Gülcan Kış, “Saray’dan Belediyelere Mali İnfaz!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, belediyelerin genel aydınlatma giderlerindeki fiilî yükünün Cumhurbaşkanı Kararı’yla üç katına çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Kış, “Sandıkta teslim alamadıkları belediyeleri şimdi mali abluka altına alıyorlar. Aydınlatma bahanesiyle belediyelerin gelirine el koyuyor, 31 Mart’ın intikamını doğrudan halktan alıyorlar.” dedi.

10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:35
Gülcan Kış, “Saray’dan Belediyelere Mali İnfaz!”

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 9 Ağustos 2026 tarihli
Resmî Gazete’de yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın
belediyelere yönelik ağır bir mali müdahale olduğunu belirtti.
Kararla, büyükşehir belediyesi sınırlarındaki genel aydınlatma giderleri için
uygulanan kesinti yüzde 20’den yüzde 60’a, diğer belediyelerde ise yüzde
10’dan yüzde 30’a çıkarıldı. Böylece belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri
payından yapılan fiilî kesintiler bir gecede üç katına yükseltildi.
“Mecliste uyardık, iktidar bildiğini okudu”
Düzenlemenin altyapısının 631 sıra sayılı Kanun Teklifi’yle hazırlandığını
hatırlatan Kış, teklif görüşmelerinde ortaya koydukları bütün itirazların iktidar
tarafından bilinçli şekilde yok sayıldığını söyledi:
“631 sıra sayılı Kanun Teklifi görüşülürken bu düzenlemenin nasıl bir mali
yıkım yaratacağını açıkça anlattık. ‘Bu yetki belediyelerin boğazını sıkmak için
kullanılacak.’ dedik. İktidar bildiğini okudu ve uyardığımız vahim tablo Resmî
Gazete’de aynen gerçekleşti.”
“Önce oranları artırdılar, ardından yetkiyi tavandan kullandılar”
Artışın iki aşamada gerçekleştirildiğini belirten Kış, Cumhurbaşkanının
kendisine tanınan yetkiyi doğrudan en yüksek seviyeden kullanmasına dikkat
çekti:
“Önce kanundaki kesinti oranlarını üç katına çıkardılar. Ardından
Cumhurbaşkanı, yeni oranları iki katına kadar artırma yetkisini hiç tereddüt
etmeden tavandan kullandı. Sonuçta belediyelerin sırtındaki fiilî yükü üçe
katladılar; yüzde 20’yi yüzde 60’a, yüzde 10’u yüzde 30’a çıkardılar.”
Kış, “Neden kademeli bir artış yapılmadı? Belediyelerin mali yapısı neden
dikkate alınmadı? Neden doğrudan en ağır oran seçildi?” diye sorarak kararın
siyasi niteliğine işaret etti.
“Bu kararın adı aydınlatma değil, siyasi cezalandırmadır”

Kararın enerji maliyetlerini paylaşmaya yönelik teknik bir düzenleme olarak
sunulamayacağını ifade eden Kış, şunları kaydetti:
“Bu kararın adı aydınlatma giderlerinin paylaşılması değildir; halkın oyuyla
seçilmiş belediyelerin siyasi olarak cezalandırılmasıdır. İktidar, 31 Mart’ta
sandıkta kaybettiği belediyeleri hizmet üretemez hâle getirmek istiyor. Elektrik
şirketlerinin alacağını garanti altına alırken faturayı belediyelere, asıl bedeli ise
vatandaşa ödetiyor.”
“Ağustosta karar çıkarıp ocak ayından itibaren fatura kesiyorlar”
Kararın yayımlandığı tarihten sekiz ay öncesine götürülmesine de tepki
gösteren Kış, geriye dönük uygulamanın belediye bütçelerinde ağır tahribat
yaratacağını söyledi:
“Kararı ağustos ayında çıkarıyor, 1 Ocak’tan itibaren geçerli sayıyorsunuz.
Belediyelere sekiz aylık geriye dönük fatura çıkarıyorsunuz. Bu hukuk değildir,
bütçe yönetimi değildir; bu, belediyelerin kasasına planlı bir baskındır.”
“Belediyeden kesilen her lira halkın sofrasından alınacak”
Kesintilerin doğrudan belediye hizmetlerine yansıyacağını vurgulayan Kış,
şöyle devam etti:
“Belediyeden kesilen para Sarayın parası değildir; milletin parasıdır. O para
çocuğun kreşi, öğrencinin yurdu, emeklinin sosyal desteği, dar gelirlinin halk
ekmeği, çiftçinin üretim desteğidir. Belediyelerin gelirine el koymak, doğrudan
halkın ekmeğine ve hizmet hakkına el uzatmaktır.”
“Sandıktan çıkmayan irade kararnameyle dayatılıyor”
Yerel seçimlerin ardından belediyeler üzerindeki mali ve idari baskının
sistematik hâle geldiğini belirten Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sandıkta kazanamadılar; borç baskısıyla, kredi engeliyle, gelir kesintisiyle ve
müfettiş kuşatmasıyla belediyeleri teslim almaya çalışıyorlar. Milletin iradesini
hazmedemeyenler, sandıktan çıkmayan iktidarlarını kararnameyle belediyelere
dayatıyor.
Bu tasarruf değildir; yerel demokrasiye karşı yürütülen mali operasyondur. Bu
karar, 31 Mart yenilgisinin halkın belediyelerinden alınmaya çalışılan
intikamıdır. Sokakların aydınlatma bedelini belediyelere yükleyen Saray,
Türkiye’nin demokrasisini karartmaktadır.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.