Gerçek Muhabir

Gülcan Kış: “Kemer Hazine’ye değil, milletin boğazına sıkıldı”

SİYASET

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılının ilk 7 ayında 4 trilyon 917 milyar liralık harcama gerçekleştirmesine ve faiz giderlerinin 1 trilyon 791 milyar liraya ulaşmasına tepki gösterdi.

HER 100 LİRANIN 48 TL’Sİ HAZİNE’YE!
TASARRUF HAZİNE’YE UĞRAMADI
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Güçlenen harcama disipliniyle mali alan
sağladık.” açıklamasını eleştiren Kış, “Kamuda tasarruf tedbirleri Hazine’nin
kapısından içeri giremedi. Genel bütçeden harcanan her 100 liranın yaklaşık
48’i Hazine’den geçti, vatandaştan toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23
lirası faize gitti. Mehmet Şimşek’in kemer sıkma politikası Hazine’ye değil;
emekliye, işçiye, çiftçiye ve dar gelirliye uygulandı.” dedi.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2026 yılının ocak-temmuz dönemine ilişkin bütçe
gerçekleşmelerini değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığının kurumsal
harcamaları, merkezi yönetim bütçe açığı, faiz giderleri ve vergi gelirlerindeki artışa
dikkat çeken Kış, iktidarın “mali disiplin” ve “kamuda tasarruf” söylemlerinin bütçe
rakamlarıyla örtüşmediğini söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in temmuz ayı bütçe gerçekleşmelerine
ilişkin yaptığı son açıklamada, “Jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkilerine rağmen mali
disiplini koruyoruz.” dediğini hatırlatan Kış, Şimşek’in “Gelir politikalarımızda artan
etkinlik ve güçlenen harcama disipliniyle sağladığımız mali alanı öncelikli alanlara
yönlendirmeye devam edeceğiz.” sözlerine rakamlarla yanıt verdi.
HER 100 LİRANIN 48’İ HAZİNE’DEN GEÇTİ
2026 Yılı Genel Bütçeli İdarelerin Bütçe Giderlerinin Kurumsal Sınıflandırılması
Tablosu’na göre genel bütçeli idarelerin ocak-temmuz dönemindeki toplam
harcaması 10 trilyon 289 milyar 317 milyon lira olarak gerçekleşti. Aynı dönemde
Hazine ve Maliye Bakanlığının kurumsal harcaması 4 trilyon 917 milyar 551 milyon
liraya ulaştı.
Buna göre, genel bütçeli idareler tarafından harcanan her 100 liranın yaklaşık 48
lirası Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi üzerinden çıktı.
Bakanlığın 2026 yılı başlangıç ödeneği 8 trilyon 890 milyar 323 milyon lira olurken, bu
ödeneğin yüzde 55,3’ü ilk 7 ayda kullanıldı. Hazine ve Maliye Bakanlığının yalnızca
temmuz ayındaki harcaması 866 milyar 377 milyon liraya ulaştı. Haziran ayında 577
milyar 506 milyon lira olan aylık harcama, temmuzda yaklaşık yüzde 50 arttı.
Kış, söz konusu tabloyu şöyle değerlendirdi:
“Mehmet Şimşek ‘Güçlenen harcama disiplini’ diyor ancak başında bulunduğu
Bakanlığın harcaması hazirandan temmuza bir ayda yüzde 50 artıyor. Hazine ve
Maliye Bakanlığı 7 ayda 4 trilyon 917 milyar lira harcıyor. Genel bütçeden çıkan her

100 liranın yaklaşık 48’i Hazine’den geçiyor. Buna rağmen emekliye, işçiye, çiftçiye
ve asgari ücretliye ‘Kaynak yok, sabredin, kemer sıkın.’ deniliyor. Kamuda tasarruf
tedbirleri Hazine’nin kapısından içeri girememiştir.”
“ŞİMŞEK’İN HARCAMA DİSİPLİNİ FAİZE İŞLEMEDİ”
Hazine ve Maliye Bakanlığının temmuz ayı bütçe gerçekleşme raporuna göre
merkezi yönetim bütçesi, 2026 yılının ilk 7 ayında 1 trilyon 320 milyar 940 milyon lira
açık verdi.
Ocak-temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 10 trilyon 520 milyar 682
milyon liraya, faiz giderleri ise 1 trilyon 791 milyar 13 milyon liraya ulaştı. Faiz
giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43,7 arttı. Yılın henüz 7’nci ayında,
2026 yılı için ayrılan toplam faiz ödeneğinin yüzde 65,3’ü tüketildi.
Faiz dışı bütçe giderleri 8 trilyon 729 milyar 669 milyon lira, bütçe gelirleri 9 trilyon
199 milyar 742 milyon lira olarak gerçekleşti. Böylece faiz dışı bütçe dengesi 470
milyar 73 milyon lira fazla verdi. Ancak 1 trilyon 791 milyar liraya ulaşan faiz giderleri
nedeniyle bütçe dengesi 1 trilyon 321 milyar liraya yakın açık verdi.
Şimşek’in 470 milyar liralık faiz dışı fazlayı “mali disiplinin göstergesi” olarak
sunduğunu belirten Kış, şöyle konuştu:
“Sayın Şimşek, 470 milyar liralık faiz dışı fazlayla övünüyor ancak 1 trilyon 791 milyar
liralık faiz giderini ve 1 trilyon 321 milyar liralık bütçe açığını anlatmıyor. Vatandaştan,
faiz dışındaki harcamalardan 470 milyar lira daha fazla kaynak topladılar. Sonra faiz
ödemeleri geldi, bu fazlanın yaklaşık dört katını bir çırpıda yuttu ve bütçe yine 1,3
trilyon lira açık verdi. Millet kemer sıktı, faiz kazandı, bütçe yine açık verdi. Buna mali
disiplin değil, yanlış ekonomi politikalarının faturasını millete kesmek denir.”
TOPLANAN HER 100 LİRALIK VERGİNİN 23 LİRASI FAİZE GİTTİ
2026 yılının ilk 7 ayında merkezi yönetim vergi gelirleri geçen yılın aynı dönemine
göre yüzde 37,3 artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemdeki
1 trilyon 791 milyar liralık faiz gideri dikkate alındığında, vatandaştan toplanan her
100 liralık verginin yaklaşık 23 lirasına karşılık gelen bir kaynak faize harcandı.
Faiz ödemelerinin ilk 7 aylık günlük ortalaması yaklaşık 8,4 milyar liraya, saatlik
ortalaması 352 milyon liraya, dakikalık ortalaması ise 5,9 milyon liraya ulaştı.
Kış, bu tabloya ilişkin şunları söyledi:
“Mehmet Şimşek vatandaşa tasarruf çağrısı yaparken bütçeden her gün ortalama 8,4
milyar lira, her dakika yaklaşık 5,9 milyon lira faize gitti. Toplanan her 100 liralık
verginin yaklaşık 23 lirası faiz giderlerine karşılık geliyor. Buna rağmen iktidar çiftçinin
desteğini, emeklinin aylığını, işçinin ücretini ve vatandaşın sosyal hakkını bütçeye
yük olarak görüyor. Faize gelince kaynak var, vatandaşa gelince tasarruf var.”
“GELİR POLİTİKALARINDA ETKİNLİK DEDİKLERİ, VATANDAŞTAN DAHA
FAZLA VERGİ TOPLAMAK”

Şimşek’in açıklamasında kullandığı “gelir politikalarımızda artan etkinlik” ifadesine de
tepki gösteren Kış, vergi gelirlerindeki yüzde 37,3’lük artışa işaret etti.
Kış, “İktidarın ekonomi sözlüğünde vatandaştan daha fazla vergi toplamanın adı ‘gelir
politikalarında etkinlik’, ücretleri ve emekli aylıklarını baskılamanın adı ‘dezenflasyon’,
vatandaşın sofrasından kısmak ise ‘harcama disiplini’ oldu.” dedi.
Vatandaşın ödediği dolaylı vergilerin, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle
her geçen gün ağırlaştığını belirten Kış, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vatandaş markette, akaryakıtta, elektrikte, doğal gazda, faturada, aldığı her üründe
vergi ödüyor. Ücretlinin vergisi daha maaşı eline geçmeden kesiliyor. Vergi gelirleri 7
ayda 7 trilyon 854 milyar liraya ulaşıyor ancak bütçe yine açık veriyor. Çünkü iktidarın
kurduğu düzen, vatandaştan toplamaya; faize, borca ve yanlış ekonomi politikalarına
aktarmaya dayanıyor.”
“KAMUDA TASARRUF EMEKÇİYE VAR, AYRICALIĞA YOK”
Kamuda Tasarruf Tedbirleri kapsamında kamu personelinin servisinden sosyal
tesislere, temsil giderlerinden yatırımlara kadar birçok alanda kısıtlamaya gidildiğini
hatırlatan Kış, tasarrufun adil ve şeffaf biçimde uygulanmadığını söyledi.
Kış, şöyle devam etti:
“Kamuda tasarruf denildi; kamu emekçisinin servisine, vatandaşın alacağı hizmete,
tamamlanması gereken yatırıma, çiftçinin desteğine ve sosyal harcamalara kısıtlama
getirildi. Ancak aynı tasarruf anlayışını faiz ödemelerinde, kamu-özel iş birliği
projelerinin garanti yüklerinde, kamudaki ayrıcalıklarda ve israf düzeninde
göremiyoruz. Tasarruf genelgesi vatandaşa ve kamu emekçisine işliyor, Hazine’ye ve
ayrıcalıklı kesimlere işlemiyor.”
“4,9 TRİLYON LİRANIN NEREYE HARCANDIĞI AÇIKLANMALI”
Hazine ve Maliye Bakanlığının 4 trilyon 917 milyar liralık kurumsal harcamasının
tamamının Bakanlığın personel veya idari giderlerinden oluşmadığını; faiz ödemeleri,
cari transferler, sosyal güvenlik sistemine aktarılan kaynaklar, borç verme işlemleri ve
diğer merkezi yükümlülüklerin de bu bütçede yer aldığını belirten Kış, harcamaların
ayrıntılı şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı.
Kış, şu soruları yöneltti:
“Yedi ayda Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden harcanan 4 trilyon 917 milyar
liranın ne kadarı faiz ödemelerine, ne kadarı cari transferlere, ne kadarı sosyal
güvenlik sistemine, ne kadarı kamu şirketlerine, ne kadarı garanti ve borç
yükümlülüklerine ayrılmıştır? Temmuz ayında Bakanlığın harcaması neden bir önceki
aya göre yüzde 50 artmıştır? ‘Güçlenen harcama disiplini’ denilen dönemde faiz
giderleri neden yüzde 43,7 yükselmiştir? Tasarruf tedbirleri hangi harcama
kalemlerinde ne kadar tasarruf sağlamıştır? Oluşturulduğu söylenen ‘mali alan’ hangi
öncelikli alanlara ve hangi tutarlarda aktarılmıştır?”

“SORUN KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL, SİYASİ TERCİHTİR”
Türkiye’nin kaynağının bulunduğunu ancak bütçe tercihlerinin halktan yana
yapılmadığını ifade eden Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Rakamlar açıkça gösteriyor: Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değildir. Sorun,
kaynağın kimden toplandığı ve kimler için harcandığıdır. İktidar, bütçeyi vatandaştan
topluyor; faize, borca ve yanlış ekonomi politikalarının yarattığı maliyetlere harcıyor.
Emekliye, işçiye, çiftçiye ve dar gelirliye ise sabır tavsiye ediyor.
Genel bütçeden harcanan her 100 liranın yaklaşık 48’i Hazine’den geçti. Vatandaştan
toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası faize gitti. Yedi ayda 1,8 trilyon
liraya yakın faiz ödendi, bütçe 1,3 trilyon lira açık verdi. Buna rağmen Sayın Şimşek
çıkıp ‘Mali disiplini koruyoruz.’ diyor.
Mehmet Şimşek’in kemer sıkma politikası Hazine’ye değil, milletin boğazına
uygulanıyor. Tasarruf emeklinin sofrasından, işçinin ücretinden, çiftçinin tarlasından,
gencin geleceğinden yapılıyor. Hazine’nin kasası milletin vergileriyle doluyor, AKP’nin
yanlış ekonomi politikalarıyla boşalıyor. Şimşek’in ekonomi programı bütçeyi değil,
vatandaşı küçültüyor.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.