Yıldırım Kara: "Çiftçiyi ve tarımı yok saymak, geleceğimizi yok saymaktır"

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, tarım kredilerinin verilmesinde getirilen ve yeni yılda uygulanmaya başlanan kriterler hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.

21 Ocak 2026 Çarşamba 14:59
Yıldırım Kara: "Çiftçiyi ve tarımı yok saymak, geleceğimizi yok saymaktır"


YILDIRIM KARA: AKP ‘TARIMI NASIL BİTİREBİLİRİM?’ DİYE
DÜŞÜNÜP HAREKET EDİYOR
“Tarımda geçici bir kriz değil, büyük ve yıkıcı sonuçları olacak bir dönüşüm
yaşanıyor; bu dönüşümde de eskiden toplumsal yapımızın en önemli
sacayaklarından birisi olan çiftçilerimiz zarar görüyor. Tüm dünyada tarımdan
sanayi ve hizmet sektörüne doğru yaşanan kayma, ülkemizde çok kısa bir
sürede, herhangi bir plan hazırlanmaksızın gerçekleşti. AKP, bu süreci
hızlandıracak yeni bir adım atarak, 24 Ekim 2025’te Resmi Gazete’de bir karar
yayımladı. Bu yeni karar kapsamında, çiftçilere Ziraat Bankası üzerinden verilen
krediler için aranan şartlarda bir değişikliğe gidilerek vadesi geçmiş vergi borcu
bulunmamasının yanı sıra sosyal güvenlik prim borcu olmaması koşulu da
getirildi. Bu karar, 1 Ocak’ta yürürlüğe girdi; o tarihten bu yana da çeşitli
kanallardan bize ulaşan yurttaşlarımız, Ziraat Bankasından kredi alamaz hale
geldiklerini, bundan dolayı büyük zorluklar yaşadıklarını söylüyorlar. AKP,
adeta ‘Tarımı nasıl bitirebilir, çiftçiyi büyük şirketlere nasıl ezdirebiliriz?’ diye
düşünerek hareket etmiştir.
YILDIRIM KARA: ÇİFTÇİNİN EKTİĞİNİ YA DON VURUYOR YA
BANKALAR BİÇİYOR
Tarım sektörü söz konusu olduğunda her gelen yıl gideni aratır hale geldi.
Bunun fazla dile getirilmeyen işaretlerinden birisi, sektörler arasındaki gelir
artışı farkıdır. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı için, tarım sektörü ortalama esas
iş geliri en düşük sektör oldu. Tüm sektörlerin iş gelirleri yüzde 73 oranında
artarken tarımdaki artış yüzde 54’le sınırlı kalmış; tarımın ortalama iş geliri
sıralamasındaki sonuncu konumu değişmemiştir. Bunun haricinde kuraklık da
tarımsal üretimimize ve dolayısıyla çiftçilerimize büyük bir darbe vurdu;
durumun ne kadar kötü olduğu, TÜİK’in yıl sonu istatistiklerinde de doğrulandı:
Meyve üretimi yüzde 30, tahıl üretimi yüzde 12 düştü. Çiftçinin ektiğini ya
doğal afet vuruyor ya da aracılar ve bankalar biçiyor; çiftçiye de toprağını terk
edip şehirlere göç etmekten başka yol kalmıyor.
YILDIRIM KARA: ÇİFTÇİYİ VE TARIMI YOK SAYMAK
GELECEĞİMİZİ YOK SAYMAKTIR

Tarımsal üretimin sürdürülmesi için daha fazla destek açıklanacağı yerde,
bankalar ve sosyal güvenlik sistemi üzerinden çiftçi aleyhine adeta yeni cepheler
açılıyor. Ziraat Bankası kredisi verilirken çiftçiye ‘Borçsuz olduğunu ispatla’
denmesi ekonomik hayatın gerçekleriyle de uyuşmuyor çünkü çiftçiler de
neredeyse tüm ülke gibi kendisini ancak borçla çevirebilir durumda. Yalnızca
SGK borcu olmayan çiftçiye kredi verileceğinin Türkçesi, çiftçilere kredi
verilmeyeceğidir. Bunun anlamı da tarımın tamamen gözden çıkarıldığı, çiftçiyi
korumakla ilgili nutukların altının boş olduğudur.
Uzun yıllar boyunca sahip olduğumuz, bir ulusal gurur vesilesi saydığımız gıda
güvenliğimiz artık bir nostaljiden ibarettir. Bunu da Türkiye Gıda ve İçecek
Sanayi Dernekleri Federasyonunun açıkladığı üzere, gıda ithalatının 2025
yılında, bir önceki yıla göre yüzde 22 artmasında görebiliyoruz. Tarım ve Orman
Bakanlığının Tarımsal Dış Ticaret Sektör Politika Belgesine göre 2001 yılında
tarımda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 262’den, 2025 yılında yüzde
136’ya düştü. Bu şekilde devam ederse üretimdeki azalma dışa bağımlılıkla
birleşecek ve belki de hiç bitmeyen bir gıda enflasyonu sarmalına gireceğiz.
AKP böyle bir bunalımın yaşanmaması için çiftçiyi desteklemek yerine
köstekleyen politikalardan vazgeçmek zorunda. Bunun ilk adımı olarak da Ziraat
Bankası kredileri verilirken aranan borcu olmama şartı kaldırılmalı, çiftçinin
krediye erişimi kolaylaştırılmalıdır. Girdi maliyetlerini düşürmek ve yerli
üretimi artırmak için tarım sektöründeki yetkili kurum ve kuruluşlarla,
çiftçilerimizin büyük şirketlere ve haksız rekabete karşı korunmasını esas alan
yaklaşımlar geliştirilmelidir. Çiftçiyi ve tarımı yok saymak, geleceğimizi yok
saymaktır; iktidarı, çiftçilerimizle barışmaya davet ediyoruz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.