Aşkın Genç: “Asgari ücretli hiç harcama yapmasa bile bir ev için 16 yıldan fazla çalışmalı”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye'deki barınma krizini gündeme taşıdı. Ortalama konut fiyatının 5,5 milyon liraya ulaştığına dikkat çeken Genç, asgari ücretli bir çalışanın hiçbir harcama yapmadan maaşının tamamını biriktirmesi durumunda bile ev sahibi olabilmek için 16 yıldan fazla çalışması gerektiğini söyledi. Dar gelirli hanelerin konut ve gıda harcamalarının toplam tüketim harcamaları içindeki payına işaret eden Genç, konut kredisi taksitlerinin asgari ücreti aştığını vurguladı.

06 Kasım 2026 Cuma 12:55
Aşkın Genç: “Asgari ücretli hiç harcama yapmasa bile bir ev için 16 yıldan fazla çalışmalı”

Aşkın Genç: “Dar gelirlinin her 100 liralık harcamasının 68 lirası konut ve
gıdaya gidiyor”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin
barınma krizinin araştırılmasına ilişkin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada,
artan kira giderlerini, konut fiyatlarını, kredi maliyetlerini ve deprem güvenliğini
gündeme getirdi.
Türkiye'de milyonlarca vatandaşın gelirinin önemli bir bölümünü barınma ihtiyacına
ayırmak zorunda kaldığını belirten Genç, konut sahibi olmanın çalışanlar açısından
giderek zorlaştığını ifade etti.
“HER 100 LİRALIK HARCAMANIN 68 LİRASI KONUT VE GIDAYA GİDİYOR”
TÜİK'in 2025 yılı verilerine dikkat çeken Genç, en düşük gelirli yüzde 20'lik kesimin
tüketim harcamalarının yüzde 39'unu konut ve kiraya, yüzde 29'unu ise gıdaya
ayırdığını belirtti.
Genç, bu hanelerde her 100 liralık tüketim harcamasının yaklaşık 68 lirasının
yalnızca iki temel ihtiyaca gittiğini vurgulayarak, konut ve kira harcamalarının payının
iki yılda yaklaşık 10 puan yükseldiğini söyledi.
Ekim ayı verilerine göre genel enflasyonun yaklaşık yüzde 30, kiracıların ödediği
kiralardaki yıllık artışın ise yüzde 40'a yakın olduğunu belirten Genç, kira artışlarının
genel enflasyonun üzerinde seyrettiğine dikkat çekti.
“BİR ASGARİ ÜCRETLİ 16 YILDAN FAZLA ÇALIŞMAK ZORUNDA”
Konut fiyatlarıyla ücretler arasındaki farkı somut bir hesapla ortaya koyan Genç,
Türkiye'de ortalama konut fiyatının yaklaşık 5,5 milyon lira, net asgari ücretin ise 28
bin lira olduğunu hatırlattı.

Genç, “Bir asgari ücretli hiçbir harcama yapmadan bütün maaşını biriktirse, bugünkü
fiyatla ortalama bir ev için 16 yıldan fazla çalışmak zorunda” ifadelerini kullandı.
Konut kredisi maliyetlerine de değinen Genç, bir milyon liralık, 10 yıl vadeli konut
kredisinin aylık taksitinin yaklaşık 29 bin 700 liraya ulaştığını belirtti. Ortalama konut
fiyatının beşte birinden daha azını karşılayan bu kredi tutarının taksitinin bile asgari
ücretin üzerinde olduğuna işaret etti.
“DAR GELİRLİ VATANDAŞ GÜVENLİ KONUTA NASIL ULAŞACAK?”
Barınma krizinin yalnızca kira ve konut fiyatlarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Genç,
deprem güvenliği ve kentsel dönüşümün finansmanı konusunda da
değerlendirmelerde bulundu.
Yapı ruhsatı verilen daire sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5
azaldığını, inşaat maliyetlerinin ise yıllık yaklaşık yüzde 30 arttığını belirten Genç, dar
gelirli vatandaşların güvenli konuta erişiminde ciddi güçlüklerle karşı karşıya
olduğunu söyledi.
Genç, kira yükünün hafifletilmesi, erişilebilir sosyal kiralık konutların üretilmesi,
öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanması ve dar gelirli vatandaşları yerinden
etmeden güvenli kentsel dönüşümün sağlanması gerektiğini ifade etti.
Aşkın Genç'in TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşması şu şekilde:
“Türkiye’de milyonlarca vatandaş maaşını aldığında önce kirayı düşünüyor. Kirayı
ödedikten sonra kara kara ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Ev sahibi olmak
isteyenlerin karşısına ise milyonlarca liralık konut fiyatları ve maaşları aşan kredi
taksitleri çıkıyor.
TÜİK’in 2025 verilerine göre, en düşük gelirli yüzde yirmilik kesim tüketim
harcamalarının yüzde 39’unu konut ve kiraya, yüzde 29’unu gıdaya ayırıyor. Yani
hanelerin her 100 liralık harcamasının yaklaşık 68 lirası yalnızca bu iki kaleme
gidiyor. Üstelik konut ve kiranın payı 2023’te yüzde 29’idi, iki yılda yaklaşık on puan
yükseldi. Vatandaş daha uygun bir ev bulmak için işinden, okulundan uzaklaştığında
bu kez yol masrafı ve zaman kaybıyla karşılaşıyor.
Son açıklanan ekim verilerinde genel enflasyon yaklaşık yüzde 30 iken kiracıların
ödediği kiralarda yıllık artış neredeyse yüzde 40’a yaklaştı. Kira, genel fiyat artışından
daha hızlı yükseliyor.
Ev sahibi olmanın hesabı daha ağır. Ekim ayı piyasa verilerine göre Türkiye’de
ortalama konut fiyatı yaklaşık 5,5 milyon lira. Net asgari ücret ise 28 bin lira. Bir
asgari ücretli hiçbir harcama yapmadan bütün maaşını biriktirse, bugünkü fiyatla
ortalama bir ev için 16 yıldan fazla çalışmak zorunda.

Kredi de çözüm olmuyor. Ekim sonunda bir milyon liralık, on yıl vadeli konut
kredisinin en düşük aylık taksitlerinden biri 29 bin 700 lira. Ortalama konut bedelinin
beşte birinden azını karşılayan kredinin taksiti bile asgari ücretin üzerinde.
TÜİK’in ikinci çeyrek verilerinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 9,5 azaldı. Ağustosta inşaat maliyetleri de yıllık yaklaşık yüzde
30 arttı. Uygun fiyatlı konut arzı için planlama ve finansman politikasını birlikte
düşünmek gerekiyor.
Barınmanın bir de güvenlik boyutu var. TÜİK’e göre nüfusun yüzde 28’i yalıtım
sorunları nedeniyle evini ısıtmakta zorlanıyor. Milyonlarca bağımsız bölümün deprem
açısından riskli olduğu belirtiliyor. Dar gelirli vatandaş, güvenli bir konuta taşınmanın
veya binasını yenilemenin maliyetini nasıl karşılayacak?
Barınma politikası; kira yükünü hafifletmeyi, erişilebilir sosyal kiralık konut üretmeyi,
öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamayı ve dar gelirliyi yerinden etmeden güvenli
dönüşümü sağlamayı hedeflemeli. Bu nedenle barınma krizinin tüm boyutlarının
Meclis tarafından araştırılmasını gerekli ve yerinde görüyoruz.
Sayın Başkan, kalan süremde seçim bölgem Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesindeki
çiftçilerimizin sorunlarına değinmek istiyorum.
Yeşilhisar ilçemizde çiftçimiz üretmeye çalışıyor ama emeğinin karşılığını alamıyor.
Şeker pancarının alım fiyatı bir yılda yalnızca yüzde 20 artarak prim dahil 3 bin 720
liraya çıktı. Buna rağmen aynı süreçte girdi fiyatları yüzde 100 arttı. Üstelik kota
fazlası pancarın alınmayacağı bildiriliyor. Buğday çiftçinin elinden 14 lira 75 kuruşa
alındı, ürün üreticinin elinden çıktıktan sonra fiyat 20 liranın üzerine yükseldi.
Yani artış çiftçiye değil, sonrasına yaradı. Türkiye’nin en güzel elmalarını yetiştiren
Yeşilhisar ve Yahyalı’da ne yazık ki dalında kalıyor. Çerezlik ayçiçeği geçen yıl 90 lira
iken, bugün 55 liraya düştü.
Kabak çekirdeği yerinde sayıyor, çiftçi açıkça söylüyor: ‘Böyle giderce ekim
yapamayacağız.’ İktidara çağrıda bulunuyoruz: Ürünün fiyatını gerçek maliyete göre
belirleyin, kota fazlası ürünü sahipsiz bırakmayın, çiftçinin borcunu hafifletin. Ürün
kurtarılmazsa Türkiye üretemez.”

Son Güncelleme: 06.11.2026 15:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.