Hatay’ın 6 Şubat depremlerinden en ağır şekilde etkilenen illerin başında geldiğini hatırlatan Güzelmansur, “Esnafımız, sanayicimiz ve üreticimiz depremden sonra adeta küllerinden yeniden doğmaya çalışıyor. İşyerleri yıkıldı, makineleri enkaz altında kaldı, sermayeleri yok oldu ama üretmekten, istihdam sağlamaktan vazgeçmediler” dedi.
Nefes Kredisi’nin açıklanmasının umut yarattığını ancak uygulamadaki kriterlerin depremzede işletmeleri dışarıda bırakabileceğini ifade eden Güzelmansur, “Borçlarını yapılandırmış, taksitlerini günü gününe ödeyen işletmeler bu krediden yararlanamayacaksa bunun adı neden ‘Nefes Kredisi’dir?” diye sordu.
Hatay’daki işletmelerin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu dönemde yeni engellerle karşı karşıya bırakılmamasını vurgulayan Güzelmansur, deprem bölgesine yönelik ekonomik desteklerin yalnızca işletmeleri değil, binlerce ailenin geleceğini de doğrudan etkilediğini söyledi.
“Hatay’a verilecek her destek bir fabrikanın bacasının tütmesi, bir dükkânın kepengini açması, bir depremzede ailenin ekmeğini kazanması demektir” diyen Güzelmansur, hükümete çağrıda bulunarak deprem bölgesindeki işletmeler için kredi şartlarının kolaylaştırılmasını istedi.
Güzelmansur, sözlerini “Deprem bölgesine ayrıcalık istemiyoruz; hakkımız olan pozitif ayrımcılığı istiyoruz. Hatay’ın yeniden ayağa kalkabilmesi için üreticimizin, esnafımızın ve sanayicimizin desteklenmesi şarttır” ifadeleriyle tamamladı.