-ARSLAN, 2022’DE 333 kWh TÜKETİM 305 LİRA BUGÜN 1955 LİRA ZAM %540
-ARSLAN EÜAŞ PAHALI ALDI ŞİRKETLERE UCUZA SATTI VATANDAŞA MALİYETİ 3 YILDA 1
TRİLYON LİRA
Arslan’ın konuşması şu şekilde;
“Emeklilere zam ne kadar olmalı, maaş ne olmalı diye tartışırken bir anda bu tartışmaların
içinde, daha emeklilerin cebine maaş girmeden EPDK Başkanı çıktı ve bir açıklama yaptı. Ne
dedi EPDK Başkanı? Dedi ki: “Bu elektrik fiyatları çok artmadı. Enflasyon %400, enerji fiyatları
%89 arttı.” Bu doğru değil. Enflasyonun %400 olması doğru ama elektrik fiyatlarının %89
arttığı iddiası yanlış. 2022’den beri, en düşük tarifede bugüne kadar yapılan zam oranı %182.
Hatta 2022’de 333 kWh elektrik kullanan biri 305 lira öderken, 2025’te 1955 lira ödüyor ve
bu artış %540. EPDK Başkanı “enerji fiyatları ucuz, biz yenileme, güncelleme yapacağız” dedi.
Hepimizin bildiği gibi “son kaynak tüketimi” diye bir şey buldu Adalet ve Kalkınma Partisi.
Bir formül var. Son kaynak tüketim tarifesi, piyasa takas fiyatı artı YEKDEM çarpı bir katsayı.
Yani varsıl olanın elektrik faturasına herhangi bir zam yapamazsınız. Peki bu zammı kime
yapacaksınız? Bu zammı bugünlerde maaşını ne yaparız dediğimiz asgari ücretliye, emekliye
yapacaksınız. Yani bu zam yoksulun faturasına yapılacak bir zamdır. Sayın EPDK Başkanı diyor
ki “enerji fiyatları düştü.” Peki dağıtım bedelleri ne oldu? Bakın dört yıl içinde dağıtım
bedelleri %450 arttı, burada kırmızı çizgiyle gösterilen bu. Peki dağıtım bedelini biz enerji
bedeliyle beraber faturanın ikisini de ödemiyor muyuz? Ödüyoruz. Peki ne olmuş? 2022’de
bir faturada enerji bedeli faturanın %70’iydi, bu mavi olan taraf. Peki bugün ne olmuş?
Dağıtım bedeli faturada %72’ye gelmiş. “Enerji bedeli yeteri kadar artmadı” diyen EPDK
Başkanı, sen dağıtım bedeliyle gariban milletin cebinden şirketlere bu milleti peşkeş
çekiyorsun. Bunu niye açıklamıyorsun?
Peki bizim bir de Elektrik Üretim A.Ş var değil mi? 50 milyar kWh elektriği kendi üretiyor,
piyasada ne yapıyor, 100 milyar kWh daha elektrik alıyor. Peki buradan kaç paradan alıyor?
2,24 liradan alıyor. 150 milyar kWh elektriği görevli tedarik şirketlerine 0,49 lira yani 49
kuruştan satıyor. Yani burada sübvanse edilen vatandaş değil, bu dağıtım şirketlerinin bizzat
kendisidir. Üç yıl boyunca yaklaşık bir trilyon lira bu yolla, dağıtım bedelleri adı altında bu
şirketlerin kasasına gitti. EPDK Başkanı diyor ki “gelsinler burada tartışalım, anlatırız biz.” Ya
sen neyi anlatacaksın?
%400 enflasyonu bana değil, Maliye Bakanı’na anlat, asgari ücret belirlemeye çalışan Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na anlat, TÜİK’e anlat. İşinize geldi mi film yapmak için TÜİK
verilerini kullanacaksınız ama yoksul vatandaşın elektriğine, doğal gazına zam yapmaya
geldiğinde bu filmi kullanacaksınız. Geçeceksiniz arkadaşlar bunları. Bu millet artık size bu
filmleri yaptırmaz. Daha millete zam vermeden, emekliye zam vermeden bu millet bu parayı
cebinden çıkarmanıza müsaade etmeyecek.
Şimdi bu EÜAŞ 150 milyar kWh. Yani ülkemizde tüketilen elektriğin %50’sini piyasada kontrol
eden devletin kurumu, ne yapıyor? 49 kuruşa Görevli Tedarik Şirketlerine veriyor. Bakın 2025
yılında meskenlerde yaklaşık ne kadar elektrik kullanılmış, tüm meskenlerde 78 milyar kWh.
Sen 150 milyar kWh saat aldın, 78 milyar kWh meskene sattın. Peki geriye kalan ne oldu? 72
milyar kWh. Onu da sanayiciye sattın, tarımsal sulamada çiftçimize sattın. Şirketlere bir de
buradan kâr ettirdiniz.
EPDK’nın açıklamış olduğu tarifeler var. Ev burada, fabrika yanı başında, tarla yanında. Her
birinin ayrı ayrı dağıtım bedeli var. Yahu aynı iletim hattından geliyor, aynı dağıtım
şebekesinden dağıtılıyor. Niye farklı farklı dağıtım bedelleri var? Çünkü siz yandaş şirketleri
seviyorsunuz. Sizin derdiniz millet değil, emekli değil, yoksul değil, çiftçi değil, köylü değil. Bu
yolla bir trilyon lira kaynağı bu şirketlerin cebine aktardınız.”