Artvin’de dere yatağına maden atıkları dökülmesi tepkilere yol açtı

Artvin’in Hızarlı ve Dikmenli köylerinde dere yatağının önü kesilerek maden artıkları dökülmesine tepki gösteren Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan, “Dere yatağının önü kesilerek bu alana maden atıkları dökülmesi kabul edilemez. Bu, açıkça bir felaketin habercisidir. Bu coğrafya böyle bir tahribatı kaldıramaz” dedi.

11 Haziran 2026 Perşembe 13:30
Artvin’de dere yatağına maden atıkları dökülmesi tepkilere yol açtı

Artvin merkeze bağlı Yukarı Maden köyünde madencilik faaliyetleri yürüten ve Erzincan İliç’teki faaliyetleriyle bilinen firma tarafından Hızarlı ve Dikmenli köylerinde arasındaki dere yatağına maden atığına dökülmesi tepkilere yol açtı.

Hızarlı ve Dikmenli köylerinde yüzyıllardır akan dere yatağının önü kesilerek hafriyat dökümü için alan açılmaya çalışılması, bölge halkını tedirgin etti.

Daha önce benzer örneklerde yaşanan felaketler nedeniyle endişelerin arttığı bölgede, özellikle şiddetli yağışların ardından riskin daha da büyüyeceği ifade ediliyor. Bu durumun olası sel ve taşkın tehlikesini artırabileceği belirtiliyor. Bölge halkı, bu uygulamanın Atık Yönetimi Yönetmeliği’ne de aykırı olduğuna dikkati çekiyor.

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan ve beraberindeki heyet sahaya giderek incelemelerde bulundu. Hızarlı köy sakinlerinden Sinan Sarı, yöre halkı için bu bölgenin önemli olduğunu ifade ederek, "26 kilometrelik bir dere yatağının son ucundayız şu an. Yani yukarı doğru 26 kilometrelik bir hikayesi var derenin. Hızarlı Köyü ve Dikmenli Köyü’nün suyu, deresi buraya ait. Burada zeytinlikler var. Gördüğünüz gibi bir birikim oluşmuş. Aşağıda maden hafriyatının yığılacağı alan var. Burayı kapattınız, aşağıya da gidecek yeri yok. Bu su nereye gidecek? Olası bir sel felaketinde bu yol ne olacak" diye sordu.

"BURADAKİ DERE KAYBOLUYOR FELAKET KAÇINILMAZ"

İnceleme heyetinde yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise, maden atıkları nedeniyle derenin kaybolduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Buraların her tarafı böyle. Gördüğünüz gibi toprak son derece kıt, arazi de son derece sınırlı. Buna rağmen şu yarım dönümlük yerde incir, nar, üzüm ve zeytin yetiştiriliyor. Artvinli için toprağın en küçük parçası bile hayati önemde.Buradan gelen dere son derece temiz. Dik yamaçlardan süzülerek, oksijenlenerek geliyor. Ancak şu an bulunduğumuz noktadan itibaren vadideki hafriyat nedeniyle yok oluyor. Bu alan, aynı zamanda tarım için kullanılabilecek bölgelerin de sulanamayacağı anlamına geliyor. Çünkü dere burada kaybolmuş durumda.Hafriyatın devam etmesiyle bu durum daha da kötüleşecek. Dere normalde binlerce, milyonlarca yıldır aktığı gibi buraya geliyor. Ancak burada bir tıkanıklık oluşmuş ve bir su birikmesi var. Dere alttan sızarak akıyor ama tamamı akamadığı için burada göllenme meydana geliyor.

Asıl risk ise yoğun yağışlarda ortaya çıkacak. Şiddetli ve uzun süreli yağışlarda su bu noktayı aşmak isteyecek ve bir patlama etkisi yaratacaktır. Bu da hem suyun taşkın yapmasına hem de hafriyat malzemesini sürükleyerek daha büyük bir sele neden olabilir. Böyle bir durumda çevrede çok ciddi zararlar oluşur."

“BU COĞRAFYA BU ŞEKİLDE TAHRİP EDİLİRSE SONUÇLARI ÇOK AĞIR OLUR”

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan da coğrafyanın tahrip edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ben çocukluğumdan beri bu vadiyi bilirim. Olağanüstü güzel bir vadiydi. Zeytinliklerin bir kısmı barajla birlikte sular altında kaldı. Eskiden burada yetişen ürünlerle komşular arasında takas yapılır, bütün Artvin bu vadiden beslenirdi. Ancak Erzincan İliç’te büyük bir felakete neden olan firma şimdi Artvin’de faaliyet yürütüyor. Hot köyünde başlayan çalışmaların ilk aşamasında bile yapılan yapılar çöktü. Şimdi bu firmanın atıklarını bu vadiye doldurduğunu görüyoruz. Bu bir akıl tutulmasıdır. Dere yatağına hafriyat dökülmesi yasal olarak mümkün olmaması gerekirken, buna nasıl izin verildiği sorgulanmalıdır. Bu sadece başlangıç. Aynı bölgede başka firmaların da faaliyet yürütmek istediğini biliyoruz. Eğer bu vadiler ve bu coğrafya bu şekilde tahrip edilirse sonuçları çok ağır olur. Bu ülke bu yükü kaldıramaz. Bu felaketlerin durdurulması gerekiyor."

Son Güncelleme: 11.06.2026 14:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.