<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-bu-olayda-calanin-yanina-kalirsa-turkiye-nin-h164143.html</link>
		<title>Ali Babacan: &amp;quot;Bu olayda çalanın yanına kalırsa, Türkiye&amp;#039;nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşananları &quot;fon dolandırıcılığı&quot; olarak niteleyerek, &quot;İzmir&#039;den tekrar iktidara sesleniyorum. Eğer bu listeyi açıklamazsanız, eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi&#039;nde komisyon kurmazsanız, bunun üstünü örtme eğilimine devam ederseniz bu piyasalarda kötüleşme durmaz. Kimse, sorumluların acilen ortaya çıkarılması lazım. Suçluların hak ettikleri en ağır cezayla karşı karşıya kalmaları lazım. Kimsenin çaldığı yanına kâr kalmaması lazım. Eğer bu olayda çalanın yanına kalırsa, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye&#039;nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, İzmir depreminin altıncı yılında depremde yaşamını yitirenleri andı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarında yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, piyasalardaki sorunları deprem benzetmesiyle anlattı. Yaşananların doğal bir gelişme olmadığını belirten Babacan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Deprem diyoruz ama bu el yapımı, ev yapımı bir hadise, bir doğal hadise değil. Türkiye, Cumhuriyeti tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldı. Bu piyasa dolandırıcılığı ifadesi, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesindeki kanuni bir tabirdir. Olan biten tamamen bir dolandırıcılık hadisesidir. Bu kadar büyük miktarda bir dolandırıcılık hadisesinin bu kadar uzun zaman devam ediyor olması da ancak ve ancak siyasi iktidar içinden ve bürokrasiden verilen destekle olur. Yoksa dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemiyle zamanında donattığımız Borsa İstanbul ve dünyanın en modern hukuki altyapısını oluşturduğumuz sermaye piyasaları, Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kuruluyla gerçekten bu tür hadiseler değil, böyle büyük hadiseler, en ufak dolandırıcılığın bile hemen yakalanıp gereğinin yapılmasına izin veren bir altyapıdır. Hukuki altyapıda, bilgi işlem altyapısında değil böyle 16 milyar dolar, yani 800 milyar TL, tek 16 bin liralık bir hadisenin bile anında yakalanıp gereğinin yapılabileceği bir altyapı kurulmuştur. Ama hangi kurum olursa olsun, hangi konu olursa olsun, insan faktörü tabii çok çok önemli. Hem işin ehli, dürüst hem de çalmayan, çaldırmayan insanlardan kadroların oluşması gerekiyor. Eğer kadrolar ahlaki erozyona uğradıysa, eğer kadrolar devlet imkânlarını, kamu imkânlarını maalesef birilerine peşkeş çekmekle meşgulse o zaman en sağlam hukuk altyapısı, en sağlam işlem altyapısı bile insan faktörü karşısında dayanmaz, işlemez. Şu anda ülkemizin karşı karşıya bulunduğu durum da tam da budur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babacan, sermaye piyasalarında değer kaybının yatırımcılar üzerindeki etkisine de değindi. Bireysel yatırımcı sayısındaki değişime ve hane halkının etkilenme düzeyine ilişkin şu rakamları paylaştı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün bu finansal piyasalardaki dolandırıcılığın 131 fonla ilgili kısmı belki 800 milyar TL, yani 16 milyar dolar mertebesinde olsa da bu olayın getirdiği güvensizlik ve topyekûn karamsarlık sermaye piyasalarımızda çok önemli bir değer kaybına yol açtı. Bu değer kaybı eylülden bu yana 150 milyar doları geçmiş durumda ve sürekli artıyor. Sermaye piyasalarında bireysel yatırımcı sayımız eylül başı itibarıyla 7 milyon kişiydi. 7 milyon bireysel yatırımcının şöyle ya da böyle, az ya da çok hisse senetlerinde yatırımı vardı. Bu sayı belki şu anda 6,5 milyona doğru indi. Bu işlerden belki çekinip hesabını kapatan, çıkanlar oldu. Ama Türkiye'de 27 milyon hane olduğunu düşünürsek 27 milyon hanenin 7 milyonunu doğrudan etkileyen bir hadiseyle karşı karşıyayız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU OLAY AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMADIĞI SÜRECE SERMAYE PİYASALARINDAKİ ERİME DEVAM EDER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyon kurulması çağrısını yineleyen Babacan, ilgili listenin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Sorumluların ortaya çıkarılması ve şeffaflık sağlanması gerektiğini belirten Babacan, iktidara, "İzmir'den tekrar iktidara sesleniyorum. Eğer bu listeyi açıklamazsanız, eğer Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyon kurmazsanız, bunun üstünü örtme eğilimine devam ederseniz bu piyasalarda kötüleşme durmaz. Daha kötüye, daha kötüye gider. Kimse, sorumluların acilen ortaya çıkarılması lazım. Suçluların hak ettikleri en ağır cezayla karşı karşıya kalmaları lazım. Kimsenin çaldığı yanına kâr kalmaması lazım. Eğer bu olayda çalanın yanına kalırsa, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye'nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez. Bizim insanımız da yatırım yapmaz. Uluslararası yatırımcılar da yatırım yapmaz. Çünkü dolandırana, çalana hak ettiği cezayı vermezseniz bu piyasalarda her zaman dolandırıcılığın, hırsızlığın önünü açık tutmuş olursunuz. Teşvik etmiş olursunuz. Fırsat varsa arkadaş, çalın, çırpın, dolandırın, kaçın. Nasılsa başınıza bir şey gelmiyor mesajı verilmiş olur. Bu mesajın verildiği bir piyasaya artık yatırım gelmez. Bu olay açıklığa kavuşturulmadığı sürece, suçlulara en ağır cezalar verilmediği sürece sermaye piyasalarındaki erime devam eder."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2027 yılı bütçesini de eleştiren Babacan, faiz ödemeleri için ayrılan kaynağın büyüklüğüne dikkat çekti. Yüksek faiz ödemelerini ekonomik yönetime duyulan güven eksikliğiyle ilişkilendiren Babacan, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2027 bütçesine baktığımız zaman gerçekten en büyük harcama kaleminin, en büyük ödeneğin artık faize ayrıldığını görüyoruz. Tam 3.975.000.000 TL faiz. Adı dört olmasın diye üç dokuz yüz yetmişler. Muhtemelen bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da bunu tekrar yükseltmek zorunda kalacaklar. Bu yıl bütçede daha küçük bir rakamla başladılar. Şimdi 2.800'ün üzerine gidiyor. Gelecek yılın bütçesinde dört demeye utandıkları için herhâlde 3.975 demişler. Hani fiyat etiketlerinde yazarlar ya 9 lira 95 kuruş falan diye, 10 dememek için. Bu da böyle bir şey. 4 trilyonluk bir faiz ödeneğinden bahsediyoruz. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçesine baktığımızda en büyük bakanlık olmuş faiz bakanlığı. Bu 4 trilyonu gelecek senenin ortalama kuruyla hesap ettiğinizde 70 milyar dolar ediyor. 70 milyar dolarlık faiz ödemesi var devletin. Bunun tek sebebi kötü yönetim. Çünkü güven olmazsa, riskler yüksek olursa faizler yüksek olur. Faizlerin düşmesinin yolu güvendir. Ülkenin risklerini düşürmektir. Bunlar olmadığı sürece yüksek faizle ülke maalesef mecbur kalır. Bu kadar büyük bir kaynağın her sene, her sene faize gidiyor olması ülkemiz adına büyük bir yazık. Bu faizi hepimiz ödüyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖZGÜR BASIN HAYAT KURTARIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın ve ifade özgürlüğünün toplumsal denetim açısından önemine değinen Babacan, özgür gazeteciliğin hem deprem risklerinin hem de ekonomik usulsüzlüklerin erken aşamada ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Gazetecilere yönelik adli işlemleri de eleştiren Babacan, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Özgür basın hayat kurtarır. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü varsa bu çok geniş bir denetim alanı oluşturur. Daha olaylar küçükken, daha diyelim ki depreme, deprem için iyi olmayan kötü bir bölgede, kötü bir zeminde bir kaçak yapılaşma başladığı anda hemen haberdar olunur, büyük haberler olur ki bunun büyümesi baştan önlenmiş olur, önü kesilmiş olur. Fon meselesi... Eğer basın özgür olsaydı, eğer özgürce bunlar daha fazla yazılıp çizilebilseydi, eğer sivil toplum kuruluşlarımız, meslek örgütlerimiz açık açık konuşuyor olabilselerdi bu dolandırıcılık daha küçük aşamadayken bir şekilde ifşa edilirdi ve o ifşa edilmiş olması da büyümesini önlerdi. Normalde devletin yapması gereken suçu caydırmaktır. Fakat şu anda yapılan gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü caydırma. En son bu fonda olan dizi patladıktan sonra çok sayıda gazeteci arkadaşımızın gözaltına alındığını görüyoruz. Tutuklananlar var. Ev hapsine girenler var. Şeffaf yürütülmesi gereken işlerin üzeri örtülüyor. Bir bakıma bir ucu acaba birilerine mi dokunuyor diye bir örtbas etme gayreti var. Suçu işleyene caydırıcı olması gerekirken bu tür olayları haber yapanlar işlerinden caydırılmaya çalışılıyor. Buralara girmeyin. Bu haberleri yapmayın. Fazla sağa sola dokunursanız başınıza kötü şeyler gelir dedirtiyorlar. Gerçekten bu da çok büyük bir yanlış. Basının araştırma imkânı olmadığı, basının o denetçi gözünün olmadığı, basının özgürce yazıp çizmediği ülkelerde sorunlar bitmez. Eğer siz sorunları konuşturmuyorsanız, sorunların konuşulmasını baştan engelliyorsanız o sorunlar zaten çözülmez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"RANTIN PEŞİNDE KOŞARSANIZ DEPREMİ ÇÖZEMEZSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın toplantısında deprem hazırlıklarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Babacan, kentsel dönüşüm uygulamalarını eleştirdi. Deprem riskine karşı alınacak önlemlerde insan hayatının öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Babacan, merkezî yönetim ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önemine dikkati çekerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, tamam. Ama bakıyorsunuz uygulamalarla ilgili çok ciddi sıkıntılar var. Mesele depremse öncelikle bu işi yönetenlerin rant gözlüklerini çıkartmaları lazım. Çünkü şu anda ülkeyi yönetenlerin çoğu maalesef mesele binaysa, inşaatsa hemen önce herkes bir rant gözlüğünü takıyor, öyle bakıyor. Rant gözlüğünü çıkar kardeşim. Memleket için bak. İnsan canı için bak. Önce insan diye bak şu meseleyi öyle ele al' dememiz gerekiyor. Ben bunu merkezî hükûmet birimleri için de söylüyorum, belediyeler için de söylüyorum. Rantın peşinde koşarsanız depremi çözemezsiniz. Deprem önce insan diyerek çözülür. Önce bir zihniyetin değişmesi lazım. Kafaların değişmesi lazım. Tabii zihniyeti, kafaları değiştirmek mümkün olmadığı için yöneten kafaları değiştireceksin. Yani bunlar gidecek, başkaları gelecek. Başka olmayacak bu iş. Yıllardır arka arkaya yaşadığımız depremlerden hâlâ ders alınmıyor olması gerçekten ibretlik bir hadise. Burada genel ana konulardan bir tanesi de merkezî hükûmetle yerel yönetimlerin uyumlu çalışması. Ama şu andaki iktidarın yaptığı gibi, eğer başka bir partinin belediyesiysen ne yaparsan yap, beni ilgilendirmez ama yanıma gelirsen, iktidar partisine katılırsan o zaman belki beraber bir şey yaparız. Böyle yönetilmez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SÜREÇ DOĞRU KURULURSA BİRKAÇ AYDA GÜVEN GERİ TOPARLANIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarındaki güven kaybının ne kadar sürede giderilebileceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, sorumluların belirlenmesi için doğru bir süreç yürütülmesi hâlinde güvenin birkaç ayda yeniden sağlanabileceğini belirtti. Yurt dışına çıkarılan paraların tahsilinin ise daha uzun sürebileceğini belirten Babacan, şirketlerin yeniden değerlemeye tabi tutulması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu işin sorumlularının ortaya çıkarılmasıyla ilgili süreç doğru kurulursa bu hemen birkaç ayda güveni geri toparlar. Birkaç ayda çok hızlı toparlar. Ancak bu paraları çalıp götürenler var ya, bunların bir kısmı muhtemelen yurt dışında. Bu paraların oradan getirilmesi, o paraların tekrar bu dolandırıcılardan tahsil edilmesi, o birkaç yıl sürer. O hemen olmaz çünkü dünyada 220 farklı finansal kuralların geçerli olduğu bölge var. Oraların her birini iyi bilen çok sağlam avukatlarla, dünyanın en iyi avukatlarıyla çalışıp o paraları tahsil etmek gerekir. Biz zamanında İmar Bankası olsun, diğer hadiseler olsun bunu yaptık biliyorsunuz. TMSF'yi kurduk. Başına da sağlam bir ekip getirdik. Bunlar gittiler, söke söke tahsil ettiler. Bu tahsilatlar yapılır. Çatır çatır hepsi tahsil edilir. Ama önce bir tabii niyet lazım. Aman ucu buna dokundu, bu bunun akrabasıymış, bu bunun oğluymuş, ya bu da onun şuymuş falan derse olmaz yani. Olmadığı sürece de bu asla toparlamaz. Şirketlerin hissesi ilgili de şirketlerin gerçek değeriyle alakalı da çok hızlı bir süreç başlatmak lazım. Kaç hafta oldu, hâlâ bu süreç başlatılmadı. Halka açık şirketlerin zaten büyükler ve göz önünde olanlarla ilgili daha açık bir süreç var. Büyük ve göz önünde olanlar. Ama orta ve küçük boyuttaki şirketlerle ilgili derhâl bir yeniden değerleme çalışmasının başlaması gerekir. Halka açık şirketlerin çok hızlı bir yeniden değerleme işleminden geçmesi gerekir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MESELE SANDIKTIR, MESELE SEÇİMDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, seçimlerde ortaya çıkan seçmen iradesinin korunması gerektiğini söyledi. Belediye başkanlarının parti değiştirmesine yönelik eleştirilerini dile getiren Babacan, "Milletin iradesinin net olarak ortaya çıktığı seçimlerden sonra, şöyle ya da böyle, o iradenin sonucu bazen havuçla, bazen sopayla eğer bir şekilde iktidara doğru yönlendiriliyorsa bunun hesabını da herhâlde gün gelir vatandaşlarımız bir şekilde görür. Orada bir adalet defteri düzgün yazılır. Mesele sandıktır, mesele seçimdir. İnsanların iradesini bu yollarla değiştiremezsiniz. Tam tersine daha kötü sonuçları olur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU SADECE BİR SİYASİ MESELE DEĞİL, AYNI ZAMANDA BİR RANT MESELESİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yönetimlerdeki parti değişikliklerini imar rantları ve yolsuzluk tartışmaları üzerinden de değerlendiren Babacan, belediyelerle ilgili yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. "İmar rantlarının yoğun olduğu bölgelerde siyasi parti değişikliklerinin daha fazla yaşandığını" öne süren Ali Babacan, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Son iki yıllık süreçte parti değiştiren, zorla veya mecburen veya işte belediye meclislerindeki oyunla... Üsküdar'da olanlara bakın. Hangi akıl, hangi mantık kabul eder? Hangi vicdana sığar? Rant nerede çoksa bu tür işler orada daha çok. Havuçla sopayla belediye başkanlarının parti değiştirmesiyle alakalı meseleler daha çok rantın da çok olduğu ilçelerde ve illerde olduğunu görüyorum. Bu sadece bir siyasi mesele değil. Aynı zamanda bir rant meselesi. Onun için baştan söylüyorum, defalarca bunu ta 2014'ten bu yana, herhâlde 12 yıldır dile getiriyorum. İmar meseleleri, imar rantlarıyla ilgili meseleler eğer sağlam bir yasal düzenlemeyle çözülmezse, yani özellikle imar rantlarıyla ilgili konular sağlam bir yasal çerçeveye kavuşmazsa bu sorunlar Türkiye'de bitmez. Bu belediyelerle ilgili yasal çerçeve düzelmeden bu iş bitmez. Maalesef mesele rantsa, mesele yolsuzluksa çoğu yerde farkı fark etmiyorlar arkadaşlar. Onu da bilmemiz lazım. Şu anda belediyelere baktığımızda az sayıda belki dürüst kalmaya çalışan başkanlarımız var ama başkanlarımızın maalesef çoğu ya yoldan çıkıyor, çıkmaya meyilli ya da yoldan çıkarılıyor. Yasa sağlam olsa, çerçeve sağlam olsa o zaman kolay kolay bu gördüğümüz yanlışlar olmaz, gördüğümüz sıkıntılar yaşanmaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 13:00:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-bu-olayda-calanin-yanina-kalirsa-turkiye-nin-h164143.html">Ali Babacan: &amp;quot;Bu olayda çalanın yanına kalırsa, Türkiye&amp;#039;nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-hafta-sonu-dort-sinav-duzenleyecek-h164142.html</link>
		<title>ÖSYM, hafta sonu dört sınav düzenleyecek</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[ÖSYM tarafından Sayıştay Eleme, DUS, STS Diş Hekimliği ve DHBT Sayıştay Başkanlığı Sayıştay Denetçi Yardımcısı Adaylığı Eleme Sınavı 31 Ekim Cumartesi, Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı ve Kamu Personel Seçme Sınavı Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi 1 Kasım Pazar günü yapılacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Elektronik Ortamda Uygulanacak Sayıştay Eleme Sınavı Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de ÖSYM Elektronik Sınav Merkezlerinde (e-Sınav Merkezi) elektronik sınav olarak uygulanacak. Sınav için 40 salon kullanılacak. Sınav, saat 13.45’te başlayacak. Adaylar, saat 13.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavda adaylara, Genel Yetenek Testi (35 soru), Genel Kültür Testi (10 soru) ve Alan Bilgisi; İktisat Testi (15 soru), Maliye Testi (15 soru), Hukuk Testi (15 soru), Muhasebe Testi (15 soru) sorulacak. 140 dakika cevaplama süresi verilecek. 16.05’ te sona erecek sınavda ek süre kullanması uygun görülen adaylar 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınava; hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt içi veya yurt dışındaki en az dört yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş olan 4 bin 306 aday katılacak. Sınav sonuçları 19 Kasım’da açıklanacak. Eleme sınavında başarılı olan adayların tabi tutulacağı klasik usule göre düzenlenecek yazılı sınav 26-27 Aralık’ta Ankara’da basılı ortamda yapılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">STS DİŞ HEKİMLİĞİ 2. DÖNEM’E 639 ADAY KATILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DUS, Ankara, İstanbul ve İzmir’de, STS Diş Hekimliği yalnız Ankara’da yapılacak. DUS 2. Dönem, Ankara, İstanbul ve İzmir’de yapılacak. STS Diş Hekimliği 2. Dönem ise yalnız Ankara’da düzenlenecek. DUS için 24 bina ve 552 salon, STS Diş Hekimliği için tek bina ve 32 salon kullanılacak. Sınavlar 10.15'te başlayacak. Adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TS Diş Hekimliği 2. Dönem’de 120 soru, DUS 2. Dönem’de ise Temel Bilimler Testi (TBT) ve Klinik Bilimler Testi (KBT) olmak üzere toplam 120 soru yer alacak. Sınavlar, 12.45’te sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen adaylar, 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecekler. STS Diş Hekimliği 2. Dönem’e yurt dışında diş hekimliği alanında eğitimlerini tamamlayarak diploma denklik belgesi almak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK) başvuran adaylar katılacak. Adayların sınavda başarılı olabilmesi için 100 üzerinden en az 40 puan alması gerekecek. DUS 2. Dönem’ e 11 bin 835, STS Diş Hekimliği 2. Dönem’ e 639 aday katılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günleri açık tutulacak. Adaylar, sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM'nin 'ais.osym.gov.tr' adresinden erişebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KPSS MARATONU SONA ERECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) 1 Kasım Pazar günü yapılacak. Sınava 147 bin 844 aday katılacak, sonuçlar 25 Kasım’da açıklanacak. KPSS DHBT, 30 ildeki 35 sınav merkezinde, 311 bina ve 6 bin 185 salonda düzenlenecek. Saat 10.15'te başlayacak ve 40 sorudan oluşacak sınav için adaylara 60 dakika süre verilecek. 11.15’te sona erecek sınavda ek süre verilmesi uygun görülen adaylar, 20 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık tutulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SINAV GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI İÇİN BİN 951 EMNİYET PERSONELİ GÖREV YAPACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavlarla ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınavlarda toplam 20 bin 111 kişinin, sınav güvenliğinin sağlanması için de bin 951 emniyet personelinin görev yapacağını belirtti. Sınava katılacak adayların ilgili öğrenim düzeyinde KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür, Ön Lisans ve Ortaöğretim sınavlarına katıldıklarını ifade eden ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, KPSS DHBT' ye 49 bin 40 adayın ortaöğretim düzeyinde, 36 bin 367 adayın ön lisans düzeyinde ve 62 bin 437 adayın lisans düzeyinde katılacağını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarının sınav ücretinden muaf tutulduğunu aktaran Ersoy, bu haktan 600 adayın yararlandığını, ayrıca başvuru yapan 580 engelli adayın mağduriyet yaşamaması için her türlü önlemi aldıklarını kaydetti. Ersoy, "Bu yıl ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyinde olmak üzere tüm alanlarda KPSS uygulaması yapıldı. Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (2026-EKPSS) ile başlayan süreç DHBT ile tamamlanmış olacak. EKPSS, Genel Kültür-Genel Yetenek Oturumu, Alan Bilgisi Oturumları, Ön Lisans, Ortaöğretim ve DHBT uygulamaları gerçekleştirildi. Katkılarından dolayı tüm görevlilere teşekkür ediyor, adaylara da başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 12:40:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-hafta-sonu-dort-sinav-duzenleyecek-h164142.html">ÖSYM, hafta sonu dört sınav düzenleyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgat-in-2-bin-270-rakimli-yaylasi-yalanci-safranla-suslendi-h164141.html</link>
		<title>Yozgat&amp;#039;ın 2 bin 270 rakımlı yaylası yalancı safranla süslendi</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat&#039;ın Çayıralan ve Akdağmadeni ilçelerindeki 2 bin 270 rakımlı Akdağlar’da açan mor renkli yalancı safran (vargit) çiçekleri, sonbahar manzarasıyla görenleri hayran bırakıyor. Çayıralan Kaymakamlığı, doğal safran ve diğer bitki türlerinin tahrip edilmemesi için vatandaşlara koruma çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat'ın Çayıralan ve Akdağmadeni ilçelerindeki Akdağlar'da sonbaharla birlikte açan mor renkli yalancı safran çiçekleri, doğaya eşsiz bir güzellik katıyor. "Güz çiğdemi", "Vargit çiçeği" ve "Öksüz oğlan" olarak da bilinen çiçekler, kışın yaklaştığının habercisi olarak kabul ediliyor. Yaylacıların dönüş döneminde açan çiçekler, kar yağışıyla birlikte kayboluyor. Bölgede endemik ve tıbbi aromatik bitkilerin de bulunduğuna dikkat çekilerek, doğal bitki örtüsünün tahrip edilmemesi isteniyor.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5243d5ef-57b8-479e-97d9-dc22654149d7-w_1.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çayıralan ilçesi sakinlerinden Süleyman Kandemir, Çayıralan ilçesi Akdağlar silsilesinin 2 bin 270 metre rakımda bulunduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çiğdemler bu mevsimde bizi gülerek karşıladılar. Bu gördüğümüz çiğdemler aslında doğal safran. Safran şu anda dünyada en kıymetli çiçek. Ne yapılıyor? İlaç sektöründe ve gıda sektöründe özellikle de doğu kültüründe pilavlarda çok güzel kullanılır. Çayıralan endemik bitki açısından en zengin bölgelerden birisi. Zaten bu bölgenin ballarının kıymetli oluşu da bu kadar çeşitte endemik bitkinin olmasından dolayı."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c3e38f39-f62a-4d22-9e0a-13dfaeaa24fa-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çayıralan Kaymakamlığı'ndan yapılan koruma çağrısında ise şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlçemizin doğal ortamında yetişen safran, gilaburu, kuşburnu ve dağ eriği, sonbaharın birbirinden güzel renkleriyle buluşarak Çayıralan’ımızın sahip olduğu doğal zenginliği gözler önüne seriyor. Ormanlarından yaylalarına, dağlarından vadilerine kadar her köşesinde ayrı bir güzellik barındıran ilçemizin doğal zenginliklerimizi korumak, bu güzellikleri gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 12:13:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgat-in-2-bin-270-rakimli-yaylasi-yalanci-safranla-suslendi-h164141.html">Yozgat&amp;#039;ın 2 bin 270 rakımlı yaylası yalancı safranla süslendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekonomik-guven-endeksi-ekim-ayinda-973-oldu-h164140.html</link>
		<title>TÜİK: Ekonomik güven endeksi ekim ayında 97,3 oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonomik güven endeksi eylül ayına göre yüzde 3,9 oranında azalarak ekim ayında 97,3 olduğunu açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonomik güven endeksi eylül ayına göre yüzde 3,9 oranında azalarak ekim ayında 97,3 olduğunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Ekim ayına ilişkin "Ekonomik Güven Endeksi" verilerini açıkladı. Buna göre, ekonomik güven endeksi eylül ayında 101,3 iken ekim ayında yüzde 3,9 oranında azalarak 97,3 değerini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir önceki aya göre ekim ayında tüketici güven endeksi yüzde 7,7 oranında azalarak 84,8 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,4 oranında azalarak 101,1 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,4 oranında azalarak 109,2 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,1 oranında artarak 112,5 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,4 oranında artarak 83,3 değerini aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 11:41:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekonomik-guven-endeksi-ekim-ayinda-973-oldu-h164140.html">TÜİK: Ekonomik güven endeksi ekim ayında 97,3 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-kamu-calisanlari-h164139.html</link>
		<title>Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: &amp;quot;Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, memur emeklilerinin yaşadığı ekonomik mağduriyete dikkati çekerek, çalışan memurlara verilen seyyanen zammın emekli maaşlarına da yansıtılmasını ve enflasyon farkına ek olarak refah payı verilmesini istedi. Geylan, &quot;Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, sosyal medya hesabından konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın açıklamaları üzerine, emeklilere zam ve refah payı yapılacağı haberleri bugünlerde basına yansıyor. Bilindiği üzere, 2023 yılında memura yapılan 8 bin 77 TL seyyyanen zam (Hali hazırda 25 bin 100 TL olmuştur) emekli maaşına yansıtılmadığı için, çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında devasa bir uçurum oluştu. Ömrünü devletin kamu hizmetini vatandaşımıza ulaştırmak için geçirmiş olan ve yaşamlarının son deminde insanca bir hayatı hak eden emeklilerimiz çok büyük bir ekonomik zorluğa mahkum bırakılmış durumdadır. Bu kabul edilemez! Çalışırken aldıkları ücretin neredeyse yüzde 45’ni ancak alabilecek olan yüzbinlerce memurumuz, bu nedenle emekli olamıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu durumun ortaya çıkardığı bir diğer sorun da memurumuz emekli olamadığı için, devlet kapısında iş bekleyen genç memur adaylarımıza yeterli istihdam imkanının oluşmamasıdır. Öncelikle, memur maaşlarına yapılan seyyanen artışın, aynı miktarda emekli maaşlarına da yansıtılması elzemdir. Bununla birlikte, enflasyon kadar zammın aslında sıfır zam olduğu gerçeğinden hareketle, enflasyon farkının yanı sıra memur ve emeklisine refah payı uygulamasının hayata geçirilmesi olmazsa olmazdır. Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 11:21:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-kamu-calisanlari-h164139.html">Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: &amp;quot;Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ar-ge-harcamalari-2025te-9804-milyar-liraya-yukseldi-h164138.html</link>
		<title>TÜİK: Ar-Ge harcamaları 2025te 980,4 milyar liraya yükseldi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması 2025 yılında bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon TL artarak 980 milyar 428 milyon TL’ye yükseldi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2025 yılına ilişkin "Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması" istatistiklerini açıkladı. Buna göre, gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması, bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon TL artarak 980 milyar 428 milyon TL'ye yükseldi. Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı ise 2024 yılında yüzde 1,46 iken 2025 yılında yüzde 1,55 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AR-GE HARCAMALARINDA ŞİRKETLER İLK SIRADA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ar-Ge harcamalarında en büyük payı yüzde 65 ile mali ve mali olmayan şirketler aldı. Bu şirketleri yüzde 30,3 ile yükseköğretim takip ederken genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşların payı yüzde 4,7 oldu. Ar-Ge harcamaları içerisinde personel harcamaları ise yüzde 58,8 ile en büyük harcama kalemini oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ar-Ge harcamalarının finansmanında da mali ve mali olmayan şirketler ilk sırada yer aldı. Ar-Ge harcamalarının yüzde 52,5'i bu şirketler tarafından finanse edilirken genel devletin finansmandaki payı yüzde 31,1, yükseköğretimin payı yüzde 14,1, yurt dışı kaynakların payı yüzde 2,3 oldu. Diğer yurt içi kaynakların finansmandaki payı ise yaklaşık yüzde 0,01 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">317 BİN 982 KİŞİ AR-GE PERSONELİ OLARAK ÇALIŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tam zaman eş değeri (TZE) cinsinden 2025 yılında toplam 317 bin 982 kişi Ar-Ge personeli olarak çalıştı. Ar-Ge personelinin sektörlere göre dağılımında mali ve mali olmayan şirketler yüzde 67,9 ile ilk sırada yer aldı. Yükseköğretimin payı yüzde 29,0, genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşların payı ise yüzde 3,0 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı 2025 yılında 108 bin 453 kişi olarak kaydedildi. Kadınlar, toplam Ar-Ge personelinin yüzde 34,1'ini oluşturdu. Sektörler itibarıyla kadın Ar-Ge personelinin oranı yükseköğretimde yüzde 48,1, genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşlarda yüzde 32,2, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AR-GE PERSONELİNİN YÜZDE 31'İ DOKTORA VEYA EŞ DEĞERİ EĞİTİM SEVİYESİNE SAHİP</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ar-Ge personeli öğrenim durumuna göre incelendiğinde, personelin yüzde 40,6'sının lisans eğitim düzeyine sahip olduğu görüldü. Doktora veya eş değeri eğitim seviyesine sahip olanların oranı yüzde 31,0, yüksek lisans mezunlarının oranı yüzde 19,4 oldu. Meslek yüksekokulu mezunları yüzde 4,9, lise ve altı eğitim düzeyine sahip olanlar ise yüzde 4,1 pay aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TZE cinsinden Ar-Ge personelinin eğitim durumuna göre dağılımında da lisans mezunları yüzde 49,6 ile ilk sırada yer aldı. Bu grubu yüzde 21,4 ile doktora veya eşdeğeri, yüzde 18,5 ile yüksek lisans, yüzde 5,9 ile meslek yüksekokulu ve yüzde 4,6 ile lise ve altı eğitim düzeyine sahip personel takip etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN FAZLA AR-GE HARCAMASI İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzeye göre, 2025 yılında Ar-Ge harcamalarının en yüksek olduğu bölge İstanbul oldu. Toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 31,8'i TR10 (İstanbul) bölgesinde gerçekleştirildi. İstanbul'u yüzde 30,0 ile TR51 (Ankara), yüzde 9,5 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesi izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam Ar-Ge personelinin bölgelere göre dağılımında da İstanbul ilk sırada yer aldı. Ar-Ge personelinin yüzde 32,2'si TR10 (İstanbul), yüzde 19,8'i TR51 (Ankara), yüzde 8,4'ü ise TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesinde istihdam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AR-GE MERKEZLERİNDEKİ HARCAMALARIN YÜZDE 54,9'U BÜYÜK GİRİŞİMLERDEN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mali ve mali olmayan şirketler tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen 637 milyar 252 milyon TL'lik Ar-Ge harcamasının yüzde 54,9'u Ar-Ge merkezlerinde yapıldı. Ar-Ge merkezlerinde gerçekleştirilen harcamaların yüzde 89,5'i ise 250 ve üzeri çalışan sayısına sahip girişimler tarafından gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İMALAT SANAYİSİNDE AR-GE HARCAMALARINDA YÜKSEK TEKNOLOJİ İLK SIRADA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimler teknoloji düzeylerine göre incelendiğinde, 2025 yılında gerçekleştirilen 322 milyar 656 milyon TL'lik Ar-Ge harcamasının yüzde 47,7'sinin yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimlere ait olduğu görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayindeki toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 40,7'si orta yüksek teknoloji, yüzde 7,2'si orta düşük teknoloji ve yüzde 4,4'ü düşük teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler tarafından yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerdeki araştırmacı sayıları incelendiğinde ise 2025 yılında en fazla araştırmacının 32 bin 399 kişiyle orta yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimlerde istihdam edildiği belirlendi. Bu grubu 23 bin 298 araştırmacıyla yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler takip etti. TZE cinsinden araştırmacı sayısında da 29 bin 697 ile orta yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler ilk sırada yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOLAYLI AR-GE TEŞVİKLERİNİN PAYI YÜZDE 26,5'E YÜKSELDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolaylı Ar-Ge teşviklerinin mali ve mali olmayan şirketlerin Ar-Ge harcamaları içerisindeki payı 2015 yılında yüzde 14,8 iken 2025 yılında yüzde 26,5'e yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mali ve mali olmayan şirketlerin Ar-Ge harcamaları da 2015 yılında 11,2 milyar TL seviyesindeyken 2025 yılında 637,3 milyar TL'ye ulaştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 11:04:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ar-ge-harcamalari-2025te-9804-milyar-liraya-yukseldi-h164138.html">TÜİK: Ar-Ge harcamaları 2025te 980,4 milyar liraya yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-10-yeni-film-vizyona-girecek-2-h164137.html</link>
		<title>Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 10 yeni film izleyiciyle buluşacak. Haftanın öne çıkan yapımları arasında Javier Bardem’in başrolünde olduğu &quot;En Sevdiğim&quot; ile Ushan Çakır, Hasibe Eren, Baran Can Eraslan’ın oyuncu kadrosunda olduğu &quot;Bağlar, Kökler ve Tutkular&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En Sevdiğim<br />
Film, oyunculuk kariyerinde dikiş tutturamayan kızıyla yeni projesinde buluşan usta bir yönetmenin, birlikte film çekme sürecinde yıllardır bastırılan kırgınlıklar ve geçmişin ağır yüküyle yüzleşmesini konu ediniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Rodrigo Sorogoyen<br />
Oyuncular: Javier Bardem, Victoria Luengo, Raúl Arévalo</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her Şey Ortada<br />
Elizabeth Holmes, cezaevine girmesine otuz dört gün kala, kendisine şüpheyle yaklaşan bir film ekibinin her adımını kaydetmeye davet eder. Samimi bir portre olarak başlayan bu süreç, üç yıla yayılan, akıl almaz bir yolculuğa dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Belgesel<br />
Yönetmen: Nathan Fielder, Lance Oppenheim<br />
Oyuncular: Elizabeth Holmes (II), Nathan Fielder, Lance Oppenheim</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çatlı 2<br />
Film, Abdullah Çatlı’nın 1980 askeri darbesi sonrasındaki Avrupa yıllarına, Fransa'daki hapishane sürecine ve uluslararası operasyonlardaki rolüne odaklanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Deniz Enyüksek<br />
Oyuncular: Vedat İnceefe, Eren Vurdem, Ömer Kurt</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzular Firarda: Gizemli Canavar<br />
Film, Çiftçi'nin mahvettiği balkabağı tarlasını kurtarmak için çılgın bir bilim insanına dönüşen koyun Shaun'un, Çiftçi'nin kaybolması ve ormanda bir canavarın belirmesiyle çiftliği sürüklediği eğlenceli Cadılar Bayramı kaosunu anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Steve Cox, Matthew Walker</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küçük Mamut<br />
Film, binlerce yıllık uykusundan uyanan sevimli mamut yavrusu Pofuduk'un annesini bulmak için çıktığı macera dolu bir yolculuğu anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Alexander Voytinskiy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nöbet<br />
Hayat kurtaran bir doktor olmayı hayal eden Margot, ülkenin en rekabetçi acil servislerinden birinde çalışmaya hak kazanır. Ancak stajın yoğun temposuna ayak uydurmakta zorlanır. Karşısına çıkan genç hastaların alışılmadık belirtileri, mesleğe adım attığı bu döneme eşlik ederken, bedeninde yaşadığı değişimler de başa çıkması gereken bir soruna dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Marion Le Corroller<br />
Oyuncular: Mara Taquin, Karin Viard, Kim Higelin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağlar, Kökler ve Tutkular<br />
Film, bir mülteci teknesinin kaza yapmasının ardından hayatta kalmayı başaran üç farklı karakterin (Hazel, Hamza ve Khaled) yeniden hayata tutunma mücadelesini ve geçmişleriyle olan hesaplaşmalarını konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Sunay Terzioğlu<br />
Oyuncular: Ushan Çakır, Hasibe Eren, Baran Can Eraslan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zikr-i Cin<br />
Eski arkadaşlar, lüks bir villada bir araya geldikleri gece telefonlarına gelen “Öldür ya da öl” talimatlarıyla geçmişlerindeki bir sırla bağlantılı ölümcül olayların hedefi olur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Bülent Orçin<br />
Oyuncular: Mustafa Zeren , Belma Mamati , Seda Arslan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salmokji: Karanlık Sular<br />
Film, görüntülerde açıklanamayan bir figürün belirmesinin ardından ıssız bir baraj gölüne giden çekim ekibinin karşılaştığı doğaüstü olayları merkezine alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Lee Sang Min<br />
Oyuncular: Kim Hye-yoon , Lee Jong-Won , Kim Jun-han</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Macera<br />
Film, ailesinin katilinden intikam almak için çıktığı yolda anıların çalındığı karanlık bir diyara sürüklenen eski Umut İyesi Destan'ın, kişisel intikamı ile tüm halkı kurtaracak umudu yeniden seçmek arasında verdiği mücadeleyi konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Orhan Burak Acar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 10:40:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-10-yeni-film-vizyona-girecek-2-h164137.html">Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yeniden-refah-partili-kilic-fon-dolandiriciligindan-adam-h164136.html</link>
		<title>Yeniden Refah Partili Kılıç: &amp;quot;Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, fon dolandırıcılığı soruşturması kapsamında bazı iş insanlarının mal varlıklarına yönelik tedbirlerin kısa sürede kaldırıldığını belirterek, &quot;Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız?&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, fon dolandırıcılığı soruşturması kapsamında bazı iş insanlarının mal varlıklarına yönelik tedbirlerin kısa sürede kaldırıldığını belirterek, "Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız?" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına eleştirilerde bulundu. Kılıç, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız? 'Seçkin iş insanları'nın mal varlıklarına yargı tarafından konulan tedbirlerin aynı gün, hatta aynı saat içinde kaldırılması, dolandırılan milyonların çözüm beklentisini sarsıyor. Hiç değilse fon dolandıcılığında imtiyazlı zümrelerinizi korumayın, kollamayın, ayıklamayın. Çaldıklarını iade ermeleri yetmez, fonda batırılan ana paraların iadesi hangi kaynaktan ve ne zaman yapılacak? Çöküşün devam ettiği borsadaki kayıplar nereden, nasıl karşılanacak? Devlete ve piyasaya yönelik güven kaybının maliyeti nasıl hesaplanacak? Hukukta helalleşmek yoktur, hesap vermek vardır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 10:25:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yeniden-refah-partili-kilic-fon-dolandiriciligindan-adam-h164136.html">Yeniden Refah Partili Kılıç: &amp;quot;Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinli-pazar-esnafi-bir-kurus-kazanmadim-sogan-yiyecektim-h164135.html</link>
		<title>Artvinli pazar esnafı: &amp;quot;Bir kuruş kazanmadım. Soğan yiyecektim, kıyamadım boş ekmek yedim</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Artvin’de kurulan halk pazarında satış yapamadığını belirten emekli pazar esnafı Fikret Topal, soğanın kilosunun 90 TL&#039;ye çıktığını belirterek, “Sabahtan beri burada duruyorum, Hâlâ bir kuruş kazanmadım. Öğlen soğan yiyecektim, yiyemedim. Boş tandır ekmeğini tek başına yedim” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin pazarında esnaf ve alışverişe gelen vatandaşlar, fiyatların yüksek olduğunu belirterek geçim sıkıntısından dert yandı. Yurttaşlar yaşadıkları ekonomik sorunları ANKA Haber Ajansı’na anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e1911ca6-fff2-4408-b085-fcde1576fd4b-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYEYİ BU DURUMA GETİRENLERE SELAM OLSUN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir vatandaş, soğanın pahalılığına vurgu yaparak, emekli maaşının yeterli olmadığını söyledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli pazarcı Fikret Topal ise soğanı öğle yemeği için aldığını ancak fiyatından dolayı kıyamadığını belirterek, “Emeklileri bu duruma düşürdüler ya. Sabahdan beri burada duruyorum, satış yapamadım. Hâlâ bir kuruş kazanmadım. Şimdi belediye gelip yer işgali parasını almaya kalksa cebimden 100 lira daha vereceğim. Öğlen soğan yiyecektim, yiyemedim. Boş tandır ekmeğini tek başıma yedim. Bu soğanı bugün öğle yemeği için aldım ama kıyamadım” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/16dbe667-24d3-4955-ba23-c02c52fb8705-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SİMİT EKMEKTEN DAHA PAHALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alışveriş yapan vatandaş, yaşanan ekonomik sıkıntılara tepki göstererek, “Selam olsun bu Türkiye’ye de bu ülkeyi bu duruma getirenlere de selam olsun” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvin’de simit satarak geçimini sağlamaya çalışan bir simitçi de işlerin durgunluğundan yakınarak, “Bugün 20-25 civarında simit sattım. İş yok. Simit 25 lira, ekmekten pahalı. Yoğurt aldım ama yoğurdun parasını bile kazanamadım. Yoğurt 300 lira, sattığım ortada” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DEVLETİN DİNİ ADALETTİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvinli emekli Süleyman Kaya Keskin de pazarda vatandaşların yalnızca imkânları ölçüsünde alışveriş yapabildiğini belirterek, “Genelde vatandaşın alışveriş yapacak olanağı varsa alışveriş yapıyor. Diğerleri ise bakıp geçiyor. Artvin’in yaklaşık yüzde 70’i emekli diye tahmin ediyorum. Emeklilerin durumu ortada, maaşlar düşük. Hele emekli kira veriyorsa tamamen mağdur durumda. Öteden beri böyle. Zorluklar içinde yaşamaya çalışıyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pahalılığın ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin yaşamı zorlaştırdığını vurgulayan Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gelir dengesini adaletli bir şekilde paylaştırmadığınız zaman, üst gelir grubuyla alt gelir grubu arasında büyük bir uçurum oluşursa yaşam zorlaşır. Siyasi olarak da sosyal olarak da bu durum sürdürülebilir değil. İktidarıyla muhalefetiyle konuşuyorum, sözlerim siyasi anlaşılmasın. Devletlerin dini yoktur; devletin dini adalettir. Bu adaleti, bu dengeyi bozarsanız olmaz. Ben bu devlete 25 yıl 5 ay para kazandırdım, emekliyim ama geçinemiyorum. Adalet istiyoruz. İnşallah yetkililer bunu duyar. İktidarıyla muhalefetiyle sosyal yaşam ve vatandaşın bütçesi konusunda ortak bir anlayış geliştirirler. Geçinemeyen, sıkıntı yaşayan insanlar daha huzurlu bir yaşam sürer.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 10:05:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinli-pazar-esnafi-bir-kurus-kazanmadim-sogan-yiyecektim-h164135.html">Artvinli pazar esnafı: &amp;quot;Bir kuruş kazanmadım. Soğan yiyecektim, kıyamadım boş ekmek yedim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-sanliurfa-mus-bingol-bitlis-sirnak-ve-h164134.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir&amp;#039;in batı kıyıları için kuvvetli sağanak uyarısı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM&#039;nin son tahminine göre, bugün Güneydoğu Anadolu&#039;nun doğusu, Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir&#039;in batı kıyılarında yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. Hava sıcaklıklarının Akdeniz&#039;de 2 ila 4 derece artacağı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#039;da 3 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MGM'nin son tahminine göre, bugün Güneydoğu Anadolu'nun doğusu, Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir'in batı kıyılarında yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. Hava sıcaklıklarının Akdeniz'de 2 ila 4 derece artacağı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 3 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) son değerlendirmelerine göre, yurdun genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, İç Anadolu'nun doğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Eskişehir çevreleri ile Ankara'nın kuzey kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının Akdeniz'de 2 ila 4 derece artacağı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı; kuzey ve batı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı, güney ve doğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette ise rüzgar eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MGM'DEN UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güneydoğu Anadolu'nun doğusu, Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir'in batı kıyılarında yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. MGM, kuvvetli ve şiddetli yağışlarla birlikte sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasını istedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 09:47:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-sanliurfa-mus-bingol-bitlis-sirnak-ve-h164134.html">Meteoroloji&amp;#039;den Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir&amp;#039;in batı kıyıları için kuvvetli sağanak uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-287-h164133.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[30 Ekim 2026 altın fiyatları kaç TL? Gram ve çeyrek altın ne kadar? Gram altın neden düştü?]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Bankası Fed, ekim ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tuttu. Faiz kararının ardından piyasalarda para politikasının bundan sonraki seyrine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. ABD'de enflasyonun yüksek kalmaya devam etmesi, faizlerin uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisini güçlendiren gelişmeler arasında yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 Ekim'de uluslararası piyasalarda ons altın yaklaşık 4.000 dolar seviyesinde işlem gördü. Gün içindeki fiyat hareketlerinde petrol fiyatları ve ABD enflasyon verileri de etkili oldu. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yüksek tutabileceği düşüncesi, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentileri değiştirebiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram, çeyrek, yarım altın fiyatları ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 Ekim 2026 tarihli fiyat listesinde gram altın 6.423,10 TL alış, 6.424,11 TL satış seviyesinde bulunuyor. Çeyrek altın 10.392,68 TL'den alınırken 10.632,48 TL'den satılıyor. Yarım altının alış fiyatı 20.720,42 TL, satış fiyatı 21.264,96 TL olarak açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tam altın almak isteyenler için alış tutarı 43.206 TL, satış tutarı 43.719 TL seviyesinde. 22 ayar bilezikte ise alış fiyatı 5.923,83 TL, satış fiyatı 5.930,78 TL olarak kaydedildi. Bu rakamlar, altın türüne göre işlem sırasında ödenecek tutarın değiştiğini ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarını takip edenlerin alış ve satış rakamlarını birbirinden ayırması gerekiyor. Altın satın alan kişi satış fiyatını, elindeki altını bozdurmak isteyen kişi ise kuyumcunun alış fiyatını esas alıyor. Aradaki fark, işlem maliyetinin belirlenmesinde önemli rol oynuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın düşüşü devam edecek mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altının önümüzdeki günlerde hangi yönde hareket edeceği, açıklanacak ekonomik veriler ve merkez bankalarının kararlarına bağlı olacak. ABD'de enflasyonun seyri, faiz beklentileri, dolar endeksi ve tahvil getirileri piyasaların izlediği başlıca göstergeler arasında bulunuyor. Petrol fiyatlarında meydana gelen yükselişler de enflasyon beklentileri üzerinden altın piyasasını etkileyebiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası piyasalarda ons altının 4.000 dolar çevresinde hareket etmesi, yatırımcıların bu seviyeyi yakından izlemesine neden oluyor. Ancak tek bir fiyat seviyesi, sonraki günlerde yaşanacak hareketin kesin yönünü göstermiyor. Yeni ekonomik veriler veya merkez bankalarından gelecek açıklamalar, piyasa beklentilerinde değişikliğe yol açabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın alırken hangi fiyat dikkate alınmalı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram veya ziynet altını satın alacakların satış fiyatına, ellerindeki altını bozduracakların ise alış fiyatına bakması gerekiyor. Ayrıca kuyumcuların uyguladığı fiyatlar, piyasanın güncellenme saati ve ürünün özellikleri nedeniyle farklılık gösterebiliyor. Bilezik gibi işçilik içeren ürünlerde toplam bedel, yalnızca altının gram değerinden oluşmayabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 Ekim tarihli fiyatlar sabah saatlerinde paylaşılan seviyeleri yansıtıyor. Gün içerisinde piyasa koşullarının değişmesiyle rakamlar yeniden güncellenebileceğinden, alım satım öncesinde işlem yapılacak noktadaki fiyatın kontrol edilmesi önem taşıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 09:39:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-287-h164133.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-370-h164132.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (30 Ekim 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 30 Ekim 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan Dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 30 Ekim 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:00 itibarıyla 49,9533'den işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,9716 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 09:35:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-370-h164132.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-kocasakaldan-29-ekim-mesaji-istanbul-barosu-kararlilikla-h164131.html</link>
		<title>Ümit Kocasakaldan 29 Ekim mesajı: İstanbul Barosu, kararlılıkla cumhuriyete ve hukukuna sahip çıkacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Barosu Başkanı seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törende, “Cumhuriyete sahip çıkmak herkesin yurttaşlık görevidir. İstanbul Barosu da her zaman olduğu gibi kararlılıkla cumhuriyete ve onun hukukuna sahip çıkacaktır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenlendi. Törenin ardından İstanbul Barosu Başkanı seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kocasakal, “Cumhuriyet ve onun taşıyıcı kolonları bu ülkenin sigortasıdır. Cumhuriyetimiz yoksa hiçbir şeyimiz olmaz ve olamaz. Bugün lütfen dünyaya ve Orta Doğu’ya bakın. Sonra gelin, Türkiye’ye bakın. Hâlen bu ülke bu şekildeyse her durumda cumhuriyet sayesindedir. O yüzden ben başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bize bu cumhuriyeti, bu devleti armağan eden bütün şehitlerimizi, silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle, saygı ve sevgiyle anıyorum. Cumhuriyete sahip çıkmak herkesin yurttaşlık görevidir. İstanbul Barosu da her zaman olduğu gibi kararlılıkla cumhuriyete ve onun hukukuna sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 16:01:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-kocasakaldan-29-ekim-mesaji-istanbul-barosu-kararlilikla-h164131.html">Ümit Kocasakaldan 29 Ekim mesajı: İstanbul Barosu, kararlılıkla cumhuriyete ve hukukuna sahip çıkacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sadullah-kisacik-fon-vurgununun-maliyeti-13-bakanligin-butcesinden-h164130.html</link>
		<title>Sadullah Kısacık: Fon Vurgununun Maliyeti 13 Bakanlığın Bütçesinden Fazla</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Adana Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi
Sadullah Kısacık, 2027 yılı bütçesini değerlendirirken fon krizinin boyutlarına,
borsadaki büyük değer kaybına, artan faiz yüküne ve ekonomide yaşanan
sıkıntılara dikkat çekti. Ekonomide sektörel dayanıklılığın tükendiğini de belirten
Kısacık, “Esnafın, çiftçinin ve sanayicinin dayanacak gücü kalmadı” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fon Vurgunu Bakanlık Bütçelerinin Kat Kat Üstünde!<br />
2027 yılı bütçe görüşmelerine fon krizinin yarattığı kayıplara dikkat çekerek<br />
başlayan Sadullah Kısacık, fon vurgunundan mağdur vatandaşların ulaşamadığı<br />
paranın 800 milyar liraya ulaştığını ve maddi kaybın pek çok bakanlık bütçesini<br />
aştığını ifade etti. “Fon vurgunu ile mağdur olan vatandaşlarımızın doğrudan<br />
800 milyarlık bir kaybı var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi 761 milyar<br />
412 milyon lira. Bakanlığın bir yıllık bütçesinden daha yüksek bir kayıptan<br />
bahsediyoruz. Ayrı ayrı bakanlık bütçeleri ile karşılaştırdığımız 13 bakanlığın<br />
bütçesinden daha yüksek bir kayıp var ortada.” Fon krizinin yalnızca<br />
vatandaşların doğrudan kaybettiği parayla sınırlı olmadığını vurgulayan Kısacık<br />
17 Eylül’den bu yana dolaylı etkileriyle borsada yaşanan değer kaybının 6<br />
trilyon lirayı bulduğunu ve maddi kaybın 2027 bütçesinin %22’sine denk<br />
geldiğini söyledi. “Fon vurgunu krizinin sebep olduğu güvensizlik ortamının<br />
etkisiyle sadece borsadaki erimeyle 6 trilyon liralık bir kayıp var. Bu miktar tek<br />
başına 2027 bütçesinin %22’sine denk geliyor. Fon krizindeki kayıp ile borsadaki<br />
değer kaybının toplamı 2027 bütçesi içinde; TBMM bütçesinin 174,<br />
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ise 150, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı<br />
bütçesinin 89 katına çıkıyor.”<br />
Hangi Bütçeyi Konuşalım?<br />
Fon vurgunu krizi ile birlikte faiz yükü ve bütçe açığının 2027 bütçesinin yarısını<br />
aştığını dile getiren Kısacık, mevcut gelişmeler ve veriler doğrultusunda bütçe<br />
görüşmenin bir anlamı olmadığını ifade etti. “Doğrudan ve dolaylı etkileriyle fon<br />
vurgununun 6 trilyonluk bir kaybı var. 2027 bütçesinde 3 trilyon 975 lira faiz</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadullah KISACIK<br />
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı<br />
Adana Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Halkla İlişkiler Binası<br />
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yükü, 3 trilyon 868 milyar lira da bütçe açığı var. Fon krizi kaybı, faiz yükü ve<br />
bütçe açığı 2027 bütçesinin yarısını aşmışken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının<br />
bütçesi kadar para vatandaşın cebinden çalınmışken hangi bütçeyi görüşelim?”<br />
sorusunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yönelterek, bütçe<br />
görüşmelerinin gerçek bir bütçe temelinden uzak olduğunu vurguladı.<br />
Faiz Yükü Milletin Sırtında Büyümeye Devam Ediyor”<br />
Bütçenin faiz bütçesinden çıkarılarak hizmet bütçesine dönüştürüldüğü<br />
yönündeki değerlendirmeyi eleştiren Kısacık, “2027 bütçesinde faiz ödemeleri 3<br />
trilyon 975 milyar lira. 2026 bütçesine göre faizin bütçeye oranında %44’lük bir<br />
artış var. Bu tutar 2027 bütçesinde; TBMM bütçesinin 115 katını,<br />
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 99 katını, çiftçimiz için can suyu olacak tarımsal<br />
desteklerin 16 katını faize veriyoruz.” Faiz harcamalarının bütçe giderleri<br />
içindeki payının 2016’da yüzde 8,60 iken 2027 bütçesinde yüzde 14,57’ye<br />
yükselmesine dikkat çeken Kısacık, Türkiye’nin faiz sarmalından<br />
kurtulamamasının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Bütçedeki faiz<br />
yükünün vergi, harç ve ceza olarak millete geri döndüğünü vurgulayan Kısacık,<br />
“Bütçe bu kadar yüksek faiz yükü olduğu sürece bu milletin sırtı düzelmez” dedi.<br />
Esnafın, Çiftçinin ve Sanayicinin Dayanacak Gücü Kalmadı<br />
Ekonomideki mevcut tablonun toplumun farklı kesimlerini zorladığını belirten<br />
Kısacık, vergi ve SGK yüklerinin hafifletilmesi, yapılandırma yapılması ve<br />
hesaplarına konulan blokelerin kaldırılması konusunda esnafın taleplerini<br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletti. “Esnafımız vergi ve SGK<br />
borçlarında bir yapılandırılmasını; hesaplarına, kredi kartlarına ve pos<br />
cihazlarına konulan blokelerin kaldırılmasını, ticaret yaptığı müşterilere vergi<br />
dairelerinden gönderilen yazılarla alacaklarına el konulması gibi ticaretlerini<br />
kilitleyen uygulamaların sonlandırılmasını talep ediyorlar. İçinde bulunduğumuz<br />
derin ekonomik krizde zaten esnafımızı ticaretini döndüremiyor. Esnafın artık<br />
dayanacak gücü kalmamıştır. Esnafın sesini duyun ve nefes aldırın”, sözleriyle<br />
Kısacık, esnafın nefes aldıracak adımların bir an önce atılması gerektiğine dikkat<br />
çekti. Çiftçinin ve sanayicinin de ağır bir ekonomik çıkmaz içinde olduğunu<br />
belirten Kısacık; “İncir, üzüm, narenciye, kavun ve karpuz hiçbir ürün para<br />
etmiyor. Çiftçinin emeği ya dalında ya tarlada çürüyor ya da çöp oluyor. Çiftçi<br />
bir yıl dayanır, iki yıl dayanır, üç yıl dayanır ama Çukurova’da her yıl zarar</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">FON VURGUNUNUN DOĞRUDAN VE DOLAYLI MADDİ KAYBININ<br />
2027 BÜTÇESİNDE KURUM BÜTÇELERİNE KAT ORANLARI ÇİZELGESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KURUM FON KAYBININ BÜTÇEYE KAT ORANI<br />
TBMM Bütçesinin 174 Katı<br />
Cumhurbaşkanlığı Bütçesinin 150 Katı<br />
Dışişleri Bakanlığı Bütçesinin 68 Katı<br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar<br />
Bakanlığı Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">89 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kültür ve Turizm Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">44 Katı<br />
Ticaret Bakanlığı Bütçesinin 44 Katı<br />
İçişleri Bakanlığı Bütçesinin 27 Katı<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Katı<br />
Adalet Bakanlığı Bütçesinin 8 Katı<br />
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">10 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile ve Sosyal Hizmetler<br />
Bakanlığı Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6,5 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım ve Orman Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5,5 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2,9 Katı<br />
Sağlık Bakanlığı Bütçesinin 2 Katı<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik<br />
Bakanlığı Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1,7 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 15:45:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sadullah-kisacik-fon-vurgununun-maliyeti-13-bakanligin-butcesinden-h164130.html">Sadullah Kısacık: Fon Vurgununun Maliyeti 13 Bakanlığın Bütçesinden Fazla</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/29-ekim-cumhuriyet-bayrami-nedeniyle-taksimde-toren-duzenlendi-h164129.html</link>
		<title>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksimde tören düzenlendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenlendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri İstanbul’da başladı. Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, önceki İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, pazar günü yapılan seçimde İstanbul Barosu Başkanı seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/043f2210-5ced-41d9-9db8-d5a64529378c-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Resmi törende sırasıyla Gül, Ersay ve Aslan tören mangası eşliğinde Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. resmi tören sona erdi. Resmi törenin ardından siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de çelenklerini bıraktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BARO ÇELENGİNİ KABOĞLU BIRAKTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İbrahim Kaboğlu ile Ümit Kocasakal, törende yan yana durdu. Kocasakal henüz matbasını almadığı için İstanbul Barosu’nun çelengini Kaboğlu bıraktı. Kocasakal da Cumhuriyetçi Güç Birliği çelengini anıta bıraktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇELİK İLE YÜKSEL İLK KEZ BİR ARADA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Özgür Çelik ile Mehmet Ali Yüksel, ilk kez bir programda bir araya geldi. Yan yana duran ikili tokalaşmadı. Yüksel, “Hoş geldiniz” derken Çelik, “Merhabalar” dedi. Yüksel’in “Nasılsınız” sorusuna da Çelik, “Sağ olun. Siz nasılsınız” yanıtını verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 15:23:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/29-ekim-cumhuriyet-bayrami-nedeniyle-taksimde-toren-duzenlendi-h164129.html">29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksimde tören düzenlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-29-ekim-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-antalya-h164128.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 29 Ekim için kuvvetli yağış uyarısı: Antalya ve Adana&amp;#039;da bazı ilçeler için turuncu alarm</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#039;nün (MGM) son değerlendirmelerine göre, yarın İstanbul, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya&#039;da şiddetli ve kuvvetli yağış bekleniyor. Antalya ve Adana&#039;nın bazı ilçeleri ile Mersin&#039;in Erdemli ilçesi için turuncu, 29 il için ise sarı kodlu meteorolojik uyarı yapıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, MGM'nin son değerlendirmelerine ilişkin açıklamasında, yarın İstanbul, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya'da şiddetli ve kuvvetli yağış beklendiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın paylaştığı uyarı haritasına göre, Adana'nın Çukurova, Karaisalı, Karataş, Pozantı, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir ilçeleri; Antalya'nın Aksu, Alanya, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Manavgat, Muratpaşa ve Serik ilçeleri; Muğla'nın Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Ortaca, Seydikemer ve Ula ilçeleri ile Mersin'in Erdemli ilçesi için turuncu kodlu uyarı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adıyaman, Aydın, Balıkesir, Batman, Bingöl, Burdur, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Malatya, Mardin, Osmaniye, Sakarya, Şanlıurfa, Tunceli ve Yalova'nın da aralarında bulunduğu iller için sarı kodlu uyarı yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MGM'nin tahminlerine göre, Antalya'nın doğu kesimlerinde yağışların yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Meteoroloji, kuvvetli yağışlarla birlikte ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu, kuvvetli rüzgar ve kıyı kesimlerde hortum riskine karşı dikkatli ve tedbirli olunması çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 14:42:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-29-ekim-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-antalya-h164128.html">Meteoroloji&amp;#039;den 29 Ekim için kuvvetli yağış uyarısı: Antalya ve Adana&amp;#039;da bazı ilçeler için turuncu alarm</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/dayaniklilik-refah-ve-donusum-butcesine-yucelden-elestiri-h164127.html</link>
		<title>Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm Bütçesine Yücelden Eleştiri</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Plan Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, 2027 yılı bütçesini “Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm” bütçesi olarak tanımlanmasını eleştirdi ve “İsminden de anlayacağımız üzere bu bütçe, “Halka dayan” diyor. O nedenle bu bütçe “Ha Gayret bütçesidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“DAYANIKLILIK ÖLÇEN, ‘HA GAYRET’ DİYEN BÜTÇE Mİ OLUR?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">31 Mart 2024'ten bu yana seçilip de göreve gelen 40'a yakın belediye başkanı çeşitli nedenlerle tutuklandıklarına dikkat çeken Yücel sözlerine şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YOLSUZLUK DENİLEN İLLET 31 MART 2024'TEN SONRA MI İCAT EDİLDİ?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Halkın seçtiği belediye başkanları şafak vakti evlerinden alınıyor, elleri kelepçeleniyor, görüntüleri basına servis ediliyor ve cezaevlerine gönderiliyor. Bu konuşmayı yaptığım şu saatlerde Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, eşi ve 17 kişi Bakırköy Belediye Başkan Yardımcıları ve çok sayıda bürokrat gözaltında. Geçtiğimiz hafta Çukurova ve Milas Belediye Başkanı tutuklandı, ondan önceki haftalarda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer ve ilçe belediye başkanlarımız tutuklandı. 31 Mart 2024'te seçilip de göreve gelen 40'a yakın belediye başkanı çeşitli nedenlerle tutuklandıkları için şu anda görevde değil, hepsi ya Yeni Partili ya Cumhuriyet Halk Partili. Merak ediyorum, acaba bu yolsuzluk denilen illet 31 Mart 2024'ten sonra mı icat edildi? Eskiden bir kişi hakkında bir suçlama yapıldığında ifadeye çağırılırdı, tahkikat yapılırdı, deliller toplanırdı, kamu davası açılmaya yeterli delil varsa kamu davası açılır ve yargılama yapılırdı; mahkûmiyet kararı verilirse kişi istinafa, temyize başvururdu, sonuç alamazsa cezasını çekmek için hapse girerdi. Şimdi bir kişinin soyut beyanıyla, bir kişinin iftirasıyla, hiçbir delil olmamasına karşın insanlar evlerinden alınıyor, tutuklanıyor ve hapse atılıyorlar; sanki herkes örgüt olmuş, herkes çete olmuş. Ne yazık ki değerli arkadaşlar, bu ülkede hukuk güvenliği kalmamış durumda.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BAKANLAR KORUMA KALKANINDA…”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yücel konuşmasında, ülkemizde bakanların denetlenemez bir koruma kalkanı içerisinde olmalarını eleştirdi ve “Başka bir ülkede halkın içine çıkamayacak bakanlar bizim ülkemizde inanılmaz bir sorumsuzluk kalkanı içindeler. Bolu'da ihmaller zinciri sonucunda 78 vatandaşımız can verirken, yenidoğan bebekler 3-5 alçağın para kazanma hırsı sonucu hastanelerde ölüme gönderilirken, açlığa mahkûm edilen emekliler isyan ederken, sosyal güvenlik sistemini öven, MESEM'lerde çocuklar ölürken susan, okul önlerinde güvenlik önlemi almayan, okula sabun bile göndermekten aciz olan bakanlara dokunulamıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MESELE BİRKAÇ GAZETECİNİN BAŞINA GELENDEN İBARET DEĞİL”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın özgürlüğünün gazetecilere tanınmış bir ayrıcalık değil, vatandaşın haber alma hakkının güvencesi olduğuna değinen Yücel, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gazetecinin yalnızca yaptığı haberin doğruluğuna, belgesine ve teyidine kafa yorması gerekirken bizim ülkemizde o haberi yaptıkları için özgürlüklerinden olmayı göze alıp almayacaklarını da düşünmek zorunda kalıyorlar. Gazeteciyi somut delile dayalı yaptığı haberden dolayı tutukluyorsunuz; somut delil bulamadı diye haber yapmıyor, bu kez de haberi yapmadığı için tutukluyorsunuz. Ne istediğiniz aslında çok açık: Doğruyu yazan tek bir gazeteci bile kalsın istemiyorsunuz. Basının görevi yalnızca resmî bültenleri aktarmak değil. Gazeteci soru sorar, araştırır, soruşturur, çelişkiyi bulur, çıkarır, kamu gücü kullananları da denetler, iktidarın hoşuna gitmeyen haberleri de yayınlar; bunun karşılığında gazetecinin tutuklanması ise siyasi bir tercihtir. Çünkü halkı yanıltıcı bilgiye müdahale edilecekse bunun yolu bellidir, cevap ve düzeltme hakkı vardır, tekzip vardır, bağımsız yargı vardır. Gazeteci gazetecilik yapmazsa toplum ilerleyemez. Bu nedenle, mesele, sadece birkaç gazetecinin başına gelenden ibaret değil, hepimizin aslında, nasıl bir ülkede yaşamak istediğiyle ilgili.” Konuşmasını sonlandırırken Can Atalay hatırlatması da yapan Yücel, Can Atalay'a yaşatılanların bu Meclisin ayıbı olduğunu ifade etti.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 14:20:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/dayaniklilik-refah-ve-donusum-butcesine-yucelden-elestiri-h164127.html">Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm Bütçesine Yücelden Eleştiri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-ten-sozcu-tv-ve-koza-tv-ye-ceza-h164126.html</link>
		<title>RTÜK&amp;#039;ten Sözcü TV ve Koza TV&amp;#039;ye ceza</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu toplantısında &quot;tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini&quot; ihlal ettiği gerekçesiyle Sözcü TV ve KOZA TV&#039;ye idari para cezası uygulandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Radyo ve Televizyon Üst Kurulu toplantısında, Sözcü TV'de 25 Ekim tarihinde yayınlanan "Simge Fıstıkoğlu ile İyi Ki Hafta Sonu" isimli programda sunucu Fıstıkoğlu’nun Murat Ağırel'in tutuklanmasıyla ilgili yaptığı yorumlarda Ağırel'in gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklandığı yönünde kanaat oluşturduğu tespiti üzerine, kanala yaptırım uygulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KOZA TV'YE "DOĞRULUK İLKESİNİ İHLALDEN" YAPTIRIM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KOZA TV’de 21 Ekim ve 23 Ekim tarihlerinde yayınlanan, moderatörlüğü Evren Özalkuş tarafından yapılan "Doğrusunu İstersen" isimli programlarda fon soruşturmasıyla ilgili program konuklarından İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu'nun ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın iddiaları üzerine sunucunun düzeltme yapmadığı ve konuğun ifadelerini tasdik ettiği iddiasıyla, kanala yaptırım uygulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜK ÜYESİ KESER: HALKIN HABER ALMA HAKKI VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DARALTILIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üst Kurulu Üyesi Tuncay Keser de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "RTÜK'ten SZC ve KOZA TV'ye yine ceza… İki hafta önce fon yolsuzluğu soruşturmasıyla ilgili yayınları nedeniyle üst sınırdan ceza alan SZC TV Murat Ağırel'in 'haksız yere tutuklandığı algısı oluşturduğu', Koza TV ise fon yolsuzluğu soruşturması ile ilgili siyasetçilerin yorumlarının, doğruluğundan emin olunmaksızın yayınladığı gerekçesiyle yaptırıma uğradı. Milyarlarca liralık fon yolsuzluğu soruşturması ile bağlantılı erişim engelleri ve televizyon yayınlarının peş peşe cezalandırılması, halkın haber alma hakkı ile basın ve ifade özgürlüğünü daraltan süreçlerdir. Yorum programlarında siyasi tartışma çerçevesinde ifade edilen görüşlerin, 'haberde doğruluk' cenderesine alınması ve cezalandırma yoluna gidilmesi, çoğulculuk ilkesine, RTÜK'ün düşünce çeşitliliğini koruma yükümlülüğüne aykırıdır. Gazeteci Murat Ağırel'in masumiyet karinesini hiçe sayan ve siyasi tartışma özgürlüğüne darbe vuran yaptırım kararlarına muhalefet ettim" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 14:01:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-ten-sozcu-tv-ve-koza-tv-ye-ceza-h164126.html">RTÜK&amp;#039;ten Sözcü TV ve Koza TV&amp;#039;ye ceza</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-maaslarina-duzenleme-hazirligiprof-dr-hakki-hakan-h164125.html</link>
		<title>Emekli maaşlarına düzenleme hazırlığıProf. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz: Mevcut koşullarda bu artışlar şüphesiz ki yeterli olmayacaktır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Önümüzdeki yıl emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağı açıklamaları değerlendiren Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, enflasyon beklentilerine bağlı olarak emeklilerin alacağı artışın yüzde 10-11 arasında kalabileceğini belirterek “Mevcut koşullarda bu artışlar şüphesiz ki yeterli olmayacaktır. Böyle bir dönemde bu artışlarla insanların hanelerini geçindirmeleri mümkün değil” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Önümüzdeki yıl emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağı açıklamaları değerlendiren Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, enflasyon beklentilerine bağlı olarak emeklilerin alacağı artışın yüzde 10-11 arasında kalabileceğini belirterek, “Mevcut koşullarda bu artışlar şüphesiz ki yeterli olmayacaktır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2027 bütçesinde emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağı açıklamasının ardından, AK Parti Grubu'ndan emekli maaşlarına normal yıllık zammın yanı sıra “refah payı” veya “seyyanen zam” seçeneklerinin değerlendirildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, söz konusu hazırlıklara ilişkin ilişkin ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, emeklilere yönelik tamamlayıcı gelir modelinin uzun süredir üzerinde çalışılan bir konu olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ AYLIKLARININ GELDİĞİ NOKTADA BİR TIKANMA VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, düzenlemeye ilişkin çalışmaları yaklaşık yedi-sekiz gün önce gündeme taşıdığını belirterek, “Aslında bu çalışmaların bu yılın başından beri yürütüldüğünü biliyorum. Yürütmede emekli aylıklarının geldiği bu tıkanma noktasında burada bir açılım geliştirme, özellikle tamamlayıcı gelir açısından bir açılım geliştirilmesi üzerinde çalışılıyor ve bu planlanmıştır. Uzmanlar çeşitli raporları hazırlayıp veriyorlar. Bu, yürütme içerisinde olan bir şeydi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli aylıklarının mevcut durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, “Emekli aylıklarının yüzde 60’ı asgari ücretin altında yığılmış durumda. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira civarında. Bu da günün koşullarında çok yetersiz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, asıl yapısal sorunun ise en düşük emekli aylığının sosyal destek niteliğinde verilmesiyle ortaya çıktığını belirterek, emeklilerin yaşam koşullarının birbirinden farklı olduğuna dikkati çekti. Yılmaz, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HANENİN YOKSULLUK YA DA İHTİYAÇ SEVİYESİNE BAKMAK GEREKİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şimdi biz en düşük emekli aylığını verirken bir sosyal destek olarak veriyoruz değil mi? Yani 16-17 bin liradan 23 bin liraya çıkartıyoruz ve bunun maliyetini de bütçeden ödüyoruz, vergi mükellefi ödüyor. Fakat biz bunu yaparken buna konu olan emeklilerin gelirleri, geçimlik maliyetleri aynı değil. Dolayısıyla evi olan var, evi kirada olan var, ilave gelirleri olanlar var, bakmakla yükümlü oldukları olan var. Birçok faktör var. Bu bir aylık değil de sosyal destek niteliğinde bir ödeme olduğu için hanenin yoksulluk ya da ihtiyaç seviyesine bakmak gerekiyor. Bu çalışmalar bu minvalde yürüyor aslında.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle emekli aylığı veya en düşük emekli aylığına ilişkin sosyal destek ödemesinin farklılaştırılabileceğini belirten Yılmaz, “Her sene biliyorsunuz Meclis’ten kanun çıkıyor bununla ilgili. Sürekli olan bir şey değil. Dolayısıyla burada bir iyileşme çabası var. İyileşme çabası da bu tamamlayıcı gelir dediğimiz bir modeldir aslında” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DAHA YOKSUL OLANLARA DAHA FAZLA ÖDEME”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tamamlayıcı gelir modelinin nasıl uygulanabileceğini anlatan Yılmaz, emekli aylığının belirli bir yaşam maliyetinin altında kalması halinde hanelere ve emeklilere göre farklılaştırılmış ödeme yapılabileceğini söyledi. Yılmaz, “Ben emekli aylığını veriyorum haneye, kişilere. Daha sonra bunun belli bir yaşam maliyetinin altında olduğunu gördüğümden dolayı hanelere göre, emeklilere göre farklılaştırarak bunu vereceğim. Dolayısıyla buradaki temel espri de emekliler arasında mevcut gelir farklılaşmasını ya da yaşam maliyeti, geçimlik maliyetinin farklılaşmasını dikkate alan bir sistem. O yüzden de daha yoksul olanlara, daha ihtiyacı olanlara biraz daha fazla ödeme şeklinde bir şey olacak” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, özellikle emekliler arasında yoksulluk düzeylerinin farklı olduğunu belirterek, bu kesime yönelik sosyal desteğin de farklılaştırılması gerektiğini vurguladı ve “Emeklilerin, özellikle emeklilerin içinde çok yoksul olan var, derin yoksul olan var, tek başına yaşayan haneler var. Bugün 1 milyona yakın, 800-900 bine yakın emekli derin yoksul. TÜİK’in rakamlarına göre 2,2 milyon yaşlı yoksulu var, 65 yaş üzeri. TÜİK’e göre bu rakam 3,5 milyona çıkıyor. Ama yoksul olanlar çok daha kırılgan, normal emekli olmayanlara göre” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“EMEKLİLERİN ALACAĞI ORTALAMA ARTIŞ YÜZDE 10-11 ARASINDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli maaşlarında yapılması beklenen artış hakkında da konuşan Yılmaz, “Eğer ekim, kasım ve aralık ayı enflasyonları beklendiği gibi gelirse, biraz yüksek gelecek. Ama ona rağmen emeklinin ocak ayında alacağı ortalama artış yüzde 10-11 arası. Ben yüzde 10,5’te tahmin ettim. Çalışanların alacağı zam da yüzde 8,5” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu oranların emekli ve çalışanların hane geçimini sağlaması açısından yeterli olmayacağını vurgulayan Yılmaz, “Şimdi bu yüzde 8,5 ve yüzde 10’luk artışlar, 100 bin lira maaş alsanız 10 bin lira, 50 bin lira maaş alsanız 5 bin lira oluyor. Dolayısıyla böyle bir dönemde bu artışlarla insanların hanelerini geçindirmeleri mümkün değil” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, mevcut sistemin tıkanması nedeniyle özellikle emeklilere yönelik sosyal tamamlayıcı ödeneğinin gündeme geldiğini belirterek, “Bu sistem böyle tıkandığı için ve bundan da en fazla mağduriyeti emekliler gördüğü için onlara sosyal tamamlayıcı ödeneği, gelir tamamlayıcı ödeneği yapılıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KİRA, EK GELİR VE YAŞANILAN BÖLGE DİKKATE ALINMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilere yönelik yapılacak düzenlemede tek tip artış yerine farklı ihtiyaçları dikkate alan bir formül oluşturulması gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Bu emeklilerin evleri kira mı, başka gelirleri var mı, bakmakla yükümlü oldukları, tek başına yaşayıp yaşamadıkları, yaşadıkları bölge, oradaki satın alma gücü. Bunları dikkate alan bir tamamlayıcı ödenek formülü yapılmalı” dedi. Yılmaz, böyle bir modelin emeklilerin ihtiyaçlarına göre daha doğru bir destek mekanizması oluşturabileceğini belirtti ve “Ama mevcut koşullarda bu artışlar yeterli olur mu diyorsanız, şüphesiz ki yeterli olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇALIŞAN YOKSULLARA DA SOSYAL DESTEK VERİLMELİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, emeklilere yönelik tamamlayıcı gelir modelinin yanı sıra düşük gelirle yani asgari ücret seviyesinde gelirle çalışanlara yönelik sosyal destek mekanizmalarının da gündeme alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, “Yoksul, asgari ücret seviyesinde bir gelir elde edip evi kira olan, çocukları okuyan ya da asgari ücret seviyesinde gelir elde edip tek başına yaşayan kadın, düzenli geliri olmayan kadın gibi aileler. Bunlara da negatif gelir vergisi dediğim bir sosyal destek verilmeli istihdam üzerinden. Yani kişinin evi, kirası var, bir kadın tek başına yaşıyor ya da dört çocuk var o hanede, onlara Batı’da olduğu gibi negatif gelir vergisi uygulamalı” önerisinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 13:40:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-maaslarina-duzenleme-hazirligiprof-dr-hakki-hakan-h164125.html">Emekli maaşlarına düzenleme hazırlığıProf. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz: Mevcut koşullarda bu artışlar şüphesiz ki yeterli olmayacaktır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/genc-yillarca-faiz-lobisi-dediniz-bugun-milletin-sirtina-h164124.html</link>
		<title>Genç: Yıllarca faiz lobisi dediniz. Bugün milletin sırtına yüklediğiniz faiz faturasının hesabını kim verecek?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, 2027 bütçesinde
faiz ödemelerine ayrılan 3 trilyon 975 milyar liraya tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı
Erdoğan&amp;#39;ın yıllarca kullandığı “faiz lobisi” söylemini hatırlatan Genç, “24 yıllık
iktidarınızın sonunda bu milletin önüne koyduğunuz 4 trilyon liralık faiz faturasını nasıl
izah edeceksiniz?” diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, 2027 bütçesindeki<br />
faiz giderlerini; çiftçiye, eğitime ve sosyal desteklere ayrılan kaynaklarla<br />
karşılaştırarak iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı<br />
Cevdet Yılmaz&amp;#39;ın “Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline<br />
getirdik” açıklamasına da tepki gösteren Genç, bütçenin önceliğinin vatandaşın refahı<br />
olması gerektiğini söyledi.<br />
“FAİZ LOBİSİNE MEYDAN OKUYORDUNUZ, BUGÜN FAİZE 4 TRİLYON LİRA<br />
AYIRIYORSUNUZ”<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan&amp;#39;ın geçmiş yıllardaki faiz açıklamalarını hatırlatan Genç,<br />
şunları söyledi:<br />
“Yıl 2012... Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, faiz lobisine meydan<br />
okuyordu. ‘Faiz lobisini bu kadar rahat çalıştıramayız’ diyordu. Bir yıl sonra; faiz<br />
lobisinin milletin alın terini sömürdüğünü, buna son vereceğini vaat ediyordu. 2018&amp;#39;de<br />
ise şu sözleri kullandı: ‘Faiz, zengini daha zengin yapar, fakiri daha fakir yapar.’ Peki,<br />
ne oldu? Aradan yıllar geçti. Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde, Sayın<br />
Erdoğan&amp;#39;ın imzasını taşıyan 2027 bütçesi var. Ve bu bütçede yalnızca faiz ödemeleri<br />
için ayrılan para, 3 trilyon 975 milyar lira. Evet, yanlış duymadınız; tam 4 trilyon liraya<br />
yakın bir faiz faturası.<br />
2013 yılında Sayın Erdoğan, vergi gelirlerinin yüzde 15&amp;#39;i kadar faiz ödenmesini<br />
ekonomik başarı olarak anlatıyordu. 2027 bütçesinde ise toplanması beklenen her<br />
100 liralık vergi gelirine karşılık 20 liralık faiz harcaması öngörülüyor. Yani bir<br />
zamanlar başarı diye anlatılan oran, bugün yeniden yükselmiş durumda. Buradan<br />
soruyorum: Yıllarca faiz lobisiyle mücadele ettiğinizi söylediniz. Peki, 24 yıllık<br />
iktidarınızın sonunda bu milletin önüne koyduğunuz 4 trilyon liralık faiz faturasını nasıl<br />
izah edeceksiniz?”<br />
“BİR YILLIK ÇİFTÇİ DESTEĞİ 22 GÜNLÜK, EVDE BAKIM DESTEĞİ 10 GÜNLÜK<br />
FAİZ KADAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçedeki faiz ödemelerinin sosyal harcamalarla arasındaki farkı anlatan Genç,<br />
sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Bu rakamları anlamak için gelin, biraz da vatandaşın hayatına bakalım. İktidar, 2027<br />
yılında yalnızca faiz için günde ortalama 10 milyar 890 milyon lira harcamayı<br />
planlıyor. Bir günde, yaklaşık 11 milyar lira. Şimdi bu parayla vatandaşımıza ayrılan<br />
kaynakları karşılaştıralım. Çiftçiye bir yılda verilecek doğrudan tarımsal destek, 235<br />
milyar lira. Bu para, bütçedeki yalnızca 22 günlük faiz ödeneğine denk geliyor. Bir<br />
tarafta bir yıl boyunca alın teri dökecek, üretecek, ülkemizi doyuracak çiftçimiz...<br />
Diğer tarafta sadece 22 günlük faiz. Engelli vatandaşlarımızın evde bakımını<br />
desteklemek için bir yılda ayrılan 109 milyar lira ise yaklaşık 10 günlük faiz kadar. Bir<br />
yıllık evde bakım desteği, sadece 10 günlük faize tekabül ediyor.”<br />
“EĞİTİMİN PAYI AZALIYOR, FAİZİN PAYI BÜYÜYOR”<br />
Eğitime ayrılan kaynağın faiz ödeneğinin gerisinde kaldığını belirten Genç, şöyle<br />
konuştu:<br />
“2027&amp;#39;de bütün eğitim kaynaklarının toplamı 3 trilyon 747 milyar lira. Faiz ödeneği,<br />
eğitim bütçesinden tam 228 milyar lira fazla. Üstelik eğitimin toplam bütçedeki payı,<br />
2026 bütçesinde yüzde 15,3 seviyesinde idi, 2027 teklifinde ise yüzde 13,7&amp;#39;ye<br />
düşüyor. Öğrencilerimiz barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarıyla mücadele ederken<br />
eğitimin bütçeden aldığı pay azalıyor. Ama faizin payı büyüyor.”<br />
“EMEKLİNİN MUTFAĞINDAN, İŞÇİNİN SOFRASINDAN VERGİ TOPLAMAYI<br />
BİLİYORSUNUZ”<br />
2027 bütçesindeki vergi gelirlerini de eleştiren Genç, iktidara şu sözlerle seslendi:<br />
“Peki, işçi, emekli, asgari ücretli? İktidar, 2027&amp;#39;de toplam vergi gelirlerinin yüzde 45&amp;#39;ini<br />
KDV ve ÖTV&amp;#39;den toplamayı hedefliyor. Yani vatandaşın markette, akaryakıt<br />
istasyonunda, günlük ihtiyaçlarını karşılarken ödediği vergiler, bütçenin en önemli<br />
gelir kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Emeklinin mutfağından, işçinin<br />
sofrasından, vatandaşın cebinden vergi toplamayı biliyorsunuz. Peki, topladığınız<br />
vergilerle bu millete nasıl bir hayat sunuyorsunuz?”<br />
“ALMANYA BİZİ KISKANIYOR DEDİNİZ, KENDİ VATANDAŞINIZIN NASIL<br />
GEÇİNDİĞİNE BAKIN”<br />
İktidarın geçmiş yıllardaki “Almanya bizi kıskanıyor” söylemini de eleştiren Genç,<br />
Türkiye ile Almanya&amp;#39;daki yoksulluk göstergelerine değinerek şunları söyledi:<br />
“Bir de yıllardır anlatılan bir hikaye vardı. Neydi o? ‘Almanya bizi kıskanıyor, Avrupa<br />
bizi kıskanıyor.’ Peki, bugün durum nasıl? Almanya&amp;#39;nın resmi verilerine göre, tek<br />
başına yaşayan bir kişi için aylık yoksulluk sınırı yaklaşık 1.450 avro. Bugünkü kurla<br />
yaklaşık 80 bin lira. Türkiye&amp;#39;de ise TÜRK-İŞ&amp;#39;in Eylül 2026 araştırmasına göre dört</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 123 bin 130 lira. Bekar bir çalışanın aylık yaşama<br />
maliyeti bile 48 bin 885 lira. Ortada inkar edilemeyecek bir gerçek var: Türkiye&amp;#39;de<br />
milyonlarca insan geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor. Kayseri&amp;#39;de esnafın da<br />
emeklinin de öğrencinin de en büyük meselesi geçim. Yıllarca ‘Almanya bizi<br />
kıskanıyor’ dediniz. Artık başkalarının bizi kıskanıp kıskanmadığına değil, kendi<br />
vatandaşımızın nasıl geçindiğine bakın.”<br />
“BU BÜTÇE KİMİN BÜTÇESİ?”<br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&amp;#39;ın bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkarıp<br />
hizmet bütçesine dönüştürdüklerine ilişkin açıklamasını eleştiren Genç, sözlerini<br />
şöyle tamamladı:<br />
“Hükümet bu bütçeyi ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi’ olarak adlandırıyor.<br />
Sosyal desteklerin ve eğitim ödeneklerinin artırıldığını söylüyor. Ama rakamlar ortada.<br />
Şimdi soruyorum: Bu bütçe kimin bütçesi? Bu bütçede işçinin, emeklinin, asgari<br />
ücretlinin payı nerede? Öğrencinin, çiftçinin, engelli vatandaşımızın hakkı nerede? 24<br />
yılın sonunda, faiz lobisine karşı mücadele vaat eden iktidarın hazırladığı bütçede<br />
faize ayrılan kaynak neredeyse 4 trilyon lira. Bütçenin adı refah bütçesi olabilir. Ama<br />
bir bütçenin kime hizmet ettiğini adı değil, rakamları gösterir. Bu ülkenin kaynakları,<br />
bu ülkenin insanlarının refahına hizmet etmeli. Faiz yükü büyürken milletimizin<br />
sofrasındaki ekmeğin küçülmesini asla kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha<br />
soruyoruz: Yıllarca ‘faiz lobisi’ dediniz. Peki, bugün milletin sırtına yüklediğiniz bu faiz<br />
faturasının hesabını kim verecek?”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 13:14:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/genc-yillarca-faiz-lobisi-dediniz-bugun-milletin-sirtina-h164124.html">Genç: Yıllarca faiz lobisi dediniz. Bugün milletin sırtına yüklediğiniz faiz faturasının hesabını kim verecek?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-maaslarina-duzenleme-hazirligi-aziz-celik-mujdeden-h164123.html</link>
		<title>Emekli maaşlarına düzenleme hazırlığı Aziz Çelik: Müjdeden söz edilecekse &amp;#039;bütün emekli aylıklarına ocak ayından itibaren 15 bin lira zam yapıyoruz&amp;#039; demeliler</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Önümüzdeki yıl emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağı açıklamaları değerlendiren Sosyal Politika Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, “Bütün emeklileri kapsayacak anlamlı bir artış, emekli aylıklarında bir baştan düzenleme, köklü bir değişiklik, toplam olarak emeklilerin refahını artıracak yeni bir düzenleme yok pakette. Müjdeden söz edilecekse mesela ‘bütün emekli aylıklarına Ocak ayından itibaren 15 bin lira zam yapıyoruz’ demeliler. Ya da ‘emekli aylıkları arasındaki dengesizliği gideriyoruz’ demeliler” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2027 bütçesinde emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağı açıklamasının ardından, AK Parti Grubu'ndan emekli maaşlarına normal yıllık zammın yanı sıra “refah payı” veya “seyyanen zam” seçeneklerinin değerlendirildiği belirtildi. AK Parti kaynaklarına göre, emekli maaşlarına yapılacak iyileştirmenin miktarında ise emeklinin çalışmaya devam edip etmediği, ev sahibi olup olmadığı, emekli maaşı dışında ek gelirinin bulunup bulunmadığı ve haneye giren toplam gelir gibi kriterlerin esas alınabileceği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, yıl sonuna kadar yapılması planlanan düzenlemede emeklilere normal yıllık zammın yanı sıra “refah payı” veya “seyyanen zam” verilmesi seçenekleri masada bulunuyor. Bu kapsamda 65 yaş ve üzerindeki emeklilere daha fazla destek verilmesi seçeneğinin de üzerinde durulduğu belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DİŞE DOKUNUR BİR ARTIŞ VE BİR MÜJDE OLMAYACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal Politika Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, yapılacak düzenlemenin emeklilerin ekonomik durumunda kapsamlı bir iyileşme yaratacağı konusunda iyimser olmadığını belirterek, “Baştan söyleyeyim, dişe dokunur bir artış ve bir müjde olmayacak. Zaten bunun bütçe sınırları içerisinde olduğunu Cumhurbaşkanı da söyledi. Zorlayarak olduğunu da söyledi. ‘Biraz daha iyileştireceğiz’ dedi. Dün de Cumhurbaşkanı Yardımcısı benzer şeyleri söyleyerek 'bütçeyi buna göre yaptık' dedi” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçeye bakıldığında ciddi bir artışa imkan verecek herhangi bir unsur görmediğini belirten Çelik, “Planlanan artış bence emeklilere sosyal güvenlik sisteminden düzenli emekli aylığı vermek yerine, emeklilere bir tür sosyal yardımla takviye etmek. Yani emeklilik sistemini parçalayıp emekli aylıklarını biraz sosyal yardıma dönüştürmek istiyorlar” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ORTADA EMEKLİLERİN REFAHINI ARTIRACAK BİR PAKET GÖZÜKMÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle 65 yaş üzerindeki emekliler açısından gelir kriterlerinin belirleyici olabileceğini ifade eden Çelik, “Özellikle 65 yaş üstü emeklilere, kendilerince daha yoksul olarak tanımlanan emeklilere şu anda yapılan sosyal yardımların bir kısmını yeniden düzenleyecekler. Yani ortada toplam olarak emeklilerin refahını artıracak yeni bir paket gözükmüyor. Bütçe teklifine baktığımızda da bunu görüyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, yapılacak düzenlemeye ilişkin tahminini ise şöyle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ocak ayında bütün emeklilere enflasyon kadar bir zam yapılacak. Üzerine birkaç puanlık iyileştirme yapılacak. Ne kadar olduğunu kestirmek zor. Enflasyonun yüzde 12 olması durumunda, buna ek olarak yüzde 5 civarında bir refah payı verilmesi halinde yapılacak iyileştirme 3 bin liranın altında kalıyor. Bunun dışında da bazı emeklilere sosyal yardım verilebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kirada oturan, 65 yaş üstünde olan, ek geliri olmayan emeklilere böylece sosyal yardım sistemiyle emeklilik sistemini bir araya getirip emekli aylıklarını biraz sosyal yardıma dönüştürürler. Yapılacak olan bu. Yoksa bütün emekli aylıklarında anlamlı bir artış, bütün emeklileri kapsayacak anlamlı bir artış, emekli aylıklarında bir baştan düzenleme, köklü bir değişiklik bence yok pakette."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OCAK AYINDA İYİMSER TAHMİNLE EMEKLİ AYLIKLARINDAKİ ARTIŞ YÜZDE 16-17 CİVARINDA OLUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Refah payı” ve “seyyanen zam” seçenekleri arasındaki farka ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik, mevcut bilgiler ışığında iki seçeneğin de benzer bir uygulamaya işaret ettiğini söyledi. Çelik, “Henüz ayrıntılar olmadığı için tamamen tahmini konuşuyoruz. Bir ihtimal şu; zaten yasal olarak ocak ayında bütün emeklilere enflasyon oranında bir zam yapılacak. Bu ne olur, bunu bilmek mümkün değil. Yüzde 11 de olur, 10 da olur, 12 de olur. Bunun üstüne seyyanen bir ekleme yapabilirler. Ancak ben oransal bir zam yapacaklarını düşünüyorum. Oransal olarak da benim üst tahminim yüzde 5” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyyanen artışın 2 bin, 3 bin veya 4 bin lira gibi belirli bir tutarda olabileceğini belirten Çelik, “Dolayısıyla ben ocak ayında en iyimser ihtimalle emekli aylıklarındaki artışın yüzde 16-17 civarında olabileceğini tahmin ediyorum, enflasyon yüzde 12 çıkarsa” değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İYİLEŞTİRME DENİLEN MİKTARLAR BİN 200 LİRA İLE 3 BİN LİRA ARASINDA"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enflasyon oranındaki artışın emekliler açısından gerçek anlamda bir iyileştirme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, “Enflasyon kadar artışı bir kenara bırakalım. çünkü o bir artış değil. İyileştirme denilen miktarlar bin 200 lirayla 3 bin lira arasında değişir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, emeklilere yönelik düzenlemenin kapsamlı bir iyileştirme olarak sunulması halinde daha yüksek ve bütün emeklileri kapsayan bir artış yapılması gerektiğini belirterek, “Müjdeden söz edilecekse bütün emekli aylıklarına 'ocak ayından itibaren 15 bin lira zam yapıyoruz' demeliler mesela. Ya da ‘emekli aylıkları arasındaki dengesizliği gideriyoruz’ demeliler. Yani şu anda dengesizlik var çünkü herkes dipte eşitleniyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YALANCI İLACA BENZETİYORUM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilere yönelik planlanan düzenlemenin mevcut sorunları çözmeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Aziz Çelik, “Ben bunu yalancı ilaca benzetiyorum. Yani aslında sonuca bir etkisi yok, hastayı iyileştirmiyor, hastalığı iyileştirmiyor ama öyle bir duygu yaratıyor sizde, kamuoyunda” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEZEL'İN DEĞERLENDİRMESİ...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal Güvenlik Müşaviri Ali Tezel de ANKA Haber Ajansı'nın sorusu üzerine yapılacak zammın tüm emeklileri kapsamayacağını, sadece SSK ve Bağ-Kur'dan taban aylık, yani 23 bin 552 lira alanlara yönelik olacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tezel, emekliler için belirlenecek yaş aralıklarına göre "refah payı artışı" veya "seyyanen zam" seçeneklerini, "1976 yılından beri 2022 sayılı Kanun ile 65 yaşından büyüklere aylık verilir ama emekli olanlara verilmedi. Şimdi yeni bir yasal düzenleme ile emekli olup da 60 veya 65 yaşından büyüklere 4 bin lira ilave ödeme verilebilir ama evi, arabası olmayan emeklilere" diye değerlendirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 12:40:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-maaslarina-duzenleme-hazirligi-aziz-celik-mujdeden-h164123.html">Emekli maaşlarına düzenleme hazırlığı Aziz Çelik: Müjdeden söz edilecekse &amp;#039;bütün emekli aylıklarına ocak ayından itibaren 15 bin lira zam yapıyoruz&amp;#039; demeliler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/semt-pazarinda-alisveris-yapan-vatandas-canimin-istedigi-h164122.html</link>
		<title>Semt pazarında alışveriş yapan vatandaş: &amp;quot;Canımın istediği şeyleri alamıyorum&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Osmaniye&#039;nin Kadirli ilçesinde semt pazarında bir vatandaş, &quot;Canımın istediği şeyleri alamıyorum, hiçbir şey alamadan boş dönüyorum&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde alım gücü düşük yurttaşlar, semt pazarında ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, elleri boş şekilde eve döndüklerini belirttiler.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı'na konuşan bir yurttaş, "Canımın istediği şeyleri alamıyorum, hiçbir şey alamadan boş dönüyorum. Pahalılıktan alamadım. Çantam boş gidiyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/82aa8851-837c-46c8-b2b6-1cc5609ccb82.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli bir vatandaş, "Bir şey alamıyorum, nasıl alacağım? Emekli maaşı 23 bin lira, ne alacaksın ki? Allah'tan evimiz kira değil, ev kira olsa acımızdan ölürüz. Allah kiracı olanlara yardım etsin. Et alamıyorsun, süt alamıyorsun. Pazarda da aynısı, bir kilo muz 130- 150 lira olursa ne alıp ne yiyeceksin? Yani sadece o değil ki, her şey öyle ateş pahası. Geçinmek gerçekten çok zor. Bilmiyorum millet nasıl geçiniyor, ne yapıyor. Ben geçinemiyorum" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/6c857cb1-8421-446a-9467-9d47cd722bf0.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÜCÜMÜZ YETMİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka vatandaş da "Canının istediği her şeyi alamazsın. Paranın olursa, gücünün yettiğini alırsın. Mesela muz alamazsın, paran yoksa alamazsın" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka emekli ise "Gücümüz yetmiyor, para yok. Aldığımız 23 bin lira. Ne canımız istemez ki? Her şeyi istiyor ama alınmıyor" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer bir emekli "Parasızlıktan canımın istediği her şeyi alamıyorum. Emekliye para vermiyor devletimiz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 12:15:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/semt-pazarinda-alisveris-yapan-vatandas-canimin-istedigi-h164122.html">Semt pazarında alışveriş yapan vatandaş: &amp;quot;Canımın istediği şeyleri alamıyorum&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-eylul-ayinda-turkiye-nin-ihracati-yuzde-153-ithalati-h164121.html</link>
		<title>TÜİK: Eylül ayında Türkiye&amp;#039;nin ihracatı yüzde 15,3, ithalatı yüzde 5,6 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye&#039;nin ihracatı eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolar, ithalatı yüzde 5,6 yükselişle 31 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleşti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, eylül "Dış Ticaret İstatistikleri"ni açıkladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolar, ithalat yüzde 5,6 artarak 31 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">OCAK-EYLÜL DÖNEMİNDE İHRACAT YÜZDE 5,2, İTHALAT YÜZDE 5,3 ARTTI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolar, ithalat yüzde 5,3 artarak 281 milyar 919 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EYLÜL AYINDA ENERJİ ÜRÜNLERİ VE ALTIN HARİÇ İHRACAT YÜZDE 10,5, İTHALAT YÜZDE 6,7 ARTTI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Eylül ayında yüzde 10,5 artarak 21 milyar 167 milyon dolardan, 23 milyar 385 milyon dolara yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 6,7 artarak 22 milyar 430 milyon dolardan, 23 milyar 926 milyon dolara yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı eylül ayında 541 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 8,5 artarak 47 milyar 310 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DIŞ TİCARET AÇIĞI EYLÜL AYINDA YÜZDE 25,8 AZALDI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,8 azalarak 6 milyar 957 milyon dolardan, 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Eylül ayında yüzde 76,4 iken, 2026 Eylül ayında yüzde 83,4’e yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DIŞ TİCARET AÇIĞI OCAK-EYLÜL DÖNEMİNDE YÜZDE 5,7 ARTTI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 67 milyar 163 milyon dolardan, 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Eylül döneminde yüzde 74,9 iken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 74,8’e geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EYLÜL AYINDA İMALAT SANAYİNİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 93,4 OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Eylül ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 2,2 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Eylül döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,9 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EYLÜL AYINDA ARA MALLARIN TOPLAM İTHALATTAKİ PAYI YÜZDE 69,9 OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Eylül ayında ara mallarının payı yüzde 69,9, sermaye mallarının payı yüzde 15,4 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,6 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İthalatta, 2026 Ocak-Eylül döneminde ara mallarının payı yüzde 71,0, sermaye mallarının payı yüzde 14,1 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,5 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EYLÜL AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 2 milyar 46 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 913 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 442 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 128 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Eylül döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 17 milyar 89 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 798 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 131 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 10 milyar 309 milyon dolar ile İtalya ve 8 milyar 446 milyon dolar ile İspanya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,3’ünü oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN FAZLA İTHALAT YAPILAN ÜLKE ÇİN OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Eylül ayında Çin’den yapılan ithalat 5 milyar 264 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 246 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 848 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 1 milyar 776 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 136 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 39,4’ünü oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Eylül döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 41 milyar 319 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 27 milyar 956 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 20 milyar 317 milyon dolar ile Almanya, 15 milyar 147 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 313 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,2’sini oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MEVSİM VE TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İHRACAT YÜZDE 2,1 ARTTI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 15,6, ithalat yüzde 5,6 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İMALAT SANAYİ İHRACATI İÇİNDEKİ PAYI YÜZDE 4,1 OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,1, Ocak-Eylül döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,8 oldu. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı ise yüzde 3,7 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 82,0, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,7 oldu. Ocak-Eylül döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,3, aynı dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,1 olarak kayıtlara geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL TİCARET SİSTEMİNE GÖRE İHRACAT 2026 YILI EYLÜL AYINDA 23 MİLYAR 506 MİLYON DOLAR OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Eylül ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,8 artarak 23 milyar 506 milyon dolar, ithalat yüzde 3,0 artarak 28 milyar 852 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül ayında dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 7 milyar 552 milyon dolardan, 5 milyar 347 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Eylül ayında yüzde 73,0 iken, 2026 Eylül ayında yüzde 81,5’e yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İHRACAT 2026 YILI OCAK-EYLÜL DÖNEMİNDE 192 MİLYAR 105 MİLYON DOLAR OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,6 artarak 192 milyar 105 milyon dolar, ithalat yüzde 5,5 artarak 264 milyar 676 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 5,3 artarak 68 milyar 893 milyon dolardan, 72 milyar 571 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Eylül döneminde yüzde 72,5 iken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 72,6’ya yükseldi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 11:50:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-eylul-ayinda-turkiye-nin-ihracati-yuzde-153-ithalati-h164121.html">TÜİK: Eylül ayında Türkiye&amp;#039;nin ihracatı yüzde 15,3, ithalatı yüzde 5,6 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-sanayide-enerji-tuketimi-17-milyon-terajulu-asti-h164120.html</link>
		<title>TÜİK: Sanayide enerji tüketimi 1,7 milyon terajulü aştı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre; sanayi sektörünün nihai enerji tüketimi, 2025 yılında 1 milyon 722 bin 856 terajul olarak gerçekleşti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2025 yılı "Sanayi Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri"ni açıkladı. Sanayi ve İnşaat Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre, sanayi sektöründe 2025 yılında nihai enerji tüketimi 1 milyon 722 bin 856 terajul oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alt sektörler itibarıyla nihai enerji tüketiminde en büyük payı, yüzde 29,7 ile "diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı" sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, yüzde 23,6 ile "ana metal sanayii"; yüzde 9,1 ile "gıda ürünleri imalatı" ve yüzde 7,1 ile "tekstil ürünlerinin imalatı" sektörleri takip etti. "Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı" sektörünün nihai enerji tüketimindeki payı yüzde 6,5 olurken "inşaat" sektörünün payı yüzde 5,1 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRİK, 504 BİN 637 TERAJUL İLE EN ÇOK TÜKETİLEN ENERJİ KAYNAĞI OLDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayi sektöründe enerji kaynaklarının paylarına göre; yüzde 29,3 ile elektrik, yüzde 23,9 ile doğal gaz, yüzde 22,9 ile katı fosil yakıtlar ve yüzde 14,1 ile petrol ürünleri nihai enerji tüketiminde en çok tüketilen enerji kaynakları oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alt sektörler itibarıyla enerji tüketiminin en yoğun olduğu "diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı" sektöründe ise en çok tüketilen enerji kaynağı yüzde 31,2 ile petrol ürünleri oldu. Bu sektörde, petrol ürünlerini yüzde 29,4 ile katı fosil yakıtlar, yüzde 17,6 ile doğal gaz ve yüzde 12,9 ile elektrik takip etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 11:33:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-sanayide-enerji-tuketimi-17-milyon-terajulu-asti-h164120.html">TÜİK: Sanayide enerji tüketimi 1,7 milyon terajulü aştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-secimlerinde-oylarin-yarisindan-fazlasi-sayildi-netanyahu-h164119.html</link>
		<title>İsrail seçimlerinde oyların yarısından fazlası sayıldı: Netanyahu bloku çoğunluğu sağlayamıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail&#039;de dün yapılan genel seçimlerde oyların yüzde 51,5&#039;inin sayılmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki blokun 120 sandalyeli Knesset&#039;te 55 milletvekilliği kazanması öngörülüyor. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot&#039;un öncülük ettiği blok 49 sandalyede kalırken, Arap partilerinin toplam sandalye sayısı 16&#039;ya yükseldi. Mevcut sonuçlara göre iki ana blok da hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail merkezli Ynet'in aktardığı son verilere göre, oyların yüzde 51,5'i sayılırken Netanyahu blokunun sandalye sayısı sabah saatlerinde 56'dan 55'e geriledi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Otzma Yehudit partisi bir sandalye kaybetti. Arap partilerinden Ortak Liste ise sandalye sayısını 12'ye çıkararak Arap partilerinin toplam sandalye sayısını 16'ya yükseltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">LİKUD ÖNDE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut projeksiyonlara göre Netanyahu'nun partisi Likud, 27 milletvekilliğiyle Knesset'teki en büyük parti konumunda bulunuyor. Eisenkot'un Yashar partisi 21, eski Başbakan Naftali Bennett'in Beyachad partisi 11 sandalye kazanıyor. Demokratlar ile Birleşik Tevrat Yahudiliği 9'ar, Avigdor Lieberman'ın Yisrael Beytenu partisi 8, Şas 7, aşırı sağcı Otzma Yehudit ile Dini Siyonizm-Zehut 6'şar ve Ra'am 4 sandalye elde ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk televizyon sandık çıkış anketleri Eisenkot blokunun az farkla önde olduğuna işaret etmişti. Ancak resmi oyların sayılmaya başlamasıyla tablo Netanyahu lehine değişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SONUÇLARIN DEĞİŞME İHTİMALİ SÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayımın ülke genelindeki dağılımı henüz eşit değil. Sabah saatleri itibarıyla Kfar Saba, Ra'anana, Rahat, Sakhnin ve Kafr Qasim dahil bazı kentlerde henüz hiçbir sandığın sonucu sayılmamıştı. Bu bölgelerden gelecek oyların partilerin sandalye dağılımını değiştirebileceği belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca askerler, yedek askerler, diplomatlar, hastalar ve yerinden edilmiş seçmenlerin kullandığı yaklaşık 600 bin ila 650 bin "çift zarflı" oyun ayrı bir doğrulama sürecinden geçirilmesi bekleniyor. Bu oyların yaklaşık 15 Knesset sandalyesine karşılık gelecek büyüklükte olduğu belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nihai sonuçların açıklanmasının birkaç gün sürebileceği ve çift zarflı oyların sayımının cuma gününe kadar devam edebileceği kaydediliyor. Kesin sonuçların ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, parlamentoya giren partilerle görüşerek hükümeti kurma görevini bir milletvekiline verecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 11:00:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-secimlerinde-oylarin-yarisindan-fazlasi-sayildi-netanyahu-h164119.html">İsrail seçimlerinde oyların yarısından fazlası sayıldı: Netanyahu bloku çoğunluğu sağlayamıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2027-sinav-takvimini-acikladi-h164118.html</link>
		<title>ÖSYM, 2027 sınav takvimini açıkladı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM), 2027 yılı sınav takvimini açıkladı. Takvime göre; YKS, 19-20 Haziran&#039;da, Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı 8 Mayıs&#039;ta yapılacak. ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, adayların sınav, başvuru ve sonuç açıklama tarihlerini ÖSYM’nin internet adresinden takip edebileceğini bildirdi.  ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, sınav takvimine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2027-YKS, 19-20 Haziran’da yapılacak. Temel Yeterlik Testi (TYT) 19 Haziran Cumartesi, Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile Yabancı Dil Testi (YDT) 20 Haziran Pazar günü düzenlenecek. YKS başvuruları, 4 Şubat- 2 Mart tarihlerinde alınacak, sınav sonuçları ise 21 Temmuz tarihinde açıklanacak. Üç oturumdan oluşacak sınavda adayların farklı alanlardaki bilgi ve becerileri ölçülecek. ÖSYM, sınavın uygulanmasına ilişkin süreçleri ilgili kılavuz ve duyurularla kamuoyuna bildirecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DGS 18 TEMMUZ'DA YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adayların kariyer ve eğitimleri için önemli aşamalar olan Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı 20 Mart tarihinde gerçekleştirilecek. Sınava ilişkin başvurular 13 Ocak-10 Şubat tarihleri arasında alınacak, sonuçlar ise 15 Nisan tarihinde açıklanacak. 2 yıllık meslek yüksekokulu eğitimlerini 4 yıllık lisans programlarında devam ettirmek isteyenler için düzenlenen Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ise 18 Temmuz ‘da yapılacak. Sınavın sonuçları 12 Ağustos’ ta duyurulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KPSS BAŞVURULARI 8-19 TEMMUZ'DA YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) başvuruları, 8-19 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. KPSS A Grubu Genel Yetenek-Genel Kültür oturumları 12 Eylül tarihinde, Alan Bilgisi 1. gün oturumları 18 Eylül ‘de, 2. gün oturumları ise 19 Eylül’de düzenlenecek. Kamu görevlerinde kariyer hedefleyen adayların katılacağı sınavlar, adayların alanlarına ilişkin birikimlerinin ölçülmesine yönelik uygulanacak. KPSS sonuçları 13 Ekim tarihinde duyurulacak.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) kapsamında Akademi Giriş Sınavı'nın (AGS) 8 Mayıs’ta, Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) oturumları 9 Mayıs tarihinde gerçekleştirileceğini söyleyen Ersoy, açıklamasını şöyle sürdürdü:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MEB-AGS başvuruları 19-29 Mart tarihleri arasında alınacak, sınav sonuçları 11 Haziran tarihinde açıklanacak. ALES/1 18 Nisan’da, ALES/2 11 Temmuz’da, ALES/3 28 Kasım’da uygulanacak. 2027-2028 öğretim yılı için yükseköğretim kurumlarının spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilebilmeleri amacıyla merkezi Özel Yetenek Sınavı (2027-ÖZYES) 21-24 Temmuz’da yapılacak. Sınavın başvuruları 1-10 Haziran’da alınacak. Sonuçlar 18 Ağustos’ta açıklanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elektronik sınav merkezleri ile yılda ortalama 60 bin adaya sınav hizmeti veriyoruz. Bu merkezlerde düzenlenen elektronik sınavlar, değerlendirme ve sonuç açıklama süreçlerinde klasik sınav yöntemlerine alternatif sunmaktadır.10 farklı yabancı dilde (Almanca, Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, İtalyanca, İngilizce, İspanyolca, Rusça ve Yunanca) ve uluslararası ölçekte dört becerili (Okuma, dinleme, konuşma ve yazma) dil sınavlarının yanı sıra kurumların ihtiyaçlarına yönelik sınavlar da e-sınav merkezlerinde uygulanmaktadır. Açıklanan 2027 Sınav Takviminde 12 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS), 3 Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (e-YÖKDİL), 4 Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı/Electronic-Test of English Proficiency (e-TEP), 2 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) bulunuyor. Kurumların ihtiyaçları ve ÖSYM planlamaları doğrultusunda farklı sınavlar da elektronik ortamda düzenlenecek.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 10:45:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2027-sinav-takvimini-acikladi-h164118.html">ÖSYM, 2027 sınav takvimini açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-baruttan-29-ekim-kutlamasi-yasasin-cumhuriyet-en-h164117.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan 29 Ekim kutlaması  Yaşasın Cumhuriyet!  En büyük bayramımız kutlu olsun</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, herkesin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Halk iradesine, demokrasiye ve adalete yönelik darbe girişimlerine tepki gösteren Barut, “Baskılara ve dayatılan karanlığa teslim olmayacak, demokrasi ve adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Yaşasın Cumhuriyet” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Karanlığa teslim olmuyoruz, AKP’ye boyun eğmiyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MİLLİ İRADENİN ÜSTÜNDE GÜÇ YOKTUR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyetin ilanının 103’üncü yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Ayhan Barut, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı halk iradesine, demokrasiye ve adalete yönelik müdahalelerin gölgesinde karşıladıklarını belirtti. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu vurgulayan Barut, “Maalesef 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı, halk iradesine, demokrasiye ve adalete yönelik darbe girişimlerinin gölgesinde kutluyoruz. Milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi yok etmeye, demokratik hakları ve hukukun üstünlüğüne zedelemeye yönelik her girişim, Cumhuriyetimizin temel değerlerine aykırıdır. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç, hiçbir makam ve hiçbir çıkar odağı olamaz! Cumhuriyet, bir kişinin ya da bir zümrenin değil, milletin egemenliğidir. Buna kastedenler kaybedecekler” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KORKMUYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP karanlığına, baskılara ve tehditlere boyun eğip teslim olmayacaklarını ifade eden Barut. Şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Görkemli kurtuluş destanımızın ardından kazandığımız bağımsızlık ruhu asla teslim alınamaz. İstiklal Marşımızın ilk kelimesi ‘Korkma!’dır. Bu söz, bağımsızlık uğruna mücadele eden bir milletin kararlılığının, cesaretinin ve özgür yaşama iradesinin ifadesidir. Dün işgale ve esarete boyun eğmeyen bu millet, bugün de demokrasiye, adalete ve Cumhuriyet’in kazanımlarına yönelik hiçbir tehdide boyun eğmeyecektir. Türkiye’nin aydınlık geleceğinin önüne baskılarla ve dayatmalarla set çekilemez. Bizler korkuya değil özgürlüğe, keyfîliğe değil hukuka, dayatmaya değil millet iradesine inanıyoruz. Dayatılan karanlığa teslim olmayacak; Cumhuriyetimizi demokrasiyle güçlendirmek, adaleti herkes için hâkim kılmak ve özgürlükleri güvence altına almak için mücadelemizi büyüteceğiz. Bu duygularla Cumhuriyet’in 103’üncü yıldönümünü büyük bir coşku ve heyecanla karşılıyoruz. Ülkemizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 10:30:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-baruttan-29-ekim-kutlamasi-yasasin-cumhuriyet-en-h164117.html">Ayhan Baruttan 29 Ekim kutlaması  Yaşasın Cumhuriyet!  En büyük bayramımız kutlu olsun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ari-apartmani-iddianamesi-depremden-3-yil-8-ay-sonra-tamamlandi-h164116.html</link>
		<title>Arı Apartmanı iddianamesi depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı... Müşteki avukatı Özdoğan: Adalet arayışımızdan bir adım dahi geri adım atmayacağız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adıyaman&#039;da 6 Şubat depremlerinde 31 kişinin hayatını kaybettiği Arı Apartmanı&#039;nın iddianamesi, depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı. Aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 4 sanık, 3 Aralık&#039;ta &quot;bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma&quot; suçundan hakim karşısına çıkacak. Müşteki avukatı Abdurrahman Özdoğan, &quot;Kusuru, ihmali ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önünde hesap verene, en üst sınırdan cezalandırılmaları sağlanana kadar adalet arayışımızdan bir adım dahi geri adım atmayacağız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Adıyaman'ın Besni ilçesi Kaymakam Hasan Tütün Mahallesi'ndeki Arı Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 31 kişi yaşamını yitirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin soruşturmada eksikliklerin giderilmesi için yetkisizlik kararı vererek dosyayı Besni Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermiş; şüphelilerden birinin ifadesinin alınmadığını, yaralı müştekilere ilişkin kati hekim raporlarının dosyada bulunmadığını ve fezlekedeki suç tanımının düzeltilmesi gerektiğini bildirmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4 SANIĞA "BİLİNÇLİ TAKSİR ÖLÜME VE YARALANMAYA NEDEN OLMA" SUÇLAMASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Şükrü İşitmen, müteahhit ve "ruhsata aykırı yapılan binanın yapı ruhsatını onaylayan" Besni Belediye Başkanı Memet Nuri Tuğsuz, Fen İşleri Müdürü Memet Yıldırım ve inşaat mühendisi Ekrem Lenger hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianamede, "binanın mimari ve statik projeleri ile zemin etüt raporunun bulunmadığı, yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesi arasında uyumsuzluk olduğu, beton dayanımının yetersiz kaldığı, donatı ve etriye düzenlemelerinin standartlara uygun olmadığı" belirtildi. Binanın bu eksiklikler nedeniyle depremde katların üst üste çökmesi sonucu yıkıldığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müteahhitler Şükrü İşitmen ve Memet Nuri Tuğsuz'un "yapım aşamasındaki eksiklikler ve ruhsatta belirtilen bodrum katını inşa etmemeleri nedeniyle kusurlu oldukları" ifade edilen iddianamede, dönemin Besni Belediye Başkanı Memet Nuri Tuğsuz, Fen İşleri Müdürü Memet Yıldırım ve inşaat mühendisi Ekrem Lenger'in de "gerekli denetimleri yapmadıkları ve ruhsata aykırı inşa edilen binaya ruhsat verdikleri" belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SANIKLAR 3 YIL 10 AY SONRA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianame, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Tensip zaptında mahkeme, sanık Şükrü İşitmen'in savunmasının alınamaması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme ayrıca sanıkların savunmaları alındıktan sonra binanın neden yıkıldığının tespiti için dosyanın bilirkişi heyetine gönderilmesine ve yıkıma neden olan sebeplerin açıkça belirtilmesinin istenilmesine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beş müştekinin tedavi gördüğü hastanelerin belirlenmesi, tedavi evraklarının dosyaya kazandırılması ve yaralanmalarına ilişkin kesin rapor alınması için Adıyaman Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmeleri kararlaştırıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bazı tanıkların bilgi ve görgülerinin SEGBİS aracılığıyla tespiti için de bulundukları yer mahkemelerine talimat yazılmasına karar veren mahkeme, ilk duruşmanın 3 Aralık saat 09.25'te görülmesine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İDDİANAMEDEKİ TESPİTLER, YIKIMIN ÖNGÖRÜLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİR OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki avukatlarından Abdurrahman Özdoğan, süreci ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Özdoğan, aradan geçen 3 yıl 8 ayın ardından iddianamenin tamamlanmasını, "mağdur aileler açısından hem gecikmeli bir adım hem de uzun zamandır beklenen bir gelişme" olarak nitelendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Özdoğan, iddianame ve tensip zaptında yaralandığı belirtilen 3 kişinin deprem anında binada bulunmadığını ve yaralanmadığını vurgulayarak maddi hatanın düzeltilmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdoğan, "İddianamede yer alan tespitler, bu facianın bir 'doğal afet sonucu' olmadığını, bilakis yapı denetimi, ruhsat ve imalat süreçlerindeki ihmallerin bir sonucu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Binanın mimari ve statik projelerinin bulunmaması, zemin etüt raporunun olmaması, yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesi arasındaki uyumsuzluk, beton dayanımının yetersizliği ve donatı-etriye düzenlemelerinin standartlara aykırı olması gibi unsurlar, bu yıkımın öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu göstermektedir" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KUSURU, İHMALİ VE SORUMLULUĞU BULUNAN HERKES YARGI ÖNÜNDE HESAP VERECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört sanık hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldığını hatırlatan Özdoğan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sorumluların yargı önüne çıkarılması bakımından önemli bir adımdır. Ancak sürecin bu kadar uzaması, adaletin gecikmesi anlamına gelmektedir. Mağdur aileler, yakınlarını kaybettikten sonra bir de adalet arayışında yıllarca beklemek zorunda bırakılmıştır. 3 Aralık'ta başlayacak olan ilk duruşmada, 31 canımızın ve yaralanan yurttaşlarımızın hakkını sonuna kadar savunacağız. Kusuru, ihmali ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önünde hesap verene, en üst sınırdan cezalandırılmaları sağlanana kadar adalet arayışımızdan bir adım dahi geri adım atmayacağız. Arı Apartmanı davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 10:05:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ari-apartmani-iddianamesi-depremden-3-yil-8-ay-sonra-tamamlandi-h164116.html">Arı Apartmanı iddianamesi depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı... Müşteki avukatı Özdoğan: Adalet arayışımızdan bir adım dahi geri adım atmayacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-da-cumhuriyet-bayrami-konser-fener-alayi-ve-etkinliklerle-h164115.html</link>
		<title>Ankara&amp;#039;da Cumhuriyet Bayramı konser, fener alayı ve etkinliklerle kutlanacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Ankara&#039;da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki devlet erkanının Anıtkabir&#039;i ziyaretiyle başlayacak. Anıtkabir, resmi tören bitiminden sonra saat 22.00&#039;ye kadar ziyarete açık olacak. Belediyeler de konserler, fener alayları, kortejler ve halk dansları gösterileri olmak üzere çok sayıda etkinlik düzenleyecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara'da belediyeler, Cumhuriyet'in 103'üncü yılını konserlerden fener alaylarına, kortejlerden halk dansları gösterilerine uzanan çok sayıda etkinlikle kutlayacak. Anıtkabir, 29 Ekim Perşembe günü resmi törenin bitiminden sonra saat 22.00'ye kadar ziyarete açık olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ile Keçiören, Gölbaşı, Çankaya ve Etimesgut belediyelerinin programlarında 28 ve 29 Ekim'de farklı etkinlikler yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/567f2bdd-2450-4605-aa49-0322dd45e154.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABB'DEN FENER ALAYI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABB'nin 29 Ekim Perşembe günü Zafer Meydanı'nda düzenleyeceği etkinlikler saat 18.00'de Samsun Cumhuriyet Kadınları Bandosu'nun gösterisiyle başlayacak. Saat 18.30'da Seğmenler sahne alacak. Saat 19.00'da ise Zafer Meydanı'ndan 2. Meclis'e fener alayı düzenlenecek. Başkentliler, ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüşe katılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKAYA BELEDİYESİ KONSER, SÖYLEŞİ VE KORTEJ DÜZENLEYECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi'nin kutlama programı, 28 Ekim Çarşamba günü Atatürk Sanat Merkezi'nde başlayacak. Saat 19.00'da Mehpare Çelik'in sunumuyla Cemile Karabulut Uncu ve Suat Kılıç, "Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar" konseri verecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">29 Ekim Perşembe günü saat 10.00'da Çayyolu Atapark'ta çelenk sunma töreni düzenlenecek. Törenin ardından HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu ve Çankaya Gençlik Bandosu gösteri yapacak. Saat 11.00'de Kızılay Zafer Anıtı'nda resmi tören gerçekleştirilecek, saat 12.00'de ise Çankaya Belediyesi Başkanlık Binası önünde bando ve halk dansları gösterileri düzenlenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kutlamalar, saat 14.30'da Bahçelievler 7. Cadde'de yapılacak kortejle devam edecek. Çankaya Gençlik Bandosu saat 15.30'da Zafer Parkı'nda, saat 17.00'de Kuğulu Park'ta vatandaşlarla buluşacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde saat 16.00'da tarihçi Can Hergül ve Dr. Selim Erdoğan'ın katılımıyla "Büsbütün Yeni Bir Hayatın Müjdecisi Cumhuriyet" başlıklı söyleşi düzenlenecek. Çankaya'daki kutlamalar, saat 19.00'da Anıtpark'ta Ali Altay'ın vereceği konserle devam edecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KEÇİÖREN'DE SEMİCENK VE UĞUR IŞILAK KONSERİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keçiören Belediyesi'nin kutlamaları, 28 Ekim Çarşamba günü Kalaba Kent Meydanı'nda düzenlenecek konserlerle başlayacak. Programda Ulaş ve Semicenk sahne alacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">29 Ekim Perşembe günü Kalaba Kent Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunma töreni gerçekleştirilecek. Kutlamalar, Uğur Işılak konseriyle sona erecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/85183c1c-1f20-4d95-85eb-44aea376404b.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÖLBAŞI'NDA KIRAÇ SAHNE ALACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gölbaşı Belediyesi'nin Cumhuriyet Bayramı programı, 29 Ekim Perşembe günü saat 20.00'de TED Ata Sahne'de gerçekleştirilecek. Konserde Kıraç sevilen şarkılarını seslendirecek. Programda ayrıca tenorlar Çınar Onur Öner, Cem Buğdaycı ve Hakan Balyemez, Cumhuriyet şarkılarıyla sahne alacak. Etkinliğe katılmak isteyen vatandaşların "etkinlikler.ankaragolbasi.bel.tr" adresi üzerinden rezervasyon yaptırması gerektiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ETİMESGUT'TA KENT LOKANTASI AÇILACAK&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Etimesgut Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Gaziler Parkı Kent Lokantası'nın açılışını gerçekleştirecek. Program, saat 10.00'da Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenecek Atatürk'ü anma töreniyle başlayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saat 12.00'de Topçu Mahallesi'ndeki Gaziler Parkı'nda Kent Lokantası'nın açılışı yapılacak. Etimesgut Kent Konseyi tarafından düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Kupası Halı Saha Futbol Turnuvası saat 15.00'te, Cumhuriyet Kupası Tenis Final Maçı ise saat 17.00'de gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kutlamalar, Türk Beyleri Kent Meydanı'nda saat 19.00'da DJ performansıyla devam edecek. Saat 20.00'de Ankara Echoes konseri düzenlenecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 09:46:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-da-cumhuriyet-bayrami-konser-fener-alayi-ve-etkinliklerle-h164115.html">Ankara&amp;#039;da Cumhuriyet Bayramı konser, fener alayı ve etkinliklerle kutlanacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-19-ili-sari-kodla-uyardi-sel-heyelan-ve-yildirim-dusmesi-h164114.html</link>
		<title>Meteoroloji 19 ili sarı kodla uyardı: Sel, heyelan ve yıldırım düşmesi riski! İşte il il tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre önümüzdeki 24 saat; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, (Edirne ve Kırklareli dışında) Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, (Sinop ve Artvin dışında) Karadeniz, (Kars ve Ardahan dışında) Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu&#039;nun gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ege ve Doğu Anadolu&#039;nun batı kesimleri ile Batı Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu&#039;da kuvvetli, Kıyı Ege&#039;nin güneyi ile Batı Akdeniz&#039;in batı kıyılarında şiddetli olması bekleniyor. İşte 28 Ekim 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının batı kesimlerde mevsim normalleri civarında, iç ve doğu kesimlerde normallerinin 2-4 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzeybatı kesimlerde kuzeyli, diğer yerlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege'de kuvvetli (40-60 Km/Saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI 1: Yağışların, Ege'nin batı kesimleri ile Batı Akdeniz'de kuvvetli, Muğla kıyılarında yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI 2: Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun güneydoğu kesimlerinde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, perşembe (29.10.2026) günü sabah saatlerine kadar Elazığ, Tunceli, Bingöl, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin ve Batman çevreleri ile Kahramanmaraş'ın doğu, Malatya'nın güneyinde kuvvetli (21-50 kg/m2), Adıyaman il geneli ile Şanlıurfa'nın kuzey, Diyarbakır'ın kuzey ve batısında yer yer çok kuvvetli (51-75 kg/m2/12 saat) olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, Edirne ve Kırklareli dışında aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Çanakkale'nin güney kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güney kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 18°C<br />
Çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, batısında kuvvetli, güneybatısında çok kuvvetli ve şiddetli olmak üzere, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 15°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuvvetli, kıyı kesimlerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Adana'nın kuzey kesimleri, Osmaniye ve Burdur çevreleri ile Antalya’nın merkez ve batı kıyılarında kuvvetli, doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 25°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, merkez ve batı kıyılarında kuvvetli, doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 24°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren Sinop dışında bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, Artvin dışında bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 24°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 23°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, Kars ve Ardahan dışında sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin güney ve batısında kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 14°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölge genelinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlıh</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 09:37:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-19-ili-sari-kodla-uyardi-sel-heyelan-ve-yildirim-dusmesi-h164114.html">Meteoroloji 19 ili sarı kodla uyardı: Sel, heyelan ve yıldırım düşmesi riski! İşte il il tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-286-h164113.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın düşüşte, gözler Fed&#039;de: İşte 28 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 28 Ekim 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.481 TL, ons altın ise 4.042 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Piyasaların gözü bu akşam duyurulacak ABD Merkez Bankası (FED) faiz kararına çevrilirken, altının 4.000 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılığını koruma mücadelesi dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 28 Ekim 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.481,78 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.626,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.246,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 42.105,30 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 42.356,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 105.586,14&nbsp; TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.042,97 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 09:23:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-286-h164113.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-369-h164112.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (28 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 28 Ekim 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 28 Ekim 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,8186 (alış) 49,8516'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,4428 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 09:16:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-369-h164112.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cumhuriyet-bir-milletin-ozgurlukten-vazgecmeyen-yuregidir-h164111.html</link>
		<title>Cumhuriyet, Bir Milletin Özgürlükten Vazgeçmeyen Yüreğidir!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü dolayısıyla
yaptığı açıklamada, Cumhuriyet’in temelinde millet egemenliği, eşit yurttaşlık
ve bağımsızlık iradesinin bulunduğunu vurguladı. Kış, “Cumhuriyet, yurttaşın
iktidar karşısında güvencesiz kalması için değil; hak sahibi olması, söz sahibi
olması, kendi geleceğine karar vermesi için kuruldu. Bugün Cumhuriyet’i
kutlamak, onun bu değerlerine sahip çıkmayı da gerektiriyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“CUMHURİYET, BİR MİLLETİN ÖZGÜRLÜKTEN VAZGEÇMEYEN YÜREĞİDİR!”<br />
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı<br />
dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün<br />
öncülüğünde verilen bağımsızlık mücadelesinin, egemenliği millete teslim eden<br />
tarihsel bir dönüşümle taçlandığını belirtti.<br />
Cumhuriyet’in anlamının yalnızca bir yönetim biçimi değişikliğiyle sınırlı olmadığını<br />
ifade eden Kış, şunları söyledi:<br />
“Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları, işgal altındaki bir ülkenin<br />
bağımsızlığına kavuşması için yola çıktılar. O mücadelenin sonunda kurulan<br />
Cumhuriyet’le, ülkenin geleceğini belirleme hakkı bir hanedanın elinden alınarak<br />
millete verildi. Yurttaşın değeri soyuyla, servetiyle, iktidara yakınlığıyla ölçülmesin;<br />
herkes bu ülkenin eşit ve onurlu bir sahibi olsun istendi. Cumhuriyet’in büyüklüğü,<br />
milletin kendi kaderini eline alabilmesindedir.”<br />
Cumhuriyet’in kurucu iradesine sahip çıkmanın, milletin sandıkta ortaya koyduğu<br />
tercihlere saygı göstermeyi gerektirdiğini vurgulayan Kış, açıklamasını şöyle<br />
sürdürdü:<br />
“Milletin oyuyla görev verdiği seçilmişlerin tutukluluk üzerinden görevlerinden<br />
uzaklaştırılması, yargı süreçlerinin siyasi hesaplaşma görüntüsü vermesi, adalete<br />
duyulan güveni yaralıyor. Tutukluluğun cezaya dönüştüğü, insanların suçluluğu<br />
hükme bağlanmadan mahkûm ilan edildiği bir anlayış, Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık<br />
vaadiyle bağdaşmaz. Hukuk, iktidarın elinde muhalefeti susturmanın aracına<br />
dönüşemez. Adaletin ölçüsü, insanların siyasi kimliği olamaz.”<br />
Hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını ancak herkesin hukukun güvencesi altında<br />
bulunması gerektiğini belirten Kış, “Bir yurttaşın hakkı çiğnendiğinde hepimizin<br />
güvencesi zayıflar. Sandıkta ortaya çıkan irade baskı altına alındığında millet<br />
egemenliği zarar görür. Cumhuriyet’i savunmak, tam da böyle zamanlarda haksızlığa<br />
karşı söz söylemek, adaleti herkes için istemektir” ifadelerini kullandı.<br />
Kış, mesajını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Bize düşen, Cumhuriyet’i yalnızca meydanlarda kutlamak değil; adliyede adaletle,<br />
sandıkta millet iradesine saygıyla, günlük hayatta eşitlikle yaşatmaktır. Çocuklarımıza<br />
bırakacağımız en kıymetli miras; kimsenin düşüncesinden dolayı korkmadığı, hakkını<br />
ararken yalnız kalmadığı, geleceğine umutla baktığı bir Türkiye’dir.<br />
Başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımız ve<br />
Cumhuriyetimiz uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin 103. yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız<br />
kutlu olsun.<br />
Bu Cumhuriyet, bir milletin ‘Ben varım, irade benimdir’ sözüdür. O sözü<br />
susturmaya kimsenin gücü yetmez. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir;<br />
Cumhuriyet, onu kuran milletin ellerinde sonsuza dek yaşayacaktır!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 15:49:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cumhuriyet-bir-milletin-ozgurlukten-vazgecmeyen-yuregidir-h164111.html">Cumhuriyet, Bir Milletin Özgürlükten Vazgeçmeyen Yüreğidir!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/vatandasin-sofrasi-sahtekrlara-halkin-sagligi-firsatcilara-teslim-edilemez-h164110.html</link>
		<title>Vatandaşın sofrası sahtekârlara, halkın sağlığı fırsatçılara teslim edilemez!</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye&amp;#39;de giderek artan
gıda sahtekârlığı ve tağşiş vakalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulu&amp;#39;na taşıdı. Vatandaşların sağlığını tehdit eden uygulamalara karşı
denetimlerin yetersiz kaldığını savunan Kanko, AKP iktidarını eleştirerek Tarım
ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı&amp;#39;yı göreve çağırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KANKO: “VATANDAŞIN SOFRASI SAHTEKÂRLARIN İNSAFINA TERK EDİLDİ!”<br />
“EKMEĞİMİZİ BİLE BOYAYLA SATIYORLAR! VATANDAŞ ARTIK NE<br />
YİYECEĞİNİ, NEYE GÜVENECEĞİNİ BİLMİYOR!”<br />
KANKO’DAN BAKAN YUMAKLI’YA SERT TEPKİ: “HALKIN SAĞLIĞIYLA<br />
OYNAYANLARDAN HESAP SORUN!”<br />
Gıda güvenliğinin doğrudan halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayan Kanko, sahte<br />
ve tağşiş edilmiş ürünlerin vatandaşların sofralarına kadar ulaşmasının kabul<br />
edilemez olduğunu belirtti.<br />
İstanbul&amp;#39;da beyaz ekmeğin gıda boyasıyla renklendirilerek tam buğday ekmeği gibi<br />
satıldığına ilişkin iddialara dikkat çeken Kanko, vatandaşın en temel gıda<br />
maddelerine bile güvenemez hâle geldiğini söyledi.<br />
“SAHTE SUCUK, AT VE EŞEK ETİ, SAHTE BAL, TAĞŞİŞ ZEYTİNYAĞI… BU<br />
MİLLET NE YİYECEK?”<br />
TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda yaptığı konuşmada gıda sahtekârlığının farklı boyutlarına<br />
dikkat çeken Kanko, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Türkiye&amp;#39;de artık vatandaşın sofrasındaki ekmek bile sahtekârlığın konusu oldu.<br />
İstanbul&amp;#39;da beyaz ekmeği boyayla renklendirip tam buğday ekmeği diye satıyorlar.<br />
Sahte sucuk, et ürünlerinde at ve eşek eti, tağşiş edilmiş zeytinyağı, sahte bal,<br />
pestisit kalıntılı sebze ve meyveler...<br />
AKP iktidarına soruyorum: Vatandaş ne yiyecek, neye güvenecek?<br />
Gıda sahtekârlığı büyüyor, halk sağlığı tehdit ediliyor, iktidar ise seyrediyor. Siz,<br />
vatandaşın sofrasını bile koruyamayan, denetimsizliği olağanlaştıran bir iktidarsınız.”<br />
“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI SÖZ KONUSUYKEN BU DUYARSIZLIK KABUL<br />
EDİLEMEZ!”<br />
Gıda güvenliğinin yalnızca ticari bir denetim meselesi olmadığını, milyonlarca insanın<br />
yaşamını ve sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini belirten Kanko, özellikle çocukların,<br />
yaşlıların ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların karşı karşıya kalabileceği sağlık<br />
risklerine dikkat çekti.<br />
Kanko, “Çocuklarımızın, yaşlılarımızın, milyonlarca insanımızın sağlığı tehlikedeyken<br />
bu duyarsızlık kabul edilemez. Vatandaşın satın aldığı ürünün gerçekten ne içerdiğini</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">bilmesi en temel hakkıdır. Devletin görevi de bu hakkı korumaktır.”<br />
değerlendirmesinde bulundu.<br />
“BAKAN YUMAKLI, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI NE İŞ YAPIYOR?<br />
DENETİMLER NEREDE?”<br />
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı&amp;#39;ya doğrudan seslenen Kanko, gıda<br />
denetimlerinin etkinliğinin ve caydırıcılığının kamuoyu önünde açıklanması gerektiğini<br />
vurguladı.<br />
Kanko, konuşmasında şu soruları yöneltti:<br />
 Halk sağlığını tehdit eden gıda sahtekârlıklarına karşı denetimler neden<br />
yeterince caydırıcı olamıyor?<br />
 Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmelere hangi yaptırımlar uygulanıyor?<br />
 Vatandaşın tükettiği ürünlerin güvenilirliğini sağlamak için hangi somut<br />
önlemler alınıyor?<br />
 Pestisit kalıntıları ve sağlığa zararlı maddeler konusunda denetimler nasıl<br />
yürütülüyor?<br />
 Gıda güvenliğini tehdit eden işletmelerin yeniden aynı ihlalleri yapması nasıl<br />
önlenecek?<br />
“İNSAN SAĞLIĞI RANTTAN VE SİYASİ ÇIKARLARDAN DAHA ÖNEMLİDİR!”<br />
Gıda güvenliğinin siyasi tartışmaların ötesinde, doğrudan insan yaşamını ilgilendiren<br />
bir kamu sorumluluğu olduğunu ifade eden Kanko, açıklamasını şu sözlerle<br />
tamamladı:<br />
“Bakan İbrahim Yumaklı&amp;#39;ya soruyorum: Tarım ve Orman Bakanlığı ne iş yapıyor?<br />
Denetimler nerede?<br />
Buradan açıkça söylüyorum: Halkın sağlığıyla oynayanlardan hesap sorun,<br />
vatandaşın sofrası sahtekârların insafına bırakılamaz.<br />
İnsan sağlığı ranttan, siyasi çıkarlardan daha önemlidir.<br />
Vatandaşın ekmeğine, çocuklarımızın sütüne, soframızdaki ete, bala,<br />
zeytinyağına kadar uzanan bu sahtekârlık zincirine karşı etkili denetim ve<br />
caydırıcı yaptırımlar şarttır.<br />
Halkın sağlığını korumak devletin asli görevidir. Hiç kimsenin vatandaşın sağlığı<br />
üzerinden haksız kazanç elde etmesine göz yumulmamalıdır.<br />
Vatandaşın sofrası sahtekârlara, halkın sağlığı fırsatçılara teslim edilemez!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 15:39:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/vatandasin-sofrasi-sahtekrlara-halkin-sagligi-firsatcilara-teslim-edilemez-h164110.html">Vatandaşın sofrası sahtekârlara, halkın sağlığı fırsatçılara teslim edilemez!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kopru-ve-otoyollara-yakin-markaj-h164109.html</link>
		<title>Köprü ve Otoyollara Yakın Markaj</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[İşletmesi devlete ait olan köprü ve otoyolların özelleştirilmesi gündemdeki yerini korurken,
her geçen gün yeni bir talip ortaya çıkıyor. Ülkemiz için de tanıdık olan Gebze- İzmir
Otoyolu’nun işletme ve bakımını yürüten, ayrıca Avrasya Tüneli’nde OGS ve HGS gibi tüm
operasyonel işlemleri yürüten Fransız EGİS firmasının otoyol ve köprüleri yakın takibe aldığı
haberleri basına yansırken özelleştirmesi halinde olası uygulamalar da endişeleri arttırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KÖPRÜ VE OTOYOLLARA YAKIN MARKAJ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dünyadaki Örnekler İç Açıcı Değil<br />
Portekiz, Meksika, İngiltere ve komşu ülke Yunanistan gibi yaklaşık 25 ülke de faaliyetler<br />
gösteren EGİS firması, birçok ülke de özelleştirme öncesi ve sonrasında tepkilere neden oldu.<br />
Firma Yunanistan’ da 35 yıllığına devraldığı 883 km’lik Egnatia Odos hattının işletme hakkını<br />
Mart 2024 tarihinde yapılan sözleşme ile 30 Aralık 2025’te alırken, Yunanistan’ da<br />
özelleştirme öncesinde geçiş ücretlerin artacağı ve belirli imtiyazların kaldırılacağına ilişkin<br />
endişeler haklı çıktı. Otoyol geçiş ücretlerine ilk etapta km başına KDV hariç 0,03 euro olan<br />
ücret yaklaşık yüzde 33‘lük zam ile 0,04 euroya çıkarılırken, önümüzdeki aylarda bu rakamın<br />
0,05 euroya çıkması öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahaneleri: “Eşit Yola Eşit Ücret”<br />
YENİ Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, konuya ilişkin yaptığı açıklama da ülkemizde<br />
özelleştirilmenin gerçekleşmesi halinde geçiş ücretlerinde zamların kaçınılmaz olduğunu<br />
söyledi. Sümer, bugün diğer ülkelere baktığımız da firmaların zamlara gerekçe olarak bu<br />
artışın amacı, “diğer otoyollarla fiyat eşitlemesi sağlamak” olarak belirtiyorlar. Bugün<br />
ülkemizdeki tablonun da açık olduğunu vurgulayan Sümer, şöyle konuştu: “Karayolları Genel<br />
Müdürlüğünün işlettiği otoyollarda geçiş ücretleri yap- işlet- devret projelerinin üçte birinden<br />
azdır. Peki, bugün basına da yansıyan EGİS firması yarın ihaleyi alırsa ne olacak? Zaten<br />
ülkemizde Gebze- İzmir Otoyolu ve Avrasya Tüneli gibi projelerde söz sahibi olan firma, aynı<br />
şeyi burada da uygulamaya alarak ücretleri yap- işlet- devret projeleri ile eşitlemeye<br />
gidecektir.” İktidarın bu özelleştirme uygulamasından derhal vazgeçmesi gerektiğinin altını<br />
çizen Sümer, iktidar yetkililerinin şirketlerle masalarda görüşmeden önce vatandaştan onay<br />
alması gerektiğini belirterek, “Masalarda hesap yapanlar sandıkta kaybedeceklerdir.” ded</span>i.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 15:22:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kopru-ve-otoyollara-yakin-markaj-h164109.html">Köprü ve Otoyollara Yakın Markaj</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/altin-portakalda-ulusal-ve-uluslararasi-filmlerin-ekipleri-agirlandi-h164108.html</link>
		<title>Altın Portakalda ulusal ve uluslararası filmlerin ekipleri ağırlandı</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[63&#039;üncü Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ulusal ve uluslararası yarışma filmlerinin ekiplerini ağırladı. Özel gösterimler ve kurgu üzerine bir panel de günün programları arasında yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, yeni haftaya film ekipleri ve seyircileri buluşturan söyleşilerle başladı. Pazartesi günü Ulusal Yarışma ve Yarışma Dışı Özel Gösterim kapsamında ikişer, Uluslararası Yarışma bölümünden de bir filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin karşısına çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/52a7efa5-e0ff-4797-b660-6e7fb21084b0-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ARTAKALAN" FİLMİNİN EKİBİ SORULARI CEVAPLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulusal Yarışma kapsamında ilk olarak Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda sinemaseverlerin beğenisine sunulan "Artakalan" filminin ekibi, soruları cevapladı. Objektifini, şair bir kadın ve müzisyen bir adamın evliliğine yönelten "Artakalan" filminin gösteriminden sonra yapılan söyleşiye; yönetmen Yeşim Ustaoğlu, oyuncular Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul, İlyas Salman, Ayşegül Cengiz Akman, müzisyen Şevket Akıncı, yapımcı Anna Maria Aslanoğlu ve ortak yapımcı Yağmur Ünal katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DÜĞÜN ŞARKICISI" EKİBİ SÖYLEŞİYE KATILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulusal Yarışma’daki diğer söyleşi ise “Düğün Şarkıcısı”na aitti. Genç ve başarılı bir caz solistiyken düğünlerde şarkı söylemek zorunda kalan Şahnaz’ın hikâyesini anlatan filmin gösteriminin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Emre Aybek, oyuncular Yasemin Sakallıoğlu, Yiğit Özşener, Mehmet Korhan Fırat, Şahin Eryılmaz, Hande Doğandemir, senarist Erdi Işık ve yapımcı Rodi Kayım katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seyirci karşısına çıkan Uluslararası Yarışma filmlerinden "Six Weeks On" (Altı Haftalık Veda) ekibinden Yönetmen Jacqueline Jansen ve görüntü yönetmeni Markus Ott, AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından soruları cevapladı. Kendi tecrübelerinden hareketle çektiği filmi, "Bir oto-kurgu" şeklinde tanımlayan yönetmen Jacqueline Jansen, "6 yıl önce bir bakımevinde kalan annemin vefatını tecrübe ettim. Kendi yaşadıklarımdan ve o zamana kadar bilmediğim şeyleri görerek bazı tecrübeler edindim ve öğrendim. Bunu bir hikâyeye dönüştürerek benzer şeyleri yaşamamış insanlarla paylaşmak istedim" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FİLMİN ÇEKİMİ 15 YIL SÜRÜNCE ROLÜ DEĞİŞTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Özel Gösterim kapsamında seyirciyle buluşan "A Messy Tribute to Motherly Love" (Anne Sevgisine Beceriksiz Bir Saygı Duruşu) filminin oyuncusu Bart Klever, AKM Perge Salonu’ndaki gösterimin ardından soruları cevapladı. Filmi yapmaya 15 yıl önce başladıkları bilgisini vererek sözlerine başlayan Klever, finansman zorlukları nedeniyle yaşadıkları süreci şöyle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Filmin ilk fikri 15 yıl öncesine dayanıyor. Ancak bağımsız sinemada finansman bulmak çok zor olduğu için süreç bu kadar uzadı. Bütçe kısıtları nedeniyle hikâyede ve mekânlarda revizyonlara gidildi; mesela Tayland'da çekim yapma planı vardı ama şartlar değişti. İşin ilginç yanı; yönetmen, 15 yıl önce bu hikâyeyi ilk tasarladığında başrolü benim oynamamı planlamıştı. Fakat aradan 15 yıl geçince artık o karakter için yaş olarak biraz olgun kaldım. Bu yüzden kuklacı rolünü üstlendim."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YAPAY ZEKA FİLMİ "UYUYAN KADIN" SİNEMASEVERLERLE BULUŞTU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulusal Özel Gösterim programında ise tamamen yapay zekâ ile oluşturulan "Uyuyan Kadın" filminin ekibi, sinemaseverlerin karşısına çıktı. AKM Perge Salonu’ndaki gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye; sinemada Vikki Bardot ismini kullanan yönetmen Gizem Avcıoğlu ve yapımcı Alkan Avcıoğlu katıldı. Yönetmen Avcıoğlu, film için Georges Perec’in "Uyuyan Adam" eserinden ilham aldığını belirtti. Yapımcı Alkan Avcıoğlu da "Bu film gerçekçi bir dünya modeli kurmuyor; tamamen sembolik ve alegorik bir düzeyde işliyor. Odadan çıkmaya çalıştıkça daha fazla odaya açılan absürd koridorlar ne kadar gerçek dışıysa oradaki tiplemeler de gerçek insan değil, sembolik birer modeldir. Popüler anlatıların, dizilerin ya da Hollywood sinemasının temsil politikasıyla bu tarz soyut/alegorik bir filmin temsil mekanizması birbirinden farklı değerlendirilmelidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KURGUCULAR ALTIN PORTAKAL’DA BİR ARAYA GELDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Festivalin üçüncü gününde ayrıca sektör adına önemli bir etkinlik de yer aldı. "Film Yapımında Yönetmen- Kurgucu İlişkisi"; Kurgucular Dayanışması’ndan (KUDA) Melike Kasaplar, İsmet Araç ve Naim Kanat’ın katıldığı panelde her yönüyle ele alındı. Yaygın anlayışın aksine, kurgunun, post-prodüksiyonda değil senaryo aşamasında başladığını belirten Melike Kasaplar, kendi çalışma şeklini anlattı. İsmet Araç ise yakınlık- uzaklık ayarını yapamamanın zamanla meslekî deformasyona yol açabileceğine dikkati çekerek tecrübelerini paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Panelde kurgu çalışanlarının meslekî hukukuna da değinildi. Dünyadaki kurgucuların birleştiği TEMPO Editörler Birliği çatısı altında Türkiye’de Kurgucular Dayanışması (KUDA) adıyla örgütlenildiğini belirten Melike Kasaplar, "En büyük problem olarak çalışma şartlarımızı iyileştirmeye çalışıyoruz. Kendimizi daha görünür kılmaya çalışıyoruz ki problemlerimiz de daha görünür olabilsin" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 15:00:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/altin-portakalda-ulusal-ve-uluslararasi-filmlerin-ekipleri-agirlandi-h164108.html">Altın Portakalda ulusal ve uluslararası filmlerin ekipleri ağırlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/2027-butcesi-plan-ve-butce-komisyonunda-erhan-ustadan-cevdet-yilmaza-istifa-cagrisi-h164107.html</link>
		<title>2027 bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonu&apos;nda... Erhan Usta&apos;dan Cevdet Yılmaz&apos;a istifa çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu&#039;nda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi&#039;nin geneli üzerindeki görüşmeler başladı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta&#039;nın fon soruşturmalarına değinerek istifaya davet ettiği Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;İftira etmenizin vebali boynunuza olacak. Siz iftira etmenizin vebalini boynunuzda taşıyacaksınız&quot; ifadesini kullandı. Bunun üzerine Usta, &quot;O gün müdahale edilmiş olsaydı mağduriyet 297 milyar liraydı. Sizler bu işi teşvik ettiniz. Derhal istifa etmeniz lazım. Kendinizin yüce divanda yargılanması için...&quot; karşılığını verdi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın geçtiğimiz hafta komisyonda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni sunmasının ardından bugün, 2027 yılı bütçesi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Geneli ile Sayıştay Raporları üzerinde görüşülüyor. Komisyonda, milletvekillerinin bütçe üzerine konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kanun teklifine ilişkin soruları yanıtlayacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Grubu, komisyon toplantısına "Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Fon Vurgununun Siyasi Sorumlusu" yazılı, isimlerin bulunduğu bir döviz getirdi. Dövizde, fon soruşturması kapsamında ilişkisi bulunduğu iddia edilen Türkiye Varlık Fonu, Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanlığı ile bazı bakanlıklarda yer alan isimlerin ilişkisine yer verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Grup Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Cavit Arı, komisyonda sadece bütçe teklifinin görüşülmediğini, vergilerin nasıl toplandığı ve hangi önceliklere harcandığının konuşulacağını dile getirdi. Bütçenin vatandaşın cebinden çıkan paranın hangi kamu hizmetine dönüştüğünün görmesi açısından önemine dikkati çeken Arı, 2027 yılı bütçe teklifinde gelir bütçesi olarak 23 trilyon 408 milyar lira öngörüldüğü ve bütçe açığının daha başlangıçta 3 trilyon 868 milyar, faiz giderinin de yine 3 trilyon 975 milyar lira olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın bütçe sunumundaki "bütçenin temel dayanağının dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi olduğu" yönündeki sözlerini hatırlatan Arı, konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dayanıklılık bütçesi deseniz de her dönem sizin bir mazeretiniz var. Geçmişte Kovid dönemini mazeret olarak, enflasyonun ve ekonominin kötü gidişatının gerekçesi yaptınız. Ukrayna-Rusya Savaşı aynı, deprem aynı. Şimdi son sunumunuzda da Orta Doğu'da yaşanan savaş sürecini de yeni bir mazeret olarak, bu yılın mazeretini de o şekilde ilan etmişsiniz. İfade ediyorsunuz ki, 'Enflasyonun 7 puan artmış olmasının sebebi bu savaştır'. Esas söylenmesi gereken artık sizin ülkeyi doğru yönetemediğiniz, yeterli yönetemediğiniz, bu anlamda da enflasyonu düşürecek artık yapacağınız bir şeyin kalmadığını gösteriyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM PARTİLİ DOĞAN: "BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ BÜTÇEYE YANSIMAMIŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, başka bir bütçenin mümkün olduğunu ifade ederek, talep ve mücadele sebeplerini sıraladı. Danış Beştaş, en düşük emekli aylığının ve asgari ücretin arttırılması gerektiğini söyleyerek, "Vergi dilimleri emekçi lehine güncellensin, EYT mağduriyeti giderilsin, şiddetle mücadele için yeterli kaynak ayrılsın. İstanbul Sözleşmesi'ne dönülsün. Ev işçisi kadınların sosyal güvenlik primleri bütçeden ödensin. Her mahallede parasız kreş açılsın. Çocuk yoksulluğuna karşı temel gelir güvencesi sağlansın. Mesleklerde kurulan sömürü düzenine bir an önce son verilsin. Bütün çiftçinin borçları silinsin. Mazot, gübre, ilaç, yem, tohum giderleri kamuca karşılansın. Esnafın vergi, banka borçları faizsiz ve uzun dönemli vadeli yapılandırılsın. Fosil yakıt teşvikleri kaldırılmalı. Kanal İstanbul gibi ekokırım projeleri iptal edilmeli. Nükleer santral bütçeleri ormanlaştırmaya aktarılmalı. Tüm inançların temsil edildiği bir inanç hizmetleri kurulu kurulsun" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan ise 2027 yılı merkezi bütçesinde kadınların, gençlerin ve yoksulların olmadığını dile getirerek, bütçenin "geleceksizlik" vaat ettiğini belirtti. Doğan, "Bütçeye baktığınız zaman siyasal iktidarın kimden yana olduğu okunur. Bu bütçe o yüzden halktan yana bir bütçe değil. Ne yazık ki sermayeden yana, sermayeyi güçlendirmekten yana bu bütçe. Orta Doğu'daki gelişmeler, ülkemizdeki barış ve demokrasi arayışı tam da halkın bütçesini yapmaya zemin oluşturabilecek bir zamanı işaret etmiyor mu?" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğan, bütçede "barış arayışı" ile ilgili bir kalemin bulunmadığını belirterek, "Devlet politikası olarak ortaya çıkmış olan barış ve demokratik toplum süreci bu bütçeye yansımamış. 2027 bütçesi toplumsal yaşamın hiçbir alanına dokunmuyor" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRELİ'DEN BÜTÇEDE "TASARRUF" VURGUSU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, AK Parti iktidarları döneminde 24 yılda beş tane kalkınma programı, 21 tane de orta vadeli program hazırlandığını anımsattı. 24 yılda Türkiye'nin temel ve yapısal sorunlarının çözülmediğini savunan Türeli,&nbsp; 2027 yılı merkezi bütçesine yönelik, "Yurt içi tasarruflar yetersiz. Tasarruf yatırım ve denge açısından baktığımızda açık verdiğimiz için dışarıdan kaynak transfer ediyoruz. Ülkenin büyümesi için tasarrufa ihtiyacı var. Dış borç stoğu gittikçe bir kartopu gibi büyüyor. İş gücü piyasasındaki sorunlar devam ediyor. İş gücüne katılım oranları hala çok düşük. İşsizlik oranları yüksek. Sendikalaşma oranları düşük. Ücretler seviyesi düşük. Emeğin yeterliliği düşük. Verimlilikte bağ kopmuş" eleştirilerini yöneltti. Türeli, konuşmasında, fon soruşturmalarına da değinerek, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu sermaye piyasası açısından çok büyük bir kriz. Bunun için bir araştırma komisyonu kurulmak zorunda. Gelin, iktidarıyla muhalefetiyle bir komisyon kurulsun. Sadece kanunla bu sorunu çözemezsiniz. Hepsi gelsin Meclis Araştırma Komisyonuna, onların görüşlerini ve ifadelerini alalım gerekirse bu sürecin içinde. Bu kriz ve bütün bu olanlar aslında Türkiye'deki kurumların nasıl bir tasfiye içinde olduğunu, bürokrasinin nasıl çürük olduğunu gösteriyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">USTA: "25 YILIN SONUNDA TÜRKİYE'NİB YAPISAL SORUNLARI ÇÖZÜLMEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye ekonomisinin büyüme, enflasyon, istihdam, gelir dağılımı ve sanayi üretimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi yönetiminin politikalarını eleştiren Usta, ekonomik büyümenin potansiyelin altında kaldığını, gelir artışının toplumun en zengin yüzde 20’lik kesiminde yoğunlaştığını savundu. Türkiye’nin büyüme performansının özellikle 2020 sonrasında gerilediğini belirten Usta, geçmişte yüzde 6-6,5 düzeyinde hesaplanan potansiyel büyümenin 2026-2028 dönemi için yüzde 4,5’e düştüğünü ifade etti. Usta, "Türkiye’nin potansiyel büyümesi 2,5 puan düşmüş. Türkiye’nin büyümesi bu potansiyelin de 2 puan altına gelmiş" diye konuştu. Bu tablonun kötü yönetim ve yanlış politikaların sonucu olduğunu ileri süren Usta, ekonomi yönetiminin dolar cinsinden büyüme rakamları üzerinden başarı anlatısı oluşturduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GELİR ARTIŞI EN ZENGİN YÜZDE 20'DE"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gelir dağılımındaki bozulmaya dikkati çeken Usta, ekonomik göstergelerdeki artışın toplumun tüm kesimlerine yansımadığını savundu. Fon gelirlerindeki artışın Türkiye’nin toplam gelirindeki artış gibi sunulduğunu öne süren Usta, "Geliri artan kısım en zengin yüzde 20" dedi. Çalışanların ücret düzeylerine ve emeklilerin gelirlerine de değinen Usta, çalışanların yüzde 42’sinin asgari ücret düzeyinde ücret aldığını, asgari ücretin biraz üzerinde kazananların da ekonomik açıdan benzer koşullarda bulunduğunu belirtti. Usta, emekli aylıklarının açlık sınırının 14 bin lira, asgari ücretin ise 9 bin 700 lira altında kaldığını ifade ederek, bu koşullarda vatandaşların gelirinin arttığını söylemenin doğru olmadığını dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">USTA İLE YILMAZ ARASINDA FON KRİZİ TARTIŞMASI: "İFTİRA ETMENİZİN VEBALİ BOYNUNUZA OLACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Usta, konuşmasının devamında fon krizine ilişkin konuştu. Usta, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ı istifaya davet etti. Usta'nın konuşmasına karşılık veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "İftira etmenizin vebali boynunuza olacak. Siz iftira etmenizin vebalini boynunuzda taşıyacaksınız" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Usta sözlerinin devamında, "Pusulacılarla açılış yapıyorsunuz, 14 Mart’ta, tutuklular. Emre Tezmen, o gün sizin söylediğiniz sözleri elleri yırtılırcasına alkışlıyor. Alkışlar tabi çünkü işine geliyor. O gün müdahale edilmiş olsaydı mağduriyet 297 milyar liraydı. Sizler bu işi teşvik ettiniz. Derhal istifa etmeniz lazım. Kendinizin yüce divanda yargılanması için... 12 tane soru sordum birine cevap vermediniz" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KISACIK: "2027 BÜTÇESİ EN DAYANIKSIZ GÜNLERİNE GİDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, bütçenin gerekçesinde, "Ekonomide dayanıklılığın korunması ve güçlendirilmesi temelinde bu bütçenin hazırlandığı" ifadelerine yer verildiğini hatırlatarak, ekonomideki dayanıklılığın en temel noktasını kurumların itibarı ve gücü, demokrasi, adalet ve hukuk olarak sıraladı. Kısacık, "Eğer bunu sağlamadığınız sürece, istediğiniz kadar rezerviniz olsun, istediğiniz kadar rakamlarda güçlü burada tablolar getirin. Adalet ve hukuku tesis etmediğiniz, kurumları güçlendirmediğiniz sürece, hem uluslararası ülkelerin hem de kendi milletinizin kendi kurumlarınıza güvenini artırmadığınız sürece hiçbir ekonomi dayanıklı değildir. Dolayısıyla belki de şu anda 2027 bütçesi en dayanıksız günlerine gidiyor" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin geneli üzerindeki görüşmeler, komisyon üyesi milletvekillerinin konuşmasıyla devam ediyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 14:25:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/2027-butcesi-plan-ve-butce-komisyonunda-erhan-ustadan-cevdet-yilmaza-istifa-cagrisi-h164107.html">2027 bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonu&apos;nda... Erhan Usta&apos;dan Cevdet Yılmaz&apos;a istifa çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkpden-cumhuriyet-bayrami-aciklamasi-cumhuriyet-emekcilerin-iktidarinda-yeniden-mumkun-olacak-h164106.html</link>
		<title>TKP&apos;den Cumhuriyet Bayramı açıklaması: Cumhuriyet, emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, &quot;Ülkemiz için, işçi sınıfımız için, davamız için sonuna kadar Cumhuriyet istiyoruz ve biliyoruz, siz de bilin: Cumhuriyet ancak ve ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP), Cumhuriyet’in ilanının 103. yılı dolayısıyla açıklama yayımladı. Cumhuriyet'in halkın alın teriyle geçinebildiği, haklarını alabildiği ve kendisiyle ailesi için mutlu bir yaşam kurabildiği koşullarda var olabileceği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yaşadığımız hayat, holdinglerin bayramlarda yayımladığı yaldızlı reklam filmlerine benzemiyor. Bu reklamlarda bir grup para babası ve vurguncu; halkımızın acıları üzerine inşa ettikleri dünyaları göze batmasın diye büyük fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyet’e arkası boş övgüler yağdırıyor. Gerçek şu ki onlar Cumhuriyet’i çaldılar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KAYBETTİĞİMİZ GÜVENLİĞİMİZİ CUMHURİYET'İ YENİDEN İNŞA EDEREL GERİ ALABİLİRİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeniden Cumhuriyet diyenler, bugün en başta bu hırsızlarla mücadele etmeli. Yeniden Cumhuriyet, emekçilerin Cumhuriyet’i olmalı. Cumhuriyet; artık lokma hesabına başlayan işçi sınıfımızın, emeklimizin, öğrencimizin, çiftçimizin, esnafımızın etrafında kenetlendiği, haramilerin saltanatı yerine halkın iktidarının kurulduğu bir siyasi programa dönüşmeli. Bu program, yurttaşlarımızın huzurunu ve refahını doğar doğmaz mutlak olarak garanti altına almalı. Elden kaybettiğimiz güvenliğimizi, güvencemizi ve yarınlarımızı ancak Cumhuriyet’i yeniden inşa ederek geri alabiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyük bir silkiniş yaşamak, gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. 'Makul' burjuvazi ya da 'ehlileştirilmiş' kapitalizm yalanını bütünüyle mahkûm etmek zorundayız. Üzerinde yaşadığımız dünya; alın teri dökenler, emekçiler için büsbütün bir cehenneme dönüştürülüyor. Emperyalist Batı’dan medet umarak, patron sınıfıyla köprüleri atmadan Cumhuriyet’in yıkımı durdurulamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP, iktidarı boyunca cumhuriyetçi direnci bastırmak ve sindirmek için çok ağır darbeler indirdi; ne yazık ki bu saldırılardan sonuç da aldı. Cumhuriyet değerlerinin asıl kaynaklarına, halkın kazanımlarına, eşitlik fikrine yaslanan güçlü bir direnç kurulamadı. Cumhuriyetçiler, AKP’nin yarattığı suni taraflaşmalara sıkıştı; kavgayı onların belirlediği eksenlerde vermeyi kabullendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SINIF MÜCADELESİ BELİRLEYİCİYDİ"<br />
<br />
Biz ise Cumhuriyeti savunmanın tek yolunun; cumhuriyet kazanımlarının tasfiyesinden fayda sağlayan büyük sermaye ile hesaplaşmaktan geçtiği gerçeğini ne yazık ki geniş toplumsal kesimlere benimsetemedik. Bu geriye gidiş yaşandı; çünkü kurulan bu direnç, sınıfsal bir bakış açısından yoksundu. Karşı devrim ancak toplumsal alanda, sınıf mücadelesinin içinde durdurulabilirdi. Cumhuriyet devrimini koruma görevi; sınıflar üstü olduğu varsayılan kurumlara, sözgelimi orduya, yargıya, bürokrasiye teslim edilemezdi. Sınıf mücadelesi belirleyiciydi; bu yalın gerçek ıskalandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün de bu yalın gerçek ıskalandığı, iktidarın ve karşı devrimin sınıf karakteri görmezden gelindiği için çaresizlik içinde düzen siyasetinden medet uman cumhuriyetçi yurttaşlarımızın kaygı ve öfkelerini anlıyoruz. Ancak birbirimize doğruları söylemek zorundayız: Sermaye düzeninin sınırları içinde Türkiye'yi kurtaracak bir yeni kurucu irade veya AKP'ye gerçekten alternatif olabilecek bir siyasi çizgi bulunmamaktadır. Cumhuriyet, sermaye düzeni sürdüğü müddetçe yenilmeye mahkumdur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YENİLGİYİ DURDURABİLİRİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oysa biz bu yenilgiyi durdurabiliriz. Geriye gidişi sonlandırabiliriz. Toplumu bütün katmanlarıyla içine alan çürümeyi, gerici karanlığı ve yozlaşmayı durdurabiliriz. Hep birlikte, halk için bir cumhuriyet inşa edebiliriz. Emekçilerin sırtından geçinen ve halkın büyük çoğunluğu ile en ufak bir ortak duygusu kalmamış, çıkarları bütünüyle ayrışmış sermaye sınıfını başımızdan defedebiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir ülke inşa ederiz; o ülkede yaşayanlar bir bütün olarak aynı mücadelenin parçası olur ve hep birlikte kurtulurlar. Kardeşliğin mayası bu ortak kurtuluşta yeniden karılır. Barış bir daha bozulmayacak şekilde kurulur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemiz için, işçi sınıfımız için, davamız için sonuna kadar Cumhuriyet istiyoruz ve biliyoruz, siz de bilin: Cumhuriyet ancak ve ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu 29 Ekim hepimizi biraz öksüz hissettirebilir. Ancak cumhuriyetçi program etrafında her gün daha fazla enerji biriktirmeye devam ediyoruz. Birlik olup mücadeleye atıldığımızda; cumhuriyetimizi, onun yegâne muhafızı olan emekçi halkımızın ellerinde yeniden inşa etmeye başlayacağız. Bu kararlılıkla, Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet’in kuruluşunun bütün kahramanlarına, yoksul Anadolu köylüsüne, yurtsever aydın ve subaylara ve bu kavganın önderi Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 14:02:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkpden-cumhuriyet-bayrami-aciklamasi-cumhuriyet-emekcilerin-iktidarinda-yeniden-mumkun-olacak-h164106.html">TKP&apos;den Cumhuriyet Bayramı açıklaması: Cumhuriyet, emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-13-milyona-yaklasti-h164105.html</link>
		<title>DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyona yaklaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 762 bine yükseldiğini açıkladı. Ayrıca dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın 22,8 puana çıktığı, resmi işsizlerin yüzde 83,7’sinin ise işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı kaydedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK-AR’ın TÜİK ve İŞKUR verilerinden yararlanarak hazırladığı değerlendirmeye göre, Eylül 2026’da mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,4, dar tanımlı işsiz sayısı ise 2 milyon 967 bin olarak açıklandı. DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 762 bin oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, dar tanımlı işsiz sayısının Eylül 2024’te 3 milyon 36 bin, Eylül 2025’te 3 milyon 26 bin ve Eylül 2026’da 2 milyon 967 bin olduğu belirtildi. Aynı dönemde geniş tanımlı işsiz sayısının ise 11 milyon 4 binden 12 milyon 339 bine, ardından 12 milyon 762 bine yükseldiği kaydedildi. Geniş tanımlı işsiz sayısının yıllık 423 bin, iki yıllık dönemde ise 1 milyon 758 bin arttığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5aaabada-7e5a-4cec-ac26-a2334c51dc5a-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DAR VE GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ARASINDAKİ FARK 22,8 PUAN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, dar tanımlı işsizlik oranının, Eylül 2024 ve Eylül 2025’te yüzde 8,5 olduğu, Eylül 2026’da ise yüzde 8,4’e gerilediği belirtildi. Geniş tanımlı işsizlik oranının Eylül 2024’te yüzde 27,5 olduğu, Eylül 2026’da yüzde 31,2’ye yükseldiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın, Ocak 2022’de yaklaşık 11 puan olduğu, Eylül 2026’da ise 22,8 puana ulaştığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4,3 MİLYON KİŞİ DAHA FAZLA SAAT ÇALIŞMAK İSTİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, dar tanımlı işsizliğin son dört hafta içinde aktif iş arama kanallarını kullanan ve iş bulması durumunda iki hafta içinde çalışmaya başlayabilecek kişileri kapsadığı belirtildi. Geniş tanımlı işsizliğin ise zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin yanı sıra iş aramayıp çalışmaya hazır olanları, iş arama ümidini yitirenleri ve potansiyel iş gücünü de kapsadığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül 2026 itibarıyla 4,3 milyon kişinin haftada 40 saatten az çalıştığı ve imkânı olması durumunda daha fazla çalışmak istediğini belirttiği, 5,5 milyon kişinin ise iş arama ümidini yitirdiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/4265b844-d271-4b62-b043-109cc1909d0c-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GENİŞ TANIMLI KADIN İŞSİZLİĞİ YÜZDE 40,4</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rapora göre, Eylül 2026’da dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9, kadınlarda yüzde 11,3 oldu. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise erkeklerde yüzde 25,6, kadınlarda yüzde 40,4 olarak hesaplandı. Geniş tanımlı kadın ve erkek işsizliği arasındaki fark 14,8 puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranının erkeklerde yüzde 19,1, kadınlarda yüzde 23,1 olduğu belirtilen raporda, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranının erkeklerde yüzde 14,3, kadınlarda yüzde 31,3 olarak gerçekleştiği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylül 2026’da kadınlarda dar tanımlı işsiz sayısının 1 milyon 353 bin, geniş tanımlı işsiz sayısının 6 milyon 382 bin olduğu belirtildi. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 614 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 380 bin olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RESMİ İŞSİZLERİN YÜZDE 83,7’Sİ İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALAMIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, TÜİK’in Eylül 2026 için açıkladığı 2 milyon 967 bin dar tanımlı işsize karşılık, İŞKUR verilerine göre aynı ayda işsizlik ödeneği alanların sayısının 484 bin 949 olduğu belirtildi. Bu verilere göre resmi işsizlerin yalnızca yüzde 16,3’ünün işsizlik ödeneğinden yararlanabildiği, yüzde 83,7’sinin ise ödenek alamadığı kaydedildi. Raporda, yaklaşık 2,5 milyon işsizin işsizlik ödeneğinden yoksun kaldığı ifade edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 13:25:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-13-milyona-yaklasti-h164105.html">DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyona yaklaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/spk-tasfiye-edilen-fonlardaki-odeme-usul-ve-esaslari-belirledi-ilk-odemeler-para-piyasasi-fonlarina-h164104.html</link>
		<title>SPK, tasfiye edilen fonlardaki ödeme usul ve esasları belirledi: İlk ödemeler Para Piyasası fonlarına</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiyesine karar verilen Tera Portföy Yönetimi AŞ, Pusula Portföy Yönetimi AŞ ve Atlas Portföy Yönetimi AŞ’nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin usul ve esasları belirledi. Buna göre, fon pay sahiplerine ara ödeme yapılacak, ödemelere öncelikle unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan fonlardan başlanacak. Ara ödemelerde yatırımcı başına 1 milyon TL üst sınırı uygulanacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"7596 Sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Uyarınca Yapılacak Tasfiye ve Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar", Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 27 Ekim 2026 tarihli bülteninde yayımlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre tasfiye süreci, SPK koordinasyonunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), İstanbul Takas ve Saklama Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Ziraat Bankası, İş Bankası ve ilgili diğer kuruluşlarla birlikte yürütülecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tasfiye işlemlerini Pusula Portföy Yönetimi AŞ ve Atlas Portföy Yönetimi AŞ’nin kurucusu olduğu fonlar için Ziraat Bankası, Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin kurucusu olduğu fonlar için ise İş Bankası yürütecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARA ÖDEMELERDE 1 MİLYON TL ÜST SINIRI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SPK kararına göre, fon pay sahiplerine yapılacak ara ödemelerde, 7596 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında MKK tarafından endeksleme uygulanmaksızın hesaplanan net yatırım tutarı ile 1 milyon TL’lik üst sınır dikkate alınacak. Ara ödeme tutarı bu iki tutardan yüksek olanı aşamayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun’un 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında dağıtılabilir nakdin, ikinci fıkrada belirtilen ara ödemelerin tamamını karşılamaya yetmemesi halinde ise yatırımcı başına hesaplanan net yatırım tutarı, ilgili fon için belirlenen hesaplama tarihi itibarıyla geçerli tutar ve 1 milyon TL’lik üst sınır arasından en düşük olanı esas alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon malvarlığındaki dağıtılabilir nakdin, hesaplanan ara ödeme tutarlarını karşılamaya yeterli olması halinde ara ödeme yerine nihai ödeme yapılabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖNCELİK PARA PİYASASI FONLARINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ara ödemelere öncelikle unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan yatırım fonlarından başlanacak. Bu fonlar dışındaki fonlarda ise dağıtılabilir nakdin toplam ara ödeme yükümlülüğüne oranı dikkate alınacak ve karşılama oranı en yüksek olan fondan başlayarak ödeme yapılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı veya yakın karşılama oranına sahip fonlar arasında, mevcut nakitle ara ödeme tutarı karşılanabilecek yatırımcı sayısının en fazla olduğu fon dikkate alınarak ödeme sırası belirlenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dağıtılabilir nakdin hesaplanan ara ödeme tutarlarının toplamını karşılamaya yetmemesi halinde, ara ödeme tutarı en düşük yatırımcılardan başlanarak ödeme sırası oluşturulabilecek. Alternatif olarak, fon bazında en fazla sayıda yatırımcıya ödeme yapılmasını sağlayacak analiz doğrultusunda tüm fon pay sahipleri için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenebilecek. Bu uygulamalar Kurulun onayına tabi olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAZI KİŞİ VE KURUMLARA ÖDEME YAPILMAYACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SPK kararında, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 veya 107’nci maddelerinde düzenlenen fiillerin tasfiye kapsamındaki fonlar tarafından, bu fonlarla birlikte hareket edilerek veya fonların iştirakiyle işlenmesi halinde, söz konusu fiilleri işlediği ya da bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen ve MKK tarafından ilgili kuruluşlara bildirilen kişi ve kurumlara tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacağı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ara ödemeler sırasında fon katılma payları iade alınmayacak. Katılma paylarının iade işlemleri, nihai tasfiye ödemeleri sırasında gerçekleştirilecek ve yapılan ara ödemeler, yatırımcının nihai tasfiye kapsamında hak kazanacağı tutardan mahsup edilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel hisse iade hesabına aktarılan tutarların tasfiye kapsamındaki fonlara dağıtımında ise öncelikle ara ödeme karşılama oranı en düşük olan ve net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında bulunan yatırımcı sayısı en fazla olan para piyasası fonları dikkate alınacak. Amaç, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcıya ara ödeme yapılmasını sağlamak olacak. Bu aşamanın ardından hesapta tutar kalması halinde diğer fonlara da aynı esaslarla dağıtım yapılacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 13:05:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/spk-tasfiye-edilen-fonlardaki-odeme-usul-ve-esaslari-belirledi-ilk-odemeler-para-piyasasi-fonlarina-h164104.html">SPK, tasfiye edilen fonlardaki ödeme usul ve esasları belirledi: İlk ödemeler Para Piyasası fonlarına</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-disisleri-komisyonunda-levent-gumrukcu-mekke-ittifaki-nato-ve-avrupa-guvenligini-tamamlayici-bir-nitelikte-h164103.html</link>
		<title>Mekke Anlaşması Dışişleri Komisyonu&apos;nda... Levent Gümrükçü: Mekke İttifakı, NATO ve Avrupa güvenliğini tamamlayıcı bir nitelikte</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması&#039;nın Türkiye&#039;nin diğer ittifaklarından veya anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını belirterek, &quot;Güvenliğin bölünmezliği ilkesi doğrultusunda ve bu çerçevede özellikle de Avrupa-Atlantik coğrafyası ile Orta Doğu bölgesi arasında güvenlik alanındaki karşılıklı etkileşim ışığında, Mekke İttifakı&#039;nın, geniş Orta Doğu bölgesindeki güvenlik ve istikrara yapacağı katkılarla, başta NATO olmak üzere Avrupa güvenliğine dair üyesi olduğumuz tüm çok taraflı platformlar için esasen tamamlayıcı bir nitelik taşıması öngörülmektedir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Dışişleri Komisyonu'nda Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşmeleri yapılıyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü konuşmasında, bugün onaya sundukları Ortak Savunma için Mekke Anlaşması'nın her şeyden önce Türkiye ile Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki köklü tarihsel ilişkilerin bir uzantısını teşkil etmekte olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı tarafından Mekke'de 7 Ağustos'ta imzalandığını söyledi. Anlaşma'nın iç onay süreçlerinin Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından tamamlandığı ve bu yönde gerekli resmi bildirimde bulunulduğunu kaydeden Gümrükçü, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MEKKE ANLAŞMASI HERHANGİ BİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mekke Anlaşması, üç ülke arasındaki özel dostluk ilişkilerinin bir uzantısı olmanın yanısıra, bölgemizde ihtiyacı giderek daha fazla hissedilen bölgesel sahiplenme anlayışının da somut bir üründür. Nitekim bölgemizdeki sorunların daha da çetrefil bir hale geldiği günümüzde, Anlaşmanın tarafı üç ülke, bu sorunlara dışardan çözüm bulunmasını beklemek yerine, kendileri sorumluluk üstlenerek, iş birliği ve kolektif savunma anlayışına dayalı bir bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımını atmış ve bu yönde oluşturulacak kurumsal yapının hukuki zeminini ortaya koymuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nitekim, Mekke Anlaşması'yla zemini oluşturulan bu yapının, sadece taraf üç ülkenin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı yapması, karşılıklı güven temelinde diyalog ve iş birliğini güçlendirerek, bölgede kalıcı ve öngörülebilir istikrar ortamı yaratması, esasen büyük bir potansiyele sahip olmakla birlikte on yıllardır devam eden çeşitli kriz ve ihtilaflar nedeniyle bu potansiyelini hayata geçirememiş bulunan bölgemizde, bizzat bölge ülkelerinin kendi sorumluluğu ve sahipliğinde bir barış istikrar ve refah vizyonu ortaya koyması hedeflenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tamamen savunma odaklı olan Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması hedefini gözeten ve devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı, meşru müdafaa hariç güç kullanmama ve içişlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere, uluslararası hukuka saygı gösteren tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BÖLÜCÜ DEĞİL, KAPSAYICI BİR VİZYON İÇERİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu haliyle, Anlaşma bölgede herhangi bir kamplaşmayı değil, bütünleşmeyi öngörmekte, bölücü değil kapsayıcı bir vizyon içermektedir. Bu genel ilkeler ışığında, Anlaşma daha operasyonel düzeyde ise kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini, uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulmasını, silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğinin, karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlarla artırılmasını, savunma sanayinde, ortak üretim ve teknolojik paylaşımı dahil iş birliğinin desteklenmesini, terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesini, ve tarafların birbirlerine anlaşma hükümlerinin uygulanması kapsamında lojistik destek sağlamalarını öngörmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mekke Anlaşması'nın Türkiye'nin diğer ittifaklarından veya anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını veya bunların yerine geçmediğini dile getiren Gümrükçü, anlaşmada da bu yönde açık bir hüküm bulunduğunu hatırlattı. Gümrükçü, "Aksine, güvenliğin bölünmezliği ilkesi doğrultusunda ve bu çerçevede özellikle de Avrupa-Atlantik coğrafyası ile Orta Doğu bölgesi arasında güvenlik alanındaki karşılıklı etkileşim ışığında, Mekke İttifakı'nın, geniş Orta Doğu bölgesindeki güvenlik ve istikrara yapacağı katkılarla, başta NATO olmak üzere Avrupa güvenliğine dair üyesi olduğumuz tüm çok taraflı platformlar için esasen tamamlayıcı bir nitelik taşıması öngörülmektedir" dedi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 12:52:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-disisleri-komisyonunda-levent-gumrukcu-mekke-ittifaki-nato-ve-avrupa-guvenligini-tamamlayici-bir-nitelikte-h164103.html">Mekke Anlaşması Dışişleri Komisyonu&apos;nda... Levent Gümrükçü: Mekke İttifakı, NATO ve Avrupa güvenliğini tamamlayıcı bir nitelikte</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-4-egitimciye-sorusturma-izni-verildi-egitim-is-genel-baskani-ozbay-bu-isin-birinci-sorumlusu-iktidar-ve-milli-egitim-bakanligidir-h164102.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırısında 4 eğitimciye soruşturma izni verildi Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay: Bu işin birinci sorumlusu iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı&apos;dır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Kahramanmaraş&#039;taki okul saldırısına ilişkin 4 eğitimci hakkında soruşturma izni verilmesini değerlendirerek, okul güvenliğinin, eğitimcilerin bireysel çabasına bırakılamayacağını söyledi. Özbay, &quot;Bu işin birinci sorumlusu iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı&#039;dır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da okulun sekizinci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetti, 15 öğrenci yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Onikişubat Kaymakamlığı, okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında "terk, suçu bildirmeme ve görevi kötüye kullanma" suçlarından soruşturma izni verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'YLA İLGİLİ BİR SORUŞTURMA DUYUYOR MUYUZ?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, soruşturma izni kararını ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Özbay, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çok acı bir olay yaşadık. Bu olayla ilgili orada yetkisi olan herkesin soruşturulması çok normal bir şey. Ancak burada şunu sormak lazım: Bugün öğretmeni soruşturana kadar bu işle ilgili zamanında alınmayan önlemlerin, yapılmayanların asıl sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanlığı'yla ilgili bir soruşturma, bir araştırma duyuyor muyuz? İşin gerçekten nedeninin ne olduğunu sorgulayanı görüyor muyuz? Bunların hiçbirini görmüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yine öğretmene, idareciye yüklenmek isteyen bir yük olduğunu görüyoruz. Tabii ki soruşturma kapsamında burada ifadeler alınır. Onların oradaki sorumluluk alanlarına göre değerlendirmeler yapılır. Buna hiçbir itirazımız yok. Ama Türkiye'de yetki üst makamlarda, sorumluluk hep aşağıda. Yani biz bunu yaşıyoruz. Bugün orada okul ihtiyacı varsa okulu öğretmen ya da idareci yapmayacaktı herhalde. Oranın içerisinde güvenlik açısından, okul etrafında bir tedbir alınacaksa bunu da okul müdürü, rehber öğretmen, öğretmenler yapmayacaktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OKUL GÜVENLİĞİ, ÖĞRETMENİN BİREYSEL KAHRAMANLIĞINA BIRAKILAMAZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yani okul güvenliği, öğretmenin, eğitimcinin bireysel kahramanlığına bırakılabilecek bir şey değil. Okul güvenliğiyle ilgili, sağlıklı eğitim ortamıyla ilgili ilk başta Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğu var. Bu sorumluluğu hiç üstlenmiyor. Yani şimdi Kahramanmaraş'ta bakıyoruz. İl Milli Eğitim Müdürü görevden alındı mı? Alındı. Orada 13 öğretmenin görev yeri değiştirilip başka bir yere adeta sürgün gibi gönderildi mi? Gönderildi. Burada bir ihmal olduğunu Milli Eğitim Bakanlığı kabul etmiş oluyor aslında. Ama nedense bu ihmal zinciri hiç yukarıya doğru çıkmıyor. Yani en başta okul yapmakla, güvenlik tedbirlerini almakla, okulların ihtiyaçlarını karşılamakla, öğretmenin oradaki görev ve sorumluluk alanıyla ilgili tedbirleri almak, burayı genişletmekle sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın da hiçbir sorumluluğu olmuyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İKTİDARIN HER ŞEYE YETKİSİ VAR AMA HİÇBİR ŞEYİN SORUMLUSU DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, Sırbistan'daki okul saldırısı, Yunanistan'daki tren faciası, Romanya'daki eğlence merkezi yangını ve Portekiz'de bir petrol şirketinin bakanlarını araçlarıyla maça götürmesinin ardından ilgili ülkelerde bakanların ve hükümet yetkililerinin istifa ettiğini hatırlattı. Özbay, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şimdi Sırbistan'daki okul saldırısında silahı çeken Milli Eğitim Bakanı değildi. Yunanistan'daki tren faciasında treni kullanan Ulaştırma Bakanı değildi. Romanya'daki yangında yangını çıkaran Başbakan değildi. Ama burada siyasi sorumluluk üstlenen bir zihniyet var. Bizde ise hiç siyasi sorumluluk üstlenilmiyor. Yani siyasi sorumluluk soyut bir kavram değildir. Öncelikle burada okul önlerinde bu tedbirleri almayan, eğitim ortamında yapılması gerekenleri yapmayan, gerçek nedenleri görmezden gelen bir Milli Eğitim Bakanlığı ve iktidar yetkilileri olduğunu görmek lazım. Bu işin en temel, en başta sorumlusu iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı'dır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğretmenler adeta burada, 'Siz neden ölmediniz, siz neden yaralanmadınız?' diye suçlanmış oluyor aslında. Yani okul güvenliği oradaki eğitim çalışanının bireysel kahramanlığına bırakılabilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı tedbirini almamış, iktidar üzerine düşeni yapmamış. Yetki makamı açısından Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidar her türlü şeyi yapmaya muktedirler. Ama hiçbir sorumluluk yok. İktidarın bugün ülkede yaşattığı şey şu aslında: Her şeyin sahibi gibi davranıyor. Her şeye yetkisi var ama hiçbir şeyin sorumlusu değil. Öğretmenler bir kez daha cezalandırılmaya çalışılıyor. Sorumlular araştırılsın ama söylüyoruz: Bu işin birinci sorumlusu iktidar ve bunun Milli Eğitim Bakanlığı açısından en büyük sorumlusu da Milli Eğitim Bakanlığı'dır. Öncelikle onlar gereğini yapmalı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 12:31:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-4-egitimciye-sorusturma-izni-verildi-egitim-is-genel-baskani-ozbay-bu-isin-birinci-sorumlusu-iktidar-ve-milli-egitim-bakanligidir-h164102.html">Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırısında 4 eğitimciye soruşturma izni verildi Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay: Bu işin birinci sorumlusu iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı&apos;dır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/faizde-buyuk-makas-prof-dr-senol-babuscu-ihtiyac-faizi-yuzde-64-mevduat-faizi-yuzde-43-44-h164101.html</link>
		<title>Faizde büyük makas... Prof. Dr. Şenol Babuşcu: İhtiyaç faizi yüzde 64, mevduat faizi yüzde 43-44</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37&#039;den yüzde 36&#039;ya düşürmesi, bankaların kredi faizlerine yansımadı. Bankacılık uzmanı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, &quot;Vatandaşlar, bankadan bireysel kredi kullandığında yüzde 64’le borçlanıyor. Taşıt kredileri de bu düzeye yakındır. Ticari kredi bileşik faizleri yüzde 60&#039;larda... Mevduat faizi de bileşik yüzde 43-44, basit faiz yüzde 37-38&quot; dedi. Babuşcu, bankaların açtığı kredi ile mevduat faizleri arasındaki farkın 20 puan olduğuna işaret ederek, &quot;Bunun yarısı bankaların personel dahil işletme giderlerine gider, diğer yarısı da kârdır&quot; dedi.   ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, geçen hafta perşembe günü politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 36'ya çekti. Türkiye, mevcut faiz oranıyla Arjantin’den sonra dünyada ikinci sırada yer alıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), bu yılın&nbsp; son toplantısını 10 Aralık'ta yapacak. Uzmanlar, bu toplantıda da faizlerin indirilmesini bekliyor.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BANKA KREDİ FAİZLERİ DEĞİŞMEDİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Prof. Dr. Şenol Babuşcu, ANKA HAber Ajansı'nın sorusu üzerine, Merkez Bankası'nın faizi 1 puan indirdiğin hatırlatarak,&nbsp; "Evet, politika faizi yüzde 36'ya düşürüldü. Buna karşılık vatandaşlar, bankadan bireysel kredi kullandığında yüzde 64’le borçlanıyor. Taşıt kredileri de bu düzeye yakındır. Ticari kredi bileşik faizleri yüzde 60'larda... Mevduat faizi de bileşik yüzde 43-44, basit faiz yüzde 37-38" diye konuştu. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babuşcu, banka kredi faizlerinde indirim bekleyip beklemediği sorusunu, "Şu aşamada herhangi bir değişiklik beklemiyorum" diyerek yanıtladı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">20 PUAN FARK VAR&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babuşcu, bankaların açtığı kredi ile mevduat faizleri arasındaki farkın 20 puan olduğuna işaret ederek, "Bunun yarısı bankaların personel dahil işletme giderlerine gider, diğer yarısı da kârdır" dedi.&nbsp; &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merkez Bankası'nın aralık ayı toplantısında faizi bir kez daha indirebileceğini belirten Babuşcu, bu durumda yeni yılda sınırlı da olsa kredi faizlerinde bir indirimin gündeme gelebileceğini, vatandaşın istediği oranlarda faiz için alınacak çok yolun olduğunu vurguladı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BATIK KREDİLER İKİYE KATLANDI"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babuşcu, Türkiye'nin önündeki sorunlardan birinin de batık krediler olduğunu kaydederek, "Son 3 ayda önceki 3 aya bakıldığında batık kredi tutarları ikiye katlandı" dedi. Babuşcu, batık kredilerin artmasının en temel nedeninin yoksulluk ve yüksek enflasyon olduğunu belirterek, " Bu konu önemli ve dikkatle takip edilmesi gerekiyor" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 11:59:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/faizde-buyuk-makas-prof-dr-senol-babuscu-ihtiyac-faizi-yuzde-64-mevduat-faizi-yuzde-43-44-h164101.html">Faizde büyük makas... Prof. Dr. Şenol Babuşcu: İhtiyaç faizi yüzde 64, mevduat faizi yüzde 43-44</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-oztunc-eksik-olan-halkin-refahini-onceleyen-bir-yonetim-anlayisidir-h164100.html</link>
		<title>CHPli Öztunç: Eksik olan, halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, &quot;Vatandaşın derdi geçimdir, iktidarın önceliği bu derdi çözmek olmalıdır. Türkiye’nin kaynakları da var, insanımızın emeği de var. Eksik olan, halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, vatandaşların artan borç yükü ve icra dosyalarındaki yükselişe ilişkin yaptığı açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İnsanlar geçinebilmek için borçlanıyor, kredi kartlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Emekli, işçi, memur, esnaf ve dar gelirli vatandaş geçim mücadelesi verirken, iktidar mensupları kendilerini Fonlamaktan Vatandaşı Fonuna kadar soymaktan geri durmuyorlar. Vatandaş artık yalnızca ev ya da araba almak için değil, mutfak masrafını karşılamak, faturasını ödemek ve ay sonunu getirebilmek için de borçlanıyor. İnsanlar kazandıkları parayla geçinemiyorsa, emekli maaşı temel ihtiyaçlara yetmiyorsa, asgari ücretli yaşam mücadelesi veriyorsa burada ciddi bir ekonomik yönetim sorunu vardır. İktidara soruyorum: Vatandaşın borcu trilyonlarla ifade edilirken hangi ekonomik başarıdan söz ediyorsunuz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçlar da hesaba katıldığında batık bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplam 527 milyar liraya ulaştığını kaydeden Öztunç, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu rakamların arkasında borcunu ödeyemeyen, icra takibiyle karşı karşıya kalan ve geleceğinden endişe duyan insanlar var. Borçlar büyüyor, vatandaşın ödeme gücü zayıflıyor. İktidarın görevi bu tabloyu seyretmek değil, vatandaşın geçim şartlarını iyileştirecek kalıcı çözümler üretmektir. İcra dairelerindeki dosyaların arkasında ödenemeyen borçlar ve geçim mücadelesi veren insanlar bulunuyor. Dosya sayılarındaki artış, borçlardaki büyümeyle birlikte değerlendirildiğinde son derece ciddi bir uyarıdır. Vatandaşın ekonomik sıkıntısını görmezden gelerek bu sorunları çözemeyiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU ÜLKEDE ADALET KİME GÖRE İŞLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vatandaşın borcu 7,4 trilyon lirayı aşmışsa, icra dairelerindeki dosya sayısı 26,6 milyona dayanmışsa, borçlanılan her 100 liralık anapara ödemesine 71 lira faiz ödeniyorsa ve 9 aylık sürede 1 trilyon 911 milyar faiz ödemek zorunda kalınıyorsa artık kimse ekonomik başarı masalları anlatmasın. Vatandaşın derdi geçimdir, iktidarın önceliği bu derdi çözmek olmalıdır. Türkiye’nin kaynakları da var, insanımızın emeği de var. Eksik olan, halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır. Vatandaş borç içinde, emekli geçim derdinde, gençler gelecek kaygısı yaşıyorken vatandaşın üç kuruş birikimini ellerinden alarak kendilerini fonlayan, borsada fonlar üzerinden milyarlık servetler ve açıklanması gereken mal varlıkları karşısında insanların aklında tek bir soru var: Bu ülkede adalet kime göre işliyor?”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 11:25:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-oztunc-eksik-olan-halkin-refahini-onceleyen-bir-yonetim-anlayisidir-h164100.html">CHPli Öztunç: Eksik olan, halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/afsin-elbistanda-termik-santral-tepkisi-koy-bosaldi-hastaliklar-artti-h164098.html</link>
		<title>Afşin-Elbistanda Termik Santral tepkisi: Köy boşaldı, hastalıklar arttı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Afşin-Elbistan A ve B termik santralleri yakınında bulunan Çoğulhan Mahallesi sakinleri, santral bacasından çıkan gaz ve kül nedeniyle tarım arazilerinin zarar gördüğünü, hastalıkların arttığını anlattılar. Mahalle sakini Cuma Binboğa, çocuğunun 5 yaşındayken lösemiye yakalandığını, Nurettin Doğan ise üç kardeşini akciğer kanserinden kaybettiğini bildirdi. Greenpeace Avukatı Gökhan Candoğan, santralin özelleştirme sürecinde hedeflenen çevresel yatırımların yapılmadığını, Temiz Hava Hakkı Platformu’ndan Prof. Dr. Gamze Varol ise yaklaşık 50 yılda 400 bin dönüm arazinin santral nedeniyle zarar gördüğünü aktardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Afşin-Elbistan bölgesinde faaliyet gösteren kömürlü termik santrallerin insan sağlığı, tarım arazileri ve doğal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekilmesi amacıyla basın gezisi düzenlendi. Temiz Hava Hakkı Platformu’ndan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gamze Varol ve Greenpeace Avukatı Gökhan Candoğan’ın da katıldığı saha gezisinde bölge sakinleri yaşadıkları sorunları anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afşin-Elbistan A ve B termik santrallerinin bulunduğu bölgedeki gezide, santral bacalarından yükselen dumanlar ve kömür faaliyetlerinin çevredeki yerleşim alanlarına etkileri gündeme geldi. Bölgede yeni termik santral ünitelerinin yapılmasına yönelik planlar da tartışılırken, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde kömürden çıkış ve adil dönüşüm çağrıları yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7c7b2c92-0cb8-4514-843a-8b92b78fc991-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BİNBOĞA: “5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUM LÖSEMİYE YAKALANDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çoğulhan Mahallesi sakini Cuma Binboğa, bölge halkının sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını ve birçok ailenin mahalleyi terk ettiğini anlattı. Termik santrallerin yalnızca Çoğulhan’ı değil, çevredeki köyleri de etkilediğini belirten Binboğa, tarım arazilerinin zarar gördüğünü ve hastalıkların arttığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Binboğa, “Benim çocuğum 2015 yılında, 5 yaşındayken lösemi hastası oldu. Tedavisi için Kayseri Erciyes Tıp Fakültesi'ne gittik. Orada hastaların neredeyse tamamına yakını buralıydı. Korkunç bir manzarayla karşılaştık. Dört yıl Kayseri’de kaldım. Çocuğum iyileşti ama birçok çocuk orada hayatını kaybetti” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahallenin geçmişte çok daha kalabalık olduğunu söyleyen Binboğa, “Buranın nüfusu 10 bine yakındı. Şu anda tahminen 500 kişi kaldı. Kalanlar da genellikle imkanı olmayan, buradan ayrılamayan insanlar ve yaşlılar. Köyümüz yok oldu. Çevremize, Elbistan’a, ovaya zarar verildiğini düşünüyoruz. Biz artık burada sağlıklı yaşamak istiyoruz. Bu santrallerin kapatılmasını istiyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜÇ AĞABEYİMİ AKCİĞER KANSERİNDEN KAYBETTİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahalle sakinlerinden Nurettin Doğan da üç ağabeyini akciğer kanseri nedeniyle kaybettiğini, eşinin de beyin kanseri hastası olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğan, “Termik santral yaşam alanlarımızı, tarım arazilerimizi bitirdi. Biz bu santralin derhal kapatılmasını istiyoruz. İnsanlar ya burada kalıp hastalıklarla mücadele edecek ya da burayı terk edecek. Dallarda bir tane kuş yok. Doğa talan olmuş vaziyette. Artık bu şartlarda yaşamak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AVUKAT CANDOĞAN: “SANTRALDE YAPISAL SORUNLAR TESPİT EDİLDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Greenpeace Avukatı Gökhan Candoğan, bölgede aktif çalışan iki termik santral bulunduğunu, Afşin A Termik Santrali’nin Çelikler Holding, Afşin B Termik Santrali’nin ise Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) tarafından işletildiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/3f88d4b3-c46f-4b04-9a17-547c4e181c1d-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle Afşin A Termik Santrali’nin teknolojisinin eski olduğunu ifade eden Candoğan, özelleştirme sürecinde gerekli çevresel yatırımların yapılmasının hedeflendiğine ancak bu konuda yeterli ilerleme sağlanmadığına işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Candoğan, “Özelleştirme sebeplerinden birisi gerekli çevresel yatırımların yapılması ve santralin devlet tarafından belirlenen emisyon eşiklerine uyabilecek şekilde çalışmasının sağlanmasıydı. Ancak aradan geçen sürede bu yönde ciddi bir adım atılmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta bu sebeple 2020 yılında altı aylık bir süreyle faaliyeti durdurulmuştu” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Santralin çevre mevzuatına aykırılıklar nedeniyle çeşitli idari yaptırımlarla karşılaştığını söyleyen Candoğan, Greenpeace ve bölge sakinleri adına iki önemli hukuki süreç yürüttüklerini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk davanın iki yeni ünite ilavesi için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açıldığını belirten Candoğan, “İki yeni ünite ilavesi için ÇED olumlu kararı verilmişti. Bu kararın iptali için açtığımız davada keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda ÇED raporunun gerekli nitelikleri taşımadığı tespit edilerek olumlu karar iptal edildi. Bu karar şu anda Danıştay’da temyiz incelemesinde. Yakın zamanda sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci davanın ise 2024 yılında santralin bir ünitesine verilen çevre izinlerine karşı açıldığını kaydeden Candoğan, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bilirkişi incelemesi sonucunda santraldeki eksikliklerin geçici ve giderilebilir nitelikte olmadığı, yapısal sorunlar bulunduğu tespit edildi. Bu yapısal sorunlar nedeniyle santralin çevre mevzuatına uygun çalışmadığı yönünde değerlendirme yapıldı. Mahkemenin yakın zamanda karar vermesini bekliyoruz. Bir yanda devletin, diğer yanda özel bir şirketin işlettiği iki santral var. Bacadan çıkan dumanın griliği ortada. Bunun baca gazı arıtmasının çalışmadığını gösterdiğini düşünüyoruz. İnsan sağlığına ve ekolojik değerlere rağmen bu faaliyetlerin sürdürülmemesi gerekiyor. Türkiye’nin kömürden çıkış için bir kapatma takvimi açıklamasını bekliyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PROF. DR. VAROL: “HAVA KİRLİLİĞİ KESİN KANSEROJEN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temiz Hava Hakkı Platformu’ndan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gamze Varol ise kömürlü termik santrallerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin bilimsel araştırmalarla ortaya konulduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin bacalarını göstererek açıklamalarda bulunan Varol, hava kirliliğinin yalnızca santrallerin bulunduğu yerleşim alanlarını değil, rüzgârlarla kilometrelerce uzaktaki bölgeleri de etkileyebildiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Varol, “Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dış ortam hava kirliliği kesin kanserojen. Sadece yakın çevrede yaşayanlar değil, rüzgârlarla kilometrelerce uzağa kadar taşınabilen kirletici partikülleri soluyoruz. Bunlar yalnızca akciğer kanserine neden olmuyor, pek çok sağlık sorununu ağırlaştırıyor ve ortaya çıkma sıklığını artırıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kömürlü termik santrallerden kaynaklanan PM2,5 ve PM10 gibi partikül maddelerin yalnızca solunum sistemini etkilemediğini vurgulayan Varol, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu kirleticilerin çok sayıda sistemik etkisi var. Daha anne karnındaki bebeğin büyümesini ve gelişmesini olumsuz etkileyebiliyor. Üreme sağlığı sorunları, kalp ve damar hastalıkları, felçlerde artış, astım ve KOAH ataklarında artış, hastaneye başvuruların artması ve hastanede yatış sürelerinin uzaması gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla bu bacalardan çıkan dumanların genel halk sağlığına yönelik bir tehdit olduğunu söyleyebiliriz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çevre kirliliğinin yalnızca solunan havayla sınırlı olmadığını belirten Varol, bölgede yapılan bazı bilimsel çalışmalarda termik santral çalışanlarında hücresel ve genetik etkilenmelere, çevrede yetiştirilen ürünlerde ise kirleticilerin bulunabileceğine ilişkin bulgular elde edildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Varol, “İnsan sağlığını, ekosistem, çevre ve hayvan sağlığıyla bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Kirleticiler yalnızca havada değil, toprakta ve suda da bulunabiliyor. Ürün yetiştirdiğimiz toprakta ya da kullandığımız suda bulunan bu maddeler sağlığımızı kısa ve uzun vadede farklı boyutlarda olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DALKANAT: “400 BİN DÖNÜM TARIM ARAZİSİ ZARAR GÖRDÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü Mehmet Dalkanat ise bölgedeki kömürlü termik santral faaliyetlerinin yaklaşık 50 yıllık geçmişi bulunduğunu belirterek, yeni santral projelerine karşı mücadele ettiklerini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elbistan Ovası’nda 1975'te düşük kalorili linyit rezervlerinin tespit edildiğini ve bu kaynakların elektrik üretiminde kullanılması amacıyla altı termik santral planlandığını anlatan Dalkanat, bugün bunlardan ikisinin faaliyette olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dalkanat, “Üçüncü santrali yapmak istediklerinde A ve B termik santrallerinin çevreye verdiği yıkım görünür hâle gelmişti. Biz de bundan sonrasını kaybetmemek için üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı santrallere izin verilmemesi amacıyla Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu'nu oluşturduk. Mücadelemiz devam ediyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afşin-Elbistan Ovası’nın Türkiye’nin önemli tarım alanlarından biri olduğunu belirten Dalkanat, kömür madenciliği ve santral faaliyetleri nedeniyle geniş tarım arazilerinin üretim dışı kaldığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dalkanat, “Afşin-Elbistan Ovası Türkiye’nin dördüncü büyük ovası ve tahıl ambarı. Burada yetişmeyen tahıl çeşidi yoktu. Yaklaşık 50 yıllık süreçte 400 bin dönüm arazinin zarar gördüğünü söylüyoruz. Bu topraklar ülkenin tahıl üretimine katkı sağlayabilecek alanlardı” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Santrallerin çevresinde ağaçlandırma çalışmalarından beklenen sonucun alınamadığını bildiren Dalkanat, “ÇED raporlarında burada yeniden bağlar, bahçeler yetişeceği, ormanlar oluşturulacağı belirtiliyor. Ancak uygulamada bunun örneğini göremiyoruz. İlk dönemlerde dikilen ağaçlar gelişmedi, bir metreyi geçemedi. Eskiden burada üzüm bağları, elma bahçeleri vardı. Altınelma köyü elmasıyla meşhurdu. Şimdi bir tane elma bulamazsınız. Termik santrallerin ekolojik çevreye verdiği zarar bitki örtüsünü de etkiliyor. Tarlalarda kül nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşanıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">COP31 İklim Zirvesi öncesinde Türkiye’nin Afşin-Elbistan’daki sorunları dikkate alması gerektiğini söyleyen Dalkanat, “İklim zirvesine ev sahipliği yapacak Türkiye’nin burada yaşananları görmesi gerekiyor. Sağlık üzerindeki etkiler en önemli sorunlarımızdan biri. İnsanlar farkına varmadan yavaş yavaş ölüyor. Biz yeni termik santrallerin yapılmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölgedeki saha gezisinde, mevcut santrallerin geleceği ve planlanan yeni ünitelerin yanı sıra kömürden çıkış sürecinde bölge halkının, çalışanların ve yerel ekonominin nasıl korunabileceği de gündeme geldi. Çevre savunucuları, insan sağlığını ve doğal yaşamı önceleyen bir enerji dönüşümü için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 11:00:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/afsin-elbistanda-termik-santral-tepkisi-koy-bosaldi-hastaliklar-artti-h164098.html">Afşin-Elbistanda Termik Santral tepkisi: Köy boşaldı, hastalıklar arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/hakkaride-3-yil-once-ciftcilige-baslayan-erismis-kilosu-900-bin-liraya-ulasan-safran-yetistiriyor-h164097.html</link>
		<title>Hakkaride 3 yıl önce çiftçiliğe başlayan Erişmiş, kilosu 900 bin liraya ulaşan safran yetiştiriyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde safran ve salep üretimi yapan Kerim Erişmiş, yüksek ekonomik değeriyle öne çıkan safran yetiştiriciliğinin bölgede yaygınlaşmasını istiyor. Erişmiş, &quot;Bir dönümden 400-500 gram safran elde edilirse bunun ekonomik karşılığı oldukça yüksek oluyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yüksekova’da çiftçilik yapan Kerim Erişmiş, safran üretiminin bölgenin iklim ve toprak koşullarına uyum sağladığını belirterek özellikle tarımsal üretim yoluyla gelir elde etmek isteyen yurttaşların bu alana yönelebileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım ve Orman Bakanlığı ile il ve ilçe tarım müdürlüklerinin desteğiyle geçen yıl 2 dönüm arazisinde ekmek için 20 kilogram safran yumrusu edinen Erişmiş, bu yıl kendi imkanlarıyla üretimini genişletti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e17ba5fa-3932-4cee-b67e-43c65dd01fdf-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİR DÖNÜMDEN 400-500 GRAM SAFRAN ELDE EDİLEBİLİR"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Safranın kilogram fiyatının yaklaşık 900 bin lira olduğunu belirten Erişmiş, uygun bakım koşullarında bir dönümlük araziden 400-500 gram ürün alınabileceğini ifade etti. Bu miktarın mevcut fiyat üzerinden 400-500 bin liralık satış değerine karşılık gelebileceğini kaydeden Erişmiş, safranın buğday ve yonca gibi ürünlere alternatif olabileceğini dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erişmiş, “Bir dönüm, bir iki dönüm tarlası olan bir kişi de bu işi yapabilir. Bir dönümden 400-500 gram safran elde edilirse bunun ekonomik karşılığı oldukça yüksek oluyor. Benim isteğim, bölgemizde devlet desteğinin artması ve iş olanaklarının çoğalması” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/6ad8d23d-4dc4-46af-9dec-388402c50f0f-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Üretmek isteyenlere yardımcı olurum”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl diktiği safran yumrularının çoğaldığını ve bu yıl ürün verdiğini anlatan Erişmiş, çocuklarının desteğiyle 50-70 kilogram arasında yeni safran yumrusu alarak üretim alanını genişlettiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Safranın kış koşullarına uyum sağlayabilen bir bitki olduğunu ifade eden Erişmiş, Yüksekova ve Hakkari’de yetiştiriciliğin yaygınlaşmasını istediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erişmiş, safran üretimine başlamak isteyenlere destek vermeye hazır olduğunu belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de Erişmiş’in safran yetiştirdiği araziyi ziyaret ederek üretim çalışmaları ve hasat süreci hakkında bilgi aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 10:42:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/hakkaride-3-yil-once-ciftcilige-baslayan-erismis-kilosu-900-bin-liraya-ulasan-safran-yetistiriyor-h164097.html">Hakkaride 3 yıl önce çiftçiliğe başlayan Erişmiş, kilosu 900 bin liraya ulaşan safran yetiştiriyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/derbi-sonrasi-ismail-kartaldan-ozur-okan-buruktan-galibiyet-degerlendirmesi-cok-daha-farkli-bir-skor-olabilirdi-h164096.html</link>
		<title>Derbi sonrası İsmail Kartal&apos;dan özür, Okan Buruk&apos;tan galibiyet değerlendirmesi: Çok daha farklı bir skor olabilirdi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray&#039;ın Fenerbahçe&#039;yi 2-1 mağlup ettiği derbinin ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, &quot;Çok üzgünüz. Taraftarlarımızdan özür diliyoruz. Kötüydük bu akşam&quot; dedi. Gatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ise &quot;Belki bu senenin en rahat maçını oynamış olabiliriz. Çok daha farklı bir skora gidebilirdik&quot; diye konuştu. Buruk, maç sonunda yaşanan gerginliğe ilişkin de &quot;Çok fazla karışıklık oldu. Maalesef maç sonu böyle bitti&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ettiği derbinin ardından teknik direktörler Okan Buruk ve İsmail Kartal, düzenlenen basın toplantılarında karşılaşmayı değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARTAL: "BİZE YAKIŞMAYAN BİR İLK YARI OYNADIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmaya istedikleri gibi başlayamadıklarını belirten Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, ilk yarıdaki performanslarını eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kartal, "Maalesef maça biz istediğimiz gibi başlayamadık. Bize yakışmayan bir ilk yarı. İkinci yarı biraz daha toparlamaya çalıştık. Biraz daha önde, baskılı oynamaya çalıştık. Bir gol bulduk. Sonunda buradan istediğimiz sonucu alamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yenilgiyi geride bırakıp gelecek karşılaşmalara odaklanacaklarını belirten Kartal, "Bu maçı kapattık. Oynayacağımız Göztepe maçına şu andan itibaren hep birlikte konsantre olacağız" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TARAFTARLARIMIZDAN ÖZÜR DİLİYORUZ, KÖTÜYDÜK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taraftarlardan gelen tepkilere ilişkin soruyu da yanıtlayan Kartal, derbi yenilgisinden dolayı üzgün olduklarını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kartal, "Çok üzgünüz. Onlardan özür diliyoruz. Sadece kötü oynadık bu akşam. Çok fazla konuşmaya da gerek yok. Kötüydük yani bu akşam" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takımın yeniden çıkış yakalaması için önlerindeki maçlara odaklanacaklarını belirten Kartal, "Önümüzdeki maçları oynayarak, en iyi şekilde iyi sonuçlar alarak taraftarlarımıza kendimizi affettirmek istiyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DERBİ KAZANMADAN DA ŞAMPİYON OLUNUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Derbi maçlarda alınan mağlubiyetlerin şampiyonluk yarışını nasıl etkileyeceği yönündeki soruyu yanıtlayan Kartal, sezonun henüz başında olduklarını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kartal, "Şu anda daha sezonun bitmesine çok maç var. Bu derbilerin ikinci yarıda da oynanması gereken maçları var. Söylediğim gibi derbi kazanmadan da şampiyon bu ligde olunuyor. Daha önce olundu. Bu sene de biz olabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURUK: "BELKİ BU SENENİN EN RAHAT MAÇINI OYNADIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ise oyuncularının karşılaşmaya fiziksel ve taktiksel açıdan iyi hazırlandığını belirterek oyun üstünlüğünün büyük bölümde kendilerinde olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buruk, "Bugün gerçekten maçın başından sonuna kadar çok istekli bir oyun vardı. Çok fazla doğru şey yaptık. Belki bu senenin en rahat maçını oynamış olabiliriz. Çok daha farklı bir skora gidebilirdik. Kaçırdığımız goller, girdiğimiz pozisyonlar... Maçın başından sonuna kadar o üstünlüğü elimizde tuttuk" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rakibin ön alan baskısına karşı uzun toplarla çıkmaya çalıştığını belirten Buruk, "Hem ilk toplara vurduk hem ikinci topları aldık. O yüzden maçın başından sonuna kadar üstünlüğümüzü ortaya koyduk" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR FİNAL MAÇI OYNAMADIK, SADECE BİR GALİBİYET ALDIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Derbi galibiyetinin ardından şampiyonluk yarışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Buruk, sezonun uzun olduğunu ve elde edilen sonucun abartılmaması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buruk, "Maçtan önce de söyledim. Bir final maçı oynamadık. Bir şampiyonluk maçı oynamadık. Sadece bir galibiyet aldık ve ligde yolumuza bir sonraki maçta devam edeceğiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galibiyetin ardından oyuncularının ayaklarının yere basması gerektiğini vurgulayan Buruk, "Hemen toparlanıp bu oyunu, bu özgüveni devam ettirip bir sonraki maça gitmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"FENERBAHÇE'YE KARŞI HEP KAZANMAK İÇİN PLAN YAPTIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray'ın son yıllarda Fenerbahçe derbilerinde elde ettiği sonuçlara ilişkin konuşan Buruk, rakiplerine karşı uyguladıkları oyun planlarının başarılı olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buruk, "Bu dört senede hep Fenerbahçe ile yarıştık. Rakibiniz, birinci direkt rakibiniz olduğu için hep onlara karşı kazanmak, Türkiye Kupası'nda da ligde de aynı şekilde hep kazanmak için planlar yaptık. Bu planlarımız da hep tuttu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Derbi galibiyetlerinin takıma psikolojik üstünlük sağladığını belirten Buruk, "Aynı takıma karşı daha çok kazandığınızda kendinize daha çok güvenirsiniz. Bunun da bir yanı var. Hem içeride hem dışarıda hep kazanmaya oynadık ve bu özgüvenle birlikte galibiyetleri elde ettik" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BUGÜN İLK DEFA TAM TAKIMDIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takımın sezon başında yaşadığı performans dalgalanmalarını da değerlendiren Buruk, transferlerin geç tamamlanması ve futbolcuların hazır hâle gelmesinin zaman aldığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buruk, "Biz ne zaman tam takım olduk? Bugün ilk defa tam takımdık. Yedek kulübesine baktığımızda herkes hazırdı. Oynamak için kulübede olan birçok oyuncumuz vardı. Kulübemiz de çok kuvvetliydi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Osimhen, Lemina ve Singo gibi oyuncuların takıma katılmasıyla kadronun güçlendiğini belirten Buruk, "Bu süre içerisinde dalgalanmalar elbet oluyor. Oyuncuların performanslarını, takım performansını ve birbirlerini tanımaları gerekiyor. Ama ben iki maçta da oyun olarak çok iyi oynadığımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MAÇ SONUNDAKİ GERGİNLİĞE İLİŞKİN AÇIKLAMA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Derbinin ardından sahada yaşanan gerginliğe ilişkin soruyu yanıtlayan Okan Buruk, olayların nasıl başladığını tam olarak göremediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buruk, "Açıkçası ne olduğunu tam göremedik. Sahaya koşuşturmalar başlayınca çok fazla insan sahanın içerisindeydi. Maç gayet temiz geçti. Maç biter bitmez bu olayların meydana gelmesi... Bununla ilgili gerekli cezalar verilecektir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oyuncularını olaylardan uzaklaştırmaya çalıştıklarını ifade eden Buruk, "Biz de girdik, oyuncularımızı ayırmaya çalıştık. Olayın içerisinden çıkartmaya çalıştık. Çok fazla karışıklık oldu. Maalesef maç sonu böyle bitti" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 10:21:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/derbi-sonrasi-ismail-kartaldan-ozur-okan-buruktan-galibiyet-degerlendirmesi-cok-daha-farkli-bir-skor-olabilirdi-h164096.html">Derbi sonrası İsmail Kartal&apos;dan özür, Okan Buruk&apos;tan galibiyet değerlendirmesi: Çok daha farklı bir skor olabilirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-derbide-fenerbahceyi-2-1-maglup-etti-osimhenin-golleriyle-liderligini-surdurdu-h164095.html</link>
		<title>Galatasaray derbide Fenerbahçe&apos;yi 2-1 mağlup etti; Osimhen&apos;in golleriyle liderliğini sürdürdü</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig&#039;in 9. haftasında Galatasaray, sahasında ağırladığı Fenerbahçe&#039;yi 2-1 mağlup etti. Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri Victor Osimhen kaydederken, Fenerbahçe&#039;nin tek golü İrfan Can Kahveci&#039;den geldi. Galatasaray bu sonuçla puanını 22&#039;ye yükselterek haftayı lider tamamladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında Galatasaray ile Fenerbahçe, RAMS Park'ta karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan derbide sarı-kırmızılılar, ilk yarıda bulduğu gollerle rakibini 2-1 mağlup ederek üç puanın sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">OSIMHEN İLK YARIDA İKİ KEZ SAHNEYE ÇIKTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmada Galatasaray'a galibiyeti getiren golleri Victor Osimhen kaydetti. Nijeryalı futbolcu, 29. dakikada takımını öne geçirirken 44. dakikada bir kez daha fileleri havalandırarak farkı ikiye çıkardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk yarıda bulduğu iki golle üstünlüğü ele geçiren Galatasaray, derbinin ikinci yarısına 2-0 önde girdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FENERBAHÇE'NİN TEK GOLÜ İRFAN CAN KAHVECİ'DEN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fenerbahçe, karşılaşmanın 62. dakikasında İrfan Can Kahveci'nin attığı golle farkı bire indirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mücadelenin kalan bölümünde başka gol olmayınca Galatasaray, sahadan 2-1 galip ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GALATASARAY 22 PUANLA LİDER</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Derbi galibiyetiyle puanını 22'ye yükselten Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 9. haftasını lider tamamladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Deplasmanda rakibine mağlup olan Fenerbahçe ise 16 puanda kaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 10:05:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-derbide-fenerbahceyi-2-1-maglup-etti-osimhenin-golleriyle-liderligini-surdurdu-h164095.html">Galatasaray derbide Fenerbahçe&apos;yi 2-1 mağlup etti; Osimhen&apos;in golleriyle liderliğini sürdürdü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mahmut-arikandan-fon-sorusturmasina-iliskin-iktidara-cagri-siyasi-ayaginin-uzerine-mi-gidilecek-yoksa-uzeri-mi-ortulecek-h164094.html</link>
		<title>Mahmut Arıkan&apos;dan fon soruşturmasına ilişkin iktidara çağrı: Siyasi ayağının üzerine mi gidilecek, yoksa üzeri mi örtülecek?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, borsa ve fon soruşturmalarına ilişkin, &quot;Bu kirli organizasyonun siyasi ayağının üzerine ne zaman gidilecek? Daha doğrusu, siyasi ayağının üzerine mi gidilecek, yoksa geçmişte olduğu gibi üzeri mi örtülecek? Bir kez daha söylüyoruz: Bu kirli düzen tamamen ifşa olana ve sorumlular yargı önünde hesap verene kadar bu soruları sormaya devam edeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, fon ve borsa üzerinden yürütülen işlemlere ilişkin iktidara tepki gösterdi. Arıkan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dün FETÖ için dile getirdiğiniz o tarihî tespit, bugün maskesi düşen bir başka paralel yapının özetidir: Bu yapının; altı ticaret, ortası rezalet, üstü ihanettir! Dün katları tek tek sayıyor, 'İnlerine gireceğiz!' diyordunuz. Şimdi millet adına açıkça soruyoruz: Fon Terör Örgütü’nün inlerine ne zaman girilecek? Borsa’da kurulan bu paralel yapının çarkları ne zaman ifşa edilecek? Bu kirli organizasyonun siyasi ayağının üzerine ne zaman gidilecek? Daha doğrusu, siyasi ayağının üzerine mi gidilecek, yoksa geçmişte olduğu gibi üzeri mi örtülecek? Bir kez daha söylüyoruz: Bu kirli düzen tamamen ifşa olana ve sorumlular yargı önünde hesap verene kadar bu soruları sormaya devam edeceğiz. Çünkü mesele milletin alın teri, Türkiye’nin geleceğidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 09:50:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mahmut-arikandan-fon-sorusturmasina-iliskin-iktidara-cagri-siyasi-ayaginin-uzerine-mi-gidilecek-yoksa-uzeri-mi-ortulecek-h164094.html">Mahmut Arıkan&apos;dan fon soruşturmasına ilişkin iktidara çağrı: Siyasi ayağının üzerine mi gidilecek, yoksa üzeri mi örtülecek?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-8-ili-sari-kodla-uyardi-sicakliklar-azalacak-kuvvetli-yagisa-dikkat-iste-tahminler-h164093.html</link>
		<title>Meteoroloji 8 ili sarı kodla uyardı: Sıcaklıklar azalacak, kuvvetli yağışa dikkat! İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu&#039;nun güney ve batısı, Güneydoğu Anadolu ile Samsun, Amasya, Tokat, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum ve Muş çevrelerinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Marmara, Güneydoğu Anadolu, Antalya ve Tunceli ile Aydın ve Hatay&#039;ın kıyı, İzmir ve Adana&#039;nın kuzeyinde yer yer çok kuvvetli, Muğla çevrelerinde aşırı olması bekleniyor. Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor. İşte 27 Ekim 2026 hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve batı kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzeybatı kesimlerde kuzey, diğer yerlerde güney yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden, İç Anadolu'nun doğusunda güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 Km/Saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Marmara (Sakarya ve Bilecik hariç), Güneydoğu Anadolu (Batman ve Siirt hariç), Antalya, Osmaniye ve Tunceli çevreleri ile Aydın ve Hatay'ın kıyı, İzmir ve Adana'nın kuzey kesimlerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli, Muğla çevrelerinde şiddetli yer yer aşırı olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden, İç Anadolu'nun doğusunda güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Bilecik ve Sakarya çevreleri dışında bölge genelinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuvvetli, kuzey ve batı kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yer yer kuvvetli, doğusunda çok kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli, kuzey ilçelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Aydın'ın kıyı, İzmir'in kuzey, Denizli'nin güney kesimlerinde kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli, güney ve doğusunda şiddetli ve aşırı olması bekleniyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AFYONKARAHİSAR °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güney kesimlerinde sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde kuvvetli, güney ve doğusunda çok kuvvetli ve şiddetli yer yer aşırı olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Osmaniye çevreleri, Adana'nın kuzey, Hatay'ın kıyı, Antalya’nın merkez ile batı kıyılarında kuvvetli, doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde akşam saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, merkez ve batı kıyılarında kuvvetli, doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde akşam saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, doğu kesimlerinde güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİNOP °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz'in iç kesimleri ile Samsun, Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (kuzeydoğu kesimleri dışında) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, akşam saatlerinde Tunceli çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 18°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölge genelinde (Batman ve Siirt hariç) kuvvetli olması bekleniyor. Bölge genelinde toz taşınımının görüleceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 09:41:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-8-ili-sari-kodla-uyardi-sicakliklar-azalacak-kuvvetli-yagisa-dikkat-iste-tahminler-h164093.html">Meteoroloji 8 ili sarı kodla uyardı: Sıcaklıklar azalacak, kuvvetli yağışa dikkat! İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-285-h164092.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön arayışı: İşte 27 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 27 Ekim 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları..</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.428 TL, ons altın ise 4.020 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel piyasalarda ons altın güne yatay bir seyirle başladı. Piyasaların odağında yarın açıklanacak Fed faiz kararı ve perşembe günü ABD’de duyurulacak PCE enflasyon verisi yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Analistler, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyon görünümü ve para politikasına ilişkin mesajlarının altın fiyatlarının yönünü belirlemede etkili olabileceğini belirtirken, PCE verisinin beklentilerle ne ölçüde örtüşeceğinin de piyasalar açısından kritik olacağına dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 27 Ekim 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.428,38 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.567,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.127,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 41.851,52 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 42.118,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 104.949,75 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.020,61 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 09:38:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-285-h164092.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-368-h164091.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (27 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 27 Ekim 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 27 Ekim 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,7828 (alış) 49,7917'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,7324 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 26 09:33:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-368-h164091.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ekrem-imamoglundan-yeni-partinin-ilk-kurultayi-oncesi-cagri-rekor-uye-ile-sandiga-gidelim-h164090.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu&apos;ndan YENİ Parti&apos;nin ilk kurultayı öncesi çağrı: Rekor üye ile sandığa gidelim</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti&#039;nin ilk kurultayı öncesinde üye kampanyasının büyütülmesi çağrısında bulundu. İmamoğlu, &quot;İlk kez üyelerinin genel başkanı seçtiği YENİ Parti’de rekor üye ile sandığa gidelim. Genel Başkanımız Özgür Özel’i kendimiz seçelim, tarihe geçelim&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti'nin ilk kurultayı öncesinde üye kampanyasının büyütülmesi çağrısında bulundu. İmamoğlu, "İlk kez üyelerinin genel başkanı seçtiği YENİ Parti’de rekor üye ile sandığa gidelim. Genel Başkanımız Özgür Özel’i kendimiz seçelim, tarihe geçelim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, YENİ Parti'nin ilk kurultayına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;İmamoğlu,&nbsp;mesajında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kıymetli milletimiz, adını siz koydunuz, bütçesini siz verdiniz, YENİ bir dönem başlattınız. Yeni nesil siyaset&nbsp;sizin eseriniz olacak. YENİ Parti, şimdi ilk kurultayında genel başkanını seçecek! Üye kampanyasını büyütelim, desteğimizi artıralım. İlk kez; üyelerinin genel başkanı seçtiği YENİ Parti’de, rekor üye ile sandığa gidelim. Genel başkanımız Özgür Özel’i kendimiz seçelim, tarihe geçelim. Millet başaracak, millet kazanacak! Her şey çok güzel olacak!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 22:47:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ekrem-imamoglundan-yeni-partinin-ilk-kurultayi-oncesi-cagri-rekor-uye-ile-sandiga-gidelim-h164090.html">Ekrem İmamoğlu&apos;ndan YENİ Parti&apos;nin ilk kurultayı öncesi çağrı: Rekor üye ile sandığa gidelim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-basaksehiri-2-0-maglup-etti-h164089.html</link>
		<title>Beşiktaş, Başakşehir&apos;i 2-0 mağlup etti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig&#039;in 9. haftasında Beşiktaş, sahasında ağırladığı İstanbul Başakşehir&#039;i 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlılara galibiyeti getiren golleri Hyeon-gyu Oh ve Junior Olaitan kaydetti. Beşiktaş, teknik direktör Vincenzo Italiano yönetiminde ligde çıktığı 5 iç saha maçının tamamını kazanarak galibiyet serisini sürdürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında Beşiktaş, sahasında ağırladığı İstanbul Başakşehir'i 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlılara galibiyeti getiren golleri Hyeon-gyu Oh ve Junior Olaitan kaydetti. Beşiktaş, teknik direktör Vincenzo Italiano yönetiminde ligde çıktığı 5 iç saha maçının tamamını kazanarak galibiyet serisini sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında Beşiktaş ile İstanbul Başakşehir, Tüpraş Stadı'nda karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlı ekip, rakibini 2-0 mağlup ederek derbi haftasında sahasında üç puanın sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Başakşehir karşısında sahadan 2-0'lık galibiyetle ayrılan Beşiktaş'ın gollerini Hyeon-gyu Oh ve Junior Olaitan kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Siyah-beyazlılar, iki futbolcusunun attığı gollerle mücadeleyi kazanarak taraftarı önünde hata yapmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>ITALIANO YÖNETİMİNDE İÇ SAHADA 5'TE 5</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Beşiktaş, teknik direktör Vincenzo Italiano yönetiminde iç sahadaki galibiyet serisini sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Siyah-beyazlı ekip, Italiano yönetiminde Trendyol Süper Lig'de evinde oynadığı 5 karşılaşmanın tamamından galibiyetle ayrıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 22:44:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-basaksehiri-2-0-maglup-etti-h164089.html">Beşiktaş, Başakşehir&apos;i 2-0 mağlup etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/jandarma-gucu-ispanyadan-101-madalya-ile-dondu-h164088.html</link>
		<title>Jandarma Gücü, İspanya&apos;dan 101 madalya ile döndü</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Jandarma Gücü, 40 ülke temsilcisinin katıldığı İspanya&#039;da düzenlenen Polis ve İtfaiye Oyunları&#039;nda 60 altın, 27 gümüş ve 14 bronz olmak üzere 101 madalya kazandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İspanya'nın Vigo şehrinde 9-18 Ekim tarihlerinde düzenlenen 11. Avrupa Polis ve İtfaiye Oyunlarına, Jandarma Gücü takımları 16 sporcu ile katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/2018fb85-27f9-4d2b-891a-0b66c4cca1a5-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çeşitli bölgelerden 40 ülke temsilcisinin katıldığı Polis ve İtfaiye Oyunları'nda 60 altın, 27 gümüş ve 14 bronz olmak üzere 101 madalya kazanan Jandarma Gücü atıcılık, yüzme, aquathlon, atletizm, oryantiring, bilek güreşi, güreş, judo, kick boks ve boks olmak üzere 10 branşta derece elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kafilenin 16 sporcusunun tamamı madalya ile ödüllendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Jandarması yüzme takımı 29, atletizm takımı 27, oryantiring takımı 17, atış takımı 16, kick boks ve güreş takımı 6'şar madalya elde etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 16:06:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/jandarma-gucu-ispanyadan-101-madalya-ile-dondu-h164088.html">Jandarma Gücü, İspanya&apos;dan 101 madalya ile döndü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akk-cevre-ve-iklim-meclisi-baskani-san-kurtbogazi-egrekkaya-h164087.html</link>
		<title>AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Şan: Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Kavşakkaya kaderlerine terk edilmemeli</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Kent Konseyi (AKK) Çevre ve İklim Meclisi, Başkent’in doğasının ve içme suyunun daha sağlıklı yarınlara ulaşması için yürütülen çalışmalar kapsamında ASKİ Projeler Dairesi Başkanı Dr. Onur Bektaş ve akademisyenlerle buluştu. Toplantıda konuşan AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, “Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Kavşakkaya kaderlerine terk edilmemeli” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Kent Konseyi bünyesinde yer alan Çevre ve İklim Meclisi, doğanın ve Başkent'teki su oranının daha yaşanılabilir kılınması ve gelecek nesillere ulaşmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇME SUYUNUN GELECEĞİ KONUŞULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKK Genel Koordinatörü Ömer Şan’ın başkanlığında çalışmalarını sürdüren Çevre ve İklim Meclisi, bu kez başta ASKİ Projeler Dairesi Başkanı Onur Bektaş olmak üzere alanında uzman isimlerle bir araya geldi. Toplantıda, Kurtboğazı Barajı, Eğrekkaya Barajı, Kavşakkaya Barajı ve su toplama havzalarının durumunu konuşuldu, orman vasfı dışarısına çıkarılan orman alanların mevcut konumunu değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantının bir diğer başlığı da Ankara’nın ormanlarının ve meralarının koruma altına alınması, Başkent'teki içme suyunun içerisinde bulunduğu tehlike ve kaynakları korumaya yönelik hükümlerin bir an önce uygulamaya sokulması gerekliliği oldu. Ayrıca, Kızılcahamam bölgesinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Orman Vasfı dışına çıkarılan, bölgedeki orman alanları ve potansiyelini sürdüren ormanlık alanların bölgenin su varlıklarına olan etkileri de masaya yatırıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BAŞKENT'İN İÇME SUYU TEHLİKEDE VE BUNA 'DUR' DEMELİYİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKK Genel Koordinatörü ve Çevre İklim Meclisi Başkanı Şan, “Ankara’nın su geleceğini sağlayan en büyük etkenlerden olan, Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Kavşakkaya kaderlerine terk edilmemeli, Başkent'in içme suyu tehlikede ve buna 'Dur' demeliyiz. Mevzuat dahilinde de ele alınan bir konu olarak; 6 milyon vatandaşın yaşadığı Başkent Ankara’nın içme suyunun tehlike altından çıkartılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kent Konseyi binasında gerçekleştirilen toplantıya ASKİ Projeler Dairesi Başkanı Dr. Onur Bektaş ile AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan’ın yanı sıra; Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve AKK Çevre ve İklim Meclisi Genel Sekreteri Prof. Dr. Nilgül Karadeniz, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Başkanı ve Orman Mühendisi Ahmet Demirtaş, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Banu Avcıoğlu, Ziraat Mühendisi ve AKK Çevre ve İklim Meclisi YK Üyesi Nevzat Özer, Su Uzmanı Hasan Akyar, Ankara Üniversitesi’nden gönüllü olarak katılım sağlayan Sude Yazkan, İrem Tunç ve Metin Sağlam katılım sağladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 15:07:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akk-cevre-ve-iklim-meclisi-baskani-san-kurtbogazi-egrekkaya-h164087.html">AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Şan: Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Kavşakkaya kaderlerine terk edilmemeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/iyi-partili-kavuncu-milletimizin-birikiminden-hazinesinden-h164086.html</link>
		<title>İYİ Partili Kavuncu: &amp;quot;Milletimizin birikiminden, hazinesinden yüz milyarlarca doları buharlaştırdılar. Sanırım 10 bin dolar eksik kalmış bunu da benden istiyorlar&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, fon vurgununa yönelik açıklamalarından dolayı AK Parti&#039;nin kendisine &quot;AK Parti&#039;nin siyasi saygınlığını zedelediği&quot; gerekçesiyle 500 bin liralık dava açtığını belirterek, &quot;Milletimizin birikiminden, hazinesinden yüz milyarlarca doları buharlaştırdılar. Sanırım 10 bin dolar eksik kalmış bunu da benden istiyorlar.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, fon vurgununa yönelik açıklamalarından dolayı AK Parti'nin kendisine "AK Parti'nin siyasi saygınlığını zedelediği" gerekçesiyle 500 bin liralık dava açtığını belirterek, "Milletimizin birikiminden, hazinesinden yüz milyarlarca doları buharlaştırdılar. Sanırım 10 bin dolar eksik kalmış bunu da benden istiyorlar. Davayı bana açmayacaksınız. Galiba siz iyice yolunuzu şaşırdınız. İnsanlar bu konunun sorumlularına dava açmasını bekliyorlar" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu'nda dün yapılan seçimlere değinen Kavuncu, "Seçimleri kazanan Ümit Kocasakal ve arkadaşlarına da buradan tebriklerimizi iletiyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyoruz. Seçim sonrası Sayın Ümit Kocasakal'ın vermiş olduğu mesajlar çok ama çok önemli. Gerek Anayasa'nın ilk dört maddesi ile ilgili hassasiyetini vurgulamış olması, gerekse hak ve özgürlüklere erişim konusundaki engeller üzerinde durması, buraya vurgu yapması gerçekten kıymetlidir. Biz de bu verilen mesajlardan dolayı memnuniyetimizi ifade ediyor, kendilerini bir kez daha tebrik ediyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAVUNCU'YA "SİYASİ SAYGINLIK" DAVASI..&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavuncu, fon vurgununa ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Fon meselesinde vermiş olduğumuz bu mücadeleden dolayı da vatandaşlarımız bizlere takdirlerini iletiyorlar. Sanırım bütün bu olanlar AK Parti Genel Merkezi'ni rahatsız etmiş ve beni mahkemeye vermişler. Tam 500 bin liralık tazminat talep ediyor AK Parti Genel Merkezi. Yani AK Parti Genel Merkezi tarafından hukuki bir sürece maruz kalma mutluluğuna İYİ Parti'den bir ben eriştim. Bu fon yolsuzluğu ile ilgili söylemiş olduğum şu cümleyi gerekçe gösteriyorlar: Demişim ki geçtiğimiz haftalarda 'Bu yaşanan bütün yolsuzluklar, bu yaşanan vurgun, bu AK Parti'nin yol açtığı ve dibine kadar bulaştığı bir yolsuzluktur.' Cümle bu. AK Parti'nin siyasi saygınlığını kurmuş olduğumuz bu cümleyle zedelemeye çalışmışız. Mahkemeye vermiş oldukları dilekçede, gerekçede bu şekilde ifade edilmiş. Milletimizin birikiminden, hazinesinden yüz milyarlarca doları buharlaştırdılar. Sanırım 10 bin dolar eksik kalmış. Bunu da bizden, benden istiyorlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİZİN SAYGINLIĞINIZ MI KALDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öncelikle şunu ifade edeyim; eğer millet nezdindeki saygınlığınızı gerçekten görmek istiyorsanız sokağa çıkın. Çıktığınızda şunu göreceksiniz. Benim söylediklerimin çok hafif kaldığını, milletimizin bu konuda çok daha ağır ifadeler kullandığını ve bu konuda çok daha net ifadelerle yaşadıkları sıkıntıyı, acıyı ifade ettiklerini göreceksiniz. Saygınlığınız mı kaldı, saygınlıktan bahsediyorsunuz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SPK YÖNETİM KURULUNDA İYİ PARTİLİ ADALET BAKANI'NIN EŞİ Mİ VARDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yolsuzluğa biz mi yol açtık? Mesela SPK Yönetim Kurulunda İYİ Partili bir Adalet Bakanı'nın eşi mi vardı? Ya da bu kadar yolsuzluğa, vurgunluğa sebep olan bir şirketin yönetim kurulunda İYİ Parti'nin Tuzla İlçe Başkanı mı vardı? Bu bütün yaşanan yolsuzlukta bizim genel başkan yardımcılarımızın adı mı geçti? Sayın Erhan Usta'nın, Sayın Burak Dalgın'ın adı mı geçti? Sayın Müsavat Dervişoğlu bu adı geçen bütün yetkililerin atamasını yapan kişi midir? Kimdir bu işin sorumlusu? AK Parti değil midir? AK Parti değil de başka bir partinin adını, başka kişi ve kurumları mı zikredeceğiz? Bu nasıl bir kafadır? Bu nasıl bir anlayıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz bu yolsuzluğun sizin eseriniz olduğunu söyledik değil mi? Paraları indirenler sizin sıralarınızda oturmuyor muydu? Davayı bana açmayacaksınız. Galiba siz iyice yolunuzu şaşırdınız. İnsanlar AK Parti'den bu genel başkan yardımcılarına, bu konunun sorumlularına dava açmasını bekliyorlar. Onlardan hesap sormasını bekliyorlar. Ama AK Parti genel merkezi beni dava ediyor ya. Ve kurduğum az önce söylediğim cümleden dolayı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİZ Mİ MİLLETİN PARASINI ÇALDIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben mi yaptım bu hırsızlığı, ben mi yolsuzluk yaptım? Bu vurgunun müsebbibi, sebebi ben miyim? Siz asıl dava açmanız gereken kişilere dava açmaktan bile aciz bir durumdasınız. Sizin arkadaşlarınızın ceplerine indirdikleri yetmedi galiba. Geldiniz benim 500 bin lira helal parama mı göz diktiniz? 2 milyar vurgun yapan bir genel başkan yardımcısına WhatsApp grubundan çıkarma cezası veriliyor. Bu vurgunu dile getiren bana ise 500 bin liralık bir tazminat davası açılıyor. Biz mi bu milletin parasını çaldık? Allah'a şükür hayatım boyunca hiçbir zaman haram parayla işim olmadı. Harama da el uzatmadık. Bununla da elbette ki gurur duyuyoruz. Siz yol arkadaşlarınızdan dava arkadaşlarınızdan çaldıkları parayı iade etmeleri için ne kadar uğraştınız? Ne kadar çaba gösterdiniz? Ne yapıyorsunuz bu konuda? Edilip edilmediği, bu çabanın gösterilip gösterilmediği bile net değil. Gidin onlardan bu parayı isteyin. Gidin onlardan bu hesabı sorun. Mahkeme gerekçesinde vurguladığınız saygınlık var ya benim bu kurduğum cümleden dolayı sizin saygınlığınıza hiçbir şey olmadı. Sizin saygınlığınıza bu yolsuzluğa bulaşan arkadaşlarınız en büyük darbeyi vurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ARTIK KENDİNİZİ KAYBETMİŞ ARSIZLAŞMIŞ DURUMDASINIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben bugün Mecliste temsil edilen, grubu bulunan bir partinin sözcüsüyüm. Bu davanın anlamı şu: 'Davayı açtık. Sen konuştuğun sürece de biz devam edeceğiz.' Elinizden geleni ardınıza koymayın. Biz bu milletin hakkını savunmak için, bu milletin hakkını aramak için her gün konuşacağız. Her gün daha yüksek sesle konuşacağız, konuşacağız. Canımızdan başka verecek hiçbir şeyimiz kalmasa da sonuna kadar biz bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Anayasa'yı tanımayan sizler aslında Anayasa'nın bizlere verdiği bu ifade özgürlüğünü, Anayasa'nın bizlere verdiği bu siyaset yapma hakkını da elimizden&nbsp; almaya kalkışacak kadar artık kendinizi kaybetmiş, arsızlaşmış durumdasınız. Bu tehditlerle bizleri sindiremezsiniz. Sabaha kadar istediğinizi açın, istediğinizi yapın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİLLET VİCDANINDA MAHKUM OLAN SİZLERSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Millet vicdanında mahkum olan bizler değil, millet vicdanında mahkum olan sizlersiniz. Biz bakın bir genel başkan yardımcınızın neden dibine kadar bulaşmış dediğimizin gerekçelerini de biz size anlatalım. Bir genel başkan yardımcınız malı götürmüş, fahiş ve haksız kazanç elde etmiş. Bunların tamamı belgeleriyle sabit. Bu sizin içinizden bir kişi, genel başkan yardımcısı. Kimin? Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkan yardımcısı. Bitmiyor. Bir başka genel başkan yardımcınızın oğlunun mal varlığına tedbir koyup bir saat sonra bu tedbiri kaldırdınız. Neden? Hangi siyasi partiden bu? Adalet ve Kalkınma Partisi'nden, doğru mu? Emeklinin açlık sınırında yer aldığı, öğrencinin perişan olduğu, insanların adalet aradığı, hakkını hukukunu aradığı ama bulamadığı, bulmaya çalıştığı bu ülkede; 'Türkiye Yüzyılı' sloganının sahibi, 'Türkiye Yüzyılını' yapan, yaratan, sloganı bulan kişi de sizin arkadaşınız, doğru mu? Bu da sizin milletvekiliniz. Kurtarmaya çalıştınız. Sonra yine yakalama kararı çıktı hakkında. Bu da sizin içinizden bir kişi. Ortada çok açık ve net organize bir suç hatta kamu gücü eliyle kamu gücünü kullanarak oluşturulmuş bir organize suç örgütü, suç durumu var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MAHKEMEDE KAYIT ALTINA ALINMASINA İMKAN BULACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aslında bir taraftan da çok memnunuz. Bütün bu anlattıklarımızın sizin sayenizde mahkemede kayıt altına alınmasına da imkan bulacağız. Bizi oraya çağıracaklar. Biz de bunları tek tek milletimize anlatacağız ve bunların tamamı resmi kayıt altına alınacak. Buna da imkan verdiğiniz için ben buradan sizlere teşekkür ediyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU KAFA BU ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütün bu yaşanan krizden, sıkıntıdan dolayı milyonlarca insanımız aslında mağdur olmuş. İş adamlarımız, sanayiciler mağdur olmuş. Bakın AKP Genel Başkan Yardımcısının bütün bu mağduriyetler karşısında yaşadığı üzüntü, sıkıntı ne biliyor musunuz: 'Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a böyle bir yanlışı nasıl yaparsınız?' Bu bizi çok yaraladı. Yani diyor ki 'milyonlar bu ülkenin vatandaşları, milletimiz bizim umrumuzda değil, bizim için varsa yoksa tek bir kişi var, onun mutluluğu ya da onun üzüntüsü. Onun bekası ya da onun sıkıntısı. Bütün derdimiz, bütün tasamız odur.'</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nasıl bir akıldır y? Biz bu milletin geleceğini, bu milletin vicdanını bunlara mı emanet edeceğiz? Türkiye'nin bir an önce bu kafadan, bu akıldan bu zihniyetten, bu şuurdan kurtulması lazım. Çünkü bu kafa bu ülkeyi ancak bir felakete sürükler. Siz busunuz işte. Sokağa çıkmazsınız tabii. Sokakta bir saygınlığınız kalmadı. Çünkü saygınlığı, mutluluğu, huzuru aradığınız&nbsp; tek bir yer var. Onun için 'Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi', onun için 'tek adam rejimi' diyorsunuz. Bütün kaygınız o. Bir kere 'millet' deyin yahu."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU BÜTÇE GERİ ÇEKLİMELİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2027 Bütçesi'ne de değinen Kavuncu, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bütçe bize göre geri çekilmesi gereken bütçedir. Orta Vadeli Plan (OVP) açıklandı. Ne zaman? 6 Eylül 2026'da. 6 Eylül 2026'dan tam 11 gün sonra 17 Eylül 2026'da Türkiye bu fon krizine uyandı. Ve fon krizi bütün makro iktisadi yani makro ekonomik rakamlara etki edecek, bütün ekonomiyi sarsacak, bütün piyasaları allak bullak edecek çok büyük bir finansal kriz. Ancak 2027 bütçesi 6 Eylül 2026'da açıklanan OVP'yi esas alan ve OVP'deki rakamların üzerine inşa edilmiş bir bütçe.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi soruyorum buradan: Sizin 6 Eylül 2026'da duyurduğunuz OVP'ye göre 2027 bütçesi acaba 17 Eylül'deki yaşanan fon krizinden sonra bir değişikliğe uğramalı mıdır, uğramamalı mıdır? Uğratmadınız. Bu kadar büyük bir krizde ne enflasyon ne faiz ne büyüme ne ithalat-ihracat, bütçe açığı gibi birçok figürün bu fon krizinden ari kalması, bunun etkisinden arındırılmış bir şekilde önümüzdeki seneye girmesi mümkün değil. Dolayısıyla 6 Eylül'de açıklanmış orta vadeli planı baz alan 2027 bütçesi aslında sakat ve sağlıksız bir bütçedir."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 14:50:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/iyi-partili-kavuncu-milletimizin-birikiminden-hazinesinden-h164086.html">İYİ Partili Kavuncu: &amp;quot;Milletimizin birikiminden, hazinesinden yüz milyarlarca doları buharlaştırdılar. Sanırım 10 bin dolar eksik kalmış bunu da benden istiyorlar&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-sen-bakan-tekini-protestolari-uzerine-tutuklanan-ogrencilerin-serbest-birakilmasini-istedi-h164085.html</link>
		<title>Eğitim Sen, Bakan Tekin&apos;i protestoları üzerine tutuklanan öğrencilerin serbest bırakılmasını istedi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;i protesto etmelerinin ardından tutuklanan iki üniversite öğrencisinin serbest bırakılmalarını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim Sen'den yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in İstanbul Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde protesto pankartı astıkları gerekçesiyle iki üniversite öğrencisinin evlerinden gözaltına alındıkları ve sonrasında tutuklandıkları belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitimdeki antidemokratik ve bilim karşıtı uygulamalara sessiz kalmayan, MESEM uygulamaları başta olmak üzere, niteliksiz eğitim politikalarına karşı sesini yükselten gençlerin antidemokratik yöntemlerle ve tutuklama kararlarıyla susturulmaya çalışılmasının kabul edilemeyeceğine yer verilen açıklamada, Anayasa ile güvence altına alınmış ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkının, siyasi iktidarın baskı politikalarıyla bir kez daha fiilen yok sayıldığı vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’de eğitim sistemi uzun yıllardır ısrarla uygulanan piyasa odaklı eğitim politikaları nedeniyle derin bir kriz içindedir. Öğrenciler beslenme, barınma, hijyen ve nitelikli eğitim gibi en temel haklarına erişmekte zorlanırken; eğitimi dinselleştiren, piyasalaştıran ve bilimsel temelinden koparan politikalara karşı çıkan gençlerin cezaevlerine gönderilmesi, iktidarın eleştiriye ve farklı seslere tahammülsüzlüğünün açık bir göstergesidir. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan hak arama ve barışçıl protesto hakkı asla bir suç olarak nitelendirilemez. Demokratik bir toplumun temelinde, gençliğin eleştirel sesine kulak vermek yatar. Avrupa’nın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de öğrencilerin iktidarın eğitim politikalarını eleştirme ve bu politikalara karşı demokratik tepkilerini ortaya koyma hakkı vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim kurumları ve gençler, antidemokratik uygulamalar, ceza tehditleri ve yargı baskısıyla vesayet altına alınamaz. Nitelikli, kamusal ve bilimsel eğitim talebini dile getiren öğrencilerin tutuklanması, eğitim sistemindeki derin sorunları örtbas etme çabasından öteye geçmeyecek ve gençlerin meşru hak arama mücadelesini engelleyemeyecektir. Tutuklanan öğrenciler derhal serbest bırakılmalı, haklarındaki tüm iddialar ve soruşturmalar geri çekilmelidir. Eğitim Sen olarak, gençlerin özgür, demokratik ve bilimsel eğitim mücadelesinin yanında olduğumuzu ifade ediyor, tutuklanan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 14:31:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-sen-bakan-tekini-protestolari-uzerine-tutuklanan-ogrencilerin-serbest-birakilmasini-istedi-h164085.html">Eğitim Sen, Bakan Tekin&apos;i protestoları üzerine tutuklanan öğrencilerin serbest bırakılmasını istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-istanbul-icin-uyari-istanbul-un-kuzey-kesimlerinde-h164084.html</link>
		<title>Meteorolojiden İstanbul için uyarı: İstanbul&amp;#039;un kuzey kesimlerinde bu gece yarısından sonra kuvvetli yağış bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi yeni bir uyarı yayınladı. Uyarıya göre kuvvetli sağanak yağışın bu gece yarısından yarın 18.00&#039;e kadar İstanbul&#039;un kuzey kesimlerinde (Sarıyer, Eyüp, Arnavutköy, Beykoz, Şile) etkili olması tahmin ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">13-18 Ekim tarihlerinde rekor değerlerde yağışın düştüğü ve yer yer sele neden olan şiddetli yağışın ardından Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi yeni bir uyarı yayınladı. Uyarıya göre kuvvetli sağanak yağış bu gece yarısından itibaren etkili olacak ve yarın 18.00'e kadar İstanbul'un kuzey kesimlerinde (Sarıyer, Eyüp, Arnavutköy, Beykoz, Şile) görülecek. Uyarıda olası sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalara karşı dikkatli olunması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ANİ SEL, SU BASKINI, YILDIRIM..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uyarı şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yapılan son değerlendirmelere göre; 27.10.2026 (Salı günü) ilk saatlerden itibaren Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova çevrelerinde kuvvetli (21-50 kg/m2); İstanbul'un kuzey kesimlerinde (Sarıyer, Eyüp, Arnavutköy, Beykoz, Şile) çok kuvvetli (21-75 kg/m2); olması beklenen yağışların, akşam saatlerinde etkisini kaybetmesi bekleniyor. Kuvvetli yağışlarla birlikte ani sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BEYKOZ'DA METREKAREYE 305 KG YAĞIŞ DÜŞMÜŞTÜ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önceki hafta 5 gün boyunca etkili olan ve son 80 yılın rekorunu kıran şiddetli yağışlarda metrekareye; Beykoz’da 305, Şile’de 294, Sarıyer’de 238 ve Eyüpsultan’da 220 kilogram yağış düşmüştü. İBB, toplamda 19 bin 761 ihbara müdahale edildiğini açıklamıştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 14:01:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-istanbul-icin-uyari-istanbul-un-kuzey-kesimlerinde-h164084.html">Meteorolojiden İstanbul için uyarı: İstanbul&amp;#039;un kuzey kesimlerinde bu gece yarısından sonra kuvvetli yağış bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-29-ekim-de-3-kentte-calinan-cumhuriyeti-geri-alacagiz-h164083.html</link>
		<title>TKP, 29 Ekim&amp;#039;de 3 kentte &amp;quot;Çalınan Cumhuriyeti Geri Alacağız&amp;quot; sloganıyla yürüyüş düzenleyecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP, 29 Ekim&#039;de Ankara, İstanbul ve İzmir&#039;de &quot;Çalınan Cumhuriyeti Geri Alacağız&quot; sloganıyla yürüyüşler düzenleyeceğini duyurdu. Partiden yapılan açıklamada, &quot;Bu 29 Ekim’de emekçinin alın terinin karşılığını alabildiği, çocukların ve yaşlıların güvenle yüzünün güldüğü, herkesin insanca yaşayabildiği bir Cumhuriyet için yürüyoruz&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla 3 şehirde yürüyüş düzenleyecek. Yürüyüşlerin buluşma noktaları Ankara’da saat 17.30’da Kolej, İstanbul’da saat 19.30’da Kadıköy Söğütlüçeşme Metrobüs Durağı, İzmir’de saat 19.00’da Karşıyaka İzban önü olarak duyuruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Partinin sosyal medya hesabından konuya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'Benim ülkem neden bu halde?’ diye soran, halkımızın daha iyisini hak ettiğine inanan herkesi Cumhuriyet için yürümeye çağırıyoruz. Ülkemizin başına gelen her felaketin sorumlusu sermaye sahibi sınıf ve onun siyasi temsilcileri yoksul Anadolu halkının büyük emek ve özverisiyle kazanılan Cumhuriyet’i halkın elinden aldı. Yıllardır emekçinin cebine, evlatlarımızın geleceğine ve Cumhuriyet’e uzanan eller aynı eller.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkın emeğini sömüren bu vurgun düzeni, Cumhuriyet’i de halktan çaldı. Çalınan Cumhuriyeti geri almak için onu eşitlikle ve emekçi halkın iktidarıyla buluşturmak zorundayız. Bu 29 Ekim’de emekçinin alın terinin karşılığını alabildiği, çocukların ve yaşlıların güvenle yüzünün güldüğü, herkesin insanca yaşayabildiği bir Cumhuriyet için yürüyoruz. Tüm yurttaşları Cumhuriyet yürüyüşlerinde omuz omuza vermeye davet ediyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 13:39:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-29-ekim-de-3-kentte-calinan-cumhuriyeti-geri-alacagiz-h164083.html">TKP, 29 Ekim&amp;#039;de 3 kentte &amp;quot;Çalınan Cumhuriyeti Geri Alacağız&amp;quot; sloganıyla yürüyüş düzenleyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-izmir-deki-egitim-sen-yoneticilerinin-h164082.html</link>
		<title>EMEP&amp;#039;li Karaca, &amp;quot;İzmir&amp;#039;deki Eğitim Sen yöneticilerinin engellenmesi&amp;quot; iddiasını TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, İzmir Bornova’daki Sait Güzelcan Ortaokulu&#039;nda Eğitim Sen yöneticilerinin sendikal faaliyet kapsamında okula girişlerinin engellenmesini ve gözaltına alınması iddialarına ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 16 Ekim 2026’da İzmir’in Bornova ilçesindeki Sait Güzelcan Ortaokulu'nda yaşanan olayları iki ayrı yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soru önergelerinde yer alan bilgilere göre, Eğitim Sen şube yöneticisi iki kişi, sendikal faaliyet kapsamında Sait Güzelcan Ortaokuluna girmek istedi. Sendika yöneticilerinin kimliklerini okulun bahçe görevlilerine gösterdiği, bahçe görevlilerinin de o gün müdür vekilliği görevini yürüten müdür yardımcısıyla görüşerek öğretmenlerin misafir olarak okula alınmasında sakınca bulunmadığını bildirdiği belirtildi. Buna rağmen bekçilerin sendika yöneticilerinin okula girişini engellediği ve bir bekçinin polis ekiplerini çağırmasıyla olayın kolluğa taşındığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BEKÇİNİN COP ÇIKARDIĞI VE POLİS MEMURUNUN TEHDİT ETTİĞİ İDDİASI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca önergelerinde, olay sırasında sendika yöneticileri ile okul yöneticisinin hakaret ve tehditlere maruz kaldığını, bir bekçinin cop çıkararak saldırı pozisyonu aldığını savundu. Bir polis memurunun ise okul yöneticisini aracının plakasını alıp daha sonra yolda sıkıştırmakla tehdit ettiğinin öne sürüldüğünü aktaran Karaca, olay sırasında müdür vekili olarak görev yapan müdür yardımcısının, öğrencilerin gözü önünde polis aracının bagaj bölümüne bindirilerek gözaltına alındığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşananların ardından iki sendika yöneticisi ile müdür vekilinin karakola götürüldüğü, sendika yöneticilerine "kamu düzenine uymama" gerekçesiyle idari para cezası uygulandığı belirtildi. Müdür vekilinin ise gözaltı ve mahkeme sürecinin ardından serbest bırakıldığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAKAN ÇİFTÇİ'YE SORULAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yönelttiği sorularda, olaydan Bakanlığın ve İzmir Valiliği'nin haberdar olup olmadığını, kolluğun müdahalesinin, hangi hukuki dayanağa dayandığını ve olay sırasında görev yapan polis memurları ile bekçilerin kimliklerinin tespit edilip edilmediğini sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca ayrıca, eğitim çalışanlarına ve okul yöneticisine yönelik hakaret ve tehditler hakkında inceleme yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi. Müdür yardımcısının öğrencilerin gözü önünde polis aracının bagaj bölümüne bindirilerek gözaltına alınmasının işkence kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğini, gözaltının hangi somut gerekçe ve hukuki dayanağa dayandırıldığını da gündeme getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İki Eğitim Sen yöneticisine uygulanan idari para cezasının hangi kanun maddesine ve hangi somut fiile dayandığını soran Karaca, okul ve çevresindeki kamera kayıtlarının incelenip incelenmediğinin de açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergede ayrıca adli ve idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, sorumlular hakkında yaptırım uygulanıp uygulanmadığı ve eğitim emekçilerinin sendikal faaliyetlerini yürütürken kolluk müdahalesi, tehdit veya idari yaptırımlarla karşılaşmasını önlemek için hangi tedbirlerin alındığı soruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAKAN TEKİN'E SENDİKAL HAKLAR VE ÖĞRENCİLERİN DURUMU SORULDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e verdiği önergede ise okul yönetiminin bilgisi ve izni dahilinde gerçekleştirilen sendika ziyaretine kolluk güçlerinin müdahale etmesinin nedenlerini sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın olaydan haberdar olup olmadığını da soran Sevda Karaca, okul yöneticilerinin ve eğitim emekçilerinin haklarını korumak için hangi adımların atıldığının açıklanmasını istedi. Okul idaresinin sendika temsilcilerinin girişinde sakınca bulunmadığını belirtmesine rağmen kolluğun çağrılması, sendika yöneticilerine para cezası uygulanması ve müdür vekilinin gözaltına alınmasının gerekçelerinin araştırılıp araştırılmadığını da sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, olayın sorumlularının tespit edilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığıyla temas kurulup kurulmadığının yanı sıra, eğitim-öğretim ortamında ve öğrencilerin gözü önünde yaşanan olayların ardından öğrencilerin psikolojik durumlarının değerlendirilmesi için rehberlik ve psikososyal destek çalışması başlatılıp başlatılmadığını gündeme getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirilip görevlendirilmediğini ve herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını soran Karaca, eğitim kurumlarında sendikal faaliyetlerin güvenli biçimde yürütülmesi ve benzer olayların tekrarlanmaması için alınacak önlemlerin açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SENDİKAL HAKLARIN KEYFİ BİÇİMDE ENGELLENMESİ KABUL EDİLEMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, önergelerinde Anayasa’nın 51’inci maddesiyle güvence altına alınan sendika kurma ve sendikal faaliyette bulunma hakkının kamu görevlileri tarafından keyfi biçimde engellenemeyeceğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kolluk kuvvetlerinin görev ve yetkilerini kullanırken hukuka, ölçülülük ilkesine ve kişilerin temel haklarına uygun davranmasının zorunlu olduğunu belirtti. Karaca, olayın bütün yönleriyle aydınlatılması, kolluk personelinin tutum ve davranışlarının incelenmesi, hukuka aykırı uygulamalar hakkında gerekli idari ve adli işlemlerin yapılması ve eğitim emekçilerinin sendikal haklarının korunması için atılacak adımların açıklanmasını istedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 12:26:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-izmir-deki-egitim-sen-yoneticilerinin-h164082.html">EMEP&amp;#039;li Karaca, &amp;quot;İzmir&amp;#039;deki Eğitim Sen yöneticilerinin engellenmesi&amp;quot; iddiasını TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/basevirgen-asgari-ucretlinin-5-bucuk-gunluk-maasi-sadece-mama-h164081.html</link>
		<title>Başevirgen: Asgari Ücretlinin 5 Buçuk Günlük Maaşı Sadece Mama ve Beze Gidiyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen yaptığı hesaplamayla, dar gelirli aileler artan yaşam maliyetleri karşısında çocuklarının en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, sadece bebek bezi ve devam sütü fiyatlarının bile aile bütçesindeki yükünü somut rakamlarla gözler önüne serdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, dar gelirli ailelerin bebeklerin en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz noktaya gelmesine dikkat çekti. Türkiye’de en çok satılan beş bebek bezi markası ve beş devam sütü markasının ortalama fiyatları üzerinden hesaplama yapan Başevirgen, “Bir adet bezin ortalama fiyatı 4,96 lira. Günde ortalama 6 bez kullanan bir bebeğin aylık ihtiyacı 180 adede ulaşırken, yalnızca bebek bezi için yapılması gereken aylık harcama yaklaşık 893 lirayı buluyor. 800 gramlık devam sütü ortalama fiyatı yaklaşık 900 lira. Düzenli devam sütü kullanan 7–9 aylık bir bebek için günde 126 gramlık bir tüketimle aylık ihtiyaç yaklaşık 3 kilo 780 grama ulaşıyor. Bu tüketim miktarı üzerinden aylık devam sütü maliyeti yaklaşık 4 bin 253 lirayı buluyor. Bir bebeğin aylık bez ve devam sütü gideri toplam 5 bin 146 liraya kadar çıkıyor. Bu rakam, asgari ücretin yaklaşık 5,5 günlük tutarına karşılık geliyor. AKP iktidarı, bu yaşam koşullarıyla gençleri yuva kuramaz, yuva kuranları çocuk sahibi olamaz hale getirdi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SADECE BEBEK BEZİNE AYDA YAKLAŞIK 900 LİRA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP’nin ülkeyi getirdiği noktada hayat pahalılığının, dar gelirli ailelerin mutfağından çocuklarının bezine kadar her alanda kendisini hissettirdiğini belirten Başevirgen, “Kira, faturalar ve temel gıda harcamaları karşısında geçim mücadelesi veren aileler, şimdi de bebeklerinin en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çırpınıyor. Türkiye’de en çok satılan 5 bebek bezi markasının fiyatlarını baz alarak yaptığımız araştırmaya göre bir adet bezin ortalama fiyatı 4,96 lira. Günde ortalama 6 bez kullanan bir bebeğin aylık ihtiyacı 180 adede ulaşırken, yalnızca bebek bezi için yapılması gereken aylık harcama yaklaşık 893 lirayı buluyor. Ailelerin yıllık bebek bezi gideri, fiyatları hiç artmasa bile 10 bin 700 lirayı aşıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AYLIK MAMA GİDERİ 4 BİN 253 LİRA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bebek bezi kadar önemli bir diğer gider kalemini de devam sütünün oluşturduğunu hatırlatan Başevirgen, “Yine Türkiye’de en çok tercih edilen beş marka üzerinden yaptığımız hesaplamaya göre markalarının, 800 gramlık devam sütü ortalama fiyatı yaklaşık 900 lira. Düzenli devam sütü kullanan 7–9 aylık bir bebek için günde 126 gramlık bir tüketimle aylık ihtiyaç yaklaşık 3 kilo 780 grama ulaşıyor. Bu tüketim miktarı üzerinden aylık devam sütü maliyeti yaklaşık 4 bin 253 lirayı buluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ASGARİ ÜCRETLİNİN 5,5 GÜNLÜK MAAŞI BEBEĞİN BEZİNE VE MAMASINA GİDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere “çocuk yapın” çağrısını da anımsatan Başevirgen, “Erdoğan, her fırsatta üç çocuk, beş çocuk çağrısı yapıyor ama 28 bin 75 lira 50 kuruşluk asgari ücretle bırak çocuk sahibi olmayı, yaşamayı bile mucize haline getirdiler. Bir bebeğin aylık bez ve devam sütü gideri toplam 5 bin 146 liraya ulaşıyor. Bu rakam, asgari ücretin yaklaşık yüzde 18,3'üne, başka bir ifadeyle 30 günlük maaşın yaklaşık 5,5 günlük tutarına karşılık geliyor. Asgari ücretli bir ailenin maaşından yalnızca bu iki ihtiyaç için yapılan harcama çıkarıldığında geriye yaklaşık 22 bin 930 lira kalıyor. Üstelik bu parayla ailenin kirasını ödemesi, mutfak alışverişini yapması, elektrik, su ve doğalgaz faturalarını karşılaması, ulaşım ve diğer zorunlu harcamalarını da finanse etmesi gerekiyor. AKP iktidar, bu yaşam koşullarıyla gençleri yuva kuramaz, yuva kuranları çocuk sahibi olamaz hale getirdi” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 11:57:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/basevirgen-asgari-ucretlinin-5-bucuk-gunluk-maasi-sadece-mama-h164081.html">Başevirgen: Asgari Ücretlinin 5 Buçuk Günlük Maaşı Sadece Mama ve Beze Gidiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-guven-endeksi-hizmet-sektorunde-yuzde-24-azaldi-h164080.html</link>
		<title>TÜİK: Güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 2,4 azaldı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı. Buna göre, güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 2,4 azaldı, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 arttı, inşaat sektöründe yüzde 0,4 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, "Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Ekim 2026" verilerini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi, Ekim ayında bir önceki aya göre, hizmet sektöründe yüzde 2,4 oranında azalarak 109,2 değerini, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 oranında artarak 112,5 değerini ve inşaat sektöründe yüzde 0,4 oranında artarak 83,3 değerini aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 11:35:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-guven-endeksi-hizmet-sektorunde-yuzde-24-azaldi-h164080.html">TÜİK: Güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 2,4 azaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-uretici-de-fabrika-da-zorda-h164079.html</link>
		<title>Gürer: Üretici de Fabrika da Zorda</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ve Kamu İktisadi Kurumlar (KİT) Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜRKŞEKER’in TBMM KİT Komisyonunda denetim toplantısında yaptığı konuşmada, Şekerpancarı üreticileri ve şeker fabrikalarının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Şeker pancarının stratejik bir ürün olduğunu belirten Gürer, yüksek faizlerin, enflasyonun, daralan pazar payının ve artan borç yükünün fabrikaları zor durumda bıraktığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜRKŞEKER’in 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin hesaplarının görüşüldüğü TBMM KİT Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada, kamu şeker fabrikalarının ve kooperatiflere bağlı işletmelerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Şeker fabrikalarının yalnızca üretim yapan işletmeler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gürer, pancar üretiminden hayvancılığa, istihdamdan bölgesel kalkınmaya kadar geniş bir ekonomik alanı etkileyen bu kuruluşların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞEKER PANCARI STRATEJİK BİR ÜRÜN ÇİFTÇİNİN GELİRİ GERİLİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şeker pancarı stratejik bir ürün. Alım garantili, sözleşmeli üretim; aynı zamanda tohumunu, ilacını, gübresini satan, tarlaya taşıyan, tarlada eken, ektikten sonra fabrikaya götüren, fabrikada işleyen; işlendikten sonra merası, küspesi, alkolü ve şekeri ayrı ayrı değerlendirilen çok geniş bir kesimi kapsıyor. Bu bağlamda, şeker pancarının ülkemiz için önemli bir ürün olduğunun altını çizmek lazım. Bu yıl 22 milyon ton şeker pancarı üretileceği varsayılıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özelleştirme sonrasında pancar üreticisinin bazı avantajlarını kaybettiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Şeker fabrikaları özelleşmeden önce kamu, çiftçiye destek amacıyla pancarı söktürür, kantara alır, firesini kendi karşılardı. Şimdi şeker fabrikaları özelleşti, ‘Ben ne zaman istersem o zaman getireceksin.’ diyor, fire çiftçiye kalıyor. Çiftçinin doğal olarak oradan da geliri gerilemiş oldu” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NİŞASTA BAZLI ŞURUP VE TATLANDIRICI PAZARI İNCELENMELİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Nişasta bazlı şurupla ya da tatlandırıcıyla ilgili genelde ‘Kota yüzde 5 civarında.’ denerek olay küçültülüyor. Ancak Türkiye’de nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcı kotasının yanında ithal gelen ürünler de var. Bunların Türkiye pazarındaki durumuna bakmak gerekiyor. Yakın ülkelere fabrika kurup ürünleri orada üreterek Türkiye’ye sokanların varlığı kamuoyunun bilgisinde. Bu nedenle Türkiye’nin kotası dışında yurt dışından giren ürünlerde de nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcının hangi noktada olduğunu görmek lazım. Çünkü pazar daralıyor. Bu anlamda sıkıntılı bir olgu” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PANCAR ÜRETİCİSİNE VERİLEN 3 BİN 720 LİRA YETERLİ DEĞİL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, “Kota sorunu farklı bölgelerde yıllardır süregelen bir sorun. Hatta kotasını satanların bile olduğunu yerinde biliyorum. Bu alanı da düzenlemek lazım. Münavebeli ekim olduğu kadar, şeker pancarından daha çok gelir elde ediliyorsa çiftçi gidip o ürünü ekmeyi bırakıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pancar eken çiftçi sayısındaki düşüşe işaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “ 380 bin civarında çiftçi vardı. Şimdi Bakan Bey’in resmî verdiği yanıt 83 bindi. Herhâlde bu yıl 92 bine falan çıktığı söyleniyor. Şeker pancarı eken çiftçi para kazanamadığı gibi, eskiden küspeyi özel fabrikalar olmadan bedava alıyordu, bu bir avantajdı. Şimdi küspenin tonu 2 bin lira olmuş, pancara bu yıl verilen rakam 3 bin 720 lira. Neredeyse küspeyle pancar aynı değere eridiler. 3 bin 720 lira çiftçiyi kurtarmıyor. Beklentileri 4 binin üstünde bir rakamdı. Biz 4 bin 500 lira olabilir diye umut ediyorduk. Şekerde yüzde 24’lük artış var, pancarda yüzde 20’lik bir artış var. Buna rağmen üretici de sıkıntısını anlatıyor. Olaya tek taraflı bakarsak farklı görürüz ama bütüne bakarsak ortada bir sorun var. Özellikle çiftçi açısından şeker pancarında bir yıllık artış yüzde 20, enflasyon yüzde 30. Enflasyonun yüzde 30 olduğu yerde girdi maliyetleri artıyorsa sorun var” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin maliyetleri düşürmek amacıyla daha düşük fiyatlı tohumlara yönelmesinin verim kaybına neden olabileceğini kaydeden Gürer, “Çiftçi ‘Ucuza mal edeyim.’ derse 40 bin liralık tohumu kullanamıyor, 10 bin liralık tohum kullanıyor. 10 bin liralık tohumu kullandığında da verim, rekolte düşüyor. Gene maliyet kendisi açısından olumsuza gidiyor. Çiftçi refahını sağlayacak girdi maliyetleri artı makul bir kârla fiyat belirlenmesinin gerekliliğine inanıyorum” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞEKER FABRİKALARI YALNIZCA BİRER İŞLETME OLARAK GÖRÜLMEMELİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının tarihsel önemine değinerek, “Ülkemizin şeker ihtiyacının millî kaynaklardan karşılanması amacıyla ilk fabrika 1926’da yapıldı. Şeker fabrikası, fabrika yapan fabrikaydı. İçinde spor alanları, eğitim birimleri, sosyal tesisleri, tiyatrosu ve sinemasıyla bölgesinin kalkınmasını önceleyen, önemseyen bir dokuydu. Şeker fabrikaları sanayimizin örnek ilk yatırımlarındandı. Türkiye’nin bugünkü en büyük sorunlarından biri, var olan kurum dokularının bugünün ihtiyaçlarını karşılamayacak noktaya ermesidir. Bunun başında kooperatifler geliyor. Türkiye’nin yalnızca tarımla ilgili bir kooperatif yasasını yeniden şekillendirmesi zorunludur. Kooperatif üretim öncesini planlayacak. Şimdi kooperatif var, tohum satıyor, gübre satıyor, ticari işlem gibi yapıyor işi. Üretim aşamasında ürün gamına müdahil olamıyor. Bu yapının değiştirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKŞEKER’DE 600 BİN TON ŞEKER STOKU SORUSU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKŞEKER’in üretim ve pazarlama politikalarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, ambalajlı şeker fiyatları ile stok miktarlarına dikkat çekerek, “Türkşeker de piyasaya 50 kilogramlık çuval şekeri, 5 kilogramlık paket şeker fiyatının üstünde bir fiyatla veriyor. Hâlbuki paket küçüldükçe ambalaj gideri artar, maliyet daha yüksek olur. Ama orada elindeki stokları dikkate alarak 5 kilogramı teşvik ediyor. Ülkede yıllık 2 milyon 800 bin ton şeker tüketimi var diyoruz. Yılbaşına 600 bin ton stokla giriyorsa bunun bir nedeni olmalı. Üretilen şekerin pazar payı neden düştü? Bunun sebebi nişasta bazlı şurup mudur, kaçak giriş midir, üretimle ilgili sorunlar mıdır? Buna bakmak lazım” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SULUOVA ŞEKER FABRİKASI 4,7 MİLYAR LİRALIK BORÇ YÜKÜ ALTINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Amasya Suluova Fabrikası 1954 yılında kurulmuştur. Bu fabrika, şu anda gerçek anlamda artık var olan maddi durumu nedeniyle çalışamama boyutuna gelmiş durumda. Şeker üretiminin yanında hayvancılığa ve tarımsal faaliyetlere sağladığı katkıyla da şeker pancarı önemli. Şeker fabrikaları bulunduğu bölgede halkın ekonomik yapısına ciddi katkıda bulunuyor. Fabrikanın varlığının tarımın sürdürülebilirliği yanında çiftçinin, çalışanın, ailesinin ve bölge ekonomisinin kalkınmasında geçmiş dönemlerde ciddi katkıları olmuş. Suluova Şeker Fabrikası, Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum illerini kapsayan 32 bölgede yaklaşık 70 bin ortağı bulunan bir kooperatif yönetimidir. 80 bin ton şeker kotasına sahip, yıllık 18 milyon litre kapasiteli tarımsal kökenli gıda ve ülkemizde ilk tıbbi kullanıma yönelik etanol üretim tesisi bulunan bir kuruluştur. Küspe kurutma tesisi bulunan fabrika yaklaşık 180 bin ton yaş küspe ve 35 bin ton melas da üretiyor. Orta ve Doğu Karadeniz hayvancılığını doğrudan etkileyen bu üretimin yanında nakliye sektörüne ve bölgesel ticarete de katkısı bulunuyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “2023 yılına kadar kârlı bir kuruluş olan fabrika, kredi borçlarını ödeyememesi ve enflasyon karşısında gelir-gider dengesinin bozulması nedeniyle büyük bir krizle karşı karşıyadır. Bazı yıllar yüzde 67’ye kadar çıkan faizlerle borçlarını ödeyemez duruma düşmüştür. 4,7 milyara yaklaşan bir borçla ayakta durmaya çalışmaktadır. Yalnızca 2023 yılında bankalara ödediği faiz miktarı borç stoklarının yüzde 10’unu oluştururken faiz oranlarındaki artış nedeniyle 2026 yılında bu oran yüzde 46’ya çıkmıştır. Aynı dönemde bankalara ödediği faiz tutarı yaklaşık 24 kat artmıştır. Bankalara olan borç yükü de 4,4 kat büyümüştür. Bu durum sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER’DEN BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI VE FAİZLERİN SİLİNMESİ ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “70 bin ortaklı Amasya ve Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifinin iştiraki olan şirket, kamusal nitelikleri nedeniyle piyasa kurallarına, şeker ve diğer mevzuata uyum konusunda hassasiyet göstererek faaliyetini sürdürürken kendi iradesi dışında gerçekleşen ekonomik sorunlar nedeniyle borç sarmalına girmiştir. Şirketin başta Halk Bankası olmak üzere kamu bankalarına 3 milyar 900 milyon lira, TÜRKŞEKER’e 840 milyon liraya yaklaşan kredi ve borç yükümlülüğü bulunmaktadır. Toplam borç tutarı 4 milyar 700 milyon lira civarındadır” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Mevcut finansal yapı nedeniyle şirket, işletme faaliyetlerinden elde ettiği kaynakların önemli bir bölümünü borç ve faiz ödemeye ayırmaktadır. Bu durum işletme sermayesi ihtiyacını ve üretimin sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyen ciddi bir finansal baskı oluşturmaktadır. Sorunun kalıcı olarak çözümlenmemesi üretim faaliyetleri açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Şirketin kamuya olan borç yükünün azaltılması ve mali yapısının sürdürülebilir hâle getirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda şirketin borçlarının yapılandırılması, faizlerinin silinmesi, ek destek sağlanması ve ek borç yükümlülüklerinin indirilmesi gereklidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">40 BİN TONLUK ŞEKER KOTASI TÜRKŞEKER’E DEVREDİLSİN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Kısmi kota devri için yasal düzenlemeler yapılarak yaklaşık 40 bin ton şeker kotasının TÜRKŞEKER’e devredilmesi ve elde edilecek ekonomik değer üzerinden kamuya olan borçların tamamen mahsup edilmesinin yolu açılmalıdır. Sayın Genel Müdürüm, böyle bir önerileri var. Yani sizin bu kurtarma operasyonunda yer almanızı talep ediyor fabrikanın ortakları. Şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlayacak, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına alacak ve tüm tarafları gözeten hukuki ve mali bir çözüm modeli geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “2023 yılına kadar üretim ve satış sorunları bulunmayan şirket, 2023 yılından sonra yaşanan makroekonomik göstergelerdeki ve yapılardaki bozulma, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve yüksek faiz ortamı nedeniyle zarar eder duruma gelmiştir. Bu seyredilecek bir durum değildir, çözüm üretilmelidir. Bazı şeker fabrikalarında da benzer durumlar olduğu gibi TÜRKŞEKER’in de zarar ettiği görülmektedir. Zararın önemli bir kaynağının belirttiğim fabrikanın da yaşadığı sorunlarla bağlantılı olduğunu düşünüyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PANCAR ÜRETİMİ DARALIRSA HAYVANCILIK VE İSTİHDAM DA ETKİLENİR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şeker fabrikalarının finansal sorunlarının çözülmemesi durumunda tarımsal üretimden bölgesel ticarete kadar birçok alanda kayıplar yaşanabileceğini belirten Gürer, kamuya ait ve kooperatif bünyesindeki fabrikaların korunması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Bu süreç böyle devam ederse pancar üretim alanlarının daralması, pancar çiftçisinin sayısının azalması, tatlandırıcı ve nişasta bazlı şeker için daha çok pazar oluşması, bölge hayvancılığının olumsuz etkilenmesi, küspe ve melas üretiminde düşüşler yaşanması, tarımsal üretim ve istihdamın daha da daralması, üretim altyapısının zayıflaması ve ekonomik değerlerin atıl kalması riski ortaya çıkacaktır. Şeker fabrikaları yalnızca bir işletme sorunu olarak görülmemelidir. Yaşanan sorunlar bölgesel kalkınmayı, tarımı, istihdamı, hayvancılığı ve şeker üretim zincirini doğrudan sarsacak niteliktedir. Özellikle özel sektör dışındaki, başta kooperatifler olmak üzere şeker fabrikaları bir bütün olarak ele alınmalı ve çözüm üretilmelidir” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 11:15:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-uretici-de-fabrika-da-zorda-h164079.html">Gürer: Üretici de Fabrika da Zorda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelili-besici-yagmurda-camurda-ezilen-biziz-ama-kazanan-tuccar-h164078.html</link>
		<title>Tuncelili besici: Yağmurda, çamurda ezilen biziz ama kazanan tüccar oluyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Küçükbaş hayvancılıkta artan girdi maliyetlerine dikkati çeken Tunceli Koyun Keçi Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kala, “Yağmurda, doluda, çamurda gece gündüz demeden ezilen biziz, ama kazanan tüccar oluyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tunceli’nin Hozat ilçesine bağlı Avşeker köyünde 450 baş küçükbaş hayvanla üretim yapan Kala, küçükbaş hayvancılıkta artan girdi maliyetleri, peynir üreticilerinin yaşadığı pazarlama sorunları, çoban bulma güçlüğü ve üreticilerin borç yüküne dikkati çekti. Kala, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için devletin destek vermesi, üreticilerin pazara doğrudan ulaşması ve süt ürünleri fabrikaları ile kesimhanelerin kurulması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7ee851fd-472b-4a11-b6a4-1ba2106708f2-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ŞU ANDA EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küçükbaş hayvancılığın yoğun emek ve insan gücü gerektiren bir iş olduğunu belirten Murat Kala, üreticilerin çalışma koşullarının sosyal yaşamlarını da olumsuz etkilediğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kala, “Bizim hayvancılık insan gücüyle yapılan bir iş. 400-500 koyunu olan bir ailenin bu işi en az 5-6 kişiyle yapması gerekiyor. İki çoban, aile bireyleriyle birlikte çalışıyor. İnsan gücüne dayalı olduğu için insanlar yıpranıyor. Herhangi bir sosyal hayatları yok. Gençler bir etkinliğe, düğüne katılamıyor, sosyal hayata karışamıyor. Sürekli çalışmak zorundayız. Bu çalışmanın, emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Şu anda emeğimizin karşılığını alamıyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜRETİCİMİZE DESTEK OLAMADIK, KENDİMİ ELEŞTİRİYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peynir üreticilerinin bu yıl ciddi mağduriyet yaşadığını belirten Kala, Tunceli Koyun Keçi Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olarak üreticilerin yaşadığı sorunlar karşısında sorumluluklarını yeterince yerine getiremediklerini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kala, “Bu sene peynir konusunda çok mağdur olduk. Üreticimize gereken fiyatı açıklayamadık, onu destekleyemedik. Önce kendimi eleştiriyorum. Bu konuda çok eksik kaldık. Üreticimizden de gerekeni yapamadığımız için özür diliyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticilerin ürünlerini pazarlama konusunda tüccarlara bağımlı hale geldiğini ifade eden Kala, “Tüccarlar gelip peyniri bizden 200 liraya alıyor, şu anda toplu satışta 600-650 liraya satıyor. Perakende satışta belki daha yüksek fiyatlara ulaşıyor. Arada uçurum kadar fark var. Burada emek veren biziz, ezilen biziz. Yağmurda, doluda, çamurda gece gündüz demeden çalışan biziz ama kazanan tüccar oluyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİR TORBA YEM 1200 LİRA, SAMANIN MALİYETİ KATLANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayvancılıkta kullanılan yem, arpa, saman ve ilaç fiyatlarının üreticinin üzerindeki yükü artırdığını belirten Kala, bölgedeki nakliye maliyetlerinin de ürün fiyatlarına yansıdığını kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Girdi maliyetlerine ilişkin bilgi veren Kala, “Arpa fiyatları, yem fiyatları, ilaç fiyatları almış başını gidiyor. Tarım Bakanlığı’nın bu konuda denetim yapmadığını düşünüyorum. İlaç fiyatları her yıl enflasyonun üzerinde artıyor. Bugün bir torba yem 1200 lira, arpa 16-16,5 lira. Kırmızı saman 16 lira, normal saman 7-8 lira. Diyarbakır’da yerinden alındığında ortalama 2,5 lira olan saman, buraya geldiğinde 7-8 liraya mal oluyor. Bu farkın önemli bir nedeni mazot ve nakliye maliyetleri” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticilerin tarımsal faaliyetlerini de sürdüremediğini belirten Kala, “Burada arazilerimizin çoğu tarım arazisi. İnsanlar ekemiyor. Traktörü olan bile ekim yapamıyor çünkü zarar ediyor. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler için mazotta ÖTV’nin kaldırılması gerekiyor. İnsanlar çok zor şartlarda geçinmeye çalışıyor. Devletin burada devreye girmesi lazım. Biz bu ülkenin üretim yapan milli servetiyiz. Devletin de bize karşı bir adım atması gerektiğini düşünüyorum. Ancak atılan adımlar yetersiz kalıyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/4520db91-7934-4b5f-8831-a61829bac6b5-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KREDİ ÇEKMEDEN YEM, SAMAN VE ÇOBAN PARASINI KARŞILAYAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticilerin artan maliyetler nedeniyle borçlanmak zorunda kaldığını dile getiren Kala, tarımsal kredilerin sağladığı avantajların kesintiler ve geri ödeme koşulları nedeniyle sınırlı kaldığını savunarak, “Bizim bulunduğumuz çevrede 20 üretici varsa 20’si de Ziraat Bankası’na borçlu. Krediler olmasa ayakta kalamıyoruz. Bu kredileri niye çekiyoruz? Arpa alamıyoruz, saman alamıyoruz, çobanların parasını karşılayamıyoruz. Çok ciddi çoban masraflarımız var. Bunları karşılayamadığımız için krediye başvuruyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PEYNİR SATACAK PAZAR BULAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küçükbaş hayvancılık yapan üreticilerin yalnızca maliyetlerle değil, ürünlerini değerlendirebilecekleri pazarların yetersizliğiyle de karşı karşıya kaldığını belirten Kala, üreticilerin kendi işleme ve pazarlama imkanlarını oluşturması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kala, “Biz bu ülkede et, süt ve peynir üretiyorsak devletin de sorumluluk alması gerekiyor. Üreticiyi banka kredilerinde, meralarda ve çoban konusunda desteklemesi lazım. Küçükbaş hayvancılık yapıyoruz ama peynirimizi satabilecek pazar alanı bulamıyoruz. Neden bizim bir süt ürünleri fabrikamız olmasın? Neden bir kesimhanemiz olmasın?” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ MAĞDUR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin yeterli kazanç elde edememesiyle tüketicinin uygun fiyatlı süt ürünlerine erişememesinin birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade eden Kala, aracıların fiyatlar üzerindeki etkisinin azaltılması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kala, “Bugün tüketici tereyağını 1000 liraya, tulum peynirini en ucuz 800 liraya alıyor. Türkiye’deki koşulları düşündüğümüzde insanların alım gücü yetmediği için bu ürünleri satın alamadığını görüyoruz. Bir tarafta tüketici alamıyor, diğer tarafta üretici emeğinin karşılığını alamıyor. İkimiz de mağduruz. Aradaki tüccarları ortadan kaldırmamız lazım” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kala, üreticinin doğrudan pazara ulaşabileceği sistemlerin kurulması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve küçükbaş hayvancılığı sürdürülebilir hale getirecek desteklerin sağlanması gerektiğini belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 10:51:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelili-besici-yagmurda-camurda-ezilen-biziz-ama-kazanan-tuccar-h164078.html">Tuncelili besici: Yağmurda, çamurda ezilen biziz ama kazanan tüccar oluyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bakan-tekin-i-protesto-icin-pankart-asan-2-genc-tutuklandi-h164077.html</link>
		<title>Bakan Tekin&amp;#039;i protesto için pankart asan 2 genç tutuklandı... Ankara Baro Başkanı Çağlayan: &amp;quot;Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul&#039;da Yusuf Tekin&#039;i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin, &quot;Bu tutuklama, anayasal güvencelerin her geçen gün biraz daha aşındırıldığının ve insan onurunu esas alan hukuk devleti ilkesinin nasıl yok sayıldığının bir başka göstergesi.. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır. Aksi halde gençlerin yarına dair avuçlarında kalan son umudu da koruyamazsınız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çağlayan, "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Tıpkı ifade özgürlüğü gibi, basın özgürlüğü gibi, adil yargılanma hakkı gibi… Bugün temel haklarını kullanan iki genç ne yazık ki tutuklandı. Bu tutuklama, anayasal güvencelerin her geçen gün biraz daha aşındırıldığının ve insan onurunu esas alan hukuk devleti ilkesinin nasıl yok sayıldığının bir başka göstergesi.. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır. Aksi halde gençlerin yarına dair avuçlarında kalan son umudu da koruyamazsınız..." ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 10:20:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bakan-tekin-i-protesto-icin-pankart-asan-2-genc-tutuklandi-h164077.html">Bakan Tekin&amp;#039;i protesto için pankart asan 2 genç tutuklandı... Ankara Baro Başkanı Çağlayan: &amp;quot;Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kadikoy-de-kadin-cinayetleri-aciklamasi-gercekler-karanlikta-h164076.html</link>
		<title>Kadıköy&amp;#039;de kadın cinayetleri açıklaması: Gerçekler karanlıkta bırakılıyor ve adalet arayan kadınlar susturulmak isteniyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bir grup kadın akşam saatlerinde Kadıköy Süreyya Operası önünde bir açıklama yaptı. 2025 yılında şüpheli kadın ölümlerinin ilk kez kadın cinayetlerinin sayısını geçtiğinin anımsatıldığı açıklamada, &quot;2026 yılının ilk 9 ayının da geri kalır bir yanı yok. 2026&#039;nın ilk dokuz ayında 225 kadın erkek şiddetiyle katledildi, 234 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi... bu topraklarda kadınlar katlediliyor, ölümleri intihar-kaza denilerek kayıtlara geçiriliyor, gerçekler karanlıkta bırakılıyor ve adalet arayan kadınlar susturulmak isteniyor.&quot; denildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’ya yönelik cinsel istismar davası sürerken kızıyla birlikte cansız bedenleri bulunan Fatmanur Çelik de anımsatılarak “Cinsel istismar faili ve ölümlerinin baş şüphelisi Ayhan Şengüler, Hifa İkra'ya yönelik cinsel<br />
istismar suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti. Cinsel istismar faili bir erkek böylece korundu, aklandı. Fatmanur ve Hifa'nın ölümü hakkında ise soruşturma yürütüldü mü, yürütülüyor mu herhangi bir açıklama yapılmış değil.” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7d8c316f-bf00-480e-bbb6-3865873754a9-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GERÇEKLER KARANLIKTA BIRAKILIYOR, ADALET ARAYAN KADINLAR SUSTURULMAK İSTENİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özgür Genç Kadın adına yapılan açıklamada şu görüşler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadınlar yalnızca öldürülmüyor, aynı zamanda bilinçli bir şekilde şiddetin kaynağı saklanıyor; erkek şiddeti, kadınların kim tarafından öldürüldüğünün gizlenmesiyle devam ediyor. Bugün burada 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne giderken birbirimiz için, birbirimizi yaşatmak için mücadele sözümüzü yinelemek adına bir aradayız. Çünkü bu topraklarda kadınlar katlediliyor, ölümleri intihar-kaza denilerek kayıtlara geçiriliyor, gerçekler karanlıkta bırakılıyor ve adalet arayan kadınlar susturulmak isteniyor. Erkek ve devlet iş birliğinin bilinçli bir örtbas pratiği olarak karşımıza çıkan şüpheli kadın ölümleri gün geçtikçe artıyor, faili belli kadın cinayetlerinin sayısını geride bırakıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025 yılında şüpheli kadın ölümleri ilk kez kadın cinayetlerinin sayısını geçmişken, 2026 yılının ilk 9 ayının da geri kalır bir yanı yok. 2026'nın ilk dokuz ayında 225 kadın erkek şiddetiyle katledildi, 234 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Dokuz ayda yüzlerce kadının yaşam hakkı gasp edildi. Daha geçtiğimiz günlerde 24 saatte 5 kadın erkek şiddetiyle katledilirken, 2 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi ve 1 kadın da erkek şiddeti sonucu ağır yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"CEZASIZLIK POLİTİKALARI TEŞVİK EDİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların yaşamlarını hiçe sayan erkek şiddetini önlemek yerine cesaretlendiren erkek egemen kapitalist sisteme karşı mücadeleyi büyütüyoruz. Erkek şiddeti münferit değil, yargının fail erkekleri ödüllendiren cezasızlık politikalarıyla teşvik ediliyor. Hatta direkt erkek egemen devletin kendisi kadın cinayetlerinin üzerini örtüyor. Gülistan Doku için 6 yıldır yürüttüğümüz adalet mücadelesinin sonuçlarından bunu görüyoruz. Dört tarafı kameralarla çevrili Dersim’de kaybedilen ve katledilen Gülistan'ın ölümünün üzerini örtmek için dört bir yandan devlet kurumları ve yetkilileri delil karartmak için seferber oldu. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel'in katil olduğunu gizlemek için 'Gülistan intihar etti' yalanını yaydı. Doktorlar hastane kayıtlarını sildi, emniyet görevlileri ve polis delil kararttı, bilişim uzmanları telefonu temizledi, korucu gömdü, dalgıç sahte delil oluşturdu. Hâlâ Gülistan'ın cenazesi ise ailesine ve biz kadınlara teslim edilmedi."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rojin Kabaiş için yürütülen adalet arayışına da yer verilen açıklama şöyle sona erdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadınların ölümünün karanlıkta bırakılmasına biz kadınlar izin vermeyeceğiz; mücadelemizle Gülistan'dan Rojin'e, ölümünün üzeri örtülmek istenen her bir kadın için, birbirimiz için hesap soracağız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 10:00:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kadikoy-de-kadin-cinayetleri-aciklamasi-gercekler-karanlikta-h164076.html">Kadıköy&amp;#039;de kadın cinayetleri açıklaması: Gerçekler karanlıkta bırakılıyor ve adalet arayan kadınlar susturulmak isteniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-barosu-ndan-istanbul-barosu-na-tepki-kurumsal-kimligimizin-h164075.html</link>
		<title>Ankara Barosu&amp;#039;ndan İstanbul Barosu&amp;#039;na tepki: Kurumsal kimliğimizin töhmet altında bırakılmasını reddediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Barosu, İstanbul Barosu&#039;nun Olağan Genel Kurulu&#039;nda yaşanan fiziki müdahaleleri ve Divan Başkanı&#039;nın Ankara Barosu&#039;na yönelik açıklamalarını kınadı. Divan Başkanı&#039;nın olaylarla ilgili Ankara Barosu&#039;na kayıtlı avukatları işaret etmesine tepki gösterilen açıklamada, &quot;Kişilere ilişkin iddialarla Ankara Barosunun kurumsal kimliğinin ve tüm mensuplarının töhmet altında bırakılmasını, tepkilerin hedefi haline getirilmesini reddediyoruz&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Barosu, İstanbul Barosu'nun Olağan Genel Kurulu'nda yaşanan fiziki müdahalelere ve Genel Kurul Divan Başkanı'nın açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstanbul Barosunun Olağan Genel Kurulu'nda yaşanan fiziki müdahaleleri ve Divan Başkanı'nın Ankara Barosu'nu ve mensuplarını hedef alan açıklamalarını kınıyoruz. İstanbul Barosu'nun genel kurul ve seçim sürecini gölgede bırakmamak, demokratik iradeye saygımız gereği değerlendirmemizi seçimlerin tamamlanmasının ardından paylaşmayı tercih ettik. Divan Başkanı'nın, kendisine aktarılan bilgilere dayanarak olaylarla ilgili Ankara Barosu'na kayıtlı avukatları işaret etmesi ve Baromuza yönelen tepkiler karşısındaki ifadeleri, mesleki nezaketle ve kurumsal sorumlulukla bağdaşmamaktadır. Divanın görevi, tarafsızlığını koruyarak gerilimi yatıştırmak ve demokratik tartışma ortamını güvence altına almaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Barosunun 69. Olağan Genel Kurulu'nda farklı görüşlerin özgürce ifade edilmesine özen gösterilmiş, sözlü tartışmalar yaşansa da hiçbir fiziksel müdahale meydana gelmemiştir. Şiddetin her türüne karşı tutumumuz bu anlayışın sonucudur. Baromuza kayıtlı meslektaşlarımızın fiziksel müdahale veya saldırıya karıştığına ilişkin somut bilgi ve belge varsa bunlar kurumsal yollarla Baromuza iletilmeli, hukuk ve meslek kuralları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kişilere ilişkin iddialarla Ankara Barosunun kurumsal kimliğinin ve tüm mensuplarının töhmet altında bırakılmasını, tepkilerin hedefi haline getirilmesini reddediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Barosu ile İstanbul Barosu arasındaki köklü dostluk ve dayanışma, savunmanın ortak mücadelesi için kıymetlidir. Bu ilişkiyle bağdaşmayan yaklaşımın telafi edilmesi gerektiğine inanıyor, Genel Kurul Divan Başkanı'nı Ankara Barosu'na yönelik ifadelerini düzeltmeye davet ediyoruz. Karşılıklı güven ve saygı temelinde, İstanbul Barosuyla ortak mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdürme kararlılığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 09:46:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ankara-barosu-ndan-istanbul-barosu-na-tepki-kurumsal-kimligimizin-h164075.html">Ankara Barosu&amp;#039;ndan İstanbul Barosu&amp;#039;na tepki: Kurumsal kimliğimizin töhmet altında bırakılmasını reddediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bakan-tekin-i-protesto-eden-tip-li-iki-ogrenci-tutuklandi-h164074.html</link>
		<title>Bakan Tekin&amp;#039;i protesto eden TİP&amp;#039;li iki öğrenci tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;in İstanbul Kadıköy Lisesi&#039;ne ziyareti öncesinde protesto pankartı astıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi Nevin Tekin ve Nehir Dizdar tutuklandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in İstanbul Kadıköy Lisesi'ne ziyareti öncesinde protesto pankartı astıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi Nevin Tekin ve Nehir Dizdar tutuklandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TİP'li Öğrenciler sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Sermayenin ve tarikatların bakanı Yusuf Tekin'e karşı gençliğin, MESEM'li kardeşlerinin sesini sokaklara taşıyan Nehir ve Nevin yoldaşlarımız tutuklandı. Korkundan başın eğik dolaştığını biliyoruz Yusuf. Bil ki bizim de yoldaşlarımızın da başı dimdik. Nehir'i ve Nevin'i geri alacağız, senden tüm suçlarının hesabını soracağız!" denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 09:30:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bakan-tekin-i-protesto-eden-tip-li-iki-ogrenci-tutuklandi-h164074.html">Bakan Tekin&amp;#039;i protesto eden TİP&amp;#039;li iki öğrenci tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-5-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-yagis-uyarisi-h164073.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 5 il için sarı ve turuncu kodlu yağış uyarısı! İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey ve batı kesimlerinin çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile Adana, Eskişehir, Konya ve Ankara&#039;nın batısı gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Balıkesir, Çanakkale&#039;nin doğusu, Aydın, İzmir, Denizli’de kuvvetli, Antalya&#039;nın batısında çok kuvvetli, Aydın&#039;ın batısı ve Muğla’da şiddetli olması bekleniyor. Marmara, İç Ege, Göller Yöresi, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile Orta Karadeniz&#039;de pus ve yer yer sis bekleniyor. İşte 26 Ekim 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı bölgelerde mevsim normalleri civarında, iç ve doğu kesimlerde mevsim normallerinin yer yer üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Güney Ege kıyılarında güneydoğu yönlerden, Marmara'da kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına(50 - 70 km / saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların Balıkesir, Çanakkale'nin doğusu, Aydın, İzmir, Denizli çevrelerinde kuvvetli, Antalya'nın batısında kuvvetli ve çok kuvvetli, Aydın'ın batısı ve Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması yerel olarak kuvvetli ve çok kuvvetli (30-75 kg/m2) gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden yaşanabilecek sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın Güney Ege kıyılarında güneyli yönlerden, Marmara'da kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına(50 - 70 km / saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (Ulaşımda aksamalar) karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden itibaren Balıkesir çevreleri ile Çanakkale'nin doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 22°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 22°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden itibaren doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 21°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 20°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, bçlge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Aydın çevreleri ile güney ve batı kesimleri başta olmak üzere İzmir çevreleri ve Denizli'de yerel kuvvetli, Aydın’ın batısı ve Muğla’da çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AFYONKARAHİSAR °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların güney ve batı kesimleri başta olmak üzere il genelinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 18°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz ile Adana çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Göller Yöresinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 30°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 24°C<br />
Parçalı bulutlu, iç ve batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra batı ilçelerinde kuvvetli ve çok kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 27°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren Eskişehir ve Konya çevreleri ile Ankara'nın batı ilçelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 22°C<br />
Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren batı ilçeleri sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 21°C<br />
Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 21°C<br />
Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 22°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 23°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 22°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİNOP °C, 21°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 19°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Orta Karadeniz'de pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 16°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 17°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP °C, 25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 24°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 09:20:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-5-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-yagis-uyarisi-h164073.html">Meteoroloji&amp;#039;den 5 il için sarı ve turuncu kodlu yağış uyarısı! İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-284-h164072.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında toparlanma sinyali: İşte 26 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.416 TL, ons altın ise 4.008 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel piyasalarda altın fiyatları, geçtiğimiz hafta yaşanan sert gerilemenin ardından yeni haftaya yükseliş eğilimiyle başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen haftayı yüzde 4,07 kayıpla 3.996 dolardan kapatan ons altın, yaklaşık dört ayın en güçlü haftalık düşüşünü kaydetmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 26 Ekim 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.416,76 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.583,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.159,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 42.008,39 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 42.181,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 105.343,12 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.008,63 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 09:14:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-284-h164072.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-367-h164071.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (26 Ekim 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 26 Ekim 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 26 Ekim 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,7516 (alış) 49,7700'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,9379 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 09:07:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-367-h164071.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bogazicinde-nurettin-yildiz-protestosu-davasi-savcidan-t24-muhabiri-h164070.html</link>
		<title>Boğaziçinde Nurettin Yıldız protestosu davası: Savcıdan T24 muhabiri Can Öztürke beraat, 14 öğrenciye ceza talebi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Geçen yıl Boğaziçi Üniversitesi&#039;ndeki Nurettin Yıldız protestosunda gözaltına alınan öğrenciler ile protestoyu takip eden T24 muhabiri Can Öztürk hakkında açılan davanın beşinci duruşması yapıldı. Savcı, T24 muhabiri Can Öztürk’ün gazeteci olduğunu belirterek beraatını, diğer 14 öğrencinin ise cezalandırılmasını talep etti. Karar çıkması beklenen duruşma 11 Ocak 2027’de yapılacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">13 Mayıs 2025'te ilahiyatçı Nurettin Yıldız'ın Boğaziçi Üniversitesi'ne konuşmacı olarak davet edilmesi protestolara yol açmış, çok sayıda öğrenci gözaltına alınmıştı. Protestoları gazeteci olarak takip ettiği sırada gözaltına alınan T24 muhabiri Can Öztürk ve protestocu 14 öğrenci hakkında, "görevi yaptırmamak için direnme" ve "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlamalarıyla açılan davanın beşinci duruşması bugün yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAVCI "ÖZTÜRK GAZETECİ" DEDİ, BERAAT İSTEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı, esas hakkındaki mütalaasında Öztürk’ün olay tarihinde gazeteci olarak görev yaptığını ve haber takibi amacıyla olay yerinde bulunduğunu belirtti. Öztürk hakkında, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe katılmak ve ihtara rağmen dağılmamak ile görevli memura görevini yaptırmamak için direnmek suçlamalarıyla açılan davada, cezalandırmaya yeterli ve kesin delil bulunmadığını ifade eden savcı, beraat talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAVCIDAN ÖĞRENCİLER İÇİN CEZA TALEBİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer 14 sanığın ise Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsü’nde düzenlenen protestoya katıldıkları, polisin dağılma ihtarına rağmen alandan ayrılmadıkları ve polislerin oluşturduğu güvenlik hattına toplu şekilde yüklenerek cebir kullandıkları öne sürüldü. Savcı, sanıkların istinat panolarının yıkılması sonucu bazı kişilerin inşaat çukuruna düşerek yaralanmasına neden olduklarını iddia etti. Mütalaada, yaralanan kişilerden Yasemin Bölükbaşı dışındakilerin yaralarının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek düzeyde olduğu, Bölükbaşı’nın ise parmağında kırık oluşacak şekilde yaralandığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu gerekçelerle savcı, 14 sanığın kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe katılmak, ihtara rağmen dağılmamak ve görevli polislere direnmek suçlarından cezalandırılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SANIKLAR MÜTALAAYA KARŞI SAVUNMA İÇİN SÜRE İSTEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaaya karşı söz alan öğrenciler suçlamaları reddetti ve beraat istedi. Avukatlar da mütaalaya karşı ayrıntılı savunma hazırlamak için süre talep etti. Duruşma 11 Ocak 2027’ye ertelendi. Bu duruşmada karar çıkması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 16:13:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bogazicinde-nurettin-yildiz-protestosu-davasi-savcidan-t24-muhabiri-h164070.html">Boğaziçinde Nurettin Yıldız protestosu davası: Savcıdan T24 muhabiri Can Öztürke beraat, 14 öğrenciye ceza talebi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-cop31-e-adil-gecis-politika-belgesi-ile-gidiyor-h164069.html</link>
		<title>DİSK, COP31&amp;#039;e &amp;quot;Adil Geçiş Politika Belgesi&amp;quot; ile gidiyor: Dönüşümün maliyeti işçilere yüklenemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Antalya&#039;da düzenlenecek COP31&#039;e iş ve gelir güvencesinden sendikal haklara, sosyal korumadan iklim finansmanına uzanan talepleri içeren &quot;Adil Geçiş Politika Belgesi&quot; ile katılacak. DİSK, düşük karbonlu ekonomiye geçişin maliyetinin işçilere yüklenemeyeceğini belirterek, “Bir sektörün dönüşmesi veya bir üretim tesisinin kapanması, işçilerin işsiz ve güvencesiz bırakılmasının gerekçesi olamaz” değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK, COP31 hazırlıklarına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada temmuz ayından bu yana Avrupa'daki uluslararası üst örgütler ve sendikal konfederasyonlarla görüşmeler gerçekleştirdiğini bildirdi. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan DİSK Adil Geçiş Politika Belgesi'nin kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Konfederasyon, COP31 programına ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Politika Belgemizi kamuoyuna açıklayacağız. Yeşil Alan'daki Adil Geçiş Pavilyonu'nda uluslararası örgütlerle birlikte bir yan etkinlik düzenleyeceğiz. 15 Kasım'da ITUC'un Strateji Günü'nde Türkiye işçi sınıfının taleplerini dile getireceğiz. COP31'in hem resmi alanında hem de sivil toplumun oluşturacağı alanlarda aktif olacağız. DİSK olarak adil geçişi yalnızca bir iklim politikası olarak değil, işçilerin haklarını, istihdamı, gelir güvencesini ve sendikal örgütlenmeyi doğrudan ilgilendiren bir mücadele alanı olarak değerlendiriyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ADİL GEÇİŞ NİYETLERLE DEĞİL, SONUÇLARLA ÖLÇÜLMELİDİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası sendikal hareketin COP31'deki temel gündemlerinden birinin iklim kriziyle mücadele sırasında işçi haklarının korunması ve adil geçişin somut güvencelere dönüştürülmesi olacağını belirten DİSK, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) çatısı altında hazırlanan talepler arasında nitelikli ve sendikalı işlerin yaratılması, iş ve gelir güvencesi, toplu pazarlığın güçlendirilmesi, sosyal korumanın genişletilmesi ile işçi sağlığı ve iş güvenliğinin yer aldığını bildirdi. DİSK, iklim krizinin çalışma yaşamına etkileri ve enerji dönüşümüne ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DİSK açısından temel ilke adil geçiş niyetlerle değil, sonuçlarla ölçülmesidir. İklim krizi emekçilerin sağlığını, çalışma sürelerini ve yaşamlarını doğrudan etkiliyor. Aşırı sıcaklarda tarlada hasat yapan tarım işçilerinden asfalt döken belediye işçilerine, inşaat işçilerinden kamu hizmetlerinde çalışanlara ve madencilere kadar milyonlarca emekçi iklim kaynaklı risklerle karşı karşıya. Bu nedenle iklim politikaları, yalnızca emisyon hedefleri ve yeni teknolojiler üzerinden değil, işçi sağlığı, çalışma koşulları ve sosyal haklar üzerinden de ele alınmalıdır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK'TEN İŞ VE GELİR GÜVENCESİ, SENDİKAL HAK VE SOSYAL KORUMA TALEBİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK, COP31 ve adil geçiş sürecindeki temel taleplerini iş ve gelir güvencesi, güvenli çalışma koşulları, ücretsiz mesleki eğitim ve yeni istihdama geçiş güvencesi, sendikal haklar, sosyal koruma, karar süreçlerine sendikaların katılımı ve adil iklim finansmanı olarak sıraladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konfederasyon, dönüşüm nedeniyle işten çıkarmaların önlenmesini, gelir kayıplarının karşılanmasını ve işsizlik sigortasının güçlendirilmesini isterken, aşırı sıcaklar ve diğer iklim kaynaklı risklere karşı bağlayıcı iş sağlığı ve güvenliği standartları ile yeterli dinlenme sürelerinin sağlanmasını talep etti. DİSK ayrıca iklim yatırımlarının gelişmekte olan ülkeleri yeni bir borç sarmalına sürüklememesi, finansman ve teknolojiye erişimin kolaylaştırılması gerektiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ULUSAL ADİL GEÇİŞ STRATEJİSİ TASLAĞI'NDA 53 DEĞİŞİKLİK TALEBİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Adil Geçiş Stratejisi Taslağı'nda istihdam, sosyal koruma ve işçi sağlığı başlıklarının yer almasını önemli bulduğunu ancak bunların bağlayıcı haklara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konfederasyon, taslağa ilişkin görüşlerinde çalışma yaşamı alanında 53 başlıkta değişiklik ve ek düzenleme talep ettiğini belirterek, “Kendi Adil Geçiş Politika Belgemizde de işin korunmasından gelir güvencesine, mesleki eğitimden kamusal hizmetlere ve toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar Türkiye işçi sınıfının somut taleplerini ortaya koyuyoruz. Demokrasi, sendikal özgürlük ve işçinin örgütlü gücü olmadan adil geçiş mümkün değildir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK, COP31'de Adil Geçiş Pavilyonu'nda uluslararası sendikal örgütlerle ortak bir yan etkinlik düzenleyeceğini, 15 Kasım'daki ITUC Strateji Günü'ne katılacağını ve Adil Geçiş Politika Belgesi'ni Antalya'da düzenleyeceği basın toplantılarıyla açıklayacağını bildirdi. COP31 sonrasında da alınan kararları takip edeceğini belirten DİSK, “Adil geçiş bizim için yalnızca bir iklim zirvesi gündemi değil, işçi sınıfının geleceğine ilişkin bir mücadele başlığıdır” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 15:35:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-cop31-e-adil-gecis-politika-belgesi-ile-gidiyor-h164069.html">DİSK, COP31&amp;#039;e &amp;quot;Adil Geçiş Politika Belgesi&amp;quot; ile gidiyor: Dönüşümün maliyeti işçilere yüklenemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-tabipleri-birligi-tum-meslektaslarimizi-gazetecilerle-h164068.html</link>
		<title>Türk Tabipleri Birliği: &amp;quot;Tüm meslektaşlarımızı gazetecilerle, hak savunucularıyla omuz omuza olmaya çağırıyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği&#039;nden (TTB) yapılan açıklamada, basın-yayın emekçilerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların, internet haber sitelerine erişim engellerinin, yayın yasaklarının ve televizyon kanallarına el konulmasının normalleştirildiği bir düzeni kabul etmedikleri belirtilerek, yarın Türkiye genelinde düzenlenecek eylemlere katılacaklarını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB), sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gerçeğin sakıncalı, gazeteciliğin suç, haberin tehdit olarak görüldüğü; basın-yayın emekçilerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların, internet haber sitelerine erişim engellerinin, yayın yasaklarının, televizyon kanallarına el koymaların normalleştirildiği bir düzeni kabul etmiyoruz! Sağlık alanında doğru habere ve bilgiye erişmenin, halkın sağlık hakkının önemli bir unsuru olduğunu vurguluyor; bu bağlamda halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü, basın-yayın emekçilerinin hakkını ısrarla savunuyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın emek-meslek örgütlerinin çağrısıyla ve 'Sansüre Hayır! Habere Özgürlük!' sloganıyla 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00’da pek çok ilde düzenlenecek eylemleri destekliyor; tüm meslektaşlarımızı gazetecilerle, basın-yayın emekçileriyle, hak savunucularıyla omuz omuza olmaya çağırıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 15:23:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-tabipleri-birligi-tum-meslektaslarimizi-gazetecilerle-h164068.html">Türk Tabipleri Birliği: &amp;quot;Tüm meslektaşlarımızı gazetecilerle, hak savunucularıyla omuz omuza olmaya çağırıyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlesik-kamu-is-gida-enflasyonu-yillik-yuzde-538-oldu-h164067.html</link>
		<title>Birleşik Kamu İş: Gıda enflasyonu yıllık yüzde 53,8 oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın 64 temel gıda maddesinden oluşan sepet üzerinden yaptığı araştırmaya göre, gıda fiyatları ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 4,7 arttı. Vatandaşın en çok tükettiği gıda maddelerinden oluşan sepete göre hesaplanan gıda enflasyonu, yılın ilk on ayında yüzde 48,1’e ulaştı. Gıda fiyatları, Ekim 2026 itibarıyla son bir yılda yüzde 53,8 artış gösterdi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR, halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan ve fiyatları Türkiye’nin büyük bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlenen gıda sepeti üzerinden hazırladığı Ekim 2026 gıda fiyatları endeksi sonuçlarını açıkladı. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatlarında yol açtığı 77 aydır süren aralıksız artış trendi, en çok gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda bulunan işsizleri, emeklileri, ücretlileri ve dar gelirlileri olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin yıllardır aşamadığı bu enflasyon süreci, Eylül 2021’de Merkez Bankasının faiz indirimleriyle başlamıştı. Bu dönemde gıdada yıllık artış Eylül 2022’de yüzde 179’a kadar çıkmıştı. Sonraki dönemde yıllık artış hızı düşse de gıda fiyatları artmaya devam etti. Eylül 2021’den başlayarak Ekim 2026’ya kadar geçen beş yıllık sürede gıda fiyatları toplam yüzde 2.353 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl ekim ayında 2 bin 453 lira ödemek gerekti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda fiyatlarının yüzde 2.353 oranında arttığı Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yaşanan artış ise yüzde 1.292’de kaldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti 1.392 liraya çıktı. Gıda fiyatı ise 2.453 lira oldu. Gıda fiyatları artmaya devam ederken maaş ve ücretler bu yıl sonuna kadar değişmeyecek. Gelirlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak yüzde 43,3 oranında eridi. &nbsp;Buna göre bir kamu çalışanının 2021 yılında bir maaşıyla aldığı gıda sepetinin şimdi en fazla yüzde 56,7’sini alabiliyor. Açlık ve yoksulluk riski, önümüzdeki aylarda da büyümeye devam edecek. Zira hem genel ekonomik sorunlar büyüyor hem tarım sektörünün sorunları hem de girdi fiyatları artıyor. Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 77 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYLIK FİYAT ARTIŞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekimde gıda fiyatlarındaki artışta yağ hariç tüm gıda harcama grupları belirleyici oldu. Yağ dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar önceki aya göre arttı. Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları ekimde önceki aya göre yüzde 0,4 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında ise yüzde 1,6 oranında artış yaşandı. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 3,6 arttı. Margarin ve sıvıyağ harcamaları ise değişmedi. Meyve fiyatlarının yüzde 5,5 oranında arttığı eylülde taze sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 23,7 oranında yükseliş kaydedildi. Bakliyat fiyatlarının yüzde 7,2 gibi oldukça yüksek oranda arttığı ekim ayında salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan işlenmiş gıdada fiyatlar yüzde 1,5 oranında yükseldi. Vatandaşların mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan sepeti satın alabilmek için ekimde bir önceki aya göre yüzde 4,7 oranında daha fazla para ödemek gerekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ON AYLIK ARTIŞ YÜZDE 48,1</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-ekim döneminde ise ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 36,1, et-balık fiyatları yüzde 36,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 34,3 artış kaydetti. Bu dönemde yağ fiyatları yüzde 15,7, meyve fiyatları yüzde 62,6, sebze fiyatları ise yüzde 147,5 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları dokuz ayda yüzde 49,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 25 oranında arttı. Gıdada yılın ilk dokuz aylık dönemindeki toplam artış yüzde 48,1 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YILLIK ARTIŞ YÜZDE 53,8</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda fiyatlarında ekim ayı sonu itibarıyla son bir yıllık artış oranı ise yüzde 53,8’e yükseldi. Son bir yıllık dönemde ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 36,2, et-balık fiyatları yüzde 52,8, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 30,4, yağ fiyatları yüzde 17,3 oranında arttı. Meyve fiyatlarında yıllık olarak yüzde 65,7, sebze fiyatlarında ise yüzde 159,1 oranında artış yaşandı. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 66,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 29,1 oranında artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">12 AYLIK ORTALAMALARA GÖRE ARTIŞ YÜZDE 55,2</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kasım 2025 - Ekim 2026 aylarına kapsayan son 12 aylık dönemin ortalama gıda fiyatları, Kasım 2024 – Ekim 2025 aylarını kapsayan bir önceki 12 aylık dönemdeki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 55,2 oranında yükseldi. On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 38,8, et-balık fiyatlarında 59,1, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 34,9 oldu. Yağ fiyatları yüzde 33,7, meyve fiyatları yüzde 79,4, sebze fiyatları ise yüzde 109,6 oranında arttı. Bakliyatta ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık ortalamaya göre yüzde 44,1, diğer gıda fiyatları ise yüzde 32,9 oranında artış kaydetti."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 15:11:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlesik-kamu-is-gida-enflasyonu-yillik-yuzde-538-oldu-h164067.html">Birleşik Kamu İş: Gıda enflasyonu yıllık yüzde 53,8 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-is-bankasi-48-istanbul-maratonu-icin-geri-h164066.html</link>
		<title>&amp;quot;Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu&amp;quot; için geri sayım sürüyor... Şampiyon atletler yeniden İstanbul&amp;#039;da</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul tarafından 1 Kasım Pazar günü düzenlenecek “Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu”nda yarışacak elit atletler belli oldu. Kadınlarda geçen yılın şampiyonu Bizuager Aderra ve erkeklerde 2024 yılının kazananı Dejene Debela, İstanbul’da bir kez daha ipi göğüsleyebilmek için koşacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul tarafından 1 Kasım Pazar günü düzenlenecek Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu için geri sayım sürerken, yarışta boy gösterecek elit atlet kadrosu belli oldu. Kadınlarda son şampiyon Bizuager Aderra ünvanını korumak için şehre dönerken, erkeklerde 2024 yılının şampiyonu Dejene Debela yeniden zirve hedefiyle dünyanın tek kıtalararası maratonunda start alacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dünya Atletizm Birliği’nin (World Athletics) “Gold Label” (Altın Kategori) yol yarışları kategorisinde yer alan Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu, bu yıl da dünya çapında yıldızları ağırlayacak. 48’inci defa koşulacak yarışta tüm kategoriler dahil edildiğinde yaklaşık 45 bin kişinin parkura çıkması bekleniyor. Maratona 6’sı tempocu 28 erkek ve 19 kadın olmak üzere toplam 47 elit atlet katılacak.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/4daed46c-052c-4ebe-bd94-a7db4ffc1235-w.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">KADINLARDA BÜYÜK DÜELLO: ADERRA MI, KORİR Mİ?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl son kilometresi dört atletin nefes kesen çekişmesine sahne olan kadınlar yarışında ipi göğüsleyen genç Etiyopyalı Bizuager Aderra, derecesini iki dakikadan fazla geliştirerek 2:26:19 ile kişisel rekorunu kırmış ve kariyerinin en büyük zaferini elde etmişti. Geçen eylül ayında Çin’deki Shenyang Maratonu’nu da 2:30:21 ile ilk sırada bitiren 23 yaşındaki atlet, tahtını korumak için parkura çıkacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aderra’nın karşısındaki en büyük engel ise start listesinin bir numaralı favorisi Judith Korir olacak. 2022 Dünya Şampiyonası’nda maraton yarışından gümüş madalyayla ayrılan Kenyalı atlet, o yarışta elde ettiği 2:18:20’lik göz dolduran kişisel rekoru ve aynı yıl Londra’da koştuğu 2:18:43’lük derecesiyle kadınlar kategorisinde çıtayı oldukça yukarı taşıyor. 30 yaşındaki tecrübeli isim, bu yıl nisan ayında Milano’da 2:26:48 koşarak formunu koruduğunu gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınlarda podyumu hedefleyen diğer iki isim ise bu yıl kariyer rekorlarını geliştiren Etiyopyalı Kasaneh Baze (Hamburg’da 2:19:39 ile üçüncü) ve 2023 İstanbul Maratonu’nu ikinci sırada tamamlayıp parkur deneyimi kazanan Kenyalı Veronicah Maina (Wuhan şampiyonu, 2:24:14) olarak öne çıkıyor. Maina, son yarışında Bali Maratonu’nu da birinci tamamlayarak İstanbul’a formunun zirvesinde geleceğini kanıtladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a4ed8067-928b-45d1-8046-cc0072ebce5a-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERKEKLERDE DEBELA TACINI GERİ ALMAK İSTİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erkekler kategorisinde gözler, üst üste üçüncü kez İstanbul’da koşacak Dejene Debela’nın üzerinde olacak. 2024 yılında 2:11:40’lık performansıyla Sultanahmet’te bitiş çizgisini ilk sırada geçen 31 yaşındaki Etiyopyalı, kariyerinin en büyük zaferine İstanbul’da ulaşmıştı. Geçen yıl son kilometreye kadar Rhonzas Kilimo ile şampiyonluk için mücadele edip yarışı ikinci tamamlayan Debela, bu sezon koşacağı ilk maraton olan Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu’nda birincilik ünvanını geri almayı amaçlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Debela’nın bu amacına ulaşmasının karşısındaki en büyük engellerden biri vatandaşı Amdework Walelegn olacak. Erkekler elit atlet listesinde en iyi ikinci kişisel dereceye sahip Etiyopyalı, tıpkı Debela gibi İstanbul’a aşina bir isim. 2018’de burada ilk yarışına katılan Walelegn, İstanbul Yarı Maratonu’nu kazanarak kariyerinin ilk yarı maraton zaferini elde etmişti. Bu yarışın ardından İstanbul’da iki yarı maraton daha koşan 27 yaşındaki atlet, Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu’yla birlikte buradaki ilk maratonunda ter dökecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Start listesinin en hızlı ismi ünvanını elinde bulunduran 23 yaşındaki Sufaro Woliyi ise yarışın gizli favorisi olarak dikkatleri çekiyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da şampiyon Kilimo’nun 14 saniye gerisinde üçüncü olan genç Etiyopyalı, bu ilkbaharda Seul’de 2:04:35 ile koşarak en iyi derecesini yaklaşık 3 dakika geliştirdi. Henüz bir maraton şampiyonluğu bulunmayan Woliyi, kariyerinin ilk zaferine 1 Kasım’da İstanbul’da ulaşmak için koşacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE ŞAMPİYONLARI DA BELLİ OLACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) tarafından Şevki Koru Türkiye Maraton Şampiyonası olarak kabul edilen Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu’nda yerli atletler ulusal şampiyonluk hedefiyle de koşacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erkeklerde geçen yılın yerli klasman birincisi ve Türkiye şampiyonu Hüseyin Can bu yıl da aynı amaç için ter dökecek. Geçen yıl 2:10:58’lik derecesiyle genel klasmanı da beşinci sırada tamamlayan 27 yaşındaki atlet, bu yıl katıldığı tek yarış olan Sevilla Maratonu’nda 2:10:03 ile koşarak kariyerinin en iyi derecesini elde etti ve İstanbul’da da en iddialı isimlerden biri olacağını kanıtladı. Can’ın ulusal şampiyonluk yolundaki en büyük rakipleri, geçen yıl kürsüyü paylaştığı Halil Yaşın ve Yavuz Ağralı olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınlarda ise eylül ayındaki İzmir Yarı Maratonu’nu ilk iki sırada tamamlayan Hasibe Demir ve Dilan Atak Kuluk şampiyonluk mücadelesini bu kez İstanbul’a taşırken, Tuğçe Özkan ve Sultan Haydar da en hızlı yerli kadın atlet olmak için ter dökecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İş Bankası’nın isim sponsorluğunu üstlendiği 48. İstanbul Maratonu, ana sponsor Sportive, tedarik sponsorları ASICS, Kahve Dünyası, Züber, Hydro Flask, Lilly, Kızılay, Hamidiye, SKG, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Hardline Nutrition, Rexona, araç sponsoru MG, medya sponsoru Metro FM’in destekleriyle koşulacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 14:41:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-is-bankasi-48-istanbul-maratonu-icin-geri-h164066.html">&amp;quot;Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu&amp;quot; için geri sayım sürüyor... Şampiyon atletler yeniden İstanbul&amp;#039;da</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/losev-den-losemili-cocuklar-haftasi-nda-turuncu-h164064.html</link>
		<title>LÖSEV&amp;#039;den Lösemili Çocuklar Haftası&amp;#039;nda &amp;quot;turuncu&amp;quot; farkındalık çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında İzmir’de basın toplantısı düzenledi. LÖSEV İzmir Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğur, löseminin tedavi edilebilir ve bulaşıcı olmayan bir hastalık olduğunu belirterek, 7 Kasım’da Gündoğdu Meydanı’ndan Kültürpark’a “Turuncu Kortej Yürüyüşü” düzenleneceğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla İzmir LSV Kafe’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, haftanın önemine dikkati çekilerek İzmir’de gerçekleştirilecek farkındalık etkinliklerine ilişkin bilgi verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">LÖSEV İzmir Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğur, hem vakfın kuruluş yıl dönümü hem de lösemiye yönelik toplumsal farkındalık açısından Lösemili Çocuklar Haftası'nın önemli olduğunu belirterek, "2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası iki tarafıyla bizim için çok kritik. Birincisi, 8 Kasım 1998 vakfımızın kuruluş yıl dönümü. Bu sene 28'inci yılını tamamlayacak vakıf. Nice 28 yılları olsun. Bunun dışında 2-8 Kasım'ın diğer bir önemi, özel günler ve haftalar kapsamında kutlanıyor. Tüm okullarımızda, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı tüm eğitim kurumlarımızda da müfredatın içerisinde yer alan bir hafta. Bunun da vesilesi LÖSEV. LÖSEV'in 8 Kasım'da kuruluşu üzerine 2-8 Kasım'la ilgili de lösemiye dikkat çekmek üzere turuncu, löseminin uluslararası rengi. O hafta da turuncu etkinlikler hem okullarımızda hem şehrin birçok noktasında göreceksiniz, birçok noktasında şahit olacaksınız. Bütün vatandaşlarımıza, tüm topluma löseminin iyileştirilebilir bir hastalık olduğunu, bulaşıcı olmadığını, lösemili çocuklarımızınsa yalnız olmadıklarını, ailelerinin yalnız olmadıklarını hissettirdiğimiz, bizim için çok özel ve çok anlamlı bir hafta" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GİYİM KODUMUZ TURUNCU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir'de 7 Kasım'da düzenlenecek etkinliklere ilişkin bilgi veren Uğur, Gündoğdu Meydanı'nda başlayacak kortej yürüyüşünün ardından Kültürpark'ta şenlik gerçekleştirileceğini aktararak, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu haftayı biz çok daha uzun süreye yayarak kutluyoruz, farkındalık çalışmalarıyla, yaptığımız şehir genelinde. Ama o haftanın içinde mutlaka bir kortej ve şenlik çalışmamız oluyor. O buluşmamız da 7 Kasım'da bu sene İzmir'de olacak. Buluşma noktamız Gündoğdu Meydanı olacak. Saat 12.00'de tüm gönüllülerimiz, katılmak isteyen bütün hemşehrilerimiz, İzmirliler ve bütün ailelerimiz, gençlerimiz ve çocuklarımızla biz turuncu kortejde olacağız. Turuncu kıyafetiniz, turuncu yüzünüzü boyayabilirsiniz, turuncu balonlarla gelebilirsiniz. Giyim kodumuz turuncu. Sadece turuncuya vurgu yapmaya çalışacağız. Kortejle buradan Kültürpark'a yürüyor olacağız. Gündoğdu Meydanı'ndan Kültürpark'a yürüdükten sonra da içeride bir şenlik alanı kuruluyor olacak. Orada sahnelerimiz olacak. Dansçılarımız, çocuklarımız için tertip edilmiş oyunlar. Birçok farklı okullarımızdan gelenler oluyor konser için. Bale gösterileri oluyor, çocuklarımız için tiyatro gösterileri oluyor. Bir sahne alanıyla akşam saat 17.30-18.00 civarına kadar Kültürpark'ta şenliğimizi devam ettiriyor olacağız. Kermeslerimiz kuruluyor, çadırlarımız oluyor, kumbaralarımız var orada. Oralara insanların yoğun ilgisi de oluyor, şenlik alanına ve destek de olmak istiyorlar. Kurulan kermes alanlarında hem çocuklarımız farklı teknolojiyle ilgili ya da hobileriyle ilgili alanlarda bir şeyler yaparlarken aynı zamanda da eğer alışveriş yapmak isterseniz o günün özelinde alabileceğiniz hediyelik eşyalar veya yiyecek içecek stantları olmuş oluyor. Buralarda bizimle buluşabilirsiniz. Çok keyifli, eğlenceli bir etkinlik. Herkesi bekliyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"LÖSEMİ İYİLEŞTİRİLEBİLEN BİR HASTALIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lösemiyle mücadelede tedavi sürecinin yanı sıra moral ve motivasyonun da önemli olduğunu vurgulayan Uğur, vatandaşlara gönüllülük, bağış ve farkındalık çalışmalarına destek olma çağrısında bulundu. Uğur, konuşmasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Lösemi iyileştirilebilen bir hastalık. Bunun için tabii ki en önemli etken, çocuklarımızın veya lösemiyle tanışmak zorunda kalan herkes için fiziksel koşullarında tedaviyle birlikte ve moral motivasyon tarafında da yalnız kalmadıklarını hissedebiliyor olmak. O yüzden sadece 2-8 Kasım haftasında değil, zaten Türk toplumunun genel desteğiyle biz 10 milyona yaklaşan bir gönüllü sayısıyla Türkiye'nin en önemli, en kalabalık vakıflarının başında geliyoruz. Bu anlamda desteklerini sürdürmelerini tabii ki istiyoruz gönüllülük anlamında ve bağışçılık anlamında. Ama şu da bir gerçek, bizimle birlikte bu hafta vesilesiyle, 2-8 Kasım vesilesiyle turuncuyla bu farkındalığın bir parçası olsunlar. Ufacık bir obje takabilirler giyiminde, kıyafetinde. Bizden olan herhangi bir ürünü özellikle öne çıkartabilirler. Ama tüm herkesten bireysel olarak en büyük yapabilecekleri katkının bu olduğunu düşünüyorum. 'Ben de varım. Lösemiyle mücadelede ben de onları destekliyorum' deyip bizim 'Umudun Adı LÖSEV', bu sene 'Mucize ve Umudun Adı LÖSEV' olarak sloganlarımız var. Instagram hesaplarımızı takip edebilirler."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 14:02:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/losev-den-losemili-cocuklar-haftasi-nda-turuncu-h164064.html">LÖSEV&amp;#039;den Lösemili Çocuklar Haftası&amp;#039;nda &amp;quot;turuncu&amp;quot; farkındalık çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpden-fon-yasasina-muhalefet-serhi-tasfiyesi-tamamlanan-fonlar-h164063.html</link>
		<title>CHPden Fon Yasasına muhalefet şerhi: Tasfiyesi tamamlanan fonlar için örtülü af anlamına geliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP, TBMM&#039;de kabul edilen Fon Yasası&#039;na ilişkin muhalefet şerhinde, düzenlemenin tasfiyesi tamamlanan fonlardaki geçmiş dönem yolsuzluklarla ilgili işlem yapılmayacağı sonucunu doğurduğunu savunarak, &quot;Bu aynı zamanda kısmi nitelikte örtülü af anlamına gelmektedir&quot; değerlendirmesini yaptı. CHP, fon krizinin tüm yönleriyle araştırılması için bağımsız uzmanların da yer alacağı bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP, TBMM'de kabul edilen Fon Yasası’na ilişkin muhalefet şerhini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şerhte, düzenlemenin anayasal açıdan sorunlar içerdiğini ifade edilerek, fon krizinin yalnızca tasfiye kapsamındaki 131 fona yatırım yapan yaklaşık 455 bin 758 kişiyi etkilemediği, borsada yaklaşık 7 milyon yatırımcıyı ilgilendiren kayıpların ve halka açık şirketlerin piyasa değerindeki 100 milyar dolara ulaştığı belirtilen kayıpların da dikkate alınması gerektiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Muhalefet şerhinde, tasfiyesi tamamlanan 66 fonda geçmiş dönem yolsuzluklarla ilgili işlem yapılmayacağı ve yöneticileri hakkında idari ve cezai soruşturma açılmayacağı sonucunun ortaya çıktığı savunularak, "Bu aynı zamanda kısmi nitelikte örtülü af anlamına gelmektedir" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin muhalefet şerhinde, tasfiye sürecinin başından itibaren A1 Portföy Yönetim Şirketi AŞ, Bulls Portföy Yönetim Şirketi AŞ ve Pardus Portföy Yönetim Şirketi AŞ yönetimindeki 66 yatırım fonunda bulunan 45 binin üzerindeki kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar lira tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemlerinin Ziraat Bankası tarafından tamamlandığına ilişkin açıklamalara işaret edildi. Kanun teklifinin geriye kalan 65 yatırım fonunu kapsayacağının anlaşıldığı belirtilen şerhte, fon krizinin tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılması için bağımsız uzmanların da yer alacağı özel bir komisyon oluşturulması, TBMM’de Meclis Araştırma Komisyonu kurulması, sorumlu kamu görevlileri ile siyasi bağlantıların incelenmesi ve fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri alınması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MECLİS'TE KOMİSYON KURMAK YERİNE.."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şerhte, "Adalet ve Kalkınma Partisi yaşanan fon skandalını detaylı bir şekilde araştırıp, sorumluları açığa çıkarmak, Meclis'te bir komisyon kurmak yerine tasfiye sürecini dar tanımıyla bir yasal düzenleme sorununa indirgemektedir. Fon krizi karşısında bir daha bu ve benzeri dolandırıcılığın yaşanmaması için özel, istisnai değil genel bir yasal düzenlemenin yapılması gerekmektedir. Mevcut kanun teklifi bu kapsamda yeterli değildir" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun teklifinin yatırımcıların kayıplarının tamamının karşılanmasını güvence altına almadığı belirtilen muhalefet şerhinde, yatırımcılara yapılacak ara ödemeler için öngörülen 1 milyon liralık üst sınırın her yatırımcıya bu tutarda ödeme yapılacağı anlamına gelmediği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tasfiye sürecinde kamu kaynağının kullanılmayacağı yönündeki açıklamaların inandırıcı olmadığı savunulan şerhte, Sermaye Piyasası Kurulu’nun "skandalın bir parçası olduğu" ileri sürülerek kuruma bu kadar geniş yetkiler verilmesi eleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemenin mülkiyet hakkı, masumiyet karinesi ve hak arama özgürlüğü bakımından hukuki tartışmalara yol açabileceği kaydedilen şerhte, ödeme dışı bırakma kararlarının gerekçeli olması, ilgili kişilere itiraz imkânı verilmesi ve yanlış tespitlerin telafisine ilişkin hükümlerin kanun metninde açıkça düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin muhalefet şerhinde ayrıca, SPK'ya tasfiye süreçlerinin farklı aşamalarında sınırları yeterince belirlenmemiş takdir ve düzenleme yetkileri verilmesinin Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2'nci, kanun önünde eşitliği düzenleyen 10'uncu ve yasama yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu belirten 7'nci maddelerine aykırılıklar taşıdığı savunuldu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 13:45:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpden-fon-yasasina-muhalefet-serhi-tasfiyesi-tamamlanan-fonlar-h164063.html">CHPden Fon Yasasına muhalefet şerhi: Tasfiyesi tamamlanan fonlar için örtülü af anlamına geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


