Kaddafi’nin siyasi ekibi daha sonra yaptığı yazılı açıklamada, "dört maskeli kişinin” eve girerek Kaddafi’yi "korkakça ve hain bir suikastla" öldürdüğünü bildirdi. Açıklamada, "işledikleri vahşi suçun izlerini gizlemek amacıyla" evdeki güvenlik kameralarını kapattığı ve Kaddafi’nin saldırganlarla çatıştığı kaydedildi.
1972 doğumlu Seyfülislam Kaddafi, babasının 1969’dan 2011’deki ayaklanmada devrilip öldürülmesine kadar süren iktidarının bir döneminde, Libya’da babasının halefi olarak görülüyordu. Babası iktidardan düşürüldükten sonra, hükümet karşıtı protestoların sert biçimde bastırılmasında önemli rol oynadığı suçlamalarıyla Seyfülislam Kaddafi, Zintan kentinde yaklaşık altı yıl boyunca milis bir grubun kontrolünde tutuklu kaldı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 2011’deki muhalefet protestolarının bastırılmasındaki rolü nedeniyle Seyfülislam Kaddafi’yi insanlığa karşı suçlar kapsamında yargılamak istiyordu. 2015 yılında ise ülkenin batısındaki Trablus’ta, Birleşmiş Milletler destekli hükümetin kontrolündeki bir mahkeme tarafından idam cezasına çarptırıldı.
Ancak iki yıl sonra, doğudaki Tobruk’ta bulunan bir milis grup tarafından çıkarılan af yasası kapsamında serbest bırakıldı. Kaddafi rejiminin devrilmesinden bu yana Libya, farklı milis grupların kontrol ettiği bölgeler arasında bölünmüş durumda ve ülkede halen iki ayrı hükümet bulunuyor.
Seyfülislam Kaddafi, babasının yerine geçmek istediği iddialarını her zaman reddederek, iktidarın "miras bırakılacak bir çiftlik olmadığını" savunmuştu. Ancak 2021 yılında, daha sonra süresiz olarak ertelenen devlet başkanlığı seçimlerinde aday olacağını açıklamıştı.
