TBMM Genel Kurulu’nda İçtüzük’ün 37’nci maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik
Yapılmasına ilişkin kanun teklifi görüşüldü. AKP iktidarı döneminde emekliliğin yıllar içinde
nasıl bir yıkıma dönüştüğünü anlatan Süllü, “Bundan 20 yıl önce emekli dediğimizde,
ikramiyesiyle evini alabilen, gönlünce seyahat eden, çocuklarına destek olabilen insanlar akla
gelirdi” dedi. Bugün gelinen noktada ise emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi
karşılayamadığını vurgulayan Süllü, “24 yıllık AKP iktidarının sonunda emekliler, gıda,
barınma, sağlık ve ısınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi” ifadelerini
kullandı.
En düşük emekli maaşının asgari ücret karşısındaki erimesine dikkat çeken Süllü, “AKP
iktidarı öncesinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücrete denk geliyordu. Bu oran korunmuş
olsaydı bugün en az 42 bin lira olacaktı. Ama bugün konuştuğumuz rakam 20 bin lira. O da
bin 25 liralık bir lütufla” diye konuştu. “Soruyorum” diyen Süllü, “20 bin lirayla kim
geçinebilir, daha doğrusu kim yaşayabilir?” sözleriyle iktidara yüklendi.
Konuşmasında emeklilerin gündelik yaşamına dair çarpıcı örnekler veren Süllü, “Ev
kiralarının maaşı aştığı günlerdeyiz. Kirasını ödeyen aç kalıyor, karnını doyurmaya çalışan
sokakta kalıyor. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünleri almak zorunda kalan, ucuz otel
odalarında konaklayan, bir yıldır et alamadığını söyleyen emekliler vicdanımızı sızlatıyor”
dedi. Emeklilerin bir zamanların “orta direği” olduğunu hatırlatan Süllü, “Bugün o övünülen
büyümeden pay alamayan emekliler, sefaletle karşı karşıya bırakılıyor. Bu tablo gelir
dağılımındaki büyük adaletsizliği gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.
Anayasa’nın 55’inci maddesini hatırlatan Süllü, “Emeğin karşılığının adaletli ödenmesi ilkesi
yerle bir edilmiş durumda. Yıllarca çalışan emekliler, tam rahat edecekleri dönemde büyük bir
adaletsizlikle karşı karşıya” diye konuştu.
Süllü, Genel Kurul gündemine taşıdığı kanun teklifinin özellikle kamudan emekli veteriner
hekimlerin yaşadığı eşitsizliği gidermeyi amaçladığını belirterek, “Ocak 2019’a kadar aynı
hizmet süresine sahip kamu emeklileri eşit maaş alıyordu. Ancak 7146 sayılı Kanun’la
veteriner hekimler riskli hizmet sınıfı dışına çıkarıldı ve eşitlik bozuldu” dedi. 2025 Aralık
bordrolarına dikkat çeken Süllü, “Riskli hizmet sınıfındaki bir sağlık çalışanı 60 bin lira
emekli maaşı alırken, kapsam dışı bırakılan emekli veteriner hekim 30 bin lira alıyor”
ifadelerini kullandı.
Veteriner hekimliğin kamu sağlığı açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Süllü, “Veteriner
hekimler yalnızca hayvan sağlığıyla değil, salgın hastalıklarla mücadeleden gıda güvenliğine,
mezbaha denetimlerinden hayvansal üretime kadar ağır ve riskli koşullarda çalışıyor” dedi.
Buna rağmen özlük hakları ve emeklilik söz konusu olduğunda dışlandıklarını belirten Süllü,
“Aynı riski taşıyan sağlık meslek gruplarına tanınan haklardan yararlanamıyorlar” diye
konuştu.
Eskişehir merkezli Emekli Veterinerler Derneği’nin her platformda sesini duyurmaya
çalıştığını ifade eden Süllü, “Bütçe Komisyonu’na dilekçelerini sundular ama seslerini duyan
olmadı. Gelin, bugün hep birlikte bu sesi duyalım” çağrısında bulundu. Kanun teklifinin
içeriğini de özetleyen Süllü, “Teklifimizle emekli veteriner hekimlerin aylıklarında iyileştirme
yapılmasını ve fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarını öneriyoruz” dedi. İktidar
sıralarına seslenen Süllü, “Her zamanki gibi AKP ve MHP oylarıyla reddedebilirsiniz. Ama
bu kez bizi şaşırtın ve kabul edin” ifadelerini kullandı.
Ancak Süllü’nün emekli veterinerlerin hak kayıplarını gidermeye yönelik kanun teklifi çağrısı
karşılık bulmadı. Emekli veteriner hekimlerin maaşlarında iyileştirme öngören kanun teklifi,
AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi.