Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Tüm bunları; belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde "2025 yılı ihracat rakamlarının açıklanması" programına katılarak açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, ekonominin tüm alanlarında belirlenen hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınamayacağını belirterek, bu süreçte küresel ölçekteki her gelişmenin Türkiye’yi etkilediğini ifade etti.
Küresel ekonomide belirsizliklerin, tıkanıklıkların ve artan rekabetin Türkiye’ye yansımaları olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin küresel gündemi en fazla meşgul eden olayların merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunduğunu kaydetti.
Erdoğan, İsrail’in saldırıları sonucu çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 71 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 bin kişinin yaralandığını söyledi. Uluslararası sistemin, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin sorumluluklarını yerine getiremediğini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin de çabalarıyla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümetinin insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri hedef almaya ve Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ettiğini belirtti.
"Yüzünü Ankara’ya dönen kazanacak, emperyalistlere lejyoner yazılanlar kaybedecektir"
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, çatışmanın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesini temenni ettiklerini, Türkiye’nin her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler kurmuş bir ülke olduğunu vurguladı. Barış yolunun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını belirten Erdoğan, "Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz. Ne de kan, gözyaşı, zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır" dedi.
Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimlerinin bugüne kadar sonuçsuz kaldığını dile getiren Erdoğan, "Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönen kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir" ifadesini kullandı. Erdoğan, ihracat rakamlarına ilişkin şunları söyledi:
"2025 yılının 3'üncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Tüm bunları; belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık.
"Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik"
Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik.
2025 yılında 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilimiz de ihracatını artırmıştır. 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,1 milyar dolar ile Kocaeli ikinci, 23,6 milyar dolar ile İzmir üçüncü, 20 milyar dolar ile Bursa dördüncü, 2 milyar dolar ile Tekirdağ beşinci olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta ise 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. Buna rağmen 2002 yılında yüzde 50 civarında olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2025 yılında yüzde 74,8 olmuştur.
2025 yılında ihracatımızda önceki seneye 1,7 milyar dolar artışla Almanya, 1,4 milyar dolar artışla Birleşik Krallık ve 1,3 milyar dolar artışla Suriye göre öne çıkan ilk üç ülke oldu.
"Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıyor"
Motorlu kara taşıtlarının 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların ise 1,3 milyar dolar artışla 17,8 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Burada altını çizmek istediğim husus, üretimdeki orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün katkısıdır. Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıyor. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranında artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. 2002 yılında ihracatımızın sadece yüzde 30’unu orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken, bu oran 2025’te yüzde 43,5 olmuştur.
"Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor"
Türkiye’nin ihracat performansının arkasında güçlü bir üretim altyapısı var. Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim merkezi konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı.
Bir diğer gurur kaynağımız savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya ile varılan Hürjet tedarik anlaşmamız, ülkemizin bu alandaki öncül rolünü teyit etmiştir. Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması, inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar dolara yükseldi.
"Gümrük Birliği’nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır"
Türkiye Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı hâline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar dolar olmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için Gümrük Birliği’nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır.
Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkararak, daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz. Avrupalı dostlarımızın ekonomik güvenlik kavramıyla bazı sektörlerdeki korumacı tedbirleri ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği’nden, korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
"2026 yılı için hedefimiz toplam 410 milyar dolar ihracattır"
Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımızda hamdolsun çok iyi bir performans sergiledik. 2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl sizlerle bir araya geldiğimiz toplantıda 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştık.
Mal ve hizmet ihracatımızdaki bu olumlu tablo, cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi de beraberinde getirmiştir. Cari işlemler açığının milli gelire oranı tarihi ortalamaların altında seyrediyor. Cari işlemler dengesinde sağladığımız bu iyileşmeleri kalıcı hale getirerek Türkiye ekonomisini daha dayanıklı bir konuma yükselteceğiz. 2026 yılı için hedefimiz; 282 milyar dolar mal ihracatı, 128 milyar dolar hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Biz büyük bir ülkeyiz, büyük bir milletiz. Son 23 yılda başardıklarımız, başaracaklarımızın teminatıdır. Daha büyük hedeflere koşarken bizim ilham ve güç kaynağımız bellidir. Allah’ın izniyle gelecek yılki toplantımızda ihracatta yeni rekorlar kırmanın gururunu hep birlikte yaşayacağız."
