Esnafı ezen, bir firmayı zengin eden bu zihniyete artık yeter. Servisçi esnaf köle değildir;
bu dayatma derhal geri çekilmelidir.
Milletvekili Dinçer’in soru önergelerinde, zorunluluğun hiçbir altyapı hazırlığı yapılmadan,
herhangi bir açıklama sunulmadan ve servisçi esnafın görüşü alınmadan ihale şartnamelerine
eklendiği vurgulandı. İhaleler yapılırken cihazın nereden temin edileceği, kim tarafından takılacağı
ve gerçek maliyetinin ne olduğu konusunda belirsizlik bulunduğu; servisçi esnafın görüştüğü ilçe
millî eğitim müdürlüklerinin dahi konuya dair bilgi sahibi olmadıklarını ifade ettikleri kaydedildi.
Önergelerde ayrıca, ihaleler tamamlanıp okullar açıldıktan sonra servisçilere yapılan bildirimle
cihazın yalnızca tek bir kanal üzerinden (Turkcell Pasaj) temin edileceğinin aktarıldığı, 6 kişilik
araçlar için 12.000 TL, 19 kişilik araçlar için 16.000 TL, 29 kişilik araçlar için 22.000 TL bedel
belirlendiği belirtildi. Telefon çekmeyen köylerde sistemin nasıl işleyeceğine dair somut bir
açıklama yapılmadığı; UTTS yükünün ardından esnafa yeni bir mali külfet getirildiği ifade edildi.
“Cihaz değil lisans” tartışması
Dinçer, bildirilen bedelin cihaz bedeli değil “lisans bedeli” olduğunun sonradan anlaşıldığını,
yaklaşık dört ay kullanılacağı ifade edilen bir dönem için dokuz aylık ücretin tamamının tahsil
edildiğini; takip eden yılda aynı cihaz için yeniden lisans bedeli ödenmesinin zorunlu tutulacağı
yönünde endişeler bulunduğunu aktardı. Cihazı taktırmayan esnafa cezai yaptırım uygulanacağı
ve teminatlarının yakılacağı yönündeki bildirimlerin ise kamu hizmeti anlayışıyla bağdaşmadığı,
uygulamanın denetimden çok baskı niteliği taşıdığı değerlendirmesi öne çıktı.
Tek kanal iddiası: “Turkcell Pasaj üzerinden”
Soru önergeleriyle, uygulamanın hangi yasal dayanakla zorunlu kılındığı, tek bir firmaya
yönlendirme yapılmasının rekabet ve kamu ihale ilkeleri açısından nasıl gerekçelendirildiği, lisans
bedeli gerçeğinin neden ihale öncesinde açıklanmadığı, kapsama sorunu yaşayan bölgelerde
sistemin nasıl çalışacağı ve pilot uygulama yapılıp yapılmadığı gibi başlıklar gündeme getirildi.
Ayrıca uygulamanın servis esnafına toplam maliyeti ve bundan kimlerin kazanç sağlayacağı da
soruldu.
Dinçer: “Bu dayatma derhal geri çekilmeli”
Dinçer, taşımalı eğitimin bir kamu hizmeti olduğunu hatırlatarak bu hizmetin mali yükünün servisçi
esnafın sırtına bırakılmasının doğuracağı sonuçlara dikkat çekti; uygulamanın sürmesi hâlinde
önümüzdeki yıl ihalelere katılımın azalabileceği ve asıl mağduriyetin öğrenci ile ailelerde
yaşanabileceği uyarısında bulundu. Dinçer, “Esnafı ezen, bir firmayı zengin eden bu zihniyete
artık yeter diyoruz. Servisçi esnafımız köle değildir, alın teri bu kadar değersiz değildir. Bu yanlış
uygulama derhal durdurulmalı, bu dayatma geri çekilmeli ve esnafın sesi duyulmalıdır. Aksi hâlde
bu vebalin hesabı er ya da geç sorulacaktır” ifadelerini kullandı.
23 Şubat 2026 Pazartesi 10:20
Son Güncelleme: 23.02.2026 11:35
