Sadece en düşük emekli aylığında bin 62 liralık artış öngören teklif dün gece mecliste oylandı. Ancak yaşlılar emekli maaşlarıyla geçinemediklerini ve dahası beslenemediklerini adeta haykırıyor, vitamin eksikliğinden yakınıyor, doktorların belirttiği ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söylüyor. Yaşlı nüfus sağlık sorunları için sıklıkla mahallelerindeki Aile Sağlığı Merkezlerine başvuruyor. Sağlık çalışanlarının sorunlarının dile getirildiği bir eylem sırasında ANKA'ya konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı aile hekimlerinin tanıklıklarını anlattı. Kırımlı, “Emekli ucuz gıdalarla beslenmek zorunda kalıyor. Ne diyeceğiz onlara; taze meyve sebze yiyin, protein ağırlıklı beslenin. Ama imkanları yok. Vitamin vererek çözmeye çalışıyoruz. Ama bu batan bir geminin içinden kaşıkla suyu boşaltmaya benziyor" dedi.
Yaşlılar emekli maaşlarıyla geçinemediklerini ve dahası beslenemediklerini adeta haykırıyor, vitamin eksikliğinden yakınıyor, doktorların belirttiği ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söylüyor. Yaşlı nüfus sağlık sorunları için sıklıkla mahallelerindeki Aile Sağlığı Merkezlerine başvuruyor. ANKA'ya konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Başkanı ve İTO Aile Hekimliği Komisyonu üyesi Dr. Emrah Kırımlı aile hekimlerinin mezkezlerde tanık olduğu yaşlıların durumuna ilişkin “Emekli maaşlarının üzerine sağdan soldan destek alıp en azından elektrik faturamızı, doğalgaz faturamızı ödeyelim diyorlar, beslenme bunun çok gerisinde kalıyor. Ucuz gıdalarla beslenmek zorunda kalıyorlar, onlar da bizi hasta eden her şeyin temeli. Bakıyoruz vitaminlerine gerçekten de düşük. Ne diyeceğiz onlara; taze meyve sebze yiyin, protein ağırlıklı beslenin. Ama imkanları yok. vitamin vererek çözmeye çalışıyoruz. Ama bu batan bir geminin içinden kaşıkla suyu boşaltmaya benziyor" dedi.

“Kuru ekmekle ve çayla oturuyorsak geçiniyoruz"
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) Aralık 2025 verilerine göre yetişkinlik çağında aylık gıda harcaması erkekler için 9 bin lira, kadınlar için 7 bin 319 lira olarak belirlendi. Yaşlılar sık sık emekli maaşlarının yeterli beslenebilmek için yeterli olmadığını dile getiriyor. Tüm Emeklilerin Sendikası’nın geçtiğimiz günlerde Söğütlüçeşme’de gerçekleştirdiği eylemde ANKA’ya konuşan 78 yaşındaki bir emekli beslenemediğini, “Kuru ekmekle ve çayla oturuyorsak geçiniyoruz. Beslenme yetersizliğinden sesimiz kısıldı. Doktor bana kalori alman gerek diyor. Neyle alayım kaloriyi? Et alamıyoruz. 1 karton yumurta almaya gidiyorum, param yetmiyor" şeklinde konuştu. Kağıthane pazarındaki bir emekli ise içinde bulunduğu durumu, “20 bin lirayı kiraya mı vereyim yoksa boğazıma mı yiyeyim? Olmuyor. Doktor vitamin eksikliğinden dolayı karnabahar, pancar, avokado ye dedi, alamıyorum. Bol bol muz yiyeceksin diyor. Al da ye bakayım yiyebiliyor musun? 130 lira bir tane avokado. Nasıl yiyeceksin? Şeker hastasıyım, tansiyon hastasıyım, böbreklerimde tümör var. Doktordan çıkamıyorum. Hastayım, hapım cebimde yarısını da alamadım. Ödünç aldım” şeklinde anlattı.
Yaşlı nüfusun yaşadığı problemlere ise daha çok Aile Sağlığı Merkezi çalışanları tanık oluyor. Dün Okmeydanı’nda Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının gerçekleştirdiği eyleme mahhallenin emekli ve yaşlı sakinleri de destek verdi, “Her türlü sağlık sorunlarımız için kolayca ulaşabildiğimiz sorunlarımıza çare bulduğumuz Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarına destek olmak için buradayız” açıklamasında bulundu. Eyleme katılan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Başkanı ve İTO Aile Hekimliği Komisyonu üyesi Dr. Emrah Kırımlı aile hekimlerinin mezkezlerde tanık olduğu yaşlı yoksulluğuna ilişkin ANKA’ya konuştu.
Kırımlı: Yaşlılar ucuz gıdalarla beslenmek zorunda kalıyorlar bu da hastalıkların kapısı açılıyor; kimse de bununla ilgilenmiyor
Yaşlı nüfusun nitelikli beslenemediğine dikkat çeken Kırımlı, bu durumun pek çok hastalığı tetiklediğini ve var olan hastalıkların da ilerlemesine yol açtığını belirtti. “Eti, balığı geçtik tavuğu, yumurtayı, bakliyatı almak bile zor, karbonhidratla besleniyorlar. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme, günü geçirmeye çalışma; bununla da ne yazık ki hastalıkların kapısı açılıyor. Kimse de bununla çok ilgilenmiyor” diyen Kırımlı şöyle konuştu:
"Ne yazık ki aynı yemekleri birkaç gün yemek zorunda kalıyorlar bundan dolayı da ayrıca hastalanıyorlar. Kötü beslendikleri gibi koşulları da kötü. Bu ayın ana gündemlerinden biri oldu ne yazık ki emekli maaşı yaşlı hastalarımızda. Emekli maaşlarının üzerine sağdan soldan destek alıp en azından elektrik faturamızı, doğalgaz faturamızı ödeyelim diyorlar, beslenme bunun çok gerisinde kalıyor. Ucuz gıdalarla beslenmek zorunda kalıyorlar, onlar da bizi hasta eden herşeyin temeli. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme, günü geçirmeye çalışma; bununla da ne yazık ki hastalıkların kapısı açılıyor. Kimse de bununla çok ilgilenmiyor.
"Batan bir geminin içinden kaşıkla suyu boşaltmaya benziyor"
Bakıyoruz vitaminlerine gerçekten de düşük. Ne diyeceğiz onlara; taze meyve sebze yiyin, protein ağırlıklı beslenin. Ama imkanları yok. Ayrıca var olan hastalıkları kötüleştiriyor yüksek karbonhidratlar, tuzlu gıdalar. Ekmekle beslenmek, makarnayla beslenmek. Ne yapabilirler başka? Bir şey de diyemiyorsunuz, vitamin vererek çözmeye çalışıyoruz. Ama bu batan bir geminin içinden kaşıkla suyu boşaltmaya benziyor. Herkes hastalanıyor; ağrılarımız artıyor, hastalıklarımız kötüleşiyor, kanser oluyoruz.
"Kötü beslenmenin etkilerini çocuklarda da görüyoruz"
Kötü beslenmenin etkilerini çocuklarda da görüyoruz. Çocukluk çağı obezitesini görüyoruz; oradaki şişmanlık ömrü boyunca hasta ediyor insanları... Mide koruyucu çok yazılıyor diye bize ceza veriyorlar. Problem mide koruyucu çok fazla yazmak değil ki, midesini koruyamıyoruz (insanların). Kötü beslenmek zorunda insanlar. Başka türlü aç kalırsınız”
"Bir aşıyı getiremediğimiz için insanlar grip nedeniyle ölüyor"
Yaşanan grip salgınına ilişkin de konuşan Kırımlı, aşı sıkıntısı nedeniyle çok sayıda vatandaşın hayatını kaybettiğini belirtti. Kırımlı konuya ilişkin şöyle konuştu:
“İki üç ay önce söyledik, aşısı var bunun. Özellikle de riskli gruptaki insanlar için. Tansiyonu olur, şeker hastalığı olur, kanser olur, yaşlı olur, akciğer hastalığı olur, bu kişilerin aşı olması gerekir. Ki hastaneye yatmasınlar, yoğun bakım ihtiyaçları olmasın, hayatlarını kaybetmesinler diye. Ama Sağlık Bakanlığı ne yazık ki Türkiye’ye aşı getirmedi.
Binlerce insan boşu boşuna öldü, bir aşıyı getiremediğimiz için. Pahalı değil. Ama biz parayı oraya harcamıyoruz; parayı hastanelere, yoğun bakım yataklarına, ilaçlara harcıyoruz. Onların yüzde birine, binde birine yapabileceğimiz şeyi 2 ay önce yapmadığımız için birkaç yıldır olduğu gibi bu yıl da insanlar grip nedeniyle ölüyorlar.
3-4 yıldır bu grip aşısı sıkıntısını yaşıyoruz ama bu sene iyice fazla oldu. Toplam 2 milyon falan aşı getirilmiş Türkiye’ye. Toplam ihtiyacımızın 15-20 milyon civarında olduğunu biliyoruz. Biz bunun yüzde 10’unu falan anca yapabildik”
