Ankara'da "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in 2020 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin davanın duruşması Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Ankara’da Esra Hankulu isimli bir kadına yönelik ağırlaştırılmış şiddet suçundan hüküm giyen ve bu dosyadan tutuklu olan Ümitcan Uygun’un ''intihara teşvik etme'', ''intihar kararını kuvvetlendirme'' ile ''eziyet etme'' suçlamalarından 18 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davaya Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. Öte yandan, kadın örgütleri de duruşmada izleyici olarak yerini aldı.
Cezaevinde tutuklu olan ve SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanık Uygun, “Doğru bilinen bir yanlış var. Aleyna Çakır dosyasında ben cinayetten yargılanıyormuşum gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Ben cinayetten aklandım. Ama karşı taraf medyayı, sosyal medyayı seviyor ve bu hale getirdi. Benim infaz süremde doluyor ama çıkamıyorum ‘tehlikeli tutuklu’ statüm var. İdari Mahkeme’ye de itiraz ettik” şeklinde savunma yaptı.
UYGUN'UN "TEHDİT" VE "KONUT DOKUNULMAZLIĞI İHLALİ" SUÇLARINDAN ALDIĞI CEZALAR DA KESİNLEŞTİ
Müşteki Esen ailesinin avukatı Umur Yıldırım, duruşmada söz alarak Ümitcan Uygun’un Sema Esen’e yönelik "tehdit ve konut dokunulmazlığı ihlal" suçlarından Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davada kararın kesinleştiğini ve ceza aldığını kaydetti. Yıldırım, "Kararı da iletiyoruz dosyaya. Uygun ayrıca şiddetten ceza almadı çünkü Sema Esen şikayetini bir gün sonra çekmişti. Şikayete bağlı bir suç olduğundan dolayı da Sema Esen öldüğü için suçlama düşüyor" ifadelerini kullandı.
UYGUN'DAN "BİR TOKAT ATMIŞIM BUNA EZİYET DENİYOR" SAVUNMASI
Savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcılık Uygun’un ''intihara teşvik etme'' ve ''eziyet etme'' suçlarından en az 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan sanık Uygun, "Hakkımda istenen cezayı kabul etmiyorum. Hakkımda bir delil yok. Medyaya yansıyan (Aleyna Çakır’ın Uygun tarafından şiddete uğradığı görüntü) sanki Aleyna’nın öldüğü gün gibi yansıtılıyor. Ama bu olay daha önce gerçekleşti. Ben Aleyna’yı öldürmedim ama nasıl oluyorsa bir tokat atmışım bunu da kabul ediyorum ve eziyet deniyor buna. Bir tokat atmak eziyetse Kızılay’da darağacı kurun beni sallandırın" dedi.
Uygun’un avukatı da esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için süre istedi ve "Adaletin tecelli edeceği yer sosyal medya değil mahkemelerdir. Ancak, Ümit’in isminin geçtiği her yerde adalet daha az işlemektedir" ifadesini kullandı.
ÜMİTCAN UYGUN'UN İNFAZ SÜRESİ DOLUYOR: HAPİSTEN ÇIKABİLİR
Müşteki Esen ailesinin avukatı Umur Yıldırım, esas hakkındaki mütaalaya karşı yaptığı savunmada, şunları söyledi:
"Önce Aleyna Çakır’ın kendisini öldürüp öldürmediğini tespit etmemiz lazım. Eğer kendisini öldürdüyse de ki bunu kabul etmiyoruz ama Ümitcan Uygun’un tehditleri, yönlendirmesi, şiddeti söz konusu. Bunlar mesajlarla kanıtlı. Tanıklar da Uygun’un sürekli şiddet uyguladığını, Aleyna Çakır’ın vücudunda morluklar olduğunu anlattı. Bu dosya ‘ben bir kere dövdüm’ dosyası değil. Burada sistematik şiddet ve tehdit var. Kendisinin infaz süresi dolmak üzere ve çıkabilir. Bu yüzden hükümle birlikte sanık Uygun’un tutuklanmasını talep ediyoruz. Keşif talebimiz var dosyada.”
Açıklamaların ardından Mahkeme, esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunmalar için taraflara süre vererek, duruşmayı 22 Eylül’e bıraktı.
"KADINLARIN NASIL ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜN AÇIĞA ÇIKARILMAMASI NORMALLEŞTİRİLDİ"
Duruşma sonrasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı yapan Rabia Çelik, Aleyna'nın ölümünün üzerinden 5 yıl geçtikten sonra davanın açıldığını hatırlattı ve “Gülistan’ın ölümündeki gerçekler de ölümünden 6 yıl sonra açığa çıkmaya başladı. Bu siyasi iktidar döneminde, kadın cinayetlerinin aydınlatılmaması, kadınların öldürülüp yakılması, gömülmesi yüksekten düşmesi, kadınların nasıl öldüğünün veya öldürüldüğünün açığa çıkarılamaması o kadar normalleştirildi ki Gülistan’da ya da Rojin’de olduğu gibi yıllar geçmeden bir ölüm veya cinayet aydınlatıldığında, ülkenin bakanlıkları bunu olağan dışı bir başarı olarak sunmaya başladı” dedi.
"İHMALLER SONUCU FAİLLER BAŞKA KADINLARI ÖLDÜRÜYOR"
Çelik, şunları kaydetti:
"Bakın Aleyna’nın davası yıllardır sürüyor, Aleyna’nın ailesi yıllardır bu adliye koridorlarında nöbet tutuyor. Ailelerin nöbet tuttuğu, adalet için acılarımı ertelediği bu davalarda ülkenin kurumlarının soruşturmaları, yargılama süreçlerini etkin yürütmesi bir lütuf değil görevdir.
Bakın, kadınların ölümünde şüphesi olanlar, failler yıllarca ceza almadan hayatlarına devam edebiliyorlar, her türlü davada tutuklu yargılama yapılırken, irade özgürlüğünü kullananlar tutuklu yargılanırken, kadınları öldürenler, kadınlara şiddet uygulayanlar tutuksuz yargılanıyor.
Ümitcan Uygunda da gördüğümüz gibi, ihmaller sonucu bu failler başka kadınların da ölümüne sebep oluyor, öldürüyor. Tüm bu ihmallerin, etkin yürütülmeyen süreçlerin hesabını biz soruyoruz, biz mücadele ediyoruz. Etmeye de devam edeceğiz. Sorumlular cezalandırılana, kolluk, siyasi iktidar ve yargı görevini yapana kadar da pes etmeyeceğiz. Biz aydınlatılmamış tek ölüm kalmayana, kadın cinayetlerini durdurana dek mücadele devam edeceğiz, Aleyna’nın hesabını soracağız."
CHP Ankara Kadın Kolları Başkanı avukat Ayça Çağlar Uzundağ da "Tüm yol arkadaşlamızla birlikte şüpheli kadın ölümleri aydınlatılana kadar, kadın cinayetleri son bulana kadar hep beraber mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
NE OLMUŞTU?
Aleyna Çakır olarak bilinen 21 yaşındaki Sema Esen, 3 Haziran 2020'de Ankara Keçiören'deki evinde şüpheli şekilde ölü olarak bulundu. Sema Esen'in erkek arkadaşı olan Ümitcan Uygun'un daha önce Esen'e şiddet uyguladığı anlara ait videolar ise Çakır'ın ölümünden kısa süre sonra sosyal medyada yayıldı. Aleyna Çakır'ın, daha önce Uygun'dan şikayetçi olarak koruma talep ettiği ancak şikayetlerinden vazgeçtiği ortaya çıktı. Esen'in ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında Ümitcan Uygun gözaltına alındı. İfadesinin ardından serbest bırakıldı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede Esen'in ölümüne ilişkin sanık Uygun'un "intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme" ve "eziyet etme" suçlarından cezalandırılması istendi.
