Atatürkçü Düşünce Derneği'nden 29 Ekim'e Yasak Tepkisi: TBMM'nin Devre Dışı Kalması Kabul Edilemez

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin kısıtlamasına tepki göstererek, “Milli Kurtuluş Savaşı’nın karargâhı ve yönetim merkezi olan TBMM’nin devre dışı bırakılması, dışlanması kabul edilemez” açıklamasını yaptı.

27 Ekim 2020 Salı 12:34
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden 29 Ekim'e Yasak Tepkisi: TBMM'nin Devre Dışı Kalması Kabul Edilemez

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin kısıtlamasına tepki göstererek, “Milli Kurtuluş Savaşı’nın karargâhı ve yönetim merkezi olan TBMM’nin devre dışı bırakılması, dışlanması kabul edilemez” açıklamasını yaptı.
 
Atatürkçü Düşünce Derneği, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili yazılı açıklama yaparak, vatandaşları 29 Ekim günü, gün boyunca Atatürk anıtlarını çiçek bahçesine dönüştürmeye çağırdı. ADD açıklamasında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 81 ilde yasaklanmasına tepki gösterilerek şu çağrıda bulunuldu:
 
TBMM’NİN DIŞLANMASI KABUL EDİLEMEZ:
Büyük Atatürk’ün milli mücadeleyi başlattığı dönemdekine benzer bir sistemle karşı karşıyayız. Dünyaya örnek bir tavırla Milli Kurtuluş Savaşı’nın karargâhı ve yönetim merkezi olan TBMM’nin devre dışı bırakılması, dışlanması kabul edilemez.

CUMHURİYETİN 97. YILINDA FETÖ’NÜN YERİNİ BAŞKA TARİKATLAR ALMIŞTIR: İktidar çevrelerine yakınlığı ile bilinen bir cemaat şeyhinin “selefiler silahlanıyor, ayaklanacaklar” açıklaması, Cumhuriyet’in 97. yılında nasıl bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzun açık göstergesidir. “Fikri iktidarımızı yaratamadığımızı üzülerek görüyorum” diyen iktidar sahiplerinin, hangi “fikri iktidar” dan söz ettiğini anlamak çok zor değildir. Bugün, FETÖ nün yerini başka cemaatler ve tarikatlar almıştır. Değiştirilen ve dönüştürülen yönetim sisteminde, devlet kurumları artık şahıs kurumları haline getirilmiştir.

ASKIDA EKMEK TAM BİR TRAJEDİDİR: Köprü ve otoyollara, şehir hastanelerine devlet kasasından ne kadar ödendiği ve paraların kimlere verildiği gizli saklıyken; vatandaş borç batağında kıvranırken “askıda ekmek” tam bir trajedidir. Atatürk Türkiye’sinde bir öğretmen, bir aylık maaşıyla 20 Cumhuriyet altını alırken; günümüzde 10 gr altın bile alamamaktadır.

KÜRESEL SALGIN BAHANESİYLE, DEMOKRASİ RAFA KALDIRILMIŞTIR: Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan pek çok hakkın, genelgelerle, TBMM saf dışı bırakılarak, yayımlanan KHK’larla askıya alınması sıradan bir hal almıştır. Özellikle küresel salgın bahanesi ile ulusal bayramlarımızın kutlanmasına getirilen yasakların başka bir açıklaması mümkün değildir. İktidar, uygulamalarıyla demokrasiyi adeta rafa kaldırmış ve demokratik rejim yerine şahıs rejimini kurgulamıştır.

EĞİTİM CEMAATLERİN, DİNCİ VE GERİCİ VAKIFLARIN ELİNE BIRAKILDI: Devrim Yasaları ile yürürlüğe giren ve eğitimde birliği sağlayan Laik ve Bilimsel Milli Eğitim Sistemi’ne en büyük darbe, 4+4+4 kesintili eğitim sistemine geçilmesiyle vurulmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, imzaladığı işbirliği protokolleriyle; temel eğitimi cemaatlerin, dinci ve gerici vakıfların eline bırakmıştır.

SAĞLIĞA AYRILAN BÜTÇE DİYANET’E AYRILAN BÜTÇEDEN DÜŞÜK: Sağlığa ayrılan bütçenin, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrılan bütçeden daha düşük olması, ülkemizin sarsıcı ve acı gerçeğidir. “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında sağlık hizmetlerinin kamusal hizmetin dışına çıkarılarak, piyasa koşullarına terkedilmesinin sonuçları, tüm yakıcılığı ile karşımıza çıkmıştır.

Son Güncelleme: 27.10.2020 12:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner15