<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-emekliler-dernegi-genel-baskani-ergun-acil-bir-ara-zamma-ihtiyac-var-emekli-krizin-faturasini-en-agir-sekilde-odeyen-kesim-oldu-h161646.html</link>
		<title>Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Ergün: Acil bir ara zamma ihtiyaç var, emekli krizin faturasını en ağır şekilde ödeyen kesim oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün, yılbaşından bu yana emekli aylıklarında ciddi bir alım gücü erimesi olduğuna dikkati çekerek &quot;Acil bir ara zamma ihtiyaç var çünkü sorun giderek büyüyor ve çözüm noktası giderek uzaklaşıyor. Emekli, krizin faturasını en ağır şekilde ödeyen kesim oldu&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, "Türk-İş'in her ay periyodik olarak yayınladığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı" verilerini değerlendirdiği yazılı bir açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarın açlık sınırında 34 bin 586 TL'ye yükseldiğini belirten Ergün, "Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 112 bin 660 TL’ye yükselmiştir. Bu verilere göre; en düşük emekli aylığının; açlık sınırını ve yoksulluk sınırını karşılama oranı giderek düştüğü de açıkça ortaya çıkmıştır. Yılın ilk ayında açlık sınırının yüzde 64,1'ini karşılayabilen en düşük emekli aylığı, Nisan 2026 ayı sonu itibariyle açlık sınırının sadece yüzde 57,8'ini karşılar hale gelmişse; ortada ciddi bir sorun var demektir" diye değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ergün, 20 bin TL olan en düşük emekli maaşının nisan 2026 ayı itibariyle sadece gıda ihtiyacının yüzde 57,8’ini karşılayabildiğine dikkati çekerek, "Yani temel beslenme bile tam karşılanmıyor; kalan kısım borç, tasarruf azaltma veya kalite düşürme ile kapatılıyor. Yani geçinmek ve hayatta kalmak için çabalayan emekli, yaşam kalitesini, aldığı ürün ve hizmetlerin kalitesini düşürerek dengelemeye çalışıyor. Bir başka ifadeyle emekli; düzensiz, sağlıksız ve dengesiz bir beslenme zincirinde 'kalitesiz' yaşam sürdürüyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emeklilerimiz bir nebze de olsa nefes alabilmelerini sağlayacakek bir zam beklentisi içerisindedir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yoksulluk sınırı açısından bakıldığında en düşük emekli aylığı olan 20 bin TL'nin tüm zorunlu harcamaların yüzde 17,7’sini ancak karşıladığına değinen Ergün, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kira, fatura, ulaşım, sağlık gibi giderler büyük ölçüde karşılanamıyor. Ocak’tan Nisan’a doğru gerileme net şekilde görülüyor. Gıda enflasyonu (özellikle et, süt, sebze) nedeniyle açlık sınırı hızla yükselirken, emekli aylığı sabit kaldığı için alım gücü eriyor. Bu durumda ekonomi yönetiminin, acilen bir tedbir alarak, son derece ciddi boyuta ulaşan bu ekonomik sorunun önlenmesi, sosyal patlamaya dönüşebilecek olumsuz gidişatın, pozitif bir yöne evrilmesi için gerekli tedbirleri alması kaçınılmaz olmuştur. Emeklilerimiz; bir nebze de olsa nefes alabilmelerini sağlayacak, ek bir zam beklentisi içerisindedir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 15:55:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-emekliler-dernegi-genel-baskani-ergun-acil-bir-ara-zamma-ihtiyac-var-emekli-krizin-faturasini-en-agir-sekilde-odeyen-kesim-oldu-h161646.html">Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Ergün: Acil bir ara zamma ihtiyaç var, emekli krizin faturasını en ağır şekilde ödeyen kesim oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-is-aclik-siniri-34-bin-587-tlye-yukseldi-h161645.html</link>
		<title>TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 34 bin 587 TL&apos;ye yükseldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TÜRK-İŞ, Nisan 2026 itibarıyla açlık sınırını 34 bin 587, yoksulluk sınırını ise 112 bin 661 lira olarak hesapladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-İŞ, bu aya ilişkin "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması" hesaplamasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama tutarını ifade eden "açlık sınırı", bu ay 34 bin 587 liraya yükseldi. Araştırmada, açlık sınırının 28 bin 75 lira olan asgari ücreti 6 bin 512 lira aştığına dikkati çekildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda ile birlikte barınma, ulaşım, giyim, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu ihtiyaçların yer aldığı "yoksulluk sınırı" ise 112 bin 661 liraya yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 44 bin 802 lira olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-İŞ'in verileri, temel gıda grubundaki fiyat artışlarının bu ay da sürdüğünü ortaya koydu. Ankara’da dört kişilik bir ailenin gıda harcaması bir önceki aya göre yüzde 5,47 yükseldi. Gıdada yıllık artış yüzde&nbsp;40 olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 15:32:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-is-aclik-siniri-34-bin-587-tlye-yukseldi-h161645.html">TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 34 bin 587 TL&apos;ye yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-anne-ve-babadan-dna-ornegi-alindi-h161644.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Anne ve babadan DNA örneği alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku’dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda DNA örnekleri alındı. Doku ailesinin Avukatı Ali Çimen, &quot;Dosyamız açısından dediğim gibi katkısı artık Tuncay Sonel yönünden de insan öldürülmeye yönelik olarak hakkında soruşturma işlemleri yapıldığını görüyoruz. Anneden saç, doku, kan ve tırnak 4 tane ben biliyorum ama çok kapsamlı bir araştırmaydı. Çok kapsamlı bir yazı hazırlanmıştı. Çok titiz bir soruşturma yürütüldüğünü görüyoruz. Yani bir soruşturmanın sonuçlarını bekliyoruz artık. Yani onu ifade etmeyeyim ama değiştirilen bir araçtan bahsedildiğini duydum sanki&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku soruşturması kapsamında Doku’nun anne ve babasının "mağdur" sıfatıyla ifadelerinin ve DNA örneklerinin alınması kararlaştırıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır’da ikamet eden Gülistan’ın annesi Bedriye Doku ile babası Halit Doku, sabah saatlerinde adliyeye gederek Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İfade işlemlerinin ardından Bedriye Doku ve Halit Doku’nun DNA örneği vermek için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na geçti. Adli tıpta alınacak DNA örneği, Gülistan’ın cinayetinde tutuklu bulunan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in aracındaki DNA örneğiyle karşılaştırılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DNA işlemlerinin ardından Gülistan’ın ablası Aygül Doku ile birlikte açıklama yapan ailenin avukatı Ali Çimen, anne ve babadan kapsamlı DNA örneğinin alındığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün ortak bir çalışmasıyla DNA incelenmesinin yapılacağını kaydeden Çimen, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Baş şüpheli Tuncay Sonel işlediği kişisel suçlardan dolayı yargılanıyordu. Yargılanmasının temelini de görevi sırasında yapmış olduğu örtbasa yönelik eylemler oluşturuyordu. Bugün itibarıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku’dan kapsamlı ve çeşitli bir şekilde DNA'ları alındı. Bu DNA'lar Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün ortak bir çalışmasıyla DNA incelenmesi yapılacak bu dosyada.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tuncay Sonel suç soruşturması kapsamında alınan bir DNA bu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun dosyamız açısından önemi, şu ana kadar biliyorsunuz biz de taleplerimiz hep o yönlüydü. Bu baş şüpheli Tuncay Sonel'in insan öldürülmeye yönelik eyleminden de hakkında bir soruşturma yürütülmesi gerektiğiydi. Bu işlem ile biz görüyoruz ki artık ilgili insan öldürmeye yönelik olarak da delillerin toplandığını görüyoruz. Bunu Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yapıyor. Bunun bilinmesi gerekir. &nbsp;Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ilk defa alıyor. Yani Tuncay Sonel suç soruşturması kapsamında alınan bir DNA bu. Burada bir de çeşitlilik var."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeni bir gelişme var, tabii dosyanın gizliliği yönünden bizim de onu söylememiz doğru olmaz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmada yeni bir gelişmenin olduğunu dile getiren Çimen, önümüzdeki günlerde bu gelişmenin kamuoyuna duyuracaklarını belirterek, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeni bir gelişme var. Tabii dosyanın gizliliği yönünden bizim de onu söylememiz doğru olmaz. İşlemler tamamlandıktan sonra açıklanacak. Ama tabii ki çok ciddi bir ilerleme sağlandı. Ondan dolayı da buna ihtiyaç duyuldu. Dosyamız açısından dediğim gibi katkısı artık Tuncay Sonel yönünden de insan öldürülmeye yönelik olarak hakkında soruşturma işlemleri yapıldığını görüyoruz. Anneden saç, doku, kan ve tırnak 4 tane ben biliyorum ama çok kapsamlı bir araştırmaydı. Çok kapsamlı bir yazı hazırlanmıştı. Çok titiz bir soruşturma yürütüldüğünü görüyoruz. Yani bir soruşturmanın sonuçlarını bekliyoruz artık. Yani onu ifade etmeyeyim ama değiştirilen bir araçtan bahsedildiğini duydum sanki."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tek isteğimiz kızımızın bir an önce naaşının bulunması"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku ise, tek isteklerinin kardeşinin naaşına ulaşmak olduğunu belirterek, "Bugün annemden, babamdan DNA örneği alındı. Çok ciddi bir şekilde çalışmalar sürdürülüyor. 6 yılda bizim bir hayvanın doğada kendi adına yapmayacağı kötülüğü bize yapmışlar. Bizim tek isteğimiz kızımızın biraz önce naaşının bulunması, anne babamın dünyadayken o mezar taşında bir Fatiha okuması 6 yıldır annem babamın zaten tek isteği bu. Tuncay Sonel dönemin valisi yani kızımızı koruması gereken bize evladımızı vermesi gereken kişi oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından kızımız canice öldürülmüş. O yetmemiş o da bizi ve devletin bütün kurumlarını köprüye götürüp 220 günden daha fazla bizi köprüde mağdur etmiştir" ifadelerini kullandı. &nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tuncay Sonel’in mal varlığına el konulsun"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan’ın soruşturmasında tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in mal varlığına el konulması çağrısında bulunan Aygül Doku, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tuncay Sonel bu serveti nereden getirmiş bilmiyorum. Özellikle bakanlarımıza buradan çağrımızdır. Bir an önce bu şeytanın mal varlığına el konulması gerekmektedir. Çünkü gelinen noktada görülüyor ki açık ve beyan ortadadır bu. Hastanenin başhekiminden tutun ki Engin Yücel'in Zaynal Abakarov'un babası, 'Bu bizi işte Antalya'ya en lüks otele götürmüş' diyor. Milyarlarca, milyonlarca para harcanmış. Bu parayı nereden getirmiş, kızımızın bütün delillerini bu kadar silebilmiş? Bu yüzden daha fazla delil silmemesi adına, daha fazla insan satın almama, insanın vicdanını satın almama adına bunun mal varlığına el konulması elzemdir. Sayın savcılarım ve bakanlarımız bu konuyu bizden daha iyi biliyor ve takip de ediyorlar. Bunlara eminiz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu suç şebekenin adalet önünde hesap vermesini istiyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erzurum, Tunceli ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıkları soruşturmayı titizlikle yürüttüklerini söyleyen Aygül Doku, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şu anda Erzurum Başsavcılığından tutun Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından, Diyarbakır Başsavcılığımızdan hepsi konuyla çok titizlikle ilgileniyor. Bizim de tek temelimiz bir an önce kızımızın naaşına ulaşmaktır. Kızımızı zaten kaybettik. Gülistan’ı geri getiremeyeceğiz. Kızımızı bize kim verecek? Ya da bugün kızımız niye aramızda değil? Bizim isteğimiz bu canilerin bakın bir değil, iki değil, üç değil, hastane kayıtlarını silene kadar, SIM kartını silene kadar bir sürü kişi bu olayın içinde bir suç şebekesi var Tuncay Sonel'in. Bu suç şebekenin adalet önünde hesap vermesini istiyoruz ki ülkemizde yaşayan hiçbir genç kızımıza, hiçbir çocuğumuza bir daha bu kadar canice cüretkar davranmasınlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gülistan sadece Doku ailesinin meselesi değil, ülkemin meselesi oldu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sabahları biz Gülistan'ı uyandırmaya kıyamazdık. Ben her zaman aile avukatımıza da hani bize ulaşan herkese de söylüyoruz. Bir gün Gülistan'ın mezar taşı için oturup dua edeceğimiz ya insan bunu der mi? Umudumuz çiçek açmış diyecek duruma geleceğimizi tahmin etmezdik. Çok büyük bir kötülük. Ama biz umutluyuz yani kızımızın en azından bir saç teline ulaşabileceğimizi umut ediyoruz. Ve şuna çok inanıyorum. Ailem olarak şu anda Gülistan sadece Doku ailesinin meselesi değil, ülkemin meselesi oldu. Gülistan'ımızın naaşı bulunmadan da bu katiller, bu caniler, bu örtbasçılar, bu tecavüzcüler adalete hesap vermeden de bu davanın peşini biz bıraksak Türkiye bırakmaz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz 'kızımız intihar etmedi' dedikçe Tuncay Sonel bizi o köprüye götürüyordu"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aygül Doku, tutuklu eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’nun arama çalışmalarına ilişkin yaptığı mahkemede yaptığı savunmaya da tepki göstererek, sözlerini şöyle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tuncay Sonel her şeyi şeytanca hesaplamış ama hala şeytanlığını devam etmeye çalışıyor. Diyor ki ailenin ifadesinde ailenin isteği üzerine ben su çalışmalarını devam ettirmişim. Çok basit bir şekilde çürütülebilir. Eski haberlerimize bakıldığınız zaman, köprüye bakıldığınız zaman biz ilk günden beri zaten kızımızın intihar etmediğini söyleyen bir aileydik. Şimdi siz evladınızı tanımaz mısınız? Biz dedik ki kızımız bizi aradı, eve gelecekti. Gülistan saçını boyamaya kıyamazdı. Hep diyorduk bu söylemlerimizde var. Nasıl canına kıysın diyorduk. Telefonuna çizik gelmesini istemiyorduk. Ki bir sürü haberde bu var zaten. Tuncay Sonel’in bu cümlesi bizim eski bir haber bu cümlesi eski bir habere bakılarak da çürütülebilir. Şimdi onu da geçtim. Biz 'kızımız intihar etmedi' dedikçe Tuncay Sonel bizi o köprüye götürüyordu. Dalgıç ağabeylerimiz -ki emekleri çok büyüktür- tekrar emeklerine sağlık. Sonuçta görevlerini yapıyorlardı. Onlar ısrarla 'gidin buradan, kızınız burada yok' diyen emekçilerdir. Dalgıç ağabeylerimiz de tanık olarak dinlenilebilir. Dalgıç ağabeylerimize en son dediler ki 'Aileye bilgi vermeyin, Gülistan burada yok" diye. Onlar ona rağmen gelip bize bilgi verdi ya vicdanlı insan var, dayanamıyorlardı. Bu 'sizi kandırıyordu' diyordu. Yani tamamen Tuncay Sonel’in iddiasının yalan olduğu geçmişteki bir yaptığımız haberle bile çürütülebilir."</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 15:10:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-anne-ve-babadan-dna-ornegi-alindi-h161644.html">Gülistan Doku soruşturması... Anne ve babadan DNA örneği alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-elci-narin-guran-cinayetine-iliskin-adalet-bakani-gurlekin-yanitlamasi-istemiyle-soru-onergesi-verdi-h161643.html</link>
		<title>CHPli Elçi, Narin Güran cinayetine ilişkin, Adalet Bakanı Gürlek&apos;in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Narin Güran cinayetine ilişkin TBMM’ye soru önergesi vererek, Adalet Bakanı Akın Gürlek&#039;e, &quot;Savcılık, mahkum edilenlerin dışında başka şüpheli veya şüphelileri soruşturmuş mudur? Cinayet mahalli olarak gösterilen Nevzat Bahtiyar&#039;a ait ahırda gerçekleştirilen inceleme, teknik olarak kesin sonuç verecek nitelikte midir? Nevzat Bahtiyar&#039;ın ‘suça yardım’ kapsamında değil de asıl fail olarak yargılanmamasının hukuki dayanağı nedir?&quot; sorularını sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde, 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elçi, önergesinde şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yargılama sonucunda anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, bu cezalar Yargıtay tarafından onanmıştır. Nevzat Bahtiyar ise ‘suça yardım’ suçundan 17 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Bununla birlikte, basına yansıyan bilgiler ve mağdurun babası Arif Güran tarafından kamuoyuna iletilen iddialar, davanın yeterince aydınlatılmadığına dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu iddialar arasında şunlar öne çıkmaktadır, mahkemenin reddettiği olay yeri keşfinin doğru bir şekilde gerçekleştirilmemiş olması, bilirkişi raporlarında yer alan patika yürüyüş süresi (51 saniye) ile alanda fiilen ölçülen süre (2 dakika 35 saniye) arasındaki çelişki, Kürtçe telefon görüşmelerinde yapıldığı öne sürülen çeviri hataları, delil karartma ve usulsüz sorgu iddiaları, cinayet mahalli olarak Nevzat Bahtiyar'a ait ahırın gösterilmesi ile fail ve saik konusundaki belirsizlikler.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mahkemenin keşif talebini reddetmesinin gerekçesi nedir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elçi, dosyada yer alan bilirkişi raporunda, patika yürüyüş süresinin 51 saniye olarak hesaplandığını, ancak sahada yapılan fiili ölçümlerin yaklaşık 2 dakika 35 saniye çıktığı yönündeki iddiaların kamuoyuna yansıdığını belirterek, bu çelişkinin, mahkeme tarafından tartışmaya açılmadığını, olay yeri keşfinin ise reddedildiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkan Elçi, şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mahkemenin keşif talebini reddetmesinin gerekçesi nedir? Bilirkişi raporundaki süre hesabı hangi yöntemle yapılmıştır ve sahada doğrulanmış mıdır? Davada kilit önem taşıyan Kürtçe telefon görüşmelerinin çevirisinde hata yapıldığına dair ciddi iddialar kamuoyuna yansımıştır. Bu çeviriler hangi kurum veya kişi tarafından yapılmıştır? Bağımsız bir bilirkişi tarafından denetlenmiş midir? Çeviri hataları saptandıysa bu durum mahkeme kararını etkileyecek biçimde yeniden değerlendirmeye konu edilmiş midir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Söz konusu bulgu, cinsel istismar şüphesi kapsamında soruşturmaya dahil edilmiş midir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mağdurun babası Arif Güran başta olmak üzere kamuoyunun önemli bir kesimi, asıl fail ya da faillerin tespit edilemediğini ya da korunduğunu ileri sürmektedir. Savcılık, mahkûm edilenlerin dışında başka şüpheli veya şüphelileri soruşturmuş mudur?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinayet mahalli olarak gösterilen Nevzat Bahtiyar'a ait ahırda gerçekleştirilen inceleme, teknik olarak kesin sonuç verecek nitelikte midir? Nevzat Bahtiyar'ın ‘suça yardım’ kapsamında değil de asıl fail olarak yargılanmamasının hukuki dayanağı nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jandarma operasyonları sırasında bilimsel dayanaktan yoksun yöntemlere başvurulduğuna, bazı delillerin usulsüz biçimde elde edildiğine ve sorgu süreçlerinde hukuka aykırı uygulamalar yapıldığına dair iddialar kamuoyunda geniş yer bulmuştur. Bu iddiaları araştırmak üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu vicdanını derinden yaralayan bu davada yargı sürecinin bağımsız ve şeffaf biçimde yeniden değerlendirilmesi için Bakanlığın somut bir planı var mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamuoyuna yansıyan iddialara göre mağdurun otopsi bulgularında PSA (Prostat Spesifik Antijen) tespit edilmiştir. Bu bulgunun cinsel istismar soruşturması açısından değerlendirilip değerlendirilmediği kamuoyunca bilinmemektedir. Otopsi raporunda PSA bulgusuna yer verilmiş midir? Bu bulgu bağımsız bir adli tıp kurumu tarafından doğrulanmış mıdır? Söz konusu bulgu, cinsel istismar şüphesi kapsamında soruşturmaya dahil edilmiş midir, edilmemişse gerekçesi nedir?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 14:40:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-elci-narin-guran-cinayetine-iliskin-adalet-bakani-gurlekin-yanitlamasi-istemiyle-soru-onergesi-verdi-h161643.html">CHPli Elçi, Narin Güran cinayetine ilişkin, Adalet Bakanı Gürlek&apos;in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/staj-ve-ciraklik-magdurlarindan-ankarada-buyuk-bulusma-mecliste-yillardir-verilen-kanun-teklifleri-sonucsuz-kaldi-h161642.html</link>
		<title>Staj ve Çıraklık Mağdurları&apos;ndan Ankarada Büyük Buluşma... Mecliste yıllardır verilen kanun teklifleri sonuçsuz kaldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu, e-Devlet sisteminde &quot;İlk işe giriş tarihi&quot; olarak görünen ancak emeklilik hesaplamasında yok sayılan hakları için &quot;Büyük Ankara Buluşması&quot; düzenliyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek olan mağdurlar, &#039;Tam Sigorta&quot; haklarını talep ediyor. Staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcı sayılması için Meclis’te yasa beklentisi sürerken milletvekilleri son 11 yılda staj ve çıraklık sigortası mağdurları için TBMM Başkanlığı&#039;na 62 kanun teklifi sundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Staj ve çıraklık sigortası mağdurları, emeklilik hakları için başkent Ankara’da "Sosyal güvenlikte eşitlik" sloganıyla 10 Mayıs Pazar günü Ankara Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yapacak. Çocuk yaşta başladıkları iş hayatlarının ardından emeklerini yasal güvence altına almak isteyen mağdurlar, geçmiş çalışma sürelerinin emeklilik hesaplamalarına dahil edilmemesini "büyük bir hak kaybı" olarak nitelendiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi Gazete'de 3 Mart 2023'te yayımlanarak yürürlüğe giren 7438 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 1999 tarihinden önce sigorta girişi olanların emekli aylığı alabileceği bildirilmişti, ancak staj ve çıraklık süreleri bu kapsama alınmadığından emeklilikte hesaba katılmadı.&nbsp;Öğrencilerin staj ve çıraklık dönemlerinde iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası için primleri ödeniyor fakat emekliliğe dair prim ödemeleri yapılmıyor. Bu nedenle emeklilik durumunda bu süreler de dikkate alınmıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yasa beklentisi sürüyor...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcı sayılması için Meclis’te yasa beklentisi sürüyor. ANKA Haber Ajansı, TBMM'de milletvekillerinin son 11 yılda staj ve çıraklık sigortası mağdurları için verilen kanun tekliflerini derledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM'nin 28'nci döneminde Meclis'te bulunan siyasi partiler arasında Cumhur İttifakı'nde yer alan partilerin milletvekillerinden bu konuya ilişkin kanun teklifi verilmedi. Muhalefet partilerinde ise CHP'den 12, İYİ Parti'den iki, DEM Parti'den iki DEVA Partisi'nde bir kanun teklifi verildi. Ayrıca daha önce İYİ Parti Ankara Milletvekili olan Kürşad Zorlu, AK Parti'ye geçmeden önce konuyla ilgili bir kanun teklifi sundu. Böylece 28'nci dönemde staj ve çıraklıkla ilgili toplam 18 kanun teklifi verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis'in 27'nci döneminde de muhalefet partileri arasında CHP'den 18, İYİ Parti ve DEM Parti üçer kanun teklifi verilirken&nbsp;Cumhur İttifakı ortağı MHP'den ise iki kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na 26 kanun teklifi verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM'nin 26. döneminde ise CHP'den 16, MHP'den ise iki kanun teklifi verildi. Buna göre, söz konusu konuya dair 18 kanun teklifi sunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son 11 yılda ise stajer ve çıraklık ile ilgili toplamda 62 kanun teklifi gündeme gelmesine rağmen resmi bir yasa düzenleme yapılmadı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 14:18:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/staj-ve-ciraklik-magdurlarindan-ankarada-buyuk-bulusma-mecliste-yillardir-verilen-kanun-teklifleri-sonucsuz-kaldi-h161642.html">Staj ve Çıraklık Mağdurları&apos;ndan Ankarada Büyük Buluşma... Mecliste yıllardır verilen kanun teklifleri sonuçsuz kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulcan-kis-1-mayis-yalnizca-emek-degil-tum-haklarin-gunudur-h161641.html</link>
		<title>Gülcan Kış: 1 Mayıs yalnızca emek değil, tüm hakların günüdür</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 1 Mayıs dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de emekçilerin her geçen gün daha ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. Sabahın erken saatlerinde işe giden milyonlarca insanın, akşam eve dönerken ay sonunu nasıl getireceğini düşündüğünü belirten Kış, hayat pahalılığının emeğin değerini her gün biraz daha aşındırdığını ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ GÜLCAN KIŞ: “BU ÜLKEDE ÇALIŞMAK HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesi yaptığı açıklamada hayat pahalılığı, güvencesizlik ve baskılar altında ezilen emekçilerin sesi oldu: “Asgari ücret 28.075 lira ama geçim mümkün değil. Emeğin hakkı teslim edilmeden bu ülkeye adalet gelmez.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milyonlar geçim derdiyle mücadele ediyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Asgari ücret 28.075 lira. Kağıt üzerinde artan ücretler, mutfakta eriyor” diyen Kış, kiraya, faturaya ve temel gıda harcamalarına yetişemeyen milyonların artık geçim değil, hayatta kalma mücadelesi verdiğini söyledi. “Hayat pahalılığı altında ezilen, emeğinin karşılığını alamayan, aylarca maaşını bekleyen işçiler var. Bugün Türkiye’de çalışmak, insanca yaşamak için değil, ayakta kalabilmek için verilen bir mücadeleye dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1 Mayıs yalnızca emek değil, tüm hakların günüdür”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü olmadığını, aynı zamanda toplumsal adaletin ve demokratik hakların güçlü biçimde dile getirildiği bir gün olduğunu vurguladı. Türkiye’de emek mücadelesinin yalnızca ücretle sınırlı olmadığını belirten Kış, güvencesizlik, adaletsizlik ve geleceksizlik sorunlarının da büyüdüğüne dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye’de 1 Mayıs; emeğin yanı sıra adaletin, demokrasinin, eşitliğin ve özgürlüklerin de talep edildiği bir gündür” diyen Kış, işçilerin yalnızca daha iyi ücret değil, aynı zamanda insanca yaşam koşulları talep ettiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hak arayan işçiye baskı uygulanıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamasında işçilerin demokratik haklarına yönelik baskılara da değinen Kış, grevlerin yasaklandığını ve hak arayan emekçilerin engellendiğini belirtti. “Hak arayan işçiye biber gazı sıkılan bir düzende adaletten söz edilemez” diyen Kış, tüm baskılara rağmen emeğin sesinin susturulamayacağını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ancak bilinmelidir ki emeğin sesini kısmaya hiçbir baskı yetmez. Çünkü bu ülke, alın teriyle ayakta duranların ülkesidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Alanlarda olmaya devam edeceğiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, açıklamasının sonunda 1 Mayıs’ta emekçilerle birlikte alanlarda olacaklarını belirterek, emeğin onurunu savunmaya devam edeceklerini söyledi. 1 Mayıs’ın dayanışmanın ve ortak mücadelenin simgesi olduğunu vurgulayan Kış, şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1 Mayıs; emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günüdür. Aynı zamanda insanca yaşam talebinin en güçlü şekilde dile getirildiği gündür. Bizler de bu bilinçle, bu sorumlulukla 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız. İşçinin hakkını savunmaya, emeğin onurunu korumaya devam edeceğiz.”</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emeğin hakkı teslim edilmeden refah mümkün değil”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Kış, Türkiye’de gerçek refahın ancak emeğin hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacağını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu ülkenin gerçek gücü emekçileridir. Onların hakkı teslim edilmeden ne ekonomik kriz aşılabilir ne de toplumsal barış sağlanabilir. Emeğin değersizleştirildiği bir düzende refah da adalet de mümkün değildir.&nbsp;Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, eşitlik ve adalet mücadelesi!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 13:51:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulcan-kis-1-mayis-yalnizca-emek-degil-tum-haklarin-gunudur-h161641.html">Gülcan Kış: 1 Mayıs yalnızca emek değil, tüm hakların günüdür</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/parlamento-muhabirleri-dernegi-bir-milletvekilinin-gazeteci-arkadasimiza-karsi-sergiledigi-tavri-basin-ozgurlugune-saldiri-olarak-kabul-ediyoruz-h161640.html</link>
		<title>Parlamento Muhabirleri Derneği: Bir milletvekilinin gazeteci arkadaşımıza karşı sergilediği tavrı basın özgürlüğüne saldırı olarak kabul ediyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), dün AK Parti Grup toplantısı sırasında Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir gazeteciye yönelik fiziki müdahalesine ilişkin, &quot;Bir milletvekilinin gazeteci arkadaşımıza karşı sergilediği tavrı basın özgürlüğüne saldırı olarak kabul ediyoruz. Bu ve benzeri olayların bir daha tekrarlanmaması en büyük temennimizdir&quot; açıklamasında bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">PMD,&nbsp;dün AK&nbsp;Parti Grup toplantısı sırasında bir muhabirin&nbsp;Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya&nbsp;Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili soru sormak ve bunu kayıt almak isterken fiziksel müdahale ile karşılaşmasına tepki gösterdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TBMM'de AK Parti Grup toplantısı sırasında Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine soru sormak isteyen bir kadın gazeteci arkadaşımıza yönelik fiziki müdahalesi kabul edilemez. Gazetecinin en temel görevi soru sormaktır. Soruya muhatap olanın ise yanıt vermeme hakkı doğal olarak vardır. Ancak tam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın grup kürsüsünden basın özgürlüğü ile ilgili mesajlar verdiği bir günde, bir milletvekilinin gazeteci arkadaşımıza karşı sergilediği tavrı basın özgürlüğüne bir saldırı olarak kabul ediyoruz. Bu ve benzeri olayların bir daha tekrarlanmaması en büyük temennimizdir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 13:34:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/parlamento-muhabirleri-dernegi-bir-milletvekilinin-gazeteci-arkadasimiza-karsi-sergiledigi-tavri-basin-ozgurlugune-saldiri-olarak-kabul-ediyoruz-h161640.html">Parlamento Muhabirleri Derneği: Bir milletvekilinin gazeteci arkadaşımıza karşı sergilediği tavrı basın özgürlüğüne saldırı olarak kabul ediyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emeklilerden-4-bin-liralik-bayram-ikramiyesine-elestiri-4-bin-lirayla-hicbir-sey-yapamayiz-en-az-10-bin-lira-olmaliydi-h161639.html</link>
		<title>Emeklilerden 4 bin liralık bayram ikramiyesine eleştiri: 4 bin lirayla hiçbir şey yapamayız. En az 10 bin lira olmalıydı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emekliler Kurban Bayramı için verilecek 4 bin liralık ikramiyenin yetersiz olduğunu dile getirdiler. Bir emekli, &quot;4 bin lira ile hiçbir şey yapamayız. En az 10 bin lira olması lazımdı. Bu gidişle kurbanlık alamayız. Emekliyiz, 20 bin lirayla ne alacaksın ki?&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde emekliler Kurban Bayram ikramiyesine zam yapılmayacağı açıklamasına tepki gösterdiler. Emekli bir yurttaş, "Kendilerin olsun vermesinler. Dört bin lira ne yapacak, et alacak olsan dört kilo et yapar, kurbanlık yapmaz. Kurbanlık 30 bin lira, maaş 21 bin lira alıyorum." dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilere verilecek Kurban Bayramı ikramiyesine ilişkin, "Ramazan Bayramı'nda verdiğimiz ikramiye tutarını Kurban Bayramı'nda da kıymetli emeklilerimize vereceğiz" açıklamasını yaptı. Emeklilere geçen bayram 4'er bin lira ikramiye verilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde bir emekli, 4 bin liralık ikramiyeye ilişkin, "Kurbanlık alınır mı? Kaliteli et alsam bile alamam, o parayla. Torun bile beğenmiyor 4 bin lirayı" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başka bir emekli, "4 bin lira ile hiçbir şey yapamayız. En az 10 bin lira olması lazımdı. Bu gidişle kurbanlık alamayız. Emekliyiz, 20 bin lirayla ne alacaksın ki? Kurbanlığın kilosuna 400-450 lira diyorlar. En düşük 50 kilogramı 25 bin liradan aşağı olmaz, 25-30 bin lira yapar. Maaş 20 bin lira; nereye yettireceksin? Hiç para harcamayacak mısın?" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka emekli ise tepkisini, "Kendilerinin olsun, vermesinler. 4 bin lira ne yapacak? Et alacak olsan dört kilo et yapar, kurbanlık yapmaz. Kurbanlık 30 bin lira. Maaş 21 bin lira alıyorum. Paramla giderim iki kilo et alırım, kavurma yapar yerim" sözleriyle dile getirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yarım kilo et alır, bir şeyler yemeye çalışırız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer bir emekli de,&nbsp;"Yeterli değil, 4 bin lirayla dört kilo et alınır ancak. Kurbanlık alamıyorum. Emekli ve durumu olmayan kesemez. Ne yapalım? Biz de yarım kilo et alır, bir şeyler yemeye çalışırız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli bir ilçe sakini de, "Ben onu da istemiyorum, kendilerine veriyorum, onu da kendileri alsın. Bana gereği yok. Kurbanlık daha alamadık, nereden alacağız? Borçla alabiliriz. Başka ne yapacaksın? 2-3 ay sonra ödeyerek alırız" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 13:06:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emeklilerden-4-bin-liralik-bayram-ikramiyesine-elestiri-4-bin-lirayla-hicbir-sey-yapamayiz-en-az-10-bin-lira-olmaliydi-h161639.html">Emeklilerden 4 bin liralık bayram ikramiyesine eleştiri: 4 bin lirayla hiçbir şey yapamayız. En az 10 bin lira olmalıydı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-barut-emek-demokrasi-ve-ozgurlukler-icin-mucadele-edenler-kazanacak-h161638.html</link>
		<title>Ayhan Barut: Emek, demokrasi ve özgürlükler için mücadele edenler kazanacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, 1 Mayıs İşçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü&#039;nde emek, demokrasi, adalet ve özgürlükler için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs&#039;ını kutlayan Barut, &quot;Açlık, yoksulluk ve sefalet dayatmasına karşı, halk iradesine darbe vuranlara, temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi ve adaleti yok etmek için çabalayanlara inat direnenler kazanacak, her şey emeğin olacak. Yaşasın 1 Mayıs!&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Barut, emek, demokrasi, adalet ve özgürlükler için 1 Mayıs'ta mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı<br />
"1 Mayıs ruhuyla mücadeleyi büyütelim<br />
"Direnenler kazanacak, her şey emeğin olacak"<br />
"Yaşasın 1 Mayıs"<br />
"1 MAYIS RUHUYLLA MÜCADELE BÜYÜYOR"<br />
İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nü kutlayan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, emeğin en yüce değer olduğuna dikkat çekerek, 'İş, ekmek, özgürlük, barış, demokrasi, adalet ve refah' isteyenlerin mutlaka başaracağını söyledi. Emeğiyle yaşamı var edenlerin AKP iktidarının yarattığı sömürü düzeniyle çile çektiğini aktaran Barut, "Emeği sömürülen, alınterinin karşılığı verilmeyen, hakkı ödenmeyen, iş cinayetlerinde canını veren emek dünyası halkın iktidarında hakkını alacak. Soma'dan İliç'e, Ermenek'ten Amasra'ya madenlerde katledilen, hakkını aradıkları için meydanlarda dayak yiyen, yerlerde sürüklenip tekmelenen işçi ve emekçilere, zeytinlikliklerine, akarsularına, ormanlarına ve tarım topraklarına sahip çıkan üretici ve köylülerden hakları gasp edilen emeklilere herkes için mücadeleyi büyütme zamanıdır. 1 Mayıs ruhuyla mücadele ve dayanışma büyüyor, AKP karanlığı dağıtılıyor" diye konuştu. &nbsp;<br />
"DİRENENLER KAZANACAK"<br />
Saray rejimi nedeniyle Türkiye'de açlık, yoksulluk ve sefalet düzeninin hakim kılındığını, adaletten demokrasiyle her alanda büyük sorunlar yaşandığını aktaran Barut, "Topluma ve ülkemize dayattıkları bu kara düzene karşı mücadeleyi ve dayanışmayı büyütüyoruz. Onlar da biliyorlar gideceklerini, onlar da biliyor bu düzenin biteceğini. İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nü kutluyoruz. Açlık, yoksulluk ve sefalet dayatmasına karşı, halk iradesine darbe vuranlara, temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi ve adaleti yok etmek için çabalayanlara inat direnenler kazanacak, her şey emeğin olacak. Yaşasın 1 Mayıs!" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 12:40:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-barut-emek-demokrasi-ve-ozgurlukler-icin-mucadele-edenler-kazanacak-h161638.html">Ayhan Barut: Emek, demokrasi ve özgürlükler için mücadele edenler kazanacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-30-gun-basladi-mahkeme-heyetinin-tutukluluk-incelemesi-yapmasi-ve-tahliyelere-iliskin-karar-vermesi-bekleniyor-h161637.html</link>
		<title>İBB Davasında 30. gün başladı... Mahkeme Heyetinin tutukluluk incelemesi yapması ve tahliyelere ilişkin karar vermesi bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 30. günü başladı. Duruşmada, Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu Güney Cebeci Şirketinin Genel Müdür Yardımcısı, tutuklu sanık Adem Başer’in avukatlarının savunması dinlenecek. Gün sonunda duruşma savcısının tutukluluğa ilişkin mütalaası sonrası, mahkeme heyetinin tutukluluk incelemesi yapması ve tahliyelere ilişkin karar vermesi bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 30. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün Şehir Plancısı Gürkan Akgün’ün doğum günü</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Şehir Plancısı Gürkan Akgün'ün doğum günü olması nedeniyle eşi Pınar Keleş Akgün, izleyici sıralarında "İyi ki doğdun Gürkan" yazılı pankart açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu”, "Ekrem başkan onurumuzdur" şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu Güney Cebeci Şirketinin Genel Müdür Yardımcısı, tutuklu sanık Adem Başer’in avukatlarının savunmasıyla saat 11.10'da başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmaların alınmasının ardından duruşma savcısının tutukluluğa ilişkin mütalaası sonrası, mahkeme heyetinin tutukluluk incelemesi yapması ve tahliyelere ilişkin karar vermesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 12:23:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-30-gun-basladi-mahkeme-heyetinin-tutukluluk-incelemesi-yapmasi-ve-tahliyelere-iliskin-karar-vermesi-bekleniyor-h161637.html">İBB Davasında 30. gün başladı... Mahkeme Heyetinin tutukluluk incelemesi yapması ve tahliyelere ilişkin karar vermesi bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sadullah-kisacik-karatasin-tek-hastanesini-sattirmayacagiz-h161636.html</link>
		<title>Sadullah Kısacık: Karataşın Tek Hastanesini Sattırmayacağız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili
Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı
konuşmada, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Karataş Abdullah Tekin
Hastanesi’nin satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kısacık, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla satışa<br />
çıkartılan toplam 126 taşınmazlar arasında Karataş İlçesi’nde bulunan Abdullah<br />
Tekin Hastanesi’nin de yer aldığını belirtti. Söz konusu hastanenin sıradan bir<br />
kamu yatırımı olmadığını vurgulayan Kısacık, tesisin geçmişine dikkat çekti.<br />
Hastanenin yapım sürecine ilişkin bilgi veren Kısacık, 19. Dönem Adana<br />
Milletvekili Turgut Tekin’in bağış şartını işaret ederek, “Karataş İlçe’mizde 100<br />
yataklı bir hastane yapılması planlanıyor ama hastaneyi yapacak bir arsa<br />
bulunamıyor. Dönemin Adana Milletvekili merhum Turgut Tekin hastanenin<br />
yapılabilmesi için 16 dönemlük araziyi bağışlıyor. Ancak bağış için şerh<br />
düşülüyor ve bu araziye sadece hastane yapılabilmesi şartı konuluyor”<br />
ifadeleriyle bağış şerhinden dolayı arazinin özelleştirilemeyeceğini söyledi.<br />
Gücünüz Yetiyorsa Gelin Satın<br />
25 bin nüfusun yaz aylarında 100 bine ulaştığı Karataş’ta Abdullah Tekin<br />
Hastanesi’nden başka bir hastane bulunmadığını vurgulayan Kısacık, “Abdullah<br />
Tekin Hastanesi aktif olarak çalışıyor. Şu anda acil servis, çocuk hastalıkları ve<br />
dahiliye poliklinik hizmetleri veren ilçedeki tek hastane. Şimdi iktidar,<br />
Adana&amp;#39;nın denize açılan kapısı, yani Adanalıların yazlığı konumundaki 25<br />
bin nüfusunun yazın 100 bine ulaştığı Karataş’taki tek hastaneyi satışa<br />
çıkarıyor. Hastane arazisi bir milletvekili tarafından bağışlanarak verilmiş<br />
ve bağışına şerh düşülmüş. Bu şartlarda siz kimin malını kime satıyorsunuz!<br />
Adanalılar ve Karataşlılar olarak merhum Turgut Tekin’in bağışladığı<br />
araziye yapılan Karataş’ın tek hastanesini sattırmayacağız. Gücünüz<br />
yetiyorsa gelin satın”, şeklinde konuşarak iktidar sıralarına hastanenin satışa<br />
çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 12:20:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sadullah-kisacik-karatasin-tek-hastanesini-sattirmayacagiz-h161636.html">Sadullah Kısacık: Karataşın Tek Hastanesini Sattırmayacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2026-nin-ilk-ceyreginde-yurt-disini-ziyaret-eden-h161635.html</link>
		<title>TÜİK: 2026&amp;#039;nın ilk çeyreğinde yurt dışını ziyaret eden Türk vatandaşı sayısı yüzde 13,1 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye&#039;nin turizm geliri, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,2 artarak 9 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde yurt dışını ziyaret eden Türk vatandaşı sayısı da yüzde 13,1 oranında artış göstererek 2 milyon 936 bin 279 kişi oldu. Yurt dışına çıkan vatandaşların kişi başı ortalama harcaması ise 758 dolar olarak kaydedildi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2026 yılı Ocak-Mart dönemini kapsayan birinci çeyrek turizm istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye'nin turizm geliri, yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,2 artış göstererek 9 milyar 896 milyon 456 bin dolar seviyesine ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Turizmde, yılın ilk üç ayında elde edilen toplam gelirin 9 milyar 694 milyon 574 bin dolarını ziyaretçilerden elde edilen gelirler oluştururken, transfer yolculardan elde edilen gelir ise 201 milyon 883 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye'yi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşların toplam turizm geliri içindeki payı yüzde 25,6 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziyaretçilerin seyahat organizasyonlarına göre yapılan harcama dağılımında kişisel harcamalar öne çıktı. Bu dönemde yapılan harcamaların 8 milyar 469 milyon 691 bin dolarını kişisel harcamalar oluştururken, paket tur harcamaları 1 milyar 224 milyon 883 bin dolar seviyesinde kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziyaretçi sayısı 9 milyonu aştı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılı birinci çeyreğinde Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,5 oranında artarak 9 milyon 258 bin 129 kişi olarak gerçekleşti. Ziyaretçilerin yüzde 25,7’lik kısmını, 2 milyon 376 bin 343 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Harcama ortalamalarına bakıldığında, Türkiye'de geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 102 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının gecelik ortalama harcaması ise 72 dolar olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konaklama ve sağlık harcamalarında artış yaşandı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Turizm geliri içindeki harcama türlerinin pay dağılımında yeme-içme harcamaları yüzde 27 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 15,8 ile uluslararası ulaştırma ve yüzde 13 ile konaklama harcamaları izledi. Harcama kalemlerindeki yıllık değişim oranları incelendiğinde, konaklama harcamalarının yüzde 21,2, sağlık harcamalarının yüzde 18,4 ve yeme-içme harcamalarının yüzde 13,7 oranında arttığı görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziyaret amaçlarında "gezi ve eğlence" ilk sırada yer aldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziyaretçilerin Türkiye'ye geliş amaçları arasında yüzde 55,3 ile "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" birinci sırada yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurt dışı ikametli vatandaşların geliş amaçlarında ise yüzde 66,7 ile "akraba ve arkadaş ziyareti" açık ara ilk sırada yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Turizm gideri azalırken yurt dışına çıkan vatandaş sayısı arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Turizm giderleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 oranında azalarak 2 milyar 224 milyon 603 bin dolara geriledi. Bu giderin 1 milyar 730 milyon 729 bin dolarını kişisel, 493 milyon 874 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer yandan, yurt dışını ziyaret eden Türk vatandaşı sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,1 oranında artış göstererek 2 milyon 936 bin 279 kişi oldu. Yurt dışına çıkan vatandaşların kişi başı ortalama harcaması ise 758 dolar olarak gerçekleşti</span>.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 11:42:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2026-nin-ilk-ceyreginde-yurt-disini-ziyaret-eden-h161635.html">TÜİK: 2026&amp;#039;nın ilk çeyreğinde yurt dışını ziyaret eden Türk vatandaşı sayısı yüzde 13,1 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-nalbantoglu-1-mayis-sadece-emek-ve-dayanisma-gunu-h161634.html</link>
		<title>CHPli Nalbantoğlu: &amp;quot;1 Mayıs sadece emek ve dayanışma günü değil, insanca onurlu bir yaşam çağrısıdır&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, 1
Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle yaptığı açıklamada, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak
adlandırılan bu anlamlı günde milyonlarca çalışanın güvencesiz bir şekilde açlık ve sefaletin
gölgesinde yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekerek, “İnsan haklarının olmadığı yerde işçi
haklarından söz edilemeyeceğini” ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Nalbantoğlu “1 MAYIS ONURLU BİR YAŞAM ÇAĞRISIDIR”<br />
&nbsp;İnsan haklarının olmadığı yerde işçi haklarından söz edilemez.<br />
Ülkemizde emek değersizleştirilmekte, emekçiler ücretli kölelere<br />
dönüştürülmektedir.<br />
&nbsp;İşçiler sadece açlık ve sefaletle değil, ölümle de mücadele etmektedir.<br />
İnsan haklarının olmadığı yerde işçi haklarından söz edilemez.<br />
İşçilerin insan onuruna yakışır koşullarda yaşama ve çalışma hakkının, insan haklarının<br />
evrensel ölçüde kabulü ve uygulanmasıyla doğrudan ilgili olduğuna vurgu yapan Nalbantoğlu,<br />
ifade özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının, örgütlenme ve sendikalaşmanın olmadığı bir<br />
yerde çalışanların haklarına sahip çıkabilmesinin de mümkün olmadığını belirtti.<br />
Ülkemizde emek değersizleştirilmekte, emekçiler ücretli kölelere<br />
dönüştürülmektedir.<br />
İnsan haklarının güvence altına alınmadığı toplumlarda işçilerin çoğu zaman güvencesiz<br />
çalışma koşullarına mahkûm edilip, hak arama yollarının kapatılarak sömürüye açık hale<br />
getirildiğine dikkat çeken Nalbantoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Ülkemizde emeğin değeri her geçen gün daha fazla aşınmakta; işçiler, alın terlerinin<br />
karşılığını almakta zorlanmaktadır. Yüksek enflasyon karşısında eriyen ücretler, ağır vergi<br />
yükü ve güvencesiz çalışma koşulları, emekçileri adeta “ücretli kölelik” düzenine mahkûm<br />
etmektedir. Bu tablo, sosyal devlet ilkesinin ciddi biçimde zedelendiğini açıkça<br />
göstermektedir. Çalışanların karşı karşıya olduğu sorunlar sadece ekonomik değildir. Uzun<br />
çalışma saatleri, iş güvenliğinin yetersizliği ve sendikal örgütlenmenin önündeki engeller,<br />
emeğin hak ettiği değeri bulmasının önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. Bu durum,<br />
işçilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik olarak da baskı altında<br />
kalmasına yol açar. Emekçinin sesinin kısıldığı bir düzende ise adaletten söz etmek mümkün<br />
değildir.”<br />
İşçiler sadece açlık ve sefaletle değil, ölümle de mücadele etmektedir.<br />
Çalışanların sadece açlık ve sefaletle değil, güvencesiz ve sağlıksız koşullarda çalışmayla<br />
karşı karşıya kaldığını ve bunun bedelinin de ölüm olduğunu belirten Nalbantoğlu,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Çalışma Örgütü “ILO” verilerine göre ülkemizin ölümlü iş kazalarında<br />
Avrupa’da birinci dünyada üçüncü sırada olmasının tesadüfi olmadığını belirterek şunlara<br />
değindi:<br />
“Ülkemizde yaklaşık 17 milyonu aşan işçi nüfusuna rağmen sendikalı işçi oranı yüzde 14<br />
seviyelerinde kalmaktadır. Daha da çarpıcısı, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin oranı<br />
yüzde 10’un dahi altındadır. Özel sektörde ise bu oranlar çok daha düşük seviyelere<br />
inmektedir. Bu durum, milyonlarca emekçinin örgütsüz ve güvencesiz bırakıldığını açıkça<br />
ortaya koymaktadır. Çalışma yaşamında güvencesizlik yaygınlaştıkça, kayıt dışı istihdam,<br />
taşeronlaşma ve esnek çalışma modelleri kalıcı hale getirildikçe iş kazaları da artmakta, en<br />
ağır bedeli yine en korumasız kesimler yani genç- yaşlı, kadın – erkek, çoluk- çocuk demeden<br />
emekçiler ödemektedir. Nitekim geçen yılın verilerine göre en az 2 bini aşkın emekçi<br />
çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bu demektir ki günde en az 6 işçi yaşamını yitirmektedir. Bu,<br />
kader değil; denetimsizliğin, ihmallerin ve emeği değersizleştiren anlayışın bir sonucudur.”<br />
1 Mayıs sadece emek ve dayanışma günü değil, insanca onurlu bir yaşam<br />
çağrısıdır.<br />
Demokrasinin, adaletin ve hukukun yok sayıldığı, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı<br />
bir dönemde ne insan haklarından ne de işçi haklarından söz edilemeyeceğini ifade eden Rıfat<br />
Nalbantoğlu, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:<br />
“Yıllardır ülkeyi yönetenler, uyguladıkları politikalarla hem emeğe hem de emekçiye sırtını<br />
dönmüş ve ekonomide yaşanan bütün olumsuzlukların, ülkeyi yönetememe krizinin bedelini<br />
çalışanlara ödettirmiştir. Bugün ülkemizde milyonlarca çalışan için 1 Mayıs, artan geçim<br />
sıkıntısı, güvencesizlik ve derinleşen eşitsizliklerin gölgesinde karşılanmaktadır. Emeğin<br />
değeri her geçen gün daha fazla aşınmakta, işçiler alın terlerinin karşılığını almakta<br />
zorlanmaktadır. Daha dün sonuçlanan maden işçilerinin onurlu direnişi bunun en somut<br />
örneğidir. Onun için “1 Mayıs” bir anma ve kutlama günü olmasının dışında bir mücadele ve<br />
dayanışma günüdür. Haksızlığa, hukuksuzluğa, eşitsizliğe karşı çıkma günüdür. Örgütlü<br />
mücadelenin taçlandırıldığı gündür. Onurlu bir yaşam çağrısıdır. Bu nedenle “1 Mayıs” ancak<br />
ve ancak bu bozuk ve çarpık düzen değiştiğinde gerçek anlamına kavuşacaktır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 11:24:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-nalbantoglu-1-mayis-sadece-emek-ve-dayanisma-gunu-h161634.html">CHPli Nalbantoğlu: &amp;quot;1 Mayıs sadece emek ve dayanışma günü değil, insanca onurlu bir yaşam çağrısıdır&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-doku-ailesi-erzurum-da-ifade-verecek-h161633.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Doku ailesi Erzurum&amp;#039;da ifade verecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku’nun mağdur sıfatıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadesinin alınmasına karar verildi. İfadenin SEGBİS ile alınacağı öğrenildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku’nun mağdur sıfatıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadesinin alınmasına karar verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgiye göre, Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki soruşturmayı yürüten Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Doku’nun anne ve babasının “mağdur” sıfatıyla ifadelerinin alınması kararlaştırıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılığın talimatı doğrultusunda daha önce Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade veren Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ile babası Halit Doku bu kez Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade verecek. İfadelerin SEGBİS aracılığıyla alınması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin soruşturmada Tuncay Sonel'in de arasında bulunduğu 12 kişi tutuklanmıştı. Bu soruşturmayı&nbsp;Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı sürdürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. maddesinde, "Vali ve kaymakamların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir" hükmü uyarınca Sonel hakkındaki adli süreç Erzurum'da yürütülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 11:05:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-doku-ailesi-erzurum-da-ifade-verecek-h161633.html">Gülistan Doku soruşturması... Doku ailesi Erzurum&amp;#039;da ifade verecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-hurmuz-bogazindaki-guvensizligin-h161632.html</link>
		<title>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: &amp;quot;Hürmüz Boğazındaki güvensizliğin sorumlusu ABD ve İsrail&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, &quot;Hürmüz Boğazı&#039;nda devam eden ablukadan ve oluşan güvensizlik ortamından ABD ve İsrail&#039;in sorumlu olduğunu&quot; ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran&nbsp;Devlet medyasında paylaşılan Ulusal Basra Körfezi Günü mesajında İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'nda devam eden ablukadan ABD ve İsrail'i sorumlu tutarak, "düşman ülkelerin bölge dışında tutulması" kararını bir kez daha savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pezeşkiyan, su yolunun "büyük İran ulusunun direnişinin bir sembolü" olduğunu belirterek, "Bu su alanındaki her türlü güvensizliğin sorumluluğu ABD ve siyonist rejime aittir" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 10:42:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-hurmuz-bogazindaki-guvensizligin-h161632.html">İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: &amp;quot;Hürmüz Boğazındaki güvensizliğin sorumlusu ABD ve İsrail&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/basevirgen-32-ilde-toplam-71-saglik-alani-ve-tesisinin-ozellestirme-h161631.html</link>
		<title>Başevirgen: &amp;quot;32 ilde toplam 71 sağlık alanı ve tesisinin özelleştirme kapsamına alınarak satılacak olmasına tepki gösterdi&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre 32 ildeki toplam 71 sağlık alanı ve tesisi özelleştirme kapsamına alınarak satılacak olmasına tepki gösterdi. Satışları “rant” kararı olarak niteleyen Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BAŞEVİRGEN “AKTİF OLARAK KULLANILAN VE HALKIN KATKILARIYLA YAPILAN DEVLET HASTANELERİ SATIŞA ÇIKARILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen 32 ilde toplam 71 sağlık alanı ve tesisinin özelleştirme kapsamına alınarak satılacak olmasına tepki gösterdi. Başevirgen, “AKP, 24 yıllık iktidarında özelleştirme adı altında 270'ten fazla kurum, fabrika ve binlerce kamu taşınmazını yok pahasına sattı. Geriye satacak bir kamu kaynağı bırakmayan iktidar şimdi de gözünü 32 ildeki toplam 71 sağlık alanı ve tesise dikti. AKP, yine 3-5 yandaşa yok pahasına hastanelerin değerli arsalarını verecek. Halkın katkılarıyla sadece hastane yapılması şartıyla yeri, dönemin belediyesi tarafından devlete tahsis edilen Saruhanlı Devlet Hastanesi aktif olarak kullanılmasına rağmen, ilçenin merkezindeki değerli arsası satışa çıkarılıyor. Yine Salihli’nin en değerli kamu varlığı olan hastane de satışa çıkarılıyor. Söz konusu yandaşları olunca halkın ihtiyaçlarını göz ardı etmekten asla çekinmeyen iktidarı uyarıyoruz. Kamunun malı kamuda kalmalıdır. Bu arsalar ilçelerin ihtiyaçlarına ve halkın taleplerine uygun olarak değerlendirilmelidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AKP İKTİDARINDA 270’DEN FAZLA KAMU KAYNAĞINI YOK PAHASINA SATTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP’nin iktidarı boyunca yaptığı özelleştirmeleri, satışları hatırlatan Başevirgen, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında özelleştirme adı altında 270'ten fazla kurum, fabrika ve binlerce kamu taşınmazı yok pahasına satıldı. Ülkemiz için stratejik öneme sahip Türk Telekom başta olmak üzere TÜPRAŞ, PETKİM, ERDEMİR ve TEKEL gibi dev kuruluşlarıyla beraber, kamunun kontrolü altında olması gereken elektrik dağıtım şebekeleri ve limanlar yabancı ve yerli sermayeye devredildi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İKTİDAR BÜTÇEDE YARATTIĞI KARA DELİĞİ HASTANE SATIŞLARIYLA KAPATMAYA ÇALIŞIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın kötü ekonomi politikalarıyla bütçede oluşturduğu kara deliği hastane satışlarıyla kapatmaya çalıştığını belirten Başevirgen, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre şimdi de 32 ildeki toplam 71 sağlık alanı ve tesisi özelleştirme kapsamına alınarak satış listesine eklendi. Yani ülkemizin kamusal varlıkları AKP eliyle teker teker satılmaya devam ediyor. Geriye satacak bir kamu kaynağı bırakmayan iktidar, ‘halkın cebinden beş kuruş çıkmayacak’ denilerek inşa edilen şehir hastanelerine ödenen fahiş kiralar ve döviz bazlı garantilerle bütçeyi batırdı. Şimdi de bu karadeliği kapatmak için şehirlerin merkezlerinde kıymetli arsaların üzerinde yer alan hastanelere gözünü dikti. Yine 3-5 yandaşa yok pahasına hastanelerin değerli arsalarını verecek, mevcut hastaneleri ise vatandaşın ulaşımının zor olduğu şehir dışındaki bölgelere yapacak” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÖZELLEŞTİRME ADI ALTINDA SARUHANLI VE SALİHLİ DEVLET HASTANELERİ DE SATIŞA ÇIKARILDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hastane satışlarından Manisa’nın da etkilendiğine dikkat çeken Başevirgen, “Erdoğan tarafından imzalanan ‘rant’ kararıyla, satışa çıkarılan hastanelerden Manisa da nasibini aldı. Özelleştirme adı altında Saruhanlı ve Salihli devlet hastaneleri de satışa çıkarıldı. İktidar, Saruhanlı’nın göbeğindeki 50 yataklı faal hastaneyi satacak, ilçe dışına 50 yataklı bir hastane yapacak. Yani yandaşlarına, sattığı hastanenin arsasını altın tepside sunacak. Salihli Devlet Hastanesi ise 1952’den bu yana ilçe halkının sağlık ihtiyacını karşılayan, halk katkıları ve bağışlarla büyüyen bir kamusal sağlık mirası” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SATIŞ LİSTESİNE KONULAN ARAZİLER ‘ATIL’ DEĞİL, AKTİF OLARAK KULLANILAN ŞEHİRLERİMİZİN EN KIYMETLİ, EN MERKEZİ YERLERİDİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satılması söz konusu değil” açıklamasının gerçeği yansıtmadığını da sözlerine ekleyen Başevirgen, “Satış listesine koyduğunuz bu araziler ‘atıl’ değil, aktif olarak kullanılan şehirlerimizin en kıymetli, en merkezi yerleridir. Yeni hastaneler eksiksiz biçimde hizmete girmeden, mevcut hastane alanlarının özelleştirme kapsamına alınması kamu yararı açısından kabul edilemez. Kamunun malı kamuda kalmalıdır. Bu arsalar ilçelerin ihtiyaçlarına ve halkın taleplerine uygun olarak değerlendirilmelidir. Sağlık Bakanlığı bu kararın gerekçesini, özelleştirme yöntemini, alanın gelecekte ne amaçla kullanılacağını ve halkın sağlık hizmetinin nasıl güvence altına alınacağını derhal açıklamalıdır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 10:23:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/basevirgen-32-ilde-toplam-71-saglik-alani-ve-tesisinin-ozellestirme-h161631.html">Başevirgen: &amp;quot;32 ilde toplam 71 sağlık alanı ve tesisinin özelleştirme kapsamına alınarak satılacak olmasına tepki gösterdi&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-yikilan-mcg-tower-davasi-magdur-avukati-eren-can-saniklar-h161630.html</link>
		<title>Depremde yıkılan MCG Tower davası... Mağdur avukatı Eren Can: &amp;quot;Sanıklar neticeyi öngördüler ama kayıtsız kaldılar&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hatay&#039;da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 14 kişinin ölümüne neden olan MCG Tower davasında müteahhit Muhammet Coşkun Gökkan, sorumluluğu sözleşme yaptığı taşeronlara yüklerken, mahkeme kusur dağılımını netleştirmek için sözleşmelerin incelenmesine karar verdi. Müşteki avukatı Eren Can, &quot;Sanıklar mesleki bilgileri ve tecrübeleri gereği neticeyi öngörmüşler ancak neticeye kayıtsız kalmışlardır. &#039;Olası kast&#039;tan ek savunma alınmasını talep ediyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın İskenderun ilçesinde bulunan MCG Tower'ın yıkılması sonucu 14 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin 14 kişi hakkında, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen MCG Tower davasının 8'inci duruşmasına, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katılırken, başka bir suçtan tutuklu olan müteahhit Muhammet Coşkun Gökkan duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sanıklar neticeyi öngördüler ama kayıtsız kaldılar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki avukatı Eren Can, raporların birbirini tamamladığını, tüm sanıkların asli kusurlu olduğunu anlatarak, "Sanıklar, mesleki bilgileri ve tecrübeleri gereği neticeyi öngörmüşler ancak neticeye kayıtsız kalmışlardır. Zeminden üst yapıya kadar binada tüm imalat ağır kusurludur. Zemin test edilmemiştir. Sehim (eğilme) yapan kirişler, çelik kirişlerle güçlendirilmeye çalışılmıştır. Bina baştan aşağı kusurlu imal edilmiş; eksiklikler tespit edilse de fark edilse de 'olursa olsun' mantığıyla ve maliyet hesabı yapılarak devam edilmiştir. Bu nedenlerle 'olası kast'tan ek savunma alınmasını ve sanıkların tutuklanmasını talep ediyorum" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MCG Tower'a ilişkin 6 üniversiteden 9 akademisyen tarafından hazırlanan üçüncü bilirkişi raporunda, müteahhitten şantiye şefine, yapı denetim firması yetkililerinden belediye görevlilerine kadar tüm sorumluların "asli kusurlu" bulunduğu belirtilmişti. Duruşmaya katılan bazı tutuksuz sanıklar rapora itiraz etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben herkesle ayrı ayrı sözleşme yaptım ve düzgün bir iş istedim"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Muhammet Coşkun Gökkan, "Ben, inşaat yapılırken zaten cezaevindeydim. Diğer tüm sanıklara sözleşmeyle iş devrettim. Yani zemini yapana sözleşme yaptım, kaba inşaatı yapana sözleşme yaptım. Ben herkesle ayrı ayrı sözleşme yaptım ve düzgün bir iş istedim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, Gökkan'ın dosyaya sunduğu sözleşmelerin incelenmesi için tüketici hukuku alanında uzman bilirkişi atanmasına karar vererek, davayı 8 Temmuz'a erteledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İnsan hayatı yerine kar hırsını öne koydular..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma çıkışı açıklama yapan müşteki avukatı Eren Can şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Duruşmada sanıklar birbirini suçladı. Esasında MCG Tower'ın inşaatında görev yapan tüm sanıklar ve kamu görevlileri en baştan sona kadar suçludur. Zeminden üst yapıya, binada yapılması gereken tüm aşamalar kusurlu şekilde yapılmıştır. Zemin güçlendirme gerektiği gibi yapılmadığı gibi kaba inşaat da doğru yapılmamıştır. Daha en başında, birinci kat ve ikinci katta kirişlerdeki eğimlere rağmen 'olursa olsun' mantığıyla inşaat faaliyetine devam edilmiştir. Bu nedenle zemin güçlendirmesinin testi dahi yapılmamıştır. Adeta ne yapıldığı bilinmeden, maliyet azaltma çabasıyla tamamen kusurlu bir imalat yapılmıştır. O yüzden tüm sanıklar bizim gözümüzde sorumludur ve tüm sanıkların öngördükleri netice; mesleki bilgileri, mesleki tecrübeleri ve birinci derece deprem bölgesinde olan Hatay'da bu inşaat faaliyetini yapmaları dikkate alındığında, insan hayatı yerine kar hırsını öne koyduklarını göstermektedir. Gerçekleşecek neticeyi öngörmelerine rağmen 'olursa olsun' mantığıyla hareket etmişler; sonuca, doğabilecek ölüme ve deprem sonucu gerçekleşecek yıkıma kayıtsız kalmışlardır. İnşaat faaliyetini durdurmaları gerekirken, en başından itibaren örneğin zemin güçlendirildikten sonra test yapmadıkları gibi, 16'ncı kattan sonrasına beton çıkartmak için kolonları delerek borular geçirmeleri de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bütün bu eylemler, sanıkların 'olası kastla' öldürmeden cezalandırılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Olası kastla öldürmenin cezası da müebbet hapis cezasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak esasa yönelik bilirkişi raporları, yani sanıkları 'asli kusurlu' olarak gösteren rapor, bu aşamada yeterli görüldü. Bundan sonraki duruşmada da biz bu beyanlarımızla, dosyaya eklediğimiz uzman görüşleriyle ve netice itibarıyla sanıkların hem öngördükleri hem de kayıtsız kaldıkları eylemleri nedeniyle 'olası kastla öldürme' suçundan cezalandırılması için hukuki mücadelemize devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 10:05:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-yikilan-mcg-tower-davasi-magdur-avukati-eren-can-saniklar-h161630.html">Depremde yıkılan MCG Tower davası... Mağdur avukatı Eren Can: &amp;quot;Sanıklar neticeyi öngördüler ama kayıtsız kaldılar&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/atama-kararlari-resmi-gazete-de-emniyet-genel-mudurlugune-h161629.html</link>
		<title>Atama kararları Resmi Gazete&amp;#039;de: Emniyet Genel Müdürlüğüne Ali Fidan, Ankara Valiliğine Yakup Canbolat atandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Resmi Gazete&#039;de yayımlanan atama kararıyla Nevşehir Valisi Ali Fidan, Emniyet Genel Müdürü olarak atandı. Mevcut Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş ise İçişleri Bakanlığı emrine alındı. Aydın Valisi Yakup Canbolat Ankara Valiliğine atanırken, Ankara Valisi Vasip Şahin ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığına seçildi. Karar kapsamında 4 ilin valisi, 7 ilin emniyet müdürü yeniden belirlendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Resmi Gazete'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla atama kararları yayımlandı. Kararlara göre Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığına, Ankara Valisi Vasip Şahin seçildi. Şahin'in, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri gereğince, yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlamak üzere görevlendirildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Valiliğine Yakup Canbolat atandı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı valilikler ve üst düzey bürokratik görevlere atamalar yapıldı. Buna göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, İçişleri Bakanlığı emrine alındı. Aydın Valisi Yakup Canbolat Ankara Valiliğine, Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliğine atandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ali Fidan, Emniyet Genel Müdürü olarak görevlendirildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük Adıyaman Valisi olurken, Nevşehir Valisi Ali Fidan Emniyet Genel Müdürü olarak görevlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliğine, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin Personel Genel Müdürlüğüne, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne atandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne Maksut Yüksek getirildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin atamalar da yapıldı. Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek Ankara İl Emniyet Müdürü olarak atandı. Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç Konya İl Emniyet Müdürlüğüne, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel ise Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Polis Başmüfettişi Aydın Karan Elazığ İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin Yozgat İl Emniyet Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise Siirt İl Emniyet Müdürü olarak atandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MGK&nbsp;Genel Sekreter Yardımcılıklarına atama</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 09:47:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/atama-kararlari-resmi-gazete-de-emniyet-genel-mudurlugune-h161629.html">Atama kararları Resmi Gazete&amp;#039;de: Emniyet Genel Müdürlüğüne Ali Fidan, Ankara Valiliğine Yakup Canbolat atandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kis-geri-donuyor-meteoroloji-den-kuvvetli-yagis-uyarisi-h161628.html</link>
		<title>Kış geri dönüyor: Meteoroloji&amp;#039;den kuvvetli yağış uyarısı! İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Marmara, Akdeniz’in iç kesimleri, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Adana, Konya, Sivas, Tokat, Gümüşhane, Bayburt, Gaziantep ve Şanlıurfa&#039;nın aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Güney ve iç kesimlerde gök gürültülü sağanak, yarın gece saatlerinde Kastamonu ve Sinop&#039;ta karla karışık yağmur şeklinde olması beklenen yağışların, gece saatlerinde Trakya, İstanbul, Kocaeli, Çanakkale, Yalova ve Tunceli çevrelerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. İşte 30 Nisan 2026 hava durumu tahminleri]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının akşam saatlerinden itibaren kuzeybatı kesimlerde mevsim normallerinin altına düşeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurdun kuzey kesimlerinde kuzey, güney kesimlerinde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların, yarın (Cuma) gece saatlerinde Trakya, İstanbul, Kocaeli, Çanakkale, Yalova ve Tunceli çevrelerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yarın (Cuma) gece saatlerinde Trakya, İstanbul, Kocaeli, Çanakkale ve Yalova çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı olması bekleniyor. Yağışların, yarın (Cuma) gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı olması bekleniyor. Yağışların, yarın (Cuma) gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı olması bekleniyor. Yağışların, yarın (Cuma) gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Cuma) gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin iç kesimleri ile Adana çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu,&nbsp;öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Konya, Karaman, Niğde ve Sivas çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin kuzey kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı, gece saatlerinde Kastamonu ve Sinop'un yüksek kesimlerinin karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bugün öğle ve yarın (Cuma) gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı, gece saatlerinde yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Tokat, Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Ardahan hariç) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yarın (Cuma) gece saatlerinde Tunceli çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğu kesimleri, Gaziantep çevreleri ile Şanlıurfa'nın kuzey ve doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde kuzey ve doğu kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 09:33:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kis-geri-donuyor-meteoroloji-den-kuvvetli-yagis-uyarisi-h161628.html">Kış geri dönüyor: Meteoroloji&amp;#039;den kuvvetli yağış uyarısı! İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-243-h161627.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında düşüş serisi sürüyor: İşte 30 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.633 TL seviyesinde başlarken, ons altın fiyatı 4.566 dolar civarında açılış yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ons altın, nisan ayını yaklaşık yüzde 2,1’lik bir düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.&nbsp;Petrol&nbsp;fiyatlarındaki yeniden yükseliş, Fen’in son toplantısında dört üyenin daha sıkı para politikası sinyali vermesi ve ABD tahvil getirilerindeki artış, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan üç temel risk unsuru olarak öne çıkıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 30 Nisan 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 6.622,91 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.912,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.825,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 42.874,73 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 43.516,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 107.515,62 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.552,98&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 09:28:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-243-h161627.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-30-h161626.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (30 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 30 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 30 Nisan 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 45,1752 (alış) 45,1914'den (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,7693 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 26 09:21:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-30-h161626.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satislari-guvenli-odeme-sistemi-h161623.html</link>
		<title>Ticaret Bakanlığı: Taşınmaz satışları, Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, taşınmaz, kuyum ve taşıt ticareti yetki belgelerindeki yenileme ve tadil işlemlerine yönelik yönetmeliklerde değişiklik yapıldığını belirterek, &quot;1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılmasının zorunlu olması öngörülmüştür&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ticaret Bakanlığı,&nbsp;taşınmaz, kuyum ve taşıt ticareti yetki belgelerindeki yenileme ve tadil işlemlerine yönelik yönetmeliklerde değişik yapıldığını duyurdu. Bakanlıktan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ülkemizde, taşınmaz satışlarında satış bedeli satıcıya genellikle elden ödenmekte olup bu durum kayıt dışı işlemlere, alıcı ve satıcı taraflar açısından bazen ödememe ihtilaflarına yol açabilmekte, işlemlerde güvensizlik yaratmakta, tarafların yüksek meblağda nakit taşımasına neden olmakta ve paranın çalınması gibi riskleri ortaya çıkarmaktadır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çerçevede, taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve hırsızlık ve riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması, para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda, taşınmaz satışlarında güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımız tarafından Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapılmıştır.<br />
<br />
Bu düzenleme ile 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halınde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılmasının zorunlu olması öngörülmüştür. Bununla beraber, Bakanlığımıza söz konusu süreyi 3 aya kadar uzatma yetkisi verilmiştir.<br />
Söz konusu sistemin zamanında ve eksiksiz şekilde uygulamaya alınabilmesi için Ticaret Bakanlığımız ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü iş birliğinde teknik çalışmalara başlanmıştır.<br />
Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın menfaalerinin korunması ve emlak sektöründe istikrarlı, şeffaf ve dengeli bir piyasanın tesisi için gerekli tüm tedbirler alınmaya devam edilecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 15:56:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satislari-guvenli-odeme-sistemi-h161623.html">Ticaret Bakanlığı: Taşınmaz satışları, Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/taksimde-kanli-1-mayis-anmasi-cerkezoglu-bu-meydan-h161622.html</link>
		<title>Taksimde Kanlı 1 Mayıs anması... Çerkezoğlu: Bu meydan işçilerin, emekçilerin hafızası; birliğimiz, dayanışmamızdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[“Kanlı 1 Mayıs” olarak hafızalara kazınan, Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs 1977’de yaşamını yitirenler için Kazancı Yokuşu’nda anma düzenlendi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bu meydan işçilerin, emekçilerin, halkın, kadınların, gençlerin hafızası; bu meydan birliğimizdir, dayanışmamızdır, mücadeledir. Bu meydan Taksim Meydanı, 1 Mayıs Meydanı’dır. Bu meydanı karanlığın ve korkunun simgesi hâline getirmeye çalışanlar, işçi sınıfının sesini boğmak isteyenler bugün hâlâ iş başındadır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Kanlı 1 Mayıs” olarak hafızalarda yer edinen 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’ndaki İşçi Bayramı kutlamaları sırasında katledilenleri bugün Kazancı Yokuşu’nda andı. Anmada, “Taksim, 1 Mayıs alanıdır” ve “Biji yek gulan” sloganları atıldı. Katliamda hayatını kaybeden 41 kişinin ismi okunarak hep bir ağızdan “Burada” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 49 yıl sonra yine bu meydanda olduklarını belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün bu 1 Mayıs meydanında, Taksim Meydanı’nda sadece geçmişi değil, bugünümüzü ve yarınımızı savunmak için bir aradayız. 1977’nin 1 Mayıs’ında arkadaşlarımızı aramızdan alanlar, işçi sınıfının sesini boğmak ve bu meydanı sermayenin karanlığının ve korkunun simgesi hâline getirmek istediler ama başaramadılar. Bu meydan işçilerin, emekçilerin, halkın, kadınların, gençlerin hafızası; bu meydan birliğimizdir, dayanışmamızdır, mücadeledir. Bu meydan Taksim Meydanı, 1 Mayıs Meydanı’dır. Bu meydanı karanlığın ve korkunun simgesi hâline getirmeye çalışanlar, işçi sınıfının sesini boğmak isteyenler bugün hâlâ iş başındadır. Emeğimizi değersizleştirmek isteyenler, hepimizi asgari ücrete mahkûm etmek isteyenler, hepimizi yoksullukta eşitlemek isteyenler, Türkiye’yi küresel sermayenin ucuz emek cenneti hâline getirmek isteyenler bugün hâlâ iş başındadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İktidarın tercihleri ortadadır”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hepimizi borçla yaşamaya mahkûm eden, adaletsiz vergi sistemiyle yoksuldan alıp zengine, işçiden alıp patrona verenler bugün iş başındadır. Bugün ülkeyi yöneten iktidarının zihniyeti de tercihleri de açıkça ortadadır. Bu iktidar, emeğe karşı sermayenin iktidarıdır. Bu iktidar, halka karşı rantın iktidarıdır. AKP iktidarı bugün desteğini kaybettikçe daha fazla baskıya sarılmaktadır. Yargıyı siyasallaştırarak hukuku bir sopa olarak kullanarak iktidarda kalmaya çalışmaktadır. Bugün 1 Mayıs meydanındaki bu abluka, Taksim Meydanı’ndaki bu yasak, bu haksız, hukuksuz yasak, bu barikatlar, ülkeyi yöneten siyasi iktidarın AKP’nin zihniyetinin sembolüdür.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ölümsüz neferler oldular”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz de “Hafızamızı diri tutmak, mücadelemizi güçlendirmek ve yarım bırakılan bir hesabı sormak için bir aradayız. 49 yıl önce bu meydanda emeğin, alın terinin, eşitliğin, barışın, demokrasinin sesi yükselirken bu sesi susturmak isteyenler kurşunlarla, panzerlerle ve korkularıyla saldırdılar ancak şunu bilsinler ki o gün bu meydanda düşenler asla yenilmediler. Onlar, bu toprakların en onurlu kavgasının, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin ölümsüz neferleri oldular” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şişhane’de Dalcı anıldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmaların ardından Kazancı Yokuşu’na karanfiller bırakıldı. 1989’da öldürülen Mehmet Akif Dalcı için Şişhane’deki vurulduğu yere geçildi. TTB adına konuşan Pınar Saip, “Mehmet Akif Dalcı’yı ve bu uğurda kaybettiğimiz canlarımızı anmaya devam edeceğiz ve anılarını yaşatacağız. 17 yaşında bir çocuk işçiydi. Her gün iş cinayetlerinde 6 işçimizi kaybetmekteyiz. Emekçilerin iş cinayetlerinde kaybedilmemesi; inşaatlarda, madenlerde, atölyelerde kaybedilmemesi için bağımsız denetimcilere ihtiyaç vardır. Bir an önce ülkemizin demokrasiye ve adalete kavuşmasını istiyoruz. Bütün bunlara karşı 1 Mayıs’ta sağlık emekçileri de diğer emekçilerle birlikte seslerini yükseltecek ve Kadıköy’de hep birlikte birleşelim, değiştirelim sloganını hayata geçireceğiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Odabaşı, Albayrak ve Levent de unutulmadı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadıköy’de 1996’da öldürülen Dursun Odabaşı, Hasan Albayrak ve Yalçın Levent için de anma düzenlendi. Anmaya TMMOB Başkanı Emin Koramaz, “Emeğe, emekçiye, devrimciye, yurtseverlere düşmanlık bu sermaye düzeninin devamını sağlamak için birer araç hâline getirilmiş durumda. Emeğimize el koymak için, geleceğimize el koymak için ölümler sıradanlaştırılıyor. Aradan yıllar geçti ama yaşanan bu büyük acılarla hâlâ yüzleşilmedi. O acılarla yüzleşmeyenler, bu devletin hangi kademesinde, hangi sorumluluk mevkinde olursa olsun onları yargı önüne çıkartmayanlar, o kirli ilişkileri örtbas edenler 1 Mayıslardan sonraki katliamların da hazırlayıcılarıdır. Biz nasıl ki aramızdan kopartılan arkadaşlarımızı unutmadıysak katilleri de hiçbir zaman unutmayacağız. Onlar hesap verene, tüm suçlular açığa çıkartılana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Buraya da karanfiller bırakılmasının ardından anmalar sona erdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 15:47:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/taksimde-kanli-1-mayis-anmasi-cerkezoglu-bu-meydan-h161622.html">Taksimde Kanlı 1 Mayıs anması... Çerkezoğlu: Bu meydan işçilerin, emekçilerin hafızası; birliğimiz, dayanışmamızdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emep-genel-baskani-aslandan-bolu-valiliginin-partisinin-1-mayis-bildirisini-yasaklamasina-tepki-orgutlenme-ozgurlugunun-temeline-donuk-bir-saldiri-h161621.html</link>
		<title>EMEP Genel Başkanı Aslan&apos;dan Bolu Valiliği&apos;nin partisinin 1 Mayıs bildirisini yasaklamasına tepki: Örgütlenme özgürlüğünün temeline dönük bir saldırı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Bolu Valiliği&#039;nin partisinin 1 Mayıs bildirisinin dağıtılmasına izin vermemesine ilişkin “Siyasi örgütlenme, örgütlenme özgürlüğünün temelidir. Bolu Valiliği&#039;nin kararı da örgütlenme özgürlüğünün temeline dönük bir saldırıdır. Tüm işçi ve emekçileri bir kez daha kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara ve her türlü baskıya karşı ekmek, barış ve özgürlük için 1 Mayıs’a çağırıyoruz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Genel Başkanı Aslan, Bolu Valiliği'nin partisinin 1 Mayıs için stant kurarak bildiri dağıtmasına izin vermemesine tepki gösterdi. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Aslan, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bolu Valiliği partimizin 1 Mayıs dolayısıyla hazırladığı ‘Kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara ve her türlü baskıya karşı ekmek, barış ve özgürlük için 1 Mayıs’a’ başlıklı bildirinin dağıtımı için yasaklama kararı aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bolu Vali Yardımcısı Zikri Şahin’in imzasını taşıyan kararda ‘Emek Partisi Bolu İl Başkanlığı tarafından Valilik Makamına sunulan ilgi havale sayılı dilekçede; 28.04.2025 Salı günü 14:00-17:00 saatleri arasında ilimiz Kardelen Meydanı'nda stant kurarak dilekçe ekinde yer alan ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe Çağrı Bildirisini’ dağıtmak için müracaatta bulunulmuştur. Konu ile ilgili olarak; stantta dağıtılması planlanan ve dilekçe ekinde yer alan bildiri örneği içerik yönünden ilgili makamlarca incelenmiş olup, bildiri içeriğinde suç teşkil edecek ifadelerin yer aldığı ve dağıtılması halinde adli olarak işlem yapılacağı bildirilmiştir. Bu kapsamda stant ve bildiri dağıtımı talebiniz uygun görülmemiştir’ ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'Saray düzenini eleştirme' diyorlar"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valiliğin 1 Mayıs bildirimizde ‘suç olarak’ nitelediği bölümler şunlardır:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">‘Saray rejiminin emperyalist bağımlılık ilişkilerini derinleştiren işbirlikçi ve yayılmacı politikaları, Erdoğan-Şimşek imzalı IMF’siz IMF programı nedeniyle bu savaşların ülkemiz üzerindeki etkisi her gün büyüyor. Tek adam yönetimi ve Cumhur ittifakı sermayenin ve kendi iktidarının bekasını koruma dışında bir şey düşünmezken, savaşların giderek ağırlaşan faturasını, işçi ve emekçilere kesmektedir.’</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">‘Türkiye işçi sınıfı, Saray rejimi tarafından kelimenin tam anlamıyla orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir ortamda çalışmaya mahkûm edilmiştir.’</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">‘Saray yargısı muhalif siyasetçiler başta olmak üzere memleketin üzerinde bir sopa gibi sallanmaktadır.’</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">‘Tek tek, parça parça bu düzeni değiştiremeyiz. Örgütlü ve yekpare biçimde hareket eden bir işçi sınıfının karşısında ise hiçbir gücün duramayacağına tarih defalarca tanıklık etmiştir. ABD emperyalizminin başını çektiği savaşa, vahşi kapitalist sömürüye dur demenin, saray rejiminin saldırılarını püskürtmenin, demokratik hak ve özgürlükleri kazanmanın, barışı hayata geçirmenin başkaca yolu yoktur.’</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valiliğin, ülkede yaşayan milyonları açlığa, sefalete sürükleyen; İran, Filistin ve Lübnan’da gerçekleştirilen emperyalist saldırıların ve katliamların payandası olan Saray düzenine siper olma amacı taşıyan bu kararı kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca 1 Mayıs çalışmalarımız kapsamında Kocaeli’de bildiri dağıtımı yapan Emek Gençliği üyeleri de geçtiğimiz hafta gözaltına alınmış, bildiri dağıtımı herhangi bir karar gerekçe gösterilmeksizin fiili olarak engellenmiş ve bu hukuksuz engellemeye tepki gösteren bir üyemiz darbedilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026’da asgari ücreti açlık sınırının altında belirleyen; Erdoğan-Şimşek imzası taşıyan orta vadeli programla işçi ve emekçilerin ücretlerini, hukuksuz kararlar ve grev yasaklarıyla sendikal haklarını gasbeden; buna karşı tepki gösterenlerin karşısına yargı sopasını, kolluk güçlerini çıkaran Saray düzeni, sermaye sınıfının çıkarlarını korumak için ise teşvikler, vergi indirimleri, varlık barışı açıklamaktadır. 1 Mayıs çalışmalarımıza dönük resmi ve fiili engellemelerin adı Saray düzenidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 Mayıs çalışmaları kapsamında Bolu’da açılmak istenen stant için Valilikten izin istenmemiştir, bildirimde bulunulmuştur. Siyasi partilerin bildiri dağıtmak için izne ihtiyacı yoktur. Ülke genelinde dağıtılmakta olan 1 Mayıs bildirimizin engellenmesi ile ilgili herhangi bir hukuki karar da bulunmamaktadır. Propaganda özgürlüğü kapsamında 1 Mayıs çalışmalarımızı güvenceye almakla yükümlü olan Bolu Valiliğinin bu hukuksuz engelleme kararını reddediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargı eliyle seçilmiş belediye başkanlarını tutuklayan, belediyelere kayyım atayan, bildiri dağıtımını engelleyerek partimizin, sabaha karşı gerçekleştirilen ev baskınlarıyla diğer siyasi parti ve örgütlerin siyasi faaliyetlerini engelleyen Saray düzeni, muhalefet güçlerini devletin zor aygıtlarıyla sindirerek siyasette ‘tekel’ olmak istemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyasi örgütlenme, örgütlenme özgürlüğünün temelidir. Bolu Valiliğinin kararı da örgütlenme özgürlüğünün temeline dönük bir saldırıdır. Toplumsal hayatta siyasi örgütlenmeye, fabrika ve iş yerlerinde sendikal örgütlenmeye dönük saldırılara karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele etmeye devam edeceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tüm işçi ve emekçileri bir kez daha kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara ve her türlü baskıya karşı ekmek, barış ve özgürlük için 1 Mayıs’a çağırıyoruz.”</span></p>

<p></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 15:35:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emep-genel-baskani-aslandan-bolu-valiliginin-partisinin-1-mayis-bildirisini-yasaklamasina-tepki-orgutlenme-ozgurlugunun-temeline-donuk-bir-saldiri-h161621.html">EMEP Genel Başkanı Aslan&apos;dan Bolu Valiliği&apos;nin partisinin 1 Mayıs bildirisini yasaklamasına tepki: Örgütlenme özgürlüğünün temeline dönük bir saldırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nedeniyle-aciklamada-emekcilerin-yasadigi-sorunlari-gundeme-tasidi-h161620.html</link>
		<title>Gürer: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle açıklamada, emekçilerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Taksim’in işçiler için yalnızca bir meydan değil bir hafıza ve mücadele alanı olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs işçilerin özgürce, kardeşçe ve dayanışma içinde kutlayacağı gün olmalıdır” dedi. Gürer, çalışma yaşamının taşeronlaşma, güvencesizlik, düşük ücret, sendikasızlaştırma ve hak kayıplarıyla “modern köleliğe dönüştürüldüğünü” belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“1 MAYIS İŞÇİNİN BAYRAMIYSA, İŞÇİ TAKSİM’DE OLMALIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“ASGARİ ÜCRET TEMEL ÜCRETE DÖNÜŞTÜ EMEKÇİ YOKSULLAŞTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“İŞ CİNAYETLERİ VE GÜVENCESİZLİK BÜYÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1 MAYIS, EMEĞİN HAK ALMA MÜCADELESİNİN ADIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 Mayıs’ın tarihsel kökenine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs emeğin özgürlüğünün, dayanışmanın ve hak alma mücadelesinin adıdır. 1886’da işçilerin insanca çalışma koşulları için başlattığı mücadele, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bu yalnızca bir bayram değil; emeğin tarihsel direnişidir,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de 1923’ten bu yana İşçi Bayramı olarak kabul edilen 1 Mayıs’ın anlamına uygun yaşatılması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu ülkenin emekçileri yıllarca bu günü bedel ödeyerek savundu. 12 Eylül ile yasaklanan, mücadeleyle geri alınan bu günü bugün kısıtlamalarla tartışmalı hale getirmek doğru değildir,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1 MAYIS TAKSİM’DE KUTLANMALIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taksim Meydanı’nın işçi sınıfı açısından tarihsel önemine işaret eden Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs işçi ve emekçilerin Taksim’de kutlamasına izin verilmelidir. Taksim, tüm işçilerin kardeşçe, dostça duygularını ve düşüncelerini bir arada yansıttıkları yer olmalıdır,” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her yıl kutlamaların engellenmesini de eleştiren Gürer, “Her yıl 1 Mayıs’ta emekçilere yapılan baskıyı kabul etmek mümkün değil. İşçiye bayram günü engel çıkarmak, emeğe saygı değildir. 1 Mayıs işçinin bayramıysa işçi Taksim’de olmalıdır.Ülkemiz bu olumsuz görüntülerden arındırılmalıdır” dedi. Gürer, yasakçı anlayışın son bulması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇALIŞMA YAŞAMI MODERN KÖLELİĞE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, AKP döneminde emek politikalarını eleştirerek, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında çalışma yaşamı emekçiler açısından modern kölelik dönemine dönüştürülmüştür,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeronlaşmayı, düşük ücret politikalarını ve sendikal baskıları eleştiren Gürer, “Kamuda taşeron uygulamasıyla düşük ücret kalıcı hale getirildi. Sendikalaşmanın önü kesildi. Grevler ertelendi. Toplu sözleşme hakkından yararlanan işçi sayısı sınırlı bırakıldı,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Asgari ücret artık en düşük ücret değil, temel ücret haline getirilmiştir” diyen Ömer Fethi Gürer, milyonlarca çalışanın yoksulluğa mahkûm edildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SENDİKAL HAKLAR DARALTILDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendikal örgütlenmede yaşanan gerilemeye ilişkin rakamlar paylaşan CHP Milletvekili. Ömer Fethi Gürer, tabloyu “alarm verici” olarak tanımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “2002’de 5 milyon 223 bin sigortalı işçi vardı, 2 milyon 680 bini sendikalıydı. Bugün işçi sayısı 16 milyon 699 bini aşmış durumda ama sendikalı işçi sayısı 2 milyon 413 bin. Sendikalaşma oranı yüzde 14,45. Nüfus artmış, çalışan sayısı artmış ama örgütlenme gerilemiş. Bu başlı başına emekçilerin içine düşürüldüğü durumun göstergesidir. 1980’in dahi gerisinde kalan bir örgütlenme tablosu var. Bu kabul edilemez” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“12 EYLÜL’ÜN BASKICI MİRASI SÜRÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">12 Eylül darbesinin emek hayatında yarattığı tahribatın hâlâ sürdüğünü belirten Gürer, “12 Eylül sendikacılığın önünü kesti. Sonraki iktidarlar bunu düzeltmek yerine sürdürdü. AKP iktidarları döneminde daha da ağır uygulamalar getirildi. Veriyor gibi yapıp sınırlayan düzenlemelerle sendikal faaliyet zorlaştırıldı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Taşeron mağduriyeti bitmedi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">696 sayılı KHK sonrası yaşanan sorunlara değinen Ömer Fethi Gürer,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ Tüm taşeron çalışana kadro verilmedi.Hizmet alım sözleşmesine takılan taşeronda kaldı.Binlerce taşeronsa çalışan var.Tamamı kamu kadrolarına alınmalıdır.Kadroya alındı denilen işçilere de gerçek anlamda özlük hakları verilmedi. Tayin hakkı yok, nakil hakkı yok. Belediye işçileri kadroya değil şirket elemanlığına geçirildi.” Dedi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“4 Aralık bir gün önce sözleşmesi biten ve yeni alım bekleyenler bir gün ile kadro dışı kaldı.4 Aralık mağdurlarının sorunları hâlâ çözülmedi” diyen Gürer, bu mağduriyetin sürdüğünü vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İş cinayetlerinde Avrupa birincisiyiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma hayatındaki güvencesizliğe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Son üç ayda 500 bin işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor. İş güvencesi budanmış durumda. İşçinin güvencesi olması gereken fon, adeta iktidar ve işveren destek fonuna dönüştürülmüştür. Ülkemiz iş cinayetlerinde Avrupa birincisi konumuna yükselmişse burada ciddi bir emek ile ilgili sorunu vardır,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmesinde CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emeklilik şartları ağırlaştırıldı. Adil ve eşit olmayan sistem mağduriyet yarattı. Kademeli geçiş yapılmaması önemli hak kayıpları doğurdu” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2008 AKP çıkardığı düzenlemeleri eleştiren Gürer, “Aylık bağlama oranı düşürüldü, emekli düşük maaşa mahkûm edildi” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Emekli ve asgari ücretli açlık sınırı altında yaşama mahkûm edilmiştir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“STAJYER GENÇLER UCUZ İŞGÜCÜ OLARAK KULLANILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Staj başlangıcının emeklilikte sigorta başlangıcı sayılmaması önemli bir haksızlıktır,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 1 milyon öğrencinin fiilen işçi statüsünde çalıştırılmaktadır.Bu süreç eğitim diye tanımlanıyor ama ucuz işçilik ve sömürü düzenine dönüşmüş durumda. Staja başlayan gence verilen SGK kartının emeklilik başlangıcı sayılmaması kabul edilemez. staj ve çırak SGK kartı verildiği gün emekliliğe esas sigorta başlamalıdır.TÜİK genç işsizliği düşürmek için işçi saydığı Bakanlığın ise öğrenci olarak tanıımladığı çalışanlar büyük bedenlere yüklenen işleri yapmaktadır.18 yaş öncesi primini ödeyerek emekliliğe esas süre başlamalıdır ” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“VERGİ SİSTEMİ DE ÇALIŞANI EZİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı. Ama bugün çalışanlardan dolaylı vergilerle daha fazla alınıyor,” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çalışanın yalnız ücretle değil vergi sistemiyle de ezildiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1 MAYIS SORUNLARIN GÖRÜNÜR OLDUĞU MÜCADELE GÜNÜ OLMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 Mayıs’ın yalnızca kutlama değil mücadele günü olduğunun altını çizen Ömer Fethi Gürer, “İşsizliğin arttığı, hakkını isteyenin işsiz kaldığı, düşük maaşlarla modern köleliğe dönüşen iş yaşamında 1 Mayıs’ın anlamı daha büyüktür. 1 Mayıs yalnızca bayram değildir, emekçilerin sesini yükselttiği gündür. İşçinin hakkı teslim edilmeli, sendikal özgürlükler güçlendirilmeli, emeklilikte adalet sağlanmalı, taşeron mağduriyetleri giderilmeli ve 1 Mayıs işçiler tarafından Taksim’de özgürce kutlanmalıdır,” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 14:46:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nedeniyle-aciklamada-emekcilerin-yasadigi-sorunlari-gundeme-tasidi-h161620.html">Gürer: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle açıklamada, emekçilerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-avcilar-belediye-baskani-caykaranin-avukati-koksal-muvekkilim-islemedigi-bir-sucun-cezasini-cekmektedir-h161619.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası Avcılar Belediye Başkanı Çaykara&apos;nın avukatı Köksal: Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen &quot;Aziz İhsan Aktaş suç örgütü&quot; davasında savunma yapan tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, &quot;Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye’de bir ilk. Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır. Ümitsiz miyiz peki? Hayır değiliz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan 200 sanıklı dava, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce&nbsp;Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor. Duruşmada sanık avukatları savunma yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan tutuksuz yargılanan sanık Samet Alptuğ Arıkan'ın avukatı, müvekkilinin şu an Kağıthane Garaj Müdürlüğü’nde görev yaptığını söyledi. 12 yılı aşkındır İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) bünyesinde çalışan Arıkan'ın adının şu ana kadar hiç bir soruşturmada geçmediğini, müvekkiline isnat edilen eylemlerine ilişkin bir veri olmadığını belirten avukat, müvekkilinin yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini istedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Somut delil yok"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Yunus Garajı Şube Müdürü Şevket Eygi’nin avukatı Burcu Kılıç da savunmasında şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Müvekkilim hakkında herhangi bir somut delil yok. İhalelerin hepsi internet üzerinden açık olan EKAP üzerinden gerçekleştirilmektedir. Teklifler elektronik ortamda yapılıyor ve ihale ilanı yapıldığına kadar kimse tarafından teklifler görünmüyor. EKAP üzerinden en uygun teklif belirleniyor. Yalnızca bir kişinin beyanlarıyla mesleklerini yıllarca layıkıyla yapan insanların yargılanması ceza muhakemesine de karşıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık İETT İhale İşleri Şube Müdürü Cevdet Akarsu’nun avukatı da şu savunmayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Müvekkilim hakkında suçun maddi unsuru oluşmamıştır. İddianamede müvekkilimin bazı firmalara ihaleye girmemesi için telkinde bulunduğu belirtilmektedir ancak hangi firmalar olduğu belirtilmemektedir. Müvekkilimin Aziz İhsan Aktaş’ı tanımadığı ve görüşmediği bellidir. Firmalarla görüşmeleri yoktur. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum. İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Afet İşleri personeli Gökhan Kaymak’ın avukatı, müvekkili hakkında ihalelerin yaklaşık maliyet fiyatları hakkında bilgi sızdırdığının iddia edildiği ancak bunların hangi ihaleler olduğunun belirtilmediğini ifade ederek, “Bu yönde herhangi bir amirinden, üstünden ve belediye başkanından da böyle bir yönlendirme ya da emir almamıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Şefi Hüseyin İnan’ın avukatı da "Müvekkilim yaklaşık maliyet hesaplama komisyonunda görev almıştır. Belediyede kimse bu şirketlerden teklif alınması veyahut yaklaşık maliyetin hesaplanmasında müvekkilime baskı kurmamıştır. Müvekkilim şirketlerden gelen teklifleri inceleyerek yaklaşık maliyet hesabı yapmıştır. Müvekkilim komisyon görevini icra etmiştir. Kimse tarafından yönlendirilmemiştir. Müvekkilime yönlendirilen suçlamalar tamamen yapmakla sorumlu olduğu görevlendirmelerdir. Ayrıca müvekkilim hiçbir firma ile de görüşmemiştir. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum" beyanını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi ihale birim yetkilisi İbrahim Koçyiğit'in avukatı Ziynet Uğur, “Müvekkilim piyasa fiyat araştırma komisyonu üyesidir. Suçlandığı iki ihalede de herhangi bir kamu zararı yoktur. Pek çok kez denetimden geçmiştir bu ihaleler ve bunlarda da bir ihaleye fesat karıştırma suçu olmadığı görülmüştür. Aziz İhsan Aktaş’ın müdafiisinin sunduğu bilirkişi raporlarında dahi bu iki ihale hakkında ihaleye fesat karıştırma suçunun tespit edilmediği kaydedilmiştir. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Herhangi bir usulsüzlük söz konusu değil"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürü İsmail Kurtuluş'un avukatı, müvekkilinin ihalelere ilişkin bir dahli olmadığını savunarak, beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Veteriner İşleri Şefi İzzet Yamaç’ın avukatı Salih İsmail Ergün de “Müvekkilim yaklaşık maliyet belirleme komisyonunda görevlendirilmiştir. Firmalar, belediyelere tekliflerini maillerle ulaştırıyorlar. Müvekkilim de bu teklifleri değerlendirerek ihalenin yaklaşık maliyetini hesaplamıştır. Burada herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum” beyanında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı"<br />
<br />
İhaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından yargılanan tutuklu sanık Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal da savunma yaptı. Köksal, "İddianamedeki fahiş hataları anlatmak istiyoruz öncelikle çünkü esas hakkındaki mütalaaya doğru ilerlediğimizi düşünüyoruz. Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye’de bir ilk. Aziz İhsan Aktaş ve yakınları müvekkilimi ellerindeki PTS’lerle suçlattı. Bu PTS’leri sonunda mahkemeniz istettirdi ve dosyaya girdi. Geldiğimiz aşamada etkin pişmanlık beyanında değiştirilerek ortaya çıkarılan algının bir önyargı yarattığını düşünüyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş, Erhan Daka’nın bir tarafta Alican Arabacı’nın da bir tarafta olduğu bir şemayı ekrana yansıtan Köksal, savunmasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu bir denklem. Utku Caner Çaykara nerede bu denklemde? Yaratılan bir kurgu ile bu denklemin içinde varmış gibi bir izlenim yaratılmış iddianamede. İhaleye fesat karıştırma suçundan birinin menfaat sağladığı iddiasını değil kastı ortaya koymak gerek. Burada da bilmek yetmez istemek gerekli. Bunlara dair iddianamede hiçbir şey yok. Yalnızca Aziz İhsan Aktaş’ın beyanları var. Yargılamayı da bu peşin hükme göre mi sonlandıracağız? Müvekkilimizin tutuklu olduğu suç ise irtikap suçu. Gelelim bu suça. Aziz İhsan Aktaş, ‘ben Beşiktaş Belediyesi ile ilgili konuşuyorum. Başka bir belediyeyi konuşmuyorum’ diyor. Aziz ihsan Aktaş etkin pişmanlık beyanını verdikten sonra Tekin Aktaş ifade verdi. Ancak ortada tek bir beyan var o da Aziz İhsan Aktaş’ın beyanı ve yakınlarına söylettirdikleri. Yani yine sadece kendi ifadesi var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu güçteki Aziz İhsan Aktaş’ın icbar edildiğine kim inanabilir?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İrtikap için icbar gerekir. Aziz İhsan Aktaş hala ihale alıyor. Bu güçteki Aziz İhsan Aktaş’ın icbar edildiğine kim inanabilir? Gelelim menfaat meselesine. bir tarafta para bir tarafta araç var diyorlar. Parayla zaten benim müvekkilimin alakası olmadığı ortaya çıktı. Hepsi de çıkıp ‘ben tanımıyorum’ dedi müvekkilim için. Utku Caner Çaykara’nın seçimlerde kullanması için kullandığı araç iddiası kesinlikle yalandır. İddianame savcısı Plaka Tanıma Sistemi (PTS) raporunu iddianamede yazmış ama biz bu raporu hiç görmedik. Basından İBB iddianamesi çarşaf çarşaf çıkınca gördük. Giydirme olduğunu gördük bu PTS’lerde. Basına servis edilen PTS görüntülerinden sonra biz seçim kampanyalarını izledik tek tek YouTube’tan. Biz bu PTS’leri kendi çabamızla gördük. Eski Başkana giydirmeli bu plakalar. Hepsi 12-13 Şubat tarihinde eski belediye başkanına giydirmeli. Bunlar ne demek? Yani orada kim olursa olsun, eski belediye başkanı, yeni belediye başkanı da olsa orada olan araçlar. Koskoca İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın her türlü gücü var. Zannediyor musunuz ki Başsavcılık bunu görmedi? Gördü ancak lehe delil olduğu için eklemedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hiç doğmamış ihaleyle alakalı suç tamamlanmıştır' deniliyor iddianamede"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddianame hukuki hatalarla dolu, fahiş hata içeren ancak cezalandırma dürtüsü yüksek iddianamedir. Üç sebeple. Birincisi 28 numaralı eylemde hiç doğmamış ihaleyle alakalı suç tamamlanmıştır diyor. Müvekkilimin maddi unsuru ortaya konmadan manevi unsuru ortaya konmaya çalışılmış. İkincisi bunlar ortadayken esas hakkındaki mütalaaya gidilmesi fahiş bir hatadır. Üçüncü olarak Çaykara hakkında zincirleme hükümlerinin uygulanmasını da istemiş iddia makamı. Dördüncü olarak da Aziz İhsan Aktaş ile alakalı cezalandırma istenmiyor. Aziz İhsan Aktaş burada rüşvet suçunu kabul etmedi hiç, etkin pişmanlığı örgütten yaptı. Bundan sonra Avcılar Belediye Başkanı tutuklandı. İnsan isterse her şey arasında bağlantı bulur. Dolayısıyla burada da etkin pişmanlık beyanı bu şekilde yorumlanmıştır. Kimin hangi niyetle müvekkilime yaklaştığını müvekkilim nasıl bilebilir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın heyet siz hep söylüyorsunuz adil yargılama yapmak için çabaladığınızı. Ama tutukluluk için söylüyorum, bazen adil davranmak için harekete geçmek gerekir. Suçun oluşmadığına dair artık bir şüphe yoktur. Bu saatten sonra müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır. Ümitsiz miyiz peki? Hayır değiliz. Attila İlhan’ın dizeleriyle bitirmek istiyorum savunmamı, nisan değilse mayıs, müvekkilimizin tahliyesini ve beraatini talep ederiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 14:10:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-avcilar-belediye-baskani-caykaranin-avukati-koksal-muvekkilim-islemedigi-bir-sucun-cezasini-cekmektedir-h161619.html">Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası Avcılar Belediye Başkanı Çaykara&apos;nın avukatı Köksal: Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-barosundan-avukat-hatice-kocaefenin-oldurulmesine-tepki-avukatlari-hedef-gosteren-dilin-ve-cezasizligi-sonucu-h161618.html</link>
		<title>İstanbul Barosu&apos;ndan avukat Hatice Kocaefe&apos;nin öldürülmesine tepki: Avukatları hedef gösteren dilin ve cezasızlığı sonucu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Barosu, Bursa&#039;nın Gürsu ilçesinde başlattığı bir icra takibi sonrasında ablasına ait soğuk hava deposunun önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren avukat Hatice Kocaefe&#039;ye yönelik saldırıya tepki gösterdi. Baro açıklamasında saldırının avukatları hedef gösteren dilin ve cezasızlığın sonucu olduğu belirtildi ve &quot;Bu saldırı doğrudan doğruya avukatlık faaliyetinin icrasına yönelmiş olup, mesleki görev nedeniyle işlenmiş ağır bir suçtur&quot; denildi. Saldırıya CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu da tepki gösterdi. Kayışoğlu &quot;Avukata yönelen her saldırı; savunma hakkına, adalete ve hukuk devletine yönelmiştir. Bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu avukatlarından Hatice Kocaefe (26) dün Bursa'nın Gürsu ilçesinde, ablası Elif Çalışkan'a ait soğuk hava deposu önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Saldırıda Hatice Kocaefe'nin ikizi Elif Çalışkan da yaralanırken, hakkında icra takibi başlatıldığı için saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen Hakkı Ç.'nin arandığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırıya ilişkin İstanbul Barosu'nun açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"28.04.2026 tarihinde Bursa ili Gürsu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırı sonucunda, Baromuza kayıtlı meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin yaşamını yitirdiğini, kız kardeşinin de yaralandığını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgilere göre; saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin, meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe tarafından başlatılan icra takibinin borçlusu olduğu ve meslektaşımızın yalnızca avukatlık görevini yerine getirmesi sebebiyle hedef alındığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, bu saldırı doğrudan doğruya avukatlık faaliyetinin icrasına yönelmiş olup, mesleki görev nedeniyle işlenmiş ağır bir suçtur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Avukatlık mesleğine yönelmiş alçak bir saldırı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu saldırı, yalnızca bir meslektaşımıza yönelmiş bireysel bir şiddet eylemi değil; savunma hakkına, hukukun üstünlüğüne ve yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık mesleğine yönelmiş alçak bir saldırıdır.&nbsp;Meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin hayatını kaybetmesine neden olan bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Sorumluların etkin bir soruşturma ile yargı önüne çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılması için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz.&nbsp;Bu kapsamda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ile temas halinde olduğumuzu, failin yakalanması ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için süreci yakından takip ettiğimizi ve üzerimize düşen her türlü çabayı göstereceğimizi özellikle vurgularız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Barosu olarak, meslektaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyor; yetkili makamları bu konuda ivedilikle harekete geçmeye davet ediyoruz.&nbsp;Meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’yi rahmetle anıyor, ailesine, yakınlarına ve tüm meslektaşlarımıza başsağlığı; yaralıya acil şifalar diliyoruz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kayışoğlu: Avukata yönelen her saldırı; savunma hakkına, adalete ve hukuk devletine yönelmiştir</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saldırıya CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu da tepki gösterdi. Kayışoğlu sosyal medya açıklamasında, "Bursa’nın Gürsu ilçesinde, gerçekleştirilen silahlı saldırıda meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin, yalnızca avukatlık görevini yerine getirdiği sırada hedef alınarak hayatını kaybetmesini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.&nbsp;Bir avukatın görevini ifa ettiği için hedef alınması kabul edilemez. Avukata yönelen her saldırı; savunma hakkına, adalete ve hukuk devletine yönelmiştir.&nbsp;Bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.&nbsp;Meslektaşımıza rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm avukatlık camiasına başsağlığı, yaralıya acil şifalar diliyoruz.&nbsp;Fail ya da faillerin en kısa sürede adalet önüne çıkarılmasını ve en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyor, sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 13:50:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-barosundan-avukat-hatice-kocaefenin-oldurulmesine-tepki-avukatlari-hedef-gosteren-dilin-ve-cezasizligi-sonucu-h161618.html">İstanbul Barosu&apos;ndan avukat Hatice Kocaefe&apos;nin öldürülmesine tepki: Avukatları hedef gösteren dilin ve cezasızlığı sonucu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gezmis-maden-arama-faaliyetleri-tarima-ve-dogaya-zarar-verecegi-gibi-gelecegimizi-de-tehdit-ediyor-h161617.html</link>
		<title>Gezmiş, Maden arama faaliyetleri tarıma ve doğaya zarar vereceği gibi, geleceğimizi de tehdit ediyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Genel ve yerel sorunları her daim Meclis kürsüsünden dile getiren, maden konusunda 18 önerge veren, iki kez Tirebolu Sekü Köyü&#039;ne giden ve geçtiğimiz günlerde yapılan maden mitingine katılarak da hemşehrileriyle dayanışma içinde olan Milletvekili Gezmiş, bir kez daha Meclis kürsüsünden tepkisini dile getirdi ve &quot;Giresun&#039;un üstü altından daha değerlidir. Maden arama faaliyetlerine karşı direnen hemşehrilerimin haklı mücadelesinin yanındayım&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BİZİM MADENİMİZ FINDIĞIMIZDIR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FINDIK ÜRETİMİ YAPILAN ARAZİLERE MADEN RUHSATI VERİLMESİ KABUL EDİLEMEZ!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Giresun’un dünyanın en kaliteli fındık üretim merkezlerinden biri olduğuna vurgu yapan Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, verilen maden ruhsatlarının bölgenin tarımına, doğasına ve geleceğine zarar vereceğini belirtti. Bu tür faaliyetlerin hem üreticinin emeğini hem de bölgenin doğal zenginliklerini riske attığını dile getirerek, "Fındık üretilen arazilere maden ruhsatı verilmesi kabul edilemez" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında Giresun’un gerçek değerinin yer altı kaynaklarından değil, sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginliklerden geldiğini söyleyen Gezmiş, “Bizim madenimiz; fındığımızdır, suyumuzdur, ormanlarımızdır, temiz havamızdır” ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Giresun’un doğasının korunması gerektiğine dikkat çeken Milletvekili Gezmiş, çevreye zarar verebilecek projelere karşı mücadelenin süreceğini belirterek, “Vahşi madenciliğe hayır demeye, havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumaya devam edeceğiz” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 13:30:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gezmis-maden-arama-faaliyetleri-tarima-ve-dogaya-zarar-verecegi-gibi-gelecegimizi-de-tehdit-ediyor-h161617.html">Gezmiş, Maden arama faaliyetleri tarıma ve doğaya zarar vereceği gibi, geleceğimizi de tehdit ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ermec-apartmani-davasinda-bilirkisi-raporu-bekleniyor-durusma-10-hazirana-ertelendi-h161616.html</link>
		<title>Ermeç Apartmanı davasında bilirkişi raporu bekleniyor: Duruşma 10 Hazirana ertelendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan ve 19 kişinin hayatını kaybettiği Ermeç Apartmanı’na ilişkin davanın on birinci duruşması, bilirkişi raporunun henüz dosyaya sunulmaması nedeniyle 10 Haziran’a ertelendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; binanın müteahhitleri Hasan Hüseyin Ermeç ve Abdulvahap Gündoğan ile fenni mesul Metin Karataş, dönemin Malatya Belediyesi’nde görevli inşaat mühendisleri Alper Yiğit ve Ahmet Özer ile İmar İşleri Müdür Vekili Duran Özdemir hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan açılan davaların birleştirildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuksuz yargılanan 6 sanığın yargılamasına devam edildi. Taraf avukatlarının mazeret bildirerek duruşmaya katılmadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, Yalova Üniversitesi’nden inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetince hazırlanacak ve sanıkların sorumluluk durumlarını değerlendiren raporun beklenmesine karar vererek duruşmayı 10 Haziran’a erteledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 13:07:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ermec-apartmani-davasinda-bilirkisi-raporu-bekleniyor-durusma-10-hazirana-ertelendi-h161616.html">Ermeç Apartmanı davasında bilirkişi raporu bekleniyor: Duruşma 10 Hazirana ertelendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulcan-kis-adi-tapu-ozu-yetki-devri-h161615.html</link>
		<title>Gülcan Kış, Adı Tapu, Özü Yetki Devri</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Tapu
Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik teklifine kapsamlı eleştiriler yöneltti. Teklifin
“torba yasa” yöntemiyle hazırlandığını belirten Kış, düzenlemelerin yerel
yönetimlerden çevre denetimine, mülkiyet hakkından kamu taşınmazlarına kadar
birçok alanda yetkileri merkezde topladığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Torba yasa anlayışı Meclis denetimini ortadan kaldırıyor”<br />
Genel Kurul’daki konuşmasına teklifin yöntemine itiraz ederek başlayan Kış, Tapu<br />
Kanunu başlığı altında birbirinden tamamen farklı düzenlemelerin tek metinde<br />
toplandığını vurguladı.<br />
Çevre danışmanlık firmalarına verilen yeni yetkiler, TOKİ’ye mirasçılık belgesi<br />
düzenleme imkânı, belediye şirketlerine yönelik sınırlamalar, Hazine taşınmazları ve<br />
2B arazilerine ilişkin hükümler gibi çok sayıda başlığın aynı teklif içinde yer aldığını<br />
belirten Kış, bu yaklaşımın Meclis’in yasama kalitesini düşürdüğünü ifade etti.<br />
Kış, “Birbiriyle ilgisiz onlarca düzenlemenin tek metne sıkıştırılması, ne sağlıklı bir<br />
tartışmaya ne de etkin bir denetime imkân tanır” dedi.<br />
“Belediyelerin ekonomik iradesi merkeze bağlanıyor”<br />
Teklifin en tartışmalı düzenlemelerinden birinin belediyelere ilişkin hükümler olduğunu<br />
belirten Kış, 17’nci maddeyle belediyelerin şirket kurma, ortak olma, sermaye koyma<br />
ve hisse edinme gibi faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını söyledi.<br />
Bu düzenlemenin yalnızca teknik bir değişiklik olmadığını ifade eden Kış, son yıllarda<br />
belediyelerin mali ve idari açıdan sistemli biçimde sınırlandırıldığını savundu. İller<br />
Bankası payları, artan gider kalemleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara<br />
dikkat çeken Kış, yeni düzenlemeyle yerel yönetimlerin ekonomik karar alma alanının<br />
tamamen daraltıldığını dile getirdi.<br />
“Denetim hukuk devletinin aracıdır, izin rejimi ise siyasi vesayetin aracıdır” diyen Kış,<br />
bu yaklaşımın yerel yönetim özerkliğiyle bağdaşmadığını ifade etti.<br />
“Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor”<br />
Teklifte yer alan acele kamulaştırma düzenlemesine de geniş yer ayıran Kış, bu<br />
yöntemin hukuken olağanüstü durumlar için öngörüldüğünü hatırlattı.<br />
Sosyal konut gerekçesiyle acele kamulaştırmanın yaygınlaştırılmasının mülkiyet<br />
hakkı açısından ciddi riskler doğurduğunu belirten Kış, bu uygulamayla vatandaşların<br />
yargı süreci tamamlanmadan fiilen mülkiyetlerini kaybedebileceğini söyledi.<br />
Kış, “Barınma hakkı korunmalı ancak bu, başka bir yurttaşın mülkiyet hakkının<br />
ölçüsüz biçimde sınırlandırılması anlamına gelemez” değerlendirmesinde bulundu.<br />
“Çevre ve mühendislik alanında yeni riskler”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin de teklifin önemli başlıklarından biri<br />
olduğunu belirten Kış, yetkilendirme ve denetim süreçlerinin tamamen Bakanlığa<br />
bırakılmasını eleştirdi.<br />
Bu hizmetlerin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilen tüzel kişilere verilmesinin<br />
mühendislik meslek alanını daraltabileceğini ifade eden Kış, denetim süreçlerinin<br />
belirsizliğine dikkat çekti.<br />
Ayrıca bu hizmet bedellerinin artırılmasına yönelik geniş yetki verilmesinin yasama<br />
yetkisinin devri anlamına gelebileceğini belirtti.<br />
“Hazine taşınmazlarında belirsizlik ve merkezileşme”<br />
Teklifin 18 ve 19’uncu maddelerinde Hazine taşınmazlarının “atıl” olduğu<br />
gerekçesiyle tahsislerinin iptal edilmesini de değerlendiren Kış, “atıl taşınmaz”<br />
kavramının açık şekilde tanımlanmadığını vurguladı.<br />
Bu belirsizliğin, taşınmazların hangi kriterlerle ve hangi kamu yararı gerekçesiyle<br />
Bakanlığa devredileceği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını ifade eden Kış,<br />
yerel yönetimlerin planlama süreçlerinin devre dışı bırakıldığını söyledi.<br />
Kış’a göre bu düzenleme, taşınmazların etkin kullanımından çok, karar yetkisinin<br />
merkezde toplanması anlamına geliyor.<br />
“2B arazileri: Süre uzatımı çözüm değil”<br />
2B arazilerine ilişkin süre uzatımlarının geçmişte de denendiğini hatırlatan Kış, bu<br />
yöntemin sorunu çözmediğini ifade etti.<br />
Asıl meselenin bu taşınmazların kime, hangi bedelle ve hangi kamu yararı<br />
çerçevesinde satıldığı olduğunu belirten Kış, şeffaf ve adil bir sistem kurulmadan<br />
yapılan düzenlemelerin sorunu yalnızca ertelediğini söyledi.<br />
“Deprem konutlarında denetim ve şeffaflık sorunu”<br />
Depremzedelere sağlanan hibe ve kredilerin haczedilememesini olumlu bulduklarını<br />
ifade eden Kış, aynı düzenleme kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığına verilen<br />
geniş yetkilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.<br />
Teslim alınmayan konutların bedelsiz devri ve ihale dışı satış gibi uygulamaların<br />
denetim ve şeffaflık açısından riskler barındırdığını dile getirdi.<br />
“Bu teklif teknik değil, sistem tercihi”<br />
Konuşmasının sonunda teklifin kapsamına dikkat çeken Kış, düzenlemenin yalnızca<br />
teknik değişiklikler içermediğini, aksine geniş bir yönetim anlayışını yansıttığını ifade<br />
etti.<br />
Yerel yönetimlerin yetkilerinin daraltılması, mülkiyet hakkına müdahale ihtimali ve<br />
denetim mekanizmalarının zayıflaması gibi başlıkların birlikte değerlendirildiğinde</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ortaya çıkan tablonun ciddi olduğunu belirten Kış, Meclis’in temel görevinin yürütmeyi<br />
denetlemek olduğunu vurguladı.<br />
Kış, teklifin mevcut haliyle kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, düzenlemenin<br />
daha şeffaf, katılımcı ve hukuki güvenceyi esas alan bir yaklaşımla yeniden ele<br />
alınması çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 12:43:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulcan-kis-adi-tapu-ozu-yetki-devri-h161615.html">Gülcan Kış, Adı Tapu, Özü Yetki Devri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/samsunda-emeklilerden-tepki-emekliler-bugun-devletin-sirtinda-yuk-gibi-goruluyor-h161614.html</link>
		<title>Samsun&apos;da emeklilerden tepki: Emekliler bugün devletin sırtında yük gibi görülüyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Atakum Şubesi, 1 Mayıs öncesinde semt pazarında bildiri dağıtarak açıklama yaptı. Şube Başkanı Başkanı Tacettin Aydın, &quot;Yıllarca ülke kalkınmasına katkı sunmuş, sosyal güvenlik kurumlarına yüksek prim ödemiş emekliler bugün devletin sırtında yük gibi görülüyor. Hayatlarının son dönemi adeta zehir ediliyor&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Atakum Şubesi, salı günleri kurulan semt pazarında bildiri dağıtımının ardından pazar yeri girişinde basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Tacettin Aydın, dünya işçi sınıfı ve ezilen halkların yeni bir 1 Mayıs’a hazırlandığını belirterek, "Ne yazık ki dünyamız, özellikle bizim coğrafyamız emperyalist saldırıların altında kan gölüne dönmüş durumda. Özellikle 1990 yılından itibaren tek kutuplu bir hale gelen dünyamızda emperyalizm gemi azıya almış, ne Birleşmiş Milletler’i, ne insan haklarını, ne de savaş etik kurallarını dinlemektedir. Dünyamız gittikçe gücü gücüne yeten kuralsızlığına doğru gidiyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’deki tablonun da dünyadaki kötü gidişle paralel olduğunu ifade eden Aydın, "Çeyrek asırdır AKP iktidarı altındaki ülkemizde Cumhuriyet'in bütün birikimleri elden çıkarılmış, satılacak ne varsa satılmıştır. Devlet yönetiminde yasama, yürütme ve yargı erklerinin özerkliği ortadan kaldırılmış, parlamento işlevsizleştirilmiştir. Çalışma hayatı kuralsızlaştırılmış, grevler yasaklanmış, toplu sözleşmeler işlevsizleştirilmiş ve çalışanlar asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı üçgenine hapsedilmiştir" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydın, işçilerin ücretlerini dahi alamadığı bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Sokaklar ücretini alamayan işçilerin eylemleri ile yankılanıyor. Ankara’nın göbeğinde yarı çıplak ve yalınayak günlerdir çözüm arayan işçilerle ilgilenen polis ve jandarmadan başka bir kamu kurumu yok. Haklarını talep eden işçiler cop, gaz ve gözaltılarla karşılaşıyor. Buna karşılık patronlara devlet bütçesinden kar garantili yatırımlar, sınırsız krediler, vergi afları ve ayrıcalıklar sunuluyor. Doğamız, ormanlarımız, zeytinliklerimiz maden projelerine kurban ediliyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Muhalif kesimlere yönelik baskıların arttığını ve halk iradesinin yok sayıldığını söyleyen Aydın, emeklilerin durumuna da dikkat çekerek, "Emekliler sendikası olarak basın açıklaması yapıyoruz, genel sorunlardan sıra bulup kendi derdimizi anlatmaya ancak fırsat bulabiliyoruz. Yıllarca ülke kalkınmasına katkı sunmuş, sosyal güvenlik kurumlarına yüksek prim ödemiş emekliler bugün devletin sırtında yük gibi görülüyor. Hayatlarının son dönemi adeta zehir ediliyor" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 12:22:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/samsunda-emeklilerden-tepki-emekliler-bugun-devletin-sirtinda-yuk-gibi-goruluyor-h161614.html">Samsun&apos;da emeklilerden tepki: Emekliler bugün devletin sırtında yük gibi görülüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-29-gun-basladi-h161613.html</link>
		<title>İBB Davasında 29. gün başladı...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 29. günü başladı. Duruşmada, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin’in avukatlarının savunması alınacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 29. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem&nbsp;İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Ekrem başkan onurumuzdur" şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, dün savunmasını tamamlayan etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin’in avukatlarının savunmasıyla başladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 12:01:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-29-gun-basladi-h161613.html">İBB Davasında 29. gün başladı...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mart-ayinda-issizlik-orani-yuzde-81-oldu-h161612.html</link>
		<title>TÜİK: Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye&#039;de işsizlik oranı, martta bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin "İşgücü İstatistikleri"ni açıkladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşirken, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda da yüzde 10,7 olarak kaydedildi.&nbsp;<br />
İstihdam oranı yüzde 48,5 oldu<br />
İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak, 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 olarak kayıtlara geçti. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 oldu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15,3'e ulaştı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü,&nbsp;2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, iş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak, yüzde 52,8'e ulaştı. İş gücüne katılma oranı, erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 olarak hesaplandı.<br />
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak, yüzde 15,3'e indi, bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.<br />
Atıl iş gücü oranında artış yaşandı&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı, 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 11:43:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mart-ayinda-issizlik-orani-yuzde-81-oldu-h161612.html">TÜİK: Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/korgan-yaylasindanbspdurdurulan-maden-sondaj-calismalarinbspyeniden-baslatildi-h161611.html</link>
		<title>Korgan Yaylası&apos;nda&amp;nbsp;durdurulan maden sondaj çalışmaları&amp;nbsp;yeniden başlatıldı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Ordu’nun Aybastı ilçesindeki Turnalık Obası&#039;nda, Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından yürütülen maden sondaj çalışmaları yeniden başladı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ&nbsp;tarafından&nbsp;Perşembe Yaylası ile Korgan Yaylası arasında bulunan&nbsp;Turnalık Obası'nda maden faaliyetleri için sondaj çalışmaları için bir kez daha başlatıldı.&nbsp;Jandarma eşliğinde yaylaya çıkarılan iş makinelerini gören yurttaşların ve gazetecilerin bölgeye gitmelerinin de engellendiği öne sürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/39f4e1f0-590b-4ef0-b176-7c5c40c46048-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maden faaliyetine izin veren işlemin iptali talepli dava sürecinin devam ettiğine dikkat çekildi.&nbsp;Ordu İdare Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin 8 Mayıs’ta gerçekleştireceği keşif beklenmeden şirketin çalışmalarına başladığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, bölge halkının, maden arama faaliyetlerine karşı eylem hazırlığında olduğu öğrenildi. Ordu'daki çevre örgütlerinin, konuya ilişkin yarın basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirmesi bekleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 11:20:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/korgan-yaylasindanbspdurdurulan-maden-sondaj-calismalarinbspyeniden-baslatildi-h161611.html">Korgan Yaylası&apos;nda&amp;nbsp;durdurulan maden sondaj çalışmaları&amp;nbsp;yeniden başlatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-kilictan-turkiyede-yakalanan-uluslararasi-suc-orgutu-liderlerine-iliskin-arastirma-onergesi-h161610.html</link>
		<title>CHP&apos;li Kılıç&apos;tan Türkiyede yakalanan uluslararası suç örgütü liderlerine ilişkin araştırma önergesi</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, son dönemde uluslararası uyuşturucu baronları ve organize suç örgütü liderlerinin Türkiye’de yakalanmasına ilişkin artan vakalara dikkat çekerek, Meclis&#039;te araştırma komisyonu kurulması için önerge verdi. Kılıç, &quot;Türkiye, suç örgütlerinin sığınağı değildir. Türkiye, kara paranın güvenli limanı değildir! Bu ülke bir hukuk devletidir. Ve biz, bu vatanın suç baronlarının paratoneri olmasına asla izin vermeyeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Kılıç, uluslararası uyuşturucu baronları ve organize suç örgütü liderlerinin Türkiye'de yakalanmasına ilişkin Meclis araştırması açılmasını istedi. Kılıç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, farklı ülkelerde aranan çok sayıda suç örgütü liderinin Türkiye’de yakalanmasının tesadüf olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Son olarak 3 gün önce İstanbul’da yakalanan Hindistanlı uyuşturucu baronu Salim Dola… 2023 yılında Isparta’da yakalanan Hollanda bağlantılı İsaac Bignan… 2024 yılında İstanbul’da yakalanan Rawi Ali Qureshi… Hırvat suç örgütü lideri Christian Palic… Polonyalı kartel yöneticisi Thomas Josef Konrad… Rusya merkezli suç örgütü lideri Şamil Amirov… Sırp suç örgütü lideri Zeljko Bojanic… Kırmızı bültenle aranırken Türkiye’de vatandaşlık alan Nenad Petrak… Almanya’da uyuşturucu ticaretinden aranan Eric Schroeder… Avustralya merkezli Comanchero suç örgütü liderlerinden Hakan Ayık… Dünyanın dört bir yanından uyuşturucu baronları, organize suç liderleri… Nedense hep aynı noktada buluşuyor. Türkiye’de.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sadece saklanmıyorlar, hayat kuruyorlar”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin artık yalnızca bir geçiş noktası olmadığını vurgulayan Kılıç, “Bu kişiler Türkiye’de sadece saklanmıyorlar. Burada hayat kuruyorlar. Ev alıyorlar, şirket kuruyorlar, oturum izni alıyorlar, hatta bu ülkenin ay yıldızlı pasaportunu alıp vatandaş oluyorlar. Bu tablo açıkça gösteriyor ki Türkiye, uluslararası suç örgütleri açısından bir yerleşim alanına dönüştürülüyor. Ve daha da acısı: bu ülke, dünyanın suç baronları için bir paratoner haline getiriliyor. Kirli para burada akıyor, uyuşturucu burada dönüyor, kirli ilişkiler burada kuruluyor. Uluslararası suç ağları burada kendine zemin buluyor” dedi.<br />
“Bu insanlar Türkiye’yi neden bu kadar rahat seçebiliyor?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kılıç, yaşananların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yakalananları konuşuyoruz. Her yakalamadan sonra ‘gereği yapıldı’ diye şov cümleleri dinliyoruz. Ama kimse asıl soruyu sormuyor: Bu insanlar Türkiye’yi neden bu kadar rahat seçebiliyor? Bu kapılar onlara nasıl bu kadar kolay açılıyor? İşte bu yüzden, bu karanlık tablonun tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için TBMM’ye araştırma önergesi verdim. Uluslararası suç örgütlerinin Türkiye’yi neden tercih ettiğinin, vatandaşlık ve oturum süreçlerinin nasıl işletildiğinin, kara para aklama iddialarının ve yargı süreçlerindeki tartışmaların incelenmesi için bir araştırma komisyonu kurulmasını talep ettim. Buna sırt dönüp daha sonra sormayalım: 'Çocuklar neden çetelere özeniyor, neden uyuşturucuya sürükleniyor, neden hayatlar daha yolun başında sönüp gidiyor?' diye. Türkiye, suç örgütlerinin sığınağı değildir! Türkiye, kara paranın güvenli limanı değildir! Bu ülke bir hukuk devletidir. Ve biz, bu vatanın suç baronlarının paratoneri olmasına asla izin vermeyeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 11:05:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/chpli-kilictan-turkiyede-yakalanan-uluslararasi-suc-orgutu-liderlerine-iliskin-arastirma-onergesi-h161610.html">CHP&apos;li Kılıç&apos;tan Türkiyede yakalanan uluslararası suç örgütü liderlerine ilişkin araştırma önergesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ulas-karasu-maden-iscilerinin-direnisi-ve-is-cinayetlerini-meclis-kursusunden-dile-getirdi-h161609.html</link>
		<title>Ulaş Karasu: Maden işçilerinin direnişi ve iş cinayetlerini Meclis kürsüsünden dile getirdi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, maden işçilerinin direnişini kürsüye taşıdı; baretini
vurarak iktidara seslendi. Karasu, “Bu ses, sadece Doruk Madencilikten hakkını
alamayanların değil Divriği&amp;#39;de işten çıkarılan madencinin, İzmir Temel Contada 505 gündür
direnen kadınların, Mersin Limanı&amp;#39;nda haklarını arayan liman işçilerinin, Özel İtalyan
Lisesinde İtalyan meslektaşının yedide bir maaşına mahkum edilen Türk öğretmenlerinin
sesidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“MECLİS’TE BARET SESİ: ‘BU ÇIĞLIĞI DUYUYOR MUSUNUZ?”<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, maden işçilerinin direnişi ve iş cinayetlerini<br />
Meclis kürsüsünden dile getirdi. CHP’nin çözüm arayan önergesi, iktidar oylarıyla rafa<br />
kaldırıldı.<br />
TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda CHP&amp;#39;nin grup önerisi olarak, maden işçilerinin sorunlarının ve<br />
çözümlerinin belirlenmesini öngören önergesi görüşüldü. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş<br />
Karasu, söz almadan önce elindeki madenci baretini vurarak, &amp;quot;Bu sesi duyuyor musunuz?”<br />
diyerek iktidar sıralarına seslendi.<br />
“Bu ses, Meclise bir kilometre ötede dokuz gündür direnen 120 maden emekçisinin çığlığıdır”<br />
diyen Karasu, şöyle dedi:<br />
“Bu ses, evine ekmek götüremeyen, alın terinin karşılığını alamayan madencinin isyanıdır. Bu<br />
sesi iyi duyun. Bu ses, siz sıcak yatağınızda yatarken, lüks konutlarınızda ısınırken yerin yedi<br />
kat altında kömür üretip çocuğuna ekmek götüremeyen babanın isyanıdır. Bu ses, sadece<br />
Doruk Madencilikten hakkını alamayanların değil Divriği&amp;#39;de işten çıkarılan madencinin, İzmir<br />
Temel Contada 505 gündür direnen kadınların, Mersin Limanı&amp;#39;nda haklarını arayan liman<br />
işçilerinin, Özel İtalyan Lisesinde İtalyan meslektaşının yedide bir maaşına mahkûm edilen<br />
Türk öğretmenlerinin sesidir. Bu ses &amp;#39;Ben Türkiye&amp;#39;ye sendika yok diye yatırım yaptım, bana<br />
bunun taahhüdü verildi, ben sendikaya izin vermem&amp;#39; diyen DİGEL Tekstilde sendika için<br />
mücadele eden emekçinin sesidir. Bu ses, MESEM&amp;#39;lerde iş cinayetlerinde katledilen<br />
çocuklarımızın sesidir. Bu ses, 20 bin liraya hayatta kalma mücadelesi veren emeklinin<br />
sesidir. Bu ses, modern kölelik düzenine mahkum ettiğiniz asgari ücretlinin sesidir. Bu ses,<br />
her gün biraz daha güvencesizleştirdiğiniz kamu emekçisinin sesidir. Bu sesi siz duymazsınız<br />
çünkü bu ses, köyüne, doğasına, geleceğine sahip çıktığı için cezaevinde tutulan Esra Işık&amp;#39;ın<br />
sesidir”<br />
&amp;quot;ÜLKEDE SIKIYÖNETİM VAR&amp;quot;<br />
İktidarın milyonların çığlığını duymayan; tanıdığı imtiyazlarla, verdiği maden sahalarıyla,<br />
affettiği vergilerle, hibe ettiği arsalarla Limakların, Cengizlerin, Yıldızların ve yarattığı<br />
onlarca rantçı holdinglerin iktidarı olduğunu vurgulayan Karasu, konuşmasını şöyle sürdürdü<br />
“Adeta sıkıyönetim var; hakkını arayanın karşısında polis var, zeytin ağacına sahip çıkanın<br />
karşısında jandarma var, esnafın karşısında maliye var. İşten atılan işçinin, tazminatını<br />
alamayan emekçinin, örgütlenme özgürlüğünü savunan sendikanın yanında kim var? Dokuz<br />
gündür işçiler açlık grevinde, Ankara&amp;#39;nın göbeğinde polis gaz sıkıyor, Ankara Valiliği<br />
olağanüstü hâl ilan etmiş, bakan yardımcıları lütfedip görüşüyor, bakanlar köşe bucak<br />
kaçıyor. Bu bakanların daha önemli ne işi olabilir? Soma&amp;#39;da yakınını kaybeden, vatandaşa</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">tekme atan bir iktidardan ne bekleyebilirsiniz? 86 milyonun sizden tek beklentisi kalmıştır, bir<br />
an önce sandığı getirmeniz”<br />
İŞ CİNAYETLERİNDE HAYATINI KAYBEDENLERİ ANDI<br />
Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’nde iş cinayetlerinde kaybettiğimiz tüm emekçileri<br />
TBMM kürsüsünden saygıyla anan Karasu, ILO sözleşmesinde imzası bulunan Türkiye’nin iş<br />
cinayetlerinde gerekli önlemleri almadığını vurguladı. Son 3 ayda 432 emekçi iş<br />
cinayetlerinde hayatını kaybettiğini, 2013&amp;#39;ten bugüne 24 bin 860 emekçi iş cinayetlerinde<br />
yaşamını yitirdiğini belirten Karasu, “Bu tablo bir tercih meselesi değil, AKP iktidarının kara<br />
düzeninin sonucudur. Bu kara düzene işçiler, emekliler, emekçiler son verecektir” dedi.<br />
“YERİN DERİNLİKLERİNDEN GELDİLER…”<br />
Kemal Özer&amp;#39;in Zonguldak şiirinden “Yerin derinliklerinden geldiler/ağır ağır geldiler...sonra<br />
her gün geldiler artarak geldiler/kadınları, çocukları ve alkışlarıyla/yoğurt mayalar gibi<br />
geldiler/ pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi/su gibi ateş gibi/her gün yeni ağızlar eklendi<br />
ağızlarına/yeni yollarla tanıştı ayakları/her gün yeni kabuklar çatladı/yeni kulaklar işitmeye<br />
başladı söylediklerini/bir kent oldular sonunda” dizelerini okudu, şiirin sonunda “Ve bu<br />
düzeni değiştirdiler!” vurgusu yaptı. CHP’nin grup önerisi, AKP ve MHP oylarıyla<br />
reddedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 10:52:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ulas-karasu-maden-iscilerinin-direnisi-ve-is-cinayetlerini-meclis-kursusunden-dile-getirdi-h161609.html">Ulaş Karasu: Maden işçilerinin direnişi ve iş cinayetlerini Meclis kürsüsünden dile getirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-khklilar-platformu-ile-tbmmde-bir-araya-geldi-h161608.html</link>
		<title>Özgür Özel, KHKlılar Platformu ile TBMM&apos;de bir araya geldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KHK’lılar Platformu temsilcilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul etti. Görüşmeye ilişkin açıklama yapan CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, KHK süreçlerinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve adaletin tesisi için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde KHK’lılar Platformu'nun Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e gerçekleştirdiği ziyarette bir araya geldik. Hak, hukuk, adalet ve toplumsal barış mücadelesinde; mağduriyetlerin giderilmesi, hukuksuzlukların son bulması ve herkes için eşit yurttaşlık temelinde çözüm üretilmesi ortak sorumluluğumuzdur. KHK süreçlerinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, adaletin tesisi ve demokratik hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Nazik ziyaretleri ve paylaştıkları görüşler için teşekkür ediyoruz." ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 10:30:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-khklilar-platformu-ile-tbmmde-bir-araya-geldi-h161608.html">Özgür Özel, KHKlılar Platformu ile TBMM&apos;de bir araya geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmazdan-dusen-libya-ucagina-iliskin-aciklamanbspdhmiye-ait-kameralarin-ucagin-dustugu-gun-calismadigini-tespit-ettik-h161607.html</link>
		<title>CHP&apos;li Yavuzyılmaz&apos;dan düşen Libya uçağına ilişkin açıklama:&amp;nbsp;DHMİ&apos;ye ait kameraların, uçağın düştüğü gün çalışmadığını tespit ettik</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025’te Ankara’da düşen Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçağa ilişkin yeni iddialar gündeme getirdi. Yavuzyılmaz, Libya uçağı ile aynı aprona yönlendirilen İsrail jetinin 1 saat 41 dakika boyunca aynı alanda kaldığını öne sürerek, DHMİ’ye ait kameraların olay günü çalışmadığını iddia etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 23 Aralık 2025’te Ankara’da düşen Libya uçağına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Düşen Libya uçağı, şüpheli İsrail jeti ve kayıp kamera kayıtları! 23 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düşen, Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan jetin Esenboğa Havalimanı’nda park halindeyken, aynı aprona (5 No’lu aprona) yönlendirilen İsrail jetiyle bir arada kaldığı 1 saat 41 dakikanın; DHMİ tarafından kamerayla izlenmesi ve kaydedilmesi gerekiyordu. Ancak 5 No’lu aprondaki bu iki uçağın park pozisyonlarını anlık olarak izlemesi ve kaydetmesi gereken DHMİ’ye ait kameraların, uçağın düştüğü gün çalışmadığını tespit ettik.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na sesleniyorum! Bu karanlık sürece ortak değilseniz, uçağın düştüğü gün, bu kameraların neden çalışmadığını derhal açıklarsınız. Eğer olay günü, 5 No’lu aprondaki bu iki uçağın park pozisyonlarını gören DHMİ’ye ait kameraların çalıştığını iddia ediyorsanız; Derhal söz konusu 1 saat 41 dakikalık videoyu yayınlarsınız! İlla, bu iki uçağın aynı aprondaki park pozisyonunu gören, 1 saat 41 dakikalık, özel bir şirkete ait güvenlik kamerası görüntülerini biz mi yayınlayayım?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca tüm bu süreçlerde ihmal ve iştiraki olan DHMİ Genel Müdürlüğü yönetiminin; Genel Müdür yardımcılarından Fatih Çakmak ve Havalimanlarındaki güvenlikten sorumlu Mustafa Akkaya’nın adeta ödüllendirilerek; DHMİ yönetim kurulundaki görev sürelerinin 24 Nisan 2026’da Cumhurbaşkanı Kararı’yla uzatıldığını tespit ettik. Bu neyin ödülüdür? Çalışmayan kameraların mı? Gizlenen kanıtların mı? Cumhurbaşkanı, Ulaştırma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Dışişleri Bakanına kritik bir soru daha... Siz!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Normalde yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar ana apron olan ve VİP terminaline en yakın 1 No’lu aprona park ettirildiği halde; Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan uçak 1 No’lu apron yerine 5 No’lu aprona park ettirilirken, ertesi gün, aynı aprona şüpheli bir İsrail jeti yönlendirilirken, Libya uçağının mürettebatı oteldeyken, İsrail jeti içindekilerle birlikte 1 saat 41 dakika boyunca Libya uçağıyla baş başa bırakılırken, tüm bunlar olurken burayı gören kameraların çalışmadığını biliyordunuz, öyle değil mi?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 10:15:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-yavuzyilmazdan-dusen-libya-ucagina-iliskin-aciklamanbspdhmiye-ait-kameralarin-ucagin-dustugu-gun-calismadigini-tespit-ettik-h161607.html">CHP&apos;li Yavuzyılmaz&apos;dan düşen Libya uçağına ilişkin açıklama:&amp;nbsp;DHMİ&apos;ye ait kameraların, uçağın düştüğü gün çalışmadığını tespit ettik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/semt-pazarinda-vatandas-yerdeki-sebze-ve-meyveleri-topladi-h161606.html</link>
		<title>Semt pazarında vatandaş yerdeki sebze ve meyveleri topladı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Kadirli ilçesindeki semt pazarında bir yurttaşın yerdeki yiyecekleri toplaması ekonomik sıkıntının boyutunu gözler önüne serdi. Esnaf Adem Doğmuş ise bir kasa patatesi &quot;bedava&quot; yazarak ihtiyaç sahiplerine dağıttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kadirli ilçesindeki semt pazarında bir yurttaşın yerdeki yiyecekleri toplaması ekonomik sıkıntının boyutunu gözler önüne serdi. Esnaf Adem Doğmuş ise bir kasa patatesi "bedava" yazarak ihtiyaç sahiplerine dağıttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Semt pazarında bir vatandaşın yere dökülen yiyecekleri toplaması, ekonomik sıkıntıların vatandaş üzerindeki etkisini bir kez daha gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/797747a7-4166-43a7-8080-dfbd4ed2f2a6.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazar esnafı Adem Doğmuş ise bir kasa patatesin üzerine "bedava” yazarak ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Doğmuş, yardımı hayır amacıyla yaptığını belirterek, "Ne yapayım? Allah rızası için hayır da gerek. Ben öleceğim, toprağın altında yatacağım, rahat rahat yatarım. Ne verirsem o kalır, başka bir şey kalmaz. Garibanlara ver, yesinler. Korkma, Rabbim bana 70 katını verir" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 10:00:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/semt-pazarinda-vatandas-yerdeki-sebze-ve-meyveleri-topladi-h161606.html">Semt pazarında vatandaş yerdeki sebze ve meyveleri topladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-yurt-genelinde-sicakliklar-nasil-olacak-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h161605.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Yurt genelinde sıcaklıklar nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Doğu Anadolu’nun doğusu, Antalya’nın iç kesimleri, Isparta&#039;nın doğusu, Mersin&#039;in iç kesimleri, Adana ve Osmaniye çevreleri, Kahramanmaraş&#039;ın batısı, Kastamonu&#039;nun güneyi, Çankırı&#039;nın doğusu, Çorum&#039;un batısı, Yozgat, Nevşehir, Kayseri, Niğde, Bingöl, Batman, Siirt ve Mardin çevreleri, Diyarbakır&#039;ın doğusunun sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Van’ın doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor. İşte 29 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının, Ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli yönlerden, yurdun güneybatı kesimlerinde güneybatı ve batılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:&nbsp;Yağışların, Van’ın doğu kesimlerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden yaşanacak olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla çok bulutlu, Antalya’nın iç kesimleri ile Isparta'nın doğusu, Mersin'in iç kesimleri, Adana, Osmaniye çevreleri, Kahramanmaraş'ın batısının aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;28°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, iç kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, Yozgat, Kayseri, Nevşehir, Niğde çevreleri ile Çankırı'nın doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra doğusu aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu, Öğleden sonra Kastamonu'nun güney kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı bulutlu, öğleden sonra doğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, Çorum'un batısının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu (Ardahan ve Iğdır haric) ile Bingöl çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Van’ın doğu kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğu kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra Batman, Siirt ve Mardin çevreleri ile Diyarbakır'ın doğu ilçelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, doğusu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;28°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 09:45:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-yurt-genelinde-sicakliklar-nasil-olacak-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h161605.html">Meteoroloji açıkladı: Yurt genelinde sıcaklıklar nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161604.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın 4 haftanın en düşüğünde: İşte 29 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.670 TL seviyesinden, ons altın ise 4.600 dolar civarından başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Petrol fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi ve bu akşam açıklanacak&nbsp;faiz&nbsp;kararı öncesinde artan “şahin Fed” beklentileri, altın üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Bu gelişmelerle birlikte ons altın, son dört haftanın en düşük seviyelerine gerilemiş durumda.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 29 Nisan 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.662,35 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.974,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 21.949,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 43.306,13 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 43.765,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 108.597,44 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.603,11&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 09:39:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161604.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161603.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (29 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 29 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları..</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve&nbsp;Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 29 Nisan 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:45 itibarıyla 45,0595 (alış) 45,0731'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,0264 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 26 09:29:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161603.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kepez-kaymakamligi-binasina-silahla-saldirida-bulunan-ve-serbest-birakilan-supheli-sosyal-medya-hesabi-uzerinden-tehditlerine-devam-ediyor-h161602.html</link>
		<title>Kepez Kaymakamlığı binasına silahla saldırıda bulunan ve serbest bırakılan şüpheli, sosyal medya hesabı üzerinden tehditlerine devam ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Antalya’da Kepez Kaymakamlığı binasında silahla ateş ettikten sonra yakalanan ancak daha sonra serbest bırakılan Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeli M.Y, sosyal medya üzerinden iş arkadaşlarını tehdit etmeyi sürdürüyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeli M.Y, 16 Mart’ta Kaymakamlık binasına girerek kurusıkı tabancayla 7-8 el ateş ettikten sonra kendisini bir odaya kilitledi. M.Y, aynı gün sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, işyerindeki personele yönelik “ben bunları delik deşik edeceğim” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olayda yaralanan olmazken, yaklaşık 4,5 saat süren müzakerenin ardından teslim olan M.Y, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü ve daha sonra serbest bırakıldı. M.Y hakkında başlatılan soruşturma kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğündeki görevinden de 3 ay süreyle uzaklaştırıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sırada sosyal medya hesabı üzerinden tehditlerine devam eden M.Y. hakkında, aynı iş yerinde çalışan bir kişi de 6284 sayılı kanun kapsamında önleyici tedbir kararı verilmesi talebiyle Antalya 1. Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, tedbir ve elektronik kelepçe talebinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirterek başvuruyu reddetti. Ancak ret kararına yapılan itirazı inceleyen Antalya 2. Aile Mahkemesi şüphelinin şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılayıcı davranışlarda bulunmaması yönünde uyarılmasına ve başvurucunun bulunduğu konut, iş yeri ve diğer alanlara yaklaşmaması için 2 ay süreyle uzaklaştırılmasına karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme kararında M.Y’nin ısrarlı şiddet içerikli davranışlarının mevcut olduğu ifade edildi. Öte yandan, mahkemenin koruma kararına rağmen şüphelinin sosyal medya hesabı üzerinden tehdit içerikli paylaşımlarına devam ettiği görüldü. M.Y. son olarak sosyal medya hesabı üzerinden, “Ölünce çeneniz iyi ki bağlanacak, yoksa bu kahpelikle ve kalleşlikle siz orada da ortalığı karıştırırsınız” ifadelerinin yer aldığı bir paylaşım yaptı. Çalışanlar, can güvenliğinden korktuklarını bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 15:45:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kepez-kaymakamligi-binasina-silahla-saldirida-bulunan-ve-serbest-birakilan-supheli-sosyal-medya-hesabi-uzerinden-tehditlerine-devam-ediyor-h161602.html">Kepez Kaymakamlığı binasına silahla saldırıda bulunan ve serbest bırakılan şüpheli, sosyal medya hesabı üzerinden tehditlerine devam ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-egitim-ticaret-degil-temel-bir-haktir-h161601.html</link>
		<title>Mühip Kanko: Eğitim ticaret değil, temel bir haktır!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye’de özel okul ücretlerinin Avrupa
ülkelerine kıyasla 3-4 kat daha yüksek olduğuna dikkat çekerek sert tepki gösterdi. Kanko,
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda
bulunarak, eğitimdeki bu ağır adaletsizliğin derhal sonlandırılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE’DE ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ AVRUPA’NIN 4 KATI!<br />
“EĞİTİM TİCARET DEĞİL, TEMEL BİR HAKTIR!”<br />
VELİLER ÇARESİZ, ÖĞRENCİLER EŞİTSİZLİĞİN KURBANI<br />
Eğitimin hızla ticarileştiğini vurgulayan Kanko, fahiş ücretlere rağmen özel okullarda<br />
görev yapan öğretmenlerin düşük maaşlarla çalıştırılmasının büyük bir çelişki olduğunu<br />
ifade etti. Mevcut tabloyu “kabul edilemez” olarak nitelendiren Kanko, eğitim sisteminin<br />
derin bir kriz içinde olduğunu belirtti.<br />
“BU NASIL BİR SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI?”<br />
Kanko açıklamasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi:<br />
“Türkiye’de eğitim artık bir hak olmaktan çıkmış, adeta lüks bir ayrıcalığa dönüşmüştür. Özel<br />
okul ücretleri 20-25 bin euro seviyesini aşmış durumda. Avrupa’da ise aynı eğitim 6-7 bin<br />
euro civarındadır. Kendi vatandaşımıza, Avrupa’nın 3-4 katı bedelle eğitim dayatılmaktadır.<br />
Bu nasıl bir ekonomi yönetimidir? Bu nasıl bir sosyal devlet anlayışıdır?<br />
İktidarın yanlış politikaları yüzünden veliler çaresiz bırakılmış, çocuklar ise eşitsizliğin<br />
mağduru haline getirilmiştir. Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıran bu düzeni kabul<br />
etmiyoruz! Devlet okullarını güçlendirmek yerine vatandaşı özel okullara mahkûm eden bu<br />
anlayışı reddediyoruz.<br />
Eğitim ticaret değil, temel bir haktır! Bu adaletsizliği derhal sonlandırın!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 15:40:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-egitim-ticaret-degil-temel-bir-haktir-h161601.html">Mühip Kanko: Eğitim ticaret değil, temel bir haktır!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-pamukta-tehlike-canlari-caliyor-h161600.html</link>
		<title>Gürer: Pamukta tehlike çanları çalıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Pamuk ekiminin başladığı bu dönemde üreticinin pamuk ekmekte isteksiz olduğunu geçen yıl üreticinin yine üründen para kazanmadığı ve sulama suyunda yaşadığı sorunlar içinde farklı ürün desenlerine yöneldiklerini görüştüğü çiftçilerin ifade ettiğini de söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“PAMUKTA ÜRETTİĞİMİZ KADAR İTHAL EDİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pamuk ürünün stratejik bir ürün olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer “Pamuk ürünü stratejik bir üründür. Tarım ve sanayi arasında bağ oluşturan pamuk tekstil ve hazır giyim endüstrisi temel hammaddesidir, Pamuk üretimi doğrudan her kesimi de ilgilendirmektedir. Çok yönlü kullanım alanları vardır. Tekstil ve hazır giyim yanı sıra yemeklik yağ üretiminde, küspesi hayvan yemi olarak ve de sabunda elde edilmek üzere de çoklu üretim sağlanıyor. Ülkemizde dünyada pamuk ekilişi ve üretimi ile önemli bir konuma da sahipti. Son yıllarda oluşan sorunlar pamuk üretimini tehdit etmektedir. Pamuk verimliliği son 10 yılda ortalama hektara 1713 kg olarak gerçekleşirken 2025-2026 dönemi için 1.654 kg hektar düşmesi tahmin edilmektedir. Küresel iklim değişikliği yanında su sorunu ve girdi maliyetlerinde ciddi artış ve düşük alım fiyatı pamuk üreten çiftçiyi doğrudan etkilemektedir. Üretimim sürdürülebilmesinde verimlilik ve modern tarım tekniklerinin yeterince yaygınlaşmamasının da olumsuz etkisi göz ardı edilmemelidir. “Dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçtiğimiz yıl 22 TL ile 25 TL arasında fiyatlanan pamuğun girdi maliyetleri ile çiftçiyi zarar ettirdiğini söyleyen CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer rekoltenin düştüğünü ve ithalatında arttığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer “Ülkemizde 2021 2025 yılları arasında ortalama 460 bin hektarda pamuk ekimi gerçekleşti. 2022 yılında ekim alanı artması ile 2.750.000 ton çıkan çırçırlanmış kütlü üretimi, 1.017.500 ton çırçırlanmış lifli pamuk üretimi 2024 yılında 2.234.000 ton çırçırlanmış kütlü, 2024 yılında 829.910 çırçırlanmış lifli pamuk üretimi geriledi. 2025 yılında lifli pamuk üretiminde 830 bin ton civarında gerçekleşirken Bu yılda üretimde düşme öngörülmektedir .”diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer” Kot kumaşı, kadife ve havlu kumaşı gibi bir çok tekstil ürününde yaygın kullanılan pamuk aynı zamanda tekstil sektörünün geleceğine yönelikte önemlidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurt içi pamuk üretiminde gerileme ve yetersizlik için çiftçi desteklemek yerine ithalat ile açık kapatılmaya çalışılmaktadır. 2024 yılında 762 bin 269 ton pamuk ithal edilirken 1 milyon 548 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitti.2025 yılında 971 bin 530 bin ton, ithal karşılığı 1 milyon 707 bin dolar yurt dışına ödendi. 2026 yılı ilk iki ayında 182 bin 708 ton pamuk ithal edildi. 297 bin 209 dolar yurt dışına giden dövizimiz oldu. Ve artan bir ithalatımızda söz konusudur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçilerin, pamuk yerine daha az masraflı ve daha karlı gördükleri alternatif ürünlere yönelmesi nedeniyle pamuk ekim alanlarında %18'lik bir azalma (yaklaşık 350.000 hektara düşüş) öngörülmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazır giyim ve tekstil sektöründeki küresel siparişlerin azalması, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarını daraltması, İç talepteki durgunluk, pamuk üreticisi üzerinde olumsuz fiyat baskısı yaratmaya devam etmektedir. Ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir yere sahip iken bu alanda da giderek gerilemektedir. Ege ve Güneydoğu da pamuk üretimi yoğunlaşırken Beyaz altın olarak tanımlanan Çukurova bölgesinde pamuk üretimi yerini farklı ürün desenlerine terk etmiştir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bölgesinde ve Ege'de sulama suyuna erişimdeki yerel maliyet artışları ve olası kısıtlamalar, yüksek su tüketen bir bitki olan pamuk için temel bir üretim sorununa dönüşmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düşük uluslararası fiyatlar ülkemizde yüksek girdi maliyeti ile oluşan fiyat nedeni ile pamuk üretimi sorun artacağı görülmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dayalı olduğu sanayinin devamı içinde pamuk doğru planlanması gereken başlıca ürünlerdendir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sürdürülebilir pamuk üretimi girdi maliyet artışı dengelenmesi, alım fiyatının maliyete uygun oluşması yanında su yönetimi ile doğrudan ilgili noktaya ermiştir. Bu bağlamda pamukta özellikle GAP ve EGE de su sorunu doğru planlanıp yönetilmesi zorunludur. Planlı üretim yanında destekler ekonomik durumun yarattığı olumsuzluk altında kalmaması için alım fiyat girdi maliyeti makul kar dikkate alınarak belirlenmelidir. ”dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Tarım orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer” Ülkemizin yıllık pamuk ihtiyacının 1 milyon 600 bin ton olduğu düşünüldüğünde iç üretim ile yarısı karşılanabilmektedir. Binlerce üreticimizin gelir kapısı ve de binlerce işçimizin istihdamını sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye ihracatında % 30 luk bir paya sahip olduğu da unutulmamalıdır. Üretim zinciri korunması pamuk üretiminin artırılması için tedbirler alınması pamukta kooperatiflerin yeniden işlevlerini artırılması da sağlanmalıdır. Ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünün güçlü bir tarım sanayi politikasının olması da sağlanmalıdır. Daha çok üretim daha çok istihdam daha çok yurt dışına ürün ihracatı ve ülke ekonomisine katkısı yüksek pamuk ürününe sahip çıkılması şarttır.” Diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 15:23:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-pamukta-tehlike-canlari-caliyor-h161600.html">Gürer: Pamukta tehlike çanları çalıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sedef-guler-cinayetinde-kritik-durusma-oncesi-chp-milletvekili-hasan-ozturkmenden-cagri-geldi-h161599.html</link>
		<title>Sedef Güler cinayetinde kritik duruşma öncesi CHP Milletvekili Hasan Öztürkmenden çağrı geldi.</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, 7 Haziran 2024 günü vahşice
katledilen Sedef Güler’in ailesini ziyaret etti. Öztürkmen, duruşma öncesi
yargılama sürecinde yaşanan ihmallere dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ ÖZTÜRKMEN, SEDEF GÜLER CİNAYETİNİN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PEŞİNDE<br />
Büyükçekmece&amp;#39;de iki yıl önce denizde elleri ve ayakları bağlanmış halde halıya<br />
sarılı olarak cesedi bulunan Sedef Güler&amp;#39;in öldürülmesine ilişkin davanın<br />
duruşması yarın (29 Nisan) görülecek.&nbsp;<br />
23 yaşındaki Sedef Güler’in cesedi Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili&amp;#39;nde elleri<br />
ve ayakları bağlandıktan sonra halıya sarılmış ve ağırlık bağlanarak denize<br />
atılmış halde bulunmuştu.<br />
Cinayetle ilgili Yavuz Güngör ve Fırat Baykara, “Kadını ve kendini<br />
savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürme”; Yiğit Hüseyin Ayvalık<br />
ise “Suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanıyor.<br />
Sedef Güler&amp;#39;in annesi Gülüzar Sezer’den cinayetin detaylarını ve duruşmada<br />
yaşananları dinleyen Öztürkmen, davanın takipçisi olacağını belirtti.<br />
Ailenin avukatı Sevda Demirtaş, yargılama sürecinde yaşanan aksaklıklara dikkat<br />
çekti.<br />
Demirtaş, delillerin toplanmadığını, müştekilerin beyanlarının alınmadığını<br />
belirterek, hukuka uygun bir yargılama yapılmadığını söyledi. Bir önceki<br />
duruşmada mahkeme başkanının duruşmayı takip eden avukatları salondan<br />
çıkarmaya çalıştığını belirten Demirtaş, Sedef’in davasında gerçekler ortaya<br />
çıkana kadar takipçisi olacaklarını söyledi.<br />
ANNE SEZER: KIZIMI SARDIKLARI HALIYI BANA GÖNDERDİLER<br />
Anne Sezer, mahkeme başkanının kendilerine karşı olumsuz tavırlarının<br />
olduğunu söyleyerek yaşananları şöyle aktardı:<br />
“Katil, mahkemede ‘Beni o torbacılarla karıştırmayın. Türkiye’ye TIR’larla<br />
uyuşturucu gönderiyorum’ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kızımın eşyalarını istediğimde ‘suç delili olduğu için adli emanette olması<br />
gerektiğini söyleyerek’ vermediler. Fakat benim diğer kızımı arayarak çöp<br />
torbasının içinde, kardeşini katledip sardıkları halıyı, bağladıkları bez parçalarını<br />
göndermişler. Hata yapabilirlermiş. Benim kızımın katili uyuşturucu baronu<br />
olduğu için mi bu hatalar bizi buluyor.”<br />
ÖZTÜRKMEN: AKP İKTİDARINDA KADIN CİNAYETLERİ DE UYUŞTURUCU<br />
KULLANIMI DA ARTTI<br />
CHP Gaziantep Milletvekili Öztürkmen, aileyi ziyaretinde şunları söyledi:<br />
“Sedef’in bir cinayete kurban gittiği anlaşılıyor. AKP iktidarında kadın cinayetleri<br />
de uyuşturucu kullanımı da çoğaldı. AKP iktidarı muhalefetin uyuşturucu madde<br />
kullanımının araştırılması amacıyla muhalefetin verdiği araştırma önergelerini<br />
reddediyor. Yine uyuşturucu bağlantılı bir cinayet. Anne, iki yıldır adalet arıyor.<br />
Kadın cinayetlerine ilişkin Ocak ayında TBMM Başkanlığına kanun<br />
teklifi sundum.<br />
Kanun Teklifim komisyonda bekliyor...<br />
Hem kadın cinayetlerinin hem de Sedef kızımızın katillerinin yargılandığı<br />
davanın takipçisi olacağım.”<br />
NE OLMUŞTU?<br />
Olay, Sedef Güler’in iş görüşmesi bahanesiyle Yavuz Güngör’ün kızı H.Y.G’nin<br />
evine çağrılmasıyla başladı. İddiaya göre Güler burada H.Y.G tarafından<br />
darbedildi. Yaşananların ardından Sedef Güler, Yavuz Güngör ve Fırat Baykara<br />
ile Beylikdüzü’ndeki bir eve gitti ve bir daha kendisinden haber alınamadı.7<br />
Haziran’da cansız bedeni, halıya sarılmış ve ayağına ağırlık bağlanmış halde<br />
denizde bulundu</span>.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 15:09:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sedef-guler-cinayetinde-kritik-durusma-oncesi-chp-milletvekili-hasan-ozturkmenden-cagri-geldi-h161599.html">Sedef Güler cinayetinde kritik duruşma öncesi CHP Milletvekili Hasan Öztürkmenden çağrı geldi.</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sol-parti-uyelerinin-pankart-davasi-oncesinde-aciklama-laikligi-savunanlar-susturulmak-istenmektedir-h161598.html</link>
		<title>SOL Parti üyelerinin pankart davası öncesinde açıklama: Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[SOL Parti üyesi 6 kişi hakkında “Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet” pankartı gerekçesiyle açılan dava öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapıldı. Partinin İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay, “Bu dava ile verilmek istenen mesaj açıktır. Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 3 ay önce Küçükçekmece’deki bir duvara “Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet” pankartı asan SOL Parti üyesi 6 kişi, gözaltına alındıktan sonra ev hapsi cezasına çarptırılmıştı. Haklarında 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 6 kişi için duruşma öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazırlanan ortak açıklamayı SOL Parti İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay okudu. Anayasada güvence altına alınan laikliği savunmanın suç olmadığını vurgulayan Özay, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Suç olan, halkın inançlarını ve değerlerini siyasetin aracı haline getirerek toplumu baskı altına almak, özgürlükleri kısıtlamak ve farklı yaşam biçimlerini hedef göstermektir. Laiklik mücadelesi de doğrudan doğruya yaşamın kendisine dair bir mücadeledir. Büyük Orta Doğu Projesi ile beraber yıllardır emperyalist müdahalelerle büyütülen savaşların, mezhepçi çatışmaların ve gerici karanlığın ülkemize taşınmasına karşı verilen bir mücadeledir. Bu mücadele, Ortadoğu’da açılan cehennemin kapılarını kapatma, halkların bir arada, eşit ve barış içinde yaşama iradesini savunmanın bir gereğidir. Halkları etnik ve mezhepsel ayrımlarla birbirine düşüren emperyalist politikalara karşı kardeşliğin ve barış içinde bir arada yaşamın mücadelesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Laiklik mücadelesi, eşitliğin de mücadelesidir”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün Türkiye’de laiklik, şeriat ve hilafet özlemleriyle beslenen, bütün yetkilerin tek adamda toplandığı bir yönetim anlayışına karşı demokrasinin de en temel güvencesi hâline gelmiştir. Yoksulluğun derinleştiği, gelir adaletsizliğinin arttığı ve kamu kaynaklarının talan edildiği bu düzende dini referanslarla dayatılan biat kültürü bu adaletsizliği görünmez kılmayı amaçlamaktadır. Oysa laiklik, emekten yana bir düzen, yurttaşlık haklarımızın ve adil bir yaşamın da ön koşuludur. Bu yüzden de laiklik mücadelesi, din kisvesi altında kurulan sömürü düzenine karşı emeğin, adaletin ve eşitliğin de mücadelesidir. Tarikatlar ve cemaatler eliyle eğitimden yargıya, toplumsal yaşamdan ekonomiye kadar her alanda örgütlenen gericilik, bugün fiili bir şeriat düzeninin adım adım inşa edilmesine yol açmaktadır. Bu tablo en çok kadınların, çocukların ve gençlerin yaşamlarını kuşatmaktadır. Bu dava ile verilmek istenen mesaj açıktır. Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 14:43:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sol-parti-uyelerinin-pankart-davasi-oncesinde-aciklama-laikligi-savunanlar-susturulmak-istenmektedir-h161598.html">SOL Parti üyelerinin pankart davası öncesinde açıklama: Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/malatyada-is-yerlerini-bosaltmalari-icin-uc-gun-sure-taninan-sanayi-esnafindan-belediye-onunde-tepki-sahipsiz-malatya-sahipsiz-sanayi-h161597.html</link>
		<title>Malatya&apos;da iş yerlerini boşaltmaları için üç gün süre tanınan sanayi esnafından belediye önünde tepki: Sahipsiz Malatya, sahipsiz sanayi</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Malatya’da iş yerlerini boşaltmaları için üç günlük süre verilen sanayi esnafı, dün Malatya Valiliği önünde yaptıkları eylemin ardından bugün de Malatya Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya geldi.  Malatya İmalat Demir ve Tamir Esnaf Odası Başkanı Teslim Tunçdemir, “Yer yok, hiçbir yerde yer yok. 714’te kiralık dükkân kalmadı. Bu kadar esnaf şu anda boşta kaldı. Hiç yapacak işimiz kalmadı artık. Belediye Başkanı Sami Er’den sonuç bekliyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeni yapılan sanayide 714 iş yerinin kurasında yer almadığı veya yaptıkları işe uygun iş yeri verilmediği gerekçesiyle dün Malatya Valiliği önünde eylem yapan, ardından Vali Seddar Yavuz ile görüşen oto sanayi esnafı, kendilerine iş yerlerinin boşaltmaları için bayram sonuna kadar tanınan sürenin üç güne düşürülmesi üzerine bu kez Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile görüşmek için belediye önünde toplandı. Belediye binasına girmek isteyen esnafa güvenlik güçlerince izin verilmedi. Bina önünde bir süre oturma eylemi yapan esnaf, güvenlik güçleriyle yapılan görüşmenin ardından oturma eylemini sona erdirirken, “Sahipsiz Malatya, sahipsiz sanayi” sloganlarıyla belediye önündeki bekleyişini sürdürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/99265b9c-a3cb-435b-be59-fd362202fd20-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Üç gün içinde boşaltın dediler”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya İmalat Demir ve Tamir Esnaf Odası Başkanı Teslim Tunçdemir, bir gün önce Vali Seddar Yavuz'dan bayram sonuna kadar izin aldıklarını, çıkan haberler sonrası iznin iptal edilerek üç gün içinde çıkmalarının istendiğini belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dün valilikte aldığımız karar doğrultusunda bayram sonuna kadar müsaade almış bulunmaktaydık. Bayram sonuna kadar aldığımız müsaadenin ardından, akşam çıkan haberlerden sonra bize ‘Üç gün içinde tekrar boşaltmayı sağlayın’ dediler. Yer yok, hiçbir yerde yer yok. 714’te kiralık dükkân kalmadı. Bu kadar esnaf şu anda boşta kaldı. Hiç yapacak işimiz kalmadı artık. Belediye Başkanı Sami Er’den sonuç bekliyoruz. Bir de bize yer gösterin. Bize yer gösterene kadar buradaki esnafa karışmayın, buradaki esnafı çıkarmayın. Esnafın gidecek yeri yok. Herkesin çoluk çocuğu var. Milletin burnundan geldi, işte bu son noktamız. Bize bugün bir sonuç söyleyeceksiniz. Bu sonucun karşılığında da gideceğiz mi, kalacağız mı? Yer yapıp hepimizi mi götüreceksiniz? Biz bunu bekliyoruz. Başka bir sonucumuz yok şu anda. Baştan gelen karara kadar biz burada bekliyoruz. Biz dördüncü senenin içindeyiz. Yeter artık. Dördüncü seneyi doldurduk. Bir gün sabah geliyorlar, Çıkın diyorlar. Ertesi gün geliyorlar, ‘Hadi size bir hafta müsaade verdik’ diyorlar. Bir hafta önce, bir hafta sonra… Bunun artık hiçbir çözümü kalmadı. Madem biz bir haftalık adamsak, madem biz hiçbir şey değilsek, bizi bir şey saymıyorsanız; esnaf değilsek, bir hafta önce, bir hafta sonra. Yeter artık. Bu kadar.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çok sayıda esnaf dışarıda kalacak”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayide çay ocağı işleten bir esnaf, şöyle dert yandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Esnafa, tamircilere hizmet eden burada çok sayıda lokantacı ve çay ocağı, berber birçok esnaf var. Bunlar yıllarca burada kalarak yönetimin tasarrufuyla, derneğin kiracısı olarak burada bulunuyorlardı. Ancak bunlara ne dükkân verildi ne de herhangi bir hak tanındı. Şu an dışarıda kalacaklar. Eğer sanayideki yerlerimizden çıkarılırsak biz de dışarıda kalacağız. Bizim ne dükkân hakkımız var ne kiracıyız ne de ev sahibiyiz. Aslında sanayideki yönetimin kiracılarıydık. Çok sayıda esnaf da burada boşta kalacak. Bizlerin durumu, ahvalimiz çok kötü. Bunları bildirmek istiyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Malatya sahipsiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayi esnafı Mahir Karakaya ise şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yani Malatya’daki keşmekeşlik devam ediyor. Bunun ne olduğunu, neyin nesini bir türlü anlayamıyoruz. Ne bize bir sanayi yapabildiniz ne yerimizde bize bir alternatif ürettiniz, ne de esnafın sözünü dinliyorsunuz. Esnafa Ramazan Bayramı’ndan önce söz verilmişti: 'Yeni yerler yapılana kadar size dokunulmayacak” denildi. Esnaf da kendini buna göre ayarladı. Ama bir sabah kalkıyoruz, aniden ‘Üç gün sonra burayı boşaltın’ deniliyor. Kardeşim, bu çocuk oyuncağı değil ki. Esnafın da kendine göre bir planı var. Esnaf neden yerinde dönüşüm istiyor? Çünkü alternatif istiyor. Temiz bir Malatya, düzenli bir sanayi istiyor. Ama Malatya’da hiçbir şey yapılmadı. Balıkçı pazarı yok, Şire Pazarı’nın durumu belli değil. Sebze hali yok, yoğurtçular yok, sanayi yok ediliyor. Bu nereye kadar böyle devam edecek? Kadim bölgeler yok. Malatya sahipsiz. Bu iş nereye kadar gidecek? Esnafın canına tak etti artık. Esnafın yeri ne olacak, belli değil. Rezerv alan ilan edilse, benim 100 metrelik yerim var, bana 30 metre düşecek. Bu nasıl olacak? 100 metrelik dükkân benim malımken nasıl kabul edeyim? Esnaf diyor ki: 'Bana ölçüyü söyleyin, ben dükkânımı yerinde yapayım'. Yani Malatya sahipsiz dediğimizde kızmasınlar bize. Bugün esnaf ortada. Sorun esnafa, herkes ‘perişanız’ diyor. Esnaf gerçekten perişan.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İslahiye kadar bile olamadık”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanayi esnafı Nihat Topal,&nbsp;“Bir İslâhiye kadar bile olamadık. İslâhiye aynı proje kapsamında bütün dükkânlarını yaptı. Sosyal medyada da görebilirsiniz, bu grupta da bizimle paylaşıldı. İslâhiye, aynı şekilde tüm dükkânlarını tamamladı ve esnaflarını tek seferde taşıdı. Biz ise bu kadar büyük şehiriz diyoruz ama ortada bir şey yok. Ne büyük şehir; aslında küçük bir şehiriz" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“30 yılımı verdim”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 yıldır sanayide esnaflık yaptığını belirten bir vatandaş ise şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“30 yıldır esnafım. 30 yıldır bu işe emek vermişim, tek başıma çalışıyorum. Yanımda bir tane eleman bile yok. Canım çıkıyor. 30 yılımı vermişim ben oraya. Varlığım yoğum orası. Benim dükkânım zaten sağlam. Gelip doğru düzgün bir inceleme bile yapmıyorlar. Sağlam yani. Hasar tespiti yapıldı, ben de kabul ettim. Üç yıldır neredesiniz ya? Neredesiniz siz? Benim sizden bir ihtiyacım yok. Gelip yıkacaksanız, bırakın ben kendi yerime kendim yapayım. Mağduruz, belediyeye yer göstersin. Şire Pazarı yaptın boş. Dükkânlar boş. Gelmişsin, aras yapmışsın boş; gezip duruyorsun. Ondan sonra gelip benim dükkânımı yıkmaya çalışıyorsun. Ama yaptığın iş uygunsuz, kanunsuz. Sen neredesin, ne yaptığını ortaya koy. Ben 30 yıldır oradayım. Böyle bir akıl tutulması olur mu? Bir belediye başkanı çıkıp “Ben burada bu sanayiyi istemem” diyor. Niye istemiyorsun kardeşim?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Verilen sözler tutulmadı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka esnaf da şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bizim burada bulunmamızın tek sebebi, Sayın Belediye Başkanı Sami Er’in bize verdiği sözleri tutmamasıdır. Sözünü tutmadı. Neden tutmadı? Bizi Kongre Kültür Merkezi’nde topladığı zaman dedi ki: ‘Bu 714 dükkânın yanına birinci etap, ikinci etap, üçüncü etap olarak yeni dükkânlar yapılacak. 250 metrekare, 500 metrekare dükkânlar yapılacak. O dükkânlara siz yeniden müracaat edeceksiniz, ona göre taşınma yapılacak.’ Şimdi geldiler, bize ‘Buradan çıkın’ diyorlar. Tamam, gidelim. Yer verin, yok. Yer gösterin, biz yapalım, o da yok. Öbür tarafta dağıttığınız dükkânları da adaletli dağıtmadınız. 280 tane dükkân verdiniz ama adaletli olmadı. Saray esnafına verilmedi. Adamın biri dükkânı yakmış, ‘Araba dükkânın içine sığınıyor’ demiş, üstünü kesmiş diye götürmüş; 61 bin lira ceza yazmış Yeşilyurt Belediyesi. Yani böyle bir sistem olmaz. Biz burada haksız bir şey istemiyoruz. Sadece bize verilen sözlerin tutulmasını ve hakkımızın verilmesini istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 14:04:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/malatyada-is-yerlerini-bosaltmalari-icin-uc-gun-sure-taninan-sanayi-esnafindan-belediye-onunde-tepki-sahipsiz-malatya-sahipsiz-sanayi-h161597.html">Malatya&apos;da iş yerlerini boşaltmaları için üç gün süre tanınan sanayi esnafından belediye önünde tepki: Sahipsiz Malatya, sahipsiz sanayi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/orduda-madencilik-karsiti-gruplardan-aybasti-belediye-baskani-gundogara-suclama-maden-sirketiyle-isbirligi-yapiyor-h161596.html</link>
		<title>Ordu&apos;da madencilik karşıtı gruplardan Aybastı Belediye Başkanı Gündoğar&apos;a suçlama: Maden şirketiyle işbirliği yapıyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, Aybastı Yaylası&#039;ndaki madencilik faaliyetlerine karşı mücadelelerinden bahsederken, &quot;Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar&#039;ın bizlerden rahatsız olduğu açıkça görülüyor. Kamuoyuna madene karşıymış gibi bir görüntü veriliyor ama gerçekte durum böyle değil. Son görüntülerde maden firmasıyla yapılan görüşmeler ve birlikte çekilmiş fotoğraflar da bunu açıkça gösteriyor. Yani sözde karşı duruş sergilenirken, gerçekte bir işbirliği söz konusu&quot; iddiasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ordu’da maden karşıtı mücadele devam ederken, "madene karşı olduğunu" ifade eden&nbsp;Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar’a yönelik “şirketle iş birliği” iddiaları gündeme getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında maden arama çalışmalarına karşı çıkan Ordulular, maden şirketinin yeniden iş makineleriyle sahaya döneceği endişeleri üzerine basın açıklaması yaptı. ORÇEV ile Korgan-Aybastı-Kabataş Yaylaları Koruma Platformu öncülüğündeki basın açıklamasının ardından Çobantepesi’nde nöbet başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/6fc8739c-2797-4b8d-869c-2fdb39590925-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, Aybastı Belediye Başkanı Gündoğar’ın maden ihalesinde adı geçen firma yetkilileriyle görüştüğü, zaman zaman temas kurduğu ve firmaların belediyeyi ziyaret ettiği yönündeki iddialar eleştirilere yol açtı. Ayrıca başkanın, akrabasına ait olduğu öne sürülen sondaj firmasını ziyaret ettiği yönündeki fotoğrafların sosyal medyada yer alması başkana yönelik tepkileri artırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Maden şirketi ile ciddi bir pazarlık içerisinde"&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, yaptığı açıklamada , “AK Partili Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar’ın madene karşı olduğu görüntüsü sergilediğini ancak son günlerde ortaya çıkan fotoğraflardan tam aksine maden şirketi ile ciddi bir pazarlık içerisinde yer aldığının anlaşıldığını” öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Perşembe Yaylası’nda maden ruhsatı alan firmanın iki yıl önce sondaj için bölgeye geldiğinde üç kez eylem yaptıklarını, bu eylemlere&nbsp;sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve milletvekillerinin de katıldığını anlatan Gönül, "Bu süreçte Kabataş Belediye Başkanı ve Korgan Belediye Başkanı da yanımızdaydı ancak Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar&nbsp;hiçbir zaman yanımızda olmadı" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Aybastı Belediye Başkanı bu süreci manipüle ediyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belediye başkanının yaşam savunucularından rahatsızlık duyduğu iddiasında bulunan Gönül, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Aybastı Belediye Başkanı bu süreci manipüle ediyor. Belediye başkanının bizlerden rahatsız olduğu açıkça görülüyor. Kendisini Ordu Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanı olduğu dönemden de tanıyoruz. Açtığımız davalar ve bunların basına yansıması nedeniyle rahatsızlık duyduğunu biliyoruz.&nbsp;Kendisiyle yaptığımız görüşmede yapılan işlemin hatalı olduğunu söyledik. Mahkeme kararlarının projeyi iptal ettiğini, bu alanda herhangi bir çalışma yapılmaması gerektiğini ifade ettik. Buna rağmen 'Mahkeme kararlarını bırakın, uymak zorunda değiliz' dedi. Yani karşımızda mahkeme kararlarını yok sayan bir anlayış var.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/98ccc767-94bc-47ed-b7ac-76458d06b31b-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamuoyuna madene karşıymış gibi bir görüntü veriliyor ama gerçekte durum böyle değil. Son görüntülerde maden firmasıyla yapılan görüşmeler ve birlikte çekilmiş fotoğraflar da bunu açıkça gösteriyor. Yani sözde karşı duruş sergilenirken, gerçekte bir işbirliği söz konusu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz burada kimin hangi siyasi partiden olduğuna bakmıyoruz. Hangi sivil toplum örgütünden olduğuna da bakmıyoruz. Bu toprağı, suyu, ormanı, yaylayı ve merayı kim koruyorsa onunla birlikte hareket ediyoruz. Burada yaratılmak istenen ayrışma, mücadeleyi zayıflatmak ve süreci örtbas etmek içindir. Bu kabul edilemez. Bizi yıldırır mı? Hayır. Tam tersine mücadelemizi büyütür. Bu süreç, burada yaşayan insanları daha da güçlendirdi. Buradan güçlü çıkacağız. Maden şirketini de yasal ve meşru haklarımızı kullanarak buradan göndereceğiz. Ayrıca Ordu’da ikinci bir altın, gümüş, bakır maden sahası açtırmamakta kararlıyız. Ordu halkı bu konuda nettir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 13:40:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/orduda-madencilik-karsiti-gruplardan-aybasti-belediye-baskani-gundogara-suclama-maden-sirketiyle-isbirligi-yapiyor-h161596.html">Ordu&apos;da madencilik karşıtı gruplardan Aybastı Belediye Başkanı Gündoğar&apos;a suçlama: Maden şirketiyle işbirliği yapıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aymnin-64-kurulus-yil-donumu-anayasa-mahkemesi-heyeti-anitkabiri-ziyaret-etti-h161595.html</link>
		<title>AYM&apos;nin 64. kuruluş yıl dönümü... Anayasa Mahkemesi heyeti, Anıtkabir&apos;i ziyaret etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki heyet, Anayasa Mahkemesi&#039;nin 64. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir&#039;i ziyaret etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AYM Başkanı Kadir Özkaya, başkanvekilleri, üyeler ve raportörlerle birlikte Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Başkan Özkaya’nın mozoleye çelenk sunmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra heyetle birlikte Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Başkan Özkaya, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/3d999356-8442-4f2f-aa2b-6cda21c39830-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başkan Özkaya, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Aziz Atatürk, Anayasa Mahkememizin 64. kuruluş yıldönümünün derin anlam ve sorumluluğunun idrakiyle huzurunuzda bulunuyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milletimizin ortak iradesiyle kurulan ve sizin de 'en büyük eserim' diyerek bizlere emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti, hukukun üstünlüğü ve demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam etmektedir. Bu köklü miras, bizlere yalnızca geçmişe değil geleceğe karşı da büyük bir sorumluluğumuzun bulunduğunu hatırlatmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anayasal bir organ olarak, demokratik hukuk devleti ilkeleri üzerinde gelişen geçmişimizden aldığımız güçle temel hak ve özgürlüklerin korunması, anayasal düzenin güvence altına alınması ve adaletin tesisine katkı sağlama görevimizi sarsılmaz bir inançla sürdürmekteyiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek hatıranız önünde, bize emanet ettiğiniz Cumhuriyet’i daha da güçlendirme azim ve kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, vatan, millet ve bayrak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle yâd ediyoruz. Ruhunuz şad olsun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 13:21:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aymnin-64-kurulus-yil-donumu-anayasa-mahkemesi-heyeti-anitkabiri-ziyaret-etti-h161595.html">AYM&apos;nin 64. kuruluş yıl dönümü... Anayasa Mahkemesi heyeti, Anıtkabir&apos;i ziyaret etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir-h161594.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası... Adıyaman Belediyesi Başkanı Tutderenin avukatı Şeyho Saya: Artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[&quot;Aziz İhsan Aktaş suç örgütü&quot; iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davanın devam eden duruşmasında avukatlar savunma yapıyor. Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin avukatı Şeyho Saya savunmasında, &quot;Adıyaman’ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen "çıkar amaçlı suç örgütü" ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan davanın görülmesine devam ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin hazır bulundu. Öte yandan, dosyada itirafçı olan Aziz İhsan Aktaş da üç koruması ile duruşma salonunda yer aldı. Duruşmaya, geçtiimiz celse tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi de katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma salonuna girerken tutuksuz sanık bölümünün yanından geçen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuksuz sanık eşi Yeşim Akpolat ile sarıldı.&nbsp;Rıza Akpolat’ın annesi izleyici sırasından uzanarak oğlunu kucakladı. Ayrıca geçtiğimiz celse serbest kalan isimlerle tutuklu sanıklar selamlaşarak birbirlerine geçmiş olsun dileklerini iletti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada sanık avukatlarının savunmaları alınmaya başladı. İlk olarak Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin avukatı Şeyho Saya savunma yaptı. Avukat Saya, "Kovuşturulacak bir husus, incelenecek bir durum kalmamıştır müvekkilim hakkında. Bu yüzden beraatini talep ediyorum. Adıyaman’ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir. Biz adli kontrol tedbirlerinin kişi kişi değerlendirilmesin istiyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu dosyanın açılma amacı belli zaten ve bunu da herkes biliyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Rüşvete aracılık etmek" suçlamasıyla tutuklu yargılanan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan’ın avukatı da savunma yaptı. Savunmada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Müvekkilim lehine olan şeyler dosyaya konulmamış. Bu bilmeyerek yapılacak birşey değil. Bilerek yapılmış, bilerek yazılmış bir iddianame bu. Müvekkilim hakkında çıkan haberler dosyaya konulmuş rüşvet aldığına dair ama bu iddialar araştırılmamış. Haber görseli dosyaya konulmuş geçilmiş. Dosyaya sonradan eklenmişiz. Yapmak için yapmışlar. İddianameye ilişkin daha kabul edilmeden basında paylaşıldı, telefon numarası bile yer aldı bu paylaşımlarda. Hangi dosyanızda suç uyduruluyor Sayın Başkan. Bu dosyanın açılma amacı belli zaten ve bunu da herkes biliyor. Müvekkilim aleyhine ifade veren Savaş Çetinkaya’nın söylediği tarihlerde 'bir kafede otururken hesabıma 73 bin TL gönder' dediği sırada benim müvekkilim İzmir’de. İkisi de farklı şehirdeler yani."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kayhan’ın bir diğer avukatı da Savaş Çetinkaya’nın beyanlarının yalan olduğunu ileri sürdü ve "Mahkeme önünde kaç defa bu yalanlar ortaya çıktı. Heyet’in rahatsız olması gerekirken hiç olmadı ve bir kez bile uyarmadı bu kişiyi. Bunun nedenini de biliyoruz elbet. Dosyaya sonradan giren tüm deliller benim müvekkilimin lehine. Bu yüzden müvekkilim hakkında tahliye kararı verilmesini talep ediyorum" açıklamasında&nbsp; bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya bir saat ara verildi. Sanıklar salondan ayrılırken Rıza Akpolat alkışlandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 13:06:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir-h161594.html">Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası... Adıyaman Belediyesi Başkanı Tutderenin avukatı Şeyho Saya: Artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinde-vatandasin-gundemindenbspgecimnbspvar-kurban-yok-h161593.html</link>
		<title>Artvinde vatandaşın gündeminde&amp;nbsp;geçim&amp;nbsp;var, kurban yok</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Artvin’de pazar esnafı ile emeklilerin Kurban Bayramı öncesi yaşadığı ekonomik sıkıntılar dikkati çekiyor. Çorum’dan gelerek pazarda satış yapan bir esnaf, “Ben bir kurban parasını bir yılda biriktiremem. Kazanacaksın ki alasın. Kırmızı et lüks oldu” dedi. Artvinli emekli Halil Yerlikaya ise mevcut şartlarda emeklinin kurban kesmesinin neredeyse imkânsız olduğunu belirterek, “Emekli adamın kurban kesmesi için en az 4-5 emekli olması lazım. Zor geçiniyoruz” ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Artvin’de yaşayan vatandaşlar kurban kesmekte güçlük çekeceklerini dile getirdi. Artan hayat pahalılığı karşısında hem esnaf hem de emekliler, kazançlarının yetersiz kaldığını ve kurban almanın artık mümkün olmadığını ANKA Haber Ajansı mikrofonlarına anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emekli kurban kesemez, iki kilo et alır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvinli bir emekli, artan fiyatlar ve yetersiz kalan emekli ikramiyeleri nedeniyle kurban almanın giderek zorlaştığını belirterek, “Kurbanı alıyoruz ama emeklinin artık maddi imkânları yetersiz. Mecburen alıyoruz fakat sıkıntı çekerek alıyoruz. İkramiye zaten donduruldu. İlk verildiği zaman belki kurbanın dörtte birini alabiliyorduk. Şimdi ise ancak iki kilo et alınır. Kurban fiyatları çok yüksek. Bir hisse 35 bin liradan aşağı düşmez. Koç almaya kalksan o da 25-30 bin lira civarında” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka Artvinli vatandaş ise parası olmadığını ve kurban almayacağını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Kırmızı et lüks,&nbsp;kurban almak hayal”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvin’de pazarda satış yapan bir pazar esnafı da şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ben Çorumluyum, Çorum’dan geldim. Arpacık satıyorum, toptancıyım. Kurban alamam. Neyle alacaksın kardeşim? Kazanacaksın ki alasın. Paran varsa alırsın. Ben bir kurban parasını bir yılda biriktiremem. Bir çocuk okutuyorum, aylık gideri 20 bin lira. Liseye gidiyor, yarın üniversiteye gidince nasıl okuyacak? Evdekiler et bekler ama eve et girmiyor. Tavuk eti alıyoruz, yapacak bir şey yok. Az önce karşıdaki lokantaya sordum, yarım ekmek et 280 lira dediler. Ben de gidip tavuk yedim. Orada yarım ekmek tavuk 75 lira, kırmızı et 280 lira. Yiyemem kardeşim, lüks oldu artık. Nereden yiyeceğim?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“En az 4-5 emekli olması lazım ki bir kurban kesilebilsin”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvinli emekli Halil Yerlikaya da,&nbsp;“En az 4-5 emekli olması lazım ki bir kurban kesilebilsin. Ben 63 yaşındayım, annemle birlikte yaşıyorum. O da babamdan kalan maaşı alıyor. Zor geçiniyoruz. Kurban kesmemiz mümkün mü? Annemle ortak kurban… Kim ‘emekli kurban kesiyor’ diyorsa yalan söylüyor.&nbsp;Eskiden kurban keserken pazarlık olurdu ama hem köylü kazanırdı hem kesen. Şimdi köylü hayvan bile tutamıyor. Yem çuvalı olmuş şu kadar, otun kilosu olmuş bu kadar. Nasıl kazanacak? Köyüne nasıl gidecek? Mazotun litresi 80 lira. İşimiz çok zor. Allah kolaylık versin” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“20 bin lira maaşla kurban kesilmez”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka emekli vatandaş ise,&nbsp;“Ben kesiyorum, yalan yok. Çocuklarım bana yardımcı oluyor. Ama 20 bin lira maaş alıp 30 bin lira kurbana nasıl vereceksin? Eskiden kendi imkânımla keserdim, o zaman imkân vardı. Şimdi 20 bin lirayla kurban kesilir mi?” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir diğer vatandaş da,&nbsp;“Ben 22 bin lira maaş alıyorum. Oğlum bunun iki katı kira ödüyor. Yeter artık. Eskiden zamlar çok küçük olunca bile millet tepki verirdi. Şimdi neden kimse ses çıkarmıyor? Yeter artık” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvinli bir emekli ise,&nbsp;“En düşük kurban 20-30 bin lira. 20-25 bin lira maaş alan emekli, bütün maaşını kurbana verse ne yiyip ne içecek?” diye sordu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 12:00:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinde-vatandasin-gundemindenbspgecimnbspvar-kurban-yok-h161593.html">Artvinde vatandaşın gündeminde&amp;nbsp;geçim&amp;nbsp;var, kurban yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-28-gun-itirafci-adem-soytekinin-savunmasiyla-basladi-h161592.html</link>
		<title>İBB Davasında 28. gün, itirafçı Adem Soytekinin savunmasıyla başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 28. günü başladı. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin’in savunması dinleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 28. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem&nbsp;İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", "Ekrem başkan onurumuzdur" şeklinde seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İtrafçı Adem Soytekin'in "savunma sırasının öne alınma" talebi kabul edilmişti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, saat 10.59’da etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin’in savunmasıyla başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soytekin’in mahkemeye dilekçe sunarak, "Birçok kez ifade vererek dosyanın aydınlatılmasına katkı sundum. Gerginlik nedeniyle duruşmalara katılmakta zorlanıyorum" dediği öğrenilmişti. Soytekin bu nedenle savunma sırasının öne alınmasını talep etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, dün, savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin'in, "savunmasının öne alınması" talebini kabul ettiklerini açıkladı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 11:48:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-28-gun-itirafci-adem-soytekinin-savunmasiyla-basladi-h161592.html">İBB Davasında 28. gün, itirafçı Adem Soytekinin savunmasıyla başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-parti-sozcusu-zeynel-emre-4-mayista-81-ilde-sahaya-iniyoruz-iktidar-yuruyusumuzu-kimse-engelleyemez-h161591.html</link>
		<title>CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre: 4 Mayısta 81 İlde Sahaya İniyoruz; İktidar Yürüyüşümüzü Kimse Engelleyemez!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, bugün yapılan Parti Meclisi (PM) ve
Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantılarının ardından yeni yol haritasını açıkladı. 20
belediye başkanının tutuklu olduğunu ve milli iradeye yönelik kapsamlı bir saldırı
yürütüldüğünü belirten CHP Sözcüsü Emre, “Belediye sayımızı 208’den 411’e çıkardık.
Başarılarımızı gölgeleyemeyecekler. 196 bin sandık görevlimizle 4 Mayıs itibariyle 81 ilde
sahaya iniyoruz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emre; zorla bağış&nbsp;iddialarını rakamlarla çürütürken, okulların<br />
güvenliği, maden talanı ve yargıdaki çürümeye karşıhalkın iktidarını kuracaklarını<br />
vurguladı. Emre şunları söyledi:<br />
Değerli basın mensupları, ekranları başında bizleri izleyen kıymetli yurttaşlarımız, hepinizi<br />
Cumhuriyet Halk Partisi adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.<br />
Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz hafta Pazartesiden itibaren önemli toplantılar yaptık.<br />
Önümüzdeki dönem Cumhuriyet Halk Partisi olarak yapacaklarımıza ilişkin başlıkları tartıştık.<br />
Biliyorsunuz bir süredir Türkiye&amp;#39;de Türkiye demokrasisine yönelik, milli iradeye yönelik, yerel<br />
yönetimlere yönelik kapsamlı bir saldırı var. Ve bu saldırı kapsamında da bizim belediye<br />
başkanlarımız, belediye çalışanlarımız, bürokratlar haksız bir şekilde tutuklanmış durumda.<br />
Birçok belediye başkanı görevini yapamaz durumda. 20 belediye başkanımız halihazırda<br />
tutuklu. Dolayısıyla biz buralardaki seçilmiş iradeye yönelik saldırıların başından beri bir milli<br />
iradeye yönelik saldırı olduğunu, son yerel seçimde Türkiye&amp;#39;nin birinci partisi olan<br />
Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin iktidar yürüyüşünü engellemeye yönelik hamleler olduğunu ifade<br />
etmiştik. Ve buna karşı milletimizle birlikte bir arada durarak, meydanlarda mitingler<br />
yaparak, dosyalardaki gerçekleri anlatarak, yalanlara karşı gerçekleri haykırarak, toplumu<br />
bilgilendirerek bu büyük mücadeleyi yürütüyorduk. Ve geçtiğimiz haftaki en son Ataşehir<br />
Belediye Başkanımızın gözaltına alınıp tutuklanmasıyla birlikte başlayan süreçte belediye<br />
başkanlarımızla bir dizi görüşmeler gerçekleştirdik. Partimizin kurultaydan sonraki en yüksek<br />
karar organı olan Parti Meclisimizi topladık. Bugün yaklaşık 7 saatlik bir Parti Meclisi<br />
toplantısı gerçekleştirdik. Görüş alışverişinde bulunduk ve ardından da Merkez Yönetim<br />
Kurulunu son kez toplayarak başlıklar halinde Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin bundan sonra<br />
yapacaklarına yönelik bazı kararlar aldık.<br />
BELEDİYECİLİKTE BÜYÜK BAŞARI: 208’DEN 411’E YÜKSELEN GÜÇ<br />
Bunlardan tabii ilki şunu söyleyelim. Bizim iktidar yürüyüşümüzün ilk adımı neydi dersek<br />
esasında 2019&amp;#39;daki yerel seçim başarısı ve belli başlı büyükşehirlerin Cumhuriyet Halk<br />
Partisi&amp;#39;nin yönetimine girmesi ve hatırlayın iktidarda o zaman evvelinde başlayan İstanbul’u<br />
alan Türkiye&amp;#39;yi alır korkusuyla ilk seçimi tanımayan bir iktidar olmuştur. Tayyip Bey ve<br />
arkadaşları ilk seçimi hukuksuzca iptal etmişlerdi. İkinci seçimi tekrar kazandık. Aradan geçen<br />
5 yıllık süre içerisinde almış olduğumuz belediyelerle ilgili çok başarılı işlerin altına imza attık<br />
ve 5 yıl sonraki seçimde de burada sayı olarak da vereyim. Biz toplam belediye sayımızı<br />
208&amp;#39;den 411&amp;#39;e çıkarttık. Bakın 208&amp;#39;den 411&amp;#39;e. Başarılı olundu ki bu rakamlar alındı. Başarılı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">olundu ki İstanbul&amp;#39;da 1 milyon farka çıktı. Ankara&amp;#39;da 1 milyon farka çıktı. Yani bu<br />
belediyelerde, diğer illerde hakeza öyle. Buralarda iddia edildiği gibi yolsuzluklar, kötü<br />
yönetim, istismarlar olsaydı milletin hakemliğiyle böyle sonuçlanmazdı. Ve biz belediye<br />
sayımızı arttırdığımız gibi de iktidar partisinde ciddi oranda belediye sayısı düştü.<br />
SOSYAL BELEDİYECİLİKTE 2 YIL: 802 KREŞ, 172 KENT LOKANTASI<br />
Şimdi bugüne geldiğimiz zaman biraz sonra detaylarıyla anlatacağım ve bu belediyeler iyi<br />
işler yaptı. Son 2 yıllık dönem içerisinde de her türlü baskıya, engellemeye rağmen verilen<br />
sözlerin yüzde 80&amp;#39;inin üzerinde hedefler gerçekleşti. İlk 2 yıl için söylüyorum bunları. Ne<br />
yapıldı? 2 yılda 802 tane kreş açıldı. 78 öğrenci yurdu kuruldu. 173 halk market, halk mandıra<br />
işletildi. Eti böylesine bir dönemde çok ucuz şekilde vatandaşın temin edebilmesi sağlandı.<br />
172 kent lokantası açıldı ve bir kara propaganda vardı sürekli hatırlarsanız. Cumhuriyet Halk<br />
Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek diye. Tam olarak sosyal yardımları 4,6 kat oranında<br />
arttırdık. Yani bırakın kesilmeyi var olan sosyal yardımlar bizden önceki dönemle şimdiye<br />
kıyassa 5 kat civarında artmış görünüyor. Şimdi tabii böyle bir dönemde türlü türlü iftiralarla<br />
karşılaştık. Biraz sonra şu belediyelerin işte zorla yardım alınması ve buna yönelik<br />
suçlamalarla ilgili de rakamlar vereceğim. Önce öncelikle şunu söylüyorum. Biz güçlü<br />
belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla<br />
almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetinin eksiksiz ve<br />
kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız.<br />
YENİ HUKUKİ İZLEME GRUBU VE SİYASİ İTTİFAKLAR<br />
İkinci olarak, biz bu saldırılar karşısında bir hukuk ekibi oluşturmuştuk. Kapsamlı bir şekilde<br />
hukukçular sürekli olan biteni raporladı. Gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye<br />
gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve<br />
raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında<br />
gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük<br />
içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide<br />
karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. En son<br />
gerçekleştirdiğimiz kurultay sonrasında parti yönetiminde diğer partilerle ilişkileri sağlayacak,<br />
görüşmeler ve iletişimi sağlayacak bir Genel Başkan Yardımcılığı oluşturulmuştu. Biz bunu<br />
içinde bulunduğumuz dönem için önemsiyoruz. Çünkü burada farklı görüşlerin bir siyasette<br />
olduğu gibi yarışmasından ziyade mevcut iktidarın, halk oyuyla iktidara gelen iktidarın halk<br />
oyuna rağmen gitmemek için direndiği bir dönemdeyiz. O nedenle Türkiye&amp;#39;de cumhuriyete<br />
sahip çıkanların, demokrasinin varlığına inananların, tüm siyasi partilerin bir arada ittifak<br />
içerisinde hareket etmesi önemli. Bu kapsamda da bazı çalışmalar içerisinde olacağız.<br />
4 MAYIS’TA 81 İLDE BÜYÜK SAHA ÇALIŞMASI BAŞLIYOR<br />
Yine bir başka başlık olarak Cumhuriyet Halk Partisi olarak sahaya iniyoruz. Cumhuriyet Halk<br />
Partisi 4 Mayıs günü itibariyle 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki<br />
yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini<br />
gerçekleştirecekler. Ama Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri, Parti<br />
Meclis Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisindeki arkadaşlarımız, sahadaki il ve ilçe</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini<br />
anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız.<br />
Burada bir hazırlık daha yaptık. Bizim biliyorsunuz sandıklarda görevli olarak 196 bin sandık<br />
görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bininin tekrar görev yapacak<br />
şekilde iletişime geçildi. Görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık<br />
görevlisi kendi sandık saha bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir<br />
şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz.<br />
Yani Cumhuriyet Halk Partisi yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde bir dahaki seçim<br />
ortamına kadar ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmaya, çabayı<br />
sergilemeye devam edeceğiz. Orada sandık görevlilerimizle birlikte, parti yetkilerimizle<br />
birlikte emanetin asıl sahibine gerçekleri anlatacağız. Türkiye&amp;#39;nin sorunlarını ve biliyorsunuz<br />
biz Türkiye&amp;#39;nin çözümüne ilişkin de ciddi hazırlık içerisindeyiz. Türkiye&amp;#39;nin problemleri nasıl<br />
çözülür? Her başlıkta oluşturduğumuz politika kurulları var. Yenilenen parti programımız var.<br />
Bu kapsamda da ülkenin sorunlarına nasıl Cumhuriyet Halk Partisi çözüm getirir, neler vaat<br />
eder. Bunları da yurttaşlarımızla açık bir şekilde paylaşacağız.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi olarak asla durmayacağız, asla pes etmeyeceğiz, asla boyun<br />
eğmeyeceğiz. Elbette bu yolda belki de bedel ödeyenler olacak bundan önce olduğu gibi.<br />
Partimize yönelik farklı saldırılarda olabilir ama tüm bunlar karşısında cesaretle adalet için<br />
çalışmaya devam edeceğiz.<br />
“ZORLA BAĞIŞ” İFTİRASINA RAKAMLARLA YANIT<br />
Kıymetli arkadaşlar, bakın bizim karşılaştığımız, arkadaşlarımızın karşılaştığı suçlamalardan<br />
biri ne dediğimizde efendim bize zorla bağış yaptırdılar. Belediye yönelik zorla bağış<br />
yaptırdılar. Biz de burada baktık rakamlarla ve Sayıştay denetim raporlarına göre 2024 yılına<br />
baktığımız zaman en fazla bağış alan belediyeler hangileri bütçe gelirine oranla? Birinci sırada<br />
Malatya Büyükşehir Belediyesi bütçe gelirine oranla yüzde 20,52. Sonra Ordu Büyükşehir<br />
Belediyesi yüzde 7,6. Hatay yüzde 4,7. Öylesine bir ortam içerisindeyiz ki böyle bir dönemde<br />
insanların bizim yönettiğimiz belediyelere bağış yapmaya dair çekindiği bir dönem. Buna<br />
karşın Ankara Belediyesi&amp;#39;ne bağış oranı nedir? Yüzde 003. İzmir Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;ne<br />
yüzde 001. Öyle ya yani… Diğer belediyelerimizde de durum bundan daha farklı değil. Hani<br />
zorla bağış yapıldığı iddiası, suçlama ve bunun üstüne de şöyle bir algı da yayılmaya<br />
çalışılıyor. Efendim yargı sanki tarafsız, bağımsız herkese eşit muamele yapılıyor.<br />
İDDİANAMESİZ TUTUKLULUKLARA TEPKİ<br />
Efendim işte Adalet ve Kalkınma Partili belediyelere de yönelik soruşturma izinleri veriliyor.<br />
Geçtiğimiz gün İçişleri Bakanı da bu yönde bir açıklama yapmıştı. Buradan bir kez daha<br />
soralım. Sabahın köründe 4’te, 5&amp;#39;te evi basılan, koluna polis giren, dört gün gözaltında<br />
tutulan, iddianamesiz içeride bir yıldan daha fazla yatan hangi Adalet ve Kalkınma Partili<br />
belediye başkanı var? Tek bir tane var mı? Mesela bizim Büyükçekmece belediye başkanımız<br />
7. dönemdir belediye başkanı. 35 yıldır halkın oyunu alıyor, desteğini alıyor. Bugün bir seçim<br />
olsa yine farkla kazanır. Niye? Belediyeciliği doğru yapıyor. Bir yıl oldu hakkında iddianame<br />
yok. Cezaevinde tutuluyor. Partimizin gençlik kollarında yetişmiş, ilçe başkanlığı yapmış,<br />
Gaziosmanpaşa gibi partimizin geleneksel olarak daha geride olduğu bir yerde belediye</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">başkanlığı seçimini kazanmış. Hiçbir mal varlığı yok. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız<br />
Hakan Bahçetepe&amp;#39;de bir yıldan fazladır cezaevinde hakkında daha iddianame yok. Bunları<br />
böyle arttırabiliriz. Burada bir eşitlik yok. Bir adalet yok. Bir siyasi hedefin olduğu çok açık.<br />
MADEN TALANI VE EMEK SÖMÜRÜSÜ<br />
Kıymetli arkadaşlar, değerli yurttaşlarımız, biz bütün bu mücadelelerle birlikte vatandaşın<br />
sorunlarını da bu ülkenin gençlerinin, çocuklarının yaşadığı problemleri, emekçilerin yaşadığı<br />
problemleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Bakın bugün bir taraftan yeni maden<br />
sahaları açılıyor. Rakamlara baktığımız zaman çok büyük rakamlar. Yani tarım arazisi olup bu<br />
alanda kullanılması gereken yüz ölçümüne göre Kilis kadar bir alan yeni maden sahası olarak<br />
açıldı. Toplam açılan maden sahaları. Açılması kararlaştırılan maden sahalarına baktığımız ise<br />
toplam rakamı tam şöyle söyleyeyim size. Yaklaşık bütün bu alana baktığımız zaman 230 bin<br />
futbol sahası büyüklüğünde bir alana denk geliyor. Maden ve Petrol İşleri Genel<br />
Müdürlüğünün daha 2 ay önce açıkladığı rakam. Şimdi ülkemizin doğasının tahribatı,<br />
tarımının, üretiminin bozulması bir tarafa. Bir de buralarda yaşanan emek sömürüsü var.<br />
Günlerdir Ankara&amp;#39;da madenciler ki maaşlarını sorduk. Bakın bugün asgari ücret ne kadar?<br />
Asgari ücretin en fazla iki katına kadar maaş alıyorlar. Aldıkları maaşlar böyle ve ciddi yaşam<br />
riski barındıran bir meslek madencilik. Ve bu insanlar aile geçindirmek, çocuk okutmak<br />
durumunda. Bunlara uygulanan, maaşlarını alamayan, kıdemlerini, ihbar tazminatlarını<br />
alamayan bu emekçi kardeşlerimize yönelik ne var iktidarın çözümü? Gaz var, su var, cop var<br />
ve orada madenciler bu eziyeti çekmeye devam ediyor. Bu eziyetin sebebiyeti ilgili şirketi<br />
araştırdığımızda arkasında daha büyük kötülük çıkıyor esasında. Bakın 2016 yılında TMSF&amp;#39;nin<br />
yönetimine geçmiş bir maden şirketi. 2022 yılına kadar Yıldızlar SS Holding bünyesinde<br />
devredilmiş bir maden ocağı var. Bu maden ocağında çalışan emekçiler bahsettiğimiz gibi<br />
haklarını alamıyorlar. Peki, burada Çalışma Bakanlığı bir açıklama yapıyor 24 Nisan&amp;#39;da. Diyor<br />
ki işçi alacaklarının 36 milyonluk kısmı yatırıldı. Kalan kısım da taahhüt edildi. Yani hemen<br />
bakıyorsunuz madenciyi kayıran bir açıklama. Peşine insanlar yatışmayınca efendim 3 yıldır<br />
ücretler düzenli ödenmediği tespit edildi. 23 milyonu aşan idari para cezasına karar verdik.<br />
Burada şu soru sorulmaz mı? Yani bu işçilerin bağırması, çağırması, yürümesi, isyan etmesi mi<br />
lazımdı sizin bu denet denetlemeleri yapmanız, bu cezaları kesmeniz için? Madem bunlar 3<br />
yıldır düzenli ödeme yapmıyor, niye sen Çalışma Bakanlığı olarak bu ihmali gerçekleştirdin?<br />
Buradaki eksikliğin altında imza attın. 2022 yılına kadar TMSF yönetiminde şirket. Sonra<br />
TMSF yani bu iktidar döneminde bir yönüyle servet transferinin adresi olan TMSF. Zamanında<br />
sadece bankacılık suçlarından kaynaklı mal varlıkları ile ilgili işlem yapmakla yükümlü TMSF<br />
yetkisi genişletildi, genişletildi ve servet transferinin aracı haline geldi. Bakın ne kadara<br />
satılmış. Doruk madencilik satış bedeli 3 milyar 155 milyon TL. 3 milyar 155 milyon. Esasında<br />
3 milyar 153 milyon 895 bin 310 TL&amp;#39;lik kısmı rehin ipotek alacaklarına istinaden mahsup<br />
edilmiş. Yani böylesine bir şirketi alan firma 2 milyon bile vermemiş. Şirketi vermişler istediği<br />
firmaya. Burada böylesine büyük rakamların döndüğü bir yerde işçi alacaklarına yönelik bir<br />
düzenleme yapılmış mı? Yapılmamış. Bunların alacağının temini konusunda bir işlem yapılmış<br />
mı? Yapılmamış. Burada tabii Enerji Bakanlığı&amp;#39;na da sizlerin aracıyla şunu sormamız lazım.<br />
Burası çünkü sıradan bir ticari işletme değil. Stratejik önemi olan bir alan. 2022 yılındaki<br />
devirde Enerji Bakanlığı&amp;#39;nın bilgisi, görüşü, onayı var mıdır? Varsa hangi yönde açıklamıştır?<br />
Buranın maden ruhsatı, işletme izinleri, üretim yükümlülükleri ve teknik şartlar bakımından</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yeterli denetimler yapılmış mıdır? Hangi tarihlerde ne zaman yapılmıştır? Devir sonrasında<br />
üretim sürekliliğine ilişkin gecikmeler tespit edilmiş midir? İşletme izni, ruhsat devri gibi<br />
meseleler takip edilmiş midir? Bu sadece bir şirket devri meselesi değildir. İşte bu düzen tam<br />
da budur arkadaşlar. Yani biraz sonra bahsedeceğiz. TMSF’ye geçen yine başka bir şirket,<br />
başka bir satıştan. TMSF bu ülkedeki insanların malına mülküne el koyma ve yandaşa<br />
transferi konusunda kullanılan bir aygıta dönmüştür. Bu konularda verilen soru önergelerine<br />
anayasa gereği sorduğumuz sorulara kaçamakla cevaplar verilmektedir.<br />
Şimdi bu ülkedeki emekçinin, asgari ücretlinin, emeklinin aldıkları ücretlere bakın, dönen<br />
transferlere bakın ve bu ülkenin köylüsünün, çiftçisinin, yurttaşının ortak değeri olarak<br />
görülmeyen ne varsa her şeyin yerli yabancı işbirlikçilere peşkeş çekildiği bir dönemin<br />
içerisindeyiz.<br />
TELE1 SATIŞI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE VURULAN DARBE<br />
Kıymetli yurttaşlar, bakın masumiyet karinesi değil mi? Hukukçulara sorsanız meclisteki<br />
Cumhur İttifakına mensup hukukçulara hemen derler evet masumiyet karinesi. Tele1&amp;#39;in satışı<br />
28 milyona satışı söz konusu. Tele1&amp;#39;in satışı ile ilgili Merdan Yanardağ Genel Yayın Yönetmeni<br />
oranın sahibi bile değil ama sahibi olsa ne olur ya? Ortada bir mahkumiyet kararı var mı?<br />
Tele1 ile casusluk arasında nasıl bir illiyet bağı var? Tele1 hangi konuda bu faaliyette casusluk<br />
suçlamasında kullanılmış? Hoş diyeceksiniz ki casusluk suçlaması ile ilgili hangi delil var? O da<br />
boş. O da bomboş. Yani medya özgürlüğüne vurulan bir başka darbedir o. Yetmemiştir ortada<br />
bir mahkeme kararı yokken de çok düşük bedellerle hani kime göre, neye göre tespit edilmiş,<br />
oldukça izlenen bir televizyonun satışı söz konusudur. İfade özgürlüğüne, ülkedeki<br />
çoğulculuğa vurulan bir büyük darbe dağıdır bu. Bu keyfiliktir. Bu hukuk devleti değildir.<br />
Kurumsal işleyen hukuk mekanizmasının içerisinde mahkum olmamış, draha ilk derece<br />
mahkemesinde duruşma görmemiş, istinafa gitmemiş. Yargıtay’a gitmemiş, mahkemece bir<br />
karar verilmemiş bir olayla ilgili telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilmektedir.<br />
ENERJİ ENFLASYONUNDA TÜRKİYE GERÇEĞİ<br />
Bakın kıymetli yurttaşlarımız, hep diyoruz başını düzeltmezseniz yani hukuk devleti ilkesini<br />
ortadan kaldırırsanız, anayasayı dinlemezseniz ülkedeki tüm dengeler bozulur. Üretimde<br />
olmaz, güvende olmaz. Üretimi olmadığı için de her şeyin arttığı, enflasyonun arttığı,<br />
güvensizlik ortamında iyi yatırımcının Türkiye&amp;#39;den kaçtığı bir dönem ortaya çıkar. Bugün<br />
enerji enflasyonunda Türkiye çok kötü bir noktada kıymetli yurttaşlar ve bütün rakamları bu<br />
etkiliyor. Şimdi biz bunları söylediğimizde bir süredir hep işte Rusya - Ukrayna arasındaki<br />
savaştan bahseder, bunu gerekçelendirirlerdi. Şimdi İran - Amerika savaşını<br />
gerekçelendiriyorlar. Sanki bu savaşlardan tek etkilenen dünyadaki 196 devlet içerisindeki<br />
tek ülke bizmişiz gibi. Bakın OECD ülkeleri ortalamasında enerji enflasyon verilerine<br />
baktığımızda yüzde 0,6 gibi bir rakamla negatif yönde ilerliyor. Bizde ise ciddi bir artış var.<br />
Ocak ayında yüzde 7,4, Şubat ayında yüzde 26. Yani bizim rakamlar verelim. Mesela<br />
Hollanda&amp;#39;da enerji enflasyonu yüzde 0, Almanya&amp;#39;da yüzde eksi yüzde 1,9. Fransa&amp;#39;da eksi 2,8.<br />
İspanya&amp;#39;da eksi 3. Japonya&amp;#39;da eksi 9. Bakın bu ülkelerde de petrol çıkmıyor, doğalgaz<br />
çıkmıyor. Bizim gibi petrol, doğalgaz çıkartan ülkelere bu kadar yakın da değiller. Ve böyle bir<br />
ortam ortaya çıkıyor. Ve geçen seneye, bir önceki senelere göre kıyasladığımızda da bakın</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2023 yılında faize aktarılan kamu kaynağı toplam harcamaları içindeki payı yüzde 10&amp;#39;du.<br />
Şimdi yüzde 20&amp;#39;ye çıktı. Yani ödenen her 100 liralık verginin 20&amp;#39;si daha baştan faize gidiyor.<br />
Böyle bir ekonomik durumun refah getirmesine imkan yok. Bugün bu ülkedeki çocukların<br />
korunmasına yönelik harcanması gereken rakamlarda sadece ilk 3 ayda yalnızca binde üç<br />
düzeyine düştüğünü görüyorsunuz. Binde üç. Yoksullukla mücadele için ayrılan bütçenin<br />
sürekli binde üçlü rakamlara, ikili rakamlara düştüğünü görüyorsunuz. Yine bölgesel kalkınma<br />
için ayrılan rakamlarda düşüş görüyorsunuz. Kırsal kalkınma için, ARGE için ayrılan<br />
rakamlarda düşüş görüyorsunuz. Haliyle de bu ülkedeki yoksulluk sınırı, açlık sınırı artıyor.<br />
Maaş dengesi de aynı kaldıkça vatandaşımız da bu zor günlerde büyük acılar yaşıyor. Gıda<br />
enflasyonunu hemen mesela dinlediğinizde savaş yüzünden derler. Savaşın muhatabı<br />
İran&amp;#39;daki gıda enflasyonu bizden düşük arkadaşlar. Biz iç savaşı olan Sudan&amp;#39;ın gıda<br />
enflasyonunda gerisindeyiz. Tarih Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını kendi yurdunu<br />
çölleştiren, tarımını bitiren, ekonomisini yok eden, vatandaşını aç bırakan, köprüsünü,<br />
otoyolunu, değerli şirketlerini yabancıya peşkeş çeken bir iktidar olarak hatırlayacak.<br />
“HALKIN İKTİDARINI HEP BİRLİKTE KURACAĞIZ”<br />
Kıymetli arkadaşlar, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak sağduyulu bir şekilde ortak akılla,<br />
dayanışmayla, yol arkadaşlığı duygularıyla haritamızı belirledik. Çalışmaya devam edeceğiz.<br />
Bizim açımızdan bu saldırılar çeliğe verilen su etkisi yapacaktır. Biz daha da güçleneceğiz. Biz<br />
partimizin kurucusu, ülkemizin kurucusu Büyük Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk&amp;#39;ün bize<br />
emanet ettiği cumhuriyeti ikinci yüzyılında hak ettiği noktaya getireceğiz ve gelecek açısından<br />
bu ülkenin çocukları, gençleri, bu ülkenin insanları bu ülkede huzur içinde, mutlu ve refah<br />
içerisinde yaşayacaktır. Bunu sağlamak için de her türlü çalışmayı yapacağız. İlk seçimde de<br />
inşallah halkın iktidarını hep birlikte kuracağız.<br />
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Eğer varsa sorularınızı alabiliriz. Buyurun.<br />
Soru- Sayın Emre, yol haritanızda tüm partilerin ittifak içerisinde olması önemli dediniz. Bu<br />
anlamda Mansur Yavaş&amp;#39;ın Cumartesi günü bir önerisi vardı. Tüm muhalefet ortak miting<br />
yaparak bir hukuka davet yapmalı demişti. Böyle bir öneri gündeme getirmişti. Parti<br />
Meclisinde bu ortak miting önerisi gündeme geldi mi ve bu doğrultuda bir karar alındı mı?<br />
Zeynel Emre- Evet, bunu konuştuk. Bazı başlıklarda yapacağımız organizasyonlarda bu<br />
ülkedeki tüm partileri, muhalif partilerin bir arada durması önemli, bir araya gelmesi önemli<br />
ve ortaklaşılan konularda bir arada açıklama yapması önemli. Bu konuda bir çalışmamız<br />
olacak. Dediğim gibi yetkilendirdiğimiz daha önceki bu konuda Genel Başkan Yardımcılığı<br />
vardı. Bunu özellikle oluşturduk son kurultayımız sonrasında. Bu yönde evet çalışmalar<br />
olacak.<br />
Soru- Efendim benim de bir sorum olacak. Cumartesi günü düzenlenen belediye başkanları<br />
toplantısı ile ilgili bazı iddialar gündeme geldi. İlk olarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Vahap Seçer ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar arasında Türkiye<br />
Belediyeler Birliği Başkanlığı ile ilgili bir tartışma yaşandığı iddia edildi. Bir de CHP lideri<br />
Özel’in tutuksuz yargılama yoksa masada neden oturalım ifadelerini yine aynı toplantıda<br />
kullandığı iddia edildi. Neler söylersiniz?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zeynel Emre- Şimdi arkadaşlar, bizim tabii yaşadığımız en büyük problemlerden biri de hani<br />
sürekli bir dezenformasyon var. Sürekli yalan haber var. Yalan haber pompalanıyor ve<br />
bakıyorsunuz televizyon programlarında bunlar tartışılıyor. Yani bizim partimizde hani beşeri<br />
ilişki anlamında Mersin Büyükşehir&amp;#39;le Adana Büyükşehir Belediye Başkanımızı kime sorsanız<br />
kardeş gibi derler. Yani en yakın beşeri ilişkide olan kimselerdir. Ve o toplantı bahsedilen<br />
toplantı boyunca da yan yana oturdular. Tek bir tartışma yok. Tek bir ses yükseltmesi yok.<br />
Yani bu kadar yalanı nasıl söylüyorlar hakikaten insan şaşırıyor ve Türkiye&amp;#39;nin de sanki böyle<br />
bir problemi yokmuş gibi saatlerce bunu televizyon programlarında konuşuyorlar. Yani<br />
külliyen yalan. Neresini düzelteceğiz? Toplantıdan sızan bilgilere göre, toplantıda olan şeye<br />
göre. Ya bu partinin Grup Başkanvekilleri var. Mecliste bir şey olduğunda anlatıyorlar. Parti<br />
Sözcüsü var. Her yaptığımız toplantıdan sonra bilgileri sizlerle paylaşıyoruz. Genel Başkanımız<br />
ekran önünde sıklıkla duygularını olduğu gibi anlatıyor. Gerçekleri olduğu gibi anlatıyor. Yani<br />
ne hikmetse de hiç olmayan şeyler sanki varmış gibi konuşulup duruyor açıkçası. Yani bizi<br />
izleyip dinlemeye devam edin. Doğru bilgi ancak bu dönem böyle alınır diye düşünüyorum.<br />
Soru- Sayın Emre, Ankara Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara<br />
Milletvekili Umut Akdoğan ve diğer arkadaşlar için ‘Seni unuttuk sanma. Türkiye Büyük Millet<br />
Meclisinde de seni ve senin gibi gibilerin hadsizliğini konuşacağız bu hafta’ ifadelerini<br />
kullandı. Aynı zamanda bu Kaymakam Muharrem Eligül’ün 2014 seçimlerinde AK Parti<br />
Etimesgut belediye başkan adayı olduğu belirlendi. Bu kaymakam hakkında ne<br />
düşünüyorsunuz? Ne yapmayı planlıyorsunuz? Teşekkür ederim.<br />
Zeynel Emre- Şimdi o kaymakamın onun üstüne yaptığı bir açıklama paylaşım daha var.<br />
Gördüm ben onu da gördüm. Hakikaten yani liyakat nasıl ayaklar altına alınır? Partizanlık<br />
nasıl egemen kılınır? Bir yerde bir kamu yöneticisi yanlış yaptığında nasıl dini ifadelerle onu<br />
perdelemeye çalışır? İçinde bulunduğumuz düzen içerisinde çürümenin ibretlik hallerinden<br />
biridir. Böyle bir kaymakam, mülki idare amiri, ilçenin en üst düzeydeki mülki idare amiri o<br />
ilçede yaşayan yurttaşlara tarafsız bir şekilde, eşit bir şekilde, anayasanın 10. maddesinde<br />
yazdığı şekliyle yönetmesi, davranması gereken bir kişi nasıl o koltukta oturacak? İnsanların<br />
nasıl ona inancı olacak? Devlet adabı denen bir şey vardır. Bir ilin milletvekili bir kaymakamın<br />
devlet protokolünde önündeki büyüğüdür. Devlet büyüğüdür. Yani siyaset siyasetçilerin<br />
işidir. Devletin atanan valisi, kaymakamı, savcısı esasında herkese eşit mesafede aynı saygı,<br />
sevgi içerisinde bulunması lazım. Aynı ifadeyi ben hep toplantılarda dikkat ederseniz ikili<br />
hukuktan bahsediyorum. Türkiye&amp;#39;nin büyük problemidir bu ikili hukuk sistemi. Aynı ifadeyi<br />
Cumhur İttifakı&amp;#39;na mensup bir milletvekilline karşı kullanabilir mi? Bu milletin egemenliğine<br />
hep diyoruz ya saygı duyulmuyor. Milli iradeye saygı duyulmuyor. Meclise saygı duyulmuyor.<br />
Bu sadece bizim problemimiz değil. Böyle görürsek hata yaparız. İşte bu ülkenin kurumları<br />
böyle böyle yozlaşıyor. Böyle böyle erozyona uğruyor. Yani buna en üst perdeden başta<br />
Meclis Başkanı olmak üzere diğer partiler de tepki göstermesi lazım ve bu kaymakamın o<br />
görevde kalmaması lazım. Bu konuda arkadaşlarımız süreci takip ediyor. Bu konunun<br />
unutulacak bir tarafı yoktur. Belli ki o yetkinliğe sahip biri değildir. Yani orada baştan<br />
atanması, gelmesi baştan yanlış. Görünen odur.<br />
Soru- Bugün Parti Meclisinde bir de bağışlanma talepleri de vardı galiba. Kaç kişiyi<br />
görüşüldü, kaç kişi affedildi acaba? Karar verildi mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zeynel Emre- Şöyle söyleyeyim. Yani tam rakam olarak 30 civarında. Geçmişte çeşitli<br />
nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim<br />
tüzüğümüz gereği bağışlanma talebi der o ve dosyaları görüşülmüş. Eğer kendi il ve<br />
ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa biz o bağışlanma taleplerini genel<br />
itibariyle kabul ediyoruz bir süre sonra. Bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında<br />
bu yönde bir düzenleme oldu.<br />
Bir de deminki soruda şey eksik kaldı zannediyorum. Yani masayla ilgili hani çıkan haberler<br />
var. Bu sanki bazı yerlerde işte bugün bir gazetenin de internet sitesinde çıkmıştı. Efendim<br />
sanki mecliste kurulan işte Milli Birlik Kardeşlik Komisyonu ile ilgili ya da oradaki süreçlerle<br />
alakalı bir Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin yeni bir yaklaşımı mı olacak diye. Tabii o komisyon<br />
çalışmasını tamamladı ve bir rapor çıkarttı. O raporun altına imza attı partiler ve o raporda<br />
bizim düşüncelerimizin de altına yani bizim ısrarla dile getirdiğimiz düşüncelerin altına hem<br />
iktidar partisi mensupları ve herkes imza attı. Ne var orada? Özellikle 6’ıncı, 7’inci<br />
maddelerde Anayasa Mahkemesinin bağlayıcılığı, AİHM kararlarının bağlayıcılığı, tutuksuz<br />
yargılamanın esas oluşu, kayım uygulamasının kaldırılması. Yani bunların biz takipçisi olacağız<br />
esasında. Yani hep birlikte takip edelim. İnsanların karşısına geçip biz bunları yapacağız diye<br />
imza atıyorsunuz. Aylarca toplantılar yapıyorsunuz. Sonra da orada altına imza attığınızın tam<br />
tersi istikamette çalışmaya devam ediyorsunuz. Biz sorumluluk bilinciyle hareket eden bir<br />
partiyiz. Kendi yaşadığımız sıkıntıları evet bunları paylaşıyoruz. Haksızlıkları paylaşıyoruz ama<br />
içinde bulunduğumuz coğrafyada bir tarafta İran&amp;#39;da yaşananlar, Suriye&amp;#39;deki gelişmeler,<br />
ülkemizdeki bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı tüm yurttaşlarımızın bir ve eşit yurttaş<br />
olduğunun bilinmesi, hissedilmesi bizim açımızdan önemli ve bu ülkedeki tüm etnik kimlikler<br />
Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Arap’ıyla huzur içinde yaşaması bizim için önemli.<br />
Bu nedenle de sınırımızdaki gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Biz o komisyonda görev<br />
alırken de hep dedik yani milletimizin barışı, huzuru, kardeşliği bizim açımızdan çok<br />
önemlidir. Ama üzülerek ifade ediyorum. Keşke böyle söylemek durumunda kalmasak ama<br />
sürekli iktidar tarafından bir ikircikli yaklaşım, bir ikiyüzlü yaklaşım bunlarla karşılaşıyoruz.<br />
Söylediğiyle yaptığı arasında uçurum sürekli açılıyor maalesef.<br />
Peki, teşekkür ederiz.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 11:30:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-parti-sozcusu-zeynel-emre-4-mayista-81-ilde-sahaya-iniyoruz-iktidar-yuruyusumuzu-kimse-engelleyemez-h161591.html">CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre: 4 Mayısta 81 İlde Sahaya İniyoruz; İktidar Yürüyüşümüzü Kimse Engelleyemez!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-1-mayisi-solun-rekabet-alanina-donustugu-bir-gun-olmaktan-cikaracagiz-h161590.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: 1 Mayıs&apos;ı, solun rekabet alanına dönüştüğü bir gün olmaktan çıkaracağız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, TKP tarafından 1 Mayıs&#039;ta 4 ayrı kentte düzenlenecek mitingin &quot;birliğe zarar vereceği&quot; eleştirilerine ilişkin, &quot;Bu 1 Mayıslar kürsünün dinlendiği, ne konuşulduğunun anlaşıldığı, insanların heyecanlandığı ve mücadele azmini artırdığı eylemler olacaktır. Konuşmalar anlamlı olacak, işçi sınıfının mücadelesini yükseltmeye dönük vurgular olacak. 1 Mayıs&#039;ı solun rekabet alanına dönüştüğü bir gün olmaktan çıkaracağız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı bir canlı yayın programında, 1 Mayıs’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, 17 gündür Ankara'da bulunan 9 gün açlık grevinde olan Doruk Maden işçilerinin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek istemesi sonucunda polis engeliyle karşılaşmasını eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçi sınıfının, siyasetin merkez konusu haline gelmesi gerektiğini belirten Okuyan, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dar anlamıyla emek meselelerinden ibaret bir 1 Mayıs olmaz. Türkiye'de de dünyada da işçi sınıfının her şeyi istemesi lazım. Bu bencilce değil. Emeğiyle geçinen insanlar yaratıyor ve yoksullaşıyorlar. Bu durumun sona ermesi için emek meselesinin dar anlamıyla algılanmasından çıkarılması gerekiyor. Tüm sorunların kaynağında toplumsal sistem var ve işçi sınıfı burada sömürüldüğü için taraf. İşçi sınıfının sopası üretimden gelen gücüdür. Bu gücü de bütün üretim araçlarının, fabrikaların, zenginliklerin emeğin olması talebiyle gösterebilir. Hak arama mücadelesinin alası siyasi iktidarın ele geçirilmesidir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sorunların kaynağının "tek adam rejimi" değil, "holdinglerin iktidarı" olduğunu dile getiren Okuyan, bu sorgulamayı ancak emekçi halkın yapabileceğini belirterek, 1 Mayıslarda en ileri taleplerde bulunulması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 Mayısların Türkiye'de yeniden karakter kazanması gerektiğine dikkati çeken Okuyan, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emekten yanaysan kapitalist sömürüye cepheden karşı duracaksın. DİSK ve KESK'in bu devrimci değerlerle çok ilgisi yok, CHP ve HDP çizgisinden, gölgesinden çıkamıyorlar. Bu partilerdeki devrimcileri tenzih ediyorum. Bu partilerin başka misyonları var, o misyonlarla 1 Mayıs'ı yan yana getirdiğiniz zaman ortaya çıkan sonuç kaçınılmaz olarak bu olur. Herkes 1 Mayıslar'a katılmalı ama kürsü bu partiler tarafından sürekli domine ediliyor. Ayrıca tüm katılanlara eşit mesafe konulmalı, işin protokolü gereği. Defalarca uyardık, yapılmıyor. TKP bu sistemi içine sindirmiyor. Belediye başkanları, vekiller kürsüye çıkartılıyor. Neden? Hakkını arayan işçilere hakaret yağdıranlar, 1 Mayıs'ta 'emekten yanayım' diye sahneye çıkarılıyor. CHP ağırlık koyacaksa kendi mitingini düzenlesin. Sendikaların adını kullanmaya ihtiyaç mı var? Bu yanlışların parçası olmayacağız artık, bunu ilan etme hakkımız var."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKP'nin yapacağı 4 ayrı mitinge değinen Okuyan, "Dört yerde de böyle unsurlar ortaya çıktı. Bu kesimlerle beraber olacağız. Bu 1 Mayıslar kürsünün dinlendiği, ne konuşulduğunun anlaşıldığı, insanların heyecanlandığı ve mücadele azmini artırdığı eylemler olacaktır. Konuşmalar anlamlı olacak, işçi sınıfının mücadelesini yükseltmeye dönük vurgular olacak. 1 Mayıs'ı solun rekabet alanına dönüştüğü bir gün olmaktan çıkaracağız" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 11:17:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-1-mayisi-solun-rekabet-alanina-donustugu-bir-gun-olmaktan-cikaracagiz-h161590.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: 1 Mayıs&apos;ı, solun rekabet alanına dönüştüğü bir gün olmaktan çıkaracağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cipoml-koordinasyon-komitesinden-1-mayis-cagrisi-tum-antiemperyalist-ve-antifasist-gucleri-halk-dusmanlarina-karsi-birlesmeye-cagiriyoruz-h161589.html</link>
		<title>CIPOML Koordinasyon Komitesi&apos;nden 1 Mayıs çağrısı: Tüm antiemperyalist ve antifaşist güçleri halk düşmanlarına karşı birleşmeye çağırıyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi&#039;nin bileşeni olduğu Uluslararası Marksist-Leninist Partiler ve Örgütler Konferansı (CIPOML) Koordinasyon Komitesi, yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı&#039;na ilişkin &quot;Bugünkü koşullarda, tüm antiemperyalist ve antifaşist güçleri halk düşmanlarına karşı birleşmeye çağırıyoruz. Onların yolunu kararlı ve güçlü bir birlikle kesmek gerekiyor&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CIPOML, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla açıklama yaptı. 1886 Mayıs’ında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin uğradığı saldırıların, dünya işçi sınıfının mücadelesinde tarihsel bir dönüm noktası olduğu vurgulanan açıklamada, 1 Mayıs’ın, yaşamını yitiren işçilerin anıldığı bir gün olmanın ötesinde, sermaye düzenine karşı mücadelenin çağrısı olduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dünya genelinde işçilerin ağırlaşan çalışma ve yaşam koşullarıyla karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, artan güvencesizlik, yoksulluk ve eşitsizliğe dikkat çekildi. Fabrikalardan tarlalara, kentlerden kırsal alanlara kadar geniş bir coğrafyada emekçilerin taleplerinin yükseldiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Herhangi bir güçten yana değil, direnen ve mücadele eden halklardan yanayız"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, ABD’nin dış politikası eleştirilerek, Orta Doğu’daki çatışmaların tırmandığı, Filistin başta olmak üzere çeşitli bölgelerde halkların ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Küresel ölçekte artan gerilimlerin, büyük güçler arasındaki rekabetle bağlantılı olduğu savunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emperyalist güçler arasındaki mücadelede en ağır yükü işçi sınıfı, gençler ve halkların taşıdığı belirtilen açıklamada, hiçbir emperyalist güçten yana tutum alınmaması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, "Herhangi bir güçten yana değil, direnen ve mücadele eden halklardan yanayız" ifadesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Halkların kurtuluş mücadelesinin, onurlu ve egemen bir şekilde var olma hakkının yanındayız. İran, Lübnan, Filistin halkı ve dünyanın dört bir yanında kapitalist sömürüye, baskıya ve şiddete karşı direnen tüm halklarla dayanışma bayraklarımızı yükseltiyoruz. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir; çünkü her birinde farklı bir geleceğin sömürüsüz sınıfsız dünyasının imkânı yatmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugünkü koşullarda, tüm antiemperyalist ve antifaşist güçleri halk düşmanlarına karşı birleşmeye çağırıyoruz. Onların yolunu kararlı ve güçlü bir birlikle kesmek gerekiyor. Bu yalnızca bir slogan değil, örgütlü ve bilinçli bir eylem olmalıdır. Gücümüzü, işçilerin direndiği her alanda, sömürü ve adaletsizliğe karşı seslerin yükseldiği her ülkede, gündelik mücadele içinde somut olarak ortaya koyalım. Yürüttüğümüz yerel mücadelelerden beslenen, küresel ölçekte hareket eden, emperyalizme darbe vurabilecek ve kurtuluşun yolunu açabilecek bir cephe inşa edelim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kapitalist sistem bugün kritik bir dönemden geçiyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kapitalist sistem bugün yaşamı güvence altına alma konusundaki yetersizliğini açıkça ortaya koyan kritik bir dönemden geçiyor. Servetin giderek daha dar bir kesimin elinde yoğunlaştığına tanık olunurken, işçi sınıfı ve emekçi halkın yaşam koşulları endişe verici biçimde kötüleşiyor.<br />
Sermayenin hizmetindeki hükümetler tarafından uygulanan ekonomik uyum politikaları, yalnızca yoksulluğun artmasına, işsizliğin yükselmesine ve sömürünün daha yüksek düzeye tırmanmasına yol açmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kapitalizm, halklar için hiçbir zaman bir refahın yolu olmadı, şimdi de değil. Gerçek kurtuluşu sağlamak için kapitalist-emperyalist sistemin yıkılması tarihsel bir zorunluluktur. Onun yerine, mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirildiği; adalet, özgür ve onurlu emek temelleri üzerinde yükselen yeni toplumu, işçilerin toplumunu, sosyalizmi kuralım. Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs! Kahrolsun suçlu emperyalizm ve Siyonizm!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 11:00:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cipoml-koordinasyon-komitesinden-1-mayis-cagrisi-tum-antiemperyalist-ve-antifasist-gucleri-halk-dusmanlarina-karsi-birlesmeye-cagiriyoruz-h161589.html">CIPOML Koordinasyon Komitesi&apos;nden 1 Mayıs çağrısı: Tüm antiemperyalist ve antifaşist güçleri halk düşmanlarına karşı birleşmeye çağırıyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-medyasi-abd-baskani-trump-iranin-ateskes-onerisinden-memnun-degil-h161588.html</link>
		<title>ABD medyası: ABD Başkanı Trump, İranın ateşkes önerisinden memnun değil</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD medyası, ABD Başkanı Donald Trump’ın &quot;İran’ın iki aydır süren çatışmanın sona erdirilmesine yönelik son önerisinden memnun olmadığını&quot;, teklifin barış umutlarını zayıflattığı ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirdiğini öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasında yer alan haberlerde, İran’ın önerisinin, savaş sona erene ve Basra Körfezi’ndeki deniz taşımacılığıyla ilgili anlaşmazlıklar çözülene kadar nüprogram konusunun ertelenmesini içerdiği belirtildi. ABD tarafının ise nükleer müzakerelerin en baştan ele alınması gerektiği görüşünde olduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı medyasına konuşan ABD’li bir yetkili, Trump’ın danışmanlarıyla yaptığı toplantı sonrasında, "İran’ın teklifini olumsuz değerlendirdiğini" aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales ise "ABD’nin basın üzerinden müzakere yapmayacağını ve yönetimin kırmızı çizgiler konusunda net olduğunu" söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı görüşmelerde ilerleme sağlanamazken, ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in geçen hafta Pakistan'ın başkenti İslamabad’a yapması planlanan ziyaretin iptal edilmesi de sürecin "duraksadığına" işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran’ın aşamalı planı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı medyasına konuşan İranlı yetkililere göre Tahran’ın önerisi, sürecin aşamalı ilerlemesini öngörüyor. Buna göre ilk aşamada savaşın sona ermesi ve ABD’nin saldırmayacağına dair garanti verilmesi isteniyor. Ardından deniz ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması hedefleniyor. Daha sonraki aşamada ise nükleer program ve diğer başlıkların ele alınması planlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran ayrıca, uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hürmüz Boğazı ve ekonomik etkiler</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran’ın önerisinde Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığına ilişkin düzenlemelerin ayrı bir başlık olarak ele alınması öngörülürken, Tahran’ın gemilerden "hizmet bedeli" alınmasını gündeme getirdiği belirtildi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ise uluslararası geçişlerde böyle bir ücretin yasal dayanağı bulunmadığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uydu verileri ve gemi takip analizlerine göre, son günlerde İran petrol taşımacılığında ciddi düşüş yaşandığı ve bazı tankerlerin geri dönmek zorunda kaldığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savaşın devam etmesi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar nedeniyle petrol fiyatlarında artış görüldü. Avrupalı analistler, özellikle Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol akışındaki kısıtlamaların piyasalarda belirsizlik yarattığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası Para Fonu (IMF), İran ekonomisinin bu yıl yüzde 6,1 daralacağını öngörürken, ülkede enflasyonun yaklaşık yüzde 70 seviyesine ulaştığı bildirildi. Yaptırımların enerji ihracatı ve petrol depolama kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arakçi'nin Moskova temasları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin ise hafta içinde İslamabad ve Umman’da temaslarda bulunduğu, ardından Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğü bildirildi. Putin’in, görüşmede bölgedeki tüm tarafların çıkarlarının korunması gerektiğini vurguladığı, Arakçi’nin ise İran’ın gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 10:48:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-medyasi-abd-baskani-trump-iranin-ateskes-onerisinden-memnun-degil-h161588.html">ABD medyası: ABD Başkanı Trump, İranın ateşkes önerisinden memnun değil</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tutuklu-sendikaci-turkmenin-serbest-birakilmasi-icin-bin-imza-h161587.html</link>
		<title>Tutuklu sendikacı Türkmenin serbest bırakılması için bin imza</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına karşı başlatılan imza kampanyasında farklı işkollarından sendikacılarla 1.000’in üzerinde imza toplandı. Çok sayıda sendika, Türkmen’in serbest bırakılması çağrısına destek verdi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına yönelik tepkiler sürüyor. Sendikacıların başlattığı imza kampanyasında 1.000’in üzerinde imza toplandı. Türk-İş, DİSK, KESK ve Birleşik Kamu-İş başta olmak üzere farklı işkollarından sendikalar kampanyaya katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmza metninde Türkiye’de iş cinayetlerinin boyutuna dikkat çekilerek, her yıl binlerce işçinin hayatını kaybettiği, çok sayıda işçinin ise kalıcı sakatlıklarla yaşamak zorunda kaldığı vurgulandı. İş kazalarını ve hak ihlallerini görünür kılan sendikal faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, Türkmen’in “yalan söylediği için değil, iş cinayetlerini görünür kıldığı için hedef alındığını” belirterek, “Bu imzalar gerçeğin üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceğinin ilanıdır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkmen’in avukatı Esmer Özer, davanın yalnızca bir sendikacının değil, işçilerin haklarını savunmanın yargılanması anlamına geldiğini vurgulayarak, 12 Mayıs’ta görülecek duruşmaya kamuoyunu ve emek örgütlerini çağırdı. Özer, son dönemde özellikle iş kazaları ve işçi ölümlerine ilişkin yargı süreçlerinde ciddi bir cezasızlık pratiği oluştuğuna dikkat çekti. Soruşturma süreçlerinin çoğu zaman “biçimsel bir prosedür” olarak işletildiğini, patronların sorumluluğunun ise sistematik biçimde görmezden gelindiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, 2022’de yürürlüğe giren TCK 217/A maddesinin gazetecilere yönelik sistematik bir baskı aracına dönüştüğünü belirterek, “Yüzlerce gazeteci bu suçlamayla yargılandı, onlarcası tutuklandı. Bu yasa artık yalnızca gazetecilere değil, sendikacılara, çevre aktivistlerine ve gençlere karşı da bir cezalandırma aracına dönüştü” dedi. Durmuş, Mehmet Türkmen’in bir işçi eyleminde yaptığı konuşma nedeniyle bu kapsamda tutuklanmasının “yasanın keyfi uygulanmasının en açık örneklerinden biri” olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, tutuklamanın Anayasa ve uluslararası mevzuata aykırı olduğunu belirterek, “Sendikal faaliyetten dolayı sendikacının, işçi önderinin bırakın tutuklanması en küçük bir baskıya maruz kalması kabul edilemez” dedi. Atar, “Özellikle Antep’teki tekstil işçilerinin mücadelesini baskı altına almaya yönelik. Türkmen geçen sene de baskılara maruz kalmıştı. Biz Türkmen’le en başından beri dayanışma içindeyiz, bundan sonra da dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, “Onlarca işçinin yaralandığı gerçeği de ortadayken; iş cinayetlerine dikkat çeken Mehmet Türkmen’in tutuklanması asla kabul edilemez” dedi. Yıldırım, “Bir sendika başkanının yapması gereken şeyi yaptı” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, “Emekçilerin emeğine sahip çıkmak sendikacıların temel görevidir. Mehmet Türkmen suçlu değildir” dedi. Karagöz, “Biz ayrıcalık değil, hukukun işletilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, “Bu çalışma düzeninde işçinin elinin kolunun gözünün hayatının hesabını sendikacı sormayacak da kim soracak” dedi. Ozak, “Ücretlerin baskılanarak asgari ücretin açlık sınırının bile altında kaldığı, güvencesizlik ve üretim baskısının işçileri canından ettiği ortada iken bunları dile getirmek suç değil safi gerçekliktir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, “Bir sendikacının eylemdeki işçileri ziyaret etmesi, üyelerine sahip çıkması ve ülkedeki bir gerçeği vurgulaması sebebiyle tutuklanması kabul edilemez” dedi. Öztürk, “Mehmet Türkmen, Limter-İş yöneticileri ve tutuklu tüm sendikacıların serbest bırakılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmza kampanyasında üç talep öne çıktı: Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması, sendikal faaliyetler üzerindeki baskıların kaldırılması ve örgütlenme ile ifade özgürlüğünün güvence altına alınması.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkmen’in yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 12 Mayıs’ta görülecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 10:15:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tutuklu-sendikaci-turkmenin-serbest-birakilmasi-icin-bin-imza-h161587.html">Tutuklu sendikacı Türkmenin serbest bırakılması için bin imza</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-kuzey-kesimlerde-sicakliklar-dusecek-saganak-yagisa-dikkat-iste-tahminler-h161586.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Kuzey kesimlerde sıcaklıklar düşecek, sağanak yağışa dikkat! İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun güney, iç ve doğu kesimlerinin çok bulutlu, Akdeniz&#039;in iç kesimleri, Doğu Anadolu&#039;nun doğusu ile Afyonkarahisar, Ankara&#039;nın kuzey ilçeleri, Konya, Bingöl, Mardin, Batman ve Siirt’in sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Marmara&#039;nın doğusu ile Karadeniz&#039;in iç kesimlerinde pus ve sis bekleniyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 28 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının yurdun kuzey kesimlerinde 1 ila 3 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı, ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli yönlerden, yurdun güneybatı kesimlerinde güneybatı ve batılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğusunda yer yer pus bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, zamanla bölgenin iç kesimleri çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde Afyonkarahisar çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde bölgenin iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;27°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde iç ve batı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde Konya çevreleri ile Ankara'nın kuzey ilçelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra kuzey ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;13°C<br />
Parçalı yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra bölgenin doğusu ile Bingöl çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde Mardin, Batman ve Siirt çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 10:05:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-kuzey-kesimlerde-sicakliklar-dusecek-saganak-yagisa-dikkat-iste-tahminler-h161586.html">Meteoroloji açıkladı: Kuzey kesimlerde sıcaklıklar düşecek, sağanak yağışa dikkat! İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161585.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın düştü, gözler Fed&#039;de: İşte 28 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram&nbsp;altın&nbsp;güne 6.762 TL seviyesinden başlarken, ons altın fiyatı da 4.670 dolar civarında açılış yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzmanlar, Orta Doğu’daki belirsizliklerin petrol fiyatlarını yüksek tutmasının yanı sıra, yarın açıklanacak Fed&nbsp;faiz&nbsp;kararı sonrası daha sıkı para politikasına işaret eden açıklamaların gelebileceğini vurguluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ons altın için 4.675&nbsp;dolar&nbsp;seviyesi önemli bir destek noktası olarak öne çıkarken, bu seviyenin altına inilmesi piyasa açısından negatif bir sinyal olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 28 Nisan 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.764,22 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 11.091,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.182,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.103,28 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 44.229,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 110.596,40 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.668,37 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 10:03:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161585.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161584.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (28 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 28 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 28 Nisan 2026 Salı gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 45,0270 (alış) 45,0434'den (satış) işlem görürken&nbsp;Euro&nbsp;ise aynı saat itibarıyla 52,8271 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 26 10:01:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161584.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/taksimde-1-mayis-77-anmasina-polis-mudahalesi-gozaltina-alinanlar-oldu-h161583.html</link>
		<title>Taksim&apos;de 1 Mayıs 77 anmasına polis müdahalesi, gözaltına alınanlar oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[1 Mayıs 1977&#039;de Taksim Meydanı&#039;nda yaşamlarını yitiren emekçileri anmak ve açıklama yapmak için Kazancı Yokuşu&#039;na gelen demokratik kitle örgütü temsilcilerine polis izin vermedi. Anma yapmak isteyenlerin çevresi polis tarafından kuşatıldı. Gözaltına alınanlar oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'nda emekçilerin üzerine ateş açılmasının ardından yaşanan kargaşada yaşamlarını yitiren emekçiler için öğle saatlerinde Kazancı Yokuşu'nda anma yapmak isteyen demokratik kitle örgütü temsilcileri polis engeliyle karşılaştı. Taksim metro istasyonu İstanbul Valiliği'nin talimatıyla bir süre işletmeye kapalı kalırken, ellerinde karanfillerle anmaya gelenlerin çevresi polis ekiplerince kuşatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">O anlarda basın mensupları alandan, inşaat çalışmaları olduğu gerekçesiyle uzaklaştırıldı, gözaltına alınanlar oldu. Polis aracına bindirilenler "Taksim'de 1 Mayıs engellenemez", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek", "1 Mayıs alanı Taksim Meydanı" sloganı attı. Gözaltı sayısına ilişkin henüz İstanbul Valiliği'nden bir açıklama yapılmadı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 15:42:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/taksimde-1-mayis-77-anmasina-polis-mudahalesi-gozaltina-alinanlar-oldu-h161583.html">Taksim&apos;de 1 Mayıs 77 anmasına polis müdahalesi, gözaltına alınanlar oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gurer-gida-enflasyonu-denetimsizlik-ve-firsatcilikla-birlesince-taklit-ve-tagsisi-de-buyutuyor-h161582.html</link>
		<title>CHP&apos;li Gürer: Gıda enflasyonu denetimsizlik ve fırsatçılıkla birleşince taklit ve tağşişi de büyütüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan gıda enflasyonu ile birlikte taklit ve tağşişli ürünlerde artış yaşandığını belirterek, &quot;Gıda enflasyonu yalnızca mutfakta yangın çıkarmıyor; denetimsizlik ve fırsatçılıkla birleşince taklit ve tağşişi de büyütüyor. 2026 yılının başından 22 Nisan’a kadar denetimlerde 207 taklit ve tağşişli ürün saptandı&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer, artan üretim maliyetleri, düşen alım gücü ve gıdaya erişimde yaşanan sorunların yanında taklit ve tağşiş ürünlerin piyasadaki varlığının da sorunları artırdığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gıda enflasyonu yalnızca mutfakta yangın çıkarmıyor; denetimsizlik ve fırsatçılıkla birleşince taklit ve tağşişi de büyütüyor" diyen Gürer, özellikle temel gıda ürünlerinde ortaya çıkan uygunsuzlukların arttığını kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, "Tereyağında bitkisel yağ, yoğurtta nişasta, balda taklit ve tağşiş, zeytinyağında düşük kaliteli yağ ve tohum yağı karışımı, et ürünlerinde dana eti yerine kanatlı eti ya da sakatat kullanımı gibi tüketiciyi yanıltıcı üretimler denetimlerde ortaya çıktı. Gıda enflasyonu taklit ve tağşişe kapı aralıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Vatandaş dana eti aldığını sanıyor, karşısına bambaşka içerik çıkıyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Ömer Fethi Gürer, yalnızca son açıklanan bakanlık listelerinde bile çok sayıda uygunsuzluk görüldüğüne dikkati çekerek, "Dana sucukta kanatlı eti, kıymalı pide harcında kalp, lahmacunda taşlık, kebap harçlarında mekanik ayrılmış kanatlı eti tespit ediliyor. Vatandaş dana eti aldığını sanıyor, karşısına bambaşka içerik çıkıyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Süt ürünlerinde bitkisel yağ ve nişasta kullanımına da işaret eden Gürer, "Tereyağı adıyla satılan ürünlerde bitkisel yağ tespiti, yoğurtta nişasta belirlenmesi işini iyi yapan yanında hileli yapanın da azınlıkta olsa varlığını gösteriyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, yalnızca et ve süt ürünlerinde değil, zeytinyağı, bal ve baharatta da benzer sorunların yaygınlaştığını belirterek, "Natürel sızma diye satılan zeytinyağına başka yağ karıştırılıyor. Balda taklit ve tağşiş tespit ediliyor. Sumakta boya, tatlıda uygunsuz katkı görülüyor. Ülkemizde binlerce işini düzgün, dürüst yapan esnaf var ancak tüketiciyi yanıltan, haksız kazanç peşinde olan sayısı sınırlı olsa da var. Vatandaş alım gücü düşünce ucuz ürüne yöneliyor. Bu da merdiven altı ve denetimsiz üretim için pazar yaratıyor" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Düzenli izleme ve tüketiciyi koruyacak politikalar şart"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, 207 uygunsuzluk tespitinin münferit değil, sistematik sorun olduğuna işaret ettiğini belirterek, yalnızca ifşa listelerinin yeterli olmadığını vurguladı.&nbsp;Gürer, "Ürünleri açıklamak önemli ama yetmez. Caydırıcı yaptırım gerekir. Sadece teşhir değil; etkin denetim, ağır yaptırım, düzenli izleme ve tüketiciyi koruyacak politikalar şarttır" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, çözüm için gıda denetimlerinin sıklaştırılması ve laboratuvar kapasitesinin artırılması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Taklit ve tağşiş yapanlara caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.&nbsp;Girdi maliyetleri düşürülerek dürüst üretici korunmalı.&nbsp;Güvenilir gıdaya erişim için kamusal denetim mekanizmaları güçlendirilmeli.&nbsp;Tüketicinin uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya erişimi desteklenmeli."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 15:30:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gurer-gida-enflasyonu-denetimsizlik-ve-firsatcilikla-birlesince-taklit-ve-tagsisi-de-buyutuyor-h161582.html">CHP&apos;li Gürer: Gıda enflasyonu denetimsizlik ve fırsatçılıkla birleşince taklit ve tağşişi de büyütüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kusadasi-devlet-hastanesinde-dogumda-ihmal-iddiasina-suc-duyurusu-h161581.html</link>
		<title>Kuşadası Devlet Hastanesi&apos;nde doğumda ihmal iddiasına suç duyurusu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, doğum için hastaneye yatırılan eşinin sezaryene geç alındığını ve bebeğin bu nedenle yaşamını yitirdiğini öne süren kişi, doğumda görev alan sağlık personeli hakkında şikayette bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Şikayetçi Eren Akgül polise verdiği ifadede, 9 aylık hamile eşiyle birlikte 20 Nisan’da rutin kontrol için Kuşadası Devlet Hastanesi Kadın Doğum Bölümü’ne gittiğini, sürekli kontrollerini yapan doktor tarafından gerçekleştirilen muayenede bebeğin 41 haftalık olduğu, anne ve bebekte sorun bulunmadığı, doğum sancısının başlatılması için ertesi gün hastaneye gelmeleri gerektiği ve icapçı doktor olduğunun belirtildiğini aktardı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun üzerine 21 Nisan saat 09.00 sıralarında eşiyle birlikte hastaneye gittiklerini, eşinin doğumhaneye alınarak suni sancı verildiğini ve serum takıldığını anlatan Akgül,&nbsp;22 Nisan sabah saatlerinde yapılan kontrollerde doğumun normal şekilde ilerlediği ve bebeğin saat 12.30 sıralarında normal doğumla dünyaya gelebileceğinin söylendiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akgül, saat 13.15 sıralarında hastaneye yeniden geldiğini, saat 14.30 civarında eşinin yanına girdiğinde durumunun kötü olduğunu gördüğünü belirterek,&nbsp;“Eşimin durumunun çok kötü olduğunu, sancılara dayanamadığını, 'ölüyorum' diyerek yalvardığını görmem üzerine ebe hanıma tekrar giderek eşimin artık sancılara dayanamadığını ve durumunun kötü olduğunu söyledim ve sezaryen ile doğumun gerçekleşmesini istedim” beyanını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görevli ebenin doktor ile görüştüğünü, ancak kendilerine “normal doğum için son ana kadar beklenmesi gerektiğinin” söylendiğini ileri süren Akgül, bu sırada eşinin sancılarının sürdüğünü ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eşinin saat 19.50 sıralarında normal doğum için doğumhaneye alındığını belirten Akgül, yaklaşık yarım saat sonra doktorlar ve ebenin eşini ameliyathaneye götürdüğünü, bu sırada kendisine bebeğin kordonunun çıktığının ve eşinin sezaryene alınacağının söylendiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akgül, bir süre sonra doktorun yanına gelerek eşinin sağlık durumunun iyi olduğunu ancak bebeği kaybettiklerini söylediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık personelinden şikayetçi oldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eren Akgül ifadesinde doktor, ebe, çocuk doktoru ve eşinin hastanede kaldığı süreçte kontrollerini yapan tüm sağlık personelinden şikayetçi olduğunu bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, bebeklerinin hayatını kaybettiği gün hastane tarafından verilen ölüm belgesi de aileyi ikinci kez sarstı. Cenaze işlemleri için ölüm belgesini ilgili belediye yetkililerine sunan aile, annenin vefat etmiş gibi gösterildiğini öğrenince işlemleri gerçekleştiremedi. Bunun üzerine yeniden Kuşadası Devlet Hastanesi’ne başvuran aile, raporun düzeltilmesini talep etti. Yaklaşık 2 saat süren sistemsel arızanın ardından yenilenen belge aileye teslim edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 15:16:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kusadasi-devlet-hastanesinde-dogumda-ihmal-iddiasina-suc-duyurusu-h161581.html">Kuşadası Devlet Hastanesi&apos;nde doğumda ihmal iddiasına suç duyurusu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-bugun-iran-gundemiyle-ulusal-guvenlik-ekibini-topluyor-h161580.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump bugün İran gündemiyle ulusal güvenlik ekibini topluyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD medyasında yer alan haberlere göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı bağlamında bugün ulusal güvenlik ekibiyle bir toplantı yaparak seçenekleri değerlendirecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD merkezli Axios’a konuşan kaynaklara göre, İran tarafı ABD’ye yeni öneriler sundu. Önerilerin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması&nbsp;ve nükleer müzakerelerin daha ileri bir tarihe ertelenmesi üzerine odaklandığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Habere göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, arabuluculara, İran yönetiminin ABD’nin uranyum zenginleştirme ve zenginleştirilmiş stokların ülke dışına çıkarılması yönündeki talepleri konusunda şu aşamada ortak bir tutum belirleyemediğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddiaya göre İran’ın önerisinde ayrıca, Hürmüz Boğazı krizine öncelik verilmesi, ateşkesin uzatılması ya da savaşın tamamen sona erdirilmesine odaklanılması çağrısı yapıldı.&nbsp;Axios’a konuşan kaynaklar, söz konusu önerilerin Pakistan tarafından ABD’ye iletildiğini, ancak Beyaz Saray’ın bunları görüşmeye ne ölçüde istekli olduğunun henüz net olmadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan ABD Başkanı Trump ise ABD merkezli Fox News’e verdiği röportajda İran’la savaşın “çok yakında sona ereceğini” söyledi. ABD’nin zafer elde edeceğini ve İran’ın uranyumunun kontrol altına alınacağını savunan Trump, müzakere konusunda “topun İran’da olduğunu”,&nbsp;Tahran’ın isterse&nbsp;Beyaz Saray&nbsp;yönetimiyle iletişime geçebileceğini dile getirdi. Trump ayrıca İran içinde görüş ayrılıkları bulunduğunu, “aklı başında olanlar ve olmayanlarla” muhatap oldukları&nbsp;yorumunda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Arakçi, Rusya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğinin “küresel öneme sahip bir mesele” olduğunu vurguladı. Umman ziyareti sonrası değerlendirmelerde bulunan Arakçi, İran ve Umman’ın boğaza kıyısı olan iki ülke olarak bu konuda koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son günlerde diplomatik temaslarını yoğunlaştıran Arakçi, cuma günü Islamabad’da Pakistanlı yetkililerle görüşmüş, ardından Umman’da Sultan Heysem bin Tarık ile bir araya gelmişti. Bugün de Rusya’nın Saint Petersburg kentine ulaşan Arakçi, ziyaretinin amacının savaşla ilgili gelişmeleri ele almak ve “dost ülkelerle istişarelerde bulunmak” olduğunu söyledi.&nbsp;İranlı bakan ayrıca, Washington’ın “aşırı taleplerinin” daha önceki müzakere turunun başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açtığını söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 14:55:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-bugun-iran-gundemiyle-ulusal-guvenlik-ekibini-topluyor-h161580.html">ABD Başkanı Trump bugün İran gündemiyle ulusal güvenlik ekibini topluyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/malatyada-dolu-felaketi-kayisi-ve-meyve-agaclarinda-zarar-hasar-tespit-calismalari-baslatildi-h161577.html</link>
		<title>Malatyada dolu felaketi: Kayısı ve meyve ağaçlarında zarar, hasar tespit çalışmaları başlatıldı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Malatya genelinde etkili olan dolu yağışı, başta kayısı olmak üzere meyve ağaçlarında zarara yol açtı. Malatya Valiliği ve Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yaşanan zarar sonrası peş peşe açıklamalarda bulunarak sahada hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Kayısıda çiçek ve küçük meyve dökümü meydana geldi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 26 Nisan 2026 Pazar günü il genelinde bazı ilçelerin lokal bölgelerinde etkili olan kuvvetli dolu yağışının özellikle meyve ve diğer bitkisel üretim alanlarında zarara yol açtığı belirtildi. Açıklamada, “İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerimizden alınan ilk değerlendirmeler doğrultusunda, rakım farklılıklarına bağlı olarak başta kayısı olmak üzere çiçek ve küçük meyve dökümü meydana geldiği tespit edilmiştir” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/01eac37a-c684-4834-8ec6-067c29572f40-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolu yağışından etkilendiği belirlenen mahalleler şöyle sıralandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yazıhan (Hamidiye, Erecek, İriağaç, Çivril, Mısırdere), Hekimhan (Taşınalı, Boğazgören, Dumlu, Mollaibrahim, Güzelyurt, Başkavak, Kavacık, Aşağısaz, Salıcık, Haydaroğlu, Saraylı, Bağyolu, Mimar Sinan, Beykent, Yukarısaz), Yeşilyurt (Göktarla), Akçadağ (Çatalbahçe, Kurtuşağı, Aliçeri, Mihmanlı, Kadıibrahim, Keklikpınarı, Eğin, Kotangölü, Muratlı, Ancar, Resuluşağı, Doğanlar), Doğanyol (Çolak, İshak, Koldere), Kuluncak (Kuluncak, Boğaziçi, Bahçelievler, İsmetpaşa, İstiklal, Ortapınar, Yenimahalle), Arapgir (Koru, Onar, Alıçlı, Taşdelen, Selamlı), Arguvan (Güveçli, Çevreli, Tatkınık, Çavuş) ve Darende (Kerimli, Ozan)."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Valilik, ilk tespitlerin ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı teknik ekiplerin bugün itibarıyla sahada ayrıntılı hasar tespit çalışmalarına başlayacağını bildirdi. Açıklamada ayrıca, “Yapılacak incelemeler sonucunda zarar durumu netleştirilerek gerekli değerlendirmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır. Üreticilerimizin yanında olduğumuzu ve süreci yakından takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız” ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ürün bazlı zarar oranları yerinde değerlendiriliyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada da, dolu yağışının bazı ilçelerde tarımsal alanlarda zarara yol açtığı belirtilerek, “Meydana gelen olumsuz hava koşullarının ardından İl ve İlçe Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından sahada hasar tespit çalışmalarına ivedilikle başlanmıştır” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, teknik personelin doludan etkilenen üretim alanlarında incelemelerde bulunduğu ve ürün bazlı zarar oranlarının yerinde değerlendirildiği kaydedildi. Elde edilecek veriler doğrultusunda gerekli raporlamaların ilgili kurumlarla paylaşılacağı belirtilirken, “Dolu afetinden etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; sürecin titizlikle takip edildiğini kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” ifadeleri kullanıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 14:10:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/malatyada-dolu-felaketi-kayisi-ve-meyve-agaclarinda-zarar-hasar-tespit-calismalari-baslatildi-h161577.html">Malatyada dolu felaketi: Kayısı ve meyve ağaçlarında zarar, hasar tespit çalışmaları başlatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasi-gizli-tanik-xyz49qpden-somut-bilgim-yok-herkesin-bildigi-konusulan-seyler-bunlar-ifadesi-h161576.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davası... Gizli tanık XYZ49QP&apos;den Somut bilgim yok, herkesin bildiği konuşulan şeyler bunlar ifadesi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının duruşmasında dinlenen gizli tanık “XYZ49QP”, elinde somut deliller olmadığını belirterek, &quot;Herkesin bildiği, konuşulan şeylerdir bunlar. Somut olarak işaret edebileceğim bir ihale söz konusu değildir. Aziz İhsan Aktaş, örgüt lideri olarak etkin pişmanlıktan faydalanmış ve böylece dediklerimiz doğrulanmıştır. Bir firmaya bir ihale verilecekse bir şekilde verilecektir. Spesifik olarak &#039;şu ihale şu firmaya şöyle verilir&#039; şeklinde sunacağım bilgi yoktur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek, ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında açılan davanın görülmesine, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki 3 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin hazır bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, geçtiğimiz celse tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri eski müdürü Gülal Erdovan Anıl ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri personeli Gülşah Ocak da katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzleyici sıralarından “Beşiktaş sizi özledi” sesleri</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar salona getirildiği sırada izleyici sıralarından Rıza Akpolat’a, “Rıza Başkanım kalbimiz sizinle”, “Beşiktaş sizi özledi” diye seslenildi. Ayrıca geçtiğimiz celse serbest kalan isimlerle tutuklu sanıklar selamlaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanıklar dinlendi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada hazır edilen tanıklar dinlendi. İlk olarak dinlenen tanık, Hakkı Sinan Ekiz, "AUDİ aracı Fahri Aksoy’a satmıştım. O da zannedersem belediye başkanına vermiş aracı. Bektaş Yıldız’ı tanırım. Beni konuyla ilgili çağırdılar, sonra da seninle ilgili bir durum yok dediler. Benim bu olayla ilgili bir zararım yok. Şikayetçi değilim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık olarak SEGBİS üzerinden dinlenen Selçuk Ünal, "Alıp sattığım bir araç hakkında Savcı Bey çağırdı. Bu aracın devrini alıp aynı gün başka birine yaptım. Aracı hiç görmedim. Onları sordu" beyanında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Geçmişe dönük belediyenin borcu çok fazlaydı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık Aykut Durmaz da "31 Mart seçimlerinden sonra başkanımız Oya Tekin makama geldi. Devir teslim yapıldıktan sonra çok yoğun bir süreç başladı. Hem siyasi partilerden hem de sivil toplum kuruluşlarından ziyarete geldiler. 2-3 ay sonra borçlular, alacaklı olanlar gelmeye başladı, görüşmek istiyorlardı. Aziz İhsan Aktaş’ı tanımam. Alacaklılar önce Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne giderlerdi alacaklarını talep etmek için. Orada bir bağrışma ve saire olunca doğal olarak Başkanlık katına çıkmak isterlerdi. Yukarı çıkıp beklerlerdi. Başkanımız yoğunluktan görüşemese de kalemi görüşürdü. Geçmişe dönük belediyenin borcu çok fazlaydı. Tüm bu nedenlerden dolayı gergin bir dönemdi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oya Tekin söz alarak, tanık Durmaz’a, "Borca batık bir belediyeyi devraldığımızı söylemiştim. Seyhan Belediyesi içerisinde ve Seyhan’da borçluluk durumuna dair konuşmalar oluyor muydu?" diye sordu. Bunun üzerine Durmaz, "Evet konuşuluyordu. Ayrıca ödeme yapılmadığı için belediyede işçiler tarafından eylemler de yapılıyordu. Belediyenin borç yükünü herkes konuşuyordu. Belediyenin borçlu olduğunu herkes biliyordu" yanıtını verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gizli tanık XYZ49QP:&nbsp;"Somut olarak işaret edebileceğim bir ihale söz konusu değil"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada daha sonra gizli tanık “XYZ49QP", SEGBİS ile duruşma salonuna bağlandı. Görüntüsü buzlanan ve sesi uygulama ile değiştirilen&nbsp;gizli tanık “XYZ49QP", şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben daha önce Savcılıkta ifademi sunmuştum. Alican Abacı, Bahar Aksoy ve Aziz İhsan Aktaş’ı anlatmıştım. Aziz İhsan Aktaş, örgüt lideri olarak etkin pişmanlıktan faydalanmış ve böylece dediklerimiz doğrulanmıştır. Belediye içindeki bütün kokuşmuş yapıyı belgeleriyle ortaya çıkarmıştır. Beşiktaş Belediyesi'nde Rıza Akpolat’ın dahilinde ihalelerde yolsuzluk yapılır. Bu işi organize edenler Fahri Aksoy’tur. Fahri Aksoy, Alican Abacı isimli belediye başkanın özel kalemi ile irtibatlıdır. Hatta Alican’ın düğününü Fahri Aksoy ve o dönem iş yapan müteahhitler yapmıştır. Belediye içindeki bütün ihaleleri, rüşvet çarkları bu şekilde dönmektedir. Tekrar ediyorum, Aziz İhsan Aktaş'ın vermiş olduğu etkin pişmanlık beyanlarıyla da kanıtlanmıştır. Fahri Aksoy, bazı ihalelerin kendisine verilmesi için kendine yakın isimlerle çalışmak istemiştir. Bunlardan birisi Mehmet Mandacı isimli şahıstır. İhaleler zaman zaman doğrudan temin yoluyla yapılır. Buradaki maksat rant elde etmektir. Belediyeyi yöneten Rıza Akpolat değil, Ali Rıza Başkandır diye düşünüyorum. Rıza Akpolat acemi olduğu için belediyeyi yönlendiren Ali Rıza başkandır (Ali Rıza Yılmaz)".</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir sanık avukatının, "Somut deliller nelerdir?" sorusuna gizli tanık, "Bunları sunmam mümkün değildir. Somut olarak işaret edebileceğim bir ihale söz konusu değildir. Herkesin bildiği, konuşulan şeylerdir bunlar. Aziz İhsan Aktaş’ın beyanları kanıtlamıştır bu söylediklerimi. Rıza Akpolat çok deneyimli bir başkan olsaydı zaten burada sanık olarak yargılanmazdı" yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı sordu, gizli tanık "Şu ihale şu firmaya şöyle verilir şeklinde sunacağım bilgi yoktur" dedi&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gizli tanık, Mahkeme Başkanı’nın, "Spesifik olarak vereceğin bir örnek var mı ihaleler hakkında?" şeklindeki sorusu üzerine de "Bir firmaya bir ihale verilecekse bir şekilde verilecektir. Spesifik olarak şu ihale şu firmaya şöyle verilir şeklinde sunacağım bilgi yoktur" cevabını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya bir saat ara verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 13:51:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasi-gizli-tanik-xyz49qpden-somut-bilgim-yok-herkesin-bildigi-konusulan-seyler-bunlar-ifadesi-h161576.html">Aziz İhsan Aktaş davası... Gizli tanık XYZ49QP&apos;den Somut bilgim yok, herkesin bildiği konuşulan şeyler bunlar ifadesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-ciftcilerin-banka-borcu-son-5-yilda-881-artti-h161575.html</link>
		<title>Gürer: Çiftçilerin banka  borcu son 5 yılda %881 arttı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz noktaya erdiğini
belirterek tarım kesiminin desteklerinin artırılmasını gerektiğini ve 2026 yılı için belirlenen
desteklerin savaşın yarattığı olumsuzluklar da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi
gerektiğini ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“ÇİFTÇİNİN BORCU 55 AYDIR ARALIKSIZ ARTIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,<br />
çiftçilerin bankalara olan borçlarının son 5 yılda katlanarak arttığını belirterek, “Çiftçilerin<br />
bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcu son 5 yılda yaklaşık 10 kat artarak 1 trilyon 323 milyar<br />
liraya yükseldi. Piyasaya olan borçları ile 1,5 Trilyon borçla tarım kesimi üretmeye çalışıyor” dedi.<br />
Gürer, “2021 yılında 450 bin traktör eden çiftçi borcu bugün 1 milyon traktör fiyatını aştı. Son 55<br />
aydır aralıksız artan borçlar nedeniyle takipteki alacaklar 4 kat artarken, Türkiye’nin farklı illerinde<br />
çiftçilerin traktörleri icra yoluyla satışa çıkarılmaya başlandı. Bankalar dışında borçları ile birlikte<br />
rekor borç ile tarım sürdürülmeye çalışılıyor,” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇİFTÇİ BORCU 55 AYDIR KESİNTİSİZ ARTIYOR<br />
Çiftçilerin bankalara olan kredi borçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili<br />
Ömer Fethi Gürer, 2021 yılının Temmuz ayından bu yana çiftçi borçlarının kesintisiz arttı. Bu, çiftçinin<br />
tam 55 aydır kesintisiz borçlandığını gösteriyor. Tarım kesimi rekor borca rağmen beklediği verimi<br />
üretimi alamadıkça kredi geri ödemede sıkıntı yaşıyor ve icralık çiftçi sayı da artıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, çiftçi borçlarının ulaştığı boyuta dikkat çekerek, “2021 yılının Şubat ayında<br />
çiftçilerin bankalara olan borcu 134 milyar 892 milyon lira idi. 2025 yılının bu borç 935 milyar 936<br />
milyon liraya, 2026 yılının Şubat ayında ise 1 trilyon 323 milyar 343 milyon liraya yükseldi. Son beş<br />
yılda çiftçinin borcu 1 trilyon 188 milyar 451 milyon lira arttı. Bu artış son beş yılda yaklaşık yüzde 881<br />
oranına erdi. Çiftçinin borcu yaklaşık 9,8 kat büyüdü. Piyasa borçları ile Cumhuriyet döneminde en<br />
yüksek borçlanmanın yaşandığı dönemdeyiz” diye konuştu.<br />
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yalnızca son bir yılda yaşanan<br />
artışın bile dikkat çekici olduğunu belirterek, “2025 yılında 935 milyar liraya çıkan çiftçi borcu, 2026<br />
yılının Şubat ayında 1 trilyon 323 milyar liraya ulaştı. Yalnızca son bir yılda 387 milyar 407 milyon lira<br />
artış yaşandı. Bu artış son bir yılda yüzde 41,4 oranına denk geliyor. Bu tablo çiftçinin borç yükünün<br />
giderek ağırlaştığını gösteriyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BORÇ 450 BİN TRAKTÖRDEN 1 MİLYON TRAKTÖRE YÜKSELDİ<br />
Çiftçi borçlarını traktör fiyatları üzerinden değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,<br />
“2021 yılında bir traktör ortalama 300 bin lira idi. O dönemde çiftçinin toplam borcu yaklaşık 450 bin<br />
traktöre denk geliyordu. Aynı traktörün fiyatı 1 milyon 300 bin liraya çıktı. Buna rağmen çiftçinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">toplam borcu 1 milyon 18 bin traktör seviyesine ulaştı. Bu da çiftçinin borcunun traktör bazında 2,3<br />
kat arttığını gösteriyor,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TAKİPTEKİ BORÇLAR 4 KAT ARTTI<br />
Çiftçilerin ödeyemediği için bankalar tarafından takibe alınan borçların da hızla arttığını belirten Ömer<br />
Fethi Gürer, “2021 yılında çiftçilerin bankalar tarafından takibe alınan borcu 4 milyar 969 milyon lira<br />
idi. 2026 yılının aynı döneminde bu rakam 19 milyar 371 milyon liraya yükseldi. Takipteki borçlar 14<br />
milyar 402 milyon lira arttı. Bu artış yüzde 290 oranında gerçekleşti. Yani çiftçi borcunu ödemede<br />
zorlanır hale geldi. İlaç, tohum, fide, sulama suyu, elektrik, mazot, işçilik, traktör gideri, sigorta, vergi,<br />
ahır gideri, biçerdöver, gübre, veteriner, aşı, bakım giderleri, nakliye, ve ürün alım fiyatları tarım<br />
kesiminin aleyhine gelişti ve giderlerin artan girdi maliyetleri sürmesi gelir gider dengesi bozulmasına<br />
neden oldu. Ani iklim değişiklikleri ve artan girdi fiyatları da daha az gübre, daha az sulama gibi<br />
sorunlarda rekolteyi ve verimi etkilemesi de sorunu derinleştirdi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRAKTÖRLERE HACİZ UYGULANIYOR<br />
Türkiye'nin farklı illerinde çiftçilerin traktörlerine ve tarım alanlarına haciz uygulandığını belirten<br />
CHP’li Ömer Fethi Gürer, bu durumun üretimi doğrudan etkilediğini ifade etti.<br />
“Çiftçi üretmek için borçlanıyor. Ürettiği üründen kazanç sağlayamayınca borcunu ödeyemiyor.<br />
Bankalar traktörlere el koyuyor. Tarım alanı icra ile satışa sunuluyor. Traktörü ve tarım alanı giden<br />
çiftçi üretim yapamaz hale geliyor. Bugün Türkiye’nin çok sayıda ilinde icra daireleri tarafından<br />
traktörler ve tarım alanları satışa çıkarılıyor. Binlerce arazi yüzlerce traktör haciz kıskacında.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇİFTÇİ BORÇLA AYAKTA DURUYOR”<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin giderek daha ağır koşullarda üretim yaptığını<br />
belirterek, “Çiftçinin borç yükü hafifletilmeli, üretim desteklenmeli ve girdi maliyetleri düşürülmelidir.<br />
Tarım Kanunun 21.maddesine göre verilmesi gereken destek verilmelidir. Üretimin devamlılığı<br />
açısından çiftçilerin traktörlerinin ve tarım alanlarının haczedilmesinin önüne geçilmesi büyük önem<br />
taşımaktadır. Ayrıca çiftçilerin kredi borçlarına uygulanan faizler silinmeli ve mevcut borçlar en az üç<br />
yıl süreyle ertelenmelidir.<br />
Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Yem ve gübre sübvanse edecek uygulamaya geçilmelidir.<br />
Yeniden taban fiyat uygulamasına dönülmelidir Çiftçilerin savaş, kuraklık, don ve diğer olumsuz hava<br />
koşulları gibi en küçük risklerden dahi doğrudan etkilendiği göz önünde bulundurularak, üreticilere<br />
pozitif ayrımcılık yapılmalı ve daha güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir.” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 13:36:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-ciftcilerin-banka-borcu-son-5-yilda-881-artti-h161575.html">Gürer: Çiftçilerin banka  borcu son 5 yılda %881 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kopru-ve-otoyollar-ile-yhtye-zam-tartismasi-yilin-ilk-yarisinda-zam-planlanmiyor-temmuz-ayinda-gundeme-gelebilir-h161574.html</link>
		<title>Köprü ve otoyollar ile YHTye zam tartışması... Yılın ilk yarısında zam planlanmıyor, temmuz ayında gündeme gelebilir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Elektrik ve doğal gaza 4 Nisan‘da yapılan yüksek oranlı zam, kamunun sunduğu başta köprü ve otoyol olmak üzere ulaştırma hizmetlerinin fiyatlarında artış olup olmayacağı sorusuna yol açtı. Köprü ve otoyol geçiş ücretleri ile Yüksek Hızlı Tren (YHT) biletine, yılın ilk yarısı için zam planlanmıyor. Ekonomideki gelişmeler ve özellikle enflasyon hedefine göre temmuz ayında bir zam gündeme gelebilir.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hazine ve Maliye Bakanlığı, uygulanan ekonomik program kapsamında kamunun sunduğu ya da fiyatını belirlediği ulaşım ve enerji gibi hizmetlere, enflasyon hedefini de göz önünde bulundurarak zam yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kapsamda EPDK ve BOTAŞ, 4 Nisan’dan geçerli olmak üzere elektrik ve doğal gaza yüksek oranlı zam yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konutlarda, doğal gazda kademeli tarifeye geçildi. Bulunduğu il için belirlenen sınırın üzerinde tüketimi olan abonelerin faturası kademe-2’den hesaplanacak ve bu abonelerin faturaları katlanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji zammı sonrasında gözler, ulaşım hizmetlerine çevrildi. Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı otoyol ve köprülerde geçiş ücretleri, yılın başında yeniden değerleme oranında yüzde 25,49 artırıldı. Yüksek Hızlı Tren, ana hat ve bölgesel tren biletlerine, 15 Ocak’tan geçerli yüzde 19,23 oranında zam yapıldı. Bu zamla, Ankara-İstanbul hattında bilet fiyatı, 780 TL'den 930 TL'ye yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kaynaklarına, köprü ve otoyol geçiş ücretleri ile YHT bilet fiyatlarında bir artışın planlanıp planlanmadığını sordu.&nbsp;Köprü ve otoyol geçiş ücretleri ile YHT'ye, şu aşamada yılın ilk yarısı için bir zammın söz konusu olmadığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomideki gelişmeler ve özellikle enflasyon hedefine göre, temmuz ayında bir zam gündeme gelebilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, hangi hizmetlere zam yapılacağı, bu bağlamda olası zammın oranı ve uygulamaya gireceği tarihle ilgili olarak belirleyici olacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 13:05:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kopru-ve-otoyollar-ile-yhtye-zam-tartismasi-yilin-ilk-yarisinda-zam-planlanmiyor-temmuz-ayinda-gundeme-gelebilir-h161574.html">Köprü ve otoyollar ile YHTye zam tartışması... Yılın ilk yarısında zam planlanmıyor, temmuz ayında gündeme gelebilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/19-mart-surecinde-cevahir-avm-onunde-aciklama-yapmak-isterken-gozaltina-alinip-haklarinda-dava-acilan-125-kisinin-durusmasi-6-ay-sonraya-ertelendi-avukatlar-tepki-gosterdi-h161573.html</link>
		<title>19 Mart sürecinde Cevahir AVM önünde açıklama yapmak isterken gözaltına alınıp haklarında dava açılan 125 kişinin duruşması 6 ay sonraya ertelendi, avukatlar tepki gösterdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[19 Mart operasyonlarının başladığı günlerde Şişli&#039;de Cevahir AVM önünde basın açıklaması yapmak istedikleri gerekçesiyle 125 kişinin yargılandığı davanın 4’üncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde 71. Asliye Ceza Mahkemesi&#039;nde yapıldı. Duruşma savcının esas hakkında mütalaayı hazırlamak için süre istemesi üzerine 26 Ekim 2026’ya ertelendi. Avukatlar duruşmanın aylar sonraya ertelenmesine tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">18 Mart'ta üniversite diploması iptal edilen ertesi gün de gözaltına alınıp tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına yönelik operasyonlarla ilgili açıklama yapmak üzere 27 Mart’ta Şişli'de Cevahir AVM önünde basın açıklaması yapmak istedikleri gerekçesiyle aralarında yoldan geçerken gözaltına alınanların da bulunduğu 125 kişinin yargılandığı davanın 4’üncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde gerçekleşti. İstanbul 71. Asliye Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın duruşması 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı. Duruşmada yoldan geçerken gözaltına alındıklarını belirten ve sanık olarak yargılanan 2 genç savunma yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gençlerden biri olaydan yaklaşık 1 saat sonra evine gitmek üzere bindiği metrodan çıkarken kolluk görevlileri tarafından alınarak emniyete götürüldüğünü, konuyla hiç bir ilgisi bulunmamasına rağmen yaşadığı süreç nedeniyle işinden olduğunu aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube tarafından hazırlanan tutanakta, İstanbul Valiliği’nin o gün, o bölge için toplantı ve gösteri yürüyüşüne ilişkin herhangi bir yasaklama kararının olmadığı ortaya çıkmış ve tutanak mahkemeye sunulmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2 gencin savunmalarının ardından avukatlar, Valiliğin yasak kararı olmadığını ve bu nedenle “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçunun oluşamayacağına dikkat çekerek gerekli savunmaları yaptıklarını, tekrar savunma yapmayı gerektirecek bir durum olmadığını belirterek savcılık makamının esas hakkındaki mütalaasını vermesini istediler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcının mütalaa için süre istemesi üzerine duruşma 26 Ekim’e ertelendi. Avukatlar 4’üncü duruşması görülen davada savcının mütalaa için süre istenmesine ve davanın aylar sonraya ertelenmesine tepki gösterdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 12:55:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/19-mart-surecinde-cevahir-avm-onunde-aciklama-yapmak-isterken-gozaltina-alinip-haklarinda-dava-acilan-125-kisinin-durusmasi-6-ay-sonraya-ertelendi-avukatlar-tepki-gosterdi-h161573.html">19 Mart sürecinde Cevahir AVM önünde açıklama yapmak isterken gözaltına alınıp haklarında dava açılan 125 kişinin duruşması 6 ay sonraya ertelendi, avukatlar tepki gösterdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sol-parti-izmirde-universite-ogrencilerine-gozalti-ve-yakalama-kararina-tepki-gosterdi-arkadaslarimizi-derhal-serbest-birakin-h161572.html</link>
		<title>Sol Parti, İzmir&apos;de üniversite öğrencilerine gözaltı ve yakalama kararına tepki gösterdi: Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[SOL Parti İzmir İl Örgütü, Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerine yönelik operasyonda, bir öğrencinin gözaltına alınması, iki öğrenci hakkında yakalama kararı çıkarılmasına tepki göstererek, gözaltıların derhal sonlandırılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İzmir’de sabah saatlerinde üniversite öğrencilerine yönelik operasyon düzenlendi.&nbsp;Operasyonda, SOL Genç üyesi bir öğrencinin gözaltına alındığı, aynı üniversiteden iki öğrenci hakkında da yakalama kararı verildiği belirtildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SOL Parti İzmir İl Örgütü tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"27 Nisan sabahı İzmir'de güne polis operasyonları ile başladık. Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi bir arkadaşımız ev baskını ile gözaltına alındı, yine Dokuz Eylül Üniversitesi'nden iki arkadaşımız hakkında yakalama kararı verildi. İktidar, kurduğu yağma rejimini sürdüremediği her durumda baskı ortamını arttırarak sindirme politikası uyguluyor. Ülkenin dünü bugünü ve geleceğini savunan üniversite öğrencilerini, kaçma şüphesi olmamasına rağmen ev baskınlarıyla gözaltına alınıyor. Bu ülkenin aydınlık geleceği, bu sesi büyütenlerin ellerinde yükselecektir. Laik, özgür ve demokratik bir ülke ancak birlikte mücadele edersek mümkündür. Bu mücadele eşitlikten, özgürlükten ve adaletten yana olan herkesin ortak mücadelesidir. Buradan açık çağrı yapıyoruz, dün ne yaptıysak bugün de yapmaya devam edeceğiz. Geleceğimizi savunacağız. Memleketi, üniversiteleri, karanlığı hep beraber parçalayacağız. Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde toplam 16 öğrenci hakkında gözaltı ve yakalama kararı bulunduğu öğrenildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 12:34:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sol-parti-izmirde-universite-ogrencilerine-gozalti-ve-yakalama-kararina-tepki-gosterdi-arkadaslarimizi-derhal-serbest-birakin-h161572.html">Sol Parti, İzmir&apos;de üniversite öğrencilerine gözaltı ve yakalama kararına tepki gösterdi: Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-27-gun-basladi-h161571.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 27. gün başladı..</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası&#039;nın 27. günü başladı. İmamoğlu&#039;nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, savunmasına kaldığı yerden devam ediyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu&nbsp;Belediyesi'ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı,&nbsp;92'si tutuklu 414'e çıkmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnan Güney salona getirildiğinde, “İnan Güney onurumuzdur” sesleri yükseldi. Resul Emrah Şahan ise “Başkanım, seni çok özledik. Şişli burada” sözleriyle karşılandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem&nbsp;İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla “Ekrem başkan onurumuzdur” şeklinde seslendi. Ayrıca izleyiciler Pehlivan’a da “Mehmet, günaydın” diye seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, savunmasına kaldığı yerden devam edecek.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya ara verildi, reddihakim talepleri değerlendirilecek&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu arada, Pehlivan savunmasına başlamadan önce,&nbsp;sanık avukatları,&nbsp;perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi için söz istedi. Bazı avukatlar da&nbsp;reddihakim talebinde bulundu. Bu talepler üzerine, avukatlar ile&nbsp;mahkeme başkanı arasında gergin diyaloglar yaşandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı bunun üzerine duruşmaya bir saat ara verdi. Heyet, reddihakim talebini değerlendirecek.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 12:10:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-27-gun-basladi-h161571.html">İBB Davası&apos;nda 27. gün başladı..</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-ozellestirmeler-icin-arastirma-talebi-ozellestirmeler-incelensin-kamu-kaynaklari-korunsun-h161570.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan özelleştirmeler için araştırma talebi  Özelleştirmeler incelensin, kamu kaynakları korunsun</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, kamu kurum ve kuruluşlarının özelleştirilmesiyle ortaya çıkan vahim tablonun Meclis tarafından araştırılması için önerge sundu. TEKEL’den SEKA’ya, şeker-gübre fabrikalarından telekomünikasyon ve enerji alanındaki özelleştirmelere değinen Barut, kamu kaynaklarının talanı ve ortaya çıkan istihdam kayıplarına karşı harekete geçilmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Enerji, telekomünikasyon, liman işletmeciliği, madencilik, sanayi ve tarım gibi birçok stratejik sektörde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının özelleştirildiğini vurgulayan Ayhan Barut, “Özelleştirme sürecinde Türk Telekom, TÜPRAŞ, SEKA, TEKEL ve çok sayıda liman işletmesi ile elektrik dağıtım şirketi özel sektöre devredilmiştir. Bu işletmelerin bir kısmında üretim faaliyetlerinin azaldığı, bazılarının kapatıldığı ya da faaliyet alanlarının daraltıldığı görülüyor. Özellikle SEKA’nın kapatılması ve TEKEL’in özelleştirilmesi sonrasında yaşanan istihdam kayıpları, özelleştirme politikalarının kamu kaynaklarının ve varlıklarının yok edilişinin yanı sıra sosyal etkilerine ilişkin de acı gerçekleri göstermiştir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ACI TABLOYA IŞIK TUTTU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım sektörü açısından kritik öneme sahip olan şeker ve gübre sanayisinde de benzer süreçlerin yaşandığına dikkat çeken Barut, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şeker fabrikalarından kamuya ait İGSAŞ, BAGFAŞ ve GÜBRETAŞ gibi gübre üretiminde önemli rol oynayan kuruluşların özelleştirilmesi veya kamu etkisinin azalmasıyla birlikte, yerli üretim kapasitesinde gerileme yaşandığı ve Türkiye’nin gübrede dışa bağımlılığının arttığı gerçektir. Yaşanan bu acı tablo nedeniyle ülkenin ekonomik kalkınması yara aldığı gibi doğrudan çiftçilerin üretimden çekilmesine kadar varan sonuçlar yarattı. Özelleştirme uygulamaları nedeniyle kamu varlıklarının kaybı kadar gerçek değerlerinin altında peşkeş iddiaları gündeme gelmiş, cevaplanmayı bekleyen sorular ortaya çıkmıştır. Örneğin Türk Telekom’un özelleştirilmesi sonrasında şirketin finansal yapısı ve borçluluk durumu uzun süre kamuoyunda tartışılmış, işletmenin yeniden kamuya devri süreci önemli bir örnek olarak öne çıkmıştır. Enerji ve altyapı alanında gerçekleştirilen özelleştirmeler sonrasında ise özellikle elektrik dağıtım bölgelerinde yaşanan fiyat artışları, hizmet kalitesine ilişkin şikâyetler ve altyapı yatırımlarının yeterliliği kamuoyunda sıkça gündeme gelmektedir. Benzer şekilde liman özelleştirmeleri sonrasında bazı bölgelerde hizmet ücretlerinin arttığı ve rekabet koşullarının yeterince oluşmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ARAŞTIRIN” ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özelleştirme yoluyla ortaya çıkan istihdam kayıplarına da vurgu yapan Barut, sözlerini şöyle tamamladı;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İş güvencesinin azalması, taşeronlaşmanın artması ve çalışma koşullarındaki değişimler çalışanlar açısından önemli sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal etkiler bakımından da kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca özelleştirilen işletmelerin uzun vadeli performanslarının izlenmesine yönelik etkin ve şeffaf bir denetim mekanizmasının bulunup bulunmadığı da önemli bir tartışma konusudur. Kamu adına gerçekleştirilen bu devirlerin ardından işletmelerin yatırım, üretim, istihdam ve fiyat politikalarının ne yönde geliştiğine ilişkin verilerin sınırlı olması, sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını güçleştirmektedir. Tüm bu nedenlerle özelleştirilen kamu işletmelerinin sektörler bazında mevcut durumunun somut örnekler üzerinden incelenmesi, özellikle gübre sanayisi gibi stratejik alanlarda yaşanan dönüşümün tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin ortaya konulması, ekonomik, sosyal ve bölgesel sonuçlarının değerlendirilmesi ve özelleştirme süreçlerindeki olası eksikliklerin tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede geçmişten günümüze özelleştirme uygulamalarının bütüncül bir şekilde analiz edilmesi ve kamu yararını esas alan politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 11:50:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-ozellestirmeler-icin-arastirma-talebi-ozellestirmeler-incelensin-kamu-kaynaklari-korunsun-h161570.html">Ayhan Baruttan özelleştirmeler için araştırma talebi  Özelleştirmeler incelensin, kamu kaynakları korunsun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gulcan-kis-sorun-parcali-degil-cozum-de-parcali-olamaz-h161569.html</link>
		<title>CHPli Gülcan Kış: Sorun parçalı değil, çözüm de parçalı olamaz</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda
görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi’nin geçici 1’inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, çocukların güvenliği ve
geleceğine ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Kış, iktidarın çocuk politikalarında bütüncül bir
yaklaşım ortaya koyamadığını belirterek, “Çocukların hayatı bir bütündür. Siz bir alanı
düzenleyip diğerini yok sayarsanız sorunları çözemezsiniz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“ÇOCUKLARIN GELECEĞİ TORBA YASALARLA KORUNAMAZ”<br />
“Çocuklar okulda bile güvende değil”<br />
Konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarını anarak başlayan Kış,<br />
hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmen için başsağlığı diledi. Yaşananların toplumsal bir<br />
kırılmaya işaret ettiğini belirten Kış, ailelerin her gün çocuklarını okula gönderirken ciddi bir<br />
güvenlik kaygısı yaşadığını vurguladı.<br />
“Bu ülkede aileler artık çocuklarını okula uğurlarken ‘Acaba geri dönebilecek mi?’ sorusuyla<br />
yaşıyor” ifadelerini kullandı.<br />
“23 Nisan’ı kutlarken gerçeği görmezden gelemeyiz”<br />
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na dikkat çeken Kış, Mustafa Kemal<br />
Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu günün anlamına işaret ederek, mevcut tabloyu<br />
eleştirdi.<br />
“Çocuklara armağan edilmiş bir bayramı konuşurken, çocukların güvende olmadığı bir ülkede<br />
yaşıyoruz. Bu çelişkiyi görmeden politika üretemezsiniz” dedi.<br />
“Ekran süresiyle değil, yaşam koşullarıyla yüzleşin”<br />
Dijital düzenlemelere ilişkin değerlendirmesinde Kış, sınırlamaların tek başına çözüm<br />
olmadığını vurguladı.<br />
“Bir çocuk aç gidiyorsa, eşit eğitim imkânına sahip değilse, güvenli bir okul ortamı yoksa siz<br />
ekran süresini sınırlayarak o çocuğun hayatını değiştiremezsiniz” diyen Kış, çocukların karşı<br />
karşıya olduğu sorunların çok boyutlu olduğuna dikkat çekti.<br />
“AKP krizden sonra konuşur, önceden önlem almaz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın yönetim anlayışını sert sözlerle eleştiren Kış, Türkiye’de yaşanan büyük olayların<br />
ardından benzer bir tablo oluştuğunu ifade etti.<br />
“Deprem olur, sonra önlem konuşulur. Yangın olur, sonra önlem konuşulur. Kadın cinayetleri<br />
olur, toplum sarsılır, yine sonrasında önlem konuşulur. Çünkü önceden planlanmış, güçlü ve<br />
kalıcı bir politika yok” dedi.<br />
“Yasaklar çözüm değil, yeni sorunların kapısını açar”<br />
Kış, çocukların korunmasına yönelik politikaların yasak ve sınırlama eksenine sıkıştırılmasını<br />
da eleştirdi.<br />
“Her yasak merak üretir, her sınırlama yeni yollar doğurur. Yasak tek başına çözüm değildir.<br />
Çözüm; eğitimde, sosyal desteklerde, rehberlikte ve fırsat eşitliğindedir” ifadelerini kullandı.<br />
“Mesele artık tek tek maddeler değil, yönetim anlayışıdır”<br />
Kanun teklifine ilişkin genel değerlendirmesinde Kış, torba yasa yaklaşımının sorunları<br />
derinleştirdiğini belirtti.<br />
“Birkaç doğru düzenleme, bütünün içindeki yanlış yaklaşımı gizleyemez. Sorun artık tek tek<br />
maddeler değil, iktidarın yönetim anlayışıdır” dedi.<br />
“Çocukların korkmadan büyüdüğü bir Türkiye mümkün”<br />
Konuşmasının sonunda toplumsal bir çağrı yapan Kış, çocukların güven içinde büyüdüğü,<br />
gençlerin umutla yaşadığı bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. CHP olarak bu doğrultuda<br />
mücadele ettiklerini belirten Kış, söz konusu kanun teklifine karşı olduklarını ifade etti.<br />
Çocukların güvenliği, geleceği ve eşitliği parçalı düzenlemelerle değil, güçlü ve bütüncül<br />
sosyal politikalarla sağlanabilir.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 11:32:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gulcan-kis-sorun-parcali-degil-cozum-de-parcali-olamaz-h161569.html">CHPli Gülcan Kış: Sorun parçalı değil, çözüm de parçalı olamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-erzurum-cumhuriyet-bassavciligi-eski-tunceli-il-emniyet-muduru-deleni-tanik-olarak-ifadeye-cagirdi-h161568.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması... Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı eski Tunceli İl Emniyet Müdürü Delen&apos;i tanık olarak ifadeye çağırdı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen “tanık” sıfatıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağırıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, "eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen dönemin Tunceli Emniyet Müdürü olan ve halen Yalova Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunan Yılmaz Delen'in tanık olarak ifadeye çağırılmasına" karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin soruşturmada Tuncay Sonel'in de arasında bulunduğu 12 kişi tutuklanmıştı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin soruşturmayı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı sürdürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. maddesinde, "Vali ve kaymakamların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir" hükmü uyarınca Sonel hakkındaki adli süreç Erzurum'da yürütülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 11:18:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-erzurum-cumhuriyet-bassavciligi-eski-tunceli-il-emniyet-muduru-deleni-tanik-olarak-ifadeye-cagirdi-h161568.html">Gülistan Doku soruşturması... Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı eski Tunceli İl Emniyet Müdürü Delen&apos;i tanık olarak ifadeye çağırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-tepki-sehrimiz-adina-buyuk-bir-skandal-ve-gelecege-donuk-telafisi-zor-bir-planlama-hatasi-h161567.html</link>
		<title>CHPli Eroldan, Elazığdaki sağlık arazilerinin satışına tepki: Şehrimiz adına büyük bir skandal ve geleceğe dönük telafisi zor bir planlama hatası</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Elazığ’daki bazı sağlık arazilerinin satışa çıkarılmasına tepki göstererek, &quot;Şehrimiz adına büyük bir skandal ve geleceğe dönük telafisi zor bir planlama hatasıdır&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında Elazığ’da sağlık alanı olarak planlanan bazı arazilerin Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erol, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Elazığ’da sağlık alanı olarak planlanan; Çaydaçıra ve Rızaiye mahallelerinde bulunan eski devlet hastanesi ile yine Rızaiye Mahallesi’nde yer alan eski askeri hastane arazilerinin Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılması, şehrimiz adına büyük bir skandal ve geleceğe dönük telafisi zor bir planlama hatasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Önemli kamu hizmetlerinin sağlandığı bu arsaların satışı hangi gerekçelerle izah edilebilir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En başta 100 yataklı hastane yapılacağı duyurulan, ancak depremde hasar gördüğü için İl Sağlık Müdürlüğü’ne hizmet binası olarak tahsis edilen askeri hastanenin bulunduğu arsa, yüzlerce yatan hastanın bulunduğu ve tüm bölgeye hizmet veren Akıl ve Ruh Hastalıkları Hastanesi’nin bulunduğu arsa ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kullanılan eski devlet hastanesinin bulunduğu arsa hangi mantıkla satışa çıkarılabilir? Mülkiyetleri kamuya ait olan ve her birinin üzerinde önemli kamu hizmetlerinin sağlandığı bu arsaların satışı hangi gerekçelerle izah edilebilir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İktidar milletvekilleri tarafından yapılan açıklama hayal kırıklığıdır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kararın ardından ilimiz iktidar milletvekilleri tarafından yapılan açıklama ise tam anlamıyla bir hayal kırıklığıdır. Açıklamanın her satırında, bu sürecin doğrudan muhatabı olması gereken iktidar milletvekillerinin konudan haberdar dahi olmadıkları açıkça görülmektedir. Daha önce iktidar partisi milletvekilleri, Elazığ’daki Sağlık Bakanlığı mülkiyetlerinin satışından elde edilecek gelirin eski SSK Hastanesi’nin ikinci basamak olarak yapılmasında bütçe olarak kullanılacağını defalarca ifade etmişlerdir. Cumhurbaşkanlığı kararından anlaşıldığı üzere ise bu arsaların gelirlerinin Sağlık Bakanlığı’nın genel bütçesine aktarılacağı ve Türkiye genelinde inşası devam eden hastanelerde kullanılacağı anlaşılmaktadır. Bu tablo, bakanlıklar ve üst düzey bürokrasi tarafından şehrimizin geleceğini doğrudan etkileyecek kararlar alınırken, Elazığ’ı temsil eden iktidar milletvekillerinin etkisiz ve habersiz kaldığını net biçimde ortaya koymuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İktidar temsilcilerinin tamamı hem şahsımı hem de Elazığ halkını açıkça yanıltmıştır"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle sağlık alanında yapılan yatırımları siyasi bir söylem hâline getirerek kendisine alan açan başta ilgili milletvekili olmak üzere, iktidar temsilcilerinin tamamı hem şahsımı hem de Elazığ halkını açıkça yanıltmıştır. Elazığlı hemşehrilerimiz, eski SSK Hastanesi’nin yeniden yapılması başta olmak üzere sağlık alanındaki sorunlara çözüm olacak yeni yatırımların müjdesini beklerken; bu alanların satışa çıkarılması, adeta şehrin geleceğinin göz göre göre elden çıkarılması anlamına gelmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başta bu konu olmak üzere, şehrimizin kronikleşmiş ve yıllardır çözüm bekleyen tüm sorunlarının takipçisi olacağımı, muhalefet partisinden bir milletvekili olarak açık ve net bir şekilde ilan ediyorum."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 10:55:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-tepki-sehrimiz-adina-buyuk-bir-skandal-ve-gelecege-donuk-telafisi-zor-bir-planlama-hatasi-h161567.html">CHPli Eroldan, Elazığdaki sağlık arazilerinin satışına tepki: Şehrimiz adına büyük bir skandal ve geleceğe dönük telafisi zor bir planlama hatası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-sampiyonluk-yolunda-derbi-macta-galatasaray-fenerbahceyi-3-0-maglup-etti-h161566.html</link>
		<title>Galatasaray şampiyonluk yolunda... Derbi maçta Galatasaray Fenerbahçeyi 3-0 mağlup etti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Süper Lig’in 31. haftasında oynanan derbide Galatasaray, sahasında Fenerbahçe’yi 3-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılı ekip, aldığı galibiyetle puanını 74’e yükselterek liderliğini sürdürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Süper Lig’in 31. haftasında Galatasaray ile Fenerbahçe, Rams Park’ta karşı karşıya geldi. Mücadeleyi ev sahibi ekip, 3-0 kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray, 40. dakikada Victor Osimhen’in golüyle öne geçti. Barış Alper Yılmaz, 67. dakikada penaltıdan attığı golle farkı 2'ye çıkardı. Maçta son golü ise 83. dakikada Lucas Torreira kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 74’e yükselterek liderliğini sürdürürken, Fenerbahçe 67 puanda kaldı ve rakibinin 7 puan gerisine düştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray gelecek hafta Samsunspor deplasmanına gidecek. Fenerbahçe ise sahasında Başakşehir’i ağırlayacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 10:40:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-sampiyonluk-yolunda-derbi-macta-galatasaray-fenerbahceyi-3-0-maglup-etti-h161566.html">Galatasaray şampiyonluk yolunda... Derbi maçta Galatasaray Fenerbahçeyi 3-0 mağlup etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/milli-halterci-tuana-suren-avrupa-gencler-rekoru-kirarak-avrupa-ucuncusu-oldu-h161565.html</link>
		<title>Milli halterci Tuana Süren, Avrupa gençler rekoru kırarak Avrupa üçüncüsü oldu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Gürcistan&#039;ın Batum kentinde devam eden Avrupa Halter Şampiyonası&#039;nın son gününde kadınlar artı 86 kilogram kategorisinde milli halterci Tuana Süren, silkmede 145 kilogram kaldırarak Avrupa gençler rekorunu kırdı ve  bronz madalyanın sahibi oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürcistan'ın Batum kentinde devam eden Avrupa Halter Şampiyonası'nın son gününde kadınlar artı 86 kilogram kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu. Tuana Süren, silkmede 111 kilogram ile beşinci, silkmede 145 kilogram ile üçüncü olurken, toplamda ise 256 kilogram ile beşinci oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı sıklette mücadele eden Fatmagül Çevik koparmada 110 kilogramda, silkmede 134 kilogram ve toplamda 244 kilogram ile üç dalda da Avrupa altıncısı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, Batum'daki şampiyonada dört altın, üç gümüş ve dokuz bronz madalya ile madalya sıralamasında Ermenistan ve Bulgaristan'ın ardından üçüncü sırayı aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, takım sıralamasını ise erkeklerde Ermenistan ve Bulgaristan'ın ardından üçüncü, kadınlarda Ukrayna'nın ardından ikinci sırada tamamladı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 10:30:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/milli-halterci-tuana-suren-avrupa-gencler-rekoru-kirarak-avrupa-ucuncusu-oldu-h161565.html">Milli halterci Tuana Süren, Avrupa gençler rekoru kırarak Avrupa üçüncüsü oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/milli-guresci-hakan-buyukcingil-avrupa-ucuncusu-oldu-h161564.html</link>
		<title>Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl Avrupa üçüncüsü oldu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl, Arnavutluk&#039;un başkenti Tiran&#039;daki Avrupa Güreş Şampiyonası&#039;nda 125 kilogram serbest stilde bronz madalya kazandı. Türk güreşçiler turnuvayı iki altın, üç gümüş ve altı bronz madalya ile tamamladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Arnavutluk'un başkenti Tiran'da bugün sona eren Avrupa Güreş Şampiyonası'nda milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl, 125 kilogram serbest stilde Ermenistan'dan Khachatur Kahchtaryan'ı 6-2 yenerek bronz madalyanın sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böylece Türk güreşçiler turnuvayı iki altın, üç gümüş ve altı bronz madalya ile tamamlamış oldu. Grekoromen stilde Rıza Kayaalp 130 kilogramda altın madalya alırken, Murat Fırat 67 kilogramda gümüş, Kerem Kamal 63 kilogramda ve Cengiz Arslan 72 kilogramda bronz madalyanın sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınlarda Nesrin Baş 68 kilogramda altın madalya alırken, Evin Demirhan Yavuz 50 kilogramda ve Elvira Süleyman Kamaloğlu 57 kilogramda gümüş, Tuba Demir 55 kilogramda, Beyza Nur Akkuş 65 kilogramda ve Buse Tosun Çavuşoğlu 72 kilogramda bronz madalya kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erkekler serbest stilde ise tek madalyayı Hakan Büyükçıngıl kazandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 10:18:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/milli-guresci-hakan-buyukcingil-avrupa-ucuncusu-oldu-h161564.html">Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl Avrupa üçüncüsü oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-kuzeyde-sicakliklar-azalacak-yurtta-yagis-etkili-olacak-iste-il-il-tahminler-h161563.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Kuzeyde sıcaklıklar azalacak, yurtta yağış etkili olacak! İşte il il tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Burdur, Karaman, Niğde, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Sivas, Bolu, Tokat ve Ordu çevreleri ile Antalya ve Samsun&#039;un iç kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz&#039;in iç kesimleri ile Doğu Anadolu&#039;da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. İşte 27 Nisan 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklığının yurdun kuzey kesimlerinde azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı, mevsim normalleri civarında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI:&nbsp;Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAKARYA&nbsp;°C,&nbsp;18°C</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA&nbsp;°C,&nbsp;25°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz ile öğle saatlerinden sonra Antalya'nın iç kesimleri ve Burdur çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR&nbsp;°C,&nbsp;22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY&nbsp;°C,&nbsp;24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Sivas, Kayseri, Niğde, Nevşehir, Aksaray ve Karaman çevrelerinin aealıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Bolu çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU&nbsp;°C,&nbsp;16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;17°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz, Ordu ve Tokat çevreleri ile Samsun'un iç kesimlerinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE&nbsp;°C,&nbsp;18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;15°C</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;15°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN&nbsp;°C,&nbsp;14°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT&nbsp;°C,&nbsp;19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;23°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 10:10:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-kuzeyde-sicakliklar-azalacak-yurtta-yagis-etkili-olacak-iste-il-il-tahminler-h161563.html">Meteoroloji açıkladı: Kuzeyde sıcaklıklar azalacak, yurtta yağış etkili olacak! İşte il il tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161562.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön ne olacak? İşte 27 Nisan 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 27 Nisan 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.827 TL seviyesinden başlarken, ons altın fiyatı 4.715 dolar olarak kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Orta Doğu’daki belirsizliklerin devam etmesi nedeniyle altın piyasasında daha temkinli bir fiyat hareketi gözleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 27 Nisan 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.838,79 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek&nbsp;altın&nbsp;satış fiyatı: 11.248,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 22.455,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 44.283,78 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">*&nbsp;Cumhuriyet altını&nbsp;satış fiyatı: 44.773,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 111.049,05 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.725,61&nbsp;&nbsp;dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 10:00:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h161562.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161561.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (27 Nisan 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 27 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve&nbsp;Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 27 Nisan 2026 Pazartesi gününe ilişkin&nbsp;dolar&nbsp;ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 45,0212 (alış) 45,0376'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 52,8907 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 26 09:54:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h161561.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/musta-jeotermal-enerji-santraline-karsi-miting-duzenlendi-h161560.html</link>
		<title>Muşta Jeotermal Enerji Santraline karşı miting düzenlendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Muş’un Varto ilçesinde ABD’li bir şirket tarafından yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali’ne tepki amaçlı düzenlenen mitinge katılanlar “Doğamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz” çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Muş'un Varto ilçesinde sivil toplum örgütlerince, Amerika merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından yapımı planlanan Jeotermal Enerji Santrali'nin (JES) çevreye olumsuz etkileri olacağı gerekçesiyle protesto mitingi düzenlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti milletvekilleri Sırrı Sakık, Sümeyye Boz, Ayten Kordu, Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcileri Vangölü Elektrik Dağıtım (VEDAŞ) kavşağında bir araya gelerek mitingin düzenleyeceği belediye pasajı önüne yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe katınlar taşıdıkları pankart, döviz ve sloganlarla "Doğamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz” çağrısı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mitingde konuşun DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, JES projesinin doğayı etkileyeceğini ifade ederek, “İstiyorlar ki memleketimiz insansız biz de memleketsiz kalalım. Gimgim’da kim varsa, kim nerden Gimgim’a geldiyse biliyoruz ki bu memleket bizim. Bırakmayacağız. Biz biliyoruz burası direnişin, mücadelenin memleketi. Biz sizin yanınızdayız. Gimgim’in elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz. Bu JES projesi, yerimizi alacak, doğamızı alacak. Amerika’dan gelen şirket ‘sizin doğanızı alacağız’ diyor. Biz verecek miyiz? Hayır. Gimgim bizimdir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mitingte, Akbelen çevre savunucusu Esra Işık'ın tutuklu bulunduğu İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nden gönderdiği mektup da okundu. Işık mektubunda şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“Dayanışmasıyla mücadelenizi saran, büyüten herkese selam olsun. Topraklarımız, köylerimiz, memleketiniz için herkesin tek yürek olduğunu görmek, her şeye bedel. Tüm kötülüklere, haksızlıklara inat, umudu ve mücadeleyi güçlendirmeye devam edeceğiz. Eğilmeden, bükülmeden yolumuza devam. Akbelen demek memleket demek. Biz kazanırsak memleket kazanacak. Ben iyiyim, merak etmeyin. Güçlenerek geri geleceğim. Sevgi ve dayanışmayla.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 15:55:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/musta-jeotermal-enerji-santraline-karsi-miting-duzenlendi-h161560.html">Muşta Jeotermal Enerji Santraline karşı miting düzenlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-halk-temsilcileri-meclisi-yeniden-cumhuriyet-mucadelesinin-bir-sonraki-asamasi-1-mayista-ankarada-anitparkta-bir-araya-gelecek-h161559.html</link>
		<title>Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi: Yeniden Cumhuriyet mücadelesinin bir sonraki aşaması 1 Mayısta Ankarada Anıtparkta bir araya gelecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi, Gençlik Parkı’ndan Birinci Meclis’e yürüdü. THTM Genel Yürütme Kurulu Üyesi Berkay Kemal Önoğlu, 1 Mayıs çağrısı yaparak &quot;Yeniden Cumhuriyet olacak, holdinglere ve tarikatlara karşı mücadele edeceğiz. Emek ve Cumhuriyet mücadelesini birlikte vermek zorundayız. İşte bunu bilenler, işte bu irade burada toplandık, yeniden Cumhuriyet mücadelesinin bir sonraki aşaması 1 Mayıs’ta Ankara’da Anıtpark’ta bir araya gelecek&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi, "Sömürüye karşı, Cumhuriyet için ayağa" sloganıyla toplanarak Gençlik Parkı’ndan Birinci Meclis’e yürüdü. Gençler, emekliler ve farklı mesleklerden emekçilerin kitlesel olarak katıldığı eylemde, tarikatlara ve sömürüye karşı mücadele mesajları verilerek 1 Mayıs’a çağrı yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eyleme, THTM Keçiören temsilciliği iki farklı grupla katılırken, Dikmen Halk Temsilcileri Meclisi, Mamak Halk Temsilcileri Meclisi ve THTM Çankaya temsilciliği yürüyüşte yerini aldı. Yürüyüşe, öğrenci İnisiyatifleri ile THTM’nin Ankara’daki meslek inisiyatiflerinden Öğretmen, Akademi, Sağlıkçılar, Mimar Mühendis, Psikoloji ve Akıl Sağlığı Emekçileri, Kamu Büro Emekçileri, Görsel Sanatlar, Hukukçular İnisiyatifleri katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">THTM’nin yürüyüşüne çeşitli cumhuriyetçi kurumlardan temsilciler de destek verdi. Büro İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, Eğitim İş 3 Nolu Şube Başkanı Mesut Baran, Eğit-Der Başkent Şube Yönetim Kurulu Üyesi Bayram Atakul ve Keçiören Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri THTM’nin yürüyüşüne eşlik ettiler. Atatürk Bulvarı boyunca gericiliğe karşı aydınlanma, saltanata karşı Cumhuriyet ve zorbalığa karşı özgürlük taleplerini yükselterek Ulus meydanına gelen kitle, 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi’nin önüne kürsü kurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeniden Cumhuriyet mücadelesinin bir sonraki aşaması 1 Mayıs"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">THTM Genel Yürütme Kurulu Üyesi Berkay Kemal Önoğlu, yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çocuklarımızı koruyamıyoruz, daha bu hafta başımıza gelenlere, üst üste yaşadıklarımıza bakın. 100 yıl içerisinde bir bayram günü olmaktan çıktı 23 Nisanlar, o yüzden mücadele günü diyoruz. Şunu söylemek lazım, karşı devrim galebe çalmıştır. Ulusun egemenliği olacaksa ulustan korkarak olmaz. O her sokağa çıkmak istediğinde, kendi kaderini tayin etmek için alanlara meydanlara çıktığında onu bastırarak, ondan korkarak egemenlik olmaz ama bu halktan korktular. Şimdi bakar mısınız kuruluşunu kutladığımız Meclis'in bugününe. Hepsi patron sevicilikte, dincilikte yarışıyorlar. O yüzden 100. yılında dediğimiz gibi bugün hala güncel, yeniden Cumhuriyet olacak, holdinglere ve tarikatlara karşı mücadele edeceğiz. Emek ve Cumhuriyet mücadelesini birlikte vermek zorundayız. İşte bunu bilenler, işte bu irade burada toplandık, yeniden Cumhuriyet mücadelesinin bir sonraki aşaması 1 Mayıs’ta Ankara’da Anıtpark’ta bir araya gelecek."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 15:52:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-halk-temsilcileri-meclisi-yeniden-cumhuriyet-mucadelesinin-bir-sonraki-asamasi-1-mayista-ankarada-anitparkta-bir-araya-gelecek-h161559.html">Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi: Yeniden Cumhuriyet mücadelesinin bir sonraki aşaması 1 Mayısta Ankarada Anıtparkta bir araya gelecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/keskten-tuncelide-eylem-gulistan-doku-icin-hakikat-aciga-cikiyorsa-rojvelat-rojin-ve-esma-icin-de-aciga-cikacaktir-h161558.html</link>
		<title>KESK&apos;ten Tunceli&apos;de eylem: Gülistan Doku için hakikat açığa çıkıyorsa, Rojvelat, Rojin ve Esma için de açığa çıkacaktır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[KESK Tunceli Şubeler Platformu tarafından Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, &quot;Gülistan Doku için hakikat açığa çıkıyorsa, Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş ve Esma Kılıçaslan için de açığa çıkacaktır&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KESK Tunceli Şubeler Platformu Gülistan Doku için yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Sanat Sokağında bir araya gelen KESK üyeleri, Kışla Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Açıklamayı KESK Tunceli Şubeler Platformu adına Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Şube Eşbaşkanı Serap Kahraman okudu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku olayının, kayıp dosyasının ötesine geçtiğini belirten Serap Kahraman, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu mesele, yalnızca bir kayıp dosyası olmanın ötesine geçmiş, dönemin mülki idare amirlerinden başlayarak üniversite, hastane, emniyet ve çeşitli kamu kurumlarına kadar uzanabileceği iddia edilen geniş bir koruma, suskunluk ve cezasızlık düzeninin sorgulanmasını zorunlu kılmıştır. Eğer bir kentte kadınlar kayboluyor, şüpheli ölümler yaşanıyor, deliller karartılıyor ve kamu makamları etkin soruşturma yürütmüyorsa, orada münferit olaylardan değil, yapısal bir çürümeden söz etmek gerekir.&nbsp;Yalnızca Gülistan Doku dosyası değil, Dersim’de yaşanan tüm şüpheli kadın ölümleri ve kayıp vakaları yeniden, bağımsız, tarafsız ve derinlemesine soruşturulmalıdır. Başta Gülistan Doku'nun yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz'ın ölümü olmak üzere kamuoyunda kuşku yaratan her olay bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır. Hiçbir makam, mevki, unvan ya da kurumsal aidiyet cezasızlık zırhına dönüşmemelidir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmasın diye mücadele edeceğiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu veri silme işleminin hangi yetki ve gerekçeyle gerçekleştirildiği, işlemin kim ve kimler tarafından yürütüldüğü, kayıtların neden geri getirilemez şekilde ortadan kaldırıldığı ve olası bir delil karartma durumunun söz konusu olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Hastaneler, vatandaşların en hassas anlarında başvurduğu ve mahremiyetin en üst düzeyde korunması gereken kurumlardır. Güvenlik kamera sistemlerinin amacı, güvenliği sağlamak iken bu sistemlerin denetimsiz ve keyfi şekilde kullanılması, kamu güvenine açık bir darbedir. Sorumluluğu olduğu iddia edilen o dönem ki rektör de dahil olmak üzere ilişkili kişiler açığa çıkarılmalı ve yargı önünde hesap vermelidirler. Gülistan Doku için hakikat açığa çıkıyorsa, Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş ve Esma Kılıçaslan için de açığa çıkacaktır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmasın diye mücadele edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 15:42:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/keskten-tuncelide-eylem-gulistan-doku-icin-hakikat-aciga-cikiyorsa-rojvelat-rojin-ve-esma-icin-de-aciga-cikacaktir-h161558.html">KESK&apos;ten Tunceli&apos;de eylem: Gülistan Doku için hakikat açığa çıkıyorsa, Rojvelat, Rojin ve Esma için de açığa çıkacaktır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hopali-cay-ureticilerinin-talebi-taban-fiyat-en-az-46-tl-olmali-h161557.html</link>
		<title>Hopalı çay üreticilerinin talebi: Taban fiyat en az 46 TL olmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hopa-Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti, &quot;Yaş çay taban fiyatı en az 41 TL + 5 TL destekleme toplam 46 TL seviyesinde olmalıdır. Bu fiyatların altında çay fiyatı belirlemek patronların sırtını sıvazlamak, üreticiye ise ihanet etmektir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yaş çayda taban fiyatı konusunda Artvin'in Hopa'da ilçesinde çay üreticileri taleplerini dile getirdi. Hopa-Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti, yaptığı açıklamada şunları söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026 yılı yaş çay hasat sezonu öncesinde üreticilerimizin içinde bulunduğu tabloyu kamuoyuyla paylaşmak zorundayız. Yaptığımız maliyet çalışmasına göre; gübre, işçilik, bakım, hasat, taşıma ve üretici emeği dahil olmak üzere bir dekar çay üretiminin toplam maliyeti 75 bin TL'ye ulaşmıştır. Dekar başına ortalama bin 800 kg yaş çay yaprağı alındığı dikkate alındığında, 1 kg yaş çayın maliyeti 41,66 TL olarak ortaya çıkmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticilerimizin talebi nettir, yaş çay taban fiyatı en az 41 TL + 5 TL destekleme toplamda 46 TL seviyesinde olmalıdır. Artan girdi maliyetleri üreticiyi ciddi şekilde zorlamaktadır. Gübre fiyatları sürekli yükselmekte, işçilik ve taşıma giderleri her geçen yıl artmaktadır. Bu durum üretimi sürdürülemez hale getirmektedir. Çay üreticisi her sezon biraz daha yoksullaşmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu fiyatların altında çay fiyatı belirlemek patronların sırtını sıvazlamak, üreticiye ise ihanet etmektir.&nbsp;Kota ve kontenjan uygulamaları üreticiyi özel sektöre mahkûm etmekte, düşük fiyatlarla satış yapmaya zorlamaktadır. Özel sektörün denetimsizliği kota ve kontenjan uygulamaları ile birlikte vahşi bir hale gelerek, üreticinin ürününü yok fiyatına satmasına neden oluyor. Bugün devletin sorumluluğu, üreticinin insanca yaşam koşularında hayatını sürdüreceği bir fiyat belirlerken, toprak sağlığını gözetecek, ekolojik tahribata yol açmayacak tarım politikaları üretmektir. Özel sektöre devlet fiyatının altına fiyat veremeyecek yaptırımlar getirmek yine devletin sorumluluğundadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yaş çay taban fiyatı maliyetin altında olmayacak şekilde belirlenmelidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çay üretimi sadece ekonomik bir faaliyet değil, Doğu Karadeniz’in yaşam biçimidir. Üreticinin ayakta kalması; bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının korunması anlamına gelmektedir. Bu nedenle çağrımız nettir, yaş çay taban fiyatı maliyetin altında olmayacak şekilde belirlenmelidir. Destekleme ödemeleri artırılmalı ve zamanında yapılmalıdır. Kota kaldırılmalı ve kontenjan uygulamaları üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.Toprak sağlığı ve ekolojik yıkım gözetilerek tarımda planlı ve sürdürülebilir politikalar hayata geçirilmelidir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 15:20:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hopali-cay-ureticilerinin-talebi-taban-fiyat-en-az-46-tl-olmali-h161557.html">Hopalı çay üreticilerinin talebi: Taban fiyat en az 46 TL olmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/nurhayat-altaca-kayisoglu-hazinede-para-yok-ekonomi-cokmus-durumda-ve-cozum-diye-bulduklari-tek-yol-yine-kamu-varliklarini-satmak-h161556.html</link>
		<title>Nurhayat Altaca Kayışoğlu: Hazinede para yok, ekonomi çökmüş durumda ve çözüm diye buldukları tek yol yine kamu varlıklarını satmak</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, &quot;24 Nisan gecesi yayımlanan kararnameyle Osmangazi’den iki parsel, Yıldırım ve Mustafakemalpaşa ilçelerinden de birer parsel satışa çıkarılıyor; yani Bursa’nın ortak değerleri, parça parça elden çıkarılıyor. Hazinede para yok, ekonomi çökmüş durumda ve çözüm diye buldukları tek yol yine kamu varlıklarını satmak&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;Nurhayat Altaca Kayışoğlu, sosyal medya hesabından Resmi Gazete'de yayımlanan Bursa'da bazı ilçelerde belirli bölgelerinin özelleştirme ve kapsam programına alınmasına tepki göstererek şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yine bir gece yarısı kararnamesiyle Bursa’nın en değerli alanları özelleştirme kapsamına alınıyor; kamuya ait olan, halkın sağlık hizmetine ayrılmış alanlar bir kez daha satış listesine konuluyor. Üstelik bunu 'sağlık' adına yaptıklarını söylüyorlar. Sağlık hizmeti verilen kurumları ve arazileri satarak hangi kamusal faydayı savunduğunuzu kimseye anlatamazsınız. 24 Nisan gecesi yayımlanan kararnameyle Osmangazi’den iki parsel, Yıldırım ve Mustafakemalpaşa ilçelerinden de birer parsel satışa çıkarılıyor; yani Bursa’nın ortak değerleri, parça parça elden çıkarılıyor. Hazinede para yok, ekonomi çökmüş durumda ve çözüm diye buldukları tek yol yine kamu varlıklarını satmak! Üretmeden tüketen, yönetemediğini satarak ayakta kalmaya çalışan bu anlayış; geleceği de, kamuyu da, halkın hakkını da gözden çıkarmış durumda."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 15:09:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/nurhayat-altaca-kayisoglu-hazinede-para-yok-ekonomi-cokmus-durumda-ve-cozum-diye-bulduklari-tek-yol-yine-kamu-varliklarini-satmak-h161556.html">Nurhayat Altaca Kayışoğlu: Hazinede para yok, ekonomi çökmüş durumda ve çözüm diye buldukları tek yol yine kamu varlıklarını satmak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-disisleri-bakani-arakci-pakistanli-yetkililerle-ateskesi-gorustu-h161555.html</link>
		<title>İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistanlı yetkililerle ateşkesi görüştü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile İran arasında yeni barış görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Pakistanlı yetkililerle temaslarda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Arakçi, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ishaq Dar ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir ile görüştüğünü duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmelerde bölgesel gelişmeler ve ateşkese ilişkin konuların ele alındığını belirten Arakçi, bunun ABD-İran arasındaki ateşkes mi yoksa İsrail-Lübnan hattındaki ateşkes mi olduğu belirtmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, Pakistan’ın başkenti Islamabad, ABD ile İran arasında yapılabilecek olası yeni görüşmeler ihtimali nedeniyle hazır durumda tutuluyor.&nbsp;Ancak taraflar&nbsp;henüz ikinci tur müzakerelere katılacağını teyit etmiş değil. İslamabad’da ana yolların kapalı olduğu altıncı güne girilirken, kısıtlamaların ne zaman kaldırılacağına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.&nbsp;Ağır tonajlı araçların kente girişine izin verilmezken, bu durumun&nbsp;taze gıda sevkiyatlarını yavaşlatarak tedarik zincirinde aksamalara yol açtığı yönünde haberler, Batı medyasının gündeminde yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 14:50:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-disisleri-bakani-arakci-pakistanli-yetkililerle-ateskesi-gorustu-h161555.html">İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistanlı yetkililerle ateşkesi görüştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/erkan-bastan-maden-iscilerine-destek-ben-de-aclik-grevine-katilacagim-yurttaslarimizi-bu-zorbaliga-sessiz-kalmamaya-cagiriyorum-h161554.html</link>
		<title>Erkan Baş&apos;tan maden işçilerine destek: Ben de açlık grevine katılacağım, yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Erkan Baş&#039;tan maden işçilerine destek: &quot;Ben de açlık grevine katılacağım, yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum&quot;
Gündem, ANKARA
24.04.2026 12:15 ~ 24.04.2026 12:15

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Eskişehir&#039;de faaliyet gösteren Doruk Madencilik&#039;te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçilere yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Baş, &quot;Dün onların yanındaydım, bugün ve gerekirse her gün onların yanında olacağım ve ben de açlık grevine katılacağım. Tüm yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum&quot; ifadesini kullandı.

(ANKARA) - Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Eskişehir&#039;de faaliyet gösteren Doruk Madencilik&#039;te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçilere yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Baş, &quot;Dün onların yanındaydım, bugün ve gerekirse her gün onların yanında olacağım ve ben de açlık grevine katılacağım. Tüm yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum&quot; ifadesini kullandı.

Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isterken polis engeliyle karşılaştı, yürüyüşe izin verilmemesi üzerine polisle madenciler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Madencilere destek veren Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

&quot;Zorbalığa yeter artık&quot; diyen Baş, &quot;Haklarını almak için günlerce yürüyüp Ankara’ya gelen, Bakanlık görüşmeye bile tenezzül etmeyince açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçilerinin bir kez daha polis şiddetine uğramasını televizyondan izlemeyeceğiz. Dün Kurtuluş Parkı’ndaki direnişlerini ziyaret etmiştim. Bugün işçilere saldırı olduğu haberini alır almaz İstanbul’dan yola çıktım, Ankara’ya maden işçisi kardeşlerimin yanına gidiyorum. Dün onların yanındaydım, bugün ve gerekirse her gün onların yanında olacağım ve ben de açlık grevine katılacağım. Tüm yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isterken polis engeliyle karşılaştı, yürüyüşe izin verilmemesi üzerine polisle madenciler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Madencilere destek veren Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Zorbalığa yeter artık" diyen Baş, "Haklarını almak için günlerce yürüyüp Ankara’ya gelen, Bakanlık görüşmeye bile tenezzül etmeyince açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçilerinin bir kez daha polis şiddetine uğramasını televizyondan izlemeyeceğiz. Dün Kurtuluş Parkı’ndaki direnişlerini ziyaret etmiştim. Bugün işçilere saldırı olduğu haberini alır almaz İstanbul’dan yola çıktım, Ankara’ya maden işçisi kardeşlerimin yanına gidiyorum. Dün onların yanındaydım, bugün ve gerekirse her gün onların yanında olacağım ve ben de açlık grevine katılacağım. Tüm yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 14:10:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/erkan-bastan-maden-iscilerine-destek-ben-de-aclik-grevine-katilacagim-yurttaslarimizi-bu-zorbaliga-sessiz-kalmamaya-cagiriyorum-h161554.html">Erkan Baş&apos;tan maden işçilerine destek: Ben de açlık grevine katılacağım, yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mardinde-coban-cinayetiyle-ilgili-yurutulen-sorusturmada-gozaltina-alinan-17-supheliden-5i-tutuklandi-h161553.html</link>
		<title>Mardinde çoban cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 17 şüpheliden 5&apos;i tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mardin&#039;de çoban Emrah Aksu&#039;nun silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 17 şüpheliden 5&#039;i tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mardin’in Derik ilçesine bağlı Bozok Mahallesi’nde çobanlık yapan Emrah Aksu, 21 Nisan'da silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Aksu, kaldırıldığı Derik Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olayın ardından Jandarma tarafından başlatılan soruşturmada 17 kişi gözaltına alındı. 3 kişi adli işlemlerin ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 5'i tutuklandı, 9 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 13:55:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mardinde-coban-cinayetiyle-ilgili-yurutulen-sorusturmada-gozaltina-alinan-17-supheliden-5i-tutuklandi-h161553.html">Mardinde çoban cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 17 şüpheliden 5&apos;i tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurer-gunde-1-dilim-peynirin-aylik-maliyeti-2640-lira-h161552.html</link>
		<title>CHPli Gürer:  Günde 1 dilim peynirin aylık maliyeti 2.640 lira</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinde yılbaşından bu yana süt ve süt ürünlerine gelen zamlarla
artan fiyatlara dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“SÜT ÜRÜNLERİNDE YILBAŞI ETİKETLERİ TARİH OLDU”<br />
&nbsp;“RAFTA SÜTTE YÜZDE 47’YE VARAN ARTIŞ YAŞANDI”<br />
“PEYNİRDE ARTAN FİYATLAR SAHTE PEYNİRE KAPI AÇMASIN”<br />
&nbsp;“PORSİYONDAN SONRA TABAK BOYUTU DA KÜÇÜLMEYE BAŞLADI”<br />
Gürer,Sadece dört ay içinde temel gıda olan peynire gelen zamlar peyniri lüks haline getirdi.<br />
Vatandaşın değişmez katığı olan ekmek-peynir, artık dar gelir için hesap kitap yaparak tüketeceği<br />
ürün noktasına erdi. Tüketici için porsiyon küçülürken, lokantada tabağın boyutunu küçültmeye<br />
doğru gidildiği günlere geldik,dedi.<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, doğrudan üretici ve tüketiciyi koruması beklenen Tarım<br />
Kredi Marketlerindeki fiyat değişimlerini analiz ederek, gıda enflasyonunun geldiği noktayı verilerle<br />
değerlendirdi. 2026 yılının başındaki etiketler ile güncel Nisan ayı fiyatlarını karşılaştıran Gürer, süt<br />
ürünlerindeki artışın toplumsal beslenmeyi sorunlu kıldığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YÜZDE 47’YE VARAN ARTIŞLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">, kamuoyunda uygun fiyat" beklentisiyle takip edilen Tarım Kredi<br />
Marketlerindeki etiket değişimlerini paylaştı.<br />
Gürer, yılbaşında daha erişilebilir olan ürünlerin, kısa sürede katlanan fiyatlarını şu şekilde sıraladı:<br />
Yılbaşında 34 TL olan 1 litrelik tam yağlı sütün 50 TL’ye yükselmesiyle, kısa sürede %47,05 oranında<br />
bir artış gerçekleşti. Tarım Kredi Olgunlaştırılmış Klasik Peynir (900gr), 339 TL’den 440 TL’ye çıkarak<br />
%29,79 oranında zamlandı. Beyaz peynirin kilogram fiyatı ise %18,91 artışla 220 TL oldu. Tarsüt<br />
Tereyağı’nın (1 kg) 410 TL’den 500 TL seviyesine çıkmasıyla %21,95'lik bir artış kaydedildi. Tarsüt<br />
Tulum Peyniri (1 kg) %20,47 artışla 512 TL’ye ulaşırken, Kaşar Peyniri (1kg) %17,40’lık bir yükseliş<br />
gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PEYNİR ETLE YARIŞIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Süt ürünleri artık ‘lüks segmentte’ yer alan kırmızı et<br />
fiyatlarıyla yarışır hâle gelmiştir. Bir kilogram peynirin bedeli, kasaptaki bir kilogram kıyma veya<br />
kuşbaşı etin maliyetini zorlar duruma ulaşmıştır. Vatandaşın mutfağında protein kaynağı olarak ete<br />
alternatif gördüğü süt ürünleri de dar ve sabit gelirli emekliler için ulaşılması zor bir noktaya</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">evrilmiştir. Toplumun beslenme temelinin sarsıldığı bir döneme girilmiştir. Bu süreç, taklit ve tağşişin<br />
yanı sıra sahte gıdaya da kapı aralamaktadır. İçinde süt bulunmayan; kemik unu, nişasta ve bitkisel<br />
yağ ile üretilip peynir adı altında satılan ürünler, farklı dönemlerde tespit edilmiştir. Artan fiyatlarla<br />
birlikte bu sürecin denetiminin yapılması zorunlu hâle gelmektedir.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAĞLIKLI BESLENMEK LÜKS OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenme standartlarına uygun şekilde, fert<br />
başına günlük sadece 50 gram peynir tüketmesi durumunda, hanenin aylık peynir ihtiyacı toplamda 6<br />
kilogramı bulmaktadır. Kilogram fiyatı 440 liraya ulaşan bir peynir türü baz alındığında, bu ailenin<br />
sadece kahvaltıdaki peynir gideri aylık 2.640 TL gibi bir rakama tekabül etmektedir. Asgari ücret ve<br />
emekli maaşlarının gıda enflasyonu karşısında her geçen gün eridiği bir ekonomik tabloda, sadece tek<br />
bir süt ürünü için bütçeden bu denli yüksek bir pay ayrılmak zorunda kalınması, beslenmenin bir lüks<br />
haline doğru gittiğini göstermektedir. Uzmanların önerdiği 50 gramlık dilim, bugün artık sofralarda<br />
besleyici bir gıda olarak koyabilen vatandaş sayısı da azalmaktadır,” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BESİCİ AHIRDA, TÜKETİCİ KASADA KAYBEDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Süt ürünlerindeki yükselişin süt inekçiliği yapan üreticinin gelirine yansımadığını belirten Ömer Fethi<br />
Gürer, “Yılbaşından bugüne geçen dört ayda, temel protein kaynağı olan peynir ve sütte rafta yüzde<br />
50’ye varan artışlar görülmektedir. Bu artışlar, asgari ücretlinin ve emeklinin alım gücünü doğrudan<br />
mutfakta eritmektedir. Tüketici, süt ve süt mamullerinde artan fiyatlardan dert yanmaktadır.<br />
İşin düşündürücü tarafı ise her gün yem ve ahır giderleri artarken, süt inekçiliği yapan üreticiye yıl<br />
başında belirlenen litre fiyatının 22,22 kuruş olarak değişmemiş olmasıdır. Süt inekçiliği yapanın gideri<br />
artmış, geliri ise aynı kalmıştır. Bu bağlamda hayvancılık zarar ederken, rafta artan fiyatların<br />
kaymağını aracılar ve şirketler yemektedir. Süt inekçiliği ile geçimini sağlayan üretici kaybederken,<br />
rafta artan süt ve süt mamulü ürünler nedeniyle yurttaş da ürünü almakta zorlanmaktadır.<br />
Çiğ süt fiyatının Ulusal Süt Konseyi tarafından Nisan ayında güncelleneceği duyurulmuştu. Ancak bu<br />
fiyat açıklanmadan süt mamullerinin fiyatı artmıştır.” dedi.<br />
Gürer, “İktidarın hayvancılığı bitirme noktasına getiren yem ve girdi politikaları düzeltilmeden, aracılık<br />
sisteminin ve raf fiyatlarının makul bir düzeye gelmesi de olası görünmemektedir.” ifadelerini<br />
kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ürün Adı Yılbaşı Fiyatı Güncel Fiyat Artış Tutarı Artış Oranı (%)</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım Kredi Yağlı Süt (1 lt) 34 TL 50 TL +16 TL %47,05</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım Kredi Klasik Peynir (900g) 339 TL 440 TL +101 TL %29,79</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarsüt Tereyağı (1 kg) 410 TL 500 TL +90 TL %21,95</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarsüt Tulum Peyniri (1 kg) 425 TL 512 TL +87 TL %20,47</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım Kredi Beyaz Peynir (1 kg) 185 TL 220 TL +35 TL %18,91</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarsüt Kaşar Peyniri (1 kg) 362 TL 425 TL +63 TL %17,40</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarsüt Tost Peyniri (1 kg) 260 TL 305 TL +45 TL %17,30</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım Kredi Yoğurt (2,5 kg) 90 TL 100 TL +10 TL %11,11</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 13:36:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-gurer-gunde-1-dilim-peynirin-aylik-maliyeti-2640-lira-h161552.html">CHPli Gürer:  Günde 1 dilim peynirin aylık maliyeti 2.640 lira</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-sen-fatma-nur-celik-ogretmenin-olduruldugu-okul-onunde-deklarasyon-yayinladi-okul-guvenligi-pedagojik-ilkeler-dogrultusunda-saglanmali-h161551.html</link>
		<title>Eğitim - Sen, Fatma Nur Çelik öğretmenin öldürüldüğü okul önünde deklarasyon yayınladı: Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim - Sen &quot;Şiddetsiz Okul Deklarasyonu&quot;nu, öğretmen Fatma Nur Çelik&#039;in öldürüldüğü Çekmeköy&#039;deki okul önünde duyurdu. ÇEDES ve MESEM uygulamaları ile TYMM&#039;ne son verilmesinin istendiği deklarasyonda, &quot;Öğretmen ihtiyacı güvencesiz ve esnek istihdam biçimleriyle değil, kadrolu ve güvenceli istihdam politikalarıyla karşılanmalı; ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarına son verilmelidir. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek, temiz ve erişilebilir su sağlanmalı; eğitim sürecine ilişkin tüm temel ihtiyaçlar kamusal olarak karşılanmalıdır... Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı; öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissedecekleri ortamlar oluşturulmalıdır. Öğretmenleri hedef haline getiren, mesleki saygınlığı zedeleyen uygulamalara son verilmelidir&quot; görüşlerine yer verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2 Mart'ta Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), öğretmenler Fatma Nur Çelik (44), iki öğretmeni bıçakla yaralamıştı. Fatma Nur Çelik hastanede yaşamını yitirirken, büyük üzüntü yaratan olay tepkilere yol açmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-Sen, bu sabah "Şiddetsiz Okul Deklarasyonu"nu olayın yaşandığı; yeni adıyla Şehit Öğretmen Fatma Nur Çelik&nbsp;Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde açıkladı. "Eğitim temel bir haktır; piyasacı politikalar derhal terk edilmeli, kamusal, eşit ve ücretsiz eğitim tüm öğrenciler için güvence altına alınmalıdır.&nbsp;Eğitim sistemi bilimsel temelde yeniden inşa edilmelidir. Müfredat, eleştirel düşünmeyi geliştiren, özgür bireyler yetiştiren bir içerikle düzenlenmelidir" ifadeleriyle başlayan deklarasyonda şu görüşler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TYMM (Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli) derhal iptal edilmeli; bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimi esas alan, eleştirel düşünmeyi ve özgür bireyler yetiştiren bir içerikle düzenlenmelidir.&nbsp;Eğitim politikaları kapalı kapılar ardında değil, demokratik ve katılımcı süreçlerle belirlenmelidir.&nbsp;Merkeziyetçi, hiyerarşik ve otoriter eğitim yönetimi terk edilmeli; eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin karar süreçlerine etkin katılımı sağlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇEDES, MESEM uygulamaları derhal sonlandırılmalı"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınav merkezli ve rekabet odaklı eğitim sistemi, öğrencileri yarıştıran, eğitim hakkını ölçme ve eleme aracına dönüştüren; çok yönlü gelişimi engelleyen, eşitsizlikleri derinleştiren ve psikolojik baskıyı artıran bir yapıya sahiptir. Bu anlayış terk edilmeli; öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını esas alan, eşitlik ve dayanışmayı güçlendiren bütünlüklü bir eğitim modeli hayata geçirilmelidir.&nbsp;İktidarın ideolojik aygıtı haline getirilen vakıf, dernek ve cemaatlerle yapılan başta ÇEDES olmak üzere tüm protokoller sonlandırılmalıdır.&nbsp;Çocuk emeği sömürüsü anlamına gelen MESEM uygulaması derhal sonlandırılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarına son verilmeli"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her okula merkezi bütçeden yeterli ve eşit pay ayrılmalı; eğitim kurumlarının temel ihtiyaçlarının karşılanması velilere ve bağışlara bırakılmadan kamusal sorumluluk olarak güvence altına alınmalıdır.&nbsp;Öğretmen ihtiyacı güvencesiz ve esnek istihdam biçimleriyle değil, kadrolu ve güvenceli istihdam politikalarıyla karşılanmalı; ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarına son verilmelidir.&nbsp;Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek, temiz ve erişilebilir su sağlanmalı; eğitim sürecine ilişkin tüm temel ihtiyaçlar kamusal olarak karşılanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okullar, baskı ve korku üreten mekanizmalarla değil, özgürlük ve güven temelinde yeniden düzenlenmelidir. Kalabalık sınıflar, ikili öğretim ve fiziki yetersizlikler giderilmelidir.&nbsp;Okul mimarisi ve fiziksel mekânlar, çocukların gelişimsel, pedagojik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları esas alınarak planlanmalı; okullar, öğrencilerin özgürce gelişebileceği, kendini ifade edebileceği demokratik yaşam alanları olarak yeniden tasarlanmalıdır.<br />
İstisnasız her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı; öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissedecekleri ortamlar oluşturulmalıdır.&nbsp;Öğretmenleri hedef haline getiren, mesleki saygınlığı zedeleyen uygulamalara son verilmelidir. Denetim adı altında baskı aracına dönüşen CİMER uygulaması kaldırılmalıdır.&nbsp;Öğretmenleri asli görevlerinden uzaklaştıran tüm angarya uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim alanında yaşanan sorunların baş sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mesleki dayanışmayı zedeleyen kariyer basamakları sisteminin kaldırılmasının da istendiği deklarasyon şu taleplerle sona erdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran düzenlemeler iptal edilmelidir.<br />
Öğretmenlik mesleğini değersizleştiren, eğitim fakültelerini işlevsizleştiren ve öğretmenleri güvencesizleştiren Milli Eğitim Akademisi modeli derhal kaldırılmalıdır.<br />
Okullara giriş ve çıkışlarda gerekli güvenlik önlemleri alınmalı; ancak bu önlemler pedagojik ilkelere uygun olmalıdır.<br />
Bireysel silahlanmanın önüne geçecek yasal ve idari düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir.<br />
Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Güvenli Okullar Bildirgesi’ni imzalamalı ve uygulamalıdır.<br />
Eğitim alanında yaşanan sorunların baş sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 13:15:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-sen-fatma-nur-celik-ogretmenin-olduruldugu-okul-onunde-deklarasyon-yayinladi-okul-guvenligi-pedagojik-ilkeler-dogrultusunda-saglanmali-h161551.html">Eğitim - Sen, Fatma Nur Çelik öğretmenin öldürüldüğü okul önünde deklarasyon yayınladı: Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ankara-avrupa-komisyonu-baskani-von-der-leyenin-aciklamasini-bruksele-sordu-bruksel-yanlis-anlasildigini-soyledi-h161550.html</link>
		<title>Ankara, Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen&apos;in açıklamasını Brüksel&apos;e sordu. Brüksel, yanlış anlaşıldığını söyledi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen&#039;in Türkiye&#039;yi, Rusya ve Çin ile aynı kategoriye koyarak &quot;Avrupa kıtasının etkisi altına girmemesi gereken ülkelerden biri&quot; olarak ifade etmesinin ardından Ankara, Brüksel ile temasa geçerek açıklamaların doğru olup olmadığını sordu. Brüksel ise açıklamanın bağlam dışına çıkarıldığını belirterek, durumun yanlış yorumlandığını kamuoyuna açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 19 Nisan'da Hamburg'da düzenlenen Alman Die Zeit gazetesinin 80'inci yıl dönümü etkinliğinde yaptığı konuşmada Avrupa Birliği'nin (AB) genişleme politikasına ilişkin, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki, bu kıta Rusya, Türkiye veya Çin'in etkisi altına girmesin" ifadelerini kullandı. Leyen'in açıklaması hem Avrupa hem Türkiye kamuoyunda tepkilere yol açtı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, bu açıklamadan bir gün sonra Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'nde yaptığı konuşmada, Avrupa ve Orta Doğu'da değişen jeopolitik gerçekler ışığında Türkiye'ye ihtiyaç olduğunu söyledi. Kos, "Türkiye, AB'nin en büyük beşinci ticaret ortağı ve ticaret hacmi Mercosur veya Hindistan ile olan ticaret hacminin iki katıdır. Türkiye, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları için hayati öneme sahip.&nbsp;Ukrayna için yapılacak herhangi bir barış anlaşmasında, NATO'nun ikinci büyük ordusu olan Türkiye'nin rolü büyük önem taşıyacaktır, zira Karadeniz bölgesinde yeni bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya kalacağız" diye konuştu. Kos öte yandan, Türkiye'nin AB'ye yakın politika izlemesi ve Kıbrıs konusunda da anlaşma sağlanması gerektiğini de anımsattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çifte standart" tartışması ve Kıbrıs&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer bir dikkat çekici açıklama ise eski Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel'den geldi. Michel ve von der Leyen arasındaki anlaşmazlık, ikilinin Ankara ziyaretlerinde meydana gelen koltuk kriziyle açığa çıkmıştı.&nbsp;Michel, X hesabından yaptığı paylaşımda von der Leyen'i etiketleyerek, "Türkiye, NATO'nun ana müttefikleri arasında yer alan, göç konusunda kilit öneme sahip bir ortak, bir enerji koridoru, Avrupa'nın sınırlarında önemli bir savunma aktörü ve ciddi bir bölgesel güçtür. Avrupa, çifte standart uygulayarak ya da gerçekleri basitleştirerek daha güçlü hale gelemez" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Charles'ın bu açıklaması üzerine başta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis olmak üzere farklı cephelerden tepkiler gecikmedi. Tepkilerin odağında ise "Türkiye'nin Kıbrıs Adası'nda işgalci konumda olduğu" iddiası yer aldı. Hristodulidis, Michel'in söz konusu paylaşımını, "Sevgili Charles, madem çifte standarttan bahsediyorsun, şunu hatırlatayım: Türkiye 1974'te Kıbrıs'ı işgal etti ve hala Avrupa topraklarını işgal altında tutuyor" ifadeleriyle alıntıladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara, Brüksel ile temasa geçti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı'na konuşan bir Türk yetkili, yaşananların ardından AB ile temasa geçildiğini ve açıklamaların doğru olup olmadığını sorduklarını kaydetti. Brüksel Ankara'ya, von der Leyen'in açıklamalarının bağlam dışına çıkarıldığını ve yanlış yorumlandığını, bu nedenle bir düzeltme açıklaması yapacaklarını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Komisyon Başsözcüsü Paula Pinho, 21 Nisan'da düzenlenen basın toplantısında, konunun sorulması üzerine, "Burada ifade edilen husus, elbette Türkiye'nin, tam da aday ülke sıfatıyla, komşu bölgesinde ek bir sorumluluğa sahip olduğu ve bu bölgedeki etkisini göz ardı etmediğimizdir. Bu anlamda, Türkiye'nin komşularına karşı da sorumluluk üstlenmesi beklenmektedir ve bu durumda atıf, AB değerlerine uygun olarak Batı Balkanlara yöneliktir. Başkan'ın Türkiye'ye atıfta bulunduğu bağlam budur" yanıtını verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 12:59:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ankara-avrupa-komisyonu-baskani-von-der-leyenin-aciklamasini-bruksele-sordu-bruksel-yanlis-anlasildigini-soyledi-h161550.html">Ankara, Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen&apos;in açıklamasını Brüksel&apos;e sordu. Brüksel, yanlış anlaşıldığını söyledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-bulbul-2026-yilinin-uc-ayinda-12-cocuk-iscinin-hayatini-kaybetti-h161549.html</link>
		<title>CHPli Bülbül: 2026 yılının üç ayında 12 çocuk işçinin hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül,
iş cinayetlerini gündeme getirdi. 2026 yılının üç ayında 12 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini
ifade eden CHP’li Bülbül, “Çocuklarımız ekonomik koşullar nedeniyle okulda olması
gerekirken ağır koşullarda çalışmak zorunda kalıyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ BÜLBÜL: İŞ KAZALARI CİNAYETTİR! OKULDA EĞİTİM GÖRMESİ<br />
GEREKEN ÇOCUKLAR ÇALIŞMAK ZORUNDA BIRAKILIYOR!<br />
Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın okullarda eğitim alması gerekirken, AKP’nin<br />
beceriksiz ekonomi politikaları yüzünden küçük yaşta ağır koşullarda güvencesiz, kaçak<br />
şekilde çalışmak zorunda bırakılıyor diyen CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet<br />
Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül, “2013-2025 seneleri arasında en az 789<br />
çocuk işçi, 2026’nın ilk üç ayında 12 çocuk işçi hayatını kaybetti” açıklamasını yaptı.<br />
CHP’li Bülbül’ün açıklaması şöyle;<br />
2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Yani her gün en az 6 işçi iş<br />
cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2025 yılında toplam 94 çocuk işçi hayatını kaybetti.<br />
2026 yılının Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti. Bunların 4’ü çocuk işçiydi. Şubat<br />
ayında en az 126 işçi, Mart ayında ise en az 148 işçi hayatını kaybetti. Yine Mart ayında 8<br />
çocuk işçi hayatını kaybetti.<br />
2026 yılının ilk üç ayında toplam 420 kişi iş cinayetinde hayatını kaybederken, bunların 12’si<br />
çocuk işçiydi.<br />
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin raporuna göre 2013-2025 seneleri arasında en az 789<br />
çocuk işçi hayatını kaybetti.<br />
MEB’in 2024-2025 verilerine göre 1 buçuk milyon çocuk okuldan koptu.<br />
Geleceğimizin teminatı çocuklarımız Okullarda eğitim alması gerekirken; neden çalışmak<br />
zorunda bırakılıyor? İktidarın beceriksiz ekonomi politikaları yüzünden çocuklarımız, ailesine<br />
yardımcı olabilmek için okul yerine güvencesiz bir şekilde, kaçak işlerde çalışmak<br />
durumunda kalıyor.<br />
Türkiye İstatistik Kurumu her yıl yayımladığı “istatistiklerle çocuk” verilerinde “çocuk işçi<br />
sayısını” gizledi. Her yıl yayımlanan “Kurumsal olmayan çocuk nüfusun iş gücü durumu”<br />
tablosuna bu yıl yer verilmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de 15-17 yaş arası ‘iş gücü piyasasındaki’ çocukların oranı yüzde 25 buçuk oldu.<br />
Geçtiğimiz sene bu oran yüzde 24.9’du.<br />
Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne diyordu: Küçük hanımlar, küçük beyler!<br />
Sizler geleceğimizin gülü, yıldızı, talih ışığısınız. Memleketi asıl aydınlığa sizler<br />
kavuşturacaksınız.<br />
Memleketimizi aydınlığa kavuşturacak gençlerimiz, AKP iktidarının beceriksizliği yüzünden<br />
daha doğarken borçla doğuyor. Ekonomik koşullar nedeniyle okulda olması gerekirken ağır<br />
koşullarda çalışmak zorunda kalıyor. Küçük yaşta çalışmak zorunda kalan çocuklarımız iş<br />
cinayeti sonucunda hayattan kopuyor.<br />
İş kazaları cinayettir. Çünkü çoğu iş yerlerinde güvenlik yok önlem yok. Denetleme<br />
yapılmıyor. Bunun sonucunda 1 yıl içerisinde binlerce kişi iş cinayetine kurban gidiyor. İş<br />
yerleri düzenli olarak denetlenmeli, çalışırken öncelik her şeyden önce güvenlik olmalıdır.<br />
İnsan canı bu kadar ucuz olmamalıdır.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 12:33:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-bulbul-2026-yilinin-uc-ayinda-12-cocuk-iscinin-hayatini-kaybetti-h161549.html">CHPli Bülbül: 2026 yılının üç ayında 12 çocuk işçinin hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/doruk-madencilik-iscilerinin-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligina-yurumesine-polis-engeli-h161548.html</link>
		<title>Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&apos;na yürümesine polis engeli</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eskişehir&#039;de faaliyet gösteren Doruk Madencilik&#039;te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Ankara&#039;daki eylemlerini sürdürüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#039;na yürümek isteyen işçiler ile polis arasında arbede yaşandı, işçilerin yürümesine izin verilmedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isterken polis engeliyle karşılaştı. Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine polisle madenciler arasında kısa süreli arbede yaşandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ölmek var, dönmek yok" sloganı atan madenciler, baretlerini yere vurarak polis engeline tepki gösterdi. Arbedenin ardından bazı madenciler üstlerini çıkararak oturma eylemine başladı. Beş gündür açlık grevinde olan işçilerden biri fenalaşarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eylem sırasında bir işçinin daha rahatsızlandığı bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 12:15:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/doruk-madencilik-iscilerinin-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligina-yurumesine-polis-engeli-h161548.html">Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&apos;na yürümesine polis engeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-guven-endeksi-hizmet-sektorunde-yuzde-31-azaldi-h161547.html</link>
		<title>TÜİK: &amp;quot;Güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 3,1 azaldı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verisine göre, güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 3,1, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,8 azaldı; inşaat sektöründe yüzde 3,6 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verisine göre, güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 3,1, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,8 azaldı; inşaat sektöründe yüzde 3,6 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK nisan ayına ilişkin "Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri" verisini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 3,1, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,8 azaldı; inşaat sektöründe yüzde 3,6 arttı<br />
Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi nisan ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 3,1 oranında azalarak 109,7, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,8 oranında azalarak 111,6 ve inşaat sektöründe yüzde 3,6 oranında artarak 83,6 değerinde gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 12:07:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-guven-endeksi-hizmet-sektorunde-yuzde-31-azaldi-h161547.html">TÜİK: &amp;quot;Güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 3,1 azaldı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-li-basevirgen-iktidar-gida-guvenligimizi-saglamak-h161546.html</link>
		<title>CHP&amp;#039;li Başevirgen: &amp;quot; İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TÜİK verilerine göre yüzde 32’ye varan tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa dikkati çekerek &quot;TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında arttı. Mazottaki fiyat artışının da girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda. Aksi takdirde ete hasret vatandaşımız, taneyle aldığı sebzeye, meyveye de ulaşamayacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Manisa Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TÜİK’in Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi raporuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in raporuna göre bile üstelik savaşın mazot üzerindeki etkilerinin henüz istatistiklere yansımamasına rağmen girdi maliyetlerindeki artışın korkutucu seviyelere geldiğini ifade eden Başevirgen, "TÜİK’in 20 Nisan tarihli raporuna göre Şubat ayında tarımsal girdi fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,55 arttı, aylık ise yüzde 3,10 oranında artış yaşandı. TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında arttı. İktidar ise girdi maliyetleri altında ezilmelerine rağmen, fedakarlıklar içinde üretmeye devam eden çiftçilerimizi duymuyor, görmüyor, hiçbir destekte bulunmuyor"&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Gıda artık tüm ülkeler için bir milli güvenlik meselesidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçiye en çok maliyet yükü oluşturan kalemleri sıralayan Başevirgen, "Üreticilerimize en çok mali yük oluşturan kalemler ise geçen yıla göre yüzde 41,37 oranında artan veterinerlik harcamaları, yüzde 37,70 artışla yem, yüzde 36,89 artışla gübre ve yüzde 34,58 artışla tohumda yaşandı. Yani üreticimizin besicilik yapmak ya da mahsul almak için kullanması gereken tüm kalemlerde ki bu yüksek artış artık iktidar tarafından göz ardı edilemez. TÜİK’e göre bile yüzde 32’ye dayanan yıllık girdi maliyetleri, çiftçinin tarlasında daha fazla hissedilirken iktidar derhal çiftçinin hakkı olan desteği, çiftçiye vermelidir" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başevirgen, bu yüksek artışa henüz savaştan dolayı mazot fiyatlarındaki artışın istatistiklere yansımadığını da hatırlatarak, "Üstelik bu yüzde 32’ye varan artışta henüz ABD/İsrail-İran savaşının etkilerinden kaynaklanan mazot artışının yansımaları yer almıyor. Mazottaki fiyat artışının da girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Gıda artık tüm ülkeler için bir milli güvenlik meselesidir. Üretmeyen, gıdada dışa bağımlı olan ülkeler fakirleşmeye mahkumdur. İktidar ise göz göre göre bu bağımlığa yol açıyor" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç ediyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçinin borçlu ve her geçen gün üretimden uzaklaştığını da kaydeden Başevirgen, "Çiftçilerimizin banka ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar liralık borcu giderek büyüyor. Girdi maliyetlerini karşılamak için kredi çeken çiftçi, hasat sonrası borcunu kapatamıyor ve yeniden borçlanmak zorunda kalıyor. Bu kısır döngü, birçok üreticiyi tarımdan kopardı, koparmaya da devam ediyor. Bunun yanında özellikle genç nüfus tarımdan uzaklaşıyor. Kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç ediyor" açıklamasını yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidara üreticiye destek verilmesi için çağrıda da bulunan Başevirgen, "Tüm bu sorunlar birleştiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye’de çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. İktidar ise çiftçinin hakkını çiftçiye vermemekte ısrar ediyor. Tekrar tekrar uyarıyoruz. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda. Çiftçiyi üretime teşvik etmek, gerekli destekleri sağlamak zorunda. Aksi takdirde ete hasret vatandaşımız, taneyle aldığı sebzeye, meyveye de ulaşamayacak" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 11:42:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chp-li-basevirgen-iktidar-gida-guvenligimizi-saglamak-h161546.html">CHP&amp;#039;li Başevirgen: &amp;quot; İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/milletvekili-talat-dincer-issizlik-fonu-isciye-degil-isverene-mi-calisiyor-h161545.html</link>
		<title>Milletvekili Talat Dinçer: İşsizlik Fonu İşçiye Değil İşverene Mi Çalışıyor?</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Talat Dinçer, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kullanım biçimine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hem araştırma önergesi hem de yazılı soru önergesi sundu. Dinçer, işçinin alın teriyle oluşan fon kaynaklarının asli amacı dışında kullanıldığını belirterek, “İşçinin parasıyla işveren desteklenemez” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İŞSİZLİK FONU KURULUŞ AMACINDAN UZAKLAŞTI<br />
Dinçer açıklamasında, İşsizlik Sigortası Fonu’nun işsiz kalan yurttaşa güvence olmak amacıyla kurulduğunu hatırlattı. Ancak yıllar içinde fonun önceliklerinin değiştirildiğini savunan Dinçer, bugün işsiz kalan vatandaşın değil, işveren destek mekanizmalarının öne çıktığını ifade etti.<br />
İŞVERENE AKTARILAN PAY YÜZDE 50’YE ÇIKARILDI<br />
14 Temmuz 2025 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla işverenlere aktarılabilecek payın yüzde 50’ye yükseltildiğini belirten Dinçer, bunun fon dengesini bozduğunu söyledi. Son 10 yılda işverenlere aktarılan payın yüzde 20 seviyelerinden yüzde 49’a çıktığını vurgulayan Dinçer, işsizlik ödeneğinin payının ise gerilediğini kaydetti.<br />
421 MİLYAR TL İŞVERENE, 260 MİLYAR TL İŞÇİYE<br />
Dinçer’in paylaştığı verilere göre son yıllarda fondan işverenlere toplam 421 milyar TL aktarılırken, işçilere ödenen işsizlik ödeneği 260 milyar TL’de kaldı. Sadece 2025 yılında işverenlere 97 milyar TL destek sağlanırken, işçilere yapılan ödeme 80 milyar TL oldu.<br />
BAŞVURANLARIN YARISI ÖDENEK ALAMADI<br />
İşsizlik ödeneğine başvuran 1 milyon 840 bin kişinin yaklaşık yarısının ağır ve sınırlayıcı şartlar nedeniyle bu haktan yararlanamadığını ifade eden Dinçer, mevcut sistemin işsiz kalan vatandaşları koruyamadığını dile getirdi.<br />
“İŞÇİ PRİM ÖDÜYOR, İŞSİZ KALINCA KAPIDAN ÇEVRİLİYOR”<br />
CHP’li Dinçer, “İşçi prim ödüyor, işsiz kalınca kapıdan çevriliyor. Fon büyüyor ama işçinin payı küçülüyor. İşsiz kalan yurttaş geçim derdiyle baş başa bırakılırken, kaynakların büyük bölümü farklı kalemler altında işverenlere aktarılıyor” ifadelerini kullandı.<br />
MECLİS ARAŞTIRMASI VE BAKANLIĞA 11 SORU<br />
Vedat Işıkhan’a yazılı soru önergesi de veren Dinçer, fon kaynaklarının neden işçiye değil işverene yönlendirildiğini sordu. Ayrıca sistem dışı kalan başvuruların nedenlerini, kaynak dağılımının adil olup olmadığını ve yeni bir düzenleme planlanıp planlanmadığını gündeme taşıdı.<br />
İŞÇİNİN HAKKI İÇİN YENİ DÜZENLEME ÇAĞRISI<br />
Talat Dinçer, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kuruluş amacına uygun şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, işsizlik ödeneğine erişim şartlarının kolaylaştırılmasını ve fon kaynaklarının öncelikle işsiz kalan yurttaşlar için kullanılmasını istedi. Dinçer, bu düzenlemenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 11:15:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/milletvekili-talat-dincer-issizlik-fonu-isciye-degil-isverene-mi-calisiyor-h161545.html">Milletvekili Talat Dinçer: İşsizlik Fonu İşçiye Değil İşverene Mi Çalışıyor?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gulcan-kis-ev-kadinlarini-oyalamayi-birakin-haklarini-teslim-edin-h161544.html</link>
		<title>CHPli Gülcan Kış: Ev kadınlarını oyalamayı bırakın, haklarını teslim edin</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda
görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu teklifi sırasında yaptığı konuşmada ev
kadınlarının sosyal güvenceye erişememesini sert sözlerle eleştirdi. Kış, aynı
zamanda konuya ilişkin Meclis araştırması açılması için önerge verdi.
“Milyonlarca kadının emeği yok sayılıyor”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“AKP’DEN EV KADINLARINA: VAAT VAR, İCRAAT YOK”<br />
TBMM kürsüsünden konuşan Kış, sosyal hizmetin en büyük yükünü ev kadınlarının<br />
taşıdığını vurgulayarak, mevcut düzenlemenin bu gerçeği görmezden geldiğini<br />
söyledi.<br />
“Evi çekip çeviren, çocuğuna, yaşlısına, engellisine bakan milyonlarca kadın bu<br />
düzenlemede yok” diyen Kış, kadınların devletin üstlenmesi gereken bakım<br />
hizmetlerini de fiilen sırtladığını ifade etti.<br />
“AKP yine vaat etti… sonuç yine sıfır”<br />
Kış, 2023 seçimlerinde ev kadınlarına sigorta ve emeklilik hakkı sözü verildiğini<br />
hatırlatarak, geçen süreye rağmen hiçbir somut adım atılmadığını belirtti.<br />
“AKP seçim meydanlarında il il gezip ev kadınlarına sigorta ve emeklilik sözü verdi.<br />
Peki ne oldu? Yine aynı tablo… Söylem var, vaat var ama icraat yok. Vatandaşı<br />
oyalamakta, beklenti yaratıp karşılıksız bırakmakta adeta ustalaşmış bir anlayışla<br />
karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.<br />
“Hak yerine ‘muhtaçlık’ dayatılıyor”<br />
Ev kadınlarının sosyal güvence yerine yardıma mahkûm edildiğini vurgulayan Kış,<br />
mevcut sistemin hak temelli değil, “muhtaçlık” üzerine kurulu olduğunu söyledi.<br />
Kadınların yıllarca verdikleri emeğe rağmen destek alabilmek için “muhtaç olduğunu<br />
ispat etmek zorunda bırakıldığını” belirten Kış, bunun sosyal devlet ilkesiyle<br />
bağdaşmadığını ifade etti.<br />
Meclis’e araştırma önergesi<br />
Kış, ev kadınlarının sosyal güvenceye erişimi ve bakım emeğinin tanınması amacıyla<br />
Meclis araştırması açılması için önerge sundu.<br />
Önergede; ev içi emeğin görünmez kılındığı, milyonlarca kadının sigorta ve emeklilik<br />
hakkından mahrum bırakıldığı ve mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.<br />
Ayrıca devlet destekli sigorta modelleri ve bakım hizmetlerinin kurumsallaştırılması<br />
gerektiği ifade edildi.<br />
“Bu emek kamusal bir emektir”<br />
Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ev kadınları sigortalanmalıdır. Bakım emeği tanınmalı ve primler devlet tarafından<br />
karşılanmalıdır. Bu emek bireysel değil, kamusal bir emektir ve mutlaka güvence<br />
altına alınmalıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 10:55:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-gulcan-kis-ev-kadinlarini-oyalamayi-birakin-haklarini-teslim-edin-h161544.html">CHPli Gülcan Kış: Ev kadınlarını oyalamayı bırakın, haklarını teslim edin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlesik-kamu-is-aclik-siniri-36-bin-lirayi-asti-yoksulluk-siniri-109-bin-liraya-dayandi-h161543.html</link>
		<title>Birleşik Kamu- İş: Açlık sınırı 36 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 109 bin liraya dayandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın Nisan 2026 açlık-yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bir önceki aya göre 494 lira artarak 36 bin 313 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı ise bin 994 liralık artışla 108 bin 820 liraya çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu&nbsp;Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın Nisan 2026 açlık-yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bir önceki aya göre 494 lira artarak 36 bin 313 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı ise bin 994 liralık artışla 108 bin 820 liraya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmaya göre, gıda fiyatlarının yanı sıra özellikle ulaştırma ve diğer temel harcama kalemlerinde yaşanan artışlar yoksulluk sınırını yukarı çekmeye devam etti. Son bir yılda açlık sınırı 10 bin 135 lira, gıda dışı harcamalar 19 bin 273 lira, yoksulluk sınırı ise toplamda 29 bin 407 lira arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücret açlık sınırının altında kaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak ayında 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücret, Nisan itibarıyla açlık sınırının 8 bin 238 lira altında kaldı. En düşük emekli aylığı ise açlık sınırının 16 bin 313 lira gerisinde kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Verilere göre, asgari ücret dört kişilik bir ailenin yalnızca 23 günlük gıda harcamasını karşılayabiliyor. Üç asgari ücretli çalışanın bulunduğu bir hanede bile toplam gelir, yoksulluk sınırının 24 bin 595 lira altında kalıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur maaşları yoksulluk sınırının gerisinde</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmaya göre, 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 56,8’ini, ortalama 67 bin 630 lira seviyesindeki memur maaşı ise yüzde 62’sini karşılayabiliyor. Yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için en düşük memur maaşının yüzde 75,8 oranında artırılması gerektiği hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda harcamalarında dikkati çeken artış</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara’da yapılan fiyat derlemelerine göre, dengeli beslenme için aylık gıda harcamalarında en yüksek artış kalemlerinden biri et, balık ve yumurta oldu. Bu gruptaki harcama 10 bin 792 liraya yükseldi. Süt ve süt ürünleri 7 bin 444 liraya, meyve 3 bin 417 liraya çıktı. Sebze harcamaları ise aylık bazda düşüş gösterse de yıllık artışını sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda dışı harcamalar 72 bin lirayı aştı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yapması gereken harcama ise 72 bin 507 liraya yükseldi. Bu kapsamda barınma giderleri ortalama 20 bin 979 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 235 liraya ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırma sonuçlarına göre, Nisan 2026 itibarıyla dört kişilik bir ailenin insana yakışır bir yaşam sürdürebilmesi için yapması gereken toplam harcama 108 bin 820 lira olarak hesaplandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 26 10:40:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlesik-kamu-is-aclik-siniri-36-bin-lirayi-asti-yoksulluk-siniri-109-bin-liraya-dayandi-h161543.html">Birleşik Kamu- İş: Açlık sınırı 36 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 109 bin liraya dayandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


