Karacadağ'ı Koruma Platformu'ndan yapılan açıklamada, Konya’nın Karapınar, Ereğli ve Emirgazi ilçe sınırları içinde yer alan Karacadağ’ın, milyonlarca yıllık jeolojik oluşumu, doğal varlıkları, biyolojik çeşitliliği, onlarca medeniyete ev sahipliği yapan kültürel ve tarihi mirası ile bölgenin yaşam kaynakları açısından önemli olduğu belirtildi.

Bölgede sondaj çalışmalarının başladığının belirtildiği açıklamada, “Bir taraftan Karacadağ’ın doğal ve jeolojik mirasının korunmasından söz edilirken, diğer tarafta aynı coğrafyada maden arama çalışmalarının başlatılması kabul edilemez bir çelişki olarak karşımızda durmaktadır" ifadelerine yer verildi.
Karacadağ’ın Ovacık çevresinin, Yeşilyurt ile bağlantısı ve bölgenin doğal özelliklerinin, bilimsel ve kültürel çalışmalarda da ortaya konulduğu vurgulanan açıklamada, 5 Ağustos 2024 tarihinde ENSA Eczacıbaşı’nın aldığı ihale sonrasında başlayan süreçte, 12 Eylül 2026 tarihinde maden arama çalışmaları için makinelerin Yeşilyurt’a getirildiği, ardından Ovacık mevkiine sondaj kurulduğu ve çalışmalara başlamak üzere bekletildiği bildirildi.
"UNESCO JEOPARK BAŞVURU SÜRECİ BAŞLATILDI"
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Yani 'maden araması daha başlamadı, ileride ne olacağı belli değil' denilecek bir noktada değiliz, bugün gözümüzün önünde fiili bir hazırlık süreci yaşanmaktadır. Kamuoyunun önünde çok önemli bir çelişki bulunmaktadır: 'Konya Jeopark Ön İnceleme Programı' kapsamında Acıgöl, Meke Gölü, Çıralı Gölü, Meyil Gölü, Karacadağ, Erozyon Sahası ve diğer önemli alanlarda saha incelemeleri yapılmış ve UNESCO Jeopark başvuru sürecinin başlatıldığı açıklanmıştır. Madem Karacadağ, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken doğal ve jeolojik miras alanları arasında değerlendirilmektedir o halde Karacadağ gerçekten korunmalıdır! Jeopark hedefi ile Karacadağ’ın doğal yapısını, su kaynaklarını, ekosistemini ve yaşam alanlarını tehdit edebilecek madencilik faaliyetlerinin aynı anda yürütülmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır...

Bugün kazılması planlanan alanlar, yalnızca topraktan ibaret değildir. Karacadağ’ın kaynak suları, doğal bitki örtüsü ve zengin yaban hayatı, bu coğrafyanın yaşam kaynağıdır. Onlarca endemik bitkinin, sarı lalelerin, sümbüllerin, kekiklerin, yaban tavşanlarının, kurbağaların, kaplumbağaların, tilkilerin, kekliklerin ve yılkı atlarının yaşam alanıdır. Karacadağ’da toprağa, suya ve doğaya yapılacak her müdahale, bu yaşam bütününü doğrudan etkileyecektir. Karacadağ’ın kaynak suları aynı zamanda Ovacık’taki koyun ve keçi sürülerinin, ineklerin ve bölgedeki hayvancılığın yaşam kaynağıdır."
"ESKİŞEHİR DEMİRLİ VE SEKLiCE BİZE BİR UYARIDIR"
Açıklamada, aynı şirket tarafından Eskişehir'in Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli ve Seklice mahallelerinde yürütülen bentonit madenciliğinin çevreye zarar verdiği belirtilerek, "Şirket 25 yıldır orada kar ediyor, köylüler ise sağlık sorunlarıyla, susuzlukla, çatlamış evlerle ve bozulmuş yollarla baş başa kalmış durumda. Biz bu yaşananların Karacadağ'da da benzer şekilde yaşanacağını tahmin etmekte zorlanmıyoruz. Karacadağ'da böyle bir sürecin başlamasını kesinlikle istemiyoruz" ifadelerine yer verildi.
Anayasa’nın 56. maddesinin, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına aldığı hatırlatılan açıklamada, "Karacadağ’da maden arama ve olası madencilik faaliyetlerinin; su kaynaklarımızı, toprağımızı, tarımımızı, hayvancılığımızı, doğal yaşamı ve insan sağlığını etkilemesinden endişe ediyoruz... Bizler de anayasal çevre hakkımızı hukuk içinde, bilimsel verilerle, demokratik ve meşru yollarla savunacağız" denildi.
KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA KURULUNA BAŞVURU
Konya Karapınar Yeşilyurtlular Eğitim Bilim kültür, Dayanışma ve Karacadağ'ı Geliştirme Derneği de Konya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'na başvuru yaptı. Başvuruda, bölgede Hitit, Roma ve Geç Antik döneme ilişkin önemli bulguların varlığına, Bağdaylı ve Akören'deki yer altı şehirlerine işaret edildi. Başvuruda, "Yeterli ve detaylı bir inceleme ve araştırma yapılmadan ve Kurul Kararına dayanmadan verilen ve Konya ili, Karapınar ilçesi, Akören Mahallesi sınırları içerisinde üstelik maden aranacak parselle aynı parsel içerisinde yer alan 'Akören Yeraltı Şehri'nin varlığı ve hazine değeri göz ardı edilerek, '...sahada maden arama (sondaj) faaliyeti yapılmasında 2863 sayılı Yasa ve ilgili Mevzuat açısından sakınca bulunmadığı' belirtilen 21.03.2025 tarihli yazınızın hiç zaman kaybetmeden iptal edilmesini arz ederiz" denildi.
Bu bölgede maden aranamayacağının ivedilikle ilgili firmaya bildirilmesi istenen başvuruda, aksi halde hukuka aykırı, telafisi güç ve imkansız durumların ortaya çıkacağının bilinmesi gerektiği vurgulandı. Başvuruda, maden arama (sondaj) izni verilen alanın, harita bilgilerinin ve hangi yerleşim alanları içerisinde kaldığının detaylı şekilde bildirilmesi ve Karacadağ bölgesinde 2863 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi kapsamında korunması gereken kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin alanların da iletilmesi istendi.
