<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-iran-catismasinda-gerilim-tirmaniyor-irakta-bir-abd-askeri-h162803.html</link>
		<title>ABD-İran çatışmasında gerilim tırmanıyor: Irakta bir ABD askeri öldü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran&#039;a yönelik dokuzuncu gece saldırı dalgasının tamamladığını duyurdu. Irak&#039;ta İran saldırısının ardından bir İran İHA&#039;sına ait mühimmatın kontrollü imhası sırasında bir ABD askerinin öldüğü, bir askerin yaralandığı bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM'un X üzerinden yaptığı açıklamaya göre, ABD güçleri sabaha saat 05.00 itibarıyla İran'a yönelik hafta sonu saldırılarını tamamladı. Açıklamada, operasyonlarda İran'a ait askeri komuta merkezleri, hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme tesisleri, deniz kabiliyetleri, füze ve insansız hava aracı fırlatma noktaları ile haberleşme ağlarının hedef alındığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM, saldırıların amacının İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemiler ve sivil denizcileri hedef alma kapasitesini daha da azaltmak olduğunu savundu. Açıklamada, "ABD ordusu, Başkomutan'ın talimatı doğrultusunda İran'ı sorumlu tutmaktadır. CENTCOM güçleri yüksek teyakkuz halinde, odaklanmış, etkili ve göreve hazırdır" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">IRAK'TA BİR ABD ASKERİ ÖLDÜ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan CENTCOM, Irak'ın kuzeyinde İran'a ait düşürülen bir saldırı İHA'sının patlamamış mühimmatının kontrollü şekilde imha edilmesi sırasında bir ABD askerinin yaşamını yitirdiğini, bir askerin yaralandığını açıkladı. CENTCOM ayrıca, cuma günü Ürdün'deki ABD üssüne düzenlenen İran saldırısının ardından sürdürülen arama çalışmalarında kimliği henüz belirlenemeyen insan kalıntıları bulunduğunu, bunların kimlik tespit sürecinin devam ettiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇATIŞMALAR SEKİZİNCİ GÜNÜNDE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar dokuzuncu gününe girerken, iki taraf da son günlerde birbirini kritik altyapıyı hedef almakla suçlanıyor. ABD, son operasyonlarının İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik tehdit kapasitesini azaltmayı ve Ürdün'deki saldırıdan sorumlu tuttuğu İran Devrim Muhafızları'nı "cezalandırmayı" amaçladığını savunuyor. İran ise ABD'nin ülke içinde köprüler, havaalanı ve tren istasyonu gibi sivil altyapıyı hedef aldığını öne sürerken, Washington yalnızca askeri hedefler ve askeri lojistik altyapının vurulduğunu savunuyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran medyası, gece saatlerinde ülkenin güneybatısındaki Darkhoveyn'de inşa halindeki nükleer santral ile Keşm Adası'nın da saldırıya uğradığını duyurdu. Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) itidal çağrısı yaparken, tesiste son denetim sırasında nükleer madde bulunmadığını bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 13:05:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-iran-catismasinda-gerilim-tirmaniyor-irakta-bir-abd-askeri-h162803.html">ABD-İran çatışmasında gerilim tırmanıyor: Irakta bir ABD askeri öldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-tarla-traktor-derken-sut-inekleri-dahi-haciz-ediliyor-h162802.html</link>
		<title>Gürer: Tarla, traktör derken süt inekleri dahi haciz ediliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
Türkiye&amp;#39;nin farklı illerindeki icra dairelerinde satışa çıkarılan tarla ve traktörden sonra büyükbaş
hayvanların da satışa çıkarıldığını söyledi. Antalya, Bursa&amp;#39;nın Karacabey ilçesi ve Balıkesir&amp;#39;in
Manyas ilçesindeki icra dairelerinde toplam 12 büyükbaş hayvanın bu ay satışta olduğunu açıkladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer: “Antalya, Bursa ve Balıkesir de damızlık düveler, süt inekleri<br />
ve buzağılar icra yoluyla satışa çıkarıldı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Tarım kesiminin kredi<br />
borcu 1 trilyon 439 milyarı aştı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer: “Tarım kesimi borçlanma rekoru kırıyor”<br />
Ömer Fethi Gürer, &amp;quot;İcra ilanlarında tarla, köy evi, ahır, traktörleri değil, damızlık düveleri, süt<br />
ineklerini ve buzağıları görüyoruz.&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/GORSEL-1.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İCRA DURMUYOR<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, farklı icra dairelerinde satışa çıkarılan hayvanların<br />
dağılımına ilişkin şu bilgileri paylaştı:<br />
• Antalya İcra Dairesi: 4 adet düve (Holstein, Simental ve Charolais ırkı)<br />
• Bursa Karacabey İcra Dairesi: 3 adet Holstein Kırmızı Alaca damızlık büyükbaş<br />
• Balıkesir Manyas İcra Dairesi: 5 büyükbaş hayvan (2 Holstein süt ineği, 1 gebe Simental inek, 1<br />
erkek buzağı ve 1 dişi buzağı)<br />
Toplamda 12 büyükbaş hayvanın icra yoluyla satış listesine konulduğunu belirten Gürer, &amp;quot;Bunlar<br />
herhangi bir mal değil; üretimin temel sermayesi olan damızlık ve süt hayvanlarıdır.&amp;quot; diye konuştu.<br />
TARIM SEKTÖRÜNÜN BORCU 1 TRİLYON 439 MİLYAR LİRAYI AŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcunun 1<br />
trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını belirterek, “Cumhuriyet tarihinin bankalara ve finans</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">kuruluşlarına olan kredi borcunun en üst seviyeye ulaştığı dönemi yaşıyoruz. Çiftçilerimiz ağır bir borç<br />
yükü altında üretim yapmaya çalışıyor” dedi.<br />
Çiftçilerin geçen yıl iklim değişikliğinin yol açtığı don olayından büyük ölçüde etkilendiğini ve önemli<br />
gelir kayıpları yaşadığını belirten Gürer, bu yıl ise üreticilerin ürünlerini değerinde satamadığını<br />
söyledi.<br />
Gürer, “Çiftçiler geçen yıl dondan önemli ölçüde etkilendi ve ödeme güçlüğüne düştü. Gelir-gider<br />
dengeleri bozulduğu için icra artık çiftçinin kapısında. Bu ay içerisinde 77 traktör ve 4509 tarla icra da<br />
işlemde görülüyor. Bunun yanı sıra 12 büyükbaş hayvan da icra yoluyla satışa çıkarıldı” diye konuştu.<br />
ÇİFTÇİNİN TARLASI, EVİ, TRAKTÖRÜ VE HAYVANI GİDİYOR<br />
İcra yoluyla satışa çıkarılan tarımsal varlıkların farklı illerde görüldüğüne dikkat çeken CHP Niğde<br />
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Piyasaya borçlarının yanı sıra bankalara olan kredi borçlarını da<br />
ödeyemeyen çiftçinin kapısına haciz dayanıyor. Elinde avucunda ne varsa gidiyor. Arazisi gidiyor, evi<br />
gidiyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor, hayvanı gidiyor” ifadelerini kullandı.<br />
Tarım sektöründe borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini daha önce defalarca dile<br />
getirdiklerini belirten Ömer Fethi Gürer, üreticilerin üretimde kalmasını sağlayacak düzenlemeler<br />
yapılmalıdır” dedi.<br />
ÇİĞ SÜT 24,30 LİRAYA ALINIYOR, MALİYET 30 LİRANIN ÜZERİNDE<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiğ süt üreticisinin maliyetlerin altında üretim yapmak<br />
zorunda bırakıldığını belirterek, “Çiğ süt üreticiden 24 lira 30 kuruşa alınıyor. Rafta sütün fiyatının 100<br />
liraya kadar çıkması üreticiye yaramıyor. Aracılara yarıyor. Çünkü üreticinin girdi maliyetleri sürekli<br />
artıyor. Ürettiği üründen para kazanamayan üretici borcunu ödemekte zorlanıyor” dedi.<br />
Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen çiğ süt fiyatının uzun süre 24,30 lirada sabit tutulduğunu<br />
belirten Gürer, “Şu anda çiğ sütte 30 liranın üzerinde bir maliyet var. Bu durum hayvancılık yapan<br />
üreticiyi de zor durumda bırakıyor. Küçük aile tipi işletmeler ürettiğinden kazanamıyor, sağdığı sütü<br />
değerinde satamıyor. Bu da mağduriyetleri daha da artırıyor” ifadelerini kullandı.<br />
BUĞDAY ÜRETİCİSİ BEKLEDİĞİ GELİRİ ELDE EDEMEDİ<br />
Başta buğday olmak üzere diğer tarım ürünlerinde de düşük alım fiyatlarının üreticiyi zor durumda<br />
bıraktığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin üretim sezonu boyunca yaptığı<br />
masrafları karşılayamaz hale geldiğini söyledi.<br />
Gürer, “Buğday başta olmak üzere diğer ürünlerde de bu yıl düşük alım fiyatları nedeniyle çiftçi<br />
beklediği geliri elde edemedi. Üretimden kazanacağı parayla borçlarını ödemeyi uman çiftçi, beklediği<br />
geliri elde edemeyince borçlarını ödemekte sıkıntı yaşıyor” dedi.<br />
YEM VE GÜBRE DESTEĞİ SAĞLANMALI<br />
Üreticinin ayakta kalabilmesi için girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve desteklerin artırılması gerektiğini<br />
belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle yem ve gübre sübvanse edilmesi çağrısında<br />
bulundu.<br />
Ömer Fethi Gürer, “Çiftçilerin ve hayvancılık yapanların mutlaka sübvanse edilmesi, yem ve gübre<br />
başta olmak üzere temel girdilerde destek sağlanması gerekiyor. Girdi maliyetleri düşmeden ürün<br />
fiyatının rafta düşmesi mümkün değil” dedi<br />
ARACI KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, aracılık sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini<br />
belirterek, “Aracılık sistemi düzenlenmeden, üreticinin para kazanmadığı ancak aracıların kazandığı<br />
bir sistem devam ettiği sürece tüketicinin de uygun fiyata ürün alma şansı yok. Üretici kazanamıyor,<br />
tüketici pahalıya ürün alıyor. Bu sistemden ithalat lobileri de fayda sağlıyor” dedi.<br />
TARIMDA PLANLI ÜRETİM ŞART<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda planlı üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
Gürer, “Tarımda planlamaya önem verilmeden bu sorunların üstesinden gelinemez. Tarımda planlı<br />
üretim sağlanmalı. Çiftçinin kapısına icra gelmesi değil, çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır” dedi.<br />
ÇİFTÇİ ÜRETİMDE KALIRSA TÜKETİCİ DE UYGUN FİYATA GIDAYA ULAŞIR<br />
Üreticinin desteklenmesinin yalnızca çiftçinin değil, tüm toplumun sorunu olduğunu belirten Gürer,<br />
tarımsal üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.<br />
Gürer, “Üreticinin girdi maliyetleri düşürülmeden, ürününü değerinde satması sağlanmadan ve<br />
borçları yeniden yapılandırılmadan tarımda sürdürülebilirlik sağlanamaz. Çiftçinin tarlasını,<br />
traktörünü, hayvanını kaybettiği bir ortamda üretim sürdürülemez. Çiftçinin üretimde kalması<br />
sağlanmalıdır. Çünkü çiftçi üretmezse tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 12:43:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-tarla-traktor-derken-sut-inekleri-dahi-haciz-ediliyor-h162802.html">Gürer: Tarla, traktör derken süt inekleri dahi haciz ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-korfez-deki-abd-tesislerine-misilleme-h162801.html</link>
		<title>İran&amp;#039;dan Körfez&amp;#039;deki ABD tesislerine misilleme</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin dokuz gece üst üste hava saldırıları düzenlediği İran, bölgedeki ABD askeri varlıklarına yönelik misillemelerini sürdürdüğünü açıkladı. Devrim Muhafızları Ordusu; Kuveyt, Ürdün ve Suriye&#039;deki ABD üslerini hedef aldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kuveyt ordusu, ülkeye yönelik bir dizi İran İHA saldırısına karşılık verildiğini bildirdi. Açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan yüksek seslerin hava savunma sistemlerinin İHA’ları önleme faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları, Kuveyt’te bir mühimmat deposu ile hava savunma radar sisteminin hedef alındığını öne sürdü. Kuveytli yetkililer ise daha önce saldırıya uğrayan bir elektrik üretim ve su arıtma tesisinde yeniden yangın çıktığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Körfez İşbirliği Konseyi, tesise yönelik ilk saldırıyı sivil altyapının hedef alınması olarak nitelendirerek İran’ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAHREYN’DE SİRENLER ÇALDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahreyn’de sabah saatlerinde uyarı sirenleri çalarken, İçişleri Bakanlığı halktan “sakin kalmalarını ve en yakın güvenli yere geçmelerini” istedi. ABD’nin Bahreyn Büyükelçiliği de İran’ın başkent Manama’nın merkezi bölgelerine yönelik saldırılar planlıyor olabileceği uyarısında bulunarak vatandaşlarına tedbirli davranma çağrısı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRDÜN ÜÇ FÜZEYİ DÜŞÜRDÜ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Körfez ülkeleriyle eş zamanlı olarak Ürdün de İran’dan yöneldiği belirtilen saldırılara karşı hava savunma sistemlerini devreye soktu. Ürdün ordusu üç İran füzesinin düşürüldüğünü, dördüncü füzenin ise yerleşim bulunmayan açık bir alana düştüğünü açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Amman yönetimi, saldırıların ardından İran’ın ülkedeki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak “haksız ve açık saldırıların” derhal durdurulmasını istedi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, ülkenin güvenliğinin “aşılamayacak bir kırmızı çizgi” olduğunu belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 12:20:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-korfez-deki-abd-tesislerine-misilleme-h162801.html">İran&amp;#039;dan Körfez&amp;#039;deki ABD tesislerine misilleme</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/sosyal-politika-uzmani-prof-dr-aziz-celik-hukumet-refahi-artirarak-h162800.html</link>
		<title>Sosyal politika uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik: Hükümet refahı artırarak seçim kazanma işinden çoktan vazgeçti</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Sosyal politika uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, seçim öncesinde kademeli emeklilikle ilgili adım atılmasını bekleyen milyonlarca çalışan ile aylıklarına son 3,5 yılda yitirdikleri alım gücünü telafi edecek oranlarda artış talep eden emeklilerle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Çelik, hükümetin izlediği politikalara işaret ederek, seçim öncesinde kademeli emeklilikle ilgili bir düzenleme ve emekli aylıklarına tatmin edici bir zam beklemediğini söyledi. Çelik, &quot;Bu seçimi almak için siyasal ve hukuksal birtakım manevralara başvuruyorlar. Zaten ekonomik refah sağlayarak, seçmeni tatmin ederek, onun oyunu alarak seçim kazanma işinden çoktan vazgeçtiler&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Prof. Dr. Aziz Çelik, ANKA Haber Ajansı’na, kademeli emeklilik ve emeklilerin aylıklarına seçim öncesinde beklediği enflasyon üzerindeki zamla ilgili sorularını yanıtladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, hükümetin, 14-28 Mayıs 2023’te yapılan seçimler öncesinde EYT ile ilgili adım attığını hatkırlatarak, "Seçimi kaybedeceğini gördüğü için Mayıs 2023 seçimleri öncesinde bu adım attı. Seçimi kaybetmemek için çıkardılar. Ancak, sonra da ‘EYT’yi çıkardık, sosyal güvenliği batırdık‘ gibi demagojiye başvurdular" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, 9 Eylül 1999’dan sonra işe girenler için bir düzenleme yapılmadığını belirterek, "Bu tarihten önce işe girenler yaş koşulu olmaksızın emekli olabilirken, 9 Eylül’de ilk kez sigortalı olan biri erkekse 17, kadınsa 20 yıl gecikmeyle emekli olacak. Bu uçurum, kademeli emeklilik olarak ifade ediliyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KADEMELİ EMEKLİLİK ÇIKMAZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geniş bir kesimin, seçimler öncesinde bu sorunun da çözülebileceği yönünde beklenti içinde olduğunu kaydeden Çelik, "Ben beklemiyorum. Çünkü, sosyal güvenliğe ayrılan kaynakları kısıyorlar. Kademeli emeklilik, EYT’den daha geniş bir kesimi ilgilendiriyor. Dolasıyla bunun çözümü için hükümetin sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayırması gerekiyor" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın, seçimi kazanmak için "enteresan" bazı adımlar attığını vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mecbur kaldıklarında son dakikada böyle bir adım atarlar mı, doğrusu siyasi manevra kabiliyetlerine bağlı. Ben, izledikleri ekonomi politikası açısından hükümetin kademe sorununu çözecek bir yaklaşıma sahip olduğunu düşünmüyorum. Belki palyatif bir şeyler olabilir ama kamuoyunun beklentisini karşılayacak bir adım atmayabilirler."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EMEKLİ AYLIKLARINA ZAM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, "Seçim öncesinde emekli aylıklarına tatmin edici zam yapılır mı" sorusu üzerine başta emekliler olmak üzere sabit ve dar gelirlilerin son 3,5 yılda alım gücünün iyiden iyiye düştüğünü vurguladı. Hükümetin, öncekilerden farklı olarak önümüzdeki seçimi ekonomik refah sağlayacak önlemlerle kazanma politikası içinde olmadığını belirten Çelik, "Bu seçimi almak için siyasal ve hukuksal birtakım manevralara başvuruyorlar. Zaten ekonomik refah sağlayarak, seçmeni tatmin ederek, onun oyunu alarak seçim kazanma işinden çoktan vazgeçtiler. Siyasal manevralarla ve siyasal mühendislikle seçimi almaya çalışıyorlar" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Prof. Dr. Aziz Çelik, emekli aylıklarına seçim öncesinde resmi enflasyonun üzerinde artış yapmalarının da olası olduğunu belirterek, "Ama aylıklar, o kadar bastırıldı ki… Resmi enflasyonun üzerine 3-5 puan ekleyerek alım gücündeki son 3,5 yıldaki gerilemeyi telafi etmeniz mümkün değil. Elbette, iyileştirme yapabilirler. Önemli olan alım gücünde hissedilir bir artış olur mu? Ben bunu beklemiyorum" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 12:01:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/sosyal-politika-uzmani-prof-dr-aziz-celik-hukumet-refahi-artirarak-h162800.html">Sosyal politika uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik: Hükümet refahı artırarak seçim kazanma işinden çoktan vazgeçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-saray-bir-emeklinin-bir-aylik-maasini-43-saniyede-h162799.html</link>
		<title>Gülcan Kış:  Saray, Bir Emeklinin Bir Aylık Maaşını 43 Saniyede  Harcıyor!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Cumhurbaşkanlığının 2026 yılının ilk altı ayındaki bütçe
harcamalarını değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığının Ocak-Haziran döneminde 8 milyar 486
milyon 566 bin lira harcadığını hatırlatan Kış, milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında
yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde Sarayın harcamalarının ulaştığı boyutun vicdanları
yaraladığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEKLİYE GÜNLÜK 118 TL ZAM, SARAYA MİLYARLAR!<br />
Cumhurbaşkanlığının harcamalarıyla emekliye yapılan zammı karşılaştıran Kış, “Türkiye’de<br />
sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kim için kullanıldığıdır. İktidar emekliye kemer<br />
sıkmayı, Saraya ise sınırsız harcamayı reva görüyor.” dedi.<br />
“EMEKLİYE SABIR, SARAYA SINIRSIZ HARCAMA”<br />
Cumhurbaşkanlığının ilk altı ayda yaptığı 8 milyar 486 milyon 566 bin liralık harcamanın<br />
bütçe önceliklerini açıkça ortaya koyduğunu belirten Gülcan Kış, şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
“Milyonlarca emekli ayın sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Markete girmeden önce<br />
cebindeki parayı hesaplıyor, pazarda fileyi değil fiyat etiketini taşıyor. Ama aynı dönemde<br />
Cumhurbaşkanlığı kasasından milyarlarca lira harcanıyor. Vatandaşa tasarruf tavsiye<br />
edenler, söz konusu Saray olunca hiçbir sınır tanımıyor.”<br />
Kış, iktidarın yıllardır uyguladığı ekonomi politikalarının yükünün sürekli dar gelirlinin sırtına<br />
yüklendiğini belirterek, “Fedakârlık istenen hep emekli, işçi, memur oluyor. Tasarruf<br />
denildiğinde millet akla geliyor; ama Sarayın harcamalarına gelince tasarruf kelimesi<br />
sözlüğe bile uğramıyor.” ifadelerini kullandı.<br />
“360 BİN EMEKLİNİN BİR AYLIK MAAŞINA DENK GELİYOR”<br />
Cumhurbaşkanlığının ilk altı aylık harcamasının büyüklüğüne dikkat çeken Kış, şu rakamları<br />
paylaştı:<br />
 Cumhurbaşkanlığının ilk altı aylık harcaması 8 milyar 486 milyon 566 bin lira.<br />
 Bu tutar, yaklaşık 360 bin emeklinin bir aylık maaşına denk geliyor.<br />
 Günlük ortalama harcama 46 milyon 887 bin lira.<br />
 Saatlik ortalama harcama 1 milyon 954 bin lira.<br />
 Dakikalık ortalama harcama 32 bin 560 lira.<br />
Kış, rakamların ortaya koyduğu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:<br />
“Bir emekli bir ay boyunca 23 bin 552 lirayla yaşamaya çalışıyor. Cumhurbaşkanlığı ise bu<br />
tutarı yaklaşık 43 saniyede harcıyor. Bugün Cumhurbaşkanlığının bir saatlik harcaması<br />
yaklaşık 83 emeklinin bir aylık maaşına denk geliyor. Emekliye ‘idare edin’ diyen anlayış,<br />
Saray söz konusu olduğunda milyarlarca lirayı bir kalemde harcamaktan çekinmiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir tarafta ay boyunca pazara, markete, eczaneye yetişmeye çalışan emekliler var; diğer<br />
tarafta saniyeler içinde milyonların vergisini harcayan bir anlayış var. İşte bugün Türkiye’nin<br />
özeti budur.”<br />
“EMEKLİYE VERİLEN ZAM, GEÇİM DERDİNİ ÇÖZMÜYOR”<br />
En düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildiğini hatırlatan CHP’li<br />
Kış, yapılan artışın gerçek hayat karşısında hiçbir anlam ifade etmediğini söyledi.<br />
“Emekliye toplamda 3 bin 552 lira artış yapıldı. Bunun günlük karşılığı sadece 118 liradır.<br />
Bugün bir aile markete girdiğinde yalnızca birkaç temel ürün alsa bu para kasada eriyip<br />
gidiyor. İktidar bunu zam diye anlatıyor ama vatandaş bunun zam olmadığını, market fişini<br />
eline aldığında zaten görüyor.”<br />
Kış, emeklilerin yıllarca çalışarak bu ülkeye hizmet ettiğini belirterek, “Emekliler sadaka<br />
değil, alın terlerinin karşılığını istiyor. Kimse lütuf beklemiyor. İnsan onuruna yakışır bir<br />
yaşam talep ediyor.” dedi.<br />
“BU ÜLKENİN KAYNAĞI VAR, YETER Kİ MİLLET İÇİN KULLANILSIN”<br />
Ekonomik krizin faturasının sürekli dar gelirliye kesildiğini ifade eden Gülcan Kış, bütçe<br />
tercihlerinin değişmesi gerektiğini söyledi.<br />
“Her zam döneminde ‘kaynak yok’ deniliyor. Emekliye gelince bütçe imkânlarından söz<br />
ediliyor. Ama Sarayın harcamalarına baktığınızda kaynak sorunu diye bir şey olmadığını<br />
görüyorsunuz. Demek ki mesele para değil, tercihtir. Siz tercihinizi emekliden değil,<br />
Saraydan yana kullanıyorsunuz.”<br />
Kış, Cumhurbaşkanlığının yaptığı harcamaların toplumun vicdanında karşılık bulmadığını<br />
belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
“Bugün emekli pazardan yarım kilo meyve alırken hesap yapıyor. Torununa harçlık<br />
veremediği için mahcup oluyor. Elektrik faturasını mı ödesin, ilacını mı alsın diye düşünüyor.<br />
Böyle bir tabloda milyarlarca liralık Saray harcamalarını savunmak mümkün değildir.”<br />
“DEVLETİN İTİBARI ŞATAFATLA DEĞİL, VATANDAŞIN REFAHIYLA ÖLÇÜLÜR”<br />
Açıklamasını değerlendiren Gülcan Kış, iktidara şu çağrıyla seslendi:<br />
“Devletin itibarı; emeklisinin açlık sınırının altında yaşadığı, işçisinin ay sonunu<br />
getiremediği, gençlerin geleceğe umutla bakamadığı bir ülkede gösterişli harcamalarla<br />
korunamaz. Gerçek itibar, vatandaşına insanca yaşam sağlayan sosyal devlet anlayışıyla<br />
mümkündür.”<br />
“Bugün milyonlarca emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Buna rağmen<br />
bütçenin önceliği emekli, işçi, üretici değil; Sarayın harcamaları oluyor. Türkiye’nin ihtiyacı<br />
daha fazla şatafat değil; adaletli bir bütçe, güçlü bir sosyal devlet ve vatandaşın cebini<br />
rahatlatacak gerçek ekonomi politikalarıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu ülkenin kaynakları 86 milyonundur. O kaynaklar bir avuç ayrıcalıklı kesimin konforu için<br />
değil, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve dar gelirli vatandaşın insanca yaşayabilmesi için<br />
kullanılmalıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 11:41:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-saray-bir-emeklinin-bir-aylik-maasini-43-saniyede-h162799.html">Gülcan Kış:  Saray, Bir Emeklinin Bir Aylık Maaşını 43 Saniyede  Harcıyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/dunya-sampiyonu-ispanya-2026-fifa-dunya-kupasi-h162798.html</link>
		<title>&amp;quot;Dünya şampiyonu&amp;quot; İspanya... 2026 FIFA Dünya Kupası, uzatmalarda Arjantin&amp;#039;i 1-0 yenen İspanya&amp;#039;nın oldu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin New Jersey eyaletinde oynanan 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde kupanın sahibi Arjantin’i 1-0 yenen İspanya oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2026 FIFA Dünya Kupası final mücadelesinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya geldi. ABD'nin New Jersey eyaletindeki New York New Jersey Stadı'nda saat 22.00'de başlayan maçta Sloven hakem Slavko Vincic düdük çaldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/97ba658e-0af3-432f-bb45-d8e4ce6bacb4-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">90 dakikası 0-0 biten maçta uzatmaya gidildi ve 15’er dakikalık iki devre oynandı. 90 artı 3. dakikada Arjantinli Enzo Fernandez, Pau Cubarsi'ye yaptığı faulün ardından ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışı kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya, uzatmanın ikinci 15 dakikalık devresinde karşılaşmanın 106. dakikasında Ferran Torres’in attığı golle Arjantin karşısında 1-0 öne geçti.&nbsp; Karşılaşmada başka gol olmadı ve İspanya, Arjantin’i finalde 1-0 yenerek 2026 FIFA Dünya Kupası’nın sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya, tarihinde ikinci kez Dünya Kupası'nı kazanmış oldu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 11:13:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/dunya-sampiyonu-ispanya-2026-fifa-dunya-kupasi-h162798.html">&amp;quot;Dünya şampiyonu&amp;quot; İspanya... 2026 FIFA Dünya Kupası, uzatmalarda Arjantin&amp;#039;i 1-0 yenen İspanya&amp;#039;nın oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kktc-cumhurbaskani-erhurman-20-temmuz-baris-ve-ozgurluk-bayraminin-h162797.html</link>
		<title>KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramının 52nci yıl dönümü kapsamında düzenlenen törenlere katıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenlerine katıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenlerine katıldı.<br />
&nbsp;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenlerine katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KKTC'de 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla anma törenleri düzenlendi. Anma programı, saat 18.00’de Boğaz Şehitliği’nde gerçekleştirilen törenle başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5a309294-aa0a-4a9d-a01c-c06b44f4f00b-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe konulmasıyla başlayan törende Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bakanlar, sivil toplum örgütü temsilcileri ve askeri yetkililer hazır bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Erhürman’ın anıta çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Tören, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın Anıt Özel Defteri’ni imzalamasıyla tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Erhürman, daha sonra Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün Anıt Mezarı’nda düzenlenen törene katıldı. Burada anıta çelenk konulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu ve Cumhurbaşkanı Erhürman Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ee7b8cfc-ecba-43e7-844c-5f9555b7f726-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anma programı, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın Anıt Mezarı’nda düzenlenen törenle devam etti. Cumhurbaşkanı Erhürman’ın anıta çelenk sunmasıyla başlayan törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Tören, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın Anıt Özel Defteri’ni imzalamasıyla sona erdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 10:46:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kktc-cumhurbaskani-erhurman-20-temmuz-baris-ve-ozgurluk-bayraminin-h162797.html">KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramının 52nci yıl dönümü kapsamında düzenlenen törenlere katıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankarada-birlesik-muhalefet-cagrisi-tek-h162796.html</link>
		<title>Ankarada &amp;quot;Birleşik muhalefet&amp;quot; çağrısı... &amp;quot;Tek adam rejimi ancak tüm toplumsal kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara&#039;da siyasi parti, dernek ve STK temsilcilerinin katılımıyla &quot;Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Geliyoruz&quot; forumu düzenlendi. Foruma katılan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Biz Türkiye&#039;nin şu anda birinci partisiyiz. Türkiye&#039;nin birinci partisi olduğumuz için de başımıza gelmeyen kalmadı. Bundan sonra da çok şey gelecek ama ben çok iyi biliyorum ki o bayrağı hangi arkadaşımız düşürürse düşürsün, arkasında o bayrağı taşımaya niyetli milyonlar var” dedi. Eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz, &quot;Tek adam rejimi ancak tüm toplumsal kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir&quot; ifadelerini kullanırken Türkiye sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu da &quot;Seçimi kazanmak tek başına yetmeyecek; kadınların, gençlerin ve tüm muhalefetin yer aldığı güçlü bir cephe kurulmalı&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara’da “Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Geliyoruz” başlıklı forum düzenlendi. Foruma siyasi parti, dernek, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Formun açılışını yapan eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz “Hepimizin derinden hissettiği gibi ülkemiz tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor. Ülkemizin içinden geçtiği süreç, basit bir yönetim değişikliği değil, kökten bir rejim dönüşümüdür. Karşımızdaki sıradan bir iktidar değil; tüm kurumları tek bir kişinin iradesine teslim eden, hukuku hiçe sayan, Cumhuriyet'in laik, bilimsel ve kamucu ruhunu sistematik olarak tasfiye eden bir tek adam rejimidir” şeklinde konuştu.Devletin kurumsal hafızasının silindiğini söyleyen Koramaz, liyakatin yerini sadakatin, bilimin yerini dogmanın aldığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EMİN KORAMAZ: "YARGI OPERASYONLARI, MUTLAK BUTLAN TEHDİTLERİ REJİMİN KURAL TANIMADIĞININ EN AÇIK KANITLARINDAN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">100 yıllık Cumhuriyet’in tüm ekonomik varlık ve birikimlerinin talan ve tasfiye edildiğini vurgulayan Koramaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kamusal hizmetler birer himmet aracına dönüştürülerek kamu kaynaklarıyla palazlandırılan cemaat ve vakıflara terk edilmiştir. Bu rejim, eğitimi piyasalaştırmış, sağlığı metalaştırmış, emeği güvencesizleştirmiş, doğayı talan etmiş, laikliği tasfiye etmiş ve kadın haklarını hedef almıştır. Emekliler açlığa mahkûm edilmiş, gençler ya güvencesiz işlerde çalışmaya ya da bu toprakları terk etmeye zorlanmaktadır. Ülke, yolsuzluk ve kara para endekslerinde zirvelerde, insani gelişmişlik ve eğitimde ise diplerde sürünmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşımızda tarihimizin tüm usulsüzlük ve yolsuzluklarını, borçlanma ve faiz ödeme düzeylerini, rant politikalarını, vergi adaletsizliklerini kat kat aşan; halkın yaşamını hayat pahalılığı, işsizlik ve yoksulluk ile mahveden bir kötülükler ve felaketler iktidarı vardır. Ve son dönemde yaşanan yargı operasyonları, mutlak butlan tehditleri ve toplumsal muhalefete yönelik baskılar, bu rejimin demokratik hiçbir kural tanımadığının en açık kanıtlarıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemiz, ABD’nin Büyük Orta Doğu politikalarıyla uyum için adım adım seçimlerin dahi göstermelik hale geldiği siyasal islamcı monarşik bir rejime doğru sürüklenmektedir. Ülkemizde rejimin aldığı hal, laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- ‘suçlu’ gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Peki ya muhalefet? Ne yazık ki, iktidarın en güçlü silahı olan "böl, yalnızlaştır, etkisizleştir" stratejisi karşısında muhalefet cephesi de dağınık ve parçalıdır. İktidar, bir yandan Kürt siyasal hareketini farklı hamlelerle muhalefetten uzaklaştırmaya çalışırken, diğer yandan CHP üzerindeki yargı baskısını artırmakta, sendikaları, meslek odalarını, üniversiteleri ve demokratik kitle örgütlerini sindirmeye çalışmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MÜCADELE BİRKAÇ SİYASETÇİNİN İRADESİNE BIRAKILAMAZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün işçiler ücretleri için, emekliler insanca yaşam için, kadınlar şiddete karşı, gençler gelecekleri için, köylüler toprakları için, ekolojistler doğa için mücadele ediyor. Bunların her biri haklı ve meşru mücadelelerdir. Ancak asıl sorun, bu direniş dinamiklerinin ortak bir mücadele zemininde buluşturulamamış olmasıdır. Herkes kendi dar alanında, kendi örgütü içinde, kendi ajandasıyla mücadele ediyor. Oysa geldiğimiz noktada, tüm bu hak mücadelelerinin önündeki engelin aynı olduğunu görmek zorundayız: Tek adam rejimi. Ve bu rejim, ancak tüm bu kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir. İşte tam da bu nedenle, bu parçalı muhalefeti birleşik bir toplumsal güce dönüştürebilme umuduyla bugün buradayız. Bu forumu düzenleme amacımız, farklı toplumsal talepler etrafında gelişen bütün direnişleri ortak bir hedefte buluşturmanın ve siyasi partiler alanına hapsolmayan yeni bir toplumsal güç oluşturmanın yollarını aramaktır. Biz, bu kötülük düzenine dönüşen rejime karşı mücadelenin birkaç siyasetçinin iradesine bırakılamayacağına inanıyoruz.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇIKIŞ YOLUMUZ NE BU DÜZENİN YAMALANMASI NE DE KÜÇÜK RÖTUŞLAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çıkış yolumuz, ne bu düzenin yamalanmasından, ne de küçük rötuşlarla sürdürülmesinden geçiyor. Ne düzen muhalefetinin kısır vaatleri ne de tepeden inme lider değişiklikleri bizi kurtarır. Bugünkü iktidarı ancak halkın örgütlü gücü, dayanışması ve ortak mücadelesi durdurabilir. Bugünkü toplantıdan beklentimiz, bugün burada başlayan tartışmaların, dile getirilecek önerilerin, ülkemizin diğer illerinde de yaygınlaştırılarak önümüzdeki günlerde somut adımlara dönüşmesidir. Mahallelerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, kampüslerde ve yaşamın her alanında örülecek dayanışma ağlarıyla, 'birimizin sorunu hepimizin sorunudur' bilincinin yaygınlaştırılmasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortak bir eylem takviminin belirlenmesi; kadın, ekoloji, emek, demokrasi mücadelelerini ortak bir dilde buluşturacak söylemlerin geliştirilmesidir. Beklentimiz, sadece itiraz eden değil, öneren ve kuran bir muhalefet anlayışının geliştirilmesi; Meclis aritmetiğine dayalı siyaset yerine öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılmasıdır. Bu vesileyle, bugün bu salonda bulunan her bir katılımcıya, çağrımıza kulak veren, bu zorlu süreçte umudunu koruyan ve mücadele azmini yitirmeyen tüm dostlara bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Unutmayalım, bu mücadele aynı zamanda bir varoluş mücadelesidir. Sadece bizim için değil; doğacak çocuklarımız için, talan edilen yaşam alanlarımız için, çalınmak istenen geleceğimiz için, bu topraklarda yeşeren tüm canlılar için bir varoluş mücadelesi. Bugün burada başlayan bu tartışma, bu mücadeleyi birlikte kazanacağımız gelecek güzel günlerin ilk kıvılcımı olsun.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÖKHAN GÜNAYDIN: "TÜRKİYE'YE HAYIRSEVERLİK MASKESİ ALTINDA BİR ELBİSE BİÇİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Foruma katılan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da sözlerine tarihçi Eric Hobsbawm’ın “aşırılık çağı” ve siyasetçi, düşünür Antonio Gramsci’nin “canavarlar zamanı” tanımlamalarına atıfta bulunarak başladı. Gramsci’nin “canavarlar zamanı” tanımlamasına Filistin ve İran’da yaşananları örnek gösteren Günaydın, “Türkiye'ye yönelik de hayırseverlik maskesi altında bir elbise biçiliyor. Diyorlar ki bize ve bizim coğrafyamıza, yalnızca Türkiye'ye değil, Kuzey Afrika'dan başlayıp Orta Doğu'ya kadar uzanan o bütün bölgeye diyorlar ki, ‘siz kendinizi insan sanıyorsunuz, siz demokrasiyle yönetilebileceğinize ilişkin garip varsayımlar içindesiniz, denedik olmuyor size. Dolayısıyla size biz monarşi vereceğiz.’ Türkiye bu ikilemle karşı karşıyadır. Ya üzerine biçilen bu elbiseyi bugün Erdoğan, yarın da bir başkası kabul edecek ya da onurla, ne olursa olsun buna 'hayır' diyecek. Biz de 'hayır' diyen insanlarla bir aradayız. O yüzden çok mutluyum” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DEMOKRASİ VARSA ONLARIN SAYESİNDE”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşadığına işaret eden Günaydın, “Kimileri 'Yetmez ama evet' derken, biz Birleşik Haziran Hareketi ile birlikte Türkiye'ye biçilen o elbisenin, anayasa üzerinden neler getirebileceğini söylemiştik. Artık otoriterlikten diktatörlüğe evrilen bir rejim var. Artık bürokratlar eliyle yönetilen, halktan tamamen kopmuş, seçim kaygısını bütünüyle yitirmiş bürokratik bir oligarşi, memleketi açıkça felaketin koşullarına doğru sürüklüyor. Bu çerçeveye 'hayır' diyebilmek ancak birleşerek, bir arada olmakla mümkündür” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı 19 Mart’ın Türkiye için bir başka adım olduğunu söyleyen Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çünkü Trump'tan icazet alarak yapmışlardı bunu. O gün insanları bir mitinge çağırdık. Tarihi Yarımada'nın her yeri kapatılmıştı ve biz içeride 2 bin 300 kişiydik. Gözümüzün ucuyla da bakıyorduk kim gelecek diye. Burada hepinizin huzurunda onlara teşekkür ederim ki benim de öğrencisi olmaktan gurur duyduğum İstanbul Üniversitesi'nin öğrencileri, barikatları yıktılar ve geldiler. Bugün Türkiye'de bir demokrasi varsa o çocukların sayesinde. Bugün o yiğit gençler, devrimci kadınlar bize ayar vermeye devam ediyorlar. Umarım hep böyle olur. Umarım 'Birileri bizim adımıza siyaset yapıyor, onlar doğru yaparlar' demeyiz. Umarım sokaktan siyasete ayar vermeye devam ederiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ARTIK KONYA’DA, NİĞDE’DE İNSANLAR KOCAMAN BİR ‘HAYIR’ DİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadece İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de değil artık Konya'da da, Niğde'de de insanlar kocaman bir 'hayır' diyor. Bu geleceksizliğe hayır diyorlar. Çocuklarımızın ve gençlerimizin hayallerinin çalınmasına hayır diyorlar. Biz buna bir çıkış yolu bulmak zorundayız. Bunun çıkış yolu, CHP Grup Başkanvekili olarak söylüyorum, bir siyasal partinin tek başına organize edebileceğinden çok daha büyük bir iştir. Dolayısıyla buna hep beraber sahip çıkmak zorundayız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MESELE ÖRGÜTLÜ OLMAKTA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ama bir şeyi unutmayalım. Gezi'de de hep beraberdik. Gezi bugün Türkiye'nin en büyük direnişi olarak tarihe geçtiyse ama buna rağmen amacına ulaşamadıysa, siyaset bilimciler oturup konuştuğunda 'Evet oradaydık ama yeterince örgütlü değildik' diyorlar. Demek ki mesele örgütlü olmakta. Örgütlü olmanın yolu mahallede, tarlada, fabrikada örgütlenmektir. Ama burada siyasal partilerin önemsizleştirilerek bir yere varılabileceğini de düşünmüyorum. Sabahın araması farklıdır, taleplerimiz farklıdır. Zaten tek tipleştirilecek bir muhalefete de ihtiyacımız yoktur. Ama mücadeleyi ortaklaştırmak lazım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu mücadelenin öznesi yurttaş olacaktır. Gençler ve kadınlar olacaktır. Ama herkes kendi alanından da bu örgütlenmeye bir alev atmaya, ateş yakmaya devam edecektir. Ayrıca sadece itirazı örgütlemek yetmez. İtirazı örgütlemek çok güzel ama bunun yanında artık inşa süreçlerini de örgütlemek zorundayız. O halde arzu ettiğimiz Türkiye'yi nasıl kuracağımızı ve hangi yollarla buna varacağımızı ortak ve temel bir program çerçevesinde ortaya koyabilmeliyiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BAYRAĞI TAŞIMAYA NİYETLİ MİLYONLAR VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz Türkiye'nin şu anda birinci partisiyiz. Türkiye'nin birinci partisi olduğumuz için de başımıza gelmeyen kalmadı. Bundan sonra da çok şey gelecek. Ama ben çok iyi biliyorum ki o bayrağı hangi arkadaşımız düşürürse düşürsün, arkasında o bayrağı taşımaya niyetli milyonlar var. Dolayısıyla bu bayrağın arkasından gelecek olanlar vardır. Bu çok kıymetlidir. Ben, ortak bir muhalefetin örgütlenmesinin her zaman yanında duran bir kardeşiniz olarak, Türkiye'de renklerimizin canlılığını ve çeşitliliğini kaybetmeden ortak talepler etrafında sağlam bir inançla ve kararlılıkla bir araya gelmenin büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Öfkemiz büyük. Şimdi öfkeyi umuda dönüştürme zamanı, umudu örgütleme zamanı.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞENAL SARIHAN: “YURT SEVGİSİ BİZİ HER TÜRLÜ MÜCADELEYE HAZIR EDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurttaş Birlikteliği adına söz alan ve birlikte mücadele etmenin zorunlu olduğunu vurgulayan avukat Şenal Sarıhan da “Yan yana olmak, eşitler arasındaki birlikteliği ifade eder. İşte bugün çok daha büyük bir birliktelik için, Türkiye çapında birlikte ortak bir yol yürüyebilmek adına yol arayan bir topluluğuz. Bu dönemde yapılması gereken şey, ne olursa olsun birlikte mücadele etmenin yol ve yöntemini bulmaktır. Zorluklar olduğunu biliyorum. Kendi aramızda da zaman zaman farklılıklar ve ayrışmalar olduğunu biliyorum. Ama Cumhuriyet değerleri için, demokrasi için, eşitlik için, gençler için, yaşlılar için ve hepimiz için yurdumuzu seviyoruz. Bu sevgi bizi her türlü mücadeleye ve kararlılığa hazır ediyor. Yolumuz açık olsun” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLHAN CİHANER: “BİRLEŞİK MÜCADELE ARTIK BİR ZORUNLULUK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kürsüye “Seçilmiş CHP PM Üyesi” olarak davet edilen İlhan Cihaner, “Bu ifadeyi kullanmak zorunda kaldık çünkü normalde her şeyin normal yaşandığı bir ülkede bir partinin adını söylemek yeterliyken, maalesef başına böyle bir ek getirmek zorunda kalıyoruz. Gerçi o eki şu sıralar bizler onurla taşıyoruz. Atanmışların ise öyle olduğunu düşünmüyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçmişte de sosyal demokratların, sosyalistlerin ana başlıklarından birinin “birleşik mücadele” olduğunu söyleyen Cihaner, “Ama Türkiye'nin bugünkü koşullarında bu artık bir mecburiyettir. Yani 'Biz iktidara gelelim', 'Falanca parti iktidara gelsin' ya da 'Böyle olursa baskıcı iktidardan kurtuluruz' meselesinden öte, tarihin bugün yaşayan tüm kuşaklara, özellikle dünyaya soldan bakan kuşaklara yüklediği tarihsel bir zorunluluktur. Geldiğimiz noktada bu artık Türkiye'de neredeyse bir yaşam meselesidir. Bugüne kadar Türkiye'de mücadele vermiş, 12 Eylül öncesinde işkence görmüş, eşitlik, özgürlük, adalet, emek, akademik özgürlük, hatta belki cinsel yönelim mücadelesi vermiş, hayvan hakları mücadelesi vermiş, ekolojik mücadele vermiş tüm kuşakların bu emekleri artık bizlerin omuzlarında. Artık kazanmak zorundayız” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BUGÜN BİR TERÖR DEVLETİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Artık Türkiye'nin geldiği noktada ideolojik netleşmeden çok politik cesarete ihtiyacımız var” diyen Cihaner, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Geçmişin eleştirisini yapacağız ve yapmak zorundayız. Ama bunu yaparken yeni bir devlet analizine de ihtiyacımız var. Artık otoriterlik kavramı yetersiz kalıyor. Bugün bir terör devletiyle karşı karşıyayız. Eğer bugün yaptığınız bir eylemin ertesi gün ya da on yıl sonra önünüze nasıl çıkarılacağını bilemiyorsanız, artık bir terör düzeninde yaşıyorsunuz demektir. Çünkü terör dediğimiz şey, insanları belirsizlik üzerinden dehşete düşüren bir pratiktir. Bugün Türkiye'nin yaşadığı durum budur. On yıl önce yaptığınız bir işlem geçersiz sayılabiliyor, iki yıl önce hukuka uygun kabul edilen bir eylem bugün ağır bir suç olarak karşınıza çıkabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buradan Çankaya Belediye Başkanımıza da dayanışma duygularımızı gönderelim. Tam olarak yaşadığımız budur. Bu bir terör pratiğidir. Önce HDP'li belediyelerin seçim sonuçlarını iptal edip kayyum atadılar. Sonra İstanbul seçimlerini iptal ettiler. En son CHP'nin kendi seçimini iptal ettiler. Devletin neye dönüştüğünü doğru tespit etmeliyiz. Çünkü bu, mücadele yöntemlerini de belirleyecektir. Objektif ve subjektif koşullar bu birlikteliği hem kolaylaştırıyor hem de tarihsel bir sorumluluk hâline getiriyor. Kolaylaştırıyor; çünkü artık sırtımızı dayanabileceğimiz dört-beş temel başlık kaldı. Ortak program o kadar sadeleşti ki burada bulunan herkesin bu dört-beş başlıkta birleşebileceğini düşünüyorum. Ayrıca iktidarı istemek gerekiyor. İktidar perspektifini kaybetmemek gerekiyor. Bu süreçte her bileşenin kendi örgütsel pozisyonunu koruma kaygısından biraz geri adım atması gerektiğini düşünüyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU İKTİDARDAN KURTULAMAZSAK BU REJİM KALICI HALE GELECEK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son dönemde bir panik duygusu hissediyorum. Bu panik yeni değil. Reel sosyalizmin çözülüşünden bu yana süren bir başarısızlık duygusu var. CHP'nin başına gelenlerden sonra da 'Artık ne yapılacaksa yapılsın’ anlayışını besleyen bir panik oluştu. 'Bu iktidar devam ederse, bir seçim daha kaybedilirse bu ülkede yaşanmaz' diyenler var. Ama bu panik duygusundan çıkmamız gerekiyor. Çünkü hem objektif hem de subjektif koşullar yalnızca böyle bir birlikteliği değil, bu birlikteliğin iktidarını da mümkün kılıyor. Yeter ki doğru yönetelim. Yeter ki geçmişteki sorunlarımızdan ders çıkarabilelim. Önümüzdeki iktidar mücadelesinin önemi şudur: Eğer bu iktidardan kısa sürede kurtulamazsak, bu rejim hem kalıcı hâle gelecek hem de Erdoğan sonrası ya da AKP sonrası dönemde güvence altına alınacaktır. Bu nedenle tarihsel sorumluluğumuz yan yana durmaktır. Umarım herkes bu sorumlulukla hareket eder."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYIHAN PALA: “ASIL YAPMAMIZ GEREKEN ŞEY ÖFKEYİ UMUDA DÖNÜŞTÜRMEK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala da “Ne yapmalı?” sorusuna yanıt aramanın çok değerli olduğunu ifade etti. Formda söz alan liseli öğrencilerin sözlerini hatırlatan Pala, “Buraya çıkan her genç arkadaşımız, 'Hata yaparsam kusuruma bakmayın' dedi. Biz ise her şeyi bilen insanlar gibi davranıp hata yapmayı kabul etmediğimiz sürece, bugün neden burada olduğumuza dair gerçek bir özeleştiri de veremeyiz” dedi. Pala, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hepimiz öfkeliyiz. Ancak dünyada başarıya ulaşan hareketlere baktığımızda, öfkenin tek başına başarıya giden yolu örmediğini görüyoruz. Asıl yapmamız gereken şey, öfkeyi umuda dönüştürmektir. Umut açısından bugün çok da iyi bir durumda olmadığımızı görmemiz gerekiyor. O yüzden yan yana dururken bu öfkeyi nasıl umuda dönüştüreceğimiz konusunda da ortak bir çerçeveye ihtiyacımız var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tam burada en önemli kavramın ortak bir amaçta buluşmak olduğunu düşünüyorum. Eğer ortak amacı olabildiğince geniş bir kesimle paylaşabilirsek, bugün araştırmalara göre ülkenin yüzde 70'inin itiraz ettiği bu iktidarı da değiştirmemiz mümkün olacaktır. Bunu yaparken hangi örgütten geldiğimiz ya da hangi siyasal gelenekten geldiğimiz meselelerini en azından bir süreliğine kenarda bırakıp, 'Yan yana durmanın koşulu budur' diyerek yola çıkabilmek çok önemlidir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU: "TÜRKİYE CUMHURİYETİ İSLAMCI FAŞİST BİR REJİME DÖNÜŞTÜ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye sosyalist hareketinin liderlerinden Oğuzhan Müftüoğlu da “Türkiye Cumhuriyeti'nin son 50 yılını yaşamış bir insanım. 60'lı yıllardan itibaren sol mücadele içerisindeyim. Bizim, 60'lı yıllarda Dev Genç'le 'Bağımsız Türkiye' diyerek sokaklara çıkıp sonra Mahir'lerin, Deniz'lerin, Ulaş'ların hayatını kaybettiği süreçler yaşayarak gittiğimiz dönemden bu yana çok uzun bir süreç geçti, darbeler geçti. 12 Mart'ta yenildik, 12 Eylül'de yenildik, buraya yenile yenile, hatalar yaparak geldik. Bugün geldiğimiz nokta, bizim başladığımız noktadan çok geri bir noktada" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aradan geçen sürede Türkiye’nin bir rejim değişikliği geçirdiğini ifade eden Müftüoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti artık eski Türkiye Cumhuriyeti değildir. Devletin temel değerleri, ordusu, anayasası ve devlet sistemi tamamen değişmiştir. Polis teşkilatı ve istihbarat yapısı tamamen değişmiştir. Sömürge tipi faşizmden İslamcı faşist bir rejime dönüştü Türkiye Cumhuriyeti” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"CHP'YE YAPILAN OPERASYON DA ESKİ TÜRKİYE'NİN İZLERİNİ TAMAMEN KALDIRMAYA YÖNELİK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’de yaşananlara da değinen Müftüoğlu, “Son dönemde CHP'ye yapılan operasyon da aslında eski Türkiye'nin izlerini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır. Bunu söylerken CHP içinde verilen mücadeleyi küçümsediğim için değil, tam tersine çok önemsediğim için söylüyorum. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin köküne kibrit suyu dökülmek isteniyor. 'CHP diye bir parti var, onu da tamamen ortadan kaldıralım' anlayışıyla, bütünüyle İslamcı bir rejimin ve Amerika'nın istediği biçimde bir ülkenin oluşturulmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müftüoğlu, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye'nin bütün emekçileri, kadınları, gençleri bu gidişata karşıdır. Ancak maalesef dağınık olduğumuz, örgütlü bir mücadeleyi yeterince kuramadığımız ve geçmişte yaptığımız hatalardan yeterince ders çıkaramadığımız için süreç olumsuz ilerleyebiliyor. Oysa kazanabiliriz. Geçmişten ders çıkarırsak, hatalarımızı tekrarlamazsak kazanabiliriz. Türkiye'de bu rejime en güçlü şekilde karşı duran kadınlar, gençler, emekliler, işçiler ve bütün yurtseverler büyük bir toplumsal güçtür. Karşımızda ister emperyalizm olsun ister onun Türkiye'deki temsilcileri olsun, bu birleşik güç kazanacaktır. Bizim yapmamız gereken bu birleşik mücadeleyi örgütlemektir. Bu önemli ve zor bir iştir. Bunun bilincinde olmak zorundayız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SEÇİM KAZANILDIKTAN SONRA DA MÜCADELE BİTMEYECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka önemli nokta da şudur: İstihbarat teşkilatı ve devletin bütün kurumları artık 10-20 yıl önceki yapıda değildir. Parlamento seçimlerini kazanmanın tek başına yetmeyeceğini bilmek zorundayız. Egemen sınıflar ve emperyalizm, yalnızca kendi güçleriyle değil, muhalefet içindeki ayrışmalardan da yararlanarak iktidarlarını sürdürmüşlerdir. Bunu unutmayalım. Her kritik dönemde muhalefetin içinden bölünmeler yaratılmıştır. Son dönemde 'atanmış CHP' ve 'seçilmiş CHP' gibi tartışmalar yapılıyor. Zor bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle yalnızca seçim kazanmak yetmeyecek. Bütün muhalefet güçlerinin, kadınların, gençlerin ve onların örgütlü yapılarının yer aldığı güçlü bir muhalefet cephesinin oluşturulması gerekiyor. Seçim kazanıldıktan sonra da mücadele bitmeyecek. Tam tersine, amaçlarımıza ulaşabilmek için daha zorlu bir mücadele dönemi bizi bekliyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 10:25:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankarada-birlesik-muhalefet-cagrisi-tek-h162796.html">Ankarada &amp;quot;Birleşik muhalefet&amp;quot; çağrısı... &amp;quot;Tek adam rejimi ancak tüm toplumsal kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/aksekide-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor-h162795.html</link>
		<title>Aksekide orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Antalya’nın Akseki ilçesinde Menteşbey ve Sarıhaliller mahalleleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangına çok sayıda ekip ve araçla müdahale ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Akseki ilçesi Menteşbey ve Sarıhaliller mahalleleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangına ilişkin açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/59563a2c-7c06-4da2-b5db-14701ec63f91-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, ekiplerin yangına havadan ve karadan hızlı ve etkin şekilde müdahale ettiği belirtildi. Yangın söndürme çalışmalarında 9 yangın söndürme helikopteri, 3 yangın söndürme uçağı, 45 arazöz, 21 su ikmal aracı, 12 ilk müdahale aracı, 4 iş makinesi ve çok sayıda orman işçisinin görev aldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, yangınla mücadelenin havadan ve karadan koordineli şekilde devam ettiğini bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 10:10:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/aksekide-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor-h162795.html">Aksekide orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-icin-gebzede-adalet-nobeti-aileler-3-5-h162794.html</link>
		<title>Dilovası için Gebzede &amp;quot;Adalet Nöbeti&amp;quot;... Aileler: 3-5 kuruş için canlarımızı yaktılar</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin can verdiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili Gebze Meydanı’nda &quot;Adalet Nöbeti&quot; tutuldu. Aileler, “3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Adalet yerini bulsun” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl 8 Kasım’da Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan ve 3’ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği yangında yakınlarını kaybeden aileler, Gebze Kent Meydanı’nda bu hafta da "Adalet Nöbeti" tuttu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İşçiler ölüyor, hükümet izliyor” sloganı atılan nöbette konuşan Depo, Antrepo, Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı (DGD-SEN) Genel Başkanı Neslihan Acar, “Bizim çocuklarımızın 5 kuruşluk canı yok bunların karşısında. Duruşma salonlarında olmak zorundayız. 21 Temmuz’da herkesi Kandıra Cezaevi Kampüsü’ne orada olmaya davet ediyoruz” çağrısını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ADALET İSTİYORUM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Faciada yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“8 ay oldu ablamı kaybedeli. Adalet için yollarda, sokaklarda kaldık. Biz yasımızı tutamadık. Neden bu devlet bu adaleti sağlamıyor, biz de evimizde yasımızı tutamıyoruz? Burada, Dilovası’nda 7 canımızı kaybettik. Yakarak katlettiler, cinayet işlediler. Bu insanların canını yakarken biliyordunuz. Yandılar, kül oldular. Utanmadan arlanmadan tehdit ediyor, ‘Bizi dışarı çıkarmazsanız sizi mahvederiz’. Edin, hepiniz mahvolun. Yediniz, içtiniz, sermaye işlettiniz. Burada hepsinin suçu var. Hepsinin yargılanmasını istiyorum. ‘Aleyna Oransal hamileymiş’, bilmem ne... Öyle bir şey yok. Nasıl onlar ölenlerimizin üstünden cebini doldurmuşsa, o çocuğunu haramla kazanmışsa o da çocuğuyla birlikte yatacak, cezasını çekecek. Hepsi bu sermayenin içinde. 3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Ben adalet istiyorum. Adaletin sağlanmasını istiyorum. Hepsinin en ağır şekilde, baştan sona kadar cezalandırmalarını istiyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PSİKOLOJİMİZLE OYNUYORSUNUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şengül Yılmaz’ın kızı Nural Deniz, 8 aydır her yerde adalet için direndiklerini belirterek şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gerçekten bir şeylerin toplanması, düzenlenmesi için, adaletin olması gerektiği gibi ilerlemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun önüne geçebilmek için, bir şeyler olabilmesi için uğraşıyoruz. Tüm halktan, herkesten de yanımızda olması için destek bekliyoruz. 8 aydır hepimiz; kimimiz annemizi, kimimiz kızımızı, çocuğumuzu yanarak orada izledik. Kapılarda çocuklarımızın, annemizin, herkesin parçalarını topladık. Kimsenin cesedi yıkanmadı bile. Hiç kimsenin eli, kolu, uzvu hiçbir şeyi yoktu. Mahkemede sanıkların avukatları, hakime, ‘Ölenlerin suçu var. Geriye doğru kaçmışlar. Kapıya doğru kaçmamışlar’ diyor. ‘Ölenlerin vücut bütünlüğü var mıydı’ diyor. O yangında ölenlerin vücut bütünlüğü olma ihtimali var mı? Terbiyesizler. Nasıl kalkıp da böyle bir şeyi, böyle bir cümleyi bizim karşımızda konuşabiliyorsunuz? Zaten zorla ayakta duruyoruz. Kendimizi zor tutuyoruz. Orada boynunuzu büküp suçunuzu kabul etmek yerine yüzümüze bakıp bakıp bizimle dalga geçer gibi saçma sapan sorular sorup psikolojimizle oynuyorsunuz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BENİMKİ KÖPEK YAVRUSU MU”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerçekten inanılır, katlanılır gibi değil. O kadar zor şeyler yaşıyoruz ki, bırakın acımızı yaşamayı, adalet peşinde koşmaya çalışıyoruz. Ben mahkemeden bir gün önce 8 aylık çocuğumu doğurdum. Çocuğum 20 gün küvezde kaldı. Benim çocuğumun ciğerleri bile gelişmemişti. Ben ameliyattan çıktım, teyzemi aradım. Dedim ki, ‘Mahkeme nasıl gidiyor’. Bana ‘İki sanık tahliye oldu. Aleyna Oransal’ı tahliye etmişler. Ayağında kelepçeyle ev hapsi vermişler’ dedi. Niyeymiş, hamileymiş. Niyeymiş, gebeliği riskliymiş. Benim çocuğumun peki erken doğması, ciğerlerinin gelişmemesi, benim bu kadar stresli yaşamam bana reva da ona değil mi? Onunki evlat da benimkisi köpek yavrusu mu? Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum. Aleyna Oransal içeri girecek. Onun çocuğu da gerekiyorsa annesinin suçunu çekecek. Yangından bir gün önce hesabına 5 milyon lira maaş olarak yatıyor bu kadının. Bu kadın suçsuz diye dışarı çıkıp da ev hapsi verilmesini kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz de. O kadın da diğerleri gibi içeriye girecek, cezasını paşa paşa çekecek”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GECE GÜNDÜZ AĞLIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nisa Taşdemir’in annesi Hatun Taşdemir, acısını şu sözlerle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bizim canlarımız orada yanarken bunlar rahat rahat evlerinde oturmuşlardı. Rahat rahat evlerinde otururken bizim çocuklarımız orada bağırarak, çağırarak, yanarak kömür olurken ‘Bizi kurtarın’ diye sesleniyorlardı. Kurtaran yokmuş orada. ‘Anne, baba, sesimizi duyun’ ama nereden çıkacaklar? Çıkacak yer yokmuş. Ne kapı varmış ne çıkış varmış. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak, yanarak can verdiler. Hakları böyle miydi? Bunların günahı dünyaya gelmek miydi? Bunlar da yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Bunlara bakın. Genç kızlara bakın. Bunlar ölmek istediler mi acaba? Yok. Yaşamak istediler ama diri diri canlarımız orada yandılar. 7 kişiyi orada yakarak canlarını verdiler. Sonra da bizi suçluyorlar. ‘Kendi kendilerini yakmışlar’ diyorlar. Niye bu çocuklar kendi kendilerini yaksınlar? Nasıl yaksınlar kendilerini? Niye suçu bize yüklüyorlar? Hak hukuk böyle değil. Biz onların hakkını istiyoruz. Hakları yerde kalmasın. Çocuklarımız mezarlarında rahat rahat yatsınlar. 7 kişi can verirken onlar rahat rahat evlerinde oturmuşlar. Onlar keyif yaparken biz acı çekiyoruz. Biz gece gündüz ağlıyoruz. Hastanelerden çıkmıyoruz. Nisa’nın babası hasta. Gece gündüz bağırıyor, çağırıyor, ‘Kızım nerede’. Çare yok. Ne yapalım? Kızımızı kömür olarak aldılar elimizden. Kömür oldu, kara toprak oldu. Şimdi kızım kara toprağın altında. Elimizden bir şey gelmiyor. Hiçbir şey yapamadık.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KEMİKLERİ YERDEN TOPLADIM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir, her hafta acı çektiklerini belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Biz adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun. Onlar da acı çeksin. Biz her zaman acı çekiyoruz. 7 kişi kül oldu. Kefene bile sarılmadı. Mezara öyle koydular. Bari adalet yerini bulsun. Onların kemikleri mezarında sızlamasın. Biz adalet istiyoruz. Herkes bize yardım etsin. Başbakan’a sesleniyorum, Allah rızası için. Başka analar acı çekmesin. Ben çok acı çektim. Sadece kömürlerini toprağa koydum. Tuğba sabah kalktı, saat 08.00’de gitti. Ben bir süt onun cebine koydum. ‘Tuğba o sütü sıcak iç, sonra karnın acıkmasın’ dedim. Ne oldu? Yarım saat sonra Tuğba’nın kemiklerini yerden topladım. Öyle olmaz. Adalet olmuyor. Allah rızası için sesleniyorum. Bizim acılarımıza biraz yardım edin. Adalet yerini bulsun. Herkes cezasını çeksin.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BEN HER GÜN ÖLÜYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir de adalet bulamadıklarını vurgulayarak şunları dile getirdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Cumhurbaşkanına seslendik, ses gitmedi. Adalet Bakanı’na sesleniyoruz, yine ses gitmiyor. İçişleri Bakanı’na, Dışişleri Bakanı’na, 600 milletvekiline seslendik. Adamlar kulaklarını tıkıyor. Sesimizi duyan yok. Bizim istediğimiz adalet. 7 tane canımız gitti. Bu 7 can kömür olarak çıktı. Bunların kanı, ahı yerde kalmayacak. Ne olursa olsun bunun bedelini ödemeye hazırız. Kamu görevlilerini tutukluyorlar. 7 kişi can vermiş. İki gün içeride bırakıyorlar, ertesi gün serbest bırakıyorlar. Biz bu adaleti istemiyoruz. Gerçek bir adalet istiyorum. Madem Cumhurbaşkanı diyor ‘Hazreti Ömer’in adaleti’, ben de o adaleti istiyorum. Mahkemeye giriyoruz, etrafımızı jandarma sarıyor. Oturacağız bir yerde, konuşacağız; etrafımızı polis sarıyor. Her tarafımız sarılıyor. Bizim devletimizden istediğimiz tek şey adalet. Başka bir şey istemiyoruz. Suçu olanlar çıksın, adaletin önünde hesap versinler, cezalarını çeksinler. Ben her gün ölüyorum. 9 aydır her gece gözümden yaş akıyor. Bunların peşini ölene kadar bırakmayacağım. Ben bedeli ödemeye hazırım. Adalet Bakanı, suçlular burada, yakalasınlar, koysunlar cezaevine. Her gün ‘CHP, CHP, CHP’... Nerede AKP? Her gün Dilovası’nda rüşvet arıyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 09:53:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-icin-gebzede-adalet-nobeti-aileler-3-5-h162794.html">Dilovası için Gebzede &amp;quot;Adalet Nöbeti&amp;quot;... Aileler: 3-5 kuruş için canlarımızı yaktılar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-uyardi-termometreler-41-dereceyi-gosterecek-iste-il-h162793.html</link>
		<title>Meteoroloji uyardı: Termometreler 41 dereceyi gösterecek! İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Kastamonu ve Rize&#039;nin iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İşte 20 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önemli bir değişiklik olmayacağı, mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey, Akdeniz kıyılarında güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 37°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 36°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 39°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, doğu kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 36°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YOZGAT °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, Kastamonu'nun iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 32°C<br />
Parçalı bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, Rize çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 36°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 29°C<br />
Parçalı bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 36°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 29°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 39°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 09:40:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-uyardi-termometreler-41-dereceyi-gosterecek-iste-il-h162793.html">Meteoroloji uyardı: Termometreler 41 dereceyi gösterecek! İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-259-h162792.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın haftaya nasıl başladı? İşte 20 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.108 TL, ons altın ise 4.025 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orta Doğu'da çatışmaların şiddetlenmesi sonucu Brent petrolün varil fiyatının 90 dolar seviyesinin üzerine yükselmesi, enflasyona ilişkin kaygıları güçlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna ek olarak, Fed yetkililerinin faiz oranlarında ilave artışların gündeme gelebileceğine yönelik mesajları, altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 20 Temmuz 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.108,83 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.982,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 19.977,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.808,76 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.764,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 99.827,18 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.025,05 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 09:34:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-259-h162792.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-45-h162791.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (20 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 20 Temmuz 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 20 Temmuz 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,1674 (alış) 47,1791'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,0388 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 26 09:29:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-45-h162791.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/savsatta-res-tepkisi-bolge-halki-projeye-karsi-h162790.html</link>
		<title>Şavşatta RES tepkisi: Bölge halkı projeye karşı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Artvin&#039;in Şavşat ilçesi Yavuzköy Yaylası&#039;nda planlanan RES projesine ilişkin açıklama yapan İstanbul Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, projenin kamu yararına olmadığını ve ÇED raporunun yetersiz olduğunu savunarak yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin'in Şavşat ilçesine bağlı Kireçli, Yavuzköy ve Çamlıca köyleri ile Hopa ve Kemalpaşa yaylalarını kapsayan bölgede, Renecore Enerji Yatırımları AŞ tarafından yapılması planlanan 13 türbinlik Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesine bölge halkı tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keşif öncesinde Yavuzköy'de bir araya gelen yurttaşlar, yaptıkları açıklamada, yenilenebilir enerjiye karşı olmadıklarını ancak projenin uygulanacağı alanın yanlış seçildiğini, ÇED raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını savundu. Açıklamada, projenin kamu yatırımı değil, çok uluslu özel bir şirket tarafından yürütüldüğü ifade edilerek, doğaya, yaylalara ve yaşam alanlarına vereceği zararın ise bölge halkı ile gelecek kuşakların omuzlarında kalacağı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SOL Parti Şavşat İlçe Başkanı Ebabekir Keskin de "Elimizde taşıdığımız dövizler zaten her şeyi anlatıyor. Biz de biliyoruz. Tek seçeneğimiz var; mücadeleyi büyütmeliyiz. Bunun dışında bir kurtuluşumuz yok" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/f9ded66e-b97f-454f-9066-3f4f4843786b-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Şavşat İlçe Başkanı Mehmet Bora Öztürk, "20 kilometrelik alanın büyük bir kısmı HES'lerle ilgili. Yine diğer bölgede madencilik faaliyetleri var. Aynı zamanda gündemde Bazgiret maden alanı bulunuyor. Dört bir taraftan kuşatılmış bir Şavşat var." açıklamasında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Madencilik, HES'ler, yeşil yollar; karşıda yine bu yolların bir bağlantısı yapılacak ve ormansızlaşma olacak. Bunların hepsini topladığınız zaman, yanına bir de sürdürülebilir enerji kaynağı, yenilenebilir enerji kaynağı diye rüzgar enerjisini koyduğunuzda, bu büyüklükte bir yatırım söz konusu olduğunda, buradaki ekosistemin bu yatırımı kaldırma şansı yoktur. Bu yük, bu ekosistemin omuzlarına çok fazla gelir. Bunu herkesin kabul etmesi gerekir."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mustafa Faruk Altun, rüzgar enerjisine karşı olmadıklarını ancak proje alanının yanlış seçildiğini, ÇED raporunun yetersiz olduğunu ve kararın bölgenin doğal-kültürel değerleri açısından kabul edilemez olduğunu savunarak şöyle konuştu:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5e197520-e342-4a90-aac3-75694fb5a024-w_1.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Artvin'in en büyük mera alanlarından biri olan bu bölgede kurulması planlanan 13 rüzgar türbini ve şalt sahası; yolları, enerji nakil hatları, kazı çalışmaları ve güvenlik alanlarıyla birlikte 26 kilometrekareyi aşan geniş bir alanı etkileyecektir. Burası endemik bitkilerin, yaban hayatının, su kaynaklarının ve binlerce yıllık yaylacılık kültürünün yaşadığı bir yaşam alanıdır. Bu doğal denge bozulduğunda kaybedilecek olan bölgenin geleceği olacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölge halkının çok büyük çoğunluğu bu projeye karşıdır. İnsanlarımız, doğup büyüdükleri toprakların çocuklarına bırakacakları en değerli miras olduğunun bilinciyle hareket etmektedir. Halkın iradesi ve bilimsel gerçekler dikkate alınmadan verilecek hiçbir karar meşru kabul edilemez. Bugün bir kez daha sesleniyoruz, bu projeyi yeniden değerlendirin. Bilim insanlarının, meslek odalarının, hukukçuların ve yöre halkının itirazlarını dikkate alın. Geri dönüşü mümkün olmayan doğa tahribatına izin vermeyin."</span></p>

<p></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 18:32:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/savsatta-res-tepkisi-bolge-halki-projeye-karsi-h162790.html">Şavşatta RES tepkisi: Bölge halkı projeye karşı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kemerburgazdaki-imar-planlarina-bilirkisi-raporu-sehircilik-ilkelerine-h162789.html</link>
		<title>Kemerburgazdaki İmar Planlarına Bilirkişi raporu: Şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Kemerburgaz Uzun Kemer çevresinin imar planı değişikliklerine karşı açılan davada bilirkişi raporu hazırlandı. Bölgenin 2025 yılında yoğun yapılaşmaya açılmasının üst ölçekli planları ve Koruma Kurulu kararlarını ihlal ettiğini belirten heyet, planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı tespitini yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kemerburgaz Uzun Kemer çevresine ilişkin imar planı değişikliklerine karşı açılan davada bilirkişi raporu hazırlandı. İstanbul 19. İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında hazırlanan raporda, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerinin, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı vurgulandı. Bilirkişi heyeti, tarihi su yolları ve tarım alanlarını barındıran bölgenin yoğun yapılaşmaya açılmasının üst ölçekli planları ve koruma kararlarını ihlal ettiğini tespit etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, dava konusu alanın plan değişikliği öncesinde büyük ölçüde tarım alanı, bir bölümünün ise plansız alan niteliğinde olduğu anımsatıldı. Söz konusu bölgenin, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda, "Gelişimi ve Yoğunluğu Denetim Altında Tutulacak Alan" olarak tanımlandığına işaret edilen raporda, buna rağmen 2025 yılında yapılan değişiklikle alanın önemli bir kısmının konut, ticaret + konut ve kamu hizmet alanına dönüştürüldüğü aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Heyet, bu kararların üst ölçekli planlara aykırı olduğunu ve plan hiyerarşisini ihlal ettiğini belirtti. Alanın "tarımsal niteliğini kaybettiği" gerekçesiyle yapılaşmaya açılmasını eleştiren bilirkişiler, bu yaklaşımın kamu yararından ziyade arazinin ekonomik değerini artırmaya odaklandığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, yoğun yapılaşmanın tarım alanlarının kaybına yol açacağı, nüfus ve araç yoğunluğunu artıracağı, Kırkçeşme Galeri Hattı ile Su Kuşakları Koruma Bandı üzerinde de baskı oluşturacağı uyarısı yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KORUMA KURULU KARARI ÇİĞNENDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihi Uzun Kemer (Kırkçeşme Su Yolu Sistemi) çevresindeki koruma hükümlerine de dikkat çekilen raporda, İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararlarına atıf yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurul kararına göre, tarihi yapının 0-25 metre bandında hiçbir surette yapılaşma yapılamayacağı, 25-50 metre bandında ise yalnızca peyzaj düzenlemesine izin verilebileceği hatırlatıldı. Ancak dava konusu planlarda 25-50 metre bandının, "Konut ve Ticaret + Konut Alanı" olarak tanımlandığı ve bu durumun Koruma Kurulu kararına açıkça aykırılık teşkil ettiği saptandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SOSYAL DONATI VE ALTYAPI ANALİZLERİ YETERSİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Planların yalnızca konut üretimine odaklandığı belirtilen bilirkişi raporunda, yeni gelecek nüfusun ihtiyaç duyacağı eğitim, sağlık, kültür ve sosyal donatı alanlarına ilişkin yeterli analizlerin yapılmadığı kaydedildi. Kişi başına düşen yeşil alan miktarının yasal standartların altında kaldığı, ulaşım çözümlerinin yetersiz olduğu ve otopark ihtiyacının hesaplanmadığı teknik verilerle ortaya konuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BİLİRKİŞİ HEYETİ: "PLANLAR KAMU YARARINA AYKIRI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her iki plan ölçeğinin gerektirdiği ayrıntılı analizlerin yapılmadığını ve plan raporlarının büyük ölçüde birbirinin tekrarı olduğunu belirten bilirkişi heyeti, sonuç bölümünde dava konusu planların, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, planlama tekniklerine, kamu yararına ve üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığı kanaatine vardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'un tarihi su yapıları, doğal yaşamı ve tarım alanlarının korunmasının hukuki, toplumsal ve çevresel bir sorumluluk olduğu vurgulanan raporda, ilgili kurumların mahkeme sürecindeki teknik ve hukuki tespitleri dikkate alarak planlama kararlarını yeniden değerlendirmesi gerektiği ifade edildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 18:05:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kemerburgazdaki-imar-planlarina-bilirkisi-raporu-sehircilik-ilkelerine-h162789.html">Kemerburgazdaki İmar Planlarına Bilirkişi raporu: Şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/corum-da-30-metreden-dusen-parasutcu-hayatini-kaybetti-h162788.html</link>
		<title>Çorum&amp;#039;da 30 metreden düşen paraşütçü hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Çorum&#039;un Oğuzlar ilçesinde düzenlenen 3. Geleneksel Yamaç Paraşütü ve Yayla Şenlikleri sırasında meydana gelen kazada, Antalya&#039;dan katılan 48 yaşındaki yamaç paraşütü pilotu Bayram Kurt yaşamını yitirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çorum'un Oğuzlar ilçesinde düzenlenen 3. Geleneksel Yamaç Paraşütü ve Yayla Şenlikleri sırasında meydana gelen kazada, Antalya'dan katılan 48 yaşındaki yamaç paraşütü pilotu Bayram Kurt yaşamını yitirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tekke Dağı'ndan havalandıktan kısa süre sonra henüz belirlenemeyen nedenle yaklaşık 30 metre yükseklikten düşen Kurt, kaldırıldığı Oğuzlar Devlet Hastanesi'nde doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kazayla ilgili jandarma ekiplerince inceleme başlatıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 17:52:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/corum-da-30-metreden-dusen-parasutcu-hayatini-kaybetti-h162788.html">Çorum&amp;#039;da 30 metreden düşen paraşütçü hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusu-ulus-ataturk-heykeli-h162787.html</link>
		<title>&amp;quot;78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&amp;quot; Ulus Atatürk Heykeli önünde sona erdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bolu Grand Kartal Otel yangınında annesi, ağabeyi ve yeğenini kaybeden Oktay Akişli&#039;nin, bakanlık yetkililerinin de yargılanması talebiyle 11 Temmuz&#039;da Bolu&#039;dan başlattığı 186 kilometrelik &quot;78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&quot; Ulus Atatürk Heykeli önünde sona erdi. Akişli&#039;yi aile yakınlarını yangın faciasında kaybeden aileler karşıladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler adına, faciada annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina'yı kaybeden Oktay Akişli'nin, "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle 11 Temmuz'da Bolu Adliyesi'nden Ankara'ya başlattığı 186 kilometrelik "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü", Ulus Atatürk Heykeli önünde sona erdi. Akişli'yi, yakınlarını yangın faciasında kaybeden aileler karşıladı.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/f45ab40a-fb91-4826-aae8-c7ed61c84b0c-w.png" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileler, faciada yaşamını yitiren yakınlarının fotoğraflarının yer aldığı pankartların yanı sıra üzerinde, "Gecikmiş adalet, adalet değildir", "Grand Kartal Otel, kötülük müzesine dönüştürülsün", "Turizm Bakanı istifa", "78 canımız için buradayız", "Hiçbir makam hukuktan üstün değildir" yazılı dövizler taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileler ve Oktay Akişli, Ulus Atatürk Heykeli önünde basın açıklaması yapacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 12:50:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusu-ulus-ataturk-heykeli-h162787.html">&amp;quot;78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&amp;quot; Ulus Atatürk Heykeli önünde sona erdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ozdag-dan-bakan-tekin-e-cumhuriyet-le-osmanli-h162786.html</link>
		<title>Özdağ&amp;#039;dan Bakan Tekin&amp;#039;e: &amp;quot;Cumhuriyet&amp;#039;le Osmanlı arasında bir kavga yok, kavga senin Cumhuriyet&amp;#039;le kavgan&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;i eleştirerek, &quot;Cumhuriyet&#039;le Osmanlı arasında bir kavga yok. Kavga senin Cumhuriyet&#039;le kavgan. Senin, Kurtuluş Savaşı’nı Osmanlı’dan kurtulmak zannetmen&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik açıklamalarda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, "Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı'yla zaten barışık. Türkiye Cumhuriyeti, 16 Türk devletini Cumhurbaşkanlığı Forsu'ndaki 16 yıldızla milli tarih bilincine çevirdi. Cumhuriyet'le Osmanlı arasında bir kavga yok. Kavga senin Cumhuriyet'le kavgan. Senin, Kurtuluş Savaşı'nı Osmanlı'dan kurtulmak zannetmen" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tekin'i Kurtuluş Savaşı üzerinden eleştiren Özdağ, "Üzerinden 104 sene geçtikten sonra Kurtuluş Savaşı'nın koskoca Osmanlı'dan kurtulmak için yapıldığına inanan gayri milli eğitimsizlik bakanı Yusuf Tekin" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, paylaşımında, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yusuf Tekin 1918-1923 arasında İstanbul'da padişah Vahdettin'e sadık kalır, Damat Ferit hükümetinde eğitim bakanı olur, Anzavur'un güçlerine destek olur, Nemrut Mustafa Divanı'nı alkışlar mıydı? Ne dersiniz? Yusuf Tekin hangi tarafta yer alırdı? Vahdettin'in mi yoksa Mustafa Kemal Atatürk'ün mü?"&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 12:30:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ozdag-dan-bakan-tekin-e-cumhuriyet-le-osmanli-h162786.html">Özdağ&amp;#039;dan Bakan Tekin&amp;#039;e: &amp;quot;Cumhuriyet&amp;#039;le Osmanlı arasında bir kavga yok, kavga senin Cumhuriyet&amp;#039;le kavgan&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-uc-il-icin-kuvvetli-yagis-iki-bolge-icin-h162785.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den üç il için kuvvetli yağış, iki bölge için kuvvetli rüzgar uyarısı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Ardahan, Kars ve Erzurum&#039;un kuzeydoğusu için kuvvetli yağış, Marmara&#039;nın güneybatısı, Kuzey Ege kıyıları ile Doğu Anadolu&#039;nun güneydoğusu için ise kuvvetli rüzgar uyarısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava durumu tahminini paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji'nin değerlendirmesine göre, hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmiyor. Sıcaklıkların ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji, öğle saatlerinden sonra Ardahan ve Kars çevreleri ile Erzurum'un kuzeydoğusunda yağışların yerel olarak kuvvetli olmasının beklendiğini belirterek, sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca Marmara'nın güneybatısı ve Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden, Doğu Anadolu'nun güneydoğu kesimlerinde ise güneyli yönlerden rüzgarın saatte 30 ila 60 kilometre hızla kuvvetli esmesinin beklendiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji Genel Müdürlüğü, kuvvetli rüzgar nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı da dikkatli ve tedbirli olunması çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 12:15:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-uc-il-icin-kuvvetli-yagis-iki-bolge-icin-h162785.html">Meteoroloji&amp;#039;den üç il için kuvvetli yağış, iki bölge için kuvvetli rüzgar uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-abd-saldirilarinin-ardindan-korfez-e-yonelik-operasyonlarini-h162784.html</link>
		<title>İran, ABD saldırılarının ardından Körfez&amp;#039;e yönelik operasyonlarını yeniden başlattı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin İran&#039;daki askeri hedeflere üst üste düzenlediği hava saldırılarının ardından İran, Körfez&#039;deki ABD müttefiklerine yönelik saldırılarını yeniden başlattı. Taraflar Hürmüz Boğazı&#039;nda karşılıklı hamlelerde bulunurken, İran petrol ve doğal gaz ihracatını durdurma tehdidini yineledi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran ve ABD medyasında yer alan haberlere göre İran, ABD'nin ülke genelindeki askeri hedefler ve lojistik altyapıya yönelik yedinci gece üst üste düzenlediği hava saldırılarının ardından, Körfez'deki ABD müttefiklerine yönelik saldırılarını yeniden başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çatışmalar, yalnızca hava saldırılarıyla sınırlı kalmazken; ABD, İran'a yönelik deniz ablukasını uygulamaya başladığını açıkladı. İran ise Hürmüz Boğazı'nda geçiş kurallarını ihlal ettiğini öne sürdüğü gemilere müdahalede bulunduğunu duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler enerji piyasalarını da etkiledi. Brent petrol ve ABD ham petrolü (WTI), dün yüzde 4'ün üzerinde yükselerek son bir ayın en yüksek seviyelerini gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), son operasyonlarda gözetleme tesisleri, askeri lojistik altyapısı, yer altındaki silah depoları ve İran'ın denizcilik kabiliyetlerinin hedef alındığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM açıklamasında, operasyonlarda savaş uçakları, insansız hava araçları, savaş gemileri ve diğer askeri unsurların kullanıldığı belirtilerek, Orta Doğu'da görev yapan 50 binden fazla Amerikan askerinin yüksek hazırlık seviyesinde bulunduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran basını ise ülkenin güneyindeki Cask kentinde elektrik altyapısı ile deniz suyunu arıtma tesislerinin füze saldırısına uğradığını bildirdi. Yerel yetkililer, saldırıların ardından çevredeki köylerde içme suyu kesintileri yaşandığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KARŞILIKLI HAMLELER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD, deniz ablukası kapsamında dört ticari geminin rotasının değiştirildiğini, bir geminin etkisiz hale getirildiğini ve bir başka gemiye çıkıldığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiği kurallarını ihlal ettiğini iddia ettiği dört geminin füze ve insansız hava araçlarıyla durdurulduğunu öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran medyası ayrıca boğazın güneyinde mayınlı rotadan geçtiği belirtilen iki petrol tankerinde patlama meydana geldiğini ve gemilerin alev aldığını iddia etti. ABD Ordusu ise söz konusu iddiayı yalanladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Yemen açıklarında silahlı kişilerin bir ticari gemiye el koyduğu bildirildi. Olay, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişeleri de artırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları'nın "ABD'nin saldırganlığı sona erene kadar bölgeden kimyasal gübre ile petrol ve doğal gaz ihracatına izin verilmeyeceği" yönündeki açıklamasını yayımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİVİL ALTYAPILAR DA HEDEF OLUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres'in özellikle İran'da ve bölge genelinde sivil altyapıya yönelik saldırılardan derin endişe duyduğunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran medyası, bu sabah Hürmüzgan eyaletinde düzenlenen saldırılarda üç kişinin hayatını kaybettiğini, sekiz kişinin yaralandığını, iki köprü ile bir kara yolu tünelinin hasar gördüğünü bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sirik, Ahvaz, Yezd, Cask ve Hürremabad kentlerinde de gece boyunca patlama sesleri duyulduğu aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet medyası dün de ülkenin güneyindeki en az beş köprünün ABD saldırılarında vurulduğunu, Bender Hamir Limanı çevresindeki saldırılarda yedi kişinin öldüğünü ve tren istasyonunun hedef alındığını bildirmişti. Pakistan sınırına yakın İransahr Havalimanı'nın da saldırıya uğradığı öne sürülmüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İRAN, ABD ÜSLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPAN ÜLKELERİ HEDEF ALDIĞINI DUYURDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın müzakerelere dönmemesi halinde enerji altyapısına yönelik kapsamlı saldırılar düzenleyebileceklerini açıklarken, İran kıyılarına yönelik olası kara operasyonunun düzenlenme olasılığını da reddetmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'li yetkililer, İran'ın güneyine yönelik operasyonların Trump'a farklı askeri seçenekler sunmayı amaçladığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ise Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD üslerinin yanı sıra Hint Okyanusu'nun kuzeyindeki bir ABD savaş gemisini hedef aldığını ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan Sivil Savunma Teşkilatı, ülkenin en az iki bölgesinde aylar sonra ilk kez erken uyarı alarmı yayımladı. Yetkililer şu ana kadar herhangi bir hasar bildirilmediğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuveyt makamları ise İran saldırılarında ülkenin elektrik üretim ve deniz suyu arıtma tesislerinden birinin vurulduğunu, tesiste yangın çıktığını ve çok sayıda elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuveyt Ordusu daha sonra İran'a ait insansız hava araçlarına müdahale edildiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları ise Bahreyn'de ABD'ye ait bir insansız hava aracı deposunu ve ülkenin ana yapay zekâ merkezini balistik füzeler ile insansız hava araçlarıyla vurduğunu iddia etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran resmi haber ajansı da İran donanmasının Hint Okyanusu'nun kuzeyinde "düşman bir ABD gemisine" kıyıdan denize seyir füzesi fırlattığını duyurdu. İran Ordusu, saldırının ardından ABD gemisinin bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldığını öne sürdü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 12:02:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-abd-saldirilarinin-ardindan-korfez-e-yonelik-operasyonlarini-h162784.html">İran, ABD saldırılarının ardından Körfez&amp;#039;e yönelik operasyonlarını yeniden başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-iktidarin-ve-resmi-gorevlilerin-h162783.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: &amp;quot;İktidarın ve resmi görevlilerin bilinçli çabası olmadan Haluk Levent&amp;#039;in böyle bir düzenek kurma ihtimali yok&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, &quot;Haluk Levent bir tarafta, sistem bir tarafta diye bir şey yok. Birleşmişler, istismar etmişler hep birlikte gayet açık bu. Burada halkımızın çaresizliği var. Bu meselede, iktidarın ve resmi görevlilerin bilinçli bir çabası olmadan Haluk Levent&#039;in böyle bir düzenek kurma ihtimali yok. Toplanan büyük paralardan söz ediyoruz, bu sistem bu parayı kullanır. Bu da bir sermaye birikim yöntemidir&quot; diye konuştu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Elips TV'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılınanı ilişkin konuşan Okuyan, Fethullahçı yapılanmanın AK Parti ile başlamadığını, devletin stratejik bir tercihi olarak 90'lardan itibaren yapılandırıldığını ifade etti. Okuyan, "Bu hedefler AKP iktidarından önce planlandı, devletin neredeyse resmi bir stratejisi haline geldi ve AKP onun üzerine iktidar oldu. İktidar olduğunda da hem kadro kaynakları açısından hem de siyasi hedefler açısından cemaate muhtaçtı AKP. Bir siyasi parti gibi örgütlenen hareketler değiller bunlar. İktidarlılar, devletliler; dolayısıyla devleti ele geçirdiler gibi bir öykü yanlış. Devletle beraber hareket ettiler ve bir strateji uyguladılar" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Darbe girişimine giden sürecin yalnızca Türkiye'nin iç siyasetiyle açıklanamayacağını söyleyen Okuyan, 15 Temmuz'un başarısız olmasının önemine işaret ederek, "Sonuca baktığımızda 10 yıl sonra 'kim kazandı' sorusunun yanıtı tartışmalı çünkü cemaatin hedeflerinin tamamı gerçekleşmiş durumda. Cumhuriyetçi birikim baskılanmış, büyük ölçüde ortadan kaldırılmış durumda. Türkiye Amerikancı bir çizgiye yerleştirilmiş bir durumda. Neredeyse komşularımızla savaş haline gelmek üzereyiz. Bunları unutmayalım. Uğursuz bir darbe girişimi, kanlı bir darbe girişimi, Amerikancı bir darbe girişimi. Kesinlikle 15 Temmuz’da direkten döndü bu ülke" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUHSİN YAZICIOĞLU SORUŞTURMASI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir soru üzerine, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturmada yeniden açılan dosyaları değerlendiren Okuyan, yargı alanında yapılan hamlelerin bir "hukuki arınma" değil, iktidar bloku içindeki sertleşen kavganın bir yansıması olduğunu belirtti. Okuyan, "Muhsin Yazıcıoğlu’nun 12 Eylül öncesindeki görevi, örneğin ülkü ocakları genel başkanlığı herhangi bir görev değil. Türkiye’deki sistem yeniden yapılandırılırken önemli roller üstlendi. Türkiye sağı zaten bütün kadrolarıyla böyledir. Görünen siyasi tercihler ile bu ilişkilerin karmaşıklığını birbirinden ayırmak gerekir. Aslında Türkiye sağı her zaman birbiriyle ilişkilidir" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AHBAP SORUŞTURMASI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKP Genel Sekreteri Yaşar Okuyan, 6 Şubat depremleri sonrası AHBAP Derneği ve Haluk Levent üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin de konuştu. Meselenin bir "yardımseverlik" konusundan ziyade, kamunun tasfiyesi ve sermaye aktarımı olduğuna işaret eden Okuyan, "Buna izin veriliyorsa bu sistem içi bir şeydir. Haluk Levent bir tarafta, sistem bir tarafta diye bir şey yok. Birleşmişler, istismar etmişler hep birlikte gayet açık bu. Burada halkımızın çaresizliği var. Bu meselede, iktidarın ve resmi görevlilerin bilinçli bir çabası olmadan Haluk Levent'in böyle bir düzenek kurma ihtimali yok. Toplanan büyük paralardan söz ediyoruz, bu sistem bu parayı kullanır. Bu da bir sermaye birikim yöntemidir" diye konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 26 11:45:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-iktidarin-ve-resmi-gorevlilerin-h162783.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: &amp;quot;İktidarın ve resmi görevlilerin bilinçli çabası olmadan Haluk Levent&amp;#039;in böyle bir düzenek kurma ihtimali yok&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/cevre-illerde-tesisler-yukseliyor-ceyhanda-ihale-bile-yok-h162782.html</link>
		<title>Çevre İllerde Tesisler Yükseliyor, Ceyhanda İhale Bile Yok</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, 6 Şubat depremlerinde
hasar gören ve Mayıs 2024&amp;#39;te yıkımı gerçekleştirilen 156 bin nüfuslu Adana Ceyhan İlçe
Stadyumu’nun, aradan geçen zamana rağmen hâlâ yapılmamasını TBMM Gündemine taşıdı.
Sümer, “Çevre illerde spor kompleksleri bir yılda yükselirken, Ceyhan&amp;#39;da henüz ihale
aşamasına bile geçilmedi.” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ SÜMER ‘DEN CEYHAN STADYUMU ÇIKIŞI: “ÖDENEK HAZIR DENDİ,<br />
ÇİVİ ÇAKILMADI!”<br />
Ceyhan halkı ve Ceyhan Spor taraftarlarının haklı isyanına ortak olan Orhan Sümer, çevre<br />
illerdeki modern spor tesislerinin bir yıl gibi kısa sürede tamamlandığına dikkat çekti. 156 bin<br />
nüfuslu ilçenin göz bebeği olan Ceyhan Spor’un stadyumsuz bırakılmasının kabul edilemez<br />
olduğunu belirten Sümer; gençlerin ve sporcuların çok zor şartlar altında spor yapmaya<br />
mahkum edildiğini dile getirdi.<br />
Süreç içerisinde geçici bir çözüm olarak sunulmaya çalışılan ve milyonlarca liralık kamu<br />
israfına yol açacağı belirtilen 800 kişilik portatif tribün projesine de değinen Sümer, bu israfa<br />
Ceyhan Spor taraftarlarının ve duyarlı kamuoyunun sert tepkisiyle engel olunduğunu<br />
hatırlattı. Ceyhan halkının geçici makyaj çözümler yerine, ilçeye yakışır, kalıcı ve modern bir<br />
stadyum talep ettiğini vurguladı.<br />
Bakanlığa Çağrı: &amp;quot;Gençlerimizi Zor Şartlara Mahkum Etmeyin&amp;quot;<br />
Ceyhan halkının zor şartlarda spor yapmasının önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizen<br />
Orhan Sümer, Gençlik ve Spor Bakanlığını derhal göreve davet ederek konuşmasını şöyle<br />
tamamladı:<br />
&amp;quot;Ceyhan Spor’un stadyumuna kavuşması, gençlerimiz ve taraftarlarımız için sadece bir spor<br />
alanı değil, aynı zamanda hayati bir sosyal sorumluluktur. Gençlik ve Spor Bakanlığını derhâl<br />
somut adım atmaya, şeffaf bir ihaleyle Ceyhan ilçemize yakışır modern bir stadyum inşa</span><br />
etmeye davet ediyoruz.&amp;quot;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 16:19:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/cevre-illerde-tesisler-yukseliyor-ceyhanda-ihale-bile-yok-h162782.html">Çevre İllerde Tesisler Yükseliyor, Ceyhanda İhale Bile Yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekliden-3-bin-552-liralik-artisa-isyan-sadaka-veriyor-sadaka-copten-alin-yiyin-diyor-50-sene-calistim-23-bin-lira-veriyorlar-bunlar-gitsin-basimizdan-artik-h162781.html</link>
		<title>Emekliden 3 bin 552 liralık artışa isyan: Sadaka veriyor sadaka, çöpten alın yiyin diyor... 50 sene çalıştım, 23 bin lira veriyorlar... Bunlar gitsin başımızdan artık...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[En düşük emekli aylığına 3 bin 552 liralık artış geçim sıkıntısı içindeki emeklinin derdine devam olmadı. Mecidiyeköy&#039;de ANKA&#039;ya konuşan emeklilerden biri, &quot;Sadaka veriyor, sadaka. Çöpten alın yiyin diyor, 1 simit size çok diyor. Onu da alamıyoruz artık; simit de artık zenginin oldu. Onlar bal kaymak yesin biz burada sürünelim. Bak çöpten topluyorum da giyiniyorum. Alamıyorum, yok. Bunlar gitsin başımızdan, kim gelirse gelsin artık&quot; sözleriyle tepki gösterdi. Bir başka emekli &quot;Bir yere gidip bir tane çay içemiyoruz. 50 sene çalıştım 20 bin lira veriyorlar. Şimdi 23 bin 552 lira; neye yetiyor?&quot; diye sorarken, bir başkası &quot;Yanlış alımlar, özel hastanelere yapılan protokoller, şehir hastaneleriyle yapılan protokoller. Bu sebeple SGK battı. Emekliler yüzünden değil&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">En düşük emekli aylığına 3 bin 552 liralık artış geçim sıkıntısı içindeki emeklinin derdine devam olmadı. Mecidiyeköy'de ANKA'ya konuşan emeklilerden biri, "Sadaka veriyor, sadaka. Çöpten alın yiyin diyor, 1 simit size çok diyor. Onu da alamıyoruz artık; simit de artık zenginin oldu. Onlar bal kaymak yesin biz burada sürünelim. Bak çöpten topluyorum da giyiniyorum. Alamıyorum, yok. Bunlar gitsin başımızdan, kim gelirse gelsin artık" sözleriyle tepki gösterdi. Bir başka emekli "Bir yere gidip bir tane çay içemiyoruz. 50 sene çalıştım 20 bin lira veriyorlar. Şimdi 23 bin 552 lira; neye yetiyor?" diye sorarken, bir başkası "Yanlış alımlar, özel hastanelere yapılan protokoller, şehir hastaneleriyle yapılan protokoller. Bu sebeple SGK battı. Emekliler yüzünden değil" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ekonomisti Prof Dr. Aziz Çelik, 23 bin 552 lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığı alanların sayısının 7 yılda yaklaşık 7 kat artarak 5.1 milyona çıktığını, yani dipteki emeklilerin sayısı hızla artıyor. Çelik'e göre,&nbsp;2019'da emeklilerin yüzde 7'si en düşük emekli aylığı alırken, bu oran 2026'da yüzde 31'e yükseldi, her üç emekliden biri en düşük emekli aylığı alıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>ÇELİK: "EMEKLİLER SEFALETTE EŞİTLENDİ"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tespitlerini; "Ortalama emekli aylığı ile en düşük emekli aylığı arasındaki makas hızla kapanıyor. Çünkü ortalama emekli aylıkları eriyor.&nbsp;En düşük emekli aylığı uygulamasının başladığı 2019'da ortalama emekli aylığı, en düşük emekli aylığından yüzde 92 daha yüksekti. Temmuz 2026'da bu fark yalnızca yüzde 15'e düştü.&nbsp;Ortalama emekli aylıkları, en düşük emekli aylığına hızla yaklaşıyor" sözleriyle özetleyen Çelik'e göre "Bunun nedeni açık: Çünkü en düşük emekli aylığı 24 kat arttı.&nbsp;Ortalama emekli aylığı ise sadece 14 kat arttı.&nbsp;Sonuçta ortalama emekli aylığı hızla aşağı çekildi ve emekliler daha iyi koşullarda değil, sefalette eşitlendi.&nbsp;Milyonlarca emekli, daha yüksek refahta değil, daha düşük gelir düzeyinde buluşuyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik'in dikkat çektiği bir başka veri ise&nbsp;2026'nın ilk 6 ayı (Ocak–Haziran) merkezi yönetim bütçe verileri oldu. Çelik'in son paylaşımına göre, toplam 8 trilyon 731 milyar TL olan&nbsp;bütçe harcamasının&nbsp;1 trilyon 464 milyar TL'nin faiz giderlerinden oluştu, milyonlarca sigortalı ve emekliye ise sadece 821 milyar TL ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin içinde bulunduğu son durumu Mecidiyeköy'de vatandaşlara sorduk. Bir emekli, "Sadaka veriyor, sadaka. Çöpten alın yiyin diyor, 1 simit size çok diyor. Onu da alamıyoruz artık; simit de artık zenginin oldu. Onlar bal kaymak yesin biz burada sürünelim. Bak çöpten topluyorum da giyiniyorum. Alamıyorum, yok. Bunlar gitsin başımızdan, kim gelirse gelsin artık" sözleriyle isyan etti. Bir başkası, "Bir yere gidip bir tane çay içemiyoruz. 50 sene çalıştım 20 bin lira veriyorlar. Şimdi 23 bin 552 lira; neye yetiyor? cebimde var 60 lira para. Ne yapayım? Seçim olmadan bu ülkede hiçbir şey düzelmez" derken, bir başkası ise sorunun kaynağına "Yanlış alımlar, özel hastanelere yapılan protokoller, şehir hastaneleriyle yapılan protokoller. Bu sebeple SGK battı. Emekliler yüzünden değil" sözleriyle dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA'ya konuşan emekli yurttaşların iktidarın emekli politikasına ilişkin görüşleri şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“EMEKLİ MAAŞINA 3,5 LİRA SADAKA VERİYORSA, KİRALARI DA DÜŞÜRSÜN AŞAĞIYA”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Başımızdaki adam gibi verseydi; kara kara düşünüyoruz şimdi. İki buçuk, iki buçuk sadaka veriyor. 25 bin lira ev, kötü ev. Ne yapalım biz şimdi? Yıllarca sokak süpürdüm çöpçülükte, yağmurda yağışta köpek gibi çalıştım, aldığım maaş bu aydan itibaren 23 küsür lira. Sadaka veriyor, sadaka. Çöpten alın yiyin diyor, 1 simit size çok diyor. Onu da alamıyoruz artık; simit de artık zenginin oldu. Onlar bal kaymak yesin biz burada sürünelim. Bak çöpten topluyorum da giyiniyorum. Alamıyorum, yok. Bunlar gitsin başımızdan, kim gelirse gelsin artık. İyi yaptığı şeyler de var hastane konularında ama ondan sonrasını hep kötü etti. Bizi resmen süründürüyor. 6 aydır iş bekliyordum; işe giriyorum şimdi bekçi olarak...1 teneke yağ, 1 paket çay, 2 kilo şeker 2 bin lira; ne yiyeyecek bu emekli? Bina yıkıma giriyor, ev arıyorum. Buraya geldim oturdum kara kara düşünüyorum. 40-50 bin lira kira diyorlar. Devlet düşürsün kiraları aşağıya. Emekli maaşına 3,5 lira sadaka veriyorsa, kiraları da düşürsün aşağıya. Hiç bir şey yapmıyor, hiç. Sadece garibanı öldürüyor. Zengini kaldırdı, garibanı öldürdü.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“DAHA 1 HAFTA VAR MAAŞ ALMAYA, CEBİMDE VAR 60 LİRA PARA”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bak burada oturuyoruz. Bir yere gidip bir tane çay içemiyoruz. 50 sene çalıştım 20 bin lira veriyorlar. Şimdi 23 bin 552 lira; neye yetiyor? Ayın 23’ünde alıyorum, daha 1 hafta var maaş almaya; cebimde var 60 lira para. Ne yapayım? Seçim olmadan bu ülkede hiçbir şey düzelmez. Oy için insanları EYT’den emekli etti, olan bize oldu. Bizim en az emekli olarak, 40-42 lira maaş almamız lazım. Veriyorlar mı? Yok. Seçim olmadan da olmaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"EMEKLİ OLDUĞUMDA ASGARİ ÜCRETTEN FAZLA ALIYORDUM ŞİMDİ ASGARİ ÜCRETTEN BAYAĞI DÜŞÜK ALIYORUM; HERKESİ EŞİTLEDİLER O YÖNDEN"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“21 küsur (bin) lira alıyorum. Ben ilk emekli olduğum zaman asgari ücretten fazla ücret alıyordum. Ama şimdi asgari ücretten bayağı düşük alıyorum... Şu emekli maaşıyla geçinmek gerçekten zor. Ben ayrıca çalışıyorum. Ev kendimin olmasına rağmen zor yani; hayat gerçekten zor. Emeklilerle ilgili hiçbir zaman gerçek değerini emeklilerin ücreti olarak vermedi. Her şey ortada. Hiçbir şeyi ellemeseydi, benim şu andaki emekli maaşım 38-40 bin lira olacaktı. Yani herkesi eşitlediler o yönden.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“BEN ÇALIŞIYORUM, BUYURUN SİZ DE ÇALIŞIN”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu biraz politikaya girecek, siyasete girecek...Tabii ki (emekli maaşları) günümüz şartlarında yeterli değil. Ama yetinmeyi de bilmek lazım biraz. Mesela pazara sabah gidip de 60-70 lirayken almak yerine akşam üzeri gidersin 30 liraya, 20 liraya düşüyor, belki seçilmiş oluyor ama sen de seçersin... Evet 23 bin lirayla geçinilmez; ama bir de ülkenin ekonomik durumuna bakmak lazım. Pat diye hükümete yüklenmenin manası yok. Ülke ne badirelerden nerelere geldi. FETÖ olayı oldu, PKK olayı oldu. Onlar da hortumluyordu bu ülkeyi. Paramızın değeri gerçekten git gide eridi buna katılıyorum, emekli maaşı konusunda da yeterli değil. Ama neyi verecek, nasıl verecek? Ülke yönetmenin de bir yolu yordamı var. Bakkalı daha yönetemeyenler konuşuyorlar, ‘Emekli maaşı 50 bin, 60 bin olsun’... Ben çalışıyorum, buyurun siz de çalışın.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“KALP HASTASIYIM ÇALIŞAMIYORUM 2 AYDIR, YANİ ÇALIŞAMAYANLAR VAR, GÜCÜ YOK, YAŞLI”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Geçinemiyoruz. Zorlanıyoruz. (İktidar) emeklileri düşünmüyor. Zaten 20-30 lira kira; çalışmadan... Ben kalp hastasıyım çalışamıyorum 2-3 aydır, zor geçiriyoruz. Yani çalışmayanlar var; çalışamıyor yani, gücü yok, yaşlı.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“HER ŞEYE ZAM ZAM ZAM...YETMİYOR”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yetmiyor. 20 bin liraya elektrik mi, su mu, doğal gaz mı, telefon mu... Çok da memnun değiliz açıkçası. Başka bir şey söylemiyorum. Söyleyecek bir şey yok. Türkiye'yi siz de biliyorsunuz, herkes de biliyor nasıl olduğunu. Her şeye zam, zam, zam, zam, zam. Bir kilo et olmuş bin 500, 2 bin lira... Anlatmama gerek yok. Her şey ortada.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"ZAFER HAVALİMANI’NA YÜZDE 97 SAPMAYLA YOLCU GARANTİSİ VERİOP BUNUN ÖDEMESİNİ YAPABİLİYORSANIZ, EMEKLİLERE DE 40 BİN LİRA MAAŞ VEREBİLİRSİNİZ”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emekli maaşı 23 bin 552 lira. Yani emekli maaşıyla İstanbul'da geçinilemeyeceği açık olduğu için çalışıyorum. SGK'yı özel hastanelerle protokol yaparak batırdılar; bu kendi beceriksizliklerinin faturasını emeklilere çıkarıyorlar. ‘Emekli maaşları çok yüksek, çok fazla emekli var. Bu yüzden emekli maaşları düşük kalıyor’ gibi iddialar var fakat gerçeği yansıtmıyor bu. SGK'nın batırılmasının temel sebebi yapılan yanlış alımlar, özel hastanelere yapılan protokoller, şehir hastaneleriyle yapılan protokoller. Bu sebeple SGK battı. Emekliler yüzünden değil yani. Eğer bugün Zafer Havalimanı'na yüzde 97 sapmayla yolcu garantisi verip bunun ödemesini yapabiliyorsanız, emeklilere de 40 bin lira maaş verebilirsiniz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>“ALLAH’A HAVALE ETTİK”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Neyle geçineceksin; 20 bin lira parayla mı geçineceksin? Şimdi 24'e çıkacak ama ne kıymeti var bunun? Ne kıymeti var ki, değil mi? Ama ceplerine koyuyorlar... Boş ver. Allah'a havale ettik.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 15:20:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekliden-3-bin-552-liralik-artisa-isyan-sadaka-veriyor-sadaka-copten-alin-yiyin-diyor-50-sene-calistim-23-bin-lira-veriyorlar-bunlar-gitsin-basimizdan-artik-h162781.html">Emekliden 3 bin 552 liralık artışa isyan: Sadaka veriyor sadaka, çöpten alın yiyin diyor... 50 sene çalıştım, 23 bin lira veriyorlar... Bunlar gitsin başımızdan artık...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-turkiye-suriyede-bedel-odedi-kazanan-fransa-oldu-h162780.html</link>
		<title>Kanko: Türkiye Suriyede Bedel Ödedi, Kazanan Fransa Oldu!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulu&amp;#39;nda yaptığı konuşmada, Suriye yönetiminin stratejik alanlarda Fransa&amp;#39;ya tanıdığı
ayrıcalıkları sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milyarlarca Dolarlık Yardımı Türkiye Yaptı, İmtiyazları Fransa Aldı<br />
&nbsp;Türkiye nin yıllardır Suriye krizinin en ağır ekonomik ve<br />
sosyal yükünü taşıdığına dikkat çeken Kanko, iktidarın dış politikadaki başarısızlığının<br />
Türkiye&amp;#39;nin ulusal çıkarlarını zedelediğini ifade etti.<br />
Genel Kurul&amp;#39;da konuşan Kanko, şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
&amp;quot;İktidarın dış politikadaki plansızlığının ve öngörüsüzlüğünün faturası yine milletimize<br />
kesiliyor. Türkiye yıllarca milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yaptı, milyarlarca dolarlık<br />
ekonomik yükü tek başına üstlendi. Okullarımızın, hastanelerimizin, altyapımızın ve<br />
kamu kaynaklarımızın önemli bir kısmı bu süreçte kullanıldı. Suriye&amp;#39;nin yeniden ayağa<br />
kalkması için en büyük fedakârlığı yapan ülke Türkiye oldu.&amp;quot;<br />
Suriye&amp;#39;nin son dönemde aldığı ekonomik ve stratejik kararların Türkiye açısından ciddi bir<br />
diplomatik başarısızlığa işaret ettiğini belirten Kanko, şöyle devam etti:<br />
&amp;quot;Bugün geldiğimiz noktada ise Suriye&amp;#39;nin en stratejik limanlarının işletme imtiyazları<br />
Fransa&amp;#39;ya bırakılıyor. Enerji, ulaştırma, havacılık ve eğitim gibi geleceği şekillendirecek<br />
sektörlerde öncelik Fransa&amp;#39;ya veriliyor. Akdeniz&amp;#39;de doğal gaz ve petrol arama<br />
faaliyetlerinde dahi Fransa ile anlaşmalar yapılıyor. Yıllarca bedel ödeyen Türkiye<br />
olurken, ekonomik ve siyasi kazancı elde eden Fransa oluyor.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Türkiye&amp;#39;nin Hakkı Masada Neden Korunamadı?&amp;quot;<br />
Yaşanan gelişmelerin iktidarın dış politika anlayışının iflas ettiğini gösterdiğini söyleyen<br />
Kanko, hükümete şu soruları yöneltti:<br />
&amp;quot;Cumhuriyet Halk Partisi olarak soruyoruz: Bunca fedakârlığın karşılığı bu mudur?<br />
Türkiye&amp;#39;nin harcadığı milyarlarca doların, verdiği diplomatik desteğin ve üstlendiği ağır<br />
yükün karşılığı neden alınamamıştır? Türkiye&amp;#39;nin emeği, kaynakları ve diplomatik<br />
ağırlığı neden uluslararası masalarda korunamamıştır?&amp;quot;<br />
&amp;quot;Dış Politika Hamasetle Değil, Millî Menfaatlerle Yönetilir&amp;quot;<br />
İktidara dış politikada gerçekçi ve milli çıkar odaklı bir yaklaşım çağrısında bulunan Kanko,<br />
konuşmasını şu sözlerle tamamladı:<br />
&amp;quot;Dış politika hamasetle, günü kurtaran söylemlerle değil; akılcı diplomasiyle ve millî<br />
menfaatleri kararlılıkla savunarak yürütülür. Türkiye artık sürekli bedel ödeyen değil,<br />
emeğinin ve fedakârlığının karşılığını alan bir ülke olmak zorundadır. Milletimizin<br />
kaynaklarını tüketen, ancak ülkemizin haklarını koruyamayan bu dış politika anlayışı<br />
Türkiye&amp;#39;ye kaybettirmeye devam etmektedir.&amp;quot;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 13:50:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-turkiye-suriyede-bedel-odedi-kazanan-fransa-oldu-h162780.html">Kanko: Türkiye Suriyede Bedel Ödedi, Kazanan Fransa Oldu!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-butlan-karari-yargitayda-h162779.html</link>
		<title>CHP&apos;nin butlan kararı Yargıtay&apos;da</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin 38. Olağan Kurultayı hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi&#039;nin verdiği &quot;mutlak butlan&quot; kararına ilişkin dosya, 56 günlük sürecin ardından bugün Yargıtay&#039;a gönderildi. Dosya, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi&#039;nce incelenecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs'ta, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın "mutlak butlan" ile sakatlandığına ve iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da "karar kesinleşinceye kadar" tedbiren görev üstlenmelerine / göreve iade edilmelerine hükmetmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hukuk Dairesi kararının temyiz edilmesi sonrası dosya bugün Yargıtay'a gönderildi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyanın temyiz incelemesi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce yapılacak.</span>&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 13:42:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-butlan-karari-yargitayda-h162779.html">CHP&apos;nin butlan kararı Yargıtay&apos;da</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-kaman-fen-lisesi-ndeki-eziyet-iddialarini-h162778.html</link>
		<title>EMEP&amp;#039;li Karaca, Kaman Fen Lisesi&amp;#039;ndeki eziyet iddialarını Meclis gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Kırşehir Kaman Borsa İstanbul Fen Lisesi pansiyonunda 2021 yılında yaşandığı belirtilen sistematik şiddet iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Adalet Bakanı Akın Gürlek&#039;in yanıtlaması istemiyle ayrı ayrı soru önergeleri veren Karaca, hem okul yönetiminin ihmallerinin hem de beş yıldır sonuçlandırılmayan adli sürecin açığa kavuşturulmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Kırşehir'deki Kaman Borsa İstanbul Fen Lisesi pansiyonunda kalan 9. sınıf öğrencilerinin, 2021 yılında son sınıf öğrencilerinin sistematik şiddetine maruz kaldığını, ifade tutanaklarına yansıyan iddialar arasında öğrencilerin bahis kaybeden üst sınıflarca darbedilmesi, zorla masaj yaptırılması, internet şifrelerinin alınması, pansiyonun üçüncü katından aşağı sarkıtılmaları, para ve eşyalarına el konulması, çıplak fotoğraflarının çekilmesi ve tehdit edilmesi gibi ağır suçlamaların yer aldığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, velilerin okul yönetimi ile rehberlik servisinin yaşananlardan haberdar olmasına rağmen gerekli önlemleri almadığını ve sorumlular hakkında işlem yapılmadığını aktardığını belirterek, bu ihmaller nedeniyle bazı ailelerin çocuklarını okuldan almak ya da nakil yaptırmak zorunda kaldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İDARİ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLDÜ MÜ?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelttiği önergede Karaca, olaylarla ilgili idari soruşturma açılıp açılmadığını, okul idaresi, nöbetçi öğretmenler ve rehberlik servisi hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu. Karaca ayrıca olay nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kalan öğrenci sayısının ve çocuklara yönelik psikolojik destek çalışmalarının açıklanmasını istedi. Devlet pansiyonlarında yaşanan benzer şiddet ve istismar vakalarına ilişkin son beş yılda kaç yönetici hakkında soruşturma açıldığı ve kaçının görevden alındığının da kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DOSYA NEDEN 5 YILDIR SONUÇLANDIRILMADI?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet Bakanı Akın Gürlek'e verdiği önergede ise Karaca, Kaman Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen 2021/1323 sayılı soruşturmanın beş yıldır tamamlanmamasını gündeme taşıdı. Dosyada neden iddianame hazırlanmadığını soran Karaca, zamanaşımı riskine karşı Bakanlığın herhangi bir inceleme başlatıp başlatmayacağını sordu. Karaca, soruşturma kapsamında bugüne kadar hangi delillerin toplandığının, mağdur ve şüphelilerin ifadelerinin hangi aşamada olduğunun açıklanmasını isterken, mağdur çocuklar ile suça sürüklenen çocuklar hakkında Çocuk Koruma Kanunu kapsamında gerekli koruyucu ve rehabilite edici tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını da gündeme getirdi. Son beş yılda yatılı okul ve pansiyonlarda yaşanan akran zorbalığı ve şiddet olaylarına ilişkin kaç soruşturma yürütüldüğü, bunlardan kaçının davaya dönüştüğü sorularını da yöneltti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 13:31:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-kaman-fen-lisesi-ndeki-eziyet-iddialarini-h162778.html">EMEP&amp;#039;li Karaca, Kaman Fen Lisesi&amp;#039;ndeki eziyet iddialarını Meclis gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-cin-2020-secimlerine-mudahale-etti-istihbarat-bunu-gizledi-h162777.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: Çin 2020 seçimlerine müdahale etti, istihbarat bunu gizledi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray&#039;da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Çin&#039;i 2020 başkanlık seçimlerine müdahale etmekle suçladı. Trump, gizliliği kaldırılan istihbarat belgelerinin seçim altyapısındaki güvenlik açıklarını ortaya koyduğunu savunurken, Çin&#039;in 220 milyon seçmene ait verileri ele geçirdiğini ve bunun kamuoyundan gizlendiğini öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mevcut seçim sisteminin "felaket derecede yetersiz" olduğunu ve siber saldırılara karşı son derece savunmasız kaldığını savunan Trump, "Çin, seçim verilerine yönelik tarihin en büyük ihlalini gerçekleştirdi" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, Pekin'in 220 milyon Amerikalı seçmene ait isim, adres, telefon numarası ve siyasi tercihleri içeren verilere ulaştığını iddia ederek, "ABD istihbarat kurumları seçmen kayıt sistemlerinin ele geçirildiğini 2020 yılında öğrenmeye başladı. Ancak bu ihlal hem Başkandan hem de Amerikan halkından gizlendi" dedi. Trump ayrıca, ABD istihbarat kurumları içindeki bazı "derin devlet" unsurlarının, Çin'in seçimlere müdahalesinin boyutuna ilişkin bilgileri bilinçli olarak bastırdığını ve önemsiz göstermeye çalıştığını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"RUSYA, ÇİN, İRAN VE KUZEY KORE SEÇİM ALTYAPISINI HEDEF ALABİLİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump'ın konuşmasıyla eş zamanlı olarak Beyaz Saray dört ayrı istihbarat belge paketini kamuoyuna açtı. Beyaz Saray, Ocak 2020-Haziran 2026 dönemine ait istihbarat değerlendirmelerinin, "Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore'nin yanı sıra devlet dışı aktörlerin de ABD seçim altyapısını tehlikeye atabilecek kapasiteye sahip olduğunu" gösterdiğini savunuyor. Belgelerde merkezi seçmen kayıt veri tabanları, elektronik seçmen listeleri ve resmi seçim internet sitelerinin özellikle risk altında olduğu ifade ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ayrıca Michigan eyaletindeki bir seçmen kayıt soruşturmasına değinerek, FBI Direktörü Kash Patel'e dosyanın tamamen soruşturulması ve suç şüphesi bulunan kişilerin yargıya sevk edilmesi talimatını vereceğini söyledi. İç Güvenlik Bakanlığı'nın yaklaşık 278 bin ABD vatandaşı olmayan kişinin federal seçimlerde oy kullanmak üzere kayıtlı olduğunu tespit ettiğini de öne süren Trump, bu kişilerin kaçının oy kullandığına ilişkin bilgi paylaşmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, vatandaşlık kanıtı olmadan seçmen kaydı yapılamaması, fotoğraflı kimlik zorunluluğu getirilmesi ve posta yoluyla kullanılan oyların büyük ölçüde sınırlandırılması gerektiğini savundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 13:23:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-cin-2020-secimlerine-mudahale-etti-istihbarat-bunu-gizledi-h162777.html">ABD Başkanı Trump: Çin 2020 seçimlerine müdahale etti, istihbarat bunu gizledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-guner-kirsehir-yuksek-guvenlikli-ceza-infaz-kurumlari-kampusune-nakledildi-h162776.html</link>
		<title>Çankaya Belediye Başkanı Güner, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü&apos;ne nakledildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çankaya Belediyesi&#039;ne yönelik operasyon kapsamında 14 Temmuz&#039;da tutuklanan ve Sincan Cezaevi&#039;ne konulan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü&#039;ne nakledildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyon kapsamında 14 Temmuz'da tutuklanan ve Sincan Cezaevi'ne konulan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ne nakledildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında, Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, 14 Temmuz’da Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nce tutuklanarak, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ne konuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alınan bilgiye göre, Güner ve aynı operasyon kapsamında tutuklanan meclis üyesi Emre Doğan, dün Sincan Cezaevi’nden Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ne nakledildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 13:09:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-guner-kirsehir-yuksek-guvenlikli-ceza-infaz-kurumlari-kampusune-nakledildi-h162776.html">Çankaya Belediye Başkanı Güner, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü&apos;ne nakledildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorine-sali-gunu-yeni-bir-zam-daha-gundemde-h162775.html</link>
		<title>Motorine, salı günü yeni bir zam daha gündemde...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Motorine 3,12 TL, benzine 1,14 TL zam yapıldı. Ancak, motorin fiyatları küresel piyasalarda artıyor. Bu artış devam ederse salı ya da çarşamba günü motorine yeni bir zam daha gündeme gelebilir. Sektör kaynakları, “Hızlı bir yükseliş söz konusu. Yeni haftada, pazartesi günü oluşacak piyasa verileri zam olup olmayacağını ve tutarı belirleyecek“ dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda tırmanan gerilim, Brent petrol ve küresel piyasalarda benzin ve motorinin ton fiyatlarını artırmaya devam ediyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Brent petrol 85 dolardan işlem görüyor. Küresel piyasalarda motorinin metrik ton fiyatı da 1180 dolar düzeyinde bulunuyor. Bu fiyat, 8 Temmuz’da 950, 13 Temmuz’da 1000 ve 16 Temmuz’da bin 135 dolar düzeyinde bulunuyordu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZAM ÜSTÜNE ZAM&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen hafta motorine 3 kez zam yapıldı. Bu hafta da zam serisi sürdü. Bugün motorine 3,12 TL, benzine 1,14 TL zam geldi. Motorin fiyatlarının küresel piyasalarda artmaya devam etmesi zam serisinin de devamını gündeme getirecek. Sektör kaynakları, salı ya da çarşamba günü motorine yeni bir zam daha gündeme gelebileceğini belirterek, “Hızlı bir yükseliş söz konusu. Yeni haftada, pazartesi günü oluşacak piyasa verileri zam olup olmayacağını ve tutarı belirleyecek“ dedi. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Motorin, hafta başında yapılacak olası bir zamla 80 TL’ye biraz daha yaklaşacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 12:50:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorine-sali-gunu-yeni-bir-zam-daha-gundemde-h162775.html">Motorine, salı günü yeni bir zam daha gündemde...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/hekim-birliginden-sanliurfa-aciklamasi-komplikasyon-veya-malpraktis-iddiasi-tek-basina-tutuklama-gerekcesi-olamaz-h162774.html</link>
		<title>Hekim Birliği&apos;nden Şanlıurfa açıklaması: Komplikasyon veya malpraktis iddiası tek başına tutuklama gerekçesi olamaz</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası, Şanlıurfa&#039;da bir hastanın yaşamını yitirmesinin ardından bir hekimin tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklama, &quot;Bir tıbbi komplikasyonun gerçekleşmiş olması veya bir hekim hakkında malpraktis iddiasının bulunması tek başına tutuklama nedeni değildir. Ceza muhakemesinde tutuklama, ancak kanunda öngörülen istisnai şartların varlığı halinde başvurulabilecek bir koruma tedbiridir&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hekim Birliği Sendikası Merkez Yönetim Kurulu, Şanlıurfa'da yaşanan ve bir vatandaşın yaşamını yitirdiği olayın ardından yürütülen adli sürece ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yaşamını yitiren vatandaş için başsağlığı dilenirken, olayla ilgili yürütülen adli soruşturmayla ilgili kamuoyuna yansıyan bilgilerin sağlık camiasında ciddi endişe yarattığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika açıklamasında, "Bir tıbbi komplikasyonun gerçekleşmiş olması veya bir hekim hakkında malpraktis iddiasının bulunması tek başına tutuklama nedeni değildir. Ceza muhakemesinde tutuklama, ancak kanunda öngörülen istisnai şartların varlığı halinde başvurulabilecek bir koruma tedbiridir" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAĞLIK CAMİASINDA AĞIR SONUÇLAR DOĞURACAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkili adli makamlara çağrıda bulunulan açıklamada, "Yetkili adli makamlardan beklentimiz kamuoyunda oluşan tereddütleri giderecek şekilde, tutuklama kararının hangi somut hukuki gerekçelere dayandığının açıklanmasıdır. Eğer tutuklama kararı komplikasyon ya da malpraktis iddiasına dayandırılmışsa, bu durum sağlık camiasında çok ağır sonuçlar doğuracaktır" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu durumun hekimlerin özellikle cerrahi ve girişimsel branşlarda hayat kurtarıcı müdahaleleri yaparken özgürlüklerini kaybetme endişesine neden olabileceği belirtilen açıklamada, bunun "defansif tıbbın yaygınlaşmasına, yüksek riskli hastalardan kaçınılmasına ve toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişiminin olumsuz etkilenmesine" yol açabileceği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimler hakkında yürütülen soruşturmaların hukukun gereklerine uygun şekilde sürdürülmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Ancak komplikasyon veya malpraktis iddiası, tek başına tutuklamanın gerekçesi olarak değerlendirilemez. Hekim Birliği Sendikası Merkez Yönetim Kurulu olarak süreci yakından takip ediyor, yetkili makamlardan kamuoyunu tatmin edecek açık ve şeffaf bir bilgilendirme bekliyoruz. Aksi yönde oluşacak uygulamalar, yalnızca hekimleri değil, ülkemizde sağlık hizmetinin geleceğini de doğrudan etkileyecektir" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 12:40:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/hekim-birliginden-sanliurfa-aciklamasi-komplikasyon-veya-malpraktis-iddiasi-tek-basina-tutuklama-gerekcesi-olamaz-h162774.html">Hekim Birliği&apos;nden Şanlıurfa açıklaması: Komplikasyon veya malpraktis iddiası tek başına tutuklama gerekçesi olamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-haziran-ayinda-trafige-kaydi-yapilan-tasit-sayisi-yillik-yuzde-29-artti-h162773.html</link>
		<title>TÜİK: Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yıllık yüzde 2,9 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artarak 194 bin 740 oldu. Aynı dönemde özel amaçlı taşıt, otobüs, minibüs, kamyon, kamyonet, motosiklet ve otomobil kayıtları artarken, traktör kayıtları yüzde 43,4 azaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK: Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yıllık Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verisine göre, haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artarak 194 bin 740 oldu. Aynı dönemde özel amaçlı taşıt, otobüs, minibüs, kamyon, kamyonet, motosiklet ve otomobil kayıtları artarken, traktör kayıtları yüzde 43,4 azaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Haziran ayına ilişkin Motorlu Kara Taşıtları İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre, haziran ayında trafiğe 194 bin 740 taşıtın kaydı yapılırken, trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 545 bin 132'ye ulaştı. Ocak-haziran döneminde ise trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,7 azalarak 962 bin 739 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre, haziran ayında trafiğe kaydı yapılan 194 bin 740 taşıtın yüzde 49,4'ünü motosiklet, yüzde 37,8'ini otomobil, yüzde 8,5'ini kamyonet, yüzde 1,7'sini traktör, yüzde 1,5'ini kamyon, yüzde 0,7'sini minibüs, yüzde 0,3'ünü otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 22 arttı. Aylık bazda incelendiğinde özel amaçlı taşıtlarda yüzde 191, motosiklette yüzde 62,1, minibüste yüzde 53,2, traktörde yüzde 20,9 ve kamyonda yüzde 12,7 artış gerçekleşti. Aynı dönemde otobüste yüzde 14,5, kamyonette yüzde 5,8 ve otomobilde yüzde 2,9 azalış kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TAŞIT KAYITLARI YILLIK BAZDA YÜZDE 2,9 ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık bazda özel amaçlı taşıtlarda yüzde 140,5, otobüste yüzde 26,2, minibüste yüzde 26, kamyonda yüzde 21,8, kamyonette yüzde 11,8, motosiklette yüzde 4,2 ve otomobilde yüzde 1,8 artış görülürken, traktörde yüzde 43,4 azalış gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRAFİĞE KAYITLI TAŞIT SAYISI 34,5 MİLYONU AŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 545 bin 132 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,7'sini otomobil, yüzde 21,5'ini motosiklet, yüzde 14,4'ünü kamyonet, yüzde 6,8'ini traktör, yüzde 3,1'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAZİRANDA 941 BİN 964 TAŞITIN DEVRİ YAPILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran ayında devri yapılan taşıt sayısı 941 bin 964 olarak kaydedildi. Devri yapılan taşıtların yüzde 64,6'sını otomobil, yüzde 14,4'ünü kamyonet, yüzde 13,7'sini motosiklet, yüzde 3,2'sini traktör, yüzde 2'sini kamyon, yüzde 1,5'ini minibüs, yüzde 0,4'ünü otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan araçların markaları incelendiğinde ise 73 bin 665 otomobilin yüzde 20,5'i Renault marka oldu. Renault'u yüzde 7,1 ile Hyundai, yüzde 6,7 ile Volkswagen, yüzde 6,5 ile Fiat, yüzde 5,2 ile Toyota, yüzde 5 ile Peugeot, yüzde 4,1 ile Mercedes-Benz, yüzde 3,9 ile Skoda, yüzde 3,6 ile Chery, yüzde 3,2 ile Omoda, yüzde 3,1 ile Citroen, yüzde 2,8 ile BMW, yüzde 2,8 ile TOGG, yüzde 2,7 ile Opel, yüzde 2,5 ile Kia, yüzde 2,2 ile Jaecoo, yüzde 2 ile Volvo, yüzde 2 ile Nissan, yüzde 1,9 ile Mini, yüzde 1,7 ile Audi izledi. Diğer markaların payı ise yüzde 10,5 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">OOCAK-HAZİRAN DÖNEMİNDE TAŞIT KAYITLARI AZALDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılın ilk altı ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,7 azalarak 962 bin 739 oldu. Aynı dönemde trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 22,7 artarak 29 bin 212'ye yükseldi. Böylece ocak-haziran döneminde trafikteki toplam taşıt sayısı 933 bin 527 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 otomobilin yüzde 41,8'i benzin, yüzde 31,6'sı hibrit, yüzde 17,8'i elektrikli, yüzde 7,8'i dizel ve yüzde 1'i LPG yakıtlı oldu. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı 17 milyon 867 bin 368 otomobilin yüzde 32,1'i dizel, yüzde 31'i benzin, yüzde 29,4'ü LPG, yüzde 4,7'si hibrit ve yüzde 2,5'i elektrikli olarak kayıtlara geçti. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 32,6'sı 1300 cc ve altı motor silindir hacmine sahip oldu. Bunu yüzde 16 ile 1401-1500 cc, yüzde 14,3 ile 1501-1600 cc, yüzde 10,2 ile 1301-1400 cc, yüzde 8,2 ile 1601-2000 cc ve yüzde 0,9 ile 2001 cc ve üzeri motor hacmine sahip otomobiller izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GRİ RENK ARAÇ İLK SIRADA YER ALDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 otomobilin yüzde 41,8'i gri renkli oldu. Griyi yüzde 25,7 ile beyaz, yüzde 11,9 ile siyah, yüzde 9,8 ile mavi, yüzde 5,6 ile yeşil, yüzde 3,2 ile kırmızı, yüzde 1,3 ile kahverengi, yüzde 0,3 ile turuncu, yüzde 0,3 ile sarı ve yüzde 0,1 ile diğer renkler takip etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 12:28:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-haziran-ayinda-trafige-kaydi-yapilan-tasit-sayisi-yillik-yuzde-29-artti-h162773.html">TÜİK: Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yıllık yüzde 2,9 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ali-oztunc-sarayin-enflasyonu-dusuyor-olabilir-ancak-milletin-enflasyonu-her-gecen-gun-buyuyor-h162772.html</link>
		<title>CHP&apos;li Ali Öztunç: Sarayın enflasyonu düşüyor olabilir ancak milletin enflasyonu her geçen gün büyüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, enflasyon verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, &quot;Sarayın enflasyonu düşüyor olabilir ancak milletin enflasyonu her geçen gün büyüyor. Bunun bedelini de ne yazık ki milyonlarca vatandaş ödemektedir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, enflasyon verilerine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de iktidarın aylardır sürdürmeye çalıştığı “enflasyon düşüyor” algısının, vatandaşın günlük yaşamında karşılaştığı gerçeklerle bir kez daha çöktüğünü söyledi. Öztunç, yalnızca haziran ayında açıklanan yüzde 0,99’luk aylık enflasyonun bile, vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturada hissettiği artışı gizleyemediğini belirtti. Yılın ilk 6 ayında enflasyonun yüzde 17,76’ya ulaştığını hatırlatan Öztunç, bunun iktidarın ve Merkez Bankası’nın yıl başında açıkladığı yüzde 16’lık yıl sonu hedefinin daha haziran ayında aşıldığı anlamına geldiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomi yönetiminin kendi koyduğu hedefe 6 ay bile dayanamadığını vurgulayan Öztunç, Merkez Bankası’nın önce yüzde 16, ardından yüzde 24 ve son olarak yüzde 26 seviyesine revize ettiği tahminlerle güven kaybını derinleştirdiğini söyledi. Öztunç, "Bir ekonomi yönetimi 6 ay içinde hedefini üç kez değiştiriyorsa ortada başarı değil, açık bir öngörüsüzlük ve plansızlık vardır" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAVAŞ HALİNDEKİ UKRAYNA’DA BİLE ENFLASYON YÜZDE 8,2 SEVİYESİNDE"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık enflasyonun yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşmesiyle Türkiye’nin dünyada en yüksek enflasyona sahip 5’inci ülke konumuna geldiğini kaydeden Öztunç, Avrupa’da ise açık ara ilk sırada yer aldığını belirtti. Savaşın yıkıcı etkileriyle mücadele eden Ukrayna’da yıllık enflasyonun yüzde 8,2 seviyesinde olduğunu hatırlatan Öztunç, Türkiye’de bu oranın yaklaşık dört katına çıkmasının ekonomik yönetimdeki derin krizi ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tablonun en ağır faturasının emekliye, işçiye, memura ve dar gelirliye kesildiğini dile getiren Öztunç, yıl başında işçi ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk artışın, ilk 6 ayda gerçekleşen yüzde 17,76’lık enflasyon karşısında tamamen eridiğini ifade etti. En düşük emekli aylığının yaklaşık 3 bin 552 lirasının altı ay içinde buhar olduğunu söyleyen Öztunç, açlık sınırının 36 bin liraya dayandığı bir ülkede emekliye reva görülen maaşın artık sefalet ücreti olduğunu kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AÇIK BİR GELİR KAYBI VARDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memurların da benzer bir tabloyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Öztunç, kamu çalışanlarına yapılan maaş artışlarının yılın ilk aylarında enflasyon karşısında etkisini kaybettiğini söyledi. “Maaşlara yapılan artışlar kâğıt üzerinde kalıyor; çünkü fiyatlar çok daha hızlı yükseliyor” diyen Öztunç, alım gücündeki kaybın telafi edilemediğini vurguladı. Asgari ücretlinin ise tamamen kaderine terk edildiğini savunan Öztunç, milyonlarca çalışanın yılın ikinci yarısında tek kuruş ek zam almadan ağırlaşan hayat pahalılığıyla baş başa bırakıldığını söyledi. Öztunç, Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan vatandaşın her geçen gün daha da yoksullaştığını belirtti. Kira artışlarının da vatandaşın belini kırdığını dile getiren Öztunç, yılın ilk 6 ayında yüzde 17,76’lık enflasyon yaşanırken kiralarda yüzde 32’nin üzerinde artış uygulandığını hatırlattı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öztunç, “Maaşlar yüzde 12, yüzde 13, yüzde 17 seviyelerinde artarken kiralar yüzde 32’yi aşıyorsa burada adalet değil, açık bir gelir kaybı vardır” dedi. Gıda fiyatlarındaki artışın da halkın yaşamını doğrudan etkilediğini söyleyen Öztunç, son bir yılda gıda enflasyonunun yüzde 35’in üzerine çıktığını, bunun da çocukların beslenme çantasından eksilen gıda, emeklinin pazardan eli boş dönmesi, esnafın kepenk kapatmak zorunda kalması ve gençlerin geleceğe umutla bakamaması anlamına geldiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİLLETİN ENFLASYONU HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortada açık bir gerçek olduğunu dile getiren Öztunç, bu tablonun kader olmadığını, yanlış ekonomi politikalarının, liyakatsiz yönetimin ve yıllardır sürdürülen hatalı tercihlerin sonucu olduğunu söyledi. Öztunç, iktidarın rakamlarla oluşturduğu algının, vatandaşın yaşadığı yoksulluğu gizleyemediğini vurguladı. Ekonominin masa başında açıklanan hedeflerle değil, vatandaşın yaşam standardıyla ölçüldüğünü belirten Öztunç, “Eğer altı ayda enflasyon yüzde 17,76’ya çıkmışsa, yıllık oran yüzde 32,11’e dayanmışsa, emeklinin maaşından 3 bin 552 lira erimişse, kiralar yüzde 32’yi aşmışsa ortada başarı değil, ağır bir ekonomik çöküş vardır” dedi. CHP olarak üretimi destekleyen, israfı bitiren, gelir adaletini sağlayan, emeğin hakkını koruyan ve vatandaşın refahını önceleyen bir ekonomi anlayışını savunmaya devam edeceklerini aktaran Öztunç, bugün düşen şeyin enflasyon değil; emeklinin, işçinin, memurun ve asgari ücretlinin yaşam standardı olduğunu kaydetti. Öztunç, “Sarayın enflasyonu düşüyor olabilir; ancak milletin enflasyonu her geçen gün büyüyor. Bunun bedelini de ne yazık ki milyonlarca vatandaş ödemektedir” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 11:11:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ali-oztunc-sarayin-enflasyonu-dusuyor-olabilir-ancak-milletin-enflasyonu-her-gecen-gun-buyuyor-h162772.html">CHP&apos;li Ali Öztunç: Sarayın enflasyonu düşüyor olabilir ancak milletin enflasyonu her geçen gün büyüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nasuh-mahruki-hakkinda-tutuklama-istendi-h162771.html</link>
		<title>Nasuh Mahruki hakkında tutuklama istendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[15 Temmuz&#039;la ilgili bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle &#039;halkı kin ve düşmanlığa tahrik&#039; suçlamasıyla yurt dışı dönüşü gözaltına alınan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">15 Temmuz'la ilgili bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla yurt dışı dönüşü gözaltına alınan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15 Temmuz darbe girişimini değerlendirmek için yaptığı sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek dün sabah saatlerinde Güney Afrika dönüşü gözaltına alınan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki bu sabah Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık işlemleri sona eren Mahruki 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahruki'nin emniyet ifadesinde 15 Temmuz paylaşımına ilişkin “Asıl eleştirdiğim ABD’dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir” dediği öğrenilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 10:58:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nasuh-mahruki-hakkinda-tutuklama-istendi-h162771.html">Nasuh Mahruki hakkında tutuklama istendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muhsin-yazicioglunun-olumune-iliskin-yurutulen-sorusturmada-19-kisi-tutuklandi-h162770.html</link>
		<title>Muhsin Yazıcıoğlu&apos;nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 19 kişi tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin FETÖ kapsamında yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ve tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edilen 27 şüphelinin 19&#039;u tutuklandı, 8 kişi adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada 19 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından merkez Ankara olmak üzere 10 ilde 30 farklı adrese yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin kaza/kırıma uğraması olayına ilişkin Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü Faaliyetleri kapsamında 'Tasarlayarak Kasten Adam Öldürme' suçuna iştirak ettikleri tespit edilen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, şüphelilerden 27 kişi gözaltına alınmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınan 27 şüpheli mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilmiş olup şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiştir. Sevkedilen 27 şüpheliden 19 şüpheli hakkında tutuklama, 8 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 10:41:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muhsin-yazicioglunun-olumune-iliskin-yurutulen-sorusturmada-19-kisi-tutuklandi-h162770.html">Muhsin Yazıcıoğlu&apos;nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 19 kişi tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/silivrideki-yuruyuste-konusan-ozgur-celik-ak-parti-yargisina-saklanarak-chpyi-dizayn-etmek-istiyorsunuz-h162769.html</link>
		<title>Silivri&apos;deki yürüyüşte konuşan Özgür Çelik: AK Parti yargısına saklanarak CHPyi dizayn etmek istiyorsunuz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’liler, geçim, özgürlük, adalet ve seçim talepleriyle Silivri’de yürüyüş yaptı. Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Kurultayla göreve gelemediniz. Demokratik yollarla seçilemediniz. Ne yazık ki kongreleri kaybettiniz. Şimdi AK Parti yargısının kararlarının arkasına saklanarak CHP’yi dizayn etmek istiyorsunuz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Silivri’de tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu başta olmak üzere tüm tutuklu CHP’li isimler için yürüyüş yapıldı. Silivri’de sahil boyunca yapılan yürüyüşte sık sık “Özgür İstanbul, özgür Türkiye”, “Gün gelecek, devran dönecek; AKP halka hesap verecek” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşün sonunda Atatürk Heykeli önünde açıklama yapıldı. CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut, “Bizlerle, Özgür Özel’le, Özgür Çelik’le beraber bu büyük yürüyüşe hazır mısınız? Türkiye’de değişim her zaman zor olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nde CHP’nin yaşadığı değişim bugün iktidar sancılarını yanında taşımaktadır ama bizler seçilmiş genel başkanına, seçilmiş Merkez Yönetim Kurulu’na, seçilmiş Parti Meclisi üyelerine, bugün görevden aldıkları yol arkadaşlarımıza, il başkanlarımıza sonuna kadar güvenerek, onlara omuzdaşlık yaparak, onların arkasında cumhuriyet ışığını her zaman tutarak iktidar olacağız. Bu yolda ölmek var, dönmek yok” dedi.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/dba95ab4-e2d8-44b7-aff5-175cfb80ed71-w_1.jpeg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GEÇİM İÇİN YÜRÜYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, hukuksuzlukların bir an önce sona erdirilmesi çağrısını yaparak “Bora Balcıoğlu Başkanımız görevinin başına bir an önce dönmelidir. Bora Balcıoğlu’nun iddianamesi bir an önce yazılmalıdır” dedi. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Özgürlük için yürüyoruz. Özgürlük yürüyüşümüzü İstanbul’un dört bir yanında sürdürmeye devam edeceğiz. Özgürlüğün yanında bir de adalet ve geçim için yürüyoruz. Bugün Türkiye’de emekliler, gençler, kadınlar, memurlar, işçiler çok ağır ekonomik koşullarda yaşıyorlar. Bugün Türkiye’de asgari ücret bir evin kirasını ödeyemez duruma gelmiş durumda. Bugün Türkiye’de üniversite mezunu gençler, liyakat sahibi gençler motokuryelik, kafeteryalarda garsonluk yapmak zorunda. Büyük bir bölümü de işsizlikle mücadele ediyor. Bugün Türkiye’de memurlar emeğinin karşılığını alamıyorlar. Sanal bahis ve kumar sitelerinin tuzağına düşmüş durumdalar. Bugün Türkiye memur intiharlarını yaşıyor. Bugün Türkiye’de emekliler, cumhuriyet tarihinde ilk kez açlık sınırının altında 23 bin lirayla yaşamaya mahkûm ediliyorlar. İşte tam bu yüzden geçim için yürüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PARTİ PROGRAMIMIZI YAZIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizi adliye önlerinde görenler, cezaevi önlerinde görenler, emniyet müdürlüğü önlerinde görenler memleketin gerçek sorunlarının üzerini örttüklerini düşünmesinler. Türkiye’nin birinci partisi, Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’le, milletvekilleriyle, il başkanlarıyla, ilçe başkanlarıyla çok sıkı bir iktidar hazırlığı içerisindedir. Hem sokakta adalet mücadelesi veriyoruz, özgürlük mücadelesi veriyoruz, aynı zamanda da parti programımızı yazdık, yeniden yazıyoruz. Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi Genel Başkanımız Özgür Özel öncülüğünde hep birlikte planlıyoruz. Türkiye’yi içerisinde bulunduğu ağır ekonomik şartlardan çıkartacak birikim Türkiye’nin birinci partisinin kadrolarında vardır. Genel Başkanımız Özgür Özel’in başlattığı yürüyüş, bir iktidar yürüyüşüdür. O yürüyüş aynı zamanda bir davanın yürüyüşüdür.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/90952b40-8672-4123-9e37-cd9fe1f52b8e-w_2.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“21 MAYIS DARBESİ GERÇEKLEŞTİRDİLER”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren Çelik, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“19 Mart darbesini gerçekleştirenler, baktılar ki belediye başkanlarını tutuklayarak CHP’nin yürüyüşünü durduramıyorlar. Aynı darbe mekaniğinin yeni bir aşamasına geçtiler ve 21 Mayıs darbesi gerçekleştirdiler. CHP Genel Merkezi’ne plastik mermilerle, gaz bombalarıyla, mahkeme kararlarıyla girdiler. O mahkeme kararlarıyla girenler şimdi şunu söylüyorlar, ‘Biz kayyum değiliz, biz işgalci değiliz, biz demokrasi istiyoruz’ diyorlar. ‘Ortada bir mahkeme kararı var. CHP’ye sahip çıkmak için buraya geldik’ diyorlar. Özgür Çelik hakkında uyduruk bir dava açılmış. Kurultay hakkında uyduruk bir dava açılmış. Peki, kadın kolu genel başkanını neden görevden alıyorsunuz uyduruk kararla? Peki, Türkiye’de her gün il başkanlarını neden görevden alıyorsunuz? Bugün yine bir uyduruk karar açıkladılar. ‘20’nin üzerinde il başkanını görevden aldık’ dediler. Hadi kurultayla ilgili uyduruk bir dava var, Özgür Çelik’le ilgili uyduruk bir dava var. Seçilmiş il başkanlarından ne istiyorsunuz</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İKTİDARA YÜRÜYECEĞİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçilmiş kadın kolu genel başkanından, seçilmiş kadın kolu İstanbul il başkanından, seçilmiş İstanbul gençlik kolu başkanından ne istiyorsunuz? Çünkü şöyle bir derdiniz var. Kurultayla göreve gelemediniz. Demokratik yollarla seçilemediniz. Ne yazık ki kongreleri kaybettiniz. Şimdi AK Parti yargısının kararlarının arkasına saklanarak CHP’yi dizayn etmek istiyorsunuz. CHP’ye bir sınır çizip CHP yüzde 10’ların, 15’lerin, 20’lerin partisi olsun istiyorsunuz. Bunun için CHP’yi dizayn etmek istiyorsunuz. Buradan onlara söylüyorum. Kusura bakmayın. Türkiye’nin birinci partisinin kadroları yüzde 15’e, 20’ye razı değildir. Özgür Özel iktidar istiyor. Ekrem İmamoğlu iktidar istiyor. Millet iktidar istiyor. Dolayısıyla Genel Başkanımız Özgür Özel’in başlattığı yürüyüşü hep birlikte devam ettirecek miyiz? Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 10:20:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/silivrideki-yuruyuste-konusan-ozgur-celik-ak-parti-yargisina-saklanarak-chpyi-dizayn-etmek-istiyorsunuz-h162769.html">Silivri&apos;deki yürüyüşte konuşan Özgür Çelik: AK Parti yargısına saklanarak CHPyi dizayn etmek istiyorsunuz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/oguzhan-ugur-ahbap-sorusturmasinda-gozaltina-alindi-h162768.html</link>
		<title>Oğuzhan Uğur Ahbap soruşturmasında gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Babala TV&#039;nin kurucusu Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği&#039;ne yönelik yürütülen soruşturması kapsamında gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında toplam 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YouTube'da yayın yapan Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur, sabah saatlerinde gözaltına alındı. Gözaltı kararının Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturması kapsamında olduğu, Uğur dahil toplam 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 10:02:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/oguzhan-ugur-ahbap-sorusturmasinda-gozaltina-alindi-h162768.html">Oğuzhan Uğur Ahbap soruşturmasında gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-6-yeni-film-vizyona-girecek-h162767.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 6 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Bu hafta sinemalarda 6 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Tereza Nvotová’nın En İyi Yönetmen ödülünü aldığı &quot;Baba&quot;, &quot;Leyla’nın Kardeşleri&quot; filminin yönetmeni Saeed Roustayi imzalı &quot;Ceza&quot; ile Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway’ın başrolde olduğu &quot;The Odyssey&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bu hafta sinemalarda 6 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Tereza Nvotová’nın En İyi Yönetmen ödülünü aldığı "Baba", "Leyla’nın Kardeşleri" filminin yönetmeni Saeed Roustayi imzalı "Ceza" ile Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway’ın başrolde olduğu "The Odyssey" yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba<br />
Küçük kızını yanlışlıkla arabasında unutarak trajik bir olaya sebep olan Michal'ın, olayın ardından hukuki süreç, toplumsal yargılar ve suçluluk duygusuyla yüzleşmesi anlatılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Tereza Nvotová<br />
Oyuncular: Milan Ondrík, Dominika Moravkova, Peter Bebjak</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ceza<br />
Okulda problemler yaşayan asi oğlu ile baş etmeye çalışan ve dul bir anne olan Mahnaz'ın, yeni erkek arkadaşıyla yapılan nişan töreninde yaşanan trajik bir kaza sonucu başından geçenler konu ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Saeed Roustaee<br />
Oyuncular: Parinaz Izadyar, Sinan Mohebi, Payman Maadi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">The Odyssey<br />
Truva Savaşı'ndan sonra Odysseus'un tehlikeli yolculuğunu ve karısı Penelope ile yeniden bir araya gelmesini anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Aksiyon, Macera<br />
Yönetmen: Christopher Nolan<br />
Oyuncular: Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Filistin 36<br />
Film, 1936 yılında Filistin topraklarında Britanya'ya karşı başlayan isyan hareketini, köyüyle Kudüs arasında mekik dokuyan Yusuf'un gözünden anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Annemarie Jacir<br />
Oyuncular: Hiam Abbass, Kamel El Basha, Jalal Altawil</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Noise: Lanetin Sesi<br />
İşitme engelli Ju-young, küçük kız kardeşi Ju-hee’nin yeni taşındığı apartman dairesinden hiçbir iz bırakmadan kaybolduğunu öğrenince, gerçeği ortaya çıkarmak için binaya gider. Ancak Ju-young’un orada bulduğu şey, yalnızca bir boşluk değil; korku dolu bir sessizliktir. Apartman sakinlerine Ju-hee’yi sorduğunda aldığı yanıtlar tekinsizdir; herkes gürültüden şikayetçidir ve delice bir sessizlik arzusu içindedir. Ju-young araştırmasını derinleştirdikçe, kardeşinin kayboluşunun tesadüf olmadığını fark eder.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Gerilim, Korku<br />
Yönetmen: Soo-jin Kim<br />
Oyuncular: Lee Sun-bin, Kim Min-seok, Kyung-soo Ryu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kybele’nin Laneti: İstila<br />
25 haneden oluşan küçük ve sakin bir köyün huzuru, köy sakinlerinden birinin ağır bir psikolojik rahatsızlık yaşamaya başlamasıyla bozulur. Olayların ardından Ruken Hoca’nın köye gelişiyle açıklanması güç ve ürkütücü olaylar peş peşe yaşanır. Köyü görünmez bir karanlık kuşatırken, korku ve çaresizlik giderek büyür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Zülfü Hamit Altın<br />
Oyuncular: Metin Keçeci, Fadime Yıldız, Özkan Şahin</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 09:48:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-6-yeni-film-vizyona-girecek-h162767.html">Sinemalarda bu hafta: 6 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurt-genelinde-hava-nasil-olacak-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h162766.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Bugün yurt genelinde hava nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Batı ve Doğu Karadeniz (Bolu) Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Kocaeli, Sakarya ve Edirne çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İşte 17 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmiyor. Ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Edirne, Kocaeli ve Sakarya çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 33°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 34°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 32°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 33°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 39°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, kuzey kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 35°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere (Bolu hariç) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile öğle saatlerinden sonra Gümüşhane, Bayburt ve Artvin çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 29°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimlerinin öğle saatlerinden itibaren yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 29°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 09:34:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurt-genelinde-hava-nasil-olacak-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h162766.html">Meteoroloji açıkladı: Bugün yurt genelinde hava nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162765.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında sert haftalık kayıp: İşte 17 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 17 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.060 TL, ons altın ise 3.989 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasındaki artan gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatları, enflasyon ve faiz artırımı beklentilerini güçlendirerek altın fiyatları üzerinde baskı yarattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Onsta haftalık değer kaybı, bu sabahki fiyatlamalar itibarıyla yüzde 3’ü geçti. Bu düşüş, son 6 haftanın en sert gerilemesine işaret ediyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 17 Temmuz 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.060,82 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.956,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 19.923,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.525,03 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.658,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 99.115,68 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.989,54 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 09:28:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162765.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162764.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (17 Temmuz dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 17 Temmuz 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 17 Temmuz 2026 Cuma gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,1488 (alış) 47,1730'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,0051 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 26 09:22:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162764.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkpden-nato-zirvesinin-ardindan-28-maddelik-aciklama-turkiye-sicak-catismalarda-resmen-taraf-olmustur-h162763.html</link>
		<title>TKP&apos;den NATO Zirvesi&apos;nin ardından 28 maddelik açıklama: Türkiye sıcak çatışmalarda resmen taraf olmuştur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP, Ankara&#039;da 7-8 Temmuz arasında gerçekleştirilen NATO Zirvesi&#039;ni değerlendirdiği 28 maddelik açıklamasında, &quot;Ülkemiz açısından en büyük sorun, sıcak çatışmaların içine çekilme olasılığımızdır. Türkiye sıcak çatışmalarda resmen taraf olmuştur&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP), NATO Zirvesi'nin ardından yaptığı 28 maddelik değerlendirmeyi kamuouyuyla paylaştı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin silahlanma ve savaşa hazırlık konusunda ortak iradeyi ortaya koyduğu öne sürülen açıklamada, AK Parti iktidarının zirveyi Türkiye'nin savunma sanayisi ve Batı ile ilişkileri açısından bir fırsat olarak değerlendirdiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, zirvenin AK Parti açısından büyük ölçüde başarılı geçtiği savunularak, Türkiye'nin NATO içindeki rolünün artacağı ve savunma sanayisine yönelik bazı kısıtlamaların etkisinin azalacağı ileri sürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'nin NATO içinde üstleneceği yeni rolün ülke açısından ciddi riskler taşıdığı savunulan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ülkemiz açısından en büyük sorun sıcak çatışmaların içine çekilme olasılığıdır. Ukrayna Savaşı ve İran'a dönük saldırganlık NATO'nun merkez gündemine dönüşmüştür. Bu bağlamda Türkiye resmen taraf olmuştur.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve NATO’nun Ukrayna ve İran’da istediğini elde etmesinin önünde aşılması güç engeller vardır. Bu engeller kendisini daha açık bir biçimde hissettirdiğinde bunun Türkiye’ye faturasını silah tekelleri ve bir bütün olarak sermaye sınıfı değil, halkımız ödeyecektir. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zirve sırasında basına yapılan açıklamalarda ve sonuç bildirisinde hiç bahsi geçmese de Türkiye’de kurulacağı yetkililer tarafından ilan edilen yeni NATO karargahlarının Türkiye’nin daha fazla gerilimin doğrudan tarafı haline gelmesine yol açacağı açıktır. Bu karargahlardan birinin Boğazlarla ilgili olması konunun vehametini artırmaktadır. İktidarın Montrö Sözleşmesi’ni sağından solundan çekiştiren, onu NATO çıkarlarına kurban edecek davranışlar içine girmesi son derece tehlikelidir.  </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜLKEMİZ AÇISINDAN VAROLUŞ MESELESİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP’nin Yeni-Osmanlı stratejisini ABD ve NATO himayesinde hayata geçirmeye çalışması bir başka tehdittir. Bu tehdit yalnızca içeride Cumhuriyet’le bütün bağını koparmış bir gerici yapı için uygun bölgesel ortamın şekillenecek olmasından kaynaklanmamaktadır. ABD yetkililerinin Osmanlı övgüleri, monarşi çağrıları yalnızca 1923’ten alınmak istenen intikamın değil, bu bölgeyi daha kolay kontrol altında tutma isteğinin ifadesi olarak değerlendirilmeli. Burada imparatorluk özlemiyle hareket eden bir Türkiye’nin NATO şemsiyesinde etkisini artırması, hatta sınırlarını genişletmesi aynı zamanda daha kırılgan hale gelmesi anlamına gelecektir ve dağılma dinamiklerini de harekete geçirecektir. Büyüme ve küçülme, şişme ve dağılma diyalektik bir bütünlük oluştururken her durumda 'savaş' demektir. Emekçi halk üzerine çöküşü benzersiz olacak bu yıkım aynı zamanda ülkemiz açısından bir varoluş meselesine de dönüşecektir. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YENİ OSMANLICILIK ÜLKEMİZİ KAOTİK ÇATIŞMALARA SÜRÜKLEMEKTEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni-Osmanlıcılığın gözünü diktiği geniş coğrafya çok sert bir rekabete sahne olmaktadır. Bu rekabetin kontrolden çıkması her an için mümkündür. İran’ı bir kenara koyarsak, bu coğrafyada Türkiye ABD’nin diğer müttefikleri olan Yunanistan ve İsrail ile ortaklık ve düşmanlık arasında gidip gelmektedir. Dostluk ve düşmanlıkları kâr arayışının belirlediği, ülkelerin dış politikasına sermaye sınıfının çıkarlarının hâkim olduğu bir dünyada yurttaşlarımız bu sözde dostluklardan da düşmanlıklardan da zarar görmektedir. Emperyalist dünyada dostluklar başka düşmanlıkların habercisidir. Yeni-Osmanlıcılık ülkemizi içerde karanlığa dışarıda ise kaotik çatışmaların içine sürüklemektedir. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO’nun yarattığı tehlikeler ortadayken düzen siyasetinin birkaç kişisel tavır dışında bütünüyle NATO’cu bir konumlanış içinde olması, emperyalizmle ve onun NATO gibi örgütleriyle mücadelenin sınıfsal bir temele oturması gerektiğinin bir başka kanıtıdır. NATO yalnızca ABD merkezli bir emperyalist ittifak değil aynı zamanda sermaye egemenliğinin uluslararası alandaki jandarmasıdır. Piyasa ekonomisinin karşısına dikilmeksizin NATO’nun karşısında durulmayacağını düzen muhalefeti zirve sırasındaki suskunluğu ile bir kez daha ve onursuz bir biçimde göstermiştir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 16:02:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkpden-nato-zirvesinin-ardindan-28-maddelik-aciklama-turkiye-sicak-catismalarda-resmen-taraf-olmustur-h162763.html">TKP&apos;den NATO Zirvesi&apos;nin ardından 28 maddelik açıklama: Türkiye sıcak çatışmalarda resmen taraf olmuştur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/buyukcekmece-belediyesi-davasi-hasan-akgun-savcilik-bile-parayi-kendine-harcadi-diyemedi-belediye-icin-harcadi-demek-zorunda-kaldi-h162762.html</link>
		<title>Büyükçekmece Belediyesi Davası Hasan Akgün: Savcılık bile Parayı kendine harcadı diyemedi, Belediye için harcadı demek zorunda kaldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Büyükçekmece Belediyesi Davası&#039;nda savunmasına devam eden tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, “Öyle bir belediye başkanıyım ki savcılık bile bu kadar peşin hükümle soruşturma yürütmesine rağmen, ‘Hasan Akgün iş insanlarından para alarak bu paraları yemiştir’ diyememiş, ‘Hasan Akgün aldığı paraları belediye için harcadı’ demek zorunda kalmıştır. Ne mutlu bana ki tüm amacı şahsımı suçlamak olan bu kişiler bile, ‘Bu adam rüşvet alsa dahi aldığı parayı halka harcadı’ demek zorunda kalmıştır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 31 sanığın yargılanmasına İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bugünkü ilk duruşma ise yaklaşık 2 saat gecikmeli olarak tutuklu başkan Hasan Akgün’ün savunmasıyla başladı. Akgün bir süre savunmasına devam ettikten sonra duruşmaya 10 dakika ara verildi. Aranın ardından savunmasına devam eden Akgün, iddianamedeki rüşvet suçlamalarını hedef aldı. Savcılığın, hakkında kişisel menfaat sağladığı yönünde bir iddiada dahi bulunamadığını belirten Akgün, dosyanın kendi iddialarıyla çeliştiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akgün, “Öyle bir belediye başkanıyım ki savcılık bile bu kadar peşin hükümle soruşturma yürütmesine rağmen, ‘Hasan Akgün iş insanlarından para alarak bu paraları yemiştir’ diyememiş, ‘Hasan Akgün aldığı paraları belediye için harcadı’ demek zorunda kalmıştır. Ne mutlu bana ki tüm amacı şahsımı suçlamak olan bu kişiler bile, ‘Bu adam rüşvet alsa dahi aldığı parayı halka harcadı’ demek zorunda kalmıştır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“RÜŞVET İDDİALARI HAYAL ÜRÜNÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkındaki rüşvet iddialarını reddeden Akgün, çocuklarının mal varlıklarının da iddianamede suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama kapsamında değerlendirilmesini eleştirdi. Akgün, “Şahsım adına ortaya atılan rüşvet iddiaları tamamen hayal ürünüdür. Çocuklarımın kendi paralarıyla mülk edinmiş olmaları maalesef iddianamede suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama olarak değerlendirilmiştir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PROJENİN RUHSATI İNCELENMEDEN RÜŞVET DENİLDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede yer alan taşınmaz devrine ilişkin suçlamalara da değinen Akgün, soruşturmanın eksik incelemeler üzerine kurulduğunu savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İddianamede sözde rüşvetin inşaat karşılığında verildiği söyleniyor. Ancak projenin ruhsatı ve süreci hiç incelenmemiştir” diyen Akgün, Osman Yeşilgülen’e devredildiği belirtilen dokuz taşınmazın neden rüşvet olarak nitelendirildiğinin de açıklanmadığını söyledi. Akgün, “İddianamede Osman Yeşilgülen’e dokuz taşınmaz verilmesinin neden rüşvet olarak değerlendirildiği açıklanmamıştır. Bunun sebebi belli değildir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BÜYÜKÇEKMECE’Yİ BETONA TESLİM ETMEDİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yedi dönem üst üste Büyükçekmece Belediye Başkanı seçildiğini hatırlatan Akgün, görev süresi boyunca yeşil alanların korunması için mücadele ettiğini belirtti. “Yeşil alanların haksız şekilde işgal edilmesine izin vermedim. Büyükçekmece’yi betona teslim etmemek için mücadele ettim” diyen Akgün, belediyecilik anlayışının kamu yararı üzerine kurulu olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TAHLİYE VE BERAAT TALEBİYLE SAVUNMASINI TAMAMLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmasının sonunda mahkeme heyetine tahliye ve beraat talebinde bulunan Akgün, “Hiçbir şekilde fakir fukaranın hakkını yemedim. Allah hiç kimseyi ama hiç kimseyi adaletten ayırmasın. Öncelikle tahliyemi, sonradan da tüm suçlamalardan beraatımı talep ediyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı’nın savunması ile devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 15:45:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/buyukcekmece-belediyesi-davasi-hasan-akgun-savcilik-bile-parayi-kendine-harcadi-diyemedi-belediye-icin-harcadi-demek-zorunda-kaldi-h162762.html">Büyükçekmece Belediyesi Davası Hasan Akgün: Savcılık bile Parayı kendine harcadı diyemedi, Belediye için harcadı demek zorunda kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/guzelmansur-depremzede-kura-magduriyetine-sessiz-kalmayin-h162761.html</link>
		<title>Güzelmansur: Depremzede Kura Mağduriyetine Sessiz Kalmayın</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Antakya Ürgenpaşa Mahallesi 75. Yıl Bulvarı&#039;nda rezerv alan kapsamında gerçekleştirilen konut kuralarında yaşandığı öne sürülen mağduriyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Güzelmansur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum&#039;un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kura sistemindeki &quot;yanlış torbalama&quot; iddialarının açıklığa kavuşturulmasını ve hak sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Antakya Ürgenpaşa Mahallesi 75. Yıl Bulvarı'nda rezerv alan kapsamında gerçekleştirilen konut kuralarında yaşandığı öne sürülen mağduriyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Güzelmansur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kura sistemindeki "yanlış torbalama" iddialarının açıklığa kavuşturulmasını ve hak sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremzede vatandaşların yıllarca emek vererek sahip oldukları konutların kat, cephe ve konum özelliklerini kura sürecinde kaybettiklerini belirten Güzelmansur, "Deprem konutları vatandaşın yarasını sarmak için yapılır, yeni mağduriyetler oluşturmak için değil." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hak sahiplerinin itirazları mutlaka değerlendirilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">75. Yıl Bulvarı'nda bulunan 8. Bölge 1. Etap ve 8. Bölge 2. Etap rezerv alanlarında yapılan kura çekimlerinin çok sayıda aileyi mağdur ettiğini ifade eden Güzelmansur, hak sahiplerinin kura torbalarının hatalı oluşturulduğunu, bu nedenle aynı nitelikte olmayan bağımsız bölümlerin birlikte değerlendirilerek adalet duygusunun zedelendiğini dile getirdiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vatandaşların deprem öncesinde özellikle cadde cephesi, kat durumu ve konumu nedeniyle daha yüksek bedeller ödeyerek edindikleri taşınmazların bu özelliklerini kaybettiklerini belirten Güzelmansur, Bakanlığın bu iddiaları görmezden gelemeyeceğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığa 7 soru</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, önergesinde şu konuların açıklığa kavuşturulmasını istedi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kura torbaları hangi kriterlere göre oluşturuldu?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kat, cephe, konum ve değer farklılıkları kura öncesinde dikkate alındı mı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığa ve Hatay İl Müdürlüğüne kaç itiraz başvurusu yapıldı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yanlış torbalama" iddialarıyla ilgili inceleme başlatıldı mı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hata tespit edilmesi halinde kura sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini sağlayacak bir mekanizma bulunuyor mu?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">75. Yıl Bulvarı'ndaki kura sonuçlarının yeniden incelenmesi veya yeniden kura yapılması gündemde mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için rezerv alanlardaki kura sistemi yeniden düzenlenecek mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, deprem sonrası yeniden inşa sürecinde en önemli unsurun vatandaşın devlete duyduğu güven olduğunu belirterek, "Hak sahiplerinin talepleri dikkate alınmalı, kura süreci şeffaf şekilde incelenmeli ve gerçekten bir hata</span> varsa bu mağduriyetler vakit kaybedilmeden giderilmelidir." ifadelerini kullandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 15:22:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/guzelmansur-depremzede-kura-magduriyetine-sessiz-kalmayin-h162761.html">Güzelmansur: Depremzede Kura Mağduriyetine Sessiz Kalmayın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-gelisme-tuncelideki-tum-zirhli-araclara-iliskin-bilgiler-talep-edildi-h162760.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Tunceli&apos;deki tüm zırhlı araçlara ilişkin bilgiler talep edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli&#039;de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku&#039;ya ilişkin soruşturma kapsamında, Tunceli il merkezinde görev yapan emniyet ve jandarmaya ait tüm zırhlı araçların tespit edilmesini, bu araçların resmi ve sivil plakaları ile ayırt edici özelliklerinin belirlenmesini talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir bilgi ve belge talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosu'na gönderilen resmi yazıda, soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen dosyaya eklenmek üzere çeşitli bilgi ve belgelerin ivedilikle hazırlanması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, olay günü Tunceli il merkezinde görev yapan emniyet ve jandarmaya ait tüm zırhlı araçların tespit edilmesini, bu araçların resmi ve sivil plakaları ile ayırt edici özelliklerinin belirlenmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yazıda ayrıca, 5 Ocak 2020 tarihinde söz konusu zırhlı araçlarda görev yapan sürücü, araç komutanı ve nişancı dahil tüm personelin kimlik ve sicil bilgilerinin gönderilmesi istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Talep edilen belgeler arasında olay gününe ait görev emirleri, devriye ve geçiş kayıtları ile ilgili müdürlük ve komutanlıklarda bulunan zırhlı araç giriş-çıkış ve nizamiye kayıtlarının onaylı suretleri de yer aldı. Olayda zırhlı araçların da rol almış olabileceği ihtimalinin araştırılması amacıyla söz konusu bilgi ve belgelerin talep edildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun da arasında bulunduğu 12 kişi tutuklanmış, bazı şüpheliler hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 15:02:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-gelisme-tuncelideki-tum-zirhli-araclara-iliskin-bilgiler-talep-edildi-h162760.html">Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Tunceli&apos;deki tüm zırhlı araçlara ilişkin bilgiler talep edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/findigin-baskenti-giresunun-chp-milletvekili-elvan-isik-gezmis-findik-hasadina-girerken-ureticinin-emeginin-karsiligi-olan-fiyat-belirlenmeli-dedi-h162759.html</link>
		<title>Fındığın Başkenti Giresunun CHP Milletvekili Elvan Işık Gezmiş: Fındık hasadına girerken üreticinin emeğinin karşılığı olan fiyat belirlenmeli. dedi.</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, yaklaşan fındık hasat sezonu öncesinde üreticilerin yaşadığı belirsizliği ve ekonomik sorunları gündeme getirerek taban fiyatın üretim maliyetleri esas alınarak belirlenmesini, üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmesini ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FAZLA FİYAT VERİLMELİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİLERİMİZ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMALI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milletvekili Elvan Işık Gezmiş konuşmasında, Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındıkta hasat sezonu yaklaşırken üreticilerin büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını dile getirdi ve “Geçtiğimiz yıl 350 TL’ye kadar alıcı bulan fındık, bugün 190 TL seviyelerine kadar geriledi. Buna karşın gübre, ilaç, işçilik ve akaryakıt başta olmak üzere tüm üretim maliyetleri hızla arttı.” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gezmiş, bu tablonun üreticiyi her geçen gün daha da zor durumda bıraktığını vurgulayarak, “Üretici yıl boyunca emek veriyor ancak emeğinin karşılığını alamıyor.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FINDIK TABAN FİYATI MALİYETLER DİKKATE ALINARAK BELİRLENMELİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fındık taban fiyatının üreticinin gerçek maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyleyen Milletvekili Gezmiş, fiyatın ziraat odaları, üretici örgütleri ve sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda açıklanmasının önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin yalnızca maliyetini karşılayan değil, üretime devam edebilmesini sağlayacak bir gelir elde etmesi gerektiğini de vurgulayan Gezmiş, taban fiyatın üreticiye en az yüzde 30 refah payı sağlayacak düzeyde açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 KALİTE FARKI UYGULANMALI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dünyanın en kaliteli fındıkları arasında yer alan Giresun kalite fındığın hak ettiği değeri görmesi gerektiğini ifade eden Elvan Işık Gezmiş, bu ürün için en az yüzde 10 kalite farkı uygulanmasının artık bir zorunluluk olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kalitesiyle dünya pazarında ayrı bir yere sahip olan Giresun kalite fındığın aynı fiyat politikası içinde değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Gezmiş, dik ve engebeli arazide yetişen, dönüm başına üretimi diğer bölgelerden daha düşük olan Giresun kalite fındık için kalite farkının üreticinin gelirine ve üretime doğrudan katkı sağlayacağını kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TMO GÜÇLÜ ŞEKİLDE PİYASAYA GİRMELİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak etkin bir alım politikası izlemesi gerektiğini belirten Gezmiş, kurumun piyasaya zamanında ve güçlü biçimde müdahale etmesinin hem üreticiyi hem de fiyat istikrarını koruyacağını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin serbest piyasanın insafına bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Gezmiş, TMO’nun alım politikalarının üretici lehine güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİLERİMİZİN EMEĞİNİN HAKKINI ALMASI İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasının sonunda fındığın sadece bir tarım ürünü olmadığını, Karadeniz’in ekonomisi, istihdamı ve sosyal yaşamı açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, fındık üreticisinin emeğinin karşılığını alması için TBMM’de ve sahada mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 14:42:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/findigin-baskenti-giresunun-chp-milletvekili-elvan-isik-gezmis-findik-hasadina-girerken-ureticinin-emeginin-karsiligi-olan-fiyat-belirlenmeli-dedi-h162759.html">Fındığın Başkenti Giresunun CHP Milletvekili Elvan Işık Gezmiş: Fındık hasadına girerken üreticinin emeğinin karşılığı olan fiyat belirlenmeli. dedi.</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-kimse-isi-ile-agir-hasta-yakini-arasinda-secim-yapmaya-zorlanmamali-h162758.html</link>
		<title>Orhan Sümer: Kimse işi ile ağır hasta yakını arasında seçim yapmaya zorlanmamalı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, kamu görevlilerinin en
temel yasal haklarından biri olan refakat izni uygulamasında yaşanan aksaklıkları TBMM
Genel Kurulu gündemine taşıdı. Sümer, binlerce memuru ve ailesini mağdur eden bürokratik
engellerin kaldırılması için ilgili bakanlıklara acil ve somut adımlar atılması çağrısında
bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ SÜMER’DEN REFAKAT İZNİ ÇAĞRISI:<br />
Kanun Var Ama Engeller Yüzünden Kullanılamıyor<br />
TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda söz alan CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, 657 sayılı Devlet<br />
Memurları Kanunu’nun 105’inci maddesinin memurlara refakat izni hakkı tanıdığını hatırlattı.<br />
Ancak yasal güvenceye rağmen uygulamadaki aksaklıkların hakkın etkin kullanımını<br />
engellediğini vurgulayan Sümer, şunları söyledi:<br />
&amp;quot;657 sayılı Kanun memurlarımıza refakat izni hakkı tanımaktadır ancak uygulamalardaki<br />
farklı yorumlar, sağlık kurulu raporlarına ilişkin belirsizlikler ve bürokratik süreçler nedeniyle<br />
bu hak birçok kamu görevlisi tarafından etkin şekilde kullanılamamaktadır.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Bu Bir Sosyal Devlet İlkesidir&amp;quot;<br />
Kamu görevlilerinin insani ve hukuki haklarının korunması gerektiğinin altını çizen Sümer,<br />
devletin bu süreçlerde kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Aile birliğinin ve<br />
sağlığın her şeyden önce geldiğini belirten Orhan Sümer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:<br />
&amp;quot;Hiçbir kamu görevlisi; ağır hasta annesi, babası, eşi ya da çocuğuna bakmak ile görevini<br />
yerine getirmek arasında seçim yapmak zorunda bırakılmamalıdır; bu bir sosyal devlet ilkesi<br />
gereğidir.&amp;quot;<br />
“Adil, Eşit ve Etkin Bir Düzenleme Şart&amp;quot;<br />
Orhan Sümer, uygulamadaki belirsizliklerin bir an önce giderilmesi amacıyla ilgili<br />
bakanlıkları vakit kaybetmeden harekete geçmeye davet ederek sözlerini şöyle tamamladı.<br />
&amp;quot;İlgili bakanlıkları uygulamadaki belirsizlikleri gidermeye, bürokratik engelleri kaldırmaya ve<br />
kamu görevlilerimizin refakat izni hakkından adil, eşit ve etkin biçimde yararlanmasını<br />
sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden hayata geçirmeye davet ediyorum.&amp;quot;<br />
Sümer, kamu çalışanlarının hayatını zorlaştıran bu mağduriyet son bulana ve tüm kurumlarda<br />
eşit, adil bir uygulama birliği sağlanana kadar konunun takipçisi olacağını belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 14:20:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-kimse-isi-ile-agir-hasta-yakini-arasinda-secim-yapmaya-zorlanmamali-h162758.html">Orhan Sümer: Kimse işi ile ağır hasta yakını arasında seçim yapmaya zorlanmamalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-saldirilari-surerken-iran-da-korfezdeki-abd-uslerini-hedef-aldi-h162757.html</link>
		<title>ABD saldırıları sürerken İran da Körfez&apos;deki ABD üslerini hedef aldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin gece boyunca İran genelinde yeni hava saldırıları düzenlemesinin ardından Tahran yeniden Körfez’in diğer kıyısındaki ülkelerde ABD askeri üslerine yönelik saldırılar başlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD’nin gece boyunca Körfez hattında İran’ı hedef alan saldırılarının ardından Tahran yönetimi, Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD hedeflerinin vurulduğunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ordusu, taraflar arasındaki ateşkese rağmen yeniden başlayan çatışmaların altıncı gününde düzenlediği saldırıların, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda "masum denizcileri tehdit etme gücünü zayıflatmak" amacıyla yapıldığını, ülkenin çeşitli bölgelerine altı saat süren yoğun bir saldırı dalgası düzenlediğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ise devlet medyasına yaptığı açıklamada, ülkeye fayda sağlamayan anlaşmalara bağlı kalmaları için bir neden olmadığını söyledi. Kalibaf, İran'ın ulusal güvenliğinin Hürmüz Boğazı'nda "İran'ın kendi düzenlemelerini" sürdürmesine bağlı olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), son saldırılarda İran'ın Bandar Abbas liman kenti ile Büyük Tunb Adası da dahil olmak üzere çeşitli bölgelerdeki komuta merkezleri, hava savunma sistemleri ve kıyı gözetleme tesislerinin hedef alındığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet medyası ise ülkenin çeşitli yerlerinden patlama sesleri duyulduğunu ve başkent Tahran'da hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırıların ardından İran Körfez’in diğer kıyısına misilleme saldırıları düzenlerken ABD'nin Körfez'deki müttefiklerinden de açıklamalar geldi. Kuveyt ordusu insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırıları engellediğini duyururken, Bahreyn İçişleri Bakanlığı vatandaşlara sakin olmaları ve en yakın güvenli bölgeye gitmeleri çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ordusu ayrıca son saldırı dalgasında Ürdün'deki ABD'ye ait haberleşme sistemleri ile yakıt depolama tesislerini de hedef aldığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun yanı sıra ABD, çarşamba günü Curaçao bayraklı ve yük taşımayan bir petrol tankerini ateş açarak etkisiz hale getirdi. CENTCOM, tankerin İran limanlarına uygulanan deniz ablukasını ihlal ederek abluka altındaki bir limanına doğru ilerlemeye çalıştığını öne sürdü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 14:06:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-saldirilari-surerken-iran-da-korfezdeki-abd-uslerini-hedef-aldi-h162757.html">ABD saldırıları sürerken İran da Körfez&apos;deki ABD üslerini hedef aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-mecliste-gida-guvenligi-ve-halk-sagliginin-korunmasi-icin-harekete-gecin-cagrisi-h162756.html</link>
		<title>Ayhan Barut&apos;tan Meclis&apos;te gıda güvenliği ve halk sağlığının korunması için &apos;Harekete geçin&apos; çağrısı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis&#039;te halk sağlığının korunması ve güvenli gıdaya erişim için gıda mühendislerinin sesine kulak verilmesini, sorunların çözülmesini ve taleplerinin karşılanmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Meclis'te halk sağlığı ve gıda güvenliği çağrısı<br />
"Güvenli gıda için bu sese kulak verin"<br />
"Gıda mühendislerinin sesini duyun"<br />
ÜCRET TEPKİSİ<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "İşletmelerde Gıda Mühendisi istihdamı güvenli gıda, halk sağlığının korunması, ürün israfının engellenmesi ve enerji verimliliği açısından çok önemlidir. İlgili kanun kapsamında Çalıştırılması Zorunlu Personel uygulaması, yetersiz olmakla beraber toplum sağlığı bakımından olumlu bir uygulamadır. Bu çerçevede istihdam edilen Gıda Mühendislerinin maaşlarının; aldığı eğitim ve edindiği birikim, işletmede yüklenmiş olduğu sorumluluk, bu sorumlulukları yerine getirirken aldığı risklere ve güncel geçim şartlarına uygun olması gerekmektedir" dedi.<br />
"EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRMEYİN"<br />
Gıda mühendislerinin insanca yaşam talebine dikkat çeken Barut, "Meslek Odalarının “Taban Ücret” uygulaması aleyhine açılan iptal davaları sonucunda mühendislerin serbest piyasanın insafında düşük ücretlere mahkum edilmeye çalışılması, hak kayıpları ile birlikte gıda güvenliği sorunlarına neden olabilecektir.Çalıştırılması Zorunlu Personelin; emeğinin değersizleştirilmemesi, yükümlülükleri ile bağdaşan özlük haklara sahip olması ve bu hakların geliştirilmesi gerekir" diye konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 13:42:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-mecliste-gida-guvenligi-ve-halk-sagliginin-korunmasi-icin-harekete-gecin-cagrisi-h162756.html">Ayhan Barut&apos;tan Meclis&apos;te gıda güvenliği ve halk sağlığının korunması için &apos;Harekete geçin&apos; çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusu-murat-emir-ust-duzey-gorevliler-hakkinda-tek-bir-dava-acilmamis-olmasi-bu-ulke-acisindan-yuz-karasidir-h162755.html</link>
		<title>78 Can İçin Adalet Yürüyüşü... Murat Emir: Üst düzey görevliler hakkında tek bir dava açılmamış olması bu ülke açısından yüz karasıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Grand Kartal Otel’deki yangın faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının adalet talebiyle Bolu&#039;dan Ankara’ya başlattığı yürüyüşe destek verdi. Emir, &quot;Bahanelerle olayın üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üst düzey görevliler hakkında tek bir dava açılmamış olması bu ülke açısından yüz karasıdır. Ve yüz karasını temizlemek maalesef mağdur ailelerine düşmüştür ama eninde sonunda adalet kazanacak, eninde sonunda bu yüzsüzlüğe, hukuksuzluğa, vicdansızlığa dur diyeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Grand Kartal Otel’deki yangın faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının adalet talebiyle Bolu Kartalkaya’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüş altıncı gününde sürüyor. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yürüyüşe destek verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramankazan’dan aileler ile yürüyen Emir, yaptığı açıklamada yürüyüşün sadece adalet için değil, insanlık için olduğunu söyledi. Emir, "Bu yürüyüşü bilmeyen, duymayan, desteklemeyen insanlığını da kaybeder. Ülkemizde her gün, her dakika birçok hukuksuzluğa, adaletsizliğe tanık oluyoruz. Ama Kartalkaya yangınının nasıl olduğuna, nasıl önlenmediğine, ihmaller zincirine, kasten adam öldürmeye varabilecek o görevlilerin vurdumduymazlığına, sonrasında bakanlığın kendisini aklamak için her türlü hukuksuzluğun peşinde koşmasına baktığınızda aslında bunun yürekleri parçalayan bir cinayet olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenle bu hukuk mücadelesi, adalet mücadelesi, aynı zamanda bir insanlık mücadelesi ve Türkiye'nin turnusoludur. Bu mücadeleyi görmezden gelen insanlığını da kaybeder" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/39b10faf-ee3c-4b6c-93a3-cc0acd296d5b-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAKAN ERSOY'A TEPKİ GÖSTERDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Facianın hemen ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sorumluluktan kaçmaya çalıştığını, ailelerin mücadelesiyle bazı bürokratların yargılanmasına izin verildiğini söyleyen Emir, "Mahkeme bu bürokratlara adli kontrol şartı koydu. 'Bu bürokratlar yargılansın' dedi. Mehmet Nuri Ersoy kamuoyuna çıkıp ‘ben bürokratlarımın yargılanmasının önünü açtım diyor’ ama bürokratlarını korumak için bir yıl direndi. İki kere başvuruya ‘hayır bürokratlarımı yargılamayın’ dedi. Çünkü o da biliyordu ki bürokratlar yargılanınca sıra kendisine gelecek. Ve sonrasında Danıştay kararı ile dava açılması gerekirken, adli tedbir kararı konmuşken o bürokratlar hakkında hiçbir işlem yapmadı" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BÜROKRATLARIN DELİLLERİ SAKLAYABİLECEK GÜÇLERİ VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bürokrakların konumu gereği davaya etki edebilme güçleri olduğunu ifade eden Emir, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"O bürokratlar şu anda delilleri kontrol ediyorlar. Dosyaların başındalar. Herkese etki edebilecek konumdalar. Adil yargılanmayı etkileyebilecek bir pozisyondalar. Delilleri saklayabilecek güçleri var hala. Ve bu kişiler görevlerini yapmaya devam ettikleri gibi o ETS'den getirip bürokrat yaptığı Neşe Çıldık’ı da yurt dışına çıkabilsin diye yine bir hukuksuzlukla adli kontrol talebini kaldırmaya kalktılar. Bu denli yargıdan korkan, bu denli suçunu bilen, suçunu bastırmak için yargıya her türlü baskın yapan, her türlü hukuksuzluğu yapan ve bu nedenle de bu mağdur insanları yollara düşüren bir anlayış var. İşte biz bu nedenle bu yüzsüzlüğü, bu hukuk tanımazlığı, bu vicdansızlığı teşhir etmek üzere ve bu ailelerin adalet talebini yükseltmek ve destek olmak üzere buradayız. Yanlarındayız. Onların hukuk mücadelesi ne kadar sürerse biz o kadar onlarla birlikte olmaya devam edeceğiz. Hiçbir bakanlık yetkilisinin başta bakan olmak üzere yargılanmadığı, Çalışma Bakanlığı’ndan hala soruşturulsunlar izninin gelmediği, bahanelerle olayın üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üst düzey görevliler hakkında tek bir dava açılmamış olması bu ülken açısından yüz karasıdır. Ve yüz karasını temizlemek maalesef mağdur ailelerine düşmüştür ama eninde sonunda adalet kazanacak, eninde sonunda bu yüzsüzlüğe, hukuksuzluğa, vicdansızlığa dur diyeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 13:20:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusu-murat-emir-ust-duzey-gorevliler-hakkinda-tek-bir-dava-acilmamis-olmasi-bu-ulke-acisindan-yuz-karasidir-h162755.html">78 Can İçin Adalet Yürüyüşü... Murat Emir: Üst düzey görevliler hakkında tek bir dava açılmamış olması bu ülke açısından yüz karasıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/vatandasin-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borcu-7-trilyon-tlyi-asti-h162754.html</link>
		<title>Vatandaşın bireysel kredi ve kredi kartı borcu 7 trilyon TLyi aştı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Yüksek enflasyon ve alım gücünün düşmesi son 5 yılda vatandaşların borçlarının artmasına yol açtı. Tüketicilerin, bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları temmuz ayının ilk haftasında, 97 milyar TL daha artarak, 7 trilyon 9 milyar liraya yükseldi. Bu tutar, 2021 yılında sadece 1 trilyon 25 milyar TL idi. Tüketicilerin, bankacılık sistemine olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları yıl başından bu yana toplam 1 trilyon 149 milyar TL arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Türkiye, 2023 yılının haziran ayından bu yana enflasyonla mücadele programı uyguluyor ancak enflasyon bir türlü istenen düzeye inmiyor, açıklanan hedeflere ulaşılamıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Merkez Bankası, bu yıl sonunda enflasyonunun yüzde 15-21 arasında kalacağını öngördü ve hedefini de yüzde 16 olarak ilan etti. Banka, mayıs ayında yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 50 oranında artırdı ve yüzde 24’e, yıl sonu enflasyon tahminini de yüzde 26’ya revize etti. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu yılın ocak-haziran döneminde enflasyon yüzde 17,76 &nbsp;olarak kayıtlara geçti. Merkez Bankası’nın yeni hedefi olan yüzde 24’ün yüzde 74’ü altı ayda aşıldı. Enflasyonun yüzde 24 olabilmesi için kalan altı ayda toplam enflasyonun yüzde 5,3’ün, aylık ortalama enflasyonun yüzde 0,9’un altında kalması gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Merkez Bankası’nın yüzde 26 tahmininin tutabilmesi için de altı aylık toplam enflasyonun yüzde 7’yi geçmemesi, bu dönemdeki aylık ortalamanın da yüzde 1,2’nin altında kalması zorunlu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Uzmanlar, &nbsp;bu hedeflin de tutmasının mümkün olmadığına işaret ederek, yıl sonunda enflasyonun yüzde 31-32 düzeylerinde gerçekleşmesini bekliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">BORÇTA TARİHİ ZİRVE&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yüksek enflasyon ortamında alım gücünün düşmesi, vatandaşların borç üstüne borç yapmasına yol açıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tüketicilerin, bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları temmuz ayının ilk haftasında, 97 milyar TL daha artarak, 7 trilyon 9 milyar liraya yükseldi. Bireysel kredi borçları 3 trilyon 548 milyar TL’ye, kredi kartı borcu da 3 trilyon 461 milyar TL’ye çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tüketicilerin, bankacılık sistemine olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları yıl başından bu yana toplam 1 trilyon 149 milyar TL arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu tutar, 2021 yılında sadece 1 trilyon 25 milyar TL idi. 2022 yılında 1 trilyon 573, 2023 yılında 2 trilyon 727, 2024 yılında 3 trilyon 937, 2025 yılında 5 trilyon 858 milyar TL düzeyinde bulunuyordu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 12:50:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/vatandasin-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borcu-7-trilyon-tlyi-asti-h162754.html">Vatandaşın bireysel kredi ve kredi kartı borcu 7 trilyon TLyi aştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-issizlik-sigortasi-fonu-issizden-cok-isverene-calisiyor-h162753.html</link>
		<title>Gürer: İşsizlik Sigortası Fonu işsizden çok işverene çalışıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin işsizlik verilerini
değerlendirerek, işsizliğin her geçen gün derinleştiğini, buna karşın İşsizlik Sigortası Fonu&amp;#39;nun asıl
amacı olan işsizleri koruma işlevinden uzaklaştırıldığını söyledi. İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının
büyük bölümünün işveren teşvikleri ve istihdam programlarına aktarıldığını belirten Gürer, &amp;quot;İşsizlik
Fonu, işsizlerin kara gün güvencesi olmaktan çıkarılmış, işverene kaynak aktaran bir yapıya
dönüştürülmüştür&amp;quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer: “892 bin kişi işini kaybetti, yalnızca 413 bini işsizlik maaşı<br />
alabildi<br />
892 BİN KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ<br />
2026 yılının ilk altı ayında 892 bin 380 kişinin işsiz kaldığı için İş-Kur&amp;#39;a işsizlik ödeneği başvurusunda<br />
bulunduğunu ifade eden CHP&amp;#39;li Ömer Fethi Gürer, bu kişilerin yalnızca 413 bin 883&amp;#39;ünün işsizlik<br />
ödeneği almaya hak kazandığını söyledi.<br />
Geçen yılın aynı dönemine göre tablonun daha da ağırlaştığına dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer<br />
Fethi&nbsp; &nbsp;Gürer, &amp;quot;Başvuru yapanların sayısı geçen yıla göre 30 bin 456 kişi artarken, işsizlik ödeneği<br />
bağlanan kişi sayısı 286 kişi azaldı. Yani daha fazla insan işini kaybediyor ancak daha az kişi işsizlik<br />
ödeneğinden yararlanabiliyor. Bu tablo çalışma yaşamındaki güvencesizliğin ve sosyal devlet<br />
anlayışındaki zafiyetin açık göstergesidir&amp;quot; diye konuştu.<br />
13 MİLYON GERÇEK İŞSİZ VARKEN FONDAN YARARLANANLARIN SAYISI SINIRLI<br />
Türkiye&amp;#39;de geniş tanımlı işsiz sayısının yaklaşık 13 milyona, resmi işsiz sayısının ise 3 milyona<br />
yaklaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, buna rağmen Haziran 2026 itibarıyla İşsizlik Sigortası<br />
Fonu&amp;#39;ndan yalnızca 460 bin 501 kişinin işsizlik ödeneği alabildiğini belirtti. &amp;quot;Gerçek işsiz sayısıyla<br />
fondan yararlanabilen kişi sayısı arasında bir uçurum var.&amp;quot; diyen Gürer, işsizlik sigortasının amacına<br />
uygun işletilmediğini vurguladı.<br />
ASGARİ ÜCRETE ZAM YAPILMAYINCA İŞSİZLİK ÖDENEĞİ DE YERİNDE SAYDI<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmamasının<br />
işsizleri de doğrudan etkilediğini belirterek, işsizlik ödeneğinin üst sınırının brüt asgari ücrete bağlı<br />
olması nedeniyle ödeneğin de artırılmadığını söyledi.<br />
Gürer, &amp;quot;İşsizlik ödeneği, işten ayrılmadan önceki son dört aylık prime esas brüt kazancın ortalamasının<br />
yüzde 40&amp;#39;ı üzerinden hesaplanıyor. Ancak ödeneğin üst sınırı brüt asgari ücretin yüzde 80&amp;#39;iyle<br />
sınırlandırılıyor. Bu nedenle bugün en yüksek işsizlik ödeneği 26 bin 223 lira, asgari ücretle çalışan bir<br />
işçinin alabileceği en yüksek işsizlik ödeneği ise 13 bin 111 lira 72 kuruş düzeyinde kalıyor.&amp;quot; ifadelerini<br />
kullandı.<br />
FONUN PARASI İŞSİZE DEĞİL İŞVERENE GİDİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın sosyal devlet anlayışı yerine fon kaynaklarını<br />
işveren teşvikleri için kullandığını belirterek, &amp;quot;İşsizlik Sigortası Fonu&amp;#39;ndan yapılan harcamaların 2024<br />
yılında sadece yüzde 24&amp;#39;ü, 2025 yılında ise yüzde 31,6&amp;#39;sı doğrudan işsizlere ayrıldı. Geri kalan yaklaşık<br />
yüzde 70&amp;#39;lik bölüm işveren teşvikleri ve çeşitli işgücü programlarında kullanıldı. Oysa bu harcamaların<br />
önemli bir kısmı merkezi bütçeden karşılanmalıdır. İşsizlerin primleriyle oluşan fon, işsizlerin<br />
güvencesi olmaktan çıkarılmıştır&amp;quot; dedi.<br />
İŞSİZ KALMAK YETMİYOR, ÖDENEK ALMAK NEREDEYSE İMKÂNSIZ<br />
İşsizlik ödeneğine erişimin önündeki ağır koşullara da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, mevcut<br />
sistemin çok sayıda işsizi kapsam dışında bıraktığını belirtti.<br />
Gürer, &amp;quot;İşsizlik ödeneğinden yararlanabilmek için kişinin kendi isteği ve kusuru dışında işten çıkarılmış<br />
olması, işten ayrıldıktan sonra 30 gün içinde İŞKUR&amp;#39;a başvurması, son 120 gün kesintisiz çalışmış<br />
olması ve son üç yılda en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekiyor. Bu şartlar<br />
nedeniyle milyonlarca işsiz fondan yararlanamıyor&amp;quot; diye konuştu.<br />
İŞÇİLER KUSURLU GÖSTERİLİYOR<br />
Türkiye&amp;#39;de birçok işverenin kıdem tazminatı ve diğer yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla çalışanları<br />
kusurlu göstererek işten çıkardığını belirten Gürer, bu durumun işsizlik ödeneğine erişimi de<br />
engellediğini söyledi.<br />
&amp;quot;Çalışanlar kusurlu olmadıklarını ancak yıllarca süren mahkeme süreçleri sonunda ispatlayabiliyor.&amp;quot;<br />
diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yargı süreçlerinin uzunluğu nedeniyle işsizlerin ciddi<br />
mağduriyet yaşadığına dikkat çekti.<br />
DESTEK SÜRESİ DE YETERSİZ<br />
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İşsizlik ödeneğinin hem miktar hem de süre bakımından yetersiz<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot;600 gün prim ödeyenlere 6 ay, 900 gün prim ödeyenlere 9 ay, 1080 gün prim<br />
ödeyenlere ise yalnızca 10 ay ödeme yapılıyor. Bu sürenin sonunda kişi hâlâ iş bulamamış olsa bile<br />
destek tamamen kesiliyor. İşsizliğin bu kadar yaygın olduğu bir dönemde bu uygulama sosyal devlet<br />
anlayışıyla bağdaşmıyor&amp;quot; dedi.<br />
İŞVEREN TEŞVİKLERİ KATLANARAK BÜYÜYOR<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İşsizlik Sigortası Fonu&amp;#39;ndan işverenlere aktarılan teşviklerin<br />
yıllar içinde hızla arttığını ifade ederek, &amp;quot;İşverenlere fondan 2021 yılında 21,7 milyar lira, 2022 yılında<br />
28,6 milyar lira, 2023 yılında 40 milyar lira, 2024 yılında 71,1 milyar lira, 2025 yılında ise 97 milyar lira<br />
teşvik ve destek ödemesi yapıldı. 2026 yılının ilk beş ayında yapılan ödeme ise 44,9 milyar liraya<br />
ulaştı&amp;quot; diye konuştu.<br />
İŞSİZLİK FONU YENİDEN KURULUŞ AMACINA DÖNDÜRÜLMELİDİR<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İşsizlik Sigortası Fonu&amp;#39;nun asli görevinin işsiz kalan<br />
çalışanlara güvence sağlamak olduğunu belirterek, &amp;quot;İşsizlik Sigortası Fonu, işsiz kalan emekçilerin zor<br />
günlerinde yanında olmak için kurulmuştur. Bugün ise fonun önemli bir bölümü işveren teşviklerine<br />
yönlendirilmektedir. İşsizlerin fondan yararlanmasının önündeki ağır şartlar hafifletilmeli, işsizlik<br />
ödeneğinin miktarı ve ödeme süresi artırılmalı, fon kaynakları öncelikle işsiz yurttaşlar için<br />
kullanılmalıdır&amp;quot; şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 12:30:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-issizlik-sigortasi-fonu-issizden-cok-isverene-calisiyor-h162753.html">Gürer: İşsizlik Sigortası Fonu işsizden çok işverene çalışıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yesil-artvin-derneginden-hod-madeni-uyarisi-heyelan-riski-bulunuyor-h162752.html</link>
		<title>Yeşil Artvin Derneği&apos;nden Hod Madeni uyarısı: Heyelan riski bulunuyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Hod Maden Projesi&#039;ni ziyaret eden Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, &quot;Dileriz büyük bir heyelan yaşanmadan bu kötü gidişe dur diyebiliriz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Erzincan'ın İliç ilçesinde meydana gelen maden faciasına yol açan Anagold firmasının da hissesinin bulunduğu Artmin Madencilik'in Artvin'de bulunan altın ve bakır maden işletmesine tepkiler sürüyor. Artvin'e bağlı Aşağı Maden Köyü'nde yürütülen Hod Maden Projesi'ni ziyaret eden Yeşil Artvin Derneği yöneticileri, maden sahasında incelemelerde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/6ba841fe-a736-44f4-9433-09ca2751cb25.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Bedrettin Kalın köy halkının yeterli duyarlılığı göstermemesi nedeniyle bölgede hukuki mücadelenin başlatılamadığını belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Burada birçok toplantı yapıldı. Hem köyde hem de Hodluların katılımıyla Artvin'de dernek binasında toplantılar gerçekleştirildi. Ancak maalesef yargısal süreç işletilemedi. Bu, projeye karşı olmadığımız anlamına gelmiyor. Sivil toplum olarak buna razı olduğumuz da söylenemez. Üstelik bu yalnızca Hod'u ilgilendiren bir süreç değil. Hod Deresi'nin bağlandığı Çoruh Vadisi de risk altında. Burada meydana gelecek her türlü kirlenme, doğrudan Çoruh Vadisi'ni etkileyecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha maden çıkarılmaya başlanmadan, arkamızda bulunan pasa depolama alanlarında dere yatağının pasa malzemesiyle doldurulduğunu görüyoruz. Baraj gölüne 50-100 metre mesafedeki alanlar şimdiden pasa yığınına dönüştürülmüş durumda. Dolayısıyla kirlenmenin ilerleyen süreçte çok daha ağır sonuçları olacaktır. Henüz ağır metaller dere yataklarına karışmış değil. Ancak gelecekte çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kalabiliriz. Biz hiçbir zaman Hod'da bu tür vahşi madenciliği kabul etmedik. Her aşamada bunu dile getirdik. Buna rağmen faaliyetler devam ediyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/339421ed-9343-485f-99a6-ec6363a3ba94.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"FELAKET ADIM ADIM İLERLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan da yıllardır yaptıkları uyarılara rağmen çalışmaların sürdüğünü belirterek şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çalışmaların daha başlangıcında bile son derece vahşi bir yöntem izlendiğini görüyoruz. Buradaki hafriyat başka bir köyün dere yatağına dökülüyor. Artvin'in bir doğa müzesi gibi korunması gerektiğini yıllardır bilim insanları söylüyor. Dünyanın en değerli doğal alanlarından birinde yaşıyoruz. Hod Vadisi de bitki ve yaban hayatı açısından son derece özel bir bölge. Biz meseleye yalnızca insan açısından bakmıyoruz. Burada bütün canlı yaşamı tehdit altında. Zaman zaman su taşıyor, heyelan riski de bulunuyor. Dileriz büyük bir heyelan yaşanmadan bu kötü gidişe dur diyebiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün şirket yetkililerine de sorduk. Tarihi camiyi taşıyacaklarını söylediler. Bölgede şehitlikler bulunuyor. Kurtuluş Savaşı'na katılmış, ardından bu topraklara dönerek yüzyıllardır burada yaşayan insanların mezarları var. Ne yazık ki o mezarların da taşınacağını ifade ediyorlar."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 12:05:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yesil-artvin-derneginden-hod-madeni-uyarisi-heyelan-riski-bulunuyor-h162752.html">Yeşil Artvin Derneği&apos;nden Hod Madeni uyarısı: Heyelan riski bulunuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-tarim-urunleri-uretici-fiyat-endeksi-haziranda-yillik-yuzde-955-artti-h162751.html</link>
		<title>TÜİK: Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi haziranda yıllık yüzde 9,55 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi haziranda yıllık yüzde 9,55 arttı. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 60,71 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Haziran 2026 dönemine ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Verilere göre Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi'nde haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 9,02 azalış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,73 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,55 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 37,44 artış gerçekleşti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 9,57, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,14 ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri, su ürünleri, balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,18 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 15,55, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 10,30 azalış; canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde ise yüzde 1,49 artış gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 60,71 artış ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 27,64 azalış ile tropikal ve subtropikal meyveler oldu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 11:51:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-tarim-urunleri-uretici-fiyat-endeksi-haziranda-yillik-yuzde-955-artti-h162751.html">TÜİK: Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi haziranda yıllık yüzde 9,55 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbb-baskani-sagkandan-huseyin-can-gunerin-tutuklanmasina-tepki-hukuk-devleti-ilkesini-sistematik-olarak-asindiran-uygulamalara-bir-halka-daha-eklendi-h162750.html</link>
		<title>TBB Başkanı Sağkan&apos;dan Hüseyin Can Güner&apos;in tutuklanmasına tepki: Hukuk devleti ilkesini sistematik olarak aşındıran uygulamalara bir halka daha eklendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanmasına tepki göstererek, kararın hukuka aykırı olduğunu ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sağkan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Soruşturma sürecinin öğrenilmesini müteakip yurt dışından gelen bir belediye başkanının hukuka aykırı şekilde tutuklanması, sadece kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlali olmayıp aynı zamanda yüzbinlerce yurttaşımızın seçme hakkının gasp edilmesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması, hukuk devleti ilkesini sistematik olarak aşındıran uygulamalara bir halka daha eklemiş, yargı sistemimizin temel hak ve özgürlükleri korumak yerine sınırlandırmanın aracı haline getirildiği algısını pekiştirmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hukuka olan güveni tamamen yok eden bu uygulamaların Anayasa ile güvence altına alınan hukuk devleti ilkesine tamamen aykırı olduğunu, hukuk devletinden uzaklaşılmasının ülkemize verdiği ağır zararı tekrar ve tekrar hatırlatırım."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 11:30:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbb-baskani-sagkandan-huseyin-can-gunerin-tutuklanmasina-tepki-hukuk-devleti-ilkesini-sistematik-olarak-asindiran-uygulamalara-bir-halka-daha-eklendi-h162750.html">TBB Başkanı Sağkan&apos;dan Hüseyin Can Güner&apos;in tutuklanmasına tepki: Hukuk devleti ilkesini sistematik olarak aşındıran uygulamalara bir halka daha eklendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-mauro-icardi-ye-veda-etti-h162749.html</link>
		<title>Galatasaray, Mauro Icardi&amp;#039;ye veda etti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray, Arjantinli santrfor Mauro Icardi’ye veda ettiğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sarı-kırmızılı kulübün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Icardi’nin Galatasaray tarihindeki yerine vurgu yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Paylaşımda, "Sevgili Mauro, bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz. Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Icardi’nin attığı goller, yaşadığı gol krallıkları, kırdığı rekorlar ve kaldırdığı kupalarla Galatasaray camiasında unutulmaz bir yer edindiği belirtilen açıklamada, "Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray’ın paylaşımında ayrıca, "Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar ‘Galatasaraylıyım’ demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var. Tüm Galatasaraylılar biliyor… Böyle bir aşk unutulmaz" ifadelerine yer verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 11:10:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-mauro-icardi-ye-veda-etti-h162749.html">Galatasaray, Mauro Icardi&amp;#039;ye veda etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasi-haluk-levent-ve-ece-guner-dahil-14-kisi-hakkinda-tutuklama-karari-verildi-h162748.html</link>
		<title>Ahbap Derneği soruşturması... Haluk Levent ve Ece Güner dahil 14 kişi hakkında tutuklama kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Haluk Levent ve avukat Ece Güner&#039;in de bulunduğu 14 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve dün sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen isimlerin savcılık ifadeleri gece geç saatlerde sona erdi. Soruşturma kapsamında aralarında sanatçı Haluk Levent’in de bulunduğu 19 şüpheli, tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, Esin Önder Çağlayan hakkında ise “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep ederek ev hapsi istemiyle hakimliğe sevk etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Gülşen Öztürk, Merve Yılman, Tuğba Serbest, Buse Vurucu ve Yasin Meydaneri hakkında da adli kontrol hükümlerinin uygulanması talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüphelilerin hakimlikteki işlemleri ise 02.30 sıralarında sona erdi ve Haluk Levent'in de arasında bulunduğu 14 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TUTUKLANANLAR VEĞ SERBEST KALANLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklanan isimler şunlar:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Öztünç, Şehmus Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeniler,&nbsp; Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Zafer Yay ve Yeliz Kaya.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakimlikten serbest kalan isimer ise&nbsp; Sevda Kurt, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 10:45:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasi-haluk-levent-ve-ece-guner-dahil-14-kisi-hakkinda-tutuklama-karari-verildi-h162748.html">Ahbap Derneği soruşturması... Haluk Levent ve Ece Güner dahil 14 kişi hakkında tutuklama kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/bingolde-orman-kesimleri-suruyor-cevre-aktivistleri-yetkililerden-aciklama-talep-etti-h162747.html</link>
		<title>Bingöl&apos;de orman kesimleri sürüyor: Çevre aktivistleri yetkililerden açıklama talep etti</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Bingöl’ün farklı ilçelerinde ihalelerin ardından sürdürülen ağaç kesimlerinin genç meşe ormanlarını kapsadığı iddia edildi. Çevre aktivistleri, kesimlerin hangi planlamayla yapıldığı, ihale süreçleri ve ormanlık alanlardaki meşe kömürü ocaklarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bingöl'ün farklı ilçelerinde devam eden orman kesimleri yeniden tartışma konusu oldu. Çevre aktivistleri ve bölge sakinleri, yaklaşık 17 farklı noktada yürütülen kesim çalışmalarının genç meşe ormanlarını kapsadığını ileri sürerek, ihale süreçlerinin, denetim mekanizmalarının ve ormanlık alanlarda faaliyet gösteren meşe kömürü ocaklarının kamuoyuna açıklanması talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0d0bb8ea-a722-4e07-8a3f-ca9096941877-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çevre aktivisti Doğan Karasu, kesimlerin orman ekosistemine zarar verdiğini savunarak, yetkilileri bölgede inceleme yapmaya çağırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karasu, Bingöl merkeze bağlı Yazgülü, Gökçekanat, Yolçatı ve Kuruca köyleri ile Yayladere ilçesinin Korlu bölgesi ve Kiğı ilçesine bağlı Ölmez Köyü kırsalında incelemelerde bulunduğunu bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sahada yapılan gözlemlerde, kesim çalışmalarının sürdüğü alanlarda genç meşe ağaçlarının yoğunlukta olduğunun görüldüğünü, kesilen odunların bazı bölgelerde kurulan ocaklarda meşe kömürüne dönüştürüldüğünü ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çevre aktivistleri, Bingöl genelinde yaklaşık 17 farklı ormanlık alanda benzer çalışmaların sürdüğünü iddia ederek, kesimlerin hangi planlama kapsamında yapıldığı, ihalelerin hangi firmalara verildiği ve kesim sahalarının nasıl denetlendiğine ilişkin kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölge sakinleri ayrıca, ormanlık alanlar içerisinde kurulan meşe kömürü üretim ocaklarının yürürlükteki mevzuata uygun olup olmadığının da açıklığa kavuşturulmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/544ed936-74ec-47e3-b3db-61f6b3b96f0e-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KESİLENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ GENÇ MEŞE AĞAÇLARI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yazgülü, Gökçekanat, Yolçatı ve Kuruca köyleri arasında devam eden kesim alanlarında açıklama yapan Doğan Karasu, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geçen yıl da bu bölgede kesimler yapıldı. Bu yıl aynı alanların çevresinde çalışmalar devam ediyor. Kesilen ağaçların önemli bölümünü genç meşe ağaçları oluşturuyor. Bunlar henüz gelişimini tamamlamamış, fidan niteliğindeki ağaçlar. Kesilen odunlar ise bölgede kurulan ocaklarda meşe kömürüne dönüştürülüyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karasu, ormanlık alanlarda kurulan kömür üretim ocaklarının da incelenmesi gerektiğini belirterek, "Bu tesislerin hangi izinlerle faaliyet yürüttüğü ve orman mevzuatına uygun olup olmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orman kesimlerinin belirli kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini ifade eden Karasu, "Ormanlarda kesilecek ağaçlar önceden belirlenir, damgalanır ve kayıt altına alınır. Kesimlerin bu kurallara uygun yapılıp yapılmadığı konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri bulunuyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/b2a07f07-9be2-4e82-9321-bf9d75072851-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KORLU VE ÖLMEZ KÖYÜNDE DE BENZER GÖRÜNTÜLER</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnceleme yapılan Yayladere ilçesine bağlı Korlu Köyü ile Kiğı ilçesine bağlı Ölmez Köyü kırsalında çektiği görüntülerde de kesilen meşe odunlarının kömür üretimi amacıyla istiflendiği ve bölgede kömür üretim ocaklarının faaliyet gösterdiği görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çevre aktivistleri, ormanlık alanlarda yürütülen faaliyetlerin ekosistem, yaban hayatı ve su kaynakları üzerindeki etkilerinin bilimsel raporlarla ortaya konulması gerektiğini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğan Karasu, Bingöl Valiliği başta olmak üzere ilgili kurumları kesim yapılan alanlarda inceleme yapmaya davet ederek, "Ormanlar yalnızca odun kaynağı değildir. Doğal yaşamın, yaban hayatının ve gelecek kuşakların ortak mirasıdır. Bu nedenle süreçlerin şeffaf yürütülmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerekiyor" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 10:25:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/bingolde-orman-kesimleri-suruyor-cevre-aktivistleri-yetkililerden-aciklama-talep-etti-h162747.html">Bingöl&apos;de orman kesimleri sürüyor: Çevre aktivistleri yetkililerden açıklama talep etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/centcomdan-irana-ikinci-saldiri-dalgasi-aciklamasi-h162746.html</link>
		<title>CENTCOM&apos;dan İran&apos;a ikinci saldırı dalgası açıklaması</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik gün içindeki ikinci saldırı dalgasının başlatıldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM’dan yapılan açıklamada, ABD güçlerinin bugün ABD Doğu Saati ile 15.00’te İran’a karşı ikinci dalga saldırı operasyonlarına başladığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, saldırıların Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçiş yapan gemileri tehdit etmek için kullanılan İran askeri kapasitesini hedef aldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaret açısından hayati öneme sahip uluslararası bir su yolu olduğu vurgulanan açıklamada, ABD ordusunun Başkan’ın talimatıyla İran’ı sorumlu tuttuğu kaydedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 10:10:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/centcomdan-irana-ikinci-saldiri-dalgasi-aciklamasi-h162746.html">CENTCOM&apos;dan İran&apos;a ikinci saldırı dalgası açıklaması</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-efeleri-vnlde-sirbistani-3-0-maglup-etti-h162745.html</link>
		<title>Filenin Efeleri, VNLde Sırbistanı 3-0 mağlup etti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi’nin üçüncü haftasındaki ilk maçında ev sahibi Sırbistan’ı 3-0 mağlup etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi’nin üçüncü haftasındaki ilk maçında ev sahibi Sırbistan’ı 3-0 mağlup etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ay-yıldızlı ekip, bu sonuçla Milletler Ligi’ndeki 6’ncı galibiyetini aldı. Sırbistan ise organizasyondaki 5’inci mağlubiyetini yaşadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A Milli Erkek Voleybol Takımı, üçüncü etaptaki ikinci maçında 17 Temmuz Cuma günü TSİ 17.30’da Ukrayna ile karşılaşacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 09:56:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-efeleri-vnlde-sirbistani-3-0-maglup-etti-h162745.html">Filenin Efeleri, VNLde Sırbistanı 3-0 mağlup etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/huseyin-can-gunerden-cankayalilara-mesaj-sizlere-karsi-mahcup-olacak-hicbir-is-ve-islemim-olmadi-h162744.html</link>
		<title>Hüseyin Can Güner&apos;den Çankayalılara mesaj: Sizlere karşı mahcup olacak hiçbir iş ve işlemim olmadı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklanmasının ardından Çankaya Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hüseyin Can Güner, Çankayalılara yönelik paylaştığı mesajında hakkındaki suçlamaları reddederek, &quot;Sizlere karşı mahcup olacak hiçbir iş ve işlemim olmadı, olamazdı da&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Güner, sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında tutuklanmasına ilişkin açıklamada bulundu. Güner, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sevgili Çankayalılar, kıymetli yurttaşlarım, evimde arama yapıldığını öğrenir öğrenmez ilk uçakla geldiğim Ankara'mızda, dört günlük gözaltı süreci sonunda dün akşam saatlerinde tutuklandım. Alnım açık, başım dik olarak geldiğim Sincan'da; hukuken ve vicdanen gönül rahatlığıyla size sesleniyorum. Çünkü sizlere karşı mahcup olacak hiçbir iş ve işlemim olmadı, olamazdı da. Önce Emniyette ve sonra Savcılıkta detaylı ifade verdiğimiz üzere, 2024 yılında, iptal edilen bir araç kiralama ihalesinin iptal sebepleri sorulmakta, bu iptal nedeniyle ihaleye fesat suçundan yargılanmaktayım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu ihale yaklaşık maliyete çok yakın şekilde yüzde 0,7 kırım oranıyla, aylık 26 milyon 380 bin TL bedelle sonuçlanmış ve bu nedenle ihale yetkilisi tarafından Kamu İhale Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca iptal edilmiş, iptal edilen o ihaleye geçerli teklif sunan herkes bir sonraki ihaleye de davet edilmiş ve bir sonraki ihale 21 milyon 950 bin TL bedelle sonuçlanmıştır. Dolayısıyla belediyenin aylık 4 milyon 500 bin TL'den fazla ödemesi önlenmiştir. Ayrıca bu ihale belediye ihale yetkilisi dışında Kamu İhale Kurulu tarafından da iptal edilmiştir. İptal edilen ihaleyi kazanan firma sonraki ihaleye davet edilmesine rağmen kendisi katılmamış, hem belediye hem KİK aleyhine idari yargıya başvurmuş, açtığı davalar reddedilerek Danıştay tarafından onanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HİÇBİR FİRMA YETKİLİSİNİ TANIMADIĞIM GİBİ HİÇBİR ÇIKAR İLİŞKİM DE YOKTUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna rağmen hakkımızda maksatlı ve kötü niyetli şekilde şikayette bulunmuştur. Yani, Kamu İhale Kurulu'nun kendisinin de iptal ettiği, belediyemiz ihale yetkilisinin ise fiyatın yüksekliği ve yaklaşık maliyete yakınlığı sebebiyle iptal ettiği, gerçekten de sonraki ihalelerin aylık 4-5 milyon TL daha düşük bedelle sonuçlandığı, yani Çankayalıların hakkının hukukunun korunduğu, kamu yararı olan bir yasal işlem, üstelik de Danıştay onayından geçmesine karşın bugün tutuklama sebebim yapılmıştır. Bütün bu soruşturma süreci çalışma arkadaşlarımızın almış olduğu bu kararın doğruluğunu göstermiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emniyet ve Savcılıkta bana rüşvet aldığıma ya da örgüt kurduğuma ilişkin hiçbir somut iddia ve soru dahi yöneltilmemiştir. Basında yer verilen gizli tanık iddiası ise tamamen soyut kanaat niteliğinde, birkaç cümleden ibaret olup hiçbir somut gizli tanık ifadesi bile yoktur. Hiçbir firma yetkilisini tanımadığım gibi hiçbir çıkar ilişkim de yoktur. Tüm bu süreçte sizlerin bana verdiği destekten, güveninizden ve tanıdığım/tanımadığım herkesin dayanışma duygularından dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız olmadığını ve çok yakında güzel günlerde tekrar buluşacağımızı bilmenizi istiyorum."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 09:40:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/huseyin-can-gunerden-cankayalilara-mesaj-sizlere-karsi-mahcup-olacak-hicbir-is-ve-islemim-olmadi-h162744.html">Hüseyin Can Güner&apos;den Çankayalılara mesaj: Sizlere karşı mahcup olacak hiçbir iş ve işlemim olmadı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-2-il-icin-sari-kodlu-alarm-verildi-iste-tahminler-h162743.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı! 2 il için sarı kodlu alarm verildi: İşte tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz,in iç kesimleri yer yer çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Kastamonu&#039;nun kıyı kesimleri, Sinop ve Artvin çevreleri sağanak, Erzurum, Kars, Ağrı, Iğdır ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak, Edirne ve Kırklareli çevrelerinin ise mevzi sağanak yağışlı, diğer yerlerin açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Trabzon&#039;un doğu kesimleri ile Rize çevrelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. İşte 16 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının güney ve doğu kesimlerde yer yer mevsim normalleri üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, öğleden sonra Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey ve Kıyı Ege'de kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Trabzon'un doğu kesimleri ile Rize çevrelerinde yerel olarak kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (30-70 kg/m2) sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, heyelan gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; öğleden sonra Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey ve Kıyı Ege'de kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, zamanla bölgenin kuzey kesimleri yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Edirne ve Kırklareli çevrelerinin mevzi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; öğleden sonra bölgenin güneybatı kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 30°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 33°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra mevzi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Kuzey ve Kıyı Ege'de kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, zamanla bölgenin iç kesimleri yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 31°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 33°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 31°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Kastamonu kıyıları ile Sinop çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 30°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 31°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 30°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra kıyı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 27°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kıyı kesimleri ile Artvin çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Trabzon'un doğu kesimleri ile Rize çevrelerinde yerel olarak kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (30-70 kg/m2) olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 31°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların; kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (30-70 kg/m2) olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların; Trabzon'un doğu kesimlerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (30-70 kg/m2) olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, zamanla bölgenin kuzeydoğu kesimleri yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Erzurum, Kars, Ağrı, Iğdır ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 27°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 25°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 34°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 29°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 09:32:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-2-il-icin-sari-kodlu-alarm-verildi-iste-tahminler-h162743.html">Meteoroloji&apos;den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı! 2 il için sarı kodlu alarm verildi: İşte tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162742.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın güne düşüşle başladı: İşte 16 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 16 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.103 TL, ons altın ise 4.036 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları perşembe gününe düşüşle başladı. Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyonun yüksek kalabileceği endişelerini artırdı. Söz konusu durum, Fed'in faiz oranlarını yüksek tutacağı beklentilerini canlandırdı. Dolar değer kazandı ve altına talep azaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Temmuz 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.103,98 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.024,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.060,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.109,17 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.929,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 100.580,51 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.036,26 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 09:25:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162742.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162741.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (16 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 16 Temmuz 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Temmuz 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,0357 (alış) 47,0539'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,0756 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 26 09:21:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162741.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasinda-tum-saniklarin-tutukluluk-hallerinin-h162740.html</link>
		<title>Gaziosmanpaşa Belediyesi Davasında tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamı istendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası&#039;nın ikinci gününde ara mütalaasını sunan duruşma savcısı, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner’in tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşmanın ikinci günü bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün duruşmada ilk olarak tutuksuz sanık Özer Ayık’ın savunması dinlendi. Ardından Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha’nın savunması tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra ise üç tanık dinlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk olarak tanık Hamza Danışmaz dinlendi. Sanıklarla herhangi bir husumetinin bulunmadığını belirten Danışmaz, akaryakıt istasyonuna ilişkin kazı izni ve ruhsat işlemlerinin gerekli izinler alındıktan sonra yürütüldüğünü söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Danışmaz’ın beyanının ardından söz alan Hakan Bahçetepe’nin avukatı, dosyaya konu kazı izninin Bahçetepe’nin belediye başkanı olarak görevde bulunmadığı dönemde verildiğini belirterek bu hususun dikkate alınmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“300 BİN DOLAR TESLİM ETMEDİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra SEGBİS aracılığıyla dinlenen tanık Burak Bayrak da sanıklarla arasında herhangi bir husumet bulunmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede yer alan, Hakan Bahçetepe’nin kazı izni karşılığında para talep ettiği ve kendisinin döviz bürosu üzerinden 300 bin dolar teslim ettiği yönündeki iddiaları reddeden Bayrak, “Böyle bir para teslimi olmadı. Kayıtlarda da buna ilişkin herhangi bir işlem bulunmuyor. 300 bin dolar ödendiğine dair herhangi bir kayıt yok” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HAKAN BAHÇETEPE’Yİ İLK KEZ BURDA GÖRDÜM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son tanık Fırat Kınık ise Hakan Bahçetepe’nin kayınpederi Aziz Lal’in satın aldığı otomobile ilişkin satış süreci hakkında bilgi verdi. Araç satışında usulsüz herhangi bir işlem yaşanmadığını belirten Kınık, Hakan Bahçetepe’yi hayatında ilk kez duruşma salonunda gördüğünü söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARA KARAR İÇİN ARA VERİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanıkların arından duruşma savcısı ara mütalaasını sundu. Savcı, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner’in tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya ara karar için 15 dakika ara verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 16:05:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasinda-tum-saniklarin-tutukluluk-hallerinin-h162740.html">Gaziosmanpaşa Belediyesi Davasında tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamı istendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpde-kurultay-delegelerinden-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru-h162739.html</link>
		<title>CHP&apos;de kurultay delegelerinden olağanüstü kurultay için mahkemeye başvuru</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP kurultay delegeleri, olağanüstü kurultay talebiyle topladıkları imzaların işleme konulmaması üzerine, Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Dilekçede, üç kurultay delegesinin CHP Olağanüstü Kurultayını toplantıya çağırmak üzere çağrı heyeti olarak görevlendirilmesi, kurultayın toplanabilmesi için heyetin görevine başlaması yönünde tedbir kararı alınması talep edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) olağanüstü kurultay talebiyle ilgili 833 kurultay delegesi adına yazılı açıklama yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanması amacıyla ortak gündemli ve noter onaylı olağanüstü kurultay talebinde bulunulduğu hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil eden 833 delegenin imzalarının, CHP Tüzüğü'nde öngörülen 15 günlük süre içinde toplanarak 17 Haziran 2026 tarihinde CHP Genel Başkanlığı'na teslim edildiği belirtilen açıklamada, buna karşın 17 Haziran'dan bu yana olağanüstü kurultay çağrısı yapılmadığı ifade edilen açıklamada, kurultay delegelerinin "açık, ortak ve bağlayıcı iradesinin" sonuçsuz bırakıldığı savunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜÇ ÜYE GENEL KURULU TOPLANTIYA ÇAĞIRMAKLA GÖREVLENDİRİLSİN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Türk Medeni Kanunu'nun 75. maddesine göre, yönetim organının genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakiminin üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirebildiği, bu kapsamda Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dava dilekçesinde, isimleri daha sonra bildirilecek üç kurultay delegesinin CHP Olağanüstü Kurultayı'nı toplantıya çağırmak üzere çağrı heyeti olarak görevlendirilmesinin talep edildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında, yeterli sayıda delegenin olağanüstü kurultay isteminin parti yönetiminin takdirine bağlı olmadığının, bu iradenin muhatabına ulaşmasıyla hukuki sonuç doğurduğunun ve parti yönetimini bağladığının kabul edildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OLAĞANÜSTÜ KURULTAYIN TOPLANMASI, KURULTAY DELEGELERİNİN BAĞLAYICI İRADESİNİN GEREĞİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Davanın, 833 kurultay delegesinin kanun ve CHP Tüzüğü'nden kaynaklanan haklarının kullanılmasını, parti içi demokratik işleyişin sağlanmasını ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanmasını amaçladığı belirtilen açıklamada, "Olağanüstü kurultayın toplanması, parti yönetiminin tercihine bırakılabilecek siyasi bir takdir konusu değil; kanunun, parti tüzüğünün ve kurultay delegelerinin bağlayıcı iradesinin gereğidir" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DAVA DİLEKÇESİNDEN...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde de 833 CHP kurultay delegesinin noter onaylı imzasıyla, ortak gündemli olağanüstü kurultay isteminde bulunulduğunun tespitine, söz konusu imzaların 15 günlük süre içinde toplandığının ve süresi içinde CHP'ye teslim edildiğinin tespitine, yasal koşullar oluşmasına rağmen olağanüstü kurultay çağrısı yapılmadığından, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 75/2. maddesi uyarınca, daha sonra bildirilecek 3 kurultay delegesinin CHP olağanüstü kurultayını toplantıya çağırmakla, çağrı heyeti olarak görevlendirilmesine karar verilmesi talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dilekçede, görevlendirilecek üç kurultay üyesine, olağanüstü kurultayın yer, gün, saat ve gündemini belirleme, çağrı ve ilan işlemlerini yapma, Çankaya İlçe Seçim Kurulu ve 2820 sayılı Kanun gereği idari merciler nezdinde gerekli başvuruları gerçekleştirme ve kurultayın yapılabilmesi için zorunlu tüm hazırlık işlemlerini yürütme yetkisi verilmesi, hükümle birlikte kurultayın toplanabilmesi için heyetin görevine başlaması yönünde tedbir kararı alınması da istendi.&nbsp;&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 15:46:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpde-kurultay-delegelerinden-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru-h162739.html">CHP&apos;de kurultay delegelerinden olağanüstü kurultay için mahkemeye başvuru</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sosyal-demokrasi-dernegiden-cankaya-belediye-baskani-gunere-destek-h162738.html</link>
		<title>Sosyal Demokrasi Derneği&apos;den, Çankaya Belediye Başkanı Güner&apos;e destek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sosyal Demokrasi Derneği, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların Türkiye demokrasisi açısından son derece kaygı verici olduğunu belirterek, &quot;Üyemiz Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in yanında olduğumuzu, hukuk devleti, bağımsız yargı, halk iradesi ve yerel demokrasi ilkelerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sosyal Demokrasi Derneği'nden yapılan açıklamada, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" tartışmalarıyla ana muhalefet partisini yargı eliyle tartışmalı hale getirme girişimleri sürerken, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisinin eklendiği, Çankaya Belediye Başkanı ve Dernek üyesi Hüseyin Can Güner'in gözaltına alındığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu gelişmeyi, son dönemde ana muhalefeti ve yerel yönetimleri hedef alan siyasi atmosferden bağımsız değerlendirmenin mümkün olmadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir yandan iktidara uygun bir muhalefet partisi yaratmaya yönelik girişimler sürerken, diğer yandan halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının art arda gözaltına alınması, demokratik siyasetin yargı süreçleri üzerinden kuşatıldığı yönündeki kaygıları daha da büyütmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca Cumhuriyetimizin kurucu partisi değil, aynı zamanda dünyanın en büyük sosyal demokrat partilerinden biridir. Çankaya Belediyesi ise Türkiye’de sosyal demokrat belediyeciliğin en köklü ve en güçlü temsilcilerinden biridir. Sayın Hüseyin Can Güner, katılımcılığı, kamucu hizmet anlayışını ve toplumsal dayanışmayı esas alan yönetimiyle bu geleneğin önemli temsilcilerinden biri olmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün hedef alınan yalnızca bir belediye başkanı ve bir belediye değildir. Hedef alınan, halkın sandıkta ortaya koyduğu irade, yerel demokrasi ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesini tartışmalı hale getirmeye yönelik 'mutlak butlan' girişimleri ile seçilmiş CHP’li belediyelere yönelik operasyonların birlikte ortaya çıkardığı tablo, Türkiye demokrasisi açısından son derece kaygı vericidir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal Demokrasi Derneği olarak, üyemiz Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in yanında olduğumuzu, hukuk devleti, bağımsız yargı, halk iradesi ve yerel demokrasi ilkelerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 15:32:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sosyal-demokrasi-dernegiden-cankaya-belediye-baskani-gunere-destek-h162738.html">Sosyal Demokrasi Derneği&apos;den, Çankaya Belediye Başkanı Güner&apos;e destek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusunun-4-gunu-ankaya-konusan-akisli-adaleti-keske-bu-yollarda-aramasaydik-h162737.html</link>
		<title>78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&apos;nün 4. günü... ANKA&apos;ya konuşan Akişli: Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bolu Grand Kartal Otel yangınında 3 yakınını kaybeden Oktay Akişli, &quot;Adalet Yürüyüşü&quot;nün 97&#039;nci kilometresinde ANKA Haber Ajansı&#039;na açıklama yaptı. Akişli, &quot;Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık. Keşke bizi bu yollara düşürmeseydiler. Vicdanı olan herkes burada bir adaletsizlik ve yarım kalmış bir sürecin söz konusu olduğunu biliyor. Yargının tepesindeki Abdurrahman Gençbay&#039;ın bizimle birlikte &#039;adalet istiyoruz&#039; diye yola çıkması, yol yürümesi... Yargı tarafındaki ilgili kişilerin şapkasını önüne koyması lazım. Çünkü toplumda gerçekten ciddi anlamda bir adalet eksikliği var&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bolu Grand Kartal Otel yangınında, aralarında çocukların da bulunduğu 78 yakınını kaybedenler, "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle Bolu'dan Ankara'ya başlattıkları "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü"nü sürdürüyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileleri temsilen, faciada annesi Gülçin'i, ağabeyi Şenol'u ve 11 yaşındaki yeğeni Mina'yı kaybeden Oktay Akişli, Bolu Adliyesi önünden başlattığı yürüyüşü, 186 kilometrenin ardından 18 Temmuz'da Ulus'ta tamamlamayı planlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adalet Yürüyüşü"nün 97'nci kilometresinde ANKA Haber Ajansı'na konuşan Akişli, "Cumhuriyet tarihinin en büyük otel yangınında 78 canımızı yitirdik. Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık. Keşke bizi bu yollara düşürmeseydiler. Şu anda 80 kilometre yolumuz kaldı Ankara'ya. 18 Temmuz Cumartesi Ankara'da olacağız. Bizimle aynı acıları yaşayan, aynı adalet talebi olan herkesi Ankara'ya, Ulus'a davet ediyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HERKESİN BİR ADALET ARAYIŞI VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akişli, "adalet" arayan diğer ailelerinde de kendisine destek olduğunu belirterek, "Biz bu yola çıkarken 78 canımız için adalet yoluna çıktık. Ama toplumun ne yazık ki adalet arayışı olduğunu sonradan fark ettik. Herkesin bir adalet arayışı varmış. Aileler bize ulaştılar. En son Erzincan-İliç maden faciasında canını kaybeden bir anne ve baba bana ulaştı. Onlar da bize katılmak istiyorlar. Onlar da adalet talebini iletmek istiyorlar. Onlar da cumartesi bizim yanımızda olacak. Sisli Vadisi aileleri, 6 Şubat deprem aileleri, Gayrettepe, Çorlu; hepsi cumartesi günü bizim yanımızda olacak" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FACİADA HAYATINI KAYBEDEN ANNESİNİN TÜLBENTİYLE YÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüş sırasında boynunda bulunan tülbentin, yangında hayatını kaybeden annesine ait olduğunu vurgulayan Akişli, "Ben bu yürüyüşü planlarken Kartalkaya Aile Platformu ailelerine şunu söylemiştim: 'Bu yürüyüşe ben annemin tülbentiyle başlayacağım.' Boynumdaki tülbent annemin tülbenti. Bana en büyük gücü o veriyor, manevi anlamda. Yürüyüş bitene kadar da, 20 Temmuz annemin doğum günü, 20 Temmuz'da annemin yanına gidene kadar da tülbenti çıkarmayacağım" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"VİCDANI OLAN HERKES BURADA ADALETSİZLİK OLDUĞUNU BİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oktay Akişli, yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Ceza Dairesi Başkanı Abdurrahman Gençbay'ın "Adalet Yürüyüşü"nde bulunmasına ilişkin şunları kaydeti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben en başından beri şunu söylüyorum; bizler hukukçu değiliz. Bizler bu işin detaylarını, pratiğini bilmeyiz. Ama vicdanı olan herkes burada bir adaletsizlik ve yarım kalmış bir sürecin söz konusu olduğunu biliyor. Yargının tepesindeki Abdurrahman Gençbay'ın bizimle birlikte Bolu'da 11 Temmuz'da 'Adalet istiyoruz' diye yola çıkması, yol yürümesi, yargı tarafındaki ilgili kişilerin şapkasını önüne koyması lazım. Çünkü toplumda gerçekten ciddi anlamda bir adalet eksikliği ve adalet eşitsizliği var."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akişli, yürüyüşün sonuna kadar aynı kararlılıkla devam edeceğini belirterek, "Yorulmadım. Aynı dirayetle, 11 Temmuz'da nasıl o güvenle, o özgüvenle yola çıktıysam, 18 Temmuz'a kadar da aynı dirayetle Ankara'ya ulaşacağım. Adalet isteyen, adalet arayan herkesi Ankara'ya bekliyoruz" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 15:14:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/78-can-icin-adalet-yuruyusunun-4-gunu-ankaya-konusan-akisli-adaleti-keske-bu-yollarda-aramasaydik-h162737.html">78 Can İçin Adalet Yürüyüşü&apos;nün 4. günü... ANKA&apos;ya konuşan Akişli: Adaleti keşke bu yollarda aramasaydık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasi-avukati-sanik-patronun-sikayeti-sonucu-adliyeye-beyanda-bulundu-h162736.html</link>
		<title>Dilovası Davası avukatı sanık patronun şikayeti sonucu adliyeye beyanda bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[3&#039;ü çocuk 7 kişinin yaşamını yitirdiği Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangını davası avukatlarından Saruhan Efe Kadaifçi, dava sanıklarından işveren Ali Osman Akat’ın şikayeti nedeniyle Kandıra Adliyesi&#039;ne gitti. Adalet Bakanlığı&#039;na iletilmek üzere beyanda bulunan Kadaifçi&#039;ye meslektaşları, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar destek verdi. Adliye önünde açıklama yapan Kadaifçi, &quot;Savunma makamının doğalı, kadim doğası, ezilenden yana olmaktır, ezilenin sözünü söylemektir. Doğası gereği avukat, sözünü, sesini çıkartamayanların sesi olur. Sözünü edemeyenlerin sözü olur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">3'ü çocuk 7 kişinin yaşamını yitirdiği Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangını davası avukatlarından Saruhan Efe Kadaifçi, dava sanıklarından işveren Ali Osman Akat’ın duruşmadaki bazı sözleri gerekçe göstererek şikayetçi olması nedeniyle Kandıra Adliyesi'ne gitti. Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere beyanda bulunan Kadaifçi'ye meslektaşları, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin, DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar ve sendika üyeleri, yangınında yaşamını yitiren Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan ile Hanım Gülek’in yakını ve aynı zamanda Dilovası Belediye Meclis Üyesi olan Mehmet Gülek yalnız bırakmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/bf029dbb-7983-4025-95a6-07be96f25e35.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet Bakanlığı muhabereye iletilmek üzere savcılıkta beyanda bulunan Kadaifçi hakkında savcılığın da görüşünü Adalet Bakanlığı'na ileteceği öğrenildi. Bakanlık da soruşturma izni verilip verilmemesine karar verecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sürece ilişkin Kandıra Adliyesi önünde yapılan açıklamaya katılan Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, "Bu duruşmalar sırasında biliyorsunuz savunma makamıyla katılan aile avukatları arasında duruşmada bir gerginlik yaşanmıştı. Bu gerginlikte de bir meslektaşımız tutuklu sanıklardan biri tarafından şikayet edilmişti. Bugün kendisinin bu şikayetle ilgili bakanlık muhabereye vereceği beyanı sunarken İstanbul Barosu Başkanımız Sayın Profesör İbrahim Kaboğlu hocamız ve meslektaşlarımızla birlikte yanında olduk" dedi. Karakadılar şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MESLEKTAŞIMIZIN DURUŞMADAKİ BEYANLARI SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI KAPSAMINDADIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Meslektaşımızın o gün kullandığı ifadeler kamuoyuna da yansımıştır, basına da yansımıştır, duruşma tutanaklarına da yansımıştır. İfadelerin tamamı savunma hakkı kapsamında ve savunma dokunulmazlığı kapsamında ifade edilen beyanlardır. Dolayısıyla biz bu Kartalkaya'daki gibi, İstanbul'daki gece kulübü yangınındaki gibi ve Dilovası'ndaki yangın gibi olayların tekrar yaşanmaması için buradaki sorumluların eksiksiz tespit edilip eksiksiz bir şekilde de kovuşturmanın tamamlanıp, sorumluların kim olursa olsun, hangi kurumda çalışırsa çalışsın, görevlerinin sıfatlarının ne olduğuna bakılmaksızın cezalandırmaları gerekir ki bu olayların tekrar ülkemizin hiçbir köşesinde yaşamayalım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da, dilovası faciasının toplumu etkileyen, cinayet derecesinde bir olay olduğunu belirterek, "Tabii ki kozmetik ürün üreten bir atölyenin denetlenmesi resmi makamlara düşen bir görevdir. Bu tür üretimlerin ve tesislerin kurulmasıyla ilgili düzenlemeler son derece önemlidir. Denetim ise aynı zamanda önemli. Böyle bir olayın meydana gelmiş olması ve ardından ailelerinin adalet arayışı içerisinde olması yalnızca onların adalet arayışıyla sınırlı kalmıyor. Haliyle bütün toplumun adaletin tecellisi beklentisi vardır" dedi. Kaboğlu şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU CİNAYETİN FAİLLERİNİN MUTLAKA CEZALANDIRILMASI GEREKİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul Barosu olarak aynı zamanda bizim üyemiz bir avukata yönelik bir soruşturmanın söz konusu olması karşısında zaten biz bu davayla ister istemez daha önce de ilgiliydik, izliyorduk yakından ama şimdi çifte görev düştü bize. Birincisi şudur. Sayın başkanımızın belirttiği gibi, bu cinayetin faillerinin mutlaka cezalandırılması gerekiyor. Bizzat atölye işletmecisi, sahipleri ve gerekli denetim işlemlerini yapmayan görevliler. Birincisi bu, cezasızlık, uygulamasına hayır demek gerekiyor. Peki adaletin tecellisi, cezasızlığın aşılması, savunma ayağının mesleğini serbestçe yapmasıyla mümkündür. Burada belki bir yanlışlıkla belki siyasal etkiler sonucu savunmanın öznesi olan avukatın bu görevini ifa etmesi vesilesiyle yaptığı açıklamaların soruşturma konusu edilmesi kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizim kanaatimiz odur ki bu girişim, dosyanın bir an önce kapatılmasıyla sonuçlanacaktır. Çünkü burada bir avukatın, soruşturma geçirmesini gerektirecek bir durum yoktur. Dikkatlerimiz gelecek hafta 21 Temmuz'da asıl suçluların yargılanmasına yönelik olacaktır. Sorumluların cezalandırılması, adaletin ortaya çıkması ve yakınlarını kaybeden ailelerin teselli bulacağı bir sonucun sonuca ulaşılması... Biz de Kocaeli Barosunu bu konuda İstanbul Barosu olarak destekleyeceğiz. Yakınında olacağız ve bu davanın yakından izleyicisi konumundayız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KADAİFÇİ: DOĞASI GEREĞİ AVUKAT SESİNİ ÇIKARTAMAYANLARIN SESİ OLUR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saruhan Efe Kadaifçi ise yanında oldukları için baro başkanlarına, meslektaşlarına teşekkür etti. Kadaifçi, "Avukatlık kadim bir meslek. Avukatlık savunma makamı demek. Savunma makamının doğalı, doğası, kadim doğası, yüzyıllardır gelen doğası ezilenden yana olmaktır. Ezilenden yana, ezilenin, sözünü söylemektir. Doğası gereği avukat, sözünü, sesini çıkartamayanların sesi olur. Sözünü edemeyenlerin sözü olur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadaifçi şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dolayısıyla hukukun kendi başına bir şey olduğunu düşünmüyoruz. Ben düşünmüyorum. Toplumsal ilişkilerin bir ürünüdür hukuk. Dolayısıyla, burada bir patronun yani bir kozmetik patronunun, duruşma salonunda, ailelere bakıp, bunlar benim üzerimden prim kasmaya çalışıyor. Efendime söyleyeyim avukatlar benim üzerimden prim kasmaya çalışıyor. Ben zaten büyük bir balinayım. Ben zaten büyük bir patronum demesi, diyebilmesi, buna cüret edebilmesi hukuk rejimiyle, Türkiye'deki mevcut hukuk rejimiyle doğrudan alakalıdır ve aşağılık bir harekettir. Yani bu yanlış bir harekettir. Dolayısıyla biz burada yalnızca Ali Osman Akat veya Dilovası patronları değil aslında onları var eden bir toplumsal ilişkiler bütününe karşı bir savunma yapıyoruz. Onun bunun altında ezilen, bunun altında yakılarak katledilen 7 tane insanın avukatlığını yapıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yüzyıllarca böyle oldu. Türkiye tarihinde de bir sürü avukat bu işi yaptı. Soma'da yaptılar, Hendek'te yaptılar. Halen bir sürü arkadaşımız yapıyor. Birkaçı cezaevinde. Dolayısıyla bu soruşturmalar devam bu soruşturmalar ve bizim yaşadığımız meseleler toplumsal ilişkilerden alakasız değil. Dilovası davası Türkiye'deki hukuk rejimi, Türkiye'nin toplumsal ilişkileriyle bütünlüklü şekilde ilerliyor. Biz buna karşı savunma yapıyoruz. Buna karşı savunma yaptığımız için de yaptığımız hareketlerin bu bağlamda avukatlık mesleği içerisinde olduğunu düşünüyoruz. Avukatlık mesleğinin içerisinde hareket ettiğimizi düşünüyoruz. O yüzden sonucun kolaylıkla yani bir sorun çıkmadan bu meselenin biteceğini umuyorum"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 14:56:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasi-avukati-sanik-patronun-sikayeti-sonucu-adliyeye-beyanda-bulundu-h162736.html">Dilovası Davası avukatı sanık patronun şikayeti sonucu adliyeye beyanda bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/yemende-gerilim-tirmaniyor-husilerin-kontrolundeki-sana-havalimani-vuruldu-husiler-misilleme-baslatti-h162735.html</link>
		<title>Yemen&apos;de gerilim tırmanıyor: Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı vuruldu, Husiler misilleme başlattı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suudi Arabistan destekli Aden hükümeti, İran&#039;dan gelen ve Husi heyetini taşıdığı belirtilen uçağın inişini engellemek amacıyla Sana Uluslararası Havalimanı&#039;nın pistini vurdu. Husiler saldırının ardından Suudi Arabistan&#039;daki hedeflere balistik füze ve İHA saldırısı düzenlediklerini açıklarken, Birleşmiş Milletler taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yemen'de Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı, Suudi Arabistan destekli Aden hükümetine bağlı güçlerin saldırısına hedef oldu. Husiler, İran'dan gelen sivil uçağın inişini engellemeyi amaçlayan saldırının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunurken, Aden, İran uçağının Yemen hava sahasını ihlal ettiğini öne sürdü. Olayın ardından Husiler, Suudi Arabistan'daki hedeflere füze ve İHA saldırısı düzenlediklerini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan destekli Aden hükümetine bağlı güçler, pazartesi günü İran'dan gelen ve Husi heyetini taşıdığı belirtilen uçağın Sana'ya inişini engellemek amacıyla havalimanının pistini vurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aden hükümeti yaptığı açıklamada, "İran rejiminin desteklediği Husi milisleri, Yemen ulusal hava yolu şirketine ait uçakların başkent Sana'daki havalimanına inişini engelledi ve İran uçağının Yemen hava sahasını ihlal etmesinde ısrar etti. Bu nedenle havalimanının pisti hedef alındı" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aden hükümetine bağlı Savunma Bakanlığı da saldırı öncesinde sivillere, havalimanı çalışanlarına, diplomatik temsilciliklere ve insani yardım kuruluşlarına havalimanı ve çevresini ikinci bir duyuruya kadar tahliye etmeleri çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İRAN UÇAĞI HUDEYDE'YE İNDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günün ilerleyen saatlerinde Husiler, Tahran'dan dönen heyeti taşıyan İran uçağının Kızıldeniz kıyısındaki Husilerin kontrolündeki Hudeyde kentine güvenli şekilde indiğini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husilere ait El-Mesire televizyonu, Sana hükümetinin Ulaştırma Bakanının, "İran uçağı, resmi Yemen heyetiyle birlikte tedavi gören hastaları ve mahsur kalan vatandaşları taşıyarak ülke topraklarına indi" açıklamasını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HUSİLERDEN MİSİLLEME TEHDİDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husilerin kontrolündeki Sana yönetimi, saldırının arkasında Suudi Arabistan'ın bulunduğunu öne sürerek misillemede bulunacaklarını açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, "Bu saldırı karşılıksız ve cezasız kalmayacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran da saldırıyı kınadı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakei, devlet haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada saldırının "uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ve Yemen'in egemenliği ile toprak bütünlüğünün açık ihlali" olduğunu söyledi. Suudi Arabistan makamları ise saldırılarla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HUSİLER: ABHA HAVALIMANI'NI HEDEF ALDIK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akşam saatlerinde Suudi Arabistan öncülüğünde Aden hükümetini destekleyen askeri koalisyon, Husiler tarafından ülkenin güneyine fırlatılan balistik füzelerin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koalisyon Sözcüsü Turki el-Maliki, "Hava savunma sistemleri, Husi güçleri tarafından ülkenin güneyine yöneltilen balistik füze tehdidini başarıyla önledi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun ardından Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Uluslararası Havalimanı'nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldıklarını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husiler'in askeri sözcüsü Yahya Seri ayrıca, Sana Uluslararası Havalimanı'na yönelik abluka kaldırılıncaya kadar tüm hava yolu şirketlerine Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM'DEN GERİLİMİ DÜŞÜRME ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ise tüm taraflara itidal çağrısı yaparak, ofisinin gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla taraflarla temas halinde olduğunu belirtti. Grundberg, "Tarafları gerilimi düşürmeye ve Yemen'de yeni bir şiddet döngüsünü tetikleyebilecek her türlü adımdan kaçınmaya çağırıyoruz." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yemen'de siyasi kriz, 2012 yılında Arap Baharı sonrası geçiş sürecinde derinleşti. Yaklaşık 34 yıl Yemen'i yöneten Ali Abdullah Salih, 2011'de Arap Baharı protestolarının ardından Körfez İşbirliği Konseyi'nin (GCC) arabuluculuğunda hazırlanan geçiş planı kapsamında görevini yardımcısı Abd Rabbuh Mansur Hadi'ye devretmeyi kabul etti. Hadi, 2012'de düzenlenen tek adaylı geçiş dönemi seçiminde cumhurbaşkanı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Husiler 2014 yılında başkent Sana'nın kontrolünü ele geçirirken, Hadi 2015 başında Aden'e geçerek istifasını geri çekti ve meşru cumhurbaşkanı olduğunu ilan etti. Bunun üzerine Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Hadi hükümetine destek vermek üzere Mart 2015'te Yemen'e askeri müdahalede bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun yıllardır devam eden savaş, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine, ağır yıkıma ve kıtlığa yol açarken, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en ağır insani krizlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 14:20:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/yemende-gerilim-tirmaniyor-husilerin-kontrolundeki-sana-havalimani-vuruldu-husiler-misilleme-baslatti-h162735.html">Yemen&apos;de gerilim tırmanıyor: Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı vuruldu, Husiler misilleme başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorinin-ardindan-benzine-de-zam-gorundu-bu-gece-yarisi-155-tl-zam-bekleniyor-h162734.html</link>
		<title>Motorinin ardından benzine de zam göründü, bu gece yarısı 1,55 TL zam bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Motorinin ardından benzine de zam göründü. Benzine, bu gece yarısı 1,55 TL zam bekleniyor. Motorin de zam sınırına geldi. Küresel piyasalarda fiyatların yükselmesi durumunda motorine de birkaç gün içinde yeni bir zam gelebileceği ifade ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Motorinin ardından benzine de zam göründü. Benzine, bu gece yarısı 1,55 TL kuruş zam bekleniyor. Motorin de zam sınırına geldi. Küresel piyasalarda fiyatların yükselmeye devam etmesi durumunda motorine de birkaç gün içinde yeni bir zam gelebileceği ifade ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile iran arasında savaşın yeniden başlaması, Brent petrol ve küresel piyasalarda benzin ve motorinin ton fiyatlarını yükseltti. Buna bağlı olarak motorine geçen hafta 3 kez zam, bir kez de indirim yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sırada benzin var. Benzine, bu gece yarısı 1,55 TL kuruş zam bekleniyor. Bu tutar, pompa satış fiyatlarına yansıtılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, küresel piyasalardaki gelişmelere işaret ederek, motorinin de zam sınırına geldiğini söyledi. Kaynaklar, “Küresel piyasalarda&nbsp; fiyatların yükselmeye devam etmesi durumunda motorine de birkaç gün içinde yeni bir zam gelebilir“ dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 14:07:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorinin-ardindan-benzine-de-zam-gorundu-bu-gece-yarisi-155-tl-zam-bekleniyor-h162734.html">Motorinin ardından benzine de zam göründü, bu gece yarısı 1,55 TL zam bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/devletin-gorevi-magduriyet-olustuktan-sonra-seyretmek-degil-olusmasini-onlemektir-h162733.html</link>
		<title>Devletin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı
Okulları nda yaşanan mali kriz ve konkordato sürecini üç bakanlığın görev alanı açısından TBMM
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KONKORDATO KRİZİ MECLİS&amp;#39;TE: ÜÇ BAKANLIĞA SORU YAĞMURU<br />
KARASU: FATURA NE ÖĞRENCİYE, NE VELİYE NE DE ÖĞRETMENE KESİLEMEZ<br />
Karasu, çocukların eğitim hakkının, velilerin birikimlerinin ve öğretmenlerin emeğinin korunması için<br />
Milli Eğitim, Ticaret ve Adalet bakanlıklarına ayrı ayrı soru önergeleri vererek, “Devletin görevi<br />
mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir” dedi.<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı<br />
Okulları&amp;#39;nda yaşanan mali kriz nedeniyle öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve çalışanların karşı<br />
karşıya kaldığı belirsizliği Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, Milli Eğitim, Ticaret<br />
ve Adalet bakanlarının yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi verdi.<br />
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in<br />
yanıtlaması talebiyle ayrı ayrı soru önergeleri hazırlayan Karasu, okulun mali yapısına ilişkin bugüne<br />
kadar hangi denetimlerin yapıldığını, öğretmen ve çalışan maaşlarının ödenmemesi karşısında hangi<br />
işlemlerin yürütüldüğünü, okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi halinde öğrencilerin ve velilerin<br />
mağduriyetinin sorumlularının kim olacağının ve mağduriyet yaşanmaması için ne yapılacağının<br />
açıklanmasını istedi.<br />
MAĞDURİYETLERİN SORUMLUSU KİM?<br />
Milli Eğitim Bakanı’na öğretmen ve çalışan maaşlarının uzun süredir ödenmemesiyle ilgili olarak<br />
herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını soran Karasu, Bakan Tekin’den “Eğitim ücretlerini peşin<br />
ödeyen velilerin ve öğrencilerin, yeni eğitim-öğretim döneminde mağduriyet yaşamaması amacıyla<br />
Bakanlığınızın hazırladığı bir plan bulunmakta mıdır? Bulunuyor ise içeriği nedir? 2026-2027 eğitim<br />
öğretim yılı başlamadan önce okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi ihtimaline karşı, öğrencilerin<br />
anayasal eğitim hakkının korunmasına yönelik hangi tedbirler alınmıştır? Özel öğretim kurumlarının<br />
mali yapılarının bozulması halinde velilerin peşin ödediği eğitim ücretlerinin güvence altına<br />
alınmasına yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Okulun faaliyetini sürdürememesi halinde<br />
yaşanacak olumsuzlukların sorumlusu kim ya da kimler olacaktır? Bu konuda bakanlığınızın çözüm<br />
önerileri nelerdir?” sorularına yanıt vermesini talep etti.<br />
Karasu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması talebiyle hazırladığı önergede ise özellikle erken<br />
kayıt döneminde velilerden tahsil edilen milyonlarca liralık eğitim ücretlerinin korunmasına ilişkin<br />
mekanizmaları gündeme getirdi. Karasu, Bakanlığa, peşin ödenen eğitim ücretlerinin amacı dışında<br />
kullanılıp kullanılmadığının denetlenip denetlenmediğini, bu konuda Bakanlığa ulaşan tüketici<br />
şikayetlerini ve özel okullarda velilerin ödemelerini güvence altına alacak yeni bir teminat sisteminin<br />
planlanıp planlanmadığını sordu.<br />
Karasu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması için hazırladığı soru önergesinde de konkordato<br />
sürecinin hukuki boyutunu gündeme taşıdı. eğitim sektöründe konkordato uygulamalarına ilişkin özel<br />
bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını ve konkordato nedeniyle mağdur olan öğrenci, veli ve<br />
çalışanların haklarının nasıl korunacağının açıklanmasını istedi.<br />
MAĞDUR OLAN SADECE ŞİRKET DEĞİL!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşanan süreci “Burada mağdur olan yalnızca bir şirket değildir. Çocuklarının geleceği için<br />
birikimlerini okula yatıran veliler, aylarca maaş alamayan öğretmenler ve eğitim emekçileri ile<br />
belirsizlik içinde bırakılan binlerce öğrenci mağdurdur” sözleriyle açıklayan Karasu, “Hükümetin<br />
görevi bu mağduriyet yaşandıktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir. Bir özel okulun mali<br />
yapısı bozulduğunda bunun faturası çocuklara ve velilere kesilemez. Özel eğitim sadece ticari bir<br />
faaliyet değildir, eğitim anayasal bir haktır. İktidar, özel okulları mali sürdürülebilirlik açısından da<br />
etkin biçimde denetlemek zorundadır. Hükümetin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil,<br />
oluşmasını önlemektir” dedi.<br />
FATURA AİLELERE, ÇALIŞANLARA KESİLEMEZ<br />
Açıklamasında, “Şirket gibi yönetilen, denetimsiz bırakılan bu eğitim kurumunun içine düştüğü batışın<br />
faturası, ne tırnaklarıyla kazıyarak çocuk okutmaya çalışan Sivaslı ailelere ne de yaşama tutunma<br />
mücadelesi veren eğitim emekçilerimize ne de çalışanlara kesilebilir!” diyen Karasu, “Sadece nitelikli<br />
bir eğitim alabilmek amacıyla tüm imkanlarını zorlayan veliler ve geleceği belirsizliğe gömülen<br />
evlatlarımız, bu kurumsal yağmanın bedelini ödemek zorunda bırakılmaktadır. Eğitim, kar-zarar<br />
hesaplarıyla yönetilecek bir ticarethane, Sivas’ın çocukları da bu pazarın müşterisi değildir!” dedi.<br />
Velilerin peşin ödediği eğitim ücretlerinin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Karasu,<br />
“Bugün aileler çocuklarının eğitimi için yüz binlerce liralık ödeme yapıyor. Eğer okul konkordato ilan<br />
ettiğinde bu paraların akıbeti belirsiz hale geliyorsa ortada ciddi bir denetim eksikliği vardır. Milli<br />
Eğitim Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinasyon içinde hareket etmek<br />
zorundadır. Yeni eğitim öğretim yılı başlamadan, öğrenciler, aileleri, öğretmen ve okul çalışanları<br />
mağduriyet yaşamadan bu sorun çözülmelidir. Hiçbir çocuk belirsizlik nedeniyle eğitim hakkından<br />
mahrum bırakılamaz; hiçbir öğretmen emeğinin karşılığını alamadığı için mağdur edilemez; hiçbir veli<br />
de yıllarca biriktirdiği tasarrufunu kaderine terk edilmiş şekilde kaybetmemelidir. Biz bu sürecin<br />
takipçisi olacağız” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 13:34:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/devletin-gorevi-magduriyet-olustuktan-sonra-seyretmek-degil-olusmasini-onlemektir-h162733.html">Devletin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenski-rusya-gece-boyunca-135-iha-ve-10-fuzeyle-ukraynayi-vurdu-h162732.html</link>
		<title>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: Rusya gece boyunca 135 İHA ve 10 füzeyle Ukrayna&apos;yı vurdu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya&#039;nın gece boyunca ülke genelinde düzenlediği saldırılarda 135 insansız hava aracı ve 10 füze kullandığını, çok sayıda sivil yerleşim yeri ile kritik altyapının hedef alındığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın gece boyunca Ukrayna'nın çeşitli bölgelerine çoğu balistik olmak üzere 135 insansız hava aracı (İHA) ve 10 füze ile saldırı düzenlediğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenski, X hesabından yaptığı açıklamada, Harkiv bölgesinde aralarında bir çocuğun da bulunduğu 7 kişinin yaralandığını belirterek, saldırılarda sivil konutlar, bir benzin istasyonu ve demiryolu altyapısının zarar gördüğünü ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5726ceb0-4345-44da-9255-970420ee10fa.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna Devlet Başkanı, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dün gece Rusya, şehirlerimize ve yerleşim yerlerimize karşı farklı tiplerde, çoğu balistik olmak üzere 135 insansız hava aracı ve 10 füze fırlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Harkiv bölgesinde aralarında bir çocuğun da bulunduğu 7 kişi yaralandı. Sıradan konut binaları, bir benzin istasyonu ve demiryolu altyapısı hasar gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çernihiv bölgesinde üç kişi yaralandı. Ruslar bir konut binasına ve elektrik şebekesine zarar vererek binlerce aileyi elektriksiz bıraktı. Onarım ekipleri, elektriği vatandaşlara mümkün olan en kısa sürede yeniden ulaştırmak için çalışıyor. Zaporijya'da da bir apartman binası hasar gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/341937e3-0149-44ff-8975-abb21d5b8e0e_1.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ruslar Kiev'i balistik füzelerle vurdu. Başkentte aralarında sıradan bir okul ve bir işletmenin de bulunduğu 16 farklı noktada hasar meydana geldi. Dnipro, Donetsk, Jitomir ve Odesa bölgelerindeki kritik altyapı tesisleri de hedef alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rusya üzerindeki baskının artırılması gerekiyor. Yerimizde sayamayız. Avrupa Birliği'nin 21. yaptırım paketi bu hafta kabul edilmelidir. Yaptırım kararlarında yaşanan her gün gecikme, Rusya'ya bunlara hazırlanması için daha fazla zaman kazandırıyor. Çipler, mikroçipler, çift kullanımlı ürünler... Rusya'nın savaşı uzatmak ve insanlara saldırmak için kullandığı her şeyin tedariki durdurulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupalı ortaklarımızla balistik füzelere karşı savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik anlaşmalarımız ise halkımızın güvenliğini gerçekten artırabilecek niteliktedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birlikte ilerlemeliyiz. Her şirket ve her ülke yaşamın gerçek bir savunucusu olmalıdır. Ortak kapasitemiz bunun için yeterlidir. Birlikte hem Ukrayna hem de tüm Avrupa için güvenilir bir koruma inşa edebiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yardım eden herkese teşekkür ediyorum.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 13:01:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenski-rusya-gece-boyunca-135-iha-ve-10-fuzeyle-ukraynayi-vurdu-h162732.html">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: Rusya gece boyunca 135 İHA ve 10 füzeyle Ukrayna&apos;yı vurdu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-zirvesinden-silahlanma-ve-savasa-devam-karari-cikti-bunun-sonuclarini-goruyoruz-h162731.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: NATO Zirvesinden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı, bunun sonuçlarını görüyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD&#039;nin İran&#039;a yönelik saldırısının NATO Zirvesi sırasında başlatıldığına dikkati çekerek, zirve sonuç bildirisiyle Ukrayna ve İran&#039;daki çatışma alanlarının birbirine bağlandığını öne sürdü. Okuyan, &quot;NATO Zirvesi’nden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı. Şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Hem Ukrayna hem İran’da çatışmalar tırmanıyor. Ve bize &#039;NATO bir savunma ve güvenlik örgütüdür&#039; denmeye devam ediyor&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;"ABD İran’a dönük yeni saldırıyı NATO zirvesi sırasında başlattı. Zirve sonuç bildirisinde de adı zikredilen iki 'düşman' Rusya ve İran oldu. Ankara Zirvesi böylece Ukrayna ve İran’daki çatışma alanlarını resmi olarak birbirine bağlayarak dünyayı daha da tehlikeli hale getirmiş oldu. Olmayacak bir şey söylüyorum ama AKP iktidarı 'biz İran ile komşuyuz, böyle ifadeler kullanmayalım' diyebilirdi. Ama diyemezler. Yeni-Osmanlıcılığı NATO şemsiyesi altında hayata geçirmeye karar verdiler bir kere.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO sonuç bildirisindeki o madde Türkiye’nin İsrail ile müttefikliğini de dolaylı olarak tescil etmiş oluyor. Zirve boyunca Netanyahu ile Trump arasındaki gerilime bu gerçeği örtmek için medyada geniş yer verdiler. Öyle ki iktidar İsrail ile ABD’nin arasının açılmasında kendilerinin de rolü olduğunu ima etmeye başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oysa ABD ve İsrail’in arası açılmaz. Netanyahu ve Trump geçicidir; ABD emperyalizminin İsrail devletine ihtiyacı ve tersi kalıcıdır. NATO Zirvesi’nden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı. Şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Hem Ukrayna hem İran’da çatışmalar tırmanıyor. Ve bize 'NATO bir savunma ve güvenlik örgütüdür' denmeye devam ediyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 12:41:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-zirvesinden-silahlanma-ve-savasa-devam-karari-cikti-bunun-sonuclarini-goruyoruz-h162731.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: NATO Zirvesinden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı, bunun sonuçlarını görüyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bekir-basevirgen-ciftciyi-desteklemek-bir-tercih-degil-milli-guvenlik-meselesidir-h162730.html</link>
		<title>Bekir Başevirgen: Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan büyük artışın çiftçiyi üretimden kopma noktasına getirdiğini belirterek, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BAŞEVİRGEN: “MAZOT 10 KAT ARTTI, DESTEK YERİNDE SAYDI; ÇİFTÇİ İKTİDAR TARAFINDAN ÜRETEMEZ HALE GETİRİLDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, artan mazot fiyatları karşısında çaresiz kalan çiftçilere dikkat çekti. Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı. Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇİFTÇİ ARTIK TRAKTÖRÜNÜ ÇALIŞTIRMADAN ÖNCE CEBİNDEKİ PARAYI HESAPLIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot yaklaşık 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KANUNU BİLE UYGULAMIYORLAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım Kanunu’nun açık hükmüne rağmen çiftçiye verilmesi gereken desteğin yıllardır eksik ödendiğini vurgulayan Başevirgen, “Tarım Kanunu, çiftçiye verilecek desteğin milli gelirin en az yüzde 1’i olmasını emrediyor. Ancak iktidar yıllardır kendi çıkardığı kanuna dahi uymuyor. Çiftçiden desteği esirgeyenler, ithalata milyarlarca doları gözlerini kırpmadan harcıyor. Yerli üretici kaderine terk edilirken yabancı üretici destekleniyor” ifadelerini kullandı. Üreticinin artık borçla üretim yapmaya çalıştığını söyleyen Başevirgen, “Çiftçi bankalara, kooperatiflere ve tarım kredi kuruluşlarına borçlanarak ayakta durmaya çalışıyor. Hasat sonunda ise çoğu zaman borcunu bile kapatamıyor. Bu düzenin kazananı çiftçi değil; ithalat lobileri ve aracılar oluyor. Kaybeden ise hem üretici hem de pazarda yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalan milyonlarca vatandaşımızdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜRETİMİ BİTİREN HER KARAR, SOFRADAKİ EKMEĞİ KÜÇÜLTÜR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Üretimi bitiren her karar, sofradaki ekmeği küçültür. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır. Çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır; çiftçi çökerse kaybeden 86 milyon olur.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 12:25:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bekir-basevirgen-ciftciyi-desteklemek-bir-tercih-degil-milli-guvenlik-meselesidir-h162730.html">Bekir Başevirgen: Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2025-yilinda-2-milyon-475-bin-19-kisi-iller-arasinda-goc-h162729.html</link>
		<title>TÜİK: 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç etti</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK 2025 yılı İç Göç İstatistikleri&#039;ne göre, 2025 yılında iller arasında göç eden kişi sayısı, 2 milyon 475 bin 19 olurken, iller arası göç oranı yüzde 2,87 olarak gerçekleşti. Verilere göre, en çok göç alan il İstanbul olurken, en az göç alan il ise Ardahan oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İç Göç İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre, 2025 yılında iller arasında göç eden kişi sayısı, 2 milyon 475 bin 19 olurken, iller arası göç oranı yüzde 2,87 olarak gerçekleşti. Göç eden nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN ÇOK GÖÇ ALAN DA VEREN DE İSTANBUL<br />
Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul 329 bin 912 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul'u sırasıyla 176 bin 833 kişi ile Ankara ve 106 bin 83 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 4 bin 914 kişi ile Ardahan, 5 bin 64 kişi ile Bayburt ve 6 bin 78 kişi ile Tunceli oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul, 371 bin 258 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 145 bin 661 kişi ile Ankara ve 98 bin 728 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 5 bin 916 kişi ile Ardahan, 6 bin 388 kişi ile Bayburt ve 7 bin 558 kişi ile Tunceli oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN ÇOK GENÇLER GÖÇ ETTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaş grupları incelendiğinde ise en yoğun göç hareketliliği 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak ve 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel göç nedenleri arasında ise ilk sırayı 564 bin 114 kişiyle hanedeki fertlerden birine bağımlı göç aldı. Bunu 510 bin 226 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişiyle eğitim nedeniyle yapılan göç izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkeklerde en önemli göç nedeni daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ilk sırada yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 12:05:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2025-yilinda-2-milyon-475-bin-19-kisi-iller-arasinda-goc-h162729.html">TÜİK: 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/elazigda-rehabilitasyon-merkezinde-down-sendromlu-cocuga-siddet-h162728.html</link>
		<title>Elazığda rehabilitasyon merkezinde down sendromlu çocuğa şiddet iddiası</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Elazığ’da 14 yaşındaki down sendromlu, otizmli ve epilepsi hastası çocuğun eğitim gördüğü özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde şiddete maruz kaldığı iddia edildi. Ailenin suç duyurusunda bulunduğu olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Elazığ’da 14 yaşındaki down sendromlu, otizmli ve epilepsi hastası çocuğun, eğitim gördüğü özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde şiddete maruz kaldığı iddia edildi. Çocuğun vücudundaki yaralanma ve morlukları fark eden baba Mehmet Yalçın, hastaneden darp raporu alarak merkez sorumluları hakkında suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Mehmet Yalçın, olayın ardından görüştüğü kurum yetkililerinin darp olayının başka bir özel gereksinimli öğrenci tarafından gerçekleştirildiğini söylediğini ancak bu açıklamanın kendisini ikna etmediğini belirtti. Yalçın, özel eğitim kurumlarının sınıf ve koridorlarına kamera sistemi kurulması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EĞİTİM MERKEZİNİN CİDDİ İHMALİ SÖZ KONUSU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileye destek vermek ve adli sürece müdahil olmak üzere Elazığ’a gelen Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cansu Korkmaz, sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Korkmaz, aileye olay günü kurum tarafından haber verildiğini, çocuğun darbedildiğini gösteren bulguların paylaşılması üzerine ailenin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elazığ Valiliği’nin de İl Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla idari soruşturma başlatacağını duyurduğunu hatırlatan Korkmaz, “İddia başka bir özel gereksinimli öğrencinin darp olayını gerçekleştirdiği yönünde olsa da özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin ciddi bir ihmali söz konusu. Biz hukukçular olarak ve Türkiye Down Sendromu Derneği olarak maddi gerçeğin, doğruluğun peşindeyiz. Eğer bu rehabilitasyon merkezindeki sınıflarda kamera olsaydı, bu darp olayını, bu şiddeti gencimize kimin gerçekleştirdiğini çok net şekilde görebilecektik” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınıflarda kamera sistemi bulunması halinde olayın failinin net şekilde tespit edilebileceğini vurgulayan Korkmaz, savcılığın etkili ve kapsamlı bir soruşturma yürüteceğine inandıklarını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DERNEK OLARAK MÜDAHİL OLACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel eğitim sınıflarına kamera takılmasının şart olduğunu belirten Korkmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu ihmaller maalesef tek değil ve hiçbir zaman da son olmayacak. Danıştay'ın verdiği karar doğrultusunda sınıflara kamera sistemi getirilirse, özellikle özel eğitim sınıflarına kamera takılması ve bunun mevzuatla güvence altına alınması sağlanırsa ancak o zaman bu olayların önüne geçebiliriz. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı'nın da bir an önce mevzuat değişikliğine giderek bu kamera sistemini sınıfların içine getirmesini talep ediyoruz. Bu konuda bizim muhatabımız rehabilitasyon merkezi değil, savcılık. Dernek olarak aile üzerinden biz de müdahil olacağız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OĞLUMUN DAHA UZUN SÜRELİ ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI DÜŞÜNDÜREN BULGULAR VAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Mehmet Yalçın da olayın yalnızca kendi oğlunu ilgilendirmediğini belirterek, “Türkiye’nin birçok yerinde sesini duyuramayan özel gereksinimli çocukların benzer olaylara maruz kaldığına inanıyorum. Oğlumla birlikte bu konuda bir mücadele başlatmak, başka çocukların zarar görmesini engellemek istiyoruz. Daha ağır yaralanabilirdi, hatta hayatını kaybedebilirdi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşananlara ilişkin şüphelerinin sürdüğünü belirten Yalçın, “Bu olayın beş dakika içinde gerçekleşebilecek bir şiddet olduğunu düşünmüyoruz. Oğlumun daha uzun süreli bir şiddete maruz kaldığını düşündüren bulgular var. Sınıflarda ve ortak alanlarda sesli ve görüntülü kamera sistemi olmasını istiyoruz. Böylece hem velilerin içi rahat eder hem de benzer olaylarda gerçek sorumlular ortaya çıkar” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VALİLİK: ADLİ VE İDARİ SÜREÇ BAŞLATILDI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elazığ Valiliği'nin konuya ilişkin açıklamasında, “Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla idari ve adli süreç başlatılmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri görevlendirilmiş olup olay titizlikle incelenmektedir” bilgisi verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 11:42:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/elazigda-rehabilitasyon-merkezinde-down-sendromlu-cocuga-siddet-h162728.html">Elazığda rehabilitasyon merkezinde down sendromlu çocuğa şiddet iddiası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-adana-milletvekili-ayhan-barut-tan-iktidara-emekli-maasi-tepkisi-h162727.html</link>
		<title>CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut&amp;#039;tan iktidara emekli maaşı tepkisi  &amp;quot;Emeklilerimize &amp;#039;Yaşama, öl&amp;#039; diyorlar&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, en düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya çıkarmayı amaçlayan AKP iktidarının emeklilere &#039;Yaşama, öl&#039; diye dayatmada bulunduğunu söyledi. Türkiye&#039;de artan hayat pahalılığı, derinleşen yoksulluk ve fahiş zam düzenine dikkat çeken Barut, &quot;Açlık sınırının 36 bin, yoksulluk sınırının 116 bin lirayı geçtiği bugün emeklilere dayatılan 23 bin 552 liralık maaş düzenlemesi emeklilerimize, &#039;Yaşamayın, ölün&#039; dayatmasıdır. Bu dayatmayı kabul etmiyoruz, insanca yaşam için emeklilerimizin çilesinin bitirilmesini istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emekliler sandıkta hesap soracak<br />
İnsanca yaşam için emeklilerimizin çilesini bitirin<br />
"AKP İKTİDARI İSTEMİYOR"<br />
Meclis'te en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına yönelik düzenleme ele alınırken emeklilerin feryadına kulak verilmesini talep eden Barut, söz konusu teklifin sorunları çözmekten ve talepleri karşılamaktan uzak olduğu kadar hiç de insani olmadığını vurguladı. Türkiye'de bekar bir çalışanın bile yaşam maliyetinin 46 bin lirayı aştığına işaret eden Barut, "Bu gerçekler ortadayken en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına yönelik düzenleme, milyonlarca emeklimize hakarettir, çilenin sürdürülmesidir. AKP iktidarı, emeklilerin insanca yaşam koşullarına kavuşmasını değil, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeninin sürmesini istiyor" diye konuştu.<br />
"HAKLARINI İSTİYORLAR, SADAKA DEĞİL"<br />
Milyonlarca emeklinin yaşadığı sorunlara değinerek iktidarı çözüm için harekete geçmeye çağıran Barut, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Yaşamını çalışarak ülkesine ve milletine adayan emeklilerimiz artık büyük bir darboğazın içindedir. Bu duruma AKP iktidarı neden olmuştur. Elektrik, doğalgaz, ulaşım ve kira fiyatlarındaki fahiş artışlar bir yana etten süte en temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale getirilen emeklilerimiz, ay sonunu getiremediği gibi torunlarına harçlık veremez olmuş, ekonomik ve sosyal anlamda derin bir uçuruma süreklenmiştir. Emeklilerin sadaka değil haklarını istediği unutulmamalı, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeni son bulmalıdır. En düşük emekli maaşı bu gerçeklikler ışığında insanca yaşamı esas alan anlayışla belirlenmelidir. Emeklilerimize 'Yaşama, öl' dayatmasından vazgeçilmeli, yaşadıkları çile bitirilmelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 11:20:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-adana-milletvekili-ayhan-barut-tan-iktidara-emekli-maasi-tepkisi-h162727.html">CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut&amp;#039;tan iktidara emekli maaşı tepkisi  &amp;quot;Emeklilerimize &amp;#039;Yaşama, öl&amp;#039; diyorlar&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-adliyeye-sevk-edildi-h162726.html</link>
		<title>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bazı ihalelere ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner&#039;in de arasında bulunduğu 30 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Çankaya Belediyesi'ne yönelik soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve arasında Güner’in de bulunduğu şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınanlar polis tarafından adliyeye getirildi. Şüphelilerin savcılık ifadesinin alınması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgiye göre Güner'e emniyet sorgusunda, iptal edilen temizlik ihaleleri soruldu. Güner, ihalelerin rekabetin sağlanamaması nedeniyle iptal edildiğini, bu işlemin daha sonra Kamu İhale Kurumu tarafından da uygun bulunduğunu ve Danıştay'ın hukuka uygunluk kararı verdiğini belirterek, sonraki ihalelerin daha düşük bedellerle sonuçlandığını, böylece kamu yararı sağlandığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güner, "Herhangi bir ihalede yönlendirme olmadı, talimat almadım ve kimseye de talimat vermedim. Kimseden herhangi bir menfaat temin etmedim" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 11:01:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-adliyeye-sevk-edildi-h162726.html">Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-abd-nin-yeni-saldirilarina-misilleme-kuveyt-h162725.html</link>
		<title>İran&amp;#039;dan ABD&amp;#039;nin yeni saldırılarına misilleme: Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün&amp;#039;deki hedefler vuruldu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;nin İran&#039;a yönelik üst üste üçüncü gece düzenlediği hava saldırılarının ardından İran, Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün&#039;deki ABD askeri varlıklarını hedef aldığını açıkladı. Devrim Muhafızları ayrıca Hürmüz Boğazı&#039;nda iki BAE tankerini vurduklarını doğrularken, saldırıda bir kişinin öldüğü, sekiz kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin İran'a yönelik üst üste üçüncü gece düzenlediği hava saldırılarının ardından Tahran, Körfez'deki ABD askeri varlıklarına yönelik yeni misilleme saldırıları düzenlediğini açıkladı. İran devlet medyası ve Devrim Muhafızları'na göre İran, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri hedeflerine saldırılar düzenledi; Ürdün'deki bir hava üssünü ise balistik füzelerle hedef aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran genelinde yeni saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada Buşehr, Çabahar, Cask, Konarak, Ebu Musa ve Bender Abbas'taki askeri hedeflerin vurulduğu, amacın İran'ın ticari gemilere saldırı kapasitesini daha da zayıflatmak olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna karşılık İran’ın Kuveyt'teki ABD askeri unsurlarını hedef aldığı bildirildi. Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) Bahreyn'de ABD güçlerinin bulunduğu bir bina, silah depoları ve uydu haberleşme merkezlerini vurduğu, Ürdün'deki bir hava üssünün de balistik füzelerle hedef alındığı duyuruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HÜRMÜZ'DE TANKERLER VURULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ile ABD arasındaki gerilimin merkezindeki Hürmüz Boğazı'nda da tansiyon yükseldi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'ın iki BAE tankerine seyir füzeleriyle saldırdığını, olayda mürettebattan Hint vatandaşı bir kişinin hayatını kaybettiğini, altısı Hint, ikisi Ukraynalı olmak üzere sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAE Savunma Bakanlığı saldırıyı "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirerek kınadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları ise saldırıyı doğrulayarak tankerlerin uyarılara rağmen mayınlı rotadan ilerlemeye çalıştığını ve seyir sistemlerini kapattığını belirtti. Açıklamada, gemilerin bu nedenle vurularak etkisiz hale getirildiği ifade edildi. IRGC ayrıca ABD ile iş birliğinin "küresel bir enerji krizine yol açacağı" uyarısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HÜRMÜZ BOĞAZI TARTIŞMASI BÜYÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatacaklarını ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yüklerden yüzde 20 ücret alınacağını duyurdu. Trump, ABD'nin boğazın "koruyucusu" olacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump'ın "koruyucu" ifadesine atıfta bulunarak, "İran Hürmüz Boğazı'nın her zaman koruyucusu oldu ve sonsuza kadar da öyle kalacak" dedi. Yüzde 20'lik ücret önerisiyle alay eden Arakçi, "Yüzde 20 elbette fazla. Biz daha adil oluruz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 10:42:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-dan-abd-nin-yeni-saldirilarina-misilleme-kuveyt-h162725.html">İran&amp;#039;dan ABD&amp;#039;nin yeni saldırılarına misilleme: Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün&amp;#039;deki hedefler vuruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-den-iran-a-ucuncu-gece-saldiri-h162724.html</link>
		<title>ABD&amp;#039;den İran&amp;#039;a üçüncü gece saldırı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik üst üste üçüncü gece saldırı başlatıldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM’dan yapılan açıklamada, saldırıların bugün ABD Doğu Saati ile 16.45’te, ABD Başkanı’nın talimatıyla başladığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, saldırıların İran güçlerine "ağır bedel ödetmeyi" sürdüreceği ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nda masum sivillere ve ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM, saldırıların İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki sivil ve ticari deniz trafiğine yönelik tehditlerine karşı gerçekleştirildiğini bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 10:20:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-den-iran-a-ucuncu-gece-saldiri-h162724.html">ABD&amp;#039;den İran&amp;#039;a üçüncü gece saldırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-aziz-ihsan-aktasa-etten-duvar-h162723.html</link>
		<title>Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Aziz İhsan Aktaşa etten duvar örüldü, adliyenin ışıkları söndürüldü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında tutuksuz yargılanan Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe, “Burada sanık olarak bulunmamın tek iyi yanı 14 aydır ilk defa, yaklaşık 15 saattir eşimle aynı yerde bulunmak… Şu an halimden gayet memnunum” dedi. Duruşma yarın devam edecek. Duruşma bitiminde Aziz İhsan Aktaş’ın gazetecilere görüntü vermemesi için korumaları etten duvar ördü, adliyenin ışıkları söndürüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından tefrik edilen Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı. Aksoy’un çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından tutuklu CHP PM üyesi Baki Aydöner’in savunmasına geçildi. Aydöner’in de çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından duruşmaya yarım saat ara verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aradan sonra Bahçetepe’nin savunması dinlendi. Çapraz sorgusu ve avukatlarının savunması sona erdikten sonra etkin pişmanlıkçı iş insanı Aziz İhsan Aktaş, savunma yaptı. Çapraz sorgusunda sonra avukatı konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU DOSYA İBB DAVASI İLE BİRLEŞTİRİLSİN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aktaş’ın avukatı Özer İncegül “Sayın Başkan, burada dört asıl sanık İBB davasında da sanık olarak yer alıyor. Dosyanın, İBB davası ile birleştirilmesini talep ediyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKTAŞ’IN ORTAĞI: BEN KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş’ın ortaklarından “rüşvet vermek” ile suçlanan Gürkan Dölekli, SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Dölekli, rüşvet iddialarını reddetti ve “Kesinlikle üstüne basarak tekrarlıyorum ben kesinlikle kimseye rüşvet vermedim. Ben o tarihlerde İngiltere'ye uçtum. Uçuş bilgileri mahkemeye sundum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dölekli, “Ne Baki Aydöner'e Ne Seza Büyükçulha'ya ne de Erdal Celal Aksoy'a para vermedim” diye devam etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“14 AYDIR İLK DEFA EŞİMLE SAATLERDİR AYNI YERDEYİM, HALİMDEN MEMNUNUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra, Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe’nin beyanı dinlendi. Bahçetepe, üzerine atılı suçlamaları reddederek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Babamın aldığı aracı kullanmamın neden dava konusu edildiğini anlayabilmiş değilim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babam, eşim cezaevinde olduğu için 'Eşin gelene kadar benim himayemdesin,' dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hâlâ babamın verdiği parayı ve kredi kartını kullanıyorum; bunun nasıl bir suç oluşturabileceğini anlamıyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babamın parasını ve bana tahsis ettiği aracı kullanmam nasıl suç olabilir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burada sanık olarak bulunmamın tek iyi yanı 14 aydır ilk defa, yaklaşık 15 saattir eşimle aynı yerde bulunmak. Şu an halimden gayet memnunum”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salondaki izleyiciler Bahçetepe’nin bu sözlerini gülerek karşıladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahçetepe’nin avukatlarının ardından duruşma sona erdi. Duruşma, yarın tutuksuz sanıkların savunmasıyla devam edecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKTAŞ'A ETTEN DUVAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma bitiminde Aziz İhsan Aktaş’ın gazetecilere görüntü vermemesi için korumaları etten duvar ördü, adliyenin ışıkları söndürüldü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 10:01:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-aziz-ihsan-aktasa-etten-duvar-h162723.html">Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Aziz İhsan Aktaşa etten duvar örüldü, adliyenin ışıkları söndürüldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-2-il-icin-sari-h162722.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den yağış ve rüzgar uyarısı! 2 il için sarı kod verildi: İşte hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz’in parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Karadeniz (Bayburt çevreleri ve Trabzon&#039;un kıyı kesimleri hariç) ile Kırklareli, Çankırı ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kastamonu, Karabük ve Sinop&#039;un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. İşte 14 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının, Batı Karadeniz'de 2 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu, bölgenin doğusu ile Kırklareli çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 34°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Toroslar Mevkii'nin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 35°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeyinin yer yer çok bulutlu, Çankırı çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Bayburt çevreleri ile Trabzon'un kıyı kesimleri hariç) yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 32°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinde Ardahan çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 37°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 09:46:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-2-il-icin-sari-h162722.html">Meteoroloji&amp;#039;den yağış ve rüzgar uyarısı! 2 il için sarı kod verildi: İşte hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-258-h162721.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın 2 haftanın dibini gördü: İşte 14 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 14 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.072 TL, ons altın ise 4.017 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarının yeniden varil başına 80 doların üzerine çıkması, altın piyasasında satış baskısını artırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünün ilk işlemlerinde ons altın 3.983 dolara kadar gerileyerek son iki haftanın en düşük seviyelerini gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.072,62 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.991,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı:&nbsp; 19.964,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.880,23 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.739,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 100.006,39 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.017,76 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 09:28:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-258-h162721.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-44-h162720.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (14 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,0319 (alış) 47,0461'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,5906 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 26 09:23:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-44-h162720.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-ciftci-daha-ucuza-satiyor-vatandas-h162719.html</link>
		<title>CHPli Aşkın Genç: &amp;quot;Çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş daha pahalıya alıyor, tarımda fiyat zinciri alarm veriyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, tarım ürünlerinde yaşanan fiyat hareketlerinin üretici ile tüketici arasındaki dengenin tamamen bozulduğunu ortaya koyduğunu belirterek, “Çiftçi yüksek maliyetle üretim yapıyor, ürününü daha ucuza satıyor, vatandaş ise aynı ürünü daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Sorun üreticide de esnafta da değil; üretimden tüketime kadar uzanan zinciri yönetemeyen anlayıştadır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Beyağıl Köyü’nde kiraz hasadı yapan kadın tarım işçileriyle dün bir araya gelen CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, yaptığı açıklamada, sahada dinledikleri sözlerin, açıklanan verilerin arkasındaki gerçeği ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahçede çalışan kadınlar, günlük 2 bin lira yevmiye aldıklarını ifade ederek, "Gidip bir lokantaya keyfimize veya zevkimize bir şey alıp yiyip içme yok bizde. Lokantanın ‘L’sini bilmiyoruz. Böyle sıkacağız. Ekmek paramız yetecek mi bugün, ay başına yettiriyor muyuz, mutluyuz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Genç, hasat edilen kirazların İngiltere’ye ihraç edildiğini ve “krala giden kirazlar” arasında yer aldığını belirtti. Genç, “Bir yanda dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilen, en kaliteli ürünleri üreten emekçiler, diğer yanda ay sonunu getirme hesabı yapan tarım işçileri var. Tarımdaki sorunları yalnızca rakamlarla değil, sahada dinlediğimiz bu cümlelerle de görmek gerekiyor” dedi.<br />
<br />
Genç, tarım sektöründe üretici ile tüketici arasındaki fiyat dengesinin her geçen gün daha da bozulduğunu belirterek, mevcut tablonun hem çiftçiyi hem de vatandaşı aynı anda mağdur ettiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin birçok üründe daha düşük fiyatla satış yapmak zorunda kaldığını, buna rağmen market raflarında fiyatların yükseldiğini ya da yeterince gerilemediğini ifade eden Genç, bunun yalnızca tek bir kesimle açıklanamayacağını, tarım ve gıda zincirinin bütüncül şekilde yönetilememesinden kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Genç, özellikle aynı dönemde üretici fiyatı düşmesine rağmen market fiyatı yükselen ürünlerin dikkat çekici olduğunu belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün ortaya çıkan tablo gösteriyor ki çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş ise daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Bu tablo ne üreticinin ne de tüketicinin lehinedir. Üretimden sofraya uzanan süreçte akaryakıt, enerji, işçilik, depolama, lojistik ve finansman gibi pek çok maliyet bulunuyor. Elbette bunlar göz ardı edilemez. Ancak bütün bu sürecin sağlıklı yönetilememesi hem üreticiyi hem de vatandaşı mağdur eden bir fiyat yapısı oluşturuyor.”<br />
<br />
Genç, haziran ayında yaşanan fiyat hareketleri içerisinde en dikkati çeken örneğin çilek olduğunu belirterek, “Çileğin üretici fiyatı bir ay içinde yüzde 7,5 gerileyerek kilogramda 46 lira 50 kuruştan 43 liraya düştü. Buna karşılık market fiyatı aynı dönemde yüzde 81 artarak 91 liradan yaklaşık 165 liraya yükseldi. Üreticinin daha az kazandığı bir dönemde vatandaşın aynı ürüne çok daha fazla ödeme yapmak zorunda kalması, fiyat oluşum sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi.<br />
<br />
"YEŞİL FASULYEDE DE TABLO DEĞİŞMEDİ"<br />
<br />
Benzer bir durumun yeşil fasulyede de yaşandığını belirten Genç, üretici ile tüketici arasındaki makasın giderek açıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:<br />
<br />
“Yeşil fasulyede üreticinin kilogram satış fiyatı 62 liradan 46 lira 25 kuruşa gerileyerek yüzde 25’in üzerinde düştü. Buna rağmen market fiyatı 146 liradan 162 liraya yükseldi. Çiftçi daha düşük gelir elde ederken vatandaş daha yüksek bedel ödüyor. Bu tablo, fiyat zincirinin bütün aşamalarının daha şeffaf ve etkin şekilde izlenmesini zorunlu kılıyor.”<br />
<br />
"LİMON VE MAYDANOZDA DA AYNI ÇELİŞKİ YAŞANIYOR"<br />
<br />
Genç, yalnızca birkaç üründe değil, farklı ürün gruplarında da benzer eğilimlerin görüldüğünü söyleyerek, “Limon üreticide yüzde 30’un üzerinde ucuzlarken market fiyatı neredeyse hiç değişmedi. Maydanozda ise üreticinin eline geçen fiyat yüzde 15’in üzerinde gerilerken market fiyatı artış gösterdi. Bu örnekler, yaşanan sorunun tekil değil, yapısal olduğunu gösteriyor” dedi.<br />
<br />
Yaz aylarının en önemli ürünlerinden biri olan karpuzda da üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını, vatandaşın ise bu düşüşü aynı ölçüde hissedemediğini ifade eden Genç, şöyle konuştu:<br />
<br />
“Karpuzun üretici fiyatı bir ayda yüzde 54,8 gerileyerek 20 lira 75 kuruştan 9 lira 38 kuruşa düştü. Market fiyatındaki gerileme ise yüzde 22,3 ile sınırlı kaldı. Üreticide yaşanan büyük değer kaybının tüketici fiyatlarına aynı ölçüde yansımaması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.”<br />
<br />
"ÇİFTÇİ MALİYET BASKISI ALTINDA ÜRETİM YAPIYOR"<br />
<br />
Genç, fiyat hareketlerinin yalnızca satış aşamasıyla değerlendirilemeyeceğini, üretim maliyetlerinin de çiftçi üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını söyleyerek, “Son bir yılda amonyum sülfat gübresi yaklaşık yüzde 78, amonyum nitrat yüzde 72, kompoze gübre yüzde 46, mazot yüzde 31,5, besi yemi yüzde 31, süt yemi ise yüzde 29 oranında arttı. Çiftçi böylesine ağır maliyetlerle üretim yaparken ürününü daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kalıyor. Böyle bir denklem sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Üretimden tüketiciye uzanan zincirde yer alan hiçbir kesimin tek başına hedef gösterilemeyeceğini vurgulayan Genç, asıl sorunun tarım ve gıda piyasasını düzenleyecek etkin politikaların hayata geçirilememesi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Nakliyeci, hal esnafı, pazarcı ve perakendeci de yükselen enerji, akaryakıt, kira ve işçilik giderleriyle karşı karşıya. Dolayısıyla sorunu tek bir kesime yüklemek doğru değildir. Asıl sorun, bütün bu süreci dengeleyecek, fiyat oluşumunu şeffaflaştıracak ve hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak politikaların hayata geçirilememesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin ihtiyacı, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, vatandaşın da uygun fiyatla gıdaya ulaşabildiği adil bir tarım düzenidir. Çiftçinin kazanamadığı, vatandaşın uygun fiyata gıdaya ulaşamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Tarımda yaşanan bu tablo kader değil; doğru planlama, etkin denetim ve tutarlı ekonomi politikalarıyla çözülebilecek bir yönetim sorunudur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 15:00:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-ciftci-daha-ucuza-satiyor-vatandas-h162719.html">CHPli Aşkın Genç: &amp;quot;Çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş daha pahalıya alıyor, tarımda fiyat zinciri alarm veriyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-celal-aksoy-aziz-ihsan-aktas-h162718.html</link>
		<title>Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Celal Aksoy: Aziz İhsan Aktaş tutuksuzken ben neden 14 aydır sağlık sorunlarıyla cezaevinde mücadele ediyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında savunma yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, “Yanlış anlaşılmasın onlar neden tutuklu değil demiyorum, tutuksuz yargılama esastır ancak ben neden içerideyim? Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken ben neden sağlık sorunlarıyla 14 aydır cezaevinde mücadele ediyorum. Ortada rüşvet varsa neden sadece ben tutukluyum? 4 ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada Hakan Bahçetepe, Baki Aydöner ve Erdal Celal Aksoy tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADLİYE ÖNÜNDE GÜVENLİK ÖNLEMİ: BAHÇETEPE’NİN AİLESİ SAATLER SONRA ALINDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi’nde güvenlik önlemleri artırıldı. Adliye girişlerinde yapılan kontrollerde yalnızca basın kartını gösteren gazeteciler ile duruşması bulunan kişi ve avukatların binaya girişine izin verildi. Bahçetepe’nin ailesi de saatler sonra adliye binasına giriş yapabildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmayı, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Aziz İhsan Aktaş dosyasında geçtiğimiz aylarda tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, birçok CHP’li isim ve sanık yakınları takip ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BEN NEDEN SAĞLIK SORUNLARIMLA CEZAEVİNDE MÜCADELE EDİYORUM?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aksoy, iddianamede isnat edilen suçlamaları reddetti. 30 yıllık kamu görevlisi olduğunu söyleyen Aksoy, tutuklu yargılandığı davanın iddianamesine kadar rüşvetle ilgili bir suçlamaya maruz kalmadığını belirtti. Aksoy, “Hukuka uygun alınan bir belgenin sanki bir suçmuş gibi kaleme alınmasını takdirlerinize bırakıyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2020 yılında İBB’de çalışmaya başladığını söyleyen Aksoy, 300 bin dolar rüşvet suçlamasına dair bir delil olmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede yer alan HTS-baz kayıtlarına da itiraz eden Aksoy, hazırladığı dövizleri önce heyete gösterip savunma yaptı, daha sonra incelemeleri için heyete teslim etti. Aksoy savunmasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yanlış anlaşılmasın onlar neden tutuklu değil demiyorum, tutuksuz yargılama esastır ancak ben neden içerideyim? Aziz İhsan Aktaş, Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanırken ben neden sağlık sorunlarıyla 14 aydır cezaevinde mücadele ediyorum. Ortada rüşvet varsa neden sadece ben tutukluyum?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOK ZOR ŞARTLARDA FİZİK TEDAVİ GÖRÜYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4 ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak. Tutuklu olduğum süre, az önce yaptığım savunma ve delil durumu göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aksoy’un savunmasının ardından çapraz sorgusu ve avukat savunması da tamamlandı. Duruşma, Baki Aydöner’in savunmasıyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 14:51:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-celal-aksoy-aziz-ihsan-aktas-h162718.html">Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası Celal Aksoy: Aziz İhsan Aktaş tutuksuzken ben neden 14 aydır sağlık sorunlarıyla cezaevinde mücadele ediyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yilin-ilk-6-ayinda-150-kadin-olduruldu-kadin-cinayetlerini-h162717.html</link>
		<title>Yılın ilk 6 ayında 150 kadın öldürüldü... Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&#039;nun açıklamasına göre, 2026’nın ilk 6 ayında, 10&#039;u 25 yaşından küçük 150 kadın öldürüldü, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı. Platform açıklamasında &quot;Ekonomik kriz derinleştikçe kadına yönelik şiddet de farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor. 2026 yılında 11 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si ekonomik gerekçeler bahane edilerek öldürüldü. Ancak mesele yalnızca geçim sıkıntısı değil; kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabasıdır. Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yılın ilk 6 ayında işlenen kadınlara yönelik cinayetler ve şüpheli kadın ölümleriyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre, 2026’nın ilk 6 ayında ise 150 kadın öldürüldü, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Ayrıca geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin üzerinden 4 yıl geçtiği anımsatıldı ve "Bu 4 yılda, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için ne kadar hayati olduğu verilerimizle görünür oldu. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından geçen süreçte, her yılın ilk 6 ayına baktığımızda kadın cinayeti sayısının arttığını görüyoruz. 2021’in ilk 6 ayında 131, 2022’nin ilk 6 ayında 164, 2023’ün ilk 6 ayında 147, 2024’ün ilk 6 ayında 205, 2025’in ilk 6 ayında 136, 2026’nın ilk 6 ayında ise 150 kadın öldürüldü" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLAR EN YAKINLARINDAKİ ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Platformun paylaştığı bazı veriler ve bilgilendirmeler şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün kadınlar hâlâ en çok 'en yakınları' tarafından öldürülüyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 64’ü, yani yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. 17 kadın birlikte olduğu erkek, 10 kadın eskiden evli olduğu erkek, 4 kadın ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından yaşamdan koparıldı. Başka bir ifadeyle, öldürülen kadınların 95’i evli olduğu, birlikte olduğu, ayrıldığı ya da boşandığı erkekler tarafından öldürüldü. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor: Kadınlar en çok kendi hayatlarına dair karar almak istediklerinde, boşanmak istediklerinde, ayrılmak istediklerinde, şiddetten uzaklaşmak istediklerinde öldürülüyor. Aile içinden failler de bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. 10 kadın akrabası, 9 kadın babası, 6 kadın oğlu, 2 kadın ise kardeşi tarafından öldürüldü. 9 kadın tanıdığı biri tarafından öldürülürken, 17 kadının faille yakınlığı ise tespit edilemedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınları korumayan, şiddeti 'aile meselesi' diyerek görünmez kılan, kadını birey olarak değil yalnızca aile içindeki konumu üzerinden tanımlayan politikalar bu tabloyu değiştirmiyor; aksine derinleştiriyor. Kadın cinayetlerini durdurmak için aileyi değil, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü ve güvenliğini merkeze alan politikalar uygulanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ea4f8731-ba28-4327-a410-a8f650a83a14-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLAR EN ÇOK EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">'Aile Yılı' söylemiyle kadınlara sürekli ev, aile ve bakım rolleri dayatılırken, veriler bize çok çarpıcı bir gerçeği gösteriyor: Kadınlar en çok evlerinde öldürülüyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 92’si, yani yüzde 61’i evde öldürüldü. Güvenli olması gereken evler, kadınlar için çoğu zaman şiddetin görünmezleştiği, denetimin ve tahakkümün arttığı alanlara dönüşüyor. Kadınlar yalnızca evde değil, yaşamın her alanında yaşam mücadelesi veriyor. 17 kadın sokakta, 8 kadın arabada, 6 kadın ıssız bir yerde, 4 kadın arazide, 3 kadın iş yerinde öldürüldü. 2 kadın su ve kenarında, 2 kadın diğer kamusal alanlarda, 1 kadın ise otelde öldürüldü. 13 kadının nerede öldürüldüğü ise tespit edilemedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tablo, kadınları eve çağıran politikaların ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kadını aile içindeki rolüyle sınırlayan, bakım emeğini doğal göreviymiş gibi omuzlarına yükleyen, kamusal yaşamdan uzaklaştıran her yaklaşım; kadınların özgürlüğünü değil, kadınlar üzerindeki tahakkümü güçlendiriyor. Ev, kadınlar için mecburiyet değil; güvenli, eşit ve özgür yaşayabilecekleri, hayatları hakkında her türlü kararı özgürce alabildikleri bir yaşam alanı olmalıdır.. Bunun yolu da kadınları eve hapsetmekten değil; sokakta, iş yerinde, okulda, siyasette, yani hayatın her alanında eşit olarak varolabilmelerinden geçer.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLAR HANGİ BAHANELERLE ÖLDÜRÜLDÜ?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların yaşam hakkını ellerinden alan hiçbir gerekçe kabul edilemez. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 17’si, yani yüzde 11’i hayatına dair karar almak istediği için öldürüldü. Boşanmak istemek, ayrılmak istemek, ilişkiyi bitirmek, kendi yaşamına dair söz kurmak erkekler tarafından bir 'itaatsizlik' gibi görülüyor ve kadınlar bu nedenle hedef alınıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe kadına yönelik şiddet de farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor. 2026 yılında 11 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si ekonomik gerekçeler bahane edilerek öldürüldü. Ancak mesele yalnızca geçim sıkıntısı değil; kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabasıdır. Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor. Kadınlar hem yoksulluğun hem de bu yoksulluğu bahane eden şiddetin hedefi haline getiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5 kadın ise 'diğer' gerekçeler öne sürülerek öldürüldü. 117 kadının, yani yüzde 78’inin hangi bahaneyle öldürüldüğü ise tespit edilemedi. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerinde hakikatin çoğu zaman karartıldığını, faillerin ve şiddet geçmişinin yeterince açığa çıkarılmadığını gösteriyor.<br />
Kadınlar boşanmak istedikleri için, ayrılmak istedikleri için, çalışmak istedikleri için, ekonomik kriz bahane edildiği için ya da yalnızca kendi hayatları üzerinde söz sahibi olmak istedikleri için öldürülüyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz: Kadına yönelik şiddetin bahanesi olmaz. Kadın cinayetlerini durdurmanın yolu, faillerin gerekçelerini değil kadınların yaşam hakkını merkeze almaktan geçer.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İNFAZ YASASI: CEZASIZLIK POLİTİKALARI FAİLLERİ KORUMAYA DEVAM EDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Af düzenlemeleri, şiddet faillerine yeniden alan açıyor. Kadınların yaşam hakkını tehdit eden erkekler, geçmişte işledikleri suçlara rağmen serbest bırakılıyor; adli sicil kayıtları şiddet geçmişiyle dolu olan bu kişiler, özgürlüklerini yeniden kazandıklarında çoğu zaman ilk olarak kadınları hedef alıyor. Bugün Türkiye'de birçok kadın, daha önce suç işlemiş, ceza almış ya da hakkında uzaklaştırma kararı verilmiş erkekler tarafından öldürülüyor. Verilerimize göre 2026’in ilk 6 ayında 15 kadın adli sicil kaydı olan erkekler tarafından öldürüldü. Aflar, kadınların can güvenliğini sağlamıyor; aksine, faillere yeni fırsatlar tanıyor. Adaletin terazisi kadınlar için değil, kadınlara şiddet uygulayanlar ve kadına yönelik şiddetin artmasına sebep veren politikalar için çalışıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasını kadın cinayeti olarak değerlendiriyoruz. Bu yılın ilk 6 ayında öldürülen kadınların 10’u 25 yaşından küçüktü. Kadın cinayetleri, kadınların yaşına, yaşam dönemine, medeni durumuna ya da bulunduğu yere bakmaksızın devam ediyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 58’i, yani yüzde 39’u 36-65 yaş aralığındaydı. 41 kadın, yani yüzde 27’si ise 25-35 yaş aralığında öldürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"9 ÇOCUK YAŞAMDAN KOPARILDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuklar ve genç kadınlar da bu tablonun dışında değil. 2026 yılında 0-11 yaş aralığında 3 kız çocuğu, 12-14 yaş aralığında 2 kız çocuğu, 15-18 yaş aralığında ise 4 kız çocuğu öldürüldü. Başka bir ifadeyle, en az 9 çocuk yaşamdan koparıldı. Bunun yanında 18-25/19-24 yaş aralığında kaydedilen toplam 9 genç kadın da öldürüldü. Yaşlı kadınlar da öldürülmeye devam ediyor. 66 yaş ve üstü 10 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si yaşamını yitirdi. Bu veri, kadın cinayetlerinin yalnızca belirli bir yaş grubuyla sınırlı olmadığını; çocukların, genç kadınların, yetişkinlerin ve yaşlı kadınların bu şiddet düzeni içinde öldürüldüğünü ortaya koyuyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026'DA 8 KADIN KORUMA MEKANİZMALARININ VARLIĞINA RAĞMEN ÖLDÜRÜLDÜ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetlerini önlemek için yalnızca olaydan sonra değil, olaydan önce harekete geçen politikaların gerekli olduğunun vurgulandığı açıklamada, "Silahlanmanın kontrol altına alınması, koruma kararlarının etkin uygulanması ve kadınların şiddet tehdidi karşısında yalnız bırakılmaması hayati önemdedir. 2026 yılının ilk 6 ayında öldürülen 150 kadının 8’inin, yani yüzde 5’inin öldürüldüğü anda 6284 kapsamında koruma/tedbir süreci vardı. Devlet tarafından verilen ve etkin biçimde uygulanması gereken bu kararlar, kadınlar için hayati önemdedir. Ancak bu yıl 8 kadın, koruma mekanizmalarının varlığına rağmen öldürüldü. Verilere göre 7 kadın için tedbir kararı, 2 kadın için barınma yeri, 1 kadın için ise kreş imkânı bilgisi yer aldı. Bu tablo, 6284’ün yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini; kararların bütün kurumlar tarafından hızlı, etkili ve denetlenebilir biçimde uygulanmasının yaşamsal olduğunu gösteriyor" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"6284 ETKİN UYGULANDIĞINDA KADINLARIN YAŞAMINI KORUYABİLİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Platform açıklaması şu verilerle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öldürülen 4 kadının öldürüldüğü anda 6284 kapsamında bir kararının olmadığı tespit edildi. 138 kadının, yani yüzde 92’sinin ise 6284 kapsamındaki durumu tespit edilemedi. Tedbir türlerinde de 140 kadın için bilgiye ulaşılamadı. Bu yüksek belirsizlik, kadınların koruma mekanizmalarına erişiminde, başvuru süreçlerinin takibinde ve verilerin kamuoyuna yansımasında ciddi eksiklikler olduğunu ortaya koyuyor.&nbsp;<br />
6284 sayılı Kanun etkin uygulandığında kadınların yaşamını koruyabilir. Bu nedenle kadınların başvuru mekanizmalarına erişimi kolaylaştırılmalı, koruma kararları gecikmeden uygulanmalı ve kurumlar arasındaki koordinasyon güçlendirilmelidir. Kadınları yaşatacak olan şey belirsizlik değil, etkin korumadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BOŞANMAK İSTEYEN, ŞİKAYET EDEN KADINLAR KORUNMUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaşabildiğimiz verilere göre 2026 yılında öldürülen 150 kadının 9’u, yani yüzde 6’sı boşanma aşamasındaydı. 4 kadının polis ya da savcılığa şikâyette bulunduğu, 3 kadının ise hem boşanma aşamasında olduğu hem de adli başvurusunun bulunduğu biliniyor. Bu veri, kadınların ayrılmak, boşanmak ya da şiddetten uzaklaşmak için başvuru mekanizmalarına yöneldiklerinde de yeterince korunmadığını gösteriyor. Kadınların yaptığı başvurular etkin biçimde takip edilmediğinde, koruma mekanizmaları zamanında işletilmediğinde kadınlar öldürülüyor. 134 kadının, yani yüzde 89’unun adli başvuru durumuna ilişkin bilgiye ulaşılamadı. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerinde başvuru süreçlerinin, şikâyetlerin ve risk değerlendirmelerinin kamuoyuna yeterince yansımadığını gösteriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetleri yalnızca kadınların yaşamını değil, geride kalan çocukların hayatını da derinden etkiliyor. Ulaşabildiğimiz verilere göre 2026 yılının ilk 6 ayında öldürülen 150 kadının 68’inin, yani yüzde 45’inin çocuğu vardı. 2 kadın ise hamileydi. 11 kadının çocuğunun olmadığı tespit edildi. Ancak 69 kadının, yani yüzde 46’sının çocuk sahibi olup olmadığı bilgisine ulaşılamadı. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerine ilişkin haberlerde ve kamuya yansıyan bilgilerde çocuk bilgisinin çoğu zaman görünmez kaldığını ortaya koyuyor. Kadınları ve çocukları koruyacak mekanizmaların güçlendirilmesi; yalnızca olaydan sonra değil, risk ortaya çıktığı anda devreye giren etkili sosyal politikalarla mümkündür. Kadınların yaşam hakkı korunmadığında, çocukların güvenliği ve geleceği de korunamıyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaşabildiğimiz verilere göre 2026 yılında öldürülen 150 kadının 70’i, yani yüzde 47’si evliydi. 22 kadın bekardı. 58 kadının ise medeni haline dair bilgiye ulaşılamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLARIN ÖLÜMÜ ŞÜPHELİ BIRAKILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılının ilk 6 ayında 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Ayrıca geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı. Bu veri bize çok açık bir gerçeği gösteriyor: Kadınların ölümü 'şüpheli' bırakılmak zorunda değil. Etkin, bağımsız ve ısrarlı soruşturma yürütüldüğünde gerçek açığa çıkarılabilir; failler tespit edilebilir ve adalet yerini bulabilir. Şüpheli kadın ölümlerinde dosyaların hızla kapatılması, olayların 'intihar', 'kaza' ya da 'belirsiz ölüm' olarak geçiştirilmesi kabul edilemez. Her şüpheli ölüm, kadın cinayeti ihtimali gözetilerek soruşturulmalı; kadının yaşamındaki tehditler, başvurular, ilişkiler, tanık beyanları ve deliller bütüncül biçimde incelenmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların ölümü karanlıkta bırakılmamalıdır. Çünkü etkin soruşturma yalnızca geçmişteki adaleti sağlamak için değil, bundan sonra yaşanabilecek kadın cinayetlerini önlemek için de hayati önemdedir. Kadın cinayetlerinde olduğu gibi şüpheli kadın ölümlerinde de gerçeğe ulaşmak çoğu zaman karartılıyor. 2026 yılı verilerimizde, şüpheli ölümlerde kadınların faille ya da şüpheliyle yakınlığı büyük ölçüde tespit edilemiyor. Verilere göre kadınların yüzde 92’sinin şüpheliyle yakınlığı belirlenemedi. Bu oran, kadınların ölümüne giden sürecin yeterince araştırılmadığını, ilişkilerin, tehditlerin, şiddet geçmişinin ve risklerin görünmez bırakıldığını gösteriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ, ŞÜPHELİ ÖLÜMLERİ AYDINLATACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Platformun açıklaması şu tespitlerle sona erdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin veriler bir kez daha gösteriyor ki kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri münferit olaylar değil; önlenebilir, politik ve toplumsal bir sorundur. Kadınlar evlerinde, sokakta, iş yerinde; evli oldukları, birlikte oldukları, ayrıldıkları ya da tanıdıkları kişiler tarafından öldürülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetlerini durdurmak mümkündür. Bunun için kadınların başvuruları ciddiyetle ele alınmalı, İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı, koruma kararları etkin biçimde uygulanmalı, 6284 sayılı Kanun’dan taviz verilmemeli, bireysel silahlanma kontrol altına alınmalı ve her şüpheli kadın ölümü titizlikle soruşturulmalıdır. Geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğunun ortaya çıkması, etkin soruşturmanın ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KADINLARI YAŞATACAK ŞEY SUSMAK DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların yaşam hakkı, aileye, toplumsal rollere, ekonomik koşullara ya da faillerin bahanelerine feda edilemez. Kadınları yaşatacak olan şey belirsizlik değil; eşitlikçi, koruyucu, önleyici ve hesap soran politikalardır. Biz biliyoruz: Kadın cinayetleri durdurulabilir. Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılabilir. Adalet, ancak kadınların yaşam hakkı merkeze alındığında yerini bulabilir. Kadınların yaşam hakkı için, faillerin cezasız kalmaması için, etkin soruşturma ve gerçek adalet için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Biliyoruz ki kadınları yaşatacak olan şey susmak değil; dayanışma, ısrar ve örgütlü mücadelemizdir. Her bir kadın için, her bir kız çocuğu için, gerçeği karanlıkta bırakılan her dosya için mücadelemiz devam edecek. Kadın cinayetlerini durduracağız, şüpheli ölümleri aydınlatacağız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MAALESEF AĞIR BİR SORUNLA BİR ARADAYIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın açıklaması sırasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim verilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav da "Bugün maalesef ağır bir sorunla burada bir aradayız ailelerimizle. Biz ölümden ötesi yok diye biliriz, değil mi ama hep birlikte ailelerimizle öğrendik ki ölümden ötesi var, şüpheli ölümler var, kayıplar var, faili meçhuller var ve herkesin burada ailelerinin yıllardır adalet mücadelesi verirken gerçeği ararken sorduğu soru var. Yakınıma ne oldu? Kardeşime, anneme, yani yakınımdaki kadına ne oldu, nasıl hayatını kaybetti?" diye konuştu. Kav şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yıllardır gerçeği arıyoruz. Şimdi bu devletin görevi elbette, ben burada ilk ailelerle seslenerek duygumu ifade etmek istiyorum. Bizim görevimiz değil ama sizin verdiğiniz bu kararlı mücadele çok kıymetli, devletin görevi diye tarif ettiğimiz şey tam ne? Şüpheli kadın ölümünü onun için tarif etmek zorundayız. Şimdi adli bilimler bu ölümleri sınıflamış arkadaşlar. Yani cinayet var, doğal ölüm var, kaza var, intihar var, birde beşincisi var ki nedeni bilinemiyor. Bu nedeni bilinemeyen, eğer bir de şöyle şeyler altındaysa, bir partner yanındaysa, bulan kişi partnerse ve şiddet öyküsü varsa o zaman cinayet olma ihtimali artıyor değil mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GERÇEK BEKLEMEZ, ADALET BEKLEMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fakat bizde bu dosyalar, hiçbir şekilde bunlar araştırılmadan hızla kapatılmaya çalışılıyor. Şüpheli ölüm ise zamanla yarışmak demektir. İlk birkaç saate o delilleri toplamak demektir. Gerçek beklemez, adalet beklemez, deliler beklemez. Biz birçok davadan biliyoruz ki içimizi yakan.<br />
Narin’de olduğu gibi o deliler ortadan ve burada ailelerimize anlatacaklar. Ortadan kaybolduğunda ikinci delilerle yol almak çok zorlaşıyor, İşte bu yüzden bu görevler savcının, kolluğun önemli görevleri var. Ve bu hiç ulaşılamaz bir durumda değil. Önemli olan buna dikkat kesilmesi, fakat bizde İstanbul sözleşmesinden özelikle imza çekildikten sonra ki süreçte hiçbir şey değişmeyecek dedikleri halde hatırlarsınız o zaman bir şey değişmeyecek söylemleri de vardı. Çok şeyler değişti, kadınlar korunmuyorlar 6284 uygulanmıyor. Devletin görevi sadece ceza vermek de değil ayrıca...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben burada bu gerçeklikle mücadele ederken ve gerçeği ortaya çıkartmak için mücadele ederken bizim çözümlerimiz olduğunu tekrar dile getirmek istiyorum. Kimsenin yoksa bizim çözümlerimiz var ama son dönemde dikkat çekici de bir açıklamada oldu. Neden kaynaklandı çünkü şüpheli ölümden de ötesi olduğunu öğrendik. Faili meçhul ve kayıplarımız var. Burada ailelerimizin arasında da dile getirecekler, yakınlarını kaybetmiş olanlar var. Özelikle bazı bölgede yaşayan Kürt kadın hareketinden arkadaşlarımızın bildiği bazı gerçekler var bunların hepsinin Gülistan Doku, Rojin davasında bir cisimleşmesini görüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ŞÜPHELİ ÖLÜMLER KARANLIKTA KALMASIN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu ki dosyayla ilgili olarak da Adalet Bakanlığı, bizim de önemsediğimiz açıklama yaptı. Bu konuda uzmanlaşmaya doğru gidileceğini özel bir büro kurulacağını anlattı. Bu kuşkusuz önemli. Ama bizi açıklamalar değil, sonuçlar ilgilendiriyor. Buna ikna olmamız için bizim bu söz ettiğimiz Gülistan Doku dosyasında, Rojin’de ve tüm ailelerimizin burada ki ve burada olmayan dosyalarında açığa çıkarılması, bu dosyaların karanlıkta kalmaması gerekiyor. Çünkü şüpheli ölümlerin karanlıkta kalması sadece bir ölüm nedeninin karanlıkta, kalması değil gerçeğin yani adaletin karanlıkta kalması anlamına geliyor, adaletin yok olması anlamına geliyor. Ve bu cezasızlık elbette ki başka suçlar için cesaret kazandırıyor.<br />
O yüzdende biz sadece bugün ve geçmişte kaybettiğimiz kadınlar için değil, gelecekte ki tüm kadınların yaşam hakkı için mücadele ediyoruz. Adalet Bakanlığı'nın bu bürosunun açıklamasını da önemsiyoruz, oraya gönderdiğimiz dosyalarımız var avukat arkadaşlarımız bilgi de verebilirler. Ama aynı zamanda diğer tüm dosyalarımızı da oraya götürecek ve şimdiye kadar olduğu gibi yetkililerin görevini yapması için mücadelemize devam edeceğiz"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 14:30:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yilin-ilk-6-ayinda-150-kadin-olduruldu-kadin-cinayetlerini-h162717.html">Yılın ilk 6 ayında 150 kadın öldürüldü... Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afsin-elbistan-a-termik-santrali-bilirkisi-raporu-emisyonlar-mevzuata-h162716.html</link>
		<title>Afşin-Elbistan A Termik Santrali bilirkişi raporu: Emisyonlar mevzuata aykırı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş 1. İdare Mahkemesi&#039;nin, Çelikler Afşin Elbistan (A) Termik Santrali&#039;ne verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi&#039;nin iptali istemiyle açılan davada görevlendirdiği bilirkişi heyeti, santralin hava emisyonu yönünden çevre mevzuatına aykırı faaliyet yürüttüğü, izin sürecinde tüm ünitelerin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunun yerine getirilmediği ve insan sağlığı ile çevre açısından &quot;ciddi ve süregelen risk&quot; bulunduğu kanaatine vardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeşil Barış Akdeniz Derneği (Greenpeace Akdeniz) ve bölge sakinlerinin açtığı davada hazırlanan 4’ü profesör 7 kişinin hazırladığı bilirkişi raporunda, santrale 7 Ekim 2024 tarihinde verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi teknik açıdan incelendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, 13 Mart 2026 tarihinde santralin 4. ünitesinde yapılan resmi ölçümlerde, kükürtdioksit ve azotdioksit emisyonlarının Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değerleri üç ardışık ölçümün tamamında aştığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toz ve karbonmonoksit değerlerinin sınırların altında kaldığı, ancak kükürtdioksit ve azotdioksit emisyonlarının mevzuata aykırı seviyelerde olduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi heyeti, söz konusu sınır aşımının münferit bir olay olmadığını, Bakanlığın dosyaya sunduğu 2024 yılı Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) verilerinin de bu durumu doğruladığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇEVRE İZNİ SADECE 4. ÜNİTE ESAS ALINARAK VERİLMİŞ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi heyeti, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin aynı adreste bulunan tüm tesislerin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılan hükmüne rağmen dava konusu çevre izninin yalnızca santralin 4. ünitesi esas alınarak verildiğini belirledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, aynı sahada bulunan diğer ünitelerin izin kapsamına dahil edilmemesinin yönetmeliğin öngördüğü "entegre değerlendirme yükümlülüğüne" aykırı olduğu ifade edildi. 2024 yılı SEÖS verilerinin, izin kapsamı dışında bırakılan 3. ünitenin de söz konusu dönemde faaliyet gösterdiğini ortaya koyduğu vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi raporunda, en yakın yerleşim yerinde yapılan gündüz gürültü ölçümünde değerin, yönetmelikteki sınırın altında kaldığı belirtildi. Ancak ölçümün yalnızca 4. ünitenin çalıştığı sırada yapıldığı, diğer ünitelerin de eş zamanlı çalışması halinde gürültü seviyesinin değişebileceği ifade edildi, gece dönemi için ise uygunluk değerlendirmesi yapılamadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BELGE EKSİKLİKLERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Atıksu deşarjına ilişkin incelemelerde, yönetmelik sınırlarının aşılmadığı, ancak periyodik iç izleme kayıtlarının dosyada bulunmadığı belirtildi.<br />
Düzenli depolama sahasına ilişkin değerlendirmede ise izleme raporlarındaki doluluk oranları arasında çelişkiler bulunduğu, bazı lisanslı atık kodlarının kullanılmadığı ve sızıntı suyuna ilişkin tespitlerin tek seferlik incelemeye dayandığı ifade edilerek, belge ve izleme eksikliklerine işaret edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UZUN VADEDE SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, biyoloji, ziraat mühendisliği ve halk sağlığı uzmanlarının ortak değerlendirmesine de yer verildi. Buna göre, hava emisyonlarındaki uygunsuzlukların insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve sürekli risk oluşturduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halk sağlığı açısından mevcut resmi verilere göre, bölgede istatistiksel olarak anlamlı bir hastalık ya da kanser artışının henüz tespit edilmediği ifade edilirken, kronik çevresel etkilerin uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi heyeti sonuç bölümünde, dava konusu çevre izin ve lisans belgesinin hava emisyonu yönünden gerekli teknik şartları karşılamadığı, çevre izin sürecinde tüm tesislerin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunun yerine getirilmediği ve tespit edilen eksikliklerin yapısal nitelik taşıdığı kanaatine varıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Heyet, hava emisyonlarındaki uygunsuzlukların insan sağlığı, tarım, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve süregelen risk oluşturduğunu belirtirken, idari işlemin hukuka uygunluğunu mahkemeye bıraktı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 14:10:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afsin-elbistan-a-termik-santrali-bilirkisi-raporu-emisyonlar-mevzuata-h162716.html">Afşin-Elbistan A Termik Santrali bilirkişi raporu: Emisyonlar mevzuata aykırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgsde-tercih-sureci-basladi-son-gun-27-temmuz-h162715.html</link>
		<title>LGS&apos;de tercih süreci başladı: Son gün 27 Temmuz</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[LGS kapsamında lise tercih süreci başladı. Adaylar yerleşmek istedikleri liselerle ilgili tercihlerini e-Okul üzerinden 27 Temmuz Pazartesi günü saat 17.00&#039;ye kadar yapılabilecek. Adaylar, Milli Eğitim Bakanlığının öğrenci ve velilere tercih sürecinde destek olmak amacıyla uygulamaya koyduğu &quot;Rota Maarif&quot; platformundan yararlanabilecek. Yerleştirme sonuçları 5 Ağustos&#039;ta açıklanacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılacak yerleştirme için lise tercih süreci başladı. Merkezi sınavla öğrenci alan okullara toplam 198 bin 899 öğrenci yerleştirilecek. Kontenjanların 60 bin 886'sı Anadolu liselerine, 38 bin 700'ü fen liselerine, 9 bin 210'u sosyal bilimler liselerine, 43 bin 706'sı Anadolu imam hatip liselerine, 46 bin 397'si ise mesleki ve teknik Anadolu liselerine ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi sınav puanı ile yerleştirme; fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına puan üstünlüğü esas alınarak yapılacak. Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden en fazla 10 okul tercih edebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanlarının eşit olması halinde yerleştirme sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7 ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8. sınıftaki özürsüz devamsızlık gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencinin doğum tarihine göre yaşı küçük olana öncelik verilerek gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adaylar, "merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar", "yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar" ve "pansiyonlu okullar" olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NAKİL İŞLEMLERİ İKİ DÖNEMDE YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">LGS yerleştirmelerine esas nakiller bu yıl da iki dönemde yapılacak. Her iki dönemde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla üç, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar için en fazla üç, pansiyonlu okullar için ise en fazla üç okul tercih edilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullara yerleşen öğrencilerin, nakil dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak. İlk yerleştirmede herhangi bir okula yerleşemeyen öğrenciler ise nakil tercihinde ilk iki okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla üç okul tercih edebilecek. Bu tercihlerde aynı okul türünden en fazla iki okul seçilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL OKULLARA KAYITLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların kayıtları, Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi kapsamında 13-27 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek. Özel öğretim kurumlarına kayıt yaptıran öğrencilerin tercih ekranı açılmayacak. Ancak tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri halinde tercih yapabilecekler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK TERCİH YEREL YERLEŞTİRME EKRANINDAN YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğrenciler ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek. Yerel yerleştirme tercihlerinde ilk üç okulun kayıt alanından seçilmesi şartıyla en fazla beş okul tercih edilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tercihlerde aynı okul türünden en fazla üç okul seçilebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme tercihlerini tamamlayan öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar için en fazla 10, pansiyonlu okullar için ise en fazla 5 okul tercih edebilecek. Böylece öğrenciler toplamda en fazla 20 okul tercihinde bulunabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme tercih ekranında yeşil renk öğrencinin kayıt alanındaki okulları, mavi renk komşu kayıt alanındaki okulları, kırmızı renk ise kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışındaki il içi ve il dışındaki kayıt alanlarında bulunan okulları gösterecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YEREL YERLEŞTİRMEDE ADRES VE BAŞARI PUANI ESAS ALINACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara; öğrencilerin ikamet adresi, okul başarı puanı ve özürsüz devamsızlık gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eşitlik durumunda sırasıyla 8, 7 ve 6. sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunması gerekecek. Yerel yerleştirme tercih ekranının doldurulmaması halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar için tercih ekranı açılmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt yaptıran öğrenciler ise tercih işlemi yapamayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ROTA MAARFİ" PLATFORMU ERİŞİME AÇILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlık, öğrenci ve velilere tercih sürecinde destek olmak amacıyla "Rota Maarif" platformunu 10 Temmuz'da erişime açtı. Platformda okulların temel bilgileri, adresleri, iletişim bilgileri, öğretim şekli, ders saatleri, fiziki imkanları, kontenjan durumu ve diğer özellikleri yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kullanıcılar okulları il, ilçe, okul türü, okul kademesi, alan, pansiyon durumu ve benzeri kriterlere göre sorgulayabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YERLEŞTİRME SONUÇLARI 5 AĞUSTOS'TA AÇIKLANACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar 5 Ağustos'ta "meb.gov.tr" adresinde ilan edilecek. Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları 5-7 Ağustos'ta alınacak, sonuçları ise 10 Ağustos'ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları 10-12 Ağustos tarihleri arasında yapılacak, sonuçlar 14 Ağustos'ta duyurulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiçbir okula yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular 17-26 Ağustos'ta alınacak. Komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos'ta tamamlayacak. Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilecek ve kayıt işlemleri e-Pansiyon üzerinden gerçekleştirilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 26 13:45:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgsde-tercih-sureci-basladi-son-gun-27-temmuz-h162715.html">LGS&apos;de tercih süreci başladı: Son gün 27 Temmuz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


