Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin kararı Yunan, Rum ve Orta Doğu basınında geniş olarak yer aldı. Kararın ardından uluslararası medyada Türkiye’nin demokratik işleyişi ve siyasi istikrarına ilişkin tartışmalar yeniden hız kazanırken, bölge basınında ortak vurgu Ankara’daki siyasi sarsıntının yalnızca Türkiye sınırları içinde kalmayabileceği yönünde oldu.
YUNAN VE RUM BASINI: "TÜRKİYE REKABETÇİ OTORİTERLİKTE YENİ BİR AŞAMAYA GİRDİ"
Yunanistan basınında karar manşetlere taşınırken, yorumlarda "Türkiye’de artan siyasi belirsizliğin Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni gerilim risklerini beraberinde getirebileceği" ileri sürüldü.
Kathimerini gazetesi, kararı "Türkiye’nin rekabetçi otoriterlik sürecinde yeni bir aşama olarak" nitelendirdi. Gazetede yayımlanan analizlerde, "iç politikada baskı altında kalan yönetimlerin milliyetçi söylemleri dış politikaya taşıma eğiliminde olabileceği" ifade edildi. Gazetedeki yorumlardan birinde, "İç siyasi baskı altındaki bir yönetim dikkatleri dış cephelere yönlendirme eğilimi gösterebilir" değerlendirmesine yer verildi. Analizde, "özellikle Ege ve Doğu Akdeniz’de tansiyonun yükselme ihtimali bulunduğu" öne sürüldü.
Ta Nea ve diğer Yunan yayın kuruluşları da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte Atina açısından öngörülebilir ve diyaloga açık siyasi aktörlerin zayıfladığı yorumunu öne çıkardı. Ta Nea gazetesine konuşan bir Yunan siyasi yorumcu, "Kurumsal ve öngörülebilir siyasi aktörlerin zayıflaması, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde belirsizliği artırır" ifadelerini kullandı.
Rum basınında ise karar daha çok Doğu Akdeniz enerji dengeleri ve Kıbrıs sorunu ekseninde ele alındı. Politis gazetesi ile Cyprus haber ajansı, CHP Kurultayı'nın "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal edilmesini geniş şekilde haberleştirdi.
Rum yorumcular, "Türkiye’de iç siyasi denge mekanizmalarının zayıflamasının Ankara’nın Doğu Akdeniz politikalarında daha sert bir çizgiye yönelmesine neden olabileceğini" savundu. Politis’e konuşan bir bölgesel analiz uzmanı, "İçeride siyasi kontrolün yoğunlaşması, dış politikada milliyetçi reflekslerin güçlenmesine yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Rum basınındaki analizlerde ayrıca, Türkiye’deki siyasi gelişmelerin deniz yetki alanları, enerji koridorları ve Kıbrıs müzakereleri üzerindeki etkilerine işaret edildi..
ORTA DOĞU MEDYASI: YARGININ SİYASALLAŞMASI TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR
Orta Doğu merkezli yayın organları ise gelişmeyi daha çok demokratik rekabetin geleceği ve yargının siyasallaşması çerçevesinde değerlendirdi.
ABD merkezli Orta Doğu haberlerine yer yapan Al-Monitor, kararı "devlet destekli baskı sürecinde yeni bir eşik" olarak tanımladı. Platformun analizinde karar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki süreç ve belediyelere yönelik kayyum uygulamalarıyla birlikte ele alındı.
Al-Monitor'a konuşan bir uzmanı, "Yargı artık bağımsız bir hakemden çok siyasi bir araç olarak algılanıyor" ifadelerini kullandı.Katar merkezli yayın kuruluşu El Cezire de gelişmenin, Orta Doğu’da sıradan bir parti içi kriz olarak görülmediğini, Türkiye’de seçim sonuçlarının yargı yoluyla değiştirilebilir hale gelip gelmediği sorusu üzerinden tartışıldığını aktardı.
El Cezire'ye konuşan bir yorumcu, "Bu artık delegeler ya da kurultay prosedürleri tartışması değil. Bölge bunu doğrudan siyasi rekabetin geleceğiyle ilgili bir mücadele olarak görüyor" değerlendirmesini yaptı.
Bölgesel analizlerde ayrıca, Türkiye’de artan siyasi belirsizliğin ekonomik etkilerine de dikkat çekildi. Yatırımcı güveni, kurumsal öngörülebilirlik ve Türkiye’nin hassas bölgesel dosyalardaki diplomatik manevra alanı açısından yeni risklerin oluşabileceği yorumları öne çıktı.
