CHP'li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, İtalya’ya ait SAMP/T hava savunma sisteminin NATO savunma planları çerçevesinde Türkiye’de konuşlandırılacağının açıklandığını anımsattı. Bağcıoğlu, "Türkiye, NATO yükümlülükleri kapsamında farklı müttefik ülkelerde hava polisliği, Havadan İhbar ve Kontrol (HİK) uçağı tahsisi ve benzeri faaliyetlerle ittifakın kolektif hava savunmasına katkı sağlamaktadır. Bu nedenle ihtiyaç halinde NATO’nun da Türkiye’ye kuvvet ve kabiliyet tahsis etmesinden daha doğal bir durum yoktur" dedi.
Bağcıoğlu, şunları kaydetti:
"Ancak burada temel sorun farklıdır. S-400 sistemlerinin harekâta hazır olduğu ifade edilmektedir. Buna rağmen, dört balistik füze ile hedef alınmamıza karşın siyasi çekinceler veya teknik yetersizlikler nedeniyle bu sistemlerin kullanılmamış olması, tedarik kararının ne kadar yanlış olduğunu teyit eden ayrı bir gerçekliktir. Yüksek yoğunluklu bir kriz ortamında dahi, harekâta hazır olduğu bildirilen S-400 hava savunma sisteminin siyasi mülahazalar veya teknik nedenlerle konuşlandırılamaması, tedarik kararının ne kadar hatalı olduğunu göstermiştir.
S-400’ler entegre hava savunma sistemine dahil edilememekte, yalnızca bağımsız (stand alone) olarak çalışabilmektedir. Hava savunması gibi son derece dinamik, süratli gelişen ve karşılıklı müdahale riskinin yüksek olduğu bir harekât ortamında, entegre hava savunma mimarisinin dışında kalan bir sistemin kullanılması ciddi zafiyetler yaratır. Kimse kimsenin aklıyla alay etmesin, laf cambazlığına girmesin. S-400 hava savunma sisteminin entegre hava savunma mimarisi içinde kullanılamaması; sistem seçimi, entegrasyon ve kullanım konsepti arasındaki uyumsuzluğun somut bir örneğidir.
S-400 tedariki büyük bir hatadır ve çok büyük ihtimalle harekât ihtiyaç makamlarının görüşleri yeterince dikkate alınmadan, hatalı bir muhakeme sonucunda siyasi tercihle envantere dahil edilmiştir. Balistik füzelerin müttefik unsurlar tarafından önlenmesi, hava savunma kapasitesinde dışa bağımlılığın halen kritik bir risk alanı olduğunu göstermektedir. Büyük bir başarı hikâyesi olarak sunulan, Türkiye’ye getirilişi televizyonlardan canlı yayınlanan ve haklı gerekçelerle karşı çıkanların neredeyse vatan haini ilan edildiği S-400 tedarikinin bedeli ağır olmuştur.
S-400’e tahsis edilen kaynaklar yıllar önce milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine ayrılmış olsaydı, bugün elimizde S-400’den çok daha güvenilir, geliştirilebilir ve sürdürülebilir milli sistemler bulunabilirdi. S-400 tedarikinin milli güvenliğimize verdiği hasarın siyasi sorumluluğu mutlaka alınmalıdır. Özetin özeti, S-400 teknik değil, siyasi bir karardı. İktidarımızda bu siyasi hatayı düzelteceğiz."
