Greenpeace Türkiye ile bölge sakinlerinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Afşin-Elbistan A Termik Santrali 5. ve 6. Ünite İlave Projesi" için verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açtığı davada karar çıktı.
Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunu değerlendirerek, nihai ÇED Raporu'nun usul ve teknik yönlerden yeterli olmadığı sonucuna vardı.
Kararda, inşa edilecek ünitelere ilişkin projeye özel zemin etüt çalışmaları ile ünite bazlı taşıma gücü, emniyet gerilmesi ve oturma hesaplarının bulunmadığı, linyit üretimi için zorunlu olan susuzlaştırma faaliyetlerinin büyük ölçüde kalıcı ve sonradan giderilemeyecek hidrojeolojik etkilerinin faaliyete başlanmadan önce değerlendirilmediği vurgulandı.
Sağlık koruma bandına ilişkin bilgilerin çelişkili olduğu ve hassas gruplar yönünden sağlık etki analizinin yapılmadığı belirtilen kararda, proje sahası çevresindeki tarım arazilerine olası etkilerin ve bu etkilere karşı alınacak önlemlerin de ortaya konulmadığı ifade edildi.
"BİLGİLER GÜNCEL VE TUTARLI DEĞİL"
Mahkeme, atıksu arıtma tesisine, maden ruhsatına ve kömür rezervine ilişkin bilgilerin güncel ve tutarlı olmadığını, ilave ünitelerin kurulacağı alan için ayrıca jeoteknik inceleme yapılmadığını, mevcut üretim alanlarının çevresel etkileri dikkate alınarak ilave ünitelerin ekolojik etkileri ile alınacak önlemlerin belirlenmediğini belirtti.
Kararda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler doğrultusunda ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara uygun biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle Bakanlık tarafından verilen "ÇED Olumlu" kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı.
Mahkeme kararında, bilirkişi raporunda projenin meteoroloji mühendisliği ve biyoloji uzmanlık alanları yönünden uygun bulunduğuna ilişkin değerlendirmelere de değinilerek, çevresel etki değerlendirmesinin bir bütün olarak ele alınması gerektiği, iki uzmanlık alanı bakımından yeterli bulunmasının tespit edilen esaslı eksiklikleri ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Bu nedenle davalı idarenin ve müdahil şirketin bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı yönündeki itirazlarına itibar edilmediği belirtildi.
