<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tunceli-adliyesi-onunde-17-baroya-uye-h161510.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Tunceli Adliyesi önünde 17 baroya üye avukatlardan açıklama: Sorumlular makam ve mevki farkı gözetilmeksizin ortaya çıkarılmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 17 baronun kadın hakları merkezi ve komisyonları tarafından Tunceli Adliyesi önünde yapılan ortak açıklamada, Gülistan Doku soruşturmasında “tüm sorumluların makam ve mevki farkı gözetilmeksizin ortaya çıkarılması, suça iştirak eden kişi ve yapılar hakkında derhal işlem yapılması ve adaletin gecikmeksizin tesis edilmesi” istendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 17 baronun kadın hakları merkezi ve komisyonlarının üyeleri, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Bahar Gültekin Candemir’in katılımıyla, Tunceli Adliyesi önünde Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin basın açıklaması yaptı.&nbsp;Ortak açıklama Avukat Reyhan Helin Bulut tarafından okundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bulut, Gülistan Doku soruşturmasında, aradan geçen uzun süreye rağmen dosyada temel soruların yanıtlanmadığını belirterek, “Gülistan Doku’nun nerede olduğu, başına ne geldiği ve olayın nasıl gerçekleştiğine dair en temel sorular dahi tatmin edici biçimde cevaplandırılamamış, dosya adeta zamana bırakılarak etkisiz hale getirilmiştir. Bu durum kamu vicdanında derin bir yara oluşturmuş, adalete duyulan güveni ciddi biçimde zedelemiştir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Delillerin toplanmasında ciddi eksiklikler yaşanmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınların kaybolduğu ya da şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği dosyalarda benzer örneklerin tekrar ettiğine dikkati çeken Bulut, “Bu dosya yalnızca bireysel bir olay değil, yapısal bir sorunun parçasıdır. Soruşturmanın başlangıcından bu yana kalıcı ve sonuç alıcı bir ilerleme sağlanamamış, delillerin toplanması ve değerlendirilmesinde ciddi eksiklikler yaşanmıştır. Kamuoyunun yıllardır dile getirdiği ciddi şüpheler güçlenmiş, soruşturmanın yeniden ve daha kapsamlı biçimde ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Cinayet şüphesi kapsamında genişletildiği yönündeki bilgiler, dosyada yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu dosya yapısal bir sorunun parçasıdır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, yıllar süren ilerlemesizliğin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, “Bu kadar kritik bir dosyada yıllar boyunca ilerleme sağlanamaması yalnızca teknik bir eksiklik değildir; adaletin gecikmesine ve gerçeğin örtülmesine yol açan ciddi bir yapısal soruna işaret etmektedir. Bir genç kadının altı yıl boyunca akıbetinin belirlenememiş olması yalnızca bir soruşturma eksikliği değil, yaşam hakkının korunmasına ilişkin ciddi bir ihlaldir. Delillerin zamanında toplanmaması ve sürecin şeffaf yürütülmemesi, etkili soruşturma yükümlülüğünün açık ihlalidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu görevlilerine ilişkin iddialar</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada bazı kamu görevlilerine yönelik iddiaların da bulunduğunu belirten Bulut, “Delillerin karartıldığı, sürecin yönlendirildiği ve soruşturmanın etkisiz hale getirildiği yönündeki iddialar mutlaka tüm yönleriyle, bağımsız ve tarafsız biçimde araştırılmalıdır. Dosyanın yeniden açılması, özel bir soruşturma ekibinin oluşturulması ve olayın artık cinayet şüphesi kapsamında ele alınması, gecikmiş olsa da önemli bir gelişmedir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sorumluların ortaya çıkarılması çağrısı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, yeni delil ve beyanların dosyayı kritik bir aşamaya getirdiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Tüm sorumluların makam ve mevki farkı gözetilmeksizin ortaya çıkarılması, suça iştirak eden kişi ve yapılar hakkında derhal işlem yapılması ve adaletin gecikmeksizin tesis edilmesi gerekmektedir. Altı yıldır bir genç kadının akıbeti neden aydınlatılamamıştır ve bu karanlık neden bu kadar uzun süre devam ettirilmiştir? Bu sorunun cevabı yalnızca dosyanın değil, adalet sistemine olan güvenin yeniden inşası açısından belirleyici olacaktır.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBB Başkan Yardımcısı Bahar Gültekin Candemir de açıklamasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir aile düşünün; tek istekleri, kızlarının bir mezar taşı olması ve o mezarın başında dua edebilmek. Ancak Gülistan’ın ve ailesinin umutları çalındı. Altı yıl… Kimi zaman bir umutla, kimi zaman acı bir haber alma endişesiyle geçen upuzun altı yıl. Bugün Gülistan’ın, dün Rojin’in ve burada adını sayamadığımız daha nice hayattan koparılan kız kardeşlerimizin, evlatlarımızın faillerinin bulunabilmesi için aynı titizlikle yürütülecek soruşturma beklentimizi bir kez daha yineliyoruz. Bir kez daha ifade ediyoruz ki gerek Doku ailesinin gerekse acılı tüm ailelerin hak arayışında yanlarında olmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, bir yanda kadın cinayetleri… Artık yaygın bir katliam halini alan toplumsal şiddetin son bulması için de etkin bir mücadeleyi sürdüreceğiz."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 15:46:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tunceli-adliyesi-onunde-17-baroya-uye-h161510.html">Gülistan Doku soruşturması... Tunceli Adliyesi önünde 17 baroya üye avukatlardan açıklama: Sorumlular makam ve mevki farkı gözetilmeksizin ortaya çıkarılmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-dincer-ekonomik-kriz-en-cok-cocuklari-vurdu-her-3-cocuktan-1i-yoksul-h161509.html</link>
		<title>CHPli Dinçer: Ekonomik Kriz En Çok Çocukları Vurdu, Her 3 Çocuktan 1i Yoksul!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından
yayınlanan &amp;quot;İstatistiklerle Çocuk 2025&amp;quot; raporuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Dinçer, verilerin Türkiye’de çocukların sadece bugününü değil, geleceğini de tehdit eden
derin bir krizi ortaya koyduğunu belirterek, &amp;quot;Çocuklarımız yoksulluk kıskacında, eğitimden
kopan ve güvencesiz çalışma sahalarına mahkûm edilmiştir dedi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Her 3 Çocuktan 1’i Yoksulluk Riski Altında<br />
Dinçer, TÜİK verilerinin Türkiye’deki çocuk yoksulluğunun ulaştığı boyutu gözler önüne<br />
serdiğini vurgulayarak şu verileri paylaştı:<br />
“Türkiye’de 0-17 yaş grubundaki çocukların %36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski<br />
altında yaşıyor. Yani ülkemizde her 3 çocuktan 1’i en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta<br />
zorlanıyor. AKP iktidarı, genç ve çocuk nüfusuyla övünüyor ama o çocuklarımızın üçte<br />
birinden fazlasını yoksulluğa mahkum edilmiş durumdadır.”<br />
Eğitimden Kopuş ve Çocuk İşçiliği Alarm Veriyor<br />
Ülkede yaşanan ekonomik krizin çocukları okul sıralarından kopararak erken yaşta işgücü<br />
piyasasına mecbur ettiğini ifade eden Dinçer;<br />
“Türkiye&amp;#39;de 15-17 yaş arası her 3 erkek çocuğundan 1&amp;#39;i (%36,5) çocukluğunu yaşamak veya<br />
tam zamanlı eğitim almak yerine işgücü piyasasına itilmiş durumdadır. Okul sıralarında,<br />
akranlarıyla birlikte bilimsel ve kamusal eğitim alması gereken çocuklarımız; kontrolsüz<br />
şantiyelerde, merdiven altı atölyelerde ve MESEM adı altındaki sömürü düzeninde<br />
geleceklerini tüketmektedir.” dedi.<br />
Her 5 Çocuktan 1’i Eğitim Sisteminin Dışına İtiliyor”<br />
CHP’li Dinçer lise tamamlama oranlarına dikkat çekerek şunları kaydetti;<br />
“İlkokul ve ortaokulda %90’ların üzerinde seyreden tamamlama oranlarının, lise kademesinde<br />
sert bir düşüş yaşayarak %80’lere kadar gerilediğini görüyoruz. Bu veriler, lise çağındaki her<br />
5 çocuktan birinin mezun olamadan eğitim hayatına veda ettiğini ortaya koymaktadır. Bu sert<br />
düşüş, eğitimin artık bir hak olmaktan çıkarılıp parası olanın erişebildiği bir ayrıcalığa<br />
dönüştürüldüğünün en büyük kanıtıdır.”<br />
Bu Tablo Bir Kader Değil, Siyasi Bir Tercihtir<br />
Açıklanan verilerin Türkiye’nin geleceğine yönelik ağır bir tehdit oluşturduğunu belirten<br />
Dinçer açıklamasını şu sözlerle noktaladı:<br />
“TÜİK’in bu verileri, bir ülkenin en büyük zenginliği olan çocuklarımızın AKP iktidarının<br />
yapboz tahtasına çevirdiği eğitim politikaları ve ekonomik kriz ile nasıl bir çıkmaza<br />
sürüklendiğinin ilanıdır. Ancak bilinmelidir ki; her 3 çocuktan birinin yoksul olduğu, her 5<br />
çocuktan birinin eğitimden koparıldığı bu karanlık tablo bir kader değil, siyasi bir tercihtir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 15:40:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-dincer-ekonomik-kriz-en-cok-cocuklari-vurdu-her-3-cocuktan-1i-yoksul-h161509.html">CHPli Dinçer: Ekonomik Kriz En Çok Çocukları Vurdu, Her 3 Çocuktan 1i Yoksul!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/natodan-aciklama-nukleer-silahlarin-yayilmasinin-onlenmesi-antlasmasini-tam-uygulamaya-bagliyiz-h161508.html</link>
		<title>NATOdan açıklama: Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması&apos;nı tam uygulamaya bağlıyız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[NATO, &quot;Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı (NPT) tam uygulamaya bağlı olduklarını yineledi. Kötüleşen güvenlik ortamında nükleer caydırıcılığın süreceğini vurgulayan NATO, Rusya ile Çin’e yönelik eleştirilerde de bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">NATO, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) 11. Gözden Geçirme Konferansı vesilesiyle yaptığı açıklamada, müttefiklerin antlaşmanın tam uygulanmasına yönelik güçlü bağlılığını vurguladı. Açıklamada, 1970’te yürürlüğe giren NPT’nin nükleer silahların yayılmasını önemli ölçüde sınırladığı ve küresel güvenlik mimarisinin temel taşlarından biri olduğu ifade edildi. Antlaşmanın aynı zamanda nükleer enerjinin barışçıl kullanımına yönelik uluslararası iş birliği için çerçeve sunduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konsey, kötüleşen küresel güvenlik ortamı ve artan yayılma krizlerinin, NPT açısından yeni zorluklar oluşturduğuna işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Rusya’nın silah kontrol taahhütlerini ihlal ettiği ve "sorumsuz nükleer tehdit söylemleri" kullandığı öne sürülürken, Çin’in nükleer kapasitesini şeffaflıktan uzak şekilde hızla genişlettiği ifade edildi. "Nükleer silahlar var olduğu sürece NATO bir nükleer ittifak olmaya devam edecektir" denilen açıklamada, NATO’nun nükleer kapasitesinin temel amacının barışı korumak, caydırıcılığı sağlamak ve saldırganlığı önlemek olduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO’nun nükleer paylaşım düzenlemelerinin NPT ile uyumlu olduğu vurgulanırken, bu düzenlemelerin yayılmanın önlenmesine katkı sağladığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, müttefiklerin nükleer caydırıcılığı gayrimeşru göstermeye yönelik girişimleri reddettiği ve Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması’nın mevcut yükümlülükleri değiştirmediğini savunduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konsey, NPT’nin korunması, evrenselleştirilmesi ve tam uygulanmasına yönelik çabaların süreceğini belirterek, şeffaflığın artırılması, risklerin azaltılması ve silahsızlanma hedefleri doğrultusunda uluslararası iş birliğine hazır olduklarını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müttefiklerin, NPT’nin 6'ncı maddesi kapsamında nükleer silahların doğrulanabilir şekilde ortadan kaldırılması hedefini desteklediği kaydedilen açıklamada, başarılı bir gözden geçirme konferansı için tüm taraflarla çalışmaya hazır olunduğu ifade edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 15:33:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/natodan-aciklama-nukleer-silahlarin-yayilmasinin-onlenmesi-antlasmasini-tam-uygulamaya-bagliyiz-h161508.html">NATOdan açıklama: Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması&apos;nı tam uygulamaya bağlıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlesik-kamu-is-nisan-ayi-gida-fiyat-artisi-raporunu-yayinladi-yilin-ilk-dort-aylik-donemindeki-fiyat-artisi-yuzde-265i-buldu-h161507.html</link>
		<title>Birleşik Kamu-İş nisan ayı gıda fiyat artışı raporunu yayınladı... Yılın ilk dört aylık dönemindeki fiyat artışı yüzde 26,5&apos;i buldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Türkiye’de gıda fiyatlarının bu ay, geçen aya göre yüzde 2,7 oranında arttığını, yılın ilk dört aylık dönemindeki fiyat artışının yüzde 26,5&#039;i bulduğunu bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR, fiyatlarını Türkiye’de yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Nisan 2026 raporunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda,&nbsp;"İktidarın yanlış politikaları yüzünden Türkiye’nin içerisine sürüklendiği yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatları aracılığıyla ücretliler, dar gelirliler ve yoksullara çıkardığı faturanın hızla ağırlaşmaya devam ettiği" belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda fiyatlarının, 2021'den Nisan 2026’ya kadar yüzde bin 989 oranında arttığı bildirilen raporda, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl nisanda ayında 2 bin 89 lira ödemek zorunda kaldılar. Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yüzde bin 126 oranında artış yapıldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ocak 2026 itibariyle bin 226 liraya çıktı ve temmuz ayına kadar da öyle devam edecek. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı karşısında reel olarak yüzde 41,3 oranında eridi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nisanda sebze ve süt ve süt ürünleri dışındaki tüm gıda harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre artış gösterdi. Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları nisanda önceki aya göre yüzde 6,1 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 4,8 oranında artış kaydedildi. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 0,3 oranında azaldı. Margarin ve sıvıyağ harcamaları ise yüzde 4,2 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meyve fiyatlarının yüzde 7,1 oranında arttığı nisanda sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 4,7 oranında gerileme yaşandı. Bakliyat fiyatlarının önceki yüzde 1,3 oranında arttığı nisanda salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıdada fiyatlar yüzde 0,8 oranında yükseldi. Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için nisanda bir önceki aya göre yüzde 2,7 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört aylık artış yüzde 26,6&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yılın ilk dört aylık döneminde toplam 22,2, et-balık fiyatları yüzde 20,9, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 21,2 oranlarında artış kaydetti. Bu dönemde yağ fiyatları yüzde 5 oranında, meyve fiyatları yüzde 59,4, sebze fiyatları ise yüzde 62,1 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları dört ayda yüzde 18,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 2,6 oranında arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllık artış yüzde 58</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38,5, et-balık fiyatları yüzde 63,9, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 34,1 oranlarında artış kaydetti. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 42,5 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 129,4, sebze fiyatları ise yüzde 77,3 oranında arttı. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 39,2, diğer gıda fiyatları ise yüzde 29,5 oranında artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 53,9</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs 2025 - Nisan 2026 aylarına kapsayan son 12 aylık dönemin ortalama fiyatları, Mayıs 2024 – Nisan 2025 dönemindeki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 53,9 oranında arttı.&nbsp;On iki aylık ortalama fiyat artışı&nbsp;ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 31,4, et-balık fiyatlarında 61,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 33,4 oldu. 12 aylık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 30,4, meyve fiyatları yüzde 129,4, sebze fiyatları ise yüzde 77,3 oranında arttı. Bakliyatta ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık ortalamaya göre yüzde 27,8, diğer gıda fiyatları ise yüzde 29,5 oranında yükseldi."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 15:20:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlesik-kamu-is-nisan-ayi-gida-fiyat-artisi-raporunu-yayinladi-yilin-ilk-dort-aylik-donemindeki-fiyat-artisi-yuzde-265i-buldu-h161507.html">Birleşik Kamu-İş nisan ayı gıda fiyat artışı raporunu yayınladı... Yılın ilk dört aylık dönemindeki fiyat artışı yüzde 26,5&apos;i buldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tutuklu-gazeteci-merdan-yanardagnbsptele1e-kayyum-atayan-iktidar-simdi-de-tmsf-eliyle-satisa-cikararak-kanalimizi-yagmalamaya-ve-yandaslara-peskes-cekmeye-calisiyor-h161506.html</link>
		<title>Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ:&amp;nbsp;Tele1e kayyum atayan iktidar, şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımızı yağmalamaya ve yandaşlara peşkeş çekmeye çalışıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kayyum atanan Tele1’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eliyle satışa çıkarılmasına tepki gösteren önceki Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Merdan Yanardağ, teklif edilen bedelin kanalın değerinin çok altında olduğunu belirterek, &quot;Tele1’e kayyum atayan iktidar, şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımızı yağmalamaya ve yandaşlara peşkeş çekmeye çalışıyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tele1'in kayyumdan önceki Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ adına TELE1’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eliyle satışa çıkarılmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kamuoyuna zorunlu açıklama ve bir çağrı: Tele1’e kayyum atayan iktidar, şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımızı yağmalamaya ve yandaşlara peşkeş çekmeye çalışıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkın desteği ve dostlarımızın katkıları ile mali ambargoları boşa çıkaran, dahası en büyük dört haber kanalı arasına girerek büyük bir başarı kazanan Tele1, 28 milyon TL’ye ihaleye çıkarılıyor. Bu fiyat Tele1’in üç aylık işletme giderinden daha azdır. Çalışanlarımızın beş aylık maaş tutarı (geçen yıl) daha fazlaydı. Biz ücretleri hiç aksatmadan ödedik. Şimdi hepimizin alın terini, emeğini, akıl ve irade ile yarattığımız değeri yok pahasına yandaşa transfer etmek istiyorlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Amaç Tele1’e çökmek, susturmaya çalışmaktı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yalan ve iftiraya dayalı 'casusluk' kumpasının amacı böylece bir kez daha tartışmasız şekilde gözler önüne serildi. Amaç Tele1’e çökmek, susturmaya çalışmaktı. Biz susmadık, ama onlar Tele1’i yağmalama ısrarını sürdürüyor. Kanalımızı yok pahasına satıp borçları da bize yıkmak istiyorlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"28 milyon lira bir yağma fiyatıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok net; 28 milyon lira bir yağma fiyatıdır. Burada ilk kez bir bilgiyi açıklayacağım: Geçen yıl Tele1’e bu paranın 15 katı teklif edildi, satmadık. Fiyatın istersek daha yukarıya çıkarılabileceği bilgisi de geldi. Daha önce kanalın yüzde 50’sine bile kayyum ve TMSF’nin ihale başlangıç fiyatının yaklaşık on katı önerildi. Tele1’in topluma, izleyicilerine ve çalışanlarına ait olduğuna inandığımız için kabul etmedik.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Satsaydık ben tutuklanmayabilirdim"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğer satsaydık ben tutuklanmayabilirdim. Zaten teklif sahipleri çok dolaylı şekilde 'artık biraz rahat yaşamayı hak ettiğimi' söyleyerek uyarı da yapmışlardı. Alacağımız parayla istersek daha sonra başka bir medya organı kurabilirdik vb. Sözüm ona 'dostça' tekliflerdi bunlar. Biz 'hayır' dedik, uygun bulmadık. Tele1 bir ticari kuruluş değil, halktan yana yayıncılık yapmayı ilke edinen bağımsız bir sosyal sorumluluk girişimiydi. Gazetecilik etiği ve ilkeleri bizim için temel ölçüydü. Ne para ne de baskıyla bizi teslim alabilirlerdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tele1’in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasına, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; Tele1’in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 15:10:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tutuklu-gazeteci-merdan-yanardagnbsptele1e-kayyum-atayan-iktidar-simdi-de-tmsf-eliyle-satisa-cikararak-kanalimizi-yagmalamaya-ve-yandaslara-peskes-cekmeye-calisiyor-h161506.html">Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ:&amp;nbsp;Tele1e kayyum atayan iktidar, şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımızı yağmalamaya ve yandaşlara peşkeş çekmeye çalışıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi-h161505.html</link>
		<title>Esra Işık&apos;ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Milas Ağır Ceza Mahkemesi, Esra Işık&#039;ın tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından tutuklanmasına yapılan itirazı reddetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından 30 Mart gecesi gözaltına alınarak tutuklanan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık tutuklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkında hazırlanan iddianemeyi kabul eden Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Esra Işık'ın tutukluğuna yapılan itirazı reddetti. Esra Işık, 27 Nisan'da hakim karşısına çıkacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu karara karşı yapılan itirazı Milas&nbsp;Ceza Mahkemesi karara bağladı. Mahkeme, "suçun vasıf ve niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması ve tutuklulukta geçen süre" gerekçesiyle Esra Işık'ın tutukluluk halinin devamına yönelik karara yapılan itirazı reddetti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 14:58:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi-h161505.html">Esra Işık&apos;ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emepli-karaca-gaziantepte-is-kazasi-geciren-isciler-ve-yakinlariyla-bir-araya-geldi-h161504.html</link>
		<title>EMEP&apos;li Karaca, Gaziantep&apos;te iş kazası geçiren işçiler ve yakınlarıyla bir araya geldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep’te iş kazası geçiren işçiler ve iş kazalarında yakınlarını kaybeden aileler ile bir araya geldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi’nin 27 Nisan’da TBMM'de gerçekleştireceği iş kazaları ve iş cinayetleri buluşması öncesinde, Emek Partisi Gaziantep İl Örgütü’nün çağrısıyla düzenlenen toplantıda, işçiler ve aileler yaşadıkları süreci anlattı. Etkinliğe Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplantıda söz alan işçiler ve aileler, yaşadıkları mağduriyetleri tüm boyutlarıyla anlattı. İş kazasında parmaklarını kaybeden Mustafa Alkurt, Gaziantep genelinde iş kazası geçiren işçilere sahip çıkılmadığını belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İş kazasından sonra sadece hastanedeki tedavi süreci var, o da zorla yapılıyor. Sonrasında ‘ben sana bakacağım, sana yardım edeceğim’ diyerek oyalıyorlar ama sonra mal varlığını üzerinden atıp ortadan kayboluyorlar. Biz ortada kalıyoruz. Benim olay böyle oldu. Devlet de ‘sen dört buçuk parmağını kaybetmişsin ama yarım parmağın var’ diyerek düşük oran veriyor, emekli etmiyor. Bu sefer onunla uğraşıyorsun. Sıkıntı, stres, açlık mücadelesi… Psikolojin bozuluyor. Makineye kapak taktır diyorsun yapmıyorlar. Müfettiş gelip denetlemiyor. Valiyle görüşmek istedim bu süreçte, izin vermediler, derdimi anlatamadım. İşçinin hakkını savunanlar ise patronların isteğiyle hapse atılıyor. Bu sistemin de bu kafanın da değişmesi lazım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Benim kazamdan sonra yeni güvenlik önlemi alındı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akınal Sentetik'te çalışırken parmaklarını kaybeden Mustafa Tomurcuk, "Benim iş kazamda ne eksikti? Işıklandırma eksikti. Benim kazamdan sonra yeni güvenlik önlemi alındı. Demek ki yüzde yüz suçlular. Ama yargı süreçleri çok uzun sürüyor. İş kazası geçiren işyerlerine yaptırım uygulanması lazım, teşvik verilmemesi lazım. Benim davam 6 yıldır sürüyor, hâlâ üst mahkemede. Patronlar ‘bize dokunmaz’ diye düşünüyor. Bizim alacağımız tazminatı yıllar önce bankaya koyup fazlasıyla çıkarıyorlar. Faizden kazanıyorlar, dava sürsün istiyorlar. Biz mağduruz ama bir kez olsun devletten destek görmedik. Haksızlıkları dile getirenler tutuklanıyor ama işçileri sakat bırakan patronlar dışarıda geziyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu kazaların nedeni düşük ücretler"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçi servisi kazasında yaralanan Mustafa Şimşek ise servis kazalarının nedenlerine değinerek, "Kaza günü şoför bana ‘gece taksiye çıktım, maaş yetmiyor, sabah da servis yapıyorum’ dedi. Adam geçinemediği için iki iş yapıyor. Uykusuz kalıyor. Sonra ya uyudu ya daldı, kaza yaptık. Bu kazaların nedeni düşük ücretler. Adam çünkü geçinemiyor, ek iş de yapıyor. Şoförlerin kimisi çok yaşlı. Adam mesela uzağı görmüyor. Yaklaşıp aniden frene basıyor mesela. İşverene de söylüyoruz ama sonuç yok. Eğitim şart olması lazım şoförlerde. Biz kaza yaptığımızda 20 kişiydik hepimiz yarım kaldık mesela. E ne oldu? Araba daha kötü araba geldi, şoför daha kötüsü geldi. Hepimiz davacı da olduk ama bir şey değişmedi" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"10 buçuk yıllık emeğim vardı, hakkımı istedim vermediler"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Flament Teksik'de gözüne parça isabet eden ve ardından işten çıkarılan Kadir ise yaşadığı süreci, "Gözüme parça değdi, iş kazası raporu aldım diye beni işten çıkardılar. ‘Fabrikaya zarar veriyorsun’ dediler. Oysa kazayı fabrikada geçirdim. Rapor almamam için baskı yaptılar. Sonra ‘seni çıkaracağız’ dediler. 10 buçuk yıllık emeğim vardı, hakkımı istedim vermediler. Tazminatın üçte birini teklif ettiler. Kabul etmeyince ‘kod 49 ile çıkarırız, iş bulamazsın’ dediler. Mahkeme 3 yıl sürdü. Kazandım ama tazminatım azaldı. İş kazası davam hâlâ sürüyor" diye anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yıllar geçti bir adım bile ilerleyemedik"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2021 yılında Çelikaslan Tekstil’de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden Recep Sağlam’ın eşi Nursel Sağlam ise yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Korona ilk çıktığında valilikten izin alıp fabrikayı çalıştırdılar. Eşim izinliyken ‘işe gelmezsen atarız’ demişler. Mecburen işe gitti ve hastalandı. 21 gün hastanede yattı, sonra vefat etti. Ölümünden sonra izin parasını bir zarf içinde getirdiler. Bir başsağlığına bile gelmediler. Patron İrfan Çelikaslan Milletvekili olunca dava düştü. Çocuklarımın geleceğini çaldılar. Küçük çocuğum bayramda harçlık alması gereken yaşta ama ben onu mezarlığa götürüyorum. Büyük oğlumun psikolojisi bozuldu, okulu bıraktı. Adalete inancım kalmadı. Patronlar korunuyor, mağdur ailelerin yanında kimse yok. Dönemin Valisi de sorumludur. Koronada her yer kapalıyken fabrikalara izin vermesinden dolayı. Batacak mıydı patronlar? Yıllar geçti bir adım bile ilerleyemedik. Niye? Çünkü İrfan Çelikaslan milletvekili."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Babam Facebook'a kolunda serumlu fotoğraf attı. Dedi belki inanırlar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Recep Sağlam’ın kızı Dilek Sağlam da babasının hastayken çalışmaya zorlandığını belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Babam hastalandığında hastaneye götürdüm. Vardiya amiri, yanımdayken aradı babamı. Babam dedi ki hastayım kolumda serum takılı. Hatta inanmazlar diye babam Facebook'a kolunda serumlu fotoğraf attı. Dedi belki inanırlar. Ama vardiya amiri, 'geleceksin' dedi. Ben babamdan serumu çıkardım, vardiyasına gitti. Orada zaten daha da kötüleşti. Ertesi sabah yine hastaneye gittik. Test yapacaklardı. Covid'den şüpheleniyorlar dedik fabrikaya ama 'yok gelecek işe' dediler. Babamın çalıştığı fabrka tekstil fabrikasıydı. Gıda değil. O dönemde acil bir işletme değil yani. Kapatılabilirdi. Kapatılmadı bir de ekstra çalıştırıldı. Ben hastaneden eldiven getirip babama veriyordum. Hiçbir koruyucu ekipman vermiyorlardı. Dezenfektan yok. Tuvalet, lavabolar leş gibi. Yemekhane de aynı şekilde. Ben babam öldükten sonra oraların fotoğraflarını gördüm. Dedim ki biz babamı her gün buraya mı gönderiyorduk? O dönem aynı vardiyada 20 kişinin testi pozitif çıkmış.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mahkemeler işçinin kaybettiği uzvu bile delil saymazken, kağıt üzerindeki imzayı delil sayıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akınal Sentetik'te elini kaybeden Ali Zorkuşçu ise işçilerin örgütlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "İşçiler kaza geçirdiğinde ne yapacağını bilmiyor. Haklarını öğrenmek zorundalar. Birlik ve beraberlik olursa kazanırız. Herkes sendikaya üye olmalı. Gaziantep adliyelerinde çok sayıda iş kazası dosyası var. Mahkemeler işçinin kaybettiği uzvu bile delil saymazken, kağıt üzerindeki imzayı delil sayıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Merinos’ta parmaklarını kaybeden İsmail Bozkurt ise dava sürecinde yaşadıklarına ilişkin, "Davayı kazanacakken hâkim değişti ve davayı kaybettim. Geçen yıl fabrika önünde 66 gün açlık grevi yaptım. Psikolojim alt üst oldu" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Açık bir cinayet şebekesi var"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EMEP'li Karaca ise yaşananların sistematik olduğunu belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Açık bir cinayet şebekesi var ve bu şebekenin başında patronlar var şebekeyi koruma altına almış olan devlet var. Antepli işçiler diyor ki 'bizim çalışma düzenimiz mezbaha düzeni. Biz bu şehirde özellikle beş yıldır yaşanan her iş kazasında, iş cinayetinde haber alır almaz işçilerin kendisine, ailesine ulaşıyoruz. Tamamında gördüğümüz şey aslında bağıra bağıra gelen bu düzeneği işçiler gayet iyi biliyor. İşçiler patronların bu işin üzerini örtmek için nasıl bir düzenek kurduklarını da biliyor. Peki niye bu düzeneğin karşısına bir sınıf olarak çıkamıyor? Bunu da konuşmak istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mehmet Türkmen'i 'tek bir patron bile yargılanmıyor' dediği için tutuklayanlar 'bütün Başpınar işçilerinin bildiği bir gerçeği yüksek sesle söyleme cesaretini gösteren bir sendikacıyı susturursam o zaman tek bir Başpınar işçisi bile bu cümleyi söylemeye cesaret edemez' diye bakıyor. Patronların iş makinesini sigortalayıp eli kolu kopacak işçiyi, sigortaladığı makinenin bir tane vidasından değersiz görebilmesi işçilerin de kendini o vida kadar değerli görmemesiyle ilgili biraz da. İşin başında işçilerin örgütlüğü, sendikalılığı geliyor. Ama bir de iş kazası yaşayan iş cinayetinde hayatını kaybedenlerin aileleri ile bir arada tutup adalet mücadelesi vermek için buna özel kimi örgütlülükler yaratmak da memleket çapında mümkün olabilir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 14:43:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emepli-karaca-gaziantepte-is-kazasi-geciren-isciler-ve-yakinlariyla-bir-araya-geldi-h161504.html">EMEP&apos;li Karaca, Gaziantep&apos;te iş kazası geçiren işçiler ve yakınlarıyla bir araya geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/zeynel-emre-19-mart-bir-darbe-surecidir-milli-iradeye-yapilan-bu-saldiriya-karsi-yol-haritamizi-belirledik-h161503.html</link>
		<title>Zeynel Emre: 19 Mart bir darbe sürecidir; milli iradeye yapılan bu saldırıya karşı yol haritamızı belirledik!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası yaptığı
açıklamada, Genel Başkan Özgür Özel&amp;#39;in, ara seçim başlığıyla siyasi partilerle yaptığı temasları
hatırlatarak, &amp;quot;Bu kapsamda yarın grup toplantımızı gerçekleştirdikten sonra çarşamba günü
Meclis Başkanıyla bir görüşme gerçekleştirecek. Ankara&amp;#39;da belediye başkanlarımızla
cumartesi gününe bir toplantı tertipleyeceğiz. Yine bu hafta içerisinde milletvekili
arkadaşlarımızla Genel Başkanımız yaşanan darbe süreciyle ilgili görüş alışverişinde
bulunacak. Ve önümüzdeki pazartesi günü de en son Parti Meclisi toplantısı ve MYK
toplantısı gerçekleştireceğiz. Bundan sonraki ortak akılla oluşan yol haritamızı sizlerle
paylaşacağız dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi&amp;#39;nde düzenlediği basın<br />
toplantısında, “Biz milli iradeye inanan insanlarız. Milletin bize verdiği iradeyi, milletin bize<br />
verdiği mührü ancak millet geri alabilir. Bunun dışında olanlarla ilgili düşüncemiz nettir.<br />
Milli irade çiğnendiği anda orada bir darbe mekaniği çalışıyor demektir. O nedenle kimse<br />
bizi bırakıp, yılıp gideceğimizi düşünmesin. Biz almış olduğumuz belediyelerle birlikte<br />
sonuna kadar halkımıza her türlü engellemeye, her türlü haksız hukuksuz operasyona<br />
rağmen verilen görevi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.<br />
Yurttaşları, saat 20.00’de yapılacak Ataşehir mitingine davet eden Emre, son dönemde CHP’li<br />
belediyelere yapılan operasyonlar ve ara seçim gündemiyle ilgili önümüzdeki hafta yapılacak<br />
toplantılara ilişkin bilgi verdi.<br />
Genel Başkan Özgür Özel&amp;#39;in bir süredir ara seçim başlığıyla siyasi partilerle yaptığı temasları<br />
hatırlatan Emre, şöyle konuştu:<br />
ATAŞEHİR MİTİNGİ VE ANKARA ZİRVELERİ<br />
Değerli arkadaşlar, Türkiye olağanüstü bir süreçten geçmektedir. Türk siyasi tarihinde 19<br />
Mart önemli bir dönüm noktasıdır. 19 Mart&amp;#39;la birlikte Türkiye bir darbe sürecine girmiştir.<br />
Tıpkı geçmişte olduğu gibi bu darbe süreci de geçmiş birçok darbe sürecinde olduğu gibi dış<br />
bağlantılıdır. Geçmiş haftalarda, geçen haftalarda yapılan açıklamalar bunu göstermektedir.<br />
Dışarıdan icazetlidir. Türkiye&amp;#39;de milli egemenliğe dayalı bir cumhuriyetin varlığı<br />
istenmemektedir. Bir monarşiden bahsedilmekte ve Türkiye Cumhuriyeti devletin idaresi bir<br />
ailenin, bir zümrenin eline bırakılmak istenmektedir. İçinde bulunduğumuz atmosfer budur.<br />
Bu kapsamda tabii yurt dışında Sayın Genel Başkanımız önemli toplantılara katıldı ve o<br />
toplantılardan sonra Ataşehir Belediyemize yapılan operasyon kapsamında bugün yapılması<br />
gereken Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisindeki toplantıyı iptal edip İstanbul&amp;#39;da burada bulunan<br />
Genel Başkanlık Çalışma Ofisinde olağanüstü bir MYK toplantısı gerçekleştirdik.<br />
Toplantıda içinde yaşadığımız süreci ele aldık. Bundan sonra yapacaklarımız konusunda bir<br />
yol haritası çıkarttık. Bu kapsamda öncelikle tabii bugün Ataşehir&amp;#39;de büyük bir miting</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">gerçekleştireceğiz saat 20.00&amp;#39;de tüm demokrasiyi sevenleri, İstanbulluları, milli iradeye sahip<br />
çıkanları, 19 Mart&amp;#39;tan bugüne kadar bizlerle birlikte yol arkadaşlığı yapan Cumhuriyet<br />
sevdalılarını Ataşehir&amp;#39;e bekliyoruz. Önce bunu ifade edelim.<br />
İkincisi, yarın tabii Salı günü grup toplantısı. Olağan grup toplantısını Sayın Genel Başkanımız<br />
gerçekleştirecek. Bir süredir ara seçim başlığıyla siyasi partilerle yapmış olduğu temaslar<br />
vardı Sayın Genel Başkanımızın. Bu kapsamda yarın grup toplantımızı gerçekleştirdikten<br />
sonra Çarşamba günü meclis başkanıyla bir görüşme gerçekleştirecek. Perşembe biliyorsunuz<br />
23 Nisan. 23 Nisan&amp;#39;ın anlamı bizler için çok önemli. Hem milli egemenliğe vurgu yapılması,<br />
hem de içinde bulunduğumuz ortam açısından çok daha büyük önem arz eden dünyadaki tek<br />
çocuk bayramı olması. Son günlerde, son haftalarda yaşadığımız o büyük acılara rağmen o<br />
bayramı da kutlayacağız ve o gün mecliste yine Genel Başkanımız halkımıza hitap edecek.<br />
İçinde yaşadığımız bu durum, bu darbe süreci ve belediyelerimize yönelik operasyon<br />
kapsamında 23 Nisan&amp;#39;daki belediye başkanlarımızın yapmış olduğu, yapacağı rutin törenler<br />
ve rutin işlerden sonra kendilerini Ankara&amp;#39;ya davet edeceğiz. Ankara&amp;#39;da belediye<br />
başkanlarımızla Cumartesi gününe bir toplantı tertipleyeceğiz ve belediye başkanlarımızın<br />
hepsiyle yaşanan süreçlerle ilgili görüş alışverişinde bulunacağız.<br />
Yine bu hafta içerisinde aynı zaman diliminde meclisteki milletvekili arkadaşlarımızda belirli<br />
gruplarla birlikte Genel Başkanımız yani milletvekili grubunu onarlı 15&amp;#39;erli bölecek şekilde<br />
davet edip dinleyecek ve yaşanan darbe süreci ile ilgili görüş alışverişinde bulunacak.<br />
Önümüzdeki dönem yapılması gereken işlerle ilgili konuşulacak. Ve önümüzdeki Pazartesi<br />
günü de en son Parti Meclisi toplantısını yapacağız ve bir MYK toplantısı gerçekleştireceğiz.<br />
Bundan sonraki yol haritamızı somutlaşmış son bir haftadaki ortak akılla oluşan yol haritamızı<br />
sizlerle paylaşacağız.<br />
İSTİFA İDDİALARINA YANIT: &amp;quot;MANSUR YAVAŞ İLE GÖRÜŞTÜK, İRADEMİZ NETTİR&amp;quot;<br />
Ancak şunu baştan ifade edelim. Biz milli iradeye inanan insanlarız. Milletin bize verdiği<br />
iradeyi, milletin bize verdiği mührü ancak millet geri alabilir. Bunun dışında olanlarla ilgili<br />
düşüncemiz nettir. Milli irade çiğnendiği anda orada bir darbe mekaniği çalışıyor demektir. O<br />
nedenle kimse bizi bırakıp, yılıp gideceğimizi düşünmesin. Biz almış olduğumuz belediyelerle<br />
birlikte sonuna kadar halkımıza her türlü engellemeye, her türlü haksız hukuksuz operasyona<br />
rağmen verilen görevi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz. Kamuoyunda belirli<br />
çevrelerde belediye başkanlıkları ve meclis üyeliklerinden istifa edilme yönündeki bazı<br />
konuşmaların geçtiğini görüyoruz. Bunlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bizim böyle bir irademiz<br />
yoktur. Yeri gelmişken söyleyeyim. Sayın Genel Başkanımız Sayın Mansur Yavaş&amp;#39;la da<br />
telefonda bir görüşme gerçekleştirmiştir. Kendisinin görüşlerini dinlemiştir. Kendisinin de<br />
alınan belediyelerle ilgili mühürleri teslim edelim ya da istifa edelim şeklindeki bir görüşü<br />
yoktur. Bu bütün görüşmelerden sonra ki kendisiyle yüz yüze de bir görüşme<br />
gerçekleştirecektir Sayın Genel Başkanımız Ankara&amp;#39;da. Dediğim gibi en son Parti Meclisi<br />
toplantımız ve sonrası MYK&amp;#39;da da süreçle ilgili yeni yol haritamızı sizlerle paylaşacağız.<br />
&amp;quot;MONARŞİ ARAYIŞLARI VE BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ&amp;quot;<br />
Şimdi kıymetli yurttaşlarımız, bakın biz bu sürece darbe süreci diyoruz ve yurt dışı destekli<br />
olduğunu, icazetli olduğunu söylemiştik. Geçtiğimiz hafta Amerikan Büyükelçisinin yapmış</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">olduğu açıklama bizim içinde bulunduğumuz coğrafyadaki en iyi yönetimin demokrasi değil<br />
de monarşi şeklinde olması gerektiğine yönelik açıklama. Geçmiş tarihlerde 2003 yılında<br />
Condoleezza Rice’in Ortadoğu&amp;#39;daki liderlerin değişeceğini, yönetimlerin değişeceğini, 23<br />
ülkede değişiklik olacağına yönelik açıklama, Büyük Ortadoğu projesi ve bu projenin eş<br />
başkanı olduğunu ilan eden, itiraf eden Sayın Erdoğan&amp;#39;ın varlığı ve birlikte topyekûn bir<br />
şekilde bu yaşadığımız süreç ülkede doğrudan bir milli egemenliğe yönelik saldırı olduğunu,<br />
milli iradeyi tanımamaya yönelik bir girişim olduğunun çok açıkça itirafıdır.<br />
Yaşamış olduğumuz operasyonlar ve peşine çok ciddi kara propagandalarla karşı karşıyayız.<br />
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkenin ilk partisi, milli mücadeleyi yürütmüş Mustafa<br />
Kemal Atatürk&amp;#39;ün öğrencileri olarak asla geri adım atmadan sonuna kadar demokrasiyi<br />
korumak, milli iradeyi, halk egemenliğini korumak için mücadele edeceğiz. Bu planların hepsi<br />
suya düşecektir. Gerçekleşmeyecektir. Geçtiğimiz hafta Genel Başkanımızın yapmış olduğu<br />
toplantılar, yurt dışındaki temaslar aslında aynı düşünenlerin aynı yerde, benzer<br />
düşünenlerin benzer yerde fotoğraf verdiği ibretlik bir durum olmuştur. Sayın Erdoğan<br />
dünyayı kana bulayan Trump ve Netanyahu ikilisi ile birlikte hareket etmektedir. Gazze<br />
kurulunda bulunması da bunun göstergesidir. Bizim Sayın Genel Başkanımız ise bunun<br />
karşısında duran liderlerle birlikte toplantılar gerçekleştirmiştir. Önceki Filistin başbakanıyla<br />
da kucaklaşmıştır. Dolayısıyla biz dünyada böylesine kapalı ıstırap veren rejimlerin değil,<br />
sağduyunun hakim olduğu, demokrasinin hakim olduğu bir dünya düzeni ve savaşların<br />
bulunmadığı bir dünya düzeni istiyoruz. Bu kapsamda mücadelemize devam edeceğiz.<br />
YARGIDAKİ ÇÜRÜME VE KARALAMA KAMPANYALARI<br />
Tabii burada bir şey daha ifade etmek isterim. Şu konuda da kimsenin şüphesi olmasın. Bu<br />
yaşadığımız süreç, olağanüstü uygulamalar, bir takım iş adamlarının tehdit edilmesi,<br />
ifadelerde, yargılamalarda görülmeyen uygulamaların bulunması, cezanın şahsiliği ilkesinin<br />
bertaraf edilmesi, savunma hakkına saygı duyulmaması, soruşturma ve kovuşturmalarda<br />
bizim partili arkadaşlarımızın yargılandığı dosyalarda lehe karar verenlerin hemen sürülmesi,<br />
aleyhe karar verenlerin ödüllendirilmesi ve bunlarla ilgili süreçler içerisinde kim varsa hukuk<br />
önünde elbette hesap sorulacaktır. Bunların hepsini tek tek takip ediyoruz. Ne yapılmak<br />
istendiğinin bilincindeyiz ve şu ana kadar da hep ifade ettik. Bizim 400&amp;#39;den fazla belediyemiz<br />
var. Vatandaşlarımız bilmektedir ki Türkiye&amp;#39;de yaklaşık 1400 belediye var. Bu belediyeler<br />
içerisinde seri bir şekilde Sayın Erdoğan&amp;#39;ın şu Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri silkeleyin<br />
talimatıyla birlikte harekete geçirip partimizin belediyelerine yönelik seri operasyonlar,<br />
soruşturma izinleri gerçekleştirilmiştir. Yine bugün baktığımızda geçtiğimiz günlerde Ankara<br />
Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;ne yönelik bir soruşturma izninin sudan sebeplerle verilmesi. Bugün de<br />
baktığımızda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımıza yönelik bir soruşturma izninin<br />
verilmesi söz konusu ve yapılan açıklamalar tatmin edici değil. Aynı darbe sürecinin devamı<br />
olarak görüyoruz. Eskişehir belediyeciliği Cumhuriyet Halk Partisi açısından örnek bir<br />
belediyeciliktir. Dünyadaki belediye başkanlarının gelip ziyaret ettiği, belediyecilikle ilgilenen<br />
insanların, akademisyenlerin o şehirdeki başarıyı gelip incelediği bir yerdir. Dolayısıyla önceki<br />
dönemden bu başlayan belediyecilik anlayışı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe<br />
Hanım tarafından da devam ettirilmektedir. Kendisi eski bir hakimdir. Çok titiz bir şekilde<br />
belediyeyi yönetmektedir. Çok başarılı bir şekilde yönetmektedir. Biz belgeleriyle birlikte</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde gerçekleşen tüm usulsüzlükleri, hukuksuzlukları,<br />
soruşturulması gerekenleri teslim etmemize rağmen hiçbir şey olmamıştır. 2025 yılına<br />
geldiğimizdeki bu baskı altındaki Sayıştay raporlarında dahi Gaziantep Belediyesinden tutun<br />
Erzurum, Trabzon, Samsun, Konya vesaire ne kadar belediye varsa büyükşehir, ne kadar<br />
usulsüzlükler olduğu yazılmaktadır. Bunlar bu yolsuzluk ve usulsüzlükler başlıklı<br />
toplantılarımızda ayrıyeten bunların detayına yer vereceğiz.<br />
KARA PROPAGANDAYA YANIT: &amp;quot;OTEL GÖRÜNTÜSÜ İFTİRASI ÇÖKMÜŞTÜR&amp;quot;<br />
Tüm bunların karşısında kara propaganda dedim. Neydi o? Operasyonlar başladığında<br />
operasyonlarda sanki ele geçirilmiş gibi olmayan şeylerden bahsedilmişti. En basitinden işte<br />
jammer ve jammer&amp;#39;ın taşındığı bavullarda paralar var denmişti. Soruşturmalarda gözaltına<br />
alınan isimlerle ilgili olmayan paralardan bahsedilmişti. Olmayan delillerden bahsedilmişti.<br />
Yok, parkelerin altında dolarlar dediler. Soruşturmada katiyen ele geçirilmeyen başka spot<br />
görüntüleri servis vererek sürekli bir algı operasyonuna giriştiklerini söylemiştik. Biz bunlar<br />
içerisinde Uşak Belediyemizin operasyon sonrasındaki bir görüntü ve görüntü sonrasında<br />
hemen, bakın hemen ilk MYK toplantımızda biz 14 günde bir MYK toplantısı yapıyoruz. Bu tip<br />
meselelerin konuşulacak yeri MYK&amp;#39;dır. Hemen oy birliği ile bir disiplin işlemi başlatılması<br />
konusunda karar vermiştik. Birkaç gün sonrasında usulü işlemler yapıldıktan sonra YDK’ya<br />
tedbirli bir şekilde dosyası gönderildi. Ki tedbirli gönderildiğinde o tedbir kalkana kadar ihraç<br />
olmuş gibi işlem görüyorsunuz. Bu kadar açıkken Uşak&amp;#39;la ilgili Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;ne bize,<br />
biz yöneticilere bir kara propaganda yapılmaktadır. Bunun devamında da hakikaten insan<br />
anlatırken utanç duyuyor. Yani böyle bir çirkinlik, böyle bir kötülük efendim sözüm ona<br />
operasyonda otelde çekilen bir takım görüntüler varmış. Bu görüntülerde de işte Cumhuriyet<br />
Halk Partililer varmış. Bakalım onlar içinden neler çıkacakmış gibi türlü türlü iftiralar. Sanki<br />
oralarda bir otelde kayıt yapılmış gibi. Halbuki bakın elimizde orada yapılan soruşturmayla<br />
ilgili ilgili belge bilgiler vardır. Orada bir muhasebecinin bilgisayarında ele geçirilen görüntüler<br />
yurt dışından internet sitelerinden indirilen görüntülerdir. Türkiye&amp;#39;de değildir. Bir<br />
muhasebecinin kendi bilgisayarından çıkmıştır. Olayın Cumhuriyet Halk Partisiyle hiçbir ilgisi<br />
yoktur ve buna ilişkin dijital materyal inceleme ve çözümleme tutanağında bu vardır. Altında<br />
o görüntüler yer aldığı için o görüntüleri burada göstermemek adına altındaki kısmı burada<br />
göstermiyoruz. Ancak başlık budur. Burada görüldüğü üzere incelenen tutanak ve<br />
devamındaki görüntüleri belki özelde basın mensuplarına gösterebilirim ama ekranda<br />
göstermek istemedim. Bunların ne bir gizli çekim, ne bir şantaj, ne bilmem ne, ne Cumhuriyet<br />
Halk Partisi&amp;#39;nin herhangi bir yöneticisinin zerre ilgisi yoktur. Ama öylesine bir ahlaksızca<br />
saldırı altındayız. Öylesine büyük bir kara propaganda altındayız. Yani toplum nezdinde son<br />
bir yıldır hem son yerel seçimde birinci parti olmamız, hem son bir yıldan beridir Türkiye&amp;#39;nin<br />
birinci parti pozisyonunda bulunmamızı sindiremeyen bir akılın yapmış olduğu büyük bir<br />
kötülük vardır. Dolayısıyla tüm bunlara baktığımız zaman burada da gösterdim incelenen<br />
laptop bilgisayarın yani marka modeli ne kadar email numarasına kadar yazmaktadır bir<br />
muhasebeciden çıkan. Tüm bu kirlilik karşısında biz sağduyumuzu koruyarak, ülkemizin üstün<br />
menfaatini koruyarak mücadeleye devam edeceğiz. Bizim mücadelemiz tarihi bir<br />
mücadeledir. Bizim mücadelemiz 100 yıllık cumhuriyet. 100 yılı geçtik. 103. yıla geldiğimiz<br />
cumhuriyetin kapanmak istenmesi ve bir monarşiye dayalı bir düzenin hayata geçirilmek<br />
istenmesine yönelik bir akılla mücadeledir. Bizim mücadelemiz iyi ile kötünün mücadelesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haklıyla haksızın mücadelesidir. Dolayısıyla biz burada davamızda haklıyız. Biz partili<br />
arkadaşlarımızla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin bu kadar saldırıya uğradığı bir ortamda<br />
gücümüze güç katarak, üye sayımızı her gün arttırarak meydanlarda, mitinglerde<br />
yurttaşlarımızla konuşmaya devam edeceğiz. Hiç kimse şunu beklemesin bizden. Bir yanıyla<br />
da Türkiye&amp;#39;nin gerçek gündemi, Türkiye&amp;#39;deki çocukların durumu, Türkiye&amp;#39;deki kadınların<br />
durumu, emeklilerin durumu, asgari ücretlilerin durumu, yaşadıkları acılar ve buna karşın<br />
patlayan skandallar, bütün bunları ifşa etmeye devam edeceğiz. Nasıl bir Türkiye hayali<br />
olduğunu, nasıl yöneteceğimizi anlatmaya devam edeceğiz.<br />
SUSURLUK BENZERİ SKANDAL: GÜLİSTAN DOKU OLAYI<br />
Bakın bugün Türkiye Susurluk benzeri bir skandalla karşı karşıyadır. Susurluk benzeri bir<br />
skandaldır Gülistan doku olayı. Düşünebiliyor musunuz bir şehirde bir genç kız katlediliyor. O<br />
genç kızın soruşturulduğu dosyalarla ilgili soruşturma evrakları içinden çıkartılıyor. İçinde<br />
emniyet görevlileri var. Bu devletin valisi var. Sırtı sıvazlanan, bu iktidar döneminde görevlere<br />
getirilen, terfi görevlerine getirilen, başka illere vali olarak gönderilen ve gencecik bir kız<br />
çocuğunun yaşamından koparıldığı, buna karşılık Sağlık Bakanlığı&amp;#39;nın verilerinin çıkartıldığı,<br />
gizlendiği, email iletişim numaralarının ve HTS kayıtlarının saklandığı, kamera kayıtlarının<br />
söküldüğü, göstermelik olarak bütün bunları yapanların birden fazla kez baraj boşaltarak,<br />
intihar etti propagandası yaparak bu ülkeye verdiği maddi manevi kayıp çok büyüktür. Büyük<br />
skandaldır. Biz bu iktidar döneminde çeyrek yüzyıllık AK Parti iktidarı döneminde çok<br />
hukuksuzluk gördük. Çok yargılamalarda haksız tutuklanma gördük. Ama son yıllara<br />
geldiğimiz zaman öylesine büyük bir çürüme var ki adliye gidiyorsunuz. Adli emanetten<br />
altınlar, paralar çalınıyor gidiyor. Teslim ettiğiniz kişi. Adliye gidiyorsunuz. Gaziantep<br />
adliyesinde mübaşirinden tut da görevlisine kadar uyuşturucu kaçakçılığı yapıyor. Adliyeye<br />
sığınıyorsunuz. Adliyenin yapmadığı usulsüz kalmamış. Canınız gitmiş. Ailenizden biri<br />
kaybedilmiş. Görülmedik usulsüzlük kalmamış. Mutlak bir çürümenin altındayız. Bu düzen<br />
böyle gitmez. Bu düzen elbette değişecek değerli arkadaşlar.<br />
Ben katıldığınız için teşekkür ediyorum. Varsa sorularınızı alabilirim.<br />
Soru- Mansur Yavaş&amp;#39;ın bir önerisi oldu mu somut?<br />
Zeynel Emre- Sayın Genel Başkanımızla konuştular. Yani çeşitli önerileri var. Yüz yüze de<br />
buluşacaklar ama daha evvel söylediğim gibi, toplantıda ifade ettiğim gibi kamuoyuna<br />
yansıyan şekilde hani belediye başkanlıklarından istifa edelim, meclislerden istifa edelim gibi<br />
bir düşüncesi söz konusu değil.<br />
Soru- Peki nedir talebi? Yani önerisi nedir? Telefonda bu görüşüldü mü?<br />
Zeynel Emre- Tabii şimdi yapılması gereken, bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili<br />
görüşleri vardır. Bunlar görüşüldü ama dediğim gibi tüm belediye başkanlarıyla yapılan<br />
toplantı, milletvekilleriyle yapılan toplantı en son partinin kurultaydan sonraki en yüksek<br />
karar organı Parti Meclisinde toplantı yapılacak ve peşine yapılan MYK toplantısıyla birlikte<br />
yeni yol haritamızı sizlerle paylaşacağız.<br />
Soru- Genel Başkan sıcak baktı mı bu konuya?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zeynel Emre- Önerilerin hepsi kıymetli tabii. Ama çok böyle temelde çelişen görüşleri yok.<br />
Öyle ifade edelim.<br />
Teşekkür ederim arkadaşlar.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 13:54:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/zeynel-emre-19-mart-bir-darbe-surecidir-milli-iradeye-yapilan-bu-saldiriya-karsi-yol-haritamizi-belirledik-h161503.html">Zeynel Emre: 19 Mart bir darbe sürecidir; milli iradeye yapılan bu saldırıya karşı yol haritamızı belirledik!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-ekonominin-cokusunun-nedeni-mehmet-simsekin-politikalari-degil-akp-iktidarinin-politikalaridir-h161502.html</link>
		<title>Ümit Özdağ: Ekonominin çöküşünün nedeni Mehmet Şimşek&apos;in politikaları değil, AKP iktidarının politikalarıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, &quot;Ekonominin çöküşünün nedeni Mehmet Şimşek&#039;in politikaları değil, AKP iktidarının politikalarıdır. Kimse Mehmet Şimşek&#039;in üzerine suçu atıp kenara çekilmesin. Bu bir Mehmet Şimşek uygulaması değil, bu Erdoğan&#039;ın politikalarıdır. Nasıl bütün başarıları bakanlarına değil kendisine alıyorsa Erdoğan, başarısızlığı da kendisine almak durumundadır&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Muğla programı kapsamında Marmaris’te basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, "Muğla ziyaretimiz kapsamında bugün Marmaris, Dalaman ve Fethiye'de temaslarda bulunacağız. Değerli İlçe Başkanımızın davetiyle sabah Marmaris'e geldik ve bu basın açıklaması sonrasında Marmaris'teki temaslarımızı gerçekleştireceğiz. Pazar yerini ziyaret edeceğiz, Atatürkçü Düşünce Derneği'ni, Emekli Astsubaylar Derneği'ni ziyaret edeceğiz ve onlarla Türkiye'deki gelişmeler, ekonominin yaşadığı ağır buhran, bunun Marmaris'e ve Muğla'ya yansımaları konularını değerlendireceğiz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın maden politikalarını eleştiren Özdağ, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İktidarın madenlerimizi yabancılara açma politikası olanca vahşetiyle devam ediyor. Karadeniz'de öyle illerimiz var ki verilen maden sahaları neredeyse o illerdeki yurttaşlarımıza yaşayacak yer bırakmayacak. En vahşi yöntemlerle Anadolu'nun zenginlikleri sömürülüyor. 19. yüzyılda Avrupalılar, Batılılar Afrika'da nasıl maden aradılarsa, hangi zihniyetle, bugün de iktidar yabancı şirketlere Türk topraklarını öyle yağmalama izni, zehirleme izni veriyor. İliç’te bir Çernobil tehlikesi yaşandığını İliç'teki o patlamadan iki sene önce yerine gidip açıklamıştım. Keza Kayseri'de, Develi'de doğanın nasıl altın arayan firmalar tarafından katledildiğini ifade etmiştim. Daha sonraki dönemde bu da ortaya çıktı ve orada da değişik önlemler alınmak zorunda kalındı. Bugün Ankara'da madenciler gösteri yapıyorlar. Dün başladılar ve onlara karşı çok sert önlemlerin alındığını, gözaltıların olduğunu duyuyoruz ve buradan sevgi madencilere desteğimizi açıklıyoruz. Hükümeti de bu talan zihniyetiyle yapılan madencilik faaliyetlerini durdurmaya çağırıyoruz. Ancak AKP iktidarının bu talan siyasetini sürdüreceğinden de madenlerde eminiz çünkü AKP'nin ekonomik politikası buna dayanıyor, böyle bir zihniyeti temsil ediyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk halkının yanlış ekonomik politikalardan dolayı fakirleşmesi de devam ediyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye zengin bir ülkeyken Türk halkının yanlış ekonomik politikalardan dolayı fakirleşmesi de devam ediyor. Evet, ekonomi çöküş içerisinde. Bu dün, Yeni Şafak'ın manşetiydi arkadaşlar. İktidarın yarı resmi El Ahram'ı Yeni Şafak, ‘ekonomi çöküyor’ diyor. Çok doğru ama ekonominin çöküşünün nedeni Mehmet Şimşek'in politikaları değil, AKP iktidarının politikalarıdır. Kimse Mehmet Şimşek'in üzerine suçu atıp kenara çekilmesin. Bu bir Mehmet Şimşek uygulaması değil, bu Erdoğan'ın politikalarıdır. Nasıl bütün başarıları bakanlarına değil kendisine alıyorsa Erdoğan, başarısızlığı da kendisine almak durumundadır. Çünkü oylar Mehmet Şimşek'e verilmiyor, Recep Tayyip Erdoğan'a veriliyor. Mehmet Şimşek'in siyasi sorumluluğu bile yoktur. Mehmet Şimşek bildiğimiz anlamda Bakan da değildir, sekreterdir. Politika yapma yetkisi dahi yoktur, politika uygulama yetkisi vardır Cumhurbaşkanlığı sistemine göre. Politikaları yapan Cumhurbaşkanlığı'ndaki ekonomi kuruludur. Bu anlamda bütün ekonomi politikaları, bütün savunma politikaları, bütün dışişleri politikaları, bunların hepsinin ilk ve tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır. Cumhurbaşkanlığı sisteminin gereği budur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ekonomik buhrandan çıkış, AK Parti iktidarının artık emekliye ayrılmasıyla mümkündür"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mehmet Şimşek tarafından Cumhurbaşkanlığı'na yollanan bir yasa tasarısı vardı ve o yasa tasarısının birçok bölümünün, ki bunlar da olumlu bölümlerdi, sarayda kırpıldığını ve böylece vergi alınması gereken birçok grubun vergiden muaf hale getirildiğini, rahatlatıldığını da biliyoruz. Özetle, ekonomik buhrandan çıkış, Mehmet Şimşek'in değiştirilmesi vesaire ile olmaz, ekonomik buhrandan çıkış, AK Parti iktidarının artık emekliye ayrılmasıyla mümkündür. Ekonomik buhrandan çıkış, Türkiye'nin neoliberalizmin en kötü örneklerinden bir tanesi olan AKP uygulamasından vazgeçerek, neoliberalizmden vazgeçerek karma ekonomiye dönüşle mümkündür. Devletin hafızası olan Devlet Planlama Teşkilatı'nı tahrip ettiler, kapattılar. Akla aykırı bir şey bu. Devlet Planlama Teşkilatı'nın tekrar kurulması lazım. Türkiye'nin tekrar planlı kalkınma modeline dönmesi lazım. Kamunun büyük yatırımlarda gücünü ortaya koyarak yatırım yapması lazım. Ama AK Parti bırakın kamunun yatırım yapmasını, mevcut kamu yatırımlarını dahi iktidarı döneminde özelleştirme adı altında har vurup, harman savurdu."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adalet Bakanı Türkiye'de hukuk devleti olduğunu iddia etsin, kendisi dahi buna inanmıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonominin kalkınması için Türkiye'de hukuk devletinin kurulması gerektiğini belirten Özdağ, "Ne yazık ki bugün bir hukuk devleti yok. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Böyle bir ortamda istediği kadar Adalet Bakanı Türkiye'de hukuk devleti olduğunu iddia etsin, kendisi dahi buna inanmıyor. Olan düşman ceza hukukudur ve muhalefetin hukuk dışı yöntemlerle baskı altına alınmaya çalışılmasıdır. Böyle bir ülkede de ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Herkes değerlendirmesini yapıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ankara'da bir ittifak çağrısında bulunmuştunuz. Partilerden olumlu dönüşler oldu mu" sorusu üzerine Özdağ, "Daha çok erken, herkes değerlendirmesini yapıyor. Bakalım göreceğiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kapının önüne polis koyarak bunları engelleyemezsiniz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu konunun basında çok tartışılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Daha ilk günden söyledik çünkü basındaki tartışmaların yeni olayları tetikleyeceği endişesini uzmanlar taşıyorlar. Onun için yapılması gereken bakanlıklar arası koordinasyonla eksiklerin giderilmesi ve hızla kararlar alınarak risk unsuru oluşturan profillerin tespit edilmesidir. Kapının önüne polis koyarak, polis arabası koyarak bunları engelleyemezsiniz. Böyle bir engelleme yöntemi yok, bu mümkün de değil zaten. Doğrusu, bilim bunu tespit ediyor ve bunun için de Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Yardım Bakanlığı arasında sağlıklı bir iletişim kanalının açılması lazım. Eğer daha önce bu sağlıklı iletişim kanalı olsaydı bu olaylar tespit edilebilirdi, öngörülebilirdi yani. Ama bu kanallar olmayınca bu tür müessif olaylarla karşılaşıyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zafer Partisi geldiğinde tabi sığınmacılar da gidecekler"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, sığınmacılara ilişkin soruya ise şöyle yanıtladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zafer Partisi'nin Anadolu Kalesi Projesiyle Türkiye'deki 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatandaşlarına yollanması projesi tabii ki gündemde çünkü sığınmacılar ve kaçaklar hala Türkiye'de varlıklarını sürdürüyorlar. Türkiye ekonomisine, Türkiye'nin demografik yapısına, sosyolojik yapısına büyük bir yük oluşturmaya devam ediyorlar. Bu konudaki projelerimizi geliştirerek sürdürüyoruz. Raporlarımızı ortaya koyduk. Evet, eskisi kadar bu konuyu gündeme taşımıyoruz. Çünkü bu konuyu gündeme taşırken de bize şunu soruyordunuz: Sizin başka politikanız yok mu? E şimdi başka politikalarımızı anlatıyoruz. Geliyorsunuz diyorsunuz ki ‘ya sığınmacılara ne oldu?’ Sığınmacılar duruyor. Zafer Partisi geldiğinde tabi sığınmacılar da gidecekler. Hukuk içerisinde gidecekler tabi ki. Bir düzen çerçevesinde dönecekler. Vatandaşlık alanların vatandaşlıklarını iptal edeceğiz. Kimse kendisini burada uzun vadeli düşünmesin. Özetle sığınmacılar ve kaçaklar politikamızdaki kararlılığımız ilk günkü gibi devam ediyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 13:36:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-ekonominin-cokusunun-nedeni-mehmet-simsekin-politikalari-degil-akp-iktidarinin-politikalaridir-h161502.html">Ümit Özdağ: Ekonominin çöküşünün nedeni Mehmet Şimşek&apos;in politikaları değil, AKP iktidarının politikalarıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/uluslararasi-af-orgutu-turkiyede-yargi-bagimsizligi-ve-ifade-ozgurlugunde-gerileme-var-h161501.html</link>
		<title>Uluslararası Af Örgütü: Türkiye&apos;de, yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğünde gerileme var</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi kapsayan “Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26” raporunu yayımladı. Küresel ölçekte özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiğj vurgulanan raporda, Türkiye&#039;de &quot;yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünün gerilediği&quot;, &quot;ekonomik krizin, toplumsal refahı tehdit ettiği ve devletin dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı&quot; belirtildi. Raporda, yeni çözüm süreci &quot;olumlu bir gelişme&quot; olarak değerlendirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin değerlendirildiği 406 sayfalık "Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26" raporunu yayımlayarak, dünyanın "çağın en zorlu dönemiyle" karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Raporda, "büyük güçlerin uluslararası hukuk ve insan haklarına yönelik baskıları nedeniyle küresel sistemin tehlikeli bir çöküş sürecine girdiği" belirtilirken, "devletlere taviz politikalarını bırakma ve kolektif direniş" çağrısı yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiği" ifade edilen raporda, "İsrail’in Gazze’de ateşkese rağmen askeri operasyonlarını sürdürdüğü, geniş çaplı yıkım ve zorla yerinden edilmelerin yaşandığı" belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda ABD, İsrail ve Rusya’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) dahil olmak üzere uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığı; bazı ülkelerin ise silah ve uluslararası sözleşmelerden çekilme eğilimine girdiği aktarıldı. Raporda, Gazze, Ukrayna, Sudan, Myanmar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve İran gibi birçok bölgede sivillere yönelik ağır ihlallerin sürdüğü; zorla yerinden etme, yargısız infaz, işkence ve saldırıların arttığı değerlendirmesi yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda ayrıca, devletlerin dijital gözetim, casus yazılım ve yapay zeka destekli takip sistemleriyle ifade özgürlüğünü kısıtladığı; ekonomik eşitsizlikler ve askeri harcamalardaki artışın da insan hakları krizini derinleştirdiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, raporun lansmanında yaptığı değerlendirmede, "güçlü aktörlerin kontrol, cezasızlık ve çıkar amacıyla uluslararası hukuk düzenine doğrudan saldırdığını" söyledi. Callamard, "Orta Doğu’daki çatışmaların bu ihlallerin sonucu olduğunu savunarak, sivillerin ağır bedel ödediğini" belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’de, yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesi tehlikeli boyutlara ulaştı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’ye ilişkin tespitlere de yer verilen raporda, "yargı bağımsızlığından ekonomik krize, ifade özgürlüğünden mülteci haklarına kadar geniş bir çerçevede Türkiye’deki hak ihlallerinin sürdüğü" belirtildi.&nbsp; Raporda, "Türkiye’de, yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesi tehlikeli boyutlara ulaştı" ifadesi kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, "Hukuka aykırı güç kullanımından kaynaklanan protestocu ölümleri Angola, Kamerun, Ekvador, Endonezya, Kenya, Madagaskar, Pakistan, Peru ve Türkiye gibi ülkelerde de belgelendi... Türkiye’de, kolluk görevlileri tarafından barışçıl protestoculara yönelik işkence ve diğer türde kötü muamele iddiaları da dahil, insan hakları ihlallerine maruz bırakılanlar, cezasızlık kültürüyle karşılaşmaya devam etti" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Özellikle CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi muhalif figürlerin hapis cezaları ve siyasi yasaklarla karşı karşıya kalması, ana muhalefet partisine yönelik sistemli bir baskı unsuru" olarak nitelendirilen raporda, ayrıca "Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bağlayıcı kararlarını uygulamaması" da eleştirildi. Raporda, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye, insan hakları savunucuları hakkındaki temelsiz soruşturmaları, davaları ve mahkumiyetleri artırdı ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin düşünce mahkumlarının serbest bırakılması yönündeki bağlayıcı kararlarına meydan okumaya devam etti.&nbsp;Yetkililer, ana muhalefet partisine yönelik yaygın baskılar kapsamında Türkiye genelinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçilmiş temsilcileri ve üyeleri hakkında ceza soruşturmaları başlattı ve davalar açtı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gibi önemli isimler tutuklandı. İmamoğlu, yolsuzluk ve suç örgütü kurmak ve yönetmek de dahil birçok suçlamayla 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldı..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"STK'lar, gazeteciler ve avukatlar, terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alınıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sivil toplum kuruluşları (STK), gazeteciler ve avukatların 'terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alındığı" belirtilen raporda, "barışçıl protestolara yönelik sert müdahalelere" dikkat çekildi. "Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemlerine yönelik devam eden polis ablukası ve protestoculara karşı kullanılan orantısız güç, temel hakların kısıtlanması kategorisinde" raporlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yaşam maliyeti krizi"ne de dikkat çekilen raporda, "Gıda, konut ve enerji fiyatlarındaki aşırı artışın toplumsal refahı tehdit ettiği, devletin bu süreçte dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı" ifade edildi. Raporda,&nbsp;"Yıl sonunda genel enflasyonun yüzde 30’un, gıda enflasyonunun yüzde 28’in ve konut enflasyonunun yüzde 49’un üzerinde kaydedildiği Türkiye, büyüyen bir yaşam maliyeti krizi yaşamaya devam etti" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, iklim kriziyle mücadele politikaları ise "son derece yetersiz" olarak değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulması, "olumlu bir gelişme"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mülteciler konusunda Türkiye'nin ev sahipliği rolüne de değinilen raporda, "hukuka aykırı geri gönderme vakalarında artış" olduğu belirtildi. Afganistan uyruklu mültecilere ilişkin raporda, "Almanya, Tacikistan ve Türkiye de Taliban’ın suistimallerine rağmen Afganları zorla geri göndermeyi sürdürdü" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda ayrıca, "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2025 yılında erkekler 294 kadın cinayeti işledi, 297 kadın ise şüpheli koşullarda ölü bulundu" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, "LGBTİ artı bireylere yönelik devlet kademelerinden gelen ayrımcı söylemlerin kurumsallaştığı ve cinsiyet uyum süreçlerine yönelik tıbbi kısıtlamaların hak ihlali teşkil ettiği" ifade edildi. "Türk yetkililer, LGBTİ artıları ve LGBTİ artı haklarını savunanları kriminalize edebilecek yasa tekliflerini gündeme getirdi. Macaristan ve Türkiye, Onur Yürüyüşleri’ni yasakladı" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye'nin iç siyasetindeki yumuşama sinyalleri" olduğu belirtilen raporda, "devlet ile PKK arasında Abdullah Öcalan üzerinden yeni bir diyalog zemininin oluşması ve TBMM çatısı altında bir komisyon kurulması", 'olumlu bir gelişme' olarak değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’ye uluslararası hukuk normlarına dönme ve demokratik standartları yeniden tesis etme çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 13:19:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/uluslararasi-af-orgutu-turkiyede-yargi-bagimsizligi-ve-ifade-ozgurlugunde-gerileme-var-h161501.html">Uluslararası Af Örgütü: Türkiye&apos;de, yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğünde gerileme var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-25-gun-basladi-h161500.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 25. gün başladı...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 25. günü başladı. Dün savunmasına başlayan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, bugün savunmasına kaldığı yerden devam ediyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 25. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İnan Güney, onurumuzdur”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnan Güney duruşma salonuna getirildiğinde izleyiciler, “Beyoğlu burada, başkanının yanında”, “İnan Güney onurumuzdur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", “Ekrem başkan onurumuzdur” şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma başlamadan önce izleyici bölümünden, “Çocuklar inanın, inanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler. Motorları maviliklere süreceğiz" sesleri de yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, saat 10.52’de başladı. Dün savunmasına başlayan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, bugün savunmasına kaldığı yerden devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 12:53:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-25-gun-basladi-h161500.html">İBB Davası&apos;nda 25. gün başladı...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/merkez-bankasi-iktisadi-yonelim-istatistikleri-ne-gore-talep-h161499.html</link>
		<title>Merkez Bankası: İktisadi Yönelim İstatistikleri&amp;#039;ne göre, talep yetersizliği üretimleri kısıtlayan en önemli faktör oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#039;nın (TCMB) İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi anketi sonuçlarına göre, 2026 yılı Nisan ayında, ankete katılan işyerlerinin yüzde 56,5’i üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtirken, yüzde 12,8‘i talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu belirtti. Ankette, gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin, bir önceki aya göre zayıfladığı kaydedildi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TCMB, nisan ayına ilişkin "İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE)" verilerini açıkladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde faaliyet gösteren 1752 iş yerinin yanıtlarından elde edilen anket sonuçlarına göre, nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,4 puan azalarak 98,6 seviyesinde gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmeler endeksin azalmasına etkili oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise bir önceki aya göre 0,4 puan azalarak 100,6 oldu. Merkez Bankası'ndan paylaşılan bültende, son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde azalış bildirenler lehine olan seyrin artış bildirenler<br />
lehine döndüğü, iç piyasa sipariş miktarında ve ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre zayıfladığı kaydedildi. Bültende şu değerlendirmeye yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı görülmektedir. Mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üzerinde olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görülmektedir. Gelecek üç aydaki istihdama ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin güçlendiği gözlenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre değişmediği, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görülmektedir. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlenmektedir. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan artarak yüzde 31,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılı Nisan ayında, ankete katılan işyerlerinin yüzde 56,5’i üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtirken, yüzde 12,8‘i talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu belirtmiş, onu sırasıyla hammadde-ekipman yetersizliği, mali imkansızlıklar, işgücü yetersizliği ve diğer faktörler izlemiştir. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görülmektedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 12:25:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/merkez-bankasi-iktisadi-yonelim-istatistikleri-ne-gore-talep-h161499.html">Merkez Bankası: İktisadi Yönelim İstatistikleri&amp;#039;ne göre, talep yetersizliği üretimleri kısıtlayan en önemli faktör oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kyk-yurdundaki-asansor-kazasi-zeren-ertas-in-olumune-iliskin-h161498.html</link>
		<title>KYK yurdundaki asansör kazası... Zeren Ertaş&amp;#039;ın ölümüne ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada tüm sanıklar beraat etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aydın Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan üniversite öğrencisi Zeren Ertaş&#039;ın, 26 Ekim 2023&#039;te yurtta meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada mahkeme heyeti, tüm sanıkların beraatine karar verdi. Karar sonrası fenalaşan Anne Serpil Ertaş, “Yurt müdürünü suçsuz buldu? Kim suçlu? Zeren mi suçlu?” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aydın Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan üniversite öğrencisi Zeren Ertaş'ın, 26 Ekim 2023'te yurtta meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada karar açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Zeren Ertaş’ın annesi Serpil Ertaş,&nbsp;babası Akın Ertaş ve aile avukatı Hakan Arslan katıldı. Tutuksuz sanıklar eski Gençlik ve Spor İl Müdürü C.F. ile kurum çalışanları M.B, A.K, M.Y. ve E.Ç. ise duruşmada hazır bulunmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma Savcısı,&nbsp;"taksirle ölüme sebep olma" suçundan ceza ve tutuklama istedi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada karar öncesi Cumhuriyet Savcısı, sanıkların "taksirle ölüme sebep olma" suçundan cezalandırılmalarını ve tutuklanmalarını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Verilen aranın ardından Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar eski Gençlik ve Spor İl Müdürü C.F. ile kurum çalışanları M.B, A.K, M.Y. ve E.Ç’nin beraatine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anne Serpil Ertaş fenalaştı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemenin kararı, aile ve Zeren’in arkadaşları tarafından tepkiyle karşılandı. Anne Serpil Ertaş, kararın ardından fenalaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adliye önünde tepkisini ağlayarak dile getiren anne Serpil Ertaş, "Devlet benim kızımın canını aldı. Nasıl suçlu bulmaz! Yurt müdürünü suçsuz buldu? Kim suçlu? Zeren mi suçlu? Zeren üniversite okumak, bu ülkeye hayırlı bir evlat olmak için suç mu işledi? Ben onu 19 sene boşuna mı büyüttüm? Sadece bize mi gerekli adalet? Ben çocuğuma ne diyeceğim? Söyleyin bana. Her gün yanına gidip Zeren az kaldı diyorum. Şimdi ne diyeceğim? Beni bekliyor İstanbul'da ne diyeceğim söyleyin bana, oğluma ne diyeceğim? Ablanı öldürenler suçsuz bulundu mu diyeceğim?" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 12:21:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kyk-yurdundaki-asansor-kazasi-zeren-ertas-in-olumune-iliskin-h161498.html">KYK yurdundaki asansör kazası... Zeren Ertaş&amp;#039;ın ölümüne ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada tüm sanıklar beraat etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-vatandas-vergi-oduyor-butce-faize-calisiyor-borc-h161497.html</link>
		<title>Gürer: Vatandaş vergi ödüyor, bütçe faize çalışıyor; borç büyüyor, icra dosyaları kabarıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede,
Türkiye’de bütçeden faize ayrılan payın arttığını, vatandaşın borç yükünün büyüdüğünü ve icra
dosyalarının rekor seviyelere ulaştığını belirterek, “Ekonomi yönetimi mali disiplin diyor ama bu
disiplin vatandaşın cebinden sağlanıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer, vergi gelirlerinden faiz ödemelerine ayrılan payın yükseldiğine dikkat çekerek, “Vatandaşın<br />
ödediği her 100 liralık verginin 26 lirası faize gidiyor. Bütçeden yapılan her 100 liralık harcamanın<br />
20 lirası faiz ödemesi. Bu tablo sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VATANDAŞIN BORCU 6,6 TRİLYON LİRAYA DAYANDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vatandaşın bankalara olan borcunun arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, bireysel kredi ve kredi kartı<br />
borçlarının 6 trilyon 510 milyar liraya yükseldiğini söyledi.<br />
Ömer Fethi Gürer, “Sadece bir haftada vatandaşın borcu 38 milyar lira arttı. Bireysel krediler 3 trilyon<br />
330 milyar liraya, kredi kartı borçları 3 trilyon 181 milyar liraya çıktı. Yıl başından bu yana borç 652<br />
milyar lira arttı” diye konuştu.<br />
Gürer, bu durumu şöyle değerlendirdi:<br />
“Vatandaş artık maaşıyla geçinemiyor. Market alışverişi kredi kartıyla yapılıyor, elektrik faturası kredi<br />
kartıyla ödeniyor, eğitim gideri krediyle karşılanıyor. İnsanlar borçla yaşamaya zorlanıyor.”<br />
BATIK KREDİLER HIZLA BÜYÜYOR<br />
Ekonomideki bozulmanın borçları artırıyor diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, batık<br />
kredilerin 689 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Bankaların tahsil edemediği krediler hızla artıyor.<br />
Tüketicilerin icra takibine düşen borçları 283 milyar liraya çıktı. Varlık yönetim şirketlerine devredilen<br />
borçlarla birlikte batık borç tutarı 384 milyar lirayı buldu” dedi.<br />
Gürer, bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:<br />
“Bir zamanlar ev almak için kredi çekiliyordu, şimdi temel ihtiyaçlar için kredi çekiliyor. Borç artık<br />
yatırım değil, geçim aracı haline geldi.”<br />
İCRA DOSYALARINDA BÜYÜK ARTIŞ<br />
İcra dairelerine gelen dosya sayısındaki artışın da dikkat çekici olduğunu vurgulayan CHP Niğde<br />
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılının ilk aylarında icra dosyalarının 3 milyon 71 bine ulaştığını<br />
söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “İcra dairelerinde derdest dosya sayısı 24 milyon 699 bine çıktı. Son bir yılda icra dosyası sayısı<br />
1 milyon 519 bin arttı. Bu tablo, ekonomik sıkıntının toplumun her kesimine yayıldığını gösteriyor”<br />
dedi.<br />
Gürer, “Bugün icra dosyaları yalnızca esnafın değil; emeklinin, işçinin, çiftçinin, memurun kapısını<br />
çalıyor. Türkiye’de artık borçlu olmayan hane sayısı giderek azalıyor,” dedi.<br />
“VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR”<br />
Gürer, ekonomik büyüme söylemlerine rağmen vatandaşın alım gücünün düştüğünü belirterek,<br />
“Ekonomi büyüyor deniyor ama vatandaşın cebindeki para küçülüyor. Borç büyüyor, icra dosyaları<br />
büyüyor, faiz ödemeleri büyüyor. Ama vatandaşın geliri yerinde sayıyor,” dedi</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 11:25:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-vatandas-vergi-oduyor-butce-faize-calisiyor-borc-h161497.html">Gürer: Vatandaş vergi ödüyor, bütçe faize çalışıyor; borç büyüyor, icra dosyaları kabarıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burhanettin-bulut-tan-doruk-madencilik-iscilerinin-gozaltina-h161496.html</link>
		<title>Burhanettin Bulut&amp;#039;tan Doruk Madencilik işçilerinin gözaltına alınmasına tepki: Emekçiye kapı duvar olan iktidar sermayenin çıkarlarını kollamaya devam ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Doruk Madencilik işçilerinin gözaltına alınmasına ilişkin, &quot;İşçinin alın terini görmezden gelen, emekçiye kapı duvar olan iktidar sermayenin çıkarlarını kollamaya devam ediyor. Bu kara düzende emekçinin hakkı değil, güçlü olanın keyfi korunuyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçilerin bir kısmı dün yürüyerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne ulaşmıştı. Bağımsız Maden İş, madencilerden 110’unun bu sabah gözaltına alındığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Madencilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Aylardır ödenmeyen maaşlarını, emeğinin karşılığını ve tazminatlarını alabilmek için Enerji Bakanlığı’nın önünde açlık grevi yapan 110 madenci gözaltına alındı. İşçinin alın terini görmezden gelen, emekçiye kapı duvar olan iktidar sermayenin çıkarlarını kollamaya devam ediyor. Bu kara düzende emekçinin hakkı değil, güçlü olanın keyfi korunuyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 11:11:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/burhanettin-bulut-tan-doruk-madencilik-iscilerinin-gozaltina-h161496.html">Burhanettin Bulut&amp;#039;tan Doruk Madencilik işçilerinin gözaltına alınmasına tepki: Emekçiye kapı duvar olan iktidar sermayenin çıkarlarını kollamaya devam ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/vakiflara-devrine-karar-verilen-meslek-fabrikasi-calisanlari-anlatti-h161495.html</link>
		<title>Vakıflara devrine karar verilen Meslek Fabrikası çalışanları anlattı: Sadece bir iş yeri değil ki burası bizim evimizdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü&#039;ne devrine karar verilen Meslek Fabrikası çalışanlardan Şule Alpsoy, &quot;Şimdi çalıştığımız yere giremiyoruz, eşyalarımızı bile alamıyoruz. Sadece bir iş yeri değil ki burası bizim evimizdi&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Halkapınar’daki tarihi binanın belediyeden alınması, personel ve kursiyerler başta olmak üzere kamuoyunda tepkilere yol açtı. Tahliye sonrası ilk kez konuşan çalışanların bazıları gözyaşını tutamadı. Meslek Fabrikası'Nan önemine dikkati çeken çalışanlar, binanın sadece bir bina değil, İzmirlinin umudu olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/cf2c1bee-3a88-4a28-85e0-61cd3f0ad3a3-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü kurulmadan belediyede mesleki eğitimler verdiklerini anlatan satın alma personeli Sema Boyacıoğlu Arıcan, "Burası 2008 yılında projeydi. İzmir’in farklı noktalarında ücretsiz kurslar veriyorduk. 15 yaşını doldurmuş herkes eğitim alabiliyor, Milli Eğitim sertifikasıyla iş bulabiliyordu. 2015-2016’da müdürlüğe dönüştü" dedi. Binanın her sürecinde var olduğunu belirten Arıcan, "İnsan evini nasıl kurarsa burayı öyle kurduk. Ekipmanlar, sınıflar, laboratuvarlar, her şeye emek verdik. Fabrikasyon laboratuvarı kurduk. 3,5 milyonluk projeler yaptık. Şimdi emeğimize uzaktan bakıyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de ilk model</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belediyede 2006 yılında bilgisayar öğretmeni olarak çalışmaya başlayan, 20 yıldır mesleki eğitim projelerinin içinde olan Gülcan Üçfidan, kuruluşundan beri Meslek Fabrikası personeli. Eğitimleri nasıl şekillendirdiklerini anlatan Üçfidan, “Kadınların, gençlerin hayatı değişiyor, biz bunun peşine düştük. Türkiye’deki, dünyadaki örnekleri araştırdık. Üniversitelerle, odalarla, meslek liseleriyle iş birlikleri yaptık. Sıradan bir kurs merkezi değil, Türkiye’de örneği olmayan bir model" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mesleki yeterlilik belgesi sistemini kurduk"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meslek Fabrikasının iş arayanla işvereni ücretsiz buluşturduğunu, kursların sektörün ihtiyaçlarıyla şekillendiğini belirten Üçfidan, çalışma yöntemini şöyle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İzmir’in ihtiyaç duyduğu sektörleri belirliyoruz. İşkur verilerine bakıyoruz; sanayi, turizm, sağlık sektörleri ne istiyor, ona göre eğitim açıyoruz. Direkt işe dönüşen eğitimler verdik. 3 boyutlu yazıcılar, lazer kesiciler gibi yurt dışından eğitimler alındı. İnsanlar sıfırdan başlayıp uzman hale geldi. Mesleki yeterlilik belgesi Türkiye’de büyük sorun. O belgeyi aldıracak sistemi kurduk. İş arayanla işvereni ücretsiz buluşturuyoruz. Bugün özel platformlar para karşılığı yapıyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alpsoy: ^"Evimizin kapısından giremiyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Satın alma personeli Şule Alpsoy ise şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İzmir’in her yerinde çalıştık, Karabağlar’da, Çiğli’de, Çamdibi’nde ama burası merkezdi. En kolay ulaşılan yerdi. Kimse kurslara bir kuruş ödemedi. İpliğinden ununa kadar her şey sağlandı. Kursiyer sadece öğrenmeye odaklandı. Şimdi çalıştığımız yere giremiyoruz, eşyalarımızı bile alamıyoruz. Sadece bir iş yeri değil ki burası bizim evimizdi. Aile gibiyiz. Bu, İzmir halkına yapılan büyük bir haksızlık."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir anne olarak söylüyorum; bu, İzmir’in geleceğiydi" diyen satın alma personeli Gülüzar Karaköse, Halkapınar’daki binayı küçük bir kadroyla kurduklarını anlattı. Karaköse, "Şu an yüzlerce kişilik bir yapıdan bahsediyoruz. İş bulanların sayısı arttıkça çok mutlu oluyoruz. Çocuğum üniversiteyi bitirse bile böyle bir yerde ücretsiz eğitim alabilmesi büyük güvenceydi. İnsanlar aşçılık, muhasebe öğrendi, barista oldu, iş kurdu. Sadece son dönemde bin kişiyi iş hayatına kazandırıldı" diye konuştu. Muhasebe eğitmeni Zehra Demir de eğitimlerin insanların hayatlarına dokunduğunu vurguladı. "Hiç muhasebe bilmeyenler eğitim alıp işini kurdu. Kurumsal firmalarda işe giren yüzlerce insan var" diyen Demir, bir eğitimci olarak bu şekilde kapatılmayı kabul etmediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tüfenk: "Mahmut Hoca kadar gururluydum"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meslek Fabrikası Halkapınar binasının son İngilizce dersini çimlerin üzerinde veren, Türk sinemasının efsanevi karakteri, "Okul her yerdir" diyen Mahmut Hoca’ya benzetilen usta öğretici Orkun Tüfenk de "Eğitime engel olunamaz" dedi. Kemalpaşa’dan Çiğli’ye pek çok ilçedeki Meslek Fabrikası kurslarında yüzlerce kursiyere ücretsiz İngilizce öğreten Tüfenk, Halkapınar’daki binanın bir simge, bir yuva olduğunu belirtti. Tüfenk, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim ve istihdamın bir arada olduğu örnek bir projedir Meslek Fabrikası, bu bina da bizim yuvamız. Bu meselenin ideolojilerden bağımsız düşünülmesi gerekir. Kurslarımız ücretsiz, çok talep var, yetişemiyoruz. Bu seviyede İngilizce eğitimi çok maliyetli. İzmir’in pek çok ilçesine gidiyoruz; Özdere, Bayındır, Ödemiş, Kemalpaşa gibi yerlerde de ulaşıyoruz. Geliri olmayan gençler, emekliler, kadınlar için bu kurs çok kıymetli. Bunların önünün kesilmesi İzmir halkına yapılan bir kısıtlamadır. Son dersimizi de simgesel olarak abluka altındaki binamızın önünde yapmak istedik. Hababam Sınıfı sahnesini hatırlattı herkese, eğitime engel konamaz, dedik. Bu duruşa katkı koyduğumuz için gurur duyduk. Çok kıymetli ve özel bir karakter olan Mahmut Hoca’ya benzetilmek çok güzel, Mahmut Hoca kadar gururluyum. Eğitimin her şeyden önce huzurlu ortamlara ihtiyacı var, biz bunu istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 10:50:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/vakiflara-devrine-karar-verilen-meslek-fabrikasi-calisanlari-anlatti-h161495.html">Vakıflara devrine karar verilen Meslek Fabrikası çalışanları anlattı: Sadece bir iş yeri değil ki burası bizim evimizdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/eskisehirde-altin-madeni-icin-bilirkisi-kesfi-yapildi-bir-h161494.html</link>
		<title>Eskişehirde altın madeni için bilirkişi keşfi yapıldı: Bir canımız var, onu da zehirleyerek alacaklar</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Eskişehir&#039;e açılmak istenen Alpagut Atalan Altın Madeni&#039;nin bilirkişi keşfi yapıldı. Keşfi, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Barosu avukatları ve TEMA Vakfı Kıdemli Savunuculuk Koordinatörü Onur Küçük de takip etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir'e açılmak istenen Alpagut Atalan Altın Madeni'nin bilirkişi keşfi yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maden bölgesinde keşif inceleme sürerken yolun girişinde Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri, Eskişehir Çevre Derneği Başkanı Sadık Yurtman, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ve köylüler hazırladıkları pankart ve dövizlerle bekledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5015cbcf-c0d9-43c2-8e02-151a761bbe9c-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişinin incelemesini yapmasının ardından arazinin girişinden geçerken, çevreciler ve köylüler ellerindeki pankartlarla maden şirketlerine tepki gösterdi. Vatandaşlar, sloganlarla altın madeni istemediklerini haykırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İliç örneğini veren Zafer Partili Hasan Demir, “Burası cennet bir alan. Ama vahşi madencilik Türkiye’nin her noktasına sirayet ettiği gibi Eskişehir’de de var. Buradaki Sakarya Havzası’nın konumu iyi anlaşılmalı. Üç kuruş para için bu memleketin doğası birilerine peşkeş çekiliyor. İliç’te ne yaşandıysa Mihalgazi’de de yaşanabilir. Biz bunlara itiraz ediyoruz. Bu kaynakları kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Toprağımızı satmak istemiyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarımla uğraşan Hasan Uzun, “Toprağımızı satmak istemiyoruz. Başından beri direniyoruz ama yüzde 95’i verdi. Köyde 4-5 kişi kaldı. Biz oradan gelecek parayı zaten topaklarımızdan kazanıyoruz. Çalışırsak kazanıyoruz. Burası 12 ay çalışan bir belde. Burası iç Anadolu’nun Antalya’sı. 2012’de köye geldim” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">​Mustafa Yörükçü ise, “Biz burada altın madenine karşıyız. Topraklarımızı vermek istemiyoruz. Tarım bitti. Tarımı zehirliyorlar. Şimdi bir şey kalmadı. Bağlarımızı aldılar, dağlarımızı aldılar, şimdi köyümüz kaldı. Köyümüzü de alacaklar, canımız var. Canımızı da zehirleyerek alacaklar. Bu yönden madene karşıyız” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Su kaynaklarının etkileneceğini söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Selma Güder de, “Tarımı çok yüksek derecede etkileyecek. Bunu herkes biliyor. Tarımın dışında ayrıca suyu da ele almak lazım. Su kaynaklarımız her geçen gün tükeniyor. Sakarya havzası içindeyiz. Burası Türkiye’nin üçüncü büyük nehri. Yer altı sularımız her geçen gün kuruyor. Umarım bilirkişi heyeti sağ duyulu hareket eder” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Cevat Aydemir, “Sakarya Nehri bu köylünün malı. Köylülerle birlikte maden şirketlerine Alpagut’u vermeyeceğiz diye buradayız. Maden şirketleri bu bereketli topraklardan gitsin istiyoruz. Ülkemizin en verimli yerlerinde maden işi yapılmak isteniyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Siyanürden dolayı korkuyoruz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">​Alpagut sakini Fatma Elevli, “Madenciliği istemiyorum. Zararlı diyorlar duyduğumuza göre. Siyanürden dolayı bizim bu tarafta yetişen bir şeyler satılmayacakmış. Bizim 5-10 hayvanımız var, hayvancılık da bitecek o zaman” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ahmet Ataç da, “Halı gibi yemyeşil alan. Çok üzüldüm. Diliyorum hep birlikte mücadele edeceğiz ve yaptırmayacağız. Nasıl termik santrali önledik bunu da en kısa zamanda çözmemiz lazım. Maalesef iktidarın başı bu tip konularda duyarsız. Aksine vahşi maden yasası çıkardılar. Onunla vahşi madencilik yapan müteahhitlerin elini rahatlattılar” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer ise “Böylesine güzel bir vadiyi böylesine yok etme hevesi inanılır gibi değil. Kabul etmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 10:30:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/eskisehirde-altin-madeni-icin-bilirkisi-kesfi-yapildi-bir-h161494.html">Eskişehirde altın madeni için bilirkişi keşfi yapıldı: Bir canımız var, onu da zehirleyerek alacaklar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-eski-tunceli-valisi-sonel-adliyeye-h161493.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması şüphelisi eski Tunceli Valisi Sonel adliyeye sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alındıktan sonra Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen Tuncay Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Polis eşliğinde Erzurum Adliyesi'ne sevk edilen Tuncay Sonel’e "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlaması yöneltiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin soruşturmada Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve o dönemdeki korumasının da arasında bulunduğu 11 kişi tutuklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin soruşturma Tunceli'de sürdürülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. maddesinde, "Vali ve kaymakamların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir" hükmü uyarınca Sonel'in işlemleri Erzurum'da yürütülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 10:10:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-eski-tunceli-valisi-sonel-adliyeye-h161493.html">Gülistan Doku soruşturması şüphelisi eski Tunceli Valisi Sonel adliyeye sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-yurt-genelinde-saganak-yagis-etkili-olacak-h161492.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Yurt genelinde sağanak yağış etkili olacak! İşte il il hava durumu tahminleri</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinin çok bulutlu, Marmara, Batı Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Kütahya, Eskişehir, Çankırı, Samsun ve Bingöl çevreleri ile Artvin&#039;in iç kesimlerinin sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 21 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, ülkemiz genelinde 2 ila 4 derece artacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney, Marmara'da kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Çok bulutlu, bu akşam ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Kütahya çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Eskişehir ve Çankırı çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYSERİ&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Samsun çevreleri ile Artvin'in iç kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu ile Bingöl çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 09:43:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-yurt-genelinde-saganak-yagis-etkili-olacak-h161492.html">Meteoroloji açıkladı: Yurt genelinde sağanak yağış etkili olacak! İşte il il hava durumu tahminleri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-241-h161491.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın yatırımcısı beklemede: İşte 21 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 21 Nisan 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın 6.925 TL seviyesinden, ons altın ise 4.800&nbsp;dolar&nbsp;civarından güne başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasındaki ateşkesin son gününe girilirken, sürece dair belirsizlikler sürüyor. Piyasalar kırılgan ateşkes ortamında temkinli bir “bekle-gör” yaklaşımını benimsiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 21 Nisan 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 6.920,40 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.461,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.915,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 45.269,38 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.620,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 113.520,60 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.796,43 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 09:36:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-241-h161491.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-26-h161490.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (21 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 21 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 21 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,8803 (alış) 44,8939'dan (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 53,0254 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 26 09:30:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-26-h161490.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-kilic-kocyigitten-gulistan-doku-sorusturmasi-icin-cagri-donemin-icisleri-bakani-suleyman-soylu-da-sorgulanmali-h161489.html</link>
		<title>Gülistan Kılıç Koçyiğitten Gülistan Doku soruşturması için çağrı: Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarını anımsatarak, “Çocukların güvenliği kamusal sorumlulukla sağlanır, güvenlikçi politikalarla değil” dedi. Gülistan Doku soruşturmasına değinen Koçyiğit, “Vali ile sınırlı olduğunu düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında&nbsp;Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin olarak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ülke olarak, siyasetçi olarak, yetişkin olarak, ebeveyn olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ama bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu yaşananların bir tesadüf olmadığını, münferit bir olay olmadığını ve bir anlık bir öfkenin sonucunun olmadığını ifade etmemiz gerekiyor. Sistemsel ihmallerin, görmezden gelinen yanlış politikaların ve eğitim alanındaki yapbozun bir sonucu olarak bugün karşımıza çıkmış durumda.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koçyiğit, Türkiye’de çocukların derin bir eşitsizlik içinde büyüdüğünü vurgulayarak, "Bir çocuk okula aç giderken, diğer bir çocuk özel derslerle eğitim sürecine hazırlanıyor. Bir çocuk kalabalık sınıflarda kaybolurken bir başkası ayrıcalıklarla büyüyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet dili yaşamın her alanına yayılmış durumda”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koçyiğit, bireysel silahlanma ve siyasal dil üzerinden "Gündelik hayatımız şiddetle kuşatılmış durumda. Evde, sokakta, televizyonda ve siyasette dışlayıcı, kutuplaştırıcı bir dil var. Çocuklar bu dilin içine doğuyor" dedi. Bireysel silahlanma sorununa dikkati çeken Koçyiğit, evlerde bulunan silah sayısının artmasının ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirterek, denetim eksikliğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okullara yönelik güvenlik tartışmalarına değinen Koçyiğit, "Güvenlik sadece güvenlik görevlisi koymakla, kamerayla, demir kapılarla sağlanmaz. Okulları karakola çevirerek güvenlik sağlayamazsınız" dedi. Gerçek çözümün sosyal politikalarla mümkün olacağını vurgulayan Koçyiğit, “yoksulluğun azaltılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve eşit eğitim koşullarının sağlanması” gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal hizmetler yasa teklifi eleştirisi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis gündemindeki kanun teklifini eleştiren Koçyiğit, düzenlemenin sosyal devleti zayıflattığını savunarak, "Bu yasa sosyal devletin tasfiyesini içeriyor. Hak temelli bir yaklaşım yerine yardımı bir lütfa dönüştüren bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. Dijital denetim düzenlemelerini de eleştiren Koçyiğit, özellikle çocukların dijital mecralarda takip edilmesine ilişkin maddelerin “anonimliği ortadan kaldırdığını ve gözetim rejimi yarattığını” ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ve kadın cinayetleri dosyaları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli'de 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasına değinen Koçyiğit, dosyada ciddi ihmaller olduğunu belirterek, “Bizzat oradaki mülki idari amiri yani Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in kendisi tarafından soruşturmanın nasıl karartıldığını ve Gülistan Doku’ya hem tecavüz eden hem katliamından sorumlu olan oğlu Mustafa Türkay Sonel’i nasıl koruduğunu ve devletin kurumlarını kendi oğlunu korumak için nasıl suç ortağı yaptığını görmüş olduk” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı vali kendi eliyle teslim alıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Koçyiğit, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yani ortada aslında sadece bir cinayet dosyası yok, bir suç şebekesi var. Bir çatı örgütlenmesi var. Buraya sadece bir cinayet ve bir cinayetin örtbas edilmesi meselesi olarak bakamayız. Bir mülki idare amiri, ildeki her insanın can güvenliğinden ve mal güvenliğinden sorumlu mülki idare amirinin oğlu bir cinayet işliyor ve kendisi bu cinayeti örtbas etmek için devletin bütün birimlerini harekete geçiriyor. Kendi makamını kullanıyor, kendi valilik forsunu kullanıyor yetmiyor bütün aileyi ve bütün kamuoyunu da yanlış yönlendirip günlerce orada Munzur Gölünde arama çalışmaları yaparak dikkatleri sürekli dağıtıyor. Peki bu mesele gerçekten sadece vali ile mi sınırlıdır? Vali ile sınırlı olduğunu da düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır. Sorumluluğu vardır. Şimdi çıkıp zamanında ‘biz bütün bunları sorguladık ama bir şey çıkmadı’ demekle olmaz. Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı alma görevi normalde kriminal büroda olması gerekirken, oradaki cinayet büroda olması gerekirken ilgili kollukta olması gerekirken vali kendi eliyle teslim alıyor. Vali sonra SIM kartı bir eski polis olan hackera gönderiyor ve bilgileri sildiriyor sonra getiriyor emniyete veriyor. Kimse de demiyor ki ‘ya kardeşim senin bunu almaya hakkın yok, sen bu sim kartı alamazsın’, ‘ailesi verse de alamazsın böyle bir yetkin yok’ diyen var mı? Yok.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">O dönem soruşturmayı yürüten savcılar hakkında da bugün soruşturma yürütülmelidir. Görevlerini yapmamışlardır, hakkıyla bu soruşturmayı yürütmemişlerdir. Suçun üstünün örtülü kalmasının bizzat müsebbibidirler. O dönemin Adalet Bakanları ile aile görüşme yaptı, İçişleri Bakanlığı ile görüşme yaptılar, Valilik ile onlarca defa görüşme yaptılar. Kimse dönüp bakmadı mı dosyadaki ihmaller zincirine? Demek ki burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var ve bu asla iktidardan azade bir sorumluluk değildir. O dönemin İçişleri Bakanı da AKP'nin bakanıydı, Adalet Bakanı da AKP'nin bakanıydı, Valiyi de AKP atadı. Oradaki birim müdürlerini de, kurum müdürlerini de, devlet memurlarının her birisinin atamasında da iktidarın sorumluluğu vardır. O anlamıyla burada sadece bir valiyi almak, bir valinin sorumluluğunu ortaya koymakla ilgili değil toplam bir sistemin sorgulanmasına ihtiyaç olduğunu ifade etmemiz gerekiyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Her birisi devletin bir mevkisini eline geçirmiş ve o mevki üzerinden istediğini yapabileceğini düşünüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlere ilişkin dosyaların aydınlatılmadığını söyleyen Koçyiğit, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne değinerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Van'da Rojin Kabaiş dosyası. Baba aylardır feryat ediyor. Bizler önergeler verdik, vekillerimiz konuştu. Dosyada bir arpa boyu yol gidilmiyor, neden? Şimdi işin içinde rektörlük var. 17 kameradan sadece bir kamera incelenmiş. Rektör ve yakınları olaya el koymuş ve aileyi tehdit ediyorlar. Peki bu ülkenin adaletini kim sağlayacak? Mevkiyi elinde tutan, yetkiyi elinde tutan, gücü elinde tutanlar gencecik kızların yaşamlarının çalınmasına sebep oluyorlar, cinayetlerin üstlerini örtüyorlar, suç örgütü kuruyorlar ve yönetiyorlar ama hiç kimseden ses çıkmıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir avuç insan ‘adalet, adalet’ diye sokakları arşınlıyor ama sesini duyan yok. Rojin Kabaiş’in DNA bulgusunda iki erkeğe dair DNA olduğu tespit edildi ve bulaş olmadığı net. Yani bir cinsel saldırıya maruz kaldığına dair veriler var. Bütün bunlar araştırıldı mı? Hayır araştırılmadı. Cezasızlık politikasından güç alan bir sistem gerçeği ile karşı karşıyayız. Aynı şekilde Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman, Rabia Naz gibi dosyaların üstünün örtüldüğünü biliyoruz. Fail olduğu iddia edilen kişiler nüfuzlu kişiler olduğu için, siyasetçi kişiler olduğu için dosyaları etkilediler ve bu süreçlerin üstü kapatıldı. Bütün saydığımız dosyalarda adalet yerini bulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Adalet Bakanı’nın ‘ucu kime dokunuyorsa dokunsun’ sözünü bütün dosyalar nezdinde hayata geçirmesine dair beklentimizi ifade etmek istiyoruz. Evet ucu kime dokunursa dokunsun, kim suçluysa yargı önünde hesap vereceği bir sürecin başlatılması ve işletilmesi gerekiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlayda Zorlu protestoları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatay’da yaşamını yitiren üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’ya ilişkin protestolarda gözaltına alınan gençlere de değinen Koçyiğit, “Sabah avukatlardan aldığımız bilgiyi bizzat size aktarmak istiyorum. ‘Gözaltında olan 79 gencin ifade işlemleri sırasında işkence ve kötü muamele iddialarının tutanaklara geçirilmediği, müdahale edildiği, avukatların tehdit edilerek dışarı çıkarıldığı ve bazı gençlerin ifadeleri alınmadan doğrudan savcılığa sevk edildiği yönünde ciddi ihlaller söz konusudur.’&nbsp;Şimdi İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesinin tüm detaylarına ve buradaki sorumlulara yakından bakılmalıdır" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sürecin ilerlemesi için yasal adım şart”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Koçyiğit, barış sürecine ilişkin yürütülen sürece değinerek, "Yasa yapma ihtiyacı zorunludur. Bu konuda sorumluluk almaya ve cesur adımlar atmaya ihtiyaç var. Geciktirilmesini doğru bulmuyoruz" dedi.&nbsp;Koçyiğit, Meclis’in ve iktidarın sürecin ilerlemesi konusunda daha somut adımlar atması gerektiğini belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 15:43:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-kilic-kocyigitten-gulistan-doku-sorusturmasi-icin-cagri-donemin-icisleri-bakani-suleyman-soylu-da-sorgulanmali-h161489.html">Gülistan Kılıç Koçyiğitten Gülistan Doku soruşturması için çağrı: Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hopada-halkevlerinden-ilayda-zorlu-aciklamasi-bir-kadin-daha-sistematik-siddetle-hayattan-koparildi-h161488.html</link>
		<title>Hopada Halkevlerinden İlayda Zorlu açıklaması: Bir kadın daha sistematik şiddetle hayattan koparıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hopa Halkevleri üyeleri, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin değişik illerde yapılan protestolarda gözaltına alınan 79 kişinin serbest bırakılmasını istedi. Yapılan açıklamada, &quot;İlayda’nın ailesi polis tarafından aranarak ‘kızınız eylemlere katılıyor, terör örgütü üyesi oldu’ denilerek hedef gösterilmiş; bu süreçte İlayda, hem devletin baskısına hem de ailesinin maruz bıraktığı şiddet ve mobbinge açık hale getirilmiştir. Polis ve aile şiddetinin iç içe geçtiği bu sarmal, İlayda’yı intihara sürüklemiştir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin’in Hopa ilçesinde Halkevleri üyeleri ve yurttaşlar, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesine tepki göstermek amacıyla sokaklara çıktı. İlçe merkezinde gerçekleştirilen yürüyüşte, Zorlu’nun maruz kaldığı baskı ve şiddete dikkat çekilirken, basın açıklamasında sorumluların hesap vermesi istendi. Yürüyüş boyunca “hak, hukuk, adalet” ve “kadınlara özgürlük” talepleri öne çıkarken, eyleme katılanlar yaşanan sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İlayda için yapılan eylemlerde göz altına alınanlar serbest bırakılmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkevleri üyeleri tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İlayda Zorlu, 18 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. Üniversiteli yoksulluğuna karşı, geleceksizliğe ve güvencesizliğe karşı, kadına yönelik şiddete karşı mücadele ediyordu. İlayda’nın ailesi polis tarafından aranarak ‘kızınız eylemlere katılıyor, terör örgütü üyesi oldu’ denilerek hedef gösterilmiş; bu süreçte İlayda, hem devletin baskısına hem de ailesinin maruz bıraktığı şiddet ve mobbinge açık hale getirilmiştir. Polis ve aile şiddetinin iç içe geçtiği bu sarmal, İlayda’yı intihara sürüklemiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baharın bir dalı daha devlet ve aile şiddetiyle koparılmış, İlayda hayattan alınmıştır. Sorumlusu erkek egemen devlet şiddetidir. Sorumlusu, İlayda hakkında yalan beyan veren polistir, emri veren amirdir. Sorumlusu, şiddet gördüğü kişilerdir. Devlet eliyle bir kadın daha katledilmiştir. Bugün İlayda’yı karanlığa itenler, dün Gülistan Doku’nun katilini tüm güçleriyle koruyanlardır. Çürümüş düzeniniz kadına düşman, çocuğa düşmandır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dün İlayda için memleketin birçok yerinde eylemdeydik. Bu eylemlerde 79 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır. Bugün güvenceli ve insanca yaşam için; hak, hukuk ve adalet için; kadınlara eşitlik ve özgürlük için mücadele etmek insanlık onuruna sahip çıkmaktır. İlayda Zorlu, insanlık onuruna sahip çıktığı için ölüme sürüklenmiştir. Unutmayacağız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 15:20:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hopada-halkevlerinden-ilayda-zorlu-aciklamasi-bir-kadin-daha-sistematik-siddetle-hayattan-koparildi-h161488.html">Hopada Halkevlerinden İlayda Zorlu açıklaması: Bir kadın daha sistematik şiddetle hayattan koparıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/seyit-aslandan-doruk-madencilik-iscilerine-destek-mesaji-gozaltina-alinan-madenciler-ve-sendikacilar-derhal-serbest-birakilsin-h161487.html</link>
		<title>Seyit Aslandan Doruk Madencilik işçilerine destek mesajı: Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan,  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#039;na yürümelerine izin verilmeyen Doruk Madencilik işçilerine ilişkin, “Saray düzenine karşı talepleri, mücadeleleri bastırılan tüm işçi ve emekçileri, Doruk Madencilik işçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın. Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları derhal ödensin” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Aylardır ücretleri ve tazminatları ödenmeyen Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den başlattıkları ve 9 gündür süren yürüyüşleri, Ankara girişinde polis barikatlarıyla engellendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile görüşmek isteyen işçilere polis saldırdı, aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu işçiler gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günlerdir ‘Emeğimizi, ekmeğimizi istiyoruz’ diyerek mücadele eden işçilerin önüne dikilen polis barikatı ve gözaltı kararı, Saray düzeninin fotoğrafıdır. Yerli ve yabancı tekellerin talepleri doğrultusunda uyguladığı özelleştirme politikalarıyla madencileri güvencesiz koşullarda çalışmaya mahkum eden, enflasyonla mücadele adı altında ücretleri baskılayan Saray düzeni; işçi sınıfı ve emekçilerin hak mücadelelerini ise polisi, savcıyı, hakimi sopa olarak kullanarak bastırmak istemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları derhal ödensin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doruk Madencilik işçilerinin önüne kurulan barikat, insanca yaşam ve çalışma koşulları için mücadele eden sendikacıların, toprağını savunan köylülerin tutuklanmasının bir devamıdır. Saray düzenine karşı talepleri, mücadeleleri bastırılan tüm işçi ve emekçileri, Doruk Madencilik işçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın. Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları derhal ödensin.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 15:02:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/seyit-aslandan-doruk-madencilik-iscilerine-destek-mesaji-gozaltina-alinan-madenciler-ve-sendikacilar-derhal-serbest-birakilsin-h161487.html">Seyit Aslandan Doruk Madencilik işçilerine destek mesajı: Gözaltına alınan madenciler ve sendikacılar derhal serbest bırakılsın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-talat-dincer-dijital-platform-komisyonlari-kucuk-esnafi-nefessiz-birakiyor-h161486.html</link>
		<title>CHPli Talat Dinçer: Dijital platform komisyonları küçük esnafı nefessiz bırakıyor.</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Talat Dinçer, dijital yemek ve alışveriş platformlarının küçük esnafı ağır komisyonlar, gizli
ücretler ve dayatılan kampanyalarla ayakta kalamaz hale getirdiğini belirterek konuyu Meclis
gündemine taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Talat Dinçer, son yıllarda hızla büyüyen yemek ve<br />
alışveriş platformlarının küçük esnaf üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı oluşturduğunu<br />
belirterek, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bu kapsamda hem Meclis<br />
araştırması açılması talep edildi hem de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanıtlaması<br />
istemiyle yazılı soru önergesi verildi.<br />
“Her 100 liranın 50 lirası platformlara gidiyor”<br />
Önergede, dijitalleşmeyle birlikte yemek ve alışveriş platformlarının vatandaşlar açısından<br />
kolaylık, hız ve erişim sağladığı, ancak mevcut yapının küçük esnaf lehine değil, giderek<br />
daha fazla baskı üreten bir düzene dönüştüğü vurgulandı.<br />
Birçok platformun başlangıçta esnaftan yüzde 15 ila yüzde 25 arasında komisyon aldığı,<br />
teslimat hizmetleri, reklam ve görünürlük ücretleri, algoritmik sıralama bedelleri ve dayatılan<br />
kampanyalarla birlikte bu oranın yüzde 40 ila yüzde 50 seviyelerine kadar çıkabildiği ifade<br />
edildi.<br />
“Esnaf dijital sistemde görünür olmak için komisyon sarmalına itiliyor”<br />
Talat Dinçer, Anadolu’nun dört bir yanında lokantacı, bakkal, manav ve küçük üreticinin dijital<br />
sistem içinde görünür olabilmek için adeta bir komisyon sarmalına sürüklendiğine dikkat<br />
çekti. Platformlarda öne çıkmak isteyen esnafın daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı,<br />
kampanyalara katılmayan işletmelerin geri plana itildiği ve bu nedenle kendi emeğiyle<br />
rekabet edemez hale geldiği belirtildi.<br />
Dijital platformların artık yalnızca aracılık eden yapılar olmaktan çıktığı; piyasayı belirleyen,<br />
fiyatları yönlendiren ve esnafa tek taraflı şartlar dayatan bir güce dönüştüğü kaydedildi.<br />
“Parası olan öne çıkıyor, küçük esnaf geriye itiliyor”<br />
Dinçer, mevcut sistemde görünürlüğün adil rekabetle değil, ödeme gücüyle belirlendiğini<br />
vurgulayarak, bunun küçük işletmeler açısından sürdürülemez bir tablo yarattığını ifade etti.<br />
Küçük esnafın yalnız bırakılmasının, birçok işletmeyi kepenk kapatma noktasına sürüklediği<br />
belirtildi.<br />
“Komisyona üst sınır, gizli ücretlere son”<br />
Dinçer, çözüm için komisyon oranlarına açık ve net bir üst sınır getirilmesini, gizli maliyetler<br />
ile sonradan eklenen ücretlerin kaldırılmasını, zorunlu kampanya dayatmalarına son<br />
verilmesini, küçük esnaf ve yerel işletmelere yönelik koruyucu düzenlemelerin hayata<br />
geçirilmesini ve platform algoritmalarının şeffaf hale getirilmesini önerdi.<br />
Ticaret Bakanı’na yöneltilen soru önergesinde ise, yüzde 40 ila yüzde 50’ye varan komisyon<br />
oranlarının adil bulunup bulunmadığı, bu oranlara neden hâlâ üst sınır getirilmediği, esnafı<br />
zorlayan gizli ücretler ve dayatılan kampanyalara neden göz yumulduğu, dijital platformların<br />
fiyatları ve piyasayı belirleyen bir güce dönüşmesinin nasıl değerlendirildiği, küçük esnafı<br />
koruyacak somut adımların ne zaman atılacağı ve mevcut düzenin devam etmesi halinde<br />
kepenk kapatan esnafın sorumluluğunu kimin üstleneceği soruldu.<br />
Yemek ve alışveriş platformlarının güçlü olanın kazandığı bir sistem olmaktan çıkarılıp<br />
herkesin eşit şartlarda yarışabildiği adil bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirten Dinçer,<br />
küçük esnafın korunmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:45:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-talat-dincer-dijital-platform-komisyonlari-kucuk-esnafi-nefessiz-birakiyor-h161486.html">CHPli Talat Dinçer: Dijital platform komisyonları küçük esnafı nefessiz bırakıyor.</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-gaziantep-milletvekili-sevda-karaca-gulistan-doku-sorusturmasinda-yasanan-gelismeleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161485.html</link>
		<title>EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeleri TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 5 Ocak 2020&#039;den beri kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek&#039;in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na soru önergesi sundu. Karaca, &quot;Tuncay Sonel’in valilik ve kayyım belediye başkanlığı yaptığı dönemlerdeki ihaleler başta olmak üzere her türlü kamusal işlem açısından ayrı bir soruşturma başlatılmış mıdır? Bu konuda şikayetlerin toplanması için ne tür adımlar atılmıştır&quot; diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeleri, TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle sunduğu önergede,&nbsp;Türkay Sonel’in babası olan Vali Tuncay Sonel hakkındaki suçlamaları sordu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeni deliller,&nbsp;Tuncay Sonel’in, Doku’nun katlinde iştirak halinde hareket ettiğini ortaya koymuştur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, soruşturmada kaydedilen yeni aşamalarla Vali Sonel’in cinayetin gizlenmesinde her adımı organize ettiğinin anlaşıldığına dikkati çekerek, "Devlet bürokrasinin çürümüşlüğünü pazara çıkaran yeni deliller; emniyet görevlileri, kamu görevlileri ve ilin en yüksek mülki idari amiri olan dönemin valisi Tuncay Sonel’in, Doku’nun katlinde iştirak halinde hareket ettiğini ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltında bulunan Vali Sonel’in, bu süreçte kirli para ilişkileriyle de konuşulmaya başlandığını ileri süren Karaca, hem Tunceli halkı tarafından hem diğer görev yeri olan Ordu OSB Başkanvekili tarafından Vali Sonel’in rüşvet aldığı, ihaleleri para karşılığı yandaşlara verdiği gibi iddialar bulunduğunu belirtti. Gülistan Doku cinayetinde ismi geçen şüphelilerin ve ailelerinin kısa sürede zenginleştiklerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını isteyen Karaca, sosyal medyada açık kimliklerini kullanan kişiler tarafından rüşvet ve başkaca suçlara dair paylaşım yapıldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku cinayetinin işlendiği sırada oğlunun kullanımında olan ve güncel değeri 20 milyon TL olan BMW marka lüks aracın nasıl elde edildiğinin kamuoyunca tartışıldığını belirten Karaca, dosyaya yansıyan diğer gelişmelere ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doku cinayeti hakkında yürütülen soruşturmada ifade veren yakın koruması Şükrü Eroğlu da Vali Sonel’den nakit para alarak onun talimatı doğrultusunda transferler yaptığını belirtmiştir. Paranın kaynağına dair bilgi sahibi olmadığını söylemiştir. Ayrıca, Gülistan Doku’nun sim kartı verileri üzerinde para karşılığı oynama yapan itirafçı şüpheli polis memuru Gökhan Ertok’a Valiliğe bağlı ‘Köylere Hizmet Götürme Birliği’ bütçesinden para aktarıldığı belirtilmektedir</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2019 yılında Belediye Başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’nun yaptırdığı incelemede; Sonel’in neredeyse tüm ihaleleri, kanunen yalnızca deprem, yangın gibi beklenmeyen acil durumlarda kullanılması gereken davet usulüyle gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Böylece Sonel ihaleye katılacak kişi ve firmaları önceden belirleyip davet ederek dilediği kişilere vermiştir. Bu dönemde belediye hizmet binası bakımı, peyzaj düzenlemesi ve iş makineleri ve işletmelerin kiralanması gibi yaklaşık 35 milyon lira tutarındaki yedi ihalede bu usul kullanılmıştır. Hakkında yapılan şikayet ise bizzat kendisi tarafından ‘vali’ sıfatı ile incelenerek kapatılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mehmet Ağar'a başvuruldu iddiası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç bir kadını katledip cesedini gizlemenin yanında bütün suç delillerini bürokratik gücünü kullanarak imha etmekten çekinmeyecek bir vahşilik ve pişkinlik içinde hareket eden Vali Sonel’in suçlarının açığa çıkmasının ardından kendini kurtarması için eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a başvurduğu da söylentiler arasındadır. Yeldana Kaharman’ın şüpheli ölümüyle ilişkilendirilen Tolga Ağar’ın babası olan Mehmet Ağar ve Tuncay Sonel bu yönüyle de karanlık bir paydada buluşmaktadır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, şu sorulara yanıt istedi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">- Tuncay Sonel’in valilik ve kayyım belediye başkanlığı yaptığı dönemlerdeki ihaleler başta olmak üzere her türlü kamusal işlem açısından ayrı bir soruşturma başlatılmış mıdır? Bu konuda şikayetlerin toplanması için ne tür adımlar atılmıştır?<br />
<br />
- Tunceli Belediye Kayyımlığı döneminde, Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi suistimal edilerek gerçekleştirilen ve toplam tutarı 35 milyon TL’yi bulan 7 ayrı ihalenin; alıcıları, ihale komisyonu üyeleri ve bu firmaların Vali Sonel ile olan “şahsi/ticari” bağları Bakanlığınızca ve Sayıştay denetçilerince yeniden mercek altına alınacak mıdır?<br />
<br />
- Tuncay Sonel’in Tunceli Belediye Kayyımı olduğu dönemde, ihaleleri 21/b (pazarlık usulü) maddesini suistimal ederek belirli odaklara verdiği ve bu usulsüzlüklere dair şikayetleri “Vali” sıfatıyla bizzat kendisinin kapatarak yargı yolunu tıkadığı iddiaları hakkında ilgili adli mercilerce geçmişe dönük bir dosya açılacak mıdır?<br />
<br />
- Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu’nun itiraf ettiği “nakit para transferleri” trafiğinde, paranın çıktığı ana kaynak ile bu paranın aktarıldığı son durak (ülke içi veya dışı hesaplar) arasındaki bağ kurulmuş mudur? Bu paraların, cinayetin örtbas edilmesi için ödenen bir “sus payı” olup olmadığı araştırılmakta mıdır?<br />
<br />
- Şükrü Eroğlu’nun ifadesinde belirttiği; kaynağı belirsiz nakit paraların transfer edilmesine dair Sonel’e yakın diğer personellerin ve ailesinin MASAK incelemeleri yapılmış mıdır? Oğluna aldığı lüks arabanın kaynağı araştırılmış mıdır? Sonel’in güncel malvarlığı nedir?<br />
<br />
- Soruşturma dosyasında adı geçen şüphelilerin ve ailelerinin, olay tarihinden sonraki mal varlığı artışları incelenmekte midir?<br />
<br />
- Tuncay Sonel’in, hakkındaki soruşturmaları engellemek adına Mehmet Ağar veya bu yapıyla ilişkili olduğu bilinen diğer şahıslarla yüz yüze veya aracılar vasıtasıyla görüştüğü iddiaları üzerine; söz konusu şahısların teknik takibe alınması veya ifadelerine başvurulması yönünde bir talimat verilmiş midir? Sonel’in oğlunun soruşturmaya dahil edilmesinin ardından yaptığı görüşmeler tespit edilmiş midir?</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:30:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-gaziantep-milletvekili-sevda-karaca-gulistan-doku-sorusturmasinda-yasanan-gelismeleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161485.html">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeleri TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/istanbul-film-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu-h161484.html</link>
		<title>İstanbul Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, The Marmara Taksim’de gerçekleştirilen ödül töreniyle sona erdi. Şehrin iki yakasında 9-19 Nisan arasında düzenlenen festival boyunca 127 uzun metraj ve 13 kısa film izleyiciyle buluştu. Festivalin endüstri platformu Köprüde Buluşmalar ise 21. yılında uluslararası sinema profesyonellerini bir araya getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Altın Lale Yarışması’nda bu yıl 15 film yarıştı. Jüri başkanlığını David Mackenzie’nin üstlendiği yarışmanın jürisinde ayrıca Tanja Meissner, Ekin Koç, Aslı Tunç ve Rodrigo Areias yer aldı. En İyi Film Ödülü, Damien Hauser imzalı "Memory of Princess Mumbi"ye verildi. Jüri Özel Ödülü’nü Bi Gan’ın “Diriliş” filmi kazanırken, En İyi Yönetmen Ödülü Lise Akoka ve Romane Gueret’e gitti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oyunculuk kategorilerinde ise “Karanlıkta Islık Çalanlar” filmindeki performansıyla İnci Sefa Cingöz En İyi Kadın Oyuncu, “Ölü Köpekler Isırmaz” filmindeki rolüyle Kemal Burak Alper En İyi Erkek Oyuncu seçildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ödülünü alırken konuşan Alper, başarının kolektif bir süreç olduğunu belirterek, “Bana tek başıma Altın Lale demesinler. Bu ödülü birlikte kazandık” dedi. Alper ayrıca konuşmasında toplumsal ayrışmaya da değinerek, sevgi ve dayanışmayı vurguladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnci Sefa Cingöz ise sahnede yaptığı kısa konuşmada, “Görünmek, duyulmak çok güzel” sözleriyle duygularını dile getirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Bakışlar’da “32 Metre” öne çıktı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç sinemacıların ilk ve ikinci filmlerine odaklanan Yeni Bakışlar bölümünde Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü “32 Metre”ye verildi. Mehmet Akif Büyükatalay, Murat Kılıç, Meryem Yavuz, Soner Alper ve Meltem Naz Salduz’un yer aldığı jüri, filmin güçlü anlatımı ve gerçeklikle kurduğu bağa dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Bakışlar’ta En İyi Erkek Oyuncu seçilen Burak Dakak, ödül konuşmasında “İnsanın emek verdiği bir şeyle takdir görmesi çok mutluluk verici. Bu ödül benim için çok kıymetli” dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Esra Dermancıoğlu da sahnede yaptığı konuşmada film ekibine teşekkür ederek, aldığı ödülün kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kısa film ve bağımsız ödüller</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Festivalde Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmi En İyi Kısa Film seçildi. Keleş, genç sinemacılar olarak sansüre karşı olduklarını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belgesel ödülünü kazanan ekip ise sahnede yaptığı konuşmada, “Belgesellere inanan ve izleyen herkese teşekkür ediyoruz” diyerek seyirciye seslendi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağımsız jürilerin değerlendirmeleri sonucunda ise&nbsp;Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu&nbsp;ödülü Mark Jenkin’in “Rose of Nevada” filmine verilirken,&nbsp;Sinema Yazarları Derneği&nbsp;En İyi Film ödülüne Melik Kuru’nun “İsimsiz Eserler Mezarlığı” layık gördü.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Törende festivalin yalnızca bir gösterim alanı değil, aynı zamanda ortak yapım ve uluslararası iş birlikleri için önemli bir platform olduğuna dikkat çekildi. Köprüde Buluşmalar kapsamında bu yıl 23 projenin sunumu yapılırken, sinemacılar uluslararası sektör temsilcileriyle bir araya geldi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:20:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/istanbul-film-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu-h161484.html">İstanbul Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-aylik-394-yillik-3540-artti-h161483.html</link>
		<title>TÜİK: Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi aylık 3,94, yıllık 35,40 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 Mart Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, yıllık yüzde 35,40, aylık yüzde 3,94 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini paylaştı.&nbsp;Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) 2026 Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,94, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,73, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,23 artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 35,10 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 53,25, imalatta yüzde 35,10 artış olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 29,85, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 39,86, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 39,45, enerjide yüzde 88,91, sermaye mallarında yüzde 27,93 artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,98 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,97, imalatta yüzde 3,98 artış olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,91, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,90, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,99,&nbsp; enerjide yüzde 58,87 artış; sermaye mallarında ise yüzde 0,07 azalış olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 14:02:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-aylik-394-yillik-3540-artti-h161483.html">TÜİK: Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi aylık 3,94, yıllık 35,40 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvin-ardanucta-engelliler-kurslarla-hayata-katiliyor-h161482.html</link>
		<title>Artvin Ardanuçta engelliler kurslarla hayata katılıyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Ardanuç Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yürüttüğü çalışmalarla engelliler konusunda farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Dernek Başkanı Gönül İstanbullu, 2012&#039;de kurulan derneğin engellilerin sosyal hayata katılımını artırmayı hedeflediğini belirterek, “Amacımız, engelli bireylerin evlerinden çıkarak sosyalleşmelerine imkân sağlamak. Kurslarımızda üretilen ürünlerin geliri tamamen kendilerine ait” dedi. Kurs eğitmeni Münever Aydın ise kursiyerlerin azmi ve başarısına dikkati çekerek, “Arkadaşlarımız son derece istekli. Anlattıklarımızın büyük kısmını kısa sürede öğreniyorlar. Fırsat verildiğinde neler başarabileceklerini açıkça görüyoruz” ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Engelli bireylerin yaşama dahil olmaları konusunda ülke genelinde sürdürülen çalışmaların yanı sıra kırsal bölgelerde de benzer çalışmalar devam ediyor. Artvin’in Ardanuç ilçesinde 2012'de kurulan Ardanuç Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği de farkındalık yaratan faaliyetler yürüten sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Buradaki arkadaşlarımıza fırsat verilirse başarılı olacaklarına inanıyorum”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardanuç’ta engelli bireyler için açılan el sanatları kursları, katılımcıların hem becerilerini geliştiriyor hem de özgüven kazanmalarını sağlıyor. Dernekte usta öğretici olan Münever Aydın, kursiyerlerin yüksek motivasyonla kısa sürede önemli ilerleme kaydettiğini vurguladı. Aydın, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dernekte takı tasarımı, ahşap çalışması, ahşap boyama ve örgü gibi el sanatları üzerine kurslar veriyoruz. Katılımcılara el becerilerini geliştirebilecekleri pek çok alanda çalışmalar yaptırıyorum. Arkadaşlarımız son derece istekli; anlattıklarımın neredeyse yüzde 90'ını öğreniyorlar. Örneğin, görme engelli Mükerrem abimiz kum boncuk dizebiliyor. Buradaki arkadaşlarımıza fırsat verilirse başarılı olacaklarına inanıyorum. Kursun açılmasına katkı sunan Millî Eğitim Müdürü’ne, Halk Eğitim Müdürü’ne, Engelliler Derneği yönetimine ve başkanına teşekkür ediyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bedensel engelli Mertcan Çiftçi de,&nbsp;“Ardanuç’ta 27 senedir bedensel engelli olarak yaşıyorum. Burasıyla iç içeyiz. Aktif olarak kurslara katılmaya çalışıyorum. Aynı zamanda dernekte arkadaşlarla sohbet ediyorum. Kurslar, yeteneklerimizi keşfetmemizi sağlıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görme engelli Mükerrem Çelik, takı yaptığını, engelli Nurşen Gültekin de&nbsp;yelek dokuduğunu ve takı yaptığı anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Amacımız, engelli bireylerin evlerinden çıkarak sosyalleşmelerine imkân sağlamak”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardanuç Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, açtığı kurslar ve yürüttüğü projelerle engelli bireylerin hem üretime katılmasını hem de sosyalleşmesini sağlıyor. Dernek Başkanı Gönül İstanbullu da şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2012 yılında derneği kurduk ve hızlıca çalışmalara başladık. Daha çok el becerilerini ve özgüveni geliştirmeye yönelik projeler hazırlayarak kurslar açtık. İŞKUR, Ardanuç Kaymakamlığı ve Halk Eğitim Merkezi aracılığıyla kurslarımızı gerçekleştiriyoruz. Kurslarımız usta öğreticiler tarafından veriliyor, zaman zaman psikologlar da destek sağlıyor. Engelli arkadaşlarımız yeteneklerine göre kurslara katılıyor. Burada ürettikleri el sanatlarını satma hakkına sahipler ve elde edilen tüm gelir kendilerine aittir. Malzemeleri biz temin ediyoruz, kazanç ise engelli vatandaşlarımıza kalıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl kurs malzemelerini kaymakamlık karşıladı, bu yıl ise hayırsever vatandaşlarımız destek oldu. Artvin, engelliler açısından erişilebilir bir coğrafyaya sahip, ilçe genelinde engelli vatandaşlarımız rahatlıkla dolaşabilir ve ihtiyaçlarını karşılayabilir. Derneğimiz, engelli bireylerin kolayca ulaşabileceği ve sosyalleşebileceği bir konumdadır. Zaman zaman geziler düzenliyor, malzeme desteği sağlıyoruz. Ayrıca zihinsel engelli bireyler için okuma-yazma kursları ve kitap okuma etkinlikleri de yapıyoruz. Amacımız, engelli bireylerin evlerinden çıkarak sosyalleşmelerine imkân sağlamaktır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 13:42:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvin-ardanucta-engelliler-kurslarla-hayata-katiliyor-h161482.html">Artvin Ardanuçta engelliler kurslarla hayata katılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gokan-zeybek-eskisehir-halkinin-onurlu-oylariyla-goreve-gelen-ayse-unluce-baskanimizi-karalama-kampanyalarina-asla-izin-vermeyiz-h161481.html</link>
		<title>Gökan Zeybek: Eskişehir halkının onurlu oylarıyla göreve gelen Ayşe Ünlüce Başkanımızı karalama kampanyalarına asla izin vermeyiz</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın şikâyeti üzerine soruşturma izni istenmesine tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın şikâyeti üzerine, su tarifesinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla soruşturma izni istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ünlüce hakkında soruşturma izni istenmesine tepki göstererek, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eskişehir halkının onurlu oylarıyla göreve gelen Ayşe Ünlüce Başkanımızı karalama kampanyalarına asla izin vermeyiz. AK Parti İl Başkanının talebiyle soruşturma izni istenmesi, bu utanç düzeninin nasıl işlediğini halkımıza bir kez daha göstermiştir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yenildiniz, önümüzdeki ilk genel seçimde de yenileceksiniz. Kirli algılar değil, halkın vicdanı son sözü söyleyecek."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 13:23:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gokan-zeybek-eskisehir-halkinin-onurlu-oylariyla-goreve-gelen-ayse-unluce-baskanimizi-karalama-kampanyalarina-asla-izin-vermeyiz-h161481.html">Gökan Zeybek: Eskişehir halkının onurlu oylarıyla göreve gelen Ayşe Ünlüce Başkanımızı karalama kampanyalarına asla izin vermeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurerden-kredi-ve-kart-borclari-icin-kanun-teklifi-faizlerin-silinmesi-ve-yapilandirma-onerisi-h161480.html</link>
		<title>CHPli Gürerden, kredi ve kart borçları için kanun teklifi: Faizlerin silinmesi ve yapılandırma önerisi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı ve tüketici kredisi borçları nedeniyle zorlanan vatandaşlar için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na kanun teklifi sunarak, faiz ve gecikme borçlarının silinmesini, anaparanın yapılandırılmasını ve sicil affı getirilmesini önerdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı ve tüketici kredisi borçları nedeniyle ekonomik sorun yaşayan vatandaşlar için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer konuya ilişkin yazılı açıklamasında, ülkede ekonomik olarak zorluk çeken vatandaşların gün geçtikçe yoksullaştığını, vatandaşların artık en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiğini, yaşanan ekonomik kriz toplumun her kesimini etkilediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dar ve sabit gelirlilerin, geçimlerini sağlamak için kredi ve kredi kartlarına yönelmek zorunda kaldığını aktaran Ömer Fethi Gürer, "Vatandaşlarımız geçimlerini sağlayamadıkları için bankalardan kredi çekmek zorunda kalıyor. Asgari ücretli, emekli, işçi, memur, öğrenci ve işsiz vatandaşlarımız nakit sıkıntısı yaşarken kredi kartı ve tüketici kredileri ile yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Ancak ödemelerde yaşanan gecikmeler nedeniyle yüksek faiz ve gecikme faizi yükü altında eziliyorlar. Vatandaşlarımız anaparayı ödeyemiyor, sürekli faiz ödemek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankaların tahsil edemedikleri borçları varlık yönetim şirketlerine devrettiğini öne süren Gürer, bu durumun vatandaş açısından daha ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Bankalar takibe düşen alacaklarını varlık şirketlerine devrediyor. Bankalar bu süreçte bilanço açısından rahatlıyor ancak vatandaş için yeni ve daha ağır bir süreç başlıyor. Vatandaşlarımız bu kez icra, haciz ve dava süreçleriyle karşı karşıya kalıyor. Zaten faiz yükü altında ezilen vatandaşlar, avukat, icra ve dava masraflarıyla daha da borçlandırılıyor" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın borç yükü her geçen gün daha da büyüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, uzun vadeye yayılan borçların anaparanın üzerine çıktığını belirterek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bazı bankalar yapılandırma yapıyor ancak bu da yeterli olmuyor. Borçlar uzun vadeye yayılsa da toplam borç miktarı artıyor. Bu durum vatandaşın sorununu çözmüyor. Dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın borç yükü her geçen gün daha da büyüyor. Faiz ve gecikme borçlarının silinmesi gerekiyor. Anapara borçları vatandaşın gelir düzeyine göre yapılandırılmalı. Ayrıca sicil affı uygulanarak vatandaşlarımızın finansal sistemde yeniden yer alması sağlanmalı. Bu düzenleme hem bankaların alacaklarını tahsil etmesini sağlayacak hem de vatandaşlarımızı icra ve haciz baskısından kurtaracaktır. Kıt kanaat geçinen vatandaşlarımız banka ve varlık şirketleri elinde adeta çıkmazda. Bu düzenleme ile vatandaşlarımızın nefes almasını sağlayacağız. Borç barışı ile devlet ve millet arasındaki güvenin güçlenmesine de katkı sunacağız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Madde 1 - Bu kanunun Resmi Gazetede yayınlandığı tarih itibarıyla, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde faaliyet gösteren kamu ve özel tüm bankalar ile, fınansal aracılık kurumları ve varlık yönetim şirketleri tarafından icrai takip başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş, tüketici kredisi ve kredi kartı borcu bulunanların, bu maddenin Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği gün itibariyle altmış (60) gün içerisinde, krediyi veya kredi kartını veren ilgili kuruluşa veya ilgili kuruluş tarafından yetkilendirilmiş kişiye yazılı müracaat etmeleri halinde, anapara borçlarının, peşin veya 5 yıla uzanan vadeyle Başvuru günü itibariyle tahakkuk ettirilmiş faiz, gecikme ücreti, dosya masrafı, icra-takip masrafı vb. her türlü ad altındaki masraflar silinir, Türkiye Bankalar Birliği nezdindeki sicil kayıtları silinir. Söz konusu borçlarla ilgili olarak, İcra ve İflas Kanunu kapsamında sürelerin işletilmesi durdurulur.&nbsp;Madde 2 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.&nbsp;Madde 3 - Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:57:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurerden-kredi-ve-kart-borclari-icin-kanun-teklifi-faizlerin-silinmesi-ve-yapilandirma-onerisi-h161480.html">CHPli Gürerden, kredi ve kart borçları için kanun teklifi: Faizlerin silinmesi ve yapılandırma önerisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-basevirgen-cumhurbaskanini-korumanin-aylik-bedeli-37-bin-732-emeklinin-maasina-denk-geliyor-h161479.html</link>
		<title>CHP&apos;li Başevirgen: Cumhurbaşkanını korumanın aylık bedeli, 37 bin 732 emeklinin maaşına denk geliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanını Şubat ayında korumak için 754 milyon 640 bin 910 lira harcandığını belirterek, “Cumhurbaşkanını Şubat ayında korumanın günlük bedeli 25 milyon 154 bin lira, saatlik bedeli 1 milyon 48 bin lira, dakikadaki bedeli ise 17 bin 468 lira oldu. Cumhurbaşkanını korumak için dakikada harcanan 17 bin 468 liralık tutarla, en düşük emekli aylığı alan vatandaşlarımız bir ay geçinmeye çalışıyor. En yüksekten dul ve yetim aylığı alan bir vatandaş bile cumhurbaşkanını dakikada korumanın bedeli kadar maaş alamıyor. Cumhurbaşkanın aylık koruma gideriyle 20 bin lira emekli maaşı alan 37 bin 732 emeklinin maaşı, en yüksek dul ve yetim aylığı olan 14 bin 700 lira alan 51 bin 336 dul ve yetimin maaşı karşılanabilir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı koruma giderleriyle açlık sınırı altında yaşamaya çalışan vatandaşların maaşlarını kıyasladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı korumanın bedelinin her geçen ay daha da artığına dikkat çeken Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhurbaşkanını koruma bedeli iki katına çıktı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mart ayı itibariyle açlık sınırının 32 bin 792 liraya, yoksulluk sınırının ise 106 bin 816 liraya yükseldiğine dikkati çeken Başevirgen, “Ancak tek yükselen açlık ve yoksulluk sınırı olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı korumanın maliyeti de her ay daha fazla artıyor. Ocak ayında Erdoğan’ı korumak için devlet bütçesinden 451 milyon liralık harcamaya imza atılırken, bu tutar Şubat ayında neredeyse iki katına çıkarak 754 milyon 640 bin 910 lirayı buldu. Mart ayı verileri ise henüz açıklanmadı. Yani Cumhurbaşkanını Şubat ayında korumanın günlük bedeli 25 milyon 154 bin lira, saatlik bedeli 1 milyon 48 bin lira, dakikadaki bedeli ise 17 bin 468 lira oldu” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emekli aylığına denk"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanını korumak için dakikada harcanan 17 bin 468 liralık tutarla, en düşük emekli aylığı alan vatandaşların bir ay geçinmeye çalıştığını da hatırlatan Başevirgen, “Cumhurbaşkanını korumak için iki dakikada harcanan 34 bin 936 lira açlık sınırını geçiyor. Türkiye’de bugün toplam 4 milyon 396 bin 857 kişi dul ve yetim aylığı alıyor. 2026 Ocak ayı itibarıyla güncellenen memur maaş katsayılarına göre, hisse oranına ve sigorta türüne bağlı olarak&nbsp;dul ve yetim maaşları&nbsp;ortalama 4 bin 900 lira ile 14 bin 700 lira arasında değişiyor. Yani en yüksekten dul ve yetim aylığı alan bir vatandaş bile cumhurbaşkanını dakikada korumanın bedeli kadar maaş alamıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">37 bin 732 emeklinin maaşı karşılanabilir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanının aylık koruma gideriyle 20 bin lira emekli maaşı alan 37 bin 732 emeklinin maaşının, en yüksek dul ve yetim aylığı olan 14 bin 700 lira alan 51 bin 336 dul ve yetiminin maaşının karşılanabileceğini belirten Başevirgen, “Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı tasarruf çağrısı ise yalnızca dar gelirli vatandaşımız için geçerli. Öyle ki vatandaşlarımıza kemer sıkma politikaları dayatılırken, en tepedeki harcamaların ise hız kesmediği cumhurbaşkanlığı koruma giderlerindeki artıştan çok net anlaşılıyor. Kilo ile değil, tane ile sebze meyve, gramla peynir, kıyma alarak karnını doyurmaya çalışan vatandaş, vergileriyle de şatafatından ve itibarından ödün vermeyen iktidarı beslemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:45:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-basevirgen-cumhurbaskanini-korumanin-aylik-bedeli-37-bin-732-emeklinin-maasina-denk-geliyor-h161479.html">CHP&apos;li Başevirgen: Cumhurbaşkanını korumanın aylık bedeli, 37 bin 732 emeklinin maaşına denk geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-ikinci-durusmasi-silivride-basladi-h161478.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması Silivride başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davanın ikinci duruşması Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda başlandı. 16’sı tutuklu 200 sanıklı davanın duruşmasına tutuksuz yargılanan Aktaş ve tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da katıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava 27 Ocak’ta başlamıştı. 33 tutuklu ile başlayan yargılamada mahkeme heyeti, 5 Şubat’ta, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın olduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı vermişti. İlk duruşmanın son günü olan 27 Şubat’taki ara kararda da 7 isim daha tahliye edilmişti. Duruşma arasında ise eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali’nin tahliyesine karar verilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu 16 kişinin olduğu davanın ikinci duruşması Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda bu sabah başladı. Tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş ile tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar salonda hazır bulunurken Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ise katılmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önceki duruşmada tahliye edilen ancak hala görevine iade edilmeyen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, gazetecilerle sohbet etti. Hem kendi davası için hem de arkadaşlarına destek olmak için geldiğini belirten Karalar, göreve iade süreciyle ilgili beklentisinin devam ettiğini söyledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme başkanı, 22 Mayıs’a kadar tarih verilen duruşmaya ilişkin bilgilendirme yaptı. Başkan, haftada 4 gün ancak bu hafta 23 Nisan nedeniyle 3 gün duruşma yapılacağını belirtirken ayrıca adli tatil içerisinde de duruşma olma ihtimalini dile getirdi. Duruşma, ilk oturumlarda hiçbir duruşmaya katılmayan, etkin pişmanlık ifadesiyle tahliye edilen eski İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay’ın savunmasıyla başladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:30:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-ikinci-durusmasi-silivride-basladi-h161478.html">Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması Silivride başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-24-gun-basladi-h161477.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 24. gün başladı...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 24. günü başladı. Ayrıca, Beyoğlu Belediyesi&#039;ne ilişkin dosyayla birleşme kararının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3 tutuklu sanık, bugün ilk kez duruşma salonunda hazır edildi. Güney için izleyici sıralarından &quot;Beyoğlu burada, başkanının yanında&quot; sesleri yükselirken Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un doğum günü için ise sevenleri, ellerindeki dövizlerle “iyi ki doğdun” yazısı oluşturarak Ongun’un doğum gününü kutladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 24. günü başladı. Ayrıca, Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin dosyayla birleşme kararının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3 tutuklu sanık, bugün ilk kez duruşma salonunda hazır edildi. Güney için izleyici sıralarından "Beyoğlu burada, başkanının yanında" sesleri yükselirken Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un doğum günü için ise sevenleri, ellerindeki dövizlerle “iyi ki doğdun” yazısı oluşturarak Ongun’un doğum gününü kutladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 24. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney duruşma salonunda hazır edildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin dosyayla birleşme kararının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3 tutuklu sanık, bugün ilk kez duruşma salonunda hazır edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Murat Ongun'un doğum günü kutlandı&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un doğum günü için sevenleri, ellerindeki dövizlerle “iyi ki doğdun” yazısı oluşturarak Ongun’un doğum gününü kutladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün ilk kez İBB davasında hakim karşısına çıkan Güney için ise izleyici sıralarından "Beyoğlu burada, başkanının yanında" sesleri yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" şeklinde seslendi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 12:04:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-24-gun-basladi-h161477.html">İBB Davası&apos;nda 24. gün başladı...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sincandaki-boya-fabrikasi-yangini-2-saatlik-mudahaleyle-sonduruldu-1-kisi-kayip-1-yarali-h161476.html</link>
		<title>Sincandaki boya fabrikası yangını 2 saatlik müdahaleyle söndürüldü: 1 kişi kayıp, 1 yaralı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Sincan’da Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir boya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saat süren müdahalesinin ardından kontrol altına alındı. Yangında 1 kişi yaralandı, 1 kişi dumandan etkilendi. Ankara Valisi Vasip Şahin, 1 kişinin kayıp olduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sincan ilçesi Alcı Mahallesi’nde bulunan Ankara Sanayi Odası (ASO) Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir boya fabrikasında çıkan yangın, ekiplerin yoğun müdahalesiyle yaklaşık 2 saatte söndürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangın saat 08.40 sıralarında, Kardelen Boya isimli fabrikada başladı. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine fabrika çalışanları hızla tahliye edildi. Yangın sırasında fabrikada patlamalar meydana geldiği belirtildi, yoğun duman gökyüzünü kapladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fabrikada bulunan kimyasal maddeler nedeniyle yangının kısa sürede yayıldığı bildirildi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangın ihbarının ardından, ASO 2-3 İtfaiye İstasyonu olay yerine yönlendirildi. Ekiplerin saat 08.50’de müdahaleye başladığı, ardından Temelli, Polatlı, Sincan, Başkent OSB, Çayyolu, Çakırlar, Merkez, Sincan OSB ve Batıkent istasyonlarından takviye ekiplerin bölgeye sevk edildiği bildirildi. Olay yerinde toplam 6 itfaiye aracı ve 20 personel yangına müdahale etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soğutma çalışmaları devam ediyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekiplerin yoğun müdahalesinin ardından yangın yaklaşık 2 saat içinde kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vali Şahin: 1 kişi kayıp</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay yerine gelen Ankara Valisi Vasip Şahin, yangına ilişkin yaptığı açıklamada, 1 kişinin dumandan etkilendiğini, 1 kişinin ise yaralandığını belirtti.&nbsp;Vali Şahin ayrıca 1 kişinin kayıp olduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 11:40:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sincandaki-boya-fabrikasi-yangini-2-saatlik-mudahaleyle-sonduruldu-1-kisi-kayip-1-yarali-h161476.html">Sincandaki boya fabrikası yangını 2 saatlik müdahaleyle söndürüldü: 1 kişi kayıp, 1 yaralı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abdli-senator-scott-2018de-erdogana-soyledim-ve-tekrar-soyluyorum-f35i-alamayacaksiniz-h161475.html</link>
		<title>ABDli Senatör Scott: 2018&apos;de Erdoğan&apos;a söyledim ve tekrar söylüyorum, F35&apos;i alamayacaksınız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’nin Florida Senatörü Rick Scott,&quot; Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olamayacağını&quot; öne sürerek, &quot;Ankara’nın ABD yapımı savunma platformlarını satın alamayacağını&quot; iddia etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin Florida Senatörü Rick Scott, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye'nin F-35 alamayacağını" ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Scott, ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini almasından sonra F-35 programından çıkarılmasına" ilişkin söylemlerini alıntılayarak, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye, Hamas'ı, Müslüman Kardeşler'i finanse eden, İsrail'den nefret eden, Rusya ve İran'ı seven ülke... F35, F16 ve diğer Amerikan yapımı savunma platformlarını almada bol şanslar... 2018'de (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan'a söyledim ve tekrar söylüyorum: F35'i alamayacaksınız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 11:31:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abdli-senator-scott-2018de-erdogana-soyledim-ve-tekrar-soyluyorum-f35i-alamayacaksiniz-h161475.html">ABDli Senatör Scott: 2018&apos;de Erdoğan&apos;a söyledim ve tekrar söylüyorum, F35&apos;i alamayacaksınız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmaz-5-cevre-otoyolunun-25-yilligina-ozellestirilmesi-planlaniyor-h161474.html</link>
		<title>CHP&apos;li Yavuzyılmaz: 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesi planlanıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ücretsiz işletilen 5 ildeki 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını kaydetti. Yavuzyılmaz, söz konusu yolların özelleştirilmesi halinde şirketlerin 25 yılda en az 542 milyar lira gelir elde edeceğini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ücretsiz olarak işlettiği 5 ildeki 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettiklerini bildirdi.&nbsp;Yavuzyılmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP’nin yeni bir özelleştirme planını daha ortaya çıkardık! Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ücretsiz olarak işlettiği 5 ildeki 5 Çevre Otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettik. Özelleştirilmesi planlanan 5 Çevre Otoyolu:&nbsp;Ankara Çevre Otoyolu, 120 km.&nbsp;İstanbul 2.Çevre Otoyolu, 38 km.&nbsp;İzmir Çevre Otoyolu, 51 km.&nbsp;Bursa Çevre Otoyolu, 34 km.&nbsp;Gaziantep Çevre Otoyolu, 32 km. Bağlantı yolları dahil toplam 275 km! 2025 yılında bu 5 Çevre Otoyolundaki araç geçiş sayısı: 836 Milyon 568 bin adet!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">23 Mart 2026 tarihli CİMER’den gelen yanıta göre; KGM’nin işlettiği 2.282 km otoyol ve köprüler (ücretli otoyollar, yapımı devam eden otoyollar ve Çevre Otoyolları dahil) zaten özelleştirme paketinin içindeydi. 2010 yılında özelleştirme paketinde yer alan Çevre Otoyollarının 2026 itibarıyla özelleştirilmesi gerçekleşirse şirketler, bu otoyolları, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların ortalama kilometre başına araç geçiş fiyatıyla işlettiğinde; şirketlerin bir yılda vatandaştan tahsil edeceği geçiş ücreti en az 21 milyar 677 milyon lira olacak! 25 yıllık özelleştirme sürecinde şirketlerin kasasına girecek tutar: 542 milyar lira! Bugünkü kurla en az 12 milyar dolar. Bunun adı vatandaşı soymaktır! Vatandaşın vergileriyle zaten maliyeti ödenmiş olan çevre otoyollarını özelleştirmek halk düşmanlığıdır!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 11:07:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmaz-5-cevre-otoyolunun-25-yilligina-ozellestirilmesi-planlaniyor-h161474.html">CHP&apos;li Yavuzyılmaz: 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesi planlanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-disisleri-bakani-saardan-israil-askerlerinin-hristiyan-sembolunu-tahrip-etmesine-tepki-h161473.html</link>
		<title>İsrail Dışişleri Bakanı Saardan İsrail askerlerinin Hristiyan sembolünü tahrip etmesine tepki</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa&#039;ar, İsrail askerlerinin Güney Lübnan’da bir Hristiyan dini sembolünü tahrip etmesini “ciddi ve utanç verici” olarak nitelendirerek olayı kınadı, sorumlular hakkında gerekli adımların atılacağını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail askerlerinin&nbsp;Güney Lübnan'da bir Hıristiyan dini sembolünün tahrip etmesini "ciddi ve utanç verici" olarak nitelendirdi. Sa'ar, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İsrail Savunma Kuvvetleri'nin, bu olayı kınadığı ve konuya ilişkin bir soruşturma başlattığı beyanını takdir ediyorum. Bu iğrenç eylemi gerçekleştiren kim olursa olsun, gerekli katı önlemlerin alınacağına inanıyorum. Bu utanç verici eylem, değerlerimizin tamamen tersine bir harekettir. İsrail, farklı dinleri ve kutsal sembollerini saygı duyan, inançlar arasında hoşgörü ve saygıyı koruyan bir ülkedir. Bu olay için özür dileriz ve duyguları incinmiş her Hıristiyan'a."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 10:50:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-disisleri-bakani-saardan-israil-askerlerinin-hristiyan-sembolunu-tahrip-etmesine-tepki-h161473.html">İsrail Dışişleri Bakanı Saardan İsrail askerlerinin Hristiyan sembolünü tahrip etmesine tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-h161472.html</link>
		<title>İzmirde emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir’in Dikili ilçesinde düzenlenen Bölge Mitingi’nde emekliler, düşük emekli aylıkları, hayat pahalılığı, sosyal hak kayıplarını protesto etmek ve intibak düzenlemesi talepleriyle meydanları doldurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir’de “Sefalet zulmüne son” sloganıyla düzenlenen Dikili Bölge Mitingi’nde emekliler, geçim sıkıntısı ve sosyal hak kayıplarına karşı taleplerini dile getirdi. Emekliler, Bülent Ecevit Meydanı’ndan Atatürk Meydanı’na yürüdü.&nbsp;Yoğun katılımla gerçekleşen mitingde emekliler, düşük maaşlara, hayat pahalılığına ve “sefalet zammı” olarak nitelendirdikleri düşük artışlara tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ekmek bile lüks hale geldi"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mitingde konuşan Tüm Emeklilerin Sendikası Ege Bölge Sorumlusu Nuran Kamalı Şahin, okullarda yaşanan silahlı saldırılara değinerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. Emeklilerin ağır bir yoksullaştırma politikasıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Şahin, şöyle devam etti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün burada sadece bir miting yapmak için değil, bu düzenin gerçek yüzünü haykırmak için toplandık. İnsanca ve onurlu bir yaşam isteyenlerle omuz omuzayız. Türkiye’de milyonlarca emekli, işçi ve emekçi bilinçli bir yoksullaştırma politikasıyla sefalet zulmüne mahkûm edilmiştir. Yıllarca çalıştık, ürettik ve bu ülkeyi ayakta tuttuk ama bugün emeklilik artık bir dinlenme değil, yoksulluğa karşı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Emekli aylıkları açlık sınırının altındadır; pazar filesi boş, sofralar eksik, ilaçlar yarımdır. Otogarlarda sabahlayan, ucuz ve sağlıksız odalarda yaşamaya çalışan, kirasını ödeyemediği için evsiz kalan emekliler var. Bu bir kader değil, bir tercihtir. Bu düzen emeği değersizleştiren, insanı yok sayan bir düzendir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün yalnızca ekonomik bir yıkımla değil, açık bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Seçilmişler görevden alınıyor, halkın iradesi gasbediliyor; sendikacılar, gazeteciler susturuluyor. Yargı siyasallaşmış durumdadır. Demokrasi yoksa ekmek, hukuk yoksa yaşam da yoktur. TÜİK’in rakamları gerçeği gizlerken asıl enflasyon pazarda, faturada ve kirada yaşanıyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları katlanıyor, ekmek bile lüks hale geliyor. İktidar emekliye sadaka gibi zamları ‘müjde’ diye sunuyor. Bu düzen sürdürülemez, bu sefalet kabul edilemez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raika Doğan: "Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dikili Bölgesel Miting Komitesi Başkanı ve Tüm Emeklilerin Sendikası Dikili Şube Başkanı Raika Doğan da iktidarın politikalarının ekonomik ve siyasi yıkıma yol açtığını belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ülkemizin içinde bulunduğu durum iç açıcı değildir. Hakkâri’den İstanbul’a birçok yerde halkın seçtiği yöneticiler görevden alınmış, tutuklanmıştır. Demokrasi askıya alınmış, yargı tamamen siyasallaşmıştır. Sendikacılardan gazetecilere, siyasetçilerden seçilmiş milletvekillerine kadar birçok kişi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir. Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23 bin 500 lira civarındadır. Milyonlarca yurttaş 5-6 bin lira gibi rakamlarla yaşamaya çalışıyor. 5 milyon emekli 20 bin lira seviyesinde aylık alıyor. İleri yaşlarımıza rağmen milyonlarca emekli çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo sosyal devletin çöküşüdür. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu aylıklarla yaşanmaz. Er geç sandık gelecek ve bu halk yaşadıklarının hesabını soracaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 10:15:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-h161472.html">İzmirde emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-148-kisiye-mezar-olan-hamidiye-sitesi-davasinda-mutalaa-aciklandi-kamu-gorevlilerinin-de-aralarinda-bulundugu-16-sanik-icin-22-yil-6-ay-hapis-istendi-h161471.html</link>
		<title>Depremde 148 kişiye mezar olan Hamidiye Sitesi davasında mütalaa açıklandı: Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde 148 kişinin yaşamını yitirdiği Hamidiye Sitesi davasına ilişkin esas hakkındaki mütalaasını sundu. ANKA Haber Ajansı&#039;nın edindiği bilgiye göre savcı, kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için, &quot;bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma&quot; suçundan 22 yıl 6&#039;şar ay hapis cezası talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023'teki depremlerde, Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'ndeki Hamidiye Sitesi'nin 1A ve 1C bloklarının yıkılması sonucu 148 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi ise yaralandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1'i tutuklu 16 sanığın yargılandığı davada, Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Nisan'da görülen duruşmada, bilirkişi raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 5 Mayıs'a ertelemişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyen tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dava dosyasına sunuldu. Raporda, yapıya ilişkin imalat hataları, denetim eksiklikleri ve statik hesap raporu ile betonarme çizim paftalarındaki eksikliklere dikkat çekildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmar belgelerinde 8 kat, ruhsatta toplam 13 kat...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En dikkati çeken tespit, imar ve ruhsat süreçleri arasındaki uyumsuzluk oldu. Bilirkişi raporuna göre, 3 Mart 1998 ve 6 Ocak 2004 tarihli imar durum belgelerinde binanın yüksekliği 24,5 metre, kat adedi ise 8 olarak belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak 27 Mart 1998 tarihli 131 numaralı "yeni yapı" ruhsatı ile 7 Ocak 2004 tarihli 003 numaralı "yenileme" ruhsatında, yapının yüksekliği 37,5 metreye çıkarıldı ve yol seviyesinin altında 1, üstünde 12 olmak üzere toplam 13 kat olarak gösterildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, "Dava dosyası içerisinde imar değişikliğine dair herhangi bir belge ya da bilgiye rastlanmamıştır. İmar çapı belgelerinde toplam 8 kata izin verilmesine rağmen, binalara ait yapı ruhsatlarının yol kotu üzerinde 12 kat olarak nasıl düzenlendiği anlaşılamamıştır" tespitine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilirkişi raporunda, müteahhit, Hamidiye Konut Yapı Kooperatifi Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile bazı belediye görevlilerine sorumluluk atfedildi. Bazı belediye görevlilerinin, yapı kullanma izin belgelerinde "mahalli tetkik eden görevliler" olarak imzalarının bulunduğu, ancak binada kaçak kat veya mimari projeye aykırı imalat tespit edilmediği için bu kişiler hakkında ayrıca sorumluluk değerlendirmesi yapılmadığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da esas hakkındaki mütalaasını sunduğu öğrenildi. Mütalaada, dosyada yer alan Konya Teknik Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nce akademisyenler tarafından hazırlanan rapora atıf yapıldı, ancak son rapora yer verilmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık mütalaasında, müteahhit Ahmet Kara ve kooperatif başkanı Ali Kara'nın, Kahramanmaraş'ın deprem bölgesi olduğunu bildikleri, usule uygun yapılmayan yapıların depremde yıkılabileceğini öngörebilecek durumda oldukları vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna rağmen, gerekli dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmedikleri belirtilerek, bilirkişi raporlarında tespit edilen eksiklikler nedeniyle sanıkların binaların yıkılmasında kusurlu oldukları ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıkların, 148 kişinin ölümüne ve 6 kişinin yaralanmasına neden oldukları gerekçesiyle "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu işledikleri değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaada, sanıklar Cahit Küçükönder, Cengiz Yürüdurmaz, Oğuz Yenipınar, Selahattin Solacak ve Telat Özdemir'in suçlamaları kabul etmedikleri, ancak kooperatif yönetim kurulu üyeleri olarak yapıların inşa sürecinde belli periyotlarla toplandıkları, sanıkların bu toplantılarda soruşturma konusu yapıların inşa süreciyle ilgili müteahhitlik faaliyetleri kapsamında kararlar aldıkları belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle, bilirkişi raporları doğrultusunda sanıkların binaların yıkılmasında ihmal ve kusurlarının bulunduğu aktarılan mütalaada, "Ülkemizin deprem kuşağında olması hususları da dikkate alındığında sanıkların eylemlerinin sonuçlarını öngörmesi gerektiği, buna rağmen yapıyı kanun ve yönetmeliğe uygun inşa etmedikleri, denetimlerde yetersiz ve özensiz davrandıkları ve bu suretle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörmeleri gereken neticenin gerçekleşmesine neden oldukları, bu nedenle 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçunu işlediklerinin anlaşıldığı" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mevzuat hükümlerine aykırı yapı projelerine ve yapıya uygunluk kararları vermişlerdir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü'nde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hacı Mehmet Güner, Veli Çiftaslan, Mehmet Dişçeken, Hülya Çelik, Mehmet Enver Erdal, Fatih Diş ve Çetin Hurşitoğlu'nun, görevlerinde ihmal göstererek mevzuat hükümlerine aykırı yapı projelerine ve yapıya uygunluk kararları verdikleri vurgulanan mütalaada, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sanıkların, tahkikat konusu binanın yıkılmasında ihmal ve kusurlarının bulunduğu; yüklenmiş oldukları iş, kanunda düzenlenen görevler ve mesleki bilgileri ile ülkemizin deprem kuşağında olması hususları da dikkate alındığında eylemlerinin sonuçlarını öngörmeleri gerektiği; buna rağmen yapıyı ve yapıya ait projeleri kanun ve yönetmeliğe uygun denetlemedikleri yönündeki tespitlerin, sanıkların 'bilinçli taksirle' hareket ettiklerini göstermiştir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:55:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-148-kisiye-mezar-olan-hamidiye-sitesi-davasinda-mutalaa-aciklandi-kamu-gorevlilerinin-de-aralarinda-bulundugu-16-sanik-icin-22-yil-6-ay-hapis-istendi-h161471.html">Depremde 148 kişiye mezar olan Hamidiye Sitesi davasında mütalaa açıklandı: Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-12-il-icin-sari-kodlu-yagis-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h161470.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den 12 il için sarı kodlu yağış uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu, Güneydoğu Anadolu’nun güney ve doğusu ile Elazığ, Tunceli, Bingöl, Hatay, Osmaniye, Kilis ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu, ulaşımda aksamalar, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına ile hortum gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunda sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu, iç kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hatay, Osmaniye çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Sivas'ın doğu ilçelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYSERİ&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz ile Ordu çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, bölgenin doğusunun yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak yağışlı, kuzey kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi beklenen yağışların, bölgenin güneydoğsu ile Elazığ, Tunceli ve Bingöl çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin güney ve doğusu ile Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güneyinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:47:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-12-il-icin-sari-kodlu-yagis-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h161470.html">Meteoroloji&apos;den 12 il için sarı kodlu yağış uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161469.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın haftaya düşüşle başladı: İşte 20 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 20 Nisan 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram&nbsp;altın&nbsp;fiyatı 6.913 TL ve ons fiyatı 4.792 dolardan güne başlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, hafta sonu Orta Doğu’da yükselen gerilimin&nbsp;enerji&nbsp;tedarikinde aksama ihtimalini artırarak enflasyon baskılarını yeniden gündeme getirmesi ve çatışmayı bitirmeye yönelik müzakerelerin akıbetine dair belirsizlik oluşturmasının ardından geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 20 Nisan 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.913,34 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.373,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.745,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 45.325,24 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.283,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 113.660,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.792,23&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:39:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161469.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-25-h161468.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (20 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 20 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 20 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve&nbsp;Euro&nbsp;fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,8618 (alış) 44,8694'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 52,9056 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 26 09:20:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-25-h161468.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/izmir-de-saglikta-siddete-protesto-h161467.html</link>
		<title>İzmir&amp;#039;de sağlıkta şiddete protesto</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Sağlık Platformu, “17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü” kapsamında sağlık çalışanlarına şiddet olayları ve okul saldırılarını, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde protesto etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">‎İzmir’de sağlık çalışanları, söz konusu gün dolayısıyla İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya geldi. Basın açıklaması öncesi sağlık çalışanları, hayatını kaybeden meslektaşları için saygı duruşunda bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saygı duruşunun ardından açıklama yapan İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Nuri Seha Yüksel, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yaşamının baharında, mesleğinin başında genç bir hekimin, Dr. Ersin Arslan’ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından, hayallerinden acımasızca koparılmasının üzerinden tam 14 yıl geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan’ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan’ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında üç maymunu oynamak bir yana hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alanda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara yenilerini ekledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nihayetinde sağlıkta şiddet daha da tırmandı, 'Artık doktor dövebiliyoruz' sözü bir övünç kaynağına dönüştü, katledilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına yenileri eklendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Tabipleri Birliği Şiddet Çalışma Grubu yürütücülüğünde 3-20 Mart 2026 tarihleri arasında ülkemizin 69 ilinden 1105 hekimin katılımıyla gerçekleştirilen, ayrıntıları ayrıca açıklanacak araştırmaya göre; hekimlerin yüzde 59,3’ü (648 hekim) bugüne kadar çalışma yerinde şiddete uğradığını ifade etmiştir.&nbsp;Hekimlerin yüzde 57,7’si (638 hekim) psikolojik şiddete; yüzde 21,7’si (240 hekim) fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınlarının en sık fail; acil servis ve polikliniklerin ise en sık şiddet ortamları olduğu saptanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İş yerlerinde şiddetin önlenmesi kapsamında: Hekimlerin yüzde 66,2’si (732 hekim) güvenlik önlemlerinin mevcut olmadığını; yüzde 70,1’i (775 hekim) çevrenin iyileştirilmesine yönelik düzenlemelerin olmadığını; yüzde 82,8’i (915 hekim) genel erişim kısıtlamasının olmadığını; yüzde 94,3’ü (1042 hekim) daha önce agresif davranışlar gösteren şiddet eğilimli veya faili hasta/başvuranların farkında olmak için sistemde bir kayıt mekanizması olmadığını; yüzde 80,1’i (885 hekim) iletişim/çatışma yönetimi gibi konularda personel eğitimi düzenlenmediğini belirtmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin yüzde 88,5’i (970 hekim) çalışma yerinde şiddet konusunda endişeli olduğunu ifade etmiştir.&nbsp;Hekimlerin yüzde 91,4’ü sağlıkta şiddetle ilgili yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatindedir. Araştırmaya katılan hekimlerin neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünlerde ise;&nbsp;Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen ve toplum hafızasında derin iz bırakacak olan benzer okul bağlantılı şiddet olayları, eğitim ortamlarının güvenliğine ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirmiştir. Kahramanmaraş’ta bir okulda gerçekleşen silahlı saldırıda ise öğrenciler ve bir öğretmen toplam 10 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok uzun süre toplumumuzda travma yaratacak olan bu şiddetin çok etkin bir şekilde ele alınması zorunludur. Yetkililerin ve Sağlık Bakanlığı'nın bu olayları bireysel, münferit olaylar olarak ele alması, sonrasında oluşacak olan toplumsal bir kaosun tetiklenmesine sebebiyet verebilecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddeti etkin ve bireysel yöntemler ile çözme gayreti toplum sağlığının, psikolojisinin anlaşılamaması veya anlaşılmak istenmemesidir.&nbsp;Artan işsizlik, gelir dağılımının bozulması, toplum sınıfları içinde artan eşitsizlikler, liyakatsızlık, Adalet sistemimizin terazisinin bozulması, bilime ve eğitime olan güvenin azalması, güçlünün haklı görüldüğü bir sistemin oluşturulması toplum dinamiklerini ve ahlaki etik değerleri ileri derecede yıpratmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilgiye ve bilime olan saygının, güvenin tarikatlar eliyle sistematik olarak azaltılması, öğretmene, doktora ve bu ülkenin aydınlarına el ve dil uzatılması sonrası bu katliamları yaşamaktayız. Şiddet asla ve asla normalleştirilemez, bu kadar yaygın şiddet durumları bireyselleştirilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde bir kez daha söylüyoruz:&nbsp;İzmir sağlık emek örgütleri olarak; mesleğimizin şiddetle kuşatılan değil karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamında yürütülebileceğini, 'Sağlıkta şiddet sona ersin' sloganının ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile hayata geçebileceğini biliyoruz. Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz.&nbsp;Performans sisteminin kaldırıldığı, ekip çalışmasının odağa alındığı, kamucu nitelikli bir çalışma düzeninin hakim olduğu; randevuların her hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlendiği; sağlık kurumlarında yeterli sayıda, güvenceli sağlık çalışanının görevlendirildiği; sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşullarının sağlandığı; merkezi şikayet hatlarının kaldırıldığı; acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verildiği; sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik TTB’nin hazırlayıp Meclis’e sunduğu ve caydırıcı düzenlemelerin olduğu yasa teklifinin hayata geçirildiği bir sağlık sistemi istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:59:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/izmir-de-saglikta-siddete-protesto-h161467.html">İzmir&amp;#039;de sağlıkta şiddete protesto</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-1-milyon-uyesi-olan-memur-sen-baskani-servetinin-kaynagini-h161466.html</link>
		<title>Mühip Kanko: 1 Milyon Üyesi Olan Memur-Sen Başkanı Servetinin Kaynağını Açıklasın!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, kamuoyunda Memur-Sen Genel
Başkanı Ali Yalçın ve oğlunun servetine ilişkin gündeme gelen iddiaları Türkiye Büyük
Millet Meclisi’ne taşıdı. Kanko, söz konusu servetin kaynağının açıklanmasını talep ederek
yetkilileri şeffaflığa davet etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik Şart”<br />
“İddialar Derhal Cevaplanmalı”<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidar çevreleriyle yakın ilişkileri olduğu öne<br />
sürülen sendika yönetimine dikkat çeken Kanko, bir milyonu aşkın üyesi ve büyük bütçesi<br />
bulunan Memur-Sen hakkında ortaya atılan iddiaların gecikmeksizin yanıtlanması gerektiğini<br />
vurguladı.<br />
Kanko, “Kamuoyuna yansıyan iddialar karşısında susmak bu Meclis’e yakışmaz” ifadelerini<br />
kullanarak sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti.<br />
“Kamu Vicdanı Rahatsız”<br />
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu tarafından yapılan çağrının önemine dikkat çeken Kanko,<br />
Ali Yalçın ve oğlu hakkında mal varlığı incelemesi yapılması talebinin kamuoyunda geniş<br />
yankı bulduğunu ifade etti.<br />
Bir sendika başkanının yıllar içinde edindiği servetin bir öğretmen maaşıyla açıklanamadığı<br />
yönündeki iddiaların toplumda rahatsızlık yarattığını belirten Kanko, genç yaşta büyük<br />
projelere imza atan isimlere ilişkin ortaya atılan soruların da görmezden gelinemeyeceğini<br />
söyledi.<br />
“Bu Servet Nasıl Edinildi?”<br />
Kanko, açıklamasında şu soruları gündeme getirdi:<br />
 Bu servet nasıl edinildi?<br />
 Kamuoyunun sorularına neden yanıt verilmiyor?<br />
Devletin görevinin iddiaları örtmek değil, açıklığa kavuşturmak olduğunu vurgulayan Kanko,<br />
aksi durumda kamu kurumlarına duyulan güvenin ciddi şekilde zedeleneceğini ifade etti.<br />
Kanko, sürecin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini<br />
belirterek, kamuoyunun beklentisinin açık ve net bir açıklama olduğunu söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:40:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-1-milyon-uyesi-olan-memur-sen-baskani-servetinin-kaynagini-h161466.html">Mühip Kanko: 1 Milyon Üyesi Olan Memur-Sen Başkanı Servetinin Kaynağını Açıklasın!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ogrenci-veli-dernegi-meb-onunden-seslendi-yasanan-yikimin-h161465.html</link>
		<title>Öğrenci Veli Derneği, MEB önünden seslendi: &amp;quot;Yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Öğrenci Veli Derneği tarafından Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılan açıklamada, &quot;Bu ülkenin çocuklarının can güvenliği, sizin siyasi söylemlerinizden daha değerlidir. Buradan açıkça ilan ediyoruz, sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle çatışan bir anlayışla bu kriz çözülemez. Bu nedenle yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim Sen’in, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik silahlı saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı “yaşam nöbeti”ne Öğrenci Veli Derneği de destek verdi. Dernek adına basın açıklamasını Sibel Yılmaz Yurdakul yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Üzgünüz, öfkeliyiz, endişeliyiz” sözleriyle başlayan açıklamada, eğitim alanında yapılan uyarı ve eleştirilerin uzun süredir dikkate alınmadığı ifade edilerek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti iktidarının "sorumluluk almaktan kaçındığı" savunuldu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılara&nbsp;işaret edilen açıklamada, yaşamını yitirenler anıldı, ailelerine başsağlığı dileğinde bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşananların “münferit olay” olmadığı vurgulanan açıklamada, yıllardır yapılan uyarıları yok sayan siyasi iradenin bu tablonun başlıca sorumlusu olduğu dile getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim politikalarınız, sermaye ve tarikatlarla yapılan protokollerle okulları kapsayıcılıktan, akıldan, bilimden ve liyakatten uzaklaştırmıştır. Okullar, çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarına göre değil, ideolojik tercihlere göre şekillendirilmiştir. Bu anlayışın eğitim politikaları artık iflas etmiştir. Sorumluluk makamındakiler görevlerini yerine getirmemektedir. Bu ülkenin çocuklarının can güvenliği, sizin siyasi söylemlerinizden daha değerlidir. Buradan açıkça ilan ediyoruz, sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle çatışan bir anlayışla bu kriz çözülemez. Bu nedenle yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. Bizler susmayacağız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin geleceğini karartan politikalara boyun eğmeyeceğiz. Eğitime gerçekten bakan bir yönetim istiyoruz. Hemen şimdi, Yusuf Tekin istifa."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:32:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ogrenci-veli-dernegi-meb-onunden-seslendi-yasanan-yikimin-h161465.html">Öğrenci Veli Derneği, MEB önünden seslendi: &amp;quot;Yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-valiligi-ayser-calik-ortaokulunun-tum-ogrenci-h161464.html</link>
		<title>Kahramanmaraş Valiliği: &amp;quot;Ayser Çalık Ortaokulunun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Valiliği, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırı nedeniyle 20 Nisan&#039;dan itibaren tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada &quot;Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Valiliği, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırı nedeniyle&nbsp;20 Nisan'dan itibaren&nbsp;tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"15 Nisan 2026 Çarşamba günü Onikişubat ilçemizde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen elim olay nedeniyle; 20 Nisan 2026 Pazartesi gününden itibaren Ayser Çalık Ortaokulu’nun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir. Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır. Ayrıca, Ayser Çalık Ortaokulu bünyesinde bulunan anasınıfının Şirinler Anaokulu’na taşınmasına karar verilmiştir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:15:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-valiligi-ayser-calik-ortaokulunun-tum-ogrenci-h161464.html">Kahramanmaraş Valiliği: &amp;quot;Ayser Çalık Ortaokulunun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/saglik-durumlari-randevu-bulamayan-bulsa-da-bes-dakika-sikistirilmis-h161463.html</link>
		<title>Sağlık durumları: Randevu bulamayan, bulsa da beş dakika sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen halkın biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşı karşıya kaldığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü&#039;nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası önünde bir gelen Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlıkleri Profesyonel Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası (İTO)ve Birlik ve Dayanışma Sendikası&#039;nın katılımında eylemde &quot;Arttık yeter! Hastaneler savaş alanı değildir! Sağlık hizmetleri değildir!&quot; denildi. Eylemde yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: &quot;Randevu bulamayan, bulsa da beş dakikaya, bazı zaman daha da kısa sürelere sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen, koruyucu sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamayan insanların biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşılaştığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir&quot;.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası bir gelen Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası (İTO)ve Birlik ve Dayanışma Sendikası, katılımın eylemde "Arttık yeter! Hastaneler savaş alanı değildir! Sağlık çalışanlarının önünde değildir!" denildi. İTO açıklamalarında "Sağlıkta şiddet, tek ilişkilerin öfkesine ya da 'iletişim sorunlarına' indirgenemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası önünde bir araya gelen sağlık sanayi kurumlarının temsilcileri “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz, birlikteyiz, susmuyoruz” dedi. Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası ve Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın katıldığı eylemde sağlıkta solunum artarak devam ettiği ortaya çıkıyor, her 30 dakikada bir vakanın yaşandığı açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylem sırasında yapılan ortak açıklamada "Bugün 17 Nisan, Sağlıkta Şiddet ile Mücadele Günü, meslektaşımız, kardeşimiz Dr. denildi. Sağlık mesleği değişikliklerinin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hastaneler savaş alanı değildir!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta şiddet kader değildir! 17 Nisan 2012'de Dr. Ersin Arslan'ı yalnızca eli bıçaklı hasta yakını öldürdüdi, onu cezasızlık öldürüyor, sağlık çalışanını itibarsızlaştıran ateşli öldürücüler öldürüyor, yıllar boyunca biriken öfke, baskı ve bakımla gelinmiş öldürülmüş. Ve bugün aynı şekilde devam ediyorsa, bu sadece bir ihmâl değil, birtur. artık sadece! Hastaneler savaş alanıdır<br />
!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlık çalışanlarına yönelen şiddete, insanlığa yönelmiştir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddet yalnızca hastane koridorlarında değil, savaş alanlarında da sağlık çalışanlarını hedef alıyor. Filistin'de, İran'da, dünyanın farklı coğrafyalarında; Kasten bombardıman altında kalan hastaneler, vurulan ambulanslar, hayatta kalan ya da hayat kurtaran, sağlık çalışanlarının hayatlarını kurtaran… Bizler bu görüntüleri onun günlük tanıklarını görebiliriz. Ve şunu açıkça söylüyoruz: Sağlık ekipleri hedef olamaz, hastaneler vurulamaz, ambulanslar engellenemez. Savaşın hiçbir türü kabul edilemez. Çünkü bizlerden yaşamdan yanayız, yaşatmak için varız. Bu nedenle buradan yalnızca çoğalamıyoruz, tüm dünyada sesleniyoruz: Sağlık çalışanına yönelen şiddete, deliliğe yöneldi. Bir acil serviste ister bir ameliyathanede ister bir savaş bölgesinde olsun… Bu isterse hiçbir gerekçesi yoktur. Ve biz bunu kabul etmiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buradan tekrar sürekli olarak dönerek söylüyoruz: Bizler; gecenin bir yarısında hasta olan, yoğun bakımda hayatla ölüm arasında nöbet tutan, acilde saniyelerle yarışan sağlık emekçileriyiz. Ama bugün geldiğimiz yer; Tehdit edilen biziz, hakarete uğrayan biziz, darp edilen biziz, öldürülen biziz. Ve biz artık korkmak istemiyoruz! Sağlıkta şiddet münferit değildir! Bu bir sistem sorunudur!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir yasal düzenlemeler hayata geçirilmedi"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çaydırıcı olmayan kelimelerla, uygulanmayan düzenlemelerle, sıcaklıkta besleyen ve meşrulaştıran açıklamalarla sorunun çözülemediği vurgulandığı, resmiyete şu sözlerle seslenildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.<br />
Sağlık kontrolünde güvenlik önlemleri gösterilmemelidir, gerçek ve sürdürülebilir olmalıdır.<br />
Sağlık çalışanını hedef gösterme, değersizleştirici dil kullanılarak terk edilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün burada sadece bir uyarı yapmıyoruz. Aynı zamanda söz veriyoruz. Hemşireler, sağlık görevlileri, teknisyenler, hekimler, tüm sağlık emekçileri… Biz birlikteyiz. Aynı sistem içinde risk altındayız. Ve yerleri ki: Bu bölümü ancak birlik halinde durdurabiliriz. Birimize yönelen şiddet, hepimize yöneldi. Birimizin yalnızlığının, hepimizin yaygınlaşmasıdır. Susmayacağız, alışmayacağız, kabul etmeyeceğiz.<br />
Çünkü biz yaşatmaya yemin ettik, ölmeye değil. Biz en doğal hakkımızı talep ediyoruz. İnsana yakışır şartlarda ve güvende olmak istiyoruz!<br />
Mesleğimizi onurumuzla yapmak istiyoruz!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıktaki şiddet, sağlık sistemindeki farklılıkların faturasını hekimlerle birlikte karşı karşıya getirerek yönetmeye çalışan siyasal tercihlerin doğrudan sonuçları"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Odap Odası'ndan (İTO) yapılan ise "Sağlıkta şiddet, tek kişinin öfkesine ya da 'iletişim sorunlarına' indirgenemez. Sağlıkta şiddet, sağlık hizmetinin kamusal bir şekilde piyasaya sürülmeyen, hekimleri ve sağlık emekçilerini değersiz sistemi, haline getirme ve hekimliğini hekimlerle karşı karşıya getirerek çalışan kadınların tercihleriyle karşı karşıya kaldığı" den karşılığında hak ettiği İstanbul Tabip sağlık sistemi. İTO bilgilendirmesinde şu görüşler dile getirildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itilmiş, birinci basamakta düzenlenmiş, kamu hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürülmüş..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk Tabipleri Birliği'nin 17 Nisan'ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan etmesi de, sağlıkta istikrar bireysel değil, sağlık sisteminin dayanıklıki dayanıklı bir sorun olarak görmesinin ifadesidir. Bu nedenle 17 Nisan, Dr. kamu hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürülmüş, şehir hastaneleriyle sağlık hizmeti şirketleşmenin yeni basamaklarına taşınmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu düzende ne hekimler ve sağlık emekçileri ne de ilaçları korunmaktadır. Hekimler ve sağlık çalışanları uzun çalışma saatleri, angarya, güvencesizlik, ağır iş yükü, düşük ücret, gönüllü bağımsızlığa bağlı müdahaleler ve idari baskılar altında çalıştırılmakta zorlanmaktadır. Hastalar ise erişilebilir, eşit ve ücretsiz bir sağlık hizmetine ulaşamamaktadır. Randevu bulamayan, bulamayan, da beş dakikaya, kimi zaman daha da kısa sürelere sıkıştırılmış bir muayeneye mahkûm edilen, koruyucu sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamayan insanların biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşısında gördüğü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta protokolün engellenmesi için adım adım atılmamakta"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasi iktidar ise bu tabloyu değiştirmek yerine, yıllardır sağlık emekçilerini hedef gösteriyor, değersizleştiren ve toplumsal öfkenin önüne set çekmek yerine onu sağlık yönetiminin içine yığan bir tutum izlemektedir. Sağlıkta kesintiyi önlemek için adımlar atılmakta, sıcaklık üreten dayanıklı nedenler ortadan kaldırılmamakta, sağlık ortamındaki gerilim her geçen gün daha da büyümektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'da bu yıkım çok daha görünür ve yakıcı biçimde yaşanmaktadır. Kentte sağlık hizmetine başvuru yükünün büyümesi, kamu sağlık kurumlarının genel olarak, kişisel kullanımı ve çalışma düzeni bu yükü karşılayamaz hale gelmiştir. Acil servisler gerçek işlevinden uzaklaştırılmış, poliklinikler birer işlem hattına çevrilmiş, birinci basamak omzuna kaldırılamayan sorumluluklar yüklenerek yalnızlaştırılmış, hekimler ve sağlık çalışanları ise hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenme noktasına sürüklenmiştir. Bu şekilde bir sızıntının meydana gelmesi şaşırtıcı değil; kişisel sistemin beklenen sonuçları.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gerçek çözüm, kadının doğurduğu sağlık politikalarının terk edilmesidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası olarak bir kez daha fazlasını çiziyoruz: Sağlıkta çözüm yalnızca cezaları artırmak değil. Elbette etkili ve caydırıcı yasal düzenlemeler gereklidir. Ancak gerçek çözüm, kadının doğurduğu sağlık politikalarının terk edilmesidir. Gerçek çözüm, piyasacı sağlık düzeninden vazgeçilmesidir. Gerçek çözüm, normal, eşit, düzenli, ücretsiz ve koruyucu sağlık hizmetini esas alan bir sağlık sisteminin kurulmasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği olmadığı bir yerde halkın sağlık hakkı da güvence altında değildir. Sağlık emekçilerinin itibarsızlaştırıldığı, emeğinin değersizleştirildiği, sürekli baskı altında tutulduğu bir düzende bozulmayan sağlık hizmeti üretilemez. Sağlıkta şiddet kader değildir. Sağlıkta şiddet kaçınılmaz değildir. Sağlıkta şiddet önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Verilen sözler tutulmadı, somut ve kalıcı adımlar atılmadı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından yapılan da sağlık çalışmalarının dağılımının etkili bir yasal düzenlemenin hayatta kaldığı vurgulandı. “Cezasızlık derecesi artırılıyor” uyarısı yapıldı. Son dönemdeki eğitim olaylarında yaşanan şiddetli şiddet olaylarına da dikkat eden Yönetim Kurulu Üyesi Melike Sigeze, sağlık ve eğitim alanlarında yaşanan olayların tesadüfi olmadığını belirterek, kurumsale acil önlemlerinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Melike Sigeze, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı tehdit ve baskının her geçen gün arttığını belirterek, "Sağlık çalışanlarını aralıklarla, caydırıcı ve etkili bir 'sağlıkta şiddet yasası' mevcut hayatta geçirilmiş değil. Verilen sözler tutulmadı, somut ve kalıcı adımlar atılmadı" dedi. Son olarak yayımlanan aile hekimliği yönetmeliğini eleştiren Sigeze, özellikle beyaz kod uygulamalarına ilişkin düzenlemelerin sağlık çalışanlarını korumaktan uzak olduğunu ifade etti. Şiddet uygulayan kişinin başka bir aile sağlığını temizlemesi veya aynı merkezde başka bir hekime yönlendirilmesine yönelik yaklaşımın risklerini ortadan kaldırmadığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sağlık görevlileri yaklaşık 30 dakikada bir şiddet vakasıyla karşı karşıya kalıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığı'nın verilerinde beyaz kod vakalarının azaldığının ifade edildiğini hatırlatan Sigeze, sahadaki durumun farklı olduğuna dikkat çekti. "Bugün sağlık görevlilerinin yaklaşık 30 dakikalık bir şiddet vakasıyla karşı karşıya kaldıkları" diyen Sigeze, şiddet başarısızlıklarına yönelik cezasızlık algısının sorununu derinleştirdiğini söyledi. Ölüm tehdidi içeren başvurularda dahi “kovuşturmaya yer yoktur” kararlarının verilip verebildiğini belirten Sigeze, bu dayanıklılığı caydırmak yerine teşvik ettiğini dile getirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:50:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/saglik-durumlari-randevu-bulamayan-bulsa-da-bes-dakika-sikistirilmis-h161463.html">Sağlık durumları: Randevu bulamayan, bulsa da beş dakika sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen halkın biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşı karşıya kaldığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kadim-durmaz-misirda-yapilmasi-gereken-ithalatin-onunu-acmak-h161462.html</link>
		<title>Kadim Durmaz: Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Cumhurbaşkanı Kararı ile mısır ithalatında üç milyon tonluk tarife kontenjanı açılmasına ve Gümrük Vergisi&#039;nin yüzde 5 olarak uygulanmasına tepki göstererek, düzenlemenin yapılış gerekçelerinin kamuoyuna açık şekilde anlatılmasını talep etti. Durmaz, &quot;Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz,&nbsp;Cumhurbaşkanı Kararı ile mısır ithalatında üç milyon tonluk tarife kontenjanı açılması ve Gümrük Vergisi'nin yüzde 5 olarak uygulanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, kararın yerli üreticiyi korumadığını, ekim döneminde belirsizlik yaşayan çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti. Durmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye kendi çiftçisiyle mısır üretebilen bir ülkedir. Buna rağmen ithalat kapısını açmak, kendi üreticisine güvenmemek anlamına gelir. Çiftçimiz neden başka ülkelerin üreticileriyle yarışmak zorunda bırakılıyor? Kendi toprağımız varken, kendi çiftçimiz üretim yaparken neden destek başka ülkenin çiftçisine veriliyor, bunu anlamak mümkün değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik giderleri tam ekim döneminde arttı. Üretici daha tohumu toprağa atarken ağır bir maliyet baskısıyla baş başa kaldı. Çiftçi bugün ürününden ne kadar kazanacağını değil, zararının ne kadar büyüyeceğini hesap eder hale geldi.&nbsp;Geçen yıl hasatta oluşan fiyat bandı çiftçinin yüzünü güldürmedi. Çünkü satış fiyatı vardı ama kazanç yoktu. Şimdi 2026’da daha ekim aşamasında girdi maliyetleri yükselmişken, ithalat kararının açıklanması mısır üreticisinin önünü tamamen karartmıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gümrük Vergisi'nin düşürülmesindeki amacın kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğine işaret eden Durmaz, "Bu düzenleme hangi gerekçeyle yapıldı? Amaç yem fiyatlarını düşürmek midir? Eğer amaç buysa, bunun piyasaya nasıl yansıyacağı, üreticiye ve tüketiciye nasıl bir fayda sağlayacağı açıkça ortaya konulmalıdır. En önemlisi de 2026 sezonunda çiftçimizin ektiği mısırın fiyatının olumsuz etkilenmemesi için hangi önlemler alınmıştır? Bunlar mutlaka açıklanmalıdır" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Durmaz, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Arz güvenliği sağlanacaksa bunun yolu ithalatı kolaylaştırmak değil, yerli üreticiyi ayakta tutmaktır. Siz çiftçinin maliyetini düşürmez, planlı üretimi güçlendirmez, hasat öncesi güven vermezseniz; ithalatla günü kurtarır ama yarını kaybedersiniz" dedi.&nbsp;Durmaz, "Bu ülkenin çiftçisi üretir. Yeter ki alın teri karşılıksız bırakılmasın. Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır" ifadesini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:28:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kadim-durmaz-misirda-yapilmasi-gereken-ithalatin-onunu-acmak-h161462.html">Kadim Durmaz: Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-sanik-muhammed-kaplan-in-h161461.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sanık Muhammed Kaplan&amp;#039;ın iddiası: 15 Temmuzda silahları Milli İstihbarattan aldık</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında savunma yapan sanık Muhammed Kaplan, “Bana Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Ben ‘bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat Çelik Müdür’ün odasına götürdüler beni. O da bana ‘sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi” iddiasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<h3 style="box-sizing:border-box; margin-top:0px; margin-bottom:0.5rem; line-height:1; color:#1c2c42; font-size:1.25rem; text-shadow:none; font-family:Poppins, sans-serif"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></h3>

<div class="detail-of-news">
<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşma sanık Muhammed Kaplan’ın savunmasıyla başladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Kaplan, “Nurullah Özgür Kopuk, ‘seni gizli tanık yapalım’ dedi bana. Ben teslim oldum. Beni Serdar diye bir komiser karşıladı. Beni siyah ceket, bir kundura ile biri karşıladı. Şevket Demircan’mış. Bana Semih’in kanı senin elinde mi?’ dedi” iddialarında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“Murat Çelik Müdür, ‘Sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın’ dedi”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Kaplan, savunmasında şunları öne sürdü:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">"Bana Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. Sonra biri içeri girdi sinkaflı küfür etti. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Bir okudum ifadeyi tüm Ankara’yı yakmışlar. Sonra ben ‘bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat Müdür’ün odasına götürdüler beni. O da bana ‘sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Beni Nurullah Özgür Kopuk ile görüştürdüler. Araştırılsın HTS’si o gün o da Emniyet’teydi. Bana ‘sen bu ifadeyi vermezsen hayatın mahvolur’ dedi. Kalıplı olan polis bana ‘sen Erkan Doğan’dan ceza almazsın ama örgüt üyeliğinden ceza aldırırız sana’ dediler. Sonra beni bir odaya götürdüler. Ben Serdar’a da söyledim ‘sana da bunları yapacaklar’ dedim. Şimdi ağız birliği yapıyorlar orası spor odasıydı diye. Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı. İki gün yemek vermezlerdi. Verdikleri de bir gün önceki yemekler.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’ın ilişkisi yoktur. Bizi sahte HTS kayıtlarıyla tutukladılar ve sahte gizli tanık beyanıyla da bana ceza verdiler. Başkanım bizi bunlardan kurtarın. Ben üç senedir haksız yere cezaevinde, 6 adımlık koğuşta yatıyorum."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">"Gizli tanık olmasa ben yokum"</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Savunma yapan diğer bir sanık Fethi Koyuncu, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">“Muhammed Kaplan’ı da Altan Tozar’ı da bu mahkemede tanıdım. Daha önce hiç görmedim, tanımıyorum da. Muhammed Kaplan yaralanmış. Vurulduğunda kendisi kimin vurduğunu bilmiyorum demiş. Üç yıl sonra benim yaraladığımı söylüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Altan Tozar da 2018’de vurulmuş. İfadesi alınıyor ben yokum. Sonra hakim karşısında ifade veriyor yine ben yokum. Adamın bazı Şaşmaz’da, ben ise Keçiören’de baz veriyorum. Sadece gizli tanıklık ifadesiyle ceza aldım. Ben başkasının işlediği suçun cezasını çekiyorum. Hiçbir olayın içinde yokum ben. Gizli tanık olmasa ben yokum hiç. Beraatimi talep ediyorum."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">"Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksel Kocaman’ın buraya getirtilmesini istiyorum tanık olarak”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşmada savunma yapan sanık Furkan Anıl Bahar, "Ben örgüte üye olsam neden lisansımı bitireyim ardından yüksek lisansa başvurayım. Beraatimi talep ediyorum. Duruşmalardan da vareste tutulmak istiyorum" beyanında bulundu. Sanık Ali Dönmez, “Ben valelik yaptım. 4-5 ay valelik yaptım sonucunda 9 ay tutuklu kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Sanık Doğuşcan Uğurlu’nun avukatı Hatice Taştan savunmasında, "Her gün bir başka şey çıkıyor. Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksek Kocaman’ın buraya getirtilmesini istiyorum tanık olarak. Bizler onlara soru sormalıyız. Bu kirlilik, bu çürümüşlük başka türlü düzelmez. Bu salona gelen herkesin amacı adil yargılanma hakkı" beyanında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:08:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-sanik-muhammed-kaplan-in-h161461.html">Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sanık Muhammed Kaplan&amp;#039;ın iddiası: 15 Temmuzda silahları Milli İstihbarattan aldık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-aciga-h161460.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı. Sonel, hakkında soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı. Sonel, hakkında soruşturma başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatıldı. İddialara ilişkin mülkiye müfettişi görevlendirildiği belirtilen açıklamada soruşturma kapsamında Sonel'in açığa alındığı belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:40:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-aciga-h161460.html">Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ozgur-ceylan-okul-guvenligi-sorusu-cumhurbaskani-h161459.html</link>
		<title>CHPli Özgür Ceylan: Okul Güvenliği Sorusu &amp;quot;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bana sorma! dedi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, 24 saat içinde Şanlıurfa’da bir lisede gerçekleşen
saldırının ardından Kahramanmaraş’ta yine bir okulda yaşanan katliam sonrası, okul güvenliği
ile ilgili olarak verdiği soru önergesi ile verilen cevapları tekrar gündeme getirerek, “Ocak
ayında okullarda yaşanan şiddeti gündeme getirerek, Eğitim, Aile ve İçişleri bakanlıkları ile
Cumhurbaşkanı’na sorduk. Milli Eğitim Bakanı Şanlıurfa’da yaşanan saldırı günü anca
cevap verdi. Aile ve İçişleri konuyu ciddiye alıp cevap bile vermezken; Cumhurbaşkanı
Yardımcısı “Bana sorma!” dedi” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÖZGÜR CEYLAN OKUL GÜVENLİĞİNİ SORDU<br />
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI: BANA SORMA! DEDİ<br />
CHP’li Özgür Ceylan, geçtiğimiz ocak ayında okullarda yaşanan şiddet olaylarını bir soru<br />
önergesi ile gündeme getirdiğini hatırlatırken, sözleşmeli erler ve uzman erbaşlar arasından<br />
yedi yılını dolduranların okullara güvenlik görevlisi olarak atanması için de kanun tekliflerinin<br />
bulunduğunu söyledi. Özgür Ceylan soru önergesini yönelttiği Aile ve Sosyal Hizmetler<br />
Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın halen cevap vermediğini belirtirken, Millî Eğitim<br />
Bakanlığı’nın ise Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 16<br />
kişinin yaralandığı saldırı günü cevap verdiğini duyurdu.<br />
Güvenli Olmayan Okulları Tespit İçin “Ölçek” Hazırlamışlar<br />
Özgür Ceylan soru önergesine Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzalı verilen cevapta iller<br />
düzeyinde yapılan toplantılar, bakanlıklar arasında imzalanan protokoller, yayınlanan<br />
yönergeler hakkında hamaset yapıldığını belirterek, “Kendilerince tehlikeli okulları tespit<br />
etmek için “Okul Durum Değerlendirme Ölçeği” adı altında bir ölçek hazırlamışlar, sözde<br />
tehlikeli okulları belirlemişler. Buralarda güvenlik tedbiri alacaklarmış. Tehlikenin nerede<br />
olduğunu bile tespit edememişler. Yaşanan olaylar bunu ortaya koyuyor” dedi.<br />
Özgür Ceylan, cevapta Millî Eğitim Bakanlığı’nın şiddeti önleme amaçlı yaptığı çalışmalar<br />
hakkında bilgi verdiğini ifade ederek, “Sunumlar, broşürler, afişler hazırlamışlar, hikâye<br />
kitabı basmışlar, genelgeler yayınlamışlar. Görülüyor ki olmamış. Bakan Bey hâlâ Türkiye<br />
Yüzyılı Maarif Modeli ve Erdem-Değer-Eylem planlarıyla, Atatürk düşmanı kitaplarla poz<br />
vererek her şeyi çözeceğini sanıyor. Olmuyor Bakan Bey Olmuyor. Biri cevap vermez, öbürü<br />
hamaset yapar, başlarındaki bana sorma der. İktidardan çözüm bekliyoruz diyeceğiz ama<br />
bu iktidarla hiçbir şey çözülmez. Vatandaş da hamaset sözleriyle kandırılmaya devam<br />
edilir. Çözüm ise CHP iktidarıdır” dedi.<br />
Öğretmenlerin İş Güvenliği Yok<br />
CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada çocuklar kadar<br />
okullarda hizmet veren öğrencilerin de iş güvenliğinin bulunmadığını belirtirken, “Kamera<br />
kayıtlarından görüyoruz ki Siverek’te öğretmen öğrencilerini sınıfa sokuyor ardından</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">kendisi saldırganın hedefi oluyor ve yaralanıyor, Kahramanmaraş’ta öğretmen<br />
öğrencilerine siper oluyor ve hayatını kaybediyor. Okulda müdür yardımcısı öldürülüyor,<br />
okulda öğretmen öldürülüyor, üniversitede araştırma görevlisi öldürülüyor, konuyu<br />
gündemi getiriyoruz, hep aynı cevap: “Yaşananlar münferit bir olay!”. Öğretmenler<br />
Türkiye’de hayati tehlikesi yüksek bir iş yapar hale gelmiştir” diye konuştu.<br />
Kanun Teklifi Verdik! Komisyon Raflarında Bekliyor<br />
CHP’li Özgür Ceylan, Millî Savunma Komisyonu Grup Sözcüsü olduğunu hatırlatarak,<br />
“Sözleşmeli erler ve uzman erbaşların kamuda istihdamı için çalışmalar yürütüyorduk.<br />
Okullarda yaşanan şiddet ve akran zorbalığı üzerine çalışmalar yaparken, bu iki konuyu<br />
birleştirerek, geçtiğimiz yılın Mayıs ayında sözleşmeli erler ile uzman erbaşların okullarda<br />
güvenlik görevlisi olarak atanması için kanun teklifi verdik. Bir yıldır komisyon raflarında<br />
bekliyor” dedi. Özgür Ceylan, teklif ile sözleşme süreleri biten ve tekrar atanmayan uzman<br />
erbaşların Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan eğitim kurumlarında güvenlik görevlisi<br />
olarak istihdam edilmesi amaçlandığını ifade ederken, “Teklif Milli Eğitim, Kültür, Gençlik Ve<br />
Spor Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu’nun tozlu raflarında yaklaşık bir yıldır<br />
bekliyor. Katliamlar yaşanıyor ama muhalefet hala ciddiye alınmıyor. Sözün bittiği<br />
yerdeyiz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:21:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ozgur-ceylan-okul-guvenligi-sorusu-cumhurbaskani-h161459.html">CHPli Özgür Ceylan: Okul Güvenliği Sorusu &amp;quot;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bana sorma! dedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ato-saglikta-siddetin-sona-ermesi-icin-mucadeleyi-surdurmekte-h161458.html</link>
		<title>ATO: Sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Tabip Odası, Beyaz Kod sisteminin kurulduğu andan bu yana sözlü ve fiziksel şiddet bildirimi sayısının 140 bini geçtiğini vurgulayarak,&quot;Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gününde Dr. Ersin Arslan&#039;ı, sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıklı ve şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Tabip Odası,&nbsp;17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yazılı&nbsp; açıklama yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gaziantep'te görevi başında katledilen meslektaşımız Dr. Ersin Arslan'ın ölümünün üzerinden 14 yıl geçti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan edilen bugünde, başta Dr. Ersin Arslan olmak üzere, sağlıkta şiddet nedeniyle yitirdiğimiz Dr. Göksel Kalaycı'yı, Dr. Ali Menekşe'yi, Dr. Kamil Furtun'u, Dr. Aynur Dağdemir'i, Dr. Fikret Hacıosman'ı, Dr. Ekrem Karakaya'yı, güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan'ı, mobbing ve soruşturma baskısı sonucunda özkıyıma sürüklenen Dr. Melike Erdem’i saygıyla ve özlemle anıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan bizim için anma günü olduğu kadar, sağlık kurumlarında vahşete dönüşen şiddet olaylarına dikkat çektiğimiz, sağlıkta şiddeti durdurmak amacıyla yapılması gerekenleri Sağlık Bakanlığı'na ve kamu otoritesine hatırlattığımız mücadele günüdür. Ankara Tabip Odası'nın resmi raporlardan ve Meclis'te cevaplanan soru önergelerinden hareketle tespit edebildiği kadarıyla Beyaz Kod sistemi kurulduğu andan bu yana sözlü ve fiziksel şiddet bildirimi sayısı 140 bini geçti. Yine Odamızın 2025 yılının sonunda yaklaşık bin hekimle gerçekleştirdiği 'Ankara Hekim Profil Araştırması'nın sonuçlarına göre Ankara'da görev yapan hekimlerin yüzde 71'i en az bir kez sözlü, yüzde 64’ü en az bir kez psikolojik, yüzde 17'si en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Acil servislerde çalışan sağlık çalışanları her gün şiddet riski altında"<br />
Ne yazık ki, sağlıkta şiddet vakalarının yarısından fazlasında Beyaz Kod bildirimi yapılmadığı yine araştırmamızda saptadığımız sonuçlardan biridir. Hekimlerin yüzde 79'u Beyaz Kod vermediğini ifade etmiştir. Bu durum şiddetin olağanlaşmasının ve şiddet olaylarının resmi istatistiklere yansımadığının bir ifadesidir. Öte yandan, yılda yaklaşık 150 milyonun üzerinde başvurunun olduğu acil servislerde çalışan sağlık çalışanları her gün şiddet riski altındadır. 'Acil Servislerde Şiddeti Önleme Raporu'na göre acil tıp uzmanlarının hemen hemen tamamı meslek yaşantıları boyunca en az bir kez şiddete maruz kalmıştır.<br />
Her zaman dile getirdiğimiz üzere sağlıkta şiddet çok katmanlı bir krizdir ve sadece tek bir nedenle açıklanamaz: Kışkırtılmış sağlık talebi sonucunda 1 milyarı aşan hekime başvurunun neden olduğu iş yükü; randevu sisteminde yaşanan kaos; 5 dakika veya daha da altında muayene sürelerinden kaynaklı memnuniyetsizlik; çalışma ortamlarını şiddetten arındıracak gerekli fiziki düzenlemelerin yapılmaması; siyasetçilerin ve bürokratların saldırganları cesaretlendiren söylemleri; basın kuruluşlarının sağlıkta şiddet haberlerini verme biçimi ve sağlık sisteminden kaynaklı sorunlarda hekimi suçlayıcı dilden çekinmemeleri; yargılama süreçlerinde caydırıcı cezaların verilmemesi; sağlık okur-yazarlığı alanında gerekli eğitim planlamasının yapılmaması; sağlığı piyasalaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yarattığı tahribat temel nedenlerdir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlık kuruluşlarında şiddet riskleri belirlenmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İflas eden sağlık sistemi sağlıkta şiddetin artmasına zemin hazırlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık çalışanlarının güvenliğini artırmak ve şiddeti önlemek için şu stratejileri belirlemiştir:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık kuruluşlarında şiddet riskleri belirlenmeli ve bu risklere yönelik önlemler alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık çalışanlarına hukuki ve idari hakları konusunda eğitim verilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Şiddet olaylarını raporlamak ve müdahale etmek için net politikalar ve prosedürler hazırlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için fiziksel ve psikolojik önlemler, iş güvenliği tedbirleri alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cezalar artırılmalı ve cezasızlık son bulmalı"<br />
Sağlıkta şiddete karşı cezasızlığın son bulması için TTB'nin hazırladığı 'Sağlıkta Şiddet Yasası' yürürlüğe konmak zorundadır. Bu kapsamda:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Sağlık çalışanlarına yönelik işlenen suçlarda cezalar artırılmalı ve cezasızlık son bulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık çalışanlarına yönelik işlenen suçların infazında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik uygulamaları kaldırılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Türk Ceza Kanunu'nda 'Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet' başlığıyla yeni bir suç kategorisi tanımlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık kuruluşlarına silahla girilmesi yasal düzenlemelerle engellenmelidir.<br />
Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gününde Dr. Ersin Arslan'ı, sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıklı ve şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:01:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ato-saglikta-siddetin-sona-ermesi-icin-mucadeleyi-surdurmekte-h161458.html">ATO: Sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-7-kisi-daha-adliyeye-sevk-edildi-doku-h161457.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturmasında 7 kişi daha adliyeye sevk edildi, Doku ailesi şüphelilere tepki gösterdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer alan Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer ve Zaynal Abakarov Jandarma&#039;daki işlemlerinin ardından Tunceli Adliyesi&#039;ne sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 4'ü dün sabah saatlerinde Tunceli Adliyesine sevk edilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gökhan Ertok ve Erdoğan Elaldı hakkında tutuklama kararı verilirken, Savaş Gültürk ve Süleyman Önal hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak yurt dışı çıkış yasağı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sabah ise Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer, Zaynal Abakarov adliyeye sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun yakınları, adliyeye getirilişleri sırasında şüphelilere tepki gösterdi. Aile, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de adliyeye getirilmesi için feryat etti</span>.<span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku dizlerine vurarak adalet istedi. Aile fertleri "Tuncay Sonel gelsin de sizi kurtarsın", "Tuncay Sonel katili buraya getir", "Elleriniz Gülistan'ın kanında" diye bağırdı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:40:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-7-kisi-daha-adliyeye-sevk-edildi-doku-h161457.html">Gülistan Doku soruşturmasında 7 kişi daha adliyeye sevk edildi, Doku ailesi şüphelilere tepki gösterdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uretici-battik-diyorum-baska-birsey-demiyorum-h161456.html</link>
		<title>Üretici: Battık Diyorum, Başka Birşey Demiyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
Niğde&amp;#39;nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı
sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini
değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi
sürdüremediklerini dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN VAZGEÇİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ: “CEBİMİZDE 10 BİN LİRA OLMADAN MAZOT ALAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HİBRİT LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR<br />
Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık<br />
köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl<br />
çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, &amp;quot;Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor.<br />
Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl<br />
lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile<br />
işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl &amp;#39;para kazanır mıyım,<br />
kazanmaz mıyım&amp;#39; düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani<br />
erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye&amp;#39;de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç<br />
ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı<br />
da var,&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/Fotoğraf-4-1.jpeg" /><br />
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:<br />
&amp;quot;Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu<br />
durumlara düştük.&amp;quot;<br />
HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR<br />
Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici<br />
bu yıl arpa ektiklerini belirterek, &amp;quot;Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt<br />
bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok,&amp;quot; dedi.<br />
GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR<br />
Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:<br />
&amp;quot;Alamadık. Fiyatını dahi soramadık.&amp;quot;<br />
Bir başka çiftçi ise &amp;quot;Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor,<br />
bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey.<br />
Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya<br />
yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey<br />
demiyorum bu ortamda,&amp;quot; diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, &amp;quot;Şimdi<br />
arkadaş dedi ki bana, &amp;#39;30 dönüm çiftim var.&amp;#39;30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim.<br />
Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti<br />
demek istiyorum,&amp;quot; şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR<br />
Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji<br />
fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, &amp;quot;Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40<br />
zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor.&amp;quot;<br />
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam,<br />
bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı.&amp;quot;<br />
GÜRER&amp;#39;DEN &amp;quot;GARANTİLİ ÜRETİM&amp;quot; ÖNERİSİ<br />
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim<br />
modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:<br />
Gürer, “arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya,<br />
sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin<br />
tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz,&amp;quot; dedi.<br />
MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN<br />
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, &amp;quot;Mazotta ÖTV ve KDV&amp;#39;yi kaldıracağız.<br />
Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu&amp;#39;nun 21. maddesi<br />
var. 2006&amp;#39;da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki &amp;#39;Her yıl millî gelirin %1&amp;#39;i çiftçiye verilecek.&amp;#39; Biz de bunun<br />
peşine düşüyoruz. Ver diyoruz,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot; 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye<br />
AYRILAN DESTEK NE? 168 MİLYAR LİRA. İŞTE SORUN BURADA BAŞLIYOR,&amp;quot; DEDİ.<br />
&amp;quot;TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR&amp;quot;<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek,<br />
&amp;quot;Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal,<br />
nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, &amp;quot;Bu ülkede yem fabrikası<br />
özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
&amp;quot;DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR&amp;quot;<br />
İran&amp;#39;daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi<br />
Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:<br />
&amp;quot;Şimdi İran&amp;#39;da savaş oldu. İran&amp;#39;da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye&amp;#39;de üre 33.000 liraya çıktı.<br />
Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? &amp;quot;Bak, mazot 80-90<br />
liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran&amp;#39;da savaş<br />
başladı, her şeye zam geldi.&amp;quot;<br />
&amp;quot;KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART&amp;quot;<br />
Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Onun için kendi<br />
kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var,&amp;quot; dedi. POMPAYA<br />
YANAŞAMIYORUZ”<br />
ÜRETİCİ: “BATTIK DİYORUM, BAŞKA BİRŞEY DEMİYORUM”<br />
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,<br />
Niğde&amp;#39;nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı<br />
sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini<br />
değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi<br />
sürdüremediklerini dile getirdi.<br />
LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR<br />
Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık<br />
köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl<br />
çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, &amp;quot;Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor.<br />
Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl<br />
lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile<br />
işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl &amp;#39;para kazanır mıyım,<br />
kazanmaz mıyım&amp;#39; düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani<br />
erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye&amp;#39;de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç<br />
ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı<br />
da var,&amp;quot; dedi.<br />
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:<br />
&amp;quot;Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu<br />
durumlara düştük.&amp;quot;<br />
HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR<br />
Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici<br />
bu yıl arpa ektiklerini belirterek, &amp;quot;Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt<br />
bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok,&amp;quot; dedi.<br />
GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR<br />
Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:<br />
&amp;quot;Alamadık. Fiyatını dahi soramadık.&amp;quot;<br />
Bir başka çiftçi ise &amp;quot;Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor,<br />
bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey.<br />
Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya<br />
yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey<br />
demiyorum bu ortamda,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, &amp;quot;Şimdi<br />
arkadaş dedi ki bana, &amp;#39;30 dönüm çiftim var.&amp;#39; Dedim arkadaşım, 30 dönüm çiftini süreceğim ama</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi,<br />
yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR<br />
Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji<br />
fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, &amp;quot;Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40<br />
zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor.&amp;quot;<br />
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam,<br />
bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı.&amp;quot;<br />
GÜRER&amp;#39;DEN &amp;quot;GARANTİLİ ÜRETİM&amp;quot; ÖNERİSİ<br />
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim<br />
modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:<br />
Gürer, &amp;quot;Şimdi biz arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen<br />
ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım<br />
garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz,&amp;quot; dedi.<br />
MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN<br />
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, &amp;quot;Mazotta ÖTV ve KDV&amp;#39;yi kaldıracağız.<br />
Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu&amp;#39;nun 21. maddesi<br />
var. 2006&amp;#39;da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki &amp;#39;Her yıl millî gelirin %1&amp;#39;i çiftçiye verilecek.&amp;#39; Biz de bunun<br />
peşine düşüyoruz. Ver diyoruz,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot; 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye<br />
ayrılan destek ne? 168 milyar lira. Işte sorun burada başlıyor,&amp;quot; dedi.<br />
&amp;quot;TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR&amp;quot;<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek,<br />
&amp;quot;Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal,<br />
nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, &amp;quot;Bu ülkede yem fabrikası<br />
özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
&amp;quot;DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR&amp;quot;<br />
İran&amp;#39;daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi<br />
Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:<br />
&amp;quot;Şimdi İran&amp;#39;da savaş oldu. İran&amp;#39;da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye&amp;#39;de üre 33.000 liraya çıktı.<br />
Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? &amp;quot;Bak, mazot 80-90<br />
liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal,<br />
yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran&amp;#39;da savaş<br />
başladı, her şeye zam geldi.&amp;quot;<br />
&amp;quot;KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART&amp;quot;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Onun için kendi<br />
kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var,&amp;quot; dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:20:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uretici-battik-diyorum-baska-birsey-demiyorum-h161456.html">Üretici: Battık Diyorum, Başka Birşey Demiyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuik-ipotekli-konut-satislarimart-ayinda-yillik-yuzde-359-h161455.html</link>
		<title>TÜİK: İpotekli konut satışları mart ayında yıllık yüzde 35,9 arttı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin, "Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri"ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 olarak gerçekleşti. Diğer konut satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 oranında azalarak 87 bin 389 olurekn, toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 diğer satışların payı yüzde 77,1 olarak kayda geçti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları mart ayında yüzde 1,8 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 1,8 azalırken, ikinci el konut satışları yüzde 6,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 9,6, ikinci el konut satışları da yüzde 5,5 azalma gösterdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancılara mart ayında bin 353 konut satışı gerçekleşti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancılara yapılan konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20 oranında azalarak bin 353 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 oranında azalarak 4 bin 165 oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mart ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 229 ile Rusya Federasyonu, 130 ile İran ve 84 ile Almanya vatandaşlarına yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk el iş yeri satışları yıllık yüzde 5,4 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 oranında azalarak 3 bin 787 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,3 oranında azalarak 9 bin 712 olarak gerçekleşti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,1 oranında artarak 698 olurken, diğer iş yeri satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 oranında azalarak 12 bin 801 olarak kaydedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları mart ayında yüzde 8,3 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışlarında yüzde 8,3, ikinci el iş yeri satışlarında da yüzde 14,8 azalma gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 4,3, ikinci el iş yeri satışları yüzde 7,1 azaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:01:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuik-ipotekli-konut-satislarimart-ayinda-yillik-yuzde-359-h161455.html">TÜİK: İpotekli konut satışları mart ayında yıllık yüzde 35,9 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kurbanlik-satislari-basladi-millette-para-yok-bir-dana-300-bin-lira-oldu-milletin-gucu-yetmiyor-h161454.html</link>
		<title>Kurbanlık satışları başladı: Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu. Milletin gücü yetmiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde Yozgat’ın ilçelerinde bulunan canlı hayvan pazarlarında kurbanlık satışları başladı. Pazarlarda hareketlilik olmasına karşına alım gücü daralan yurttaşlar şimdilik kurbanlıklara bakıp, fiyat öğrenmekle yetiniyor. Büyükbaş kurbanlık hisseleri 40 ila 50 bin lira arasında değişiyor. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, &quot;Bu sene kurbanlık hayvan az. 2025 yılındaki mandıralara baktığımızda 2026&#039;da yüzde 30&#039;u yok, yüzde 70 hayvan var, yüzde 100 değil&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ın Sorgun, Kadışehri ve Boğazlıyan ilçelerinde her hafta açılan canlı hayvan pazarlarında kurbanlık satışlarına da başlanıldı. Yozgat’ın en büyük canlı hayvan pazarının kurulduğu Sorgun ilçesinde hareketlilik olmasına karşın, pazarı gezen yurttaşların fiyat araştırması yapmakla yetindiği gözlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Maliyetler yüzde 100 arttı, mal üstüne yüzde 50 koydu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurbanlık satışı yapan besici Mustafa Demirbilek, "Çok şükür iyi, yavaş yavaş canlanıyor kurban satışlarımız da. Bundan sonra da daha da canlanacak kurban satışlarımız. Maliyetler şöyle; 120, 130, 140 bin liradan başlıyor 4 kişilik kurbanlar. Ufak da olsa ekmek yediyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Besici Özgür Yaşar, "Kurban satışları bitik. Zarar ediyoruz. Et düştü. Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu, milletin gücü yetmiyor. Asgari ücret 50 bin lira olacak ki millet kessin. Yem bin lira. Hisse 40 bin lira 50 bin lira. Tosun 300 bin lira. Geçen sene bir hisse 25 bin liraydı. Maliyetler yüzde 100 arttı, mal üstüne yüzde 50 koydu" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beslediği kurbanlıkları pazara getiren İbrahim İbiş, "Kurban satışları daha başlamadı. Ahırlardan alıyor millet kurbanlıkları. Pazardan almıyor. Ahırlardan alıyor millet uğraşmıyor. Fiyatlar iyi. Fiyatlarda sıkıntı yok. Geçen seneye göre bu sene tabii ki yüksek. Her şey yüksek olduğu gibi hayvanların fiyatları da yüksek. Girdi maliyeti her şey yükselince hayvan fiyatları da ister istemez yükseliyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazarın durgun olmasından yakınan İlimdar Yılmaz da, "Alıcı yok. Kurbanlık 350 bin liradan başlıyor, 7 kişilik. 4 kişilik 180 bin liraya iniyor, 250 bin liraya iniyor. Böyle gidiyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2025 yılında yem 400 liraydı, bugün 850- 900 lira"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, geçen yılki girdi maliyetleri ile bu yılki maliyetler karşılaştırıldığında kurbanlık fiyatlarının yüksek olmadığın söyledi. Sorgun canlı pazarını gezen Açıkgöz, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Girdi maliyetine göre geçen seneden ucuz. Geçen sene, 2025 yılında yem 400 liraydı, bugün 850-900 lira. O gün hisse 35 bin liraya gidiyordu. Bu sene de 45 bin liraya gidiyor. Yine çiftçinin cebinden geçiyor. Şu an yüksek bir fiyat görmüyorum. 25 bin liradan tut ki ise 55 bin liraya kadar hisse var. Alacağın hayvana bağlı. Düve 30-35-40 bin lira arası, tosun da 40- 50 bin lira arası. Fiyatlar büyük bir şey yok. Kestirsek hemen hemen aynı buluyor. Ondan dolayı da kurbancı korkmasın. Bu sene kurbanlık hayvan az. Onu bilsin herkes. 2025 yılındaki mandıralara baktığımızda 2026'da yüzde 30'u yok, yüzde 70 hayvan var, yüzde 100 değil. Ondan dolayı herkes hayvanını alsın canı gönülden. Girdi maliyeti yüksek. Bugün bir torba yem eğer 900 lira olursa, bir torba yem 5 gün gider bir hayvana. 5 günde bu hayvan 900 lirayı yiyor. Satışta sıkıntı yok. Satış iyi. Şu pazarı gez, iyi 30 tane kurbanlık hayvan yok. Ankara'ya götürüyorlar, İstanbul'a götürüyorlar. Şu an kurbanlık 11 hayvan gelmiş, onu da ben aldım."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 11:40:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kurbanlik-satislari-basladi-millette-para-yok-bir-dana-300-bin-lira-oldu-milletin-gucu-yetmiyor-h161454.html">Kurbanlık satışları başladı: Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu. Milletin gücü yetmiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-okullardaki-vahsete-tepki-vahsetin-sorumlusu-iktidardir-h161453.html</link>
		<title>Ayhan Barut&apos;tan okullardaki vahşete tepki  Vahşetin sorumlusu iktidardır</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, son olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#039;taki okullarda meydana gelen vahşet olaylarının sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu vurguladı. Öğretmenleri ve öğrencileri koruyamayan iktidarın hesap vermesini isteyen Barut, &quot;Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, okul emekçilerimizi koruyamayan iktidarı kınıyor, AKP iktidarından hesap sorulmasını istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">VAHŞETİ GENEL KURULDA KINADI<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alarak kınadığı vahşi saldırılarda yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencileri anan, ailelerine, yakınlarına ve halka başsağlığı dileyen Ayhan Barut, "Yine acımız büyük, yine kederliyiz. Parasız, bilimsel, demokratik, laik ve nitelikli eğitim talebine kulak vermeyen AKP iktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi adeta işin içinden çıkılmaz hale getirdi. Okullarda yetersiz derslikler, gerici kuşatma, öğretmen ve öğrencilerin karşılanmayan hakları bir yana, şiddet de artarak sürüyor. İçimiz yanıyor" diye konuştu.<br />
"KORUYAMIYORLAR, YÖNETEMİYORLAR"<br />
AKP iktidarının sorunları çözemediğini dile getiren Barut, "Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta yaşanan son vahim olaylar da göstermiştir ki, bu iktidar sorun çözemiyor. Aslında eğitimde görüldüğü gibi ülkeyi de yönetemiyorlar. Bireysel silahlanmadan şiddet sarmalına uzanan bu kara tablonun sorumluları belli. Eğitim yuvası olan okullarda vahşet sahnelerinin yaşanmasına göz yumanlar ortada. Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, okul emekçilerimizi koruyamayan iktidarı kınıyoruz. Yaşamı ve eğitimi savunanlar olarak AKP iktidarından hesap sorulmasını istiyoruz. Bir olacağız, sandıkta bu hesabı soracağız!" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 11:20:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-okullardaki-vahsete-tepki-vahsetin-sorumlusu-iktidardir-h161453.html">Ayhan Barut&apos;tan okullardaki vahşete tepki  Vahşetin sorumlusu iktidardır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-gulcan-kis-bu-olaylar-tesaduf-degil-ihmalin-sonucu-h161452.html</link>
		<title>CHPli Gülcan Kış: Bu olaylar tesadüf değil, ihmalin sonucu</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarını
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Kış, hem araştırma önergesi hem de
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi vererek,
okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“OKULLAR GÜVENSİZ, BAKANLIK SUSKUN!”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Gülcan Kış’tan peş peşe iki hamle: Meclis’e taşıdı<br />
Türkiye’de iki gün üst üste yaşanan okul saldırılarının artık münferit olmadığını<br />
vurgulayan Kış, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen silahlı saldırıların<br />
toplumda derin bir travma yarattığını belirtti. Daha önce Erdemli’de yaşanan olayları<br />
da hatırlatan Kış, “Bu tablo bir tesadüf değil, açık bir güvenlik zafiyetidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis araştırması talebi<br />
Gülcan Kış, Anayasa ve TBMM İçtüzüğü kapsamında verdiği araştırma önergesinde,<br />
son 10 yılda okullarda artan şiddet olaylarının tüm boyutlarıyla incelenmesini talep<br />
etti.<br />
Önergenin gerekçesinde; okulların artık çocuklar için güvenli alan olmaktan çıktığına<br />
dikkat çekilerek, fiziki güvenlikten psikososyal destek mekanizmalarına kadar geniş<br />
bir alanda eksiklikler bulunduğu vurgulandı.<br />
Kış, “Çocuklarımızın yaşam hakkını korumak devletin en temel görevidir. Ancak<br />
bugün geldiğimiz noktada bu sorumluluk yerine getirilemiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İki gündür neden suskunsunuz?”<br />
CHP’li Kış, ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği soru önergesinde dikkat<br />
çeken sorular sordu.<br />
Bakanlığın yaşanan olaylara karşı sessizliğini eleştiren Kış, şu ifadeleri kullandı:<br />
“İki gündür yaşanan bu vahim olaylar karşısında neden suskunsunuz? Okullarda<br />
güvenliği sağlamak için ne yapıyorsunuz, ne yapmayı planlıyorsunuz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Laikliği tartışıyorsunuz, güvenliği sağlayamıyorsunuz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla<br />
eğitimde laiklik tartışmalarının gündeme taşındığını hatırlatarak, bu tartışmaların<br />
gerçek sorunları gölgelediğini ifade etti.<br />
“Günlerdir laik eğitim tartışmaya açılıyor, müfredat konuşuluyor, protokoller<br />
konuşuluyor.<br />
Ama konu çocukların can güvenliği olduğunda ortada bir plan yok, bir açıklama yok.<br />
Önceliğiniz ideolojik tartışmalar mı, yoksa çocukların hayatı mı?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gündem başka, gerçek sorun başka”<br />
Kış, Bakanlığın kamuoyunda daha çok tali başlıklarla gündeme geldiğini belirterek,<br />
esas sorunların geri plana itildiğini söyledi:<br />
“Günlerdir müfredat tartışmalarıyla, protokollerle, yönetmeliklerle gündem yaratılıyor.<br />
Ama konu çocukların can güvenliği olduğunda ortada bir sessizlik var. Eğitimde esas<br />
meseleler konuşulmuyor, gerçek sorunlar öteleniyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir öğün yemek yok, güvenlik de yok”<br />
Eğitim politikalarını da eleştiren Kış, öğrencilerin temel ihtiyaçlarının dahi<br />
karşılanamadığını belirterek, “Okullarda bir öğün sağlıklı yemek veremeyen bir<br />
anlayışın, öğrencinin ve öğretmenin güvenliğini de sağlayamadığı ortadadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullar en güvenli yer olmalıydı”<br />
Kış, soru önergesinde;<br />
 Okullardaki güvenlik personeli sayısını,<br />
 Son 10 yıldaki şiddet olaylarının verilerini,<br />
 Alınan önlemleri ve yeni eylem planlarını<br />
tek tek sordu.<br />
“Okullar çocuklarımızın en güvenli olması gereken yerlerdir. Ancak bugün bu güvenlik<br />
duygusu ortadan kalkmıştır” diyen Kış, Meclis’in bu konuda derhal harekete geçmesi<br />
gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:58:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-gulcan-kis-bu-olaylar-tesaduf-degil-ihmalin-sonucu-h161452.html">CHPli Gülcan Kış: Bu olaylar tesadüf değil, ihmalin sonucu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulundan-okul-saldirilarina-iliskin-arastirma-onergesi-egitim-sisteminde-yasanan-yapisal-cokusun-nedenleri-ortaya-konulmali-h161451.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu&apos;ndan okul saldırılarına ilişkin araştırma önergesi: Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenleri ortaya konulmalı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerinin ortaya konulması, okullarda artan şiddet olaylarının ve güvenlik zafiyetlerinin incelenmesi, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğinin tespiti, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;in görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğun açık biçimde ortaya konulması için Meclis araştırması açılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Diyarbakır Milletvekili&nbsp;Sezgin&nbsp;Tanrıkulu, eğitimde yaşanan sorunlara ilişkin TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi. Önergesinde Türkiye’de eğitim sisteminde derinleşen kriz, okullarda artan şiddet olayları, eğitimde eşitsizliklerin büyümesi ve kamusal eğitim ilkesinin zedelenmesine dikkat çeken Tanrıkulu,&nbsp;Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut yönetim anlayışının tüm yönleriyle incelenmesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu, önersinde şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim sistemi, bir ülkenin geleceğinin inşa edildiği en temel kamusal alandır. Ancak bugün Türkiye’de eğitim sistemi bilimsel ilkelere aykırı uygulamalar, liyakatten uzak kadrolaşma, derinleşen yoksulluk ve artan toplumsal eşitsizlikler nedeniyle ağır bir çöküş süreci yaşamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığının yönetimi altında, özellikle Milli Eğitim Bakanının görev süresi boyunca; okullarda şiddet olayları ve güvenlik sorunları artmış, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından can güvenliği ciddi biçimde tehlikeye girmiştir. Eğitim kurumları, bilimsel ve laik eğitim ilkelerinden uzaklaştırılarak ideolojik yönlendirmelere açık hale getirilmiştir. Tarikat ve cemaat yapılarının eğitim alanındaki etkisinin arttığı yönünde kamuoyunda güçlü ve yaygın kaygılar oluşmuştur. Öğretmen atamalarında ve yönetici görevlendirmelerinde liyakat ilkesi ağır şekilde zedelenmiştir. Yoksulluk nedeniyle milyonlarca öğrenci eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Deprem bölgeleri başta olmak üzere birçok bölgede eğitim altyapısı ihmal edilmiş, öğrenciler sağlıksız koşullarda eğitim görmek zorunda bırakılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortaya çıkan bu tablo, yalnızca bir politika başarısızlığı değil; aynı zamanda çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve geleceğini tehdit eden ağır bir yönetim krizidir. Milli Eğitim Bakanının görevde kaldığı her gün, eğitim sistemindeki bu derinleşen sorunlar büyümekte; çocuklar, öğretmenler ve veliler açısından telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır. Eğitimde yaşanan bu ağır tablo karşısında siyasi sorumluluğun gereği açıktır. Milli Eğitim Bakanının görevde kalması, kamu yararı ve çocukların üstün yararı ilkesi ile bağdaşmamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim sisteminin yeniden inşası için acil önlemlerin belirlenmesi amaçlanmakta"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası insan hakları belgeleri ve Anayasa hükümleri uyarınca, çocukların güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında bulunma hakkı temel bir yükümlülüktür. Okullarda artan şiddet olayları ve eğitim ortamlarının güvensiz hale gelmesi, çocukların yaşam hakkı, eğitim hakkı ve fiziksel-psikolojik bütünlüklerinin korunması ilkelerinin ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum, devletin çocukları her türlü ihmal, istismar ve şiddetten koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermekte; kamu otoritelerinin bu alandaki sorumluluğunu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu durum, sadece idari bir inceleme konusu değil, aynı zamanda acil bir siyasal sorumluluk meselesidir. Bu nedenle, yürütülecek araştırma sürecinden bağımsız olarak, Milli Eğitim Bakanının derhal istifa etmesi, kamu vicdanı ve demokratik sorumluluk açısından zorunludur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurulacak Meclis Araştırma Komisyonu ile eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerinin ortaya konulması, okullarda artan şiddet olaylarının ve güvenlik zafiyetlerinin incelenmesi, Milli Eğitim Bakanlığı politikalarının anayasal eğitim ilkeleri açısından değerlendirilmesi, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğinin tespiti, Milli Eğitim Bakanının görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğun açık biçimde ortaya konulması ve eğitim sisteminin yeniden inşası için gerekli acil önlemlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:40:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulundan-okul-saldirilarina-iliskin-arastirma-onergesi-egitim-sisteminde-yasanan-yapisal-cokusun-nedenleri-ortaya-konulmali-h161451.html">Sezgin Tanrıkulu&apos;ndan okul saldırılarına ilişkin araştırma önergesi: Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenleri ortaya konulmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/zeynep-sonmez-stuttgartta-ikinci-turda-elendi-h161450.html</link>
		<title>Zeynep Sönmez, Stuttgart&apos;ta ikinci turda elendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Almanya&#039;nın Stuttgart kentinde düzenlenen Porsche Tennis Grand Prix&#039;i ikinci tur karşılaşmasında Kanadalı raket Leylah Fernandez&#039;e 2-1 yenilerek, turnuvaya ikinci turda veda etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">tenisçi Zeynep Sönmez, Almanya'nın Stuttgart kentinde düzenlenen Porsche Tennis Grand Prix'i ikinci tur karşılaşmasında Kanadalı raket Leylah Fernandez'e 2-1 yenilerek, turnuvaya ikinci turda veda etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stuttgart kentinde toprak kortta düzenlenen WTA 500 düzeyindeki turnuvada, milli tenisçi Zeynep Sönmez ikinci turda dünya 25 numarası Kanadalı Leylah Fernandez ile karşılaştı. Oldukça çekişmeli geçen ve üç saati aşan müsabakada Sönmez, Fernandez'e 7-6, 1-6 ve 6-7'lik setlerle mağlup oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sönmez, turnuvanın ilk turunda İtalyan tenisçi Jasmine Paolini'yi 2-0 mağlup etmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:32:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/zeynep-sonmez-stuttgartta-ikinci-turda-elendi-h161450.html">Zeynep Sönmez, Stuttgart&apos;ta ikinci turda elendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-lubnan-icin-tarihi-bir-gun-olabilir-h161449.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: Lübnan için tarihi bir gün olabilir</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan’da gece saatlerinde ilan edilen ateşkesi ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Lübnan için tarihi bir gün olabilir. Güzel şeyler oluyor&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail ve Lübnan’ın ABD&nbsp;arabuluculuğunda Wshington’da yürüttüğü görüşmeler neticesinde Hizbullah ve İsrail arasında sağlandığı belirtilen&nbsp;10 günlük ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Lübnan için tarihi bir gün olabilir. Güzel şeyler oluyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, ateşkese ilişkin önceki bir paylaşımında da "’Bu önemli dönemde Hizbullah’ın iyi ve yapıcı davranmasını umuyorum. Eğer bunu yaparlarsa bu onlar için büyük&nbsp;bir an olacaktır. Artık daha fazla öldürme yok. Nihayet barış olmalı"’ ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizbullah ve İsrail arasındaki&nbsp;ateşkesin, İran ile devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik çabalar açısından da önemli bir engeli ortadan kaldırdığı&nbsp;yorumları da&nbsp;ABD medyasında yer aldı. Tahran, müzakerelerin başarıya ulaşması için İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da durdurulması gerektiğini birçok kez dile getirdi. ABD ve İsrail&nbsp;ise daha önce&nbsp;bu görüşe katılmamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump, gece saatlerinde İsrail ve Lübnan liderleri’nin&nbsp;dün yerel saatle gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 10 günlük bir ateşkes üzerinde anlaştığı bildirmişti. İsrail ve Hizbullah arasında 2 Mart’tan bu yana Lübnan’ın güneyinde yoğun çatışmalar yaşanıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ateşkesi onayladıklarını doğrularken, İsrail ordusunun Lübnan’ın&nbsp;güneyinde yaklaşık 10 kilometre derinliğinde bir "güvenlik bölgesini" koruyacağını söyledi. Netanyahu, "Oradayız ve ayrılmıyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lübnan genelinde saldırıların tamamen durdurulması&nbsp;ve İsrail güçlerinin Lübnan’da hareket kapasitesinin kısıtlanması koşuluyla Hizbullah’ın da ateşkese katılmaya açık olduğu&nbsp;belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanlığı da ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:13:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-lubnan-icin-tarihi-bir-gun-olabilir-h161449.html">ABD Başkanı Trump: Lübnan için tarihi bir gün olabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-9-yeni-film-vizyona-girecek-h161448.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 9 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türlerde 9 yeni film vizyona girecek. Filmler arasında Anne Hathaway’in başrolünde olduğu &quot;Mother Marry&quot; ile aksiyon türündeki &quot;Largo Winch: Dünyanın Durduğu An&quot; dikkati çekiyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Largo Winch: Dünyanın Durduğu An<br />
Film, 15 yaşındaki oğlu kaçırılan ve iş ortağının intiharıyla sarsılan milyarder Largo Winch’in, ailesini ve iş imparatorluğunu kurtarmak için giriştiği uluslararası mücadeleyi konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Aksiyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Olivier Masset-Depasse<br />
Oyuncular:&nbsp;Tomer Sisley,&nbsp;James Franco,&nbsp;Clotilde Hesme</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mother Mary<br />
Dünyaca ünlü pop yıldızı Mother Mary, tam da sahnelere geri döneceği konserinden kaçıp, bir süredir araları açık olan, eskiden en iyi arkadaşı ve kostüm tasarımcısı Sam ile buluşur. Eski yaralar su yüzüne çıkar; kırılanlar onarılmaz, bazı düşmanlıklar küllenmez.&nbsp;<br />
Tür:&nbsp;Dram,&nbsp;Müzik<br />
Yönetmen:&nbsp;David Lowery<br />
Oyuncular:&nbsp;Anne Hathaway,&nbsp;Michaela Coel,&nbsp;Hunter Schafer</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed<br />
Film,&nbsp;İslam’ın doğuşunu ve Mekke’den Medine’ye uzanan tarihi süreci küçük Lina’nın gözünden anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Yunus Emre Çakır<br />
Oyuncular:&nbsp;İrfan Kılınç,&nbsp;Buğra Koçtepe,&nbsp;Tolga Tecer</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayvanlar Alemi<br />
Softie ve arkadaşları, yaşadıkları çevreyi otomatik bir fabrikanın neden olduğu atık istilasından korumak için bir araya gelerek zorlu bir mücadeleye girişirler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Daniel Hernández Torrado<br />
Oyuncular:&nbsp;Terrance Stewart,&nbsp;Monica Klein</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lee Cronin’den Mumya<br />
Film, sekiz yıl önce çölde kaybolan kızlarının aniden geri dönmesiyle hayatları değişen bir ailenin yaşadığı korku dolu olayları konu alıyor.<br />
Tür:&nbsp;Gerilim,&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Lee Cronin<br />
Oyuncular:&nbsp;Jack Reynor,&nbsp;Laia Costa,&nbsp;May Calamawy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cesur Hayvanat Bahçesi Sakinleri<br />
Colepepper Hayvanat Bahçesi'ne bir meteor düşmsinin ardından hayvanları zombiye dönüştüren bir virüs serbest kalır. Genç kurt Gracie, tüm hayvanları normale döndürmek ve sürüsüne geri dönüş yolunu bulmak için huysuz ve korkutucu bir pumayla iş birliği yapar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Aile,&nbsp;Animasyon,&nbsp;Komedi,&nbsp;Macera<br />
Yönetmen:&nbsp;Ricardo Curtis,&nbsp;Rodrigo Perez-Castro<br />
Oyuncular:&nbsp;David Harbour,&nbsp;Gabbi Kosmidis,&nbsp;Bryn McAuley</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinnet-i Sırra<br />
4 arkadaş, kısa bir kaçamak yapmak için&nbsp;Tunç’un ailesinden miras kalan tenha bir sahil villasına&nbsp;gider. Başlangıçta huzurlu bir tatil gibi görünen bu buluşma, evde bulunan&nbsp;gizemli bir aynaya dokunulmasıyla&nbsp;kabusa dönüşür. Yıllar önce Tunç’un ailesinin ölümüne yol açan karanlık lanet yeniden uyanır. Çok geçmeden villa, görünmeyen varlıkların ve giderek artan paranoyanın hüküm sürdüğü kapalı bir tuzağa dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Cengiz Kaplan<br />
Oyuncular:&nbsp;Cengiz Kaplan,&nbsp;Ada Mural,&nbsp;Dilay Dilara Konuk</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marakuda: Bir Taş Devri Efsanesi<br />
Bir kabile reisinin oğlu, babasının üstün avcılık becerilerinin gölgesinde kalır ve kendini kanıtlamakta zorlanır. Cesaretini toplamak için tek başına yola çıkar ve gizemli bir ormanın derinliklerine girer. Burada,&nbsp;Tink&nbsp;adında büyülü ve dünya dışı bir kuşla karşılaşır. Bu sıra dışı dostluk, onu hayal bile edemeyeceği bir dünyanın kapılarına götürür. Kılıç dişli sincapların, sevimli mirketlerin ve hatta dinozorların yaşadığı&nbsp;Taş Devri Ormanı, ikili için hem tehlikelerle dolu hem de büyüleyici bir macera alanına dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Viktor Glukhushin<br />
Oyuncular:&nbsp;Diomid Vinogradov,&nbsp;Pyotr Ivashchenko,&nbsp;Prokhor Chekhovskoy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başıbozuklar<br />
Alaçatı’da konser vereceklerini düşünerek yola çıkan bir müzik grubunun, yanlışlıkla Suriye’deki bir Amerikan füze üssüne varmasıyla gelişen olayları konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Komedi<br />
Yönetmen:&nbsp;Hakan Algül<br />
Oyuncular:&nbsp;Gonca Vuslateri,&nbsp;Gözde Kansu,&nbsp;Buse Sinem İren</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:01:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-9-yeni-film-vizyona-girecek-h161448.html">Sinemalarda bu hafta: 9 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161447.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (17 Nisan 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 17 Nisan 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 17 Nisan 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.914,33 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.416,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 22.901,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 45.080,47 TL<br />
*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.524,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 113.046,89 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.793,60 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 09:52:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161447.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161446.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (17 Nisan 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 17 Nisan 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;Dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 17 Nisan 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:10 itibarıyla 44,8593'den işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,9376 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 09:43:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161446.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-yerel-sen-genel-orgutlenme-sekreteri-erdag-dan-okul-saldirilarina-h161445.html</link>
		<title>Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Erdağ&amp;#039;dan okul saldırılarına tepki: Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, eğitim kurumlarının güvenli alan olmaktan uzaklaştığını belirterek, yaşananların sistematik bir soruna dönüştüğünü belirtti. Erdağ, &quot;Bu yaşananların siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim kurumlarında öğretmenlere ve öğrencilere yönelik artan şiddet olaylarına tepki gösteren Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, yaşananların artık münferit değil, sistematik bir soruna dönüştüğünü vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erdağ, “Okullarımızda yaşanan şiddet olayları her geçen gün artmakta ve artık sıradanlaştırılmaktadır. Bu kabul edilemez tablo karşısında sessiz kalmak, hem çocuklarımızı hem de onları geleceğe hazırlayan eğitim emekçilerini kaderine terk etmektir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hem kamu emekçileri hem de birer veli olarak konuştuğunu belirten Erdağ, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu ortamlarda eğitim alma hakkının temel bir hak olduğuna hatırlatarak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün geldiğimiz noktada eğitim kurumları olması gereken güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmıştır. Öğretmenlerimiz görevlerini korku altında yapamaz, öğrencilerimiz şiddetin gölgesinde büyüyemez. Bu tabloyu yaratan ihmaller zinciri görmezden gelinemez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddetin sadece bireysel değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk olduğunu belirten Erdağ,&nbsp;“Eğitim emekçilerinin yanında olmak, şiddete karşı ortak bir duruş sergilemek ve okulları yeniden güvenli alanlar haline getirmek zorundayız. Bu mücadele yalnızca eğitimcilerin değil, toplumun tamamının sorumluluğudur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erdağ, Yusuf Tekin’i istifaya davet ederek şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu yaşananların siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. Şiddete karşı sessiz kalmayacağız, birlikte mücadele edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; güvenli okullar, güvenli bir gelecek demektir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:43:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-yerel-sen-genel-orgutlenme-sekreteri-erdag-dan-okul-saldirilarina-h161445.html">Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Erdağ&amp;#039;dan okul saldırılarına tepki: Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-yusuf-tekin-akp-nin-gordugu-ve-turkiye-ye-h161444.html</link>
		<title>Murat Emir: &amp;quot;Yusuf Tekin AKP&amp;#039;nin gördüğü ve Türkiye&amp;#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&amp;#039;dır, istifa etmelidir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, &quot;Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP&#039;nin gördüğü ve Türkiye&#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&#039;dır. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin&#039;in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM&#039;le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal&#039;le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırılarına ilişkin şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Siverek'teki olay bir gün önce gerçekleşmişti buradan konuşmuştuk, ilgililerin ciddiyetsizliğini söylemiştik. Bu suçu işleyen kişinin daha önceden paylaşım yaptığını ama dikkate alınmadığını, ciddiyetle takip edilseydi bunun bir erken sinyal olduğu görülseydi tedbirlerin rahatlıkla alınabileceğini, belki Siverek'teki olay önlenseydi Maraş'taki bu facianın hiç gerçekleşmeyeceğini öngörebiliriz. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Siverek'te bir gün önce gerçekleşen saldırıda görevini yapmayanlar, hafife alanlar, tepki gösteren öğretmenleri dinlemek yerine onlara gaz sıkan kolluk güçlerine emir vermek yerine anlaşılsaydı belki de bunca acı yaşanmayacaktı. Daha bir ay önce Fatma Nur öğretmenimizi eğitim şehidi olarak kaybettik. Okullarımız giderek bir şiddet yuvası olmaya başlamış durumda. Çok katmanlı, çok yönlü bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu, bu sorunun giderek büyüyeceğini, acile önlem almamız gerektiğini, bu sorunun nedenlerinden başlayarak çözüm yollarına ciddiyetle ulaşmamız gerektiğini söylüyoruz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizilerin, dijital içeriklerin, çocuklarımızın maruz bırakıldığı oyunların her birinin gözden geçirilmesi şart. Bu meselenin bir tane çözümü, bir sihirli değneği yok. Ama çok önemli, devletin mutlaka yapmış olması gereken birinci vazife okullardaki güvenlik önleminin alınması. Şimdiye kadar her olay gerçekleştiğinde biz soruyoruz, anlatıyoruz, gelin konuşalım diyoruz. Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok. Onlara baksanız her şey yolunda. Kanun tekliflerimizin, araştırma önergelerimizin hiçbiri kabul edilmedi. Soru önergelerimize zaman zaman cevap veriyorlar, cevapların da çoğu saçma sapan."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken 20 Kasım 2025 tarihinde bir kanun teklifi verdiklerini belirten Emir, "Biz bu teklife diyoruz ki okullara güvenlik elemanı alın, temizlik görevlisi, okul sağlığı hemşiresi alın. Bunlar çok önemli. 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi aldığınızda bunun bütçeye toplam maliyeti 224 milyar lira. Bu para bütçenin yüzde 2,5'i. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin dörtte birinden az. Bir aylık faiz giderinden az. Bu ülke, bu faizci iktidar her ay 300 milyar liranın üzerinde faiz ödeyen bir iktidardır. Bunlar için 'paramız yok' diyeler ayda 300 milyar lira faiz ödeyenlerdir. Cumhurbaşkanı bir yere gitse on binlerce polis takip ediyor. Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin. Bazılarının gözyaşı dökmeye hakkı yok" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu şiddeti körükleyen faktörlerin en başında şiddet kültürünün yerleşmesi geliyor. Bu şiddet dizilerde övülüyor. RTÜK ne yapıyor, muhalifleri takip ediyor. Sabahtan akaşama kadar ahlaka aykırı, şiddeti öven her türlü program, dizi yayınlanır. Bari TRT'de yapmayın. Saldırının olduğu saatlerde şiddet içerikli TRT dizilerinin reklamını yapıyorlardı. Acının siyaseti olmaz ama acıyı niye çektiğimizin siyaseti olur. Biz bu acılara neden maruz kalıyoruz? Okullarımız niye güvensiz? Niye kamu kaynaklarımızı okulların güvenliği için harcayacağınıza onun binlerce katını faizcilere peşkeş çekiyorsunuz diye sormayacak mıyız? Biz bunun için siyaset yapıyoruz. Siz ne için siyaset yapıyorsunuz; gemicikler için mi, zenginleşmek için mi, zengin ettiğiniz yandaşlarınız için mi yoksa yavrularımız için mi?&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP'nin gördüğü ve Türkiye'ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı'dır. Aslında muhtemeldir ki o bizim eleştirilerimizden mutlu oluyor çünkü cumhurbaşkanının şöyle bir huyu olduğunu biliyoruz; bir bakana ne kadar yüklenirsek o kadar yeri pekişiyor. Ama Cumhurbaşkanı'nın artık anlaması lazım. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin'in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM'le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal'le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur. 2026'nın ilk dört ayında sadece okullarımızda 14 şiddet olayı olmuş. 2023'ten sonra 6 öğretmenimiz, 10 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz okul sınırları içinde öldürülmüş."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Okullarımız şiddete teslim olmuş, çocuklarımız aç"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü ile Alanya'da çocuğa yönelik istismar eyleminde bulunduğu iddia edilen kişinin birlikte çekilmiş fotoğrafını gösteren Emir, "Urfa Milli Eğitim Müdürü böyle olunca Siverek'te bir şey oluyor ve bir şey yapmıyorsun. Ona bir şey yapmayınca Maraş'ta bir şey oluyor. Meselenin özü bu. Bakanlıkta yükselmenin adresi aynen FETÖ benzeri olduğu gibi&nbsp;Cihannüma Vakfına üye olmak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 23 Nisan kıyafet genelgesini gösteren Emir, "'23 Nisan'da açık veya aşırı olarak nitelendirebilecek kıyafetler istemiyorum' diyor. Senin 5-10 yaşındaki kız çocuklarının etek boyuyla, kıyafetiyle ne işin var? Okullarımız şiddete teslim olmuş, kapısında güvenlik görevlisi yok, kirli, çocuklarımız aç. Bunlarla uğraşacağı yerde çocukların etek boyuyla uğraşıyor. Bu akılla, bu çağ dışı kafayla mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Murat Emir, okulların güvenliği ile ilgili 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi verdiklerini hepsinin de iktidar tarafından reddedildiğini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:38:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-yusuf-tekin-akp-nin-gordugu-ve-turkiye-ye-h161444.html">Murat Emir: &amp;quot;Yusuf Tekin AKP&amp;#039;nin gördüğü ve Türkiye&amp;#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&amp;#039;dır, istifa etmelidir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitimde-siddete-karsi-seferihisarda-yuruyus-duzenlendiseferihisarda-yuruyus-duzenlendi-h161443.html</link>
		<title>Eğitimde şiddete karşı Seferihisarda yürüyüş düzenlendiSeferihisarda yürüyüş düzenlendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Seferihisar’da eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına dikkati çekmek amacıyla öğretmenler ve yurttaşlar yürüyüş düzenledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Seferihisar’da, Eğitim-Sen öncülüğünde düzenlenen “Eğitimde şiddete hayır” yürüyüşüne öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından gerçekleştirilen eylemde, katılımcılar yüzlerce metre uzunluğunda insan zinciri oluşturdu. İlçe halkı da araçlarından korna çalarak yürüyüşe destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşte yapılan açıklamalarda, okullarda ve eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek güvenli eğitim ortamlarının sağlanması gerektiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de yürüyüşe katılarak destek verdi. Yetişkin, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullarımızda güvenliğin sağlanması ve en temel hakkımız olan yaşam hakkının korunması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Eğitim kurumlarımıza yönelik hain saldırıları protesto etmek amacıyla, belediyemiz bünyesinde görev yapan tüm öğretmen, eğitmen ve antrenörlerimiz 2 gün boyunca derslere devam etmeyecektir. Evlatlarımız güvende değilse, bugünümüz de geleceğimiz de olmaz. Bunu konuşmadan hiçbir şeyi konuşamayız. Hayatını kaybeden çocuklarımızı ve öğretmenimizi rahmetle anıyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Başımız sağ olsun. Allah böyle bir acıyı bir daha kimseye yaşatmasın.”<br />
Yürüyüş, eğitimde şiddete karşı toplumsal farkındalık çağrısıyla sona erdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:25:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitimde-siddete-karsi-seferihisarda-yuruyus-duzenlendiseferihisarda-yuruyus-duzenlendi-h161443.html">Eğitimde şiddete karşı Seferihisarda yürüyüş düzenlendiSeferihisarda yürüyüş düzenlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/okullardaki-siddete-karsi-istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-eylem-yusuf-tekin-ozur-dileyerek-istifa-etmelidir-h161442.html</link>
		<title>Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda eğitim sendikası, öğretmen ve öğrenci, okullardaki şiddet olaylarına karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganının atıldığı eylemde, “Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir” açıklaması yapıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bir gün arayla önce Şanlıurfa’da, ardından Kahramanmaraş’ta okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırılara karşı tepkiler sürüyor. Yurdun pek çok bölgesinden eğitim sendikaları, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ses yükseltiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul’da da Sultanahmet’teki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda öğretmen ve öğrenci eylem yaptı. Eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi de destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Artık yeter, şiddete dur de. Yusuf Tekin istifa” yazılı pankart açılan eylem boyunca sık sık “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Öğrenci düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa” ve “Susma, haykır; şiddete hayır” sloganları atıldı. Grubun önü, sabah saatlerinde müdürlük önüne konulan barikatla kesildi. Öğretmenler burada bir süre oturma eylemi yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Baş sorumlu bakanlıktır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazırlanan ortak açıklamayı Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır okudu. Toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma ve kenara itilme ortamında şiddetin ortaya çıktığını belirten Bayındır, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir. Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yaşananlar kader değildir, tesadüf değildir. Siyasi iktidar eğitim alanını bilimsel, laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırmıştır. Tüm kurumlarda liyakat yerine sadakati esas alan bir idari yapıyı kurumsallaştırmıştır. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını zayıflatmıştır. Gençleri hayata bağlayacak, onları toplumsal bir özne haline getirecek politikalar yerine baskı, denetim ve dışlama üretmiştir. İşte bugün yaşadıklarımızın sebepleri bunlardır fakat bugün ne siyasi iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çıkıp bir özür diliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kimse hesap vermekten kaçamaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimse hesap vermekten kaçamaz. Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlamak, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı yaratmak en temel kamusal yükümlülüktür. Tüm okullar ve eğitim süreçlerinin tamamında şiddet kalıcı ve bütünlüklü olarak son bulmadan, sorumlular hesap vermeden alanları terk etmiyoruz. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerimizin yakınlarına başsağlığı, yarananlara acil şifalar diliyoruz. Acılarını yüreğimizin en derinlerinde hissediyoruz. Eğitim-Sen olarak eğitimin kamusal, demokratik ve eşitlikçi niteliğini savunmaya, okulları şiddetin değil, yaşamın ve özgürlüğün mekânları hâline getirmek için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:10:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/okullardaki-siddete-karsi-istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-eylem-yusuf-tekin-ozur-dileyerek-istifa-etmelidir-h161442.html">Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eski-tunceli-valisi-sonelin-gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-ferhat-guven-icin-yazdigi-resmi-yazi-ortaya-cikti-h161441.html</link>
		<title>Eski Tunceli Valisi Sonelin, Gülistan Doku soruşturması şüphelisi Ferhat Güven için yazdığı resmi yazı ortaya çıktı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltında bulunan Ferhat Güven ile ilgili, Ordu Valisi olduğu dönemde Tuncay Sonel tarafından yazıldığı belirtilen resmi yazı ortaya çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltında bulunan Ferhat Güven ile ilgili, Tunceli Valiliği'nin ardından atandığı Ordu Valiliği döneminde Tuncay Sonel tarafından yazılan resmi yazı ortaya çıktı. Yazıda, "Ferhat Güven, Tuncelimizde Terör örgütü PKK/KCK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı olmuştur. Güven, Tunceli Belediyesi'nde kayyum döneminde güvenlik birimlerinin referansıyla işe alınmıştır. Bizim dönemimizde de vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir" ifadeleri yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun&nbsp;Ocak 2020’de kaybolduğu dönemde Tunceli Valiliği yapan, ardından da&nbsp;Ordu Valiliği'ne atanan Tuncay Sonel'in, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin dosyanın şüphelilerinden Ferhat Güven ile ilgili yazısı ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, dönemin Ordu Valisi Sonel, 20 Nisan 2023 tarihli yazıyı, Ferhat Güven’in Tunceli’de “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasına gönderdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Güvenlik birimlerine yardımcı oldu”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vali Sonel imzasını taşıyan resmi yazıda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Mahkemenizin ceza dosyasında yargılanmakta olan sanık Ferhat Güven, Tuncelimizde terör örgütü PKK/KCK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı (Tunceli Emniyet Müdürlüğü - Güvenlik Şube Müdürlüğü) olmuştur.&nbsp;Ferhat Güven, güvenlik birimlerine yardımcı olduğu için Tunceli Belediyesinde (kayyum döneminde) güvenlik birimlerinin referansıyla işe alınmıştır. Bizim dönemimizde de (30 Haziran 2017 - 16 Haziran 2020) vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemenin yargılama sonucunda Güven’i “terör örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı ve&nbsp;dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli’de, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'yla ilgili soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler arasında Ferhat Güven'in yanı sıra Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel de bulunuyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:00:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eski-tunceli-valisi-sonelin-gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-ferhat-guven-icin-yazdigi-resmi-yazi-ortaya-cikti-h161441.html">Eski Tunceli Valisi Sonelin, Gülistan Doku soruşturması şüphelisi Ferhat Güven için yazdığı resmi yazı ortaya çıktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2026-e-ydts-basvurulari-basladi-h161440.html</link>
		<title>ÖSYM: 2026 e-YDTS başvuruları başladı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[2026 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) için başvuru süreci başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan duyuruya göre, 9 Mayıs 2026’da gerçekleştirilecek sınav; okuma, dinleme, konuşma ve yazma bölümlerinden oluşacak. Bilgisayar tabanlı yapılacak sınavla adayların Türkçe yeterlilikleri, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM) çerçevesinde B2, C1 ve C2 seviyelerinde değerlendirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav başvuruları, 16–28 Nisan 2026 tarihleri arasında alınacak. Adaylar, 16 Nisan saat 14.00’ten itibaren ÖSYM’nin sanalpos.osym.gov.tr adresi üzerinden başvuru yapabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav, Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’daki e-Sınav uygulama merkezlerinde gerçekleştirilecek. Kontenjanlar ise Ankara’da 652, İstanbul’da 200, İzmir’de 48 ve Adana’da 100 kişi ile sınırlı olacak. Başvurular, ödeme sırasına göre kontenjan doluluğu esas alınarak kabul edilecek. Kontenjanın dolması halinde sistem üzerinden yeni başvuru ve ödeme alınmayacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 14:45:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2026-e-ydts-basvurulari-basladi-h161440.html">ÖSYM: 2026 e-YDTS başvuruları başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bankoglu-cocuk-suclulugundaki-patlamanin-ve-okullardaki-guvenlik-zafiyetinin-bir-numarali-sorumlusu-olarak-gordugu-milli-egitim-bakani-ile-icisleri-bakanini-derhal-istifaya-cagirdi-h161439.html</link>
		<title>Bankoğlu, çocuk suçluluğundaki patlamanın ve okullardaki güvenlik zafiyetinin bir numaralı sorumlusu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanı ile İçişleri Bakanını derhal istifaya çağırdı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili ve TBMM Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu Üyesi Aysu
Bankoğlu, Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan vahşi saldırının
ardından sert bir açıklama yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BANKOĞLU: YÜREĞİMİZ YANIYOR, GELECEĞİMİZ KARARIYOR!<br />
‘ACININ SİYASETİ OLMAZ’ DİYENLER, BU CENDERENİN MİMARIDIR!<br />
Kahramanmaraş’ta 9 çocuğu okulda kaybettik. Yüreğimiz yanıyor; çocuklarımıza Allah’tan<br />
rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Bu yaşanana &amp;quot;münferit olay&amp;quot; diyemeyiz;<br />
çocukların okul bahçesinde şiddetin kurbanı olması, bu ülkenin en büyük utancıdır.<br />
Cumhurbaşkanı ve ortağı Bahçeli her facia sonrası aynı nakaratı okuyor: ‘Acının siyaseti<br />
olmaz’, ‘Siyaset malzemesi yapmayın’. Madenlerde canlarımızı yitiriyoruz, aynı cümle;<br />
depremde on binlerce insanımızı ihmallerinize kurban veriyoruz, aynı cümle; kadınlar<br />
katlediliyor, doktorlar, öğretmenler öldürülüyor, yine aynı cümleler. Açıkça ilan ediyoruz: Bu<br />
ölümlerin hepsi siyasetin tam göbeğindedir. AKP’nin ilmek ilmek işlediği o kokuşmuş adalet,<br />
eğitim ve aile politikalarının sonucudur bu. Cinayetin, tehdidin, gaspın normalleştirildiği;<br />
fikrini söyleyenin terörist ilan edildiği ama suç makinelerinin sokaklarda elini kolunu<br />
sallayarak gezdiği bir vaha yarattınız. Sizin Türkiye’yi içine soktuğunuz bu cendere,<br />
çocuklarımızı birer birer yutuyor!<br />
YOKSULLUK ÇOCUKLARI ÇETELERİN KUCAĞINA İTİYOR!<br />
Yoksulluk sınırının 106 bin 800 lira, açlık sınırının 33 bin lira olduğu bir ülkede, çocukların<br />
yeterli beslenemediği bu korkunç sefalet ortamında hangi huzurdan bahsediyorsunuz? Ailesi<br />
aç, kendisi umutsuz, sokaklarda ise her yaştan suçlunun cirit attığı bir ülkede; çocukları<br />
uyuşturucu çetelerinin, karanlık odakların insafına terk ettiniz. Uyuşturucunun her<br />
köşebaşında satıldığı, tanıdığı olanın yasaları rahatlıkla deldiği bu düzende en büyük zararı da<br />
en savunmasız olanlar, yani çocuklar görmektedir.<br />
SORUN GÜVENLİK POLİTİKALARI DEĞİL, SİSTEMATİK EĞİTİMSİZLEŞTİRMEDİR!<br />
Yaşanan bu felaketlerin ardından sunulan güvenlikçi yaklaşımlar çözüm değildir. Sorun<br />
sadece polisiye tedbirlerin veya güvenlikçi politikaların eksikliğiyle açıklanamaz. Bir ülkede<br />
yüz binlerce polis, bekçi, güvenlikçi varsa orada güvenliğe dair bir eksikliğin olduğu açıktır.<br />
Daha fazla güvenlikle bu sorunlara kalıcı çözümler üretilemez. Kaldı ki, Adli Sicil<br />
İstatistikleri’ne göre geçen yıl 497 bin 162 çocuk hakkında 683 bin 823 suç için Cumhuriyet<br />
Başsavcılıklarınca soruşturma yapıldı. Güvenliğe milyarlar yatırılan AKP Türkiye’sinde yüz<br />
binlerce çocuğun adli sisteme girmesi da sorunun güvenlikte olmadığını göstermektedir. Bu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Av. Aysu BANKOĞLU<br />
Bartın Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tel: 0 (312) 420 61 24-25<br />
E-posta: aysu.bankoglu@tbmm.gov.tr</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yaşananlar; yıllardır süregelen bilinçli bir eğitimsizleştirme hamlesinin, çocukları okuldan<br />
koparan politikaların, suç yapılarına ve çeteleşmeye bilerek göz yumulmasının ve devletin her<br />
kademesindeki denetimsizliğin acı bir ürünüdür. Çocukların yaşadığı bu korkunç süreci daha<br />
fazla güvenlikle değil, adaleti ve nitelikli eğitimi tesis ederek durdurabilirsiniz.<br />
ÇOCUKLARI SOKAKTAKİ VAHŞETE TESLİM ETTİNİZ!<br />
Türkiye’de yıllardır sistematik politikalarla eğitim bitirilmek istendi; eğitim sistemi MESEM adı<br />
altında çocuk işçiliği yuvasına çevrildi. Çocuklar okuldan, öğretmenden, rehberlikten koparılıp<br />
denetimsiz atölyelere, çetelerin hedefi olan sokaklara mahkum edildi. Nesilleri akıl ve bilim<br />
dışı metotlarla, ideolojik dayatmalarla zehirlediler. Bugün okullardan sokaklara taşan olaylar,<br />
basitçe bir psikolojik buhranla veya ailenin ilgisizliğiyle değerlendirilemez. Planlı, tasarlanarak<br />
işlenen cinayetlerden söz ediyoruz.<br />
BAKANLAR DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!<br />
Okulların güvenliğini sağlayamayan, çocukları suça ve uyuşturucuya karşı koruyamayan,<br />
eğitim sistemini çökerten bir Milli Eğitim Bakanı o koltukta bir dakika bile oturmamalıdır!<br />
Sokakları çetelere, uyuşturucu baronlarına teslim eden, çocuk suçluluğuna sadece seyirci<br />
kalan bir İçişleri Bakanı bir dakika bile o koltukta bulunamaz. Bu bir ülke adına büyük bir<br />
utançtır. Çocukların kanı üzerinden &amp;quot;siyaset yapmayın&amp;quot; sözlerini kabul etmiyoruz. Sizin<br />
yarattığınız bu çürümüş düzenin, bu siyasi bataklığın hesabını sormadan hiçbir şey<br />
değişmeyecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:45:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bankoglu-cocuk-suclulugundaki-patlamanin-ve-okullardaki-guvenlik-zafiyetinin-bir-numarali-sorumlusu-olarak-gordugu-milli-egitim-bakani-ile-icisleri-bakanini-derhal-istifaya-cagirdi-h161439.html">Bankoğlu, çocuk suçluluğundaki patlamanın ve okullardaki güvenlik zafiyetinin bir numaralı sorumlusu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanı ile İçişleri Bakanını derhal istifaya çağırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirganinin-babasi-2-aydir-psikologa-goturuyordum-silaha-meraki-son-1-ayda-basladi-poligona-goturdum-atis-yaptirdim-h161438.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırganının babası: 2 aydır psikoloğa götürüyordum, silaha merakı son 1 ayda başladı, poligona götürdüm, atış yaptırdım</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli&#039;nin babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı. Mersinli, oğlunu son iki aydır psikoloğa götürdüğünü, son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındığını, silaha ilgisinin yaklaşık bir ay önce başladığını belirterek, oğlunu Pazartesi günü poligona götürüp atış yaptırdığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokokulu'nda silahlı saldırı gerçekleştiren ve 9 kişinin ölümüne neden olan 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin babası emniyet mensubu Uğur Mersinli tutuklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba&nbsp;Uğur Mersinli, ifadesinde, oğlu İsa Aras Mersinli'nin olay kapsamında kullandığı silahların ve mermilerin kendisine ait olduğunu söyledi. Kendisine ait 7 tane taşıma ruhsatlı silah, 2 tane de av tüfeği bulunduğunu söyleyen Baba Mersinli, şöyle ifade verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunlar da mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kendisine ait VPN'i bile varmış"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2 aydır uzman psikoloğa götürüyordum"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını gördüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öncesinde silah merakı yoktu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oğlumun öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık 1 ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifoniyerin üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana Amerika’da herkesin silah alabildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Pazartesi günü poligona götürdüm"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledim. Bu konuşma geçtiğimiz hafta Perşembe ya da Cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu, ne konuştuğunu anlamazdım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilerine karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, seni hor gören arkadaş ya da öğretmeni olup olmadığını sorardım ancak kendisi bana 'hayır öyle bir şey yok' derdi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:30:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirganinin-babasi-2-aydir-psikologa-goturuyordum-silaha-meraki-son-1-ayda-basladi-poligona-goturdum-atis-yaptirdim-h161438.html">Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırganının babası: 2 aydır psikoloğa götürüyordum, silaha merakı son 1 ayda başladı, poligona götürdüm, atış yaptırdım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halide-turkoglu-gulistan-doku-olayi-bu-ulkenin-kollugunun-yargisinin-kurumlarinin-nasil-coktugunun-bir-kez-daha-gostergesi-olmustur-h161437.html</link>
		<title>Halide Türkoğlu: Gülistan Doku olayı bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmelere ilişkin, &quot;Adı geçen isimler altı yıldır adalet arayışında olan kadınların haykırdığı isimlerdir. Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı. Dosyaya yapılan olası müdahaleler bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, her kişi yargılanmalıdır. Bizler sadece Gülistan&#039;ın akıbetinin açığa çıkmasıyla yetinmeyeceğiz. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki Gülistan Doku olayı açıklanan bilgiler aynı zamanda bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, "Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybettirildi. Aradan geçen 6 yıl boyunca hem Gülistan'ın ailesi hem arkadaşları hem de kadın örgütleri bıkmadan usanmadan Gülistan'ın akıbetini sordu. Muzur Nehri'nden kampüse, Dersim sokaklarından ülkenin dört bir yanına binlerce kadın alanlarda, sokaklarda 'Gülistan Doku nerede' diye haykırdı. Gülistan'ın akıbetini soranlar işkence ile gözaltına alındı. 'Gülistan Doku nerede sorusu' dava dosyalarına suç olarak girdi. Bugün gelinen aşamada Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yeni bir aşamaya geçilmiştir. Öncelikle şunu özellikle belirtmeliyim ki açığa çıkan bu gelişmeler bizler açısından kadınların ısrarlı mücadelesi mücadelesinin bir sonucudur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Gülistan Doku'nun akıbetine yönelik gelişmeleri sanki yeni açığa çıkmış gibi değerlendirmenin eksik kalacağını belirterek "O yüzden açığa çıkan değil de şimdiye kadar saklanan, açıklanmayan ancak bugün biz kadınların ısrarlı mücadelesi sonucunda ortaya çıkan gelişmeler olarak değerlendiriyoruz çünkü bizler ilk günden beri bu olayda birileri korunuyor dedik. Dersim gibi yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bir yerde MOBESE kayıtlarına, HTS kayıtlarına ulaşılamamasının imkansız olduğunu söyledik. Nitekim aile ve avukatları defalarca kez soruşturma kapsamında açılan dosyada soruşturmanın yönlendirilmiş olabileceğine, birilerinin korunmasına dönük olayın örtbas edileceğine ilişkin ciddi iddialar çelişkili bilgiler olduğunu belirtti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku için altı yıldır sürdürülen adalet mücadelesi sonucunda olayla bağlantısı olduğu gerekçesiyle 13 kişi gözaltına alındığına işaret eden Türkoğlu, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adı geçen isimler altı yıldır adalet arayışında olan kadınların haykırdığı isimlerdir. Gülistan'ın ailesinin, arkadaşlarının 'Soruşturulsun, gözaltına alınsın' dedikleri isimlerdir. Bakın ailenin avukatı açıklama yapıyor. Gülistan'ın kullandığı telefonun SIM kartı bir polisin telefonuna takılıyor. Gülistan'ın mesajlaşmaları, sosyal medya paylaşımları siliniyor. Gülistan'ın SIM kartının 13 gün sonra bir polisin telefonuna takıldığı bilgisi ulaşılamayacak bir bilgi mi? Hattın açık olup olmadığı anlaşılamayacak kadar zor bir bilgi mi? Ailenin avukatı dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında şikayette bulunduklarını söylüyor. Olayla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Buna rağmen bu kişi hakkında detaylı bir soruşturma yürütülmediği ortaya çıkmıştır. Gülistan'ı öldürdüğü iddia edilen Mustafa Türkay Sonel ve adı geçen sanıklar hakkında etkin bir yargılama süreci yürütülememiştir. Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı. Dosyaya yapılan olası müdahaleler bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, her kişi yargılanmalıdır. Bizler sadece Gülistan'ın akıbetinin açığa çıkmasıyla yetinmeyeceğiz. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki Gülistan Doku olayı açıklanan bilgiler aynı zamanda bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur. Şimdi tüm bunlardan hareketle şunu elbette ki söyleyeceğiz. Bu gelişmelerin açıklanması er ya da geç adaletin yerine gelmesi açısından elbette ki önemlidir. Ancak açıklanan her bir detay aynı zamanda bu ülkede organize suç şebekelerinin nasıl oluştuğunu, bu şebekelerin cezasızlık zırhıyla nasıl korunduğunu da ortaya koymaktadır. İşin içerisinde kentin valisi var, polisi var, güvenliği var, kurumu var, devletin tüm kurumlarının işbirliği ile bir suçun nasıl örtülebileceğinin resmi bu olayda bir kez daha açığa çıkmıştır. Bunun adı özel savaştır. Çeteler eliyle yürütülen bir özel savaş yöntemi Gülistan'ı ve daha nice genç kadını ailesinden, arkadaşlarından, yaşamından alıkoymuştur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Gülistan'ın en yakın arkadaşı olan ve 2024 yılında Hasan Barajı'nda Rojvelat Kızmaz'ın da cansız bedenine ulaşıldığına işaret ederek "Açığa çıkan bilgiler doğrultusunda Rojvelat Kızmaz'ın ölümü ayrıntılı bir şekilde soruşturulmalıdır. Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku dışında, Rabia Naz, Nadira Kadirova, Yeldana Kahraman, Rojin Kabaiş ve diğer birçok cinayetin faillerinin bugün bulunamamasının sebebinin cezasızlık zırhından kaynaklandığını söyleyen Türkoğlu, "Bu bahsettiğim isimlerin tamamı ilk elden intihar süsü verilen kadınlardır, çocuklardır. Bu cinayetleri işleyen faillerin arkasında ya bir devlet yetkilisi ya iktidara yakınlığıyla bilinen bir siyasetçi ya da yargıda bir tanıdığı oluyor. Hele ki cinayetin faili, gücü, yetkiyi, makamı elinde tutan kişi ise tamamen korunma zırhına büründürülüyor. Rabia Naz katledildiğinde 11 yaşındaydı. İlk andan itibaren intihar süsü verilmek istendi ancak baba Şaban Vatan ısrarla kızına bir araba çarptığını ve dönemin AKP Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli ve siyasi yerel bağlantılar üzerinden dosyanın kapatıldığı söyleyerek yıllarca adalet aradı" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Rojin Kabaiş dosyasında yaşanan gelişmelerde de bir cinayetin üzerinin nasıl örtülmek istendiğini hep birlikte gördük"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Nadira Kadirova'nın da bakıcı olarak çalıştığı AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal'ın Ankara'daki evinde ölü bulunduğuna değinerek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadirova'nın yakın bir arkadaşı olaydan önce genç kadının kendisine milletvekili Ünal'ın tacizine uğradığını ve kendini öldürmeyi düşündüğünü söylediğini belirtmesine rağmen olay intihar olarak kayıtlara geçti. Rojin Kabaiş dosyasında yaşanan gelişmelerde de bir cinayetin üzerinin nasıl örtülmek istendiğini hep birlikte gördük. Gülistan'ı katlederek kaybettiren zihniyet Rojin'in ölümüne intihar diyerek cinayetin üzerini örtmek istedi. Yine kamuoyunda çokça konuşulan bir dava bugün duruşması da yapılmaktadır. Bu dava Narin Güran cinayeti davasıdır. Kamuoyunda vicdan ve adalet açısından tartışılan bir yargılama süreci olmaya devam etmektedir. Bizler adaletin sağlanmasını istiyoruz. Adaletin sağlanması için adil bir yeniden yargılamaya ihtiyaç olduğu tüm kamuoyunda tartışılan bir mesele haline gelmiştir. İşte tüm bunlar adaletin, yargı kurumlarının, kamu kurumlarının nasıl çöktüğünün göstergesidir. Çete-mafya-yargının nasıl el ele bir sistem kurduğunun göstergesidir. 6 yıl önce çözülmesi gereken bir davada gerçekler kısmen de olsa altı yıl sonra açığa çıkıyorsa burada çürümüş bir yargı sistemi vardır. Çeteleşmiş bir düzen vardır. Altı yıldır bu toplumun Gülistan'ın ailesinin, arkadaşlarının, kadınların yargı makamının nasıl yanıltıldığına şahitlik ettik. En önemli delillerin dahi nasıl gizlendiğini, gerçek faillerin kamu gücünü kullanarak nasıl korunduğunu bir kez daha gördük. Şimdi Adalet Bakanı 'Ucu nereye değerse değsin' diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Uygulanmayan yasalar vardır ve tüm bunlardan siyasi iktidar sorumludur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben özellikle söylüyorum. Bunun ucu erkek yargıya değecek. Çürüyen adalet sistemine değecek, dönemin valisine değecek. 'Gülistan nerede?' diye soranları yargılayanlara gözaltına alanlara değecek. Karda, kışta, yağmurda bıkmadan, usanmadan kızlarının akıbetini soran, Gülistan'ın annesini, ablasını sürükleyerek gözaltına alanlara susturmak isteyenlere değecek, değmelidir de. Hiçbir kadının ölümü şüpheli değildir. Bu ölümlerin arkasında erkek şiddeti, devlet şiddeti vardır. Korumayan, kollamayan erkek yargı vardır. Cezasızlık politikaları vardır. Uygulanmayan yasalar vardır ve tüm bunlardan siyasi iktidar sorumludur. Bugün yapılması gereken, tüm bunları gören bir yerden kadınların sesine kulak vermektir. Kadınları koruyan, kollayan yasal düzenlemeleri hayata etkin bir şekilde geçirmektir. İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:18:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halide-turkoglu-gulistan-doku-olayi-bu-ulkenin-kollugunun-yargisinin-kurumlarinin-nasil-coktugunun-bir-kez-daha-gostergesi-olmustur-h161437.html">Halide Türkoğlu: Gülistan Doku olayı bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmerdan-sosyal-medya-cagrisi-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz-h161436.html</link>
		<title>İngiltere Başbakanı Starmerdan sosyal medya çağrısı: Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin artan endişelere dikkati çekerek, &quot;Bugün, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’taki üst düzey yöneticileri sorumluluk almaya çağırıyorum. Çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere'de 16 yaş altının sosyal medya kullanımını engelleme ya da kısıtlama uygulama planıyla ilgili çalışmalar yürüten İngiltere Başbakanı Starmer'den, Türkiye’de iki gün üst üste gerçekleşen ve dünyanın gündemine oturan okul saldırılarının ardından dikkati çeken bir açıklama daha geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stramer,&nbsp; sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımında, "Sosyal medyanın çocuklarının güvenliği üzerindeki etkisi konusunda ebeveynlerin endişeli olduğunu biliyorum. Haklı olarak hızlı adımlar atılmasını bekliyorlar.&nbsp;Bugün, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’taki üst düzey yöneticileri sorumluluk almaya çağırıyorum.&nbsp;Çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:46:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmerdan-sosyal-medya-cagrisi-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz-h161436.html">İngiltere Başbakanı Starmerdan sosyal medya çağrısı: Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-ilhan-tasci-haftanin-7-gunu-televizyonlarda-mafya-temali-diziler-ekrana-geliyor-h161435.html</link>
		<title>RTÜK Üyesi İlhan Taşcı: Haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin, “Bu tür olaylar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olsa da televizyon ve dijital platformlarda yer alan içeriklerin etkisi göz ardı edilmemelidir. Şu anda Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da yoğun şiddet içerikli dizi yayınlanmakta. Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. İfade özgürlüğü korunmak kaydıyla, toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiği açıktır” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada televizyon dizilerine dikkati çekti. Türkiye’de televizyonlarda neredeyse her gün mafya dizilerinin gösterildiğini belirten Taşcı, "İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan son okul saldırıları, şiddetin toplumsal boyutlarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bu tür olaylar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olsa da televizyon ve dijital platformlarda yer alan içeriklerin etkisi göz ardı edilmemelidir. Özellikle televizyonun çok daha geniş ve kolay erişilebilir kitle iletişim aracı olması, bu alandaki içeriklerin etkisini daha da kritik hâle getirmektedir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerekir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son yıllarda mafya temalı dizilerin yaygınlaştığına, tek bir bölümde 20-30 kişinin aynı anda öldürüldüğü toplu şiddet sahnelerinin şiddetin olağanlaştırılması ve sıradanlaştırılması riskini beraberinde getirdiğine işaret eden Taşcı, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Her gün ekranlar kana bulanıyor. Şu anda Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da yoğun şiddet içerikli dizi yayınlanmakta. Öyle ki hafta sonları da bu dizilerin tekrarlarına yer veriliyor. Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. Bu durum özellikle çocuklar ve gençlerin sürekli bu içeriklere maruz kalmasına ve oradaki tipleri kendilerine rol model almalarına neden olabiliyor. Silah kullanımının yoğun ve açık biçimde gösterilmesi, suç figürlerinin zaman zaman meşrulaştırılması ve hatta kahramanlaştırılması özellikle çocuklar ve gençler açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çerçevede, medya içeriklerinin toplumsal ve ruhsal etkilerinin; çocuk psikiyatrisi, çocuk-ergen psikolojisi ve psikiyatri alanlarında uzmanların katkısıyla, bilimsel ve çok disiplinli bir yaklaşımla ivedilikle incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerekir. RTÜK’ün bugüne kadar ki uygulamalarının, tersi yönde olduğu da aldığı kararlarla ortadadır. İfade özgürlüğü korunmak kaydıyla, toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiği açıktır. Her düzenlemenin ve içeriğin toplum sağlığını öncelemesi şarttır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak; senaristinden yapımcısına, yayıncısından denetim yapan RTÜK’e kadar her kesime görev ve sorumluluk düşmektedir. Geleceğimizin karartılmaması, çocuklardan katil yaratmamak için herkes üzerine düşeni acilen yapmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:30:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-ilhan-tasci-haftanin-7-gunu-televizyonlarda-mafya-temali-diziler-ekrana-geliyor-h161435.html">RTÜK Üyesi İlhan Taşcı: Haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasinda-yeniden-yargilanan-sanik-nevzat-bahtiyara-17-yil-hapis-cezasi-verildi-h161434.html</link>
		<title>Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan sanık Nevzat Bahtiyar&apos;a 17 yıl hapis cezası verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Narin Güran cinayetinin tutuklu sanıklarından Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılandığı davada mahkeme, sanık Nevzat Bahtiyar’ın &quot;nitelikli kasten öldürme suçuna yardım&quot; suçundan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır'da 8 yaşında öldürülen Narin Güran cinayeti tutuklu sanıklarından Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılandığı dava,&nbsp;Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, Narin’in babası Arif Güran ile Güran ailesinin yakınları, sanık Nevzat Bahtiyar ile yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma salonuna ayrıca çok sayıda jandarma ve polis çevik kuvvet ekibi yerleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Narin Güran davasında aile avukatlarının reddihakim talebini değerlendiren Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 'hakimin tarafsızlığını șüpheye düșürecek' bir neden bulunmadığını belirterek, talebin reddine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Güran cinayeti davasında tekrar hakim karşısına çıkan Nevzat Bahtiyar için savcı mütalaasını yineledi. Mütalaada, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaaya karşı söz verilen sanık vekili Avukat Adnan Ataş, "Soruşturma sürecinde Güran ailesi üyeleri tarafından yapılması gereken şey kolluğa yardım sağlamak, gereken bilgi ve desteği sağlamaktı. Ancak soruşturma aşamasında verilen çelişkili ifadeler ve kolluğu yönlendirme neticesinde bu soruşturma karmaşık bir hal almıştır. Kolluğun yönlendirilmesi noktasında müvekkilin herhangi bir dahli söz konusu değildir, dosya içerisinde böyle bir bulgu yer almamaktadır. Salim Güran ifadeleriyle olay günü kendini köyden uzaklaştırmaya çalışmış, bulunduğu yer ile ilgili 4 farklı ifade vermiştir. Nevzat Bahtiyar’ın diğer sanıklarla bir eylem ve fikir birliği içerisinde olması söz konusu değildir. Müvekkilin, diğer sanıklara cinayetten önce yardım ettiğine ya da vaatte bulunduğuna dair dosya içerisinde bir tespit de mevcut değildir" savunmasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık vekili Avukat Ali Eryılmaz ise şu savunmayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"19 gün boyunca bütün Tavşantepe üç maymunu oynadı. Delilleri karartan, jandarmayı yanlış yönlendiren maktül Narin'in akrabalarıydı. Nevzat ile ilgili tek bir delil var o da kameraya yansıyan kırmızı bir araba görüntüsü, başka hiçbir şey yok. 'O araba benim değil' deseydi, kim nereden bilecekti? Plakası belli değil, modeli belli değil. 'Oltayı aldım balık tutmaya gittim' deseydi ne yapacaklardı? Nevzat, 'araba benim, cansız bedeni götürdüm gömdüm' dedi, bildiği her şeyi açık açık anlattı. Diyelim ki Nevzat katletti Narin'i, bütün köy Nevzat'ı korumak için mi mesajları sildiniz? Yangınları çıkarma sebebiniz Nevzat Bahtiyar’ı korumak için miydi? Nevzat Bahtiyar’ı bu kadar seviyor muydunuz? Önceki mahkeme PSA'nın incelenmesini ilk biz istedik. Narin'in avucundan çıkan saç kılları için ilk talepte bulunan bizleriz. Biz bu talepleri istedik ancak bizim de bütün taleplerimiz reddedildi. Gerçek failler ortaya çıksın diyen taraf olarak reddilen bütün taleplere ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığına ayrıca talepte bulunduk. Eğer amaç maddi gerçeği bulmaksa yol açık, şimdiye kadar hangisini yaptınız?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Bahtiyar: "Bana iftira attılar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık&nbsp;Nevzat Bahtiyar da kendisine iftira attıklarını iddia ederek, hakkındaki suçlamaları reddetti. Bahtiyar, "Bana 'Parça parça et kaybet' diyen Salim Güran'dı. Bunu benim üzerime attılar, bu benim düşüncem değil. Salim Güran tepenin üstünden beni çağırdı. O önden gidiyordu ben arkasından. Nereye gideceğimizi de bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yoktu. Silahla tehdit etti beni, mecbur kaldım, kendi rızamla götürmedim" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar öncesi son sözü sorulan Nevzat Bahtiyar, "Cinayetle hiçbir alakam yok. Beni çağıran Salim Güran'dı. Oğlumu ve beni tehdit ettiler. Keşke böyle olmasaydı, pişmanım" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Güran: "Keşke ben ölseydim, bu mahkeme salonunda konuşmasaydım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Narin'in babası&nbsp;Arif Güran da şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sayın Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak? Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz? Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur? Yoksa zamanınız mı yoktur sayın Başkan? Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor? Niye PSA araştırılmıyor? Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz, öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak? (Nevzat Bahtiyar'ı göstererek) Bu namussuz benim kızıma ne yapmış, 'Ben isteseydim paramparça ederdim' diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor sayın Başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar için ara verildi&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya karar için ara verildi.&nbsp;Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti,&nbsp; aranın ardından kararını açıkladı.&nbsp;Mahkeme, sanık Nevzat Bahtiyar’ın "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargıtay bozmuştu&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Aralık 2024’teki karar duruşmasında, Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar'a "suç delillerini yok etme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucu Bahtiyar hakkındaki kararı bozmuş, Bahtiyar'ın, "öldürmeye yardım etmek suçundan" yargılanmasına hükmetmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:18:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasinda-yeniden-yargilanan-sanik-nevzat-bahtiyara-17-yil-hapis-cezasi-verildi-h161434.html">Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan sanık Nevzat Bahtiyar&apos;a 17 yıl hapis cezası verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ihracatinin-yuzde-623unu-buyuk-olcekli-girisimler-h161433.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet ihracatının yüzde 62,3ünü büyük ölçekli girişimler yaptı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) 2024 yılı &quot;Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri&quot;ne göre,  hizmet ihracatının yüzde 62,3’ünü, hizmet ithalatının ise yüzde 56&#039;sını büyük ölçekli girişimler gerçekleştirdi. Toplam 60 milyar 913 milyon dolarlık hizmet ihracatında 40 milyar 252 milyon dolar ile ulaştırma ve depolama faaliyetleri ilk sırada yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2024 yılına ilişkin "Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri"ni açıkladı. Buna göre, hizmet ihracatının yüzde 8,7'sini yapan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, toplam hizmet ihracatı yapan girişimlerin yüzde 74,3'ünü oluşturdu. Çalışan sayısı 10-49 kişi olan küçük ölçekli girişimlerin hizmet ihracatındaki payı yüzde 12,3 iken 50-249 kişi olan orta ölçekli girişimlerin ihracattaki payı yüzde 16,4 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İthalat yapan girişimlerin sayıca yüzde 4,6’sını oluşturan büyük ölçekli yapılar, toplam ithalatın yüzde 56’ını gerçekleştirdi. Hizmet ithalatı yapan girişimlerin yüzde 53,2'sini oluşturan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, hizmet ithalatının yüze 7,9'unu yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma ve depolama ihracatta ilk sırada</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplamda 60 milyar 913 milyon dolar olan hizmet ihracatının 40 milyar 252 milyon dolarını ulaştırma ve depolama faaliyetindeki girişimler gerçekleştirirken, bilgi ve iletişim faaliyetindeki girişimlerin hizmet ihracatı 5 milyar 906 milyon dolar olarak geçekleşti. Hizmet ihracatında 4 milyar 284 milyon dolar imalat sanayiindeki girişimler tarafından yapılırken ana faaliyeti finans ve sigorta olan girişimlerin hizmet ihracatı 2 milyar 929 milyon dolar oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">48 milyar 462 milyon dolarlık toplam hizmet ithalatının 12 milyar 752 milyon doları imalat sanayi girişimlerince yapıldı. Bunu, 9 milyar 660 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret girişimleri izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancı kontrollü girişimlerin bilgi ve iletişimdeki payı yüksek</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizmet ticaretinin kontrol yapısı incelendiğinde, taşımacılık ihracatının yüzde 90,2’si Türkiye kontrollü girişimlerce yapıldı.&nbsp;Hizmet ihracatının yüzde 18,8'ini, ithalatının ise yüzde 32,0'ını yabancı kontrollü girişimler yaptı. Diğer iş hizmetleri ihracatında Türkiye kontrollü girişimlerin payı yüzde 58,1 iken yabancı kontrollü girişimlerin payı yüzde 41,9 oldu. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri ihracatının yüzde 51,4'ü ve ithalatının yüzde 32,3'ü yabancı kontrollü girişimler tarafından yapıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:00:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ihracatinin-yuzde-623unu-buyuk-olcekli-girisimler-h161433.html">TÜİK: Hizmet ihracatının yüzde 62,3ünü büyük ölçekli girişimler yaptı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-23-gun-basladi-ekrem-imamoglu-kahramanmarastaki-h161432.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 23. gün başladı... Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraştaki okul saldırısı için konuştu: Bugün yas günü, içim yanıyor, başımız sağ olsun</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 23. günü devam ediyor. Duruşma salonuna gelişinde izleyicilere seslenen İmamoğlu, “Bugün yas günü, başımız sağ olsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. Öğretmenimize de… Büyük acı yani. Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, dünden beri içim yanıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 23. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler alkışlarla, "Başkanım günaydın", "Seni çok özledik" şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, kendisini alkışlarla karşılayan izleyiciye seslenerek, "Bugün yas günü, başımız sağ olsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. Öğretmenimize de… Büyük acı yani. Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, dünden beri içim yanıyor. Ayrıntıları dün akşam öğrenebildim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yakın koruması Mustafa Akın’ın avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:44:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-23-gun-basladi-ekrem-imamoglu-kahramanmarastaki-h161432.html">İBB Davası&amp;#039;nda 23. gün başladı... Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraştaki okul saldırısı için konuştu: Bugün yas günü, içim yanıyor, başımız sağ olsun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/derik-devlet-hastanesi-bashekimi-ve-sekreterine-yonelik-darp-olayinda-2-gozalti-h161431.html</link>
		<title>Derik Devlet Hastanesi başhekimi ve sekreterine yönelik darp olayında 2 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mardin Derik Devlet Hastanesi Başhekimi Aziz Zilan ve sekreteri Zeynep Oktay, işten çıkarılan bir şirket çalışanının yakınları tarafından hastanede darbedildi. Şüpheli baba ve oğlu gözaltına alındı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Olay dün sabah saatlerinde Mardin Derik Devlet Hastanesi'nde meydana geldi. İddialara göre işten çıkarılan bir personelin babası T.E. ve ağabeyi A.Ü.E, başhekimlik önüne geldi. Çıkan tartışma kavgaya dönüştü, olayda&nbsp;Devlet Hastanesi Başhekimi Aziz Zilan ve sekreteri Zeynep Oktay darbedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırının ardından başlatılan inceleme kapsamında şüpheli baba ve oğlu emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili adli süreç devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başhekim Aziz Zilan, ifadesinde şunları kaydetti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Odamın kapısından sesler duydum. Kapıyı açtığımda güvenlik görevlisi, şahısları içeri girmemeleri için tutmaya çalışıyordu. O sırada odaya zorla girdiler. T.E. küfür ederek, 'Sen nasıl Kenan'ı işten çıkartıyorsun' diyerek bağırmaya başladı. Benim işten çıkartmayla alakam yok dediğim sırada bana yumruk attı. Arada sekreterimiz Zeynep Hanım olduğu için yumruk ona geldi. Bu sırada 'Sana Derik'i dar edeceğim' diyerek tehditlerde bulunuyordu. Kendisine personelin şirket elemanı olduğunu, verilen işleri yapmadığı için hakkında soruşturma açıldığını ve şirketin onu işten çıkardığını söyledim. Bana hakaret eden, tehdit eden ve darbetmeye çalışan şahıslardan şikayetçiyim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başhekim sekreteri Zeynep Oktay ise ifadesinde şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"T.E. güvenliklerin elinden kurtularak Aziz Bey’e yumruk salladığı anda ben araya girdim ve yumruk benim sol koluma geldi. Olayın şokuyla kötüleştim. Başhekim hocamıza vurmak isterken beni darbeden şahıslardan şikayetçiyim."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:23:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/derik-devlet-hastanesi-bashekimi-ve-sekreterine-yonelik-darp-olayinda-2-gozalti-h161431.html">Derik Devlet Hastanesi başhekimi ve sekreterine yönelik darp olayında 2 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/macaristanin-yeni-basbakan-magyar-basbakanlik-ofisi-karmeliter-sarayi-yerine-parlamentoya-yakin-bakanlik-binalarindan-birine-tasinacak-h161430.html</link>
		<title>Macaristan&apos;ın yeni Başbakan Magyar: Başbakanlık Ofisi, Karmeliter Sarayı yerine Parlamentoya yakın bakanlık binalarından birine taşınacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Macaristan&#039;ın yeni Başbakanı Peter Magyar, Tisza hükümeti döneminde Başbakanlık Ofisi’nin, Viktor Orban için tahsis edilen Karmeliter Sarayı yerine Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birine taşınacağını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Macaristan'ın yeni Başbakanı Peter Magyar, Tisza hükümeti döneminde Başbakanlık Ofisi’nin, Viktor Orban için tahsis edilen Karmeliter Sarayı yerine Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birine taşınacağını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Macaristan'ın yeni Başbakanı Magyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Tisza hükümeti döneminde, Başbakanlık Ofisi, Viktor Orban’ın kendisi için kurduğu Kale Bölgesi’ndeki Karmeliter Sarayı’nda değil, Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birinde yer alacak" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:05:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/macaristanin-yeni-basbakan-magyar-basbakanlik-ofisi-karmeliter-sarayi-yerine-parlamentoya-yakin-bakanlik-binalarindan-birine-tasinacak-h161430.html">Macaristan&apos;ın yeni Başbakan Magyar: Başbakanlık Ofisi, Karmeliter Sarayı yerine Parlamentoya yakın bakanlık binalarından birine taşınacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-cumhuriyet-bassavciligi-failin-bilgisayarinda-buyuk-bir-eylem-gerceklestirecegine-dair-bir-belge-bulundu-h161429.html</link>
		<title>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı: Failin bilgisayarında &apos;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&apos; dair bir belge bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş&#039;ta Ayser Çalık Ortaokulu’na yönelik düzenlenen ve bir öğretmen ile 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının failinin bilgisayarında yapılan incelemelerde, &quot;saldırının önceden planlandığına dair emarelere ulaşıldığı ve bilgisayarında &#039;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&#039; dair 11 Nisan 2026 tarihli bir belge bulunduğunu&quot; açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma hakkında açıklama yaptı.&nbsp;Olayın ardından resen soruşturma başlatıldığını belirten Başsavcılık, süreci yürütmek üzere 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 10 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, failin olay yerinde ölü olarak ele geçirildiğini belirterek,&nbsp;"Failin gerçekleştirdiği eylem neticesinde bir öğretmen ve sekiz öğrenci olmak üzere toplam 9 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, altısı hayati tehlikesi devam etmek üzere toplam on üç öğrencinin ise yaralandığı, failin ise olay yerinde ölü olarak ele geçirildiği anlaşılmıştır. Vefat eden vatandaşlarımızın ölü muayene ve otopsi işlemleri tamamlanarak definleri yapılmak üzere ailelerine teslimleri sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fail tarafından kullanılan 5 adet tabancanın kriminal incelemesinin ardından, silahların failin babası olan Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli adına ruhsatlı olduğu tespit edildiğini aktaran Başsavcılık, şüpheli Uğur Mersinli'nin gözaltına alınarak ifadesine müteakiben tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiğini ve Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığını bildirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Terör bağlantısı bulunmadığı ön kanaatine varılmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Failin evinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulduğunu belirten Başsavcılık, bilgisayar üzerinde yapılan incelemelerde saldırının önceden planlandığına dair emarelere ulaşıldığını bildirdi. Açıklamada, "Dijital materyallerde gerçekleştirilen incelemelerde failin bilgisayarında, yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair 11 Nisan 2026 tarihli bir belge içeriğine ulaşılmıştır" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut deliller ışığında saldırının bir terör bağlantısının bulunmadığını ifade eden Başsavcılık, eylemin "bireysel" olduğu ön kanaatine varıldığını kaydetti. Başsavcılık, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mevcut deliller itibarıyla eyleme ilişkin herhangi bir terör bağlantısı tespit edilememiş olup eylemin failin bireysel olarak gerçekleştirdiği bir eylem olduğu ön kanaatine varılmıştır. Olaya ilişkin daha önce alınan yayın yasağı kararına rağmen provokatif paylaşım yapan hesaplara yönelik olarakta gerekli adli işlemler başlatılmıştır. Soruşturma çocuklarımızı bazı olumsuz eylemlere yönlendirmeye çalışan dijital platformlarda incelenmek üzere tüm yönleri ile ve derinleştirilerek sürmektedir. Bu aşamada yürütülen soruşturmaya yönelik resmi ve yetkili makamlarca<br />
gerçekleştirilen açıklamalar dışındaki paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Olayla ilgili soruşturma tüm boyutları ve titizlikle yürütülmektedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:47:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-cumhuriyet-bassavciligi-failin-bilgisayarinda-buyuk-bir-eylem-gerceklestirecegine-dair-bir-belge-bulundu-h161429.html">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı: Failin bilgisayarında &apos;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&apos; dair bir belge bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelideki-munzur-nehri-kiyisinda-kadin-cesedi-bulundu-h161428.html</link>
		<title>Tunceli&apos;deki Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli’de, Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu. Kimliği tespit edilemeyen ceset otopsi için Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgilere göre, nehrin merkeze bağlı Demirköprü mevkisindeki kısımlarında&nbsp;hareketsiz bir kişiyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye&nbsp;AFAD, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede, kıyıda bulunan kişinin hayatını kaybetmiş olduğu belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğu değerlendirilen kadına ait cesedin kimliği henüz tespit edilemedi. Olay yerinde güvenlik önlemleri alınırken, çevrede detaylı inceleme yapıldı. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından ceset kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:29:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelideki-munzur-nehri-kiyisinda-kadin-cesedi-bulundu-h161428.html">Tunceli&apos;deki Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-israil-lubnan-gorusmesi-34-yil-sonra-gerceklesecek-h161427.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: İsrail-Lübnan görüşmesi, 34 yıl sonra gerçekleşecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan arasında uzun süredir kesintiye uğrayan temasların yeniden kurulması için girişimde bulunduklarını açıkladı. Trump, iki ülke liderinin yaklaşık 34 yıl sonra bugün görüşeceğini belirterek, süreci &quot;nefes alma alanı yaratma&quot; çabası olarak değerlendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'dan Washington yerel saatine göre yaptığı paylaşımda, "İsrail ile Lübnan arasında biraz nefes alma alanı yaratmaya çalışıyoruz. İki liderin konuşmasının üzerinden uzun zaman geçti, yaklaşık 34 yıl kadar...Bu görüşme, yarın gerçekleşecek. Güzel..." ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmenin Türkiye saatine göre bugün olması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:10:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-israil-lubnan-gorusmesi-34-yil-sonra-gerceklesecek-h161427.html">ABD Başkanı Trump: İsrail-Lübnan görüşmesi, 34 yıl sonra gerçekleşecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahesen-genel-baskani-kandemir-can-guvenligi-olmadan-saglik-hizmeti-de-egitim-hizmeti-de-verilemez-h161426.html</link>
		<title>AHESEN Genel Başkanı Kandemir: Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, “Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AHESEN Genel Başkanı Ahmet Kandemir, 17 Nisan 2012’de hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıl dönümünde yaptığı açıklamada aradan geçen yıllara rağmen sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenemediğini vurgulayarak, “Ne yazık ki caydırıcı ve etkin çözümler üretilemediği için hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde şiddet olayları devam etmektedir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet sağlıktan taştı, okullara sıçradı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dikkat çeken Kandemir, şiddetin artık yalnızca sağlık çalışanlarını değil, öğretmenleri ve öğrencileri de hedef aldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Doktorların, ebe ve hemşirelerin yanı sıra artık çocuklarımız ve öğretmenlerimiz de şiddetin tam ortasında kalmaktadır” diyen Kandemir, eğitim kurumlarında da ciddi güvenlik açıkları bulunduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullar da ASM’ler de korumasız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, sağlık ve eğitim hizmetlerinin sürdürülebilirliği için güvenliğin temel şart olduğunu vurgulayarak, “Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez. Aynı şekilde vatandaşlarımızın ve çocuklarımızın bu kurumlara güvenle ulaşmasını sağlamak devletin asli görevidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet yasası acil çıkarılmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, AHESEN’in çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek caydırıcı ve etkin bir yasa acilen çıkarılmalıdır. Şiddet uygulayanlar tutuklu yargılanmalı, cezalar ertelenmeden en üst sınırdan verilmelidir. Şiddetin boyutuna göre kamu hizmetlerinden yararlanma kısıtlanmalıdır. Toplumda şiddeti öven ve teşvik eden kişi ve içeriklere cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Çocukların şiddet içerikli oyun ve yayınlara erişimi etkin şekilde denetlenmelidir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve öğretmenlerin meslek şehidi olduğunu vurgulan Kandemir, “Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası olarak sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Şiddete maruz kalan tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, ülkemize başsağlığı diliyoruz” dedi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:05:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahesen-genel-baskani-kandemir-can-guvenligi-olmadan-saglik-hizmeti-de-egitim-hizmeti-de-verilemez-h161426.html">AHESEN Genel Başkanı Kandemir: Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161425.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön yukarı döndü: İşte 16 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın fiyatı 6.935 TL ve ons fiyatı 4.820 dolardan güne başlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, İran savaşıyla ilgili diplomatik çözüm arayışlarının yeniden ivme kazanması ve buna bağlı olarak enflasyon kaygılarının hafiflemesiyle birlikte yükseliş gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel&nbsp;altın&nbsp;fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.942,93 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.443,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.956,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 45.216,01 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.703,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 113.386,78 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.825,28&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 09:55:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161425.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161424.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (16 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,7439 (alış) 44,7755'den (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 53,0749 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 09:52:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161424.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-iletisim-baskanligindan-sorumlu-yayincilik-cagrisi-h161423.html</link>
		<title>Kahramanmaraşta ortaokulda silahlı saldırı... İletişim Başkanlığından sorumlu yayıncılık çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, medya kuruluşlarına çağrıda bulunarak, yayın politikalarında “azami sorumluluk bilinciyle” hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, şiddet eylemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılmasının, faillerin kimliklerinin öne çıkarılmasının ve olayların dramatize edilmesinin benzer eylemleri teşvik edebileceği ve toplumda korku ile panik ortamını derinleştirebileceği uyarısında bulunuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada,&nbsp;medya kuruluşlarına da çağrıda bulunarak, yayın politikalarında “azami sorumluluk bilinciyle” hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, şiddet eylemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılmasının, faillerin kimliklerinin öne çıkarılmasının ve olayların dramatize edilmesinin benzer eylemleri teşvik edebileceği ve toplumda korku ile panik ortamını derinleştirebileceği uyarısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı,dün Şanlıurfa ve bugün Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarının&nbsp;kamuoyunda hassasiyetle takip edildiği belirterek, toplum huzurunun korunmasının büyük önem taşıdığı ifade etti. İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">’’Son Günlerde Yaşanan Okul Saldırıları Hakkında Açıklama Son günlerde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin gelişmeler, kamuoyunda hassasiyetle takip edilmektedir. Sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin gözetilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, medya kuruluşlarımızın yayın politikalarında azami sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddet eylemlerinin ayrıntılı tasvir edilmesi, maktullerin ve faillerin kimliklerinin öne çıkarılması, olayların dramatize edilerek sürekli gündemde tutulması; benzer eylemlere özendirici etki oluşturabileceği gibi, toplumda korku ve panik iklimini de derinleştirebilecektir. Bu nedenle yayınlarda ölçülülük, hassasiyet ve etik ilkeler temel alınmalıdır. Kamu kurumlarımız, başta Adalet, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları olmak üzere, ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emniyet birimlerimiz sahada gerekli güvenlik tedbirlerini artırırken, eğitim kurumlarımızda da rehberlik ve psikososyal destek süreçleri titizlikle yürütülmektedir. Kurumlarımızın iletişim süreçlerinde şeffaflık, doğruluk ve zamanında bilgilendirme esas alınmakta; kamuoyunun doğru bilgiye erişimi sağlanmaktadır. Öte yandan, bu tür olaylar dezenformasyona son derece açık bir zemin oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmî kurum ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm vatandaşlarımızın yalnızca resmî kaynakları takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Toplum huzurunun korunması, çocuklarımızın güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumlarımız eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Medya kuruluşlarımızın da bu süreçte sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket ederek toplumsal dayanışmaya katkı sunacaklarına inanıyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.’’</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:32:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-iletisim-baskanligindan-sorumlu-yayincilik-cagrisi-h161423.html">Kahramanmaraşta ortaokulda silahlı saldırı... İletişim Başkanlığından sorumlu yayıncılık çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abd-ve-iran-arasinda-arabuluculuk-yapan-pakistanli-heyet-tahrana-ulasti-h161422.html</link>
		<title>ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistanlı heyet Tahrana ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar kapsamında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan üst düzey bir heyet İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran savaşını&nbsp;sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar&nbsp;kapsamında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan üst düzey bir heyet İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pakistan’ın Birleşmiş Milletler misyonundan yapılan açıklamaya göre İran'a giden heyette Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir ile İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi yer aldı. İran devletine bağlı IRIB haber ajansı, heyetin ABD’den bir mesaj iletmek ve taraflar arasında ikinci tur görüşmeleri organize etmek amacıyla Tahran’a gittiğini duyurdu. ABD ile İran arasında hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan ilk tur görüşmeler ise herhangi bir anlaşmaya varılamamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif de bugün Suudi Arabistan’ın Cidde kentine giderek bölgesel gelişmeleri ele almak üzere temaslarda bulunuyor. Pakistan yönetimi, son dönemde hem Tahran hem de Washington ile yürüttüğü diplomasiyle çatışmanın sona erdirilmesine yönelik çabalarını artırmış durumda.&nbsp;Şerif’in bu hafta Türkiye’yi de ziyaret etmesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:31:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abd-ve-iran-arasinda-arabuluculuk-yapan-pakistanli-heyet-tahrana-ulasti-h161422.html">ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistanlı heyet Tahrana ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-schengen-vizesi-randevu-krizinin-arastirilmasina-yonelik-onerisi-tbmm-genel-kurulunda-reddedildi-h161421.html</link>
		<title>CHPnin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulunda reddedildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek &quot;Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek "Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.&nbsp;Genel Kurul'da, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren, 12 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun görüşmeleri öncesinde, CHP’nin Schengen vizesi başvurularında yaşanan randevu krizinin araştırılmasına ilişkin önerisi görüşüldü. Önerinin gerekçesini açıklamak üzere CHP Grubu adına Adana Milletvekili Bilal Bilici söz aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" ifadelerini kullanan Bilici, "2025 yılında Türkiye'den 1 milyon 170 bin kişi Schengen vizesi için başvuruda bulunmuştur. Dünyada Çin'den sonra Türkiye'deki başvurular ikinci sırada, ardından da bizi Hindistan takip etmektedir" dedi. Bilici, "2026 Henley Pasaport Endeksi'ne göre İspanya, Almanya ve İtalya pasaportuna sahip bir genç vizesiz olarak 185 ülkeye girebilmekte, biz ise Mikronezya ve Palau gibi ülkelerle aynı sıradayız; evet, yanlış duymadınız, bu da bize yakışmamaktadır" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta hayalleri yıkılan Türkiye genci"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dominika, Honduras, Nikaragua, Tonga ve Seyşeller gibi adını pek çok duymadığımız ülkeler ise bizim önümüzde" diyen Bilici, “Komşumuz Bulgaristan, Bulgar vatandaşı ise dünyanın 178 ülkesine gidebilirken ekonomik ölçeği bizim çeyreğimiz bile etmeyen Şili vatandaşlarını 174 ülkeye gönderebilmekte" dedi. "Asya tarafına bakacak olursak, bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta vize reddi yiyen ve hayalleri yıkılan Türkiye Cumhuriyeti genci” ifadelerini kullanan Bilici, vatandaşların yaşadığı süreci anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Vize engeli daha da derinleşti"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilici, "Vatandaşlarımız Avrupa'ya seyahate gidebilmek için aylarca ve haftalarca randevu beklemekte ve kovalamakta, dosya dolusu evrak vermekte, banka dökümlerini iletmekte, tapularını göstermekte ama vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadırlar. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son on yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle bu vize problemi daha da derinleşmiştir" diyen Bilici, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaşlarımız turistik, eğitim, sağlık ve ticari seyahatler için bile vize randevusu alamaz hale gelmiştir. Bu da Avrupa'nın çifte standardını göstermektedir. Avrupa kapılarını kapatırken içerideki vize randevusu ve randevu fırsatçıları bu darboğazı ranta çevirmişlerdir. Vize şirketi adı altındaki bu yapılar bot yazılımlarla dijital bir barikat kurmuş durumda. Vatandaşın saniyelerle kovaladığı o randevular özel algoritmalar, bot hesaplar, yazılımlar, teknolojilerle otomatik olarak toplanmakta ve tekrar vatandaşımıza astronomik rakamlarla geri satılmaktadır. Bu randevu penceresi zaten üç beş dakika içerisinde kapanmakta ve bot hesaplar bu randevuları kendilerine çekmekte. Bu yapılar arka kapıdan iş yapan âdeta karaborsacı gibi hareket etmektedir. Bu randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir. Vatandaşlarımızın hakkı olan randevuyu aylarca bekleyen, eğitimine ve ticari görüşmesine yetişmeye çalışan vatandaşımız ‘Sistem dolu.’ uyarısıyla karşılaşırken bu şirketler sıraları yüzlerce Euroya pazarlamaktadır ve vatandaşımızı soymaktadır. Randevu fırsatçılığı ve karaborsacılık buradan ortaya çıkmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaşımızı bu organize dijital sömürüye karşı korumak devletin asli görevidir" diyen Bilici, "Bazı yabancı misyon temsilcilerinin bu konuyu Dışişleri Bakanlığına yönelik uyarılarına ve üst düzey temaslarda konuyu iletmelerine karşın somut bir adım da atılmamıştır" dedi. Bilici, "Bu noktada, ilgili makamları sorumluluk almaya çağırıyorum çünkü bu mesele, ülkemiz için haysiyet meselesidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:30:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-schengen-vizesi-randevu-krizinin-arastirilmasina-yonelik-onerisi-tbmm-genel-kurulunda-reddedildi-h161421.html">CHPnin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulunda reddedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kahramanmarasa-4-kisilik-heyet-gorevlendirdi-h161420.html</link>
		<title>CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraşa 4 kişilik heyet görevlendirdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ile ilgili olarak 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. Heyet bölgeye hareket etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası bölgeye gitmek üzere 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara’dan oluşan heyetin bölgeye hareket ettiği öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:50:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kahramanmarasa-4-kisilik-heyet-gorevlendirdi-h161420.html">CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraşa 4 kişilik heyet görevlendirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-sozcusu-zeynel-emre-65-bin-uzman-cavusun-okullarda-guvenlik-gorevlisi-olarak-gorevlendirilmesi-acilen-hayata-gecirilmelidir-h161419.html</link>
		<title>CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, &quot;65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Emre, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dün Şanlıurfa’da, bugün de Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda silahlı saldırı meydana geldi. AK Parti’nin başarısız politikaları nedeniyle şiddet, eğitim yuvalarımız olan okullarımıza kadar inmiştir. Partimizin önerisi olan 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin hayatı her şeyden önce gelir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:48:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-sozcusu-zeynel-emre-65-bin-uzman-cavusun-okullarda-guvenlik-gorevlisi-olarak-gorevlendirilmesi-acilen-hayata-gecirilmelidir-h161419.html">CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/memur-sen-genel-baskani-yalcin-milli-egitim-bakanligi-acil-sekilde-okullari-cuma-gunu-dahil-ivedi-tatil-etmelidir-h161418.html</link>
		<title>Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: Milli Eğitim Bakanlığı acil şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, &quot;Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetçe öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, "Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetçe öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Kahramanmaraş’ta bir okulda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yalçın, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık. Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:31:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/memur-sen-genel-baskani-yalcin-milli-egitim-bakanligi-acil-sekilde-okullari-cuma-gunu-dahil-ivedi-tatil-etmelidir-h161418.html">Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: Milli Eğitim Bakanlığı acil şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-rtuk-olay-anina-ait-goruntuler-ve-travmatik-icerikler-kesinlikle-paylasilmamalidir-h161417.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;ta ortaokulda silahlı saldırı RTÜK: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş&#039;ta bir ortaokulda silahlı saldırı düzenlenmesine ilişkin, “Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalı; mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmamalı, olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmamalıdır” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK’ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“15 Nisan 2026’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen elim hadiseye ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca aşağıdaki hususlara hassasiyetle uyulması önem arz etmektedir:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalı; mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmamalı, olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmamalıdır. Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:10:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-rtuk-olay-anina-ait-goruntuler-ve-travmatik-icerikler-kesinlikle-paylasilmamalidir-h161417.html">Kahramanmaraş&apos;ta ortaokulda silahlı saldırı RTÜK: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-orta-okulda-silahli-saldiri-kahramanmaras-valisi-unluer-4-kisi-vefat-etti-20-yarali-var-saldirgan-da-vefat-etti-h161416.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;ta orta okulda silahlı saldırı... Kahramanmaraş Valisi Ünlüer: 4 kişi vefat etti, 20 yaralı var. Saldırgan da vefat etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını bildirerek, &quot;Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer,&nbsp;bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını bildirerek, "Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valisi Ünlüer, saldırıya ilişkin gazetecilere şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şu ana kadarki yaptığımız çalışmalarda maalesef 4 kişi vefat etti. Bunlardan 1'i öğretmen, 3'ü öğrenci. 20 de yaralı var. Bunlardan 4’ü şu an ameliyatta. Çalışmalarımız devam ediyor.&nbsp;İnşallah yaralı kardeşlerimiz sağlıklarına kavuşurlar. Başka herhangi bir okulumuzda bu tür bir saldırı yok. Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amacıyla mı, yoksa o kargaşadan dolayı mı yaptı bilmiyoruz. Saldırgan 8’inci sınıf öğrencisi. Babası eski bir emniyetçi. Onun silahlarını aldığını tahmin ediyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:54:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-orta-okulda-silahli-saldiri-kahramanmaras-valisi-unluer-4-kisi-vefat-etti-20-yarali-var-saldirgan-da-vefat-etti-h161416.html">Kahramanmaraş&apos;ta orta okulda silahlı saldırı... Kahramanmaraş Valisi Ünlüer: 4 kişi vefat etti, 20 yaralı var. Saldırgan da vefat etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arsuz-devlet-hastanesindeki-eksikler-meclis-gundemind-h161415.html</link>
		<title>Arsuz Devlet Hastanesindeki Eksikler Meclis Gündemind</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’nde yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Hastanedeki eksikliklerin sağlık hizmetine erişimi ciddi şekilde aksattığını belirten Güzelmansur, mevcut tabloyu “bir sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin acı bir örneği” olarak nitelendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’nde yaşanan sorunları&nbsp;gündeme taşıdı. Hastanedeki eksikliklerin sağlık hizmetine erişimi ciddi şekilde aksattığını belirten Güzelmansur, mevcut tabloyu “bir sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin acı bir örneği” olarak nitelendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, hastanede MR çekimi için teknik personel bulunmadığını, ameliyathanelerde ise gerekli teçhizatın eksik olduğunu ifade etti. Bu nedenle doktorların hastaları İskenderun, Dörtyol ve Antakya’daki hastanelere sevk etmek zorunda kaldığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kulak burun boğaz uzmanı eksikliğine ve yoğun bakımda temizlik ile klinik destek personelinin yetersizliğine de dikkat çeken Güzelmansur, bu durumun insan hayatını riske attığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatay’ın depremden büyük yara aldığını hatırlatan Güzelmansur, “Bu kente ikinci bir mağduriyeti reva göremezsiniz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve personel açığının acilen giderilmesi gerektiğini belirten Güzelmansur, konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:31:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arsuz-devlet-hastanesindeki-eksikler-meclis-gundemind-h161415.html">Arsuz Devlet Hastanesindeki Eksikler Meclis Gündemind</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-saglik-calisanlarinin-ve-hekimlerin-emekli-maslarindaki-buyuk-kayip-icin-acil-duzenleme-istedi-h161414.html</link>
		<title>Kanko, Sağlık Çalışanlarının ve Hekimlerin Emekli Maşlarındaki Büyük Kayıp İçin Acil Düzenleme İstedi!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi, CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, sağlık
çalışanları ve hekimlerin emeklilik döneminde maaşlarının düşmesine neden olan
uygulamalara dikkat çekerek, sorunun çözümü için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na
çağrıda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Hekimlerin ve Sağlıkçıların Hakkı Emeklilikte Gasp Ediliyor”<br />
“Sağlık Emekçilerinin Geleceği Güvence Altına Alınmalı!”<br />
Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşıyan Kanko, yaptığı konuşmada<br />
sağlık emekçilerinin yıllardır hak ettikleri değeri göremediğini vurguladı.<br />
Kanko açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Sağlık sisteminin yükünü omuzlayan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız yıllardır hak<br />
ettikleri değeri ne yazık ki görememektedirler. Bugün buradan Sağlık Bakanı Kemal<br />
Memişoğlu&amp;#39;na açık bir çağrıda bulunuyoruz: Sağlıkçıların ve hekimlerin hakkını korumak için<br />
gerekli adımları gecikmeden atın.<br />
Özellikle yan ödemelerin emekli maaşlarına yansıtılmaması büyük bir adaletsizliktir. Yıllarca<br />
ağır koşullarda çalışan sağlık emekçileri emekliliklerinde ciddi bir gelir kaybına<br />
uğramaktadırlar. Bu durum ne hakkaniyetle ne de sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır.<br />
Sağlık çalışanlarını alkışlamakla yetinmeyin, onların geleceğini güvence altına alın. Yan<br />
ödemeleri emekliliğe yansıtın, mağduriyetlerini giderin. Unutmayın, güçlü bir sağlık sistemi<br />
ancak hakkı teslim edilmiş sağlık çalışanlarıyla mümkündür.”<br />
Kanko, sağlık çalışanlarının emeklilikte yaşadığı gelir kaybının giderilmesi için yasal<br />
düzenleme yapılmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, hükümeti somut adımlar atmaya<br />
davet etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:10:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-saglik-calisanlarinin-ve-hekimlerin-emekli-maslarindaki-buyuk-kayip-icin-acil-duzenleme-istedi-h161414.html">Kanko, Sağlık Çalışanlarının ve Hekimlerin Emekli Maşlarındaki Büyük Kayıp İçin Acil Düzenleme İstedi!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-keserden-cifte-lisans-tepkisi-halkin-haber-alma-hakkina-agir-bir-darbe-h161413.html</link>
		<title>RTÜK üyesi Keserden çifte lisans tepkisi: Halkın haber alma hakkına ağır bir darbe</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi Tuncay Keser, @tele2_haber’e yönelik &quot;çifte lisans&quot; uygulamasının &quot;ölçüsüz ve seçici&quot; olduğunu savunarak, &quot;Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük, hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır&quot; ifadesini kullandı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;RTÜK Üyesi Tuncay Keser, @tele2_haber’e yönelik "çifte lisans" uygulamasının "ölçüsüz ve seçici" olduğunu savunarak, "Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük, hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi Tuncay Keser, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YouTube’daki @tele2_haber kanalı için başlatılan lisans sürecini eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keser, RTÜK’ün söz konusu kanal için başlattığı "çifte lisans" sürecinde tanınan 72 saatlik sürenin bugün dolduğunu belirterek, başvuru yapılmaması ya da yayın hizmetine son verilmemesi halinde erişim engeli talep edileceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keser, açıklamasında, Tele 1’e kayyım atanmasının ardından çalışanların kurduğu @tele2_haber için, önceki örneklerden farklı olarak herhangi bir somut gerekçe ya da ölçüt ortaya konmaksızın hem "internet-TV" hem de "isteğe bağlı yayın hizmeti" lisansının zorunlu tutulduğunu belirtti. Bu durumun iki kat mali yük getirdiğini vurgulayan Keser, bunun "çifte standart ve hukuk güvenliği ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu" kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, hangi ölçütlere göre uygulandığı belirsiz lisans süreçleriyle baskı altına alındığını öne süren Keser, "Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 13:50:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-keserden-cifte-lisans-tepkisi-halkin-haber-alma-hakkina-agir-bir-darbe-h161413.html">RTÜK üyesi Keserden çifte lisans tepkisi: Halkın haber alma hakkına ağır bir darbe</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-abla-aygul-doku-gulistanin-oldurulmesine-iliskin-deliller-10-bin-dolar-karsiliginda-bir-polis-tarafindan-yok-edildi-h161412.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması Abla Aygül Doku: Gülistanın öldürülmesine ilişkin deliller 10 bin dolar karşılığında bir polis tarafından yok edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku&#039;nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doku ailesinin avukatı Ali Çimen ve Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Tunceli Adliyesi önünde soruşturma dosyasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Ali Çimen, dosyanın gelişimine ilişkin daha önce de basın mensuplarına aşama aşama bilgi verdiklerini belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geldiğimiz noktada dosyanın örtbas edilmesine ilişkin sürekli bahsettiğimiz kamu görevlisi (Eski Tunceli Valisi) Tuncay Sonel’dir. Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartı, soruşturma birimlerine teslim edilmek üzere kendisine verilmiş, ancak bu sim kart siber çetelerle iş birliği yapılarak Ankara’da bulunan ve şu an gözaltında olan bir polis memuruna teslim edilmiştir. Bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel ile yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri silmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, bu iddiaların delillere dayandığını bildirerek, “Bu eylemi gerçekleştiren kişiyle Tuncay Sonel’in HTS kayıtları dosyaya girmiştir. Ayrıca bu kişiye para verildiği, paranın da Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Görevden alınmalı ve gözaltına alınmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, Tuncay Sonel’in halen kamu görevinde olmasının soruşturmayı zora soktuğunu ifade ederek, “Tuncay Sonel’in İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye başmüfettişi olarak görevini sürdürmesi, dosya açısından kabul edilemez. Delilleri kararttığı maddi bulgularla ortadadır. Bu nedenle derhal görevden alınmasını ve gözaltına alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmada gözaltına alınan kişilerin daha alt düzeyde olduğunu belirten Çimen, “Dosyada 6 yıldır süren bir örtbas söz konusudur. Eğer bu örtbas tüm yönleriyle ortaya çıkarılacaksa en büyük fail Tuncay Sonel’dir. Diğer kişiler daha alt kademededir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Savcılığın eli güçlendirilmeli”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmayı sürdürdüğünü anımsatarak, “Dosya gizli olduğu için detayları bilmiyoruz ancak savcılık görevini yapıyor. Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için ilgili kişinin görevden alınması gerekiyor. Savcılığın elinin güçlendirilmesi gerekir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Abla Aygül Doku'nun sözleri</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise şu an ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aygül Doku, özetle şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Umut Altaş beni aradı. Ailesinin Nurşen Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Umut Altaş ile bizzat görüştüm. Daha önce kardeşimin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşünüyordum ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Olası bir durumda suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü kendisi yurt dışına gitmişti.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“10 bin dolar karşılığında deliller yok edildi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamasında delil karartma iddiasına da değinen Doku, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti. Hastane kayıtlarının silindiğini de Celal Altaş’tan öğrendik. Kamera kayıtlarının da değiştirildiği ifade edildi. Tüm bunların Tuncay Sonel tarafından yapıldığı söylendi.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyanın geldiği noktaya dikkati çeken Doku, “Bu dosya artık çok kritik bir aşamada. Cinayetin çözüldüğünü düşünüyoruz. Bu bilgileri belgeye dayalı olarak paylaşıyorum. Aile olarak can güvenliğimizden endişeliyiz. Yetkililerin bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 13:20:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-abla-aygul-doku-gulistanin-oldurulmesine-iliskin-deliller-10-bin-dolar-karsiliginda-bir-polis-tarafindan-yok-edildi-h161412.html">Gülistan Doku soruşturması Abla Aygül Doku: Gülistanın öldürülmesine ilişkin deliller 10 bin dolar karşılığında bir polis tarafından yok edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ak-partili-istanbul-buyuksehir-belediyesi-baskanlari-doneminde-yapilan-ihaleleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161411.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu, AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanları döneminde yapılan ihaleleri TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#039;ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na sunduğu önergesinde, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerinde yapılan ihalelere ilişkin sayısal verileri sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AK Partili belediye başkanları döneminde gerçekleştirilen ihalelerin münferit usulsüzlük iddialarıyla sınırlı olmadığını, sistematik bir ihale yapısının varlığına işaret ettiğini ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu, kamu kaynaklarının hangi şirketlere, hangi yöntemlerle ve hangi maliyetlerle aktarıldığının tüm boyutlarıyla ortaya konulması&nbsp; gerektiğine işaret ederek, Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerine ilişkin olarak şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"-Toplam kaç ihale yapılmıştır? Bu ihalelerin toplam bedeli nedir? Yıllara göre dağılımı nasıldır?<br />
-Bu dönemlerde en fazla ihale alan ilk 50 şirket hangileridir? Bu şirketlerin aldığı ihale sayısı ve toplam bedel nedir? Bu şirketler arasında kamuoyunda tekrarlayan yüklenici olarak öne çıkanlar hangileridir?<br />
-Açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü ve doğrudan temin yöntemlerinin oranı nedir? 21/b pazarlık usulü ile yapılan ihalelerin sayısı ve toplam tutarı nedir? Doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımların toplam büyüklüğü nedir?<br />
-Bu dönemlerde verilen: en yüksek bedelli 20 ihale en düşük bedelli 20 ihale hangileridir? Bu ihaleleri kazanan şirketler hangileridir?<br />
-İBB iştirakleri üzerinden alınan ihalelerin sayısı ve tutarı nedir? Bu iştiraklerin aldığı işleri alt yüklenicilere devretme oranı nedir? Alt yüklenici firmalar hangileridir?<br />
-5216 sayılı Kanun kapsamında ihalesiz devredilen işletme hakları nelerdir? Bu haklar hangi şirketlere verilmiştir? Bu şirketlerin üçüncü kişilere devrettiği işler nelerdir?<br />
-Sayıştay raporlarında yer alan ihale usulsüzlüklerinin toplam sayısı nedir? Bu bulgularla ilgili kaç idari işlem yapılmıştır? Kaç soruşturma açılmıştır?<br />
-Kaç ihaleye tek firma katılmıştır? Rekabet oluşmayan ihalelerin toplam tutarı nedir? İhalelerde yaklaşık maliyet ile gerçekleşen bedel arasındaki farklar ne kadardır?<br />
-İhale alan şirketlerin ortaklık yapıları incelenmiş midir? Bu şirketlerin kamu yöneticileri veya siyasi aktörlerle bağlantıları araştırılmış mıdır?<br />
-Kamu zararı tespit edilen ihale usulsüzlükleri nedeniyle oluşan kamu zararı ne kadardır? Bu zararların tahsiline yönelik işlem yapılmış mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İptal edilen ihaleler hangi gerekçelerle yeniden yapıldı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aynı şirketin bir yıl içinde kazandığı ihale sayısında üst sınır var mıdır? Belirli şirketlerin toplam ihale hacmi içindeki payı yüzde kaçtır? İlk 10 şirket toplam ihale hacminin ne kadarını oluşturmaktadır?<br />
-Pazarlık usulü (21/b) ihalelerde davet edilen firmalar nasıl belirlenmiştir? Bu firmaların tekrar etme oranı nedir? Sürekli davet edilen çekirdek firma listesi var mıdır?<br />
-Yaklaşık maliyetlerin belirlenmesinde kullanılan yöntemler nelerdir? Yaklaşık maliyet ile ihale bedeli arasındaki farkın yüzde 1’in altında olduğu ihale sayısı kaçtır? Bu durum rekabet eksikliği göstergesi olarak değerlendirilmiş midir?<br />
-Kaç ihale iptal edilmiştir? İptal edilen ihaleler hangi gerekçelerle yeniden yapılmıştır? İptal sonrası aynı firmaların ihaleyi kazandığı durumlar var mıdır?<br />
-İhaleyi alan şirketlerin işi alt yüklenicilere devretme oranı nedir? Alt yüklenici firmalar ile ana yükleniciler arasında ortaklık ilişkisi var mıdır? Aynı alt yüklenicinin farklı ana yükleniciler üzerinden iş aldığı durumlar tespit edilmiş midir?<br />
-İSPARK, İSTAÇ ve KİPTAŞ gibi iştirakler üzerinden yapılan alımların toplam büyüklüğü nedir? Bu iştiraklerin doğrudan ihale dışı alım yaptığı durumlar var mıdır? Bu yöntemle ihale mevzuatının dolanıldığı tespit edilmiş midir?<br />
-Doğrudan temin limitlerinin altında kalmak amacıyla işlerin bölündüğü tespit edilmiş midir? Aynı işin parçalara ayrılarak farklı tarihlerde alındığı durum sayısı kaçtır?<br />
-İç denetim birimleri bu ihaleleri denetlemiş midir? Tespit edilen eksiklikler raporlanmış mıdır? Bu raporlar doğrultusunda işlem yapılmış mıdır?<br />
-Uluslararası ihaleye çıkılan iş sayısı kaçtır? Yabancı firmaların kazandığı ihale sayısı nedir? Bu ihalelerde rekabet düzeyi nasıldır?<br />
-İhale sonrası sözleşme bedeli artırılan iş sayısı kaçtır? Bu artışların toplam maliyeti nedir? Yüzde 20’nin üzerinde artış yapılan ihaleler hangileridir?<br />
-21/b kapsamında yapılan ihalelerde ivedilik gerekçesi nasıl oluşturulmuştur? Bu gerekçelerin sonradan denetimi yapılmış mıdır?<br />
-İhale komisyonlarında görev alan kişiler kimlerdir? Aynı kişilerin tekrar eden şekilde komisyonlarda görev aldığı durumlar var mıdır?<br />
-İhale alan şirketlerin vergi borcu olup olmadığı kontrol edilmiş midir? SGK borcu olan firmalara ihale verilmiş midir?<br />
-İhale süreçlerinden kaynaklanan toplam kamu zararı kalem kalem nedir? Bu zararlar için rücu işlemi yapılmış mıdır?<br />
-Tüm ihalelerin kamuya açık veri tabanı mevcut mudur? İhale verilerinin makine okunabilir formatta paylaşılması planlanmakta mıdır?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:48:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ak-partili-istanbul-buyuksehir-belediyesi-baskanlari-doneminde-yapilan-ihaleleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161411.html">Sezgin Tanrıkulu, AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanları döneminde yapılan ihaleleri TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


