KANKO: “VATANDAŞIN SOFRASI SAHTEKÂRLARIN İNSAFINA TERK EDİLDİ!”
“EKMEĞİMİZİ BİLE BOYAYLA SATIYORLAR! VATANDAŞ ARTIK NE
YİYECEĞİNİ, NEYE GÜVENECEĞİNİ BİLMİYOR!”
KANKO’DAN BAKAN YUMAKLI’YA SERT TEPKİ: “HALKIN SAĞLIĞIYLA
OYNAYANLARDAN HESAP SORUN!”
Gıda güvenliğinin doğrudan halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayan Kanko, sahte
ve tağşiş edilmiş ürünlerin vatandaşların sofralarına kadar ulaşmasının kabul
edilemez olduğunu belirtti.
İstanbul'da beyaz ekmeğin gıda boyasıyla renklendirilerek tam buğday ekmeği gibi
satıldığına ilişkin iddialara dikkat çeken Kanko, vatandaşın en temel gıda
maddelerine bile güvenemez hâle geldiğini söyledi.
“SAHTE SUCUK, AT VE EŞEK ETİ, SAHTE BAL, TAĞŞİŞ ZEYTİNYAĞI… BU
MİLLET NE YİYECEK?”
TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada gıda sahtekârlığının farklı boyutlarına
dikkat çeken Kanko, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'de artık vatandaşın sofrasındaki ekmek bile sahtekârlığın konusu oldu.
İstanbul'da beyaz ekmeği boyayla renklendirip tam buğday ekmeği diye satıyorlar.
Sahte sucuk, et ürünlerinde at ve eşek eti, tağşiş edilmiş zeytinyağı, sahte bal,
pestisit kalıntılı sebze ve meyveler...
AKP iktidarına soruyorum: Vatandaş ne yiyecek, neye güvenecek?
Gıda sahtekârlığı büyüyor, halk sağlığı tehdit ediliyor, iktidar ise seyrediyor. Siz,
vatandaşın sofrasını bile koruyamayan, denetimsizliği olağanlaştıran bir iktidarsınız.”
“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI SÖZ KONUSUYKEN BU DUYARSIZLIK KABUL
EDİLEMEZ!”
Gıda güvenliğinin yalnızca ticari bir denetim meselesi olmadığını, milyonlarca insanın
yaşamını ve sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini belirten Kanko, özellikle çocukların,
yaşlıların ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların karşı karşıya kalabileceği sağlık
risklerine dikkat çekti.
Kanko, “Çocuklarımızın, yaşlılarımızın, milyonlarca insanımızın sağlığı tehlikedeyken
bu duyarsızlık kabul edilemez. Vatandaşın satın aldığı ürünün gerçekten ne içerdiğini
bilmesi en temel hakkıdır. Devletin görevi de bu hakkı korumaktır.”
değerlendirmesinde bulundu.
“BAKAN YUMAKLI, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI NE İŞ YAPIYOR?
DENETİMLER NEREDE?”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya doğrudan seslenen Kanko, gıda
denetimlerinin etkinliğinin ve caydırıcılığının kamuoyu önünde açıklanması gerektiğini
vurguladı.
Kanko, konuşmasında şu soruları yöneltti:
Halk sağlığını tehdit eden gıda sahtekârlıklarına karşı denetimler neden
yeterince caydırıcı olamıyor?
Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmelere hangi yaptırımlar uygulanıyor?
Vatandaşın tükettiği ürünlerin güvenilirliğini sağlamak için hangi somut
önlemler alınıyor?
Pestisit kalıntıları ve sağlığa zararlı maddeler konusunda denetimler nasıl
yürütülüyor?
Gıda güvenliğini tehdit eden işletmelerin yeniden aynı ihlalleri yapması nasıl
önlenecek?
“İNSAN SAĞLIĞI RANTTAN VE SİYASİ ÇIKARLARDAN DAHA ÖNEMLİDİR!”
Gıda güvenliğinin siyasi tartışmaların ötesinde, doğrudan insan yaşamını ilgilendiren
bir kamu sorumluluğu olduğunu ifade eden Kanko, açıklamasını şu sözlerle
tamamladı:
“Bakan İbrahim Yumaklı'ya soruyorum: Tarım ve Orman Bakanlığı ne iş yapıyor?
Denetimler nerede?
Buradan açıkça söylüyorum: Halkın sağlığıyla oynayanlardan hesap sorun,
vatandaşın sofrası sahtekârların insafına bırakılamaz.
İnsan sağlığı ranttan, siyasi çıkarlardan daha önemlidir.
Vatandaşın ekmeğine, çocuklarımızın sütüne, soframızdaki ete, bala,
zeytinyağına kadar uzanan bu sahtekârlık zincirine karşı etkili denetim ve
caydırıcı yaptırımlar şarttır.
Halkın sağlığını korumak devletin asli görevidir. Hiç kimsenin vatandaşın sağlığı
üzerinden haksız kazanç elde etmesine göz yumulmamalıdır.
Vatandaşın sofrası sahtekârlara, halkın sağlığı fırsatçılara teslim edilemez!”
