TMMOB: Siyasi iktidarın varlığını sürdürmek için ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini kabul etmiyoruz

TMMOB ve bağlı Odaları, Ankara’da yapılacak 36. NATO Zirvesi öncesinde uygulanan yasak kararlarına tepki göstererek, "Siyasi iktidarın varlığını sürdürebilmek amacıyla ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini, topraklarımızı emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının üssü haline getirmesini asla kabul etmiyoruz" açıklamasını yaptı. 

26 Haziran 2026 Cuma 15:46
TMMOB: Siyasi iktidarın varlığını sürdürmek için ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini kabul etmiyoruz

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odaları, "Ülkemizin ve Halkımızın Geleceğini Emperyalizmin Savaş Örgütü NATO’ya Teslim Etmeyeceğiz" başlıklı yazılı açıklama yaptı.

NATO’nun 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştireceği 36. Zirve öncesinde kentte olağanüstü hal rejimi yaratıldığı belirtilen açıklamada, Ankara Valiliği'nin yasak kararlarına tepki gösterilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Ankara Valiliği’nin duyurduğu yasak kararlarıyla 28 Haziran-10 Temmuz günleri arasında toplantı ve gösteri yürüyüşlerinden basın açıklamalarına, bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar en temel demokratik haklar hedef alınmıştır. NATO Zirvesi yapılacağı gerekçesiyle başkentin günlerce baskıcı uygulamalarla kuşatılması, halkın anayasal hak ve özgürlüklerinin fiilen kaldırıldığının en açık göstergesidir. Siyasi iktidarın varlığını sürdürebilmek amacıyla ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini, topraklarımızı emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının üssü haline getirmesini asla kabul etmiyoruz."

"NATO HALKLARA VE EMEKÇİLERE SAVAŞ, İŞGAL VE YIKIM GETİRMİŞTİR"

NATO'nun tarihsel siciline ve günümüzdeki küresel politikalara değinilen açıklamada, askeri harcamaların kamusal hizmetlerden çalındığı vurgulanarak, şöyle devam edildi:

"NATO, kuruluşundan bu yana halklara ve emekçilere savaş, işgal, yıkım ve istikrarsızlık getirmiştir. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, işgallerden bölgesel çatışmalara uzanan sicili bunun en somut kanıtıdır. Bugün de enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna coğrafyamız yeni savaşların ve gerilimlerin merkezi olmaya sürüklenmektedir. ABD emperyalizmi, Trump yönetimiyle birlikte bir yandan 'ABD olmazsa NATO kağıttan kaplan' deyip diğer yandan bu saldırganlığı daha da tırmandırmakta, uluslararası hukuku hiçe sayan, savaşları ve işgalleri meşrulaştıran, halkların iradesini yok sayan politikalar her geçen gün daha tehlikeli boyut kazanmaktadır. Bizler çok iyi biliyoruz ki bu savaş politikalarının bedelini tarihin her döneminde olduğu gibi yine halklar ve emekçiler ödemektedir. Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynaklar, gıdadan, sağlıktan, barınmadan, eğitimden, üretimden ve kamusal hizmetlerden çalınmaktadır.

"KRİZLERİN FATURASI İŞÇİLERE, GENÇLERE VE EMEKLİLERE KESİLMEKTEDİR"

Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında işçilere, emekçilere, gençlere ve emeklilere daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak kesilmektedir. Halkların gerçek ihtiyacı savaş politikaları olamaz!... Halkların gerçek ihtiyacı barışın, eşitliğin, demokrasinin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir yaşamdır. Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil, emeğiyle geçinen, üreten ve ülkesine sahip çıkan milyonların örgütlü mücadelesiyle kurulacaktır. Ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır. Bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkılmalıdır! Savaşa, işgale, emperyalist müdahalelere ve gericiliğe karşı yaşamı, barışı, demokrasiyi, laikliği ve tam bağımsızlığı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

Son Güncelleme: 26.06.2026 20:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.