<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/pentagon-abd-gucleri-bolgede-kalmaya-devam-edecek-gecici-ateskes-gercek-baris-icin-firsat-h161308.html</link>
		<title>Pentagon: ABD güçleri bölgede kalmaya devam edecek, geçici ateşkes gerçek barış için fırsat</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran ile varılan iki haftalık ateşkesin ardından yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin İran’ın askeri kapasitesini “büyük ölçüde etkisiz hale getirdiğini&quot; savundu. Hegseth, operasyonların ardından Tahran’ın ateşkesi “yoğun baskı altında” kabul ettiğini öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran ile varılan iki haftalık ateşkesin ardından yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin İran’ın askeri kapasitesini “büyük ölçüde etkisiz hale getirdiğini” savundu. Hegseth, operasyonların ardından Tahran’ın ateşkesi “yoğun baskı altında” kabul ettiğini öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pentagon’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Hegseth, ateşkesi “dünya barışı için büyük bir gün” olarak nitelendirerek, Washington’un İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceğini yineledi. Hegseth, İran’ın elindeki “olmaması gereken nükleer materyallerin” anlaşma kapsamında ortadan kaldırılacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hegseth ayrıca ABD güçlerinin bölgede kalmaya devam edeceğini ve İran’ın ateşkes şartlarına uyup uymadığını yakından izleyeceğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerinin yeniden başlamasının beklendiğini belirten Hegseth, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ABD’nin yeniden askeri seçenekleri değerlendirebileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hegseth, ABD Başkanı Donald Trump’ın “tarihi bir an yarattığını’’ ve ’’İran’ın kaderinin ABD Başkanı’nın elinde olduğunu’’ ileri sürerek, ABD’nin İran’ın deniz ve hava unsurlarını hedef aldığını söyledi ve İran’ın “hava sahasının&nbsp;kontrolünü ele geçirdikleri” iddiasını yineledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran’ın ateşkesi “yoğun baskı altında” kabul ettiğini öne süren Hegseth&nbsp;İran’ın yüksek oranda zenginleştirildiği iddia edilen&nbsp;uranyum&nbsp;stoklarına&nbsp;ilişkin olarak, ABD’nin bu materyali yakından izlediğini söyledi.&nbsp;“Ne olduğunu tam olarak biliyoruz” diyen Hegseth,&nbsp;İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu&nbsp;teslim etmemesi halinde ABD’nin tavrına ilişkin “Ya bize verecekler ya da biz alacağız” dedi. ABD’nin bu uranyumu nasıl almayı planladığı sorusuna ise Hegseth, “Bu, başkanın çözeceği bir konu” yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Hegseth, İran’ın ateşkesi reddetmesi durumunda ABD’nin köprüler, enerji tesisleri ve kritik altyapıyı hedef almayı değerlendirdiğini kaydetti. Ancak askeri uzmanlar, bu tür sivil altyapıların hedef alınmasının uluslararası hukuk kapsamında savaş suçu sayılabileceğine dikkati çekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise açıklamasında, operasyonlarda İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı kapasitesi ile savunma sanayi altyapısının hedef alındığını&nbsp;söyledi. ABD’nin, İran’ın hava savunma sistemlerinin yaklaşık yüzde 80’ini, yüzlerce insansız hava aracını ve balistik füze deposunu, 150’den fazla gemisini imha ettiğini ileri süren Caine, ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını ancak bunun “yalnızca bir duraklama” olduğunu vurguladı. Caine, ABD birliklerinin gerekmesi halinde yeniden operasyonlara başlayacak şekilde hazır bulunduğunu&nbsp;söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 18:47:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/pentagon-abd-gucleri-bolgede-kalmaya-devam-edecek-gecici-ateskes-gercek-baris-icin-firsat-h161308.html">Pentagon: ABD güçleri bölgede kalmaya devam edecek, geçici ateşkes gerçek barış için fırsat</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ticaret-bakanligindan-yenilenmis-urun-piyasasinda-guvenilirligi-artirmak-icin-yeni-duzenleme-h161307.html</link>
		<title>Ticaret Bakanlığı&apos;ndan, yenilenmiş ürün piyasasında güvenilirliği artırmak için yeni düzenleme</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yenilenmiş ürün piyasasında güvenilirliği artırmak amacıyla yeni düzenlemeler yaparak, denetim süreçlerini güçlendirmeyi; ürün kapsamını genişletmeyi ve tüketici haklarını daha etkin şekilde koruma altına almayı hedeflediğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığı, yenilenmiş ürün piyasasında güvenilirliği artırmak amacıyla yeni düzenlemeler yaparak, denetim süreçlerini güçlendirmeyi; ürün kapsamını genişletmeyi ve tüketici haklarını daha etkin şekilde koruma altına almayı hedeflediğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığı'nın, sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, yenilenmiş ürün piyasasına yönelik düzenlemelere ilişkin, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ticaret Bakanlığımız tarafından cep telefonu, tablet ve benzeri teknolojik ürünlerin belirli standartlar çerçevesinde yenilenerek sertifikalı ve garantili şekilde yeniden satışa sunulmasına yönelik usul ve esasları düzenleyen ‘Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik’, 22 Ağustos 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hâlihazırda Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilen 25 adet yenileme merkezi faaliyet göstermektedir. Söz konusu uygulama ile tüketicilerin kullanılmış cihazlarını güvenle satabilmesi ve daha uygun maliyetlerle yenilenmiş cihazlara erişebilmesi sağlanmakta; satın alınan ürünlerde yaşanabilecek sorunlarda garanti haklarının etkin şekilde kullanılabilmesi temin edilmektedir. Ocak 2022'den bugüne kadar yenileme merkezleri tarafından yaklaşık 1 milyon 574 bin adet ürün yenilenerek ekonomiye kazandırılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Belirli bilgiler tüketicilerin erişimine açılarak şeffaflık ve güven artırılacaktır"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektörde yaşanan gelişmeler, yürütülen denetimler, tüketici deneyimleri ve teknolojik imkânlar doğrultusunda yenilenmiş ürün ekosisteminin daha güvenilir, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik Taslağı hazırlanarak sektörel paydaşların görüşüne sunulmuştur. Hazırlanan taslak ile yenilenmiş ürün süreçlerinin daha etkin izlenmesi amacıyla Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi hayata geçirilecektir. Bu sistem sayesinde; yenileme yetki belgelerinin takibi, yetkili satıcı ve yenileme noktalarının denetimi, kayıp, kaçak veya çalıntı ürün sorgulamaları, veri trafiğinin kontrolü, sertifika üretimi ve yenileme süreçlerinin izlenmesi gibi kritik süreçler anlık olarak takip edilecek, belirli bilgiler tüketicilerin erişimine açılarak şeffaflık ve güven artırılacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yapılan düzenlemeler ile özellikle yenilenmiş cep telefonlarına yönelik taksit imkânları ve düşük KDV oranı uygulamalarında yaşanabilecek olası suistimallerin önüne geçilmesi amacıyla doğrulama, kayıt ve kontrol mekanizmaları güçlendirilmiştir. Ayrıca yenileme yetki belgesi verilmesinde aranan şartlar güncellenmiş, mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak ödenmiş sermaye şartı yükseltilmiştir. Yeni düzenleme ile yenilenerek satışa sunulabilecek ürünlerin kapsamı genişletilmiş, tüketici kullanımının arttığı teknolojik ürünler doğrultusunda televizyonlar da yenilenmiş ürün kapsamına dahil edilmiştir. Bu sayede söz konusu ürünlerin güvenilir şekilde yeniden ekonomiye kazandırılmas sağlanacak, kaynakların verimli kullanılması ve israfın önlenmesi yönünde önemli katkı sağlanacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni düzenlemeler kapsamında; mesafeli satışlarda geçerli olan cayma hakkı, diğer satış yöntemlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiş, yenilenmiş bir ürünün en az 30 gün geçmeden yeniden yenilenmesi yasaklanmış, yetki belgesinin askıya alınması veya iptaline ilişkin kararların, belirlenen kriterler doğrultusunda yetkin bir komisyon tarafından alınması sağlanmıştır. Bununla birlikte, tüketicilerin ürün karşılığında elde edeceği ödemelerin ve faydaların daha hızlı sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılmış, garanti hakları sektöre özel uyarlamalarla daha kapsamlı hale getirilmiştir. Ticaret Bakanlığı olarak yürütülen bu düzenlemeler ile yenilenmiş ürün sektörünün güvenilir, şeffaf, çevreci ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. Yeni Yönetmelik Taslağı ile hem tüketici haklarının güçlendirilmesi hem de kayıtlı ve güvenilir piyasa yapısının geliştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 18:46:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ticaret-bakanligindan-yenilenmis-urun-piyasasinda-guvenilirligi-artirmak-icin-yeni-duzenleme-h161307.html">Ticaret Bakanlığı&apos;ndan, yenilenmiş ürün piyasasında güvenilirliği artırmak için yeni düzenleme</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/pakistan-basbakani-seriften-ateskes-uyarisi-ihlaller-baris-surecini-zedeliyor-h161306.html</link>
		<title>Pakistan Başbakanı Şeriften ateşkes uyarısı: İhlaller barış sürecini zedeliyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, çatışma bölgesinde bildirilen ateşkes ihlallerinin barış sürecini zedelediğini belirterek tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, çatışma bölgesinde bildirilen ateşkes ihlallerinin barış sürecini zedelediğini belirterek tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şerif, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Ateşkes ihlallerinin çatışma bölgesinin birkaç yerinde bildirildiği, bunun da barış sürecinin ruhunu zedelediği belirtiliyor. Tüm taraflara içten ve samimi bir şekilde itidal çağrısında bulunuyorum; üzerinde mutabık kalındığı üzere iki hafta boyunca ateşkese riayet edilmesini, böylece diplomasiye çatışmanın barışçıl çözümü için öncülük etme fırsatı tanınmasını rica ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 18:44:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/pakistan-basbakani-seriften-ateskes-uyarisi-ihlaller-baris-surecini-zedeliyor-h161306.html">Pakistan Başbakanı Şeriften ateşkes uyarısı: İhlaller barış sürecini zedeliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/devlet-bahceli-abd-ile-iran-arasinda-saglanan-iki-haftalik-gecici-ateskes-kararini-memnuniyetle-karsiliyoruz-h161305.html</link>
		<title>Devlet Bahçeli: ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &quot;Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hâlâ canlı olduğunu göstermiştir. Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hâlâ canlı olduğunu göstermiştir. Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır" dedi.</span><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>(ANKARA) -&nbsp;</strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hâlâ canlı olduğunu göstermiştir. Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından ABD ile İran arasında sağlanan ateşkese ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hâlâ canlı olduğunu göstermiştir. Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Saldırının doğrudan güvenlik güçlerimizi hedef alacak şekilde gerçekleştirilmiş olması tesadüf değildir"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye; barıştan, istikrardan ve adil bir uluslararası düzenden yanadır. Kalıcı çözümün yolu silahtan değil, diyalogdan geçmektedir. Aziz milletimizin ve bölge halklarının huzuru için, ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi en samimi temennimizdir. Bir yanda barış arayışları ve diplomatik temaslar devam ederken, diğer yanda İstanbul’da karanlık yüzünü gösteren birtakım malum çevrelerin vekâlet unsurları eliyle gerçekleştirilen terör saldırısı, Türkiye’yi hedef almıştır. İstanbul Beşiktaş Levent’te meydana gelen menfur terör saldırısı, ilk etapta 'İsrail Başkonsolosluğu hedef alındı' şeklinde servis edilmiş olsa da, konsolosluğun boş olduğu gerçeği olayın mahiyetinin daha farklı olduğuna dair emareler göstermiştir. Saldırının, jeopolitik konumu ve güçlü finans altyapısıyla öne çıkan alternatif merkezlerden biri olan İstanbul’da Levent gibi kritik bir bölgede, uluslararası şirketlerin yoğunlaştığı bir alanda ve doğrudan güvenlik güçlerimizi hedef alacak şekilde gerçekleştirilmiş olması tesadüf değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Türkiye; terörün, provokasyonların ve kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca; İran–ABD gerilimi ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle Orta Doğu ve Asya merkezli bazı şirketlerin faaliyetlerini daha güvenli finans merkezlerine taşıma arayışlarının arttığı ve Türkiye’nin de bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüğünün en yüksek düzeyde kamuoyuyla paylaşıldığı bir dönemde gerçekleştiği bilinmektedir. Aziz milletimizin huzur ve güvenliği asla bu tarz tehdit ve tehdidin gölgesi altında bırakılmayacaktır. Bu kararlılığımızın en somut tezahürü kahraman polislerimizi canı gönülden kutluyor, fedakârca müdahaleleriyle büyük bir felaketin önüne geçen güvenlik güçlerimize ve süreci büyük bir dikkat ve titizlikle takip eden tüm güvenlik bürokrasisini tebrik ediyor, yaralı kardeşlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum. Türkiye; terörün, provokasyonların ve kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya, bölgede ise umudun ve istikrarın adı olmaya kararlılıkla devam edecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 18:43:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/devlet-bahceli-abd-ile-iran-arasinda-saglanan-iki-haftalik-gecici-ateskes-kararini-memnuniyetle-karsiliyoruz-h161305.html">Devlet Bahçeli: ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-18-gunnecati-ozkan-ve-ulas-yilmaz-arasinda-huseyin-gun-diyalogu-sepetledigimiz-beyefendi-su-anda-yoneticimiz-olarak-buraya-konduruldu-h161304.html</link>
		<title>İBB Davasında 18. gün...Necati Özkan ve Ulaş Yılmaz arasında Hüseyin Gün diyaloğu: Sepetlediğimiz&apos; beyefendi, şu anda yöneticimiz olarak buraya konduruldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nda, İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu’nun Kampanya Direktörü Necati Özkan ile Yılmaz arasında, iddianamede &quot;örgüt yöneticisi&quot; olarak yer alan sanık Hüseyin Gün diyaloğu yaşandı. Bir sunum sonrası Hüseyin Gün’den memnun kalmadıklarını belirten Özkan, &quot;Amiyane tabirle &#039;sepetlediğimiz&#039; bir beyefendi, şu anda bizim yöneticimiz olarak buraya konduruldu&quot; diye konuştu. Yılmaz da &quot;Evet, projesi tırttı&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nda,&nbsp;İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu’nun Kampanya Direktörü Necati Özkan ile Yılmaz arasında,&nbsp;iddianamede "örgüt yöneticisi" olarak yer alan sanık Hüseyin Gün diyaloğu yaşandı. Bir sunum sonrası Hüseyin Gün’den memnun kalmadıklarını belirten Özkan, "Amiyane tabirle 'sepetlediğimiz' bir beyefendi, şu anda bizim yöneticimiz olarak buraya konduruldu" diye konuştu. Yılmaz da "Evet, projesi tırttı" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sepetlediğimiz' bir beyefendi, şu anda bizim yöneticimiz olarak buraya konduruldu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada savunma yapan İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın,&nbsp;savunmasının ardından,&nbsp;çapraz sorgusuna geçildi. Çapraz sorgu sırasında “Casusluk” ve “İBB” davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun Kampanya Direktörü Necati Özkan, Yılmaz’a,&nbsp;iddianamede "örgüt yöneticisi" olarak yer alan sanık Hüseyin Gün ile ilgili soru yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz ile Özkan arasında geçen diyalog şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Necati Özkan:&nbsp;"Sanık Hüseyin Gün, daha doğrusu 'örgüt yöneticisi' Hüseyin Gün, o günkü toplantıda İBB'ye ve İBB'nin temsilcisi olan kamu görevlilerine bir proje satmak üzere geldi ve bir sunum yaptı. Sunumun sonunda siz bu sosyal medya analiz programının yeterince İBB için uygun olmadığını, fiyatının da uygun olmadığını gördünüz ve kendi kanaatinizi bildirdiniz. Doğru mu?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaş Yılmaz:&nbsp;"Kanaatimi olumsuz olarak bildirdim. Ya sizinle konuştuğumuzu hatırlıyorum, telefonlaştık mı onu hatırlamıyorum; direkt olumsuz olarak bildirmiştim. Zaten beyefendinin bir üslubu da çok rahatsız ediciydi, çok böyle tepeden bakan bir şeyi vardı. Ama sunduğu şey de çok amiyane tabirle, 'tırttı' yani.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Necati Özkan:&nbsp;"Peki sonuçta ne karar verdik ki biz o sunumla ilgili?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaş Yılmaz:&nbsp;"Kabul edilmediğini biliyorum. Çünkü ben de şey demiştim, 'Bunu Türkiye'de çok daha ucuza, çok daha verimli bir şekilde yapacak şirketler var.' Ve aynı zamanda İBB'nin elinde zaten çok iyi veriler var. Şöyle veriler var, insanlar 153'ü arayıp zaten şikayetlerini bildirmişler. Ben şu an hangi mahallede hangi vatandaş hangi şikayeti bildirmiş, çukur mu var, çökme mi var, sosyal yardım talebi mi var... Bunlar zaten var. Bunun için ayrıca bir tarama takip programına ihtiyaç yok. Böyle bir geri dönüşte bulunmuştum. Sonra da zaten bir daha çalışılmadı diye biliyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Necati Özkan:&nbsp;"Peki yani özetle; amiyane tabirle 'sepetlediğimiz' bir beyefendi, burada şu anda bizim yöneticimiz olarak buraya konduruldu. Doğru mu?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaş Yılmaz:&nbsp;"Evet. Hatta savcılıkta da ifademi vermiştim. Yani 'Şu adam bir sunum yapsa da kurtulsak' falan diye bir algımız vardı sadece."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Necati Özkan:&nbsp;"Sadece o değil Sayın Başkan. Bildiğiniz gibi aynı beyefendi casusluk davasına neden oldu ve ben casusluk davasından dolayı da tutuklandım."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 16:10:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-18-gunnecati-ozkan-ve-ulas-yilmaz-arasinda-huseyin-gun-diyalogu-sepetledigimiz-beyefendi-su-anda-yoneticimiz-olarak-buraya-konduruldu-h161304.html">İBB Davasında 18. gün...Necati Özkan ve Ulaş Yılmaz arasında Hüseyin Gün diyaloğu: Sepetlediğimiz&apos; beyefendi, şu anda yöneticimiz olarak buraya konduruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kisaciktan-bayram-oncesi-cagri-engelli-ayligi-alan-vatandaslarimiza-h161303.html</link>
		<title>Kısacıktan Bayram Öncesi Çağrı: Engelli Aylığı Alan Vatandaşlarımıza Bayram İkramiyesi Verilmeli</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili
Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı
konuşmada, engelli aylığı alan vatandaşların da bayram ikramiyesinden
yararlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emeklilere bayramlarda verilen ikramiyenin her ne kadar yetersiz olsa da<br />
bayram sevincine katkı sunduğunu belirten DEVA Partisi Adana Milletvekili<br />
Sadullah Kısacık, “Ülkemizde emeklilerimize çok yetersiz de olsa bayramlarda<br />
ikramiye veriliyor ve bir nebze de olsa bayram sevincine katkıda bulunuluyor.<br />
Aynı bayram sevincini yaşamaya en çok ihtiyaç duyan kesimlerden biri olan<br />
engelli aylığı alan vatandaşlarımıza maalesef bayram ikramiyesi verilmiyor”,<br />
dedi.<br />
Engelli Vatandaşlarımız da Bayram Sevincine Ortak Edilmelidir<br />
Toplumsal dayanışmanın simgesi olan bayramlarda sosyal devlet anlayışının<br />
gereği olarak engelli aylığı alan vatandaşların da bayram sevincinden mahrum<br />
bırakılmaması gerektiğini ifade eden Kısacık, “Bayramlar paylaşmanın,<br />
dayanışmanın ve hatırlanmanın günleridir. Devletin vatandaşının yanında<br />
olduğunu hissettirdiği özel günlerden birisidir. Önümüzdeki Kurban<br />
Bayramı’ndan başlamak üzere engelli aylığı alan vatandaşlarımıza da bayram<br />
ikramiyesi verilmeli ve devletimiz bu vatandaşlarımızı bayram sevincine ortak<br />
etmelidir”, açıklamalarıyla yaklaşan Kurban Bayramından başlamak üzere<br />
engelli aylığı alan vatandaşlara bayram ikramiyesi uygulamasının başlatılması<br />
gerektiğini dile getirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 15:55:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kisaciktan-bayram-oncesi-cagri-engelli-ayligi-alan-vatandaslarimiza-h161303.html">Kısacıktan Bayram Öncesi Çağrı: Engelli Aylığı Alan Vatandaşlarımıza Bayram İkramiyesi Verilmeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskan-trump-irana-silah-saglayan-ulkelere-yuzde-50-gumruk-vergisi-uygulanacak-h161302.html</link>
		<title>ABD Başkan Trump: İran&apos;a silah sağlayan ülkelere yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’a silah sağlayan ülkelerin ABD’ye sattığı tüm ürünlere yüzde 50 oranında gümrük vergisi getirileceğini ve kararın derhal yürürlüğe gireceğini açıkladı. Trump, ayrı bir paylaşımında ise Washington’un Tahran ile “yakın şekilde çalışacağını” belirterek, İran’da “çok verimli olacak bir rejim değişimi süreci” yaşandığını öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; İran’a askeri silah sağlayan ülkelere yönelik sert ekonomik yaptırımlar uygulanacağını duyurdu. Trump ’’İran’a askeri silah sağlayan ülkelere, Amerika Birleşik Devletleri’ne sattığı tüm mallar için derhal yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacaktır. Bu karar hemen yürürlüğe girecek. Hiçbir istisna ya da muafiyet olmayacaktır’’ ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, İran’da rejim değişikliği temmennisini yeniden dile getirdiği ayrı bir paylaşımda, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">’’Amerika Birleşik Devletleri, İran ile yakın şekilde çalışacaktır; İran’ın çok verimli olacak bir 'rejim değişimi' sürecinden geçtiğini tespit ettik! Uranyum zenginleştirmesi olmayacak ve ABD, İran ile birlikte çalışarak derinlere gömülmüş (B-2 bombardıman uçaklarının bıraktığı) nükleer 'tozu' kazıp çıkaracaktır. Bu süreç şu anda, çok sıkı uydu gözetimi altında yürütülmektedir (Uzay Kuvvetleri!). Saldırı tarihinden bu yana hiçbir şeye dokunulmamıştır. İran ile gümrük vergileri ve yaptırımların hafifletilmesi konularını görüşüyoruz ve görüşmeye devam edeceğiz. 15 maddeden birçoğu halihazırda kabul edilmiştir.’’</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 15:40:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskan-trump-irana-silah-saglayan-ulkelere-yuzde-50-gumruk-vergisi-uygulanacak-h161302.html">ABD Başkan Trump: İran&apos;a silah sağlayan ülkelere yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yaman-sadece-izin-yetmez-kadin-istihdami-ve-destek-politikalari-h161301.html</link>
		<title>CHPli Yaman: Sadece İzin Yetmez: Kadın İstihdamı ve Destek Politikaları Şart</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Dr. Aylin Yaman, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinde yer alan doğum izni düzenlemesinin önemli ve olumlu bir adım olduğunu vurguladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP ANKARA MİLLETVEKİLİ DR. AYLİN YAMAN; DOĞUM İZNİNİN ARTIŞI OLUMLU FAKAT EK DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklife göre, mevcutta doğum öncesi 8 ve doğum sonrası 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta olan doğum izni süresi; doğum sonrası sürenin artırılmasıyla birlikte 24 haftaya çıkarılıyor. Yaman, bu değişikliğin hem tıbben hem de sosyal açıdan doğru bir yaklaşım olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni düzenlemenin anne ve bebek sağlığı açısından kritik katkılar sağlayacağına dikkat çeken CHP’li Yaman, izin süresinin artmasının anne-bebek etkileşimini güçlendireceğini, emzirme sürelerini destekleyeceğini ve annenin doğum sonrası toparlanma sürecine olumlu katkı sunacağını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sadece İzin Yetmez: Kadın İstihdamı ve Destek Politikaları Şart”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemede hâlihazırda doğum izni kullanan annelere de 24 haftalık süreden yararlanma imkânı tanınmasının da olumlu olduğunu vurgulayan CHP’li Yaman, ‘Öte yandan, bakım sürecini sadece anne üzerinden değerlendiren yaklaşım devam etmektedir. Babalar için sadece beş günlük artış konuyu anne üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Kamuya ait kreş sayılarında anlamlı artış olmaz iken sadece doğum izni sürelerini artırmak yeterli değildir. Kadın istihdamının yalnızca yüzde 30'larda olduğu ülkemizde izin sürelerindeki artışın daha fazla istihdam sorunları yaratacağı aşikârdır. Bu nedenle, izin süreleri artırılırken eş zamanlı olarak hazineden işverene prim desteği gibi istihdamı teşvik edecek modeller de sunulmalıdır’ değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Doğum Borçlanmasında Eşitsizlik, Sigorta Öncesi Doğumlar da Kapsanmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Yaman, ‘Doğum borçlanması, kadın işçilerin doğumdan sonraki iki yıl içinde sigortalı olmadıkları sürenin primlerini kendi ceplerinden ödeyerek prim gün sayılarını artırmalarına olanak sağlayan bir haktır fakat bu hak sadece ilk sigorta girişinden sonra doğan çocuklar için kullanılabilmektedir. Oysa kadınlar için doğum başlı başına iş yaşamını geciktiren bir durumdur ve çok sayıda kadın önce sigorta koşulu nedeniyle doğum borçlanması hakkından yararlanamamaktadır. Bu durum doğurganlık hızının düştüğü ülkemizde iş yaşamına girmeden çocuk yapmak istemeyen kadınların durumu açısından önemlidir ve mutlaka sigorta öncesi doğumlar için de borçlanma hakkı tanınmalı, böylelikle kadının doğum kaynaklı prim gün kayıpları telafi edilmelidir. Kısacası, sadece doğum izinlerini artırmak değil doğum borçlanması sürecini de en kısa sürede gündeme almak gerekmektedir. Bu düzenlemeyle eş zamanlı olarak sigortalı çalışanlara analık hâlinde ödenen geçici iş görmezlik ödeneğinin yeniden yapılandırılması gerekmektedir’ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Yaman konuşmasında ayrıca, 3+1 yıl kuralına göre sözleşmeli bir biçimde çalışmak zorunda kalanların aile birliklerinin bozulduğunu ve 3+1 kuralının yapılacak değişiklikle 1+1 şeklinde düzenlenmesinin aile birliği için elzem olduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Darülaceze, Osmanlı'dan günümüze uzanan sosyal devlet anlayışının köklü ve sembolik kurumlarından biridir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM’de görüşülen kanun teklifi kapsamında Darülaceze modelinin ülke geneline ve yurt dışına yaygınlaştırılmasının planlandığını belirten CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, “Ana yerleşkesi İstanbul'da olan Darülaceze bu kanun teklifiyle getirilen teşvik modeliyle bağışlara, yardımlara vergi muafiyeti getirilmekte ve bu modelin tüm ülke ve yurt dışına taşınması istenmektedir. Bu durum, derin ve yaygın yoksulluğun âdeta bir itirafı, kamu kaynaklarının yerine bağışlarla sürdürülecek bir muhtaçlık zemininin pekiştirilmesidir. Oysa sosyal devlet anlayışı kamu bütçeleri üzerinden şeffaf, denetlenebilir ve hak temelli bir yaklaşımı gerektirir. 2026 yılı bütçe görüşmelerinde de vurguladığımız gibi, Darülaceze'nin de kapsamında olan yaşlı, engelli ve kimsesizlerin bakımına ayrılan pay son derece yetersizdir. Türkiye'de nüfusun yüzde 11,1'i yaklaşık 9,5 milyon kişi 65 yaş ve üzerindedir. Bu grup içinde özellikle bakım ihtiyacı olan nüfus 75 yaş ve üzeri gruptur ve yaklaşık 3 milyon 600 bin kişidir. Ayrıca, mutlaka yakın bakıma ihtiyaç duyan 100 yaş üzeri 8.290 yaşlımız mevcuttur. Yaşlı nüfusun artışından en fazla etkilenecek alanların başında sağlık ve sosyal güvenlik sistemleri gelmekte ve bu da nüfusun artmasına paralel olarak bakım ihtiyacı ve sağlık harcamalarının artacağı anlamını taşımakta, bu nedenle mutlaka ek bütçelemeyi ihtiyaç göstermektedir. Aynı şekilde, engellilerimiz için de bu ülkede sadece 106 devlet kurumu mevcuttur ve yaklaşık 9 milyon engelli içinde sadece 6.879 engelliye yatılı bakım verilebilmektedir ve sosyal devlet anlayışından ne kadar uzakta olunduğunun bir göstergesidir.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yoksulluk Derinleşiyor, Kamu Kaynakları Yetersiz Kalıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Yaman, bu düzenlemeyle kamu kaynağı ayıramayan, kaynak sıkıntısı çeken iktidarın; güçsüzüne, yaşlısına, engellisine âdeta ancak bağışlarla bakabileceğini itiraf etmektedir değerlendirmesinde bulundu ve ‘Darülaceze modeli, geleneksel yapısıyla, köklü geçmişiyle İstanbul'daki hizmetini en iyi şekilde elbette sürdürmeli. Fakat sistem, ülke genelinde kamu kaynaklarına ağırlık vererek, bütçeleyerek ve şeffaf denetim modeliyle yürütülmelidir. Yurt dışına çıkış, vergi muafiyetinin farklı mevzuatlarla kontrolsüz bir şekilde sürdürülmesi demektir ve tarihimizde yaşanan pek çok usulsüzlükleri hatırlatmakta ve risk taşımaktadır’ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yeni Düzenlemede Şeffaflık ve Veri Güvenliği Tartışması”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında son olarak kamu bütçeleri üzerinden daha denetlenebilir modellerin önemine vurgu yapan CHP’li Yaman, ‘korunmaya muhtaç, kimsesiz, rehabilitasyon desteği alması gereken kişilerin merkezî izlemeyle monitörize edilecek olması ise kapsamın net olmaması, kişisel verilerin kullanım şekli ve mahremiyet endişesiyle güven vermemektedir’ dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 15:16:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yaman-sadece-izin-yetmez-kadin-istihdami-ve-destek-politikalari-h161301.html">CHPli Yaman: Sadece İzin Yetmez: Kadın İstihdamı ve Destek Politikaları Şart</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/meslek-fabrikasi-direnisine-sokak-sanatcilarindan-destek-meslek-h161300.html</link>
		<title>Meslek Fabrikası direnişine sokak sanatçılarından destek: Meslek Fabrikası siyasi çekişmelere alet edilmeli</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi&#039;nin Meslek Fabrikası binasının tahliyesine karşı başlattığı direniş 3. gününde devam ediyor. Direnişe destek veren sokak sanatçıları, Meslek Fabrikası önünde “İzmirli sanatçılar olarak çağrımız nettir. İzmir halkının hakkı ve mülkü olan bu binanın yine tüm İzmirlilerin kullanımımda kalması, Meslek Fabrikası gibi kıymetli bir yapının siyasi çekişmelere alet edilmemesi ve halka hizmet vermeye devam etmesi gerekmektedir” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliyesine karşı başlattığı direniş 3. gününde devam ediyor. İlk günden itibaren sendikalar ve birçok STK’dan direnişe destek geldi. Bugün de farklı tiyatrolarda görevli sokak sanatçıları, Meslek Fabrikası önünde destek amaçlı basın açıklaması gerçekleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kostümleriyle alana alan sanatçılar, ellerinde “Google Maps’e bakın, burası halkın”, “Bug var halk izin vermiyor”, “Hile kodu yok” yazılı dövizler taşırken “İzmir için, sanat için” yazılı pankart açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanatçılar adına ortak açıklamayı yapan Oyun Hamuru Tiyatrosu Kurucusu Burak Özbaykuş, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu kadar kıymetli bir binanın kapılarının halka kapatılmasını anlamıyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Meslek Fabrikası binası yıllardır İzmir halkına birebir temas eden, doğrudan hizmet veren ve aynı zamanda istihdam için de katkı sunan bir bina olarak faaliyetlerini sürdürmüştür. Bugün böyle bir binaya el konulması bir parti meselesi değil, İzmir halkına eziyet etmektir. Üstelik İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ve belediyenin bürokratlarından aldığımız bilgiye göre bina hakkında hukukî süreç hâlâ devam etmekte ve henüz kararın ne olacağı bilinmemektedir. Hâl böyleyken halka doğrudan hizmet veren bu kadar kıymetli bir binanın kapılarının halka kapatılmasını anlamamız mümkün değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İzmir halkı üzerinde yaratılan bu mağduriyet giderilmeli”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmirli sanatçılar olarak çağrımız nettir. İzmir halkının hakkı ve mülkü olan bu binanın yine tüm İzmirlilerin kullanımında kalması, Meslek Fabrikası gibi kıymetli bir yapının siyasi çekişmelere alet edilmemesi ve halka hizmet vermeye devam etmesi gerekmektedir. Yetkililere çağrımız hukukun üstünlüğünü ve adaleti sağlamaları ve özellikle İzmir halkı üzerinde yaratılan bu mağduriyetin ivedilikle giderilip Meslek Fabrikası'nın yeniden halkın hizmetine açılmasıdır. Biz İzmirli Sanatçılar olarak da bu süreç boyunca sadece bugün değil; mahkemenin adil bir şekilde sonuçlanacağı güne kadar İzmir halkının yanında yer alacağız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 14:51:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/meslek-fabrikasi-direnisine-sokak-sanatcilarindan-destek-meslek-h161300.html">Meslek Fabrikası direnişine sokak sanatçılarından destek: Meslek Fabrikası siyasi çekişmelere alet edilmeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-basevirgen-mazot-100-liraya-dayandi-iktidar-akaryakitta-h161299.html</link>
		<title>CHPli Başevirgen, Mazot 100 liraya dayandı, iktidar akaryakıtta üzerine düşeni yapmıyor, savaşın bedelini vatandaşımız ödüyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İran-ABD-İsrail savaşı dünya piyasalarında petrol fiyatlarını yukarı çekerken, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına peş peşe gelen zamlar ekonominin her alanında zincirleme bir krize yol açtı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen mazot fiyatlarındaki artışın çiftçi, nakliyeci ve dar gelirli vatandaş üzerindeki etkilerine dikkat çekerek konuya ilişkin bir açıklama yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İktidarın akaryakıtta vergi indirimi gibi gerekli önlemleri almadığı takdirde önümüzdeki dönemde hem gıda fiyatlarında hem de genel enflasyonda yeni artışların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunan CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, “Mazot 100 liraya dayandı, iktidar akaryakıtta üzerine düşeni yapmıyor, savaşın bedelini vatandaşımız ödüyor. Çiftçi borçla üretmeye çalışıyor, nakliyeci zararına çalışıyor, vatandaş ise her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor. Akaryakıta gelen her zam, milyonların cebinden bir parça daha koparıyor. Çiftçi üretmekten vazgeçerse raflar boş kalacak, nakliyeci kontak kapatırsa piyasada ürün bulunamayacak. İktidara çağrımızdır; yüzde 20’lik KDV 1’e düşürülmelidir, çiftçilerin kredi borç faizleri silinmeli, anapara yapılandırılmalıdır. Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır, çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜRETİM MALİYETLERİNDEKİ YÜKSELİŞ DOĞRUDAN GIDA FİYATLARINA YANSIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım sektörünün artan mazot maliyetleri nedeniyle üretim yapamaz hale geldiğine dikkat çeken Başevirgen, “Birçok çiftçi tarlasını ekmeyi bile düşünemez noktaya geldi. Traktörünü çalıştırmakta zorlanan üretici, gübre ve tohum maliyetleriyle birlikte mazot fiyatlarının da artması sonucu ciddi bir çıkmazın içine sürükleniyor. Üretim maliyetlerindeki yükseliş ise doğrudan gıda fiyatlarına yansıyor. Bu tablo, sofradaki ekmeğin dahi daha pahalı getiriyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İKTİDAR HER ZAMAN YAPTIĞI GİBİ, KRİZİN FATURASINI YİNE DOĞRUDAN VATANDAŞA KESİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İğneden ipliğe kadar her ürüne yansıyan akaryakıt zamlarının, dar gelirlinin alım gücünü her geçen gün biraz daha erittiğini de hatırlatan Başevirgen, “İktidar ise seyretmekle yetiniyor, akaryakıt üzerindeki yüksek vergi yükünden vazgeçmemekte ısrar ediyor. Birçok ülke küresel kriz dönemlerinde vatandaşını korumak için vergi indirimi veya sübvansiyon gibi adımlar atarken, iktidar tam tersine vergi gelirlerni koruyor. Akaryakıt üzerindeki ÖTV ve KDV yükünün azaltılması hem üretim maliyetlerini düşürür hem de enflasyonla mücadelede önemli bir rahatlama sağlar ancak iktidar bu yönde bir adım atmak yerine her zaman yaptığı gibi, krizin faturasın doğrudan vatandaşa kesiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÖNLEM ALINMAZSA HEM GIDA FİYATLARINDA HEM DE ENFLASYONDA YENİ ARTIŞLAR KAÇINILMAZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, akaryakıt zamlarının yalnızca ulaşımı değil tarımdan sanayiye kadar tüm sektörleri etkilediğine dikkat çekerek, gerekli önlemler alınmadığı takdirde önümüzdeki dönemde hem gıda fiyatlarında hem de genel enflasyonda yeni artışların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu. Başevirgen, “Çiftçi üretmekten vazgeçerse raflar boş kalacak, nakliyeci kontak kapatırsa piyasada ürün bulunamayacak. Ancak görünen o ki iktidar, vatandaşın yaşadığı ekonomik yıkımı görmezden gelmeye devam edecek” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AKARYAKITA GELEN HER ZAM, MİLYONLARIN CEBİNDEN BİR PARÇA DAHA KOPARIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel gerilimlerin yarattığı ekonomik dalgalanmanın yükünü her zamanki gibi vatandaşın sırtına bırakan iktidarın mevcut politikalarını eleştiren Başevirgen, “Mazot 100 liraya dayandı, iktidar akaryakıtta üzerine düşeni yapmıyor, savaşın bedelini vatandaşımız ödüyor. Çiftçi borçla üretmeye çalışıyor, nakliyeci zararına çalışıyor, vatandaş ise her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor. Akaryakıta gelen her zam, milyonların cebinden bir parça daha koparıyor. Buna rağmen vergi indirimi gibi bir adımın dahi gündeme almayan iktidar vatandaşı değil, vergilerini sildiği, ihaleler verdiği ayrıcalıklı bir kesimi korumaya devam ediyor. İktidara çağrımızdır; Eşel mobil devam etmelidir, yüzde 20’lik KDV 1’e düşürülmelidir, çiftçilerin kredi borç faizleri silinmeli, anapara yapılandırılmalıdır. Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır, çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 14:35:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-basevirgen-mazot-100-liraya-dayandi-iktidar-akaryakitta-h161299.html">CHPli Başevirgen, Mazot 100 liraya dayandı, iktidar akaryakıtta üzerine düşeni yapmıyor, savaşın bedelini vatandaşımız ödüyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-kesk-tmmob-ttb-den-1-mayis-aciklamasi-urettigimiz-h161298.html</link>
		<title>DİSK, KESK, TMMOB, TTB&amp;#039;den 1 Mayıs açıklaması: Ürettiğimiz değerlerin bölüşümünde artan adaletsizliğe karşı halkın tepkileri ise &amp;#039;siyasallaşmış yargı&amp;#039; ile bastırılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 1 Mayıs&#039;a ilişkin açıklama yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından okunan açıklamada, &quot;Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma en temel haklarımız piyasalaştırılıyor; okullarda çocuklarımıza bir öğle yemeği bile çok görülüyor. Ürettiğimiz değerlerin bölüşümünde artan adaletsizliğe karşı halkın tepkileri ise &#039;siyasallaşmış yargı&#039; ile bastırılıyor. Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla &#039;dağıtılıyor&#039;; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor&quot; denildi. Ayrıca &quot;Bu düzende demokrasi yok; bu düzende muhalefete ve itiraza yer yok. Ne kadar ücretle, ne koşullarda çalışacağımıza; ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, ne giyeceğimize, ne düşüneceğimize, neye inanacağımıza karar verme hakkını kendinde görenler, son olarak seçimlerde karşısına çıkacak adayları seçmeye kalkacak kadar pervasızlaşıyor&quot; ifadelerine yer verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 1 Mayıs'a ilişkin açıklama yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından okunan açıklamada, "Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma en temel haklarımız piyasalaştırılıyor; okullarda çocuklarımıza bir öğle yemeği bile çok görülüyor.&nbsp;Ürettiğimiz değerlerin bölüşümünde artan adaletsizliğe karşı halkın tepkileri ise 'siyasallaşmış yargı' ile bastırılıyor. Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa&nbsp;hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor" denildi. Ayrıca "Bu düzende demokrasi yok; bu düzende muhalefete ve itiraza yer yok. Ne kadar ücretle, ne koşullarda çalışacağımıza; ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, ne giyeceğimize, ne düşüneceğimize, neye inanacağımıza karar verme hakkını kendinde görenler, son olarak seçimlerde karşısına çıkacak adayları seçmeye kalkacak kadar pervasızlaşıyor" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK),&nbsp;Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) 1 Mayıs 2026 ortak programını DİSK İstanbul Koordinasyon Merkezi’ndeki basın toplantısı ile duyuruldu. Basın toplantısına DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Feramuz Aşkın, TTB önceki dönem Merkez Konseyi başkanlarından Dr. Raşit Tükel katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortak açıklamayı Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu. "Emeğin Hakkı İçin, Adalet İçin, Barış ve Demokrasi İçin 1 Mayıs'a! Birleşelim, Değiştirelim" başlıklı açıklamada, "Biz işçiler, kamu emekçileri, mühendisler, mimarlar, hekimler, emekliler, gençler, kadınlar; biz bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak yine tarihsel bir kavşakta 1 Mayıs’a yürüyoruz.&nbsp;İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde emeğimizin hakkı için; gelirde, vergide, ülkede adalet için; yurtta ve dünyada barış için; gerçek bir demokrasi için 1 Mayıs meydanlarında birleşmeye ve bu düzeni değiştirmeye çağırıyoruz" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu düzene itirazımız var!" ifadesiyle devam eden açıklamada itiraz gerekçeleri şöyle anlatıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çünkü biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz; ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor. Daha uzun saatler boyunca, daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz. Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor.&nbsp;Bu düzende vergide adalet yok; işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Devletin hazinesinin büyük bir bölümü, yoksul ile zenginin aynı oranda ödediği dolaylı vergilerle dolduruluyor.&nbsp;Bu düzende bizden alınan vergiler de bizim için harcanmıyor; kaynaklar halkın refahı için kullanılmıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu düzen, umudu kalmayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor.&nbsp;Bu düzende yaşamın her alanında eşitsizlikle ve şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar güvencesiz bırakılıyor.&nbsp;Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok.&nbsp;Bu düzende doğa talan ediliyor, kentler rant uğruna yok ediliyor; deprem bölgelerindeki. zeytinliklerimiz, meralarımız dahi sermayeye peşkeş çekiliyor. Depremlerde on binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine yol açan rantçı politikalar olduğu gibi devam ediyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir avuç ayrıcalıklı kesimin çıkarlarının değil, halkın ihtiyaçlarının esas alınması durumunda; gelirde ve vergide adalet sağlandığında, ülkenin kaynaklarının herkesi insanca yaşatmaya yeteceğinin vurgulandığı açıklama şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biliyoruz ki, bizim ürettiğimiz ve bizden çalınan değerler; rantçılara, faizcilere, sermayeye ve savaş harcamalarına gidiyor. Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma en temel haklarımız piyasalaştırılıyor; okullarda çocuklarımıza bir öğle yemeği bile çok görülüyor.&nbsp;Ürettiğimiz değerlerin bölüşümünde artan adaletsizliğe karşı halkın tepkileri ise 'siyasallaşmış yargı' ile bastırılıyor. Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa&nbsp;hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor. KHK’larla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hala görevlerine iade edilmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu düzende demokrasi yok; bu düzende muhalefete ve itiraza yer yok. Ne kadar ücretle, ne koşullarda çalışacağımıza; ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, ne giyeceğimize, ne düşüneceğimize, neye inanacağımıza karar verme hakkını kendinde görenler, son olarak seçimlerde karşısına çıkacak adayları seçmeye kalkacak kadar pervasızlaşıyor. Kimi seçeceğimizi bile belirlemeye kalkan bu düzen, yaşamımızın her alanına 'kayyum' atamaya kalkıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Barışı savunmaya, inşaa etmeye devam edeceğiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizlere hak, hukuk, adalet, demokrasi vadedemeyen düzen; yıllarca bizi bölerek, parçalayarak, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta kaldı. Kürt sorununda demokrasiye, diyaloga, barışa dayalı çözüm yerine çatışmaya, ayrımcılığa ve şovenizme dayalı politikalar hayata geçirildi. Barış ve demokratik toplum çağrısı çerçevesinde yürütülen sürece rağmen iktidar bırakalım adım atmayı siyasal operasyonları tüm muhalefet çevrelerini de kapsayacak şekilde daha da artırdı. Günü geldi, laikliği hedef alarak inançlar üzerinden de bizleri bölmeye çalıştı. Bu nedenle barış ve kardeşlik; en fazla biz işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, kadınların, gençlerin ihtiyacıdır. Bizler her zaman barışı savunmaya, daha da önemlisi barışı birlikte inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kapitalist sistem bugün dünya halklarına savaş, barbarlık, yoksulluk ve diktatörlük dayatıyor. Özellikle ABD emperyalizmi ve İsrail’in bölgemizde artan saldırganlığı; hukuk tanımaz bir devletin ne kadar tehlikeli bir suç örgütüne dönüşebileceğini gösteriyor ve tüm dünya halkları için tehlikeli bir model olarak karşımıza çıkıyor.&nbsp;Bu nedenle; bizler sadece ülkemizde değil, dünyada da barışı savunmaya; emperyalist barbarlığa karşı halkların omuz omuza mücadelesini güçlendirmeye devam edeceğiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün ayrıştırmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya karşı birlikte durmanın; birlikte üretmenin, birlikte mücadele etmenin zamanıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 Mayıs 2026'ya ilişkin açıklama şöyle sona erdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tüm dünyada 1 Mayıs’lar, işçi sınıfının ve emekçi halkların barış talebinin yükseleceği alanlar olacak.&nbsp;Çünkü; bu ülkenin emekçileri, adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçtedir.&nbsp;Bu karanlık tabloya, ağır hak ihlallerine rağmen bu düzeni değiştirecek irade ve kararlığa, umuda sahibiz.&nbsp;Yeter ki tek başına kurtuluş olmadığını bilelim.&nbsp;Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim.&nbsp;Bugün ayrıştırmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya karşı birlikte durmanın; birlikte üretmenin, birlikte mücadele etmenin zamanıdır.&nbsp;Gücümüzün birliğimizden geldiğini Türkiye’nin dört bir yanındaki 1 Mayıs alanlarında gösterelim.&nbsp;1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde çağrımızı omuz omuza yükseltelim: Birleşelim, Değiştirelim!&nbsp;Yaşasın 1 Mayıs!&nbsp;Biji 1 Gulan!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu: Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs Meydanı olduğu gerçeği hem tarihsel, hem sınıfsal hem de güncel olarak apaçık ortada duruyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, 1 Mayıs katlumalarının Ankara'da Tandoğan, İzmir'de Gündoğdu, Antalya ve Mersin'de Cumhuriyet meydanlarında olmak üzere çok sayıda kentte coşkuyla kutlanacağını belirttin. İstanbul'da ise kutlamanın Taksim'de yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorular üzerine de şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz 25 Mart'ta DİSK olarak başvurumuzu yaptık. İstanbul'da Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs Meydanı olduğu gerçeği hem tarihsel hem sınıfsal hem de güncel olarak apaçık ortada duruyor. Bu konuda Taksim'in engellendiği dönemlere ilişkin sayısız yargı kararı var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi kararları... Taksim'de 1 Mayıs'ı yapmanın engellenmesinin bir hak ihlali olduğuna dair Anayasa Mahkemesi kararlarını da ilettik. 1 Mayıs Meydanı İstanbul'da Taksim Meydanı'dır ve biz bu meydanda, Taksim'de hemen yanı başındayız. Şu anda bu meydanın dünyanın en büyük 1 Mayıslarını yaptık geçtiğimiz yıllarda.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emeğimize, ekmeğimize ve memleketimize hep beraber sahip çıkacağız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yılda yine bu konudaki irademizi ortaya koyduk henüz İstanbul Valiliği'nden ya da İçişleri Bakanlığı'ndan Taksim talebimize ilişkin herhangi bir geri dönüş ya da açıklama olmadı ama özellikle geçen hafta vali bey ile yaptığımız görüşmede Taksim'de 1 Mayıs'ı yapabilmenin, Taksim yasağının, bu hukuksuz, akıl dışı aşılmasının Türkiye açısından, Türkiye'nin demokrasi geleceği açısından da son derece önemli olduğunu ifade ettik. Bu görüşmeleri şu an sürdürüyoruz ve şu an yani valilikten hem İçişleri Bakanlığı'ndan bu noktada bir yanıt bekliyoruz. Henüz olumlu, olumsuz bir yanıt verilmiş değil ama tekrar altını çiziyorum İstanbul'da da Türkiye'nin dört bir yanında da biraz önce saydığım meydanlarda en geniş en kitlesel biçimde 1 Mayıs'ları gerçekleştireceğiz çünkü bugün bu taleplerle mücadele etmek ve bu talepleri, bu mücadelemizi 1 Mayıs gibi işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma yönünden, yani bütün sınıf kardeşlerimizin tüm dünyada alanlarda meydanlarda olduğu ve bu ortak taleplerle alanlarda olduğu bir günde Türkiye işçi sınıfının da emekçilerin de hakkıdır. 1 Mayıs sonrasında da yine bu yakıcı gündemlerimizle ilgili bu mücadeleyi hep birlikte büyüteceğiz, emeğimize, ekmeğimize ve memleketimize hep beraber sahip çıkacağız"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 14:20:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-kesk-tmmob-ttb-den-1-mayis-aciklamasi-urettigimiz-h161298.html">DİSK, KESK, TMMOB, TTB&amp;#039;den 1 Mayıs açıklaması: Ürettiğimiz değerlerin bölüşümünde artan adaletsizliğe karşı halkın tepkileri ise &amp;#039;siyasallaşmış yargı&amp;#039; ile bastırılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-zirai-don-uyarisi-h161297.html</link>
		<title>Meteorolojiden zirai don uyarısı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara, Ege, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da zirai don riski bulunduğunu bildirerek, vatandaşları uyardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MGM'nin yayımladığı hava tahmin raporuna göre, bugün itibarıyla yurdun kuzey ve iç kesimlerinde hava sıcaklıkları 3-7 derece azalacak. MGM, söz konusu soğumaya bağlı olarak İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif, çarşambayı perşembeye bağlayan geceden itibaren İç Anadolu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski olduğunu belirterek, olası bir olumsuzluğa karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini hatırlattı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 14:05:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-zirai-don-uyarisi-h161297.html">Meteorolojiden zirai don uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-emep-gorusmesi-ozgur-ozel-turkiye-nin-gerceklerini-h161296.html</link>
		<title>CHP-EMEP görüşmesi... Özgür Özel: Türkiye&amp;#039;nin gerçeklerini görmeyen bu iktidara karşı halkın gücünü göstermek gerekiyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ile ara seçim gündemli görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Gündemimiz Anayasa’ya sahip çıkmak, AYM, AİHM kararlarına uymak ve bu doğrultuda bir an önce ülkenin sorunlarına duyarsız olan, vatandaşın ekmeğinin gitgide küçülmesine olanak vermeyecek bir ücretlendirmeyle ve ücretleri de hızla kemiren bir enflasyona karşı hiç adım atmayan ve hem krize hazırlıksız yakalanan hem de Türkiye&#039;nin gerçeklerini görmeyen bu iktidara karşı halkın gücünü göstermek gerekiyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, muhalefet partileriyle ara seçim gündemli turu kapsamında, bugün İstanbul’da Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki heyetle görüştü. CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi’nde yapılan görüşmede Özel’e eşlik eden CHP heyeti; Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun’dan oluştu. Saat 11.30 itibarıyla başlayan görüşme bir saat 10 dakika sürdü. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın açıklaması düzenledi. Özel, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İstanbul'da, CHP Genel Merkezi’nin İstanbul Çalışma Ofisi'nde EMEP’in değerli Genel Başkanı Seyit Bey ve kıymetli heyetlerini kabul ettik. Gündemimiz biraz önce de ifade ettiğim gibi; Anayasa’ya sahip çıkmak, Anayasa Mahkemesi (AYM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına uymak ve bu doğrultuda bir an önce ülkenin sorunlarına duyarsız olan, vatandaşın ekmeğinin gitgide küçülmesine, emekçinin geçinmesine, asgari ücretlinin geçinmesine, emeklilerin hayata tutunmasına olanak vermeyecek bir ücretlendirmeyle ve ücretleri de hızla kemiren bir enflasyona karşı hiç adım atmayan ve hem krize hazırlıksız yakalanan hem de Türkiye'nin gerçeklerini görmeyen bu iktidara karşı halkın gücünü göstermek gerekiyor. Halkın gücünü göstermek için atılması gereken bir dizi adım var. Bunları Sayın Başkan ve heyete ben kendi düşüncelerimi aktardım. Onların da hem bizim gündemimizde örtüşen hem de bizimle konuşmak istedikleri kendi gündemlerini konuştuk. Çok verimli bir görüşme oldu.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c41d1726-4535-4139-b745-03a09b6ae420-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyit Aslan: “Dayanışmamızı göstermek üzere buradayız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aslan ise şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Özgür Başkan'ın da ifade ettiği gibi verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Hem Türkiye'nin içinde bulunduğu koşulları, gündemi konuşma fırsatımız oldu hem 19 Mart'ta başlayan CHP belediyelerine yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve yargılamalar karşısında; seçme ve seçilme hakkı için, halkın demokratik hak ve özgürlükleri için, bu operasyonların durdurulması, yargılananların serbest bırakılması konusundaki dayanışmamızı göstermek üzere buradayız. Bu dayanışmamızı sürdürmeye devam edeceğiz, bunun özellikle altını çizmek isterim.<br />
<br />
“İran halkıyla dayanışmayı büyütmemiz, dünyanın her tarafında bu barbarlığa karşı sesimizi çıkarmamız gerekiyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">40 gündür ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ediyor. Dün gece saat 02.00'de bir ateşkes ilan edildi. Daha önce de görüşmeler devam ederken ABD ve İsrail'in İran’a yönelik saldırılarıyla bir saldırı dalgası başlatıldığını biliyoruz. Bu emperyalist, siyonist saldırganlık karşısında dünya halklarının mücadelesi; başta ABD'deki milyonların, İngiltere'de, Almanya'da, Yunanistan'da ve dünyanın birçok ülkesindeki halkların dayanışması ve mücadelesi, Trump'ın bu siyonist saldırganlığı en azından bugünlük bir ateşkesi yapmalarına neden olmuştur. Ancak bu, ABD ve İsrail'in yeniden İran'a saldırmayacağı anlamına gelmiyor. İran halkıyla, İran işçileri, emekçileriyle, İran yoksullarıyla dayanışmayı büyütmemiz, dünyanın her tarafında bu saldırganlığa, barbarlığa karşı sesimizi çıkarmamız gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Demirtaş, Yüksekdağ, Atalay ve Kahraman’ın demokratik hayata katılmaları talebimizi sürdüreceğiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de bir Anayasa var ama Anayasa uygulanmıyor. AİHM, AYM kararları ne yazık ki uygulanmıyor. Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda atılması gereken adımları bu saray düzeni, bu saray rejimi atmıyor. Bunun karşısında bizler partiler, emek-meslek örgütleri olarak bu adımların atılması konusundaki mücadelemizi yükselteceğiz, bunu sürdürmeye devam edeceğiz. Hem Selahattin Demirtaşların, Figen Yüksekdağların, Can Atalayların, Tayfun Kahramanların birçok AİHM, AYM kararına rağmen cezaevindeki tutsaklıkları devam eden arkadaşlarımızın bırakılmasını ve demokratik hayata, mücadeleye katılmaları talebimizi sürdüreceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cezaevlerindeki belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, seçildikleri makamlara geri dönmesi talebimizi yükselteceğiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yine Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından sonra, yeniden CHP’li belediyelere dönük operasyonlar başladı. Bunların siyasi olduğunu ve saray yargısı eliyle yapıldığını biliyoruz. Bir an önce bu siyasi operasyonlara son verilmelidir. Cezaevlerindeki belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, salıverilmesi, seçildikleri makamlara geri dönmesi, kayyumların son bulması talebimizi de yükselteceğiz. Türkiye’nin demokratikleşmesi, hak ve özgürlüklerin genişlemesi konusundaki mücadelelerimizi devam ettireceğiz. Türkiye'de ifade özgürlüğü yok. Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve birçok gazeteci arkadaşımız, gerçekleri ifade ettikleri için, gerçekleri yazdıkları için tutuklandılar, cezaevlerine kondular. Bugün belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler cezaevinde, doğasını korumaya çalışan, ağacına, deresine sahip çıkan Esra Işık kardeşimiz cezaevinde. Saray iktidarı bugün ayakta kalabilmenin, politikalarını şiddetlendirerek devam ettiğini görüyoruz. Bu yüzden daha fazla yan yana gelmeye ve birlikte olmaya ihtiyacımız var.<br />
<br />
“Ülkenin gerçek değerlerini yaratanların refah içerisinde yaşaması talebimizi yükseltmeye devam edeceğiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakın, Körfez'deki ve İran'daki saldırılardan sonra, Hürmüz Boğazı kapatıldı. Petrol fiyatları önemli ölçüde arttı. Yıl başında zaten açlık sınırının altında belirlenen asgari ücretin kayıpları büyük. Emeklilerin kayıpları zaten tartışılmaz, çok büyük. Üretici üretemiyor, kamu emekçisi, işçisi bugün artık açlık sınırında bir ücretle yaşamlarını sürdüren milyonlar var. Ama bir taraftan da sarayın bütün şatafatı, uçak, araç filoları devam ediyor. Bu ülkenin gerçek değerlerini yaratanların refah içerisinde yaşaması, ücretlerin artırılması talebimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Fabrikalar mezbahalara dönmüş durumda. Geçtiğimiz günlerde, Dilovası'nda daha önce de kadınlar, yandı. Yeni bir iş cinayeti yaşandı. Can güvenliği konusundaki önlemler alınmadığı için işçiler hayatını kaybetti. Bütün bunlar karşısında en geniş mücadele cephesinin kurulmasına, birlikte mücadeleye ihtiyacımız olduğunun altını çizmek isterim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"1 Mayıs’ta meydanları doldurarak saray rejimine gücümüzü göstermek durumundayız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücretli, üretici, esnaf, köylü perişan; yani Türkiye'de yaşayan milyonlar perişan. Ülkenin yarısı borçlu, 45 milyona yakın vatandaşımız borçlu durumda. Bu yüzden bu ekonomik politikalara, antidemokratik uygulamalara ve sarayın yargısına karşı birleşmek ve ortak mücadele etmek zorundayız. Önümüz 1 Mayıs. 1 Mayıs'ta bütün bu gelişmeler, yaşanan antidemokratik uygulamalar karşısında başta işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler kendi talepleriyle birlikte meydanları doldurarak bu saray rejimine, düzenine karşı gücümüzü her tarafta göstermek durumundayız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 13:40:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-emep-gorusmesi-ozgur-ozel-turkiye-nin-gerceklerini-h161296.html">CHP-EMEP görüşmesi... Özgür Özel: Türkiye&amp;#039;nin gerçeklerini görmeyen bu iktidara karşı halkın gücünü göstermek gerekiyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meslek-fabrikasi-direnisi-suruyormiting-hazirliklarina-baslandi-h161295.html</link>
		<title>Meslek Fabrikası direnişi sürüyor...Miting hazırlıklarına başlandı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi&#039;nin Meslek Fabrikası binasının tahliyesine karşı başlattığı direniş, 3. gününde devam ediyor. Alanda bugün saat 18.00&#039;de gerçekleştirilecek miting için hazırlıklara başlandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş 3. gününde devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel ve CHP’li isimler sabaha kadar polis barikatlarının önünde nöbetlerini sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası binasına, hafta başında şafak operasyonu düzenlenmiş ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce tahliye işlemi başlatılmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ablukanın ardında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, alanda nöbete başlamıştı. Direnişin ilk gününde CHP İzmir milletvekilleri Ednan Arslan ve Deniz Yücel’in binaya alınmaması ve ardından Meslek Fabrikası’nın belediyeye ait olduğunu gösteren, Mustafa Kemal Atatürk imzalı tapu belgesi pankartının indirilmesi nedeniyle gerilim yaşanmış ve polis biber gazıyla müdahalede bulunmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Miting hazırlıklarına başlandı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci günde alanda tansiyon düşerken CHP İzmir İl Başkanı Güç, bugün gerçekleştirilecek büyük mitingi duyurmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün saat 18:00'de Meslek Fabrikası önünde yapılması planlanan kitlesel eylem için alanda hazırlıklara başlandı. Belediye çalışanları ve CHP örgütü, direniş alanında sahne kurulumu için hazırlıklarını sürdürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sabaha karşı açıklama yapan Başkan Tugay, mitinge çağrısını yineleyerek şunları söylemişti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Büyük bir miting düzenlenecek burada. İzmirlileri çağırdık. Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz. Bununla biraz daha farkındalığı artırmış olacağız. Bu çabamız devam edecek. Beklentimiz de bir şekilde mutlaka uzlaşmayla da olsa bu sorunun çözülmesi ve tekrar büyükşehrin burayı kullanabilir hâle gelmesi. Yani insanlarımızın bu yanlışla ilgili güçlü bir kanaatleri olduğunu toplumdan gelen tepkilerden anlıyorum. Bugün artık üçüncü gün. Bugün yine devam edecek. Ve bir şekilde sonuç alana kadar da vazgeçmeyeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 13:26:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meslek-fabrikasi-direnisi-suruyormiting-hazirliklarina-baslandi-h161295.html">Meslek Fabrikası direnişi sürüyor...Miting hazırlıklarına başlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-baran-yazgan-enez-kalesini-yeniden-tbmmye-tasidi-h161294.html</link>
		<title>CHPli Baran Yazgan, Enez Kalesini yeniden TBMMye taşıdı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Enez Kalesi
restorasyonuna yatırım programında bin lira ayrıldığını açıkladı ve “Bu, restorasyonun
başlamayacağı anlamına geliyor. ‘Bu yıl da iş yapmayacağız’ demenin resmî belgesidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">‘Bin liralık’ ihmal<br />
‘Kültürel kimlikten tasarruf edilemez’<br />
‘Edirnemize verilen değer bu mu?’<br />
‘Hesap milyon, gerçek lira!’<br />
‘3 kuruşa 5 köfte çıkmaz’<br />
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, tarihi Enez Kalesi’nin restorasyon çalışmaları<br />
için 2026’da bin lira ödenek ayrıldığını açıkladı. “Edirnemizin en kıymetli tarihsel<br />
miraslarından biri olan Enez Kalesi, ne yazık ki iktidarın ‘tasarruf’ adı altındaki<br />
vurdumduymazlığına kurban edilmektedir” diyen Yazgan, şunları kaydetti:<br />
“Bu konuyu daha önce de defalarca gündeme getirdik, uyarılarda bulunduk. Ancak görüyoruz<br />
ki bölge halkının can ve mal güvenliği, tarihimizin korunması talepleri yine karşılıksız<br />
kalmıştır. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı, iktidarın Edirne’ye bakış açısını bir<br />
kez daha deşifre etmiştir. Proje maliyeti her geçen gün artan Enez Kalesi Restorasyonu için<br />
2026 yılına ayrılan ödenek sadece 1.000 (Bin) TL’dir. Komik olmanın ötesinde trajik olan bu<br />
rakam, aslında ‘Bu yıl da hiçbir iş yapmayacağız’ demenin resmî belgesidir.<br />
Tasarruf; lüksten, şatafattan ve yandaş projelerinden yapılır. Vatandaşın başının üstüne<br />
yıkılma tehlikesi olan tarihi surlardan, Edirne’nin kültürel kimliğinden tasarruf edilemez.<br />
Bakanlığa açıkça soruyoruz; 1.000 liralık bu ödenekle hangi taşı yerine koyacaksınız? Yarın<br />
orada bir sur yıkılsa, bir vatandaşımızın burnu kanasa bunun hesabını kim verecek?<br />
Edirnemize verilen değer bu mu? Şu bir gerçek ki 3 kuruşa 5 köfte çıkmaz!<br />
Edirne’nin projelerini askıya alanların peşini bırakmayacağız. Enez Kalesi hak ettiği değeri<br />
görene, restorasyon gerçek bütçelerle başlayana kadar bu ihmalkarlığı haykırmaya devam<br />
edeceğiz.”<br />
‘Sorumluluk kimin?’<br />
Yazgan, konuyu Meclis gündemine de taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri<br />
Ersoy’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Yazgan, şu soruları yöneltti:<br />
“2024 Yılı Yatırım Programı’na alınan Enez Kalesi Restorasyonu ve Çevre Düzenlemesi<br />
kapsamında hangi adımlar atılmıştır? Enez Kalesi’nin restorasyonuna ilişkin halen çalışma<br />
başlatılmamasının gerekçesi Tasarruf Tedbirleri konulu genelge midir? Bölgedeki can ve mal<br />
güvenliğinin sağlanması için hangi çalışmalar yürütülmektedir? Enez Kalesi’nin restorasyonu<br />
süresi içerisinde yapılmazsa, bir yıkılma durumunda sorumluluk kime ait olacaktır?<br />
Restorasyon çalışmalarına 2026 yılı için ayrılan ödenek, çalışmaların bu yıl da başlamayacağı<br />
olarak mı yorumlanmalıdır?”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 12:47:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-baran-yazgan-enez-kalesini-yeniden-tbmmye-tasidi-h161294.html">CHPli Baran Yazgan, Enez Kalesini yeniden TBMMye taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-18-gun-basladi-durusmada-chpde-bilgi-h161293.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 18. gün başladı... Duruşmada, CHPde bilgi işlem sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan&amp;#039;ın savunması alınıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 18. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşma, 26. sıradaki CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan’ın savunmasıyla başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 18. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşma, 26. sıradaki CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan’ın savunmasıyla başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Baba, telefon bozuktu arayamadım, akşam arayacağım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Dün savunması alınan İBB’de iş analisti Iraz Bayrak babasına "Baba, telefon bozuktu arayamadım, akşam arayacağım" diye seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla yine "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. CHP Milletvekili Sibel Suiçmez, İmamoğlu'na genel başkan Özgür Özel’in selamını iletti. İmamoğlu da "Genel başkanımıza benden de çok selam" diye yanıtladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, tutuklu CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan'ın savunması alınıyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 12:18:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-18-gun-basladi-durusmada-chpde-bilgi-h161293.html">İBB Davası&amp;#039;nda 18. gün başladı... Duruşmada, CHPde bilgi işlem sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan&amp;#039;ın savunması alınıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yillik-en-yuksek-getirinbspkulce-altinda-oldu-h161292.html</link>
		<title>TÜİK: Yıllık en yüksek getiri&amp;nbsp;külçe altında oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, aylık en yüksek reel getiri mevduat faizi, yıllık en yüksek getiri ise külçe altında oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, aylık en yüksek reel getiri mevduat faizi, yıllık en yüksek getiri ise&nbsp;külçe altında oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin "Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları" verilerini açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 0,72, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,08 oranlarıyla mevduat faizi (brüt) gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından, Amerikan doları yüzde 1,14, avro yüzde 3,37, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 3,87, külçe altın yüzde 5,01 ve BIST 100 endeksi yüzde 8,77 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise Amerikan doları yüzde 0,79, avro yüzde 3,03, DİBS yüzde 3,53, külçe altın yüzde 4,68 ve BIST 100 endeksi yüzde 8,45 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 10,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,57 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde avro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,15 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 29,21, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 24,97 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde avro Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,26 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti<br />
<br />
Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 54,39, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 51,10 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 4,20, DİBS yüzde 2,96 ve BIST 100 endeksi yüzde 0,27 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken, avro yüzde 0,52 ve Amerikan doları yüzde 7,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 1,98 ve DİBS yüzde 0,76 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 1,86, avro yüzde 2,64 ve Amerikan doları yüzde 9,02 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 11:45:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yillik-en-yuksek-getirinbspkulce-altinda-oldu-h161292.html">TÜİK: Yıllık en yüksek getiri&amp;nbsp;külçe altında oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-ozlale-hukuksuzluk-izmirde-gencleri-vuruyor-h161291.html</link>
		<title>CHPli Özlale: Hukuksuzluk İzmirde gençleri vuruyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye’de son yıllarda yerel yönetimlerle merkezi iktidar arasında giderek derinleşen yetki ve kaynak
tartışmaları, bu kez İzmir’de yaşanan bir müdahale üzerinden yeniden gündeme geldi. Özellikle
muhalefet belediyelerine yönelik idari ve hukuki süreçlerin sıklaşması, yalnızca bir yönetim tartışması
değil; aynı zamanda kamu hizmetlerinin niteliği ve yurttaşların haklarına erişimi açısından da kritik bir
mesele haline gelmiş durumda.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir’de Meslek Fabrikası tartışması</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir’de tarihi Meslek Fabrikası’na sabaha karşı yapılan polis müdahalesine tepki gösteren CHP’li<br />
Ümit Özlale, “Yargı kararı olmadan yapılan bu abluka hukuksuzdur; bedelini gençler ödüyor” dedi.<br />
CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında<br />
İzmir’deki tarihi Meslek Fabrikası’na yönelik polis ablukasını sert sözlerle eleştirdi. Özlale, sabaha<br />
karşı gerçekleştirilen müdahalenin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, uygulamanın<br />
doğrudan gençlerin eğitim hakkını hedef aldığını söyledi.<br />
Özlale’nin aktardığına göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Meslek Fabrikası binası sabah saat<br />
05.00 sularında polis tarafından ablukaya alındı. Herhangi bir güvenlik tehdidi ya da suç unsuru<br />
bulunmayan binada yüzlerce gencin mesleki eğitim aldığına dikkat çeken Özlale, bu müdahale<br />
nedeniyle eğitim faaliyetlerinin aksadığını ve belediyeye ait ekipmanlara erişimin engellendiğini ifade<br />
etti.<br />
“DİYELİM Kİ HAKLILAR… PEKİ BU ABLUKA NEYİN MANTIĞI?”<br />
Özlale, açıklamasında iktidar kanadının iddialarını da dikkate alarak değerlendirmede bulundu. AK<br />
Parti’nin iddialarının doğru olduğu varsayılsa dahi ortaya çıkan tablonun kabul edilemez olduğunu<br />
belirten Özlale, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün elinde kullanılmayan çok sayıda bina bulunduğunu<br />
hatırlattı.<br />
Buna karşın, restorasyonu İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve uzun süredir gençlere<br />
mesleki eğitim verilen tarihi Meslek Fabrikası’nın ablukaya alınmasının “anlaşılır bir tarafı olmadığını”<br />
ifade etti.<br />
Müdahalenin sonuçlarına dikkat çeken Özlale, “bu intikam kültürü, bu öç alma günün sonunda<br />
geliyor, İzmir&amp;#39;in başta gençleri olmak üzere bütün kıymetli hemşerilerimizi vuruyor” dedi.<br />
“VAKIFLAR KANUNU’NUN 30. MADDESİNE AYKIRI”<br />
Özlale, Meslek Fabrikası’nın mülkiyetine ilişkin tartışmalara da değinerek, yapının 1926 yılında İzmir<br />
Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edildiğini ve 1940 yılında tapuya bağlandığını hatırlattı. Buna karşın<br />
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hak iddiasına ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini belirten Özlale,<br />
kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan yapılan müdahalenin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.<br />
Ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün dayanak gösterdiği Bayezid Baba Vakfı’nın 1893 yılında<br />
kapatılarak “münderis vakıf” statüsüne geçtiğini ifade eden Özlale, bu nedenle yapılan işlemin<br />
Vakıflar Kanunu’nun 30. Maddesine de aykırı olduğunu söyledi.<br />
“BEDELİNİ İZMİR’İN GENÇLERİ ÖDÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Burada yaşanan tartışmanın bedelini İzmir’in gençleri ödüyor” diyen Özlale, iktidara çağrıda<br />
bulunarak sürecin yeniden değerlendirilmesini ve uygulamadan geri adım atılmasını istedi.<br />
Basın toplantısını, Meslek Fabrikası’ndaki eğitim faaliyetlerinin bir an önce yeniden başlaması<br />
gerektiğini belirterek tamamlayan Özlale, yaşananların hukuk devleti ilkesi açısından da ciddi bir<br />
sorun teşkil ettiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özlale’nin Açıklaması şöyle:<br />
“Değerli basın mensupları, kıymetli yurttaşlarımız ve İzmir&amp;#39;imizin çok değerli hemşerileri, hepinizi<br />
saygıyla selamlıyorum.&nbsp; Bugün bu basın toplantısını yapmamızın sebebi bildiğiniz gibi İzmir&amp;#39;de dünden<br />
beri başlayan bir hukuksuzluğun artık had safhaya ulaşmış olması. Dün sabaha karşı saat 5&amp;#39;te polis bir<br />
binayı kuşatma altına aldı, ablukaya aldı.<br />
Bu bina ne içinde şüpheli birilerinin olduğu bir yerdi, ne bir terör örgütünün hücre yuvasıydı, ne de bir<br />
cezaevi, adliye ya da herhangi bir şekilde devletimize aykırı bir eylemin yapılması planlanan bir<br />
binaydı. Bu bina tarihi meslek fabrikasıydı ve burada yüzlerce gencimiz mesleki eğitim<br />
görüyordu. Evet yanlış duymadınız, sabaha karşı 5&amp;#39;te bu devletin polisi bu ülkenin gençlerine mesleki<br />
eğitim vermekten başka hiçbir kaygısı olmayan bir hizmet binasını ablukaya aldı.<br />
Öğrencilerimiz mesleki eğitimden mahrum kaldı, mahrum bırakılacaklar anlaşılan o ki.&nbsp; Ve aynı<br />
zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;nin de içeride yüzlerce, yüz milyonlarca liralık malı şu anda<br />
maalesef rehin bırakıldı. Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz, ilçe başkanlarımız, il<br />
başkanımız, ilçe belediye başkanlarımızın hiçbir tanesinde binaya girilmesine izin verilmiyor.<br />
Şimdi burada hukuksuzluğun birkaç tane tarafı var ama ben kimsenin konuşmadığı bir yerden bu<br />
konuya yaklaşmak istiyorum. Diyelim ki AK Partili sayın vekillerin iddiaları doğru. Diyelim ki böyle<br />
olsun.<br />
Birazdan doğru olmadığını söyleyeceğim ama.&nbsp; Ve diyelim ki bu binanın sahibi de hakikaten Vakıflar<br />
Genel Müdürlüğü olsun.&nbsp; Vakıflar Genel Müdürlüğü&amp;#39;nün elinde kullanmadığı onlarca bina varken<br />
restorasyonu tamamıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmış, çok uzun bir süredir<br />
Türkiye&amp;#39;nin ve İzmir&amp;#39;in en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi olan mesleki eğitimi, İzmirli başta gençlere,<br />
İzmir&amp;#39;in bütün hemşerilerimize veren bir tarihi meslek fabrikasını ablukaya almak neyin mantığıdır?&nbsp;<br />
Yani böylelikle AK Partili vekiller, bu iktidar ve bu iktidarla beraber hareket eden yargı hakikaten neyi<br />
amaçlamaktadır? Dediğim gibi diyelim ki haklı olsunlar.<br />
Diyelim ki AK Parti sonuna kadar haklı olsun. Bunun karşılığı restorasyonu İzmir Büyükşehir Belediyesi<br />
tarafından yapılan, içeride yüzlerce çocuğumuzun mesleki eğitimi aldığı bir binayı ele geçirmek<br />
midir? Bu binanın içerisindeki mallara, İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;nin mallarına el koymak mıdır?&nbsp; Bu<br />
çocukları mesleki eğitimden mahrum bırakmak mıdır?&nbsp; Yani bu intikam kültürü, bu öç alma günün<br />
sonunda geliyor, İzmir&amp;#39;in başta gençleri olmak üzere bütün kıymetli hemşerilerimizi vuruyor. O<br />
yüzden haklı haksız bir tarafa dün yapılan bu girişim, mesleki fabrikamızın ablukaya altına alınmış<br />
olması AK Parti&amp;#39;nin İzmir&amp;#39;e yaptığı bir kötülüktür.<br />
Şimdi gelelim işin hukuki tarafına. Bildiğiniz gibi bu mesleki meslek fabrikası 1926 yılında Gazi Mustafa<br />
Kemal Atatürk tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;ne verilmiş. 1940 yılında bunun tapusu alınmış,<br />
tapunun üzerindeki ufak bir şerh de Aziz Kocaoğlu Başkanımız zamanında kaldırılmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolayısıyla burada mülkiyetin İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;ne ait olduğu zaten kesin. Bunun yanında<br />
diyelim ki burada vakıflar genel müdürlüğü bir hak iddia ediyor, bir yargı sonucu da yok. Burada da<br />
başka bir hukuksuzluk ortaya çıkıyor.<br />
Bakın burada getirdim, 3 tane vakıflar genel müdürlüğüne verilmesi gereken ve yine ileride de<br />
ablukaya alınacak ve İzmir&amp;#39;i gerçekten üzecek, kızdıracak 3 tane binamız var. Bunlardan bir tanesi<br />
Meslek Fabrikası, bir tanesi Gasilhane binası, bir tanesi de Egemenlik Evi.&nbsp; Arkadaşlar bunlarla ilgili<br />
yargılama hala devam ediyor.<br />
Kesinleşmiş bir karar yok.&nbsp; Yargılaması devam ederken İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;nin haklı itirazları<br />
orada dururken tutup polisin yargılaması devam eden bir binaya abluka altına alması neyi<br />
göstermektedir?&nbsp; Kaldı ki yapılan bu şey vakıflar kanununun otuzuncu maddesine de aykırıdır. Bakın<br />
adı geçen vakıf Bayezid Baba Vakfı.<br />
Bu vakıf Sultan İkinci Abdülhamit zamanında 1893 yılında kapatılmış, Marif Nezaretine devredilmiş ve<br />
bir münderis vakıf olarak nitelendirilmeye başlamıştır. Dolayısıyla bu vakıf bir mazmut vakıf olmadığı<br />
için, münderis vakıf olduğu için yapılan işlem de vakıflar kanununun otuzuncu maddesine göre hukuk<br />
dışıdır. Vakıflar kanununun otuzuncu maddesine aykırıdır.<br />
Şimdi hal böyleyken yargılama devam ederken verilmiş bir hüküm yokken ve aynı zamanda bizim<br />
iddialarımıza göre bu vakıflar kanununun otuzuncu maddesine aykırı bir işlem yapılırken tapusu<br />
tamamıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;nde olan ve daha da önemlisi İzmir&amp;#39;in gençlerine mesleki<br />
eğitim konusunda yıllardan beri özenle faaliyet gösteren, binlerce öğrencimize, gencimize mesleki<br />
eğitim, iş kazandıran bu fabrikayı kapatmak hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. Bir devlet böyle<br />
yönetilmez. Eğer İzmir&amp;#39;i de ileride yönetmek istiyorsanız bunun yolu da bu değildir.<br />
Ne İzmir&amp;#39;in kalbini ne de İzmir&amp;#39;in kararını, İzmir&amp;#39;in vicdanını böyle fethedemezsiniz. Dolayısıyla bir an<br />
önce ben AK Partili vekillerden ve AK Parti&amp;#39;den bu konuyla ilgili geri adım atmalarını rica<br />
ediyorum. Burada bizim AK Parti ile olan tartışmamızın günün sonunda İzmir&amp;#39;in gençlerine zarar<br />
verdiğini görmelerini istiyorum.<br />
Ve bu hukuksuzluğun, bu haksızlığın, bu vicdansızlığın, bu İzmir&amp;#39;in gençlerine yapılan haksızlığın bir an<br />
önce son bulmasını diliyorum.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 11:27:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-ozlale-hukuksuzluk-izmirde-gencleri-vuruyor-h161291.html">CHPli Özlale: Hukuksuzluk İzmirde gençleri vuruyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ndan-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-a-h161290.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu&amp;#039;ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz&amp;#039;a: &amp;quot;Elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan yüzde 25 oranındaki zammın gerekçeleri nelerdir?&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, elektrik ve doğalgaz tarifelerine yapılan zamlara ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#039;a, &quot;Elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan yüzde 25 oranındaki zammın gerekçeleri nelerdir? Bu artışın maliyet kalemlerine göre detaylı dağılımı nedir&quot; diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan zamla ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Tanrıkulu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25 zam, halkın sırtına yüklenmiş yeni bir ekonomik yüktür. İktidar aylardır 'enerjide bağımsızlık' masalları anlatıyor. Karadeniz’de gaz bulduk dediler, Gabar’da petrol bulduk dediler. Seçimden hemen önce 'doğal gaz bedava' dediler. Şimdi soruyoruz: Hani o doğal gaz? Hani o petrol? Eğer gerçekten bu kadar kaynak bulunduysa, neden vatandaş her geçen gün daha pahalı enerji kullanmak zorunda kalıyor? Gerçek şu ki, Bu iktidar, enerji politikalarını halkın yararına değil, siyasi propaganda malzemesi olarak kullanmıştır. Seçim öncesinde verilen 'bedava doğal gaz' sözlerinin bedeli bugün zam olarak vatandaşın cebinden çıkmaktadır. Türkiye hala İran’a, Irak’a, Azerbaycan’a, Türkmenistan’a bağımlıysa; ortada anlatılan bir başarı hikâyesi değil, ciddi bir yönetim sorunu vardır.&nbsp;Elektriğe ve doğal gaza yapılan bu zam emekliyi daha da yoksullaştırır, asgari ücretliyi karanlığa mahkûm eder, esnafın kepenk kapatmasına neden olur, sanayicinin üretim maliyetini artırır.&nbsp;Enerji temel bir haktır, lüks değildir!&nbsp;Buradan açıkça ifade ediyoruz: Vatandaşın sırtına yüklenen bu zamlar derhal geri çekilmeli, enerji politikaları şeffaf ve kamu yararını esas alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.&nbsp;Halk gerçekleri görüyor. Bu düzen değişecek."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu'nun Yılmaz'a yönelttiği sorular şu şekilde:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan yüzde&nbsp;25 oranındaki zammın gerekçeleri nelerdir? Bu artışın maliyet kalemlerine göre detaylı dağılımı nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son 5 yıl içerisinde konutlara satılan elektrik ve doğal gazın birim maliyeti ile satış fiyatı arasındaki fark ne kadardır? Bu fark hangi kalemler üzerinden oluşmaktadır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadeniz’de (özellikle Sakarya Gaz Sahası’nda) çıkarıldığı açıklanan doğal gazın toplam üretim miktarı nedir? Bu gazın Türkiye’nin toplam tüketimi içindeki payı yüzde kaçtır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamuoyuna 'müjde' olarak açıklanan doğal gaz rezervlerinin ne kadarı fiilen üretime geçirilmiştir? Açıklanan rezervler ile gerçek üretim rakamları arasında fark var mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gabar’da bulunduğu açıklanan petrolün günlük üretim miktarı nedir? Bu üretimin Türkiye’nin toplam petrol tüketimine etkisi ne düzeydedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin doğal gaz ve petrol ithalatında İran, Irak, Azerbaycan ve Türkmenistan’a olan bağımlılığı son 10 yılda nasıl değişmiştir? Bu ülkelerden yapılan ithalatın toplam içindeki payı nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji alanında dışa bağımlılığın azaltıldığı yönündeki siyasi söylemlere rağmen, ithalat bağımlılığının devam etmesinin nedeni nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçim öncesinde konutlara sağlanan ücretsiz doğal gaz uygulamasının toplam maliyeti ne kadardır? Bu maliyet Hazine tarafından nasıl karşılanmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu ücretsiz doğal gaz uygulamasının kamu maliyesine etkisi nedir? Bu uygulama nedeniyle oluşan bütçe açığı, sonrasında yapılan zamlarla mı telafi edilmiştir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elektrik üretiminde kullanılan kaynaklar (hidroelektrik, rüzgar, güneş, doğal gaz, kömür, nükleer vb.) içinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payı nedir? Bu oran artmasına rağmen fiyatların yükselmesinin nedeni nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji alanında yapılan açıklamaların seçim dönemlerinde yoğunlaşması ve sonrasında fiyat artışlarının gelmesi, kamuoyunun yanıltıldığı yönündeki eleştirilere neden olmaktadır. Bu eleştiriler hakkında ne düşünülmektedir?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 11:00:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ndan-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-a-h161290.html">Sezgin Tanrıkulu&amp;#039;ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz&amp;#039;a: &amp;quot;Elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan yüzde 25 oranındaki zammın gerekçeleri nelerdir?&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-disisleri-bakaniarakciiki-haftalik-sure-boyuncahurmuz-h161289.html</link>
		<title>İran Dışişleri Bakanı Arakçi: İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı&amp;#039;ndan güvenli geçiş sağlanacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ateşkes açıklamasının ardından paylaştığı mesajında, &quot; İran&#039;a yönelik saldırılar durdurulursa, Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı&#039;ndan güvenli geçiş sağlanacaktır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkes açıklamasının ardından paylaştığı mesajında, "İran'a yönelik saldırılar durdurulursa,&nbsp;güçlü silahlı kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş sağlanacaktır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arakçi, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'e, savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaları nedeniyle teşekkür etti.&nbsp;Arakçi'nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şu şekilde:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İran İslam Cumhuriyeti adına, bölgedeki savaşı sona erdirmek için yorulmak bilmeden çaba gösteren sevgili kardeşlerim, Pakistan Başbakanı Sayın Şerif ve Mareşal&nbsp;Munir’e şükran ve takdirlerimi sunarım. Başbakan Şerif’in tweet'inde dile getirdiği kardeşçe talebe yanıt olarak ve ABD'nin 15 maddelik önerisine dayalı müzakereler talebini ve ABD Başkanı'nın İran'ın 10 maddelik önerisinin genel çerçevesini müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini duyurmasını dikkate alarak, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi adına şunu beyan ederim: İran'a yönelik saldırılar durdurulursa, Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş sağlanacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 10:45:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-disisleri-bakaniarakciiki-haftalik-sure-boyuncahurmuz-h161289.html">İran Dışişleri Bakanı Arakçi: İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı&amp;#039;ndan güvenli geçiş sağlanacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-trumpin-irana-yonelik-saldirilari-iki-hafta-durdurma-h161288.html</link>
		<title>İsrail, Trumpın İrana yönelik saldırıları iki hafta durdurma kararını desteklediğini açıkladı: &amp;#039;&amp;#039;Lübnan ateşkese dahil değil&amp;#039;&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ofisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıları iki hafta süreyle askıya alma kararını desteklediklerini duyurdu. İsrail, arabulucu Pakistan’ın açıklamasının aksine bu ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını açıkladı. İran, ABD ile görüşmelerin 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacağını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ofisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıları iki hafta süreyle askıya alma kararını desteklediklerini duyurdu. İsrail, arabulucu Pakistan’ın açıklamasının aksine bu ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını açıkladı.&nbsp;İran, ABD ile görüşmelerin 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacağını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, "ateşkese verilen desteğin İran’ın saldırılarını derhal durdurması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması şartına bağlı olduğu" belirtildi. Açıklamada, ayrıca Tahran’ın ABD, İsrail ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik saldırıları sonlandırması gerektiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Washington’un çatışmayı azaltmak ve taraflar arasında müzakere zemini oluşturmak amacıyla İran’a yönelik saldırıları iki hafta süreyle durdurduğunu bildirmesinin ardından İsrail de "ABD’nin İran’ın nükleer, füze ve terör tehdidi oluşturmamasını sağlamaya yönelik çabalarını" desteklediğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise anlaşmanın Lübnan’daki İsrail operasyonlarının da durdurulmasını içerdiğini söylemişti. İsrail’in açıklamasına göre Lübnan ateşkes kapsamına dahil değil. Lübnan, İran’a yönelik saldırılarda Şii dünyasının dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e saldırmasıyla çatışmaya dahil olmuştu. Lübnan’daki İsrail saldırılarında bugüne kadar en az bin 500 kişinin yaşamını yitirdiği, 1,2 milyon kişinin ise yerinden edildiği bildiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İran, ABD ile görüşmelerin 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacağını duyurdu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 10:30:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-trumpin-irana-yonelik-saldirilari-iki-hafta-durdurma-h161288.html">İsrail, Trumpın İrana yönelik saldırıları iki hafta durdurma kararını desteklediğini açıkladı: &amp;#039;&amp;#039;Lübnan ateşkese dahil değil&amp;#039;&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-genel-sekreteri-guterres-abd-iran-ateskesini-memnuniyetle-karsiladi-h161287.html</link>
		<title>BM Genel Sekreteri Guterres, ABD-İran ateşkesini memnuniyetle karşıladı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, ABD ile İran arasında ilan edilen iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, ABD ile İran arasında ilan edilen iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM&nbsp;Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamada, Guterres’in Orta Doğu’daki tüm taraflara uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uyma ve ateşkes şartlarına riayet etme çağrısında bulunduğu belirtildi. Açıklamada, bu adımın bölgede kalıcı ve kapsamlı bir barışın önünü açması gerektiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guterres ayrıca, ateşkesin sağlanmasında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan başta olmak üzere katkı sunan ülkelere “içten takdirlerini” iletti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 10:17:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-genel-sekreteri-guterres-abd-iran-ateskesini-memnuniyetle-karsiladi-h161287.html">BM Genel Sekreteri Guterres, ABD-İran ateşkesini memnuniyetle karşıladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trump-iran-a-saldirilar-iki-haftalik-sureyle-askiya-alindi-h161286.html</link>
		<title>Trump: İran&amp;#039;a saldırılar iki haftalık süreyle askıya alındı, barış görüşmeleri sürüyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Mareşal Asim Munir’in talebi üzerine İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süreyle askıya aldığını açıkladı. Trump, bunun iki taraflı bir ateşkes olduğunu belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Mareşal Asim Munir’in talebi üzerine İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süreyle askıya aldığını açıkladı. Trump, bunun iki taraflı bir ateşkes olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran’a yönelik askeri operasyonların iki haftalık süreyle askıya alındığını duyurdu. Trump, bu kararın Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Mareşal Asim Munir ile yaptığı görüşmeler neticesinde alındığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, açıklamasında İran'ın Hürmüz Boğazı'nı "tam, derhal ve güvenli" bir şekilde açmayı kabul etmesi şartıyla bombardıman ve saldırıların askıya alındığını vurguladı. ABD Başkanı, kararın iki taraflı bir ateşkes niteliğinde olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, ayrıca ABD ile İran arasında uzun vadeli barış ve Orta Doğu’da istikrar sağlanması amacıyla yürütülen müzakerelerde önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, İran’dan gelen 10 maddelik teklifin müzakere için uygulanabilir bir temel oluşturduğunu bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, geçmişteki ihtilafların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını ve iki haftalık askıya alma süresinin anlaşmanın tamamlanmasına imkan vereceğini kaydetti. Trump, Orta Doğu ülkelerini temsil eden bir lider olarak bu uzun vadeli sorunun çözümüne yaklaşılmasının kendisi için bir onur olduğunu dile getirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 09:55:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trump-iran-a-saldirilar-iki-haftalik-sureyle-askiya-alindi-h161286.html">Trump: İran&amp;#039;a saldırılar iki haftalık süreyle askıya alındı, barış görüşmeleri sürüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-20-il-icin-sari-kodlu-zirai-don-ve-yagis-uyarisi-h161285.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 20 il için sarı kodlu zirai don ve yağış uyarısı! Sıcaklıklar düşecek: İşte tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinin çok bulutlu, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ile Balıkesir, Yalova, Bursa, Bilecik ve Sakarya’nın yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle sağanak, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yükseklerinde kar şeklinde görülecek olan yağışların; Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu&#039;nun kuzeyi ile Kayseri, Sivas, Malatya, Muş ve Bingöl’de kuvvetli olması bekleniyor. İşte 8 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, kuzey ve iç kesimlerde hissedilir derece (3 ila 7) azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güneyli yönlerden, batı kesimlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, İç Ege, Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun kuzeybatısında, Akdeniz’in doğusu ve iç kesimleri ile İç Anadolu’nun güney ve doğusunda kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Kayseri, Sivas, Malatya, Muş ve Bingöl çevrelerinde yerel kuvvetli olması tahmin edildiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI:&nbsp;Rüzgarın; Marmara, İç Ege, Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun kuzeybatısında kuzeyli yönlerden, Akdeniz’in doğusu ve iç kesimleri ile İç Anadolu’nun güney ve doğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi tahmin edildiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZİRAİ DON UYARISI:&nbsp;Yapılan son değerlendirmelere göre: ülkemizin kuzey ve iç bölgelerindeki soğumaya bağlı olarak, Marmara'nın güneydoğu, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif, Çarşambayı Perşembeye bağlayan geceden itibaren İç Anadolu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski bulunmaktadır. Cumartesi gününe kadar devam etmesi beklenen zirai don tehlikesine karşı başta üretici ve çiftçiler ile ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, Balıkesir, Yalova, Bursa, Bilecik ve Sakarya çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; İç Ege'de kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Akdeniz'de yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; bölgenin doğusu ve iç kesimleri güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden itibaren hafif sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Sivas ve Kayseri çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; bölgenin kuzeybatısında, kuzeyli yönlerden, güney ve doğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;11°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yükseklerinin karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Doğu Karadeniz ile Ordu ve Tokat çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin(Van ve Iğdır hariç) yağmur ve sağanak yağışlı, yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuzeyi ile Malatya, Bingöl ve Muş çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yağmurlu, yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. yağışların akşam saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yağmurlu, yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. yağışların gece saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 09:43:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-20-il-icin-sari-kodlu-zirai-don-ve-yagis-uyarisi-h161285.html">Meteoroloji&amp;#039;den 20 il için sarı kodlu zirai don ve yağış uyarısı! Sıcaklıklar düşecek: İşte tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-240-h161284.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın yükselişe geçti: İşte 8 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Spot gram altın 6.961 TL seviyesine çıkarak son 3 haftanın en yüksek değerine ulaştı. Fiziki piyasada ise gram altın 7.085 TL seviyesini test etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Petroldeki gerilemenin etkisiyle enflasyon ve faizlerin yüksek seyredeceğine dair kaygıların azalması, ons altınla birlikte gram altın fiyatlarının da hızlı bir yükseliş trendine girmesine neden oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 8 Nisan 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 6.872,90 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.833,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 23.561,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 43.740,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 46.912,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 109.687,16 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.798,82&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 09:32:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-240-h161284.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-24-h161283.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (8 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 8 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 8 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:12 itibarıyla 44,5271 (alış) 44,5604'den (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,1055 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 09:26:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-24-h161283.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aym-cinsiyet-degisikliginde-mahkeme-izni-sartini-anayasaya-uygun-h161282.html</link>
		<title>AYM, cinsiyet değişikliğinde mahkeme izni şartını Anayasaya uygun buldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, &quot;cinsiyetini değiştirmek isteyen kişinin, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini istemesi&quot; gerektiğini öngören Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının iptal istemini reddetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, eşcinsel bir kadının cinsiyet değişikliği talebiyle ilgili açtığı davada, uygulama konusu olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluyla başvurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alınan bilgiye göre, Antalya'da bir kadın, "transseksüel yapıda olduğunu, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından elzem olduğunu, atanmış cinsiyeti kadın olmasına rağmen cinsel kimliğinin erkek olduğunu, görüşünün de erkek cinsiyetine ait olduğunu, sosyal ve iş hayatında bunun sonuçları ile karşılaştığını" belirterek, cinsiyet değişikliği ameliyatına izin verilmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzin verilmemesi üzerine dava açan kadının davasına bakan Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, talebi değerlendirmeden önce ara karar kurarak, davada uygulama konusu olan "cinsiyet değişikliği" maddesini düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önce verilen ret kararı hatırlatıldı&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anayasa Mahkemesi başvuruyu, Türk Medeni Kanunu‘nun 40. maddesinin 2. fıkrasındaki, "cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verileceği" şeklindeki düzenlemenin iptal istemini oy çokluğuyla daha önce reddettiği için aynı maddenin 1. fıkrası yönünden esastan görüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek Mahkeme, bu fıkra yönünden iptal istemini de reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İptal istemi reddedilen madde neyi içeriyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesi, "Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak iznin verilebilmesi için, istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu, bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır" hükmünü içeriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önce de AYM gündemine gelmişti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinsiyet değişikliğine ilişkin düzenleme içeren kanun maddesi, daha önce de Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce de Anayasa Mahkemesi gündemine getirilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, bir eşcinselin açtığı davada uygulama konusu olan, Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini istemiş, Yüksek Mahkeme, 2. fıkradaki, "cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verileceği" şeklindeki düzenlemenin iptal istemini oy çokluğuyla reddetmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Üremede yoksunluk şartı" iptal edilmişti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu konuda Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan başka başvuruda ise Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "… ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…" ibaresinin iptaline karar vermişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 16:10:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aym-cinsiyet-degisikliginde-mahkeme-izni-sartini-anayasaya-uygun-h161282.html">AYM, cinsiyet değişikliğinde mahkeme izni şartını Anayasaya uygun buldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-bu-milletin-soyleyecek-sozu-var-sandikta-demokrasi-tokadinin-en-alasini-indirecek-h161281.html</link>
		<title>CHP grup toplantısı... Özgür Özel: Bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP&#039;li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin olarak, &quot;Devleti çökerten, devleti bir siyasetin hizmetine sokan, devleti partinin yapan partiyi devletin sahibi yapan seni beni figüran yapanlara karşı bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek Allah&#039;ın izniyle&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin olarak, "Devleti çökerten, devleti bir siyasetin hizmetine sokan, devleti partinin yapan partiyi devletin sahibi yapan seni beni figüran yapanlara karşı bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek Allah'ın izniyle" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın Kosova maçını izlemek üzere bu ülkeye gideceğini ancak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyon nedeniyle bu ziyareti ertelediğini belirterek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Maalesef devamında da bu dönemdeki hiçbir sorunu olmayan beş yıl süreyle zaten sadece adaylık yapan ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar 500 kişiyi dolandırmış, bir yalancı tanık iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey'e, ailesine haysiyet suikasti yaptılar. Dört günlük eziyetten sonra Mustafa Bozbey tutuklandı. Buradan fırsatçılıkla Bursalının vermediği yetkiyi Bursa'nın iradesine çökerek alıp, Bursa'nın belediye başkan vekilini kendilerinden belirleyecekler. Bursa'daki CHP belediyeciliğini kesintiye uğratıp kendi Bursa'nın illallah dediği, yıllardır yönettikleri, yüzde 30'ların altına düştükleri Bursa'da iki kişiden birinin seçtiği belediye başkanı yerine bir kuklayı, siyaset yoluyla, yargı yoluyla oraya konmuş birini koyup Bursa'nın iliğini kemiğini sömürmeye, israfa, ranta devam etmek isteyecekler. Ben hiçbir şey demiyorum. Diyeceğimi otobüsün üstünde söyledim. Bundan sonra sözü yakaladığı ilk sandıkta Bursalılar söyleyecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur ama çalışma konusunda en ufak bir ataletimiz ya da mazeretimiz yoktur. Belediye başkanlarımız kendi görev alanlarında bütün o silkelemelere paranın yüzde 40'ının kesilmesine, kendinden önceki AKP'nin SGK'ya vergi dairesine taktığı borcun faizle ödenmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk ara kararla 18 masumun nihayet tutuksuz yargılama kararının alındığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi duruşmasının ilk dönemine göz atarak başlamak istiyorum. 19 Mart darbesinin üzerinden 384 gün geçti. Bir hırs uğruna 384 gündür kimsenin kazanmadığı 86 milyonun kaybettiği bir süreci yaşıyoruz. 384 gündür milletin huzuru da refahı da feda ediliyor. İddianameyi sekiz ay bekledik. Sekiz ay sonunda çıktı. Yargılamalar bir yıl sonunda başladı ve henüz 17'nci celsedeyiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bizim özgüvenimizin doğru olduğu Erdoğan'ın yanılttığı ortaya çıktı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">103 eylemdir gidiyoruz, İstanbul'un 39 ilçesinde seçmenin gözünün içine baka baka, Türkiye'nin her tarafında çıktığımız eylem toplantılarında il mitinglerinde milletin gözünün içine baka baka, öyle CHP'nin kalelerinde falan değil. Vallahi sonuçta bizim özgüvenimizin doğru olduğu Erdoğan'ın yanılttığı ortaya çıktı. Bir yanılttığı da Sayın Bahçeli'ydi. Sayın Bahçeli o kadar kuvvetli iddiaları görünce, biz yok öyle şey dedikçe, o savcıya güvendi, Erdoğan'a güvendi. Biz canlı yayın talep ediyoruz dedik, yapılsın dedi. Erdoğan'a sordular o da savcıya güvendi, münasiptir dedi. Yargılama başladı. Bırakın canlı yayınlanmayı, gazetecileri bir de şöyle arka kutuda, köşede kibrit kutusu gibi bir yere sıkıştırıyorlar. Aileler bir başka yerde 'Aman içeride ne oluyorsa duyulmasın.' Ne oluyor biliyor musunuz? İçeride işin bir insani boyutu var. Gözaltına alındığı, tutuklandığı gün, annesinin karnına emanet evladının baba dediğini duyuyor orada İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin masum bürokratları. Ne oluyor biliyor musunuz? Çete deyip hepsi birlikte örgüt deyip dağıtılan Türkiye'nin dört bir yanına kadınlar geliyorlar ve orada birbirlerini tanıyorlar, birbirlerine sarılıyorlar. Türkiye'nin en büyük suç örgütü gibi anlatılan şeyde profesyonel olarak işe alınmış kişilerin birbirleriyle liyakat esaslı profesyonellik esaslı çalıştıkları çoğu zaman yüz yüze bile gelmedikleri birçoğunun birbirini tanımadıkları ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Birinin safiyetine bak öbürünün millete karşı giriştiği ihanete bak"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mesela Seyfullah Demirel İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Daire Başkanı'na soruyorlar 'İşe alırken Ekrem İmamoğlu'nun size bir telkini, iş yapacağınız biçimle ilgili talimatları ya da bazı talimatları size nasıl ileteceği konusunda bir şey konuşuldu mu?' 'Ekrem Bey işe alırken tek bir talimatım var dedi' diyor. Nedir diyor. 'Ben Beylikdüzü Belediye Başkanıydım. Karda buzda zorlandık. İBB'den tuz istedim. Bizim partiden değilsin diye vermemişlerdi. Bak bugün aynı göreve sen geliyorsun. AK Partili, CHP'li ayırmadan ne kadar istiyorsa herkese tuz veriyorsun' dedi. 'Tek talimatı bu oldu' diyor. 'Onu da yerine getiremedim. İstedikleri kadar değil ihtiyaç kadar tuz verdim ama herkese verdim' diyor. 'Ekrem Başkan'ın sözünü yerine düşürmedim' diyor. Birisi diyor Antarktika öbürü diyor duymayım bunları kulağıma mantar tıka. İnanamazsınız. Hani bu adamlar yolsuzluk için çeteydi? Birinin safiyetine bak öbürünün millete karşı giriştiği ihanete bak. Buralardan suç örgütü çıkaracaklar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tüm siyasi partiler mahkemeye gelmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Neler oluyor biliyor musunuz? 'Böyle demişsin.' 'Dedim.' 'Nerde gördün?' 'Görmedim.' 'Nerden bildin?' 'Duydum.' 'Kimden duydun?' 'Orasını da unuttum.' Böyle bir yargılama oluyor. Bütün bu süreçler böyle gidiyor. Diyor ki örneğin Sayın Kapki 'Savcının tahliye taahhüdüne kandım.' Yani diyor ki bu ifade doğru bir ifade değil, gerçekleri anlatamadım. 'Bana şöyle dersen salacağım dedi, tahliye taahüdüne kandım, bu iftiranameye, bu ifadeye o yüzden imza attım. Şimdi geri çekiyorum' diyor. Mesela o yargılamalarda biz şeyleri duyacaktık güya bunlara 'Ekrem İmamoğlu suç örgütü. O ihaleyi buna ver demiş. Bu ihaleyi buna ver demiş.' Bunları duymuyoruz da savcının 'Bak evladına kavuşacaksan, bunu imzalayacaksın. Yoksa Anadolu'nun bir yakasını boylayacaksın' diye tehdit ettiği kadınların onurlu mücadelelerini ve onu orada nasıl sürdürdüklerini görüyoruz. Bir de bazı itirafçıların kiminin göze bakamadığını, kiminin vazcaydığını, kiminin vazcaymak üzere sırasını beklediğini ama hemen hepsinin bu meselenin nasıl bir kumpas olduğuyla ilgili puzzle parçalarını birleştirdiğini görüyoruz. Bu konuda en ufak şüphesi olan birisi varsa mahkemeye gitmeli ya da mahkemeyle ilgili haber veren gazetecilerin verebildiği kadarını mutlaka izlemeli. Hele hele siyasi partiler, sağ olsun çok muhalefet partilerinden geliyorlar, izliyorlar. Tüm siyasi partiler gelmeli. Hatta bir özgüven varsa AK Parti'nin biz yıllarca geçmişte darbe davası oluyor devlete karşı dediler, gittik dinledik kumpas olduğunu ilk biz yazdık. Mesela 'Milli ordumuza kumpas kuruldu' ifadesindeki kumpası tarihe CHP cezaevi komisyonunun Balyoz kumpası tanımlaması yerleştirmiştir. Erdoğan sonrasında beni de kandırmışlar deyip, milli orduya kumpas kurdular deyip oraya gelmiştir. AK Parti'de MHP'de bir grup milletvekili, milletvekillerine açık, gitsinler, izlesinler. Gördüklerini, duyduklarını önce kendi vicdanlarına sonra eşine, dostuna partisine anlatsınlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Milletin vekiliysen tarihin doğru yerinde duracaksın"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ama yapamazlar, yapamıyorlar. Neden yapamıyorlar? Biz CHP olarak mesela İzmir askeri casusluk davasını gidip takip ettiğimizde gelip partimize şunu demiştik, büyük bir kumpas var. Söylediğimiz herkes kulağını açarak dinledi. Bana 20 dakika söz verdiler, çıktım bütün Meclis'e anlattım. Dedim ki 'Ordunun şerefli subaylarının kişisel namuslarına fuhuş, mesleki namuslarına casus lekesi sürülüyor.' Bu sözlerden iki yıl sonra bu cümlelerim bu kumpası kurup milli orduya bu kumpası kuran hakimler, savcılar o yapının yargılandığı davada alıntılanıp kullanıldı. Milletin vekiliysen tarihin doğru yerinde duracaksın. Biz oraya suçlu olanı aklamaya gitmemiştik ki hakikati aramaya gitmiştik. Şimdi buradan hakikati aramaya cesareti olan AK Partili MHP'li milletvekilleri aranıyor. AK Partili MHP'li gidip oradayız deyip, gelip önce vicdanına sonra arkadaşlarına seçmenlerine bunu anlatacak birileri aranıyor. Bulmak zor. Ama burada büyük bir kopuş var artık. Hakikatle burada konuşulanlar arasında makas bu kadar açılırsa zaten artık ne iktidarım demenin ne milletin vekiliyim demenin anlamı kalmaz. Onun için bundan sonraki süreçte hiç yapılmayanın yapılındığı bu mahkemenin doğru analiz edilmesi lazım. Aynı suçlamalarla yargılanan Erdoğan bir gün gözaltına alınmadan, bir gün evine polis gitmeden, bir gün tutuklanmadan tutuksuz yargılanmışken bir tercih, savcının tercihi ki yanlış tercih, 'Tutuklayalım arkadaşlar.' Paldır küldür götürüyorlar. Sonra yazı yazıyorlar. 'Resimlerini indirin. Seslerini yasaklayın.' İstanbul Büyükşehir'in halihazırda seçilmiş başkanı. Kimin resmini indiriyorsun? Kimin sesini yasaklıyorsun? Millet 'O olsun' diyor. Bunlar 'Bize oy vermediniz oh olsun' diyor. İşte milletle devleti karşı karşıya getirirsen bu milletin bir özelliği var. Vergi istiyorsun, öyle veya böyle verir. Hangi yükümlülüğü söylersen yapar. Bayrak uğruna can verir, askere çağırırsın gider. Evladı şehit olur 'Vatan sağ olsun' der. Ama milleti devletin karşısına, milleti dikersen, devleti dikersen milletin karşısına ve senin dediğin gibi olmayacak dersen o gün bir gün o karşı karşıya gelir ve orada millet düzeni yeniden kurar, devleti yeniden kurar. Devleti çökerten, devleti bir siyasetin hizmetine sokan, devleti partinin yapan partiyi devletin sahibi yapan seni beni figüran yapanlara karşı bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek Allah'ın izniyle."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 15:40:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-bu-milletin-soyleyecek-sozu-var-sandikta-demokrasi-tokadinin-en-alasini-indirecek-h161281.html">CHP grup toplantısı... Özgür Özel: Bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iranin-abd-baskani-trumpin-hurmuz-bogazi-tehdidine-karsi-gecici-ateskesi-reddettigi-one-suruldu-h161280.html</link>
		<title>İran&apos;ın, ABD Başkanı Trumpın Hürmüz Boğazı tehdidine karşı geçici ateşkesi reddettiği öne sürüldü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran&#039;ın, &quot;ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açmazsa sivil altyapıya saldırılacağı yönündeki tehdidine karşın geçici ateşkesi reddettiği&quot; ileri sürüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İran'ın, "ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açmazsa sivil altyapıya saldırılacağı yönündeki tehdidine karşın geçici ateşkesi reddettiği" ileri sürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı medyasında yer alan haberlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açılması aksi halde sivil altyapıya saldırılacağı tehdidine karşı arabulucuların ilettiği geçici ateşkes teklifini Tahran’ın, reddettiği" iddia edildi. Haberlerde, İran'ın, kalıcı bir barışın ancak ABD ve İsrail’in saldırıları durdurması, tekrar saldırmayacağına dair garanti vermesi ve neden oldukları zararları tazmin etmesi durumunda mümkün olabileceğini belirttiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "İran’a Körfez petrolünü bloke etmeyi sona erdirmesi için Washington saatiyle 20.00’e kadar süre verdi ve aksi halde dört saat içinde İran’daki tüm köprüleri ve enerji santrallerini hedef alacağını" açıkladı. İran ise talepleri reddederek, "Hürmüz Boğazı geçişinden gemilerden ücret alınacağını ve ABD müttefiklerine misilleme saldırılar yapılacağını" duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran medyası, dün Tahran’daki bir sinagogun İsrail saldırılarıyla yıkıldığını ve kutsal Tora rulolarının enkaz altında kaldığını bildirdi. İran parlamentosundaki Yahudi topluluğu temsilcisi, saldırıyı kınadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ve İran arasındaki diplomatik temaslar, Pakistan aracılığıyla devam ederken, iki taraf arasında geçici ateşkes veya kalıcı anlaşmaya dair herhangi bir ilerleme sağlanamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran’ın Birleşmiş Milletler temsilcisi, Trump’ın tehditlerini “uluslararası hukuka aykırı savaş suçu” olarak nitelendirirken, üst düzey askeri yetkililer ABD Başkanı’nı “hayalperest” olarak değerlendirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 15:20:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iranin-abd-baskani-trumpin-hurmuz-bogazi-tehdidine-karsi-gecici-ateskesi-reddettigi-one-suruldu-h161280.html">İran&apos;ın, ABD Başkanı Trumpın Hürmüz Boğazı tehdidine karşı geçici ateşkesi reddettiği öne sürüldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-17-gun-imamoglundan-savciliga-bu-dava-cokmustur-coken-bir-sey-daha-vardir-o-da-iddia-makamidir-h161279.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 17. gün... İmamoğlundan Savcılığa: Bu dava çökmüştür. Çöken bir şey daha vardır, o da iddia makamıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 17. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’e soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, &quot;Bu bir siyasi davadır. Az önce söylediğim şekliyle çökmüştür ana aşamada, örgüt yöneticisi diye tariflenen kişiyi örgüt lideri tanımıyorsa, örgüt üyesi tanımıyorsa bu baştan çökmüştür. Başka şeye bakmaya gerek yoktur. Çöken bir şey daha vardır; o da iddia makamıdır...” dedi. Duruşmaya bir saat ara verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 17. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’e soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, "Bu bir siyasi davadır. Az önce söylediğim şekliyle çökmüştür ana aşamada, örgüt yöneticisi diye tariflenen kişiyi örgüt lideri tanımıyorsa, örgüt üyesi tanımıyorsa bu baştan çökmüştür. Başka şeye bakmaya gerek yoktur. Çöken bir şey daha vardır; o da iddia makamıdır...” dedi. Duruşmaya bir saat ara verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 tutuklu sanık katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu: "Bu iddianame bir 'terfinameye' dönüşmüştür. Buradaki harareti de ben buna bağlıyorum"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’in çapraz sorgusuyla devam etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk olarak Ekrem İmamoğlu söz aldı. Duruşmanın başında Savcı ile yaşadığı "had bildirme" gerginginliğine değinen İmamoğlu, Yüksel’e soru yöneltti. İmamoğlu ile Emrah Yüksel arasında şu şekilde bir diyalog gerçekleşti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu:&nbsp;"Elbette bir iddianame var ve bu sorum, bu iddianamenin örgüt şemasıyla ilgilidir. Elbette bu 'iftiranameyi' yazanlar ve her şeyin özetini bu şablonda çizen insanlar, bu işi kurgulayanlar ve altına da iddianın ana unsuru olarak 'İstanbul’u, Türkiye’yi ele geçirmek' diye yazan akıl, zihniyet… Burada, bu kadar geniş bir sürecin içerisinde, elbette çalışma arkadaşımız Sayın Emrah Yüksel’e soracağım soru buradaki iddiayı netleştirecek. Çünkü bu iftiranamenin bir başka sonucu da olmuştur. Ciddi bir siyasi şablonu vardır, siyasi bir iddia şekline dönüştürülmüştür ve ne yazık ki bir 'terfinameye' dönüşmüştür. Buradaki harareti de ben buna bağlıyorum; az önceki harareti…&nbsp;O anlamda, bugün çizilen bu şemaların nasıl çizildiğini deşifre etmek zorundayım. Bu nedenle bunu sorma ihtiyacı hissettim.&nbsp;Sonuçta bizim çalışma arkadaşımız; ancak bizim bir bir mesaimiz olmadı. Ve suç örgütüne üye olduğunu da burada öğrendim. Ben kalkıp da burayı okumuş, incelemiş değilim. Benim de uzmanı olmadığım bir alandan bahsediyoruz.&nbsp;Dolayısıyla sevgili çalışma arkadaşımızın suç örgütünün üyesi olduğunu da burada öğrendim. Sorunun temeli, bunu şeffaflaştırmak olacaktır. Bu yönüyle özellikle sevgili Emrah Yüksel’in, suç örgütü üyesi olarak suçlandığı bu çöp iddianamede, bir tane —tabii ki örgüt yöneticisi olarak adlandırılıyor— isim var. Arkadaşlarımız ona bağlı, o da bana bağlı. Kısa bir cümleyle geçildi ama sormam gerekiyor.&nbsp;Orada örgüt yöneticisi olarak geçen Hüseyin Gün isimli kişiyi tanıyor musunuz, sevgili Emrah Bey?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emrah Yüksel:&nbsp;"Sayın Başkanım, hayır tanımıyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu dava çökmüştür, çöken bir şey daha vardır; o da iddia makamıdır..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu:&nbsp;"Sayın Başkan, bu nasıl bir örgüt ki bu örgütün lideri olarak ben bu yöneticiyi tanımıyorum, bu suç örgütünün üyesi üstündeki yöneticiyi tanımıyor ve bu aşikar, belli.&nbsp;Şimdi burada iddia makamıyla ilgili sözlerimi eleştiren değil, yargılayan biçimde bir tavrı da kınıyorum. Aynen daha önce iddianameyi yazan iddia makamını kınadığım gibi yine kınıyorum. Çünkü ne için burada olduğunu biliyorum iddia makamının. O anlamda rahatım ama tekrar ifade edeyim, bu çalışma arkadaşımız altı yedi aydır yine bu iddia makamının kararıyla hapis yatıyor. Evlatlarından uzak. Yine hiç tanımadığımız bir kişinin yönetici olduğu diye tariflenen, iddia makamının tariflediği şekliyle… Onun vesile olduğu bir başka casusluk iddianamesini de yazan aynı iddia makamı, onu kurgulayan aynı iddia makamı… Oradan da insanlar hapiste yatıyor. Bu manada kesinlikle ve net söylüyorum, bu bir siyasi davadır. Az önce söylediğim şekliyle çökmüştür. Ana aşamada, örgüt yöneticisi diye tariflenen kişiyi örgüt lideri tanımıyorsa, örgüt üyesi tanımıyorsa bu baştan çökmüştür. Başka şeye bakmaya gerek yoktur. Çöken bir şey daha vardır; o da iddia makamıdır..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Hasan Fehmi Demir: “Verileri USOM sızdırmış olabilir mi?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, veri sızıntısı iddiaları üzerine söz aldı. Koçoğlu, “USOM çalışanlarının da bu dosyada sanık olarak yer alması gerekiyor. USOM 20 Mayıs tarihinde İBB'nin kaynak kodlarının tamamına erişti ve 6 gün sonra 26 Mayıs'ta veri sızıntısı olduğu tespit edildi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir de Emrah Yüksel'e soru sordu. Demir ile Yüksel arasındaki diyalog şu şekilde:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Demir:&nbsp;"Emrah Bey, iddianamenin 204. sayfasında, ilk paragrafta, eğer sizin de daha önce söylediğiniz gibi bir kayma yoksa eğer, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile Başakşehir’de 20 Mayıs 2025’te USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) yetkilileri tarafından teknik inceleme başlatıldığı yazılı. 20 Mayıs'ta USOM yetkilileri Başakşehir'de inceleme yapıyor, 26 Mayıs'ta 2025'te bir sızıntı olduğu söyleniyor. Siz bundan nasıl bir sonuç çıkarırsınız? Teknik inceleme yapıldıktan 6 gün sonra bunun "Dark Web" veya "Darknet" sayfalarında yayınlanmış olması, incelemeyi yapanlar tarafından da sızdırılmış olma ihtimalini barındırır mı?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Bu konuda teknik bir bilginiz olduğu düşüncesiyle bu soruda yorumunuzu soruyor. Yani bu anlamda incelemeyi yapan görevliler tarafından da bu anlamda bir sızdırma olma ihtimali olabilir mi? Bunun teknik olarak mümkünatı var mı? O kısmını soruyor anladığım kadarıyla Avukat Bey."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Demir:&nbsp;"Doğrudur efendim. 20 Mayıs’ta inceleme yapıldıktan hemen 6 gün sonra çünkü Darknet’e düşüyor İstanbul Senin bilgileri seçmenlerle ilgili."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emrah Yüksel:&nbsp;"Burada incelemenin başlatıldığı yazıyor. Oradaki veriler o anda teslim edildi mi edilmedi mi süreci bilmiyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Demir:&nbsp;"Evet, burada Sayın Heyet’in de dikkatini çekiyorum bu hususa. Yani teknik inceleme yapıldığından 6 gün sonra 'Dark Web'de satışa çıkıyor İstanbul Senin seçmenlerin kişisel verileri."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksel: "Veriler mobil uygulamada değilse, seçim akşamında kullanılması mümkün değildir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Mahkeme Başkanı da İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel'e sorular sordu.&nbsp;Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi'nin (USOM) raporuna göre, sandık verilerinin nerede bulunduğuna ilişkin soru üzerine Yüksel,&nbsp;"İddia edilen, bir mobil uygulamayla, 2024 seçimlerinde sandık verilerinin burada kullanıldığı söyleniyor. Ancak eğer bu veriler mobil uygulamada değilse, seçim akşamında kullanılması mümkün değildir, Sayın Başkanım. Yani siz UYAP ekranına girdiğinizde size tanımlanmış özelliklere erişirsiniz. Ama UYAP’ın sunucusunda birden fazla uygulama olabilir; bunlara erişemezsiniz. Dolayısıyla uygulamanın ana amacı açısından bakıldığında, seçimde kullanılmak üzere o sandık verilerinin kullanılmadığını gösteriyor. Yani sandık verileri bu uygulamada yok. Bu uygulama hayata geçmemiş, dışarıdan erişilemeyen bir uygulamadır" yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Savcılık o kadar hasmane, o kadar düşmanca bir soruşturma yürüttü ki"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy’un avukatının savunmasına geçildi. Berksoy, savunmasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ya el insaf! El insaf! İBB Hanem ile İstanbul Senin uygulamasının farkını anlayamamış bu USOM, kalkıp şu raporu hazırlamış. Garibanlar: Uras tutuklu, Emrah tutuklu, Çağlar tutuklu, Yusuf Utku Şahin tutuklu. Müvekkilim Yusuf Utku Şahin’in ismini söylerken bir algı oluştu. Emrah Yüksel’in sunmuş olduğu dilekçeyi okudum, üzülerek okudum. 'Emrah Yüksel etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiş de bu minvalde beyan vermiş de işte nasıl olmuşsa faydalanamamışız' deniyor ve onun ismini de vermedik. Onun hakkına girmişsek hakkını helal etsin; kendisinden özür diliyorum. Müvekkilim adına özür diliyorum. Ama savcılık o kadar hasmane, o kadar düşmanca bir soruşturma yürüttü ki… Emrah Yüksel’in, Cahit Cihat Sarı savcımızın nasıl ifade aldığını herkes burada iyi biliyor. Bunu anlatmama gerek yok. Yani tabiri caizse biz oturduk, sorular hazır. Mail gösteriliyor: 'Yusuf Utku Şahin’i tanıyor musun? İletişim çadırında kim var?' Şimdi müvekkil, tanıdığı ya da mailde ismini gördüğü kişiyi 'bilmiyorum' dese, 'Acaba suçlu duruma mı düşeceğim?' diye düşünür. Söylese… Gariban Yusuf Utku Şahin’in burada tutuklanacağını nereden bilecek? Emrah Yüksel ne kadar haksız bir tutukluluk içerisindeyse, Yusuf Utku Şahin de o kadar haksız bir tutukluluk içerisindedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çıldıracağım! Vallahi bir gün şu cübbeyi üstümden çıkarıp atacağım; ruhsatımı mı yakacağım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hep birlikte bir kurtuluş yolu aradıklarını söyleyen avukat Berksoy,&nbsp;"Ne yapsak derdimizi anlatamıyoruz. Biliyorum, avukatız; ilişkilerimizi profesyonel bir düzeyde yürütmemiz lazım. Biliyorum, avukatız; müvekkilimizle elbette bir maddi menfaat ilişkimiz var, hayatımızı bu işten kazanıyoruz. Kişiselleştirmemem lazım ama nasıl kişiselleştirmeyeyim bu dosyayı? Emrah Yüksel’in ifade verdiği gün salıverilmesi gerekiyordu. Yatarı olmayan dosyalardan bahsediyoruz; bu nasıl anlam ifade etmez? Vallahi çıldıracağım! Vallahi bir gün şu cübbeyi üstümden çıkarıp atacağım; ruhsatımı mı yakacağım, ne yapacağım bilmiyorum!&nbsp;Nasıl anlam ifade etmez? En kötü ihtimalle diyoruz ki ceza hukukunun amacı nedir? Kişilerin kanunlara uymamaları hâlinde cezai müeyyideye tabi olmalarıdır. Neye tabidir? Adli para cezasına, hapis cezasına…&nbsp;Ama burada, kişinin alabileceği hapis cezasının yatarı yok" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya ara verildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı’nın duruşmaya 1 saatlik ara vermesinin ardından Ekrem İmamoğlu, kendisiyle aynı dosyadan tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan’la birlikte avukatlarının olduğu alana gitti.&nbsp;İmamoğlu ve Pehlivan, duruşma salonundan en son ayrılan iki tutuklu isim olurken, izleyenler alkışlarla destek verdi. İmamoğlu ise izleyicilere el salladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 14:59:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-17-gun-imamoglundan-savciliga-bu-dava-cokmustur-coken-bir-sey-daha-vardir-o-da-iddia-makamidir-h161279.html">İBB Davası&apos;nda 17. gün... İmamoğlundan Savcılığa: Bu dava çökmüştür. Çöken bir şey daha vardır, o da iddia makamıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kisacik-byd-yatirimini-sordu-tesvikler-cepte-fabrika-nerede-h161278.html</link>
		<title>Kısacık BYD Yatırımını Sordu: Teşvikler Cepte, Fabrika Nerede?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili
Sadullah Kısacık, Çinli otomotiv firması BYD’nin Manisa’da kurmayı taahhüt
ettiği 1 milyar dolarlık fabrika yatırımı kapsamında sağlanan ayrıcalıklara
rağmen aradan geçen yaklaşık iki yıl içinde yatırımın gerçekleşmemesine tepki
gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fabrikanın Yerinde Yeller Esiyor<br />
DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, genel merkez saha ziyaretleri<br />
kapsamında Manisa’da Çinli otomotiv devi BYD’nin yatırım yapmayı taahhüt<br />
ettiği bölgede incelemelerde bulundu. İncelemeleri üzerinde<br />
değerlendirmelerde bulunan Kısacık, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile BYD<br />
arasında yapılan antlaşma kapsamında Çinli otomotiv devine verilen teşvik ve<br />
vergi ayrıcalıklarına rağmen yatırım planlanan alanda hiçbir ilerleme olmadığını<br />
dile getirdi. Kısacık, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile imzalanan antlaşma<br />
karşılığında yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla yıllık 150 bin araç üretim<br />
kapasiteli ve 5 bin kişilik istihdam sağlama taahhüdünde bulunan BYD’ye %40<br />
ek gümrük vergisi muafiyeti verildi. Ayrıca şarj edilebilir hibrit araçlarda ÖTV<br />
oranı %80’den %30’a düşürüldü. Aradan geçen yaklaşık iki yıl süreye rağmen<br />
aldığı teşvik ve muafiyetlerle sadece 2025 yılında 45.537 araç satışından<br />
milyarca lira kâr elde eden BYD, taahhüt ettiği fabrika yatırımını hala<br />
gerçekleştirmedi. Zemine dökülmüş beton, birkaç konteyner barınak ve bir<br />
miktar demir yığını dışında yatırım adına hiçbir şey yok”, ifadeleriyle<br />
Manisa’daki fabrika için somut güçlü bir adım atılmadığını vurguladı.<br />
Yine mi Kandırıldınız?<br />
BYD’nin aldığı teşvik ve muafiyetlere karşılık hala yatırım girişiminde<br />
bulunmamasıyla ilgili olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na yönelik<br />
eleştirilerde bulunan Kısacık, “Karşılaştığımız manzara karşılığında BYD onca<br />
teşvik ve muafiyetle milyarlarca lira kârı cebine indirdi, yani açıkçası bakanlık ve</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadullah KISACIK<br />
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı<br />
Adana Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Halkla İlişkiler Binası<br />
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">iktidarı kandırdı. Buradan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a<br />
soruyorum. İmza törenleri yapıldı, yatırım müjdeleri verildi. Peki BYD nerede?<br />
Manisa’ya yapılacak olan yatırım nerede? Manisa’ya yapılacağı söylenilen Çin<br />
Mahallesi nerede? Yine mi kandırıldınız? Bir ay değil, iki ay değil, 6 ay değil! İki<br />
yıl olmuş ama ortada yatırım yok”. Yatırıma umut bağlayan Manisalı<br />
vatandaşların beklentilerini de değerlendiren Kısacık, “Manisalı<br />
vatandaşlarımızla da gecikmiş olan yatırımı konuştuk. Burada tam bir hayal<br />
kırıklığı var. Manisa bu yatırıma umut bağlamış, insanlar bu yatırım gelecek diye<br />
hazırlık yapmışlar ama ortada hiçbir girişim yok. Şu anda Manisalı<br />
vatandaşlarımızda çok büyük bir karamsarlık var”, diyerek Manisalıların<br />
beklentilerinin boşa çıkarıldığını söyledi.<br />
Bakanlık Açıklama Yapmak Zorunda<br />
Sürecin şeffaf yürütülmediğine dikkat çeken Kısacık, verilen teşviklerin hangi<br />
şartlara bağlandığının ve yatırım takviminin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini<br />
belirterek, “Bu milletin cebinden çıkan vergilerle verilen teşvik karşılığında<br />
BYD’nin söz verdiği yatırım nerde? BYD bu yatırımı yapacak mı? Bakanlık ve<br />
iktidar kamuoyuna ve millete bir açıklama yapmalıdır. Milletvekillerinin sorduğu<br />
sorulara, verdiği soru önergelerine geçiştirmeden açıkça cevap verilmelidir”,<br />
dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 14:44:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kisacik-byd-yatirimini-sordu-tesvikler-cepte-fabrika-nerede-h161278.html">Kısacık BYD Yatırımını Sordu: Teşvikler Cepte, Fabrika Nerede?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/israilin-istanbul-baskonsoloslugu-yakinlarinda-catisma-vali-davut-gul-teroristlerden-birisi-olduruldu-iki-terorist-de-yarali-olarak-etkisiz-hale-getirildi-h161277.html</link>
		<title>İsrail&apos;in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında çatışma... Vali Davut Gül: Teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, &quot;Levent&#039;te Yapı Kredi Plaza&#039;nın önünde güvenlik tedbirleri alan polislerimize saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde iki polisimiz hafif şekilde yaralandı, teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Valisi Davut Gül, "Levent'te Yapı Kredi Plaza'nın önünde güvenlik tedbirleri alan polislerimize saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde iki polisimiz hafif şekilde yaralandı, teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Valisi Davut Gül, konuya ilişkin olay yerinde yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Arkadaşlar, hepimize geçmiş olsun. Levent’te Yapı Kredi Plaza’nın önünde güvenlik tedbirleri alan polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde iki polisimiz hafif şekilde yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Öncelikle başta İstanbul Emniyet Müdürümüz olmak üzere bütün ekibini tebrik ediyorum. Bu büyük saldırıyı, hamdolsun polislerimiz tedbirleri sayesinde, önlemleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ölenlerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Sizlere belli periyotlarla bu konuda bilgilendireceğiz. Provokasyon kokan bir hareket. Biliyorsunuz bu bölgede Yapı Kredi var, aslında. Yapı Kredi’nin yanında diğer iş yerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta yaklaşık 2,5 yıldır herhangi bir faaliyet yok. Yani dolayısıyla burada konsoloslukta devam eden bir çalışma ya da yaşayan herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor. Yapı Kredi’nin önünde olan bu olayı tüm yönleriyle emniyetimiz çalışmaya başladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırıyı 3 kişi gerçekleştirdi. Üç kişinin tamamı da etkisiz hale getirildi. Birisi ölü olarak ele geçirildi, iki kişi de yaralı olarak ele geçirildi. Araçla gelmişler. Biliyorsunuz burası zaten ana yol. Dolayısıyla da her gün binlerce, on binlerce aracın geçtiği bir yer. Araçla gelmişler. Uzun namlulu silahları var. Aynı şekilde tabancaları da var. Şimdilik sizlere vereceğimiz bilgiler bu kadar. Hepimize geçmiş olsun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 14:21:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/israilin-istanbul-baskonsoloslugu-yakinlarinda-catisma-vali-davut-gul-teroristlerden-birisi-olduruldu-iki-terorist-de-yarali-olarak-etkisiz-hale-getirildi-h161277.html">İsrail&apos;in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında çatışma... Vali Davut Gül: Teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-gubre-fide-mazot-derken-elektrige-gelen-25lik-zam-ayni-zamanda-tarim-kesimini-de-etkileyecek-h161276.html</link>
		<title>Gürer, Gübre, fide, mazot derken elektriğe gelen %25lik zam aynı zamanda tarım kesimini de etkileyecek</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’de
yaptığı açıklamada elektriğe gelen yüzde 25’lik zammın tarım sektörünü doğrudan etkileyeceğini
belirterek, çiftçinin sulama maliyetlerindeki artış nedeniyle ciddi bir üretim maliyet artışı ile karşı
karşıya kalabileceğini söyledi. Gürer, girdi maliyetlerinin zaten yüksek olduğunu vurgulayarak,
gübre ve mazot sonrası elektrik zammının üretimi daha da zorlaştıracağını ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ELEKTRİĞE YÜZDE 25 ZAM TARIMIDA VURDU”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ÇİFTÇİ DAHA EKMEDEN YÜZDE 40 MALİYET ARTIŞIYLA KARŞI KARŞIYA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ELEKTRİK ZAMMI TARIMI DOĞRUDAN ETKİLEYECEK”<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre, tohum,ilaç,fide ve mazot maliyetleriyle oluşan<br />
artışların elektriğe yapılan zamla sulama suyu fiyatında da önemli fiyat artışları oluşturacağını ve bu<br />
durumun üretim maliyetlerini arttıracağını belirtti.<br />
Gürer, “Gübre, fide, mazot derken elektriğe gelen %25’lik zam aynı zamanda tarım kesimini de<br />
etkileyecek. Çiftçiler daha pahalıya sulama suyu kullanmak zorunda kalacak. Girdi maliyetlerindeki<br />
artış çiftçiyi düşündürüyor,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YERALTI SULARIYLA SULAMA YAPAN BÖLGELER DAHA FAZLA ETKİLENECEK<br />
Bölgede sulamanın büyük oranda yeraltı sularıyla yapıldığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer<br />
FethiGürer, özellikle elektrik maliyetlerindeki artışın sulama suyu maliyeti artışının üreticiyi zor<br />
durumda bırakacağını belirterek, “Bölgemizde trafolarla yeraltından su çekiliyor. Niğde’de, Konya’da,<br />
Aksaray’da ve birçok yerde kuyulardan elektrikle su çekiliyor. Sulama suyu bedeli sezon sonundan<br />
önce alındığında çiftçiler sıkıntı da yaşıyor. Gübresinde, ilacında, fidesinde, tohumunda, mazotunda<br />
çiftçi etkilenirken bu kez elektriğe gelen zamla çiftçi ‘Ben bu tarlayı nasıl sulayacağım?’ diye<br />
düşünüyor. Çünkü verim alabilmek için suya ihtiyaç var,” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SU VERİMLİLİK DEMEK”<br />
Gürer, sulamanın verim açısından kritik önemde olduğunu belirterek, kuru ve sulu tarım arasındaki<br />
farkı rakamlarla anlattı:<br />
“Kuru tarımda bir dönümde TÜİK verilerine göre 270 kilo buğday alınırken, bazı bölgelerde bunun<br />
140 kg kadar düşebiliyor , sulu tarımda ise 550’den 800 kiloya kadar buğday alınabiliyor. Su verimlilik<br />
demek. Su, çiftçi için hayat, can demek. Ama şimdi elektriğe gelen zamla sulama suyunun fiyatı<br />
artacak Bu yıl geçen yıla göre daha iyi yağışta olsa sulama için suya ihtiyaç var. İç Anadolu sular daha<br />
çok yeraltı kuyularından elektrikle çekiliyor.Şalter basıldığında % 25 zamlı ödeme oluşacak .”dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SULAMA ÜCRETLERİNE YÜZDE 40 ZAM BEKLENİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl sulama fiyatlarının kuyulara göre değiştiğini belirten Sulama Kooperatif yöneticisi Mustafa<br />
Çetinkol, geçen yıl kuyusuna göre 350–400 lira arasında değişen fiyatların bu sene Toprak Su<br />
Kooperatifinde dahi % 25 ile 40’lık bir zam olabilmesi öngörülüyor Bu artış üretici için ek külfet ve yük<br />
olacaktır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİSİ DAHA DA ZOR DURUMDA<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Misli Ovası’nda patates üretiminin yoğun olduğunu ve<br />
sulama maliyetlerinin burada daha belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Bölgede özellikle Misli<br />
Ovası’nda patates yeraltından çıkan suyla sulanır. Yılda en az 14 kere sulama yapmak zorunda. Bu<br />
fiyatlarla çiftçi daha toprağa tohumu koymadan geçen yıla göre gübresi, ilacı, suyu ve elektrik<br />
gideriyle en az %40 maliyet artışıyla karşı karşıya. Bu artış daha da katlanarak devam edecek ve çiftçi<br />
ürettiği üründe yaşadığı sorunları maliyete yansıtacak,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SULAMA KOOPERATİFLER BİLE ZAM YAPMAK ZORUNDA”<br />
Artan elektrik maliyetlerinin kooperatifleri de zor durumda bıraktığını ifade eden Ömer Fethi Gürer,<br />
sulama fiyatlarının kaçınılmaz olarak artacağını belirtti:<br />
“Kooperatif dahi suya zam yapmak zorunda kalacak. Çünkü sulama suyunun maliyeti, elektriğe gelen<br />
%25’lik zamla daha da artmış olacak. Trafoları olanlar sulamak için su çekmeye başladığı an elektrik<br />
fiyatı en az % 25 artarken suyu kooperatif alanda benze artışlarla karşılaşacak ve sulama da dahi<br />
olabilecek kısıntıya gitmek zorunda kalacak. DAP gübre tonu 40 bin TL, ÜRE gübre tonu 33 bin TL<br />
çıktığı, mazotun 80 lirayı aştığı, tohumdan ilaca fiyatların her ay zamlandığı süreçte elektrik için gelen<br />
zam bu kere sulama suyu içinde ek fiyat artışı yarattı. Artan her girdi ürün maliyeti için yeni artışı<br />
getiriyor. Sonuçta düşük alım fiyatları oluşursa çiftçi derdi daha da büyür” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 14:03:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-gubre-fide-mazot-derken-elektrige-gelen-25lik-zam-ayni-zamanda-tarim-kesimini-de-etkileyecek-h161276.html">Gürer, Gübre, fide, mazot derken elektriğe gelen %25lik zam aynı zamanda tarım kesimini de etkileyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/meslek-fabrikasi-direnisi-devam-ediyor-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-bu-sehir-oldubittilere-teslim-edilemez-h161275.html</link>
		<title>Meslek Fabrikası direnişi devam ediyor İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: Bu şehir, oldubittilere teslim edilemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi&#039;nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlatılan direniş devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, direniş alanında yaptığı açıklamada, &quot;Ortada devam eden bir yargı ve kesinleşmeyen bir karar var. Dün sabaha karşı yapılan bu işlem hukuki bir işlem değildir. İzmir, hukuk kentidir. Bu şehir, oldubittilere teslim edilemez. O nedenle halkımızın her şeyi doğrusuyla anlamasını ve sesini yükseltmesini bekliyoruz. Ben dün geceden itibaren buradayım, yine sabaha kadar burada olacağım&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlatılan direniş devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, direniş alanında yaptığı açıklamada, "Ortada devam eden bir yargı ve kesinleşmeyen bir karar var. Dün sabaha karşı yapılan bu işlem hukuki bir işlem değildir. İzmir, hukuk kentidir. Bu şehir, oldubittilere teslim edilemez. O nedenle halkımızın her şeyi doğrusuyla anlamasını ve sesini yükseltmesini bekliyoruz. Ben dün geceden itibaren buradayım, yine sabaha kadar burada olacağım" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlatılan direniş 2. gününde devam ediyor.<br />
Direniş boyunca alanda olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, il yönetimi, sendika ve STK temsilcileriyle sabah saatlerinde alanda gerçekleştirdikleri toplantının ardından basın açıklaması yaptılar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay da katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tugay: “Meslek Fabrikası’nın bahçesinden bile alınmadım”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, dünden bu yana yaşanan sürece işaret ederek, "Bugün yine iyi bir gün yaşamıyoruz. Dün sabahın erken saatlerinden beri hepimizi üzen ve zaman zaman geren bir olay yaşıyoruz. Dün burada neler yaşandığını herkesin bilmesi ve kimsenin unutmaması gerekiyor. Demek ki Türkiye’de bunlar olabiliyormuş ve bir kez yaşattıkları gibi başka zaman da yaşatabilirler. Dün bir tahliye girişimi oldu. Tahliye ettikleri sadece belediyenin personeli oldu. Onun dışında olan biten her şey oldu bitti şeklinde oldu. Sabah saat 05.00 civarında yüzlerce polisle Meslek Fabrikası’nın etrafı çevrildi, personelin, avukatların, yöneticilerin içeri girmesi engellendi. Çok az arkadaşımız girebildi. Ben girebilen şanslılardan değilim. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin başkanıyım Meslek Fabrikası’nın bahçesinden bile alınmadım. Mülki amirlerle konuyu görüşmek istedim ama bunlara cevap bile verilmedi. Sabaha kadar kapıdaydım, içeriye bir adım bile atamadım. Demek ki bunlar Türkiye’de olabiliyormuş” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yargıdan önce fiili bir durum yaratıldı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Binaya ilişkin tahliye yazısının belediyeye gönderilmediğinin altını çizen Tugay, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İzmir halkının şunu bilmesi gerek, mülkiyetle ilgili itilaflı bir konu var fakat bununla ilgili dava süreci devam ediyor. Sanki dava sonuçlanmış gibi konuşuyor AKP’li siyasetçiler. Mülkiyet davası devam ediyor. Üstelik mülkiyetle ilgili iddia, yasanın açık hükümlerine aykırı şekilde ileri sürdürülüyor. Bir vakfın adı kullanılıyor. Beyazıt Baba Vakfı. Arkadaşlarımız araştırıp buldular. Osmanlı zamanının kayıtlarında bu vakıf, hukuken ortadan kaldırılmış bir vakıf. O dönemin padişahı bu vakfı kapatmış. Yani bu hayali, gerçekte olmayan bir vakıf. Bunlar kayıtlarda var. Meslek Fabrikası’nın tapusunda şu anda o vakfın adı yazıyor. Var olmayan bir vakıf adına mülkiyet iddiası ortaya koyuyor Vakıflar Genel Müdürlüğü ve AKP’li vekiller tarafından. Bu binanın yapılmasında Vakıflar’ın bir katkısı yok. Ortada ciddi bir mülkiyet tartışması var. Mahkeme de sonuçlanmadı. Ama buna rağmen dün Meslek Fabrikası’nın etrafı polis tarafından çevrelendi ve çalışanlar içeri alınmadı. Saat 07.40’ta tahliyeler başladı. Kaymakamlığın daha önce yazdığı ‘tahliye’ yazısına karşı itiraz hakkımızı kullanmıştık. Kaymakamlığın 'itirazınızı reddediyorum' ya da 'kabul ediyorum' diye yazı yazmış olması gerekiyordu. Bizim bildiğimiz devlet böyle yönetilir. Ama hiçbir yazı yazmadan insanlar dahi uyanmadan gayrihukuki ve gayrietik bir şekilde tahliye işlemi yapıldı. Yargı süreci yok sayıldı. Ortada tam ve denetlenebilir bir mahkeme kararı da yoktu. İtirazlarımız sürerken tahliye işlemi başlatıldı. Yargıdan önce fiili bir durum yaratıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Belediyeye ait yüz milyonlarca liralık kamu malına el konuldu”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Henüz ortada olmayan bu karar, tahliye günü akşam saatlerinde tahliye biterken UYAP sistemine yüklendi. Ama tahliye işlemi önceden yapıldı. İçeride belediyeye ait yüz milyonlarca liralık kamu malına el konuldu dün. Çalışanlarımızın kişisel eşyaları içeride kaldı ve almalarına izin vermediler. Bu bina tescilli bir kültür varlığı. Bir kültür varlığına dün zarar verdiler. Kapılar tokmakla zorlanarak kırıldı ve değiştirildi. Yetkisi olmayan özel güvenlik, girişleri engelledi. Hukuki tespit yapılması bile engellendi. Dün işlemler yapılırken kameralar çalışmasın diye binanın elektriğini kestiler. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden biri Atatürk imzalı tapu belgesi pankartını, dışarıda tepki gösteren vatandaşları tahrik etmek amacıyla keserek attı. Ortada devam eden bir yargı ve kesinleşmeyen bir karar var. Dün sabaha karşı yapılan bu işlem hukuki bir işlem değildir. İzmir, hukuk kentidir. Bu şehir, oldubittilere teslim edilemez. O nedenle halkımızın her şeyi doğrusuyla anlamasını ve sesini yükseltmesini bekliyoruz. Ben dün geceden itibaren buradayım, yine sabaha kadar burada olacağım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güç: “İlk eylemimiz yarın burada 18.00’de olacak”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP İzmir İl Başkanı Güç de ortak akılla hareket ettiklerini kaydederek, eylem planlarını ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zorlu bir süreç içerisinde bırakıldık. Bizler istişare kültürünü burada sağlamak için STK paydaşlarımızla bir araya geldik ve önümüzdeki eylem sürecinin planlamasını yaptık. Bizler CHP’nin üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak İzmirli çocukların, gençlerin ve kadınların eğitim gördüğü Meslek Fabrikası’na sahip çıkmaya ve direnmeye devam etmeye karar verdik. Buranın İzmir için önemli olduğunu tüm ülkeye anlatacağız. Binlerce insan buradan eğitim alarak iş sahibi oldu. Bu kurum sadece bir tarihi bina değil, bu kurum eğitim kurumu. Bir eğitim kurumu bu duruma düşmemeli. İzmir halkı olarak bunu kabul etmiyoruz. Hukuki çerçeve içerisinde mücadelemizi devam ettireceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk eylemimiz yarın burada 18.00’de olacak. Büyük bir eylem kararı aldık. STK’larımız, derneklerimiz ve sendikalarımız burada olacaklar. Onların da katkılarıyla beraber ilk büyük eylemimizi yarın yapacağız. İzmir halkını gençlerine ve kadınlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu baskıya boyun eğmeden halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki mağdur biz değiliz, halkımız. Bugün ekonomi darmadağın. Kadınlar, gençler mutsuz. Ülke mutsuzluk ülkesi haline geldi. Biz bunu kabul edemiyoruz, bunun mücadelesini veriyoruz. Bu dayanışmanın devam edeceğini duyuruyoruz. Bizler birleşe birleşe mücadele ederek kazanacağız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 13:34:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/meslek-fabrikasi-direnisi-devam-ediyor-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-bu-sehir-oldubittilere-teslim-edilemez-h161275.html">Meslek Fabrikası direnişi devam ediyor İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: Bu şehir, oldubittilere teslim edilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/israilin-istanbul-baskonsoloslugu-yakinlarinda-silah-sesleri-duyuldu-h161274.html</link>
		<title>İsrail&apos;in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında silah sesleri duyuldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail&#039;in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında silah sesleri duyuldu. Olay yerine çok sayıda polis sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında silah sesleri duyuldu.&nbsp;Olay yerine çok sayıda polis sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Levent'te bulunan İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu etrafında öğlen saatlerinde silah sesleri duyuldu. Görgü tanıklarının ifadelerine göre Başkonsolosluk civarında bir çatışma yaşandığı ve çatışmanın ardından bir polis memurunun yaralandığı belirtildi. Bölgeye çok sayıda polis sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuya yakın kaynaklar, şu anda Türkiye'de İsrailli diplomat bulunmadığının altını çizdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 13:11:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/israilin-istanbul-baskonsoloslugu-yakinlarinda-silah-sesleri-duyuldu-h161274.html">İsrail&apos;in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında silah sesleri duyuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chp-kirklareli-milletvekili-fahri-ozkandan-saglik-bakani-profdrkemal-memisogluna-yanik-hastanesi-sorusu-h161273.html</link>
		<title>CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkandan Sağlık Bakanı Prof.Dr.Kemal Memişoğluna Yanık Hastanesi sorusu</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan, yoğun bir sanayi bölgesi olmakla birlikte, tarım,
gıda ve tekstil sektörüne ev sahipliği yapan Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne’yi kapsayan
Trakya Bölgesi’nde müstakil bir &amp;quot;Yanık Hastanesi&amp;quot; veya “Tam Teşekküllü Bir Yanık
Tedavi Ünitesi” olmaması nedeniyle Sağlık Bakanı Prof.Dr. Kemal Memişoğlu’nun
yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Önergesinde, 2025 yılı verilerine göre Kırklareli’nde 379.595 kişi, Edirne’de 422.438<br />
kişi, Tekirdağ’da 1.208.441 kişi olmak üzere toplam 2.010.474 kişinin yaşadığını ifade<br />
eden Özkan, şu an mevcut 15’den fazla Organize Sanayi Bölgesi’nin, binlerce fabrika<br />
ve üretim tesisinin bulunduğu Trakya Bölgesi’nde her an yaşanabilecek olumsuz bir<br />
duruma karşı tedavi imkanı olan bir “Yanık Hastanesi” olmaması kabul edilemez, dedi.<br />
Bölgedeki bazı eğitim ve araştırma hastanelerinde basit yaralanmalara müdahale<br />
edecek yanık tedavi üniteleri hizmet verse de ciddi ve kapsamlı yanık vakaları için<br />
hastalar İstanbul veya yakın illerdeki yanık hastanelerine yönlendirilmektedir. Bu<br />
durum acil ve ivedi tedavi gerektiren bu tür yanık vakalarında hastaların tedavilerinin<br />
gecikmesine, hatta ölümlerine neden olmaktadır, dedi.<br />
Bilindiği üzere Lüleburgaz’da Ramazan Bayramı’nın birinci gününde yaşanan elim<br />
patlamada Kerem Şengün olay anında yaşamını yitirmiş, ağır yaralı olarak kurtulan<br />
Eralp Çoralı ise bölgede tedavi hizmeti verecek hastane olmadığı için 347 kilometre<br />
uzaklıktaki Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yer alan Yanık Ünitesinde tedavi altına alınmış,<br />
ancak 2 Nisan 2026 tarihinde maalesef tüm müdahalelere rağmen hayatını<br />
kaybetmiştir.<br />
Önergesinde son 5 yıl içerisinde Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne illerinde meydana gelen<br />
herhangi bir vaka nedeniyle yanık tedavisi gören hasta sayısını soran Özkan, yine “son<br />
5 yıl içerisinde yanık ünitesi olmaması nedeniyle Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne<br />
illerinden başka illere tedavi için gönderilen hasta sayısı kaç kişidir?” diye sordu.<br />
Bu hastalardan yolda ve hastanelerde yaşamını yitiren vatandaşlarımız var mıdır? Var<br />
ise sayısı nedir? diye soran Özkan, Sağlık Bakanlığı olarak Trakya Bölgesi’nde veya<br />
Kırklareli, Edirne ya da Tekirdağ’da tam teşekküllü “Yanık Tedavi Merkezi”, “Yanık<br />
Hastanesi” kurulması hususunda planlamalar var mıdır? Var ise hangi aşamadadır?<br />
diye sordu.<br />
Yanık sonucu yaralanmalarda ilk saatlerin hastanın kurtulması ve sonrasında alacağı<br />
tedavilerin olumlu sonuçlanması için hayati önem taşıdığını belirten Özkan, İnsan<br />
hayatı her şeyden kıymetlidir. Sağlık sisteminde çağ atladığını iddia eden iktidara ve<br />
Sağlık Bakanlığı’na acilen Trakya’da bir yanık tedavi merkezi kurulması için gerekli<br />
girişimleri yapmaya davet ediyorum, dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 13:05:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chp-kirklareli-milletvekili-fahri-ozkandan-saglik-bakani-profdrkemal-memisogluna-yanik-hastanesi-sorusu-h161273.html">CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkandan Sağlık Bakanı Prof.Dr.Kemal Memişoğluna Yanık Hastanesi sorusu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nasanin-artemis-ii-ekibi-ayin-dunyaya-en-uzak-mesafeye-ulasti-h161272.html</link>
		<title>NASA&apos;nın Artemis II ekibi, Ay&apos;ın Dünya&apos;ya en uzak mesafeye ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[NASA&#039;nın Artemis II görevi kapsamındaki astronotlar, Ay&#039;ın Dünya&#039;ya en uzaktaki altı saatlik geçişini yaptı. Bu geçişle insanlık tarihindeki en uzak mesafeye ulaşan astronotlar, Ay&#039;a ilişkin önemli incelemeler gerçekleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">NASA'nın Artemis II görevi kapsamındaki astronotlar, Ay'ın Dünya'ya en uzaktaki altı saatlik geçişini yaptı. Bu geçişle insanlık tarihindeki en uzak mesafeye ulaşan astronotlar, Ay'a ilişkin önemli incelemeler gerçekleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NASA'nın Artemis II görevindeki astronotlar Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Kanada'lı Jeremy Hansen, dün Ay'ın Dünya'ya en uzak altı saat süren bir geçiş gerçekleştirdi. Önceki rekor, 1970'te Apollo 13 tarafından kırılmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orion uzay aracıyla Dünya'dan yaklaşık 402 bin kilometre uzaklığa ulaşan ekip, insanlık tarihindeki en uzak mesafeye uçtu. Mürettebat, daha önce Dünya'dan gözlemlenemeyen ayların kraterleri ve meteor çarpmaları gibi nadir fenomenleri inceleme fırsatı buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçiş sırasında astronotlar, "Dünya'nın Ay'ın ufku ile birlikte doğup batışını" fotoğrafladı. Ay, kendi içeriği etrafında dönerken uzak taraf her zaman Dünya'dan gizli tutulduğu için bu manzara yalnızca Artemis ve Apollo ekibine katılıp gözlemlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NASA Johnson Uzay Merkezi'ndeki bilim insanları, personelin gözlemlerini eş zamanlı olarak kaydetti. Astronot Koch, "En muhteşem anlardan birinin “Ay'ın uzak tarafından geri döndüğü Dünya'yı gördüğünü" belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan canlı anahtarla astronotları tebrik etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artemis programı, 2028'e kadar Ay'a insanlı inişleri tekrarlamayı ve uzun vadeli bir ABD Ay varlığını hedefliyor. Program ayrıca Mars'a yapılacak insanlı işlemler için bir test alanı ve araştırma fırsatı sunmayı amaçlıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 12:35:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nasanin-artemis-ii-ekibi-ayin-dunyaya-en-uzak-mesafeye-ulasti-h161272.html">NASA&apos;nın Artemis II ekibi, Ay&apos;ın Dünya&apos;ya en uzak mesafeye ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-17-gun-gergin-basladi-savcidan-ekrem-imamogluna-haddinizi-asarsaniz-haddinizi-bildiriniz-h161271.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 17. gün gergin başladı... Savcıdan Ekrem İmamoğlu&apos;na: Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiriniz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin başkan adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 17. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşma savcısı ise oturum açıldı İmamoğlu&#039;na dönerek, &quot;Dün duruşmada &#039;iddia makamı bir suç örgütüdür&#039; demişsiniz. Doğru mu? İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiriniz&quot; dedi. İmamoğlu&#039;nun avukatı Tora Pekin ise savcının bu sözlerine tepki göstererek, &quot;Böyle bir şey diyemez Sayın Mahkeme Başkanı&quot; dedi. İmamoğlu da savcıya &quot;Kabadayılık yapmayın&quot; deyince Savcı, &quot;Kabadayılık sözü konusu değil. Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelemek adına beyanlardan vazgeçin&quot; dedi. Mahkeme Başkanı taraflarını sakinleştirmeye çalıştı. Duruşma devam ediyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 17. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşma savcısı ise oturum açıldı İmamoğlu'na dönerek, "Dün duruşmada 'iddia makamı bir suç örgütüdür' demişsiniz. Doğru mu? İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiriniz" dedi. İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin ise savcının bu sözlerine tepki göstererek, "Böyle bir şey diyemez Sayın Mahkeme Başkanı" dedi. İmamoğlu da savcıya "Kabadayılık yapmayın" deyince Savcı, "Kabadayılık sözü konusu değil. Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelemek adına beyanlardan vazgeçin" dedi. Mahkeme Başkanı taraflarını sakinleştirmeye çalıştı. Duruşma devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 17., İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık sayısı 414 oldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu Belediyesi'ne bağlı Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutukluluk 7 kişinin bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutukluluk 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının görevlerinden uzaklaştırılmasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da orada bulunan sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da dinlenmeye geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona dönüştürülürken, izleyici bölümünde bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini belirtmeye selamlamaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar dışarı çıkıyor. Avukatların olduğu bölüm el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, yapılıyor, bu noktada yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" "Ekrem Başkan, seni göreceğim" ve "Ekrem başkanım, her şey çok güzel olacak" sloganları attı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aykut Erdoğdu dün tepki göstermişti, bugün yemek sorunu çözüldü</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti saat 10.48'de salona geldi. Mahkeme Başkanı, “Dünkü yemek hususu ile ilgili konu çözüme kavuşturuldu sanırım” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcıdan İmamoğlu'na: “Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiriniz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından duruşmacı, oturum açtığı Ekrem İmamoğlu'na dönerek, "Dün duruşmada 'iddia makamı bir suç örgütüdür' demişsiniz. Doğru mu? İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin ise savcının bu sözlerine tepki göstererek, "Böyle bir şey diyemez Sayın Mahkeme Başkanı" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu da "Kabadayılık yapmayın" deyince Savcı, "Kabadayılık sözü konusu değil. Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelemek adına beyanlardan vazgeçin" diye konuştu. Mahkeme Başkanı, tarafları sakinleştirmeye çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma bitiminde dün salondan ayrılmışken, "Bu dosyaya itibar edebiliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki… İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür" diyen İmamoğlu'na, "kamu soruşturmasına itiraz" suçlamasıyla yeni bir soruşturma başlatılmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel'in çapraz sorgusuyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 12:13:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-17-gun-gergin-basladi-savcidan-ekrem-imamogluna-haddinizi-asarsaniz-haddinizi-bildiriniz-h161271.html">İBB Davası&apos;nda 17. gün gergin başladı... Savcıdan Ekrem İmamoğlu&apos;na: Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiriniz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/egitim-is-milli-egitim-bakanligi-genclerden-ataturke-h161270.html</link>
		<title>Eğitim-İş: Milli Eğitim Bakanlığı, &amp;quot;Gençlerden Atatürke Mektup yarışmasının okullarda duyurulmasını engellemek istedi</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı&#039;nın  &quot;Gençlerden Atatürk’e Mektup&quot; yarışmasının okullarda duyurulmasını &quot;yönergeye uygun olmadığı&quot; gerekçesiyle engellemek istendiğini belirterek, &quot;Bu ideolojik kararı tanımıyor, yarışmamızı bu anlayışa rağmen düzenliyor, herkesi bu etkinliğimize destek vermeye çağırıyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Eğitim-İş Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı'nın&nbsp; "Gençlerden Atatürk’e Mektup" yarışmasının okullarda duyurulmasını "yönergeye uygun olmadığı" gerekçesiyle engellemek istendiğini belirterek, "Bu ideolojik kararı tanımıyor, yarışmamızı bu anlayışa rağmen düzenliyor, herkesi bu etkinliğimize destek vermeye çağırıyoruz" açıklamasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş tarafından yapılan yazılı açıklamada, her yıl 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında geleneksel olarak düzenlenen "Gençlerden Atatürk’e Mektup" yarışması için gerekli belgelerin 18 Şubat 2026 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’na iletildiği bildirildi. Açıklamada, Bakanlığın "şartnamenin yönergeye uygun olmadığı" gerekçesiyle yarışmanın okullarda duyurulmasına izin vermediği, ancak gönderilen resmi yazıda eksikliklerin ne olduğunun belirtilmediği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş açıklamasında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçmiş uygulamalarına da atıfta bulunularak, "Okulların kapılarını yandaş sendikalara sonuna kadar açan, gerici vakıf ve derneklerle günaşırı protokoller imzalayan Bakanlık; bu yapıların faaliyetleri söz konusu olduğunda yönergeleri esnetebildiğini defalarca göstermiştir. Demek ki istendiğinde çözüm vardır; konu Atatürk olunca ise 'yönerge' bir anda engel haline getirilmektedir. Aynı esneklik ve çözüm üretme iradesi nedense Atatürk’ü anmaya gelince ortadan kaybolmaktadır" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevinin öğrencileri Atatürk’ün aydınlanmacı mirasından uzaklaştırmak değil, laik ve bilimsel eğitimi savunmak olduğu kaydedilen açıklamada,&nbsp;"Tüm engelleme çabaları nafiledir. Gençlerin Atatürk’e olan sevgisi hiçbir yasakçı anlayışa tabi değildir. Bu ideolojik kararı tanımıyor, yarışmamızı bu anlayışa rağmen düzenliyor, herkesi bu etkinliğimize destek vermeye çağırıyoruz" denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 11:40:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/egitim-is-milli-egitim-bakanligi-genclerden-ataturke-h161270.html">Eğitim-İş: Milli Eğitim Bakanlığı, &amp;quot;Gençlerden Atatürke Mektup yarışmasının okullarda duyurulmasını engellemek istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-tanrikulu-ndan-bakan-ciftci-ye-polislerin-h161269.html</link>
		<title>CHPli Tanrıkulu&amp;#039;ndan Bakan Çiftçi&amp;#039;ye: &amp;quot;Polislerin görev yükünün azaltılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik bir reform planı bulunmakta mıdır?&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, polislerin birçok sorunla karşı karşı kaldığını belirterek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye &quot;Polis memurlarının görev yükünün azaltılması, personel sayısının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli bir reform planı bulunmakta mıdır? Polis Haftası vesilesiyle, emniyet personelinin ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarının bütüncül biçimde ele alınmasına yönelik yeni bir yasal veya idari düzenleme yapılması planlanmakta mıdır&quot; diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, polislerin birçok sorunla karşı karşı kaldığını belirterek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye "Polis memurlarının görev yükünün azaltılması, personel sayısının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli bir reform planı bulunmakta mıdır? Polis Haftası vesilesiyle, emniyet personelinin ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarının bütüncül biçimde ele alınmasına yönelik yeni bir yasal veya idari düzenleme yapılması planlanmakta mıdır" diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Polis Haftası kapsamında emniyet personelinin özlük hakları, çalışma koşulları, intihar vakaları ve insan hakları ihlalleri iddialarına ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Polis Haftası’nın, toplum güvenliğini sağlamakla görevli emniyet personelinin fedakârlıklarının hatırlandığı bir dönem olmasının yanı sıra karşı karşıya olduğu yapısal sorunların görünür kılınması açısından da önemli bir fırsat sunduğunu söyleyen Tanrıkulu, "Son yıllarda emniyet teşkilatı bünyesinde görev yapan polis memurlarının çalışma koşulları, uzun mesai saatleri, angarya niteliğindeki görevler, liyakat tartışmaları, özlük haklarına ilişkin eksiklikler ve özellikle artan intihar vakaları kamuoyunda ciddi endişelere yol açmaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Polislerin bir çok sorunla karşı karşıya kaldığını, görev koşulları nedeniyle stres altında çalıştıklarını belirten Tanrıkulu, Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"- Son 10 yıl içerisinde emniyet teşkilatı bünyesinde görev yapan polis memurlarının intihar vakalarının yıllara göre sayısı nedir? Bu vakalara ilişkin Bakanlığınızca hazırlanmış detaylı istatistiksel analiz bulunmakta mıdır?<br />
- İntihar eden polis memurlarının geride bıraktığı mektuplar (özlü kağıtları) incelenmiş midir? Bu metinlerde öne çıkan ortak sorun başlıkları nelerdir? Bu tespitler doğrultusunda herhangi bir idari veya yapısal önlem alınmış mıdır?<br />
- Polis memurlarının çalışma saatleri, fazla mesai yükü ve dinlenme haklarına ilişkin mevcut uygulamalar nelerdir? Bu uygulamalar uluslararası çalışma standartlarıyla uyumlu mudur?<br />
- Emniyet teşkilatı bünyesinde mobbing, amir baskısı ve kurumsal psikolojik şiddet iddialarına ilişkin Bakanlığınıza son 5 yılda kaç başvuru yapılmıştır? Bu başvuruların kaçı hakkında işlem tesis edilmiştir?<br />
- Polis memurlarının ruh sağlığının korunmasına yönelik psikolojik destek, danışmanlık ve rehabilitasyon hizmetleri yeterli midir? Bu hizmetlerden yararlanan personel sayısı nedir?<br />
- 3600 ek gösterge düzenlemesinden yararlanamayan veya kısmen yararlanan emniyet personeline ilişkin Bakanlığınızın yeni bir düzenleme çalışması bulunmakta mıdır?<br />
- Tayin ve yer değiştirme süreçlerinde şeffaflık ve liyakat esaslarının sağlanmasına yönelik hangi kriterler uygulanmaktadır? Keyfi uygulamaların önlenmesi için bağımsız bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır?<br />
- Aile birliğinin korunması kapsamında eş durumu tayini, çocukların eğitim durumu ve sağlık gerekçeleri dikkate alınarak yapılan yer değişikliği taleplerinin kabul ve ret oranları nedir? Ret gerekçeleri nelerdir?<br />
- Polis memurlarının barınma, kira, ulaşım ve sosyal yaşam koşullarına ilişkin olarak büyükşehirlerde yaşanan ekonomik zorlukların giderilmesine yönelik Bakanlığınızın yürüttüğü herhangi bir destek programı var mıdır?<br />
- Emniyet teşkilatı personelinin sendikal hakları, örgütlenme özgürlüğü ve mesleki temsil mekanizmaları bakımından mevcut durum nedir? Bu alanda iyileştirme yapılması planlanmakta mıdır?<br />
- Emniyet personelinin maruz kaldığı ağır çalışma koşullarının, vatandaşlara yönelik muamelede zaman zaman insan hakları ihlallerine yol açtığı yönündeki iddialar Bakanlığınızca değerlendirilmekte midir? Bu kapsamda son 5 yılda kolluk görevlileri hakkında açılan hak ihlali ve kötü muamele soruşturmalarının sayısı nedir?<br />
- Polis memurlarının görev yükünün azaltılması, personel sayısının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli bir reform planı bulunmakta mıdır?<br />
- Polis intiharlarının önlenmesine yönelik olarak özel bir eylem planı hazırlanmış mıdır? Hazırlanmış ise bu planın içeriği ve uygulama sonuçları nelerdir?<br />
- Polis Haftası vesilesiyle, emniyet personelinin ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarının bütüncül biçimde ele alınmasına yönelik yeni bir yasal veya idari düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 11:25:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-tanrikulu-ndan-bakan-ciftci-ye-polislerin-h161269.html">CHPli Tanrıkulu&amp;#039;ndan Bakan Çiftçi&amp;#039;ye: &amp;quot;Polislerin görev yükünün azaltılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik bir reform planı bulunmakta mıdır?&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-na-dunku-durusmadaki-sozleri-nedeniyle-bir-h161268.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu&amp;#039;na, dünkü duruşmadaki sözleri nedeniyle bir soruşturma daha açıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#039;ne (İBB) yönelik davanın 16. günü sonunda salondan ayrılırken, “Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki... İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür” diye seslenen CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın 16. günü sonunda salondan ayrılırken, “Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki... İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür” diye seslenen CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 16. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, duruşma bitiminde salondan ayrılırken, "Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki... İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür" diye seslenmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık resen soruşturma başlattı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun bu sözlerine ilişkin yeni bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılığın açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir kısım basın yayın organı ile sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 esas sayılı dosyasının 06.04.2026 tarihli duruşmasında sanık Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürütmüş olduğu ve kamuoyunda İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü olarak bilinen soruşturmada görev yapan yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği anlaşılan '..bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır…' sözleri nedeniyle, 'kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret' suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.&nbsp;Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 11:06:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-na-dunku-durusmadaki-sozleri-nedeniyle-bir-h161268.html">Ekrem İmamoğlu&amp;#039;na, dünkü duruşmadaki sözleri nedeniyle bir soruşturma daha açıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mavi-vatan-2026-tatbikati-devam-ediyor-h161267.html</link>
		<title>Mavi Vatan-2026 Tatbikatı devam ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Deniz Kuvvetleri&#039;nin en büyük tatbikatlarından Mavi Vatan-2026 Tatbikatı devam ediyor. 3 Nisan&#039;da başlayan tatbikat, 9 Nisan&#039;daki fiili atış safhasıyla sona erecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Türk Deniz Kuvvetleri'nin en büyük tatbikatlarından Mavi Vatan-2026 Tatbikatı devam ediyor. 3 Nisan'da başlayan tatbikat, 9 Nisan'daki fiili atış safhasıyla sona erecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Deniz Kuvvetleri'nin en büyük tatbikatlarından Mavi Vatan-2026 Tatbikatı Donanma Komutanlığı koordinesinde yapılıyor. 3 Nisan'da başlayan ve 9 Nisan'da sona erecek tatbikat ile&nbsp;katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerini yükseltmek, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı komutanlıkların karargah ve harekat merkezlerinin sevk ve idare etkinliğini denemek, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerini değerlendirmek, diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerini geliştirmek hedefleniyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15 bin personelin katıldığı tatbikatta 120 gemi ve 50 hava vasıtası yer alıyor. Tatbikatta 3-8 Nisan günleri arasında harekata hazırlık ve fiili silah eğitimleri yapılacak. 9 Nisan'da tatbikatın Antalya Körfezi'nde fiili atış safhası gerçekleştirilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 10:43:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mavi-vatan-2026-tatbikati-devam-ediyor-h161267.html">Mavi Vatan-2026 Tatbikatı devam ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-meselesi-tartisiliyor-ama-h161266.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: &amp;quot;NATO meselesi tartışılıyor ama bu tartışmanın güçlendirilmesi lazım&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, &quot;NATO meselesi tartışılıyor ama bu tartışmanın güçlendirilmesi lazım. Buraya dönük bir toplumsal yığınak yapılması lazım. Bu da sloganla değil, ideolojik mücadeleyle olur. NATO&#039;yla mücadeleyi geleceğe havale edemeyiz. NATO&#039;nun en çok tahrip ettiği ülkeler, NATO&#039;ya sığınan ülkelerdir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan,&nbsp;"NATO meselesi tartışılıyor ama bu tartışmanın güçlendirilmesi lazım. Buraya dönük bir toplumsal yığınak yapılması lazım. Bu da sloganla değil, ideolojik mücadeleyle olur. NATO'yla mücadeleyi geleceğe havale edemeyiz. NATO'nun en çok tahrip ettiği ülkeler, NATO'ya sığınan ülkelerdir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı programda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Programın, başında yaşamını yitiren Yalçın Küçük'ün anan Okuyan, "Bugün yetişmeyen bir aydın türüydü, çok özel biriydi. Ülkenin en üretken aydınlarındandı. Birlikte çıkardığımız 'Sosyalist İktidar' Yalçın Küçük izi taşıyordu. Bu adı üzerinde tez, çok değerliydi. Küçük'ün en önemli tezi budur. Türkiye devrimini aradı Yalçın Küçük" ifadelerini kullandı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO Türkiye'de ilk kez bu kadar tartışılıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO'nun kuruluş yıldönümü nedeniyle 4 Nisan'da TKP'nin Ankara'da yaptığı eyleme işaret eden Okuyan, İran'a saldırıların da etkisiyle NATO'nun yeniden tartışılmaya başlandığını söyledi. Okuyan, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İran'a NATO kapsamında bir müdahale olmadı. Hatta ABD, NATO'yu destek olmamakla eleştiriyor. Buna rağmen NATO Türkiye'de ilk kez bu kadar tartışılıyor. Burada Türkiye'deki devrimcilerin ve TKP'nin de ilgisi var. NATO, Türkiye'de tıpkı Fethullahçılık gibi bir örgüte daraltılamaz. Başı sonu belli değil. Çünkü 'O üs NATO'nun değil, o proje NATO projesi değil' denilmeye başlandı. NATO bir şebekedir. Ama toplum savaşla NATO arasında bir bağ kuruyor. Bu arada Türkiye'de bir NATO zirvesi toplanacak ve bu NATO tarihinin en önemli zirvesi olacak. Karadeniz NATO'nun büyük balığı. NATO'da kolordu düzeyinde bir organizasyona dönme eğilimi var. Bunun anlamı güçlü ve büyük kara orduları. Çünkü yüksek teknolojileri rekabet edebiliyorsun ama insan gücünde NATO'nun önemli kara gücü Türkiye. Bir başka her açıdan hazır kuvvetiyse Polonya ama yetmez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadeniz'de son dönemde gündeme gelen, Ukrayna'yı desteklemek üzere kurulan ve Türkiye'nin de üye olduğu birliğin NATO'yla bağına ilişkin Okuyan, "Karadeniz yavaş yavaş bir savaş alanına dönüşüyor ve bu çok tehlikeli. Demek ki Karadeniz’de bir hazırlık yapılıyor. Bu hazırlığın Rusya tarafından yanıtlanmaması imkansız" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan,&nbsp;Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın Şam'da gerçekleşen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da katıldığı görüşmesine değinen Okuyan, "Hakan Fidan'ın katıldığı, Türk bayrağı olamayan bu toplantı bir ittifak kuvvetlendirme görüşmesi aslında. Her tarafı soru işaretli bir hamle. Kesin olan şeyse NATO genişliyor. NATO sınırı belli olmayan bir yapıdır. NATO zayıflamadı, en tehlikeli sürecine girdi. NATO'yu kullanarak herkes kendi ittifak sistemini yerleştiriyor. NATO başı sonu belirsiz bir canavar gibi hareket ediyor ve Türkiye burada rol üstleniyor. Örtülü anlaşmalar, bazılarının esnetilmesi adımları çok önemli. 5. madde çok tartışılıyor olsa da orada tüm ülkelerin onayı gerekli. Şimdi bu kurallar çeşitli ittifaklarla belirsizleştiriliyor" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mücadeleyi geleceğe havale edemeyiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de hâlâ güçlü bir NATO karşıtlığının olmadığını söyleyen Okuyan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO meselesi tartışılıyor ama bu tartışmanın güçlendirilmesi lazım. Buraya dönük bir toplumsal yığınak yapılması lazım. Bu da sloganla değil, ideolojik mücadeleyle olur. NATO'yla mücadeleyi geleceğe havale edemeyiz. NATO'nun en çok tahrip ettiği ülkeler, NATO'ya sığınan ülkelerdir. Türkiye ve Yunanistan NATO'ya sığındı. Dış tehdit yoktu, kendi halklarını tehlike olarak gördüler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir devrimci, yurtsever için 'NATO dağıtılsın' yanlışa götüren bir talep, slogandır. Bu talebin öznesi yok. Biz NATO'dan çıkmalıyız. Bu dağıtacak, etkisizleştirecek olandır. Türkiye'nin NATO'dan çıkması NATO'yu bitirir. Türkiye'nin NATO'dan çıkması ise bir mücadele konusudur. Çıkmak için sistem değişikliği gerekir mi, bu başka bir tartışma. Zaten Türkiye'yi NATO'dan çıkartacak bir toplumsal enerji Türkiye'de her şeyi değiştirir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Talep NATO'nun Türkiye'den çıkmasıdır. NATO burada, bu ülkede darbeler yaptı, cinayetler işledi, cinayetlere zemin hazırladı, örgüt kurdu. Tahmin ettiğimiz ya da resmen doğrulanmayan protokol ve anlaşmalar da var. Bunların hepsi ülkemize zararlı. NATO'nun faydalı olduğunu söyleyen herkesle tartışmaya hazırız. Ülkeyi savunmadan değiştirme iradesi gösteremeyiz. Değiştirebileceğimiz için de seviyoruz."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 10:25:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-meselesi-tartisiliyor-ama-h161266.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: &amp;quot;NATO meselesi tartışılıyor ama bu tartışmanın güçlendirilmesi lazım&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-yeniden-goruluyor-gizli-h161265.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası yeniden görülüyor... Gizli tanık Serdar Sertçelik&amp;#039;ten &amp;quot;Darp, tehdit ve yalanlarla gizli tanık yapıldım&amp;quot; iddiası</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında savunma yapan gizli tanık ve sanık Serdar Sertçelik, &quot;darp, tehdit ve baskıyla gizli tanık olmaya zorlandığını&quot; iddia etti. Sertçelik, gizli tanık sürecinde &quot;mülakat odası&quot; olarak adlandırılan bir ortamda tehdit ve baskı uygulandığını öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında savunma yapan gizli tanık ve sanık Serdar Sertçelik, "darp, tehdit ve baskıyla gizli tanık olmaya zorlandığını" iddia etti. Sertçelik, gizli tanık sürecinde "mülakat odası" olarak adlandırılan bir ortamda tehdit ve baskı uygulandığını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen cezaların İstinaf’ta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki sanıklar eski Organize Suçlarla Mücadele Müdürü Şevket Demircan, eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, komiserler Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin duruşmaya katıldı. Eski KOM Şube Müdürü Kerem Gökay Öner de SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada ilk olarak Serdar Sertçelik, savunma yaptı. Sertçelik, dosyanın başlangıcında adının geçmediğini, sonradan yürütülen işlemlerle dosyaya dahil edildiğini belirterek, "Bu dosyaya dahil edilmem hukuka aykırı. Hakkımdaki suçlamalara tek delil gizli tanık ifademdir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gizli tanık olmaya zorlandığını öne süren Sertçelik,"“Kendi kendimi suçlamak zorunda bırakıldım. Darp, tehdit ve yalanlarla gizli tanık yapıldım. Murat Çelik bana telefonda ‘Sadece sorular soracağız. Bunlara yanıt verirsen serbest bırakacağız’ dedi. Bana bir metin vereceğini ve bunu savcıya dinleteceklerini söylediler. Konuşmamı dinlediklerini biliyordum. Bu kendi kurgularıydı" ifadelerini kullandı. Sertçelik, baskı ve tehdit altında ifade verdiğini ileri sürerek, “Ne istiyorlarsa onu yapacaktım, başka çarem yoktu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mülakat odası var. Ön görüşme adı altında gerek tehdit, baskı, santaj şeklinde insanlarla görüşüyorlar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sertçelik, savunmasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben kendimi M7 olarak deşifre ettikten sonra kendi işlerine gelen kısımları dosyaya kazandırmışlar. Benden önce Muhammed Kaplan’ı getirmişler. Benim başıma gelenin bir kısmını ona da yapmışlar. Mülakat odası var. Ön görüşme adı altında gerek tehdit, baskı, santaj şeklinde insanlarla görüşüyorlar. Ardından istedikleri kıvama getirince insanların ifadelerini alıyorlar. Şevket Demircan, ‘Bu dosyadan kurtuluşun yok. Öğretmen abin de tutuklanacak’ dedi. Benim bu dosyada yumuşak karnımı abim olarak gördüler. Bu dosyada hep abim tarafından tehditler aldım. Gözleri kararmış şekilde beni gizli tanık olmaya zorluyorlardı. Ben eminim ki yarın bir gün kendi aralarındaki polislerden bazıları çıkacak ve ‘Bize bunu Murat Çelik yaptırdı’ diyecekler. Ben bu baskılar sonucu gizli tanık oldum iradem dışında. Bir pasta kestiler gizli tanık olmamı kutlamak için. Ardından işkenceler, tehditler bitti. Cevat ve Yılmaz isimli polisler de odadaydı. Onlar en başından beri varlar ancak dosyada yoklar. Murat Çelik, Şevket Demircan dışındaki polis memurlarını etkileyen birisi ve bu kanunsuz talimatları da böyle yaptırdı. Ama hepsini de yolun yarısında bıraktı ‘alt amirlerim sorumludur, benim haberim yok’ diyerek. Ben Kerem Gökay Öner’in varlığını yurt dışına çıktıktan sonra öğrendim. Murat Çelik, bu isme atmış suçu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ne istiyorlarsa onu yapacaktım, başka çarem yoktu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bana 'kurtulmak istiyorsan biz ne istiyorsak onu yapacaksın' dediler. Ne istiyorlarsa onu yapacaktım, başka çarem yoktu. Dayak yiyorum, tehdit ediliyorum, her türlü kötü muameleyi görüyorum ve 'lanet olsun ne söylerlerse yapayım da ben şurdan kurtulayım' psikolojisine bürünülüyor. Bana elektronik kelepçe takıldıktan sonra 'seni idare ederiz, çıkmak istediğinde çık' dediler. Ben de öylelikle çıkıyordum. Ev hapsindeyken dışarı çıkıp yemek yediğim yerde yaşanan çatışmada yaralanmam medyada çok ses getirince Murat Çelik arayıp, 'Başsavcı, Savcı’ya senin tutuklanmanı söyledi. Büyük ihtimalle seni tutuklayacaklar' dedi. Ben, 'Bana böyle mi söz verdiniz?' diye sorunca da 'Kapıdaki polisleri çekeceğim. Onlar gidince sen bir yerlere saklan, o arada gözaltı kararını kaldırtacağım' dedi. Gerçekten de polisler çekildi. Yaralıyım o zaman. arabaya binip kaçtım. Ayağımdaki kelepçeyi de çıkarıp Eryaman’da camdan attım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bana 'ifade vermeye gelirsen ağabeyini bırakacağız' dediler”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yunanistan’a kaçtım. Oraya gidince sınırda yakalandım ve tutuklandım, 4 gün boyunca tutuklu kaldım. Bu Yunan makamlarından da gerekirse sorulup öğrenilebilir. Daha sonra sığınma talebinde bulundum ve bana geçici 2 yıllık kimlik verdiler. Benden sürekli yeni şeyler istiyorlardı. Kumpas kurmak istedikleri isim için kullanıyorlardı. Yurt dışına kaçmıştım ama hala abim üzerinden beni tehdit ediyorlardı. Abim ile yurt dışında buluştuk, ben ormandan yürüyerek Arnavutluk’a gittim, orada görüştük. Ağayeyimi yurt dışına taşınmaya ikna ettim. Abim 'korkma ağabeyim, ben bu yaşıma kadar karakola gitmedim' dedi. Bunun üzerine rahatladım, suçsuz bir insana ne yapabilirler ki diye düşündüm ve duruşmaya katılmayacağımı söyledim. Nurullah Özgür Kopuk üzerinden abimi tehdit ediyorlardı. Abimin iş yerine göndermişler bir gün Nurullah Özgür Kopuk’u. Bu sürede ben sürekli yer değiştiriyordum yurt dışında. Kısa bir süre sonra da abimi gözaltına aldılar. Şevket Demircan ile görüştüm. Bana 'ifade vermeye gelirsen abini bırakacağız' dediler. Ben de tamam dedim ve gerçekten de abimi bıraktılar. Sonrasında bana yeni hazırlayacakları iddianamede farklı isimler olacaklarını söylediler. Süleyman Soylu, Sadık Soylu, Bekir Bozdağ, Abdulhamit Gül, Hasan Doğan, Fahrettin Koca olduğunu söylediler. Cumhurbaşkanımızın özel kalemi Hasan Doğan’ın ismini geçirecek kadar gözlerini kararttıklarını anlayınca ben de kayıt almaya karar verdim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Algı operasyonu yürüttüler"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşulan isimlerle ilgili kumpasların bana ait olmadığını göstermek için yaptığım tüm konuşmaları kaydetmeye başladım. Erk Acarer ile olan bağlantıya kendi isteğimle katıldım ve samimi şekilde başımdan geçenleri anlattım. Havaalanındaki operasyona devletin TRT’sini veya ajansını değil hükümete, devlete muhalif yayın yapan, FETÖ’nün gözdesi T24’ü çağırdı Murat Çelik. Algı operasyonu yürüttüler. Telefonumun şifresini vermediğim için benim yumurtalıklarımı sıktılar. Buna şahit olan da polis memuru Önder Polat. Dilerse ifadesi sırasında anlatır. Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ifademi kayda almak üzere evime geldiğinde de Resul isimli polis o gün kimle konuştuysa, raporu alan odur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, Kerem Gökay Öner de mülakat odasının olduğunu beyanlarında doğrulamıştır. Şevket Demircan, Mücahit Arslan’ın yeğeni Bilal Arslan ve Osman Arslan’ın baz birlikteliklerinden söz edip, ‘Bize bunlarla ilgili bir şeyler çıkar, soracağız’ dedi. Siyasileri önce takip ediyorlar, sonra kumpas kuruyorları. Yeni açacakları dosyayı da böyle kurguladılar ama yurtdışından yaptığım paylaşımlar tüm planları bozdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her geçen gün daha fazla şey istiyorlardı. Gizli tanık olarak alacakları ikinci ifadem için Süleyman Soylu, Sadık Soylu, Bekir Bozdağ, Abdulhamit Gül, Hasan Doğan isimlerini verdiler. Bu polisler Erk Acarer’le görüşüyordu. Erk Acarer de onlarla beraber olduğumu sanarak beni yayına çıkardı, ama ben ne yaşadıysam onları anlattım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı'ndan Sertçelik'e: "Daha erken gelseydin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik ve Demircan’la arasındaki mesajlaşmalar hakkında konuşan Sertçelik; mesajlaşmalar kapsamında hakkında hiç soruşturma olmayan eski MHP Etimesgut Belediye Başkanı’nın isminin geçtiğini belirterek, "Yine bir siyasiye kumpas kuruyorlardı" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı, yazılı savunmasını okuyan Serdar Sertçelik’e "Toparla savunmanı. Hem okuyorsun hem konuşuyorsun" demesi üzerine Sertçelik, "Ben 3 yıldır bu günü bekliyorum" dedi. Mahkeme Başkanı da "O zaman daha erken gelseydin Serdar" şeklinde yanıt verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, 45 dakika ara verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">T24: Sertçelik'in iddiası gerçeği yansıtmıyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sertçelik mahkemedeki savunmasında "Havaalanındaki operasyona devletin TRT’sini veya ajansını değil hükümete, devlete muhalif yayın yapan, FETÖ’nün gözdesi T24’ü çağırdı Murat Çelik" iddiasını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">T24'ten konuya ilişkin yapılan açıklamada, "T24'ün, bahsi geçen operasyonda havaalanına çağrıldığı ve söz konusu görüntülerin T24 muhabiri tarafından kaydedildiği iddiası gerçek değildir. T24, operasyona ilişkin kamera kayıtlarına ulaşıp yayımlayarak gazetecilik görevinin gereğini yerine getirmiştir. Operasyona ilişkin görüntülerde Ayhan Bora Kaplan'ın aracının havaalanında polislerce durdurularak gözaltına alınması anı yer almaktadır." denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 10:10:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-yeniden-goruluyor-gizli-h161265.html">Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası yeniden görülüyor... Gizli tanık Serdar Sertçelik&amp;#039;ten &amp;quot;Darp, tehdit ve yalanlarla gizli tanık yapıldım&amp;quot; iddiası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ikizkoyluler-ankara-yolunda-tum-yurttaslari-anayasa-mahkemesi-h161264.html</link>
		<title>İkizköylüler Ankara yolunda... &amp;quot;Tüm yurttaşları Anayasa Mahkemesi önüne çağırıyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen protestonun ardından tutuklanan İkizköylü Esra Işık, İzmir&#039;e sevk edildi. İkizköylüler ise 7 Nisan’da Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önünde eylemlerini sürdüreceklerini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen protestonun ardından tutuklanan İkizköylü Esra Işık, İzmir'e sevk edildi. İkizköylüler ise 7 Nisan’da Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önünde eylemlerini sürdüreceklerini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protesto sonrası 31 Mart'ta tutuklanan İkizköylü Esra Işık’ın, Muğla E Tipi Cezaevi’nden İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat İpek Sarıca Işık'ın cezaevinden yazdığı mesajını paylaştı. Işık mesajında, "Ben buraya sürgün edildim, toprağımızı elimizden almak için her yol deneniyor. Bu yoldan dönecek, boyun eğecek degiliz. Her şey unutulur ama mücadelemiz kalıcı, unutturmamak için her şeyi yapacağız.Dayanışmayı büyüten tüm dostlara sevgiler" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan İkizköylüler, kamulaştırma kararına karşı Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önünde gerçekleştirmeyi planladıkları ancak Esra Işık’ın tutuklanmasının ardından erteledikleri eylemlerini 7 Nisan’da sürdüreceklerini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkizköylüler tarafından yapılan açıklamada, “Toprağımıza, emeğimize, yaşamımıza ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkıyoruz. Geri dönülmez yıkımı durdurmak için acil yürütmeyi durdurma kararı istiyoruz. Esra’mız için adalet istiyoruz. Tüm yurttaşları Anayasa Mahkemesi önüne çağırıyoruz” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, 7 Nisan’da saat 11.00’de Anayasa Mahkemesi önünde, saat 14.00’te ise Danıştay önünde basın açıklaması yapılacağı belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 09:57:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ikizkoyluler-ankara-yolunda-tum-yurttaslari-anayasa-mahkemesi-h161264.html">İkizköylüler Ankara yolunda... &amp;quot;Tüm yurttaşları Anayasa Mahkemesi önüne çağırıyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-kuvvetli-yagis-ve-cig-tehlikesi-uyarisi-h161263.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den kuvvetli yağış ve çığ tehlikesi uyarısı! Yurtta hava nasıl olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Marmara&#039;nın kuzey ve doğusu, Doğu Akdeniz&#039;in doğusu, İç Anadolu&#039;nun kuzey ve doğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Antalya&#039;nın iç kesimleri ve Kütahya’nın gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu&#039;nun yüksek kesimlerinin yer yer kar yağışlı geçeceği, yağışların Güneydoğu Anadolu&#039;nun doğusunda kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 7 Nisan 2026 hava durumu tahminleri]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Batı Karadeniz Bölgesinde kuzeybatı yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların öğle saatlerinden sonra Güneydoğu Anadolu'nun doğusu ile Osmaniye çevrelerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin edildiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara'nın kuzey ve doğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğleden sonra ve gece saatlerinde Kütahya çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz ile Antalya'nın iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Osmaniye çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra bölgenin kuzeybatısı ile zamanla kuzey ve doğusunun sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra ve gece saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;16°C</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, yüksek kesimlerinin karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı, yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı, yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;10°</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, doğusunda yer yer kuvvetli olmak üzere, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 09:35:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-kuvvetli-yagis-ve-cig-tehlikesi-uyarisi-h161263.html">Meteoroloji&amp;#039;den kuvvetli yağış ve çığ tehlikesi uyarısı! Yurtta hava nasıl olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-239-h161262.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön ne olacak? İşte 7 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 7 Nisan 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ons altın, 4.650 dolar seviyesinden güne başlangıç yaptı, Gram altın ise 6.670 TL seviyesinde seyrediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hürmüz Boğazı'nda gerilimin artması durumunda petrol fiyatlarının yükselişe geçebileceği; buna bağlı olarak dolar endeksi ile tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketlerin görülebileceği ve bu gelişmelerin&nbsp;altın&nbsp;üzerinde yeniden aşağı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 7 Nisan 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.667,05 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.443,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.785,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.079,71 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.366,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 110.537,30 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.649,85&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 09:28:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-239-h161262.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-23-h161261.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (7 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 7 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve&nbsp;Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 7 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,5988 (alış) 44,6160'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 51,5170 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 26 09:23:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-23-h161261.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emep-genel-baskani-aslan-gazeteci-cinayetleri-aydinlatilsin-h161260.html</link>
		<title>EMEP Genel Başkanı Aslan: &amp;quot;Gazeteci cinayetleri aydınlatılsın, tüm sorumlular cezalandırılsın, tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, &quot;Gazeteci cinayetleri aydınlatılsın, tüm sorumlular cezalandırılsın, tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan,&nbsp;6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Gazeteci cinayetleri aydınlatılsın, tüm sorumlular cezalandırılsın, tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın" açıklamasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından mesaj yayımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyit Aslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Öldürülen gazetecilerden öldürülmek istenen gazeteciliğe… 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dün Metin Göktepe, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Musa Anter, Namık Tarancı, Kutlu Adalı, Hakan Tosun… Türkiye tarihi boyunca katledilen 68 gazeteciyi unutmadık. Dün gerçekleri karartmak için gazetecileri katledenler, bugün gerçeğin peşini bırakmayan gazetecileri cezaevlerine dolduruyor. Bugün İsmail Arı, Alican Uludağ, Elif Bayburt, Merdan Yanardağ, Nedim Oruç ve Pınar Gayıp’ın da aralarında olduğu 15 gazeteci cezaevinde. İşçi ve emekçileri karanlığa mahkum etmek isteyen Saray düzenine karşı basın özgürlüğü mücadelesi veren gazetecilerin yanındayız. Gazeteci cinayetleri aydınlatılsın, tüm sorumlular cezalandırılsın, tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 16:10:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emep-genel-baskani-aslan-gazeteci-cinayetleri-aydinlatilsin-h161260.html">EMEP Genel Başkanı Aslan: &amp;quot;Gazeteci cinayetleri aydınlatılsın, tüm sorumlular cezalandırılsın, tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/6-subat-depremlerinde-isias-otelde-oglunu-kaybeden-tan-53-bin-h161259.html</link>
		<title>6 Şubat depremlerinde İsias Otelde oğlunu kaybeden Tan: 53 bin insan sessiz, sedasız, haklarını arayamıyor, korkuyorlar çünkü ülkede adalet yok</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların yargı süreçleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Adıyaman’daki İsias Otel’de oğlu Umut Ulaş Tan’ı kaybeden Ali Ekber Tan, “İktidar sanırım unutmamızı istiyor. 53 bin insan sessiz, sedasız, haklarını arayamıyor, korkuyorlar çünkü ülkede adalet yok” dedi. Hatay’da ailesinin naaşına dahi ulaşamayan Yiğit Göktuğ Torun da “Annemle babamın kasten öldürüldüğünü düşünüyorum” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların yargı süreçleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Adıyaman’daki İsias Otel’de oğlu Umut Ulaş Tan’ı kaybeden Ali Ekber Tan, “İktidar sanırım unutmamızı istiyor. 53 bin insan sessiz, sedasız, haklarını arayamıyor, korkuyorlar çünkü ülkede adalet yok” dedi. Hatay’da ailesinin naaşına dahi ulaşamayan Yiğit Göktuğ Torun da “Annemle babamın kasten öldürüldüğünü düşünüyorum” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi ile Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu, 6 Şubat depremleri sonrasında yürütülen yargı süreçleriyle ve doğal varlıkları, yaşam, orman ve tarım alanlarını tehdit eden ihale süreçleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Baro binasında düzenlenen toplantıda açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu yaptı. Kaboğlu, Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’a ilişkin geçen haftalarda düzenlenen basın toplantısında adil yargılanma hakkının gereklerine saygı gösterilmesini talep ettiklerini anımsattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaboğlu’nun konuşmasının ardından depremlerde yakınları kaybedenler, yaşadıklarını ve yargı süreçlerini anlattı. Hatay Antakya’daki Cemil Çapar Apartmanı’nda yaşayan ailesinin naaşına dahi ulaşamayan Yiğit Göktuğ Torun, hukuki mücadelenin yanı sıra toplumsal mücadele de verdiklerini belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ben avukat değilim. Olası kastın bilinçli taksir olduğunu, ne olduğunu depremden sonra öğrendim ama depremden sonra bildiğim tek bir şey vardı. Benim annemle babamın kasten öldürüldüğü. Depremle ilgili hep ‘Deprem Allah’tan geldi’ deniliyor ama tedbir de ihmal de insandan geliyor. Bizim davamızda gördük ki şantiye şefi, inşaata hiç uğramamış. Yapı denetimde kimin geldiği belli değil. Müteahhit, kimlerin geldiğini bilmiyor. İzinler verilmiş, izinleri verenler neye izin verdiğini bilmiyor. Bu kadar ihmal varken ben annemle babamın depremden öldüğü düşünmüyorum, ihmalden öldüğünü düşünüyorum. Dolayısıyla da annemle babamın kasten öldürüldüğünü düşünüyorum. Burada iç denetim de dış denetim de yokken ben kasten ölümlerin hukuki olarak da bize verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Burası bir deprem ülkesidir. Biz bu acıları yaşadık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir mezarım bile yok”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğer biz burada kasten öldürülmeyi hukuken kanıtlayamazsak, elimizde bir karar olmazsa depremler olmaya devam edecek, ölümler olmaya devam edecek ama bizi ihmalleri bulursak, tedbir alınmasını sağlarsak bu kararlarla en azından ölümlerin önüne geçeceğiz. Ben orada günlerce bekledim enkazın başında, annemle babamı belki bulurum diye. Naaşlarını bile bulamadım. Bir mezarım bile yok. Bunu bize yaşatanlar cezasını bulsun istiyorum. Adalet istiyorum. Bunun için bu kadar çabalıyorum. Madden, manen aileler olarak yorulduk. Yine de yılmıyoruz. Çünkü ben de şu an İstanbul’da yaşıyorum ve burada da deprem olacak bir gün. Yine aynı acılar yaşanacak. Bu kadar ihmal yaşanmasın diye tüm çabamız. Bunun için adalet arıyoruz ve aramaya devam edeceğiz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sanıklar gelmiyor bile”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İskenderun’daki MCG Tower’da ailesini ve yakınlarını kaybeden Selin Sümbültepe, davalarının bilirkişi raporunu beklediğini belirterek şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“25 Şubat’taydı son duruşmamız. Biz zaten 7 aydır bekliyorduk bu raporu. Yeni tarih bize 29 Nisan’a verildi. O kadar yakın bir tarihe yeni duruşma günü verildiğinde biz sadece umutlandık. Tabii ki, yine. Neden umutlandık? Tamam dedik, ek süre istediler, bu sefer yetişecek bilirkişi raporu. Biz her defasında buradan kalkıp bütün davalarımıza sahip çıkmak için adliyeye gidiyoruz. Bütün aileler olarak orada o travmayı her seferinde tekrar yaşıyoruz. Sanıklar bunu artık sadece böyle herhangi bir protokolmüş gibi gelmiyorlar bile. Sadece mazeret dilekçeleriyle oraya teşrif bile etmiyorlar. Biz çok yıprandık. Adaletin gecikmesinden ailelerin elleri bomboş kaldı artık. Sadece beklemek bizi öfkelendirmeye başladı. Hayatlarımız askıya alınıyor. Başka bir şey olmalı. Bir şeylerin artık ileriye dönük çalışması gerekmiyor mu?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ellerimiz bomboş sabır bekliyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yani bu çarkın dönmesi gerekmiyor mu? Biz daha ne kadar bekleyeceğiz? Nasıl sabredeceğiz, bilmiyorum. Gerçekten manen, madden çok yıprandık. Sürecin sürüncemede bırakılması, bu kadar sanıkların yokluğunun normalleştirilmesi artık bizim sabrımızı taşırdı. Deprem dosyalarının bunca soğutulması zaten yıkılmış olan güvenimizi yerle bir etti. Biz gerçekten artık ellerimiz bomboş sabır şeklinde bekliyoruz. Tüm delillere rağmen olası kastın bir türlü gündeme gelmemesine anlam veremiyoruz. İlk saniyelerde yıkılan binaların bir karşılığının olmaması adalet sisteminde, akıl alır gibi değil. Ben sorgulamaktan da yoruldum. Aileler olarak gerçekten tek isteğimiz olası kastın ertelenmemesi, adaletin artık gecikmemesi. Baronun varlığı çok mühim.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Daha nasıl bir kanıt istiyorlar”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adıyaman’daki İsias Otel’de oğlu Umut Ulaş Tan’ı kaybeden Ali Ekber Tan, dava süreçlerini şöyle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Mahkeme salonlarına geliyoruz. Savcılar, avukatlar, bir esaretin altındaymışlar gibi korkak, kararlarında sanki bir yerden bir emir bekliyorlar. Biz o salonlarda neler söylemedik... Ben oradaki hakime dedim ki ‘Biraz cesur ol, kahraman ol bu ülkede. 3 ay yatarsın Silivri’de. Sonra bu halkın gönlünde bir taht kurarsın. Ülkede bir dönüm noktası başlatırsın’ ama oradaki duvarlar anladı, maalesef onları anlamadı. Daha nasıl bir kanıt istiyorlar, anlamıyorum. 6 Şubat sabahı eşimle oraya vardığımızda devletin hiçbir şekilde hazır olmayışı ve o gün şunu anladım ki ülke yönetilmiyor. Sadece herkes cebini düşünen bir pozisyonda. Aslında İsias Otel dışarıdan şaşaalı görünen, alabildiğine böyle referanslı bir otel ama içeride çürümüş, her tarafı kanser bürümüş bir otel. Orada otelin sahibi belki 6 ay kilit vursa oteli güçlendirecek veya çok iyi bir hâle getirecek ama o paradan kısmayıp hâlâ rant, hâlâ para deyip bu ölümlere göz yumdu. Yani ne yapabiliriz bu süreçten sonra? İktidar sanırım unutmamızı istiyor. 53 bin insan sessiz, sedasız, haklarını arayamıyor, korkuyorlar çünkü ülkede adalet yok.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“‘Öldüler’ değil, ‘öldürüldüler’”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz olası kastın peşinde koşuyoruz. Adam yüzlerce insanın katili, öldürmüş. Dilimizi değiştirmemiz gerekiyor. ‘Öldüler’ değil, ‘öldürüldüler’. İllaki silahı doğru tutup insan öldürmek gerekmiyor. Yüzlerce insan öldürüyorlar. Ortalıkta elleri, kolları sallana sallana geziyor. Adamı yatakta yakarıyorlar biriyle. Çok özel bir durum. Günlerce bizi meşgul ediyor, adamın hayatı bitiyor, sokağa çıkamıyor ama yüzlerce insanı öldüren biri çok rahatlıkla dışarıda gezebiliyor. Buna bir anlam veremiyorum. İktidara bir mesajım var. Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığını koymuştu. Utanma duygusu sıfır. İktidarın hangi bakanlığına, hangi kuruluna, neyine, siyasi ekin neresine ne söyleyeyim? Neresinden tutulur? Artık yüzsüzlük, vicdansızlık, her şeyi almış başını gitmiş.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sorun, bazı dosyalarda hâlâ iddianame düzenlenmemesidir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi adına hazırlanan ortak açıklamayı avukat Eren Can okudu. Depremlerin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine karşın yıkımın gerçek sorumlularının etkili, bütünlüklü ve adil biçimde yargılanmadığını belirten Can, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün deprem davalarında karşı karşıya olduğumuz sorun yalnızca yargılamaların yavaş ilerlemesi değildir. Sorun, soruşturmaların gecikmesi, bazı dosyalarda hâlâ iddianame düzenlenmemesi, sorumluluk zincirinin parçalanması, kamu görevlilerinin etkili biçimde soruşturulmaması ve sonuç olarak cezasızlığın kurumsallaşmasıdır. Bu cezasızlık tablosunun en çarpıcı örneklerinden biri İskenderun Devlet Hastanesi dosyasıdır. Basına yansıyan güncel bilgilere göre, hastanenin A Blok’unun yıkılması sonucu 125 kişi hayatını kaybetmiş ancak depremin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine rağmen dosyada hâlâ iddianame düzenlenmemiştir. Kamu görevlileri yönünden soruşturma izni prosedürü dahi tamamlanmamıştır. Oysa bu hastane binasının riskli olduğu 2012 yılından bu yana bilinmektedir ve yenilenme programına alındığı kendi internet sitesinde duyurulmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Deprem davalarında hukuki nitelendirme sorunu da vardır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böylesine ağır bir yıkımda soruşturmanın bu denli gecikmesi adalete erişim hakkının açık ihlalidir. Benzer şekilde Rana Apartmanı dosyasında ve pek çok dosyada aradan geçen onca zamana rağmen iddianame hâlâ düzenlenmemiştir. Öte yandan iddianamesi düzenlenmiş ve yargılaması süren dosyalarda da adaletin gereği gibi işletildiğini söylemek mümkün değildir. Rönesans Rezidans davasının 3 Nisan’daki son duruşmasında mahkeme, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiine karar vermiş ve duruşmayı 29 Haziran 2026 tarihine ertelemiştir. Aradan geçen bunca süreye rağmen teknik incelemelerin hâlâ yeni bir bilirkişi raporuna ihtiyaç duyacak şekilde ilerlemesi, deprem davalarında bilirkişi süreçlerinin ne denli sorunlu işlediğini açıkça ortaya koymaktadır. Rönesans dosyası, deprem davalarında gecikmenin, usul sorunlarının ve aileler üzerindeki yıpratıcı yükün sembol dosyalarından biri hâline gelmiştir. Deprem davalarında yalnızca gecikme değil, aynı zamanda hukuki nitelendirme sorunu da vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sanıkların eylemleri hâlâ dar bir çerçevede ele alınmaktadır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birçok dosyada açık risklere, bilimsel uyarılara, ağır mevzuat ihlallerine ve öngörülebilir ölüm ihtimaline rağmen sanıkların eylemleri hâlâ dar bir çerçevede ele alınmaktadır. Oysa bazı dosyalar, bu yıkımların sıradan ihmal başlığı altında geçiştirilemeyeceğini göstermektedir. Alpargün Apartmanı davasında yerel mahkeme, müteahhit Hasan Alpargün hakkında olası kast değerlendirmesiyle 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası vermiştir. Bu dosya, deprem davalarında bilinçli taksir ile yetinilmemesi gereken örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmesi hâlidir. Olası kast ise failin ölüm ya da yıkım ihtimalini öngörmesine rağmen bu ihtimali göze alarak kabullenerek hareket etmesidir. Deprem gibi kitlesel ölümlere yol açan dosyalarda taşıyıcı sisteme müdahale, açık mühendislik kurallarının ihlali, zemin ve proje gerçeklerinin bilindiği halde yapımın sürdürülmesi, denetim yükümlülüklerinin sistematik biçimde yok sayılması gibi olgular varsa ‘Bu sadece taksirdir’ demek toplumsal adalet duygusunu zedelemektedir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 15:53:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/6-subat-depremlerinde-isias-otelde-oglunu-kaybeden-tan-53-bin-h161259.html">6 Şubat depremlerinde İsias Otelde oğlunu kaybeden Tan: 53 bin insan sessiz, sedasız, haklarını arayamıyor, korkuyorlar çünkü ülkede adalet yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-16-gun-tutuklu-seyfullah-demirel-ekrem-h161258.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 16. gün... Tutuklu Seyfullah Demirel: &amp;quot;Ekrem İmamoğlu değil de başka biriyle çalışıyor olsaydık karşınıza gelmeyecektik&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası&#039;nın duruşmasında savunması alınan İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel, daha önce görev yaptığı belediyelerde tutuklanmayıp İBB&#039;de görev yaparken tutuklanmasının manidar olduğunu belirterek, &quot;Ekrem İmamoğlu değil de başka biriyle çalışıyor olsaydık, hatta o kişi CHP&#039;den biri bile olsaydı sizin karşınıza gelmeyecektik&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşmasında savunması alınan İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel,&nbsp;daha önce görev yaptığı belediyelerde tutuklanmayıp İBB'de görev yaparken tutuklanmasının manidar olduğunu belirterek, "Ekrem İmamoğlu değil de başka biriyle çalışıyor olsaydık, hatta o kişi CHP'den biri dahi olsaydı sizin karşınıza gelmeyecektik" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 89’u tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması 16. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 tutuklu sanık katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emniyette ve savcılıkta verdiğim ifadeyle, yani tutuklanma gerekçelerimle daha sonra çıkan iddianame aynı değil”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada,&nbsp;İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı tutuklu sanık Seyfullah Demirel’in&nbsp;savunması dinlendi. "İhaleye fesat karıştırma” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” iddiasıyla suçlanan Demirel, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Siz genelde bizim savunmalarımız bittikten sonra, ilk gözaltına alındığımızda emniyet tarafından ve savcılıkta verdiğimiz ifadelerle şu anda verdiğimiz ifadeleri kıyaslayarak sorular sormaktasınız. Ancak bana bu soruyu soramayacaksınız. Çünkü benim emniyette ve savcılıkta verdiğim ifadeyle, yani tutuklanma gerekçelerimle daha sonra çıkan iddianame aynı değil.&nbsp;Ortada kalmış bir durumdayız, neyle tutuklandık, neyle yargılanıyoruz biz de şaşırmış durumdayız. İddianamede özellikle bir cümle geçmektedir, 'Sanık Seyfullah Demirel, cezaevinde olduğundan ifadesi alınamamıştır' diyor. Yani cezaevindeysem daha rahat ve sağlıklı bir şekilde ifadem alınabilirdi, her ay SEGBİS mahkemelerine çıkmaktaydık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İBB'de göreve&nbsp;kayırmacılıkla, partizanlıkla gelmedim"&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde göreve gelirken, kayırmacılıkla, partizanlıkla veya herhangi bir siyasetin aracılığıyla, 'bizden biri' veya hemşehri/akraba bağlantılarıyla gelmedim. Bu işleri yaptığım için önerildim, istendim ve kabul edildi. Daha önceki belediyelerde yaptığım tüm ihalelerde ve işlerde ne yaptıysam aynısını İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde de yaptım. Ne ihalenin yeterlilik kriterlerinde ayrı bir metot uyguladım ne de sahada çalışırken ayrı bir teknoloji veya ayrı bir iş gücü getirdim. Daha önceki belediyelerde tutuklanmayıp bu belediyede yaptığım bu işlerden dolayı tutuklanmamı çok manidar görüyorum. Şuna yoruyorum, biz, Büyükşehir Belediyesi'nde Sayın Ekrem İmamoğlu ile çalışmayıp başka birisiyle çalışsaydık sizin karşınıza inanın gelmeyecektik, hatta o kişi CHP'den biri dahi olsaydı sizin karşınıza gelmeyecektik."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İddia makamı, buradan ‘ihaleyi kısmi teklife açmak zorunludur’ kısmını cımbızla çekip almış"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demirel,&nbsp;ihaleye fesat karıştırdığının iddia edildiğini, Genel Şartname’nin 17. maddesinin ihaleye katılamayacak olanları düzenlediğini belirterek, "Bu madde, özellikle belediyelerin kurdukları ve ortak oldukları şirketlerin ihaleye katılabileceklerini açıklar. Şöyle devam etmektedir, ‘İdarelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketler, o idarelerin ihalelerine katılabileceklerdir. Ancak bu durumda idareler; ihale konusu işin niteliğini dikkate alarak ihaleyi kısmi teklife açmak, yeterlilik kriterlerini ihaleye katılımı artıracak şekilde belirlemek ve rekabeti artırıcı düzenlemeler yapmak zorundadır.’ Bilirkişi ve iddia makamı, buradan ‘ihaleyi kısmi teklife açmak zorunludur’ kısmını cımbızla çekip almış, maddenin diğer kısmını göz ardı etmişlerdir. Oysa madde ısrarla şunu söyler, ‘İşin niteliğini dikkate alarak’ ihaleyi kısmi teklife açmak gerekir. Yani tüm ihalelerin mutlaka kısmi teklife açılacağı gibi bir durum söz konusu değildir" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı ile Demirel arasındaki “Bilirkişi” diyaloğu...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından Demirel’in çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme Başkanı, bilirkişilerle ilgili soru sordu. Mahkeme Başkanı ile Demirel arasında geçen diyalog şu şekilde:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Bilirkişilerle ilgili daha önce de anlattınız, 'Bilirkişiler Karayolları’nda görevli' dediniz, bunu biraz açar mısınız?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel: "Ben o şekilde öğrendim Sayın Başkan. Dışarıdan bu isimlerin Karayolları’yla bağlantılı olduğu yönünde bilgi aldım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Bu bilirkişilerin isimleri nedir?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Tanımıyorum, bilmiyorum. İsimlerini ilk defa burada duydum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Peki, neden böyle bir çarpıtma yapılmış olabilir? Sizin anlatımınıza göre, 'Kendi yaptıkları ihalelerde ve Danıştay’daki savunmalarında farklı bir tutum sergiliyorlar, burada ihlal olarak gösterilen hususları orada savunmuşlar' diyorsunuz…"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Evet Sayın Başkan, birebir öyle. Karayolları bu hususları savunmuş."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Ancak bilirkişinin bundan bir menfaati olmaz. Bu şekilde yazmasının nedeni ne olabilir? Üstelik bu tür bir değerlendirme kendilerini de bağlar."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Ben de aynı noktaya dikkati çekiyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Yani kendileri de aynı ihaleleri aynı şekilde yapıyorsa, aynı sorumluluk onları da bağlar. Bu durumda bir bilirkişi neden böyle bir değerlendirme yapar?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Ben de bunu sorguluyorum. Bizi bağlayan ne var diye soruyorum. Örneğin, bizim ihalemize giren HİKA İnşaat var. 2019 ve 2020 yıllarında iki kez ihaleye katıldı. Yanılmıyorsam Aytaçlar İnşaat ile iş ortaklığı vardı."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:&nbsp;"Ancak bunlar teknik konular. Savcılık aşamasında bu şekilde değerlendirilmiş; bilirkişi raporunu hazırlamış, savcı da dosyaya eklemiş. Bu tür teknik hususlar genellikle o kapsamda incelenir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Sayın Hakim, eğer savcılık ya da emniyet beni dinlemiş olsaydı, bu hususları orada anlatırdım ve inanıyorum ki bu dosya bu hâliyle oluşmazdı. Şöyle ki; ihalemize giren HİKA İnşaat ve Aytaçlar İnşaat’ın geçmişte yaptığı işler Karayolları projeleridir. Ankara’dan İstanbul’a kadar Karayolları’nın kış mücadelesi işlerini yürütmüşlerdir. Bu firmaların yaptığı işlerin listesi bizde mevcuttur, çünkü ihaleye girdikleri için bu belgeleri sunmuşlardır. Ayrıca ihalenin içeriğinde yer alan Danıştay kararı da Elazığ ve Malatya bölgeleri için yapılan ihalelere ilişkindir ve bizim ihaleyle birebir örtüşmektedir. Zaten Karayolları, Elazığ’da, Malatya’da, Erzurum’da, İstanbul’da veya Adıyaman’da hangi işi yapıyorsa, aynı usul ve içerikle tekrar etmektedir. Bu firmalar da bu geçmişleri ve yaklaşık maliyetleriyle bizim ihalemize katılmışlardır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İşbirliğiyle hazırlanmış bir iddianameyle karşı karşıyayız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra Ekrem İmamoğlu, söz alarak Demirel’e soru sormak istediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Demirel'in, belediyede daire başkanı olarak görev yapan "saygıdeğer" bir çalışan olduğunu söyleyen İmamoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çünkü bu insanlar kolay yetişmiyor ve bu insanlardan biz de bir şeyler öğreniyoruz. Kamuoyu da o insanlara kendini teslim ediyor.&nbsp;Belediye olarak İstanbul’da, Türkiye’nin en büyük organizasyon kabiliyetine sahip kuruluşlarından biriyiz, bunu özellikle söylüyorum, bilinmesi lazım. En büyük teşkilatlardan ya da organizasyonlardan biriyiz. Ama bir suç örgütü değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sistem bu şekilde işleyecekse, daha hapse atamayacağınız bürokrat yok. Herkesi atın hapse"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu insanlar özenle seçildiği takdirde gerçekten Türkiye’de büyük menfaat üreten insanlar oluyor. Bu manada bu ilişkilerin açığa çıkması, kamuda nasıl hizmet yapılması gerektiği hususunda da kamuoyunun bilgilendirilmesini sağlıyor.&nbsp;Zira en büyük isyanımız, benim şu anda bile dinlerken, kıymetli daire başkanımızı dinlerken içimin yanmasıdır. Çünkü ifade ettiği şekliyle bilirkişi raporlarıyla ve iddianamenin işbirliğiyle, bakın altını çizerek söylüyorum, işbirliğiyle hazırlanmış bir iddianameyle karşı karşıyayız. Çünkü eğer sistem bu şekilde işleyecekse, daha hapse atamayacağınız bürokrat yok. Herkesi atın hapse. Bu kadar net."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu ardından Demirel'e sorular yöneltti. İmamoğlu ile Seyfullah Demirel arasında şu diyalog yaşandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu: "Sayın Seyfullah Bey, saygıdeğer daire başkanımız, az önce söylediniz ama sizinle göreve başlamadan önce bir tanışıklığımız, bir muhabbetimiz olabilir de olmayabilir de. Bunu bir suç olduğu için söylemiyorum ama iyi anlaşılması adına, tercih açısından soruyorum, aramızda ideolojik bir işbirliği ya da hayatımızın böyle bir evresi oldu mu, olmadı mı?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Böyle bir işbirliğimiz olmadı. Tanışıklığımız vardı. Bir kelime söyledi, ‘İdeolojik olarak bir yakınlığımız var mı?’ dedi, yoktur. Sayın Başkanımız 2014 yılında Beylikdüzü Belediyesi’nden Cumhuriyet Halk Partisi’nden belediye başkanı olarak seçildi. Biz de 2014 yılında, kendi belediyemizde avukatlık hizmeti yapacak kadro altında Milliyetçi Hareket Partisi’nden belediye başkanı adayıydık. Bizim Ekrem Başkan’la, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başlamadan önce herhangi bir tanışıklığımız, herhangi bir görüşmemiz yoktu. Ama belediyeci olduğumuz için herkesin bildiği bir isimdi elbette."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu ile Demirel arasındaki “tuz” diyaloğu salonda tebessüme neden oldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu: "Dolayısıyla biz sahayı, kamuoyunu araştırıp, referansları değerlendirip, önümüze gelen listelerden, yine daha önce size ve sayın heyetinize anlattığım gibi, bir insan kaynakları prensibi ve bilimi çerçevesinde analizler neticesinde size bir görev teklifi yaptık. Az önce söylediğiniz için böyle ifade ediyorum. Yoksa bunu ayrıca soru halinde soracaktım. Görev teklifi şeklinde size yapıldı, siz de bu talebi kabul ettiniz. Bu görüşmelerde ve bu kabul sürecinde, kabulden sonra da zaten size sadece ‘hayırlı olsun’ dedik. Bu görüşmelerde ya da kabulde herhangi bir özel şartımız, herhangi bir özel anlaşmamız ya da herhangi bir yönlendirmemiz oldu mu? Kamu ahlakı ve terbiyenizin dışında bir koşulla karşılaştınız mı?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyfullah Demirel:&nbsp;"Karşılaştık Sayın Hâkim Bey. Şöyle karşılaştık, Sayın Başkanımızla bizim ilk tanışıklığımız Yol Bakım Daire Başkanlığı’nda oldu. Başkanımıza ve üst düzey yöneticilere daire başkanlığının ilk sunumunu yapmıştık. Bu tanıtımdan sonra yerleşkeleri gezerken, tam da bu konuyla ilgili olarak, kış çalışmaları çerçevesinde Sayın Başkanımıza tuz depolarını ve benzeri alanları gösterdik. Bu işin nasıl yapıldığını, kamyonların nasıl hazırlandığını anlattık. Başkanımız orada bize çok ilginç bir talimat verdi.&nbsp;‘Sayın Seyfullah Bey’ dedi, ‘ben Beylikdüzü Belediye Başkanıyken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden bir kamyon tuz istedim, bana bir kamyon tuzu çok gördüler, vermediler’ O sırada genel sekreterimiz Davut Bey ile Fırat Bey de yanımızdaydı. Başkanımız, ‘Size talimatım; bölgede hangi belediye olursa olsun, parti ayırmadan, kim ne kadar tuz isterse vereceksiniz. Çünkü İstanbul’da tuz çok önemlidir. İlçe belediyeleri genelde tuz almaz, Büyükşehir Belediyesi temin eder’ dedi. Tabii biz Başkanımızın talimatlarını harfiyen bu şekilde yerine getirmedik; herkese hak ettiği kadar tuzu verdik, herkesin istediği kadar değil.&nbsp;Ama bu süreç boyunca, Sayın İmamoğlu’yla çalıştığım süre boyunca gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, bize gayrimeşru sayılabilecek hiçbir teklif gelmedi. Daha önce çalıştığım hiçbir belediye başkanından da böyle bir teklif almadım. Sayın Başkanım dahil olmak üzere."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Burada çok sayıda saygıdeğer insan var. Gerçekten içim yanıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu:&nbsp;"Dolayısıyla şunu da sormak isterim ama Sayın Hâkim, bu çok ilginç bir hatırlatma oldu. Çünkü Davut Bey, Beylikdüzü Belediye Başkanı’yken, kış koşullarında herkesin Büyükşehir depolarından tuz aldığını biliyoruz ama biz tuz alamadık. Alamadık. Ve bu çok acı bir şeydi. O dönemde burada da bürokratik arkadaşlarımız vardı. Sonra Belediye Başkanı olarak yine alamadık. Sonra müteahhit arkadaşlardan birinin iki-üç kamyon tuz getirdiğini gördüm. ‘Nasıl aldınız?’ dedik. ‘Kantarın başındakilerle anlaştık, aldık’ dedi. Bunları yaşadık yani. Onun için ben, bunu kimseye yaşatmayacağınızı hatırlattığınız için size teşekkür ederim. Biz Seyfullah Bey’le burada son üç-dört haftadır sadece selamlaşıyoruz. Bunlar asil insanlar, çok saygıdeğer insanlar. Burada çok sayıda saygıdeğer insan var. Gerçekten içim yandığı için bunları ifade ediyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İddia makamıyla bilirkişi arasında, menfaat ilişkisine dayalı bir düzen içerisinde yazılmış raporlar var”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, soruşturmadaki bilirkişi tespitlerinin iyi incelenmesi gerektiğini belirterek, "Ben bunu söylemek zorundayım. Gerçekten içim kavruluyor. Ben buradan müdahil dostlarıma da söylüyorum. Ben eksik bir şey söylüyor olabilirim; ben hâkim değilim, avukat değilim. Ama bütün bu bilirkişilerle ilgili inceleme yapılması, gerekirse suç duyurusunda bulunulması gerektiğini düşünüyorum.&nbsp;Ben başka bir salonda, siz de biliyorsunuz, başka bir bilirkişi davasıyla yargılandım. Az önce çok değerli bir soru sordunuz: ‘Birlikişi niye böyle yazsın?’ dediniz. Haklısınız. Niye yazmalı, yazmamalı? Ama ben iddia ediyorum ki, iddia makamıyla bilirkişi arasında, menfaat ilişkisine dayalı bir düzen içerisinde yazılmış raporlar var. Çünkü bu kadar kasıtlı cümleler kurulmaz. Başka tespitler de var. Ben soruları bu nedenle sordum" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Demirel'in avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 15:30:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-16-gun-tutuklu-seyfullah-demirel-ekrem-h161258.html">İBB Davası&amp;#039;nda 16. gün... Tutuklu Seyfullah Demirel: &amp;quot;Ekrem İmamoğlu değil de başka biriyle çalışıyor olsaydık karşınıza gelmeyecektik&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/diyarbakir-barosu-baskani-gulec-hukukun-temel-ilkeleriyle-bagdasmayan-uygulamalarin-artmasi-yargiya-olan-guveni-derinden-sarsmaktadir-h161257.html</link>
		<title>Diyarbakır Barosu Başkanı Güleç: Hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, &quot;Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, "Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla adliye önünde açıklama yaptı. Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç’in yaptığı açıklamada, avukatların sorunu ve hukuk alanında yaşanan problemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasına eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anarak başlayan Güleç, "Ne yazık ki bu yıl da Avukatlar Günü’nü; savunma hakkının, hak arama özgürlüğünün ve baroların kurumsal varlığının baskı altına alınmaya çalışıldığı, yargının bağımsızlığına yönelik kaygıların arttığı bir ortamda karşılıyoruz. Her 5 Nisan’da olduğu gibi bugün de bir hukuk örgütü olmanın sorumluluğuyla; mesleğimizin sorunlarına, yargı sistemindeki aksaklıklara ve toplumsal adalet taleplerine dikkat çekiyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmanın bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü için sorumlulukların farkında olduklarını dile getiren Güleç, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Avukatlar yalnızca bireylerin değil; hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının ve demokratik toplum düzeninin de teminatıdır. Ancak bugün, hukuk devleti ilkesinin aşındığı; yargı bağımsızlığının zedelendiği, savunma makamının sistematik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir süreçten geçilmektedir. Avukatlık mesleğinin bağımsız icrası, hem Avukatlık Kanunu hem de Anayasa ile güvence altındadır. Baroların özerk yapısı ise demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu süreçte doğrudan siyasi sonuçlar doğuran işlemleri nedeniyle, yargının siyasi saiklerle hareket etmeye zorlandığı izlenimi doğuran, kişilerin ve avukatların ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi anayasal haklarını açıkça ihlal eden gelişmeler yaşanmaktadır" diyen Güleç, "Mahkemelerin, hukukun temel ilkelerine ve yerleşik içtihada aykırı şekilde verdiği kararlar, yurttaşların hukuka olan güvenini derinden sarsmaktadır. Bu gelişmeler, yargının siyasi çatışma ve çekişmelerin etkisine açık hale getirildiği, hukuk güvenliğinin ortadan kalktığı ve keyfî uygulamaların olağanlaştığı bir sürecin parçası olarak görülmektedir. Avukatlar olarak, hukuka aykırı süreçlere karşı hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma hakkını ve savunma özgürlüğünü koruma mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Meslektaşlarımız yalnızca hukuki baskılarla değil; ağır ekonomik ve sosyal koşullarla da mücadele etmektedir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatlar olarak bu tablo karşısında susmayacaklarına dikkat çeken Güleç, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hukukun üstünlüğünü, savunma hakkını ve adil yargılanma ilkesini savunmaya devam edeceğiz. Öte yandan meslektaşlarımız yalnızca hukuki baskılarla değil; ağır ekonomik ve sosyal koşullarla da mücadele etmektedir. Özellikle genç avukatlar, plansız şekilde açılan hukuk fakülteleri ve adaletsiz kaynak dağılımı nedeniyle ciddi bir geçim mücadelesi içindedir. Özellikle mesleğin ilk yıllarında bulunan genç avukatlar, plansız ve öngörüsüz biçimde açılan hukuk fakültelerinin yarattığı yığılma ve kamu kaynaklarının adaletsiz dağılımı nedeniyle derin bir ekonomik çıkmazın içine sürüklenmektedir. Bugün ekonomik güvenceden yoksun bırakılan stajyer avukatlar, ayrıcalık değil eşitlik talep eden kamu avukatları ve her kıdemden serbest çalışan meslektaşlarımız ciddi bir gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu tablo yalnızca avukatları değil, doğrudan savunma makamını zayıflatmakta; savunmanın zayıfladığı bir yerde ise adil yargılanma hakkı fiilen ortadan kalkmaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 15:13:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/diyarbakir-barosu-baskani-gulec-hukukun-temel-ilkeleriyle-bagdasmayan-uygulamalarin-artmasi-yargiya-olan-guveni-derinden-sarsmaktadir-h161257.html">Diyarbakır Barosu Başkanı Güleç: Hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/polis-meslek-fabrikasi-onunde-toplananlara-biber-gazli-mudahalede-bulundu-h161256.html</link>
		<title>Polis, Meslek Fabrikası önünde toplananlara biber gazlı müdahalede bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi nedeniyle sabah polis tarafından giriş çıkışları engellenen Meslek Fabrikası önünde arbede çıktı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi nedeniyle sabah polis tarafından giriş çıkışları engellenen Meslek Fabrikası önünde arbede çıktı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen ve hakkında yasal sürecin devam ettiği Meslek Fabrikası'nın tahliyesi için verilen iki haftalık süre bugün sona erdi.&nbsp;Giriş çıkışları sabah saatlerinde kapatılan Meslek Fabrikası önünde&nbsp;belediye bürokratları ve kurum çalışanları nöbete başladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alana siyasiler de gelirken Meslek Fabrikası önüne gelen CHP İzmir Milletvekillerinin içeriye girmesine izin verilmemesi arbedeye neden oldu.&nbsp;CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan kapı önünde polis tarafından engellendi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun üzerine alandaki vatandaşlar polis bariyerlerini yıktılar. Polis ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vekiller ile emniyet güçlerinin müzakeresi sonuç vermezken alana TOMA da getirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 14:40:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/polis-meslek-fabrikasi-onunde-toplananlara-biber-gazli-mudahalede-bulundu-h161256.html">Polis, Meslek Fabrikası önünde toplananlara biber gazlı müdahalede bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-askin-genc-enerji-disi-dis-ticaret-acigi-martta-yuzde-151-artti-h161255.html</link>
		<title>CHPli Aşkın Genç: Enerji dışı dış ticaret açığı martta yüzde 151 arttı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, elektrik ve doğalgaz zamlarının ardından dış ticaret açığındaki
artışın enerji faturasıyla açıklanamayacağını söyledi. Martta enerji hariç dış ticaret açığının yüzde 151
arttığına dikkat çeken Genç, Merkez Bankası’nın bir ayda 120 ton altın kaybettiğini, vatandaşın ise
yılın ilk iki ayında bankalara 229 milyar lira faiz ödediğini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, elektrik ve doğalgaz zamlarının ardından dış ticaret açığı, Merkez<br />
Bankası rezervleri ve vatandaşın artan borç yüküne ilişkin değerlendirmede bulundu. Ekonomide<br />
yaşanan gelişmelerin artık tek tek sorunlar değil, birbirini besleyen bir yapısal bozulma haline<br />
geldiğini belirten Genç, özellikle “enerji” gerekçesi üzerinden yapılan açıklamaların gerçeği<br />
yansıtmadığını söyledi.<br />
Enerji zamlarının doğrudan vatandaşın cebine yansıdığını vurgulayan Genç, dış ticaret açığındaki<br />
artışın enerjiye bağlanmasının gerçeği yansıtmadığını ifade ederek şunları söyledi:<br />
“Geçtiğimiz hafta elektrik ve doğalgaza çok yüksek oranlarda zam yapıldı. Bu zamların gerekçesi<br />
olarak da yine enerji maliyetleri gösteriliyor. Ama aynı dönemde dış ticaret açığı büyüyünce bu kez<br />
‘enerji pahalandı’ deniyor. Yani vatandaş hem zamla karşı karşıya kalıyor hem de bu tablo enerjiye<br />
bağlanarak açıklanmaya çalışılıyor.<br />
“Dış ticaret açığının nedeni, Türkiye’nin üretim yapısının bozulmasıdır”<br />
Oysa veriler bize çok net bir şey söylüyor. Eğer açık enerji yüzünden büyüyor olsaydı, bizim daha fazla<br />
enerji ithal etmemiz gerekirdi. Ama tam tersi oluyor. Enerji ithalatı düşüyor, buna rağmen dış ticaret<br />
açığı büyüyor. Yani Türkiye daha az enerji almasına rağmen daha fazla açık veriyor. Bu şu anlama<br />
geliyor: Açığın nedeni enerji değil. Açığın nedeni, Türkiye’nin üretim yapısının bozulmasıdır.<br />
Daha açık söyleyeyim; enerji hariç dış ticaret açığı yüzde 151 artmış. Bu şu demek: Petrolü, doğalgazı<br />
tamamen denklemden çıkarsanız bile Türkiye’nin açığı hızla büyümeye devam ediyor. Bu artık geçici<br />
bir dalgalanma değil, yapısal bir sorundur.”<br />
“Her gün yaklaşık 4 ton altın eksiliyor”<br />
Merkez Bankası rezervlerindeki gelişmelere de değinen Genç, yaşanan kaybın yalnızca bir finansal<br />
dalgalanma değil, doğrudan varlık erimesi anlamına geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:<br />
“Merkez Bankası’nın rezervlerinde yaşanan düşüş sadece rakamsal bir azalış değildir. Çünkü burada<br />
sadece döviz değil, altın da gidiyor. Bir ayda 120 ton altın azalmış. Yani her gün yaklaşık 4 ton altın<br />
eksiliyor. Bu, herhangi bir ekonomi için olağan bir durum değildir.<br />
“Dövizi tutabilmek için yarının güvencesi harcanıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tablo şuna benziyor: Bir aile düşünün, gelir yetmediği için birikimini bozuyor ve hayatını o şekilde<br />
sürdürmeye çalışıyor. Bugün ekonomi yönetimi de aynısını yapıyor. Dövizi tutabilmek için altın<br />
satılıyor. Yani ayakta kalabilmek için yarının güvencesi harcanıyor.”<br />
“Dakikada 2,6 milyon lira faiz ödüyoruz”<br />
Genç, iktidarın ekonomideki tercihlerinin doğrudan vatandaşın hayatına yansıdığını belirterek,<br />
özellikle faiz yükünün ulaştığı boyutlara dikkat çekti:<br />
“Bugün ekonomideki en çarpıcı tabloyu vatandaşın ödediği faiz üzerinden görebilirsiniz. Sadece yılın<br />
ilk iki ayında vatandaş bankalara 229 milyar lira faiz ödedi. Her gün yaklaşık 3,8 milyar lira, her saat<br />
158 milyon lira, her dakika 2,6 milyon lira faiz ödüyoruz. Yani insanlar çalışıyor, üretiyor ama<br />
kazandıkları paranın önemli bir kısmı doğrudan faize gidiyor. Bu, ekonominin kim için çalıştığını da çok<br />
net gösteriyor. Bir tarafta zamlar var, diğer tarafta artan borç yükü var, onun üzerinde de ağır bir faiz<br />
baskısı var. Ama aynı dönemde gelir artışı bu hızda değil. Bu tablo, vatandaşın giderek daha fazla<br />
borçla yaşamaya zorlandığını gösteriyor.”<br />
“Sorun tek bir alanda değil, ekonomi yönetiminin kendisindedir”<br />
Açıklamasının sonunda ekonomik tabloyu bütüncül olarak değerlendiren Genç, mevcut politikaların<br />
artık sonuç üretmediğini belirterek şunları söyledi:<br />
“Bugün Türkiye’de yaşanan sorunları tek tek ele alarak açıklamak mümkün değil. Enerji zamları, dış<br />
ticaret açığı, rezerv kaybı ve faiz yükü aslında aynı tablonun parçalarıdır. Enerjiye zam yapıp açığı<br />
enerjiyle açıklayamazsınız. Rezervleri eritip bunu başarı gibi sunamazsınız. Vatandaşı borç ve faiz yükü<br />
altında bırakıp ekonominin iyi gittiğini söyleyemezsiniz. Sorun tek bir alanda değil, doğrudan ekonomi<br />
yönetiminin kendisindedir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 14:20:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-askin-genc-enerji-disi-dis-ticaret-acigi-martta-yuzde-151-artti-h161255.html">CHPli Aşkın Genç: Enerji dışı dış ticaret açığı martta yüzde 151 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chp-eskisehir-milletvekili-jale-nur-sullu-madenlerde-sadece-doga-degil-emekci-haklari-da-yok-sayiliyor-h161254.html</link>
		<title>CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü: Madenlerde Sadece Doğa Değil, Emekçi Hakları Da Yok Sayılıyor!</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Doruk
Madencilik emekçileri ve sendika temsilcileri ile görüşerek yaşadıkları mağduriyetleri Meclis
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doruk Madencilik İşçilerinin Sorunlarını Dinledi.<br />
Emekçinin Alın Teri Gasp Edildi, Siyasi Vaatler Boş Çıktı!<br />
Emek Gaspında Sorumlu Kim?Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’ndan (TMSF) Yıldızlar SSS Holding<br />
bünyesindeki Doruk Madencilik Şirketi’ne tüm işçi alacaklarıyla devredilen Yunus Emre<br />
Termik Santrali ve kömür madeninde emekçilerin yaşadığı sorunlarının yıllardır hâlâ<br />
çözülemeyişine sert tepki gösteren Süllü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Enerji ve<br />
Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM’ye soru önergeleri sundu.<br />
Emekçinin Alın Teri Gasp Ediliyor!<br />
Jale Nur Süllü, 2008 yılında Naksan Holding’e bağlı Adularya Enerji tarafından işletmeye<br />
açılan linyit madeni ve termik santralin 2016 yılında FETÖ soruşturmaları kapsamında<br />
kayyım atanarak 2022’ye dek TMSF döneminde emekçilerin haklarında yaşanan sorunların<br />
rödavans sözleşmesi ile Doruk Madencilik’e devredildikten sonra artarak sürdüğünü söyledi.<br />
İşçilerin yaşadığı mağduriyetler hakkında Bağımsız Maden-İş Sendikası yetkilileri ve<br />
Mihallıççık’ta yaşayan Doruk Madencilik çalışanlarından bilgi alan Süllü, emekçilerin<br />
yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekti.<br />
İşçiler yaşadıkları mağduriyeti özetlerken, “Emekli olanlar emeklilik ikramiyelerini, işten<br />
ayrılanlar kıdem tazminatlarını alamıyor. Maaşlar aylarca ödenmiyor. Maaşlar düşürüldü,<br />
sigorta primleri eksik yatırıldı,” diyerek tepki gösteriyor. Haklarını talep ettikleri için işten<br />
çıkarıldıklarını ve ücretsiz izne zorlandıklarını; içeride 2-3 maaşlarının tutulduğunu ifade<br />
ediyorlar. Ayrıca plakasız servislerle taşınma, hijyenik olmayan ortamlarda yemek hizmeti,<br />
eksik ekipmanla zorlu çalışma koşullardan da yakınan işçiler, borç batağı içinde çok zor<br />
durumda olduklarını anlatıyorlar. Adalete başvuranların sonuç elde edemediğini, muhatap<br />
bulamadıklarını, hak kazananların ise şirket devirleri ile alacaklarını tahsil edemediğinden<br />
şikâyet ediyorlar.”<br />
Siyasi Şov Boş Çıktı<br />
Süllü, kendisine aktarılanlar sonrasında “Anlaşılan o ki, çalışanların devir öncesi tüm<br />
haklarını alacağı yönünde verilen sözler tutulmadığı gibi, işçi eylemlerini sonlandırmak için<br />
şirket yetkililerinin vaatleri yerine gelmemiş; iktidar mensuplarının şovları da boş çıkmış.<br />
Üstelik, bu mağduriyetler sadece Yunus Emre Termik Santralinde değil, firmanın ülkemizin<br />
çeşitli yerlerinde ihaleyle devir aldıkları tüm işletmelerde yaşanıyormuş. Anlatılanlardan<br />
anlaşıldığı üzere, şirket iktidar gücünü arkasına almış; çalışanın emeğini gasp etmeyi<br />
kendinde hak görüyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidara Çağrı: Bakanlık Sorumluluk, İşçiler Haklarını Almalı<br />
Emekçinin alın terinin gasp edilemeyeceğini ve çaresiz bırakılamayacağını söyleyen Süllü,<br />
yaşanan mağduriyetin sorumlusunun işverene göz yuman kamu idareleri olduğuna dikkat<br />
çekerek “İşçiye ödenmeyen maaş, ihmal edilen denetim emek sömürüsü ve hukuksuzluğun<br />
simgesidir” vurgusu yaptı.<br />
TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde Süllü, ödenmeyen ücretler ve tazminatlarla ilgili<br />
şikâyet sayısının, yapılan denetimlerin ve sorumluların tespit edilmesini talep etti. “Kamunun<br />
sessizliği işçilerin sorunlarını büyütüyor. Bu hukuksuzluğa göz yummak mümkün değil”<br />
diyerek mağduriyetlerin giderilmesi iktidara da çağrıda bulunan Süllü, “Doruk Madencilik<br />
işçilerinin mücadelesi, yalnızca Mihalıççık’ı değil; Türkiye genelindeki on binlerce işçiyi<br />
ilgilendiriyor. Bu gasp son bulmalı, Bakanlıklar sorumluluğu; işçiler haklarını almalıdır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 13:55:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chp-eskisehir-milletvekili-jale-nur-sullu-madenlerde-sadece-doga-degil-emekci-haklari-da-yok-sayiliyor-h161254.html">CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü: Madenlerde Sadece Doğa Değil, Emekçi Hakları Da Yok Sayılıyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/avrupa-konseyi-baskani-costadan-orta-dogu-cagrisi-sivil-altyapiya-saldiri-kabul-edilemez-h161253.html</link>
		<title>Avrupa Konseyi Başkanı Costa&apos;dan Orta Doğu çağrısı: Sivil altyapıya saldırı kabul edilemez</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, &quot;Orta Doğu&#039;da 5 hafta süren çatışmaların ancak çözümle sonuçlanabileceğini&quot; belirterek, &quot;Sivil altyapının, özellikle de enerji tesislerinin hedeflenmesi yasa dışı ve kabul edilemez&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Orta Doğu'da beş haftadır devam eden çatışmaların ancak planlama çözümüyle sonuçlanabileceğini" belirterek, "Sivil altyapının, özellikle de enerji tesislerinin hedeflenmesi yasa dışı ve kabul edilemez" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Orta Doğu'da beş haftalık savaşın ardından, asıl nedenlerinin ancak bir çözümle giderilebileceği görülebilen" ifadesini kullandı. Costa, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sivil altyapının, özellikle de enerji tesislerinin hedef alınması yasa dışı ve kabul edilemez. Bu, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı için de geçerli ve her yerde geçerlidir. İran rejiminin yedek kurbanı İran sivil halkıdır. Askeri harekatın genişletilmesinin de temelde kurbanı yine İranlı kişiler olacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile son görüşmede de vurgulandığı gibi, Avrupa Birliği, İran'ı bölgesel olarak yönelik saldırılara maruz kalıyor ve Hürmüz Boğazı'ndan tam seyrüsefer özgürlüğün yeniden tesis edilmelerine izin veriyor. Gerilimin artması ateşkes ve barışı sağlamayacaktır. Bunu ancak müzakereler, yani bölgesel ortaklıkların öncülüğünde devam ettiren çabalar sağlayabiliriz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 13:35:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/avrupa-konseyi-baskani-costadan-orta-dogu-cagrisi-sivil-altyapiya-saldiri-kabul-edilemez-h161253.html">Avrupa Konseyi Başkanı Costa&apos;dan Orta Doğu çağrısı: Sivil altyapıya saldırı kabul edilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-kistan-elektrik-ve-dogalgaz-zamlarina-tepki-vatandas-gecinmeye-degil-hayatta-kalmaya-calisiyor-h161252.html</link>
		<title>CHP&apos;li Kış&apos;tan elektrik ve doğalgaz zamlarına tepki: Vatandaş geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, enerji zamlarının zamanlaması ve ekonomik tabloya etkisine dikkat çekerek, &quot;Emeklinin, memurun, asgari ücretlinin geliri daha cebine girmeden eriyor. Şimdi bir de elektrik ve doğalgaz zamlarıyla bu yük katlanıyor. Vatandaş geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, enerji zamlarının zamanlaması ve ekonomik tabloya etkisine dikkati çekerek, "Emeklinin, memurun, asgari ücretlinin geliri daha cebine girmeden eriyor. Şimdi bir de elektrik ve doğalgaz zamlarıyla bu yük katlanıyor. Vatandaş geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 30 seviyesinde açıklanırken, bağımsız hesaplamalarda bu oran yüzde 54’ün üzerine çıkıyor. Yılın ilk 3 ayında enflasyonun TÜİK verisiyle yüzde 10,04’e ulaşması, iktidarın yıl sonu için koyduğu yüzde 16’lık hedefin daha ilk çeyrekte büyük ölçüde zora soktu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuya ilişkin CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, "Enflasyon hedefi daha yılın başında dağıldı ama siz hâlâ çözüm üretmek yerine zam yapıyorsunuz. Bu tabloyu düzeltmenin yolunu yine vatandaşın cebinde arıyorsunuz. Bugün doğalgaz tüketimi düşük. Vatandaş kombi yakmıyor, bu yüzden zam hemen hissedilmiyor. Ama kış geldiğinde faturalar kabardığında herkes bu artışın gerçek etkisini yaşayacak. Zam şimdi yapılıyor, bedeli aylar sonra vatandaşa ödetiliyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gıda fiyatları ilk üç ayda yüzde 16 artmış durumda"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji fiyatlarındaki artışın tüm ekonomiyi etkilediğini vurgulayan Kış, "Elektriğe zam üretime zam demektir. Doğalgaza zam sanayiye zam demektir. Bu artışlar gıdadan kiraya kadar her kaleme yansır. Zaten gıda fiyatları ilk üç ayda yüzde 16 artmış durumda. Siz bu tabloya bir de enerji yükü ekliyorsunuz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, emekli, memur ve asgari ücretlinin yıl başında aldığı zamların kısa sürede eridiğini hatırlatarak, "Emeklinin, memurun, asgari ücretlinin geliri daha cebine girmeden eriyor. Şimdi bir de elektrik ve doğalgaz zamlarıyla bu yük katlanıyor. Vatandaş geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zamları gizleyebilirsiniz ama faturayı bu millet ödüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın ekonomi anlayışını eleştiren Kış, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Üretimi artıracak bir politika yok, enflasyonu düşürecek bir plan yok. Ama zam var, vergi var, yük var. Bu artık ekonomi yönetimi değil; vatandaştan toplayarak ayakta duran bir tahsilat düzenidir. Zamları gizleyebilirsiniz ama faturayı bu millet ödüyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 13:20:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-kistan-elektrik-ve-dogalgaz-zamlarina-tepki-vatandas-gecinmeye-degil-hayatta-kalmaya-calisiyor-h161252.html">CHP&apos;li Kış&apos;tan elektrik ve doğalgaz zamlarına tepki: Vatandaş geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurerden-ithal-sogan-tepkisi-urun-cok-uretildiginde-islenmis-ve-dondurulmus-gida-olarak-deger-bulsa-tarlada-kalmasi-da-onlenir-h161251.html</link>
		<title>CHP&apos;li Gürer&apos;den ithal soğan tepkisi: Ürün çok üretildiğinde işlenmiş ve dondurulmuş gıda olarak değer bulsa, tarlada kalması da önlenir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yurt dışından yüksek fiyatla yapılan kuru soğan ithalatına tepki göstererek, &quot;Ülkemizde çok yemekte kullanıldığı gibi çiğ olarak da tüketilen soğana dahi ithalat yolu açılıyor. Ürün çok üretildiğinde işlenmiş ve dondurulmuş gıda olarak değer bulsa tarlada kalması da önlenir. Üreten de mağdur olmaz, ithalata dahi gerek kalmaz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yurt dışından yüksek fiyatla yapılan kuru soğan ithalatına tepki göstererek,&nbsp;"Ülkemizde çok yemekte kullanıldığı gibi çiğ olarak da tüketilen soğana dahi ithalat yolu açılıyor. Ürün çok üretildiğinde işlenmiş ve dondurulmuş gıda olarak değer bulsa tarlada kalması da önlenir. Üreten de mağdur olmaz, ithalata dahi gerek kalmaz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de üreticinin tarlasındaki soğanı zararına satarken, yurt dışından yüksek fiyatla yapılan kuru soğan ithalatına tepki gösterdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, "Çiftçi soğanı tarlasından kalksın diye zararına satarken, ithal soğanın kilosu kur üzerinden 95 liraya geliyor.&nbsp;Bu tablo, tarımda açıklanmaya mecburdur. Soğanda kendi kendine yeter diye açıklamalar yapıp sonrada ithal soğan getirmek AKP iktidarlarındaki tarıma bakışının yansımasıdır" açıklamasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026 yılının ilk 2 ayında Türkiye yurt dışından daha pahalıya soğan ithal etti"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, Türkiye’de soğan üreticisinin yaşadığı sorunlara rağmen soğan ithalatının, fiyatların rafta düşmesini sağlamadığını, yerli üreticiyi tüccarın insafına bıraktığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını ifade eden Gürer, "Üretici soğanı satmakta zorlanıyor. Tarlada kalan ürünün çürümesini önlemek ve yeni sezon için tarla temizliği yapmak isteyen çiftçi, zararına satış yaptı. Üretici kazanamadı, zarar etti. Tüccar üreticide fiyatı baskıladı.Ürün üreticiden çıkınca rafa kadar ise fiyat katladı. 2026 yılının ilk 2 ayında Türkiye yurt dışından daha pahalıya soğan ithal etti" değerlendirmesini yaptı. Gürer, bu durumun plansız tarım politikalarının sonucu olduğunu belirterek, üreticinin desteklenmemesinin Türkiye’yi ithalatı yol haline getirdiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çiftçi ürününü tarlada bırakıyor, zararına satıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'nin birçok bölgesinde soğan üretimi yapılmasına ve üreticinin ürününü artan girdi maliyetleri ile zararına satmak zorunda kalmasına rağmen ithalat yapılmasının dikkat çekici olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, bu durumun tarım yanlış politikalarındaki planlama eksikliğini ortaya koyduğunu ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, "Türkiye soğan üreten bir ülke. Çiftçi ürününü tarlada bırakıyor, zararına satıyor. Buna rağmen yurt dışından soğan ithal edilmesi başlı başına düşündürücü bir durumdur. Üstelik yapılan ithalatın küçük miktarda olmasına rağmen bu denli yüksek tutarla gerçekleştirilmesi, tarım politikalarındaki çelişkiyi daha da belirgin hale getiriyor" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye dört ülkeden 863 ton kuru soğan ithal etti"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin, 2026 yılının ilk iki ayında;&nbsp;Fransa,&nbsp;İspanya,&nbsp;Hindistan ve&nbsp;Çin&nbsp;olmak üzere dört ülkeden 863 ton kuru soğan ithal ettiğini, bu ithalat için 1 milyon 846 bin 428 dolar ödendiğini, dolar kurunun 44,5 lira olduğu dikkate alındığında ithal edilen kuru soğanın kilosunun yaklaşık 95 liraya ulaştığını aktardı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önce verdiği soru önergesinde, "Kuru Soğan ile ilgili bilgi çeşitlendirllmediği için bu verilerde kast&nbsp;edilen soğan özelliği nedir?&nbsp;Özel bir üretim midir?&nbsp;Farklı bir tür müdür?&nbsp;Tohum vb. bir özellik mi içermektedir? Günlük tüketilen soğan dışında bir ürün İthalat mıdır" diye sorduğunu hatırlatan Gürer,&nbsp;Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, ithal edilen ürünün farklı bir ürün olmadığı, doğrudan kuru soğan olduğunun belirtildiğini aktardı. CHP'li Gürer, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bakanlık doğrudan yanıtlamak yerine TÜİK'i adres gösterdi. TÜİK verileri Bakanlıktan alıp paylaşıyor. Bakanlık, kamuoyuna yansımanın TÜİK üzerinden olmasını bir yol olarak kullanıyor. Sonuçta TÜİK verileri ithalatı gösteriyor, gerçek saklanamıyor. Çiftçi ürettiği üründen artan girdi fiyatları ile kazanamıyor. Ürün planlaması da yok. Soğan para etmezse ekim alanı daralıyor. Üretim düşünce ithalata yöneliniyor. İthalat pahalıya yapılıyor. Sonuçta hem üretici kaybediyor hem tüketici pahalıya tüketiyor. Bu döngü sürdürülebilir değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinde yeterli üretim yer olduğuna işaret ediliyor ancak son yıllarda soğan üreticisi ürettiği ürünü girdi maliyetine göre satamadığı için ürün tarlada kalan görüntüleri de tepkileri de kamuoyuna yansıdı. 7 liraya mal ettiği ürünü 4 liraya kadar tüccara satmak zorunda kaldı. Rafta ise tüketici kilosu 16 - 20 liraya ürün almak zorunda kaldı. Türkiye soğan üreten bir ülke. Üretim ve ekim alanında Ankara, Amasya ve Çorum ilk sıralarda illerimiz&nbsp;2023/24 sezonu kişi başı tüketim var. Bir ürün çok dikiliyor. Ürün düşük fiyat oluşuyor, bir yıl ekim azalırsa yüksek fiyat ortaya çıkıyor. Üretim planlaması kamucu bir anlayış ile üretim planlaması ile sağlanabilir, ithalata da ihtiyaç kalmaz. Ancak yanlış politikalar nedeniyle üretici küstürülüyor, Türkiye ithalata mahkûm ediliyor. Yüksek fiyatla gelen ürün rafta yer bulurken yerli üretici dert sahibi oluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemizde çok yemekte kullanıldığı gibi çiğ olarakta tüketilen soğan dahi ithalat yolu açılıyor. Ürün çok üretildiğinde işlenmiş ve dondurulmuş gıda olarak değer bulsa tarlada kalması da önlenir. Üretende mağdur olmaz. İthalata dahi gerek kalmaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 13:10:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurerden-ithal-sogan-tepkisi-urun-cok-uretildiginde-islenmis-ve-dondurulmus-gida-olarak-deger-bulsa-tarlada-kalmasi-da-onlenir-h161251.html">CHP&apos;li Gürer&apos;den ithal soğan tepkisi: Ürün çok üretildiğinde işlenmiş ve dondurulmuş gıda olarak değer bulsa, tarlada kalması da önlenir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-16-gun-basladi-imamoglu-tutuksuz-yargilama-cagrisinda-bulundu-h161250.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 16. gün başladı... İmamoğlu, tutuksuz yargılama çağrısında bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası&#039;nın 16. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşmada söz alan İmamoğlu, &quot;Bana göre birçok insan masumdur ve tamamının tutuksuz yargılanması gerekmektedir. Bu nedenle, yalnızca ara kararları beklemek yerine daha hızlı ve insani adımlar atılmasının, adalet duygusuna büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum&quot; dedi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan da &quot;Tutukluluk değerlendirmelerinin süreç içerisinde devam edeceğini zaten ifade etmiştik&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın 16. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşmada söz alan İmamoğlu, "Bana göre birçok insan masumdur ve tamamının tutuksuz yargılanması gerekmektedir. Bu nedenle, yalnızca ara kararları beklemek yerine daha hızlı ve insani adımlar atılmasının, adalet duygusuna büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan da "Tutukluluk değerlendirmelerinin süreç içerisinde devam edeceğini zaten ifade etmiştik" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 89’u tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması 16. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 tutuklu sanık katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" “Ekrem Başkan, seni seviyoruz” ve “Ekrem başkanım, her şey çok güzel olacak" sloganları attı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aykut Erdoğdu: "Aşağıda işkence başladı, ekmek yok, su yok..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra sanık sandalyeleri arasından, tutuklu yargılanan Aykut Erdoğdu’nun sesi yükseldi. Erdoğdu, "Aşağıda işkence başladı. Ekmeğin arasında incecik kaşar peyniri koyuyorlardı onu da artık vermiyorlar. Aşağıda yemek yok, su yok, etrafımız pislik içinde. Bu kadar olur mu? Ben milletvekiliyim. Benden kimseye zarar gelmez" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu ile Aykut Erdoğdu uzaktan konuştu. Ekrem İmamoğlu, "Benim notlarım arasında var, söz alabilirsem ileteceğim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, saat 10.36'da duruşmayı başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu: "Onlarca mağdur kişinin her gün özgürlüğünden mahrum bırakılması can yakmaktadır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, Erdoğdu’nun bahsettiği konu ile ilgili söz aldı ve ek taleplerini de dile getirerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu davada hayra ihtiyacımız çok yüksek. Önce güncel bir hususu size aktarmak istiyorum. Arkadaşlarımızın da bu konuda yoğun şikayeti var. Bazı hazır paket ürünleri alıp buraya getirenler, sabah cezaevinden çıkışta bu ürünleri getirememiş, alamamışlar. Bu hususta mahkemenin bir iradesi var mıdır ya da bu uygulama cezaevine mi aittir? Eğer sadece cezaeviyle ilgiliyse, biz de kendi yazılarımızla cezaevlerine bunu iletebiliriz. Ancak sizin de katkınız olabilir mi diye bu notu iletmek istedim. Bir başka husus, öğle vakti yemek meselesidir. Bu hafta çözülebileceği konusunda katkı talep etmiştik. Komutanlarımızla süreci takip ediyoruz. Yine sizin de katkınız olursa memnun oluruz. Çünkü anladığım kadarıyla bu konuda da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ve buradaki yürütme yetkili olabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Burada yürütülen yargılama süreci, yüce Türk yargısının itibarına doğrudan katkı sunmaktadır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir diğer husus Sayın Başkan, Sayın heyet, Perşembe günü çok geç saatte biten savunmalar oldu ve 18 arkadaşımız tahliye edildi. Tahliyeler elbette bizleri sevindirmiştir. Tahliye öncesi, verdiğiniz kararın bir başlangıç olduğu, bizlerin bakış açısından hem vicdani hem de adalet açısından kıymetli bir değerlendirmedir. Bu yaklaşımınızı önemsediğimizi özellikle ifade etmek isterim. Ancak bu çerçevede bazı hatırlatmalar yapmayı da önemsiyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yargılamaya farklı bir bakış açısıyla yön verilmesi gerektiği bir ihtiyaç"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargılamaya farklı bir bakış açısıyla yön verilmesi gerektiğini bir ihtiyaç olarak vurgulamak isterim. Gerçekte onlarca mağdur kişinin her gün özgürlüğünden mahrum bırakılması can yakmaktadır. Bu durum, telafisi mümkün olmayan bir zaman kaybına dönüşmektedir. İnsanların bir gün dahi tutuklu kalmaması gerektiği inancı, sadece bu yargılamaya değil, genel olarak yargıya olan güveni de doğrudan etkilemektedir.&nbsp;Daha önce de ifade ettiğim gibi, burada yürütülen yargılama süreci, hepimiz için yaşamsal bir dayanak olan yüce Türk yargısının itibarına doğrudan katkı sunmaktadır. Alınan her karar, bu itibarı ya olumlu ya da olumsuz yönde etkilemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ağır ameliyat geçirmiş, nekahat dönemini cezaevinde geçirenler var, dikkatle takip edilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün şunu da söylemem gerekir: Sadece tutuklu olanlar değil, adli tedbir uygulanan kişiler de ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Dosyada da yer aldığı üzere, bazı insanların gelirleri tamamen ortadan kaldırılmış, kurumlarına, şirketlerine ve yaşam alanlarına el konulmuştur. Ev hapsinde olanlar ve farklı adli kontrol tedbirlerine maruz kalanlar bulunmaktadır. Bu durum, insanların hayatlarını derinden etkilemektedir.&nbsp;Daha da önemlisi, burada hâlâ babalarından dolayı tutuklu bulunan evlatlar, akrabalık ilişkisi nedeniyle tutuklanan kişiler vardır. Büyük bir ıstırap içinde olan kadınlar, hayatını bürokrasiye ve devletine hizmete adamış insanların yaşadığı acılar ortadadır. Bana göre birçok insan masumdur ve tamamının tutuksuz yargılanması gerekmektedir.&nbsp;Bu nedenle, yalnızca ara kararları beklemek yerine daha hızlı ve insani adımlar atılmasının, adalet duygusuna büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.&nbsp;Ayrıca burada olmayan ancak hala bu soruşturma kapsamında tutuklu bulunan şoförler, emekçiler ve bürokratlar da vardır. Ağır ameliyat geçirmiş, nekahat dönemini cezaevinde geçiren kişiler bulunmaktadır. Tüm bunların dikkatle takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadınlar, çocuklar, aileler bu süreçten ağır şekilde etkilenmektedir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir diğer önemli husus ise etkin pişmanlık uygulamalarına ilişkindir. Bu kapsamda bazı uygulamaların, toplumun adalet duygusunu zedeleyecek şekilde, adeta ödüllendirme gibi algılanabilecek biçimde yürütüldüğünü görüyoruz. Hukukçuların da ifade ettiği üzere, bu durum ciddi hak ihlallerine yol açmaktadır. Tüm bu hususları bir hatırlatma ve iyi niyet temennisi olarak ifade etmek istiyorum. Bu tedbirlerin alınması, adil yargılanma sürecine daha sağlıklı bir zemin hazırlayacaktır. Bu da hem bizler hem de tüm Türkiye açısından yargıya olan güveni artıracaktır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü bir yandan operasyonlar gündemi yaşanırken, diğer yandan bazı kişiler kısa sürede serbest kalabilmekte, buna karşın hayatını devletine adamış insanların tutuklu yargılanması toplumda ciddi bir çelişki yaratmaktadır.&nbsp;Tekrar altını çizmek isterim, kadınlar, çocuklar, aileler bu süreçten ağır şekilde etkilenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adil bir yargılama sürecinde atacağınız her adımda yanınızda olacağız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Omuzlarınızda çok büyük bir sorumluluk vardır.&nbsp;Bizler, adil bir yargılama sürecinde atacağınız her adımda yanınızda olacağız. Ancak aksi durumda da gereken tepkiyi göstereceğimizi ifade etmek isterim.&nbsp;İnşallah bu mahkemede, tüm arkadaşlarımız için hayırlara vesile olacak şekilde tutuksuz yargılama süreci sağlanır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı:"Tutukluluk değerlendirmelerine süreç içerisinde devam edeceğiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan da&nbsp;Ekrem İmamoğlu'nun dile getirdiği hususlara ilişkin, "Tutukluluk değerlendirmelerinin süreç içerisinde devam edeceğini zaten ifade etmiştik. Dosya kapsamında, bildiğimiz kadarıyla konutu terk etmeme tedbirine tabi olan herhangi bir kişi bulunmamaktadır. Zira duruşma başlamadan önce bu tedbirlerin tamamı kaldırılmıştır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kumanya sorunlarıyla ilgili konunun da daha önce kendilerine iletildiğini aktaran Başkan Aylan, "Şu an için yalnızca akşam yemeğine yönelik sınırlı bir servis imkânı sağlanabildiği belirtilmiştir. Mevzuat açısından bunun tam anlamıyla uygun olmadığı ifade edilmekle birlikte, duruşmaların uzun sürmesi nedeniyle bu yönde bir inisiyatif kullanıldığı anlaşılmaktadır. Cezaevinden getirilen yiyecekler konusuna ilişkin ise mevcut uygulama hakkında net bir bilgim bulunmamaktadır. Esasen bu konuda doğrudan müdahale etme imkânımız da yoktur. Ancak, şifahi olarak gerekli görüşmeleri yapabilirim. Mümkün olması halinde, bu konuda bir çözüm yolu bulunması için girişimde bulunacağım" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel'in savunması dinleniyor. Demirel, “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” iddiası ile suçlanıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 12:53:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-16-gun-basladi-imamoglu-tutuksuz-yargilama-cagrisinda-bulundu-h161250.html">İBB Davası&apos;nda 16. gün başladı... İmamoğlu, tutuksuz yargılama çağrısında bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplanin-suc-orgutu-durumu-yeniden-goruluyor-durusma-gergin-basladi-kaplan-ve-ailesi-salondan-cikarildi-h161249.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan&apos;ın suç örgütü durumu yeniden görülüyor... Duruşma gergin başladı, Kaplan ve ailesi salondan çıkarıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan&#039;ın suç olaylarına yönelik davanın duruşmasında, Kaplan&#039;ın müşteki sanıklar eski Organize Suçlarla Mücadele Müdürü Şevket Demircan, eski Ankara İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Murat Çelik&#039;e yönelik &quot;FETÖ&#039;cüler&quot; şeklinde seslenmesi üzerine tartışma çıktı. Murat Çelik, &quot;Biz FETÖ&#039;den yargılanmıyoruz. Ben FETÖ&#039;nün bir düşmanıyım&quot; dedi. Tartışma sırasında sanıklar, müşteki sanık polislere hakaret içerikli ifadeler salonda bulunan Ayhan Bora Kaplan&#039;ın evinde de tartışmaya müdahil oldu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Kaplan&#039;ı ve ailesini salondan çıkardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Bora Kaplan'ın suç sürecindeki davaya yönelik duruşmasında, Kaplan'ın müşteki sanıklar eski Organize Suçlarla Mücadele Müdürü Şevket Demircan, eski Ankara İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Murat Çelik'e yönelik "FETÖ'cüler" şeklinde seslenmesi üzerine tartışma çıktı. Murat Çelik, "Biz FETÖ'den yargılanmıyoruz. Ben FETÖ'nün bir düşmanıyım" dedi. Tartışma sırasında sanıklar, müşteki sanık polislere hakaret içerikli ifadeler salonda bulunan Ayhan Bora Kaplan'ın evinde de tartışmaya müdahil oldu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Kaplan'ı ve ailesini salondan çıkardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç işlemine yönelik 17'si tutuklu 61 sanığa verilen cezaların İstinaf'ta birkaçının ardından operasyon düzenleme polisleri, Kaplan'ın avukatları ve M7 kodlu gizli tanık Serdar Sertçelik'in içerdiği dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'nde görülen duruşmada Ayhan Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazırlandı. Tutuklu sanık Serdar Sertçelik salonuna yoğun güvenlik uygulamaları altında getirildi. Duruşmaya getirilen tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan, salondakilere el salladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki sanıklar eski Organize Suçlarla Mücadele Müdürü Şevket Demircan, eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski KOM Şube Müdürü Kerem Gökay Öner duruşmada hazır bulundu. Ayrıca komiserler Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ise SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma kimlik tespitlerinin ve iddianamenin kısa özetinin okunmasının ardından başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı, bir kısım sanık avukatlarının taleplerinin tefrik edilmesi talebinin olduğunu bildirdi. Cumhuriyet savcısı ise bazı olayların birlikte değerlendirilmesi yerinde değerlendirmesinde bulunarak talebin reddedilmesini istedi. Mahkeme, tefrik yapılmasını reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaplan'ın avukatlarından "erteleme" talebi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat İbrahim Kama, tanıklıktan çekilerek dosyaya, sanık Tansel Aktan'ın müdafii olarak katılmayı beyan etti. Mahkeme de bu talebi kabul etti. Kama, Serdar Sertçelik'in telefonundan çıkanların üzerine uzanan yeni iddianamenin eline ulaşmalarının ve muayenelerinin yapılmaması için dinlenmenin ertelenmesini talep etti. Kama, "Bu dosyadaki dijital delillere de katılmak istiyoruz. Birleşen dosyadaki delilleri bizden sakladığınız süre hukuka aykırılık oluşuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu da "Sanıklar arasında verilen yazışmaların dosyaya bırakılması bu nedenle hukuka aykırılığın en büyük şeklidir. Birleşen dosyanın ek 70 klasörünü benim 7 incelemem mümkün değil. Benim bulaştığım muayenem, deliller bildirmem ve soru sormam gerekir ki ona göre müvekkilim durumu deliller hakkında bulunda bulunalım. bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaplan, müşteki sanık polislere "FETÖ'cüleriniz" demesi üzerine salonda tartışma çıktı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada söz alan Ayhan Bora Kaplan'ın "operasyonu düzenleyen polisler de burada. Bunlar FETÖ'den yargılanıyor" diye konuşması üzerine müşteki sanık olan polisler "düzgün konuş" diye seslendi. Bunun üzerine Ayhan Bora Kaplan, "FETÖ'cü değilsiniz lan" diye bağırdı. Şevket Demircan, "Asıl sizin örgütlediğiniz FETÖ'cü, yazışmalarda Cevheri Güven'e nasıl bilgi sızdırmışsınız" dedi. Murat Çelik de "Biz FETÖ'den yargılanmıyoruz. Ben FETÖ'nün bir düşmanıyım" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı: "Son kez şans tanıyorum"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada Ayhan Bora Kaplan'ın yakınları da salonda müşteki sanık polislere "FETÖ'cüler" diye bağırdı. Mahkeme Başkanı, Kaplan'ı ve yakınlarını duruşma salonunda çıkardı ve sanık ile yürütülen duruşmanın düzenini bozmaması konusunda uyarıda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, sanık avukatlarının tefrik tazminatlarını, yargılamayı uzatmaya yönelik olarak değerlendirip reddine karar verdi. Mahkeme, savunmaların yapılması için yeterli sürenin bulunup bulunmadığını belirterek, avukatların süre talebini reddetti. Mahkeme Başkanı, Bora Kaplan'ın salonun yeniden düzenlenmesine karar verdi ve "Son kez şansını ona tanıdım" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada sanıkların savunmasına geçildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 12:39:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplanin-suc-orgutu-durumu-yeniden-goruluyor-durusma-gergin-basladi-kaplan-ve-ailesi-salondan-cikarildi-h161249.html">Ayhan Bora Kaplan&apos;ın suç örgütü durumu yeniden görülüyor... Duruşma gergin başladı, Kaplan ve ailesi salondan çıkarıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasi-nevzat-bahtiyarin-yeniden-yargilandigi-davada-gerginlik-h161248.html</link>
		<title>Narin Güran cinayeti davası Nevzat Bahtiyarın yeniden yargılandığı davada gerginlik</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayeti davasında 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar&#039;ın, hakkındaki hükmün bozulması üzerine yeniden yargılandığı davada yaptığı savunmaya Güran ailesi mensupları tepki gösterdi. Gerginlik üzerine mahkeme başkanının talimatıyla çok sayıda kişi salondan çıkarıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayeti davasında 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar'ın, hakkındaki hükmün bozulması üzerine yeniden yargılandığı davada yaptığı savunmaya Güran ailesi mensupları tepki gösterdi. Gerginlik üzerine mahkeme başkanının talimatıyla çok sayıda kişi salondan çıkarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Narin Güran cinayeti davasında, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan ancak hakkındaki hüküm Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'ın yargılanmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Bahtiyar, tutuklu bulunduğu cezaevinden yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada Bahtiyar'ın savunmasına Güran ailesi mensupları tepki gösterince gerginlik yaşandı. Uyarılarına rağmen tepkilerin sürmesi üzerine mahkeme başkanı, düzeni bozan kişilerin salondan çıkarılması talimatı verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya devam ediliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 12:11:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasi-nevzat-bahtiyarin-yeniden-yargilandigi-davada-gerginlik-h161248.html">Narin Güran cinayeti davası Nevzat Bahtiyarın yeniden yargılandığı davada gerginlik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kopru-ve-otoyollarda-garanti-mesaisi-son-odeme-otoyol-as-ye-h161247.html</link>
		<title>Köprü ve otoyollarda garanti mesaisi son ödeme Otoyol AŞ&amp;#039;ye yapıldı: 5 milyar TL</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Muhalefetin sert tepkilerine konu olan yap-işlet-devret (YİD) modeliyle inşa edilen köprü ve otoyollara yapılan garanti ödemeler devam ediyor. Bu ay garanti ödemeleri için yoğun mesai verilecek. Son olarak mart ayında, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nu işleten Otoyol AŞ’ye, beş milyar TL düzeyinde garanti kapsamında ödeme yapıldığı, yılın ilk çeyreğinde yapılan ödeme tutarının 18-19 milyar TL’yi bulduğu ifade edildi. Bu yıl ödenecek toplam tutar 101 milyar TL&#039;yi aşacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Muhalefetin sert tepkilerine konu olan yap-işlet-devret (YİD) modeliyle inşa edilen köprü ve otoyollara yapılan garanti ödemeler devam ediyor. Bu ay garanti ödemeleri için yoğun mesai verilecek. Son olarak mart ayında, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nu işleten Otoyol AŞ’ye, beş milyar TL düzeyinde garanti kapsamında ödeme yapıldığı, yılın ilk çeyreğinde yapılan ödeme tutarının 18-19 milyar TL’yi bulduğu ifade edildi. Bu yıl ödenecek toplam tutar 101 milyar TL'yi aşacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yavuz Sultan Selim, Osmangazi, 1915 Çanakkale köprüleri ile İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Malkara-Çanakkale, Ankara-Niğde, Menemen-Aliağa-Çandarlı ve İzmir-Çeşme otoyolları, özel sektör tarafından YİD yöntemiyle inşa edildi. Devlet, bu projelere araç geçiş garantisi verdi. Geçişler, döviz (bazılarında dolar, bazılarında euro) olarak belirlendi. Araç geçişleri, garanti sınırının altında kalması durumunda aradaki farkı devlet ödüyor.&nbsp;Karayolları Genel Müdürlüğü, YİD kapsamındaki köprü ve otoyollara, 2018’e dek garanti ödemelerini yıllık yapıyordu. İlgili yılın ocak ayı dolar kuru esas alınıyor ve garanti ödemesi izlenen yılın nisan ayında tek seferde yapılıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2018’de yaşanan döviz krizinin ardından garanti ödemelerinde süre kısaltıldı. Sektörden güvenilir kaynaklar, halen altı ayda bir ödeme yapıldığını, ödemelerin ekim-nisan aylarında yoğunlaştığını söyledi. Kaynaklar, bu yılın ilk üç ayında da değişik projelere garanti kapsamında ödemelerin söz konusu olduğunu belirterek, "Örneğin, mart ayının son haftasında İstanbul-İzmir Otoyolu’nu işleten Otoyol AŞ’ye, beş milyar TL düzeyinde garanti ödendi" dedi.&nbsp;Bu çerçevede, yılın ilk çeyreğinde yapılan ödeme tutarı 18-19 milyar TL’yi buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüklü ödeme bu ay</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, YİD modeliyle işletilen köprü ve otoyollara bu ay içinde yüklü ödemelerin gündeme geleceğini belirterek, “Belli sayıda projeye bu ay ödeme yapılacak. Henüz garanti kapsamında yapılacak ödemelere ilişkin net tutarlar belli değil. Kısa süre içinde belli olur. En geç ay sonunda ödemelerin yapılması bekleniyor“ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, bu projelere yapılacak ödemelerde bir sorun olup olmadığı sorusu üzerine, “Herhangi bir sorun yok. Ödemeler, zamanında ve düzenli olarak yapılıyor“ diye konuştu. 2026 yılında köprü ve otoyol projeleri için ödenecek garanti tutarı 101 milyar TL'yi aşacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 11:53:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kopru-ve-otoyollarda-garanti-mesaisi-son-odeme-otoyol-as-ye-h161247.html">Köprü ve otoyollarda garanti mesaisi son ödeme Otoyol AŞ&amp;#039;ye yapıldı: 5 milyar TL</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/irandan-trumpin-tehditlerine-tepki-savas-sucu-sayilabilir-h161246.html</link>
		<title>İrandan Trumpın tehditlerine tepki: Savaş suçu sayılabilir</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki elektrik santralleri ve köprüleri hedef alma yönündeki tehditlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceğini bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi, "ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki elektrik santralleri ve köprüleri hedef alma yönündeki tehditlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceğini" bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kazem Garibabadi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İran’ın toprak bütünlüğüne karşı güç kullanımının Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 2/4 maddesinin açık ihlali olduğunu belirterek, bu tür tehditlerin BM Genel Kurulu’nun 3314 sayılı kararı kapsamında saldırganlık olarak değerlendirilebileceğini" ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sivil altyapı unsurları olan enerji santralleri ve köprülerin hedef alınmasının, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 8'inci maddesi ile 1977 tarihli Birinci Cenevre Protokolü’nün 52'nci maddesi uyarınca savaş suçu teşkil edebileceğini" kaydeden Garibabadi, bu yöndeki açıklamaların hukuki sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Garibabadi ayrıca, "Trump'ın bu tür tehditlerinin bireysel cezai sorumluluk doğurabileceğini belirterek, İran’ın BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında her türlü saldırı veya yakın tehdide karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu" ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Garibabadi, söz konusu tehditlerin yalnızca İran’ı değil, daha geniş bir bölgeyi etkileyebileceği uyarısında bulunarak, ABD yönetimini bu tür açıklamalardan vazgeçmeye çağırdı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 11:26:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/irandan-trumpin-tehditlerine-tepki-savas-sucu-sayilabilir-h161246.html">İrandan Trumpın tehditlerine tepki: Savaş suçu sayılabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-medyasi-son-24-saatte-15-gemi-hurmuz-bogazindan-gecti-h161245.html</link>
		<title>İran medyası: Son 24 saatte 15 gemi Hürmüz Boğazından geçti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran medyasına yansıyan haberlere göre, son 24 saat içinde 15 geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği ancak deniz trafiğinin savaş öncesine kıyasla hâlâ yüzde 90 civarında daha düşük olduğu belirtildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran&nbsp;medyasına yansıyan haberlere göre, son 24 saat içinde 15 geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği ancak deniz trafiğinin savaş öncesine kıyasla hâlâ yüzde 90 civarında daha düşük olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fars haber ajansı, son 24 saat içinde 15 geminin Hürmüz Boğazı’ndan “İran’ın izniyle” geçtiğini bildirdi.&nbsp;Haberde, deniz trafiğinin savaş öncesine kıyasla hâlâ yüzde 90 daha düşük olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aralarında Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de bulunduğu İranlı yetkililer,&nbsp;kritik öneme sahip deniz geçidinin tamamen kapatılmadığını, yalnızca “düşman ülkelere” kapalı olduğunu birçok kez dile getirmişti. İran’ın Hatam el-Enbiya Merkez Karargâhı sözcüsü&nbsp;İbrahim Zülfikari, dün yaptığı açıklamada&nbsp;Irak’ın uygulanan kısıtlamalardan muaf tutulduğunu duyurmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için verdiği süreyi 6 Nisan'a kadar uzatmış ve&nbsp;son sosyal medya paylaşımlarından birinde, İran'a verdiği sürenin dolmak üzere olduğunu hatırlatmıştı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 11:10:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-medyasi-son-24-saatte-15-gemi-hurmuz-bogazindan-gecti-h161245.html">İran medyası: Son 24 saatte 15 gemi Hürmüz Boğazından geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yanki-bagcioglu-guclu-ordu-sadece-ates-gucune-sahip-h161244.html</link>
		<title>Yankı Bağcıoğlu: &amp;quot;Güçlü ordu sadece ateş gücüne sahip olan değil, yaralısını yaşatan ordudur&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, &quot;Askeri sağlık eğitimi veren kurumlar, yalnızca birer okul değil; aynı zamanda bir kurumsal kültür ve aidiyet merkezidir. Bu yapı, personeline hem mesleki yetkinlik hem de &#039;birlikte görev yapma&#039; bilinci kazandırır. Dışarıdan kısa süreli görevlendirmelerle bu kültürün oluşturulamadığı tecrübeyle görülmüştür. Son gelişmeler göstermiştir ki askeri sağlık sistemi bir lüks değil, bir zorunluluktur. Güçlü ordu, sadece ateş ve manevra gücüne sahip olan değil, yaralısını yaşatan ordudur&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, "Askeri sağlık eğitimi veren kurumlar, yalnızca birer okul değil; aynı zamanda bir kurumsal kültür ve aidiyet merkezidir. Bu yapı, personeline hem mesleki yetkinlik hem de 'birlikte görev yapma' bilinci kazandırır. Dışarıdan kısa süreli görevlendirmelerle bu kültürün oluşturulamadığı tecrübeyle görülmüştür. Son gelişmeler göstermiştir ki askeri sağlık sistemi bir lüks değil, bir zorunluluktur. Güçlü ordu, sadece ateş ve manevra gücüne sahip olan değil, yaralısını yaşatan ordudur" açıklamasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, yazılı açıklamasında,&nbsp;NATO içinde yüksek harekat temposuna sahip olup buna karşılık askeri sağlık sistemine sahip olmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirtti.&nbsp;Bağcıoğlu, "Bu, basit bir organizasyon eksikliği değil, sahada doğrudan hayat ve görev kaybına yol açabilecek stratejik bir boşluktur. Çünkü yüksek harekat temposu, aynı hızda işleyen bir sağlık zinciri gerektirir" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'nin çevresinin, savaşlar ve çatışmalarla çevrili olduğunu, yakın coğrafyada yaşanan her krizin aynı gerçeği gösterdiğini belirten Bağcıoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Modern savaşta sadece ateş gücü yetmez. Yaralıyı yaşatamayan, onu sahadan çekip stabilize edemeyen bir ordu, uzun vadede gücünü sürdüremez. Her çatışma bir dersse, bu dersin özeti nettir: Savaşta asıl güç, ateş altında yaşatabilmektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaralı askerine ne kadar hızlı ulaştığı, onu savaş koşullarında nasıl hayatta tuttuğu ve moral gücünü nasıl koruduğu da en az silah kadar önemlidir. Bu nedenle askeri sağlık sistemi, savunma yapısının 'görünmeyen zırhı'dır. Muharebe sahasında saniyeler belirleyicidir. İlk temas anında yaralanan personelin, uçaktan atlamayı başaran pilotun, hareket kabiliyetini kaybetmiş denizaltıdan acil çıkış yapmış denizaltıcının yaşama şansı, sahadaki eğitimli askeri sağlıkçıya, doğru ekipmana ve kesintisiz tahliye zincirine bağlıdır. Bu zincir kırıldığında kayıp sadece bir asker değildir, görev, birlik ve operasyonun tamamıdır. Çünkü çoğu zaman 'altın saat' değil, 'altın dakikalar' vardır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zor arazi, yoğun temas ve sınırlı imkanlar altında klasik sivil sağlık yaklaşımı yetersiz kalır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Komando ve özel kuvvet operasyonlarında şartlar çok zorlaşır. Bunun örneğini bölgemizde yaşanan son gelişmelerde şahit oluyoruz. Zor arazi, yoğun temas ve sınırlı imkanlar altında klasik sivil sağlık yaklaşımı yetersiz kalır. Ateş altında intikal, müdahale, hızlı karar alma ve yaralıyı koruyarak tahliye etme ancak askeri tıp doktriniyle mümkündür. Özellikle muhasım kontrolündeki bölgelerden personel kurtarma görevinde sağlık uzmanlığına ihtiyaç duyulabilir. Personel Kurtarma Timleri, ileri travma müdahalesi uygular, yaralıyı stabilize eder, tahliye eder ve yaşatır.&nbsp;Denizaltıdan personel kurtarma görevlerinde risk daha da büyür. Paraşütle Arama Kurtarma (PAK) timleri bu alanda kritik bir rol üstlenir. Paraşütle olay yerine intikal eder, ilk müdahaleyi yapar ve yaralının hayatta kalmasını sağlar. Ancak bu kabiliyetler, güçlü ve entegre bir askeri sağlık sistemi olmadan sürdürülebilir değildir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Askeri sağlık sistemi bir lüks değil, bir zorunluluktur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yankı Bağcıoğlu, askeri sağlık sisteminin, harekat sahasında ilk müdahale timlerinden başlayan, sahra hastaneleriyle devam eden, hava ve deniz tahliye sistemleriyle desteklenen çok katmanlı bir yapı olduğuna işaret ederek, "Bu sistemin kalbinde ise eğitim vardır. Askeri sağlık personeli; savaş cerrahisi, travmatoloji, KBRN tehditleri, psikolojik dayanıklılık ve taktik tıp konularında özel eğitim alır. Bu eğitim sadece tıbbi değil, aynı zamanda askeridir. Çünkü sahada sağlık personeli gerektiğinde bir asker gibi hareket etmek zorundadır. Bu nedenle askeri sağlık eğitimi veren kurumlar, yalnızca birer okul değil, aynı zamanda bir kurumsal kültür ve aidiyet merkezidir. Bu yapı, personeline hem mesleki yetkinlik hem de 'birlikte görev yapma' bilinci kazandırır. Dışarıdan kısa süreli görevlendirmelerle bu kültürün oluşturulamadığı tecrübeyle görülmüştür. Son gelişmeler göstermiştir ki askeri sağlık sistemi bir lüks değil, bir zorunluluktur. Güçlü ordu, sadece ateş ve manevra gücüne sahip olan değil, yaralısını yaşatan ordudur" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 11:00:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yanki-bagcioglu-guclu-ordu-sadece-ates-gucune-sahip-h161244.html">Yankı Bağcıoğlu: &amp;quot;Güçlü ordu sadece ateş gücüne sahip olan değil, yaralısını yaşatan ordudur&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/merkezi-isitma-sistemli-sitelerde-kademeli-dogal-gaz-krizikucuk-h161243.html</link>
		<title>Merkezi ısıtma sistemli sitelerde kademeli doğal gaz krizi... Küçük ev, dev doğal gaz faturası</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Doğal gazda, “çok tüketenin çok ödeyeceği“ kademeli tarifede, merkezi ısıtma sistemine sahip on binlerce siteyi bir kriz bekliyor. Tek merkezden ısınan bazı sitelerde, 1+1 dairelerin yanı sıra daha geniş alana sahip dubleks ya da 4+1 daireler de bulunuyor. Bu siteler, belirlenen eşik değeri aştığında çok daha pahalı olan kademe-2’den gaz faturası ile karşı karşıya kalacak. Fatura, sitedeki daire sayısına bölünecek. Küçük daireler, “az tüketip çok ödemek“ zorunda kalacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doğal gazda, “çok tüketenin çok ödeyeceği“ kademeli tarifede, merkezi ısıtma sistemine sahip on binlerce siteyi bir kriz bekliyor. Tek merkezden ısınan bazı sitelerde, 1+1 dairelerin yanı sıra daha geniş alana sahip dubleks ya da 4+1 daireler de bulunuyor. Bu siteler, belirlenen eşik değeri aştığında çok daha pahalı olan kademe-2’den gaz faturası ile karşı karşıya kalacak. Fatura, sitedeki daire sayısına bölünecek. Küçük daireler, “az tüketip çok ödemek“ zorunda kalacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, doğal gazda süregelen devlet desteğini azaltmak için ilk adımı hafta sonunda attı. Konutlarda, doğal gazda kademeli tarifeye geçildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4 Nisan’da başlayan uygulama gereğince illerin aylık ortalama doğal gaz tüketimleri belirlendi. Bu miktarın, yüzde 75’ini aşan tüketimi olan abonelerin faturaları, kademe-2 olarak nitelendirilen, kademe-1’e göre çok daha yüksek bir fiyattan düzenlenecek. Yıllar içinde yüzde 75’lik oran aşağı çekilecek. Böylece, sübvansiyonların iyiden iyiye azaltılması ve tüm abonelerin maliyet bazlı fiyatlandırmaya geçmesi hedefleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küçük ev, büyük gaz faturası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektörde, uygulamanın yaratabileceği bazı sorunlar da konuşuluyor.&nbsp;Sektör kaynakları, ANKA’ya yaptıkları açıklamada, Türkiye’de merkezi ısıtma sistemlerinin yaygın olduğuna, on binlerce sitede bu sistemin kullanıldığına dikkati çekerek, “Merkezi sistem abonelikleri üzerinden ısınan bir sitede ya da binada, hane büyüklükleri arasında farklar var. Tek merkezden ısınan bir yapıda 1+1 daireler olduğu gibi daha geniş alana sahip dubleksler de 4+1 daireler de bulunabiliyor“ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, söz konusu sitelerin, öngörülen eşik miktarı aşması durumunda kademe-2 tarifesi üzerinden gaz faturalarının düzenleneceğini anımsatarak, “Hane başına ödenecek toplam fatura bedeli, binada yer alan daireye bölünerek elde edilecek. 10 daire varsa, fatura 10’a bölünecek. Bu da aynı site ya da bina içerisindeki küçük veya daha verimli ve bilinçli enerji tüketen insanların aleyhine olacak“ diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adil çözüm var mı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, bu sorunun "adil" bir çözümü de bulunduğunu vurgulayarak, "Avrupa ülkelerinde bazı uygulamalar var. Merkezi ısıtma sistemine sahip yapılarda her kaloriferin üzerinde dijital bir ısı ölçer bulunuyor. Bu ısı ölçerler, merkezi bir şirkete veri gönderiyor ve hesaplama herkesin tükettiği ısı enerjisi miktarına göre yapılıyor" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 10:23:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/merkezi-isitma-sistemli-sitelerde-kademeli-dogal-gaz-krizikucuk-h161243.html">Merkezi ısıtma sistemli sitelerde kademeli doğal gaz krizi... Küçük ev, dev doğal gaz faturası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aym-den-nufusu-2-binin-altina-dusen-belediyelerin-koye-donusturulmesine-h161242.html</link>
		<title>AYM&amp;#039;den, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine onay</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP, 8 Haziran 2025 tarihli ve 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesinin ikinci fıkrasının yeniden düzenlenen birinci cümlesinin, Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'den, "köylerdeki nüfus kaybını artırır" itirazı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dilekçede, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin doğrudan köye dönüştürülmesini öngören dava konusu kuralın kamu yararına olmadığı, böyle bir dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı, nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı olarak idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYM, oy birliğiyle reddetti&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemini oy birliğiyle reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek Mahkeme’nin gerekçesinde, dava konusu kuralda nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin öngörüldüğü, 5393 sayılı kanunda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta, belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bununla birlikte belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile&nbsp;yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu vurgulanan gerekçede, bu nedenle kural uyarınca nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülme usulünün de kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile gerçekleştirileceği aktarıldı.&nbsp;Gerekçede, bu itibarla kuralda Anayasa’nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahalli idarelerden olan belediyenin köye dönüştürülmesinin, mahalli idarelerin özerkliği ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilen gerekçede, "Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahallî idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahalli idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2, 123 ve 127. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir" tespiti yapıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 10:07:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aym-den-nufusu-2-binin-altina-dusen-belediyelerin-koye-donusturulmesine-h161242.html">AYM&amp;#039;den, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine onay</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmaz-danzonguldak-valisi-ne-cagri-ya-h161241.html</link>
		<title>CHPli Yavuzyılmaz&amp;#039;dan Zonguldak Valisi&amp;#039;ne çağrı: &amp;quot;Ya sonuç düzeltilsin ya da seçim yenilensin&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak&#039;ta 1 Nisan&#039;da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada &quot;harf hatası&quot; yapıldığı gerekçesiyle CHP&#039;nin oyunun geçersiz sayılarak CHP&#039;nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia edildiğini belirterek, AK Parti&#039;nin 3 oy pusulasında da &quot;harf hatası&quot; tespit ettiklerini bildirdi. Yavuzyılmaz, &quot;Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’na sesleniyorum, 1 Nisan 2026’daki Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminin CHP’den çalındığını belgeledik. Valilik kararıyla bu belgelere dayanarak; derhal ya seçimin kazananı CHP olarak açıklanmalı, ya oylar yeniden saymalı, ya da yeniden seçim yapılmalıdır. Aksi takdirde Zonguldak Valisi olarak bu seçim hırsızlığına ortak olmuş olursunuz&quot; çağrısında bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia edildiğini belirterek, AK Parti'nin 3 oy pusulasında da "harf hatası" tespit ettiklerini bildirdi. Yavuzyılmaz,&nbsp;"Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’na sesleniyorum, 1 Nisan 2026’daki Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminin CHP’den çalındığını belgeledik. Valilik kararıyla bu belgelere dayanarak; derhal ya seçimin kazananı CHP olarak açıklanmalı, ya oylar yeniden saymalı, ya da yeniden seçim yapılmalıdır. Aksi takdirde Zonguldak Valisi olarak bu seçim hırsızlığına ortak olmuş olursunuz" çağrısında bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Yavuzyılmaz, 1 Nisan 2026'daki Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu'na seslendi. Seçimde, CHP'ye ait bir oy pusulasının "harf hatası" gerekçesiyle iptal edildiğini, buna karşın AK Parti aleyhine en az üç pusulada benzer hatalar bulunmasına rağmen bu oyların geçerli sayıldığını vurgulayan Yavuzyılmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’na sesleniyorum. 1 Nisan 2026’daki Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminin CHP’den çalındığını belgeledik. Valilik kararıyla bu belgelere dayanarak; derhal ya seçimin kazananı CHP olarak açıklanmalı ya oylar yeniden saymalı ya da yeniden seçim yapılmalıdır. Aksi takdirde Zonguldak Valisi olarak bu seçim hırsızlığına ortak olmuş olursunuz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ne olmuştu?&nbsp;Şaibeli seçimle ilgili AKP’nin tek taraflı yaptığı açıklamada; 16 üyesi AKP’li, 16 üyesi CHP’li olan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde; AKP’nin 1 oyunun, CHP’nin ise 2 oyunun, aday ad ve soyadları pusulaya yazılırken harf hatası yapılması nedeniyle geçersiz sayıldığı iddia edilmişti. Bu nedenle de başkanlık seçimini 15’e karşı 14 oyla AKP’li aday Necdet Karaveli’nin kazandığı, CHP’li aday Hayrettin Kartal’ın kaybettiği iddia edilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oysa harf hatası konusu bir geçersizlik sebebiyse, en az 3 oy pusulasında AKP aleyhine harf hatası bulunduğunu tespit ettik. Bu da AKP’nin yaptığı açıklamadaki seçim sonucunu tümüyle değiştiriyor. Dört kritik belge yayınlıyorum. Birincisi: AKP’nin hiç utanmadan sıkılmadan iptal ettiğini belirttiği, CHP’li adayın soyadı olan ‘KARTAL’ın ‘R’ sinin yanlış yazıldığı iddiasıyla geçersiz saydığı oy pusulası. Diğer üç belge ise: Harf hatası yapılan AKP’li adayın adı ve soyadının bulunduğu geçersiz olması gereken 3 oy pusulası.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu konunun peşini bırakmayacağız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca hem mevcutta İl Genel Meclisi Başkanı olan kişi, başkanlık seçimini yürüten divan kurulunun başkanı olan kişi ve AKP’nin adayı olan kişi aynı kişi. Necdet Karaveli! Usulsüz olarak oy pusulalarının bir kısmını zarfın içinden çıkararak, bir kısmını çıkarmadan okuyan kişi de Necdet Karaveli! (Bu işi katip üyelerin yapması şartı var) Oy pusulalarının hangilerinin geçerli veya geçersiz olduğuna tek başına karar veren kişi de yine AKP’nin adayı Necdet Karaveli! (Divan’da katip üyelerle oylanması, kayıt ve imza altına alınması gerekirdi) Utanmadan rakibinin oylarını kafasına göre tek başına iptal eden kişi de yine AKP’nin adayı Necdet Karaveli! Bu utanmazlıktır! Bunun adı seçim hırsızlığıdır! Sayın Vali bu suça ortak değilseniz, bu utanmazlığa alet olmayın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanıt fotoğraflar: 1. Fotoğraf: Bariz şekilde pusulda, KARTAL yazdığı halde, AKP, ‘R’ harfini beğenmedi, CHP’ye ait bu oyda harf hatası var dedi, oyu geçersiz saydı. Harf hatası öyle olmaz böyle olur: Harf hatası olan ve geçersiz olması gereken AKP oyları; 2.Fotoğraf: Karaveli’nin ilk ‘a’sı hatalı 3.Fotoğraf: Necdet yerine Nejdet yazılmış ve pusulada pembe işaret var. 4.Fotoğraf: Karaveli yerine Karavesi yazılmış. (L harfi olsa yatay çizginin sağa doğru olması gerekir, ancak pusulada sola doğru) Bu konunun peşini bırakmayacağız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 09:50:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmaz-danzonguldak-valisi-ne-cagri-ya-h161241.html">CHPli Yavuzyılmaz&amp;#039;dan Zonguldak Valisi&amp;#039;ne çağrı: &amp;quot;Ya sonuç düzeltilsin ya da seçim yenilensin&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-saganak-yagis-ve-sis-uyarisi-yagis-hangi-h161240.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den sağanak yağış ve sis uyarısı! Yağış hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinin çok bulutlu, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun batısı, Güneydoğu Anadolu ile Aydın, Muğla, Denizli, Uşak, Konya, Karaman, Niğde, Sivas ve Şırnak’ın yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Marmara, Ege, Akdeniz&#039;in iç kesimleri, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz ile Doğu Anadolu&#039;da sis ve pus olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 6 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Aydın, Muğla, Denizli ve Uşak çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Antalya kıyıları hariç) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MERSİN&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Konya, Karaman, Niğde ve Sivas çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Orta Karadeniz'de pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARTVİN&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin batısı ile Şırnak çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bugün öğle ve yarın (Salı) gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bugün öğle ve yarın (Salı) gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 09:37:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-saganak-yagis-ve-sis-uyarisi-yagis-hangi-h161240.html">Meteoroloji&amp;#039;den sağanak yağış ve sis uyarısı! Yağış hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-238-h161239.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın haftaya düşüşle başladı: İşte 6 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın, 6.660 TL seviyesinden, ons altın ise 4.645 dolar düzeyinden güne başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler,&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarındaki yükseliş ve ABD’de beklentilerin üzerinde gelen istihdam verileri dolar endeksini güçlendirirken, bu durum altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 6 Nisan 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel&nbsp;altın&nbsp;fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.646,36 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.465,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.827,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.440,31 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.451,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 111.441,58 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.646,84&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 09:31:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-238-h161239.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-22-h161238.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (6 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 6 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve&nbsp;Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 6 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:10 itibarıyla 44,5900 (alış) 44,6068'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 51,4642 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 26 09:18:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-22-h161238.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/malatya-vazioglu-apartmani-davasinda-karar-fenni-mesule-6-yil-3-ay-hapis-belediye-muhendisine-beraat-h161237.html</link>
		<title>Malatya Vazioğlu Apartmanı davasında karar: Fenni mesule 6 yıl 3 ay hapis, belediye mühendisine beraat</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Malatya Battalgazi&#039;de 6 Şubat depremlerinde 4 kişinin hayatını kaybettiği Vazioğlu Apartmanı davasında karar açıklandı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklardan fenni mesul Mehmet Orhanoğlu’na 6 yıl 3 ay hapis cezası, belediyede görevli inşaat mühendisi Remzi Karadeniz hakkında beraat kararı verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Malatya Battalgazi'de 6 Şubat depremlerinde 4 kişinin hayatını kaybettiği Vazioğlu Apartmanı davasında karar açıklandı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklardan fenni mesul Mehmet Orhanoğlu’na 6 yıl 3 ay hapis cezası, belediyede görevli inşaat mühendisi Remzi Karadeniz hakkında beraat kararı verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya merkez Battalgazi ilçesi Akpınar Mahallesi Barbaros Sokak’ta bulunan Vazioğlu Apartmanı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ilk depremde yıkıldı. Enkaz altında kalan Rahime Hocak, Beyza Korkut, Esma Korkut ve Muhammed Nur El Ali hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olayın ardından Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fenni mesul Mehmet Orhanoğlu ile Malatya Belediyesi'nde görevli inşaat mühendisi Remzi Karadeniz hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı dava açıldı. Daha sonra davalar birleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına katılan müştekilerden Mustafa Korkut sanıklardan şikâyetçi olurken, Vesim El Ali şikâyetçi olmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada savunma yapan sanık Mehmet Orhanoğlu, “Hazırlık aşamasındaki ifademi tekrar ederim. Yargılamaya konu binanın fenni mesulü değilim. Mimari projeyi çizmiş olabilirim. Suçsuzum. Öncelikle beraatimi talep ediyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe hükümlerin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ediyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Remzi Karadeniz ise “Vazioğlu Apartmanı’nın deprem nedeniyle yıkılmasında herhangi bir kusurum yoktur. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum, avukatım davayı takip edecektir. Suçsuzum” şeklinde savunma yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı ise mütalaasında, sanıkların istemediği fakat öngördüğü bu sonucun gerçekleşmesi sebebiyle kusurlarının bilinçli taksir seviyesinde olduğunu belirterek, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Orhanoğlu’nun “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün sonraya bırakılmasına karar verdi. Sanık Remzi Karadeniz hakkında ise kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:50:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/malatya-vazioglu-apartmani-davasinda-karar-fenni-mesule-6-yil-3-ay-hapis-belediye-muhendisine-beraat-h161237.html">Malatya Vazioğlu Apartmanı davasında karar: Fenni mesule 6 yıl 3 ay hapis, belediye mühendisine beraat</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-saldirilari-genisletti-iran-fuzelerinin-parcalari-hayfaya-dustu-h161236.html</link>
		<title>İsrail saldırıları genişletti, İran füzelerinin parçaları Hayfaya düştü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail ve ABD ile İran arasında yaklaşık beş haftadır süren çatışmalar karşılıklı saldırılarla devam ediyor. Sivil altyapıya yönelik tehditler ve enerji arzına ilişkin kaygılar uluslararası gündemin merkezinde yer alırken İran’dan atılan füzelerin parçaları İsrail’in kuzeyindeki Hayfa çevresine düştü. Öte yandan İsrail&#039;in Lübnan&#039;a yönelik saldırılarını genişleteceği iddia edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail ve ABD ile İran&nbsp;arasında yaklaşık beş haftadır süren çatışmalar karşılıklı saldırılarla&nbsp;devam ediyor. Sivil altyapıya yönelik tehditler ve enerji arzına ilişkin kaygılar uluslararası gündemin merkezinde yer alırken&nbsp;İran’dan atılan füzelerin parçaları&nbsp;İsrail’in kuzeyindeki Hayfa çevresine düştü. Öte yandan İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını genişleteceği iddia edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail medyasına göre, İran’dan atılan füzelerin parçaları İsrail’in kuzeyindeki Hayfa Körfezi’nde yer alan Kiryat Yam ve çevresindeki en az yedi noktaya düştü. Tel Aviv’de de şarapnel parçaları nedeniyle bazı binalar, yollar ve araçlarda hasar oluştu, ancak ilk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail ordusu, İran’dan fırlatılan füzelerin tespit edildiğini ve hava savunma sistemlerinin bunları engellemek için devrede olduğunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail acil yardım servisi, bir füzenin İsrail’in&nbsp;orta kesimine isabet ettiğini ve maddi hasara yol açtığını, ancak yaralı bulunmadığını bildirdi. Öte yandan Kiryat Şimona ve çevresinde yeniden sirenlerin çaldığı duyuruldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran tarafında ise Şiraz, Tebriz, Zencan, Kazvin ve başkent Tahran dahil olmak üzere birçok şehirde patlama sesleri duyulduğu bildirildi. İran medyası, Elburz bölgesinde ve Kereç&nbsp;çevresinde de patlamalar meydana geldiğini ve savaş uçaklarının bölgede uçuş yaptığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları, Tel Aviv ve Eilat’a uzun menzilli füzelerle saldırı düzenlediklerini duyururken, İran Silahlı Kuvvetleri de ABD’ye ait bir F-35 savaş uçağını düşürdüklerini öne sürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise bu iddiaları yalanladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail medyasına göre, İsrail ordusu Lübnan cephesinde işgalini genişletmek amacıyla İsrail sınırına yakın Lübnan köy ve kasabalarındaki evlerin yıkılmayla Lübnan'a yönelik saldırılarının kapsamının artırılmasını öngören bir planı hükümete sunmayı planlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diplomatik cephede&nbsp;de&nbsp;tansiyon düşmedi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in sivil altyapıyı hedef almasının ülkesini teslim olmaya zorlamayacağını söyledi. Açıklama, Kereç’deki büyük bir köprüye yönelik saldırının ardından geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump ise “İran’da geriye kalanları henüz yok etmeye başlamadık”&nbsp;sözleriyle sosyal medya üzerinden tehditler savurarak&nbsp;köprüler ve elektrik santrallerinin hedef alınabileceğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çatışmaların enerji arzını etkileyebileceği endişesi sürerken, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden güvenli şekilde yapılması için uluslararası çabalar devam ediyor. Ancak diplomatik girişimlerde ilerleme sağlanamaması, bölgedeki savaşın daha da genişleyebileceği yönündeki kaygıları artırıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu arada BM Güvenlik Konseyi, Hürmüz Boğazı’na ilişkin karar tasarısını bugün&nbsp;17.00’de oylamaya hazırlanıyor. Oylama, enerji arzı ve deniz ticareti açısından kritik önemdeki boğazdan geçişlerin durma noktasına gelmesiyle ortaya çıkan enerji tedariği krizi nedeniyle önem taşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuveyt’te enerji tesisleri hedef alındı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Kuveyt’te bir petrol rafinerisi ile su arıtma ve elektrik tesislerinin hedef alındığı bildirildi. İran’a ait olduğu iddia edilen bir insansız hava aracının Kuveyt Uluslararası Havalimanı’ndaki yakıt tanklarını vurmasının ardından bölgede yoğun duman yükseldi. Ayrıca Mina el-Ahmadi rafinerisinde yangın çıktığı, bir su arıtma ve elektrik tesisinde ise maddi hasar meydana geldiği kaydedildi. Yetkililer, saldırılarda can kaybı olmadığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da&nbsp;enerji altyapısını hedef alabileceklerine yönelik açıklamasının&nbsp;hemen ardından geldi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:35:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-saldirilari-genisletti-iran-fuzelerinin-parcalari-hayfaya-dustu-h161236.html">İsrail saldırıları genişletti, İran füzelerinin parçaları Hayfaya düştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-raporuna-gore-yilin-ucuncu-ayinda-asgari-ucret-2-bin-819-lira-deger-kaybetti-h161235.html</link>
		<title>DİSK-AR raporuna göre, yılın üçüncü ayında asgari ücret 2 bin 819 lira değer kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi&#039;nin (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri temel alınarak hazırladığı raporda, asgari ücretin henüz yılın üçüncü ayında 2 bin 819 lira, en düşük emekli aylığının ise 2 bin 8 lira değer kaybettiği belirtildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri temel alınarak hazırladığı raporda, asgari ücretin henüz yılın üçüncü ayında 2 bin 819 lira, en düşük emekli aylığının ise 2 bin 8 lira değer kaybettiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK-AR, TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamlarının ardından "Enflasyon Bülteni"ni yayımladı. TÜİK’in yıllık resmi TÜFE oranını yüzde 30,87, gıda enflasyonunu ise yüzde 32,36 olarak açıkladığı hatırlatılan bültende, asgari ücretli ve emeklilerin alım gücündeki düşüşe işaret edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bültende, 2005 yılından bu yana yaşanan fiyat artışlarına vurgu yapılarak, gıda fiyatlarındaki yükselişin genel enflasyonun çok üzerinde seyrettiği ifade edildi. Bültende konuya ilişkin, "2005 yılına göre genel fiyatlar 33,6 kat artarken, gıda fiyatları 50,6 kat arttı. Asgari ücret yılın üçüncü ayında 2 bin 819 lira, en düşük emekli aylığı 2 bin 8 lira kayıp yaşadı. Kira, konut ve ulaştırma harcamaları artıyor. Düşük gelirliler gıdadan kısıp kira ve ulaşıma harcıyor" denildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜİK yargı kararına rağmen madde fiyat listesini gizlemeye devam ediyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in veri paylaşımı konusundaki şeffaflığına yönelik eleştirilere de yer verilen bültende, kurumun yargı kararlarına uymadığı belirtildi. Bültende, "TÜİK madde fiyat listesini gizlemeye devam ediyor. TÜİK yargı kararına rağmen madde fiyat listesini yine açıklamadı" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bültende, toplumsal sınıf ve kesimlerin enflasyon sonucu ortaya çıkan geçim sıkıntısını oldukça farklı hissettiği vurgulanarak,&nbsp;"En düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,3’ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 30,4’tür. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48,1’ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,8’de kalmaktadır" denildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:18:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-raporuna-gore-yilin-ucuncu-ayinda-asgari-ucret-2-bin-819-lira-deger-kaybetti-h161235.html">DİSK-AR raporuna göre, yılın üçüncü ayında asgari ücret 2 bin 819 lira değer kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-rizvanoglu-7-gunde-227-bin-futbol-sahasi-buyuklugunde-toprak-parca-parca-sirketlere-devredildi-h161234.html</link>
		<title>CHP&apos;li Rızvanoğlu: 7 günde 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça şirketlere devredildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) ihalelerine dikkati çekerek, &quot;Sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan şirketlere devredildi. Sadece bir haftada Yalova’nın iki katından fazla alan satıldı. Hiç kimsenin bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu,&nbsp;Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) ihalelerine dikkati çekerek, "Sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan, 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça, hızla şirketlere devredildi. Sadece bir haftada Yalova’nın iki katından fazla alan satıldı. Hiç kimsenin bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, MAPEG tarafından yayımlanan maden ihaleleri ve doğa tahribatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın vatan toprağına "tüketilecek ve yağmalanacak bir alan" gibi baktığını söyleyen Rızvanoğlu, kararların bilim ve planlama yerine kısa vadeli rantla alındığını savundu. Devlet kurumlarının resmi raporlarındaki uyarılara dikkati çeken Rızvanoğlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Ulusal Su Yönetimi raporlarına ilişkin şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 2025 yılı faaliyet raporunda 'Korunan alanlar üzerindeki madencilik, enerji ve ulaşım baskısı artıyor' diyerek bunu bir tehlike olarak tanımlıyor. Ulusal Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu da 'Maden ruhsatları verilirken yeraltı sularına vereceği zarar dikkate alınmalı' uyarısında bulunuyor. Kurumlar endişeli, raporlar uyarıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2012–2024 arasında 121 bin 331 hektar orman alanı madenciliğe tahsis edilmiş. Bu&nbsp;Yalova’dan büyük, Kilis’e yakın büyüklükte bir orman alanı demek.&nbsp;Çok büyük bir alan adım adım, parça parça elden çıkarılıyor. Peki iktidar ne yapıyor? Bu uyarıları, bu rakamları, bu raporları dikkate mi alıyor? Hayır. Maden ruhsat dağıtımını artırıyor. Her geçen gün daha da hızlandırıyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MAPEG tarafından 7 Şubat’ta başlatılan 317 numaralı ihale sürecine ilişkin verileri paylaşan Rızvanoğlu, tek bir ihalede satışa çıkarılan alanın geçmişte bir yılda çıkarılan toplam alana eşit olduğunu vurguladı. Rızvanoğlu,&nbsp;"67 il, 485 ruhsat sahası, toplam 548 bin 696 hektar. Neredeyse Nevşehir’in tamamına yakın bir alan. Bu ihalelerin satışları 25 Mart’ta başladı ve sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan yani 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça, hızla şirketlere devredildi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bir çevre sürgünüdür"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maden sahası olarak ilan edilen bölgelerde tarım, emek ve yerel ekonomi olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu,&nbsp;"Bunun adı açıkça çevre sürgünüdür. Vatandaşa doğduğu, büyüğü, kök saldığı toprakları terk etmesi dayatılıyor. İktidarın söylediği aslında şu: 'Ben burada kazanç sağlayacağım, sen kendi başının çaresine bak.' Bu, 21. yüzyılda uygulanan bir sömürge modelidir. 19. yüzyılda Batı, Afrika’ya 'Buradan ne alırım, nasıl sömürürüm?' diye nasıl yaklaştıysa, bugün bu iktidar da bu ülkeye aynı gözle bakıyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rızvanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Toprağını koruyan cezalandırılıyor. Ya Artvin’de ağacına sahip çıkan Reşit Kibar gibi silahla öldürülüyor ya İstanbul’da doğayı anlattığı için Hakan Tosun gibi sokak ortasında dövülerek öldürülüyor ya da Akbelen direnişinden tanıdığımız Esra Işık gibi toprağını savunduğu için tutuklanıyor. Bir insan ağacını koruyorsa, suyuna sahip çıkıyorsa suç mu işliyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir insan ağacını koruyorsa suç mu işliyor? Suyuna sahip çıkıyorsa suç mu işliyor? Bu insanlara yapılanlar reva mı? Bu ülke artık ırmağının akışına öldüğünüz ülke değil mi? Buradan açıkça söylüyorum: AKP iktidarı, anayasal hakkını kullanan vatandaşı cezalandırmaktan, toprağına sahip çıkan insanı karşısına almaktan, vatandaşı çevre sürgününe zorlamaktan vazgeçmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiç kimsenin; bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok. Bu toprakların altındaki zenginlikler elbette değerlendirilebilir. Ama nasıl? Kamu yararını gözeterek, bilimle, planlamayla, doğayı koruyarak, insanı merkeze alarak.&nbsp;Siz ne yapıyorsunuz? Ne denge gözetiyorsunuz, ne doğayı koruyorsunuz, ne insanı dikkate alıyorsunuz. Tek bir şey var, o da bu iktidarın bitmek bilmeyen para hırsı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 15:00:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-rizvanoglu-7-gunde-227-bin-futbol-sahasi-buyuklugunde-toprak-parca-parca-sirketlere-devredildi-h161234.html">CHP&apos;li Rızvanoğlu: 7 günde 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça şirketlere devredildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-kutahyada-yapilacak-eyup-kahveci-halk-gunu-geldi-mi-herkese-bedelini-odetir-h161233.html</link>
		<title>CHPnin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingi yarın Kütahya&apos;da yapılacak... Eyüp Kahveci: Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, yarın Kütahya&#039;da düzenlenecek &quot;&quot;Millet İradesine Sahip Çıkıyor&quot; mitingi öncesi yaptığı değerlendirmede, &quot;Halkımızın her daim doğruların yanında olduğunu biliyoruz. Halkımız her daim mazlumun yanındadır. Kimse halkı kandıramaz, kandıramayacaktır. Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir, doğru yönetimi getirir, sistemi teslim eder&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, yarın Kütahya'da düzenlenecek ""Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi öncesi yaptığı değerlendirmede, "Halkımızın her daim doğruların yanında olduğunu biliyoruz. Halkımız her daim mazlumun yanındadır. Kimse halkı kandıramaz, kandıramayacaktır. Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir, doğru yönetimi getirir, sistemi teslim eder" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklamasının ardından başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 103'üncüsü yarın Kütahya'da yapılacak. Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci saat 14.00'te Şehit Emniyet Müdürü Uğur Gökcan Sokak'ta gerçekleştirilecek miting öncesi ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yarın Kütahya'dan Türkiye'ye&nbsp;çok güzel mesajlar verileceğini söyleyen Kahveci, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir yılı geçirdik, 19 Mart 2025 ve sonrası Türkiye'de çok ciddi bir şekilde yerel yönetimler üzerinden büyük operasyonlar gerçekleşti. Bunlar şu anda yargıda devam eden süreçler ve biz de bu anlamda yapılan haksızlıkları, hukuksuzlukları dile getiriyoruz. İddianameleri görüyoruz ki 'iftiranameler' şekliyle yürüyor. Altının çok boş olduğu, ilk söylenenlerle iddianamelerdeki kesişim noktalarına baktığınız zaman çok fazla bir şey bulunamıyor. Bugün itibariyle çalışma arkadaşlarımızın tahliye olmasıyla altının boş olduğu yavaş yavaş görülmeye başlandı. Bu yargılamanın TRT'den canlı yayınlanması noktasındaki taleplerimiz reddedildi. Biz açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz ki belediyelerimiz, yöneticilerimiz, çalışma arkadaşlarımız haksız olanlar varsa elbette ki cezasını çekecektir. Ama haklı olanları da boşu boşuna içeride tutmanın hiçbir izahı olamaz. Vatandaş iradesi hepimizin üzerindedir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve millet de o iradesini tecelli ettirecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halkımızın en büyük arzusu ülkede adaletin tesis edilmesidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Operasyonlar yapılacaktır, siyasi amacı olursa bu hoş olmayacaktır, ahlaki olmayacaktır, etik bulunmayacaktır. Tabii ortada bir suç varsa bedeli ödenecektir, bundan yana kimsenin endişesi olmasın. Ancak operasyonlar yapıldığı zaman biz her zaman şunu ifade ederiz, 'hak, hukuk, adalet hepimize lazım. Bir gün gelecek hepimiz o hak ve hukuk adalet arayışını sürdüreceğiz'.Biz bugün hem sahada hem söylemlerimizde bu konunun ne kadar önemli olduğunu ifade ediyoruz. Yargılamalar, operasyonlar devam edebilir, operasyon varsa herkese eşit yapılması gerekir. Bir usul hatası, uygulama hatası varsa bunlar iyileştirilir ama yolsuzluk, rüşvet, irtikap gibi suçlar varsa incelenir. Geçmişte kim yaptıysa masaya aynı zamanda yatırılır ve taraflar yargı önünde hesap verir. Yüce Türk Milleti'nin adalete olan güveni tamdır. Yargı herkese eşit işlemesi gerekir ama ayak oyunlarıyla ya da farklı şekillerde bunu manipüle ederek belli amaçlara, belli mecralara çekmek sıkıntı verir. O zaman da siyasetin Meclis tarafından gereken hamleler adım adım atılır. Biz geçen sene 19 Mart ve sonrası operasyonlarla birlikte Kütahya'da yürüyüş eylemleri gerçekleştirdik ve halkımız bizi son derece destekledi, her daim yanımızda oldular. Halkımızın en büyük arzusu ülkede adaletin tesis edilmesidir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halk her zaman doğruların yanındadır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siz Kütahya'dasınız, kuruluşun ve kurtuluşun şehrindesiniz. Burada halkın çok büyük bir özlemi vardır, halk her zaman doğruların yanındadır, yanlışın yanında değildir. Yanlışın hepimiz karşısında olmak zorundayız. Taraflara eşit yaklaşım gösterilmediği zaman halk da mazlumun yanında yer alır. Ortada bir iddia var ve bu iddia mahkeme kararıyla sabit görülürse suç unsuru ortaya çıkmış olur o zaman gereği yapılır, bedel ödenir. Ama ortada böyle bir şey yoksa güven zedelemesi yaşarız, siyasette, hukukta her yerde sıkıntı yaşarız. Halkımızın her daim doğruların yanında olduğunu biliyoruz. Halkımız her daim mazlumun yanındadır. Hepimiz halkımıza, vatandaşımıza, memleketimize yapmış olduğumuz uygulamalardan dolayı kendimize çok dikkat etmeliyiz. Kimse halkı kandıramaz, kandıramayacaktır. Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir, doğru yönetimi getirir, sistemi teslim eder."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 14:34:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-kutahyada-yapilacak-eyup-kahveci-halk-gunu-geldi-mi-herkese-bedelini-odetir-h161233.html">CHPnin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingi yarın Kütahya&apos;da yapılacak... Eyüp Kahveci: Halk günü geldi mi herkese bedelini ödetir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-insanlar-ac-cocuklar-korunamiyor-kanunlar-eksik-h161232.html</link>
		<title>Gürer: İnsanlar Aç, Çocuklar Korunamıyor, Kanunlar Eksik!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, sosyal politikalar, çalışma hayatı, çocuk işçiliği, staj mağdurları,emeklilik, yoksulluk ve sosyal devlet uygulamalarına yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu. Gürer, komisyonda görüşülen kanun tekliflerinin eksik olduğunu vurgulayarak, “önceliğin insanın karnını doyurmak” olduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer: “Komisyonlara yalnızca iktidarın teklifleri geliyor, muhalefetin önerileri dikkate alınmıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KOMİSYONLARA SADECE İKTİDARIN TEKLİFLERİ GELİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuşmasında yasama sürecine yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Artık öyle bir noktaya evrildi ki bu komisyonlara yalnızca iktidar partisi milletvekillerinin getirdiği kanun teklifleri geliyor. Sanki muhalefet veya demokratik kitle örgütleri bir tarafından olumsuzluğu giderecek önermelerde bulunursa bir kaybedilmişlik duygusu oluşacakmış gibi şiddetle önermelere karşı çıkıyorlar. Söylenenlerin işe yarayıp yaramadığından çok kimin söylediğine bakılıyor ve bu da çıkan kanunların yarım yamalak çıkmasına, sonra bir kısmının Anayasa Mahkemesinden geri gelmesine vesile oluyor. Anayasa'ya aykırılıklar üzerinde de görüş belirtildiği hâlde değerlendirilmiyor, sonra da Anayasa Mahkemesi iptal ediyor ve tekrar o kanunları görüşüyoruz. Anayasa Mahkemesi geçen yıl 300'e yakın kanun maddesini iptal etmiş, yeniden bir daha görüştüğümüzde milletvekili yapmış oluyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KADINLARIN ANNELİK SÜRECİ SİGORTA KAPSAMINA ALINMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun teklifindeki eksikliklere değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Siz de Bakanlık yaptınız, Bakanlığınız döneminde önünüze çok kere gelmiş konular var. Birincisi, burada doğum izniyle ilgili düzenleme var ama kadınların iş hayatına başlamadan önceki annelik süreçlerinin de sigorta kapsamına alınmasıyla ilgili talepleri dikkate alınmamış, oysa alınması gerekir. Niye? Erkeklerde askerlik nasıl alınıyorsa kadınlar için de iş hayatına başlamadan önceki annelik süreci de onlar için hak olarak verilmeli; o yok, konulması gerekir,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AİLE BAKANLIĞI SİYASİ AMAÇLA KULLANILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yönelik eleştirilerde bulunarak “Çocukların suça sürüklenmesiyle ilgili... Şimdi, Aile Bakanlığı kuruldu. Ne bekliyorsunuz? Türkiye'de aile yapısının ve dokusunun nitelikli bir kavrama ermesi yönünde de var olan mevcudu kültürüyle, kimliğiyle destekleyecek politikalar geliştirilecek diye bakıyorsunuz ama öyle olmadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı seçim öncesinde ilgili partinin broşürlerini dağıtan, onların yardım paketlerinin hangi partiye oy verdiyse ona göre düzenlenmesini sağlayan, kendi elemanlarını siyasi amaçla kullanan bir doku olarak kullanılıyor ve ben bunu bizzat örnekleriyle gördüğüm için de önergeler de verdim, kimse o tarafına bakmıyor,” şeklinde konuştu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KADIN KONUKEVLERİ AMACINDAN UZAKLAŞTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın konukevlerine ilişkin uygulamaları da eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer “Burada kadın konukevlerinin kuruluş amacı doğruydu ama yönetiliş biçimi farklı oldu; kimse yerini bilmeyecekti, o kadın kamuoyuna teşhir edilmeyecekti. Orada koyduğunuz liyakate dayalı olmayan kadrolar veya görevlilerin varlığında kim, nerede, nereye konuldu, herkes bildi. Şimdi, onlara bir ücret desteği sağlanarak ekonomik özgürlüklerine kavuşturulacakları sanılıyor. Oysa bunları çalışma yaşamı içinde değerlendirip onların sorunlarına daha çözümcü bir yaklaşımla bu sorunlar ele alınabilir,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOCUKLAR STAJDA ÖLDÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuk işçiliği ve stajyer ölümlerine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şimdi "aile" dediğimiz kavramın... 18 yaş altında olanları "çocuk" sayıyoruz, değil mi? "Vedat Başkan oradaymış, Bakanımıza bir aktar." dediler, bir daha aktarıyorum: 18 yaşına gelmiş çocuğu statü olarak Bakanlığa sorduğumuz zaman diyor ki: "Bunlar çocuktur, çocuk işçi sayılamaz." Sonra TÜİK de diyor ki: "Bunlar genç işçidir, Türkiye'de genç işsizliği azalttık." 1 milyon stajyer öğrenci kamuoyuna açıklarken "işçi" diye açıklıyorlar. Burada bir tuhaflık var. Geçen yıl 50'ye yakın çocuğumuz stajda öldü. Yani, bırakın çocuğun uyuşturucu kullanmasını, çocuğun yaşamsal olarak olması gereken dönüşüme katkıyı, stajda çalıştırılan "Olur." verilen çocuğun iş cinayetlerinde ölmesi gerçekleşti. Buna karşı yapılan bir düzenleme var mı? Büyük bedenlere yüklenen yükü yüklüyorsunuz ama o çocukları işçi saymıyorsunuz, düşük bir ücretle tam bir sömürü alanına dönüştü. Bununla ilgili kanun teklifinde bir şey varmı ? Yok.” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“150 BİN TAŞERON İŞÇİ HÂLÂ KADRO BEKLİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeron ve belediye şirket işçileriyle ilgili sorunlara değinen Ömer Fethi Gürer şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Taşeronla ilgili, sizin de katkılarınızla belli bir kesim hizmet alım sözleşmesi dışındakiler kadroya alındı ama hizmet alım sözleşmesi diye bir şey çıkarıldı, onunla 150 bin kişi şu anda taşeronda kaldı. Kendisiyle aynı şartlarda ve koşullarda çalışan arkadaşlarının yanında bunlar kadro dışı. Belediye şirket işçiliği oluşturuldu, 500 bine yakın belediye şirket işçisi var, dolaylı bir taşeron. Niye belediye kadrosunda değil, ihtiyaç varsa kadrosunda olmalı. Bununla ilgili de bir şey olmadı,EMADDER meselesi, bu emeklilikte adalet arayanlar konusu da ilgi alanınıza girdiği için biliyorum, onlarla ilgili problem var, onlarla ilgili de bir şey gelmiyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PRİM GÜNÜ SÖZÜ TUTULMADI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanının seçim öncesi verdiği sözlere de değinen Gürer, “Bunun yanında, "Esnafa, çiftçiye 9000 prim günü 7200'e düşecek." diye Sayın Cumhurbaşkanının seçiminden önce attığı "tweet" hâlâ duruyor. Seçim biteli üç yıl oldu, bu konuda da bir kanun teklifi gelmedi, burada da öyle bir madde yok,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“50 MİLYON KİŞİ AÇLIK SINIRINDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasında yoksulluk ve açlık konusuna dikkat çekerek, “insanlar aç. Bakınız, açlık sınırı 32 bin lira TÜRK-İŞ açıkladı. Orada biliyorsunuz, tereyağı, kaşar falan da yok. Normalde Türkiye nüfusunda emekli ve asgari ücretliyle birlikte 50 milyon kişinin aç yaşadığı yerde kısmi kurumlarda düzenleme ihtiyaç olsa da önceliğin insanın karnını doyurmaktan geçtiğine inanıyorum,” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MİLLETVEKİLİNİN GÖREVİ HALKIN SORUNLARINI AKTARMAKTIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, milletvekillerinin sorumluluğuna da değinerek şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milletvekilinin asli sorumluluğu ve görevi toplumda olanları buraya aktarmak. Burada parti kimliğiyle bakıp da "Kim ne konuşuyor?"a indirirsek olayı, çözümcü bir yaklaşımla sorunları ele almayız.” Dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOCUKLAR MADDE BAĞIMLILIĞINA SÜRÜKLENİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer konuşmasının devamında çocukların karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bakın, Sayın Bakanım, bunu vicdanen söylerken de üzülüyorum. Çakmak gazını çeken kız çocuğunun anası beni arıyor "Kurtar Vekilim Kızımı”diyor. Önermede de bulundum: muhafazakâr bir partisiniz. Alkolden vergi alıyorsunuz, tütünden vergi alıyorsunuz, şans oyunlarından vergi alıyorsunuz, bunlarla da memura maaş diye veriyorsunuz. O maaşı o vergiler geliri ile vermeyin, onu ayrı bir hesapta toplayın, şu çocukların tedavisi için tedavi merkezleri oluşturun." Bakın, saat sekizden sonra Anadolu'nun çoğu bölgesinde parka gidemiyorsunuz. Çocukların o hâle düşmesinin sorumlusu mevcut yönetimin vurdumduymazlığıdır. Çok net söylüyorum bunu.” Dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:55:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-insanlar-ac-cocuklar-korunamiyor-kanunlar-eksik-h161232.html">Gürer: İnsanlar Aç, Çocuklar Korunamıyor, Kanunlar Eksik!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinav-dunya-kupasindaki-milli-mac-sebebiyle-13-haziran-cumartesi-gunune-alindi-h161231.html</link>
		<title>LGS kapsamındaki merkezi sınav, Dünya Kupası&apos;ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın, Dünya Kupası&#039;ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındığını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın, Dünya Kupası'ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı'nca bu yıl 14 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav,&nbsp;Dünya Kupası'ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı'ndan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bakanlığımızca&nbsp;daha önce paylaşılan sınav takvimi doğrultusunda, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilecek 'Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav'ın 14 Haziran 2026 Pazar günü yapılması planlanmış ve kamuoyuna duyurulmuştu. Açıklanan 2026 FIFA Dünya Kupası maç takvimine göre A Milli Futbol Takımımızın Avustralya milli takımıyla aynı tarihte Türkiye saatiyle 07.00’de oynayacağı müsabaka sonrasında ülke genelindeki olası kutlama etkinliklerinden doğabilecek hareketlilik, yüksek ses ve trafik yoğunluğu gibi durumların öğrencilerimizin odaklanmalarını ve sınav uygulamasının sağlıklı biçimde yürütülmesini etkileyebileceği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar doğrultusunda, 2026 yılı LGS kapsamındaki merkezi sınavın, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkezi sınavda yer alan oturum saatlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olup birinci oturum (Sözel Bölüm) saat 09.30, ikinci oturum (Sayısal Bölüm) ise saat 11.30’da başlayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer yandan öğrencilerimizin sınav öncesi süreçlerden etkilenmemesi adına sınavın gerçekleşeceği okul ve kurumlarda fiziki hazırlıkların tamamlanması amacıyla 12 Haziran 2026 Cuma günü örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilecek ve bu tarihte öğretmenler 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır. Öğrencilerimizin emek ve gayretlerinin karşılığını en sağlıklı ve güvenli koşullarda alabilmeleri için süreç Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir. Sınava girecek tüm öğrencilerimize şimdiden başarılar dileriz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:41:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinav-dunya-kupasindaki-milli-mac-sebebiyle-13-haziran-cumartesi-gunune-alindi-h161231.html">LGS kapsamındaki merkezi sınav, Dünya Kupası&apos;ndaki milli maç sebebiyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bankoglu-bu-yalnizca-bir-ailenin-degil-toplumun-tamaminin-meselesidir-h161230.html</link>
		<title>Bankoğlu: Bu Yalnızca Bir Ailenin Değil, Toplumun Tamamının Meselesidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde yaşanan ve
23 yaşındaki Hakan Çakır’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda 112 Acil
Sağlık hizmetlerinin geç müdahale ettiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“112’Yİ DEFALARCA ARADIK, AMBULANS GELMEDİ”<br />
CHP’Lİ BANKOĞLU: “BİR GENCİN HAYATINI KAYBETTİĞİ<br />
OLAYDAKİ BU İHMAL İDDİALARI MUTLAKA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYDINLATILMALIDIR.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuryet Halk Partisi Bartın Milletvekili Av.Aysu Bankoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde<br />
yaşanan ve 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda 112 Acil Sağlık<br />
hizmetlerinin geç müdahale ettiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.<br />
TBMM’de kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplantılarında<br />
dinlenen mağdur ailelerin ifadelerinin kamu vicdanını derinden yaraladığını belirten Bankoğlu,<br />
konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanının yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı<br />
soru önergesi verdi.<br />
Komisyon toplantılarında söz alan ve Ankara’nın Keçiören ilçesinde çıkan kavgada hayatını<br />
kaybeden 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır’ın anlattıkları, olayın yalnızca bir adli<br />
vakadan ibaret olmadığını, acil sağlık hizmetlerinin işleyişine dair ciddi soru işaretleri<br />
doğurduğunu ortaya koydu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir Baba Meclis’te ‘Defalarca Aradık Ama Ambulans Gelmedi’ Diyor”<br />
Bankoğlu, Komisyon’da dile getirilen ifadelerin son derece çarpıcı olduğunu belirterek şunları<br />
söyledi:<br />
“TBMM’de kurulan Araştırma Komisyonu toplantısında söz alan bir baba, oğlunun ağır<br />
yaralandığı sırada 112 Acil Çağrı Merkezi’nin defalarca arandığını ancak ambulansın olay yerine<br />
uzun süre gelmediğini ifade ediyor. Telefon görüşmelerinde ‘tamam göndereceğiz’ denilerek<br />
geçiştirildiklerini ve ekiplerin yaklaşık 40 dakika sonra olay yerine ulaştığını anlatıyor. Bir baba<br />
Meclis’te ‘Defalarca aradık ama ambulans gelmedi’ diyorsa, bu iddia görmezden gelinemez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu Yalnızca Bir Ailenin Değil, Toplumun Tamamının Meselesidir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Acil sağlık hizmetlerinin kriz anlarında vatandaşın hayatını kurtarmak için var olduğuna dikkat<br />
çeken Aysu Bankoğlu, bu tür iddiaların kamu yönetimi açısından mutlaka açıklığa kavuşturulması<br />
gerektiğini vurguladı:<br />
“Bir yurttaşın hayatını kaybettiği ve bir ailenin geri dönülmez şekilde yıkıldığı böylesi bir olayda,<br />
ambulansın zamanında ulaşıp ulaşmadığı sorusu yalnızca bir aileyi değil, Türkiye’de yaşayan<br />
herkesin yaşam hakkını ilgilendiren bir kamu sorunudur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Acil Sağlık Hizmetlerinin Amacı Hayat Kurtarmaktır”<br />
CHP Bartın Milletvekili Bankoğlu, acil sağlık sisteminin temel amacının hayati risk taşıyan<br />
durumlarda mümkün olan en kısa sürede müdahale etmek olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi<br />
yaptı:<br />
“Vatandaşların defalarca yaptığı çağrılara rağmen ambulansın olay yerine geç ulaştığı iddiası<br />
doğruysa, burada çok ciddi bir kamu hizmeti sorunu vardır. Acil sağlık hizmetlerinin amacı hayat<br />
kurtarmaktır. Bu nedenle söz konusu olayda acil müdahalenin zamanında yapılıp yapılmadığı<br />
bütün yönleriyle araştırılmalıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kamu Vicdanı Bu Soruların Yanıtını Bekliyor”<br />
CHP’li Bankoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapması gerektiğini<br />
belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
“Bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması yalnızca mağdur ailenin değil, kamu vicdanının da<br />
beklentisidir. Bir gencin hayatını kaybettiği böylesi bir olayda, sistemin işleyişine dair en küçük bir<br />
ihmal iddiası dahi mutlaka araştırılmalıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM’ye Soru Önergesi Verildi<br />
Aysu Bankoğlu, konuyla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru<br />
önergesiyle Sağşık Bakanından şu soruları yanıtlanmasını istedi:<br />
 Olay gecesi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan toplam çağrı sayısı kaçtır?<br />
 Ambulans olay yerine kaç dakika sonra ulaşmıştır?<br />
 Bu süre Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği acil müdahale standartlarına uygun mudur?<br />
 Ambulansın geç ulaştığı iddiaları doğruysa bunun nedeni personel yetersizliği, araç<br />
eksikliği ya da koordinasyon sorunu mudur?<br />
 Olayla ilgili 112 çağrı merkezi personeli veya sağlık ekipleri hakkında idari inceleme<br />
başlatılmış mıdır?<br />
 Komisyon toplantısında mağdur ailelerin dile getirdiği iddiaların araştırılması için Bağımsız<br />
bir inceleme veya müfettiş görevlendirilmesi planlanmakta mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Söz konusu olan bir istatistik değil, bir insan hayatıdır”<br />
Bankoğlu açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:<br />
“Türkiye’de hiçbir yurttaş, hayati bir durumda yardım çağrısı yaptığında karşılığını alamayacağı<br />
endişesini yaşamamalıdır. Bu nedenle söz konusu olayın tüm yönleriyle araştırılması ve<br />
kamuoyunun tatmin edici biçimde bilgilendirilmesi gerekmektedir. Çünkü burada söz konusu olan<br />
bir istatistik değil, bir insan hayatıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:22:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bankoglu-bu-yalnizca-bir-ailenin-degil-toplumun-tamaminin-meselesidir-h161230.html">Bankoğlu: Bu Yalnızca Bir Ailenin Değil, Toplumun Tamamının Meselesidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ali-oztunc-iktidarin-pembe-tablolari-gercegi-yansitmiyor-sahada-tablo-agir-h161229.html</link>
		<title>Ali Öztunç: İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor, sahada tablo ağır</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, açıklanan son verilerin, ekonomideki derin yapısal sorunları ve büyüyen umutsuzluğu gözler önüne serdiğini belirterek, &quot;İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor. Sahada tablo ağır, vatandaş umutsuz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, açıklanan son verilerin, ekonomideki derin yapısal sorunları ve büyüyen umutsuzluğu gözler önüne serdiğini belirterek, "İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor. Sahada tablo ağır, vatandaş umutsuz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, yaptığı yazılı açıklamada,&nbsp;2025 yılında çalışabilir yaştaki nüfusun 469 bin kişi artmasına rağmen işgücünün 200 bin, istihdamın ise 54 bin kişi azaldığına dikkati çekerek, buna karşın işsizlik oranının yüzde 8,7’den yüzde 8,3’e düşmesinin gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öztunç, "Nüfus artarken hem işgücü hem istihdam hem de işsiz sayısı azalıyor. Bu tablo ekonomik başarı değil, derin bir umutsuzluğun göstergesidir. İş bulma umudunu kaybeden milyonlar artık istatistiklerde yok sayılıyor" dedi. Öztunç, son bir yılda umutsuzların 908 bin kişi artarak 5 milyon 129 bine ulaştığını belirtti.&nbsp;Eksik istihdamdaki artışın da alarm verici olduğunu ifade eden Öztunç, "Yetersiz sürelerle çalışan ve daha fazla iş arayanların sayısı 644 bin kişi artarak 4 milyona dayandı. Bu tablo, Türkiye’de istihdamın nicelik kadar niteliğinin de çöktüğünü gösteriyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerçek işsizlik yüzde 30</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi verilerin gerçeği gizlediğini vurgulayan Öztunç, işsizler, eksik istihdamdakiler ve umutsuzların birlikte değerlendirildiğinde gerçek işsiz sayısının 12 milyon 100 bine yaklaştığını belirterek, "Gerçek işsizlik oranı yüzde 29,7’ye ulaşmış durumda. Bu, her üç kişiden birinin işsiz olduğu anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç işsizliğinin vahim boyutlara ulaştığını belirten Öztunç, 15-34 yaş grubundaki 6 milyon 762 bin gencin ne eğitimde ne istihdamda olduğunu söyledi. Öztunç, "Her 100 gençten 28’i ‘ev genci’. Özellikle genç kadınlarda bu oran yüzde 41’e çıkmış durumda. Bu, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir çöküştür" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Üretken sektörlerde ciddi daralma var"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu tablo, emeğin değersizleştirildiğini ve sosyal devletin ortadan kaldırıldığını gösteriyor" diyen Öztunç, sanayi ve tarım gibi üretken sektörlerde istihdamın hızla azaldığını vurguladı. Öztunç, sanayide 169 bin, tarımda ise 267 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öztunç, "İstihdam artışı sadece inşaat ve hizmet sektörlerinde. Bu da ekonominin üretimden uzaklaşıp tüketim ve rant odaklı hale geldiğini gösteriyor.&nbsp;İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor. Sahada tablo ağır, vatandaş umutsuz. Türkiye’nin en büyük sorunu işsizliktir, geçim sıkıntısıdır ve giderek büyüyen umutsuzluktur. Gençlerin geleceğe güvenle bakamadığı, milyonların iş aramaktan vazgeçtiği bir tablo sürdürülebilir değildir. İktidar, makyajlı verilerle gerçeği gizlemek yerine, üretimi, istihdamı ve sosyal adaleti önceleyen politikalar geliştirmek zorundadır” değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 13:05:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ali-oztunc-iktidarin-pembe-tablolari-gercegi-yansitmiyor-sahada-tablo-agir-h161229.html">Ali Öztunç: İktidarın pembe tabloları gerçeği yansıtmıyor, sahada tablo ağır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-yilin-ilk-uc-ayi-icin-yuzde-1004-zam-alacak-h161228.html</link>
		<title>SSK ve BAĞ-KUR emeklileri yılın ilk üç ayı için yüzde 10,04 zam alacak</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı tüketici enflasyonu verisine göre, aylık 1,94, yıllık yüzde 30,87 oldu. Buna göre, milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin temmuz ayında alacağı zam oranının yarısı belli oldu. Ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin birikimli fark, yüzde 10,04 olarak hesaplandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı tüketici enflasyonu aylık 1,94, yıllık yüzde 30,87 oldu. Buna göre, milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin temmuz ayında alacağı zam oranının yarısı belli oldu. Ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin birikimli fark, yüzde 10,04 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK'in mart ayı enflasyon oranına göre,&nbsp;milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin temmuz ayında alacağı zam oranının yarısı belli oldu. Aylık enflasyon verileri, emekli aylıklarına yapılacak zamda etkili oluyor. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, yılda iki kez ocak ve temmuz aylarında zam alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılın ilk iki ayında toplam enflasyon artışı yüzde 7,95 olarak gerçekleşmişti. Mart ayı enflasyonun da açıklanmasıyla birlikte emekli aylıklarına yansıtılacak 6 aylık enflasyon farkının ilk yarısı ortaya çıktı. Buna göre SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, yüzde 10,04 zammı hak etti.<br />
Söz konusu emeklilerin, temmuz ayında alacağı zam için nisan, mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon oranlarının da açıklanması gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur ve memur emeklileri toplu sözleşme hükümlerine göre, bu yılın ilk altı ayı için enflasyon farkı hariç yüzde 11 zam almıştı. Bu nedenle memurlar ve memur emeklileri için üç aylık birikimli enflasyon oranı yüzde 11'i aşmadığı için şimdilik enflasyon farkı söz konusu olmadı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 12:45:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-yilin-ilk-uc-ayi-icin-yuzde-1004-zam-alacak-h161228.html">SSK ve BAĞ-KUR emeklileri yılın ilk üç ayı için yüzde 10,04 zam alacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tepav-merkez-direktoru-yilmaz-yilin-ilk-ceyreginde-enflasyonda-neredeyse-yuzde-100-bir-sapma-var-h161227.html</link>
		<title>TEPAV Merkez Direktörü Yılmaz: Yılın ilk çeyreğinde enflasyonda neredeyse yüzde 100 bir sapma var</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı mart ayı enflasyon verilerine işaret ederek, &quot;TÜİK, tüketici enflasyonunu mart ayı için yüzde 1,94 olarak açıkladı. Buna göre üç aylık enflasyon 10,04, son bir yıllık enflasyon yüzde 30,87 oldu. Özellikle endeks içindeki ağırlığı nedeniyle gıda fiyatlarındaki artışın mart ayında 1,80’de, konut grubunun yüzde 1,90’da kalması temel soru işaretlerini oluşturuyor. Çarşı pazarda, fiyat artışlarının neredeyse yüzde10’a yaklaştığı bir ortamda gıdada yüzde 1,80 anlaşılır değil&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı mart ayı enflasyon verilerine işaret ederek, "TÜİK, tüketici enflasyonunu mart ayı için yüzde 1,94 olarak açıkladı. Buna göre üç aylık enflasyon 10,04, son bir yıllık enflasyon yüzde 30,87 oldu. Özellikle endeks içindeki ağırlığı nedeniyle gıda fiyatlarındaki artışın mart ayında 1,80’de, konut grubunun yüzde 1,90’da kalması temel soru işaretlerini oluşturuyor. Çarşı pazarda, fiyat artışlarının neredeyse yüzde10’a yaklaştığı bir ortamda gıdada yüzde 1,80 anlaşılır değil" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK'in açıkladığı mart ayı enflasyonuna ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, 2026 için Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyon tahmininin yüzde 16 olduğunu hatırlatarak, "Merkez Bankası da bunu devam ettirmiştir. Yılın ilk çeyreği bittiğinde hedefin neredeyse yüzde 100’ü seviyesinde bir sapma var" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çalışanların ve emeklilerin sofrasından çalınıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, bütçe döneminde OVP’de yer alan enflasyon hedeflerine uygun biçimde çalışan ve emekliliklerin aylık, ücret ve maaşlarının artırıldığını belirterek, "Dolayısıyla son iki yıl olduğu gibi bu kesimlerin reel ücretleri sapan enflasyon kadar sürekli azalmakta, aslında çalışanların ve emeklilerin sofralarından ve çocukların eğitim harcamalarından çalınmakta. Türkiye’de harcama açısından baktığımızda yoksul sayısı hızla artarak 30 milyonu aşmış durumda" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025 yılında enflasyonda sapmanın OVP’de yüzde 77, Merkez Bankası tahmininde yüzde 120 olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu sapmaların doğrudan toplumun sabit gelirli kesimleri ile küçük ve orta ölçekli işletmeleri olumsuz etkilediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, "Bu durum yoksulluğun ve eşitsizliğin daha da derinleşmesine, ekonomik programın samimiyetten uzaklaşmasına yol açıyor. İzleyen aylarda enerji maliyetleri, gıda ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma nedeniyle enflasyonun düşmeyeceği aksine artacağı göz önüne alınarsa çalışanalar ve yoksullar açısından fatura daha da büyüyecek" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun sürekli İTO enflasyonun altında kaldığına da işaret ederek, "1 Nisan’da bu konuya dikkat çekmiştim. TÜİK’in, enflasyonu mart ayı için yüzde 1,95-2,16 arasında açıklayacağını kayda geçirmiştim. Bu durum TÜİK’in hesaplama yöntemiyle ilgili kuşkuları artırıyor" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 12:25:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tepav-merkez-direktoru-yilmaz-yilin-ilk-ceyreginde-enflasyonda-neredeyse-yuzde-100-bir-sapma-var-h161227.html">TEPAV Merkez Direktörü Yılmaz: Yılın ilk çeyreğinde enflasyonda neredeyse yüzde 100 bir sapma var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sivas-idare-mahkemesi-zaradaki-komur-madeni-projesine-verilen-ced-gerekli-degildir-kararini-iptal-etti-h161226.html</link>
		<title>Sivas İdare Mahkemesi, Zaradaki kömür madeni projesine verilen ÇED gerekli değildir kararını iptal etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sivas İdare Mahkemesi, Sivas’ın Zara ilçesinde planlanan kömür madeni projesine ilişkin &quot;ÇED gerekli değildir&quot; kararını iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin eksik incelendiğine ve ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğuna hükmetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sivas İdare Mahkemesi, Sivas’ın Zara ilçesinde planlanan kömür madeni projesine ilişkin "ÇED gerekli değildir" kararını iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin eksik incelendiğine ve ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğuna hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölge halkı, HEMGRUP Madencilik İnşaat Nakliye Şirketi'nin Sivas Zara'da Bolucan ve Söğütözü köylerini kapsayan kömür ocağında kapasite artışı ile patlatmalı projesine Sivas Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen "ÇED Grekli Değildir" kararının iptal edilmesi istemiyle dava açtı. Dava dilekçesinde,&nbsp;proje sahasında yer alan su kaynaklarının, derelerin yok sayıldığı, projenin yakınında yer alan yerleşim yerlerine etkisinin incelenmediği, Proje Tanıtım Dosyasının kurum görüşleri açısından eksik ve yetersiz olduğu vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dava sürecinde hazırlanan bilirkişi raporunda heyet, önemli çevresel riskler tespit etti. Raporda,&nbsp;sahada oluşan evsel atıkların herhangi bir yönetim sistemine dahil edilmeden doğrudan çevreye bırakıldığı, bunun hem çevre hem de halk sağlığı açısından risk oluşturduğu kaydedildi. Raporda,&nbsp;proje alanının çevresinde yerleşim yerleri, tarım arazileri ve mera alanlarının bulunduğuna; madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozun tarımsal üretimi ve hayvancılığı olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, projenin büyüklüğü ve kapasite artışı dikkate alındığında ÇED sürecine tabi olması gerektiği vurgulandı. Yeraltı ocağının ömrünün yaklaşık 97 yıl olarak hesaplandığı, açık ocak faaliyetlerinin ise geniş bir alanda yürütüleceği belirtilen raporda,&nbsp;proje tanıtım dosyasında jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz olduğu, yeraltı su kaynakları üzerindeki etkilerin yeterince incelenmediği ve biyolojik çeşitlilik açısından eksik analizler bulunduğu tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sivas İdare Mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda "ÇED gerekli değildir" kararının hukuka uygun olmadığına hükmederek, işlemin iptaline karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda ayrıca, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine hükmedildi. Tarafların karara karşı 15 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurabileceği belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 12:05:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sivas-idare-mahkemesi-zaradaki-komur-madeni-projesine-verilen-ced-gerekli-degildir-kararini-iptal-etti-h161226.html">Sivas İdare Mahkemesi, Zaradaki kömür madeni projesine verilen ÇED gerekli değildir kararını iptal etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mart-ayi-enflasyonunu-acikladi-en-yuksek-artis-konut-h161225.html</link>
		<title>TÜİK, mart ayı enflasyonunu açıkladı: En yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre, en yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu. Verilere göre, bu grupta yıllık artış yüzde 42,06 olurken, aylık bazda ise en fazla artış yüzde 4,52 oranıyla ulaştırma grubunda kaydedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre, en yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu. Verilere göre, bu grupta yıllık artış yüzde 42,06 olurken, aylık bazda ise en fazla artış yüzde 4,52 oranıyla ulaştırma grubunda kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin "Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)" verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişimde 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış olarak kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE'deki değişim 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,82 artış olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in mart ayı verilerine göre ulaştırma grubunda fiyat artışları hız kazanırken, konut ve enerji grubunda artış hızı da yavaşladı. Şubat ayında ulaştırma grubunda yıllık yüzde 28,86 olurken mart ayında bu oran yüzde 34,35’e yükseldi. Ulaştırma grubunda aylık artış ise yüzde 2,58’den yüzde 4,52’ye çıkarak aylık bazda en çok artış gösteren grup oldu. Buna karşın; konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda şubat ayında yıllık yüzde 42,33 olan artış mart ayında sınırlı bir gerilemeyle yüzde 42,06 olarak kaydedildi. Bu gruptaki aylık artış hızı ise yüzde 2,40’tan yüzde 1,91’e düştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 32,36 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,3, ulaştırmada yüzde 34,35 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,25, ulaştırmada 5,45 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,04 yüzde puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aylık bazda en fazla artış gösteren grup ulaştırma oldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80, ulaştırmada yüzde 4,52 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,46, ulaştırmada 0,75 ve konutta 0,22 yüzde puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endekste kapsanan 174 alt sınıftan&nbsp;2026 yılı Mart ayı itibarıyla, 40 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 127 alt sınıfın endeksinde ise artış yaşandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,11 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,45, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 8,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,50 artış olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 11:50:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mart-ayi-enflasyonunu-acikladi-en-yuksek-artis-konut-h161225.html">TÜİK, mart ayı enflasyonunu açıkladı: En yüksek artış konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/basevirgen-marmara-golu-siyaset-ustu-bir-konudur-h161224.html</link>
		<title>Başevirgen, Marmara Gölü siyaset üstü bir konudur&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Manisa’da yer alan Marmara Gölü’nün 5-6 yılın ardından yeniden su tutmaya başlamasını yerinde inceleyen CHP Manisa Milletvekili, Bekir Başevirgen, “Marmara Gölü siyaset üstü bir konudur. Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok” diye konuştu. Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan ise, “Bizi sevindiren gölümüzün yeniden su tutmaya başlamış olmasıdır. Gölümüz ne kadar su tutarsa, gölümüzün etrafındaki tarım alanları da değer kazanıyor. Sulama kanallarıyla Menemen Ovası’na kadar gölümüzden sulama suyu temini de gerçekleşiyor, o yüzden çok önemli” dedi. Göl kurumadan önce geçimini balıkçılıkla sağlayan emekçi bir kadın ise, “Biz bu gölden doyuyorduk. Oradan balık tutup, kooperatif aracılığıyla herkes sebepleniyordu. Şimdi kuruduk. Göl kurumadan önce suyumuzda vardı, balığımızda vardı, mahsulümüzde çok güzeldi. Burası cennet gibiydi” ifadelerini kulland]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BAŞEVİRGEN: “MARMARA GÖLÜ SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR, YENİDEN SU TUTMAYA BAŞLAYAN GÖL İÇİN GEÇİMİNİ BURADAN SAĞLAYAN BÖLGE HALKI DESTEK BEKLİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GÖLÜMÜZ NE KADAR SU TUTARSA, GÖLÜMÜZÜN ETRAFINDAKİ TARIM ALANLARI DA DEĞER KAZANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demirköprü ve Gördes Barajlarından su verilmesi halinde kısa bir süre içinde yeniden eski günlerine döneceğinin belirtildiği Marmara Gölü için Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan ise şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gördes Barajı’nın yapılması bir artı. Çünkü aksi halde o su boşu boşuna aktığı yılları da gördük. Gölümüzün tamamen dolduğu, önünde de bir baraj olmadığı için suyun boşa, denize salındığı zamanları da yaşadık. Kaç yıldır kurak sezonlar yaşandı, bu yıl yağışlarımız iyi. Bizi sevindiren gölümüzün yeniden su tutmaya başlamış olmasıdır. Devamını istiyoruz. Bozdoğan kar suyunun gölümüze ulaştırılması için proje yapım aşamasında. Kabul olan proje geçerli olursa, bütçe ayrılabilirse oradan yılda 25 milyon metreküp suyun gölümüze pompalanması düşünülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yine gölümüzün yanında Gediz Çayımız var. Çayın debisinin yüksek olduğu, suyun göl için ortam için zararsız olduğu dönemlerde, boşa akan suyun pompalarla göle aktarılması konusunda Gölmarmara Belediyesi’nin ısrarı var. Gölümüz ne kadar su tutarsa, gölümüzün etrafındaki tarım alanları da değer kazanıyor. Doğal bir gerçek, hangi göl dünya da kurursa gölün etrafında ki tarım arazileri de çoraklaşıyor. Sulama kanallarıyla Menemen Ovası’na kadar gölümüzden sulama suyu temini de gerçekleşiyor, o yüzden çok önemli.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİZ BU GÖLDEN DOYUYORDUK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göl kurumadan önce geçimini balıkçılıkla, tarımla sağlayan ve uzun yıllardır bölgede yaşayan bir emekçi kadın ise, “Benim yaşım 75, ağabeyim 85 yaşında. Ağabeyim yokken bile bu göl ve öncesinde kim bilir kaç yıldır bu göl var. Biz bu gölden doyuyorduk. Fakir insanımızda var, zengin insanımızda var. Oradan balık tutup, kooperatif aracılığıyla herkes sebepleniyordu. Şimdi kuruduk. Kapımın önünde bir limon ağacım var, geldiğim sene ektim ne güzel alıyordum. Ama göl kuruduğundan beri artık alamıyorum. Her şey öyle; zeytin, bağlar öyle. Her taraf kuruyor. Yani üreticiler bitti. Göl kurumadan önce suyumuzda vardı, balığımızda vardı, mahsulümüzde çok güzeldi. Burası cennet gibiydi. Ya bizim köyümüzü de kalkındırsınlar ya da bu köyü haritadan silsinler” sözleriyle gölün kurumasının ardından yaşadığı sorunlarını dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BALIKÇILIK BİTTİ ARTIK TARLADA YEVMİYELİ İŞE GİDİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göl kurumadan önce geçimini balıkçılıkla sağlayan, gölün kurumasının ardından ise yevmiyeli işlere gitmek durumunda kalan bir diğer emekçi kadın ise, “Gölde 25 sene çalıştım. Burada 7-8 köy var geçimini hep balıkçılıktan sağlardı. Ama gölün kurumasıyla birlikte artık köylerde balıkçı kalmadı. 2-3 senedir bağları don vuruyor. Göl bağları koruyordu. Balıkçılık bitti artık tarlada yevmiyeli işe gidiyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MARMARA GÖLÜ SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marmara Gölü’nün siyaset üstü bir konu olduğunu ifade eden Başevirgen, “Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar halletti, muhalefet halletti, belediyeler halletti böyle bir derdimiz yok. Esas derdimiz Gölmarmara Gölü’nün yaşamasıdır” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 11:30:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/basevirgen-marmara-golu-siyaset-ustu-bir-konudur-h161224.html">Başevirgen, Marmara Gölü siyaset üstü bir konudur&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-mehmet-guzelmansur-tbmmde-hatayli-esnafin-sesi-oldu-sanayi-h161223.html</link>
		<title>CHPli Mehmet Güzelmansur TBMMde Hataylı Esnafın Sesi Oldu: Sanayi Esnafını Mağdur Etmeyin</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, deprem bölgesindeki sanayi esnafının yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, deprem sonrası inşa edilen işyerleri için yıl sonuna kadar peşin ödemelerde %48 indirim uygulanmasına rağmen, sanayi sitelerindeki dükkânların bu kapsama alınmamasını eleştirdi. Hatay’da Antakya Sanayi Sitesi ve Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi esnafının bu düzenlemeden yararlandırılmamasının büyük bir eşitsizlik yarattığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Deprem bölgesinde yapılan sanayi sitesi işyerlerinin %50’sini Devlet karşılamalı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremzede esnafın zaten zor koşullar altında ayakta kalmaya çalıştığını belirten Güzelmansur, özellikle ayakkabı sektöründe ihracat ve istihdamın yaklaşık %60 oranında gerilediğine dikkat çekti. Bu şartlarda esnafa yüksek maliyetli işyerlerinin dayatılmasının gerçekçi olmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM kürsüsünden yetkililere çağrıda bulunan Güzelmansur, sanayi sitelerindeki işyerlerinin en az %50’sinin devlet tarafından karşılanması, kalan kısmın ise uzun vadeli ve sabit taksitlerle esnafa sunulması gerektiğini dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, Hataylı esnafın yeniden ayağa kalkabilmesi için daha adil ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 11:05:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-mehmet-guzelmansur-tbmmde-hatayli-esnafin-sesi-oldu-sanayi-h161223.html">CHPli Mehmet Güzelmansur TBMMde Hataylı Esnafın Sesi Oldu: Sanayi Esnafını Mağdur Etmeyin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emreden-cocuk-isciligi-ve-mesem-uygulamalarina-h161222.html</link>
		<title>CHPli Zeynel Emreden çocuk işçiliği ve MESEM uygulamalarına ilişkin iki ayrı soru önergesi</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, çocuk işçiliği ve Mesleki
Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çocukların çalışma koşullarına ilişkin
iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Emre, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi
verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Zeynel Emre, 15-17 yaş aralığındaki öğrencilerin eğitim adı altında üretim<br />
süreçlerinde tam gün çalıştırıldığı, düşük ücretlerle çalıştığı ve iş kazalarına maruz<br />
kaldığı yönündeki iddialara dikkat çekti. Ayrıca Bakanlığın 2025 Yılı Faaliyet<br />
Raporu’nda çocuk işçiliğiyle mücadeleye ilişkin veri eksiklikleri ve belirsiz ifadeler<br />
bulunduğunu vurguladı.<br />
MESEM uygulamalarına ilişkin sorular:<br />
 2025 yılında MESEM öğrencisi çalıştıran kaç işyeri denetlendi? İl ve sektör<br />
dağılımı nedir?<br />
 Çalışma süresi, ücret, sigorta ve iş güvenliği açısından kaç ihlal tespit edildi?<br />
 Kaç işverene idari işlem ve para cezası uygulandı?<br />
 MESEM öğrencilerine ilişkin kaç şikâyet yapıldı, kaçı sonuçlandırıldı?<br />
 18 yaş altı öğrencilerin karıştığı iş kazalarının sayısı ve sonuçları nedir?<br />
 Çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında hangi somut tedbirler alındı?<br />
 Bakanlıklar arasında ortak bir denetim mekanizması var mı?<br />
 Çocukların ucuz işgücü olarak kullanılmasını önleyecek yeni düzenleme<br />
planlanıyor mu?<br />
Çocuk işçiliğiyle mücadele politikalarına ilişkin sorular:<br />
 2017-2023 Ulusal Program sona ermesine rağmen neden yeni bir program<br />
hazırlanmadı?<br />
 Kayıt dışı çalıştığı tespit edilen çocuk sayısı yıllara göre kaçtır?<br />
 “Ulaşılan çocuk sayısı” olarak belirtilen 45.854 çocuğun kaçı çalışma<br />
hayatından çekildi?<br />
 Mevsimlik tarım işçisi çocukların denetimi nasıl yapılmaktadır?<br />
 2025’te yapılan teftişlerde kaç çocuk işçi tespit edildi, hangi sektörlerde<br />
yoğunlaştı?<br />
 Çocuk işçi çalıştıran işverenlere hangi yaptırımlar uygulandı?<br />
 Tespit edilen çocukların kaçı eğitime yönlendirildi ve izleme yapıldı?<br />
CHP’li Zeynel Emre, çocukların eğitim hakkının korunması, emek sömürüsünün<br />
önlenmesi ve güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının devletin temel</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">sorumlulukları arasında olduğunu vurgulayarak, hem MESEM uygulamalarının hem<br />
de çocuk işçiliğiyle mücadele politikalarının şeffaf ve etkin biçimde denetlenmesi<br />
gerektiğini ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:59:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emreden-cocuk-isciligi-ve-mesem-uygulamalarina-h161222.html">CHPli Zeynel Emreden çocuk işçiliği ve MESEM uygulamalarına ilişkin iki ayrı soru önergesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/pazarda-yeni-donem-chpli-askin-genc-vatandas-fileyi-kredi-h161221.html</link>
		<title>Pazarda yeni dönem CHPli Aşkın Genç: Vatandaş fileyi kredi kartıyla dolduruyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, pazardaki tablo üzerinden Türkiye’de üretimden
tüketime uzanan zincirin maliyet baskısı altında kırıldığını söyledi. Tezgahlarda “kredi
kartı geçerlidir” ibaresinin yaygınlaştığına dikkati çeken Genç, vatandaşın bireysel
kredi ve kredi kartı borcunun 6 trilyon 208 milyar liraya ulaştığını, borç artışının büyük
bölümünün kredi kartlarından kaynaklandığını vurguladı. Genç, pazarlarda meyve-
sebzenin taksitle satıldığını belirterek, “Yurttaşlar artık sadece pahalıya alışveriş
yapmıyor. Aynı zamanda bir ekonomik zincirin tüm yükünü kendi borçlarıyla taşımak
zorunda kalıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, pazardaki tabloya ilişkin yaptığı<br />
değerlendirmede, artan üretim ve lojistik maliyetlerinin doğrudan fiyatlara yansıdığını<br />
ve vatandaşın temel gıda alışverişini dahi kredi kartıyla yapmak zorunda kaldığını<br />
belirtti. Tezgâhlarda “kredi kartı geçerlidir” ibaresinin yaygınlaştığını dile getiren Genç,<br />
bunun üretimden pazara kadar uzanan zincirdeki maliyet artışlarının sonucu<br />
olduğunu ifade etti.<br />
Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığa dikkati çeken Genç, gübre ve mazot fiyatlarındaki<br />
yükselişin tarladan pazara kadar fiyatları artırdığını ve mevcut tablonun ekonominin<br />
gelirle değil borçlanmayla sürdürüldüğünü gösterdiğini kaydetti.<br />
Genç, açıklamasında şunları kaydetti:<br />
“Bugün pazarda çektiğimiz fotoğraflar, Türkiye’de üretimden tüketime uzanan<br />
ekonomik zincirin nasıl sıkıştığını açıkça gösteriyor. Tezgahlarda gördüğümüz ‘kredi<br />
kartı geçerlidir’ ibaresi bir tercih değil, artan maliyetlerin vatandaşa yansımasının<br />
sonucudur. Çiftçi artan gübre ve mazot fiyatlarıyla üretimde zorlanıyor; hal esnafı<br />
maliyet baskısı altında; pazarcı yüksek maliyetle aldığı ürünü satmaya çalışıyor;<br />
vatandaş ise geliri yetmediği için alışverişi kredi kartıyla yapmak zorunda kalıyor. Yani<br />
zincirin tüm halkaları aynı anda sıkışıyor.<br />
“Yılbaşından bu yana vatandaşın borcu 350 milyar lira arttı”<br />
Bugün sistem artık gelirle değil, borçla ayakta tutuluyor. Vatandaşın bireysel kredi ve<br />
kredi kartı borcu 6 trilyon 208 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu, Türkiye’de yaşayan<br />
her bir vatandaşın sırtına ortalama 70 bin liranın üzerinde borç yükü bindirilmesi<br />
demektir. Yılbaşından bu yana borç 350 milyar lira arttı, bunun 186 milyar lirası kredi<br />
kartlarından geliyor. Yani vatandaş artık borçlanmıyor; özellikle kredi kartına<br />
yüklenerek geçinmeye çalışıyor. Bu yüzden kredi kartı artık bir ödeme aracı değil,<br />
doğrudan bir geçim aracı haline gelmiştir. Bugün bazı pazarlarda vatandaş meyve-</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">sebzeyi dahi taksitle almak zorunda kalıyor. Bu, bir alışveriş alışkanlığı değil; gelirin<br />
temel gıda ihtiyacı bile karşılamaya yetmediğinin açık göstergesidir.<br />
“Tarladaki maliyet artışı hal fiyatına, oradan pazara, en sonunda da vatandaşa<br />
yazılıyor”<br />
Zincirin yukarısında ise maliyet krizi büyüyor. Türkiye tarımda kullanılan kimyasal<br />
gübre ve mazot hammaddelerinin yaklaşık %90’ınını ithal ediyor. İran savaşının<br />
ardından son bir ayda gübre fiyatları %20-26, mazot %22 arttı. Savaş öncesi 16 bin<br />
lira seviyesinde olan gübre 20 bin liranın üzerine çıktı. Bu, tarladaki maliyet artışı hal<br />
fiyatına, oradan pazara, en sonunda da vatandaşın kredi kartı ekstresine yazılıyor<br />
demek.<br />
“Ekonomik zincirin tüm yükünü vatandaşlar taşımak zorunda kalıyor”<br />
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve geldiğinde mazot 19,33 TL idi.<br />
Bugün 70 TL’yi aşmış durumda. Bu sadece bir fiyat artışı değil; üretimden taşımaya,<br />
depolamadan satışa kadar tüm zincirin yaklaşık 3,5 kat pahalanması demektir. Bugün<br />
Türkiye’de ekonomi şu şekilde işliyor; maliyet yukarıda artıyor, yük aşağıya doğru<br />
aktarılıyor ve en sonunda sistem vatandaşın borçlanmasıyla ayakta tutuluyor. Yani<br />
ekonomi artık üretimle değil, vatandaşın kredi limitiyle dönüyor. Yurttaşlar artık<br />
sadece pahalıya alışveriş yapmıyor. Aynı zamanda bir ekonomik zincirin tüm yükünü<br />
kendi borçlarıyla taşımak zorunda kalıyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:40:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/pazarda-yeni-donem-chpli-askin-genc-vatandas-fileyi-kredi-h161221.html">Pazarda yeni dönem CHPli Aşkın Genç: Vatandaş fileyi kredi kartıyla dolduruyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/pentagonda-gerilim-tirmaniyor-abd-savunman-bakani-hegseth-abd-h161220.html</link>
		<title>Pentagonda gerilim tırmanıyor... ABD Savunman Bakanı Hegseth, ABD Kara Kuvvetleri Komutanını görevden aldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’u ve üst düzey iki komutanı görevden aldı. ABD medyasına göre karar Pentagon’da Beyaz Saray yönetimi ile ordu komuta kademesi arasındaki gerilimin giderek arttığına işaret ediyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’u ve üst düzey iki komutanı görevden aldı. ABD medyasına göre karar Pentagon’da Beyaz Saray yönetimi&nbsp;ile ordu komuta kademesi arasındaki gerilimin giderek arttığına işaret ediyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından 2023 yılında göreve getirilen George, ABD basınında yer alan haberlere göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in talebi üzerine görev süresini tamamlamadan emekliye ayrılıyor. General George’un yerine, daha önce Hegseth’in kıdemli askeri yardımcısı olarak görev yapan General Christopher LaNeve’in getirilmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasında yer alan haberlerin bir kısmında George’un görevden alınması İran savaşıyla ilişkilendirilirken, bazı haberlerde de kararın ordu içinde operasyonel süreçlerle ilgili olduğu ileri sürüldü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Personel yönetimi krizi iddiası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">The New York Times’ta (NYT) yer alan iddiaya göre, George ile Hegseth&nbsp;arasında yaşanan gerilimin nedenlerinden biri Hegseth’in, aralarında siyah ve kadın subayların da bulunduğu dört ismin tuğgeneralliğe terfisini engelleme kararı&nbsp;oldu.&nbsp;Hegseth’in bu subayların listeden çıkarılması için aylarca baskı yaptığı, ancak George ve Kara Kuvvetleri Bakanı Daniel Driscoll’un, söz konusu subayların “örnek hizmet geçmişine” atıfla bu talebi reddettiği iddia ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İki hafta önce George’un, terfi krizini ve Savunma Bakanlığı’nın personel kararlarına müdahalesini görüşmek için Hegseth’ten randevu talep ettiği ancak bu talebin reddedildiği aktarıldı.&nbsp;George’un görevden alınacağına dair söylentiler aylardır dolaşırken, kararın kendisine bir telefon görüşmesiyle bildirildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orduda üst düzey tasfiye dalgası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hegseth yalnızca George’u değil, Kara Kuvvetleri’nin modernizasyonundan sorumlu komutanlardan General David M. Hodne ile ordunun baş papazı Tümgeneral William Green Jr.’ı da görevden aldı.&nbsp;ABD medyasına göre, son aylarda Irak ve Afganistan deneyimine sahip birçok üst düzey komutanın görevden alınması ya da geri plana itilmesi, Pentagon’da&nbsp;“kuşatma altında olma” hissi yaratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hegseth&nbsp;daha önce, aralarında Genelkurmay Başkanı Orgeneral C.Q. Brown, Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Lisa Franchetti, Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Orgeneral James Slife ve Savunma İstihbarat Teşkilatı Başkanı Korgeneral Jeffrey Kruse’un da bulunduğu bazı üst düzey askeri yetkilileri görevden almıştı. NYT’ye konuşan üst düzey askeri yetkililer, George’un görevden alınmasını “orduya vurulan yeni bir darbe” olarak nitelendirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:21:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/pentagonda-gerilim-tirmaniyor-abd-savunman-bakani-hegseth-abd-h161220.html">Pentagonda gerilim tırmanıyor... ABD Savunman Bakanı Hegseth, ABD Kara Kuvvetleri Komutanını görevden aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-18-kisi-hakkinda-tahliye-karari-verildi-h161219.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 107&#039;si tutuklu 408 sanıklı İBB Davası&#039;nın 15. gününde ara kararını açıkladı. Mahkeme, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül ve Esra Huri Bulduk hakkında tahliye kararı verdi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu 408 sanıklı İBB Davası'nın 15. gününde ara kararını açıkladı.&nbsp;Mahkeme, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül, Esra Huri Bulduk hakkında tahliye kararı verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda görülen duruşmada, tutuklu sanıkların avukatlarının taleplerinin alınmasının ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından salondaki yerini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıkların duruşma salonundaki yerini aldığı sırada izleyiciler, "Türkiye sizinle gurur duyuyor" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı.&nbsp; Tutuklu sanıklar izleyicilere alkışlarla karşılık verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.&nbsp;Tutuklu sanıklardan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, İSPER A.Ş. çalışanı Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül ve Esra Huri Bulduk olmak üzere 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi.&nbsp;Bu sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına hükmedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salonda bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın annesinin gözyaşlarını tutamadığı görüldü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkında tahliye kararı verilen 18 kişi, işlemlerinin ardından cezaevinden tahliye edilecek. Tutuklu sanık sayısının 89'a indiği duruşmaya pazartesi günü devam edilecek.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 10:03:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-18-kisi-hakkinda-tahliye-karari-verildi-h161219.html">İBB Davası&amp;#039;nda 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-5-yeni-film-vizyona-girecek-2-h161218.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 5 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 5 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında, Zendaya ve Robert Pattinson’un başrolünde olduğu &quot;Drama&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 5 yeni film vizyona girecek. Dikkati çeken yapımlar arasında, Zendaya ve Robert Pattinson’un başrolünde olduğu "Drama" yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Drama<br />
Emma Harwood ve Charlie Thompson, evliliklerine günler kala beklenmedik bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla ilişkilerinin en büyük sınavını vermek zorunda kalır. Sevgi, güven ve bağlılık üzerine kurulu ilişkileri; sarsıcı bir gerçekle yüzleşince romantik bir hikayeden duygusal bir keşfe dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Dram,&nbsp;Romantik<br />
Yönetmen:&nbsp;Kristoffer Borgli<br />
Oyuncular:&nbsp;Zendaya,&nbsp;Robert Pattinson,&nbsp;Alana Haim</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kıble: Bitlisli Belkıs<br />
Karanlık bir olayın ardından hem annesiz hem babasız kalan kız kardeşler Selma, Aysel ve Nurten; umutlarını son çare olarak Bitlisli Belkıs’a bağlar. Köy halkının hem hayranlıkla hem de korkuyla söz ettiği Belkıs, cinlerle kurduğu gizemli bağ sayesinde özellikle hamile kadınlara şifa dağıtan esrarengiz bir kadındır. Halaları tarafından reddedilen kardeşler, Belkıs’ın yanına sığınarak bir nebze olsun güvende olduklarını düşünür. Ancak farkında olmadan beraberlerinde taşıdıkları karanlık, sadece kendi hayatlarını değil, Bitlisli Belkıs’ın kaderini de derinden etkileyecek bir sınavın kapılarını aralar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Mert Uzunmehmet<br />
Oyuncular:&nbsp;Elif Sayraç,&nbsp;Ecem Doğru,&nbsp;İlayda Çiloğlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyü 3: Son Ayin<br />
Film, Anadolu'nun ıssız bir köyünde yarım kalan yasaklı bir ritüelin, 22 yıl sonra Mezopotamya kökenli kadim bir varlığın lanetiyle yeniden canlanarak iki farklı kıtaya ve inanca ortak bir tehdit olmasını anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Burak Çelik<br />
Oyuncular:&nbsp;John Philbin,&nbsp;Kristine Kay Larsen,&nbsp;Sophia Matthias</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mitoloji Mafyası<br />
Antik bir heykeli çalan Peker ile Ati, farkında olmadan heykelin içinde binlerce yıldır mahsur kalan Priapos’un serbest kalmasına neden olur. Priapos, Peker ve Ati’den kendisini ait olduğu yere götürmelerini ister, karşılığında da onların bir dileğini gerçekleştirecektir. Dileklerinin gerçekleşemesi uğruna Priapos’u ait olduğu yere götürmek için yola çıkan ikili, bu sırada Priapos’un peşindeki tarihi eser kaçakçısı Ahu Secimer ile onun sağır ve kör iz sürücüleri Poz Recai ve Mono Rıza’yı, eski bir mafya babası olan Alkapon Kerim ve heykeli ait olduğu müzeye götürmeye kararlı Mavisu’yu atlatmaya çalışır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Komedi<br />
Yönetmen:&nbsp;Orçun Benli<br />
Oyuncular:&nbsp;Burak Serdar Sanal,&nbsp;Anıl Çelik,&nbsp;Aslı Bekiroğlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soğuk Soygun<br />
İspanya'yı etkisi altına alan şiddetli bir kar fırtınası nedeniyle otoyolda mahsur kalan para dolu zırhlı bir araç, kaosu fırsat bilen bir hırsız grubunun hedefi haline gelir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Gerilim<br />
Yönetmen:&nbsp;Daniel Calparsoro<br />
Oyuncular:&nbsp;Antonio Resines,&nbsp;Natalia Azahara,&nbsp;Roger Casamajor</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 09:54:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-5-yeni-film-vizyona-girecek-2-h161218.html">Sinemalarda bu hafta: 5 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-237-h161217.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (3 Nisan 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 3 Nisan 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 3 Nisan 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.700,31 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.633,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 23.129,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 44.030,75 TL<br />
*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.985,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 110.414,54 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.677,56 Dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 09:35:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-237-h161217.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-21-h161216.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (3 Nisan 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 3 Nisan 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;Dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 3 Nisan 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:12 itibarıyla 44,5706'den işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 51,5921 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 26 09:27:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-21-h161216.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muyorbir-den-muzik-sektorunde-yapay-zeka-etkisi-arastirmasi-h161215.html</link>
		<title>MÜYORBİR&amp;#039;den, Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması: Müzik yorumcularının yüzde 74ü yapay zekadan endişe duyuyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), &quot;Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması&quot; yaptı. 600&#039;e yakın müzik yorumcusuyla yapılan araştırmaya katılanların yüzde 74’ü, yapay zekadan &quot;endişe&quot; duyduğunu belirtti, yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olmasını istedi. MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, &quot;Müzik yorumcularının ortak talebi çok net, emeğin karşılığının korunması ve hakların güvence altına alınması&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), "Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması" yaptı. 600'e yakın müzik yorumcusuyla yapılan araştırmaya katılanların yüzde 74’ü, yapay zekadan "endişe" duyduğunu belirtti, yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olmasını istedi. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/bd948414-966d-4550-9fb3-a671deba4cb8-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, "Müzik yorumcularının ortak talebi çok net, emeğin karşılığının korunması ve hakların güvence altına alınması" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), 600'e yakın müzik yorumcusu üyesinin katılımıyla "Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması" yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yapay zeka teknolojilerinin müzik sektörü üzerindeki etkisini, yorumcu sanatçıların karşılaştığı riskleri ve telif haklarını korumalarına yönelik beklentileri ortaya koyan araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 32,7’si yapay zeka araçlarını aktif olarak kullandığını belirtti, katılımcıların yüzde 54,7’si yapay zeka ile temas kurmadığını bildirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmada, yapay zekaya ilişkin ortalama endişe düzeyi yüzde 74 olarak kaydedildi,&nbsp;araştırmaya katılanların yüzde 74’ü, yapay zekadan "endişe" duyduğunu dile getirdi. İzinsiz kullanım deneyimi yaşayan katılımcılarda ise bu oran, yüzde 90 olarak ölçüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katılımcıların&nbsp;yüzde 65,2’si yapay zeka uygulamalarına yönelik "sıkı bir yasal düzenleme" istedi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırma, 18–35 yaş grubunun yapay zekayı en aktif kullanan kesim olduğunu ortaya koydu, aynı zamanda bu grubun en yüksek kaygı seviyesine sahip olduğu da belirlendi.&nbsp;Araştırmaya katılan müzik yorumcularının yüzde 65,2’si yapay zeka uygulamalarına yönelik "sıkı bir yasal düzenleme" talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katılımcıların yüzde 54,7’si yapay zeka kullanımında MÜYORBİR aracılığıyla yürütülecek toplu lisans modelini destekledi.&nbsp;Katılımcıların yaklaşık yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olması gerektiğini, yüzde 60’ı ise yapay zeka ile üretilen içeriklerin açık şekilde etiketlenmesini savundu. Öte yandan katılımcıların yüzde 53,4’ü adil bir gelir paylaşım sistemi kurulmasını talep etti, yüzde 41,3’ü yaptırım ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burhan Şeşen: "Bu dönüşüm karşısında hakların korunması zorunluluk"<br />
<br />
MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, araştırma sonuçlarına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yapay zeka teknolojileri, müzik üretiminde yeni kapılar açarken, yorumcu sanatçılarımızın emeğini ve kimliğini doğrudan etkileyen ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle izinsiz kullanım, ses klonlama ve gelir paylaşımı gibi alanlarda yaşanan belirsizlikler, sanatçıların haklarının korunmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. MÜYORBİR olarak beklentimiz, yapay zeka uygulamalarının sanatçıların haklarını gözeten, şeffaf ve adil bir çerçevede düzenlenmesi, ses ve performans kullanımının açık rızaya tabi olması ve bu alanda güçlü bir lisanslama modeli oluşturulmasıdır. Müzik yorumcularının ortak talebi çok net, emeğin karşılığının korunması ve hakların güvence altına alınması… MÜYORBİR olarak, bu dönüşüm sürecinde yorumcuların haklarını koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi için ilgili tüm paydaşlarla işbirliği içinde çalışmaya, sektörde adil ve sürdürülebilir bir yapının oluşmasına katkı sunmaya ve yorumcu sanatçılarımızın sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 15:40:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/muyorbir-den-muzik-sektorunde-yapay-zeka-etkisi-arastirmasi-h161215.html">MÜYORBİR&amp;#039;den, Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması: Müzik yorumcularının yüzde 74ü yapay zekadan endişe duyuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-eli-kanli-terorist-basini-kurucu-onder-h161214.html</link>
		<title>Ümit Özdağ: &amp;quot;Eli kanlı terörist başını &amp;#039;kurucu önder&amp;#039; ilan edenlere karşı Atatürk&amp;#039;te birleşmeye davet ediyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, &quot;Sayın Özgür Özel&#039;e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere; demokratik bir Kuvayımilliye anlayışıyla Atatürk&#039;te birleşme çağrısı yapıyoruz.  Eli kanlı terörist başını &#039;kurucu önder&#039; ilan edenlere karşı Türk milletinin ve cumhuriyetimizin ebedi ve büyük önderi Atatürk&#039;te birleşmeye davet ediyoruz&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Sayın Özgür Özel'e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere; demokratik bir Kuvayımilliye anlayışıyla Atatürk'te birleşme çağrısı yapıyoruz.&nbsp; Eli kanlı terörist başını 'kurucu önder' ilan edenlere karşı Türk milletinin ve Cumhuriyetimizin ebedi ve büyük önderi Atatürk'te birleşmeye davet ediyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Partisi'nin Genel Merkezi'nde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, konuşmasında, basın toplantısı sonrası Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyaret edeceğini bildirdi.&nbsp;CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin değerlendirmede bulunan Özdağ, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve belediye başkanlarına yönelik dava, itham ve operasyonlar, tutuklamalar görülmemiş bir hızla devam ediyor ve ağır boyutlara ulaştı. Biz Zafer Partisi olarak siyasi parti ayrımı gözetmeksizin yargının siyasallaştırılmasını, siyasi rakiplerin yargı marifetiyle baskı altına alınarak etkisizleştirilmesi çabalarını kabul etmiyoruz. Bize yönelik de böyle operasyonlar yapıldı, yapılıyor ve bir bütün olarak Zafer Partisi mensuplarıyla bu süreçlere direniyoruz. Bu tür uygulamalar akla, vicdana, evrensel hukuk ve demokratik toplum ilkelerine karşıdır, düşmandır. Toplumsal barışa büyük zarar vermektedir. Tekrar kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki bir gün herkes bağımsız yargıya ihtiyaç duyacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılmasına, soruşturmaların ve yargılamaların yapılmasına elbette karşı değiliz. Bu adalet mekanizmasının görevidir. Ancak milletin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını sabah baskınlarıyla evlerinden almak, tutuklama furyaları içerisine sokmak ve uzun tutukluluk süreçlerinin adeta mahkumiyete dönüşmesi bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Parti kongrelerinin iptal edilerek kayyum atama girişimleri baskı kurma çabasıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin bazı kongrelerinin karşı açılan iptal davalarına da değinen Özdağ,&nbsp;"Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş şekilde parti kongrelerinin iptal edilerek kayyum atama girişimleri de bir başka şekilde baskı kurma çabasıdır" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ara seçim için bazı milletvekillerini istifasına yönealik girişimini de değerlendiren Özdağ, "Ara seçimin tek başına bir çözüm olmadığı ortada. İstifaların gerçekleşmesi ise iktidar bloğunun arzusuna bağlı" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve onun Sayın Genel Başkanı'na bir çağrıda bulunmak istiyoruz: Zafer Partisi olarak hukuk devleti ve demokrasiye inanan, Atatürk'e ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine gönülden bağlı olan tüm siyasi parti ve oluşumların geniş bir milli ittifak paydasında birlik ve beraberlik içinde bir araya gelmesinin çok önemli, çok etkili ve çok değerli olduğunu görüyor ve düşünüyoruz" diyen Özdağ, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sayın Özgür Özel'e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere; demokratik bir Kuvayımilliye anlayışıyla Atatürk'te birleşme çağrısı yapıyoruz. Eli kanlı terörist başını 'kurucu önder' ilan edenlere karşı Türk milletinin ve Cumhuriyetimizin ebedi ve Büyük Önder Atatürk'te birleşmeye davet ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Özel ve CHP yönetimini 'Terörsüz Türkiye' laflarıyla DEM, PKK ve BOP'un silahla, terörle gerçekleştiremediği ihanetlerini 'açılım' adı altında ve anayasa değişikliğiyle yapma gayretlerini boşa çıkarmaya. Bu şer ittifakına dolaylı ve mahcup bir destek olarak görülen o masaya oturmamaya ve masayı terk etmeye davet ediyoruz. CHP'nin o masada oturuyor olması bütün keyfiliklere, hukuksuzluklara, baskılara ve antidemokratik uygulamalara rağmen iktidara meşruiyet vermekten öte bir anlam ifade etmemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emperyalist oyunları birlikte bozalım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu devleti kurarken Şeyh Said ve Seyit Rıza'yla aynı masaya oturmadı. Onlar için gerekeni yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten Atatürk'ün partisiyse bölücülerle, Şeyh Said'in, Seyit Rıza'nın izinden gidenlerle aynı masaya oturmamalıdır. CHP'den bunu beklemek milletimizin büyük çoğunluğunda açık şekilde ortaya koyduğu talebidir. Gelin, bölücü terörün eli kanlı ağababasını 'kurucu önder' ilan edenlerle aynı masada oturarak onlara meşruluk sağlamak yerine Cumhuriyetimizin kurucu ve ebedi Önderi Büyük Atatürk'te birleşelim, emperyalist oyunları birlikte bozalım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk ekonomisi 10 yıldan bu yana derinleşen bir ekonomik buhranın içinde"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye'nin içinden geçtiği ağır ekonomik kriz değil artık, buhranın da her geçen gün halkımızın omuzlarında nasıl baskıcı ve yıkıcı hale geldiğini görüyoruz. AK Parti iktidarının günü kurtarmaya yönelik, halkı fakirleştirirken küçük bir grubu, rantiye grubunu zenginleştiren ekonomik politikaları, Türk ekonomisini ağır buhranın pençesine teslim etmiş durumda. İktidar bugün yaşanan ekonomik buhranı ABD ve İsrail'in İran'a saldırması neticesinde dünya petrol fiyatlarında ortaya çıkan artışa bağlıyor. Tabii bu nedenlerden sadece birisi ama gerçek neden değil. Türk ekonomisi 10 yıldan bu yana derinleşen bir ekonomik buhranın içinde."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İran'a karşı sürdürülen bu savaş meşru değildir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve İsrail'in İran'a karşı sürdürdüğü savaşın meşru olmadığını vurgulayan Özdağ, "ABD-İran-İsrail Savaşının birinci ayını geride bırakalı birkaç gün oldu. BM kararı olmadan başlatılan saldırgan bir savaş sürdürülüyor ve saldıran taraflar ABD, İran ve İsrail siyasi ve stratejik hedeflerine ulaşamadılar ve yeni bir çıkış arayışı içerisindeler. ABD Başkanı Trump'ın son açıklaması, 'İran'ı Taş Devrine yollayacağız' şeklinde oldu dün akşam. İran'a karşı sürdürülen bu savaş meşru olmadığı gibi bir ülkeyi 'Taş Devrine yollayacağız' demek de savaş suçudur" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İnsanın midesi bulanıyor bu düşmanlık karşısında"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail Parlementosu'nun Filistinli esirleriin idam edilmesini öngeren yasaya da tepki gösteren Özdağ, "Gazze'de bir soykırım gerçekleştiren, son saldırılarla öldürülen insan sayısının 75 binin üzerine çıktığını biliyoruz. İsrail şimdi de Filistinliler için ölüm cezasını getiren bir yasa değişikliği yaptı. Bir İsrailli Bakanın ölümleri içki içerek kutladığını görüyoruz. Bunlar inanılmaz sahneler. İnsanın midesi bulanıyor bu düşmanlık karşısında" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunlar bir temas çerçevesi değil, bir anlayış çerçevesini oluşturmak için yapılan çağrılardır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ümit Özdağ, bir gazetecinin "Bir ittifak mesajı verdiniz, bu konuda somut bir temasınız var mı" sorusuna, şöyle yanıt verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hayır. Bunlar bir temas çerçevesi değil, bir anlayış çerçevesini oluşturmak için yapılan çağrılardır. 'Türkiye demokratikleşecek' diyorlar. Demokratikleşmeyi de Abdullah Öcalan ve PKK ile yapılan görüşmelere bağlıyorlar. 'Türkiye demokratikleşecek' derken muhalefete düşman cezası uygulanarak her gün bir başka baskı politikası gerçekleştiriyorlar. Böyle bir demokratikleşme sahte bir demokratikleşmedir. Hiçbir terör örgütüyle bir ülkenin pazarlık yaparak demokratikleştiği görülmemiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün yürüyen süreç, Türk halkına rağmen yürüyen bir süreçtir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin Zafer Partisi olarak o masada oturmaması ve bu sürecin parçası olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin değil, Türk halkının büyük bir çoğunluğu da PKK terör örgütüyle ve Öcalan'la yürütülen müzakerelerden olağanüstü rahatsız ve bu rahatsızlığını ifade ediyor. Vatansever AK Partililer, milliyetçi Milliyetçi Hareket Partililer ve diğer partilerdeki vatanseverler, Atatürkçüler…&nbsp; Özetle bugün yürüyen süreç, Türk halkına rağmen yürüyen bir süreçtir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle bir sürecin içerisinde olmaması gerekir diyoruz ve bir anlayış zeminini, demokrasiyi, hukuk devletini ama milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak için gerekli görüyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 15:21:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-eli-kanli-terorist-basini-kurucu-onder-h161214.html">Ümit Özdağ: &amp;quot;Eli kanlı terörist başını &amp;#039;kurucu önder&amp;#039; ilan edenlere karşı Atatürk&amp;#039;te birleşmeye davet ediyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ayhan-barut-milli-guvenlik-ve-ulusal-egemenlik-risk-altinda-h161213.html</link>
		<title>CHPli Ayhan Barut: Milli güvenlik ve ulusal egemenlik risk altında</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’li Ayhan Barut, İran’a yönelik savaşın ülke tarımı, çiftçisi ve yurttaşlar için krizi daha da büyüttüğünü, riskin ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte daha da derinleştiğini vurguladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, İran’a yönelik savaşın tarımsal üretim, çiftçiler ve tüketiciler için ‘kara tablo’yu büyüttüğünü söyledi. Krizin ulusal, bölgesel ve küresel boyutlarına dikkat çeken Barut, “Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatlarını kontrol altına almak için temel ürünlerde vergiler düşürülmeli, halkımıza doğrudan destek verilmelidir. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder. Bu gerçek unutulmadan harekete geçilmelidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KRİZ BÜYÜYOR, İKTİDAR SEYREDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran’a yönelik savaşın yalnızca bölgesel güvenliği değil, Türkiye tarımını, çiftçisini ve halkın sofradaki ekmeğini tehdit ettiğini belirten Ayhan Barut, “Ülkemiz maalesef uzun süredir derin bir ekonomik ve siyasi kriz içinde. Tarım ve çiftçimiz ise bu ateşin içinde cayır cayır yanıyor. Halkımız da bunun etkilerini iliklerine kadar hissediyor. Ekmek fiyatı 17,5 liraya yükselmiş durumdadır. Mazot fiyatı 80 liraya dayanmıştır. Gübre fiyatları ise ton başına 35 bin lirayı aşmıştır. Bu durum çiftçimizin nasıl bir yük altında üretim yapmaya çalıştığını, halkımızın nelerle karşı karşıya olduğunu net olarak gösteriyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ARTIŞ KAÇINILMAZ, ÖNLEM ŞART”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaş ortamının tarımsal üretim maliyetleri ve yaşam şartlarını çok zorlaştırdığını dile getiren Barut, sözlerine şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Savaş ve gerilim krizi daha da büyürse enerji, mazot ve gübre fiyatları daha da büyütecektir. Zaten ayakta kalmakta zorlanan çiftçimizin üretimden tamamen çekilmesi riski ortadadır. Ticaret yollarında yaşanan her sorun, ihracatın daralmasından ürünlerin değerini yitirmesine dek başka sorunları büyütecek, üretimdeki düşüş ve maliyet artışları, gıda fiyatlarını daha da artıracaktır. Bugün 17,5 liraya ulaşan ekmek fiyatının daha da yükselmesi kaçınılmaz hale gelecektir. Bunun bedelini ise yine çiftçimiz ve halkımız ödeyecektir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MİLLİ GÜVENLİĞİN AYRILMAZ PARÇASIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP iktidarının sorunları çözmeyip yalnızca seyrettiğini bildiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu kara tabloyu ve artan riski iktidar sadece izleyen değil, çözüm üreten bir anlayışla bertaraf etmeli ama oralı olmuyorlar. Yapılacak işler ve atılacak adımlar bellidir. Mazot ve gübre üzerindeki vergi yükü kaldırılmalı, çiftçimize doğrudan ayni, nakdi ve finansal destek sağlanmalıdır. Çiftçi borçları faizsiz ertelenmelidir. Bugün 80 liraya dayanan mazot ve 35 bin lirayı aşan gübre fiyatları karşısında üreticiyi korumadan üretimi sürdürebilmek mümkün değildir. Üretici birlikleri ve kooperatifler güçlendirilerek çiftçimizin pazardaki gücü artırılmalıdır. Temel gıda ürünlerinde kamu stokları oluşturulmalı, kriz dönemlerinde vatandaşımızın gıdaya erişimi güvence altına alınmalıdır. Ayrıca ihracatın sekteye uğramaması için alternatif ticaret yolları ve yeni pazarlar oluşturulmalıdır. Buradan iktidara açık bir çağrıda bulunuyoruz. Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatlarını kontrol altına almak için temel ürünlerde vergiler düşürülmeli, dar gelirli vatandaşlara doğrudan destek verilmelidir. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder. Bu gerçek unutulmadan harekete geçilmelidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 15:05:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ayhan-barut-milli-guvenlik-ve-ulusal-egemenlik-risk-altinda-h161213.html">CHPli Ayhan Barut: Milli güvenlik ve ulusal egemenlik risk altında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-saglik-aile-ve-calisma-komisyonuchp-den-kadinlarin-h161212.html</link>
		<title>TBMM Sağlık, Aile ve Çalışma Komisyonu...CHP&amp;#039;den kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin askerlik gibi sigorta kapsamına alınması önerisi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu&#039;nda, doğum izninin 24 haftaya çıkarılması ve 15 yaş altına sosyal medya yasağı içeren torba kanun teklifinin görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, &quot;Teklif aceleye getiriliyor&quot; eleştirisinde bulundu. CHP&#039;li Ömer Fethi Gürer, kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin de erkeklerdeki askerlik gibi sigorta kapsamına alınması gerektiğini söylerken; CHP&#039;li Serkan Sarı, teklifin alt komisyona gönderilmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda, doğum izninin 24 haftaya çıkarılması ve 15 yaş altına sosyal medya yasağı içeren torba kanun teklifinin görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, "Teklif aceleye getiriliyor" eleştirisinde bulundu.&nbsp;CHP'li Ömer Fethi Gürer, kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin de erkeklerdeki askerlik gibi sigorta kapsamına alınması gerektiğini söylerken; CHP'li Serkan Sarı, teklifin alt komisyona gönderilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin başkanlığında toplandı. Toplantıda, kadınların doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması, sosyal medyanın 15 yaş altına yasaklanmasını da içeren 29 maddelik Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Komisyonda söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Cumhurbaşkanlığı sistemine geçeli 5 yıl oldu. Buna uyumlu bir düzenleme sağlanmadı. Sağlanmadığı için de komisyonlarda parça parça değişiklik yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz bizim sistemin, bence, parlamenter sisteme dönmesi gerekiyor ya da belki sorunları daha azaltmak için. Nedeni şu: Artık öyle bir noktaya evrildi ki bu komisyonlarda yalnızca iktidar partisi milletvekillerinin getirdiği kanun teklifleri geliyor. Sanki muhalefet, demokrasi kitle örgütleri bunların olumsuzluklarını giderecek önermelerde bulunursa bir kaybedilmişlik duygusu oluşacak gibi, şiddetle bu önermelere karşı çıkılıyor. Söylenenlerin işe yarayıp yaramadığından çok kimin söylediğine bakılıyor ve bu da çıkan kanunların yarım yamalak çıkmasına, sonra bir kısmının Anayasa Mahkemesi'nden geri gelmesine vesile oluyor. Anayasa'ya aykırılık konusunda görüş belirtildiği halde değerlendirilmiyor. Sonra da Anayasa Mahkemesi iptal ediyor. Tekrar o kanunları görüşüyoruz. Milletvekili olarak biz, Anayasa Mahkemesi'nin geçen yıl 300’e yakın kanun maddesini iptal etmesi nedeniyle yeniden görüşüp milletvekilliği yapmış oluyoruz" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Erkeklerde askerlik nasıl sayılıyorsa, kadınlar için de iş hayatına başlamadan önceki annelik süreci onların hakkı olarak verilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Burada doğum izni ile ilgili düzenleme var. Ama kadınların iş hayatına başlamadan önceki annelik süreçlerinin de sigorta kapsamına alınması ile ilgili talepler dikkate alınmamış. Oysa alınması gerekir. Niye? Erkeklerde askerlik nasıl sayılıyorsa, kadınlar için de iş hayatına başlamadan önceki annelik süreci onların hakkı olarak verilmelidir. Bu yok, olması gerekir" diyen Gürer, kanun teklifindeki düzenlemelerle yetimlerin kazanılmış haklarının elinden alındığı görüşünü dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı ise kanun teklifinin kapsamının çok geniş olduğunu belirterek, teklifin hızlı şekilde geçirilmek istenmesini eleştirdi. Sarı, "Bu kadar geniş kapsamlı ve kalıcı bir düzenleme oldu bittiye getirilmemeli" dedi. Sarı, kanun teklifinin içerik olarak makul hedefler taşıdığını ancak farklı alanları aynı torbada topladığını ifade etti. Teklifte doğum izninden çocukların internet kullanımına, toplu taşıma hizmetlerinden sosyal ağ ve oyun sağlayıcılarına kadar birbirinden bağımsız çok sayıda düzenleme bulunduğunu vurgulayan Sarı, bu durumun sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını zorlaştırdığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Alt komisyon kurulmalı ve bu başlıklar ayrıştırılarak tek tek değerlendirilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin daha detaylı ele alınması gerektiğini dile getiren Sarı, "Biz burada kalıcı bir kanun hazırlıyoruz. Bu nedenle konuyu daha ciddi ve nitelikli tartışmalıyız. Alt komisyon kurulmalı ve bu başlıklar ayrıştırılarak tek tek değerlendirilmelidir" diye konuştu. Kanun teklifinin aceleye getirildiğini savunan Sarı, "Bunların hepsini tek celsede geçirmemizin hiçbir aciliyeti yok. Bu, hızlıca geçiştirilecek bir düzenleme değil; geleceğe dair önemli sonuçlar doğuracak başlıklar içeriyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifte kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Sarı, bakanlığa geniş veri erişim yetkisi tanındığını ancak buna ilişkin yeterli sınırlamaların getirilmediğini belirtti. "Kişisel veriler konusunda ciddi sorunlar var. Bugün hiçbir veri tam anlamıyla güvence altında değil" diyen Sarı, uygulamada yaşanan çifte standartların da yasaların daha net ve bağlayıcı şekilde düzenlenmesini zorunlu kıldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sarı, sosyal refahı artırmaya yönelik düzenlemelerin önemine işaret ederken, eksikliklerin giderilmeden teklifin yasalaştırılmasının doğru olmayacağını söyledi. Komisyon çoğunluğuna da seslenen Sarı, “Her maddeyi oylayıp geçirebiliriz ama doğru bir iş yapmış olur muyuz? Bu kanunu bugün bitirmek gibi bir telaşa düşmeyelim. Önümüzdeki toplantılarda bu düzenlemeleri daha detaylı ele alalım ve gerçekten nitelikli bir çalışmaya imza atalım" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin maddelerine geçildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 14:50:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-saglik-aile-ve-calisma-komisyonuchp-den-kadinlarin-h161212.html">TBMM Sağlık, Aile ve Çalışma Komisyonu...CHP&amp;#039;den kadınların iş hayatı öncesi annelik sürecinin askerlik gibi sigorta kapsamına alınması önerisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-iktidarin-hazirladigi-19-maddelik-yeni-yasa-teklifi-h161211.html</link>
		<title>Orhan Sümer: İktidarın hazırladığı 19 maddelik yeni yasa teklifi, hukuksuzluk ve vicdansızlık vesikası olarak nitelendirildi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, TBMM Genel
Kurulu’nda görüşülen ve kamuoyunda &amp;quot;Kripto Varlık Yasası&amp;quot; olarak bilinen torba yasa
düzenlemesi üzerine söz aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ANAYASA MAHKEMESİ’NE RAĞMEN &amp;quot;BEN YAPTIM OLDU&amp;quot; DÜZENLEMESİ!<br />
Orhan Sümer, “Meclis gündeminin en tartışmalı maddelerinden biri olan 13. madde, iktidarın<br />
hukuk tanımazlığının yeni bir halkasıdır. Muhalefetin, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) daha<br />
önce &amp;quot;Kamu görevlisinin yetki ve sorumluluğu kararnameyle değil, kanunla düzenlenir&amp;quot;<br />
uyarısına rağmen, iktidarın bu iptal kararını hülle yoluyla aşmaya çalışması kabul edilemez.<br />
2017’de &amp;quot;şaha kalkacağız&amp;quot; denilerek getirilen sistemin, bugün kendi Anayasasına bile<br />
uyamadığı ve devleti bir &amp;quot;kararname krizine&amp;quot; sürüklediği açıktır.” Dedi.<br />
EMEKLİYE &amp;quot;SADAKA&amp;quot;, YANDAŞA MİLYARLAR: VİCDANLAR YARALI!<br />
Orhan Sümer, “Ekonomik krizin gölgesinde görüşülen torba yasada, emeklilerin bayram<br />
ikramiyesi taleplerinin görmezden gelinmesi kabul edilemez. Yoksulluk sınırının 105 bin<br />
lirayı, açlık sınırının ise 32 bin lirayı aştığı bir ortamda, emekliye reva görülen 4 bin liralık<br />
ikramiye &amp;quot;sadaka&amp;quot; olarak kalmıştır. Kamu Özel İşbirliği projelerine ve kur korumalı<br />
mevduatlara milyarlarca lira aktarılırken, sıra emekliye gelince &amp;quot;kaynak yok&amp;quot; denilmesi,<br />
ancak aynı torbaya çeşitli vergi kalemleri eklenmesi &amp;quot;iktidarın vicdan iflasıdır.” Dedi<br />
MUCİT BAKAN İŞ BAŞINDA: VATANDAŞIN NEFESİ BİLE VERGİYE<br />
BAĞLANIYOR!<br />
Orhan Sümer, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni vergi ve zam politikalarının, artık<br />
eleştirilecek bir yanı bile kalmamıştır. Tamamen garabettir. Teknolojiden kriptoya, mazottan<br />
trafik cezalarına kadar her alanda icat edilen &amp;quot;katmerli vergiler&amp;quot; vatandaşın canına tak<br />
etmiştir. &amp;quot;Öyle bir noktaya gelindi ki, vatandaş bir tek aldığı nefesin vergisini vermiyor.<br />
Bakanlık, milletin aklına gelmeyecek konularda zam icat etmekte dünya markası oldu&amp;quot; Dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAVAŞ KAPIDA, ÖNLEM YOK: İKTİDAR KRİPTO VERGİSİNİN PEŞİNDE!<br />
Orhan Sümer, “Bölgesel krizlerin Türkiye üzerindeki ekonomik tehdidi görmezden geliniyor.<br />
ABD-İsrail-İran gerilimiyle petrol fiyatlarının 150 doları, akaryakıtın ise 100 lirayı zorlaması<br />
beklenirken; torba yasada tarımı ve sanayiyi koruyacak tek bir önlem dahi bulunmaması<br />
&amp;quot;vizyonsuzluk&amp;quot; değil de nedir. İktidarın, kapıdaki savaş riskine karşı enerji ve gıda güvenliği<br />
planı yapmak yerine; kripto vergisi, bedelli askerlik zammı ve kamu taşınmazı satışına<br />
odaklanması, &amp;quot;üretmek değil, tüketmek ve satmak&amp;quot; üzerine kurulu bir ekonomi vizyonunun<br />
sonucudur. Bu da milleti canından bezme noktasına getirmiştir” Dedi</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 14:34:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-iktidarin-hazirladigi-19-maddelik-yeni-yasa-teklifi-h161211.html">Orhan Sümer: İktidarın hazırladığı 19 maddelik yeni yasa teklifi, hukuksuzluk ve vicdansızlık vesikası olarak nitelendirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-disindaki-35-ulke-bugun-ingiltere-nin-onculugunde-h161210.html</link>
		<title>ABD dışındaki 35 ülke bugün İngiltere&amp;#039;nin öncülüğünde Hürmüz Boğazı konusunu görüşecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere&#039;nin öncülüğünde 35 kadar ülke, İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik seçenekleri değerlendirmek üzere bugün çevrim içi görüşme yapacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere'nin öncülüğünde 35 kadar ülke, İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik seçenekleri değerlendirmek üzere bugün çevrim içi görüşme yapacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantıya ABD’nin doğrudan davet edilmediği kaydedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın başkanlık edeceği toplantıya Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Japonya, Avustralya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de aralarında bulunduğu ülkeler katılacak. Görüşmelerde, "seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması, mahsur kalan gemi ve mürettebatın güvenliği ile enerji ve temel emtia taşımacılığının yeniden başlatılmasına yönelik diplomatik ve siyasi seçenekler" ele alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin su yoluna bağımlı ülkeler tarafından sağlanması gerektiğini söylemesinin ardından düzenleniyor.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "görüşmelerin, Boğaz’ın yeniden açılmasına yönelik uygulanabilir bir planın ele alınacağı ilk resmi adım olacağını" belirterek, sürecin kolay olmayacağını, askeri ve diplomatik unsurların birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Starmer ayrıca, enerji ve denizcilik sektörü temsilcileriyle yapılan temaslarda en büyük sorunun sigortadan ziyade geçiş güvenliği olduğunun ifade edildiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İngiliz ve Avrupalı yetkililer, "bu toplantının ilerleyen günlerde yapılacak diğer toplantıların ilki olacağını, ilerleyen aşamalarda askeri planlamacıların da sürece dahil olacağını ve olası bir planın ilk etapta su yolunun mayınlardan temizlenmesini, ardından tanker trafiğinin korunmasını içereceğini" belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa ülkeleri, başlangıçta ABD’nin bölgeye donanma gönderme çağrısına mesafeli yaklaşırken, artan enerji maliyetlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisine ilişkin kaygıların koalisyon girişimlerini hızlandırdığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan İran Devrim Muhafızları, dün yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı’nın ülkenin 'düşmanlarına' kapalı kalacağını ve kontrolün İran donanmasında olduğunu" duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ise Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün bırakılmaması halinde ateşkes olmayacağını belirterek, diğer ülkeleri su yolunun güvenliğini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk almaya çağırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak, küresel petrol ve gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı kısmen ablukaya almıştı. Çatışmalar öncesinde yoğun olarak kullanılan su yolunda, savaşın başlamasından bu yana geçişler ciddi ölçüde azalırken yaklaşık bin geminin bölgede mahsur kaldığı ifade ediliyor.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 13:56:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-disindaki-35-ulke-bugun-ingiltere-nin-onculugunde-h161210.html">ABD dışındaki 35 ülke bugün İngiltere&amp;#039;nin öncülüğünde Hürmüz Boğazı konusunu görüşecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-bu-simsarlar-topluma-ihanetten-agir-ceza-mahkemelerinde-yargilanmali-h161209.html</link>
		<title>Kanko; Bu simsarlar topluma ihanetten ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalı!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[“Halkın sağlığıyla oynayarak milyarlarca lira para kazanan ve bunu meslek haline getirmiş
olan bu simsarlara gereken en ağır cezalar verilmelidir” diyen CHP Kocaeli Milletvekili Prof.
Dr. Mühip Kanko gıda ürünlerinde yapılan tağşiş ile ilgili TBMM Genel Kurulunda sert
konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“AYNI FİRMA 131 KEZ YAKALANIYOR: DENETİM ve CAZA SİSTEMİ ÇÖKMÜŞ<br />
DURUMDA”<br />
“BU SAHTEKÂRLIK DEĞİL, TOPLUMA İHANET!”<br />
“BU SUÇA TAVİZ YOK: CAYDIRICI HAPİS CEZALARI GELMELİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada gıda ürünlerinde yapılan sahtekârlıklara sert<br />
tepki gösteren ve halk sağlığını hiçe sayarak haksız kazanç elde edenlere yönelik ağır<br />
yaptırımlar çağrısında bulunan Kanko, bu fiillerin “topluma ihanet” kapsamında<br />
değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.<br />
Kanko, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan tağşiş listesinin vahim bir tabloyu<br />
ortaya koyduğunu belirterek, “Aynı firmanın 131’inci kez bu listede yer alması, denetim<br />
mekanizmasının iflas ettiğinin açık göstergesidir” dedi.<br />
“ZEYTİNYAĞINDA BOYA VAR, CEZA SADECE PARA!”<br />
Gıda sahtekârlığının ulaştığı boyutlara dikkat çeken Kanko, zeytinyağında tekstil boyası tespit<br />
edilmesine rağmen yaptırımların yalnızca para cezasıyla sınırlı kalmasını eleştirdi. Mevcut<br />
uygulamada, üç kez ihlal gerçekleşmeden ceza davası açılmadığını vurgulayan Kanko, bu<br />
durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.<br />
Halkın sağlığını tehdit eden, gıda ürünlerinde yapılan sahtekârlıklara asla taviz verilmemeli,<br />
meclis artık buna seyirci kalmamalı diyen Kanko konuyla ilgili mecliste yaptığı konuşmada<br />
şu ifadelere yer verdi;<br />
“Tarım ve Orman Bakanlığının yayımladığı tağşiş listesi ülkemizdeki vahim bir tabloyu<br />
ortaya koymaktadır: Aynı firmanın tam 131&amp;#39;inci kez bu listede yer alması denetim<br />
mekanizmasının iflas ettiğinin açık göstergesidir. Bu, basit bir usulsüzlük değil, halk sağlığına<br />
karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Zeytinyağında tekstil boyası tespit ediliyor ama yaptırımı hâlâ<br />
para cezasıyla sınırlı kalıyor. 3 kez yakalanmadan ceza davası açılmıyor. Bu nasıl bir hukuk<br />
düzeni? Halkın sağlığını tehdit eden bu sahtekârlıklara asla taviz verilmemeli, bu simsarlar<br />
topluma ihanetten daha fazla yargılanmalılar ve ağır cezalarla yargılanmalıdırlar. Buradan<br />
açıkça söylüyorum: Bu, sahtekârlık değil, topluma ihanettir. Bu düzen değişmelidir, caydırıcı<br />
hapis cezaları derhâl uygulanmalı, bu suçu işleyenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.<br />
Meclis artık buna da seyirci kalmamalıdır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 26 13:41:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-bu-simsarlar-topluma-ihanetten-agir-ceza-mahkemelerinde-yargilanmali-h161209.html">Kanko; Bu simsarlar topluma ihanetten ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


