Gerçek Muhabir

Osmaniyeli emekli: "Kurban ikramiyesiyle kurbanın kuyruğunu mu alırız, ayağının birini mi?"

YAŞAM

Osmaniye’de emekliler, artan yaşam maliyetleri ve yükselen kurbanlık fiyatları nedeniyle bu Kurban Bayramı’nda kurban kesmenin kendileri için imkânsız hale geldiğini ifade ettiler. Emekliler, temel gıda fiyatlarındaki artışın dahi günlük yaşamlarını zorlaştırdığını, kurbanlık fiyatlarının ise bütçelerini tamamen aştığını ifade etti. Emekli bir yurttaş, "20 bin lira maaş alan adam nasıl kurbanlık alsın? Kurbanlıklar 25-30 bin lira olacak, hiçbir iş yok. 4 bin lirayla ne alacağız da ne vereceğiz? Kurban ikramiyesi veriyorlar işte; kuyruğunu mu alırız, ayağının birini mi?"

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi, Osmaniye’de yaşayan emekli yurttaşlar, artan yaşam maliyetleri ve yükselen kurbanlık fiyatları nedeniyle bu Kurban Bayramı’nda kurban kesmenin mümkün olmadığını vurguladılar. 

Emekli bir vatandaş, ANKA Haber Ajansı'na şöyle konuştu:

"Ne kurbanlık alması? Aç karnımızı doyurduk da kurbanlık mı kaldı? Bekleyeceğiz; sağdan soldan biri et gönderirse yiyeceğiz, başka çare yok. Günlük evime 4-5 tane ekmek alacak parayı ben zor buluyorum. Usandık yumurta ekmek yiye yiye; yumurta, ekmek, makarna. Bu ne yahu? Biberi soruyorsun 200-300 lira, patlıcanı soruyorsun 80-90 lira, domates soruyorsun 100 lira."

Bir emekli vatandaş, "Ben neyle kurban alayım? Ne yiyeyim? Tarlam yok, takımım yok; nereden alayım? Alamam. Ne yiyeyim ben? Ekmeksiz et yenir mi? Kurban alırsan ekmek alamazsın" dedi.

"Kuyruğunu mu alırız, ayağının birini mi?" 

Diğer bir emekli, "20 bin lira maaş alan adam nasıl kurbanlık alsın? Kurbanlıklar 25-30 bin lira olacak, hiçbir iş yok. 4 bin lirayla ne alacağız da ne vereceğiz? Torunlar da beğenmiyor. Kurban ikramiyesi veriyorlar işte; kuyruğunu mu alırız, ayağının birini mi? İlk verdiklerinde bin lirayla kurban alıyorduk, şimdi mümkün değil" diye konuştu.

Emekli bir kent sakini, "Kurbanlık alamıyoruz; neyle alacağız? Verdikleri üç kuruşla mı? Mendil açacağız, camiye gideceğiz, mendil açacağız. Yapacak başka bir şey kalmadı bu ülkede" şeklinde konuştu.

"Dolmuş parası yok. Nasıl kurban keseceğim ben?" 

Bir başka emekli, "Kurbanlığı ben üç ay önce aldım, ama borçla aldım; üç taksit yapıldı" dedi.

Başka bir emekli de, "İmkânı yok, alamam. Evde horoz var, onu besliyorum; çocuklara onu keseceğim. Giderken yaya gidiyorum, gelirken de yaya geliyorum; dolmuş parası yok. Nasıl kurban keseceğim ben? Torunları gördüğüm zaman kaçıyorum. Şimdi dört tanesi eve geldi, ben de sabahın 07.00’sinde buraya geldim, görmesinler diye. Eskiden kuyumcu vitrinlerine bakardık altın kaç lira diye; şimdi manavlara bakıyoruz, kırmızı kırmızı bakıp geçiyoruz" diye konuştu.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.