Arınç Ergenekon için 'Pardon' dedi mi?

Arınç Ergenekon için 'Pardon' dedi mi?

Arınç Ergenekon için 'Pardon' dedi mi?

Arınç Ergenekon için 'Pardon' dedi mi?

22 Nisan 2016 Cuma 14:04
Arınç Ergenekon için 'Pardon' dedi mi?

ANKARA (ANKA) - TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç, dokunulmazlıkları kaldırılan ve dosyaları yargıya sevk edilen kişiler için “gözaltına alınamaz ve tutuklanamaz” diye bir hüküm getirilebileceğini belirterek, “Bir taraftan yasama faaliyeti devam eder bir taraftan yargısal faaliyet devam eder” dedi. Arınç, TBMM’de Parlamento Muhabirleri Derneğini ziyaret etti. - “FANTEZİDEN İBARETTİR”- Dokunulmazlık konusundaki sorulara Arınç, şu yanıtı verdi: “Sayın Kılıçdaroğlu’nun veya bir başkasının milletvekilleri hakkında ‘sadece kürsü dokunulmazlığı olsun, başka hiçbir şey olmasın’ sözü bir fanteziden ibarettir. Meclis’te kaç defa dokunulmazlıkla ilgili oylama yapıldı, 7-8 sene evvel miydi bilemiyorum, 400’e yakın imza verildi, dokunulmazlık maddesi değişsin diye, içeride 200 tane oy çıkmadı. -“YOKSA PARLAMENTO ÇALIŞAMAZ HALE GELİR”- Dokunulmazlık meselesi sadece yasamayla ilgili değildir, buna da ihtiyacımız var, yoksa parlamento çalışamaz hale gelir. Bugünkü sistemin daha korunaklı hale gelmesi ama daha da basitleştirilmesi kamuoyundaki beklentilere uygun yeni bir formülle dokunulmazlığın tarif edilmesi bence mümkün olur. -“BUGÜN GETİRİLEN TEKLİF PRAGMATİST BİR TEKLİFTİR”- Bugün getirilen teklif pragmatist bir tekliftir yani bugüne ait çözüm sağlayıcı bir tekliftir ve ben eğer dokunulmazlıklar üzerinde tartışmalar devam ediyorsa bunu basit yolla çözmenin herkesi kapsayıcı böyle bir pratik çözüm olduğunu tahmin ediyorum. ‘Şurası anayasaya aykırı, burası anayasaya aykırı’ olabilir, bu eleştiriler olacaktır, anayasaya aykırı olsun diye söylemiyorum ama bu sorun çözülecekse böyle basit bir formülle çözülebilir ve bundan daha az bir zarar meydana gelebilir diye şahsen diye düşünüyorum. -“BUGÜNÜN SORUNUNU BUGÜN İÇİN ÇÖZER”- Ben hükümetimizin 316 milletvekili imzasıyla parlamentoya getirdiği bu düşüncesi belki önergelerle biraz değiştirilebilir, biraz zenginleştirilebilir ama bugünün sorununu bugün için çözer, başka sorunlar da çıkmaz değil ama ne yapılabilir eğer dokunulmazlıklar konusunda bir şey yapılmaya mecbur hissediyorsa kendisini bir taraftan hükümet bir taraftan muhalefet böyle bir pratik çözümün faydalı olabileceğini düşünüyorum. -“KISITLI DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASI YOLUNA GİDİLEBİLİR”- Yalnız burada en çok dikkat çeken veya akla gelen soru ‘ya bunlar gözaltına alınırsa, ya bunlar tutuklanırsa ya bunlar mahkum edilirse’, yargı süreci başlarsa bunların hepsi olabilir. ‘İyi ama bu yargıda öyle bir yargı ne zaman ne yapacağı belli olmaz’, eee burası Türkiye. O zaman ne yapmak lazım kısıtlı dokunulmazlığın kaldırılması yoluna gidilebilir. Bir önerge gelir de dokunulmazlıkları kaldırılan ve dosyaları yargıya sevk edilen kişiler gözaltına alınamaz ve tutuklanamaz diye bir hüküm de getirilirse yargı kendisinin bununla bağımlı sayar diye düşünüyorum. Yani ne yapılabilir bu teklif mutlaka geçecekse bir; muhalefete düşen iktidara düşen milletvekillerine şüphesiz bunlar daha iyi bir çözümü bulabiliyorsa bu teklifin içerisinde Genel Kurul’un gündemine getirsinler. -“NUR TOPU GİBİ BİR DOKUNULMAZLIK ÇÖZÜMÜ ORTAYA ÇIKAR”- Bu endişe gerçekten büyük bir endişeyse altına da bunu yazıversinler. O zaman göreceksiniz nur topu gibi bir dokunulmazlık çözümü ortaya çıkar. Yargılama yapılsın ama gözaltı, tutuklama olmasın deniyorsa Meclis Genel Kurulu’na getirilsin, evet derlerse bu da olur. Dava devam eder, milletvekili milletvekilliğine devam eder, hakkında hüküm verilirse Yargıtay’dan geçer, kesinleşirse 84’e göre gereği yapılır, beraat ederse mesele yok zaten. Bir taraftan yasama faaliyeti devam eder bir taraftan yargısal faaliyet devam eder.”   - “PARDON FALAN DEMİYORUM”- “Yargıtay’ın Ergenekon kararına ne diyorsunuz, siz de pardon diyor musunuz?” sorusuna Arınç, “Hayır, pardon falan demiyorum. Ben dürüst bir siyasetçiyim, ağzımdan çıkan, tutanaklara girmiş, altında imzam bulunan her şeye sahip çıkarım” diyerek şöyle devam etti: “Yargıtay bir karar üzerine bozma veya onama verecekti, külliyen bozma verdi. Burada usulden ve esastan bozduğunu görüyoruz, o zaman iyi bir bozma var demektir. Ben iyi bir bozma kararının olduğunu düşünüyorum. -“BİRİLERİ KULAKLARINI AÇARAK DUYSUN DİYE SÖYLÜYORUM”- Bence burada örgütün olmadığına yönelik doğru olduğunu düşünerek söylüyorum ortaya koydukları bozma yarın başka davalar için de geçerli olacaktır. Birileri kulaklarını açarak duysun diye söylüyorum.” Bir soru üzerine Arınç, “Bir televizyon programında söyledim, bir ambargonun mevcudiyetini ondan sonra ambargonun nasıl kalın duvarlar halinde devam ettiğini” diye konuştu. -“BEN KURUCU OLMADIĞIMI BİR BAŞDANIŞMANDAN ÖĞRENMİŞ OLDUM”- Bir soruya karşılık da Arınç, “Bunlar kurucu değil, dedi yani ben kurucu olmadığımı bir başdanışmandan öğrenmiş oldum, 14 sene sonra” dedi. -FİTNE ATEŞİNİ SÖNDÜRMEK LAZIM- “Bir köşe yazarının Başbakan için kullandığı ifadeye ne diyorsunuz?” sorusuna Arınç, “Bu sözü fevkalade yanlış. Sayın Başbakan’ı bir şekilde eleştirmek onun hakkı değil, neden hakkı değil, gazeteci olmanın ötesinde arkadaşımız bir kamu görevlisi, bilebildiğim kadarıyla” diyerek şöyle devam etti: “Bu Başbakan, Cumhurbaşkanımızla en uyumlu çalışan insandır. Böyle bir uyum içerisinde çalışan iki insanı  birbirine düşman etmeye çalışan Nasuhi veya benzerlerinin fitne ateşini söndürmek lazım.” “Binali Yıldırım’ın oğlunun basına yansıyan fotoğraflarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Arınç, “Bir baba için çocuğunun halini sormak veya bundan dolayı babayı yargılamak doğru değil. Ben Binali Yıldırım’a böyle bir soru sorulmasını ve onun sıkıştırılmasına şahsen gönlüm razı olmaz. Ben Binali Yıldırım’a geçmiş olsun diyorum ,samimi olarak söylüyorum çünkü bu her siyasetçinin   başına gelebilir” yanıtını verdi.

Son Güncelleme: 04.05.2016 15:26
Anahtar Kelimeler:
Arınç Ergenekon Pardon
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.