DİSK: Enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine 7 aylık toplam faturası en az 1 trilyon 487 milyar TL

DİSK-AR'ın Ağustos 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu'na göre, "enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının yılın 7 ayındaki ücret kaybı"" 1 trilyon 487 milyar liraya ulaştı.

05 Ağustos 2026 Çarşamba 13:15
DİSK: Enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine 7 aylık toplam faturası en az 1 trilyon 487 milyar TL

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), ağustos ayına ait "Ücret Kayıpları İzleme Raporu"nu yayımladı. Raporda, şu ifadelere yer verildi:

"Enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi sistemi işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıplar tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (yaklaşık 17 milyon) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan gelir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir ücretlerdeki nominal/parasal kayıp 2026’nın yedinci ayında da hızla devam ediyor.

Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi yüküdür. Örneğin 2025 yılının ilk yarısı 48 bin 210 TL, Temmuz-Eylül 2025’te 51 bin 049 TL ve Ekim-Aralık 2025’te 50 bin 380 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025’te 3 bin TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7 bin 557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025’te 10 bin 231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025’te 14 bin 883 TL olarak gerçekleşti. Önceki raporumuzda da ortaya koyduğumuz gibi 2025 yılında sigortalı işçilerin ücretinin birikimli toplam kaybı 2,5 trilyon TL’yi aştı. 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek. Bunun yanında devam eden yüksek enflasyon işçilerin ücretlerinde parasal kayıplar yaratmaya devam edecek.

Ocak-Temmuz 2026 itibarıyla ortalama işçi ücreti brüt giydirilmiş olarak 65 bin 850 TL olarak esas alındı. Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü daha yılın üçüncü ayında ücretin ikinci vergi dilimine girmesi sebebiyle, yılın yedinci ayında 16 bin 783 TL olarak gerçekleşti. Temmuz 2026’daki yüzde 19,86 oranındaki yedi aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti parasal olarak 10 bin 236 TL daha gerilemektedir. Böylece işçinin 65 bin 850 TL’lik brüt ücreti yılın yedinci ayında 27 bin 19 TL kayıp yaşadı.

Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin yedi aylık enflasyon nedeniyle yaşadığı parasal kayıp Temmuz 2026’da birikimli toplam (tüm sigortalı işçiler için) 798,6 milyar TL’ye ulaşırken vergi kaynaklı birikimli toplam erime 668,3 milyar TL oldu. Böylece ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın yedinci ayında vergi ve enflasyonun 17 milyona yakın işçiye birikimli toplam kaybı en az 1 trilyon 486 milyar 827 milyon TL olarak gerçekleşti.

Araştırma kapsamında incelediğimiz vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür.

Daha yılın yarısında birikimli olarak 1,5 trilyon TL’yi bulan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 1 trilyon 487 milyon liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net ücretleri, enflasyon karşısında korunması gereken düzeyin hızla altına düşmektedir."

Son Güncelleme: 05.08.2026 13:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.