Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği kaçak parfüm dolum tesisi yangınıyla ilgili dava hakkında aileler Gebze Adliyesi önünde açıklama yaptı. Eylem sırasında DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar, Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, Sendikalar Birliği’nden Necmettin Aydın ve Dilovası aileleri avukatı Saruhan Efe Kadaifçi birer konuşma yaptı.
Faciada ölen Şengül Yılmaz'ın kızı Nur Aldeniz tarafından okunan açıklamada, "Dilovası İşçi Katliamı Aileleri olarak 8 Kasım 2025 tarihinde yaşadığımız katliamda kaybettiğimiz canlarımızın hesabını sormak için canla başla çabalıyoruz. Bu süreci, Gebze’den kaçırılan mahkeme önlerinde günlerce bekleyerek, halkımızın da desteği ile kent meydanlarında nöbetler tutarak, kurum önlerinde basın açıklamaları yaparak geçirdik" denildi.
"Dilovası için, herkes için adalet" sloganı atılan basın açıklaması sırasında şu ifadelere yer verildi:
"Bugün yine bir basın açıklaması için Gebze Adliyesi önünde toplandık. Açılan kamu görevlileri dosyasına ilişkin 1 aydır savcılık ve mahkeme arasında dosyanın ve sorumluların tespitinin geliştirilmesiyle alakası olmayan, tamamen zaman kazanmaya ve göstermelik bir hukuka uygunluk kovalayan bir 'iddianamenin iadesi' süreci yaşanıyor. 17 ağustos pazartesi itibariyle bu oyalamanın son bulduğunu, iddianamenin kabul edildiğini dosyaya giren evraklardan ancak tahmin edebiliyoruz. Mahkeme ve savcılık arasında yaşanan bu görüş ayrılığının dosyanın esasına ve sorumluların tespitine ilişkin kayda değer hiç bir yanı yoktur.
"KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULARI NEDEN YARGILANMIYOR?"
Görüyoruz ki davada ve kabul edilen iddianamede sadece Dilovası Belediyesi yetkilileri sanık olarak yargılanıyor. Dilovası Belediye Başkanı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı davada sanık olarak yer almıyor. Dava için hazırlanan iddianamenin dayandığı bilirkişi raporu yetersiz. Sanık olarak yargılanan kamu görevlileri az. Soruyoruz; Bugüne kadar hiçbir önlem almamış, Akat’ların bin türlü usulsüzlükle çocuklarımız, eşlerimiz, annelerimiz, babalarımız üzerinden zenginleşmesine göz yummuş bakanlıklar neden yargılanmıyor? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi neden yargılamıyor? İşkur ve SGK neden yargılanmıyor? Aynı zamanda hazırlanan dava dosyasında Dilovası Belediyesi yetkilileri bilinçli taksirle hareket ettikleri iddiası ile yargılanmaktadır. Kimyevi madde ile üretim yapan bir işyerinin hiçbir şekilde inceleme ve denetimden geçmemesi, ve bu denetimsizlik sonunda, çıkan yangında yitip giden canlarımızın ölümünün bir değeri olmadığı anlamına gelmez mi? Sanıkların olası kast ile hareket ettikleri daha ne kadar açık olmak zorunda?
"TÜM SORUMLULARI DOSYAYA DAHİL EDİN"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı kendi görev ve sorumluluk alanlarında olan denetlemeleri yapmamış, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli raporları düzenlememiş, önlemleri aldırmamıştır. Belediyelerin diğer kamu kurumları ile görev ve sorumluluk alanları içerisinde işbirliği yapmak gibi sorumlulukları söz konusu iken Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Dilovası Belediyesi arasında herhangi bir işbirliği yapılmamıştır. Dilovası Belediyesi, işyerine ruhsat vermemesine rağmen işyeri faaliyetine göz yumulması, zabıta tarafından yapılan denetimlerde herhangi bir yaptırım uygulanmaması, yangın denetimi yapılmaması, itfaiye raporu alınması zorunluluğunun denetlenmemesi, ÇED raporu olup olmadığının araştırılmaması nedeniyle sorumludur ancak sadece birkaç yetkili yargılanmaktadır. Biz bunu kabul etmiyoruz!
Yukarıda saydığımız bakanlıklar davada sanık olarak yer almamaktadır. Aylardır süren adalet mücadelemizde en çok değindiğimiz nokta bu olmasına rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini görüyoruz ve bunu kabul etmiyoruz. Bugün burada sorumluları bir kez daha haykırmaya geldik. Bizi oyalamayın. Tüm sorumluları dosyaya dahil edin. Dosya üzerinden yapılacak tutuk incelemesi öncesi tekrardan söylüyoruz.
Dilovası işçi Katliamı Aileleri olarak sevdiklerimiz için ve başka işçi katliamları olmaması için davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz!"
