Arpacı’dan İktidara Çocuk Suçluluğu Tepkisi: Suçlusu da Sorumlusu da Sizsiniz

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen suça sürüklenen çocuklar yasası hakkında konuşan YENİ Partili Arpacı, “Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğa ceza verdiğimizle ve bunun ne kadar uzun olduğuyla ilgili değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür” dedi.

07 Ağustos 2026 Cuma 14:05
Arpacı’dan İktidara Çocuk Suçluluğu Tepkisi: Suçlusu da Sorumlusu da Sizsiniz

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür
YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı TBMM Genel Kurulu'nda, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci maddesi hakkında konuştu. Arpacı,
“Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında
değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza
kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil,
riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden
kurtaran bir kamu düzenidir” dedi.
“Kaybettiğimiz Çocuklarımızın Acısı Hâlâ Kalbimizde”
Düzenlemede ateşli silahların saklanmasıyla ilgili 1'inci maddesi üzerine değerlendirmelerde bulunan
YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı şunları söyledi:
“Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Abdurrahman Balcı, Gülden Coni, Fatih Acacı,
Kıvanç Uman, Murat Duha Yıldız, Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır, Eyüp Arıcı ve son olarak da
İzmir'de kalbinden bıçaklanan Mehmet; birkaç sene içinde cinayete kurban giden, ülkenin geleceği
gençlerimizden sadece birkaçı. Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen okul saldırılarında
kaybettiğimiz çocuklarımızın acısı hâlâ kalbimizde, en derinliklerinde. Hepsinin acısı çok taze,
üzerinden yıllar da geçse unutamayacağımız pırıl pırıl, bir hiç uğruna kaybettiğimiz gençlerimiz.
“Geleceğimiz Gidiyor Ve Giden Geri Gelmiyor, Ülkeyi Bu Hâle Siz Getirdiniz”
2025'te mağdur olan çocuk sayısı tam 268 bin. Bu çocukların yüzde 60'ı yaralanma suçundan mağdur,
belki de ölmekten kıl payı kurtuldular. Korkunç bir rakam, korkunç. Bir senede suç işleyen
çocuğumuzun, gencimizin sayısı 200 bin. Belki bir suç örgütünün elinde, belki kötü yaşam koşulları,
berbat eğitim sistemimiz, ekonomik zorluklar ya da ruhsal problemleri yüzünden suç işlemiş yüz
binlerce çocuğumuz var. Biz bu ülkede nasıl yaşayacağız? Hangi aile sokak güvenliği olmadığı bir
ülkede evladını başka bir şehirde eğitim almaya gönderebilecek? Birçok aile çocukları hayal ettiği
okulu kazandığı hâlde özellikle büyükşehirlerde okumasını istemiyor. Çocuklarımızı nasıl bir geleceğe
hazırlıyoruz? Allah aşkına, kim bu ülkede yaşamak istiyor? Türkiye'den dünyaya ilk önce
doktorlarımızı, mühendislerimizi, yetişmiş insan gücümüzü gönderdik. Üniversiteden mezun olan
gençlerimizin tek hayali Avrupa'da çalışmak ve artık en sonunda liseden mezun olan çocuklarımız bile
yurt dışında üniversite eğitimi almak istiyorlar. Bütün gençler bir fırsatını bulup ülkeyi terk etmek
istiyor, farkında mısınız? Geleceğimiz gidiyor ve giden geri gelmiyor. Yirmi yılda ülkeyi derin
yoksulluğa sürükleyen, hukuku keyfî uygulamalarla işlemez hâle getiren, düşünce, ifade ve sosyal
medya özgürlüğünü ortadan kaldıran sizsiniz. Uyuşturucu baronları başta olmak üzere, suç
örgütleriyle mücadele ediyormuş gibi yaparak ülkeyi bu hâle getirdiniz; suçlusu da sorumlusu da
sizlersiniz.
“Silahın Çocuğun Eline Geçmesini Önlemek Yetişkin Bireyin En Temel Sorumluluklarından”
1'inci maddeyle ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden saklayan ve bir çocuğun silahı ele
geçirmesine neden olan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Elbette bir
evde silah bulunuyorsa o silahın çocuğun eline geçmesini önlemek yetişkin bir bireyin en temel

sorumluluklarından biridir. Silahı çocuğun rahatça ulaşabileceği bir yerde bırakmak basit bir ihmal
değildir, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilecek ağır bir sorumsuzluktur ve en ağır şekilde
cezalandırılmalıdır; bu nedenle düzenlemenin amacını doğru buluyoruz.
“Çocuk Koruma Sistemi Zamanında Çalışmıyor”
Sayın milletvekilleri, bakın, veriler önümüzde çok açık bir tabloyu ortaya koyuyor. 2020-2025 yılı
arasında çocukların karıştığı organize suç olayları yüzde 236 arttı. Bu veri suç örgütlerinin çocukların
yoksulluğundan, yalnızlığından, okullarından kopuşundan ve gelecek kaygısından daha fazla
yararlandıklarını gösteriyor. Çocukları uyuşturucu taşımada, silah saklamada, gözcülükte ve şiddet
eylemlerinde kullanılması yalnızca bir asayiş meselesi değil, bu tablo çocuk koruma sisteminin
zamanında da çalışmadığını gösteriyor.
“Aynı Çocuk İçin Hep Beraber Çalışmalıdır”
Teklifin gerekçesinde yoksulluktan, aile içi şiddetten, eğitimden kopuştan ve sosyal hizmet
eksikliğinden söz ediliyor ancak çözüm bölümüne gelindiğinde yeniden sadece cezaları artırıyor, infaz
ağırlaştırılıyor, aileye yeni ceza hükümleri getiriliyor. Devlet çocuğa okuldan koptuğunda
ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini
zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız
çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan,
çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir. Adalet, Aile ve Sosyal
Hizmetler, Millî Eğitim, Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları ile yerel yönetimler aynı çocuk için hep beraber
çalışmalıdır. Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğa ceza verdiğimizle ve bunun ne kadar uzun olduğuyla
ilgili değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür diyorum.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.