CHP’nin, Schengen vizesi randevu krizinin araştırılmasına yönelik önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi; CHP’li Bilal Bilici, vize süreçlerinde yaşanan tıkanma ve “randevu karaborsası”na tepki göstererek "Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren, 12 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilecek.
Kanun görüşmeleri öncesinde, CHP’nin Schengen vizesi başvurularında yaşanan randevu krizinin araştırılmasına ilişkin önerisi görüşüldü. Önerinin gerekçesini açıklamak üzere CHP Grubu adına Adana Milletvekili Bilal Bilici söz aldı.
"Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır" ifadelerini kullanan Bilici, "2025 yılında Türkiye'den 1 milyon 170 bin kişi Schengen vizesi için başvuruda bulunmuştur. Dünyada Çin'den sonra Türkiye'deki başvurular ikinci sırada, ardından da bizi Hindistan takip etmektedir" dedi. Bilici, "2026 Henley Pasaport Endeksi'ne göre İspanya, Almanya ve İtalya pasaportuna sahip bir genç vizesiz olarak 185 ülkeye girebilmekte, biz ise Mikronezya ve Palau gibi ülkelerle aynı sıradayız; evet, yanlış duymadınız, bu da bize yakışmamaktadır" ifadelerini kullandı.
"Bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta hayalleri yıkılan Türkiye genci"
"Dominika, Honduras, Nikaragua, Tonga ve Seyşeller gibi adını pek çok duymadığımız ülkeler ise bizim önümüzde" diyen Bilici, “Komşumuz Bulgaristan, Bulgar vatandaşı ise dünyanın 178 ülkesine gidebilirken ekonomik ölçeği bizim çeyreğimiz bile etmeyen Şili vatandaşlarını 174 ülkeye gönderebilmekte" dedi. "Asya tarafına bakacak olursak, bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta vize reddi yiyen ve hayalleri yıkılan Türkiye Cumhuriyeti genci” ifadelerini kullanan Bilici, vatandaşların yaşadığı süreci anlattı.
"Vize engeli daha da derinleşti"
Bilici, "Vatandaşlarımız Avrupa'ya seyahate gidebilmek için aylarca ve haftalarca randevu beklemekte ve kovalamakta, dosya dolusu evrak vermekte, banka dökümlerini iletmekte, tapularını göstermekte ama vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadırlar. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor" dedi.
"Randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir"
"Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son on yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle bu vize problemi daha da derinleşmiştir" diyen Bilici, şöyle konuştu:
"Vatandaşlarımız turistik, eğitim, sağlık ve ticari seyahatler için bile vize randevusu alamaz hale gelmiştir. Bu da Avrupa'nın çifte standardını göstermektedir. Avrupa kapılarını kapatırken içerideki vize randevusu ve randevu fırsatçıları bu darboğazı ranta çevirmişlerdir. Vize şirketi adı altındaki bu yapılar bot yazılımlarla dijital bir barikat kurmuş durumda. Vatandaşın saniyelerle kovaladığı o randevular özel algoritmalar, bot hesaplar, yazılımlar, teknolojilerle otomatik olarak toplanmakta ve tekrar vatandaşımıza astronomik rakamlarla geri satılmaktadır. Bu randevu penceresi zaten üç beş dakika içerisinde kapanmakta ve bot hesaplar bu randevuları kendilerine çekmekte. Bu yapılar arka kapıdan iş yapan âdeta karaborsacı gibi hareket etmektedir. Bu randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir. Vatandaşlarımızın hakkı olan randevuyu aylarca bekleyen, eğitimine ve ticari görüşmesine yetişmeye çalışan vatandaşımız ‘Sistem dolu.’ uyarısıyla karşılaşırken bu şirketler sıraları yüzlerce Euroya pazarlamaktadır ve vatandaşımızı soymaktadır. Randevu fırsatçılığı ve karaborsacılık buradan ortaya çıkmıştır"
"Vatandaşımızı bu organize dijital sömürüye karşı korumak devletin asli görevidir" diyen Bilici, "Bazı yabancı misyon temsilcilerinin bu konuyu Dışişleri Bakanlığına yönelik uyarılarına ve üst düzey temaslarda konuyu iletmelerine karşın somut bir adım da atılmamıştır" dedi. Bilici, "Bu noktada, ilgili makamları sorumluluk almaya çağırıyorum çünkü bu mesele, ülkemiz için haysiyet meselesidir” ifadelerini kullandı.
CHP'nin önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
