Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 17 baronun kadın hakları merkezi ve komisyonlarının üyeleri, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Bahar Gültekin Candemir’in katılımıyla, Tunceli Adliyesi önünde Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Ortak açıklama Avukat Reyhan Helin Bulut tarafından okundu.
Bulut, Gülistan Doku soruşturmasında, aradan geçen uzun süreye rağmen dosyada temel soruların yanıtlanmadığını belirterek, “Gülistan Doku’nun nerede olduğu, başına ne geldiği ve olayın nasıl gerçekleştiğine dair en temel sorular dahi tatmin edici biçimde cevaplandırılamamış, dosya adeta zamana bırakılarak etkisiz hale getirilmiştir. Bu durum kamu vicdanında derin bir yara oluşturmuş, adalete duyulan güveni ciddi biçimde zedelemiştir” dedi.
“Delillerin toplanmasında ciddi eksiklikler yaşanmıştır"
Kadınların kaybolduğu ya da şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği dosyalarda benzer örneklerin tekrar ettiğine dikkati çeken Bulut, “Bu dosya yalnızca bireysel bir olay değil, yapısal bir sorunun parçasıdır. Soruşturmanın başlangıcından bu yana kalıcı ve sonuç alıcı bir ilerleme sağlanamamış, delillerin toplanması ve değerlendirilmesinde ciddi eksiklikler yaşanmıştır. Kamuoyunun yıllardır dile getirdiği ciddi şüpheler güçlenmiş, soruşturmanın yeniden ve daha kapsamlı biçimde ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Cinayet şüphesi kapsamında genişletildiği yönündeki bilgiler, dosyada yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir” diye konuştu.
“Bu dosya yapısal bir sorunun parçasıdır”
Açıklamada, yıllar süren ilerlemesizliğin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, “Bu kadar kritik bir dosyada yıllar boyunca ilerleme sağlanamaması yalnızca teknik bir eksiklik değildir; adaletin gecikmesine ve gerçeğin örtülmesine yol açan ciddi bir yapısal soruna işaret etmektedir. Bir genç kadının altı yıl boyunca akıbetinin belirlenememiş olması yalnızca bir soruşturma eksikliği değil, yaşam hakkının korunmasına ilişkin ciddi bir ihlaldir. Delillerin zamanında toplanmaması ve sürecin şeffaf yürütülmemesi, etkili soruşturma yükümlülüğünün açık ihlalidir” ifadelerini kullandı.
Kamu görevlilerine ilişkin iddialar
Dosyada bazı kamu görevlilerine yönelik iddiaların da bulunduğunu belirten Bulut, “Delillerin karartıldığı, sürecin yönlendirildiği ve soruşturmanın etkisiz hale getirildiği yönündeki iddialar mutlaka tüm yönleriyle, bağımsız ve tarafsız biçimde araştırılmalıdır. Dosyanın yeniden açılması, özel bir soruşturma ekibinin oluşturulması ve olayın artık cinayet şüphesi kapsamında ele alınması, gecikmiş olsa da önemli bir gelişmedir” diye konuştu.
Sorumluların ortaya çıkarılması çağrısı
Açıklamada, yeni delil ve beyanların dosyayı kritik bir aşamaya getirdiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:
“Tüm sorumluların makam ve mevki farkı gözetilmeksizin ortaya çıkarılması, suça iştirak eden kişi ve yapılar hakkında derhal işlem yapılması ve adaletin gecikmeksizin tesis edilmesi gerekmektedir. Altı yıldır bir genç kadının akıbeti neden aydınlatılamamıştır ve bu karanlık neden bu kadar uzun süre devam ettirilmiştir? Bu sorunun cevabı yalnızca dosyanın değil, adalet sistemine olan güvenin yeniden inşası açısından belirleyici olacaktır.”
TBB Başkan Yardımcısı Bahar Gültekin Candemir de açıklamasında şunları söyledi:
"Bir aile düşünün; tek istekleri, kızlarının bir mezar taşı olması ve o mezarın başında dua edebilmek. Ancak Gülistan’ın ve ailesinin umutları çalındı. Altı yıl… Kimi zaman bir umutla, kimi zaman acı bir haber alma endişesiyle geçen upuzun altı yıl. Bugün Gülistan’ın, dün Rojin’in ve burada adını sayamadığımız daha nice hayattan koparılan kız kardeşlerimizin, evlatlarımızın faillerinin bulunabilmesi için aynı titizlikle yürütülecek soruşturma beklentimizi bir kez daha yineliyoruz. Bir kez daha ifade ediyoruz ki gerek Doku ailesinin gerekse acılı tüm ailelerin hak arayışında yanlarında olmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, bir yanda kadın cinayetleri… Artık yaygın bir katliam halini alan toplumsal şiddetin son bulması için de etkin bir mücadeleyi sürdüreceğiz."
