KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şubesi, Vergi Haftası sonucunda yaptığı beyanla, vergi sistemindeki adaletsizliğin emekçileri kötüleştirdiğini belirtti, dolaylı vergilerin düşürülmesi, açlık tükenmesindeki masrafın vergi dışı bırakılması ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın “mali hizmetlerin” iş kolu altında yeniden yapılandırılması talep etti. Şube yöneticisi Güneş Özel, 2026 bütçesinde faiz ve teşviklere depolanan kaynaklara dikkat ederek, “Vergi yükü adaletli ve ortada dağılmıyor” dedi.
KESK'e bağlı BES Diyarbakır Şubesi, Vergi Haftası nedeniyle bina sendikasında “Vergide adalet istiyoruz” şeklinde basın açıklaması yaptı. Şube yöneticisi Güneş Özel, Anayasa'nın 73. maddesinde verginin “mali güce göre” toplanmasının düzenlendiğini hatırlatarak, mevcut durdurulmanın bu ilkeyi karşılamadığını söyledi.
Özel, sonra:
"Kamusal sistemin işleyişi için Anayasa'nın 73. maddesinde 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali güce göre, vergi ödemeleri ile düzenlenir. Vergi takviminin adaletli ve genel olarak mevcut, maliye politikasının sosyal amacıdır' denilmektedir. Ancak bu kural, diğer pek çok inanışta olduğu gibi varlığının korunmasının ötesinde bir anlam ifade etmektedir.
Vergi Haftası uygulamasını da eleştiren Özel, bu haftanın “olmayan bir şeyin kutlanması”nın çıkarılmasının belirtilmediğini belirterek, “Maliye emekçilerinin yapısal sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir süre dönüştürülmelidir” dedi.
“Ücretliler kaynağında kesintiyle vergilendiriliyor”
Tek çalışandan gelir elde eden kamu emekçilerinin maaşlarının daha ellerine maaşlarının vergilendirildiğini vurgulayan Özel, farklı gelir grupları arasındaki uygulamaları dikkat ederek ifadeleri kullanıldı:
"Başta biz kamu emekçileri olmak üzere tek işverenden gelir elde edenlerin gelirleri, ellerine para kaynağında kesintiye uğrarken; eğitim ve sağlık başta olmak üzere hiçbir indirimimiz yapılmazsa, buna karşılık birden fazla işverenden yüksek gelir elde edenler, hareketli ve gayrimenkul geliri olanlar, serbestçe ve ticari kazanç sahipleri ile vergileri harcamalarının bir kısmını borçları vergilerden düşebilmektedir.
2026 bütçesinde yaklaşık 16 spor lirası olarak kaydedilen toplam harcamanın 3 spora yakını sadece faiz ödemelerine ayrılabilir. 2026 yılının Ocak ayında ödenen faiz bölüşümüyle 458 milyar liraya ulaşarak rekor kırılmıştır. Masraflarının kat kat fazlasına yaptırılan ve 'devletin kasasından bir kuruş çıkmayacak' denilen araç garantili yol, köprü ve yolcu garantili hava alanlarına 238 milyar lira çıkarılabilir. Kurumlar vergisinde ise 1 rejimde 741 milyar liralık tutarın 768 milyarlık bölümün istisnası ve teşvik adı altında vazgeçilmiştir.”
Bu kalemlerin yıl sonunda daha da artabileceğini Özel, bütçenin esas gelir kaynağının korunurlar ve dolaylı vergiler olduğunu ifade etti. Türkiye'de bütçe gelirleri içinde KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin payının yüzde 68'in üzerinde olduğunu kaydeden Özel, OECD ülkesinde bu oranın yüzde 34-35 bantta olduğunu söyledi.
“Açlık sınırındaki ücret gelirleri vergi dışı bırakılmalıdır”
Özel, sendikanın dağılımlarını şöyle sıraladı:
“Açlık sınırındaki ücret gelirleri vergi dışı bırakılmalı ve yoksulluk sınırındaki gelirlerden elde edilen vergi oranı yüzde 10'a düşürülmeli.
Hane miktarıyla harcanan tüketim mal ve hizmetlerden alınan KDV ve ÖTV tutarlarının sıfıra indirilmesi için düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.
İş yerlerimizde kreş ve bebek bakım odaları açılmalıdır.
Mülakat haksızlığına son verilmeli, görevde yükselme ve unvan sınavlarında yazılı puanlar esas olarak alınmalıdır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın parçalı yapısı ortadan kaldırılmalı, Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak tanımlanmalı ve kariyer-liyakat ilişkisi bu unvan içerisinde yeniden düzenlenmelidir.
5510 Sayılı Yasanın yarattığı zararların ortadan kaldırılması, emekçilerin emekliye ayrılması, sonra iyi bir emeklilik yaşamaları için bedensel emeklilikten daha fazla kaynak ayrılması gerekir. “
