CHP Bafra İlçe Örgütü’nün düzenlediği etkinlikte emekliler geçim sıkıntısını anlattı, insanca yaşam talebini dile getirdi. Bafralı emekli Osman Görgeç, "Şimdi AKP yöneticilerinden bir tanesi demiş ki gariban. Ben gariban falan değilim. Gariban kimsesiz, zararlı, biçare insandır. Ben niye gariban oluyorum ki? Ben arkamda babam var? Devlet babaydı. Devlet babaydı, ne oldu? Şimdi devletin kölesi mi olduk?" dedi.
Emekliler iktidara Türkiye'nin birçok noktasından ses yükseltmeye devam ediyor. Samsun'da CHP il örgütünün başlattığı nöbet Bafra ilçesinde devam etti. CHP Bafra parti binası önünde "Bafra’da mikrofon emeklide, gelin sesimizi beraber duyuralım" etkinliği yapıldı. CHP Bafra İlçe Başkanı Serkan Dönüm etkinlikte şöyle konuştu:
"Maalesef ülkemizin ekonomik verileri hiç iyi değil. Ekonomi Bakanımızın da söylediği gibi hükümet 23 yılda ürettiği borcun faizini ödemek için kredi çekiyor. Yani ülke olarak borçla borç öder hale geldik. Yöneticilerimiz ise adeta bu durumun sorumlusu halkmış gibi, çiftçiymiş gibi, emekliymiş gibi bütün yükü halkın sırtına vurmaya çalışıyor. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz ve kabul etmeyeceğiz. Emeklimizi maalesef yaklaşan ramazan ayında fitreye muhtaç hale getirdiler. Artık emeklinin sesini daha gür bir şekilde duyurma vaktidir. Emekli sadaka istememektedir. Emekli bütçeden yılların emeğinin karşılığını hak olarak istemektedir."
"Emekliyi 20 bin liraya mahkûm ettiler"
CHP Parti Meclisi Üyesi Nazan Güneysu da, "Emeklinin yarası çok büyük. Biz bu yarayı onarmaya, ameliyat etmeye ve bir an önce iyileştirmeye talibiz. Söz veriyoruz. İktidar dedi ki 'Biz emekliye 19 bin lirayı reva görüyoruz'. Emekliyi 20 bin liraya mahkûm ettiler. Emekli gariban değildir. Emekliye hiç kimse '20 bin lira verdik, şükredin' diyemez. Avrupa'da emekliler emekli maaşlarıyla dünyayı geziyor. Bizim emeklilerimiz de ısınmak için evlerinde ne doğal gaz ne de soba yakabiliyorlar" şeklinde konuştu.
"Bu mücadeleyi sokakta birleşe birleşe kazanacağız"
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ise partisinin özellikle emeklilerin hakkını savunmak için TBMM'de nöbet eylemi başlattığını anımsatarak, "İl Örgütü olarak bu nöbet eylemine destek olmak amacıyla her akşam bir ilçe örgütümüzde nöbet tutmaya başladık. El ele, gönül gönüle, birleşe birleşe, örgütlene örgütlene emeklinin hak ettiği saygın yeri eninde sonunda kazanacağız. Bu mücadeleyi biz sokakta birleşe birleşe kazanacağız" dedi.
"Emeklileri gariban duruma düşürenler utansın"
Emekli Mahmut Türkköylü ise şöyle konuştu:
"Bugüne kadar emekli olanlar dairesini ve arabasını alıyordu. Bugün bırakın arabayı, ev almayı, evimize ekmek bile götüremiyoruz. Bunu dile getirdiğimizde Meclis'te bazı isimler utanmadan emekliye 'gariban' diyorlar. Emekliler gariban olmasından utanmıyor. Emeklileri gariban duruma düşürenler utansın. Emekliye 'Ödenek yok' diyorlar, beşli çetelere var, yandaşa var, yandaş gazeteciye var ama onun tarafında olmayan kişilere ödenek yok. Ben 17 sene İETT'de, 16 sene İSKİ'de çalıştım. Bugün aldığım para 21 bin lira. Bu parayla elektrik, su, doğal gaz mı vereceğim; çoluk çocuğuma mı bakacağım?"
"Bırakın Avrupaları dolaşmayı, bizlerin şuradan şuraya gidecek hali yok"
Emekli öğretmen Ahmet Çoban da şunları ifade etti:
"Enflasyon karşısında eriyen maaşlarımızın düzeltilmesi için enflasyon oranında zam yaptılar. Bu zam mı yaparken de en az emekli alanın durumuna göre yaptılar. Taban aylık diye bir şey icat etmişler. Dolayısıyla primi yüksek ödeyen emekliler mağdur duruma düşüyor. Bu nedenle taban aylık bilmecesi mutlaka çözülmelidir. Düşen alım gücümüz dolayısıyla ne gıdamıza harcama yapabiliyoruz ne kiramızı düzgün şekilde ödeyebiliyoruz. Yaşam şartlarımız oldukça düşmüştür. Bırakın Avrupaları dolaşmayı, bizlerin şuradan şuraya gidecek hali yok. Dükkanların önünden geçemiyor, marketlere giremiyoruz. Alışveriş yapamıyoruz. Açız, açız, aç."
"Ben gariban falan değilim"
Bafralı emekli Osman Görgeç ise şöyle konuştu:
"Şimdi AKP yöneticilerinden bir tanesi demiş ki gariban. Ne garibanı ya? Ben gariban falan değilim. Gariban kimsesiz, zararlı, biçare insandır. Ben niye gariban oluyorum ki? Ben arkamda babam var? Devlet babaydı. Devlet babaydı, ne oldu? Şimdi devletin kölesi mi olduk biz? Olmaz öyle şey. Bunu protesto ediyorum. Katiyen kabul etmiyorum. Köprüye ödenecek total parayla altı tane köprü yapılıyor. Emekliye gelince para yok. Şehir hastaneleri yapılmış. Birileri zengin ediliyor, onlara para var, emekliye para yok. Gariban öyle mi? Hadi oradan canım."
İlçedeki emeklilerden Osman İkbal de emeklilerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade ederek, "Hakkımızı aramaya çalışıyoruz. Bir ülkenin emeklisi eğer güzel yaşamıyorsa o tarafta bir hırsız var. O hırsız bizim alın terimizi, bizim geleceğimizi, bizim her şeyimizi çalar. O zaman o hırsıza dur demenin yolu önce örgütlenmekten geçer" dedi.
