<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-kilic-kocyigitten-gulistan-doku-sorusturmasi-icin-cagri-donemin-icisleri-bakani-suleyman-soylu-da-sorgulanmali-h161489.html</link>
		<title>Gülistan Kılıç Koçyiğitten Gülistan Doku soruşturması için çağrı: Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarını anımsatarak, “Çocukların güvenliği kamusal sorumlulukla sağlanır, güvenlikçi politikalarla değil” dedi. Gülistan Doku soruşturmasına değinen Koçyiğit, “Vali ile sınırlı olduğunu düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında&nbsp;Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin olarak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ülke olarak, siyasetçi olarak, yetişkin olarak, ebeveyn olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ama bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu yaşananların bir tesadüf olmadığını, münferit bir olay olmadığını ve bir anlık bir öfkenin sonucunun olmadığını ifade etmemiz gerekiyor. Sistemsel ihmallerin, görmezden gelinen yanlış politikaların ve eğitim alanındaki yapbozun bir sonucu olarak bugün karşımıza çıkmış durumda.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koçyiğit, Türkiye’de çocukların derin bir eşitsizlik içinde büyüdüğünü vurgulayarak, "Bir çocuk okula aç giderken, diğer bir çocuk özel derslerle eğitim sürecine hazırlanıyor. Bir çocuk kalabalık sınıflarda kaybolurken bir başkası ayrıcalıklarla büyüyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet dili yaşamın her alanına yayılmış durumda”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koçyiğit, bireysel silahlanma ve siyasal dil üzerinden "Gündelik hayatımız şiddetle kuşatılmış durumda. Evde, sokakta, televizyonda ve siyasette dışlayıcı, kutuplaştırıcı bir dil var. Çocuklar bu dilin içine doğuyor" dedi. Bireysel silahlanma sorununa dikkati çeken Koçyiğit, evlerde bulunan silah sayısının artmasının ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirterek, denetim eksikliğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okullara yönelik güvenlik tartışmalarına değinen Koçyiğit, "Güvenlik sadece güvenlik görevlisi koymakla, kamerayla, demir kapılarla sağlanmaz. Okulları karakola çevirerek güvenlik sağlayamazsınız" dedi. Gerçek çözümün sosyal politikalarla mümkün olacağını vurgulayan Koçyiğit, “yoksulluğun azaltılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve eşit eğitim koşullarının sağlanması” gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal hizmetler yasa teklifi eleştirisi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis gündemindeki kanun teklifini eleştiren Koçyiğit, düzenlemenin sosyal devleti zayıflattığını savunarak, "Bu yasa sosyal devletin tasfiyesini içeriyor. Hak temelli bir yaklaşım yerine yardımı bir lütfa dönüştüren bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. Dijital denetim düzenlemelerini de eleştiren Koçyiğit, özellikle çocukların dijital mecralarda takip edilmesine ilişkin maddelerin “anonimliği ortadan kaldırdığını ve gözetim rejimi yarattığını” ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ve kadın cinayetleri dosyaları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli'de 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasına değinen Koçyiğit, dosyada ciddi ihmaller olduğunu belirterek, “Bizzat oradaki mülki idari amiri yani Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in kendisi tarafından soruşturmanın nasıl karartıldığını ve Gülistan Doku’ya hem tecavüz eden hem katliamından sorumlu olan oğlu Mustafa Türkay Sonel’i nasıl koruduğunu ve devletin kurumlarını kendi oğlunu korumak için nasıl suç ortağı yaptığını görmüş olduk” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı vali kendi eliyle teslim alıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koçyiğit, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yani ortada aslında sadece bir cinayet dosyası yok, bir suç şebekesi var. Bir çatı örgütlenmesi var. Buraya sadece bir cinayet ve bir cinayetin örtbas edilmesi meselesi olarak bakamayız. Bir mülki idare amiri, ildeki her insanın can güvenliğinden ve mal güvenliğinden sorumlu mülki idare amirinin oğlu bir cinayet işliyor ve kendisi bu cinayeti örtbas etmek için devletin bütün birimlerini harekete geçiriyor. Kendi makamını kullanıyor, kendi valilik forsunu kullanıyor yetmiyor bütün aileyi ve bütün kamuoyunu da yanlış yönlendirip günlerce orada Munzur Gölünde arama çalışmaları yaparak dikkatleri sürekli dağıtıyor. Peki bu mesele gerçekten sadece vali ile mi sınırlıdır? Vali ile sınırlı olduğunu da düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır. Sorumluluğu vardır. Şimdi çıkıp zamanında ‘biz bütün bunları sorguladık ama bir şey çıkmadı’ demekle olmaz. Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı alma görevi normalde kriminal büroda olması gerekirken, oradaki cinayet büroda olması gerekirken ilgili kollukta olması gerekirken vali kendi eliyle teslim alıyor. Vali sonra SIM kartı bir eski polis olan hackera gönderiyor ve bilgileri sildiriyor sonra getiriyor emniyete veriyor. Kimse de demiyor ki ‘ya kardeşim senin bunu almaya hakkın yok, sen bu sim kartı alamazsın’, ‘ailesi verse de alamazsın böyle bir yetkin yok’ diyen var mı? Yok.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">O dönem soruşturmayı yürüten savcılar hakkında da bugün soruşturma yürütülmelidir. Görevlerini yapmamışlardır, hakkıyla bu soruşturmayı yürütmemişlerdir. Suçun üstünün örtülü kalmasının bizzat müsebbibidirler. O dönemin Adalet Bakanları ile aile görüşme yaptı, İçişleri Bakanlığı ile görüşme yaptılar, Valilik ile onlarca defa görüşme yaptılar. Kimse dönüp bakmadı mı dosyadaki ihmaller zincirine? Demek ki burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var ve bu asla iktidardan azade bir sorumluluk değildir. O dönemin İçişleri Bakanı da AKP'nin bakanıydı, Adalet Bakanı da AKP'nin bakanıydı, Valiyi de AKP atadı. Oradaki birim müdürlerini de, kurum müdürlerini de, devlet memurlarının her birisinin atamasında da iktidarın sorumluluğu vardır. O anlamıyla burada sadece bir valiyi almak, bir valinin sorumluluğunu ortaya koymakla ilgili değil toplam bir sistemin sorgulanmasına ihtiyaç olduğunu ifade etmemiz gerekiyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Her birisi devletin bir mevkisini eline geçirmiş ve o mevki üzerinden istediğini yapabileceğini düşünüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlere ilişkin dosyaların aydınlatılmadığını söyleyen Koçyiğit, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne değinerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Van'da Rojin Kabaiş dosyası. Baba aylardır feryat ediyor. Bizler önergeler verdik, vekillerimiz konuştu. Dosyada bir arpa boyu yol gidilmiyor, neden? Şimdi işin içinde rektörlük var. 17 kameradan sadece bir kamera incelenmiş. Rektör ve yakınları olaya el koymuş ve aileyi tehdit ediyorlar. Peki bu ülkenin adaletini kim sağlayacak? Mevkiyi elinde tutan, yetkiyi elinde tutan, gücü elinde tutanlar gencecik kızların yaşamlarının çalınmasına sebep oluyorlar, cinayetlerin üstlerini örtüyorlar, suç örgütü kuruyorlar ve yönetiyorlar ama hiç kimseden ses çıkmıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir avuç insan ‘adalet, adalet’ diye sokakları arşınlıyor ama sesini duyan yok. Rojin Kabaiş’in DNA bulgusunda iki erkeğe dair DNA olduğu tespit edildi ve bulaş olmadığı net. Yani bir cinsel saldırıya maruz kaldığına dair veriler var. Bütün bunlar araştırıldı mı? Hayır araştırılmadı. Cezasızlık politikasından güç alan bir sistem gerçeği ile karşı karşıyayız. Aynı şekilde Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman, Rabia Naz gibi dosyaların üstünün örtüldüğünü biliyoruz. Fail olduğu iddia edilen kişiler nüfuzlu kişiler olduğu için, siyasetçi kişiler olduğu için dosyaları etkilediler ve bu süreçlerin üstü kapatıldı. Bütün saydığımız dosyalarda adalet yerini bulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Adalet Bakanı’nın ‘ucu kime dokunuyorsa dokunsun’ sözünü bütün dosyalar nezdinde hayata geçirmesine dair beklentimizi ifade etmek istiyoruz. Evet ucu kime dokunursa dokunsun, kim suçluysa yargı önünde hesap vereceği bir sürecin başlatılması ve işletilmesi gerekiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlayda Zorlu protestoları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatay’da yaşamını yitiren üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’ya ilişkin protestolarda gözaltına alınan gençlere de değinen Koçyiğit, “Sabah avukatlardan aldığımız bilgiyi bizzat size aktarmak istiyorum. ‘Gözaltında olan 79 gencin ifade işlemleri sırasında işkence ve kötü muamele iddialarının tutanaklara geçirilmediği, müdahale edildiği, avukatların tehdit edilerek dışarı çıkarıldığı ve bazı gençlerin ifadeleri alınmadan doğrudan savcılığa sevk edildiği yönünde ciddi ihlaller söz konusudur.’&nbsp;Şimdi İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesinin tüm detaylarına ve buradaki sorumlulara yakından bakılmalıdır" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sürecin ilerlemesi için yasal adım şart”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Koçyiğit, barış sürecine ilişkin yürütülen sürece değinerek, "Yasa yapma ihtiyacı zorunludur. Bu konuda sorumluluk almaya ve cesur adımlar atmaya ihtiyaç var. Geciktirilmesini doğru bulmuyoruz" dedi.&nbsp;Koçyiğit, Meclis’in ve iktidarın sürecin ilerlemesi konusunda daha somut adımlar atması gerektiğini belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 15:43:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-kilic-kocyigitten-gulistan-doku-sorusturmasi-icin-cagri-donemin-icisleri-bakani-suleyman-soylu-da-sorgulanmali-h161489.html">Gülistan Kılıç Koçyiğitten Gülistan Doku soruşturması için çağrı: Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hopada-halkevlerinden-ilayda-zorlu-aciklamasi-bir-kadin-daha-sistematik-siddetle-hayattan-koparildi-h161488.html</link>
		<title>Hopada Halkevlerinden İlayda Zorlu açıklaması: Bir kadın daha sistematik şiddetle hayattan koparıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hopa Halkevleri üyeleri, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin değişik illerde yapılan protestolarda gözaltına alınan 79 kişinin serbest bırakılmasını istedi. Yapılan açıklamada, &quot;İlayda’nın ailesi polis tarafından aranarak ‘kızınız eylemlere katılıyor, terör örgütü üyesi oldu’ denilerek hedef gösterilmiş; bu süreçte İlayda, hem devletin baskısına hem de ailesinin maruz bıraktığı şiddet ve mobbinge açık hale getirilmiştir. Polis ve aile şiddetinin iç içe geçtiği bu sarmal, İlayda’yı intihara sürüklemiştir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin’in Hopa ilçesinde Halkevleri üyeleri ve yurttaşlar, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesine tepki göstermek amacıyla sokaklara çıktı. İlçe merkezinde gerçekleştirilen yürüyüşte, Zorlu’nun maruz kaldığı baskı ve şiddete dikkat çekilirken, basın açıklamasında sorumluların hesap vermesi istendi. Yürüyüş boyunca “hak, hukuk, adalet” ve “kadınlara özgürlük” talepleri öne çıkarken, eyleme katılanlar yaşanan sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İlayda için yapılan eylemlerde göz altına alınanlar serbest bırakılmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkevleri üyeleri tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İlayda Zorlu, 18 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. Üniversiteli yoksulluğuna karşı, geleceksizliğe ve güvencesizliğe karşı, kadına yönelik şiddete karşı mücadele ediyordu. İlayda’nın ailesi polis tarafından aranarak ‘kızınız eylemlere katılıyor, terör örgütü üyesi oldu’ denilerek hedef gösterilmiş; bu süreçte İlayda, hem devletin baskısına hem de ailesinin maruz bıraktığı şiddet ve mobbinge açık hale getirilmiştir. Polis ve aile şiddetinin iç içe geçtiği bu sarmal, İlayda’yı intihara sürüklemiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baharın bir dalı daha devlet ve aile şiddetiyle koparılmış, İlayda hayattan alınmıştır. Sorumlusu erkek egemen devlet şiddetidir. Sorumlusu, İlayda hakkında yalan beyan veren polistir, emri veren amirdir. Sorumlusu, şiddet gördüğü kişilerdir. Devlet eliyle bir kadın daha katledilmiştir. Bugün İlayda’yı karanlığa itenler, dün Gülistan Doku’nun katilini tüm güçleriyle koruyanlardır. Çürümüş düzeniniz kadına düşman, çocuğa düşmandır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dün İlayda için memleketin birçok yerinde eylemdeydik. Bu eylemlerde 79 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır. Bugün güvenceli ve insanca yaşam için; hak, hukuk ve adalet için; kadınlara eşitlik ve özgürlük için mücadele etmek insanlık onuruna sahip çıkmaktır. İlayda Zorlu, insanlık onuruna sahip çıktığı için ölüme sürüklenmiştir. Unutmayacağız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 15:20:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hopada-halkevlerinden-ilayda-zorlu-aciklamasi-bir-kadin-daha-sistematik-siddetle-hayattan-koparildi-h161488.html">Hopada Halkevlerinden İlayda Zorlu açıklaması: Bir kadın daha sistematik şiddetle hayattan koparıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/seyit-aslandan-doruk-madencilik-iscilerine-destek-mesaji-gozaltina-alinan-madenciler-ve-sendikacilar-derhal-serbest-birakilsin-h161487.html</link>
		<title>Seyit Aslandan Doruk Madencilik işçilerine destek mesajı: Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan,  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#039;na yürümelerine izin verilmeyen Doruk Madencilik işçilerine ilişkin, “Saray düzenine karşı talepleri, mücadeleleri bastırılan tüm işçi ve emekçileri, Doruk Madencilik işçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın. Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları derhal ödensin” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Aylardır ücretleri ve tazminatları ödenmeyen Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den başlattıkları ve 9 gündür süren yürüyüşleri, Ankara girişinde polis barikatlarıyla engellendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile görüşmek isteyen işçilere polis saldırdı, aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu işçiler gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günlerdir ‘Emeğimizi, ekmeğimizi istiyoruz’ diyerek mücadele eden işçilerin önüne dikilen polis barikatı ve gözaltı kararı, Saray düzeninin fotoğrafıdır. Yerli ve yabancı tekellerin talepleri doğrultusunda uyguladığı özelleştirme politikalarıyla madencileri güvencesiz koşullarda çalışmaya mahkum eden, enflasyonla mücadele adı altında ücretleri baskılayan Saray düzeni; işçi sınıfı ve emekçilerin hak mücadelelerini ise polisi, savcıyı, hakimi sopa olarak kullanarak bastırmak istemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları derhal ödensin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doruk Madencilik işçilerinin önüne kurulan barikat, insanca yaşam ve çalışma koşulları için mücadele eden sendikacıların, toprağını savunan köylülerin tutuklanmasının bir devamıdır. Saray düzenine karşı talepleri, mücadeleleri bastırılan tüm işçi ve emekçileri, Doruk Madencilik işçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın. Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları derhal ödensin.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 15:02:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/seyit-aslandan-doruk-madencilik-iscilerine-destek-mesaji-gozaltina-alinan-madenciler-ve-sendikacilar-derhal-serbest-birakilsin-h161487.html">Seyit Aslandan Doruk Madencilik işçilerine destek mesajı: Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-talat-dincer-dijital-platform-komisyonlari-kucuk-esnafi-nefessiz-birakiyor-h161486.html</link>
		<title>CHPli Talat Dinçer: Dijital platform komisyonları küçük esnafı nefessiz bırakıyor.</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Talat Dinçer, dijital yemek ve alışveriş platformlarının küçük esnafı ağır komisyonlar, gizli
ücretler ve dayatılan kampanyalarla ayakta kalamaz hale getirdiğini belirterek konuyu Meclis
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Talat Dinçer, son yıllarda hızla büyüyen yemek ve<br />
alışveriş platformlarının küçük esnaf üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı oluşturduğunu<br />
belirterek, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bu kapsamda hem Meclis<br />
araştırması açılması talep edildi hem de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanıtlaması<br />
istemiyle yazılı soru önergesi verildi.<br />
“Her 100 liranın 50 lirası platformlara gidiyor”<br />
Önergede, dijitalleşmeyle birlikte yemek ve alışveriş platformlarının vatandaşlar açısından<br />
kolaylık, hız ve erişim sağladığı, ancak mevcut yapının küçük esnaf lehine değil, giderek<br />
daha fazla baskı üreten bir düzene dönüştüğü vurgulandı.<br />
Birçok platformun başlangıçta esnaftan yüzde 15 ila yüzde 25 arasında komisyon aldığı,<br />
teslimat hizmetleri, reklam ve görünürlük ücretleri, algoritmik sıralama bedelleri ve dayatılan<br />
kampanyalarla birlikte bu oranın yüzde 40 ila yüzde 50 seviyelerine kadar çıkabildiği ifade<br />
edildi.<br />
“Esnaf dijital sistemde görünür olmak için komisyon sarmalına itiliyor”<br />
Talat Dinçer, Anadolu’nun dört bir yanında lokantacı, bakkal, manav ve küçük üreticinin dijital<br />
sistem içinde görünür olabilmek için adeta bir komisyon sarmalına sürüklendiğine dikkat<br />
çekti. Platformlarda öne çıkmak isteyen esnafın daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı,<br />
kampanyalara katılmayan işletmelerin geri plana itildiği ve bu nedenle kendi emeğiyle<br />
rekabet edemez hale geldiği belirtildi.<br />
Dijital platformların artık yalnızca aracılık eden yapılar olmaktan çıktığı; piyasayı belirleyen,<br />
fiyatları yönlendiren ve esnafa tek taraflı şartlar dayatan bir güce dönüştüğü kaydedildi.<br />
“Parası olan öne çıkıyor, küçük esnaf geriye itiliyor”<br />
Dinçer, mevcut sistemde görünürlüğün adil rekabetle değil, ödeme gücüyle belirlendiğini<br />
vurgulayarak, bunun küçük işletmeler açısından sürdürülemez bir tablo yarattığını ifade etti.<br />
Küçük esnafın yalnız bırakılmasının, birçok işletmeyi kepenk kapatma noktasına sürüklediği<br />
belirtildi.<br />
“Komisyona üst sınır, gizli ücretlere son”<br />
Dinçer, çözüm için komisyon oranlarına açık ve net bir üst sınır getirilmesini, gizli maliyetler<br />
ile sonradan eklenen ücretlerin kaldırılmasını, zorunlu kampanya dayatmalarına son<br />
verilmesini, küçük esnaf ve yerel işletmelere yönelik koruyucu düzenlemelerin hayata<br />
geçirilmesini ve platform algoritmalarının şeffaf hale getirilmesini önerdi.<br />
Ticaret Bakanı’na yöneltilen soru önergesinde ise, yüzde 40 ila yüzde 50’ye varan komisyon<br />
oranlarının adil bulunup bulunmadığı, bu oranlara neden hâlâ üst sınır getirilmediği, esnafı<br />
zorlayan gizli ücretler ve dayatılan kampanyalara neden göz yumulduğu, dijital platformların<br />
fiyatları ve piyasayı belirleyen bir güce dönüşmesinin nasıl değerlendirildiği, küçük esnafı<br />
koruyacak somut adımların ne zaman atılacağı ve mevcut düzenin devam etmesi halinde<br />
kepenk kapatan esnafın sorumluluğunu kimin üstleneceği soruldu.<br />
Yemek ve alışveriş platformlarının güçlü olanın kazandığı bir sistem olmaktan çıkarılıp<br />
herkesin eşit şartlarda yarışabildiği adil bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirten Dinçer,<br />
küçük esnafın korunmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:45:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-talat-dincer-dijital-platform-komisyonlari-kucuk-esnafi-nefessiz-birakiyor-h161486.html">CHPli Talat Dinçer: Dijital platform komisyonları küçük esnafı nefessiz bırakıyor.</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-gaziantep-milletvekili-sevda-karaca-gulistan-doku-sorusturmasinda-yasanan-gelismeleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161485.html</link>
		<title>EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeleri TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 5 Ocak 2020&#039;den beri kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek&#039;in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na soru önergesi sundu. Karaca, &quot;Tuncay Sonel’in valilik ve kayyım belediye başkanlığı yaptığı dönemlerdeki ihaleler başta olmak üzere her türlü kamusal işlem açısından ayrı bir soruşturma başlatılmış mıdır? Bu konuda şikayetlerin toplanması için ne tür adımlar atılmıştır&quot; diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeleri, TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle sunduğu önergede,&nbsp;Türkay Sonel’in babası olan Vali Tuncay Sonel hakkındaki suçlamaları sordu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeni deliller,&nbsp;Tuncay Sonel’in, Doku’nun katlinde iştirak halinde hareket ettiğini ortaya koymuştur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, soruşturmada kaydedilen yeni aşamalarla Vali Sonel’in cinayetin gizlenmesinde her adımı organize ettiğinin anlaşıldığına dikkati çekerek, "Devlet bürokrasinin çürümüşlüğünü pazara çıkaran yeni deliller; emniyet görevlileri, kamu görevlileri ve ilin en yüksek mülki idari amiri olan dönemin valisi Tuncay Sonel’in, Doku’nun katlinde iştirak halinde hareket ettiğini ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltında bulunan Vali Sonel’in, bu süreçte kirli para ilişkileriyle de konuşulmaya başlandığını ileri süren Karaca, hem Tunceli halkı tarafından hem diğer görev yeri olan Ordu OSB Başkanvekili tarafından Vali Sonel’in rüşvet aldığı, ihaleleri para karşılığı yandaşlara verdiği gibi iddialar bulunduğunu belirtti. Gülistan Doku cinayetinde ismi geçen şüphelilerin ve ailelerinin kısa sürede zenginleştiklerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını isteyen Karaca, sosyal medyada açık kimliklerini kullanan kişiler tarafından rüşvet ve başkaca suçlara dair paylaşım yapıldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku cinayetinin işlendiği sırada oğlunun kullanımında olan ve güncel değeri 20 milyon TL olan BMW marka lüks aracın nasıl elde edildiğinin kamuoyunca tartışıldığını belirten Karaca, dosyaya yansıyan diğer gelişmelere ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doku cinayeti hakkında yürütülen soruşturmada ifade veren yakın koruması Şükrü Eroğlu da Vali Sonel’den nakit para alarak onun talimatı doğrultusunda transferler yaptığını belirtmiştir. Paranın kaynağına dair bilgi sahibi olmadığını söylemiştir. Ayrıca, Gülistan Doku’nun sim kartı verileri üzerinde para karşılığı oynama yapan itirafçı şüpheli polis memuru Gökhan Ertok’a Valiliğe bağlı ‘Köylere Hizmet Götürme Birliği’ bütçesinden para aktarıldığı belirtilmektedir</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2019 yılında Belediye Başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’nun yaptırdığı incelemede; Sonel’in neredeyse tüm ihaleleri, kanunen yalnızca deprem, yangın gibi beklenmeyen acil durumlarda kullanılması gereken davet usulüyle gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Böylece Sonel ihaleye katılacak kişi ve firmaları önceden belirleyip davet ederek dilediği kişilere vermiştir. Bu dönemde belediye hizmet binası bakımı, peyzaj düzenlemesi ve iş makineleri ve işletmelerin kiralanması gibi yaklaşık 35 milyon lira tutarındaki yedi ihalede bu usul kullanılmıştır. Hakkında yapılan şikayet ise bizzat kendisi tarafından ‘vali’ sıfatı ile incelenerek kapatılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mehmet Ağar'a başvuruldu iddiası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç bir kadını katledip cesedini gizlemenin yanında bütün suç delillerini bürokratik gücünü kullanarak imha etmekten çekinmeyecek bir vahşilik ve pişkinlik içinde hareket eden Vali Sonel’in suçlarının açığa çıkmasının ardından kendini kurtarması için eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a başvurduğu da söylentiler arasındadır. Yeldana Kaharman’ın şüpheli ölümüyle ilişkilendirilen Tolga Ağar’ın babası olan Mehmet Ağar ve Tuncay Sonel bu yönüyle de karanlık bir paydada buluşmaktadır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, şu sorulara yanıt istedi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">- Tuncay Sonel’in valilik ve kayyım belediye başkanlığı yaptığı dönemlerdeki ihaleler başta olmak üzere her türlü kamusal işlem açısından ayrı bir soruşturma başlatılmış mıdır? Bu konuda şikayetlerin toplanması için ne tür adımlar atılmıştır?<br />
<br />
- Tunceli Belediye Kayyımlığı döneminde, Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi suistimal edilerek gerçekleştirilen ve toplam tutarı 35 milyon TL’yi bulan 7 ayrı ihalenin; alıcıları, ihale komisyonu üyeleri ve bu firmaların Vali Sonel ile olan “şahsi/ticari” bağları Bakanlığınızca ve Sayıştay denetçilerince yeniden mercek altına alınacak mıdır?<br />
<br />
- Tuncay Sonel’in Tunceli Belediye Kayyımı olduğu dönemde, ihaleleri 21/b (pazarlık usulü) maddesini suistimal ederek belirli odaklara verdiği ve bu usulsüzlüklere dair şikayetleri “Vali” sıfatıyla bizzat kendisinin kapatarak yargı yolunu tıkadığı iddiaları hakkında ilgili adli mercilerce geçmişe dönük bir dosya açılacak mıdır?<br />
<br />
- Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu’nun itiraf ettiği “nakit para transferleri” trafiğinde, paranın çıktığı ana kaynak ile bu paranın aktarıldığı son durak (ülke içi veya dışı hesaplar) arasındaki bağ kurulmuş mudur? Bu paraların, cinayetin örtbas edilmesi için ödenen bir “sus payı” olup olmadığı araştırılmakta mıdır?<br />
<br />
- Şükrü Eroğlu’nun ifadesinde belirttiği; kaynağı belirsiz nakit paraların transfer edilmesine dair Sonel’e yakın diğer personellerin ve ailesinin MASAK incelemeleri yapılmış mıdır? Oğluna aldığı lüks arabanın kaynağı araştırılmış mıdır? Sonel’in güncel malvarlığı nedir?<br />
<br />
- Soruşturma dosyasında adı geçen şüphelilerin ve ailelerinin, olay tarihinden sonraki mal varlığı artışları incelenmekte midir?<br />
<br />
- Tuncay Sonel’in, hakkındaki soruşturmaları engellemek adına Mehmet Ağar veya bu yapıyla ilişkili olduğu bilinen diğer şahıslarla yüz yüze veya aracılar vasıtasıyla görüştüğü iddiaları üzerine; söz konusu şahısların teknik takibe alınması veya ifadelerine başvurulması yönünde bir talimat verilmiş midir? Sonel’in oğlunun soruşturmaya dahil edilmesinin ardından yaptığı görüşmeler tespit edilmiş midir?</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:30:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-gaziantep-milletvekili-sevda-karaca-gulistan-doku-sorusturmasinda-yasanan-gelismeleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161485.html">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeleri TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/istanbul-film-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu-h161484.html</link>
		<title>İstanbul Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, The Marmara Taksim’de gerçekleştirilen ödül töreniyle sona erdi. Şehrin iki yakasında 9-19 Nisan arasında düzenlenen festival boyunca 127 uzun metraj ve 13 kısa film izleyiciyle buluştu. Festivalin endüstri platformu Köprüde Buluşmalar ise 21. yılında uluslararası sinema profesyonellerini bir araya getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Altın Lale Yarışması’nda bu yıl 15 film yarıştı. Jüri başkanlığını David Mackenzie’nin üstlendiği yarışmanın jürisinde ayrıca Tanja Meissner, Ekin Koç, Aslı Tunç ve Rodrigo Areias yer aldı. En İyi Film Ödülü, Damien Hauser imzalı "Memory of Princess Mumbi"ye verildi. Jüri Özel Ödülü’nü Bi Gan’ın “Diriliş” filmi kazanırken, En İyi Yönetmen Ödülü Lise Akoka ve Romane Gueret’e gitti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oyunculuk kategorilerinde ise “Karanlıkta Islık Çalanlar” filmindeki performansıyla İnci Sefa Cingöz En İyi Kadın Oyuncu, “Ölü Köpekler Isırmaz” filmindeki rolüyle Kemal Burak Alper En İyi Erkek Oyuncu seçildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ödülünü alırken konuşan Alper, başarının kolektif bir süreç olduğunu belirterek, “Bana tek başıma Altın Lale demesinler. Bu ödülü birlikte kazandık” dedi. Alper ayrıca konuşmasında toplumsal ayrışmaya da değinerek, sevgi ve dayanışmayı vurguladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnci Sefa Cingöz ise sahnede yaptığı kısa konuşmada, “Görünmek, duyulmak çok güzel” sözleriyle duygularını dile getirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Bakışlar’da “32 Metre” öne çıktı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç sinemacıların ilk ve ikinci filmlerine odaklanan Yeni Bakışlar bölümünde Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü “32 Metre”ye verildi. Mehmet Akif Büyükatalay, Murat Kılıç, Meryem Yavuz, Soner Alper ve Meltem Naz Salduz’un yer aldığı jüri, filmin güçlü anlatımı ve gerçeklikle kurduğu bağa dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Bakışlar’ta En İyi Erkek Oyuncu seçilen Burak Dakak, ödül konuşmasında “İnsanın emek verdiği bir şeyle takdir görmesi çok mutluluk verici. Bu ödül benim için çok kıymetli” dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Esra Dermancıoğlu da sahnede yaptığı konuşmada film ekibine teşekkür ederek, aldığı ödülün kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kısa film ve bağımsız ödüller</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Festivalde Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmi En İyi Kısa Film seçildi. Keleş, genç sinemacılar olarak sansüre karşı olduklarını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belgesel ödülünü kazanan ekip ise sahnede yaptığı konuşmada, “Belgesellere inanan ve izleyen herkese teşekkür ediyoruz” diyerek seyirciye seslendi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağımsız jürilerin değerlendirmeleri sonucunda ise&nbsp;Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu&nbsp;ödülü Mark Jenkin’in “Rose of Nevada” filmine verilirken,&nbsp;Sinema Yazarları Derneği&nbsp;En İyi Film ödülüne Melik Kuru’nun “İsimsiz Eserler Mezarlığı” layık gördü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Törende festivalin yalnızca bir gösterim alanı değil, aynı zamanda ortak yapım ve uluslararası iş birlikleri için önemli bir platform olduğuna dikkat çekildi. Köprüde Buluşmalar kapsamında bu yıl 23 projenin sunumu yapılırken, sinemacılar uluslararası sektör temsilcileriyle bir araya geldi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:20:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/istanbul-film-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu-h161484.html">İstanbul Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-aylik-394-yillik-3540-artti-h161483.html</link>
		<title>TÜİK: Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi aylık 3,94, yıllık 35,40 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 Mart Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, yıllık yüzde 35,40, aylık yüzde 3,94 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini paylaştı.&nbsp;Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) 2026 Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,94, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,73, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,23 artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 35,10 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 53,25, imalatta yüzde 35,10 artış olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 29,85, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 39,86, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 39,45, enerjide yüzde 88,91, sermaye mallarında yüzde 27,93 artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,98 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,97, imalatta yüzde 3,98 artış olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,91, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,90, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,99,&nbsp; enerjide yüzde 58,87 artış; sermaye mallarında ise yüzde 0,07 azalış olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:02:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-aylik-394-yillik-3540-artti-h161483.html">TÜİK: Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi aylık 3,94, yıllık 35,40 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvin-ardanucta-engelliler-kurslarla-hayata-katiliyor-h161482.html</link>
		<title>Artvin Ardanuçta engelliler kurslarla hayata katılıyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Ardanuç Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yürüttüğü çalışmalarla engelliler konusunda farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Dernek Başkanı Gönül İstanbullu, 2012&#039;de kurulan derneğin engellilerin sosyal hayata katılımını artırmayı hedeflediğini belirterek, “Amacımız, engelli bireylerin evlerinden çıkarak sosyalleşmelerine imkân sağlamak. Kurslarımızda üretilen ürünlerin geliri tamamen kendilerine ait” dedi. Kurs eğitmeni Münever Aydın ise kursiyerlerin azmi ve başarısına dikkati çekerek, “Arkadaşlarımız son derece istekli. Anlattıklarımızın büyük kısmını kısa sürede öğreniyorlar. Fırsat verildiğinde neler başarabileceklerini açıkça görüyoruz” ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Engelli bireylerin yaşama dahil olmaları konusunda ülke genelinde sürdürülen çalışmaların yanı sıra kırsal bölgelerde de benzer çalışmalar devam ediyor. Artvin’in Ardanuç ilçesinde 2012'de kurulan Ardanuç Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği de farkındalık yaratan faaliyetler yürüten sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Buradaki arkadaşlarımıza fırsat verilirse başarılı olacaklarına inanıyorum”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardanuç’ta engelli bireyler için açılan el sanatları kursları, katılımcıların hem becerilerini geliştiriyor hem de özgüven kazanmalarını sağlıyor. Dernekte usta öğretici olan Münever Aydın, kursiyerlerin yüksek motivasyonla kısa sürede önemli ilerleme kaydettiğini vurguladı. Aydın, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dernekte takı tasarımı, ahşap çalışması, ahşap boyama ve örgü gibi el sanatları üzerine kurslar veriyoruz. Katılımcılara el becerilerini geliştirebilecekleri pek çok alanda çalışmalar yaptırıyorum. Arkadaşlarımız son derece istekli; anlattıklarımın neredeyse yüzde 90'ını öğreniyorlar. Örneğin, görme engelli Mükerrem abimiz kum boncuk dizebiliyor. Buradaki arkadaşlarımıza fırsat verilirse başarılı olacaklarına inanıyorum. Kursun açılmasına katkı sunan Millî Eğitim Müdürü’ne, Halk Eğitim Müdürü’ne, Engelliler Derneği yönetimine ve başkanına teşekkür ediyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bedensel engelli Mertcan Çiftçi de,&nbsp;“Ardanuç’ta 27 senedir bedensel engelli olarak yaşıyorum. Burasıyla iç içeyiz. Aktif olarak kurslara katılmaya çalışıyorum. Aynı zamanda dernekte arkadaşlarla sohbet ediyorum. Kurslar, yeteneklerimizi keşfetmemizi sağlıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görme engelli Mükerrem Çelik, takı yaptığını, engelli Nurşen Gültekin de&nbsp;yelek dokuduğunu ve takı yaptığı anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Amacımız, engelli bireylerin evlerinden çıkarak sosyalleşmelerine imkân sağlamak”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardanuç Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, açtığı kurslar ve yürüttüğü projelerle engelli bireylerin hem üretime katılmasını hem de sosyalleşmesini sağlıyor. Dernek Başkanı Gönül İstanbullu da şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2012 yılında derneği kurduk ve hızlıca çalışmalara başladık. Daha çok el becerilerini ve özgüveni geliştirmeye yönelik projeler hazırlayarak kurslar açtık. İŞKUR, Ardanuç Kaymakamlığı ve Halk Eğitim Merkezi aracılığıyla kurslarımızı gerçekleştiriyoruz. Kurslarımız usta öğreticiler tarafından veriliyor, zaman zaman psikologlar da destek sağlıyor. Engelli arkadaşlarımız yeteneklerine göre kurslara katılıyor. Burada ürettikleri el sanatlarını satma hakkına sahipler ve elde edilen tüm gelir kendilerine aittir. Malzemeleri biz temin ediyoruz, kazanç ise engelli vatandaşlarımıza kalıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl kurs malzemelerini kaymakamlık karşıladı, bu yıl ise hayırsever vatandaşlarımız destek oldu. Artvin, engelliler açısından erişilebilir bir coğrafyaya sahip, ilçe genelinde engelli vatandaşlarımız rahatlıkla dolaşabilir ve ihtiyaçlarını karşılayabilir. Derneğimiz, engelli bireylerin kolayca ulaşabileceği ve sosyalleşebileceği bir konumdadır. Zaman zaman geziler düzenliyor, malzeme desteği sağlıyoruz. Ayrıca zihinsel engelli bireyler için okuma-yazma kursları ve kitap okuma etkinlikleri de yapıyoruz. Amacımız, engelli bireylerin evlerinden çıkarak sosyalleşmelerine imkân sağlamaktır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 13:42:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvin-ardanucta-engelliler-kurslarla-hayata-katiliyor-h161482.html">Artvin Ardanuçta engelliler kurslarla hayata katılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gokan-zeybek-eskisehir-halkinin-onurlu-oylariyla-goreve-gelen-ayse-unluce-baskanimizi-karalama-kampanyalarina-asla-izin-vermeyiz-h161481.html</link>
		<title>Gökan Zeybek: Eskişehir halkının onurlu oylarıyla göreve gelen Ayşe Ünlüce Başkanımızı karalama kampanyalarına asla izin vermeyiz</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın şikâyeti üzerine soruşturma izni istenmesine tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın şikâyeti üzerine, su tarifesinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla soruşturma izni istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ünlüce hakkında soruşturma izni istenmesine tepki göstererek, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eskişehir halkının onurlu oylarıyla göreve gelen Ayşe Ünlüce Başkanımızı karalama kampanyalarına asla izin vermeyiz. AK Parti İl Başkanının talebiyle soruşturma izni istenmesi, bu utanç düzeninin nasıl işlediğini halkımıza bir kez daha göstermiştir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yenildiniz, önümüzdeki ilk genel seçimde de yenileceksiniz. Kirli algılar değil, halkın vicdanı son sözü söyleyecek."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 13:23:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gokan-zeybek-eskisehir-halkinin-onurlu-oylariyla-goreve-gelen-ayse-unluce-baskanimizi-karalama-kampanyalarina-asla-izin-vermeyiz-h161481.html">Gökan Zeybek: Eskişehir halkının onurlu oylarıyla göreve gelen Ayşe Ünlüce Başkanımızı karalama kampanyalarına asla izin vermeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurerden-kredi-ve-kart-borclari-icin-kanun-teklifi-faizlerin-silinmesi-ve-yapilandirma-onerisi-h161480.html</link>
		<title>CHPli Gürerden, kredi ve kart borçları için kanun teklifi: Faizlerin silinmesi ve yapılandırma önerisi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı ve tüketici kredisi borçları nedeniyle zorlanan vatandaşlar için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na kanun teklifi sunarak, faiz ve gecikme borçlarının silinmesini, anaparanın yapılandırılmasını ve sicil affı getirilmesini önerdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı ve tüketici kredisi borçları nedeniyle ekonomik sorun yaşayan vatandaşlar için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer konuya ilişkin yazılı açıklamasında, ülkede ekonomik olarak zorluk çeken vatandaşların gün geçtikçe yoksullaştığını, vatandaşların artık en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiğini, yaşanan ekonomik kriz toplumun her kesimini etkilediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dar ve sabit gelirlilerin, geçimlerini sağlamak için kredi ve kredi kartlarına yönelmek zorunda kaldığını aktaran Ömer Fethi Gürer, "Vatandaşlarımız geçimlerini sağlayamadıkları için bankalardan kredi çekmek zorunda kalıyor. Asgari ücretli, emekli, işçi, memur, öğrenci ve işsiz vatandaşlarımız nakit sıkıntısı yaşarken kredi kartı ve tüketici kredileri ile yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Ancak ödemelerde yaşanan gecikmeler nedeniyle yüksek faiz ve gecikme faizi yükü altında eziliyorlar. Vatandaşlarımız anaparayı ödeyemiyor, sürekli faiz ödemek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankaların tahsil edemedikleri borçları varlık yönetim şirketlerine devrettiğini öne süren Gürer, bu durumun vatandaş açısından daha ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Bankalar takibe düşen alacaklarını varlık şirketlerine devrediyor. Bankalar bu süreçte bilanço açısından rahatlıyor ancak vatandaş için yeni ve daha ağır bir süreç başlıyor. Vatandaşlarımız bu kez icra, haciz ve dava süreçleriyle karşı karşıya kalıyor. Zaten faiz yükü altında ezilen vatandaşlar, avukat, icra ve dava masraflarıyla daha da borçlandırılıyor" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın borç yükü her geçen gün daha da büyüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, uzun vadeye yayılan borçların anaparanın üzerine çıktığını belirterek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bazı bankalar yapılandırma yapıyor ancak bu da yeterli olmuyor. Borçlar uzun vadeye yayılsa da toplam borç miktarı artıyor. Bu durum vatandaşın sorununu çözmüyor. Dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın borç yükü her geçen gün daha da büyüyor. Faiz ve gecikme borçlarının silinmesi gerekiyor. Anapara borçları vatandaşın gelir düzeyine göre yapılandırılmalı. Ayrıca sicil affı uygulanarak vatandaşlarımızın finansal sistemde yeniden yer alması sağlanmalı. Bu düzenleme hem bankaların alacaklarını tahsil etmesini sağlayacak hem de vatandaşlarımızı icra ve haciz baskısından kurtaracaktır. Kıt kanaat geçinen vatandaşlarımız banka ve varlık şirketleri elinde adeta çıkmazda. Bu düzenleme ile vatandaşlarımızın nefes almasını sağlayacağız. Borç barışı ile devlet ve millet arasındaki güvenin güçlenmesine de katkı sunacağız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Madde 1 - Bu kanunun Resmi Gazetede yayınlandığı tarih itibarıyla, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde faaliyet gösteren kamu ve özel tüm bankalar ile, fınansal aracılık kurumları ve varlık yönetim şirketleri tarafından icrai takip başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş, tüketici kredisi ve kredi kartı borcu bulunanların, bu maddenin Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği gün itibariyle altmış (60) gün içerisinde, krediyi veya kredi kartını veren ilgili kuruluşa veya ilgili kuruluş tarafından yetkilendirilmiş kişiye yazılı müracaat etmeleri halinde, anapara borçlarının, peşin veya 5 yıla uzanan vadeyle Başvuru günü itibariyle tahakkuk ettirilmiş faiz, gecikme ücreti, dosya masrafı, icra-takip masrafı vb. her türlü ad altındaki masraflar silinir, Türkiye Bankalar Birliği nezdindeki sicil kayıtları silinir. Söz konusu borçlarla ilgili olarak, İcra ve İflas Kanunu kapsamında sürelerin işletilmesi durdurulur.&nbsp;Madde 2 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.&nbsp;Madde 3 - Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:57:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurerden-kredi-ve-kart-borclari-icin-kanun-teklifi-faizlerin-silinmesi-ve-yapilandirma-onerisi-h161480.html">CHPli Gürerden, kredi ve kart borçları için kanun teklifi: Faizlerin silinmesi ve yapılandırma önerisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-basevirgen-cumhurbaskanini-korumanin-aylik-bedeli-37-bin-732-emeklinin-maasina-denk-geliyor-h161479.html</link>
		<title>CHP&apos;li Başevirgen: Cumhurbaşkanını korumanın aylık bedeli, 37 bin 732 emeklinin maaşına denk geliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanını Şubat ayında korumak için 754 milyon 640 bin 910 lira harcandığını belirterek, “Cumhurbaşkanını Şubat ayında korumanın günlük bedeli 25 milyon 154 bin lira, saatlik bedeli 1 milyon 48 bin lira, dakikadaki bedeli ise 17 bin 468 lira oldu. Cumhurbaşkanını korumak için dakikada harcanan 17 bin 468 liralık tutarla, en düşük emekli aylığı alan vatandaşlarımız bir ay geçinmeye çalışıyor. En yüksekten dul ve yetim aylığı alan bir vatandaş bile cumhurbaşkanını dakikada korumanın bedeli kadar maaş alamıyor. Cumhurbaşkanın aylık koruma gideriyle 20 bin lira emekli maaşı alan 37 bin 732 emeklinin maaşı, en yüksek dul ve yetim aylığı olan 14 bin 700 lira alan 51 bin 336 dul ve yetimin maaşı karşılanabilir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı koruma giderleriyle açlık sınırı altında yaşamaya çalışan vatandaşların maaşlarını kıyasladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı korumanın bedelinin her geçen ay daha da artığına dikkat çeken Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhurbaşkanını koruma bedeli iki katına çıktı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mart ayı itibariyle açlık sınırının 32 bin 792 liraya, yoksulluk sınırının ise 106 bin 816 liraya yükseldiğine dikkati çeken Başevirgen, “Ancak tek yükselen açlık ve yoksulluk sınırı olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı korumanın maliyeti de her ay daha fazla artıyor. Ocak ayında Erdoğan’ı korumak için devlet bütçesinden 451 milyon liralık harcamaya imza atılırken, bu tutar Şubat ayında neredeyse iki katına çıkarak 754 milyon 640 bin 910 lirayı buldu. Mart ayı verileri ise henüz açıklanmadı. Yani Cumhurbaşkanını Şubat ayında korumanın günlük bedeli 25 milyon 154 bin lira, saatlik bedeli 1 milyon 48 bin lira, dakikadaki bedeli ise 17 bin 468 lira oldu” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emekli aylığına denk"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanını korumak için dakikada harcanan 17 bin 468 liralık tutarla, en düşük emekli aylığı alan vatandaşların bir ay geçinmeye çalıştığını da hatırlatan Başevirgen, “Cumhurbaşkanını korumak için iki dakikada harcanan 34 bin 936 lira açlık sınırını geçiyor. Türkiye’de bugün toplam 4 milyon 396 bin 857 kişi dul ve yetim aylığı alıyor. 2026 Ocak ayı itibarıyla güncellenen memur maaş katsayılarına göre, hisse oranına ve sigorta türüne bağlı olarak&nbsp;dul ve yetim maaşları&nbsp;ortalama 4 bin 900 lira ile 14 bin 700 lira arasında değişiyor. Yani en yüksekten dul ve yetim aylığı alan bir vatandaş bile cumhurbaşkanını dakikada korumanın bedeli kadar maaş alamıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">37 bin 732 emeklinin maaşı karşılanabilir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanının aylık koruma gideriyle 20 bin lira emekli maaşı alan 37 bin 732 emeklinin maaşının, en yüksek dul ve yetim aylığı olan 14 bin 700 lira alan 51 bin 336 dul ve yetiminin maaşının karşılanabileceğini belirten Başevirgen, “Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı tasarruf çağrısı ise yalnızca dar gelirli vatandaşımız için geçerli. Öyle ki vatandaşlarımıza kemer sıkma politikaları dayatılırken, en tepedeki harcamaların ise hız kesmediği cumhurbaşkanlığı koruma giderlerindeki artıştan çok net anlaşılıyor. Kilo ile değil, tane ile sebze meyve, gramla peynir, kıyma alarak karnını doyurmaya çalışan vatandaş, vergileriyle de şatafatından ve itibarından ödün vermeyen iktidarı beslemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:45:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-basevirgen-cumhurbaskanini-korumanin-aylik-bedeli-37-bin-732-emeklinin-maasina-denk-geliyor-h161479.html">CHP&apos;li Başevirgen: Cumhurbaşkanını korumanın aylık bedeli, 37 bin 732 emeklinin maaşına denk geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-ikinci-durusmasi-silivride-basladi-h161478.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması Silivride başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davanın ikinci duruşması Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda başlandı. 16’sı tutuklu 200 sanıklı davanın duruşmasına tutuksuz yargılanan Aktaş ve tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da katıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava 27 Ocak’ta başlamıştı. 33 tutuklu ile başlayan yargılamada mahkeme heyeti, 5 Şubat’ta, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın olduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı vermişti. İlk duruşmanın son günü olan 27 Şubat’taki ara kararda da 7 isim daha tahliye edilmişti. Duruşma arasında ise eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali’nin tahliyesine karar verilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu 16 kişinin olduğu davanın ikinci duruşması Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda bu sabah başladı. Tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş ile tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar salonda hazır bulunurken Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ise katılmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önceki duruşmada tahliye edilen ancak hala görevine iade edilmeyen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, gazetecilerle sohbet etti. Hem kendi davası için hem de arkadaşlarına destek olmak için geldiğini belirten Karalar, göreve iade süreciyle ilgili beklentisinin devam ettiğini söyledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme başkanı, 22 Mayıs’a kadar tarih verilen duruşmaya ilişkin bilgilendirme yaptı. Başkan, haftada 4 gün ancak bu hafta 23 Nisan nedeniyle 3 gün duruşma yapılacağını belirtirken ayrıca adli tatil içerisinde de duruşma olma ihtimalini dile getirdi. Duruşma, ilk oturumlarda hiçbir duruşmaya katılmayan, etkin pişmanlık ifadesiyle tahliye edilen eski İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay’ın savunmasıyla başladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:30:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-ikinci-durusmasi-silivride-basladi-h161478.html">Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması Silivride başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-24-gun-basladi-h161477.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 24. gün başladı...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 24. günü başladı. Ayrıca, Beyoğlu Belediyesi&#039;ne ilişkin dosyayla birleşme kararının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3 tutuklu sanık, bugün ilk kez duruşma salonunda hazır edildi. Güney için izleyici sıralarından &quot;Beyoğlu burada, başkanının yanında&quot; sesleri yükselirken Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un doğum günü için ise sevenleri, ellerindeki dövizlerle “iyi ki doğdun” yazısı oluşturarak Ongun’un doğum gününü kutladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 24. günü başladı. Ayrıca, Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin dosyayla birleşme kararının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3 tutuklu sanık, bugün ilk kez duruşma salonunda hazır edildi. Güney için izleyici sıralarından "Beyoğlu burada, başkanının yanında" sesleri yükselirken Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un doğum günü için ise sevenleri, ellerindeki dövizlerle “iyi ki doğdun” yazısı oluşturarak Ongun’un doğum gününü kutladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 24. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney duruşma salonunda hazır edildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin dosyayla birleşme kararının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3 tutuklu sanık, bugün ilk kez duruşma salonunda hazır edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Murat Ongun'un doğum günü kutlandı&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un doğum günü için sevenleri, ellerindeki dövizlerle “iyi ki doğdun” yazısı oluşturarak Ongun’un doğum gününü kutladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün ilk kez İBB davasında hakim karşısına çıkan Güney için ise izleyici sıralarından "Beyoğlu burada, başkanının yanında" sesleri yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" şeklinde seslendi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:04:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-24-gun-basladi-h161477.html">İBB Davası&apos;nda 24. gün başladı...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sincandaki-boya-fabrikasi-yangini-2-saatlik-mudahaleyle-sonduruldu-1-kisi-kayip-1-yarali-h161476.html</link>
		<title>Sincandaki boya fabrikası yangını 2 saatlik müdahaleyle söndürüldü: 1 kişi kayıp, 1 yaralı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Sincan’da Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir boya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saat süren müdahalesinin ardından kontrol altına alındı. Yangında 1 kişi yaralandı, 1 kişi dumandan etkilendi. Ankara Valisi Vasip Şahin, 1 kişinin kayıp olduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sincan ilçesi Alcı Mahallesi’nde bulunan Ankara Sanayi Odası (ASO) Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir boya fabrikasında çıkan yangın, ekiplerin yoğun müdahalesiyle yaklaşık 2 saatte söndürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangın saat 08.40 sıralarında, Kardelen Boya isimli fabrikada başladı. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine fabrika çalışanları hızla tahliye edildi. Yangın sırasında fabrikada patlamalar meydana geldiği belirtildi, yoğun duman gökyüzünü kapladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fabrikada bulunan kimyasal maddeler nedeniyle yangının kısa sürede yayıldığı bildirildi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangın ihbarının ardından, ASO 2-3 İtfaiye İstasyonu olay yerine yönlendirildi. Ekiplerin saat 08.50’de müdahaleye başladığı, ardından Temelli, Polatlı, Sincan, Başkent OSB, Çayyolu, Çakırlar, Merkez, Sincan OSB ve Batıkent istasyonlarından takviye ekiplerin bölgeye sevk edildiği bildirildi. Olay yerinde toplam 6 itfaiye aracı ve 20 personel yangına müdahale etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soğutma çalışmaları devam ediyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekiplerin yoğun müdahalesinin ardından yangın yaklaşık 2 saat içinde kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vali Şahin: 1 kişi kayıp</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay yerine gelen Ankara Valisi Vasip Şahin, yangına ilişkin yaptığı açıklamada, 1 kişinin dumandan etkilendiğini, 1 kişinin ise yaralandığını belirtti.&nbsp;Vali Şahin ayrıca 1 kişinin kayıp olduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 11:40:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sincandaki-boya-fabrikasi-yangini-2-saatlik-mudahaleyle-sonduruldu-1-kisi-kayip-1-yarali-h161476.html">Sincandaki boya fabrikası yangını 2 saatlik müdahaleyle söndürüldü: 1 kişi kayıp, 1 yaralı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abdli-senator-scott-2018de-erdogana-soyledim-ve-tekrar-soyluyorum-f35i-alamayacaksiniz-h161475.html</link>
		<title>ABDli Senatör Scott: 2018&apos;de Erdoğan&apos;a söyledim ve tekrar söylüyorum, F35&apos;i alamayacaksınız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’nin Florida Senatörü Rick Scott,&quot; Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olamayacağını&quot; öne sürerek, &quot;Ankara’nın ABD yapımı savunma platformlarını satın alamayacağını&quot; iddia etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin Florida Senatörü Rick Scott, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye'nin F-35 alamayacağını" ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Scott, ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini almasından sonra F-35 programından çıkarılmasına" ilişkin söylemlerini alıntılayarak, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye, Hamas'ı, Müslüman Kardeşler'i finanse eden, İsrail'den nefret eden, Rusya ve İran'ı seven ülke... F35, F16 ve diğer Amerikan yapımı savunma platformlarını almada bol şanslar... 2018'de (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan'a söyledim ve tekrar söylüyorum: F35'i alamayacaksınız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 11:31:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abdli-senator-scott-2018de-erdogana-soyledim-ve-tekrar-soyluyorum-f35i-alamayacaksiniz-h161475.html">ABDli Senatör Scott: 2018&apos;de Erdoğan&apos;a söyledim ve tekrar söylüyorum, F35&apos;i alamayacaksınız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmaz-5-cevre-otoyolunun-25-yilligina-ozellestirilmesi-planlaniyor-h161474.html</link>
		<title>CHP&apos;li Yavuzyılmaz: 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesi planlanıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ücretsiz işletilen 5 ildeki 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını kaydetti. Yavuzyılmaz, söz konusu yolların özelleştirilmesi halinde şirketlerin 25 yılda en az 542 milyar lira gelir elde edeceğini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ücretsiz olarak işlettiği 5 ildeki 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettiklerini bildirdi.&nbsp;Yavuzyılmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP’nin yeni bir özelleştirme planını daha ortaya çıkardık! Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ücretsiz olarak işlettiği 5 ildeki 5 Çevre Otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettik. Özelleştirilmesi planlanan 5 Çevre Otoyolu:&nbsp;Ankara Çevre Otoyolu, 120 km.&nbsp;İstanbul 2.Çevre Otoyolu, 38 km.&nbsp;İzmir Çevre Otoyolu, 51 km.&nbsp;Bursa Çevre Otoyolu, 34 km.&nbsp;Gaziantep Çevre Otoyolu, 32 km. Bağlantı yolları dahil toplam 275 km! 2025 yılında bu 5 Çevre Otoyolundaki araç geçiş sayısı: 836 Milyon 568 bin adet!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">23 Mart 2026 tarihli CİMER’den gelen yanıta göre; KGM’nin işlettiği 2.282 km otoyol ve köprüler (ücretli otoyollar, yapımı devam eden otoyollar ve Çevre Otoyolları dahil) zaten özelleştirme paketinin içindeydi. 2010 yılında özelleştirme paketinde yer alan Çevre Otoyollarının 2026 itibarıyla özelleştirilmesi gerçekleşirse şirketler, bu otoyolları, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların ortalama kilometre başına araç geçiş fiyatıyla işlettiğinde; şirketlerin bir yılda vatandaştan tahsil edeceği geçiş ücreti en az 21 milyar 677 milyon lira olacak! 25 yıllık özelleştirme sürecinde şirketlerin kasasına girecek tutar: 542 milyar lira! Bugünkü kurla en az 12 milyar dolar. Bunun adı vatandaşı soymaktır! Vatandaşın vergileriyle zaten maliyeti ödenmiş olan çevre otoyollarını özelleştirmek halk düşmanlığıdır!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 11:07:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmaz-5-cevre-otoyolunun-25-yilligina-ozellestirilmesi-planlaniyor-h161474.html">CHP&apos;li Yavuzyılmaz: 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesi planlanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-disisleri-bakani-saardan-israil-askerlerinin-hristiyan-sembolunu-tahrip-etmesine-tepki-h161473.html</link>
		<title>İsrail Dışişleri Bakanı Saardan İsrail askerlerinin Hristiyan sembolünü tahrip etmesine tepki</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa&#039;ar, İsrail askerlerinin Güney Lübnan’da bir Hristiyan dini sembolünü tahrip etmesini “ciddi ve utanç verici” olarak nitelendirerek olayı kınadı, sorumlular hakkında gerekli adımların atılacağını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail askerlerinin&nbsp;Güney Lübnan'da bir Hıristiyan dini sembolünün tahrip etmesini "ciddi ve utanç verici" olarak nitelendirdi. Sa'ar, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İsrail Savunma Kuvvetleri'nin, bu olayı kınadığı ve konuya ilişkin bir soruşturma başlattığı beyanını takdir ediyorum. Bu iğrenç eylemi gerçekleştiren kim olursa olsun, gerekli katı önlemlerin alınacağına inanıyorum. Bu utanç verici eylem, değerlerimizin tamamen tersine bir harekettir. İsrail, farklı dinleri ve kutsal sembollerini saygı duyan, inançlar arasında hoşgörü ve saygıyı koruyan bir ülkedir. Bu olay için özür dileriz ve duyguları incinmiş her Hıristiyan'a."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 10:50:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-disisleri-bakani-saardan-israil-askerlerinin-hristiyan-sembolunu-tahrip-etmesine-tepki-h161473.html">İsrail Dışişleri Bakanı Saardan İsrail askerlerinin Hristiyan sembolünü tahrip etmesine tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-h161472.html</link>
		<title>İzmirde emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir’in Dikili ilçesinde düzenlenen Bölge Mitingi’nde emekliler, düşük emekli aylıkları, hayat pahalılığı, sosyal hak kayıplarını protesto etmek ve intibak düzenlemesi talepleriyle meydanları doldurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir’de “Sefalet zulmüne son” sloganıyla düzenlenen Dikili Bölge Mitingi’nde emekliler, geçim sıkıntısı ve sosyal hak kayıplarına karşı taleplerini dile getirdi. Emekliler, Bülent Ecevit Meydanı’ndan Atatürk Meydanı’na yürüdü.&nbsp;Yoğun katılımla gerçekleşen mitingde emekliler, düşük maaşlara, hayat pahalılığına ve “sefalet zammı” olarak nitelendirdikleri düşük artışlara tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ekmek bile lüks hale geldi"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mitingde konuşan Tüm Emeklilerin Sendikası Ege Bölge Sorumlusu Nuran Kamalı Şahin, okullarda yaşanan silahlı saldırılara değinerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. Emeklilerin ağır bir yoksullaştırma politikasıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Şahin, şöyle devam etti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün burada sadece bir miting yapmak için değil, bu düzenin gerçek yüzünü haykırmak için toplandık. İnsanca ve onurlu bir yaşam isteyenlerle omuz omuzayız. Türkiye’de milyonlarca emekli, işçi ve emekçi bilinçli bir yoksullaştırma politikasıyla sefalet zulmüne mahkûm edilmiştir. Yıllarca çalıştık, ürettik ve bu ülkeyi ayakta tuttuk ama bugün emeklilik artık bir dinlenme değil, yoksulluğa karşı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Emekli aylıkları açlık sınırının altındadır; pazar filesi boş, sofralar eksik, ilaçlar yarımdır. Otogarlarda sabahlayan, ucuz ve sağlıksız odalarda yaşamaya çalışan, kirasını ödeyemediği için evsiz kalan emekliler var. Bu bir kader değil, bir tercihtir. Bu düzen emeği değersizleştiren, insanı yok sayan bir düzendir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün yalnızca ekonomik bir yıkımla değil, açık bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Seçilmişler görevden alınıyor, halkın iradesi gasbediliyor; sendikacılar, gazeteciler susturuluyor. Yargı siyasallaşmış durumdadır. Demokrasi yoksa ekmek, hukuk yoksa yaşam da yoktur. TÜİK’in rakamları gerçeği gizlerken asıl enflasyon pazarda, faturada ve kirada yaşanıyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları katlanıyor, ekmek bile lüks hale geliyor. İktidar emekliye sadaka gibi zamları ‘müjde’ diye sunuyor. Bu düzen sürdürülemez, bu sefalet kabul edilemez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raika Doğan: "Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dikili Bölgesel Miting Komitesi Başkanı ve Tüm Emeklilerin Sendikası Dikili Şube Başkanı Raika Doğan da iktidarın politikalarının ekonomik ve siyasi yıkıma yol açtığını belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ülkemizin içinde bulunduğu durum iç açıcı değildir. Hakkâri’den İstanbul’a birçok yerde halkın seçtiği yöneticiler görevden alınmış, tutuklanmıştır. Demokrasi askıya alınmış, yargı tamamen siyasallaşmıştır. Sendikacılardan gazetecilere, siyasetçilerden seçilmiş milletvekillerine kadar birçok kişi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir. Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23 bin 500 lira civarındadır. Milyonlarca yurttaş 5-6 bin lira gibi rakamlarla yaşamaya çalışıyor. 5 milyon emekli 20 bin lira seviyesinde aylık alıyor. İleri yaşlarımıza rağmen milyonlarca emekli çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo sosyal devletin çöküşüdür. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu aylıklarla yaşanmaz. Er geç sandık gelecek ve bu halk yaşadıklarının hesabını soracaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 10:15:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-h161472.html">İzmirde emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-148-kisiye-mezar-olan-hamidiye-sitesi-davasinda-mutalaa-aciklandi-kamu-gorevlilerinin-de-aralarinda-bulundugu-16-sanik-icin-22-yil-6-ay-hapis-istendi-h161471.html</link>
		<title>Depremde 148 kişiye mezar olan Hamidiye Sitesi davasında mütalaa açıklandı: Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde 148 kişinin yaşamını yitirdiği Hamidiye Sitesi davasına ilişkin esas hakkındaki mütalaasını sundu. ANKA Haber Ajansı&#039;nın edindiği bilgiye göre savcı, kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için, &quot;bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma&quot; suçundan 22 yıl 6&#039;şar ay hapis cezası talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023'teki depremlerde, Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'ndeki Hamidiye Sitesi'nin 1A ve 1C bloklarının yıkılması sonucu 148 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi ise yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1'i tutuklu 16 sanığın yargılandığı davada, Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Nisan'da görülen duruşmada, bilirkişi raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 5 Mayıs'a ertelemişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyen tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dava dosyasına sunuldu. Raporda, yapıya ilişkin imalat hataları, denetim eksiklikleri ve statik hesap raporu ile betonarme çizim paftalarındaki eksikliklere dikkat çekildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmar belgelerinde 8 kat, ruhsatta toplam 13 kat...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En dikkati çeken tespit, imar ve ruhsat süreçleri arasındaki uyumsuzluk oldu. Bilirkişi raporuna göre, 3 Mart 1998 ve 6 Ocak 2004 tarihli imar durum belgelerinde binanın yüksekliği 24,5 metre, kat adedi ise 8 olarak belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak 27 Mart 1998 tarihli 131 numaralı "yeni yapı" ruhsatı ile 7 Ocak 2004 tarihli 003 numaralı "yenileme" ruhsatında, yapının yüksekliği 37,5 metreye çıkarıldı ve yol seviyesinin altında 1, üstünde 12 olmak üzere toplam 13 kat olarak gösterildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, "Dava dosyası içerisinde imar değişikliğine dair herhangi bir belge ya da bilgiye rastlanmamıştır. İmar çapı belgelerinde toplam 8 kata izin verilmesine rağmen, binalara ait yapı ruhsatlarının yol kotu üzerinde 12 kat olarak nasıl düzenlendiği anlaşılamamıştır" tespitine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi raporunda, müteahhit, Hamidiye Konut Yapı Kooperatifi Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile bazı belediye görevlilerine sorumluluk atfedildi. Bazı belediye görevlilerinin, yapı kullanma izin belgelerinde "mahalli tetkik eden görevliler" olarak imzalarının bulunduğu, ancak binada kaçak kat veya mimari projeye aykırı imalat tespit edilmediği için bu kişiler hakkında ayrıca sorumluluk değerlendirmesi yapılmadığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da esas hakkındaki mütalaasını sunduğu öğrenildi. Mütalaada, dosyada yer alan Konya Teknik Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nce akademisyenler tarafından hazırlanan rapora atıf yapıldı, ancak son rapora yer verilmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık mütalaasında, müteahhit Ahmet Kara ve kooperatif başkanı Ali Kara'nın, Kahramanmaraş'ın deprem bölgesi olduğunu bildikleri, usule uygun yapılmayan yapıların depremde yıkılabileceğini öngörebilecek durumda oldukları vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna rağmen, gerekli dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmedikleri belirtilerek, bilirkişi raporlarında tespit edilen eksiklikler nedeniyle sanıkların binaların yıkılmasında kusurlu oldukları ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıkların, 148 kişinin ölümüne ve 6 kişinin yaralanmasına neden oldukları gerekçesiyle "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu işledikleri değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaada, sanıklar Cahit Küçükönder, Cengiz Yürüdurmaz, Oğuz Yenipınar, Selahattin Solacak ve Telat Özdemir'in suçlamaları kabul etmedikleri, ancak kooperatif yönetim kurulu üyeleri olarak yapıların inşa sürecinde belli periyotlarla toplandıkları, sanıkların bu toplantılarda soruşturma konusu yapıların inşa süreciyle ilgili müteahhitlik faaliyetleri kapsamında kararlar aldıkları belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle, bilirkişi raporları doğrultusunda sanıkların binaların yıkılmasında ihmal ve kusurlarının bulunduğu aktarılan mütalaada, "Ülkemizin deprem kuşağında olması hususları da dikkate alındığında sanıkların eylemlerinin sonuçlarını öngörmesi gerektiği, buna rağmen yapıyı kanun ve yönetmeliğe uygun inşa etmedikleri, denetimlerde yetersiz ve özensiz davrandıkları ve bu suretle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörmeleri gereken neticenin gerçekleşmesine neden oldukları, bu nedenle 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçunu işlediklerinin anlaşıldığı" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mevzuat hükümlerine aykırı yapı projelerine ve yapıya uygunluk kararları vermişlerdir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü'nde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hacı Mehmet Güner, Veli Çiftaslan, Mehmet Dişçeken, Hülya Çelik, Mehmet Enver Erdal, Fatih Diş ve Çetin Hurşitoğlu'nun, görevlerinde ihmal göstererek mevzuat hükümlerine aykırı yapı projelerine ve yapıya uygunluk kararları verdikleri vurgulanan mütalaada, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sanıkların, tahkikat konusu binanın yıkılmasında ihmal ve kusurlarının bulunduğu; yüklenmiş oldukları iş, kanunda düzenlenen görevler ve mesleki bilgileri ile ülkemizin deprem kuşağında olması hususları da dikkate alındığında eylemlerinin sonuçlarını öngörmeleri gerektiği; buna rağmen yapıyı ve yapıya ait projeleri kanun ve yönetmeliğe uygun denetlemedikleri yönündeki tespitlerin, sanıkların 'bilinçli taksirle' hareket ettiklerini göstermiştir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:55:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-148-kisiye-mezar-olan-hamidiye-sitesi-davasinda-mutalaa-aciklandi-kamu-gorevlilerinin-de-aralarinda-bulundugu-16-sanik-icin-22-yil-6-ay-hapis-istendi-h161471.html">Depremde 148 kişiye mezar olan Hamidiye Sitesi davasında mütalaa açıklandı: Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-12-il-icin-sari-kodlu-yagis-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h161470.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den 12 il için sarı kodlu yağış uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu, Güneydoğu Anadolu’nun güney ve doğusu ile Elazığ, Tunceli, Bingöl, Hatay, Osmaniye, Kilis ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu, ulaşımda aksamalar, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına ile hortum gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunda sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu, iç kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hatay, Osmaniye çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Sivas'ın doğu ilçelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYSERİ&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz ile Ordu çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, bölgenin doğusunun yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak yağışlı, kuzey kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi beklenen yağışların, bölgenin güneydoğsu ile Elazığ, Tunceli ve Bingöl çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin güney ve doğusu ile Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güneyinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:47:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-12-il-icin-sari-kodlu-yagis-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h161470.html">Meteoroloji&apos;den 12 il için sarı kodlu yağış uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161469.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın haftaya düşüşle başladı: İşte 20 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 20 Nisan 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram&nbsp;altın&nbsp;fiyatı 6.913 TL ve ons fiyatı 4.792 dolardan güne başlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, hafta sonu Orta Doğu’da yükselen gerilimin&nbsp;enerji&nbsp;tedarikinde aksama ihtimalini artırarak enflasyon baskılarını yeniden gündeme getirmesi ve çatışmayı bitirmeye yönelik müzakerelerin akıbetine dair belirsizlik oluşturmasının ardından geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 20 Nisan 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.913,34 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.373,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.745,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 45.325,24 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.283,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 113.660,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.792,23&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:39:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161469.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-25-h161468.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (20 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 20 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 20 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve&nbsp;Euro&nbsp;fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,8618 (alış) 44,8694'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 52,9056 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:20:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-25-h161468.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/izmir-de-saglikta-siddete-protesto-h161467.html</link>
		<title>İzmir&amp;#039;de sağlıkta şiddete protesto</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Sağlık Platformu, “17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü” kapsamında sağlık çalışanlarına şiddet olayları ve okul saldırılarını, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde protesto etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">‎İzmir’de sağlık çalışanları, söz konusu gün dolayısıyla İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya geldi. Basın açıklaması öncesi sağlık çalışanları, hayatını kaybeden meslektaşları için saygı duruşunda bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saygı duruşunun ardından açıklama yapan İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Nuri Seha Yüksel, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yaşamının baharında, mesleğinin başında genç bir hekimin, Dr. Ersin Arslan’ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından, hayallerinden acımasızca koparılmasının üzerinden tam 14 yıl geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan’ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan’ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında üç maymunu oynamak bir yana hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alanda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara yenilerini ekledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nihayetinde sağlıkta şiddet daha da tırmandı, 'Artık doktor dövebiliyoruz' sözü bir övünç kaynağına dönüştü, katledilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına yenileri eklendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Tabipleri Birliği Şiddet Çalışma Grubu yürütücülüğünde 3-20 Mart 2026 tarihleri arasında ülkemizin 69 ilinden 1105 hekimin katılımıyla gerçekleştirilen, ayrıntıları ayrıca açıklanacak araştırmaya göre; hekimlerin yüzde 59,3’ü (648 hekim) bugüne kadar çalışma yerinde şiddete uğradığını ifade etmiştir.&nbsp;Hekimlerin yüzde 57,7’si (638 hekim) psikolojik şiddete; yüzde 21,7’si (240 hekim) fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınlarının en sık fail; acil servis ve polikliniklerin ise en sık şiddet ortamları olduğu saptanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İş yerlerinde şiddetin önlenmesi kapsamında: Hekimlerin yüzde 66,2’si (732 hekim) güvenlik önlemlerinin mevcut olmadığını; yüzde 70,1’i (775 hekim) çevrenin iyileştirilmesine yönelik düzenlemelerin olmadığını; yüzde 82,8’i (915 hekim) genel erişim kısıtlamasının olmadığını; yüzde 94,3’ü (1042 hekim) daha önce agresif davranışlar gösteren şiddet eğilimli veya faili hasta/başvuranların farkında olmak için sistemde bir kayıt mekanizması olmadığını; yüzde 80,1’i (885 hekim) iletişim/çatışma yönetimi gibi konularda personel eğitimi düzenlenmediğini belirtmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin yüzde 88,5’i (970 hekim) çalışma yerinde şiddet konusunda endişeli olduğunu ifade etmiştir.&nbsp;Hekimlerin yüzde 91,4’ü sağlıkta şiddetle ilgili yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatindedir. Araştırmaya katılan hekimlerin neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünlerde ise;&nbsp;Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen ve toplum hafızasında derin iz bırakacak olan benzer okul bağlantılı şiddet olayları, eğitim ortamlarının güvenliğine ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirmiştir. Kahramanmaraş’ta bir okulda gerçekleşen silahlı saldırıda ise öğrenciler ve bir öğretmen toplam 10 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok uzun süre toplumumuzda travma yaratacak olan bu şiddetin çok etkin bir şekilde ele alınması zorunludur. Yetkililerin ve Sağlık Bakanlığı'nın bu olayları bireysel, münferit olaylar olarak ele alması, sonrasında oluşacak olan toplumsal bir kaosun tetiklenmesine sebebiyet verebilecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddeti etkin ve bireysel yöntemler ile çözme gayreti toplum sağlığının, psikolojisinin anlaşılamaması veya anlaşılmak istenmemesidir.&nbsp;Artan işsizlik, gelir dağılımının bozulması, toplum sınıfları içinde artan eşitsizlikler, liyakatsızlık, Adalet sistemimizin terazisinin bozulması, bilime ve eğitime olan güvenin azalması, güçlünün haklı görüldüğü bir sistemin oluşturulması toplum dinamiklerini ve ahlaki etik değerleri ileri derecede yıpratmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilgiye ve bilime olan saygının, güvenin tarikatlar eliyle sistematik olarak azaltılması, öğretmene, doktora ve bu ülkenin aydınlarına el ve dil uzatılması sonrası bu katliamları yaşamaktayız. Şiddet asla ve asla normalleştirilemez, bu kadar yaygın şiddet durumları bireyselleştirilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde bir kez daha söylüyoruz:&nbsp;İzmir sağlık emek örgütleri olarak; mesleğimizin şiddetle kuşatılan değil karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamında yürütülebileceğini, 'Sağlıkta şiddet sona ersin' sloganının ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile hayata geçebileceğini biliyoruz. Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz.&nbsp;Performans sisteminin kaldırıldığı, ekip çalışmasının odağa alındığı, kamucu nitelikli bir çalışma düzeninin hakim olduğu; randevuların her hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlendiği; sağlık kurumlarında yeterli sayıda, güvenceli sağlık çalışanının görevlendirildiği; sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşullarının sağlandığı; merkezi şikayet hatlarının kaldırıldığı; acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verildiği; sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik TTB’nin hazırlayıp Meclis’e sunduğu ve caydırıcı düzenlemelerin olduğu yasa teklifinin hayata geçirildiği bir sağlık sistemi istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:59:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/izmir-de-saglikta-siddete-protesto-h161467.html">İzmir&amp;#039;de sağlıkta şiddete protesto</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-1-milyon-uyesi-olan-memur-sen-baskani-servetinin-kaynagini-h161466.html</link>
		<title>Mühip Kanko: 1 Milyon Üyesi Olan Memur-Sen Başkanı Servetinin Kaynağını Açıklasın!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, kamuoyunda Memur-Sen Genel
Başkanı Ali Yalçın ve oğlunun servetine ilişkin gündeme gelen iddiaları Türkiye Büyük
Millet Meclisi’ne taşıdı. Kanko, söz konusu servetin kaynağının açıklanmasını talep ederek
yetkilileri şeffaflığa davet etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik Şart”<br />
“İddialar Derhal Cevaplanmalı”<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidar çevreleriyle yakın ilişkileri olduğu öne<br />
sürülen sendika yönetimine dikkat çeken Kanko, bir milyonu aşkın üyesi ve büyük bütçesi<br />
bulunan Memur-Sen hakkında ortaya atılan iddiaların gecikmeksizin yanıtlanması gerektiğini<br />
vurguladı.<br />
Kanko, “Kamuoyuna yansıyan iddialar karşısında susmak bu Meclis’e yakışmaz” ifadelerini<br />
kullanarak sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti.<br />
“Kamu Vicdanı Rahatsız”<br />
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu tarafından yapılan çağrının önemine dikkat çeken Kanko,<br />
Ali Yalçın ve oğlu hakkında mal varlığı incelemesi yapılması talebinin kamuoyunda geniş<br />
yankı bulduğunu ifade etti.<br />
Bir sendika başkanının yıllar içinde edindiği servetin bir öğretmen maaşıyla açıklanamadığı<br />
yönündeki iddiaların toplumda rahatsızlık yarattığını belirten Kanko, genç yaşta büyük<br />
projelere imza atan isimlere ilişkin ortaya atılan soruların da görmezden gelinemeyeceğini<br />
söyledi.<br />
“Bu Servet Nasıl Edinildi?”<br />
Kanko, açıklamasında şu soruları gündeme getirdi:<br />
 Bu servet nasıl edinildi?<br />
 Kamuoyunun sorularına neden yanıt verilmiyor?<br />
Devletin görevinin iddiaları örtmek değil, açıklığa kavuşturmak olduğunu vurgulayan Kanko,<br />
aksi durumda kamu kurumlarına duyulan güvenin ciddi şekilde zedeleneceğini ifade etti.<br />
Kanko, sürecin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini<br />
belirterek, kamuoyunun beklentisinin açık ve net bir açıklama olduğunu söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:40:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-1-milyon-uyesi-olan-memur-sen-baskani-servetinin-kaynagini-h161466.html">Mühip Kanko: 1 Milyon Üyesi Olan Memur-Sen Başkanı Servetinin Kaynağını Açıklasın!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ogrenci-veli-dernegi-meb-onunden-seslendi-yasanan-yikimin-h161465.html</link>
		<title>Öğrenci Veli Derneği, MEB önünden seslendi: &amp;quot;Yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Öğrenci Veli Derneği tarafından Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılan açıklamada, &quot;Bu ülkenin çocuklarının can güvenliği, sizin siyasi söylemlerinizden daha değerlidir. Buradan açıkça ilan ediyoruz, sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle çatışan bir anlayışla bu kriz çözülemez. Bu nedenle yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim Sen’in, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik silahlı saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı “yaşam nöbeti”ne Öğrenci Veli Derneği de destek verdi. Dernek adına basın açıklamasını Sibel Yılmaz Yurdakul yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Üzgünüz, öfkeliyiz, endişeliyiz” sözleriyle başlayan açıklamada, eğitim alanında yapılan uyarı ve eleştirilerin uzun süredir dikkate alınmadığı ifade edilerek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti iktidarının "sorumluluk almaktan kaçındığı" savunuldu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılara&nbsp;işaret edilen açıklamada, yaşamını yitirenler anıldı, ailelerine başsağlığı dileğinde bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşananların “münferit olay” olmadığı vurgulanan açıklamada, yıllardır yapılan uyarıları yok sayan siyasi iradenin bu tablonun başlıca sorumlusu olduğu dile getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim politikalarınız, sermaye ve tarikatlarla yapılan protokollerle okulları kapsayıcılıktan, akıldan, bilimden ve liyakatten uzaklaştırmıştır. Okullar, çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarına göre değil, ideolojik tercihlere göre şekillendirilmiştir. Bu anlayışın eğitim politikaları artık iflas etmiştir. Sorumluluk makamındakiler görevlerini yerine getirmemektedir. Bu ülkenin çocuklarının can güvenliği, sizin siyasi söylemlerinizden daha değerlidir. Buradan açıkça ilan ediyoruz, sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle çatışan bir anlayışla bu kriz çözülemez. Bu nedenle yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. Bizler susmayacağız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin geleceğini karartan politikalara boyun eğmeyeceğiz. Eğitime gerçekten bakan bir yönetim istiyoruz. Hemen şimdi, Yusuf Tekin istifa."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:32:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ogrenci-veli-dernegi-meb-onunden-seslendi-yasanan-yikimin-h161465.html">Öğrenci Veli Derneği, MEB önünden seslendi: &amp;quot;Yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-valiligi-ayser-calik-ortaokulunun-tum-ogrenci-h161464.html</link>
		<title>Kahramanmaraş Valiliği: &amp;quot;Ayser Çalık Ortaokulunun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Valiliği, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırı nedeniyle 20 Nisan&#039;dan itibaren tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada &quot;Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Valiliği, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırı nedeniyle&nbsp;20 Nisan'dan itibaren&nbsp;tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"15 Nisan 2026 Çarşamba günü Onikişubat ilçemizde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen elim olay nedeniyle; 20 Nisan 2026 Pazartesi gününden itibaren Ayser Çalık Ortaokulu’nun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir. Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır. Ayrıca, Ayser Çalık Ortaokulu bünyesinde bulunan anasınıfının Şirinler Anaokulu’na taşınmasına karar verilmiştir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:15:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-valiligi-ayser-calik-ortaokulunun-tum-ogrenci-h161464.html">Kahramanmaraş Valiliği: &amp;quot;Ayser Çalık Ortaokulunun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/saglik-durumlari-randevu-bulamayan-bulsa-da-bes-dakika-sikistirilmis-h161463.html</link>
		<title>Sağlık durumları: Randevu bulamayan, bulsa da beş dakika sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen halkın biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşı karşıya kaldığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü&#039;nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası önünde bir gelen Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlıkleri Profesyonel Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası (İTO)ve Birlik ve Dayanışma Sendikası&#039;nın katılımında eylemde &quot;Arttık yeter! Hastaneler savaş alanı değildir! Sağlık hizmetleri değildir!&quot; denildi. Eylemde yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: &quot;Randevu bulamayan, bulsa da beş dakikaya, bazı zaman daha da kısa sürelere sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen, koruyucu sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamayan insanların biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşılaştığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir&quot;.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası bir gelen Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası (İTO)ve Birlik ve Dayanışma Sendikası, katılımın eylemde "Arttık yeter! Hastaneler savaş alanı değildir! Sağlık çalışanlarının önünde değildir!" denildi. İTO açıklamalarında "Sağlıkta şiddet, tek ilişkilerin öfkesine ya da 'iletişim sorunlarına' indirgenemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası önünde bir araya gelen sağlık sanayi kurumlarının temsilcileri “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz, birlikteyiz, susmuyoruz” dedi. Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası ve Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın katıldığı eylemde sağlıkta solunum artarak devam ettiği ortaya çıkıyor, her 30 dakikada bir vakanın yaşandığı açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylem sırasında yapılan ortak açıklamada "Bugün 17 Nisan, Sağlıkta Şiddet ile Mücadele Günü, meslektaşımız, kardeşimiz Dr. denildi. Sağlık mesleği değişikliklerinin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hastaneler savaş alanı değildir!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta şiddet kader değildir! 17 Nisan 2012'de Dr. Ersin Arslan'ı yalnızca eli bıçaklı hasta yakını öldürdüdi, onu cezasızlık öldürüyor, sağlık çalışanını itibarsızlaştıran ateşli öldürücüler öldürüyor, yıllar boyunca biriken öfke, baskı ve bakımla gelinmiş öldürülmüş. Ve bugün aynı şekilde devam ediyorsa, bu sadece bir ihmâl değil, birtur. artık sadece! Hastaneler savaş alanıdır<br />
!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlık çalışanlarına yönelen şiddete, insanlığa yönelmiştir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddet yalnızca hastane koridorlarında değil, savaş alanlarında da sağlık çalışanlarını hedef alıyor. Filistin'de, İran'da, dünyanın farklı coğrafyalarında; Kasten bombardıman altında kalan hastaneler, vurulan ambulanslar, hayatta kalan ya da hayat kurtaran, sağlık çalışanlarının hayatlarını kurtaran… Bizler bu görüntüleri onun günlük tanıklarını görebiliriz. Ve şunu açıkça söylüyoruz: Sağlık ekipleri hedef olamaz, hastaneler vurulamaz, ambulanslar engellenemez. Savaşın hiçbir türü kabul edilemez. Çünkü bizlerden yaşamdan yanayız, yaşatmak için varız. Bu nedenle buradan yalnızca çoğalamıyoruz, tüm dünyada sesleniyoruz: Sağlık çalışanına yönelen şiddete, deliliğe yöneldi. Bir acil serviste ister bir ameliyathanede ister bir savaş bölgesinde olsun… Bu isterse hiçbir gerekçesi yoktur. Ve biz bunu kabul etmiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buradan tekrar sürekli olarak dönerek söylüyoruz: Bizler; gecenin bir yarısında hasta olan, yoğun bakımda hayatla ölüm arasında nöbet tutan, acilde saniyelerle yarışan sağlık emekçileriyiz. Ama bugün geldiğimiz yer; Tehdit edilen biziz, hakarete uğrayan biziz, darp edilen biziz, öldürülen biziz. Ve biz artık korkmak istemiyoruz! Sağlıkta şiddet münferit değildir! Bu bir sistem sorunudur!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir yasal düzenlemeler hayata geçirilmedi"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çaydırıcı olmayan kelimelerla, uygulanmayan düzenlemelerle, sıcaklıkta besleyen ve meşrulaştıran açıklamalarla sorunun çözülemediği vurgulandığı, resmiyete şu sözlerle seslenildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.<br />
Sağlık kontrolünde güvenlik önlemleri gösterilmemelidir, gerçek ve sürdürülebilir olmalıdır.<br />
Sağlık çalışanını hedef gösterme, değersizleştirici dil kullanılarak terk edilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün burada sadece bir uyarı yapmıyoruz. Aynı zamanda söz veriyoruz. Hemşireler, sağlık görevlileri, teknisyenler, hekimler, tüm sağlık emekçileri… Biz birlikteyiz. Aynı sistem içinde risk altındayız. Ve yerleri ki: Bu bölümü ancak birlik halinde durdurabiliriz. Birimize yönelen şiddet, hepimize yöneldi. Birimizin yalnızlığının, hepimizin yaygınlaşmasıdır. Susmayacağız, alışmayacağız, kabul etmeyeceğiz.<br />
Çünkü biz yaşatmaya yemin ettik, ölmeye değil. Biz en doğal hakkımızı talep ediyoruz. İnsana yakışır şartlarda ve güvende olmak istiyoruz!<br />
Mesleğimizi onurumuzla yapmak istiyoruz!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıktaki şiddet, sağlık sistemindeki farklılıkların faturasını hekimlerle birlikte karşı karşıya getirerek yönetmeye çalışan siyasal tercihlerin doğrudan sonuçları"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Odap Odası'ndan (İTO) yapılan ise "Sağlıkta şiddet, tek kişinin öfkesine ya da 'iletişim sorunlarına' indirgenemez. Sağlıkta şiddet, sağlık hizmetinin kamusal bir şekilde piyasaya sürülmeyen, hekimleri ve sağlık emekçilerini değersiz sistemi, haline getirme ve hekimliğini hekimlerle karşı karşıya getirerek çalışan kadınların tercihleriyle karşı karşıya kaldığı" den karşılığında hak ettiği İstanbul Tabip sağlık sistemi. İTO bilgilendirmesinde şu görüşler dile getirildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itilmiş, birinci basamakta düzenlenmiş, kamu hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürülmüş..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk Tabipleri Birliği'nin 17 Nisan'ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan etmesi de, sağlıkta istikrar bireysel değil, sağlık sisteminin dayanıklıki dayanıklı bir sorun olarak görmesinin ifadesidir. Bu nedenle 17 Nisan, Dr. kamu hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürülmüş, şehir hastaneleriyle sağlık hizmeti şirketleşmenin yeni basamaklarına taşınmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu düzende ne hekimler ve sağlık emekçileri ne de ilaçları korunmaktadır. Hekimler ve sağlık çalışanları uzun çalışma saatleri, angarya, güvencesizlik, ağır iş yükü, düşük ücret, gönüllü bağımsızlığa bağlı müdahaleler ve idari baskılar altında çalıştırılmakta zorlanmaktadır. Hastalar ise erişilebilir, eşit ve ücretsiz bir sağlık hizmetine ulaşamamaktadır. Randevu bulamayan, bulamayan, da beş dakikaya, kimi zaman daha da kısa sürelere sıkıştırılmış bir muayeneye mahkûm edilen, koruyucu sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamayan insanların biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşısında gördüğü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta protokolün engellenmesi için adım adım atılmamakta"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasi iktidar ise bu tabloyu değiştirmek yerine, yıllardır sağlık emekçilerini hedef gösteriyor, değersizleştiren ve toplumsal öfkenin önüne set çekmek yerine onu sağlık yönetiminin içine yığan bir tutum izlemektedir. Sağlıkta kesintiyi önlemek için adımlar atılmakta, sıcaklık üreten dayanıklı nedenler ortadan kaldırılmamakta, sağlık ortamındaki gerilim her geçen gün daha da büyümektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'da bu yıkım çok daha görünür ve yakıcı biçimde yaşanmaktadır. Kentte sağlık hizmetine başvuru yükünün büyümesi, kamu sağlık kurumlarının genel olarak, kişisel kullanımı ve çalışma düzeni bu yükü karşılayamaz hale gelmiştir. Acil servisler gerçek işlevinden uzaklaştırılmış, poliklinikler birer işlem hattına çevrilmiş, birinci basamak omzuna kaldırılamayan sorumluluklar yüklenerek yalnızlaştırılmış, hekimler ve sağlık çalışanları ise hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenme noktasına sürüklenmiştir. Bu şekilde bir sızıntının meydana gelmesi şaşırtıcı değil; kişisel sistemin beklenen sonuçları.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gerçek çözüm, kadının doğurduğu sağlık politikalarının terk edilmesidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası olarak bir kez daha fazlasını çiziyoruz: Sağlıkta çözüm yalnızca cezaları artırmak değil. Elbette etkili ve caydırıcı yasal düzenlemeler gereklidir. Ancak gerçek çözüm, kadının doğurduğu sağlık politikalarının terk edilmesidir. Gerçek çözüm, piyasacı sağlık düzeninden vazgeçilmesidir. Gerçek çözüm, normal, eşit, düzenli, ücretsiz ve koruyucu sağlık hizmetini esas alan bir sağlık sisteminin kurulmasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği olmadığı bir yerde halkın sağlık hakkı da güvence altında değildir. Sağlık emekçilerinin itibarsızlaştırıldığı, emeğinin değersizleştirildiği, sürekli baskı altında tutulduğu bir düzende bozulmayan sağlık hizmeti üretilemez. Sağlıkta şiddet kader değildir. Sağlıkta şiddet kaçınılmaz değildir. Sağlıkta şiddet önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Verilen sözler tutulmadı, somut ve kalıcı adımlar atılmadı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından yapılan da sağlık çalışmalarının dağılımının etkili bir yasal düzenlemenin hayatta kaldığı vurgulandı. “Cezasızlık derecesi artırılıyor” uyarısı yapıldı. Son dönemdeki eğitim olaylarında yaşanan şiddetli şiddet olaylarına da dikkat eden Yönetim Kurulu Üyesi Melike Sigeze, sağlık ve eğitim alanlarında yaşanan olayların tesadüfi olmadığını belirterek, kurumsale acil önlemlerinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Melike Sigeze, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı tehdit ve baskının her geçen gün arttığını belirterek, "Sağlık çalışanlarını aralıklarla, caydırıcı ve etkili bir 'sağlıkta şiddet yasası' mevcut hayatta geçirilmiş değil. Verilen sözler tutulmadı, somut ve kalıcı adımlar atılmadı" dedi. Son olarak yayımlanan aile hekimliği yönetmeliğini eleştiren Sigeze, özellikle beyaz kod uygulamalarına ilişkin düzenlemelerin sağlık çalışanlarını korumaktan uzak olduğunu ifade etti. Şiddet uygulayan kişinin başka bir aile sağlığını temizlemesi veya aynı merkezde başka bir hekime yönlendirilmesine yönelik yaklaşımın risklerini ortadan kaldırmadığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sağlık görevlileri yaklaşık 30 dakikada bir şiddet vakasıyla karşı karşıya kalıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığı'nın verilerinde beyaz kod vakalarının azaldığının ifade edildiğini hatırlatan Sigeze, sahadaki durumun farklı olduğuna dikkat çekti. "Bugün sağlık görevlilerinin yaklaşık 30 dakikalık bir şiddet vakasıyla karşı karşıya kaldıkları" diyen Sigeze, şiddet başarısızlıklarına yönelik cezasızlık algısının sorununu derinleştirdiğini söyledi. Ölüm tehdidi içeren başvurularda dahi “kovuşturmaya yer yoktur” kararlarının verilip verebildiğini belirten Sigeze, bu dayanıklılığı caydırmak yerine teşvik ettiğini dile getirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:50:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/saglik-durumlari-randevu-bulamayan-bulsa-da-bes-dakika-sikistirilmis-h161463.html">Sağlık durumları: Randevu bulamayan, bulsa da beş dakika sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen halkın biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşı karşıya kaldığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kadim-durmaz-misirda-yapilmasi-gereken-ithalatin-onunu-acmak-h161462.html</link>
		<title>Kadim Durmaz: Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Cumhurbaşkanı Kararı ile mısır ithalatında üç milyon tonluk tarife kontenjanı açılmasına ve Gümrük Vergisi&#039;nin yüzde 5 olarak uygulanmasına tepki göstererek, düzenlemenin yapılış gerekçelerinin kamuoyuna açık şekilde anlatılmasını talep etti. Durmaz, &quot;Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz,&nbsp;Cumhurbaşkanı Kararı ile mısır ithalatında üç milyon tonluk tarife kontenjanı açılması ve Gümrük Vergisi'nin yüzde 5 olarak uygulanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, kararın yerli üreticiyi korumadığını, ekim döneminde belirsizlik yaşayan çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti. Durmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye kendi çiftçisiyle mısır üretebilen bir ülkedir. Buna rağmen ithalat kapısını açmak, kendi üreticisine güvenmemek anlamına gelir. Çiftçimiz neden başka ülkelerin üreticileriyle yarışmak zorunda bırakılıyor? Kendi toprağımız varken, kendi çiftçimiz üretim yaparken neden destek başka ülkenin çiftçisine veriliyor, bunu anlamak mümkün değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik giderleri tam ekim döneminde arttı. Üretici daha tohumu toprağa atarken ağır bir maliyet baskısıyla baş başa kaldı. Çiftçi bugün ürününden ne kadar kazanacağını değil, zararının ne kadar büyüyeceğini hesap eder hale geldi.&nbsp;Geçen yıl hasatta oluşan fiyat bandı çiftçinin yüzünü güldürmedi. Çünkü satış fiyatı vardı ama kazanç yoktu. Şimdi 2026’da daha ekim aşamasında girdi maliyetleri yükselmişken, ithalat kararının açıklanması mısır üreticisinin önünü tamamen karartmıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gümrük Vergisi'nin düşürülmesindeki amacın kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğine işaret eden Durmaz, "Bu düzenleme hangi gerekçeyle yapıldı? Amaç yem fiyatlarını düşürmek midir? Eğer amaç buysa, bunun piyasaya nasıl yansıyacağı, üreticiye ve tüketiciye nasıl bir fayda sağlayacağı açıkça ortaya konulmalıdır. En önemlisi de 2026 sezonunda çiftçimizin ektiği mısırın fiyatının olumsuz etkilenmemesi için hangi önlemler alınmıştır? Bunlar mutlaka açıklanmalıdır" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Durmaz, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Arz güvenliği sağlanacaksa bunun yolu ithalatı kolaylaştırmak değil, yerli üreticiyi ayakta tutmaktır. Siz çiftçinin maliyetini düşürmez, planlı üretimi güçlendirmez, hasat öncesi güven vermezseniz; ithalatla günü kurtarır ama yarını kaybedersiniz" dedi.&nbsp;Durmaz, "Bu ülkenin çiftçisi üretir. Yeter ki alın teri karşılıksız bırakılmasın. Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır" ifadesini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:28:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kadim-durmaz-misirda-yapilmasi-gereken-ithalatin-onunu-acmak-h161462.html">Kadim Durmaz: Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-sanik-muhammed-kaplan-in-h161461.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sanık Muhammed Kaplan&amp;#039;ın iddiası: 15 Temmuzda silahları Milli İstihbarattan aldık</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında savunma yapan sanık Muhammed Kaplan, “Bana Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Ben ‘bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat Çelik Müdür’ün odasına götürdüler beni. O da bana ‘sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi” iddiasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<h3 style="box-sizing:border-box; margin-top:0px; margin-bottom:0.5rem; line-height:1; color:#1c2c42; font-size:1.25rem; text-shadow:none; font-family:Poppins, sans-serif"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></h3>

<div class="detail-of-news">
<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşma sanık Muhammed Kaplan’ın savunmasıyla başladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Kaplan, “Nurullah Özgür Kopuk, ‘seni gizli tanık yapalım’ dedi bana. Ben teslim oldum. Beni Serdar diye bir komiser karşıladı. Beni siyah ceket, bir kundura ile biri karşıladı. Şevket Demircan’mış. Bana Semih’in kanı senin elinde mi?’ dedi” iddialarında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“Murat Çelik Müdür, ‘Sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın’ dedi”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Kaplan, savunmasında şunları öne sürdü:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">"Bana Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. Sonra biri içeri girdi sinkaflı küfür etti. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Bir okudum ifadeyi tüm Ankara’yı yakmışlar. Sonra ben ‘bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat Müdür’ün odasına götürdüler beni. O da bana ‘sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Beni Nurullah Özgür Kopuk ile görüştürdüler. Araştırılsın HTS’si o gün o da Emniyet’teydi. Bana ‘sen bu ifadeyi vermezsen hayatın mahvolur’ dedi. Kalıplı olan polis bana ‘sen Erkan Doğan’dan ceza almazsın ama örgüt üyeliğinden ceza aldırırız sana’ dediler. Sonra beni bir odaya götürdüler. Ben Serdar’a da söyledim ‘sana da bunları yapacaklar’ dedim. Şimdi ağız birliği yapıyorlar orası spor odasıydı diye. Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı. İki gün yemek vermezlerdi. Verdikleri de bir gün önceki yemekler.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’ın ilişkisi yoktur. Bizi sahte HTS kayıtlarıyla tutukladılar ve sahte gizli tanık beyanıyla da bana ceza verdiler. Başkanım bizi bunlardan kurtarın. Ben üç senedir haksız yere cezaevinde, 6 adımlık koğuşta yatıyorum."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">"Gizli tanık olmasa ben yokum"</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Savunma yapan diğer bir sanık Fethi Koyuncu, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">“Muhammed Kaplan’ı da Altan Tozar’ı da bu mahkemede tanıdım. Daha önce hiç görmedim, tanımıyorum da. Muhammed Kaplan yaralanmış. Vurulduğunda kendisi kimin vurduğunu bilmiyorum demiş. Üç yıl sonra benim yaraladığımı söylüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Altan Tozar da 2018’de vurulmuş. İfadesi alınıyor ben yokum. Sonra hakim karşısında ifade veriyor yine ben yokum. Adamın bazı Şaşmaz’da, ben ise Keçiören’de baz veriyorum. Sadece gizli tanıklık ifadesiyle ceza aldım. Ben başkasının işlediği suçun cezasını çekiyorum. Hiçbir olayın içinde yokum ben. Gizli tanık olmasa ben yokum hiç. Beraatimi talep ediyorum."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">"Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksel Kocaman’ın buraya getirtilmesini istiyorum tanık olarak”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşmada savunma yapan sanık Furkan Anıl Bahar, "Ben örgüte üye olsam neden lisansımı bitireyim ardından yüksek lisansa başvurayım. Beraatimi talep ediyorum. Duruşmalardan da vareste tutulmak istiyorum" beyanında bulundu. Sanık Ali Dönmez, “Ben valelik yaptım. 4-5 ay valelik yaptım sonucunda 9 ay tutuklu kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Sanık Doğuşcan Uğurlu’nun avukatı Hatice Taştan savunmasında, "Her gün bir başka şey çıkıyor. Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksek Kocaman’ın buraya getirtilmesini istiyorum tanık olarak. Bizler onlara soru sormalıyız. Bu kirlilik, bu çürümüşlük başka türlü düzelmez. Bu salona gelen herkesin amacı adil yargılanma hakkı" beyanında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:08:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-sanik-muhammed-kaplan-in-h161461.html">Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sanık Muhammed Kaplan&amp;#039;ın iddiası: 15 Temmuzda silahları Milli İstihbarattan aldık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-aciga-h161460.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı. Sonel, hakkında soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı. Sonel, hakkında soruşturma başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatıldı. İddialara ilişkin mülkiye müfettişi görevlendirildiği belirtilen açıklamada soruşturma kapsamında Sonel'in açığa alındığı belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:40:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-aciga-h161460.html">Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ozgur-ceylan-okul-guvenligi-sorusu-cumhurbaskani-h161459.html</link>
		<title>CHPli Özgür Ceylan: Okul Güvenliği Sorusu &amp;quot;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bana sorma! dedi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, 24 saat içinde Şanlıurfa’da bir lisede gerçekleşen
saldırının ardından Kahramanmaraş’ta yine bir okulda yaşanan katliam sonrası, okul güvenliği
ile ilgili olarak verdiği soru önergesi ile verilen cevapları tekrar gündeme getirerek, “Ocak
ayında okullarda yaşanan şiddeti gündeme getirerek, Eğitim, Aile ve İçişleri bakanlıkları ile
Cumhurbaşkanı’na sorduk. Milli Eğitim Bakanı Şanlıurfa’da yaşanan saldırı günü anca
cevap verdi. Aile ve İçişleri konuyu ciddiye alıp cevap bile vermezken; Cumhurbaşkanı
Yardımcısı “Bana sorma!” dedi” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÖZGÜR CEYLAN OKUL GÜVENLİĞİNİ SORDU<br />
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI: BANA SORMA! DEDİ<br />
CHP’li Özgür Ceylan, geçtiğimiz ocak ayında okullarda yaşanan şiddet olaylarını bir soru<br />
önergesi ile gündeme getirdiğini hatırlatırken, sözleşmeli erler ve uzman erbaşlar arasından<br />
yedi yılını dolduranların okullara güvenlik görevlisi olarak atanması için de kanun tekliflerinin<br />
bulunduğunu söyledi. Özgür Ceylan soru önergesini yönelttiği Aile ve Sosyal Hizmetler<br />
Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın halen cevap vermediğini belirtirken, Millî Eğitim<br />
Bakanlığı’nın ise Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 16<br />
kişinin yaralandığı saldırı günü cevap verdiğini duyurdu.<br />
Güvenli Olmayan Okulları Tespit İçin “Ölçek” Hazırlamışlar<br />
Özgür Ceylan soru önergesine Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzalı verilen cevapta iller<br />
düzeyinde yapılan toplantılar, bakanlıklar arasında imzalanan protokoller, yayınlanan<br />
yönergeler hakkında hamaset yapıldığını belirterek, “Kendilerince tehlikeli okulları tespit<br />
etmek için “Okul Durum Değerlendirme Ölçeği” adı altında bir ölçek hazırlamışlar, sözde<br />
tehlikeli okulları belirlemişler. Buralarda güvenlik tedbiri alacaklarmış. Tehlikenin nerede<br />
olduğunu bile tespit edememişler. Yaşanan olaylar bunu ortaya koyuyor” dedi.<br />
Özgür Ceylan, cevapta Millî Eğitim Bakanlığı’nın şiddeti önleme amaçlı yaptığı çalışmalar<br />
hakkında bilgi verdiğini ifade ederek, “Sunumlar, broşürler, afişler hazırlamışlar, hikâye<br />
kitabı basmışlar, genelgeler yayınlamışlar. Görülüyor ki olmamış. Bakan Bey hâlâ Türkiye<br />
Yüzyılı Maarif Modeli ve Erdem-Değer-Eylem planlarıyla, Atatürk düşmanı kitaplarla poz<br />
vererek her şeyi çözeceğini sanıyor. Olmuyor Bakan Bey Olmuyor. Biri cevap vermez, öbürü<br />
hamaset yapar, başlarındaki bana sorma der. İktidardan çözüm bekliyoruz diyeceğiz ama<br />
bu iktidarla hiçbir şey çözülmez. Vatandaş da hamaset sözleriyle kandırılmaya devam<br />
edilir. Çözüm ise CHP iktidarıdır” dedi.<br />
Öğretmenlerin İş Güvenliği Yok<br />
CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada çocuklar kadar<br />
okullarda hizmet veren öğrencilerin de iş güvenliğinin bulunmadığını belirtirken, “Kamera<br />
kayıtlarından görüyoruz ki Siverek’te öğretmen öğrencilerini sınıfa sokuyor ardından</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">kendisi saldırganın hedefi oluyor ve yaralanıyor, Kahramanmaraş’ta öğretmen<br />
öğrencilerine siper oluyor ve hayatını kaybediyor. Okulda müdür yardımcısı öldürülüyor,<br />
okulda öğretmen öldürülüyor, üniversitede araştırma görevlisi öldürülüyor, konuyu<br />
gündemi getiriyoruz, hep aynı cevap: “Yaşananlar münferit bir olay!”. Öğretmenler<br />
Türkiye’de hayati tehlikesi yüksek bir iş yapar hale gelmiştir” diye konuştu.<br />
Kanun Teklifi Verdik! Komisyon Raflarında Bekliyor<br />
CHP’li Özgür Ceylan, Millî Savunma Komisyonu Grup Sözcüsü olduğunu hatırlatarak,<br />
“Sözleşmeli erler ve uzman erbaşların kamuda istihdamı için çalışmalar yürütüyorduk.<br />
Okullarda yaşanan şiddet ve akran zorbalığı üzerine çalışmalar yaparken, bu iki konuyu<br />
birleştirerek, geçtiğimiz yılın Mayıs ayında sözleşmeli erler ile uzman erbaşların okullarda<br />
güvenlik görevlisi olarak atanması için kanun teklifi verdik. Bir yıldır komisyon raflarında<br />
bekliyor” dedi. Özgür Ceylan, teklif ile sözleşme süreleri biten ve tekrar atanmayan uzman<br />
erbaşların Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan eğitim kurumlarında güvenlik görevlisi<br />
olarak istihdam edilmesi amaçlandığını ifade ederken, “Teklif Milli Eğitim, Kültür, Gençlik Ve<br />
Spor Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu’nun tozlu raflarında yaklaşık bir yıldır<br />
bekliyor. Katliamlar yaşanıyor ama muhalefet hala ciddiye alınmıyor. Sözün bittiği<br />
yerdeyiz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:21:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ozgur-ceylan-okul-guvenligi-sorusu-cumhurbaskani-h161459.html">CHPli Özgür Ceylan: Okul Güvenliği Sorusu &amp;quot;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bana sorma! dedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ato-saglikta-siddetin-sona-ermesi-icin-mucadeleyi-surdurmekte-h161458.html</link>
		<title>ATO: Sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Tabip Odası, Beyaz Kod sisteminin kurulduğu andan bu yana sözlü ve fiziksel şiddet bildirimi sayısının 140 bini geçtiğini vurgulayarak,&quot;Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gününde Dr. Ersin Arslan&#039;ı, sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıklı ve şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Tabip Odası,&nbsp;17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yazılı&nbsp; açıklama yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gaziantep'te görevi başında katledilen meslektaşımız Dr. Ersin Arslan'ın ölümünün üzerinden 14 yıl geçti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan edilen bugünde, başta Dr. Ersin Arslan olmak üzere, sağlıkta şiddet nedeniyle yitirdiğimiz Dr. Göksel Kalaycı'yı, Dr. Ali Menekşe'yi, Dr. Kamil Furtun'u, Dr. Aynur Dağdemir'i, Dr. Fikret Hacıosman'ı, Dr. Ekrem Karakaya'yı, güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan'ı, mobbing ve soruşturma baskısı sonucunda özkıyıma sürüklenen Dr. Melike Erdem’i saygıyla ve özlemle anıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan bizim için anma günü olduğu kadar, sağlık kurumlarında vahşete dönüşen şiddet olaylarına dikkat çektiğimiz, sağlıkta şiddeti durdurmak amacıyla yapılması gerekenleri Sağlık Bakanlığı'na ve kamu otoritesine hatırlattığımız mücadele günüdür. Ankara Tabip Odası'nın resmi raporlardan ve Meclis'te cevaplanan soru önergelerinden hareketle tespit edebildiği kadarıyla Beyaz Kod sistemi kurulduğu andan bu yana sözlü ve fiziksel şiddet bildirimi sayısı 140 bini geçti. Yine Odamızın 2025 yılının sonunda yaklaşık bin hekimle gerçekleştirdiği 'Ankara Hekim Profil Araştırması'nın sonuçlarına göre Ankara'da görev yapan hekimlerin yüzde 71'i en az bir kez sözlü, yüzde 64’ü en az bir kez psikolojik, yüzde 17'si en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Acil servislerde çalışan sağlık çalışanları her gün şiddet riski altında"<br />
Ne yazık ki, sağlıkta şiddet vakalarının yarısından fazlasında Beyaz Kod bildirimi yapılmadığı yine araştırmamızda saptadığımız sonuçlardan biridir. Hekimlerin yüzde 79'u Beyaz Kod vermediğini ifade etmiştir. Bu durum şiddetin olağanlaşmasının ve şiddet olaylarının resmi istatistiklere yansımadığının bir ifadesidir. Öte yandan, yılda yaklaşık 150 milyonun üzerinde başvurunun olduğu acil servislerde çalışan sağlık çalışanları her gün şiddet riski altındadır. 'Acil Servislerde Şiddeti Önleme Raporu'na göre acil tıp uzmanlarının hemen hemen tamamı meslek yaşantıları boyunca en az bir kez şiddete maruz kalmıştır.<br />
Her zaman dile getirdiğimiz üzere sağlıkta şiddet çok katmanlı bir krizdir ve sadece tek bir nedenle açıklanamaz: Kışkırtılmış sağlık talebi sonucunda 1 milyarı aşan hekime başvurunun neden olduğu iş yükü; randevu sisteminde yaşanan kaos; 5 dakika veya daha da altında muayene sürelerinden kaynaklı memnuniyetsizlik; çalışma ortamlarını şiddetten arındıracak gerekli fiziki düzenlemelerin yapılmaması; siyasetçilerin ve bürokratların saldırganları cesaretlendiren söylemleri; basın kuruluşlarının sağlıkta şiddet haberlerini verme biçimi ve sağlık sisteminden kaynaklı sorunlarda hekimi suçlayıcı dilden çekinmemeleri; yargılama süreçlerinde caydırıcı cezaların verilmemesi; sağlık okur-yazarlığı alanında gerekli eğitim planlamasının yapılmaması; sağlığı piyasalaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yarattığı tahribat temel nedenlerdir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlık kuruluşlarında şiddet riskleri belirlenmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İflas eden sağlık sistemi sağlıkta şiddetin artmasına zemin hazırlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık çalışanlarının güvenliğini artırmak ve şiddeti önlemek için şu stratejileri belirlemiştir:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık kuruluşlarında şiddet riskleri belirlenmeli ve bu risklere yönelik önlemler alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık çalışanlarına hukuki ve idari hakları konusunda eğitim verilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Şiddet olaylarını raporlamak ve müdahale etmek için net politikalar ve prosedürler hazırlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için fiziksel ve psikolojik önlemler, iş güvenliği tedbirleri alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cezalar artırılmalı ve cezasızlık son bulmalı"<br />
Sağlıkta şiddete karşı cezasızlığın son bulması için TTB'nin hazırladığı 'Sağlıkta Şiddet Yasası' yürürlüğe konmak zorundadır. Bu kapsamda:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Sağlık çalışanlarına yönelik işlenen suçlarda cezalar artırılmalı ve cezasızlık son bulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık çalışanlarına yönelik işlenen suçların infazında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik uygulamaları kaldırılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Türk Ceza Kanunu'nda 'Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet' başlığıyla yeni bir suç kategorisi tanımlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık kuruluşlarına silahla girilmesi yasal düzenlemelerle engellenmelidir.<br />
Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gününde Dr. Ersin Arslan'ı, sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıklı ve şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:01:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ato-saglikta-siddetin-sona-ermesi-icin-mucadeleyi-surdurmekte-h161458.html">ATO: Sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-7-kisi-daha-adliyeye-sevk-edildi-doku-h161457.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturmasında 7 kişi daha adliyeye sevk edildi, Doku ailesi şüphelilere tepki gösterdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer alan Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer ve Zaynal Abakarov Jandarma&#039;daki işlemlerinin ardından Tunceli Adliyesi&#039;ne sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 4'ü dün sabah saatlerinde Tunceli Adliyesine sevk edilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gökhan Ertok ve Erdoğan Elaldı hakkında tutuklama kararı verilirken, Savaş Gültürk ve Süleyman Önal hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak yurt dışı çıkış yasağı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sabah ise Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer, Zaynal Abakarov adliyeye sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun yakınları, adliyeye getirilişleri sırasında şüphelilere tepki gösterdi. Aile, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de adliyeye getirilmesi için feryat etti</span>.<span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku dizlerine vurarak adalet istedi. Aile fertleri "Tuncay Sonel gelsin de sizi kurtarsın", "Tuncay Sonel katili buraya getir", "Elleriniz Gülistan'ın kanında" diye bağırdı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:40:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-7-kisi-daha-adliyeye-sevk-edildi-doku-h161457.html">Gülistan Doku soruşturmasında 7 kişi daha adliyeye sevk edildi, Doku ailesi şüphelilere tepki gösterdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uretici-battik-diyorum-baska-birsey-demiyorum-h161456.html</link>
		<title>Üretici: Battık Diyorum, Başka Birşey Demiyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
Niğde&amp;#39;nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı
sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini
değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi
sürdüremediklerini dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN VAZGEÇİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ: “CEBİMİZDE 10 BİN LİRA OLMADAN MAZOT ALAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HİBRİT LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR<br />
Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık<br />
köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl<br />
çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, &amp;quot;Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor.<br />
Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl<br />
lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile<br />
işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl &amp;#39;para kazanır mıyım,<br />
kazanmaz mıyım&amp;#39; düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani<br />
erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye&amp;#39;de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç<br />
ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı<br />
da var,&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/Fotoğraf-4-1.jpeg" /><br />
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:<br />
&amp;quot;Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu<br />
durumlara düştük.&amp;quot;<br />
HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR<br />
Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici<br />
bu yıl arpa ektiklerini belirterek, &amp;quot;Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt<br />
bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok,&amp;quot; dedi.<br />
GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR<br />
Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:<br />
&amp;quot;Alamadık. Fiyatını dahi soramadık.&amp;quot;<br />
Bir başka çiftçi ise &amp;quot;Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor,<br />
bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey.<br />
Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya<br />
yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey<br />
demiyorum bu ortamda,&amp;quot; diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, &amp;quot;Şimdi<br />
arkadaş dedi ki bana, &amp;#39;30 dönüm çiftim var.&amp;#39;30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim.<br />
Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti<br />
demek istiyorum,&amp;quot; şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR<br />
Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji<br />
fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, &amp;quot;Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40<br />
zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor.&amp;quot;<br />
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam,<br />
bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı.&amp;quot;<br />
GÜRER&amp;#39;DEN &amp;quot;GARANTİLİ ÜRETİM&amp;quot; ÖNERİSİ<br />
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim<br />
modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:<br />
Gürer, “arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya,<br />
sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin<br />
tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz,&amp;quot; dedi.<br />
MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN<br />
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, &amp;quot;Mazotta ÖTV ve KDV&amp;#39;yi kaldıracağız.<br />
Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu&amp;#39;nun 21. maddesi<br />
var. 2006&amp;#39;da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki &amp;#39;Her yıl millî gelirin %1&amp;#39;i çiftçiye verilecek.&amp;#39; Biz de bunun<br />
peşine düşüyoruz. Ver diyoruz,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot; 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye<br />
AYRILAN DESTEK NE? 168 MİLYAR LİRA. İŞTE SORUN BURADA BAŞLIYOR,&amp;quot; DEDİ.<br />
&amp;quot;TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR&amp;quot;<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek,<br />
&amp;quot;Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal,<br />
nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, &amp;quot;Bu ülkede yem fabrikası<br />
özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
&amp;quot;DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR&amp;quot;<br />
İran&amp;#39;daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi<br />
Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:<br />
&amp;quot;Şimdi İran&amp;#39;da savaş oldu. İran&amp;#39;da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye&amp;#39;de üre 33.000 liraya çıktı.<br />
Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? &amp;quot;Bak, mazot 80-90<br />
liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran&amp;#39;da savaş<br />
başladı, her şeye zam geldi.&amp;quot;<br />
&amp;quot;KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART&amp;quot;<br />
Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Onun için kendi<br />
kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var,&amp;quot; dedi. POMPAYA<br />
YANAŞAMIYORUZ”<br />
ÜRETİCİ: “BATTIK DİYORUM, BAŞKA BİRŞEY DEMİYORUM”<br />
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,<br />
Niğde&amp;#39;nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı<br />
sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini<br />
değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi<br />
sürdüremediklerini dile getirdi.<br />
LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR<br />
Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık<br />
köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl<br />
çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, &amp;quot;Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor.<br />
Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl<br />
lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile<br />
işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl &amp;#39;para kazanır mıyım,<br />
kazanmaz mıyım&amp;#39; düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani<br />
erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye&amp;#39;de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç<br />
ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı<br />
da var,&amp;quot; dedi.<br />
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:<br />
&amp;quot;Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu<br />
durumlara düştük.&amp;quot;<br />
HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR<br />
Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici<br />
bu yıl arpa ektiklerini belirterek, &amp;quot;Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt<br />
bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok,&amp;quot; dedi.<br />
GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR<br />
Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:<br />
&amp;quot;Alamadık. Fiyatını dahi soramadık.&amp;quot;<br />
Bir başka çiftçi ise &amp;quot;Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor,<br />
bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey.<br />
Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya<br />
yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey<br />
demiyorum bu ortamda,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, &amp;quot;Şimdi<br />
arkadaş dedi ki bana, &amp;#39;30 dönüm çiftim var.&amp;#39; Dedim arkadaşım, 30 dönüm çiftini süreceğim ama</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi,<br />
yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR<br />
Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji<br />
fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, &amp;quot;Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40<br />
zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor.&amp;quot;<br />
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam,<br />
bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı.&amp;quot;<br />
GÜRER&amp;#39;DEN &amp;quot;GARANTİLİ ÜRETİM&amp;quot; ÖNERİSİ<br />
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim<br />
modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:<br />
Gürer, &amp;quot;Şimdi biz arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen<br />
ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım<br />
garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz,&amp;quot; dedi.<br />
MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN<br />
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, &amp;quot;Mazotta ÖTV ve KDV&amp;#39;yi kaldıracağız.<br />
Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu&amp;#39;nun 21. maddesi<br />
var. 2006&amp;#39;da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki &amp;#39;Her yıl millî gelirin %1&amp;#39;i çiftçiye verilecek.&amp;#39; Biz de bunun<br />
peşine düşüyoruz. Ver diyoruz,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot; 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye<br />
ayrılan destek ne? 168 milyar lira. Işte sorun burada başlıyor,&amp;quot; dedi.<br />
&amp;quot;TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR&amp;quot;<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek,<br />
&amp;quot;Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal,<br />
nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, &amp;quot;Bu ülkede yem fabrikası<br />
özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
&amp;quot;DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR&amp;quot;<br />
İran&amp;#39;daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi<br />
Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:<br />
&amp;quot;Şimdi İran&amp;#39;da savaş oldu. İran&amp;#39;da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye&amp;#39;de üre 33.000 liraya çıktı.<br />
Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? &amp;quot;Bak, mazot 80-90<br />
liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal,<br />
yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran&amp;#39;da savaş<br />
başladı, her şeye zam geldi.&amp;quot;<br />
&amp;quot;KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART&amp;quot;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Onun için kendi<br />
kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var,&amp;quot; dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:20:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uretici-battik-diyorum-baska-birsey-demiyorum-h161456.html">Üretici: Battık Diyorum, Başka Birşey Demiyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuik-ipotekli-konut-satislarimart-ayinda-yillik-yuzde-359-h161455.html</link>
		<title>TÜİK: İpotekli konut satışları mart ayında yıllık yüzde 35,9 arttı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin, "Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri"ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 olarak gerçekleşti. Diğer konut satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 oranında azalarak 87 bin 389 olurekn, toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 diğer satışların payı yüzde 77,1 olarak kayda geçti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları mart ayında yüzde 1,8 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 1,8 azalırken, ikinci el konut satışları yüzde 6,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 9,6, ikinci el konut satışları da yüzde 5,5 azalma gösterdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancılara mart ayında bin 353 konut satışı gerçekleşti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancılara yapılan konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20 oranında azalarak bin 353 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 oranında azalarak 4 bin 165 oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mart ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 229 ile Rusya Federasyonu, 130 ile İran ve 84 ile Almanya vatandaşlarına yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk el iş yeri satışları yıllık yüzde 5,4 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 oranında azalarak 3 bin 787 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,3 oranında azalarak 9 bin 712 olarak gerçekleşti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,1 oranında artarak 698 olurken, diğer iş yeri satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 oranında azalarak 12 bin 801 olarak kaydedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları mart ayında yüzde 8,3 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışlarında yüzde 8,3, ikinci el iş yeri satışlarında da yüzde 14,8 azalma gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 4,3, ikinci el iş yeri satışları yüzde 7,1 azaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:01:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuik-ipotekli-konut-satislarimart-ayinda-yillik-yuzde-359-h161455.html">TÜİK: İpotekli konut satışları mart ayında yıllık yüzde 35,9 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kurbanlik-satislari-basladi-millette-para-yok-bir-dana-300-bin-lira-oldu-milletin-gucu-yetmiyor-h161454.html</link>
		<title>Kurbanlık satışları başladı: Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu. Milletin gücü yetmiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde Yozgat’ın ilçelerinde bulunan canlı hayvan pazarlarında kurbanlık satışları başladı. Pazarlarda hareketlilik olmasına karşına alım gücü daralan yurttaşlar şimdilik kurbanlıklara bakıp, fiyat öğrenmekle yetiniyor. Büyükbaş kurbanlık hisseleri 40 ila 50 bin lira arasında değişiyor. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, &quot;Bu sene kurbanlık hayvan az. 2025 yılındaki mandıralara baktığımızda 2026&#039;da yüzde 30&#039;u yok, yüzde 70 hayvan var, yüzde 100 değil&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ın Sorgun, Kadışehri ve Boğazlıyan ilçelerinde her hafta açılan canlı hayvan pazarlarında kurbanlık satışlarına da başlanıldı. Yozgat’ın en büyük canlı hayvan pazarının kurulduğu Sorgun ilçesinde hareketlilik olmasına karşın, pazarı gezen yurttaşların fiyat araştırması yapmakla yetindiği gözlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Maliyetler yüzde 100 arttı, mal üstüne yüzde 50 koydu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurbanlık satışı yapan besici Mustafa Demirbilek, "Çok şükür iyi, yavaş yavaş canlanıyor kurban satışlarımız da. Bundan sonra da daha da canlanacak kurban satışlarımız. Maliyetler şöyle; 120, 130, 140 bin liradan başlıyor 4 kişilik kurbanlar. Ufak da olsa ekmek yediyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Besici Özgür Yaşar, "Kurban satışları bitik. Zarar ediyoruz. Et düştü. Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu, milletin gücü yetmiyor. Asgari ücret 50 bin lira olacak ki millet kessin. Yem bin lira. Hisse 40 bin lira 50 bin lira. Tosun 300 bin lira. Geçen sene bir hisse 25 bin liraydı. Maliyetler yüzde 100 arttı, mal üstüne yüzde 50 koydu" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beslediği kurbanlıkları pazara getiren İbrahim İbiş, "Kurban satışları daha başlamadı. Ahırlardan alıyor millet kurbanlıkları. Pazardan almıyor. Ahırlardan alıyor millet uğraşmıyor. Fiyatlar iyi. Fiyatlarda sıkıntı yok. Geçen seneye göre bu sene tabii ki yüksek. Her şey yüksek olduğu gibi hayvanların fiyatları da yüksek. Girdi maliyeti her şey yükselince hayvan fiyatları da ister istemez yükseliyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazarın durgun olmasından yakınan İlimdar Yılmaz da, "Alıcı yok. Kurbanlık 350 bin liradan başlıyor, 7 kişilik. 4 kişilik 180 bin liraya iniyor, 250 bin liraya iniyor. Böyle gidiyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2025 yılında yem 400 liraydı, bugün 850- 900 lira"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, geçen yılki girdi maliyetleri ile bu yılki maliyetler karşılaştırıldığında kurbanlık fiyatlarının yüksek olmadığın söyledi. Sorgun canlı pazarını gezen Açıkgöz, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Girdi maliyetine göre geçen seneden ucuz. Geçen sene, 2025 yılında yem 400 liraydı, bugün 850-900 lira. O gün hisse 35 bin liraya gidiyordu. Bu sene de 45 bin liraya gidiyor. Yine çiftçinin cebinden geçiyor. Şu an yüksek bir fiyat görmüyorum. 25 bin liradan tut ki ise 55 bin liraya kadar hisse var. Alacağın hayvana bağlı. Düve 30-35-40 bin lira arası, tosun da 40- 50 bin lira arası. Fiyatlar büyük bir şey yok. Kestirsek hemen hemen aynı buluyor. Ondan dolayı da kurbancı korkmasın. Bu sene kurbanlık hayvan az. Onu bilsin herkes. 2025 yılındaki mandıralara baktığımızda 2026'da yüzde 30'u yok, yüzde 70 hayvan var, yüzde 100 değil. Ondan dolayı herkes hayvanını alsın canı gönülden. Girdi maliyeti yüksek. Bugün bir torba yem eğer 900 lira olursa, bir torba yem 5 gün gider bir hayvana. 5 günde bu hayvan 900 lirayı yiyor. Satışta sıkıntı yok. Satış iyi. Şu pazarı gez, iyi 30 tane kurbanlık hayvan yok. Ankara'ya götürüyorlar, İstanbul'a götürüyorlar. Şu an kurbanlık 11 hayvan gelmiş, onu da ben aldım."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 11:40:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kurbanlik-satislari-basladi-millette-para-yok-bir-dana-300-bin-lira-oldu-milletin-gucu-yetmiyor-h161454.html">Kurbanlık satışları başladı: Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu. Milletin gücü yetmiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-okullardaki-vahsete-tepki-vahsetin-sorumlusu-iktidardir-h161453.html</link>
		<title>Ayhan Barut&apos;tan okullardaki vahşete tepki  Vahşetin sorumlusu iktidardır</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, son olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#039;taki okullarda meydana gelen vahşet olaylarının sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu vurguladı. Öğretmenleri ve öğrencileri koruyamayan iktidarın hesap vermesini isteyen Barut, &quot;Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, okul emekçilerimizi koruyamayan iktidarı kınıyor, AKP iktidarından hesap sorulmasını istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">VAHŞETİ GENEL KURULDA KINADI<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alarak kınadığı vahşi saldırılarda yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencileri anan, ailelerine, yakınlarına ve halka başsağlığı dileyen Ayhan Barut, "Yine acımız büyük, yine kederliyiz. Parasız, bilimsel, demokratik, laik ve nitelikli eğitim talebine kulak vermeyen AKP iktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi adeta işin içinden çıkılmaz hale getirdi. Okullarda yetersiz derslikler, gerici kuşatma, öğretmen ve öğrencilerin karşılanmayan hakları bir yana, şiddet de artarak sürüyor. İçimiz yanıyor" diye konuştu.<br />
"KORUYAMIYORLAR, YÖNETEMİYORLAR"<br />
AKP iktidarının sorunları çözemediğini dile getiren Barut, "Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta yaşanan son vahim olaylar da göstermiştir ki, bu iktidar sorun çözemiyor. Aslında eğitimde görüldüğü gibi ülkeyi de yönetemiyorlar. Bireysel silahlanmadan şiddet sarmalına uzanan bu kara tablonun sorumluları belli. Eğitim yuvası olan okullarda vahşet sahnelerinin yaşanmasına göz yumanlar ortada. Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, okul emekçilerimizi koruyamayan iktidarı kınıyoruz. Yaşamı ve eğitimi savunanlar olarak AKP iktidarından hesap sorulmasını istiyoruz. Bir olacağız, sandıkta bu hesabı soracağız!" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 11:20:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-okullardaki-vahsete-tepki-vahsetin-sorumlusu-iktidardir-h161453.html">Ayhan Barut&apos;tan okullardaki vahşete tepki  Vahşetin sorumlusu iktidardır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-gulcan-kis-bu-olaylar-tesaduf-degil-ihmalin-sonucu-h161452.html</link>
		<title>CHPli Gülcan Kış: Bu olaylar tesadüf değil, ihmalin sonucu</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarını
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Kış, hem araştırma önergesi hem de
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi vererek,
okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“OKULLAR GÜVENSİZ, BAKANLIK SUSKUN!”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Gülcan Kış’tan peş peşe iki hamle: Meclis’e taşıdı<br />
Türkiye’de iki gün üst üste yaşanan okul saldırılarının artık münferit olmadığını<br />
vurgulayan Kış, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen silahlı saldırıların<br />
toplumda derin bir travma yarattığını belirtti. Daha önce Erdemli’de yaşanan olayları<br />
da hatırlatan Kış, “Bu tablo bir tesadüf değil, açık bir güvenlik zafiyetidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis araştırması talebi<br />
Gülcan Kış, Anayasa ve TBMM İçtüzüğü kapsamında verdiği araştırma önergesinde,<br />
son 10 yılda okullarda artan şiddet olaylarının tüm boyutlarıyla incelenmesini talep<br />
etti.<br />
Önergenin gerekçesinde; okulların artık çocuklar için güvenli alan olmaktan çıktığına<br />
dikkat çekilerek, fiziki güvenlikten psikososyal destek mekanizmalarına kadar geniş<br />
bir alanda eksiklikler bulunduğu vurgulandı.<br />
Kış, “Çocuklarımızın yaşam hakkını korumak devletin en temel görevidir. Ancak<br />
bugün geldiğimiz noktada bu sorumluluk yerine getirilemiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İki gündür neden suskunsunuz?”<br />
CHP’li Kış, ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği soru önergesinde dikkat<br />
çeken sorular sordu.<br />
Bakanlığın yaşanan olaylara karşı sessizliğini eleştiren Kış, şu ifadeleri kullandı:<br />
“İki gündür yaşanan bu vahim olaylar karşısında neden suskunsunuz? Okullarda<br />
güvenliği sağlamak için ne yapıyorsunuz, ne yapmayı planlıyorsunuz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Laikliği tartışıyorsunuz, güvenliği sağlayamıyorsunuz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla<br />
eğitimde laiklik tartışmalarının gündeme taşındığını hatırlatarak, bu tartışmaların<br />
gerçek sorunları gölgelediğini ifade etti.<br />
“Günlerdir laik eğitim tartışmaya açılıyor, müfredat konuşuluyor, protokoller<br />
konuşuluyor.<br />
Ama konu çocukların can güvenliği olduğunda ortada bir plan yok, bir açıklama yok.<br />
Önceliğiniz ideolojik tartışmalar mı, yoksa çocukların hayatı mı?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gündem başka, gerçek sorun başka”<br />
Kış, Bakanlığın kamuoyunda daha çok tali başlıklarla gündeme geldiğini belirterek,<br />
esas sorunların geri plana itildiğini söyledi:<br />
“Günlerdir müfredat tartışmalarıyla, protokollerle, yönetmeliklerle gündem yaratılıyor.<br />
Ama konu çocukların can güvenliği olduğunda ortada bir sessizlik var. Eğitimde esas<br />
meseleler konuşulmuyor, gerçek sorunlar öteleniyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir öğün yemek yok, güvenlik de yok”<br />
Eğitim politikalarını da eleştiren Kış, öğrencilerin temel ihtiyaçlarının dahi<br />
karşılanamadığını belirterek, “Okullarda bir öğün sağlıklı yemek veremeyen bir<br />
anlayışın, öğrencinin ve öğretmenin güvenliğini de sağlayamadığı ortadadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullar en güvenli yer olmalıydı”<br />
Kış, soru önergesinde;<br />
 Okullardaki güvenlik personeli sayısını,<br />
 Son 10 yıldaki şiddet olaylarının verilerini,<br />
 Alınan önlemleri ve yeni eylem planlarını<br />
tek tek sordu.<br />
“Okullar çocuklarımızın en güvenli olması gereken yerlerdir. Ancak bugün bu güvenlik<br />
duygusu ortadan kalkmıştır” diyen Kış, Meclis’in bu konuda derhal harekete geçmesi<br />
gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:58:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-gulcan-kis-bu-olaylar-tesaduf-degil-ihmalin-sonucu-h161452.html">CHPli Gülcan Kış: Bu olaylar tesadüf değil, ihmalin sonucu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulundan-okul-saldirilarina-iliskin-arastirma-onergesi-egitim-sisteminde-yasanan-yapisal-cokusun-nedenleri-ortaya-konulmali-h161451.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu&apos;ndan okul saldırılarına ilişkin araştırma önergesi: Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenleri ortaya konulmalı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerinin ortaya konulması, okullarda artan şiddet olaylarının ve güvenlik zafiyetlerinin incelenmesi, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğinin tespiti, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;in görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğun açık biçimde ortaya konulması için Meclis araştırması açılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Diyarbakır Milletvekili&nbsp;Sezgin&nbsp;Tanrıkulu, eğitimde yaşanan sorunlara ilişkin TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi. Önergesinde Türkiye’de eğitim sisteminde derinleşen kriz, okullarda artan şiddet olayları, eğitimde eşitsizliklerin büyümesi ve kamusal eğitim ilkesinin zedelenmesine dikkat çeken Tanrıkulu,&nbsp;Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut yönetim anlayışının tüm yönleriyle incelenmesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu, önersinde şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim sistemi, bir ülkenin geleceğinin inşa edildiği en temel kamusal alandır. Ancak bugün Türkiye’de eğitim sistemi bilimsel ilkelere aykırı uygulamalar, liyakatten uzak kadrolaşma, derinleşen yoksulluk ve artan toplumsal eşitsizlikler nedeniyle ağır bir çöküş süreci yaşamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığının yönetimi altında, özellikle Milli Eğitim Bakanının görev süresi boyunca; okullarda şiddet olayları ve güvenlik sorunları artmış, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından can güvenliği ciddi biçimde tehlikeye girmiştir. Eğitim kurumları, bilimsel ve laik eğitim ilkelerinden uzaklaştırılarak ideolojik yönlendirmelere açık hale getirilmiştir. Tarikat ve cemaat yapılarının eğitim alanındaki etkisinin arttığı yönünde kamuoyunda güçlü ve yaygın kaygılar oluşmuştur. Öğretmen atamalarında ve yönetici görevlendirmelerinde liyakat ilkesi ağır şekilde zedelenmiştir. Yoksulluk nedeniyle milyonlarca öğrenci eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Deprem bölgeleri başta olmak üzere birçok bölgede eğitim altyapısı ihmal edilmiş, öğrenciler sağlıksız koşullarda eğitim görmek zorunda bırakılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortaya çıkan bu tablo, yalnızca bir politika başarısızlığı değil; aynı zamanda çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve geleceğini tehdit eden ağır bir yönetim krizidir. Milli Eğitim Bakanının görevde kaldığı her gün, eğitim sistemindeki bu derinleşen sorunlar büyümekte; çocuklar, öğretmenler ve veliler açısından telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır. Eğitimde yaşanan bu ağır tablo karşısında siyasi sorumluluğun gereği açıktır. Milli Eğitim Bakanının görevde kalması, kamu yararı ve çocukların üstün yararı ilkesi ile bağdaşmamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim sisteminin yeniden inşası için acil önlemlerin belirlenmesi amaçlanmakta"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası insan hakları belgeleri ve Anayasa hükümleri uyarınca, çocukların güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında bulunma hakkı temel bir yükümlülüktür. Okullarda artan şiddet olayları ve eğitim ortamlarının güvensiz hale gelmesi, çocukların yaşam hakkı, eğitim hakkı ve fiziksel-psikolojik bütünlüklerinin korunması ilkelerinin ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum, devletin çocukları her türlü ihmal, istismar ve şiddetten koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermekte; kamu otoritelerinin bu alandaki sorumluluğunu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu durum, sadece idari bir inceleme konusu değil, aynı zamanda acil bir siyasal sorumluluk meselesidir. Bu nedenle, yürütülecek araştırma sürecinden bağımsız olarak, Milli Eğitim Bakanının derhal istifa etmesi, kamu vicdanı ve demokratik sorumluluk açısından zorunludur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurulacak Meclis Araştırma Komisyonu ile eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerinin ortaya konulması, okullarda artan şiddet olaylarının ve güvenlik zafiyetlerinin incelenmesi, Milli Eğitim Bakanlığı politikalarının anayasal eğitim ilkeleri açısından değerlendirilmesi, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğinin tespiti, Milli Eğitim Bakanının görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğun açık biçimde ortaya konulması ve eğitim sisteminin yeniden inşası için gerekli acil önlemlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:40:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulundan-okul-saldirilarina-iliskin-arastirma-onergesi-egitim-sisteminde-yasanan-yapisal-cokusun-nedenleri-ortaya-konulmali-h161451.html">Sezgin Tanrıkulu&apos;ndan okul saldırılarına ilişkin araştırma önergesi: Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenleri ortaya konulmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/zeynep-sonmez-stuttgartta-ikinci-turda-elendi-h161450.html</link>
		<title>Zeynep Sönmez, Stuttgart&apos;ta ikinci turda elendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Almanya&#039;nın Stuttgart kentinde düzenlenen Porsche Tennis Grand Prix&#039;i ikinci tur karşılaşmasında Kanadalı raket Leylah Fernandez&#039;e 2-1 yenilerek, turnuvaya ikinci turda veda etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">tenisçi Zeynep Sönmez, Almanya'nın Stuttgart kentinde düzenlenen Porsche Tennis Grand Prix'i ikinci tur karşılaşmasında Kanadalı raket Leylah Fernandez'e 2-1 yenilerek, turnuvaya ikinci turda veda etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stuttgart kentinde toprak kortta düzenlenen WTA 500 düzeyindeki turnuvada, milli tenisçi Zeynep Sönmez ikinci turda dünya 25 numarası Kanadalı Leylah Fernandez ile karşılaştı. Oldukça çekişmeli geçen ve üç saati aşan müsabakada Sönmez, Fernandez'e 7-6, 1-6 ve 6-7'lik setlerle mağlup oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sönmez, turnuvanın ilk turunda İtalyan tenisçi Jasmine Paolini'yi 2-0 mağlup etmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:32:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/zeynep-sonmez-stuttgartta-ikinci-turda-elendi-h161450.html">Zeynep Sönmez, Stuttgart&apos;ta ikinci turda elendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-lubnan-icin-tarihi-bir-gun-olabilir-h161449.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: Lübnan için tarihi bir gün olabilir</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan’da gece saatlerinde ilan edilen ateşkesi ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Lübnan için tarihi bir gün olabilir. Güzel şeyler oluyor&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail ve Lübnan’ın ABD&nbsp;arabuluculuğunda Wshington’da yürüttüğü görüşmeler neticesinde Hizbullah ve İsrail arasında sağlandığı belirtilen&nbsp;10 günlük ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Lübnan için tarihi bir gün olabilir. Güzel şeyler oluyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, ateşkese ilişkin önceki bir paylaşımında da "’Bu önemli dönemde Hizbullah’ın iyi ve yapıcı davranmasını umuyorum. Eğer bunu yaparlarsa bu onlar için büyük&nbsp;bir an olacaktır. Artık daha fazla öldürme yok. Nihayet barış olmalı"’ ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizbullah ve İsrail arasındaki&nbsp;ateşkesin, İran ile devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik çabalar açısından da önemli bir engeli ortadan kaldırdığı&nbsp;yorumları da&nbsp;ABD medyasında yer aldı. Tahran, müzakerelerin başarıya ulaşması için İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da durdurulması gerektiğini birçok kez dile getirdi. ABD ve İsrail&nbsp;ise daha önce&nbsp;bu görüşe katılmamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump, gece saatlerinde İsrail ve Lübnan liderleri’nin&nbsp;dün yerel saatle gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 10 günlük bir ateşkes üzerinde anlaştığı bildirmişti. İsrail ve Hizbullah arasında 2 Mart’tan bu yana Lübnan’ın güneyinde yoğun çatışmalar yaşanıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ateşkesi onayladıklarını doğrularken, İsrail ordusunun Lübnan’ın&nbsp;güneyinde yaklaşık 10 kilometre derinliğinde bir "güvenlik bölgesini" koruyacağını söyledi. Netanyahu, "Oradayız ve ayrılmıyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lübnan genelinde saldırıların tamamen durdurulması&nbsp;ve İsrail güçlerinin Lübnan’da hareket kapasitesinin kısıtlanması koşuluyla Hizbullah’ın da ateşkese katılmaya açık olduğu&nbsp;belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanlığı da ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:13:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-lubnan-icin-tarihi-bir-gun-olabilir-h161449.html">ABD Başkanı Trump: Lübnan için tarihi bir gün olabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-9-yeni-film-vizyona-girecek-h161448.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 9 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türlerde 9 yeni film vizyona girecek. Filmler arasında Anne Hathaway’in başrolünde olduğu &quot;Mother Marry&quot; ile aksiyon türündeki &quot;Largo Winch: Dünyanın Durduğu An&quot; dikkati çekiyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Largo Winch: Dünyanın Durduğu An<br />
Film, 15 yaşındaki oğlu kaçırılan ve iş ortağının intiharıyla sarsılan milyarder Largo Winch’in, ailesini ve iş imparatorluğunu kurtarmak için giriştiği uluslararası mücadeleyi konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Aksiyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Olivier Masset-Depasse<br />
Oyuncular:&nbsp;Tomer Sisley,&nbsp;James Franco,&nbsp;Clotilde Hesme</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mother Mary<br />
Dünyaca ünlü pop yıldızı Mother Mary, tam da sahnelere geri döneceği konserinden kaçıp, bir süredir araları açık olan, eskiden en iyi arkadaşı ve kostüm tasarımcısı Sam ile buluşur. Eski yaralar su yüzüne çıkar; kırılanlar onarılmaz, bazı düşmanlıklar küllenmez.&nbsp;<br />
Tür:&nbsp;Dram,&nbsp;Müzik<br />
Yönetmen:&nbsp;David Lowery<br />
Oyuncular:&nbsp;Anne Hathaway,&nbsp;Michaela Coel,&nbsp;Hunter Schafer</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed<br />
Film,&nbsp;İslam’ın doğuşunu ve Mekke’den Medine’ye uzanan tarihi süreci küçük Lina’nın gözünden anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Yunus Emre Çakır<br />
Oyuncular:&nbsp;İrfan Kılınç,&nbsp;Buğra Koçtepe,&nbsp;Tolga Tecer</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayvanlar Alemi<br />
Softie ve arkadaşları, yaşadıkları çevreyi otomatik bir fabrikanın neden olduğu atık istilasından korumak için bir araya gelerek zorlu bir mücadeleye girişirler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Daniel Hernández Torrado<br />
Oyuncular:&nbsp;Terrance Stewart,&nbsp;Monica Klein</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lee Cronin’den Mumya<br />
Film, sekiz yıl önce çölde kaybolan kızlarının aniden geri dönmesiyle hayatları değişen bir ailenin yaşadığı korku dolu olayları konu alıyor.<br />
Tür:&nbsp;Gerilim,&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Lee Cronin<br />
Oyuncular:&nbsp;Jack Reynor,&nbsp;Laia Costa,&nbsp;May Calamawy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cesur Hayvanat Bahçesi Sakinleri<br />
Colepepper Hayvanat Bahçesi'ne bir meteor düşmsinin ardından hayvanları zombiye dönüştüren bir virüs serbest kalır. Genç kurt Gracie, tüm hayvanları normale döndürmek ve sürüsüne geri dönüş yolunu bulmak için huysuz ve korkutucu bir pumayla iş birliği yapar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Aile,&nbsp;Animasyon,&nbsp;Komedi,&nbsp;Macera<br />
Yönetmen:&nbsp;Ricardo Curtis,&nbsp;Rodrigo Perez-Castro<br />
Oyuncular:&nbsp;David Harbour,&nbsp;Gabbi Kosmidis,&nbsp;Bryn McAuley</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinnet-i Sırra<br />
4 arkadaş, kısa bir kaçamak yapmak için&nbsp;Tunç’un ailesinden miras kalan tenha bir sahil villasına&nbsp;gider. Başlangıçta huzurlu bir tatil gibi görünen bu buluşma, evde bulunan&nbsp;gizemli bir aynaya dokunulmasıyla&nbsp;kabusa dönüşür. Yıllar önce Tunç’un ailesinin ölümüne yol açan karanlık lanet yeniden uyanır. Çok geçmeden villa, görünmeyen varlıkların ve giderek artan paranoyanın hüküm sürdüğü kapalı bir tuzağa dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Cengiz Kaplan<br />
Oyuncular:&nbsp;Cengiz Kaplan,&nbsp;Ada Mural,&nbsp;Dilay Dilara Konuk</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marakuda: Bir Taş Devri Efsanesi<br />
Bir kabile reisinin oğlu, babasının üstün avcılık becerilerinin gölgesinde kalır ve kendini kanıtlamakta zorlanır. Cesaretini toplamak için tek başına yola çıkar ve gizemli bir ormanın derinliklerine girer. Burada,&nbsp;Tink&nbsp;adında büyülü ve dünya dışı bir kuşla karşılaşır. Bu sıra dışı dostluk, onu hayal bile edemeyeceği bir dünyanın kapılarına götürür. Kılıç dişli sincapların, sevimli mirketlerin ve hatta dinozorların yaşadığı&nbsp;Taş Devri Ormanı, ikili için hem tehlikelerle dolu hem de büyüleyici bir macera alanına dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Viktor Glukhushin<br />
Oyuncular:&nbsp;Diomid Vinogradov,&nbsp;Pyotr Ivashchenko,&nbsp;Prokhor Chekhovskoy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başıbozuklar<br />
Alaçatı’da konser vereceklerini düşünerek yola çıkan bir müzik grubunun, yanlışlıkla Suriye’deki bir Amerikan füze üssüne varmasıyla gelişen olayları konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Komedi<br />
Yönetmen:&nbsp;Hakan Algül<br />
Oyuncular:&nbsp;Gonca Vuslateri,&nbsp;Gözde Kansu,&nbsp;Buse Sinem İren</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:01:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-9-yeni-film-vizyona-girecek-h161448.html">Sinemalarda bu hafta: 9 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161447.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (17 Nisan 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 17 Nisan 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 17 Nisan 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.914,33 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.416,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 22.901,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 45.080,47 TL<br />
*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.524,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 113.046,89 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.793,60 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 09:52:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161447.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161446.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (17 Nisan 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 17 Nisan 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;Dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 17 Nisan 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:10 itibarıyla 44,8593'den işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,9376 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 09:43:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161446.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-yerel-sen-genel-orgutlenme-sekreteri-erdag-dan-okul-saldirilarina-h161445.html</link>
		<title>Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Erdağ&amp;#039;dan okul saldırılarına tepki: Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, eğitim kurumlarının güvenli alan olmaktan uzaklaştığını belirterek, yaşananların sistematik bir soruna dönüştüğünü belirtti. Erdağ, &quot;Bu yaşananların siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim kurumlarında öğretmenlere ve öğrencilere yönelik artan şiddet olaylarına tepki gösteren Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, yaşananların artık münferit değil, sistematik bir soruna dönüştüğünü vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erdağ, “Okullarımızda yaşanan şiddet olayları her geçen gün artmakta ve artık sıradanlaştırılmaktadır. Bu kabul edilemez tablo karşısında sessiz kalmak, hem çocuklarımızı hem de onları geleceğe hazırlayan eğitim emekçilerini kaderine terk etmektir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hem kamu emekçileri hem de birer veli olarak konuştuğunu belirten Erdağ, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu ortamlarda eğitim alma hakkının temel bir hak olduğuna hatırlatarak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün geldiğimiz noktada eğitim kurumları olması gereken güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmıştır. Öğretmenlerimiz görevlerini korku altında yapamaz, öğrencilerimiz şiddetin gölgesinde büyüyemez. Bu tabloyu yaratan ihmaller zinciri görmezden gelinemez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddetin sadece bireysel değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk olduğunu belirten Erdağ,&nbsp;“Eğitim emekçilerinin yanında olmak, şiddete karşı ortak bir duruş sergilemek ve okulları yeniden güvenli alanlar haline getirmek zorundayız. Bu mücadele yalnızca eğitimcilerin değil, toplumun tamamının sorumluluğudur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erdağ, Yusuf Tekin’i istifaya davet ederek şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu yaşananların siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. Şiddete karşı sessiz kalmayacağız, birlikte mücadele edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; güvenli okullar, güvenli bir gelecek demektir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:43:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-yerel-sen-genel-orgutlenme-sekreteri-erdag-dan-okul-saldirilarina-h161445.html">Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Erdağ&amp;#039;dan okul saldırılarına tepki: Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-yusuf-tekin-akp-nin-gordugu-ve-turkiye-ye-h161444.html</link>
		<title>Murat Emir: &amp;quot;Yusuf Tekin AKP&amp;#039;nin gördüğü ve Türkiye&amp;#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&amp;#039;dır, istifa etmelidir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, &quot;Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP&#039;nin gördüğü ve Türkiye&#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&#039;dır. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin&#039;in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM&#039;le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal&#039;le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırılarına ilişkin şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Siverek'teki olay bir gün önce gerçekleşmişti buradan konuşmuştuk, ilgililerin ciddiyetsizliğini söylemiştik. Bu suçu işleyen kişinin daha önceden paylaşım yaptığını ama dikkate alınmadığını, ciddiyetle takip edilseydi bunun bir erken sinyal olduğu görülseydi tedbirlerin rahatlıkla alınabileceğini, belki Siverek'teki olay önlenseydi Maraş'taki bu facianın hiç gerçekleşmeyeceğini öngörebiliriz. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Siverek'te bir gün önce gerçekleşen saldırıda görevini yapmayanlar, hafife alanlar, tepki gösteren öğretmenleri dinlemek yerine onlara gaz sıkan kolluk güçlerine emir vermek yerine anlaşılsaydı belki de bunca acı yaşanmayacaktı. Daha bir ay önce Fatma Nur öğretmenimizi eğitim şehidi olarak kaybettik. Okullarımız giderek bir şiddet yuvası olmaya başlamış durumda. Çok katmanlı, çok yönlü bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu, bu sorunun giderek büyüyeceğini, acile önlem almamız gerektiğini, bu sorunun nedenlerinden başlayarak çözüm yollarına ciddiyetle ulaşmamız gerektiğini söylüyoruz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizilerin, dijital içeriklerin, çocuklarımızın maruz bırakıldığı oyunların her birinin gözden geçirilmesi şart. Bu meselenin bir tane çözümü, bir sihirli değneği yok. Ama çok önemli, devletin mutlaka yapmış olması gereken birinci vazife okullardaki güvenlik önleminin alınması. Şimdiye kadar her olay gerçekleştiğinde biz soruyoruz, anlatıyoruz, gelin konuşalım diyoruz. Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok. Onlara baksanız her şey yolunda. Kanun tekliflerimizin, araştırma önergelerimizin hiçbiri kabul edilmedi. Soru önergelerimize zaman zaman cevap veriyorlar, cevapların da çoğu saçma sapan."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken 20 Kasım 2025 tarihinde bir kanun teklifi verdiklerini belirten Emir, "Biz bu teklife diyoruz ki okullara güvenlik elemanı alın, temizlik görevlisi, okul sağlığı hemşiresi alın. Bunlar çok önemli. 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi aldığınızda bunun bütçeye toplam maliyeti 224 milyar lira. Bu para bütçenin yüzde 2,5'i. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin dörtte birinden az. Bir aylık faiz giderinden az. Bu ülke, bu faizci iktidar her ay 300 milyar liranın üzerinde faiz ödeyen bir iktidardır. Bunlar için 'paramız yok' diyeler ayda 300 milyar lira faiz ödeyenlerdir. Cumhurbaşkanı bir yere gitse on binlerce polis takip ediyor. Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin. Bazılarının gözyaşı dökmeye hakkı yok" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu şiddeti körükleyen faktörlerin en başında şiddet kültürünün yerleşmesi geliyor. Bu şiddet dizilerde övülüyor. RTÜK ne yapıyor, muhalifleri takip ediyor. Sabahtan akaşama kadar ahlaka aykırı, şiddeti öven her türlü program, dizi yayınlanır. Bari TRT'de yapmayın. Saldırının olduğu saatlerde şiddet içerikli TRT dizilerinin reklamını yapıyorlardı. Acının siyaseti olmaz ama acıyı niye çektiğimizin siyaseti olur. Biz bu acılara neden maruz kalıyoruz? Okullarımız niye güvensiz? Niye kamu kaynaklarımızı okulların güvenliği için harcayacağınıza onun binlerce katını faizcilere peşkeş çekiyorsunuz diye sormayacak mıyız? Biz bunun için siyaset yapıyoruz. Siz ne için siyaset yapıyorsunuz; gemicikler için mi, zenginleşmek için mi, zengin ettiğiniz yandaşlarınız için mi yoksa yavrularımız için mi?&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP'nin gördüğü ve Türkiye'ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı'dır. Aslında muhtemeldir ki o bizim eleştirilerimizden mutlu oluyor çünkü cumhurbaşkanının şöyle bir huyu olduğunu biliyoruz; bir bakana ne kadar yüklenirsek o kadar yeri pekişiyor. Ama Cumhurbaşkanı'nın artık anlaması lazım. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin'in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM'le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal'le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur. 2026'nın ilk dört ayında sadece okullarımızda 14 şiddet olayı olmuş. 2023'ten sonra 6 öğretmenimiz, 10 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz okul sınırları içinde öldürülmüş."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Okullarımız şiddete teslim olmuş, çocuklarımız aç"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü ile Alanya'da çocuğa yönelik istismar eyleminde bulunduğu iddia edilen kişinin birlikte çekilmiş fotoğrafını gösteren Emir, "Urfa Milli Eğitim Müdürü böyle olunca Siverek'te bir şey oluyor ve bir şey yapmıyorsun. Ona bir şey yapmayınca Maraş'ta bir şey oluyor. Meselenin özü bu. Bakanlıkta yükselmenin adresi aynen FETÖ benzeri olduğu gibi&nbsp;Cihannüma Vakfına üye olmak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 23 Nisan kıyafet genelgesini gösteren Emir, "'23 Nisan'da açık veya aşırı olarak nitelendirebilecek kıyafetler istemiyorum' diyor. Senin 5-10 yaşındaki kız çocuklarının etek boyuyla, kıyafetiyle ne işin var? Okullarımız şiddete teslim olmuş, kapısında güvenlik görevlisi yok, kirli, çocuklarımız aç. Bunlarla uğraşacağı yerde çocukların etek boyuyla uğraşıyor. Bu akılla, bu çağ dışı kafayla mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Murat Emir, okulların güvenliği ile ilgili 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi verdiklerini hepsinin de iktidar tarafından reddedildiğini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:38:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-yusuf-tekin-akp-nin-gordugu-ve-turkiye-ye-h161444.html">Murat Emir: &amp;quot;Yusuf Tekin AKP&amp;#039;nin gördüğü ve Türkiye&amp;#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&amp;#039;dır, istifa etmelidir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitimde-siddete-karsi-seferihisarda-yuruyus-duzenlendiseferihisarda-yuruyus-duzenlendi-h161443.html</link>
		<title>Eğitimde şiddete karşı Seferihisarda yürüyüş düzenlendiSeferihisarda yürüyüş düzenlendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Seferihisar’da eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına dikkati çekmek amacıyla öğretmenler ve yurttaşlar yürüyüş düzenledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Seferihisar’da, Eğitim-Sen öncülüğünde düzenlenen “Eğitimde şiddete hayır” yürüyüşüne öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından gerçekleştirilen eylemde, katılımcılar yüzlerce metre uzunluğunda insan zinciri oluşturdu. İlçe halkı da araçlarından korna çalarak yürüyüşe destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşte yapılan açıklamalarda, okullarda ve eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek güvenli eğitim ortamlarının sağlanması gerektiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de yürüyüşe katılarak destek verdi. Yetişkin, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullarımızda güvenliğin sağlanması ve en temel hakkımız olan yaşam hakkının korunması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Eğitim kurumlarımıza yönelik hain saldırıları protesto etmek amacıyla, belediyemiz bünyesinde görev yapan tüm öğretmen, eğitmen ve antrenörlerimiz 2 gün boyunca derslere devam etmeyecektir. Evlatlarımız güvende değilse, bugünümüz de geleceğimiz de olmaz. Bunu konuşmadan hiçbir şeyi konuşamayız. Hayatını kaybeden çocuklarımızı ve öğretmenimizi rahmetle anıyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Başımız sağ olsun. Allah böyle bir acıyı bir daha kimseye yaşatmasın.”<br />
Yürüyüş, eğitimde şiddete karşı toplumsal farkındalık çağrısıyla sona erdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:25:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitimde-siddete-karsi-seferihisarda-yuruyus-duzenlendiseferihisarda-yuruyus-duzenlendi-h161443.html">Eğitimde şiddete karşı Seferihisarda yürüyüş düzenlendiSeferihisarda yürüyüş düzenlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/okullardaki-siddete-karsi-istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-eylem-yusuf-tekin-ozur-dileyerek-istifa-etmelidir-h161442.html</link>
		<title>Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda eğitim sendikası, öğretmen ve öğrenci, okullardaki şiddet olaylarına karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganının atıldığı eylemde, “Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir” açıklaması yapıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bir gün arayla önce Şanlıurfa’da, ardından Kahramanmaraş’ta okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırılara karşı tepkiler sürüyor. Yurdun pek çok bölgesinden eğitim sendikaları, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ses yükseltiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul’da da Sultanahmet’teki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda öğretmen ve öğrenci eylem yaptı. Eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi de destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Artık yeter, şiddete dur de. Yusuf Tekin istifa” yazılı pankart açılan eylem boyunca sık sık “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Öğrenci düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa” ve “Susma, haykır; şiddete hayır” sloganları atıldı. Grubun önü, sabah saatlerinde müdürlük önüne konulan barikatla kesildi. Öğretmenler burada bir süre oturma eylemi yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Baş sorumlu bakanlıktır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazırlanan ortak açıklamayı Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır okudu. Toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma ve kenara itilme ortamında şiddetin ortaya çıktığını belirten Bayındır, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir. Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yaşananlar kader değildir, tesadüf değildir. Siyasi iktidar eğitim alanını bilimsel, laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırmıştır. Tüm kurumlarda liyakat yerine sadakati esas alan bir idari yapıyı kurumsallaştırmıştır. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını zayıflatmıştır. Gençleri hayata bağlayacak, onları toplumsal bir özne haline getirecek politikalar yerine baskı, denetim ve dışlama üretmiştir. İşte bugün yaşadıklarımızın sebepleri bunlardır fakat bugün ne siyasi iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çıkıp bir özür diliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kimse hesap vermekten kaçamaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimse hesap vermekten kaçamaz. Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlamak, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı yaratmak en temel kamusal yükümlülüktür. Tüm okullar ve eğitim süreçlerinin tamamında şiddet kalıcı ve bütünlüklü olarak son bulmadan, sorumlular hesap vermeden alanları terk etmiyoruz. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerimizin yakınlarına başsağlığı, yarananlara acil şifalar diliyoruz. Acılarını yüreğimizin en derinlerinde hissediyoruz. Eğitim-Sen olarak eğitimin kamusal, demokratik ve eşitlikçi niteliğini savunmaya, okulları şiddetin değil, yaşamın ve özgürlüğün mekânları hâline getirmek için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:10:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/okullardaki-siddete-karsi-istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-eylem-yusuf-tekin-ozur-dileyerek-istifa-etmelidir-h161442.html">Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eski-tunceli-valisi-sonelin-gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-ferhat-guven-icin-yazdigi-resmi-yazi-ortaya-cikti-h161441.html</link>
		<title>Eski Tunceli Valisi Sonelin, Gülistan Doku soruşturması şüphelisi Ferhat Güven için yazdığı resmi yazı ortaya çıktı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltında bulunan Ferhat Güven ile ilgili, Ordu Valisi olduğu dönemde Tuncay Sonel tarafından yazıldığı belirtilen resmi yazı ortaya çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltında bulunan Ferhat Güven ile ilgili, Tunceli Valiliği'nin ardından atandığı Ordu Valiliği döneminde Tuncay Sonel tarafından yazılan resmi yazı ortaya çıktı. Yazıda, "Ferhat Güven, Tuncelimizde Terör örgütü PKK/KCK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı olmuştur. Güven, Tunceli Belediyesi'nde kayyum döneminde güvenlik birimlerinin referansıyla işe alınmıştır. Bizim dönemimizde de vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir" ifadeleri yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun&nbsp;Ocak 2020’de kaybolduğu dönemde Tunceli Valiliği yapan, ardından da&nbsp;Ordu Valiliği'ne atanan Tuncay Sonel'in, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin dosyanın şüphelilerinden Ferhat Güven ile ilgili yazısı ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, dönemin Ordu Valisi Sonel, 20 Nisan 2023 tarihli yazıyı, Ferhat Güven’in Tunceli’de “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasına gönderdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Güvenlik birimlerine yardımcı oldu”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vali Sonel imzasını taşıyan resmi yazıda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Mahkemenizin ceza dosyasında yargılanmakta olan sanık Ferhat Güven, Tuncelimizde terör örgütü PKK/KCK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı (Tunceli Emniyet Müdürlüğü - Güvenlik Şube Müdürlüğü) olmuştur.&nbsp;Ferhat Güven, güvenlik birimlerine yardımcı olduğu için Tunceli Belediyesinde (kayyum döneminde) güvenlik birimlerinin referansıyla işe alınmıştır. Bizim dönemimizde de (30 Haziran 2017 - 16 Haziran 2020) vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemenin yargılama sonucunda Güven’i “terör örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı ve&nbsp;dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli’de, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'yla ilgili soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler arasında Ferhat Güven'in yanı sıra Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel de bulunuyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:00:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eski-tunceli-valisi-sonelin-gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-ferhat-guven-icin-yazdigi-resmi-yazi-ortaya-cikti-h161441.html">Eski Tunceli Valisi Sonelin, Gülistan Doku soruşturması şüphelisi Ferhat Güven için yazdığı resmi yazı ortaya çıktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2026-e-ydts-basvurulari-basladi-h161440.html</link>
		<title>ÖSYM: 2026 e-YDTS başvuruları başladı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[2026 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) için başvuru süreci başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan duyuruya göre, 9 Mayıs 2026’da gerçekleştirilecek sınav; okuma, dinleme, konuşma ve yazma bölümlerinden oluşacak. Bilgisayar tabanlı yapılacak sınavla adayların Türkçe yeterlilikleri, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM) çerçevesinde B2, C1 ve C2 seviyelerinde değerlendirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav başvuruları, 16–28 Nisan 2026 tarihleri arasında alınacak. Adaylar, 16 Nisan saat 14.00’ten itibaren ÖSYM’nin sanalpos.osym.gov.tr adresi üzerinden başvuru yapabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav, Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’daki e-Sınav uygulama merkezlerinde gerçekleştirilecek. Kontenjanlar ise Ankara’da 652, İstanbul’da 200, İzmir’de 48 ve Adana’da 100 kişi ile sınırlı olacak. Başvurular, ödeme sırasına göre kontenjan doluluğu esas alınarak kabul edilecek. Kontenjanın dolması halinde sistem üzerinden yeni başvuru ve ödeme alınmayacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 14:45:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2026-e-ydts-basvurulari-basladi-h161440.html">ÖSYM: 2026 e-YDTS başvuruları başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bankoglu-cocuk-suclulugundaki-patlamanin-ve-okullardaki-guvenlik-zafiyetinin-bir-numarali-sorumlusu-olarak-gordugu-milli-egitim-bakani-ile-icisleri-bakanini-derhal-istifaya-cagirdi-h161439.html</link>
		<title>Bankoğlu, çocuk suçluluğundaki patlamanın ve okullardaki güvenlik zafiyetinin bir numaralı sorumlusu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanı ile İçişleri Bakanını derhal istifaya çağırdı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili ve TBMM Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu Üyesi Aysu
Bankoğlu, Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan vahşi saldırının
ardından sert bir açıklama yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BANKOĞLU: YÜREĞİMİZ YANIYOR, GELECEĞİMİZ KARARIYOR!<br />
‘ACININ SİYASETİ OLMAZ’ DİYENLER, BU CENDERENİN MİMARIDIR!<br />
Kahramanmaraş’ta 9 çocuğu okulda kaybettik. Yüreğimiz yanıyor; çocuklarımıza Allah’tan<br />
rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Bu yaşanana &amp;quot;münferit olay&amp;quot; diyemeyiz;<br />
çocukların okul bahçesinde şiddetin kurbanı olması, bu ülkenin en büyük utancıdır.<br />
Cumhurbaşkanı ve ortağı Bahçeli her facia sonrası aynı nakaratı okuyor: ‘Acının siyaseti<br />
olmaz’, ‘Siyaset malzemesi yapmayın’. Madenlerde canlarımızı yitiriyoruz, aynı cümle;<br />
depremde on binlerce insanımızı ihmallerinize kurban veriyoruz, aynı cümle; kadınlar<br />
katlediliyor, doktorlar, öğretmenler öldürülüyor, yine aynı cümleler. Açıkça ilan ediyoruz: Bu<br />
ölümlerin hepsi siyasetin tam göbeğindedir. AKP’nin ilmek ilmek işlediği o kokuşmuş adalet,<br />
eğitim ve aile politikalarının sonucudur bu. Cinayetin, tehdidin, gaspın normalleştirildiği;<br />
fikrini söyleyenin terörist ilan edildiği ama suç makinelerinin sokaklarda elini kolunu<br />
sallayarak gezdiği bir vaha yarattınız. Sizin Türkiye’yi içine soktuğunuz bu cendere,<br />
çocuklarımızı birer birer yutuyor!<br />
YOKSULLUK ÇOCUKLARI ÇETELERİN KUCAĞINA İTİYOR!<br />
Yoksulluk sınırının 106 bin 800 lira, açlık sınırının 33 bin lira olduğu bir ülkede, çocukların<br />
yeterli beslenemediği bu korkunç sefalet ortamında hangi huzurdan bahsediyorsunuz? Ailesi<br />
aç, kendisi umutsuz, sokaklarda ise her yaştan suçlunun cirit attığı bir ülkede; çocukları<br />
uyuşturucu çetelerinin, karanlık odakların insafına terk ettiniz. Uyuşturucunun her<br />
köşebaşında satıldığı, tanıdığı olanın yasaları rahatlıkla deldiği bu düzende en büyük zararı da<br />
en savunmasız olanlar, yani çocuklar görmektedir.<br />
SORUN GÜVENLİK POLİTİKALARI DEĞİL, SİSTEMATİK EĞİTİMSİZLEŞTİRMEDİR!<br />
Yaşanan bu felaketlerin ardından sunulan güvenlikçi yaklaşımlar çözüm değildir. Sorun<br />
sadece polisiye tedbirlerin veya güvenlikçi politikaların eksikliğiyle açıklanamaz. Bir ülkede<br />
yüz binlerce polis, bekçi, güvenlikçi varsa orada güvenliğe dair bir eksikliğin olduğu açıktır.<br />
Daha fazla güvenlikle bu sorunlara kalıcı çözümler üretilemez. Kaldı ki, Adli Sicil<br />
İstatistikleri’ne göre geçen yıl 497 bin 162 çocuk hakkında 683 bin 823 suç için Cumhuriyet<br />
Başsavcılıklarınca soruşturma yapıldı. Güvenliğe milyarlar yatırılan AKP Türkiye’sinde yüz<br />
binlerce çocuğun adli sisteme girmesi da sorunun güvenlikte olmadığını göstermektedir. Bu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Av. Aysu BANKOĞLU<br />
Bartın Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tel: 0 (312) 420 61 24-25<br />
E-posta: aysu.bankoglu@tbmm.gov.tr</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yaşananlar; yıllardır süregelen bilinçli bir eğitimsizleştirme hamlesinin, çocukları okuldan<br />
koparan politikaların, suç yapılarına ve çeteleşmeye bilerek göz yumulmasının ve devletin her<br />
kademesindeki denetimsizliğin acı bir ürünüdür. Çocukların yaşadığı bu korkunç süreci daha<br />
fazla güvenlikle değil, adaleti ve nitelikli eğitimi tesis ederek durdurabilirsiniz.<br />
ÇOCUKLARI SOKAKTAKİ VAHŞETE TESLİM ETTİNİZ!<br />
Türkiye’de yıllardır sistematik politikalarla eğitim bitirilmek istendi; eğitim sistemi MESEM adı<br />
altında çocuk işçiliği yuvasına çevrildi. Çocuklar okuldan, öğretmenden, rehberlikten koparılıp<br />
denetimsiz atölyelere, çetelerin hedefi olan sokaklara mahkum edildi. Nesilleri akıl ve bilim<br />
dışı metotlarla, ideolojik dayatmalarla zehirlediler. Bugün okullardan sokaklara taşan olaylar,<br />
basitçe bir psikolojik buhranla veya ailenin ilgisizliğiyle değerlendirilemez. Planlı, tasarlanarak<br />
işlenen cinayetlerden söz ediyoruz.<br />
BAKANLAR DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!<br />
Okulların güvenliğini sağlayamayan, çocukları suça ve uyuşturucuya karşı koruyamayan,<br />
eğitim sistemini çökerten bir Milli Eğitim Bakanı o koltukta bir dakika bile oturmamalıdır!<br />
Sokakları çetelere, uyuşturucu baronlarına teslim eden, çocuk suçluluğuna sadece seyirci<br />
kalan bir İçişleri Bakanı bir dakika bile o koltukta bulunamaz. Bu bir ülke adına büyük bir<br />
utançtır. Çocukların kanı üzerinden &amp;quot;siyaset yapmayın&amp;quot; sözlerini kabul etmiyoruz. Sizin<br />
yarattığınız bu çürümüş düzenin, bu siyasi bataklığın hesabını sormadan hiçbir şey<br />
değişmeyecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:45:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bankoglu-cocuk-suclulugundaki-patlamanin-ve-okullardaki-guvenlik-zafiyetinin-bir-numarali-sorumlusu-olarak-gordugu-milli-egitim-bakani-ile-icisleri-bakanini-derhal-istifaya-cagirdi-h161439.html">Bankoğlu, çocuk suçluluğundaki patlamanın ve okullardaki güvenlik zafiyetinin bir numaralı sorumlusu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanı ile İçişleri Bakanını derhal istifaya çağırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirganinin-babasi-2-aydir-psikologa-goturuyordum-silaha-meraki-son-1-ayda-basladi-poligona-goturdum-atis-yaptirdim-h161438.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırganının babası: 2 aydır psikoloğa götürüyordum, silaha merakı son 1 ayda başladı, poligona götürdüm, atış yaptırdım</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli&#039;nin babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı. Mersinli, oğlunu son iki aydır psikoloğa götürdüğünü, son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındığını, silaha ilgisinin yaklaşık bir ay önce başladığını belirterek, oğlunu Pazartesi günü poligona götürüp atış yaptırdığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokokulu'nda silahlı saldırı gerçekleştiren ve 9 kişinin ölümüne neden olan 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin babası emniyet mensubu Uğur Mersinli tutuklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba&nbsp;Uğur Mersinli, ifadesinde, oğlu İsa Aras Mersinli'nin olay kapsamında kullandığı silahların ve mermilerin kendisine ait olduğunu söyledi. Kendisine ait 7 tane taşıma ruhsatlı silah, 2 tane de av tüfeği bulunduğunu söyleyen Baba Mersinli, şöyle ifade verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunlar da mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kendisine ait VPN'i bile varmış"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2 aydır uzman psikoloğa götürüyordum"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını gördüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öncesinde silah merakı yoktu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oğlumun öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık 1 ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifoniyerin üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana Amerika’da herkesin silah alabildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Pazartesi günü poligona götürdüm"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledim. Bu konuşma geçtiğimiz hafta Perşembe ya da Cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu, ne konuştuğunu anlamazdım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilerine karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, seni hor gören arkadaş ya da öğretmeni olup olmadığını sorardım ancak kendisi bana 'hayır öyle bir şey yok' derdi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:30:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirganinin-babasi-2-aydir-psikologa-goturuyordum-silaha-meraki-son-1-ayda-basladi-poligona-goturdum-atis-yaptirdim-h161438.html">Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırganının babası: 2 aydır psikoloğa götürüyordum, silaha merakı son 1 ayda başladı, poligona götürdüm, atış yaptırdım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halide-turkoglu-gulistan-doku-olayi-bu-ulkenin-kollugunun-yargisinin-kurumlarinin-nasil-coktugunun-bir-kez-daha-gostergesi-olmustur-h161437.html</link>
		<title>Halide Türkoğlu: Gülistan Doku olayı bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmelere ilişkin, &quot;Adı geçen isimler altı yıldır adalet arayışında olan kadınların haykırdığı isimlerdir. Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı. Dosyaya yapılan olası müdahaleler bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, her kişi yargılanmalıdır. Bizler sadece Gülistan&#039;ın akıbetinin açığa çıkmasıyla yetinmeyeceğiz. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki Gülistan Doku olayı açıklanan bilgiler aynı zamanda bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, "Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybettirildi. Aradan geçen 6 yıl boyunca hem Gülistan'ın ailesi hem arkadaşları hem de kadın örgütleri bıkmadan usanmadan Gülistan'ın akıbetini sordu. Muzur Nehri'nden kampüse, Dersim sokaklarından ülkenin dört bir yanına binlerce kadın alanlarda, sokaklarda 'Gülistan Doku nerede' diye haykırdı. Gülistan'ın akıbetini soranlar işkence ile gözaltına alındı. 'Gülistan Doku nerede sorusu' dava dosyalarına suç olarak girdi. Bugün gelinen aşamada Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yeni bir aşamaya geçilmiştir. Öncelikle şunu özellikle belirtmeliyim ki açığa çıkan bu gelişmeler bizler açısından kadınların ısrarlı mücadelesi mücadelesinin bir sonucudur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Gülistan Doku'nun akıbetine yönelik gelişmeleri sanki yeni açığa çıkmış gibi değerlendirmenin eksik kalacağını belirterek "O yüzden açığa çıkan değil de şimdiye kadar saklanan, açıklanmayan ancak bugün biz kadınların ısrarlı mücadelesi sonucunda ortaya çıkan gelişmeler olarak değerlendiriyoruz çünkü bizler ilk günden beri bu olayda birileri korunuyor dedik. Dersim gibi yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bir yerde MOBESE kayıtlarına, HTS kayıtlarına ulaşılamamasının imkansız olduğunu söyledik. Nitekim aile ve avukatları defalarca kez soruşturma kapsamında açılan dosyada soruşturmanın yönlendirilmiş olabileceğine, birilerinin korunmasına dönük olayın örtbas edileceğine ilişkin ciddi iddialar çelişkili bilgiler olduğunu belirtti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku için altı yıldır sürdürülen adalet mücadelesi sonucunda olayla bağlantısı olduğu gerekçesiyle 13 kişi gözaltına alındığına işaret eden Türkoğlu, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adı geçen isimler altı yıldır adalet arayışında olan kadınların haykırdığı isimlerdir. Gülistan'ın ailesinin, arkadaşlarının 'Soruşturulsun, gözaltına alınsın' dedikleri isimlerdir. Bakın ailenin avukatı açıklama yapıyor. Gülistan'ın kullandığı telefonun SIM kartı bir polisin telefonuna takılıyor. Gülistan'ın mesajlaşmaları, sosyal medya paylaşımları siliniyor. Gülistan'ın SIM kartının 13 gün sonra bir polisin telefonuna takıldığı bilgisi ulaşılamayacak bir bilgi mi? Hattın açık olup olmadığı anlaşılamayacak kadar zor bir bilgi mi? Ailenin avukatı dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında şikayette bulunduklarını söylüyor. Olayla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Buna rağmen bu kişi hakkında detaylı bir soruşturma yürütülmediği ortaya çıkmıştır. Gülistan'ı öldürdüğü iddia edilen Mustafa Türkay Sonel ve adı geçen sanıklar hakkında etkin bir yargılama süreci yürütülememiştir. Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı. Dosyaya yapılan olası müdahaleler bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, her kişi yargılanmalıdır. Bizler sadece Gülistan'ın akıbetinin açığa çıkmasıyla yetinmeyeceğiz. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki Gülistan Doku olayı açıklanan bilgiler aynı zamanda bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur. Şimdi tüm bunlardan hareketle şunu elbette ki söyleyeceğiz. Bu gelişmelerin açıklanması er ya da geç adaletin yerine gelmesi açısından elbette ki önemlidir. Ancak açıklanan her bir detay aynı zamanda bu ülkede organize suç şebekelerinin nasıl oluştuğunu, bu şebekelerin cezasızlık zırhıyla nasıl korunduğunu da ortaya koymaktadır. İşin içerisinde kentin valisi var, polisi var, güvenliği var, kurumu var, devletin tüm kurumlarının işbirliği ile bir suçun nasıl örtülebileceğinin resmi bu olayda bir kez daha açığa çıkmıştır. Bunun adı özel savaştır. Çeteler eliyle yürütülen bir özel savaş yöntemi Gülistan'ı ve daha nice genç kadını ailesinden, arkadaşlarından, yaşamından alıkoymuştur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Gülistan'ın en yakın arkadaşı olan ve 2024 yılında Hasan Barajı'nda Rojvelat Kızmaz'ın da cansız bedenine ulaşıldığına işaret ederek "Açığa çıkan bilgiler doğrultusunda Rojvelat Kızmaz'ın ölümü ayrıntılı bir şekilde soruşturulmalıdır. Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku dışında, Rabia Naz, Nadira Kadirova, Yeldana Kahraman, Rojin Kabaiş ve diğer birçok cinayetin faillerinin bugün bulunamamasının sebebinin cezasızlık zırhından kaynaklandığını söyleyen Türkoğlu, "Bu bahsettiğim isimlerin tamamı ilk elden intihar süsü verilen kadınlardır, çocuklardır. Bu cinayetleri işleyen faillerin arkasında ya bir devlet yetkilisi ya iktidara yakınlığıyla bilinen bir siyasetçi ya da yargıda bir tanıdığı oluyor. Hele ki cinayetin faili, gücü, yetkiyi, makamı elinde tutan kişi ise tamamen korunma zırhına büründürülüyor. Rabia Naz katledildiğinde 11 yaşındaydı. İlk andan itibaren intihar süsü verilmek istendi ancak baba Şaban Vatan ısrarla kızına bir araba çarptığını ve dönemin AKP Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli ve siyasi yerel bağlantılar üzerinden dosyanın kapatıldığı söyleyerek yıllarca adalet aradı" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Rojin Kabaiş dosyasında yaşanan gelişmelerde de bir cinayetin üzerinin nasıl örtülmek istendiğini hep birlikte gördük"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Nadira Kadirova'nın da bakıcı olarak çalıştığı AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal'ın Ankara'daki evinde ölü bulunduğuna değinerek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadirova'nın yakın bir arkadaşı olaydan önce genç kadının kendisine milletvekili Ünal'ın tacizine uğradığını ve kendini öldürmeyi düşündüğünü söylediğini belirtmesine rağmen olay intihar olarak kayıtlara geçti. Rojin Kabaiş dosyasında yaşanan gelişmelerde de bir cinayetin üzerinin nasıl örtülmek istendiğini hep birlikte gördük. Gülistan'ı katlederek kaybettiren zihniyet Rojin'in ölümüne intihar diyerek cinayetin üzerini örtmek istedi. Yine kamuoyunda çokça konuşulan bir dava bugün duruşması da yapılmaktadır. Bu dava Narin Güran cinayeti davasıdır. Kamuoyunda vicdan ve adalet açısından tartışılan bir yargılama süreci olmaya devam etmektedir. Bizler adaletin sağlanmasını istiyoruz. Adaletin sağlanması için adil bir yeniden yargılamaya ihtiyaç olduğu tüm kamuoyunda tartışılan bir mesele haline gelmiştir. İşte tüm bunlar adaletin, yargı kurumlarının, kamu kurumlarının nasıl çöktüğünün göstergesidir. Çete-mafya-yargının nasıl el ele bir sistem kurduğunun göstergesidir. 6 yıl önce çözülmesi gereken bir davada gerçekler kısmen de olsa altı yıl sonra açığa çıkıyorsa burada çürümüş bir yargı sistemi vardır. Çeteleşmiş bir düzen vardır. Altı yıldır bu toplumun Gülistan'ın ailesinin, arkadaşlarının, kadınların yargı makamının nasıl yanıltıldığına şahitlik ettik. En önemli delillerin dahi nasıl gizlendiğini, gerçek faillerin kamu gücünü kullanarak nasıl korunduğunu bir kez daha gördük. Şimdi Adalet Bakanı 'Ucu nereye değerse değsin' diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Uygulanmayan yasalar vardır ve tüm bunlardan siyasi iktidar sorumludur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben özellikle söylüyorum. Bunun ucu erkek yargıya değecek. Çürüyen adalet sistemine değecek, dönemin valisine değecek. 'Gülistan nerede?' diye soranları yargılayanlara gözaltına alanlara değecek. Karda, kışta, yağmurda bıkmadan, usanmadan kızlarının akıbetini soran, Gülistan'ın annesini, ablasını sürükleyerek gözaltına alanlara susturmak isteyenlere değecek, değmelidir de. Hiçbir kadının ölümü şüpheli değildir. Bu ölümlerin arkasında erkek şiddeti, devlet şiddeti vardır. Korumayan, kollamayan erkek yargı vardır. Cezasızlık politikaları vardır. Uygulanmayan yasalar vardır ve tüm bunlardan siyasi iktidar sorumludur. Bugün yapılması gereken, tüm bunları gören bir yerden kadınların sesine kulak vermektir. Kadınları koruyan, kollayan yasal düzenlemeleri hayata etkin bir şekilde geçirmektir. İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:18:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halide-turkoglu-gulistan-doku-olayi-bu-ulkenin-kollugunun-yargisinin-kurumlarinin-nasil-coktugunun-bir-kez-daha-gostergesi-olmustur-h161437.html">Halide Türkoğlu: Gülistan Doku olayı bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmerdan-sosyal-medya-cagrisi-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz-h161436.html</link>
		<title>İngiltere Başbakanı Starmerdan sosyal medya çağrısı: Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin artan endişelere dikkati çekerek, &quot;Bugün, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’taki üst düzey yöneticileri sorumluluk almaya çağırıyorum. Çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere'de 16 yaş altının sosyal medya kullanımını engelleme ya da kısıtlama uygulama planıyla ilgili çalışmalar yürüten İngiltere Başbakanı Starmer'den, Türkiye’de iki gün üst üste gerçekleşen ve dünyanın gündemine oturan okul saldırılarının ardından dikkati çeken bir açıklama daha geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stramer,&nbsp; sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımında, "Sosyal medyanın çocuklarının güvenliği üzerindeki etkisi konusunda ebeveynlerin endişeli olduğunu biliyorum. Haklı olarak hızlı adımlar atılmasını bekliyorlar.&nbsp;Bugün, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’taki üst düzey yöneticileri sorumluluk almaya çağırıyorum.&nbsp;Çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:46:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmerdan-sosyal-medya-cagrisi-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz-h161436.html">İngiltere Başbakanı Starmerdan sosyal medya çağrısı: Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-ilhan-tasci-haftanin-7-gunu-televizyonlarda-mafya-temali-diziler-ekrana-geliyor-h161435.html</link>
		<title>RTÜK Üyesi İlhan Taşcı: Haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin, “Bu tür olaylar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olsa da televizyon ve dijital platformlarda yer alan içeriklerin etkisi göz ardı edilmemelidir. Şu anda Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da yoğun şiddet içerikli dizi yayınlanmakta. Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. İfade özgürlüğü korunmak kaydıyla, toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiği açıktır” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada televizyon dizilerine dikkati çekti. Türkiye’de televizyonlarda neredeyse her gün mafya dizilerinin gösterildiğini belirten Taşcı, "İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan son okul saldırıları, şiddetin toplumsal boyutlarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bu tür olaylar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olsa da televizyon ve dijital platformlarda yer alan içeriklerin etkisi göz ardı edilmemelidir. Özellikle televizyonun çok daha geniş ve kolay erişilebilir kitle iletişim aracı olması, bu alandaki içeriklerin etkisini daha da kritik hâle getirmektedir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerekir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son yıllarda mafya temalı dizilerin yaygınlaştığına, tek bir bölümde 20-30 kişinin aynı anda öldürüldüğü toplu şiddet sahnelerinin şiddetin olağanlaştırılması ve sıradanlaştırılması riskini beraberinde getirdiğine işaret eden Taşcı, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Her gün ekranlar kana bulanıyor. Şu anda Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da yoğun şiddet içerikli dizi yayınlanmakta. Öyle ki hafta sonları da bu dizilerin tekrarlarına yer veriliyor. Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. Bu durum özellikle çocuklar ve gençlerin sürekli bu içeriklere maruz kalmasına ve oradaki tipleri kendilerine rol model almalarına neden olabiliyor. Silah kullanımının yoğun ve açık biçimde gösterilmesi, suç figürlerinin zaman zaman meşrulaştırılması ve hatta kahramanlaştırılması özellikle çocuklar ve gençler açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çerçevede, medya içeriklerinin toplumsal ve ruhsal etkilerinin; çocuk psikiyatrisi, çocuk-ergen psikolojisi ve psikiyatri alanlarında uzmanların katkısıyla, bilimsel ve çok disiplinli bir yaklaşımla ivedilikle incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerekir. RTÜK’ün bugüne kadar ki uygulamalarının, tersi yönde olduğu da aldığı kararlarla ortadadır. İfade özgürlüğü korunmak kaydıyla, toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiği açıktır. Her düzenlemenin ve içeriğin toplum sağlığını öncelemesi şarttır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak; senaristinden yapımcısına, yayıncısından denetim yapan RTÜK’e kadar her kesime görev ve sorumluluk düşmektedir. Geleceğimizin karartılmaması, çocuklardan katil yaratmamak için herkes üzerine düşeni acilen yapmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:30:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-ilhan-tasci-haftanin-7-gunu-televizyonlarda-mafya-temali-diziler-ekrana-geliyor-h161435.html">RTÜK Üyesi İlhan Taşcı: Haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasinda-yeniden-yargilanan-sanik-nevzat-bahtiyara-17-yil-hapis-cezasi-verildi-h161434.html</link>
		<title>Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan sanık Nevzat Bahtiyar&apos;a 17 yıl hapis cezası verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Narin Güran cinayetinin tutuklu sanıklarından Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılandığı davada mahkeme, sanık Nevzat Bahtiyar’ın &quot;nitelikli kasten öldürme suçuna yardım&quot; suçundan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır'da 8 yaşında öldürülen Narin Güran cinayeti tutuklu sanıklarından Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılandığı dava,&nbsp;Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, Narin’in babası Arif Güran ile Güran ailesinin yakınları, sanık Nevzat Bahtiyar ile yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma salonuna ayrıca çok sayıda jandarma ve polis çevik kuvvet ekibi yerleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Narin Güran davasında aile avukatlarının reddihakim talebini değerlendiren Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 'hakimin tarafsızlığını șüpheye düșürecek' bir neden bulunmadığını belirterek, talebin reddine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Güran cinayeti davasında tekrar hakim karşısına çıkan Nevzat Bahtiyar için savcı mütalaasını yineledi. Mütalaada, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaaya karşı söz verilen sanık vekili Avukat Adnan Ataş, "Soruşturma sürecinde Güran ailesi üyeleri tarafından yapılması gereken şey kolluğa yardım sağlamak, gereken bilgi ve desteği sağlamaktı. Ancak soruşturma aşamasında verilen çelişkili ifadeler ve kolluğu yönlendirme neticesinde bu soruşturma karmaşık bir hal almıştır. Kolluğun yönlendirilmesi noktasında müvekkilin herhangi bir dahli söz konusu değildir, dosya içerisinde böyle bir bulgu yer almamaktadır. Salim Güran ifadeleriyle olay günü kendini köyden uzaklaştırmaya çalışmış, bulunduğu yer ile ilgili 4 farklı ifade vermiştir. Nevzat Bahtiyar’ın diğer sanıklarla bir eylem ve fikir birliği içerisinde olması söz konusu değildir. Müvekkilin, diğer sanıklara cinayetten önce yardım ettiğine ya da vaatte bulunduğuna dair dosya içerisinde bir tespit de mevcut değildir" savunmasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık vekili Avukat Ali Eryılmaz ise şu savunmayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"19 gün boyunca bütün Tavşantepe üç maymunu oynadı. Delilleri karartan, jandarmayı yanlış yönlendiren maktül Narin'in akrabalarıydı. Nevzat ile ilgili tek bir delil var o da kameraya yansıyan kırmızı bir araba görüntüsü, başka hiçbir şey yok. 'O araba benim değil' deseydi, kim nereden bilecekti? Plakası belli değil, modeli belli değil. 'Oltayı aldım balık tutmaya gittim' deseydi ne yapacaklardı? Nevzat, 'araba benim, cansız bedeni götürdüm gömdüm' dedi, bildiği her şeyi açık açık anlattı. Diyelim ki Nevzat katletti Narin'i, bütün köy Nevzat'ı korumak için mi mesajları sildiniz? Yangınları çıkarma sebebiniz Nevzat Bahtiyar’ı korumak için miydi? Nevzat Bahtiyar’ı bu kadar seviyor muydunuz? Önceki mahkeme PSA'nın incelenmesini ilk biz istedik. Narin'in avucundan çıkan saç kılları için ilk talepte bulunan bizleriz. Biz bu talepleri istedik ancak bizim de bütün taleplerimiz reddedildi. Gerçek failler ortaya çıksın diyen taraf olarak reddilen bütün taleplere ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığına ayrıca talepte bulunduk. Eğer amaç maddi gerçeği bulmaksa yol açık, şimdiye kadar hangisini yaptınız?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Bahtiyar: "Bana iftira attılar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık&nbsp;Nevzat Bahtiyar da kendisine iftira attıklarını iddia ederek, hakkındaki suçlamaları reddetti. Bahtiyar, "Bana 'Parça parça et kaybet' diyen Salim Güran'dı. Bunu benim üzerime attılar, bu benim düşüncem değil. Salim Güran tepenin üstünden beni çağırdı. O önden gidiyordu ben arkasından. Nereye gideceğimizi de bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yoktu. Silahla tehdit etti beni, mecbur kaldım, kendi rızamla götürmedim" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar öncesi son sözü sorulan Nevzat Bahtiyar, "Cinayetle hiçbir alakam yok. Beni çağıran Salim Güran'dı. Oğlumu ve beni tehdit ettiler. Keşke böyle olmasaydı, pişmanım" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Güran: "Keşke ben ölseydim, bu mahkeme salonunda konuşmasaydım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Narin'in babası&nbsp;Arif Güran da şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sayın Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak? Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz? Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur? Yoksa zamanınız mı yoktur sayın Başkan? Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor? Niye PSA araştırılmıyor? Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz, öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak? (Nevzat Bahtiyar'ı göstererek) Bu namussuz benim kızıma ne yapmış, 'Ben isteseydim paramparça ederdim' diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor sayın Başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar için ara verildi&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya karar için ara verildi.&nbsp;Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti,&nbsp; aranın ardından kararını açıkladı.&nbsp;Mahkeme, sanık Nevzat Bahtiyar’ın "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargıtay bozmuştu&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Aralık 2024’teki karar duruşmasında, Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar'a "suç delillerini yok etme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucu Bahtiyar hakkındaki kararı bozmuş, Bahtiyar'ın, "öldürmeye yardım etmek suçundan" yargılanmasına hükmetmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:18:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasinda-yeniden-yargilanan-sanik-nevzat-bahtiyara-17-yil-hapis-cezasi-verildi-h161434.html">Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan sanık Nevzat Bahtiyar&apos;a 17 yıl hapis cezası verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ihracatinin-yuzde-623unu-buyuk-olcekli-girisimler-h161433.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet ihracatının yüzde 62,3ünü büyük ölçekli girişimler yaptı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) 2024 yılı &quot;Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri&quot;ne göre,  hizmet ihracatının yüzde 62,3’ünü, hizmet ithalatının ise yüzde 56&#039;sını büyük ölçekli girişimler gerçekleştirdi. Toplam 60 milyar 913 milyon dolarlık hizmet ihracatında 40 milyar 252 milyon dolar ile ulaştırma ve depolama faaliyetleri ilk sırada yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2024 yılına ilişkin "Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri"ni açıkladı. Buna göre, hizmet ihracatının yüzde 8,7'sini yapan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, toplam hizmet ihracatı yapan girişimlerin yüzde 74,3'ünü oluşturdu. Çalışan sayısı 10-49 kişi olan küçük ölçekli girişimlerin hizmet ihracatındaki payı yüzde 12,3 iken 50-249 kişi olan orta ölçekli girişimlerin ihracattaki payı yüzde 16,4 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İthalat yapan girişimlerin sayıca yüzde 4,6’sını oluşturan büyük ölçekli yapılar, toplam ithalatın yüzde 56’ını gerçekleştirdi. Hizmet ithalatı yapan girişimlerin yüzde 53,2'sini oluşturan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, hizmet ithalatının yüze 7,9'unu yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma ve depolama ihracatta ilk sırada</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplamda 60 milyar 913 milyon dolar olan hizmet ihracatının 40 milyar 252 milyon dolarını ulaştırma ve depolama faaliyetindeki girişimler gerçekleştirirken, bilgi ve iletişim faaliyetindeki girişimlerin hizmet ihracatı 5 milyar 906 milyon dolar olarak geçekleşti. Hizmet ihracatında 4 milyar 284 milyon dolar imalat sanayiindeki girişimler tarafından yapılırken ana faaliyeti finans ve sigorta olan girişimlerin hizmet ihracatı 2 milyar 929 milyon dolar oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">48 milyar 462 milyon dolarlık toplam hizmet ithalatının 12 milyar 752 milyon doları imalat sanayi girişimlerince yapıldı. Bunu, 9 milyar 660 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret girişimleri izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancı kontrollü girişimlerin bilgi ve iletişimdeki payı yüksek</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizmet ticaretinin kontrol yapısı incelendiğinde, taşımacılık ihracatının yüzde 90,2’si Türkiye kontrollü girişimlerce yapıldı.&nbsp;Hizmet ihracatının yüzde 18,8'ini, ithalatının ise yüzde 32,0'ını yabancı kontrollü girişimler yaptı. Diğer iş hizmetleri ihracatında Türkiye kontrollü girişimlerin payı yüzde 58,1 iken yabancı kontrollü girişimlerin payı yüzde 41,9 oldu. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri ihracatının yüzde 51,4'ü ve ithalatının yüzde 32,3'ü yabancı kontrollü girişimler tarafından yapıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:00:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ihracatinin-yuzde-623unu-buyuk-olcekli-girisimler-h161433.html">TÜİK: Hizmet ihracatının yüzde 62,3ünü büyük ölçekli girişimler yaptı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-23-gun-basladi-ekrem-imamoglu-kahramanmarastaki-h161432.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 23. gün başladı... Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraştaki okul saldırısı için konuştu: Bugün yas günü, içim yanıyor, başımız sağ olsun</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 23. günü devam ediyor. Duruşma salonuna gelişinde izleyicilere seslenen İmamoğlu, “Bugün yas günü, başımız sağ olsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. Öğretmenimize de… Büyük acı yani. Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, dünden beri içim yanıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 23. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler alkışlarla, "Başkanım günaydın", "Seni çok özledik" şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, kendisini alkışlarla karşılayan izleyiciye seslenerek, "Bugün yas günü, başımız sağ olsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. Öğretmenimize de… Büyük acı yani. Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, dünden beri içim yanıyor. Ayrıntıları dün akşam öğrenebildim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yakın koruması Mustafa Akın’ın avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:44:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-23-gun-basladi-ekrem-imamoglu-kahramanmarastaki-h161432.html">İBB Davası&amp;#039;nda 23. gün başladı... Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraştaki okul saldırısı için konuştu: Bugün yas günü, içim yanıyor, başımız sağ olsun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/derik-devlet-hastanesi-bashekimi-ve-sekreterine-yonelik-darp-olayinda-2-gozalti-h161431.html</link>
		<title>Derik Devlet Hastanesi başhekimi ve sekreterine yönelik darp olayında 2 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mardin Derik Devlet Hastanesi Başhekimi Aziz Zilan ve sekreteri Zeynep Oktay, işten çıkarılan bir şirket çalışanının yakınları tarafından hastanede darbedildi. Şüpheli baba ve oğlu gözaltına alındı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Olay dün sabah saatlerinde Mardin Derik Devlet Hastanesi'nde meydana geldi. İddialara göre işten çıkarılan bir personelin babası T.E. ve ağabeyi A.Ü.E, başhekimlik önüne geldi. Çıkan tartışma kavgaya dönüştü, olayda&nbsp;Devlet Hastanesi Başhekimi Aziz Zilan ve sekreteri Zeynep Oktay darbedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırının ardından başlatılan inceleme kapsamında şüpheli baba ve oğlu emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili adli süreç devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başhekim Aziz Zilan, ifadesinde şunları kaydetti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Odamın kapısından sesler duydum. Kapıyı açtığımda güvenlik görevlisi, şahısları içeri girmemeleri için tutmaya çalışıyordu. O sırada odaya zorla girdiler. T.E. küfür ederek, 'Sen nasıl Kenan'ı işten çıkartıyorsun' diyerek bağırmaya başladı. Benim işten çıkartmayla alakam yok dediğim sırada bana yumruk attı. Arada sekreterimiz Zeynep Hanım olduğu için yumruk ona geldi. Bu sırada 'Sana Derik'i dar edeceğim' diyerek tehditlerde bulunuyordu. Kendisine personelin şirket elemanı olduğunu, verilen işleri yapmadığı için hakkında soruşturma açıldığını ve şirketin onu işten çıkardığını söyledim. Bana hakaret eden, tehdit eden ve darbetmeye çalışan şahıslardan şikayetçiyim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başhekim sekreteri Zeynep Oktay ise ifadesinde şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"T.E. güvenliklerin elinden kurtularak Aziz Bey’e yumruk salladığı anda ben araya girdim ve yumruk benim sol koluma geldi. Olayın şokuyla kötüleştim. Başhekim hocamıza vurmak isterken beni darbeden şahıslardan şikayetçiyim."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:23:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/derik-devlet-hastanesi-bashekimi-ve-sekreterine-yonelik-darp-olayinda-2-gozalti-h161431.html">Derik Devlet Hastanesi başhekimi ve sekreterine yönelik darp olayında 2 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/macaristanin-yeni-basbakan-magyar-basbakanlik-ofisi-karmeliter-sarayi-yerine-parlamentoya-yakin-bakanlik-binalarindan-birine-tasinacak-h161430.html</link>
		<title>Macaristan&apos;ın yeni Başbakan Magyar: Başbakanlık Ofisi, Karmeliter Sarayı yerine Parlamentoya yakın bakanlık binalarından birine taşınacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Macaristan&#039;ın yeni Başbakanı Peter Magyar, Tisza hükümeti döneminde Başbakanlık Ofisi’nin, Viktor Orban için tahsis edilen Karmeliter Sarayı yerine Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birine taşınacağını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Macaristan'ın yeni Başbakanı Peter Magyar, Tisza hükümeti döneminde Başbakanlık Ofisi’nin, Viktor Orban için tahsis edilen Karmeliter Sarayı yerine Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birine taşınacağını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Macaristan'ın yeni Başbakanı Magyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Tisza hükümeti döneminde, Başbakanlık Ofisi, Viktor Orban’ın kendisi için kurduğu Kale Bölgesi’ndeki Karmeliter Sarayı’nda değil, Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birinde yer alacak" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:05:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/macaristanin-yeni-basbakan-magyar-basbakanlik-ofisi-karmeliter-sarayi-yerine-parlamentoya-yakin-bakanlik-binalarindan-birine-tasinacak-h161430.html">Macaristan&apos;ın yeni Başbakan Magyar: Başbakanlık Ofisi, Karmeliter Sarayı yerine Parlamentoya yakın bakanlık binalarından birine taşınacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-cumhuriyet-bassavciligi-failin-bilgisayarinda-buyuk-bir-eylem-gerceklestirecegine-dair-bir-belge-bulundu-h161429.html</link>
		<title>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı: Failin bilgisayarında &apos;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&apos; dair bir belge bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş&#039;ta Ayser Çalık Ortaokulu’na yönelik düzenlenen ve bir öğretmen ile 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının failinin bilgisayarında yapılan incelemelerde, &quot;saldırının önceden planlandığına dair emarelere ulaşıldığı ve bilgisayarında &#039;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&#039; dair 11 Nisan 2026 tarihli bir belge bulunduğunu&quot; açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma hakkında açıklama yaptı.&nbsp;Olayın ardından resen soruşturma başlatıldığını belirten Başsavcılık, süreci yürütmek üzere 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 10 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, failin olay yerinde ölü olarak ele geçirildiğini belirterek,&nbsp;"Failin gerçekleştirdiği eylem neticesinde bir öğretmen ve sekiz öğrenci olmak üzere toplam 9 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, altısı hayati tehlikesi devam etmek üzere toplam on üç öğrencinin ise yaralandığı, failin ise olay yerinde ölü olarak ele geçirildiği anlaşılmıştır. Vefat eden vatandaşlarımızın ölü muayene ve otopsi işlemleri tamamlanarak definleri yapılmak üzere ailelerine teslimleri sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fail tarafından kullanılan 5 adet tabancanın kriminal incelemesinin ardından, silahların failin babası olan Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli adına ruhsatlı olduğu tespit edildiğini aktaran Başsavcılık, şüpheli Uğur Mersinli'nin gözaltına alınarak ifadesine müteakiben tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiğini ve Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığını bildirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Terör bağlantısı bulunmadığı ön kanaatine varılmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Failin evinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulduğunu belirten Başsavcılık, bilgisayar üzerinde yapılan incelemelerde saldırının önceden planlandığına dair emarelere ulaşıldığını bildirdi. Açıklamada, "Dijital materyallerde gerçekleştirilen incelemelerde failin bilgisayarında, yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair 11 Nisan 2026 tarihli bir belge içeriğine ulaşılmıştır" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut deliller ışığında saldırının bir terör bağlantısının bulunmadığını ifade eden Başsavcılık, eylemin "bireysel" olduğu ön kanaatine varıldığını kaydetti. Başsavcılık, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mevcut deliller itibarıyla eyleme ilişkin herhangi bir terör bağlantısı tespit edilememiş olup eylemin failin bireysel olarak gerçekleştirdiği bir eylem olduğu ön kanaatine varılmıştır. Olaya ilişkin daha önce alınan yayın yasağı kararına rağmen provokatif paylaşım yapan hesaplara yönelik olarakta gerekli adli işlemler başlatılmıştır. Soruşturma çocuklarımızı bazı olumsuz eylemlere yönlendirmeye çalışan dijital platformlarda incelenmek üzere tüm yönleri ile ve derinleştirilerek sürmektedir. Bu aşamada yürütülen soruşturmaya yönelik resmi ve yetkili makamlarca<br />
gerçekleştirilen açıklamalar dışındaki paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Olayla ilgili soruşturma tüm boyutları ve titizlikle yürütülmektedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:47:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-cumhuriyet-bassavciligi-failin-bilgisayarinda-buyuk-bir-eylem-gerceklestirecegine-dair-bir-belge-bulundu-h161429.html">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı: Failin bilgisayarında &apos;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&apos; dair bir belge bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelideki-munzur-nehri-kiyisinda-kadin-cesedi-bulundu-h161428.html</link>
		<title>Tunceli&apos;deki Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli’de, Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu. Kimliği tespit edilemeyen ceset otopsi için Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgilere göre, nehrin merkeze bağlı Demirköprü mevkisindeki kısımlarında&nbsp;hareketsiz bir kişiyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye&nbsp;AFAD, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede, kıyıda bulunan kişinin hayatını kaybetmiş olduğu belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğu değerlendirilen kadına ait cesedin kimliği henüz tespit edilemedi. Olay yerinde güvenlik önlemleri alınırken, çevrede detaylı inceleme yapıldı. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından ceset kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:29:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelideki-munzur-nehri-kiyisinda-kadin-cesedi-bulundu-h161428.html">Tunceli&apos;deki Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-israil-lubnan-gorusmesi-34-yil-sonra-gerceklesecek-h161427.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: İsrail-Lübnan görüşmesi, 34 yıl sonra gerçekleşecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan arasında uzun süredir kesintiye uğrayan temasların yeniden kurulması için girişimde bulunduklarını açıkladı. Trump, iki ülke liderinin yaklaşık 34 yıl sonra bugün görüşeceğini belirterek, süreci &quot;nefes alma alanı yaratma&quot; çabası olarak değerlendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'dan Washington yerel saatine göre yaptığı paylaşımda, "İsrail ile Lübnan arasında biraz nefes alma alanı yaratmaya çalışıyoruz. İki liderin konuşmasının üzerinden uzun zaman geçti, yaklaşık 34 yıl kadar...Bu görüşme, yarın gerçekleşecek. Güzel..." ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmenin Türkiye saatine göre bugün olması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:10:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-israil-lubnan-gorusmesi-34-yil-sonra-gerceklesecek-h161427.html">ABD Başkanı Trump: İsrail-Lübnan görüşmesi, 34 yıl sonra gerçekleşecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahesen-genel-baskani-kandemir-can-guvenligi-olmadan-saglik-hizmeti-de-egitim-hizmeti-de-verilemez-h161426.html</link>
		<title>AHESEN Genel Başkanı Kandemir: Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, “Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AHESEN Genel Başkanı Ahmet Kandemir, 17 Nisan 2012’de hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıl dönümünde yaptığı açıklamada aradan geçen yıllara rağmen sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenemediğini vurgulayarak, “Ne yazık ki caydırıcı ve etkin çözümler üretilemediği için hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde şiddet olayları devam etmektedir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet sağlıktan taştı, okullara sıçradı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dikkat çeken Kandemir, şiddetin artık yalnızca sağlık çalışanlarını değil, öğretmenleri ve öğrencileri de hedef aldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Doktorların, ebe ve hemşirelerin yanı sıra artık çocuklarımız ve öğretmenlerimiz de şiddetin tam ortasında kalmaktadır” diyen Kandemir, eğitim kurumlarında da ciddi güvenlik açıkları bulunduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullar da ASM’ler de korumasız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, sağlık ve eğitim hizmetlerinin sürdürülebilirliği için güvenliğin temel şart olduğunu vurgulayarak, “Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez. Aynı şekilde vatandaşlarımızın ve çocuklarımızın bu kurumlara güvenle ulaşmasını sağlamak devletin asli görevidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet yasası acil çıkarılmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, AHESEN’in çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek caydırıcı ve etkin bir yasa acilen çıkarılmalıdır. Şiddet uygulayanlar tutuklu yargılanmalı, cezalar ertelenmeden en üst sınırdan verilmelidir. Şiddetin boyutuna göre kamu hizmetlerinden yararlanma kısıtlanmalıdır. Toplumda şiddeti öven ve teşvik eden kişi ve içeriklere cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Çocukların şiddet içerikli oyun ve yayınlara erişimi etkin şekilde denetlenmelidir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve öğretmenlerin meslek şehidi olduğunu vurgulan Kandemir, “Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası olarak sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Şiddete maruz kalan tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, ülkemize başsağlığı diliyoruz” dedi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:05:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahesen-genel-baskani-kandemir-can-guvenligi-olmadan-saglik-hizmeti-de-egitim-hizmeti-de-verilemez-h161426.html">AHESEN Genel Başkanı Kandemir: Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161425.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön yukarı döndü: İşte 16 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın fiyatı 6.935 TL ve ons fiyatı 4.820 dolardan güne başlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, İran savaşıyla ilgili diplomatik çözüm arayışlarının yeniden ivme kazanması ve buna bağlı olarak enflasyon kaygılarının hafiflemesiyle birlikte yükseliş gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel&nbsp;altın&nbsp;fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.942,93 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.443,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.956,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 45.216,01 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.703,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 113.386,78 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.825,28&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 09:55:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161425.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161424.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (16 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,7439 (alış) 44,7755'den (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 53,0749 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 09:52:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161424.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-iletisim-baskanligindan-sorumlu-yayincilik-cagrisi-h161423.html</link>
		<title>Kahramanmaraşta ortaokulda silahlı saldırı... İletişim Başkanlığından sorumlu yayıncılık çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, medya kuruluşlarına çağrıda bulunarak, yayın politikalarında “azami sorumluluk bilinciyle” hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, şiddet eylemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılmasının, faillerin kimliklerinin öne çıkarılmasının ve olayların dramatize edilmesinin benzer eylemleri teşvik edebileceği ve toplumda korku ile panik ortamını derinleştirebileceği uyarısında bulunuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada,&nbsp;medya kuruluşlarına da çağrıda bulunarak, yayın politikalarında “azami sorumluluk bilinciyle” hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, şiddet eylemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılmasının, faillerin kimliklerinin öne çıkarılmasının ve olayların dramatize edilmesinin benzer eylemleri teşvik edebileceği ve toplumda korku ile panik ortamını derinleştirebileceği uyarısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı,dün Şanlıurfa ve bugün Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarının&nbsp;kamuoyunda hassasiyetle takip edildiği belirterek, toplum huzurunun korunmasının büyük önem taşıdığı ifade etti. İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">’’Son Günlerde Yaşanan Okul Saldırıları Hakkında Açıklama Son günlerde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin gelişmeler, kamuoyunda hassasiyetle takip edilmektedir. Sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin gözetilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, medya kuruluşlarımızın yayın politikalarında azami sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddet eylemlerinin ayrıntılı tasvir edilmesi, maktullerin ve faillerin kimliklerinin öne çıkarılması, olayların dramatize edilerek sürekli gündemde tutulması; benzer eylemlere özendirici etki oluşturabileceği gibi, toplumda korku ve panik iklimini de derinleştirebilecektir. Bu nedenle yayınlarda ölçülülük, hassasiyet ve etik ilkeler temel alınmalıdır. Kamu kurumlarımız, başta Adalet, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları olmak üzere, ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emniyet birimlerimiz sahada gerekli güvenlik tedbirlerini artırırken, eğitim kurumlarımızda da rehberlik ve psikososyal destek süreçleri titizlikle yürütülmektedir. Kurumlarımızın iletişim süreçlerinde şeffaflık, doğruluk ve zamanında bilgilendirme esas alınmakta; kamuoyunun doğru bilgiye erişimi sağlanmaktadır. Öte yandan, bu tür olaylar dezenformasyona son derece açık bir zemin oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmî kurum ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm vatandaşlarımızın yalnızca resmî kaynakları takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Toplum huzurunun korunması, çocuklarımızın güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumlarımız eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Medya kuruluşlarımızın da bu süreçte sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket ederek toplumsal dayanışmaya katkı sunacaklarına inanıyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.’’</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:32:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-iletisim-baskanligindan-sorumlu-yayincilik-cagrisi-h161423.html">Kahramanmaraşta ortaokulda silahlı saldırı... İletişim Başkanlığından sorumlu yayıncılık çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abd-ve-iran-arasinda-arabuluculuk-yapan-pakistanli-heyet-tahrana-ulasti-h161422.html</link>
		<title>ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistanlı heyet Tahrana ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar kapsamında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan üst düzey bir heyet İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran savaşını&nbsp;sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar&nbsp;kapsamında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan üst düzey bir heyet İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pakistan’ın Birleşmiş Milletler misyonundan yapılan açıklamaya göre İran'a giden heyette Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir ile İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi yer aldı. İran devletine bağlı IRIB haber ajansı, heyetin ABD’den bir mesaj iletmek ve taraflar arasında ikinci tur görüşmeleri organize etmek amacıyla Tahran’a gittiğini duyurdu. ABD ile İran arasında hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan ilk tur görüşmeler ise herhangi bir anlaşmaya varılamamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif de bugün Suudi Arabistan’ın Cidde kentine giderek bölgesel gelişmeleri ele almak üzere temaslarda bulunuyor. Pakistan yönetimi, son dönemde hem Tahran hem de Washington ile yürüttüğü diplomasiyle çatışmanın sona erdirilmesine yönelik çabalarını artırmış durumda.&nbsp;Şerif’in bu hafta Türkiye’yi de ziyaret etmesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:31:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abd-ve-iran-arasinda-arabuluculuk-yapan-pakistanli-heyet-tahrana-ulasti-h161422.html">ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistanlı heyet Tahrana ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-schengen-vizesi-randevu-krizinin-arastirilmasina-yonelik-onerisi-tbmm-genel-kurulunda-reddedildi-h161421.html</link>
		<title>CHPnin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulunda reddedildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek &quot;Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek "Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.&nbsp;Genel Kurul'da, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren, 12 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun görüşmeleri öncesinde, CHP’nin Schengen vizesi başvurularında yaşanan randevu krizinin araştırılmasına ilişkin önerisi görüşüldü. Önerinin gerekçesini açıklamak üzere CHP Grubu adına Adana Milletvekili Bilal Bilici söz aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" ifadelerini kullanan Bilici, "2025 yılında Türkiye'den 1 milyon 170 bin kişi Schengen vizesi için başvuruda bulunmuştur. Dünyada Çin'den sonra Türkiye'deki başvurular ikinci sırada, ardından da bizi Hindistan takip etmektedir" dedi. Bilici, "2026 Henley Pasaport Endeksi'ne göre İspanya, Almanya ve İtalya pasaportuna sahip bir genç vizesiz olarak 185 ülkeye girebilmekte, biz ise Mikronezya ve Palau gibi ülkelerle aynı sıradayız; evet, yanlış duymadınız, bu da bize yakışmamaktadır" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta hayalleri yıkılan Türkiye genci"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dominika, Honduras, Nikaragua, Tonga ve Seyşeller gibi adını pek çok duymadığımız ülkeler ise bizim önümüzde" diyen Bilici, “Komşumuz Bulgaristan, Bulgar vatandaşı ise dünyanın 178 ülkesine gidebilirken ekonomik ölçeği bizim çeyreğimiz bile etmeyen Şili vatandaşlarını 174 ülkeye gönderebilmekte" dedi. "Asya tarafına bakacak olursak, bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta vize reddi yiyen ve hayalleri yıkılan Türkiye Cumhuriyeti genci” ifadelerini kullanan Bilici, vatandaşların yaşadığı süreci anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Vize engeli daha da derinleşti"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilici, "Vatandaşlarımız Avrupa'ya seyahate gidebilmek için aylarca ve haftalarca randevu beklemekte ve kovalamakta, dosya dolusu evrak vermekte, banka dökümlerini iletmekte, tapularını göstermekte ama vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadırlar. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son on yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle bu vize problemi daha da derinleşmiştir" diyen Bilici, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaşlarımız turistik, eğitim, sağlık ve ticari seyahatler için bile vize randevusu alamaz hale gelmiştir. Bu da Avrupa'nın çifte standardını göstermektedir. Avrupa kapılarını kapatırken içerideki vize randevusu ve randevu fırsatçıları bu darboğazı ranta çevirmişlerdir. Vize şirketi adı altındaki bu yapılar bot yazılımlarla dijital bir barikat kurmuş durumda. Vatandaşın saniyelerle kovaladığı o randevular özel algoritmalar, bot hesaplar, yazılımlar, teknolojilerle otomatik olarak toplanmakta ve tekrar vatandaşımıza astronomik rakamlarla geri satılmaktadır. Bu randevu penceresi zaten üç beş dakika içerisinde kapanmakta ve bot hesaplar bu randevuları kendilerine çekmekte. Bu yapılar arka kapıdan iş yapan âdeta karaborsacı gibi hareket etmektedir. Bu randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir. Vatandaşlarımızın hakkı olan randevuyu aylarca bekleyen, eğitimine ve ticari görüşmesine yetişmeye çalışan vatandaşımız ‘Sistem dolu.’ uyarısıyla karşılaşırken bu şirketler sıraları yüzlerce Euroya pazarlamaktadır ve vatandaşımızı soymaktadır. Randevu fırsatçılığı ve karaborsacılık buradan ortaya çıkmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaşımızı bu organize dijital sömürüye karşı korumak devletin asli görevidir" diyen Bilici, "Bazı yabancı misyon temsilcilerinin bu konuyu Dışişleri Bakanlığına yönelik uyarılarına ve üst düzey temaslarda konuyu iletmelerine karşın somut bir adım da atılmamıştır" dedi. Bilici, "Bu noktada, ilgili makamları sorumluluk almaya çağırıyorum çünkü bu mesele, ülkemiz için haysiyet meselesidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:30:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-schengen-vizesi-randevu-krizinin-arastirilmasina-yonelik-onerisi-tbmm-genel-kurulunda-reddedildi-h161421.html">CHPnin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulunda reddedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kahramanmarasa-4-kisilik-heyet-gorevlendirdi-h161420.html</link>
		<title>CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraşa 4 kişilik heyet görevlendirdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ile ilgili olarak 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. Heyet bölgeye hareket etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası bölgeye gitmek üzere 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara’dan oluşan heyetin bölgeye hareket ettiği öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:50:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kahramanmarasa-4-kisilik-heyet-gorevlendirdi-h161420.html">CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraşa 4 kişilik heyet görevlendirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-sozcusu-zeynel-emre-65-bin-uzman-cavusun-okullarda-guvenlik-gorevlisi-olarak-gorevlendirilmesi-acilen-hayata-gecirilmelidir-h161419.html</link>
		<title>CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, &quot;65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Emre, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dün Şanlıurfa’da, bugün de Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda silahlı saldırı meydana geldi. AK Parti’nin başarısız politikaları nedeniyle şiddet, eğitim yuvalarımız olan okullarımıza kadar inmiştir. Partimizin önerisi olan 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin hayatı her şeyden önce gelir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:48:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-sozcusu-zeynel-emre-65-bin-uzman-cavusun-okullarda-guvenlik-gorevlisi-olarak-gorevlendirilmesi-acilen-hayata-gecirilmelidir-h161419.html">CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/memur-sen-genel-baskani-yalcin-milli-egitim-bakanligi-acil-sekilde-okullari-cuma-gunu-dahil-ivedi-tatil-etmelidir-h161418.html</link>
		<title>Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: Milli Eğitim Bakanlığı acil şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, &quot;Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetçe öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, "Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetçe öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Kahramanmaraş’ta bir okulda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yalçın, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık. Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:31:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/memur-sen-genel-baskani-yalcin-milli-egitim-bakanligi-acil-sekilde-okullari-cuma-gunu-dahil-ivedi-tatil-etmelidir-h161418.html">Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: Milli Eğitim Bakanlığı acil şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-rtuk-olay-anina-ait-goruntuler-ve-travmatik-icerikler-kesinlikle-paylasilmamalidir-h161417.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;ta ortaokulda silahlı saldırı RTÜK: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş&#039;ta bir ortaokulda silahlı saldırı düzenlenmesine ilişkin, “Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalı; mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmamalı, olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmamalıdır” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK’ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“15 Nisan 2026’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen elim hadiseye ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca aşağıdaki hususlara hassasiyetle uyulması önem arz etmektedir:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalı; mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmamalı, olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmamalıdır. Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:10:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-rtuk-olay-anina-ait-goruntuler-ve-travmatik-icerikler-kesinlikle-paylasilmamalidir-h161417.html">Kahramanmaraş&apos;ta ortaokulda silahlı saldırı RTÜK: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-orta-okulda-silahli-saldiri-kahramanmaras-valisi-unluer-4-kisi-vefat-etti-20-yarali-var-saldirgan-da-vefat-etti-h161416.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;ta orta okulda silahlı saldırı... Kahramanmaraş Valisi Ünlüer: 4 kişi vefat etti, 20 yaralı var. Saldırgan da vefat etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını bildirerek, &quot;Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer,&nbsp;bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını bildirerek, "Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valisi Ünlüer, saldırıya ilişkin gazetecilere şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şu ana kadarki yaptığımız çalışmalarda maalesef 4 kişi vefat etti. Bunlardan 1'i öğretmen, 3'ü öğrenci. 20 de yaralı var. Bunlardan 4’ü şu an ameliyatta. Çalışmalarımız devam ediyor.&nbsp;İnşallah yaralı kardeşlerimiz sağlıklarına kavuşurlar. Başka herhangi bir okulumuzda bu tür bir saldırı yok. Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amacıyla mı, yoksa o kargaşadan dolayı mı yaptı bilmiyoruz. Saldırgan 8’inci sınıf öğrencisi. Babası eski bir emniyetçi. Onun silahlarını aldığını tahmin ediyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:54:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-orta-okulda-silahli-saldiri-kahramanmaras-valisi-unluer-4-kisi-vefat-etti-20-yarali-var-saldirgan-da-vefat-etti-h161416.html">Kahramanmaraş&apos;ta orta okulda silahlı saldırı... Kahramanmaraş Valisi Ünlüer: 4 kişi vefat etti, 20 yaralı var. Saldırgan da vefat etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arsuz-devlet-hastanesindeki-eksikler-meclis-gundemind-h161415.html</link>
		<title>Arsuz Devlet Hastanesindeki Eksikler Meclis Gündemind</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’nde yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Hastanedeki eksikliklerin sağlık hizmetine erişimi ciddi şekilde aksattığını belirten Güzelmansur, mevcut tabloyu “bir sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin acı bir örneği” olarak nitelendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’nde yaşanan sorunları&nbsp;gündeme taşıdı. Hastanedeki eksikliklerin sağlık hizmetine erişimi ciddi şekilde aksattığını belirten Güzelmansur, mevcut tabloyu “bir sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin acı bir örneği” olarak nitelendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, hastanede MR çekimi için teknik personel bulunmadığını, ameliyathanelerde ise gerekli teçhizatın eksik olduğunu ifade etti. Bu nedenle doktorların hastaları İskenderun, Dörtyol ve Antakya’daki hastanelere sevk etmek zorunda kaldığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kulak burun boğaz uzmanı eksikliğine ve yoğun bakımda temizlik ile klinik destek personelinin yetersizliğine de dikkat çeken Güzelmansur, bu durumun insan hayatını riske attığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatay’ın depremden büyük yara aldığını hatırlatan Güzelmansur, “Bu kente ikinci bir mağduriyeti reva göremezsiniz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve personel açığının acilen giderilmesi gerektiğini belirten Güzelmansur, konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:31:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arsuz-devlet-hastanesindeki-eksikler-meclis-gundemind-h161415.html">Arsuz Devlet Hastanesindeki Eksikler Meclis Gündemind</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-saglik-calisanlarinin-ve-hekimlerin-emekli-maslarindaki-buyuk-kayip-icin-acil-duzenleme-istedi-h161414.html</link>
		<title>Kanko, Sağlık Çalışanlarının ve Hekimlerin Emekli Maşlarındaki Büyük Kayıp İçin Acil Düzenleme İstedi!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi, CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, sağlık
çalışanları ve hekimlerin emeklilik döneminde maaşlarının düşmesine neden olan
uygulamalara dikkat çekerek, sorunun çözümü için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na
çağrıda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Hekimlerin ve Sağlıkçıların Hakkı Emeklilikte Gasp Ediliyor”<br />
“Sağlık Emekçilerinin Geleceği Güvence Altına Alınmalı!”<br />
Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşıyan Kanko, yaptığı konuşmada<br />
sağlık emekçilerinin yıllardır hak ettikleri değeri göremediğini vurguladı.<br />
Kanko açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Sağlık sisteminin yükünü omuzlayan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız yıllardır hak<br />
ettikleri değeri ne yazık ki görememektedirler. Bugün buradan Sağlık Bakanı Kemal<br />
Memişoğlu&amp;#39;na açık bir çağrıda bulunuyoruz: Sağlıkçıların ve hekimlerin hakkını korumak için<br />
gerekli adımları gecikmeden atın.<br />
Özellikle yan ödemelerin emekli maaşlarına yansıtılmaması büyük bir adaletsizliktir. Yıllarca<br />
ağır koşullarda çalışan sağlık emekçileri emekliliklerinde ciddi bir gelir kaybına<br />
uğramaktadırlar. Bu durum ne hakkaniyetle ne de sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır.<br />
Sağlık çalışanlarını alkışlamakla yetinmeyin, onların geleceğini güvence altına alın. Yan<br />
ödemeleri emekliliğe yansıtın, mağduriyetlerini giderin. Unutmayın, güçlü bir sağlık sistemi<br />
ancak hakkı teslim edilmiş sağlık çalışanlarıyla mümkündür.”<br />
Kanko, sağlık çalışanlarının emeklilikte yaşadığı gelir kaybının giderilmesi için yasal<br />
düzenleme yapılmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, hükümeti somut adımlar atmaya<br />
davet etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:10:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-saglik-calisanlarinin-ve-hekimlerin-emekli-maslarindaki-buyuk-kayip-icin-acil-duzenleme-istedi-h161414.html">Kanko, Sağlık Çalışanlarının ve Hekimlerin Emekli Maşlarındaki Büyük Kayıp İçin Acil Düzenleme İstedi!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-keserden-cifte-lisans-tepkisi-halkin-haber-alma-hakkina-agir-bir-darbe-h161413.html</link>
		<title>RTÜK üyesi Keserden çifte lisans tepkisi: Halkın haber alma hakkına ağır bir darbe</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi Tuncay Keser, @tele2_haber’e yönelik &quot;çifte lisans&quot; uygulamasının &quot;ölçüsüz ve seçici&quot; olduğunu savunarak, &quot;Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük, hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır&quot; ifadesini kullandı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;RTÜK Üyesi Tuncay Keser, @tele2_haber’e yönelik "çifte lisans" uygulamasının "ölçüsüz ve seçici" olduğunu savunarak, "Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük, hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi Tuncay Keser, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YouTube’daki @tele2_haber kanalı için başlatılan lisans sürecini eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keser, RTÜK’ün söz konusu kanal için başlattığı "çifte lisans" sürecinde tanınan 72 saatlik sürenin bugün dolduğunu belirterek, başvuru yapılmaması ya da yayın hizmetine son verilmemesi halinde erişim engeli talep edileceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keser, açıklamasında, Tele 1’e kayyım atanmasının ardından çalışanların kurduğu @tele2_haber için, önceki örneklerden farklı olarak herhangi bir somut gerekçe ya da ölçüt ortaya konmaksızın hem "internet-TV" hem de "isteğe bağlı yayın hizmeti" lisansının zorunlu tutulduğunu belirtti. Bu durumun iki kat mali yük getirdiğini vurgulayan Keser, bunun "çifte standart ve hukuk güvenliği ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu" kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, hangi ölçütlere göre uygulandığı belirsiz lisans süreçleriyle baskı altına alındığını öne süren Keser, "Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 13:50:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-keserden-cifte-lisans-tepkisi-halkin-haber-alma-hakkina-agir-bir-darbe-h161413.html">RTÜK üyesi Keserden çifte lisans tepkisi: Halkın haber alma hakkına ağır bir darbe</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-abla-aygul-doku-gulistanin-oldurulmesine-iliskin-deliller-10-bin-dolar-karsiliginda-bir-polis-tarafindan-yok-edildi-h161412.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması Abla Aygül Doku: Gülistanın öldürülmesine ilişkin deliller 10 bin dolar karşılığında bir polis tarafından yok edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku&#039;nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doku ailesinin avukatı Ali Çimen ve Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Tunceli Adliyesi önünde soruşturma dosyasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Ali Çimen, dosyanın gelişimine ilişkin daha önce de basın mensuplarına aşama aşama bilgi verdiklerini belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geldiğimiz noktada dosyanın örtbas edilmesine ilişkin sürekli bahsettiğimiz kamu görevlisi (Eski Tunceli Valisi) Tuncay Sonel’dir. Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartı, soruşturma birimlerine teslim edilmek üzere kendisine verilmiş, ancak bu sim kart siber çetelerle iş birliği yapılarak Ankara’da bulunan ve şu an gözaltında olan bir polis memuruna teslim edilmiştir. Bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel ile yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri silmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, bu iddiaların delillere dayandığını bildirerek, “Bu eylemi gerçekleştiren kişiyle Tuncay Sonel’in HTS kayıtları dosyaya girmiştir. Ayrıca bu kişiye para verildiği, paranın da Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Görevden alınmalı ve gözaltına alınmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, Tuncay Sonel’in halen kamu görevinde olmasının soruşturmayı zora soktuğunu ifade ederek, “Tuncay Sonel’in İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye başmüfettişi olarak görevini sürdürmesi, dosya açısından kabul edilemez. Delilleri kararttığı maddi bulgularla ortadadır. Bu nedenle derhal görevden alınmasını ve gözaltına alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmada gözaltına alınan kişilerin daha alt düzeyde olduğunu belirten Çimen, “Dosyada 6 yıldır süren bir örtbas söz konusudur. Eğer bu örtbas tüm yönleriyle ortaya çıkarılacaksa en büyük fail Tuncay Sonel’dir. Diğer kişiler daha alt kademededir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Savcılığın eli güçlendirilmeli”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmayı sürdürdüğünü anımsatarak, “Dosya gizli olduğu için detayları bilmiyoruz ancak savcılık görevini yapıyor. Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için ilgili kişinin görevden alınması gerekiyor. Savcılığın elinin güçlendirilmesi gerekir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Abla Aygül Doku'nun sözleri</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise şu an ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aygül Doku, özetle şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Umut Altaş beni aradı. Ailesinin Nurşen Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Umut Altaş ile bizzat görüştüm. Daha önce kardeşimin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşünüyordum ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Olası bir durumda suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü kendisi yurt dışına gitmişti.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“10 bin dolar karşılığında deliller yok edildi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamasında delil karartma iddiasına da değinen Doku, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti. Hastane kayıtlarının silindiğini de Celal Altaş’tan öğrendik. Kamera kayıtlarının da değiştirildiği ifade edildi. Tüm bunların Tuncay Sonel tarafından yapıldığı söylendi.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyanın geldiği noktaya dikkati çeken Doku, “Bu dosya artık çok kritik bir aşamada. Cinayetin çözüldüğünü düşünüyoruz. Bu bilgileri belgeye dayalı olarak paylaşıyorum. Aile olarak can güvenliğimizden endişeliyiz. Yetkililerin bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 13:20:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-abla-aygul-doku-gulistanin-oldurulmesine-iliskin-deliller-10-bin-dolar-karsiliginda-bir-polis-tarafindan-yok-edildi-h161412.html">Gülistan Doku soruşturması Abla Aygül Doku: Gülistanın öldürülmesine ilişkin deliller 10 bin dolar karşılığında bir polis tarafından yok edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ak-partili-istanbul-buyuksehir-belediyesi-baskanlari-doneminde-yapilan-ihaleleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161411.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu, AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanları döneminde yapılan ihaleleri TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#039;ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na sunduğu önergesinde, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerinde yapılan ihalelere ilişkin sayısal verileri sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AK Partili belediye başkanları döneminde gerçekleştirilen ihalelerin münferit usulsüzlük iddialarıyla sınırlı olmadığını, sistematik bir ihale yapısının varlığına işaret ettiğini ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu, kamu kaynaklarının hangi şirketlere, hangi yöntemlerle ve hangi maliyetlerle aktarıldığının tüm boyutlarıyla ortaya konulması&nbsp; gerektiğine işaret ederek, Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerine ilişkin olarak şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"-Toplam kaç ihale yapılmıştır? Bu ihalelerin toplam bedeli nedir? Yıllara göre dağılımı nasıldır?<br />
-Bu dönemlerde en fazla ihale alan ilk 50 şirket hangileridir? Bu şirketlerin aldığı ihale sayısı ve toplam bedel nedir? Bu şirketler arasında kamuoyunda tekrarlayan yüklenici olarak öne çıkanlar hangileridir?<br />
-Açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü ve doğrudan temin yöntemlerinin oranı nedir? 21/b pazarlık usulü ile yapılan ihalelerin sayısı ve toplam tutarı nedir? Doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımların toplam büyüklüğü nedir?<br />
-Bu dönemlerde verilen: en yüksek bedelli 20 ihale en düşük bedelli 20 ihale hangileridir? Bu ihaleleri kazanan şirketler hangileridir?<br />
-İBB iştirakleri üzerinden alınan ihalelerin sayısı ve tutarı nedir? Bu iştiraklerin aldığı işleri alt yüklenicilere devretme oranı nedir? Alt yüklenici firmalar hangileridir?<br />
-5216 sayılı Kanun kapsamında ihalesiz devredilen işletme hakları nelerdir? Bu haklar hangi şirketlere verilmiştir? Bu şirketlerin üçüncü kişilere devrettiği işler nelerdir?<br />
-Sayıştay raporlarında yer alan ihale usulsüzlüklerinin toplam sayısı nedir? Bu bulgularla ilgili kaç idari işlem yapılmıştır? Kaç soruşturma açılmıştır?<br />
-Kaç ihaleye tek firma katılmıştır? Rekabet oluşmayan ihalelerin toplam tutarı nedir? İhalelerde yaklaşık maliyet ile gerçekleşen bedel arasındaki farklar ne kadardır?<br />
-İhale alan şirketlerin ortaklık yapıları incelenmiş midir? Bu şirketlerin kamu yöneticileri veya siyasi aktörlerle bağlantıları araştırılmış mıdır?<br />
-Kamu zararı tespit edilen ihale usulsüzlükleri nedeniyle oluşan kamu zararı ne kadardır? Bu zararların tahsiline yönelik işlem yapılmış mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İptal edilen ihaleler hangi gerekçelerle yeniden yapıldı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aynı şirketin bir yıl içinde kazandığı ihale sayısında üst sınır var mıdır? Belirli şirketlerin toplam ihale hacmi içindeki payı yüzde kaçtır? İlk 10 şirket toplam ihale hacminin ne kadarını oluşturmaktadır?<br />
-Pazarlık usulü (21/b) ihalelerde davet edilen firmalar nasıl belirlenmiştir? Bu firmaların tekrar etme oranı nedir? Sürekli davet edilen çekirdek firma listesi var mıdır?<br />
-Yaklaşık maliyetlerin belirlenmesinde kullanılan yöntemler nelerdir? Yaklaşık maliyet ile ihale bedeli arasındaki farkın yüzde 1’in altında olduğu ihale sayısı kaçtır? Bu durum rekabet eksikliği göstergesi olarak değerlendirilmiş midir?<br />
-Kaç ihale iptal edilmiştir? İptal edilen ihaleler hangi gerekçelerle yeniden yapılmıştır? İptal sonrası aynı firmaların ihaleyi kazandığı durumlar var mıdır?<br />
-İhaleyi alan şirketlerin işi alt yüklenicilere devretme oranı nedir? Alt yüklenici firmalar ile ana yükleniciler arasında ortaklık ilişkisi var mıdır? Aynı alt yüklenicinin farklı ana yükleniciler üzerinden iş aldığı durumlar tespit edilmiş midir?<br />
-İSPARK, İSTAÇ ve KİPTAŞ gibi iştirakler üzerinden yapılan alımların toplam büyüklüğü nedir? Bu iştiraklerin doğrudan ihale dışı alım yaptığı durumlar var mıdır? Bu yöntemle ihale mevzuatının dolanıldığı tespit edilmiş midir?<br />
-Doğrudan temin limitlerinin altında kalmak amacıyla işlerin bölündüğü tespit edilmiş midir? Aynı işin parçalara ayrılarak farklı tarihlerde alındığı durum sayısı kaçtır?<br />
-İç denetim birimleri bu ihaleleri denetlemiş midir? Tespit edilen eksiklikler raporlanmış mıdır? Bu raporlar doğrultusunda işlem yapılmış mıdır?<br />
-Uluslararası ihaleye çıkılan iş sayısı kaçtır? Yabancı firmaların kazandığı ihale sayısı nedir? Bu ihalelerde rekabet düzeyi nasıldır?<br />
-İhale sonrası sözleşme bedeli artırılan iş sayısı kaçtır? Bu artışların toplam maliyeti nedir? Yüzde 20’nin üzerinde artış yapılan ihaleler hangileridir?<br />
-21/b kapsamında yapılan ihalelerde ivedilik gerekçesi nasıl oluşturulmuştur? Bu gerekçelerin sonradan denetimi yapılmış mıdır?<br />
-İhale komisyonlarında görev alan kişiler kimlerdir? Aynı kişilerin tekrar eden şekilde komisyonlarda görev aldığı durumlar var mıdır?<br />
-İhale alan şirketlerin vergi borcu olup olmadığı kontrol edilmiş midir? SGK borcu olan firmalara ihale verilmiş midir?<br />
-İhale süreçlerinden kaynaklanan toplam kamu zararı kalem kalem nedir? Bu zararlar için rücu işlemi yapılmış mıdır?<br />
-Tüm ihalelerin kamuya açık veri tabanı mevcut mudur? İhale verilerinin makine okunabilir formatta paylaşılması planlanmakta mıdır?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:48:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ak-partili-istanbul-buyuksehir-belediyesi-baskanlari-doneminde-yapilan-ihaleleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161411.html">Sezgin Tanrıkulu, AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanları döneminde yapılan ihaleleri TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/nur-sullu-anadolunun-cukurovasi-madene-kurban-ediliyor-h161410.html</link>
		<title>Nur Süllü: Anadolunun Çukurovası Madene Kurban Ediliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın Eskişehir&amp;#39;e yönelik politikaları ve madencilik faaliyetlerini sert
sözlerle eleştirdi. Süllü, hem şehrin idari ve ekonomik olarak zayıflatıldığını hem de doğasının tehdit
altında olduğunu dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yok Etme Projesini İstemiyor, Direniyoruz<br />
Vekili olduğum Eskişehir, 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili<br />
belediyelerimizin başarılı projeleriyle Avrupa kenti olarak adlandırılan, örnek alınan bir şehirdir” diyen<br />
Süllü, “İktidarın Eskişehir’e yönelik tüm projeleri ise taşıma, yok sayma ve yok etme üzerinedir”<br />
ifadelerini kullandı.<br />
KURUMLAR ESKİŞEHİR’DEN KOPARILIYOR<br />
Kamu kurumlarının şehirden koparıldığını belirten Süllü, “Eskişehir, idari yargıda Bursa Bölge İdare<br />
Mahkemesi’ne bağlandı. TÜLOMSAŞ, TÜRASAŞ’a bağlı bölge müdürlüğüne indirildi. Vakıflar ve<br />
Karayolları başka illere bağlandı” diye konuştu. Süllü, “Açıköğretim Fakültesi gelirlerinin yüzde 80’i YÖK’e<br />
aktarılıyor. Havalimanının iç hat uçuşları kaldırıldı, PTT Başmüdürlüğü kapatılmak üzere” dedi.<br />
YATIRIMLAR TAMAMLANMIYOR<br />
Sağlık ve ulaşım yatırımlarındaki eksiklere dikkat çeken Süllü, “Yıkılan Devlet Hastanesi’nin arsası<br />
özelleştirme kapsamına alındı” dedi. Yol projelerinin yıllardır tamamlanmadığını ifade eden Süllü, “Alpu<br />
Yolu 8 yıldır bitirilemedi, Seyitgazi-Kırka yolu sürüncemede, Mihallıççık yolunun projesi dahi yok” diye<br />
konuştu. Sarıcakaya–Mihalgazi yolunun ise madencilik projesi için hızlandırıldığını söyledi.<br />
“ANADOLU’NUN ÇUKUROVASI TEHDİT ALTINDA”<br />
Süllü, madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, “Sakarya Nehri’ne yakın, mikroklima<br />
özelliğiyle dört mevsim üretim yapılan eşsiz bölge yok edilmek isteniyor” dedi. Mihalgazi’nin ülkenin<br />
sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşıladığını belirten Süllü, “Proje sahasında 28 endemik bitki, 61 omurgalı<br />
ve 128 kuş türü ile 1. derece arkeolojik sit alanı bulunuyor” ifadelerini kullandı.<br />
“TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKEDE”<br />
Madencilik yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Süllü, “2450 futbol sahası büyüklüğündeki alanda<br />
ormanlar, su kaynakları ve yaban hayatı yok edilecek” dedi. Açık ocak ve siyanürlü liç yöntemine dikkat<br />
çeken Süllü, “Sızıntı halinde ekosistem zarar görecek, tarımsal üretim ve gıda güvenliği tehlikeye girecek”<br />
diye konuştu. Patlayıcı kullanımının da ciddi güvenlik riski oluşturacağını belirtti.<br />
“20 NİSAN’DA KEŞİF VAR, ORADA OLACAĞIZ”<br />
Bölgedeki direnişe değinen Süllü, “Yöre halkı, belediyeler ve meslek örgütleri bu projeye karşı dava açtı.<br />
20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Biz de orada olacağız ve direneceğiz” dedi. Projeye ilişkin endişelerini<br />
dile getiren Süllü, “Karşımızda Cengiz Holding olunca kaygılıyız” dedi. İliç’te yaşanan maden faciasını<br />
hatırlatan Süllü, “SSR Mining’in hisselerini Cengiz Holding’e devretmesiyle madenin açılacağı ifade<br />
ediliyor” diye konuştu.<br />
EMEKÇİLER ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜ<br />
Süllü, “Vahşi madenciliğin arkasında iktidarın şirketleri kayıran politikası var. Şirketler doğayı ve<br />
emekçileri yok sayıyor” dedi. Mihallıççık’taki işçi mağduriyetlerine dikkat çeken Süllü, “Emekçiler Ankara<br />
yollarına düştü, ancak şirketler ihale almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Süllü, “Talan sadece</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir’e özgü değil. Bu bir kader değil. Sorumlu, doğayı, emeği ve insanı yok sayan anlayıştır. Biz de<br />
buna karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:25:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/nur-sullu-anadolunun-cukurovasi-madene-kurban-ediliyor-h161410.html">Nur Süllü: Anadolunun Çukurovası Madene Kurban Ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trumptan-ingiltere-elestirisi-ve-iranla-baris-gorusmeleri-mesaji-h161409.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trumptan İngiltere eleştirisi ve İranla barış görüşmeleri mesajı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere hükümetini eleştirirken Kral Charles’a övgüde bulundu. İran ile olası barış görüşmelerine değinen Trump, bir anlaşmanın “çok mümkün” olduğunu&quot; ve &quot;yeni müzakerelerin önümüzdeki iki gün içinde” gerçekleşebileceğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere merkezli yayın kuruluşu Sky News’e verdiği röportajda, İngiltere hükümetini eleştirirken, Kral Charles’ı övdü.&nbsp;Trump ayrıca, Kral Charles’ın ABD ziyaretinin hükümetin talebiyle yapıldığından haberdar olmadığını ifade etti. Ziyaretin ay sonuna doğru gerçekleşmesinin planlandığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "İran ile olası barış görüşmelerine de değinerek bir anlaşmanın çok mümkün olduğunu ve İran’ın ciddi şekilde yıprandığını" yineledi. Daha sonra ABD merkezli New York Post’a yaptığı açıklamada Trump, yeni bir tur barış görüşmesinin “önümüzdeki iki gün içinde gerçekleşebileceğini” ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, daha önce de benzer şekilde savaşın sona yaklaştığını dile getirmiş, 1 Nisan’da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "savaşın tamamlanmaya yaklaştığını ve iki ya da üç hafta içinde sona erebileceğini" söylemişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:10:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trumptan-ingiltere-elestirisi-ve-iranla-baris-gorusmeleri-mesaji-h161409.html">ABD Başkanı Trumptan İngiltere eleştirisi ve İranla barış görüşmeleri mesajı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-uretim-endeksi-subat-ayinda-yillik-yuzde-23-artti-h161408.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet Üretim Endeksi şubat ayında yıllık yüzde 2,3 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretim Endeksi&#039;nde 2026 yılı şubat ayında yıllık bazda yüzde 2,3 artış kaydedildiğini bildirdi. Hizmet üretimi aylık yüzde 1,2 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, şubat ayına ilişkin "Hizmet Üretim Endeksi" istatistiklerini açıkladı. TÜİK'ten yapılan yazılı açıklamada şu değerlendirme yapıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 0,3 azaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,5 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 13,3 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 8,7 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 5,6 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,4 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 0,9 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,7 azaldı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,6 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 1,6 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 2 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,2 arttı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 11:50:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-uretim-endeksi-subat-ayinda-yillik-yuzde-23-artti-h161408.html">TÜİK: Hizmet Üretim Endeksi şubat ayında yıllık yüzde 2,3 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-22-gun-basladi-durusma-tutuklu-saniklarin-savunmasiyla-devam-ediyor-h161407.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 22. gün başladı... Duruşma, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 22. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşma, tutuklu KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un avukatlarının savunmasıyla sürüyor. Ardından Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın’ın savunması dinlenecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 22. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu'nun amcası gözyaşlarını tutamadı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler alkışlarla, "Başkanım günaydın", "Seni çok özledik" şeklinde seslendi. İmamoğlu, "Ben de sizi çok seviyorum" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, amcasını da izleyici bölümünde görünce, CHP’li bir isme "Amcam orada, 90 yaşında" dedi. Amcasının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, saat 10.54'te&nbsp;KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un avukatlarının savunmasıyla başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Örgüt üyeliği" iddiası bulunmayan tutukluların telefon sınırlaması kaldırılsın müzekkeresi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu arada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, haklarında "örgüt üyeliği" ve "örgüte yardım" suçlaması yöneltilmeyen tutuklular yönünden mevcut tedbir uygulamalarını yeniden değerlenirdi. Mahkeme heyetince, aralarında CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, Ekrem İmamoğlu’nun korumalarından Çağlar Türkmen ve İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın da bulunduğu toplam 27 kişi hakkında uygulanan "iletişim kısıtlaması"nın kaldırılması için ilgili ceza infaz kurumlarına müzekkere yazıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müzekkerede, "isimleri yazılı tutuklu sanıkların haklarında örgüt üyeliği veya örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme suçu kapsamında sevk bulunmadığından kurumunuzca uygulanan tedbirlerin bu husus gözetilerek değerlendirilmesi hususlarında gereği rica olunur" denildi. Böylelikle, bu&nbsp;kapsamdaki 27 tutuklunun telefon görüşmelerinde uygulanan süre sınırlamasında değişikliğe gidilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 11:26:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-22-gun-basladi-durusma-tutuklu-saniklarin-savunmasiyla-devam-ediyor-h161407.html">İBB Davası&apos;nda 22. gün başladı... Duruşma, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-inekler-kesime-gidiyor-tereyagi-ithal-ediliyor-h161406.html</link>
		<title>Ayhan Barut: İnekler kesime gidiyor, tereyağı ithal ediliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, desteklenmeyen üreticilerin inekleri kesime giderken yapılan tereyağı ithalatına Meclis&#039;te sert sözlerle tepki gösterdi. Hayvansal ve bitkisel üretimde yaşanan sorunlara, çiftçinin feryadına çözüm bulunmasını isteyen Barut &quot;İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Yazıklar olsun. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"MALİYET 30 LİRAYI AŞTI"<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Ulusal Süt Konseyi'nin 1 litre süt için açıkladığı 22 lirayı aşan maliyet, üreticilerin çilesini gözler önüne seriyor. Kaba yemden kesif yemlere, mazottan samana üretim maliyetleri katlanırken, üreticilerimiz tavsiye fiyatın bile altına sütünü satmak zorunda kalıyor. Maiyet 30 lirayı aşarken üreticilere dayatılan bu çıkmazı reddediyoruz" diye konuştu. &nbsp;<br />
"ÜRETİM VE ÜRETİCİYİ DESTEKLEYİN"<br />
"Zararına üretim yapmaya çalışan, ahırları boşalan ve borç batağına saplanan üreticilerin halini niye görmezden geliyorsunuz?" sözleriyle AKP iktidarına tepki gösteren Barut, "İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Yazıklar olsun. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır. Bu krizin çözümü bellidir. Üretime ve üreticiye destek verin. Tarım ve hayvancılık can çekişip köyler boşalırken seyretmeyin! Süt ve yem paritesine uygun adımlar atın. Maliyet gerçeğini gözetin, emektar üreticinin alınterine sahip çıkın" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 11:05:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-inekler-kesime-gidiyor-tereyagi-ithal-ediliyor-h161406.html">Ayhan Barut: İnekler kesime gidiyor, tereyağı ithal ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emre-deprem-tazminat-uygulamalarini-meclis-gundemine-tasidi-h161405.html</link>
		<title>CHPli Zeynel Emre deprem tazminat uygulamalarını Meclis gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, 6 Şubat depremleri
sonrasında açılan tazminat davalarına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye
Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde, depremzedelerin
uğradığı zararın nasıl hesaplandığı ve uygulamalardaki standartlar sorgulandı.
Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, bazı davalarda idarenin kusurlu bulunmasına
rağmen tazminat hesaplamalarının deprem tarihindeki düşük bedeller üzerinden
yapıldığı, sağlanan sosyal desteklerin tazminattan düşüldüğü ve bazı yurttaşların
ayrıca yargılama giderleriyle karşı karşıya bırakıldığı ifade ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“GERÇEK ZARAR KARŞILANIYOR MU?”<br />
Önergede, depremzedelerin gerçek zararlarının güncel koşullara göre karşılanıp<br />
karşılanmadığına dikkat çekilerek, sosyal devlet kapsamında sunulan desteklerin<br />
tazminat yerine sayılmasının ciddi hak kayıplarına yol açabileceği vurgulandı. Bu<br />
kapsamda uygulamaların hukuki dayanağının ve kapsamının açıklanması talep<br />
edildi.<br />
BAKANLIĞA YÖNELTİLEN SORULAR<br />
CHP’li Zeynel Emre’nin önergesinde öne çıkan sorular özetle şöyle:<br />
 Tazminat davalarında zarar hesaplama, kusur oranı ve yargılama giderleri<br />
açısından standart bir uygulama var mı?<br />
 Maddi zarar hesabında deprem tarihi mi, yoksa güncel rayiç bedel mi esas<br />
alınıyor?<br />
 Son iki yılda Bakanlık ve bağlı kurumların kusurlu bulunduğu dosya sayısı<br />
kaç?<br />
 TOKİ konutu, kira yardımı ve benzeri destekler tazminattan düşülüyor mu,<br />
bunun hukuki dayanağı nedir?<br />
 Sağlanan destekler sosyal yardım mı yoksa tazminat kalemi olarak mı<br />
değerlendiriliyor?<br />
 Kusur tespitine rağmen “zarar kalmadığı” gerekçesiyle tazminat ödenmeyen<br />
ve davacıların yargılama giderleri yüküyle karşılaştığı dosya sayısı kaç?<br />
ŞEFFAFLIK VE HUKUKİ NETLİK TALEBİ<br />
Önergede, deprem sonrası yürütülen tazminat süreçlerinde şeffaflığın sağlanması ve<br />
yurttaşların hak kaybına uğramaması için uygulamaların açık ve denetlenebilir hale<br />
getirilmesi gerektiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emre, depremzedelerin mağduriyet yaşamaması adına, tüm süreçlerin kamuoyuna<br />
net biçimde açıklanması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6 Şubat depremleri sonrasında açılan bazı tazminat davalarına ilişkin kamuoyuna<br />
yansıyan bilgilerde; ilgili idarelerin belli oranlarda kusurlu bulunduğu, buna karşın maddi<br />
zararın deprem tarihindeki konut değeri esas alınarak hesaplandığı, hak sahiplerine<br />
sağlanan TOKİ konutu, hibe ve benzeri desteklerin bu tutardan mahsup edildiği, hatta<br />
bazı dosyalarda depremzedelerin vekâlet ücreti ve yargılama giderleriyle karşı karşıya<br />
bırakıldığı ifade edilmektedir.<br />
Bu iddialar doğruysa, yurttaşın gerçek zararının güncel koşullara göre karşılanmadığı,<br />
sosyal desteklerin de tazminat yerine sayıldığı yönünde ciddi bir tablo ortaya<br />
çıkmaktadır. Bu nedenle söz konusu uygulamanın kapsamının, hukuki dayanaklarının ve<br />
standartlarının kamuoyuna açıklanması zorunlu hale gelmiştir.<br />
Bu bağlamda;<br />
1. 6 Şubat depremleri nedeniyle açılan tazminat davalarında, zarar hesaplama<br />
yöntemi, mahsup edilen destek türleri, kusur oranları ve yargılama giderleri<br />
bakımından standart bir uygulama var mıdır?<br />
2. 6 Şubat depremleri nedeniyle açılan tazminat davalarında maddi zarar hesabında<br />
deprem tarihindeki taşınmaz değeri mi, yoksa karar tarihindeki güncel rayiç bedeli<br />
mi esas alınmaktadır? Depremden etkilenen yurttaşların gerçek zararı hangi<br />
ölçütlere göre hesaplanmıştır?<br />
3. Son iki yıl içinde TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya<br />
bağlı/idari kurumların kusurlu bulunduğu tazminat dosyası sayısı kaçtır?<br />
4. Bu dosyalarda, hak sahiplerine sağlanan TOKİ konutu, hibe, kira yardımı,<br />
taşınma yardımı veya benzeri destekler tazminat hesabında mahsup edilmekte<br />
midir? Ediliyorsa bunun hukuki dayanağı nedir?<br />
5. Bakanlığınızın uygulamasında, depremzedeye sağlanan konut ve destekler<br />
sosyal devlet yardımı olarak mı değerlendirilmekte, yoksa zararı azaltan tazminat<br />
kalemi olarak mı kabul edilmektedir?<br />
6. Kamuoyuna yansıyan bazı örneklerde, idarenin kusurlu bulunduğu halde<br />
davacıların “zarar kalmadığı” gerekçesiyle tazminat alamadığı ve ayrıca vekâlet<br />
ücreti ile yargılama giderleri ödemek zorunda bırakıldığı belirtilmektedir. Bu<br />
şekilde sonuçlanan dosya sayısı kaçtır?</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 10:45:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emre-deprem-tazminat-uygulamalarini-meclis-gundemine-tasidi-h161405.html">CHPli Zeynel Emre deprem tazminat uygulamalarını Meclis gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tunceli-barosu-kararini-geri-cekerek-suphelilere-cmkdan-hukuki-destek-saglanacagini-duyurdu-h161404.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Tunceli Barosu, kararını geri çekerek, şüphelilere CMK&apos;dan hukuki destek sağlanacağını duyurdu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli Barosu, Gülistan Doku soruşturması şüphelilerine Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında hukuki destek verilmemesi kararını geri çekti. Barodan yapılan açıklamada, &quot;soruşturmanın ilerleyebilmesi adına CMK kapsamında yapılacak görevlendirmelerde görev almak isteyen meslektaşlarımızın kendilerini aktif etmeleri mümkündür&quot; denildi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Tunceli Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürecinin “büyük bir hassasiyet ve ortak vicdani sorumluluk çerçevesinde yakından takip edildiği” belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, CMK uyarınca soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için müdafi görevlendirilmesinin hukuki zorunluluk olduğu ifade edilerek, “Savcılık makamı tarafından baromuzdan avukat görevlendirilmesi talep edilmiş olup, konu Yönetim Kurulumuz tarafından yeniden ve titizlikle değerlendirilmiştir” bilgisi verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada baronun önceliğinin adaletin tesisi ve hakikatin ortaya çıkarılması olduğu kaydedilerek, “Gülistan Doku’nun ailesinin yanında olduğumuzu ve sürece müdahil olarak hukuki destek sunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz” ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada ayrıca, soruşturmanın ilerleyebilmesi adına CMK kapsamında yapılacak görevlendirmelerde görev almak isteyen avukatların kendilerini aktif edebileceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, baronun CMK'dan müdafi görevlendirmeme kararının ardından&nbsp;yaptığı açıklamada, baronun aile ile dayanışma kapsamında ortaya koyduğu ilkesel tavrı takdir ettiklerini, ancak “soruşturmanın sıhhatli yürütülebilmesi için Doku ailesi adına şüphelilere zorunlu müdafilik kapsamında yardımda bulunulmasını rica ettiklerini” bildirmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 10:28:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tunceli-barosu-kararini-geri-cekerek-suphelilere-cmkdan-hukuki-destek-saglanacagini-duyurdu-h161404.html">Gülistan Doku soruşturması... Tunceli Barosu, kararını geri çekerek, şüphelilere CMK&apos;dan hukuki destek sağlanacağını duyurdu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-uretenin-kazanamadigi-tuketenin-pahali-aldigi-esnafin-ayakta-kalamadigi-bir-sistem-surdurulebilir-degil-h161403.html</link>
		<title>Gürer, Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye
ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek
anlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BİBER UÇTU, VATANDAŞ PAZARA BAKIP GEÇİYOR<br />
Pazarı gezen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat artışlarının dikkat çekici boyutlara<br />
ulaştığını ifade etti.<br />
Gürer,“Pazarı geziyoruz. Kıl biber hâlâ 100 lira. Geçen yıl 50 liraydı. Esas tuhaf olan Kapya biberi; yazın<br />
tarlada 3 liradan üretici satamadı. Kapya biber şu anda 120 lira. Dolma biber 100 lira. Biber bu yıl<br />
uçtu. Taze kabak 50 lira. Geçen yıl bu taze kabak da 25 liraydı. Ama girdi maliyetleri de çok katladı. Biz<br />
konuştuğumuzda pazarcı esnafı diyor ki ben de bu fiyatta bunu satmak istemiyorum ama nakliye<br />
biniyor,” dedi.<br />
Gürer, ürünlerin büyük bölümünün şehir dışından geldiğini belirterek, “Bunların hepsi Antalya&amp;#39;dan,<br />
Mersin&amp;#39;den, Adana&amp;#39;dan geliyor ve şu ürün yola çıktığı anda fiyatı 10 lira kiloda biniyor. Öyle olunca<br />
mazota gelen her artış nakliyeyi artırıyor. Tezgaha gelinceye kadar ürünün fiyatı patlıyor. Ama üretici<br />
de kazanamıyor. Çünkü üreticide gübre artmış, ilacı artmış,” diye konuştu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜRETEN DE DERTLİ, SATAN DA ALAN DA”<br />
Pazarda sadece ürün fiyatlarının değil, satış maliyetlerinin de arttığını belirten Ömer Fethi Gürer,<br />
poşet fiyatlarının dahi ciddi maliyet oluşturduğunu söyledi:<br />
“Bir poşet 125 lira. Kilo poşet 125. Tanesi 50 kuruşa geliyor. Öyle olunca poşet var. Yer işgaliye parası<br />
var. Nakliye var. Farklı giderlerle tezgahta ürün fiyatı artıyor.”dedi.<br />
Gürer, esnafın satış yapabilmek için mücadele ettiğini ifade ederek, “Esnaf arkadaş diyor ki ben<br />
burada aldığım ürünü olduğu fiyatla döndürerek tezgah açık kalsın diye uğraşıyorum diyor. Şimdi<br />
üreten dertli, satan dertli, alan dertli. Sistemsel olarak ortadaki sorunu çözmesi gerekenlerse bunlara<br />
bakmayınca vatandaş daha çok mağduriyet yaşıyor,” şeklinde konuştu.<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarının değişmesi gerektiğini belirterek,<br />
“Pazarları her yerde gezdiğimizde vatandaş fiyattan şikayet ediyor ama girdi maliyetleri çok arttı. Hele<br />
önümüzdeki sezonda ürünün fiyatı gübre 40 lira olursa, üre gübre 33 lira olursa daha da artacağı<br />
görülüyor. Onun için de biz hem pazarcı esnafımızı dinliyoruz hem hemşehrilerimizi dinliyoruz. Her<br />
kesimi sorumlu kılan bir tarım politikası mutlaka değişmeli. Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ürün aldığı, satanın dert yandığı, bir poşetin 50 kuruş olduğu, nakliyenin katladığı yerde problemler<br />
artıyor,”dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ: “GÜBRE ALAMADIK, NASIL ÜRETİM YAPACAĞIM?”<br />
Pazarda konuşan üreticiler artan maliyetlere dikkat çekti:<br />
“Gübre alamadık hala. Mazot da alamadık. Mazot alımı. Bir torba gübre alamadım nasıl üretim<br />
yapacağım?”<br />
Gürer: “Gübre pahalı, tohum da pahalandı. Fide de pahalandı. Sulama suyunun elektrik parası pahalı.<br />
Mazot pahalı. Üretici nasıl üreteceğini düşünüyor,” dedi.<br />
ESNAF: “İŞGALİYE VE MASRAFLAR BİZİ BİTİRDİ”<br />
Pazarcı esnafı ise artan işgaliye ücretlerinden ve masraflardan şekayet ederek, “Belediye bize<br />
danışmadan işgal parasını günübirlik alırdı her zaman. Şimdi seneliğe çevirmiş. Bizden senelik, açıp<br />
açmadığımız olsun ne zaman olursa olsun yer parası işgal harcı 3.250, çevre temizliğine 9.750 lira para<br />
çıkarmışlar. Bize sorma yok, danışma yok, fikir alma yok. E-Devletlerimize yansıtmışlar borçları. Bunu<br />
iki taksit ödeyeceksiniz diyor. Bu 13.000 liranın 3.250 lirası açtığımız yerin işgal parası, 9.750’si çevre<br />
temizlik parası diyor. Açsın açmasın diyor, bunu sen ödeyeceksin diyor. Ben niye açmadığım yerin<br />
parasını ödeyeyim?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PARA KAZANMIYORUZ, TEZGAH AÇIK KALSIN DİYE SATIYORUZ”<br />
Esnaf, nakliye ve maliyetlerin kazancı ortadan kaldırdığını belirterek, “Antalya’dan gelen örneğin şu<br />
biber şimdi 150 lira köy biberi. Biz 10 lira üstüne koyup satıyoruz. Para kazanmıyoruz. 10 lira nakliye<br />
masrafı var bu malın,” diye konuştu.<br />
Pazarcı esnafı, “Biz mecburiyetten şu domatesin yerinde 90 lira, 100 lira. Biz 100 liraya, 80 liraya hâlâ<br />
domates satıyoruz. Para kazanmak için değil, kendimizi kandırıyoruz,” dedi.<br />
“VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR”<br />
Pazarda vatandaşların alım gücünün düştüğü de belirten Ömer Fethi Gürer, “Marul geçen yıl 35<br />
liraydı. Bu yıl 70 lira. %100 artmış. Nakliye fiyatı da 10 lirayı geçmiş durumda. Pazarında tadı tuzu<br />
kaçmış. Vatandaşlar da pazara gelen sayısı düşmüş. Gezerken yoğunluk yaşanan pazar yerinde<br />
müşteride sınırlı geliyor. Vatandaş gelirine göre alım gücü tükenmiş ,” dedi.<br />
Esnaf, satışların düştüğünü belirtti:<br />
“Poşet 70 liraydı, 120 lira oldu. Üstüne işgaliye parası, nakliye. Biz üstüne 10-15 lira masraf<br />
koyuyoruz. Bir aydır, iki aydır hiç para kazanamıyoruz.”<br />
“İRAN’DA SAVAŞ VAR, ÜRETİM VAR; BİZDE ÜRETİM SORUNU VAR”<br />
Pazarcı esnafı yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:<br />
“İran’da savaş var, karpuz üretip bize gönderiyor. Bizim burada savaş yok ama üretimde sorun var.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazar ziyaretinin ardından değerlendirmede bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,<br />
üreticiden esnafa, esnaftan vatandaşa kadar herkesin zor durumda olduğunu belirterek, tarım<br />
politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 10:08:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-uretenin-kazanamadigi-tuketenin-pahali-aldigi-esnafin-ayakta-kalamadigi-bir-sistem-surdurulebilir-degil-h161403.html">Gürer, Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulu-necmettin-caliskandan-sosyal-medya-tepkisi-a-haber-kapatilmadan-once-cocuklari-korumak-istersiniz-muge-anli-programlari-tedavulden-kalksin-h161402.html</link>
		<title>TBMM Genel Kurulu... Necmettin Çalışkan&apos;dan sosyal medya tepkisi: A Haber kapatılmadan önce çocukları korumak istersiniz, Müge Anlı programları tedavülden kalksın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu&#039;nda yaptığı konuşmada aile kanunu ve sosyal medya düzenlemelerini eleştirdi. Düzenlemeyi &quot;yasakçı alışkanlıklarıin ürünü&quot; olarak nitelendiren Çalışkan, &quot;İktidar gerçekten çocukların sosyal medyadaki kötü, müstehcen yayınlardan, oyunlardan uzak durmasını istiyorsa çok kolay bir tedbir var. Hemen bir teklif sistemi A Haber kapatılsın, Müge Anlı programları tedavülden kalksın, sabah kuşağı programların yasaklansın aracı ama bunlarda yok&quot; kullanıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, sosyal medyanın 15 yaş sınırının engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Kopyalama Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin toplantıları başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, koruma veya bakım altında yetiştirilen gençlere kamuda çalışma hakkı işletimna ilişkin düzenlemeyi planlamaken 8'inci madde üzerine değerlendirmelerde bulundu. Yasa teklifi içerisinde yer alan sosyal medya düzenlemelerinin ücretsiz vergi toplama ve sansür arayışı olup olmadığı ileri süren Çalışkan, "Yasanın içerisinde sosyal medyayla ilgili düzenleme var. Nemiş olacak? Şu kadar sayıya ulaşan kullanıcı ticaretiyle ilgili bir olduğu için ve gücün tükendiği zaman sansür yayınlayabilmek için yasakçılıkin bir ürünü olarak sosyal medyada kullanmak"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın çocuklarının sosyal medyadaki müstehcen yayınlardan ve oyunlardan uzak tutma konusunda samimi durumda daha radikal adımlar atması çalışması eden Çalışkan, "İktidar gerçekten çocukların sosyal medyadaki durması kötü, müstehcen yayınlardan, oyunlardan uzaksını istiyorsa kolay bir tedbir var. Hemen bir teklif programı A Haber kapatılsın, Müge Anlı tedavülden kalksın, sabah kuşağı programlarının yasaklansın ama bunlarda yok" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esen:"Kamera kötü muameleyi ortadan kaldırmaz, yalnızca katılır</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grubu İstanbul Milletvekili Elif Esen, yatılı sosyal hizmetlerde yazılım destekli kamera sistemi kullanımı ve veri işleme süreçlerini düzenleyen 9'uncu madde üzerine söz aldı. Yıllarca sivil toplumun koruyucu aile sistemi ve çocukların bakımında çalıştığını hatırlatan Esen, kamera sisteminin caydırıcılığı olsa da asıl çözümün üretildiğini dile getirdi. Esen, "Kamera kötü muameleyi ortadan kaldırmaz, yalnızca üye olur, belki bir miktar caydırıcılığı olabilir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esen, beslenmenin çocukla birlikte kurulduğunu, sadece izleme üzerine kurulu olması gerektiğini, asıl riskin çocukların 18 yaşında sonra kurumdan ayrıldıklarını vurguladı. Gençlerin istihdamı ve barınma kırılganlıklarıyla başbaşa kişilerinin paralarını ifade eden Esen, "Siz içerideki her anını kaydedebilirsiniz ama asıl zor olan, kayıtlı olduğunuzda hayatlar nasıl idame ettirecek, sağlam bir zeminde yol alabilecek mi? Orada bir koruma değil sadece bir kontrol aralıklarıla bu sağlamış olmuyorsunuz ne yazık ki dağıldınız".</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mullaoğlu: AKP'nin yenilmeyen algısı zayıfladı ve çökmeye başladı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, 1956 Süveyş Kanalı kriziyle İngiltere'nin "yenilmezlik" algısının oğlunu bulduğunu hatırlatarak bugün benzer bir süreci ABD ve Türkiye'de AK Parti iktidarı için yaşadığını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">31 Mart yerel seçim sonuçlarının Türkiye siyasetinde bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Mullaoğlu, "Ülkemizde ise 31 Mart yerel seçimlerinden sonra 'AKP yenilmez' algısı zayıflamış ve AKP çökmeye başladı ve ilk seçimde de yıkılacağından da kimsenin şüphesi olmasın çünkü tarihin dinamiği bu şekilde çalışıyor. AKP iktidarının koruyacağını sanarak partileştirdiği devletle son seçimin galibi olan zamanda acımasızcalar" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın yargılama yoluyla muhalefeti hedeflediği ve demokrasinin temel ilkelerini yok saydığını ileri süren Mullaoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş soruşturmayı örnek gösterdi. Mullaoğlu, "AKP'nin yok etmek istediği ana muhalefetin kendisi değildir, bizatihi demokrasinin ta kendisidir, seçme özgürlüğünü yok etmek istememektedir. Evrensel hukuk, başta hukuki güvenlik ilkesi, masumiyet karinesi olmak üzere bütün temel ilkelerini ayaklar temelinde aldınız" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belediyelere yönelik kayyum incelemeleri ve soruşturmaları "zulüm" olarak nitelendiren Mullaoğlu, "Kayyum safsatasıyla ABD'nin Venezuela'ya çöktüğü gibi bizim belediyelere çöküyorsunuz. Kendi iktidarınızı korumak için ana muhalefete yaptığınız ebediyet artık devletinin kendisine, koruyucularına zarar verir. Derhal devletinin bekası için en büyük hakem olan milletimize artık bir zaruret halinin gerçekleştiği" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hun: Teklifle yurttaşların haklarına erişim keyfi uygulamalara açık hale getiriliyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, kanun teklifinin 10'uncu maddesi üzerine söz alarak sosyal hizmetler ve idari olarak görevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal yardımlardan faydalanmak isteyen ekonomik ve mali verilerin merkezi bir sistem toplanmasını eleştiren Hun, "Sosyal hizmet alanı bir izleme seçeneklerine dönüşüyor, her sosyal hizmetin amacını sürekli izlemek mümkün değil" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal hizmetlerin temel amacının bireylerini değerlendirmek ve toplumsal yaşamın eşit şekilde görünmesini sağlamak olduğunu hatırlatan Hun, teklifin bu hedeften uzaklaştığını belirtti. Kanun teklifinin hukuki kararlılık ve güvenlik politikalarını zedelediğini savunan Hun, "Sosyal yardımların kapsamı, miktarı ve koşulları ve net biçimde kanunla belirleme yerine idarenin takdirine bırakılmaktadır. Bu durum yurttaşların haklarına erişimi keyfî uygulamalara açık hâle mevcuttur. Sosyal yardım bir lütuf değil, haktır" kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu'ndan Dicle Üniversite Hastanesi ihalesine 'rant' iddiası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, güncel günleri imzalayan Dicle Üniversitesi Hastanesi projesi hakkında açıklamalarda bulundu. Hastaneye maliyetinin azaldığını çizen Tanrıkulu, "Ancak ihalesinin 'Rönesans' adlı firmaya verileceği çok konuşuldu ve bu firmanın alt firmasına ihale de 21/b'ye göre bu firmaya verildi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhalenin Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesi kapsamındaki açıklama politikasıyla yapımına veya şirket yetkilisine doğrudan bir itirazı yapmadığını belirten Tanrıkulu, "Rönesans İnşaat dünya çapında bir firma, ona da yaptırılabilir ama arkasında siyasi rant ilişkileri var. Şu anda üyesi olmayan milletvekillerinin büyük rant elde ettiği konusunda yaygın Şayia şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel Kurul'da görüşmelerin devamı olan kanun teklifinin 7, 8, 9, 10 ile 11'inci maddeleri kabul edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmelerde Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ilk bölümünde yer alan 7, 8, 9, 10, 11 ve 12'nci maddeler kabul edildi. Genel Kurul, 15 Nisan Çarşamba günü saat 14.00'da toplanmak üzere kapandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:54:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulu-necmettin-caliskandan-sosyal-medya-tepkisi-a-haber-kapatilmadan-once-cocuklari-korumak-istersiniz-muge-anli-programlari-tedavulden-kalksin-h161402.html">TBMM Genel Kurulu... Necmettin Çalışkan&apos;dan sosyal medya tepkisi: A Haber kapatılmadan önce çocukları korumak istersiniz, Müge Anlı programları tedavülden kalksın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-hava-sicakliklari-yurt-genelinde-4-ila-6-derece-artacak-iste-il-il-tahminler-h161401.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Hava sıcaklıkları yurt genelinde 4 ila 6 derece artacak! İşte il il tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; ülke genelinin parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerde yer yer pus ve sis hadisesi ile Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeyinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Yurdun batı kesimlerinde toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 15 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, Ülke genelinde 4 ila 6 derece artacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey ve kuzeydoğu, doğu kesimlerde batı ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOZ TAŞINIMI UYARISI:&nbsp;Toz taşınımının, batı kesimlerde yer yer etkili olması beklendiğinden hava kalitesinde azalma, görüş mesafesinde düşüş ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor. Gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin kıyı kesimlerinde toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin batısında toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece saatlerinde kuzeydoğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYSERİ&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece saatlerinde yer yer pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi ile kuzeyinde buzlanma ve don olayı görüleceği bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;6°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:31:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-hava-sicakliklari-yurt-genelinde-4-ila-6-derece-artacak-iste-il-il-tahminler-h161401.html">Meteoroloji açıkladı: Hava sıcaklıkları yurt genelinde 4 ila 6 derece artacak! İşte il il tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161400.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın 4 haftanın zirvesinde: İşte 15 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın 6.935 TL, ons altın ise 4.820&nbsp;dolar&nbsp;seviyesinden güne başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında ikinci bir görüşme ihtimalinin gündeme gelmesiyle&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarında düşüş yaşanırken, dolar endeksi geriledi ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ivmesi durdu. Bu gelişmeler altına olan talebi artırdı. Ons altın, günün erken saatlerinde 4.871 dolara kadar çıkarak son dört haftanın en yüksek seviyesini gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 15 Nisan 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.943,95 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.448,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.966,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.913,07 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.723,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 112.627,11 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 4.821,81 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:25:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161400.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161399.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (15 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 15 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 15 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,7259 (alış) 44,7476'dan (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,7970 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:23:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161399.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-baglantili-dort-gemi-abdnin-ablukasina-ragmen-hurmuz-bogazini-gecti-h161398.html</link>
		<title>İran bağlantılı dört gemi ABDnin ablukasına rağmen Hürmüz Boğazını geçti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ Uluslararası gemi takip platformlarından elde edilen verilere göre, ABD’nin İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemilere yönelik deniz ablukası başlatmasının ardından İran bağlantılı dört gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere merkezli BBC tarafından doğrulanan MarineTraffic verilerine göre, Hürmüz Boğazı’nı geçen İran bağlantılı dört gemiden ikisi İran limanlarına uğradı.&nbsp;Verilere göre, Christianna&nbsp;adlı bir dökme yük gemisi, İran’daki Bender&nbsp;İmam Humeyni Limanı’na uğradıktan sonra ablukanın başlamasının ardından dün, boğazdan geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD yaptırımları altındaki Rich Starry&nbsp;adlı gemi ise yük taşıdığını bildirerek, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah’tan doğuya doğru hareket etti ve gece saatlerinde boğazdan geçti.&nbsp;Yine ABD yaptırımlarına tabi olan tanker Murlikishan, Çin’in Lanshan limanından hareket ederek gece&nbsp;saatlerinde&nbsp;batı yönünde boğazda ilerledi. MarineTraffic’e göre geminin son konumu İran’ın Kiş Adası’nın doğusunda kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir diğer tanker gemisi Elpis&nbsp;ise İran’ın Buşehr limanından gelerek bugün boğazdan geçiş yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu gemilerin konumlarını gizlemek amacıyla “spoofing” olarak bilinen sahte konum bilgisi yayıyor olabilecekleri de belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ordusu, dün 17.00 itibarıyla “İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğini” abluka altına alacağını açıklamıştı. Ancak açıklamada, İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş serbestisinin engellenmeyeceği ifade edilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:40:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-baglantili-dort-gemi-abdnin-ablukasina-ragmen-hurmuz-bogazini-gecti-h161398.html">İran bağlantılı dört gemi ABDnin ablukasına rağmen Hürmüz Boğazını geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz-h161397.html</link>
		<title>CHP&apos;li Tanal&apos;dan Şanlıurfa&apos;da okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, &quot;Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa’mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tanal, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırı, hepimizin yüreğini derinden yaralamıştır. Bir saldırganın elinde silahla bir eğitim kurumuna bu kadar kolay girebilmesi, okullarımızdaki güvenlik zaafını bir kez daha acı biçimde ortaya koymuştur. Okullar; çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve eğitim emekçilerimizin en güvenli olması gereken yerlerdir. Buna rağmen bugün yaşanan olay, okul kapılarında yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığını, giriş-çıkış denetimlerinin yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir. Geçmişte defalarca dile getirdiğimiz gibi, özellikle riskli bölgelerde okullarda kalıcı güvenlik personeli görevlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin kolluk tedbirleri artırılmalı, herkesin kontrolsüz şekilde okul binalarına girmesinin önüne geçilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önce Şanlıurfa’daki artan silahlı olaylar ve bireysel silahlanmaya ilişkin İçişleri Bakanlığı’na sunduğumuz yazılı soru önergesinde, ruhsatsız silahların önlenmesi, denetimlerin artırılması, kamu güvenliğini tehdit eden silahlı şiddetin engellenmesi için hangi tedbirlerin alındığını sormuştuk. Bugün Siverek’te yaşanan bu vahim olay, o soruların ne kadar hayati ve acil olduğunu bir kez daha göstermiştir. Yaralanan 16 yurttaşımıza acil şifalar diliyorum. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa’mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:20:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz-h161397.html">CHP&apos;li Tanal&apos;dan Şanlıurfa&apos;da okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-21-gun-tutuklu-esma-bayrak-is-surecimi-bir-gun-agir-ceza-mahkemesinde-anlatacagim-hic-aklima-gelmezdi-h161396.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 21. gün... Tutuklu Esma Bayrak: İş sürecimi bir gün Ağır Ceza Mahkemesinde anlatacağım hiç aklıma gelmezdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 21. günü, sanık savunmalarıyla devam ediyor. Tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak, hakkındaki suçlamaları reddederek, &quot;Böyle bir iş sürecini Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve ilgilileri de CC’ye eklerim&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 21. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak'ın savunması alındı. Eylem 13 kapsamındaki "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", eylem 30 kapsamındaki "kamu kurum kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve eylem 68'deki "ihaleve fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık kapsamında yargılanan&nbsp;Bayrak, savunmasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Google, Meta, TikTok, Twitter, hiç fark etmez, reklam aracı olsun, raporlama aracı olsun, bunlar aslında birbirlerinin rakibidir. Kendi algoritmalarıyla elde ettikleri verileri kimseye vermezler, ki zaten bu, var oluş amaçlarına terstir, bunlar adeta günahını bile vermezler. Çünkü ‘En iyisiyiz, en gerçeğe en yakın veriyi biz sunuyoruz’ iddiasındadırlar.&nbsp;Bu yüzden zaten ‘İstanbul Senin’ uygulamasında Google Etiket Yöneticisi yok. Ancak o gördüğünüz maillerdeki Google Etiket Yöneticisi’ne neyi entegre ederseniz edin, zaten kişisel veriye erişemez, teknik olarak bu mümkün değildir. Üstelik teknik olarak böyle bir veriyi indirebileceğiniz bir araç da yoktur.&nbsp;Bir haftadır bunu konuşuyoruz, Başkanım aslında basit bir kodun ne kadar kafa karışıklığı yarattığına şahidiz. On yıldır en az ayda bir kez bu kurulumu yapan bir uzman olarak size şu detayı vermek istiyorum, normalde dijital reklamlar için bu kodu ben on yıldır gönderiyorum.&nbsp;Mesleğe ilk başladığımda bu kodu hazırlayıp müşteriye gönderirdim. Ancak müşteriler, yazılımcılardan gelecek ek sorular nedeniyle bunu tercih etmeyip, maili benim göndermemi istediler. Bu talep o kadar sık tekrarlandı ki artık bende refleks haline geldi. Burada, bir tarafta bu verileri kullanmaya ihtiyaç duyan kurumsal iletişimciler, ki yazılımdan anlamıyorlar, diğer tarafta da yazılımı yapan ama Google Tag Manager’ı bilmeyen ve kodu eklemesi gereken yazılımcılar var. Haliyle ben de artık bir refleks olarak bu kodu oluşturur, yazılımcıya gönderirim. CC’ye de bu kodla ilgili veriye ihtiyaç duyan kurumsal iletişimcileri, işin sahibini, projenin sahibini; eğer bu kodla ilgili performans ölçümlemesi yapacak, reklam açacak bir ajans varsa ajanstaki ilgilileri eklerim. Yani zaten işin doğası budur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıkçası böyle bir iş sürecini Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve ilgilileri de CC’ye eklerim. Başkanım, Erol Bey’in gönderdiği mailler de bu çerçevededir ve hiçbirinin ‘İstanbul Senin’ ile ilgisi yoktur. Ajansımı kurarken, hatta Roma’da çok sevdiğim, Ponte Sisto diye bir yer vardır, eğer tutuklu yargılanmamış olsaydım size farklı yıllarda çekilmiş fotoğraflarını da sunardım, bu Ponte Sisto’dan esinlenerek ajansımın adını koydum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Reklam planlamalarında, düşük bütçeyle doğru kitleye ulaşacak çalışmalar yaptım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esma Bayrak, dijital reklamlarla ilgili raporlama ve planlama sunduğu dönemde, İBB iştiraklerinin kurumsal hedeflerini, onların iletişim dilini, özel sektörden çok farklı olan onay ve iş süreçlerini, hak ediş ve hak edişe dair raporlamaların nasıl yürütüldüğünü öğrendiğini belirterek, "Dijital reklamlarda harcanan bütçenin kamu bütçesi olduğunun bilinciyle reklam planlamalarında düşük bütçeyle, doğru zamanda, doğru mecrada, doğru kitleye ulaşacak çalışmalar yaptım. Hatta öyle ki, kurumların dijital reklam için ayırdığı bütçenin altında harcama yaparak hedeflerine ulaşmasını sağladım.&nbsp;Hemen burada bir parantez açayım. Yıllar içerisinde, doğrudan ya da reklam hizmeti alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğim için, iddianamede ‘iletişim çadırı’ olarak geçen ve farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde fiziksel olarak bulunuyordum" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dijital reklamcı olduğunu, artık gelişen teknolojiyle, oturduğu yerden ekranlara reklam verebilecek imkana sahip olduğunu belirten Bayrak, "Bundan iki yıl önce Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldım ve hâlâ ödememi alamadım. Üstelik bu işi yaptığımı buradaki yöneticilerin çoğu da bilmiyordur. Bu işi yine bir ajansa, ajans hizmeti olarak verdim; yani doğrudan bir ilişkim bile yoktu ve hâlâ ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsaydı, bu ödemeyi alamaz mıydım? Size en basit ve en rahat kanıtlayabileceğim örneklerden biri de budur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Babama beyin kanseri tümörü teşhisi koyuldu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bayrak’ın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sorgusu sırasında Mahkeme Başkanının sorusu üzerine Esma Bayrak, babasının hastaslığını anlattı.&nbsp;Bayrak,&nbsp;"Mayıs ayında babamın beyin kanseri tümörü teşhisi koyuldu ve Haziran'da kendisi ameliyat oldu. Ağustos'ta beni kolluk kuvvetleri aldığında babamın radyoterapisinin sürecindeydi. 24 saat babamın yanındaydım ve işle de ilgili Allah'tan çalışanlarım vardı da dijital reklam tarafı hiç durmadı, bana hiçbir şey yansıtmadılar. Ama işin saha kısmından alacağım işin peşine düşmeyi bırakın, işle ilgili akla hiçbir şey gelmedi. Her şey o kadar kötü denk geldi ki, işi teslim alma, peşine düşme psikolojim de yoktu. Babam ikinci ameliyatını oldu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esma Bayrak'ın ardından avukatı Mert Er Karagülle konuştu.&nbsp;Duruşmaya bir saat ara verildi. Ara için tutuklu sanıklar aşağı indirilirken izleyiciler “Esma harikaydın, ağzına sağlık” diye seslendi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:00:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-21-gun-tutuklu-esma-bayrak-is-surecimi-bir-gun-agir-ceza-mahkemesinde-anlatacagim-hic-aklima-gelmezdi-h161396.html">İBB Davası&apos;nda 21. gün... Tutuklu Esma Bayrak: İş sürecimi bir gün Ağır Ceza Mahkemesinde anlatacağım hiç aklıma gelmezdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-dokunun-ablasi-aygul-doku-donemin-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-gulistan-dokunun-katilidir-h161395.html</link>
		<title>Gülistan Doku&apos;nun ablası Aygül Doku: Dönemin Valisi Tuncay Sonelin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Dokunun katilidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, soruşturmaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Doku, “Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada&nbsp;13 kişi hakkında alınan gözaltı kararının ardından Doku ailesi Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu ile görüşmek için Tunceli’ye gitti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, adliye önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dün Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir gördü. İnsan dönemin valisine, emniyet müdürüne, asayiş müdürüne inanmasa, güvenmese kime inanacak, kime güvenecek?&nbsp;Yedi yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem bizi kandırdılar. Sinema gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Neden? Katilin kara gözü için, katilin karakaşı için. Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başta Türkiye'nin adaletini canlandıran, umudumuzu yaşatan Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve geldiğinden beri gecesini gündüzüne katıp Gülistan için çalışan Başsavcımız Ebru Cansu'ya teşekkür ediyorum. Bu süreçte 2 kurum bize dürüst oldu, birinci o dalgıç abiler. Gözaltı listesinin daha 2. ve 3. dalgası var. Bakın bu bir vahşettir, bu bir caniliktir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Oğlunu korumak için devletin bütün imkanları ile bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dönemin bir valisi, bir ailenin kızını bulmakla yükümlüyken, görevini yapmak zorundayken sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkânlarını kullanıp bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti. Bizi orada bekletirken sırf biz inanalım diye, Gülistan'ın intihar ettiğine inanalım diye dönemin Valisi Tuncay Sonel botla geziyordu. Niye biliyor musunuz? Biz Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım diye. Bu bir utançtır. Dün aslında Başsavcımız Ebru Cansu tarihi bir adım attı. Vallahi billahi de tarih yazıyor ama bu yazılan tarihin sonucu nasıl olacak, biz onu istiyoruz sadece."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 14:35:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-dokunun-ablasi-aygul-doku-donemin-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-gulistan-dokunun-katilidir-h161395.html">Gülistan Doku&apos;nun ablası Aygül Doku: Dönemin Valisi Tuncay Sonelin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Dokunun katilidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtukten-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-toplumsal-hassasiyetleri-ve-cocuklarin-ruh-sagligini-gozetmeyen-yayinlar-hakkinda-ivedilikle-yasal-yaptirim-sureci-baslatilacaktir-h161394.html</link>
		<title>RTÜK&apos;ten, Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, (RTÜK), Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi&#039;nde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin, &quot;Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK),&nbsp;Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"​Şanlıurfa’da bir eğitim kurumunda yaşanan müessif olaya ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca şu hususlara hassasiyetle uyulması gerekmektedir: ​Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. ​ Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalıdır. ​ Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. ​Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 14:20:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtukten-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-toplumsal-hassasiyetleri-ve-cocuklarin-ruh-sagligini-gozetmeyen-yayinlar-hakkinda-ivedilikle-yasal-yaptirim-sureci-baslatilacaktir-h161394.html">RTÜK&apos;ten, Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/vanda-54-yerlesim-yerine-ulasim-saglanamiyor-h161393.html</link>
		<title>Van&apos;da 54 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Van’da önceki gün etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle 93 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 39 yerleşim yerini yeniden ulaşıma açarken, 18 mahalle ve 36 mezra olmak üzere 54 yerleşim yerinin yollarının açılması için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Van’da önceki gün etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle 93 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 39 yerleşim yerini yeniden ulaşıma açarken, 18 mahalle ve 36 mezra olmak üzere 54 yerleşim yerinin yollarının açılması için çalışmalarını sürdürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0e0b2d47-5d3a-480a-9c94-cf3ae9f8f238-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Van’da yoğun kar yağışı yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Gevaş’ta 2, Bahçesaray’da 9, Başkale’de 13, Erciş’te 6 ve Gürpınar’da 24 olmak üzere toplam 18 mahalle ile 36 mezraya ulaşım sağlanamıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı karla mücadele ekipleri, kapalı yolların açılması için kırsal bölgelerde yoğun mesai harcıyor. Ekipler, kapanan 93 yerleşim yerinden 39’unu ulaşıma açarken, 54 yerleşim yerinde çalışmalarını sürdürüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 14:00:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/vanda-54-yerlesim-yerine-ulasim-saglanamiyor-h161393.html">Van&apos;da 54 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-komiser-gokhan-karacanin-iddiasi-bassavcivekili-ahmet-yikilmaz-avukat-cengiz-halic-basta-olmak-uzere-bazi-isimlerin-gozalti-listesinden-cikarilmasini-sagladi-h161392.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Komiser Gökhan Karaca&apos;nın iddiası: Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz, avukat Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında müşteki sanık komiser Gökhan Karaca, suç örgütüne yönelik yapılan ikinci dalga operasyonu öncesinde soruşturmayı yürüten dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz’ın, şüpheli olarak değerlendirilen Ayhan Bora Kaplan’ın kardeşi ile avukatı Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladığı iddiasında bulundu. Karaca, şu an hakkında yakalama kararı bulunan Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Haliç için Yıkılmaz&#039;ın, &quot;Bora Kaplan&#039;la aralarında avukat-müvekkil ilişkisi vardır&quot; dediğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dördüncü celsesi görülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmaya komiser Gökhan Karaca’nın savunmasıyla devam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Serdar Sertçelik, Karaca’nın savunmasından önce söz isteyerek "Ben 10’uncu aydan Türkiye’ye getirilene kadar Macaristan’da tek kişilik hücrede hapishanede kalıyordum. Elimde tuttuğum dosya ise o süreçte benim adıma atılan sahte Instagram mesajları. Benim internete erişimim yoktu. Macaristan’a yazı yazılarak o tarihlerde benim nerede olduğum istensin" talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bora Kaplan'la aralarında avukat-müvekkil ilişkisi vardır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha&nbsp; sora Karaca’nın savunmasına geçildi. Operasyonun başlangıcında görevli olmadığını ifade eden Karaca "O yüzden yakalanma kısmına dair bilgim yok. Ben dosyaya 10-15 gün sonra geldim. Geldiğimde Kerem Gökay Öner benimle görüşme yaptı ve proje ekibinde beni görevlendirdi deneyimli olduğum için. Ben burada görevlendirildiğimde Şevket, Murat ve Kerem Müdür’ü tanımıyordum. Daha önce Yenimahalle’de olduğum için sadece Ufuk’u biliyordum. Bana etkin pişmanlıktan faydalanacağı söylendi Serdar Sertçelik’in ve benim de görüşmem istendi ne hakkında konuşacağına dair. Mahfuz Tatar ve Semih Aslan dosyalarını incelemem istendi. Bunu inceledim. Benim bu tarihten sonra vurulana kadar hiçbir görüşmem yoktur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, ikinci dalga operasyonu öncesinde soruşturmayı yürüten dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz’ın, şüpheli olarak değerlendirilen Ayhan Bora Kaplan’ın kardeşi ile avukatı Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladığı iddiasında bulundu. Karaca, şu an hakkında yakalama kararı bulunan Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Haliç için Yıkılmaz'ın, "Bora Kaplan'la aralarında avukat-müvekkil ilişkisi vardır" dediğini öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ufuk ses kaydını açmış, iyi ki de açmış"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, savunmasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Serdar Sertçelik’in vurulduğu gün de bizim gidip görüşmemiz istendi. Keçiören’deki annesinin evine gittik. Gittiğimizde ayağı yaralıydı. Ses kayıt cihazının çalışıp çalışmadığından emin olmak için Ufuk telefonun ses kaydını açtı. İyi ki de açmış bugün görüyoruz karşılaştığımız suçlara bakınca. Bize Sertçelik, vurulmasının tesadüf olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu süreçlerde Serdar gizli tanık olduktan sonra beyanı gerekli çalışmaların yapılması için bize gönderildi. Biz de delil araştırmalarını yapıyoruz. Bizim kasıtlı olarak bir şeyler yapalım gibi bir şey olmadı. Böyle bir talimat da almadım. Alsam da yapmam zaten, tutanak tutarım ‘bana böyle talimat verildi’ diye."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yaptığım tüm işler hukuka uygundur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sertçelik’e sahte doktor raporu almakla suçlanan Karaca, konu bu hakkında da şunları öne sürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"22 Kasım’da Başsavcıvekilimizin odasında cinayet dosyasına ilişkin toplandık. O toplantıda Şevket Müdür, Savcı Mustafa Kaya, Müdür Kerem Gökay Öner ve Ufuk vardı. '24’ünde operasyonu yapalım' dediler. Bu tarihte operasyonu yaptık. Biz proje kısımları olarak talimatları alırız, ifadeleri alırız, ekiplere teslim ederiz. Doktor Bey ilk değerlendirmesinde ‘10 gün üzerine basmamalı. basarsa kalıcı hasar oluşabilir’ dedi. Savcı uygun görmedi raporu, yeniden istedi. Böylelikle ‘gözaltına alınmasının sakıncası var’ raporunu yazdı. Savcı, şahsın evinde ifadesinin alınmasına karar verdi ve ‘diğerleriyle birlikte talimat vereceğim’ dedi. Biz de gittik ifadesini aldık. 21 yıldır bu işteyim. Yaptığım tüm işler hukuka uygundur. Ses kaydı ortada. Benim orada ne gibi bir telkinim bulunmakta. Bizim ne dahlimiz var kaçmasına ne de bilgimiz. Bizim için sıradan bir şüpheli kendisi. İşkence iddiaları var. Dosyanın en başından beri yaklaşık 100’den fazla şüpheli oldu. Avukatları ile birlikte en az 200 kişi. Bunlar hiç bir evrede söylemiyorlar işkenceyi. Ben bir çıkar gütmedim. Görevimin gereğini yerine getirdim. Biz bir operasyon yapmışız. Bunun darbe neresinde? Böyle bir şey söz konusu olamaz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gökhan Karaca’nın avukatı da "Raporu alanlar rütbeli polisler değiller. Birisi komiser yardımcısı birisi polis memuru. Bunlar Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ifade de verdiler bir telkinleri olmadığına dair" dedi. Karaca’nın avukatı müvekkilinin duruşmalardan vareste tutulmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Metehan İlkyaz: "Benim Sertçelik’in gizli tanık olduğundan bile haberim yoktu çünkü bize söylenmez”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca’nın avukatının ardından müşteki sanık komiser Metehan İlkyaz savunma yaptı. İlyaz'ın savunması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geldiğim gün Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını öğrendim. Ben operasyonda yer almadım. Sonrasında Ekipler Amiri olarak görevlendirildim. Ben sorguya, ifade almaya girmem. Savcılıktan direkt talimat almam. Biz sahada gözaltı yaparız, elde edilen delilleri teslim ederiz. Benim Serdar Sertçelik’in gizli tanık olduğundan bile haberim yoktu çünkü bize söylenmez. Gizli tanık olduktan sonra eve götürüldü. Şevket Müdür’ün talimatıyla abisine telefon numaramızın verilmesi ifade edildi bir şey olduğunda ulaşılması için. Sonra da biz ve ekiplerimiz bir daha Sertçelik ile görüşmedik, yanına gitmedik. Bir kaç gün sonra beni aradı Serdar Sertçelik ve 'Şevket ve Ufuk Müdürüme ulaşamıyorum' dedi. Ben de ileteceğimi söyledim."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkındaki suçlamaları reddeden İlkyaz, "Sanık ve müdafiilerinden gelen hiçbir soruyu cevaplamak istemiyorum Sayın Başkanım" dedi. Bunun üzerine ara karar kuran Mahkeme Başkanı, İlyaz'ın sorgusunu sonlandırdı. İlkyaz'ın avukatı Nuri Kılıç'ın savunmasına geçildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tamamen soyut, mesnetsiz, somut delillerle hazırlanmayan iddianameyi kabul etmiyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Kılıç, savunmasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tamamen soyut, mesnetsiz, somut delillerle hazırlanmayan iddianameyi kabul etmiyoruz. Müvekkilimin hangi eyleminin Serdar Sertelik'in kaçırılmasına katkı olduğuna ilişkin somut bir şey yok. Bu yüzden savunmalarımızda zorlanıyoruz. İlgili ilgisiz ne var ne yok her şeyi savunmamıza sokuyoruz bu yüzden. Bu iddianamenin yasal yeterliliğe sahip olmamasından kaynaklı bir sonuçtur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göreve getirildiğinden itibaren bir buçuk ayda benim müvekkilimin Serdar Sertçelik’in kaçırılmasını planlaması imkansızdır. Müvekkilimin görevi operasyonlar için ekip ve araç görevlendirmekten ibarettir. İş bittikten sonra da emrindeki memurlar bilgilendirme yapıyor müvekkilime. Dava konusu olayla ilgili olarak müvekkilimin hiçbir sorumluluğu ve görevi yoktur. Müvekkilimin üzerine atılı suçlamaları reddediyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya saat 13.30'a kadar&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:44:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-komiser-gokhan-karacanin-iddiasi-bassavcivekili-ahmet-yikilmaz-avukat-cengiz-halic-basta-olmak-uzere-bazi-isimlerin-gozalti-listesinden-cikarilmasini-sagladi-h161392.html">Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Komiser Gökhan Karaca&apos;nın iddiası: Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz, avukat Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmaz-dusen-libya-ucagina-yonelik-yeni-belgeler-acikladi-ve-sordu-israil-jetiyle-ayni-aprona-neden-yonlendirildi-h161391.html</link>
		<title>CHPli Yavuzyılmaz düşen Libya uçağına yönelik yeni belgeler açıkladı ve sordu: İsrail jetiyle aynı aprona neden yönlendirildi?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, &quot;Üst düzey yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar, ana apron olan ve VIP terminaline en yakın durumdaki 1 numaralı apronda park ettirilirken; neden Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan uçağı Esenboğa’nın en uzak köşesine, 5 numaralı aprona yönlendirdiniz? İki düşman ülke uçağını aynı apronda neden bir araya getirdiniz? Eğer bu operasyonun bir parçası değilseniz, bu iki sorunun yanıtını kamuoyuyla paylaşın.&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Haddad’ın da içinde bulunduğu askeri heyeti taşıyan 9H-DFS tescilli uçağın 22 Aralık 2025’te Esenboğa Havalimanı’na indiğini ve “olağan dışı şekilde” 1 numaralı apron yerine 5 numaralı aprona yönlendirildiğini iddia etti. Yavuzyılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tezkere, Kudüs toplantısı ve İsrail jeti üçgeninde düşen Libya uçağına dair yeni belgeleri açıklıyorum. Olayın gelişimi şu şekildedir: 22 Aralık 2025 tarihinde TBMM, Türk askerinin Libya’daki görev süresini 2 yıl uzatan tezkereyi onayladı. Aynı gün, Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Haddad’ın bulunduğu askeri heyeti taşıyan 9H-DFS tescil numaralı uçak Esenboğa’ya iniş yaptı. Uçak tuhaf bir şekilde, üst düzey yabancı yetkililerin uçaklarının park ettirildiği 1 numaralı apron yerine, Esenboğa’nın en uzak köşesindeki 5 numaralı aprona yönlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir gün sonra, 23 Aralık 2025’te Libya askeri heyeti Türkiye’deki yetkililerle gün boyunca görüşmeler yaptı. Aynı gün İsrail Başbakanı Netanyahu; Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderleriyle Kudüs’te bir araya gelerek Doğu Akdeniz’de güvenlik alanındaki iş birliklerini derinleştirme kararı aldıklarını tüm dünyaya duyurdu. Toplantıda, "Birlikte güç yoluyla istikrarı, güç yoluyla refahı ve en önemlisi güç yoluyla barışı getireceğiz," ifadeleri kullanıldı. Yine aynı gün, 4X-CNA tescil numaralı bir İsrail jeti Esenboğa’ya indi ve o da Libya jetinin bulunduğu 5 numaralı aprona yönlendirildi. Böylece iki düşman ülke uçağı, 1 saat 41 dakika boyunca aynı apronda bir araya getirilmiş oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nasıl bir tesadüftür ki; İsrail, Yunanistan ve GKRY liderleri Kudüs’te toplantı yaptıkları esnada Esenboğa’ya inen şüpheli İsrail jetinin, kazadan önce uçuş yaptığı ülkeleri belgeledik. Uçuş kayıtlarına göre bu ülkeler; İsrail (Tel Aviv), Yunanistan (Atina) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’dir (Larnaka). Yani Kudüs’te toplanan üçlü ittifak ülkeleridir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonuç olarak; İsrail jeti Tel Aviv’e gitmek üzere Ankara’dan kalktıktan yarım saat sonra, Libya jeti de kalkış yapıyor. Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan uçak havalandıktan 15 dakika sonra ise Ankara’da düşüyor ve kurtulan olmuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, İçişleri Bakanı’na ve Ulaştırma Bakanı’na soruyorum: Üst düzey yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar, ana apron olan ve VIP terminaline en yakın durumdaki 1 numaralı apronda park ettirilirken; neden Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan uçağı Esenboğa’nın en uzak köşesine, 5 numaralı aprona yönlendirdiniz? İki düşman ülke uçağını aynı apronda neden bir araya getirdiniz? Eğer bu operasyonun bir parçası değilseniz, bu iki sorunun yanıtını kamuoyuyla paylaşın."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:20:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmaz-dusen-libya-ucagina-yonelik-yeni-belgeler-acikladi-ve-sordu-israil-jetiyle-ayni-aprona-neden-yonlendirildi-h161391.html">CHPli Yavuzyılmaz düşen Libya uçağına yönelik yeni belgeler açıkladı ve sordu: İsrail jetiyle aynı aprona neden yönlendirildi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-senden-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-sureci-yakindan-takip-ediyoruz-h161390.html</link>
		<title>Eğitim-Sen&apos;den Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Süreci yakından takip ediyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim Sen, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin, &quot;Eğitim Sen olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunarak, süreci yakından takip ediyoruz&quot; açıklamasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KESK'e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen ve aralarında öğretmen ve öğrencilerin de olduğu çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıyı kınıyoruz. Yaralanan meslektaşımıza ve öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim Sen olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunarak, süreci yakından takip ediyoruz" denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:00:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-senden-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-sureci-yakindan-takip-ediyoruz-h161390.html">Eğitim-Sen&apos;den Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Süreci yakından takip ediyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


