Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Merkez Kadın Sekreterliği, "MESEM’ler aracılığıyla çocuklar, ucuz iş gücü olarak görülmekte, iş cinayetlerine, şiddete, mobbinge ve cinsel istismara açık hale getirilmektedir. Edremit’te ve Sivas’ta yaşanan istismar olayları derhal, şeffaf ve etkin biçimde soruşturulmalıdır. Mağdur çocuklar derhal korunmalı, psikolojik ve hukuki destek eksiksiz biçimde sağlanmalıdır" açıklamasını yaptı.
Eğitim-Sen Merkez Kadın Sekreterliği, Balıkesir Edremit ve Sivas'ta MESEM kapsamında staj yapan 15 yaşındaki iki kız çocuğunun cinsel tacize uğradığı iddialarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Çocukların güvenliği toplumsal bir sorumluluktur"
"Balıkesir’in Edremit ilçesinde, MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) kapsamında staj yaptığı bir simit fırınında çalışan 15 yaşındaki bir kız çocuğunun iş yeri sahibi tarafından, Sivas’ta ise yine 15 yaşındaki bir kız çocuğunun pastacılık bölümünde eğitim görürken çalıştığı iş yerindeki erkek usta tarafından sistematik cinsel istismara ve saldırıya uğraması, çocukların “mesleki eğitim” adı altında nasıl denetimsiz, güvencesiz ve tehlikeli bir ortama itildiğini bir kez daha göstermiştir.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Balıkesir’in Edremit ilçesinde MESEM öğrencisi olan kız çocuğu, çalıştığı iş yerinde istismara uğramış, durumu dile getiren tanıklar tehdit edilmiş, aile şikâyetçi olmasına rağmen fail henüz yakalanmamıştır. Sivas’ta ise istismara maruz kalan çocuk, iş yerinden ayrılınca, MESEM’in iş sözleşmesi zorunluluğu nedeniyle yeni bir iş yeri bulamadığı için okuldan da ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu vahim tablo tekrar göstermektedir ki MESEM uygulaması çocukları her türlü riske açık hale getirerek, onları eğitimden koparan yapısal bir sorundur.
Bu vahim tablo tekrar göstermektedir ki MESEM uygulaması çocukları her türlü riske açık hale getirerek, onları eğitimden koparan yapısal bir sorundur. MESEM’ler aracılığıyla çocuklar, ucuz iş gücü olarak görülmekte, iş cinayetlerine, şiddete, mobbinge ve cinsel istismara açık hale getirilmektedir. Öyle ki son yıllarda MESEM kapsamında çalıştırılan en az 17 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bilinmektedir. Bu ölümler ve yaşanan istismarlar, çocukları korumayan, çocuk işçiliğini meşrulaştırarak onları sermayenin insafına terk eden eğitim politikalarının doğrudan sonucudur. Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Çocukların güvenliği toplumsal bir sorumluluktur. Çocukların istismar edildiği, yaşamlarını yitirdiği bir düzende hiçbir kamu kurumu, hiçbir yönetici sorumluluktan muaf değildir. Cezasızlık politikaları bu karanlığı büyütmektedir."
"Sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında derhal idari ve hukuki soruşturma başlatılmalıdır"
Taleplerimiz nettir: Edremit’te ve Sivas’ta yaşanan istismar olayları derhal, şeffaf ve etkin biçimde soruşturulmalıdır. Mağdur çocuklar derhal korunmalı, psikolojik ve hukuki destek eksiksiz biçimde sağlanmalıdır. Çocuk işçiliğini yaygınlaştıran MESEM sistemi derhal sonlandırılmalı, bu alandaki tüm mevzuatlar, özellikle 3308 sayılı Yasa, çocukların güvenliğini ve eğitim hakkını esas alacak biçimde yeniden düzenlenmelidir. Millî Eğitim Bakanlığı, yaşanan iş cinayetleri ve istismar vakalarıyla ilgili sorumluluğunu gizlemek yerine hesap vermelidir. Sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında derhal idari ve hukuki soruşturma başlatılmalıdır."
