TÜİK’in enflasyon verilerini dün açıklamasının ardından CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale,
Türkiye’de yüksek enflasyonun toplumsal etkilerinin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet
Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na Meclis araştırması önergesi sundu.
Önergede, Türkiye ekonomisinin uzun süredir yüksek enflasyon, reel gelir kaybı ve artan geçim
sıkıntısı ile şekillendiği belirtilerek, enflasyonun yalnızca fiyat artışlarından ibaret olmadığı; geniş
toplum kesimlerinin yaşam koşullarını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir sorun haline geldiği ifade
edildi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı Nisan ayı verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 32,37,
aylık enflasyonun ise yüzde 4,18 olarak açıklandığı hatırlatılan gerekçede, Enflasyon Araştırma
Grubu’nun (ENAG) aynı döneme ilişkin yıllık enflasyonu yüzde 55,38 olarak hesapladığına dikkat
çekildi. Resmi veriler ile alternatif ölçümler arasındaki farkın, enflasyonun gerçek düzeyine ilişkin
tartışmaları artırdığı kaydedildi.
Önergede, enflasyonun gelir grupları üzerindeki etkilerinin farklılaştığı belirtilerek, düşük gelir
gruplarının harcamaları içinde gıdanın payının yüksek olması nedeniyle fiyat artışlarından daha fazla
etkilendiği vurgulandı. Artan kira, ulaştırma ve enerji giderlerinin hane bütçeleri üzerindeki baskıyı
artırdığı ifade edildi.
Kamu çalışanları ve emeklilere yönelik ücret artışlarının yılın ilk aylarında enflasyon karşısında eridiği
belirtilen metinde, enflasyon farkı uygulamasının alım gücünü korumada sınırlı kaldığı kaydedildi.
Asgari ücretin de yıl içinde hızla değer kaybettiği ve çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta
zorlandığı ifade edildi.
Tarım sektörüne de değinilen gerekçede, mazot, gübre ve enerji gibi girdi maliyetlerindeki artışın
üreticiler üzerinde baskı oluşturduğu, bu durumun hem üretim süreçlerini hem de gıda fiyatlarını
etkilediği belirtildi.
Önergede, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in enflasyonu ağırlıklı olarak jeopolitik gelişmeler
ve küresel fiyat artışlarıyla açıklayan değerlendirmelerine de yer verildi. Ancak bu yaklaşımın,
Türkiye’deki enflasyonun yapısal nedenlerini göz ardı ettiği ifade edildi.
Özlale, enflasyonun yalnızca dışsal faktörlerle değil; iç piyasadaki fiyatlama davranışları, üretim
yapısındaki kırılganlıklar, gelir politikalarındaki yetersizlikler ve ekonomi yönetimine duyulan güven
eksikliğiyle şekillendiğini vurguladı. Enflasyon hesaplamalarına ilişkin veri setlerinin kamuoyuyla
paylaşılmamasının da ele alındığı metinde, resmi istatistiklerin şeffaflığı ve güvenilirliğinin ekonomik
politika yapımı açısından önemine dikkat çekildi.
Özlale, önergesinde enflasyonun farklı gelir grupları üzerindeki etkilerinin, ücret politikalarının alım
gücüne yansımalarının, istihdam yapısı ile enflasyon arasındaki ilişkinin ve resmi istatistiklerin
güvenilirliğinin tüm yönleriyle incelenmesi için TBMM’de Meclis araştırması açılmasını talep etti.
06 Mayıs 2026 Çarşamba 11:35
