Kısacık: Millete 2018;den Bu Yana Enflasyon Düşecek Hikayesi Anlatıyorsunuz

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, 2018 yılından bu yana sürekli “enflasyon düşecek” söyleminin tekrarlandığını ancak bunun sahaya yansımadığını ifade etti.

15 Mayıs 2026 Cuma 16:30
Kısacık: Millete 2018;den Bu Yana Enflasyon Düşecek Hikayesi Anlatıyorsunuz

Enflasyon Düşecek Söylemi Gerçeklerle Örtüşmüyor
Vatandaşın, esnafın, işçinin emeklinin ve KOBİ’lerin her yıl biraz daha
sabretmeye çağrıldığını belirten Kısacık, giderek artan ekonomik şartların
sabırları tükettiğini, işletmelerin kapandığını, işsizliğin ve hayat pahalılığının
arttığını dile getirdi: “2018 yılından bugüne enflasyonun yüksek seyrettiğini
görüyoruz. Ama bu millet iktidar yetkililerinden "2019'da düşecek", "2020'de
düşecek", "2021'de iyi olacak", "2022'de atlatacağız” şeklinde bir enflasyon
düşecek hikayesi dinliyor. Vatandaş, iş veren, KOBİ’ler ‘bu son viraj, yıl sonunda
düzlüğe çıkıyoruz’ diye diye ülke sönüyor. Esnaf kepenk kapatıyor, KOBİ’ler
dağılıyor, büyük firmalar konkordato sırasına girmiş durumda. Küçülmelerin ve
işçi çıkarmaların ardı arkası kesilmiyor. Ama iktidar hala enflasyon düşecek
patikasında devam ediyor”.
Enflasyon Beklentileri Başka Bahara Kaldı
İktidarın enflasyon beklentilerinin tutmadığına değinen Kısacık, “Bir önceki
Merkez Bankası Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan 2024 yılını dezenflasyon
dönemi olarak tanımlamış ve 2025 yılında istikrar sağlanacağını söylemişti. 2024
Yılı bütçe görüşmelerinde Sayın Şimşek, 2024 yılının Mayıs’ı itibarıyla artık kalıcı
düşüşü sağlanacağını belirtmişti. Sayın Karahan da Haziran 2024’te enflasyonun
2024 yıl sonunda yüzde 38'e gerileyeceğini tahmininde olduğunu söylemiş,
2025 ve 2026 yıl sonunda ise enflasyonun sırayla yüzde 14 ve yüzde 9 olarak tek
haneli rakamlara gerileyeceği öngördüğünü ifade etmişti. Bu tahmin ve

Sadullah KISACIK
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Adana Milletvekili

TBMM Halkla İlişkiler Binası
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara

Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20

beklentilere göre enflasyon bugün %9 olmalıydı. Ama bugün enflasyon %32!”,
diyerek beklentilerin boşa çıkmasının ekonomik sıkıntıları daha da
derinleştireceğine dikkat çekti.
Ekonomide Kalıcı İyileşme İçin Önlem ve Yapısal Reform Şart
İktidarın son dönemlerde yaşanan kuraklıkları, zirai don afetlerini ve bölgede
yaşanan savaşları yüksek enflasyona sebep olarak göstermesinin kabul
edilemeyeceğini belirten Kısacık, “Ekim 2020’den bugüne OECD ülkelerinde
kümülatif gıda enflasyonu 43.59, Türkiye’de ise %886! Peki bunun sebebi zirai
don afetleri, kuraklık, küresel ekonomik krizler ve savaşlar mı? Bu coğrafyada ne
zaman savaş bitti ki? Bu coğrafya İran-Irak ve Körfez savaşlarını, Irak’ın işgalini
yaşadı ve şu anda İran-İsrail-ABD savaşlarının etkileri hala yaşanıyor. Ukrayna
dört yıldır savaşta, yıllık enflasyonu %8. Ülkemizde şu anda yıllık enflasyon
%32!”, açıklamalarıyla iktidarın kötü ekonomi yönetimini ve ekonomik
önlemlerdeki yetersizliğini yüksek enflasyonun asıl sebepleri olarak gösterdi.
İklimsel ve dış kaynaklı gelişmelerin tek başına enflasyonu yükseltmediğinin de
altını çizen Kısacık, tarım ve hayvancılık üzerinden örneklerle enflasyonla
mücadelede ihtiyaç duyulan yapısal reform konularına işaret etti: “Sayın
Karahan sebze ve meyve fiyatlarının yüksekliğini anlattı. Tüm üreticiler,
vatandaşlar yıllardır bir hal yasası bekliyor ama hala ortada bir çalışma yok.
2023 başından bu yana bu ülkede et fiyatları yüzde 403 arttı, tüketici fiyat
endeksi yani TÜFE yüzde 257! Buradaki sorunu görmek, anlamak ve önlem
almak için uzman olmaya gerek yok. Çiftçimiz ve hayvancımız, ‘Yem fiyatları
artıyor, yemde dışa bağımlıyız. Hayvanlarımızı besleyemediğimiz için kesime
gönderiyoruz. Acil önlem alınmalı, girdi finansmanı sağlanmalı’, diye yıllardır
bağırıyor. Bu tabloyu savaşla, zirai donla, kuraklıkla açıklayamazsınız. Bu durum
yıllar öncesinden yapılması gerekli yapısal reformların hala gerçekleştirilmemiş
olmasıyla alakalıdır”.
Merkez Bankası 40 Günde 49 Milyar Sattı
Kısacık’ın gündeme getirdiği bir diğer konu da, İran-İsrail-ABD savaşı sırasında
Merkez Bankası’nın kısa sürede içinde 49 milyar dolar döviz ve altın satmasıydı.
Merkez Bankası’nın bu hareketinin ekonominin ne kadar kırılgan olduğunu
gösterdiğini ifade eden Kısacık, “Savaşta değiliz, savaşın bir paydaşı da değiliz.

Sadullah KISACIK
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Adana Milletvekili

TBMM Halkla İlişkiler Binası
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara

Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20

Ancak savaşın başlangıcından itibaren Merkez Bankası 40 günde toplam 49
milyar dolar değerinde altın ve döviz sattı. Bu bize ekonomimizin ne kadar
kırılgan olduğunu gösteriyor. Ekonomimiz son derece kırılgan çünkü daha önce
de belirttiğimiz üzere Merkez Bankası iktidar tarafından yalnız bırakılıyor.
İktidar adaleti, hukuk devletini, finansal piyasalara olan güveni tesis etmeyerek
Merkez Bankasını yalnız bırakırsa en ufak bir olayda veya yanı başımızda savaş
çıktığı zaman yatırımcı parasını alır gider. Diğer taraftan uluslararası fonların
yöneticileri geliyor, iktidar yetkilileriyle görüşüyorlar. Ne görüşüldü? Bu 49
milyar doları kim aldı? Hiçbir şey bilmiyoruz. Çünkü Merkez Bankası şeffaf bir
şekilde çalışmıyor. Bu güvensiz ve şeffaf olmayan politikalarla, bu enflasyonist
ortamda, tüm Türkiye olarak kaybediyoruz. Memurumuz, işçimiz, emeklimiz
kaybediyor. Çünkü yıllardır enflasyon oranının altında zam alıyor. Esnaftan
yatırımcıya kadar herkes kaybediyor. İktidar acilen hukuk ve ekonomiye olan
güveni tesis etmeli. Merkez Bankası da şeffaflıkla özüne dönmelidir”,
açıklamalarıyla hem hükümetin hem de Merkez Bankası’nın doğru adımlarla
üzerlerine düşen sorumluluğu alması gerektiğini vurguladı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.