibarıyla 2,4 milyon işsizin işsizlik ödeneğinden yoksun kaldığı ifade edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yayımlanan "İşsizliğin Görünümü" raporunda, dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki makasın hızla açıldığı ve geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 109 bin kişiye ulaştığı belirtildi. Kadın ve genç işsizliğindeki yüksek seyrine de dikkat çekilen çalışmada, şubat ayı itibarıyla 2,4 milyon işsizin işsizlik ödeneğinden yoksun kaldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK-AR, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK)&nbsp;şubat 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını temel alarak hazırladığı "İşsizliğin Görünümü" raporunu yayımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki makasın hızla açıldığı vurgulanırken, DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 109 bine ulaştığı açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, TÜİK tarafından yüzde 8,5 olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranına karşılık, geniş tanımlı işsizlik oranının (atıl işgücü) yüzde 29,9 seviyesinde gerçekleştiği anımsatıldı. Raporda, dar tanımlı işsiz sayısının şubat 2026 itibarıyla 2 milyon 981 bin olduğu belirtilirken, geniş tanımlı işsizlikteki tırmanışa ilişkin şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şubat 2024’te 9 milyon 445 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı Şubat 2025’te 11 milyon 314 bine ve Şubat 2026’da 12 milyon 109 bine yükseldi. Böylece dar tanımlı ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki makas hızla açıldı. Geniş tanımlı işsiz sayısında iki yıllık artış 2,7 milyon ve bir yıllık artış ise 795 bin oldu."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dar tanımlı işsizlik işgücü piyasasını anlamak için yetersiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dar tanımlı işsizlik rakamlarının gerileme eğiliminde olmasına rağmen diğer tüm işsizlik türlerinin yükseldiği ifade edilen raporda, geniş tanımlı işsizlikteki artışın temel nedenleri arasında zamana bağlı eksik istihdam ve ümitsiz işsizler ile potansiyel işgücü sayısındaki artış gösterildi. Raporda, işgücü piyasasının mevcut durumuna ilişkin şöyle denildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zamana bağlı eksik istihdam kapsamındaki artış hızla sürüyor. Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı Şubat 2026’da 3 milyon 766 bin kişi oldu. Şubat 2026 itibarıyla Türkiye’de 5,4 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor. Görüldüğü gibi dar tanımlı işsizlik dışındaki bütün işsizlik türleri yükseliyor. Bu sebeple dar tanımlı işsizlik sınırlı bir çerçeveye sahip ve işgücü piyasalarını anlamak için yetersizdir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şubat 2026’da 2,4 milyon işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınlarda işsizliğin tüm türlerde erkeklerden daha yüksek seyretmeye devam ettiği belirtilen raporda, şu değerlendirme yapıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geniş tanımlı işsiz sayısındaki artışın sebebi zamana bağlı eksik istihdam ve ümitsiz işsizler ile iş aramayıp çalışmaya hazır olanları, iş arayan ancak hemen çalışmaya başlayamayacak olanları kapsayan potansiyel işgücü sayısındaki artıştır. Zamana bağlı eksik istihdam kapsamındaki artış hızla sürüyor. Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkanı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı Şubat 2026’da 3 milyon 766 bin kişi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şubat 2026 itibarıyla Türkiye’de 5,4 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor. Görüldüğü gibi dar tanımlı işsizlik dışındaki bütün işsizlik türleri yükseliyor. Bu sebeple dar tanımlı işsizlik sınırlı bir çerçeveye sahip ve işgücü piyasalarını anlamak için yetersizdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınlarda işsizlik tüm türlerde erkeklerden daha yüksek seyretmeye devam ediyor. Gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı 15,8 iken genç kadınlarda yüzde 21,8’dir. Şubat 2026’da 2,4 milyon işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 15:20:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-milyon-109-bin-kisiye-ulasti-h161171.html">DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 109 bin kişiye ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anayasa-mahkemesi-nden-ilhan-cihaner-i-makaminda-gozaltina-h161170.html</link>
		<title>Anayasa Mahkemesi&amp;#039;nden, İlhan Cihaner&amp;#039;i makamında gözaltına aldıran FETÖ&amp;#039;cü eski savcı Şanala ret</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, Fetullahçı Terör Örgütü&#039;nün (FETÖ) Erzincan Ergenekon kumpas davası olarak bilinen davada, dönemin Başsavcısı İlhan Cihaner&#039;i makamında gözaltına aldıran ve FETÖ&#039;nün darbe girişiminin ardından meslekten çıkarılarak tutuklanan eski Savcı Osman Şanal’ın bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Anayasa Mahkemesi,&nbsp;Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Erzincan Ergenekon kumpas davası olarak bilinen davada, dönemin Başsavcısı İlhan Cihaner'i makamında gözaltına aldıran ve FETÖ'nün darbe girişiminin ardından meslekten çıkarılarak tutuklanan eski Savcı Osman Şanal’ın bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Erzincan Ergenekon kumpas davası olarak bilinen davada, Başsavcı İlhan Cihaner'in makamında gözaltına alınmasında örgüt tarafından özellikle görevlendirildiği, Cumhuriyet savcısının sahip olduğu yetkileri kullanmak suretiyle örgütün amacına hizmet ettiği, savcı olarak görev yaptığı yerlerde örgüt üyeleriyle irtibatlı olduğu, örgütün gizli haberleşme sistemi ByLock'u kullandığı" gerekçeleriyle, "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Osman Şanal,&nbsp;mahkumiyet hükmünün, 29 Eylül 2021'de Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından verilen onama kararıyla kesinleşmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM ihlal kararı verdi,&nbsp;yeniden yargılama talebi reddedildi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM'in başvrucunun, "özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine" karar verdi. Şanal, AİHM'in ihlal kararı gereği, infazının durdurularak tahliyesini talep etti. Ağır Ceza Mahkemesi, Şanal'ın&nbsp;yeniden yargılama talebinin reddine ve mahkumiyetin infazının aynen devamına karar verildi. Bu karara yaptığı itiraz da Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedilen Şanal, bu kez Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şanal, AİHM tarafından "tutukluluğun hukuki olmadığına ilişkin verilen ihlal kararı" sonrası yeniden yargılama talebinin reddedilerek infazın devamına karar verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini öne sürdü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mahkumiyete bağlı tutulmasının önünde engel yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anayasa Makemesi, Osman Şanal'ın başvurusunu kabul edilemez buldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek Mahkeme'nin gerekçesinde, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından tutuklanan Şanal'ın, yapılan yargılama sonunda 24 Mayıs 2019 tarihinde verilen mahkumiyet kararıyla "suç isnadına bağlı tutulmasının" sona erdiğini, başvurucunun bu tarihten sonraki tutulmasının "mahkumiyete bağlı tutma" niteliğinde olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, "AİHM tarafından verilen ihlal kararının, başvurucunun mahkumiyete bağlı tutulmasının önünde doğrudan Anayasa'dan veya kanunlardan kaynaklanan bir engelin bulunduğuna ilişkin bir tespit barındırmadığı, ayrıca tutmayı sona erdirmeyi zorunlu kılan yargısal bir karar niteliği de taşımadığı ortadadır. Salt başvurucunun ilk tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin tespitin mahkumiyete bağlı tutma ya da özgürlükten yoksun bırakma ile mahkûmiyet kararı arasındaki bağı ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Ağır Ceza Mahkemesinin yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nedenlerin bulunmadığına ilişkin gerekçesinin bariz takdir hatası ya da keyfîlik barındırdığı söylenemeyecektir" tespiti yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İddia açıkça dayanaktan yoksun"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvurucunun, daha önce adil yargılanma hakkı yönünden yaptığı bireysel başvuruda ilettiği şikayetler dışında, mahkumiyet kararına ve mahkumiyete bağlı tutma kararını veren merciin bir mahkeme olmadığına, kararın hürriyeti kısıtlayıcı bir niteliğinin bulunmadığına veya hürriyetten yoksun bırakılmanın mahkemece verilen hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya tedbirin kapsamını aştığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı aktarılan gerekçede, "Bu durumda hukuka uygun şekilde mahkûmiyete bağlı tutulan başvurucunun AİHM tarafından verilen ve tutma ile mahkûmiyet kararı arasındaki bağı ortadan kaldırmayan ihlal kararı uyarınca ilettiği yeniden yargılama ve tahliye taleplerinin reddine ilişkin şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.&nbsp;Açıklanan gerekçelerle yeniden yargılama talebinin reddi sonrası tutulmaya devam edilmesinin hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir" denildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 15:05:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anayasa-mahkemesi-nden-ilhan-cihaner-i-makaminda-gozaltina-h161170.html">Anayasa Mahkemesi&amp;#039;nden, İlhan Cihaner&amp;#039;i makamında gözaltına aldıran FETÖ&amp;#039;cü eski savcı Şanala ret</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-tan-birlesik-krallik-a-hurmuz-tepkisi-h161169.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump&amp;#039;tan, Birleşik Krallık&amp;#039;a, Hürmüz tepkisi: &amp;quot;Kendi başınıza savaşı sonlandırmayı bırakmanız gerekecek, ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı üzerinden enerjiye değinerek Birleşik Krallık&#039;a tepki gösterdi. Trump, &quot;Kendi başınıza savaşmayı sonlandıracaksınız, ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak,bizim için sizin için orada değilsiniz gibi.İran esasen yok edildi.Zor kısmı bitti. Gidin ve kendi petrolünüzü alın&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı üzerinden enerjiye değinerek Birleşik Krallık'a tepki gösterdi. Trump, "Kendi başınıza savaşmayı sonlandıracaksınız, ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak,bizim için sizin için orada değilsiniz gibi.İran esasen yok edildi.Zor kısmı bitti. Gidin ve kendi petrolünüzü alın" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı üzerinden enerjiye değinerek bazı tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hürmüz Boğazı jet yakıtı alamayan tüm ülkeler, Birleşik Krallık gibi İran'ın açıklamalarına katılmayı reddedenler, size bir önerim var: ilk, ABD'den satın alın, evde bol miktarda var ve gecikmiş kurtarınızı toplayın, Boğaz'a ayrılma ve alın. Artık kendi başınıza savaşmayı başlatmanız gerekecek, ABD artık size vermek için orada olmayacak, sizin bizim için orada olduğu gibi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 14:55:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-tan-birlesik-krallik-a-hurmuz-tepkisi-h161169.html">ABD Başkanı Trump&amp;#039;tan, Birleşik Krallık&amp;#039;a, Hürmüz tepkisi: &amp;quot;Kendi başınıza savaşı sonlandırmayı bırakmanız gerekecek, ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/dem-partili-akin-mebin-degerler-egitimi-adi-altinda-h161168.html</link>
		<title>DEM Partili Akın: &amp;quot;MEBin değerler eğitimi adı altında yıl sonu şenliklerini camilere taşıması kabul edilemez&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, “MEB’in ‘değerler eğitimi’ adı altında yıl sonu şenliklerini camilere taşıması kabul edilemez. Bir devlet okulu, öğrencisini camiye, kiliseye, cemevine ya da herhangi bir inanç mekânına, ‘değerler eğitimi’ veya ‘şenlik’ başlığı altında yönlendiremez” açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, “MEB’in ‘değerler eğitimi’ adı altında yıl sonu şenliklerini camilere taşıması kabul edilemez. Bir devlet okulu, öğrencisini camiye, kiliseye, cemevine ya da herhangi bir inanç mekânına, ‘değerler eğitimi’ veya ‘şenlik’ başlığı altında yönlendiremez” açıklamasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akın, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MEB’in ‘değerler eğitimi’ adı altında yıl sonu şenliklerini camilere taşıması kabul edilemez. Bir devlet okulu, öğrencisini camiye, kiliseye, cemevine ya da herhangi bir inanç mekânına, ‘değerler eğitimi’ veya ‘şenlik’ başlığı altında yönlendiremez. ‘Gönüllülük’ denilerek çocuklar üzerinde idari ve toplumsal baskı kuramazsınız. Camide yapılan etkinliğe katılmayan öğrenciler dışlanmaya, yaftalanamaya, eğitim hakkından dolaylı biçimde mahrum bırakılamaya maruz kalacaklar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu uygulama ile söz konusu etkinliğe katılmak istemeyen farklı inanç gruplarına mensup öğrenciler, Alevi öğrenciler, gayrimüslim öğrenciler, herhangi bir inancı benimsemeyen öğrenciler veya aileleri ayrımcılık, ötekileştirme, psikososyal baskıyla karşı karşıya kalacaklardır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MEB’i bu hukuksuz uygulamadan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim, dini yönlendirme aracı ve çocuklar da ideolojik mühendisliğin nesnesi değildir. Değerler okulda, kütüphanede, bilim merkezinde, tiyatro salonunda, müzede, parkta, spor alanında, dayanışma etkinliklerinde, sanat üretiminde ve demokratik ortak yaşam pratiklerinde de üretilir, aktarılır ve güçlenir. MEB’i bu hukuksuz uygulamadan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. Okullar cemaatleşmenin değil; bilimin, eşitliğin ve kamusal eğitimin alanı olmalıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 14:45:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/dem-partili-akin-mebin-degerler-egitimi-adi-altinda-h161168.html">DEM Partili Akın: &amp;quot;MEBin değerler eğitimi adı altında yıl sonu şenliklerini camilere taşıması kabul edilemez&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mustafa-bozbey-in-gozaltina-alinmasi-chp-grup-baskanvekili-h161167.html</link>
		<title>Mustafa Bozbey&amp;#039;in gözaltına alınması... CHP Grup Başkanvekili Emir: &amp;quot;Tek bir yol arkadaşımızı bile bu zorbalığa teslim etmeyecek, geride bırakmayacağız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey&#039;in gözaltına alınmasına ilişkin, &quot;İktidar yürüyüşümüzün ilk adımı olan o tarihi yerel seçim zaferimizin üzerinden tam iki yıl geçti. Koltuklarını kaybetme korkusuyla titreyenler, o günden beri halkın iradesine ve partimize saldırmaktan hiç vazgeçmedi&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasına ilişkin, "İktidar yürüyüşümüzün ilk adımı olan o tarihi yerel seçim zaferimizin üzerinden tam iki yıl geçti. Koltuklarını kaybetme korkusuyla titreyenler, o günden beri halkın iradesine ve partimize saldırmaktan hiç vazgeçmedi" açıklamasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün 31 Mart 2026. İktidar yürüyüşümüzün ilk adımı olan o tarihi yerel seçim zaferimizin üzerinden tam iki yıl geçti. Koltuklarını kaybetme korkusuyla titreyenler, o günden beri halkın iradesine ve partimize saldırmaktan hiç vazgeçmedi. Hedeflerinde bugün Bursa var. Dün Silivri’de kumpaslara karşı cesurca ses yükselten Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey, bugün ailesiyle birlikte gözaltına alındı. Siyasi baskılara ve iftiralara boyun eğmeyen başkanımıza tam da bugün yapılan bu operasyon, doğrudan sandığa ve milletin iradesine açılmış bir savaştır. Meydanı boş bırakmayacağız. Hep söyledik, yine haykırıyoruz: Tek bir yol arkadaşımızı bile bu zorbalığa teslim etmeyecek, geride bırakmayacağız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 14:31:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mustafa-bozbey-in-gozaltina-alinmasi-chp-grup-baskanvekili-h161167.html">Mustafa Bozbey&amp;#039;in gözaltına alınması... CHP Grup Başkanvekili Emir: &amp;quot;Tek bir yol arkadaşımızı bile bu zorbalığa teslim etmeyecek, geride bırakmayacağız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akbelen-deki-kamulastirma-calismalarini-protesto-nedeniyle-2-h161166.html</link>
		<title>Akbelen&amp;#039;deki kamulaştırma çalışmalarını protesto nedeniyle gözaltına alınan İkizköylü Esra Işık tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında dün yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında dün yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık tutuklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Muğla’nın Milas ilçesinde&nbsp;Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan 679 parsellik tarım arazisinin Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karşı 96 yurttaşın açtığı davada mahkeme bilirkişi keşfi gerçekleştirmiş, keşif sırasında yurttaşlar karara itiraz etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keşif sırasında çıkan gerginlik sonrası Esra Işık gece saatlerinde gözaltına alınmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milas İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından Milas Adliyesi’ne sevk edilen Işık, sevk edildiği sulh ceza hakimliğindeki sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esra Işık'ın annesi&nbsp;Nejla Işık, kararın ardından adliye önünde köylülerle birlikte yaptığı açıklamada,&nbsp;"Toprağımız için adalet istiyorduk şimdi evladımız için adalet isteyeceğiz. Dimdik uğurlayacağız onu. Biz utanılacak bir şey yapmadık. Bütün köylüyü almanız gerekecek. 7 yıldır bu mücadeleyi veren 20 kişiyi atacaklar hapse, İkizköy'ü öyle talan edecekler. Bir tek Esra'yı almakla olmaz bu iş. Anasını da alacak, babasını da alacak, kardeşini de alacak. Esra yalnız değil" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 14:06:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akbelen-deki-kamulastirma-calismalarini-protesto-nedeniyle-2-h161166.html">Akbelen&amp;#039;deki kamulaştırma çalışmalarını protesto nedeniyle gözaltına alınan İkizköylü Esra Işık tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-den-31-mart-yerel-secimleri-paylasimi-baskiya-h161165.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;den 31 Mart yerel seçimleri paylaşımı: &amp;quot;Baskıya, kumpaslara ve kara düzene teslim olmadık, olmayacağız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP sosyal hesabından, 31 Mart 2024 yerel seçimlerine atıfta bulunarak, &quot;İki yıl önce bugün, milletimizle omuz omuza vererek iktidar yürüyüşümüzün ilk adımını attık. Demokrasiyi ve millet iradesini hâkim kılmak için adaletsizliğe ve hukuksuzluğa boyun eğmedik, eğmeyeceğiz! Baskıya, kumpaslara ve kara düzene teslim olmadık, olmayacağız&quot; paylaşımını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP sosyal hesabından, 31 Mart 2024 yerel seçimlerine atıfta bulunarak, "İki yıl önce bugün, milletimizle omuz omuza vererek iktidar yürüyüşümüzün ilk adımını attık. Demokrasiyi ve millet iradesini hâkim kılmak için adaletsizliğe ve hukuksuzluğa boyun eğmedik, eğmeyeceğiz! Baskıya, kumpaslara ve kara düzene teslim olmadık, olmayacağız" paylaşımını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İki yıl önce bugün, milletimizle omuz omuza vererek iktidar yürüyüşümüzün ilk adımını attık. Demokrasiyi ve millet iradesini hâkim kılmak için adaletsizliğe ve hukuksuzluğa boyun eğmedik, eğmeyeceğiz! Baskıya, kumpaslara ve kara düzene teslim olmadık, olmayacağız! Bugün daha güçlü, daha kararlı ve daha umutlu bir şekilde iktidar yürüyüşümüze devam ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 13:46:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-den-31-mart-yerel-secimleri-paylasimi-baskiya-h161165.html">CHP&amp;#039;den 31 Mart yerel seçimleri paylaşımı: &amp;quot;Baskıya, kumpaslara ve kara düzene teslim olmadık, olmayacağız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yillik-bazda-fiyatlarin-en-cok-arttigi-sektor-gayrimenkul-h161164.html</link>
		<title>TÜİK: Yıllık bazda fiyatların en çok arttığı sektör gayrimenkul hizmetleri oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[ Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, şubat ayında yıllık bazda fiyatların en çok arttığı sektör yüzde 38,64 ile  gayrimenkul hizmetleri oldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, şubat ayında yıllık bazda fiyatların en çok arttığı sektör yüzde 38,64 ile&nbsp; gayrimenkul hizmetleri oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, şubat ayına ilişkin "Hizmet Üretici Fiyat Endeksi"ni açıkladı. Buna göre, hizmet sektöründeki fiyat değişimlerini ölçen endeks, şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,10 artış gösterirken, yıllık bazda ise yüzde 33,58 oranında yükseldi. Gayrimenkul hizmetlerinde yıllık artış yüzde 38,64 ile dikkat çekerken, aynı grupta aylık bazda yüzde 1,34 oranında düşüş yaşandı. H-ÜFE, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 10,01, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 35,77 artış kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık en yüksek artış gayrimenkul hizmetlerinde</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektörel bazda incelendiğinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en çok artış yüzde 38,64 ile gayrimenkul hizmetlerinde oldu. Sektörel bazda artışlar sırasıyla;&nbsp;mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 38,58 artış,&nbsp;konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 33,51 artış,&nbsp;bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 32,62 artış,&nbsp;ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 32,04 artış ile idari ve destek hizmetlerde yüzde 31,48 artış oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şubat ayında bir önceki aya göre yapılan kıyaslamada ise en yüksek artış mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yaşandı. Söz konusu dönemde ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,18 artış gözlenirken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 2,23, bilgi ve iletişim hizmetleri ise yüzde 4,20 oranında yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,18 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 2,23 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 4,20 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 1,34 azalış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 5,01 artış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 1,15 artış oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonuçlara göre, idari ve destek hizmetleri aylık bazda yüzde 1,15 ile en sınırlı artış gösteren sektör olurken, gayrimenkul hizmetleri Şubat ayında fiyatların gerilediği tek ana sektör olarak kayıtlara geçti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 12:40:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yillik-bazda-fiyatlarin-en-cok-arttigi-sektor-gayrimenkul-h161164.html">TÜİK: Yıllık bazda fiyatların en çok arttığı sektör gayrimenkul hizmetleri oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/istanbul-da-metrekareye-978-kilogram-yagis-dustu-barajlarda-h161163.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da metrekareye 97.8 kilogram yağış düştü, barajlarda doluluk oranı yüzde 64,55&amp;#039;e yükseldi</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul&#039;da 4 gün boyunca etkili olan sağanak, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaştı. Bu sürede kentin farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kilogram yağış düştü, barajlardaki doluluk oranı yüzde 64,55&#039;e yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'da 4 gün boyunca etkili olan sağanak, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaştı. Bu sürede kentin farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kilogram yağış düştü, barajlardaki doluluk oranı yüzde 64,55'e yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağanak yağış, İstanbul genelinde cumartesi öğle saatlerinden, salı sabah saatlerine kadar etkili oldu. Yağış, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaştı. Bu sürde kentte farklı bölgelere metrekareye ortalama 97.8 kilogram yağış düştüğü belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">670 ihbar yapıldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuya ilişkin İstanbul Valiliği'nin açıklamasına göre, Afet Yönetim Merkezi (AKOM), Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü’nün verilerine paralel olarak etkili olan yağış nedeniyle 7/24 saat esasına göre faaliyetlerini sürdürdü.&nbsp;İstanbul Valiliği koordinasyonunda devam eden çalışmalar kapsamında AFAD, İBB, ilçe belediyeleri toplam 6903 personel, 2505 araç, iş makinası ve 824 ekipman ile sahadan gelen ihbarlara en kısa sürede müdahale ederek vatandaşların mağduriyetini en alt seviyede tutmaya çalıştı.&nbsp;İstanbul genelinde yağış nedeniyle meydana gelen olumsuzluklar ise şu şekilde sıralandı: "112 Acil Çağrı Merkezine toplam 670 ihbar gelmiş, ihbarlar ilgili ekiplere müdahale etmek üzere yönlendirilmiştir. (Bugün itibarıyla) Havalimanlarında yağış ve şiddetli rüzgar nedeniyle iptal edilen sefer bulunmamaktadır. İDO, BUDO, Şehir Hatları'nda olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilen sefer bulunmamaktadır. 375 su baskını, 18 toprak kayması, 2 mahsur kalma, 26 ağaç devrilmesi, 16 duvar çökmesi ve 28 tehlike arz eden parça…"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Barajlardaki doluluk oranı yüzde 64'ü geçti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağış barajlardaki doluluk oranını da hızla artırdı. İSKİ Genel Müdürlüğü'nün verilerin göre Kasım-Aralık 2025 döneminde yüzde 18'lere kadar düşen doluluk oranı dün itibarıyla yüzde 64,55'e yükseldi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 12:17:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/istanbul-da-metrekareye-978-kilogram-yagis-dustu-barajlarda-h161163.html">İstanbul&amp;#039;da metrekareye 97.8 kilogram yağış düştü, barajlarda doluluk oranı yüzde 64,55&amp;#039;e yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akbelen-deki-kamulastirma-calismalarini-protesto-nedeniyle-h161162.html</link>
		<title>Akbelen&amp;#039;deki kamulaştırma çalışmalarını protesto nedeniyle gözaltına alınan İkizköylü Esra Işık adliyeye sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında dün yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık Milas Adliyesi&#039;ne sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında dün yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan&nbsp;İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık Milas Adliyesi'ne sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan 679 parsellik tarım arazisinin Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karşı 96 yurttaşın açtığı dava henüz karara bağlanmamışken Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kamulaştırılacak alanların değerlerinin tespiti ve el koyulması için Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden dava kapsamında belirlenen parsellerde keşif yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keşif sırasında bölge halkı duruma tepki gösterdi. İkizköy Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık da dün bölgede açıklama yaptı. Esra Işık, gece saatlerinde sosyal medya hesabı üzerinden dün gece saat 23.50'de yaptığı açıklamada, "Bugün karşı çıktığımız bilirkişi keşifteki itirazlarımızdan sonra gözaltına alınıyorum" bilgisini paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geceyi&nbsp;Milas İlçe Jandarma Karakolu'nda geçiren Işık, sabah saatlerinde Milas Adliyesi'ne sevk edildi.&nbsp;Esra Işık'ın annesi Nejla Işık ise ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sabaha kadar nezaretteydi. Orada da ifadesi alınmıştı. Şimdi adliyeye getirildi ifade veriyor. Burada bekliyoruz. Biz bunların bunların niye yapıldığını biliyoruz. Çocuğumun arkasındayız. Biz toprağımızı savunmak için bunları yapıyoruz. Sonuna kadar mücadelemiz sürecek."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 11:37:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akbelen-deki-kamulastirma-calismalarini-protesto-nedeniyle-h161162.html">Akbelen&amp;#039;deki kamulaştırma çalışmalarını protesto nedeniyle gözaltına alınan İkizköylü Esra Işık adliyeye sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-13-gun-basladi-durusmada-bugune-kadar-savunmasi-alinmayan-tutuklu-saniklarin-avukatlarinin-tahliye-talepleri-alinacak-h161161.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 13. gün başladı... Duruşmada, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, 13. gününde sürüyor. Duruşmada, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, 13. gününde sürüyor. Duruşmada, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP’li isimler de takip ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar saat 10.29 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. İzleyici bölümünden “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sesleri yükselirken, Ekrem&nbsp;İmamoğlu, saat 10.38’de salona getirildi. Tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. Mahkeme heyeti 10.40'ta salona girdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Perşembe günü ara karar kurulacak</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma; bugün, yarın ve perşembe günü, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri ile devam edecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatlar, mahkeme heyetinin belirlediği savunma listesine göre sırayla savunma yapacak. Her avukatın yaklaşık 15-20 dakika kadar savunma yapması bekleniyor. Perşembe günü ise mahkeme heyeti, saat 20:00 gibi tutuklu sanıklar hakkında ara karar kuracağını bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 11:08:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-13-gun-basladi-durusmada-bugune-kadar-savunmasi-alinmayan-tutuklu-saniklarin-avukatlarinin-tahliye-talepleri-alinacak-h161161.html">İBB Davası&apos;nda 13. gün başladı... Duruşmada, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/almanya-basbakani-freidrich-merzin-suriyelilerin-yuzde-80i-donecek-hedefine-koalisyon-ortagi-spd-ve-yesillerden-tepki-h161160.html</link>
		<title>Almanya Başbakanı Freidrich Merzin Suriyelilerin yüzde 80i dönecek hedefine koalisyon ortağı SPD ve Yeşillerden tepki</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, Almanya’daki Suriyelilerin yüzde 80&#039;inin üç yıl içinde ülkelerine dönmesini hedeflediklerini açıklaması, koalisyon ortağı Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile Yeşiller Partisi&#039;nin tepkisini çekti. SPD, hedefin gerçekçi olmadığını ve yanlış beklenti yarattığını belirtirken, Yeşiller açıklamayı “utanç verici” olarak niteledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, Almanya’daki Suriyelilerin yüzde 80'inin üç yıl içinde ülkelerine dönmesini hedeflediklerini açıklaması, koalisyon ortağı Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile Yeşiller Partisi'nin tepkisini çekti. SPD, hedefin gerçekçi olmadığını ve yanlış beklenti yarattığını belirtirken, Yeşiller açıklamayı “utanç verici” olarak niteledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merz, Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile yaptığı görüşmenin ardından, Almanya’daki 900 binden fazla Suriyelinin yüzde 80'inin geri dönüşünün hedeflendiğini duyurdu. Ancak bu açıklama, hem siyasi çevrelerde hem de uzmanlar arasında tartışma yarattı.<br />
<br />
İktidarın koalisyon ortağı SPD’nin Genel Başkan Yardımcısı Anke Rehlinger,&nbsp; Almanya’daki çok sayıda Suriyelinin topluma entegre olduğunu, iş gücü açığı bulunan sektörlerde çalıştığını ve bir kısmının Alman vatandaşlığına geçtiğini vurguladı. Rehlinger, geri dönüş konusunda somut oran ve süre verilmesinin “karşılanamayacak beklentiler yaratabileceğini” belirterek, bu yaklaşımın doğru olmadığını ifade etti.<br />
<br />
Yeşiller Partisi milletvekili Luise Amtsberg ise,&nbsp; Merz’in açıklamalarını “utanç verici” olarak nitelendirerek, bu söylemin Almanya’daki yüz binlerce Suriyeliyi tedirgin ettiğini ifade etti. Konstanz Üniversitesi’nden göç araştırmacısı Daniel Thym de, Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80’inin gönüllü geri dönüş yoluyla ayrılmasının “tamamen gerçek dışı” olduğunu söyledi.<br />
<br />
Öte yandan Alman Hastaneler Birliği de Suriyeli sağlık çalışanlarının sağlık sistemi için kritik önemde olduğuna dikkat çekti. Birlik, 2024 sonu itibarıyla Alman hastanelerinde 5 bin 745 Suriyeli doktor ile 2 binden fazla Suriyeli hemşire ve bakım personelinin görev yaptığını belirterek, bu kişilerin ayrılmasının sağlık hizmetlerinde ciddi aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 10:52:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/almanya-basbakani-freidrich-merzin-suriyelilerin-yuzde-80i-donecek-hedefine-koalisyon-ortagi-spd-ve-yesillerden-tepki-h161160.html">Almanya Başbakanı Freidrich Merzin Suriyelilerin yüzde 80i dönecek hedefine koalisyon ortağı SPD ve Yeşillerden tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mustafa-bozbey-in-gozaltina-alinmasi-nurhayat-altaca-kayisoglu-h161159.html</link>
		<title>Mustafa Bozbey&amp;#039;in gözaltına alınması... Nurhayat Altaca Kayışoğlu, vatandaşları Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde toplanmaya davet etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına tepki göstererek, vatandaşları Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde toplanmaya davet etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına tepki göstererek, vatandaşları Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde toplanmaya davet etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nurhayat Altaca Kayışoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in evinde yapılan arama ve verilen gözaltı kararı, kabul edilemez bir aymazlığın göstergesidir. Bu siyasi operasyonlar, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarını hedef almaktadır. Tüm Bursalıları sandıkta tecelli eden haklarını korumak üzere Bursa Büyükşehir Belediye binası önünde dayanışmaya ve sesimizi yükseltmeye çağırıyoruz. Bu hukuksuz girişimlerin karşısındayız. Başkanımız Mustafa Bozbey’in sonuna kadar yanındayız, arkasındayız. Sandık gelecek… Her şey değişecek."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 10:20:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mustafa-bozbey-in-gozaltina-alinmasi-nurhayat-altaca-kayisoglu-h161159.html">Mustafa Bozbey&amp;#039;in gözaltına alınması... Nurhayat Altaca Kayışoğlu, vatandaşları Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde toplanmaya davet etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bursa-buyuksehir-belediye-baskani-mustafa-bozbey-in-de-aralarinda-h161158.html</link>
		<title>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey&amp;#039;in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Soruşturma kapsamında 55 kişinin gözaltına alındığı, 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Soruşturma kapsamında 55 kişinin gözaltına alındığı, 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet ,suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamaları iddiasıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınanlar arasında Mustafa Bozbey’in eşi, kızı, kardeşleri ve iş insanları da bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklama, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlimiz Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey, Turgay Erdem ve bir kısım belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü görevlilerince 31 Mart 2026 tarihinde aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir&nbsp;Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eski Nilüfer Belediyesi Başkanı Turgay Erdem'in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda; 55 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüphelilere ait 51 ikamet, 23 adet şirket/iş yeri ve 1 adet vakıf adresi ile şüphelilerin kullanımında olan araçlarında arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra firari 4 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü..."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 09:51:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bursa-buyuksehir-belediye-baskani-mustafa-bozbey-in-de-aralarinda-h161158.html">Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey&amp;#039;in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-yurt-genelinde-sicakliklar-artacak-iste-h161157.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Yurt genelinde sıcaklıklar artacak! İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara, Kıyı Ege, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz&#039;in iç kesimleri, Manisa, Antalya, Hatay, Ankara, Çankırı, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak çevreleri ile Mersin&#039;in iç kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 31 Mart 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, yurdun güney, iç ve batı kesimlerinde 4 ila 6 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde hafif sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KOCAELİ&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kıyı kesimleri ile Manisa çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Antalya ve Hatay çevreleri ile Mersin'in iç kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MERSİN&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Ankara ve Çankırı çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinde ve gece saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinde ve gece saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz'in iç kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;5°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARTVİN&nbsp;6°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;8°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;9°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Şırnak çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Mardin, Batman ve Siirt çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 09:40:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-yurt-genelinde-sicakliklar-artacak-iste-h161157.html">Meteoroloji açıkladı: Yurt genelinde sıcaklıklar artacak! İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-234-h161156.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön yukarı döndü: İşte 31 Mart 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın, 6.535 TL seviyesinden işlem görürken, ons altın güne 4.570&nbsp;dolar&nbsp;düzeyinde başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Bankası Başkanı Powell’ın, Orta Doğu’daki gelişmelere rağmen&nbsp;faiz&nbsp;oranlarının mevcut seviyesinin uygun olduğunu ifade etmesinin ardından dolar bir miktar zayıflarken, altın fiyatlarında yukarı yönlü hareket gözlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 31 Mart 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.515,23 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 11.697,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.392,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 43.059,50 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 44.784,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 107.978,96 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.562,97 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 09:36:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-234-h161156.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-18-h161155.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (31 Mart 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 31 Mart 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve&nbsp;Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 31 Mart 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:18 itibarıyla 44,4628 (alış) 44,4868'den (satış) işlem görürken, Euro ise aynı saat itibarıyla 51,1093 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 26 09:29:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-18-h161155.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ibb-davasinin-12-gunu-ekrem-imamoglundan-jet-hizindaki-sorusturmaya-tepki-trtden-canli-yayinliyor-da-bizim-mi-haberimiz-yok-h161154.html</link>
		<title>İBB Davasının 12. günü... Ekrem İmamoğlu&apos;ndan jet hızındaki soruşturmaya tepki: TRTden canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davasının dördüncü haftasında 12’inci duruşma günü, tutuklu yargılanan halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın ve eski iSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş da savunmalarını gerçekleştirdi. Karataş&#039;a soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, &quot;Bilirkişi Davası&quot;ndaki savunmasının ardından hakkında açılan soruşturmaya tepki göstererek, &quot;Duruşmadan çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra arkadaşlarım bana &#039;hakkınızda dava açıldı&#039; dediler. Ben bunu anlayamadım. TRT’den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davasının dördüncü haftasında 12’inci duruşma günü, tutuklu yargılanan halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın ve eski iSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş da savunmalarını gerçekleştirdi. Karataş'a soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, "Bilirkişi Davası"ndaki savunmasının ardından hakkında açılan soruşturmaya tepki göstererek, "Duruşmadan çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra arkadaşlarım bana 'hakkınızda dava açıldı' dediler. Ben bunu anlayamadım. TRT’den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası dördüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor. Duruşmada, Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın avukatlarının çapraz sorgusu ve avukatlarının savunması tamamlandı ve duruşmaya ikince kez bir saatlik ara verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya verilen aranın ardından tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık tekrar duruşma salonuna getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP’li isimler de takip ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Ben, kendi hak edişlerini dahi zamanında alamayan biriyim. Hatta bu nedenle geçmişte kontak kapatma eylemine katıldım”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci aranın ardından ilk olarak tutuklu halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın, savunmasını gerçekleştirdi. Akın, savunmasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sayın Başkanım, 44 yaşında, iki çocuk babasıyım. 30 yılı aşkın süredir aynı adreste yaşayan, emeğiyle geçinen ve bugüne kadar hiçbir suça karışmamış biriyim. Adli sicil kaydım temizdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ailemle birlikte işlettiğimiz halk otobüsleri İBB bünyesinde çalışmaktadır. Hak edişlerimiz düzenli olarak Esenyurt Güzelyurt’taki şirkete yatırılır ve ben de bu süreçleri takip etmek için sürekli bu bölgeye gidip gelirim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık bir yıldır tutukluyum ve uzun süre neden tutuklu olduğumu dahi bilmedim. Hakkımdaki temel iddia, HTS kayıtlarına dayanarak rüşvete aracılık ettiğim yönündedir. Ancak ben, kendi hak edişlerini dahi zamanında alamayan biriyim. Hatta bu nedenle geçmişte kontak kapatma eylemine katıldım. Kendi alacağını alamayan birinin başkası için rüşvete aracılık etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada geçen baz kayıtları, benim yıllardır ticaret yaptığım ve sürekli bulunduğum bölgelerle ilgilidir. Özellikle Esenyurt Hoşdere bölgesinde 2015’ten beri akaryakıt anlaşmam bulunmaktadır ve düzenli olarak bu bölgeye gitmekteyim. Söz konusu istasyonla iddia edilen yerin sadece birkaç yüz metre mesafede olması da bu durumu açıklamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı şekilde Kadıköy, Şişli, Büyükçekmece ve Karaağaç gibi bölgeler ya günlük yaşamımın ya da ikametimin bulunduğu yerlerdir. Örneğin Büyükçekmece’de oturuyorum; bazı baz kayıtlarının evimin çevresinde çıkması son derece doğaldır. Güzelyurt ise doğrudan iş yerimin bulunduğu yerdir ve ayın büyük kısmını burada geçiririm.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adı geçen kişilerle hiçbir ticari ilişkim, görüşmem ya da temasım olmamıştır. HTS kayıtlarında görülen yakınlıklar tamamen tesadüfî ve hayatın olağan akışı içerisindedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonuç olarak; hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Üç gün boyunca hiç uyumadan ve hiçbir şey yemeden, sadece su içerek Vatan Emniyet’te nezarette kaldım”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından savunma yapan eski İSFALT Genel Müdür yardımcısı Mehmet Karataş, hem İBB hem de Aziz İhsan Aktaş davasında yargılanıyor. Aktaş hakkında, Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasında tahliye kararı verilmişti. Karataş, savunmasında şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İnşaat sektöründe 30 yıllık meslek hayatımın tamamı özel sektörde, son 7 yılı ise kamuda geçmiştir. Birçok projede yöneticilik yaptım. Altyapı inşaatlarında, yol inşaatlarında ve deniz yapılarında deneyime sahibim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma hayatım boyunca iki şeye özellikle dikkat ettim: Meslek etiğinden hiçbir zaman taviz vermedim, ödün vermedim. Ayrıca her zaman kamu yararını ön planda tuttum, asla kişisel menfaat düşünmedim. Hiçbir zaman kirli ve meslek açısından gayri ahlaki ilişkiler içerisinde bulunmadım. Bu tarz ilişkilerin tarafı da olmadım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu davaların öncesine kadar mahkeme kapısından geçmişim dahi yoktur. 37 yıllık çalışma hayatımın sonunda bütün edinimim; 3+1 mütevazı bir daire ve 2 yıl önce sattığım bir otomobilden ibarettir. Ev alırken, otomobil alırken ve ihtiyaç duyduğum zamanlarda bankalardan birçok kez kredi çekmişliğim vardır. Banka hesaplarım incelendiğinde bu durum açıkça görülecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kendi adıma bu kadar hassas davranırken, ikinci ya da üçüncü şahısların haksız ve hukuksuz kazanç sağlamalarına neden aracı olayım? Bu söz konusu dahi olamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">07.08.2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında gözaltına alındım. Üç gün boyunca hiç uyumadan ve hiçbir şey yemeden, sadece su içerek Vatan Emniyet’te nezarette kaldım. Dördüncü günün sabahı polis tarafından sorgulandım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ertesi gün savcılık sorgusu yapıldı. Tutuklanma talebiyle sevk edildiğimiz mahkeme tarafından 01.08.2025 tarihinde tutuklandık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu davada dört ayrı eylemle ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla yargılanmaktayım. 27.02.2026 tarihindeki duruşmada ise hakkımda tahliye kararı verilmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Ekrem İmamoğlu ile tanışma sürecini anlattı</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem Başkan benim İSFALT’ta göreve başladığımı AKOM’daki bir toplantı sırasında öğrendi. Kış şartlarıyla mücadele kapsamında yapılan bir toplantıda karşılaştık. Burada İSFALT’ta genel müdür yardımcısı olarak çalıştığımı söylemem üzerine, göreve başladıktan yaklaşık iki ay sonra öğrenmiş oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sırası gelmişken Ekrem Başkan ile tanışma sürecimi de aktarmak isterim:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gürpınar Balıkçı Barınağı Projesi’nde proje müdürü olarak görev yapıyordum. 2015 yılı Nisan ayında Ekrem Başkan teknik ekibiyle birlikte şantiye ziyaretine geldi. Projenin Beylikdüzü ilçe sınırları içerisinde olması nedeniyle kendisine bir sunum yaptım. Ekrem Başkan ile ilk tanışmam bu şekilde, 2015 yılında gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSFALT’taki ihale süreçleri ve görevlendirmeler konusunda da kısaca bahsetmek isterim:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSFALT’ta, bizden önceki dönemlerde olduğu gibi bizim dönemimizde de ihale komisyonları oluşturulmuştur ve aynı süreçler yürütülmüştür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Mustafa Mutlu bana ‘8 ay önce doğan çocuğumu hâlâ görmedim. Ben yandıysam elimden geldiğince herkesi yakacağım’ dedi”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Başkanım, dava sürecinin nasıl başladığından da bahsetmek isterim:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">18.09.2025 tarihinde gece saat 00.00’da infaz memuru koğuşuma gelerek sabah 06.00’da hazır olmam gerektiğini, Çağlayan Adliyesi’ne götürüleceğimi söyledi. Cezaevlerinde telefonlar 21.00 ile 06.00 arasında kapalı olduğu için avukatıma haber verme imkanım olmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sabah ring aracıyla Çağlayan Adliyesi’ne götürülürken Mustafa Mutlu da yanımdaydı. Araçta bana “8 ay önce doğan çocuğumu hâlâ görmedim. Ben yandıysam elimden geldiğince herkesi yakacağım” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı gün, benden önce ifade veren Mustafa Mutlu’nun savcı önünde verdiği beyanlar neticesinde, yaklaşık 45 dakika süren sorgulama sonrası örgüt üyesi olarak tutuklandım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Sulh ceza hâkimi ile görüşmem yaklaşık 10 dakika sürdü ve tutuklandım”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tekrar belirtmek isterim ki ne savcılık sorgusunda ne de hâkimliğe çıkma sürecinde avukatıma haber verme imkanım olmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sulh ceza hâkimi ile görüşmem yaklaşık 10 dakika sürdü. Duruşma salonu önünde bulunan bir avukat, kolluk kuvvetlerinin ricası üzerine duruşmaya katıldı. Görüşme öncesi kendisiyle sadece 5 dakika konuşabildim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Mahkeme Başkanı bana iki soru sordu:<br />
“Size ne kadar para verdi?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruyu anlamadım ve cevap veremedim. Ardından “Ali Bey size ne kadar para verdi?” diye sordu. Ben de hangi paradan bahsettiğini anlamadığımı söyledim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tüm diyaloğumuz bundan ibaretti. Kısa bir aranın ardından tekrar salona alındık ve tutuklama kararı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sözde örgüt üyesi olarak Ertan Yıldız’ın altında bir yapı içerisine yerleştirildim. Ancak bu yapı içerisinde benimle ilgili tek bir somut delil bulunmamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonuç olarak; dosya kapsamındaki iddiaların somut, kesin ve inandırıcı delillerle desteklenmediği, hakkımdaki isnatların varsayım, yorum ve çelişkili beyanlardan ibaret olduğu açıktır. Görev tanımım, toplumsal işleyiş, bilirkişi tespitleri ve dosyadaki objektif veriler birlikte değerlendirildiğinde, üzerime atılı suçları işlediğime dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir kanaate varılması hukuken mümkün değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun tutukluluk süresince maruz kaldığım ağır koşullar ile yaşım ve sağlık durumum da dikkate alınarak; öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise üzerime atılı tüm suçlardan ayrı ayrı beraatıma karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>İmamoğlu: "TRT’den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra, Karataş'a soru sormak üzere İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, sorusu sırasında, sabah saatlerinde bir alt kattaki salonda görülen "Bilirkişi Davası"ndaki savunmasının ardından hakkında açılan soruşturmaya tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sayın Hakim, bir soru sormak istiyorum. Bu salondaki güvenlik açısından bir soru. Daha önce başka bir salonda yaşadığım bir durum nedeniyle soruyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir duruşmadan çıkarken, avukatımla 5-10 dakika konuştuktan sonra, hakkımda hakaret ve tehdit davası açıldığını söylediler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şunu sormak istiyorum: Ben burada konuşurken, burası naklen izleniyor mu? Böyle bir durumda, konuşmalarımız tutanağa geçmeden savcılık tarafından izlenip dava konusu yapılabilir mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yani savcılık burayı izleyebiliyor mu? Gerçekten bilmek istiyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü daha önce, duruşmadan çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra arkadaşlarım bana 'hakkınızda dava açıldı' dediler. Ben bunu anlayamadım. TRT’den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kusura bakmayın Mehmet Bey, gerçekten saygın bir meslek insanısınız. Bu konuları burada hatırlattığınız için de teşekkür ederim. Ancak içinde bulunduğunuz duruma gerçekten üzüldüğümü ifade etmek isterim."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 19:50:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ibb-davasinin-12-gunu-ekrem-imamoglundan-jet-hizindaki-sorusturmaya-tepki-trtden-canli-yayinliyor-da-bizim-mi-haberimiz-yok-h161154.html">İBB Davasının 12. günü... Ekrem İmamoğlu&apos;ndan jet hızındaki soruşturmaya tepki: TRTden canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/milli-savunma-bakanligi-irandan-ateslenen-balistik-muhimmat-nato-tarafindan-etkisiz-hale-getirildi-h161153.html</link>
		<title>Milli Savunma Bakanlığı: İran&apos;dan ateşlenen balistik mühimmat NATO tarafından etkisiz hale getirildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı&#039;ndan (MSB) yapılan açıklamada, İran&#039;dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz&#039;deki NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) yapılan açıklamada, İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'deki NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İran'dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tedbirler kararlılıkla ve tereddütsüz bir şekilde alınmakta, bölgedeki bütün gelişmeler millî güvenliğimiz öncelenerek dikkatle takip edilmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı'ndan önceki günlerde yapılan açıklamalarda, 4 Mart, 9 Mart ve 13 Mart günleri de İran'dan ateşlenen balistik mühimmatların Türk hava sahasına girerek etkisiz hale getirildiği belirtilmişti. ABD ve İsrail'in İran saldırılarının başlamasının ardından bugün etkisiz hale getirilen mühimmat, Türk hava sahasına giren dördüncü balistik mühimmat olarak kayıtlara geçti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 19:49:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/milli-savunma-bakanligi-irandan-ateslenen-balistik-muhimmat-nato-tarafindan-etkisiz-hale-getirildi-h161153.html">Milli Savunma Bakanlığı: İran&apos;dan ateşlenen balistik mühimmat NATO tarafından etkisiz hale getirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ozgur-ozel-chpnin-adayi-erdoganin-karsisinda-yuzde-60in-altinda-oy-alirsa-secim-sonucunu-basarisizlik-sayacagim-h161152.html</link>
		<title>Özgür Özel: CHPnin adayı, Erdoğanın karşısında yüzde 60ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve gazeteci İsmail Arı’yı ziyaret etti. Özel, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Ekrem İmamoğlu hakkında açılan bütün davalarda Ekrem İmamoğlu kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler, tamamen bir siyasetçiyi siyaset yasağı olsun diye cezalandırmak. Ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.’ Neden korkuyorlar? ‘Diploma istinaftan döner, Danıştay’dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür’ diye korkuyorlar. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek, süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada, aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın, şu kadarını söylüyorum: Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım, iktidara gelsek bile” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve gazeteci İsmail Arı’yı ziyaret etti. Özel, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Ekrem İmamoğlu hakkında açılan bütün davalarda Ekrem İmamoğlu kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler, tamamen bir siyasetçiyi siyaset yasağı olsun diye cezalandırmak. Ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.’ Neden korkuyorlar? ‘Diploma istinaftan döner, Danıştay’dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür’ diye korkuyorlar. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek, süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada, aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın, şu kadarını söylüyorum: Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım, iktidara gelsek bile” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve gazeteci İsmail Arı’yı ziyaret etmek üzere, Sincan Ceza İnfaz Kurumu’na gitti. Özel’e; CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Ordu Milletvekili Seyit Torun ve Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu eşlik etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, toplam bir buçuk saat süren ziyaretlerin ardından cezaevi önünde basın toplantısı düzenledi. Özel, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öncelikle bugün Tanju Özcan’ın tutuklanmasının birinci ayı ve bugün tutukluluk incelemesi var, bu saatlerde yapılıyor. Ümit ediyoruz bu büyük hukuksuzluk, bu tutukluluk incelemesi sonucunda ortadan kalkar. Tanju Başkan da hem ailesine hem Bolusuna hem görevine kavuşur. Hiç şüphesiz Türkiye’deki belediye başkanlarımızı hepsi görevlerinde başarılı ancak geçen yılki anketlerde ilinde oyunu hem seçimde en çok arttıran hem anket sonucunda memnuniyetin en yüksek olduğu illerden biri olan Bolu bu yaşananları hak etmiyor. Tanju Özcan belediye başkanı olarak kendisi AK Partili, MHP’li ve Bolu’daki esnafları, taşımacıları temsil eden herkesin içinde olduğu bir vakıf var. Bolu’dan para toplanıyor. İş adamlarından vakfa destek olması isteniyor. Bu vakıf Bolulu yoksul öğrencileri şehir dışında, Bolu’ya şehir dışından misafir gelen yoksul öğrencileri de Bolu’da okutuyor. Bunlara burs veriyor, önemli burslar veriyor. Bu vakfa yapılan bağışlar üzerinden başlatılan bir soruşturma vardı. Üç harfli üç şirket vardı. Gördünüz, peşi sıra hepsi ‘Biz şikayetçi değiliz, zorla vermedik, şikayet etmedik’ dediler. Bir tanesinin eski çalışanı, şirketi bağlamayan bir ifade vermişti. O konuda da şirket açıklamasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Algı yaratıp haysiyet cellatlığı yapmaya çalışıyorlar”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu ülke Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu müteahhitlerinden canlı yayında bağış aldığı, ‘Buraya bir imam hatip sana yakışır’ deyip sözünü aldığı, ‘Şuraya cami yap’ deyip sözünü aldığı ya da bitirme süresini kısaltıp bir maliyeti bağış olarak kabul ettiği ve bununla övündüğü süreçleri yaşadı. Üç harfliler İstanbul'da kurulmuş, Bolu’da para kazanıyor, vergiyi İstanbul’a veriyor. Bolu’nun evladına, Bolu’nun çocuklarına burs vermiş. ‘Bundan şikayetçi değiliz’ diye çarşaf çarşaf açıklama yapıyorlar. Daha kim, neden bahsediyor? Bugün Tanju Bey tutukluluk incelemesinden sonra avukatları üzerinden kendisine verebilirim bunu. Bugün bu tutukluluk hali devam ettiği takdirde avukatlar üzerinden çıkınca kendisine vereceğim. Geçmişte İletişim Başkanlığı’nda güya dezenformasyondan sorumlu koordinatör olan, uyuşturucu ve fuhuştan dolayı gözaltında olan, sonra herkes tutuklanırken serbest bırakılan, şimdi gönüllü olarak güya maaşını Adalet Bakanlığı’ndan almadan Adalet Bakanlığı’nda odası olan biri var. Bütün gazeteciler biliyor adını. Bir kamu kurumunda, birinde bir odada adı yazıyorsa, resmi görevlendirme yoksa Sayıştay sorar bunu ‘Ne yapıyorsunuz’ der. Belediyede, kamu kurumunda bunu yapamazsın. Bu arkadaş bu gazeteci arkadaşların Whatsapp gruplarına sürekli perde arkası haber atıyor. Tanju Özcan ile ilgili de Tanju Özcan’ın tutuklanmadan 20 gün öncesinde kendisinin şikayetçi olduğu, kendisine şantaj yapılan, eşinin de bildiği ve birlikte şikayet ettikleri gerçek dışı bir hususu, sanki ‘Tanju Özcan’ın cep telefonu ele geçirilmiş de o cep telefonunda çeşitli yazışmalar varmış da’ diye sevk eti. Bunu da sağ olsun ‘Ak-it’ gazetesiyle, bazı gazeteler kısmen, ve TGRT, Akit düzeyinde bütün gece konuştular. Ortaya çıktı ki Tanju Özcan’ın cep telefonu hiç alınmamış. Ortaya çıktı ki Tanju Özcan cep telefonundaki bazı yazışmaları kanıt göstermiş, kanıt göstermek istemiş ki. Ama algı yaratıp haysiyet cellatlığı yapmaya çalışıyorlar. O odadaki o kişi böyle işleri yapmayı bırakmadıkça asla ve asla bu ülkenin bir hukuk devleti olduğundan kimse bahsedemez, Adalet Bakanlığı asla bahsedemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Erdoğan ailesinden her bir bireyin bir vakıfta görev yaptığını bilmiyor muyuz”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet Bakanlığı üzerinde gizlilik olan soruşturmaların da daha geçende yaşadık, nasıl oluyor da bilgilerini yetkisiz yetkili Torlak tarafından bütün herkese yollanıyor? Bir de böyle ‘Fikri takip dosyası yolluyorum…’ Gazetecilere diyor ki ‘Ben geçende size şu iftira haberi yollamıştım. O haberin fikri takip dosyası…’ Bütün gazetecilere hakaret. Fikri takibi gazeteci yapacaksa yapar, sana mı soracak? Ayrıca şu telefonları açıyorlar: ‘Bu haberi yaparsanız yanımızda, yapmazsanız karşımızda konumlanırsınız.’ Böyle tehdit mi var? Bunu bütün Ankara biliyor, bütün gazeteciler biliyor. Artık bir distopik romana dönmüş olan Türkiye’de her yaptığımız iş, gidip baktığınızda bir distopyayı, artık böyle bir gerçek üstülüğü barındırıyor. Tanju Özcan kurulmuş bir vakıfta, vakfa bağış toplamaktan dolayı ki sadece o bağışlarla öğrencilere burs verildiği halde içeride tutuluyor. Gazeteci arkadaşımız Sayın İsmail Arı’nın içeride tutulma sebebi dört tweet var ama ilk tweet, yani gözaltına alınma sebebi Erdoğan ailesinin dahil olduğu 20’nin üzerinde vakıfla ilgili haber yapmak. Erdoğan ailesinden her bir bireyin bir vakıfta görev yaptığını bilmiyor muyuz? Toplam 20’nin üzerinde vakıfta görevliler. Bu vakıflar Bolu’daki bütün partililer gibi değil, AK Partililerden oluşan vakıflar var. Buna kamu yararına çalışma izinleri alınıyor. ‘Bu vakıflarla ilgili haber yaptı’ diye gözaltı dosyası… Sonra bu tweet yetmez, üç tweet daha ilave ediliyor. Bunlardan bir tanesi daha tutuklamaya gerekçe olduğu düşünülen Yunus Emre Vakfı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“İsmail Arı benim beraat ettiğim davaya konu haberden içeride tutuluyor”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi buradan ilk kez açıklıyorum. Yunus Emre Vakfı ile ilgili haberi İsmail Arı’dan okudum. Sonra da o haber kapsamının dışına da çıkmadan, bir kısmını da dışarıda bırakmadan bunu grup toplantısında -kendi yaptığımız çalışmalarla da desteklendi haber- sorular sordum. Bunun üstüne bana dava açtılar. Dava tamamlandı. Şimdi İsmail Arı’ya da bahsettim, avukatlarına vereceğim. Hakim diyor ki ‘Yunus Emre Vakfı, bu vakıfta atılan imzalar, alınan ihaleler, birilerine verilen ihaleler…’ Ki ihalenin olmadığı ortaya çıktı. ‘Yapılan ödemeler... Bunlar kamu yararıyla ilgilidir. Somut deliller ortaya konmuştur. Bu siyasetin konusudur. Kamuoyunun bilmek hakkıdır.’ Arkadaşlar gazetecilik de zaten bunun mesleğidir. Gazetecinin yaptığı iş de kamu adına yapılıyor. Ben o davadan beraat ettim. Ben o haberi dile getirdim ve hakim o davayla ilgili tazminata hükmetmedi. Dedi ki ‘Bu siyasetin konusudur. Kamunun bunu bilmek için çaba sarf etmeksizin bir siyasetçinin yapması gereken iştir.’ Ve bunun kaynağı İsmail Arı’nın haberidir arkadaşlar. İsmail Arı’yı siz bundan nasıl burada tutuyorsunuz?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Neden bir adım daha geriye götürüyorsunuz ifade özgürlüğünü, gazetecilerin haber yapma hakkını”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">O yüzden buradan bir uyarıda bulunacağım: İsmail Arı, dokuz&nbsp;gündür tutuklu. Yakında tutukluluğa itirazı olacak. Bakın, Nacho Sanchez Türkiye Raportörü. Nisan ayında Türkiye ile ilgili rapor çıkacak. Giden heyetimize iki tutuklu gazetecinin durumlarını soran hem Ali’nin hem İsmail’in durumlarını soruyor her giden Türk parlamentere. Durduk yerde nisan ayı raporuna Türkiye'de tutuklu olan üç gazetecinin; Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın durumları bu rapora girecek. Niye girsin? Bu raporlara göre Türkiye’de demokrasinin durumuna bakılıyor. Türkiye'ye yatırım yapılıyor, yapılmıyor, geliniyor, gelinmiyor. Herkes o raporu okuyor. Neden bir adım daha geriye götürüyorsunuz ifade özgürlüğünü, gazetecilerin haber yapma hakkını? Bu konuyu bir kez daha dikkate sunmak isterim. Bu arada İsmail Arı’nın gözaltına alındığı sırada Tokat’ta üç ayrı yere, eşinin üç akrabasına eş zamanlı operasyon yapıldığını, ikisinin jandarma ve birinin polis tarafından yapıldığını, gittikleri evlerde bir bayram ziyaretinden henüz çıkmış ya da gelmemiş olduğu eve jandarmaların yollandığını, bu işin topu topu yatarı bile olmayan bir tane tweet ve açılan davada da yatarı bile olmayacak bir iş için, bunun büyük bir gözdağı için, bütün gazetecilere gözdağı vermek için yapıldığını dikkatlerinize sunarım. Ümit ediyorum, buralara bir daha gazetecileri ve belediye başkanlarını ziyaret etmek üzere gelmeyiz. Bu tutukluluk incelemelerinden, bu tutukluluğa itirazlardan sonuç alınacağını ümit ediyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Etimesgut’ta bizimle ilgili bir husus yok”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, Etimesgut Belediyesi’ndeki gözaltılar hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etimesgut Belediyesi kendi açıklamasını yaptı Başkanımız burada. Belediye yönetiminin şikayetiyle yürütülen bir dosya. Önceki dönemden görevde olan bir personelin iddia o ki imza taklidiyle yaptığı bir iştir. Bu belediye yönetimince fark edildiğinde bu konuda bir suç duyurusunda bulunulmuştur. Şikayette bulunulmuştur. O doğrultuda devam eden bir iştir. Bu konu ile ilgili bizdeki bilgiler bundan ibaret. Bizimle ilgili bir husus sonuçta yok.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Bu davanın siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60. Milletin yüzde 60’ıyla da mı davalık olacaksın”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuşadası mitingi sonrası hakkında başlatılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturmasını değerlendiren Özel, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ben, Kuşadası’nda yaptığım açıklamayla ilgili davanın Ankara’dan açılmış olmasından dolayı memnuniyet duyarım. Çünkü bu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı defalardır, başka bir şehirde olunca benim bulunduğum yer, sonuçta ikametim Manisa ama çoğunlukla Ankara’da bulunuyorum. Meclis burada, görev yerim burada, Genel Merkez burada. Ankara ya da Aydın ya da Kuşadası yetkiliyken hiç olmazsa İstanbul açmamış. Çünkü onlar İstanbul’dan açınca buradaki kıymetli başsavcılara hakaret suçunu işliyorlar. Baktım, yani ne yapsın, dava açmış bize. Suçum neymiş? Erdoğan'a demişim ki ‘Sen yıllarca Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış birisin. Aday olup kazansan da kaybetsen de bu iyiydi. Ama şimdi bir darbeci olarak darbe yaparak...’ Ben bu süreci 19 Mart darbesi yapılmadan beş hafta önce yaptığım grup toplantısında ‘Bir darbe mekaniği işliyor. Bu mevcut Cumhurbaşkanı’nın kendisinden sonrakini engelleme, mevcut iktidarın kendinden sonraki iktidara darbe girişimidir’ diye tanımlamıştım. Bizim temel tezimiz bu. Bu Türkiye’de yüzde 60 oranında destek görüyor. Bu davanın siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60. Hadi bana dava açıyorsun. Milletin yüzde 60’ıyla da mı davalık olacaksın? Bu davayı millet sandıkta çok fena görür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“İkinci turda 51 küsurla seçilip de kendine her şeyi hak görene, bugün toplumun yüzde 60’ı inanmıyor”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci turda 51 küsurla seçilip de kendine her şeyi hak görene, bugün toplumun yüzde 60’ı inanmıyor bu dediğinden. ‘Bu dava siyasidir’ diyor. Yüzde 25’i ‘Hukukidir’ diyor. Yüzde 15 de ‘Kararsızım’ diyor. Dört kişiden birini ikna etmiş birisi, toplumun yüzde 60’ına itiraz ediyor. Bana bunu söylediğim için, bunun hukuki olmadığını, siyasi olduğunu, siyasi rakiplerine darbe girişimi olduğunu söylediğim için dava açıyor. Bu dava sandıkta görülür. Yüzde 60 söyleyeceğini söyler. Nasıl, bu Özgür Özel siyasete girmeden önce girdikleri son yerel seçimlerde yüzde 6 aldıkları Manisa’da son seçimde yüzde 60 aldıysa, nasıl senin bütün kalelerini teker teker kazandıysa şimdi de gelecek sandıkta Özgür Özel gibi düşünen yüzde 60’ı görürsün. Yüzde 60’ı alırız, ondan sonrasını sen düşünürsün. Ama sakın kimse endişe etmesin, ‘Geçmişte AK Parti’ye oy verdim. Üyesiydim. Şimdi yüzde 60’la CHP gelirse ne olur?’ CHP gelirse darbeciler korksun, hak yiyenler korksun, itibar suikasti yapanlar korksun, Adalet Bakanlığı’nda yetkisiz oturup hepimize itibar suikasti haberlerini gazetecilere yollayıp akşama TGRT’ye malzeme çıkarmaya çalışanlar korksun. Gerçek gazeteciler, gerçek hukukçular ve gerçekten görevini yapan hakimler, savcılar korkmasın.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Soruşturma izni verilen AK Partililerin bir tanesine sabahleyin polis gitmediyse burada haksızlık, eşitsizlik, çifte standart vardır”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ‘En çok AK Partili belediyelere soruşturma izni veriliyor, siyasi bir ayrım yok’ açıklamasını değerlendiren Özel, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sayın İçişleri Bakanı’na şunu söylemek isterim: Şu anda 17 belediye başkanım tutuklu, girdi-çıktılarla 25 belediye başkanım sabahın 6’sında, gecenin 12’sinde, 3’ünde jandarma ya da polis baskınlarıyla alındılar ve tutuklandılar. 107 arkadaşım tutuklu yargılanıyor, 450’den fazla arkadaşımız yargılanıyor. Ve diyor ki ‘CHP’li belediyelerin üç katı AK Partili belediyelere soruşturma izni verdik.’ Bakın, bir tanesine sabahleyin polis ve jandarma gitmediyse işte burada haksızlık, eşitsizlik, çifte standart vardır. Biz ‘CHP’li belediyeye soruşturma izni neden veriliyor’ demiyoruz. Gelir müfettiş, soruşturma izni ister. İncelersin, gerekli görürsen verirsin. Adil bir yargılama olur. Ağzımızı açarsak namerdiz. Bugüne kadar açmadık. Ama bugün yapılan haysiyet cellatlığı. Şimdi ‘Bin küsur AK Partili’ye verdik. 200 küsür CHP’liye’ diyor. CHP’lilerin hepsinin iki koluna iki jandarma giriyor, kamerayı kuruyorlar, yukarıdan çekiyorlar. Dünyanın en büyük suç örgütü çökertilmiş gibi itibar suikastıyla götürüyorlar. Her gün doktora götürüyorlar, getiriyorlar. AK Partililere soruşturma izni verilmiş, bunu NOW TV’nin muhabiri İçişleri Bakanı’nın kahvaltısında öğreniyor. Neden? Çünkü izin veriyor, kağıt üstünde, soru soruyor, kağıt üstünde, cevap veriyor, kağıt üstünde. Olması gerektiği gibi yürüdüğü için.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“İçişleri Bakanı nasıl iki parti arasında ayrımcılık yapıldığını anlatmış”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hangisine sabahın altısında evin kapısına polisle, kamerayla, ya da hangisinin kaldığı otelin kapısına polis kamerasıyla dayandınız? Onu soruyorum, Sayın İçişleri Bakanı? Yani zaten İçişleri Bakanı adeta benim adıma kamuoyunu aydınlatmış arkadaşlar. Ben de bunu anlatıyorum. Soruşturma usulüne göre yürür, suçlu bulunan cezasını çeker. Ama sen AK Parti’de hiç bunu yapma, ‘CHP’de beşte biri kadar’ diyor İçişleri Bakanı. Suçlanan belediye başkanı veya belediyedeki mesele AK Parti’nin beşte biri kadar. AK Parti’den bir kişiye gözaltı yok, tutuklama yok. CHP’nin tamamına var. İçişleri Bakanı benim şahidim. Bir gün burası halk mahkemesi olsaydı, siz de bana bu soruyu sorsaydınız. ‘Lehe şahit dinletmek istiyorum, yeni İçişleri Bakanımız önceki Erzurum Valimiz gelsin anlatsın’ derdim, bunu anlatırdı. Sağ olsun, Allah razı olsun, İçişleri Bakanı nasıl iki parti arasında ayrımcılık yapıldığını anlatmış. Ben de bunu anlatmaya çalışıyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Siyaset, milletin aklında bir soru varsa ‘Sus’ denince susulacak yer değildir”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, ‘Cumhurbaşkanının talimatı var, o yüzden susuyorum. Yoksa istersem Özgür Özel ile mücadele ederim’ açıklamasını şu ifadelerle değerlendirdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Akın Gürlek’e gelince... Siyaset, milletin aklında bir soru varsa ‘Sus’ denince susulacak yer değildir. Erdoğan’a soruyorum: Madem Akın Gürlek’i susturdun, turpun küçüğünü. Turpun büyüğü olarak soruyu sen cevapla. Biz ortaya sorular koyduk, ID numaraları söyledik, her biri doğru. Bakın, Bakanlık elinizde, bütün belediyeler elinizde, herkes biliyor, verdiğimiz tüm ID’ler doğru. Çevre Bakanlığı diyebiliyor mu ‘Hayır, Özgür Özel’in söylediği bu taşınmazlarla Akın Gürlek’in hiçbir zaman ilgisi olmamıştır.’ Gidince görüyorsunuz. Almış, biz bunları yaz boyunca üzerine gitmeye başladıkça elden çıkartmış, satmış. Mal beyanı sadece tapudan mı ibarettir? Yoksa mal beyanında hepimizin yaptığı gibi banka hesap numaraları ve içerideki paralar da var mıdır? Mal beyanı tek kişiden mi ibarettir? Eş de var mıdır? Eşin üzerine kayıtlı olanlar var mıdır? Ben bu konuda söyleyeceklerimi söyledim ve cevabı bekliyorum. Ne yaşanacak bekliyorum. Bu haftayı, gelecek haftayı bekliyorum. O yüzden biri ‘Sus’ dendi diye susulmaz. Cumhurbaşkanı’nın görevi atadığını susturmak değil, atadığı kişiyle ilgili şüphe varsa kamuoyunun en açık ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesini talep etmektir. O yapmıyorsa sen yapacaksın. ‘Cumhurbaşkanı çok büyük sıkıntıda.’ ‘Neden sıkıntıda?’ ‘Çünkü parti içinde çok acayip itirazlar var bu işe.’ Tamam. Bir yanlış iş yaptıysan bir geri adım atarsın. Ama atamayacak haldeysen nasıl bir ilişkinin içindeysen onu ben bilmem.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Tencere yuvarlanır kapağını bulur”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Keçiören Belediye Başkanı’nın bu hafta AK Parti’ye geçeceği konuşuluyor. Nasıl değerlendirirsiniz’ sorusunu yanıtlayan Özel, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tencere yuvarlanır kapağını bulur. Bu millet görür. İnşallah bekliyorum, Keçiören Belediye Başkanı’nı bu çarşamba günü alsın, Recep Tayyip Erdoğan layıkıyla. Ondan sonra konuşacağız. Osman Gökçek, dünya kadar laf ediyordu, Keçiören Belediye Başkanı CHP’deyken bunları söylüyordu. Ben de çağırıp soruyordum Keçiören Belediye Başkanı’na, ‘Vallahi billahi yalan.’ Sonra WhatsApp yazışmaları çıktı ortaya. Üstlendim mi, üstlendim. Sahiplendim mi, sahiplendim. ‘Yalan diyordun. Sana hırsız diyenlerin partisine gidiyorsun. Sana rüşvetçi diyenlerin partisine gidiyorsun. Ben sana inandım, demek ki rüşvetçiymişsin, hırsızmışsın. Layığını bulmuşsun’ diye mesaj attım ben ona. O mesajların hepsi çıktı ortaya. Mahkeme dosyalarına da giriyor. O mesajlar var ya o söylediklerim bütün olayı ortaya seriyorlar. Osman Gökçek ‘Hırsız’ diyor, çağırıp soruyorum. ‘Yalan’ diyor. ‘Sana inanıyorum’ diyorum. Sonra başka partiye gittiğini görünce söylüyorum ve doğru olduğu ortaya çıkıyor. Peki bu Ankara’yı ben ‘Mansur Yavaş yönetsin’ dedim. Ankaralı öyle takdir etti. Tayyip Erdoğan kim yönetsin demişti? Turgut Altınok. Turgut Altınok ne diyor? ‘Yolsuzluklarını örtmek için parti değiştirmeye çalışıyor’ diyor Keçiören Belediye Başkanı için. Bu Turgut Altınok ortada duruyorken bu laflar ortada duruyorken ne yapacağız?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Tosuncuk layığını bulur. Tak rozeti, Osman da alkışlasın”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PORTAŞ dosyasını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı istedi. Şeklen. Hiçbir şey yapmadan hemen şimdi git AK Parti’ye katıl, ondan sonra AK Parti’ye katılınca hapse atılmaktan kurtul. Topuklu Efe, şimdi de burada Tosuncuk Efe, Tosuncuk versiyonu. Hadi, layığını bulur. Alın göreyim. Recep Bey, al bakalım, tak rozeti. Osman da alkışlasın ‘Hayvanlar Yarışıyor’un en önünde oturanlar gibi, şak şak alkışlıyor. Alkışlasın orada. Grup toplantısına mutlaka davet edin, Turgut Altınok ile Osman Gökçek yan yana otursunlar. Aralarına da Tosuncuk’u koyun. Tosuncuk oradan çıkıp gitsin böyle övmeye Tayyip Erdoğan’ı. Böyle ikisi kolundan tutsun tutsun, bir bıraksınlar. Tosuncuk koşa koşa kürsüye doğru gitsin. En layığınız bu sizin. Sen de gelince kafadan seversin, böyle enseden. ‘Aferin oğlum. Orada çaldın, buraya kaçtın, kurtuldun. Aferin oğlum.’ Topuklayan Efe de topuklasın, gelsin Aydın’dan. O da alkışlasın çılgınca. Sizin layığınız bu. Karikatür gibisiniz. Distopik romana çevirdiniz memleketi. Yaşananlara, yaşadıklarımıza ben inanamıyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“Otel kapısı çalıp çekilen videoyu Sabah gazetesine ulaştırma talimatı kimden”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanı’na bir lafım daha var. Onu unuttum. Sayın İçişleri Bakanı madem bu kadar samimi bu işleri ifşa etmiş. Kendisine soruyorum: İçişleri Bakanlığı’na savcılıkça gizlilikle yürütülen bir soruşturmada -ki&nbsp;gizlilikle yürütülmese de fark etmez- İçişleri Bakanlığı’na bağlı polisler... Ankara Emniyeti bize diyor ki ‘Biz yapmadık, haberimiz bile yoktu. İstanbul’dan geldiler, bize güvenmediler.’ İstanbul’dan istihbarat almışlar otelde olduğuna dair, otelin kapısını çalıp o videoları çekmişler. İçişleri Bakanı’na soruyorum: Bir buçuk saat içinde yandaş basına servis edildi. O videoları çeken polis, o videoyu gitti, birine emanet etti ya da kendi yaptı ya da emanet ettiği yerde yaptı. Bunlar hakkında soruşturma açtınız mı? O kişilere sorun bakalım, bunu Sabah gazetesine ulaştırma talimatı kimden? Ya da onlar savcılığa mı verdiler? O zaman savcıya sorun bakalım bunu kim verdi buraya? Video kaçta çekildi, kaçta İstanbul’a aktarıldı, Sabah gazetesinin eline geçene kadarki sürede video kimin emanetindeydi? Öyle haysiyet cellatlığı yapmak kolay. O yüzden bu soruların hepsine teker teker cevap bekliyoruz. Çarşamba günü Tosuncuk Şov’u hep beraber izleyeceğiz. Hep beraber bekliyoruz. Haydi bakalım alsınlar onu. Ondan sonra konuşacağız devamını.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“</strong><strong>CHP’nin adayı,&nbsp;</strong><strong>Erdoğan’ın karşısında yüzde 60’ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişi davasındaki savunmasına açılan soruşturma hakkında ise “Meselenin kendisi şu: Ekrem İmamoğlu hakkında açılan bütün davalarda Ekrem İmamoğlu kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler, tamamen bir siyasetçiyi siyaset yasağı olsun diye cezalandırmak. Ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.’ Neden korkuyorlar? ‘Diploma istinaftan döner, Danıştay’dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür’ diye korkuyorlar. O yüzden bu minik minik davalar açılıyor. Bunu da o sebepten açmışlardır. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek, süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada, aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın, şu kadarını söylüyorum: Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım, iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 19:48:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ozgur-ozel-chpnin-adayi-erdoganin-karsisinda-yuzde-60in-altinda-oy-alirsa-secim-sonucunu-basarisizlik-sayacagim-h161152.html">Özgür Özel: CHPnin adayı, Erdoğanın karşısında yüzde 60ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/italya-donanmasi-cavour-ucak-gemisinde-tb3-siha-kullanmayi-planliyor-h161151.html</link>
		<title>İtalya Donanması, Cavour uçak gemisinde TB3 SİHA kullanmayı planlıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[İtalyan Donanması Komutanı Koramiral Berutti Bergotto, Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB3 insansız silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) Cavour uçak gemisinden görev yapabileceğini açıkladı. Baykar ve Leonardo işbirliğiyle geliştirilen platform, gözetleme ve taarruz kapasiteleriyle Avrupa’daki sınırlı sayıda donanma arasında operasyonel olacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İtalyan Donanması Komutanı Koramiral Berutti Bergotto, Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB3 insansız silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) Cavour uçak gemisinden görev yapabileceğini açıkladı. Baykar ve Leonardo işbirliğiyle geliştirilen platform, gözetleme ve taarruz kapasiteleriyle Avrupa’daki sınırlı sayıda donanma arasında operasyonel olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa merkezli Naval News’in haberine göre, İtalyan Donanması Komutanı Koramiral Berutti Bergotto, 6 Kasım 2025'te göreve başladığından bu yana katıldığı ilk parlamento oturumunda,&nbsp;TB3’ün Cavour uçak gemisinden operasyon yapabileceğini duyurdu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bergotto, "TB3’ün Leonardo ile Baykar arasındaki stratejik ortak girişim LBA Systems aracılığıyla temin edileceğini" belirtti. Buna göre TB3, gözetleme ve silah taşıma kapasitesine sahip sabit kanatlı bir UCAV olarak, İtalyan Donanması’nın mevcut insanlı uçak ve helikopter varlıklarını tamamlayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bergotto, "donanmanın mevcut insansız sistem portföyünü genişlettiğini, FREMM sınıfı fırkateynlerde ScanEagle UAV ve yeni VTOL platformlarıyla deniz gözetleme ve taarruz yeteneklerini artırmayı hedeflediğini" söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dikine kalkıp inebilen ve gözetleme yapabilen bir insansız hava aracı olan yeni VTOL drone, gerektiğinde, taşıdığı patlayıcı ile hedefe çarpıp bir mermi gibi saldırı yapabilme yeteneğine sahip.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">TB3 de Bayraktar TB2’nin deniz operasyonlarına uyarlanmış evrimi olup, kısa kalkışlı uçak gemilerinden görev yapabilecek şekilde tasarlandı. Önceki NATO tatbikatlarında TCG Anadolu’dan operasyon gösteren TB3, istihbarat, gözetleme, keşif (ISR) ve taarruz yeteneklerini sergilemişti.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Naval News'ün haberine göre TB3’ün entegrasyonu, İtalyan Donanması’nı uçak gemilerinden sabit kanatlı UCAV operasyonu yürüten sınırlı sayıda Avrupa donanmasından biri haline getirecek. Platform, uzun süreli görevler ve hassas güdümlü mühimmat taşıma kapasitesiyle deniz gözetleme, hedefleme ve küçük taarruz operasyonları için uygun görülüyor. İtalyan-Türk ortaklığı, teknolojik entegrasyon ve Avrupa pazarına erişimi kolaylaştırmayı amaçlıyor. TB3’ün Cavour uçak gemisine entegrasyonu, deniz operasyonlarında esnek ve katmanlı bir hava gücü yaklaşımı sağlayacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 19:46:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/italya-donanmasi-cavour-ucak-gemisinde-tb3-siha-kullanmayi-planliyor-h161151.html">İtalya Donanması, Cavour uçak gemisinde TB3 SİHA kullanmayı planlıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-basarirdan-icisleri-bakani-ciftcinin-591-ak-partili-belediyeye-sorusturma-izni-verdik-ifadesine-yanit-2024-secimlerinde-ak-partinin-kazandigi-toplam-belediye-sayisi-505-h161150.html</link>
		<title>CHP&apos;li Başarır&apos;dan, İçişleri Bakanı Çiftçi&apos;nin 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verdik ifadesine yanıt: 2024 seçimlerinde AK Partinin kazandığı toplam belediye sayısı 505</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi&#039;nin, 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verdiklerini yönelik ifadesine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, AK Parti&#039;nin 2024 seçimlerinde kazandığı toplam belediyenin 505 olduğunu hatırlatarak, &quot;Muhalefete gelince şafak operasyonu, kelepçe ve anında tutuklama; iktidara gelince sayısı bile izaha muhtaç dosyalar ve sonucu açıklanmayan süreçler&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verdiklerini yönelik ifadesine tepki gösteren&nbsp;CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır,&nbsp;AK Parti'nin 2024 seçimlerinde kazandığı toplam belediyenin 505 olduğunu hatırlatarak, "Muhalefete gelince şafak operasyonu, kelepçe ve anında tutuklama; iktidara gelince sayısı bile izaha muhtaç dosyalar ve sonucu açıklanmayan süreçler" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verdiklerini yönelik ifadesini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki göstererek, AK Parti'nin 2024 seçimlerinde kazandığı toplam belediyenin 505 olduğunu hatırlattı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başarır'ın paylaşımı şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İçişleri Bakanı, '591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verdik' diyor. Ama ortada açıklanması gereken çok ciddi bir belirsizlik var: 31 Mart 2024 seçimlerinde AK Parti’nin kazandığı toplam belediye sayısı 505."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"591 soruşturma izni verilen belediyeler hangileri?"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başarır paylaşımında Bakan Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle şu soruları sıraladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Madem rakam bu, o zaman tüm soruları tek tek cevaplayın: 591 soruşturma izni verilen belediyeler hangileri? Bu dosyalar hangi dönemi kapsıyor? Kaçı mevcut belediyelerle, kaçı önceki dönemlerle ilgili? Bu izinlerden sonra kaç dosyada takipsizlik verildi? Kaç AK Partili mevcut belediye başkanı yargılanıyor? En önemlisi: Kaçı tutuklu yargılanıyor? Kaçı görevden alındı, kaçına kayyum atandı?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başarır paylaşımı, "Muhalefete gelince şafak operasyonu, kelepçe ve anında tutuklama; iktidara gelince sayısı bile izaha muhtaç dosyalar ve sonucu açıklanmayan süreçler… Sayın Bakan, bu sorulara derhal cevap vermelidir" ifadeleriyle tamamladı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 19:45:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-basarirdan-icisleri-bakani-ciftcinin-591-ak-partili-belediyeye-sorusturma-izni-verdik-ifadesine-yanit-2024-secimlerinde-ak-partinin-kazandigi-toplam-belediye-sayisi-505-h161150.html">CHP&apos;li Başarır&apos;dan, İçişleri Bakanı Çiftçi&apos;nin 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verdik ifadesine yanıt: 2024 seçimlerinde AK Partinin kazandığı toplam belediye sayısı 505</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglunun-bilirkisi-davasi-13-temmuz-tarihine-ertelendi-h161149.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlunun Bilirkişi Davası 13 Temmuz tarihine ertelendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı dava 13 Temmuz tarihine ertelendi. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren savunmasının son bölümünde İmamoğlu, &quot;Bana göre cumhurbaşkanı, Atatürk’tür. Öfke değildir, nefret değildir, kindar nesil yetiştirmeyi hedefleyen değildir. Çocukları sevecek, bebeği sevecek, anayı sevecek, kendine oy vereni değil; herkesi sevecek, 86 milyon insanı sevecek.&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı dava 13 Temmuz tarihine ertelendi. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren savunmasının son bölümünde İmamoğlu, "Bana göre cumhurbaşkanı, Atatürk’tür. Öfke değildir, nefret değildir, kindar nesil yetiştirmeyi hedefleyen değildir. Çocukları sevecek, bebeği sevecek, anayı sevecek, kendine oy vereni değil; herkesi sevecek, 86 milyon insanı sevecek." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">19 Mart operasyonuyla tutuklanan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak 2025’te Saraçhane’de düzenlediği “Turpun Büyüğü” konulu basın toplantısında bir bilirkişinin adını vererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek “Siz de böyle maharetli bilirkişi S. Beyler oldukça, siz de binlerce bilirkişi arasından nokta atış S. Bey bilirkişisini bulan yargı mensupları oldukça bir davanın öncesinde ya da yürüyen sürecin öncesinde heybenizde büyük turplar taşıdığınızı düşünebilirsiniz. Ne var ki sizin turp zannettikleriniz bu milletin gönlünde zerre yer etmez. Sayın Cumhurbaşkanı, turpun büyüğü senin heybenden çıktı. Aslında işin çok kolay. Bu kadar heybe sırtında taşımana gerek yok. Bu kadar yük taşıyacağına kendini sadece milletin sandıktaki vicdanına emanet ettiğin an rahatlayacaksın. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurla uyumak kadar güzeli yoktur” demişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu basın toplantısından kısa süre sonra İmamoğlu hakkında bilirkişiyi hedef gösterdiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılmıştı. İmamoğlu’nun “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla cezalandırılması istenen davanın dördüncü duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 2 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzleyicilerle selamlaştı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jandarmalar eşliğinde saat 10.37 itibarıyla İmamoğlu salona getirildiğinde izleyiciler tarafından “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e el sallayarak “Bursa’ya çok selam” diye seslenen İmamoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek’e de “Ali Bey’ciğim ne güzel seni görmek” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İnşallah kadın bir cumhurbaşkanı da olacak”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmasına cumhurbaşkanı tarifi yaparak devam eden İmamoğlu, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Cumhurbaşkanı nedir, biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı, çok önemlidir. Bir eve bakalım, inşallah kadın bir cumhurbaşkanı da olacak. Bir eve baktığınızda babadır, annedir. Benim için öyledir. Demokrasi elbette, taraf elbette, parti elbette ama bir cumhurbaşkanı, seçildiği an itibarıyla bir baba hüviyetine geçer yani. Kaşları çatık, kızgın, öfkeli; ona oy vermeyen terörist ama ona oy verenlere ‘hahaha hihihi’ sırıtan bir yüz… Hani ayartmışsa, atmışsa bir başka partiden bir belediye başkanı, o elini ayağa kaldırmalara falan, şarlatan bir milletvekili falan… Ne kadar mutlu oluyor, ben anlamıyorum. Ben öyle adamın yanına yaklaşamam. Vallahi yaklaşamam. Yanıma yaklaştırmam. Allah uzak tutsun. Bundan keyif alan bir insan olur mu? Bir ülkenin cumhurbaşkanı herkesi sevecek. Bana göre cumhurbaşkanı adalettir, vicdandır, şefkattir, merhamettir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Cumhurbaşkanı, Atatürk’tür”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bana göre cumhurbaşkanı, Atatürk’tür. Öfke değildir, nefret değildir, kindar nesil yetiştirmeyi hedefleyen değildir. Çocukları sevecek, bebeği sevecek, anayı sevecek, kendine oy vereni değil; herkesi sevecek, 86 milyon insanı sevecek. Hakkımızda neler demiş? 2019’da biz arkadaşlarımızla verdiğimiz büyük bir mücadeleyle, bütünüyle el konulan sistemler, iptaller... Anadolu Ajansı devreyi kapatmış, gece 23.00’de İstanbul bir anda afişlerle donatılmış, sanki seçimi kazanmışlar gibi. O ortamda büyük bir mücadeleyle, 13 bin 600 oyla seçimi kazandığımızı YSK ifade etti. Mazbatamızı aldık. Bu ülkenin cumhurbaşkanı ne dedi biliyor musunuz, kelimesi kelimesine: ‘13 -14 bin oy farkla kimsenin kazandım deme hakkı yoktur’ dedi. Bu kayıtta var. Seçim kurullarının başında meslektaşlarınız var, öyle değil mi? 1 oyla bile seçim kazanılır, öyle değil mi? Hatta eşitse kura atılır. Bunu hangi akıl, hangi vicdan diyebilir yani? Milletini seven, demokrasiyi seven, demokrasiyi bilinecek tramvay yerine koyan bir akıl ancak bunu diyebilir; seven diyemez. Demokrasiye, adalete saygı duyan diyemez, demez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hani TRT’de yayınlanacaktı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıl 2025... ‘Bizim icraatımızın ulaştığı yerlere senin hayallerin bile ulaşamaz Ekrem’ dedi. Onlara cevap vermedim, icraatle cevap verdim. Onun hayal dediğini biz gerçeğe dönüştürdük. Önce insan… 19 Mart 2025 sonrası ‘Gerek diploma gerekse yolsuzluk, hırsızlık meselesinde yargının iddialarına asla cevap veremiyorlar’. Bana diyor. Hani TRT’de yayınlanacaktı? Kendi ağzıyla söyledi, ‘Sayın Bahçeli demişse doğru demiştir’ dedi. Sayın Bahçeli de öyle söyledi. Hani biz kameraların önünde konuşacaktık? Tabii ki kurala göre diyorsunuz ‘görüntü yok’ vs. ama konuşuldu. Türkiye burayı izliyor. O mahkeme salonunda o iddiaların, o iddianamenin nasıl iftiraname olduğunu, nasıl çöp olduğu tane tane herkes görecek. Şu 3 haftada bile yaşananlar bir trajedi. Böyle bir dosya olmaz. Şimdi bir de ne yapıyorlar? Boca ediyorlar dosyaya. Beyoğlu Belediyesi’ne bir suç uydurdular, bizim dosyaya koydular.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İBB adaylığını eşim istememişti”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 yıl önceki cesaretimi katrilyonla çarpın. 1 yıl önceki kararlılığımı sayısız çarpın. Tarif edemem yani, bedeli ne olursa olsun. Daha önce burada oturuyordu. Şimdi galiba öyle bir kural konmuş; eşim, babam arkada. Getirmediler, koymadılar. Söylemedik. Belki siz kabul ederdiniz ama çok önemli değil. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne adaylığı kabul ettiğimde eşim istememişti, Allah var. Son anda bu gelişti. Nasıl bir çeteyse son anda gelişiyor yani. Hani 2018’in Kasım’ında geçiyor. Onlara göre biz 2014’te tasarladık her şeyi. ‘İstanbul’u ele geçireceğiz. Biz önce Beylikdüzü’nü, sonra İstanbul’u, sonra Türkiye’yi ele geçireceğiz ve zengin olacağız’. Tasarıma bakar mısınız? Ben de diyorum ki kişi kendinden bilir işi. Vallahi niye zengin olmak için ben İstanbul’u ele geçireceğim ben, onu bilmiyorum yani ama ben ticaret yaptım. Ben 3 bine yakın konut yaptım. Bir ilçe kadar insanı ev sahibi yaptım. 500’e yakın iş yeri, 200’e yakın villa yaptım. Yaptım derken babamla birlikte, ailecek yaptık. Şimdi ‘Zengin olmak için Türkiye ele geçirildi’. İfadeye bakar mısınız? İddianamede bu yazıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2018’de aileme ‘Helalleşelim’ dedim”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son anda kabul ettik ve hani o dönemin genel başkanı, hatta eve ziyaret edip bunu çok istediğini dile getirdi eşime ve babama, anneme dönüp ‘Helalleşelim’ dedim. ‘Bu yolculukta her şey insanın başına gelebilir’ dedim. Sene 2018’in Aralık. ‘Helalleşelim’ dedim. ‘Gözyaşı istemiyorum’ dedim. Aslanlar gibi çarpışan, daha doğrusu evlatların, annelerin, kadınların, kızların, ailelerin hakkını savunan bir eşim var; gurur duyuyorum. Burada oturmasa da bizim kalplerimiz bir. Onun için yani bu kadar ağır ifadeleri bir cumhurbaşkanı kullanırsa; ‘Yolsuzluk, hırsızlık, irtikap meselelerine asla cevap veremiyorlar’... Bunu defalarca kürsüden söyler mi yani cumhurbaşkanı? Masumiyet karinesi vardır. Ben şimdi yargılanıyorum. Her şeye rağmen bu absürt davada bile yargılanıyorum ama bu suç kesinleşene kadar masumum ben, değil mi? Bunu kim diyebilir? Birine ‘Sen suçlusun' diyebilir miyim? Benim haddim mi, hakkım mı bu? Makamı ne olursa olsun…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Cumhurbaşkanı, başsavcıyla görüşür mü”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben soruyorum o zaman. ‘Muş’ demiyorum, soruyorum. Bu davanın sürecinde başsavcıyla görüşmüş mü cumhurbaşkanı o süreçte? Ne konuşmuş? Ne talimat vermiş? Ürettikleri yalanlara nasıl ‘Aferin’ demiş? Soru soruyorum. Bunu ben söylemiyorum. Bakanın bile en yakınlarına anlattıklarından duyduklarımı anlatıyorum. En yakınlarına anlattıklarını, duyduklarımı anlatıyorum. AK Partililerden, anlatanlardan anlatıyorum. Bunlar açık. Cumhurbaşkanı, başsavcıyla görüşür mü yahu? İstanbul’da bu yargı saldırılarının planlama görevinin üstüne; siyasi bir makam olan bakan yardımcılığından gelip başsavcı cübbesi giyen bir profille karşı karşıya kaldık. Önce ağır ceza hakimi olarak vicdanları yaralayan, asla affedilmeyecek kararlara imzalara atmıştır. Bellidir bunların hepsi tek tek. Sonra 2024 yerel seçimlerinin sonra 19 Mart darbe süreci başlatıldı. ‘Ben yaparım Sayın Cumhurbaşkanım, ben yaparım. Bana görev verin ben yaparım’ demediyse namerdim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Asrın hukuksuzluğu yapılıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asrın hukuksuzluklarına imza atıldı. Düşünün, hazırladığı iftiranameyi daha yargılama başlamadan basına sızdırıyor. Böyle bir rezillik olur mu yahu? Biz mahkemeye girdik; mahkememizde karar çıkmadan o 23 Mart akşamı bile bunlar yaşandı. Daha biz mahkemeye girmeden ‘tutuklandı’ haberlere çıktı gazetelerde. ‘Asrın yolsuzluğu’ cümlesini bir başsavcı kullanır mı? Aynı sözü bakanken bile kullandı. ‘Asrın yolsuzluğu’ dedi. Ben size ‘asrın arsızı’ dedim mi, ‘asrın hukuksuzu’ dedim mi... Asrın hukuksuzluğu yapılıyor. O makamda bu söylenir mi? Bu, öfkesini ve hırsını dizginleyemeyen bir anlayıştır. Şimdi çıkmış Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nı da tehdit ediyor, öyle değil mi? Yaşıyoruz değil mi? Muhittin Böcek’i tehdit ediyor. 2 şoförü Antalya’dan İstanbul’a, özel kalem çalışanı, yok başdanışmanı... Bunu görmüyor muyuz ya? 10 binlerce hakim, savcı bunu görmüyor mu? Bu ülkenin muhalefet partilerinin liderleri bunu görmüyor mu? Bu nedir ya? Bunlar yargıya müdahale değil, müdahaleye teşebbüs değil mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yargılama başlamadan hüküm dağıtan kim”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonra utanmadan ‘Mahkeme salonları siyaset arenası değildir’ diyorlar. O hâlde sormak lazım. Daha yargılama başlamadan hüküm dağıtan kim? Dosyayı değil, manşeti esas alan kim? Savcı cübbesiyle ‘asrın yolsuzluğu’ deyip bakan koltuğunda aynı cümleyi kuran kim? Bana ‘asrın yolsuzu’ diyeceksin. Bana? Ah benim Yozgatlı amcam; kurban olayım senin o güzel emek kokan yüzüne. O güzel toprak kokan ellerinden öpüyorum senin. ‘Turpla, şalgamla devlet idare edilmez; adaletle, hukukla idare edilir’. Atasözü öyle çıkar. O yalan atasözlerinin acilen silinmesi gerektiğini düşünüyorum. Nedir? İşte ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ yani. Kim demişse onu bu topraklardan defederim gitsin.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Buradaki insanların ailesi yok mu”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnsanlar kesinleşmiş hüküm olmadan, deliller tartışılmadan, savunma alınmadan televizyon ekranlarında soruşturmalar; gizli olduğu halde medyaya bilgi, belgesiz basın açıklamaları... Sonra birisi çıkacak, ‘Annem üzülüyor, babam üzülüyor, ayıp oluyor’. Aferin ya. Ah benim garibim ya. Ah benim mini minnacığım ya. Buradaki insanların babası, evladı, çocuğu, karısı, kızı, annesi yok mu? Bu yapılan zulmü kim kaldırabilir? Bugün burada yargıyı etkilemekten söz ediliyorsa asıl bakmamız gerekenler işte bütün bunlardır. Algı operasyonları, kürsülerden yapılan açıklamalardır, manşetlere verilen talimatlardır. Televizyonlarda dünyanın en rezil sistemidir Türkiye’de. Hem de devletin televizyonu üzerinden hem de sizin, bizim, burada bulunan insanların cebindeki paralarla yapılıyor bu iş. Vergilerle yapılıyor bu işler. Devlet eliyle, hükümetin başındaki zihniyetle, araçsallaştırılmış yargının içindeki bir avuç muhteris aracılığı ve medya eli ile yargıyı etkilemek tam da budur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dava düşebilir</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu’nun savunması yaklaşık 1 saat 45 dakika sürdü. Mütalaasını açıklayan savcılık, eksik hususların giderilmesini isteyerek ek dosya talebinde bulundu. Mahkeme, “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” suçun oluşmadığını, “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” maddesinin oluştuğunu belirtti. Duruşma 13 Temmuz’a ertelenirken söz konusu suç, ön ödeme kapsamında yer aldığı için İmamoğlu'nun, yeni duruşma tarihine kadar ön ödeme yapması halinde davanın düşebileceği belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 15:52:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglunun-bilirkisi-davasi-13-temmuz-tarihine-ertelendi-h161149.html">Ekrem İmamoğlunun Bilirkişi Davası 13 Temmuz tarihine ertelendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trump-iranla-yeni-gorusmeler-suruyor-anlasma-olmaz-hurmuz-bogazi-acilmazsa-elektrik-uretim-tesislerini-petrol-kuyularini-ve-harg-adasini-yok-ederiz-h161148.html</link>
		<title>Trump: İran&apos;la yeni görüşmeler sürüyor, anlaşma olmaz, Hürmüz Boğazı açılmazsa, elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Harg Adası&apos;nı yok ederiz</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki askeri operasyonları sona erdirmek için “yeni ve daha makul bir rejimle” görüşmeler yürütüldüğünü belirterek, &quot;Kısa süre içinde bir anlaşmaya varılamazsa ve Hürmüz Boğazı derhal &#039;ticarete açık&#039; hale getirilmezse, İran’ın tüm elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Harg Adası&#039;nı havaya uçurup tamamen yok edeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki askeri operasyonları sona erdirmek için “yeni ve daha makul bir rejimle” görüşmeler yürütüldüğünü belirterek, "Kısa süre içinde bir anlaşmaya varılamazsa ve Hürmüz Boğazı derhal 'ticarete açık' hale getirilmezse, İran’ın tüm elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Harg Adası'nı havaya uçurup tamamen yok edeceğiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'dan yaptığı paylaşımda, "ABD'nin, İran’daki askeri operasyonlarımızı sona erdirmek için 'yeni ve daha makul bir rejimle' ciddi görüşmeler yürüttüğünü" bildirdi. Trump, şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Büyük ilerleme kaydedildi, ancak herhangi bir nedenle kısa süre içinde bir anlaşmaya varılamazsa, ki muhtemelen varılacaktır, ve Hürmüz Boğazı derhal 'ticarete açık' hale getirilmezse, İran’daki 'hoş' varlığımızı; onların tüm elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Harg Adası'nı (muhtemelen tüm tuzdan arındırma tesislerini de) havaya uçurup tamamen yok ederek sonlandıracağız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunlara şimdiye kadar bilinçli olarak 'dokunmadık'. Bu, eski rejimin 47 yıllık 'terör saltanatı' boyunca katledilen ve öldürülen çok sayıda askerimiz ve diğerleri için bir misilleme olacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 15:40:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trump-iranla-yeni-gorusmeler-suruyor-anlasma-olmaz-hurmuz-bogazi-acilmazsa-elektrik-uretim-tesislerini-petrol-kuyularini-ve-harg-adasini-yok-ederiz-h161148.html">Trump: İran&apos;la yeni görüşmeler sürüyor, anlaşma olmaz, Hürmüz Boğazı açılmazsa, elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Harg Adası&apos;nı yok ederiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/eskisehir-maden-coplugu-olmasin-h161147.html</link>
		<title>Eskişehir Maden Çöplüğü Olmasın</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği olarak, Maden ve Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü ( MAPEG ) tarafından Türkiye genelinde 485 adet ihaleye açılan maden sahaları
kapsamında, Eskişehir’de yer alan 16 ayrı maden sahasına ilişkin süreci yakından takip
ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. 16 sahanın içinde Odunpazarı, Tepebaşı, Alpu,
Beylikova, Mihalıççık, Sarıcakaya ve Sivrihisar bulunmaktadır. En büyük ihale alanı ise
Mihalıççık olup 6581 hektarı aşmaktadır.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu ihaleler, yalnızca ekonomik bir yatırım meselesi değil; Eskişehir’in su<br />
kaynakları, tarım alanları ve doğal varlıkları açısından doğrudan ve uzun vadeli etkiler<br />
doğurabilecek kritik bir süreçtir.<br />
Eskişehir, İç Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, yeraltı ve<br />
yerüstü su kaynakları bakımından hassas bir ekosisteme sahip olup, çok yakında su kıtlığı<br />
yaşayabilecektir. Bu nedenle, ihale kapsamındaki sahaların önemli bir bölümünün;<br />
 İçme ve kullanma suyu havzalarıyla etkileşim riski taşıdığı,<br />
 Sulu tarım yapılan alanlara yakın konumlandığı,<br />
 Yeraltı su besleme alanlarını etkileyebileceği,<br />
 Mera, orman ve doğal yaşam alanlarıyla çakıştığı,<br />
Eskişehir Çevre Derneği olarak yaptığımız tespitlerdir.<br />
Özellikle 4. Grup olarak adlandırılan metalik maden faaliyetlerinde görülen; ağır metal<br />
kirliliği, kimyasal kullanımı, pasa ve atık depolama gibi süreçlerin, geri dönüşü olmayan<br />
çevresel tahribatlara yol açabileceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır ve bilinmektedir.<br />
Bu noktada altını çizmek isteriz ki; biz madenciliğe tamamen karşı olmayıp; madenciliğe<br />
kategorik bir karşı duruş değil, yanlış yerde ve yanlış koşullarda yapılacak madencilik<br />
faaliyetlerinin doğuracağı kamu zararına karşı duruştur.<br />
Bu kapsamda taleplerimiz şunlardır:<br />
1. İhaleye açılan sahaların, su havzaları ve tarım alanları açısından bağımsız bilimsel<br />
kurumlar tarafından yeniden değerlendirilmesi,<br />
2. Çevresel Etki Değerlendirmesi ( ÇED ) süreçlerinin şeffaf, katılımcı ve bilimsel<br />
esaslara uygun şekilde yürütülmesi,<br />
3. Yerel halkın karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması,<br />
4. Kümülatif çevresel etkilerin proje bazında değil, bölgesel ölçekte değerlendirilmesi,<br />
5. Kamu yararını gözetmeyen, su ve tarım güvenliğini riske atan projelerin<br />
durdurulmasıdır.<br />
Eskişehir’in geleceği; kısa vadeli ekonomik getirilerle değil, uzun vadeli su güvenliği,<br />
gıda üretimi ve sağlıklı çevre politikalarıyla korunabilir. Bu nedenle, ihaleyi alacak<br />
firmaların Eskişehir’i dikensiz gül bahçesi görmemelerini ve olayın başından sonuna kadar<br />
takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESÇEVDER</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR ÇEVRE KORUMA ve GELİŞTİRME DERNEĞİ<br />
YÖNETİM KURULU adına Selçuk SÜRMELİ<br />
www.escevder.org.tr<br />
www.facebook.com/eskescevder<br />
www.x.com/eskescevder</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 15:25:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/eskisehir-maden-coplugu-olmasin-h161147.html">Eskişehir Maden Çöplüğü Olmasın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-isci-partisi-kizildere-de-katledilen-mahir-cayan-h161146.html</link>
		<title>Türkiye İşçi Partisi: Kızıldere&amp;#039;de katledilen Mahir Çayan ve yoldaşlarını özlemle anıyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi&#039;nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 30 Mart 1972&#039;de Kızıldere&#039;de yaşamını yitiren Mahir Çayan ve arkadaşları anılarak, &quot;Kızıldere&#039;de katledilen Mahir Çayan ve yoldaşlarını özlemle anıyoruz&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İşçi Partisi'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 30 Mart 1972'de Kızıldere'de yaşamını yitiren Mahir Çayan ve arkadaşları anılarak, "Kızıldere'de katledilen Mahir Çayan ve yoldaşlarını özlemle anıyoruz" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TİP'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"54 yıl önce bugün, Deniz’lerin idamını engellemek için çıktıkları yolda Kızıldere'de katledilen Mahir Çayan ve yoldaşlarını özlemle anıyoruz. Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik bayrağını yükselten On'lara sözümüz devrim olacak."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 15:14:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-isci-partisi-kizildere-de-katledilen-mahir-cayan-h161146.html">Türkiye İşçi Partisi: Kızıldere&amp;#039;de katledilen Mahir Çayan ve yoldaşlarını özlemle anıyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-66-aydir-araliksiz-zam-serisi-54-aydir-araliksiz-borc-cilesi-h161145.html</link>
		<title>Gürer: 66 Aydır Aralıksız Zam Serisi, 54 Aydır Aralıksız Borç Çilesi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[ 
CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım
sektöründeki borçlanmanın sadece Türk Lirası bazında değil, döviz bazında da ciddi bir seviyeye
ulaştığını verilerle gözler önüne serdi. Gürer, gıda fiyatlarındaki 66 aylık kesintisiz artış ile çiftçinin
54 aydır aralıksız artan kredi borçlarının, AKP tarafından kurulan &amp;quot;üretenin de tüketenin de
kaybettiği&amp;quot; bir sömürü sistemi olduğunu belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer: AKP’nin Kurduğu Bu Düzen; Üreteni Borca, Tüketeni Açlığa Mahkûm<br />
Etti&nbsp;<br />
BORÇ DAĞI 4 YILDA 1 TRİLYON TL BÜYÜDÜ!<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki nakdi kredi hacminin 2022 yılından bu<br />
yana ulaştığı yüksek artışa dikkat çekerek, &amp;quot;AKP’nin kurduğu bu bozuk düzende çiftçinin sırtındaki<br />
yük, artık taşınamaz bir noktaya gelmiştir. 2022 yılının Ocak ayında 173 milyar 25 milyon TL olan<br />
toplam borç, 2026 yılının aynı ayında 1 trilyon 269 milyar 989 milyon TL’ye fırlamıştır. Bu, sadece dört<br />
yıl içinde çiftçinin borcunun tam 1 trilyon 96 milyar 963 milyon TL artması demektir. Oransal olarak<br />
baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo bir yıkımdır: Çiftçinin borcu 4 yılda tam %634 oranında<br />
artırılmıştır! Üretenin borcu bu denli katlanırken, tüketicinin ucuz gıdaya ulaşması imkansız hale<br />
getirilmiştir,&amp;quot; diye konuştu.<br />
BORÇ SADECE TL DEĞİL, DOLAR BAZINDA DA İKİYE KATLANDI!<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2022-2026 yılları arasındaki tarımsal kredi verilerini dolar<br />
kuruyla kıyaslayarak, iktidarın &amp;quot;borç odaklı&amp;quot; bir tarım modeli inşa ettiğini belirtti. İşte Gürer’in<br />
paylaştığı o çarpıcı tablo:<br />
Yıl (Ocak) Toplam Borç (Bin TL) Dolar Kuru (TL) Dolar Bazlı Borç ($)<br />
2022 173.025.998 13,4 12,9 Milyar $<br />
2023 351.262.559 18,7 18,7 Milyar $<br />
2024 608.294.155 29,7 20,4 Milyar $<br />
2025 899.745.729 35,3 25,4 Milyar $<br />
2026 1.269.989.960 42,9 29,6 Milyar $<br />
Gürer, tablodaki verileri şöyle yorumladı:<br />
&amp;quot;AKP iktidarı döneminde borçlanma sadece kağıt üzerinde artmıyor. 2022&amp;#39;de çiftçinin sırtındaki yük<br />
12,9 milyar dolar iken, bugün bu rakam 29,6 milyar dolara çıkmıştır. Yani çiftçinin borcu dolar bazında<br />
bile %129 oranında artmış!&amp;quot; dedi.<br />
&nbsp;66&nbsp; &nbsp; AYDIR KESİNTİSİZ ZAM, 54 AYDIR KESİNTİSİZ BORÇ!<br />
Gıda fiyatlarındaki yükselişin 5,5 yıldır durmaksızın devam ettiğini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili<br />
Ömer Fethi Gürer, sistemin nasıl bir çıkmaza girdiğini şu sözlerle özetledi:&nbsp;<br />
&amp;quot;Tüketici perişan. Ağustos 2020’den beri her ay bir önceki aydan daha pahalı gıda tüketiyoruz. Şubat<br />
2026 itibarıyla aylık gıda enflasyonu %6,89 olmuş. İktidar, halkın mutfağındaki yangını izlemekle</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yetiniyor. Tüketici bu haldeyken üreticinin durumu da farklı değil. Çiftçinin bankalara borçlanma serisi<br />
54 aydır kesintisiz artarak sürüyor. Çiftçi tarlasına girmeden borçlanıyor, ürünü hasat ediyor yine<br />
borçlu çıkıyor. AKP öyle bir mekanizma kurdu ki; çiftçi bankaya çalışıyor, vatandaş ise markette<br />
etiketlerle savaşıyor.&amp;quot;<br />
BU SİSTEMİN MİMARI AKP&amp;#39;DİR<br />
Ömer Fethi Gürer, &amp;quot;Bu tesadüfi bir kriz değildir. Planlı üretimden kaçan, ithalatı teşvik eden ve<br />
çiftçinin girdi maliyetlerini (mazot, gübre, ilaç) dünya fiyatlarının üzerine çıkaran bu zihniyet, hem<br />
üreteni hem de tüketeni mağdur etmiştir. Bugün sofradaki ekmek pahalıysa sebebi çiftçinin tarladaki<br />
borcudur. Çiftçinin borcu dolar bazında ikiye katlanırken, halkın alım gücü de yerle bir olmuştur.&amp;quot;<br />
ÇÖZÜM ÇAĞRISI: &amp;quot;BORÇLARI DONDURUN, ÜRETİMİ DESTEKLEYİN!&amp;quot;<br />
Ömer Fethi Gürer, iktidara acil eylem çağrısında bulunarak, “Tarımsal kredilerin faizleri derhal<br />
silinmeli ve ana para uzun vadeye yayılmalıdır. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı, girdi maliyetleri<br />
makul seviyeye çekilmelidir. İthalat odaklı politikalardan vazgeçilip, yerli üreticiyi koruyan bir fiyat<br />
politikası benimsenmelidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 14:53:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-66-aydir-araliksiz-zam-serisi-54-aydir-araliksiz-borc-cilesi-h161145.html">Gürer: 66 Aydır Aralıksız Zam Serisi, 54 Aydır Aralıksız Borç Çilesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/baybasin-suc-orgutune-yonelik-duzenlenen-operasyonda-9-suphelinin-tasinmazlarina-araclarina-bankalardaki-hesaplarina-el-konuldu-h161144.html</link>
		<title>Baybaşin suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 9 şüphelinin taşınmazlarına, araçlarına, bankalardaki hesaplarına el konuldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada, “Baybaşin” suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyon sonucu 9 şüphelinin, Diyarbakır&#039;daki şirket paylarına ve Aydın&#039;daki tüm taşınmazlarına, araçlarına, bankalardaki tüm hesaplarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki hak ve alacaklarına el konulduğu bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, “Baybaşin” suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyon sonucu 9 şüphelinin, Diyarbakır'daki şirket paylarına ve Aydın'daki tüm taşınmazlarına, araçlarına, bankalardaki tüm hesaplarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki hak ve alacaklarına el konulduğu bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığımız ve EUROPOL iş birliğiyle ‘Baybaşin’ suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığımız ve EUROPOL işbirliğiyle; İtalya, Polonya, Fransa, Birleşik Krallık ve İsviçre kolluk kuvvetleri tarafından ‘Baybaşin’ suç örgütüne yönelik sigara kaçakçılığı operasyonu gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KOM Başkanlığı, MASAK ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucunda ise; Örgüt elebaşı H.F.B. ve yöneticisi Ç.D.’nin sigara kaçakçılığından elde ettikleri geliri, Diyarbakır’da bulunan iki şirket ve Aydın’da bulunan gayrimenkul üzerinden akladıkları tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürütülen çalışmalar sonucu tespit edilen 9 şüphelinin, Diyarbakır'da bulunan şirket paylarına ve Aydın'da bulunan tüm taşınmazlarına, araçlarına, bankalardaki tüm hesaplarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki hak ve alacaklarına el konuldu.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 14:30:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/baybasin-suc-orgutune-yonelik-duzenlenen-operasyonda-9-suphelinin-tasinmazlarina-araclarina-bankalardaki-hesaplarina-el-konuldu-h161144.html">Baybaşin suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 9 şüphelinin taşınmazlarına, araçlarına, bankalardaki hesaplarına el konuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-karasu-bu-nankor-kamu-gorevinden-cikarilmalidir-h161143.html</link>
		<title>CHPli Karasu: Bu Nankör Kamu Görevinden Çıkarılmalıdır</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın
Cumhuriyet’e yönelik sözlerine sert tepki gösterdi ve hem yaptığı yazılı açıklamada hem de
verdiği soru önergesinde, söz konusu ifadelerin “talihsiz” olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in
kurucu değerlerine açık bir saygısızlık olduğunu vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir kişi ya da anlayışın hedef tahtası haline getirilemeyecek kadar<br />
büyük bir değerdir” diyen Karasu, Yalçın’ın kamu görevinden çıkıralması gerektiğini belirtti.<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Memur-Sen Genel Başkanı<br />
Ali Yalçın’ın “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” ifadesine tepki gösterirken, Yalçın’ın<br />
kamu görevinden alınması gerektiğini vurguladı.<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, yaptığı yazılı açıklamada Yalçın’ın sarf ettiği sözlerin<br />
yalnızca talihsiz bir açıklama olarak geçiştirilecek türden bir söylem olmadığını belirterek,<br />
“Bu sözler, doğrudan doğruya bu ülkenin kurucu iradesine, Cumhuriyet’in tarihsel<br />
kazanımlarına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen bağımsızlık<br />
mücadelesine yönelmiş açık ve alçak bir saygısızlıktır” dedi. “100 yıllık narkoz” ifadesiyle<br />
tarif edilmeye çalışılanın aslında “bu toprakların esaretten kurtuluşunun, halkın kendi<br />
kaderine sahip çıkışının ve bağımsız bir devlet kurma iradesinin adı” olduğunu da vurgulayan<br />
Karasu, “Cumhuriyet; bu ülkenin nefesidir, onurudur, hafızasıdır. Bu Cumhuriyet; üzerinde<br />
yürüdüğümüz yolların, çalıştığımız kurumların, aldığımız her nefesin teminatıdır” dedi. Bu tür<br />
açıklamaların aslında ne ilk, ne de son olduğuna da dikkat çeken Karasu, açıklamasında şöyle<br />
dedi:<br />
CUMHURİYET DÜŞMANLIĞININ TEZAHÜRÜ!<br />
“Bu hadsiz, bu nankörce açıklamalara AKP iktidarı döneminde ne yazık ki defalarca tanık<br />
olduk. Bu bir zihniyet meselesidir. Bugün Cumhuriyet’in kurumlarında görev yapan, devletin<br />
maaşını alan, bu ülkenin imkanlarıyla varlık bulan bir kişinin; dönüp Cumhuriyet’i<br />
aşağılayan, küçümseyen ve hedef alan ifadeler kullanması, en hafif deyimle kabul edilemez<br />
bir hadsizliktir! Bu yaklaşım, Cumhuriyet düşmanlığının açık bir tezahürüdür. Bir<br />
konfederasyon genel başkanının görevi; ülkeyi gerilim hatları üzerinden ayrıştırmak,<br />
toplumsal değerleri hedef almak veya tarihsel kazanımları itibarsızlaştırmak değildir.<br />
Sendikaların ve konfederasyonların asli görevi; emekçilerin haklarını korumak, çalışma<br />
hayatını iyileştirmek ve ülkenin sosyal adalet zeminini güçlendirmektir. Türkiye’yi gericiliğe,<br />
karanlığa ve kutuplaşmaya sürükleyen bir dil; emek mücadelesinin dili, asla olamaz! Bugün<br />
Türkiye’de kamuda sendikalaşma yapısının nasıl şekillendiği herkesin malumudur. Göreve<br />
yeni başlayan kamu emekçilerine yönelen açık veya örtük baskılar, tek merkezli bir sendikal<br />
örgütlenme anlayışını dayatan pratikler ve liyakat yerine bağlılığı esas alan bir düzen; bu AKP<br />
zihniyetin nasıl üretildiğini açıkça göstermektedir. Tek adam anlayışıyla şekillenen bu yapı;<br />
kamuda da tek ses, tek çizgi ve tek örgüt dayatmasını beraberinde getirmiştir. Bu anlayışın<br />
temsilcisi olan bir kişinin; Cumhuriyet’i hedef alan ifadelerle konuşması tesadüf değildir. Bu,<br />
bilinçli bir ideolojik hattın sonucudur. Bu hattın ortak özelliği; bu toplumdan beslenmek, bu<br />
devletin imkanlarından yararlanmak ve ardından dönüp bu ülkenin kurucu değerlerine dil<br />
uzatmaktır. Bu anlayışa sahip bir kamu görevlisi olamaz, zaman yitirmeden bu kişi kamu<br />
görevinden çıkarılmalıdır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen’e ve tüm kamu emekçilerine çağrıda da bulunan Karasu, açıklamasını şöyle<br />
sürdürdü:<br />
“Sizler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kamu görevlilerisiniz. Bu bayrak altında görev<br />
yapmaya, bu ülkenin halkına hizmet etmeye yemin etmiş insanlarsınız. Bu sorumluluk;<br />
Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmayı, bu ülkenin kurucu iradesine saygı duymayı<br />
gerektirir. Kendi ülkesinin temellerine saldıran bir anlayışla aynı çatı altında bulunmak; her<br />
kamu emekçisinin vicdanında sorgulanması gereken bir durumdur. Hiç kimse, bu sözlerin<br />
sıradan bir ifade olduğunu iddia edemez. Hiç kimse, bu hadsiz yaklaşımı meşrulaştıramaz.<br />
Cumhuriyet’e yönelen her saldırı; ülkemizin geleceğine yönelen bir tehdittir. Açık ve net ifade<br />
ediyorum: Bu açıklamayı yapan kişi derhal görevinden ayrılmalıdır. Hakkında gerekli idari ve<br />
hukuki süreçler başlatılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun kurucu değerlerine ve<br />
toplumsal hafızasına yönelen böylesi alçak söylemler karşısında sessiz kalınamaz. Bugün<br />
susanlar, yarın bu zihniyetin yarattığı tahribatın parçası haline gelir. Türkiye Cumhuriyeti; bir<br />
kişinin, bir zihniyetin veya bir ideolojik grubun hedef tahtası haline getirilemeyecek kadar<br />
büyük bir değerdir. Cumhuriyetimiz; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bu<br />
toprakların yoksul halkının, emekçilerinin, kadınlarının, gençlerinin ortak mücadelesiyle<br />
kurulmuştur. Bu nedenle de Cumhuriyet’e yönelen her saldırı; doğrudan doğruya bu halkın<br />
iradesine yönelmiş bir saldırıdır. Kimse unutmasın! Cumhuriyet; aydınlanmadır. Cumhuriyet;<br />
eşit yurttaşlıktır. Cumhuriyet; bağımsızlıktır. Cumhuriyet; gelecektir. Bu değerleri hedef alan<br />
hiçbir anlayış ne bugün ne de yarın ülkemizde kalıcı olamaz. Ne bu hadsiz söylemler, Ne bu<br />
karanlık zihniyet, Ne de bu düzenin şakşakçılığı; Türkiye’nin aydınlık yarınlarını<br />
gölgeleyemez. Ülkemizin kurucu değerlerine dil uzatanlar, halkımızın vicdanında çoktan<br />
mahkûm edilmiştir. Türkiye’nin geleceği; Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkanların<br />
ellerinde yükselecektir.”<br />
MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI<br />
CHP’li Karasu, çirkin sözleri Meclis gündemine de taşıyarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı<br />
Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergede, Ali Yalçın’ın sözlerine<br />
ilişkin hükümetin herhangi bir değerlendirme yapıp yapmadığı, söz konusu açıklamalarla<br />
ilgili idari ya da hukuki bir sürecin olup olmadığını sordu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 14:16:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-karasu-bu-nankor-kamu-gorevinden-cikarilmalidir-h161143.html">CHPli Karasu: Bu Nankör Kamu Görevinden Çıkarılmalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-ali-gokcek-enerji-nakil-hatlarinin-denetim-ve-bakimi-konusunu-meclis-gundemine-tasidi-h161142.html</link>
		<title>CHPli Ali Gökçek Enerji Nakil Hatlarının Denetim ve Bakımı Konusunu Meclis Gündemine Taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a yönelttiği soru önergesi ile geçtiğimiz yıllarda yaşanan orman yangınlarında enerji nakil hatlarındaki denetim ve bakım noksanlığı iddialarını hatırlattı. “Doğayı rant politikalarına kurban eden anlayış karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz” diyen CHP’li Ali Gökçek, bu konuya hassasiyetle eğilinmesi gerektiğini vurguladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Son yıllarda ülkemizin dört bir yanında yaşanan orman ve kırsal alan yangınlarının “kader” değil ihmaller zincirinin ve denetimsizliğin ağır bir sonucu olduğunu belirten CHP’li Ali Gökçek, “Özellikle enerji nakil ve dağıtım hatlarından kaynaklanan kıvılcım, iletken kopması, izolasyon zafiyeti, aşırı yüklenme ve bakım eksiklikleri; yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr koşullarıyla birleştiğinde felakete davetiye çıkarmaktadır. Türkiye Ormancılar Derneği tarafından hazırlanan “Orman Yangınlarına Dirençli Yerleşim Yerleri Stratejik Plan Esasları ve Uygulama Rehberi”ne göre de enerji dağıtımı ile çıkan yangınların 2014-2023 yılları arasında çıkan yangınlar arasındaki dağılımı incelendiğinde 2019 hariç günümüze kadarki yıllarda yanan alan miktarında önemli bir yere sahip oldukları görülmektedir. Rapora göre enerji dağıtımı ile çıkan yangınların toplam yangın sayısındaki payı yüzde 3-5 civarında kalırken yanan saha içindeki paya bakıldığında bu oran 2020‘de yüzde 17, 2021‘de yüzde 26,8, 2022‘de yüzde 18,6, 2023‘te ise yüzde 29,2‘ye çıkmaktadır. Ormanlarımız yanarken seyirci kalamayız. Bu ülkenin doğal varlıkları birkaç şirketin maliyet hesabına teslim edilemez. Kamu hizmeti niteliğindeki enerji altyapısının güvenli işletilmesi devletin asli sorumluluğudur. Bizler, doğayı rant politikalarına kurban eden anlayış karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji altyapısı güvenli ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla işletilmediği sürece mevcut risklerin devam edeceğini vurgulayan CHP’li Ali Gökçek, Bakan Bayraktar’a aşağıdaki soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde enerji iletim ve dağıtım hatlarının toplam uzunluğu ne kadardır? Hatların periyodik bakımı hangi kriterlere göre yapılmaktadır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu hatların kaç kilometresinde son 5 yıl içinde periyodik bakım ve kontrol yapılmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025 yılı ve 2026 yılının ilk 3 ayında kaç kilometre hattın bakımı ve temizlik çalışmaları yapılmıştır? Bu hatların illere göre dağılımı nasıldır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji nakil hatlarının bakım ve denetim sorumluluğu hangi kurum ve/veya şirketlere aittir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özelleştirme işlemleri sonrası bakım denetim mekanizmaları nasıl işletilmektedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son 5 yıl içinde enerji nakil hatlarından kaynaklandığı tespit edilen yangın sayısı ve etkilediği alan miktarı kaçtır? Bu yangınların illere göre dağılımı nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji nakil hatlarının geçtiği ormanlık ve yüksek yangın riski taşıyan bölgelerde özel bir bakım ve izleme protokolü uygulanmakta mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hat altı temizlik çalışmaları (bitki örtüsünün temizlenmesi, ağaç budama vb.) hangi sıklıkla yapılmaktadır? Bu çalışmaların yeterliliği nasıl denetlenmektedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dağıtım şirketlerinin bakım yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği nasıl denetlenmektedir? Bu yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilen dağıtım şirketlerine yönelik uygulanan yaptırımlar nelerdir? Yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin kamuoyuna ilanı düşünülmekte midir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İklim krizi nedeniyle artan aşırı hava olayları dikkate alınarak enerji nakil hatlarının yer altına alınması veya yangın riskini azaltacak yeni teknolojilerin kullanılması yönünde bir eylem planı bulunmakta mıdır?</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 13:35:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-ali-gokcek-enerji-nakil-hatlarinin-denetim-ve-bakimi-konusunu-meclis-gundemine-tasidi-h161142.html">CHPli Ali Gökçek Enerji Nakil Hatlarının Denetim ve Bakımı Konusunu Meclis Gündemine Taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/imamoglunun-bu-sabahki-savunmasi-hakkinda-sorusturma-baslatildi-h161141.html</link>
		<title>İmamoğlu&apos;nun bu sabahki savunması hakkında soruşturma başlatıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun bu sabahki &quot;Bilirkişi Davası&quot;ndaki savunması nedeniyle “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;nca re&#039;sen soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bu sabahki "Bilirkişi Davası"ndaki savunması nedeniyle “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca re'sen soruşturma başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı davanın dördüncü duruşmasında yaklaşık iki saat süren bir savunma yaptı.&nbsp;İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Cezaevi Duruşma Salonu'nda yapılan duruşmada İmamoğlu “Tabiri caizse burada bugün bir ‘Ekrem İmamoğlu mesaisi’ yaşanıyor. Her köşe başında bir kumpas, her salonda bir pusu kurulmuş durumda. Böyle bir gündemle karşı karşıyayım. Sayısını bile artık kestiremediğim, hatırlayamadığım, her saydığımda birkaç tanesini ıskaladığım bir mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım. Bu fırtına öyle enteresan ki artık istatistiklere sığmıyor; hesaplamalarla bile anlayamayacağınız bir durumla karşı karşıyayım” dedi, bazı eleştiriler yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jet soruşturma</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmanın bittiği dakikalarda da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı,&nbsp;İmamoğlu'nun bu sabahki "Bilirkişi Davası"ndaki savunmasında yargı mensuplarına yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatıldığını açıkladı. Başsavcılığın konuya ilişkin açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/125 esas sayılı dosyasının 30.03.2026 tarihli duruşmasında ifade veren sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürütmüş olduğu ve kamuoyunda İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü olarak bilinen soruşturmada görevli yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle, “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlarından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 13:18:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/imamoglunun-bu-sabahki-savunmasi-hakkinda-sorusturma-baslatildi-h161141.html">İmamoğlu&apos;nun bu sabahki savunması hakkında soruşturma başlatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-baris-gucu-askeri-lubnandaki-saldirida-hayatini-kaybetti-h161140.html</link>
		<title>BM Barış Gücü askeri, Lübnandaki saldırıda hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Lübnan’ın güneyindeki saldırılarda, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında bölgede bulunan bir barış gücü askeri hayatını kaybetti, bir asker ise ağır yaralandı. BM Genel Sekreteri António Guterres, her iki askerin de Endonezya vatandaşı olduğunu belirterek, saldırıyı şiddetle kınadı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Lübnan’ın güneyindeki saldırılarda, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında bölgede bulunan&nbsp;bir&nbsp;barış gücü askeri hayatını kaybetti, bir asker ise ağır yaralandı.&nbsp;BM Genel Sekreteri António Guterres, her iki askerin de Endonezya vatandaşı olduğunu belirterek, saldırıyı şiddetle kınadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü UNIFIL, saldırının&nbsp;kaynağının henüz bilinmediğini ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklamada, “Barış için görev yapan hiç kimse hayatını kaybetmemeli” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM Genel Sekreteri António Guterres, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıyı şiddetle kınadı. Guterres, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">’’Pazar günü UNIFIL bünyesinde görev yapan Endonezyalı bir barış gücü askerinin, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar sırasında hayatını kaybettiği olayı şiddetle kınıyorum. Aynı olayda bir başka Endonezyalı barış gücü askeri de ağır yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayatını kaybeden barış gücü askerinin ailesine, dostlarına ve meslektaşlarına ve Endonezya’ya en derin taziyelerimi sunuyorum. Yaralanan barış gücü askerine ise tam ve hızlı bir iyileşme diliyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu olay, son dönemde barış gücü personelinin güvenlik ve emniyetini tehlikeye atan birçok olaydan yalnızca biridir.&nbsp;Tüm taraflara uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları ve her zaman BM&nbsp;personeli ile tesislerinin güvenliğini sağlamaları çağrısında bulunuyorum.’’</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 13:06:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-baris-gucu-askeri-lubnandaki-saldirida-hayatini-kaybetti-h161140.html">BM Barış Gücü askeri, Lübnandaki saldırıda hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emek-partisi-8-9-nisanda-yapilacak-maden-ruhsat-ihalelerine-tepki-gosterdi-kurtulus-topragimizi-ve-suyumuzu-korumak-sistemi-degistirmekle-olur-h161139.html</link>
		<title>EMEK partisi 8-9 Nisan&apos;da yapılacak maden ruhsat ihalelerine tepki gösterdi: Kurtuluş toprağımızı ve suyumuzu korumak, sistemi değiştirmekle olur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, 8-9 Nisan 2026 tarihinde Ankara&#039;da maden ruhsat ihaleleri yapılacağını anımsatarak, &quot;Ordu&#039;da parça parça ihale edilen maden sahaları yeni dönemde toplu olarak yapılmaya başlandı. Tek bir maden işletmesinin verdiği zararın dayanılmazlığı ortadayken tüm ilçelerimizde mantar gibi çoğalacak maden sahaları için toplu ihaleler sonucu yaşam alanlarımızdan göç etmemiz istenecek. Bu saldırı durdurulmalı; toprağımızı, suyumuza, yaylamıza, ormanımıza sahip çıkmalıyız&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, 8-9 Nisan 2026 tarihinde Ankara'da maden ruhsat ihaleleri yapılacağını anımsatarak, "Ordu'da parça parça ihale edilen maden sahaları yeni dönemde toplu olarak yapılmaya başlandı. Tek bir maden işletmesinin verdiği zararın dayanılmazlığı ortadayken tüm ilçelerimizde mantar gibi çoğalacak maden sahaları için toplu ihaleler sonucu yaşam alanlarımızdan göç etmemiz istenecek. Bu saldırı durdurulmalı; toprağımıza, suyumuza, yaylamıza, ormanımıza sahip çıkmalıyız" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun, yaptığı açıklamada ihaleye çıkarılan yerlerin her ilçede 10-15 köyü birden kapsadığına dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maden Petrol Genel Müdürlüğü'nde (MEPAG)&nbsp;8-9 Nisan'da&nbsp;yapılacak ihale sonucu ruhsatı alan şirketin "kollarını sıvayıp yerin üstünde var olan tarım arazilerini, ormanları, suları darmadağın ederek yerin altını talan edeceğini" söyleyen Uzun, "Bizlere de zehirli toprak ve su kalacak. Bu da köyleri terk etmemize neden olacak. İliç, Kazdağları uzak ancak yanımızda Fatsa var, gidip maden işletmelerinin neden olduğuna bakmak yeterli" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kabadüz Musakırık'taki kurşun, çinko, bakır madeni için alınan ÇED'e de değinen Uzun, "Kabadüz'de kazma vurmaya az zaman kaldı. ÇED onayı alınmış. Dava açmak da yetmez. Topyekün toprağımıza sahip çıkıp şirketin bölgeye gelmesine izin verilmemeli. Ayrıca Kabadüz'de açılmak istenen mermer ocağı da engellenmelidir" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun, sorumlu olarak iktidarı gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İhaleyi devlet açıyor, ruhsatı satıyor. Şirket de satılan ruhsatı alıp geliyor. İktidarın yerli ve yabancı sermaye gruplarına hizmet ettiğini görüyoruz. Maden ve enerji yasaları ve yönetmeliklerinde yapılan değişikliklerle yol temizliği yapıyor. Toprağımızı yağmalayan şirkete tepki gösterirken ona olanak tanıyan, ruhsat satan iktidarı ve sistemi göz ardı etmeyelim. Kapitalizm sömürü sistemidir. Yeraltı ve üstünün yağmalanmasına tepki gösterirken bu gerçeği unutmayalım. Kurtuluş toprağımızı ve suyumuzu korumak, sistemi değiştirmekle olur."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 12:40:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emek-partisi-8-9-nisanda-yapilacak-maden-ruhsat-ihalelerine-tepki-gosterdi-kurtulus-topragimizi-ve-suyumuzu-korumak-sistemi-degistirmekle-olur-h161139.html">EMEK partisi 8-9 Nisan&apos;da yapılacak maden ruhsat ihalelerine tepki gösterdi: Kurtuluş toprağımızı ve suyumuzu korumak, sistemi değiştirmekle olur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/imamoglunun-bilirkisi-davasi-savunmasindan-biz-mi-orgutuz-yoksa-her-davayi-ayni-bilirkisiyle-ayni-savcilarla-kurgulayip-sonra-o-isimleri-odullendiren-bu-sistem-mi-orgutlu-bir-suc-isliyor-h161138.html</link>
		<title>İmamoğlunun Bilirkişi Davası savunmasından: Biz mi örgütüz yoksa her davayı aynı bilirkişiyle, aynı savcılarla kurgulayıp sonra o isimleri ödüllendiren bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı davanın dördüncü duruşmasında, “Her yerde soruyorum. Biz nasıl bir örgütüz yani? Biz mi örgütüz yoksa her davayı aynı bilirkişiyle, aynı savcılarla kurgulayıp sonra o isimleri ödüllendiren bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor? Bu çok net” savunmasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı davanın dördüncü duruşmasında, “Her yerde soruyorum. Biz nasıl bir örgütüz yani? Biz mi örgütüz yoksa her davayı aynı bilirkişiyle, aynı savcılarla kurgulayıp sonra o isimleri ödüllendiren bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor? Bu çok net” savunmasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">19 Mart operasyonuyla tutuklanan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak 2025’te Saraçhane’de düzenlediği “Turpun Büyüğü” konulu basın toplantısında bir bilirkişinin adını vererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek “Siz de böyle maharetli bilirkişi S. Beyler oldukça, siz de binlerce bilirkişi arasından nokta atış S. Bey bilirkişisini bulan yargı mensupları oldukça bir davanın öncesinde ya da yürüyen sürecin öncesinde heybenizde büyük turplar taşıdığınızı düşünebilirsiniz. Ne var ki sizin turp zannettikleriniz bu milletin gönlünde zerre yer etmez. Sayın Cumhurbaşkanı, turpun büyüğü senin heybenden çıktı. Aslında işin çok kolay. Bu kadar heybe sırtında taşımana gerek yok. Bu kadar yük taşıyacağına kendini sadece milletin sandıktaki vicdanına emanet ettiğin an rahatlayacaksın. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurla uyumak kadar güzeli yoktur” demişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu basın toplantısından kısa süre sonra İmamoğlu hakkında bilirkişiyi hedef gösterdiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılmıştı. İmamoğlu’nun “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla cezalandırılması istenen davanın dördüncü duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 2 No’lu Duruşma Salonu’nda görülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzleyicilerle selamlaştı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jandarmalar eşliğinde saat 10.37 itibarıyla İmamoğlu salona getirildiğinde izleyiciler tarafından “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e el sallayarak “Bursa’ya çok selam” diye seslenen İmamoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek’e de “Ali Bey’ciğim ne güzel seni görmek” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İlginç bir zamana şahitlik ediyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, savunmasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Böylesi kötü ve çirkin zihniyet zincirinin halkalarından biridir o bilirkişi Satılmış Bey. Durum ispatlıdır, nettir. İstanbul’daki bunca bilirkişi arasından bu olumsuz sürece imza atılması için özellikle tercih edilen kişidir. Aynı şahsın 2019 öncesi teftiş kurulumuzun dahi ne belirlediği, hakkında suç duyurusunu ısrarla yaptığımız AK Partili isimler olunca bir anda o olumsuz raporları olumluya dönüyor mesela. Bu da ispatlı. Yani oraya da adrese teslim yollanıyor ve suçunun ispatlı olduğu durumlarda, aklayıcı olarak bu sefer dosyaya imza attığını tespit ettik. Ne tesadüf. Bunları eklersek o 100 katrilyonda 1 dediğim rakamlara doğru gidiyor. Karşı karşıya olduğumuz pervasızlığın boyutu budur. Burada sorulacak net bir soru vardır. İBB Davası’nda belediye başkanları, yöneticiler ve 100 bin kişilik yönetim organizasyonuna ‘suç örgütü’ muamelesi yapılıyor. Yani bugün bu davanın, diğer salondaki davayla veya diğer saymakta zorlandığım 10’dan fazla davanın birbiriyle ilişkisi yok diye düşünmeyin...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Biz nasıl bir örgütüz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz ve arkadaşlarımız, insanlarımıza hizmet etme gayretinde olan insanlar, böyle bir suçla itham ediliyor. Ben de her yerde soruyorum. Biz nasıl bir örgütüz yani? Biz mi örgütüz yoksa her davayı aynı bilirkişiyle, aynı savcılarla kurgulayıp sonra o isimleri ödüllendiren bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor? Bu çok net. Tekrar ifade ediyorum. 100 bin kişilik, milletin evlatlarıyla, kimin nereden geldiğine bakmaksızın, eş dost vs. diye asla bakmadan, milletin evlatlarının hayat boyu biriktirdiği kariyerlerindeki, uzmanlık ve marifetlerine, performanslarına bakarak oluşturduğumuz; sadece üst yönetici sayısı bin 300 olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin nitelikli hizmet konusunda tarihi başarılara imza atan İBB mi suç örgütü, yoksa az önce söylediğim o kötülüklerin ve zalimliklerin taşlarını dizen, o işleri planlayan insanlar mı örgütlü suç işliyor? Bence cevap çok net.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çok büyük kötülük ediyorlar”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok basit bir örnek daha vermek isterim. Bana, gazeteci Merdan Yanardağ’a, Harbiye mezunu hem silahlı kuvvetlere hizmet etmiş hem sonra iletişimci olarak dünya çapında ün kazanmış Necati Özkan’a ‘casusluk’ iftirası atarak, vatana bağlılığımızı sorgulayacak kadar gözü dönmüş olanlar mı bu ülkeye kötülük ediyor? Çok büyük kötülük ediyorlar. Sayın yargıç, size ve aziz milletimize adil yargılamaya müdahalenin gerçekte nasıl yapıldığına dair somut örnekler vereceğim ancak bu şekilde bizim gördüğümüz durum veya bize yapılan o zalimliği, bu dava çerçevesinde çok net anlarsınız. Ne yazık ki ülkemizde adil yargılamayı etkilemek; bir söz söylemekle değil, yargıyı dizayn etmekle, hakimi yerinden etmekle, savcıyı sürgüne göndermekle, yani yargı eliyle yapılır. Çok değil, birkaç ay önce yine bu kürsüden ifade etmiştim. Ben burada yalnız kendim için konuşmuyorum. Bu ülkenin vicdan sahibi, namuslu ve gerçekten hepimizin sırtını dayayacağı, geleceğimizi emanet edeceğimiz namuslu, vicdanlı hâkim ve savcıları için de konuşuyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gösteremeyecek bir tane üniversite arkadaşım yok”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sistemde işleyen kural artık herkesçe bilinmektedir. Eğer sizden beklenen kararı vermezseniz, önünüze konulan sipariş iddianameyi hatırlamazsanız, bir gece ansızın yayınlanan bir kararnameyle kendinizi bambaşka bir şehirde, bir nevi sürgünde bulursunuz. Bunu sizin yüzünüze karşı söylüyorum. Çünkü namuslu, onurlu, haysiyetli olarak bildiğimiz ve her birinin de öyle olmasını arzu ettiğimiz hakimler, yargıçlar; her şeye rağmen vicdanla, ahlakla ve adaletli kararlar vermek zorundadır. Sonucu ne olursa olsun. Bu kadar net. Bu ülke sırat köprüsündedir yani. Şu anda öyle bir köprüdedir. Bu süreçte en büyük sınavı veren ülkenin yargıçlarıdır. Bunun altını çizmek istiyorum. Sayın yargıç, bakın içinde birçok meslektaşınızın olduğu ve insanlara yapılan zalimlikleri hızlıca anlatacağım. Hiçbirini tanımam; hiçbirini böyle gelip sizin gibi karşımda gördüm, tanıdım, o kadar. Bir kısmını tanımadım bile. Helal diplomama karşı, Allah’ıma şükür yani… Benim gösteremeyecek bir tane üniversite arkadaşım yok vallahi; yüzlercesiyle stat doldururum hepsiyle ama bir başkası tavla bile oynayacak arkadaşını gösteremez ama benim var. Allah’ıma şükür sonuna kadar helaldir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir dava için mahkeme dizayn edilir mi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkındaki davalardan bahseden İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu yargı tehdidi sadece benim davalarımla sınırlı kalmadı; bu hastalık artık bütün Türkiye’ye yayılmaya başladı. Şu anda çok güncel olaylar yaşanıyor. Gelelim yargıdaki İmamoğlu dizaynına. Bu ülkede artık adil yargılamayı etkilemek, sipariş usulü oluşturulan mahkeme heyetleri üzerinden yapılma gayretinde. İnsanları zan altında bırakıyorlar. Onlar da insan. Birazdan karşılarına çıkacağım, mahkemelere gideceğim yani. İBB Davası’nın görüldüğü 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, adeta bu davayı görmek üzere özel bir yargılama düzeni kurulmuş, heyet yapısı değiştirilmiş, yeni bir heyet oluşturulmuştur. Ben hukukçu değilim ama hukukçularımız diyor ki ‘Bu tamamen kanuna aykırı’. Duruşmaya, yani kişiye özel yargı heyeti. 3 üye yargıç görevden alınmış, yerlerine 3 yeni üye getirilmiştir. Yahu sormak gerekir, bir dava için mahkeme dizayn edilir mi? Daha acısını söyleyeyim. Beni ziyarete gelen bazı avukatlar, ‘Bizim iddianame çıkacak ve iddianame 40. Ağır Ceza’ya gönderilecek’ diye aylar öncesinden söylediler. ‘İsterseniz notere gider, biz bunu gizli bir beyanla da kayda alabiliriz’ dediler avukatlar. Yani biz hangi ülkedeyiz? Biz neredeyiz? Muz cumhuriyetindeyiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 26 12:17:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/imamoglunun-bilirkisi-davasi-savunmasindan-biz-mi-orgutuz-yoksa-her-davayi-ayni-bilirkisiyle-ayni-savcilarla-kurgulayip-sonra-o-isimleri-odullendiren-bu-sistem-mi-orgutlu-bir-suc-isliyor-h161138.html">İmamoğlunun Bilirkişi Davası savunmasından: Biz mi örgütüz yoksa her davayı aynı bilirkişiyle, aynı savcılarla kurgulayıp sonra o isimleri ödüllendiren bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


