CHP’li Aşkın Genç: Enerji dışı dış ticaret açığı martta yüzde 151 arttı

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, elektrik ve doğalgaz zamlarının ardından dış ticaret açığındaki artışın enerji faturasıyla açıklanamayacağını söyledi. Martta enerji hariç dış ticaret açığının yüzde 151 arttığına dikkat çeken Genç, Merkez Bankası’nın bir ayda 120 ton altın kaybettiğini, vatandaşın ise yılın ilk iki ayında bankalara 229 milyar lira faiz ödediğini belirtti.

06 Nisan 2026 Pazartesi 14:20
CHP’li Aşkın Genç: Enerji dışı dış ticaret açığı martta yüzde 151 arttı

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, elektrik ve doğalgaz zamlarının ardından dış ticaret açığı, Merkez
Bankası rezervleri ve vatandaşın artan borç yüküne ilişkin değerlendirmede bulundu. Ekonomide
yaşanan gelişmelerin artık tek tek sorunlar değil, birbirini besleyen bir yapısal bozulma haline
geldiğini belirten Genç, özellikle “enerji” gerekçesi üzerinden yapılan açıklamaların gerçeği
yansıtmadığını söyledi.
Enerji zamlarının doğrudan vatandaşın cebine yansıdığını vurgulayan Genç, dış ticaret açığındaki
artışın enerjiye bağlanmasının gerçeği yansıtmadığını ifade ederek şunları söyledi:
“Geçtiğimiz hafta elektrik ve doğalgaza çok yüksek oranlarda zam yapıldı. Bu zamların gerekçesi
olarak da yine enerji maliyetleri gösteriliyor. Ama aynı dönemde dış ticaret açığı büyüyünce bu kez
‘enerji pahalandı’ deniyor. Yani vatandaş hem zamla karşı karşıya kalıyor hem de bu tablo enerjiye
bağlanarak açıklanmaya çalışılıyor.
“Dış ticaret açığının nedeni, Türkiye’nin üretim yapısının bozulmasıdır”
Oysa veriler bize çok net bir şey söylüyor. Eğer açık enerji yüzünden büyüyor olsaydı, bizim daha fazla
enerji ithal etmemiz gerekirdi. Ama tam tersi oluyor. Enerji ithalatı düşüyor, buna rağmen dış ticaret
açığı büyüyor. Yani Türkiye daha az enerji almasına rağmen daha fazla açık veriyor. Bu şu anlama
geliyor: Açığın nedeni enerji değil. Açığın nedeni, Türkiye’nin üretim yapısının bozulmasıdır.
Daha açık söyleyeyim; enerji hariç dış ticaret açığı yüzde 151 artmış. Bu şu demek: Petrolü, doğalgazı
tamamen denklemden çıkarsanız bile Türkiye’nin açığı hızla büyümeye devam ediyor. Bu artık geçici
bir dalgalanma değil, yapısal bir sorundur.”
“Her gün yaklaşık 4 ton altın eksiliyor”
Merkez Bankası rezervlerindeki gelişmelere de değinen Genç, yaşanan kaybın yalnızca bir finansal
dalgalanma değil, doğrudan varlık erimesi anlamına geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Merkez Bankası’nın rezervlerinde yaşanan düşüş sadece rakamsal bir azalış değildir. Çünkü burada
sadece döviz değil, altın da gidiyor. Bir ayda 120 ton altın azalmış. Yani her gün yaklaşık 4 ton altın
eksiliyor. Bu, herhangi bir ekonomi için olağan bir durum değildir.
“Dövizi tutabilmek için yarının güvencesi harcanıyor”

Bu tablo şuna benziyor: Bir aile düşünün, gelir yetmediği için birikimini bozuyor ve hayatını o şekilde
sürdürmeye çalışıyor. Bugün ekonomi yönetimi de aynısını yapıyor. Dövizi tutabilmek için altın
satılıyor. Yani ayakta kalabilmek için yarının güvencesi harcanıyor.”
“Dakikada 2,6 milyon lira faiz ödüyoruz”
Genç, iktidarın ekonomideki tercihlerinin doğrudan vatandaşın hayatına yansıdığını belirterek,
özellikle faiz yükünün ulaştığı boyutlara dikkat çekti:
“Bugün ekonomideki en çarpıcı tabloyu vatandaşın ödediği faiz üzerinden görebilirsiniz. Sadece yılın
ilk iki ayında vatandaş bankalara 229 milyar lira faiz ödedi. Her gün yaklaşık 3,8 milyar lira, her saat
158 milyon lira, her dakika 2,6 milyon lira faiz ödüyoruz. Yani insanlar çalışıyor, üretiyor ama
kazandıkları paranın önemli bir kısmı doğrudan faize gidiyor. Bu, ekonominin kim için çalıştığını da çok
net gösteriyor. Bir tarafta zamlar var, diğer tarafta artan borç yükü var, onun üzerinde de ağır bir faiz
baskısı var. Ama aynı dönemde gelir artışı bu hızda değil. Bu tablo, vatandaşın giderek daha fazla
borçla yaşamaya zorlandığını gösteriyor.”
“Sorun tek bir alanda değil, ekonomi yönetiminin kendisindedir”
Açıklamasının sonunda ekonomik tabloyu bütüncül olarak değerlendiren Genç, mevcut politikaların
artık sonuç üretmediğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’de yaşanan sorunları tek tek ele alarak açıklamak mümkün değil. Enerji zamları, dış
ticaret açığı, rezerv kaybı ve faiz yükü aslında aynı tablonun parçalarıdır. Enerjiye zam yapıp açığı
enerjiyle açıklayamazsınız. Rezervleri eritip bunu başarı gibi sunamazsınız. Vatandaşı borç ve faiz yükü
altında bırakıp ekonominin iyi gittiğini söyleyemezsiniz. Sorun tek bir alanda değil, doğrudan ekonomi
yönetiminin kendisindedir.”

Son Güncelleme: 06.04.2026 15:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.