Yıldırım Kara: Eğitim Yerine "Maarif" Deyince Sorunlar Çözülmüyor

Eğitimde özelleştirmenin, akran zorbalığının, öğretmenlerin özlük haklarındaki kayıpların, eğitimin bir yanda işsizliği öteleme aracına dönüştüğü bir yanda da çağın gereklerine uygun bir eğitim vermekten giderek uzaklaştığı bir süreçte, ne yazık ki sağlıklı bir tartışma yürütmekten uzağız.

24 Şubat 2026 Salı 14:04
Yıldırım Kara: Eğitim Yerine "Maarif" Deyince Sorunlar Çözülmüyor

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, eğitim
sisteminin sorunları hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.
YILDIRIM KARA: ‘EĞİTİM’ YERİNE ‘MAARİF’ DEYİNCE SORUNLAR
ÇÖZÜLMÜYOR
Bakanlığı boyunca okulların sorunlarını çözmek yerine muhalefetle
kavga etmeye daha fazla vakit ayıran bir bakanın, eğitim sistemimizi
21’inci yüzyılın sorunlarına, beklentilerine hazırlaması mümkün değildir.
MEB tarafından okullara gönderilen yazıda Türkiye Maarif Modeli
kapsamında, okullarda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ programının
uygulanmasına ilişkin çeşitli talimatlar yer alıyor. Programın uygulaması,
ne yazık ki basına yansıyan kimi örneklerde görüldüğü üzere öğrencilerin
ve ailelerin fişlenmesine dönüştü. Buna karşı hazırlanan bildiriye,
eleştirilere hemen, tipik bir refleksle ‘din düşmanlığı’ gibi yaftalar vuruldu.
Laiklik, her şeyden önce, bu eleştiri hakkının güvenceye alınmasıdır:
Laiklik, anayasada belirtildiği gibi uygulansaydı, birtakım kişiler ortaya
çıkıp kendisinden başka herkesi ‘din karşıtı’ ilan etmeye çalışamazdı.
Maarif Modeli adı altında getirilen yeni eğitim sisteminin hangi
sorunumuza çözüm olacağını anlayabilmiş değiliz. Zira bu model
hakkında tartışırken eğitimin gerçek sorunlarından; öğrenciler arasındaki
şiddetten, öğretmenlerin özlük haklarından, müfredatın yenilenmesinden,
okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesinden söz edildiğini görmedik.
‘Eğitim yerine ‘maarif’ dediğinizde bu sorunlar çözülmüyor.
YILDIRIM KARA: OKUL BAŞINA 1,89 TEMİZLİK GÖREVLİSİ
DÜŞÜYOR
Bakanlık, özellikle okullarda neden güvenlik ve temizlik hizmetlerinin
yetersiz kaldığını açıklayamıyor, bu konuyla ilgili şikayetleri yanıtsız
bırakıyor. Bizim konuyla ilgili soru önergelerimize verilen yanıtlarda bu
sorunun sebebini görebiliyoruz: Buna göre MEB; 2025-2026 eğitim-

öğretim yılında 48 bini kadrolu, 70 bini TYP katılımcısı, 12 bini İşgücüne
Uyum Programı katılımcısı 140 bin temizlik görevlisi görevlendirmeyi
planlamıştır. MEB’in kendi yayınına göre 2024-2025 eğitim-öğretim yılı
itibarıyla ülkemizdeki okul sayısı 74 bin. Okul başına, 1,89 temizlik
görevlisine denk geliyor.
Bakanlık, tüm okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesine yönelik
talebi karşılıksız bırakmıştı. Önergelerimize verilen cevaplarda, taşımalı
eğitim gören veya ailesi sosyal yardıma ihtiyaç duyan 1 milyon 361 bin
öğrenciye beslenme desteği sunulduğu anlaşılıyor. Taşımalı eğitimin
sorunlarına yönelik her eleştiriyi görmezden gelen bakanlık, belki de bu
beslenme desteğini de kesmek için şimdi taşımalı eğitim uygulamasını
sonlandırmayı, ‘tersine çevirmeyi’ planlıyor.
YILDIRIM KARA: ‘MAARİF’ VE MESEM ARASINDA BİR
GELECEĞİMİZ YOK
Temizlik ve beslenme sorunu, eğitime yeterince kaynak ayrılmamasının
tezahürlerinden sadece bazıları. OECD verileri, sürekli olarak, iktidarın
bu konudaki propagandasının temelsizliğini ortaya koyuyor. ‘Bir Bakışta
Eğitim’ başlıklı OECD raporuna göre Türkiye, GSYİH’nin yüzde 3,4’ünü,
kamu bütçesinin yüzde 10,6’sını eğitime ayırıyor; bunlar, OECD ülkeleri
arasındaki en düşük oranlar arasında.
Okul öncesi eğitime yapılan harcamalar, çocuk nüfusundaki artışa
rağmen, 2015’ten bu yana yüzde 21 oranında düşmüştür. OECD
ülkelerinde yükseköğretim mezunu olmak işsizlik oranını düşürürken,
Türkiye’de mezun olunan okullara göre işsizlik oranları yüzde 10
düzeyindedir.
Eğitim sistemi tüm gençlere ya lisans diploması sahibi bir ev genci ya da
erken yaşta, MESEM kapsamında, güvencesiz, “tecrübe edinme” adı
altında uzun süreler, kötü koşullarda çalışmayı; tüm bunların sonunda da
geçim derdi vaat ediyor. “Maarif” ve MESEM arasında sıkışmış bir eğitim
sistemiyle geleceğimiz yok; bu eğitim sisteminin bizi götüreceği yer
kalabalık devlet okulları ve pahalı özel okullar arasında parçalanmış bir
eğitim sistemi, bu sistemden mezun olmuş ama bir geleceği kalmamış
milyonlarca genç, bozulan toplumsal barış olacaktır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.