CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun öncülük ettiği kalabalık bir grup bir haftadır yürüyor. Ankara Güvenpark'tan start alan yürüyüş şimdilerde Bolu il sınırları içerisinde kararlılıkla ve yeni katılımlarla devam ediyor...

***

Kimine göre kutlu bir eylem,

Kimine göre ise gereksiz bir faaliyet...

Ancak neresinden bakarsanız bakın TARİHİ BİR YÜRÜYÜŞ olduğu kesin.

Gandi'nin tarihi tuz yürüyüşüne benzetenler de var, 1994 yılındaki madenci yürüyüşünü hatırlatanlar da.

***

Ne arıyorlar, neden yürüyorlar?

Adalet?

'Adalet toplumun en başat kavramlarından birisidir' önsözüyle yola çıkılabilir belki.

Ancak bence onun da ötesinde bir anlamı var.

Adaletin olmadığı bir durumda diğer kavramların içi boşalıveriyor.

Adaletsiz bir siyaset, adaletsiz bir ticaret, adaletsiz bir ekonomi, adaletsiz bir spor dünyası, adaletsiz bir eğitim hayatı, adaletsiz bir futbol ligi, hatta adaletsiz bir aile yaşamı düşünülebilir mi?

Şöyle içimizi çekerek bir kez daha düşünürsek bu soruya vereceğimiz cevap;

HAYIR oluyor.

***

Adaletin olmadığı bir siyaset de, adaletin olmadığı bir ticaret de, adaletin olmadığı bir spor da, adaletin olmadığı eğitim de bir anda İÇİ BOŞ BİRER FAALİYET konumuna düşüveriyor.

Adaletin olmadığı bir yaşam sahası anlamını yitiriyor...

Daha net bir ifadeyle ANLAMSIZLAŞIYOR...

***

KİMİN İÇİN yürüyorlar peki?

Ben işin biraz bu kısmıyla, sosyolojisiyle ilgiliyim ve bunu daha çok önemsiyorum!

Bu yürüyüş bir kişi, bir zümre, bir grup, bir kesim, bir katman için mi?

Katılımcıların hangisine kulak verirseniz, bir çırpıda ağzından, 'Mücadelemiz adaletli bir ülke' için diyor.

Herkes için, her kesim için diyorlar...

Bugün ihtiyaç duymayanların da yarın da sığınacağı bir liman olacağı için "80 MİLYON İÇİN ADALET" diye haykırıyorlar...

***

Bu bir siyasi parti konusu değil.

Zaten öyle olmadığı için bu kadar umut doğuruyor...

Öyle olmadığı için bu kadar ilgi görüyor...

Ve öyle olmadığı içtin bu kadar farklı kesimlerden temsilciler katılıyor.

***

Yürüyüş fotoğrafları yansıyor ekranlara...

Şöyle durup derin derin bir kez daha bakınız yansıyan karelere.

Sakallı dedem de orada; yemenili teyzem de orada...

Bebekli genç bir anneyi de, çocuğunu omuzlamış bir babayı da görmeniz mümkün...

Hali vakti, işi gücü yerinde bir kişiyi de orada görüyorsunuz, mesleğini yapamaz duruma düşmüş işsiz gazeteciyi de orada buluyorsunuz...

Orada olamayan da yüreğiyle, mesajıyla bir tür katılımcı konumunda.

***

Peki ne olacak sonuçta?

Elbette 80 milyonun yüreğine dokunacak MİLYONLUK BİR KATILIMLA İstanbul Maltepe'ye varılması çok manidar olacaktır...

***

Belki yürümekle yollar aşınmayacak...

Ama eski algıların, eski alışkanlıkların ve eski anlayışların AŞINDIĞINA tanıklık edeceğiz.

Emin olun ki bir çok şey değişecek.

Yürüyüşten önce (YÖ) ve yürüyüşten sonra (YS) gibi YENİ BİR MİLAT başlayacak.

Hep birlikte göreceğiz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.