<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ekrem-imamoglu-ibb-davasinda-savunmasinin-ilk-gununu-tamamladi-bu-millet-umudu-kesmeyecek-h163914.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu, İBB Davasında savunmasının ilk gününü tamamladı: Bu millet umudu kesmeyecek</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamındaki savunmasının ilk gününü tamamladı, savunmasına yarın devam edecek. Yerel seçimlerde kazandıkları belediyelerin çeşitli yöntemlerle ellerinden alındığını, bunun milli irade vurgunu olduğunu belirten İmamoğlu,, “Bu millet umudu kesmeyecek. Çünkü bu millet iradesine el uzatanları her seferinde sandıkta yeniden yenmiştir. Tekrar yenecek&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamındaki savunmasının ilk gününü tamamladı, savunmasına yarın devam edecek. Yerel seçimlerde kazandıkları belediyelerin çeşitli yöntemlerle ellerinden alındığını, bunun milli irade vurgunu olduğunu belirten İmamoğlu,, “Bu millet umudu kesmeyecek. Çünkü bu millet iradesine el uzatanları her seferinde sandıkta yeniden yenmiştir. Tekrar yenecek" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 98. günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu savunmasında, hakkındaki davaların anlatmakla bitmeyeceğini, kötü süreçlerle muhatap edildiklerini belirterek, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden yürütülen davalar, operasyonlar ve buna ilişkili 15-16 tane mahkemenin varlığı, aslında işte tamamının bir bütün olması ve meselenin tümüyle siyasi olması, tümüyle bu zemine oturtuluyor olması nettir. Çünkü rakipsizleştirme, bugünkü siyasi iradenin ve iktidarın hedefidir. Toplumun rakibi, daha doğrusu Cumhurbaşkanına karşı mücadele edecek olan kişiyi, Cumhurbaşkanının bizzat kendisinin tespit etme arzusu bugün yaşadıklarımızın sebebidir" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adaysızlaştırma, lidersizleştirme, partisizleştirme zincirinin en ağır, en akıl almaz, en absürt, en skandal halinin de casusluk iftirası" olduğunu söyleyen İmamoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ne tesadüftür ki casusluk iftirası içerisinde kurulan tezgahın, o kötü senaryonun, onu yazan ve yazdıran aklın oraya koyduğu aktörün, hiç tanımadığım, hiç bilmediğim, sadece beş dakikalık bir fotoğraf anısına sahip olduğum kişinin diğer salonda casusluk davasına dönüşmesi, aynı kişinin de bu duruşmada bu davada yöneticim olmasını sağlamıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"KAZANDIĞIMIZ 26 BELEDİYENİN 11’İNİ ELİMİZDEN ALDILAR"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, 31 Mart 2024'te, İstanbul’un kararını verdiğini ve 39 ilçenin 26'sını kazandıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bildiğim kadarıyla İstanbul'da ilk. Ve de şunu da söyleyeyim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi oylarında 39 ilçenin 32'sinde 1'inci olduk. 39 ilçenin 32'sinde 1'inci olduk milletimizin o kutsal oylarıyla. 13'ünü merkezi idareyi yöneten hükümetin partisi kazandı. Bugün o haritaya bakın, bizim kazandığımız 26 belediyenin 11'ini elimizden aldılar. Bir tek sandık kurulmadan, bir tek oy kullanılmadan. Nasıl mı? 3 yolla. Birinci yol; kelepçe ve kayyum. Esenyurt az önce ifade ettiğim gibi Ekim 2024'te gözaltına alındı. Az önce söylediğim uydurma iddianameyle, kent uzlaşısı iddianamesiyle yerine bir kayyum oturtuldu. Sonra tahliye edildi ama görevine dönemedi. Hala da dönemedi. Yerine oturtulan kayyumun da ne duruma düştüğünü geçenlerde takip ettik. Aynı şey Şişli'de, Belediye Başkanımız kendisi burada, Resul Emrah Şahan Başkanımız, yine aynı şekilde 19 Mart operasyonuyla gözaltına alındı. Yine kent uzlaşısı üzerinden tutuklandı ve de Mart 2025'te de Şişli'ye kayyum atandı. Birinci yöntem bu."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"SANDIĞI TANIMAYANLAR YERİNE KAYYIMI KOYDU"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sandığı tanımayanların, sandığın yerine kayyum olarak kaymakamı veya valiyi koyduğunu aktaran İmamoğlu, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İkinci yöntem, 'başkanı tutukla, meclisi değiştir' yöntemi. Bu yöntemin adımları hep aynı. Önce seçilmiş başkan gözaltına alınır, tutuklanır, görevden uzaklaştırılır. Sonra meclis toplanır, başkanvekili seçilir. Bizim aday kazanırsa seçim mahkemeye taşınır, iptal edilir. Sonra meclis üyelerine sıra gelir. Kimi gözaltına alınır, kimi bir gecede parti değiştirir ve seçim, sayılar değiştikten sonra tekrarlanır. Gaziosmanpaşa'da meclis, birkaç örnek vereceğim. Gaziosmanpaşa'da meclis çoğunluğu zaten AK Parti'ye aitti. Başkanımız Hakan Bahçetepe tutuklandı. Haziran 2025'te belediye meclisi oylamasıyla karşı tarafa geçildi. Bayrampaşa'da meclis çoğunluğu partimize aitti. Hasan Mutlu tutuklandı. Başkanvekilliği seçimini bizim adayımız kazandı. İtiraz edildi. Mahkeme seçimi iptal etti. Seçim Ekim 2025'te tekrarlandı ve belediye tek oy farkla, bildiğiniz yöntem ve usullerle ya korkuyla ya tehditle yargının da kullanılmasıyla birlikte Bayrampaşa el değiştirdi ve AK Parti'ye geçti."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"ÜSKÜDAR BİR FACİA…"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üsküdar Belediyesi'nde yaşananları ise "facia" olarak nitelendiren Ekrem İmamoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yarısını anlatabilirim, yarısını anlatmaya edebim ahlakım yetmez. Yani o edebim ahlakım onu anlatmama engel olur. Sinem Dedetaş… Yönettiği belediyeye önce bir operasyon yapılıyor. Daha sonra burada bir sistem yönetiliyor. İnsanların üzerine gidiliyor, korku salınıyor, meclis üyeleriyle ilişkilere geçiliyor. Sonra Sinem Dedetaş, Temmuz 2026'da gözaltına alınıp tutuklanıyor. Ve de Ağustos'ta yapılan başkan vekili seçimini 22'ye 18 adayımız kazanıyor. Suç duyurusu yapılıyor, mahkeme seçimi iptal ediyor. Seçim tekrarlanana kadar 4 meclis üyemiz parti değiştiriyor. 3 meclis üyemiz gözaltına alınıyor. Yani çare tükenmiyor! İkisi tutuklanıyor, biri serbest bırakılıyor ve oylamanın olacağı gün gözaltında tutuluyor önce, sonra tutuklanıyor ve 8 Eylül'de aynı meclis 23'e 19 bu sefer karşı tarafa geçiyor. Bir genç anneye, bir onurlu namuslu avukat meclis üyesine yapılanları yaradan da biliyor. Ben de çok iyi biliyorum, bu millet de günü geldiğinde öğrenecek. O insanları korumak adına bugün konuşmuyorum. Ama yapılan vahşiliği, yargı eliyle insanların nasıl yerle bir edildiğini, insanlığın, onurun, haysiyetin nasıl yerle bir edildiğini ben biliyorum. Bunu cümle alem de biliyor. Böyle bir vahşilik olamaz ya. Savcılık ne zamandan beri insanları tehdit mekanizmasına dönüşmüş? Ya bir insanın yakınının serbest kalıp kalmaması üzerinden siyasi pazarlık bu ülkenin sınırlarından içeriye ne zaman girdi? Adliyenin içerisine ne zaman sızdı bu? Arkadaş, olacak şey mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"ADALAR'DA ÖĞRENDİK, 2, 10'DAN BÜYÜKTÜR"&nbsp;</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dünya beşten büyüktür! Ama Adalar’da öğrendik ki 2, 10’dan büyüktür. Adalar’da bunu gösterdi bu iktidarımız. Neymiş efendim meclis üyeleri geçmeseymiş. Şu olmamış, bu olmazmış, olmasaymış da falan filan. Allah sizi ıslah etsin. Bu ülkede, bu insanlara bu şekilde diz çöktürmek, bizim insanımıza diz çöktürmek hem de yönetici tarafından; yani en güçlü el tarafından, hükümet tarafından, bakan tarafından, yargı tarafından bunun yapılması nasıl anlatılabilir? Ve Adalar da el değiştirdi. Hem de aynı konumdaki iki meclis üyesinin birisi göreve döndürülüyor, öbürü döndürülmüyor. Çünkü göreve döndürdükleri, iktidar lehine oy vereceği netleşiyor ama diğeri dönmem kararımdan dediği için o görevine döndürülmüyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“ŞU İLİN BELEDİYE BAŞKANI GEÇİŞ YAPMIŞ, VAHİM, ALLAH DÜŞÜRMESİN”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, İstanbul'un ilçelerinin bu şekilde gasbedilmesinin, milletin iradesine yapılan büyük bir vurgun olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ondan sonra efendim neymiş? Şu ilin büyükşehir belediye başkanı geçiş yapmışmış. Artık geçtikten sonra o parti kimsesizlerin kimsesi, kime yutturuyorsunuz bunu? Vahim yani, vahim. Allah düşürmesin. Allah o duruma düşürmesin. Utanç verici. Haysiyetini, onurunu yerlere seren, perişan eden bir durum. Ama ben o adamı düşünmüyorum. Bu ülkenin en güçlü koltuğunda oturan bir insanın bu şekilde zorlayarak bu süreçlerin nasıl yapıldığını hepimiz biliyoruz. Bu hale düşürülen toplum yazıktır. Bu ülkede vesayet diye bir şey bu ülkenin en büyük düşmanıdır. Tebayı biz hafızamızdan sileli 100 sene oldu. Ben dünyanın en onurlu toplumunda yaşıyorum, en mutluyum niye? Korkma diye İstiklal Marşı başlıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Diz çök, elini öp. Ondan sonra sağına geç, soluna geç, elini kaldır, indir, haha hihi bütün yandaşları alkışlasın. O il başkan çalışmaz ki zaten. O ilçe başkanı da nasılsa seçimi kazanırsa, beyefendi işaret edilecek, işlem yapılacak, hazırlanacak, tamamlanacak, geçiş yapılacak, kaldır elini, indir aşağıya. Bu millet bunu yutmaz. Bu millet muhtarlıktan, mahalleden seçimleri öğreneli 200 yıl oldu. Biz öyle 20-30 yıllık demokrasiyi sandığı yaşayan bir toplum değiliz. Ceketimizi alıp evimize mi gideriz biz? Bitti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"İKTİDAR BİZİM İÇİN SALTANAT DEĞİL, BİZİM SALTANATIMIZ EVDE"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidar bizim için bir saltanat değil. Bizim saltanatımız evimizde. Orada da evin reisi eşim. Belki kızım, bilmiyorum. Ama öyle bir şey olmaz. Öyle bir sefalet bu ülkeye yaşatılmaz. Utanç verici. Herkes utanmalı, herkes başını öne eğmeli, herkes düşünmeli. Bunun partisi yok. Bu benim partimin konusu değil. Bu partinin o partinin konusu da değil. Bu ülkenin başındaki iktidarın bu ülkeye yaşattığı en büyük zalimliktir. Çünkü insanların haysiyetiyle oynuyorsunuz. İnsanların duruşunu etkiliyorsunuz. Ya bizde laf vardır: Mert olmak, yiğit olmak, dürüst olmak, ahlaklı olmak, satmamak, davadan dönmemek. Bu utanç verici. 25 yıl sonra bir iktidar kendisini bu duruma düşürür mü?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“OTURDUĞU KOLTUKTAN KALKMIYOR, GİT EVİNE ÇOLUĞUNLA UĞRAŞ”&nbsp;</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, kendisinin şanslı olduğunu, babasının kendisine işini 23-24 yaşında emanet ettiğini söyleyerek, “Ama bu nasıl bir kuşak? Oturduğu koltuktan kalkmıyor. Kimin koltuğu? Milletin koltuğu. Bırak Allah aşkına milleti rahat ya. Git evine çoluğunla, çocuğunla, torununla, torbanla uğraş ya. Yazıktır, günahtır bu millete. Bu milletin aklıyla dalga geçme. Bu milletin aklı kendine yeter. Sanki kendini seçilmiş tek akıllı insan zannedersen olmaz yani. Bu millet bunu kaldırmaz, ben kaldırmam. Hiç kimse kaldırmaz, hiç kimsenin evladına kaldırmaz. Babasını çekmez çoluk çocuk kendi babasını, annesini çekmez bu kadar. Ayıptır. Bu bir gasptır. Bu bir vurgundur, milli irade vurgunudur. Ağır bedelleri olacaktır. Kişilikle oynamaktır, bu toplumun kişilik kodlarıyla oynamaktır. Ben bunu kaldıramam. Ve ben haysiyetim için yaşıyorum. Ben namusum, iffetim için, onun için yaşıyorum” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“MİLLET SANDIĞI İPLE ÇEKİYOR”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu milletin sandığı iple çektiğini, iktidarın sandıkta kazanamadıkları belediyeleri, kelepçeyle, kayyumla, rozetle almaya çalıştığını söyleyen İmamoğlu, “Bu siyaset değildir. Ganimet anlayışı, ganimet. Belediyeyi milletin değil, kendi malları sayan bir anlayış” dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerçekten çok tehlikeli bir durumun yaşandığını dile getiren İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Benim endişem, yurttaşın umudunu kesmesi. Ama kesmeyin. Sizin damarlarınızda, sizin genetiğinizde demokrasi vardır. 200 yıllık mücadelenin karşılığı vardır. Totaliter düzenin tam olarak istediği, sizin umutsuz olmanızdır. Umudunuzu kesmenizdir. Güçlü ve iradeli olun. Gücünüzü birbirinizden alın. Canınız sıkıldığında bir araya gelin, korkmayın. Devletimizin güzel memurları korkmayın. Öyle yandaşlık mandaşlık, geçin o işi. O işler bitti gitti. Millet millettir. Kötülüklerin hesabı sorulur. Bu millet umudu kesmeyecek. Çünkü bu millet iradesine el uzatanları her seferinde sandıkta yeniden yenmiştir. Tekrar yenecek. Bu düzenin en somut ürünü ise bu dosyadır ve bu dosya gerçekten ağır bir dosyadır. Onun için evet milletimiz direnmek ve çok çalışmak zorundadır. Evet diyorum ki diren ey halkım, diren haksızlığa, hayasızlığa, namussuzluğa diren, kötüye, çirkine, yanlışa diren ve yenilme. Yenilmeyeceğiz ve direneceğiz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, savunmasının birinci gününü bitirdi, cuma günü öğlene kadar savunmayı toparlayacağını belirtti. Mahkeme Başkanı da duruşmayı bugünlük sonlandırdı. İmamoğlu, savunmasına yarın devam edecek. Ekrem İmamoğlu salondan ayrılırken gazetecilerin olduğu bölüme dönerek, “Hepinize geçmiş olsun. Bu zor günleri aşacağız, büyük bir gasptır bu. Allah hepinizi korusun, yanınızdayız” dedi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:39:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ekrem-imamoglu-ibb-davasinda-savunmasinin-ilk-gununu-tamamladi-bu-millet-umudu-kesmeyecek-h163914.html">Ekrem İmamoğlu, İBB Davasında savunmasının ilk gününü tamamladı: Bu millet umudu kesmeyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/masak-baskani-kaymak-fon-krizi-kapsaminda-yuksek-tutarli-islemlere-iliskin-konustu-bahsedilen-islemlere-iliskin-en-ufak-iz-yok-h163913.html</link>
		<title>MASAK Başkanı Kaymak, fon krizi kapsamında yüksek tutarlı işlemlere ilişkin konuştu: Bahsedilen işlemlere ilişkin en ufak iz yok</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak, &quot;fon krizi&quot; kapsamında yüksek tutarlı işlemlere ilişkin, &quot;Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok&quot; ifadelerini kullandı. Kaymak, MASAK’ın tüm mali işlemleri önceden denetlemesinin söz konusu olmadığını, kurumun yılda 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi aldığını aktararak, &quot;Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye&#039;de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak, "fon krizi" kapsamında yüksek tutarlı işlemlere ilişkin, "Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok" ifadelerini kullandı. Kaymak, MASAK’ın tüm mali işlemleri önceden denetlemesinin söz konusu olmadığını, kurumun yılda 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi aldığını aktararak, "Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye'de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Takasbank ve Borsa İstanbul (BIST) temsilcileri, kanun teklifine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu,&nbsp;fon dosyası kapsamında 29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulunulduğunu bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatipoğlu, "Toplam 278 gerçekleşen özel kişiye ilişkin onların hesapları, mal varlıkları; hem nakdî hem de işte kripto dâhil her türlü varlıklarına ilişkin bilgi isteme taleplerinde bulunuldu. Adli istinabe yoluyla başsavcılıklarımızın sürece dâhil olması konusunda başsavcılıklarımızla iletişim resmi olarak sağlandı. Başsavcılıklarımızla ilgili kurumların, ülkelerin yardımları ile oradaki varlıkların netleştirilmesi süreci sıkı bir şekilde takip ediliyor. Onun dışında süreç içerisinde sürece geldiğimiz her yerde, her ülkede bu suça karışmış olan herkesin her türlü mal varlığının tespiti ve ülkeye kazandırılmasına ilişkin çalışmalar kesintisiz devam ediyor" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>MASAK: ŞÜPHELİ İŞLEMLERİN BİLDİRİMİ ESAS</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MASAK Başkanı Hasan Kaymak, kurumun çalışma sisteminin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, yükümlülerin müşterilerini tanıması ve işlemlerini takip etmesi esasına dayandığını belirtti. Müşterinin işlem profilinden farklı hareketler veya yasa dışılık şüphesi görülmesi durumunda bildirim yapılmasının beklendiğini ifade eden Kaymak, bankaların ve aracı kurumların işlemleri olağan kabul etmeleri halinde bildirimde bulunmayabildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MASAK'ın denetimler sırasında bildirilmesi gereken işlemlerin bildirilmediğini tespit etmesi halinde cezai uygulamalar yaptığını kaydeden Kaymak, tüm mali işlemlerin kurumun denetiminden geçmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Kaymak, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Diğer taraftan şöyle bir yanlış anlama var anladığımız kadarıyla: Ne çapta olursa olsun mali işlemlerin Mali Suçlar Araştırma Kurulunun denetiminden geçmesi diye bir durum söz konusu değil, hiçbir şekilde söz konusu değil. Nihayetinde eğer bir şüpheli işlem bildirimi ve erteleme talebi yok ise Mali Suçlar Araştırma Kuruluna gelen bilgiler zaten en erkeni 2 günde geliyor, bankacılık işlemi, işlem kayıtları dahil. 'Bir işlem yapılmadan önce biz bir de Mali Suçlar Araştırma Kuruluna soralım. Burada bir şey olabilir mi, var mı yok mu diye araştırsın, öyle gerçekleştirelim' şeklinde bir uygulama kanunda öngörülmüş değil."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"BAHSEDİLEN MİKTARLARDAKİ İŞLEMLERE İLİŞKİN EN UFAK İZ YOK"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaymak, MASAK'ın açık kaynaklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda diğer kurumlardan bilgi talep edebildiğini, ancak bankaların ve aracı kurumların işlemleri olağan kabul etmesi durumunda bunların bildirilmemesinin mümkün olduğunu söyledi. &nbsp;Bazı işlemlerin kayda girmeyebildiğini ve kripto varlıkların soğuk cüzdanlara aktarılması gibi hareketlerin izlenmesinin mümkün olmayabildiğini de ifade eden Kaymak, yüksek tutarlı işlemlerle ilgili olarak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok. Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye'de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok. Yani bunu belki yurt dışındaki bir hesaptan benim yurt dışındaki başka hesaba bir şekilde bilgisayar üzerinden, flaş üzerinden bir soğuk cüzdana bu şekilde aktarmış da olabilir. Biz tabii ki yurt dışı merkezli olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da tekrar tekrar uyarıyoruz: 'Böyle bir işlem var mı, yapıldı mı, yapılmadı mı?' diye. İşlem yapılmadan mümkün değil, bunu talep etmek mümkün değil. Senede 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi alan bir kurumuz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaymak, mevzuatta yüksek riskli işlemlerin takip edilmesine ilişkin düzenleme bulunduğunu, ancak hangi işlemlerin yüksek riskli sayılacağının yükümlülerin kendi ölçekleri ve müşteri profilleri doğrultusunda belirlendiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"BUNLARI GÖRME İMKANIMIZ ELBETTE YOK"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaymak, yurt dışındaki iştirakler arasında yapılan virmanlarla veya farklı yöntemlerle yüksek tutarlı değerlerin aktarılabileceğini belirterek, bütün bu işlemleri görmenin mümkün olmadığını söyledi. Kaymak, risk bazlı yaklaşım gereği her aracı kurumun kendi büyüklüğü ve müşteri profiline göre yüksek riskli işlemleri belirlemesi gerektiğini ifade etti. Kaymak,&nbsp;şu değerlendirmeyi yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir firma yurt dışı iştirakini kurmuş ise, ikisi de menkul kıymet firması ise yapacağı bir virmanla pekala borsalar arasında değerlerini aktarıyor olabilir. İki kişiden birisi diğerinin cebine koyacağı bir flaşla yüksek miktarda değeri yurt dışına aktarabilir. Şimdi bunları görme imkanımız elbette yok.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Risk bazlı yaklaşımı uygulama taahhüdümüz var bizim. Her aracı firma kendi büyüklüğüne ve kendi müşteri profiline göre kimlerin yüksek riskli olduğunu belirler ve bunu Başkanlığa bildirir. Bu 400 milyarlık hareketlerin nasıl bir kompozisyonda olduğu konusunda bir bilgimiz yok, toplam birtakım iddialar var. Biz bunları araştırdığımız zaman büyük çaplı hareketleri göremiyoruz, sistemin her tarafına baktık. Bu işlemin farklı yöntemleri var. Karşımızda esasında günde muhtemelen ithalatla alakalı on binlerce, uluslararası kredi finansman ilişkileri bağlamında yüz binlerce her gün yapılan işlem var Merkez Bankamızdan, diğer bankalarımızdan geçen kendi ürünleri çerçevesinde."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>SPK: 131 FONUN TASFİYESİNE KARAR VERİLİYOR</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu, serbest fonlardaki yoğunlaşmanın geçen yıl artmaya başladığını ve olağan dışı işlemlerin tespit edilmesinin ardından düzenleme çalışmalarına geçildiğini söyledi. Aksu, Hazine ve Maliye Bakanı'nın açıklamaları ile Finansal İstikrar Komitesi'nde alınan kararlar doğrultusunda SPK'ye görev verildiğini, bu kapsamda nitelikli yatırımcı tabanının 1 milyon liradan 10 milyon liraya çıkarıldığını ve fon rehberi çalışmalarının başlatıldığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bazı fonların temerrüde düşmesi halinde diğer fonların yatırımcılarının etkilenmemesi için TEFAS altyapısında iyileştirmeler yapıldığını aktaran Aksu, SPK tarafından 17 Haziran'da TEFAS uygulama esaslarının hazırlandığını, serbest fonlardaki gayrimenkul ve diğer varlıkların değerlemesine ilişkin düzenlemeler yapıldığını, rehber taslağının ise 29 Ağustos'ta kamuoyuna duyurulduğunu kaydetti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aksu, rehberin bütün fonları kapsadığını ve tasfiyeye alınan fonların tüm fonların yaklaşık yüzde 4,5'ine denk geldiğini yineledi. Bazı fonlarda temerrüt veya temerrüt riski görülmesi üzerine, rehbere uyum için belirlenen sürelerin dolması beklenmeden 17 Eylül itibarıyla 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>TAKASBANK: KAP'I BAZ ALIYORUZ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıcı, TLY fonuna ilişkin açıklamasında, aracı kurumların Takasbank'taki ortaklık yapısına değindi. Arıcı, Takasbank'ın 1992 yılında anonim şirket olarak oluşturulması sırasında aracı kurumların yüzde 19 hisseyle ortaklık yapısına dahil olduğunu, aracı kurumların yüzde 5'i geçmemek üzere hisse sahibi olabildiğini dile getirdi. Arıcı, Murat Taci ve Murat Onuk'un da bu kapsamda Takasbank'ta görev aldığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TLY fonunun 7 Temmuz 2025'e kadar kapalı fon olarak işlem gördüğünü belirten Arıcı, 1 Mart 2024 tarihli SPK tebliğine göre portföy yönetim şirketlerinin izahname değişikliğiyle kapalı fonlarını açık fona dönüştürebildiğini anımsattı. Arıcı, Tera Portföy'ün 7 Temmuz 2025'te Takasbank'a başvuruda bulunduğunu ve aynı gün izahname değişikliğine ilişkin KAP bildirimi yaptığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arıcı, Takasbank'ın KAP'taki bildirimi esas alarak fonu TEFAS'a açtığını, SPK'nin 1 Ağustos 2025'te izahname değişikliğinin doğru olmadığı yönündeki bildiriminin ardından fonun alım işlemlerini durdurduğunu ve 6 Ağustos'ta SPK onayıyla yeniden açıldığını söyleyerek, "Biz KAP'ı baz alıyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BIST Genel Müdürü Korkmaz Ergün ise, kurumun fonlarla ilgili bildirimlerini SPK'ye yaptığını bildirerek, "Biz borsa olarak bildirimlerimizi hem SPK'ye yaptık hem de KAP'ta açıkladık. Dolayısıyla bu konuda üzerimize düşeni yapmış olduk" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>BDDK: İKTİSAT KATILIM BANKASI FAALİYETE BAŞLAMADI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu, banka izinlerinin başvuru üzerine bankaların ortakları, bağlı oldukları gruplar ve yurt dışı bağlantıları dahil olmak üzere ilgili kamu kurumlarından yazılı bilgi alınarak değerlendirildiğini söyledi. Kavcıoğlu, kurumlardan gelen bilgiler doğrultusunda dosyanın oluşturulduğunu ve Kurulun bu dosya üzerinden karar verdiğini kaydetti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavcıoğlu, Tera ve Destek gruplarının finansman alanındaki geçmişine değinerek, söz konusu bankalara ilişkin onayların 2021 ve 2022 yıllarında verildiğini, faktoring şirketlerinin ise daha eski tarihlerden itibaren faaliyet gösterdiğini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktisat Katılım Bankası'nın sahibi olan grubun portföy şirketinin, banka onayının verildiği Aralık 2024'te yeni kurulduğunu ve işlem hacminin düşük olduğunu aktaran Kavcıoğlu, bir grubun portföy şirketine sahip olmasının tek başına banka izni verilmesine engel olmadığını söyledi. Kavcıoğlu, 2026 yılında faaliyet izni aşamasına gelindiğinde fonlardaki gelişmeler nedeniyle bankanın faaliyete başlama izninin bekletildiğini ifade etti. Kavcıoğlu, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Daha sonra son aşamasında biz 3/8'de banka faaliyete başlamak istediğinde biz faaliyet izni vermedik. Başvurusu 8'inci ayın 3'üdür, daha bu işlemler başlamamıştır. Dolayısıyla biz orada fonlardaki gelişmeleri görünce, nasıl sonuçlanacağını veya şey yaparak orada tedbiren biz banka iznini beklettik, vermedik. Dolayısıyla İktisat Katılım Bankası faaliyete başlamış ya da işlem yapmış bir banka değil. Tamamen kuruluş aşamasında faaliyet döngülerini tamamlamış ama faaliyet esasına başlamamış bir bankadır. Dolayısıyla orada herhangi bir kamu riski ya da bir risk ya da bir şey anlamında sıkıntı söz konusu değildir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"DEVİRLER, FON YATIRIMCILARINA KAYNAK SAĞLAYABİLİR"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavcıoğlu, Tera, Destek ve Hedef gruplarına ilişkin banka ve faktoring şirketlerinin devrine de değindi. Bu şirketlerin varlık ve yükümlülük dengelerinin pozitif olduğunu belirten Kavcıoğlu, şirketlerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildiğini söyledi. Faktoring şirketlerinin tasfiyeye alınabileceğini, ancak ekonomik değerlerinin korunması ve fon yatırımcılarının zararlarının karşılanmasına katkı sağlayabilmesi amacıyla devir yolunun tercih edildiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Grubun borçları çıkarıldıktan sonra banka ve faktoring şirketlerinin bilanço yapısının pozitif olduğunu kaydeden Kavcıoğlu, söz konusu devirlerin fon yatırımcılarına kaynak sağlayabileceğini kaydetti. Bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmesinde ise devredilen bankaların sektördeki payının düşük olduğunu ve yapılan stres testlerinde dikkate değer bir olumsuz etki görülmediğini söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:38:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/masak-baskani-kaymak-fon-krizi-kapsaminda-yuksek-tutarli-islemlere-iliskin-konustu-bahsedilen-islemlere-iliskin-en-ufak-iz-yok-h163913.html">MASAK Başkanı Kaymak, fon krizi kapsamında yüksek tutarlı işlemlere ilişkin konuştu: Bahsedilen işlemlere ilişkin en ufak iz yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/bakan-simsek-eski-spk-baskani-gonul-hakkinda-sorusturma-izni-verdi-h163912.html</link>
		<title>Bakan Şimşek, eski SPK Başkanı Gönül hakkında soruşturma izni verdi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek&#039;in, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdiği öğrenildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdiği öğrenildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın fon soruşturması kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni talep etmesinin ardından Bakan Şimşek,&nbsp;Bakanlığın Teftiş Kurulunu 2 Ekim'de ön inceleme yapmak üzere ivedilikle görevlendirmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görevlendirme neticesinde Teftiş Başkanlığınca düzenlenen ön inceleme raporuna istinaden Gönül hakkında Şimşek tarafından soruşturma izni verildiği öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:37:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/bakan-simsek-eski-spk-baskani-gonul-hakkinda-sorusturma-izni-verdi-h163912.html">Bakan Şimşek, eski SPK Başkanı Gönül hakkında soruşturma izni verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-valiligi-afad-istanbul-bolge-mudurlugunde-kriz-masasi-olusturulmustur-h163911.html</link>
		<title>İstanbul Valiliği: AFAD İstanbul Bölge Müdürlüğünde kriz masası oluşturulmuştur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Valiliği, kentte yağış ve fırtına kaynaklı olaylara ilişkin açıklama yaptı. Yağışın en etkili olduğu bölgelerden Sarıyer-İTÜ Maslak&#039;ta metrekareye 124,72 kg yağış düştüğünün belirtildiği açıklamada, son 14 saatte 1.277 su baskını, 15 heyelan, 47 mahsur kalma, 13 ağaç devrilmesi, 2 çatı uçması, 76 araç, 808 konut ve 280 iş yeri ihbar kaydı bulunduğu bildirildi, &quot;Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine paralel olarak sabah saatlerinden itibaren etkili olan yağış nedeniyle AFAD İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde kriz masası oluşturulmuştur.&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Valiliği, kentte yağış ve fırtına kaynaklı olaylara ilişkin açıklama yaptı. Yağışın en etkili olduğu bölgelerden Sarıyer-İTÜ Maslak'ta metrekareye 124,72 kg yağış düştüğünün belirtildiği açıklamada, son 14 saatte 1.277 su baskını, 15 heyelan, 47 mahsur kalma, 13 ağaç devrilmesi, 2 çatı uçması, 76 araç, 808 konut ve 280 iş yeri ihbar kaydı bulunduğu bildirildi, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine paralel olarak sabah saatlerinden itibaren etkili olan yağış nedeniyle AFAD İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde kriz masası oluşturulmuştur." denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Valiliği'nin açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul genelinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz yönde etkilemektedir.&nbsp;Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine paralel olarak sabah saatlerinden itibaren etkili olan yağış nedeniyle AFAD İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde kriz masası oluşturulmuştur.&nbsp;İstanbul’da yağış nedeniyle saat 20.00 itibariyle; Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP)’ta yer alan AFAD, İBB, İlçe Belediyeleri başta olmak üzere tüm kurumlar 8 bin personel, 2 bin araç ve iş makinası ile sahada yağış nedeniyle oluşan olumsuzluklara müdahale etmektedir.<br />
14 Ekim 2026 tarihinde saat 06.00–20.00 arasında, AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne toplam 2.518 ihbar ulaşmış olup ihbarlar ilgili müdahale ekiplerine yönlendirilmiştir. İhbar ve olaylara ilişkin kayıtlarda;&nbsp;1.277 su baskını,&nbsp;15 heyelan,&nbsp;47 mahsur kalma,&nbsp;13 ağaç devrilmesi,&nbsp;2 çatı uçması,&nbsp;76 araç,&nbsp;808 konut,&nbsp;280 iş yeri ihbar kaydı bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>EN ÇOK YAĞIŞ BEYKOZ ÖMERLİ VE SARIYER-İTÜ MASLAK BÖLGESİNDE</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağışlarda;&nbsp;Beykoz-Ömerli 193,84 kg/m2, Sarıyer-İTÜ Maslak 124,72 kg/m2, Çatalca 75,2 kg/m2, Arnavutköy 125,9 kg/m2, Kartal 14,3 kg/m2, Bakırköy 6,8 kg/m2 yağış kaydedilmiştir.&nbsp;Yağış nedeniyle kapalı yol bulunmamaktadır.&nbsp;Havalimanlarında; Pistler açık olup iptal sefer bulunmamaktadır.&nbsp;Ekiplerimizin olumsuz hava koşullarından kaynaklanan olaylara müdahale çalışmaları devam etmekte olup gelişmeler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip edilmektedir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, ilimizde çocuk, yaşlı ve engellilere yönelik yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında bakım hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla, bu kuruluşlarda görev yapan sosyal hizmet personeli de idari izin kararının kapsamı dışında tutulmuştur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:36:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-valiligi-afad-istanbul-bolge-mudurlugunde-kriz-masasi-olusturulmustur-h163911.html">İstanbul Valiliği: AFAD İstanbul Bölge Müdürlüğünde kriz masası oluşturulmuştur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uluslararasi-af-orgutu-halk-tvye-kayyim-atanmasi-medya-ozgurlugune-acimasiz-bir-darbe-h163910.html</link>
		<title>Uluslararası Af Örgütü: Halk TV&apos;ye kayyım atanması medya özgürlüğüne acımasız bir darbe</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü, Halk TV&#039;nin İstanbul&#039;daki merkez binasına polis tarafından baskın düzenlenmesi ve kanal yönetimine kayyım atanmasına tepki göstererek, gelişmeyi &quot;medya özgürlüğüne acımasız bir darbe&quot; olarak nitelendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü Avrupa Direktör Yardımcısı Esther Major, yaptığı yazılı açıklamada, Halk TV'ye yönelik işlemin "Türkiye yetkililerinin muhalif sesleri tamamen susturmak için son girişimi" olduğu yorumunda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Major, "Türkiye'de ana muhalefetin televizyon kanallarından birine şafak baskını gerçekleştirilmesi ve kayyım atanması, ifade özgürlüğü hakkına doğrudan bir saldırıdır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baskının zamanlamasına da dikkati çeken Major, operasyonun Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davada savunmasını yapacağı ve Halk TV'nin duruşmaya yayınlarında geniş yer vermesinin beklendiği gün gerçekleştirildiğini belirtti. Major, baskının ayrıca muhalif haber kanalı TELE1'e el konulmasının birinci yıl dönümüne günler kala yapıldığını kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Major, "Türkiye yetkilileri, acilen Halk TV'nin bağımsız yayıncılığına devam edebilmesini sağlamalı ve medya özgürlüğünü hedef alan saldırılarına son vermeli" çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 16:01:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uluslararasi-af-orgutu-halk-tvye-kayyim-atanmasi-medya-ozgurlugune-acimasiz-bir-darbe-h163910.html">Uluslararası Af Örgütü: Halk TV&apos;ye kayyım atanması medya özgürlüğüne acımasız bir darbe</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/pancar-alim-fiyatini-revize-edin-h163909.html</link>
		<title>Pancar alım fiyatını revize edin</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu, 9 yılda yaklaşık 28 bin 700 pancar üretiminden çekildiğine
dikkat çekti ve fiyatın gerçek üretim maliyetleri ile çiftçinin emeği dikkate alınarak yeniden
değerlendirilmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÇİFTÇİNİN ALINTERI BU KADAR UCUZ DEĞİL!<br />
Mazotun 100 liraya dayandığı, gübre başta olmak üzere tüm üretim girdilerinin çiftçinin yükünü<br />
ağırlaştığı günümüzde TÜRKŞEKER şeker pancarı için ton başına 3 bin 720 lira alım fiyatı<br />
açıkladı.<br />
Türkiye’de çiftçinin artan girdi maliyetleri karşısında her geçen gün daha fazla ezildiğine dikkat<br />
çeken YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, TÜRKŞEKER’in 2026-2027 üretim yılı için ton<br />
başına 3 bin 720 lira olarak açıkladığı şeker pancarı alım fiyatına sert tepki gösterdi. Mazottan<br />
gübreye, tohumdan işçiliğe kadar üretimin her kaleminde maliyetlerin yükseldiğini belirten Karasu,<br />
açıklanan fiyatın çiftçinin emeğinin karşılığı olmaktan uzak olduğunu vurguladı ve fiyatın yeniden<br />
çiftçinin beklentisi doğrultusunda revize edilmesi gerektiğini söyledi.<br />
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını ton<br />
başına 3 bin 720 TL olarak belirledi. Açıklanan fiyat, Sivas başta olmak üzere şeker pancarı<br />
üretiminin yapıldığı tüm bölgelerdeki çiftçileri yakından ilgilendiriyor.<br />
Ülkemizde; Eylül 2025-Eylül 2026 döneminde mazotun litre fiyatı 55,43 TL’den 94,60 TL’ye<br />
çıkarak yüzde 70,7 arttı. Aynı dönemde DAP gübresi yüzde 35,9, 20.20.0 gübresi yüzde 38,6<br />
oranında artarken, tohum, sulama ve işçilik giderlerindeki artış da üretim maliyetlerini her geçen gün<br />
yükseltmeye devam ediyor. Açıklanan pancar alım fiyatı, bu maliyetleri karşılamaktan uzak kalıyor.<br />
“SİZ ÇİFTÇİYLE, BU TOPRAĞIN EMEKÇİSİYLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?”<br />
Şeker pancarı üreticisinin yıllardır artan maliyetler, yetersiz destekler ve düşük alım fiyatları arasında<br />
sıkıştırıldığını belirten Karasu, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. “Siz çiftçiyle, üreticiyle, bu<br />
toprağın emekçisiyle dalga mı geçiyorsunuz? Mazot yüzde 70 artmış, gübre fiyatları katlanmış;<br />
tohum, sulama ve işçilik giderleri yükselmiş. Siz kalkıp çiftçinin alınterine 3 bin 720 lira<br />
biçiyorsunuz. Açıkladığınız fiyata göre, çiftçinin 1 litre mazot alabilmesi için yaklaşık 26,5 kilo şeker<br />
pancarı satması gerekiyor. Çiftçinin emeği bu kadar ucuz değil!” dedi. Karasu, “Bu ülkenin<br />
sofralarına ekmeği, tarlalarına bereketi getiren çiftçidir. Yıllarca toprağını işleyen, borçlanarak<br />
üretmeye devam eden insanlara ‘üret ama kazanma’ diyemezsiniz. Çiftçinin alınterini yok sayarak<br />
Türkiye’nin tarımını, geleceğini ve gıda güvenliğini koruyamazsınız” diye konuştu.<br />
“ÇİFTÇİNİN BEKLEDİĞİ FİYAT BU DEĞİL”<br />
Açıklanan şeker pancarı alım fiyatının üreticinin beklentilerini karşılamadığını belirten Karasu,<br />
çiftçinin yalnızca ürününü satabileceği bir fiyat değil, üretimini sürdürebileceği ve ailesinin geçimini<br />
sağlayabileceği bir gelir beklediğini vurguladı. Karasu, “Çiftçi büyük emek veriyor, artan maliyetlere<br />
rağmen üretmeye çalışıyor. Ancak ürününü sattığında masraflarını karşılayamıyorsa gelecek yıl nasıl<br />
üretim yapacak? Çiftçiye ‘üret’ deyip üretimin maliyetini görmezden gelemezsiniz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9 YILDA YAKLAŞIK 29 BIN PANCAR ÜRETİCİSİ ÜRETİMDEN ÇEKİLDİ<br />
Şeker pancarının hem tarımsal üretim hem de şeker sanayisi açısından stratejik öneme sahip<br />
olduğunu belirten Karasu, bu ürüne ve üreticiye iktidarın yeterli desteği ve katkıyı vermediğini<br />
kaydetti. Şeker fabrikalarının kapatıldığı, nişasta bazlı şekerin piyasadaki genişlemesine işaret eden<br />
Karasu, tüm bunların üreticilere olumsuz olarak döndüğüne dikkatleri çekti. Şeker Dairesi<br />
Başkanlığı’nın verilerine göre 2016 yılında 105 bin 460 olan pancar ekimi yapan çiftçi sayısının 2025<br />
yılında 76 bin 767’ye kadar gerilediğini belirtti. Karasu, tüm bunların uygulanan yanlış tarım<br />
politikalarının sonucu olduğunu belirtti. Karasu, “Rakamlar ortada. Üretici sayısı azalıyor, köyler<br />
boşalıyor, gençler tarımdan uzaklaşıyor. Siz hala bu tabloyu görmezden geliyorsunuz. Çiftçiyi<br />
üretimde tutacak politikalar yerine, onu borca ve çaresizliğe mahkum eden bir düzen kurdunuz” dedi.<br />
Karasu, Türkiye’nin kendi tarımsal potansiyelini kullanmak yerine giderek daha fazla dışa bağımlı<br />
hale gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, iktidarın “yerli ve milli” söylemi ile tarım<br />
politikaları arasındaki çelişkiye de dikkat çekti. Karasu, “Yerli ve milli olmak tarlayı boş bırakmakla,<br />
çiftçiyi borçlandırmakla, üreticiyi ithalatın karşısında çaresiz bırakmakla olmaz. Yerli ve milli olmak;<br />
çiftçinin yanında durmak, üretimi desteklemek, alınterinin hakkını vermektir” dedi.<br />
FİYAT YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ<br />
Karasu, üreticilerin artan maliyetler karşısında üretimden uzaklaşmasının Türkiye’nin tarımsal<br />
geleceği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Karasu, Tarım Bakanlığı’na çağrıda<br />
bulunarak şeker pancarı alım fiyatının mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik başta olmak üzere<br />
güncel üretim maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi. Karasu, “Üreticisini<br />
koruyamayan bir ülke, sofrasını nasıl koruyacak? Çiftçisini toprağından koparan bir iktidar, bu<br />
ülkenin geleceğini nasıl güvence altına alacak? Tarım; günü kurtaracak bir sektör değil, Türkiye’nin<br />
milli güvenlik meselesidir. Çiftçinin alınteri üzerinden tasarruf yapamazsınız. Çiftçinin emeğini<br />
değersizleştirerek Türkiye’nin tarımını ayakta tutamazsınız. Pancar alım fiyatı, üreticinin gerçek<br />
maliyetleri ve emeği dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir. Çiftçi kazanacak ki üretsin;<br />
üretici ayakta kalacak ki Türkiye’nin sofrası bereketli olsun” şeklinde konuştu. Karasu, çiftçinin<br />
alınterinin karşılığını aldığı, üreticinin borç batağından kurtarıldığı ve Türkiye’nin yeniden kendi<br />
kendine yeten bir tarım ülkesi haline geldiği bir tarım politikasının zorunlu olduğunu belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 15:40:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/pancar-alim-fiyatini-revize-edin-h163909.html">Pancar alım fiyatını revize edin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-rtuk-uyesi-tuncay-keser-gazetecilik-kapatilamaz-ve-gazetecilik-suc-degildir-h163908.html</link>
		<title>Halk TV&apos;ye kayyım atandı... RTÜK Üyesi Tuncay Keser: Gazetecilik kapatılamaz ve gazetecilik suç değildir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi Tuncay Keser, Halk TV&#039;ye kayyım atanmasına ilişkin, &quot;Medyadaki çok sesliliği daraltan her süreç demokrasiye zarar vermekte, kaybeden ülkemiz olmaktadır. Gazetecilik kapatılamaz ve gazetecilik suç değildir&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi Tuncay Keser, Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Medya alanında yaşanan olağanüstü süreç ve bugün de Halk TV’ye kayyum atanması, halkın haber alma hakkı, çoğulculuk açısından kaygı verici… Basın özgürlüğüne yönelik her türlü müdahalenin çok hassas, ölçülü ve eşit olması zorunludur. Çünkü basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, toplumun da özgürlüğüdür. Gelinen nokta kapanan ve kapatılan basın kuruluşları… Medyadaki çok sesliliği daraltan her süreç demokrasiye zarar vermekte, kaybeden ülkemiz olmaktadır. Gazetecilik kapatılamaz ve gazetecilik suç değildir" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 15:23:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-rtuk-uyesi-tuncay-keser-gazetecilik-kapatilamaz-ve-gazetecilik-suc-degildir-h163908.html">Halk TV&apos;ye kayyım atandı... RTÜK Üyesi Tuncay Keser: Gazetecilik kapatılamaz ve gazetecilik suç değildir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gezmis-emeklilerin-yasadigi-gecim-sikintisini-tbmm-gundemine-tasidi-h163907.html</link>
		<title>Gezmiş, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Işık Gezmiş, “Emekli aylığıyla kira mı ödensin, mutfak mı doldurulsun, ilaç mı alınsın?” diyerek emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEKLİLER LÜTUF DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti PM Üyesi, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen Birleşik Emekliler Sendikası üyelerinin ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin artan hayat pahalılığı karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığına dikkat çeken Gezmiş, yıllarca çalışarak ülkeye ve topluma emek veren milyonlarca emeklinin bugün geçim mücadelesi vermek zorunda bırakıldığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ KİRASINI MI ÖDESİN, MUTFAĞINI MI DOLDURSUN?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli aylıklarının yaşamın temel giderlerini karşılamaya yetmediğini belirten Işık Gezmiş, emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik tabloya tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açlık sınırının 37 bin 801 TL, yoksulluk sınırının ise 123 bin TL olarak ifade edildiği bir ülkede emeklilerin insanca yaşamaktan uzaklaştığını kaydeden Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emekli aylığıyla vatandaşlarımız kirasını mı ödesin, mutfağını mı doldursun, ilacını mı alsın? Bir ömür çalışmış, üretmiş, ülkesine katkı sunmuş insanlarımız bugün temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle geldi. Emeklilerimizin yaşadığı bu tablo kabul edilemez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2027 BÜTÇESİNDE EMEKLİLER UNUTULMAMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Gezmiş, 2027 yılı bütçesinde emeklilere insanca yaşayabilecekleri bir gelir sağlanmasının öncelikli hedeflerden biri olması gerektiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi için intibak düzenlemesinin de hayata geçirilmesini isteyen Gezmiş, emeklilerin yıllar boyunca verdikleri emeğin karşılığını adil biçimde alabilmelerinin önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GEÇİNEMİYORUZ” FERYADI DUYULMALI!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin Meclis önünden yükselttiği “Geçinemiyoruz!” sesinin duyulması gerektiğini ifade eden Işık Gezmiş, emeklilerin taleplerinin görmezden gelinmemesi çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Işık Gezmiş, emeklilerin bir ayrıcalık ya da lütuf istemediğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emeklilerimiz lütuf değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını istiyor. İnsanlarımızın hayatlarının bu döneminde geçim kaygısıyla değil, huzur ve güven içinde yaşaması gerekiyor. Emeklilerimizin sesine kulak verilmeli, insanca yaşamalarını sağlayacak düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 14:59:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gezmis-emeklilerin-yasadigi-gecim-sikintisini-tbmm-gundemine-tasidi-h163907.html">Gezmiş, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-sudandan-sonra-nijerde-de-tarimdan-vaz-mi-gecildi-h163906.html</link>
		<title>Gürer Sudandan sonra Nijerde de tarımdan vaz mı geçildi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün KİT Komisyonu toplantısında “Sudan’dan sonra Nijer için yapılan çalışma hangi noktada olduğunu” sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer “Tarıma yönelik ortaya çıkan projeler sizden mi gidiyor, yoksa size "Şu projeyi uygulayın." diye proje mi gönderiliyor? Örnek olsun: Sudan'da 2014 yılında tarım yapmaya gittik, sonra bir gün kalktık, baktık Sayın Cumhurbaşkanı "Sudan'la ilgili yapılan anlaşma iptal." dedi, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü burada yüzde 80 hisseyle şirket ortağıydı, oradaki gelişmeler ne oldu da birden bire ortadan kalktı? Önceki dönem Dışişleri Bakanı yazılı soruma verdiği yanıtta: "Nijer'de tarım iş birliği projesi çerçevesinde çalışmalar devam etmektedir. Nijer Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı pilot proje için tahsis ettiği 2.500 hektar arazinin Irhazer bölgesine bin hektarı için TİGEM bir yatırım projesi hazırlamaktadır. Söz konusu proje ülkemize makul fiyatlarla tarım ürünleri ithal edilmesini, ülkemize Batı Afrika'da daha fazla görünürlük kazandırılmasını ve 2 ülke arasında ticari hacmin yaratması hedeflenmektedir." denmektedir. Bu proje ne aşamada? Bunu dönemin Dışişleri Bakanı soruma verdiği yanıtta bana bildirmişti. Ardından, dönemin gene Tarım ve Orman Bakanı Venezuela'da buğdayın geliştirilmesi açısından Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüyle orada bir çalışma başlatıldığını açıklamıştı. Ne oldu bu projeler? Afrika'da farklı ülkeler geliyor, orada tarım yapıyorlar; doğru, gelişmiş ülkelerden bunu yapanlar var ama oranın şartları, koşulları, özellikle de sürekli ihtilaller, darbeler, savaşlarla istenen sonucu yaratamıyor ama Türkiye'mizde bu tarımı geliştirebilme olanakları var. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü buna yönelik Türkiye'de çalışma yapma yerine neden Venezuela'yı, Nijer'i, Sudan'ı önemser, oralara yönelir ya da yönlendirilir? Bu konunun bir açıklığa kavuşturulmasının yararlı olduğunu düşünüyorum.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOHUM FİYATI ARTARKEN ÜRÜN SATIŞ FİYATI BASKILANIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “TİGEM işletmelerinde buğday tohumu fiyatı geçen yıl makarna 19,50'den, ekmeklik 18,50'den verilmiş. Bu yıl 22 lira makarna, ekmeklik 21,250 lira. TMO'nun alım fiyatına bakıyorsunuz, ekmeklik ve makarnalığa tek fiyat vermiş. Bu aradaki fiyat artışını hangi kriteri esas alarak belirliyorsunuz? Hayvanla ilgili de yedi günlük esmer fiyatı 2025'te 33 bin lira, 2026'da 58 bin lira verilere baktığımız zaman. Bu durumda TİGEM'in kriter olarak aldığı enflasyon rakamları, fiyat artışları nedir? Bunların bir açıklığa kavuşturulması gerekiyor.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer “Buzağı ölümleri Sayıştay raporlarında bazı işletmelerde dünyadaki ortalamanın üstünde görülüyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz dediğimiz yer örnek bir kuruluş. Burada dünya ortalamasının üstünde hayvan ölümlerinin, buzağı ölümlerinin olması ve hayvan hastalığının Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğündeki varlığının da bir sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer “Dönem dönem iktidar açıklama yapıyor: "Şu proje oluştu, bu proje oluştu..." Genç Projesi, Köye Koyun Projesi. Burada projelerin sonuçlanmasına bakıyoruz. 48 bini, 50 bini geçmeyen uygulamalar var. Yaygınlık mı sağlanamıyor? Bu projelerin alanda sonuç vermemesi neyle oluşuyor? Bu konunun da yanıtlanması gerekir.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KURUM ÇİFTLİKLERİ DURUMU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Tarım İşletmelerine ait farklı bölgelerde ben gidiyorum, bakıyorum, kurumda kalan çiftliklerin çevresini dolanıyorum, geçmişiyle mukayese ediyorum, orada hizmette bir sorun olduğunu gözlemliyorum ama biraz evvelki soruda da söyledim, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü belli çiftliklerini kiraya verdi, bunun da sayısı 18 civarında. Niye burada üretim sağlanamadı yani burayı yönetecek kapasite yok mu? Yoksa bir özelleştirme algısıyla buraları elden çıkarılmak için bir proje miydi? Şu anda bildiğim kadarıyla bazılarının sözleşmesi uzatıldı. Öncelikle Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Süt Kurumu; bunlar olmalı. Kamucu bir yaklaşımla eğer tarım sürdürülmezse önümüzdeki süreçte yaşayacağımız sorunlar artar. Keşke daha önceki Toprak Su da Köy Hizmetleri de yem fabrikaları da gübre fabrikaları da kalabilseydi. Tarım stratejik bir alan, millî güvenlik kadar önemli, bir siyaset yapılacak alan da değil. Söylediğimiz ve düşüncelerimi paylaştığımız alan tarımda Türkiye daha verimli üretsin, daha yaygınlık sağlansın, yerli üretim, yerli ırk, yerli tohum Türkiye için daha güçlendirilsin. Adam Kars'taki bizim buğdayı alıp da götürüp Amerika'da geliştirip bize sonra satıyorsa oturup düşünmemiz lazım. Hem "Büyük ülkeyiz." diyeceğiz hem de kendi biraz evvel de söyledim, hayvan ırkımızı dahi dışarıdan gelen hayvanla süreceğiz. "Jersey" dediğiniz yer vergi kaçakçılarının cirit attığı küçük bir ada. Oradan gelen hayvanın süt verimi de çok kaliteli ama yağı yüksek. Bakıyorsun, "Jersey sütü" diyorsun, normal sütten daha pahalı satılıyor şimdi piyasada, millet de ne olduğunu o kaymaksı tadından dolayı daha sahipleniyor.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer “Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün gelişmesi, bu bağlamda tohumdan hayvancılığa, attan köpek ırkının korunmasına kadar yapacağı çalışmaların bu ülke için önemli olduğunu düşünüyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ceylanpınar'ıyla ilgili de bir şey söyleyeyim. KİT Komisyonunda 2016 yılında vardım, o zaman bu konu görüşülüyordu. Aradan geçmiş, bugün gene Ceylanpınar'ı konuşuyoruz. Burada siyasi iktidarın bir karar vermesi lazım. Bu, her KİT Komisyonu toplantısında konuşacak bir konu da olmaktan çıkmalı, çözüm getirilmeli. Orada zaten kullanamadığınız bir alan "bizim" diye konuşma yerine, gerekirse oradaki tarımla ilgili yapılabilecek düzenlemelere bakılmalı. Bir dönem sanırım sulamayla ilgili de sıkıntı vardı, o sorunun da aşılması lazım ama Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün varlığında Türkiye'de şu an birden çok alanda farklı ırkların, özellikle tarla bitkilerinde geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Kurumsal olarak iş birliğiniz var mı? Örneğin, Niğde'de Patates Enstitüsü var. Bana göre çok başarılı da tohum geliştiren bir enstitü. Bunlarla, üniversitelerle AR-GE çalışmasını öne alarak kurumun daha ilerlemesi sağlanabilir. AR-GE'ye ayırdığınız bütçe kurum olarak sizin için yeterli mi? Yani bazı alanlara yapılan yatırımın bu kurumlara da yapılmasının ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önümüzdeki süreçte uygulayacağınız projelerin hangi aşamasında ve neler olduğu konusunu da bir açıklarsanız memnun olurum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TV'lerde, Ziraat Bankası diyor ki: "Genç ve kadın çiftçiye destek veriyoruz." Verdiği reklam kadar çiftçiye destek parası vermiyor. Ondan ya faizini istiyor... Ne demiş Sümerler? Demiş ki: "Gümüşü ve altını olanlar buğdayı ve koyunu olanın kapısını bekler." Böylesine önemli bir sektörü konuşuyoruz. Bunun da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün lokomotifi olduğunu düşünüyorum. Yurt dışına nereye gitseniz "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz gelir, size bunu öğretir." diyorsunuz. Buğday ekmeyi de öğretir, burada tarım da yapar, onu başarınızı Türkiye'ye de getirin. TİGEM önemli bir kuruluş, desteklemesi gerekli. Onun için de bu kuruluşu önemsediğim için de bazı konularda şeffaflaşmasının gereğini düşünüyor.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TİGEM TAŞERONA KADRO</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TİGEM çalışanlarının kadrolu olmasını istedi. Gürer”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde ne kadar taşeron çalıştırıyorsunuz? Birinci bu. İkincisi de şu anda kaç çiftliği kirada bulunuyor, kira artışları hangi oranda gerçekleşiyor? Buralarda değişiklik oldu mu yani kiraya verdiğiniz yerlerin süresi dolduğunda aynı kişiler mi sürdürüyor, yeni kişilere mi veriyorsunuz?” Dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TİGEM Genel Müdürü tarım için yeni bir iş kanunu çıkarılıp çalışma süresi uzatılması ile ilgili konuşmasına tepki gösteren Gürer,( Genel Müdür)’e hitaben Bir de, biraz evvel söylediğiniz İş Kanunu'na da çalışma anlayışına da aykırı bir düşünce. Yirmi dört saat çalışma var, diyorsunuz .bir insanın yirmi dört saat çalışması değil, "vardiyalı çalışma" diye bir kavram var. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde de üç vardiya hâlinde gece de eğer iş varsa çalışma sağlanabilir. Bunun için özel bir yasaya gerek yok. Vardiyalı, hak edişi verilerek, emek sömürüsü yapmadan çalışma süresine uygun bu iş sürdürülebilir. Onun için yeni kanunun gerekliliği değil, mevcut kanunun uygulanmasının ihtiyaç olduğu düşünüyor,</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 14:31:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-sudandan-sonra-nijerde-de-tarimdan-vaz-mi-gecildi-h163906.html">Gürer Sudandan sonra Nijerde de tarımdan vaz mı geçildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/guzelmansurdan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-tepkisi-turkiye-yeni-savaslarin-icine-cekilmemeli-h163905.html</link>
		<title>Güzelmansurdan Mekke Ortak Savunma Anlaşması tepkisi: Türkiye yeni savaşların içine çekilmemeli</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Meclis’te tüm yönleriyle tartışılması çağrısında bulundu. Güzelmansur, “Anlaşmanın tam metnini Meclise getirin, Türkiye’nin sorumluluklarını ve olası maliyetlerini açıklayın” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grubu adına TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, 7 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında milletvekillerinin ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini belirterek genel görüşme önergesinin önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, anlaşmanın üzerinden 67 gün geçmesine rağmen gelişmelerin büyük ölçüde basından takip edildiğini ifade ederek, “Milletin Meclisi savaş ve barış gibi hayati konularda nasıl olur da bilgilendirilmez? Anlaşmanın tam metni neden açıklanmıyor? Türkiye hangi durumlarda destek verecek, hangi sorumlulukları üstlenecek?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye başka ülkelerin çatışmalarında taraf olmamalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin uluslararası iş birliğine karşı olmadıklarını vurgulayan Güzelmansur, savunma sanayisinin gelişmesini ve bölgesel barışın korunmasını desteklediklerini belirtti. Ancak anlaşmaların yalnızca sağlayacağı kazanımlar üzerinden değerlendirilemeyeceğini, olası risklerin de açıkça ortaya konulması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anlaşmanın doğurabileceği yükümlülüklere ilişkin sorular yönelten Güzelmansur, “Suudi Arabistan’a bir füze atıldığında Türkiye ne yapacak? Yemen’deki savaş büyürse Türkiye bu savaşın içine girecek mi? Türkiye başka ülkelerin çatışmalarında hangi noktaya kadar sorumluluk üstlenecek?” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin doğrudan tarafı olmadığı çatışmalar nedeniyle yeni savaşların içine girmemesi gerektiğini belirten Güzelmansur, bölgesel gerilimin artmasının komşularla ilişkilere ve ticarete zarar verebileceğini, bunun ekonomik yükünün de vatandaşlara yansıyacağını dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hatırlattı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine de değinen Güzelmansur, Türkiye’nin dış politikasında barışı, bağımsız karar alma iradesini ve diplomatik çözümü öncelemesi gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleriyle siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini desteklediklerini belirten Güzelmansur, bu ülkeler arasındaki anlaşmazlıklarda Türkiye’nin taraf olmak yerine barışın sağlanmasına katkı sunması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, “Güçlü dış politika, her çatışmaya katılmak değil, ülkemizi çatışmalardan koruyacak aklı ve iradeyi gösterebilmektir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hükûmete Meclis çağrısı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, hükûmete çağrıda bulunarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın tam metninin Meclis’e sunulmasını, Türkiye’nin hangi koşullarda destek vereceğinin, üstleneceği sorumlulukların sınırlarının ve olası maliyetlerin açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis’in anayasal yetkilerinin gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Güzelmansur, anlaşmanın milletin temsilcileriyle birlikte bütün yönleriyle tartışılması çağrısında bulundu. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 14:05:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/guzelmansurdan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-tepkisi-turkiye-yeni-savaslarin-icine-cekilmemeli-h163905.html">Güzelmansurdan Mekke Ortak Savunma Anlaşması tepkisi: Türkiye yeni savaşların içine çekilmemeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-ibb-davasinin-98-gununde-19-ay-sonra-ilk-kez-savunma-yapacak-h163904.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu, İBB Davasının 98. gününde, 19 ay sonra ilk kez savunma yapacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nda savunma sırası İmamoğlu’na geldi. Yaklaşık 19 aydır tutuklu bulunan ve iddianamede 143 farklı eylemden sorumlu tutulan İmamoğlu’nun bugün savunmasına başlaması bekleniyor. İmamoğlu ile avukatları, 4 gün boyunca savunma yapacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 98. günü başlıyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB Davası’nın 98. gününde, Ekrem İmamoğlu, savunma yapmaya başlayacak. İmamoğlu’nun ve avukatlarının savunmasının 4 gün sürmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu’nu izlemek üzere oyuncu İlyas Salman ve şair-yazar Sunay Akın da duruşma salonuna geldi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve partileler de duruşmayı izleyecek. Tamamen dolan salonda, savunma sırasında slogan atılmaması ve video kaydı yapılmaması yönünde uyarıda bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İMAMOĞLU, 19 MART 2025’TEN BU YANA CEZAEVİNDE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, 19 Mart 2025 sabahına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı operasyonla uyandı. İmamoğlu, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında sevk edildiği hakimlikçe 23 Mart 2025’te tutuklandı. İçişleri Bakanlığı, aynı gün İmamoğlu'nun geçici tedbir olarak görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İDDİANAME 8 AY SONRA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianame, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından 8 ay sonra, 11 Kasım 2025’te hazırlandı. İddianamede, kamu davası açılan şüphelilerden 99'unun örgüt mensubu, Ekrem İmamoğlu'nun örgütün kurucusu ve elebaşı olduğu öne sürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK DURUŞMA 9 MART 2026’DA YAPILMIŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu’nun arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması ise 9 Mart 2026’da Silivri’de başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevinde yapılan duruşmalarda verilen tahliye kararları ve kabul edilen ek iddianame nedeniyle tutuklu sanık sayısı 53'e indi, tutuksuz sanık sayısı ise 436’ya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAVUNMA YAPMADI" ŞEKLİNDE TUTANAĞA GEÇİRİLMİŞTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İBB Davasının 8 Temmuz 2026’da görülen 64. günü, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunması süresi tartışması yaşandı. Tartışma sonrasında duruşma salonundan çıkarılan İmamoğlu'nun, "Susma hakkımı kullanmıyorum. Taleplerimi ve tespitlerimi anlatacağım" şeklindeki sözleri, Mahkeme Başkanı tarafından, “Susma hakkını kullandı” şeklinde duruşma zaptına geçirilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 13:51:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-ibb-davasinin-98-gununde-19-ay-sonra-ilk-kez-savunma-yapacak-h163904.html">Ekrem İmamoğlu, İBB Davasının 98. gününde, 19 ay sonra ilk kez savunma yapacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-tarimsal-uretimin-ve-ciftcinin-sorunlarina-mecliste-dikkat-cekti-acil-cozum-icin-harekete-gecilmesini-istedi-h163903.html</link>
		<title>Ayhan Barut, tarımsal üretimin ve çiftçinin sorunlarına Meclis&apos;te dikkat çekti, acil çözüm için harekete geçilmesini istedi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, tarımsal üretimin ve emektar çiftçilerin sorunlarına Meclis&#039;te dikkat çekti, acil çözüm için harekete geçilmesini istedi. Zeytinden limona tüm üreticilerin feryadının yürekleri dağladığını anlatan Barut iktidara, &quot;Derhal çiftçiye ve tarıma yeterli destek verin. Borçların iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi, maliyet yükünün azaltılması ve ürünlerin değerini bulması için adım atın&quot; çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ ZORDA"<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Temmuz 2026 itibariyle çiftçi borcu 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldi. Tohum, gübre, mazot, elektrik, sulama, yem, zirai ilaç ve işçilik gibi giderler katlanarak artarken, limondan domatese, zeytinden pancara, üzümden fındığa, çaydan elmaya, pamuktan buğdaya hiçbir ürün para etmiyor. Borç batağına saplanan çiftçi üründen para kazanamazken, tüketici de pahalıya tüketmek zorunda kalıyor. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülkenin gıda egemenliği riske girmiş durumda" dedi.<br />
"ÜRETİCİLER FERYAT EDİYOR"<br />
Pamuktan buğdaya, narenciyeden zeytine, üzümden fındığa tüm üreticilerin çıkmaza sokulduğunu aktaran Barut, "Yurdun dört bir yanında emektar üreticilerimiz feryat ediyor. Onların gözyaşları ve feryat figanları yüreklerimizi dağlıyor. Bu kara tabloya yürek dayanmaz. Derhal çiftçiye ve tarıma yeterli destek verin. Borçların iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi, maliyet yükünün azaltılması ve ürünlerin değerini bulması için adım atın" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 13:31:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-tarimsal-uretimin-ve-ciftcinin-sorunlarina-mecliste-dikkat-cekti-acil-cozum-icin-harekete-gecilmesini-istedi-h163903.html">Ayhan Barut, tarımsal üretimin ve çiftçinin sorunlarına Meclis&apos;te dikkat çekti, acil çözüm için harekete geçilmesini istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-ihd-halk-tv-calisanlariyla-ve-baski-altindaki-tum-gazetecilerle-dayanisma-icindeyiz-h163902.html</link>
		<title>Halk TV&apos;ye kayyım atandı... İHD: Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İnsan Hakları Derneği (İHD), Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin, &quot;Bir taraftan barış ve demokratikleşmeden söz edilirken diğer taraftan eleştirel seslerin susturulması, barışın toplumsallaşmasını engellemektedir. Özgür basının baskı altına alındığı bir ortamda demokratikleşme iradesinin inandırıcılığı da zedelenmektedir. Operasyonun fon dolandırıcılığının yoğun tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de düşündürücüdür&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dernekten yapılan yazılı açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’ye kayyum atanmasının, kanal binasında polis araması yapılmasının ve canlı haber yayınının durdurulmasının kabul edilmediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu müdahalenin basın ve ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve basın çalışanlarının mesleki bağımsızlığına yönelik ağır bir saldırı olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Basın üzerindeki baskıların giderek ağırlaştığı bir süreçten geçiyoruz. TELE1’e kayyum atanması; T24’ün internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi; Kısa Dalga, bianet, Mezopotamya Ajansı, Evrensel ve soL Haber’in sosyal medya hesaplarına getirilen engeller, toplumun haber kaynaklarını daraltmaktadır. Basın kuruluşlarının susturulmasını ve gazetecilerin tutuklama ve ev hapsi uygulamalarıyla baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünü korumak, devletin yükümlülüğüdür. Bir kişinin mali suç iddiaları nedeniyle soruşturulması, sahibi olduğu basın kuruluşunun yayın bağımsızlığına müdahaleyi kendiliğinden haklı göstermez. Soruşturmalar masumiyet karinesine ve ölçülülük ilkesine uygun yürütülmeli, halkın bilgiye erişimi engellenmemelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir taraftan barış ve demokratikleşmeden söz edilirken diğer taraftan eleştirel seslerin susturulması, barışın toplumsallaşmasını engellemektedir. Özgür basının baskı altına alındığı bir ortamda demokratikleşme iradesinin inandırıcılığı da zedelenmektedir. Ayrıca bu operasyonun fon dolandırıcılığının yoğun olarak tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de düşündürücüdür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnsan Hakları Derneği olarak basın üzerindeki baskılara, sindirme ve susturma politikalarına karşı tutumumuz nettir. Halk TV’ye yönelik kayyum kararının kaldırılmasını, canlı haber yayınının önündeki engellerin sona erdirilmesini ve hukuki itirazların bağımsız ve tarafsız biçimde incelenmesini talep ediyoruz. Diğer basın kuruluşlarına yönelik erişim engellerinden ve yayın özgürlüğünü hedef alan uygulamalardan da derhal vazgeçilmelidir. Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 13:06:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-ihd-halk-tv-calisanlariyla-ve-baski-altindaki-tum-gazetecilerle-dayanisma-icindeyiz-h163902.html">Halk TV&apos;ye kayyım atandı... İHD: Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-gazeteciler-cemiyeti-baskani-bilgin-tum-kamuoyunu-demokrasiye-ozgur-basina-ve-halkin-haber-alma-hakkina-sahip-cikmaya-cagiriyoruz-h163901.html</link>
		<title>Halk TV&apos;ye kayyım atandı... Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin: Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, müdahalenin halkın haber alma hakkını ihlal ettiğini belirtti. Bilgin, &quot;Kayyum kararına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve gazetecilerin görevlerini baskı görmeden yapabilmesini istiyoruz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye, demokrasi ve basın özgürlüğü açısından kapkara bir güne uyandı. Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulması, halkın haber alma ve bilgilenme hakkına yönelik ağır bir müdahaledir. Bilgilenme hakkı, demokrasinin sağlıklı işleyişi için yaşamsal önemdedir. Bu hakkın bugün bir kez daha ağır biçimde ihlal edilmesini kabul etmiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasından yaklaşık 19 ay sonra, İBB Davası'nda dört gün boyunca savunma yapacağı duyurulmuştu. İmamoğlu’nun savunmasının başlayacak olması, kamuoyunun yakından izlediği bu yargı sürecinde gazeteciliğin sorumluluğunu daha da artırıyor. Henüz basılmamış bir kitabın yasaklanmasının ardından, şimdi de savunmanın haberleştirilmesi mi engellenmek isteniyor? Duruşmada yaşananları izlemek ve halka aktarmak basının, bilgiye erişmek ise yurttaşların hakkıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon skandalını haberleştiren gazetecilerden bazılarının tutuklanması, bazılarının ayağında kelepçe ile ev hapsinde tutulması, basın üzerindeki baskıya ilişkin kaygılarımızı artırıyor. Gazetecilerin haberleri ve sordukları sorular nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılması, soruşturmalara uğraması, haberlerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi bütün basın camiasına ve toplumun haber alma hakkına yönelmiş bir tehdittir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">24 Ekim 2025 tarihinde TELE 1’e kayyım atanmasından bir yıl sonra, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye yönelik bu müdahale, gazetecilere dönük tutuklama ve ev hapsi kararları ve sansürlerle birlikte değerlendirildiğinde, medyanın korkutulup sessizliğe ve biata zorlanmak istendiği ortadadır. Basın kuruluşlarının bağımsız çalışması ve yurttaşların doğru bilgiye erişebilmesi demokrasinin vazgeçilmez koşuludur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazeteciler Cemiyeti olarak Halk TV’de çalışan meslektaşlarımızın yanındayız. Kayyum kararına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve gazetecilerin görevlerini baskı görmeden yapabilmesini istiyoruz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 12:36:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-gazeteciler-cemiyeti-baskani-bilgin-tum-kamuoyunu-demokrasiye-ozgur-basina-ve-halkin-haber-alma-hakkina-sahip-cikmaya-cagiriyoruz-h163901.html">Halk TV&apos;ye kayyım atandı... Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin: Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/seref-arpacidan-fon-krizi-tepkisi-hirsiz-iceriden-olunca-kapi-kilit-tutmuyor-h163900.html</link>
		<title>Şeref Arpacıdan Fon Krizi Tepkisi: Hırsız İçeriden Olunca Kapı Kilit Tutmuyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin fon krizinin araştırılması için verdiği önerge üzerine konuştu. Yüz binlerce yatırımcının mağdur olduğunu ve finansal sisteme duyulan güvenin sarsıldığını belirten Arpacı, Meclis araştırma komisyonunun acilen kurulmasını istedi. Arpacı, “Mesele siyasetüstü bir meseledir. Yüz binlerce vatandaşımızın alın teri, milyonlarca insanımızın geleceği ve Türkiye&#039;nin itibarıdır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada fon krizinin vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Krizin yalnızca fon yatırımcılarını değil, borsada manipülatif işlemler nedeniyle zarar görenleri de etkilediğini belirten Arpacı, sorumluların ortaya çıkarılması için kapsamlı bir Meclis araştırması yapılması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu Komisyon Acilen Kurulmalıdır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon krizinin yüz binlerce yatırımcıyı mağdur ettiğini ve milyonlarca insanın finansal sisteme güvenini sarstığını ifade eden Arpacı, vatandaşların birikimlerinin yanı sıra işletmelerin ödeme kaynaklarının da tehlikeye girdiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arpacı, “Ev parasını, ameliyat parasını, çocuğun eğitim masraflarını bu sisteme emanet eden vatandaşlar ve maaş ödemelerini, ay sonu çek ödemelerini enflasyon karşısında erimemesi için fonda değerlendiren binlerce işletme zor durumdadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis araştırma komisyonunun kurulması çağrısını yineleyen Arpacı, denetim kurumlarından fon yöneticilerine, bürokratlardan siyasetçilere kadar süreçte sorumluluğu bulunan herkesin araştırılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arpacı, “Fonlarda parasını kaybedenlerin yanı sıra manipülatif işlemler sebebiyle borsada mağdur olanların sesi duyulmalıdır. Bu komisyon acilen kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kimdir Bu Ayrıcalıklı Kişiler?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında fon krizine ilişkin soruşturma sürecini de gündeme getiren Arpacı, Adalet Bakanlığının açıkladığı kişi sayısındaki değişikliğe dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arpacı, “Bugün Genel Başkanımızın açıkladığı ayrıcalıklı kişiler kimdir? Adalet Bakanlığının açıkladığı 141 kişi nasıl iki saat sonra 85 kişiye düşürülmüştür?” diye sordu. Araştırma komisyonunun bu kişileri ortaya çıkarması gerektiğini belirten Arpacı, krizin çözümü için şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu İş Tövbe Hesaplarına Gelecek İadelerle Çözülemez”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonominin temelinin güven olduğunu vurgulayan Arpacı, araştırma komisyonu kurulması, verilerin şeffaf biçimde paylaşılması ve suçluların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Arpacı, “Bu iş tövbe hesaplarına gelecek iadelerle, ‘lekelenmeme hakkı’ gibi laflarla çözülemez, halledilemez” sözleriyle yürütülen sürece tepki gösterdi. Krizin bir aydır çözülemediğini, para piyasalarından çıkışın sürdüğünü ve Merkez Bankası rezervlerinin eridiğini ifade eden Arpacı, özellikle KOBİ’lerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arpacı, “Çok düşük riskli para piyasası fonlarını kasa gibi kullanan, T+0'la işlem yapıp, parasını bozdurup ödemesini yapan KOBİ'ler çok zorda. Ay sonu geliyor, çekler, maaş, ödemeler durmuyor, bu paralara ihtiyaç var. Bu ihtiyaçları gidermek için bankaya gidenlere kredi yok” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hırsız İçeriden Olunca Kapı Kilit Tutmuyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tasfiye edilen fonlara ilişkin ödemelerin bir kısmının yapıldığını ancak bazı fonların TEFAS üzerinden hâlâ işleme açılmadığını belirten Arpacı, bu durumun yatırımcıların mağduriyetini artırdığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arpacı, “Şimdi, geçen hafta 3 tane şirketin tasfiye edilen fonlarına ait ödemeler yapıldı fakat bu şirketlerin tasfiye edilmeyen fonları hâlâ TEFAS'ta işleme açılmıyor. Bu inisiyatif neden şirketlere bırakılıyor? Bu fonların değerleri her gün değişiyor, eriyor. Bu mağduriyet ne olacak?” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP'li milletvekillerinin yatırımcıların risk alarak fonlara yatırım yaptığı yönündeki açıklamalarına da karşı çıkan Arpacı, yatırımcıların piyasa koşullarından kaynaklanan riskleri göze aldığını ancak manipülasyon ve spekülasyon riskine karşı devletin denetimine güvendiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arpacı, “AKP'li hatipler bu yatırımcıların belli riskleri göze alarak bu fonlara yatırım yaptığını söylüyor; evet, ticari bir risk alınıyor, borsa ise borsa, altın ise altın ama dünya konjonktürüne ama ülkedeki gelişmelere göre bir risk alınıyor fakat yatırımcı en yüksek fonlara girdiğinde bile manipülasyon ve spekülasyon riski almıyor çünkü devlet bunları denetliyor diye düşünüyor ama hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmuyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Mesele Siyasetüstü Bir Meseledir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasının sonunda fon krizinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Arpacı, meselenin vatandaşların birikimleri, ülkenin ekonomik geleceği ve Türkiye'nin itibarıyla ilgili olduğunu belirtti. Arpacı, “Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum: Mesele siyasetüstü bir meseledir. Yüz binlerce vatandaşımızın alın teri, milyonlarca insanımızın geleceği ve Türkiye'nin itibarıdır diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 12:18:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/seref-arpacidan-fon-krizi-tepkisi-hirsiz-iceriden-olunca-kapi-kilit-tutmuyor-h163900.html">Şeref Arpacıdan Fon Krizi Tepkisi: Hırsız İçeriden Olunca Kapı Kilit Tutmuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-sol-parti-gun-dayanisma-gun-birlik-gun-mucadele-gunudur-h163899.html</link>
		<title>Halk TV&apos;ye kayyım atandı... SOL Parti: Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ SOL Parti, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, &quot;Birleşerek her alanda dayanışma ve birlik için mücadele etmek zorundayız. Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">SOL Parti'den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halkın haber alma hakkı için Halk TV ile omuz omuzayız. Tüm muhalefet zeminlerini dağıtmak için harekete geçen iktidarın son adımı, HALK TV’nin kapatılması oldu. Çökmeye mahkum iktidarlarını ayakta tutabilmek için ülkeyi, seçimlerin de fiilen ortadan kaldırıldığı bir rejime dönüşmeye zorluyorlar. Açık ki devletin tüm baskı gücünü ve imkânlarını muhalefeti susturmak için seferber eden bir iktidara son vermek, sadece seçimi bekleyerek başarılamaz. Bütün halk güçleri, toplumsal mücadele inisiyatifleri… Gençler, kadınlar, işçiler, köylüler, tüm emekçiler… Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, tüm ezilenler… Birleşerek her alanda dayanışma ve birlik için mücadele etmek zorundayız. Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 12:01:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-sol-parti-gun-dayanisma-gun-birlik-gun-mucadele-gunudur-h163899.html">Halk TV&apos;ye kayyım atandı... SOL Parti: Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-tarim-ufe-eylulde-yillik-yuzde-1293-artti-aylik-bazda-yuzde-199-azaldi-h163898.html</link>
		<title>TÜİK: Tarım-ÜFE eylülde yıllık yüzde 12,93 arttı, aylık bazda yüzde 1,99 azaldı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre Tarım-ÜFE, eylülde yıllık yüzde 12,93 artarken aylık bazda yüzde 1,99 azaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, eylül ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre Tarım-ÜFE'de, 2026 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,03 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,64 artış gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,66 azalış, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75 azalış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 9,93 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 0,03 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 8,37 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 artış gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 61,07 artış ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 14,69 azalış ile tropikal ve subtropikal meyveler oldu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 11:41:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-tarim-ufe-eylulde-yillik-yuzde-1293-artti-aylik-bazda-yuzde-199-azaldi-h163898.html">TÜİK: Tarım-ÜFE eylülde yıllık yüzde 12,93 arttı, aylık bazda yüzde 1,99 azaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/10-ismet-atli-karakucak-guresleri-icin-geri-sayim-basladi-kozanda-er-meydani-18-ekimde-kurulacak-h163897.html</link>
		<title>10. İsmet Atlı Karakucak Güreşleri için geri sayım başladı... Kozanda er meydanı 18 Ekimde kurulacak</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Geleneksel İsmet Atlı Karakucak Güreşleri, 18 Ekim’de Kozan’da gerçekleştirilecek. Başkan Vekili Güngör Geçer, geçen yıl 650 sporcunun katıldığı organizasyona bu yıl 800 ila bin arasında güreşçinin katılmasının beklendiğini belirterek, &quot;Sayı arttığına göre doğru işler yapılıyor&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Adana Kozan İsmet Atlı Müzesi yanındaki er meydanında 18 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek 10. Geleneksel İsmet Atlı Karakucak Güreşleri için Büyükşehir Belediyesi'nde basın toplantısı düzenlendi. Organizasyonun tertip komitesinde Adana Büyükşehir Belediyesi, Kozan Belediyesi, Kozan Kaymakamlığı, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu, Adana Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türk Güreş Vakfı Adana Şube Başkanlığı ve Merkez Hakem Kurulu yer alıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SPORCU KATILIMI ARTIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantıda, ata sporu güreşi yaşatmayı amaçladıklarını dile getiren Güngör Geçer, İsmet Atlı’nın sadece efsanevi bir güreşçi olmadığını, aynı zamanda başarılı bir gazeteci ve yazar olduğunu söyledi. İsmet Atlı’nın Türkiye’yi büyük başarıyla temsil etmiş bir sporcu olduğunu anlatan Geçer, "Değerlerimizi yaşatmamız, unutturmamamız gerek. Böyle organizasyonları sürdürülebilir hale getirmemiz gerek. Adana’da halkımızın teveccühü ve talebiyle sürdürebiliyoruz. 18 Ekim’de Kozan’da yapılacak güreşlere vatandaşlarımızı davet ediyoruz. Geçen yıl 650 sporcumuzun katıldığı güreşlere bu yıl 800 ile bin arasında sporcumuzun katılımını bekliyoruz. Sayı arttığına göre doğru işler yapılıyor" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yılki güreşlerde İsmet Atlı Müzesi’ni gezerken, Adana’nın bir spor şehri olduğunu ve Adana’da bir spor müzesi kurulması gerektiğine ilişkin görüşlerini dile getirdiğini hatırlatan Geçer, Adana Müzesi’nin içinde bir spor müzesi oluşturmak için harekete geçtiklerini ve bunu hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İSMET ATLI İSMİNE YAKIŞAN BİR ORGANİZASYON OLACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kozan Belediye Başkanı ve İsmet Atlı’nın yeğeni Mustafa Atlı da Adana deyince akla gelen isimlerin başında İsmet Atlı olduğunu belirterek, "Devlet üstün madalyalı üç Adanalıdan biridir İsmet Atlı. Gazeteci, şair, bozlak söyleyen bir sporcu ve çok yönlü bir insandı. Ona yakışır bir güreş organizasyonu yapacağız. Güreşlere nam salmış çok sayıda pehlivan katılacak. Adana Büyükşehir Belediyesi’ne, Tertip Komitesinde yer alan kurumlarımıza; ailem ve Kozan adına çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NAM SALMIŞ GÜREŞÇİLER KATILIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geleneksel İsmet Atlı Karakucak Güreşleri’ne Recep Kara, Fatih Atlı, Serhat Balçı, Fatih Çakıroğlu, Serhat Gökmen, Abdullah Gürbüz, Salih Erinç, Kemal Şahin, Ünal Karaman, Ali Benceoğlu, Enes Bandırma, Mehmetcan Üngör, Fatih Erdin, Halil Hopur, İsa Göçen, Emin Demir, Ömer Yavuz, Efe Anıl Al, Ruşen Arda Güler, Mehmet Çelebi, Anıl Kılıçsallayan, Sertaç Üngör, Yasin Şahin, Burak Korkmaz, Taha Eryılmaz, Ali İhsan Ariç gibi güreşlerin katılacağı açıklandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 11:21:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/10-ismet-atli-karakucak-guresleri-icin-geri-sayim-basladi-kozanda-er-meydani-18-ekimde-kurulacak-h163897.html">10. İsmet Atlı Karakucak Güreşleri için geri sayım başladı... Kozanda er meydanı 18 Ekimde kurulacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-iyi-partili-turkoglu-istibdat-doneminden-beter-boyle-bir-karar-kabul-edilemez-h163896.html</link>
		<title>Halk TV&apos;ye kayyım atandı... İYİ Partili Türkoğlu: İstibdat döneminden beter böyle bir karar kabul edilemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, Halk TV&#039;ye kayyım atanmasına ilişkin, &quot;Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan istibdat döneminden beter böyle bir karar kabul edilemez. Bu, ülke tarihine düşen kara bir lekedir. Basını susturarak hakikati susturamazsınız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halk TV yayınlarının şafak baskınıyla durdurulması ve aynı anda kayyum atanması yalnızca bir televizyon kanalına yönelik işlem olarak görülemez. Bu tablo basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından son derece ciddi bir müdahaledir, gasptır. İsteniyor ki bu ülkede gerçekler konuşulmasın, gazeteciler haber yapamasın, halk olup bitenlerden haberdar olmasın. Oysa basın özgürlüğü iktidarların lütfu değil, demokrasinin vazgeçilmez güvencesidir. Gazetecilerin bilgi verme, halkın da doğru bilgiye ulaşma hakkı hiçbir siyasi hesap uğruna ortadan kaldırılamaz. Unutulmasın, susturulan yalnızca bir televizyon kanalı değil, toplumun haber alma hakkıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU ÜLKE TARİHİNE KARA BİR LEKEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokrasi, iktidarın hoşuna gidenlerin konuşulabildiği değil, herkesin özgürce konuşabildiği bir rejimdir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan istibdat döneminden beter böyle bir karar kabul edilemez. Bu, ülke tarihine düşen kara bir lekedir. Basını susturarak hakikati susturamazsınız. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet demeye devam edeceğiz. Hey gidi AKP, bir zamanlar 3Y deyip yasakları da ve bunlarla mücadeleyi de propaganda yapan sizler, şimdi yasakların şahı oldunuz, kralı oldunuz.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 11:08:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-iyi-partili-turkoglu-istibdat-doneminden-beter-boyle-bir-karar-kabul-edilemez-h163896.html">Halk TV&apos;ye kayyım atandı... İYİ Partili Türkoğlu: İstibdat döneminden beter böyle bir karar kabul edilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-hkp-halk-tvnin-ve-emekcilerinin-yanindayiz-h163895.html</link>
		<title>Halk TVye kayyım atandı... HKP: Halk TV&apos;nin ve emekçilerinin yanındayız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Halk TV&#039;ye kayyım atanmasına tepki göstererek, &quot;Halk TV’nin ve Halk TV emekçilerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HKP Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP faşizmi bu kez de Halk TV'yi hedef aldı. ABD emperyalistleri tarafından kendilerine bahşedilen 'meşruiyet' sayesinde gemi iyice azıya alan AKP'giller faşizmi, günün erken saatlerinde Halk TV'nin İstanbul'daki binasına baskın yaparak binayı polis ablukasına aldırdı. 'Arama' yapmak için binaya giren kolluk kuvvetleri yayını durdurdu ve Halk TV'ye kayyum atandı. AKP faşizminin muhalif basına karşı gerçekleştirdiği bu türden yargı maskeli saldırılar, sadece halkın haber alma hakkının engellenmesi anlamına gelmemektedir. Halk TV'ye kayyum atanmasını bu şekilde değerlendirmek, AKP'gillerin gerçek yüzünü görmemek anlamına gelir. AKP'giller sadece muhalif basına değil; vurgunlarına, soygunlarına, talanlarına, vatan satıcılıklarına karşı çıkan tüm toplumsal kesimlere karşı azgın bir şekilde saldırmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü AKP'giller, anayasa ve yasalar çerçevesinde faaliyet gösteren sıradan bir sermaye partisi değildir. Bunlar, kurucu genel başkanımız Nurullah Efe'nin defalarca vurguladığı gibi; ABD yapımı, ABD kuklası, Ortaçağcı, mafyatik, çıkar amaçlı bir suç örgütünden başka bir şey değildir. Ve yine Nurullah Efe'nin ifade ettiği gibi Türkiye'de şu anda, tıpkı nazi Almanya'sında olduğu gibi 'ikili devlet' yapısı hüküm sürmektedir. AKP'gillerin bu tür saldırıları, laik Cumhuriyet'i yıkarak 25 yıldır günbegün inşa ettikleri 'önlem devleti'nin yani orta çağcı din devletinin icraatlarıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sebeple mesele sadece bir muhalif televizyon kanalına yönelik operasyon ve bunun kınanması meselesi şeklinde düşünülmemelidir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi halkımızın kanını kurutan, mevcut anayasa ve yasaları ayaklar altına alan bu vatan ve millet düşmanı iktidardan kurtulmadığımız sürece, halkımızın rahat bir nefes alabilmesi olası değildir. İşte bu nedenle devrimcilerin, demokratların, ilericilerin öncelikli görevi ABD emperyalist haydut devletinin himayesinde Türkiye'de kurdukları diktatörlüğü günden güne tahkim etmeye çalışan AKP'giller iktidarına son vermek için mücadeleyi büyütmektir. Halkın Kurtuluş Partisi olarak Halk TV'nin ve Halk TV emekçilerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 10:41:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-hkp-halk-tvnin-ve-emekcilerinin-yanindayiz-h163895.html">Halk TVye kayyım atandı... HKP: Halk TV&apos;nin ve emekçilerinin yanındayız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-tipli-kadigil-halk-tvye-coktuler-rejimin-organize-suclarini-konusmak-yasak-h163894.html</link>
		<title>Halk TVye kayyım atandı... TİP&apos;li Kadıgil: Halk TV&apos;ye çöktüler, rejimin organize suçlarını konuşmak yasak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, müdahalenin fon iddiaları ve Ekrem İmamoğlu&#039;nun savunması gibi konuların gündeme gelmesini engellemeyi amaçladığını savundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Fon adı altında kurdukları düzenle gayet organize bir biçimde götürdükleri milyarları konuşmayın, hesabını soramayın, ellerinde dakika dakika işlem kayıtları bulunan ama adlarını bir suç ortağı titizliğiyle sır gibi sakladıkları dolandırıcıları duymayın diye, Gazze’deki soykırımın baş sorumlularından katil Trump’ın gençlerimizi başkalarının savaşında ölsünler diye Yemen’e yollamak için ellerini ovuşturarak gün saydığını gözlerinizle görmeyin diye, 'Canlı yayınlansın' dedikleri İmamoğlu savunması akşam haberlerde bile olamasın diye, Saray’ın kayyumuyla küçük ortağının buluştuğunun ne tesadüf ki ertesi günü Halk TV’ye de çöktüler. Çünkü Saray Rejiminde suç işlemek serbest. Rejimin organize suçlarını konuşmak yasak."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 10:15:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halk-tvye-kayyim-atandi-tipli-kadigil-halk-tvye-coktuler-rejimin-organize-suclarini-konusmak-yasak-h163894.html">Halk TVye kayyım atandı... TİP&apos;li Kadıgil: Halk TV&apos;ye çöktüler, rejimin organize suçlarını konuşmak yasak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-saglik-calisanlari-sendikasi-genel-baskani-gokten-maastan-aidat-kesintisinde-baraj-onerilerine-tepki-h163893.html</link>
		<title>Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Gök&apos;ten, maaştan aidat kesintisinde baraj önerilerine tepki</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Timur Gök, bazı memur konfederasyonlarının, sadece hizmet kolunda yüzde 5 üyesi bulunan sendikalara üye olanların aidatlarının maaşlardan kesilmesi yönünde düzenleme talep etmelerine tepki göstererek, &quot;Çalışanların bir sendikayı tercih etmesi de başka bir sendikayı tercih etmemesi de özgür iradelerinin sonucudur. Bu iradenin önüne idari veya mali engeller konulması, sendikal çoğulculuk bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gök, yaptığı açıklamada, bazı memur konfederasyonlarının "yüzde 5’lik baraj" önerisini kaygıyla takip ettiklerini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konunun kamu çalışanlarının sendikal tercihlerini özgürce kullanabilmesi ve sendikaların eşit koşullarda faaliyet gösterebilmesiyle doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Gök, “Sendikal örgütlenmenin önüne yeni eşikler koymak, çalışanların özgür iradesini ve demokratik sendikacılık anlayışını zedeleme riski taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son istatistiklere göre Türkiye'deki kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 69,3'ünün Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen üyesi olduğuna işaret eden Gök, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kamu çalışanlarının önemli bir bölümünü temsil eden bu iki büyük konfederasyon, sendikal alanda ciddi bir örgütlenme ve temsil gücüne sahiptir. Böylesine geniş bir üye tabanına sahip yapıların, çalışanların ekonomik ve özlük haklarına ilişkin sorunları tartışmak yerine çözümün önünde sendika sayısının fazlalığını göstermesi sorgulanmalıdır. Kamu çalışanlarının hakkını savunamamanın gerekçesi, başka sendikaların varlığı olamaz. Çözüm; barajlarla rakipleri azaltmak değil, temsil gücünü gerçek kazanımlara dönüştürmektir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gök, maaştan kesinti için yüzde 5 barajının uygulanmasının, bu orana ulaşamayan sendikaların aidat tahsilatında soruna neden olabileceğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sendikacılık çalışanların iradesine dayanır. Çalışanların bir sendikayı tercih etmesi de başka bir sendikayı tercih etmemesi de özgür iradelerinin sonucudur. Bu iradenin önüne idari veya mali engeller konulması, sendikal çoğulculuk bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 70’ini temsil eden iki büyük konfederasyonun bulunduğu tabloda, kazanımların yetersizliğinin temel sorumlusu olarak sendika sayısının fazlalığını göstermek yerine, mevcut temsil gücünün ne ölçüde somut kazanımlara dönüştürüldüğü tartışılmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:57:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-saglik-calisanlari-sendikasi-genel-baskani-gokten-maastan-aidat-kesintisinde-baraj-onerilerine-tepki-h163893.html">Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Gök&apos;ten, maaştan aidat kesintisinde baraj önerilerine tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-cafer-mahiroglunun-iliskili-oldugu-tespit-edilen-sirketlere-el-konulmus-ve-kayyum-atanmasina-karar-verilmistir-h163892.html</link>
		<title>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: Cafer Mahiroğlu&apos;nun ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere el konulmuş ve kayyum atanmasına karar verilmiştir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;ndan Halk TV&#039;ye yönelik operasyona ilişkin yapılan açıklamada, &quot;Cafer Mahiroğlu&#039;nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulmuş ve TMSF&#039;nin kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir&quot; denildi. Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, bunlardan 11&#039;inin gözaltına alındığı belirtildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Polis şafak vakti Halk TV'nin İstanbul'daki merkezine baskın yaparak yayın sistemlerine el koydu ve canlı yayın akışını kesti. Gelişmeye ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/3475d3f5-5e22-4472-9600-5bbd64f976ea.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"RÜŞVET, İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA... " SUÇLAMASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında 'Rüşvet, İhaleye Fesat Karıştırma ve Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüpheli Cafer Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin (VKN: 1911178311) kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin TL tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı tespit edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Cafer Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389,15 TL olduğu tespit edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3,28 TL para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33,88 TL para çıkışı gerçekleştiği belirlenmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca şüphelinin yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri de incelemeye alınmış; ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüpheli Cafer Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu; malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğu anlaşılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer taraftan, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında 'İhaleye Fesat Karıştırma' suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de dosya kapsamından anlaşılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş olup 14 Ekim tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüpheli gözaltına alınmıştır. Yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4’ünün yurt dışında bulunduğu, 1’inin ceza infaz kurumunda olduğu tespit edilmiş, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmaları devam etmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yine şüpheli Cafer Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulmuş ve TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir. Soruşturma, tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:40:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-cafer-mahiroglunun-iliskili-oldugu-tespit-edilen-sirketlere-el-konulmus-ve-kayyum-atanmasina-karar-verilmistir-h163892.html">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: Cafer Mahiroğlu&apos;nun ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere el konulmuş ve kayyum atanmasına karar verilmiştir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-18-ili-sari-ve-turuncu-kodla-uyardi-saganak-yagisa-dikkat-iste-sicaklik-tahminleri-h163891.html</link>
		<title>Meteoroloji 18 ili sarı ve turuncu kodla uyardı: Sağanak yağışa dikkat! İşte sıcaklık tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre ülke genelinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara, Ege&#039;nin batısı, Adana ve Düzce çevreleri, Isparta ve Burdur&#039;un güneyi, Kahramanmaraş ve Osmaniye&#039;nin batısında kuvvetli; Antalya ve Muğla çevrelerinde çok şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden, Batı Akdeniz kıyıları, İç Anadolu’nun güney ve doğusunda güney yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. İşte 14 Ekim 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının, iç ve batı kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı, doğu kesimlerde 1 ila 3 derce artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın genellikle güneyli, Marmara ve Kuzey Ege'de kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege kıyıları, Batı Akdeniz kıyıları, İç Anadolu’nun güney ve doğusunda kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (40-80 km/saat) esmesi eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Marmara (Bilecik hariç), Ege'nin batısı, Adana ve Düzce çevreleri, Isparta ve Burdur'un güneyi, Kahramanmaraş ve Osmaniye'nin batısında kuvvetli; Antalya ve Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden, Batı Akdeniz kıyıları, İç Anadolu’nun güney ve doğusunda güney yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (40-80 km/saat) esmesi beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOZ TAŞINIMI UYARISI: Yapılan son değerlendirmelere göre; Akdeniz'in doğusu ve Güneydoğu Anadolu'da Toz Taşınımı beklendiğinden hava kalitesinde azalma, yağışa olan yerlerde çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölge genelinde (Bilecik haricinde) yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ege'nin batı kesimlerinde yer yer kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Adana çevreleri, Kahramanmaraş ve Osmaniye'nin batısı, Isparta ve Burdur'un güneyinde kuvvetli, Antalya çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Bölgenin doğusunda toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güney kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra Düzce çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları dışında bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:35:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-18-ili-sari-ve-turuncu-kodla-uyardi-saganak-yagisa-dikkat-iste-sicaklik-tahminleri-h163891.html">Meteoroloji 18 ili sarı ve turuncu kodla uyardı: Sağanak yağışa dikkat! İşte sıcaklık tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h163890.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında temkinli seyir: İşte 14 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcıların, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası seyrine ilişkin yeni ipuçları edinmek amacıyla gün içinde açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini beklemesiyle altın fiyatları çarşamba günü yatay bir görünüm sergiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Ekim 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.611,06 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.795,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.583,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 43.021,70 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.040,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 107.884,17 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.159,66 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:30:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h163890.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h163889.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (14 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 14 Ekim 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Ekim 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,3796 (alış) 49,3999'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,4277 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:25:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h163889.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/orcevden-korgan-yaylasinda-yurutulen-maden-sondaji-calismalarina-protesto-h163888.html</link>
		<title>ORÇEV&apos;den Korgan Yaylasında yürütülen maden sondajı çalışmalarına protesto</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ordu Çevre Derneği (ORÇEV), Korgan Yaylası’nda yürütülen maden sondajı çalışmalarını protesto etti. Basın açıklamasında, &quot;Bilirkişi kök ve ek raporlarında doğanın ve ekosistemin parçalanması değil, koruması gerektiği belirtilmesine rağmen yürütme durdurma kararı neden verilmez?&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ORÇEV, Korgan Yaylası’nda yürütülen maden sondajı çalışmalarının çevre ve yaşam alanları açısından oluşturabileceği risklere dikkati çekerek, çalışmaların durdurulması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakfın, Ordu Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlediği basın açıklamasına, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Türkmen, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Korgan ilçemiz Turnalık Çobantepe ile Aybastı ilçemiz Perşembe yaylalarında aslen Rizeli Kuzey Kıbrıs vatandaşı Emrullah Turanlı'ya ait Taşyapı İnşaat Anonim Şirketi tarafından Ordu Valiliği Mera Kurul kararı ile Temmuz 2004'te altın madeni işletmeciliği için arama ve rezerv tespiti amaçlı sondaj çalışmalarına izin verilmiştir. Oysa Ordu Valiliği Nisan 2024'te aynı mera kurulunca oy birliği ile sondaja izin vermemişti. Ancak süreç içinde Maden Petrol Arama Genel Müdürlüğü'nün baskısı sonucu önceki red gerekçelerini yok sayarak ama bu kez oy çokluğu ile önceki kararını değiştirip sondajın önünü açan Mera Kurul kararı verilmiştir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mera kurul kararına karşı ORÇEV ve bazı yurttaşların dava açtığını belirten Türkmen, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ordu İdare Mahkemesi, keşif yapmaksızın sunduğumuz kanıtların yeterli olduğu kanısı ile önce yürütmeyi durdurma kararı, sonrasında da sondaja izin veren Ordu Valiliği Mera Kurul kararının iptaline karar vermiştir. Ancak Ordu Valiliği, İdare Mahkemesi'nin iptal kararını İstinaf Mahkemesi'ne taşıdı. İstinaf Mahkemesi davaya konu alanda keşif yapılarak alınacak bilirkişi raporundan sonra karar verilmesi gerektiğinden kararı bozdu."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bozma kararının ardından İdare Mahkemesi'nin, bilirkişi heyetiyle keşif kararı aldığını anlatan Türkmen, keşif sonrası verilen bilirkişi raporunun iddiaları destekler gerekçelerle Mera Kurul kararının olumsuz yanlarını ve yörede yaratacağı onarılmaz tahribatı dile getiren raporunu sunduğunu bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BEKLENTİMİZ YÜRÜTMENİN DURDURULMASI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkmen, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu aşamada davacı olarak beklentimiz mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verilmesiydi. Yürütmeyi durdurma kararı verilmediği süreçte sondaj alanlarına ulaşmak için açılan yollar, usulüne uygun yapılmayan sondaj çalışmaları nedeniyle mera ve orman alanları bütünlüğünün bozulması, ekosistemin onulmaz biçimde tahribatının yanında sondaj atıkları ve sularının yasal düzenlemeleri yok sayarak su kaynaklarına ve dereciklere deşarj etmeleri sonucu biri hamile olmak üzere 3 adet büyükbaş hayvan ölümüne neden olunmuş ve bütün bu olumsuzluklar dile getirilmiş ve suç duyurularında bulunulmuş olmasına rağmen asıl görevi kontrol etmek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü uyarı ve taleplere duyarsız kalarak mal ve can kaybına neden olunmuştur. Ayrıca suç duyurularının bugüne değin sonuçlanmışlığı da yoktur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu gelişmeler yaşanırken bilirkişilerden istenen ek rapor dosyası sunulmuş, önceki kök raporlarındaki gerekçeleri daha da genişleterek açıklama yapan bilirkişiler nihai olarak üstün kamu yararının ekosistemin korunmasından yana olduğunu belirterek son noktayı koymuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DOĞAMIZI SONUNA KADAR KORUMAK DURUMUNDAYIZ"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">20 günlük beklenti sonrası yürütmeyi durdurma kararı beklerken Ordu İdare Mahkemesi talep olmaksızın bu kez ziraat bilirkişisinden yöredeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanları ile arı yetiştiriciliğinden elde edilecek getirilerin belirlenmesi istekli yeni bir ek rapor daha istemiştir. İstenilen bu ek rapor da dün itibarıyla dosya sunulmuş, veriler sunularak hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerinin yıllık getiri hesaplaması yapılmış ancak yine satır aralarında da olsa ekosistemin korunması gerekliliği bir kez daha vurgulanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duyarlı doğa savunucuları olarak bazı sorulara yanıt aramanın hakkımız olduğu inancı ile bilirkişi kök ve ek raporlarında doğanın ve ekosistemin parçalanması değil, koruması gerektiği belirtilmesine rağmen yürütme durdurma kararı neden verilmez?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu yararı tespitinin kısa vadeli parasal getiriye endekslenme dayatmasının, sosyolojik uzun vadeli kazanım hesaplamalarının göz ardı edilmesinin sorgulanması gerekmez mi? Her şey vahşi madencilik yoluyla şirketlerin kasasına girecek para mıdır? Yüzyıllardır yörede yaşayan, yöreyi yaşayanların doğal yollardan ekonomiye uzun vadede katkılarının görmezden gelinmesi nedendir? Fatsa'da, Erzincan İliç'te yaşananlardan hiç mi ders alınmaz? Yürütme durdurma kararı verilmesi sürecin olağan dışı nedenlerle uzatılması hem yargılama sistemini zorlamakta ve hem de doğanın geri dönüşümsüz tahribatına yol açmakta olduğu neden görmezden gelinmektedir? Karadeniz'in incisi Ordu'nun geleceği doğasını ve ekosistemini korumaktır. Gelecek nesillerimize bırakacağımız önemli ve tek miras Ordu'nun doğası ve ekosistemidir. Aynı hassasiyeti yönetenlerden ve karar vericilerden beklemek en doğal hakkımızdır. Doğamızı sonuna kadar Anayasamızın 56. maddesinde bize verilen görev doğrultusunda korumak, kollamak durumundayız ve zorundayız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 15:51:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/orcevden-korgan-yaylasinda-yurutulen-maden-sondaji-calismalarina-protesto-h163888.html">ORÇEV&apos;den Korgan Yaylasında yürütülen maden sondajı çalışmalarına protesto</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlik-saglik-sen-genel-baskani-dogruyol-yuzde-5-barajiyla-ilgili-algi-operasyonu-yapiliyor-h163887.html</link>
		<title>Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğruyol: Yüzde 5 barajıyla ilgili algı operasyonu yapılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, bazı sendikaların kamu görevlileri sendikalarına yönelik yüzde 5 barajının yeniden gündeme getirileceği yönündeki söylemlerine tepki gösterdi. Daha önce sendika barajlarına ilişkin düzenlemelerin yargı tarafından iptal edildiğini belirten Doğruyol, &quot;Bir kaos ortamı oluşturmak, bu kaos ortamından faydalanarak memurları kendi sendikalarına bir şekilde üye yapmak, çabaları bu yönde&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında gündeme gelen sendika barajlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sendika barajlarının geçmişte yargı kararlarıyla iptal edildiğini hatırlatan Doğruyol, yüzde 5 barajının yeniden gündeme getirileceği yönündeki söylemlere ilişkin şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası çerçevesinde, ilk yürürlüğe girdiği 2001 yılında yüzde 5 barajı bulunmaktaydı. Ancak 2004 yılında Memur-Sen'in yargıya gitmesiyle yüzde 5 barajı yargı tarafından kaldırıldı. Bu kararın ardından yine 2021 yılında yüzde 1 barajı getirildi. Yüzde 1 barajı da Danıştay tarafından oy birliğiyle kabul edildi. Yine bir sonraki aşamada yüzde 2 barajı getirildi. Yüzde 2 barajı da yine Anayasa Mahkemesi tarafından reddedildi ve kabul edilmedi. Ülke genelindeki siyasetin kontrolünde olan sendikalar maalesef bununla yetinmeyip şu an itibarıyla da bir algı operasyonu yaparak ülke genelinde yüzde 5 barajı gelecek diye ifade etmekteler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AMAÇ MEMURLARI KENDİ SENDİKALARINA ÜYE YAPMAK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yüzde 5 barajının gelmesindeki gerekçeleri de bir kaos ortamı oluşturmak bu kaos ortamından faydalanarak memurları kendi sendikalarına bir şekilde üye yapmak. Çabaları bu yönde. Ancak daha önceden üç sefer yargı tarafından iptal edilmiş olan bir kararın yeniden gündeme gelmesi kesinlikle menfaat ve çıkar peşinde koşanların kendi koltuklarını düşünenlerin yapabilecekleri bir iştir. Yani burada Sayın Cumhurbaşkanı'nın da Sayın Çalışma Bakanı'nın da daha önce üç kez yargı tarafından reddedilmiş olan bir konuyu tekrar gündeme getireceklerini, tekrardan kabul edebileceklerini biz düşünmüyoruz. Burada sendikacılıkta hiçbir işi olmayanlar, emeklinin emekli maaşını düşünmeyenler, memurların memur maaşlarını düşünmeyenler maalesef bugün itibarıyla bu yüzde 5 barajını gündeme getirerek sendikacılıktan ne kadar uzak olduklarında bir kez daha ortaya koymuşlardır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MEMURLARIN ÖZLÜK HAKLARIYLA UĞRAŞILMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur ve emeklilerin ekonomik koşullarına dikkati çeken Doğruyol, sendikaların önceliğinin baraj tartışmaları yerine çalışanların ve emeklilerin hakları olması gerektiğini belitrerek “Şu an enflasyonun altında ezilen açlık sınırının altında kalan emeklilerimiz, yoksulluk sınırının altında kalan memurlarımızın özlük haklarıyla ve ekonomik haklarıyla uğraşması gerekenler maalesef barajla uğraşmaktadırlar. Elbette son zamanlarda sendika sayısı artmıştır. Ancak demokratik ortamın gereği demokrasinin gereği sendikaların sayısı artabilir. Bununla ilgili yapılacak düzenlemeler kesinlikle baraj olarak olmamalıdır. Yüzde bir, iki, beş gibi baraj olarak olmamalıdır. Bu düzenlemelerin farklı yolları, farklı yöntemleri olabilir” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 15:30:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlik-saglik-sen-genel-baskani-dogruyol-yuzde-5-barajiyla-ilgili-algi-operasyonu-yapiliyor-h163887.html">Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğruyol: Yüzde 5 barajıyla ilgili algı operasyonu yapılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-barosu-agdemirin-aciklamalariyla-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu-kaboglu-bugun-yargi-bagimsizligina-gonul-vermis-butun-savcilar-ve-hakimler-adina-bir-yas-gunu-utanc-verici-bir-gun-h163886.html</link>
		<title>İstanbul Barosu, Ağdemir&apos;in açıklamalarıyla ilgili suç duyurusunda bulundu... Kaboğlu: Bugün yargı bağımsızlığına gönül vermiş bütün savcılar ve hakimler adına bir yas günü, utanç verici bir gün</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Barosu, Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in 70 üye avukatın hakim ve savcı olmasını sağladıkları yönündeki açıklamaları üzerine suç duyurusunda bulundu. Konuya ilişkin İstanbul Adliyesi önünde yapılan açıklamada konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, &quot;Bugün yargı bağımsızlığına gönül vermiş bütün savcılar ve hakimler adına bir yas günü, utanç verici bir gün&quot; dedi, Ağdemir&#039;in, &#039;adaletin çökmesine vesile olacak, neden olacak türde ilişkiler içerisinde olduklarını&#039; ortaya koyduğunu belirtti. Kaboğlu, &quot;Savcılarımızı yapacağımız başvuru suç duyurusunu işleme koymaya, Adalet Bakanı’nı açıklama yapmaya ve görevden çekilmeye... davet ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in 70 üye avukatın hakim ve savcı olmasını sağladıkları yönündeki açıklamaları üzerine İstanbul Barosu suç duyurusunda bulunup, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. Ağdemir’in ifadelerine ilişkin, “Bu sözler mesleği ve meslektaşın örgütlü mücadelesini bölmek üzere yola çıkan çoklu baro uygulamasının geldiği fütursuzluğun, pervasızlığın bir göstergesidir. Daha da vahimi numaralı barolar üzerinden kurulan siyasal ilişkiler, referanslar sayesinde meslektaşların kamu görevine yerleşmelerinde yaratılan liyakatsizliğin açık ikrarıdır. Bu sözlerin sarf edilmesinin hemen ardından yükselen şikayetler sonrasında numaralı başkan bir daha aday olmayacağını açıklayarak işlenen suçun üzerini örtmeye çalışsa da bizler bu suça karşı sessiz kalmayacağız.” ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mülakat mağduru avukatlarının da anımsatıldığı açıklamada, “Bir yanda meslektaşlarımız Mert ve Didem, diğer yanda kura töreninde birilerine selam verenler… Binlerce mülakat mağduru bu adaletsizliklerin artık son bulmasını istiyor. Kapalı kapılar ardında gerçekleşen bilginin değil subjektif kriterlerin esas alındığı ve bakanlıkların refereleriyle ilerlediğinin ifşa edildiği bu sözlü mülakat garabetinin bir an önce son bulması gerekmektedir. Yargı hiçbir siyasal çevrenin, meslek örgütünün veya ayrıcalıklı ilişki ağının kadrolaşma alanı değildir. Bu nedenle bugün söz konusu iddiaların araştırılması ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılması ve bu beyanların işaret ettiği tüm kurum ve kişilerin hukuk önünde hesap vermelerini sağlamak için suç duyurusunda bulunacağız.” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"O SÖZLER LİYAKATSİZLİĞİN AÇIK İKRARI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Bengisu Kadı Çavdar tarafından okunan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"10 Ekim 2026 günü hukuk tarihinde asla unutulmayacak bir utanca şahit olduk. Ankara'daki numaralı baronun başkanı Avukat Gökhan Ağdemir katıldığı bir televizyon programında şu sözleri sarf etti: 'Hakim savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. 70 tane baro üyesi arkadaşımızı hakim savcı yaptık. Bizler referans olduk. Bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. Genç meslektaşlarım refere ederek onları istedikleri dalda yetişmelerine sebep olduk'. İşte bu sözler mesleği ve meslektaşın örgütlü mücadelesini bölmek üzere yola çıkan çoklu baro uygulamasının geldiği fütursuzluğun, pervasızlığın bir göstergesidir. Daha da vahimi numaralı barolar üzerinden kurulan siyasal ilişkiler, referanslar sayesinde meslektaşların kamu görevine yerleşmelerinde yaratılan liyakatsizliğin açık ikrarıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MERT AKDOĞAN TÜRKİYE GENELİNDE 115'İNCİ OLMUŞTU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sözlerin sarf edilmesinin hemen ardından yükselen şikayetler sonrasında numaralı başkan bir daha aday olmayacağını açıklayarak işlenen suçun üzerini örtmeye çalışsa da bizler bu suça karşı sessiz kalmayacağız. Çünkü 2025 yılının Ocak ayında İstanbul Barosuna kayıtlı genç meslektaşımız Avukat Mert Akdoğan tam da bu nedenle yaşamına son verdi. Avukat Mert Akdoğan hakimlik ve savcılık yazılı sınavında Türkiye genelinde 115 olmuştu. Yazılı sınavda büyük bir başarı göstermiş olmasına rağmen sözlü mülakat sürecinde elendi. Avukat Mert Akdoğan'dan yıllar önce 2013 yılında hakim adayı Didem Yaylalı'yı da bu karanlığa maalesef kaybettik. Volkan Hacı Mahmutoğlu; o da bir mülakat mağduru. Nasıl mı? 3 yıldır sınava hazırlanıyor. Her seferinde eleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Volkan 2023 yılında Adalet Bakanlığı Adli Yardım Sınavında 55’inci olmuş. Ancak sözlü mülakatta elenmiş. 2024'te tekrar sınava girmiş, 108’inci olmuş; yine sözlü mülakatta elenmiş. Öyle ki bir mülakatta kendisine hiçbir soru sorulmadan elenmiş. Bir yanda meslektaşlarımız Mert ve Didem, diğer yanda kura töreninde birilerine selam verenler…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YARGI HİÇBİR SİYASAL ÇEVRENİN, MESLEK ÖRGÜTÜNÜN VEYA AYRICALIKLI İLİŞKİ AĞININ KADROLAŞMA ALANI DEĞİLDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Binlerce mülakat mağduru bu adaletsizliklerin artık son bulmasını istiyor. Kapalı kapılar ardında gerçekleşen bilginin değil subjektif kriterlerin esas alındığı ve bakanlıkların refereleriyle ilerlediğinin ifşa edildiği bu sözlü mülakat garabetinin bir an önce son bulması gerekmektedir. Yargı hiçbir siyasal çevrenin, meslek örgütünün veya ayrıcalıklı ilişki ağının kadrolaşma alanı değildir. Bu nedenle bugün söz konusu iddiaların araştırılması ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılması ve bu beyanların işaret ettiği tüm kurum ve kişilerin hukuk önünde hesap vermelerini sağlamak için suç duyurusunda bulunacağız.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BUGÜN BÜTÜN SAVCILAR, HAKİMLER ADINA BİR YAS, UTANÇ GÜNÜ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün yargı bağımsızlığına gönül vermiş liyakat ilkesi çerçevesinde sürecinde bu görevi hak ederek yürütmekte olan bütün savcılar ve hakimler adına bir yas günü, utanç verici bir gün" diyen İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, baroların bölünmesine yönelik düzenlemeye karşı verdikleri mücadeleyi şöyle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün bizim için bu suç duyurusunda bulunan baro olarak bütün baro üyesi avukatlar ve Türkiye'deki avukatlar açısından yargı bağımsızlığına gönül vermiş liyakat ilkesi çerçevesinde sürecinde bu görevi hak ederek yürütmekte olan bütün savcılar ve hakimler adına bir yas günü, utanç verici bir gün. Çünkü adalet Türkiye Cumhuriyeti'nin temelidir. Eğer adalet çökerse Türkiye Cumhuriyeti çöker.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde liyakat ilkesinin yalnızca hakim ve savcılar açısından değil, bütün kamu görevlileri için geçerli olması için mücadele ettik. İşte tam bu mücadelenin ortasında 7249 sayılı yasa ile baroların bölünmesine olanak tanıyan bir düzenleme yapıldı Temmuz 2020'de. Covid ortam ve koşullarının yurttaşların ev hapsine mahkum olması sonucunu doğurduğu bir ortamda Meclis’te maskelerle sabahlara kadar adalet komisyonunda sonuna dek böyle bir düzenlemenin sakıncalarına dikkat çektik. Bütün Türkiye'den gelen 81 baro başkanı ve avukatlar Meclis’in duvarında kolluk tarafından çevrildi ve Meclis’e alınmadı. Avukatlar hakkında yasal düzenleme yapılıyor ama baro başkanları meclisin duvarı altında tutuluyor. Sabahlara kadar bu yasanın Anayasa’ya aykırılığını, doğurabileceği sakıncaları dillendirdik. Adalet Komisyonu raporunda ayrıntılı bir biçimde muhalefet şerhimizi yazdık. Yasanın Resmi Gazete’de yayınlandığı gün 15 Temmuz 2020'de aynı gün hemen Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Anayasa’ya aykırılıkları saptadık ve Türkiye'de çoklu baronun anayasaya aykırı olduğunu teker teker sıralayarak 70 sayfalık bir başvuru dilekçemizle Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk. Anayasa Mahkemesi çoğunluk oyu ile 10 Ekim günü anayasaya aykırı olmadığı kararını verdi. Yürütmenin durdurulması istemimiz reddedildi ve 10 Aralık günü karar Resmi Gazete’de yayınlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BAROLAR KAMU KURUMUDUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti'nde tıpkı diğer belediyeler gibi, tıpkı bütün kamu kurumları gibi barolar da il ölçeğinde örgütlenmişlerdir. Kamusal yetkiyi kullanıyorlar; kamu tüzel kişiliğine sahipler ve bir ilde ancak bir baro bulunabilir, bir baro görev yapabilir. Bütün açıklığıyla bunları Meclis kürsüsünden dile getirdik, öne sürdük. Ama Cumhur İttifakına mensup partiler ‘hayır’ dediler. ‘İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük barolar hep bizim siyasal çizgimizden farklı gruplar tarafından kazanılıyor ve yönetiliyor. Baroları böleceğiz, parçalayacağız ve bu şekilde Ankara'nın paralelinde yeni birimler oluşturacağız’ dediler ve gerçekten de İstanbul'da, Ankara'da 2 nolu barolar kuruldu. Bu baroların faaliyetleri, görev sırasında nasıl yürüttüklerini bunları hep birlikte gördük. Barolar hep dillendirdiğimiz gibi kamu kurumudur. Anayasa Madde 2'nin öngördüğü demokratik devlet, hukuk devleti, hukuk toplumu ve demokratik toplumun tam merkezinde yer alır barolar ve avukatlar. Savunma örgütü demokratiktir. Bu örgütler bağımsızdır, özerktir ve aynı zamanda hakim ve savcı örgütlerinin de bağımsız olmasını savunmaktadır Türkiye'de. Çünkü savunma üçlüsünde bağımsız yargı ancak her üçünü kapsamına alan örgütlerin bağımsızlığı ölçüsünde sağlanabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ADALETİN ÇÖKMESİNE VESİLE OLACAK İLİŞKİLER..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna rağmen 2 nolu barolar faaliyete geçti ve bizim yürütmekte olduğumuz özerk ve bağımsız faaliyetleri yerine, onlar daha çok Adalet Bakanlığı'yla, üniversitelerle, kamu üniversiteleriyle, bürokrasiyle paralel faaliyetler yürütmeye başladılar ve buna rağmen üye sayısı hep sınırlı kaldı. Biz İstanbul Barosu olarak kucaklayıcı, kapsayıcı, katılımcı herkes için her zaman her yerde hukuk değişiyle giderek büyüdük, büyüyoruz. Ama gelin görün ki bu numaralı baroların neler yaptıklarını, adaletin çökmesine vesile olacak, neden olacak türde ilişkiler içerisinde olduklarını Ankara 2 Nolu Baro Başkanı açıkça ortaya koydu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz İstanbul Barosu olarak hiçbir zaman bu tür çürümüşlüklere, iltimaslara, insan haklarına dayanan laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin çöküşüne götürecek sürece asla seyirci kalmayacağız. Savcılarımızı yapacağımız başvuru suç duyurusunu işleme koymaya, Adalet Bakanı’nı açıklama yapmaya ve görevden çekilmeye, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni 2749 sayılı yasayı gözden geçirerek numaralı barolar uygulamasına son vermeye ve her ilde tek baro sistemine dönüşü sağlayan yasal düzenlemeye davet ediyoruz. İstanbul Barosu olarak. İstanbul Barosu olarak bütün Türkiye barolarınıa aynı zamanda temsilen suç duyurusunda bulunuyoruz. Bütün tarafları yasama, yürütme ve yargı sorumlularını bizi birleştiren ve koruyan Anayasamıza saygı göstermeye davet ediyoruz. Bunun da ilk adımı bu başvurumuzun uygulamaya konmasıyla kendini gösterecektir.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 14:57:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-barosu-agdemirin-aciklamalariyla-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu-kaboglu-bugun-yargi-bagimsizligina-gonul-vermis-butun-savcilar-ve-hakimler-adina-bir-yas-gunu-utanc-verici-bir-gun-h163886.html">İstanbul Barosu, Ağdemir&apos;in açıklamalarıyla ilgili suç duyurusunda bulundu... Kaboğlu: Bugün yargı bağımsızlığına gönül vermiş bütün savcılar ve hakimler adına bir yas günü, utanç verici bir gün</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/greta-thunberg-fransadaki-ogrenci-protestolarina-katildi-gelecegimiz-elimizden-aliniyor-h163885.html</link>
		<title>Greta Thunberg, Fransa&apos;daki öğrenci protestolarına katıldı: Geleceğimiz elimizden alınıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg, daha iyi eğitim koşulları talebiyle haftalardır eylemlerini sürdüren Fransa&#039;daki lise öğrencilerine destek verdi. Paris yakınlarındaki Saint-Denis&#039;de öğrencilerle bir araya gelen Thunberg, “Gençler tartışmalara dahil edilmiyor. Geleceğimiz elimizden alınıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fransa'da eylül ayında başlayan öğrenci protestoları bugün ülke çapında yeni protesto eylemleriyle devam ediyor. Üniversite öğrencileri, sendikalar ve sol muhalefet partilerinin de destek verdiği eylemlerde öğrenciler, öğretmen eksikliği, eğitimde eşitsizlik, bakımsız okul binaları, kalabalık ders programlarının iyileştirilmesine yönelik taleplerini dile getiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg, protesto hareketinin merkezlerinden biri haline gelen Saint-Denis'deki Paul Eluard Lisesi önünde bugün öğrencilerle buluştu. Polis şiddeti iddialarının ardından avukatlar da öğrencileri korumak amacıyla okulun önünde toplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6 BİN 800’DEN FAZLA GÖZALTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa Adalet Bakanlığı verilerine göre protestoların başlamasından bu yana çoğu reşit olmayan 6 bin 800'den fazla kişi gözaltına alındı. Polis, göstericilere yönelik şiddet iddialarıyla ilgili 24 olay hakkında iç soruşturma başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa Eğitim Bakanlığı, dün ülke genelindeki 3 bin 700 liseden 130'unun kapalı olduğunu, kapalı okulların sayısı azalırken şiddet olaylarının arttığını bildirdi. Hükümet, geçen haftaki kitlesel gösterilerin ardından öğretmen açığının en fazla olduğu 114 liseye yaklaşık 3 bin yedek öğretmen görevlendirileceğini açıkladı. Öğrenci sendikaları ise hükümetin adımını yetersiz bularak liseler için 10 milyar euroluk ek bütçe talep ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAFTA SONU HAYAT PAHALILIĞINA KARŞI YENİ BİR PROTESTO BEKLENİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da öğrencilerin taleplerinin çözümünün zaman alacağını belirterek göstericilere itidal çağrısında bulundu. Macron, “Bunlar zaman, istişare, tartışma ve saygı gerektiren meseleler” dedi. Öğrencilere destek amacıyla bugün düzenlenen ülke çapındaki eylemlerin ardından Fransa’da cumartesi günü de artan hayat pahalılığına karşı daha geniş katılımlı gösterilerin yapılması planlanıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 14:26:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/greta-thunberg-fransadaki-ogrenci-protestolarina-katildi-gelecegimiz-elimizden-aliniyor-h163885.html">Greta Thunberg, Fransa&apos;daki öğrenci protestolarına katıldı: Geleceğimiz elimizden alınıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankaranin-baskent-olusunun-103uncu-yili-kutlaniyor-birinci-tbmm-binasinda-resmi-toren-yapildi-h163884.html</link>
		<title>Ankaranın başkent oluşunun 103&apos;üncü yılı kutlanıyor... Birinci TBMM Binası&apos;nda resmi tören yapıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara&#039;nın başkent oluşunun 103&#039;üncü yılı kutlamaları kapsamında Anıtkabir ziyareti ile başlayan resmi program, Ulus’ta bulunan Kurtuluş Savaşı Müzesi I. TBMM Binası’nda düzenlenecek törenle devam etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kurtuluş Savaşı Müzesi I. TBMM Binası'nda düzenlenen törende, Ankara Valisi Yakup Canbolat ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Valisi Yakup Canbolat, burada yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ankara’mız, Millî Mücadele’nin merkezi, Cumhuriyetimizin de doğduğu yer oldu. Cumhuriyet, bu topraklarda yükselen millî iradenin en kıymetli emanetidir. Bugün bize düşen, bu emanete sahip çıkmak ve Cumhuriyetimizi daha güçlü bir geleceğe taşımaktır. Ankara’nın tarihi, bugünümüzü ve geleceğimizi de şekillendiren bir sorumluluktur. Bu şehir, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren Türkiye’nin siyasi, idari, eğitim, kültür ve bilim hayatının en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Ankara’ya sadece devletimizin yönetim merkezi olarak bakamayız. Üniversiteleri, bilim kurumları, sanayisi, teknoloji ve savunma sanayisi alanındaki gücü, sağlıktaki birikimi, kültür ve sanat hayatıyla Ankara, ülkemizin gelişimine çok önemli katkılar sunmaktadır. Tarım ve hayvancılıktaki üretim gücü, gelişen altyapısı ve stratejik konumuyla da başkentimiz, farklı alanlarda ülkemiz için önemli bir değer oluşturmaktadır. Bizlere düşen görev de bu şehrin tarihinden gelen gücünü bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturarak Ankara’yı geleceğe hazırlamak, geleceğe taşımaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün, yüz üç yıl önce bu binada görev yapan milletvekillerini de hatırlayalım. Onlar, çok zor şartlarda milletimizin bağımsızlık iradesini temsil ettiler. Yoklukların, savaşın ve belirsizliklerin ortasında geleceğe inandılar. Bugün sahip olduğumuz Cumhuriyetimizin temelleri işte bu inanç ve kararlılıkla atıldı. Bizlerin görevi de bu emaneti gelecek nesillere daha da güçlenerek taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Ankara’nın başkent oluşunun yüz üçüncü yıl dönümünü kutluyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e59723e3-7c96-4594-99be-7362e371ad7b-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 103. YILI KUTLU OLSUN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da törende yaptığı konuşmada, Vali Canpolatı'ı, 4. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Emre Tayanç ve törene katılan milletvekillerini selamlayarak, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"13 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent ilan edilmesi, yalnızca idari bir karar değildi. Ankara, Millî Mücadele'nin merkezi olmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi burada açılmış, bağımsızlık mücadelemiz buradan yönetilmişti. Başkentlik kararı, Ankara'nın bu tarihî sorumluluğunun ve milletimizin bağımsızlık iradesinin doğal bir sonucuydu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Birinci Meclis'in muhterem üyeleri, bu ülkeyi büyük fedakârlıklarla bizlere emanet etti. Onlar, en zor şartlarda dahi milletimize güvendi ve bağımsızlığımızdan vazgeçmedi. Bize düşen de onların gösterdiği kararlılığı sürdürmek ve milletimizin menfaatini her şeyin üzerinde tutmaktır. Unutmayalım ki Cumhuriyetimize sahip çıkmak, onu demokrasiyle, adaletle ve çağdaş değerlerle güçlendirerek gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak görevidir. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Birinci Meclisimizin kahraman üyelerini, Millî Mücadele'mizin bütün kahramanlarını ve vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Onların bizlere bıraktığı Cumhuriyet'e, millî egemenliğimize ve bağımsızlığımıza dün olduğu gibi bugün de, yarın da sahip çıkacağız. Ankara'nın başkent oluşunun 103. yılı kutlu olsun."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Protokol konuşmalarının ardından tören, Seğmen gösterisiyle devam etti. I. TBMM Binası önünde bir araya gelen Seğmenler, kortej halinde Ankara Kalesi'ne yürüyüş gerçekleştirdi. Ankara Kalesi'ndeki programda, Seğmen gösterisinin ardından göndere Türk bayrağı çekildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:44:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankaranin-baskent-olusunun-103uncu-yili-kutlaniyor-birinci-tbmm-binasinda-resmi-toren-yapildi-h163884.html">Ankaranın başkent oluşunun 103&apos;üncü yılı kutlanıyor... Birinci TBMM Binası&apos;nda resmi tören yapıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/emekliler-ayliklarindan-yakindi-25-bin-lira-10-gun-yetiyor-adam-gibi-yasamak-icin-50-bin-lira-lazim-h163883.html</link>
		<title>Emekliler aylıklarından yakındı: 25 bin lira 10 gün yetiyor, adam gibi yaşamak için 50 bin lira lazım</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Emekliler, hayat pahalılığı karşısında aylıklarının yetersizliğini dile getirdi. Emekli Nefi Hacı İbrahimoğlu, 25 bin 300 liralık aylığının 10 gün yettiğini belirterek, “Adam gibi yaşamak için köyde oturanın bile 50 bin liradan aşağı geliri varsa açtır bana göre” dedi. Bir başka emekli ise, “Ben emekli olarak 30 bin lira alıyorum, çalışan 80 bin lira alıyor. Ama ekmeğe ikimiz de 20 lira veriyoruz. Bunun neresi adalet?” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin’in Borçka ilçesinde yaşayan bazı emekliler, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, geçinmekte zorlandıklarını ve hayat pahalılığının yaşamı her geçen gün güçleştirdiğini anlattı. Bazı emekliler ise yaşamlarından memnun olduklarını belirtirken, çalışırken birikim yapılması gerektiğini ve emekli maaşının da "harçlık" olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/fb8afeb6-ffee-47a8-a401-b30bca9320be-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ MAAŞI GEÇİNMEYE YETMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borçkalı emekli Selim Şentürk, hayat pahalılığı nedeniyle emekli maaşının geçinmeye yetmediğini belirterek, “Fiyatlar yüksek, mazot yüksek, halk alamıyor. Ne yapsın millet? 23 bin lira maaşla nasıl geçinsin? Allah kolaylık versin. Evet, emekliyiz, şükür. Emekliyiz ama çalışıyorum. Çalışmadan geçinemem. 23 bin lira yetmiyor abi, yetmiyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ MAAŞLARINDA ADALETSİZLİK VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borçkalı bir başka emekli ise fiyatların sürekli arttığını, aynı şeyi bir hafta sonra aynı fiyata alamadıklarını anlatarak, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Öyle bir şansımız yok ama ne yapalım? Ben 1970’leri de biliyorum. O günlerden bugünlere yine de iyidir. Ama hayat iyice pahalılaştı. Adaletsizlik var. Ben emekliyim, ekmeği 20 liraya alıyorum. Aldığım para 30 bin lira. Çalışan ortalama 80 bin lira maaş alıyor. O da ekmeği 20 liraya alıyor. Burada bir adaletsizlik var. Emekli de ekmeği 20 liraya alıyor. Bunun neresi adalet?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka emekli vatandaş da hayat pahalılığından yakınarak, “Fiyatlar tuzlu. Emekliyiz ve hayat pahalı, çok pahalı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YAŞAMIMDAN MEMNUNUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borçkalı bir başka emekli ise yaşamından memnun olduğunu belirterek, “Maaşımdan, şundan bundan memnunum. Burada yaşadığım için memnunum. Evim var, arabam var, çocuklarım iş sahibi oldu. Bundan iyisi can sağlığı. Hayat pahalı ama devlet de ona göre veriyor. 23 bin lira da veriyor ama zaten emekli olana kadar bir ev yapmamışsan emekli olduktan sonra bir şeye ulaşamazsın. Memurken, çalışırken evini yapacaksın aslında. Şimdi emekli maaşı senin harçlığın olur” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borçkalı emekli Mustafa Yılmaz Türk de ekonomik durumun iyi olmadığını ve emekliler arasında gelir dengesizliği bulunduğunu belirterek, “Hayat pahalılığı malum. Şu anda ekonominin durumu hiç iyi değil. Emeklinin durumu hiç iyi değil. Emekliler arasında büyük dengesizlik var. Mesele, ‘O neden o kadar maaş alıyor?’ meselesi değil, bunun düzeltilmesi gerekiyor. Sosyal güvenlik konusunda da acil bir yasa gerekiyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YAŞAMAK KARIN DOYURMAKSA, BU YAŞAMAK DEĞİL”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borçkalı emekli Nefi Hacı İbrahimoğlu ise 25 bin 300 lira aylık aldığını bildirerek, "Bu para ancak 10 gün eve yetiyor, artık gerisini sen düşün. Başka işler yapmazsak olur mu? İşleri çocuklara devrettik, oradan geçiniyoruz. Biraz fındık var ama o da gitti. Bedavaya satıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Milletin aç" olduğunu söyleyen İbrahimoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben köyde oturuyorum. 25 bin lira maaş alıyorum, 45 bin lira da kira gelirim var. Çocuklara çok karışmıyorum. Onlara harçlık vermezsem yine de bana yetmiyor, evime yetmiyor. Ailem kalabalık, torunlar var. İstediğim gibi hayatı yaşayamıyorum. Adam patates, soğan alıyor, midesini dolduruyor. Ama ben ayda bir etimi yemesem, balığımı yemesem temel hakkımı karşılayamıyorum. Sadece mide doldurmakla açlık gideriliyorsa amin. Ama adam gibi yaşamak için köyde oturanın bile 50 bin liradan aşağı geliri varsa açtır bana göre.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka emekli de, “Hayat çok zor. Fındık para etmiyor, köylünün malı da para etmiyor. Ne olacağını bilmiyorum. Vatandaş da biz de şaşırmış durumdayız. Emeklinin ağlanacak durumda ve geçim zorlaştı” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:16:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/emekliler-ayliklarindan-yakindi-25-bin-lira-10-gun-yetiyor-adam-gibi-yasamak-icin-50-bin-lira-lazim-h163883.html">Emekliler aylıklarından yakındı: 25 bin lira 10 gün yetiyor, adam gibi yaşamak için 50 bin lira lazım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dicle-havzasindaki-birsu-hes-projesine-mahkemeden-iptal-karari-h163882.html</link>
		<title>Dicle Havzasındaki Birsu HES Projesine mahkemeden iptal kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bingöl ve Diyarbakır sınırlarında yer alan Sarım Çayı üzerinde yapılması planlanan Birsu Hidroelektrik Santrali (HES) projesine verilen &quot;ÇED Olumlu&quot; kararı, Bingöl İdare Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildi. Mahkeme kararını değerlendiren avukat Barış Yıldırım, “Bu karar, Güneydoğu bölgesinde iptal edilen ilk HES projesi olma özelliğini taşıyor. Hem hukuki açıdan hem de ekolojik açıdan önemli bir karar” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bingöl'ün Genç ilçesi ile Diyarbakır'ın Lice ilçesi sınırlarında, Dicle Havzası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sarım Çayı ve yan kollarını tehdit eden Birsu HES Projesi’ne karşı yürütülen hukuk mücadelesinde karar çıktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen "ÇED Olumlu" kararına karşı bölge sakinleri adına avukat Barış Yıldırım tarafından açılan dava sonuçlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bingöl İdare Mahkemesi, hazırlanan ÇED Raporu’nun bilimsel ve teknik yeterlilikten uzak olduğu gerekçesiyle projeyi oy birliğiyle iptal etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">18 KİLOMETRELİK TÜNEL VE DEVASA TESİSLER PLANLANIYORDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Silvan Elektrik Üretim Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan 88,886 MWM / 86,279 MWE kurulu güce sahip Birsu HES Projesi, bölge ekosisteminde büyük bir tahribat öngörüyordu. Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre, nehir tipi olarak tasarlanan proje kapsamında 2 regülatör, 3 bend, toplam uzunluğu 18 kilometreyi bulan 5 ayrı iletim tüneli, 3 kırma-eleme tesisi ve 3 hazır beton santralinin inşası hedefleniyordu. Ancak mahkeme; suyun büyük kısmının tünellere alınarak dere yatağının susuz bırakılacağını, ulaşım yolları ve hafriyat alanlarıyla orman örtüsünün ağır zarar göreceğini tespit etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HİDROLOJİK VE JEOLOJİK RİSKLER HESAPLANMADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bingöl İdare Mahkemesi'nin kararında, teknik bilirkişi heyetinin raporuna atıfta bulunularak, projedeki eksikler ve hukuka aykırılıklar sıralandı. Projede kullanılan su akış verilerinin havza içi ölçümlere dayanmadığı, ortalama debinin literatürle uyumsuz şekilde yüksek gösterildiği ve özellikle haziran-eylül dönemindeki ciddi kuraklık koşullarının dikkate alınmadığına yer verilen kararda, 18 kilometrelik tünel kazıları ve delme-patlatma faaliyetlerinin yer altı suyu sistemine, fay ve patlatma güvenliğine etkilerinin sayısal olarak modellenmediği, ÇED aşamasında bu risklerin üstünün kapatıldığı vurgulandı. Bölgenin yüksek eğimli topografyasına rağmen çığ, heyelan ve erozyon gibi doğal afet risklerine karşı alınacak tedbirlerin raporda yetersiz kaldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme kararında dikkat çekilen en kritik unsurlardan biri de bölgenin taşıdığı benzersiz biyolojik çeşitlilik oldu. Kararda, proje alanının dünyada neslinin yok olduğu sanılan ancak yakın dönemde bölgede varlığı tespit edilen Batman Bantlı Çöpçü Balığı ile koruma altındaki Su Samuru’nun yaşam alanı olduğu hatırlatıldı. Projenin hayata geçmesi durumunda bırakılacak "can suyunun" kurak dönemlerde sucul yaşamı sürdürmeye yetmeyeceği, orman ve alt bitki örtüsünün tahrip olması nedeniyle yörenin en önemli sosyo-ekonomik gelir kaynağı olan arıcılık/bal havzalarının yok olacağı, havza ölçeğinde bütüncül bir kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DANIŞTAY YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE OY BİRLİĞİYLE İPTAL EDİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi raporundaki tespitleri haklı bulan Bingöl İdare Mahkemesi, oy birliğiyle aldığı kararla; çevre ve havza dengesini korumaktan uzak, bilimsellikten yoksun ÇED Olumlu kararını mevzuata ve kamu yararına aykırı bularak iptal etti. Karara karşı Danıştay nezdinde 15 gün içerisinde temyiz yolunun açık olduğu bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar, Dicle Havzası'nın ve Sarım Çayı'nın ekolojik bütünlüğünün korunması adına tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Mahkeme kararını değerlendiren avukat Barış Yıldırım, “Bu karar, Güneydoğu bölgesinde iptal edilen ilk HES projesi olma özelliğini taşıyor. Hem hukuki açıdan hem de ekolojik açıdan önemli bir karar” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:00:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dicle-havzasindaki-birsu-hes-projesine-mahkemeden-iptal-karari-h163882.html">Dicle Havzasındaki Birsu HES Projesine mahkemeden iptal kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/uluslararasi-af-orgutunden-cop31-oncesi-turkiyeye-cagri-cevre-savunucularinin-kriminalize-edilmesine-son-verin-h163881.html</link>
		<title>Uluslararası Af Örgütünden COP31 öncesi Türkiyeye çağrı: Çevre savunucularının kriminalize edilmesine son verin</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü, 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde başlattığı küresel kampanya kapsamında Türkiye’ye, çevre savunucularının yalnızca ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarını kullandıkları gerekçesiyle karşı karşıya kaldıkları suçlamaların düşürülmesi ve kömür projelerinden etkilenen toplulukların korunması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü, "Geleceğimizi Koruyorlar: Çevre Savunucuları Adil Geçişe Güç Sağlıyor" başlıklı kampanyayla, fosil yakıt projelerine karşı mücadele eden çevre ve insan hakları savunucularının karşı karşıya kaldığı baskılara dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kampanyada, Brezilya, Avustralya, Kanada ve Ekvador’daki çevre mücadelelerinin yanı sıra COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye’deki kömür madenciliğine karşı mücadele eden hak savunucularının hikayelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Örgüt, çevre savunucularının dünyanın birçok bölgesinde taciz, gözetim, kriminalizasyon ve şiddetle karşı karşıya kaldığını, barışçıl protesto haklarının da kısıtlandığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fosil yakıt projelerine karşı çıkan savunucuların, güçlü ekonomik aktörlerin çıkarlarıyla karşı karşıya geldikleri için tehdit ve saldırılara maruz kaldığını belirten örgüt, bazı çevre savunucularının öldürüldüğüne de işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CALLAMARD: “COP31, VAATLERDEN FAZLASINI ORTAYA KOYMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, hükümetlere çevre savunucularını iklim politikalarının oluşturulmasına dahil etme çağrısı yaparak, "Çevre savunucuları hepimizin ortak geleceğini koruyor. Hükümetler onları dinlemeli, korumalı ve iklimle ilgili kararlarda söz sahibi olmalarını sağlamalı. COP31, vaatlerden fazlasını ortaya koymalı. Bunun gerisinde kalmak, insan haklarını koruma ve iklim adaletini sağlama yönündeki ortak sorumluluğumuza ihanet etmek olur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE’YE İKİ ÇAĞRI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kampanya kapsamında, Türkiye’ye yönelik iki talep öne çıkarıldı. Örgüt, çevre savunucularının kriminalize edilmesine son verilmesini, yalnızca ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarını kullandıkları için haklarında yöneltilen suçlamaların düşürülmesini ve verilen mahkumiyet kararlarının bozulmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Örgüt ayrıca kömür madenciliği ve kömürlü termik santrallerden etkilenen toplulukların sağlık ve çevre zararları, yerinden edilme ve diğer insan hakları ihlallerine karşı korunmasını, bu toplulukların yaşamlarını, geçim kaynaklarını ve çevrelerini etkileyen kararlara etkin katılım hakkının güvence altına alınmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ FOSİL YAKIT PROJELERİNİN YASAKLANMASI ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü, tüm devletlere de çevre savunucularının ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarını misilleme kaygısı olmadan kullanabilmelerinin sağlanması ve yalnızca insan haklarını kullandıkları için tutuklanan savunucuların “derhal ve koşulsuz” serbest bırakılması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Örgüt ayrıca fosil yakıtlardan “adil çıkış” taahhüdünde bulunulmasını, yeni fosil yakıt arama ve çıkarma faaliyetleri ile mevcut altyapının genişletilmesinin yasaklanmasını ve fosil yakıt teşviklerinin kaldırılmasını istedi. Adil geçiş politikalarının hazırlanması ve uygulanmasında projelerden etkilenen toplulukların karar alma süreçlerine katılımının sağlanması gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 12:37:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/uluslararasi-af-orgutunden-cop31-oncesi-turkiyeye-cagri-cevre-savunucularinin-kriminalize-edilmesine-son-verin-h163881.html">Uluslararası Af Örgütünden COP31 öncesi Türkiyeye çağrı: Çevre savunucularının kriminalize edilmesine son verin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hak-ve-basin-orgutlerinden-turkiyeye-internet-ozgurlugu-cagrisi-h163880.html</link>
		<title>Hak ve basın örgütlerinden Türkiye&apos;ye internet özgürlüğü çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Human Rights Watch (HRW), ARTICLE 19 ve İfade Özgürlüğü Derneği&#039;nin (İFÖD) de aralarında bulunduğu 21 insan hakları ve basın özgürlüğü kuruluşu, Türkiye&#039;de son bir ayda internet sansürünün “ciddi ölçüde arttığını” belirterek, yetkililere erişim engeli kararlarına son verme, sosyal medya platformlarına ise ifade özgürlüğünü ihlal eden taleplere uymama çağrısında bulundu. İFÖD&#039;ün verilerine göre yalnızca eylül ayında X&#039;te toplam 35 milyon takipçiye sahip en az 1.270 hesap hakkında erişim engeli kararı verilirken, X bu kararların en az yüzde 90&#039;ını uyguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Human Rights Watch, ARTICLE 19 ve İFÖD’ün de aralarında bulunduğu 21 kuruluş, Türkiye’de internet sansürünün son bir ayda ciddi ölçüde arttığını belirterek erişim engellerine son verilmesi çağrısı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortak açıklamada, erişim engeli getirilen hesaplar arasında soL Haber ve Mezopotamya Ajansı'nın yanı sıra Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Kaos GL ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ile çok sayıda gazeteci ve akademisyenin hesaplarının bulunduğu belirtildi. İFÖD, derneğin kurucularından Yaman Akdeniz ve Türkiye'deki internet sansürünü belgeleyen EngelliWeb'in hesaplarının da X tarafından Türkiye'den görünmez kılındığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, T24'ün internet sitesi ile 1,9 milyon takipçili X hesabına 29 Eylül'de, sitede yayımlanan 118 haber gerekçe gösterilerek erişim engeli getirildiği hatırlatıldı. Mahkeme kararında içeriklerin “Türk aile düzeninin bozulmasına ve Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik” olduğu ve gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişimini olumsuz etkileyebileceği öne sürüldü. HRW ve diğer kuruluşlar ise kararda söz konusu içeriklerin kamu düzenine nasıl tehdit oluşturduğunun ve sitenin tamamının engellenmesinin neden gerekli ve orantılı olduğunun açıklanmadığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“8/A MADDESİ İNTERNET SANSÜRÜNÜN ARACI OLARAK KULLANILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuruluşlar, eylül ve ekim aylarında verilen erişim engeli kararlarının büyük bölümünün 5651 sayılı İnternet Kanunu'nun 8/A maddesine dayandırıldığına dikkati çekti. Açıklamada, 2015'te yürürlüğe giren maddenin “uzun süredir internet sansürünün bir aracı olarak kullanıldığı” savunuldu. Wikipedia'ya 2017'de, Ekşi Sözlük'e ise 2023'te aynı madde kapsamında getirilen erişim engellerinin daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü ihlali kararlarının ardından kaldırıldığı hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada ayrıca, 31 Temmuz'da kabul edilen 7590 sayılı kanunla daha önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) kullandığı bazı yetkilerin Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredildiğine işaret edildi. Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Başkanlığın 8/A kapsamında erişim engeli getirebilme yetkisine sahip olmasının yürütmenin bilgi üzerindeki kontrolünü artıracağı görüşünü dile getirildi. Adalet Bakanlığı'nın 24 Eylül'de duyurduğu “Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları” da sansürün genişleyebileceğine ilişkin kaygılar arasında gösterildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">X VE META'YA ÇAĞRI: “KEYFİ TALEPLERE DİRENİN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortak açıklamada X ve Meta'nın eylül ve ekim aylarındaki erişim engellerine ilişkin kamuoyuna açıklama yapmadığı, HRW'nin iki şirkete gönderdiği sorulara da açıklamanın yayımlandığı tarih itibarıyla yanıt verilmediği belirtildi. Platformlara, erişim engeli kararlarının kullanıcılarla paylaşılması, uygulanan kararların sayısının açıklanması ve uluslararası insan hakları hukukuyla bağdaşmayan taleplere karşı hukuki yollara başvurulması çağrısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuruluşlar Türkiye makamlarından ise ifade, medya ve bilgiye erişim özgürlüğünü ihlal ettiğini değerlendirdikleri yeni kısıtlamaları durdurmalarını ve uluslararası hukuka aykırı şekilde erişime kapatılan içerikleri yeniden erişime açmalarını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortak açıklamaya Uluslararası Af Örgütü, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), BIRN, MLSA ve PEN International'ın arasında bulunduğu çok sayıda kuruluş da imza attı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 12:22:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hak-ve-basin-orgutlerinden-turkiyeye-internet-ozgurlugu-cagrisi-h163880.html">Hak ve basın örgütlerinden Türkiye&apos;ye internet özgürlüğü çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/karayollarinin-borc-yuku-sektore-gore-muteahhitlerin-60-70-milyar-tl-duzeyinde-alacagi-birikti-h163879.html</link>
		<title>Karayollarının borç yükü: Sektöre göre, müteahhitlerin 60-70 milyar TL düzeyinde alacağı birikti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yol yapım ve bakım onarım çalışmalarıyla öne çıkan Karayolları Genel Müdürlüğü’nün, müteahhitlere borcu birikti. Sektör temsilcileri, Karayolları’ndan doğan alacaklarının 60-70 milyar TL’yi bulduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye son 25 yılda, karayolu yatırımlarına hız verdi. Bu amaçla Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, her yıl bir önceki yıla göre ciddi artış kaydeden ödenek verildi. Yıl içinde de ek ödenekler tahsis edildi. Bu ödeneklerle çok sayıda ilde, aynı anda özellikle kamuoyunda duble olarak bilinen bölünmüş yol çalışmalarına başlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2002 yılında bölünmüş yol uzunluğu, 6 bin 101 kilometre düzeyinde bulunuyordu ve 6 il bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Bölünmüş yol uzunluğu 30 bin kilometreyi aştı. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayısı da 77'ye ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölünmüş yol ağıyla ilgili yeni hedefi açıklayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Yeni hedeflerimiz doğrultusunda bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine, otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BORÇ BİRİKTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karayolları Genel Müdürlüğü, önceki yılların tersine bu yıl finansman konusunda zorlanıyor. Sektör temsilcileri, ANKA Haber Ajansı’nın sorusu üzerine, müteahhitlerin Karayolları’ndan alacaklarının, 60-70 milyar TL’yi bulduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, 2026 yılı tamamlanmadan bir miktar ödemenin yapılmasını beklediklerini, bu konuda taleplerini ve beklentilerini de ilgili birimlere ilettiklerini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma Bakanlığı kaynakları da ödemeler konusunda gerekli hassasiyetin gösterildiğini, sahada çalışmaları aksatmayacak biçimde adımların atıldığını belirtti.&nbsp;&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 12:03:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/karayollarinin-borc-yuku-sektore-gore-muteahhitlerin-60-70-milyar-tl-duzeyinde-alacagi-birikti-h163879.html">Karayollarının borç yükü: Sektöre göre, müteahhitlerin 60-70 milyar TL düzeyinde alacağı birikti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kemal-okuyan-secmeninin-oyuyla-makama-gelen-bir-kisi-o-partiden-ayriliyorsa-o-makami-da-terk-etmelidir-h163878.html</link>
		<title>Kemal Okuyan: Seçmeninin oyuyla makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay&#039;ın AK Parti&#039;ye geçmesine ilişkin, &quot;İzmirlilerin bu transferde nereye itiraz etmeleri gerektiğini iyi düşünmeleri gerekiyor. Bir partinin seçmeninin oyuyla bir makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında bu hafta Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin arka planı ve İzmir’i bekleyen gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi sonrası bir diğer meselenin ilçe belediye başkanı transferleri olduğunu belirten Okuyan, "AKP'nin tezi tüm yerel seçimlerde şuydu: 'Merkezi iktidarla yerel yönetimler aynı partiden olmalı.' Bu tezi hayata geçiriyorlar. Seçimle olmadı başka yöntemler kullanıyorlar. Kayyımla yapmıyorlar, milyonlarca seçmenin iradesi de çöpe gidiyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP, İstanbul'u İmamoğlu ilk kez kazandığında çok büyük bir yara aldı. Şimdi bu İzmir meselesiyle bir yanıt veriliyor ve bence bir kırılma noktası. Bu iyi planlanmış bir kırılma noktası. AKP, İzmir'de hamle yapabilmek için birden fazla plana sahipti. En uygun çıkış yolu olarak Cemil Tugay'ı buldular ama bu yetmeyecek. Önümüzde bir seçim daha olacak. Bu sürede ne yapacaklar, muhtemelen mega projeler gündeme gelecek ve onlardan bir tanesi, dehşet olanı, Körfez'in altından raylı sistem geçirme projesi. Oyunu buradan devam ettirecekler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu, AKP açısından Türkiye'de kendisine dönük direnci kırma yolunda büyük bir başarı, bunu bilmek gerekiyor. Bu direnci laiklik, özgürlük savunusu olarak okuyabiliriz. Bunlar hiçbir şekilde değersiz değil, yanlış anlaşılmasın. Ama bunlar başka şeylerle birleşmediğinde savunmasız, anlamsız kalıyor. Bugün laiklik, yaşama tarzı Türkiye'de zengin sınıfların derdi olabilir mi sadece? Yaşama tarzına müdahaleden ve dinsel referansların toplumsal-kamusal alana müdahil olmasından şikayetçi milyonlarca yoksul insan var. Ama onlar bu mücadeleye ağırlıklarını koyamıyorlar.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP'NİN İZMİR'İ NEREDEYSE İSTANBUL'A YAKIN BİR RANT ALANINA ÇEVİRME PLANI VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP'nin İzmir'i neredeyse İstanbul'a yakın bir rant alanına çevirme planı vardır. Bununla göz boyamaya kalkabilirler. Bu çok tehlikeli. İzmir çok badireler atlattı. Kordon boyuna otoban bunlardan biriydi, neyse ki durduruldu. Fuar alanını imara açmak CHP'li belediyelerde de gündeme gelmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Paranın tahakkümüne giren insan ahlaki değerlerini yitirir. İzmirlilerin bu transferde nereye itiraz etmeleri gerektiğini iyi düşünmeleri gerekiyor. Bir partinin seçmeninin oyuyla bir makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir. Nokta. Bu kadar basit. Bu siyasi bir şey. Türkiye'deki sistemde bir, zaten siyasi etik ayaklar altına alınmış durumda. İnsanların bir partiden diğer partiye geçişlerinde herhangi bir ilkesel programatik falan şey yok. O yüzden kapılar kapatılmalı siyaset alanında. Şimdi bu siyaset kısmı. Başka bir kısım daha var ama hiç konuşulmuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU ZİKZAKTAN SONRA NİYE KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir kişi siyasetçi olabilir, düşünce üretip toplumu etkileyen aydın olabilir. Hiç fark etmez. Bu kesimlerin kendi tercihlerinde, kendi üretimlerinde değişim ve gelişim herkese mahsustur. Herkes yanılır. Ama mesela ben çıksam desem ki 'Ben yıllarca sosyalizm için mücadele ettim. Komünizmin ne kadar yüce bir toplumsal sistem olduğunu savundum ama yanılmışım. Sosyalizm değil de liberalizm insanlığın geleceğinde var. Biz bu tezi savunmalıyız.' Bu noktaya geldiysem ben kişisel olarak siyaseti bırakmalıyım. Bu da işin siyaset dışındaki ilkesi olmalıdır. Bu kişinin düşünce üretme ve insanları etkileme ehliyeti kalmaz. Bunlar dönek oldukları için ayrı eleştirilmeli. Ama bu zikzaktan sonra niye konuşmaya devam ediyorlar? Bu insanlar rahat rahat makamlarını koruyorlar. başka makamlara talip oluyorlar ve hiç kimse bir şey demiyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ATEŞLE OYNUYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mekke İttifakı" ve Türkiye'nin asker gönderme ihtimali üzerine de değerlendirmede bulunan Okuyan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Başından beri söyledik, NATO zirvesinin evlatlarından birisidir Mekke Anlaşması. ABD bölgedeki kendi rolünü azaltmaya, güvenilir aktörlere devretmeye çalışıyor. Gayet açık. İşin iki boyutu var, bir tanesi hukuki boyutu. Apar topar halktan gizleyerek Türkiye'yi bir savaşa sokabilecek NATO benzeri askeri ittifakların içerisine bulaştırmak, çok tehlikeli. Burada bir baraj örmemiz lazım. Niye kaçırıyorsunuz? Niye açıklamıyorsunuz bu anlaşmaları? Niye hukuki süreçleri yerine getirmiyorsunuz? Ama ikincisi de siyasi gerekçeler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'nin bu savaşa fiziki bir müdahalesi, toplumda AKP tabanı dahil kimse tarafından savunulmayacak. Yoksa Meclis'ten geçirirler bunu. Meclis'ten neleri geçirdiler... O yüzden gündem olmasını istemiyorlar. Gündeme getirenleri de neredeyse 'milli güvenlik meselesi' diye tutuklayacaklar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yemen'deki iç savaş niye Türkiye'nin milli güvenlik meselesi? Nereden çıkıyor bu? Ya da Suudi Arabistan ne aralık düşmanlıktan dosta geçti? Daha 2018'de 2019'da Erdoğan'ın sözleri var, Suudi Arabistan'ın Yemen'e müdahalesine dönük. Ne değişti aradaki süreçte? Bu savaşa Türkiye'nin dahil olmasının önüne geçilmelidir. Çünkü bunun devamı gelir. Türkiye'nin oraya dönük müdahalesinin hiçbir gerekçesi yok. 'Yemen'le savaşa gidiyoruz' denilse bu toplum anlamaz bile. Mezhep meselesine getirmeye mecbur kalırlar. Ne işi var Türkiye'nin oradaki savaşta? Son derece tehlikeli işler bunlar. Ateşle oynuyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 11:14:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kemal-okuyan-secmeninin-oyuyla-makama-gelen-bir-kisi-o-partiden-ayriliyorsa-o-makami-da-terk-etmelidir-h163878.html">Kemal Okuyan: Seçmeninin oyuyla makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trumpin-aciklamalari-akaryakitta-indirime-yetmedi-kuresel-piyasalarda-motorin-dustu-benzin-yukseldi-brent-petrol-107-dolari-gordu-h163877.html</link>
		<title>Trumpın açıklamaları akaryakıtta indirime yetmedi... Küresel piyasalarda motorin düştü, benzin yükseldi; Brent petrol 107 doları gördü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın, Rusya&#039;nın küresel piyasalara dizel tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklamasının ardından ürün fiyatlarında yaşanan düşüş indirime yetmedi. Motorinin metrik ton fiyatları önce düştü, ardından Körfez’de yaşanan gelişmelerin etkisiyle arttı. Sektör kaynakları, motorinin tersine benzinde yukarı yönlü bir hareket olduğunu belirterek, “Benzin fiyatları yükseliyor. Ancak şu aşamada bir zam beklenmiyor“ dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump, geçen hafta küresel piyasalarda yükselen akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla Rusya ile dizel tedariki konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, bu kapsamda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilk aşamada 300 bin ton (yaklaşık 2,2 milyon varil) dizelin hızla piyasaya sunulması konusunda anlaştıklarını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anlaşma uyarınca kasım ayında 500 bin ton, ardından da 1 milyon tonluk ilave tedarikin söz konusu olduğu ve planlamanın yapıldığı belirtildi. Açıklamada, toplam miktarın yaklaşık 13,5 milyon varile ulaşmasının öngörüldüğü vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu açıklamanın ardından küresel piyasalarda motorinin metrik ton fiyatları düştü. 6 Ekim’de 1316 dolar olan motorinin tonu, 8 Ekim’de 1520 dolara dek çıktı. Motorin, 9 Ekim’den itibaren düşüşe geçti. Trump’ın açıklaması da düşüşü hızlandırdı. Motorinin tonu halen 1393 dolar düzeyinde işlem görüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BRENT PETROLÜN YÖNÜ YUKARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Brent petrolde de yukarı yönlü hareket devam ediyor. Brent petrol 107 doları gördü. Halen 105-106 dolar aralığında işlem görüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">POMPADA İNDİRİME YETMEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak, küresel piyasalarda ürün fiyatında yaşanan düşüş indirime yetmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, ANKA Haber Ajansı’na yaptıkları açıklamada, Trump’ın açıklamasıyla uluslararası piyasalarda motorinin fiyatının düştüğünü anımsatarak, “Bu düşüş, hafta başında indirim için bir pencere oluşturdu. Ancak, Körfez’de yaşanan gelişmeler enerji sevkiyatına ilişkin kaygıları artırdı. Motorin fiyatları yükseldi. İndirim için gerekli koşullar ne yazık ki oluşmadı. Şu aşamada pompaya yansıyacak bir indirim söz konusu değil. Tabii, piyasalar çok hareketli, saatlik veriler değişiyor. Motorinde küresel piyasalara hızlı bir düşüş, indirimi tetikleyebilir“ diye konuştu. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, motorinin tersine benzinde yukarı yönlü bir hareket olduğunu belirterek, “Benzin fiyatları yükseliyor. Bir zam beklenmiyor“ dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 10:50:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trumpin-aciklamalari-akaryakitta-indirime-yetmedi-kuresel-piyasalarda-motorin-dustu-benzin-yukseldi-brent-petrol-107-dolari-gordu-h163877.html">Trumpın açıklamaları akaryakıtta indirime yetmedi... Küresel piyasalarda motorin düştü, benzin yükseldi; Brent petrol 107 doları gördü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/trabzonspor-net-borcunu-29-milyar-tl-olarak-acikladi-h163876.html</link>
		<title>Trabzonspor net borcunu 2,9 milyar TL olarak açıkladı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trabzonspor, 1 Haziran-31 Ağustos 2026 dönemine ilişkin mali tablolarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımladı. Kulüp, yapılan netleştirmeler sonrasında 31 Ağustos 2026 itibarıyla net borcun 2,9 milyar TL olduğunu bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kulüpten yapılan açıklama şu şekilde:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şirketimizin 1 Haziran - 31 Ağustos 2026 dönemine ilişkin mali tabloları, bugün itibarıyla Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıklanmıştır. Mali tablolarımız incelendiğinde, kısa ve uzun vadeli borçlar toplamından, 6,7 milyar TL tutarındaki dönen varlıklar toplamı, kamulaştırma gelirlerimizden Trabzonspor Kulübü uhdesinde olan Sportif A.Ş. konsolide mali tablolarında yer almayan 2,6 milyar TL tutarındaki alacağımız ve 1,8 milyar TL tutarındaki enflasyon muhasebesi kaynaklı herhangi bir nakit çıkışı yaratmayacak işlemler netleştirildiğinde, kulübümüzün 31.08.2026 tarihi itibari ile net borcu 2,9 milyar TL olduğu görülecektir. Açıklamamızda görüleceği üzere, kamuoyumuzun da malumu olan 4,9 milyar TL tutarındaki kamulaştırma alacağımız toplam borçlarımızdan düşülmüştür. Bununla birlikte rapor tarihimiz itibari ile gerçekleşmiş olan bonservis borçlarımızın ileriye dönük tüm tutarları bu borçlarımız içerisinde yer almaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 10:35:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/trabzonspor-net-borcunu-29-milyar-tl-olarak-acikladi-h163876.html">Trabzonspor net borcunu 2,9 milyar TL olarak açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-marmara-ege-ve-sanliurfa-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-h163875.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den Marmara, Ege ve Şanlıurfa için kuvvetli yağış uyarısı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara&#039;nın batısı, Ege&#039;nin kıyı kesimleri ve Şanlıurfa çevrelerinde kuvvetli yağış beklendiğini,  Güneydoğu Anadolu&#039;da toz taşımının etkili olacağını bildirerek vatandaşları tedbirli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MGM'nin son değerlendirmelerine göre, yurdun genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzeybatısı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağışların Marmara ve Ege'nin batı kesimleri, Akdeniz'in batı kıyıları ile Şanlıurfa çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marmara'nın batısında Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale ve Balıkesir'in kuzey ve batısı ile Ege'nin kıyı kesimlerinde İzmir, Manisa'nın batı ilçeleri, Aydın ve Muğla'da bugün ve gece saatlerinde etkili olması beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güneydoğu Anadolu'da etkili olan Suriye kaynaklı toz taşınımının ise öğle saatlerine kadar Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Malatya ve Elazığ çevrelerinde yer yer yoğun şekilde devam etmesi öngörülüyor. Toz taşınımı nedeniyle hava kalitesinde azalma, yağış görülen yerlerde çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının yurt genelinde 1 - 3 derece azalacağı, iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri civarında, doğu kesimlerde ise normallerin 2 - 4 derece altında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın genellikle güneyli, Trakya'da ise kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 10:20:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-marmara-ege-ve-sanliurfa-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-h163875.html">Meteoroloji&apos;den Marmara, Ege ve Şanlıurfa için kuvvetli yağış uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mansur-yavas-baskent-olusumuzun-103uncu-yili-kutlu-olsun-h163874.html</link>
		<title>Mansur Yavaş: Başkent oluşumuzun 103&apos;üncü yılı kutlu olsun</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ABB Başkanı Mansur Yavaş, &quot;Cumhuriyetimizin kalbi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti güzel Ankara’mıza hizmet etmek bizim için büyük bir onurdur. Başkent oluşumuzun 103. yılı kutlu olsun&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Cumhuriyetimizin kalbi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti güzel Ankara’mıza hizmet etmek bizim için büyük bir onurdur. Başkent oluşumuzun 103. yılı kutlu olsun" dedi.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/cf706bad-ded7-4e38-be49-72e166d261fa-w.png" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından Ankara'nın Başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla yaptığı videolu paylaşımda "Cumhuriyetimizin kalbi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti güzel Ankara’mıza hizmet etmek bizim için büyük bir onurdur. Başkent oluşumuzun 103. yılı kutlu olsun" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 10:05:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mansur-yavas-baskent-olusumuzun-103uncu-yili-kutlu-olsun-h163874.html">Mansur Yavaş: Başkent oluşumuzun 103&apos;üncü yılı kutlu olsun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h163873.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (13 Ekim 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 13&nbsp;Ekim 2026 salı günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 13&nbsp;Ekim 2026 salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.644,78 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.873,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 21.739,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 43.133,73 TL<br />
* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.352,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 108.165,09 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.194,59 Dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 09:56:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h163873.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h163872.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? 13 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 13&nbsp;Ekim 2026 salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 13&nbsp;Ekim 2026 salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:10 itibarıyla 49,1519 (alış) 49,1687'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,9886 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 09:42:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h163872.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekliler-haklari-icin-bulancak-tan-ankaraya-yuruyor-h163871.html</link>
		<title>Emekliler hakları için Bulancak&amp;#039;tan Ankaraya yürüyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şubesi tarafından emeklilerin hakları için başlatılan Ankara yürüyüşü Ordu’da devam etti. Devrimci Emekliler Sendikası Ordu Şubesi üyeleri, yürüyüşçüleri karşılayarak mücadelelerine destek verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bulancak’tan otobüsle Ordu’ya gelen Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, Teleferik Otoparkı’nda Devrimci Emekliler Sendikası Ordu Şubesi üyeleri tarafından karşılandı. İki sendikanın üyeleri, pankartlar ve sloganlar eşliğinde sahil güzergâhı ile Sırrıpaşa Caddesi üzerinden Tahıl Pazarı Meydanı’na yürüdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/23ac0950-7267-4fb6-ab55-41cd4e3b86b7-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DAYANIŞMAYLA GÜÇLENECEĞİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşçüleri karşılayan Devrimci Emekliler Sendikası Ordu Şube Başkanı Cengiz Özyurt, dayanışma mesajı verdi. Özyurt, “Emekli arkadaşlar, ilimize hoş geldiniz. Sizleri karşılamaktan, dayanışma içinde olmaktan mutluyuz. Biliyoruz ki birleşerek kazanacağız. Sizlerle birlikteyiz. Yolunuz açık olsun” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meydanda düzenlenen basın açıklamasını Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şube Başkanı İbrahim Arslan okudu. Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkati çeken Arslan, yıllarca çalışıp üreten emeklilerin bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arslan, “Yıllarca çalıştık, ürettik, bu ülkeyi ayağa kaldırdık. Bugün ise bize reva görülen boş mutfak, ödenemeyen fatura, ulaşılamayan ilaçtır. Artık yeter. Biz bu ülkenin yükü değil, temeliyiz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkenin kalkınmasında emeklilerin büyük emeği olduğunu vurgulayan Arslan, kaynak yetersizliği gerekçesine tepki göstererek bütçenin kimler için hazırlandığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ DE BU ÜLKENİN SAHİBİ, BÜTÇEDEN PAYINI İSTİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin taleplerinin açık olduğunu belirten Arslan, en düşük emekli aylığının en az 50 bin liraya çıkarılmasını ve kök aylıkların insanca yaşam koşullarını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arslan, aylıkların gerçek enflasyon ve büyüme oranları dikkate alınarak artırılmasını, emekliler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesini ve bayram ikramiyesinin en az 30 bin lira olmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Arslan, ilaç, muayene ve tedavi giderlerinin emeklilerin üzerindeki yükünün hafifletilmesini istedi. Arslan ayrıca barınma, beslenme ve enerji giderleri için sosyal destek sağlanması; ulaşım, kültür, sanat ve dinlenme olanaklarının emeklilere ücretsiz ya da indirimli sunulması taleplerinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçe ve sosyal güvenlik politikalarında sendikaların söz ve toplu müzakere hakkının güvence altına alınması gerektiğini de dile getiren Arslan, emeklilerin bütçeden hak ettikleri payı istediğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">13 EKİM ANKARA'DA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Talepleri için Ankara’ya yürüdüklerini belirten Arslan, “Bu talepler lütuf değil, verdiğimiz emeğin karşılığıdır. Bunları, 2027 bütçesinde yerini bulsun diye Ankara'ya taşıyoruz. 12 Ekim'de Ordu, Samsun, Merzifon ve Çorum'da meydanları dolduracak, her durakta sesimizi büyüteceğiz. 13 Ekim'de TBMM Dikmen Kapısı önünde hep birlikte haykıracak, siyasi partilerin grup toplantılarında taleplerimizi duyuracağız” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 15:51:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekliler-haklari-icin-bulancak-tan-ankaraya-yuruyor-h163871.html">Emekliler hakları için Bulancak&amp;#039;tan Ankaraya yürüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/uzun-hakimlik-ve-savcilik-referansla-dagitilacak-makam-degildir-h163870.html</link>
		<title>Uzun: &amp;quot;Hakimlik ve savcılık referansla dağıtılacak makam değildir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Muğla Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Cumhur Uzun, Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Av. Gökhan Ağdemir’in kamuoyuna yansıyan “Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı” ve yaklaşık 70 baro üyesinin hakim ve savcı olduğu yönündeki açıklamalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Uzun, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde; söz konusu “ayrıcalığın” ne olduğunu, baro yöneticilerinin hakim ve savcı alımları için Bakanlık nezdinde girişimde bulunup bulunmadığını ve adaylar hakkında herhangi bir referans mekanizmasının işletilip işletilmediğini sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ADALET BAKANLIĞI AÇIKLAMAK ZORUNDA: AYRICALIK NEDİR, KİME TANINDI?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara 2 No’lu Baro Başkanının sözlerinin sıradan bir açıklama olarak geçiştirilemeyeceğini belirten Uzun, hakimlik ve savcılık mesleğine kabul sürecinin liyakat, eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri bakımından tartışmasız olması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir baro başkanı çıkıp ‘Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı’ diyorsa, Adalet Bakanlığı bunu sessizlikle geçiştiremez. Ne ayrıcalığı tanındı? Kimlerle görüşüldü? Kimler için referans olundu? Bu kişiler hangi sınav ve mülakat süreçlerinden geçti? Bunların tamamı açıklanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakimlik ve savcılık makamları bir grubun, bir çevrenin ya da bir kurumun referansıyla dağıtılabilecek makamlar değildir. Yargının kapısından içeri giren her vatandaş, karşısındaki hakimin veya savcının oraya yalnızca liyakatiyle geldiğinden emin olmak zorundadır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YAZILI SINAV PUANLARI VE MÜLAKAT SONUÇLARI AÇIKLANMALIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soru önergesinde son iki yılda Ankara 2 No’lu Barosuna kayıtlı kaç avukatın hakim ve savcı yardımcılığı sınavlarına başvurduğunu, kaçının yazılı sınavı ve mülakatı geçtiğini de soran Uzun; yazılı sınav puanları ile mülakat puanlarının karşılaştırmalı olarak açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun ayrıca, hakim ve savcı yardımcılığı mülakatlarında adaylar hakkında barolar, siyasi kişiler, kamu görevlileri veya diğer kişi ve kurumlardan iletilen referansların Bakanlığa ulaşıp ulaşmadığının ve bu referansların değerlendirmede dikkate alınıp alınmadığının açıklanmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Burada cevaplanması gereken çok açık sorular var. Bir baro yöneticisi Bakanlık nezdinde kimlerle görüştü? Hangi adaylar için referans oldu? Bu adayların yazılı sınav puanları neydi, mülakat puanları ne oldu? Yazılı sınav sıralamasında geride olup mülakat sonucunda öne geçen adaylar var mı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargıya güven, referans ilişkileriyle değil; liyakatle, şeffaflıkla ve bağımsızlıkla sağlanır. Adalet Bakanlığı bu iddiaları açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yanıtlamalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakim ve savcı cübbesinin üzerinde hiçbir kişinin, hiçbir baronun, hiçbir siyasi iradenin referansı bulunamaz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 15:22:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/uzun-hakimlik-ve-savcilik-referansla-dagitilacak-makam-degildir-h163870.html">Uzun: &amp;quot;Hakimlik ve savcılık referansla dağıtılacak makam değildir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-turkiyede-gercek-issizlik-sayisi125-milyona-dayandi-h163869.html</link>
		<title>Kanko: &amp;quot;Türkiyede Gerçek İşsizlik Sayısı12,5 Milyona Dayandı!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye’de giderek derinleşen
işsizlik sorununa ve işsizlik sigortasından yararlanma koşullarına dikkat çekerek ekonomi
yönetimine sert eleştiriler yöneltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İŞSİZLİK BÜYÜYOR, İŞSİZİN GÜVENCESİ ERİYOR!”<br />
“SEKİZ AYDA 1 MİLYON 361 BİN KİŞİ İŞSİZLİK ÖDENEĞİNE BAŞVURDU, HER<br />
İKİ KİŞİDEN BİRİ BİLE ÖDENEK ALAMADI!”<br />
Gerçek işsiz sayısının 12 milyon 340 bine ulaştığını belirten Kanko, işsizlik sigortasına<br />
yapılan başvuruların Türkiye’de yaşanan istihdam krizinin boyutlarını ortaya koyduğunu<br />
söyledi.<br />
“İKTİDAR İSTİHDAM MASALLARI ANLATIYOR, MİLYONLARCA VATANDAŞ<br />
İŞSİZLİKLE BOĞUŞUYOR!”<br />
AKP iktidarının ekonomi politikalarını eleştiren Kanko, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Türkiye’de milyonlarca insan iş bulamıyor, çalışanlar ise her sabah işlerini kaybetme<br />
korkusuyla uyanıyor. İktidar ekonomik büyümeden, istihdamdan ve başarı hikâyelerinden söz<br />
ederken vatandaşın karşısına çıkan gerçek tablo işsizlik, geçim sıkıntısı ve güvencesizliktir.<br />
2026 yılının ilk sekiz ayında işsizlik sigortasına başvuranların sayısı, geçen yılın aynı<br />
dönemine göre 24 bin 491 kişi artarak 1 milyon 361 bin 18’e yükseldi. Bu başvuruların<br />
yalnızca 645 bin 331’i işsizlik ödeneği almaya hak kazandı.<br />
Yani işini kaybettiği için işsizlik sigortasına başvuran her 100 vatandaşımızdan yalnızca<br />
47’sine ödenek bağlandı. Geçen yıl 49 olan bu oran daha da geriledi.<br />
Daha vahimi, başvuru sayısı artarken işsizlik ödeneği bağlananların sayısı 11 bin 540 kişi<br />
azaldı.<br />
Bu nasıl bir sosyal devlet anlayışıdır? İnsanlar işini kaybediyor, gelirinden oluyor,<br />
ailesini geçindiremiyor; ancak yıllarca prim ödedikleri işsizlik sigortasından bile<br />
yeterince yararlanamıyor!”<br />
“RESMÎ İŞSİZLİK 2,7 MİLYON, GERÇEK İŞSİZLİK 12,3 MİLYON!”<br />
İşsizlik verileri arasındaki büyük farklılığa dikkat çeken Kanko, şöyle devam etti:<br />
“Resmî işsiz sayısı 2 milyon 740 bin olarak açıklanırken geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon<br />
340 bine ulaşmış durumda. Buna karşılık eylül ayında işsizlik ödeneği alanların sayısı<br />
yalnızca 484 bin 949 kişi!<br />
Bu rakamlar Türkiye’de işsizlik sorununun yalnızca iş bulamamakla sınırlı olmadığını, aynı<br />
zamanda ciddi bir sosyal güvence sorununa dönüştüğünü gösteriyor.<br />
Bir yanda işsiz kalan milyonlar, diğer yanda işsiz kaldığında dahi yeterli gelir güvencesine<br />
ulaşamayan vatandaşlarımız var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayici yüksek faiz ve finansman maliyetleri altında eziliyor. Fabrikalar üretimini azaltıyor,<br />
işletmeler küçülüyor, esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu ekonomik daralmanın<br />
bedelini ise işçiler, emekçiler ve aileleri ödüyor.<br />
Sanayinin kalbi Kocaeli&amp;#39;de de üretim maliyetleri, finansmana erişim sorunları ve istihdam<br />
üzerindeki baskılar ciddi kaygı yaratıyor.<br />
İktidarın artık işsizlik rakamlarını tartışmak yerine işsizliği azaltacak somut politikaları<br />
hayata geçirmesi gerekiyor.”<br />
“İŞSİZLİK FONU İŞSİZİN GÜVENCESİ OLMALIDIR!”<br />
İşsizlik sigortasından yararlanma koşullarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan<br />
Kanko, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“İşsizlik ödeneğine erişimi zorlaştıran prim günü ve diğer koşullar gözden geçirilmeli, ödenek<br />
miktarı ve ödeme süreleri çalışanların gerçek ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirilmelidir.<br />
Üretimi ve istihdamı destekleyen ekonomi politikalarına öncelik verilmeli, özellikle gençler<br />
ve kadınlar için güvenceli iş olanakları artırılmalıdır.<br />
İşsizlik Fonu&amp;#39;nun asli amacı işsiz kalan vatandaşı korumaktır. Bu kaynakların<br />
kullanımında işsizlerin ihtiyaçları öncelikli olmalıdır.<br />
AKP iktidarına soruyoruz: Milyonlarca insan işsizken, işsizlik sigortasına başvuranların<br />
yarısından fazlasına ödenek bağlanamazken hangi ekonomik başarıdan söz ediyorsunuz?<br />
Bir ülkede milyonlarca insan çalışmak istediği hâlde iş bulamıyorsa, çalışanlar<br />
yarınından endişe ediyorsa ve işsiz kalanlar sosyal güvenceden yeterince<br />
yararlanamıyorsa ortada çözülmesi gereken çok ciddi bir ekonomik ve sosyal kriz<br />
vardır.<br />
Türkiye’nin ihtiyacı pembe tablolar değil; üretimi artıran, istihdam yaratan, emeği koruyan ve<br />
vatandaşına güvence sağlayan adil bir ekonomi yönetimidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 15:03:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-turkiyede-gercek-issizlik-sayisi125-milyona-dayandi-h163869.html">Kanko: &amp;quot;Türkiyede Gerçek İşsizlik Sayısı12,5 Milyona Dayandı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/zafer-partili-aslandan-atik-sahalarindaki-metan-salimi-icin-seffaflik-h163868.html</link>
		<title>Zafer Partili Aslandan atık sahalarındaki metan salımı için şeffaflık çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, uydu gözlemlerine dayanan araştırmada, Silivri ve Şile’deki atık sahalarında metan salımının tespit edildiğine ilişkin bulguların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Aslan, İBB ve İSTAÇ’tan, gaz toplama sistemlerinin performansına ilişkin verilerin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ise denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">UCLA’nın "STOP Methane" projesi kapsamında Carbon Mapper verileriyle hazırlanan araştırmada, Türkiye’nin atık sektöründeki yüksek metan salımı kaynakları incelendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmaya yansıyan bulgularda, Silivri için ortalama saatlik 7,4 ton, Şile için yaklaşık 4 ton metan salımı aktarıldı. İki değerin toplamının, yaklaşık 11,4 ton/saat düzeyinde bulunduğu belirtildi. Bu toplam, iki sahada kesintisiz ve eş zamanlı ölçülmüş bir salımı değil, uydu gözlemlerinden hesaplanan ayrı ortalamaları ifade ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partili Esmaül Hüsna Aslan, Silivri ve Şile’deki sahalara ilişkin araştırmanın kamuoyuna açık biçimde değerlendirilmesini, salımın nedenlerinin yerinde ölçümlerle belirlenmesini ve alınacak önlemlerin takvime bağlanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aslan, “İstanbul’un iki atık sahasından yükselen metan uydulardan tespit ediliyor. Bu bulgular karşısında sorumluların sessiz kalma hakkı yok. Ne kadar gaz toplanıyor, ne kadarı atmosfere kaçıyor, hangi önlemler alınıyor? İstanbullular bunları bilmek zorunda” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÖRMEZDEN GELEMEZSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Metan salımının yalnızca tesislerin teknik işleyişiyle ilgili bir mesele olarak görülemeyeceğini belirten Aslan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Metan, atmosfere salındıktan sonraki ilk 20 yılda, aynı miktardaki karbondioksitin yaklaşık 80 katı ısınma etkisi yaratıyor. İklim değişikliğiyle mücadele ettiğinizi söylerken böylesine güçlü bir sera gazının salımını görmezden gelemezsiniz. Kuraklıktan, aşırı sıcaklardan, su sıkıntısından söz ediyoruz. Bunları ağırlaştıran salımları azaltmak da kamu yönetiminin görevidir. Üstelik etkisi yalnızca ısınmayla sınırlı değil. Metan, yer seviyesinde ozon oluşumuna katkıda bulunuyor. Bu kirlilik solunum sağlığına zarar veriyor, tarımsal üretimi ve ekosistemleri olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla bu gazın zararı çöp sahasının sınırında kalmıyor. Vatandaşın sağlığını da çiftçinin üretimini de ilgilendiriyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Metanın yanıcı özelliği nedeniyle tesis güvenliğinin de titizlikle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, uygun koşullarda biriken gazın hava ve ateşleme kaynağıyla buluşmasının yangın ve patlama tehlikesi yaratabileceğini belirtti. Uyduyla saptanan salım miktarının tek başına sahada patlama tehlikesi bulunduğunu göstermediğini, bunun, yerinde ölçüm ve güvenlik incelemesi gerektirdiğini ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GAZ TOPLAMA SİSTEMİ KURMAK YETMEZ, ÇALIŞTIĞINI GÖSTERECEKSİNİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aslan, "gaz toplama sistemi kurduk" demekle sorumluluğun bitmeyeceğini ifade ederek, "O sistem ne kadar etkili çalışıyor? Kaçaklar nerede oluşuyor? Bakımlar zamanında yapılıyor mu? Bunları düzenli olarak ölçecek ve sonuçlarını açıklayacaksınız. Toplanıp enerji üretiminde değerlendirilebilecek gazın atmosfere kaçması, aynı zamanda kaynak kaybıdır. Hem çevreye zarar veriliyor hem değerlendirilebilecek bir kaynak kaybediliyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, daha önce defalarca uyardıklarını, atık ithalatından tesis yangınlarına, plastik kirliliğinden kirlenmiş sahalara kadar aynı şeyi söylediklerini ve "Denetimi kağıt üzerinde bırakmayın" dediklerini aktardı. Aslan, "Tesisleri bağımsız ve şeffaf biçimde inceleyin, eksikleri açıklayın, giderilip giderilmediğini takip edin. Her olaydan sonra bir açıklama yapıp konuyu kapatarak atık yönetemezsiniz. Bir tesise ruhsat verilmiş olması, orada her şeyin usulüne uygun yürüdüğünün garantisi değildir. Düzenli ölçüm, yerinde denetim ve kamuoyuna açık sonuç gerekir. Vatandaş yaşadığı yerin yakınındaki tesiste ne olduğunu öğrenmek için yangın çıkmasını ya da bir uydu araştırmasının yayımlanmasını beklememeli” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İBB VE İSTAÇ’A İŞLETME, BAKANLIĞA DENETİM SORULARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İBB ve İSTAÇ’tan gaz toplama sistemlerinin performansını, bakım kayıtlarını ve salımı azaltmak için yürütülen çalışmaları açıklamalarını isteyen Aslan,Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na da şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu sahalar en son ne zaman denetlendi? Hangi ölçümler yapıldı, hangi eksikler tespit edildi? İşletmecilere hangi yükümlülükler getirildi ve bunların yerine getirilip getirilmediği kontrol edildi mi? Belediyeyi eleştirmek Bakanlığın denetim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bakanlığın sorumluluğu da işletmecinin yükümlülüklerini hafifletmez. Her kurum kendi görev alanının hesabını verecek.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“COP31 HAZIRLIĞINA GÖSTERDİĞİNİZ ÖZENİ BU SAHALARA DA GÖSTERİN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">COP31’in 9-20 Kasım’da Antalya’da gerçekleştirileceğini hatırlatan Aslan, Türkiye’nin ev sahipliğinin, atık yönetimindeki uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aslan, Türkiye'nin Antalya’da dünyaya iklim politikalarını anlatmaya hazırlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul’daki bu bulgulara vereceğimiz cevap ne olacak? COP31 hazırlığına gösterdiğiniz özeni, bu sahalardaki metan salımını azaltmaya da gösterin. Denetim sonuçlarını açıklayın, eksikleri gidermek için takvim koyun ve yapılan işi ölçümlerle ortaya koyun. Bu ülkenin havasını, toprağını, suyunu savunurken belediyenin partisine bakmayız. Tesisi işletenin de denetleyenin de sorumluluğunu sorgularız. Vatandaşın sağlığı ve Türkiye’nin geleceği, kurumların birbirine sorumluluk atacağı bir mesele değildir.”&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 14:37:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/zafer-partili-aslandan-atik-sahalarindaki-metan-salimi-icin-seffaflik-h163868.html">Zafer Partili Aslandan atık sahalarındaki metan salımı için şeffaflık çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sabahattin-alinin-olumunun-aydinlatilmasi-icin-adalet-bakanligi-na-h163867.html</link>
		<title>Sabahattin Alinin ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığı&amp;#039;na başvuru</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, yazar, şair ve gazeteci Sabahattin Ali’nin 1948 yılındaki ölümüne ilişkin dosyaların yeniden incelenmesi ve olayın aydınlatılması amacıyla Adalet Bakanlığına başvurdu. Başvuruda, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının yeniden incelenmesi, devlet arşivlerinde olayla ilgili belgelerin araştırılması ve yazarın mezar yerinin belirlenmesi istendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, yazar, şair ve gazeteci Sabahattin Ali’nin 1948 yılındaki ölümüne ilişkin dosyaların yeniden incelenmesi ve olayın aydınlatılması amacıyla bugün Adalet Bakanlığına başvurda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvuruda, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin resmî anlatımın, aradan geçen 70 yılı aşkın süreye rağmen, kamuoyunda, edebiyat, tarih ve hukuk çevrelerinde soru işaretlerini gidermediğine dikkat çekildi. Yazarın dönemin güvenlik ve istihbarat mekanizmalarının denetimi altındayken yakalandığı ve kötü muamele ya da işkence sonucunda hayatını kaybettiği yönündeki iddiaların bağımsız ve kapsamlı bir incelemeyle araştırılmadığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/1a072957-c130-4cea-ab4d-16fc416b7678-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cesedin kesin teşhisinin yapılamaması, otopsi sonrasında kalıntıların akıbetinin bilinmemesi ve yargılama belgelerindeki eksikliklerin söz konusu kuşkuları artırdığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CUMHURİYET TARİHİNİN EN ÇOK TARTIŞILAN FAİLİ MEÇHUL DOSYALARINDAN BİRİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sabahattin Ali’nin ölümünün aydınlatılmasının yalnızca bireysel bir olayın araştırılması olmadığı vurgulanan başvuruda, meselenin Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan faili meçhul dosyalarından birinin aydınlatılması açısından önem taşıdığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvuruda, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin, ölümlerin etkili biçimde araştırılmasını da kapsadığı belirtildi. Bir yazarın düşünceleri nedeniyle hedef alınmış olabileceğine ilişkin ciddi kuşkuların giderilmemesinin düşünce ve basın özgürlüğü açısından da önemli bir sorun oluşturduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZAMAN AŞIMI HÜKÜMLERİ ADLİ VE TARİHSEL HAKİKATİN ARAŞTIRILMASINA ENGEL DEĞİL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ölümün üzerinden uzun yıllar geçmesi nedeniyle zaman aşımı hükümlerinin gündeme gelebileceğine dikkat çekilen başvuruda, bunun adli ve tarihsel hakikatin araştırılmasına, arşivlerin incelenmesine ve yazarın kalıntılarının tespit edilmesine engel olmadığı vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günümüzdeki adli tıp, DNA analizi, antropolojik inceleme ve arşiv tarama yöntemlerinin geçmişteki maddi gerçeğe ulaşılması için olanak sağladığı belirtilerek, Sabahattin Ali dosyasının Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamına alınmasının kamu vicdanı açısından önemli olacağı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADALET BAKANLIĞI’NDAN ÜÇ TALEPTE BULUNULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneğinin ortak başvurusunda Adalet Bakanlığından şu taleplerde bulunuldu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1. Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının, Ali Ertekin hakkındaki dava dosyası ve af kararı da dâhil olmak üzere, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yeniden incelenmesi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2. Emniyet, jandarma, istihbarat ve devlet arşivlerinde olayla ilgili belge bulunup bulunmadığının araştırılması.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3. Sabahattin Ali’nin cesedinin gömüldüğü yerin tespit edilmesi ve mümkün olması hâlinde yakınlarının rızasıyla DNA ve antropolojik inceleme yapılması.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvuruda ayrıca, araştırma sonucunda ortaya çıkacak bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 14:14:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sabahattin-alinin-olumunun-aydinlatilmasi-icin-adalet-bakanligi-na-h163867.html">Sabahattin Alinin ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığı&amp;#039;na başvuru</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cyddden-11-ekim-dunya-kiz-cocuklari-gunune-ozel-dijital-h163866.html</link>
		<title>ÇYDDden 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Gününe özel dijital yayın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla “Kız Çocuklarının Eğitimi Geleceğimizin Güvencesidir” başlıklı dijital yayın gerçekleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in açılış konuşmasıyla başlayan “Kız Çocuklarının Eğitimi Geleceğimizin Güvencesidir” başlıklı dijital yayında emekli Büyükelçi Ertuğrul Apakan, mezun bursiyer ve bilişim teknolojileri öğretmeni Gülsüm Şentümür ile bursiyer ve Genç Denizyıldızı Zehra Özen konuşmacı olarak yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin dört bir yanından ÇYDD şubelerinin üyeleri ve gönüllülerinin de katıldığı program, ÇYDD’nin resmi yayın kanalı “Çağdaş Yaşam TV” YouTube kanalında canlı yayınlandı. Programın kolaylaştırıcılığını Çağdaş Gençlik Merkez Birimi (ÇGMB) Üyesi Pelin Nur Karakaya üstlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Programın açılış konuşmasını yapan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Yüksel, derneğin Siirt’in Pervari ilçesinde 17 kız öğrenciyle başlattığı burs çalışmalarının yıllar içindeki gelişiminden bahsederek, “1997 yılında, bir eylül ayında 17 kız öğrenci ile burs çalışmalarımızı başlattık. O dönem 'Bunlar öncü kızlar, arkası gelecek mutlaka' denmişti. Gerçekten 30 yıla yakın süre içinde 110 bin 744 kız çocuğu hem ortaokulda hem lisede ÇYDD ile buluştu” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında ayrıca, ekonomik koşulların kız çocuklarının eğitime erişiminin önündeki önemli engellerden biri olduğunu da vurgulayan Yüksel, “Hedefimiz, ‘Ben çok okumak istiyorum ama ekonomik koşullarım buna yetmiyor’ diyen hiçbir kız çocuğunun kalmaması” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel Başkan Yüksel’in derneğin çalışmalarına ve kız çocuklarının eğitim hakkına ilişkin değerlendirmelerinin ardından söz alan emekli Büyükelçi Ertuğrul Apakan ise 11 Ekim’in Dünya Kız Çocukları Günü olarak kabul edilmesine uzanan Birleşmiş Milletler sürecini anlattı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Apakan, “Kız çocuklarına ilişkin ayrımcılık döngüsünü küresel düzeyde kırmak; onların haklarını yükseltmek, korumak ve yaşamlarıyla ilgili karar süreçlerinde etkin rol almalarını sağlamak amaçlanıyor. Bu yönüyle karar sadece koruyucu değil, dönüştürücü bir nitelik taşıyor. Eğitim de bu sürecin merkezinde yer alıyor. Kaliteli ve kapsayıcı eğitim, kız çocuklarının önündeki engellerin kaldırılması için büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Programda eğitim desteğinin gençlerin yaşamındaki karşılığı, mezun bursiyer ve öğretmen Gülsüm Şentümür’ün deneyimiyle aktarıldı. ÇYDD’nin kendisine yalnızca maddi destek sunmadığını, aynı zamanda bir aile ve gelişim alanı sağladığını anlatan Şentümür, bursiyerlik döneminde edindiklerini bugün öğrencileriyle paylaşmaya çalıştığını söyledi. Şentümür, kız çocuklarının bilim ve teknoloji alanlarında desteklenmesinin önemine dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Programın son konuşmacısı olarak kız çocuklarını temsilen söz alan ÇYDD bursiyeri Zehra Özen ise ÇYDD tarafından 2020–2021 döneminde uygulanmaya başlayan ve lise bursiyerlerinin 21'inci yüzyıl yetkinliklerini geliştirmeyi hedefleyen Genç Denizyıldızı Projesi’ndeki deneyimlerini dinleyicilerle paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bursiyer gençlerin felsefe ve psikoloji dersleri aldığı, bilişim çalışmaları ve kitap okumalarıyla kendilerini geliştirdiği buluşmaların sosyalleşmesine ve özgüven kazanmasına katkı sağladığını anlatan Özen, pilot olmayı hedeflediğini belirterek, kız çocuklarına “Hayallerin gerçekleşmesi için hayatın durmadan devam ettiğini unutmamaları gerekir” mesajını verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:58:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cyddden-11-ekim-dunya-kiz-cocuklari-gunune-ozel-dijital-h163866.html">ÇYDDden 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Gününe özel dijital yayın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-borc-batagina-saplanan-ciftci-icin-acil-reform-h163865.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan borç batağına saplanan çiftçi için acil reform çağrısı  Çiftçi kan ağlıyor, feryatlar yürek dağlıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Temmuz 2026 itibariyle 1 trilyon 511 milyar liraya yükselen çiftçi borçlarına dikkat çekerek, “Tarım Kanunu&#039;nun 21. maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek miktarı 722 milyar liraydı ama verilen destek 168 milyar lirada kaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tohum, gübre, mazot, elektrik, sulama, yem, zirai ilaç ve işçilik giderler katlanarak artarken, limondan domatese, üzümden fındığa, çaydan elmaya, pamuktan buğdaya hiçbir ürün para etmiyor. Borç batağına saplanan çiftçi üründen para kazanamazken, tüketici de pahalıya tüketmek zorunda kalırken, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülkenin gıda egemenliği riske giriyor. Derhal çiftçiye ve tarıma yeterli destek verilmesi, borçların iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi, maliyet yükünün azaltılması için yapısal reformlar uygulanmalıdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YURDUN DÖRT BİR YANINDA FERYAT VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de tarımsal üretimin ve çiftçilerin çok ağır bir krizle karşı karşıya kaldığını ve iktidarın çare üretmediğini vurgulayan Ayhan Barut, “Çiftçinin sırtındaki borç yükü büyüyor, tarımsal üretimin maliyeti katlanıyor, ancak üreticinin hak ettiği destek verilmiyor. Yurdun dört bir yanında emektar çiftçimiz feryat ediyor, onların haklı isyanı yüreğimizi parçalıyor. Ege’den Karadeniz’e, İç Anadolu’ndan Akdeniz’e memleketin her yanında elmadan pamuğa, narenciyeden fındığa, üzümden buğdaya hiçbir ürün para etmiyor, maliyetin altındaki fiyatlar tarıma ve çiftçiye büyük darbe vuruyor. Çiftçiyi zora sokan, çaresizliği kader olarak yansıtanlar bu krizin bedelini sandıkta mutlaka ödeyecekler” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU YARAYI SARIN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tohumdan gübreye, mazottan elektriğe, sulamadan yeme, zirai ilaçtan işçiliğe kadar bütün üretim kalemlerinde maliyetlerin hızla arttığını belirten Barut, borç batağına saplanan çiftçinin ve sürdürülemez hale gelen üretimin nefes alabilmesi için şunları kaydetti;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Lafı uzatmadan, algıyı bırakarak iktidarın artık somut adımlarla bu dertlere çare bulması şarttır. Bu yara hemen sarılmalıdır. Acilen çiftçiye verilmesi gereken tarımsal destekler yeterli düzeye çıkarılmalı, destekler zamanında ve öngörülebilir biçimde ödenmelidir. Çiftçilerin bankalara, tarım kredi kooperatiflerine ve finans kuruluşlarına olan tarımsal üretim kaynaklı borçları iki yıl süreyle faizsiz ertelenmeli, üreticinin yeniden üretime devam edebilmesi için ödeme koşulları iyileştirilmelidir. Mazot, gübre, tohum, elektrik, sulama, yem ve zirai ilaç gibi temel girdilerde çiftçinin yükünü azaltacak kalıcı düzenlemeler yapılmalıdır. KDV ve ÖTV muafiyetleri öncelikle yaşama geçirilmelidir. Ürün bazında maliyetler dikkate alınarak üreticinin sürdürülebilir gelir elde etmesini sağlayacak etkili destek ve planlama mekanizmaları kurulmalıdır. Üretim planlaması güçlendirilmeli, çiftçinin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı, yerli üretim ve tarımsal verimlilik desteklenmeli, çiftçinin emeğinin karşılığını alması güvence altına alınmalıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:33:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-borc-batagina-saplanan-ciftci-icin-acil-reform-h163865.html">Ayhan Baruttan borç batağına saplanan çiftçi için acil reform çağrısı  Çiftçi kan ağlıyor, feryatlar yürek dağlıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abden-trump-putin-dizel-anlasmasina-tepki-rusya-uzerindeki-baskiyi-h163864.html</link>
		<title>ABden Trump-Putin dizel anlaşmasına tepki: Rusya üzerindeki baskıyı artırmalıyız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında varılan ve Rusya dizeline yönelik ABD yaptırımlarının geçici olarak kaldırılmasını öngören anlaşmaya tepki gösterdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, savaşın sona erdirilmesi için Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini söyledi. Avrupalı dışişleri bakanları, ABD&#039;nin kararına rağmen Moskova&#039;ya yönelik yaptırımların sürdürüleceğini bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında hafta sonu varılan anlaşmaya göre Rusya, ABD ve küresel piyasalara ilk etapta 300 bin ton, kasım ayında 500 bin ton, daha sonra ise 1 milyon ton ilave dizel sağlayacak. Washington da anlaşmanın uygulanabilmesi için Rus dizeline yönelik yaptırımlara, Nisan 2027'ye kadar geniş kapsamlı muafiyet getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AB dışişleri bakanlarının Lüksemburg'daki toplantısı öncesinde konuşan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "ABD bizim en büyük müttefikimiz ancak mesajımız açık: Bu savaşı sona erdirmek istiyorsak bunu yapmanın tek yolu Rusya üzerinde daha fazla baskı kurmaktır. Bu savaşı Rusya başlattı. Bunu unutmamalıyız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lüksemburg’da düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde gazetecilere konuşan İrlanda Dışişleri Bakanı Helen McEntee, anlaşmayı “endişe verici” olarak nitelendirirken, İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard anlaşmadan "büyük üzüntü" duyduğunu ve yürürlüğe girmemesini umduğunu söyledi. Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys ise anlaşmanın "transatlantik toplum içindeki birliğe yardımcı olmadığını" belirterek, Avrupa'nın Rusya üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürmesi gerektiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRUMP ENERJİ ATEŞKESİ İLAN ETTİ, ZELENSKİ RUS SALDIRILARININ SÜRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizel anlaşması tartışılırken Trump, Rusya ve Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları durduracak bir "enerji ateşkesi" konusunda da anlaştığını açıkladı. Trump, ateşkesin "derhal" yürürlüğe girdiğini söylerken anlaşmanın ayrıntılarını paylaşmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ilk olarak böyle bir ateşkesten haberdar olmadığını belirtirken, daha sonra Kiev'in, Rusya'nın da uyması koşuluyla enerji tesislerine saldırmama önerisini desteklediğini açıkladı. Zelenskiy, Trump'ın açıklamasından sonra Rusya'nın Kiev ve Harkiv bölgelerindeki enerji tesislerini vurduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kallas da ateşkesin yalnızca petrol rafinerilerini kapsaması halinde Rusya'nın lehine sonuç doğuracağı görüşünü dile getirdi. Ukrayna'nın bir, Rusya'nın ise 32 büyük petrol rafinerisi bulunduğuna dikkati çeken Kallas, enerji altyapısının özellikle yaklaşan kış nedeniyle kritik önem taşıdığını belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:17:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abden-trump-putin-dizel-anlasmasina-tepki-rusya-uzerindeki-baskiyi-h163864.html">ABden Trump-Putin dizel anlaşmasına tepki: Rusya üzerindeki baskıyı artırmalıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emep-genel-baskani-aslan-hirsiz-hirsizdan-vurguncu-vurguncudan-h163863.html</link>
		<title>EMEP Genel Başkanı Aslan: &amp;quot;Hırsız hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, &quot;fon krizi&quot;ne ilişkin, &quot;Bunların birbirinden hesap sormasını beklemek mümkün değildir. Hırsız hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz. Bu düzen çürüdü, tuz koktu. Bu düzeni değiştirmek için güçlerimizi birleştirmekten başka şansımızın olmadığını görmemiz gerekiyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Gebze İlçe Örgütünün 11. Olağan Kongresi Gebze Kültür Merkezi Kardelen Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi.<br />
Kongreye EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve Genel Başkan Yardımcısı Arzu Erkan’ın yanı sıra Yeni Parti, DEM Parti, Sol Parti, TKP temsilcileri; Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 ve 2 No’lu şubeleri, TMMOB Makina Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği, Tüm Emeklilerin Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası, Eğitim Sen Kocaeli 2 No’lu Şube, Demokratik Alevi Dernekleri, UİD-DER, Kars, Ardahan, Iğdır Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Çamlıçatak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği temsilcileri ile petro kimya ve metal iş kolundan işçiler, işçi temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında "fon krizi"nde adı geçen eski AK Parti'li Fatma Betül Sayan Kaya ve eşine ilişkin Askan, iktidarın yolsuzluk iddiaları karşısındaki tutumunu eleştirdi. Muhalif belediyelere yönelik operasyonlar yapılırken iktidara yakın isimler hakkındaki iddiaların aynı biçimde soruşturulmadığını dile getiren Aslan, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hani bunlar diyorlardı ya faiz haram ama bakıyoruz ki borsadan kazanılan para helal. Büyük kazançlar elde etmişler, kimisi parasını yurt dışına götürmüş. Cumhurbaşkanı çıkıp ‘Biz bunlara müsaade etmeyiz’ diyor. Bunların birbirinden hesap sormasını beklemek mümkün değildir. Hırsız hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz. Bu düzen çürüdü, tuz koktu. Bunu alaşağı etmeden, orasından burasından tamir etmek mümkün değil. Bu düzeni değiştirmek için güçlerimizi birleştirmekten başka şansımızın olmadığını görmemiz gerekiyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aslan, ktidarın dış politikasını ve gündemdeki Mekke Sözleşmesi tartışmalarını da değindi. Sözleşmenin Türkiye’yi Ortadoğu’daki çatışmaların içine daha fazla çekeceğini savunan Aslan, Suudi Arabistan’a teknik destek adı altında asker gönderilmesine yönelik hazırlıkların emekçilerin çocuklarını yeniden bölgesel çatışmaların parçası haline getireceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyit Aslan, "ABD işbirlikçiliğinde öyle bir noktaya geldiler ki henüz sözleşmenin maddeleri Meclise gelmeden Mekke Sözleşmesi’ni övüyorlar. Bu, Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına yeniden sürüklenmesidir. Emperyalist barbarlığın taşeronluğunun aracı haline getirilmemize karşı çıkmalıyız" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 12:54:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emep-genel-baskani-aslan-hirsiz-hirsizdan-vurguncu-vurguncudan-h163863.html">EMEP Genel Başkanı Aslan: &amp;quot;Hırsız hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-uefa-sampiyonlar-ligi-nin-2-haftasinda-yarin-barcelona-yi-h163862.html</link>
		<title>Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi&amp;#039;nin 2. haftasında yarın Barcelona&amp;#039;yı konuk edecek</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi&#039;nin ikinci haftasında yarın İspanya ekibi Barcelona&#039;yı ağırlayacak. RAMS Park&#039;taki saat 22.00&#039;de başlayacak müsabakayı, İtalyan hakem Marco Guida yönetecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray Futbol Takımı, Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona ile oynayacağı maçın hazırlıklarını dün Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Dinamik ısınmayla başlayan idman, üç grup halinde 8’e 2 pas çalışmasıyla devam etti. Teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman, taktik çalışmayla sona erdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAZIRLIKLAR 14.00'TEKİ İDMANLA TAMAMLANACAK&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray Futbol Takımı, saat 14.00’te yapacağı idmanla hazırlıklarını tamamlayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sarı-kırmızılı ekip, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en büyük futbol organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçında deplasmanda Portekiz temsilcisi Sporting'e 3-1 mağlup oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Barcelona ise bu sezon ilk maçında konuk ettiği Feyenoord'u 5-1 yendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİNGO FORMA GİYEMEYECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray'ın Fildişi Sahilli oyuncusu Wilfried Singo, sakatlığı sebebiyle yarın forma giyemeyecek. Ayrıca Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş, Arda Ünyay, Eyüp Aydın ve Can Armando Güner, UEFA'ya bildirilen kadroda yer almadı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 12:42:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-uefa-sampiyonlar-ligi-nin-2-haftasinda-yarin-barcelona-yi-h163862.html">Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi&amp;#039;nin 2. haftasında yarın Barcelona&amp;#039;yı konuk edecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burhanettin-bulut-issizlik-fonu-iscinin-guvencesi-olmaktan-cikarildi-h163861.html</link>
		<title>Burhanettin Bulut: İşsizlik fonu işçinin güvencesi olmaktan çıkarıldı, işverenin destek kasasına dönüştürüldü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, işsizlik sigortası verileri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarına tepki gösterdi. İşsizliğin büyüdüğünü, işsizlik ödeneğine erişimin zorlaştığını belirten Bulut, “Milyonlarca vatandaş geçim derdine düşmüş, işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. İşçinin alın teriyle oluşan fonun kaynakları ise emekçiden çok işverene teşvik ve destek olarak aktarılıyor. İktidarın önceliği işçi değil, işveren” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bulut, yılın sekiz ayında işsizlik ödeneğine başvuranların sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 24 bin 491 kişi artarak 1 milyon 361 bin 18’e yükseldiğini, ödenek bağlananların sayısının ise 11 bin 540 kişi azalarak 645 bin 331’de kaldığını belirtti. Bulut, geçen yıl işsizlik ödeneğine başvuran her 100 kişiden 49’u ödeme alabilirken bu yıl söz konusu oranın 47’ye gerilediğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞSİZLİK ARTIYOR, İŞSİZİN FONA ERİŞİMİ ZORLAŞIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşsizlik ödeneği alabilmek için işten ayrılmadan önceki son 120 gün hizmet akdine tabi çalışmış olmak ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemek gibi koşulların arandığına dikkati çeken Bulut, milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiği bir dönemde işsiz kalanların destek mekanizmalarına erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞÇİNİN PARASI İŞVERENE TEŞVİK OLARAK AKTARILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bulut, “İşsizlik Sigortası Fonu’nun toplam varlığı son bir yılda 342 milyar lira artarak eylül sonunda 883 milyar liraya ulaştı. Fonun 2025 yılı sonundaki toplam varlığı 628 milyar lira olarak kaydedilirken bu yılın ilk sekiz ayında gelirleri 518,7 milyar liraya, harcamaları ise 264 milyar liraya çıktı. İlk sekiz ayda işsizlere yapılan ödemeler 82,5 milyar lirada kalırken aktif iş gücü programlarına 53 milyar lira, işbaşı eğitimine 29,4 milyar lira, teşvik ve destek ödemelerine ise 92,8 milyar lira harcandı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bulut, işsizlikle mücadele için oluşturulan bir fonun kaynaklarının önemli bölümünün teşvik ve destek ödemelerine yönlendirilmesini eleştirerek, işsizlik sigortasının öncelikle işini kaybeden emekçilerin güvencesi olması gerektiğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İKTİDARIN ÖNCELİĞİ EMEKÇİ DEĞİL, İŞVEREN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik krizin faturasının ücretlilere, emeklilere ve işsizlere kesildiğini belirten Bulut, vatandaşların artan hayat pahalılığı karşısında gelirleriyle geçinemez hale geldiğini, işini kaybedenlerin ise yeni iş bulana kadar ayakta kalmakta zorlandığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçilerin primleriyle oluşan bir fonun, işsiz kalan yurttaşların yaşamını sürdürebilmesi için güçlü bir güvence sağlaması gerektiğini vurgulayan Bulut, teşvik ve destek politikalarının emekçinin haklarını ve sosyal güvenliğini gölgede bırakmaması gerektiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bulut, “Bir yanda işsiz kalan, evine ekmek götürmekte zorlanan milyonlar; diğer yanda büyüyen bir fon ve işverenlere aktarılan milyarlarca liralık teşvikler var. İşsizlik Sigortası Fonu’nun varlığı artıyor ama işsizlerin bu fondan yararlanma oranı düşüyor. Emekçi işsiz kaldığında yalnız bırakılıyor. İktidarın önceliği şirketlerin bilançoları değil, insanın geçimi ve emeğin korunması olmalıdır” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 12:20:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burhanettin-bulut-issizlik-fonu-iscinin-guvencesi-olmaktan-cikarildi-h163861.html">Burhanettin Bulut: İşsizlik fonu işçinin güvencesi olmaktan çıkarıldı, işverenin destek kasasına dönüştürüldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-sanayi-insaat-ticaret-ve-hizmet-sektorleri-toplaminda-ciro-h163860.html</link>
		<title>TÜİK: Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi ağustos ayında yıllık yüzde 31,8 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2026 yılı ağustos ayında yıllık yüzde 31,8 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2026 Ciro Endeksleri verilerini açıkladı. Buna göre, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, ağustos ayında yıllık yüzde 31,8 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında, 2026 yılı Ağustos ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 32,6, inşaat ciro endeksi yüzde 19,2&nbsp; ticaret ciro endeksi yüzde 32,5, hizmet ciro endeksi yüzde 33,6 arttış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOPLAM CİRO AYLIK YÜZDE 3 ARTTI&nbsp;<br />
<br />
Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2026 yılı Ağustos ayında aylık yüzde 3,0 arttı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ağustos ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 2,2, ticaret ciro endeksi yüzde 4,3, hizmet ciro endeksi yüzde 2,6 artarken,&nbsp; inşaat ciro endeksi yüzde 3,7 azaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 11:51:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-sanayi-insaat-ticaret-ve-hizmet-sektorleri-toplaminda-ciro-h163860.html">TÜİK: Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi ağustos ayında yıllık yüzde 31,8 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-li-gurer-66-yas-ve-uzerindekilerin-kredi-borcu-bir-h163859.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;li Gürer: &amp;quot;66 yaş ve üzerindekilerin kredi borcu bir yılda 10 milyar 334 milyon TL arttı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, &quot;66 yaş ve üzerindekilerin kredi borcu bir yılda 10 milyar 334 milyon TL arttı. Artış oranı yüzde 66,1. Daha da düşündürücü olan, bu yaş grubunda kredi kullanan kişi sayısının da 205 bin 983&#039;ten 263 bin 500&#039;e yükselmesidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Haziran 2026 verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, 56 yaş ve üzerindeki vatandaşların kullandığı tüketici ve konut kredilerindeki artışa dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran 2025'te 72 milyar 612 milyon TL olan kredi tutarının, Haziran 2026'da 110 milyar 231 milyon TL'ye yükseldiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bir yılda kredi borcunun, yüzde 51,8 yükselerek, 37 milyar 619 milyon TL arttığını yükseldiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, 56 yaş ve üzerindeki yurttaşların kredi borcunun bir yılda yüzde 51,8 arttığını, kredi kullanan kişi sayısının da 843 bin 804'ten 968 bin 292'ye çıktığını bildirerek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yani bir yılda 124 bin 488 kişi daha borçlanmış. Kişi sayısındaki artış yüzde 14,8 iken kredi tutarındaki artış yüzde 51,8. Bu tablo, yalnızca daha fazla kişinin kredi kullandığını değil, aynı zamanda ileri yaştaki, yani emekli vatandaşlarımızın daha yüksek tutarlarda borçlandığını gösteriyor. İleri yaşta kredi kullanımının boyutunu anlamak için kişi başına düşen ortalama borca bakmak yeterlidir. 56 yaş ve üzerindeki her kredi kullanıcısının ortalama 113 bin 841 TL kredi borcu bulunuyor. Bu, emeklilik döneminde yurttaşların önemli bir bölümünün gelirleriyle geçinemediğini ve borçlanmaya mecbur kaldığını gösteriyor. Yaş grupları arasında özellikle 56-65 yaş grubundaki borçlanmanın dikkat çekiyor. Bu grupta kişi başına yaklaşık 119 bin 564 TL, 66 yaş ve üzerindeki grupta ise yaklaşık 98 bin 538 TL kredi tutarı düşüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran 2025'te 56 yaş ve üzerindekilerin kredi tutarı 72,61 milyar TL, kredi kullanan kişi sayısı 843 bin 804 oldu. Bu grubun toplam kredi tutarındaki payı yüzde 11,3, kişi sayısındaki payı ise yüzde 13 düzeyindeydi. Haziran 2026'da ise kredi tutarı 110,23 milyar TL'ye, kredi kullanan kişi sayısı 968 bin 292'ye çıktı. Böylece 56 yaş ve üzerindekilerin toplam kredi tutarındaki payı yüzde 14'e, kişi sayısındaki payı ise yüzde 15,8'e yükseldi."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR YILDA 57 BİN 517 KİŞİ DAHA KREDİ KULLANMIŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, bir yıl içinde hem kredi tutarı hem kredi kullanan kişi sayısının arttığını, daha da önemlisi, toplam kredi içindeki paylarının yükseldiğini belirterek, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu, emekli yurttaşların borçlanmasının geçici bir durum olmadığını, giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini gösteriyor. 66 yaş ve üzerindekilerin kredi borcu bir yılda 10 milyar 334 milyon TL arttı. Artış oranı yüzde 66,1. Daha da düşündürücü olan, bu yaş grubunda kredi kullanan kişi sayısının da 205 bin 983'ten 263 bin 500'e yükselmesidir. Bir yılda 57 bin 517 kişi daha kredi kullanmış. Kredi kullanan kişi sayısındaki artış yüzde 27,9. Yani 66 yaş ve üzerindeki yurttaşların hem borçlanan sayısı hem de borç miktarı çok hızlı yükseliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EMEKLİ YURTTAŞLARIMIZIN İNSANCA YAŞAYABİLECEĞİ BİR GELİR DÜZEYİ SAĞLANMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir insan 66 yaşına gelmiş, emekli olmuş veya sabit bir gelirle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Buna rağmen kredi kullanmak zorunda kalıyorsa burada bireysel bir tercihten çok ekonomik koşulların yarattığı bir zorunluluk vardır. Emekli maaşıyla ay sonunu getiremeyen yurttaş krediye yöneliyor. Kredi, artık yatırım veya ihtiyaç dışı harcama aracı olmaktan çıkıp geçinme aracına dönüşüyor. Bu durum özellikle sabit gelirli emekliler açısından ağır bir borç sarmalı yaratıyor. İnsanlar çalışma hayatını tamamladıktan sonra borç batağına sürüklenmemeli. Yaşlılık dönemi, kredi taksitlerinin nasıl ödeneceğinin düşünüldüğü bir dönem olmamalı. Emekli yurttaşlarımızın insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyi sağlanmalıdır. Açlık sınırı altında ücrete mahkum edilen emekli için en düşük maaş asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 11:30:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-li-gurer-66-yas-ve-uzerindekilerin-kredi-borcu-bir-h163859.html">CHP&amp;#039;li Gürer: &amp;quot;66 yaş ve üzerindekilerin kredi borcu bir yılda 10 milyar 334 milyon TL arttı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-fon-sorusturmasinda-gizli-h163858.html</link>
		<title>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: Fon soruşturmasında gizli belgeleri paylaşanlar hakkında soruşturma başlatıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “fon soruşturması” kapsamında, soruşturmanın içeriğine ilişkin “gizli” ibareli belgelerin sosyal medya ve dijital mecralarda paylaşılması üzerine, paylaşımı yapanlar hakkında resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılıktan yapılan açıklamada, “fon soruşturması” kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Bankalar Birliği ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlara soruşturmanın aşamalarına uygun talimat ve müzekkereler gönderildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda, soruşturmanın içeriğine ilişkin “gizli” ibareli belgelerin kamuoyuyla paylaşıldığının görüldüğü ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, soruşturmanın gizliliğinin alenen ihlal edilmesinin Türk Ceza Kanunu’nun 285. maddesinde düzenlenen “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçu kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklamada, “Bu paylaşımları yapanlar hakkında Başsavcılığımızca resen adli soruşturma işlemlerine başlanılmıştır” denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 11:10:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-fon-sorusturmasinda-gizli-h163858.html">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: Fon soruşturmasında gizli belgeleri paylaşanlar hakkında soruşturma başlatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-kocaelispor-u-2-1-maglup-etti-h163857.html</link>
		<title>Beşiktaş, Kocaelispor&amp;#039;u 2-1 mağlup etti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Beşiktaş, Trendyol Süper Lig&#039;in 7&#039;nci haftasında sahasında Kocaelispor&#039;u 2-1 yendi. Siyah-beyazlılar, puanını 15&#039;e yükselterek haftayı, lider Galatasaray&#039;ın ardından ikinci sırada tamamladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trendyol Süper Lig'in 7'nci haftasında Beşiktaş ile Kocaelispor, Dolmabahçe'de karşı karşıya geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ev sahibi ekip, 18. dakikada Vaclav Cerny'nin asistinde Orkun Kökçü'nün attığı golle 1-0 öne geçti. Kocaelispor, 27. dakikada Show'un golüyle eşitliği sağladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 29. dakikasında Djalo ile Tayfur Bingöl arasında yaşanan mücadelenin ardından Beşiktaş penaltı kazandı. Penaltıyı 31. dakikada gole çeviren Dusan Vlahovic, siyah-beyazlıları yeniden öne geçirdi. İlk yarısı 2-1 tamamlanan karşılaşmanın ikinci yarısında gol olmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir maçlık aranın ardından galip gelen Beşiktaş, puanını 15'e yükseltti ve haftayı lider Galatasaray'ın arkasında ikinci sırada bitirdi. Kocaelispor ise 12 puanda kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ligin 8. haftasında Beşiktaş, Trabzonspor'a konuk olacak. Kocaelispor ise sahasında Göztepe'yi ağırlayacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:47:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-kocaelispor-u-2-1-maglup-etti-h163857.html">Beşiktaş, Kocaelispor&amp;#039;u 2-1 mağlup etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/jandarma-genel-komutanligi-135-muvazzaf-subay-alacak-h163856.html</link>
		<title>Jandarma Genel Komutanlığı 135 muvazzaf subay alacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde istihdam edilmek üzere 135 muvazzaf subay alınacak. Başvurular 12–26 Ekim 2026 tarihleri arasında Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Personel Temin Sistemi üzerinden e-Devlet aracılığıyla yapılacak. Tabip ve diş tabibi branşlarında KPSS ve ALES şartı aranmayacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığının “2027 Yılı Muvazzaf Subay Temin İlanı” Resmi Gazete’de yayımlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlana göre, Jandarma Genel Komutanlığı karargahı ile bağlı birlik ve kurumlarda görevlendirilmek üzere alınacak 135 muvazzaf subay, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığında eğitim görecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAŞVURULAR 26 EKİM’DE SONA ERECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvurular, 12 Ekim 2026 tarihinde başlayacak ve 26 Ekim 2026 saat 23.59’da sona erecek. Adaylar, başvurularını yalnızca Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Personel Temin Sistemine e-Devlet üzerinden giriş yaparak gerçekleştirebilecek. Posta yoluyla veya şahsen yapılan başvurular dikkate alınmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvurusu kabul edilerek seçme sınavlarına katılmaya hak kazanan adaylar ile sınavların uygulama esasları, merkezleri ve tarihleri, Personel Temin Sisteminde duyurulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">LİSANS MEZUNİYETİ VE YAŞ ŞARTLARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adayların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, başvuru kılavuzunda belirtilen en az dört yıllık lisans bölüm veya programlarından ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olması gerekiyor. Muhtemel geçici kayıt tarihi olarak belirtilen Ocak 2027’ye kadar mezun olabilecek durumdaki adaylar da başvurabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 1 Ocak 2026 itibarıyla lisans mezunları veya geçici kayıt tarihine kadar mezun olabilecek adaylar için 27, lisansüstü öğrenimini tamamlamış adaylar için 32 yaşını bitirmemiş olma şartı bulunuyor. Buna göre, ilk grupta 1 Ocak 1999 ve sonrasında, lisansüstü öğrenimini tamamlayanlarda ise 1 Ocak 1994 ve sonrasında doğanlar başvuru yapabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu olması, hamile olmamak ve başvuru kılavuzunda belirtilen diğer koşulları taşımak da aranan şartlar arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BRANŞLARA GÖRE KONTENJANLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jandarma branşına 79, istihkama 11, muhabereye 10, bakıma 7, hukuka 4, ikmale ve veterinere birer kontenjan ayrıldı. Maliye, inşaat mühendisliği, tabip ve diş tabibi branşlarında ise 2'şer subay alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğretmenlik branşlarında beden eğitimi için 3, hukuk ve İngilizce için dörder, rehberlik, İtalyanca ve Fransızca için birer kontenjan belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam kontenjanın 116’sı erkek, 12’si kadın adaylar için ayrıldı. Bunlara ek olarak, jandarma branşında “şehit veya vazife malulü kontenjanları” kapsamında 6 erkek ve 1 kadın aday için yer ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TABİP VE DİŞ TABİPLERİNDE KPSS VE ALES ŞARTI YOK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlanın puan tablosunda jandarma, istihkam, muhabere, ikmal, bakım, maliye, inşaat mühendisliği, beden eğitimi öğretmenliği, rehberlik öğretmenliği, hukuk öğretmenliği ve veteriner branşları için KPSS P3 ve ALES eşit ağırlık puanları 65 olarak belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngilizce, İtalyanca ve Fransızca öğretmenliği branşlarında KPSS P3 ve ALES eşit ağırlık için 65, YDS için 85 puan yer aldı. Hukuk branşında ise KPSS P4 ve ALES eşit ağırlık puanları 70 olarak belirlendi. Tabip ve diş tabibi branşlarında KPSS ve ALES şartı aranmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvuru yapılabilecek lisans bölüm ve programları ile diğer koşullar başvuru kılavuzunda yer alacak. Kılavuz, Jandarma Genel Komutanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının kamu ilanları sayfası ve Kariyer Kapısı üzerinden yayımlanacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:30:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/jandarma-genel-komutanligi-135-muvazzaf-subay-alacak-h163856.html">Jandarma Genel Komutanlığı 135 muvazzaf subay alacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/hekim-birligi-sendikasi-ndan-eylem-karari-sendika-uyesi-hekimler-h163855.html</link>
		<title>Hekim Birliği Sendikası&amp;#039;ndan eylem kararı... Sendika üyesi hekimler, 1 Kasımdan itibaren uzaktan muayene yapmayacak</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası, Kahramanmaraş’ta, ambulans gönderilmediği iddia edilen 17 yaşındaki Ahmet Turan Buyruk’ta beyin kanaması tespit edilmesine ilişkin haberin ardından, zorunlu uzaktan muayeneye karşı eylem kararı aldığını açıkladı. Sendika, üyelerinin 1 Kasım’dan itibaren aile hekimlerine zorunlu olarak tanımlanan uzaktan muayene randevularında hizmet sunmayacağını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hekim Birliği Sendikası, sosyal medya hesabından Kahramanmaraş’ta şiddetli baş ağrısı nedeniyle ambulans talep edilen Ahmet Turan Buyruk’un yaşadıklarına ilişkin haberi paylaşarak, açıklama yaptı. Halkın sağlığını ve hekimlerin mesleki ve hukuki güvenliğini korumak amacıyla sendikal eylem kararı aldığını belirten sendika, yüz yüze muayene ve diğer sağlık hizmetlerinin devam edeceğini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendikanın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Videodaki gibi olaylarla karşılaşmamak, halkımızın sağlığını ve hekimlerimizin mesleki ve hukuki güvenliğini korumak için sendikal eylem kararı aldık. Hekimlik yalnızca hastayı dinlemek değildir; görmek, dokunmak ve fizik muayene yapmaktır. 1 Kasım 2026’dan itibaren aile hekimlerine zorunlu olarak tanımlanan uzaktan muayene randevularında üyelerimiz hizmet sunmayacaktır. Yüz yüze muayene ve diğer sağlık hizmetleri devam edecektir. Hasta güvenliğinden ve hekimlik mesleğinin bilimsel ilkelerinden taviz vermeyeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:18:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/hekim-birligi-sendikasi-ndan-eylem-karari-sendika-uyesi-hekimler-h163855.html">Hekim Birliği Sendikası&amp;#039;ndan eylem kararı... Sendika üyesi hekimler, 1 Kasımdan itibaren uzaktan muayene yapmayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-misir-pakistan-ve-suudi-arabistandan-husi-saldirilarina-h163854.html</link>
		<title>Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistandan, Husi saldırılarına ortak kınama</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın oluşturduğu R4 Grubu, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayarak, saldırıların derhal ve koşulsuz durdurulmasını istedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dışişleri Bakanlığı, R4 Grubu’nun Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara ilişkin ortak bildirisini paylaştı. Bildiride, saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olduğu vurgulanarak, ülkenin Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuk çerçevesinde aldığı meşru tedbirlere destek ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın yayımladığı ortak bildiride şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“R4 Grubu Devletleri (Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı), Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı hedef alarak sivillerin ölümüne, yaralanmasına, ayrıca sivil altyapı ve tesislerin zarar görmesine yol açan menfur saldırılar da dâhil olmak üzere, uluslararası hukukun açık bir ihlalini teşkil eden, Husi milisler tarafından Suudi Arabistan Krallığı'na karşı gerçekleştirilen mevcut düşmanca saldırıları en güçlü şekilde kınamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Grup, bu saldırıların Krallığın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğunu, Krallığın güvenliğine, istikrarına ve sivillerin emniyetine doğrudan tehdit oluşturduğunu ve hiçbir gerekçeyle haklı çıkarılamayacak veya kabul edilemeyecek tehlikeli bir tırmanış teşkil ettiğini bir kez daha teyit etmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Grup ayrıca, Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuk çerçevesinde; Krallığın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak, vatandaşlarının ve mukimlerinin emniyetini korumak amacıyla, bu saldırılara karşı koymak, tehdit kaynaklarını caydırmak ve bunların tekrarlanmasını önlemek için aldığı tüm meşru tedbir ve adımlara verdiği tam destek de dâhil olmak üzere, Suudi Arabistan Krallığı ile dayanışmasını ve desteğini bir kez daha vurgulamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Grup, bu saldırıların sonuçlarından ve bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden her türlü olumsuz yansımalarından tamamen Husi milislerini sorumlu tutmakta; bu saldırıların derhal ve koşulsuz olarak durdurulmasını talep etmektedir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:04:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-misir-pakistan-ve-suudi-arabistandan-husi-saldirilarina-h163854.html">Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistandan, Husi saldırılarına ortak kınama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-tarih-verdi-12-ekim-de-turkiye-nin-buyuk-bolumunde-h163853.html</link>
		<title>Meteoroloji Tarih Verdi: 12 Ekim&amp;#039;de Türkiye&amp;#039;nin Büyük Bölümünde Sağanak Bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji 12 Ekim 2026 hava tahminini açıkladı. Pazartesi hangi bölgelerde yağmur yağacak? İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye geneli son durum.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Meteorolojiden 12 Ekim İçin Geniş Kapsamlı Yağış Tahmini</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu bölgelerde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağış tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölgelerin büyük bölümünde az bulutlu ve açık hava öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bununla birlikte Marmara, Kıyı Ege, Orta ve Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun doğusunda sabah saatlerinde yer yer pus ve sis görülebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gece saatlerinde ise iç ve doğu kesimlerde pus ve sis oluşması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle sabah erken saatlerde yola çıkacak sürücülerin görüş mesafesindeki olası azalmaya dikkat etmesi gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklentisi özellikle şu alanlarda yoğunlaşıyor:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marmara'nın güney ve doğusu, Kuzey Ege, Karadeniz'in bazı iç kesimleri ve Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunda pus ve sis ihtimali devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'un bulunduğu Marmara Bölgesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 12 Ekim tarihli sağanak yağış tahmininde yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle pazartesi günü kentte bulutluluğun artması ve yağış görülmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak İstanbul'un bütün ilçelerinde aynı miktarda yağış meydana geleceğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle açık havada çalışacakların, toplu taşıma kullanacakların ve hafta başında trafiğe çıkacakların güncel ilçe tahminlerini takip etmesi yararlı olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç Anadolu Bölgesi de 12 Ekim Pazartesi günü sağanak yağış beklenen alanlar arasında bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara için yayımlanan beş günlük tahminde pazartesi günü yer yer sağanak yağış öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kent merkezinde günün en yüksek sıcaklığının yaklaşık 24 derece seviyesinde olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağışın hangi ilçelerde ve saatlerde etkili olacağı, kısa vadeli meteorolojik tahminlerle daha net değerlendirilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir başta olmak üzere bölgedeki yerleşimlerde hafta sonundaki daha açık havanın yerini bulutlu ve yağışlı koşullara bırakması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle kıyı ve iç kesimler arasında yağışın başlangıç saati, süresi ve miktarı farklılık gösterebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açık hava etkinliği, tarımsal çalışma veya yolculuk planlayanların ilçe bazlı güncel tahminleri kontrol etmesi önem taşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antalya, Adana ve Akdeniz Bölgesinde Sağanak Beklentisi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antalya, Adana, Mersin ve çevre illerde genel bölgesel tahmin yağış olasılığına işaret ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak yağışın her noktada aynı şekilde gerçekleşmesi beklenmemeli.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle sahil kesimleri ile Torosların iç ve yüksek kesimlerinde &nbsp;hava koşulları birbirinden farklı olabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle bölgedeki turizm, ulaşım ve açık hava faaliyetlerinin günlük ilçe tahminleri doğrultusunda planlanması yararlı olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadeniz'de Hangi Kesimlerde Yağış Bekleniyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orta ve Doğu Karadeniz'de ise özellikle iç kesimler yağış tahmini kapsamında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolayısıyla Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize gibi illerde sahil ile yüksek ve iç kesimlerin &nbsp;hava durumu ayrı değerlendirilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Hava Durumu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazartesi günü Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğu Anadolu'da ise bölgenin güney ve batı kesimleriyle Erzurum çevreleri yağış tahmini kapsamında bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yağışın yerel dağılımı ve süresi il ve ilçelere göre değişebileceğinden, özellikle kırsal bölgelerde faaliyet gösteren vatandaşların güncel tahminleri izlemesi gerekiyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 09:54:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-tarih-verdi-12-ekim-de-turkiye-nin-buyuk-bolumunde-h163853.html">Meteoroloji Tarih Verdi: 12 Ekim&amp;#039;de Türkiye&amp;#039;nin Büyük Bölümünde Sağanak Bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-279-h163852.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (12 Ekim 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 12&nbsp;Ekim 2026 pazartesi günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 12 Ekim 2026 pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.644,78 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.873,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 21.739,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 43.133,73 TL<br />
* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.352,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 108.165,09 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.194,59 Dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 09:44:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-279-h163852.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-362-h163851.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? 12 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 12&nbsp;Ekim 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 12&nbsp;Ekim 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:10 itibarıyla 49,1519 (alış) 49,1687'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,9886 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 09:39:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-362-h163851.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-barosu-baskanligina-elcin-ozge-simsek-caglayan-secildi-h163850.html</link>
		<title>Ankara Barosu Başkanlığına Elçin Özge Şimşek Çağlayan seçildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Barosu başkanlık seçimini, kesin olmayan sonuçlara göre Demokratik Sol Avukatlar Grubu&#039;nun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan 5 bin 848 oyla kazandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde dün genel kurul görüşmeleri yapılırken, bugün saat 09.00'da başlayan oy verme işlemi için gelen avukatları baro başkan adayları karşıladı. Saat 17.00 itibarıyla oy verme işlemi sona erdi ve oy sayımına geçildi.</p>

<p>Ankara Barosu başkanlığı için Avukat Hakları Grubu Ankara'nın adayı Funda Şahin, Demokrat Avukatlar Değişim Grubu'nun adayı Mehmet Zeki Kaplan, Demokratik Sol Avukatlar Grubu'nun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu'nun (TÜMAG) adayı Doğukan Kozan yarıştı.</p>

<p>Kesin olmayan sonuçlara göre, Demokratik Sol Avukatlar Grubu'nun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan 5 bin 848,&nbsp;Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu'nun adayı Doğukan Kozan 2 bin 997, Avukat Hakları Grubu Ankara'nın adayı Funda Şahin 2 bin 816,&nbsp;Demokrat Avukatlar Değişim Grubu'nun adayı Mehmet Zeki Kaplan ise 427 oy aldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 18:57:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-barosu-baskanligina-elcin-ozge-simsek-caglayan-secildi-h163850.html">Ankara Barosu Başkanlığına Elçin Özge Şimşek Çağlayan seçildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kktc-basbakanligi-girne-aciklarindaki-gemi-kazasinda-ulasilan-h163849.html</link>
		<title>KKTC Başbakanlığı: Girne açıklarındaki gemi kazasında ulaşılan üç naaşın kimliği belirlendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[KKTC Başbakanlığı, Girne açıklarında batan gemide yürütülen arama çalışmalarında son ulaşılan üç naaşın DNA incelemeleri sonucunda Julia Özcan, Süleyman Erdoğan ve Ayhan Özcan’a ait olduğunun belirlendiğini açıkladı. Kayıp durumda bulunan son bir kişiye ulaşmak için çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KKTC Başbakanlığı, 30 Ağustos’ta Girne Limanı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak batan gemide yürütülen arama çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, son ulaşılan üç naaşın kimlik tespit işlemlerinin tamamlandığı, DNA incelemeleri sonucunda naaşların Julia Özcan, Süleyman Erdoğan ve Ayhan Özcan’a ait olduğunun belirlendiği kaydedildi. Ulaşılan bir diğer naaşın kimliğinin belirlenmesine yönelik DNA incelemelerinin ise sürdüğü belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOPLAM 19 NAAŞA ULAŞILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, içerisinde 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin batmasının ardından 239 kişinin kurtarıldığı, 8 kişinin ise kazanın meydana geldiği gün hayatını kaybettiği hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kazanın ardından başlatılan arama çalışmalarında, Türkiye’nin desteğiyle bölgeye intikal eden TCG IŞIN ve TCG ALEMDAR gemileri tarafından yürütülen çalışmalarda 6 naaşa ulaşıldığı bildirildi. 14 Eylül’de çalışmalara başlayan özel donanımlı Optimus Prime derin su arama sistemiyle ise bugüne kadar 13 naaşa ulaşıldığı aktarıldı. Denizin 554 metre altında bulunan gemi enkazında ve geminin son görüldüğü noktanın yaklaşık 2,3 kilometre kuzeyindeki bölgede ileri teknolojiye sahip su altı arama sistemleriyle çalışmaların sürdürüldüğü belirtilen açıklamada, yaklaşık 649 metre derinlikten de bir naaşın çıkarıldığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARAMALAR SON KAYIP İÇİN SÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arama çalışmaları kapsamında yaklaşık 5,5 milyar metreküplük su kolonu verisinin incelendiği, 10 milyon metrekarelik deniz tabanı ile 1,6 milyon metrekarelik alanın görsel olarak tarandığı bildirildi. Açıklamada, bugüne kadar toplam 19 naaşa ulaşıldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KKTC Başbakanlığı açıklamasında, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kazanın ilk gününden itibaren devletimizin tüm imkanları seferber edilmiş, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile yakın iş birliği içerisinde yürütülen arama çalışmaları kesintisiz sürdürülmüştür. Önceliğimiz, kayıp durumda bulunan son bir insanımıza da ulaşılması ve ailesine teslim edilmesidir. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin sağladığı teknik ve lojistik destek ile arama çalışmalarında görev alan tüm ekiplerin büyük bir özveriyle ortaya koyduğu gayret, çalışmaların sürdürülmesinde belirleyici olmuştur. Bu elim kazada hayatını kaybeden tüm insanlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 15:50:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kktc-basbakanligi-girne-aciklarindaki-gemi-kazasinda-ulasilan-h163849.html">KKTC Başbakanlığı: Girne açıklarındaki gemi kazasında ulaşılan üç naaşın kimliği belirlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yildirim-kara-tbmmde-fon-krizi-hakkinda-kursu-konusmasi-gerceklestirdi-h163848.html</link>
		<title>Yıldırım Kara, TBMMde fon krizi hakkında kürsü konuşması gerçekleştirdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bu ülkede banker krizini gördük, 90;lı yıllarda yüksek enflasyona
bağlı olarak faiz oyunlarından dolayı zenginleşenleri gördük, 2000;li
yıllarda batan bankaları gördük, Avrupa;daki yurttaşlarımızın,
vatandaşlarımızın duygularıyla oynayarak hayır kurumlarının ne kadar
çok parayı iç ettiğini gördük ancak bunun gibi bir krizi, bunun gibi bir
vurgunu dünya âlem görmemişti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YILDIRIM KARA: KAYNAK VAR AMA YANDAŞA VAR,<br />
BİZE YOK, HALKA YOK<br />
Bu ülkede banker krizini gördük, 90;lı yıllarda yüksek enflasyona<br />
bağlı olarak faiz oyunlarından dolayı zenginleşenleri gördük, 2000;li<br />
yıllarda batan bankaları gördük, Avrupa;daki yurttaşlarımızın,<br />
vatandaşlarımızın duygularıyla oynayarak hayır kurumlarının ne kadar<br />
çok parayı iç ettiğini gördük ancak bunun gibi bir krizi, bunun gibi bir<br />
vurgunu dünya âlem görmemişti. Yalnız, şimdi, bu vurgunun<br />
diğerlerinden farkı var; hiç kimse sorumluluk almıyor, herkes geniş<br />
zaman kipiyle konuşuyor. Daha önce hiç olmazsa devletin kurumlarını<br />
kamuoyu baskısıyla bir şekilde hesap vermeye zorlayan unsurlar<br />
vardı, kamunun kurumları vardı; maalesef, şimdi hiçbiri yok. Fon<br />
vurgununda tasfiyesine karar verilen fonun büyüklüğü 800 milyar.<br />
Cumhurbaşkanı Oranlar vererek o kadar küçük ve minimize hâle<br />
getirmeye çalışıyor ki “Tüm fonların yüzde 7&amp;#39;si gibi yani, ne olacak<br />
sanki?” Bakın, biz ne zaman bu ülkedeki kaynakların etkin ve verimli<br />
kullanılması gerektiğini, kamunun kaynaklarını emekliye, işçiye,<br />
asgari ücretliye, çiftçiye, borçluya kaynak aktarılması gerektiğini<br />
söylediğimizde sizin tek cümleniz şu, diyorsunuz ki: &amp;quot;Kaynak yok.&amp;quot;<br />
Kaynak var ama yandaşa var, bize yok, halka yok.<br />
YILDIRIM KARA: FON VURGUNUNDA PARALAR YURT<br />
DIŞINA MI ÇIKARILDI?<br />
Her şeyi herkes görüyor fakat sorumluluk alan yok. Bu krizin çıktığı<br />
gün Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer ve<br />
diğer belediye başkanlarımız apar topar gözaltına alınıyor, eski<br />
Bakanınızı siz ifadeye çağırıyorsunuz. &amp;quot;Parasını vereyim, kurtulayım.&amp;quot;<br />
Böyle bir şey olamaz, bu yapılanların hepsinin sorumluluğunu ve<br />
yaptığınız işlerin hepsinin hesabını halka vermek zorundasınız. Bu<br />
piyasaları denetleyen kurumlar, bu adı geçenler, konuşulanlar yurt<br />
dışına bu paraları kaçırdı mı? Sizin adetinizdendir ki yirmi dört ayda<br />
bir, otuz altı ayda bir, kırk sekiz ayda bir varlık barışı çıkar. “Getir,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">nereden getirirsen getir, geri ülkenin ekonomisine sok, parayı temizle”<br />
bunu yapmaya çalışıyorsunuz.<br />
YILDIRIM KARA: 16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNÜN<br />
HESABINI KİM VERECEK?<br />
İskenderun&amp;#39;da, 1 Mayıs’ta, MESEM&amp;#39;de ölen Mahir Buğra için, 16<br />
yaşındaki Mahir için dün mahkeme vardı, iki sanık yargılandı, altı<br />
aylık tutukluluktan sonra serbest bırakıldılar; bakın, bu kabul<br />
edilemez. Ve sanık ifadesinde diyor ki: &amp;quot;Panoda arıza var, kaçak var.&amp;quot;<br />
Onu kaldırtmışlar, eliyle tutmasına müsaade etmişler ve 16 yaşındaki<br />
çocuk vefat etti. Madem Akın Gürlek buradan adalet dağıtan bir yerde<br />
duruyor ya, işte soruyorum: 16 yaşındaki çocuğun ölümünün sebebi<br />
kim, bunun hesabını kim verecek?</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 15:10:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yildirim-kara-tbmmde-fon-krizi-hakkinda-kursu-konusmasi-gerceklestirdi-h163848.html">Yıldırım Kara, TBMMde fon krizi hakkında kürsü konuşması gerçekleştirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-den-fransa-daki-ogrenci-protestolarinda-polis-mudahalesine-h163847.html</link>
		<title>BM&amp;#039;den Fransa&amp;#039;daki öğrenci protestolarında polis müdahalesine orantısız güç uyarı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, Fransa&#039;da öğrencilerin protestoları ve lise blokajları sırasında yaşanan olayları “endişeyle” takip ettiğini bildirerek, kolluk kuvvetlerine “orantısız güç kullanımından kaçınma” çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Shabia Mantoo, Cenevre'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Fransa'da eylül ayından bu yana devam eden öğrenci eylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mantoo, “Fransa'daki öğrenci protestoları ve lise blokajlarıyla bağlantılı, bazıları şiddet olaylarına dönüşen gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gösterilerin barışçıl şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Mantoo, güvenlik güçlerine de itidal çağrısında bulunarak, “Herkesi eylemlerin barışçıl kalmasını sağlamaya ve kolluk kuvvetlerini orantısız güç kullanmamaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı. Mantoo, “Barışçıl toplanma hakkına saygı gösterilmelidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PROTESTOLAR EYLÜL AYINDA BAŞLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa'daki öğrenci protestoları, eylül ayı ortalarında Paris'in banliyölerinden Creteil'de, lise öğrencilerinin personel yetersizliğini protesto eden öğretmenlere destek vermesiyle başladı ve daha sonra ülke genelindeki okullara yayıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğrenciler, eğitimde kaynak eşitsizliğini dengeleyici adımlar atılmasını, bu kapsamda daha fazla öğretmen ve destek personeli istihdam edilmesi, bakımsız durumdaki okul binalarının iyileştirilmesi, sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılmasını gibi taleplerde bulunuyor. Protestocular ayrıca üniversiteye girişte kullanılan Parcoursup sisteminde değişiklik yapılmasını istiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gösteriler, öğrenciler ile polis arasında yaşanan çatışmalara ilişkin haberlerle son dönemde daha da yoğunlaştı. Polisin göz yaşartıcı gaz ve diğer müdahale araçlarını kullandığı olaylarda bazı öğrencilerin ağır yaralandığı bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 14:50:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-den-fransa-daki-ogrenci-protestolarinda-polis-mudahalesine-h163847.html">BM&amp;#039;den Fransa&amp;#039;daki öğrenci protestolarında polis müdahalesine orantısız güç uyarı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuncelide-belediye-iscilerinden-genel-is-yonetimine-secim-sureci-h163846.html</link>
		<title>Tuncelide belediye işçilerinden Genel-İş yönetimine seçim süreci tepkisi: &amp;quot;Üye listeleri paylaşılmıyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası&#039;na üye Tunceli Belediyesi işçileri, sendikanın seçim sürecinin şeffaf yürütülmediği ve delege listelerinin paylaşılmadığını belirterek, sendika yönetimine tepki gösterdi. İşçiler adına açıklama yapan Barış Göktepe, “Bizim mücadelemiz bir koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz emeğin mücadelesidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Tunceli Şubesi’nde örgütlü Tunceli Belediyesi işçileri, sendikanın seçim sürecinde şeffaf davranmadığı, delege listelerini açıklamadığı ve seçim takviminin açık biçimde paylaşılmadığı gerekçeleriyle sendika yönetimini eleştirdi. Sendika binası önünde bir araya gelen işçiler adına açıklamayı Barış Göktepe okudu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göktepe, sendikaların işçilerin hak ve çıkarlarını savunmak, emekçilerin iradesini örgütlü güce dönüştürmek amacıyla faaliyet yürüttüğünü belirterek, yönetimlerin demokratik, özgür ve şeffaf seçimlerle belirlenmesi gerektiğini söyledi. Tunceli’de yürütülen seçim sürecinin bu anlayışla bağdaşmayan uygulamalar içerdiğini savunan Göktepe, adaylık sürecinden üye listelerine kadar çeşitli konularda eleştiriler yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞÇİLERİN İRADESİNE SAYGISIZLIKTIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika seçimlerinde adaylık sürecinin sınırlandırıldığını ileri süren Göktepe, “Genel-İş Sendikası, işçilerin hak ve çıkarlarını savunmak, işçilerin iradesini örgütlü güce dönüştürmek için vardır. Sendikaların yönetimleri, işçilerin özgür iradesiyle, demokratik ve şeffaf seçimlerle belirlenmelidir. Ancak bugün Dersim’de yürütülen seçim süreci, bu temel sendikal anlayışla bağdaşmayan uygulamalarla karşı karşıyadır. Daha önce seçimlerde aday olmak isteyenlerin başvuruları alınırken, bugün ‘başka aday yok’ denilerek neredeyse adaylık sürecinin önünün kapatıldığı bir anlayışla karşı karşıyayız. Bir sendika seçiminde ‘başka aday yoktur’ demek, işçilerin iradesine saygısızlıktır, kendine güvenmemektir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜYE LİSTELERİ NEDEN PAYLAŞILMIYOR?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçim sürecinde üye listelerinin paylaşılmadığını ve seçim takviminin açık biçimde duyurulmadığını belirten Göktepe, şubenin hangi iş yerlerini ve ilçeleri kapsadığına ilişkin bilgilerin de açıklanmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göktepe, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ancak bugün üye listeleri paylaşılmıyor. Şubenin hangi iş yerlerine ve ilçelere bağlı olduğu adeta sır gibi saklanmaktadır. Seçim takvimi açık ve anlaşılır biçimde paylaşılmıyor. Soruyoruz: Seçim takvimi neden işçilerden gizlenmektedir? Üye listeleri neden paylaşılmamaktadır? Görüştüğümüz delegelerin, görüşmelerimizin ardından yeniden arandıklarına dair bilgiler tarafımıza ulaşmaktadır. Bir sendika yönetimi, delegelerin iradesini özgürce ortaya koymasından neden rahatsız olur? Delegelerin peşinden arama yaparak iradelerini etkilemeye çalışmak sendikal demokrasiyle bağdaşmaz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞÇİLERİN ALACAKLARI BULUNUYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika yönetiminin seçim sürecine ilişkin tutumunu eleştiren Göktepe, işçilerin ekonomik sorunlarının ve birikmiş alacaklarının bulunduğuna dikkat çekti. Sendikanın önceliğinin seçimleri kapalı kapılar ardında yürütmek değil, işçilerin haklarını savunmak olması gerektiğini belirten Göktepe, toplu iş sözleşmesi sürecinde kazanılmış hakların geriletilmesine de tepki göstererek, “Biz bunları konuşurken, işçilerin gerçek sorunları her geçen gün büyüyor. İşçilerin içeride birikmiş binlerce liralık alacakları bulunuyor. İşçiler ekonomik sorunlarla, geçim sıkıntısıyla boğuşuyor. Sendikanın görevi seçim süreçlerini kapalı kapılar ardında yürütmek değil, işçilerin haklarını büyütmek ve kazanılmış haklara sahip çıkmaktır. Üstelik toplu iş sözleşmesi sürecinde işçilerin yıllardır mücadele ederek kazandığı hakların geriletilmesine yol açan bir tablo ortaya çıkmıştır. Yıllar süren mücadeleyle elde edilen bu kazanımlar toplu iş sözleşmesi masasında korunması gerekirken, bazı hakların geriye götürülmesini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MÜCADELEMİZ BİR KOLTUK MÜCADELESİ DEĞİLDİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kazanılmış hakların korunması, yeni hakların elde edilmesi ve iş yerlerinde örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi çağrısında bulunan Göktepe, “Kazanılmış haklarımızı korumak, yeni sendikal haklar kazanmak ve iş yerlerinde örgütlü güç yaratmak için sınıf sendikacılığı çizgisinde birleşelim. Bizim mücadelemiz bir koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz emeğin mücadelesidir, asla teslim olmayacağız”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 14:30:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuncelide-belediye-iscilerinden-genel-is-yonetimine-secim-sureci-h163846.html">Tuncelide belediye işçilerinden Genel-İş yönetimine seçim süreci tepkisi: &amp;quot;Üye listeleri paylaşılmıyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/anadolu-egitim-sendikasi-nin-proje-okullarda-yeniden-gorevlendirme-h163845.html</link>
		<title>Anadolu Eğitim Sendikası&amp;#039;nın proje okullarda yeniden görevlendirme sürecine ilişkin açtığı davada iptal kararı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası (AES), proje okullarındaki yeniden görevlendirme süreçlerinde bir üyeleri adına açtıkları davada, Konya Bölge İdare Mahkemesi&#039;nin işlemi iptal ettiğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sendikadan yapılan açıklamada, Niğde'de görev yapan sendika üyesi adına açılan davada, Konya Bölge İdare Mahkemesi'nin dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığına hükmederek iptal kararı verdiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Verilen bu karar, proje okullarındaki görevlendirme ve yeniden görevlendirme süreçlerinde idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını; işlemlerin objektif, denetlenebilir ve hukuka uygun ölçütlere dayanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğretmenlerin yıllar boyunca oluşturduğu mesleki birikim, ortaya koyduğu emek ve eğitim kurumlarına yaptığı katkı; belirsiz, herhangi bir kritere dayanmayan tamamen keyfi değerlendirmelere bırakılamaz. Öğretmenlerimizin emeği kimsenin iki dudağı arasında harcanamaz. Eğitim çalışanlarının görev ve kariyer süreçlerinde liyakat, eşitlik, şeffaflık ve hukuki güvenlik temel ilkeler olmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anadolu Eğitim Sendikası olarak biz, üyelerimizin haklarını yalnızca söylemle değil, gerektiğinde yargı yoluyla da sonuna kadar savunuyoruz. Niğde’de görev yapan üyelerimiz için yürüttüğümüz bu hukuki mücadelede alınan karar, hak arama irademizin ve sendikal mücadelenin somut bir sonucudur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 14:01:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/anadolu-egitim-sendikasi-nin-proje-okullarda-yeniden-gorevlendirme-h163845.html">Anadolu Eğitim Sendikası&amp;#039;nın proje okullarda yeniden görevlendirme sürecine ilişkin açtığı davada iptal kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ferdi-zeyrek-in-olumune-iliskin-davada-ek-bilirkisi-raporu-h163844.html</link>
		<title>Ferdi Zeyrek&amp;#039;in ölümüne ilişkin davada ek bilirkişi raporu kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek&#039;in evindeki havuzda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında, 4 sanığın asli, 9 sanığın tali kusurlu bulunduğu bilirkişi raporuna itiraz edildi. Mahkeme, ek bilirkişi raporu alınmasına karar vererek davayı 3 Şubat 2027 tarihine erteledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in evindeki havuzda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin, 6'sı Yunusemre Belediyesi'nde görevli kamu personeli olmak üzere 16 sanığın "taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılamasına devam edildi.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7af28f47-f8c9-47f1-a5b0-9d313b7efe7d-w.png" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek ve kızı Nehir Zeyrek ile aile avukatları, bazı sanıklar ve avukatları hazır bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada Dokuz Eylül Üniversitesi’nden 5 akademisyenin oluşturduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 46 sayfalık, 16 sanıktan 4'nün "asli kusurlu", 9'unun "tali kusurlu", 3'ünün ise kusursuz bulunduğu rapora ilişkin savunmalar alındı. Hazırlanan raporda bilirkişi heyeti, olayın meydana gelmesinde havuzun tesisat işinin müellifi N.B., bobinaj firma sahibi H.A., yapı müteahhidi M.G.ve bobinaj firmasında görevli H.İ'nin "asli kusurlu", Yunusemre Belediyesi personeli, inşaat teknikeri A.Ö, Yunusemre Belediyesi inşaat mühendisi E.K., inşaat mühendisi proje ve uygulama denetçisi R.A., makine mühendisi proje ve uygulama denetçisi H.Ş., elektrik mühendisi proje ve uygulama denetçisi M.Ç., Yunusemre Belediyesi personeli M.S., Yunusemre Belediyesi personeli Ö.T., havuz sorumlusu Y.Ö, ve site görevlisi A.S.'nin ise "tali kusurlu", elektrik dağıtım şirketi personeli M.E., Yunusemre Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü H.A. ve Yunusemre Belediyesi Yapı Belge Görevlisi H.E.'nin ise kusurunun olmadığı görüşüne varmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BENİM MOTORUM OLUP OLMADIĞI BELLİ DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada sanıklardan bobinaj firma sahibi H.A. rapora itirazda bulunarak "Havuz motorları nemli ve kuru bir ortamda çalışır. Ben 2022 yılında bir motor sattım, 2025'de elim olay gerçekleşti, çok üzüldük. Benim motorum olup olmadığı belli değil. Benim motor mu, yoksa sonradan bozulup yeni mi alındı? Başkası tarafından yapıldı mı bilmiyoruz. Ben disiplinli çalışan biriyim. Her yaptığım işin listesi var. Diğer bobinajcılar da bu varmı, yok mu bilmiyorum. Belki de 6 ay sonra bozuldu başkası yaptı ama kayıt olmadığı için hiç bir şey belli değil. İş benim üstüme kaldı, ağır bir suç. Kabul etmiyorum, benim sardığım motor olup olmadığı anlaşılsın" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DALGIÇ POMPA HİÇBİR ŞEKİLDE ARAŞTIRILMAMIŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıklardan havuzun tesisat işinin müellifi N.B. de bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını dile getirerek "6 Haziran sabahından olay sonrasına kadar bu motorun sigortası inikti, atıktı. Doğal olarak üzerinde enerji yoktu. Raporlarda bu motorda kaçak gözüküyor. Evet, gözükür. Laboratuvar ortamında yapılan kontrolle realitede bir sisteme bağlarsanız aynı şeyi göremezsiniz. Bu kadar yapılan kontrolde dalgıç pompa hiç bir şekilde kontrol edilmemiş. Dalgıç pompaları su içinde kontrol edilir. Dalgıç pompaların enerjisi havuz makine dairelerinde direk evden gelen enerjiden alınır. Dalgıç pompanın prizi direk olarak evde bulunması gereken kaçak akım rolesinden alır enerjisini. Bu bilirkişi raporunda incelenmemiş. Ferdi Başkan olay günü dalgıç pompa çalışırken aşağıya inmeye kalkıyor ve müdahale edemeden merdivende kalıyor. O saatte çalışan jakuzi pompası yok, sirkülasyon pompasının zaten sigortası atık kala kala bir dalgıç pompa kalıyor. Ama bu dalgıç pompa hiçbir şekilde araştırılmamış. Doğal alarak kaçak akım rolesi olmadığı için bu elim kaza oluyor. Kaçak akım rölesini ya Ferdi başkan söktü, öyle gözüküyor. Çünkü villalarda belli süre sonra çevre aydınlatmaları arıza yapmaya başladı. Gelen elektrikçiler bu arızayı bulmadığı zaman kaçak akım rolesini iptal ettiler. Bu konun üzerinde durulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DURUŞAMA ERTELENDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer sanıklar da bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınmasını talep etti. Zeyrek ailesi ve avukatları da bazı sanıkların raporda tarif edilen kusur oranları yönünden itirazda bulunarak ek rapor hazırlanmasını istedi. Mahkeme heyeti, ek bilirkişi raporu alınmasına ve Nurcan Zeyrek'in yaralanmasının boyutu ile olay sonrasındaki bekleme ve tedavi sürecine ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan görüş alınmasına karar vererek duruşmayı 3 Şubat 2027 tarihine erteledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan duruşma sonrasında Ferdi Zeyrek'in yakınları ile bazı sanık yakınları arasında gerginlik yaşandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">OLAYIN GEÇMİŞİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 6 Haziran 2025’te Yunusemre ilçesindeki evinde havuzun makine dairesinde meydana gelen arızayı kontrol etmek isterken elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralanan Zeyrek, kaldırıldığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde üç gün süren yaşam mücadelesinin ardından 9 Haziran’da hayatını kaybetti. Eşi Nurcan Zeyrek de olay sırasında eşini kurtarmaya çalışırken yaralandı. Olayın ardından Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında olayda sorumluğu bulunduğu değerlendirlen 10 isim hakkında “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle iddianame hazırlandı. Başsavcılıkça hazırlanan iddianame, Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı. Yunusemre Belediyesi'nde çalışan 6 kamu görevlisi hakkında "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan açılan kamu davası da ana dava dosyasıyla birleştirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 13:36:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ferdi-zeyrek-in-olumune-iliskin-davada-ek-bilirkisi-raporu-h163844.html">Ferdi Zeyrek&amp;#039;in ölümüne ilişkin davada ek bilirkişi raporu kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burdurda-kyk-yurdunda-zehirlenme-suphesi-burdur-valiligi-konu-h163843.html</link>
		<title>Burdurda KYK yurdunda zehirlenme şüphesi... Burdur Valiliği: Konu ile ilgili adli ve idari inceleme devam etmektedir.</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Burdur’da Safahat KYK kız öğrenci yurdunda kalan öğrencilerin bulantı, kusma ve ishal şikayetleriyle rahatsızlanmasının ardından 52 kişi hastaneye başvurdu. Burdur Valiliği, hastaneye başvuran 30 kişinin taburcu edildiğini, 9 kişinin tedbir amaçlı servise yatırıldığını, 9 kişinin ise tedavi ve takiplerinin sürdüğünü, konu ile ilgili adli ve idari incelemenin devam ettiğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Safahat KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan bazı öğrenciler, 7 Ekim Çarşamba akşam saatlerinde bulantı ve kusma şikayeti ile 112 Acil Sağlık Hizmetlerinden ambulans talep etti. Burdur Valiliği'nden olayla ilgili yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Merkez İlçe Safahat KYK Kız Öğrenci Yurdunda barınan, 7 Ekim 2026 tarihinde saat 21.00’de bulantı, kusma şikayetleri başlayan öğrenciler için 112 Acil Sağlık Hizmetlerinden ambulans talebinde bulunulmuştur. Genel durumu iyi olan öğrencilerin ilk değerlendirmeleri yerinde yapılmış ve semptomatik tedavileri uygulanmıştır. Bulaşıcı hastalıklar ile mücadele kapsamında erken uyarı sisteminde de gastroenterit vaka sayılarında artış olması nedeniyle; Gıda Tarım İl Müdürlüğü ekiplerince Safahat Kız Öğrenci Yurdu yemekhanesinden yemek numuneleri alınmış, İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince de mikrobiyolojik ve kimyasal analizler için su numuneleri alınmıştır. 8 Ekim 2026 tarihi saat 19.30 itibarıyla Burdur Devlet Hastanesi Acil Servisine bulantı, kusma, ishal gibi şikayetler ile toplam 52 kişi başvurmuş, 30 kişinin tedavileri düzenlenerek taburcu edilmiştir. Başvuru yapan hastalardan tedbir amaçlı 9 kişinin servise yatışı yapılmış, 9 kişinin tedavi ve takipleri devam etmektedir. Tüm hastaların genel durumları iyi olup konu ile ilgili adli ve idari inceleme devam etmektedir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 13:16:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burdurda-kyk-yurdunda-zehirlenme-suphesi-burdur-valiligi-konu-h163843.html">Burdurda KYK yurdunda zehirlenme şüphesi... Burdur Valiliği: Konu ile ilgili adli ve idari inceleme devam etmektedir.</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-82-bin-669-esnaf-is-yeri-kapandi-h163842.html</link>
		<title>Gürer: &amp;quot;82 Bin 669 Esnaf İş Yeri Kapandı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, esnaf ve sanatkârların artan maliyetler, yüksek faiz, vergi yükü ve finansmana erişim sorunları nedeniyle zor durumda olduğunu belirterek iktidara acil düzenleme çağrısı yaptı. 2026 yılının ilk sekiz ayında 82 bin 669 esnaf iş yerinin kapandığını ifade eden Gürer, “Esnaf kredi borcunu ödemekte zorlanıyor, siftahsız dükkân kapatıyor. Küçük esnafı koruyacak adımlar bir an önce atılmalı” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER, ESNAFIN SİFTAHSIZ GÜNLERİNE VE BÜYÜYEN BORÇLARINA DİKKAT ÇEKTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde'de Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı ile diğer oda başkanlarını ziyaret ederek esnafın sorunlarını dinledi. Ziyaretlerinin ardından esnafla yaptığı görüşmelerde de ekonomik sıkıntıların derinleştiğini gördüğünü belirten Gürer, esnafın yaşadığı sorunların çözümü için iktidara çağrıda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de yaklaşık 1 milyon 749 bin esnaf ve sanatkâr iş yeri bulunduğunu belirten Gürer, 2026 yılının ilk sekiz ayında 82 bin 669 esnaf iş yerinin kapandığına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Esnafımızın sorunlarını hem dile getirmek hem de çözüm üretilmesini sağlamak için iktidara çağrıda bulunuyoruz. Görüştüğümüz esnaflar büyük bir sıkıntı içinde. Vergi, faiz ve sıkı para politikasının oluşturduğu ekonomik tablo doğrudan esnafı etkiliyor. İşçilik, ham madde ve genel giderlerdeki artışlar iş yerlerinin kapanmasına yol açıyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESNAF KREDİ BORCUNU ÖDEMEKTE ZORLANIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın önemli bir bölümünün işini sürdürebilmek için kredi kullanmak zorunda kaldığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yüksek faizlerin borçların geri ödenmesini güçleştirdiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Krediyle ayakta duran esnafımızın büyük bölümü, kullandığı krediyi geri ödemekte artık zorlanıyor. Esnaf finansmana erişmekte güçlük çekiyor. Kredi bulsa bile yüksek faiz nedeniyle geri ödemede sıkıntı yaşıyor. Geçmişte Esnaf Kefalet Kooperatifinden kredi kullanan ve borcunu süresi içinde ödeyebilen esnaf, bugün faiz yüküyle birlikte borcunu ödemekte zorlanıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın yaşadığı sermaye sıkıntısına da dikkat çeken Gürer, görüştüğü esnafların kendilerine şu sözlerle yaşadıkları sorunu anlattığını aktardı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Esnafımız, ‘Ben ürünü satıyorum. Sonra gidiyorum, aynı ürünü alıp yeniden rafa koyacağım zaman aynı fiyattan alamıyorum’ diyor. Sattığı ürünü yerine koyamayan esnafın sınırlı sermayesi eriyor. İşini sürdürebilmek için yeniden krediye yöneliyor. Ancak bu kez de faiz yüküyle karşılaşıyor. Faiz, sıkı para politikası ve vergiler esnafımızı mağdur ediyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, vergilendirmede büyük işletmelerle küçük işletmeler arasındaki farklılıkların gözetilmemesinin küçük esnafı daha fazla zorladığını belirterek, “Küçük işletmelerin ekonomik koşulları dikkate alınmalı, esnafın taşıyamayacağı yükler ortadan kaldırılmalıdır” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">82 BİN 669 İŞ YERİ KAPANDI, ESNAF DESTEK BEKLİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, esnafın iş yerini kapatmasının yalnızca iş yeri sahibini değil, istihdamı, yerel ekonomiyi ve kent yaşamını da etkilediğini ve kamu desteğinin önemli olduğunu belirterek, “Bir esnafın iş yerini kapatması yalnızca kendisinin yaşadığı bir sorun değildir. O iş yerinde çalışanlar, o işletmeden alışveriş yapan vatandaşlar ve bulunduğu bölgedeki ekonomik hareketlilik de bundan etkilenir. Esnafın ayakta kalması, istihdamın ve yerel ekonominin devamı açısından önemlidir. İş yerlerinin sürdürülebilirliği ve büyümesi için kamu desteğine ihtiyaç vardır” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tüketici gelirlerindeki daralmanın da esnafın satışlarını olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, “Akaryakıt, doğal gaz, elektrik, işçilik ve diğer zorunlu giderler artıyor. Faiz yüksek, tüketicinin geliri ise sınırlı. Bu koşullarda esnafın ayakta kalması giderek zorlaşıyor. İktidar, kredi uygulamalarında esnaf lehine acil düzenlemeler yapmalıdır” çağrısını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAĞ-KUR'DA 9 BİN GÜN SORUNU ÇÖZÜLMEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın emeklilik ve sosyal güvenlik primleri konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını belirten Gürer, Bağ-Kur prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200'e düşürülmesi yönündeki sözün hâlâ yerine getirilmediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnafımız hem işini sürdürmeye çalışıyor hem de sosyal güvenlik primini ödemek zorunda kalıyor. Ancak birçok esnaf primlerini ödemekte önemli ölçüde sıkıntı yaşıyor. Geçen seçimlerden önce 9 bin günün 7 bin 200 güne düşürüleceği yönünde verilen söz hâlâ gerçekleşmedi. Esnafın emeklilik beklentisi karşılanmalı, prim yükünü hafifletecek destekleyici önlemler alınmalıdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">LOKANTACI ESNAFININ KDV YÜKÜNE DİKKAT ÇEKTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lokanta esnafının mal ve hizmet alımlarında uygulanan KDV oranları nedeniyle de sıkıntı yaşadığını belirten Gürer, ürünleri yüzde 1 KDV ile alıp yüzde 10 KDV ile satmak zorunda kalmalarının işletmeler açısından ek yük oluşturduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, “Lokanta esnafı ürünlerini yüzde 1 KDV ile alırken satışta yüzde 10 KDV uygulamak zorunda kalıyor. Alış ve satış arasındaki bu fark, özellikle küçük işletmelerin mali yapısını zorluyor. Esnafın içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak bu sorun çözüme kavuşturulmalıdır. Esnafımız bazı günler siftah yapamadan dükkânını kapatıyor. Geliri olmayan ya da giderlerini karşılayamayan işletmelerin borçları faizlerle daha da büyüyor. Çarkların dönmesi ve istihdamın korunması için kamu alacaklarına yönelik acil faizsiz yapılandırma ve matrah artırımı düzenlemesi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KİRA STOPAJI KALDIRILMALI, KADEMELİ VERGİ SİSTEMİNE GEÇİLMELİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Gürer, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile ilgili mevzuatın da yeniden ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Esnafın koşulları lehine yeniden düzenlenmelidir. Kiralarda stopaj yükü kaldırılmalı, ciro esas alınarak kademeli vergi sistemine geçilmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu primleriyle ilgili destekleyici yeni önlemler getirilmelidir. Kredi uygulamaları esnafın gerçek koşullarına göre düzenlenmelidir. Esnafın sorunlarını çözmek için yalnızca tespit yapmak yeterli değildir; somut ve uygulanabilir adımlar atılmalıdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONKORDATO BAŞVURULARI ESNAFI DA ETKİLİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşletmelerin yaşadığı mali sorunların esnaf üzerinde de etkili olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, 2026 yılının ilk yedi ayında konkordato başvurusunda bulunan işletme sayısının 3 bin 529'a ulaştığını, 171 işletmenin ise iflas ettiğini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, konkordato süreçlerinin esnaf açısından iki yönlü risk oluşturduğunu belirterek, “Esnaf bu işletmelerden ürün alıyor ya da onlara ham madde veriyor. İşletmenin ödeme güçlüğüne düşmesi, ürün aldığı esnafı da kendisine malzeme sağlayan işletmeyi de etkiliyor. Her iki durumda da esnafın yaşadığı sıkıntılar derinleşiyor. Ekonomideki sorunlar birbirini tetikliyor ve küçük işletmeler bu tablodan doğrudan etkileniyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PERAKENDE KANUNU BİR AN ÖNCE MECLİSE GELMELİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küçük esnafın zincir marketler, büyük marketler ve alışveriş merkezleri karşısında yeterince korunmadığını belirterek, “Perakende Kanunu yıllardır konuşuluyor ancak hâlâ çıkarılmış değil. Küçük esnaf, zincir marketler ve büyük alışveriş merkezleri karşısında korumasız bırakılıyor. Haksız rekabet önlenmediği için bazı esnaflar iş yerlerini kapatmak zorunda kalıyor. Perakende Kanunu bir an önce Meclise getirilmeli ve küçük esnafı koruyacak düzenlemeler hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığının yapısının da esnafın sorunlarını doğrudan ele alacak şekilde yeniden düzenlenebileceğini belirten Gürer, “Ticaret Bakanlığının adının Esnaf ve Ticaret Bakanlığı olarak değiştirilmesi ve esnafın sorunlarına doğrudan müdahale edebilecek bir yapının oluşturulması yararlı olacaktır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER'DEN KÜÇÜK ESNAFIN POS KOMİSYONLARI İÇİN KANUN TEKLİFİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küçük esnafın kartlı satışlarda ödediği POS komisyonlarının azaltılması için kanun teklifi verdiğini hatırlatan Gürer, teklifin amacının esnafın üzerindeki mali yükü hafifletmek olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Küçük esnafımızın POS komisyonları nedeniyle yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz. Bu konuda verdiğimiz kanun teklifinde gerekçelerimizi ve yapılması gerekenleri ayrı ayrı anlattık. Mikro ölçekli ve belirlenen cironun altında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârların kartlı işlemlerinden komisyon alınmamasını öneriyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin diğer esnaf gruplarına yönelik düzenlemeler de içerdiğini belirten Gürer, “Diğer esnaf ve sanatkârlar bakımından komisyon oranının yüzde 50'ye düşürülmesini, diğer üye iş yerleri bakımından ise yüzde 0,75 sınırı getirilmesini amaçlayan kanun teklifimizi Meclis Başkanlığına sunduk. Bu düzenleme küçük esnafın özellikle dile getirdiği taleplerden biridir. Teklifimizin bir an önce Meclis gündemine alınmasını ve yasalaşmasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YEREL ESNAF VE EL SANATLARI KORUNMALI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnafın her bölgenin kendine özgü özellikleri açısından ayrı bir değeri ve önemi vardır. Yerel ürünleri, geleneksel meslekleri ve el sanatlarını yaşatan esnafımız, aynı zamanda kültürel mirasımızı da koruyor. Ancak birçok yerde meslekler arasında sayılan el sanatları yok olmak üzere. Yerel özellik taşıyan esnafımızın ve el sanatlarımızın korunması, bu alanlara farklı destekler verilmesi gerekiyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın sorunlarının çiftçiden işçiye, memurdan sanayiciye kadar toplumun diğer kesimlerinin yaşadığı ekonomik sorunlardan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Gürer, çözümün bütüncül politikalarla mümkün olacağını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TIR VE KAMYONCULAR KONTAK AÇMAYA KORKUYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Akaryakıta gelen zamlar, yedek parça fiyatları, servis ücretleri ve diğer giderler nedeniyle bugün birçok tır ve kamyon garajdan çıkamaz duruma gelmiştir. Büyük lojistik firmalarının dışında, tek başına çalışan tırcı ve kamyoncular çok daha ağır koşullarla karşı karşıyadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nakliyeci esnafının yaşadığı sıkıntıyı kendi ifadeleriyle aktaran CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Esnafımız, ‘İş yaparsak daha çok zarar edeceğiz’ düşüncesiyle kontağı dahi basmaya korkuyor. Bir araç yola çıktığında akaryakıt, bakım, yedek parça ve diğer giderlerini karşılamak zorunda. Kazandığı para bu maliyetleri karşılamıyorsa çalışması da sürdürülebilir olmuyor. Bu alanda yaşanan mağduriyetler değerlendirilmeli, ek destekler sağlanmalı ve gerekli düzenlemeler acilen yapılmalıdır” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ESNAFIN SORUNLARINA ACİL ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın sorunlarının yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değil, sahadaki gerçek koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, iktidarın esnaf temsilcileriyle ve doğrudan esnafla görüşerek çözüm üretmesi çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Esnafımızın yaşadığı sorunları hem oda başkanlarımızla hem de iş yerlerini ziyaret ederek doğrudan esnafımızla görüştük. Sorunlar açıkça ortada. Vergi yükü, yüksek faiz, finansmana erişim güçlüğü, artan maliyetler ve daralan tüketici geliri küçük işletmeleri zorluyor. Bağ-Kur primleri, emeklilik koşulları, POS komisyonları ve haksız rekabet gibi konularda da çözüm bekleniyor. Esnafımızın ayakta kalması, istihdamın korunması ve kentlerimizin ekonomik yaşamının sürmesi için acil adımlar atılmalıdır. Çiftçimizin, işçimizin, memurumuzun ve sanayicimizin yaşadığı sorunlar gibi esnafımızın sorunları da bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. İktidarı, esnafın sesine kulak vermeye ve çözüm üretmeye çağırıyoruz” dedi</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 12:55:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-82-bin-669-esnaf-is-yeri-kapandi-h163842.html">Gürer: &amp;quot;82 Bin 669 Esnaf İş Yeri Kapandı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/seref-arpacidan-fon-krizi-cikisi-turkiye-yuzyilinin-h163841.html</link>
		<title>Şeref Arpacıdan Fon Krizi Çıkışı: Türkiye Yüzyılı;nın Vurgunu, Türkiye Yüzyılı;nın Soygunudur</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda fon krizi üzerinden iktidarı
eleştirdi. Krizin Türk ekonomisine verdiği zararın 90 milyar doları geçtiğini belirten Arpacı, olayın
bütün yönleriyle araştırılması için Meclis araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Arpacı, “Hırsız ile
bekçi soygunu beraber yaptınız. Çoban köpeği ile kurt kuzuyu birlikte yemiştir” sözleriyle iktidara
yüklendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin fon krizinin<br />
araştırılması amacıyla verdiği önerge üzerine konuştu. Fon krizinin Türkiye ekonomisine duyulan<br />
güveni derinden sarstığını belirten Arpacı, iktidarın yaşananlardan sorumlu olduğunu söyledi.<br />
“Atayan AKP&amp;#39;li, atanan AKP&amp;#39;li, soyan AKP&amp;#39;li, soyulan AKP&amp;#39;li”<br />
Ekonominin temelinde güvenin bulunduğunu vurgulayan Arpacı, iktidarın bu güveni yeniden tesis<br />
edemeyeceğini söyledi.<br />
Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:<br />
“Ekonominin temel unsuru güvendir ve Türk ekonomisine güven en derinden sarsılmıştır arkadaşlar.<br />
Bu güveni sizler, politika kurullarınız, denetçileriniz, danışmanlarınız tekrardan sağlayamazsınız;<br />
neden? Atayan AKP&amp;#39;li, atanan AKP&amp;#39;li, soyan AKP&amp;#39;li, soyulan AKP&amp;#39;li, göz göre göre gelen bu tehlikeye<br />
göz yuman AKP&amp;#39;lidir de ondan.”<br />
Fon krizinde siyasi sorumluluğun araştırılması gerektiğini belirten Arpacı, iktidar çevrelerinden çok<br />
sayıda ismin olayla bağlantılı olduğunu ifade etti. Arpacı, “Bu işin içinde Bakanlarınız, Genel Başkan<br />
Yardımcılarınız, parti sözcünüz, aile bireyleriniz, Cumhurbaşkanının direkt atadığı bürokratların hepsi<br />
vardır ve bu liste hepinizin elinde, Cumhurbaşkanının masasının üzerindedir” dedi.<br />
“Hırsız ile bekçi soygunu beraber yaptınız”<br />
Fon krizinin münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Arpacı, Meclis bünyesinde<br />
acilen araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu. Arpacı, “Hırsız ile bekçi soygunu beraber<br />
yaptınız. Çoban köpeği ile kurt kuzuyu birlikte yemiştir. Bu komisyon bu Meclisin çatısı altında acilen<br />
kurulmalıdır. At izini it izinden ayıracak olan bu komisyondur arkadaşlar” diye konuştu.<br />
Arpacı, krizin boyutlarının küçümsenerek sorumluluktan kaçınılamayacağını belirterek şöyle devam<br />
etti:<br />
“Bu iş ‘Bu iş Türk finans sisteminin bir bölümünün küçük bir parçasında yaşanmıştır.’ diyemeyeceğiniz<br />
kadar da büyüktür. Türkiye Yüzyılı&amp;#39;nın vurgunu, Türkiye Yüzyılı&amp;#39;nın soygunudur.”<br />
“Bu fonda bir günde buharlaşan tutar EYT&amp;#39;nin bir yıllık maliyetinden daha büyüktür”<br />
İktidarın ekonomi yönetimini de hedef alan Arpacı, fon krizinin yol açtığını öne sürdüğü ekonomik<br />
kaybı EYT ve depremin maliyetiyle karşılaştırdı.<br />
Arpacı “Üç buçuk senedir burada berbat ekonomi yönetiminizin ayıplarını örtmek için EYT&amp;#39;ye ve<br />
depremin ekonomik büyüklüğüne sığındınız. Bu fonda bir günde buharlaşan tutar EYT&amp;#39;nin bir yıllık<br />
maliyetinden daha büyüktür. Küçümseyerek bu işin içinden çıkamazsınız. Depremin toplam zararı 100<br />
milyar dolarken bu vurgunun, bu soygunun Türk ekonomisine zararı 90 milyar doları geçmiştir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Krizin henüz bütün boyutlarıyla ortaya çıkmadığını savunan Arpacı, “Titanik buz dağına çarptı<br />
arkadaşlar, gemide kocaman bir delik açıldı, buz dağının görünen kısmı belli, her gün açıklıyoruz,<br />
görünmeyen kısmında da iliklerine kadar AK kadrolar vardır” diye konuştu.<br />
“KOBİ&amp;#39;lerin ne suçu vardı?”<br />
Fon krizinin küçük ve orta ölçekli işletmeleri de ağır biçimde etkilediğini belirten Arpacı, hükümetin<br />
vergi politikalarıyla yatırımcıları riskli fonlara yönlendirdiğini ifade etti.<br />
Arpacı, para piyasası fonlarına stopaj uygulanırken serbest fonlar ve hisse senedi fonlarına aynı<br />
uygulamanın getirilmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
“En kötüsü, siz göz göre göre gelen bu tehlikeye rağmen, bunu bilmenize rağmen, hiçbir şey<br />
yapmadığınız gibi, şirketleri kurumsal firmaları bu serbest fonlara ve hisse senedi fonlarına girmesi<br />
için daha da destek verdiniz, daha da teşvik verdiniz. Eylülün ilk haftası daha güvenli olan para<br />
piyasası fonlarına stopaj getirdiniz, serbest fonlara ve hisse senedi fonlarına stopaj getirmediniz yani<br />
insanları bile bile daha da bataklığa sürüklediniz. Ya, size soruyorum: Ne günahı vardı, 3 milyonunu, 5<br />
milyonunu, işletme sermayesini, işçinin maaşını enflasyona eritmemek için orada tutan KOBİ&amp;#39;lerin ne<br />
suçu vardı?”<br />
Fon krizinin işletmelerin ödeme gücünü tehdit ettiğini ifade eden Arpacı, yaşananların ekonomik<br />
sonuçlarına dikkat çekti. Arpacı, “Herkesin 250 milyon lira unuttuğu bir köşede parası yok ki. İnsanlar<br />
çek ödeyemeyecek, maaşını ödeyemeyecek kurumlar var şu anda maalesef” dedi.<br />
“Küçük yatırımcının biriktirdiği paraları iç ettiniz”<br />
Küçük yatırımcıların birikimlerinin de zarar gördüğünü söyleyen Arpacı, “Sizde gerçekten vicdan<br />
yoktu, biri bin yaptınız, yetmedi; küçük yatırımcının biriktirdiği paraları iç ettiniz, yetmedi; 27 daire<br />
parası 367 daire oldu, yetmedi; şimdi, nefsine yenilenler, şeytana uyanlar bu paraları geri ödesin diye<br />
bekliyorsunuz” diye konuştu.<br />
Arpacı’dan mal varlıklarına el konulması çağrısı<br />
Fon krizinde sorumluluğu bulunanların yargı önüne çıkarılmasını isteyen Arpacı, olayla bağlantılı<br />
kişilerin mal varlıklarına el konulması ve ekonomik kaybın geri alınması çağrısında bulundu.<br />
Arpacı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Adalet istiyorsanız, hukuk istiyorsanız, yapacağınız şey açıktır; bu işin içine karışanları, iş birlikçileri<br />
sabahın altısında alacaksınız, bütün hepsinin ailelerine, mal varlıklarına el koyacaksınız ve bu paraların<br />
en az 2 katını Türkiye ekonomisine, hazineye geri ödemelerini sağlayacaksınız, yoksa bu işin içinden<br />
çıkamazsınız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 12:31:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/seref-arpacidan-fon-krizi-cikisi-turkiye-yuzyilinin-h163841.html">Şeref Arpacıdan Fon Krizi Çıkışı: Türkiye Yüzyılı;nın Vurgunu, Türkiye Yüzyılı;nın Soygunudur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kisaciktan-iktidara-komisyon-tepkisi-fondolandiriciligini-h163840.html</link>
		<title>Kısacıktan İktidara Komisyon Tepkisi: FonDolandırıcılığını TBMMde Araştırmaktan Neden Kaçıyorsunuz?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili
Sadullah Kısacık, fon dolandırıcılığının araştırılması sürecinde TBMM’nin iktidar
tarafından işlevsiz bırakılmak istenmesini ve iktidarın araştırma komisyonu
kurulmasından kaçınmasını TBMM gündemine taşıdı. İktidarın araştırma
komisyonu kurulmasına karşı tutumunu eleştiren Kısacık, “Araştırma komisyonu
kurmaktan neden kaçıyorsunuz?”, dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Krizi Araştırmak Yerine Üzerini Örtme Peşinde misiniz?<br />
Fon krizinin üzerinden haftalar geçmesine rağmen yatırımcıların mağduriyetinin<br />
gerekli biçimde araştırılmadığını belirten DEVA Partisi Adana Milletvekili<br />
Sadullah Kısacık, fon vurgununun tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Yeni Yol<br />
Grubu adına Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için önerge verdi. Önerge<br />
üzerine Genel Kurul’da söz alan Kısacık, iktidarın araştırma komisyonu<br />
kurulması taleplerinden kaçınmasını şaşkınlıkla izlediğini ifade etti. “Türkiye<br />
Cumhuriyeti tarihinin en büyük finansal vurgununda 23 gün olmuş ilgili<br />
kurumlardan ve yetkililerden tek bir açıklama yok. 23 gün olmuş, 455 bin<br />
haneye ateş düşmüş, millet canı burnunda, uyuyamıyor. TBMM bugün bu<br />
konuyu araştırmayacak da ne yapacak? Ama iktidar TBMM’de araştırma<br />
komisyonu kurulmasından kaçıyor. İster istemez akıllara şu soru geliyor. Acaba<br />
iktidar mecliste bu vurgunun araştırılmasını değil de üzerini örtme, gizleme<br />
peşinde mi?”, diye soran Kısacık, iktidarın TBMM’de araştırma komisyonu<br />
kurulmasına karşı tutumunu eleştirdi.<br />
TBMM’de Acilen Araştırma Komisyonu Kurulmalı<br />
Konuşmasında TBMM’nin yasama ve denetleme sorumluluklarına da dikkat<br />
çeken Kısacık, yaşananların şeffaf biçimde ortaya çıkarılması için TBMM’nin<br />
acilen bir araştırma komisyonu kurması gerektiğini söyledi. “Sonu nereye kadar<br />
giderse gitsin TBMM bu süreci izlemeli ve şeffaf bir şekilde millete bilgi vermeli”<br />
diyen Kısacık, “Biz milletvekillerinin birinci görevi yasama, ikinci görevi ise</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadullah KISACIK<br />
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı<br />
Adana Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Halkla İlişkiler Binası<br />
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">denetimdir. TBMM, milletimizin verdiği iradeyle, yasama ve denetim görevini<br />
sonuna kadar yerine getirmemiz gereken kurumdur. ‘Acaba bir sonraki dönem<br />
nasıl seçilirim’, hesabının yapılacağı yer değildir. İşte tam da bu nedenle bu işin<br />
sonu nereye kadar giderse gitsin milletin çalınan ve gasbedilen parasının, alın<br />
terinin ve emeğinin bir an önce geri verilmesi için TBMM’de acilen bir komisyon<br />
kurulmasını teklif ediyoruz. Eğer egemenlik kayıtsız ve şartsız milletinse, millet<br />
adına, bizler milletvekilleri olarak ilk önce böyle bir tarihî vurgunun üzerine<br />
gitmek için acilen bir araştırma komisyonu kurmalıyız”, dedi.<br />
Bu Kriz 2 Saatte Çözülür<br />
Fon Koordinasyon Kurulu’nun fon vurgununu 23 gündür araştırması yönündeki<br />
süreci de eleştiren Kısacık, bunun uzun süre gerektiren bir işlem olmadığını<br />
belirtti. “Fona para yatıran belli, fondan para çalan belli” diyen Kısacık, fon ve<br />
EFT hareketlerinin takibi yoluyla kimlerin hangi hesaplara para aktardığının<br />
kayıtlar üzerinden tespit edilebileceğini söyledi. “Fonlardan para çalanlar<br />
çuvallara doldurup götürmedi. EFT yaparak, paraları hesaplardan çekerek<br />
götürdü. Kimler fonlara para yatırmış, kimler artıda, kimler ekside, kimler para<br />
çıkarmış tüm bu kayıtlar SPK’da mevcut. SPK’da her şey ağ ve kayıt altında. Tek<br />
tuşla bu kayıtların tamamına ulaşılabilir. Fon kurulları kurup 23 gündür neyi<br />
araştırıyorsunuz?”, dedi. Kısacık’ın, fon vurgununun tüm yönleriyle araştırılması<br />
amacıyla verdiği araştırma önergesi, cumhur ittifakı milletvekillerinin oylarıyla<br />
reddedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 12:08:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kisaciktan-iktidara-komisyon-tepkisi-fondolandiriciligini-h163840.html">Kısacıktan İktidara Komisyon Tepkisi: FonDolandırıcılığını TBMMde Araştırmaktan Neden Kaçıyorsunuz?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-sanayi-uretimi-agustosta-yillik-yuzde-19-azaldi-h163839.html</link>
		<title>TÜİK: Sanayi üretimi ağustosta yıllık yüzde 1,9 azaldı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sanayi üretim endeksi ağustos ayında yıllık yüzde 1,9 azaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, ağustos ayına ilişkin Sanayi Üretim Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, sanayi üretim endeksi 2026 yılı ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9 azaldı. Aynı dönemde imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,5 gerilerken madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yüzde 1,7, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü yüzde 1,3 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayi üretim endeksi, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 4,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,3 artarken imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,6 azaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 11:41:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-sanayi-uretimi-agustosta-yillik-yuzde-19-azaldi-h163839.html">TÜİK: Sanayi üretimi ağustosta yıllık yüzde 1,9 azaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yetersiz-beslenme-cocuklarda-bodurluk-obezite-tehlikesi-aileler-h163838.html</link>
		<title>Yetersiz beslenme, çocuklarda bodurluk, obezite tehlikesi... Aileler: Paramız poğaçaya bile yetmiyor... Gidişat iyi değil...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yetersiz beslenme çocukların hem bugününü hem geleceğini tehdit ediyor. Aile hekimliği uzmanı Ceren Kineşci çocuklarda sıklıkla görülen demir eksikliği, vitamin eksikliği, boy uzamasında yavaşlık, bodurluk ya da çocukluk çağı obezitesinin beslenme eksikliğine işaret ettiğini belirtti. &quot;Çocukluk çağı beslenmesi ileriki yaştaki yani bizim ülkemizin önde gelen ölüm sebeplerinden biri olan hastalık için de yani kalp damar hastalıkları için de çok büyük risk faktörü&quot; diyen Kineşçi, &quot;Okullarda ücretsiz bir öğün yemek elzem.” dedi. ANKA’nın Bağcılar’daki pazarda mikrofon uzattığı vatandaşlar da ülkede gidişatın kötü olduğunu söyledi. Bir vatandaş poğaça almaya dahi parasının yetmediğini belirtirken, bir başkası “ (Bir öğen yemek) Her aileyi çok memnun eder yani. Olan var, olmayan var.” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi aile hekimliği uzmanı Dr. Ceren Kineşci çocuklarda yetersiz ve dengesiz beslenmeye ilişkin ANKA’ya konuştu. Çocukların doğumdan itibaren belirli periyotlarla aile hekimliklerinde takip edildiğini belirten Kineşçi, çocuklarda demir eksikliği, vitamin eksikliği, boy uzamasında yavaşlık, bodurluk ya da çocukluk çağı obezitesinin sıklıkla karşılaşılan durumlar olduğunu aktardı. Bu durumların ise beslenme eksikliğine işaret ettiğini ifade eden Kineşci, sağlıklı gıdaya ulaşamayan çocukların bağışıklık sisteminin de zayıfladığını ve daha çok hastalanmalarına neden olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kineşçi, “‘Çocuk hastalanmasın diye ne yapmak lazım?’ diye çok soruluyor ama bizim en temel bildiğimiz bağışıklık sistemini güçlendiren, geliştiren şey doğru beslenme ve sağlıklı uyku. Ve hareket edebilmesi çocukların açık alanda. Bunlardan yoksun kalan çocuklar çok daha fazla hastalanıyorlar.“ şekline konuştu. Çocukluk çağı gelişiminin yetişkinliği de doğrudan etkilediğini belirten Kineşçi, çocukluk çağındaki yetersiz beslenmenin ileriki yaşlarda kronik hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kineşçi, “Çocuk sağlığı için okullarda ücretsiz bir öğün yemek elzem. Okula giden çocuk da en az bir öğün yiyeceği zamanı okulda geçiriyor. Dolayısıyla her çocuğun eğitim hakkına kavuşurken beslenme hakkına da kavuşması lazım. Okulda mutlaka bir öğün yemeğin her çocuğa ayrımsız, eşit, ücretsiz verilmesi lazım.” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/eb2a8d4d-c1c3-4e4c-9ef4-d5abc15e99ca-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA, Bağcılar Perşembe Pazarı’ndaki vatandaşlara mikrofon uzattı. Pek çok vatandaş okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesinden memnuniyet duyacağını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"POĞAÇA ALIYORUM, YİNE YETMİYOR PARAM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir vatandaş, “En ucuz meyve suyu neyse onu alıyorum, poğaça alıyorum, yine yetmiyor param. Sağlıklı olur mu sizce bu? Kaşarın kilosu olmuş kaç para, peynirin kilosu kaç para olduğunu kimse biliyor mu? ” ifadeleriyle çocuklarına sağlıklı bir beslenme çantası hazırlayamamaktan yakındı. Bir vatandaş ise gözlemini, “İmkanı olmadığı için çocuklarına beslenme koyamayanlar var.” şeklinde anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okullarda bir öğün ücretsiz yemeğin her aileyi memnun edeceğini söyleyen bir vatandaş da, “Olan var, olmayan var. Herkes eşit olmalı okullarda.” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okullarda ücretsiz bir öğün yemek verilmesine ilişkin vatandaşların görüşleri şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“5 tane torunum var. Elimizden geldiği kadar beslemeye çalışıyoruz, sağlıklı beslemeye çalışıyoruz. Ellerinden ne gelirse onu yapıyorlar. Evde poğaça falan yapıyor kızım, gelinim. Onları koyuyorlar. (Okulda ücretsiz bir öğün) Çok güzel olur tabii ki de. Ailelere de maddi durumuna katkı da olur. Keşke öyle bir şey yapsalar. Öyle bir düşünceleri var mıdır sizce?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tabii ki de. Her aileyi çok memnun eder yani. Olan var, olmayan var. Herkes eşit olmalı okullarda."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Belki ben karşılayabiliyorum ama okulumuzda, sınıfımızda karşılayamayan bizim de yardım ettiğimiz çok velimiz var. Tabii ki isterim. Öyle bir şey olursa da çok güzel olur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Keşke olsa. Bizim için çok rahat olurdu.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“En ucuz meyve suyu neyse onu alıyorum, poğaça alıyorum, yine yetmiyor param. Sağlıklı olur mu sizce bu? Kaşarın kilosu olmuş kaç para, peynirin kilosu kaç para olduğunu kimse biliyor mu? Yukarıdakiler biliyor mu? Bilirler tabii, ceplerinde para var; bizim ya da başkalarının yok. Yani sadece ben kendi için demiyorum, tüm arkadaşlar için diyorum. Yazık, yani görüyorsunuz yani.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Tabii isteriz. İmkanı olmadığı için çocuklarına beslenme koyamayanlar var. Yani bir öğün olarak çocuklara böyle bir imkan sunsalar güzel olur. Tabii ki hijyene de önem vererek.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HALK KÖTÜ DURUMDA..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ekonomik olarak gerçekten halk kötü durumda. Eğer bir ülkede ev kirası bir asgari ücreti geçmişse o ülke yaşanmaktan çıkmış bir ülkedir. Göz önünde olan gerçekler var; halk gerçekten perişan durumdadır, zor durumdadır. Yani çıkıp da insanlar bir etrafına bakmak zorundadır. Hani gerçekten iyi değil yani.&nbsp;&nbsp;Zorluk çeken aileler var. Bir birey çoluğuna çocuğuna bir şey alamadıktan sonra o birey ne duruma geldiğini biliyor musunuz? Ne acı bir durumdur biliyor musunuz? Maalesef içler acısı bir olaydır yani. Durum, gidişat iyi değil yani.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hayır, istemezdim. Kendi hakkımıza kendimiz koyuyoruz, daha iyi. Allah'a şükür çalışıyoruz, yediriyoruz yani...Hiç yemeyen yok vallahi. Herkes yiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5681068d-68ae-4635-835e-9a98d9b56f98.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KİNEŞÇİ: DEMİR EKSİKLİĞİ ÇOCUKLARDA OLDUKÇA YAYGIN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile hekimliği uzmanı Dr. Ceren Kineşci’nin ifadeleri ise şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Aile hekimleri çocukları doğuştan itibaren takip ediyorlar. Önce ilk 2 yaşta özellikle aşılar ve büyüme, gelişmelerini çok daha yakından aylık periyotlarla neredeyse, sonrasında da en az yılda bir olmak üzere biz çocukların büyüme gelişmesini aslında aile hekimliğinde takip ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demir eksikliği çocuklarda oldukça yaygın bunu söyleyebiliriz. Pek çok çocuk demir takviyesi kullanmak zorunda kalıyor. Bu da doğrudan beslenme yetersizliğiyle ilgili. Onun dışında vitamin eksiklikleri vesaireyi de zaman zaman görebiliyoruz. Bunu ayrıca nasıl gözlemleyebiliyoruz? Çocukların boy uzamasında yavaşlık oluyor, bodurluk olabiliyor. Ya da sağlıklı gıdaya, protein içerikli gıdaya ulaşmak yerine basit şekerler, paketli gıdalar, basit karbonhidratlarla beslenen, bunlar daha ucuz ve ulaşılabilir olduğu için genellikle böyle oluyor, bu çocuklarda çocukluk çağı obezitesini de görüyoruz. Ayrıca çocukların okula aidiyetle ilgili sıkıntıları var, dikkat eksikliği sorunları var. Bunlar da beslenme eksikliği, okulu sadece böyle gittiği ve orada bir takım kurallara tabi olarak sabahtan akşama oturduğu bir yer olarak görüyor çocuk.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Evden beslenme getirmek her zaman herkes için mümkün olmuyor. Ülkenin sosyoekonomik koşulları malum. Bu nedenle de çocukların okula aidiyet duygusu da zayıflıyor, bunu da söyleyebiliriz. Dikkat eksikliğini daha sık görüyoruz çocuklarda. Beslenme yetersizliği hem bir takım vitaminleri, mineralleri vesaire düşürerek hem de bu okulla aidiyet bağını zayıflatarak da bunlara yol açabiliyor. Onun dışında çocukların bağışıklık sistemi zayıflıyor ve daha çok hastalanıyorlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BODURLUK, OBEZİTE..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">‘Çocuk hastalanmasın diye ne yapmak lazım?’ diye çok soruluyor ama bizim en temel bildiğimiz bağışıklık sistemini güçlendiren, geliştiren şey doğru beslenme, düzgün beslenme ve sağlıklı uyku. Ve hareket edebilmesi çocukların açık alanda. Bunlardan yoksun kalan çocuklar çok daha fazla hastalanıyorlar. Hem basit soğuk algınlığı gibi hastalıklar, alerjik hastalıklar vesaire bunlarda çok daha fazla görülebiliyor. Bunların görülme sıklığı arttıkça daha ağır görülen formlarını da daha fazla görüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böyle çocukların ileriki hayatına da bir takım kalıntılar bıraktığını da söyleyebiliriz. Çocukluk çağı, çocuk gelişimi yetişkinliği doğrudan etkileyen bir şey. Bodurluk ve obezite, kemik gelişimi gibi şeyler ileriki yaştaki kronik hastalıklara çok doğrudan zemin hazırlıyor. Obezite zaten ülkemizde sık gözüken diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları gibi hastalıklara zemin hazırlayan en büyük risk faktörlerinden bir tanesi. Dolayısıyla çocukluk çağı beslenmesi ileriki yaştaki yani bizim ülkemizin önde gelen ölüm sebeplerinden biri olan hastalık için de yani kalp damar hastalıkları için de çok büyük risk faktörü.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 11:18:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yetersiz-beslenme-cocuklarda-bodurluk-obezite-tehlikesi-aileler-h163838.html">Yetersiz beslenme, çocuklarda bodurluk, obezite tehlikesi... Aileler: Paramız poğaçaya bile yetmiyor... Gidişat iyi değil...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/cumhur-uzundan-tbmmde-fon-tepkisi-millet-goz-gore-gore-soyulurken-h163837.html</link>
		<title>Cumhur Uzundan TBMMde Fon Tepkisi:  Millet Göz Göre Göre Soyulurken Denetim Neredeydi?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kamuoyunda tartışılan fon işlemleri, yatırımcı zararları ve denetim mekanizmalarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yaşananları “yüzyılın en büyük finansal soygunlarından biri” olarak nitelendiren Uzun, yüz binlerce yatırımcının birikimlerinin bulunduğu fonlarda milyarlarca liralık işlemler gerçekleştirildiğini, bazı hisselerin ekonomik gerçeklerle açıklanamayacak ölçüde yükseldiğini ve ardından sistemin çöktüğünü ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun, düzenleyici kurumların olağan dışı piyasa hareketlerini 2025 yılının sonundan itibaren takip ettiğine yönelik bilgiler bulunduğunu belirterek şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu vurgun göz göre göre olurken denetim neredeydi? SPK neredeydi? Bakan neredeydi? Hükümet neredeydi? Kimlerin hangi hisselerde ne kadar yoğunlaştığı görülüyorsa neden zamanında müdahale edilmedi? Millet göz göre göre soyulurken neden sesiniz çıkmadı? Kimlerin haksız kazanç elde etmesine müsaade ettiniz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik krizin toplumun geniş kesimleri üzerindeki etkisine dikkat çeken Uzun, emeklilerin geçinemediğini, asgari ücretlilerin borçla yaşadığını ve gençlerin barınma giderlerini karşılamakta zorlandığını belirterek; “Emekli üç kuruş maaşıyla ay sonunu getiremezken, asgari ücretli borçla yaşarken, gençler kiralarını ödeyemezken; siyasetin en üst katlarında ve sarayda bulunan isimler böylesine olağanüstü kazançlar elde etsinler diye mi sustunuz?” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Fonlar batınca kamu bankaları mı devreye girdi?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fonların değer kaybetmesinin ardından kamu kaynaklarının kullanılıp kullanılmadığının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Cumhur Uzun, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Fonlar batınca kamu bankaları mı devreye girdi? Özel kişilerin zararını kamu mu üstlendi? Birileri kazanırken piyasa, kaybederken devlet mi hatırlandı?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fonlar, şirketler ve siyasi isimler arasındaki ilişkilerin, denetimde ihmal bulunup bulunmadığının ve kamu kaynaklarının zararların karşılanmasında kullanılıp kullanılmadığının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayan Uzun, Meclis’in sorumluluğuna dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milletin tek kuruşunun hesabı sorulana kadar takipçisi olacağız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu ülkede emekliye, işçiye, memura ‘kaynak yok’ denilirken belli çevrelerin milyonlarını milyarlara çevirdiği çürümüş bir düzen kurulmuştur. Meclis’in görevi bu çürümüşlüğün üzerini örtmek değil, bilakis konunun üstüne üstüne gitmektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte bu yüzden biz bu vurgunun peşini bırakmayacağız. Milletin tek kuruşunun hesabı sorulana kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 11:01:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/cumhur-uzundan-tbmmde-fon-tepkisi-millet-goz-gore-gore-soyulurken-h163837.html">Cumhur Uzundan TBMMde Fon Tepkisi:  Millet Göz Göre Göre Soyulurken Denetim Neredeydi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumerden-okullarda-artan-siddet-olaylarina-tepki-aileler-h163836.html</link>
		<title>Orhan Sümerden Okullarda Artan Şiddet Olaylarına Tepki: &amp;quot;Aileler Güvenli Eğitim İstiyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda
yaptığı konuşmada, okullarda ve okul çevrelerinde peş peşe yaşanan şiddet olaylarına dikkat
çekti. Millî Eğitim Bakanlığını gerekli güvenlik önlemlerini ivedilikle almaya çağıran Sümer,
okul güvenliğinin güçlendirilmesi, şiddet ve akran zorbalığına karşı önleyici tedbirlerin
artırılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Okullarda yaşanan şiddet olaylarının ailelerde ciddi endişe yarattığını belirten Sümer, son<br />
günlerde meydana gelen olayları Meclis gündemine taşıdı.<br />
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin silahlı saldırıda yaralandığını, Osmaniye'de bir<br />
öğretmenin okul bahçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan<br />
Sümer, İstanbul'da yaşanan olaylara da dikkat çekti. Başakşehir'de bir ortaokulda meydana<br />
gelen bıçaklı saldırıda 8 öğrencinin yaralandığını ve yaralanan öğrencilerden birinin hayatını<br />
kaybettiğini belirten Sümer, Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesinde öğrenciler arasında<br />
çıkan bıçaklı kavgada da 2 öğrencinin yaralandığını ifade etti.<br />
“Şiddet ve Akran Zorbalığına Karşı Önlemler Artırılmalı”<br />
Peş peşe yaşanan olayların okul güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu<br />
vurgulayan Sümer, okul ve çevre güvenliğinin sağlanması, şiddet ve akran zorbalığına karşı<br />
önleyici tedbirlerin artırılması gerektiğini söyledi.<br />
"Çocuklarımız Okula Korkuyla Değil, Güvenli Gitmelidir"<br />
Millî Eğitim Bakanlığını ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Sümer, gerekli önlemlerin<br />
gecikmeden alınmasını istedi.<br />
Sümer, konuşmasını “Çocuklarımız okula korkuyla değil, güvenle gitmelidir. Aileler artık<br />
güvenli okul, güvenli eğitim istiyor.” sözleriyle tamamladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 10:30:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumerden-okullarda-artan-siddet-olaylarina-tepki-aileler-h163836.html">Orhan Sümerden Okullarda Artan Şiddet Olaylarına Tepki: &amp;quot;Aileler Güvenli Eğitim İstiyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-kasim-ara-secimlerinden-once-iran-a-saldiri-h163835.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: Kasım ara seçimlerinden önce İran&amp;#039;a saldırı olmayacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile altı aydır devam eden savaşı sona erdirmeye yönelik “verimli görüşmeler” yürüttüklerini belirterek, ABD&#039;nin 3 Kasım tarihinde yapılacak ara seçimlerden önce İran&#039;a yeni bir saldırı düzenlemeyeceğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump, sosyal medya platformu Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti ile verimli görüşmeler yürütüyoruz. İran hem ekonomik hem de askeri açıdan çok kötü durumda ve abluka tüm gücüyle ve etkisiyle devam edecek. Hürmüz Boğazı'ndan rekor miktarda petrol akıyor (yalnızca dün gece 22 milyon varil ve bunun tek bir varili bile İran'dan gelmedi ya da İran'a gitmedi). Ancak herkese açıkça belirtmek isterim ki ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerden önce hiçbir şekilde İran'a saldırmayacağız. İran nükleer silaha sahip olmayacak” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran, son haftalarda savaşın sona erdirilmesi ve küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik karşılıklı öneriler sundu. Ancak Trump, Tahran'ın son teklifini reddetti. İran devlet medyası da Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmeyeceğini ve uranyum stokunu teslim etmeyeceğini bildirdi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 10:14:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-kasim-ara-secimlerinden-once-iran-a-saldiri-h163835.html">ABD Başkanı Trump: Kasım ara seçimlerinden önce İran&amp;#039;a saldırı olmayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-putin-ile-turkmenistanda-gorustu-h163834.html</link>
		<title>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Putin ile Türkmenistanda görüştü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkmenistan’da düzenlenen Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Zirvesi ve Hazar Denizi çevre zirvesi kapsamında bir araya geldi. Görüşmede enerji, tarım, ulaştırma ve ticaret başta olmak üzere ikili ekonomik ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, perşembe akşamı Türkmenistan’da görüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmede iki ülke ilişkilerinde kaydedilen ilerlemeler değerlendirilirken, enerji, tarım, ulaştırma ve ticaret gibi alanlarda ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi üzerinde duruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taraflar, ortak projelerin tamamlanma sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurgulayarak, iki ülkenin ulusal çıkarları ve bölgesel istikrar doğrultusunda kapsamlı iş birliğini genişletme kararlılıklarını teyit etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pezeşkiyan, BDT Zirvesi ile Hazar Denizi çevre zirvesine katılmak ve konuşma yapmak üzere Türkmenistan’a gitmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 09:51:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-putin-ile-turkmenistanda-gorustu-h163834.html">İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Putin ile Türkmenistanda görüştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-8-yeni-film-vizyona-girecek-2-h163833.html</link>
		<title>Sinema salonlarında bu hafta: 8 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türlerde 8 yeni film izleyiciyle buluşacak. Haftanın öne çıkan yapımları arasında Barış Arduç, Farah Zeynep Abdullah ve Erol Afsin&#039;in başrollerini paylaştığı &quot;Soy&quot; ile korku türündeki &quot;Diğer Anne&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bu hafta vizyona girecek filmler şunlar:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soy<br />
Film, ölüm döşeğindeki dedesinin çağrısıyla İstanbul’daki gizemli bir konağa giden Can ve arkadaşlarının, kadim bir lanetin hedefi hâline gelmesini anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Oyuncular: Barış Arduç, Farah Zeynep Abdullah, Erol Afsin<br />
Yönetmen: Maxime Alexandre</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer Anne<br />
Sekiz yaşındaki Bela, anne ve babasının evliliğinde yaşanan sorunların gölgesinde büyürken odasında annesine şaşırtıcı derecede benzeyen gizemli bir varlıkla karşılaşır. "Other Mommy" adını verdiği bu esrarengiz figürü başlangıçta yalnızca Bela görebilmektedir. Zaman geçtikçe "Other Mommy"nin etkisi Bela’nın odasının sınırlarını aşarak tüm eve yayılır. Açıklanamayan olaylar artarken aile içindeki gerilim de büyür ve başlangıçta hayal ürünü olduğu düşünülen varlığın çok daha karanlık bir amacı olduğu ortaya çıkmaya başlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Rob Savage<br />
Oyuncular: Jessica Chastain, Jay Duplass, Arabella Olivia Clark</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Medeni Haller<br />
Film, evliliğe mesafeli başarılı bir boşanma avukatının, platonik aşkı olan yakın arkadaşının evlilik kararıyla sarsılıp hayat dolu bir nikâh memuruyla tanışması sonucu, kendi duygusal duvarları ve sevilme arzusuyla yüzleşmesini konu ediniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Romantik Komedi<br />
Yönetmen: Selçuk Aydemir<br />
Oyuncular: Özge Gürel, Gökhan Alkan, Burak Çelik</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7 Günahın Laneti<br />
Film, suç dolu geçmişinden kaçan zengin bir adamın, maskeli gizemli biri tarafından kapatıldığı mahzende günahlarının bedelini yedi farklı işkenceyle ödemeye zorlandığı doğaüstü ve psikolojik kabusu anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Celal Demirtaş<br />
Oyuncular: Çağatay Telli, Hakan Gökçe</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonsuz<br />
Yeni mezun bir grup arkadaş yolları ayrılmadan önce, birlikte son bir gece geçirmek isterler. Gece atıştıracak bir şeyler almak için yola çıktıklarında yaptıkları yanlış bir dönüş, onları görünürde sıradan ancak bir türlü sonuna ulaşamadıkları iki şeritli ıssız bir yola sürükler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Alexander Ullom<br />
Oyuncular: Mitchell Cole, Akira Jackson, Noah Toth</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ateş<br />
Özel Kuvvetler’de görev yapan Binbaşı Ateş’in hayatı, ağabeyi Başkomiser Ali’nin şehit edilmesiyle altüst olur. Yaşadığı kaybın ardındaki gerçekleri öğrenmeye kararlı olan Ateş, olayın bağlantılarını araştırdıkça karşısında düşündüğünden çok daha kapsamlı ve tehlikeli bir yapı olduğunu fark eder. Gerçeğe yaklaştığı her adım, Ateş’i hem mesleki hem de kişisel açıdan ağır bedeller ödemek zorunda bırakır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Savaş Satış<br />
Oyuncular: Bora Cengiz, Savaş Satış, Bahtiyar Engin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fall<br />
Eşinin ölümünün ardından yaşadığı kaybın etkisinden kurtulamayan Becky, yakın arkadaşı Hunter’ın önerisiyle korkularıyla yüzleşmeye karar verir. Eşinin küllerini bırakmak için 600 metreden yüksek, terk edilmiş bir iletişim kulesine tırmanan ikili, tehlikeli yolculuğun asıl zorluğunun zirveye ulaştıklarında başlayacağından habersizdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Gerilim<br />
Yönetmen: Scott Mann<br />
Oyuncular: Grace Caroline Currey, Virginia Gardner, Mason Gooding</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çılgın Hafta Sonu<br />
Film, 3 kadının tükenmişlik hissiyle unutulmaz bir hafta sonuna dönüşecek lüks bir spa tatiline kaçmasını anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Komedi<br />
Yönetmen: Jon Lucas , Scott Moore<br />
Oyuncular: Leslie Mann , Isla Fisher , Michelle Buteau</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 09:35:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-8-yeni-film-vizyona-girecek-2-h163833.html">Sinema salonlarında bu hafta: 8 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-sicakliklar-3-bolgede-mevsim-normalleri-uzerine-h163832.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Sıcaklıklar 3 bölgede mevsim normalleri üzerine çıkacak! İşte il il tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey ve doğu kesimleri parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri, Doğu Anadolu&#039;nun kuzey ve doğusu ile Diyarbakır, Batman ve Siirt çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde Marmara, Kıyı Ege, Orta ve Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;nun doğusunda yer yer sis ve pus bekleniyor. İşte 9 Ekim 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzey, iç ve batı kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney, yurdun güney kesimlerinde yer yer kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin kıyı kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 26°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 24°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğu kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin doğu kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 09:23:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-sicakliklar-3-bolgede-mevsim-normalleri-uzerine-h163832.html">Meteoroloji açıkladı: Sıcaklıklar 3 bölgede mevsim normalleri üzerine çıkacak! İşte il il tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-278-h163831.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön yukarı döndü: İşte 9 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 9 Ekim 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.625 TL, ons altın ise 4.180 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın, doların güç kaybetmesi ve ABD tahvil getirilerinin gerilemesiyle cuma günü yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 9 Ekim 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.625,74 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.878,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.750,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 42.676,55 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.373,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 107.018,65 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.180,02 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 09:13:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-278-h163831.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-361-h163830.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (9 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 9 Ekim 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 9 Ekim 2026 Cuma gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,3236 (alış) 49,3580'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,4028 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 26 09:09:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-361-h163830.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/2026-nobel-edebiyat-odulu-kanadali-sair-anne-carson-a-verild-h163829.html</link>
		<title>2026 Nobel Edebiyat Ödülü Kanadalı şair Anne Carson&amp;#039;a verild</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[2026 Nobel Edebiyat Ödülü, Kanadalı şair, deneme yazarı ve çevirmen Anne Carson&#039;a verildi. İsveç Akademisi, 76 yaşındaki Carson&#039;ın ödüle, klasik gelenekle kurduğu yaratıcı ilişkiyle çağdaş edebiyatta yeni biçimler ortaya koyan “cesur ve yenilikçi” eserleri nedeniyle layık görüldüğünü açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsveç Akademisi'nde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi açıklandı. Nobel Edebiyat Ödülü bu yıl, “klasik gelenekle yaratıcı bir diyalog kurarak çağdaş edebiyatta yeni biçimler yaratan cesur ve yenilikçi külliyatı” nedeniyle Kanadalı yazar Anne Carson’a verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiir, kurmaca ve akademik çalışmalar arasındaki sınırları aşan eserleriyle tanınan Carson’a, ödülle birlikte 12 milyon İsveç kronu verilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsveç Akademisi Nobel Edebiyat Komitesi Başkanı Anders Olsson da Carson'ın anlatıcı benliğe bağlı lirik şiir anlayışından uzaklaşarak çağdaş edebiyatta yeni biçimlere ilham verdiğini söyledi. Antik Yunan edebiyatından çeviriler de yapan Carson, 30 yılı aşkın süre klasikler alanında akademisyen olarak görev yaptı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 16:02:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/2026-nobel-edebiyat-odulu-kanadali-sair-anne-carson-a-verild-h163829.html">2026 Nobel Edebiyat Ödülü Kanadalı şair Anne Carson&amp;#039;a verild</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-valisi-davut-gul-tamamen-kayma-ve-yikilma-tehlikesi-olan-h163828.html</link>
		<title>İstanbul Valisi Davut Gül: Tamamen kayma ve yıkılma tehlikesi olan bina üstten yıkılmaya başlanacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Maltepe Cevizli&#039;de ilk üç katı çöken, diğer katları da yıkılma tehlikesi geçiren binada arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Çalışmalardaki son duruma ilişkin bilgi veren İstanbul Valisi Davut Gül, 2 kişinin yaşamını yitirdiğini, enkaz altındaki 3 kişiye ulaşma çalışmalarının &#039;kuyumcu hassasiyetiyle&#039; sürdüğünü belirtti. Binanın tamamen yıkılma tehlikesine karşı da takozla destek verildiğini ve üstten başlayarak kontrollü yıkımın başlayacağını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sabaha karşı Maltepe Cevizli'de ilk üç katı çöken binada arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Bir kişinin cansız bedenine ulaşılan enkazdan çıkarılırken, kurtarılan 12 kişiden birinin hastanede yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 2'ye yükseldi. Enkaz altında kaldığı değerlendirilen 3 kişiye ulaşma çalışmaları sürüyor. Ancak diğer üç katı da tamamen yıkılma tehlikesi bulunan binada çalışmalar güçlüke yürütülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7004a21d-898c-4029-a2b6-51b21ee0bade.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜSTTEN BAŞLAYARAK KONTROLLÜ YIKIM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">14.00 sıralarında bölgedeki son durumla ilgili basına ikinci kez bilgi veren İstanbul Valisi Davut Gül, hem enkaz altındakilerin zarar görmemesi hem de kurtarma ekiplerinin zarar görmemesi için çalışmaların kuyumcu hassasiyetiyle sürdürüldüğünü belirti. Binanın tamamen yıkılma tehlikesine karşı da takozla destek verildiğini ve üstten başlayarak kontrollü yıkımın başlayacağını da belirten Gül, "Üstten başlayarak binayı kontrollü olarak yıkmaya başlayacaklar. Özetle, hem yukarıda binanın yükünü azaltacaklar hem de sabahtan beri yapıldığı gibi altta, açılan tüneller aracılığıyla üç hemşehrimize ulaşmaya çalışacaklar." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan binanın yapıldığı tarihte mimarı olan kişi ile şantiye şefinin gözaltına alındığı bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 15:19:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-valisi-davut-gul-tamamen-kayma-ve-yikilma-tehlikesi-olan-h163828.html">İstanbul Valisi Davut Gül: Tamamen kayma ve yıkılma tehlikesi olan bina üstten yıkılmaya başlanacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtukten-sozcu-tvye-tekzip-cezasi-mahkeme-kararina-ragmen-h163827.html</link>
		<title>RTÜKten Sözcü TVye tekzip cezası: Mahkeme kararına rağmen metin yayınlanmadı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Sözcü TV’ye, Antarktika’ya giden bilim ekibine ilişkin haberle ilgili mahkemenin verdiği cevap ve düzeltme metninin yayımlanması kararına uymadığı gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasına karar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK'ün bu haftaki Üst Kurul toplantısında, Sözcü TV’nin cevap ve düzeltme hakkına ilişkin yayın ihlali görüşüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜ'’ün açıklamasına göre; Sözcü TV’nin 13 Mart 2026 tarihinde yayımlanan Ana Haber Bülteni’nde, "Kutup'laştırma" KJ bandıyla sunulan haberde Antarktika’ya giden bilim ekibinde yer alan kişilerin "liyakatsiz" olduğu ve gezi amacıyla Antarktika’ya gönderildikleri yönündeki iddialara yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu yayın üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, haber içeriğine ilişkin cevap ve düzeltme metninin yayımlanması amacıyla Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurduğu belirtilen açıklamada, yürütülen hukuki süreç sonucunda Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10 Haziran 2026 tarihinde "tekzip talebinin kabulüne" kesin olarak hükmettiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, mahkeme kararına rağmen Sözcü TV’nin kesinleşen cevap ve düzeltme metnini yayımlamadığının tespit edildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üst Kurul, kanalın mahkeme kararıyla kesinleşen düzeltme ve cevap metnini yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinde yer alan, "Kişi veya kuruluşların cevap ve düzeltme hakkına saygılı olmak zorundadır" hükmünü ihlal ettiğine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜK, ihlal nedeniyle Sözcü TV’ye idari para cezası uygulanmasına hükmetti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 15:01:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtukten-sozcu-tvye-tekzip-cezasi-mahkeme-kararina-ragmen-h163827.html">RTÜKten Sözcü TVye tekzip cezası: Mahkeme kararına rağmen metin yayınlanmadı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chp-li-gurer-den-kucuk-esnaf-icin-pos-komisyonlarini-h163826.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;li Gürer&amp;#039;den küçük esnaf için POS komisyonlarını düşürme teklifi</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küçük esnafın banka ve kredi kartı ödemelerinde karşılaştığı POS komisyonlarının azaltılması amacıyla 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu&#039;nda değişiklik yapılması için kanun teklifi verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartında POS komisyonlarının azaltılması amacıyla 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">POS cihazı bulundurmanın ve kartlı ödeme kabul etmenin küçük esnaf için artık bir tercih olmaktan çıktığını belirten Gürer, komisyonların düşük kar marjıyla çalışan esnafın gelirini önemli ölçüde azalttığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle bakkal, manav, berber, kuaför, kahvehane, büfe ve küçük lokantalar gibi işletmelerin kira, elektrik, su, personel, vergi ve sigorta giderleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Gürer, kartlı ödeme maliyetlerinin de bu yükü artırdığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifte, mikro ölçekli esnaf ve sanatkarlardan kartlı ödeme işlemleri için yüzde 0 komisyon alınması, diğer esnaf ve sanatkarlar için komisyon oranının en fazla yüzde 0,50, diğer üye işyerleri için ise yüzde 0,75 olarak belirlenmesi öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, komisyon oranlarının düşürülmesinin farklı adlar altında yeni ücretler alınarak etkisiz hale getirilmemesi gerektiğini belirterek, POS cihazı kira, cihaz kullanım bedeli, aktivasyon, paket, yazılım, bakım, hizmet veya bloke bedeli gibi ek ücretlerle komisyon sınırlarının aşılmasının önüne geçilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, düzenlemenin amacının kartlı ödeme sistemlerini sınırlamak değil, bu sistemlerin küçük işletmeler üzerindeki orantısız maliyetini azaltmak olduğunu belirterek, "Esnafın ayakta kalması istihdamın, yerel ekonominin, küçük işletmelerin ve tüketicinin korunması anlamına gelir" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 14:13:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chp-li-gurer-den-kucuk-esnaf-icin-pos-komisyonlarini-h163826.html">CHP&amp;#039;li Gürer&amp;#039;den küçük esnaf için POS komisyonlarını düşürme teklifi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/msb-mekke-savunma-ittifaki-kapsaminda-turkiye-nin-saglayacagi-h163825.html</link>
		<title>MSB: &amp;quot;Mekke Savunma İttifakı kapsamında Türkiye&amp;#039;nin sağlayacağı askeri kuvvet ve yetenekler Anayasa ve mevzuata göre belirlenecek&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mekke Savunma İttifakı&#039;nın son Riyad toplantısında çıkan ortak bildiriye ilişkin, &quot;Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir&quot; dedi. Bakanlık, Riyad&#039;daki toplantıda İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlandığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin ürettiği harp araç, gereç ve mühimmatla TSK'nın güç ve etkinliğinin artırılması çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Bu kapsamda son bir hafta içerisinde MKE tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığına muhtelif miktarlarda Milli Piyade Tüfeği (MPT-76 MH), 120 milimetre havan tahrip mühimmatı, 155 milimetre beton delici topçu tapası ve 2,75 inç roket motoru teslim edildiğini bildiren Aktürk, savunma sanayisi paydaşlarına da çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmat teslimatlarının gerçekleştirildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZHAN-76'NIN 9'UNCUSU MİLGEM'İN 11'İNCİ GEMİSİNE ENTEGRE EDİLECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, MKE tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Milli Deniz Topu Denizhan-76'nın 9'uncusunun atışlı kabul testlerini başarıyla tamamladığını belirterek, topun MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen 11'inci gemiye entegre edilmek üzere teslim edildiğini açıkladı. Aktürk, ASELSAN tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığına 35 milimetre Hava Savunma Sistemi Modernizasyonu kapsamında Ateş İdare Cihazı ve Modern Çekili Top ile MİLKAR-3A4 Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi teslim edildiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ASTELA 4931 Sabit Merkez ve ASTELA 3711 El Telsizi Setleri teslim edilirken, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Lazer Güdüm Kiti (LGK-84) ve Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) teslimatlarının gerçekleştirildiğini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR PKK'LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, TSK'nın ülkenin ve milletin güvenliği ile devletin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesinin sürdüğünü belirtti. Aktürk, "Son bir hafta içerisinde; 1 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HUDUTLARDA 660 KİŞİ YAKALANDI"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hudut güvenliğine ilişkin de bilgi veren Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız sürdüğünü bildirdi. Aktürk, son bir hafta içerisinde yasa dışı yollarla hududu geçmeye çalışan 660 kişinin yakalandığını, bin 383 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini açıkladı. Aktürk, böylece yıl içerisinde sınırları yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 13 bin 366'ya, hududu geçemeden engellenenlerin sayısının 53 bin 870'e yükseldiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Van hudut hattında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde 517 kilogram (517 bin 87 gram) uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi. Aktürk, Türkiye'nin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunun engellenmesi ve sınırların güvenliğinin sağlanması amacıyla 9 Ekim 2019'da başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nın 7'nci yıl dönümünde harekatta hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını, gazilere ise saygı ve şükranlarını sunduklarını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ İLE İSTİKRARA KATKILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkılar, NATO ve ikili ilişkiler konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve NATO başta uluslararası görevler kapsamında; bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sunmaya devam etmektedir. Bu kapsamda; 3 Ekim’de Fransa’da, Savunma ve Güvenlik Genel Müdürümüz tarafından Fransa Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanı Nezdinde Delege Bakanı, Fransa Cumhurbaşkanı Askerî Özel Kalem Başkanı ve Uluslararası İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü ile ikili savunma ve askeri ilişkiler, stratejik diyalog ile mevcut iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirilmiş, bu çerçevede 'Türkiye-Fransa Savunma İş Birliği Yol Haritası' imzalanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler 2026 Yılı Uygulama Planı kapsamında Milli Savunma Üniversitemizden bir heyet 7-9 Ekim tarihleri arasında Atina’da Yunanistan Savunma Kolejinde temaslarda bulunmakta, Güven Artırıcı Önlemler Toplantılarının yeni turunun yarın Girit’te yapılması, 13-15 Ekim tarihleri arasında ise Yunanistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret etmesi planlanmaktadır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15-16 Ekim’de Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız tarafından Ankara’da, alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacılar ile 35 ülkeden 114 katılımcının iştirakiyle 'Terörizm Uzmanları Konferansı ve Üst Düzey Terörle Mücadele Semineri' icra edilecektir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAKAN GÜLER'İN TEMASLARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in 1 Ekim'de Azerbaycan'da düzenlenen Birliğin Gücü-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'ne katıldığını belirtti. Güler'in 2 Ekim'de 13'üncü Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Savunma Bakanları Toplantısı ile ADEX Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'na katıldığını aktaran Aktürk, Bakan Güler'in 3 Ekim'de TSK Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ile birlikte Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'ya iştirak ettiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Güler'in 5 Ekim'de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile birlikte Mekke Anlaşması kapsamında Riyad'da düzenlenen "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı"na katıldığını bildirdi. Güler'in 7 Ekim'de Milli Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katıldığını belirten Aktürk, Bakan Güler'in bugün de (8 Ekim) Arnavutluk Savunma Bakanı ve beraberindeki heyeti ağırlayacağını, Katar Büyükelçisini kabul edeceğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GENELKURMAY BAŞKANI BAYRAKTAROĞLU'NUN TEMASLARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun 6 Ekim'de Kuveyt Genelkurmay Başkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini söyledi. Bayraktaroğlu'nun aynı gün, Kara Kuvvetleri Komutanının resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Polonya Kara Kuvvetleri Müfettişi'ni kabul ettiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, 6-8 Ekim tarihleri arasında İtalya'da düzenlenen 15'inci Bölgeler Ötesi Deniz Gücü Sempozyumu'na katıldığını bildirdi. Sempozyum kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanının mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İSRAİL’İN SURİYE’NİN GÜNEYİNDEKİ SALDIRGAN TUTUMU GERİLİMİ TIRMANDIRIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında, "İsrail'in; Suriye’nin güneyindeki yerleşim yerlerinde ev baskınlarına, keyfi gözaltılara, kara sınırı ihlallerine ve hava/topçu atışları ile bölgede gerilimi tırmandıran saldırgan tutumuna devam etttiğini" belirtti. Aktürk, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'Sözde Sufa-53 Hattı Projesi' kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasının açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir. Ayrıca, İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin ve aşırılık yanlısı Yahudilerin kutsal mekânları hedef alan ihlal ve provokasyonlarına göz yumması da bölgedeki gerilimi tırmandırmaktadır. İsrail Hükümetinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasını engelleyen bu politikalarına ve eylemlerine karşı, uluslararası toplumu somut ve kararlı adımlar atmaya bir kez daha davet ediyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TSK'NIN EĞİTİM VE TATBİKAT FAALİYETLERİ SÜRÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tuğamiral Aktürk, TSK'nın ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi. Aktürk, 3-9 Ekim tarihleri arasında Amasya'da Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Hamdi Armağan Kaplan Yıldırım Seferberlik, 6-16 Ekim tarihleri arasında İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli'de Nusret-2026 tatbikatlarının devam ettiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası Tatbikatı'nın ise 12-16 Ekim tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde icra edileceğini belirten Aktürk, Polatlı'da düzenlenen Ateş Serbest-2026 Faaliyeti'nin Seçkin Gözlemci Günü'nün de 15 Ekim'de gerçekleştirileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, "Söz konusu faaliyette, 95 farklı cins ve çapta silah ve silah sistemiyle atış görevleri icra edilecek, 104 farklı cins ve çapta silah ve silah sistemi ise sergilenecektir" dedi. Faaliyet kapsamında Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşu gerçekleştirileceğini ve Mehteran Birlik Komutanlığı tarafından konser verileceğini belirten Aktürk, TSK'nın ateş gücünün gösterilmesi ve kuvvetler arası ateş desteğinin koordinasyonunun geliştirilmesinin amaçlandığını kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TSK, ÇOK ULUSLU TATBİKATLARA KATILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, TSK'nın Romanya'da Carpathian Arc Kolektif Savunma, İtalya, İngiltere ve Norveç'te Steadfast Duel, İstanbul'da On Guard Komuta Yeri ve Kore Cumhuriyeti'nde Çok Uluslu Mayın Harekâtı tatbikatlarına katıldığını bildirdi. 13-25 Ekim tarihleri arasında İtalya'da düzenlenecek Mare Aperto Amfibi Harekât Tatbikatı'na da iştirak edileceğini belirten Aktürk, farklı ülkelerin deniz unsurlarının da Türkiye'deki liman ziyaretlerini sürdüreceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Romanya Sahil Güvenlik unsuru Mai 0201'in 5-9 Ekim tarihleri arasında İstanbul'a, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Sancaktar'ın 6-8 Ekim'de Çanakkale'ye liman ziyareti gerçekleştirdiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, Nusret-2026 kapsamında NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2'de görevli İspanya Deniz Kuvvetleri unsuru Turia, İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Numana ve Almanya Deniz Kuvvetleri unsuru Fulda'nın 6-18 Ekim tarihleri arasında İzmir'e liman ziyareti yaptığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2'de görevli TCG Burgazada'nın 10-12 Ekim'de İtalya'ya, Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu'nun 12'nci Aktivasyon Faaliyeti kapsamında TCG Akçay ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsurları Struma ve Captain Dimitar Dobrev ile Romanya Deniz Kuvvetleri unsuru Dumitrescu'nun 11 Ekim'de Karadeniz Ereğli'ye liman ziyareti gerçekleştireceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TCG ALEMDAR, EGE DENİZİ'NDEKİ BATIKLARIN ARAŞTIRILMASINA KATILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TCG Alemdar kurtarma gemisinin, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında imzalanan protokoller kapsamında Ege Denizi'nde yürütülen çalışmalara iştirak ettiğini belirten Aktürk, 8-18 Ekim tarihleri arasında Koyun Adaları ve Didim bölgesinde Osmanlı dönemine ait batıkların tespit ve teşhisinin yapılacağını bildirdi. Aktürk, çalışmalarda batıklardaki arkeolojik kalıntılar ile askeri kültür varlıklarının çıkarılmasına yönelik faaliyetlerin yürütüleceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HAVA KUVVETLERİ'NDEN EĞİTİM UÇUŞU, SOLOTÜRK'TEN MUDANYA'DA GÖSTERİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından muharip ve destek uçaklarının katılımıyla 9 Ekim'de Karadeniz'de eğitim uçuşu gerçekleştirileceğini bildiren Aktürk, "Mudanya Mütarekesi'nin 104'üncü Yılı" kapsamında 11 Ekim'de SOLOTÜRK tarafından Mudanya'da gösteri uçuşu yapılacağını söyledi. Aktürk, 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya'da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026 Antalya) Hava Kuvvetleri Uzay Komutanı'nın da katıldığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TSK SPOR GÜCÜ ATIŞ TAKIMI'NA DÖRT BİRİNCİLİK, İKİ İKİNCİLİK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, 25-27 Eylül tarihleri arasında Mersin'de düzenlenen "Olimpik Branşlar Ateşli Silahlar Federasyon Kupası"nda TSK Spor Gücü Atış Takımı'nın 50 metre ateşli tüfek ve 25 metre ateşli tabanca branşlarında dört birincilik ve iki ikincilik elde ettiğini bildirdi. 50 metre ateşli tüfek kategorisinde yurt dışı baraj puanını geçen bir sporcunun da milli takım adına yarışmaya hak kazandığını belirten Aktürk, sporcuları tebrik etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ERLERİN KAMUYA GEÇİŞ BAŞVURULARI 12 EKİM'DE SONA ERECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Personel ve askeri öğrenci alım ve temin işlemlerine ilişkin de bilgi veren Aktürk, TSK'da yedi hizmet yılını tamamlayarak görevlerinden ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamına ilişkin e-Devlet üzerinden yürütülen ön başvuru sürecinin 12 Ekim'de sona ereceğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, "2026 yılı Tabip ve Diş Tabibi Sınıfı Sözleşmeli/Muvazzaf Subay, Özel Nitelikli Beden Eğitimi Öğretmeni Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı" ile "Millî Savunma Üniversitesine Öğretmen/Mühendis Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı Temini Başvuruları"nın 20 Ekim'e kadar devam edeceğini bildirdi. "Türk Silahlı Kuvvetlerine En Az Dört Yıl Süreli Fakülte veya Yüksekokul Mezunlarından 2026 Yılı Muvazzaf Subay Adayı Temini" başvurularının ise 12 Ekim'de başlayacağını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TSK, TÜRKİYE'NİN HAK VE MENFAATLERİNİ KORUMAYA DEVAM EDECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktürk, TSK'nın sahip olduğu bilgi, tecrübe ve mühendislik kabiliyetlerini geliştirmeyi sürdüreceğini belirterek, yerli ve milli savunma sanayisinin geliştirdiği modern harp araç, gereç ve sistemleriyle gücünü ve caydırıcılığını artıracağını söyledi. TSK'nın başta Mavi Vatan olmak üzere Türkiye'nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edeceğini belirten Aktürk, "Karada, denizde ve havada ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için kendisine tevdi edilen tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam edecektir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ YOL HARİTASIYLA KURUMSALLAŞTIRILACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra MSB tarafından gazetecilerin soruları yanıtlandı. Türkiye ve Fransa arasındaki iş birliğinin yol haritasına ilişkin sorunun sorulması üzerine MSB tarafından şu değerlendirlerde bulunuldu:<br />
<br />
"Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir Yol Haritası imzalanmıştır. Yol Haritası kapsamında; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın iş birliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi öngörülmektedir.&nbsp;&nbsp;Ayrıca, üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesi planlanmaktadır. Askeri alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunma sanayi alanında ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ve iki ülke savunma sanayi kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanmaktadır. Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hâle getirilmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara’da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmaktadır. Söz konusu Yol Haritası’nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI'NIN KURUMSALLAŞMASINDA ÖNEMLİ İLERLEME SAĞLANDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Savunma İttifakı anlaşmasının ikinci toplantısının Riyad'da gerçekleştirilmesine ve sonrasında yayımlanan ortak bildirinin sorulması üzerine Bakanlık'tan şu ifadeler kullanıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, 5 Ekim 2026 tarihinde Riyad’da toplanmıştır. Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır. Diğer siyasi, idari, askeri ve savunma sanayi mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesi kararlaştırılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür. &nbsp;Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 13:50:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/msb-mekke-savunma-ittifaki-kapsaminda-turkiye-nin-saglayacagi-h163825.html">MSB: &amp;quot;Mekke Savunma İttifakı kapsamında Türkiye&amp;#039;nin sağlayacağı askeri kuvvet ve yetenekler Anayasa ve mevzuata göre belirlenecek&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-gazeteci-derya-okatan-in-tutuklanmasini-h163824.html</link>
		<title>EMEP&amp;#039;li Karaca, gazeteci Derya Okatan&amp;#039;ın tutuklanmasını TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci ve DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Derya Okatan Albayrak’ın tutuklanmasına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek&#039;e &quot;Tutuklanmasına dayanak yapılan dijital materyallerin 2019 yılında güvenlik güçlerinin elinde bulunmuş ve adli imajının alınmış olmasına rağmen, bu materyallerin hangi tarihte ve kim tarafından diske aktarıldığı neden açıklığa kavuşturulmadan tutuklama tedbirine başvurulmuştur&quot; diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci ve DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Derya Okatan Albayrak’ın tutuklanmasına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, yaklaşık 20 yıldır gazetecilik yapan Okatan’ın tutuklanmasına, kendisine ait olduğu belirtilen bir harici diskte "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler" bulunduğu iddiasının gerekçe gösterildiğini belirterek, söz konusu belgelerin Çorum ve Tokat illerine ilişkin istihbarat kayıtlarını içerdiğini aktardı. Karaca, Okatan’ın sorgusunda, söz konusu belgeleri ilk kez jandarmada gördüğünü, bunların hard diske nasıl ve ne zaman kaydedildiğini bilmediğini ve belgelerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söylediğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okatan ve avukatının beyanlarına göre suçlamaya konu harici diske 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında güvenlik güçleri tarafından el konulduğunu belirten Karaca, diskin adli imajının alındığını ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, buna rağmen o tarihte söz konusu belgeler hakkında Okatan’a herhangi bir soru yöneltilmediğini öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SUÇLAMAYA KONU BELGELER 1990-2004 YILLARINA ARASINDAKİ KAYITLARI İÇERİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmanın ayrıca, suçlamaya konu belgelerin büyük bölümünün 1990-2004 yılları arasındaki kayıtları içerdiğini, dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin ise 2010 yılını gösterdiğini belirttiğini de aktaran Karaca; bu nedenle 2019’da alınan adli imaj ile bugün incelemeye konu edilen hard diskin karşılaştırılmasının, belgelerin hangi tarihte ve hangi koşullarda diske girdiğinin belirlenmesi bakımından kritik önem taşıdığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, önergesinde şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Derya Okatan’ın tutuklanması; suçlamaya ilişkin teknik ve hukuki çelişkilerin açıklığa kavuşturulması yerine tutuklama tedbirine başvurulması nedeniyle, gazeteciliğin kriminalize edilmesine ve tutuklamanın gazeteciler üzerinde bir baskı aracına dönüşmesine ilişkin tartışmalardan bağımsız değerlendirilemez. Yapılması gereken, gazetecileri özgürlüklerinden mahrum bırakmak değil; suçlamaya dayanak gösterilen dijital materyalin kim tarafından, ne zaman ve hangi koşullarda oluşturulduğunu bütün yönleriyle açığa çıkarmaktır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"-Gazeteci Derya Okatan’ın tutuklanmasına dayanak yapılan dijital materyallerin 2019 yılında güvenlik güçlerinin elinde bulunmuş ve adli imajının alınmış olmasına rağmen, bu materyallerin hangi tarihte ve kim tarafından diske aktarıldığı neden açıklığa kavuşturulmadan tutuklama tedbirine başvurulmuştur?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Suçlamaya konu belgelerin 1990-2004 yıllarına ait olduğu, dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin ise 2010 yılını gösterdiği yönündeki savunma beyanları karşısında, bu belgelerin Derya Okatan tarafından temin edildiğini veya diske kaydedildiğini ortaya koyan somut bir delil bulunmakta mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Derya Okatan’ın savcılık ifadesi dahi alınmadan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesi, gazeteciler hakkında tutuklamanın bir koruma tedbiri olmaktan çıkarılarak peşinen cezalandırma aracına dönüştürüldüğüne yönelik eleştirileri doğrulamıyor mu?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Gazetecilerin haber kaynakları, dijital materyalleri ve mesleki faaliyetleri üzerinden soruşturma ve tutuklama tehdidi altında tutulması, basın özgürlüğü ile toplumun haber alma hakkı üzerinde bir baskı oluşturmak değil midir? Bakanlığınızın gazeteciliğin kriminalize edilmesini önlemeye yönelik herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Derya Okatan dosyasında, suçlamanın maddi temelini oluşturan dijital materyaller hakkında bağımsız ve tarafsız bir adli bilişim incelemesi tamamlanmadan tutuklama kararı verilmesinin hukuki gerekçesi nedir? 2019 tarihli adli imaj ile mevcut materyalin karşılaştırılması sağlanacak mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Son yıllarda gazeteciler hakkında açılan soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar dikkate alındığında, Bakanlığınız, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılmasına son verilmesi için hangi adımları atacaktır?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 13:32:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-gazeteci-derya-okatan-in-tutuklanmasini-h163824.html">EMEP&amp;#039;li Karaca, gazeteci Derya Okatan&amp;#039;ın tutuklanmasını TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/ttb-den-ozel-hastaneler-yonetmeligi-degisikligine-tepki-h163823.html</link>
		<title>TTB&amp;#039;den, Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğine tepki</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği (TTB), 29 Ağustos 2026 tarihli Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğini eleştirerek, değişikliklerin, yargı kararıyla iptal edilen hükümlere uymadığını, hekimlerin çalışma olanaklarına ilişkin idari sınırlamaları büyük ölçüde koruduğunu, hekimlerin mesleki özerkliğini kısıtladığını, idari kontrolün sürdürüldüğünü bildirdi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi'nden, 29 Ağustos 2026 tarihli Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğe ilişkin yazılı açıklama yapıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, 30 Ocak 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin çeşitli hükümleri hakkında, Danıştay 10. Dairesi’nin 31 Aralık 2025 tarihli kararı da dahil olmak üzere, farklı davalarda yürütmenin durdurulması kararları verildiği hatırlatıldı. Yönetmelikteki son değişikliklerin, bu yargısal süreçlerin ardından bazı hükümleri yeniden düzenlerken, şekli bir ikame yoluna giderek işletmelere yeni kolaylıklar tanıdığı, hekimlerin çalışma olanaklarına ilişkin idari sınırlamaları ise büyük ölçüde koruduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönetmelikte yapılan değişiklikle Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) akreditasyonu olan hastaneler için denetim muafiyeti getirildiği ifade edilen açıklamada, "Düzenleme bütün denetimleri kaldırmamakla birlikte, işletmeleri belirli sürelerle olağan denetimin dışına çıkararak kamusal gözetimin bu ayağını daraltmaktadır" değerlendirmesi yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel hastanelere ruhsatlandırıldıkları tarihten itibaren üç yıl içinde TÜSKA akreditasyon belgesi alma ve belge alamayanlara bilgilendirme tabelası asma zorunluluğu getiren ilgili maddenin yürütmesinin, Danıştay 10. Dairesi’nin 18 Eylül 2025 tarihli kararıyla durdurulduğu hatırlatılan açıklamada, "Yeni düzenleme, zorunluluk modelinin yerine, akreditasyonu olağan denetimden muafiyetle teşvik eden bir model getirmektedir. Burada özel hastaneler lehine bilinçli bir tercihte bulunulmuş, akreditasyon üzerinden sağlık sermayesine denetim ayrıcalığı tanınmıştır" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönetmeliğin 17. maddesinin 4. fıkrasında, "özel hastanelerde konsültan hekim davetinde özel sağlık kuruluşlarındaki kadrolu hekimlere öncelik veren "öncelikle" ibaresinin, "tercihen" olarak değiştirildiği belirtilerek, Danıştay 10. Dairesi’nin 31 Aralık 2025 tarihli kararında, 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu’nun 25. maddesinin, hastaya dışarıdan istediği hekimi çağırabilme imkanı tanıdığına işaret edildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HEKİMLERİN MESLEKİ ÖZERKLİĞİ KISITLANMIŞ, İDARİ KONTROL SÜRDÜRÜLMÜŞTÜR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şu tespitler yapıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadrolu hekimlere öncelik verilmesinin bu hakkı daralttığı; ayrıca acil veya sevkin tıbben riskli olduğu durumlarda konsültan hekime ulaşmayı geciktirerek yaşam hakkı bakımından risk yaratabileceği değerlendirilmiştir. Yapılan değişiklik ile ifadenin bağlayıcılığı yumuşatılmış ancak özel sağlık kuruluşlarında kadrolu çalışan hekimler lehindeki yönlendirme metinde korunmuştur. Konsültan hekimin seçiminde tıbbi gereksinimin ve mesleki yetkinliğin yanına çalışma statüsüne dayalı bir ölçüt yerleştirilmektedir. Muayenehane hekimi ile kadrolu çalışan hekim arasındaki ayrım, konsültasyon düzenlemesinde korunmaktadır. Bakanlık, yargının eleştirdiği ayrımı metinden çıkarmak yerine sadece bu ayrımın ifade biçimini daha şekilde değiştirmiş, bu şekilde özel sağlık kuruluşlarındaki hekimler lehine tercih daha esnek bir ifade ile varlığını sürdürmüştür. Böylece hekimlerin mesleki özerkliği kısıtlanmış ve idari kontrol sürdürülmüştür."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TTB'nin açıklamasında, değişiklikle, muayenehaneden gelen hasta için sözleşmeli hastanede müdahalenin yapılamaması halinde, hekimin talep ettiği başka hastanede işlem yapılabilmesine yönelik vaka bazlı il sağlık müdürlüğü izninin korunduğu da ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğretim üyelerinin mesai dışında özel hastanelerde çalışması bakımından, vakıf üniversitesiyle iş birliği protokolü şartı yerine, "bakanlıkça onaylanmış uzmanlık eğitim programı bulunması ölçütü" getirildiği de aktarılan açıklamada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, 9 Nisan 2026 tarihli kararıyla ilgili maddede yer alan "vakıf üniversiteleriyle iş birliği protokolü bulunan" ibaresinin yürütmesini durdurduğu hatırlatıldı. Açıklamada, "Bakanlık, mevcut değişiklikle ek koşul yaklaşımından vazgeçmemekte, öğretim üyesinin bu kapsamda çalışabileceği hastaneleri bu kez uzmanlık eğitim programı ölçütüyle belirlemektedir. Böylece mesleki faaliyet, yine hastanenin sahip olduğu kurumsal statüye bağlanmaktadır" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUAYENESİNİ KAPATAN HEKİMLERİN STATÜSÜ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönetmelik değişikliğiyle ayrıca, muayenehanesini kapatan hekimlerin statüsüne ilişkin koşulların düzenlendiği ve "başka bir sağlık kuruluşunda çalışmama" şartının kaldırıldığı belirtilerek, "1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla faal muayenehanesi olan hekimlerin muayenehanelerini kapatmaları halinde, muayenehanelerini kapattıkları ildeki en fazla iki özel hastanede kadro dışı geçici olarak çalışmalarına izin verilmiştir. Bu hekimlerin yeniden muayenehane açmaları hâlinde bu madde kapsamında verilen kadro dışı geçici çalışma hakkı sona erecektir" tespiti yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönetmeliğe eklenen geçici 15. madde ile 30 Ocak 2025 tarihinden önce ruhsatlandırılmış özel hastanelerin, yeni yönetmelikteki fiziki şartlardan kural olarak muaf tutulduğu, ancak 30 Ocak 2025 itibarıyla özel hastanelerde yapılan değişiklikler ile geçici 2. madde kapsamında yer alan hastanelerin bu muafiyetten yararlanamayacağı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şunlar kaydedildi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Muayenehane hekimlerinin özel hastanelerde hasta tedavi etmesini sınırlayan 24. maddenin 2. fıkrasındaki kota ve muafiyet hükümleri ile geçici 7. maddedeki tarih ve hastane sayısı sınırlamalarında ise 29 Ağustos 2026 tarihli düzenlemeyle değişiklik yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, 24. maddenin 4. fıkrası değiştirilmiş olmakla birlikte vaka bazlı izin mekanizması korunmuştur."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası’nın açtığı davada, yönetmelikteki "kota ve muafiyet sınırlamaları ile geçici 7. maddedeki ilgili ibareler" hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararının, İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kaldırıldığı, davanın esas yönünden devam ettiği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKREDİTASYON, KAMUSAL DENETİM YERİNE GEÇİRİLMEMELİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, 29 Ağustos 2026 tarihinde yapılan yönetmelik değişikliğinin, TTB’nin Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın başlangıcından bu yana karşı çıktığı politika yöneliminin devamını oluşturduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bakanlık, TÜSKA belgeli hastane işletmelerine olağan denetimden muafiyet tanırken, hekimlerin çalışma olanaklarını hastanenin statüsüne bağlayan koşulları korumakta, konsültasyonda çalışma statüsüne dayalı yönlendirmeyi, muayenehane hekimlerinin hastalarını tedavi etmesinde ise kota ve izin mekanizmalarını sürdürmektedir. Akreditasyon sahibi hastanelere sağlanan olağan denetim muafiyetine, öğretim üyelerinin çalışma olanakları üzerindeki idari sınırlamaların sürdürülmesi eşlik etmektedir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürütmenin durdurulması kararlarının ardından yapılan değişikliklerde, yargının eleştirdiği ek koşullar başka ölçütlerle yeniden kurulmaktadır. Böylece hekimler ve hastalar açısından ortaya konulan hukuki sorunların çözümü ötelenirken, işletmelere tanınan denetim muafiyeti doğrudan hükme bağlanmaktadır. Bakanlığın sermaye lehine kolaylık sağlayan, hekimlik faaliyetini ise idari kontrol altında tutan tercihi bu düzenlemelerde somutlaşmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargı kararlarında ortaya konulan sorunların giderilmesi, sınırlayıcı ifadelerin yumuşatılması veya bir koşulun başka bir koşulla değiştirilmesiyle sağlanamaz. Hekimlerin mesleki bağımsızlığını ve hastaların hekim seçme ve sağlık hizmetine erişim haklarını güvence altına alan açık düzenlemelere ihtiyaç vardır. Akreditasyon da etkin kamusal denetimin yerine geçirilmemelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 13:10:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/ttb-den-ozel-hastaneler-yonetmeligi-degisikligine-tepki-h163823.html">TTB&amp;#039;den, Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğine tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/disk-ar-enflasyon-ve-vergilerin-isci-ucretlerine-9-aylik-toplam-h163822.html</link>
		<title>DİSK-AR: Enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine 9 aylık toplam faturası en az 2 trilyon 254 milyar TL</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK-AR&#039;ın Ekim 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu&#039;na göre, 2026&#039;nın 9 ayında 17 milyonun üzerindeki sigortalı işçinin vergi kesintileri ve enflasyon nedeniyle yaşadığı birikimli kayıp 2 trilyon 254 milyar lirayı aştı. Artan vergi dilimleri ve enflasyon nedeniyle asgari ücret yüzde 28, daha yüksek ücret grupları ise yüzde 40&#039;a varan oranlarda eridi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Ekim 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, ortalama kayıtlı işçi ücretleri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, 2026'nın 9 ayında vergi ve enflasyonun 17 milyonun üzerindeki sigortalı işçiye birikimli toplam maliyetinin en az 2 trilyon 254 milyar 221 milyon lira olduğu belirtildi. Söz konusu dönemde sigortalı işçilerin sadece 9 aylık enflasyon nedeniyle yaşadığı birikimli parasal kaybın 1 trilyon 223 milyar lirayı aştığı kaydedilen raporda, vergi kaynaklı birikimli erimenin ise 1 trilyon 31 milyar lira seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enflasyon ve gelir vergisi sisteminin emek gelirleri üzerindeki yükü artırdığı savunulan raporda, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 2 trilyon 254 milyar liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net ücretleri, enflasyon karşısında korunması gereken düzeyin hızla altına düşmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ASGARİ ÜCRETTE PARASAL KAYIP&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre Eylül 2026 itibarıyla 9 aylık resmi enflasyonun (TÜFE) yüzde 24,32 olarak gerçekleştiği hatırlatılan raporda, net asgari ücretin enflasyona göre parasal kaybının 6 bin 828 lira olduğu ve asgari ücretin alım gücünün 21 bin 248 liraya gerilediği ifade edildi. Raporda, 33 bin 30 liralık brüt asgari ücrette Eylül 2026'da kesinti, enflasyon ve vergi nedeniyle yaşanan kayıpların detaylarına ilişkin şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücret: Ocak-Eylül 2026 arasındaki 9 aylık dönemde asgari ücrette vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle yaşanan toplam parasal kayıp 83 bin 360 lira oldu. Böylece asgari ücret yılın 9 ayında toplam yüzde 28 eridi. Eylül ayında brüt asgari ücretteki toplam kayıp 11 bin 782 lira olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücretin 2 Katı Ücretler: Brüt 66 bin 60 lira ücret alan bir işçinin eline geçen kullanılabilir ücret Eylül 2026'da 35 bin 81 liraya geriledi. Gelir vergisi dilimlerinin artması ve enflasyonun etkisiyle brüt ücretten 19 bin 705 lira vergi ve kesintilere giderken, enflasyon kaynaklı alım gücü kaybı 11 bin 273 lira oldu. Bu ücret grubundaki 9 aylık toplam kayıp 216 bin 647 lira (yüzde 36,4 erime) olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücretin 2,5 Katı Ücretler: Ocak-Eylül 2026 döneminde bu ücret düzeyindeki toplam kayıp 287 bin 615 liraya ulaştı. Yılın 9 ayında yaşanan toplam erime oranı yüzde 38,7 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari Ücretin 3 Katı Ücretler: Brüt 99 bin 90 lira olan ücret grubunda, Eylül 2026'da vergi ve kesintiler nedeniyle 32 bin 491 lira, enflasyon nedeniyle ise 16 bin 197 lira erime yaşandı. Ele geçen ücretin alım gücü 50 bin 402 liraya gerilerken, brüt ücretin yüzde 49,1'i vergi, kesinti ve enflasyona gitti. Bu gruptaki 9 aylık toplam kayıp 358 bin 752 lira (yüzde 40,2 erime) seviyesinde gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜCRETTE VE VERGİDE ADALET" TALEBİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporun sonunda, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti yükü emek gelirlerinde büyük kayıplara yol açıyor. Uzun süredir devam eden yüksek enflasyonun ve vergi yükünün işçi ücretlerine 2026’ın dokuzuncu ayındaki faturası 2,3 trilyon TL olarak tahmin edildi. Ücretlerin sabit, fiyatların serbest olması nedeniyle emek gelirleri enflasyonun altında ezilmektedir. Hükümetin izlediği alım gücünü ve ücretleri bastırmayı amaçlayan ekonomi politikası, enflasyonun faturasının, emek gelirleri üzerine yüklenmesine yol açmaktadır. Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti sistemi emek gelirlerini eriterek gelir bölüşümünü daha da adaletsiz hale getirmekte ve yoksulluğu artırmaktadır. Bu nedenle ücrette ve vergide adalet çok somut ve yakıcı bir taleptir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 12:49:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/disk-ar-enflasyon-ve-vergilerin-isci-ucretlerine-9-aylik-toplam-h163822.html">DİSK-AR: Enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine 9 aylık toplam faturası en az 2 trilyon 254 milyar TL</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-eylulde-aylik-en-yuksel-reel-getiri-dibs-te-yillik-h163821.html</link>
		<title>TÜİK: Eylülde aylık en yüksel reel getiri DİBS&amp;#039;te, yıllık ise külçe altında oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) eylül ayı verilerine göre, aylık en yüksel reel getiri, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,18, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1,40 oranlarıyla DİBS&#039;te gerçekleşti. Mevduat faizi yüzde yüzde 0,96 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan doları yüzde 0,44, euro yüzde 1,12, külçe altın yüzde 2,24 ve BIST 100 endeksi yüzde 6,01 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Yıllık değerlendirmede en yüksel reel getiri ise külçe altında oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, eylül ayına ilişkin "Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları"&nbsp; istatistiklerini açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,18, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,40 ile Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre, aylık değerlendirmede DİBS, her iki endeksle indirgendiğinde de en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 0,96 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Aynı dönemde Amerikan doları yüzde 0,44, euro yüzde 1,12, külçe altın yüzde 2,24 ve BIST 100 endeksi yüzde 6,01 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 1,19 oranında reel getiri sağlarken; Amerikan doları yüzde 0,22, euro yüzde 0,89, külçe altın yüzde 2,02 ve BIST 100 endeksi yüzde 5,79 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜÇ AYLIK DÖNEMDE EN YÜKSEK REEL GETİRİ MEVDUAT FAİZİNDE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üç aylık değerlendirmede mevduat faizi (brüt), her iki endeksle indirgendiğinde de yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu. Mevduat faizi (brüt), Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,42, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,11 oranlarında reel getiri sağladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı dönemde BİST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,90, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,29 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ALTI AYLIK DÖNEMDE MEVDUAT FAİZİ İLK SIRADA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altı aylık değerlendirmeye göre mevduat faizi (brüt), Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,60, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,15 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı dönemde külçe altın ise Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,99, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 15,73 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YILLIK DEĞERLENDİRMEDE EN YÜKSEK REEL GETİRİ KÜLÇE ALTINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Finansal yatırım araçlarının yıllık değerlendirmesinde ise külçe altın, her iki endeksle indirgendiğinde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu. Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,25, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,30 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 5,85, mevduat faizi (brüt) ise yüzde 2,17 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağladı. Aynı dönemde BIST 100 endeksi yüzde 2,80, Amerikan doları yüzde 7,58 ve euro yüzde 9,33 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 3,93, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,32 oranlarında reel getiri sağladı. BIST 100 endeksi yüzde 4,56, Amerikan doları yüzde 9,26 ve euro yüzde 10,97 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 12:21:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-eylulde-aylik-en-yuksel-reel-getiri-dibs-te-yillik-h163821.html">TÜİK: Eylülde aylık en yüksel reel getiri DİBS&amp;#039;te, yıllık ise külçe altında oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-gsmh-2025-yilinda-yuzde-414-artarak-623-trilyon-tlye-yukseldi-h163820.html</link>
		<title>TÜİK: GSMH 2025 yılında yüzde 41,4 artarak 62,3 trilyon TLye yükseldi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) 2025 yılında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,4 artarak 62 trilyon 288 milyar 195 milyon 804 bin TL’ye yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2025 yılına ilişkin "Kurumsal Sektör Hesapları" verilerini açıkladı. Verilere göre, Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41,4 artarak 62 trilyon 288 milyar 195 milyon 804 bin TL oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mali olmayan şirketler, 2025 yılında toplam ekonomide yaratılan katma değere en fazla katkıyı yapan sektör oldu. Mali olmayan şirketlerin toplam katma değer içindeki payı yüzde 55,5 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sektörü sırasıyla hanehalkı ve hanehalkına hizmet veren kar amacı olmayan kuruluşlar (HHKOK) ile genel devlet takip etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOPLAM GAYRİSAFİ TASARRUFUN GSYH’YE ORANI YÜZDE 29,9 OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam gayrisafi tasarrufun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı, 2025 yılında toplam ekonomi için yüzde 29,9 oldu. Bu oran, mali olmayan şirketler için yüzde 15, hanehalkı için yüzde 9,1, mali şirketler için yüzde 1,7 ve genel devlet için yüzde 4,1 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HANEHALKI TASARRUF ORANI YÜZDE 14,3’E YÜKSELDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hanehalkı tasarrufunun harcanabilir gelire oranı olarak tanımlanan tasarruf oranı, 2024 yılında yüzde 13,9 iken 2025 yılında yüzde 14,3 oldu. Toplam ekonominin net borç verme/net borç alma durumunun GSYH’ye oranı, 2025 yılında yüzde -1,8 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre toplam ekonomi, 2024 yılında GSYH’nin yüzde 0,9’u oranında net borç alan pozisyonundayken, 2025 yılında yüzde 1,8’i oranında net borç alan pozisyonda oldu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 12:02:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-gsmh-2025-yilinda-yuzde-414-artarak-623-trilyon-tlye-yukseldi-h163820.html">TÜİK: GSMH 2025 yılında yüzde 41,4 artarak 62,3 trilyon TLye yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/osmaniyeli-hal-esnafi-hal-esnafi-kan-agliyor-gelen-giden-h163819.html</link>
		<title>Osmaniyeli hal esnafı: &amp;quot;Hal esnafı kan ağlıyor, gelen giden yok&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Osmaniye&#039;nin Kadirli ilçesinde hal esnafı satış yapamamaktan dert yandı. Esnaf Mehmet Şabap, &quot;Hal esnafı kan ağlıyor, gelen giden hiç yok, alışveriş yok. Müşteri girmiyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kadirli'de hal esnafı satış yapamadığını dile getirdi. Korsan satışların bulunduğunu ve denetimin yetersiz olduğunu iddia eden esnaf, bu nedenle işlerinin yetersiz olduğunu ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/28e438df-dc5b-4327-a7ca-ec2f2531e051.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnaf Mehmet Şabap şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hal esnafı kan ağlıyor, gelen giden hiç yok, alışveriş yok. Müşteri girmiyor. Korsan satışlar var, dışarıda dağıtıyorlar. Pazarcılar dışarıda dağıtıyorlar, burada satış hiç yok. Ürünler Osmaniye'den geliyor, satış yok, gelen soran yok. İki günden beri hiç alışveriş yapamadık. Akaryakıt zamları da etkiliyor satışları. Mal pahalı olunca kimse gelmiyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İŞ YOK GÜÇ YOK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnaf Remzi Şalvarcıoğlu da, "Hal esnafının durumu şu anda ölü. İş yok, güç yok, burada hal esnaflarının durumları kritik durumda. Marketin bir tanesi buraya adımını atmıyor. Hepsi dışarıdan alıyor, çünkü denetim yok. Herkes salla başı al maaşını. Hale bir tane marketçi girmiyor, bir bakkalcı yine girmiyor. Kalanını boşver. Hal esnafı ne olacak? Böylece bitecek işte" dedi.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d4f6b66e-6ef5-4fad-861d-0d5d71226e7d_1.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DENETİM YOK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer bir esnaf Aytaç Alıcı ise şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Satışlarımız her sene daha da kötüye gidiyor. 2015 yılından itibaren satışlarımız her sene düştü, sebebi de denetimsizlik. Bugün pazarcı gidiyor Çorum'a 100-150 ton soğan alıyor, sadece nakliye masrafı ile buraya düşürüyor malı. Bu sefer bu malları götürüyor manava, markete, lokantalara, komple bu malları dağıtıyor. Bunu bir tane denetleyen kişi yok ülkemizde.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizim stoğumuza giren malı görüyorsunuz, oradan ekrana bütün girdilerimiz çıktılarımız sizde mevcut ama pazarcının ki mevcut mu? Marketçininki mevcut mu? Herhangi bir vatandaşınki mevcut mu? Adam emekli olmuş bir tane altına transit pikap almış buradan Göksun'a gitmiş armudu almış getirmiş, burada market market, bakkal bakkal dağıtıyor. Bir pazarcı veya üç beş pazarcı birleşiyor Mersin'e gidiyor domatesi yüklüyor, getiriyor burada, aralarında pay ediyorlar. Satamadıkları ürünleri de manav ve marketlere dağıtıyorlar. Bir tane denetim yok. Ama ufacık bir şey olduğunda hemen vergi denetimcileri halin kapısına geliyor, bizi tek tek denetliyorlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben bu adamlarla nasıl rekabet edeceğim? Ben stopaj veriyorum, KDV veriyorum, işçi çalıştırıyorum, vergi veriyorum o adamlarda bir şey yok ki. 150 ton soğan bildirimi yapmış, bu 150 ton soğan çıkmış mı? Var mı denetim? Bu bakanlığın açığı, bu denetimsizlikten dolayı bizim işlerimiz bitti, bitmeye devam ediyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 11:40:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/osmaniyeli-hal-esnafi-hal-esnafi-kan-agliyor-gelen-giden-h163819.html">Osmaniyeli hal esnafı: &amp;quot;Hal esnafı kan ağlıyor, gelen giden yok&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/selcuk-ozdag-dan-spk-ya-eski-ak-parti-genel-baskan-h163818.html</link>
		<title>Selçuk Özdağ&amp;#039;dan SPK&amp;#039;ya: &amp;quot;Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi hakkında neden suç duyurusu yok&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, &quot;Sermaye Piyasası Kurulu 21 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Listede, 163 milyon lira yatırıp 2 milyar 200 milyon lira çeken eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya yok! Neden yok? Bu açıklanmalıdır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Fon krizine ilişkin SPK'nın suç duyurusunda bulunduğu kişilerin listesinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın olmamasını eleştirerek, sosyal medya hesabından, "SPK, neden Fatma Betül Sayan Kaya hakkında suç duyurusunda bulunmuyor" başlığıyla şu açıklamada bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sermaye Piyasası Kurulu 21 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Listede, 163 milyon lira yatırıp 2 milyar 200 milyon lira çeken eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya yok! Neden yok? Bu açıklanmalıdır"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 11:20:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/selcuk-ozdag-dan-spk-ya-eski-ak-parti-genel-baskan-h163818.html">Selçuk Özdağ&amp;#039;dan SPK&amp;#039;ya: &amp;quot;Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi hakkında neden suç duyurusu yok&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burak-yapi-sitesi-davasinda-bilirkisi-raporu-1-yildir-gelmedi-h163817.html</link>
		<title>Burak Yapı Sitesi davasında bilirkişi raporu 1 yıldır gelmedi... Müşteki avukatı Ülgül: Sürecin uzaması &amp;quot;adil yargılanma hakkı&amp;quot;nı ihlal ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adıyaman&#039;da 6 Şubat depremlerinde 12 kişinin yaşamını yitirdiği Burak Yapı Sitesi&#039;nde beklenen bilirkişi raporu 1 yıldır gelmediği için duruşma 24 Aralık&#039;a ertelendi. Müşteki avukatı Erhan Ülgül, sürecin uzamasının &quot;adil yargılanma hakkı&quot; açısından sorun oluşturduğunu belirterek, bilirkişi raporunun bir an önce hazırlanması ve dosyanın karara bağlanması gerektiğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Adıyaman'ın Merkez ilçesindeki Burak Yapı Sitesi'nin 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 12 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin müteahhitler Kazim Oğuz ve Selçuk Sarıkaya, şantiye şefi Metin Bekir Sarıkaya, statik proje müellifi Sercan Güçlü, yapı denetim yetkilisi ile statik proje ve uygulama denetçisi Serdar Selçuk Aygül, yapı denetim yetkilisi Yusuf Kızılet, uygulama denetçisi Mehmet Öztürk, kontrol elemanları Fatma Zehra Kızılet ve Sertaç Kılınç hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan dava açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 22 Ocak 2025'te görülen duruşmada savcı, esasa ilişkin mütalaasını sundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAMU GÖREVLİLERİ YÖNÜNDEN RAPOR İSTENDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akabinde, binanın inşa edildiği dönemde Adıyaman Belediyesi'nde görev yapan Yapı Kontrol Müdürü Bekir Bilgin, eski Yapı Kontrol Müdürü Ferhat Bülent Özer, jeoloji mühendisi Fahri Yılancı, tekniker Ferhat Kıran ve belediye personeli Bilal Elçi hakkında aynı suçtan dava açıldı ve dosyalar birleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan 2025'te görülen duruşmada, Atatürk Üniversitesi'nden kamu görevlileri yönünden kusur raporu aldırılması amacıyla dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YAPININ NEDEN YIKILDIĞI BELİRLENSİN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu görevlileri yönünden bilirkişi raporu beklenirken, 2 Ekim 2025'te görülen duruşmada ise mahkeme, dosyada yer alan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu belirterek yapının neden yıkıldığının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aradan 1 yıl geçmesine rağmen beklenen bilirkişi raporu gelmediği için 14. celse 24 Aralık'a ertelendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BİLİRKİŞİ RAPORUNUN GECİKMESİNE TEPKİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremde kuzeni, amcası ve yengesini kaybeden İlyas Yol ile müşteki avukatlarından Erhan Ülgül, süreci ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. İlyas Yol, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir bilirkişi raporunun bir yıldır gelmemesini yalnızca teknik bir gecikme olarak görmüyoruz. Burada bekleyen şey sıradan bir dosya değil, 12 insanın hayatına ilişkin bir adalet arayışı. Burak Yapı Sitesi'nin neden yıkıldığını ve bu yıkımda kimlerin sorumluluğu olduğunu bilmek istiyoruz. Gerçeğin, yıllarca süren bilirkişi süreçleri, raporlar arasındaki çelişkiler ve duruşma ertelemeleri içinde kaybolmasını istemiyoruz. Bu davayı takip etmeye devam edeceğiz. Çünkü mesele yalnızca 12 insanın hesabının sorulması değil, bir binanın çökmesinin kader mi, yoksa alınmayan önlemlerin ve ihmallerin sonucu mu olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Biz unutulmasını değil, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SÜRECİN UZAMASI 'ADİL YARGILANMA HAKKI'NI İHLAL EDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki avukatı Erhan Ülgül, "Bilirkişi raporlarının alınması ve varsa raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekir. Ancak bunun bu kadar uzun sürmesi artık 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali boyutuna varmaktadır. Bilirkişi raporunun gecikmesi nedeniyle duruşmaların sürekli ertelenmesi, ağır bir mağduriyet yaşamış depremzede ailelerin bir kez daha mağdur olmasına neden oluyor. İnsanlar her duruşmaya geldiklerinde acılarını yeniden yaşıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi raporunun bir an önce hazırlanarak dosyaların karara bağlanması gerektiğini vurgulayan Ülgül, ilk derece mahkemesindeki yargılamanın uzamasının, istinaf ve Yargıtay süreçleri de dikkate alındığında "adil yargılanma hakkı" açısından daha büyük sorunlara yol açabileceğini söyledi. Ülgül, "Deprem dosyalarının bir an önce, ivedilikle karara çıkarılması gerekiyor. Sürecin bu kadar uzaması insanların sabrını, vicdanını ve hukuka olan inancını sarsacak noktaya varabilir" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 11:00:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burak-yapi-sitesi-davasinda-bilirkisi-raporu-1-yildir-gelmedi-h163817.html">Burak Yapı Sitesi davasında bilirkişi raporu 1 yıldır gelmedi... Müşteki avukatı Ülgül: Sürecin uzaması &amp;quot;adil yargılanma hakkı&amp;quot;nı ihlal ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/icradan-satilik-soma-b-termik-santralini-tki-aldi-santral-12-h163816.html</link>
		<title>İcradan satılık Soma B Termik Santralini TKİ aldı, santral, 12 yıl sonra tekrar devlete döndü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Konya Şeker’in (TORKU) icradan satışa çıkarılan Soma B Termik Santrali&#039;nde büyük sürpriz yaşandı. Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), söz konusu santral için KDV hariç 6 milyar 946 milyon TL teklif verdi. AK Parti Soma İlçe Başkanı Ali Sezer, &quot;Bu satış nihayetlendi. Teklif veren olmadı. Doğal olarak birinci alacaklı TKİ’ye kaldı. Bundan sonra TKİ ile yoluna devam edecek&quot; dedi. TKİ’nin, söz konusu santraldan faiziyle birlikte 20-25 milyar TL alacağı bulunuyordu. Teklif tutarı, alacaktan düşülecek, kalan miktarın Konya Şeker’den tahsili gündeme gelecek. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Konya Şeker, 990 megavat kurulu güçe sahip olan Manisa’daki Soma B Termik Santrali'ni ve taşınmazları, 2015 yılında 685,5 milyon dolara satın aldı. Soma B Termik Santrali'nin zaman içinde gelir gider dengesi bozuldu. Santral, devasa bir borç yüküyle karşı karşıyla kaldı. Santralin, elektrik üretmek için kömür aldığı TKİ’ye faiziyle birlikte 20-20 milyar TL'yi aşkın, İmbat Madencilik'e de 1,3 milyar TL düzeyinde borcu birikti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile borcun ödenmesine yönelik yapılan görüşmelerden sonuç alınamadı. TKİ, alacakları için icra sürecini başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti, santral ve taşınmazları için KDV hariç 13,8 milyar TL değer biçti. Santralin, icradan satışı için ilk açık artırma 7 Eylül’de yapıldı. Teklif gelmedi. Gözler, ikinci açık artırmaya çevrildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İFLAS BAŞVURUSU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İcra süreci devam ederken, Soma B Termik Santrali, “borca batık” olduğu gerekçesiyle 25 Eylül’de Konya Asliye Ticaret Mahkemesine iflas başvurusunda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci açık artırma 30 Eylül’de başladı, 7 Ekim Çarşamba günü sona erdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKİ SATIN ALDI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKİ, devasa miktarda alacağı bulunan santrale, KDV hariç 6 milyar 946 milyon TL teklif verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Soma İlçe Başkanı Ali Sezer, satış sürecinin tamamlanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Bu satış nihayetlendi. Teklif veren olmadı. Doğal olarak birinci alacaklı TKİ’ye kaldı. Bundan sonra TKİ ile yoluna devam edecek“ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKİ’nin, söz konusu santraldan faiziyle birlikte 20-25 milyar TL alacağı bulunuyordu. Teklif tutarı, alacaktan düşülecek. Kalan miktarın da Konya Şeker’den tahsili gündeme gelecek. 2015 yılında özelleştirilen santral, 12 yıl sonra tekrar devlete döndü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EÜAŞ İŞLETEBİLİR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimine yakın kaynaklar, ANKA’nın sorusu üzerine, santral için satış bedelinin yüzde 20’si kadar bir KDV’nin söz konusu olacağını söyledi. Kaynaklar, TKİ’nin santrali ve taşınmazlarını devralmasının ardından yeni bir aşamaya geçilebileceğini belirterek,“Santral, işletilmek üzere EÜAŞ’ın yönetimine geçebilir“ dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 10:41:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/icradan-satilik-soma-b-termik-santralini-tki-aldi-santral-12-h163816.html">İcradan satılık Soma B Termik Santralini TKİ aldı, santral, 12 yıl sonra tekrar devlete döndü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-valiligi-maltepe-de-coken-binadan-3u-cocuk-8-h163815.html</link>
		<title>İstanbul Valiliği: Maltepe&amp;#039;de çöken binadan 3ü çocuk 8 kişi sağ olarak kurtarılmıştır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Valiliği, Maltepe&#039;de çöken binada devam eden kurtarma çalışmalarında 3&#039;ü çocuk 8 kişinin kurtarıldığını, 6 kişiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Maltepe Cevizli Doğu Sokak'ta bir binanın ilk üç katı sabaha karşı çöktü. Bölgeye çok sayıda kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi. İstanbul Valiliği, Maltepe'de çöken binada devam eden kurtarma çalışmalarında 3'ü çocuk 8 kişinin kurtarıldığını, 6 kişiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0a41946f-558c-4f78-ac70-dca50b1bade9-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"6 KİŞİYİ KURTARMA ÇALIŞMASI DEVAM EDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valilik açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"08.10.2026 Perşembe günü saat 05.40 sıralarında Maltepe İlçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak’ta bulunan 7 katlı binanın üç katında çökme meydana gelmiştir. Olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edilmiştir.<br />
Arama kurtarma çalışmalarında şu ana kadar 3’ü çocuk 8 kişi sağ olarak kurtarılmıştır. Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre bina, 1987 yılında yapılmış olup, zemin + 6 kat olarak inşa edilmiştir. Zemin katı işyeri, üst katlarda bulunan 12 daire ise ikamet olarak kullanılmaktadır.<br />
Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre binada toplam 33 kişi yaşamakta olup çökmeden etkilenmeyen dairelerde yaşayan vatandaşlar olayın ardından tahliye edilmiştir. Çöken bölümdeki 4 dairede yaşayan 14 kişiden 8’i sağ olarak kurtarılmıştır. Diğer 6 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına AFAD koordinasyonunda devam edilmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve soruşturmayla ilgili bir başsavcı vekili ve iki cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 26 10:20:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-valiligi-maltepe-de-coken-binadan-3u-cocuk-8-h163815.html">İstanbul Valiliği: Maltepe&amp;#039;de çöken binadan 3ü çocuk 8 kişi sağ olarak kurtarılmıştır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


