İBB Davası’nda 71. gün... Ekrem İmamoğlu: "Maden bulmuş gibi eşeleyen bir iddia makamı var"

İBB Davası'nın tutuksuz sanıklarından Makyol Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi, firmasının Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığı döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden hiçbir iş almadığını, eski Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş döneminde alınan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki iki işi de İmamoğlu döneminde tasfiye ettiklerini anlatarak, “Bu ölçekteki iki işi tasfiye etmemiz bile başlı başına ortak hareket etmediğimizin bir göstergesidir” dedi. Çebi'ye soru sormak üzere söz alan Ekrem İmamoğlu ise “Maden bulmuş gibi bir iddia makamı var karşımızda ve bu iddia makamı eşeledikçe eşeliyor, bir şey bulmaya çalışıyor” ifadesini kullandı.

27 Ağustos 2026 Perşembe 13:03
İBB Davası’nda 71. gün... Ekrem İmamoğlu: "Maden bulmuş gibi eşeleyen bir iddia makamı var"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor. 

Davanın 71. gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmada mahkeme başkanı, gelecek hafta tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin alınacağını bildirdi. Başkanın verdiği bilgiye göre, her sanık veya avukatına beyanları için yarım saat süre verilecek. Talepler ilk duruşmadaki liste sıralamasına göre alınacak. Söz konusu listeye göre, Ekrem İmamoğlu'na tahliye talebi için sıranın 3 Eylül Perşembe gelmesi bekleniyor.

“İDDİANAMEDE BAHSEDİLEN YAPILARLA HİÇBİR İLGİM VE BAĞIM YOK”

Duruşmada bugün ilk olarak sanıklardan Makyol Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi savunma yaptı. Savunmasına şirketinin faaliyetlerini anlatarak başlayan Çebi, Makyol’un 1965 yılından bu yana ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu söyledi.

“İddianamede bahsedilen yapılarla hiçbir ilgim ve bağım bulunmamaktadır” diyen Çebi, şirketin son 10 yılda dört kez Türkiye genelinde vergi rekortmenleri arasında yer aldığını ifade etti.

Makyol’un geçmişte AFAD, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mehmetçik Vakfı ve 15 Temmuz şehit yakınlarına yönelik çeşitli bağışlarda bulunduğunu anlatan Çebi, deprem, sel ve yangın dönemlerinde de yardım faaliyetlerine katıldıklarını söyledi.

“İMAMOĞLU DÖNEMİNDE İBB’DEN TEK BİR İŞ ALMADIK”

Hakkındaki “örgüte yardım” suçlamasını reddeden Çebi, Makyol’un Ekrem İmamoğlu döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden hiçbir iş almadığını söyledi.

Çebi, Kadir Topbaş döneminde alınan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki iki işi de İmamoğlu döneminde tasfiye ettiklerini belirterek, “Bu ölçekteki iki işi tasfiye etmemiz bile başlı başına ortak hareket etmediğimizin bir göstergesidir” dedi.

Makyol ile İBB arasında ciddi hukuki ihtilaflar bulunduğunu söyleyen Çebi, Göztepe Metrosu hakedişlerinin geciktirildiğini ve şirketle belediye arasında yüz milyonlarca liralık ecrimisil davaları bulunduğunu ifade etti.

“OTELİN SAHİBİYİM AMA İŞLETMECİSİ DEĞİLİM”

Çebi, suçlamaların bir diğer ayağını oluşturan Le Méridien Otel’e ilişkin de savunma yaptı. Makyol’un otel binasının sahibi olduğunu ancak Amerikan Marriott grubunun oteli işlettiğini anlatan Çebi, şirketin ana faaliyet alanının otoyol ve raylı sistem müteahhitliği olduğunu söyledi.

Sahip oldukları dört otelin tamamının turizm alanında uzman başka şirketler tarafından işletildiğini belirten Çebi, Le Méridien’in işletme sözleşmesinin daha otel inşa edilmeden 2010 yılında yapıldığını kaydetti.

“Otelin işletilmesi ve yönetilmesi yetkisi münhasıran Le Méridien firmasındadır” diyen Çebi, otel personelinin seçimi, güvenlik, misafir ödemeleri, faturalandırma ve operasyonel süreçlerde Makyol’un söz sahibi olmadığını savundu.

“EKREM İMAMOĞLU’NUN KATILDIĞI TOPLANTILARIN HİÇBİRİNDE YOKTUM”

Çebi, yaklaşık 12 yıldır Le Méridien kompleksindeki rezidans bölümünde yaşadığını ve Makyol’un ofisinin de otele bitişik binada bulunduğunu söyledi. Bu nedenle otel çevresinde bulunan kişilerle ortak baz kaydı oluşmasının son derece doğal olduğunu belirten Çebi, “Dosyadaki görüntülerde de görüleceği üzere ben kesinlikle otelde gerçekleştirilen, Ekrem Bey’in yer aldığı hiçbir toplantı ve görüşmeye katılmadım” dedi.

Çebi, toplantılara katılan kişilerin birçoğunu hayatında hiç görmediğini ve organizasyonların düzenleyicisi olmadığını savundu.

“323 KAMERADAN SADECE BİRİ KAPATILDI”

Oteldeki güvenlik kameralarının bantlanmasına ilişkin konuşan Çebi, bunun İBB koruma personelinin rutin uygulaması olduğunun dosyadaki ifadelerden anlaşıldığını, kendisinin bu yönde herhangi bir talimat vermediğini söyledi.

Peçete ve bantların İBB personelince otel dışındaki araçlardan getirildiğini belirten Çebi, bunun da uygulamanın otel yönetiminin talimatıyla yapılmadığını gösterdiğini ifade etti.

Çebi, “Otelde bulunan 323 kameranın sadece bir tanesinin uzun uğraşlar sonucu kapatılması, diğerlerinin faaliyet göstermeye devam ettiğini dikkatlerinize sunuyorum” dedi.

Kameraların kapatılmaya çalışılmasının dahi toplantıya katılan kişiler ile kendisi arasında ortak hareket bulunduğu iddiasıyla çeliştiğini savunan Çebi, “İlgili görüşmelere katılanların kameraları kapatması da bizimle bir ilgilerinin olmadığının göstergesidir. Zira birlikte hareket etmiş olsaydık kameraları kapatma ihtiyacı hissetmeyebilirlerdi” ifadelerini kullandı.

JAMMER İDDİASINA YANIT: “OTELDE BİR ANLIK BİLE İLETİŞİM KESİNTİSİ YAŞANMADI”

Dosyada yer alan jammer kullanımına ilişkin de konuşan Çebi, cihazların emniyet personeli tarafından getirildiğinin belirtildiğini söyledi.

Otel iletişim sisteminde jammer nedeniyle herhangi bir aksama gerçekleşmediğini savunan Çebi, yaptığı araştırmada bir anlık dahi iletişim kesintisi yaşanmadığını öğrendiğini ifade etti.

Çebi, “Ben otel binasının sadece mal sahibiyim. Güvenlik prosedürlerini uygulayan, güvenlik görevlilerini işe alan, güvenlik kameralarını işleten ve otelin işletmesinden doğan bütün prosedürleri gerçekleştiren, oteli münhasıran işleten ve yöneten firmadır” dedi.

“HAYIR OLSUN DİYE YAPTIRDIĞIM KREŞ VE SAHİBİ OLDUĞUM OTEL NEDENİYLE MAĞDUR OLDUM”

Yargılama sürecinin kendisini manevi olarak zorladığını söyleyen Çebi, hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.

Çebi, “Hayır olsun diye yaptırmış olduğum kreş ve işletmesini tamamen başka kuruma vermiş olduğum ve sadece sahip olduğum otel binası nedeniyle manevi olarak oldukça zor günler geçirdim. Bu süreç nedeniyle gerçekten mağdurum” dedi.

Çebi, masumiyetinin mahkeme kararıyla tescilleneceğine inandığını belirterek beraatini istedi.

“İDDİA MAKAMININ İFTİRA ŞEKLİNDE KURGULADIĞI BU AJANCILIK OYUNU...”

Çebi'nin savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, Le Méridien Otel’de yaptığı toplantı ve özel görüşmelerin iddianamede ele alınış biçimine tepki göstererek, “İddia makamının iftira şeklinde kurguladığı bu ajancılık oyununa binaen sormayacaktım ama yine de sorayım” dedi.

İmamoğlu, otele geldiği bazı zamanlarda devletin farklı kademelerinde görev yapan, hatta kabinede yer alan kişilerle de karşılaştığını söyledi.

“İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI’NIN OTELİNİZE GELMESİNDE BİR MAHSUR VAR MI?”

İmamoğlu, Çebi’ye, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın otelinize gelmesinde bir mahsur var mı? Bir odasını kullanmakta bir mahsur var mı? Böyle bir bariyer mi var?” diye sordu.

İmamoğlu, otele geldiğinde Çebi tarafından karşılanmadığını, herhangi bir özel muamele görmediğini belirterek, “Ben bir müşteri gibi geldim, işimi gördüm ve çıktım. Ya bir oda tutuldu ya bir mekânınızda bir kahve içtim, toplantı maksatlı, çıktım” dedi.

Çebi ise otele her yıl yaklaşık 25-30 bin müşteri ve ziyaretçinin geldiğini belirterek, İmamoğlu’nun otele gelmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığını söyledi.

“MADEN BULMUŞ GİBİ EŞELEYEN BİR İDDİA MAKAMI VAR”

İmamoğlu, soruyu özellikle yöneltmesinin nedenini de açıklayarak, “Çünkü maden bulmuş gibi bir iddia makamı var karşımızda ve bu iddia makamı eşeledikçe eşeliyor, bir şey bulmaya çalışıyor” dedi.

Yalnızca Le Méridien’de değil, İstanbul’daki çok sayıda otelde devlet görevlileriyle karşılaştığını, görevi nedeniyle sahada ve farklı mekânlarda sıkça bulunduğunu söyleyen İmamoğlu, “Bir sürü otele baskın yapar gibi ‘Ekrem İmamoğlu buraya niye girdi?’ diye araştırıldığını görüyorum” dedi ve restoranlara kadar inceleme yapıldığını savundu.

“SAYIN CUMHURBAŞKANI’NI GÖRMEDİM AMA ONUN DIŞINDA GÖRMEDİĞİM KALMADI”

İmamoğlu, otellerin kamuya açık yerler olduğunu vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanı’nı görmedim ama onun dışında görmediğim kalmadı gittiğim otellerde” dedi.

Çebi’nin savunmasında, Ekrem İmamoğlu döneminde Makyol’un İBB’den herhangi bir iş almadığını söylemesi üzerine İmamoğlu bu konuyu da açıklığa kavuşturmak istedi.

İmamoğlu, “İş almanızı engelleyen bir tavrımız mı oldu, yoksa siz mi katılmadınız veya ihaleye girmediniz?” diye sordu.

Çebi soruya, “Biz girmedik” yanıtını verdi.

İmamoğlu bunun üzerine, “Bunu düzeltelim. Sanki biz engel koymuşuz gibi bir algı oluşmasın. Kimseye engel koymadık çünkü. Ne sizin firmanıza ne bir başka firmaya” dedi.

Ardından Çebi'nin avukatı savunmasını yaptı. Duruşma, sanık savunmalarıyla devam ediyor.

Son Güncelleme: 27.08.2026 14:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.