Sahte e-Devlet, Sahte MHRS, Sahte UYAP ve Bankalar Üzerinden Vatandaşı Soyuyorlar!

CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, son yıllarda e-Devlet, MHRS, bankacılık sistemleri ve adli dosya süreçlerini taklit eden sahte uygulama ve internet siteleri üzerinden gerçekleştirilen dijital dolandırıcılıklara ilişkin Meclis Araştırması açılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na başvurdu.

24 Şubat 2026 Salı 11:27
Sahte e-Devlet, Sahte MHRS, Sahte UYAP ve Bankalar Üzerinden Vatandaşı Soyuyorlar!

DEVLETİN ADINI KULLANARAK VATANDAŞI SOYUYORLAR!
Kanko’dan Dijital Dolandırıcılık Alarmı: “Bu Artık Bireysel Suç Değil, Kamu
Güvenliğine Yönelik Organize Tehdit!”
“Dolandırıcılık şebekeleri organize, hızlı ve teknolojik; devlet refleksi ise yavaş ve
dağınık” olduğunu belirten Kanko, vatandaşın devlete duyduğu güvenin organize suç
şebekeleri tarafından sistematik biçimde istismar edildiğini belirterek, “Bu vakalar artık
münferit dolandırıcılık olayları değil; doğrudan devlet otoritesini hedef alan organize bir
güvenlik sorunudur” dedi.
Dolandırıcıların; e-Devlet kapısını, MHRS randevu sistemini, bankaların mobil
uygulamalarını ve UYAP üzerinden yürütülen dava ve icra süreçlerini birebir taklit eden
platformlar oluşturduğunu vurgulayan Kanko, vatandaşların “randevu alma”, “hakkınızda
dava açıldı”, “icra dosyanız var”, “dosyanızda işlem bulunmaktadır” gibi mesajlarla paniğe
sürüklendiğini ifade etti.
Bu yöntemle kimlik bilgilerinin, banka hesaplarının, kredi kartı verilerinin ele geçirildiğini
belirten Kanko, özellikle emeklilerin, yaşlı yurttaşların ve dijital okuryazarlığı düşük
kesimlerin hedef alındığını söyledi.
Rakamlar Alarm Veriyor
Emniyet ve yargı birimlerine yansıyan verilerin tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu
belirten Kanko, bilişim yoluyla dolandırıcılık olaylarının son yıllarda geometrik biçimde
arttığını açıkladı:
 2019: 70 bin olay
 2020: 85 bin olay
 2021: 120 bin olay
 2022: 155 bin olay
 2023: 190 bin olay
 2024: 220 binin üzerinde olay
 2025: e-Devlet ve MHRS taklitli dolandırıcılıklarda rekor artış
Kanko, “Bu rakamlar yalnızca resmi kayıtlara yansıyan dosyaları kapsamaktadır. Şikâyet
etmeyen mağdurlar da hesaba katıldığında tablo çok daha ağırdır. Son beş yılda milyarlarca
liralık maddi kayıp söz konusudur. Binlerce yurttaş birikimini, emekli maaşını, kredi limitini
kaybetmiştir” dedi.

Kanko, asıl vahim olanın kamuya ait dijital sistemlerin yeterince korunamaması olduğunu
belirtti. Sahte uygulama ve linklerin uzun süre erişime açık kalabildiğini, şikâyetlere rağmen
müdahalenin geciktiğini ve kurumlar arasında yetki karmaşası yaşandığını vurguladı.
“Devletin milyonlarca yurttaş tarafından her gün kullanılan dijital sistemleri bu kadar
yaygınken, vatandaşın bu alanlarda savunmasız bırakılması açık bir yönetim zaafıdır” diyen
Kanko, dijital güvenliğin artık ulusal güvenlik meselesi hâline geldiğini ifade etti.
Cezalar Caydırıcı Değil
On binlerce soruşturma dosyasına rağmen dolandırıcılık ağlarının büyümeye devam ettiğini
söyleyen Kanko, mevcut cezai yaptırımların caydırıcılığının ciddi biçimde tartışmalı
olduğunu belirtti.
“Dolandırıcılık şebekeleri organize, hızlı ve teknolojik; devlet refleksi ise yavaş ve
dağınık. Bu mücadelede etkin ve bütüncül bir strateji geliştirilememiştir” ifadelerini kullandı.
Kanko, bu durumun yalnızca bireysel mağduriyet değil; kişisel verilerin korunması, finansal
istikrar ve devlete duyulan güven açısından yapısal bir kriz anlamına geldiğini söyledi.
Meclis Araştırması Talebi
CHP’li Kanko, dijital dolandırıcılıkların tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis
Araştırması açılmasını talep etti. Araştırma kapsamında;
 Dolandırıcılık yöntemlerinin ve örgütlü yapılarının,
 e-Devlet, MHRS, bankacılık ve adli sistemlerdeki güvenlik açıklarının,
 Sahte uygulama ve sitelere erişim engeli süreçlerindeki gecikmelerin,
 Kurumlar arası yetki ve sorumluluk karmaşasının,
 Mevcut cezaların neden caydırıcı olmadığının
tüm boyutlarıyla ortaya konulması gerektiğini vurguladı.
“Vatandaş Devlete Güvenemez Hale Gelirse Bunun Bedeli Ağır Olur”
Kanko açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Vatandaşın devlete duyduğu güveni korumak devletin asli görevidir. Eğer yurttaş, devletin
dijital kapısından girerken dolandırılma korkusu yaşıyorsa burada ciddi bir yapısal kriz vardır.
Bu tablo kabul edilemez. Sorumlular ortaya çıkarılmalı, güvenlik açıkları kapatılmalı ve
caydırıcı düzenlemeler ivedilikle hayata geçirilmelidir.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.