CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yunan bir siyasetçinin paylaştığı, ABD tarafından kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun fotoğrafının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak gösterildiği yapay zeka görseline ilişkin, “Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı, Cumhurbaşkanlığı sarayının önünden bir vatandaşımızı alıp da götürmeye cesareti olan varsa hodri meydan. O kadar değil. Biz ülkemizde ne seçilmişe dokundururuz ne onu seçene dokundururuz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği operasyonu eleştiren, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya ilişkin konuşmamasına tepki gösteren Özel, şunları söyledi:
“Tabii biz bunları konuşuyoruz, eleştiriyoruz, en ağır eleştirileri yapıyoruz, onu iktidardan indirmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ama dışarıdan da birileri çıkmış, Maduro’nun görüntüsünü yapay zekayla bir Erdoğan fotoğrafı, Yunanistanlı kendini bilmez, haddini bilmez bir gazeteci ‘Erdoğan’ı da böyle götürecekler...’
Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı, Cumhurbaşkanlığı sarayının önünden bir vatandaşımızı alıp da götürmeye cesareti olan varsa hodri meydan. O kadar değil. 15 Temmuz'da, Amerika destekli FETÖ operasyonuyla kendi besledikleri, büyüttükleri, şımarttıkları darbeye kalkıştı, ilk telefonu bu kardeşiniz açtı Meclis Başkanı’na, ‘Açın Meclis’i direneceğiz darbeye' dedim. 'Biz sandığı getiren partiyiz, sandığı kimseye kaptırmayız. Sandıktan kim çıkıyorsa o çıkacak, millet ne diyorsa o olacak’ dedim.
Biz ülkemizde ne seçilmişe dokundururuz ne onu seçene dokundururuz. O seçilmiş zulmediyorsa, kötülük yapıyorsa karşısındayız. Ama bizim ülkemizin ama AK Partili ama MHP'li ama en tepedeki ama köyündeki bir vatandaşın saçına dokunacaksın, orada karşında bizi bulacaksın kardeşim, aklını başına alacaksın.
"Erdoğan karşısında gerekirse başı vermeye ama baş eğmemeye devam edeceğiz"
Kurtuluş Savaşı'nda Yunan Orduları Başkomutanı General Nikolaos Trikopis esir düştüğünde Mustafa Kemal Atatürk ile arasında geçen diyaloğu anlatan Özel, Trikopis’in serbest bırakıldıktan sonra her sene 29 Ekim’de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği önüne giderek, Atatürk fotoğrafının önünde selam verdiğini belirtti. Özgür Özel, "İlk Cumhurbaşkanımızın asaleti, cesareti bizi bugünlere kadar getirmiştir. Ona layık olmaya, onun gibi olmaya, günü gelince de onun gibi yönetmeye taliptir bu parti" dedi.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesinde adil bir rekabet sağlasaydı, halkına adaletli davransaydı halkının ona sahip çıkacağını söyleyen Özel, "Maduro örneği hepimize şunu hatırlatmalıdır: Kırılganlıklar, tartışmalar, gerginlikler, bir ülkenin iç cephesini zayıflatmaya yönelik yapılan her şey o ülkedeki herkes için tehdittir. Artık içeride kavgayı terk etmenin, kutuplaşmayı bitirmenin, toplumsal barışı sağlamanın, milletin gelecek kaygılarını azaltmanın zamanıdır. Sayın Erdoğan iktidarda kalmak için gerginlik, iktidarda kalmak için kutuplaşma, iktidarda kalmak için hakkı olmadığı halde haksız rekabet ve üzerimize şiddet uygulamaktır. Bu sayede yokluk, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik konuşulmasın istemektedir. Biz kendisinin zulmüne direnmeye, onun karşısında asla baş eğmemeye, gerekirse başı vermeye ama baş eğmemeye devam edeceğiz.
Ancak Erdoğan'ın tek zulmettiği biz değiliz. Ona oy vermiş AK Partili, MHP'li seçmen de 19 bin liralık maaşla açtır, 28 bin liralık asgari ücretle sefil durumdadır. Bizim bu ülkede Erdoğan'a rağmen, keşke bu tutumlarından vazgeçse, keşke normal bir siyasi zemine dönse, dönmez, bildiği bu. Bir şeytan olmadan, karşısına bir şeytan yaratmadan, insanlara karşısındaki bir düşmanı hedef göstermeden siyaset yapamayan; sevgiyi, umudu örgütlemeyi değil, korkuyu büyütmeyi bilen bir siyasetin sahibidir o. Ama geçmişte her ne sebeple olursa olsun ona oy vermiş tüm seçmenleri de diğer muhalefet partilerinin her kurumsal kimliklerini hem seçmenlerini de bu son seçimde sandığa gitmemiş küskünleri de daha oy hakkı yok diye oy vermemiş dünün 15 yaşındaki, gelecek seçimin seçmenlerini de CHP olarak en sıkı şekilde kucaklıyoruz. Kimse endişeye kapılmasın.
“Mücadeleden bir santim eğilmeyeceğiz ama milletle muhabette de sonuna kadar ilerleyeceğiz”
Biz uğradığımız zulmü, belediye başkanlarımız, cumhurbaşkanı adayımız içeride, asliye hukuk mahkemesinden kayyum atamaya kalkıyorlar partiye, direniyoruz diye kapatma davaları açmışlar bize; biz bu mücadeleyi bir yandan veririz ama 2026 yılı Türkiye'deki bütün mağdur ve mazlumların duyduğumuz sesini duyuracağımız değil, onlarla birlikte mücadeleyi başlatacağımız, iktidara yürüyeceğimiz, onların da her birimizin hep birlikte çok daha zengin, çok daha mutlu, çok daha sağlıklı, çok daha huzurlu olduğu bir Türkiye'yi hep beraber inşa edeceğiz. Kavga edenler, zulmedenler, hukuk tanımayanlar, sandıktan korkanlar bir yanda kalsın. Biz iktidara yürüyoruz. Mücadeleden bir santim eğilmeyeceğiz ama milletle muhabette de sonuna kadar ilerleyeceğiz. 2026’nın yepyeni bir başlangıç yılı olmasını ümit ettik. Bizden yana birtakım adımlar atacağız. Ama bu gergin ortamda dünyanın ve Türkiye’nin ortamı bu halde.
“19 Mart sürecinde ilan ettiğimiz tüm boykot listesini boşaltıyorum”
19 Mart'tan sonra bizi duymayana, görmeyene boykot yaptık. Kiminin reytingi 0.65’e düşmüş kimi cirosu dörtte birine düşmüş. Kimi milletvekillerimizde, kimi başka yerle ‘Bu boykottan çıkabilir miyiz?’. Ona, buna, buna, buna değil; hepsine birden söylüyoruz: Size 2026’da bir beyaz sayfa, karnenizi ben boşalttım. 2026’da yapılan haberin diline, öyle iftirayı iftiracıdan beter vereni de okuyacağız, haberi aldığı eğitim gereği gazeteci gibi haber yapanı da. Her eleştiri başımızın tacıdır ama bizi görmeyip de dibi görenlere söylüyorum: Bir beyaz sayfa, bundan sonra takip etmeye devam edeceğiz.
Şu an itibarıyla en ciddi hassasiyetle takip etmek üzere, 19 Mart sürecinde ilan ettiğimiz tüm boykot listesini boşaltıyorum. Yeni tur, yeni bilet. Önümüzde bakıyoruz. Herkes işini ona göre yapsın. Kimseden iltimas istemiyoruz, kayırma istemiyoruz. Mesleğini onuruyla yapan, gazeteciliği gazeteci gibi yapan, televizyonculuğu televizyon gibi yapan kim varsa bundan sonra beyaz sayfa önüne açıktır. 19 Mart’taki yanlışı yapana yanlış yapmaya, dibi yeniden yaşatmaya kararlıyız. Hodri meydan, açık çek veriyorum.”
CHP Lideri Özel, grup toplantısının ardından partisinin TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’ü ziyaret ederek ölen amcası için taziye dileklerini iletti.
