<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasinda-tum-saniklarin-tutukluluk-hallerinin-h162740.html</link>
		<title>Gaziosmanpaşa Belediyesi Davasında tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamı istendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası&#039;nın ikinci gününde ara mütalaasını sunan duruşma savcısı, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner’in tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşmanın ikinci günü bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün duruşmada ilk olarak tutuksuz sanık Özer Ayık’ın savunması dinlendi. Ardından Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha’nın savunması tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra ise üç tanık dinlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk olarak tanık Hamza Danışmaz dinlendi. Sanıklarla herhangi bir husumetinin bulunmadığını belirten Danışmaz, akaryakıt istasyonuna ilişkin kazı izni ve ruhsat işlemlerinin gerekli izinler alındıktan sonra yürütüldüğünü söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Danışmaz’ın beyanının ardından söz alan Hakan Bahçetepe’nin avukatı, dosyaya konu kazı izninin Bahçetepe’nin belediye başkanı olarak görevde bulunmadığı dönemde verildiğini belirterek bu hususun dikkate alınmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“300 BİN DOLAR TESLİM ETMEDİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra SEGBİS aracılığıyla dinlenen tanık Burak Bayrak da sanıklarla arasında herhangi bir husumet bulunmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede yer alan, Hakan Bahçetepe’nin kazı izni karşılığında para talep ettiği ve kendisinin döviz bürosu üzerinden 300 bin dolar teslim ettiği yönündeki iddiaları reddeden Bayrak, “Böyle bir para teslimi olmadı. Kayıtlarda da buna ilişkin herhangi bir işlem bulunmuyor. 300 bin dolar ödendiğine dair herhangi bir kayıt yok” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HAKAN BAHÇETEPE’Yİ İLK KEZ BURDA GÖRDÜM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son tanık Fırat Kınık ise Hakan Bahçetepe’nin kayınpederi Aziz Lal’in satın aldığı otomobile ilişkin satış süreci hakkında bilgi verdi. Araç satışında usulsüz herhangi bir işlem yaşanmadığını belirten Kınık, Hakan Bahçetepe’yi hayatında ilk kez duruşma salonunda gördüğünü söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARA KARAR İÇİN ARA VERİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanıkların arından duruşma savcısı ara mütalaasını sundu. Savcı, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner’in tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya ara karar için 15 dakika ara verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 16:05:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasinda-tum-saniklarin-tutukluluk-hallerinin-h162740.html">Gaziosmanpaşa Belediyesi Davasında tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamı istendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpde-kurultay-delegelerinden-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru-h162739.html</link>
		<title>CHP&apos;de kurultay delegelerinden olağanüstü kurultay için mahkemeye başvuru</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP kurultay delegeleri, olağanüstü kurultay talebiyle topladıkları imzaların işleme konulmaması üzerine, Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Dilekçede, üç kurultay delegesinin CHP Olağanüstü Kurultayını toplantıya çağırmak üzere çağrı heyeti olarak görevlendirilmesi, kurultayın toplanabilmesi için heyetin görevine başlaması yönünde tedbir kararı alınması talep edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) olağanüstü kurultay talebiyle ilgili 833 kurultay delegesi adına yazılı açıklama yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanması amacıyla ortak gündemli ve noter onaylı olağanüstü kurultay talebinde bulunulduğu hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil eden 833 delegenin imzalarının, CHP Tüzüğü'nde öngörülen 15 günlük süre içinde toplanarak 17 Haziran 2026 tarihinde CHP Genel Başkanlığı'na teslim edildiği belirtilen açıklamada, buna karşın 17 Haziran'dan bu yana olağanüstü kurultay çağrısı yapılmadığı ifade edilen açıklamada, kurultay delegelerinin "açık, ortak ve bağlayıcı iradesinin" sonuçsuz bırakıldığı savunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜÇ ÜYE GENEL KURULU TOPLANTIYA ÇAĞIRMAKLA GÖREVLENDİRİLSİN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Türk Medeni Kanunu'nun 75. maddesine göre, yönetim organının genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakiminin üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirebildiği, bu kapsamda Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dava dilekçesinde, isimleri daha sonra bildirilecek üç kurultay delegesinin CHP Olağanüstü Kurultayı'nı toplantıya çağırmak üzere çağrı heyeti olarak görevlendirilmesinin talep edildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında, yeterli sayıda delegenin olağanüstü kurultay isteminin parti yönetiminin takdirine bağlı olmadığının, bu iradenin muhatabına ulaşmasıyla hukuki sonuç doğurduğunun ve parti yönetimini bağladığının kabul edildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OLAĞANÜSTÜ KURULTAYIN TOPLANMASI, KURULTAY DELEGELERİNİN BAĞLAYICI İRADESİNİN GEREĞİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Davanın, 833 kurultay delegesinin kanun ve CHP Tüzüğü'nden kaynaklanan haklarının kullanılmasını, parti içi demokratik işleyişin sağlanmasını ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanmasını amaçladığı belirtilen açıklamada, "Olağanüstü kurultayın toplanması, parti yönetiminin tercihine bırakılabilecek siyasi bir takdir konusu değil; kanunun, parti tüzüğünün ve kurultay delegelerinin bağlayıcı iradesinin gereğidir" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DAVA DİLEKÇESİNDEN...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde de 833 CHP kurultay delegesinin noter onaylı imzasıyla, ortak gündemli olağanüstü kurultay isteminde bulunulduğunun tespitine, söz konusu imzaların 15 günlük süre içinde toplandığının ve süresi içinde CHP'ye teslim edildiğinin tespitine, yasal koşullar oluşmasına rağmen olağanüstü kurultay çağrısı yapılmadığından, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 75/2. maddesi uyarınca, daha sonra bildirilecek 3 kurultay delegesinin CHP olağanüstü kurultayını toplantıya çağırmakla, çağrı heyeti olarak görevlendirilmesine karar verilmesi talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dilekçede, görevlendirilecek üç kurultay üyesine, olağanüstü kurultayın yer, gün, saat ve gündemini belirleme, çağrı ve ilan işlemlerini yapma, Çankaya İlçe Seçim Kurulu ve 2820 sayılı Kanun gereği idari merciler nezdinde gerekli başvuruları gerçekleştirme ve kurultayın yapılabilmesi için zorunlu tüm hazırlık işlemlerini yürütme yetkisi verilmesi, hükümle birlikte kurultayın toplanabilmesi için heyetin görevine başlaması yönünde tedbir kararı alınması da istendi.&nbsp;&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 15:46:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpde-kurultay-delegelerinden-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru-h162739.html">CHP&apos;de kurultay delegelerinden olağanüstü kurultay için mahkemeye başvuru</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sosyal-demokrasi-dernegiden-cankaya-belediye-baskani-gunere-destek-h162738.html</link>
		<title>Sosyal Demokrasi Derneği&apos;den, Çankaya Belediye Başkanı Güner&apos;e destek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sosyal Demokrasi Derneği, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların Türkiye demokrasisi açısından son derece kaygı verici olduğunu belirterek, &quot;Üyemiz Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in yanında olduğumuzu, hukuk devleti, bağımsız yargı, halk iradesi ve yerel demokrasi ilkelerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sosyal Demokrasi Derneği'nden yapılan açıklamada, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" tartışmalarıyla ana muhalefet partisini yargı eliyle tartışmalı hale getirme girişimleri sürerken, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisinin eklendiği, Çankaya Belediye Başkanı ve Dernek üyesi Hüseyin Can Güner'in gözaltına alındığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu gelişmeyi, son dönemde ana muhalefeti ve yerel yönetimleri hedef alan siyasi atmosferden bağımsız değerlendirmenin mümkün olmadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir yandan iktidara uygun bir muhalefet partisi yaratmaya yönelik girişimler sürerken, diğer yandan halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının art arda gözaltına alınması, demokratik siyasetin yargı süreçleri üzerinden kuşatıldığı yönündeki kaygıları daha da büyütmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca Cumhuriyetimizin kurucu partisi değil, aynı zamanda dünyanın en büyük sosyal demokrat partilerinden biridir. Çankaya Belediyesi ise Türkiye’de sosyal demokrat belediyeciliğin en köklü ve en güçlü temsilcilerinden biridir. Sayın Hüseyin Can Güner, katılımcılığı, kamucu hizmet anlayışını ve toplumsal dayanışmayı esas alan yönetimiyle bu geleneğin önemli temsilcilerinden biri olmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün hedef alınan yalnızca bir belediye başkanı ve bir belediye değildir. Hedef alınan, halkın sandıkta ortaya koyduğu irade, yerel demokrasi ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesini tartışmalı hale getirmeye yönelik 'mutlak butlan' girişimleri ile seçilmiş CHP’li belediyelere yönelik operasyonların birlikte ortaya çıkardığı tablo, Türkiye demokrasisi açısından son derece kaygı vericidir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal Demokrasi Derneği olarak, üyemiz Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in yanında olduğumuzu, hukuk devleti, bağımsız yargı, halk iradesi ve yerel demokrasi ilkelerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 15:32:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sosyal-demokrasi-dernegiden-cankaya-belediye-baskani-gunere-destek-h162738.html">Sosyal Demokrasi Derneği&apos;den, Çankaya Belediye Başkanı Güner&apos;e destek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusunun-4-gunu-ankaya-konusan-akisli-adaleti-keske-bu-yollarda-aramasaydik-h162737.html</link>
		<title>78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&apos;nün 4. günü... ANKA&apos;ya konuşan Akişli: Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bolu Grand Kartal Otel yangınında 3 yakınını kaybeden Oktay Akişli, &quot;Adalet Yürüyüşü&quot;nün 97&#039;nci kilometresinde ANKA Haber Ajansı&#039;na açıklama yaptı. Akişli, &quot;Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık. Keşke bizi bu yollara düşürmeseydiler. Vicdanı olan herkes burada bir adaletsizlik ve yarım kalmış bir sürecin söz konusu olduğunu biliyor. Yargının tepesindeki Abdurrahman Gençbay&#039;ın bizimle birlikte &#039;adalet istiyoruz&#039; diye yola çıkması, yol yürümesi... Yargı tarafındaki ilgili kişilerin şapkasını önüne koyması lazım. Çünkü toplumda gerçekten ciddi anlamda bir adalet eksikliği var&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bolu Grand Kartal Otel yangınında, aralarında çocukların da bulunduğu 78 yakınını kaybedenler, "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle Bolu'dan Ankara'ya başlattıkları "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü"nü sürdürüyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileleri temsilen, faciada annesi Gülçin'i, ağabeyi Şenol'u ve 11 yaşındaki yeğeni Mina'yı kaybeden Oktay Akişli, Bolu Adliyesi önünden başlattığı yürüyüşü, 186 kilometrenin ardından 18 Temmuz'da Ulus'ta tamamlamayı planlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adalet Yürüyüşü"nün 97'nci kilometresinde ANKA Haber Ajansı'na konuşan Akişli, "Cumhuriyet tarihinin en büyük otel yangınında 78 canımızı yitirdik. Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık. Keşke bizi bu yollara düşürmeseydiler. Şu anda 80 kilometre yolumuz kaldı Ankara'ya. 18 Temmuz Cumartesi Ankara'da olacağız. Bizimle aynı acıları yaşayan, aynı adalet talebi olan herkesi Ankara'ya, Ulus'a davet ediyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HERKESİN BİR ADALET ARAYIŞI VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akişli, "adalet" arayan diğer ailelerinde de kendisine destek olduğunu belirterek, "Biz bu yola çıkarken 78 canımız için adalet yoluna çıktık. Ama toplumun ne yazık ki adalet arayışı olduğunu sonradan fark ettik. Herkesin bir adalet arayışı varmış. Aileler bize ulaştılar. En son Erzincan-İliç maden faciasında canını kaybeden bir anne ve baba bana ulaştı. Onlar da bize katılmak istiyorlar. Onlar da adalet talebini iletmek istiyorlar. Onlar da cumartesi bizim yanımızda olacak. Sisli Vadisi aileleri, 6 Şubat deprem aileleri, Gayrettepe, Çorlu; hepsi cumartesi günü bizim yanımızda olacak" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FACİADA HAYATINI KAYBEDEN ANNESİNİN TÜLBENTİYLE YÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüş sırasında boynunda bulunan tülbentin, yangında hayatını kaybeden annesine ait olduğunu vurgulayan Akişli, "Ben bu yürüyüşü planlarken Kartalkaya Aile Platformu ailelerine şunu söylemiştim: 'Bu yürüyüşe ben annemin tülbentiyle başlayacağım.' Boynumdaki tülbent annemin tülbenti. Bana en büyük gücü o veriyor, manevi anlamda. Yürüyüş bitene kadar da, 20 Temmuz annemin doğum günü, 20 Temmuz'da annemin yanına gidene kadar da tülbenti çıkarmayacağım" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"VİCDANI OLAN HERKES BURADA ADALETSİZLİK OLDUĞUNU BİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oktay Akişli, yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Ceza Dairesi Başkanı Abdurrahman Gençbay'ın "Adalet Yürüyüşü"nde bulunmasına ilişkin şunları kaydeti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben en başından beri şunu söylüyorum; bizler hukukçu değiliz. Bizler bu işin detaylarını, pratiğini bilmeyiz. Ama vicdanı olan herkes burada bir adaletsizlik ve yarım kalmış bir sürecin söz konusu olduğunu biliyor. Yargının tepesindeki Abdurrahman Gençbay'ın bizimle birlikte Bolu'da 11 Temmuz'da 'Adalet istiyoruz' diye yola çıkması, yol yürümesi, yargı tarafındaki ilgili kişilerin şapkasını önüne koyması lazım. Çünkü toplumda gerçekten ciddi anlamda bir adalet eksikliği ve adalet eşitsizliği var."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akişli, yürüyüşün sonuna kadar aynı kararlılıkla devam edeceğini belirterek, "Yorulmadım. Aynı dirayetle, 11 Temmuz'da nasıl o güvenle, o özgüvenle yola çıktıysam, 18 Temmuz'a kadar da aynı dirayetle Ankara'ya ulaşacağım. Adalet isteyen, adalet arayan herkesi Ankara'ya bekliyoruz" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 15:14:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusunun-4-gunu-ankaya-konusan-akisli-adaleti-keske-bu-yollarda-aramasaydik-h162737.html">78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&apos;nün 4. günü... ANKA&apos;ya konuşan Akişli: Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasi-avukati-sanik-patronun-sikayeti-sonucu-adliyeye-beyanda-bulundu-h162736.html</link>
		<title>Dilovası Davası avukatı sanık patronun şikayeti sonucu adliyeye beyanda bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[3&#039;ü çocuk 7 kişinin yaşamını yitirdiği Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangını davası avukatlarından Saruhan Efe Kadaifçi, dava sanıklarından işveren Ali Osman Akat’ın şikayeti nedeniyle Kandıra Adliyesi&#039;ne gitti. Adalet Bakanlığı&#039;na iletilmek üzere beyanda bulunan Kadaifçi&#039;ye meslektaşları, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar destek verdi. Adliye önünde açıklama yapan Kadaifçi, &quot;Savunma makamının doğalı, kadim doğası, ezilenden yana olmaktır, ezilenin sözünü söylemektir. Doğası gereği avukat, sözünü, sesini çıkartamayanların sesi olur. Sözünü edemeyenlerin sözü olur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">3'ü çocuk 7 kişinin yaşamını yitirdiği Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangını davası avukatlarından Saruhan Efe Kadaifçi, dava sanıklarından işveren Ali Osman Akat’ın duruşmadaki bazı sözleri gerekçe göstererek şikayetçi olması nedeniyle Kandıra Adliyesi'ne gitti. Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere beyanda bulunan Kadaifçi'ye meslektaşları, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin, DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar ve sendika üyeleri, yangınında yaşamını yitiren Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan ile Hanım Gülek’in yakını ve aynı zamanda Dilovası Belediye Meclis Üyesi olan Mehmet Gülek yalnız bırakmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/bf029dbb-7983-4025-95a6-07be96f25e35.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet Bakanlığı muhabereye iletilmek üzere savcılıkta beyanda bulunan Kadaifçi hakkında savcılığın da görüşünü Adalet Bakanlığı'na ileteceği öğrenildi. Bakanlık da soruşturma izni verilip verilmemesine karar verecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sürece ilişkin Kandıra Adliyesi önünde yapılan açıklamaya katılan Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, "Bu duruşmalar sırasında biliyorsunuz savunma makamıyla katılan aile avukatları arasında duruşmada bir gerginlik yaşanmıştı. Bu gerginlikte de bir meslektaşımız tutuklu sanıklardan biri tarafından şikayet edilmişti. Bugün kendisinin bu şikayetle ilgili bakanlık muhabereye vereceği beyanı sunarken İstanbul Barosu Başkanımız Sayın Profesör İbrahim Kaboğlu hocamız ve meslektaşlarımızla birlikte yanında olduk" dedi. Karakadılar şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MESLEKTAŞIMIZIN DURUŞMADAKİ BEYANLARI SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI KAPSAMINDADIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Meslektaşımızın o gün kullandığı ifadeler kamuoyuna da yansımıştır, basına da yansımıştır, duruşma tutanaklarına da yansımıştır. İfadelerin tamamı savunma hakkı kapsamında ve savunma dokunulmazlığı kapsamında ifade edilen beyanlardır. Dolayısıyla biz bu Kartalkaya'daki gibi, İstanbul'daki gece kulübü yangınındaki gibi ve Dilovası'ndaki yangın gibi olayların tekrar yaşanmaması için buradaki sorumluların eksiksiz tespit edilip eksiksiz bir şekilde de kovuşturmanın tamamlanıp, sorumluların kim olursa olsun, hangi kurumda çalışırsa çalışsın, görevlerinin sıfatlarının ne olduğuna bakılmaksızın cezalandırmaları gerekir ki bu olayların tekrar ülkemizin hiçbir köşesinde yaşamayalım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da, dilovası faciasının toplumu etkileyen, cinayet derecesinde bir olay olduğunu belirterek, "Tabii ki kozmetik ürün üreten bir atölyenin denetlenmesi resmi makamlara düşen bir görevdir. Bu tür üretimlerin ve tesislerin kurulmasıyla ilgili düzenlemeler son derece önemlidir. Denetim ise aynı zamanda önemli. Böyle bir olayın meydana gelmiş olması ve ardından ailelerinin adalet arayışı içerisinde olması yalnızca onların adalet arayışıyla sınırlı kalmıyor. Haliyle bütün toplumun adaletin tecellisi beklentisi vardır" dedi. Kaboğlu şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU CİNAYETİN FAİLLERİNİN MUTLAKA CEZALANDIRILMASI GEREKİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul Barosu olarak aynı zamanda bizim üyemiz bir avukata yönelik bir soruşturmanın söz konusu olması karşısında zaten biz bu davayla ister istemez daha önce de ilgiliydik, izliyorduk yakından ama şimdi çifte görev düştü bize. Birincisi şudur. Sayın başkanımızın belirttiği gibi, bu cinayetin faillerinin mutlaka cezalandırılması gerekiyor. Bizzat atölye işletmecisi, sahipleri ve gerekli denetim işlemlerini yapmayan görevliler. Birincisi bu, cezasızlık, uygulamasına hayır demek gerekiyor. Peki adaletin tecellisi, cezasızlığın aşılması, savunma ayağının mesleğini serbestçe yapmasıyla mümkündür. Burada belki bir yanlışlıkla belki siyasal etkiler sonucu savunmanın öznesi olan avukatın bu görevini ifa etmesi vesilesiyle yaptığı açıklamaların soruşturma konusu edilmesi kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizim kanaatimiz odur ki bu girişim, dosyanın bir an önce kapatılmasıyla sonuçlanacaktır. Çünkü burada bir avukatın, soruşturma geçirmesini gerektirecek bir durum yoktur. Dikkatlerimiz gelecek hafta 21 Temmuz'da asıl suçluların yargılanmasına yönelik olacaktır. Sorumluların cezalandırılması, adaletin ortaya çıkması ve yakınlarını kaybeden ailelerin teselli bulacağı bir sonucun sonuca ulaşılması... Biz de Kocaeli Barosunu bu konuda İstanbul Barosu olarak destekleyeceğiz. Yakınında olacağız ve bu davanın yakından izleyicisi konumundayız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KADAİFÇİ: DOĞASI GEREĞİ AVUKAT SESİNİ ÇIKARTAMAYANLARIN SESİ OLUR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saruhan Efe Kadaifçi ise yanında oldukları için baro başkanlarına, meslektaşlarına teşekkür etti. Kadaifçi, "Avukatlık kadim bir meslek. Avukatlık savunma makamı demek. Savunma makamının doğalı, doğası, kadim doğası, yüzyıllardır gelen doğası ezilenden yana olmaktır. Ezilenden yana, ezilenin, sözünü söylemektir. Doğası gereği avukat, sözünü, sesini çıkartamayanların sesi olur. Sözünü edemeyenlerin sözü olur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadaifçi şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dolayısıyla hukukun kendi başına bir şey olduğunu düşünmüyoruz. Ben düşünmüyorum. Toplumsal ilişkilerin bir ürünüdür hukuk. Dolayısıyla, burada bir patronun yani bir kozmetik patronunun, duruşma salonunda, ailelere bakıp, bunlar benim üzerimden prim kasmaya çalışıyor. Efendime söyleyeyim avukatlar benim üzerimden prim kasmaya çalışıyor. Ben zaten büyük bir balinayım. Ben zaten büyük bir patronum demesi, diyebilmesi, buna cüret edebilmesi hukuk rejimiyle, Türkiye'deki mevcut hukuk rejimiyle doğrudan alakalıdır ve aşağılık bir harekettir. Yani bu yanlış bir harekettir. Dolayısıyla biz burada yalnızca Ali Osman Akat veya Dilovası patronları değil aslında onları var eden bir toplumsal ilişkiler bütününe karşı bir savunma yapıyoruz. Onun bunun altında ezilen, bunun altında yakılarak katledilen 7 tane insanın avukatlığını yapıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yüzyıllarca böyle oldu. Türkiye tarihinde de bir sürü avukat bu işi yaptı. Soma'da yaptılar, Hendek'te yaptılar. Halen bir sürü arkadaşımız yapıyor. Birkaçı cezaevinde. Dolayısıyla bu soruşturmalar devam bu soruşturmalar ve bizim yaşadığımız meseleler toplumsal ilişkilerden alakasız değil. Dilovası davası Türkiye'deki hukuk rejimi, Türkiye'nin toplumsal ilişkileriyle bütünlüklü şekilde ilerliyor. Biz buna karşı savunma yapıyoruz. Buna karşı savunma yaptığımız için de yaptığımız hareketlerin bu bağlamda avukatlık mesleği içerisinde olduğunu düşünüyoruz. Avukatlık mesleğinin içerisinde hareket ettiğimizi düşünüyoruz. O yüzden sonucun kolaylıkla yani bir sorun çıkmadan bu meselenin biteceğini umuyorum"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 14:56:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasi-avukati-sanik-patronun-sikayeti-sonucu-adliyeye-beyanda-bulundu-h162736.html">Dilovası Davası avukatı sanık patronun şikayeti sonucu adliyeye beyanda bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/yemende-gerilim-tirmaniyor-husilerin-kontrolundeki-sana-havalimani-vuruldu-husiler-misilleme-baslatti-h162735.html</link>
		<title>Yemen&apos;de gerilim tırmanıyor: Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı vuruldu, Husiler misilleme başlattı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suudi Arabistan destekli Aden hükümeti, İran&#039;dan gelen ve Husi heyetini taşıdığı belirtilen uçağın inişini engellemek amacıyla Sana Uluslararası Havalimanı&#039;nın pistini vurdu. Husiler saldırının ardından Suudi Arabistan&#039;daki hedeflere balistik füze ve İHA saldırısı düzenlediklerini açıklarken, Birleşmiş Milletler taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yemen'de Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı, Suudi Arabistan destekli Aden hükümetine bağlı güçlerin saldırısına hedef oldu. Husiler, İran'dan gelen sivil uçağın inişini engellemeyi amaçlayan saldırının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunurken, Aden, İran uçağının Yemen hava sahasını ihlal ettiğini öne sürdü. Olayın ardından Husiler, Suudi Arabistan'daki hedeflere füze ve İHA saldırısı düzenlediklerini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan destekli Aden hükümetine bağlı güçler, pazartesi günü İran'dan gelen ve Husi heyetini taşıdığı belirtilen uçağın Sana'ya inişini engellemek amacıyla havalimanının pistini vurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aden hükümeti yaptığı açıklamada, "İran rejiminin desteklediği Husi milisleri, Yemen ulusal hava yolu şirketine ait uçakların başkent Sana'daki havalimanına inişini engelledi ve İran uçağının Yemen hava sahasını ihlal etmesinde ısrar etti. Bu nedenle havalimanının pisti hedef alındı" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aden hükümetine bağlı Savunma Bakanlığı da saldırı öncesinde sivillere, havalimanı çalışanlarına, diplomatik temsilciliklere ve insani yardım kuruluşlarına havalimanı ve çevresini ikinci bir duyuruya kadar tahliye etmeleri çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İRAN UÇAĞI HUDEYDE'YE İNDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günün ilerleyen saatlerinde Husiler, Tahran'dan dönen heyeti taşıyan İran uçağının Kızıldeniz kıyısındaki Husilerin kontrolündeki Hudeyde kentine güvenli şekilde indiğini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husilere ait El-Mesire televizyonu, Sana hükümetinin Ulaştırma Bakanının, "İran uçağı, resmi Yemen heyetiyle birlikte tedavi gören hastaları ve mahsur kalan vatandaşları taşıyarak ülke topraklarına indi" açıklamasını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HUSİLERDEN MİSİLLEME TEHDİDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husilerin kontrolündeki Sana yönetimi, saldırının arkasında Suudi Arabistan'ın bulunduğunu öne sürerek misillemede bulunacaklarını açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, "Bu saldırı karşılıksız ve cezasız kalmayacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran da saldırıyı kınadı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakei, devlet haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada saldırının "uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ve Yemen'in egemenliği ile toprak bütünlüğünün açık ihlali" olduğunu söyledi. Suudi Arabistan makamları ise saldırılarla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HUSİLER: ABHA HAVALIMANI'NI HEDEF ALDIK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akşam saatlerinde Suudi Arabistan öncülüğünde Aden hükümetini destekleyen askeri koalisyon, Husiler tarafından ülkenin güneyine fırlatılan balistik füzelerin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koalisyon Sözcüsü Turki el-Maliki, "Hava savunma sistemleri, Husi güçleri tarafından ülkenin güneyine yöneltilen balistik füze tehdidini başarıyla önledi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun ardından Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Uluslararası Havalimanı'nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldıklarını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husiler'in askeri sözcüsü Yahya Seri ayrıca, Sana Uluslararası Havalimanı'na yönelik abluka kaldırılıncaya kadar tüm hava yolu şirketlerine Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM'DEN GERİLİMİ DÜŞÜRME ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ise tüm taraflara itidal çağrısı yaparak, ofisinin gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla taraflarla temas halinde olduğunu belirtti. Grundberg, "Tarafları gerilimi düşürmeye ve Yemen'de yeni bir şiddet döngüsünü tetikleyebilecek her türlü adımdan kaçınmaya çağırıyoruz." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yemen'de siyasi kriz, 2012 yılında Arap Baharı sonrası geçiş sürecinde derinleşti. Yaklaşık 34 yıl Yemen'i yöneten Ali Abdullah Salih, 2011'de Arap Baharı protestolarının ardından Körfez İşbirliği Konseyi'nin (GCC) arabuluculuğunda hazırlanan geçiş planı kapsamında görevini yardımcısı Abd Rabbuh Mansur Hadi'ye devretmeyi kabul etti. Hadi, 2012'de düzenlenen tek adaylı geçiş dönemi seçiminde cumhurbaşkanı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husiler 2014 yılında başkent Sana'nın kontrolünü ele geçirirken, Hadi 2015 başında Aden'e geçerek istifasını geri çekti ve meşru cumhurbaşkanı olduğunu ilan etti. Bunun üzerine Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Hadi hükümetine destek vermek üzere Mart 2015'te Yemen'e askeri müdahalede bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun yıllardır devam eden savaş, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine, ağır yıkıma ve kıtlığa yol açarken, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en ağır insani krizlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 14:20:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/yemende-gerilim-tirmaniyor-husilerin-kontrolundeki-sana-havalimani-vuruldu-husiler-misilleme-baslatti-h162735.html">Yemen&apos;de gerilim tırmanıyor: Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı vuruldu, Husiler misilleme başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorinin-ardindan-benzine-de-zam-gorundu-bu-gece-yarisi-155-tl-zam-bekleniyor-h162734.html</link>
		<title>Motorinin ardından benzine de zam göründü, bu gece yarısı 1,55 TL zam bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Motorinin ardından benzine de zam göründü. Benzine, bu gece yarısı 1,55 TL zam bekleniyor. Motorin de zam sınırına geldi. Küresel piyasalarda fiyatların yükselmesi durumunda motorine de birkaç gün içinde yeni bir zam gelebileceği ifade ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Motorinin ardından benzine de zam göründü. Benzine, bu gece yarısı 1,55 TL kuruş zam bekleniyor. Motorin de zam sınırına geldi. Küresel piyasalarda fiyatların yükselmeye devam etmesi durumunda motorine de birkaç gün içinde yeni bir zam gelebileceği ifade ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile iran arasında savaşın yeniden başlaması, Brent petrol ve küresel piyasalarda benzin ve motorinin ton fiyatlarını yükseltti. Buna bağlı olarak motorine geçen hafta 3 kez zam, bir kez de indirim yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sırada benzin var. Benzine, bu gece yarısı 1,55 TL kuruş zam bekleniyor. Bu tutar, pompa satış fiyatlarına yansıtılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, küresel piyasalardaki gelişmelere işaret ederek, motorinin de zam sınırına geldiğini söyledi. Kaynaklar, “Küresel piyasalarda&nbsp; fiyatların yükselmeye devam etmesi durumunda motorine de birkaç gün içinde yeni bir zam gelebilir“ dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 14:07:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorinin-ardindan-benzine-de-zam-gorundu-bu-gece-yarisi-155-tl-zam-bekleniyor-h162734.html">Motorinin ardından benzine de zam göründü, bu gece yarısı 1,55 TL zam bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/devletin-gorevi-magduriyet-olustuktan-sonra-seyretmek-degil-olusmasini-onlemektir-h162733.html</link>
		<title>Devletin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı
Okulları nda yaşanan mali kriz ve konkordato sürecini üç bakanlığın görev alanı açısından TBMM
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KONKORDATO KRİZİ MECLİS&amp;#39;TE: ÜÇ BAKANLIĞA SORU YAĞMURU<br />
KARASU: FATURA NE ÖĞRENCİYE, NE VELİYE NE DE ÖĞRETMENE KESİLEMEZ<br />
Karasu, çocukların eğitim hakkının, velilerin birikimlerinin ve öğretmenlerin emeğinin korunması için<br />
Milli Eğitim, Ticaret ve Adalet bakanlıklarına ayrı ayrı soru önergeleri vererek, “Devletin görevi<br />
mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir” dedi.<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı<br />
Okulları&amp;#39;nda yaşanan mali kriz nedeniyle öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve çalışanların karşı<br />
karşıya kaldığı belirsizliği Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, Milli Eğitim, Ticaret<br />
ve Adalet bakanlarının yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi verdi.<br />
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in<br />
yanıtlaması talebiyle ayrı ayrı soru önergeleri hazırlayan Karasu, okulun mali yapısına ilişkin bugüne<br />
kadar hangi denetimlerin yapıldığını, öğretmen ve çalışan maaşlarının ödenmemesi karşısında hangi<br />
işlemlerin yürütüldüğünü, okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi halinde öğrencilerin ve velilerin<br />
mağduriyetinin sorumlularının kim olacağının ve mağduriyet yaşanmaması için ne yapılacağının<br />
açıklanmasını istedi.<br />
MAĞDURİYETLERİN SORUMLUSU KİM?<br />
Milli Eğitim Bakanı’na öğretmen ve çalışan maaşlarının uzun süredir ödenmemesiyle ilgili olarak<br />
herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını soran Karasu, Bakan Tekin’den “Eğitim ücretlerini peşin<br />
ödeyen velilerin ve öğrencilerin, yeni eğitim-öğretim döneminde mağduriyet yaşamaması amacıyla<br />
Bakanlığınızın hazırladığı bir plan bulunmakta mıdır? Bulunuyor ise içeriği nedir? 2026-2027 eğitim<br />
öğretim yılı başlamadan önce okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi ihtimaline karşı, öğrencilerin<br />
anayasal eğitim hakkının korunmasına yönelik hangi tedbirler alınmıştır? Özel öğretim kurumlarının<br />
mali yapılarının bozulması halinde velilerin peşin ödediği eğitim ücretlerinin güvence altına<br />
alınmasına yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Okulun faaliyetini sürdürememesi halinde<br />
yaşanacak olumsuzlukların sorumlusu kim ya da kimler olacaktır? Bu konuda bakanlığınızın çözüm<br />
önerileri nelerdir?” sorularına yanıt vermesini talep etti.<br />
Karasu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması talebiyle hazırladığı önergede ise özellikle erken<br />
kayıt döneminde velilerden tahsil edilen milyonlarca liralık eğitim ücretlerinin korunmasına ilişkin<br />
mekanizmaları gündeme getirdi. Karasu, Bakanlığa, peşin ödenen eğitim ücretlerinin amacı dışında<br />
kullanılıp kullanılmadığının denetlenip denetlenmediğini, bu konuda Bakanlığa ulaşan tüketici<br />
şikayetlerini ve özel okullarda velilerin ödemelerini güvence altına alacak yeni bir teminat sisteminin<br />
planlanıp planlanmadığını sordu.<br />
Karasu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması için hazırladığı soru önergesinde de konkordato<br />
sürecinin hukuki boyutunu gündeme taşıdı. eğitim sektöründe konkordato uygulamalarına ilişkin özel<br />
bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını ve konkordato nedeniyle mağdur olan öğrenci, veli ve<br />
çalışanların haklarının nasıl korunacağının açıklanmasını istedi.<br />
MAĞDUR OLAN SADECE ŞİRKET DEĞİL!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşanan süreci “Burada mağdur olan yalnızca bir şirket değildir. Çocuklarının geleceği için<br />
birikimlerini okula yatıran veliler, aylarca maaş alamayan öğretmenler ve eğitim emekçileri ile<br />
belirsizlik içinde bırakılan binlerce öğrenci mağdurdur” sözleriyle açıklayan Karasu, “Hükümetin<br />
görevi bu mağduriyet yaşandıktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir. Bir özel okulun mali<br />
yapısı bozulduğunda bunun faturası çocuklara ve velilere kesilemez. Özel eğitim sadece ticari bir<br />
faaliyet değildir, eğitim anayasal bir haktır. İktidar, özel okulları mali sürdürülebilirlik açısından da<br />
etkin biçimde denetlemek zorundadır. Hükümetin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil,<br />
oluşmasını önlemektir” dedi.<br />
FATURA AİLELERE, ÇALIŞANLARA KESİLEMEZ<br />
Açıklamasında, “Şirket gibi yönetilen, denetimsiz bırakılan bu eğitim kurumunun içine düştüğü batışın<br />
faturası, ne tırnaklarıyla kazıyarak çocuk okutmaya çalışan Sivaslı ailelere ne de yaşama tutunma<br />
mücadelesi veren eğitim emekçilerimize ne de çalışanlara kesilebilir!” diyen Karasu, “Sadece nitelikli<br />
bir eğitim alabilmek amacıyla tüm imkanlarını zorlayan veliler ve geleceği belirsizliğe gömülen<br />
evlatlarımız, bu kurumsal yağmanın bedelini ödemek zorunda bırakılmaktadır. Eğitim, kar-zarar<br />
hesaplarıyla yönetilecek bir ticarethane, Sivas’ın çocukları da bu pazarın müşterisi değildir!” dedi.<br />
Velilerin peşin ödediği eğitim ücretlerinin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Karasu,<br />
“Bugün aileler çocuklarının eğitimi için yüz binlerce liralık ödeme yapıyor. Eğer okul konkordato ilan<br />
ettiğinde bu paraların akıbeti belirsiz hale geliyorsa ortada ciddi bir denetim eksikliği vardır. Milli<br />
Eğitim Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinasyon içinde hareket etmek<br />
zorundadır. Yeni eğitim öğretim yılı başlamadan, öğrenciler, aileleri, öğretmen ve okul çalışanları<br />
mağduriyet yaşamadan bu sorun çözülmelidir. Hiçbir çocuk belirsizlik nedeniyle eğitim hakkından<br />
mahrum bırakılamaz; hiçbir öğretmen emeğinin karşılığını alamadığı için mağdur edilemez; hiçbir veli<br />
de yıllarca biriktirdiği tasarrufunu kaderine terk edilmiş şekilde kaybetmemelidir. Biz bu sürecin<br />
takipçisi olacağız” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 13:34:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/devletin-gorevi-magduriyet-olustuktan-sonra-seyretmek-degil-olusmasini-onlemektir-h162733.html">Devletin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenski-rusya-gece-boyunca-135-iha-ve-10-fuzeyle-ukraynayi-vurdu-h162732.html</link>
		<title>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: Rusya gece boyunca 135 İHA ve 10 füzeyle Ukrayna&apos;yı vurdu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya&#039;nın gece boyunca ülke genelinde düzenlediği saldırılarda 135 insansız hava aracı ve 10 füze kullandığını, çok sayıda sivil yerleşim yeri ile kritik altyapının hedef alındığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın gece boyunca Ukrayna'nın çeşitli bölgelerine çoğu balistik olmak üzere 135 insansız hava aracı (İHA) ve 10 füze ile saldırı düzenlediğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenski, X hesabından yaptığı açıklamada, Harkiv bölgesinde aralarında bir çocuğun da bulunduğu 7 kişinin yaralandığını belirterek, saldırılarda sivil konutlar, bir benzin istasyonu ve demiryolu altyapısının zarar gördüğünü ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5726ceb0-4345-44da-9255-970420ee10fa.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna Devlet Başkanı, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dün gece Rusya, şehirlerimize ve yerleşim yerlerimize karşı farklı tiplerde, çoğu balistik olmak üzere 135 insansız hava aracı ve 10 füze fırlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Harkiv bölgesinde aralarında bir çocuğun da bulunduğu 7 kişi yaralandı. Sıradan konut binaları, bir benzin istasyonu ve demiryolu altyapısı hasar gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çernihiv bölgesinde üç kişi yaralandı. Ruslar bir konut binasına ve elektrik şebekesine zarar vererek binlerce aileyi elektriksiz bıraktı. Onarım ekipleri, elektriği vatandaşlara mümkün olan en kısa sürede yeniden ulaştırmak için çalışıyor. Zaporijya'da da bir apartman binası hasar gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/341937e3-0149-44ff-8975-abb21d5b8e0e_1.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ruslar Kiev'i balistik füzelerle vurdu. Başkentte aralarında sıradan bir okul ve bir işletmenin de bulunduğu 16 farklı noktada hasar meydana geldi. Dnipro, Donetsk, Jitomir ve Odesa bölgelerindeki kritik altyapı tesisleri de hedef alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rusya üzerindeki baskının artırılması gerekiyor. Yerimizde sayamayız. Avrupa Birliği'nin 21. yaptırım paketi bu hafta kabul edilmelidir. Yaptırım kararlarında yaşanan her gün gecikme, Rusya'ya bunlara hazırlanması için daha fazla zaman kazandırıyor. Çipler, mikroçipler, çift kullanımlı ürünler... Rusya'nın savaşı uzatmak ve insanlara saldırmak için kullandığı her şeyin tedariki durdurulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupalı ortaklarımızla balistik füzelere karşı savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik anlaşmalarımız ise halkımızın güvenliğini gerçekten artırabilecek niteliktedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birlikte ilerlemeliyiz. Her şirket ve her ülke yaşamın gerçek bir savunucusu olmalıdır. Ortak kapasitemiz bunun için yeterlidir. Birlikte hem Ukrayna hem de tüm Avrupa için güvenilir bir koruma inşa edebiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yardım eden herkese teşekkür ediyorum.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 13:01:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenski-rusya-gece-boyunca-135-iha-ve-10-fuzeyle-ukraynayi-vurdu-h162732.html">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: Rusya gece boyunca 135 İHA ve 10 füzeyle Ukrayna&apos;yı vurdu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-zirvesinden-silahlanma-ve-savasa-devam-karari-cikti-bunun-sonuclarini-goruyoruz-h162731.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: NATO Zirvesinden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı, bunun sonuçlarını görüyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD&#039;nin İran&#039;a yönelik saldırısının NATO Zirvesi sırasında başlatıldığına dikkati çekerek, zirve sonuç bildirisiyle Ukrayna ve İran&#039;daki çatışma alanlarının birbirine bağlandığını öne sürdü. Okuyan, &quot;NATO Zirvesi’nden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı. Şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Hem Ukrayna hem İran’da çatışmalar tırmanıyor. Ve bize &#039;NATO bir savunma ve güvenlik örgütüdür&#039; denmeye devam ediyor&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;"ABD İran’a dönük yeni saldırıyı NATO zirvesi sırasında başlattı. Zirve sonuç bildirisinde de adı zikredilen iki 'düşman' Rusya ve İran oldu. Ankara Zirvesi böylece Ukrayna ve İran’daki çatışma alanlarını resmi olarak birbirine bağlayarak dünyayı daha da tehlikeli hale getirmiş oldu. Olmayacak bir şey söylüyorum ama AKP iktidarı 'biz İran ile komşuyuz, böyle ifadeler kullanmayalım' diyebilirdi. Ama diyemezler. Yeni-Osmanlıcılığı NATO şemsiyesi altında hayata geçirmeye karar verdiler bir kere.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO sonuç bildirisindeki o madde Türkiye’nin İsrail ile müttefikliğini de dolaylı olarak tescil etmiş oluyor. Zirve boyunca Netanyahu ile Trump arasındaki gerilime bu gerçeği örtmek için medyada geniş yer verdiler. Öyle ki iktidar İsrail ile ABD’nin arasının açılmasında kendilerinin de rolü olduğunu ima etmeye başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oysa ABD ve İsrail’in arası açılmaz. Netanyahu ve Trump geçicidir; ABD emperyalizminin İsrail devletine ihtiyacı ve tersi kalıcıdır. NATO Zirvesi’nden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı. Şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Hem Ukrayna hem İran’da çatışmalar tırmanıyor. Ve bize 'NATO bir savunma ve güvenlik örgütüdür' denmeye devam ediyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 12:41:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-zirvesinden-silahlanma-ve-savasa-devam-karari-cikti-bunun-sonuclarini-goruyoruz-h162731.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: NATO Zirvesinden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı, bunun sonuçlarını görüyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bekir-basevirgen-ciftciyi-desteklemek-bir-tercih-degil-milli-guvenlik-meselesidir-h162730.html</link>
		<title>Bekir Başevirgen: Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan büyük artışın çiftçiyi üretimden kopma noktasına getirdiğini belirterek, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BAŞEVİRGEN: “MAZOT 10 KAT ARTTI, DESTEK YERİNDE SAYDI; ÇİFTÇİ İKTİDAR TARAFINDAN ÜRETEMEZ HALE GETİRİLDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, artan mazot fiyatları karşısında çaresiz kalan çiftçilere dikkat çekti. Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı. Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇİFTÇİ ARTIK TRAKTÖRÜNÜ ÇALIŞTIRMADAN ÖNCE CEBİNDEKİ PARAYI HESAPLIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot yaklaşık 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KANUNU BİLE UYGULAMIYORLAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım Kanunu’nun açık hükmüne rağmen çiftçiye verilmesi gereken desteğin yıllardır eksik ödendiğini vurgulayan Başevirgen, “Tarım Kanunu, çiftçiye verilecek desteğin milli gelirin en az yüzde 1’i olmasını emrediyor. Ancak iktidar yıllardır kendi çıkardığı kanuna dahi uymuyor. Çiftçiden desteği esirgeyenler, ithalata milyarlarca doları gözlerini kırpmadan harcıyor. Yerli üretici kaderine terk edilirken yabancı üretici destekleniyor” ifadelerini kullandı. Üreticinin artık borçla üretim yapmaya çalıştığını söyleyen Başevirgen, “Çiftçi bankalara, kooperatiflere ve tarım kredi kuruluşlarına borçlanarak ayakta durmaya çalışıyor. Hasat sonunda ise çoğu zaman borcunu bile kapatamıyor. Bu düzenin kazananı çiftçi değil; ithalat lobileri ve aracılar oluyor. Kaybeden ise hem üretici hem de pazarda yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalan milyonlarca vatandaşımızdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜRETİMİ BİTİREN HER KARAR, SOFRADAKİ EKMEĞİ KÜÇÜLTÜR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Üretimi bitiren her karar, sofradaki ekmeği küçültür. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır. Çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır; çiftçi çökerse kaybeden 86 milyon olur.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 12:25:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bekir-basevirgen-ciftciyi-desteklemek-bir-tercih-degil-milli-guvenlik-meselesidir-h162730.html">Bekir Başevirgen: Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2025-yilinda-2-milyon-475-bin-19-kisi-iller-arasinda-goc-h162729.html</link>
		<title>TÜİK: 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç etti</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK 2025 yılı İç Göç İstatistikleri&#039;ne göre, 2025 yılında iller arasında göç eden kişi sayısı, 2 milyon 475 bin 19 olurken, iller arası göç oranı yüzde 2,87 olarak gerçekleşti. Verilere göre, en çok göç alan il İstanbul olurken, en az göç alan il ise Ardahan oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İç Göç İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre, 2025 yılında iller arasında göç eden kişi sayısı, 2 milyon 475 bin 19 olurken, iller arası göç oranı yüzde 2,87 olarak gerçekleşti. Göç eden nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN ÇOK GÖÇ ALAN DA VEREN DE İSTANBUL<br />
Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul 329 bin 912 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul'u sırasıyla 176 bin 833 kişi ile Ankara ve 106 bin 83 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 4 bin 914 kişi ile Ardahan, 5 bin 64 kişi ile Bayburt ve 6 bin 78 kişi ile Tunceli oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul, 371 bin 258 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 145 bin 661 kişi ile Ankara ve 98 bin 728 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 5 bin 916 kişi ile Ardahan, 6 bin 388 kişi ile Bayburt ve 7 bin 558 kişi ile Tunceli oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN ÇOK GENÇLER GÖÇ ETTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaş grupları incelendiğinde ise en yoğun göç hareketliliği 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak ve 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel göç nedenleri arasında ise ilk sırayı 564 bin 114 kişiyle hanedeki fertlerden birine bağımlı göç aldı. Bunu 510 bin 226 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişiyle eğitim nedeniyle yapılan göç izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkeklerde en önemli göç nedeni daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ilk sırada yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 12:05:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2025-yilinda-2-milyon-475-bin-19-kisi-iller-arasinda-goc-h162729.html">TÜİK: 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/elazigda-rehabilitasyon-merkezinde-down-sendromlu-cocuga-siddet-h162728.html</link>
		<title>Elazığda rehabilitasyon merkezinde down sendromlu çocuğa şiddet iddiası</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Elazığ’da 14 yaşındaki down sendromlu, otizmli ve epilepsi hastası çocuğun eğitim gördüğü özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde şiddete maruz kaldığı iddia edildi. Ailenin suç duyurusunda bulunduğu olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Elazığ’da 14 yaşındaki down sendromlu, otizmli ve epilepsi hastası çocuğun, eğitim gördüğü özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde şiddete maruz kaldığı iddia edildi. Çocuğun vücudundaki yaralanma ve morlukları fark eden baba Mehmet Yalçın, hastaneden darp raporu alarak merkez sorumluları hakkında suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Mehmet Yalçın, olayın ardından görüştüğü kurum yetkililerinin darp olayının başka bir özel gereksinimli öğrenci tarafından gerçekleştirildiğini söylediğini ancak bu açıklamanın kendisini ikna etmediğini belirtti. Yalçın, özel eğitim kurumlarının sınıf ve koridorlarına kamera sistemi kurulması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EĞİTİM MERKEZİNİN CİDDİ İHMALİ SÖZ KONUSU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileye destek vermek ve adli sürece müdahil olmak üzere Elazığ’a gelen Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cansu Korkmaz, sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Korkmaz, aileye olay günü kurum tarafından haber verildiğini, çocuğun darbedildiğini gösteren bulguların paylaşılması üzerine ailenin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elazığ Valiliği’nin de İl Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla idari soruşturma başlatacağını duyurduğunu hatırlatan Korkmaz, “İddia başka bir özel gereksinimli öğrencinin darp olayını gerçekleştirdiği yönünde olsa da özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin ciddi bir ihmali söz konusu. Biz hukukçular olarak ve Türkiye Down Sendromu Derneği olarak maddi gerçeğin, doğruluğun peşindeyiz. Eğer bu rehabilitasyon merkezindeki sınıflarda kamera olsaydı, bu darp olayını, bu şiddeti gencimize kimin gerçekleştirdiğini çok net şekilde görebilecektik” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınıflarda kamera sistemi bulunması halinde olayın failinin net şekilde tespit edilebileceğini vurgulayan Korkmaz, savcılığın etkili ve kapsamlı bir soruşturma yürüteceğine inandıklarını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DERNEK OLARAK MÜDAHİL OLACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel eğitim sınıflarına kamera takılmasının şart olduğunu belirten Korkmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu ihmaller maalesef tek değil ve hiçbir zaman da son olmayacak. Danıştay'ın verdiği karar doğrultusunda sınıflara kamera sistemi getirilirse, özellikle özel eğitim sınıflarına kamera takılması ve bunun mevzuatla güvence altına alınması sağlanırsa ancak o zaman bu olayların önüne geçebiliriz. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı'nın da bir an önce mevzuat değişikliğine giderek bu kamera sistemini sınıfların içine getirmesini talep ediyoruz. Bu konuda bizim muhatabımız rehabilitasyon merkezi değil, savcılık. Dernek olarak aile üzerinden biz de müdahil olacağız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OĞLUMUN DAHA UZUN SÜRELİ ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI DÜŞÜNDÜREN BULGULAR VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Mehmet Yalçın da olayın yalnızca kendi oğlunu ilgilendirmediğini belirterek, “Türkiye’nin birçok yerinde sesini duyuramayan özel gereksinimli çocukların benzer olaylara maruz kaldığına inanıyorum. Oğlumla birlikte bu konuda bir mücadele başlatmak, başka çocukların zarar görmesini engellemek istiyoruz. Daha ağır yaralanabilirdi, hatta hayatını kaybedebilirdi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşananlara ilişkin şüphelerinin sürdüğünü belirten Yalçın, “Bu olayın beş dakika içinde gerçekleşebilecek bir şiddet olduğunu düşünmüyoruz. Oğlumun daha uzun süreli bir şiddete maruz kaldığını düşündüren bulgular var. Sınıflarda ve ortak alanlarda sesli ve görüntülü kamera sistemi olmasını istiyoruz. Böylece hem velilerin içi rahat eder hem de benzer olaylarda gerçek sorumlular ortaya çıkar” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VALİLİK: ADLİ VE İDARİ SÜREÇ BAŞLATILDI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elazığ Valiliği'nin konuya ilişkin açıklamasında, “Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla idari ve adli süreç başlatılmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri görevlendirilmiş olup olay titizlikle incelenmektedir” bilgisi verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 11:42:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/elazigda-rehabilitasyon-merkezinde-down-sendromlu-cocuga-siddet-h162728.html">Elazığda rehabilitasyon merkezinde down sendromlu çocuğa şiddet iddiası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-adana-milletvekili-ayhan-barut-tan-iktidara-emekli-maasi-tepkisi-h162727.html</link>
		<title>CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut&amp;#039;tan iktidara emekli maaşı tepkisi  &amp;quot;Emeklilerimize &amp;#039;Yaşama, öl&amp;#039; diyorlar&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, en düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya çıkarmayı amaçlayan AKP iktidarının emeklilere &#039;Yaşama, öl&#039; diye dayatmada bulunduğunu söyledi. Türkiye&#039;de artan hayat pahalılığı, derinleşen yoksulluk ve fahiş zam düzenine dikkat çeken Barut, &quot;Açlık sınırının 36 bin, yoksulluk sınırının 116 bin lirayı geçtiği bugün emeklilere dayatılan 23 bin 552 liralık maaş düzenlemesi emeklilerimize, &#039;Yaşamayın, ölün&#039; dayatmasıdır. Bu dayatmayı kabul etmiyoruz, insanca yaşam için emeklilerimizin çilesinin bitirilmesini istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emekliler sandıkta hesap soracak<br />
İnsanca yaşam için emeklilerimizin çilesini bitirin<br />
"AKP İKTİDARI İSTEMİYOR"<br />
Meclis'te en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına yönelik düzenleme ele alınırken emeklilerin feryadına kulak verilmesini talep eden Barut, söz konusu teklifin sorunları çözmekten ve talepleri karşılamaktan uzak olduğu kadar hiç de insani olmadığını vurguladı. Türkiye'de bekar bir çalışanın bile yaşam maliyetinin 46 bin lirayı aştığına işaret eden Barut, "Bu gerçekler ortadayken en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına yönelik düzenleme, milyonlarca emeklimize hakarettir, çilenin sürdürülmesidir. AKP iktidarı, emeklilerin insanca yaşam koşullarına kavuşmasını değil, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeninin sürmesini istiyor" diye konuştu.<br />
"HAKLARINI İSTİYORLAR, SADAKA DEĞİL"<br />
Milyonlarca emeklinin yaşadığı sorunlara değinerek iktidarı çözüm için harekete geçmeye çağıran Barut, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Yaşamını çalışarak ülkesine ve milletine adayan emeklilerimiz artık büyük bir darboğazın içindedir. Bu duruma AKP iktidarı neden olmuştur. Elektrik, doğalgaz, ulaşım ve kira fiyatlarındaki fahiş artışlar bir yana etten süte en temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale getirilen emeklilerimiz, ay sonunu getiremediği gibi torunlarına harçlık veremez olmuş, ekonomik ve sosyal anlamda derin bir uçuruma süreklenmiştir. Emeklilerin sadaka değil haklarını istediği unutulmamalı, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeni son bulmalıdır. En düşük emekli maaşı bu gerçeklikler ışığında insanca yaşamı esas alan anlayışla belirlenmelidir. Emeklilerimize 'Yaşama, öl' dayatmasından vazgeçilmeli, yaşadıkları çile bitirilmelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 11:20:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-adana-milletvekili-ayhan-barut-tan-iktidara-emekli-maasi-tepkisi-h162727.html">CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut&amp;#039;tan iktidara emekli maaşı tepkisi  &amp;quot;Emeklilerimize &amp;#039;Yaşama, öl&amp;#039; diyorlar&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-adliyeye-sevk-edildi-h162726.html</link>
		<title>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bazı ihalelere ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner&#039;in de arasında bulunduğu 30 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Çankaya Belediyesi'ne yönelik soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve arasında Güner’in de bulunduğu şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınanlar polis tarafından adliyeye getirildi. Şüphelilerin savcılık ifadesinin alınması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgiye göre Güner'e emniyet sorgusunda, iptal edilen temizlik ihaleleri soruldu. Güner, ihalelerin rekabetin sağlanamaması nedeniyle iptal edildiğini, bu işlemin daha sonra Kamu İhale Kurumu tarafından da uygun bulunduğunu ve Danıştay'ın hukuka uygunluk kararı verdiğini belirterek, sonraki ihalelerin daha düşük bedellerle sonuçlandığını, böylece kamu yararı sağlandığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güner, "Herhangi bir ihalede yönlendirme olmadı, talimat almadım ve kimseye de talimat vermedim. Kimseden herhangi bir menfaat temin etmedim" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 11:01:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-adliyeye-sevk-edildi-h162726.html">Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-abd-nin-yeni-saldirilarina-misilleme-kuveyt-h162725.html</link>
		<title>İran&amp;#039;dan ABD&amp;#039;nin yeni saldırılarına misilleme: Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün&amp;#039;deki hedefler vuruldu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin İran&#039;a yönelik üst üste üçüncü gece düzenlediği hava saldırılarının ardından İran, Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün&#039;deki ABD askeri varlıklarını hedef aldığını açıkladı. Devrim Muhafızları ayrıca Hürmüz Boğazı&#039;nda iki BAE tankerini vurduklarını doğrularken, saldırıda bir kişinin öldüğü, sekiz kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin İran'a yönelik üst üste üçüncü gece düzenlediği hava saldırılarının ardından Tahran, Körfez'deki ABD askeri varlıklarına yönelik yeni misilleme saldırıları düzenlediğini açıkladı. İran devlet medyası ve Devrim Muhafızları'na göre İran, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri hedeflerine saldırılar düzenledi; Ürdün'deki bir hava üssünü ise balistik füzelerle hedef aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran genelinde yeni saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada Buşehr, Çabahar, Cask, Konarak, Ebu Musa ve Bender Abbas'taki askeri hedeflerin vurulduğu, amacın İran'ın ticari gemilere saldırı kapasitesini daha da zayıflatmak olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna karşılık İran’ın Kuveyt'teki ABD askeri unsurlarını hedef aldığı bildirildi. Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) Bahreyn'de ABD güçlerinin bulunduğu bir bina, silah depoları ve uydu haberleşme merkezlerini vurduğu, Ürdün'deki bir hava üssünün de balistik füzelerle hedef alındığı duyuruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HÜRMÜZ'DE TANKERLER VURULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ile ABD arasındaki gerilimin merkezindeki Hürmüz Boğazı'nda da tansiyon yükseldi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'ın iki BAE tankerine seyir füzeleriyle saldırdığını, olayda mürettebattan Hint vatandaşı bir kişinin hayatını kaybettiğini, altısı Hint, ikisi Ukraynalı olmak üzere sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAE Savunma Bakanlığı saldırıyı "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirerek kınadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları ise saldırıyı doğrulayarak tankerlerin uyarılara rağmen mayınlı rotadan ilerlemeye çalıştığını ve seyir sistemlerini kapattığını belirtti. Açıklamada, gemilerin bu nedenle vurularak etkisiz hale getirildiği ifade edildi. IRGC ayrıca ABD ile iş birliğinin "küresel bir enerji krizine yol açacağı" uyarısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HÜRMÜZ BOĞAZI TARTIŞMASI BÜYÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatacaklarını ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yüklerden yüzde 20 ücret alınacağını duyurdu. Trump, ABD'nin boğazın "koruyucusu" olacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump'ın "koruyucu" ifadesine atıfta bulunarak, "İran Hürmüz Boğazı'nın her zaman koruyucusu oldu ve sonsuza kadar da öyle kalacak" dedi. Yüzde 20'lik ücret önerisiyle alay eden Arakçi, "Yüzde 20 elbette fazla. Biz daha adil oluruz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 10:42:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-abd-nin-yeni-saldirilarina-misilleme-kuveyt-h162725.html">İran&amp;#039;dan ABD&amp;#039;nin yeni saldırılarına misilleme: Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün&amp;#039;deki hedefler vuruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-den-iran-a-ucuncu-gece-saldiri-h162724.html</link>
		<title>ABD&amp;#039;den İran&amp;#039;a üçüncü gece saldırı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik üst üste üçüncü gece saldırı başlatıldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM’dan yapılan açıklamada, saldırıların bugün ABD Doğu Saati ile 16.45’te, ABD Başkanı’nın talimatıyla başladığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, saldırıların İran güçlerine "ağır bedel ödetmeyi" sürdüreceği ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nda masum sivillere ve ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM, saldırıların İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki sivil ve ticari deniz trafiğine yönelik tehditlerine karşı gerçekleştirildiğini bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 10:20:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-den-iran-a-ucuncu-gece-saldiri-h162724.html">ABD&amp;#039;den İran&amp;#039;a üçüncü gece saldırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-aziz-ihsan-aktasa-etten-duvar-h162723.html</link>
		<title>Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Aziz İhsan Aktaşa etten duvar örüldü, adliyenin ışıkları söndürüldü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında tutuksuz yargılanan Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe, “Burada sanık olarak bulunmamın tek iyi yanı 14 aydır ilk defa, yaklaşık 15 saattir eşimle aynı yerde bulunmak… Şu an halimden gayet memnunum” dedi. Duruşma yarın devam edecek. Duruşma bitiminde Aziz İhsan Aktaş’ın gazetecilere görüntü vermemesi için korumaları etten duvar ördü, adliyenin ışıkları söndürüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından tefrik edilen Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı. Aksoy’un çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından tutuklu CHP PM üyesi Baki Aydöner’in savunmasına geçildi. Aydöner’in de çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından duruşmaya yarım saat ara verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aradan sonra Bahçetepe’nin savunması dinlendi. Çapraz sorgusu ve avukatlarının savunması sona erdikten sonra etkin pişmanlıkçı iş insanı Aziz İhsan Aktaş, savunma yaptı. Çapraz sorgusunda sonra avukatı konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU DOSYA İBB DAVASI İLE BİRLEŞTİRİLSİN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktaş’ın avukatı Özer İncegül “Sayın Başkan, burada dört asıl sanık İBB davasında da sanık olarak yer alıyor. Dosyanın, İBB davası ile birleştirilmesini talep ediyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKTAŞ’IN ORTAĞI: BEN KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş’ın ortaklarından “rüşvet vermek” ile suçlanan Gürkan Dölekli, SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Dölekli, rüşvet iddialarını reddetti ve “Kesinlikle üstüne basarak tekrarlıyorum ben kesinlikle kimseye rüşvet vermedim. Ben o tarihlerde İngiltere'ye uçtum. Uçuş bilgileri mahkemeye sundum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dölekli, “Ne Baki Aydöner'e Ne Seza Büyükçulha'ya ne de Erdal Celal Aksoy'a para vermedim” diye devam etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“14 AYDIR İLK DEFA EŞİMLE SAATLERDİR AYNI YERDEYİM, HALİMDEN MEMNUNUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra, Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe’nin beyanı dinlendi. Bahçetepe, üzerine atılı suçlamaları reddederek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Babamın aldığı aracı kullanmamın neden dava konusu edildiğini anlayabilmiş değilim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babam, eşim cezaevinde olduğu için 'Eşin gelene kadar benim himayemdesin,' dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hâlâ babamın verdiği parayı ve kredi kartını kullanıyorum; bunun nasıl bir suç oluşturabileceğini anlamıyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babamın parasını ve bana tahsis ettiği aracı kullanmam nasıl suç olabilir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burada sanık olarak bulunmamın tek iyi yanı 14 aydır ilk defa, yaklaşık 15 saattir eşimle aynı yerde bulunmak. Şu an halimden gayet memnunum”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salondaki izleyiciler Bahçetepe’nin bu sözlerini gülerek karşıladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahçetepe’nin avukatlarının ardından duruşma sona erdi. Duruşma, yarın tutuksuz sanıkların savunmasıyla devam edecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKTAŞ'A ETTEN DUVAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma bitiminde Aziz İhsan Aktaş’ın gazetecilere görüntü vermemesi için korumaları etten duvar ördü, adliyenin ışıkları söndürüldü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 10:01:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-aziz-ihsan-aktasa-etten-duvar-h162723.html">Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Aziz İhsan Aktaşa etten duvar örüldü, adliyenin ışıkları söndürüldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-2-il-icin-sari-h162722.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den yağış ve rüzgar uyarısı! 2 il için sarı kod verildi: İşte hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz’in parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Karadeniz (Bayburt çevreleri ve Trabzon&#039;un kıyı kesimleri hariç) ile Kırklareli, Çankırı ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kastamonu, Karabük ve Sinop&#039;un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. İşte 14 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının, Batı Karadeniz'de 2 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu, bölgenin doğusu ile Kırklareli çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Toroslar Mevkii'nin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeyinin yer yer çok bulutlu, Çankırı çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Bayburt çevreleri ile Trabzon'un kıyı kesimleri hariç) yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinde Ardahan çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 37°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 09:46:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-2-il-icin-sari-h162722.html">Meteoroloji&amp;#039;den yağış ve rüzgar uyarısı! 2 il için sarı kod verildi: İşte hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-258-h162721.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın 2 haftanın dibini gördü: İşte 14 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 14 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.072 TL, ons altın ise 4.017 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarının yeniden varil başına 80 doların üzerine çıkması, altın piyasasında satış baskısını artırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünün ilk işlemlerinde ons altın 3.983 dolara kadar gerileyerek son iki haftanın en düşük seviyelerini gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.072,62 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.991,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı:&nbsp; 19.964,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.880,23 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.739,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 100.006,39 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.017,76 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 09:28:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-258-h162721.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-44-h162720.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (14 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,0319 (alış) 47,0461'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,5906 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 09:23:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-44-h162720.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-ciftci-daha-ucuza-satiyor-vatandas-h162719.html</link>
		<title>CHPli Aşkın Genç: &amp;quot;Çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş daha pahalıya alıyor, tarımda fiyat zinciri alarm veriyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, tarım ürünlerinde yaşanan fiyat hareketlerinin üretici ile tüketici arasındaki dengenin tamamen bozulduğunu ortaya koyduğunu belirterek, “Çiftçi yüksek maliyetle üretim yapıyor, ürününü daha ucuza satıyor, vatandaş ise aynı ürünü daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Sorun üreticide de esnafta da değil; üretimden tüketime kadar uzanan zinciri yönetemeyen anlayıştadır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Beyağıl Köyü’nde kiraz hasadı yapan kadın tarım işçileriyle dün bir araya gelen CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, yaptığı açıklamada, sahada dinledikleri sözlerin, açıklanan verilerin arkasındaki gerçeği ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahçede çalışan kadınlar, günlük 2 bin lira yevmiye aldıklarını ifade ederek, "Gidip bir lokantaya keyfimize veya zevkimize bir şey alıp yiyip içme yok bizde. Lokantanın ‘L’sini bilmiyoruz. Böyle sıkacağız. Ekmek paramız yetecek mi bugün, ay başına yettiriyor muyuz, mutluyuz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Genç, hasat edilen kirazların İngiltere’ye ihraç edildiğini ve “krala giden kirazlar” arasında yer aldığını belirtti. Genç, “Bir yanda dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilen, en kaliteli ürünleri üreten emekçiler, diğer yanda ay sonunu getirme hesabı yapan tarım işçileri var. Tarımdaki sorunları yalnızca rakamlarla değil, sahada dinlediğimiz bu cümlelerle de görmek gerekiyor” dedi.<br />
<br />
Genç, tarım sektöründe üretici ile tüketici arasındaki fiyat dengesinin her geçen gün daha da bozulduğunu belirterek, mevcut tablonun hem çiftçiyi hem de vatandaşı aynı anda mağdur ettiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin birçok üründe daha düşük fiyatla satış yapmak zorunda kaldığını, buna rağmen market raflarında fiyatların yükseldiğini ya da yeterince gerilemediğini ifade eden Genç, bunun yalnızca tek bir kesimle açıklanamayacağını, tarım ve gıda zincirinin bütüncül şekilde yönetilememesinden kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Genç, özellikle aynı dönemde üretici fiyatı düşmesine rağmen market fiyatı yükselen ürünlerin dikkat çekici olduğunu belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün ortaya çıkan tablo gösteriyor ki çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş ise daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Bu tablo ne üreticinin ne de tüketicinin lehinedir. Üretimden sofraya uzanan süreçte akaryakıt, enerji, işçilik, depolama, lojistik ve finansman gibi pek çok maliyet bulunuyor. Elbette bunlar göz ardı edilemez. Ancak bütün bu sürecin sağlıklı yönetilememesi hem üreticiyi hem de vatandaşı mağdur eden bir fiyat yapısı oluşturuyor.”<br />
<br />
Genç, haziran ayında yaşanan fiyat hareketleri içerisinde en dikkati çeken örneğin çilek olduğunu belirterek, “Çileğin üretici fiyatı bir ay içinde yüzde 7,5 gerileyerek kilogramda 46 lira 50 kuruştan 43 liraya düştü. Buna karşılık market fiyatı aynı dönemde yüzde 81 artarak 91 liradan yaklaşık 165 liraya yükseldi. Üreticinin daha az kazandığı bir dönemde vatandaşın aynı ürüne çok daha fazla ödeme yapmak zorunda kalması, fiyat oluşum sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi.<br />
<br />
"YEŞİL FASULYEDE DE TABLO DEĞİŞMEDİ"<br />
<br />
Benzer bir durumun yeşil fasulyede de yaşandığını belirten Genç, üretici ile tüketici arasındaki makasın giderek açıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:<br />
<br />
“Yeşil fasulyede üreticinin kilogram satış fiyatı 62 liradan 46 lira 25 kuruşa gerileyerek yüzde 25’in üzerinde düştü. Buna rağmen market fiyatı 146 liradan 162 liraya yükseldi. Çiftçi daha düşük gelir elde ederken vatandaş daha yüksek bedel ödüyor. Bu tablo, fiyat zincirinin bütün aşamalarının daha şeffaf ve etkin şekilde izlenmesini zorunlu kılıyor.”<br />
<br />
"LİMON VE MAYDANOZDA DA AYNI ÇELİŞKİ YAŞANIYOR"<br />
<br />
Genç, yalnızca birkaç üründe değil, farklı ürün gruplarında da benzer eğilimlerin görüldüğünü söyleyerek, “Limon üreticide yüzde 30’un üzerinde ucuzlarken market fiyatı neredeyse hiç değişmedi. Maydanozda ise üreticinin eline geçen fiyat yüzde 15’in üzerinde gerilerken market fiyatı artış gösterdi. Bu örnekler, yaşanan sorunun tekil değil, yapısal olduğunu gösteriyor” dedi.<br />
<br />
Yaz aylarının en önemli ürünlerinden biri olan karpuzda da üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını, vatandaşın ise bu düşüşü aynı ölçüde hissedemediğini ifade eden Genç, şöyle konuştu:<br />
<br />
“Karpuzun üretici fiyatı bir ayda yüzde 54,8 gerileyerek 20 lira 75 kuruştan 9 lira 38 kuruşa düştü. Market fiyatındaki gerileme ise yüzde 22,3 ile sınırlı kaldı. Üreticide yaşanan büyük değer kaybının tüketici fiyatlarına aynı ölçüde yansımaması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.”<br />
<br />
"ÇİFTÇİ MALİYET BASKISI ALTINDA ÜRETİM YAPIYOR"<br />
<br />
Genç, fiyat hareketlerinin yalnızca satış aşamasıyla değerlendirilemeyeceğini, üretim maliyetlerinin de çiftçi üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını söyleyerek, “Son bir yılda amonyum sülfat gübresi yaklaşık yüzde 78, amonyum nitrat yüzde 72, kompoze gübre yüzde 46, mazot yüzde 31,5, besi yemi yüzde 31, süt yemi ise yüzde 29 oranında arttı. Çiftçi böylesine ağır maliyetlerle üretim yaparken ürününü daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kalıyor. Böyle bir denklem sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Üretimden tüketiciye uzanan zincirde yer alan hiçbir kesimin tek başına hedef gösterilemeyeceğini vurgulayan Genç, asıl sorunun tarım ve gıda piyasasını düzenleyecek etkin politikaların hayata geçirilememesi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Nakliyeci, hal esnafı, pazarcı ve perakendeci de yükselen enerji, akaryakıt, kira ve işçilik giderleriyle karşı karşıya. Dolayısıyla sorunu tek bir kesime yüklemek doğru değildir. Asıl sorun, bütün bu süreci dengeleyecek, fiyat oluşumunu şeffaflaştıracak ve hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak politikaların hayata geçirilememesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin ihtiyacı, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, vatandaşın da uygun fiyatla gıdaya ulaşabildiği adil bir tarım düzenidir. Çiftçinin kazanamadığı, vatandaşın uygun fiyata gıdaya ulaşamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Tarımda yaşanan bu tablo kader değil; doğru planlama, etkin denetim ve tutarlı ekonomi politikalarıyla çözülebilecek bir yönetim sorunudur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 15:00:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-ciftci-daha-ucuza-satiyor-vatandas-h162719.html">CHPli Aşkın Genç: &amp;quot;Çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş daha pahalıya alıyor, tarımda fiyat zinciri alarm veriyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-celal-aksoy-aziz-ihsan-aktas-h162718.html</link>
		<title>Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Celal Aksoy: Aziz İhsan Aktaş tutuksuzken ben neden 14 aydır sağlık sorunlarıyla cezaevinde mücadele ediyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında savunma yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, “Yanlış anlaşılmasın onlar neden tutuklu değil demiyorum, tutuksuz yargılama esastır ancak ben neden içerideyim? Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken ben neden sağlık sorunlarıyla 14 aydır cezaevinde mücadele ediyorum. Ortada rüşvet varsa neden sadece ben tutukluyum? 4 ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada Hakan Bahçetepe, Baki Aydöner ve Erdal Celal Aksoy tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADLİYE ÖNÜNDE GÜVENLİK ÖNLEMİ: BAHÇETEPE’NİN AİLESİ SAATLER SONRA ALINDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi’nde güvenlik önlemleri artırıldı. Adliye girişlerinde yapılan kontrollerde yalnızca basın kartını gösteren gazeteciler ile duruşması bulunan kişi ve avukatların binaya girişine izin verildi. Bahçetepe’nin ailesi de saatler sonra adliye binasına giriş yapabildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmayı, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Aziz İhsan Aktaş dosyasında geçtiğimiz aylarda tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, birçok CHP’li isim ve sanık yakınları takip ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BEN NEDEN SAĞLIK SORUNLARIMLA CEZAEVİNDE MÜCADELE EDİYORUM?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aksoy, iddianamede isnat edilen suçlamaları reddetti. 30 yıllık kamu görevlisi olduğunu söyleyen Aksoy, tutuklu yargılandığı davanın iddianamesine kadar rüşvetle ilgili bir suçlamaya maruz kalmadığını belirtti. Aksoy, “Hukuka uygun alınan bir belgenin sanki bir suçmuş gibi kaleme alınmasını takdirlerinize bırakıyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2020 yılında İBB’de çalışmaya başladığını söyleyen Aksoy, 300 bin dolar rüşvet suçlamasına dair bir delil olmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede yer alan HTS-baz kayıtlarına da itiraz eden Aksoy, hazırladığı dövizleri önce heyete gösterip savunma yaptı, daha sonra incelemeleri için heyete teslim etti. Aksoy savunmasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yanlış anlaşılmasın onlar neden tutuklu değil demiyorum, tutuksuz yargılama esastır ancak ben neden içerideyim? Aziz İhsan Aktaş, Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanırken ben neden sağlık sorunlarıyla 14 aydır cezaevinde mücadele ediyorum. Ortada rüşvet varsa neden sadece ben tutukluyum?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOK ZOR ŞARTLARDA FİZİK TEDAVİ GÖRÜYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4 ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak. Tutuklu olduğum süre, az önce yaptığım savunma ve delil durumu göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aksoy’un savunmasının ardından çapraz sorgusu ve avukat savunması da tamamlandı. Duruşma, Baki Aydöner’in savunmasıyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 14:51:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-celal-aksoy-aziz-ihsan-aktas-h162718.html">Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Celal Aksoy: Aziz İhsan Aktaş tutuksuzken ben neden 14 aydır sağlık sorunlarıyla cezaevinde mücadele ediyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yilin-ilk-6-ayinda-150-kadin-olduruldu-kadin-cinayetlerini-h162717.html</link>
		<title>Yılın ilk 6 ayında 150 kadın öldürüldü... Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&#039;nun açıklamasına göre, 2026’nın ilk 6 ayında, 10&#039;u 25 yaşından küçük 150 kadın öldürüldü, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı. Platform açıklamasında &quot;Ekonomik kriz derinleştikçe kadına yönelik şiddet de farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor. 2026 yılında 11 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si ekonomik gerekçeler bahane edilerek öldürüldü. Ancak mesele yalnızca geçim sıkıntısı değil; kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabasıdır. Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yılın ilk 6 ayında işlenen kadınlara yönelik cinayetler ve şüpheli kadın ölümleriyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre, 2026’nın ilk 6 ayında ise 150 kadın öldürüldü, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Ayrıca geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin üzerinden 4 yıl geçtiği anımsatıldı ve "Bu 4 yılda, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için ne kadar hayati olduğu verilerimizle görünür oldu. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından geçen süreçte, her yılın ilk 6 ayına baktığımızda kadın cinayeti sayısının arttığını görüyoruz. 2021’in ilk 6 ayında 131, 2022’nin ilk 6 ayında 164, 2023’ün ilk 6 ayında 147, 2024’ün ilk 6 ayında 205, 2025’in ilk 6 ayında 136, 2026’nın ilk 6 ayında ise 150 kadın öldürüldü" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLAR EN YAKINLARINDAKİ ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Platformun paylaştığı bazı veriler ve bilgilendirmeler şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün kadınlar hâlâ en çok 'en yakınları' tarafından öldürülüyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 64’ü, yani yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. 17 kadın birlikte olduğu erkek, 10 kadın eskiden evli olduğu erkek, 4 kadın ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından yaşamdan koparıldı. Başka bir ifadeyle, öldürülen kadınların 95’i evli olduğu, birlikte olduğu, ayrıldığı ya da boşandığı erkekler tarafından öldürüldü. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor: Kadınlar en çok kendi hayatlarına dair karar almak istediklerinde, boşanmak istediklerinde, ayrılmak istediklerinde, şiddetten uzaklaşmak istediklerinde öldürülüyor. Aile içinden failler de bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. 10 kadın akrabası, 9 kadın babası, 6 kadın oğlu, 2 kadın ise kardeşi tarafından öldürüldü. 9 kadın tanıdığı biri tarafından öldürülürken, 17 kadının faille yakınlığı ise tespit edilemedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınları korumayan, şiddeti 'aile meselesi' diyerek görünmez kılan, kadını birey olarak değil yalnızca aile içindeki konumu üzerinden tanımlayan politikalar bu tabloyu değiştirmiyor; aksine derinleştiriyor. Kadın cinayetlerini durdurmak için aileyi değil, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü ve güvenliğini merkeze alan politikalar uygulanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ea4f8731-ba28-4327-a410-a8f650a83a14-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLAR EN ÇOK EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">'Aile Yılı' söylemiyle kadınlara sürekli ev, aile ve bakım rolleri dayatılırken, veriler bize çok çarpıcı bir gerçeği gösteriyor: Kadınlar en çok evlerinde öldürülüyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 92’si, yani yüzde 61’i evde öldürüldü. Güvenli olması gereken evler, kadınlar için çoğu zaman şiddetin görünmezleştiği, denetimin ve tahakkümün arttığı alanlara dönüşüyor. Kadınlar yalnızca evde değil, yaşamın her alanında yaşam mücadelesi veriyor. 17 kadın sokakta, 8 kadın arabada, 6 kadın ıssız bir yerde, 4 kadın arazide, 3 kadın iş yerinde öldürüldü. 2 kadın su ve kenarında, 2 kadın diğer kamusal alanlarda, 1 kadın ise otelde öldürüldü. 13 kadının nerede öldürüldüğü ise tespit edilemedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tablo, kadınları eve çağıran politikaların ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kadını aile içindeki rolüyle sınırlayan, bakım emeğini doğal göreviymiş gibi omuzlarına yükleyen, kamusal yaşamdan uzaklaştıran her yaklaşım; kadınların özgürlüğünü değil, kadınlar üzerindeki tahakkümü güçlendiriyor. Ev, kadınlar için mecburiyet değil; güvenli, eşit ve özgür yaşayabilecekleri, hayatları hakkında her türlü kararı özgürce alabildikleri bir yaşam alanı olmalıdır.. Bunun yolu da kadınları eve hapsetmekten değil; sokakta, iş yerinde, okulda, siyasette, yani hayatın her alanında eşit olarak varolabilmelerinden geçer.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLAR HANGİ BAHANELERLE ÖLDÜRÜLDÜ?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların yaşam hakkını ellerinden alan hiçbir gerekçe kabul edilemez. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 17’si, yani yüzde 11’i hayatına dair karar almak istediği için öldürüldü. Boşanmak istemek, ayrılmak istemek, ilişkiyi bitirmek, kendi yaşamına dair söz kurmak erkekler tarafından bir 'itaatsizlik' gibi görülüyor ve kadınlar bu nedenle hedef alınıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe kadına yönelik şiddet de farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor. 2026 yılında 11 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si ekonomik gerekçeler bahane edilerek öldürüldü. Ancak mesele yalnızca geçim sıkıntısı değil; kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabasıdır. Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor. Kadınlar hem yoksulluğun hem de bu yoksulluğu bahane eden şiddetin hedefi haline getiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5 kadın ise 'diğer' gerekçeler öne sürülerek öldürüldü. 117 kadının, yani yüzde 78’inin hangi bahaneyle öldürüldüğü ise tespit edilemedi. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerinde hakikatin çoğu zaman karartıldığını, faillerin ve şiddet geçmişinin yeterince açığa çıkarılmadığını gösteriyor.<br />
Kadınlar boşanmak istedikleri için, ayrılmak istedikleri için, çalışmak istedikleri için, ekonomik kriz bahane edildiği için ya da yalnızca kendi hayatları üzerinde söz sahibi olmak istedikleri için öldürülüyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz: Kadına yönelik şiddetin bahanesi olmaz. Kadın cinayetlerini durdurmanın yolu, faillerin gerekçelerini değil kadınların yaşam hakkını merkeze almaktan geçer.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İNFAZ YASASI: CEZASIZLIK POLİTİKALARI FAİLLERİ KORUMAYA DEVAM EDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Af düzenlemeleri, şiddet faillerine yeniden alan açıyor. Kadınların yaşam hakkını tehdit eden erkekler, geçmişte işledikleri suçlara rağmen serbest bırakılıyor; adli sicil kayıtları şiddet geçmişiyle dolu olan bu kişiler, özgürlüklerini yeniden kazandıklarında çoğu zaman ilk olarak kadınları hedef alıyor. Bugün Türkiye'de birçok kadın, daha önce suç işlemiş, ceza almış ya da hakkında uzaklaştırma kararı verilmiş erkekler tarafından öldürülüyor. Verilerimize göre 2026’in ilk 6 ayında 15 kadın adli sicil kaydı olan erkekler tarafından öldürüldü. Aflar, kadınların can güvenliğini sağlamıyor; aksine, faillere yeni fırsatlar tanıyor. Adaletin terazisi kadınlar için değil, kadınlara şiddet uygulayanlar ve kadına yönelik şiddetin artmasına sebep veren politikalar için çalışıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasını kadın cinayeti olarak değerlendiriyoruz. Bu yılın ilk 6 ayında öldürülen kadınların 10’u 25 yaşından küçüktü. Kadın cinayetleri, kadınların yaşına, yaşam dönemine, medeni durumuna ya da bulunduğu yere bakmaksızın devam ediyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 58’i, yani yüzde 39’u 36-65 yaş aralığındaydı. 41 kadın, yani yüzde 27’si ise 25-35 yaş aralığında öldürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"9 ÇOCUK YAŞAMDAN KOPARILDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuklar ve genç kadınlar da bu tablonun dışında değil. 2026 yılında 0-11 yaş aralığında 3 kız çocuğu, 12-14 yaş aralığında 2 kız çocuğu, 15-18 yaş aralığında ise 4 kız çocuğu öldürüldü. Başka bir ifadeyle, en az 9 çocuk yaşamdan koparıldı. Bunun yanında 18-25/19-24 yaş aralığında kaydedilen toplam 9 genç kadın da öldürüldü. Yaşlı kadınlar da öldürülmeye devam ediyor. 66 yaş ve üstü 10 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si yaşamını yitirdi. Bu veri, kadın cinayetlerinin yalnızca belirli bir yaş grubuyla sınırlı olmadığını; çocukların, genç kadınların, yetişkinlerin ve yaşlı kadınların bu şiddet düzeni içinde öldürüldüğünü ortaya koyuyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026'DA 8 KADIN KORUMA MEKANİZMALARININ VARLIĞINA RAĞMEN ÖLDÜRÜLDÜ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetlerini önlemek için yalnızca olaydan sonra değil, olaydan önce harekete geçen politikaların gerekli olduğunun vurgulandığı açıklamada, "Silahlanmanın kontrol altına alınması, koruma kararlarının etkin uygulanması ve kadınların şiddet tehdidi karşısında yalnız bırakılmaması hayati önemdedir. 2026 yılının ilk 6 ayında öldürülen 150 kadının 8’inin, yani yüzde 5’inin öldürüldüğü anda 6284 kapsamında koruma/tedbir süreci vardı. Devlet tarafından verilen ve etkin biçimde uygulanması gereken bu kararlar, kadınlar için hayati önemdedir. Ancak bu yıl 8 kadın, koruma mekanizmalarının varlığına rağmen öldürüldü. Verilere göre 7 kadın için tedbir kararı, 2 kadın için barınma yeri, 1 kadın için ise kreş imkânı bilgisi yer aldı. Bu tablo, 6284’ün yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini; kararların bütün kurumlar tarafından hızlı, etkili ve denetlenebilir biçimde uygulanmasının yaşamsal olduğunu gösteriyor" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"6284 ETKİN UYGULANDIĞINDA KADINLARIN YAŞAMINI KORUYABİLİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Platform açıklaması şu verilerle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öldürülen 4 kadının öldürüldüğü anda 6284 kapsamında bir kararının olmadığı tespit edildi. 138 kadının, yani yüzde 92’sinin ise 6284 kapsamındaki durumu tespit edilemedi. Tedbir türlerinde de 140 kadın için bilgiye ulaşılamadı. Bu yüksek belirsizlik, kadınların koruma mekanizmalarına erişiminde, başvuru süreçlerinin takibinde ve verilerin kamuoyuna yansımasında ciddi eksiklikler olduğunu ortaya koyuyor.&nbsp;<br />
6284 sayılı Kanun etkin uygulandığında kadınların yaşamını koruyabilir. Bu nedenle kadınların başvuru mekanizmalarına erişimi kolaylaştırılmalı, koruma kararları gecikmeden uygulanmalı ve kurumlar arasındaki koordinasyon güçlendirilmelidir. Kadınları yaşatacak olan şey belirsizlik değil, etkin korumadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BOŞANMAK İSTEYEN, ŞİKAYET EDEN KADINLAR KORUNMUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaşabildiğimiz verilere göre 2026 yılında öldürülen 150 kadının 9’u, yani yüzde 6’sı boşanma aşamasındaydı. 4 kadının polis ya da savcılığa şikâyette bulunduğu, 3 kadının ise hem boşanma aşamasında olduğu hem de adli başvurusunun bulunduğu biliniyor. Bu veri, kadınların ayrılmak, boşanmak ya da şiddetten uzaklaşmak için başvuru mekanizmalarına yöneldiklerinde de yeterince korunmadığını gösteriyor. Kadınların yaptığı başvurular etkin biçimde takip edilmediğinde, koruma mekanizmaları zamanında işletilmediğinde kadınlar öldürülüyor. 134 kadının, yani yüzde 89’unun adli başvuru durumuna ilişkin bilgiye ulaşılamadı. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerinde başvuru süreçlerinin, şikâyetlerin ve risk değerlendirmelerinin kamuoyuna yeterince yansımadığını gösteriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetleri yalnızca kadınların yaşamını değil, geride kalan çocukların hayatını da derinden etkiliyor. Ulaşabildiğimiz verilere göre 2026 yılının ilk 6 ayında öldürülen 150 kadının 68’inin, yani yüzde 45’inin çocuğu vardı. 2 kadın ise hamileydi. 11 kadının çocuğunun olmadığı tespit edildi. Ancak 69 kadının, yani yüzde 46’sının çocuk sahibi olup olmadığı bilgisine ulaşılamadı. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerine ilişkin haberlerde ve kamuya yansıyan bilgilerde çocuk bilgisinin çoğu zaman görünmez kaldığını ortaya koyuyor. Kadınları ve çocukları koruyacak mekanizmaların güçlendirilmesi; yalnızca olaydan sonra değil, risk ortaya çıktığı anda devreye giren etkili sosyal politikalarla mümkündür. Kadınların yaşam hakkı korunmadığında, çocukların güvenliği ve geleceği de korunamıyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaşabildiğimiz verilere göre 2026 yılında öldürülen 150 kadının 70’i, yani yüzde 47’si evliydi. 22 kadın bekardı. 58 kadının ise medeni haline dair bilgiye ulaşılamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLARIN ÖLÜMÜ ŞÜPHELİ BIRAKILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılının ilk 6 ayında 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Ayrıca geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı. Bu veri bize çok açık bir gerçeği gösteriyor: Kadınların ölümü 'şüpheli' bırakılmak zorunda değil. Etkin, bağımsız ve ısrarlı soruşturma yürütüldüğünde gerçek açığa çıkarılabilir; failler tespit edilebilir ve adalet yerini bulabilir. Şüpheli kadın ölümlerinde dosyaların hızla kapatılması, olayların 'intihar', 'kaza' ya da 'belirsiz ölüm' olarak geçiştirilmesi kabul edilemez. Her şüpheli ölüm, kadın cinayeti ihtimali gözetilerek soruşturulmalı; kadının yaşamındaki tehditler, başvurular, ilişkiler, tanık beyanları ve deliller bütüncül biçimde incelenmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların ölümü karanlıkta bırakılmamalıdır. Çünkü etkin soruşturma yalnızca geçmişteki adaleti sağlamak için değil, bundan sonra yaşanabilecek kadın cinayetlerini önlemek için de hayati önemdedir. Kadın cinayetlerinde olduğu gibi şüpheli kadın ölümlerinde de gerçeğe ulaşmak çoğu zaman karartılıyor. 2026 yılı verilerimizde, şüpheli ölümlerde kadınların faille ya da şüpheliyle yakınlığı büyük ölçüde tespit edilemiyor. Verilere göre kadınların yüzde 92’sinin şüpheliyle yakınlığı belirlenemedi. Bu oran, kadınların ölümüne giden sürecin yeterince araştırılmadığını, ilişkilerin, tehditlerin, şiddet geçmişinin ve risklerin görünmez bırakıldığını gösteriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ, ŞÜPHELİ ÖLÜMLERİ AYDINLATACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Platformun açıklaması şu tespitlerle sona erdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin veriler bir kez daha gösteriyor ki kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri münferit olaylar değil; önlenebilir, politik ve toplumsal bir sorundur. Kadınlar evlerinde, sokakta, iş yerinde; evli oldukları, birlikte oldukları, ayrıldıkları ya da tanıdıkları kişiler tarafından öldürülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetlerini durdurmak mümkündür. Bunun için kadınların başvuruları ciddiyetle ele alınmalı, İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı, koruma kararları etkin biçimde uygulanmalı, 6284 sayılı Kanun’dan taviz verilmemeli, bireysel silahlanma kontrol altına alınmalı ve her şüpheli kadın ölümü titizlikle soruşturulmalıdır. Geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğunun ortaya çıkması, etkin soruşturmanın ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLARI YAŞATACAK ŞEY SUSMAK DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların yaşam hakkı, aileye, toplumsal rollere, ekonomik koşullara ya da faillerin bahanelerine feda edilemez. Kadınları yaşatacak olan şey belirsizlik değil; eşitlikçi, koruyucu, önleyici ve hesap soran politikalardır. Biz biliyoruz: Kadın cinayetleri durdurulabilir. Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılabilir. Adalet, ancak kadınların yaşam hakkı merkeze alındığında yerini bulabilir. Kadınların yaşam hakkı için, faillerin cezasız kalmaması için, etkin soruşturma ve gerçek adalet için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Biliyoruz ki kadınları yaşatacak olan şey susmak değil; dayanışma, ısrar ve örgütlü mücadelemizdir. Her bir kadın için, her bir kız çocuğu için, gerçeği karanlıkta bırakılan her dosya için mücadelemiz devam edecek. Kadın cinayetlerini durduracağız, şüpheli ölümleri aydınlatacağız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MAALESEF AĞIR BİR SORUNLA BİR ARADAYIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın açıklaması sırasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim verilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav da "Bugün maalesef ağır bir sorunla burada bir aradayız ailelerimizle. Biz ölümden ötesi yok diye biliriz, değil mi ama hep birlikte ailelerimizle öğrendik ki ölümden ötesi var, şüpheli ölümler var, kayıplar var, faili meçhuller var ve herkesin burada ailelerinin yıllardır adalet mücadelesi verirken gerçeği ararken sorduğu soru var. Yakınıma ne oldu? Kardeşime, anneme, yani yakınımdaki kadına ne oldu, nasıl hayatını kaybetti?" diye konuştu. Kav şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yıllardır gerçeği arıyoruz. Şimdi bu devletin görevi elbette, ben burada ilk ailelerle seslenerek duygumu ifade etmek istiyorum. Bizim görevimiz değil ama sizin verdiğiniz bu kararlı mücadele çok kıymetli, devletin görevi diye tarif ettiğimiz şey tam ne? Şüpheli kadın ölümünü onun için tarif etmek zorundayız. Şimdi adli bilimler bu ölümleri sınıflamış arkadaşlar. Yani cinayet var, doğal ölüm var, kaza var, intihar var, birde beşincisi var ki nedeni bilinemiyor. Bu nedeni bilinemeyen, eğer bir de şöyle şeyler altındaysa, bir partner yanındaysa, bulan kişi partnerse ve şiddet öyküsü varsa o zaman cinayet olma ihtimali artıyor değil mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GERÇEK BEKLEMEZ, ADALET BEKLEMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fakat bizde bu dosyalar, hiçbir şekilde bunlar araştırılmadan hızla kapatılmaya çalışılıyor. Şüpheli ölüm ise zamanla yarışmak demektir. İlk birkaç saate o delilleri toplamak demektir. Gerçek beklemez, adalet beklemez, deliler beklemez. Biz birçok davadan biliyoruz ki içimizi yakan.<br />
Narin’de olduğu gibi o deliler ortadan ve burada ailelerimize anlatacaklar. Ortadan kaybolduğunda ikinci delilerle yol almak çok zorlaşıyor, İşte bu yüzden bu görevler savcının, kolluğun önemli görevleri var. Ve bu hiç ulaşılamaz bir durumda değil. Önemli olan buna dikkat kesilmesi, fakat bizde İstanbul sözleşmesinden özelikle imza çekildikten sonra ki süreçte hiçbir şey değişmeyecek dedikleri halde hatırlarsınız o zaman bir şey değişmeyecek söylemleri de vardı. Çok şeyler değişti, kadınlar korunmuyorlar 6284 uygulanmıyor. Devletin görevi sadece ceza vermek de değil ayrıca...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben burada bu gerçeklikle mücadele ederken ve gerçeği ortaya çıkartmak için mücadele ederken bizim çözümlerimiz olduğunu tekrar dile getirmek istiyorum. Kimsenin yoksa bizim çözümlerimiz var ama son dönemde dikkat çekici de bir açıklamada oldu. Neden kaynaklandı çünkü şüpheli ölümden de ötesi olduğunu öğrendik. Faili meçhul ve kayıplarımız var. Burada ailelerimizin arasında da dile getirecekler, yakınlarını kaybetmiş olanlar var. Özelikle bazı bölgede yaşayan Kürt kadın hareketinden arkadaşlarımızın bildiği bazı gerçekler var bunların hepsinin Gülistan Doku, Rojin davasında bir cisimleşmesini görüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ŞÜPHELİ ÖLÜMLER KARANLIKTA KALMASIN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu ki dosyayla ilgili olarak da Adalet Bakanlığı, bizim de önemsediğimiz açıklama yaptı. Bu konuda uzmanlaşmaya doğru gidileceğini özel bir büro kurulacağını anlattı. Bu kuşkusuz önemli. Ama bizi açıklamalar değil, sonuçlar ilgilendiriyor. Buna ikna olmamız için bizim bu söz ettiğimiz Gülistan Doku dosyasında, Rojin’de ve tüm ailelerimizin burada ki ve burada olmayan dosyalarında açığa çıkarılması, bu dosyaların karanlıkta kalmaması gerekiyor. Çünkü şüpheli ölümlerin karanlıkta kalması sadece bir ölüm nedeninin karanlıkta, kalması değil gerçeğin yani adaletin karanlıkta kalması anlamına geliyor, adaletin yok olması anlamına geliyor. Ve bu cezasızlık elbette ki başka suçlar için cesaret kazandırıyor.<br />
O yüzdende biz sadece bugün ve geçmişte kaybettiğimiz kadınlar için değil, gelecekte ki tüm kadınların yaşam hakkı için mücadele ediyoruz. Adalet Bakanlığı'nın bu bürosunun açıklamasını da önemsiyoruz, oraya gönderdiğimiz dosyalarımız var avukat arkadaşlarımız bilgi de verebilirler. Ama aynı zamanda diğer tüm dosyalarımızı da oraya götürecek ve şimdiye kadar olduğu gibi yetkililerin görevini yapması için mücadelemize devam edeceğiz"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 14:30:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yilin-ilk-6-ayinda-150-kadin-olduruldu-kadin-cinayetlerini-h162717.html">Yılın ilk 6 ayında 150 kadın öldürüldü... Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afsin-elbistan-a-termik-santrali-bilirkisi-raporu-emisyonlar-mevzuata-h162716.html</link>
		<title>Afşin-Elbistan A Termik Santrali bilirkişi raporu: Emisyonlar mevzuata aykırı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş 1. İdare Mahkemesi&#039;nin, Çelikler Afşin Elbistan (A) Termik Santrali&#039;ne verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi&#039;nin iptali istemiyle açılan davada görevlendirdiği bilirkişi heyeti, santralin hava emisyonu yönünden çevre mevzuatına aykırı faaliyet yürüttüğü, izin sürecinde tüm ünitelerin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunun yerine getirilmediği ve insan sağlığı ile çevre açısından &quot;ciddi ve süregelen risk&quot; bulunduğu kanaatine vardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeşil Barış Akdeniz Derneği (Greenpeace Akdeniz) ve bölge sakinlerinin açtığı davada hazırlanan 4’ü profesör 7 kişinin hazırladığı bilirkişi raporunda, santrale 7 Ekim 2024 tarihinde verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi teknik açıdan incelendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, 13 Mart 2026 tarihinde santralin 4. ünitesinde yapılan resmi ölçümlerde, kükürtdioksit ve azotdioksit emisyonlarının Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değerleri üç ardışık ölçümün tamamında aştığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toz ve karbonmonoksit değerlerinin sınırların altında kaldığı, ancak kükürtdioksit ve azotdioksit emisyonlarının mevzuata aykırı seviyelerde olduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi heyeti, söz konusu sınır aşımının münferit bir olay olmadığını, Bakanlığın dosyaya sunduğu 2024 yılı Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) verilerinin de bu durumu doğruladığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇEVRE İZNİ SADECE 4. ÜNİTE ESAS ALINARAK VERİLMİŞ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi heyeti, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin aynı adreste bulunan tüm tesislerin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılan hükmüne rağmen dava konusu çevre izninin yalnızca santralin 4. ünitesi esas alınarak verildiğini belirledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, aynı sahada bulunan diğer ünitelerin izin kapsamına dahil edilmemesinin yönetmeliğin öngördüğü "entegre değerlendirme yükümlülüğüne" aykırı olduğu ifade edildi. 2024 yılı SEÖS verilerinin, izin kapsamı dışında bırakılan 3. ünitenin de söz konusu dönemde faaliyet gösterdiğini ortaya koyduğu vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi raporunda, en yakın yerleşim yerinde yapılan gündüz gürültü ölçümünde değerin, yönetmelikteki sınırın altında kaldığı belirtildi. Ancak ölçümün yalnızca 4. ünitenin çalıştığı sırada yapıldığı, diğer ünitelerin de eş zamanlı çalışması halinde gürültü seviyesinin değişebileceği ifade edildi, gece dönemi için ise uygunluk değerlendirmesi yapılamadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BELGE EKSİKLİKLERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Atıksu deşarjına ilişkin incelemelerde, yönetmelik sınırlarının aşılmadığı, ancak periyodik iç izleme kayıtlarının dosyada bulunmadığı belirtildi.<br />
Düzenli depolama sahasına ilişkin değerlendirmede ise izleme raporlarındaki doluluk oranları arasında çelişkiler bulunduğu, bazı lisanslı atık kodlarının kullanılmadığı ve sızıntı suyuna ilişkin tespitlerin tek seferlik incelemeye dayandığı ifade edilerek, belge ve izleme eksikliklerine işaret edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UZUN VADEDE SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, biyoloji, ziraat mühendisliği ve halk sağlığı uzmanlarının ortak değerlendirmesine de yer verildi. Buna göre, hava emisyonlarındaki uygunsuzlukların insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve sürekli risk oluşturduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halk sağlığı açısından mevcut resmi verilere göre, bölgede istatistiksel olarak anlamlı bir hastalık ya da kanser artışının henüz tespit edilmediği ifade edilirken, kronik çevresel etkilerin uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi heyeti sonuç bölümünde, dava konusu çevre izin ve lisans belgesinin hava emisyonu yönünden gerekli teknik şartları karşılamadığı, çevre izin sürecinde tüm tesislerin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunun yerine getirilmediği ve tespit edilen eksikliklerin yapısal nitelik taşıdığı kanaatine varıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Heyet, hava emisyonlarındaki uygunsuzlukların insan sağlığı, tarım, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve süregelen risk oluşturduğunu belirtirken, idari işlemin hukuka uygunluğunu mahkemeye bıraktı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 14:10:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afsin-elbistan-a-termik-santrali-bilirkisi-raporu-emisyonlar-mevzuata-h162716.html">Afşin-Elbistan A Termik Santrali bilirkişi raporu: Emisyonlar mevzuata aykırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgsde-tercih-sureci-basladi-son-gun-27-temmuz-h162715.html</link>
		<title>LGS&apos;de tercih süreci başladı: Son gün 27 Temmuz</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[LGS kapsamında lise tercih süreci başladı. Adaylar yerleşmek istedikleri liselerle ilgili tercihlerini e-Okul üzerinden 27 Temmuz Pazartesi günü saat 17.00&#039;ye kadar yapılabilecek. Adaylar, Milli Eğitim Bakanlığının öğrenci ve velilere tercih sürecinde destek olmak amacıyla uygulamaya koyduğu &quot;Rota Maarif&quot; platformundan yararlanabilecek. Yerleştirme sonuçları 5 Ağustos&#039;ta açıklanacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılacak yerleştirme için lise tercih süreci başladı. Merkezi sınavla öğrenci alan okullara toplam 198 bin 899 öğrenci yerleştirilecek. Kontenjanların 60 bin 886'sı Anadolu liselerine, 38 bin 700'ü fen liselerine, 9 bin 210'u sosyal bilimler liselerine, 43 bin 706'sı Anadolu imam hatip liselerine, 46 bin 397'si ise mesleki ve teknik Anadolu liselerine ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi sınav puanı ile yerleştirme; fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına puan üstünlüğü esas alınarak yapılacak. Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden en fazla 10 okul tercih edebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanlarının eşit olması halinde yerleştirme sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7 ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8. sınıftaki özürsüz devamsızlık gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencinin doğum tarihine göre yaşı küçük olana öncelik verilerek gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adaylar, "merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar", "yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar" ve "pansiyonlu okullar" olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NAKİL İŞLEMLERİ İKİ DÖNEMDE YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">LGS yerleştirmelerine esas nakiller bu yıl da iki dönemde yapılacak. Her iki dönemde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla üç, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar için en fazla üç, pansiyonlu okullar için ise en fazla üç okul tercih edilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullara yerleşen öğrencilerin, nakil dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak. İlk yerleştirmede herhangi bir okula yerleşemeyen öğrenciler ise nakil tercihinde ilk iki okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla üç okul tercih edebilecek. Bu tercihlerde aynı okul türünden en fazla iki okul seçilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL OKULLARA KAYITLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların kayıtları, Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi kapsamında 13-27 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek. Özel öğretim kurumlarına kayıt yaptıran öğrencilerin tercih ekranı açılmayacak. Ancak tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri halinde tercih yapabilecekler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK TERCİH YEREL YERLEŞTİRME EKRANINDAN YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğrenciler ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek. Yerel yerleştirme tercihlerinde ilk üç okulun kayıt alanından seçilmesi şartıyla en fazla beş okul tercih edilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tercihlerde aynı okul türünden en fazla üç okul seçilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme tercihlerini tamamlayan öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar için en fazla 10, pansiyonlu okullar için ise en fazla 5 okul tercih edebilecek. Böylece öğrenciler toplamda en fazla 20 okul tercihinde bulunabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme tercih ekranında yeşil renk öğrencinin kayıt alanındaki okulları, mavi renk komşu kayıt alanındaki okulları, kırmızı renk ise kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışındaki il içi ve il dışındaki kayıt alanlarında bulunan okulları gösterecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YEREL YERLEŞTİRMEDE ADRES VE BAŞARI PUANI ESAS ALINACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara; öğrencilerin ikamet adresi, okul başarı puanı ve özürsüz devamsızlık gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eşitlik durumunda sırasıyla 8, 7 ve 6. sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunması gerekecek. Yerel yerleştirme tercih ekranının doldurulmaması halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar için tercih ekranı açılmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt yaptıran öğrenciler ise tercih işlemi yapamayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ROTA MAARFİ" PLATFORMU ERİŞİME AÇILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlık, öğrenci ve velilere tercih sürecinde destek olmak amacıyla "Rota Maarif" platformunu 10 Temmuz'da erişime açtı. Platformda okulların temel bilgileri, adresleri, iletişim bilgileri, öğretim şekli, ders saatleri, fiziki imkanları, kontenjan durumu ve diğer özellikleri yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kullanıcılar okulları il, ilçe, okul türü, okul kademesi, alan, pansiyon durumu ve benzeri kriterlere göre sorgulayabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YERLEŞTİRME SONUÇLARI 5 AĞUSTOS'TA AÇIKLANACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar 5 Ağustos'ta "meb.gov.tr" adresinde ilan edilecek. Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları 5-7 Ağustos'ta alınacak, sonuçları ise 10 Ağustos'ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları 10-12 Ağustos tarihleri arasında yapılacak, sonuçlar 14 Ağustos'ta duyurulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiçbir okula yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular 17-26 Ağustos'ta alınacak. Komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos'ta tamamlayacak. Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilecek ve kayıt işlemleri e-Pansiyon üzerinden gerçekleştirilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 13:45:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgsde-tercih-sureci-basladi-son-gun-27-temmuz-h162715.html">LGS&apos;de tercih süreci başladı: Son gün 27 Temmuz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abbden-ahbap-ile-imzalanan-protokolle-ilgili-aciklama-soz-konusu-protokol-abb-tarafindan-kasim-2025te-tek-tarafli-olarak-feshedilmistir-h162714.html</link>
		<title>ABB&apos;den AHBAP ile imzalanan protokolle ilgili açıklama: Söz konusu protokol ABB tarafından Kasım 2025te tek taraflı olarak feshedilmiştir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, AHBAP Derneği ile Bilim ve Sanat Kampüsü Projesi kapsamında imzalanan 2022 tarihli  Ortak Hizmet Protokolü&#039;nün, öngörülen iş ve işlemler ile birçok resmi bildirime rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle Kasım 2025’te tek taraflı olarak feshedildiği açıklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) sosyal medya hesabından AHBAP ile imzalanan ortak hizmet protokolüne ilişkin açıklama yapıldı. Protokol ve fesihle ilgili belgelerin de eklendiği açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ankara Büyükşehir Belediyesi ile AHBAP Derneği arasında, Bilim ve Sanat Kampüsü Projesi kapsamında imzalanan Ortak Hizmet Protokolü, 16 Eylül 2022 tarihli ve 1812 sayılı Belediye Meclisi kararının oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından, 26 Eylül 2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak protokol kapsamında öngörülen iş ve işlemlerin yerine getirilmemesi, AHBAP tarafından ilgili alanda herhangi bir faaliyetin hayata geçirilmemesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan birçok resmi bildirime rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle söz konusu protokol Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Kasım 2025’te tek taraflı olarak feshedilmiştir. Protokole ilişkin belgeler de aşağıdaki ekte yer almaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 13:27:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abbden-ahbap-ile-imzalanan-protokolle-ilgili-aciklama-soz-konusu-protokol-abb-tarafindan-kasim-2025te-tek-tarafli-olarak-feshedilmistir-h162714.html">ABB&apos;den AHBAP ile imzalanan protokolle ilgili açıklama: Söz konusu protokol ABB tarafından Kasım 2025te tek taraflı olarak feshedilmiştir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/saglik-bakanliginin-e-sevk-uygulamasi-birlik-ve-dayanisma-sendikasi-randevu-krizi-cozulmedi-hekimler-hedef-haline-getiriliyor-h162713.html</link>
		<title>Sağlık Bakanlığı&apos;nın e-Sevk uygulaması... Birlik ve Dayanışma Sendikası: Randevu krizi çözülmedi, hekimler hedef haline getiriliyor</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı’nın e-Sevk uygulamasının Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki soruna çözüm getirmediğini, aksine yükü aile hekimlerine devrettiğini ifade etti. Mehlepçi, uygulamanın sağlıkta şiddet riskini artırabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı'nın kamuoyuna duyurduğu "e-Sevk" uygulamasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlığın yıllardır çözülemeyen Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) sorununa kalıcı çözüm üretmek yerine yeni bir uygulama geliştirdiğini belirten Dr. Mehlepçi, aile hekimlerinin vatandaş ile sağlık sistemi arasındaki gerilimin odağına yerleştirildiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın "Randevu olmasa da bakılacaksınız" söyleminin sağlık hizmetinin mevcut kapasitesiyle örtüşmediğini belirten Dr. Ahmet Mehlepçi, uzman hekim sayısının artırılmadığını, yeni poliklinikler açılmadığını ve muayene sürelerinde herhangi bir iyileştirme yapılmadığını vurguladı. Randevu bulunamayan polikliniklere randevusuz hasta yönlendirilmesinin çözüm olmadığını kaydeden Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi, "MHRS ekranındaki kuyruk hastane koridorlarına taşınmaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SEVK, VATANDAŞIN TALEBİYLE VERİLEN BİR İŞLEM DEĞİLDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile hekimlerinin yalnızca tıbbi gereklilik doğrultusunda sevk kararı verebileceğini vurgulayan Dr. Mehlepçi, "Sevk, vatandaşın talebiyle verilen bir işlem değildir. Hangi hastanın hangi branşa yönlendirileceğine tıp bilimi, klinik gereklilik ve hekimin mesleki değerlendirmesi karar verir" ifadelerini kullandı. Sağlık sistemindeki temel sorunun sevk mekanizması değil, yapısal sorunlar olduğunu anlatan Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi; kamudan ayrılan sağlık çalışanları, performans sistemi ve kısa muayene sürelerinin çözülmesi gerektiğini belirtti. Acil servislere yılda 100 milyonu aşan başvurunun başarı olarak sunulamayacağını ifade eden Dr. Mehlepçi, bunun sağlık sistemindeki sorunların göstergesi olduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"RANDEVUSUZ HASTALARI HANGİ HEKİM MUAYENE EDECEK?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığına çeşitli sorular yönelten Dr. Mehlepçi, sevki tıbben gerekli görmeyen aile hekimlerinin oluşabilecek baskı ve şiddet olaylarından nasıl korunacağını, randevusuz hastaların hangi uzman hekim tarafından ve hangi kapasiteyle değerlendirileceğini, uygulamanın hastanelerde oluşturacağı yeni iş yükünün nasıl planlandığını kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı. Dr. Mehlepçi “Randevu bulunmayan bir polikliniğe randevusuz hasta göndermek çözüm değildir; MHRS ekranındaki kuyruğu hastane koridorlarına taşımaktır. Bakanlık vatandaşa söz veriyor, aile hekimini ise muayene odasında bu sözün hesabıyla baş başa bırakıyor. Vatandaş gelecek 'Bakanlık ‘bakılacaksınız dedi, beni sevk edin' diyecek. Peki hekim sevki tıbben gerekli görmezse ne olacak? Vatandaşa bu beklentiyi yaratanlar gelip açıklama mı yapacak? Elbette hayır. Yine hekim hedef olacak” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAĞLIKTA ŞİDDET RİSKİ ARTIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uygulamanın hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde sağlıkta şiddet riskini artırabileceğini öne süren Dr. Mehlepçi, geçmiş yıllarda görevleri başında yaşamını yitiren sağlık çalışanlarını anımsatarak, sağlık sistemindeki yapısal sorunların sorumluluğunun hekimlere yüklenemeyeceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dr. Ahmet Mehlepçi, "Vatandaşa söz verip hekimi hedef tahtasına koymayın. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların bedeli hekimlere ve sağlık çalışanlarına ödetilemez” dedi. Dr. Mehlepçi şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yılda 100 milyonu aşan acil servis başvurusunu başarı gibi anlatmak trajikomiktir. Nezle olan hastayla beyin kanaması geçiren hastanın aynı acil servis kapısına yığıldığı sistem başarı değil, iflastır. Bunun adı sağlık yönetimi değil PİAR’dır. Sağlık, PR çalışmalarıyla değil, bilimsel ve ortak akılla yönetilir. Açık söylüyoruz; vatandaşa söz verip hesabı hekime ödetemezsiniz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 13:11:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/saglik-bakanliginin-e-sevk-uygulamasi-birlik-ve-dayanisma-sendikasi-randevu-krizi-cozulmedi-hekimler-hedef-haline-getiriliyor-h162713.html">Sağlık Bakanlığı&apos;nın e-Sevk uygulaması... Birlik ve Dayanışma Sendikası: Randevu krizi çözülmedi, hekimler hedef haline getiriliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-durusmasinin-5inci-haftasi-basladi-h162712.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasının 5inci haftası başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen, 7’si tutuklu 200 sanıklı davanın karar duruşmasında 5’inci hafta, 17’nci gün başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasında 5’inci hafta, 17’nci gün, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada ilk olarak tutuksuz sanık Navdar Kaya savunma yaptı. Kaya, “Beraatımı talep ediyorum” derken Kaya’nın avukatının savunması da tamamlandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 12:43:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-durusmasinin-5inci-haftasi-basladi-h162712.html">Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasının 5inci haftası başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-eski-emniyet-amiri-dursun-ozmen-de-gozaltina-alindi-h162711.html</link>
		<title>Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin 2009 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Ankara merkezli 10 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 25 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Yazıcıoğlu dosyasında daha önce &quot;evrakta sahtecilik&quot; ve &quot;görevi kötüye kullanma&quot; iddialarıyla yargılanan eski emniyet amiri Dursun Özmen de yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Büyük Birlik Partisi’nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin 25 Mart 2009’da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında 10 ilde eş zamanlı baskınlar yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcılık, olayda “Silahlı Terör Örgütü Kurmak, Yönetmek ve Üye Olmak” ile “Tasarlayarak Kasten Adam Öldürme” suçlarını işledikleri yönünde somut deliller bulunan 29 şüpheli tespit etti. 13 Temmuz 2026 günü saat 05.00 itibarıyla Ankara merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar illerinde belirlenen adreslere baskın yapıldı. Operasyon neticesinde şüpheli listesindeki 27 şüpheliden 25'i yakalanarak gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FETÖ'NÜN ASKERİ YAPILANMASI DAVASINDAN HÜKÜMLÜ DAVUT UÇUM VE AYDIN ÖZSICAK DA ŞÜPHELİLER ARASINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında, Yazıcıoğlu dosyasında daha önce "evrakta sahtecilik" ve "görevi kötüye kullanma" iddialarıyla yargılanan eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan şüphelilerden helikopterin enkazından GPS cihazlarını sökerken görüntülenen ve FETÖ'nün askeri yapılanması davasından hükümlü olan Davut Uçum ile Aydın Özsıcak’ın da cezaevinde olduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında, Ahmet Turhan, Bekir Cerikci, Cemal Şahin, Ebubekir S. Yüksekkaya, Sedat Kılıçaslan, Dursun Özmen, Nedim Bakırhan, Ersöz Sağlam, Nusret Memiş, Ferudun Seren, Gülseren Özişik, Halil İbrahim Açan, Hikmet Tanıl, Recep Ercan, İsmail Kaya, Kerem Mumcuoğlu, Mehmet Çağlar, Mehmet Sevdim, Melike Sinem Uçum, Suat Kaplan, Fatih Bengi, Tezcan Kaymaz, Ali Armağan, Kenan Köksal ve Şerife Armağan gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüphelilerden Nihat Biçer ve İrfan Yavuz'un ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Başsavcılık bu şahısların yakalanmasına yönelik işlemlerin devam ettiğini bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 12:21:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-eski-emniyet-amiri-dursun-ozmen-de-gozaltina-alindi-h162711.html">Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/irandan-abd-saldirilarina-misilleme-korfezdeki-abd-usleri-hedef-alindi-h162710.html</link>
		<title>İran&apos;dan ABD saldırılarına misilleme: Körfez&apos;deki ABD üsleri hedef alındı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin İran&#039;a yönelik yeni hava saldırılarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Bahreyn, Kuveyt, Umman ve Ürdün&#039;deki ABD askeri tesislerini füze ve İHA&#039;larla hedef aldığını duyurdu. Körfez ülkelerinde sirenler çalarken, Ürdün ve Kuveyt bazı saldırıların engellendiğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin dün İran'a yeni hava saldırıları düzenlemesinin ardından İran, Körfez'deki ABD askeri varlıklarına yönelik kapsamlı bir karşı saldırı başlattığını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), misilleme operasyonlarının, Bahreyn, Kuveyt, Umman ve Ürdün'deki ABD'ye ait askeri tesisleri hedef aldığını duyururken, bölgedeki birçok ülkede hava saldırısı sirenleri devreye girdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">IRGC "misillemenin beşinci aşaması" olarak nitelendirdiği operasyonda, Bahreyn'in Cüfeyr bölgesindeki ABD askeri tesisleri ile Umman'daki uzun menzilli hava gözetleme ve gemi tespit radarlarını hedef aldığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran, Umman'daki radar sistemlerinin imha edildiğini öne sürerken, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılmasının tek yolunun, ABD'nin bölgedeki askeri müdahalelerini sona erdirmesi ve kıyı devletlerinin egemenliğine saygı göstermesi olduğunu" belirtti. Açıklamada, aksi halde küresel petrol ve doğal gaz sektörünü etkileyecek daha büyük olayların yaşanabileceği uyarısı yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KUVEYT'TE HIMARS SİSTEMLERİ HEDEF ALINDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">IRGC, misillemenin “dördüncü aşaması” ismini verdiği operasyon kapsamında Kuveyt'teki bir ABD füze üssünü vurduğunu, saldırıda iki HIMARS çok namlulu roketatar sisteminin ve füze depolarının tamamen imha edildiğini öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRDÜN: DÖRT FÜZE DÜŞÜRÜLDÜ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ürdün ordusu ise İran'dan fırlatılan dört füzenin Ürdün hava sahasına girmesinin ardından hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Buna karşın IRGC, Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'nü hedef aldığını, yakıt depoları ile mühimmat tesislerinde yangın çıkardığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'NİN SON SALDIRILARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran'ın misillemesi, ABD ordusunun İran'da "hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze ve İHA tesisleri ile küçük deniz unsurları" dahil çok sayıda hedefi vurduğunu açıklamasının ardından geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet medyası, Bender Abbas, Keşm Adası, Sirik, Cask ve Huzistan eyaletinin çeşitli bölgelerinde patlamalar meydana geldiğini bildirdi. Mahşehr'de bir tarımsal su pompalama tesisine düzenlenen saldırıda en az bir kişinin öldüğü, dört kişinin yaralandığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD saldırılarının hemen ardından Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'de alarm durumuna geçildi. Bahreyn İçişleri Bakanlığı halkı en yakın sığınaklara gitmeye çağırırken, daha sonra ülkede hava saldırısı sirenleri yeniden devreye sokuldu. Kuveyt ordusu ise hava savunma sistemlerinin "düşmanca hava hedeflerine" karşı çalıştığını belirterek vatandaşlardan patlama sesleri nedeniyle paniğe kapılmamalarını istedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 12:01:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/irandan-abd-saldirilarina-misilleme-korfezdeki-abd-usleri-hedef-alindi-h162710.html">İran&apos;dan ABD saldırılarına misilleme: Körfez&apos;deki ABD üsleri hedef alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ticaret-satis-hacmi-yillik-yuzde-14-azaldi-perakende-satis-hacmi-yillik-yuzde-137-artti-h162709.html</link>
		<title>TÜİK: Ticaret satış hacmi yıllık yüzde 1,4 azaldı, perakende satış hacmi yıllık yüzde 13,7 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, ticaret satış hacmi 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2026 yılı Mayıs ayına ilişkin Ticaret Satış Hacim Endeksi'ne verilerini açıkladı. Buna göre, ticaret satış hacmi 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı ayda, motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 1,7, toptan ticaret satış hacmi de yüzde 7,8 azaldı, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 13,7 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Verilere göre, ticaret satış hacmi 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,7 artış gösterdi. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 2,9 arttı, toptan ticaret satış hacmi yüzde 0,6 azaldı, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 2,4 arttı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 11:44:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ticaret-satis-hacmi-yillik-yuzde-14-azaldi-perakende-satis-hacmi-yillik-yuzde-137-artti-h162709.html">TÜİK: Ticaret satış hacmi yıllık yüzde 1,4 azaldı, perakende satış hacmi yıllık yüzde 13,7 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-li-okuyan-haluk-levent-vakasi-toplumun-kahraman-h162708.html</link>
		<title>TKP&amp;#039;li Okuyan: &amp;quot;Haluk Levent vakası, toplumun &amp;#039;kahraman&amp;#039; bağımlılığının yol açtığı yeni bir yıkım olarak görülmeli&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Ahbap derneği soruşturması kapsamında Haluk Levent ve dernek üyelerinin gözaltına alınmasına ilişkin, &quot;Haluk Levent vakası, toplumun &#039;kahraman&#039; bağımlılığının yol açtığı yeni bir yıkım olarak görülmeli. Dayanışma gibi son derece toplumsal bir eylemin çürüyen bir düzenin kurumlarından alınıp bu kez kerameti kendinden menkul bireylere emanet edilmesi, yurttaşlarımızın karşı karşıya kaldığı çaresizlik ve kuşatmanın boyutlarını gözler önüne seriyor&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, sosyal medya üzerinden konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Haluk Levent vakası, toplumun 'kahraman' bağımlılığının yol açtığı yeni bir yıkım olarak görülmeli. Dayanışma gibi son derece toplumsal bir eylemin çürüyen bir düzenin kurumlarından alınıp bu kez kerameti kendinden menkul bireylere emanet edilmesi, yurttaşlarımızın karşı karşıya kaldığı çaresizlik ve kuşatmanın boyutlarını gözler önüne seriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kızılay’a güvenmeyenlerin aslında hiç tanımadıkları bir kişiye sonsuz bir güvenle milyarlar bağışlaması birden fazla düzlemde sorgulanmalı. 'Kahraman' bağımlılığı bu düzlemlerden bana göre en önemlisidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasetten diğer toplumsal alanlara varıncaya kadar 'star' sisteminin yarattığı bu 'kahraman'lar, bizzat toplum tarafından giydirilen dokunulmazlık zırhına sığınarak vasatı, cehaleti, zaafları kolayca gizleyebiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu 'kahraman'lar çoğu kez kendilerini yaratan mekanizmalar tarafından kısa sürede yerin dibine batırılmakta. Depremzedeler için toplanan paralarla kumar oynamak bayağı ağır bir çürümenin ifadesi elbette. Ancak sistemin Haluk Levent’i tepetaklak indirmesi ne bir arınma çabasının ne de gelişkin ahlaki değerlerin ürünüdür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KAHRAMANLAR DOĞASI GEREĞİ GERÇEKLİK ALGISINI YİTİRİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">'Kahraman'lar doğası gereği gerçeklik algısını yitirir ve çoklukla kendilerine ayrılan sınırların ötesine geçerler. Sistemin onları yerin dibine geçirmesi genellikle çok hızlı ve zahmetsiz bir işlemdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu konu siyasette özellikle yaşamsaldır. O yüzden ideoloji önemli, program önemli diyoruz. O yüzden ekip çalışması, kolektivizm diyoruz. O yüzden gelişkin örgüt diyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İdeoloji geriye çekilmişse, bir gün sağa bir gün sola şirinlik yapılır örneğin ve kimse ses etmez. Program önemsizleşmişse, kişiler her şeyi belirler, itiraz edecek kimse çıkmaz. Örgüt yoksa, 'kahraman'lara bağımlı olursunuz. Oysa gerçek 'kahramanlar' ideolojilerin ve doğrultusu olan toplumsal hareketlerin ürünüdür. Toplumsal hareketleri ortaya çıkarıp, tarihin akışını değiştiren bireylerin sayısı ise tarihte çok azdır; onlar da son tahlilde koşullar tarafından şekillenmişlerdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HALKIMIZ KAHRAMANLAR YARATIP HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAKTAN VAZGEÇMELİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkımız 'kahraman'lar yaratıp hayal kırıklığına uğramaktan vazgeçmeli. Bu nedenle çubuğu tersine iyice büküp 'kahraman diye bir şey yok' demek bile gerekebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haluk Levent vakasının siyaset alanında çok daha vahim örneklerine tanık olacağımızdan emin olabiliriz. Burada esas olan 'en ahlaklı kişi'yi aramak değil, en yüksek denetim, kolektif akıl ve geliştirici mekanizmaları yaratmaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 11:23:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-li-okuyan-haluk-levent-vakasi-toplumun-kahraman-h162708.html">TKP&amp;#039;li Okuyan: &amp;quot;Haluk Levent vakası, toplumun &amp;#039;kahraman&amp;#039; bağımlılığının yol açtığı yeni bir yıkım olarak görülmeli&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tabip-odasi-baskani-sulu-metzamor-nukleer-santrali-bolge-icin-ciddi-risk-olusturuyor-h162707.html</link>
		<title>Tabip Odası Başkanı Sülü: Metzamor Nükleer Santrali bölge için ciddi risk oluşturuyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kars Ağrı Ardahan Iğdır Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Barlas Sülü, “Türkiye sınırına 16 kilometre, Iğdır&#039;a 30 kilometre yakınlıkta faaliyette olan Metzamor Nükleer Santrali, Çernobil gibi bölge halkı ve tüm Kafkasya coğrafyası için ciddi bir nükleer risk oluşturmaya devam etmektedir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sülü, tabip odasında düzenlediği basın toplantısında, Metzamor Nükleer Santrali’nin Türkiye sınırına 16 kilometre, Iğdır'a 30 kilometre uzaklıkta olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İlk reaktörü 1976, ikincisi ise 1980 yılında faaliyete geçen santralin yapım sürecinde, bizzat Sovyet bilim insanları ve Ermenistan'daki birçok bilim insanı ile çevre örgütü, tesisin aktif sismik kuşakta yer alması ve olası bir kazanın yaratacağı ağır sonuçlar nedeniyle projeye karşı çıkmıştır. Kamuoyuna da yansıdığı üzere 1988 yılında meydana gelen Spitak Depremi'nin ardından artan güvenlik kaygıları ve toplumsal baskılar sonucunda santralin iki reaktörü kapatılmıştır. Ancak Ermenistan hükümeti enerji ihtiyacını gerekçe göstererek yeniden açma kararı almış ve ikinci reaktör 1995 yılında tekrar işletmeye alınmıştır. 2005 yılında planlanan işletme ömrünü resmen tamamlamış olmasına rağmen faaliyet süresi önce 2016'ya, ardından çeşitli uzatmalarla günümüze kadar sürdürülmüştür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/981a6836-e664-408a-8c45-0e365f5724a9-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TEKNOLOJİSİ ESKİMİŞ, ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞ BİR RİSK ODAĞI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Metzamor Nükleer Santrali, bugün dünyada işletmede bulunan en eski ve güvenlik açısından en çok eleştirilen nükleer santrallerden biridir. Iğdır'daki Ağrı Dağı ile Ermenistan'daki Alagöz Dağları arasındaki Aras Havzası'nda bulunan tesisin aktif sismik kuşakta yer alması, geçmişte büyük depremlerin yaşandığı bir bölgede bulunması ve günümüz güvenlik standartlarının gerisinde kalan erken nesil Sovyet tasarımı bir reaktöre sahip olması, olası bir nükleer kazanın yaratacağı riskleri artırmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇERNOBİL VE FUKUŞİMA'NIN ÖĞRETTİKLERİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1986 yılında yaşanan Çernobil ve 2011 yılında meydana gelen Fukuşima nükleer felaketleri, nükleer kazaların etkilerinin onlarca yıl sürdüğünü ve yalnızca kaza anıyla sınırlı olmadığını bütün dünyaya göstermiştir. Çernobil'in uzun dönem sağlık etkilerinin boyutu konusunda farklı bilimsel tahminler bulunsa da radyasyona bağlı sağlık sorunlarının, çevresel yıkımın ve sosyoekonomik sonuçların bugün dahi devam ettiği konusunda geniş bir bilimsel uzlaşı bulunmaktadır. Benzer şekilde Fukuşima felaketinin halk sağlığı, çevre ve ekonomi üzerindeki uzun dönem etkileri hâlen izlenmekte ve araştırılmaktadır. Bu iki büyük felaket, en gelişmiş teknolojilerin kullanıldığı ülkelerde dahi nükleer kazaların tamamen önlenemediğini; meydana geldiğinde ise çevre, insan sağlığı ve gelecek kuşaklar üzerinde çok uzun yıllar sürecek etkiler bıraktığını göstermiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleer kazaların yarattığı tehdit yalnızca ilk anda yaşanan can kayıplarından ibaret değildir. Radyoaktif maddeler toprağa, suya ve gıda zincirine karışarak yıllarca etkisini sürdürebilmektedir. Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere uluslararası kurumların değerlendirmeleri de nükleer kazaların halk sağlığı üzerindeki ciddi etkilerini ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜM BÖLGE COĞRAFYASI TEHLİKE ALTINDA"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erken nesil Sovyet tasarımı olan Metzamor Nükleer Santrali, yalnızca Ermenistan için değil; başta Türkiye olmak üzere Nahçıvan, İran ve Azerbaycan'da yaşayan milyonlarca insan açısından da önemli bir sınır ötesi çevre ve halk sağlığı riski oluşturmaktadır. Özellikle Iğdır ve Aras Havzası'nda yaşayan yurttaşlar açısından olası bir radyolojik kazanın çevre, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerinde çok ağır sonuçlar doğurma ihtimali gözardı edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meslek odaları, barolar ve çevre örgütleri olarak; nükleer güvenlikten sorumlu tüm uluslararası kuruluşlara ve Ermenistan hükümetine çağrıda bulunuyoruz; bölgemizde yeni bir nükleer felaket yaşanmadan önce Metzamor Nükleer Santrali kalıcı olarak kapatılmalı ve güvenli biçimde devreden çıkarılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı zamanda ülkemizin ilgili tüm kurum ve bakanlıklarını da sınırımızdaki bu ciddi çevre ve halk sağlığı riskinin ortadan kaldırılması için uluslararası düzeyde gerekli girişimleri başlatmaya çağırıyoruz. Metzamor Nükleer Santrali güvenli biçimde devreden çıkarılana, çocuklarımızın, doğamızın ve bölgemizin geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) öncülüğünde Iğdır Barosu, Kars Barosu ve Kars Ağrı Ardahan Iğdır Tabip Odası, Türkiye-Ermenistan sınırına 16 kilometre yakınlıktaki Metzamor Nükleer Santrali ile ilgili panel de düzenledi. Iğdır Üniversitesi 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu'ndaki panelde, Metzamor Nükleer Santrali'nin uluslararası nükleer tehlike olduğu ifade edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 10:50:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tabip-odasi-baskani-sulu-metzamor-nukleer-santrali-bolge-icin-ciddi-risk-olusturuyor-h162707.html">Tabip Odası Başkanı Sülü: Metzamor Nükleer Santrali bölge için ciddi risk oluşturuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-icin-adalet-nobeti-5-haftasinda-kamu-gorevlileri-ve-sorumlulugu-bulunan-herkes-yargi-onune-cikarilmalidir-h162706.html</link>
		<title>Dilovası için Adalet Nöbeti 5. haftasında: Kamu görevlileri ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınında hayatını kaybedenlerin yakınları, kamu görevlileri ve sorumluların yargılanması için tuttukları &quot;Adalet Nöbeti&#039;nin 5. haftasında Gebze Kent Meydanı&#039;nda yaptıkları açıklamada, kamu görevlileri hakkındaki soruşturmanın gecikmeden tamamlanması ve sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik iş yerinde 8 Kasım 2025 tarihinde çıkan yangında 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirmesinin ardından aileler sorumluluğu bulunan herkesin yargılanması istemiyle başlattıkları Adalet Nöbeti'ni sürdürüyor. Nöbetin 5. haftasında Gebze Kent Meydanı'nda bir araya gelen aileler basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, Gayrettepe gece kulübü yangınında yakınını kaybeden Emine Kaya Baş okudu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dilovası ana ceza davasında 16 sanığın yargılandığı, bunlardan 2'sinin halen firari olduğu ve davanın 3'üncü duruşmasının 21 Temmuz'da Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görüleceği belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ana dava devam ederken kamu görevlilerinin sorumluluğu ayrı bir soruşturma dosyasında ele alınmaktadır. Bu dosyada henüz iddianame hazırlanmamış ve dava açılmamıştır. Bu nedenle kamu görevlileri şu anda sanık değil, şüpheli sıfatındadır. Aileler olarak en önemli taleplerimizden biri, bu soruşturmanın geciktirilmeden tamamlanması ve sorumluluğu bulunan bütün kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılmasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TAHLİYE KARARLARINI KABUL ETMİYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporunun ardından 26 Haziran'da dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, Selim San, Yapı Kontrol Müdürü Muammer Telli, zabıta yöneticileri Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı ile Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz tutuklanmıştır. Denetim tutanaklarında imzası bulunan belediye personeli Ömer Kocabay ise serbest bırakılmıştır. Cengiz Taşdemir ile Nizamettin Balcı, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçlaması kapsamında tutuklanmalarından 6 gün sonra tahliye edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutukluluk bir mahkumiyet değildir. Ancak 7 insanın yaşamını yitirdiği bir dosyada, sorumlulukları bilirkişi raporunda değerlendirilen iki kamu görevlisinin yalnızca 6 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesi aileler olarak ciddi kaygı duymamıza neden olmuştur. Bu tahliye kararlarını kabul etmiyoruz. Tahliye kararları verilirken dosyaya yeni bir delil girip girmediğinin, mevcut belgelerin nasıl değerlendirildiğinin ve soruşturmanın bundan sonra hangi işlemlerle sürdürüleceğinin açıklanmasını istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/cb1a7413-7b3a-40aa-9bbb-8343b35cdea9-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SORUMLULUKLARI AYRI AYRI İNCELENMELİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma yalnızca birkaç belediye görevlisiyle sınırlandırılamaz. Ravive hakkında yapılan CİMER başvurularının hangi kurumlara gönderildiği, başvurular üzerine hangi işlemlerin yapıldığı, yıkım kararının neden uygulanmadığı, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan üretimin nasıl sürdürüldüğü, sigortasız ve çocuk işçiliğin neden tespit edilmediği açıklığa kavuşturulmalıdır. Valilik, Kaymakamlık, Dilovası Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SGK, İŞKUR, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile elektrik dağıtım ve denetim kurumlarının sorumlulukları ayrı ayrı incelenmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu soruşturmadaki en önemli belgelerden biri 24 Ekim 2025 tarihli belediye yazısı ve aynı tarihte düzenlenen tespit tutanağıdır. Belediye yazısında şirketin daha önce ruhsatlı olarak faaliyet gösterdiği adresten taşındığı ve yangının çıktığı Mimar Sinan Mahallesi 513/3 sokak numara 11 adresinde ruhsatsız biçimde faaliyetini sürdürdüğünün tespit edildiği belirtilmektedir. Aynı denetime ilişkin tutanakta ise denetim sırasında iş yerinde çalışma yapılmadığı kaydedilmiş, iş yeri sahibinden ruhsat ve izin belgeleri istenmiş ancak hiçbir belge ibraz edilememiştir. Tutanakta Nizamettin Balcı ile Ömer Kocabay'ın imzaları bulunmaktadır. Buna rağmen iş yerinin faaliyetini durduracak, kapatılmasını sağlayacak veya kaçak kullanımı sona erdirecek etkili bir işlem yapılmamıştır. Yangın yaklaşık 15 gün sonra meydana gelmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ADALET NÖBETİ ÖNEMLİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizlere 'helalleşme' adı altında yapılan görüşme ve teklif girişimleri ile ailelerin gönüllü avukatlarından avukat Saruhan Efe Kadaifçi'nin sanık Ali Osman Akat'ın şikayeti üzerine ifadeye çağrılması da sürecin dışında görülemez. Aileler üzerinde baskı kurulmasına, hukuki takibin zayıflatılmasına ve dosyanın kamuoyundan uzaklaştırılmasına yönelik her girişim ayrıca unutulmamalıdır. Bu belgeler, iş yerinin adresinin, ruhsatsız durumunun ve gerekli belgelerinin bulunmadığının belediye tarafından bilindiğini göstermektedir. Bu nedenle sorumluluk yalnızca işverenlerle sınırlandırılamaz. Yıkım kararının neden uygulanmadığı, iş yerinin neden kapatılmadığı, ruhsatsız üretimin neden devam ettiği, sigortasız ve çocuk işçi çalıştırılmasının neden tespit edilmediği bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Belediye, kaymakamlık, valilik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İş Kurumu ve ilgili diğer kurumların denetim ve işlem kayıtları dosyaya getirtilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet Nöbeti bu nedenle önemlidir. Nöbetimizin amacı yargı sürecini düzenli biçimde takip etmek, eksik bırakılan işlemleri kamuoyuna duyurmak ve ailelerin adalet talebinin unutulmasına izin vermemektir. Ana davada yalnızca birkaç kişinin değil, üretimi yönetenlerin, iş yerini kullananların, iş sağlığı ve güvenliği hizmetini verenlerin ve bağlantılı şirketlerin sorumluluğu ortaya çıkarılmalıdır. Kamu görevlileri hakkındaki soruşturmada da yalnızca birkaç belediye çalışanıyla yetinilmemeli, iş yerinin yıllarca faaliyetine devam etmesine imkan veren bütün idari süreç incelenmelidir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TBMM'DE ARAŞTIRMA KOMİSYONU DERHAL KURULMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileler, taleplerini ise şöyle sıraladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kamu görevlileri hakkındaki soruşturma gecikmeden tamamlanmalı ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır. Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı hakkında verilen tahliye kararlarına karşı yapılan itirazlar etkili biçimde değerlendirilmelidir. Bilirkişi raporunda ve resmi belgelerde sorumluluğuna işaret edilen bütün kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir. Ruhsat, yıkım, zabıta, denetim, iş sağlığı ve güvenliği, sigorta, elektrik ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi başvuru kayıtları eksiksiz olarak dosyaya getirtilmelidir. Ana dava ile kamu görevlileri hakkındaki soruşturma birbirini tamamlayacak biçimde yürütülmelidir. Dava ailelerin ve kamuoyunun kolayca takip edebileceği bir adliye salonunda görülmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde araştırma komisyonu derhal kurulmalıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada "3'ü çocuk 7 işçinin ölümüne yol açan bütün sorumlular ortaya çıkarılmadan ve yargı önüne çıkarılmadan adalet sağlanmış olmayacaktır. Biz aileler olarak ana davayı, kamu görevlileri hakkındaki soruşturmayı ve 21 Temmuz'daki üçüncü duruşmayı takip etmeye devam edeceğiz. Tüm kamuoyunu Gebze Kent Meydanı'ndaki Dilovası Adalet Nöbeti'nde ve davamızda yanımızda olmaya çağırıyoruz.<br />
Dilovası için adalet, herkes için adalet" ifadelerine yer verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 10:26:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-icin-adalet-nobeti-5-haftasinda-kamu-gorevlileri-ve-sorumlulugu-bulunan-herkes-yargi-onune-cikarilmalidir-h162706.html">Dilovası için Adalet Nöbeti 5. haftasında: Kamu görevlileri ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-haluk-levent-hakkinda-yakalama-h162705.html</link>
		<title>Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent hakkında yakalama</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneği’ne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Dernek Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Adalet Bakanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneği’ne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Dernek Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneği’ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında Dernek Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, dosyanın içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 10:05:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-haluk-levent-hakkinda-yakalama-h162705.html">Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent hakkında yakalama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-irana-yeni-saldiri-baslatti-h162704.html</link>
		<title>ABD İran&apos;a yeni saldırı başlattı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik yeni saldırılar başlatıldığını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’dan yapılan açıklamada, ABD doğu saati ile 17.00’de İran’a yönelik yeni saldırıların başladığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçiş yapan sivil denizciler ve ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmak amacıyla düzenlendiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM, saldırıların İran güçlerini sorumlu tutmak amacıyla ABD Başkanı’nın talimatıyla gerçekleştirildiğini bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 09:55:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-irana-yeni-saldiri-baslatti-h162704.html">ABD İran&apos;a yeni saldırı başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/talat-dincer-emeklilik-huzurun-degil-gecim-mucadelesinin-adi-oldu-h162703.html</link>
		<title>Talat Dinçer: Emeklilik Huzurun Değil, Geçim Mücadelesinin Adı Oldu</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı&amp;#39;na sunduğu araştırma
önergesiyle, Türkiye&amp;#39;de milyonlarca emeklinin karşı karşıya kaldığı ağır ekonomik ve sosyal koşulların tüm
yönleriyle araştırılmasını talep etti. Dinçer, emeklilerin yaşadığı sorunların bireysel değil, ülkenin en önemli
sosyal meselelerinden biri haline geldiğini belirterek, Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında
bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dinçer, bir zamanlar emekliliğin yıllarca verilen emeğin karşılığı olarak huzurlu bir yaşam anlamına<br />
geldiğini, bugün ise milyonlarca vatandaş için yoksulluk ve geçim mücadelesine dönüştüğünü ifade etti.<br />
Türkiye&amp;#39;de yaklaşık 17 milyon emeklinin tarihin en ağır ekonomik koşulları altında yaşam savaşı verdiğine<br />
dikkat çeken Dinçer, yeni zam ile en düşük emekli maaşının 23 bin 500 lira seviyesinde bulunduğunu,<br />
buna karşın açlık sınırının 35 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 114 bin lirayı aştığını vurguladı.<br />
&amp;quot;Emekli Maaşıyla Yaşamak Artık Mümkün Değil&amp;quot;<br />
Dinçer, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını belirterek, birçok vatandaşın market<br />
alışverişini eksik yapmak zorunda kaldığını, elektrik, su ve doğalgaz faturalarını ödeyebilmek için mutfak<br />
harcamalarından kısmak zorunda kaldığını ifade etti.<br />
Artan sağlık giderleri nedeniyle ilaçlarını eksik kullanan, tedavisini erteleyen emeklilerin sayısının her<br />
geçen gün arttığını kaydeden Dinçer, pazar yerlerinde gün sonunda kalan sebze ve meyveleri toplamak<br />
zorunda kalan emeklilerin artık Türkiye&amp;#39;nin acı gerçeği haline geldiğini söyledi.<br />
&amp;quot;Dinlenmesi Gereken Yaşta Çalışmak Zorunda Kalıyorlar&amp;quot;<br />
Yaklaşık 2 milyondan fazla emeklinin yeniden çalışmak zorunda kaldığını belirten Dinçer, inşaatlarda,<br />
marketlerde, güvenlik kulübelerinde ve ağır işlerde çalışan emeklilerin, mevcut sistemin sürdürülemez hale<br />
geldiğinin en açık göstergesi olduğunu dile getirdi.<br />
Emeklilerin yalnızca ekonomik değil, sosyal hayattan da dışlandığını ifade eden Dinçer, bir çayın hesabını<br />
yapmak zorunda kalan, arkadaşına ikramda bulunamayan, gününü parklarda geçirmek zorunda kalan<br />
milyonlarca insan bulunduğunu söyledi.<br />
&amp;quot;Emekliler Lütuf Değil, Haklarını İstiyor&amp;quot;<br />
Huzurevi ücretlerinin dahi birçok emekli için ulaşılamaz hale geldiğine dikkat çeken Dinçer, mevcut<br />
tablonun kader olmadığını, yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu belirtti.<br />
Dinçer açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:<br />
&amp;quot;17 milyon emekli sadaka istemiyor. Lütuf istemiyor. Hakkını istiyor. Alın terinin karşılığını, insanca<br />
yaşayabileceği bir geliri ve onurlu bir yaşamı talep ediyor. Emekliler bu ülkenin yükü değil, yılların emeğini<br />
taşıyan en değerli insanlarıdır. Onlara reva görülen bu yoksulluk ne vicdana ne de sosyal devlet anlayışına<br />
sığmaktadır. Emekli artık Türkiye&amp;#39;nin kanayan yarasıdır.&amp;quot;<br />
Bu kapsamda Talat Dinçer, Anayasa&amp;#39;nın 98&amp;#39;inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü&amp;#39;nün 104 ve<br />
105&amp;#39;inci maddeleri uyarınca, emeklilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların tüm yönleriyle<br />
araştırılması ve çözüm önerilerinin ortaya konulması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını<br />
talep etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 09:40:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/talat-dincer-emeklilik-huzurun-degil-gecim-mucadelesinin-adi-oldu-h162703.html">Talat Dinçer: Emeklilik Huzurun Değil, Geçim Mücadelesinin Adı Oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-uyardi-termometreler-42-dereceyi-gosterecek-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h162702.html</link>
		<title>Meteoroloji uyardı: Termometreler 42 dereceyi gösterecek! İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz&#039;in parçalı, yer yer çok bulutlu, Trakya, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Batı Karadeniz (Sinop haric), Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile İstanbul, Kocaeli, Artvin, Kars ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İşte 13 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı ve mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey, güneydoğu kesimler ile Akdeniz'de güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Güney Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli (30-50 km/sa) eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği, zamanla batısı parçalı çok bulutlu, Trakya ile İstanbul ve Kocaeli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, gece saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Toroslar Mevkii'nin öğle saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 35°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde kuzeyi yerel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri yerel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 36°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu, zamanla iç kesimleri parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra bölge genelinin (Sinop haric) yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Artvin çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 34°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kars ve Ardahan çevrelerinin yerel ağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 36°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 42°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 09:27:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-uyardi-termometreler-42-dereceyi-gosterecek-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h162702.html">Meteoroloji uyardı: Termometreler 42 dereceyi gösterecek! İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-haftaya-dususle-basladi-h162701.html</link>
		<title>Altın haftaya düşüşle başladı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın haftaya düşüşle başladı: İşte 13 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.132 TL, ons altın ise 4.060 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında hafta sonu gerçekleşen karşılıklı saldırılar, enerji fiyatlarını yukarı taşıyarak enflasyon baskılarını artırdı. Bu gelişme, faiz artırımı beklentilerini yeniden güçlendirirken altın fiyatlarında düşüşe yol açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 13 Temmuz 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.132,84 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.068,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.118,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.430,44 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.045,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 101.386,14 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.060,38 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 09:20:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-haftaya-dususle-basladi-h162701.html">Altın haftaya düşüşle başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162700.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (13 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 13 Temmuz 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 13 Temmuz 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 46,9955 (alış) 47,0072'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,6994 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 09:15:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162700.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-sultanlari-ust-uste-sekizinci-kez-vnl-finallerinde-h162699.html</link>
		<title>Filenin Sultanları, üst üste sekizinci kez VNL finallerinde</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Kadın Voleybol Takımı, 2026 Voleybol Milletler Ligi&#039;nin (VNL) üçüncü haftasının üçüncü maçında ev sahibi Japonya&#039;yı 3-1 mağlup ederek üst üste sekizinci kez finallere katılma hakkı kazandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Japonya'nın ev sahipliğinde Asue Arena'da oynanan karşılaşmada ay-yıldızlı ekip, rakibini 22-25, 25-22, 22-25 ve 22-25'lik setlerle 3-1 mağlup etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonuçla Voleybol Milletler Ligi'nde sekizinci galibiyetini alan ve 22 puana ulaşan Filenin Sultanları, üst üste sekizinci kez VNL finallerine yükselmeyi garantiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milliler, Japonya etabındaki dördüncü ve son maçında yarın saat 09.30'da Tayland ile karşı karşıya gelecek.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 16:19:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-sultanlari-ust-uste-sekizinci-kez-vnl-finallerinde-h162699.html">Filenin Sultanları, üst üste sekizinci kez VNL finallerinde</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gokan-zeybek-milletin-verdigi-karari-begenmeyince-operasyon-h162698.html</link>
		<title>Gökan Zeybek: &amp;quot;Milletin verdiği kararı beğenmeyince operasyon yapıyorsunuz. Bu keyfilik ülkeye büyük zararlar ver</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Çankaya Belediyesi&#039;ne yönelik operasyona ilişkin, &quot;Milletin verdiği kararı beğenince kabul edip beğenmeyince operasyon yapıyorsunuz. Bu keyfilik bu ülkeye çok büyük zararlar veriyor. Açık söylüyorum… İster kabul edin ister etmeyin. Sandığa saygı duymayanlar tarihten silinip gitti ve gider. Belediye Başkanımızın ve Çankaya halkının sonuna kadar yanındayız&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı çok iyi bilen, hukuk devleti ilkesini özümsemiş genç bir hukukçu; Çankaya’da yaptığı hizmetlerle örnek gösterilen Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, günlerdir malum medya üzerinden hedef tahtasına oturtuldu. Bugün ise Türkiye’nin en büyük üçüncü ilçesi olan Çankaya Belediyemize şafak operasyonu düzenlendi. Çankaya yeni kazanılmış bir belediye değil. Yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetiliyor. Ne hikmetse bu operasyon, CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğu ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde iktidar yürüyüşünü büyüttüğü bir dönemde gerçekleştiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, büyük bir halk teveccühüyle yüzde 65,25 oy alarak seçildi. Kendisiyle ilgili zerre şüphemiz yok. Yüzde 65,25 oyla tartışmasız bir irade ortaya çıkmıştır. Elbette hiç kimse hukukun denetiminden azade değildir. Ancak yurttaşın artık görmezden gelinemeyecek bir itirazı var. Türkiye’nin her bölgesinde oyuyla görev verdiği CHP’li belediyeler peş peşe operasyonların merkezi haline getiriliyor. Milletin verdiği kararı beğenince kabul edip beğenmeyince operasyon yapıyorsunuz. Bu keyfilik bu ülkeye çok büyük zararlar veriyor. Açık söylüyorum… İster kabul edin ister etmeyin. Sandığa saygı duymayanlar tarihten silinip gitti ve gider. Belediye Başkanımızın ve Çankaya halkının sonuna kadar yanındayız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 15:05:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gokan-zeybek-milletin-verdigi-karari-begenmeyince-operasyon-h162698.html">Gökan Zeybek: &amp;quot;Milletin verdiği kararı beğenmeyince operasyon yapıyorsunuz. Bu keyfilik ülkeye büyük zararlar ver</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusu-bolu-grand-kartal-h162697.html</link>
		<title>&amp;quot;78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&amp;quot;... Bolu Grand Kartal Otel&amp;#039;de ailesini kaybeden Akişli: &amp;quot;Onların yanına bırakmayacağız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bolu Grand Kartal Otel&#039;deki yangında yakınlarını kaybeden ailelerin, Bolu&#039;dan Ankara&#039;ya başlattığı &quot;78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&quot;nde yer alan ve faciada üç yakınını kaybeden Oktay Akişli, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ETS Tur yetkililerinin yargılanması gerektiğini vurgulayarak, &quot;Onların yanına bırakmayacağız&quot; dedi. &quot;Sisli Vadi&quot; faciasında evlatlarını kaybeden Safiye Yaşa ise &quot;Neden mücadele ediyoruz? Ülkemizde başka anneler ağlamasın, başka canlar yanmasın diye&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle bugün Bolu'dan Ankara'ya "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Otel yangınında üç yakının kaybeden Oktay Akişli ile Kırklareli Sisli Vadi Faciası'nda evlatlarını kaybeden Safiye Yaşa, süreci ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BOLU'YA ADALET HENÜZ GELMEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Faciada annesi Gülçin'i, ağabeyi Şenol'u, 11 yaşındaki yeğeni Mina'yı kaybettiğini, 78 gün sonra da babasını kaybettiğini belirten Oktay Akişli, "Biz bu yola nasıl çıktık? Yargı aşamasında yaprak kımıldamıyor. Unutmaya, unutturmaya çalışıyorlardı. Biz de bu sürece ortak olmayacağız tabii ki. Yani canımız yanıyor. Bir buçuk yıldır biz gün yüzü görmedik neredeyse. Ortada bir vicdansızlık var, duyarsızlık var. Bolu'ya bu adalet henüz gelmedi. Biz de adalet sesimizi duyurmak için... Onlar bize gelmedi, biz onlara gideceğiz" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ETS Tur yetkililerinin yargılanması gerektiğini ifade eden Akişli, ağabeyinin Otel tatiline ETS Tur firması üzerinden gittiğini ve yangın esnasında ilgili firmayı üç kez aradığını anlattı. Akişli, "Onların yanına bırakmayacağız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜLKEMİZDE BAŞKA ANNELER AĞLAMASIN, BAŞKA CANLAR YANMASIN DİYE MÜCADELE EDİYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5 Eylül 2023 yılında Kırklareli'nde kuvvetli yağışın ardından meydana gelen selde, "Sisli Vadi" adlı bungalovda oğlu ve gelinini kaybeden Safiye Yaşa da şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Benim söylemek istediğim aslında aynı kelimeler, aynı cümleler. Cümlelere sığmayacak şeyler aslında. Biz de altı canımızı kaybettik Sisli Vadi'de. İkisi benim evladım; kızım ve damadım. Kartalkaya'nın yaktığı bu adalet yürüyüşünün meşalesini bizler sürdüreceğiz. Biz de aynısını yapacağız. Sayın Adalet Bakanımız faili meçhul dosyaları açıp değerlendirirken, Kartalkaya ve Sisli Vadi'de olduğu gibi bizim dosyamızda da failler malum. Mesela Sisli Vadi'deki failler malum. İçişleri Bakanlığı izin verdi. İki vali yargılansın dedi ama iddianame hazırlanmadı. Özel İdare Genel Sekreteri yargılanıyor. Onlar yargılanırken biz tarafsız olmayan hâkimlerle karşı karşıyayız. Bu adalet yürüyüşünü sürdüreceğiz. Kartalkaya'da başlayan bu ateş Sisli Vadi'ye sıçrayacak ve adalet illaki tecelli edecek. Vazgeçmek yok, dönmek yok. Asla. Her şeye razıyız ama adaletin ülkemizde sağlandığını göreceğiz. İnanın, artık bizden de geçtim; bizden sonraki nesiller için mücadele ediyoruz. Bizim evlatlarımız gitti. Geri gelmeyecek. Burada birçok anne var. Çok daha genç anneler var, yakınlar var. Neden mücadele ediyoruz? Ülkemizde başka anneler ağlamasın, başka canlar yanmasın diye."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 14:44:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusu-bolu-grand-kartal-h162697.html">&amp;quot;78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&amp;quot;... Bolu Grand Kartal Otel&amp;#039;de ailesini kaybeden Akişli: &amp;quot;Onların yanına bırakmayacağız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-chpde-kalmamizin-mumkun-olmadigini-gordugumuzde-h162696.html</link>
		<title>Özgür Özel: &amp;quot;CHPde kalmamızın mümkün olmadığını gördüğümüzde kurulmuş yeni partiye geçip orada ilerleriz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti hazırlıklarına başladığını söyleyerek CHP&#039;den ayrılmaları durumunda kurulacak partinin genel başkanı olacağını ve teknik-hukukçu ağırlıklı 30 kişilik bir kurucular kuruluyla hazırlıkların yürütüldüğünü bildirdi. Özel, &quot;Yeni parti kurulum sürecini bir grup arkadaşımız yürütüyor. CHP’de kalmamızın mümkün olmadığını gördüğümüz anda kurulmuş yeni partiye geçip orada ilerleriz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtlayarak, değerlendirmelerde bulundu. Geleneksel seçmen ve örgüt içindeki bazı kesimlerin partide kalınması yönünde görüş bildirdiği sorulan Özel, "Ben de o taraftayım. Temelde CHP’de kalınması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunu imkansız kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Mesela ilk iş, AKP yargısını meşrulaştırmak oldu. 'Yargı süreçlerine saygılı olacağız...'. Bu lafı duy, daha ne konuşacağız? AKP siyaseten kendisini hedef belirlediği kişilere yargı eliyle operasyon yapıyor ve burada ilk slogan 'arınma'. Yani CHP’nin kirli olduğunu kabul etme" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Süreci "CHP'yi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme yapılıyor" şeklinde tanımlayan Özel, "Kavga 2023 CHP’siyle değil, yeni çıkan iradesiyle yapılıyor. Sen 2025 sonuçlarında çıkan il, ilçe başkanlarından ne istiyorsun? Akşam arıyor il başkanını ‘Benimle çalışır mısın?’ diye soruyor. ‘İstediğinizi yapamam’ deyince bir gün sonra disipline veriyor. En çok içimi yakan; bütün kadın üyelerimiz bir Kadın Kolları Başkanı seçmiş. Erkekler, kadınların seçtiği Kadın Kolları Başkanı’nı görevden alıyor. Gençler için de aynı. Bu artık tamamen gerçek üstü bir durum" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YSK 'KURULTAY YAPILAMAZ' DERSE İNSANLAR KEMAL BEY'E DEĞİL YSK'YE KIZAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul’a kayyım atandığında kongremizi yaptırdılar. Hatta mahkemenin 'Yapmayacaksınız' diye tedbir kararına rağmen yapıldı. Gönlünüzden kurultay yapmak geçiyorsa, alın kararı, yollayın ilçe seçim kuruluna, onlar yapmıyorsa hep birlikte onlara kızalım. Neden denemiyorlar? Çünkü biliyorlar ki kongre yapmaya kalktıklarında yapabilirler. 'Yapılamaz' diyen sadece Kemal Bey’in arkadaşları. YSK 'Yapılamaz' derse, o zaman insanlar Kemal Bey’e değil de YSK’ye kızar. O yüzden burada iyi niyet göremiyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün de yapılanların karşısında bütün üzüntüme, kırgınlığıma rağmen bir şey söylemiyorum. Tamamen seçilmeden yönetme, şekli bir seçimle iktidarda kalma çabası var. Biz 833 delege imzasıyla başvurduk. Onlar Kemal Bey’in masasında ama gereğini yapmıyor. Mahkemeye başvuracağız. Bu durumda kongre için kayyım atanması söz konusu. Kemal Bey 'Kayyım atansa daha mı iyi?' diyor. Vallahi daha iyi. Çünkü yetki sınırı belli. 40 gün içinde kongre yapar, eleman alamaz veya atamaz. Zorunlu harcamaları yapar. Şimdi alan, satan, vuran, kıran, 25 yıllık personeli işinden eden, polisle partiye giren bir durumla karşı karşıyayız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL, YENİ PARTİ KURMA HAZIRLIĞINI ANLATTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Butlan kararından sonra partiden çıkıp yürüyüşe başladıklarında ilk duyduğu sözlerin çoğunun "Partiyi bunlara bırakma" yönünde olduğunu, ancak sağır duvara dönüldükçe yeni parti beklentisinin sahada kuvvetlendiğini belirten Özel, anketlerde de yeni parti söyleminin yükseldiğini söyledi. Bu duruma karşı hazırlık yaptıklarını dile getiren Özel, tüzük, program, isim ve logo üzerinde çalışan arkadaşları olduğunu kaydetti. "Temelde bir yeni parti kuruluş süreci var" diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğer CHP’den ayrılırsak kurulan yeni partinin genel başkanı olacağım, sıfırdan yeni bir parti kuracağız. O partinin örgütlenmesini tamamlayıp, seçime girme yeterliliğine kavuşturacağız. Biz o partiye geçmeyeceğiz. Partide geçmişte görev almış, şu an aktif siyasette olmayan arkadaşlarımızın genel başkan ve yönetici olduğu, bir baskın seçimde hepimizin katılacağı bir alternatifi hazır tutacağız. Ama bu felaket senaryosu için. Diğeri, sıfırdan bir partinin kurulup orada olmamız. Arkadaşlarımız yeni partiyi bir yandan kuruyor. Belki parti önceden kurulur ve biraz mesafe alır. Katılım daha sonra olur. Biz partiye katılıp, ilk kurultayını yaparız. Şu an hiçbir şey yapmıyor değiliz. Yeni parti kurulum sürecini bir grup arkadaşımız yürütüyor. CHP’de kalmamızın mümkün olmadığını gördüğümüz anda kurulmuş yeni partiye geçip orada ilerleriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zaten 30 tane kurucular kurulu üyesi oluyor. Orada bir başkan, yönetici ayrımı yok. Orada zaten bana ihtiyaç yok. Hatta 'Kurucular kurulunda sürpriz isimler olacak' diye şeyler söyleniyor. Benim düşüncem hiçbir sürprizin olmaması. Kuruluşun teknik anlamda yapılmasını düşünüyoruz. Teknik olarak orada hukukçu, çevik arkadaşlar orayı hazır etsin. Sonra biz eğer gideceksek, gönüllü 100 binlerce kurucuyla birlikte partiye katılabiliriz."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"CUMHUR İTTİFAKI SÖYLEMLERİ ENDİŞE VERİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DSP’nin mevcut konumuna atıfta bulunularak CHP’nin de ileride benzer bir duruma düşürülme riskinin sorulması üzerine Özel, Cumhur İttifakı'nın dış politika yaklaşımına ve söylemlerine uyum sağlamaya çalışan adımları endişeyle takip ettiklerini söyledi. Özel, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz gidelim diye her şeyi yapıyorlar. Biz gittikten sonra her şey olabilir. Hiç değilse DSP, genel başkanını kendi seçti. Mahkeme atamadı. Düşünün, Ecevit’in partisi hayatı boyunca Ecevit’e küfretmiş, hastalığıyla alay etmiş kişiyle ittifak yaptı ama sonuçta o genel başkanı DSP’nin üyeleri seçti. DSP’lileşme meselesi bir yandan kulağa Cumhur İttifakı’nda yer alma açısından korkunç görünse de bir yandan acı acı tebessüm ettiriyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TRUMP, ERDOĞAN'I KULLANIŞLI, İŞ BİRLİĞİ YAPABİLECEĞİ BİR PARTNER OLARAK GÖRÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ni ve ABD'nin İran'a yönelik saldırı talimatını değerlendiren Özel, Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik övgülerinin onu memnun etmek üzerine kurulu olduğunu, Ankara'da kalındığı gece İran'ı vurma talimatı verildiğini ifade etti. Uluslararası ilişkilerde bir ülkeyi ziyaret ederken komşuları hakkında kötü söz söylenmeyeceği kuralını hatırlatan Özel, "Son dönemde Türkiye diplomaside liderine övgüler yapılan ama ülkenin kendisine diplomatik olarak özen gösterilmeyen bir ülke haline geldi. İran’a verilen saldırı talimatı, Erdoğan’a söylenen tüm övgülerin altının boş olduğunu, çıkar ilişkisi üzerinden söylendiğini, Erdoğan’ı Türkiye’de güçlendirmek üzere olduğunu gösterir. Erdoğan’ı dünyada ve bölge dengelerinde bir yere saymıyor. Kullanışlı, iş birliği yapabileceği bir kişisel partner olarak görüyor. Erdoğan’ın beklentisinin de Türkiye’ye dair değil, kendi iktidarını sürdürmeye dair olduğunu görüyor. O yüzden uluslararası alanda küçük düşecek şeylerden kaçınmıyor ama Türkiye iç siyasetinde kullanabileceği şeyler söylüyor" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO İÇERİSİNDEKİ YENİ İTTİFAKLARDA DOĞRU POZİYON ALMAK LAZIM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO Zirvesi sonrası yayımlanan bildiriye ve Türkiye'nin dış politikadaki pozisyonuna değinen Özel, Türkiye'nin soğuk savaş döneminde bile hem Batı ittifakının parçası kalmayı hem de Rusya ile komşuluk ilişkilerini yönetmeyi başaran güçlü bir diplomasi geleneği olduğunu vurguladı. Ankara'daki NATO toplantısında Ukrayna'ya destek paketinin açıklanmasının Türkiye-Rusya ilişkileri açısından dikkatle bakılması gereken bir konu olduğunu ifade eden Özel, sarkaç politikası izlendiğini ve Türkiye'nin her iki tarafa da uzaklaşarak kaybettiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel, "NATO bir şeyi söylüyor, ABD dayatıyor diye bunların peşine takılmak değil, kendi dengelerimizi gözetmek lazım. İki kutuplu dünyadan çok kutuplu dünyaya geçişte ilişkilerde çok taraflılık var.&nbsp; Artık bir metnin altında eskisi gibi birleşmek, herkesin sahiplenmesi mümkün değil. Bildiriye de bir sürü itiraz var. Bu yeni düzende Türkiye’nin kendisini bir lidere, ülkeye angaje etmek yerine çok taraflı ilişkileri görmesi gerekir. Hem NATO içinde yeni ittifaklar var, bunların içinde doğru pozisyon almak lazım hem de NATO dışında iş birliği arayışlarına girmek lazım. AKP siyasetini aşırı olumlayan çevreler, dış politikanın Erdoğan’ın kişisel ilişkileri üzerinden olmasının yeni düzene uygun olduğunu söylüyor. Oysa yeni düzen çok daha fazla diplomasiyi, esnekliği ve kurumsallığı gerektiriyor. Kişisel ilişkilere kapılırsanız, bu güçlü ülkelerin işine yarıyor" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 13:48:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-chpde-kalmamizin-mumkun-olmadigini-gordugumuzde-h162696.html">Özgür Özel: &amp;quot;CHPde kalmamızın mümkün olmadığını gördüğümüzde kurulmuş yeni partiye geçip orada ilerleriz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/mgm-ordu-ve-giresun-cevrelerinde-gok-gurultulu-saganak-h162695.html</link>
		<title>MGM: &amp;quot;Ordu ve Giresun çevrelerinde gök gürültülü sağanak bekleniyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#039;nden (MGM) yapılan açıklamada, Ordu ve Giresun çevrelerinde yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiği bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MGM'nin hava durumu tahminlerine göre, yurdun kuzeydoğu kesimleri ile Akdeniz'in iç kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Akdeniz’in Toroslar mevkisi, Doğu Karadeniz kıyıları, Ordu, Artvin, Ardahan ve Kars çevreleri ile Samsun ve Sinop'un iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan MGM'den yapılan açıklamada, Akdeniz'de güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette rüzgar eseceği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MGM'DEN UYARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ordu ve Giresun çevrelerinde yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini bildiren MGM, ani sel, su baskını, yıldırım, heyelan, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlara uyarıda bulundu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 12:10:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/mgm-ordu-ve-giresun-cevrelerinde-gok-gurultulu-saganak-h162695.html">MGM: &amp;quot;Ordu ve Giresun çevrelerinde gök gürültülü sağanak bekleniyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-ogrenciye-kapanan-kapilar-turizme-aciliyor-h162694.html</link>
		<title>Orhan Sümer: Öğrenciye Kapanan Kapılar Turizme Açılıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, üniversite öğrencilerinin
yaşadığı barınma krizini TBMM gündemine taşıdı. Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK)
yurtlarında kalan binlerce genç ve ailenin mağdur edildiğini belirten Sümer, KYK
yönetiminin katı ve esnemeyen kurallarını sert bir dille eleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KYK YURTLARI İÇİN ACİL ÇAĞRI: “KENDİ ÖĞRENCİSİNİ KAPI DIŞARI EDİP<br />
TURİZME KAPI AÇMAK BÜYÜK BİR ADALETSİZLİKTİR!”<br />
Her üniversitenin kendine özgü bir eğitim takvimi olduğunu hatırlatan Sümer; bütünleme<br />
sınavları, yaz okulları ve zorunlu staj programlarının tamamen yok sayıldığını ifade etti.<br />
Plansızlığın faturasının öğrencilere kesildiğini vurgulayan Orhan Sümer, konuşmasında şu<br />
ifadelere yer verdi:<br />
“KYK yurtlarında kalan, &amp;#39;geleceğimiz&amp;#39; dediğimiz binlerce öğrencimiz ve ekonomik yük<br />
altında ezilen aileleri şu an büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Üniversitelerin akademik<br />
takvimlerindeki farklılıklar maalesef yönetimce göz ardı ediliyor. Sabit ve esnemeyen resmî<br />
tarihler bahane edilerek sınavı veya stajı bitmemiş binlerce gencimiz, apar topar yurtlarından<br />
çıkarılıp âdeta sokağa atılıyor.<br />
“Öğrenciye Kapanan Kapılar Turizme Açılıyor”<br />
Öğrencilerin eşyalarıyla birlikte ortada bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirten<br />
Sümer, öğrencilerin apar topar tahliye edilmesine tepkisini şöyle sürdürdü:<br />
“Gençlerimizin eşyaları ortada kalırken, bu yurtlar hemen ardından &amp;#39;81 İlde Gençlere Ücretsiz<br />
Yaz Tatili Fırsatı&amp;#39; reklamlarıyla turizme açılmak isteniyor. Yurtların asli amacı, bu ülkenin<br />
eğitim gören öz evlatlarına, öğrencilerine destek olmaktır. Önlem almayıp kendi öğrencisini<br />
kapı dışarı etmek, ardından dışarıdan gelenlere tatil konseptiyle kapı açmak büyük bir<br />
adaletsizliktir.”<br />
“Esnek Takvim Uygulamasını Acilen Devreye Sokun”<br />
Orhan Sümer, mağduriyetlerin giderilmesi için esnek yönetim anlayışına geçilmesi gerektiğini<br />
belirterek iktidara ve yetkililere şu çağrıda bulundu:<br />
“KYK yurtlarının nöbetçi ve esnek takvim uygulamalarını acilen öğrencilerimizin lehine<br />
düzenleyin. Eğitimleri, sınavları ve stajları devam eden gençlerimizin yurtlarında güvenle<br />
kalmasını sağlayın. Kendi öğrencimizi kapı dışarı eden bu adaletsizliğe derhal son verin!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 11:50:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-ogrenciye-kapanan-kapilar-turizme-aciliyor-h162694.html">Orhan Sümer: Öğrenciye Kapanan Kapılar Turizme Açılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediyesi-ne-operasyon-belediye-baskan-yardimcisi-h162693.html</link>
		<title>Çankaya Belediyesi&amp;#039;ne operasyon... Belediye Başkan Yardımcısı Çetin: &amp;quot;Bilgisayarların, dijital verilerin ve dosyaların kopyası tarafımıza teslim edilmedi&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çankaya Belediyesi&#039;ne yönelik operasyonun ardından açıklama yapan CHP&#039;li Yüksel Işık ile Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Anıl Çetin, soruşturmanın yürütülüş biçimine tepki gösterdi. Çetin, belediyede yapılan aramalarda hukuk biriminin sürece dahil edilmediğini ve alınan dijital materyallerin kopyalarının kendilerine verilmediğini ifade ederek, gözaltına alınan belediye çalışanlarının ifadeye çağrılmaları halinde gidebilecek durumda olduklarını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonun ardından Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Anıl Çetin ve görevden alınan CHP Ankara İl Başkanvekili Yüksel Işık Çankaya Belediye Başkanlığı binası önünde basın açıklaması yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Işık, "Hukukun evrensel ilkelerinin geçerli olduğu bütün ülkelerde bu tarz yapılacak soruşturmalar normal zamanlarda, normal saatlerde yapılır ve eğer herhangi bir şey varsa da savcılığa çağrılır, soruşturma yapılır ve ifadeleri alınır. Biz kimsenin yargılanmasına, kimsenin hakkında soruşturma açılmasına karşı değiliz. Elbette yapılabilir. Hepimizin alnı açık, başı dik. Ve fakat gecenin köründe, sabahın erken saatlerinde, başta Çankaya Belediyemiz gibi Türkiye'nin en güzide, en cazip belediyelerinden birine yapılan bu operasyonla partimize yönelik, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'in içinde yer aldığı bir siyasal harekete yönelik operasyon yapılmaktadır. Bu soruşturmada zerre kadar şüphemiz yok ki Hüseyin Can Başkanımız ve arkadaşlarımız tertemizdir. Onların yanındayız" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜMÜZ SÜRECE DAHİL EDİLMEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Anıl Çetin de belediye binası önünde yaptığı açıklamada, belediyenin sabah saatlerinde yoğun polis gözetiminde arandığını belirterek, "Sabahın 4'ünde, 5'inde bu arkadaşları evlerinden almak başka bir zihnin ürünü diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çetin, saat 04.45 sıralarında belediyeye yönelik operasyon başlatıldığını, belediye çevresinin polis bariyerleriyle kapatıldığını söyledi. Savcılık incelemesi sırasında belediyenin hukuk işleri müdürlüğünün sürece dahil edilmediğini ifade eden Çetin, avukatların inceleme sırasında heyette yer alma talebinin de kabul edilmediğini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Operasyon sırasında yalnızca dört belediye güvenlik görevlisinin polis ve savcılara odaların yerlerini göstermek üzere eşlik ettiğini aktaran Çetin, "Tutulan tutanaklara arkadaşlarımızın attığı imzaların kopyasını dahi tarafımıza vermediler. Alınan bilgisayarların, dijital verilerin ve dosyaların bir kopyası da tarafımıza teslim edilmedi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi'nin her yıl düzenli olarak Sayıştay denetiminden, gerektiğinde de mülkiye müfettişlerinin incelemelerinden geçtiğini vurgulayan Çetin, "Bizim her zaman alnımız ak, başımız dik" ifadelerini kullandı. Gözaltına alınan belediye çalışanlarının ifadeye çağrılmaları halinde her zaman gidebilecek durumda olduklarını söyleyen Çetin, "Başta Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner olmak üzere şu anda gözaltında tutulan arkadaşlarımızın hepsi ne zaman istense gidip ifade verebilecek yakınlıktadırlar. Ama sabahın 4'ünde, 5'inde bu arkadaşları evlerinden almak başka bir zihnin ürünü diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belediyenin şeffaf bir yönetim anlayışıyla çalıştığını ve tüm raporların internet sitesinde yayımlandığını bildiren Çetin, şu ana kadar edindikleri bilgiye göre 36 kişi hakkında gözaltı kararı bulunduğunu, bunlardan 23'ünün Çankaya Belediyesi çalışanı olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin bilgi sahibi olmadıklarını kaydeden Çetin, "Arkadaşlarımızın, Başkanımızın, bütün yol arkadaşlarımızın yanındayız. Hepsinin yanında olmaya devam edeceğiz. Gelişmeler oldukça kamuoyunu bilgilendireceğiz" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 11:37:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediyesi-ne-operasyon-belediye-baskan-yardimcisi-h162693.html">Çankaya Belediyesi&amp;#039;ne operasyon... Belediye Başkan Yardımcısı Çetin: &amp;quot;Bilgisayarların, dijital verilerin ve dosyaların kopyası tarafımıza teslim edilmedi&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-medyasi-washington-iran-a-hurmuz-deki-saldirilari-h162692.html</link>
		<title>ABD medyası: Washington, İran&amp;#039;a Hürmüz&amp;#039;deki saldırıları durdurması için süre verdi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD yönetiminin, İran&#039;a Hürmüz Boğazı&#039;nda ticari gemilere yönelik saldırıları durduracağını kamuoyu önünde açıklaması için bugüne kadar süre verdiği öne sürüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD merkezli Axios'un ABD'li üç yetkiliye dayandırdığı habere göre Washington, Tahran'dan Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz trafiğine açık olduğunu ilan etmesini, ticari gemilere yönelik saldırıları durdurmayı taahhüt etmesini ve boğazdaki tüm deniz ulaşımının herhangi bir geçiş ücreti olmaksızın açık kalacağını kabul etmesini talep etti. İran'ın bu yönde kamuoyuna açık bir taahhütte bulunmaması halinde "sonuçlarının olacağı" mesajı da Tahran'a iletildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Axios'a konuşan ABD'li bir yetkili, "Eğer bu kamuoyu taahhüdünü vermezlerse onlar için iyi bir gün olmayacak" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İRAN'IN "HATA" KABULÜ İDDİASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasında yer alan bazı haberlere göre ise İran, Başkan Donald Trump'ın danışmanlarına özel görüşmelerde ticari gemilere ateş açılmasının "bir hata" olduğunu iletti. Haberlerde, Tahran'ın saldırılardan ülke içindeki "kontrolden çıkan" sertlik yanlısı bir grubu sorumlu tuttuğu iddia edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, X hesabından yaptığı açıklamada ülkesinin ateşkese bağlı kaldığını savunarak, ateşkesi ihlal eden tarafın ABD olduğunu öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü yaptığı açıklamada İran'ın görüşmelerin sürdürülmesini istediğini belirterek Washington'un buna olumlu yanıt verdiğini söylemiş, ancak "ateşkesin sona erdiğini" ifade etmişti. Haziran ayında taraflar arasında varılan ateşkes kapsamında İran'ın ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamayı kabul ettiği açıklanmıştı. Bu hafta Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan çatışmaların ardından Umman açıklarında ABD'nin önerdiği rotayı kullanan üç ticari gemi vurulmuştu. İran ise güvenli geçişin yalnızca kendi belirlediği rota üzerinden mümkün olduğunu savunuyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 10:42:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-medyasi-washington-iran-a-hurmuz-deki-saldirilari-h162692.html">ABD medyası: Washington, İran&amp;#039;a Hürmüz&amp;#039;deki saldırıları durdurması için süre verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-guner-bize-guvenen-hic-kimseye-h162691.html</link>
		<title>Çankaya Belediye Başkanı Güner: &amp;quot;Bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımız olmadı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, belediyeye yönelik operasyonun ardından yaptığı açıklamada, Ankara&#039;ya dönmek üzere yolda olduğunu belirterek, &quot;Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonun ardından sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. Güner, belediye binasında ve bazı bürokratların evlerinde gerçekleştirilen aramalar nedeniyle operasyondan haberdar olduklarını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Operasyon öncesinde planlanan programı kapsamında Ankara dışında bulunduğunu ifade eden Güner, "Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara'da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göreve geldikleri günden bu yana belediyeyi şeffaf ve doğru şekilde yönettiklerini söyleyen Güner, "Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güner, soruşturmanın kapsamı ve gerekçesinin netleşmesinin ardından kamuoyuna ayrıntılı açıklama yapılacağını belirterek, "Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 10:20:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-guner-bize-guvenen-hic-kimseye-h162691.html">Çankaya Belediye Başkanı Güner: &amp;quot;Bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımız olmadı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-cumhuriyet-bassavciligi-cankaya-belediyesi-sorusturmasinda-h162690.html</link>
		<title>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı: Çankaya Belediyesi soruşturmasında 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çankaya Belediyesi&#039;ne yönelik soruşturma kapsamında aralarında Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner&#039;in de bulunduğu 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, şu ana kadar 27 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çankaya Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Başsavcılık, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, 27 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılıktan yapılan açıklamada, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama ile el koyma işlemleri yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda şüphelilerden 27'si gözaltına alınmıştır" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Başsavcılık, gözaltına alınamayan diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik soruşturma işlemleri çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" açıklamasını yaptı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 26 10:14:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-cumhuriyet-bassavciligi-cankaya-belediyesi-sorusturmasinda-h162690.html">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı: Çankaya Belediyesi soruşturmasında 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-kocaeli-milletvekili-prof-dr-muhip-kanko-avrupa-parlamentosunun-h162689.html</link>
		<title>CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko: Avrupa Parlamentosunun skandal kararı da, iktidarın sessizliği de kabul edilemez!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs’taki Türk Silahlı Kuvvetleri’ni “işgalci” olarak nitelendiren ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na ilişkin mesnetsiz iddialara yer veren raporuna sert tepki gösterdi. Kanko, Türkiye’nin milli meselelerinin günlük siyasi hesaplara kurban edilemeyeceğini belirterek, iktidarın dış politikadaki etkisizliğini de eleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kanko, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği bu rapor, tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve Kıbrıs Türk halkının yıllarca maruz kaldığı zulmü görmezden gelen siyasi bir metindir. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan ‘işgalci’ nitelemesi ve hiçbir hukuki temeli olmayan iftiralar, milletimizin ortak değerlerine yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Bu karar bizim nazarımızda yok hükmündedir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın, Türkiye’nin garantörlük hakkı kapsamında uluslararası hukuktan doğan meşru bir müdahale olduğunu vurgulayan Kanko, “O gün atılan adım, Kıbrıs Türk halkını katliamdan kurtarmış, adaya barış ve güven getirmiştir. Tarihi ters yüz etmeye çalışanlar, gerçekleri değiştiremez.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İktidar, dış politikada Türkiye’nin itibarını zayıflattı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanko, Avrupa Parlamentosu’nun bu cesareti, Türkiye’nin son yıllarda izlediği tutarsız ve öngörülemez dış politikadan aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün Türkiye, ne yazık ki dış politikada öngörülebilirliğini ve caydırıcılığını büyük ölçüde kaybetmiştir. Kurumsal diplomasi zayıflatılmış, dış politika kişisel ilişkiler üzerinden yürütülmeye çalışılmıştır. Bunun sonucu olarak da Türkiye, uluslararası platformlarda haksız ve mesnetsiz suçlamalarla daha sık karşı karşıya kalmaktadır. Milli meselelerde güçlü olmak, hamasi söylemlerle değil; hukuk, diplomasi ve devlet ciddiyetiyle mümkündür.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milli konularda ortak duruş şarttır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanko, Kıbrıs meselesinin iç siyasi tartışmaların üzerinde olduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kıbrıs davası, siyasi partilerin değil, 86 milyonun ortak davasıdır. Milli meselelerde birlik içinde hareket etmek zorundayız. Avrupa Parlamentosu’nun tek taraflı, önyargılı ve hukuktan uzak kararlarını reddediyor; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve uluslararası statü mücadelesini sonuna kadar destekliyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamasının sonunda Avrupa Parlamentosu’na çağrıda bulunan Kanko, “Ön yargılarla hazırlanmış siyasi metinler yerine tarihi gerçekleri esas alan, uluslararası hukuka saygılı ve adil bir yaklaşım benimsenmelidir. Türk milleti, ordusuna yöneltilen hiçbir iftirayı kabul etmez. Kıbrıs Türk halkının haklı davası dün olduğu gibi bugün de yarın da kararlılıkla savunulacaktır.” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 16:18:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-kocaeli-milletvekili-prof-dr-muhip-kanko-avrupa-parlamentosunun-h162689.html">CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko: Avrupa Parlamentosunun skandal kararı da, iktidarın sessizliği de kabul edilemez!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-ozgur-ozel-cagrisi-secilmis-genel-baskanimizi-h162688.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan Özgür Özel çağrısı  Seçilmiş Genel Başkanımızı Adana bağrına basacak</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 11 Temmuz Cumartesi günü Adana’da yapacağı halk buluşmalarına tüm Adanalılar’ı davet etti. Ulu Önder Atatürk’e Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nde ilham veren Adana’da yine kurtuluşun işaret fişeğinin yükseleceğini belirten Barut, “Seçilmiş Genel Başkanımızı güzel Adana&#039;mızda tüm hemşehrilerimizle bağrımıza basacağız. Adaletten demokrasiye, ekonomiden Cumhuriyetimize, yani partimizden ülkemize sonuna dek sahip çıkacağız, bu açlık, yoksulluk, baskı ve karanlık düzeni mutlaka değiştireceğiz. Herkesi Sayın Genel Başkanımızın programına katılmaya davet ediyoruz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Partimizi ve ülkemizi kurtaracağız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Haydi Adana, büyük buluşmaya”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kurtuluşun işaret fişeği yine Adana’dan yükselecek”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KURTULUŞ VURGUSU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bu cumartesi günü ilk olarak Pozantı Tekir Yaylası'nda, daha sonra ise Adana merkezde Kenan Evren Bulvarı ile Toros Caddesi'nde halkla buluşacağını aktaran Ayhan Barut, “Kurtuluş mücadelesinin ruhunu taşıyan Adana, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, ‘Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu güzel memlekette, Adana'da vücut bulmuştur’ sözleriyle tarihte özel bir yere sahip olmuştur. Bu onuru yaşadığımız güzel kentimizde Genel Başkanımızı büyük bir coşku ve kararlılıkla halkımızla birlikte bağrımıza basacağız. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik darboğazın, hayat pahalılığının, adalet ve demokrasi alanındaki sorunların aşılması için umudu ve değişimi birlikte büyüteceğiz. Cumhuriyetimizin temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne, partimize, ülkemize, demokrasiye ve adalete sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyacağız” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HAYDİ ADANA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açlığın, yoksulluğun, baskının ve umutsuzluğun hâkim olduğu bu düzenin değişeceğine olan inancımız tamdır. Halkın iradesiyle, dayanışmayla ve demokrasiye olan bağlılığımızla ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacağız. Bu vesileyle tüm Adanalı hemşehrilerimizi ve bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in Adana programına katılmaya ve bu büyük buluşmada yer almaya bekliyoruz. Umudu ve dayanışmayı büyüteceğiz, bu kara düzeni mutlaka değiştireceğiz” şeklinde konuştu.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 16:03:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-ozgur-ozel-cagrisi-secilmis-genel-baskanimizi-h162688.html">Ayhan Baruttan Özgür Özel çağrısı  Seçilmiş Genel Başkanımızı Adana bağrına basacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilek-kaya-imamoglu-ekrem-imamoglu-kesinlikle-susma-hakkini-kullanmadi-h162687.html</link>
		<title>Dilek Kaya İmamoğlu: Ekrem İmamoğlu kesinlikle susma hakkını kullanmadı, susturuldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aile Dayanışma Ağı&#039;nın 39. buluşmasında konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki günkü İBB Davası&#039;nda yaşananlarla ilgili konuştu, &quot;Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı. Konuşmak, savunmasını yapmak istedi. Hakkındaki 142 iddiaya tek tek cevap vermek istedi. Bu savunmanın belirlenen sürede gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı ortadayken kendisine gerekli zaman tanınmadı. Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı, susturuldu&quot; dedi. Eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, İmamoğlu&#039;nun savunma hakkının gasp edildiğini belirtirken, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, &quot;Ülke sıkıyönetim, seferberlik veya savaş halinde bile olsa hiçbir yurttaşın savunma hakkına dokunulamaz” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), Saraçhane Parkı’nda bir araya geldi. 39’uncu buluşmaya; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, gazeteciler, sanatçılar ve bir grup vatandaş topluluğu destek verdi. Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı konuşmada "Her yeni güne, hukuk devleti ilkesini ve demokrasiyi tartışmaya açan yeni bir uygulamayla uyanır hale geldik. Daha dün gece CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda yaşananlar da bunun son örneğidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dilek Kaya İmamoğlu şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"15,5 milyon insanın oy verdiği, 25,5 milyon insanın imzası ile desteklediği Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun önce, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında asılı olan pankartı indirildi. Ardından seçilmiş İl Başkanı Sayın Özgür Çelik'in makamına bir baskın gerçekleştirildi. Siyasi partiler, demokratik hayatın en temel kurumlarıdır. Seçilmiş yöneticilere yönelik bu müdahaleler, yalnızca bir siyasi partiyi değil; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyaseti ve milletin iradesine gölge düşürür. İşte tam da bu nedenle, 30 Ekim 2024 tarihinden bu yana, 19 Mart 2025'ten itibaren ise çok daha ağırlaşan hukuksuzluklara karşı adalet mücadelemizi sürdürüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/74890fd8-8fa7-4f77-933b-4eb81eb93ac6-w_1.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU MİLLET, ADALETTEN DE DEMOKRASİDEN DE VAZGEÇMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltılar, tutuklamalar, iddianame hazırlığı ve duruşmaların ilk celsesi derken belirsizliklerle, hak ihlalleriyle dolu yaklaşık 1,5 yılı geride bıraktık. 1,5 yıldır adalet arıyoruz. 1,5 yıldır sadece tutuklular ve aileleri değil bu ülkenin demokrasiye bağlı tüm bireyleriyle büyük bir dayanışma içerisindeyiz. Aylardır aynı inançla, aynı kararlılıkla bir aradayız. Her geçen gün yeni bir hukuksuzlukla, yeni bir uygulamayla karşılaştık. Ama her defasında bir şeyi daha güçlü gördük: Bu millet, adaletten de demokrasiden de vazgeçmiyor. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ALTINI ÇIZEREK SÖYLÜYORUM EKREM İMAMOĞLU SUSMA HAKKINI KULLANMADI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, İBB Davası'nda çarşamba günü yaşananlara ilişkin de görüşlerini, tanıklığını anlattı. "9 Mart 2026 tarihinde başlayan İBB davasının ilk celsesi, 2026 yılının 8 Temmuz günü tamamlandı; bu tarih 19 Mart 2025’ten sonra hukuk ve adalet açısından Türkiye’nin en karanlık günlerinden biri olarak tarihe geçmiştir" diyen İmamoğlu şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adaletin, hukuğun yine yerle bir edildiği o gün, Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, savunmasını yapmak üzere duruşma salonuna geldi, ancak savunması kısıtlanmak istendi. Sadece bizim belirlediğimiz süre içerisinde savunma yapabilirsiniz denildi. Ekrem İmamoğlu; savunmasının bu belirlenen sürede gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını söyledi. Zaman kısıtına itiraz etti, itirazı kabul edilmedi ve buna istinaden salondan çıkarıldı. Susma hakkını kullanmadı, altını çizerek söylüyorum Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı. Ekrem İmamoğlu konuşmak istedi, savunmasını yapmak istedi. Hakkındaki 142 iddiaya tek tek cevap vermek istedi. Bu savunmanın belirlenen sürede gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı ortadayken kendisine gerekli zaman tanınmadı. Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı, susturuldu. Bu, açıkça savunma hakkına müdahaledir. Hukuk devletinde ve tarafsız yargılamada asla kabul edilemeyecek bir durumdur. Konuşma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez. Yaşananlar usulen de adil bir yargılama yapılmadığının ilanıdır. Savunma hakkı engellenemez. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bir yılı aşkın süredir hiçbir delile dayanmadan tutuklu yargılama yapılırken, medyada itibar suikastları düzenlenirken Ekrem İmamoğlu’nun kendini savunmasına bile izin verilmedi. Ne oldu da mahkemenin 1. celsesini 9 Temmuz'a kilitledi? Bunun cevabını siz de biliyorsunuz biz de biliyoruz. İddianamelerin yazılması için hiçbir süre sınırı koymayanlar; 4 bin sayfayı aşkın iddianamede 2.500 yılla yargılanan, 142 eylemle suçlanan Ekrem İmamoğlu’na sadece 1 gün savunma süresi verdiler ve biz, şimdi anlıyoruz ki tüm senaryo Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını engellemek üzerine kurulmuş. Bu, hukuksuzluğun ve kötü niyetin apaçık göstergesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TOPLUM, TÜM BU YAŞANANLAR, HAKSIZLIKLARI VE HUKUKSUZLUKLARI GÖRÜYOR VE ASLA KABUL ETMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Davayı takip eden gazetecilere gözaltı yapılarak, duruşmada yaşananları halka aktaran basın mensuplarına baskı kurmaya çalıştılar. Güçlü olduğuna inandıkları iddianamenin duruşmalarını her türlü ısrarımıza rağmen canlı yayınlamadılar; gizleme çabasına girdiler. Halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemeye çalıştılar. Ekrem İmamoğlu’na savunma yaptırmadılar. Ben şimdi size soruyorum bu halktan neyi saklıyorsunuz? Aslında tüm bu yaşananlar, kurulan senaryolar, yaşanan panik bizim mücadelemizin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Çünkü herkes biliyor zarların hileli olduğunu. Toplum, tüm bu yaşananlar, haksızlıkları ve hukuksuzlukları görüyor ve asla kabul etmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AMAÇ, EKREM İMAMOĞLU’NUN ÖNÜNE SET ÇEKMEKTİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tabii biz bu adaletsizliği sadece İBB davasıyla da yaşamıyoruz. Siyasallaşmış ve iktidarın silahı haline gelmiş yargı eliyle yürütülen davaların ardı arkası kesilmiyor. Her birinde süreci uzatmaya, sündürmeye yönelik ayrı uygulamalarla karşılaşıyoruz. Haksızlık; farklı dava isimleri, farklı iddialar fakat benzer hukuksuz yöntemlerle karşımıza çıkıyor. Diploma davası 25 Aralık’a ertelendi. İdari yargı süreci beklenirken belirsizlik uzatıldıkça uzatıldı. Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasını engellemek için icat edilen bu dava, aynı zamanda itibar zedelemeye yönelik bir sürece dönüştürüldü. Erken seçim tarihi belli olmadan bu dava da sonuçlandırılmayacak gibi görünüyor. Çünkü amaç, hukuki bir değerlendirme yapmak değil Ekrem İmamoğlu’nun önüne set çekmektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU İÇİ BOŞ İDDİALARIN TOPLUM NEZDİNDE KARŞILIĞI SIFIRDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir de neresinden tutsak elimizde kalan casusluk davası var. Komik ama aynı zamanda trajik. Bu dava eliyle de devletine ve milletine gönülden bağlı Ekrem İmamoğlu’na ve diğer tutsaklara itibar suikastı düzenleniyor. Bildiğiniz üzere bu davada da tutukluluğun devamına karar verilerek duruşma 29 Eylül’e ertelendi. Şu iyi bilinsin ki bu içi boş iddiaların toplum nezdinde karşılığı sıfırdır. Sıfır! Kendileri dahil hiç kimsenin inanmadığı, ortaya hiçbir delilin koyulamadığı bu davaları yürütmekteki ısrarları, sadece niyetlerini ortaya çıkarmaya yarıyor. Bu davaların hepsi siyasidir. Sevdiklerimiz, birer siyasi tutsaktır. Ne yazık ki tüm bu süreçte olanlar halkımıza, ülkemize ve demokrasimize oluyor. Hukukun ve adaletin zedelenmesi hepimize zarar veriyor. Bu yaşananları sadece Ekrem İmamoğlu'na ve yol arkadaşlarına yönelik olarak değerlendiremeyiz. Söz konusu olan milletin iradesi, toplumsal birlik ve beraberliğimiz, ortak geleceğimizdir. Biz bunun için mücadele ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İNADINA BEYAZIZ, İNADINA MÜCADELE EDECEĞİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu süreç boyunca bizi yıldırmaya çalışanlar oldu, umudumuzu kırmaya çalışanlar oldu ama biz bu mücadeleyi yalnızca kendimiz için vermiyoruz. Bu mücadele; hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve çocuklarımızın geleceğine inanan herkes adına yürütülen bir mücadeledir ve herkesin mücadelesidir. Ülkemizin ortak değerlerine, adalete sahip çıkma meselesidir. İnadına beyazız, inadına mücadele edeceğiz. Herkesi, tüm siyasileri, sivil toplum kuruluşlarını, baroları; demokrasiyi ve hukuk devletini korumak için bu ortak mücadeleye güç vermeye davet ediyorum. Adalet de hukuk da herkese lazım olacak. Adil bir hukuk sistemi, bu ülkede yaşayan herkesin en temel güvencesidir. Dayanışmayla, hep birlikte mücadeleyi sürdüreceğimize yürekten inanıyorum. Birlikte başaracağız, başarmak zorundayız.”</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/2cd68ac0-d751-4f9a-a169-6a8ba1a93d16-w.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de konuşmasına şu şekilde devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ADALET VE HÜRRİYET MÜCADELESİ ENİNDE SONUNDA MUTLAKA BAŞARIYA ULAŞACAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kıymetli basın emekçileri, saygıdeğer yurttaşlarımız; bugün burada büyük ailemizin, halkımızın tüm kesimlerinin, ülkemizde haksızlığa uğrayan herkesin hakkını savunmak için bir aradayız. Aile Dayanışma Ağı, tam 39 haftadır adalet arayışı içerisinde. Omuz omuza, yan yana aileler bir adalet ve hürriyet mücadelesi veriyorlar. Bu mücadele, şimdiden 39. haftasında dünya tarihine geçmiş durumdadır. Tıpkı Cumartesi Anneleri'nin mücadelesi gibi, onurlu mücadelesi gibi burada da anneler, eşler, evlatlar çok büyük bir mücadele veriyorlar. Konuşmama başlarken, ilk günden beri 39 haftadır Aile Dayanışma Ağı'nı yalnız bırakmayan siz değerli katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum. Ve 39 haftadır yeri geldiğinde Silivri Zindanları'nın önünde, yeri geldiğinde Saraçhane'de büyük bir direniş sergileyen Sayın Dilek Kaya İmamoğlu'na, tüm ailelere yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız ve bu adalet karşısında dimdik ayaktasınız. Bu dayanışma, bu direniş şimdiden dünya tarihine geçmiştir ve adalet ve hürriyet mücadelesi eninde sonunda mutlaka başarıya ulaşacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SİLİVRİ'DE VE YURDUN DÖRT BİR YANINDA DİRENEN YOL ARKADAŞLARIMIZA YÜREK DOLUSU SELAMLARIMIZI GÖNDERİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülke olarak çok zor günlerden geçiyoruz; hukuk ayaklar altına alınmış durumda, adalet bu topraklarda katledilmiş durumda. Ailelerimize ve arkadaşlarımıza yaşatılan bu zulüm, artık tahammül sınırlarını çoktan aşmış durumda. Başkanlarımız, bürokratlarımız, yol arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu Silivri'de 12 metrekarelik hücrede her türlü insani hakkın kısıtlandığı, ağır koşullarda direniyorlar. Buradan Silivri'de ve yurdun dört bir yanında direnen yol arkadaşlarımıza yürek dolusu selamlarımızı gönderiyoruz... İki gün önce bu topraklarda hiç yaşanmamış bir şey yaşandı. Hukuk tarihi açısından utanç verici bir günü yaşadık hep birlikte. Göz göre göre, 15,5 milyon insanın oy vererek Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediği, 25 milyon insanın imzalarıyla desteklediği Cumhurbaşkanı adayımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkı sadece kısıtlanmadı, aynı zamanda gasp edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU SUSMA HAKKINI KULLANMAMIŞTIR, 'BEN SAVUNMAMI YAPMAK İSTİYORUM' DEMİŞTİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem Başkanımız mahkemede ‘savunmamı gerçekleştirmek istiyorum’ dediğinde, mahkeme salonundan kolluk marifetiyle çıkartıldı. Oysa bu dava ilk başladığında, daha 9 Mart'ta Ekrem İmamoğlu ‘ilk savunmayı ben yapmak istiyorum’ demişti. Diyorlar ya; ‘savunma yapmak istemedi, susma hakkını kullandı’ Bir kere şunu söyleyelim; Ekrem İmamoğlu susmaz da onu susturacak Türkiye'de herhangi bir kuvvet yok da! Diyorlar ya ‘susma hakkını kullandı’; 9 Mart'ta, duruşmanın başladığı ilk gün Sayın Ekrem İmamoğlu ‘ben ilk savunmayı yapmak istiyorum’ dedi. Mahkeme heyeti de 'hayır, sizin savunmanızı en sona alacağız’ dedi. Ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu tam 4 ay boyunca sabırla bekledi. 4 ayın sonunda ne oldu? Mahkeme heyeti İmamoğlu'nu 1,5 gün gibi bir süreye sıkıştırmaya çalıştı. Hatta 1,5 gün bile değil. 1,5 gün kalmış, ‘6 saatlik zaman diliminde savunmanı yapacaksınız’ diyorlar. Aynı zamanda ‘3 tane avukat savunma yapacak ve bu şekilde savunma tamamlanacak’ diyorlar. Okunması bile o iddianamenin uzun bir süre gerektiriyor. 4.000 sayfalık bir iddianame yazdılar. ‘İddianame çıksın’ dediler, ‘herkes görecek’ dediler. ‘Herkes o iddianamelerin içerisinde nasıl suçlu olduklarını görecek’ diye ifade edenler, o 4.000 sayfalık iddianameyi, tel tel dökülen o iddianameyi 6 saatte, bir günde arkadaşlarımızın savunmasını bekliyorlar. Tam 143 tane eylemden yargılanıyor Sayın Ekrem İmamoğlu. Bir eylemden yargılanan insanlar bir gün, iki gün savunmalar yaptılar; tek bir eylemden yargılananlar... İmamoğlu 143 eylemden yargılanıyor, 4.000 sayfalık bir iddianameyle yargılanıyor, 2.500 yıl hapis cezasıyla yargılanıyor ve ‘6 saatte, bir gün içerisinde savunma yap’ diyorlar. Ekrem İmamoğlu buna rağmen ‘ben savunmamı yapmak istiyorum’ dedi ve aslında mahkeme heyet başkanı, Ekrem İmamoğlu ‘savunmamı yapmak istiyorum’ dediği halde ne yazık ki daha önce de olduğu gibi hemen bir karar alarak duruşma salonunu terk etti. Geri geldi, gerçeği yansıtmayan birtakım ifadeler kullandı. ‘Susma hakkını kullanmıştır’ dedi. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz; Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmamıştır, ‘ben savunmamı yapmak istiyorum’ demiştir. Silivri duruşma salonunda Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkı gasp edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HUKUKUN GÖLGELENDİĞİ HER GÜN ADALET TALEBİMİZİ BÜYÜTECEĞİZ VE BU KARANLIĞI HEP BİRLİKTE YENECEĞİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu uygulamaya 103 yıllık cumhuriyet tarihimizde ne Yassıada yargılamalarında rastlanmıştır, ne 12 Eylül darbe döneminde böyle uygulamalar olmuştur, ne de Ergenekon, Balyoz davalarında bu tür uygulamalar görülmemiştir. İlk defa Silivri duruşma salonunda bir savunma hakkı gasp edilmiştir. Buradan, bu kürsüden, Aile Dayanışma Ağı kürsüsünden bir kez daha altını çiziyoruz: Ekrem İmamoğlu 476 gündür tutukludur. Uzun ve haksız sürenin ardından kimsenin sesini bu şekilde kısamazlar, Ekrem İmamoğlu'nu susturamazlar. Ama unuttukları bir şey var; bu adaletsizliklere, bu zulme asla ne Ekrem İmamoğlu boyun eğer ne herhangi bir yol arkadaşımız boyun eğer. Bu adaletsizliklere asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Hukukun gölgelendiği her gün adalet talebimizi büyüteceğiz ve bu karanlığı hep birlikte yeneceğiz. Şimdi, 19 Mart'tan itibaren Ekrem İmamoğlu'nun Twitter hesabını kapatanlar, 'duruşmalar TRT'den canlı yayınlansın' dediğimizde kendilerinin içerisinden de 'yayınlanmalıdır' denildiği halde duruşmaları TRT'den yayınlamayanlar, İstanbul'de Ekrem İmamoğlu'nun fotoğraflarını, afişlerini kaldıranlar; dün gece yine bin polisle İstanbul İl binasına geldiler. Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafını kaldırma çabası içerisine girdiler. Başka bir poster astılar. Gençlik kollarımıza teşekkür ediyorum, o posteri kaldırdı gençlik kollarımız; yeniden oraya Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafını astı. Şunu ifade etmek isterim; bir fotoğraftan ne kadar çok korktuğunuzu biliyoruz ama korkunun ecele faydası yok; o fotoğrafa yenileceksiniz günü geldiğinde bir kez daha!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ZORBALAR DEĞİL MİLLETİMİZ KAZANACAKTIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Onlar zulümleriyle ve adaletsizlikleriyle tarihe geçtiler; işte buradaki Aile Dayanışma Ağı da onurlu direnişiyle, adaletiyle ve dayanışmasıyla tarihe geçti, tarihe geçmeye de devam ediyor. Tarihin her evresinde zalimler ve zulmedenler vardır; onların karşısında da direnenler vardır. Her zaman direnenler kazanmıştır; tarihin bütün evrelerinde dayanışmayla, mücadele edenler kazanmıştır. Hiç kimse bu koşullar karşısında umutsuzluğa kapılmasın; günü geldiğinde zorbalar değil milletimiz kazanacaktır. Çok açık biçimde ortaya koyalım: Bir yanda milletin yüzüne bakamayacak hale gelmiş bir saray ittifakı vardır, onların yerli ve yabancı iş birlikçileri vardır; bir yanda milletin gücünden daha büyük güç yoktur diye yüzünü millete dönenler vardır. Sandık milletin önüne gelecektir, sandığı kaçıranlar tarihin karanlığına gömülecek, onların karşısında mücadele edenler, yüzünü millete dönenler kazanacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HAK KAZANACAK, HALK KAZANACAK, GÜZEL TÜRKİYE'MİZ KAZANACAK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve şunu da herkes bilsin; istedikleri kadar mahkemeleri kaçırmaya çalışsınlar, istedikleri kadar savunma hakkımızı kısıtlamaya çalışsınlar, biz yüzümüzü millete dönmüş durumdayız. Ekrem İmamoğlu yüzünü millete dönmüş durumda çünkü biz şunu çok iyi biliyoruz: Silivri'de haksız hukuksuz birtakım mahkemeler kuruluyorsa, İstanbul'da 16 milyon yurttaşımızın her gece evinde vicdan mahkemeleri kuruluyor; 86 milyon yurttaşımızın evlerinde vicdan mahkemelerimiz kuruluyor ve o vicdan mahkemelerini kuran yurttaşlarımız sadece bir şey bekliyorlar. Sandığın önlerine gelmesini bekliyorlar; işte o sandık milletimizin önüne geldiğinde bir pazar günü, bir bayram havasında, bir şenlik havasında hep birlikte sandıklara gideceğiz ve bir bayram havasında o seçimleri kazanacağız ve bu topraklarda cumhuriyetin kurumlarını yeniden inşa edeceğiz, demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Herkes için; refah içerisinde, barış içerisinde, varlık içerisinde, huzur içerisinde yaşanılır bir Türkiye'yi egemen kılacağız. Hak kazanacak, halk kazanacak, güzel Türkiye'miz kazanacak”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/1cabd510-d725-4a80-be3b-bfbd2bb7ed18-w_1.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HİÇBİR KİMSENİN SAVUNMA HAKKINA, SUÇSUZ SAYILMA HAKKINA DOKUNULAMAZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“9 Mart'tan itibaren Silivri'de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası olarak adlandırılan davanın en başından en sonuna kadar, yani önceki gün, 8 Temmuz Çarşamba akşamına kadar yakından izleyicisi olduk İstanbul Barosu yönetimi olarak ve ayrıca oluşturduğumuz gözlem heyetinin her gün tuttuğu raporlarla bunları gözledik ve biz bunu raporlaştırıyoruz. 20 Temmuz günü, adli tatilin başlama günü İstanbul Barosunda bir basın açıklamasıyla hapishanelerdeki durumla Silivri duruşmalarında tanık olduğumuz hukuka aykırılıkları kamuoyu ile paylaşacağız. Burada, burada birkaç cümle ile, birkaç cümle ile tanık olduğumuz anayasa dışı, hukuk dışı durumlar hakkında bilgi verecek olursam özellikle bilindiği gibi savunma hakkı, adil yargılanma hakkının belkemiğidir. Suçsuz sayılma hakkı, adil yargılanma hakkının belkemiği olmasının ötesinde savaş ortamında bile, savaş durumunda bile mutlak bir biçimde korunması gereken bir haktır. Suçsuz sayılma hakkı ile savunma hakkı ancak meşru vasıta ile kullanılır; meşru vasıtanın dışına çıkılırsa ancak sınırlanabilir, yoksa ülke olağanüstü ortamda bile olsa, sıkıyönetim, seferberlik veya savaş halinde bile olsa hiçbir yurttaşın, hiçbir kimsenin savunma hakkına, suçsuz sayılma hakkına dokunulamaz. Bu açıdan İstanbul Barosu olarak her zaman hukukun üstünlüğünü savunmak, insan haklarını korumak için ne gerekiyorsa onu her zaman, her yerde, herkes için”</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 15:30:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilek-kaya-imamoglu-ekrem-imamoglu-kesinlikle-susma-hakkini-kullanmadi-h162687.html">Dilek Kaya İmamoğlu: Ekrem İmamoğlu kesinlikle susma hakkını kullanmadı, susturuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/egitim-is-genel-baskani-ozbay-asil-mesele-milyonlarca-h162686.html</link>
		<title>Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay: &amp;quot;Asıl mesele, milyonlarca çocuğun geleceğinin tek bir sınava bağlanmış olması&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, merkezi sınav sisteminin eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiğini savunarak, &quot;Asıl mesele, milyonlarca çocuğun geleceğinin tek bir sınava bağlanmış olmasıdır&quot; dedi. Özbay, LGS başta olmak üzere merkezi sınavlara dayalı seçme ve eleme sisteminin kaldırılması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, sınav sonuçlarının yalnızca öğrencilerin başarılarını değil, eğitim sistemindeki yapısal sorunları da ortaya koyduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yıl 500 tam puan alan öğrenci sayısının 452 olduğunu, geçen yıl ise bu sayının 719 olarak kaydedildiğini hatırlatan Özbay, tam puan alan öğrenci sayısındaki değişimin tek başına eğitim sisteminin niteliğini göstermediğini ifade etti. "Asıl mesele, milyonlarca çocuğun geleceğinin tek bir sınava bağlanmış olmasıdır" diyen Özbay, çocukların küçük yaşlardan itibaren yoğun sınav baskısı altında yetiştirildiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, LGS'nin yalnızca bir yerleştirme sınavı olmadığını, aynı zamanda eğitimdeki fırsat eşitsizliklerini yeniden üreten bir mekanizma haline geldiğini ileri sürerek, sınav sonuçlarının öğrencilerin bilgi düzeyinin yanı sıra ailelerinin ekonomik koşullarını, yaşadıkları bölgenin imkanlarını, okulların fiziki koşullarını ve nitelikli eğitime erişim düzeyini de yansıttığını belirtti. Devlet okulları arasındaki imkan farklılıklarının giderilmesi gerektiğini vurgulayan Özbay, mevcut eğitim politikalarının kamusal eğitimi güçlendirmek yerine özel okul ve kurs sektörünü büyüttüğünü öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, merkezi sınav baskısının yanı sıra Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına da değinen Özbay, çocukların erken yaşta iş gücü piyasasına yönlendirildiği iddia edildi. Müfredatta yapılan değişikliklerin bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşılmasına yol açtığını savunan Özbay, öğretmenlerin mesleki güvencelerinin zayıflatıldığını ve kamusal eğitime ayrılan kaynakların yetersiz kaldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı'na çeşitli sorular yönelten Özbay, çocukların geleceğinin tek bir sınava bağlı olmaktan çıkarılması, devlet okulları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi ve her çocuğun eşit, parasız, bilimsel ve laik eğitim hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, açıklamasında LGS başta olmak üzere merkezi sınavlara dayalı seçme ve eleme sisteminin kaldırılarak öğrencilerin akademik, sanatsal, kültürel ve sosyal gelişimlerini birlikte değerlendiren okul temelli bir yerleştirme modeline geçilmesini istedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, "Bir eğitim sistemi, başarısını yalnızca tam puan alan öğrenci sayısıyla ölçemez. Asıl başarı, her çocuğun nitelikli eğitime erişebildiği, hiçbir öğrencinin ekonomik nedenlerle geride kalmadığı ve çocukların mutlu, özgür bireyler olarak yetişebildiği bir düzen kurabilmektir" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 15:09:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/egitim-is-genel-baskani-ozbay-asil-mesele-milyonlarca-h162686.html">Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay: &amp;quot;Asıl mesele, milyonlarca çocuğun geleceğinin tek bir sınava bağlanmış olması&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-li-bilgin-den-ara-zam-cagrisi-insanlarin-h162685.html</link>
		<title>DİSK&amp;#039;li Bilgin&amp;#039;den ara zam çağrısı: &amp;quot;İnsanların geçim feryadını duyun&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK&#039;e bağlı Genel-İş Sendikası Rize-Artvin Şube Başkanı Selim Bilgin, temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmamasına ve emeklilere verilen zam oranlarına tepki gösterdi. Bilgin, çalışanların ve emeklilerin her geçen gün daha da yoksullaştığını belirterek, hükümete ara zam çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmamasını ve emeklilere verilen zam oranlarını değerlendiren DİSK Genel-İş Sendikası Rize-Artvin Şube Başkanı Selim Bilgin, emeklilere yönelik enflasyon varkı artışının çözüm olmadığını kaydetti. Asgari ücretlilerin yoksulluk sınırı altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Bilgin, asgari ücrette 6 ay içinde 5 bin TL'lik değer kaybı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün çalışanlar fiilen 23 bin liralık bir alım gücüyle yaşamaya çalışıyor ve ocak ayına kadar da bu ücretle devam edecekler. Bu mümkün değil. Bunu herkes biliyor. Fiyatlar ortada, enflasyon rakamları ortada, kira artışları ortada. Yağdan sabuna, elektrikten telefona, motorinden temel ihtiyaçlara kadar her alanda zamlar yaşandı. Büyük bir zam yağmuru altında gidişatın nereye varacağını kestirmek zor. Ücretlerden alınan vergi oranlarının mutlaka sabitlenmesi gerekiyor. Çünkü yıl içinde artan vergi dilimleri nedeniyle ücretler yıl sonuna doğru adeta kuşa dönüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışanların alım gücü her geçen ay daha da düşüyor. Biz vergi alınmasın demiyoruz. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınsın diyoruz. Bir işçi, fabrikanın sahibi kadar vergi veriyorsa burada büyük bir adaletsizlik vardır. Fabrika sahibiyle işçi aynı vergiyi veremez. Çalışanlar 12 ay emek veriyor, bunun yaklaşık 3 aylık kazancı vergilere gidiyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Asgari ücretliler acınacak durumda. Asgari ücretliler çalışarak yoksullaştı. Çalıştıkça yoksullaştılar. Bunu kabul etmiyoruz. Hükümete ısrarla çağrıda bulunuyoruz. Asgari ücretlilere de emeklilere de mutlaka ara zam yapılması şarttır. İnsanların geçim feryadını duyun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 14:30:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-li-bilgin-den-ara-zam-cagrisi-insanlarin-h162685.html">DİSK&amp;#039;li Bilgin&amp;#039;den ara zam çağrısı: &amp;quot;İnsanların geçim feryadını duyun&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/elektrik-gaz-ve-su-sayaclarinda-dijital-ortamda-tek-merkeze-yuksek-h162684.html</link>
		<title>Elektrik, gaz ve su sayaçlarında dijital ortamda tek merkeze yüksek maliyet engeli</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) elektrik, doğal gaz ve su tüketim verilerinin dijital bir ortamda tek merkezde toplanmasına yönelik çalışmasında önemli bir gelişme gündeme geldi. Enerji yönetimi, söz konusu sistemin kurulmasının gerektirdiği maliyete işaret ederek, bu sistemin yakın ve orta vadede hayata geçirilmesinin mümkün görünmediğini söyledi. Kaynaklar, şu aşamada elektrikte akıllı sayaçlarla ilgili dönüşümün yürütüldüğünü ve öngörülen sürede tamamlanmasının hedeflendiğini vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye‘de, Milli Akıllı Sayaç Sistemleri (MASS) ile elektrik dağıtım sektöründe dijitalleşme süreci başlatıldı. Buna göre mevcut elektrik sayaçları, uzaktan okunabilen ve tüketim verilerini anlık iletebilen akıllı sayaçlarla değiştirilecek. Elektrik dağıtım sistemindeki veriler entegre biçimde yönetilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖNCELİKLİ OLAN ABONELER&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">10 yıllık periyodik muayene süresi dolan ve yıllık tüketimi 10 megavatsaat ve üzerinde olan sayaçlar ile sayaç panosunda 4 adet ve üzeri sayaç bulunan noktalar dönüşüm sürecinde öncelikli gruplar arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk kez kullanıma sunulan binalarda, sayaç panosunda 4 adet ve üzeri sayaç bulunması durumunda tüm sayaçların akıllı sayaç olması zorunlu tutuluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılı içinde yaklaşık 6 milyon elektrik sayacının MASS uyumlu hale getirilmesi planlanıyor. 1&nbsp; Ocak 2028 itibarıyla da yüzde 100 akıllı sayaç sistemine geçilmesi hedefleniyor. Dönüşümün hızını yerli sayaç üreticilerinin kapasitesi belirleyecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRİK, DOĞAL GAZ VE SU SAYAÇLARI&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çerçevede 50 milyon abonenin elektrik, doğal gaz ve su tüketim verilerinin de tek merkezde toplanmasına yönelik gündeme gelen çalışmada yeni bir gelişme yaşandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimi, ANKA Haber Ajansı'na elektrik, doğal gaz ve su tüketim verileriyle ilgili sistemin kurulmasının gerektirdiği yüksek maliyete işaret ederek, bu sistemin yakın ve orta vadede hayata geçirilmesinin mümkün görünmediğini söyledi. Kaynaklar, şu aşamada elektrikle ilgili dönüşümün yürütüldüğünü ve öngörülen sürede tamamlanmasının hedeflendiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 14:17:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/elektrik-gaz-ve-su-sayaclarinda-dijital-ortamda-tek-merkeze-yuksek-h162684.html">Elektrik, gaz ve su sayaçlarında dijital ortamda tek merkeze yüksek maliyet engeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorine-216-tl-indirimi-otv-yutacak-pompaya-indirim-yansimayacak-h162683.html</link>
		<title>Motorine 2,16 TL indirimi ÖTV yutacak, pompaya indirim yansımayacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hafta içinde peş peşe üç kez zamlanan motorine, bu gece yarısı 2,16 TL indirim gelecek. Sektör temsilcileri, bu ayın başında eşel mobil sistemiyle ilgili Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı‘na işaret ederek, &quot;Karar gereği indirim tutarının tamamı kadar ÖTV artırılacak. Dolasıyla pompaya indirim yansımayacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD’nin İran’a saldırması ve Rusya’nın dizel ihracatını yasaklama kararı, Brent petrol ve küresel piyasalarda motorinin metrik ton fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Bu gelişme, motorine hafta içinde üç ayrı günde toplam 5 TL 15 kuruş zam yapılmasına yol açtı. Küresel piyasalarda, motorin fiyatları bir miktar gevşedi. Motorine, bu gece yarısı yarısı 2,16 TL indirim gelecek. Ancak, indirim pompaya yansımayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör temsilcileri, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, 3 Temmuz’da akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemiyle ilgili Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı‘na işaret ederek, "Karar gereği benzin ve motorine gelecek indirimlerin tamamı kadar ÖTV artırılacak. Dolasıyla pompaya indirim yansımayacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, devletin motorinde ÖTV kesintisi yapacağı tutarın şu anda 10 TL düzeyinde olduğunu belirterek, "Bu gece yarısından sonra 8 TL’nin altına düşecek. Devlet, indirimlerle 8 TL’yi sıfırlayacak. Sonra indirimler pompa satış fiyatlarına yansıyacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı‘na göre, yurt içi rafineri fiyatlarında artış olması durumunda; 31 Temmuz'a kadar fiyat artışının yüzde 50'si kadar ÖTV indirimi uygulanacak. 1 Ağustos - 30 Eylül döneminde artışın yüzde 25'i kadar ÖTV indirimi yapılacak. 1 Ekim 2026 itibarıyla eşel mobil sistemi tamamen sona erecek. Rafineri fiyatlarıın düşmesi durumunda indirim tutarının tamamı kadar ÖTV artırılacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 13:46:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorine-216-tl-indirimi-otv-yutacak-pompaya-indirim-yansimayacak-h162683.html">Motorine 2,16 TL indirimi ÖTV yutacak, pompaya indirim yansımayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/silah-hediyesi-dunya-basininda-nato-liderleri-erdogan-in-h162682.html</link>
		<title>Silah hediyesi dünya basınında: NATO liderleri Erdoğan&amp;#039;ın hediyesiyle ne yapacaklarını bilmiyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[El País, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın NATO liderlerine hediye ettiği mermili revolverler için &quot;NATO liderleri ne yapacaklarını bilmiyor&quot; başlığını kullanırken, Reuters haberi &quot;tabanca ikilemi&quot; ifadesiyle haberleştirdi.  Uluslararası medya, silah ve resmi hediye mevzuatı nedeniyle liderlerin karşılaştığı hukuki ve idari soru işaretlerine odaklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından liderlere isimlerine özel işlenmiş, altı gerçek mermiyle birlikte verilen Gümüşay .357 Magnum revolverleri hediye etmesi, uluslararası basında birçok ülkenin silah ve resmi hediye mevzuatı nedeniyle ortaya çıkan hukuki ve idari süreç üzerinden ele alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya merkezli El País, haberi "NATO liderleri Erdoğan'ın hediyesiyle ne yapacaklarını bilmiyor: Altı mermisiyle birlikte bir revolver" başlığıyla yayımladı. Gazete, silahın NATO liderleri için "sıkıntılar yarattığını" aktararak "Çoğu lider, yabancı hükümetlerden gelen hediyelerin kabulüne ilişkin yasaların yanı sıra silah ithalatı mevzuatı nedeniyle hukuki ya da siyasi sorunlarla karşı karşıya" ifadelerini kullandı. El País, Avrupa liderlerinin “yönetilmesi güç bir hediyeyi nasıl muhafaza edecekleri sorunuyla karşı karşıya olduğu” değerlendirmesine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">El País, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın revolveri İngiltere yasaları nedeniyle Ankara'daki büyükelçilikte bırakmak zorunda kaldığını, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'e verilen silahın etkisiz hale getirilmek üzere İçişleri Bakanlığı'na teslim edildiğini, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisinin ise silahın Kanada Atlı Polisi'ne (RCMP) devredileceğini ve mühimmatın Türkiye'de bırakıldığını açıkladığını aktardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de silahı etkisiz hale getirildikten sonra bir askeri müzeye bağışlamayı planladığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya merkezli bir diğer yayın kuruluşu Cadena SER ise haberi "Mermili silah: Erdoğan'ın NATO liderlerini ikileme sokan tartışmalı hediyesi" başlığıyla verdi. Gazete, "Bu sıra dışı jestin ardından liderler kendini kısa sürede uluslararası ölçekte bir ikilemin içinde buldu" ifadelerini kullanırken, sorunun farklı ülkelerde resmi hediyeler ve ateşli silah bulundurmaya ilişkin mevzuattan kaynaklandığını yazdı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cadena SER, Belçika Başbakanı Bart De Wever'in ülkesine döndüğünde silahı Brüksel Havalimanı polisine teslim ettiğini, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin revolverinin ise Varşova Havalimanı'nda gümrük işlemlerini beklediğini aktardı. Gazete ayrıca, Erdoğan'ın bu hediyeyle Türk savunma sanayisini öne çıkarmayı amaçladığı değerlendirmesine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiltere merkezli uluslararası haber ajansı Reuters ise haberi "Erdoğan'ın, NATO zirvesinin ardından liderlere revolver ikilem yarattı" başlığıyla yayımladı. Ajans, hediye edilen silahların farklı ülkelerde hukuki ve idari prosedürleri tetiklediğini aktarırken, Hollanda ve İsveç başbakanlarının silahları Ankara'daki büyükelçiliklerine gönderdiğini, Hollanda'nın silahı etkisiz hale getirmeyi planladığını ve İsveç'in gümrük ithalat işlemlerinin tamamlanmasını beklediğini bildirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABC Australia da, Belçika Başbakanı'nın ülkesine döndüğünde el bagajında tabanca ve mühimmat bulunduğunu görünce "şaşırdığını" yazdı. Haberde bazı liderlerin ithalat belgelerini beklediği, bazılarının ise silahları askeri müzelere bağışlamayı planladığı belirtilirken, Erdoğan'ın hediyeyi "Türkiye'nin savunma sanayisini sergilemek amacıyla" verdiği değerlendirmesine yer verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 13:22:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/silah-hediyesi-dunya-basininda-nato-liderleri-erdogan-in-h162682.html">Silah hediyesi dünya basınında: NATO liderleri Erdoğan&amp;#039;ın hediyesiyle ne yapacaklarını bilmiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tez-koop-is-mahkeme-file-market-te-sendikal-nedenle-isten-h162681.html</link>
		<title>Tez-Koop-İş: Mahkeme, FİLE Market&amp;#039;te sendikal nedenle işten çıkarılan işçi için işe iade ve 16 aylık ücret tutarında tazminata hükmetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tez-Koop-İş Sendikası, FİLE Market&#039;te sendikal faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle işten çıkarılan bir işçi hakkında açılan davada ilk derece mahkemesinin işe iade kararı verdiğini ve işverenin toplam 16 aylık ücret tutarında tazminat ödemesine hükmettiğini açıkladı. Sendika, kararın benzer davalar açısından emsal niteliği taşıdığını savundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tez-Koop-İş Sendikası, FİLE Market'te sendikal örgütlenme çalışmaları sırasında işten çıkarılan bir üyesi hakkında açılan davada ilk derece mahkemesinin işe iade kararı verdiğini ve işvereni toplam 16 aylık ücret tutarında tazminata mahkum ettiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, FİLE Market'te sendikal faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle "performans yetersizliği" iddiasıyla işten çıkarılan işçinin açtığı davada mahkemenin, feshin sendikal nedenle yapıldığı sonucuna vardığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamaya göre mahkeme, işçinin sendikal nedenle işten çıkarıldığına hükmederek işe iadesine karar verdi. Ayrıca işçiye, çalıştırılmadığı dönem için 4 aylık ücret tutarında boşta geçen süre ücreti ile 12 aylık ücret tutarında sendikal tazminat ödenmesine hükmedildi. Böylece işverenin toplam 16 aylık ücret tutarında ödeme yapmasına karar verildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika, söz konusu kararın FİLE Market'te devam eden benzer davalar ile Türkiye'deki sendikal hak ihlallerine ilişkin davalar açısından emsal niteliği taşıdığını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada görüşlerine yer verilen Tez-Koop-İş Sendikası Avukatı Barış Aydın, "Türkiye'de her geçen gün artan sendikal baskı karşısında büyük bir zafer elde ettik. Bu zaferimizin, davası devam eden diğer FİLE işçileri ve tüm Türkiye genelinde hak arayan emekçiler için umut olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın sendikal hakların korunması bakımından önemli bir emsal oluşturduğunu belirterek, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 12:30:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tez-koop-is-mahkeme-file-market-te-sendikal-nedenle-isten-h162681.html">Tez-Koop-İş: Mahkeme, FİLE Market&amp;#039;te sendikal nedenle işten çıkarılan işçi için işe iade ve 16 aylık ücret tutarında tazminata hükmetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-li-bakan-dan-icisleri-bakanligi-nin-15-temmuz-h162680.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;li Bakan&amp;#039;dan İçişleri Bakanlığı&amp;#039;nın 15 Temmuz genelgesine tepki: &amp;quot;15 Temmuz yeni bir şey kurmamış, 1923&amp;#039;te kurulanı korumuştur&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, İçişleri Bakanlığı&#039;nın 81 il valiliğine gönderdiği 15 Temmuz genelgesinde yer alan ifadeleri eleştirdi. Bakan, genelgede 15 Temmuz&#039;un &quot;dünya demokrasi tarihine kurucu ve sarsılmaz bir dönüm noktası olarak kazındığı&quot; ifadesinin kullanılmasına tepki göstererek, &quot;Sayın Bakan’a soruyoruz: Neyi kurdunuz? 15 Temmuz yeni bir şey kurmamış; 1923’te kurulanı korumuştur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihinin ve kurucu iradesinin belli olduğunu belirterek, Cumhuriyet’in Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde, Kurtuluş Savaşı ve milletin iradesiyle 29 Ekim 1923’te kurulduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İçişleri Bakanlığı’nın 81 il valiliğine gönderdiği 15 Temmuz genelgesinde, 15 Temmuz’un 'dünya demokrasi tarihine kurucu ve sarsılmaz bir dönüm noktası olarak kazındığı' ifade edilmektedir. Sayın Bakan’a soruyoruz: Neyi kurdunuz? Bu devletin kuruluşu bellidir. Türkiye Cumhuriyeti; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının önderliğinde, Kurtuluş Savaşı ve milletin iradesiyle 29 Ekim 1923’te kurulmuştur. Kurucu irade tektir, millidir ve tartışmaya kapalıdır. Kurucu önder Atatürk’tür. 15 Temmuz gecesi milletimiz, tanklara ve uçaklara karşı Cumhuriyet’i savundu. Anayasal düzeni savundu. Yani 15 Temmuz yeni bir şey kurmamış; 1923’te kurulanı korumuştur. 15 Temmuz’a 'kuruculuk' atfetmek, Cumhuriyet’in kuruluşunu paranteze almak, tarihimizi 2016’dan başlatan ikinci bir hikaye yazmaya heveslenmek demektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanı’nın 'neyden kurtulduk' diyerek Kurtuluş Savaşı’nı müfredattan çıkarma girişiminin hemen ardından gelen bu ifade, devletin resmi dilinde kurucu hafızanın adım adım aşındırıldığını göstermektedir. Buna izin vermeyeceğiz. Mülki İdareden gelen Sayın Bakan’dan beklentimiz açıktı: Teşkilatı bilen bir isim olarak Bakanlığı daha iyi çalışan bir kurum, ülkeyi daha güvenli bir yer haline getirmesi. Üstelik Sayın Bakan bir polis babasıdır. Bu yönü ile bizim nezdimizde kendinden önceki tüm bakanlardan pozitif olarak ayrışmaktadır. Polisin, jandarmanın çilesini evladı sebebiyle bizzat yaşamış bir isimden beklenti, bugüne kadar bu koltukta oturan bütün bakanlardan çok daha fazlaydı. İşte tam da bu yüzden, polisin ve jandarmanın özlük hakları konusunda atılmayan her adım, geçen her gün bu hayal kırıklığını biraz daha derinleştirmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAYIN BAKAN’IN GÜNDEMİNDE POLİSİN ÖDENMEYEN FAZLA MESAİSİ YOK, GENELGELERE TARİH YAZMA HEVESİ VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Bakan’ın gündeminde polisin ödenmeyen fazla mesaisi yok, genelgelere tarih yazma hevesi var. Gündeminde jandarmanın ağır çalışma koşulları yok; odalara asılacak semboller var. Oysa İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan kişinin asli görevi bellidir: Polisimizin fiilen çalıştığı her saatin karşılığının ödenmesi. Haftalık çalışma sürelerinin insani sınırlara çekilmesi; art arda gelen nöbetlerin, iptal edilen izinlerin, görev yerinde geçen bayramların son bulması. Her biri teşkilat için ayrı bir yara olan polis intiharlarının nedenlerinin dürüstçe araştırılması ve önlenmesi. Jandarma personelinin ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi. Polisin sendika hakkının nihayet tanınması.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Bakan’a hatırlatmak isteriz: Bir İçişleri Bakanı’nı kalıcı kılan, koltukta oturduğu sürenin uzunluğu değildir. Kalıcılık; polisin alın terinin karşılığını ödemekle, dağda kar altında görev yapan jandarmanın hakkını teslim etmekle, bu ülkeyi her yurttaş için daha güvenli ve daha özgür bir yer haline getirmekle kazanılır. Duvara asılan fotoğraflarla, genelgeye sıkıştırılan tarih tezleriyle değil. Cumhuriyet’in kurucu değerlerini, Atatürk’ün mirasını ve kolluk kuvvetlerinin haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih yazmaya heveslenenlere de tarihin nasıl yazıldığını 1923’ü kuranlardan öğrenmelerini tavsiye ederiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 12:18:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-li-bakan-dan-icisleri-bakanligi-nin-15-temmuz-h162680.html">CHP&amp;#039;li Bakan&amp;#039;dan İçişleri Bakanlığı&amp;#039;nın 15 Temmuz genelgesine tepki: &amp;quot;15 Temmuz yeni bir şey kurmamış, 1923&amp;#039;te kurulanı korumuştur&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-salih-ozcan-ile-31-yillik-sozlesme-imzaladi-h162679.html</link>
		<title>Beşiktaş, Salih Özcan ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Beşiktaş, serbest statüde bulunan profesyonel futbolcu Salih Özcan’ı kadrosuna kattığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, Salih Özcan ile 3+1 yıllık sözleşme imzalandığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş JK açıklamasında, "Salih Özcan’a şanlı formamızla üstün başarılar diler, kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız" ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni transfer Salih Özcan, imza sürecinin ardından sağlık kontrolünden de geçti. Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde gerçekleştirilen kontroller kapsamında Özcan’a detaylı kan tetkikleri yapıldı. Futbolcu; ortopedi, iç hastalıkları, göz, kulak burun boğaz, genel cerrahi ve kardiyoloji bölümlerinde muayene edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salih Özcan’ın sağlık kontrolleri, akciğer ve efor testlerinin yapılmasıyla tamamlandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 11:49:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-salih-ozcan-ile-31-yillik-sozlesme-imzaladi-h162679.html">Beşiktaş, Salih Özcan ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/esra-isiktan-hapis-cezasi-sonrasi-dayanisma-cagrisi-asil-h162678.html</link>
		<title>Esra Işıktan hapis cezası sonrası dayanışma çağrısı: &amp;quot;Asıl mücadele şimdi başlıyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çevre ve yaşam savunucusu Esra Işık, hakkında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının ardından yayımladığı mektupta, toprağına, emeğine ve memleketine sahip çıkan herkese dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"Bu daha başlangıç. Asıl mücadele şimdi başlıyor" mesajı veren Işık, umudu büyütme ve dayanışmayı çoğaltma zamanı olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mektubuna kendisine destek veren herkese teşekkür eden Işık, gerçek adaletin mahkeme salonlarında yazılan kararlardan ibaret olmadığını ifade etti. Verilen cezaların haklılıklarını değiştirmeyeceğini vurgulayan Işık, mücadelenin yeni ve daha kritik bir aşamaya geçtiğini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/9cef81ca-5a37-4b57-a5e5-0b30b172509a-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Işık, "Asıl dayanışmaya bundan sonra ihtiyacımız var. Mücadelemizin en kritik bölümü şimdi başlıyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Köylerin hala tehdit altında olduğunu ve şirketin yeni baskı yolları aradığını belirten Işık, dayanışmanın önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğer gerçekten yan yana duracaksak, şimdi birbirimizin elini daha sıkı tutmanın zamanıdır. Birlik oldukça, birbirimizin sesini çoğalttıkça, haklılığımızdan vazgeçmedikçe hiçbir güç bu memleketi tamamen sahipsiz bırakamaz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kendisini "bir köylü kızı" olarak tanımlayan Esra Işık, doğduğu toprağı, dedelerinden kalan zeytinlikleri ve çocukluğunun geçtiği köyü aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Işık, mektubunu, "Şimdi umudu büyütme, dayanışmayı çoğaltma ve toprağımıza daha güçlü sahip çıkma zamanı" çağrısıyla tamamladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 11:20:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/esra-isiktan-hapis-cezasi-sonrasi-dayanisma-cagrisi-asil-h162678.html">Esra Işıktan hapis cezası sonrası dayanışma çağrısı: &amp;quot;Asıl mücadele şimdi başlıyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-basevirgen-saraya-refah-emekliye-aclik-h162677.html</link>
		<title>CHPli Başevirgen: Saraya Refah, Emekliye Açlık!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Haziran ayı enflasyon verileri sonrası yaşanacak maaş artışlarını &quot;iktidarın yoksulluğu kalıcı hale getiren ekonomi politikalarının yeni bir halkası&quot; olarak değerlendirdi. TÜRK-İŞ&#039;in açıkladığı 35 bin 759 liralık açlık sınırına dikkat çeken Başevirgen, “En düşük emekli maaşı enflasyon oranlarıyla birlikte 23 bin 552 liraya yükselecek yani zamlı hali bile açlık sınırının 12 bin lira altında kalacak. Bu zam değil, yoksulluğun resmileştirilmesidir. İktidar milyonlarca emekliye çok net bir biçimde &#039;açlık sınırının altında yaşayacaksınız&#039; diyor. Açlık sınırı 35 bin 759 liraya çıkmış, en düşük emekli maaşı 23 bin 552 lirada kalmış, asgari ücret altı ayda yaklaşık 5 bin lira erimiş. Memur ve memur emeklisinin zammı yüzde 13,52’de kalmış. Bunun adı ekonomik program değil, milyonlarca insanı yoksulluğa mahkum eden bir düzenin itirafıdır. Bu iktidar enflasyonla değil, vatandaşı aç bırakmak için var gücüyle mücadele ediyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BAŞEVİRGEN: "SARAYA REFAH, EMEKLİYE AÇLIK! İKTİDAR MİLYONLARCA İNSANI YOKSULLUĞA MAHKUM ETMEYE DEVAM EDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, milyonlarca memur ve emekli maaşlarının zam oranının belirleneceği bu ayda TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarını eleştirdi. ENAG’ın haziran ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,94, yıllık yüzde 51,49 olarak açıkladığını, TÜİK’in ise haziran ayı enflasyonu aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak açıkladığını hatırlatan Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EMEKLİYE AÇLIK SINIRININ 12 BİN LİRA ALTINDA YAŞAM REVA GÖRÜLÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En düşük emekli maaşının enflasyon oranlarıyla birlikte 23 bin 552 liraya çıkacağını belirten Başevirgen, “Yani yeni zam oranlarıyla bile emekli açlık sınırının 12 bin lira altında maaş alacak. Bu zam değil, yoksulluğun resmileştirilmesidir. İktidar milyonlarca emekliye çok net bir biçimde 'açlık sınırının altında yaşayacaksınız' diyor. Bir ömür çalışmış insanların maaşı, bırakın insanca yaşamayı, mutfak masrafını bile karşılamıyor. Bu tablo ekonomik başarı değil, sosyal çöküştür” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ASGARİ ÜCRETLİNİN CEBİNDEN 5 BİN LİRA ÇALINDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücretin yılın ortasında enflasyon karşısında 4 bin 986 lira eridiğini vurgulayan Başevirgen, iktidarın milyonlarca çalışanı bilinçli olarak enflasyona ezdirdiğini söyledi. Başevirgen, “Ocak ayında verilen maaş bugün aynı maaş değil. İşçinin cebinden altı ayda yaklaşık 5 bin lira çalındı. Bunun adı enflasyon değil, emeğin sistematik olarak yoksullaştırılmasıdır. Asgari ücretli daha maaşını almadan kaybediyor. Buna rağmen iktidar açlık, yoksulluk altında ezilen asgari ücretliye ara zammın konuşulmasını bile tahammül edemiyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜİK RAKAMLARIYLA DEĞİL, PAZAR TEZGAHIYLA YAŞANIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in açıkladı enflasyon rakamlarının maaş zammı döneminde “yılın en düşük enflasyonu” olarak açıklanmasını da eleştiren Başevirgen, “Enflasyonun düştüğünü söylemek vatandaşın mutfağındaki yangını söndürmüyor. Markette etiketler düşmüyor. Kiralar düşmüyor. Elektrik, doğalgaz, su faturaları düşmüyor. Çocuğun okul masrafı düşmüyor. Vatandaş TÜİK'in tablolarıyla değil, boş buzdolabıyla yaşıyor” dedi. Başevirgen, iktidarın ekonomik krizin bedelini emekçilere ve emeklilere ödettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı, “Bugün bu ülkede emekli pazara akşam saatlerinde ucuzlayan sebzeyi toplamak zorunda kalıyor. İşçi maaşının daha ortasında kredi kartına sarılıyor. Memur ayın sonunu borçla getiriyor. Ama Saray'da tasarruf yok, israf bitmiyor. Millet kemer sıkarken iktidar itibar ve şatafat harcamalarından vazgeçmiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İKTİDAR YOKSULLUĞU YÖNETMEYİ SİYASET HALİNE GETİRDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün açıklanan rakamlar iktidarın övündüğü değil, utanması gereken rakamlardır. Açlık sınırı 35 bin 759 liraya çıkmış, en düşük emekli maaşı 23 bin 552 lirada kalmış, asgari ücret altı ayda yaklaşık 5 bin lira erimiş. Bunun adı ekonomik program değil, milyonlarca insanı yoksulluğa mahkûm eden bir düzenin itirafıdır. Bu iktidar enflasyonla değil, vatandaşı aç bırakmak için var gücüyle mücadele ediyor. Çalışanın alın terini, emeklinin yıllarca ödediği primleri, memurun emeğini enflasyona kurban ediyor. Türkiye'nin sorunu enflasyon rakamları değil, yoksulluğu yönetmeyi siyaset haline getiren bu anlayıştır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 11:05:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-basevirgen-saraya-refah-emekliye-aclik-h162677.html">CHPli Başevirgen: Saraya Refah, Emekliye Açlık!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yeditepe-universitesi-nden-ayet-aciklamasi-yasanan-h162676.html</link>
		<title>Yeditepe Üniversitesi&amp;#039;nden &amp;quot;ayet&amp;quot; açıklaması: &amp;quot;Yaşanan gerginlik öğrenciler arasında&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeditepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi&#039;nin 7 Temmuz&#039;da gerçekleştirilen mezuniyet töreninde Kur&#039;an-ı Kerim&#039;den &quot;Emrolunduğun gibi dosdoğru ol&quot; ayetinin yer aldığı pankartı taşıyan öğrencinin engellendiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada,  pankartın açılmasına kurumsal olarak herhangi bir engelleme yapılmadığı, yaşanan gerginliğin öğrenciler arasında meydana geldiği belirtilerek, olayla ilgili idari inceleme başlatıldığı kaydedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeditepe Üniversitesi, 7 Temmuz'da Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir mezun öğrencinin "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayetinin yazılı olduğu pankartla sahneye çıkmasının ardından bazı öğrencilerin pankartın görünmesini engellediği iddialarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üniversitenin tüm mezunların bu özel gününü sorunsuz ve onurlu şekilde kutlamayı hedeflediği, bazı öğrencilerin pankart açması, bazı öğrencilerin ise buna tepki göstermesi nedeniyle yaşanan görüntülerin mezuniyet sevincinin gölgelendiği belirtilen açıklamada, üniversitenin kuruluşundan bu yana anayasanın temel ilkelerine, milli ve manevi değerlere, inanç hürriyetine ve akademik özgürlüğe bağlı olduğu, hiçbir öğrencinin inancından dolayı baskı görmesi veya temel haklarının engellenmesinin doğru bulunmadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Kur'an-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankartın açılmasına üniversite yönetimi tarafından herhangi bir engelleme yapılmadığı savunularak, ilk değerlendirmelere göre fotoğraf çekimi sırasında öğrenciler arasında yaşanan gerginliğin pankarttaki ayete değil, kişiye yönelik olduğu öne sürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bununla birlikte pankarta gösterilen tepkinin ve pankartın görünmesini engelleme girişiminin üniversitenin değerleriyle bağdaşmadığı belirtilen açıklamada, "Hiçbir kutsal değere veya inanca saygısızlık kabul edilemez" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üniversite ayrıca, bazı sosyal medya paylaşımlarında öne sürüldüğü gibi İslam dini karşıtı bir tutum içinde olmadığını belirterek, yerleşkedeki ana binaların girişlerinde kuruluşundan bu yana Kufi harflerle "Allah" ve "Muhammed" yazılarının bulunduğunu hatırlattı. Açıklamada, devam eden bir ceza davasına ilişkin ise herhangi bir değerlendirme yapılmayacağı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rektörlük, olayla ilgili idari incelemenin derhal başlatıldığını, benzer olayların tekrar yaşanmaması için mezuniyet törenlerine ilişkin protokol ve kuralların gözden geçirileceğini açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 10:59:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yeditepe-universitesi-nden-ayet-aciklamasi-yasanan-h162676.html">Yeditepe Üniversitesi&amp;#039;nden &amp;quot;ayet&amp;quot; açıklaması: &amp;quot;Yaşanan gerginlik öğrenciler arasında&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/fransa-fas-i-2-0-maglup-ederek-yari-finale-yukseldi-h162675.html</link>
		<title>Fransa, Fas&amp;#039;ı 2-0 mağlup ederek yarı finale yükseldi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası’nın ilk çeyrek final maçında Fransa, Fas’ı 2-0 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fransa ile Fas, Dünya Kupası çeyrek final mücadelesinde karşı karşıya geldi. İlk yarısı golsüz tamamlanan karşılaşmada Fransa, ikinci yarıda bulduğu gollerle sonuca gitti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa’ya galibiyeti getiren goller 60. dakikada Kylian Mbappe ve 64. dakikada Ousmane Dembele’den geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonuçla Fransa yarı finale yükselirken, Fas turnuvaya çeyrek finalde veda etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmada takımının ilk golünü atan Kylian Mbappe, 2026 Dünya Kupası’ndaki gol sayısını 8’e çıkardı. Fransız yıldız, bu golle gol krallığı yarışında Messi’yi yakaladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 10:53:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/fransa-fas-i-2-0-maglup-ederek-yari-finale-yukseldi-h162675.html">Fransa, Fas&amp;#039;ı 2-0 mağlup ederek yarı finale yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-7-yeni-film-vizyona-girecek-3-h162674.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 7 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinemalarda bu hafta farklı türlerde 7 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında animasyonun yeni uyarlaması &quot;Moana&quot; ile Willem Dafoe&#039;nun başrolinde olduğu &quot;Doğum Günü Partisi&quot; yer alıyor. Ayrıca Ali Atay’ın yönettiği &quot;Ölümlü Dünya&quot; filmi de yeniden gösterilecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sinemalarda bu hafta farklı türlerde 7 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında animasyonun yeni uyarlaması "Moana" ile Willem Dafoe'nun başrolinde olduğu "Doğum Günü Partisi" yer alıyor. Ayrıca Ali Atay’ın yönettiği "Ölümlü Dünya" filmi de yeniden gösterilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Moana<br />
Animasyonun canlı çekim yeniden uyarlaması, genç Moana'nın Okyanus’un çağrısına kulak vermesini ve kötü şöhretli yarı tanrı Maui ile birlikte Motunui adasının resiflerinin ötesine yelken açmasını anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Aile, Komedi, Macera<br />
Yönetmen: Thomas Kail<br />
Oyuncular: Catherine Laga'aia, Dwayne Johnson, Rena Owen</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatırladığım Ağaçlar<br />
İstemediği bir gebeliğin psikolojik yükü ile mücadele edemeyen Bahar, intihar etmeye karar verir. Son yolculuğunun ilk durağı üniversite arkadaşı Mahir’dir. Katıldığı bir yürüyüşte uğradığı saldırı sonucu sakat kalan Mahir ve babası Cemal’in dünyası, Bahar’ın kararını sorgulamasına sebep olur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Erhan Tuncer<br />
Oyuncular: Hande Doğandemir, Erdem Kaynarca, İştar Gökseven</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kötü Ruh: Cehennem Ateşi<br />
Kocasını kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadın, eşinin ailesiyle birlikte şehirden izole, ıssız evine sığınır. Ancak bu sığınak, karanlık güçlerin devreye girmesiyle kısa sürede kanlı bir kapana dönüşür. Aile üyeleri birer birer dehşet verici Deadite'lara dönüşüp bu buluşmayı bir cehennem toplantısına çevirirken; genç kadın, yaşarken edilen yeminlerin ölümden sonra bile nefes almaya devam ettiğini en kanlı şekilde öğrenecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Sébastien Vaniček<br />
Oyuncular: Souheila Yacoub, Hunter Doohan, Luciane Buchanan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğum Günü Partisi<br />
Yunan milyarder Markos Timoleon, kızının 25. doğum gününü özel adasında kutlamak için bir davet verir ancak davet, Timoleon’un gücünü tehdit eden ve hayatını altüst edecek beklenmedik olaylara sahne olur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Miguel Ángel Jiménez (II)<br />
Oyuncular: Willem Dafoe, Emma Suárez, Joe Cole</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çöl Savaşçısı<br />
İmparatora meydan okuyan genç bir prenses, peşindeki paralı askerlerden kaçmak için çöllere sığınır. Çölde bir savaşçıya dönüşen prenses, bir haydutun yardımıyla birbirine düşman kabileleri bir araya getirerek tarihin akışını değiştirir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Aksiyon, Tarihi<br />
Yönetmen: Rupert Wyatt<br />
Oyuncular: Anthony Mackie, Aiysha Hart, Ben Kingsley</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tatil<br />
Okulların tatil olmasıyla birlikte bir grup arkadaş, tatil planı yaparak bir eve gider ancak tatilin en başında çok eğlenseler de sonrasında onları bekleyen tehlikenin farkında değillerdir. Tatil için gittikleri evde, yıllar önce bir aile katledilmiş, ailenin tek sağ kurtulan küçük oğlu o anlara şahit olmuş ve evden kaçmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Ömür Çalışkan<br />
Oyuncular: Ömer Kılıç, Aslı Balcı, Cem Bayürgil</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SIR: Bedel<br />
Film, geçmişin karanlık gölgeleriyle yüzleşirken kendisini doğaüstü olayların ve ölümcül bir lanetin ortasında bulan genç bir kadının hikayesini konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Gerilim<br />
Yönetmen: Caner Doğruyol, İbrahim Ergül<br />
Oyuncular: Mehmet Tokat, Erdem Topuz, Ahmet Vuran</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 10:20:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-7-yeni-film-vizyona-girecek-3-h162674.html">Sinemalarda bu hafta: 7 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-in-oldurulen-dini-lideri-ali-hamaney-mesheddeki-imam-h162673.html</link>
		<title>İran&amp;#039;ın öldürülen Dini Lideri Ali Hamaney, Meşheddeki İmam Rıza türbesine defnedildi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran&#039;ın öldürülen Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetmesinden dört ay sonra memleketi Meşhed&#039;de toprağa verildi. Defin töreni, Washington ile Tahran arasında gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde tamamlandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran'ın öldürülen Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, Tahran'daki evine düzenlenen ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetmesinden dört ay sonra İran’ın en kutsal Şii türbesine defnedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet medyası, Hamaney'in cuma günü sabaha karşı doğduğu şehir olan Meşhed'deki, büyük altın kubbesi ve altın kaplamalı minareleriyle kentin merkezinde yer alan İmam Rıza Türbesi'ne defnedildiğini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Defin töreni İran ve Irak'ta bir hafta boyunca düzenlenen ve medya tahminlerine göre toplamda 30 milyondan fazla kişinin katıldığı yas etkinlikleri ve cenaze alaylarının ardından yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cenaze törenlerine Hamaney'in oğlu ve yerine geçen Dini Lider Mücteba Hamaney’in katılmaması dikkati çekti. Mücteba Hamaney, babasının 28 Şubat'ta düzenlenen ve ABD-İsrail savaşının başlangıcı olarak görülen saldırıda hayatını kaybetmesinden bu yana kamuoyu önünde hiç görüntü vermedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hamaney'in cenazesinin ilk olarak mart ayında düzenlenmesi planlanmıştı. Ancak savaş nedeniyle tören ertelendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi cenaze törenleri cuma günü Türkiye’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı protokol ziyaretleri ve cumartesi günü çok sayıda İranlının Tahran'daki Büyük Musalla dini kompleksinde bir araya gelmesiyle başladı. Hamaney'in naaşı burada halkın ziyaretine açıldı. Törene İran'ın bölgesel müttefiklerinden Gazze'deki Hamas ve İslami Cihad, Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husilerin davetli heyetleri de katıldı. Ertesi gün aynı camide törene daha da büyük bir kalabalık eşlik etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hamaney'in tabutunun pazartesi günü cenaze aracı üzerinde yaklaşık 10 kilometrelik güzergâhta Azadi Meydanı'na taşındığı cenaze alayına en az 12 milyon kişinin katıldığı bildirildi. Azadi Meydanı, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin en büyük kitlesel gösterilerine ev sahipliği yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salı günü ise yüz binlerce kişi Kum kentindeki cenaze törenine katıldı. Buradan Irak'a götürülen naaş, çarşamba günü Şii İslam açısından üçüncü en kutsal şehir olan Necef’te ve Kerbela'da düzenlenen törenlerle uğurlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hamaney'in naaşı perşembe günü erken saatlerde uçakla Meşhed'e ulaştırıldı ve son cenaze korteji için bir cenaze aracına nakledildi. Bir hafta süren törenlerin tamamında olduğu gibi, Hamaney’in öldürüldüğü hava saldırısında yaşamını yitiren dört aile üyesinin tabutları da kortejde yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yas tutanlar, siyah giysiler içinde İran bayrakları, Hamaney'in fotoğrafları kırmızı pankartlar taşıyarak korteji takip etti. Kalabalık ayrıca, suikasttaki rolü nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'tan intikam alınmasını talep eden sloganlar attı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cenaze alayının son bölümünde kalabalığın yoğunluğu nedeniyle tabutu taşıyan araç ilerleyemeyince, Hamaney'in naaşı vasiyeti gereği defnedilmek üzere helikopterle İmam Rıza Türbesi'ne götürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ATEŞKES GİDEREK KIRILGAN HALE GELİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hamaney'in defininden birkaç saat önce, İran'ın nükleer tesislerinden birine ev sahipliği yapan Buşehr çevresi ile yakınındaki Çoğadak kentinde çok sayıda patlama sesi duyulduğu bildirildi. Mehr Haber Ajansı ayrıca güneydeki Konarak kentinde de üç patlama meydana geldiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölge medyasına yaptığı açıklamada son birkaç saat içinde İran'a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediklerini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran, 17 Haziran'da çatışmaları durdurmayı amaçlayan ön anlaşma&nbsp; imzalamıştı. Ancak ateşkes tam olarak uygulanamadı ve taraflar zaman zaman Hürmüz Boğazı’ndan geçişler üzerine yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle karşılıklı saldırılar düzenlemeyi sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran'ın salı günü Hürmüz Boğazı'nda üç petrol tankerine saldırmasının ardından ABD güçleri iki gece üst üste İran'daki hedefleri vurdu. ABD Başkanı Donald Trump önceki gün Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nde yaptığı açıklamada ateşkes anlaşmasının sona erdiğini ilan etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ise ABD saldırılarına, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Ürdün'deki ABD bağlantılı hedeflere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenleyerek karşılık verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 09:54:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-in-oldurulen-dini-lideri-ali-hamaney-mesheddeki-imam-h162673.html">İran&amp;#039;ın öldürülen Dini Lideri Ali Hamaney, Meşheddeki İmam Rıza türbesine defnedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurt-genelinde-hava-nasil-olacak-iste-2-h162672.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Bugün yurt genelinde hava nasıl olacak? İşte il il sıcaklık tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bilecik, Bursa, Kütahya, Bolu ve Karabük çevreleri ile Balıkesir’in batı kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İşte 2 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri..]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey ve kuzeydoğu, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bursa ve Bilecik çevreleri ile Balıkesir’in batı kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 35°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde batı kıyı kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeyinin yer yer çok bulutlu, Kütahya çevrelerinin öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, batısının zamanla açık, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkiinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, kuzeybatı kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 36°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YOZGAT °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, Bolu ve Karabük çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BARTIN °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 37°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 09:43:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurt-genelinde-hava-nasil-olacak-iste-2-h162672.html">Meteoroloji açıkladı: Bugün yurt genelinde hava nasıl olacak? İşte il il sıcaklık tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-257-h162671.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (10 Temmuz 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 10 Temmuz 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 10 Temmuz 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.227,62 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.237,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 20.455,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 40.624,37 TL<br />
* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.716,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 101.872,47 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.121,32 Dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 09:36:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-257-h162671.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-43-h162670.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (10 Temmuz 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 10 Temmuz 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan Dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 10 Temmuz 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:04 itibarıyla 46,9848'den işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,8526 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 26 09:24:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-43-h162670.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-nato-bildirisi-ne-tepki-iddialar-temelsiz-ve-siyasi-h162669.html</link>
		<title>İran&amp;#039;dan NATO Bildirisi&amp;#039;ne tepki: İddialar temelsiz ve siyasi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran, NATO Ankara Zirvesi Bildirisi&#039;nde nükleer programı ve Hürmüz Boğazı&#039;na ilişkin yer alan ifadeleri &quot;temelsiz ve siyasi saiklerle hazırlanmış&quot; olarak nitelendirerek reddetti. Tahran, bölgedeki güvensizliğin sorumlusunun kendisi değil, &quot;bölge dışı aktörlerin hukuka aykırı müdahaleleri&quot; olduğunu belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tahran, NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanan sonuç bildirisinde İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin yer alan değerlendirmelere yazılı açıklamayla tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanlığı, NATO bildirisinde yer alan İran’a ilişkin ifadelerin "temelsiz ve siyasi saiklerle hazırlanmış" olduğunu belirterek, bunları kesin bir dille reddettiklerini ifade etti. Açıklamada, İran'ın nükleer programının "tamamen barışçıl" olduğu vurgulanırken,Tahran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nın (NPT) sorumlu bir tarafı olduğu ve nükleer silahların İran'ın savunma doktrininde hiçbir yeri bulunmadığını sürekli olarak dile getirdiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ayrıca, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliği ile seyrüsefer serbestisinin korunmasında "sorumlu bir rol" üstlendiğini ifade etti. Açıklamada, bölgedeki istikrarsızlığın temel nedeninin İran değil, "bölge dışı aktörlerin hukuka aykırı askeri müdahaleleri, provokatif eylemleri ve istikrarsızlaştırıcı politikaları" olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MÜZAKERE MASASINI BOMBALAYAN ABD VE İSRAİL'DİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, "Müzakere masasını bombalayan ve diplomasi yerine saldırganlığı tercih eden İran değil; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejimidir" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO'nun İran'a bölgesel barış ve güvenlik konusunda politika dayatamayacağı ifade edilen açıklamada, İttifak'ın tutumunun "çifte standartlarını ortaya koyduğu" değerlendirmesinde bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamanın sonunda İran, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal güvenliğini kararlılıkla savunmayı sürdüreceğini belirtirken, diplomasiye, yapıcı diyaloğa ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilkelerine bağlı olduğu vurgulandı. Bölgesel barış ve güvenliğin ancak devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, iç işlerine müdahale edilmemesi ve dış baskılardan uzak gerçek bölgesel iş birliğiyle sağlanabileceği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO İRAN İÇİN NE DEDİ?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO’nun dün yayımlanan sonuç bildirisinde İran’a ilişkin "İttifak, stratejik rekabete, yaygın istikrarsızlığa, hibrit tehditlere ve daha geniş güvenlik ortamımızı tanımlayan tekrarlayan şoklara karşı uyum sağlamayı sürdürüyor. Müttefikler, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine tam olarak saygı göstermesi çağrısında bulunur" ifadelerine yer verilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 17:23:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-nato-bildirisi-ne-tepki-iddialar-temelsiz-ve-siyasi-h162669.html">İran&amp;#039;dan NATO Bildirisi&amp;#039;ne tepki: İddialar temelsiz ve siyasi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/inan-guney-tahliyesinin-ardindan-ailesiyle-fotografini-paylasti-11-ay-sonra-biz-h162668.html</link>
		<title>İnan Güney, tahliyesinin ardından ailesiyle fotoğrafını paylaştı: 11 ay sonra biz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB Davası kapsamında tutuklu yargılanırken dün görülen duruşmada tahliye edilen CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, bugün sosyal medya hesabından ailesiyle çekilen bir fotoğrafı paylaşarak “11 ay sonra biz… Günaydın ailem. Günaydın Beyoğlu’m” ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İBB Davası kapsamında tutuklu yargılanırken dün görülen duruşmada tahliye edilen CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, bugün sosyal medya hesabından ailesiyle çekilen bir fotoğrafı paylaşarak “11 ay sonra biz… Günaydın ailem. Günaydın Beyoğlu’m” ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e3329604-416a-453f-8d93-c47ff3390071-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İBB Davası kapsamında tutuklu yargılanan ve dün görülen duruşmada tahliyesine karar verilen CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, tahliyesinin ardından ilk sosyal medya paylaşımını yaptı.<br />
<br />
Güney, X hesabından ailesiyle birlikte çekilen bir fotoğraf paylaşarak “11 ay sonra biz... Günaydın ailem. Günaydın Beyoğlu’m” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 16:41:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/inan-guney-tahliyesinin-ardindan-ailesiyle-fotografini-paylasti-11-ay-sonra-biz-h162668.html">İnan Güney, tahliyesinin ardından ailesiyle fotoğrafını paylaştı: 11 ay sonra biz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/izmir-dr-suat-seren-gogus-hastaliklari-hastanesinde-agac-kiyimi-iddiasi-doga-katliaminin-esigindeyiz-h162667.html</link>
		<title>İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesinde ağaç kıyımı iddiası: Doğa katliamının eşiğindeyiz</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Konak Kent Konseyi, İzmir Tabip Odası ve SES İzmir Şubeleri, Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi bahçesindeki çok sayıda ağacın yol genişletme çalışmaları kapsamında kesileceği iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. Konak Kent Konseyi ve Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı Hamit Mumcu, “Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesi bahçesinde bir doğa katliamının eşiğindeyiz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir'in Konak ilçesinde bulunan Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nin Gaziler Caddesi'ne bakan bölümündeki çok sayıda ağacın yol genişletme çalışmaları kapsamında kesileceği iddiasına tepkiler devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konak Kent Konseyi, İzmir Tabip Odası ve SES İzmir Şubeleri bugün ağaçların çoğuna kırmızı boyayla işaret konulan hastane bahçesinde ortak basın açıklaması düzenledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir ağaç, bir hayat. Yok etme, yaşat”, "Ağaç kesmek cinayettir, doğamıza ihanettir" sloganlarıyla karara tepki gösteren katılımcılar, yetkililere çağrıda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUMCU: “60’I AŞKIN AĞAÇ KESİLMEK İSTENİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurumlar adına ortak basın açıklamasını okuyan Konak Kent Konseyi ve Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı Hamit Mumcu, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesi bahçesinde bir doğa katliamının eşiğindeyiz. Hastane yerleşkesi içerisinde yer alan, onlarca yıldır bu kente ve tedavi gören yurttaşlarımıza nefes olan 60’ı aşkın yetişkin ağacın kesilmek istendiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Hatırlatmak isteriz ki; halk sağlığı sadece poliklinik odalarında veya ameliyathanelerde korunmaz. Halk sağlığı; soluduğumuz havayla, koruduğumuz yeşille ve içinde yaşadığımız ekosistemle bir bütündür. Göğüs hastanesinin bahçesindeki ağaçları kesmek, bu hastanede nefes almaya çalışanların, çocuk ve yaşlıların en temel hakkı olan temiz havayı ellerinden almaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/fd070bcc-0bb3-4da4-a036-38ed2592e088-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BETONLAŞMAYA KARŞIYIZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İklim krizini en derinden hissettiğimiz, kentimizin kavurucu yaz sıcaklarıyla mücadele ettiği bugünlerde, yol genişletme gibi kabulü olanaksız nedenler uğruna gerçekleştirilecek betonlaşmaya karşıyız, tek bir dalın bile feda edilmesini kabul edemeyiz. Hangi gerekçeyle olursa olsun, ağaçların baltalanması kamu yararına aykırıdır. Gerçek kamu yararı, asırlık ağaçların gölgesinde ve yeşilin korunduğu alanlardadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ALTERNATİFLER PLANLANMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkililere açık çağrımızdır: Hastane yönetimi, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlık bu ağaç kesim kararını derhal durdurmalıdır. Hastane içi ve çevresindeki her türlü fiziki düzenleme ya da proje, mevcut ağaç dokusuna zarar vermeyecek şekilde, doğa dostu alternatiflerle yeniden planlanmalıdır. Süreç hakkında kamuoyuna, hastane çalışanlarına, meslek örgütlerine ve Kent Konseyine şeffaf, tatmin edici bir açıklama yapılmalıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İNAN: “AĞAÇLARIN KESİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SES İş Yeri temsilcisi Vildan Akçay İnan da daha önce de benzer bir durumla karşılaştıklarını hatırlatarak, "Biz bu durumu daha önce 2015 yılında yaşamıştık. 2015 yılında da hastanemizi karşı hastaneyle birleştirme adı altında kapatmaya çalıştılar. O dönem 1,5 ay boyunca her gün eylem yaptık ve bu kararı geri aldırdık. Hastanemizi kapattırmadık, ağaçlarımızı kestirmedik. Şu an ise aldığımız bilgilere göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yolu açma bahanesiyle ağaçlarımızı kestirmek istiyor. Bir kısım ağaçların içeriye alınacağını söylüyor. Ne kadar ağacın kesileceği konusunda net bilgimiz yok. Ama bu yol genişletme bahanesinin, ağaçları yok etmek için öne sürüldüğünü düşünüyoruz. Trafiği rahatlatmak gibi bir dert yok burada. Burada göz dikilen şey yeşil bahçemiz, ağaçlarımız. Burası bir göğüs hastanesi. Hastalarımızın çoğu nefes darlığı çeken hastalar ve onların nefesini kesmek istiyorlar. Biz çalışanlar olarak 2015 yılında nasıl göğsümüzü siper ederek hastanemizi koruduysak, şimdi de aynı şekilde ağaçlarımız için göğsümüzü siper ediyoruz. Ağaçların kesilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUTLU’DAN GEZİ HATIRLATMASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri İlhan Mutlu, Gezi eylemlerini hatırlatarak “Biz daha önce de ağaçları savunduk. 2013'te de kararlı bir şekilde savunduk. O zaman da ‘Mesele sadece ağaç değil’ diyorduk. Akbelen'de, Bergama'da, Kazdağları'nda her yerde ağaçları savunduk. Ama mesele sadece ağaçları savunmak değildi. Biz aslında yurdumuzu savunuyoruz. Biz daha önce güzel bir ülke, yaşanabilir bir ülke olsun diye mücadele ederken, şimdi ülkemiz daha kötü olmasın diye mücadele ediyoruz. Mevcudu korumaya çalışıyoruz. Bizi getirdikleri nokta bu kadar geri bir yer. Ama umutsuzluğa düşmüyoruz. Bu ülke Gezi'yi yaşadı. Orada da mesele ağaç değildi. Burada da mesele ağaç değil. Bu ülke çok viraj döndü. Biz kısa vadede olmasa da uzun vadede bu virajlardan hep kazanarak çıktık, devrilmeden çıktık. Yine kazanacağız, yine devrilmeyeceğiz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİNÇTÜRK: “KAMUSAL KAYIPLARA NEDEN OLACAKTIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi 2. Başkanı Sayın Ozan Dinçtürk ise “Yol genişletme gerekçesiyle onlarca yetişkin ağacın kesilmesi, bilimsel olarak telafisi uzun yıllar alacak ekolojik ve kamusal kayıplara neden olacaktır. Kentler, ulaşım ihtiyacı ile doğal varlıkların korunmasını birlikte planlamak zorundadır. Bu nedenle Suat Seren Göğüs Hastanesi önünde işaretlenen ağaçlara ilişkin sürecin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını, kesim yerine ağaçları koruyacak alternatif proje seçeneklerinin değerlendirilmesini ve tüm kararların bilimsel, teknik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRKAN: “YÜZLERCE AĞACI KURBAN ETMEK İSTİYORLAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SES İzmir Şubeleri adına Başak Edge Gürkan ise yaptığı konuşmada, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sadece burada değil bütün ülkede havamızı, suyumuzu, doğamızı rant uğruna talan ediyorlar. Burada da bunu yapıyoruz. Yol genişletme bahanesiyle ağaçları kesmek istiyorlar. Liyakatsiz yöneticilerin anlık verdiği kararla burada yüzlerce ağacı kurban etmek istiyorlar. Burası göğüs hastalıkları hastanesi. Böyle bir hastanenin en önemli şeyi bahçesi ve ağacıdır. Bugün hem ağaçları hem hastalarımızı yaşamdan vazgeçirmek istiyorlar. Bunun için alternatif çözümler bulunmasını istiyoruz. Bu karardan vazgeçilmediği takdirde de eylemlerimizi büyüterek devam edeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 16:19:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/izmir-dr-suat-seren-gogus-hastaliklari-hastanesinde-agac-kiyimi-iddiasi-doga-katliaminin-esigindeyiz-h162667.html">İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesinde ağaç kıyımı iddiası: Doğa katliamının eşiğindeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-sonuclari-yarin-aciklanacakmeb-lgs-tercih-sureci-icin-ogrenci-ve-veli-bilgilendirme-kilavuzunu-yayimladi-h162666.html</link>
		<title>LGS sonuçları yarın açıklanacak...MEB, LGS tercih süreci için öğrenci ve veli bilgilendirme kılavuzunu yayımladı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın yarın açıklanacak sonuçları öncesinde tercih dönemine yönelik &quot;Tercih Süreci Öğrenci ve Veli Bilgilendirme Kılavuzu&quot;nu yayımladı. Kılavuzda tercih sürecine ilişkin uyarılar, okul türleri, yerleştirme sistemi ve öğrenci ile velilere yönelik öneriler yer alırken, yerel yerleştirmede en fazla 5, merkezi yerleştirmede ise en fazla 10 okul tercih edilebileceği hatırlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">LGS kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları yarın açıklanacak. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü tarafından LGS tercih sürecinde hazırlıklara ilişkin ailelere ve öğrencilere kapsamlı bilgiler verilmesi amacıyla hazırlanan kılavuz yayımlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tercih Süreci Öğrenci ve Veli Bilgilendirme Kılavuzu"nda yerleştirme takvimi, yerleştirme türleri tablosu, tercih sistemi, okul türleri, tercih işlemleri ve tercih işlemlerine ilişkin öneri ile hatırlatmalar gibi detaylı başlıklar yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fen lisesi, sosyal bilimler lisesi, Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, güzel sanatlar lisesi ve spor lisesi gibi okul türlerine ilişkin kapsamlı bilgilerin bulunduğu kılavuzda, tercih kontrol listesi de bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu da yayımlanacak ve liselere yerleştirme süreci başlayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TERCİHLERİ SON GÜNE BIRAKMAYIN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kılavuzda tercih döneminde velilere ve öğrencilere yönelik önerilere yer verildi. "Tercih Döneminde Sık Yapılan Hatalar ve Önemli Hatırlatmalar" bölümünde sadece puana bakılmaması, yüzdelik dilimin esas alınması, listenin sadece "en çok istenen" veya "garanti yerleşilecek" okullardan oluşturulmaması, tercihlerin istek sırasına göre dizilmesi, okulun ulaşımı, yabancı dil olanakları ve okul ikliminin araştırılması ve tercih sürecinin son güne bırakılmaması önerildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Velilere Öneriler" bölümünde ise şu tavsiyelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tercih süreci çocuklarımız için zaman zaman kaygı oluşturabilir. Bu süreçte öğrencinizin doğru bilgi kaynaklarına ulaşabilmesini destekleyin. Öğrencinizin düşüncelerini dikkatle dinleyin. Güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını göz önünde bulundurun. Sonuçtan çok, doğru karar verme sürecine odaklanın. Öğrencinize yönlendirici olmayan bir yaklaşım sergileyin. Destekleyici ve sakin bir yaklaşım, öğrencinin daha sağlıklı karar vermesine yardımcı olacaktır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öğrencilere Öneriler" bölümünde ise "LGS, hayatınızın önemli duraklarından biri olsa da geleceğinizi tek başına belirleyen bir sınav değildir. Başarı; öğrenmeye devam etmek, emek vermek ve kendinizi geliştirmekle şekillenir. Kendinizi tanıyarak ve ilgi alanlarınıza uygun tercihler yaparak mutlu olabileceğiniz bir lise ortamı seçebilirsiniz" tavsiyelerinde bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kılavuzda, liselere yerleştirmelerde öğrenci ve velilere yardımcı olunması için tercih hakkı ve tercih ekranına ilişkin bilgilendirmelere de yer verildi. Liselere yerleştirmeler, yerel, merkezi ve pansiyonlu okullara yerleştirme olmak üzere 3 şekilde yapılacak. Sınava girmeyen öğrenciler, yerel yerleştirmeyle tercih yapabilecek. Yerel yerleştirmede öğrenciler ikamet adresleri, Okul Başarı Puanı (OBP) ve devam-devamsızlık kriterleri dikkate alınarak kayıt alanlarında bulunan farklı türdeki okullardan en fazla 5 tercih yapacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN FAZLA 5 OKUL TERCİHİ YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirmelerde en az bir okul tercih edilmesi zorunlu olacak. Yerel yerleştirme ekranında yeşil renk, "kayıt alanında" öğrenci için ikamet adresinin bulunduğu kayıt alanında yer alan okulları, mavi renk, "komşu kayıt alanında" öğrenci için ikamet adresine göre komşu kayıt alanındaki okulları, kırmızı renk ise öğrenci için bunların dışında kalan "diğer" okulları belirtiyor olacak. Öğrenciler, ilk olarak "yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar" ekranından tercih yapacak. Yerel yerleştirme tercihlerinden ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 5 okul tercihinde bulunabilecek. Tercihlerde, aynı okul türünden en fazla 3 okul seçilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi yerleştirmede ise öğrenciler tercih listesine 10 okul ekleyebilecek. Merkezi sınavla öğrenci alan okulların belirlenen kontenjanları ve puan üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yerleştirme yapılacak. LGS puanıyla öğrenci alan Türkiye genelindeki okullar tercih edilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pansiyonlu okullar için tercih yapmak ise isteğe bağlı olacak. Kılavuza, MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinden ulaşılabilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 15:45:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-sonuclari-yarin-aciklanacakmeb-lgs-tercih-sureci-icin-ogrenci-ve-veli-bilgilendirme-kilavuzunu-yayimladi-h162666.html">LGS sonuçları yarın açıklanacak...MEB, LGS tercih süreci için öğrenci ve veli bilgilendirme kılavuzunu yayımladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/trend-garden-rezidans-davasinda-firari-saniga-giyabinda-17-yil-6-ay-hapis-h162665.html</link>
		<title>Trend Garden Rezidans davasında firari sanığa gıyabında 17 yıl 6 ay hapis</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Malatya&#039;da, 6 Şubat depremlerinde 31 kişinin yaşamını yitirdiği Trend Garden Rezidans davasında, Finlandiya&#039;da bulunan firari sanık Özkan Gülfırat, gıyabında 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesindeki Trend Garden Rezidans'ın yıkılması sonucu 31 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 9 Mayıs 2025 tarihinde görülen karar duruşmasında, müteahhit Bahattin Doğan ile statik proje müellifi Bülent Yeroğlu 12 yıl 6'şar ay, rezidans sahipleri Engin Aslan ve Sefa Gülfırat ise 17 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Yurt dışında bulunduğu gerekçesiyle firari sanık Özkan Gülfırat'ın dosyası ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada, Özkan Gülfırat'ın Finlandiya'da ifadesinin alındığı ve dosyaya eklendiği belirtildi. Duruşmaya taraf avukatları katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, esas hakkındaki mütalaasını açıklaması için Cumhuriyet savcısına söz verdi. Cumhuriyet savcısı, sanık Özkan Gülfırat'ın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılmasını, yalan beyan suçundan açılan kamu davasında ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaaya karşı söz verilen müşteki avukatları, sanığın cezalandırılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık avukatı ise müvekkili hakkındaki suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, Özkan Gülfırat'ın şirketin aktif ortağı olmadığını, Finlandiya'da ticaret yaptığını, şirkete yalnızca sermaye koyduğunu, herhangi bir imza yetkisinin bulunmadığını ve uzun süredir yurt dışında yaşadığını savundu. Sanık avukatı ayrıca adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmaların ardından hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, halen Finlandiya'da bulunan ve duruşmaya katılmayan sanık Özkan Gülfırat'ı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan gıyabında 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık hakkında yalan beyan suçundan açılan kamu davasında ise beraat kararı verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 14:56:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/trend-garden-rezidans-davasinda-firari-saniga-giyabinda-17-yil-6-ay-hapis-h162665.html">Trend Garden Rezidans davasında firari sanığa gıyabında 17 yıl 6 ay hapis</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bursadaki-nato-operasyonunda-3-kisiye-tutuklama-h162664.html</link>
		<title>Bursa&apos;daki NATO operasyonunda 3 kişiye tutuklama</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara&#039;da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında Bursa&#039;da gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 12 kişiden 3&#039;ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 9 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bursa’da, NATO Zirvesi öncesinde geçen pazar günü düzenlenen operasyonlar kapsamında gözaltına alınan gençler çarşamba günü adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan 12 kişiden 3’ü adli kontrol, 9 tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, şüphelilerden 3'ünün tutuklanmasına karar verirken, 9 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA: TUTUKLAMALAR MÜCADELEMİZİ SÖNDÜREMEYECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adliye önünde yapılan basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NATO’ya hayır dedikleri için usulsüzce gözaltına alınan arkadaşlarımız için verilen tutuklama kararı, bütün gençliğin iradesini sindirme çabasıdır. NATO’ya karşı çıkmak suç değildir. Emperyalizme karşı mücadeleyi savunmak suç değildir. Tutuklanan arkadaşlarımız yalnız değildir. Gözaltılar ve tutuklamalar mücadelemizi söndüremeyecektir. Biz gençler dün de olduğu gibi bugün de NATO’ya, emperyalizme ve yerli işbirlikçileri olan saray rejimine karşı mücadeleyi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Korkutma politikaları bize bir adım geri attırmayacak. Halkın ve hukukun nezdinde hiçbir geçerliliği olmayan bu uygulamalara alışığız. Onların cephelerinde ölmeye, kirli fabrikalarında köle gibi çalıştırılmaya ve taşeronu olmaya razı olmayacağız. Emperyalist savaş örgütü ve onun iş birlikçilerinin rahatı için gözaltına alınan bütün arkadaşlarımızın arkasında gençlik olarak durduk ve durmaya devam edeceğiz. Gençliğin ve halkın iradesini zorbalıkla gasbetmeye çalışanlar irademizi teslim alamayacak. Arkadaşlarımız ve bütün devrimciler serbest bırakılsın.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 14:25:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bursadaki-nato-operasyonunda-3-kisiye-tutuklama-h162664.html">Bursa&apos;daki NATO operasyonunda 3 kişiye tutuklama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dunya-basininda-nato-zirvesierdogan-liderleri-agirlarken-rakibi-ekrem-imamoglu-mahkemedeydi-h162663.html</link>
		<title>Dünya basınında NATO Zirvesi...Erdoğan liderleri ağırlarken, rakibi Ekrem İmamoğlu mahkemedeydi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın NATO Liderler Zirvesi&#039;ne ev sahipliği yaptığı gün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun Silivri&#039;deki yargılaması uluslararası basının gündeminde geniş yankı buldu. Associated Press (AP), Agence France-Presse (AFP) ve The New York Times, zirve ile davayı aynı haberler çerçevesinde ele alırken, İmamoğlu&#039;nun mahkemedeki açıklamaları ve muhalefetin yargıya yönelik eleştirilerine geniş yer verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de görülen yolsuzluk davasının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yaptığı güne denk gelmesi, uluslararası medyada geniş yankı buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">The New York Times, Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO liderlerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlayıp ABD Başkanı Donald Trump'ın övgülerini topladığını, İstanbul'da ise “Erdoğan'a cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakip olmayı planlayan Ekrem İmamoğlu'nun hâkim karşısında savunma yaptıktan sonra yeniden cezaevi hücresine gönderildiğini” yazdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazete, İmamoğlu'nun mahkemede yaptığı savunmadan "Bu dava tamamen siyasidir. Hukukun öldürülmesidir" sözlerine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New York Times, İmamoğlu'nun kamuoyu yoklamalarında Erdoğan'ı başa baş yarışta geçebileceğini öne süren anketlere atıfta bulunurken, insan hakları örgütleri ve destekçilerinin davayı "siyasi rakibi tasfiye etmeye yönelik bir girişim" olarak değerlendirdiğini aktardı. Haberde ayrıca şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zirve öncesinde muhalefet temsilcilerine yönelik gözaltı dalgalarına ve eleştirel seslere yönelik baskılara rağmen, NATO yetkilileri bazı çevrelerin Türkiye'de giderek artan bir otoriterleşme olarak gördüğü gelişmeleri kamuoyu önünde gündeme getirmedi.İnsan hakları örgütleri ise Türkiye'nin NATO müttefikleri açısından artan stratejik öneminin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iç yönetimine yönelik eleştirileri susturduğunu söylüyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme salonundaki gerginliğe de yer veren New York Times, İmamoğlu'nun "Kendimi savunmayacağım" sözlerinin ardından hâkimin "Siz burada yargılanmak için bulunuyorsunuz" diyerek salondan çıkarılmasına karar verdiğini, destekçilerinin ise "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AP: ERDOĞAN'IN EN ÖNEMLİ SİYASİ RAKİBİ MAHKEMEDE SAVUNMA YAPTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD merkezli Associated Press de haberini, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da NATO liderlerine ev sahipliği yaparken en önemli siyasi rakibi yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davada mahkemede savunma yaptı" ifadeleriyle açtı. Ajans, İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından yüzlerce CHP'li yönetici ve seçilmiş ismin gözaltına alındığını, eleştirmenlerin bunu Türkiye'nin en büyük muhalefet partisini zayıflatmayı amaçlayan bir baskı süreci olarak değerlendirdiğini yazdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AP, İmamoğlu'nun mahkemede hâkime hitaben söylediği "Türkiye'de, Ankara'da düzenlenen NATO zirvesindeki dünya liderlerine Ekrem İmamoğlu'nun susturulmasını nasıl açıklayabilirsiniz" sözünü öne çıkardı. Haberde, İmamoğlu'nun hakkında yöneltilen suçlamalara ilişkin "Savcılığın iddialarını kanıtlayacak tek bir belge ya da tek bir ses kaydı bile ortaya konulamadı" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ajans ayrıca Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor'un değerlendirmelerini de aktardı. Sanchez Amor'un, "Bu duruşmalar bugün yapılıyor çünkü Ankara'da NATO Zirvesi var. Aynı kişi hakkında üç farklı davanın, dikkatlerin başka bir zirve nedeniyle Ankara'ya çevrildiği gün görülmesinin istatistiksel olarak mümkün olmadığını düşünüyorum" sözleri haberde geniş yer buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AFP: "MAHKEMEDEN YENİDEN ÇIKARILDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa merkezki Agence France-Presse ise odağını doğrudan duruşmaya çevirdi. AFP, İmamoğlu'nun son duruşmada yeniden mahkeme salonundan çıkarıldığını belirterek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başlıca siyasi rakibi" olarak tanımladı ve suçlu bulunması halinde 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ajans, İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in salondan çıkarılma kararını "keyfi" ve "hukuka aykırı" olarak nitelendirdiğini aktardı. Haberde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de değerlendirmelerine yer verildi. AFP, Özel'in duruşmayı "bir mizansen" olarak nitelendirdiğini aktarırken, "Bu davanın hiçbir yönü kabul edilebilir değil; en kötü mahkemeler bile mahkeme gibi görünmeye çalışır, burada buna bile gerek duyulmuyor" ifadelerini öne çıkardı. Ajans ayrıca, İmamoğlu'nun sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada davayı "çok ağır bir hak ihlali ve adaletsizliğin zirvesi" olarak tanımladığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AFP haberini, NATO zirvesi öncesinde Türk makamlarının eleştirel seslere yönelik geniş çaplı gözaltılar gerçekleştirdiğini belirterek tamamlarken, İmamoğlu'nun hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini hatırlattı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 13:55:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dunya-basininda-nato-zirvesierdogan-liderleri-agirlarken-rakibi-ekrem-imamoglu-mahkemedeydi-h162663.html">Dünya basınında NATO Zirvesi...Erdoğan liderleri ağırlarken, rakibi Ekrem İmamoğlu mahkemedeydi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/karadere-vadisi-nde-sondaja-tepki-yapilanlar-hukuk-disidir-h162662.html</link>
		<title>Karadere Vadisi&amp;#039;nde sondaja tepki: &amp;quot;Yapılanlar hukuk dışıdır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Gümüşhane’nin Gezge, Salmankaş ve Örenler bölgeleri ile Trabzon’un Araklı ilçesi için önemli su kaynaklarını barındıran Karadere Vadisi’nde, Limak Holding bünyesindeki Altınordu firmasının derin sondaj çalışmalarının başlamasına Karadere Vadisi Yaylaları ve Yaban Hayatı Koruma Derneği Başkanı Şener Şengün tepki gösterdi. Şengün, “Altınordu firması herhangi bir izin almadan gelip burada sondaj faaliyetleri yürütmektedir. Bu tamamen hukuk dışıdır. Yetkilileri göreve, vatandaşlarımızı da toprağını ve suyunu korumaya davet ediyoruz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Karadere Vadisi Yaylaları ve Yaban Hayatı Koruma Derneği Başkanı Şener Şengün yaptığı açıklamada, Limak Holding bünyesindeki Altınordu firmasının bölgede yürüttüğü maden arama ve derin sondaj çalışmalarının yasal dayanağının bulunmadığını iddia ederek, gerekli izin süreçleri tamamlanıncaya kadar faaliyetlerin durdurulmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/f09ad8e2-e821-469c-94f9-a6b7e1850583-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şengün, Gümüşhane Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile yaptığı resmi yazışmalarda, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin henüz tamamlanmadığının belirtildiğini öne sürdü. ÇED raporu, Mera Komisyonu kararı ve Orman Bölge Müdürlüğü izni gibi zorunlu belgeler alınmadan bölgede 300-400 metre derinlikte karotlu sondaj çalışmalarına başlandığını iddia eden Şengün, faaliyetlerin Araklı’nın içme suyu kaynaklarını kirletme ve kurutma riski taşıdığını savundu. Kontrolsüz taş ocaklarıyla birlikte vadinin ciddi bir tehdit altında olduğunu belirten Şengün, bölgenin geleceği açısından endişeli olduklarını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/be258b93-f169-4531-b412-44c7d82d2be6-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BURASI ENDEMİK BİR ALAN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şengün, sondaj bölgesinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Altınordu firması, hiçbir yerel kurumdan; yani Gümüşhane Valiliği’nden, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden, Orman ya da meradan herhangi bir izin almadan gelip burada sondaj faaliyetleri yürütmektedir. Bu tamamen hukuk dışıdır. Sadece MAPEK’ten alınan ihale ruhsatına dayanarak burada işlem yapılmaktadır. Bu hukuk dışıdır ve kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle yetkili kurumların bir an önce müdahale etmesi ve bu sondaj çalışmalarının durdurulması gerekmektedir. Çünkü burası, gördüğünüz gibi, endemik bir alandır. Burada endemik bitkiler ve korunması gereken türler bulunmaktadır. Aynı zamanda bu bölgede yaşayan hayvanlar da vardır. Koyun sürüleri, inek sürüleri bu alanda bulunmaktadır. Bu güzel doğa ve çevre şu anda hukuksuz bir şekilde tahrip edilmekte, adeta kurban edilmektedir. Bu nedenle özellikle Gümüşhane Valiliği’ni göreve davet ediyor, bu çalışmalara ‘dur’ demesini istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 13:30:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/karadere-vadisi-nde-sondaja-tepki-yapilanlar-hukuk-disidir-h162662.html">Karadere Vadisi&amp;#039;nde sondaja tepki: &amp;quot;Yapılanlar hukuk dışıdır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ekonomist-prof-dr-hakki-hakan-yilmaz-savunma-harcamalari-yillik-50-milyar-dolari-bulacak-h162661.html</link>
		<title>Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz: Savunma harcamaları yıllık 50 milyar doları bulacak</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, küresel yatırımcıların yakından takip ettiği iki endeks sağlayıcısının Türk borsasına yönelik uyarılarının dikkati çekici olduğunu belirterek, “Çünkü MSCI ve S&amp;P DJI, trilyonlarca dolarlık küresel yatırımın referans aldığı endeksleri hazırlıyor. Bu nedenle yaptıkları değerlendirmeler, özellikle yabancı sermaye akımları açısından önemli sinyaller taşıyor” dedi. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin savunma harcamalarını GSYH’nın yüzde 3’üne çıkaracağı taahhüdünde bulunduğuna işaret ederek, “Bu, 2027-2029 döneminde yıllık bazda ilave 16-17 milyar dolar ağırlıklı kamu harcaması yapılması ve savunma harcamalarının yıllık 45-50 milyar dolara çıkması anlamına geliyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Türk borsasının, uluslararası endeks kuruluşlarından peş peşe gelen iki önemli uyarıyla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, “Yaklaşık iki hafta önce Morgan Stanley Capital International (MSCI), Türkiye'nin piyasa erişilebilirliği ve menkul kıymet sahipliği şeffaflığı konusunda iyileştirme sağlamaması halinde ülke sınıflandırmasını yeniden değerlendirebileceğini açıklamıştı. Ardından benzer bir uyarı S&amp;P Dow Jones Indices (S&amp;P DJI)'den geldi” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">S&amp;P DJI’nın, Türkiye'deki piyasa erişilebilirliği, yapısal sorunlar ve özellikle hisse senedi sahipliğinin şeffaflığına ilişkin gelişmeleri yakından izleyeceğini duyurduğunu vurgulayan Yılmaz, “Kuruluş, mevcut sorunların devam etmesi veya ağırlaşması halinde Türk hisse senetlerine özel uygulamalar getirebileceğini, sorunların bir yıl içinde giderilmemesi durumunda ise Türkiye'nin ‘gelişen piyasa’ statüsünün gözden geçirebileceğini açıkladı” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KÜRESEL YATIRIMCILAR TAKİP EDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel yatırımcıların en fazla takip ettiği iki endeks sağlayıcısının peş peşe aynı konuda uyarıda bulunmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Yılmaz, “Çünkü MSCI ve S&amp;P DJI, trilyonlarca dolarlık küresel yatırımın referans aldığı endeksleri hazırlıyor. Bu nedenle yaptıkları değerlendirmeler, özellikle yabancı sermaye akımları açısından önemli sinyaller taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, haziran sonu itibarıyla Borsa İstanbul'un piyasa değerinin yaklaşık 480 milyar dolar, pay senedi yatırımcısı sayısının da 6,76 milyon seviyesinde bulunduğunu anımsattı. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ancak piyasanın önemli bölümü sınırlı sayıdaki büyük yatırımcının elinde. 2025 sonu itibarıyla 1 milyon TL'nin üzerinde hisse portföyüne sahip yaklaşık 295 bin yatırımcı, toplam yatırımcıların yalnızca yaklaşık yüzde 5'ini oluşturmasına rağmen portföy büyüklüğünün yaklaşık yüzde 95'ini kontrol ediyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir diğer dikkati çekici gelişmenin de yabancı yatırımcıların borsadaki ağırlığı olduğuna işaret eden Yılmaz “2015–2019 döneminde yabancı payı yüzde 60'ın üzerindeyken, Borsa İstanbul'un piyasa değeri 150–250 milyar dolar aralığındaydı. 2022'de yabancı payı yüzde 31'e kadar gerilerken piyasa değeri 128 milyar dolara düştü. 2023 sonrasında yabancı payı yeniden belirgin şekilde artmamasına rağmen borsanın piyasa değeri 450 milyar doların üzerine çıktı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2020 öncesinde yüzde 60’ları aşan yabancı payının 2022’de ve 2026 Haziran sonunda yüzde 32’ye düşmesini iyi analiz etmek gerektiğini dile getiren Yılmaz, “2022 yılında ekonomik programın güven vermekten uzaklaşmasıyla kendini gösteren piyasa işleyişine ilişkin kaygılar, enflasyonun yükseldiği bir ortamda politika faizinin düşürülmesi, kur oynaklığı ve küresel gelişmeler yabancıların çıkışını tetiklemişti” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MESELE YALNIZCA MAKROEKONOMİK DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2026 yılında meşruiyeti tartışılsa da bir ekonomik programın varlığı, politika faizi yüksek seyrediyor, rezervler güçleniyor, kredi notlarında ve CDS priminde iyileşmeler yaşanıyor. Buna rağmen yabancı yatırımcı payı 2022 yılında olduğu gibi dip noktaya doğru gidiyor ve uluslararası endeks kuruluşları piyasa erişimi ile şeffaflık konusunda art arda uyarılar yayımlıyor. Dolayısıyla mesele artık yalnızca makroekonomik göstergeler değil; piyasanın işleyişine duyulan güven, yatırımcı hakları, şeffaflık, doğru zamanda kurumların müdahalede bulunması ve uluslararası standartlarla uyumdur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAVUNMAYA DEV BÜTÇE&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Zirvesi’nin açılışında Türkiye’nin savunma harcamalarını GSYH’nın yüzde 3’üne çıkaracağı taahhüdünde bulunduğuna işaret ederek, “2024 sonunda GSYH’nın yüzde 1,9’u ve 25 milyar dolar seviyesinde olan harcamaların GSYH’nın yüzde 3’üne çıkması, 2027-2029 döneminde yıllık bazda ilave 16-17 milyar dolar ağırlıklı kamu harcaması yapılması demek. Bu, toplam savunma harcamalarının yıllık 45-50 milyar dolara çıkması anlamına gelecek. Bu, kaçınılmaz olarak bazı kamu harcamalarının azalması, vergilerin artırılması veya borçlanmaya ağırlık verilmesi anlamına gelecektir. Bu çerçevede iç tasarrufların yetersiz olduğu ortamda dış kaynağa olan ihtiyaç daha da artıracaktır” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 13:15:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ekonomist-prof-dr-hakki-hakan-yilmaz-savunma-harcamalari-yillik-50-milyar-dolari-bulacak-h162661.html">Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz: Savunma harcamaları yıllık 50 milyar doları bulacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/almanyanin-bavyera-eyaletinde-3-bin-500den-fazla-kisi-cinsiyet-kaydini-degistirdi-h162660.html</link>
		<title>Almanyanın Bavyera eyaletinde 3 bin 500&apos;den fazla kişi cinsiyet kaydını değiştirdi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Almanya&#039;da Kasım 2024&#039;te yürürlüğe giren Kendi Kaderini Belirleme Yasası&#039;nın ardından Bavyera&#039;da cinsiyet değişikliği kayıtları arttı. Eyalette 1,5 yılda 3 bin 591 kişi, mahkeme kararı ve uzman raporu gerekmeksizin resmi cinsiyet kaydını değiştirdi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bavyera Eyalet İstatistik Dairesi’nin açıkladığı verilere göre, Kendi Kaderini Belirleme Yasası'nın yürürlüğe girmesinden sonra 1,5 yıl içinde 3 bin 591 kişi cinsiyet kaydını değiştirdi. Başvurular özellikle 2024’ün son iki ayında hız kazandı. Kasım ve Aralık aylarında bin 570 işlem gerçekleştirilirken, 2024 yılının tamamında bu sayı bin 632 olarak kaydedildi.<br />
<br />
2025 yılında ise toplam 2 bin 21 kişi cinsiyet kaydını değiştirdi. İlk çeyrekte 848 başvuru yapılırken, son çeyrekte bu sayı 260’a geriledi. Geçen yıl cinsiyet kaydını değiştirenlerin 856’sı kadın kaydından erkek kaydına geçti. Erkekten kadına geçiş yapanların sayısı ise 584 olarak açıklandı. Kalan 581 işlem ise kadın veya erkekten “çeşitli (divers)” gibi diğer cinsiyet kayıtlarına yapılan değişikliklerden oluştu.<br />
<br />
Yeni yasa sayesinde kişiler, nüfus müdürlüğüne (Standesamt) üç ay önceden bildirimde bulunarak mahkeme kararı veya uzman raporu gerekmeksizin cinsiyet kaydını ve isimlerini değiştirebiliyor. Daha önce yürürlükte olan transseksüeller yasası kapsamında ise bu süreç mahkeme kararı ve uzman raporları gerektirdiği için uzun ve masraflı bir prosedür olarak uygulanıyordu. Bavyera’da yasa değişikliğinden önceki 10 yılda ortalama yaklaşık 300 cinsiyet kaydı değişikliği işlemi gerçekleştirilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 12:52:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/almanyanin-bavyera-eyaletinde-3-bin-500den-fazla-kisi-cinsiyet-kaydini-degistirdi-h162660.html">Almanyanın Bavyera eyaletinde 3 bin 500&apos;den fazla kişi cinsiyet kaydını değiştirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelinin-en-buyuk-kucukbas-hayvan-ureticilerinden-meral-kanar-yayla-sorunlarina-isyan-etti-bir-ay-icinde-30-40-malim-telef-oldu-h162659.html</link>
		<title>Tuncelinin en büyük küçükbaş hayvan üreticilerinden Meral Kanar, yayla sorunlarına isyan etti: Bir ay içinde 30-40 malım telef oldu</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli’nin Ovacık ilçesine bağlı Şahverdi Köyü’nde yaşayan ve kentin en büyük küçükbaş hayvan üreticilerinden Meral Kanar, kar nedeniyle kendisine tahsis edilen yaylaya giden yolun kapalı olduğunu, 3 bin küçükbaş hayvanının telef olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, &quot;Bir ay içinde 30-40 malım telef oldu. Mağduriyetin en büyüğünü yaşıyorum&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tunceli’nin Ovacık ilçesine bağlı Şahverdi Köyü’nde, 3 bin küçükbaş hayvanla kentin en büyük kadın üreticisi olan Meral Kanar, kendisine tahsis edilen yaylanın kar altında olduğunu ve yolunun açılmadığını ileri sürdü. Adaletsiz şekilde yaylaların dağıtıldığını iddia eden Kanar, “Ne yapalım, bize bir çare bulsunlar. Bulmuyorlarsa da en son malımızı yükleyip valiliğin önüne mi dökelim, il tarımın önüne mi dökelim? Onu yapacağız en son” diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"3 BİN HAYVANIMLA AŞAĞIDA MAĞDUR EDİLİYORUM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçmiş yıllarda köylerin ortaklaşa yaylaya çıkabildiğini, ancak son 3-5 yıldır mera komisyonu veya muhtarlar eliyle parsellerin ayrıldığını ifade eden Meral Kanar, bu yıl kendi köylerinin yaylasının ellerinden alındığını öne sürdü. Kanar, "Eşim daha iki gün önce gitti, 4 Temmuz’da fotoğraflar çekti; yayla komple kar altında. O yolun açılması, karların erimesi temmuzun 20’sini, 30’unu bulur. 20 gün için ben niye yaylaya gideyim? Bize verilen yer ulaşımı olmayan, helikopterle gidilen Göldere ve Ayvaz Vadisi. Benim 3 bin sütlü malım var, bu şartlarda oraya nasıl götüreyim?" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/65b93522-3735-40f7-8a1a-c5ced2bda321-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÜNDE 250 KOYUNUM HASTALANIYOR, MALLARIM TELEF OLUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sıcaklar yüzünden hayvanların hastalandığını ve her gün zayiat verdiğini dile getiren Kanar, "Günlük 250 koyunum sıcaktan ve hastalıktan zerke (sarılık hastalığı) düşüyor. Bir ay içinde 30-40 malım telef oldu. İnanmayan varsa kepçe çağıralım, gömdüğümüz hayvanları topraktan çıkartıp gösterelim. Mağduriyetin en büyüğünü yaşıyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MALIMIZI VALİLİĞİN ÖNÜNE Mİ DÖKELİM?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şu an boş kalan yaylaların kapasitesinin kendi sürüsünü de kaldırabileceğini vurgulayan üretici Kanar, yerli diğer üreticilerin kendisini kabul etmediğini belirterek, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şu an yaylanın kapasitesi 5 bin-6 bin koyunluk. Ama yukarıya giden sürü sayısı 3 bini bulmuyor. Benim malım da gitse kapasite ancak dolacak. Ama adamlar beni kabul etmiyorlar, beni yukarı bırakmıyorlar. Ben çok büyük bir mağduriyet içerisindeyim, bu bir gerçektir. Ne yapalım, bize bir çare bulsunlar. Bulmuyorlarsa da en son malımızı yükleyip valiliğin önüne mi dökelim, il tarımın önüne mi dökelim? Onu yapacağız en son."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a2b5240e-6d36-4aac-af6a-d09aa36cfa80-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“OT VE SU OLMADIĞI İÇİN KOYUN TELEF OLUYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Besici Meral Kanar’ın yanında çoban olarak çalışan Necmettin Seyit ise, “Biz mağduriyet yaşıyoruz. 24 saatte iki saat koyun durmuyor. Niye? Ot yok, su yok, telef oluyor. Bütün yetkililer sesimizi duysun. Biz köyde kaldık, bizim hayvanımız her gün telef oluyor. Koyun zerke düşüyor, telef oluyor. Yani bize burada sesimizi duysunlar ki biz burada mağduriyet yaşıyoruz. Yaylaya gitmek istiyoruz. Burada kalmak istemiyoruz” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU ÜRETİCİ AYLIK 750 BİN TL ÇOBAN MAAŞI ÖDÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mercan Vadisi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Aslan ise "Devletimizin buraya el atması gerekiyor. Yollarımız çok sıkıntılı, dağa çıkacak üretici; hayvanlarımızın, üreticilerimizin yolları yok. Traktörle gitmeleri gerekirken halen temmuzun 5'i 6'sı dağda yol açılmamış, gidip kendi imkanlarıyla açtırmaya çalışıyorlar. Yani dediğim gibi bin 500 koyundan yaklaşık 350 kilo peynir vermesi gerekirken 120-150 kiloya düşmüş, çok yazık günah, mağduriyet. 5 tane çobanın 140-150 bin liradan düşündüğünüzde aylık 750 bin lira artı yeme, içme, giymesi tamamen bu üretici aileye ait. Sayın Valimiz gerçekten bölgede güzel hizmetler yapıyor. Köyleri geziyor, dağları geziyor, üreticileri geziyor ama burayı da bir görmüş olsa çok seviniriz. Sayın Valimizden rica ediyoruz” dedi</span>.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 11:57:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelinin-en-buyuk-kucukbas-hayvan-ureticilerinden-meral-kanar-yayla-sorunlarina-isyan-etti-bir-ay-icinde-30-40-malim-telef-oldu-h162659.html">Tuncelinin en büyük küçükbaş hayvan üreticilerinden Meral Kanar, yayla sorunlarına isyan etti: Bir ay içinde 30-40 malım telef oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-yikilan-mcg-tower-davasi-yakinlarini-kaybedenler-mazeret-degil-adalet-istiyoruz-h162658.html</link>
		<title>Depremde yıkılan MCG Tower davası... Yakınlarını kaybedenler: Mazeret değil, adalet istiyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hatay&#039;da 6 Şubat depremlerinde yıkılan MCG Tower&#039;a ilişkin davada, son bilirkişi raporunu içeren dosyanın üç aydır mahkemeye sunulmadığı, önceki duruşmaya ait SEGBİS kaydının ise hala çözümlenmediği tespiti yapıldı. Depremde anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, &quot;Bu gecikmelerin sorumlusu kim? Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sadece görevini yapan bir yargı görmek istiyoruz. Erteleme, gecikme ve gerekçe duymaktan usandık. Mazeret değil, adalet istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın İskenderun ilçesinde bulunan MCG Tower'ın yıkılması sonucu 14 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin 14 kişi hakkında, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen 9'uncu duruşmaya depremde yakınlarını kaybedenler, bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı, önceki celsede dosyanın tüketici mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiye gönderilmesine karar verildiğini, ancak son bilirkişi raporunun yer aldığı fiziki dosyanın talimat mahkemesinden henüz iade edilmemesi nedeniyle bu ara kararın uygulanamadığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/73303617-2637-49cc-bad7-a248425ccdd5.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SANIK AVUKATLARI: YENİ BİLİRKİŞİ RAPORU ALINSIN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Mehmet İnce, önceki savunmalarını tekrar ederek, "Ben jeofizik mühendisiyim. İlgili hususlardaki raporları dikkate alarak üzerime düşeni yaptım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer sanıkların avukatları da yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'OLASI KAST' SUÇUNDAN EK SAVUNMA ALINMALI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremde yakınlarını kaybedenler, şikayetlerinin sürdüğünü belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki avukatı Eren Can, bilirkişi raporunu içeren fiziki dosyanın üç aydır mahkemeye ulaşmadığını belirterek, tekit yazısı yazılmasını, tüketici hukuku alanında bilirkişi atanmasına ilişkin ara karardan dönülmesini ve sanıklara "olası kast" suçundan ek savunma hakkı verilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DURUŞMA 29 EYLÜL'E ERTELENDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, önceki celseye ait SEGBİS kaydının çözümünün yapılmasına, bilirkişi raporunu içeren fiziki dosyanın dönüşü için talimat mahkemesine tekit yazısı yazılmasına, dosyanın tüketici mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Heyet ayrıca, bilirkişi raporunda "asli kusurlu" gösterilmesine rağmen iddianamede yer almayan Mustafa Kızılkaya hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin sürmesine ve sanık avukatlarının yeni bilirkişi raporu talebinin eksiklikler giderildikten sonra değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 29 Eylül'e erteledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU GECİKMELERİN HESABINI KİM VERECEK?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MCG Tower'da anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, depremin üzerinden 3,5 yıl geçtiğini belirterek, süreci şöyle değerlendirdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz hala adalet için çırpınıyoruz. Bizim, 10 Nisan'da üçüncü bilirkişi raporumuz hazırlandı. Ancak aradan geçen üç aya rağmen bu fiziki dosya, bilirkişilerden mahkemeye geri gelmedi. Buna rağmen bugün duruşma, mahkeme heyetinin önünde fiziki dosya olmadan yapıldı. Dahası, 29 Nisan duruşmasının SEGBİS kaydının bile hala çözümlenememiş olduğunu öğrendik. Şimdi de ceza davasında, inşaat sözleşmeleri için tüketici hukuku alanında bilirkişi raporu alınmasına karar verildi. Bu karar, gerçeğin ortaya çıkmasına mı hizmet ediyor? Bu karar, davayı biraz daha uzatmaktan başka ne işe yarıyor? Bu gecikmelerin hesabını kim verecek? Üstüne üstlük, mahkeme heyeti de değişti. 3,5 yıldır bekleyen aileler olarak artık şunu soruyoruz: Bu dosyalar neden hala ilerlemiyor? Bu gecikmelerin sorumlusu kim? Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet talebi neden görmezden geliniyor? Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sadece görevini yapan bir yargı görmek istiyoruz. Erteleme, gecikme ve gerekçe duymaktan usandık. Mazeret değil, adalet istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 11:12:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-yikilan-mcg-tower-davasi-yakinlarini-kaybedenler-mazeret-degil-adalet-istiyoruz-h162658.html">Depremde yıkılan MCG Tower davası... Yakınlarını kaybedenler: Mazeret değil, adalet istiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/motorine-bir-haftada-ucuncu-zam-bu-gece-yarisi-308-tl-zam-bekleniyor-h162657.html</link>
		<title>Motorine bir haftada üçüncü zam... Bu gece yarısı 3,08 TL zam bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırıları ve Rusya’nın dizel ihracatını yasaklama kararı, uluslararası piyasalarda Brent petrol ve motorinin metrik ton fiyatlarını yükseltti. Bu gelişme, yeni bir zammı tetikledi. Motorine, bu gece yarısı 3,08 TL zam bekleniyor. Bu, bir haftalık sürede üçüncü zam olacak. Toplam zam tutarı 5 TL 15 kuruşu bulacak]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran ateşkesinin sonra ermesi ve Rusya’nın dizel ihracatını yasaklaması Brent petrol ve motorinin ton fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı. Brent petrol, 72-73 dolar düzeyinden 77-78 dolara dek yükseldi. Küresel piyasalarda motorinin metrik ton fiyatı da 100 doları aşkın arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MOTORİNE YENİ ZAM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler motorine yeni bir zammı gündeme getirdi. Bu gece yarısından geçerli 3,08 TL zam bekleniyor. Sektör temsilcileri, bu tutarın pompaya zam olarak yansıyacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, bunun bir haftalık sürede üçüncü zam olacağına işaret ederek, "Motorine, salı gününden geçerli 1 TL 31 kuruş, çarşamba 76 kuruş zam yapıldı. Bu gece de 3,08 TL zam yapılacak. Bir haftada 5 TL 15 kuruşluk artış söz konusu olacak“ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, benzine şu aşamada bir zam görünmediğini söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 10:51:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/motorine-bir-haftada-ucuncu-zam-bu-gece-yarisi-308-tl-zam-bekleniyor-h162657.html">Motorine bir haftada üçüncü zam... Bu gece yarısı 3,08 TL zam bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abdden-irana-yeni-saldiri-dalgasi-yaklasik-90-askeri-hedef-vuruldu-h162656.html</link>
		<title>ABD&apos;den İran&apos;a yeni saldırı dalgası: Yaklaşık 90 askeri hedef vuruldu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran&#039;a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, 8 Temmuz&#039;da gerçekleştirilen operasyonların İran&#039;ın Hürmüz Boğazı&#039;nda ticari gemilere ve sivil denizcilere yönelik saldırı kapasitesini daha da zayıflatmayı amaçladığı bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM'un açıklamasına göre; ABD güçleri, İran'ın kıyı şeridi boyunca bulunan yaklaşık 90 askeri hedefi vurdu. CENTCOM hedefler arasında hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz kuvvetlerine ait kabiliyetler ile askeri lojistik altyapısı yer aldı. Açıklamada, ayrıca şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Son saldırılar bir önceki gece İran'a yönelik gerçekleştirilen operasyonların devamı niteliğinde. CENTCOM ayrıca, 7 Temmuz'da da yaklaşık 80 İran askeri hedefini vurdu. Bu hedefler arasında İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na ait 60'tan fazla sürat teknesi de bulunuyordu. Saldırılar İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen üç ticari gemiye saldırarak ateşkesi ihlal etmesine karşılık olarak düzenlendi ve İran'a ağır bir bedel ödetmeyi amaçlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD kuvvetleri teyakkuz halindedir, ölümcül güç kullanma kapasitesine sahiptir ve Başkomutan'ın vereceği talimatlar doğrultusunda operasyon icra etmeye hazırdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 10:35:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abdden-irana-yeni-saldiri-dalgasi-yaklasik-90-askeri-hedef-vuruldu-h162656.html">ABD&apos;den İran&apos;a yeni saldırı dalgası: Yaklaşık 90 askeri hedef vuruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-suriyenin-teroru-destekleyen-devlet-statusunu-kaldirma-surecini-baslatti-h162655.html</link>
		<title>ABD, Suriye&apos;nin terörü destekleyen devlet statüsünü kaldırma sürecini başlattı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara&#039;da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşen ABD Başkanı Donald Trump, Şam&#039;ın &quot;Terörü Destekleyen Devletler&quot; listesinden çıkarılması için Kongre&#039;ye resmi bildirim gönderdi. Sürecin tamamlanması halinde Suriye, onlarca yıldır yer aldığı listeden çıkarılmış olacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Suriye'nin "Terörü Destekleyen Devletler" (State Sponsor of Terrorism-SST) listesinden çıkarılması için resmi süreci başlattı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın Kongre'yi 45 günlük ön bildirim süreci kapsamında bilgilendirdiğini açıkladı. Karar, ABD Başkanı’nın dün Ankara’da NATO Zirvesi kapsamında Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile bir araya gelmesinin ardından alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio konuyla ilgili yaptığı açıklamada, söz konusu adımın Trump yönetiminin Suriye ile ilişkileri normalleştirme yönündeki son hamlesi olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marco Rubio şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün Başkan Trump, yönetiminin 45 günlük ön bildirim sürecinin ardından Suriye'nin Terörü Destekleyen Devletler (State Sponsor of Terrorism - SST) listesinden çıkarılması yönündeki niyetini Kongre'ye bildirdi. Bu adım, Başkan Trump'ın Suriye halkına yeniden büyük bir gelecek inşa etme fırsatı sunmayı amaçlayan tarihi girişimlerinden bir diğeridir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması, uluslararası ticaret ve yatırımların önünü açacak, ülkenin yeniden inşasına imkan sağlayacak ve Suriye halkı için yeni bir dönemin başlangıcını oluşturacaktır. Kendi içinde barış ve birlik sağlamış, komşularıyla barış içinde yaşayan istikrarlı bir Suriye yalnızca bölgeye değil, tüm dünyaya fayda sağlayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu karar, Başkan Trump'ın 30 Haziran 2025 tarihli Suriye'ye yönelik yaptırımların hafifletilmesini öngören başkanlık kararnamesini, Devlet Başkanı Ahmed el-Şara liderliğindeki Suriye hükümetinin gerçekleştirdiği olumlu değişiklikleri ve terörle mücadele alanındaki adımlarını, ayrıca Devlet Başkanı Şara'nın Suriye'nin gelecekte uluslararası terör eylemlerini desteklemeyeceğine ilişkin verdiği resmi güvenceleri takip etmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün, yeniden canlandırılan ABD-Suriye ikili ilişkilerinde ve Suriye'nin ulusal tarihinde önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Suriye hükümetini yeni bir yol izlediği için takdir ediyor, Suriye ve Suriye halkıyla ortaklığımızı daha da geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 10:25:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-suriyenin-teroru-destekleyen-devlet-statusunu-kaldirma-surecini-baslatti-h162655.html">ABD, Suriye&apos;nin terörü destekleyen devlet statüsünü kaldırma sürecini başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-5-il-icin-sari-kodlu-yagis-uyarisi-batida-sicakliklar-dusecek-iste-tahminler-h162654.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den 5 il için sarı kodlu yağış uyarısı: Batıda sıcaklıklar düşecek! İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey, iç ve batı kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara, İç ve Doğu Akdeniz ile Kütahya, Konya, Karaman, Artvin, Kars, Ardahan ve Iğdır çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Trakya kesimi ile İstanbul Avrupa Yakasında yerel kuvvetli olması bekleniyor. İşte 9 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının; Marmara'da 4 ila 6 derece azalacağı; diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli, güneydoğu kesimlerde batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; öğleden sonra Trakya kesimi ile İstanbul Avrupa Yakasında yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, batısı ile öğleden sonra bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Trakya kesimi ile İstanbul Avrupa Yakasında yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra kuzey ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Avrupa Yakasında yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Kütahya çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra İç ve Doğu Akdeniz'in sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 32°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 30°C<br />
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 32°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 29°C<br />
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra kıyıları sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Konya ve Karaman çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 31°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Zonguldak ve Düzce çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 28°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 29°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 31°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Trabzon ve Rize'nin iç kesimleri ile Artvin çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 35°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 28°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 27°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, bölgenin doğu kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, Iğdır ile öğleden sonra Kars ve Ardahan çevreleri ve Van'ın doğu ilçelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 26°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 25°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 26°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra doğu ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 09:47:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-5-il-icin-sari-kodlu-yagis-uyarisi-batida-sicakliklar-dusecek-iste-tahminler-h162654.html">Meteoroloji&apos;den 5 il için sarı kodlu yağış uyarısı: Batıda sıcaklıklar düşecek! İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162653.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın fiyatlarında geri çekilme: İşte 9 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.121 TL, ons altın ise 4.063 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik geçici anlaşmanın artık geçerliliğini yitirdiğini açıklamasının ardından, enflasyon ve faiz endişelerinin yeniden öne çıkmasıyla Perşembe günü gerileme kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 9 Temmuz 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.121,74 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.096,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.173,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.088,76 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.156,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 100.529,33 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.063,56 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 09:36:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162653.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162652.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (9 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 9 Temmuz 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 9 Temmuz 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 46,8562 (alış) 46,8884'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,7011 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 26 09:31:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162652.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/muglada-orman-alaninda-mermer-ocagi-projesine-onay-h162651.html</link>
		<title>Muğla&apos;da orman alanında mermer ocağı projesine onay</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Demircioğlu Mermer San. ve Tic. Taah. Ltd. Şti.’nin Muğla&#039;nın Yatağan ve Milas ilçeleri sınırlarında, orman alanı içinde yapılması planlanan mermer ocağı projesine &quot;ÇED olumlu&quot; kararı verildi. ÇED raporunda proje alanının, &quot;Orman Alanı&quot;, &quot;Kayalık Taşlık Alan&quot; ve &quot;Önemli Doğa Alanı&quot; olarak planlı olduğu bilgisi verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Demircioğlu Mermer San. ve Tic. Taah. Ltd. Şti. tarafından Muğla'nın Yatağan ilçesi Kozağaç Mahallesi ile Milas ilçesi Korucuk Mahallesi mevkisinde hayata geçirilmesi planlanan mermer ocağı projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "ÇED olumlu" kararı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇED raporuna göre proje, toplam 35,56 hektarlık ruhsat sahasının 9,33 hektarlık bölümünde gerçekleştirilecek. Proje dosyasında yer alan bilgilere göre; maden sahasında yılda 15 bin metreküp blok mermer üretilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/94f89b0d-d767-43da-b02d-7095b5b3a83c-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORMAN ALANI VE ÖNEMLİ DOĞA ALANINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Proje alanı ormanlık alanda yer alırken ÇED raporunda konuya ilişkin, "Faaliyet alanı orman sınırları içinde kalmakta olup açık işletme yöntemiyle üretim yapılacaktır" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇED raporunda proje alanının planlama kararlarına ilişkin ise "Projeye konu ÇED alanı, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın N19 numaralı paftasında yer almakta olup 'Kayalık Taşlık Alan', 'Orman Alanı' ve 'Önemli Doğa Alanı' olarak planlıdır" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONUT VE TARIM ALANLARINA 1,7 KM MESAFEDE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rapora göre proje alanı, Kozağaç Mahallesi merkezine 2,8 kilometre, mahalledeki en yakın konuta 1,7 kilometre; Korucuk Mahallesi merkezine 3,2 kilometre, en yakın konuta ise 2,7 kilometre uzaklıkta yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda ayrıca, Hassas Alanlar kapsamında projenin etki alanı içerisinde hane ve tarım alanı bulunduğu bilgisine de yer verildi. Raporda konuya ilişkin, “Açık Ocak İşletme sahasına en yakın tarım arazileri 1,7 km mesafede Kozağaç Mahallesi’nde bulunmaktadır” denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 17:00:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/muglada-orman-alaninda-mermer-ocagi-projesine-onay-h162651.html">Muğla&apos;da orman alanında mermer ocağı projesine onay</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-izmir-il-baskani-gumrukcuden-bakan-tekine-kurtulus-savasi-tepkisi-h162650.html</link>
		<title>CHP İzmir İl Başkanı Gümrükçü&apos;den Bakan Tekin&apos;e &apos;Kurtuluş Savaşı&apos; tepkisi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;in &quot;Kurtuluş Savaşı&quot; ifadesinin müfredattan çıkarılacağı yönündeki açıklamasına tepki göstererek, &quot;Ders kitaplarımızdan Kurtuluş Savaşı&#039;nı silmeye çalışanlar, ancak ve ancak o şanlı savaşın mağlupları, kaybedenleri ya da onların günümüzdeki işbirlikçileri olabilir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ile ilgili açıklamaları ve son dönemdeki tutuklamalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bugün cezaevlerinde 1334 hasta hükümlünün insani şartlar altında tahliye edilmeyi beklediğini belirten Gümrükçü, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hal böyleyken, Resmi Gazete kararıyla yalnızca Madımak katliamı hükümlüsünün affedilmesi manidardır. Bu karar; özünde laik Cumhuriyete, inanç özgürlüğüne ve sanatçılara karşı yapılmış barbarca bir saldırının failini aklama çabasıdır. Hastalık bahane edilerek ve Cumhurbaşkanlığı yetkisi suiistimal edilerek gerçekleştirilen bu af, laiklikle ve Cumhuriyetle açıkça hesaplaşma arzusudur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MADIMAK FAİLİNE ÖZGÜRLÜK, HKP KURUCUSU VE SİYASİ HİCVE TUTUKLAMA!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) kurucu lideri Nurullah Efe Ankut ile komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklandığına dikkat çeken Gümrükçü, "Sadece siyasi hiciv yaptığı ve insanları güldürdüğü için bir komedyen, Deniz Göktaş tutuklanmıştır. HKP kurucu lideri Ankut ise bir siyasetçi olmanın gereğini yerine getirip muhalefet ettiği ve eleştirdiği için cezaevine gönderilmiştir. Bu iki uç örnek; mevcut iktidarın zihniyetini, cezaevlerini kimlerle doldurmak istediğini ve kimleri afla dışarı çıkarmaya can attığını net bir şekilde gözler önüne sermektedir. Ayrıca bu ve benzeri tutuklamalar ülkemizde hukuk güvenliğinin kalmadığının, adil yargılanma hakkının ortadan kaldırıldığının, tutuklamaların keyfi olduğunun da göstergesidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KURTULUŞ SAVAŞI'NI SİLMEYE ÇALIŞANLAR O SAVAŞIN MAĞLUPLARIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in okul kitaplarından "Kurtuluş Savaşı" ifadesini kaldıracakları yönündeki açıklamalarına tepki gösteren Gümrükçü, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu karanlık zihniyetin amacının ne olduğunu çok iyi biliyoruz ve bu gerici politikalara asla izin vermeyeceğiz. Şanlı tarihimizden, ders kitaplarımızdan Kurtuluş Savaşı'nı silmeye çalışanlar, ancak ve ancak o şanlı savaşın mağlupları, kaybedenleri ya da onların günümüzdeki işbirlikçileri olabilir. 'Neden kurtuluyoruz' diye soranlar duysun ki, Kurtuluş Savaşı emperyalist işgalden kurtuluş savaşıdır. En büyük antiemperyalist başkaldırıdır. Sömürgeciliğe karşı direniş ve savaştır. 'Kurtuluş Savaşı' teriminin kaldırılmasının 'pedagojik sadeleştirme' veya 'bilişsel yükü azaltma' olarak savunulması çok açıktır ki gerçek niyeti maskeleyen örtülü bir kisvedir. Unutmasınlar ki Atamızın da dediği gibi 'Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir; yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.' Biz bu hakikatin çarpıtılmasına, tarihimizin karartılmasına asla geçit vermeyeceğiz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KURTULUŞ SAVAŞI RUHU CHP ÖNDERLİĞİNDE SÜRECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir’in tarihi misyonuna ve CHP’nin kararlılığına da vurgu yapan Gümrükçü, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"> "Kurtuluş Savaşı'nın askeri ayağı, 9 Eylül 1922'de İzmir'imizin düşman işgalinden kurtarılmasıyla şanla, şerefle sona ermiştir; ancak ruhu ölmemiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister' sözü rehberimizdir. Laikliğe, Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı yapılacak açık veya gizli her türlü gerici saldırıya karşı, Cumhuriyet Halk Partisi önderliğinde o şanlı ruhun fikir ve eylem mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir. 'Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' inancıyla, bu topraklarda Cumhuriyet, laiklik ve demokrasi mücadelesinden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 16:35:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-izmir-il-baskani-gumrukcuden-bakan-tekine-kurtulus-savasi-tepkisi-h162650.html">CHP İzmir İl Başkanı Gümrükçü&apos;den Bakan Tekin&apos;e &apos;Kurtuluş Savaşı&apos; tepkisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/vatan-partisinden-bilecikte-nato-protestosu-h162649.html</link>
		<title>Vatan Partisi&apos;nden Bilecik&apos;te NATO protestosu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Vatan Partisi üyeleri, NATO&#039;yu protesto etti. Vatan Partisi Bilecik İl Başkan Yardımcısı Feyzi Köse, “NATO, ABD emperyalizminin NATO ülkelerini kontrol altına alma yeraltı teşkilatıdır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Vatan Partisi üyeleri, Ankara’da gerçekleştirilen NATO toplantısını Bilecik’te protesto etti.&nbsp; Atatürk Parkı’nda bir araya gelen partililer adına basın açıklamasını yapan Vatan Partisi Bilecik İl Başkan Yardımcısı Köse, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye'de toplanan bu NATO toplantısı, iç çatışmalarla derin bir krize giren, dağılan, çöken NATO'nun Ankara'daki cenaze törenidir. NATO'da Türkiye'ye güvenlik yok, tehdit vardır, düşmanlık vardır. Dört bir tarafımızdan kuşatılıyoruz. Güneyimiz, kuzeyimiz, batımız, doğumuz kalmadı; bütün NATO'nun namluları bize bakıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO kim? NATO güya Sovyetler Birliği'ne karşı, komünizme karşı kurulan bir örgüttü. Sovyetler Birliği dağıldı, halen niye genişlemek için uğraşıyor? NATO, ABD emperyalizminin NATO ülkelerini kontrol altına alma yeraltı teşkilatıdır. Bunun çeşitli adları vardır. Türkiye'deki adı Kontrgerilla'dır, İtalya'da Gladio'dur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜM OLUMSUZLUKLARIN KÖKENİ NATO"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO’nun sicili o kadar kabarık ki ülkemizde yaşanan tüm olumsuzlukların kökeni NATO, Gladio. 12 Mart 1971 darbesini yapan, 12 Eylül 1980 darbesini yapan bu bahsettiğimiz Kontrgerilla, yani NATO’nun yeraltı örgütüdür. PKK’yı silahlandırıp 120 bin TIR silah veren, yıllarca Türkiye’nin ekonomisini, güvenliğini tehdit eden, binlerce canımıza kıyan bu PKK belasını yaratan gene NATO ve yeraltı örgütüdür. Kürdistan adı altında ikinci İsrail’i kurmayı hedeflediler ama başaramadılar, başaramayacaklar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte bu şartlarda toplanan NATO zirvesi, piyasaya NATO masalları sürüyor. Türkiye’nin düşmanı olan NATO’ya kuzu postu giydirenler var. NATO Türkiye’nin koruyucusu oldu diyenler var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO'DAN KURTULMADAN TAM BAĞIMSIZ ÜLKE OLAMAYIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO, çürüyen ve ölen bir teşkilat. Onu kaldırmak Türkiye'ye düşmez. O NATO'nun cenazesi kalkar buradan. O NATO'ya, hatta cenazesi için bir karış toprak bile vermeyiz. Bu NATO'dan kurtulmadan tam bağımsız bir ülke olamayız. Bu NATO'dan kurtulmadan üretim devrimimizi gerçekleştiremeyiz. Bağımsız, bütünleşen, üreten, başı dik bir Türkiye için NATO'ya hayır diyoruz, emperyalizme hayır diyoruz, siyonizme hayır diyoruz. Yaşasın üreten, bütünleşen Türkiye; yaşasın tam bağımsız, başı dik, hür yaşayanların ülkesi Türkiye; yaşasın Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakı, yaşasın Avrasya.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 16:10:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/vatan-partisinden-bilecikte-nato-protestosu-h162649.html">Vatan Partisi&apos;nden Bilecik&apos;te NATO protestosu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afsin-elbistan-a-termik-santralinin-ilave-unitelerine-verilen-ced-olumlu-karari-iptal-edildi-h162648.html</link>
		<title>Afşin-Elbistan A Termik Santrali&apos;nin ilave ünitelerine verilen ÇED Olumlu kararı iptal edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Afşin-Elbistan A Termik Santrali&#039;ne ilave edilmesi planlanan 5. ve 6. ünitelere ilişkin verilen &quot;ÇED Olumlu&quot; kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Greenpeace Türkiye ile bölge sakinlerinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Afşin-Elbistan A Termik Santrali 5. ve 6. Ünite İlave Projesi" için verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açtığı davada karar çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunu değerlendirerek, nihai ÇED Raporu'nun usul ve teknik yönlerden yeterli olmadığı sonucuna vardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, inşa edilecek ünitelere ilişkin projeye özel zemin etüt çalışmaları ile ünite bazlı taşıma gücü, emniyet gerilmesi ve oturma hesaplarının bulunmadığı, linyit üretimi için zorunlu olan susuzlaştırma faaliyetlerinin büyük ölçüde kalıcı ve sonradan giderilemeyecek hidrojeolojik etkilerinin faaliyete başlanmadan önce değerlendirilmediği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık koruma bandına ilişkin bilgilerin çelişkili olduğu ve hassas gruplar yönünden sağlık etki analizinin yapılmadığı belirtilen kararda, proje sahası çevresindeki tarım arazilerine olası etkilerin ve bu etkilere karşı alınacak önlemlerin de ortaya konulmadığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİLGİLER GÜNCEL VE TUTARLI DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, atıksu arıtma tesisine, maden ruhsatına ve kömür rezervine ilişkin bilgilerin güncel ve tutarlı olmadığını, ilave ünitelerin kurulacağı alan için ayrıca jeoteknik inceleme yapılmadığını, mevcut üretim alanlarının çevresel etkileri dikkate alınarak ilave ünitelerin ekolojik etkileri ile alınacak önlemlerin belirlenmediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler doğrultusunda ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara uygun biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle Bakanlık tarafından verilen "ÇED Olumlu" kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme kararında, bilirkişi raporunda projenin meteoroloji mühendisliği ve biyoloji uzmanlık alanları yönünden uygun bulunduğuna ilişkin değerlendirmelere de değinilerek, çevresel etki değerlendirmesinin bir bütün olarak ele alınması gerektiği, iki uzmanlık alanı bakımından yeterli bulunmasının tespit edilen esaslı eksiklikleri ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Bu nedenle davalı idarenin ve müdahil şirketin bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı yönündeki itirazlarına itibar edilmediği belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 15:46:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afsin-elbistan-a-termik-santralinin-ilave-unitelerine-verilen-ced-olumlu-karari-iptal-edildi-h162648.html">Afşin-Elbistan A Termik Santrali&apos;nin ilave ünitelerine verilen ÇED Olumlu kararı iptal edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/karadeniz-mayin-karsi-gorev-grubunun-gorev-kapsamini-genisleten-degisiklik-imzalandi-h162647.html</link>
		<title>Karadeniz Mayın Karşı Görev Grubu&apos;nun görev kapsamını genişleten değişiklik imzalandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Romanya Savunma Bakanı Radu-Dinel Miruta ve Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu&#039;nun, Karadeniz&#039;de üç ülkenin denizaltı kritik altyapılarını koruma görevi ilave edilecek şekilde görev kapsamını genişleten mutabakat muhtırası değişikliğini imzaladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı'nın resmi X hesabından yapılan paylaşımda, üç bakanın imzaladığı mutabakat muhtırasına ilişkin bilgi verildi. Paylaşımda,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/40f3c100-0ae6-4d77-81ba-ca26eadbf812-w.png" style="width: 717px; height: 1009px;" /> "Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelen Romanya Savunma Bakanı Radu-Dinel Miruta ve Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen görüşmede her üç Bakan tarafından Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea), Karadeniz'de üç ülkenin denizaltı kritik altyapılarını koruması görevi ilave edilecek şekilde görev kapsamını genişleten mutabakat muhtırası değişikliği imzalandı" ifadeleri yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 15:05:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/karadeniz-mayin-karsi-gorev-grubunun-gorev-kapsamini-genisleten-degisiklik-imzalandi-h162647.html">Karadeniz Mayın Karşı Görev Grubu&apos;nun görev kapsamını genişleten değişiklik imzalandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/asu-kaya-bos-binalarda-baskancilik-oynamak-isteyenler-buyursun-oynasin-h162646.html</link>
		<title>Asu Kaya: Boş binalarda &apos;başkancılık&apos; oynamak isteyenler buyursun oynasın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, CHP Osmaniye İl Örgütü&#039;ne yeni atanan yönetimin çilingirle parti binasına girmesine tepki göstererek, “Boş binalarda &#039;başkancılık&#039; oynamak isteyenler buyursun oynasın. Biz halkın gönlündeyiz, milletle biriz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Osmaniye İl Başkanlığı’nda yaşanan yönetim değişikliğinin ardından Rıza Tekerek ve beraberindeki yeni yönetimin, kapısını çilingirle açarak parti binasına girmesine CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya tepki gösterdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sarayla hedefi olanlar bizi asla anlayamazlar" diyen Kaya, açıklamasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Butlancılar, CHP Osmaniye İl Başkanlığımıza polis ve çilingir marifetiyle kapıları kırarak girmiştir. Boş binalarda 'başkancılık' oynamak isteyenler buyursun oynasın. Biz halkın gönlündeyiz, milletle biriz. Parti tüzüğünü ve örgüt iradesini çiğneyerek koltuk kapma yarışına girenlere karşı, seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte duruşumuzu ve kararlılığımızı ülkemizin dört bir yanında, sokaklarda, meydanlarda, halkımızın teveccühüyle en net şekilde gösteriyoruz. Sarayla hedefi de yolu da bir olanlar bunu asla anlayamaz. Sizin yolunuz saraya, bizim yolumuz bu asil millete çıkar.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 14:40:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/asu-kaya-bos-binalarda-baskancilik-oynamak-isteyenler-buyursun-oynasin-h162646.html">Asu Kaya: Boş binalarda &apos;başkancılık&apos; oynamak isteyenler buyursun oynasın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/istanbul-valiligi-persembe-sabahi-yerel-kuvvetli-saganak-bekleniyor-h162645.html</link>
		<title>İstanbul Valiliği: Perşembe sabahı yerel, kuvvetli sağanak bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Valiliği, perşembe sabah saatlerinden sonra kentin Avrupa Yakasında yerel, kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini; sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'da geçtiğimiz cumartesi günü aralıklı sağanak bazı bölgelerde su baskınlarına yol açmıştı. İstanbul Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün değerlendirmelerine dayanarak yeni bir uyarı yaptı. Perşembe sabahından itibaren yerel, kuvvetli sağanak beklendiğini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valiliğin açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün değerlendirilmesine göre; yapılan son değerlendirmelere göre; 09.07.2026 Perşembe günü sabah saatlerinden sonra İstanbul'un Avrupa Yakasında yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklenmektedir. Sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 14:20:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/istanbul-valiligi-persembe-sabahi-yerel-kuvvetli-saganak-bekleniyor-h162645.html">İstanbul Valiliği: Perşembe sabahı yerel, kuvvetli sağanak bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/corlu-tren-faciasinin-sekizinci-yili-ozgur-ozel-adalet-ihmali-sorumlulugu-ve-kusuru-bulunan-herkesin-hesap-vermesiyle-saglanir-h162644.html</link>
		<title>Çorlu Tren Faciasının sekizinci yılı... Özgür Özel: Adalet; ihmali, sorumluluğu ve kusuru bulunan herkesin hesap vermesiyle sağlanır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çorlu Tren Faciası’nın sekizinci yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, hayatını kaybedenleri anarak “Acıları ilk günkü kadar taze olan ailelerin tek talebi adalettir. Vicdanları rahatlatacak gerçek bir adalet sağlanana kadar ailelerin haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çorlu Tren Faciası’nın sekizinci yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, hayatını kaybedenleri anarak “Acıları ilk günkü kadar taze olan ailelerin tek talebi adalettir. Vicdanları rahatlatacak gerçek bir adalet sağlanana kadar ailelerin haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çorlu Tren Faciası’nın sekizinci yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Özel, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çorlu Tren Katliamı’nda yitirdiğimiz 25 yurttaşımızı rahmetle anıyorum. Acıları ilk günkü kadar taze olan ailelerin tek talebi adalettir. Adalet; ihmali, sorumluluğu ve kusuru bulunan herkesin hesap vermesiyle sağlanır. Vicdanları rahatlatacak gerçek bir adalet sağlanana kadar ailelerin haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 14:01:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/corlu-tren-faciasinin-sekizinci-yili-ozgur-ozel-adalet-ihmali-sorumlulugu-ve-kusuru-bulunan-herkesin-hesap-vermesiyle-saglanir-h162644.html">Çorlu Tren Faciasının sekizinci yılı... Özgür Özel: Adalet; ihmali, sorumluluğu ve kusuru bulunan herkesin hesap vermesiyle sağlanır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/turkiyede-isci-ayin-30-gununun-yaklasik-12-gununu-devlete-vergiye-kesintilere-ve-enflasyona-calisiyor-h162643.html</link>
		<title>Türkiyede işçi ayın 30 gününün yaklaşık 12 gününü devlete; vergiye, kesintilere ve enflasyona çalışıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’li Gülcan Kış: “AKP’nin 24 yıllık Saray iktidarı işçinin maaşını değil, vergisini
büyüttü. Bugün milyonlarca emekçi daha maaşını almadan kaybetmeye başlıyor.”
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, çalışanların yaşadığı ağır geçim krizine ilişkin
yaptığı değerlendirmede AKP iktidarının 24 yıllık ekonomi politikalarını sert sözlerle
eleştirdi. Türkiye’de emeğin hiç olmadığı kadar değersizleştirildiğini belirten Kış, artık
milyonlarca işçinin ayın önemli bir bölümünü kendi ailesi için değil, vergiye, kesintilere
ve hayat pahalılığına çalıştığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İŞÇİ 12 GÜN DEVLETE, 18 GÜN EVİNE ÇALIŞTI<br />
“Bugün Türkiye’de işçi ayın 30 gününün yaklaşık 12 gününü devlete; vergiye,<br />
kesintilere ve enflasyona çalışıyor. Kendi evi, mutfağı ve çocukları için geriye sadece<br />
18 gün kalıyor. Bu tablo ekonomik başarı değil, Saray iktidarının emekçiye çıkardığı<br />
faturadır.” diyen Kış, çalışanların her geçen gün daha fazla yoksullaştığını ifade etti.<br />
“33 BİN LİRALIK BRÜT ASGARİ ÜCRETİN ALIM GÜCÜ 23 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”<br />
AKP’nin sürekli ücret artışlarından söz ettiğini ancak vatandaşın cebindeki gerçeğin<br />
bambaşka olduğunu vurgulayan Gülcan Kış, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br />
“İktidar 33 bin 30 liralık brüt asgari ücretle övünüyor. Oysa vatandaşın yaşadığı<br />
gerçek çok farklı. Kesintiler ve enflasyonun ardından bugün 33 bin 30 liralık brüt<br />
asgari ücretin gerçek alım gücü 23 bin 89 liraya kadar gerilemiş durumda. Daha yılın<br />
ilk altı ayında yaklaşık 10 bin lira buharlaşıyor. Maaş yerinde duruyor ama hayat<br />
pahalılığı koşuyor. İşçinin cebi her ay biraz daha boşalıyor.”&nbsp;&nbsp;<br />
Kış, bunun yalnızca bir maaş hesabı olmadığını belirterek, “O kaybolan 10 bin lira;<br />
çocuğun beslenme çantasıdır, sofradan eksilen ettir, ödenemeyen kiradır,<br />
alınamayan ayakkabıdır, ertelenen doktordur. Ekonomiyi rakamlarla anlatabilirsiniz<br />
ama vatandaş hayatı fişlerle, faturalarla ve boşalan mutfağıyla yaşıyor.” dedi.<br />
“17 MİLYON EMEKÇİNİN CEBİNDEN 1 TRİLYON 167 MİLYAR LİRA ÇIKTI”<br />
Türkiye’de çalışanların yalnızca enflasyonla değil, ağır vergi yüküyle de mücadele<br />
ettiğini belirten Gülcan Kış, ilk altı ayda milyonlarca emekçinin toplam gelir kaybının 1<br />
trilyon 167 milyar lirayı aştığını söyledi.<br />
“1 trilyon 167 milyar lira… Bu para işçinin cebinden çıkan paradır. Bu para üretenden<br />
alındı. Bu para çocukların geleceğinden eksildi. Bu para milyonlarca hanenin<br />
mutfağından çıktı. Bir tarafta Saray’ın ışıkları hiç sönmezken diğer tarafta vatandaş<br />
elektrik faturasını nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Bir tarafta lüks ve israf var, diğer<br />
tarafta ay sonunu getiremeyen milyonlar var.”&nbsp;&nbsp;<br />
“ORTALAMA İŞÇİ MAAŞININ YAKLAŞIK YÜZDE 40’I DAHA CEBİNE GİRMEDEN<br />
ERİYOR”<br />
Ortalama ücretle çalışan bir işçinin yalnızca Haziran ayında 25 bin 922 liralık kayıp<br />
yaşadığına dikkat çeken Kış, bunun Türkiye’de ücretlilerin nasıl bir ekonomik baskı<br />
altında olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün ortalama ücretle çalışan bir işçi maaşının yaklaşık yüzde 40’ını daha cebine<br />
koyamadan kaybediyor. Bunun anlamı şudur; işçi önce devlete çalışıyor, sonra evine<br />
çalışıyor. Böyle bir düzenin adı sosyal devlet olamaz. Böyle bir düzen emeği koruyan<br />
değil, emeği cezalandıran düzendir.”&nbsp;&nbsp;<br />
“24 YILDIR BÜYÜYEN TEK ŞEY SARAYIN HARCAMALARI VE VATANDAŞIN<br />
YOKSULLUĞU OLDU”<br />
AKP iktidarının ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştiren Gülcan Kış, şunları söyledi:<br />
“24 yıldır ‘ekonomi büyüyor’ dediler. Peki kim büyüdü? İşçi mi büyüdü? Emekli mi<br />
büyüdü? Asgari ücretli mi büyüdü? Hayır. Büyüyen tek şey Saray’ın harcamaları oldu.<br />
Büyüyen tek şey faiz yükü oldu. Büyüyen tek şey vergi yükü oldu. Vatandaşın maaşı<br />
büyümedi, borcu büyüdü. Sofrası büyümedi, faturası büyüdü.”<br />
“Bugün Saray tasarruf etmiyor ama vatandaşa kemer sıkmasını söylüyor. Saray<br />
israftan vazgeçmiyor ama işçiye sabır tavsiye ediyor. Vatandaşın cebinde para<br />
kalmadı, ama iktidar hâlâ her şey yolundaymış gibi davranıyor.”<br />
“ASGARİ ÜCRETİ 45 BİN 800 LİRAYA ÇIKARMAK TERCİH DEĞİL,<br />
ZORUNLULUKTUR”<br />
Gülcan Kış, Cumhuriyet Halk Partisi’nin asgari ücret konusundaki teklifini de<br />
hatırlatarak iktidara çağrıda bulundu.<br />
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in<br />
açıkladığı gibi asgari ücretin 45 bin 800 liraya yükseltilmesi için Türkiye Büyük Millet<br />
Meclisi’ne kanun teklifimizi verdik. Bu teklif siyasi bir tercih değil, milyonlarca<br />
emekçinin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu bir adımdır.”<br />
Kış, NATO Zirvesi’nin ardından çalışmalarına başlayacak TBMM Genel Kurulu’na da<br />
seslenerek şu çağrıyı yaptı:<br />
“Meclis toplanır toplanmaz ilk gündemlerden biri bu teklif olmalıdır. Genel Kurul,<br />
milyonlarca işçinin sesine kulak vermeli ve emekçiyi sevindirecek bu kanun teklifini<br />
kabul etmelidir. Çünkü ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var; daha yılın ilk altı<br />
ayında 33 bin 30 liralık brüt asgari ücretin alım gücü 4 bin 986 lira eridi. Vatandaşın<br />
beklemeye tahammülü kalmadı. Bu nedenle asgari ücretin artırılması artık keyfi bir<br />
tercih değil, sosyal devletin yerine getirmesi gereken anayasal bir sorumluluktur.”&nbsp;&nbsp;<br />
Açıklamasını, “Biz emeğin hakkını, alın terinin değerini ve vatandaşın insanca<br />
yaşayacağı bir ücreti savunmaya devam edeceğiz. Sarayın değil, milletin bütçesini<br />
büyüten bir ekonomi mümkündür.” sözleriyle tamamladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 13:44:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/turkiyede-isci-ayin-30-gununun-yaklasik-12-gununu-devlete-vergiye-kesintilere-ve-enflasyona-calisiyor-h162643.html">Türkiyede işçi ayın 30 gününün yaklaşık 12 gününü devlete; vergiye, kesintilere ve enflasyona çalışıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/gastronomi-film-festivali-karsta-kulturun-izini-suruyor-h162642.html</link>
		<title>Gastronomi Film Festivali Kars&apos;ta kültürün izini sürüyor</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF) Urla, Londra ve Çeşme&#039;nin ardından bu yıl rotasını Kars&#039;a çevirdi. Festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün, &quot;Biz ürünlerden önce onları mümkün kılan hayatı ve üretim kültürünü anlatmak istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bir kentin hikâyesi yalnızca sokaklarında değil, mutfağında, hafızasında ve anlattığı öykülerde saklı. Bu anlayışla yola çıkan Uluslararası Gastronomi Film Festivali bu yıl Kars'ta sinema ile gastronomiyi aynı zeminde buluşturuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün, Kars'ın festival rotasına nasıl dahil olduğunu, yerel kültürün programa nasıl yön verdiğini, gastronomi ile sinemanın neden birbirini tamamlayan iki anlatı biçimi olduğunu ve festivalin önümüzdeki yıllara uzanan yol haritasını ANKA Haber Ajansı'na anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/6224871a-93d5-4ccd-a704-3e51397eb9eb-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gastronomi Film Festivali daha önce Urla, Londra ve Çeşme'de gerçekleştirildi. Bu yıl rotanızı Kars'a çevirdiniz. Batıdan Doğu'ya uzanan bu yolculukla nasıl bir hikâye anlatmak istiyorsunuz? Kars'ın festivalin ruhuna kattığı unsurlar sizce neler?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz bu rotayı Batı'dan Doğu'ya giden düz bir çizgi olarak görmüyoruz. Çünkü kültür, haritalardaki yön duygusuna pek sadık değil. Bir tarif sınırı geçiyor, bir ezgi başka bir dilde yaşamaya devam ediyor, bir göç bir şehrin sofrasını değiştiriyor. Kars bu yüzden çok özel. Bir serhat şehri; yani ayrılığın çizildiği yerde, yüzyıllardır temasın da yaşandığı bir coğrafya. Bize sınırların yalnızca ayırmadığını, bazen kültürü yoğunlaştırdığını hatırlatıyor. Festivalin Kars'a gelişiyle anlatmak istediğimiz hikâye biraz da bu: İnsanlar sınırlar çiziyor, hayat ise durmadan birbirine karışıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kars, mutfak kültürü ve gastronomik mirası açısından Türkiye'nin en özgün şehirlerinden biri. Festival programını oluştururken Kars'ın hangi değerlerini öne çıkarmayı hedeflediniz?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kars'ı yalnızca ne ürettiği üzerinden anlatmak istemiyoruz. Bizi asıl ilgilendiren, nasıl ürettiği. Çünkü gravyerin, kaşarın, balın ya da kaz kültürünün ardında yalnızca bir lezzet yok; iklimle kurulmuş bir müzakere, mevsime göre biçimlenmiş bir hayat ve kuşaklar boyunca sınanmış bir bilgi var. Bugün hızın neredeyse erdem sayıldığı bir dünyada Kars, bazı şeylerin ancak bekleyerek mümkün olduğunu biliyor. Programda öne çıkarmak istediğimiz değer tam da bu: Ürünlerden önce, onları mümkün kılan insan aklına ve hayat tecrübesine bakmak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kars'taki festival hazırlık sürecinde yerel üreticiler, kurumlar ve kültür insanlarıyla nasıl bir ortak çalışma yürüttünüz?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir şehre gidip sonra o şehrin insanlarını programa davet etmek bana gerçek bir iş birliği gibi gelmiyor. Biz, ilişkinin daha en başta kurulması gerektiğine inanıyoruz. Kars'ta üreticiler, yerel kurumlar, kadınlar, gençler ve kültür insanları festivalin çevresinde duran isimler değil, kurduğumuz yapının bir parçası. Çünkü dışarıdan gelen bir ekip program hazırlayabilir ama bir şehrin neyi önemsediğini tek başına bilemez. Biz Kars'ta ev sahibi olmaya çalışmıyoruz. Misafir olduğumuzu unutmadan birlikte bir şey kurmaya çalışıyoruz. Bizce iyi bir iş birliğinin ilk şartı da bu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gastronomi ve sinemayı bir araya getiren bu festivalin, Kars'ın kültürel ve turistik tanıtımına nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tanıtım" kelimesine biraz dikkatle yaklaşıyoruz. Çünkü bir şehri sürekli anlatılacak bir nesneye dönüştürdüğünüzde bazen onu gerçekten görmeyi bırakıyorsunuz. Biz Kars'ı güzel görüntülerden oluşan bir destinasyon olarak sunmak istemiyoruz. Bir filmin yapabileceği daha kıymetli bir şey var: Bir yere bakış süremizi uzatmak. Merak ettiğiniz şehirle kurduğunuz ilişki, tüketmek istediğiniz şehirle kurduğunuz ilişkiden farklıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UGFF'nin yeni rotalarını da bu düşünce belirliyor. Urla, Çeşme, Londra ve Kars'ın ardından Amsterdam ve Barcelona üzerine yürüttüğümüz temaslar var. Ama bizim için büyümek, haritada çoğalmak değil. Yeni bir şehre gittiğimizde festivalin de fikrini değiştirebiliyorsak, o zaman gerçekten yol alıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gastronomi ve sinema ilk bakışta farklı disiplinler gibi görünse de aslında güçlü bir hikâye anlatımı ortaklığına sahip. Sizce bu iki alanı bir araya getiren en önemli unsur nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bence ikisini birbirine bağlayan şey hikâye değil, seçim. Bir yönetmen kadrajın içine neyi alacağına, neyi dışarıda bırakacağına karar verir. Bir mutfak da yüzyıllar boyunca benzer seçimlerle oluşur: Neyi saklayacağız, neyi fermente edeceğiz, neyi paylaşacağız, kıtlıkta neyi çoğaltacağız? Bu yüzden hem sinemaya hem gastronomiye baktığımızda insanın koşullar karşısındaki yaratıcılığını görüyoruz. İkisi de elindeki dünyayı olduğu gibi kabul etmiyor; onu seçiyor, dönüştürüyor ve başkasına aktarılabilir hâle getiriyor. Kültür dediğimiz şey, bir noktada insanlığın yaptığı seçimlerin belki de en uzun hafızasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Festival boyunca izleyicileri nasıl bir program bekliyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz hiçbir zaman izleyicinin yalnızca koltuğunda oturduğu bir festival tasarlamadık. Film gösterimleri programın kalbinde yer alıyor ama bizim için asıl merak, film bittikten sonra ne olduğuyla başlıyor. Bir sahne insanın damağında başka bir çağrışım bırakabilir mi? Bir söyleşi, yıllardır bildiğini sandığı bir meseleye yeniden baktırabilir mi? Hiç tanımadığı biriyle aynı masaya oturtabilir mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SineSınıf ve GastroSınıf buluşmaları, söyleşiler, tadımlar, atölyeler ve profesyonellerle gençleri yan yana getiren programlar bu edisyonda da önemli bir yerde duruyor. Çünkü bizim için festival, film bittiğinde sona ermiyor. Işıklar yanıyor, salon boşalıyor ama insanın zihnine bir kez düşen soru kendi yolculuğuna yeni başlıyor. Kars'ta açmak istediğimiz alan tam olarak da bu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 13:16:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/gastronomi-film-festivali-karsta-kulturun-izini-suruyor-h162642.html">Gastronomi Film Festivali Kars&apos;ta kültürün izini sürüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/1-temmuzda-tutuklanan-gazeteci-fatma-sibel-gurcihana-berat-albayrak-davasi-acildi-h162641.html</link>
		<title>1 Temmuzda tutuklanan gazeteci Fatma Sibel Gürcihana Berat Albayrak davası açıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak&#039;a ilişkin bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle 1 Temmuz’da tutuklanan gazeteci Fatma Sibel Gürcihan hakkında &quot;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot; suçundan, 6 gün sonra iddianame düzenledi. İstanbul Anadolu 78. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti, Gürcihan&#039;ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. İlk duruşma 4 Ağustos&#039;ta görülecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gazeteci Fatma Sibel Gürcihan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı ve eski bakan Berat Albayrak hakkındaki paylaşımı nedeniyle gözaltına alınıp, 1 Temmuz günü tutuklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Gürcihan hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan iddianame düzenledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Anadolu 78. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, Gürcihan'ın Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün hazırladığı araştırma raporu doğrultusunda Gürcihan'ın "@FSYuksek" kullanıcı adlı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle soruşturma başlatıldığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcılık, Gürcihan'ın, 29 Haziran 2026 tarihinde, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a ilişkin bir röportajı alıntılayarak çeşitli paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımın soruşturmaya konu edildiğini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede, Gürcihan'ın ifadesinde paylaşımın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, söz konusu paylaşımı gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığını, yanlış anlaşıldığını düşündüğünü ve özür dilediğini söylediği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcılık ise paylaşımda yer alan iddiaların doğruluğu teyit edilmeden kamuoyuna kesinlik atfedilerek yayıldığını değerlendirerek, eylemin TCK'nın 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu oluşturduğu kanaatine vardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İDDİANAME KABUL EDİLDİ, TUTUKLULUĞU DEVAM EDECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Anadolu 78. Asliye Ceza Mahkemesi, iddianameyi bir gün sonra kabul ederek yargılama sürecini başlattı. Tensip zaptında, tutuklu Gürcihan'ın, üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğu, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme ayrıca, sanığın duruşmada hazır edilmesine, sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına, sosyal medya paylaşımının herkese açık olup olmadığına ve kaç kişi tarafından görüntülendiğine ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden bilgi istenmesine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun yanı sıra, gazeteci Gürcihan hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü başka bir soruşturma dosyasında "tehdit" suçundan iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilmesinin değerlendirilmesi de tensipte yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, davanın ilk duruşmasının 4 Ağustos 2026 tarihinde saat 10.00'da görülmesine karar verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 26 12:50:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/1-temmuzda-tutuklanan-gazeteci-fatma-sibel-gurcihana-berat-albayrak-davasi-acildi-h162641.html">1 Temmuzda tutuklanan gazeteci Fatma Sibel Gürcihana Berat Albayrak davası açıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


