Human Rights Watch, ARTICLE 19 ve İFÖD’ün de aralarında bulunduğu 21 kuruluş, Türkiye’de internet sansürünün son bir ayda ciddi ölçüde arttığını belirterek erişim engellerine son verilmesi çağrısı yaptı.
Ortak açıklamada, erişim engeli getirilen hesaplar arasında soL Haber ve Mezopotamya Ajansı'nın yanı sıra Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Kaos GL ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ile çok sayıda gazeteci ve akademisyenin hesaplarının bulunduğu belirtildi. İFÖD, derneğin kurucularından Yaman Akdeniz ve Türkiye'deki internet sansürünü belgeleyen EngelliWeb'in hesaplarının da X tarafından Türkiye'den görünmez kılındığı kaydedildi.
Açıklamada, T24'ün internet sitesi ile 1,9 milyon takipçili X hesabına 29 Eylül'de, sitede yayımlanan 118 haber gerekçe gösterilerek erişim engeli getirildiği hatırlatıldı. Mahkeme kararında içeriklerin “Türk aile düzeninin bozulmasına ve Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik” olduğu ve gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişimini olumsuz etkileyebileceği öne sürüldü. HRW ve diğer kuruluşlar ise kararda söz konusu içeriklerin kamu düzenine nasıl tehdit oluşturduğunun ve sitenin tamamının engellenmesinin neden gerekli ve orantılı olduğunun açıklanmadığını belirtti.
“8/A MADDESİ İNTERNET SANSÜRÜNÜN ARACI OLARAK KULLANILIYOR”
Kuruluşlar, eylül ve ekim aylarında verilen erişim engeli kararlarının büyük bölümünün 5651 sayılı İnternet Kanunu'nun 8/A maddesine dayandırıldığına dikkati çekti. Açıklamada, 2015'te yürürlüğe giren maddenin “uzun süredir internet sansürünün bir aracı olarak kullanıldığı” savunuldu. Wikipedia'ya 2017'de, Ekşi Sözlük'e ise 2023'te aynı madde kapsamında getirilen erişim engellerinin daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü ihlali kararlarının ardından kaldırıldığı hatırlatıldı.
Açıklamada ayrıca, 31 Temmuz'da kabul edilen 7590 sayılı kanunla daha önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) kullandığı bazı yetkilerin Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredildiğine işaret edildi. Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Başkanlığın 8/A kapsamında erişim engeli getirebilme yetkisine sahip olmasının yürütmenin bilgi üzerindeki kontrolünü artıracağı görüşünü dile getirildi. Adalet Bakanlığı'nın 24 Eylül'de duyurduğu “Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları” da sansürün genişleyebileceğine ilişkin kaygılar arasında gösterildi.
X VE META'YA ÇAĞRI: “KEYFİ TALEPLERE DİRENİN”
Ortak açıklamada X ve Meta'nın eylül ve ekim aylarındaki erişim engellerine ilişkin kamuoyuna açıklama yapmadığı, HRW'nin iki şirkete gönderdiği sorulara da açıklamanın yayımlandığı tarih itibarıyla yanıt verilmediği belirtildi. Platformlara, erişim engeli kararlarının kullanıcılarla paylaşılması, uygulanan kararların sayısının açıklanması ve uluslararası insan hakları hukukuyla bağdaşmayan taleplere karşı hukuki yollara başvurulması çağrısında bulunuldu.
Kuruluşlar Türkiye makamlarından ise ifade, medya ve bilgiye erişim özgürlüğünü ihlal ettiğini değerlendirdikleri yeni kısıtlamaları durdurmalarını ve uluslararası hukuka aykırı şekilde erişime kapatılan içerikleri yeniden erişime açmalarını istedi.
Ortak açıklamaya Uluslararası Af Örgütü, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), BIRN, MLSA ve PEN International'ın arasında bulunduğu çok sayıda kuruluş da imza attı.
