Kanko: "Milletin parasını harcarken milletin denetiminden kaçamazsınız"

YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanunu Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye’nin en köklü yardım kuruluşlarından biri olan Kızılay’ın AKP iktidarları döneminde ciddi bir güven ve itibar kaybına uğradığını belirterek iktidarın Kızılay politikalarını sert sözlerle eleştirdi.

22 Ekim 2026 Perşembe 12:10
Kanko: "Milletin parasını harcarken milletin denetiminden kaçamazsınız"

KANKO: “160 YILLIK KIZILAY’IN İTİBARI AKP İKTİDARLARI DÖNEMİNDE YERLE BİR
EDİLDİ!”
“DEPREMDE ÇADIR SATAN ANLAYIŞ, ŞİMDİ DE KIZILAY’A DENETİMSİZ AYRICALIKLAR
TANIMAK İSTİYOR!”
“KIZILAY’A GÜVEN SARSILDI, İKTİDAR HESAP VERMEK YERİNE YENİ YETKİLER
DAĞITIYOR!”
Kızılay’ın 6 Şubat depremlerinde yaşanan tartışmalar, yardım faaliyetleri ve kurumsal yönetimine yönelik
eleştiriler nedeniyle kamuoyunun güvenini kaybettiğini savunan Kanko, yeni kanun teklifinin bu güven
sorununu çözmek yerine denetim mekanizmaları yeterince açıklanmayan yeni ayrıcalıklar getirdiğini
söyledi.
Kanko, Kızılay milletin vicdanıdır, dayanışmanın simgesidir. Ancak bugün milletin bağışlarıyla ayakta
duran bu köklü kurumun nasıl yönetildiğini, kaynaklarının nereye harcandığını ve kime hangi ayrıcalıkların
tanındığını sorgulamak zorunda kalıyoruz ifadelerini kullandı.
“DEPREMDE YARDIM BEKLEYEN MİLLET, KIZILAY’A DUYDUĞU GÜVENİ KAYBETTİ!”
6 Şubat 2023 depremlerinin Kızılay açısından ciddi bir güven sınavı olduğunu vurgulayan Kanko, Genel
Kurul'da yardım kuruluşlarına ait bağış kutularının bulunduğu bir fotoğrafı göstererek yaşanan itibar
kaybına dikkat çekti.
Kanko, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"6 Şubat depremlerinden sonra Kızılay'ın içine düşürüldüğü tabloyu hepimiz gördük. Sabiha Gökçen
Havalimanı'nda LÖSEV, UNICEF ve Kızılay'a ait bağış kutularının bulunduğu görüntü bile kamuoyundaki
güven tartışmalarının sembolü hâline gelmiştir.
Bir zamanlar milletimizin tereddütsüz bağış yaptığı Kızılay'ın bugün güven araştırmalarında sorgulanan bir
kuruluş hâline gelmesi son derece düşündürücüdür.
Vatandaş Kızılay'a bağış yaparken bir şirkete kazanç sağladığını değil, ihtiyaç sahibi bir insana yardım
ettiğini düşünür. Milletin dayanışma duygusu ticari ayrıcalıkların gerekçesi hâline getirilemez."
“KIZILAY’A AYRICALIK VAR, DENETİM YOK! BU NASIL KANUN?”
Kanun teklifinin Kızılay'a geniş yetkiler tanımasına rağmen bu yetkilerin nasıl denetleneceğinin yeterince
açıklanmadığını belirten Kanko, özellikle kamu kaynaklarının kullanımı konusunda ciddi soru işaretleri
bulunduğunu ifade etti.
"Kanuna ayrıcalıkları yazmışsınız ama hesap verme sorumluluğunu açıkça düzenlememişsiniz. Yetki
veriyorsunuz, denetimin nasıl işleyeceğini söylemiyorsunuz.
Kızılay'ın bazı şirketlerinden ürün ve hizmetlerin ihalesiz alınmasının önünü açıyorsunuz. Üstelik bunu
yalnızca afet anlarıyla sınırlamıyor, afet öncesi hazırlık dönemini de kapsama alıyorsunuz.
Peki, hazırlık döneminin sınırını kim belirleyecek? Acil durum kriterini kim koyacak? Fiyatların
uygunluğunu kim denetleyecek? Ortaya çıkabilecek kamu zararının hesabını kim verecek?

Bunların hiçbirine yeterince açık cevap vermiyorsunuz.
Kanunlar temenni metni değildir! Kamu parasının harcandığı her yerde şeffaflık, denetim ve hesap
verebilirlik zorunludur."
“MİLLETİN VERGİLERİYLE ALINAN KAMU MALLARI İKTİDARIN ŞAHSİ MÜLKÜ
DEĞİLDİR!”
Kamu kurumlarına ait makine, teçhizat ve çeşitli malzemelerin Kızılay'a bedelsiz devredilmesine ilişkin
düzenlemeleri de eleştiren Kanko, kamu varlıklarının kullanımında açık kriterler bulunması gerektiğini
söyledi.
"Bu mallar iktidarın şahsi mülkü değildir. Bunlar işçinin, memurun, emeklinin, esnafın ve milyonlarca
vatandaşımızın vergileriyle alınmıştır.
Hangi kamu malının, hangi gerekçeyle, kimin kararıyla ve ne kadar süreyle devredileceğini açıkça
belirlemek zorundasınız.
Milletin parasını harcarken milletin denetiminden kaçamazsınız. Kamu kaynaklarını kullanmanın ilk şartı
hesap verebilmektir."
“YOKSUL VATANDAŞIN BİLGİLERİ ŞİRKETLERİN VE SİYASETİN MALZEMESİ OLAMAZ!”
Kanun teklifinde sosyal yardım verilerinin paylaşılmasına ilişkin düzenlemelere de dikkat çeken Kanko,
ihtiyaç sahibi vatandaşların kişisel bilgilerinin korunması gerektiğini vurguladı.
"Sosyal yardıma muhtaç vatandaşlarımızın bilgileri son derece hassastır. Bu insanların ekonomik ve sosyal
durumları hiçbir şekilde ticari veya siyasi amaçlarla kullanılmamalıdır.
Bugün bu verilere erişim yetkisi verirken yarın bunların şirketlerle paylaşılmasının ya da seçim
propagandasında kullanılmasının önünü açmayacağınızın güvencesi nedir?
Yoksulluk bir seçim malzemesi değildir! Vatandaşın çaresizliği üzerinden siyaset yapılmasına kapı
aralanamaz.
Sosyal yardım devletin ve toplumun dayanışma sorumluluğudur; hiçbir vatandaşın mağduriyeti pazarlık
konusu yapılamaz."
“GÖNÜLLÜ VERİLEN KANIN MALİYETİNİ KİM, NASIL HESAPLIYOR?”
Bir hekim olarak kan bağışı ve sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlemelerin önemine dikkat çeken Prof. Dr.
Mühip Kanko, kan bileşenlerinin bedellerinin SGK üzerinden tahsil edilmesi konusunda da açıklık istedi.
"Vatandaşımız hiçbir karşılık beklemeden kan bağışında bulunuyor. Peki, gönüllü bağışlanan bu kanın
hastaya ulaşıncaya kadar ortaya çıkan maliyeti nedir?
Bu bedeller nasıl belirleniyor? Kamu hastanelerine ne kadar ek yük getirilecek? SGK üzerinden yapılacak
ödemelerin hesabını kim verecek?
Zaten mali sorunlarla karşı karşıya bulunan kamu hastanelerinin üzerine yeni yükler getiriyorsanız bunun
maliyetini de açıklamak zorundasınız.
Sağlık hizmetlerinde şeffaflık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur."
“AFET EMEKÇİSİNİN HAKKINI DESTEKLİYORUZ, DENETİMSİZ AYRICALIKLARI
DEĞİL!”

Afetlerde görev yapan personele tazminat ödenmesine ilişkin düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirten
Kanko, çalışanların haklarının korunması ile kurumsal ayrıcalıkların birbirinden ayrılması gerektiğini ifade
etti.
"Afetlerde canını ortaya koyan emekçilerimizin haklarını koruyan her düzenlemeyi destekleriz. Ancak
çalışanlara hak tanınmasını gerekçe göstererek Kızılay'a denetimden uzak ayrıcalıklar verilmesini kabul
edemeyiz.
Kızılay şube başkanlarının sosyal yardım vakıflarında görev almasına ilişkin düzenlemelerde de çıkar
çatışmalarının nasıl önleneceği açıkça ortaya konulmalıdır.
Sosyal yardımlar kişisel inisiyatiflere değil, adil, nesnel ve denetlenebilir kurallara dayanmalıdır."
“KIZILAY’IN İTİBARINI KURTARMAK İSTİYORSANIZ ÖNCE HESAP VERİN!”
Kızılay'ın yeniden toplumun güvenini kazanabilmesi için şirket hesaplarının, bağışların ve kamu alımlarının
düzenli biçimde açıklanması gerektiğini belirten Kanko, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı:
"Bu kurumun itibarını yeniden güçlendirmek istiyorsanız önce şeffaflığı sağlayacaksınız.
Kızılay şirketlerinin hesaplarını, toplanan bağışları, yapılan harcamaları ve kamu alımlarını düzenli olarak
kamuoyuna açıklayacaksınız.
Güven isteyen önce hesap verebilmeli, yetki isteyen önce sorumluluğunu kabul etmelidir.
Meclisin görevi kanundaki boşlukları alkışlamak değil, o boşlukları gidermektir.
Kızılay hiçbir siyasi iktidarın, hiçbir şirketin ve hiçbir çıkar grubunun kurumu değildir. Kızılay milletindir.
Milletin kurumu da milletin denetimine açık olmak zorundadır."
KANKO'DAN MECLİS KÜRSÜSÜNDE FATMA KAPLAN HÜRRİYET'E ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI!
Konuşmasının sonunda İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in tutukluluğuna da değinen Kanko,
yargı sürecine yönelik eleştirilerini dile getirerek özgürlük çağrısında bulundu.
"87 gündür tutuklu bulunan İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet'in haksız ve hukuksuz
biçimde özgürlüğünden mahrum bırakıldığını bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Çocuğundan, ailesinden ve sevdiklerinden ayrı bırakılan belediye başkanımızın yaşadığı bu süreci kabul
etmiyoruz.
Fatma Kaplan Hürriyet'e özgürlük çağrımızı Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden bir kez daha
yineliyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.