<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-valiligi-ayser-calik-ortaokulunun-tum-ogrenci-h161464.html</link>
		<title>Kahramanmaraş Valiliği: &amp;quot;Ayser Çalık Ortaokulunun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Valiliği, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırı nedeniyle 20 Nisan&#039;dan itibaren tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada &quot;Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Valiliği, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırı nedeniyle&nbsp;20 Nisan'dan itibaren&nbsp;tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"15 Nisan 2026 Çarşamba günü Onikişubat ilçemizde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen elim olay nedeniyle; 20 Nisan 2026 Pazartesi gününden itibaren Ayser Çalık Ortaokulu’nun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir. Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır. Ayrıca, Ayser Çalık Ortaokulu bünyesinde bulunan anasınıfının Şirinler Anaokulu’na taşınmasına karar verilmiştir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 15:15:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-valiligi-ayser-calik-ortaokulunun-tum-ogrenci-h161464.html">Kahramanmaraş Valiliği: &amp;quot;Ayser Çalık Ortaokulunun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/saglik-durumlari-randevu-bulamayan-bulsa-da-bes-dakika-sikistirilmis-h161463.html</link>
		<title>Sağlık durumları: Randevu bulamayan, bulsa da beş dakika sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen halkın biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşı karşıya kaldığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü&#039;nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası önünde bir gelen Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlıkleri Profesyonel Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası (İTO)ve Birlik ve Dayanışma Sendikası&#039;nın katılımında eylemde &quot;Arttık yeter! Hastaneler savaş alanı değildir! Sağlık hizmetleri değildir!&quot; denildi. Eylemde yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: &quot;Randevu bulamayan, bulsa da beş dakikaya, bazı zaman daha da kısa sürelere sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen, koruyucu sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamayan insanların biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşılaştığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir&quot;.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası bir gelen Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası (İTO)ve Birlik ve Dayanışma Sendikası, katılımın eylemde "Arttık yeter! Hastaneler savaş alanı değildir! Sağlık çalışanlarının önünde değildir!" denildi. İTO açıklamalarında "Sağlıkta şiddet, tek ilişkilerin öfkesine ya da 'iletişim sorunlarına' indirgenemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Çocuk Binası önünde bir araya gelen sağlık sanayi kurumlarının temsilcileri “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz, birlikteyiz, susmuyoruz” dedi. Hekim Birliği Sendikası, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası, İstanbul Aile Hekimleri Derneği, İstanbul Tabip Odası ve Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın katıldığı eylemde sağlıkta solunum artarak devam ettiği ortaya çıkıyor, her 30 dakikada bir vakanın yaşandığı açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylem sırasında yapılan ortak açıklamada "Bugün 17 Nisan, Sağlıkta Şiddet ile Mücadele Günü, meslektaşımız, kardeşimiz Dr. denildi. Sağlık mesleği değişikliklerinin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hastaneler savaş alanı değildir!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta şiddet kader değildir! 17 Nisan 2012'de Dr. Ersin Arslan'ı yalnızca eli bıçaklı hasta yakını öldürdüdi, onu cezasızlık öldürüyor, sağlık çalışanını itibarsızlaştıran ateşli öldürücüler öldürüyor, yıllar boyunca biriken öfke, baskı ve bakımla gelinmiş öldürülmüş. Ve bugün aynı şekilde devam ediyorsa, bu sadece bir ihmâl değil, birtur. artık sadece! Hastaneler savaş alanıdır<br />
!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlık çalışanlarına yönelen şiddete, insanlığa yönelmiştir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddet yalnızca hastane koridorlarında değil, savaş alanlarında da sağlık çalışanlarını hedef alıyor. Filistin'de, İran'da, dünyanın farklı coğrafyalarında; Kasten bombardıman altında kalan hastaneler, vurulan ambulanslar, hayatta kalan ya da hayat kurtaran, sağlık çalışanlarının hayatlarını kurtaran… Bizler bu görüntüleri onun günlük tanıklarını görebiliriz. Ve şunu açıkça söylüyoruz: Sağlık ekipleri hedef olamaz, hastaneler vurulamaz, ambulanslar engellenemez. Savaşın hiçbir türü kabul edilemez. Çünkü bizlerden yaşamdan yanayız, yaşatmak için varız. Bu nedenle buradan yalnızca çoğalamıyoruz, tüm dünyada sesleniyoruz: Sağlık çalışanına yönelen şiddete, deliliğe yöneldi. Bir acil serviste ister bir ameliyathanede ister bir savaş bölgesinde olsun… Bu isterse hiçbir gerekçesi yoktur. Ve biz bunu kabul etmiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buradan tekrar sürekli olarak dönerek söylüyoruz: Bizler; gecenin bir yarısında hasta olan, yoğun bakımda hayatla ölüm arasında nöbet tutan, acilde saniyelerle yarışan sağlık emekçileriyiz. Ama bugün geldiğimiz yer; Tehdit edilen biziz, hakarete uğrayan biziz, darp edilen biziz, öldürülen biziz. Ve biz artık korkmak istemiyoruz! Sağlıkta şiddet münferit değildir! Bu bir sistem sorunudur!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir yasal düzenlemeler hayata geçirilmedi"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çaydırıcı olmayan kelimelerla, uygulanmayan düzenlemelerle, sıcaklıkta besleyen ve meşrulaştıran açıklamalarla sorunun çözülemediği vurgulandığı, resmiyete şu sözlerle seslenildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.<br />
Sağlık kontrolünde güvenlik önlemleri gösterilmemelidir, gerçek ve sürdürülebilir olmalıdır.<br />
Sağlık çalışanını hedef gösterme, değersizleştirici dil kullanılarak terk edilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün burada sadece bir uyarı yapmıyoruz. Aynı zamanda söz veriyoruz. Hemşireler, sağlık görevlileri, teknisyenler, hekimler, tüm sağlık emekçileri… Biz birlikteyiz. Aynı sistem içinde risk altındayız. Ve yerleri ki: Bu bölümü ancak birlik halinde durdurabiliriz. Birimize yönelen şiddet, hepimize yöneldi. Birimizin yalnızlığının, hepimizin yaygınlaşmasıdır. Susmayacağız, alışmayacağız, kabul etmeyeceğiz.<br />
Çünkü biz yaşatmaya yemin ettik, ölmeye değil. Biz en doğal hakkımızı talep ediyoruz. İnsana yakışır şartlarda ve güvende olmak istiyoruz!<br />
Mesleğimizi onurumuzla yapmak istiyoruz!"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıktaki şiddet, sağlık sistemindeki farklılıkların faturasını hekimlerle birlikte karşı karşıya getirerek yönetmeye çalışan siyasal tercihlerin doğrudan sonuçları"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan Odap Odası'ndan (İTO) yapılan ise "Sağlıkta şiddet, tek kişinin öfkesine ya da 'iletişim sorunlarına' indirgenemez. Sağlıkta şiddet, sağlık hizmetinin kamusal bir şekilde piyasaya sürülmeyen, hekimleri ve sağlık emekçilerini değersiz sistemi, haline getirme ve hekimliğini hekimlerle karşı karşıya getirerek çalışan kadınların tercihleriyle karşı karşıya kaldığı" den karşılığında hak ettiği İstanbul Tabip sağlık sistemi. İTO bilgilendirmesinde şu görüşler dile getirildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itilmiş, birinci basamakta düzenlenmiş, kamu hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürülmüş..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türk Tabipleri Birliği'nin 17 Nisan'ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan etmesi de, sağlıkta istikrar bireysel değil, sağlık sisteminin dayanıklıki dayanıklı bir sorun olarak görmesinin ifadesidir. Bu nedenle 17 Nisan, Dr. kamu hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürülmüş, şehir hastaneleriyle sağlık hizmeti şirketleşmenin yeni basamaklarına taşınmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu düzende ne hekimler ve sağlık emekçileri ne de ilaçları korunmaktadır. Hekimler ve sağlık çalışanları uzun çalışma saatleri, angarya, güvencesizlik, ağır iş yükü, düşük ücret, gönüllü bağımsızlığa bağlı müdahaleler ve idari baskılar altında çalıştırılmakta zorlanmaktadır. Hastalar ise erişilebilir, eşit ve ücretsiz bir sağlık hizmetine ulaşamamaktadır. Randevu bulamayan, bulamayan, da beş dakikaya, kimi zaman daha da kısa sürelere sıkıştırılmış bir muayeneye mahkûm edilen, koruyucu sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamayan insanların biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşısında gördüğü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta protokolün engellenmesi için adım adım atılmamakta"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasi iktidar ise bu tabloyu değiştirmek yerine, yıllardır sağlık emekçilerini hedef gösteriyor, değersizleştiren ve toplumsal öfkenin önüne set çekmek yerine onu sağlık yönetiminin içine yığan bir tutum izlemektedir. Sağlıkta kesintiyi önlemek için adımlar atılmakta, sıcaklık üreten dayanıklı nedenler ortadan kaldırılmamakta, sağlık ortamındaki gerilim her geçen gün daha da büyümektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'da bu yıkım çok daha görünür ve yakıcı biçimde yaşanmaktadır. Kentte sağlık hizmetine başvuru yükünün büyümesi, kamu sağlık kurumlarının genel olarak, kişisel kullanımı ve çalışma düzeni bu yükü karşılayamaz hale gelmiştir. Acil servisler gerçek işlevinden uzaklaştırılmış, poliklinikler birer işlem hattına çevrilmiş, birinci basamak omzuna kaldırılamayan sorumluluklar yüklenerek yalnızlaştırılmış, hekimler ve sağlık çalışanları ise hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenme noktasına sürüklenmiştir. Bu şekilde bir sızıntının meydana gelmesi şaşırtıcı değil; kişisel sistemin beklenen sonuçları.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gerçek çözüm, kadının doğurduğu sağlık politikalarının terk edilmesidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Tabip Odası olarak bir kez daha fazlasını çiziyoruz: Sağlıkta çözüm yalnızca cezaları artırmak değil. Elbette etkili ve caydırıcı yasal düzenlemeler gereklidir. Ancak gerçek çözüm, kadının doğurduğu sağlık politikalarının terk edilmesidir. Gerçek çözüm, piyasacı sağlık düzeninden vazgeçilmesidir. Gerçek çözüm, normal, eşit, düzenli, ücretsiz ve koruyucu sağlık hizmetini esas alan bir sağlık sisteminin kurulmasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği olmadığı bir yerde halkın sağlık hakkı da güvence altında değildir. Sağlık emekçilerinin itibarsızlaştırıldığı, emeğinin değersizleştirildiği, sürekli baskı altında tutulduğu bir düzende bozulmayan sağlık hizmeti üretilemez. Sağlıkta şiddet kader değildir. Sağlıkta şiddet kaçınılmaz değildir. Sağlıkta şiddet önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Verilen sözler tutulmadı, somut ve kalıcı adımlar atılmadı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından yapılan da sağlık çalışmalarının dağılımının etkili bir yasal düzenlemenin hayatta kaldığı vurgulandı. “Cezasızlık derecesi artırılıyor” uyarısı yapıldı. Son dönemdeki eğitim olaylarında yaşanan şiddetli şiddet olaylarına da dikkat eden Yönetim Kurulu Üyesi Melike Sigeze, sağlık ve eğitim alanlarında yaşanan olayların tesadüfi olmadığını belirterek, kurumsale acil önlemlerinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Melike Sigeze, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı tehdit ve baskının her geçen gün arttığını belirterek, "Sağlık çalışanlarını aralıklarla, caydırıcı ve etkili bir 'sağlıkta şiddet yasası' mevcut hayatta geçirilmiş değil. Verilen sözler tutulmadı, somut ve kalıcı adımlar atılmadı" dedi. Son olarak yayımlanan aile hekimliği yönetmeliğini eleştiren Sigeze, özellikle beyaz kod uygulamalarına ilişkin düzenlemelerin sağlık çalışanlarını korumaktan uzak olduğunu ifade etti. Şiddet uygulayan kişinin başka bir aile sağlığını temizlemesi veya aynı merkezde başka bir hekime yönlendirilmesine yönelik yaklaşımın risklerini ortadan kaldırmadığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sağlık görevlileri yaklaşık 30 dakikada bir şiddet vakasıyla karşı karşıya kalıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığı'nın verilerinde beyaz kod vakalarının azaldığının ifade edildiğini hatırlatan Sigeze, sahadaki durumun farklı olduğuna dikkat çekti. "Bugün sağlık görevlilerinin yaklaşık 30 dakikalık bir şiddet vakasıyla karşı karşıya kaldıkları" diyen Sigeze, şiddet başarısızlıklarına yönelik cezasızlık algısının sorununu derinleştirdiğini söyledi. Ölüm tehdidi içeren başvurularda dahi “kovuşturmaya yer yoktur” kararlarının verilip verebildiğini belirten Sigeze, bu dayanıklılığı caydırmak yerine teşvik ettiğini dile getirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:50:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/saglik-durumlari-randevu-bulamayan-bulsa-da-bes-dakika-sikistirilmis-h161463.html">Sağlık durumları: Randevu bulamayan, bulsa da beş dakika sıkıştırılmış bir muayeneye mahkum edilen halkın biriken öfkesi, gerçek sorumlulara değil, karşı karşıya kaldığı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kadim-durmaz-misirda-yapilmasi-gereken-ithalatin-onunu-acmak-h161462.html</link>
		<title>Kadim Durmaz: Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Cumhurbaşkanı Kararı ile mısır ithalatında üç milyon tonluk tarife kontenjanı açılmasına ve Gümrük Vergisi&#039;nin yüzde 5 olarak uygulanmasına tepki göstererek, düzenlemenin yapılış gerekçelerinin kamuoyuna açık şekilde anlatılmasını talep etti. Durmaz, &quot;Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz,&nbsp;Cumhurbaşkanı Kararı ile mısır ithalatında üç milyon tonluk tarife kontenjanı açılması ve Gümrük Vergisi'nin yüzde 5 olarak uygulanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, kararın yerli üreticiyi korumadığını, ekim döneminde belirsizlik yaşayan çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti. Durmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye kendi çiftçisiyle mısır üretebilen bir ülkedir. Buna rağmen ithalat kapısını açmak, kendi üreticisine güvenmemek anlamına gelir. Çiftçimiz neden başka ülkelerin üreticileriyle yarışmak zorunda bırakılıyor? Kendi toprağımız varken, kendi çiftçimiz üretim yaparken neden destek başka ülkenin çiftçisine veriliyor, bunu anlamak mümkün değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik giderleri tam ekim döneminde arttı. Üretici daha tohumu toprağa atarken ağır bir maliyet baskısıyla baş başa kaldı. Çiftçi bugün ürününden ne kadar kazanacağını değil, zararının ne kadar büyüyeceğini hesap eder hale geldi.&nbsp;Geçen yıl hasatta oluşan fiyat bandı çiftçinin yüzünü güldürmedi. Çünkü satış fiyatı vardı ama kazanç yoktu. Şimdi 2026’da daha ekim aşamasında girdi maliyetleri yükselmişken, ithalat kararının açıklanması mısır üreticisinin önünü tamamen karartmıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gümrük Vergisi'nin düşürülmesindeki amacın kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğine işaret eden Durmaz, "Bu düzenleme hangi gerekçeyle yapıldı? Amaç yem fiyatlarını düşürmek midir? Eğer amaç buysa, bunun piyasaya nasıl yansıyacağı, üreticiye ve tüketiciye nasıl bir fayda sağlayacağı açıkça ortaya konulmalıdır. En önemlisi de 2026 sezonunda çiftçimizin ektiği mısırın fiyatının olumsuz etkilenmemesi için hangi önlemler alınmıştır? Bunlar mutlaka açıklanmalıdır" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Durmaz, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Arz güvenliği sağlanacaksa bunun yolu ithalatı kolaylaştırmak değil, yerli üreticiyi ayakta tutmaktır. Siz çiftçinin maliyetini düşürmez, planlı üretimi güçlendirmez, hasat öncesi güven vermezseniz; ithalatla günü kurtarır ama yarını kaybedersiniz" dedi.&nbsp;Durmaz, "Bu ülkenin çiftçisi üretir. Yeter ki alın teri karşılıksız bırakılmasın. Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır" ifadesini kullandı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:28:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kadim-durmaz-misirda-yapilmasi-gereken-ithalatin-onunu-acmak-h161462.html">Kadim Durmaz: Mısırda yapılması gereken ithalatın önünü açmak değil, üreticinin önünü açmaktır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-sanik-muhammed-kaplan-in-h161461.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sanık Muhammed Kaplan&amp;#039;ın iddiası: 15 Temmuzda silahları Milli İstihbarattan aldık</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında savunma yapan sanık Muhammed Kaplan, “Bana Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Ben ‘bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat Çelik Müdür’ün odasına götürdüler beni. O da bana ‘sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi” iddiasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<h3 style="box-sizing:border-box; margin-top:0px; margin-bottom:0.5rem; line-height:1; color:#1c2c42; font-size:1.25rem; text-shadow:none; font-family:Poppins, sans-serif"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></h3>

<div class="detail-of-news">
<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşma sanık Muhammed Kaplan’ın savunmasıyla başladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Kaplan, “Nurullah Özgür Kopuk, ‘seni gizli tanık yapalım’ dedi bana. Ben teslim oldum. Beni Serdar diye bir komiser karşıladı. Beni siyah ceket, bir kundura ile biri karşıladı. Şevket Demircan’mış. Bana Semih’in kanı senin elinde mi?’ dedi” iddialarında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“Murat Çelik Müdür, ‘Sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın’ dedi”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Kaplan, savunmasında şunları öne sürdü:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">"Bana Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. Sonra biri içeri girdi sinkaflı küfür etti. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Bir okudum ifadeyi tüm Ankara’yı yakmışlar. Sonra ben ‘bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat Müdür’ün odasına götürdüler beni. O da bana ‘sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Beni Nurullah Özgür Kopuk ile görüştürdüler. Araştırılsın HTS’si o gün o da Emniyet’teydi. Bana ‘sen bu ifadeyi vermezsen hayatın mahvolur’ dedi. Kalıplı olan polis bana ‘sen Erkan Doğan’dan ceza almazsın ama örgüt üyeliğinden ceza aldırırız sana’ dediler. Sonra beni bir odaya götürdüler. Ben Serdar’a da söyledim ‘sana da bunları yapacaklar’ dedim. Şimdi ağız birliği yapıyorlar orası spor odasıydı diye. Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı. İki gün yemek vermezlerdi. Verdikleri de bir gün önceki yemekler.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’ın ilişkisi yoktur. Bizi sahte HTS kayıtlarıyla tutukladılar ve sahte gizli tanık beyanıyla da bana ceza verdiler. Başkanım bizi bunlardan kurtarın. Ben üç senedir haksız yere cezaevinde, 6 adımlık koğuşta yatıyorum."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">"Gizli tanık olmasa ben yokum"</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Savunma yapan diğer bir sanık Fethi Koyuncu, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">“Muhammed Kaplan’ı da Altan Tozar’ı da bu mahkemede tanıdım. Daha önce hiç görmedim, tanımıyorum da. Muhammed Kaplan yaralanmış. Vurulduğunda kendisi kimin vurduğunu bilmiyorum demiş. Üç yıl sonra benim yaraladığımı söylüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Altan Tozar da 2018’de vurulmuş. İfadesi alınıyor ben yokum. Sonra hakim karşısında ifade veriyor yine ben yokum. Adamın bazı Şaşmaz’da, ben ise Keçiören’de baz veriyorum. Sadece gizli tanıklık ifadesiyle ceza aldım. Ben başkasının işlediği suçun cezasını çekiyorum. Hiçbir olayın içinde yokum ben. Gizli tanık olmasa ben yokum hiç. Beraatimi talep ediyorum."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">"Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksel Kocaman’ın buraya getirtilmesini istiyorum tanık olarak”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşmada savunma yapan sanık Furkan Anıl Bahar, "Ben örgüte üye olsam neden lisansımı bitireyim ardından yüksek lisansa başvurayım. Beraatimi talep ediyorum. Duruşmalardan da vareste tutulmak istiyorum" beyanında bulundu. Sanık Ali Dönmez, “Ben valelik yaptım. 4-5 ay valelik yaptım sonucunda 9 ay tutuklu kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Sanık Doğuşcan Uğurlu’nun avukatı Hatice Taştan savunmasında, "Her gün bir başka şey çıkıyor. Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksek Kocaman’ın buraya getirtilmesini istiyorum tanık olarak. Bizler onlara soru sormalıyız. Bu kirlilik, bu çürümüşlük başka türlü düzelmez. Bu salona gelen herkesin amacı adil yargılanma hakkı" beyanında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 14:08:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-sanik-muhammed-kaplan-in-h161461.html">Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sanık Muhammed Kaplan&amp;#039;ın iddiası: 15 Temmuzda silahları Milli İstihbarattan aldık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-aciga-h161460.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı. Sonel, hakkında soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı. Sonel, hakkında soruşturma başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Gülistan Doku soruşturmasında oğlu gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatıldı. İddialara ilişkin mülkiye müfettişi görevlendirildiği belirtilen açıklamada soruşturma kapsamında Sonel'in açığa alındığı belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:40:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-aciga-h161460.html">Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel açığa alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ozgur-ceylan-okul-guvenligi-sorusu-cumhurbaskani-h161459.html</link>
		<title>CHPli Özgür Ceylan: Okul Güvenliği Sorusu &amp;quot;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bana sorma! dedi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, 24 saat içinde Şanlıurfa’da bir lisede gerçekleşen
saldırının ardından Kahramanmaraş’ta yine bir okulda yaşanan katliam sonrası, okul güvenliği
ile ilgili olarak verdiği soru önergesi ile verilen cevapları tekrar gündeme getirerek, “Ocak
ayında okullarda yaşanan şiddeti gündeme getirerek, Eğitim, Aile ve İçişleri bakanlıkları ile
Cumhurbaşkanı’na sorduk. Milli Eğitim Bakanı Şanlıurfa’da yaşanan saldırı günü anca
cevap verdi. Aile ve İçişleri konuyu ciddiye alıp cevap bile vermezken; Cumhurbaşkanı
Yardımcısı “Bana sorma!” dedi” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÖZGÜR CEYLAN OKUL GÜVENLİĞİNİ SORDU<br />
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI: BANA SORMA! DEDİ<br />
CHP’li Özgür Ceylan, geçtiğimiz ocak ayında okullarda yaşanan şiddet olaylarını bir soru<br />
önergesi ile gündeme getirdiğini hatırlatırken, sözleşmeli erler ve uzman erbaşlar arasından<br />
yedi yılını dolduranların okullara güvenlik görevlisi olarak atanması için de kanun tekliflerinin<br />
bulunduğunu söyledi. Özgür Ceylan soru önergesini yönelttiği Aile ve Sosyal Hizmetler<br />
Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın halen cevap vermediğini belirtirken, Millî Eğitim<br />
Bakanlığı’nın ise Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 16<br />
kişinin yaralandığı saldırı günü cevap verdiğini duyurdu.<br />
Güvenli Olmayan Okulları Tespit İçin “Ölçek” Hazırlamışlar<br />
Özgür Ceylan soru önergesine Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzalı verilen cevapta iller<br />
düzeyinde yapılan toplantılar, bakanlıklar arasında imzalanan protokoller, yayınlanan<br />
yönergeler hakkında hamaset yapıldığını belirterek, “Kendilerince tehlikeli okulları tespit<br />
etmek için “Okul Durum Değerlendirme Ölçeği” adı altında bir ölçek hazırlamışlar, sözde<br />
tehlikeli okulları belirlemişler. Buralarda güvenlik tedbiri alacaklarmış. Tehlikenin nerede<br />
olduğunu bile tespit edememişler. Yaşanan olaylar bunu ortaya koyuyor” dedi.<br />
Özgür Ceylan, cevapta Millî Eğitim Bakanlığı’nın şiddeti önleme amaçlı yaptığı çalışmalar<br />
hakkında bilgi verdiğini ifade ederek, “Sunumlar, broşürler, afişler hazırlamışlar, hikâye<br />
kitabı basmışlar, genelgeler yayınlamışlar. Görülüyor ki olmamış. Bakan Bey hâlâ Türkiye<br />
Yüzyılı Maarif Modeli ve Erdem-Değer-Eylem planlarıyla, Atatürk düşmanı kitaplarla poz<br />
vererek her şeyi çözeceğini sanıyor. Olmuyor Bakan Bey Olmuyor. Biri cevap vermez, öbürü<br />
hamaset yapar, başlarındaki bana sorma der. İktidardan çözüm bekliyoruz diyeceğiz ama<br />
bu iktidarla hiçbir şey çözülmez. Vatandaş da hamaset sözleriyle kandırılmaya devam<br />
edilir. Çözüm ise CHP iktidarıdır” dedi.<br />
Öğretmenlerin İş Güvenliği Yok<br />
CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada çocuklar kadar<br />
okullarda hizmet veren öğrencilerin de iş güvenliğinin bulunmadığını belirtirken, “Kamera<br />
kayıtlarından görüyoruz ki Siverek’te öğretmen öğrencilerini sınıfa sokuyor ardından</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">kendisi saldırganın hedefi oluyor ve yaralanıyor, Kahramanmaraş’ta öğretmen<br />
öğrencilerine siper oluyor ve hayatını kaybediyor. Okulda müdür yardımcısı öldürülüyor,<br />
okulda öğretmen öldürülüyor, üniversitede araştırma görevlisi öldürülüyor, konuyu<br />
gündemi getiriyoruz, hep aynı cevap: “Yaşananlar münferit bir olay!”. Öğretmenler<br />
Türkiye’de hayati tehlikesi yüksek bir iş yapar hale gelmiştir” diye konuştu.<br />
Kanun Teklifi Verdik! Komisyon Raflarında Bekliyor<br />
CHP’li Özgür Ceylan, Millî Savunma Komisyonu Grup Sözcüsü olduğunu hatırlatarak,<br />
“Sözleşmeli erler ve uzman erbaşların kamuda istihdamı için çalışmalar yürütüyorduk.<br />
Okullarda yaşanan şiddet ve akran zorbalığı üzerine çalışmalar yaparken, bu iki konuyu<br />
birleştirerek, geçtiğimiz yılın Mayıs ayında sözleşmeli erler ile uzman erbaşların okullarda<br />
güvenlik görevlisi olarak atanması için kanun teklifi verdik. Bir yıldır komisyon raflarında<br />
bekliyor” dedi. Özgür Ceylan, teklif ile sözleşme süreleri biten ve tekrar atanmayan uzman<br />
erbaşların Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan eğitim kurumlarında güvenlik görevlisi<br />
olarak istihdam edilmesi amaçlandığını ifade ederken, “Teklif Milli Eğitim, Kültür, Gençlik Ve<br />
Spor Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu’nun tozlu raflarında yaklaşık bir yıldır<br />
bekliyor. Katliamlar yaşanıyor ama muhalefet hala ciddiye alınmıyor. Sözün bittiği<br />
yerdeyiz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:21:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-ozgur-ceylan-okul-guvenligi-sorusu-cumhurbaskani-h161459.html">CHPli Özgür Ceylan: Okul Güvenliği Sorusu &amp;quot;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bana sorma! dedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ato-saglikta-siddetin-sona-ermesi-icin-mucadeleyi-surdurmekte-h161458.html</link>
		<title>ATO: Sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Tabip Odası, Beyaz Kod sisteminin kurulduğu andan bu yana sözlü ve fiziksel şiddet bildirimi sayısının 140 bini geçtiğini vurgulayarak,&quot;Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gününde Dr. Ersin Arslan&#039;ı, sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıklı ve şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Tabip Odası,&nbsp;17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yazılı&nbsp; açıklama yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gaziantep'te görevi başında katledilen meslektaşımız Dr. Ersin Arslan'ın ölümünün üzerinden 14 yıl geçti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan edilen bugünde, başta Dr. Ersin Arslan olmak üzere, sağlıkta şiddet nedeniyle yitirdiğimiz Dr. Göksel Kalaycı'yı, Dr. Ali Menekşe'yi, Dr. Kamil Furtun'u, Dr. Aynur Dağdemir'i, Dr. Fikret Hacıosman'ı, Dr. Ekrem Karakaya'yı, güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan'ı, mobbing ve soruşturma baskısı sonucunda özkıyıma sürüklenen Dr. Melike Erdem’i saygıyla ve özlemle anıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Nisan bizim için anma günü olduğu kadar, sağlık kurumlarında vahşete dönüşen şiddet olaylarına dikkat çektiğimiz, sağlıkta şiddeti durdurmak amacıyla yapılması gerekenleri Sağlık Bakanlığı'na ve kamu otoritesine hatırlattığımız mücadele günüdür. Ankara Tabip Odası'nın resmi raporlardan ve Meclis'te cevaplanan soru önergelerinden hareketle tespit edebildiği kadarıyla Beyaz Kod sistemi kurulduğu andan bu yana sözlü ve fiziksel şiddet bildirimi sayısı 140 bini geçti. Yine Odamızın 2025 yılının sonunda yaklaşık bin hekimle gerçekleştirdiği 'Ankara Hekim Profil Araştırması'nın sonuçlarına göre Ankara'da görev yapan hekimlerin yüzde 71'i en az bir kez sözlü, yüzde 64’ü en az bir kez psikolojik, yüzde 17'si en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Acil servislerde çalışan sağlık çalışanları her gün şiddet riski altında"<br />
Ne yazık ki, sağlıkta şiddet vakalarının yarısından fazlasında Beyaz Kod bildirimi yapılmadığı yine araştırmamızda saptadığımız sonuçlardan biridir. Hekimlerin yüzde 79'u Beyaz Kod vermediğini ifade etmiştir. Bu durum şiddetin olağanlaşmasının ve şiddet olaylarının resmi istatistiklere yansımadığının bir ifadesidir. Öte yandan, yılda yaklaşık 150 milyonun üzerinde başvurunun olduğu acil servislerde çalışan sağlık çalışanları her gün şiddet riski altındadır. 'Acil Servislerde Şiddeti Önleme Raporu'na göre acil tıp uzmanlarının hemen hemen tamamı meslek yaşantıları boyunca en az bir kez şiddete maruz kalmıştır.<br />
Her zaman dile getirdiğimiz üzere sağlıkta şiddet çok katmanlı bir krizdir ve sadece tek bir nedenle açıklanamaz: Kışkırtılmış sağlık talebi sonucunda 1 milyarı aşan hekime başvurunun neden olduğu iş yükü; randevu sisteminde yaşanan kaos; 5 dakika veya daha da altında muayene sürelerinden kaynaklı memnuniyetsizlik; çalışma ortamlarını şiddetten arındıracak gerekli fiziki düzenlemelerin yapılmaması; siyasetçilerin ve bürokratların saldırganları cesaretlendiren söylemleri; basın kuruluşlarının sağlıkta şiddet haberlerini verme biçimi ve sağlık sisteminden kaynaklı sorunlarda hekimi suçlayıcı dilden çekinmemeleri; yargılama süreçlerinde caydırıcı cezaların verilmemesi; sağlık okur-yazarlığı alanında gerekli eğitim planlamasının yapılmaması; sağlığı piyasalaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yarattığı tahribat temel nedenlerdir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlık kuruluşlarında şiddet riskleri belirlenmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İflas eden sağlık sistemi sağlıkta şiddetin artmasına zemin hazırlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık çalışanlarının güvenliğini artırmak ve şiddeti önlemek için şu stratejileri belirlemiştir:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık kuruluşlarında şiddet riskleri belirlenmeli ve bu risklere yönelik önlemler alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık çalışanlarına hukuki ve idari hakları konusunda eğitim verilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Şiddet olaylarını raporlamak ve müdahale etmek için net politikalar ve prosedürler hazırlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için fiziksel ve psikolojik önlemler, iş güvenliği tedbirleri alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cezalar artırılmalı ve cezasızlık son bulmalı"<br />
Sağlıkta şiddete karşı cezasızlığın son bulması için TTB'nin hazırladığı 'Sağlıkta Şiddet Yasası' yürürlüğe konmak zorundadır. Bu kapsamda:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Sağlık çalışanlarına yönelik işlenen suçlarda cezalar artırılmalı ve cezasızlık son bulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık çalışanlarına yönelik işlenen suçların infazında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik uygulamaları kaldırılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Türk Ceza Kanunu'nda 'Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet' başlığıyla yeni bir suç kategorisi tanımlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-⁠Sağlık kuruluşlarına silahla girilmesi yasal düzenlemelerle engellenmelidir.<br />
Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gününde Dr. Ersin Arslan'ı, sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıklı ve şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 13:01:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ato-saglikta-siddetin-sona-ermesi-icin-mucadeleyi-surdurmekte-h161458.html">ATO: Sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-7-kisi-daha-adliyeye-sevk-edildi-doku-h161457.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturmasında 7 kişi daha adliyeye sevk edildi, Doku ailesi şüphelilere tepki gösterdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer alan Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer ve Zaynal Abakarov Jandarma&#039;daki işlemlerinin ardından Tunceli Adliyesi&#039;ne sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 4'ü dün sabah saatlerinde Tunceli Adliyesine sevk edilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gökhan Ertok ve Erdoğan Elaldı hakkında tutuklama kararı verilirken, Savaş Gültürk ve Süleyman Önal hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak yurt dışı çıkış yasağı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sabah ise Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer, Zaynal Abakarov adliyeye sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun yakınları, adliyeye getirilişleri sırasında şüphelilere tepki gösterdi. Aile, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de adliyeye getirilmesi için feryat etti</span>.<span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku dizlerine vurarak adalet istedi. Aile fertleri "Tuncay Sonel gelsin de sizi kurtarsın", "Tuncay Sonel katili buraya getir", "Elleriniz Gülistan'ın kanında" diye bağırdı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:40:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-7-kisi-daha-adliyeye-sevk-edildi-doku-h161457.html">Gülistan Doku soruşturmasında 7 kişi daha adliyeye sevk edildi, Doku ailesi şüphelilere tepki gösterdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uretici-battik-diyorum-baska-birsey-demiyorum-h161456.html</link>
		<title>Üretici: Battık Diyorum, Başka Birşey Demiyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
Niğde&amp;#39;nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı
sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini
değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi
sürdüremediklerini dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN VAZGEÇİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ: “CEBİMİZDE 10 BİN LİRA OLMADAN MAZOT ALAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HİBRİT LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR<br />
Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık<br />
köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl<br />
çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, &amp;quot;Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor.<br />
Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl<br />
lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile<br />
işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl &amp;#39;para kazanır mıyım,<br />
kazanmaz mıyım&amp;#39; düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani<br />
erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye&amp;#39;de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç<br />
ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı<br />
da var,&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/Fotoğraf-4-1.jpeg" /><br />
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:<br />
&amp;quot;Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu<br />
durumlara düştük.&amp;quot;<br />
HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR<br />
Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici<br />
bu yıl arpa ektiklerini belirterek, &amp;quot;Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt<br />
bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok,&amp;quot; dedi.<br />
GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR<br />
Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:<br />
&amp;quot;Alamadık. Fiyatını dahi soramadık.&amp;quot;<br />
Bir başka çiftçi ise &amp;quot;Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor,<br />
bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey.<br />
Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya<br />
yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey<br />
demiyorum bu ortamda,&amp;quot; diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, &amp;quot;Şimdi<br />
arkadaş dedi ki bana, &amp;#39;30 dönüm çiftim var.&amp;#39;30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim.<br />
Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti<br />
demek istiyorum,&amp;quot; şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR<br />
Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji<br />
fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, &amp;quot;Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40<br />
zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor.&amp;quot;<br />
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam,<br />
bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı.&amp;quot;<br />
GÜRER&amp;#39;DEN &amp;quot;GARANTİLİ ÜRETİM&amp;quot; ÖNERİSİ<br />
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim<br />
modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:<br />
Gürer, “arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya,<br />
sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin<br />
tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz,&amp;quot; dedi.<br />
MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN<br />
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, &amp;quot;Mazotta ÖTV ve KDV&amp;#39;yi kaldıracağız.<br />
Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu&amp;#39;nun 21. maddesi<br />
var. 2006&amp;#39;da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki &amp;#39;Her yıl millî gelirin %1&amp;#39;i çiftçiye verilecek.&amp;#39; Biz de bunun<br />
peşine düşüyoruz. Ver diyoruz,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot; 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye<br />
AYRILAN DESTEK NE? 168 MİLYAR LİRA. İŞTE SORUN BURADA BAŞLIYOR,&amp;quot; DEDİ.<br />
&amp;quot;TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR&amp;quot;<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek,<br />
&amp;quot;Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal,<br />
nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, &amp;quot;Bu ülkede yem fabrikası<br />
özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
&amp;quot;DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR&amp;quot;<br />
İran&amp;#39;daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi<br />
Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:<br />
&amp;quot;Şimdi İran&amp;#39;da savaş oldu. İran&amp;#39;da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye&amp;#39;de üre 33.000 liraya çıktı.<br />
Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? &amp;quot;Bak, mazot 80-90<br />
liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran&amp;#39;da savaş<br />
başladı, her şeye zam geldi.&amp;quot;<br />
&amp;quot;KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART&amp;quot;<br />
Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Onun için kendi<br />
kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var,&amp;quot; dedi. POMPAYA<br />
YANAŞAMIYORUZ”<br />
ÜRETİCİ: “BATTIK DİYORUM, BAŞKA BİRŞEY DEMİYORUM”<br />
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,<br />
Niğde&amp;#39;nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı<br />
sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini<br />
değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi<br />
sürdüremediklerini dile getirdi.<br />
LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR<br />
Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık<br />
köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl<br />
çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, &amp;quot;Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor.<br />
Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl<br />
lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile<br />
işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl &amp;#39;para kazanır mıyım,<br />
kazanmaz mıyım&amp;#39; düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani<br />
erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye&amp;#39;de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç<br />
ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı<br />
da var,&amp;quot; dedi.<br />
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:<br />
&amp;quot;Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu<br />
durumlara düştük.&amp;quot;<br />
HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR<br />
Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici<br />
bu yıl arpa ektiklerini belirterek, &amp;quot;Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt<br />
bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok,&amp;quot; dedi.<br />
GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR<br />
Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:<br />
&amp;quot;Alamadık. Fiyatını dahi soramadık.&amp;quot;<br />
Bir başka çiftçi ise &amp;quot;Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor,<br />
bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey.<br />
Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya<br />
yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey<br />
demiyorum bu ortamda,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, &amp;quot;Şimdi<br />
arkadaş dedi ki bana, &amp;#39;30 dönüm çiftim var.&amp;#39; Dedim arkadaşım, 30 dönüm çiftini süreceğim ama</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi,<br />
yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR<br />
Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji<br />
fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, &amp;quot;Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40<br />
zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor.&amp;quot;<br />
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam,<br />
bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı.&amp;quot;<br />
GÜRER&amp;#39;DEN &amp;quot;GARANTİLİ ÜRETİM&amp;quot; ÖNERİSİ<br />
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim<br />
modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:<br />
Gürer, &amp;quot;Şimdi biz arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen<br />
ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım<br />
garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz,&amp;quot; dedi.<br />
MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN<br />
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, &amp;quot;Mazotta ÖTV ve KDV&amp;#39;yi kaldıracağız.<br />
Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu&amp;#39;nun 21. maddesi<br />
var. 2006&amp;#39;da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki &amp;#39;Her yıl millî gelirin %1&amp;#39;i çiftçiye verilecek.&amp;#39; Biz de bunun<br />
peşine düşüyoruz. Ver diyoruz,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici<br />
olduğunu belirterek, &amp;quot; 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye<br />
ayrılan destek ne? 168 milyar lira. Işte sorun burada başlıyor,&amp;quot; dedi.<br />
&amp;quot;TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR&amp;quot;<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek,<br />
&amp;quot;Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal,<br />
nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal,&amp;quot; diye konuştu.<br />
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, &amp;quot;Bu ülkede yem fabrikası<br />
özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı,&amp;quot; şeklinde konuştu.<br />
&amp;quot;DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR&amp;quot;<br />
İran&amp;#39;daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi<br />
Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:<br />
&amp;quot;Şimdi İran&amp;#39;da savaş oldu. İran&amp;#39;da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye&amp;#39;de üre 33.000 liraya çıktı.<br />
Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? &amp;quot;Bak, mazot 80-90<br />
liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal,<br />
yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran&amp;#39;da savaş<br />
başladı, her şeye zam geldi.&amp;quot;<br />
&amp;quot;KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART&amp;quot;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Onun için kendi<br />
kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var,&amp;quot; dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:20:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uretici-battik-diyorum-baska-birsey-demiyorum-h161456.html">Üretici: Battık Diyorum, Başka Birşey Demiyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuik-ipotekli-konut-satislarimart-ayinda-yillik-yuzde-359-h161455.html</link>
		<title>TÜİK: İpotekli konut satışları mart ayında yıllık yüzde 35,9 arttı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mart ayına ilişkin, "Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri"ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 olarak gerçekleşti. Diğer konut satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 oranında azalarak 87 bin 389 olurekn, toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 diğer satışların payı yüzde 77,1 olarak kayda geçti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları mart ayında yüzde 1,8 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 1,8 azalırken, ikinci el konut satışları yüzde 6,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 9,6, ikinci el konut satışları da yüzde 5,5 azalma gösterdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancılara mart ayında bin 353 konut satışı gerçekleşti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancılara yapılan konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20 oranında azalarak bin 353 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 oranında azalarak 4 bin 165 oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mart ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 229 ile Rusya Federasyonu, 130 ile İran ve 84 ile Almanya vatandaşlarına yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk el iş yeri satışları yıllık yüzde 5,4 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 oranında azalarak 3 bin 787 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,3 oranında azalarak 9 bin 712 olarak gerçekleşti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,1 oranında artarak 698 olurken, diğer iş yeri satışları ise mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 oranında azalarak 12 bin 801 olarak kaydedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları mart ayında yüzde 8,3 azaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışlarında yüzde 8,3, ikinci el iş yeri satışlarında da yüzde 14,8 azalma gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 4,3, ikinci el iş yeri satışları yüzde 7,1 azaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 12:01:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tuik-ipotekli-konut-satislarimart-ayinda-yillik-yuzde-359-h161455.html">TÜİK: İpotekli konut satışları mart ayında yıllık yüzde 35,9 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kurbanlik-satislari-basladi-millette-para-yok-bir-dana-300-bin-lira-oldu-milletin-gucu-yetmiyor-h161454.html</link>
		<title>Kurbanlık satışları başladı: Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu. Milletin gücü yetmiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde Yozgat’ın ilçelerinde bulunan canlı hayvan pazarlarında kurbanlık satışları başladı. Pazarlarda hareketlilik olmasına karşına alım gücü daralan yurttaşlar şimdilik kurbanlıklara bakıp, fiyat öğrenmekle yetiniyor. Büyükbaş kurbanlık hisseleri 40 ila 50 bin lira arasında değişiyor. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, &quot;Bu sene kurbanlık hayvan az. 2025 yılındaki mandıralara baktığımızda 2026&#039;da yüzde 30&#039;u yok, yüzde 70 hayvan var, yüzde 100 değil&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ın Sorgun, Kadışehri ve Boğazlıyan ilçelerinde her hafta açılan canlı hayvan pazarlarında kurbanlık satışlarına da başlanıldı. Yozgat’ın en büyük canlı hayvan pazarının kurulduğu Sorgun ilçesinde hareketlilik olmasına karşın, pazarı gezen yurttaşların fiyat araştırması yapmakla yetindiği gözlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Maliyetler yüzde 100 arttı, mal üstüne yüzde 50 koydu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurbanlık satışı yapan besici Mustafa Demirbilek, "Çok şükür iyi, yavaş yavaş canlanıyor kurban satışlarımız da. Bundan sonra da daha da canlanacak kurban satışlarımız. Maliyetler şöyle; 120, 130, 140 bin liradan başlıyor 4 kişilik kurbanlar. Ufak da olsa ekmek yediyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Besici Özgür Yaşar, "Kurban satışları bitik. Zarar ediyoruz. Et düştü. Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu, milletin gücü yetmiyor. Asgari ücret 50 bin lira olacak ki millet kessin. Yem bin lira. Hisse 40 bin lira 50 bin lira. Tosun 300 bin lira. Geçen sene bir hisse 25 bin liraydı. Maliyetler yüzde 100 arttı, mal üstüne yüzde 50 koydu" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beslediği kurbanlıkları pazara getiren İbrahim İbiş, "Kurban satışları daha başlamadı. Ahırlardan alıyor millet kurbanlıkları. Pazardan almıyor. Ahırlardan alıyor millet uğraşmıyor. Fiyatlar iyi. Fiyatlarda sıkıntı yok. Geçen seneye göre bu sene tabii ki yüksek. Her şey yüksek olduğu gibi hayvanların fiyatları da yüksek. Girdi maliyeti her şey yükselince hayvan fiyatları da ister istemez yükseliyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazarın durgun olmasından yakınan İlimdar Yılmaz da, "Alıcı yok. Kurbanlık 350 bin liradan başlıyor, 7 kişilik. 4 kişilik 180 bin liraya iniyor, 250 bin liraya iniyor. Böyle gidiyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2025 yılında yem 400 liraydı, bugün 850- 900 lira"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, geçen yılki girdi maliyetleri ile bu yılki maliyetler karşılaştırıldığında kurbanlık fiyatlarının yüksek olmadığın söyledi. Sorgun canlı pazarını gezen Açıkgöz, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Girdi maliyetine göre geçen seneden ucuz. Geçen sene, 2025 yılında yem 400 liraydı, bugün 850-900 lira. O gün hisse 35 bin liraya gidiyordu. Bu sene de 45 bin liraya gidiyor. Yine çiftçinin cebinden geçiyor. Şu an yüksek bir fiyat görmüyorum. 25 bin liradan tut ki ise 55 bin liraya kadar hisse var. Alacağın hayvana bağlı. Düve 30-35-40 bin lira arası, tosun da 40- 50 bin lira arası. Fiyatlar büyük bir şey yok. Kestirsek hemen hemen aynı buluyor. Ondan dolayı da kurbancı korkmasın. Bu sene kurbanlık hayvan az. Onu bilsin herkes. 2025 yılındaki mandıralara baktığımızda 2026'da yüzde 30'u yok, yüzde 70 hayvan var, yüzde 100 değil. Ondan dolayı herkes hayvanını alsın canı gönülden. Girdi maliyeti yüksek. Bugün bir torba yem eğer 900 lira olursa, bir torba yem 5 gün gider bir hayvana. 5 günde bu hayvan 900 lirayı yiyor. Satışta sıkıntı yok. Satış iyi. Şu pazarı gez, iyi 30 tane kurbanlık hayvan yok. Ankara'ya götürüyorlar, İstanbul'a götürüyorlar. Şu an kurbanlık 11 hayvan gelmiş, onu da ben aldım."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 11:40:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kurbanlik-satislari-basladi-millette-para-yok-bir-dana-300-bin-lira-oldu-milletin-gucu-yetmiyor-h161454.html">Kurbanlık satışları başladı: Millette para yok. Bir dana 300 bin lira oldu. Milletin gücü yetmiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-okullardaki-vahsete-tepki-vahsetin-sorumlusu-iktidardir-h161453.html</link>
		<title>Ayhan Barut&apos;tan okullardaki vahşete tepki  Vahşetin sorumlusu iktidardır</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, son olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#039;taki okullarda meydana gelen vahşet olaylarının sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu vurguladı. Öğretmenleri ve öğrencileri koruyamayan iktidarın hesap vermesini isteyen Barut, &quot;Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, okul emekçilerimizi koruyamayan iktidarı kınıyor, AKP iktidarından hesap sorulmasını istiyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;">VAHŞETİ GENEL KURULDA KINADI<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alarak kınadığı vahşi saldırılarda yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencileri anan, ailelerine, yakınlarına ve halka başsağlığı dileyen Ayhan Barut, "Yine acımız büyük, yine kederliyiz. Parasız, bilimsel, demokratik, laik ve nitelikli eğitim talebine kulak vermeyen AKP iktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi adeta işin içinden çıkılmaz hale getirdi. Okullarda yetersiz derslikler, gerici kuşatma, öğretmen ve öğrencilerin karşılanmayan hakları bir yana, şiddet de artarak sürüyor. İçimiz yanıyor" diye konuştu.<br />
"KORUYAMIYORLAR, YÖNETEMİYORLAR"<br />
AKP iktidarının sorunları çözemediğini dile getiren Barut, "Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta yaşanan son vahim olaylar da göstermiştir ki, bu iktidar sorun çözemiyor. Aslında eğitimde görüldüğü gibi ülkeyi de yönetemiyorlar. Bireysel silahlanmadan şiddet sarmalına uzanan bu kara tablonun sorumluları belli. Eğitim yuvası olan okullarda vahşet sahnelerinin yaşanmasına göz yumanlar ortada. Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, okul emekçilerimizi koruyamayan iktidarı kınıyoruz. Yaşamı ve eğitimi savunanlar olarak AKP iktidarından hesap sorulmasını istiyoruz. Bir olacağız, sandıkta bu hesabı soracağız!" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 11:20:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-okullardaki-vahsete-tepki-vahsetin-sorumlusu-iktidardir-h161453.html">Ayhan Barut&apos;tan okullardaki vahşete tepki  Vahşetin sorumlusu iktidardır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-gulcan-kis-bu-olaylar-tesaduf-degil-ihmalin-sonucu-h161452.html</link>
		<title>CHPli Gülcan Kış: Bu olaylar tesadüf değil, ihmalin sonucu</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarını
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Kış, hem araştırma önergesi hem de
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi vererek,
okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“OKULLAR GÜVENSİZ, BAKANLIK SUSKUN!”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Gülcan Kış’tan peş peşe iki hamle: Meclis’e taşıdı<br />
Türkiye’de iki gün üst üste yaşanan okul saldırılarının artık münferit olmadığını<br />
vurgulayan Kış, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen silahlı saldırıların<br />
toplumda derin bir travma yarattığını belirtti. Daha önce Erdemli’de yaşanan olayları<br />
da hatırlatan Kış, “Bu tablo bir tesadüf değil, açık bir güvenlik zafiyetidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis araştırması talebi<br />
Gülcan Kış, Anayasa ve TBMM İçtüzüğü kapsamında verdiği araştırma önergesinde,<br />
son 10 yılda okullarda artan şiddet olaylarının tüm boyutlarıyla incelenmesini talep<br />
etti.<br />
Önergenin gerekçesinde; okulların artık çocuklar için güvenli alan olmaktan çıktığına<br />
dikkat çekilerek, fiziki güvenlikten psikososyal destek mekanizmalarına kadar geniş<br />
bir alanda eksiklikler bulunduğu vurgulandı.<br />
Kış, “Çocuklarımızın yaşam hakkını korumak devletin en temel görevidir. Ancak<br />
bugün geldiğimiz noktada bu sorumluluk yerine getirilemiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İki gündür neden suskunsunuz?”<br />
CHP’li Kış, ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği soru önergesinde dikkat<br />
çeken sorular sordu.<br />
Bakanlığın yaşanan olaylara karşı sessizliğini eleştiren Kış, şu ifadeleri kullandı:<br />
“İki gündür yaşanan bu vahim olaylar karşısında neden suskunsunuz? Okullarda<br />
güvenliği sağlamak için ne yapıyorsunuz, ne yapmayı planlıyorsunuz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Laikliği tartışıyorsunuz, güvenliği sağlayamıyorsunuz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla<br />
eğitimde laiklik tartışmalarının gündeme taşındığını hatırlatarak, bu tartışmaların<br />
gerçek sorunları gölgelediğini ifade etti.<br />
“Günlerdir laik eğitim tartışmaya açılıyor, müfredat konuşuluyor, protokoller<br />
konuşuluyor.<br />
Ama konu çocukların can güvenliği olduğunda ortada bir plan yok, bir açıklama yok.<br />
Önceliğiniz ideolojik tartışmalar mı, yoksa çocukların hayatı mı?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gündem başka, gerçek sorun başka”<br />
Kış, Bakanlığın kamuoyunda daha çok tali başlıklarla gündeme geldiğini belirterek,<br />
esas sorunların geri plana itildiğini söyledi:<br />
“Günlerdir müfredat tartışmalarıyla, protokollerle, yönetmeliklerle gündem yaratılıyor.<br />
Ama konu çocukların can güvenliği olduğunda ortada bir sessizlik var. Eğitimde esas<br />
meseleler konuşulmuyor, gerçek sorunlar öteleniyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bir öğün yemek yok, güvenlik de yok”<br />
Eğitim politikalarını da eleştiren Kış, öğrencilerin temel ihtiyaçlarının dahi<br />
karşılanamadığını belirterek, “Okullarda bir öğün sağlıklı yemek veremeyen bir<br />
anlayışın, öğrencinin ve öğretmenin güvenliğini de sağlayamadığı ortadadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullar en güvenli yer olmalıydı”<br />
Kış, soru önergesinde;<br />
 Okullardaki güvenlik personeli sayısını,<br />
 Son 10 yıldaki şiddet olaylarının verilerini,<br />
 Alınan önlemleri ve yeni eylem planlarını<br />
tek tek sordu.<br />
“Okullar çocuklarımızın en güvenli olması gereken yerlerdir. Ancak bugün bu güvenlik<br />
duygusu ortadan kalkmıştır” diyen Kış, Meclis’in bu konuda derhal harekete geçmesi<br />
gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:58:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-gulcan-kis-bu-olaylar-tesaduf-degil-ihmalin-sonucu-h161452.html">CHPli Gülcan Kış: Bu olaylar tesadüf değil, ihmalin sonucu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulundan-okul-saldirilarina-iliskin-arastirma-onergesi-egitim-sisteminde-yasanan-yapisal-cokusun-nedenleri-ortaya-konulmali-h161451.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu&apos;ndan okul saldırılarına ilişkin araştırma önergesi: Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenleri ortaya konulmalı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerinin ortaya konulması, okullarda artan şiddet olaylarının ve güvenlik zafiyetlerinin incelenmesi, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğinin tespiti, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;in görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğun açık biçimde ortaya konulması için Meclis araştırması açılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Diyarbakır Milletvekili&nbsp;Sezgin&nbsp;Tanrıkulu, eğitimde yaşanan sorunlara ilişkin TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi. Önergesinde Türkiye’de eğitim sisteminde derinleşen kriz, okullarda artan şiddet olayları, eğitimde eşitsizliklerin büyümesi ve kamusal eğitim ilkesinin zedelenmesine dikkat çeken Tanrıkulu,&nbsp;Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut yönetim anlayışının tüm yönleriyle incelenmesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu, önersinde şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim sistemi, bir ülkenin geleceğinin inşa edildiği en temel kamusal alandır. Ancak bugün Türkiye’de eğitim sistemi bilimsel ilkelere aykırı uygulamalar, liyakatten uzak kadrolaşma, derinleşen yoksulluk ve artan toplumsal eşitsizlikler nedeniyle ağır bir çöküş süreci yaşamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığının yönetimi altında, özellikle Milli Eğitim Bakanının görev süresi boyunca; okullarda şiddet olayları ve güvenlik sorunları artmış, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından can güvenliği ciddi biçimde tehlikeye girmiştir. Eğitim kurumları, bilimsel ve laik eğitim ilkelerinden uzaklaştırılarak ideolojik yönlendirmelere açık hale getirilmiştir. Tarikat ve cemaat yapılarının eğitim alanındaki etkisinin arttığı yönünde kamuoyunda güçlü ve yaygın kaygılar oluşmuştur. Öğretmen atamalarında ve yönetici görevlendirmelerinde liyakat ilkesi ağır şekilde zedelenmiştir. Yoksulluk nedeniyle milyonlarca öğrenci eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Deprem bölgeleri başta olmak üzere birçok bölgede eğitim altyapısı ihmal edilmiş, öğrenciler sağlıksız koşullarda eğitim görmek zorunda bırakılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortaya çıkan bu tablo, yalnızca bir politika başarısızlığı değil; aynı zamanda çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve geleceğini tehdit eden ağır bir yönetim krizidir. Milli Eğitim Bakanının görevde kaldığı her gün, eğitim sistemindeki bu derinleşen sorunlar büyümekte; çocuklar, öğretmenler ve veliler açısından telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır. Eğitimde yaşanan bu ağır tablo karşısında siyasi sorumluluğun gereği açıktır. Milli Eğitim Bakanının görevde kalması, kamu yararı ve çocukların üstün yararı ilkesi ile bağdaşmamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim sisteminin yeniden inşası için acil önlemlerin belirlenmesi amaçlanmakta"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası insan hakları belgeleri ve Anayasa hükümleri uyarınca, çocukların güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında bulunma hakkı temel bir yükümlülüktür. Okullarda artan şiddet olayları ve eğitim ortamlarının güvensiz hale gelmesi, çocukların yaşam hakkı, eğitim hakkı ve fiziksel-psikolojik bütünlüklerinin korunması ilkelerinin ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum, devletin çocukları her türlü ihmal, istismar ve şiddetten koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermekte; kamu otoritelerinin bu alandaki sorumluluğunu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu durum, sadece idari bir inceleme konusu değil, aynı zamanda acil bir siyasal sorumluluk meselesidir. Bu nedenle, yürütülecek araştırma sürecinden bağımsız olarak, Milli Eğitim Bakanının derhal istifa etmesi, kamu vicdanı ve demokratik sorumluluk açısından zorunludur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kurulacak Meclis Araştırma Komisyonu ile eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerinin ortaya konulması, okullarda artan şiddet olaylarının ve güvenlik zafiyetlerinin incelenmesi, Milli Eğitim Bakanlığı politikalarının anayasal eğitim ilkeleri açısından değerlendirilmesi, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğinin tespiti, Milli Eğitim Bakanının görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğun açık biçimde ortaya konulması ve eğitim sisteminin yeniden inşası için gerekli acil önlemlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:40:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulundan-okul-saldirilarina-iliskin-arastirma-onergesi-egitim-sisteminde-yasanan-yapisal-cokusun-nedenleri-ortaya-konulmali-h161451.html">Sezgin Tanrıkulu&apos;ndan okul saldırılarına ilişkin araştırma önergesi: Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenleri ortaya konulmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/zeynep-sonmez-stuttgartta-ikinci-turda-elendi-h161450.html</link>
		<title>Zeynep Sönmez, Stuttgart&apos;ta ikinci turda elendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Almanya&#039;nın Stuttgart kentinde düzenlenen Porsche Tennis Grand Prix&#039;i ikinci tur karşılaşmasında Kanadalı raket Leylah Fernandez&#039;e 2-1 yenilerek, turnuvaya ikinci turda veda etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">tenisçi Zeynep Sönmez, Almanya'nın Stuttgart kentinde düzenlenen Porsche Tennis Grand Prix'i ikinci tur karşılaşmasında Kanadalı raket Leylah Fernandez'e 2-1 yenilerek, turnuvaya ikinci turda veda etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stuttgart kentinde toprak kortta düzenlenen WTA 500 düzeyindeki turnuvada, milli tenisçi Zeynep Sönmez ikinci turda dünya 25 numarası Kanadalı Leylah Fernandez ile karşılaştı. Oldukça çekişmeli geçen ve üç saati aşan müsabakada Sönmez, Fernandez'e 7-6, 1-6 ve 6-7'lik setlerle mağlup oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sönmez, turnuvanın ilk turunda İtalyan tenisçi Jasmine Paolini'yi 2-0 mağlup etmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:32:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/zeynep-sonmez-stuttgartta-ikinci-turda-elendi-h161450.html">Zeynep Sönmez, Stuttgart&apos;ta ikinci turda elendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-lubnan-icin-tarihi-bir-gun-olabilir-h161449.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: Lübnan için tarihi bir gün olabilir</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan’da gece saatlerinde ilan edilen ateşkesi ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Lübnan için tarihi bir gün olabilir. Güzel şeyler oluyor&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail ve Lübnan’ın ABD&nbsp;arabuluculuğunda Wshington’da yürüttüğü görüşmeler neticesinde Hizbullah ve İsrail arasında sağlandığı belirtilen&nbsp;10 günlük ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Lübnan için tarihi bir gün olabilir. Güzel şeyler oluyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, ateşkese ilişkin önceki bir paylaşımında da "’Bu önemli dönemde Hizbullah’ın iyi ve yapıcı davranmasını umuyorum. Eğer bunu yaparlarsa bu onlar için büyük&nbsp;bir an olacaktır. Artık daha fazla öldürme yok. Nihayet barış olmalı"’ ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizbullah ve İsrail arasındaki&nbsp;ateşkesin, İran ile devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik çabalar açısından da önemli bir engeli ortadan kaldırdığı&nbsp;yorumları da&nbsp;ABD medyasında yer aldı. Tahran, müzakerelerin başarıya ulaşması için İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da durdurulması gerektiğini birçok kez dile getirdi. ABD ve İsrail&nbsp;ise daha önce&nbsp;bu görüşe katılmamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Trump, gece saatlerinde İsrail ve Lübnan liderleri’nin&nbsp;dün yerel saatle gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 10 günlük bir ateşkes üzerinde anlaştığı bildirmişti. İsrail ve Hizbullah arasında 2 Mart’tan bu yana Lübnan’ın güneyinde yoğun çatışmalar yaşanıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ateşkesi onayladıklarını doğrularken, İsrail ordusunun Lübnan’ın&nbsp;güneyinde yaklaşık 10 kilometre derinliğinde bir "güvenlik bölgesini" koruyacağını söyledi. Netanyahu, "Oradayız ve ayrılmıyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lübnan genelinde saldırıların tamamen durdurulması&nbsp;ve İsrail güçlerinin Lübnan’da hareket kapasitesinin kısıtlanması koşuluyla Hizbullah’ın da ateşkese katılmaya açık olduğu&nbsp;belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanlığı da ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:13:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-lubnan-icin-tarihi-bir-gun-olabilir-h161449.html">ABD Başkanı Trump: Lübnan için tarihi bir gün olabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-9-yeni-film-vizyona-girecek-h161448.html</link>
		<title>Sinemalarda bu hafta: 9 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türlerde 9 yeni film vizyona girecek. Filmler arasında Anne Hathaway’in başrolünde olduğu &quot;Mother Marry&quot; ile aksiyon türündeki &quot;Largo Winch: Dünyanın Durduğu An&quot; dikkati çekiyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Largo Winch: Dünyanın Durduğu An<br />
Film, 15 yaşındaki oğlu kaçırılan ve iş ortağının intiharıyla sarsılan milyarder Largo Winch’in, ailesini ve iş imparatorluğunu kurtarmak için giriştiği uluslararası mücadeleyi konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Aksiyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Olivier Masset-Depasse<br />
Oyuncular:&nbsp;Tomer Sisley,&nbsp;James Franco,&nbsp;Clotilde Hesme</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mother Mary<br />
Dünyaca ünlü pop yıldızı Mother Mary, tam da sahnelere geri döneceği konserinden kaçıp, bir süredir araları açık olan, eskiden en iyi arkadaşı ve kostüm tasarımcısı Sam ile buluşur. Eski yaralar su yüzüne çıkar; kırılanlar onarılmaz, bazı düşmanlıklar küllenmez.&nbsp;<br />
Tür:&nbsp;Dram,&nbsp;Müzik<br />
Yönetmen:&nbsp;David Lowery<br />
Oyuncular:&nbsp;Anne Hathaway,&nbsp;Michaela Coel,&nbsp;Hunter Schafer</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed<br />
Film,&nbsp;İslam’ın doğuşunu ve Mekke’den Medine’ye uzanan tarihi süreci küçük Lina’nın gözünden anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Yunus Emre Çakır<br />
Oyuncular:&nbsp;İrfan Kılınç,&nbsp;Buğra Koçtepe,&nbsp;Tolga Tecer</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hayvanlar Alemi<br />
Softie ve arkadaşları, yaşadıkları çevreyi otomatik bir fabrikanın neden olduğu atık istilasından korumak için bir araya gelerek zorlu bir mücadeleye girişirler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Daniel Hernández Torrado<br />
Oyuncular:&nbsp;Terrance Stewart,&nbsp;Monica Klein</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lee Cronin’den Mumya<br />
Film, sekiz yıl önce çölde kaybolan kızlarının aniden geri dönmesiyle hayatları değişen bir ailenin yaşadığı korku dolu olayları konu alıyor.<br />
Tür:&nbsp;Gerilim,&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Lee Cronin<br />
Oyuncular:&nbsp;Jack Reynor,&nbsp;Laia Costa,&nbsp;May Calamawy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cesur Hayvanat Bahçesi Sakinleri<br />
Colepepper Hayvanat Bahçesi'ne bir meteor düşmsinin ardından hayvanları zombiye dönüştüren bir virüs serbest kalır. Genç kurt Gracie, tüm hayvanları normale döndürmek ve sürüsüne geri dönüş yolunu bulmak için huysuz ve korkutucu bir pumayla iş birliği yapar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Aile,&nbsp;Animasyon,&nbsp;Komedi,&nbsp;Macera<br />
Yönetmen:&nbsp;Ricardo Curtis,&nbsp;Rodrigo Perez-Castro<br />
Oyuncular:&nbsp;David Harbour,&nbsp;Gabbi Kosmidis,&nbsp;Bryn McAuley</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinnet-i Sırra<br />
4 arkadaş, kısa bir kaçamak yapmak için&nbsp;Tunç’un ailesinden miras kalan tenha bir sahil villasına&nbsp;gider. Başlangıçta huzurlu bir tatil gibi görünen bu buluşma, evde bulunan&nbsp;gizemli bir aynaya dokunulmasıyla&nbsp;kabusa dönüşür. Yıllar önce Tunç’un ailesinin ölümüne yol açan karanlık lanet yeniden uyanır. Çok geçmeden villa, görünmeyen varlıkların ve giderek artan paranoyanın hüküm sürdüğü kapalı bir tuzağa dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Korku<br />
Yönetmen:&nbsp;Cengiz Kaplan<br />
Oyuncular:&nbsp;Cengiz Kaplan,&nbsp;Ada Mural,&nbsp;Dilay Dilara Konuk</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Marakuda: Bir Taş Devri Efsanesi<br />
Bir kabile reisinin oğlu, babasının üstün avcılık becerilerinin gölgesinde kalır ve kendini kanıtlamakta zorlanır. Cesaretini toplamak için tek başına yola çıkar ve gizemli bir ormanın derinliklerine girer. Burada,&nbsp;Tink&nbsp;adında büyülü ve dünya dışı bir kuşla karşılaşır. Bu sıra dışı dostluk, onu hayal bile edemeyeceği bir dünyanın kapılarına götürür. Kılıç dişli sincapların, sevimli mirketlerin ve hatta dinozorların yaşadığı&nbsp;Taş Devri Ormanı, ikili için hem tehlikelerle dolu hem de büyüleyici bir macera alanına dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Animasyon<br />
Yönetmen:&nbsp;Viktor Glukhushin<br />
Oyuncular:&nbsp;Diomid Vinogradov,&nbsp;Pyotr Ivashchenko,&nbsp;Prokhor Chekhovskoy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başıbozuklar<br />
Alaçatı’da konser vereceklerini düşünerek yola çıkan bir müzik grubunun, yanlışlıkla Suriye’deki bir Amerikan füze üssüne varmasıyla gelişen olayları konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür:&nbsp;Komedi<br />
Yönetmen:&nbsp;Hakan Algül<br />
Oyuncular:&nbsp;Gonca Vuslateri,&nbsp;Gözde Kansu,&nbsp;Buse Sinem İren</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 10:01:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-9-yeni-film-vizyona-girecek-h161448.html">Sinemalarda bu hafta: 9 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161447.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (17 Nisan 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 17 Nisan 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 17 Nisan 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.914,33 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.416,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 22.901,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 45.080,47 TL<br />
*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.524,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 113.046,89 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.793,60 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 09:52:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161447.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161446.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (17 Nisan 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 17 Nisan 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;Dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 17 Nisan 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:10 itibarıyla 44,8593'den işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,9376 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 26 09:43:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161446.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-yerel-sen-genel-orgutlenme-sekreteri-erdag-dan-okul-saldirilarina-h161445.html</link>
		<title>Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Erdağ&amp;#039;dan okul saldırılarına tepki: Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, eğitim kurumlarının güvenli alan olmaktan uzaklaştığını belirterek, yaşananların sistematik bir soruna dönüştüğünü belirtti. Erdağ, &quot;Bu yaşananların siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim kurumlarında öğretmenlere ve öğrencilere yönelik artan şiddet olaylarına tepki gösteren Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, yaşananların artık münferit değil, sistematik bir soruna dönüştüğünü vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erdağ, “Okullarımızda yaşanan şiddet olayları her geçen gün artmakta ve artık sıradanlaştırılmaktadır. Bu kabul edilemez tablo karşısında sessiz kalmak, hem çocuklarımızı hem de onları geleceğe hazırlayan eğitim emekçilerini kaderine terk etmektir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hem kamu emekçileri hem de birer veli olarak konuştuğunu belirten Erdağ, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu ortamlarda eğitim alma hakkının temel bir hak olduğuna hatırlatarak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün geldiğimiz noktada eğitim kurumları olması gereken güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmıştır. Öğretmenlerimiz görevlerini korku altında yapamaz, öğrencilerimiz şiddetin gölgesinde büyüyemez. Bu tabloyu yaratan ihmaller zinciri görmezden gelinemez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddetin sadece bireysel değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk olduğunu belirten Erdağ,&nbsp;“Eğitim emekçilerinin yanında olmak, şiddete karşı ortak bir duruş sergilemek ve okulları yeniden güvenli alanlar haline getirmek zorundayız. Bu mücadele yalnızca eğitimcilerin değil, toplumun tamamının sorumluluğudur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erdağ, Yusuf Tekin’i istifaya davet ederek şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu yaşananların siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. Şiddete karşı sessiz kalmayacağız, birlikte mücadele edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; güvenli okullar, güvenli bir gelecek demektir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:43:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tum-yerel-sen-genel-orgutlenme-sekreteri-erdag-dan-okul-saldirilarina-h161445.html">Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Erdağ&amp;#039;dan okul saldırılarına tepki: Eğitimde güvenliği sağlayamayan, şiddeti önleyemeyen bir anlayış kabul edilemez&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-yusuf-tekin-akp-nin-gordugu-ve-turkiye-ye-h161444.html</link>
		<title>Murat Emir: &amp;quot;Yusuf Tekin AKP&amp;#039;nin gördüğü ve Türkiye&amp;#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&amp;#039;dır, istifa etmelidir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, &quot;Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP&#039;nin gördüğü ve Türkiye&#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&#039;dır. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin&#039;in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM&#039;le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal&#039;le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırılarına ilişkin şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Siverek'teki olay bir gün önce gerçekleşmişti buradan konuşmuştuk, ilgililerin ciddiyetsizliğini söylemiştik. Bu suçu işleyen kişinin daha önceden paylaşım yaptığını ama dikkate alınmadığını, ciddiyetle takip edilseydi bunun bir erken sinyal olduğu görülseydi tedbirlerin rahatlıkla alınabileceğini, belki Siverek'teki olay önlenseydi Maraş'taki bu facianın hiç gerçekleşmeyeceğini öngörebiliriz. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Siverek'te bir gün önce gerçekleşen saldırıda görevini yapmayanlar, hafife alanlar, tepki gösteren öğretmenleri dinlemek yerine onlara gaz sıkan kolluk güçlerine emir vermek yerine anlaşılsaydı belki de bunca acı yaşanmayacaktı. Daha bir ay önce Fatma Nur öğretmenimizi eğitim şehidi olarak kaybettik. Okullarımız giderek bir şiddet yuvası olmaya başlamış durumda. Çok katmanlı, çok yönlü bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu, bu sorunun giderek büyüyeceğini, acile önlem almamız gerektiğini, bu sorunun nedenlerinden başlayarak çözüm yollarına ciddiyetle ulaşmamız gerektiğini söylüyoruz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizilerin, dijital içeriklerin, çocuklarımızın maruz bırakıldığı oyunların her birinin gözden geçirilmesi şart. Bu meselenin bir tane çözümü, bir sihirli değneği yok. Ama çok önemli, devletin mutlaka yapmış olması gereken birinci vazife okullardaki güvenlik önleminin alınması. Şimdiye kadar her olay gerçekleştiğinde biz soruyoruz, anlatıyoruz, gelin konuşalım diyoruz. Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok. Onlara baksanız her şey yolunda. Kanun tekliflerimizin, araştırma önergelerimizin hiçbiri kabul edilmedi. Soru önergelerimize zaman zaman cevap veriyorlar, cevapların da çoğu saçma sapan."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken 20 Kasım 2025 tarihinde bir kanun teklifi verdiklerini belirten Emir, "Biz bu teklife diyoruz ki okullara güvenlik elemanı alın, temizlik görevlisi, okul sağlığı hemşiresi alın. Bunlar çok önemli. 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi aldığınızda bunun bütçeye toplam maliyeti 224 milyar lira. Bu para bütçenin yüzde 2,5'i. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin dörtte birinden az. Bir aylık faiz giderinden az. Bu ülke, bu faizci iktidar her ay 300 milyar liranın üzerinde faiz ödeyen bir iktidardır. Bunlar için 'paramız yok' diyeler ayda 300 milyar lira faiz ödeyenlerdir. Cumhurbaşkanı bir yere gitse on binlerce polis takip ediyor. Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin. Bazılarının gözyaşı dökmeye hakkı yok" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu şiddeti körükleyen faktörlerin en başında şiddet kültürünün yerleşmesi geliyor. Bu şiddet dizilerde övülüyor. RTÜK ne yapıyor, muhalifleri takip ediyor. Sabahtan akaşama kadar ahlaka aykırı, şiddeti öven her türlü program, dizi yayınlanır. Bari TRT'de yapmayın. Saldırının olduğu saatlerde şiddet içerikli TRT dizilerinin reklamını yapıyorlardı. Acının siyaseti olmaz ama acıyı niye çektiğimizin siyaseti olur. Biz bu acılara neden maruz kalıyoruz? Okullarımız niye güvensiz? Niye kamu kaynaklarımızı okulların güvenliği için harcayacağınıza onun binlerce katını faizcilere peşkeş çekiyorsunuz diye sormayacak mıyız? Biz bunun için siyaset yapıyoruz. Siz ne için siyaset yapıyorsunuz; gemicikler için mi, zenginleşmek için mi, zengin ettiğiniz yandaşlarınız için mi yoksa yavrularımız için mi?&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP'nin gördüğü ve Türkiye'ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı'dır. Aslında muhtemeldir ki o bizim eleştirilerimizden mutlu oluyor çünkü cumhurbaşkanının şöyle bir huyu olduğunu biliyoruz; bir bakana ne kadar yüklenirsek o kadar yeri pekişiyor. Ama Cumhurbaşkanı'nın artık anlaması lazım. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin'in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM'le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal'le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur. 2026'nın ilk dört ayında sadece okullarımızda 14 şiddet olayı olmuş. 2023'ten sonra 6 öğretmenimiz, 10 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz okul sınırları içinde öldürülmüş."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Okullarımız şiddete teslim olmuş, çocuklarımız aç"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü ile Alanya'da çocuğa yönelik istismar eyleminde bulunduğu iddia edilen kişinin birlikte çekilmiş fotoğrafını gösteren Emir, "Urfa Milli Eğitim Müdürü böyle olunca Siverek'te bir şey oluyor ve bir şey yapmıyorsun. Ona bir şey yapmayınca Maraş'ta bir şey oluyor. Meselenin özü bu. Bakanlıkta yükselmenin adresi aynen FETÖ benzeri olduğu gibi&nbsp;Cihannüma Vakfına üye olmak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 23 Nisan kıyafet genelgesini gösteren Emir, "'23 Nisan'da açık veya aşırı olarak nitelendirebilecek kıyafetler istemiyorum' diyor. Senin 5-10 yaşındaki kız çocuklarının etek boyuyla, kıyafetiyle ne işin var? Okullarımız şiddete teslim olmuş, kapısında güvenlik görevlisi yok, kirli, çocuklarımız aç. Bunlarla uğraşacağı yerde çocukların etek boyuyla uğraşıyor. Bu akılla, bu çağ dışı kafayla mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Murat Emir, okulların güvenliği ile ilgili 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi verdiklerini hepsinin de iktidar tarafından reddedildiğini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:38:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-yusuf-tekin-akp-nin-gordugu-ve-turkiye-ye-h161444.html">Murat Emir: &amp;quot;Yusuf Tekin AKP&amp;#039;nin gördüğü ve Türkiye&amp;#039;ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı&amp;#039;dır, istifa etmelidir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitimde-siddete-karsi-seferihisarda-yuruyus-duzenlendiseferihisarda-yuruyus-duzenlendi-h161443.html</link>
		<title>Eğitimde şiddete karşı Seferihisarda yürüyüş düzenlendiSeferihisarda yürüyüş düzenlendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Seferihisar’da eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına dikkati çekmek amacıyla öğretmenler ve yurttaşlar yürüyüş düzenledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Seferihisar’da, Eğitim-Sen öncülüğünde düzenlenen “Eğitimde şiddete hayır” yürüyüşüne öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından gerçekleştirilen eylemde, katılımcılar yüzlerce metre uzunluğunda insan zinciri oluşturdu. İlçe halkı da araçlarından korna çalarak yürüyüşe destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşte yapılan açıklamalarda, okullarda ve eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek güvenli eğitim ortamlarının sağlanması gerektiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de yürüyüşe katılarak destek verdi. Yetişkin, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullarımızda güvenliğin sağlanması ve en temel hakkımız olan yaşam hakkının korunması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Eğitim kurumlarımıza yönelik hain saldırıları protesto etmek amacıyla, belediyemiz bünyesinde görev yapan tüm öğretmen, eğitmen ve antrenörlerimiz 2 gün boyunca derslere devam etmeyecektir. Evlatlarımız güvende değilse, bugünümüz de geleceğimiz de olmaz. Bunu konuşmadan hiçbir şeyi konuşamayız. Hayatını kaybeden çocuklarımızı ve öğretmenimizi rahmetle anıyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Başımız sağ olsun. Allah böyle bir acıyı bir daha kimseye yaşatmasın.”<br />
Yürüyüş, eğitimde şiddete karşı toplumsal farkındalık çağrısıyla sona erdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:25:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitimde-siddete-karsi-seferihisarda-yuruyus-duzenlendiseferihisarda-yuruyus-duzenlendi-h161443.html">Eğitimde şiddete karşı Seferihisarda yürüyüş düzenlendiSeferihisarda yürüyüş düzenlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/okullardaki-siddete-karsi-istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-eylem-yusuf-tekin-ozur-dileyerek-istifa-etmelidir-h161442.html</link>
		<title>Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda eğitim sendikası, öğretmen ve öğrenci, okullardaki şiddet olaylarına karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganının atıldığı eylemde, “Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir” açıklaması yapıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bir gün arayla önce Şanlıurfa’da, ardından Kahramanmaraş’ta okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırılara karşı tepkiler sürüyor. Yurdun pek çok bölgesinden eğitim sendikaları, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ses yükseltiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul’da da Sultanahmet’teki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda öğretmen ve öğrenci eylem yaptı. Eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi de destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Artık yeter, şiddete dur de. Yusuf Tekin istifa” yazılı pankart açılan eylem boyunca sık sık “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Öğrenci düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa” ve “Susma, haykır; şiddete hayır” sloganları atıldı. Grubun önü, sabah saatlerinde müdürlük önüne konulan barikatla kesildi. Öğretmenler burada bir süre oturma eylemi yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Baş sorumlu bakanlıktır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazırlanan ortak açıklamayı Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır okudu. Toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma ve kenara itilme ortamında şiddetin ortaya çıktığını belirten Bayındır, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir. Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yaşananlar kader değildir, tesadüf değildir. Siyasi iktidar eğitim alanını bilimsel, laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırmıştır. Tüm kurumlarda liyakat yerine sadakati esas alan bir idari yapıyı kurumsallaştırmıştır. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını zayıflatmıştır. Gençleri hayata bağlayacak, onları toplumsal bir özne haline getirecek politikalar yerine baskı, denetim ve dışlama üretmiştir. İşte bugün yaşadıklarımızın sebepleri bunlardır fakat bugün ne siyasi iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çıkıp bir özür diliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kimse hesap vermekten kaçamaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimse hesap vermekten kaçamaz. Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlamak, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı yaratmak en temel kamusal yükümlülüktür. Tüm okullar ve eğitim süreçlerinin tamamında şiddet kalıcı ve bütünlüklü olarak son bulmadan, sorumlular hesap vermeden alanları terk etmiyoruz. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerimizin yakınlarına başsağlığı, yarananlara acil şifalar diliyoruz. Acılarını yüreğimizin en derinlerinde hissediyoruz. Eğitim-Sen olarak eğitimin kamusal, demokratik ve eşitlikçi niteliğini savunmaya, okulları şiddetin değil, yaşamın ve özgürlüğün mekânları hâline getirmek için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:10:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/okullardaki-siddete-karsi-istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-eylem-yusuf-tekin-ozur-dileyerek-istifa-etmelidir-h161442.html">Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eski-tunceli-valisi-sonelin-gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-ferhat-guven-icin-yazdigi-resmi-yazi-ortaya-cikti-h161441.html</link>
		<title>Eski Tunceli Valisi Sonelin, Gülistan Doku soruşturması şüphelisi Ferhat Güven için yazdığı resmi yazı ortaya çıktı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltında bulunan Ferhat Güven ile ilgili, Ordu Valisi olduğu dönemde Tuncay Sonel tarafından yazıldığı belirtilen resmi yazı ortaya çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltında bulunan Ferhat Güven ile ilgili, Tunceli Valiliği'nin ardından atandığı Ordu Valiliği döneminde Tuncay Sonel tarafından yazılan resmi yazı ortaya çıktı. Yazıda, "Ferhat Güven, Tuncelimizde Terör örgütü PKK/KCK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı olmuştur. Güven, Tunceli Belediyesi'nde kayyum döneminde güvenlik birimlerinin referansıyla işe alınmıştır. Bizim dönemimizde de vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir" ifadeleri yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun&nbsp;Ocak 2020’de kaybolduğu dönemde Tunceli Valiliği yapan, ardından da&nbsp;Ordu Valiliği'ne atanan Tuncay Sonel'in, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin dosyanın şüphelilerinden Ferhat Güven ile ilgili yazısı ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, dönemin Ordu Valisi Sonel, 20 Nisan 2023 tarihli yazıyı, Ferhat Güven’in Tunceli’de “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasına gönderdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Güvenlik birimlerine yardımcı oldu”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vali Sonel imzasını taşıyan resmi yazıda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Mahkemenizin ceza dosyasında yargılanmakta olan sanık Ferhat Güven, Tuncelimizde terör örgütü PKK/KCK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı (Tunceli Emniyet Müdürlüğü - Güvenlik Şube Müdürlüğü) olmuştur.&nbsp;Ferhat Güven, güvenlik birimlerine yardımcı olduğu için Tunceli Belediyesinde (kayyum döneminde) güvenlik birimlerinin referansıyla işe alınmıştır. Bizim dönemimizde de (30 Haziran 2017 - 16 Haziran 2020) vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemenin yargılama sonucunda Güven’i “terör örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı ve&nbsp;dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli’de, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'yla ilgili soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler arasında Ferhat Güven'in yanı sıra Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel de bulunuyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 15:00:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eski-tunceli-valisi-sonelin-gulistan-doku-sorusturmasi-suphelisi-ferhat-guven-icin-yazdigi-resmi-yazi-ortaya-cikti-h161441.html">Eski Tunceli Valisi Sonelin, Gülistan Doku soruşturması şüphelisi Ferhat Güven için yazdığı resmi yazı ortaya çıktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2026-e-ydts-basvurulari-basladi-h161440.html</link>
		<title>ÖSYM: 2026 e-YDTS başvuruları başladı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[2026 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) için başvuru süreci başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan duyuruya göre, 9 Mayıs 2026’da gerçekleştirilecek sınav; okuma, dinleme, konuşma ve yazma bölümlerinden oluşacak. Bilgisayar tabanlı yapılacak sınavla adayların Türkçe yeterlilikleri, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM) çerçevesinde B2, C1 ve C2 seviyelerinde değerlendirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav başvuruları, 16–28 Nisan 2026 tarihleri arasında alınacak. Adaylar, 16 Nisan saat 14.00’ten itibaren ÖSYM’nin sanalpos.osym.gov.tr adresi üzerinden başvuru yapabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav, Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’daki e-Sınav uygulama merkezlerinde gerçekleştirilecek. Kontenjanlar ise Ankara’da 652, İstanbul’da 200, İzmir’de 48 ve Adana’da 100 kişi ile sınırlı olacak. Başvurular, ödeme sırasına göre kontenjan doluluğu esas alınarak kabul edilecek. Kontenjanın dolması halinde sistem üzerinden yeni başvuru ve ödeme alınmayacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 14:45:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-2026-e-ydts-basvurulari-basladi-h161440.html">ÖSYM: 2026 e-YDTS başvuruları başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bankoglu-cocuk-suclulugundaki-patlamanin-ve-okullardaki-guvenlik-zafiyetinin-bir-numarali-sorumlusu-olarak-gordugu-milli-egitim-bakani-ile-icisleri-bakanini-derhal-istifaya-cagirdi-h161439.html</link>
		<title>Bankoğlu, çocuk suçluluğundaki patlamanın ve okullardaki güvenlik zafiyetinin bir numaralı sorumlusu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanı ile İçişleri Bakanını derhal istifaya çağırdı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili ve TBMM Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu Üyesi Aysu
Bankoğlu, Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan vahşi saldırının
ardından sert bir açıklama yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BANKOĞLU: YÜREĞİMİZ YANIYOR, GELECEĞİMİZ KARARIYOR!<br />
‘ACININ SİYASETİ OLMAZ’ DİYENLER, BU CENDERENİN MİMARIDIR!<br />
Kahramanmaraş’ta 9 çocuğu okulda kaybettik. Yüreğimiz yanıyor; çocuklarımıza Allah’tan<br />
rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Bu yaşanana &amp;quot;münferit olay&amp;quot; diyemeyiz;<br />
çocukların okul bahçesinde şiddetin kurbanı olması, bu ülkenin en büyük utancıdır.<br />
Cumhurbaşkanı ve ortağı Bahçeli her facia sonrası aynı nakaratı okuyor: ‘Acının siyaseti<br />
olmaz’, ‘Siyaset malzemesi yapmayın’. Madenlerde canlarımızı yitiriyoruz, aynı cümle;<br />
depremde on binlerce insanımızı ihmallerinize kurban veriyoruz, aynı cümle; kadınlar<br />
katlediliyor, doktorlar, öğretmenler öldürülüyor, yine aynı cümleler. Açıkça ilan ediyoruz: Bu<br />
ölümlerin hepsi siyasetin tam göbeğindedir. AKP’nin ilmek ilmek işlediği o kokuşmuş adalet,<br />
eğitim ve aile politikalarının sonucudur bu. Cinayetin, tehdidin, gaspın normalleştirildiği;<br />
fikrini söyleyenin terörist ilan edildiği ama suç makinelerinin sokaklarda elini kolunu<br />
sallayarak gezdiği bir vaha yarattınız. Sizin Türkiye’yi içine soktuğunuz bu cendere,<br />
çocuklarımızı birer birer yutuyor!<br />
YOKSULLUK ÇOCUKLARI ÇETELERİN KUCAĞINA İTİYOR!<br />
Yoksulluk sınırının 106 bin 800 lira, açlık sınırının 33 bin lira olduğu bir ülkede, çocukların<br />
yeterli beslenemediği bu korkunç sefalet ortamında hangi huzurdan bahsediyorsunuz? Ailesi<br />
aç, kendisi umutsuz, sokaklarda ise her yaştan suçlunun cirit attığı bir ülkede; çocukları<br />
uyuşturucu çetelerinin, karanlık odakların insafına terk ettiniz. Uyuşturucunun her<br />
köşebaşında satıldığı, tanıdığı olanın yasaları rahatlıkla deldiği bu düzende en büyük zararı da<br />
en savunmasız olanlar, yani çocuklar görmektedir.<br />
SORUN GÜVENLİK POLİTİKALARI DEĞİL, SİSTEMATİK EĞİTİMSİZLEŞTİRMEDİR!<br />
Yaşanan bu felaketlerin ardından sunulan güvenlikçi yaklaşımlar çözüm değildir. Sorun<br />
sadece polisiye tedbirlerin veya güvenlikçi politikaların eksikliğiyle açıklanamaz. Bir ülkede<br />
yüz binlerce polis, bekçi, güvenlikçi varsa orada güvenliğe dair bir eksikliğin olduğu açıktır.<br />
Daha fazla güvenlikle bu sorunlara kalıcı çözümler üretilemez. Kaldı ki, Adli Sicil<br />
İstatistikleri’ne göre geçen yıl 497 bin 162 çocuk hakkında 683 bin 823 suç için Cumhuriyet<br />
Başsavcılıklarınca soruşturma yapıldı. Güvenliğe milyarlar yatırılan AKP Türkiye’sinde yüz<br />
binlerce çocuğun adli sisteme girmesi da sorunun güvenlikte olmadığını göstermektedir. Bu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Av. Aysu BANKOĞLU<br />
Bartın Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tel: 0 (312) 420 61 24-25<br />
E-posta: aysu.bankoglu@tbmm.gov.tr</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yaşananlar; yıllardır süregelen bilinçli bir eğitimsizleştirme hamlesinin, çocukları okuldan<br />
koparan politikaların, suç yapılarına ve çeteleşmeye bilerek göz yumulmasının ve devletin her<br />
kademesindeki denetimsizliğin acı bir ürünüdür. Çocukların yaşadığı bu korkunç süreci daha<br />
fazla güvenlikle değil, adaleti ve nitelikli eğitimi tesis ederek durdurabilirsiniz.<br />
ÇOCUKLARI SOKAKTAKİ VAHŞETE TESLİM ETTİNİZ!<br />
Türkiye’de yıllardır sistematik politikalarla eğitim bitirilmek istendi; eğitim sistemi MESEM adı<br />
altında çocuk işçiliği yuvasına çevrildi. Çocuklar okuldan, öğretmenden, rehberlikten koparılıp<br />
denetimsiz atölyelere, çetelerin hedefi olan sokaklara mahkum edildi. Nesilleri akıl ve bilim<br />
dışı metotlarla, ideolojik dayatmalarla zehirlediler. Bugün okullardan sokaklara taşan olaylar,<br />
basitçe bir psikolojik buhranla veya ailenin ilgisizliğiyle değerlendirilemez. Planlı, tasarlanarak<br />
işlenen cinayetlerden söz ediyoruz.<br />
BAKANLAR DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!<br />
Okulların güvenliğini sağlayamayan, çocukları suça ve uyuşturucuya karşı koruyamayan,<br />
eğitim sistemini çökerten bir Milli Eğitim Bakanı o koltukta bir dakika bile oturmamalıdır!<br />
Sokakları çetelere, uyuşturucu baronlarına teslim eden, çocuk suçluluğuna sadece seyirci<br />
kalan bir İçişleri Bakanı bir dakika bile o koltukta bulunamaz. Bu bir ülke adına büyük bir<br />
utançtır. Çocukların kanı üzerinden &amp;quot;siyaset yapmayın&amp;quot; sözlerini kabul etmiyoruz. Sizin<br />
yarattığınız bu çürümüş düzenin, bu siyasi bataklığın hesabını sormadan hiçbir şey<br />
değişmeyecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:45:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bankoglu-cocuk-suclulugundaki-patlamanin-ve-okullardaki-guvenlik-zafiyetinin-bir-numarali-sorumlusu-olarak-gordugu-milli-egitim-bakani-ile-icisleri-bakanini-derhal-istifaya-cagirdi-h161439.html">Bankoğlu, çocuk suçluluğundaki patlamanın ve okullardaki güvenlik zafiyetinin bir numaralı sorumlusu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanı ile İçişleri Bakanını derhal istifaya çağırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirganinin-babasi-2-aydir-psikologa-goturuyordum-silaha-meraki-son-1-ayda-basladi-poligona-goturdum-atis-yaptirdim-h161438.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırganının babası: 2 aydır psikoloğa götürüyordum, silaha merakı son 1 ayda başladı, poligona götürdüm, atış yaptırdım</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli&#039;nin babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı. Mersinli, oğlunu son iki aydır psikoloğa götürdüğünü, son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındığını, silaha ilgisinin yaklaşık bir ay önce başladığını belirterek, oğlunu Pazartesi günü poligona götürüp atış yaptırdığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokokulu'nda silahlı saldırı gerçekleştiren ve 9 kişinin ölümüne neden olan 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin babası emniyet mensubu Uğur Mersinli tutuklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba&nbsp;Uğur Mersinli, ifadesinde, oğlu İsa Aras Mersinli'nin olay kapsamında kullandığı silahların ve mermilerin kendisine ait olduğunu söyledi. Kendisine ait 7 tane taşıma ruhsatlı silah, 2 tane de av tüfeği bulunduğunu söyleyen Baba Mersinli, şöyle ifade verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bunlar da mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kendisine ait VPN'i bile varmış"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2 aydır uzman psikoloğa götürüyordum"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını gördüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öncesinde silah merakı yoktu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oğlumun öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık 1 ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifoniyerin üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana Amerika’da herkesin silah alabildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Pazartesi günü poligona götürdüm"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledim. Bu konuşma geçtiğimiz hafta Perşembe ya da Cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu, ne konuştuğunu anlamazdım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilerine karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, seni hor gören arkadaş ya da öğretmeni olup olmadığını sorardım ancak kendisi bana 'hayır öyle bir şey yok' derdi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:30:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarastaki-okul-saldirganinin-babasi-2-aydir-psikologa-goturuyordum-silaha-meraki-son-1-ayda-basladi-poligona-goturdum-atis-yaptirdim-h161438.html">Kahramanmaraş&apos;taki okul saldırganının babası: 2 aydır psikoloğa götürüyordum, silaha merakı son 1 ayda başladı, poligona götürdüm, atış yaptırdım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halide-turkoglu-gulistan-doku-olayi-bu-ulkenin-kollugunun-yargisinin-kurumlarinin-nasil-coktugunun-bir-kez-daha-gostergesi-olmustur-h161437.html</link>
		<title>Halide Türkoğlu: Gülistan Doku olayı bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmelere ilişkin, &quot;Adı geçen isimler altı yıldır adalet arayışında olan kadınların haykırdığı isimlerdir. Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı. Dosyaya yapılan olası müdahaleler bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, her kişi yargılanmalıdır. Bizler sadece Gülistan&#039;ın akıbetinin açığa çıkmasıyla yetinmeyeceğiz. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki Gülistan Doku olayı açıklanan bilgiler aynı zamanda bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur&quot; diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, "Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybettirildi. Aradan geçen 6 yıl boyunca hem Gülistan'ın ailesi hem arkadaşları hem de kadın örgütleri bıkmadan usanmadan Gülistan'ın akıbetini sordu. Muzur Nehri'nden kampüse, Dersim sokaklarından ülkenin dört bir yanına binlerce kadın alanlarda, sokaklarda 'Gülistan Doku nerede' diye haykırdı. Gülistan'ın akıbetini soranlar işkence ile gözaltına alındı. 'Gülistan Doku nerede sorusu' dava dosyalarına suç olarak girdi. Bugün gelinen aşamada Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yeni bir aşamaya geçilmiştir. Öncelikle şunu özellikle belirtmeliyim ki açığa çıkan bu gelişmeler bizler açısından kadınların ısrarlı mücadelesi mücadelesinin bir sonucudur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Gülistan Doku'nun akıbetine yönelik gelişmeleri sanki yeni açığa çıkmış gibi değerlendirmenin eksik kalacağını belirterek "O yüzden açığa çıkan değil de şimdiye kadar saklanan, açıklanmayan ancak bugün biz kadınların ısrarlı mücadelesi sonucunda ortaya çıkan gelişmeler olarak değerlendiriyoruz çünkü bizler ilk günden beri bu olayda birileri korunuyor dedik. Dersim gibi yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bir yerde MOBESE kayıtlarına, HTS kayıtlarına ulaşılamamasının imkansız olduğunu söyledik. Nitekim aile ve avukatları defalarca kez soruşturma kapsamında açılan dosyada soruşturmanın yönlendirilmiş olabileceğine, birilerinin korunmasına dönük olayın örtbas edileceğine ilişkin ciddi iddialar çelişkili bilgiler olduğunu belirtti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku için altı yıldır sürdürülen adalet mücadelesi sonucunda olayla bağlantısı olduğu gerekçesiyle 13 kişi gözaltına alındığına işaret eden Türkoğlu, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adı geçen isimler altı yıldır adalet arayışında olan kadınların haykırdığı isimlerdir. Gülistan'ın ailesinin, arkadaşlarının 'Soruşturulsun, gözaltına alınsın' dedikleri isimlerdir. Bakın ailenin avukatı açıklama yapıyor. Gülistan'ın kullandığı telefonun SIM kartı bir polisin telefonuna takılıyor. Gülistan'ın mesajlaşmaları, sosyal medya paylaşımları siliniyor. Gülistan'ın SIM kartının 13 gün sonra bir polisin telefonuna takıldığı bilgisi ulaşılamayacak bir bilgi mi? Hattın açık olup olmadığı anlaşılamayacak kadar zor bir bilgi mi? Ailenin avukatı dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında şikayette bulunduklarını söylüyor. Olayla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Buna rağmen bu kişi hakkında detaylı bir soruşturma yürütülmediği ortaya çıkmıştır. Gülistan'ı öldürdüğü iddia edilen Mustafa Türkay Sonel ve adı geçen sanıklar hakkında etkin bir yargılama süreci yürütülememiştir. Yeraltı görüntüleme cihazı arama sonuç raporunda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı. Dosyaya yapılan olası müdahaleler bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, her kişi yargılanmalıdır. Bizler sadece Gülistan'ın akıbetinin açığa çıkmasıyla yetinmeyeceğiz. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki Gülistan Doku olayı açıklanan bilgiler aynı zamanda bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur. Şimdi tüm bunlardan hareketle şunu elbette ki söyleyeceğiz. Bu gelişmelerin açıklanması er ya da geç adaletin yerine gelmesi açısından elbette ki önemlidir. Ancak açıklanan her bir detay aynı zamanda bu ülkede organize suç şebekelerinin nasıl oluştuğunu, bu şebekelerin cezasızlık zırhıyla nasıl korunduğunu da ortaya koymaktadır. İşin içerisinde kentin valisi var, polisi var, güvenliği var, kurumu var, devletin tüm kurumlarının işbirliği ile bir suçun nasıl örtülebileceğinin resmi bu olayda bir kez daha açığa çıkmıştır. Bunun adı özel savaştır. Çeteler eliyle yürütülen bir özel savaş yöntemi Gülistan'ı ve daha nice genç kadını ailesinden, arkadaşlarından, yaşamından alıkoymuştur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Gülistan'ın en yakın arkadaşı olan ve 2024 yılında Hasan Barajı'nda Rojvelat Kızmaz'ın da cansız bedenine ulaşıldığına işaret ederek "Açığa çıkan bilgiler doğrultusunda Rojvelat Kızmaz'ın ölümü ayrıntılı bir şekilde soruşturulmalıdır. Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku dışında, Rabia Naz, Nadira Kadirova, Yeldana Kahraman, Rojin Kabaiş ve diğer birçok cinayetin faillerinin bugün bulunamamasının sebebinin cezasızlık zırhından kaynaklandığını söyleyen Türkoğlu, "Bu bahsettiğim isimlerin tamamı ilk elden intihar süsü verilen kadınlardır, çocuklardır. Bu cinayetleri işleyen faillerin arkasında ya bir devlet yetkilisi ya iktidara yakınlığıyla bilinen bir siyasetçi ya da yargıda bir tanıdığı oluyor. Hele ki cinayetin faili, gücü, yetkiyi, makamı elinde tutan kişi ise tamamen korunma zırhına büründürülüyor. Rabia Naz katledildiğinde 11 yaşındaydı. İlk andan itibaren intihar süsü verilmek istendi ancak baba Şaban Vatan ısrarla kızına bir araba çarptığını ve dönemin AKP Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli ve siyasi yerel bağlantılar üzerinden dosyanın kapatıldığı söyleyerek yıllarca adalet aradı" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Rojin Kabaiş dosyasında yaşanan gelişmelerde de bir cinayetin üzerinin nasıl örtülmek istendiğini hep birlikte gördük"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkoğlu, Nadira Kadirova'nın da bakıcı olarak çalıştığı AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal'ın Ankara'daki evinde ölü bulunduğuna değinerek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kadirova'nın yakın bir arkadaşı olaydan önce genç kadının kendisine milletvekili Ünal'ın tacizine uğradığını ve kendini öldürmeyi düşündüğünü söylediğini belirtmesine rağmen olay intihar olarak kayıtlara geçti. Rojin Kabaiş dosyasında yaşanan gelişmelerde de bir cinayetin üzerinin nasıl örtülmek istendiğini hep birlikte gördük. Gülistan'ı katlederek kaybettiren zihniyet Rojin'in ölümüne intihar diyerek cinayetin üzerini örtmek istedi. Yine kamuoyunda çokça konuşulan bir dava bugün duruşması da yapılmaktadır. Bu dava Narin Güran cinayeti davasıdır. Kamuoyunda vicdan ve adalet açısından tartışılan bir yargılama süreci olmaya devam etmektedir. Bizler adaletin sağlanmasını istiyoruz. Adaletin sağlanması için adil bir yeniden yargılamaya ihtiyaç olduğu tüm kamuoyunda tartışılan bir mesele haline gelmiştir. İşte tüm bunlar adaletin, yargı kurumlarının, kamu kurumlarının nasıl çöktüğünün göstergesidir. Çete-mafya-yargının nasıl el ele bir sistem kurduğunun göstergesidir. 6 yıl önce çözülmesi gereken bir davada gerçekler kısmen de olsa altı yıl sonra açığa çıkıyorsa burada çürümüş bir yargı sistemi vardır. Çeteleşmiş bir düzen vardır. Altı yıldır bu toplumun Gülistan'ın ailesinin, arkadaşlarının, kadınların yargı makamının nasıl yanıltıldığına şahitlik ettik. En önemli delillerin dahi nasıl gizlendiğini, gerçek faillerin kamu gücünü kullanarak nasıl korunduğunu bir kez daha gördük. Şimdi Adalet Bakanı 'Ucu nereye değerse değsin' diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Uygulanmayan yasalar vardır ve tüm bunlardan siyasi iktidar sorumludur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben özellikle söylüyorum. Bunun ucu erkek yargıya değecek. Çürüyen adalet sistemine değecek, dönemin valisine değecek. 'Gülistan nerede?' diye soranları yargılayanlara gözaltına alanlara değecek. Karda, kışta, yağmurda bıkmadan, usanmadan kızlarının akıbetini soran, Gülistan'ın annesini, ablasını sürükleyerek gözaltına alanlara susturmak isteyenlere değecek, değmelidir de. Hiçbir kadının ölümü şüpheli değildir. Bu ölümlerin arkasında erkek şiddeti, devlet şiddeti vardır. Korumayan, kollamayan erkek yargı vardır. Cezasızlık politikaları vardır. Uygulanmayan yasalar vardır ve tüm bunlardan siyasi iktidar sorumludur. Bugün yapılması gereken, tüm bunları gören bir yerden kadınların sesine kulak vermektir. Kadınları koruyan, kollayan yasal düzenlemeleri hayata etkin bir şekilde geçirmektir. İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 13:18:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/halide-turkoglu-gulistan-doku-olayi-bu-ulkenin-kollugunun-yargisinin-kurumlarinin-nasil-coktugunun-bir-kez-daha-gostergesi-olmustur-h161437.html">Halide Türkoğlu: Gülistan Doku olayı bu ülkenin kolluğunun, yargısının, kurumlarının nasıl çöktüğünün bir kez daha göstergesi olmuştur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmerdan-sosyal-medya-cagrisi-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz-h161436.html</link>
		<title>İngiltere Başbakanı Starmerdan sosyal medya çağrısı: Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin artan endişelere dikkati çekerek, &quot;Bugün, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’taki üst düzey yöneticileri sorumluluk almaya çağırıyorum. Çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere'de 16 yaş altının sosyal medya kullanımını engelleme ya da kısıtlama uygulama planıyla ilgili çalışmalar yürüten İngiltere Başbakanı Starmer'den, Türkiye’de iki gün üst üste gerçekleşen ve dünyanın gündemine oturan okul saldırılarının ardından dikkati çeken bir açıklama daha geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stramer,&nbsp; sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımında, "Sosyal medyanın çocuklarının güvenliği üzerindeki etkisi konusunda ebeveynlerin endişeli olduğunu biliyorum. Haklı olarak hızlı adımlar atılmasını bekliyorlar.&nbsp;Bugün, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’taki üst düzey yöneticileri sorumluluk almaya çağırıyorum.&nbsp;Çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:46:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ingiltere-basbakani-starmerdan-sosyal-medya-cagrisi-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz-h161436.html">İngiltere Başbakanı Starmerdan sosyal medya çağrısı: Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-ilhan-tasci-haftanin-7-gunu-televizyonlarda-mafya-temali-diziler-ekrana-geliyor-h161435.html</link>
		<title>RTÜK Üyesi İlhan Taşcı: Haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin, “Bu tür olaylar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olsa da televizyon ve dijital platformlarda yer alan içeriklerin etkisi göz ardı edilmemelidir. Şu anda Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da yoğun şiddet içerikli dizi yayınlanmakta. Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. İfade özgürlüğü korunmak kaydıyla, toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiği açıktır” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada televizyon dizilerine dikkati çekti. Türkiye’de televizyonlarda neredeyse her gün mafya dizilerinin gösterildiğini belirten Taşcı, "İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan son okul saldırıları, şiddetin toplumsal boyutlarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bu tür olaylar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olsa da televizyon ve dijital platformlarda yer alan içeriklerin etkisi göz ardı edilmemelidir. Özellikle televizyonun çok daha geniş ve kolay erişilebilir kitle iletişim aracı olması, bu alandaki içeriklerin etkisini daha da kritik hâle getirmektedir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerekir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son yıllarda mafya temalı dizilerin yaygınlaştığına, tek bir bölümde 20-30 kişinin aynı anda öldürüldüğü toplu şiddet sahnelerinin şiddetin olağanlaştırılması ve sıradanlaştırılması riskini beraberinde getirdiğine işaret eden Taşcı, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Her gün ekranlar kana bulanıyor. Şu anda Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da yoğun şiddet içerikli dizi yayınlanmakta. Öyle ki hafta sonları da bu dizilerin tekrarlarına yer veriliyor. Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. Bu durum özellikle çocuklar ve gençlerin sürekli bu içeriklere maruz kalmasına ve oradaki tipleri kendilerine rol model almalarına neden olabiliyor. Silah kullanımının yoğun ve açık biçimde gösterilmesi, suç figürlerinin zaman zaman meşrulaştırılması ve hatta kahramanlaştırılması özellikle çocuklar ve gençler açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çerçevede, medya içeriklerinin toplumsal ve ruhsal etkilerinin; çocuk psikiyatrisi, çocuk-ergen psikolojisi ve psikiyatri alanlarında uzmanların katkısıyla, bilimsel ve çok disiplinli bir yaklaşımla ivedilikle incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerekir. RTÜK’ün bugüne kadar ki uygulamalarının, tersi yönde olduğu da aldığı kararlarla ortadadır. İfade özgürlüğü korunmak kaydıyla, toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiği açıktır. Her düzenlemenin ve içeriğin toplum sağlığını öncelemesi şarttır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak; senaristinden yapımcısına, yayıncısından denetim yapan RTÜK’e kadar her kesime görev ve sorumluluk düşmektedir. Geleceğimizin karartılmaması, çocuklardan katil yaratmamak için herkes üzerine düşeni acilen yapmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:30:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-ilhan-tasci-haftanin-7-gunu-televizyonlarda-mafya-temali-diziler-ekrana-geliyor-h161435.html">RTÜK Üyesi İlhan Taşcı: Haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasinda-yeniden-yargilanan-sanik-nevzat-bahtiyara-17-yil-hapis-cezasi-verildi-h161434.html</link>
		<title>Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan sanık Nevzat Bahtiyar&apos;a 17 yıl hapis cezası verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Narin Güran cinayetinin tutuklu sanıklarından Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılandığı davada mahkeme, sanık Nevzat Bahtiyar’ın &quot;nitelikli kasten öldürme suçuna yardım&quot; suçundan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır'da 8 yaşında öldürülen Narin Güran cinayeti tutuklu sanıklarından Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılandığı dava,&nbsp;Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, Narin’in babası Arif Güran ile Güran ailesinin yakınları, sanık Nevzat Bahtiyar ile yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma salonuna ayrıca çok sayıda jandarma ve polis çevik kuvvet ekibi yerleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Narin Güran davasında aile avukatlarının reddihakim talebini değerlendiren Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 'hakimin tarafsızlığını șüpheye düșürecek' bir neden bulunmadığını belirterek, talebin reddine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcı, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Güran cinayeti davasında tekrar hakim karşısına çıkan Nevzat Bahtiyar için savcı mütalaasını yineledi. Mütalaada, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mütalaaya karşı söz verilen sanık vekili Avukat Adnan Ataş, "Soruşturma sürecinde Güran ailesi üyeleri tarafından yapılması gereken şey kolluğa yardım sağlamak, gereken bilgi ve desteği sağlamaktı. Ancak soruşturma aşamasında verilen çelişkili ifadeler ve kolluğu yönlendirme neticesinde bu soruşturma karmaşık bir hal almıştır. Kolluğun yönlendirilmesi noktasında müvekkilin herhangi bir dahli söz konusu değildir, dosya içerisinde böyle bir bulgu yer almamaktadır. Salim Güran ifadeleriyle olay günü kendini köyden uzaklaştırmaya çalışmış, bulunduğu yer ile ilgili 4 farklı ifade vermiştir. Nevzat Bahtiyar’ın diğer sanıklarla bir eylem ve fikir birliği içerisinde olması söz konusu değildir. Müvekkilin, diğer sanıklara cinayetten önce yardım ettiğine ya da vaatte bulunduğuna dair dosya içerisinde bir tespit de mevcut değildir" savunmasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık vekili Avukat Ali Eryılmaz ise şu savunmayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"19 gün boyunca bütün Tavşantepe üç maymunu oynadı. Delilleri karartan, jandarmayı yanlış yönlendiren maktül Narin'in akrabalarıydı. Nevzat ile ilgili tek bir delil var o da kameraya yansıyan kırmızı bir araba görüntüsü, başka hiçbir şey yok. 'O araba benim değil' deseydi, kim nereden bilecekti? Plakası belli değil, modeli belli değil. 'Oltayı aldım balık tutmaya gittim' deseydi ne yapacaklardı? Nevzat, 'araba benim, cansız bedeni götürdüm gömdüm' dedi, bildiği her şeyi açık açık anlattı. Diyelim ki Nevzat katletti Narin'i, bütün köy Nevzat'ı korumak için mi mesajları sildiniz? Yangınları çıkarma sebebiniz Nevzat Bahtiyar’ı korumak için miydi? Nevzat Bahtiyar’ı bu kadar seviyor muydunuz? Önceki mahkeme PSA'nın incelenmesini ilk biz istedik. Narin'in avucundan çıkan saç kılları için ilk talepte bulunan bizleriz. Biz bu talepleri istedik ancak bizim de bütün taleplerimiz reddedildi. Gerçek failler ortaya çıksın diyen taraf olarak reddilen bütün taleplere ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığına ayrıca talepte bulunduk. Eğer amaç maddi gerçeği bulmaksa yol açık, şimdiye kadar hangisini yaptınız?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Bahtiyar: "Bana iftira attılar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık&nbsp;Nevzat Bahtiyar da kendisine iftira attıklarını iddia ederek, hakkındaki suçlamaları reddetti. Bahtiyar, "Bana 'Parça parça et kaybet' diyen Salim Güran'dı. Bunu benim üzerime attılar, bu benim düşüncem değil. Salim Güran tepenin üstünden beni çağırdı. O önden gidiyordu ben arkasından. Nereye gideceğimizi de bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yoktu. Silahla tehdit etti beni, mecbur kaldım, kendi rızamla götürmedim" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar öncesi son sözü sorulan Nevzat Bahtiyar, "Cinayetle hiçbir alakam yok. Beni çağıran Salim Güran'dı. Oğlumu ve beni tehdit ettiler. Keşke böyle olmasaydı, pişmanım" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Baba Güran: "Keşke ben ölseydim, bu mahkeme salonunda konuşmasaydım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, Narin'in babası&nbsp;Arif Güran da şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sayın Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak? Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz? Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur? Yoksa zamanınız mı yoktur sayın Başkan? Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor? Niye PSA araştırılmıyor? Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz, öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak? (Nevzat Bahtiyar'ı göstererek) Bu namussuz benim kızıma ne yapmış, 'Ben isteseydim paramparça ederdim' diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor sayın Başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar için ara verildi&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya karar için ara verildi.&nbsp;Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti,&nbsp; aranın ardından kararını açıkladı.&nbsp;Mahkeme, sanık Nevzat Bahtiyar’ın "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargıtay bozmuştu&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Aralık 2024’teki karar duruşmasında, Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar'a "suç delillerini yok etme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucu Bahtiyar hakkındaki kararı bozmuş, Bahtiyar'ın, "öldürmeye yardım etmek suçundan" yargılanmasına hükmetmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:18:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/narin-guran-cinayeti-davasinda-yeniden-yargilanan-sanik-nevzat-bahtiyara-17-yil-hapis-cezasi-verildi-h161434.html">Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan sanık Nevzat Bahtiyar&apos;a 17 yıl hapis cezası verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ihracatinin-yuzde-623unu-buyuk-olcekli-girisimler-h161433.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet ihracatının yüzde 62,3ünü büyük ölçekli girişimler yaptı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) 2024 yılı &quot;Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri&quot;ne göre,  hizmet ihracatının yüzde 62,3’ünü, hizmet ithalatının ise yüzde 56&#039;sını büyük ölçekli girişimler gerçekleştirdi. Toplam 60 milyar 913 milyon dolarlık hizmet ihracatında 40 milyar 252 milyon dolar ile ulaştırma ve depolama faaliyetleri ilk sırada yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2024 yılına ilişkin "Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri"ni açıkladı. Buna göre, hizmet ihracatının yüzde 8,7'sini yapan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, toplam hizmet ihracatı yapan girişimlerin yüzde 74,3'ünü oluşturdu. Çalışan sayısı 10-49 kişi olan küçük ölçekli girişimlerin hizmet ihracatındaki payı yüzde 12,3 iken 50-249 kişi olan orta ölçekli girişimlerin ihracattaki payı yüzde 16,4 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İthalat yapan girişimlerin sayıca yüzde 4,6’sını oluşturan büyük ölçekli yapılar, toplam ithalatın yüzde 56’ını gerçekleştirdi. Hizmet ithalatı yapan girişimlerin yüzde 53,2'sini oluşturan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, hizmet ithalatının yüze 7,9'unu yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma ve depolama ihracatta ilk sırada</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplamda 60 milyar 913 milyon dolar olan hizmet ihracatının 40 milyar 252 milyon dolarını ulaştırma ve depolama faaliyetindeki girişimler gerçekleştirirken, bilgi ve iletişim faaliyetindeki girişimlerin hizmet ihracatı 5 milyar 906 milyon dolar olarak geçekleşti. Hizmet ihracatında 4 milyar 284 milyon dolar imalat sanayiindeki girişimler tarafından yapılırken ana faaliyeti finans ve sigorta olan girişimlerin hizmet ihracatı 2 milyar 929 milyon dolar oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">48 milyar 462 milyon dolarlık toplam hizmet ithalatının 12 milyar 752 milyon doları imalat sanayi girişimlerince yapıldı. Bunu, 9 milyar 660 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret girişimleri izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancı kontrollü girişimlerin bilgi ve iletişimdeki payı yüksek</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizmet ticaretinin kontrol yapısı incelendiğinde, taşımacılık ihracatının yüzde 90,2’si Türkiye kontrollü girişimlerce yapıldı.&nbsp;Hizmet ihracatının yüzde 18,8'ini, ithalatının ise yüzde 32,0'ını yabancı kontrollü girişimler yaptı. Diğer iş hizmetleri ihracatında Türkiye kontrollü girişimlerin payı yüzde 58,1 iken yabancı kontrollü girişimlerin payı yüzde 41,9 oldu. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri ihracatının yüzde 51,4'ü ve ithalatının yüzde 32,3'ü yabancı kontrollü girişimler tarafından yapıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 12:00:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ihracatinin-yuzde-623unu-buyuk-olcekli-girisimler-h161433.html">TÜİK: Hizmet ihracatının yüzde 62,3ünü büyük ölçekli girişimler yaptı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-23-gun-basladi-ekrem-imamoglu-kahramanmarastaki-h161432.html</link>
		<title>İBB Davası&amp;#039;nda 23. gün başladı... Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraştaki okul saldırısı için konuştu: Bugün yas günü, içim yanıyor, başımız sağ olsun</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 23. günü devam ediyor. Duruşma salonuna gelişinde izleyicilere seslenen İmamoğlu, “Bugün yas günü, başımız sağ olsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. Öğretmenimize de… Büyük acı yani. Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, dünden beri içim yanıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 23. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler alkışlarla, "Başkanım günaydın", "Seni çok özledik" şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, kendisini alkışlarla karşılayan izleyiciye seslenerek, "Bugün yas günü, başımız sağ olsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. Öğretmenimize de… Büyük acı yani. Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, dünden beri içim yanıyor. Ayrıntıları dün akşam öğrenebildim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yakın koruması Mustafa Akın’ın avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:44:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasi-nda-23-gun-basladi-ekrem-imamoglu-kahramanmarastaki-h161432.html">İBB Davası&amp;#039;nda 23. gün başladı... Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraştaki okul saldırısı için konuştu: Bugün yas günü, içim yanıyor, başımız sağ olsun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/derik-devlet-hastanesi-bashekimi-ve-sekreterine-yonelik-darp-olayinda-2-gozalti-h161431.html</link>
		<title>Derik Devlet Hastanesi başhekimi ve sekreterine yönelik darp olayında 2 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mardin Derik Devlet Hastanesi Başhekimi Aziz Zilan ve sekreteri Zeynep Oktay, işten çıkarılan bir şirket çalışanının yakınları tarafından hastanede darbedildi. Şüpheli baba ve oğlu gözaltına alındı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Olay dün sabah saatlerinde Mardin Derik Devlet Hastanesi'nde meydana geldi. İddialara göre işten çıkarılan bir personelin babası T.E. ve ağabeyi A.Ü.E, başhekimlik önüne geldi. Çıkan tartışma kavgaya dönüştü, olayda&nbsp;Devlet Hastanesi Başhekimi Aziz Zilan ve sekreteri Zeynep Oktay darbedildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırının ardından başlatılan inceleme kapsamında şüpheli baba ve oğlu emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili adli süreç devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başhekim Aziz Zilan, ifadesinde şunları kaydetti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Odamın kapısından sesler duydum. Kapıyı açtığımda güvenlik görevlisi, şahısları içeri girmemeleri için tutmaya çalışıyordu. O sırada odaya zorla girdiler. T.E. küfür ederek, 'Sen nasıl Kenan'ı işten çıkartıyorsun' diyerek bağırmaya başladı. Benim işten çıkartmayla alakam yok dediğim sırada bana yumruk attı. Arada sekreterimiz Zeynep Hanım olduğu için yumruk ona geldi. Bu sırada 'Sana Derik'i dar edeceğim' diyerek tehditlerde bulunuyordu. Kendisine personelin şirket elemanı olduğunu, verilen işleri yapmadığı için hakkında soruşturma açıldığını ve şirketin onu işten çıkardığını söyledim. Bana hakaret eden, tehdit eden ve darbetmeye çalışan şahıslardan şikayetçiyim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başhekim sekreteri Zeynep Oktay ise ifadesinde şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"T.E. güvenliklerin elinden kurtularak Aziz Bey’e yumruk salladığı anda ben araya girdim ve yumruk benim sol koluma geldi. Olayın şokuyla kötüleştim. Başhekim hocamıza vurmak isterken beni darbeden şahıslardan şikayetçiyim."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:23:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/derik-devlet-hastanesi-bashekimi-ve-sekreterine-yonelik-darp-olayinda-2-gozalti-h161431.html">Derik Devlet Hastanesi başhekimi ve sekreterine yönelik darp olayında 2 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/macaristanin-yeni-basbakan-magyar-basbakanlik-ofisi-karmeliter-sarayi-yerine-parlamentoya-yakin-bakanlik-binalarindan-birine-tasinacak-h161430.html</link>
		<title>Macaristan&apos;ın yeni Başbakan Magyar: Başbakanlık Ofisi, Karmeliter Sarayı yerine Parlamentoya yakın bakanlık binalarından birine taşınacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Macaristan&#039;ın yeni Başbakanı Peter Magyar, Tisza hükümeti döneminde Başbakanlık Ofisi’nin, Viktor Orban için tahsis edilen Karmeliter Sarayı yerine Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birine taşınacağını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Macaristan'ın yeni Başbakanı Peter Magyar, Tisza hükümeti döneminde Başbakanlık Ofisi’nin, Viktor Orban için tahsis edilen Karmeliter Sarayı yerine Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birine taşınacağını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Macaristan'ın yeni Başbakanı Magyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Tisza hükümeti döneminde, Başbakanlık Ofisi, Viktor Orban’ın kendisi için kurduğu Kale Bölgesi’ndeki Karmeliter Sarayı’nda değil, Parlamento’ya yakın bakanlık binalarından birinde yer alacak" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 11:05:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/macaristanin-yeni-basbakan-magyar-basbakanlik-ofisi-karmeliter-sarayi-yerine-parlamentoya-yakin-bakanlik-binalarindan-birine-tasinacak-h161430.html">Macaristan&apos;ın yeni Başbakan Magyar: Başbakanlık Ofisi, Karmeliter Sarayı yerine Parlamentoya yakın bakanlık binalarından birine taşınacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-cumhuriyet-bassavciligi-failin-bilgisayarinda-buyuk-bir-eylem-gerceklestirecegine-dair-bir-belge-bulundu-h161429.html</link>
		<title>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı: Failin bilgisayarında &apos;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&apos; dair bir belge bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş&#039;ta Ayser Çalık Ortaokulu’na yönelik düzenlenen ve bir öğretmen ile 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının failinin bilgisayarında yapılan incelemelerde, &quot;saldırının önceden planlandığına dair emarelere ulaşıldığı ve bilgisayarında &#039;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&#039; dair 11 Nisan 2026 tarihli bir belge bulunduğunu&quot; açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma hakkında açıklama yaptı.&nbsp;Olayın ardından resen soruşturma başlatıldığını belirten Başsavcılık, süreci yürütmek üzere 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 10 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, failin olay yerinde ölü olarak ele geçirildiğini belirterek,&nbsp;"Failin gerçekleştirdiği eylem neticesinde bir öğretmen ve sekiz öğrenci olmak üzere toplam 9 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, altısı hayati tehlikesi devam etmek üzere toplam on üç öğrencinin ise yaralandığı, failin ise olay yerinde ölü olarak ele geçirildiği anlaşılmıştır. Vefat eden vatandaşlarımızın ölü muayene ve otopsi işlemleri tamamlanarak definleri yapılmak üzere ailelerine teslimleri sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fail tarafından kullanılan 5 adet tabancanın kriminal incelemesinin ardından, silahların failin babası olan Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli adına ruhsatlı olduğu tespit edildiğini aktaran Başsavcılık, şüpheli Uğur Mersinli'nin gözaltına alınarak ifadesine müteakiben tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiğini ve Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığını bildirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Terör bağlantısı bulunmadığı ön kanaatine varılmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Failin evinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulduğunu belirten Başsavcılık, bilgisayar üzerinde yapılan incelemelerde saldırının önceden planlandığına dair emarelere ulaşıldığını bildirdi. Açıklamada, "Dijital materyallerde gerçekleştirilen incelemelerde failin bilgisayarında, yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair 11 Nisan 2026 tarihli bir belge içeriğine ulaşılmıştır" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut deliller ışığında saldırının bir terör bağlantısının bulunmadığını ifade eden Başsavcılık, eylemin "bireysel" olduğu ön kanaatine varıldığını kaydetti. Başsavcılık, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mevcut deliller itibarıyla eyleme ilişkin herhangi bir terör bağlantısı tespit edilememiş olup eylemin failin bireysel olarak gerçekleştirdiği bir eylem olduğu ön kanaatine varılmıştır. Olaya ilişkin daha önce alınan yayın yasağı kararına rağmen provokatif paylaşım yapan hesaplara yönelik olarakta gerekli adli işlemler başlatılmıştır. Soruşturma çocuklarımızı bazı olumsuz eylemlere yönlendirmeye çalışan dijital platformlarda incelenmek üzere tüm yönleri ile ve derinleştirilerek sürmektedir. Bu aşamada yürütülen soruşturmaya yönelik resmi ve yetkili makamlarca<br />
gerçekleştirilen açıklamalar dışındaki paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Olayla ilgili soruşturma tüm boyutları ve titizlikle yürütülmektedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:47:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmaras-cumhuriyet-bassavciligi-failin-bilgisayarinda-buyuk-bir-eylem-gerceklestirecegine-dair-bir-belge-bulundu-h161429.html">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı: Failin bilgisayarında &apos;büyük bir eylem gerçekleştireceğine&apos; dair bir belge bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelideki-munzur-nehri-kiyisinda-kadin-cesedi-bulundu-h161428.html</link>
		<title>Tunceli&apos;deki Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli’de, Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu. Kimliği tespit edilemeyen ceset otopsi için Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgilere göre, nehrin merkeze bağlı Demirköprü mevkisindeki kısımlarında&nbsp;hareketsiz bir kişiyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye&nbsp;AFAD, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede, kıyıda bulunan kişinin hayatını kaybetmiş olduğu belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğu değerlendirilen kadına ait cesedin kimliği henüz tespit edilemedi. Olay yerinde güvenlik önlemleri alınırken, çevrede detaylı inceleme yapıldı. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından ceset kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:29:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuncelideki-munzur-nehri-kiyisinda-kadin-cesedi-bulundu-h161428.html">Tunceli&apos;deki Munzur Nehri kıyısında kadın cesedi bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-israil-lubnan-gorusmesi-34-yil-sonra-gerceklesecek-h161427.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: İsrail-Lübnan görüşmesi, 34 yıl sonra gerçekleşecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan arasında uzun süredir kesintiye uğrayan temasların yeniden kurulması için girişimde bulunduklarını açıkladı. Trump, iki ülke liderinin yaklaşık 34 yıl sonra bugün görüşeceğini belirterek, süreci &quot;nefes alma alanı yaratma&quot; çabası olarak değerlendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'dan Washington yerel saatine göre yaptığı paylaşımda, "İsrail ile Lübnan arasında biraz nefes alma alanı yaratmaya çalışıyoruz. İki liderin konuşmasının üzerinden uzun zaman geçti, yaklaşık 34 yıl kadar...Bu görüşme, yarın gerçekleşecek. Güzel..." ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmenin Türkiye saatine göre bugün olması bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:10:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-israil-lubnan-gorusmesi-34-yil-sonra-gerceklesecek-h161427.html">ABD Başkanı Trump: İsrail-Lübnan görüşmesi, 34 yıl sonra gerçekleşecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahesen-genel-baskani-kandemir-can-guvenligi-olmadan-saglik-hizmeti-de-egitim-hizmeti-de-verilemez-h161426.html</link>
		<title>AHESEN Genel Başkanı Kandemir: Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, “Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AHESEN Genel Başkanı Ahmet Kandemir, 17 Nisan 2012’de hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıl dönümünde yaptığı açıklamada aradan geçen yıllara rağmen sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenemediğini vurgulayarak, “Ne yazık ki caydırıcı ve etkin çözümler üretilemediği için hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde şiddet olayları devam etmektedir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet sağlıktan taştı, okullara sıçradı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dikkat çeken Kandemir, şiddetin artık yalnızca sağlık çalışanlarını değil, öğretmenleri ve öğrencileri de hedef aldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Doktorların, ebe ve hemşirelerin yanı sıra artık çocuklarımız ve öğretmenlerimiz de şiddetin tam ortasında kalmaktadır” diyen Kandemir, eğitim kurumlarında da ciddi güvenlik açıkları bulunduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okullar da ASM’ler de korumasız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, sağlık ve eğitim hizmetlerinin sürdürülebilirliği için güvenliğin temel şart olduğunu vurgulayarak, “Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez. Aynı şekilde vatandaşlarımızın ve çocuklarımızın bu kurumlara güvenle ulaşmasını sağlamak devletin asli görevidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şiddet yasası acil çıkarılmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, AHESEN’in çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek caydırıcı ve etkin bir yasa acilen çıkarılmalıdır. Şiddet uygulayanlar tutuklu yargılanmalı, cezalar ertelenmeden en üst sınırdan verilmelidir. Şiddetin boyutuna göre kamu hizmetlerinden yararlanma kısıtlanmalıdır. Toplumda şiddeti öven ve teşvik eden kişi ve içeriklere cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Çocukların şiddet içerikli oyun ve yayınlara erişimi etkin şekilde denetlenmelidir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kandemir, hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve öğretmenlerin meslek şehidi olduğunu vurgulan Kandemir, “Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası olarak sağlıkta şiddetin sona ermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Şiddete maruz kalan tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, ülkemize başsağlığı diliyoruz” dedi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 10:05:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahesen-genel-baskani-kandemir-can-guvenligi-olmadan-saglik-hizmeti-de-egitim-hizmeti-de-verilemez-h161426.html">AHESEN Genel Başkanı Kandemir: Can güvenliği olmadan sağlık hizmeti de eğitim hizmeti de verilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161425.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön yukarı döndü: İşte 16 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın fiyatı 6.935 TL ve ons fiyatı 4.820 dolardan güne başlıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, İran savaşıyla ilgili diplomatik çözüm arayışlarının yeniden ivme kazanması ve buna bağlı olarak enflasyon kaygılarının hafiflemesiyle birlikte yükseliş gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel&nbsp;altın&nbsp;fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.942,93 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.443,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.956,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 45.216,01 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.703,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 113.386,78 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.825,28&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 09:55:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161425.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161424.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (16 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 16 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,7439 (alış) 44,7755'den (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 53,0749 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 26 09:52:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161424.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-iletisim-baskanligindan-sorumlu-yayincilik-cagrisi-h161423.html</link>
		<title>Kahramanmaraşta ortaokulda silahlı saldırı... İletişim Başkanlığından sorumlu yayıncılık çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, medya kuruluşlarına çağrıda bulunarak, yayın politikalarında “azami sorumluluk bilinciyle” hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, şiddet eylemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılmasının, faillerin kimliklerinin öne çıkarılmasının ve olayların dramatize edilmesinin benzer eylemleri teşvik edebileceği ve toplumda korku ile panik ortamını derinleştirebileceği uyarısında bulunuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, son günlerde art arda yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada,&nbsp;medya kuruluşlarına da çağrıda bulunarak, yayın politikalarında “azami sorumluluk bilinciyle” hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, şiddet eylemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılmasının, faillerin kimliklerinin öne çıkarılmasının ve olayların dramatize edilmesinin benzer eylemleri teşvik edebileceği ve toplumda korku ile panik ortamını derinleştirebileceği uyarısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı,dün Şanlıurfa ve bugün Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarının&nbsp;kamuoyunda hassasiyetle takip edildiği belirterek, toplum huzurunun korunmasının büyük önem taşıdığı ifade etti. İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">’’Son Günlerde Yaşanan Okul Saldırıları Hakkında Açıklama Son günlerde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin gelişmeler, kamuoyunda hassasiyetle takip edilmektedir. Sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin gözetilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, medya kuruluşlarımızın yayın politikalarında azami sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddet eylemlerinin ayrıntılı tasvir edilmesi, maktullerin ve faillerin kimliklerinin öne çıkarılması, olayların dramatize edilerek sürekli gündemde tutulması; benzer eylemlere özendirici etki oluşturabileceği gibi, toplumda korku ve panik iklimini de derinleştirebilecektir. Bu nedenle yayınlarda ölçülülük, hassasiyet ve etik ilkeler temel alınmalıdır. Kamu kurumlarımız, başta Adalet, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları olmak üzere, ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emniyet birimlerimiz sahada gerekli güvenlik tedbirlerini artırırken, eğitim kurumlarımızda da rehberlik ve psikososyal destek süreçleri titizlikle yürütülmektedir. Kurumlarımızın iletişim süreçlerinde şeffaflık, doğruluk ve zamanında bilgilendirme esas alınmakta; kamuoyunun doğru bilgiye erişimi sağlanmaktadır. Öte yandan, bu tür olaylar dezenformasyona son derece açık bir zemin oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmî kurum ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm vatandaşlarımızın yalnızca resmî kaynakları takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Toplum huzurunun korunması, çocuklarımızın güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumlarımız eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Medya kuruluşlarımızın da bu süreçte sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket ederek toplumsal dayanışmaya katkı sunacaklarına inanıyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.’’</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:32:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-iletisim-baskanligindan-sorumlu-yayincilik-cagrisi-h161423.html">Kahramanmaraşta ortaokulda silahlı saldırı... İletişim Başkanlığından sorumlu yayıncılık çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abd-ve-iran-arasinda-arabuluculuk-yapan-pakistanli-heyet-tahrana-ulasti-h161422.html</link>
		<title>ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistanlı heyet Tahrana ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar kapsamında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan üst düzey bir heyet İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran savaşını&nbsp;sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar&nbsp;kapsamında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan üst düzey bir heyet İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pakistan’ın Birleşmiş Milletler misyonundan yapılan açıklamaya göre İran'a giden heyette Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir ile İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi yer aldı. İran devletine bağlı IRIB haber ajansı, heyetin ABD’den bir mesaj iletmek ve taraflar arasında ikinci tur görüşmeleri organize etmek amacıyla Tahran’a gittiğini duyurdu. ABD ile İran arasında hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan ilk tur görüşmeler ise herhangi bir anlaşmaya varılamamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif de bugün Suudi Arabistan’ın Cidde kentine giderek bölgesel gelişmeleri ele almak üzere temaslarda bulunuyor. Pakistan yönetimi, son dönemde hem Tahran hem de Washington ile yürüttüğü diplomasiyle çatışmanın sona erdirilmesine yönelik çabalarını artırmış durumda.&nbsp;Şerif’in bu hafta Türkiye’yi de ziyaret etmesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:31:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/abd-ve-iran-arasinda-arabuluculuk-yapan-pakistanli-heyet-tahrana-ulasti-h161422.html">ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistanlı heyet Tahrana ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-schengen-vizesi-randevu-krizinin-arastirilmasina-yonelik-onerisi-tbmm-genel-kurulunda-reddedildi-h161421.html</link>
		<title>CHPnin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulunda reddedildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek &quot;Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek "Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.&nbsp;Genel Kurul'da, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren, 12 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun görüşmeleri öncesinde, CHP’nin Schengen vizesi başvurularında yaşanan randevu krizinin araştırılmasına ilişkin önerisi görüşüldü. Önerinin gerekçesini açıklamak üzere CHP Grubu adına Adana Milletvekili Bilal Bilici söz aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" ifadelerini kullanan Bilici, "2025 yılında Türkiye'den 1 milyon 170 bin kişi Schengen vizesi için başvuruda bulunmuştur. Dünyada Çin'den sonra Türkiye'deki başvurular ikinci sırada, ardından da bizi Hindistan takip etmektedir" dedi. Bilici, "2026 Henley Pasaport Endeksi'ne göre İspanya, Almanya ve İtalya pasaportuna sahip bir genç vizesiz olarak 185 ülkeye girebilmekte, biz ise Mikronezya ve Palau gibi ülkelerle aynı sıradayız; evet, yanlış duymadınız, bu da bize yakışmamaktadır" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta hayalleri yıkılan Türkiye genci"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dominika, Honduras, Nikaragua, Tonga ve Seyşeller gibi adını pek çok duymadığımız ülkeler ise bizim önümüzde" diyen Bilici, “Komşumuz Bulgaristan, Bulgar vatandaşı ise dünyanın 178 ülkesine gidebilirken ekonomik ölçeği bizim çeyreğimiz bile etmeyen Şili vatandaşlarını 174 ülkeye gönderebilmekte" dedi. "Asya tarafına bakacak olursak, bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta vize reddi yiyen ve hayalleri yıkılan Türkiye Cumhuriyeti genci” ifadelerini kullanan Bilici, vatandaşların yaşadığı süreci anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Vize engeli daha da derinleşti"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bilici, "Vatandaşlarımız Avrupa'ya seyahate gidebilmek için aylarca ve haftalarca randevu beklemekte ve kovalamakta, dosya dolusu evrak vermekte, banka dökümlerini iletmekte, tapularını göstermekte ama vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadırlar. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"Randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son on yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle bu vize problemi daha da derinleşmiştir" diyen Bilici, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaşlarımız turistik, eğitim, sağlık ve ticari seyahatler için bile vize randevusu alamaz hale gelmiştir. Bu da Avrupa'nın çifte standardını göstermektedir. Avrupa kapılarını kapatırken içerideki vize randevusu ve randevu fırsatçıları bu darboğazı ranta çevirmişlerdir. Vize şirketi adı altındaki bu yapılar bot yazılımlarla dijital bir barikat kurmuş durumda. Vatandaşın saniyelerle kovaladığı o randevular özel algoritmalar, bot hesaplar, yazılımlar, teknolojilerle otomatik olarak toplanmakta ve tekrar vatandaşımıza astronomik rakamlarla geri satılmaktadır. Bu randevu penceresi zaten üç beş dakika içerisinde kapanmakta ve bot hesaplar bu randevuları kendilerine çekmekte. Bu yapılar arka kapıdan iş yapan âdeta karaborsacı gibi hareket etmektedir. Bu randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir. Vatandaşlarımızın hakkı olan randevuyu aylarca bekleyen, eğitimine ve ticari görüşmesine yetişmeye çalışan vatandaşımız ‘Sistem dolu.’ uyarısıyla karşılaşırken bu şirketler sıraları yüzlerce Euroya pazarlamaktadır ve vatandaşımızı soymaktadır. Randevu fırsatçılığı ve karaborsacılık buradan ortaya çıkmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaşımızı bu organize dijital sömürüye karşı korumak devletin asli görevidir" diyen Bilici, "Bazı yabancı misyon temsilcilerinin bu konuyu Dışişleri Bakanlığına yönelik uyarılarına ve üst düzey temaslarda konuyu iletmelerine karşın somut bir adım da atılmamıştır" dedi. Bilici, "Bu noktada, ilgili makamları sorumluluk almaya çağırıyorum çünkü bu mesele, ülkemiz için haysiyet meselesidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 21:30:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpnin-schengen-vizesi-randevu-krizinin-arastirilmasina-yonelik-onerisi-tbmm-genel-kurulunda-reddedildi-h161421.html">CHPnin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulunda reddedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kahramanmarasa-4-kisilik-heyet-gorevlendirdi-h161420.html</link>
		<title>CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraşa 4 kişilik heyet görevlendirdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ile ilgili olarak 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. Heyet bölgeye hareket etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası bölgeye gitmek üzere 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara’dan oluşan heyetin bölgeye hareket ettiği öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:50:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kahramanmarasa-4-kisilik-heyet-gorevlendirdi-h161420.html">CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraşa 4 kişilik heyet görevlendirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-sozcusu-zeynel-emre-65-bin-uzman-cavusun-okullarda-guvenlik-gorevlisi-olarak-gorevlendirilmesi-acilen-hayata-gecirilmelidir-h161419.html</link>
		<title>CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, &quot;65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Emre, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dün Şanlıurfa’da, bugün de Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda silahlı saldırı meydana geldi. AK Parti’nin başarısız politikaları nedeniyle şiddet, eğitim yuvalarımız olan okullarımıza kadar inmiştir. Partimizin önerisi olan 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin hayatı her şeyden önce gelir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:48:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-sozcusu-zeynel-emre-65-bin-uzman-cavusun-okullarda-guvenlik-gorevlisi-olarak-gorevlendirilmesi-acilen-hayata-gecirilmelidir-h161419.html">CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/memur-sen-genel-baskani-yalcin-milli-egitim-bakanligi-acil-sekilde-okullari-cuma-gunu-dahil-ivedi-tatil-etmelidir-h161418.html</link>
		<title>Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: Milli Eğitim Bakanlığı acil şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, &quot;Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetçe öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin, "Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetçe öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Kahramanmaraş’ta bir okulda düzenlenen silahlı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yalçın, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu hafta okullarda derslere ara verilsin. Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli. Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık. Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:31:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/memur-sen-genel-baskani-yalcin-milli-egitim-bakanligi-acil-sekilde-okullari-cuma-gunu-dahil-ivedi-tatil-etmelidir-h161418.html">Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: Milli Eğitim Bakanlığı acil şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-rtuk-olay-anina-ait-goruntuler-ve-travmatik-icerikler-kesinlikle-paylasilmamalidir-h161417.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;ta ortaokulda silahlı saldırı RTÜK: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş&#039;ta bir ortaokulda silahlı saldırı düzenlenmesine ilişkin, “Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalı; mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmamalı, olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmamalıdır” açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">RTÜK’ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“15 Nisan 2026’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen elim hadiseye ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca aşağıdaki hususlara hassasiyetle uyulması önem arz etmektedir:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalı; mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmamalı, olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmamalıdır. Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 15:10:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-ortaokulda-silahli-saldiri-rtuk-olay-anina-ait-goruntuler-ve-travmatik-icerikler-kesinlikle-paylasilmamalidir-h161417.html">Kahramanmaraş&apos;ta ortaokulda silahlı saldırı RTÜK: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-orta-okulda-silahli-saldiri-kahramanmaras-valisi-unluer-4-kisi-vefat-etti-20-yarali-var-saldirgan-da-vefat-etti-h161416.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&apos;ta orta okulda silahlı saldırı... Kahramanmaraş Valisi Ünlüer: 4 kişi vefat etti, 20 yaralı var. Saldırgan da vefat etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını bildirerek, &quot;Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer,&nbsp;bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını bildirerek, "Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valisi Ünlüer, saldırıya ilişkin gazetecilere şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şu ana kadarki yaptığımız çalışmalarda maalesef 4 kişi vefat etti. Bunlardan 1'i öğretmen, 3'ü öğrenci. 20 de yaralı var. Bunlardan 4’ü şu an ameliyatta. Çalışmalarımız devam ediyor.&nbsp;İnşallah yaralı kardeşlerimiz sağlıklarına kavuşurlar. Başka herhangi bir okulumuzda bu tür bir saldırı yok. Saldırgan da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amacıyla mı, yoksa o kargaşadan dolayı mı yaptı bilmiyoruz. Saldırgan 8’inci sınıf öğrencisi. Babası eski bir emniyetçi. Onun silahlarını aldığını tahmin ediyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:54:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kahramanmarasta-orta-okulda-silahli-saldiri-kahramanmaras-valisi-unluer-4-kisi-vefat-etti-20-yarali-var-saldirgan-da-vefat-etti-h161416.html">Kahramanmaraş&apos;ta orta okulda silahlı saldırı... Kahramanmaraş Valisi Ünlüer: 4 kişi vefat etti, 20 yaralı var. Saldırgan da vefat etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arsuz-devlet-hastanesindeki-eksikler-meclis-gundemind-h161415.html</link>
		<title>Arsuz Devlet Hastanesindeki Eksikler Meclis Gündemind</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’nde yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Hastanedeki eksikliklerin sağlık hizmetine erişimi ciddi şekilde aksattığını belirten Güzelmansur, mevcut tabloyu “bir sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin acı bir örneği” olarak nitelendirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’nde yaşanan sorunları&nbsp;gündeme taşıdı. Hastanedeki eksikliklerin sağlık hizmetine erişimi ciddi şekilde aksattığını belirten Güzelmansur, mevcut tabloyu “bir sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin acı bir örneği” olarak nitelendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, hastanede MR çekimi için teknik personel bulunmadığını, ameliyathanelerde ise gerekli teçhizatın eksik olduğunu ifade etti. Bu nedenle doktorların hastaları İskenderun, Dörtyol ve Antakya’daki hastanelere sevk etmek zorunda kaldığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kulak burun boğaz uzmanı eksikliğine ve yoğun bakımda temizlik ile klinik destek personelinin yetersizliğine de dikkat çeken Güzelmansur, bu durumun insan hayatını riske attığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatay’ın depremden büyük yara aldığını hatırlatan Güzelmansur, “Bu kente ikinci bir mağduriyeti reva göremezsiniz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve personel açığının acilen giderilmesi gerektiğini belirten Güzelmansur, konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:31:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arsuz-devlet-hastanesindeki-eksikler-meclis-gundemind-h161415.html">Arsuz Devlet Hastanesindeki Eksikler Meclis Gündemind</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-saglik-calisanlarinin-ve-hekimlerin-emekli-maslarindaki-buyuk-kayip-icin-acil-duzenleme-istedi-h161414.html</link>
		<title>Kanko, Sağlık Çalışanlarının ve Hekimlerin Emekli Maşlarındaki Büyük Kayıp İçin Acil Düzenleme İstedi!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi, CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, sağlık
çalışanları ve hekimlerin emeklilik döneminde maaşlarının düşmesine neden olan
uygulamalara dikkat çekerek, sorunun çözümü için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na
çağrıda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Hekimlerin ve Sağlıkçıların Hakkı Emeklilikte Gasp Ediliyor”<br />
“Sağlık Emekçilerinin Geleceği Güvence Altına Alınmalı!”<br />
Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşıyan Kanko, yaptığı konuşmada<br />
sağlık emekçilerinin yıllardır hak ettikleri değeri göremediğini vurguladı.<br />
Kanko açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Sağlık sisteminin yükünü omuzlayan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız yıllardır hak<br />
ettikleri değeri ne yazık ki görememektedirler. Bugün buradan Sağlık Bakanı Kemal<br />
Memişoğlu&amp;#39;na açık bir çağrıda bulunuyoruz: Sağlıkçıların ve hekimlerin hakkını korumak için<br />
gerekli adımları gecikmeden atın.<br />
Özellikle yan ödemelerin emekli maaşlarına yansıtılmaması büyük bir adaletsizliktir. Yıllarca<br />
ağır koşullarda çalışan sağlık emekçileri emekliliklerinde ciddi bir gelir kaybına<br />
uğramaktadırlar. Bu durum ne hakkaniyetle ne de sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır.<br />
Sağlık çalışanlarını alkışlamakla yetinmeyin, onların geleceğini güvence altına alın. Yan<br />
ödemeleri emekliliğe yansıtın, mağduriyetlerini giderin. Unutmayın, güçlü bir sağlık sistemi<br />
ancak hakkı teslim edilmiş sağlık çalışanlarıyla mümkündür.”<br />
Kanko, sağlık çalışanlarının emeklilikte yaşadığı gelir kaybının giderilmesi için yasal<br />
düzenleme yapılmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, hükümeti somut adımlar atmaya<br />
davet etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 14:10:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-saglik-calisanlarinin-ve-hekimlerin-emekli-maslarindaki-buyuk-kayip-icin-acil-duzenleme-istedi-h161414.html">Kanko, Sağlık Çalışanlarının ve Hekimlerin Emekli Maşlarındaki Büyük Kayıp İçin Acil Düzenleme İstedi!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-keserden-cifte-lisans-tepkisi-halkin-haber-alma-hakkina-agir-bir-darbe-h161413.html</link>
		<title>RTÜK üyesi Keserden çifte lisans tepkisi: Halkın haber alma hakkına ağır bir darbe</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[RTÜK Üyesi Tuncay Keser, @tele2_haber’e yönelik &quot;çifte lisans&quot; uygulamasının &quot;ölçüsüz ve seçici&quot; olduğunu savunarak, &quot;Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük, hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır&quot; ifadesini kullandı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;RTÜK Üyesi Tuncay Keser, @tele2_haber’e yönelik "çifte lisans" uygulamasının "ölçüsüz ve seçici" olduğunu savunarak, "Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük, hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RTÜK Üyesi Tuncay Keser, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YouTube’daki @tele2_haber kanalı için başlatılan lisans sürecini eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keser, RTÜK’ün söz konusu kanal için başlattığı "çifte lisans" sürecinde tanınan 72 saatlik sürenin bugün dolduğunu belirterek, başvuru yapılmaması ya da yayın hizmetine son verilmemesi halinde erişim engeli talep edileceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Keser, açıklamasında, Tele 1’e kayyım atanmasının ardından çalışanların kurduğu @tele2_haber için, önceki örneklerden farklı olarak herhangi bir somut gerekçe ya da ölçüt ortaya konmaksızın hem "internet-TV" hem de "isteğe bağlı yayın hizmeti" lisansının zorunlu tutulduğunu belirtti. Bu durumun iki kat mali yük getirdiğini vurgulayan Keser, bunun "çifte standart ve hukuk güvenliği ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu" kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, hangi ölçütlere göre uygulandığı belirsiz lisans süreçleriyle baskı altına alındığını öne süren Keser, "Sosyal medya platformlarındaki bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin, çoğulculuk ve çok sesliliğin, hangi ölçütlerle uygulandığı belli olmayan hem mali yük hem de içerik denetimi getiren lisans süreçleriyle cendereye alınması, halkın haber alma hakkına ağır bir darbe oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 13:50:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtuk-uyesi-keserden-cifte-lisans-tepkisi-halkin-haber-alma-hakkina-agir-bir-darbe-h161413.html">RTÜK üyesi Keserden çifte lisans tepkisi: Halkın haber alma hakkına ağır bir darbe</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-abla-aygul-doku-gulistanin-oldurulmesine-iliskin-deliller-10-bin-dolar-karsiliginda-bir-polis-tarafindan-yok-edildi-h161412.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması Abla Aygül Doku: Gülistanın öldürülmesine ilişkin deliller 10 bin dolar karşılığında bir polis tarafından yok edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku&#039;nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doku ailesinin avukatı Ali Çimen ve Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Tunceli Adliyesi önünde soruşturma dosyasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Ali Çimen, dosyanın gelişimine ilişkin daha önce de basın mensuplarına aşama aşama bilgi verdiklerini belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geldiğimiz noktada dosyanın örtbas edilmesine ilişkin sürekli bahsettiğimiz kamu görevlisi (Eski Tunceli Valisi) Tuncay Sonel’dir. Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartı, soruşturma birimlerine teslim edilmek üzere kendisine verilmiş, ancak bu sim kart siber çetelerle iş birliği yapılarak Ankara’da bulunan ve şu an gözaltında olan bir polis memuruna teslim edilmiştir. Bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel ile yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri silmiştir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, bu iddiaların delillere dayandığını bildirerek, “Bu eylemi gerçekleştiren kişiyle Tuncay Sonel’in HTS kayıtları dosyaya girmiştir. Ayrıca bu kişiye para verildiği, paranın da Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Görevden alınmalı ve gözaltına alınmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, Tuncay Sonel’in halen kamu görevinde olmasının soruşturmayı zora soktuğunu ifade ederek, “Tuncay Sonel’in İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye başmüfettişi olarak görevini sürdürmesi, dosya açısından kabul edilemez. Delilleri kararttığı maddi bulgularla ortadadır. Bu nedenle derhal görevden alınmasını ve gözaltına alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmada gözaltına alınan kişilerin daha alt düzeyde olduğunu belirten Çimen, “Dosyada 6 yıldır süren bir örtbas söz konusudur. Eğer bu örtbas tüm yönleriyle ortaya çıkarılacaksa en büyük fail Tuncay Sonel’dir. Diğer kişiler daha alt kademededir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Savcılığın eli güçlendirilmeli”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmayı sürdürdüğünü anımsatarak, “Dosya gizli olduğu için detayları bilmiyoruz ancak savcılık görevini yapıyor. Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için ilgili kişinin görevden alınması gerekiyor. Savcılığın elinin güçlendirilmesi gerekir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Abla Aygül Doku'nun sözleri</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise şu an ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aygül Doku, özetle şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Umut Altaş beni aradı. Ailesinin Nurşen Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Umut Altaş ile bizzat görüştüm. Daha önce kardeşimin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşünüyordum ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Olası bir durumda suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü kendisi yurt dışına gitmişti.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“10 bin dolar karşılığında deliller yok edildi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamasında delil karartma iddiasına da değinen Doku, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti. Hastane kayıtlarının silindiğini de Celal Altaş’tan öğrendik. Kamera kayıtlarının da değiştirildiği ifade edildi. Tüm bunların Tuncay Sonel tarafından yapıldığı söylendi.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyanın geldiği noktaya dikkati çeken Doku, “Bu dosya artık çok kritik bir aşamada. Cinayetin çözüldüğünü düşünüyoruz. Bu bilgileri belgeye dayalı olarak paylaşıyorum. Aile olarak can güvenliğimizden endişeliyiz. Yetkililerin bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 13:20:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-abla-aygul-doku-gulistanin-oldurulmesine-iliskin-deliller-10-bin-dolar-karsiliginda-bir-polis-tarafindan-yok-edildi-h161412.html">Gülistan Doku soruşturması Abla Aygül Doku: Gülistanın öldürülmesine ilişkin deliller 10 bin dolar karşılığında bir polis tarafından yok edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ak-partili-istanbul-buyuksehir-belediyesi-baskanlari-doneminde-yapilan-ihaleleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161411.html</link>
		<title>Sezgin Tanrıkulu, AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanları döneminde yapılan ihaleleri TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#039;ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na sunduğu önergesinde, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerinde yapılan ihalelere ilişkin sayısal verileri sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AK Partili belediye başkanları döneminde gerçekleştirilen ihalelerin münferit usulsüzlük iddialarıyla sınırlı olmadığını, sistematik bir ihale yapısının varlığına işaret ettiğini ileri sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu, kamu kaynaklarının hangi şirketlere, hangi yöntemlerle ve hangi maliyetlerle aktarıldığının tüm boyutlarıyla ortaya konulması&nbsp; gerektiğine işaret ederek, Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerine ilişkin olarak şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"-Toplam kaç ihale yapılmıştır? Bu ihalelerin toplam bedeli nedir? Yıllara göre dağılımı nasıldır?<br />
-Bu dönemlerde en fazla ihale alan ilk 50 şirket hangileridir? Bu şirketlerin aldığı ihale sayısı ve toplam bedel nedir? Bu şirketler arasında kamuoyunda tekrarlayan yüklenici olarak öne çıkanlar hangileridir?<br />
-Açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü ve doğrudan temin yöntemlerinin oranı nedir? 21/b pazarlık usulü ile yapılan ihalelerin sayısı ve toplam tutarı nedir? Doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımların toplam büyüklüğü nedir?<br />
-Bu dönemlerde verilen: en yüksek bedelli 20 ihale en düşük bedelli 20 ihale hangileridir? Bu ihaleleri kazanan şirketler hangileridir?<br />
-İBB iştirakleri üzerinden alınan ihalelerin sayısı ve tutarı nedir? Bu iştiraklerin aldığı işleri alt yüklenicilere devretme oranı nedir? Alt yüklenici firmalar hangileridir?<br />
-5216 sayılı Kanun kapsamında ihalesiz devredilen işletme hakları nelerdir? Bu haklar hangi şirketlere verilmiştir? Bu şirketlerin üçüncü kişilere devrettiği işler nelerdir?<br />
-Sayıştay raporlarında yer alan ihale usulsüzlüklerinin toplam sayısı nedir? Bu bulgularla ilgili kaç idari işlem yapılmıştır? Kaç soruşturma açılmıştır?<br />
-Kaç ihaleye tek firma katılmıştır? Rekabet oluşmayan ihalelerin toplam tutarı nedir? İhalelerde yaklaşık maliyet ile gerçekleşen bedel arasındaki farklar ne kadardır?<br />
-İhale alan şirketlerin ortaklık yapıları incelenmiş midir? Bu şirketlerin kamu yöneticileri veya siyasi aktörlerle bağlantıları araştırılmış mıdır?<br />
-Kamu zararı tespit edilen ihale usulsüzlükleri nedeniyle oluşan kamu zararı ne kadardır? Bu zararların tahsiline yönelik işlem yapılmış mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İptal edilen ihaleler hangi gerekçelerle yeniden yapıldı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aynı şirketin bir yıl içinde kazandığı ihale sayısında üst sınır var mıdır? Belirli şirketlerin toplam ihale hacmi içindeki payı yüzde kaçtır? İlk 10 şirket toplam ihale hacminin ne kadarını oluşturmaktadır?<br />
-Pazarlık usulü (21/b) ihalelerde davet edilen firmalar nasıl belirlenmiştir? Bu firmaların tekrar etme oranı nedir? Sürekli davet edilen çekirdek firma listesi var mıdır?<br />
-Yaklaşık maliyetlerin belirlenmesinde kullanılan yöntemler nelerdir? Yaklaşık maliyet ile ihale bedeli arasındaki farkın yüzde 1’in altında olduğu ihale sayısı kaçtır? Bu durum rekabet eksikliği göstergesi olarak değerlendirilmiş midir?<br />
-Kaç ihale iptal edilmiştir? İptal edilen ihaleler hangi gerekçelerle yeniden yapılmıştır? İptal sonrası aynı firmaların ihaleyi kazandığı durumlar var mıdır?<br />
-İhaleyi alan şirketlerin işi alt yüklenicilere devretme oranı nedir? Alt yüklenici firmalar ile ana yükleniciler arasında ortaklık ilişkisi var mıdır? Aynı alt yüklenicinin farklı ana yükleniciler üzerinden iş aldığı durumlar tespit edilmiş midir?<br />
-İSPARK, İSTAÇ ve KİPTAŞ gibi iştirakler üzerinden yapılan alımların toplam büyüklüğü nedir? Bu iştiraklerin doğrudan ihale dışı alım yaptığı durumlar var mıdır? Bu yöntemle ihale mevzuatının dolanıldığı tespit edilmiş midir?<br />
-Doğrudan temin limitlerinin altında kalmak amacıyla işlerin bölündüğü tespit edilmiş midir? Aynı işin parçalara ayrılarak farklı tarihlerde alındığı durum sayısı kaçtır?<br />
-İç denetim birimleri bu ihaleleri denetlemiş midir? Tespit edilen eksiklikler raporlanmış mıdır? Bu raporlar doğrultusunda işlem yapılmış mıdır?<br />
-Uluslararası ihaleye çıkılan iş sayısı kaçtır? Yabancı firmaların kazandığı ihale sayısı nedir? Bu ihalelerde rekabet düzeyi nasıldır?<br />
-İhale sonrası sözleşme bedeli artırılan iş sayısı kaçtır? Bu artışların toplam maliyeti nedir? Yüzde 20’nin üzerinde artış yapılan ihaleler hangileridir?<br />
-21/b kapsamında yapılan ihalelerde ivedilik gerekçesi nasıl oluşturulmuştur? Bu gerekçelerin sonradan denetimi yapılmış mıdır?<br />
-İhale komisyonlarında görev alan kişiler kimlerdir? Aynı kişilerin tekrar eden şekilde komisyonlarda görev aldığı durumlar var mıdır?<br />
-İhale alan şirketlerin vergi borcu olup olmadığı kontrol edilmiş midir? SGK borcu olan firmalara ihale verilmiş midir?<br />
-İhale süreçlerinden kaynaklanan toplam kamu zararı kalem kalem nedir? Bu zararlar için rücu işlemi yapılmış mıdır?<br />
-Tüm ihalelerin kamuya açık veri tabanı mevcut mudur? İhale verilerinin makine okunabilir formatta paylaşılması planlanmakta mıdır?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:48:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/sezgin-tanrikulu-ak-partili-istanbul-buyuksehir-belediyesi-baskanlari-doneminde-yapilan-ihaleleri-tbmm-gundemine-tasidi-h161411.html">Sezgin Tanrıkulu, AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanları döneminde yapılan ihaleleri TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/nur-sullu-anadolunun-cukurovasi-madene-kurban-ediliyor-h161410.html</link>
		<title>Nur Süllü: Anadolunun Çukurovası Madene Kurban Ediliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın Eskişehir&amp;#39;e yönelik politikaları ve madencilik faaliyetlerini sert
sözlerle eleştirdi. Süllü, hem şehrin idari ve ekonomik olarak zayıflatıldığını hem de doğasının tehdit
altında olduğunu dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yok Etme Projesini İstemiyor, Direniyoruz<br />
Vekili olduğum Eskişehir, 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili<br />
belediyelerimizin başarılı projeleriyle Avrupa kenti olarak adlandırılan, örnek alınan bir şehirdir” diyen<br />
Süllü, “İktidarın Eskişehir’e yönelik tüm projeleri ise taşıma, yok sayma ve yok etme üzerinedir”<br />
ifadelerini kullandı.<br />
KURUMLAR ESKİŞEHİR’DEN KOPARILIYOR<br />
Kamu kurumlarının şehirden koparıldığını belirten Süllü, “Eskişehir, idari yargıda Bursa Bölge İdare<br />
Mahkemesi’ne bağlandı. TÜLOMSAŞ, TÜRASAŞ’a bağlı bölge müdürlüğüne indirildi. Vakıflar ve<br />
Karayolları başka illere bağlandı” diye konuştu. Süllü, “Açıköğretim Fakültesi gelirlerinin yüzde 80’i YÖK’e<br />
aktarılıyor. Havalimanının iç hat uçuşları kaldırıldı, PTT Başmüdürlüğü kapatılmak üzere” dedi.<br />
YATIRIMLAR TAMAMLANMIYOR<br />
Sağlık ve ulaşım yatırımlarındaki eksiklere dikkat çeken Süllü, “Yıkılan Devlet Hastanesi’nin arsası<br />
özelleştirme kapsamına alındı” dedi. Yol projelerinin yıllardır tamamlanmadığını ifade eden Süllü, “Alpu<br />
Yolu 8 yıldır bitirilemedi, Seyitgazi-Kırka yolu sürüncemede, Mihallıççık yolunun projesi dahi yok” diye<br />
konuştu. Sarıcakaya–Mihalgazi yolunun ise madencilik projesi için hızlandırıldığını söyledi.<br />
“ANADOLU’NUN ÇUKUROVASI TEHDİT ALTINDA”<br />
Süllü, madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, “Sakarya Nehri’ne yakın, mikroklima<br />
özelliğiyle dört mevsim üretim yapılan eşsiz bölge yok edilmek isteniyor” dedi. Mihalgazi’nin ülkenin<br />
sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşıladığını belirten Süllü, “Proje sahasında 28 endemik bitki, 61 omurgalı<br />
ve 128 kuş türü ile 1. derece arkeolojik sit alanı bulunuyor” ifadelerini kullandı.<br />
“TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKEDE”<br />
Madencilik yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Süllü, “2450 futbol sahası büyüklüğündeki alanda<br />
ormanlar, su kaynakları ve yaban hayatı yok edilecek” dedi. Açık ocak ve siyanürlü liç yöntemine dikkat<br />
çeken Süllü, “Sızıntı halinde ekosistem zarar görecek, tarımsal üretim ve gıda güvenliği tehlikeye girecek”<br />
diye konuştu. Patlayıcı kullanımının da ciddi güvenlik riski oluşturacağını belirtti.<br />
“20 NİSAN’DA KEŞİF VAR, ORADA OLACAĞIZ”<br />
Bölgedeki direnişe değinen Süllü, “Yöre halkı, belediyeler ve meslek örgütleri bu projeye karşı dava açtı.<br />
20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Biz de orada olacağız ve direneceğiz” dedi. Projeye ilişkin endişelerini<br />
dile getiren Süllü, “Karşımızda Cengiz Holding olunca kaygılıyız” dedi. İliç’te yaşanan maden faciasını<br />
hatırlatan Süllü, “SSR Mining’in hisselerini Cengiz Holding’e devretmesiyle madenin açılacağı ifade<br />
ediliyor” diye konuştu.<br />
EMEKÇİLER ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜ<br />
Süllü, “Vahşi madenciliğin arkasında iktidarın şirketleri kayıran politikası var. Şirketler doğayı ve<br />
emekçileri yok sayıyor” dedi. Mihallıççık’taki işçi mağduriyetlerine dikkat çeken Süllü, “Emekçiler Ankara<br />
yollarına düştü, ancak şirketler ihale almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Süllü, “Talan sadece</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir’e özgü değil. Bu bir kader değil. Sorumlu, doğayı, emeği ve insanı yok sayan anlayıştır. Biz de<br />
buna karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:25:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/nur-sullu-anadolunun-cukurovasi-madene-kurban-ediliyor-h161410.html">Nur Süllü: Anadolunun Çukurovası Madene Kurban Ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trumptan-ingiltere-elestirisi-ve-iranla-baris-gorusmeleri-mesaji-h161409.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trumptan İngiltere eleştirisi ve İranla barış görüşmeleri mesajı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere hükümetini eleştirirken Kral Charles’a övgüde bulundu. İran ile olası barış görüşmelerine değinen Trump, bir anlaşmanın “çok mümkün” olduğunu&quot; ve &quot;yeni müzakerelerin önümüzdeki iki gün içinde” gerçekleşebileceğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere merkezli yayın kuruluşu Sky News’e verdiği röportajda, İngiltere hükümetini eleştirirken, Kral Charles’ı övdü.&nbsp;Trump ayrıca, Kral Charles’ın ABD ziyaretinin hükümetin talebiyle yapıldığından haberdar olmadığını ifade etti. Ziyaretin ay sonuna doğru gerçekleşmesinin planlandığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "İran ile olası barış görüşmelerine de değinerek bir anlaşmanın çok mümkün olduğunu ve İran’ın ciddi şekilde yıprandığını" yineledi. Daha sonra ABD merkezli New York Post’a yaptığı açıklamada Trump, yeni bir tur barış görüşmesinin “önümüzdeki iki gün içinde gerçekleşebileceğini” ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, daha önce de benzer şekilde savaşın sona yaklaştığını dile getirmiş, 1 Nisan’da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "savaşın tamamlanmaya yaklaştığını ve iki ya da üç hafta içinde sona erebileceğini" söylemişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:10:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trumptan-ingiltere-elestirisi-ve-iranla-baris-gorusmeleri-mesaji-h161409.html">ABD Başkanı Trumptan İngiltere eleştirisi ve İranla barış görüşmeleri mesajı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-uretim-endeksi-subat-ayinda-yillik-yuzde-23-artti-h161408.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet Üretim Endeksi şubat ayında yıllık yüzde 2,3 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretim Endeksi&#039;nde 2026 yılı şubat ayında yıllık bazda yüzde 2,3 artış kaydedildiğini bildirdi. Hizmet üretimi aylık yüzde 1,2 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, şubat ayına ilişkin "Hizmet Üretim Endeksi" istatistiklerini açıkladı. TÜİK'ten yapılan yazılı açıklamada şu değerlendirme yapıldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 0,3 azaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,5 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 13,3 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 8,7 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 5,6 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,4 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 0,9 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,7 azaldı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,6 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 1,6 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 2 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,2 arttı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 11:50:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-uretim-endeksi-subat-ayinda-yillik-yuzde-23-artti-h161408.html">TÜİK: Hizmet Üretim Endeksi şubat ayında yıllık yüzde 2,3 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-22-gun-basladi-durusma-tutuklu-saniklarin-savunmasiyla-devam-ediyor-h161407.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 22. gün başladı... Duruşma, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 22. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşma, tutuklu KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un avukatlarının savunmasıyla sürüyor. Ardından Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın’ın savunması dinlenecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 22. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu'nun amcası gözyaşlarını tutamadı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler alkışlarla, "Başkanım günaydın", "Seni çok özledik" şeklinde seslendi. İmamoğlu, "Ben de sizi çok seviyorum" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, amcasını da izleyici bölümünde görünce, CHP’li bir isme "Amcam orada, 90 yaşında" dedi. Amcasının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, saat 10.54'te&nbsp;KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un avukatlarının savunmasıyla başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Örgüt üyeliği" iddiası bulunmayan tutukluların telefon sınırlaması kaldırılsın müzekkeresi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu arada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, haklarında "örgüt üyeliği" ve "örgüte yardım" suçlaması yöneltilmeyen tutuklular yönünden mevcut tedbir uygulamalarını yeniden değerlenirdi. Mahkeme heyetince, aralarında CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, Ekrem İmamoğlu’nun korumalarından Çağlar Türkmen ve İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın da bulunduğu toplam 27 kişi hakkında uygulanan "iletişim kısıtlaması"nın kaldırılması için ilgili ceza infaz kurumlarına müzekkere yazıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müzekkerede, "isimleri yazılı tutuklu sanıkların haklarında örgüt üyeliği veya örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme suçu kapsamında sevk bulunmadığından kurumunuzca uygulanan tedbirlerin bu husus gözetilerek değerlendirilmesi hususlarında gereği rica olunur" denildi. Böylelikle, bu&nbsp;kapsamdaki 27 tutuklunun telefon görüşmelerinde uygulanan süre sınırlamasında değişikliğe gidilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 11:26:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-22-gun-basladi-durusma-tutuklu-saniklarin-savunmasiyla-devam-ediyor-h161407.html">İBB Davası&apos;nda 22. gün başladı... Duruşma, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-inekler-kesime-gidiyor-tereyagi-ithal-ediliyor-h161406.html</link>
		<title>Ayhan Barut: İnekler kesime gidiyor, tereyağı ithal ediliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, desteklenmeyen üreticilerin inekleri kesime giderken yapılan tereyağı ithalatına Meclis&#039;te sert sözlerle tepki gösterdi. Hayvansal ve bitkisel üretimde yaşanan sorunlara, çiftçinin feryadına çözüm bulunmasını isteyen Barut &quot;İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Yazıklar olsun. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"MALİYET 30 LİRAYI AŞTI"<br />
TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Ulusal Süt Konseyi'nin 1 litre süt için açıkladığı 22 lirayı aşan maliyet, üreticilerin çilesini gözler önüne seriyor. Kaba yemden kesif yemlere, mazottan samana üretim maliyetleri katlanırken, üreticilerimiz tavsiye fiyatın bile altına sütünü satmak zorunda kalıyor. Maiyet 30 lirayı aşarken üreticilere dayatılan bu çıkmazı reddediyoruz" diye konuştu. &nbsp;<br />
"ÜRETİM VE ÜRETİCİYİ DESTEKLEYİN"<br />
"Zararına üretim yapmaya çalışan, ahırları boşalan ve borç batağına saplanan üreticilerin halini niye görmezden geliyorsunuz?" sözleriyle AKP iktidarına tepki gösteren Barut, "İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Yazıklar olsun. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır. Bu krizin çözümü bellidir. Üretime ve üreticiye destek verin. Tarım ve hayvancılık can çekişip köyler boşalırken seyretmeyin! Süt ve yem paritesine uygun adımlar atın. Maliyet gerçeğini gözetin, emektar üreticinin alınterine sahip çıkın" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 11:05:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-inekler-kesime-gidiyor-tereyagi-ithal-ediliyor-h161406.html">Ayhan Barut: İnekler kesime gidiyor, tereyağı ithal ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emre-deprem-tazminat-uygulamalarini-meclis-gundemine-tasidi-h161405.html</link>
		<title>CHPli Zeynel Emre deprem tazminat uygulamalarını Meclis gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, 6 Şubat depremleri
sonrasında açılan tazminat davalarına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye
Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde, depremzedelerin
uğradığı zararın nasıl hesaplandığı ve uygulamalardaki standartlar sorgulandı.
Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, bazı davalarda idarenin kusurlu bulunmasına
rağmen tazminat hesaplamalarının deprem tarihindeki düşük bedeller üzerinden
yapıldığı, sağlanan sosyal desteklerin tazminattan düşüldüğü ve bazı yurttaşların
ayrıca yargılama giderleriyle karşı karşıya bırakıldığı ifade ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“GERÇEK ZARAR KARŞILANIYOR MU?”<br />
Önergede, depremzedelerin gerçek zararlarının güncel koşullara göre karşılanıp<br />
karşılanmadığına dikkat çekilerek, sosyal devlet kapsamında sunulan desteklerin<br />
tazminat yerine sayılmasının ciddi hak kayıplarına yol açabileceği vurgulandı. Bu<br />
kapsamda uygulamaların hukuki dayanağının ve kapsamının açıklanması talep<br />
edildi.<br />
BAKANLIĞA YÖNELTİLEN SORULAR<br />
CHP’li Zeynel Emre’nin önergesinde öne çıkan sorular özetle şöyle:<br />
 Tazminat davalarında zarar hesaplama, kusur oranı ve yargılama giderleri<br />
açısından standart bir uygulama var mı?<br />
 Maddi zarar hesabında deprem tarihi mi, yoksa güncel rayiç bedel mi esas<br />
alınıyor?<br />
 Son iki yılda Bakanlık ve bağlı kurumların kusurlu bulunduğu dosya sayısı<br />
kaç?<br />
 TOKİ konutu, kira yardımı ve benzeri destekler tazminattan düşülüyor mu,<br />
bunun hukuki dayanağı nedir?<br />
 Sağlanan destekler sosyal yardım mı yoksa tazminat kalemi olarak mı<br />
değerlendiriliyor?<br />
 Kusur tespitine rağmen “zarar kalmadığı” gerekçesiyle tazminat ödenmeyen<br />
ve davacıların yargılama giderleri yüküyle karşılaştığı dosya sayısı kaç?<br />
ŞEFFAFLIK VE HUKUKİ NETLİK TALEBİ<br />
Önergede, deprem sonrası yürütülen tazminat süreçlerinde şeffaflığın sağlanması ve<br />
yurttaşların hak kaybına uğramaması için uygulamaların açık ve denetlenebilir hale<br />
getirilmesi gerektiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emre, depremzedelerin mağduriyet yaşamaması adına, tüm süreçlerin kamuoyuna<br />
net biçimde açıklanması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6 Şubat depremleri sonrasında açılan bazı tazminat davalarına ilişkin kamuoyuna<br />
yansıyan bilgilerde; ilgili idarelerin belli oranlarda kusurlu bulunduğu, buna karşın maddi<br />
zararın deprem tarihindeki konut değeri esas alınarak hesaplandığı, hak sahiplerine<br />
sağlanan TOKİ konutu, hibe ve benzeri desteklerin bu tutardan mahsup edildiği, hatta<br />
bazı dosyalarda depremzedelerin vekâlet ücreti ve yargılama giderleriyle karşı karşıya<br />
bırakıldığı ifade edilmektedir.<br />
Bu iddialar doğruysa, yurttaşın gerçek zararının güncel koşullara göre karşılanmadığı,<br />
sosyal desteklerin de tazminat yerine sayıldığı yönünde ciddi bir tablo ortaya<br />
çıkmaktadır. Bu nedenle söz konusu uygulamanın kapsamının, hukuki dayanaklarının ve<br />
standartlarının kamuoyuna açıklanması zorunlu hale gelmiştir.<br />
Bu bağlamda;<br />
1. 6 Şubat depremleri nedeniyle açılan tazminat davalarında, zarar hesaplama<br />
yöntemi, mahsup edilen destek türleri, kusur oranları ve yargılama giderleri<br />
bakımından standart bir uygulama var mıdır?<br />
2. 6 Şubat depremleri nedeniyle açılan tazminat davalarında maddi zarar hesabında<br />
deprem tarihindeki taşınmaz değeri mi, yoksa karar tarihindeki güncel rayiç bedeli<br />
mi esas alınmaktadır? Depremden etkilenen yurttaşların gerçek zararı hangi<br />
ölçütlere göre hesaplanmıştır?<br />
3. Son iki yıl içinde TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya<br />
bağlı/idari kurumların kusurlu bulunduğu tazminat dosyası sayısı kaçtır?<br />
4. Bu dosyalarda, hak sahiplerine sağlanan TOKİ konutu, hibe, kira yardımı,<br />
taşınma yardımı veya benzeri destekler tazminat hesabında mahsup edilmekte<br />
midir? Ediliyorsa bunun hukuki dayanağı nedir?<br />
5. Bakanlığınızın uygulamasında, depremzedeye sağlanan konut ve destekler<br />
sosyal devlet yardımı olarak mı değerlendirilmekte, yoksa zararı azaltan tazminat<br />
kalemi olarak mı kabul edilmektedir?<br />
6. Kamuoyuna yansıyan bazı örneklerde, idarenin kusurlu bulunduğu halde<br />
davacıların “zarar kalmadığı” gerekçesiyle tazminat alamadığı ve ayrıca vekâlet<br />
ücreti ile yargılama giderleri ödemek zorunda bırakıldığı belirtilmektedir. Bu<br />
şekilde sonuçlanan dosya sayısı kaçtır?</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 10:45:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-zeynel-emre-deprem-tazminat-uygulamalarini-meclis-gundemine-tasidi-h161405.html">CHPli Zeynel Emre deprem tazminat uygulamalarını Meclis gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tunceli-barosu-kararini-geri-cekerek-suphelilere-cmkdan-hukuki-destek-saglanacagini-duyurdu-h161404.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Tunceli Barosu, kararını geri çekerek, şüphelilere CMK&apos;dan hukuki destek sağlanacağını duyurdu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli Barosu, Gülistan Doku soruşturması şüphelilerine Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında hukuki destek verilmemesi kararını geri çekti. Barodan yapılan açıklamada, &quot;soruşturmanın ilerleyebilmesi adına CMK kapsamında yapılacak görevlendirmelerde görev almak isteyen meslektaşlarımızın kendilerini aktif etmeleri mümkündür&quot; denildi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Tunceli Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürecinin “büyük bir hassasiyet ve ortak vicdani sorumluluk çerçevesinde yakından takip edildiği” belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, CMK uyarınca soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için müdafi görevlendirilmesinin hukuki zorunluluk olduğu ifade edilerek, “Savcılık makamı tarafından baromuzdan avukat görevlendirilmesi talep edilmiş olup, konu Yönetim Kurulumuz tarafından yeniden ve titizlikle değerlendirilmiştir” bilgisi verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada baronun önceliğinin adaletin tesisi ve hakikatin ortaya çıkarılması olduğu kaydedilerek, “Gülistan Doku’nun ailesinin yanında olduğumuzu ve sürece müdahil olarak hukuki destek sunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz” ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada ayrıca, soruşturmanın ilerleyebilmesi adına CMK kapsamında yapılacak görevlendirmelerde görev almak isteyen avukatların kendilerini aktif edebileceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, baronun CMK'dan müdafi görevlendirmeme kararının ardından&nbsp;yaptığı açıklamada, baronun aile ile dayanışma kapsamında ortaya koyduğu ilkesel tavrı takdir ettiklerini, ancak “soruşturmanın sıhhatli yürütülebilmesi için Doku ailesi adına şüphelilere zorunlu müdafilik kapsamında yardımda bulunulmasını rica ettiklerini” bildirmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 10:28:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tunceli-barosu-kararini-geri-cekerek-suphelilere-cmkdan-hukuki-destek-saglanacagini-duyurdu-h161404.html">Gülistan Doku soruşturması... Tunceli Barosu, kararını geri çekerek, şüphelilere CMK&apos;dan hukuki destek sağlanacağını duyurdu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-uretenin-kazanamadigi-tuketenin-pahali-aldigi-esnafin-ayakta-kalamadigi-bir-sistem-surdurulebilir-degil-h161403.html</link>
		<title>Gürer, Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye
ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek
anlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BİBER UÇTU, VATANDAŞ PAZARA BAKIP GEÇİYOR<br />
Pazarı gezen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat artışlarının dikkat çekici boyutlara<br />
ulaştığını ifade etti.<br />
Gürer,“Pazarı geziyoruz. Kıl biber hâlâ 100 lira. Geçen yıl 50 liraydı. Esas tuhaf olan Kapya biberi; yazın<br />
tarlada 3 liradan üretici satamadı. Kapya biber şu anda 120 lira. Dolma biber 100 lira. Biber bu yıl<br />
uçtu. Taze kabak 50 lira. Geçen yıl bu taze kabak da 25 liraydı. Ama girdi maliyetleri de çok katladı. Biz<br />
konuştuğumuzda pazarcı esnafı diyor ki ben de bu fiyatta bunu satmak istemiyorum ama nakliye<br />
biniyor,” dedi.<br />
Gürer, ürünlerin büyük bölümünün şehir dışından geldiğini belirterek, “Bunların hepsi Antalya&amp;#39;dan,<br />
Mersin&amp;#39;den, Adana&amp;#39;dan geliyor ve şu ürün yola çıktığı anda fiyatı 10 lira kiloda biniyor. Öyle olunca<br />
mazota gelen her artış nakliyeyi artırıyor. Tezgaha gelinceye kadar ürünün fiyatı patlıyor. Ama üretici<br />
de kazanamıyor. Çünkü üreticide gübre artmış, ilacı artmış,” diye konuştu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜRETEN DE DERTLİ, SATAN DA ALAN DA”<br />
Pazarda sadece ürün fiyatlarının değil, satış maliyetlerinin de arttığını belirten Ömer Fethi Gürer,<br />
poşet fiyatlarının dahi ciddi maliyet oluşturduğunu söyledi:<br />
“Bir poşet 125 lira. Kilo poşet 125. Tanesi 50 kuruşa geliyor. Öyle olunca poşet var. Yer işgaliye parası<br />
var. Nakliye var. Farklı giderlerle tezgahta ürün fiyatı artıyor.”dedi.<br />
Gürer, esnafın satış yapabilmek için mücadele ettiğini ifade ederek, “Esnaf arkadaş diyor ki ben<br />
burada aldığım ürünü olduğu fiyatla döndürerek tezgah açık kalsın diye uğraşıyorum diyor. Şimdi<br />
üreten dertli, satan dertli, alan dertli. Sistemsel olarak ortadaki sorunu çözmesi gerekenlerse bunlara<br />
bakmayınca vatandaş daha çok mağduriyet yaşıyor,” şeklinde konuştu.<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarının değişmesi gerektiğini belirterek,<br />
“Pazarları her yerde gezdiğimizde vatandaş fiyattan şikayet ediyor ama girdi maliyetleri çok arttı. Hele<br />
önümüzdeki sezonda ürünün fiyatı gübre 40 lira olursa, üre gübre 33 lira olursa daha da artacağı<br />
görülüyor. Onun için de biz hem pazarcı esnafımızı dinliyoruz hem hemşehrilerimizi dinliyoruz. Her<br />
kesimi sorumlu kılan bir tarım politikası mutlaka değişmeli. Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ürün aldığı, satanın dert yandığı, bir poşetin 50 kuruş olduğu, nakliyenin katladığı yerde problemler<br />
artıyor,”dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ: “GÜBRE ALAMADIK, NASIL ÜRETİM YAPACAĞIM?”<br />
Pazarda konuşan üreticiler artan maliyetlere dikkat çekti:<br />
“Gübre alamadık hala. Mazot da alamadık. Mazot alımı. Bir torba gübre alamadım nasıl üretim<br />
yapacağım?”<br />
Gürer: “Gübre pahalı, tohum da pahalandı. Fide de pahalandı. Sulama suyunun elektrik parası pahalı.<br />
Mazot pahalı. Üretici nasıl üreteceğini düşünüyor,” dedi.<br />
ESNAF: “İŞGALİYE VE MASRAFLAR BİZİ BİTİRDİ”<br />
Pazarcı esnafı ise artan işgaliye ücretlerinden ve masraflardan şekayet ederek, “Belediye bize<br />
danışmadan işgal parasını günübirlik alırdı her zaman. Şimdi seneliğe çevirmiş. Bizden senelik, açıp<br />
açmadığımız olsun ne zaman olursa olsun yer parası işgal harcı 3.250, çevre temizliğine 9.750 lira para<br />
çıkarmışlar. Bize sorma yok, danışma yok, fikir alma yok. E-Devletlerimize yansıtmışlar borçları. Bunu<br />
iki taksit ödeyeceksiniz diyor. Bu 13.000 liranın 3.250 lirası açtığımız yerin işgal parası, 9.750’si çevre<br />
temizlik parası diyor. Açsın açmasın diyor, bunu sen ödeyeceksin diyor. Ben niye açmadığım yerin<br />
parasını ödeyeyim?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PARA KAZANMIYORUZ, TEZGAH AÇIK KALSIN DİYE SATIYORUZ”<br />
Esnaf, nakliye ve maliyetlerin kazancı ortadan kaldırdığını belirterek, “Antalya’dan gelen örneğin şu<br />
biber şimdi 150 lira köy biberi. Biz 10 lira üstüne koyup satıyoruz. Para kazanmıyoruz. 10 lira nakliye<br />
masrafı var bu malın,” diye konuştu.<br />
Pazarcı esnafı, “Biz mecburiyetten şu domatesin yerinde 90 lira, 100 lira. Biz 100 liraya, 80 liraya hâlâ<br />
domates satıyoruz. Para kazanmak için değil, kendimizi kandırıyoruz,” dedi.<br />
“VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR”<br />
Pazarda vatandaşların alım gücünün düştüğü de belirten Ömer Fethi Gürer, “Marul geçen yıl 35<br />
liraydı. Bu yıl 70 lira. %100 artmış. Nakliye fiyatı da 10 lirayı geçmiş durumda. Pazarında tadı tuzu<br />
kaçmış. Vatandaşlar da pazara gelen sayısı düşmüş. Gezerken yoğunluk yaşanan pazar yerinde<br />
müşteride sınırlı geliyor. Vatandaş gelirine göre alım gücü tükenmiş ,” dedi.<br />
Esnaf, satışların düştüğünü belirtti:<br />
“Poşet 70 liraydı, 120 lira oldu. Üstüne işgaliye parası, nakliye. Biz üstüne 10-15 lira masraf<br />
koyuyoruz. Bir aydır, iki aydır hiç para kazanamıyoruz.”<br />
“İRAN’DA SAVAŞ VAR, ÜRETİM VAR; BİZDE ÜRETİM SORUNU VAR”<br />
Pazarcı esnafı yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:<br />
“İran’da savaş var, karpuz üretip bize gönderiyor. Bizim burada savaş yok ama üretimde sorun var.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazar ziyaretinin ardından değerlendirmede bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,<br />
üreticiden esnafa, esnaftan vatandaşa kadar herkesin zor durumda olduğunu belirterek, tarım<br />
politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 10:08:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-uretenin-kazanamadigi-tuketenin-pahali-aldigi-esnafin-ayakta-kalamadigi-bir-sistem-surdurulebilir-degil-h161403.html">Gürer, Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulu-necmettin-caliskandan-sosyal-medya-tepkisi-a-haber-kapatilmadan-once-cocuklari-korumak-istersiniz-muge-anli-programlari-tedavulden-kalksin-h161402.html</link>
		<title>TBMM Genel Kurulu... Necmettin Çalışkan&apos;dan sosyal medya tepkisi: A Haber kapatılmadan önce çocukları korumak istersiniz, Müge Anlı programları tedavülden kalksın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu&#039;nda yaptığı konuşmada aile kanunu ve sosyal medya düzenlemelerini eleştirdi. Düzenlemeyi &quot;yasakçı alışkanlıklarıin ürünü&quot; olarak nitelendiren Çalışkan, &quot;İktidar gerçekten çocukların sosyal medyadaki kötü, müstehcen yayınlardan, oyunlardan uzak durmasını istiyorsa çok kolay bir tedbir var. Hemen bir teklif sistemi A Haber kapatılsın, Müge Anlı programları tedavülden kalksın, sabah kuşağı programların yasaklansın aracı ama bunlarda yok&quot; kullanıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, sosyal medyanın 15 yaş sınırının engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Kopyalama Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin toplantıları başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, koruma veya bakım altında yetiştirilen gençlere kamuda çalışma hakkı işletimna ilişkin düzenlemeyi planlamaken 8'inci madde üzerine değerlendirmelerde bulundu. Yasa teklifi içerisinde yer alan sosyal medya düzenlemelerinin ücretsiz vergi toplama ve sansür arayışı olup olmadığı ileri süren Çalışkan, "Yasanın içerisinde sosyal medyayla ilgili düzenleme var. Nemiş olacak? Şu kadar sayıya ulaşan kullanıcı ticaretiyle ilgili bir olduğu için ve gücün tükendiği zaman sansür yayınlayabilmek için yasakçılıkin bir ürünü olarak sosyal medyada kullanmak"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın çocuklarının sosyal medyadaki müstehcen yayınlardan ve oyunlardan uzak tutma konusunda samimi durumda daha radikal adımlar atması çalışması eden Çalışkan, "İktidar gerçekten çocukların sosyal medyadaki durması kötü, müstehcen yayınlardan, oyunlardan uzaksını istiyorsa kolay bir tedbir var. Hemen bir teklif programı A Haber kapatılsın, Müge Anlı tedavülden kalksın, sabah kuşağı programlarının yasaklansın ama bunlarda yok" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esen:"Kamera kötü muameleyi ortadan kaldırmaz, yalnızca katılır</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grubu İstanbul Milletvekili Elif Esen, yatılı sosyal hizmetlerde yazılım destekli kamera sistemi kullanımı ve veri işleme süreçlerini düzenleyen 9'uncu madde üzerine söz aldı. Yıllarca sivil toplumun koruyucu aile sistemi ve çocukların bakımında çalıştığını hatırlatan Esen, kamera sisteminin caydırıcılığı olsa da asıl çözümün üretildiğini dile getirdi. Esen, "Kamera kötü muameleyi ortadan kaldırmaz, yalnızca üye olur, belki bir miktar caydırıcılığı olabilir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esen, beslenmenin çocukla birlikte kurulduğunu, sadece izleme üzerine kurulu olması gerektiğini, asıl riskin çocukların 18 yaşında sonra kurumdan ayrıldıklarını vurguladı. Gençlerin istihdamı ve barınma kırılganlıklarıyla başbaşa kişilerinin paralarını ifade eden Esen, "Siz içerideki her anını kaydedebilirsiniz ama asıl zor olan, kayıtlı olduğunuzda hayatlar nasıl idame ettirecek, sağlam bir zeminde yol alabilecek mi? Orada bir koruma değil sadece bir kontrol aralıklarıla bu sağlamış olmuyorsunuz ne yazık ki dağıldınız".</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mullaoğlu: AKP'nin yenilmeyen algısı zayıfladı ve çökmeye başladı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, 1956 Süveyş Kanalı kriziyle İngiltere'nin "yenilmezlik" algısının oğlunu bulduğunu hatırlatarak bugün benzer bir süreci ABD ve Türkiye'de AK Parti iktidarı için yaşadığını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">31 Mart yerel seçim sonuçlarının Türkiye siyasetinde bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Mullaoğlu, "Ülkemizde ise 31 Mart yerel seçimlerinden sonra 'AKP yenilmez' algısı zayıflamış ve AKP çökmeye başladı ve ilk seçimde de yıkılacağından da kimsenin şüphesi olmasın çünkü tarihin dinamiği bu şekilde çalışıyor. AKP iktidarının koruyacağını sanarak partileştirdiği devletle son seçimin galibi olan zamanda acımasızcalar" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın yargılama yoluyla muhalefeti hedeflediği ve demokrasinin temel ilkelerini yok saydığını ileri süren Mullaoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş soruşturmayı örnek gösterdi. Mullaoğlu, "AKP'nin yok etmek istediği ana muhalefetin kendisi değildir, bizatihi demokrasinin ta kendisidir, seçme özgürlüğünü yok etmek istememektedir. Evrensel hukuk, başta hukuki güvenlik ilkesi, masumiyet karinesi olmak üzere bütün temel ilkelerini ayaklar temelinde aldınız" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belediyelere yönelik kayyum incelemeleri ve soruşturmaları "zulüm" olarak nitelendiren Mullaoğlu, "Kayyum safsatasıyla ABD'nin Venezuela'ya çöktüğü gibi bizim belediyelere çöküyorsunuz. Kendi iktidarınızı korumak için ana muhalefete yaptığınız ebediyet artık devletinin kendisine, koruyucularına zarar verir. Derhal devletinin bekası için en büyük hakem olan milletimize artık bir zaruret halinin gerçekleştiği" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hun: Teklifle yurttaşların haklarına erişim keyfi uygulamalara açık hale getiriliyor</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, kanun teklifinin 10'uncu maddesi üzerine söz alarak sosyal hizmetler ve idari olarak görevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal yardımlardan faydalanmak isteyen ekonomik ve mali verilerin merkezi bir sistem toplanmasını eleştiren Hun, "Sosyal hizmet alanı bir izleme seçeneklerine dönüşüyor, her sosyal hizmetin amacını sürekli izlemek mümkün değil" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal hizmetlerin temel amacının bireylerini değerlendirmek ve toplumsal yaşamın eşit şekilde görünmesini sağlamak olduğunu hatırlatan Hun, teklifin bu hedeften uzaklaştığını belirtti. Kanun teklifinin hukuki kararlılık ve güvenlik politikalarını zedelediğini savunan Hun, "Sosyal yardımların kapsamı, miktarı ve koşulları ve net biçimde kanunla belirleme yerine idarenin takdirine bırakılmaktadır. Bu durum yurttaşların haklarına erişimi keyfî uygulamalara açık hâle mevcuttur. Sosyal yardım bir lütuf değil, haktır" kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanrıkulu'ndan Dicle Üniversite Hastanesi ihalesine 'rant' iddiası</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, güncel günleri imzalayan Dicle Üniversitesi Hastanesi projesi hakkında açıklamalarda bulundu. Hastaneye maliyetinin azaldığını çizen Tanrıkulu, "Ancak ihalesinin 'Rönesans' adlı firmaya verileceği çok konuşuldu ve bu firmanın alt firmasına ihale de 21/b'ye göre bu firmaya verildi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhalenin Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesi kapsamındaki açıklama politikasıyla yapımına veya şirket yetkilisine doğrudan bir itirazı yapmadığını belirten Tanrıkulu, "Rönesans İnşaat dünya çapında bir firma, ona da yaptırılabilir ama arkasında siyasi rant ilişkileri var. Şu anda üyesi olmayan milletvekillerinin büyük rant elde ettiği konusunda yaygın Şayia şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel Kurul'da görüşmelerin devamı olan kanun teklifinin 7, 8, 9, 10 ile 11'inci maddeleri kabul edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmelerde Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ilk bölümünde yer alan 7, 8, 9, 10, 11 ve 12'nci maddeler kabul edildi. Genel Kurul, 15 Nisan Çarşamba günü saat 14.00'da toplanmak üzere kapandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:54:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulu-necmettin-caliskandan-sosyal-medya-tepkisi-a-haber-kapatilmadan-once-cocuklari-korumak-istersiniz-muge-anli-programlari-tedavulden-kalksin-h161402.html">TBMM Genel Kurulu... Necmettin Çalışkan&apos;dan sosyal medya tepkisi: A Haber kapatılmadan önce çocukları korumak istersiniz, Müge Anlı programları tedavülden kalksın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-hava-sicakliklari-yurt-genelinde-4-ila-6-derece-artacak-iste-il-il-tahminler-h161401.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Hava sıcaklıkları yurt genelinde 4 ila 6 derece artacak! İşte il il tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; ülke genelinin parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerde yer yer pus ve sis hadisesi ile Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeyinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Yurdun batı kesimlerinde toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 15 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, Ülke genelinde 4 ila 6 derece artacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey ve kuzeydoğu, doğu kesimlerde batı ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TOZ TAŞINIMI UYARISI:&nbsp;Toz taşınımının, batı kesimlerde yer yer etkili olması beklendiğinden hava kalitesinde azalma, görüş mesafesinde düşüş ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor. Gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin kıyı kesimlerinde toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin batısında toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece saatlerinde kuzeydoğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYSERİ&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece saatlerinde yer yer pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi ile kuzeyinde buzlanma ve don olayı görüleceği bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;6°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;8°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:31:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-hava-sicakliklari-yurt-genelinde-4-ila-6-derece-artacak-iste-il-il-tahminler-h161401.html">Meteoroloji açıkladı: Hava sıcaklıkları yurt genelinde 4 ila 6 derece artacak! İşte il il tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161400.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın 4 haftanın zirvesinde: İşte 15 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın 6.935 TL, ons altın ise 4.820&nbsp;dolar&nbsp;seviyesinden güne başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında ikinci bir görüşme ihtimalinin gündeme gelmesiyle&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarında düşüş yaşanırken, dolar endeksi geriledi ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ivmesi durdu. Bu gelişmeler altına olan talebi artırdı. Ons altın, günün erken saatlerinde 4.871 dolara kadar çıkarak son dört haftanın en yüksek seviyesini gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 15 Nisan 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.943,95 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.448,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.966,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.913,07 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.723,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 112.627,11 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 4.821,81 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:25:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161400.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161399.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (15 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 15 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 15 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,7259 (alış) 44,7476'dan (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,7970 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 09:23:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161399.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-baglantili-dort-gemi-abdnin-ablukasina-ragmen-hurmuz-bogazini-gecti-h161398.html</link>
		<title>İran bağlantılı dört gemi ABDnin ablukasına rağmen Hürmüz Boğazını geçti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ Uluslararası gemi takip platformlarından elde edilen verilere göre, ABD’nin İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemilere yönelik deniz ablukası başlatmasının ardından İran bağlantılı dört gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere merkezli BBC tarafından doğrulanan MarineTraffic verilerine göre, Hürmüz Boğazı’nı geçen İran bağlantılı dört gemiden ikisi İran limanlarına uğradı.&nbsp;Verilere göre, Christianna&nbsp;adlı bir dökme yük gemisi, İran’daki Bender&nbsp;İmam Humeyni Limanı’na uğradıktan sonra ablukanın başlamasının ardından dün, boğazdan geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD yaptırımları altındaki Rich Starry&nbsp;adlı gemi ise yük taşıdığını bildirerek, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah’tan doğuya doğru hareket etti ve gece saatlerinde boğazdan geçti.&nbsp;Yine ABD yaptırımlarına tabi olan tanker Murlikishan, Çin’in Lanshan limanından hareket ederek gece&nbsp;saatlerinde&nbsp;batı yönünde boğazda ilerledi. MarineTraffic’e göre geminin son konumu İran’ın Kiş Adası’nın doğusunda kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir diğer tanker gemisi Elpis&nbsp;ise İran’ın Buşehr limanından gelerek bugün boğazdan geçiş yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu gemilerin konumlarını gizlemek amacıyla “spoofing” olarak bilinen sahte konum bilgisi yayıyor olabilecekleri de belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ordusu, dün 17.00 itibarıyla “İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğini” abluka altına alacağını açıklamıştı. Ancak açıklamada, İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş serbestisinin engellenmeyeceği ifade edilmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:40:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-baglantili-dort-gemi-abdnin-ablukasina-ragmen-hurmuz-bogazini-gecti-h161398.html">İran bağlantılı dört gemi ABDnin ablukasına rağmen Hürmüz Boğazını geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz-h161397.html</link>
		<title>CHP&apos;li Tanal&apos;dan Şanlıurfa&apos;da okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, &quot;Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa’mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tanal, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırı, hepimizin yüreğini derinden yaralamıştır. Bir saldırganın elinde silahla bir eğitim kurumuna bu kadar kolay girebilmesi, okullarımızdaki güvenlik zaafını bir kez daha acı biçimde ortaya koymuştur. Okullar; çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve eğitim emekçilerimizin en güvenli olması gereken yerlerdir. Buna rağmen bugün yaşanan olay, okul kapılarında yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığını, giriş-çıkış denetimlerinin yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir. Geçmişte defalarca dile getirdiğimiz gibi, özellikle riskli bölgelerde okullarda kalıcı güvenlik personeli görevlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin kolluk tedbirleri artırılmalı, herkesin kontrolsüz şekilde okul binalarına girmesinin önüne geçilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önce Şanlıurfa’daki artan silahlı olaylar ve bireysel silahlanmaya ilişkin İçişleri Bakanlığı’na sunduğumuz yazılı soru önergesinde, ruhsatsız silahların önlenmesi, denetimlerin artırılması, kamu güvenliğini tehdit eden silahlı şiddetin engellenmesi için hangi tedbirlerin alındığını sormuştuk. Bugün Siverek’te yaşanan bu vahim olay, o soruların ne kadar hayati ve acil olduğunu bir kez daha göstermiştir. Yaralanan 16 yurttaşımıza acil şifalar diliyorum. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa’mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:20:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz-h161397.html">CHP&apos;li Tanal&apos;dan Şanlıurfa&apos;da okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-21-gun-tutuklu-esma-bayrak-is-surecimi-bir-gun-agir-ceza-mahkemesinde-anlatacagim-hic-aklima-gelmezdi-h161396.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 21. gün... Tutuklu Esma Bayrak: İş sürecimi bir gün Ağır Ceza Mahkemesinde anlatacağım hiç aklıma gelmezdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 21. günü, sanık savunmalarıyla devam ediyor. Tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak, hakkındaki suçlamaları reddederek, &quot;Böyle bir iş sürecini Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve ilgilileri de CC’ye eklerim&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 21. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak'ın savunması alındı. Eylem 13 kapsamındaki "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", eylem 30 kapsamındaki "kamu kurum kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve eylem 68'deki "ihaleve fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık kapsamında yargılanan&nbsp;Bayrak, savunmasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Google, Meta, TikTok, Twitter, hiç fark etmez, reklam aracı olsun, raporlama aracı olsun, bunlar aslında birbirlerinin rakibidir. Kendi algoritmalarıyla elde ettikleri verileri kimseye vermezler, ki zaten bu, var oluş amaçlarına terstir, bunlar adeta günahını bile vermezler. Çünkü ‘En iyisiyiz, en gerçeğe en yakın veriyi biz sunuyoruz’ iddiasındadırlar.&nbsp;Bu yüzden zaten ‘İstanbul Senin’ uygulamasında Google Etiket Yöneticisi yok. Ancak o gördüğünüz maillerdeki Google Etiket Yöneticisi’ne neyi entegre ederseniz edin, zaten kişisel veriye erişemez, teknik olarak bu mümkün değildir. Üstelik teknik olarak böyle bir veriyi indirebileceğiniz bir araç da yoktur.&nbsp;Bir haftadır bunu konuşuyoruz, Başkanım aslında basit bir kodun ne kadar kafa karışıklığı yarattığına şahidiz. On yıldır en az ayda bir kez bu kurulumu yapan bir uzman olarak size şu detayı vermek istiyorum, normalde dijital reklamlar için bu kodu ben on yıldır gönderiyorum.&nbsp;Mesleğe ilk başladığımda bu kodu hazırlayıp müşteriye gönderirdim. Ancak müşteriler, yazılımcılardan gelecek ek sorular nedeniyle bunu tercih etmeyip, maili benim göndermemi istediler. Bu talep o kadar sık tekrarlandı ki artık bende refleks haline geldi. Burada, bir tarafta bu verileri kullanmaya ihtiyaç duyan kurumsal iletişimciler, ki yazılımdan anlamıyorlar, diğer tarafta da yazılımı yapan ama Google Tag Manager’ı bilmeyen ve kodu eklemesi gereken yazılımcılar var. Haliyle ben de artık bir refleks olarak bu kodu oluşturur, yazılımcıya gönderirim. CC’ye de bu kodla ilgili veriye ihtiyaç duyan kurumsal iletişimcileri, işin sahibini, projenin sahibini; eğer bu kodla ilgili performans ölçümlemesi yapacak, reklam açacak bir ajans varsa ajanstaki ilgilileri eklerim. Yani zaten işin doğası budur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıkçası böyle bir iş sürecini Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve ilgilileri de CC’ye eklerim. Başkanım, Erol Bey’in gönderdiği mailler de bu çerçevededir ve hiçbirinin ‘İstanbul Senin’ ile ilgisi yoktur. Ajansımı kurarken, hatta Roma’da çok sevdiğim, Ponte Sisto diye bir yer vardır, eğer tutuklu yargılanmamış olsaydım size farklı yıllarda çekilmiş fotoğraflarını da sunardım, bu Ponte Sisto’dan esinlenerek ajansımın adını koydum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Reklam planlamalarında, düşük bütçeyle doğru kitleye ulaşacak çalışmalar yaptım"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esma Bayrak, dijital reklamlarla ilgili raporlama ve planlama sunduğu dönemde, İBB iştiraklerinin kurumsal hedeflerini, onların iletişim dilini, özel sektörden çok farklı olan onay ve iş süreçlerini, hak ediş ve hak edişe dair raporlamaların nasıl yürütüldüğünü öğrendiğini belirterek, "Dijital reklamlarda harcanan bütçenin kamu bütçesi olduğunun bilinciyle reklam planlamalarında düşük bütçeyle, doğru zamanda, doğru mecrada, doğru kitleye ulaşacak çalışmalar yaptım. Hatta öyle ki, kurumların dijital reklam için ayırdığı bütçenin altında harcama yaparak hedeflerine ulaşmasını sağladım.&nbsp;Hemen burada bir parantez açayım. Yıllar içerisinde, doğrudan ya da reklam hizmeti alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğim için, iddianamede ‘iletişim çadırı’ olarak geçen ve farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde fiziksel olarak bulunuyordum" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dijital reklamcı olduğunu, artık gelişen teknolojiyle, oturduğu yerden ekranlara reklam verebilecek imkana sahip olduğunu belirten Bayrak, "Bundan iki yıl önce Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldım ve hâlâ ödememi alamadım. Üstelik bu işi yaptığımı buradaki yöneticilerin çoğu da bilmiyordur. Bu işi yine bir ajansa, ajans hizmeti olarak verdim; yani doğrudan bir ilişkim bile yoktu ve hâlâ ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsaydı, bu ödemeyi alamaz mıydım? Size en basit ve en rahat kanıtlayabileceğim örneklerden biri de budur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Babama beyin kanseri tümörü teşhisi koyuldu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bayrak’ın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sorgusu sırasında Mahkeme Başkanının sorusu üzerine Esma Bayrak, babasının hastaslığını anlattı.&nbsp;Bayrak,&nbsp;"Mayıs ayında babamın beyin kanseri tümörü teşhisi koyuldu ve Haziran'da kendisi ameliyat oldu. Ağustos'ta beni kolluk kuvvetleri aldığında babamın radyoterapisinin sürecindeydi. 24 saat babamın yanındaydım ve işle de ilgili Allah'tan çalışanlarım vardı da dijital reklam tarafı hiç durmadı, bana hiçbir şey yansıtmadılar. Ama işin saha kısmından alacağım işin peşine düşmeyi bırakın, işle ilgili akla hiçbir şey gelmedi. Her şey o kadar kötü denk geldi ki, işi teslim alma, peşine düşme psikolojim de yoktu. Babam ikinci ameliyatını oldu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esma Bayrak'ın ardından avukatı Mert Er Karagülle konuştu.&nbsp;Duruşmaya bir saat ara verildi. Ara için tutuklu sanıklar aşağı indirilirken izleyiciler “Esma harikaydın, ağzına sağlık” diye seslendi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:00:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-21-gun-tutuklu-esma-bayrak-is-surecimi-bir-gun-agir-ceza-mahkemesinde-anlatacagim-hic-aklima-gelmezdi-h161396.html">İBB Davası&apos;nda 21. gün... Tutuklu Esma Bayrak: İş sürecimi bir gün Ağır Ceza Mahkemesinde anlatacağım hiç aklıma gelmezdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-dokunun-ablasi-aygul-doku-donemin-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-gulistan-dokunun-katilidir-h161395.html</link>
		<title>Gülistan Doku&apos;nun ablası Aygül Doku: Dönemin Valisi Tuncay Sonelin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Dokunun katilidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, soruşturmaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Doku, “Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada&nbsp;13 kişi hakkında alınan gözaltı kararının ardından Doku ailesi Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu ile görüşmek için Tunceli’ye gitti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, adliye önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dün Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir gördü. İnsan dönemin valisine, emniyet müdürüne, asayiş müdürüne inanmasa, güvenmese kime inanacak, kime güvenecek?&nbsp;Yedi yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem bizi kandırdılar. Sinema gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Neden? Katilin kara gözü için, katilin karakaşı için. Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başta Türkiye'nin adaletini canlandıran, umudumuzu yaşatan Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve geldiğinden beri gecesini gündüzüne katıp Gülistan için çalışan Başsavcımız Ebru Cansu'ya teşekkür ediyorum. Bu süreçte 2 kurum bize dürüst oldu, birinci o dalgıç abiler. Gözaltı listesinin daha 2. ve 3. dalgası var. Bakın bu bir vahşettir, bu bir caniliktir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Oğlunu korumak için devletin bütün imkanları ile bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dönemin bir valisi, bir ailenin kızını bulmakla yükümlüyken, görevini yapmak zorundayken sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkânlarını kullanıp bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti. Bizi orada bekletirken sırf biz inanalım diye, Gülistan'ın intihar ettiğine inanalım diye dönemin Valisi Tuncay Sonel botla geziyordu. Niye biliyor musunuz? Biz Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım diye. Bu bir utançtır. Dün aslında Başsavcımız Ebru Cansu tarihi bir adım attı. Vallahi billahi de tarih yazıyor ama bu yazılan tarihin sonucu nasıl olacak, biz onu istiyoruz sadece."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 14:35:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-dokunun-ablasi-aygul-doku-donemin-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-gulistan-dokunun-katilidir-h161395.html">Gülistan Doku&apos;nun ablası Aygül Doku: Dönemin Valisi Tuncay Sonelin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Dokunun katilidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtukten-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-toplumsal-hassasiyetleri-ve-cocuklarin-ruh-sagligini-gozetmeyen-yayinlar-hakkinda-ivedilikle-yasal-yaptirim-sureci-baslatilacaktir-h161394.html</link>
		<title>RTÜK&apos;ten, Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, (RTÜK), Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi&#039;nde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin, &quot;Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK),&nbsp;Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"​Şanlıurfa’da bir eğitim kurumunda yaşanan müessif olaya ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca şu hususlara hassasiyetle uyulması gerekmektedir: ​Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. ​ Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalıdır. ​ Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. ​Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 14:20:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/rtukten-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-toplumsal-hassasiyetleri-ve-cocuklarin-ruh-sagligini-gozetmeyen-yayinlar-hakkinda-ivedilikle-yasal-yaptirim-sureci-baslatilacaktir-h161394.html">RTÜK&apos;ten, Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/vanda-54-yerlesim-yerine-ulasim-saglanamiyor-h161393.html</link>
		<title>Van&apos;da 54 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Van’da önceki gün etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle 93 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 39 yerleşim yerini yeniden ulaşıma açarken, 18 mahalle ve 36 mezra olmak üzere 54 yerleşim yerinin yollarının açılması için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Van’da önceki gün etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle 93 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 39 yerleşim yerini yeniden ulaşıma açarken, 18 mahalle ve 36 mezra olmak üzere 54 yerleşim yerinin yollarının açılması için çalışmalarını sürdürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0e0b2d47-5d3a-480a-9c94-cf3ae9f8f238-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Van’da yoğun kar yağışı yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Gevaş’ta 2, Bahçesaray’da 9, Başkale’de 13, Erciş’te 6 ve Gürpınar’da 24 olmak üzere toplam 18 mahalle ile 36 mezraya ulaşım sağlanamıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı karla mücadele ekipleri, kapalı yolların açılması için kırsal bölgelerde yoğun mesai harcıyor. Ekipler, kapanan 93 yerleşim yerinden 39’unu ulaşıma açarken, 54 yerleşim yerinde çalışmalarını sürdürüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 14:00:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/vanda-54-yerlesim-yerine-ulasim-saglanamiyor-h161393.html">Van&apos;da 54 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-komiser-gokhan-karacanin-iddiasi-bassavcivekili-ahmet-yikilmaz-avukat-cengiz-halic-basta-olmak-uzere-bazi-isimlerin-gozalti-listesinden-cikarilmasini-sagladi-h161392.html</link>
		<title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Komiser Gökhan Karaca&apos;nın iddiası: Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz, avukat Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında müşteki sanık komiser Gökhan Karaca, suç örgütüne yönelik yapılan ikinci dalga operasyonu öncesinde soruşturmayı yürüten dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz’ın, şüpheli olarak değerlendirilen Ayhan Bora Kaplan’ın kardeşi ile avukatı Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladığı iddiasında bulundu. Karaca, şu an hakkında yakalama kararı bulunan Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Haliç için Yıkılmaz&#039;ın, &quot;Bora Kaplan&#039;la aralarında avukat-müvekkil ilişkisi vardır&quot; dediğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dördüncü celsesi görülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmaya komiser Gökhan Karaca’nın savunmasıyla devam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Serdar Sertçelik, Karaca’nın savunmasından önce söz isteyerek "Ben 10’uncu aydan Türkiye’ye getirilene kadar Macaristan’da tek kişilik hücrede hapishanede kalıyordum. Elimde tuttuğum dosya ise o süreçte benim adıma atılan sahte Instagram mesajları. Benim internete erişimim yoktu. Macaristan’a yazı yazılarak o tarihlerde benim nerede olduğum istensin" talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bora Kaplan'la aralarında avukat-müvekkil ilişkisi vardır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha&nbsp; sora Karaca’nın savunmasına geçildi. Operasyonun başlangıcında görevli olmadığını ifade eden Karaca "O yüzden yakalanma kısmına dair bilgim yok. Ben dosyaya 10-15 gün sonra geldim. Geldiğimde Kerem Gökay Öner benimle görüşme yaptı ve proje ekibinde beni görevlendirdi deneyimli olduğum için. Ben burada görevlendirildiğimde Şevket, Murat ve Kerem Müdür’ü tanımıyordum. Daha önce Yenimahalle’de olduğum için sadece Ufuk’u biliyordum. Bana etkin pişmanlıktan faydalanacağı söylendi Serdar Sertçelik’in ve benim de görüşmem istendi ne hakkında konuşacağına dair. Mahfuz Tatar ve Semih Aslan dosyalarını incelemem istendi. Bunu inceledim. Benim bu tarihten sonra vurulana kadar hiçbir görüşmem yoktur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, ikinci dalga operasyonu öncesinde soruşturmayı yürüten dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz’ın, şüpheli olarak değerlendirilen Ayhan Bora Kaplan’ın kardeşi ile avukatı Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladığı iddiasında bulundu. Karaca, şu an hakkında yakalama kararı bulunan Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Haliç için Yıkılmaz'ın, "Bora Kaplan'la aralarında avukat-müvekkil ilişkisi vardır" dediğini öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ufuk ses kaydını açmış, iyi ki de açmış"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, savunmasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Serdar Sertçelik’in vurulduğu gün de bizim gidip görüşmemiz istendi. Keçiören’deki annesinin evine gittik. Gittiğimizde ayağı yaralıydı. Ses kayıt cihazının çalışıp çalışmadığından emin olmak için Ufuk telefonun ses kaydını açtı. İyi ki de açmış bugün görüyoruz karşılaştığımız suçlara bakınca. Bize Sertçelik, vurulmasının tesadüf olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu süreçlerde Serdar gizli tanık olduktan sonra beyanı gerekli çalışmaların yapılması için bize gönderildi. Biz de delil araştırmalarını yapıyoruz. Bizim kasıtlı olarak bir şeyler yapalım gibi bir şey olmadı. Böyle bir talimat da almadım. Alsam da yapmam zaten, tutanak tutarım ‘bana böyle talimat verildi’ diye."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yaptığım tüm işler hukuka uygundur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sertçelik’e sahte doktor raporu almakla suçlanan Karaca, konu bu hakkında da şunları öne sürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"22 Kasım’da Başsavcıvekilimizin odasında cinayet dosyasına ilişkin toplandık. O toplantıda Şevket Müdür, Savcı Mustafa Kaya, Müdür Kerem Gökay Öner ve Ufuk vardı. '24’ünde operasyonu yapalım' dediler. Bu tarihte operasyonu yaptık. Biz proje kısımları olarak talimatları alırız, ifadeleri alırız, ekiplere teslim ederiz. Doktor Bey ilk değerlendirmesinde ‘10 gün üzerine basmamalı. basarsa kalıcı hasar oluşabilir’ dedi. Savcı uygun görmedi raporu, yeniden istedi. Böylelikle ‘gözaltına alınmasının sakıncası var’ raporunu yazdı. Savcı, şahsın evinde ifadesinin alınmasına karar verdi ve ‘diğerleriyle birlikte talimat vereceğim’ dedi. Biz de gittik ifadesini aldık. 21 yıldır bu işteyim. Yaptığım tüm işler hukuka uygundur. Ses kaydı ortada. Benim orada ne gibi bir telkinim bulunmakta. Bizim ne dahlimiz var kaçmasına ne de bilgimiz. Bizim için sıradan bir şüpheli kendisi. İşkence iddiaları var. Dosyanın en başından beri yaklaşık 100’den fazla şüpheli oldu. Avukatları ile birlikte en az 200 kişi. Bunlar hiç bir evrede söylemiyorlar işkenceyi. Ben bir çıkar gütmedim. Görevimin gereğini yerine getirdim. Biz bir operasyon yapmışız. Bunun darbe neresinde? Böyle bir şey söz konusu olamaz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gökhan Karaca’nın avukatı da "Raporu alanlar rütbeli polisler değiller. Birisi komiser yardımcısı birisi polis memuru. Bunlar Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ifade de verdiler bir telkinleri olmadığına dair" dedi. Karaca’nın avukatı müvekkilinin duruşmalardan vareste tutulmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Metehan İlkyaz: "Benim Sertçelik’in gizli tanık olduğundan bile haberim yoktu çünkü bize söylenmez”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca’nın avukatının ardından müşteki sanık komiser Metehan İlkyaz savunma yaptı. İlyaz'ın savunması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geldiğim gün Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını öğrendim. Ben operasyonda yer almadım. Sonrasında Ekipler Amiri olarak görevlendirildim. Ben sorguya, ifade almaya girmem. Savcılıktan direkt talimat almam. Biz sahada gözaltı yaparız, elde edilen delilleri teslim ederiz. Benim Serdar Sertçelik’in gizli tanık olduğundan bile haberim yoktu çünkü bize söylenmez. Gizli tanık olduktan sonra eve götürüldü. Şevket Müdür’ün talimatıyla abisine telefon numaramızın verilmesi ifade edildi bir şey olduğunda ulaşılması için. Sonra da biz ve ekiplerimiz bir daha Sertçelik ile görüşmedik, yanına gitmedik. Bir kaç gün sonra beni aradı Serdar Sertçelik ve 'Şevket ve Ufuk Müdürüme ulaşamıyorum' dedi. Ben de ileteceğimi söyledim."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkındaki suçlamaları reddeden İlkyaz, "Sanık ve müdafiilerinden gelen hiçbir soruyu cevaplamak istemiyorum Sayın Başkanım" dedi. Bunun üzerine ara karar kuran Mahkeme Başkanı, İlyaz'ın sorgusunu sonlandırdı. İlkyaz'ın avukatı Nuri Kılıç'ın savunmasına geçildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tamamen soyut, mesnetsiz, somut delillerle hazırlanmayan iddianameyi kabul etmiyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Kılıç, savunmasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tamamen soyut, mesnetsiz, somut delillerle hazırlanmayan iddianameyi kabul etmiyoruz. Müvekkilimin hangi eyleminin Serdar Sertelik'in kaçırılmasına katkı olduğuna ilişkin somut bir şey yok. Bu yüzden savunmalarımızda zorlanıyoruz. İlgili ilgisiz ne var ne yok her şeyi savunmamıza sokuyoruz bu yüzden. Bu iddianamenin yasal yeterliliğe sahip olmamasından kaynaklı bir sonuçtur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göreve getirildiğinden itibaren bir buçuk ayda benim müvekkilimin Serdar Sertçelik’in kaçırılmasını planlaması imkansızdır. Müvekkilimin görevi operasyonlar için ekip ve araç görevlendirmekten ibarettir. İş bittikten sonra da emrindeki memurlar bilgilendirme yapıyor müvekkilime. Dava konusu olayla ilgili olarak müvekkilimin hiçbir sorumluluğu ve görevi yoktur. Müvekkilimin üzerine atılı suçlamaları reddediyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya saat 13.30'a kadar&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:44:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-komiser-gokhan-karacanin-iddiasi-bassavcivekili-ahmet-yikilmaz-avukat-cengiz-halic-basta-olmak-uzere-bazi-isimlerin-gozalti-listesinden-cikarilmasini-sagladi-h161392.html">Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Komiser Gökhan Karaca&apos;nın iddiası: Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz, avukat Cengiz Haliç başta olmak üzere bazı isimlerin gözaltı listesinden çıkarılmasını sağladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmaz-dusen-libya-ucagina-yonelik-yeni-belgeler-acikladi-ve-sordu-israil-jetiyle-ayni-aprona-neden-yonlendirildi-h161391.html</link>
		<title>CHPli Yavuzyılmaz düşen Libya uçağına yönelik yeni belgeler açıkladı ve sordu: İsrail jetiyle aynı aprona neden yönlendirildi?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, &quot;Üst düzey yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar, ana apron olan ve VIP terminaline en yakın durumdaki 1 numaralı apronda park ettirilirken; neden Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan uçağı Esenboğa’nın en uzak köşesine, 5 numaralı aprona yönlendirdiniz? İki düşman ülke uçağını aynı apronda neden bir araya getirdiniz? Eğer bu operasyonun bir parçası değilseniz, bu iki sorunun yanıtını kamuoyuyla paylaşın.&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Haddad’ın da içinde bulunduğu askeri heyeti taşıyan 9H-DFS tescilli uçağın 22 Aralık 2025’te Esenboğa Havalimanı’na indiğini ve “olağan dışı şekilde” 1 numaralı apron yerine 5 numaralı aprona yönlendirildiğini iddia etti. Yavuzyılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tezkere, Kudüs toplantısı ve İsrail jeti üçgeninde düşen Libya uçağına dair yeni belgeleri açıklıyorum. Olayın gelişimi şu şekildedir: 22 Aralık 2025 tarihinde TBMM, Türk askerinin Libya’daki görev süresini 2 yıl uzatan tezkereyi onayladı. Aynı gün, Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Haddad’ın bulunduğu askeri heyeti taşıyan 9H-DFS tescil numaralı uçak Esenboğa’ya iniş yaptı. Uçak tuhaf bir şekilde, üst düzey yabancı yetkililerin uçaklarının park ettirildiği 1 numaralı apron yerine, Esenboğa’nın en uzak köşesindeki 5 numaralı aprona yönlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir gün sonra, 23 Aralık 2025’te Libya askeri heyeti Türkiye’deki yetkililerle gün boyunca görüşmeler yaptı. Aynı gün İsrail Başbakanı Netanyahu; Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderleriyle Kudüs’te bir araya gelerek Doğu Akdeniz’de güvenlik alanındaki iş birliklerini derinleştirme kararı aldıklarını tüm dünyaya duyurdu. Toplantıda, "Birlikte güç yoluyla istikrarı, güç yoluyla refahı ve en önemlisi güç yoluyla barışı getireceğiz," ifadeleri kullanıldı. Yine aynı gün, 4X-CNA tescil numaralı bir İsrail jeti Esenboğa’ya indi ve o da Libya jetinin bulunduğu 5 numaralı aprona yönlendirildi. Böylece iki düşman ülke uçağı, 1 saat 41 dakika boyunca aynı apronda bir araya getirilmiş oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nasıl bir tesadüftür ki; İsrail, Yunanistan ve GKRY liderleri Kudüs’te toplantı yaptıkları esnada Esenboğa’ya inen şüpheli İsrail jetinin, kazadan önce uçuş yaptığı ülkeleri belgeledik. Uçuş kayıtlarına göre bu ülkeler; İsrail (Tel Aviv), Yunanistan (Atina) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’dir (Larnaka). Yani Kudüs’te toplanan üçlü ittifak ülkeleridir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonuç olarak; İsrail jeti Tel Aviv’e gitmek üzere Ankara’dan kalktıktan yarım saat sonra, Libya jeti de kalkış yapıyor. Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan uçak havalandıktan 15 dakika sonra ise Ankara’da düşüyor ve kurtulan olmuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, İçişleri Bakanı’na ve Ulaştırma Bakanı’na soruyorum: Üst düzey yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar, ana apron olan ve VIP terminaline en yakın durumdaki 1 numaralı apronda park ettirilirken; neden Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan uçağı Esenboğa’nın en uzak köşesine, 5 numaralı aprona yönlendirdiniz? İki düşman ülke uçağını aynı apronda neden bir araya getirdiniz? Eğer bu operasyonun bir parçası değilseniz, bu iki sorunun yanıtını kamuoyuyla paylaşın."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:20:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmaz-dusen-libya-ucagina-yonelik-yeni-belgeler-acikladi-ve-sordu-israil-jetiyle-ayni-aprona-neden-yonlendirildi-h161391.html">CHPli Yavuzyılmaz düşen Libya uçağına yönelik yeni belgeler açıkladı ve sordu: İsrail jetiyle aynı aprona neden yönlendirildi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-senden-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-sureci-yakindan-takip-ediyoruz-h161390.html</link>
		<title>Eğitim-Sen&apos;den Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Süreci yakından takip ediyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim Sen, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin, &quot;Eğitim Sen olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunarak, süreci yakından takip ediyoruz&quot; açıklamasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KESK'e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen ve aralarında öğretmen ve öğrencilerin de olduğu çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıyı kınıyoruz. Yaralanan meslektaşımıza ve öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim Sen olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunarak, süreci yakından takip ediyoruz" denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:00:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-senden-sanliurfadaki-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-sureci-yakindan-takip-ediyoruz-h161390.html">Eğitim-Sen&apos;den Şanlıurfa&apos;daki okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Süreci yakından takip ediyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-doku-ile-ilgili-dosyada-cinayet-sucundan-gozalti-kararlari-h161389.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Doku ile ilgili dosyada cinayet suçundan gözaltı kararları</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli&#039;de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku&#039;dan 5 Ocak 2020&#039;den bu yana haber alınamamasına ilişkin soruşturmada 6 yıl sonra kritik bir adım atıldı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;nın &quot;cinayet&quot; üzerinde yoğunlaştığı dosyada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel&#039;in oğlu, koruması ve Doku&#039;nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov&#039;un da bulunduğu 13 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 sabahı kaldığı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdundan ayrıldı. Doku’dan haber alamayan arkadaşları ve ailesi, 6 Ocak’ta emniyete kayıp başvurusunda bulundu. İlk araştırmalarda, Doku’nun kaybolmadan bir gün önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile tartıştığı ve zorla bir araca bindirilmeye çalışıldığına dair görüntülere ulaşıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmanın ilk aylarında, Gülistan Doku’nun Dinar Köprüsü (Sarı Saltuk Viyadüğü) üzerinde görüldüğü iddiası ve bölgedeki KGYS görüntülerinde "suya düşen bir nesne" olduğu değerlendirmesiyle arama çalışmaları Uzunçayır Baraj Gölü’nde yoğunlaştı. Deniz Kuvvetleri, AFAD, Jandarma ve Emniyet birimlerinden oluşan ekipler, su altı robotları ve sonar cihazlarıyla aylarca tarama yaptı. Ailenin ısrarlı talebi üzerine baraj gölünün suyu tahliye edilerek seviye düşürüldü ancak günlerce süren aralıksız çalışmalardan sonuç alınamadı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüpheli Abarakov adli kontrolle serbest bırakıldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku ile ilgili Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kaybolmasından önce son görüştüğü kişi olduğu belirtilen Rusya doğumlu Zeinal Abarakov 17 Mart 2022'de Antalya'nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. Şüpheli 24 saat gözaltında kaldı ve Alanya Adliyesi'nde SEGBİS aracılığıyla sorgusu yapıldı. Abarakov, sorgunun ardından adli kontrolle serbest bırakıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Abarakov’un polis olan üvey babası meslekten ihraç edildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doku ailesi, dosyanın şüphelisi Abarakov’un polis babası Engin Yücer&nbsp;hakkında, Gülistan Doku’nun kişisel bilgilerini "hukuka aykırı olarak ele geçirdiği ve yaydığı" gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı Yücer hakkında kamu davası açtı. Yücer, "Doku’ya ait kişisel bilgileri sosyal medya hesaplarında paylaştığı" gerekçesiyle meslekten ihraç edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan için "özel ekip" kuruldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun süre durağanlaşan soruşturma, 2024 yılında Tunceli’ye atanan yeni Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun talimatıyla yeniden hareketlendi. Başsavcılık, soruşturmanın en başından itibaren manipüle edildiği iddialarını mercek altına aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7 ilde operasyon, 13 gözaltı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bugün "kasten öldürme" ve "suç delillerini karartma" şüphesiyle 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeynal Abarakov’un da bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüpheliler</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şüphelilerden Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer, eski polis olan üvey babası Engin Yücer Alanya'da, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel İstanbul'da, arkadaşları&nbsp;Uğurcan Açıkgöz ile geçmişte Tunceli İl Özel İdaresi'nde çalışan Erdoğan Elaldı Antalya'da, eski polis Gökhan Ertok Ankara'da, eski koruma polisi Şükrü Eroğlu İzmir'de, Munzur Üniversitesi'nin kameralardan sorumlu görevlilerinden Savaş Gültürk Elazığ'da, Süleyman Önal Tunceli'de, diğer şüpheliler Celal Altaş ve Nurşen Arıkan da yine Tunceli'de gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınanların ifade işlemleri için Tunceli Emniyet Müdürlüğüne getirileceği öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 12:50:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-doku-ile-ilgili-dosyada-cinayet-sucundan-gozalti-kararlari-h161389.html">Gülistan Doku soruşturması... Doku ile ilgili dosyada cinayet suçundan gözaltı kararları</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/igdirda-kayisi-ureticileri-zirai-dona-karsi-saman-yakarak-nobet-tuttu-h161388.html</link>
		<title>Iğdırda kayısı üreticileri zirai dona karşı saman yakarak nöbet tuttu</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Iğdır&#039;da kayısı üreticileri, beklenen zirai don tehlikesine karşı bahçelerinde gece nöbeti tuttu. Saman yakarak dumanlama yöntemi ile ağaçları ve çiçekleri sıcak tutmaya çalıştıklarını ifade eden Töbet Turan, &quot;Dedelerimizin, babalarımızın yaptığı gibi dumanlama sistemiyle meyvelerimizi dondan kurtarmaya çalışıyoruz. Samanları yakmaya başladık, inşallah ürünlerimizi koruyacağız&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Iğdır’da kayısı üreticileri, etkili olması beklenen zirai don tehlikesine karşı bahçelerinde gece nöbeti tuttu. Meteoroloji uyarıları sonrası çiftçiler, çiçek açan ağaçları korumak için gece 02.00–05.00 saatleri arasında saman yakıp dumanlama yöntemi uyguladı. Üreticiler, geleneksel yöntemlerle ürünlerini dondan korumaya çalışırken, diğer ütercilere de kullanılan yöntemin kullanılması için çağrı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticilerden Töbet Turan, Tarım Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından harekete geçtiklerini belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gece saat 02.00 sularında bahçelerimize geliyoruz. Dedelerimizin, babalarımızın yaptığı gibi dumanlama sistemiyle meyvelerimizi dondan kurtarmaya çalışıyoruz. Samanları yakmaya başladık, inşallah ürünlerimizi koruyacağız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kasımcan köyünde üretim yapan Arslan Turan ise yöntemin geçmişten bugüne kullanıldığını vurgulayarak, "Sabahın 03.00 ile 05.00 saatleri arasında tütsüleme yaparak donun etkisini azaltmaya çalışıyoruz. Bu yöntem büyüklerimizden bize miras kaldı. İnşallah biz de faydasını görürüz." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllardır uygulanan ateş yakma ve dumanlama yöntemi, bölgede zirai donla mücadelede en yaygın yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Üreticiler, büyük emek verdikleri kayısı bahçelerini koruyabilmek için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.&nbsp;Çiftçiler, benzer süreçlerde tüm üreticilere benzer önlemlerin uygulanmasını da tavsiye ettiler.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 12:35:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/igdirda-kayisi-ureticileri-zirai-dona-karsi-saman-yakarak-nobet-tuttu-h161388.html">Iğdırda kayısı üreticileri zirai dona karşı saman yakarak nöbet tuttu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ilic-maden-faciasinin-7-durusmasi-chpli-yavuzyilmaz-heyet-gerceklerle-yuzlesmek-istiyorsa-gercekleri-haykirmak-icin-buradayiz-h161387.html</link>
		<title>İliç maden faciasının 7. duruşması... CHP&apos;li Yavuzyılmaz: Heyet, gerçeklerle yüzleşmek istiyorsa gerçekleri haykırmak için buradayız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İliç maden faciasının 7. duruşması öncesinde adliye önünde açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, &quot;Mahkeme heyeti neredeyse içeride kalan son tutukluları da salıvererek, hayatını kaybeden işçilerin ailelerini tutuklayacak gibi görünüyor. Mahkeme, asli sorumluları yargılamak gibi bir yola girmedikleri için, adaletin tecelli etmesi konusunda da bir yol kat edilememiş oluyor. Heyet, gerçeklerle yüzleşmek istiyorsa gerçekleri haykırmak için buradayız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 5'i tutuklu 43 sanığın yargılandığı davada, Cumhuriyet savcısı davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye göndermişti.&nbsp;Cumhuriyet savcısı, 12 sanığın 22 yıl 6'şar aya, 1 sanığın ise 24 yıla kadar hapsini talep etti.&nbsp;Savcı, "olayda vefat eden kişi sayısı ile sanıkların kusur derecesi göz önüne alınarak, cezanın üst sınırına yakın şekilde belirlenmesini" istedi. Davanın bugünkü duruşmasında sanık ve müşteki avukatların talepleri alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erzincan İliç’te 13 Şubat 2024’te meydana gelen maden faciasındae ölen işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesine ve davaya destek vermek için milletvekilleri ve sendika temsilcileri adliye önünde bir araya geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burada bir açıklama yapan&nbsp;CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, İliç’te sorumluların cezalandırılması ve adaletin yerini bulması için mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi. Kendilerinin gerçeği ortaya çıkarma çabasını mahkeme heyetinde görmediklerini dile getiren Yavuzyılmaz, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mahkeme heyeti neredeyse içeride kalan son tutukluları da salıvererek, hayatını kaybeden işçilerin ailelerini tutuklayacak gibi görünüyor. Mahkme, asli sorumluları yargılamak gibi bir yola girmedikleri için, adaletin tecelli etmesi konusunda da bir yol kat edilememiş oluyor. Mahkeme heyetine buradan sesleniyorum: Elimde görmüş olduğunuz İliç Maden Faciasını Araştırma Komisyonu Raporu. Bu 850 sayfalık raporu, mahkeme heyetinin okumadığı, incelemediği çok açık ve net anlaşılıyor. Bu raporda İliç’te bilirkişi raporları ve fezlekeye göre bu felaketin yaşandığı günden 2 gün önce, üretim stratejisinde değişikliğe gidildiğini ifade ediyor. Aynen okumak istiyorum: ‘2021 yılı ortalarından sonra madende önemli düzeyde farklılaşan bir uygulama yapılmıştır. Çok az yeni cevher serilen yığına çözelti verilmeye artarak devam edilmiştir. Yüksek miktarda ve yığın içerisinde filtrasyonun sağlanamayacağı düzeyde çözelti verilmesi sonucunda yığın içerisinde sıvı birikimi gerçekleşmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak hem yığın malzemesinin mekanik özellikleri kaymaya karşı direnç gösterme kapasitesi açısından zayıflamış hem de ciddi şekilde boşluk suyu basınç artışı oluşarak, yığın genel duyarlılık koşulları statik güvenlik koşullarının bile altına düşmüştür ve kayma gerçekleşmiştir’ diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP, buradaki faciayı kendince bir fırsata dönüştürerek altın maden sahasına çökmüş oluyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İliç maden sahasının işletme ruhsatı 6 Kasım 2026’da son buluyor. Burada hızlı bir şekilde hızlı bir şekilde işletme ruhsatının alınması ve ÇED’in tekrar alınması prosedürü ancak ve ancak AKP’ye yakın bir şirketin yapabileceğinden hareketle piyasa değeri 31 Aralık 2024 tarihi itibariyle 2 milyar 688 milyon dolar olan bu altın maden sahası ve tesislerini, Cengiz Holding’e 1,5 milyar dolara adeta teslim ettiler. Böylelikle AKP, kendisinin de ana gövdesini oluşturduğu bir yapıyla birlikte buradaki faciayı kendince bir fırsata dönüştürerek altın maden sahasına çökmüş oluyor. Atılmış imzalar gösteriyor ki, tüm bu facianın yükü, bir şirket çalışanının üzerine atılmak isteniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti bu gerçeklerle yüzleşmek istiyorsa bizden dinlemek istiyorsa, burada gerçekleri haykırmak için buradayız. Ben bugüne kadar bu mücadelenin devam etmesi ve yeni İliç facialarının olmaması için varlığını ortaya koyan Uğur Yıldız’ın ailesi başta olmak üzere, tüm dostlara ve milletvekiliş arkadaşlara teşekkür ediyorum. Iliç maden faciasının mücadelesi bitmedi, bitmeyecek."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 12:05:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ilic-maden-faciasinin-7-durusmasi-chpli-yavuzyilmaz-heyet-gerceklerle-yuzlesmek-istiyorsa-gercekleri-haykirmak-icin-buradayiz-h161387.html">İliç maden faciasının 7. duruşması... CHP&apos;li Yavuzyılmaz: Heyet, gerçeklerle yüzleşmek istiyorsa gerçekleri haykırmak için buradayız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-21-gun-basladi-aymnin-saglik-sorunlari-nedeniyle-tedbir-karari-verdigi-tutuklu-esma-bayrak-savunma-yapiyor-h161386.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 21. gün başladı... AYM&apos;nin sağlık sorunları nedeniyle tedbir kararı verdiği tutuklu Esma Bayrak savunma yapıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 21. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Bugün duruşma, tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak’ın savunmasıyla başladı. Anayasa Mahkemesi (AYM), Bayrak hakkında sağlık sorunları nedeniyle tedbir kararı vermişti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 21. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla yine "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYM, Bayrak hakkında sağlık sorunları nedeniyle tedbir kararı vermişti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma saat 10.32’de başladı. İlk olarak reklamcı Esma Bayrak’ın savunması dinleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bayrak’ın sağlık sorunları nedeniyle avukatı Mert Er Karagülle, AYM'ye başvuru yapmıştı. Anayasa Mahkemesi, 4 Kasım 2025'te, Bayrak hakkındaki tedavi belgeleri dikkate alındığında, "ciddi sağlık sorunları bulunduğu, sağlık durumunun takip altında tutulması ve gereken tedavi, tetkik ve işlemlerinin yapılabilmesi için tüm önlemlerin alınması gerektiği" sonucuna varmıştı. AYM, "Bayrak&nbsp;hakkında tutukluluk haline devam edilmesinde sakınca görmemekle birlikte, başvurucunun yaşamının, maddi ve manevi bütünlüğünün korunması için gerekli önlemlerin alınmasına yönelik tedbir kararı verilmesine, başvurucunun sağlık durumunun ve tutulma koşullarının sağlık durumuna uygunluğunun sürekli takip altında tutulmasına, sağlık durumu gerektirdiği takdirde tedavi, tetkik ve hastaneye yatırılması da dahil olmak üzere tüm tedbirlerin alınmasına" karar vermişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esma Bayrak hakkında iddianamede, "Murat Ongun ile hareket ettiği, İBB iştirak firmalarından Kültür AŞ ve Medya AŞ üzerinden düzenlenen ihalelere katıldığı, usulsüz yöntemlerle ihaleleri kazandığı veya başkaca kişilerin kazanmasına sebep olduğu,&nbsp;Murat Ongun'un üs olarak kullandığı 'iletişim çadırı ekibi' olarak adlandırılan yerde faaliyet gösterdiği, 'İstanbul Senin' uygulaması verilerini mail atttığı" suçlamaları yer alıyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 11:42:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-21-gun-basladi-aymnin-saglik-sorunlari-nedeniyle-tedbir-karari-verdigi-tutuklu-esma-bayrak-savunma-yapiyor-h161386.html">İBB Davası&apos;nda 21. gün başladı... AYM&apos;nin sağlık sorunları nedeniyle tedbir kararı verdiği tutuklu Esma Bayrak savunma yapıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-abd-gorusmeleri-abd-baskan-yardimci-vance-muzakerelerde-ilerleme-saglandi-top-iranin-sahasinda-h161385.html</link>
		<title>İran-ABD görüşmeleri... ABD Başkan Yardımcı Vance: Müzakerelerde ilerleme sağlandı, top İranın sahasında</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, hafta sonu Pakistan’da yapılan ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlandığını ancak İran heyetinin anlaşmayı onaylayacak yetkiye sahip olmaması nedeniyle görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bir sonraki adımın Tahran’dan gelecek yanıta bağlı olduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD merkezli Fox News’e röportajda veren Vance, görüşmelerde ilerleme sağlandığını ve İran’ın müzakere tarzına dair daha fazla bilgi edinildiğini söyledi.&nbsp;Vance,&nbsp;İslamabad’daki görüşmelerde&nbsp;ABD heyetinin belirlediği şartların,&nbsp;“ya İran’ın dini lideri ya da başka bir yetkili tarafından” onaylanması gerektiğinin anlaşıldığını belirterek, İran tarafının bu onayı almak üzere Tahran’a dönmek zorunda kaldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD’nin temel taleplerinin İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun kontrolünü devralmak ve İran’ın yeniden uranyum zenginleştiremeyeceği bir mekanizma kurulması olduğunu belirten Vance, “Açıkçası İranlılar bu iki konuda bir miktar ilerleme kaydetti” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hürmüz Boğazı müzakerelerin seyrini değiştirebilir</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vance, İran’ın müzakereler sırasında Hürmüz Boğazı konusunda “oyunun kurallarını değiştirmeye çalıştığını” öne sürdü. Boğazın yeniden açılmasının görüşmeler için ABD açısından ön koşul olduğunu vurguladı. Vance, İran’ın ABD şartlarını kabul etmesi durumunda “iki ülke için de çok iyi bir anlaşma” yapılabileceğini savunarak, “Seçim İran’ın. ABD Başkanı’nın da dediği gibi, kozlar bizde” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vance ayrıca ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran bağlantılı gemilere yönelik başlattığı ablukaya da değindi. Vance, dün yürürlüğe giren uygulama kapsamında, İran limanlarına giden ya da bu limanlardan gelen tüm gemilerin durdurulacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD’nin İran bağlantılı gemilere ilişkin “çok güçlü istihbarata” sahip olduğunu ileri süren&nbsp;Vance, gemiler bayrak değiştirerek ablukayı aşmaya çalışsalar bile tespit edilebileceğini ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 11:20:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-abd-gorusmeleri-abd-baskan-yardimci-vance-muzakerelerde-ilerleme-saglandi-top-iranin-sahasinda-h161385.html">İran-ABD görüşmeleri... ABD Başkan Yardımcı Vance: Müzakerelerde ilerleme sağlandı, top İranın sahasında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/toplum-calismalari-enstitusunden-ideal-beslenme-endeksi-uc-aylik-kumulatif-artis-bazi-hanelerde-yuzde-20nin-uzerine-cikti-h161384.html</link>
		<title>Toplum Çalışmaları Enstitüsü&apos;nden İdeal Beslenme Endeksi... Üç aylık kümülatif artış bazı hanelerde yüzde 20nin üzerine çıktı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayımlanan “İdeal Beslenme Endeksi”ne göre, sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti 2026’nın ilk üç ayında tüm hane tiplerinde ciddi oranlarda yükseldi. Buna göre, üç aylık kümülatif artış bazı hanelerde yüzde 20’nin üzerine çıktı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü, sağlıklı ve dengeli beslenmenin haneler açısından oluşturduğu maliyet baskısını izlemek amacıyla “Toplum Çalışmaları Enstitüsü İdeal Beslenme Endeksi” çalışması başlattı. Türkiye’de beslenme harcamalarındaki artışa ilişkin veriler barındıran endeks, düzenli aralıklarla enstitüsü tarafından yayımlanmaya devam edecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı ilk İdeal Beslenme Endeksi’nde, Türkiye’de son yıllarda gözlenen fiyat artışlarının özellikle temel ihtiyaç kalemlerinde hanehalkı refahı üzerinde belirgin etkiler yarattığı vurgulanarak, “ürün ve hizmet fiyatlarında gözlenen kalıcı artış eğilimi, özellikle temel ihtiyaç kalemlerinde ortaya çıkan maliyet baskılarını daha görünür hale getirmektedir” değerlendirmesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endeks, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) 2022 dokümanında yer alan örnek beslenme menülerini referans alırken; bu menüler doğrultusunda oluşturulan sabit içerikli gıda sepetlerinin piyasa fiyatları üzerinden hesaplanan maliyetlerini izliyor. Bu kapsamda söz konusu menülerde yer alan yemeklerin tarifleri açık kaynaklardan derlendi, bu tariflere göre belirlenen yemekler standartlaştırıldı ve bu içeriklere karşılık gelen gıda ürünlerinin fiyatları WEB-TÜFE veri setinden temin edilerek, her bir menünün maliyeti hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düşük gelir grubunda maliyet oranı yüzde 30</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda gıda harcamalarının hane bütçeleri içindeki payının gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklılaştığına da dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla en düşük gelir grubundaki haneler toplam harcamalarının yüzde 30,4’ünü gıda ve alkolsüz içeceklere ayırırken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 12,8 seviyesinde bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda bu durumun, “düşük gelir gruplarının bütçelerinde gıdanın zorunlu harcama kalemi olarak daha yüksek bir ağırlık taşıdığını ve gıda fiyatlarındaki artışlardan orantısız biçimde etkilendiklerini” gösterdiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üç farklı hane modeli üzerinden hesaplama</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endeks kapsamında Türkiye’deki farklı demografik yapıları temsil etmek amacıyla üç ayrı referans hane modeli oluşturuldu. Buna göre:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aile 1: 3 aylık bebek, 4 yaşında erkek çocuk, 30 yaşında emziren kadın ve 36 yaşında erkekten oluşuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aile 2: 10 yaşında kız çocuk, 16 yaşında erkek çocuk ile 42 yaşında kadın ve 42 yaşında erkekten oluşan dört kişilik bir hane olarak tanımlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aile 3: 3 aylık bebek, 4 yaşında çocuk, 30 yaşında emziren kadın, 36 yaşında erkek ve 68 yaşında bir bireyin bulunduğu geniş hane yapısını temsil ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda bu hane tiplerinin Türkiye’deki tüm haneleri temsil etmediği, farklı yaş ve demografik kompozisyonlara sahip haneler için analitik karşılaştırma imkanı sunan referans modeller olarak tasarlandığı da vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Günlük gıda maliyetinde artış</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İdeal Beslenme Endeksi sonuçlarına göre dört kişilik bir haneyi temsil eden “Aile 1” için sağlıklı beslenme düzeninin sürdürülebilmesi amacıyla gerekli günlük gıda maliyeti ocak ayında yüzde 6,3 arttı. Günlük maliyet bin 171 liradan bin 245 liraya yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı dönemde “Aile 2” için ocak ayında yüzde 10,4, şubat ayında yüzde 4,4, mart ayında ise yüzde 4,3 oranında artış kaydedildi. “Aile 3” için ise artış oranları ocak ayında yüzde 9,8, Şubat ayında yüzde 2,2 ve mart ayında yüzde 5,2 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/44659bf8-1926-4d01-a656-1fe06e377157-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üç ayda yüzde 20’yi aşan artışlar</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endeks sonuçlarına göre 2026’nın ilk üç ayında referans beslenme maliyetindeki kümülatif artış dikkati çeken seviyelere ulaştı. Referans alınan aile tiplerine göre ocak ayı başı baz alındığında mart ayı sonunda maliyet artışı, şöyle hesaplandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aile 1 için yüzde 14,1</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aile 2 için yüzde 20,2</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Aile 3 için yüzde 18,1</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, “aylık bazda görece sınırlı görünen artışların kümülatif etkisi dikkate alındığında üç aylık toplam maliyet artışının hane bütçeleri üzerinde anlamlı bir baskı oluşturduğu” ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endeks her ay açıklanacak</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplum Çalışmaları Enstitüsü, İdeal Beslenme Endeksi’nin bundan sonraki dönemde her ayın ilk yarısında düzenli olarak hesaplanarak kamuoyuyla paylaşılmasının planlandığını da açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 11:00:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/toplum-calismalari-enstitusunden-ideal-beslenme-endeksi-uc-aylik-kumulatif-artis-bazi-hanelerde-yuzde-20nin-uzerine-cikti-h161384.html">Toplum Çalışmaları Enstitüsü&apos;nden İdeal Beslenme Endeksi... Üç aylık kümülatif artış bazı hanelerde yüzde 20nin üzerine çıktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-12-supheli-gozaltina-alindi-h161382.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tunceli&#039;de 5 Ocak 2020&#039;den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku&#039;nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel&#039;in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Doku&#039;nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov&#039;un da bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada altı yıl sonra yeni bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgilere göre, yedi ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Vali Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Abarakov'un annesi Cemile Yücer ile Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal'ın da bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınan diğer isimlerin Sonel'in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, o dönem Tunceli İl Özel İdaresi'nde çalışan Erdoğan Elaldı, dönemin Tunceli Valisi ve korumasıyla irtibatı tespit edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile Celal Altaş ve Nurşen Arıkan olduğu belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 10:20:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-12-supheli-gozaltina-alindi-h161382.html">Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-ve-lubnan-temsilcileri-bugunnbspwashingtonda-gorusecek-h161381.html</link>
		<title>İsrail ve Lübnan temsilcileri, bugün&amp;nbsp;Washingtonda görüşecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail&#039;in Lübnan&#039;a saldırıları sürerken; iki ülkenin ABD’deki büyükelçileri, bugün Washington’da bir araya gelecek. Diplomatik ilişkileri bulunmayan iki ülkenin temsilcileri geçen yıl BM çatısı altında da bir araya gelmişti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Lübnan ve İsrail arasında yapılan görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da katılması öngörülüyor. Görüşmeler, ABD ile İran arasında Pakistan’da yürütülen ancak sonuçsuz kalan müzakerelerin hemen ardından gerçekleşecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünkü görüşmelerde iki ülkenin Washington büyükelçilerinin, İsrail ile Lübnan arasında daha üst düzey doğrudan görüşmelerin zemininin oluşturulmasını ele alması bekleniyor. Lübnan tarafı öncelikle, İsrail ile Hizbullah arasındaki süregiden çatışmalar için bir ateşkes sağlamayı hedefliyor.&nbsp;Ancak İsrail, İran destekli Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını şart koşarak ateşkese kapıyı kapatmış durumda. Hizbullah ise bu müzakereleri reddederken, varılacak olası herhangi bir anlaşmaya uymayacağını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diplomatik ilişkileri bulunmayan iki ülkenin temsilcileri, geçen yıl Lübnan’daki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNIFIL) karargâhında, BM çatısı altında ve sınırlı bir gündemle yapılan görüşmelerde de bir araya gelmişti.&nbsp;İsrail’in 2 Mart'tan bu yana Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle bir milyondan fazla kişi yerinden edilirken, aralarında yüzlerce kadın, çocuk ve sağlık çalışanının da bulunduğu 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 10:00:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-ve-lubnan-temsilcileri-bugunnbspwashingtonda-gorusecek-h161381.html">İsrail ve Lübnan temsilcileri, bugün&amp;nbsp;Washingtonda görüşecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-il-il-acikladi-yurt-genelinde-hava-sicakliklari-nasil-olacak-iste-tahminler-h161380.html</link>
		<title>Meteoroloji il il açıkladı: Yurt genelinde hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin az bulutlu, Doğu Karadeniz ile Ordu ve Siirt çevrelerinin yağmurlu, Doğu Anadolu’nun doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz ve Doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Batı kesimlerden toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 14 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının hissedilir derecede artacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın genellikle güney ve batılı, Trakya kesiminde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZİRAİ DON UYARISI:&nbsp;İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun batısında hafif zirai don, Doğu Anadolu'nun doğusunda orta ve kuvvetli zirai don tehlikesi bulunduğundan, Zirai don tehlikesine karşı başta üretici ve çiftçiler ile ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAYSERİ&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, Doğu Karadeniz ve Ordu çevrelerinin aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;12°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, aralıklı yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;11°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, aralıklı yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölgenin doğusunun aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve karla karışık yağmur, yükseklerinde kar şeklinde görülmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;-4°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;4°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;9°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra Siirt çevrelerinin aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 09:45:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-il-il-acikladi-yurt-genelinde-hava-sicakliklari-nasil-olacak-iste-tahminler-h161380.html">Meteoroloji il il açıkladı: Yurt genelinde hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161379.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında denge arayışı: İşte 14 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dün 4.740&nbsp;dolar&nbsp;seviyesinden günü tamamlayan ons altın, bugün 4.775 dolar yakınlarında dengelenmeye çalışıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Nisan 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.857,61 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.424,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.951,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.355,27 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 45.764,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 111.228,31 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 4.768,25 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 09:41:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161379.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161378.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (14 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 14 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve&nbsp;Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 14 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 44,6865 (alış) 44,7197'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 52,7139 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 09:34:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161378.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/papaleo-trump-yonetiminden-korkmuyorum-onunla-tartismaya-h161377.html</link>
		<title>Papa Leo: &amp;quot;Trump yönetiminden korkmuyorum, onunla tartışmaya girmeyeceğim&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Papa 14’üncü Leo, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine yönelik eleştirilerine Cezayir ziyareti sırasında yanıt vererek, Trump yönetiminden “korkmadığını” ve onunla “tartışmaya girmeyeceğini” söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cezayir’e giderken&nbsp;uçakta gazetecilerle&nbsp;konuşan Papa, Trump’ın kendisini hedef alan sözlerinin sorulmasının üzerine gülümseyerek, “Trump yönetiminden korkmadığını” ve “onunla tartışmaya girme niyetinde olmadığını” belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Papa Leo, savaşlara karşı sesini yükseltmeye devam edeceğini, “Barışı, diyaloğu ve çok taraflı ilişkileri güçlendirmek için çalışmayı sürdüreceğim. Dünyada çok sayıda insan acı çekiyor, masumlar ölüyor. Birinin çıkıp daha iyi bir yol olduğunu söylemesi gerekiyor” ifadeleriyle belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vatikan’ın barış çağrılarının İncil öğretilerine dayandığını vurgulayan Papa, "Ben bir siyasetçi değilim. Tartışmaya girme niyetinde değilim. Mesaj her zaman aynı, barışı yaymak" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Papa&nbsp;Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun tarafından resmi törenle karşılandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziyaret, ilk kez&nbsp;bir Papa'nın, Hristiyan düşünür Aziz Augustinus’un doğduğu toprakları ziyaret etmesi açısından “tarihi” olarak görülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 16:15:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/papaleo-trump-yonetiminden-korkmuyorum-onunla-tartismaya-h161377.html">Papa Leo: &amp;quot;Trump yönetiminden korkmuyorum, onunla tartışmaya girmeyeceğim&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/zeynel-emre-mevcut-iktidarin-yargi-kollari-chpnin-kurumsal-h161376.html</link>
		<title>Zeynel Emre: Mevcut iktidarın yargı kolları, CHPnin kurumsal kimliğini ve halkın umudunu hedef almaktadır!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un
tutuklanmasını “siyasi kumpas” olarak nitelendirerek, iktidarın yargıyı bir operasyon kolu gibi
kullandığını vurguladı. AİHM’in Ekrem İmamoğlu davası için aldığı “öncelikli inceleme”
kararını ve iktidarın doğayı talan eden özelleştirme politikalarını eleştiren Emre; Türk
Telekom’daki 15 milyar dolarlık kamu zararından askeri sağlık sisteminin yeniden
kurulmasına, maden sahalarının yarattığı doğa tahribatından ülkedeki ürkütücü suç
istatistiklerine kadar pek çok kritik başlıkta çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“ÜMİT ERKOL’UN TUTUKLANMASI BİR KUMPASTIR”<br />
Değerli basın mensupları, kıymetli yurttaşlarımız, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi adına sevgi<br />
ve saygıyla selamlıyorum.<br />
Değerli arkadaşlar, önemli konuların altını çizeceğiz bugün. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde<br />
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol da tıpkı diğer seçilmişler, diğer partimizin yetkilileri gibi<br />
büyük bir kumpasa uğrayarak tutuklandı.<br />
Ülkemiz karanlık bir süreçten geçmektedir. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin 31 Mart<br />
2024 yılında bu ülkenin birinci partisi olması, mevcut iktidar partisinin de yıllar sonra ikinci<br />
parti pozisyonuna gelmesi sonrasında ele geçirdiği yargı kollarıyla birlikte gerek partimizin<br />
cumhurbaşkanı adayına. 15,5 milyon oy almış yani gönüllü sandıklarından vatandaşın oyunu<br />
almış, 25 milyon imza toplamış cumhurbaşkanı adayımıza yapılan kumpas, diğer belediye<br />
başkanlarımıza yönelik kumpas davaları. Bu dosyaların içeriğine baktığımızda yargılamaları<br />
devam ediyor. Bildiğimiz ceza hukukunun temel ilkeleri anlamında geçerliliği olmayan soyut<br />
iddialara dayalı, somut delillerin bulunmadığı dosyalarla karşı karşıyayız.<br />
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol da bir kooperatif davası ki yıllardır süren soruşturma. Bu<br />
soruşturmalar neticesinde alınan defalarca bilirkişi raporları, MASAK raporları, dinlenen<br />
tanıklar ve bu dosya kapsamında gerek önceki büyükşehir belediye başkanımız, gerekse İzmir<br />
il başkanımızın tutuklanması sonrasında bu kez de başkentin il başkanı tutuklandı. Şimdi<br />
kimse bu yaşanan süreci normal bir yargılama gibi değerlendirmemizi beklemesin. Bu elbette<br />
tüm vatandaşlarımız da görüyor ki eline geçirdikleri yargıyla birlikte biz ona Adalet ve<br />
Kalkınma Partisi&amp;#39;nin yargı kolları diyoruz. Bütün gücüyle Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin kurumsal<br />
kimliğini ortadan kaldırmak, seçilmişlerin iradesini kırmak, halkın umudunu kırmak<br />
maksadıyla yapılan seri operasyonlardır. Türkiye&amp;#39;de kooperatif davasından gidin bakın bu<br />
davalardan tutuklu dahi bulamazsınız. Böylesine önemli pozisyonda bulunan kimseleri<br />
siyaseten saf dışına bırakmak için yapılan operasyonlar karşısında dimdik durmaya devam<br />
edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi ölümü göze alanların partisidir. Cumhuriyet Halk<br />
Partisi savaş meydanlarında kurulmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi Kuvayı Milliye ruhudur ve</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">lideri Mustafa Kemal Atatürk 41 kez suikastla karşılaşmasına rağmen inandığı yoldan<br />
dönmemiştir. Biz de inandığımız yoldan yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz.<br />
“AİHM, İMAMOĞLU DAVASI İÇİN ÖNCELİKLİ İNCELEME KARARI ALDI”<br />
Değerli arkadaşlar, biz davaların siyasi olduğunu söylüyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde<br />
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&amp;#39;ne Sayın İmamoğlu&amp;#39;nun başvurusu sonrasında AİHM&amp;#39;in bir<br />
değerlendirmesi oldu. Dedi ki bu dosya ile ilgili öncelikli inceleme kararı aldı. Yani öncelikli<br />
inceleme kararı aldığı dosyalar en fazla ortalama 6 hafta içerisinde sonlandırılıyor. Ve burada<br />
Türkiye&amp;#39;ye yönelik 6 soru sordu. Sormuş olduğu 6 sorunun 4’ü benzer durumlarda sormuş<br />
olduğu matbu sorulardır. Burada 5. ve 6. sormuş olduğu soruya baktığınız zaman bir defa<br />
politik amaçlı tutuklama iddiası ve davanın siyasi niteliğini irdelediğini görüyorsunuz. Ve yine<br />
Sayın İmamoğlu&amp;#39;nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci seçme seçilme hakkına yönelik<br />
müdahale konusunda da bir sorgulama yaptığını görüyorsunuz. Esasında başından beri bizim<br />
ortaya koyduğumuz tezin doğruluğu bir yönüyle de burada ortaya çıkmış oluyor. Bu sorulara<br />
cevap verdikten sonra da bir ihlal kararı vermesi muhtemeldir. Görünen odur. Türkiye&amp;#39;de<br />
uzunca bir süredir AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığına rağmen<br />
tanınmamasından kaynaklı çok ciddi maddi ve manevi zararlara uğramaktadır. Biz buradan iyi<br />
bir karar, hakkaniyetli bir karar çıkmasını ve bu kararın da anayasa 90&amp;#39;da yazdığı şekliyle<br />
bizim açımızdan bağlayıcı olduğunun altını çizelim ve bunu da takip ettiğimizi belirtelim.<br />
“63 MİLYAR DOLARLIK ÖZELLEŞTİRME VE BLACKROCK CEO&amp;#39;SU İLE FOTOĞRAF”<br />
Değerli arkadaşlar, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük saldırılar altındayız. Buna karşın<br />
vatandaşımızın gerçek gündemini de söylemekten geri durmayacağız. Çünkü vatandaşımız<br />
yoksullukla boğuşuyor. Vatandaşımız çocuklarının geleceğini düşünüyor, eğitimini düşünüyor.<br />
Bir yandan da ülkesinin madenlerinin, ormanlarının, bu ülkenin ta cumhuriyet döneminden<br />
kalma mallarının nasıl peşkeş çekildiğini görüyor. Bakın bu iktidar göreve geldiğinden bugüne<br />
kadar yapmış olduğu özelleştirmelerle binlerce mülkü, fabrikayı, limanları sattığını<br />
görüyorsunuz.<br />
Toplam özelleştirmeden gelen gelirin 63 milyar dolar olduğu, gerçekten satılan mallara<br />
baktığımız zaman ise bunun çok daha üzerinde rakamlara tekabül ettiğini görebiliyoruz. Ve<br />
bu konuyla ilgili son yıllarda da, son aylarda özellikle büyük bir hızlanma olduğunu görüyoruz.<br />
Bakın geçtiğimiz gün tabii o kadar çok şey satıldı ki sıra otoyollara kaldı, ormanlara kaldı, milli<br />
parklara kaldı. Buralara satmak istiyorlar. Ve geçtiğimiz gün Sayın Erdoğan&amp;#39;ın bir açıklaması<br />
var evlere şenlik. Diyor ki efendim bizim gündemimizde seçim falan yok. Gündemimizde ne<br />
var? Türkiye&amp;#39;yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde<br />
konumlandırmak. Bunun için de yoğun çaba sarf ediyoruz. Şimdi bu açıklamadan şunu<br />
anlayamıyoruz. Bizim ülkemize fabrika mı yapılacak? Bizim ülkemize yatırım mı yapılacak?<br />
Katma değeri yüksek ürünler mi üretilecek bu ülkede? Bu ülkedeki işsizliğin son bulması için<br />
çeşitli hamlelerde mi bulunacak? Üretim ekonomisine mi geçeceğiz? Baktığımız zaman Sayın<br />
Erdoğan&amp;#39;ın bu sözleriyle birlikte ülkeyi uluslararası sermayeye peşkeş çekmenin bir itirafının<br />
olduğunu görüyoruz. Çünkü aynı hafta aynı kapsamda kiminle birlikte fotoğraf vermiş?<br />
BlackRock&amp;#39;un CEO&amp;#39;su ile görüşme, fotoğraf vermiş. Dünyanın en büyük fonlarından biri. Peki<br />
bu şirket dünyayı sömüren şirketlerin başında geliyor ve bu şirketin en önemli özelliklerinden</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">biri ne derseniz İsrail&amp;#39;e verdiği destektir. Ve bakın Anadolu Ajansı bundan 3 yıl önce bu<br />
şirketle ilgili bir haber yapıyor. Diyor ki İsrail&amp;#39;e destek vermesinden ötürü ABD&amp;#39;de protesto<br />
edildiğini haberleştirmiş. İsrail&amp;#39;e silah üreten şirketlerin birçoğunun hissesi işte burada<br />
bahsettiğimiz varlık fonunun portföyünde yer alıyor. Gazze&amp;#39;deki katliamdan sonra da bu<br />
hisseleri ellerinde tutmaya devam ettiler. Tayyip Erdoğan&amp;#39;ın elini sıktığı bu CEO mazlum<br />
Filistin halkının yanında değil katil Netanyahu&amp;#39;nun ve onun destekçilerinin yanında yer<br />
almıştır.<br />
Bakın yine aynı şirketi araştırdığımızda dünya genelinde büyük çevre katliamlarının faili<br />
olarak görülmektedir. Bir örnekle anlatalım. Bakın, France of the Earth IS ve Brezilya yerli<br />
hakları artikülasyonu BlackRock&amp;#39;u Amazon ve diğer büyük ormanların tahribatına karıştığı<br />
iddia edilen şirketlere yönelik yatırımlarını bugün küresel iklimi istikrarsızlaştırdığı,<br />
ekosisteme zarar verdiği, çevreye, doğaya zarar verdiği yönünde suçlamayla<br />
karşılaşıyorsunuz. Buraya baktığınızda da bu yönde suçlamanın muhatabı ilgili BlackRock<br />
şirketi. Şimdi 14 trilyon dolardan fazla varlığı yönetiyor. Yani 10 ülkenin toplam kamu<br />
harcamalarından daha fazla. Peki daha önce ülkemizde faaliyeti olmuş mu? Hatırlatalım,<br />
bakın Erzincan İliç katliamı. İliç’te yaşanan o maden faciası. Orada kimmiş o Kanada merkezi<br />
SSR şirketi? Şirketin en büyük hissedarı da yine BlackRock şirketini görüyorsunuz. Ki bu SSR<br />
şirketinin, Kanada merkezli bu şirketin dünyanın farklı yerlerinde yaptığı maden<br />
araştırmalarında daha teknik, daha doğayı koruyan, daha kapalı sistemler kullandığını, ancak<br />
bizim ülkemize geldiğinde her türlü çıkar ve rant ortaklığı karşısında hiçbir tedbir<br />
uygulamadığı, doğa tahrifatı yaptığını görebilirsiniz. Açık kaynak incelemesinden dahi bu<br />
çıkar.<br />
“MADEN TALANI: 227 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN RUHSATLANDIRILDI”<br />
Şimdi kıymetli yurttaşlarımız, bakın 2012-2024 tarihleri arasında 121.331 hektar orman alanı<br />
madenciliğe tahsis edilmiş ve son bir ayda ise… Biz bunu neye göre söylüyoruz? Maden ve<br />
Petrol İşleri Genel Müdürlüğü MAPEK. İhalelerinde 34 ilde 146 ruhsat sahası, 162 bin<br />
hektardan fazla alan ne yapıyor biliyor musunuz bu? 227 bin futbol sahası büyüklüğündeki<br />
bir alandan bahsediyoruz. Hızla şirketlere devrediliyor. Burada biz bunları söylüyoruz. Hemen<br />
bakıyorsunuz ülkenin dezenformasyonla mücadele merkezi bir açıklama yapıyor. Diyor ki<br />
hemen bunu yalanlıyor. Türkiye genelinde fiili olarak maden üretimi yapılan toplam alan ülke<br />
yüzölçümünün binde 1,8&amp;#39;ine tekabül etmektedir. İllere göre hiçbir ilimizde yüzde 1&amp;#39;i dahi<br />
geçmemektedir deyip örnekler vermiş. Şimdi buraya baktığınız zaman önceki verilerle bazı<br />
illerde yüzde 85&amp;#39;e kadar çıktığını görüyorsunuz. Dezenformasyonla mücadele merkezi de<br />
yüzde 1&amp;#39;in altında olduğunu söylüyor. Peki rakamlara bakalım. Buna neyi dahil ediyor biliyor<br />
musunuz? Bitmiş, çalışması sona ermiş on binlerce maden sahasına burada yer vermiyor. Ve<br />
o yalanlama ofisi yeni ihale edilen ruhsatlara rağmen işte henüz gereken çed izinlerini<br />
tamamlayamadığı için fiilen çalışmayan ama ihale edilen yerleri dahil etmiyor. Ve yine ruhsatı<br />
verildiği halde henüz ihaleye çıkmayan ama projede gösterilen ihaleye çıkacağı yerleri de<br />
dahil etmiyor. Devletin verisine baktığımızda dedim işte Maden ve Petrol İşleri Genel<br />
Müdürlüğü yani yüzde 85 devletin verisi bazı illerle ilgili. Bu konuda da çalışma yapan Tema<br />
Vakfı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi bakın, bahsettiğimiz illerdeki milli parklar, doğal parklar, tarım alanları, kültürel<br />
varlıklar, koruma alanları. Hepsi maden sahalarına açılıyor. Ve toplam 29 il yaygın bir şekilde<br />
bu faaliyetlerin yapıldığı, yüz ölçümünün yüzde 67&amp;#39;sinde maden sahalarının olduğunu<br />
görüyorsunuz. İllere göre bakalım. Bakın, Gümüşhane toplam 100 ölçümünün yüzde 93&amp;#39;ü<br />
madencilik ruhsatı verilmiş. Kütahya yüzde 92, Giresun yüzde 85, Uşak yüzde 80, Çanakkale<br />
ve Balıkesir yüzde 79, Muğla ormanlarının yüzde 65&amp;#39;i, Ordu&amp;#39;da koruma alanlarının yüzde 91&amp;#39;i,<br />
Erzincan ve Tunceli&amp;#39;deki meraların yüzde 66&amp;#39;sı ve ormanların yüzde 52&amp;#39;si için madencilik<br />
ruhsatı verildiği tespit ediliyor. Tema Vakfına göre o tarihlerde incelenen 20 bin ruhsatın<br />
yüzde 75&amp;#39;inin henüz ihaleye çıkarılmamış yerler olarak açıklanıyor. Yani yeni çıkacak yerlerle<br />
birlikte maalesef ülkemizdeki orman tahribatı da oldukça yüksek rakamlara tekabül ediyor.<br />
Sadece son bir haftada Yalova&amp;#39;nın yaklaşık iki kat daha fazla bir alanın orman arazisinin<br />
madencilik faaliyeti için açıldığını görüyorsunuz. Şimdi bu normal midir? Hangi ülkede bu<br />
düzeyde bir yağma gerçekleşmektedir? Şimdi diyeceksiniz ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak<br />
siz uluslararası sermayeye karşı mısınız? Elbette değiliz. Ancak uluslararası sermaye eğer<br />
ülkemizin yatırımına katkı sunacak, istihdama katkı sunacak, ülkemizin doğasını kullanırken,<br />
maden sahalarını kullanırken ormanımıza, parklarımıza zarar vermeyecekse uluslararası<br />
hukuk normları, çevre duyarlılığı karşısında elbette ki ülkemizin kaynakları kullanılır. Ancak<br />
böyle değil.<br />
“KENDİ ÜLKENİZE NİYE BÖYLE DÜŞMANLIK YAPIYORSUNUZ?”<br />
Şimdi çok çarpıcı bir nokta daha var. Bakın bir rapordan bahsedeceğim. Raporun adı Devlet<br />
Yardımlarında küresel gelişmeler. Cumhurbaşkanlığı Plan ve Strateji Başkanlığı tarafından<br />
Şubat 2026 yılında yayınlanmış. Ne diyor bu raporda? Almanya&amp;#39;da kapatılacak linyit kömürü<br />
santralleri için yazılan övgü var. Diyor ki Almanya&amp;#39;nın kömürden çıkış stratejisi kapsamında<br />
linyit yakıtlı enerji santrallerinin 2038 yılına kadar erken kapatılmasını teşvik etmek amacıyla<br />
1.75 milyar Euro’luk tazminat paketi. İşte bunun sonuçları ve burada doğayı nasıl korumak?<br />
Çevreyi korumak maksadıyla, ülkesini korumak maksadıyla Almanların yaptığına övgü<br />
minvalinde, anlamında bir rapordan bahsediyoruz. Buraya kadar hepsi güzel. Peki Allah<br />
aşkına Muğla Akbelen&amp;#39;de linyit kömürü için doğayı niye katlediyorsunuz? Yani siz kendi<br />
ülkenize niye böyle düşmanlık yapıyorsunuz? Ormanları yok ediyorsunuz. Orada bunun<br />
mücadelesini veren Esra Işık’ı tutukluyorsunuz. Başaran Aksu&amp;#39;yu tutukluyorsunuz. Bakın<br />
Almanya&amp;#39;yı linyit kömüründen çıktığı için övgüyle bahsediyorsunuz. Sizin Strateji ve Plan<br />
Daire Başkanlığı raporu. Aynısını siz doğayı katledecek bir şekilde yapıyorsunuz.<br />
TÜRK TELEKOM İTİRAFI VE 15 MİLYAR DOLARLIK KAYIP<br />
Şimdi biz rakamlarla, raporlarla ne kadar anlatsak karşısına yandaş televizyonları, medyayı<br />
alıyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerinin akıl tutulması yani göz göre göre yalan<br />
söylediğine şahit oluyorsunuz. Ha çeyrek yüzyıldır ülkeyi yöneten bir iktidardan<br />
bahsediyoruz. Çeyrek yüzyıllık bir yönetim. Geçtiğimiz günlerde ne diyor Adalet ve Kalkınma<br />
Partisi Genel Başkan Vekili Sayın Efkan Ala? 1990&amp;#39;larda Türkiye&amp;#39;nin dış borcu 38 milyar<br />
dolardı. O zaman Telekom&amp;#39;un özelleştirilmesi gündemdeydi. 45 milyar dolardan<br />
bahsediliyordu. Özelleştirme yapılamaz diye Anayasa Mahkemesine götürüldü. 10 sene sonra<br />
biz onu bir fiyatına özelleştirdik. Neden böyle oldu? Şimdi mesela bu Türk Telekom<br />
konusunda bari insan ağzını açmaz. Bu kadar verdiğin zarar sonrası. Şimdi rakamlarla</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">anlatacağım. Bir de bunu tarihe yayarak bir sorumluluk izafe etmeye çalışıyor. Şimdi nereden<br />
düzelttim bilmiyorum ama 1990 yılında Türk Telekom yok. Ne var? PTT var. Aynı yıl<br />
Türkiye&amp;#39;nin dış borcu bu kadar değil. 52 milyar dolar. Ne oldu? Sonra posta ile Telekom<br />
ayrıldı. Türk Telekomünikasyon A.Ş kuruldu 1995 yılında. Dış borçta 73 milyar dolar<br />
seviyesine gelmişti. O zaman Türk Telekomünikasyon A.Ş için öngörülen rakam 20 - 25 milyar<br />
dolar seviyesindeydi. Bakın diyorum ya nereden düzelteyim? Rakamlar yanlış, tarih yanlış,<br />
olaylar yanlış. Peki, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldi. Türk Telekom&amp;#39;un yüzde 55<br />
hissesini 2005 yılında geldikten hemen birkaç yıl sonra Öger Telekom&amp;#39;a sattı. Ne kadara? 6,5<br />
milyar dolara. Şimdi bir defa kritik ve stratejik yerlerin özelleştirilmesi milli güvenlik açısından<br />
problemlidir. Bunu bir tarafa koyalım. Her şeyi özelleştiremezsiniz. İletişim yani kolay kolay<br />
hiçbir ülke kendi iletişimini özelleştirmez. Ancak bakın geldikten sonra büyük kısmı yurt dışı<br />
olmak üzere şirket üzerinden 10 milyar dolar temettü çıkardı. Yani yurt dışına para çıkardı.<br />
6,5 milyar dolara aldığı yerden 10 milyar dolar yurt dışına para çıkardı. Peki 2018&amp;#39;de<br />
gelindiğinde ne oldu? Türk Telekom’un 3 Türk bankasına 4.7 milyar dolar borcu ödenmedi.<br />
Bankalar hisselerine el koydu. Türkiye Varlık Fonu da kamu bankalarını kullanarak buradaki<br />
hisseleri geri topladı ve 2022&amp;#39;de Türk Telekom yeniden kamunun, devletin kontrolüne geçti.<br />
Yani 6,5 milyar dolara sattınız. Zarar 15 milyar dolara ulaştı. Tabii Öger karını aldı gitti.<br />
Kimlerle nasıl burada işbirliği yaptı? Bunlar elbette bir gün yüzüne çıkacak. Şimdi hala bakın<br />
bu kadar büyük başarısızlık var. Kamu zararı var. Hala bir partinin düşünün sorumlu partinin<br />
Genel Başkanvekili bunu tarihe yayarak kendisinden önceki dönemlere yönelik bir suçlama<br />
getirildi. Biz halbuki ne diyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak? Stratejik sektör diyoruz. Özel<br />
sektöre vermeyin diyoruz. Hele yabancı sermayeye hiç vermeyin diyoruz. Ne yapmış iktidar?<br />
Vermiş. Ucuza satmışsınız, satıyorsunuz demişiz. Dinlememiş satmışlar. Gayet başarılı bir<br />
satış oldu demişler. Kim haklı çıktı? Biz haklı çıktık. Haklı çıktığımız için mutlu değiliz. Çünkü<br />
bu kadar para, bu kadar kayıp milletin cebinden çıktı.<br />
“AYDINLANMA DÖNEMİ VE DEVRİMLER GEÇİRMİŞ BU ÜLKE TEK ADAM DÜZENİYLE<br />
YÖNETİLEMEZ”<br />
Kıymetli yurttaşlarımız, biz çeyrek asırdır süren bu talan düzenini elbette sizlerle birlikte<br />
sonlandıracağız. Genel Başkanımız mitinglerde ifade ediyor. Grup toplantısında ifade ediyor.<br />
Belki bu yol, evet acı çekeceğiz, üzüntü duyacağız. Belki daha fazla kumpaslarla karşı karşıya<br />
kalacağız. Ama hiçbir otoriter dönemin, karanlık düzenin bir ömür boyu gitmeyeceğini dünya<br />
tarihi de bize göstermiştir. Ülkemiz ise ta cumhuriyet öncesine dayanan bir parlamento<br />
geleneğine sahip bir ülkedir. Dolayısıyla biz bir aydınlanma dönemi geçirmişiz. Devrimler<br />
geçirmişiz. Bu saatten sonra bu ülke bir tek adam düzeniyle yönetilemez.<br />
DIŞ POLİTİKADA İTİBAR KAYBI VE &amp;quot;EŞ DOST&amp;quot; BÜYÜKELÇİLER<br />
Kıymetli yurttaşlarımız, bölgemiz de ateş çemberi. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail&amp;#39;in<br />
İran&amp;#39;a yönelik haksız bir saldırısı oldu. Bundan kaynaklı enerji fiyatlarında ciddi artışlar oldu.<br />
Bize de yansıyan durumlar oldu. Ve şimdi orada bir müzakere süreci var. Bakın bu müzakere<br />
sürecinin önce ülkemize yapılacağı söylenmişti. Ülkemizin dünyadaki itibar için önemlidir.<br />
Ama görüyorsunuz görüşmeler önce Umman&amp;#39;da yapıldı. Sonra da Pakistan&amp;#39;ın öncülüğünde<br />
yapıldı. Burada biz yokuz. Yani Türkiye olarak bizim burada daha öncü bir rol oynamamız<br />
lazımdı. Ancak tabii ülkemizin dış politikası uzun yıllardır ciddi şekilde savruluyor. Atanan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyükelçiler hariciye geleneğinin dışında Adalet ve Kalkınma Partisi&amp;#39;nin kendi yandaşlarına<br />
kadro taşımak, kadro ayarlamak amacıyla kullandığı kıymetli makamlar, yüksek maaşlar aldığı<br />
kıymetli makamlar olarak görülüyor. Bir geçici ateşkes oluştu. Tabii bu ateşkesten sonra yani<br />
hakikaten ibretlik. Yani bugün Türkiye İran komşu tarihsel olarak ortak geçmişimiz var,<br />
yaşanmışlıklar var. Bizim yaptığımız, bizim ülkemizin cumhurbaşkanının yaptığı açıklamayla<br />
İspanya Başbakanının yapmış olduğu açıklamaya bakın. Yani aradaki farka, aradaki duyguya<br />
baktığınız zaman hakikaten bizdeki içler acısı. Sayın Erdoğan ne Trump&amp;#39;a tek kelime ediyor,<br />
ne Netanyahu’ya, ne Amerika&amp;#39;ya, ne İsrail&amp;#39;e. Ortadan ortadan açıklamalar yaptığını<br />
görüyoruz. Bunun demin söyledim ya yani niye biz dış politikada ciddiye alınmıyoruz? Bakın<br />
geçtiğimiz günlerde Tahran Büyükelçisi şimdi resmini göstereceğim Urumiye<br />
Başkonsolosluğunu ziyaret ediyor. Vatandaşlarımıza şunu söyleyelim. Bir ülkedeki yani bizi<br />
dışarıda temsil eden büyükelçi gittiği ülkede Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Yani o<br />
muameleyi görür. Muhataplık düzeyini öyle düşünmeniz lazım. Bak bu bizim büyükelçi. Allah<br />
aşkına şuna bakın. Kot pantolon, deri ceket giymiş. Böylesine bir dünya konjonktüründe<br />
vermiş olduğu fotoğrafa bakın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yani yakışıyor mu bu? Hani<br />
Monşer diye aşağılıyordunuz önceki dönemdeki büyükelçileri. Önce böyle bir fotoğraf<br />
görebilir misiniz? Peki bu böyle. Bakın böylesine bir dönemde bir de hani gördüğümde ben<br />
inanamamıştım Dışişleri Bakan Yardımcısı. Ateş çemberindeyiz. Onun hali de bu. Böyle<br />
televizyona katılıyor. Ya siz böyle fotoğraf verirseniz sizi kim ciddiye alır dünyada? Hiçbir<br />
ciddiyetiniz kalmaz. Ama zararı hep birlikte 85 milyon görüyoruz. Ben daha öncesinde<br />
açıkladım yaptığım toplantıda. Yani hele hele Ortadoğu&amp;#39;daki 13 tane büyükelçinin 11&amp;#39;i evlere<br />
şendik. Eş dost akraba. Geçmişte hariciyeyle hiç ilgisi yok.<br />
“ASKERİ SAĞLIK SİSTEMİNİ YENİDEN KURACAĞIZ”<br />
Kıymetli yurttaşlarımız, tabii bu ülkeye çok zarar verdi Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı.<br />
Ülkeye FETÖ belasını bela etti. Darbe girişimi yaşadık. Ciddi zararlar yaşadık. Geçmiş<br />
kumpaslarda birlikte bu ülkenin aydınlarına, akademisyenlerine, askerlerine büyük<br />
kumpaslar kuruldu. Darbe girişiminden sonra da ülkenin güzide kurumlarından biri olan GATA<br />
askeri hastane, askeri sağlık sistemi kapatıldı. FETÖ bahanesiyle kapatıldı. Yani halbuki<br />
devletin kurumları içinde yanlış unsurlar varsa bunları ayıklarsınız ama bir askeriyedeki sağlık<br />
sistemi olmazsa olmazdır. Bakın geçtiğimiz günlerde İran&amp;#39;da bir kurtarma operasyonunu<br />
izledik değil mi? O kurtarma operasyonu ne gösterdi? Sağlık hizmetinde aynı zamanda askeri<br />
kabiliyete haiz olan kimselerin de görev yapması ve bu alanın bulunması ordu için olmazsa<br />
olmaz. Çünkü savaşta asıl olan ateş altında yaşatabilmektir. Altın saatler değil altın dakikalar<br />
söz konusudur. O nedenle muharebe sırasında askeri sağlık sistemi savunma sisteminin<br />
görünmeyen zırhıdır. NATO içinde bu kadar yüksek hareket kabiliyetine sahip ve bir askeri<br />
sağlık sistemi olmayan tek ülke pozisyonundayız biz. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.<br />
Çünkü oradaki sağlık hizmeti personeli askeri eğitim almıştır. Askerdir. Zor koşullarda<br />
dayanıklılığa, çalışmaya, mücadeleye, çatışmaya hepsine hazırdır. Ve bu tek bir unsurdan<br />
ibaret değildir. Bakın savaş cerrahisi, travmatoloji, psikolojik dayanıklılık, taktik tıp<br />
konularında eğitim almış kimselerdir. Bu ülkemiz için ihtiyaçtır. Yani biz buradan Cumhuriyet<br />
Halk Partisi olarak söyleyelim. Askeri sağlık sistemini Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında<br />
muhakkak yeniden kuracağız. Bu alandaki açığı kapatacağız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİR ÜLKENİN BEŞTE BİRİ ŞÜPHELİ OLUR MU, BEŞTE BİRİ ŞÜPHELİ OLAN BİR ÜLKE AYAKTA<br />
KALABİLİR Mİ?”<br />
Kıymetli yurttaşlarımız, bakın son başlık olarak da ülkemizdeki adli verilerden bahsetmek<br />
istiyorum. Kötü yönetimin sonuçları var. Kötü yönetimin sonuçları size en sonunda bir sosyal<br />
patlama, suç oranının yükselmesi, ülkedeki yargı sisteminin her türlü tarafsızlığını yitirmesiyle<br />
birlikte bir de ilave işleyemez hale gelecek bir yükle karşılaşması söz konusudur. Ne diyor Adli<br />
Sicil İstatistikleri Genel Müdürü 2025 yılı verileri? Sadece suça sürüklenen çocuk tabiri teknik<br />
olarak kullanılır 18 yaş altındaki çocuklar için. Toplam dosya 2025&amp;#39;te savcılıklarda gelen dosya<br />
sayısı 332 bin 648. Bakın 86 milyon nüfuslu Türkiye. Reşit insanları düşünün. 55 - 60 milyon<br />
civarı. 16 milyon 773 bin kişinin adı soruşturma dosyasında geçmiş. Bazılarının birden fazla<br />
soruşturma dosyasında var. Ya bir ülkenin beşte biri şüpheli olur mu? Beşte biri şüpheli olan<br />
bir ülke ayakta kalabilir mi? Mal varlığına karşı işlenen suçlarda çok büyük artış var. Hırsızlıkta<br />
artış var. Mala zarar vermede, yağmada, uyuşturucuda artış var. Hürriyete karşı suçlarda,<br />
tehditte artış var. Hakaret suçlarında yani vücut dokunulmazlığı ihlal suçu 1 milyon 39 bin<br />
516 kişi. İnanılmaz rakamlar. Ve işin cezai kısmı böyle işler acısı. Alacak verecek icra<br />
dosyasına baktığımız zaman da rakamları şöyle ifade edeyim. Yeni açılanlarla birlikte 2025<br />
yılında önceden devredilen toplam rakam 35 milyon 284 bin 514 dosya. Yani böyle bir rakam<br />
tespit edilmiş değil. Her alanda artış var. Şimdi siz diğer davalarla bu icra iflasları<br />
birleştirdiğinizde yani 58 milyon yetişkin nüfusunun olduğu bir yerde herkes mahkemelik,<br />
herkes icralık, herkesin soruşturma dosyalarında adı geçiyor. Herkes yargılanıyor. Böyle bir<br />
ülkede açıktır ki çeyrek yüzyıl sonunda yönetememiş, iflas etmiş, ülkeyi batırmış, ciddi zarara<br />
uğratmış. Gerek sosyal açıdan, gerek ekonomik açıdan büyük tahribat vermiş bir iktidar var.<br />
Büyük bir enkaz var. Bu enkazından nasıl kurtuluruz dediğimizde bu enkazdan kurtuluşun<br />
yolu sandıktır ve bu sandığın en kısa sürede gelmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak<br />
mücadele etmeye devam edeceğiz. Elbette de günün sonunda sizlerle birlikte halkın iktidarını<br />
kuracağız ve Türkiye hak ettiği şekilde yönetilecektir.<br />
Ben katıldığınız için hepinize teşekkür ederim. Sorunuz varsa alabilirim.<br />
MACARİSTAN SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRMESİ: “DÜNYADAKİ DİĞER OTORİTER LİDERLER DE<br />
KALAMAYACAKTIR”<br />
Soru- Bir şunu sormak istiyorum. Macaristan’da seçim sonuçları belli oldu. 16 yıllık iktidar<br />
seçimi kaybetti. CHP olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />
Zeynel Emre_ Bakın dikkat ederseniz biz hep diyoruz yani hiçbir otokrat, hiçbir baskıcı düzen<br />
uzun süreli dayanamaz. Yani geniş bir tarih içinde düşündüğümüzde aslında hani bir virgül bir<br />
nokta olarak gelip geçer. Ama o dönem içerisinde yaşattığı acılar olur, verdiği kayıplar olur,<br />
insanlara çektirdiği sıkıntılar olur. O nedenle yani Orban&amp;#39;ın da orada hep kalmayacağı<br />
aşikardır. Dünyadaki diğer otoriter liderler de kalamayacaktır. Ve bakın büyük farkla<br />
sonuçlandı. Her türlü baskıcı düzene, haksızlığa karşı büyük farkla halk sandıkta dersi verdi.<br />
Ben bunun dünya demokrasisi için önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü dünyada karmaşık<br />
ve kaotik bir düzenin içerisindeyiz. Ve biz de içinde bulunduğumuz dönemde daha<br />
öncesinden muasır medeniyet derdik. Örnek ülkeler gösterirdik. Şimdi içinde bulunduğumuz<br />
coğrafyada dünyaya da model olacak gerçek anlamda bir demokrasi, kuvvetler ayrılığını,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">medya özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü, özgür üniversiteleri ve huzurlu bir Türkiye&amp;#39;yi biz de<br />
inşa edeceğiz. Bizdeki düzen de elbette değişecek.<br />
Teşekkür ederim.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 16:00:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/zeynel-emre-mevcut-iktidarin-yargi-kollari-chpnin-kurumsal-h161376.html">Zeynel Emre: Mevcut iktidarın yargı kolları, CHPnin kurumsal kimliğini ve halkın umudunu hedef almaktadır!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gulcan-kis-emekli-pazara-500-lirayla-cikiyor-eli-bos-h161375.html</link>
		<title>CHPli Gülcan Kış: Emekli pazara 500 lirayla çıkıyor, eli boş dönüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, artan hayat pahalılığı ve emekli aylıklarındaki
erimeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de yaşanan tablonun artık yalnızca
ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir kriz haline geldiğini belirterek, “Emekli
pazara 500 lirayla çıkıyor, bir kilo biberin 200–250 liraya dayandığı bir ülkede fileyi
dolduramadan geri dönüyor. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değildir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Zam daha cebe girmeden eriyor”<br />
Mart 2026 itibarıyla yılın ilk üç ayında enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 10,04’e<br />
ulaştığını hatırlatan Kış, yıl başında işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan yüzde<br />
12,19’luk artışın büyük ölçüde eridiğini vurguladı. “Daha yılın ilk çeyreğinde verilen<br />
zammın yüzde 82’si yok oldu. Bugün emekli devletten alacaklı hale gelmiştir. Bu,<br />
rakamların ötesinde doğrudan hayatın içindeki kayıptır” ifadelerini kullandı. En düşük<br />
emekli aylığının 20 bin liraya çıkarıldığını ancak bunun gerçekte bir iyileşme<br />
yaratmadığını belirten Kış, “Bu maaşın yaklaşık 2 bin lirası daha ilk üç ayda eridi.<br />
Emeklinin geliri artmıyor, kaybı büyüyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Elektrik ve doğalgaz zamları yükü artırdı”<br />
Temel tüketim kalemlerindeki artışın emekli üzerindeki baskıyı daha da<br />
ağırlaştırdığını ifade eden Kış, “Elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam yapıldı.<br />
Doğalgazda ise kademeli tarife nedeniyle artış bazı tüketiciler için yüzde 132’ye<br />
kadar çıkabiliyor. Bu zamlar, emeklinin zaten sınırlı olan gelirini daha da eritiyor” diye<br />
konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hedefler tutmuyor, gerçek hayat farklı”<br />
İktidarın 2026 yılı için yüzde 16 enflasyon hedefi koyduğunu hatırlatan Kış, mevcut<br />
verilerin bu hedefin inandırıcılığını ortadan kaldırdığını söyledi: “Daha ilk üç ayda<br />
yüzde 10 enflasyon gerçekleşti. Yani hedefin yüzde 63’ü şimdiden aşılmış durumda.<br />
Kalan aylarda enflasyonun çok düşük seyretmesi gerekiyor. Ancak vatandaşın<br />
yaşadığı hayat bu tabloyu doğrulamıyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye’de sorun sadece enflasyon değil, bölüşüm krizi”<br />
Gelir dağılımındaki adaletsizliğe de dikkat çeken Kış, Türkiye’de en zengin yüzde<br />
20’nin toplam gelirin yaklaşık yarısını aldığına, en yoksul yüzde 20’nin ise yalnızca</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yüzde 6 civarında pay alabildiğine işaret etti. “Bu tablo açıkça gösteriyor ki Türkiye’de<br />
sorun sadece enflasyon değil, aynı zamanda bir bölüşüm krizidir. Zengin daha zengin<br />
olurken, emekli her geçen gün daha da yoksullaşıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emekli artık sessiz değil”<br />
Tüm Emekliler Sendikası’nın Türkiye genelinde gerçekleştirdiği eylemlere de dikkat<br />
çeken Kış, şunları söyledi: “Hafta sonu Türkiye’nin 81 ilinde emekliler<br />
meydanlardaydı. Bu sadece bir eylem değil, geçinemeyen milyonların ortak sesidir.<br />
Emekli artık susmuyor, hakkını talep ediyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“CHP olarak çözümü sunduk, reddedildi”<br />
Cumhuriyet Halk Partisi olarak emeklilere yönelik çözüm önerilerini Meclis’te<br />
defalarca dile getirdiklerini belirten Kış, “En düşük emekli aylığı en az asgari ücret<br />
olsun dedik, kabul etmediler. Bayram ikramiyelerini 5 bin liraya çıkaralım dedik, onu<br />
da reddettiler. Emeklinin lehine olan her düzenleme bilinçli şekilde geri çevrildi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu tablo vicdani bir meseledir”<br />
Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“AKP iktidarı emekliyi seçim zamanı hatırlıyor, geçim zamanı unutuyor. Saraydan<br />
bakınca her şey güllük gülistanlık olabilir ama pazarda, mutfakta, faturada gerçek çok<br />
ağır. Bugün emekli sadece enflasyonla değil; kira artışlarıyla, gıda fiyatlarıyla ve borç<br />
yüküyle mücadele ediyor. Bu bir ekonomik tablo değil, vicdani bir meseledir. Bu<br />
ülkede emekli sadaka istemiyor. Hakkını istiyor. Onuruyla yaşayabileceği bir gelir<br />
istiyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 15:43:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gulcan-kis-emekli-pazara-500-lirayla-cikiyor-eli-bos-h161375.html">CHPli Gülcan Kış: Emekli pazara 500 lirayla çıkıyor, eli boş dönüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/rusya-iranin-zenginlestirilmis-uranyumunu-teslim-alma-teklifimiz-h161374.html</link>
		<title>Rusya: İranın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim alma teklifimiz hâlâ geçerli</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, ABD ve İran arasında olası bir barış anlaşması kapsamında İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim almaya hazır olduklarını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Peskov, Rusya’nın olası bir barış anlaşması kapsamında&nbsp;İran’dan&nbsp;zenginleştirilmiş uranyumun&nbsp;stoklarını teslim alma teklifinin&nbsp;hâlâ geçerli olduğunu söyledi. Peskov, “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin bu öneriyi hem ABD hem de bölge ülkeleriyle yaptığı temaslarda dile getirdi. Teklif hâlâ geçerli ancak henüz bu doğrultuda bir adım atılmadı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peskov, “Rusya'nın, İran'la ilgili gerilimi azaltmaya katkı sağlayacak tüm iyi niyetli girişimlerde bulunmaya hazır olduğunu” belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kremlin Sözcüsü, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alma planını da eleştirerek, bunun küresel piyasalara zarar vereceğini söyledi ve&nbsp;söz konusu planın birçok yönünün hâlâ belirsiz olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Washington, İslamabad’da yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemilere abluka uygulayacağını duyurdu. Tahran söz konusu girişimi “korsanlık” olarak nitelendirdi.&nbsp;Ablukanın bugün&nbsp;saat 17.00 TSİ&nbsp;itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 15:30:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/rusya-iranin-zenginlestirilmis-uranyumunu-teslim-alma-teklifimiz-h161374.html">Rusya: İranın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim alma teklifimiz hâlâ geçerli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-sullu-hobi-bahcesi-duzenlemesi-vatandasi-cezalandiriyor-h161373.html</link>
		<title>CHPli Süllü: Hobi Bahçesi Düzenlemesi Vatandaşı Cezalandırıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Meclis gündeminde olan kamuoyunda hobi
bahçeleri düzenlemesi olarak bilinen 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanunu’nu değişikliklerine tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Süllü’den Hobi Bahçesi Tepkisi: ‘Geri Çekilmeli’<br />
Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve<br />
Üreticileri Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç’ı ziyaret ederek üreticinin sorunlarını dinledi.<br />
Ziyarette, komisyonda kabul edilerek Meclis Genel Kurulu’na görüşülmek üzere sevk edilen<br />
tarımsal üretim yapanların tepkisine yol açan düzenlemeyi içeren torba kanun teklifi de ele<br />
alındı. Teklif, hobi bahçeleri, tarım alanlarındaki mevcut yapıların durumuna ilişkin<br />
düzenlemeler ve cezai yaptırımları içeriyor.<br />
“ÜRETİCİYE BİR DARBE DE BAKANLIKTAN”<br />
Gıda güvenliğinin Türkiye açısından kritik bir eşikte bulunduğunu vurgulayan Süllü,<br />
plansızlık, denetimsizlik ve üretimden kopuşun tarımda yapısal krize yol açtığını belirtti.<br />
Süllü, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirerek, “Üretici artan maliyetler, düşük<br />
alım fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle üretemeyecek hale getirildi. Yanlış, yetersiz ve<br />
günü kurtarmaya dönük politikalar nedeniyle zaten can çekişen üreticiye bir darbe de Tarım<br />
Bakanlığı eliyle vurulmaktadır” dedi.<br />
Tarım arazilerinin maden, enerji projeleri adı altında büyük sermayeye açıldığını ifade eden<br />
Süllü, “Turizm ve rant odaklı büyük konut projeleri ve madenler için toprak koruma kurulu<br />
kararlarıyla tarım arazileri talan edilirken, üretmeye çalışan çiftçi ve kendi hobi bahçesinde<br />
gıdasını üretmeye çalışan emekli cezalandırılıyor” ifadelerini kullandı.<br />
“SORUN HOBİ BAHÇELERİNE İNDİRGENEMEZ”<br />
Kanunla yapılan değişikliklerin, hazinedeki açıkları kapatmak amaçlı vatandaşa yeni cezalar<br />
kesilmesinin aracı olarak kullanılmasının yanlış olduğunu söyleyen Süllü, ürettiği için zaten<br />
cezalandırılan üreticinin bu cezaları ödeyebilecek durumda olmadığını söyledi. Üreticilerin<br />
tarımsal amaçlı aletlerini koyduğu ya da çoğu emekli vatandaşların sebze meyvesini üretmek<br />
için kullandığı hobi bahçelerindeki geçici yapılara daha kanun değişikliği geçmeden<br />
Eskişehir’de cezalar yağdırıldığını söyleyen Süllü, “Tarım alanları yıllardır devlet eliyle<br />
yağmalanırken, köylü üretimden koparılırken etkili politika üretmeyenlerin, sorunu yalnızca<br />
hobi bahçelerine indirgemesi inandırıcı değildir. Türkiye’nin en verimli ovaları yıllardır<br />
sanayi, madenler ve konut işgaline açılıyor. Ovalarda tarım ürünleri yerine beton yapılar boy<br />
gösterip; maden uğruna tarım toprakları yok olurken şimdi cezai yaptırımlarla belediyeler ile<br />
vatandaş karşı karşıya getiriliyor” dedi.<br />
“CEZA DEĞİL, BÜTÜNCÜL POLİTİKA GEREKİYOR”<br />
Süllü, çözümün cezalandırma değil, bütüncül tarım politikaları olduğunu vurgulayarak<br />
“Vatandaş ile kamu otoritelerini karşı karşıya getiren bu yaklaşım terk edilmeli. Tarım<br />
alanlarının korunması, üreticinin desteklenmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması için,<br />
kapsamlı politika değişikliğine ihtiyaç var. Ciddi sorunlara yol açacak düzenleme geri<br />
çekilmeli ve tüm boyutlarıyla yeniden değerlendirilmelidir” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 15:15:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-sullu-hobi-bahcesi-duzenlemesi-vatandasi-cezalandiriyor-h161373.html">CHPli Süllü: Hobi Bahçesi Düzenlemesi Vatandaşı Cezalandırıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/meslek-fabrikasi-nobeti-8inci-buyuyor-devam-ediyor-h161372.html</link>
		<title>Meslek Fabrikası nöbeti 8&apos;inci büyüyor devam ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi&#039;ne ait Meslek Fabrikası binasının yayılma eylemi 8&#039;inci günde girdi. CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, “İzmir&#039;de siyaset yapan rakip partilerimizde de olsa birbirleriyle bir çağrı yapıyorum.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir'de Meslek Fabrikası'na yönelik egemenlik tartışmaları devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde nöbet eyleminde 8'inci büyümede devam ediyor. Nöbeti bu kez CHP Çiğli ve Aliağa İlçe Başkanlıkları devralırken, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da alanda yer aldı. Fabrika çevresine asılan pankartlarla tepkiler dile getirildi. Fabrika önünde bulunan yeşil alanın dört yanında da “Satılmış fabrika kaldı mı?”, “Meslek Fabrikası direniyor”, “Atamın yetmediğina sahip çıkıyorum” yazıları asıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP İzmir Milletvekili Polat, burada yaptığı açıklamada, "Burası Türkiye'de toplumun belleğinde ağır travmalara yol açmış bir binaydı. Yani biz burada Manisalıların hepsinden biliriz. Eski DGM evinde. Öncelikle buranın halkla buluştuğuna ayrıldığını, onarımını böyle güzel bir bina çıkartıp ve bu derece anlamlı bir şekilde sunmak için Aziz Kocaoğlu'na" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gasbetmek vesaire, bunlar çok kabul edilebilir bir davranış değil"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Polat, Meslek Fabrikası'nın kamu binası olduğunu belirterek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Belediyeler de kamu kurumları. Kamuda belli şeyleri kimin yapacağına, kimin yöneteceğine, kimin ne şekilde işleyeceğini kamu, yani halk karar veriyor. Burada seçimlerle karar veriyor. Biz bir seçim yaptık. 2024 yılında yerel seçim yaptık ve burada insanlar yüzde 50'nin üzerinde İzmirli, CHP'li belediye başkanına kamuyu yönetmesi, kamu adına hizmet görmesi ve bu binaları da o anlayışa göre dizaynıyla ilgili yetki verdi. Yolun ortasında bu yetkiyi bir şekilde elden almak, gasbetmek vesaire bunlar Çok kabul edilebilir bir davranış değil. Halk burada CHP'li belediyenin yönetimini ve hangi kamu hizmetini sağladığına dair karar verdiken bir tapu oyunuyla bu işin gelmesi aslında kabul edilebilir bir şey değil. Bunun üzerinden İzmir siyasetinin dizayn edilmesi için çalışılabilir da yapılabilir bir şey değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ben İzmir'de siyaset yapan rakip partilerimizde de olsa arkadaşlarına bir çağrı yapıyorum. Bizimle tanışmaya da çağrı yapıyorum. Maalesef siyaset kurumu hep birlikte yıpratıyoruz. Aslında kamunun tartışmasını ayırmanız gerekirken burada başka tartışmalar yapıyoruz. Ben eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı üzerinden dönen parçaların sözleri var. Sayın Cumhurbaşkanının burada çok fazla istediği bu binayı dile getirdiği söyleniyor. Bunun doğru olan bölgedeki. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı'nın İzmir'de bir DGM'nin barındırdığı çok daha önemli işler olduğunu düşünüyorum. İşsizlik var bu memlekette. Bu memlekette yoksulluk var, emeklinin çilesi var. Ve kapımıza kadar dayanmış bir İsrail-Amerikan belası varken bir Meslek Fabrikası üzerinden bu şehir siyasetinin konsolide olması ne Sayın Cumhurbaşkanının yedilerine fayda sağlar ne de bir başkasına fayda sağlar. Dolayısıyla bu işi çok uzatmadan İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu kamunun bir belediyesidir. Kamuda kalacak şekilde tekrardan gözden geçirilip hakkı doğruya doğru dağıtmak amacıyla.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 14:55:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/meslek-fabrikasi-nobeti-8inci-buyuyor-devam-ediyor-h161372.html">Meslek Fabrikası nöbeti 8&apos;inci büyüyor devam ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-artan-maliyetler-ve-pazarlama-sorunlari-ureticiyi-zorluyor-h161371.html</link>
		<title>Gürer: Artan Maliyetler ve Pazarlama Sorunları Üreticiyi Zorluyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Altunhisar ilçesinde elma üreticisi Cemil Acer ile 650 dönüm elma bahçesinde bir araya gelerek üretim sürecinde yaşanan sorunları yerinde dinledi. Görüşmede zirai don riski, artan girdi maliyetleri, TARSİM sigortası, ihracat sorunları ve elma fiyatları değerlendirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE ELMA ÜRETİMİNDE TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ BİR MERKEZİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkemizde meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 28 milyon ton olarak gerçekleşti.2025 yılında meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimin %30,4 azalarak 19 milyon 618 bin 994 ton olarak gerçekleşti.9 milyonu aşan kayıp oluştu.Ziraidon önemli etkisi elma,kayısı,şeftali,zeytin,fındık,üzüm,narenciye,kiraz,erik,ayva gibi ürünlerin rekoltesi önemli olumsuz etkisi oldu.Niğde'de kiraz ve elma başlıca zarar gören ürünler oldu. Elma üretiminde Niğde elma üretiminde önemli bir merkez. Türkiye'de ağaç sayısı bakımından birinci sırada. Geçen yıl zirai don nedeniyle Niğde'de 650.000 ton elma üretilirken 500.000 tonluk kayıp yaşandı. Bu yıl ise bahçeler kendisini göstermeye başladı, budama çalışmaları sürüyor. Ürünle ilgili yeni düzenlemeler de beraberinde bekleniyor. Küresel iklim değişikliğinden dolayı zirai don artık önemli bir risk. Bunun için de TARSİM sigortası başta olmak üzere önlemler gerekiyor. ÇKS’si olan yerlere geçen yıl destek verildi ama ÇKS’si olmayan küçük aile tipi işletmeler bundan yararlanamadı,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MALİYETLER YÜZDE 40’A YAKIN ARTTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elma üreticisi Cemil Acer ise üretimde maliyet artışlarının üreticiyi zorladığını belirterek, “Bu sene malum savaş da etkili oldu. Maliyetler yüzde 40'a yakın yükseldi. Senenin başındayız, önümüzdeki süreçte ne olacağını bilmiyoruz. Şu ana kadarki yapılan işlere göre yüzde 40’a yakın bir artış var. Bundan sonra süreç yeni başladı. Budama yaptık, bundan sonra bakım süreci devam edecek. Elmanın bakımında budama önemli. İlaçlama var, gübreleme var. Bunun yanında hasat ve işçilik sorun var,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TARSİM SİGORTA DEĞİL, ORTAK GİBİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl kurulan TBMM Ziraidon Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer’in “TARSİM'le ilgili sigorta yaptırmayı düşündüğünüzde karşınıza çıkan sorunlar var mı?” sorusuna Cemil Acer şu yanıtı verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Tabii ki çok büyük sorun var. Kronik bir sorun bu. Modern hayatta her yıl bütün ürünleri sigorta ettirmek istiyorum ve sigorta maliyetine katlanmak istiyorum. Bu üretim maliyetinin içerisine konması gereken bir durum. Ama şu andaki Türkiye’deki TARSİM sisteminde bu olanaksız. Örneğin 1 milyon liralık elmayı sigorta ettirmek istiyorum. Benden 1 milyon liranın yüzde 20’si kadar sigorta primi istiyor. Yani 200 bin lira. Yüzde 20 muafiyet var, yüzde 30 da ekstra müştereken muafiyet var.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer’in “Yani TARSİM ortağınız gibi mi çalışıyor?” sorusuna elma üreticisi Acer, “Tabii ki. 1 milyon liralık ürünü sigorta ettiriyorsanız yüzde 100 don olsa bile yarısını ödeyecek. 500 bin lira ödeyecek, onun için de benden 200 bin lira prim istiyor. Her yıl yüzde 20 maliyet ekleyemem. Bu sürdürülebilir bir durum değil,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARTAN GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİMİ ZORLUYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre, mazot ve elektrik fiyatlarının üretimi doğrudan etkilediğini belirterek, “Gübre geçen yıla göre önemli ölçüde artış gösterdi. Mazota gelen zamlar ve elektriğe yapılan zamlar sulama maliyetlerini doğrudan etkiliyor.İşçilik sorunu da ,nakliye gider artışı da ambalaj ve benzer ek giderlerde geçen yıla göre önemli artış göstermesi üretim maliyetlerine yansıyor ,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cemil Acer, “Girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle doğal olarak artacak. Şu anda yurt dışı pazarda ciddi sorun var. Dolar kuru düşük olduğu için uluslararası piyasada rekabet zorlaştı. Geçen yıl tüccar elmayı 40-50 liraya aldı. Depolama, ilaçlama, işçilik gibi maliyetler de var,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1700 HEKTARLIK ALANDA MODERN ÜRETİM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde Elma Üretici Birliği yönetiminde de yer alan üretici Cemil Acer, yaklaşık 1700 hektarlık alanda üretim yaptıklarını belirterek modern tarım yöntemleri kullandıklarını ifade etti. Damlama sulama ve bilimsel üretim teknikleriyle verimliliğin yüksek olduğunu ancak buna rağmen sorunların devam ettiğini dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer’de, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin üretim öncesi, üretim süreci ve üretim sonrası pazarlama ile depolama süreçlerinde kamunun yeterince katkı sağlamaması olduğunu belirterek, sigortadan işçiliğe kadar her alanda destek verilmesi gerektiğini söyledi. Müteşebbislerin yatırım yaptığını ancak sorun yaşandığında üreticinin yanında olunması gerektiğini ifade eden Gürer, üretimin artması için girdi maliyetlerinin sübvanse edilmesinin önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZİRAİ DON RİSKİ DEVAM EDİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Nisan ayında hava sıcaklıklarının düşük seyretmesinin zirai don riskini artırdığına dikkat çekerek, “Nisan ayına geldik, hava hala soğuk. Nisan sonuna kadar böyle giderse zirai don riski var. Bu nedenle TARSİM yeniden yapılandırılmalı. Üreticinin yanında olan bir sistem kurulmalı,” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 ELMA FİYATI TAHMİNİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elmanın pazardaki fiyatının 100 lira civarında olduğu belirtilirken, Gürer’in “Bu yıl kaç liradan satılmasını bekliyorsunuz?” sorusuna üretici Cemil Acer şu yanıtı verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2026 hasat döneminde tarlada 25 lira normal bir fiyat olur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“VATANDAŞ DAHA UYGUN FİYATA ELMA YİYEBİLİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Don olmazsa vatandaş daha uygun fiyata elma yiyebilir mi?” sorusuna ise üretici Cemil Acer, “Pazarda elma fiyatı çok yüksek. Vatandaşın yemesi gerekiyor. Muz 60-80 lira, elma 100-150 lira. Elma Anadolu’nun temel gıdasıdır. Makul fiyatlarda olması gerekiyor,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ARACI SAYISI AZALTILMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmenin sonunda CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin raf fiyatını aldığı yönündeki algının doğru olmadığını belirterek, “Bazen üretici raftaki fiyatı alıyormuş gibi düşünülüyor. Oysa üretici maliyetleri hesaplıyor, makul bir kar koyuyor. Ürün en az dört aracının elinden geçiyor. Rafa gelene kadar fiyat katlanıyor. Bu sistemi düzeltmek lazım. Aracılık azaltılmalı, ürün daha uygun fiyatla vatandaşa ulaşmalı,” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 14:30:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-artan-maliyetler-ve-pazarlama-sorunlari-ureticiyi-zorluyor-h161371.html">Gürer: Artan Maliyetler ve Pazarlama Sorunları Üreticiyi Zorluyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aihm-ekrem-imamoglu-basvurusunu-ciddi-buldu-turkiyeden-6-soruya-yanit-istedi-h161370.html</link>
		<title>AİHM, Ekrem İmamoğlu başvurusunu ciddi buldu, Türkiyeden 6 soruya yanıt istedi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP&#039;nin cumhurbaşkan adayı tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun bireysel başvurusunda, Türkiye’den 6 soruya yanıt istedi. Mahkeme hükümete, &quot;tutuklamanın başka amaçlarla yapılıp yapılmadığı&quot;, &quot;seçim sürecine aktif katılımına engel olup olmadığı&quot; sorularını da yöneltti. Hükümetten, başvurucu hakkında yürütülen ceza davasına ilişkin dosyada bulunan tüm belgeleri de sunması istendi. AİHM&#039;e resmi yanıt ve savunma süreci, Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Daire Başkanlığı&#039;nca yürütülecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AİHM, Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı bireysel başvuruyu ciddi bularak, hükümetten açıklama istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM İkinci Bölümü'nün bugün tarihli kararında, Ekrem İmamoğlu'nun, "tanınmış bir siyasetçi ve ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi olduğu, 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği, 2024 yılında yeniden seçildiği, bu başvuruya yol açan olayların meydana geldiği tarihte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olarak belirlendiği" aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, 19 Mart 2025 tarihinde, bir ceza soruşturması kapsamında İmamoğlu'nun konutunda polis memurları tarafından arama yapıldığı ve aynı gün gözaltına alındığı hatırlatılarak, daha sonra soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirildiği, İmamoğlu'nun bu karara yaptığı itirazın hâlen derdest olduğu anlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun soruştuma süreçleri ile tutukluluğa itiraz süreçlerine yer verilen AİHM kararında, başvurucunun tutukluluğunun devamına verilen kararlara ilişkin itirazlarının da reddedildiği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYM başvurusu hala derdest&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başvurucunun, 13 Mayıs 2025 tarihinde, esas itibarıyla mahkemeye sunduğu şikayetlerle aynı nitelikte olan iddiaları ileri sürerek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduğu, bu başvurunun da halen Anayasa Mahkemesi önünde derdest durumda bulunduğu ifade edilen AİHM kararında,&nbsp;başvurucunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşme’nin "özgürlük ve güvenlik hakkı"nı düzenleyen 5. maddesinin, "hakların kötüye kullanılması" yasağını düzenleyen 18. maddesinin ve ayrıca "serbest seçim hakkı"nın ihlal edildiğinden şikayette bulunduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM İkinci Bölümü, başvuruyla ilgili hükümete şu soruları yöneltti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"1- Başvurucu, Sözleşme’nin 35/1 maddesi uyarınca başvurusuna ilişkin olarak tüm etkili iç hukuk yollarını tüketmiş midir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2 -&nbsp;Başvurucunun tutuklu yargılanması, Sözleşme’nin 5/1 maddesinin gerekleriyle uyumlu mudur?&nbsp;Özellikle, başvurucu Sözleşme’nin 5/1 (c) maddesi anlamında bir suç işlediğine dair 'makul şüphe' temelinde mi tutuklanmıştır? Başvurucunun tutuklandığı sırada dosyada mevcut olan deliller, objektif bir gözlemciyi başvurucunun isnat edilen suçları işlemiş olabileceğine ikna etmeye yeterli midir?&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tutukluluk süresi 'makul süre' şartını ihlal etmekte midir?"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3-&nbsp;Başvurucunun ilk ve devam eden tutukluluğuna karar veren hakimler, Sözleşme’nin 5/3 maddesi uyarınca, söz konusu özgürlükten yoksun bırakmayı haklı göstermek için ilgili ve yeterli gerekçeler sunma yükümlülüklerini yerine getirmiş midir? Ayrıca, başvurucunun tutukluluk süresi, Sözleşme’nin 5/3 maddesinde öngörülen 'makul süre' şartını ihlal etmekte midir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4- Başvurucu, Sözleşme’nin 5/4 maddesi uyarınca, özgürlüğünden yoksun bırakılmasının hukuka uygunluğunu denetletebileceği bir başvuru yoluna sahip olmuş mudur? Özellikle, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle başvurucu tutukluluğuna etkili bir şekilde itiraz edememiş midir?&nbsp;Başvurucu, Anayasa Mahkemesi önünde, tutukluluğunun hukuka uygunluğunun süratle incelenmesini ve gerektiğinde serbest bırakılmasını sağlayabilecek etkili bir başvuru yoluna sahip olmuş mudur?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Devlet tarafından uygulanan sınırlamalar, öngörülen amaçlar dışında bir amaçla mı uygulanmıştır?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5- Mevcut olayda devlet tarafından uygulanan sınırlamalar, görünürde Sözleşme’nin 5. maddesine dayanmakla birlikte, bu hükümlerde öngörülen amaçlar dışında bir amaçla mı uygulanmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tutukluluk&nbsp;seçilme hakkını kullanmasını ve seçim sürecine etkin katılımını engellemiş midir?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6 - 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesi, başvurucunun cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılımına getirildiği iddia edilen sınırlamalar bakımından uygulanabilir midir? Başvurucu hakkında başlatılan ceza yargılaması ve siyasi amaçlarla uygulandığı iddia edilen tutukluluk, başvurucunun seçilme hakkını kullanmasını ve seçim sürecine etkin katılımını engellemiş midir?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM ayrıca hükümetten, başvurucuya ilişkin soruşturma dosyasının ilgili kısımlarının bir örneğini ve başvurucu hakkında yürütülen ceza davasına ilişkin dosyada bulunan tüm belgeleri sunmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bundan sonra ne olacak?&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM İkinci Bölümü'nün bu bildirimi, mahkemenin başvuruyu ciddi bularak incelemeye aldığı anlamına geliyor. Bu kapsamda AİHM'in hükümetten istediği savunma, ilgili dosyalar ve delillerin, Adalet Bakanlığı'nca AİHM İkinci Bölümü'ne gönderilmesi gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM'in hükümete verdiği sorulara ilişkin resmi yanıt ve savunma süreci, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Daire Başkanlığı'nca yürütülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu belge ve bilgilerin gelmesinin ardından Ekrem İmamoğlu'nun hükümetin bu savunmasına karşı cevap hakkı bulunuyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tüm bu süreçlerin ardından AİHM'in, tüm belge, savunma ve cevapları inceleyerek kabul edilebilirlik ve esas aşamında bir karar vermesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hükümet 16 haftalık süre içinde savunmasını sunacak&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlke olarak hükümet, 16 haftalık süre içinde savunmasını AİHM'e sunmak zorunda. Bu gözlemler daha sonra 4 haftalık süre içinde cevabını sunması için başvurucuya iletilecek.&nbsp;Başvurucudan bu aşamada hakkaniyete uygun tatmin talebini de bildirmesi istenecek. Başvurucunun cevabı ve talepleri ise son kez gözlemlerini sunabilmesi için hükümete gönderilecek. Bu gözlemlerin de gelmesinin ardından karar taslağı hazırlanan başvuruyu hakim-raportör, karar için dairenin önüne getirecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 14:15:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aihm-ekrem-imamoglu-basvurusunu-ciddi-buldu-turkiyeden-6-soruya-yanit-istedi-h161370.html">AİHM, Ekrem İmamoğlu başvurusunu ciddi buldu, Türkiyeden 6 soruya yanıt istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ihd-tunceli-subesi-gazeteciler-hedef-haline-getiriliyor-h161369.html</link>
		<title>İHD Tunceli Şubesi: Gazeteciler hedef haline getiriliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi Eş Başkanı Özgür Ateş, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların arttığını belirterek, “Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getiren gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Haber takibi yapmak, gerçekleri yazmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç gibi gösterilmekte; gazeteciler hedef haline getirilmektedir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi üyeleri, basın özgürlüğü ve tutuklu gazetecilere ilişkin basın açıklaması düzenledi. Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamayı Şube Eş Başkanı Özgür Ateş yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özgür Ateş, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların her geçen gün arttığını, gazetecilik faaliyetlerinin sistematik biçimde kriminalize edilerek susturulmak istendiğini belirterek, "Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getiren gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Haber takibi yapmak, gerçekleri yazmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç gibi gösterilmekte, gazeteciler hedef haline getirilmektedir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yargı baskı aracına dönüştürülüyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son dönemde gazetecilere yönelik operasyonların arttığını vurgulayan Ateş, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gazetecilere yönelik operasyonlar, ev baskınları, dijital materyallere el koymalar, uzun gözaltı süreleri ve tutuklama uygulamaları sıradanlaştırılmıştır. Yargı mekanizması bir baskı aracına dönüştürülerek gazeteciler üzerinde sistematik bir sindirme politikası yürütülmektedir. Bu tablo yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun haber alma hakkını ve demokratik yaşamı doğrudan tehdit etmektedir. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan PİRHA muhabiri tutuklu gazeteci Cihan Berk’in duruşması bir gazetecinin değil, toplumun haber alma hakkının yargılandığı bir sürece dönüşmüştür.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dezenformasyon yasası caydırıcı etki yaratıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen düzenlemenin gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Ateş, “Özellikle ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasının muğlaklığı, gazetecilerin haber yapma pratikleri üzerinde caydırıcı bir etki yaratmaktadır. 20 Şubat’ta Alican Uludağ, 15 Mart 2026 tarihinde gazeteci Bilal Özcan’ın, 21 Mart 2026 tarihinde ise BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın benzer suçlamalarla gözaltına alınıp tutuklanmaları, söz konusu düzenlemenin pratikte nasıl uygulandığını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Son dönemde Müslüm Koyun, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Züleyha Müldür ev baskınlarıyla gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır. Tüm bu baskılara rağmen gazeteciler, cezaevinden dahi haber üretmeye ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gazeteciler yargı yoluyla hedef alınıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazeteci Ertan Çıta’nın yargı sürecine de değinen Ateş, “Dersim Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından gelişen protestolara katıldığı gerekçesiyle yargılanan gazeteci Ertan Çıta’nın durumu, ifade özgürlüğünün daraltıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Gazeteciler hakkında açılan soruşturmalar, haberleri ve paylaşımları gerekçe gösterilerek suçlanmaları basın özgürlüğüne yönelik sistematik bir müdahalenin sürdüğünü göstermektedir. Gazeteciliğin suç olarak gösterilmesi kabul edilemez. Gazetecilik suç değildir. Basın özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez temelidir. Özgür basının olmadığı bir yerde halkın gerçeklere ulaşması mümkün değildir” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 13:51:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ihd-tunceli-subesi-gazeteciler-hedef-haline-getiriliyor-h161369.html">İHD Tunceli Şubesi: Gazeteciler hedef haline getiriliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-toplam-ciro-yillik-yuzde-342-artti-h161368.html</link>
		<title>TÜİK: Toplam ciro yıllık yüzde 34,2 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) Ciro Endeksleri Şubat 2026 verilerine göre, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2026 yılı Şubat ayında yıllık yüzde 34,2 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2026 yılı Şubat ayına ilişkin Ciro Endeksleri'ni&nbsp;yayımladı. Verilere göre, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2026 yılı Şubat ayında yıllık yüzde 34,2 arttı. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında 2026 yılı Şubat ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 31,7 arttı, inşaat ciro endeksi yüzde 20,2 arttı, ticaret ciro endeksi yüzde 36,8 arttı, hizmet ciro endeksi yüzde 34,6 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam ciro aylık yüzde 2,0 arttı<br />
Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2026 yılı Şubat ayında aylık yüzde 2,0 arttı.<br />
Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Şubat ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 4,1 arttı, inşaat ciro endeksi yüzde 3,0 azaldı, ticaret ciro endeksi yüzde 1,5 arttı, hizmet ciro endeksi yüzde 2,5 arttı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 13:25:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-toplam-ciro-yillik-yuzde-342-artti-h161368.html">TÜİK: Toplam ciro yıllık yüzde 34,2 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-iran-geriliminde-hurmuz-bogazi-krizi-tirmaniyor-washingtondan-abluka-karari-tahrandan-hurmuz-bogazi-uyarisi-h161367.html</link>
		<title>ABD-İran geriliminde Hürmüz Boğazı krizi tırmanıyor: Washingtondan abluka kararı, Tahrandan Hürmüz Boğazı uyarısı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD ile İran arasındaki gerilim, Pakistan’daki başarısız barış görüşmelerinin ardından yeniden tırmanırken, ABD Başkanı Donald Trump İran limanlarına abluka uygulanacağını açıkladı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), uygulamanın tüm gemilere tarafsız olacağını belirtirken, İran ise Hürmüz Boğazı’na yaklaşan askeri gemilere sert karşılık verileceğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, bugün itibarıyla İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere abluka uygulanacağını açıklamıştı.&nbsp;Trump, diğer ülkelerin de Hürmüz Boğazı’nın ablukasına katılacağını söylemiş ancak hangi ülkeler olduğunu belirtmemişti. Trump ayrıca, İran’ın nükleer programına dikkati çekerek, "ABD’nin İran’ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlayacağını vurgulamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM: "Uygulama, tüm ülkelere ait gemiler için tarafsız şekilde yürütülecek"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM da "uygulamanın tüm ülkelere ait gemiler için tarafsız şekilde yürütüleceğini ancak İran dışındaki limanlara Hürmüz Boğazı üzerinden geçiş yapan gemilerin seyrüsefer özgürlüğünün engellenmeyeceğin bildirdi. CENTCOM, ABD Donanması’nın 2022 tarihli deniz operasyonları hukuku el kitabında yer alan "abluka" tanımına uygun şekilde hareket edeceklerini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM ayrıca, İran’a ait olmayan limanlara gidiş-geliş yapan gemilerin serbest geçişinin engellenmeyeceğini ve ticari denizcilerin abluka başlamadan önce resmi olarak bilgilendirileceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran: "Hürmüz Boğazı’na yaklaşacak herhangi bir askeri geminin ateşkesi ihlal etmiş sayılacak"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları ise "Hürmüz Boğazı’na yaklaşacak herhangi bir askeri geminin ateşkesi ihlal etmiş sayılacağını ve sert şekilde karşılık verileceğini" duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">WSJ: "Trump, yeniden hava saldırılarını başlatma seçeneğini değerlendiriyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD merekezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Trump’ın İran’a yönelik hava saldırılarını yeniden başlatma seçeneğini değerlendirdiğini yazarken, Beyaz Saray, "söz konusu iddiaların tamamen spekülasyon olduğunu" belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artan gerilim, küresel piyasalara da yansıdı. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıktığı bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 13:00:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-iran-geriliminde-hurmuz-bogazi-krizi-tirmaniyor-washingtondan-abluka-karari-tahrandan-hurmuz-bogazi-uyarisi-h161367.html">ABD-İran geriliminde Hürmüz Boğazı krizi tırmanıyor: Washingtondan abluka kararı, Tahrandan Hürmüz Boğazı uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/paskalya-bayrami-antakyadaki-bircok-kilisede-kutlandi-h161366.html</link>
		<title>Paskalya Bayramı Antakya&apos;daki birçok kilisede kutlandı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[6 Şubat depremlerinin etkisinin devam ettiği Hatay’da Hristiyan vatandaşlar Paskalya Bayramı’nı kutladı. Tarihi kiliselerde düzenlenen ayinlerle birlik ve beraberlik mesajları verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hristiyan dünyasının en önemli bayramlarından Paskalya, Hatay’ın tarihi kiliselerinde düzenlenen ayinlerle kutlandı. Depremin izlerinin silinmeye çalışıldığı kentte, bayram coşkusu birlik ve beraberlik mesajlarıyla birleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihi Kurtuluş Caddesi üzerinde bulunan ve deprem felaketini hasarsız atlatan nadir yapılardan olan Antakya Katolik Kilisesi’nde dün akşam bayram coşkusu yaşandı. Hz. İsa’nın çarmıha gerildikten üç gün sonra yeniden dirilişini simgeleyen Paskalya Bayramı için düzenlenen ayine, Hristiyanların yanı sıra destek amacıyla çok sayıda Müslüman da katıldı. Ayin boyunca seslendirilen ilahiler eşliğinde dünya barışı, umut ve toplumsal dayanışma için dualar edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d7aeb14f-6238-45f5-84c3-e4f21b8a6eb3-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortodokslar St. Pierre Kilisesi’nde kutladı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antakyalı Rum Ortodokslar ise bayram heyecanını 11 Nisan Cumartesi akşamı, Hristiyanlığın en eski merkezlerinden biri kabul edilen St. Pierre Mağara Kilisesi’nde yaşadı. Dünyanın ilk mağara kilisesi olma özelliğini taşıyan bu tarihi mekânda gerçekleşen ayinde dualar edildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antalya Katolik Kilisesi 19’uncu yüzyılda bölgeye gelen İtalyan Capucin rahipleri tarafından inşa edildi. Yıllar içinde çeşitli onarımlardan geçse de asıl karakterini koruyarak bugüne kadar ulaşan Katolik Kilisesi'nin bahçesinden Antakya’nın çok kültürlülüğünü temsil eden kilise, cami ve havra aynı karede görünüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">St. Pierre Kilisesi (Aziz Petrus Kilisesi) ise hem Antakya hem de dünya Hristiyanlık tarihi açısından “başlangıç noktası” olarak kabul edilen en kritik merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 12:40:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/paskalya-bayrami-antakyadaki-bircok-kilisede-kutlandi-h161366.html">Paskalya Bayramı Antakya&apos;daki birçok kilisede kutlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-vergide-seffaflik-denetim-ve-adalet-istiyoruz-h161365.html</link>
		<title>Ayhan Barut: Vergide şeffaflık, denetim ve adalet istiyoruz</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, vergide adalet, eşitlik ve şeffaflığın sağlanması, kayıt dışılığın önlenmesi ve etkin denetim için Meclis Araştırması açılmasını istedi. Vergi yükünün artışıyla beraber yaşanan sorunların büyüdüğüne vurgu yapan Barut, önergeye destek verilmesi halinde sorunların çözümü için de önemli bir gelişme sağlanacağını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DENETİM VE ADALET TALEBİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu hizmetlerinin finansmanında temel kaynağın vergi sistemi olduğuna dikkat çeken Ayhan Barut, “Adil, şeffaf ve etkin bir vergi sisteminin varlığı sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Ancak Türkiye’de vergi denetimlerinin etkinliği ve adaleti konusunda uzun süredir çeşitli sorunlar yaşandığı açıktır. Vergi denetimlerinin belirli mükellef grupları üzerinde yoğunlaştığı, buna karşın kayıt dışı faaliyetlerin yeterince denetlenemediği yönündeki durumun ortadan kaldırılması gerekir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SORUNLAR ORTADA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Başkanlığı’na sunduğu Meclis Araştırması önergesinin ayrıntılarını paylaşan Barut, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kayıt dışı ekonomi, devletin vergi kaybına uğramasına neden olmakla birlikte, kayıtlı mükellefler açısından haksız rekabet ortamı yaratmaktadır. Özellikle küçük esnaf ve ücretli kesim üzerindeki vergi yükünün nispeten daha yüksek olduğu, buna karşılık büyük ölçekli işletmelerin ve belirli sektörlerin çeşitli yöntemlerle vergi yükünü azaltabildiği yönündeki algı, vergi adaletine olan güveni zedelemektedir. Bu durum, vergiye gönüllü uyumun azalmasına ve sistemin sürdürülebilirliğinin risk altına girmesine yol açmaktadır. Öte yandan dijitalleşme ve e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni kayıt dışı alanlar ortaya çıkmıştır. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden elde edilen gelirlerin yeterince beyan edilmemesi, elektronik ticaret faaliyetlerinin tam olarak izlenememesi ve uluslararası dijital şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin sorunlar, vergi sisteminin karşı karşıya olduğu yeni zorluklar arasında yer almaktadır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÖNERGEYE DESTEK VERİN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kayıt dışılıkla mücadelenin önemini dile getiren Barut, sözlerini şöyle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kayıt dışılıkla mücadele, adil ve etkin vergi sisteminin önemi ortada duruyor. Bu nedenlerle vergi denetimlerinin mevcut durumunun kapsamlı bir şekilde incelenmesi, denetim süreçlerinde adaletin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi, kayıt dışı ekonominin boyutlarının ve nedenlerinin ortaya konulması, dijitalleşmenin vergi sistemi üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi ve daha etkin, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemi için gerekli önlemlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede vergi adaletinin güçlendirilmesi ve kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele edilmesine yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması talebimize destek verilmesini istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 12:26:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-vergide-seffaflik-denetim-ve-adalet-istiyoruz-h161365.html">Ayhan Barut: Vergide şeffaflık, denetim ve adalet istiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-20-gun-imamoglundan-savcinin-haddinizi-asarsaniz-haddinizi-bildiririz-cikisina-yanit-bu-soz-acikca-tehdittir-tedbirimi-alacagim-h161364.html</link>
		<title>İBB Davasında 20. gün... İmamoğlu&apos;ndan savcının Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz çıkışına yanıt: Bu söz açıkça tehdittir. Tedbirimi alacağım</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 20. günü, Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın savunmasıyla devam ediyor. Ancak, öncesinde söz alan İmamoğlu, &quot;Geçen hafta savcının bana yönelik &#039;Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz&#039; şeklindeki sözünü tehdit olarak algıladım. Siz de bunu mahkemede duydunuz ve bu söz kayıtlara geçti. Sayın Başkan, ben şu anda burada yargılanıyorum ve sizin sorumluluğunuz altındayım. Bu nedenle bu tehdit karşısında bir tedbir alınıp alınmadığını bilmek istiyorum. Eğer herhangi bir tedbir alınmayacaksa, bunu açıkça ifade etmenizi talep ediyorum. Bu durumda kendi tedbirlerimi almak zorunda kalacağım&quot; dedi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, &quot;Bir tedbirimiz yok&quot; deyince İmamoğlu, &quot;Bu tehdide karşı gerekli adımları atacağımdan kimsenin şüphesi olmasın&quot; diye konuştu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 20. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya’nın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.&nbsp;Geçen hafta hasta olduğu için duruşmaya katılamayan İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan da bugün sanık sandalyesindeki yerini aldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem&nbsp;İmamoğlu salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı. Bu sırada izleyiciler "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Necati Özkan savunmasına devam edecek</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada bugün “casusluk” ve “İBB” davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın savunmasının alınmasına devam edilecek. Özkan, geçen perşembe günü başladığı savunmasında sadece, iddianamenin "Eylem 13" kapsamındaki bölümünü bitirmişti. Özkan bugün "Eylem 16" kapsamında savunmasını yapacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu’ndan “İnan Güney” tepkisi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada Necati Özkan'ın savunmasına geçilmeden önce Ekrem İmamoğlu söz aldı ve şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Fazla vaktinizi almak istemiyorum. Hızlıca, birkaç dakika içinde bazı hususları sizinle paylaşmam gerektiğini düşünüyorum. Bizim de bilgilenmemizin sürece katkı sunacağını düşündüğümüz için bu konuları dile getiriyorum.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Başkan, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve birkaç arkadaşın dosyaya eklendiğini ve dosyaların birleştiğini öğrendik. Ancak biz aynı cezaevinde kalmıyoruz. Bu nedenle kendisi, ne zaman katılacağı konusunda bilgi sahibi olmadığını dün gece bana ifade etti. Aynı şekilde yeni bir eylem mi eklenecek, yoksa mevcut bir eyleme mi dahil edilecek, bu konuda da net bir bilgi bulunmuyor. Bunların hepsi doğal olarak beni ilgilendirdiği için ifade ediyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şöyle bir hususu da paylaşmam gerekiyor: Özellikle bir yılı aşkın süredir yürütülen operasyonlar sonucunda hem gözaltı süreçleri hem de tutuklama işlemleri artık tarif edilemez bazı boyutlara ulaştı. Hepimizin içini yaralayan bir tablo ortaya çıktı. Bu süreç artık ne olduğu belli olmayan bir işkenceye dönüşmüş durumda. Belirsizliğin neden tercih edildiği ise izah edilebilir bir durum değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakınız, 11 ayı geçen tutukluluk sürelerine rağmen hâlâ hakkında hiçbir somut gelişme olmayan insanlar var. Bu kişiler emekçi, genç insanlar. Tutuklandıktan sonra bir süre serbest bırakılıp tekrar tutuklananlar da var. Sayıları oldukça fazla. Bunların doğrudan sizi ilgilendirmediğini biliyorum ancak bu dosya kapsamında tutuklandıkları için durumları hepimizi ilgilendiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türk yargısı bir insanı unutabilir mi?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şunu sormak istiyorum; Türk yargısı bir insanı unutabilir mi? Bu insanlar adeta kuyunun dibine atılmış gibi. 6 ay, 11 ay tutuklu kalıp hâlâ haklarında hiçbir gelişme olmaması kabul edilebilir değil. Haklarında bir beyan dahi yok. Bu durum gerçekten kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sayfanın kapanması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda sizin ve heyetinizin hassasiyetiyle yapılabilecek bir şey olup olmadığını bilmeden bunu hatırlatmak istiyorum. Lütfen bu konuda destek olunuz. Bu sözlerimin iddia makamına da ulaşmasını diliyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerçekten akıl almaz bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye’de yürütülen bu yargılamanın geldiği noktayı tarif etmek bile zor. Bu süreçte tanıkların ne zaman biteceğini bile öngöremez hale geldik. Bu kural tanımazlık ve hukukun temel ilkelerinin altüst edilmesi, yargılamaya zarar veriyor ve hepimizi yıpratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gece yarısı gözaltına alınıp 4-5 gün nezarette tutulduktan sonra tutuklanan ve ardından aylarca ne olduğunu bilmeden cezaevinde kalan insanlar var. 6 ay, 11 ay, 12 ay… Hâlâ hiçbir gelişme yok. Bu ne vicdana sığar ne hukuka ne de herhangi bir ilkeye.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu insanların aileleri var. Gelirleri yok. Sıfır maaşla yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu çok kritik bir durum.&nbsp;O tutuklamamarın altına imza atanlar terfi edildi ama bu insanlar 11 aydır tutuklu.&nbsp;Sıfır maaş... Çok kritik bir konu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün iki arkadaşımızla ilgili bir eylemin sona ereceğini biliyoruz. Bu kişilerin dinlenmesinden sonra karar verilmesinin önünde bir engel olmadığını düşünüyorum. Bu görüşümü de paylaşmak istiyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“’Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz’ ifadesi bir tehdittir. Tedbirimi alacağım”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son olarak çok önemli bir hususa değinmek istiyorum. Geçen hafta savcının bana yönelik 'Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz' şeklindeki sözünü tehdit olarak algıladım. Siz de bunu mahkemede duydunuz ve bu söz kayıtlara geçti.&nbsp;Bu tehdidin sahibi kimdir? Hangi kişi ya da kişiler adına söylenmiştir? Hangi kapsamı içermektedir? Can güvenliği mi, mal güvenliği mi, özgürlüğüm mü, ailem mi?&nbsp;Bu söz açıkça bir tehdittir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Başkan, ben şu anda burada yargılanıyorum ve sizin sorumluluğunuz altındayım. Bu nedenle bu tehdit karşısında bir tedbir alınıp alınmadığını bilmek istiyorum. Eğer herhangi bir tedbir alınmayacaksa, bunu açıkça ifade etmenizi talep ediyorum. Bu durumda kendi tedbirlerimi almak zorunda kalacağım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak altını net çiziyorum: 'Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz' ifadesi bir tehdittir.&nbsp;Bu konuda heyetinizin bir tedbiri var mıdır?&nbsp;Yoksa ben kendi tedbirimi alacağım ve buna göre hareket edeceğim."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Bir tedbirimiz yok" sözü üzerine İmamoğlu, "Bu tehdide karşı gerekli adımları atacağımdan kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma Necati Özkan'ın savunmasıyla devam ediyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 11:58:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-20-gun-imamoglundan-savcinin-haddinizi-asarsaniz-haddinizi-bildiririz-cikisina-yanit-bu-soz-acikca-tehdittir-tedbirimi-alacagim-h161364.html">İBB Davasında 20. gün... İmamoğlu&apos;ndan savcının Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz çıkışına yanıt: Bu söz açıkça tehdittir. Tedbirimi alacağım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


