Hekim Birliği ve HEKİMSEN: “Dağkapı Devlet Hastanesi’nde hekimler hukuka aykırı ve keyfi geçici görevlendirme uygulamalarına maruz bırakılıyor"

Hekim Birliği Sendikası Diyarbakır Şubesi ile HEKİMSEN Diyarbakır İl Temsilciliği, Dağkapı Devlet Hastanesi önünde ortak açıklama yaptı. “Bu hastanede görev yapan hekimler, uzun süredir hukuka aykırı, usulsüz, keyfi ve süreklilik kazanmış geçici görevlendirme uygulamalarına maruz bırakılmaktadır” denilen açıklamada S1 güvenlik kategorisindeki hastanede uygulamaların kamu güvenliği ve toplum sağlığını tehdit ettiği belirtildi.

29 Ocak 2026 Perşembe 14:26
Hekim Birliği ve HEKİMSEN: “Dağkapı Devlet Hastanesi’nde hekimler hukuka aykırı ve keyfi geçici görevlendirme uygulamalarına maruz bırakılıyor"

 Hekim Birliği Sendikası Diyarbakır Şubesi ile HEKİMSEN Diyarbakır İl Temsilciliği, Dağkapı Devlet Hastanesi önünde ortak açıklama yaptı. “Bu hastanede görev yapan hekimler, uzun süredir hukuka aykırı, usulsüz, keyfi ve süreklilik kazanmış geçici görevlendirme uygulamalarına maruz bırakılmaktadır” denilen açıklamada S1 güvenlik kategorisindeki hastanede uygulamaların kamu güvenliği ve toplum sağlığını tehdit ettiği belirtildi.

Dağkapı Devlet Hastanesi önündeki yapılan eylemde konuşan Hekim Birliği Sendikası Diyarbakır Şube Başkanı Seden Kayaokay, Diyarbakır Dağkapı Devlet Hastanesi’nin riskli hasta profiline sahip, kesintisiz ve nitelikli sağlık hizmetinin zorunlu olduğu bir kamu sağlık kuruluşu olduğunu vurgulayarak, “Ancak bugün bu hastanede görev yapan hekimler, uzun süredir hukuka aykırı, usulsüz, keyfi ve süreklilik kazanmış geçici görevlendirme uygulamalarına maruz bırakılmaktadır” dedi.

Söz konusu görevlendirmelerin mevzuata dayanmadığını belirten Kayaokay, “Bu görevlendirmeler; mevzuata dayanmayan, kamu yararını gözetmeyen, nesnel kriterlerden yoksun, liyakat ilkesini yok sayan ve hekim iradesini tamamen dışlayan bir idari uygulamaya dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.

“Bir güvenlik hastanesi sistematik biçimde boşaltılmaktadır”

Görevlendirmelere gerekçe olarak hastanenin yatış oranları, ameliyat sayıları ve bakılan hasta sayılarının düşük gösterildiğini belirten Kayaokay, bu değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kayaokay, “Çünkü Diyarbakır Dağkapı Devlet Hastanesi yıllardır yetersiz tıbbi cihazlarla, eksik altyapıyla, yetersiz poliklinik oda sayısıyla hizmet vermeye zorlanmaktadır. Bu eksiklikler defalarca bildirilmiş, ancak giderilmemiştir. Buna rağmen ortaya çıkan hizmet aksamalarının faturası hukuksuz biçimde hekimlere kesilmektedir” dedi.

Bu uygulamaların sonucunda S1 güvenlik kategorisindeki bir hastanenin hekimlerinden arındırıldığını ifade eden Kayaokay, durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Hekimlerin yarısından fazlası kendi kurumunda görev yapamaz hale getirildi”

Kayaokay, bugün hastanede görev yapan uzman, pratisyen ve diş hekimlerinin yarısından fazlasının hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, ihtiyaç analizi yapılmadan ve gönüllülük esası gözetilmeden başka kurumlara gönderildiğini belirtti. Mevcut tabloyu rakamlarla paylaşan Kayaokay, şunları söyledi:

“41 uzman hekimin 12’si, 14 pratisyen hekimin 10’u, 8 diş hekiminin 7’si, 5 eczacının 2’si kendi kurumunda görev yapamaz hale getirilmiştir. Yani bu hastanedeki hekimlerin yarısından fazlası, atandığı hastanede hizmet verememektedir.”

“Bu tablo kamu güvenliğini açıkça tehdit etmektedir”

S1 statüsündeki bir hastanede bazı branşlarda hizmet verecek hekim kalmadığını dile getiren Kayaokay, “Güvenlik riski yüksek hasta gruplarının takip ve tedavilerinde süreklilik sağlanamamaktadır. Plansız ve keyfi görevlendirmeler nedeniyle poliklinikler fiilen çalışamaz hale gelmiş, hastalar sağlık hizmetine erişemez duruma düşürülmüştür” dedi.

Diş hekimlerinin de bu uygulamalardan ciddi biçimde etkilendiğini vurgulayan Kayaokay, diş hekimlerinin diş hastaneleri dışında görevlendirilmeleri nedeniyle malzeme yetersizliği, performans kaybı ve mesleki uyum sorunları yaşadığını ifade ederek, “Bu yalnızca hekimlerin değil, toplum sağlığının ve kamu güvenliğinin açıkça riske atılmasıdır” diye konuştu.

Hekimleri iradeleri dışında yer değiştirmeye zorlayan görevlendirmelerin Anayasa’da güvence altına alınmış angarya yasağına aykırı olduğu, çalışma barışını bozduğu ve mobbing aracı olarak kullanıldığını ifade eden Kayaokay, “Güvencesiz, baskı altında ve sürekli yer değiştirmeye zorlanan hekimlerle nitelikli, sürekli ve güvenli sağlık hizmeti sunulamaz” dedi.

“Taleplerimiz nettir”

Hekimlerin taleplerini sıralayan Kayaokay, “S1 güvenlik kategorisindeki Diyarbakır Dağkapı Devlet Hastanesi’nde uygulanan usulsüz, hukuka aykırı ve mobbing boyutuna ulaşmış geçici görevlendirmelere derhal son verilmesini, hekimlerin iradeleri dışında keyfi şekilde görevlendirilmesinin durdurulmasını ve hastanenin güvenlik statüsüne uygun biçimde yeterli hekim sayısı, donanım ve fiziki koşullarla güçlendirilmesini istiyoruz. Hekimler, idarenin plansızlığının ve eksikliklerinin telafi aracı değildir. Mesleki onurumuzu, emeğimizi ve özlük haklarımızı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

HEKİMSEN: “Bakanlık ivedilikle çözüm üretmeli”

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN) Diyarbakır İl Temsilcisi Haçım İzol da yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı’na uzun süredir sahadan talepler ilettiklerini belirterek, “Bu hastanemiz maalesef ne S1 statüsünde kalabildi ne de vatandaşın nitelikli sağlık hizmeti alabileceği bir hastane rolüne bürünebildi. Bakanlığın ivedilikle bu soruna çözüm getirmesi gerekmektedir” dedi.

Diyarbakır genelinde kronikleşmiş sorunlar bulunduğunu ifade eden İzol, MHRS sistemi nedeniyle hekimlerin aşırı muayene sayılarıyla karşı karşıya kaldığını, bunun da nitelikli sağlık hizmetini engellediğini söyledi. İzol, “Diş hekimlerimize yönelik teşvik dağıtım oranlarındaki düşüklük iş barışını bozmakta. Sağlıkta şiddet hala devam etmekte, yeterli ve etkin caydırıcı cezalar görememekteyiz” diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.