İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Davanın 101’inci gününde, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada, İmamoğlu’nun çapraz sorgusu yapılıyor.
Cumhuriyet savcısının Cebeci maden sahasına ilişkin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, sahadaki döküm işlemlerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde olmadığını söyledi. İmamoğlu, “Burası kanunla kurulmuş bir maden sahası. Hafriyat döküm sahası değil. Bakın, kanunla kurulmuş Türkiye’de sadece Cebeci. Başka yer yok biliyor musunuz? Sadece Cebeci 2018’de” dedi.
İmamoğlu, 19 Mart’tan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sahada herhangi bir kontrolünün bulunmadığını belirterek, “Ama İstanbul Valiliği Başkanlığı’nda TMSF’nin yönetimindeki Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirket, gürül gürül döküme devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“BEN HİÇKİMSEYLE GÖRÜŞMEMİ GİZLEMEM”
Murat Gülibrahimoğlu ile ilişkisini soran savcı, İmamoğlu ile Gülibrahimoğlu’nun 2020-2025 yılları arasında yüzlerce kez sıfır metre veya 50 metre arayla ortak baz verdiğini, 2024 yılında Bodrum’da da baz birlikteliği bulunduğunu söyledi. İmamoğlu, baz kayıtlarına ilişkin soruya, “Onu Telekom’a sorun ya da o işten sorumlu bakanlığa sorun. Ben o işten anlamam. Ben görüştüğüm hiç kimseyle olan görüşmemi gizleyecek kadar görünmeyen, bilinmeyen bir adam değilim. Boyum, posum yerinde” yanıtını verdi.
Gülibrahimoğlu’nu ilk kez, Cebeci sahasına ilişkin bir sunum sırasında gördüğünü anlatan İmamoğlu, “Ben hiç kimseyle görüşmemi gizlemem. Orada niye sıfır baz, niye bilmem ne? Onu gidin kurumlara sorun, benim işim değil. O konuda bir sürü teknik inceleme var, dosyada da var” dedi.
“GİDİN BİR ÖNCEKİ DÖNEM AK PARTİ İL BAŞKANI’NA SORUN”
Gülibrahimoğlu’nun geçmişte konkordato ilan etmesiyle ilgili sorulara da yanıt veren İmamoğlu, “Onu da gidin bir önceki dönem AK Parti İl Başkanı’na sorun, Osman Nuri Kabaktepe o dönemde ortağı olduğunu kendi de gazetelerde açıkladı. 'Ben ortaklığımı 2019 itibarıyla ayrıldım' diye kendi açıklaması var. Onu gidin ona sorun, bana sormayın. Ben gerçekten tanımıyorum” diye konuştu.
İmamoğlu, Cebeci sahasına ilişkin iddianame bölümünü reddederek, “Bir kere söylediniz, iddianameyle ilgili girişte yazılan ama zaten ben iddianamede yazılan tümüyle yanlış olduğunu söylüyorum. Tümüyle. Uydurmuşlar yani. Cebeci nedir bilmiyorlar. Yani Çevre Koruma Müdürlüğü’nün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre Koruma Daire Başkanlığı’nın orayla ilgili yetkisini de bilmiyorlar. Yani Sultangazi Belediyesi’nin yetkili olduğu alanları da bilmiyorlar. Tümüyle reddediyorum Sayın Savcı” ifadelerini kullandı.
“BURASI KANUNLA KURULMUŞ BİR MADEN SAHASI, HAFRİYAT DÖKÜM SAHASI DEĞİL”
Savcının, hafriyat döküm sahalarının belirlenmesi, döküm izni verilmesi ve taşımaya ilişkin düzenlemelerin İBB’nin yetkisinde olduğunu öne sürmesi üzerine İmamoğlu, Cebeci’nin bu kapsamda değerlendirilmesine karşı çıktı. İmamoğlu, “İstanbul ölçeğinde hafriyat döküm sahalarından sorumludurlar bakın. Burası kanunla kurulmuş bir maden sahası. Hafriyat döküm sahası değil” dedi. İBB Meclisi’nden geçirilen hafriyat döküm sahalarıyla Cebeci’nin farklı olduğunu belirten İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Bahsettiğiniz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden geçirilen hafriyat döküm sahaları ya size ait olabilir ya bana ait olabilir şahsen. Ya da Orman Bakanlığı’ndan veya muhtelif bakanlıklardan hafriyat dökmek için İBB tarafından kiralanır. Bunlar gerekli izinler bakanlıklardan aldıktan sonra Meclis'ten geçirilerek izin verilir.”
“TMSF’NİN YÖNETİMİNDEKİ GÜLİBRAHİMOĞLU’NA AİT ŞİRKET GÜRÜL GÜRÜL DÖKÜME DEVAM EDİYOR”
İmamoğlu, İBB Meclisi’nde 2019-2024 yılları arasında AK Parti’nin çoğunlukta olduğunu belirterek, bu dönemde ilgili tekliflerin büyük bölümüne onay çıkmadığını söyledi. İmamoğlu, “2025 19 Mart’tan bu yana ne Meclis kararı var Sayın Savcı, ne de Büyükşehir Belediyesi’nin orada bir kontrolü var. Ama İstanbul Valiliği Başkanlığı’nda TMSF’nin yönetimindeki Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirket, gürül gürül döküme devam ediyor” dedi.
Savcının, İBB Çevre Koruma Daire Başkanlığı’nın sahaya izin vermediğine ilişkin yazısını ve İSTAÇ Genel Müdürü’nün beyanlarını hatırlatması üzerine İmamoğlu, atık taşıma ve kabul belgesi ile döküm izninin farklı olduğunu ifade etti. İmamoğlu, “O söylediğiniz şey yol döküm belgesi. Yol belgesini verir İBB. Yol belgesi dediğimiz şey de o kamyonların yolda gezmesiyle ilgili bir belgedir. Nereye döktüğüyle ilgili bir belge değildir. Bunu da müteahhit satın alır” diye konuştu.
Savcının, atık taşıma ve kabul belgesinin tonaj bazlı olduğunu belirtmesi üzerine İmamoğlu, İBB’nin Cebeci sahasındaki yetkisini yineleyerek, “Tekrar oraya kaçıyorsunuz? İBB’nin yetkisi olmayan bir yerde diyorsunuz ki 'buraya niye bunun dökülmesine izin verdiniz?' İBB’nin yetkisi yok” ifadelerini kullandı.
Cebeci sahasının denetimine ilişkin Sultangazi Belediyesi’nin yazısını hatırlatan İmamoğlu, İBB’nin gelen şikayet üzerine ilçeden bilgi istediğini ve Sultangazi Belediyesi’nin sahayı denetlediğini bildirdiğini anlattı. İmamoğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:
“Daha önce yine CİMER’den gelen bir şikâyet üzerine ben teftiş izni veriyorum. O dönemde sorumlu olan Sultangazi Belediyesi’ne yazı yazıyor Büyükşehir Belediyesi, oradan sorumlu o çünkü. Ve Sultangazi Belediyesi’nin verdiği cevap da dosyanızda var. Diyor ki: Biz hiç merak etmeyin Cebeci’yi 7/24 kontrol ediyoruz. Bak, ediyoruz diyor. Demiyor ki İBB sen sorumlusun.”
Sultangazi Belediyesi’nin yanıtında polisle birlikte denetim yapıldığının da belirtildiğini söyleyen İmamoğlu, “Ey İBB, ben 7/24 burayı kontrol ediyorum, denetliyorum. Hatta polisle birlikte denetliyorum. Polis de bana yardımcı oluyor. Şu kadar araç görevli, şu kadar ekip görevli diye cevap yazıyor. Evet, kabul ediyor, diyor ki burayı denetleyen benim diyor, hiçbir şey yok diyor, yazı yazmış. Niye ciddiye almıyorsunuz bu evrakı? Yani niye suç duyurusunda bulunmuyorsunuz” diye sordu.
İmamoğlu, İBB’nin 19 Mart’tan bu yana sahada bulunmadığını yineleyerek, “19 Mart’tan bugüne 19 ay geçmiş, İBB hiçbir yerinde yok. Sadece Valiliğin davet ettiği toplantılara gidiyor. Bakın, sadece Valiliğin ama Valinin ama Vali Yardımcısının başkanlığındaki toplantılara gidiyor İBB. Ve buradayım, hapisteyim, soruyorum. Onun dışında hiç yok” dedi.
“SÜTRE YAPILDI, AĞAÇLAR KESİLMEDİ”
Cebeci sahasına ilişkin geçmişte yapılan toplantıları anlatan İmamoğlu, ilk görüşmelerde kamulaştırma bedelinin 12 milyar TL civarında olduğunun kendisine aktarıldığını söyledi. İmamoğlu, dönemin İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın kendisini toplantıya davet ettiğini belirterek, “Bana ilk söylendiğindeki buradaki kamulaştırma bedeli için o gün yine Atiye Hanım 12 milyar lira civarında bir kamulaştırmadan bahsetti. Ve bunu Büyükşehir Belediyesi’nin ödemesi gerektiğinden bahsetti. Yani böyle bir yük yüklenmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne” ifadelerini kullandı.
Sütre yapılması, yolların düzenlenmesi ve alanın ihya edilmesine yönelik bir proje anlatıldığını belirten İmamoğlu, amaçlarının kamulaştırma bedelini ödemeden ve ağaçları kesmeden sahayı düzenlemek olduğunu söyledi. İmamoğlu, “Cebeci’nin çevresindeki herkes oradan şikâyetçi. Toz, toprak, pislik, ölenler, mafya, içindeki bir sürü işletmeler, gecekondular vesaire. İşin özeti budur” dedi.
Yapılan çalışmaları anlatan İmamoğlu, “Sütre yapıldı. Hem de tahminimiz bu, belki de 10’da 1’ine yaptık. Yani 7’de 8’de 1’ine yaptık. O 12 milyar dedikleri kamulaştırma bedelini ödemedik. Ağaçlar kesilecek denen yerde ağaçlar kesilmedi. Ve çevre yolları düzenlendi. Sütre bitirildi. Çevreyi tozdan, topraktan kurtardık” diye konuştu.
“25 MİLYON DOLAR ELDEN PARA VERİLİYOR”
Cebeci sahası çevresindeki gecekonduların kaldırılması sürecine de değinen İmamoğlu, Gülibrahimoğlu şirketinin muhasebecisinin beyanını hatırlattı. İmamoğlu, şunları söyledi:
“25 milyon dolar... 25 milyon dolar Sayın Başkan. Gayriresmi. Gülibrahimoğlu şirketinin buradaki muhasebecisi de söyledi: ‘Gayriresmi çekiliyor, Sultangazi'den bir Belediye Başkan Yardımcısı görevlendiriliyor’ -ismi dosyada var-, o kişiyle beraber 100 ya da 100'ün üzerindeki gecekondular - diyorsunuz ya, ya niye müteahhit oldunuz da kreş yaptırdınız, cami yaptırdınız- bakın bu daha vahim. Elden müteahhit para veriyor, Belediye Başkan Yardımcısı masada, hatta bunlar orada tutanağa geçiriliyor. Hani duruşmada, hani ortada Sultangazi Belediyesi var. Bırakın 25 milyon doları ya 250 bin dolar geçseydi İBB'de o birimde kim varsa benimle beraber yine örgüt üyesi olarak buraya dizilirdi. 25 milyon dolar! Evet, orası gecekondulardan temizlendi, ben de biliyorum. Nasıl temizlendi onu bilmiyorum mesela. Ama temizlendi. Hatta sadece evlerden de temizlenmedi Sayın Başkan. Hurdacılar, esrarcılar, eroinciler vardı temizlendi. Kimdi iş birliği yaptıkları biliyor musunuz? Sultangazi Belediyesi, Sultangazi Kaymakamlığı, Emniyet, Emniyet İl Müdürlüğü... Yani buradan suç mu çıkacak? Onu da ilave etmiş olayım Sayın Savcı.”
“İSTAÇ’IN BURADA BİR YETKİSİ YOK”
Savcı, İBB’nin resmi iştiraki İSTAÇ’ın 2015-2025 yılları arasında İstanbul genelinde elde ettiği yasal hafriyat gelirinin 3,7 milyar TL olduğunu, Cebeci sahasında ise Gülibrahimoğlu’nun kontrolünde 31 milyar TL ciro yapıldığının iddia edildiğini söyledi. Savcı ayrıca İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay ile İSFALT Genel Müdürü Burak Koray’ın, Fatih Keleş ve İbrahim Bülbüllü’nün müdahaleleriyle İSTAÇ’ın sahadan uzak tutulduğuna ilişkin beyanlarını gündeme getirdi.
İmamoğlu, İSTAÇ’ın sahada yetkisi bulunmadığını belirterek, “Buraya döküm yapan kişinin yazıları orada, MAPEG Genel Müdürlüğü’nden izin almış, ‘Ben izin aldım buraya döküm yapacağım.’ MAPEG’in dışında buradaki diğer ortaklardan muvafakat almış. Yani adam orada döküm izni almış. Döküm izninin ya da dolgu izninin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi ile ilgisi yok, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilişkisi yok, İSTAÇ’la ilgisi yok” dedi.
İmamoğlu, İSTAÇ’ın sahaya ilişkin kendisine herhangi bir dosya getirmediğini de belirterek, “Benim baktığım mesele şu Sayın Savcı. Bana bir tane dosya getirmediler. Yani 'biz burada döküm yapabiliyoruz veya bilmem ne', bana bir tane dosya getirmediler” diye konuştu.
Genel müdürün, konunun Fatih Keleş tarafından engellendiğine ilişkin ifadesinin hatırlatılması üzerine İmamoğlu, “Vallahi bunu duyumlarla konuşursak sabaha kadar gider savcı” yanıtını verdi.
“NİYE MAPEG GENEL MÜDÜRÜ BURADA DEĞİL, NİYE VALİ BEY BURADA DEĞİL?”
İmamoğlu, Cebeci sahasına ilişkin iddiaların açıklığa kavuşması için MAPEG Genel Müdürü ile İstanbul Valisi’nin dinlenmesini istedi ve şunları söyledi:
“Bizim teklifimizi niye ciddiye veya dikkate almadınız? Ben üzülüyorum yani. Niye MAPEG Genel Müdürü burada değil? Niye Vali Bey burada değil? 19 aydır döküm yapıyor. Oraları gitmiş, denetlemiş, görüntüleri ortada. Niye Vali Bey gelip anlatmıyor Vali Yardımcısıyla beraber bana? Bunları niye de çağrıyla davet etmiyorsunuz yani? Ben MAPEG adına bile ben konuşuyorum burada. Lütfen ciddiye alın, lütfen bu talebimizi önemseyin.”
“SULTANGAZİ BELEDİYESİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUN”
Savcı, İBB’nin düzenlediği atık taşıma ve kabul belgesinin resmi sistemde oluşturulmasının döküm işleminin hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek, bu belgelerin verilmesinden kimin sorumlu olduğunu sordu. İmamoğlu ise savcıya, “Hemen size tavsiyede bulunuyorum, Sultangazi Belediyesi hakkında yazılar üzerinden suç duyurusunda bulunun” yanıtını verdi.
Savcının, İBB’deki yetkiliyi sormaya devam etmesi üzerine İmamoğlu, “Yahu kim varsa getirdiniz buraya daha neyini söyleyeyim ben? Şimdi Ali, Veli, Ayşe, Fatma hafızamda da değil benim yani. 95 bin kişi çalışıyor Büyükşehir Belediyesi’nde, yaklaşık üst düzey yöneticisi 2 bin kişi Savcı Bey” dedi.
Sultangazi Belediyesi’nin yazısının dikkate alınmasını isteyen İmamoğlu, “Hayır, 'gelmedi' demiyorum. Bakın, Büyükşehir Belediyesi’nin oraya sormasına verilen cevap diyorum Sayın Savcım. Bakın Büyükşehir Belediyesi’nin oraya sormasına kendi iradesiyle diyor ki 'ben buranın sorumlusuyum, denetliyorum, hiçbir sorun yok, hatta 7/24 emniyetle denetliyorum, merak etmeyin' diyor. Dökümde hiçbir sorun yoktur, usulsüz döküm yoktur diyor” ifadelerini kullandı.
Savcının yazıyı değerlendireceklerini belirtmesi üzerine İmamoğlu, “Ya, bir senedir, iki senedir değerlendirmediniz. Umarım değerlendirirsiniz” dedi. Savcı, İmamoğlu’nun Gülibrahimoğlu ile arasındaki bağı reddettiğini belirterek, maddi ilişkinin kapsamını sordu. İmamoğlu, maddi ilişkiyi reddetti. Savcının, Fatih Keleş’in Gülibrahimoğlu ile yaptığı işlemlerden elde ettiği öne sürülen 125 milyon TL ve ortaklık iddialarını gündeme getirmesi üzerine İmamoğlu, “Yalan. Diğer konu ilişkisi iki insan arasındaki ticaret ilişkisi. Ama diğer iddialar yalan” yanıtını verdi.
