CHP'li Erdoğan Toprak: "Süt içmek, peynir yemek lüks oldu"

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık yüzde 163,32 artışa dikkat çeken CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Sütte yüzde 125’e, mevsimi olmasına rağmen narenciye ürünlerinde yüzde 361’e, pirinçte yüzde 230’a ulaşan üretici fiyat artışları, temel gıdaya erişimin gittikçe zorlaşacağını ve yetersiz beslenme sorununun ağırlaşacağını işaret ediyor. Süt içmek, peynir yemek lüks oldu” dedi.

20 Kasım 2022 Pazar 11:03
CHP'li Erdoğan Toprak: "Süt içmek, peynir yemek lüks oldu"

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık yüzde 163,32 artışa dikkat çeken CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Sütte yüzde 125’e, mevsimi olmasına rağmen narenciye ürünlerinde yüzde 361’e, pirinçte yüzde 230’a ulaşan üretici fiyat artışları, temel gıdaya erişimin gittikçe zorlaşacağını ve yetersiz beslenme sorununun ağırlaşacağını işaret ediyor. Süt içmek, peynir yemek lüks oldu” dedi.

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunu bugün yayınladı. Toprak’ın değerlendirmeleri özetle şöyle:

“TÜRKİYE’YE KARA PARA SORUŞTURMASI AÇILMASI VEYA FATF’IN KARA LİSTESİNE ALINMA İHTİMALİ CİDDİLEŞTİ”

“Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) yayınladığı ‘Suç gelirlerinin aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi’ tebliğiyle, kamusal nüfuz sahibi kişilerin parasal-finansal eylemlerinin ‘sıkı takibe’ alınması kararlaştırıldı. Türkiye’ye uluslararası kara para soruşturması açılması veya FATF’ın kara listesine alınma ihtimali ciddileşti.

Son dönemde ABD Hazinesi ve AB yetkilileri Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Merkez Bankası Başkanı, Ticaret Bakanıyla görüşerek iktidara ‘Kara para ve yasa dışı kazançların aklanması, suç gelirleri, kaynağı belirsiz para transferleri’ konusunda yaptırım uyarısı yaptı.

MASAK alelacele 17 Kasım’da resmi gazetede yayınladığı ‘Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi’ tebliği, iktidarın uluslararası kara para uyarıları karşısında panikle geri adım atmaya mecbur kaldığını gösteriyor.

Tebliğe göre ‘Seçilmiş kamusal nüfuz sahibi kişi’ olan Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından, başta kendisi ve yakınlarının, aile vakıflarının, yönetiminde yer aldığı Türkiye Varlık Fonu’nun finansal işlemleri, yurtiçi ve dışındaki para ve mal varlıklarının tespiti için MASAK’ın tebliğ hükümlerini uygulamasına ne ölçüde izin vereceği ‘siyasi ve ahlaki samimiyet testi’ olacak.

“İKTİDAR, DIŞ GÜÇLERİ SUÇLAYARAK SİYASİ SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ”

13 Kasım’da İstiklal Caddesi’ndeki bombalı terör organizasyonundaki faillerin tamamı Suriyeli. Sığınmacılarla ilgili uyarıları yıllarca ‘ENSARIZ’ diyerek örten iktidarın, ülkeyi ciddi bir beka sorunu ile karşı karşıya bıraktığı, sınır güvenliğinin ortadan kalktığı, insan ve silah tacirlerinin ülkenin dört bir yanında olduğu ortaya çıktı.

Sınırlar yol geçen hanına dönmüş. Dileyen gelip eylem yapıp gidiyorsa, ABD ya da bir başka dış gücü suçlamadan önce, tüm bunları önleyemeyen iktidar siyasi sorumluluğunu, beceriksizliğini kabul etmek zorunda. İktidar, dış güçleri suçlayarak siyasi sorumluluktan kaçamaz.

“TÜRKİYE, ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLALİNDE 20 BİN DAVA DOSYASIYLA İLK SIRADA YER ALIYOR”

Hukuk devletinin tahrip edilmesi ve yargı sisteminin siyaset gölgesinde işlevsiz hale getirilmesinin ağır sonuçları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yayınladığı aylık dava istatistikleriyle somutlaştı. Türkiye, adil yargılanma hakkının ihlalinde ulaşılan boyutu gözler önüne seren bu yüz kızartıcı tabloyla, 20 bin dava dosyasıyla ilk sırada yer alıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görev alacak Türk yargıç kontenjanı için gösterilen adayların defalarca ‘yetersiz ve liyakatsiz’ bulunup reddedilmesi, görev süresi dolan Türk yargıcın yerine iki yıl nitelikli bir hukukçu bulamayan, yargıç gönderemeyen iktidarın ülkemize böyle bir utanç yaşatması kabul edilemez. AK Parti’li bir vekilin kardeşini AİHM yargıcı yapan iktidar, içeride yargıyı siyasallaştırma hedefini AİHM’ye de taşıdı. AİHM’deki davalarda sürekli şekilde Türkiye lehine sadece bir oy çıkması bu siyasi yargıç atamasının sonucudur.

“10 SAAT BOYUNCA HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ YASALARA VE ANAYASAYA AYKIRI ŞEKİLDE İHLAL EDİLDİ”

İstiklal Caddesi saldırısı ardından iktidarın özellikle bilgi edinme, haber alma, gerçeği öğrenme konusunda halkın temel haklarını yok sayan uygulamaları devreye sokması, seçim sürecine dönük planladıkları senaryonun bir provası idi. BTK, RTÜK devreye sokularak yayın yasakları, internet kısıtlamalarıyla yaklaşık 10 saat boyunca haber alma özgürlüğü yasalara ve anayasaya aykırı şekilde ihlal edildi.

Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) interneti yavaşlatıp, bant daraltma uygulamasına gittiği sürede VPN (Virtual Private Network) kullanımının yüzde 853 artmış olması, halkın bu uygulamaların gerçek amacını görerek, bilgiye erişim için her türlü olanağı kullanmaya yöneldiğini, haber alma hakkından vazgeçmediğini gösteriyor. İktidar; hangi senaryoyu hazırlarsa hazırlasın, hangi karanlık planları yaparsa yapsın, halkın iradesine engel koyamayacak ve halkın gücüne boyun eğmek zorunda kalacaktır.

“KONUT FİYATI ARTIŞLARINDA TÜRKİYE, DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU”

Ekim ayında konut satışları yüzde 25 düştü. Gerek yurtiçi gerekse küresel düzeyde konut fiyatı artışlarında Türkiye, dünya birincisi oldu. Kiraların özellikle büyük şehirlerde ortalama 7-10 bin TL ve üzerine çıkması, milyonlarca kişi için ev sahibi olmayı ya da kiralık konutta oturmayı olanaksız hale getirdi.

Konut ve kiradaki artışlar milyonlarca kişi için ev sahibi olmayı olanaksız kılarken, ev kiralamayı imkansıza dönüştürüyor. İktidar, 20 yılın sonunda ülkeyi ağır bir barınma sorunuyla karşı karşıya bıraktı. Şimdi aylarca sürecek kura çekimleriyle algı yaratma, milyonlarca başvuru sahibini üç yıl sonra teslim edileceği vaat edilen 250 bin konutla TOKİ üzerinden oyalama peşine düştü.

“BÜTÇE, EKİM 2022'DE AYLIK OLARAK YILIN EN YÜKSEK AÇIĞINI VERDİ”

Ek bütçeye rağmen ekimde aylık 83 milyar 254 milyon lira bütçe açığı verilirken, ocak-ekim dönemi açık toplamı 129 milyar TL’ye ulaştı. Ekimde gerçekleşen aylık bütçe açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 378 arttı. Bütçe, Ekim 2022'de aylık olarak yılın en yüksek açığını verdi.

Kasım ve aralıkta aylık bütçe açığının 150-160 milyar TL düzeyine yükseldiğini, yılın son iki ayında 300 milyarı aşan bütçe açığı verildiğini görmek hiç de şaşırtıcı olmayacak. İktidar ve ekonomi yönetimi, bütçe dengelerini sağlamak, gelirleri toplamak konusunda acizlik içinde. TBMM’de görüşmeleri devam eden 2023 bütçesinin de aynı anlayışla hazırlandığını, borçlanarak seçime dönük keyfi harcamalara olanak yaratmak dışında bir amacının olmadığını, üzülerek ifade etmek zorundayım.

“SANAYİDE BELİRGİNLEŞMEYE BAŞLAYAN DURGUNLUK ÜRETİMDEKİ DÜŞÜŞLE İYİCE SOMUTLAŞTI”

Sanayi üretimi yılın en kötü seviyesine geriledi. Sanayide giderek belirginleşmeye başlayan durgunluk ve yavaşlama üretimdeki düşüşle iyice somutlaştı. Eylül ayında yıllık yüzde 3,6 düzeyindeki üretim artışı beklentisi yüzde 0,4 ile beklentilerin çok altında kalırken, aylık bazda sanayi üretimi yüzde 1,6 geriledi.

İktidarın ekonomi modeli, para-faiz politikalarıyla üretimi sürdürmek ve yatırım için finansmana, krediye erişimi iyice güçleşen sanayi sektörü de tıpkı tarımda üreticinin üretimden uzaklaşması gibi, sanayi üretimini azaltmaya mecbur kaldı. Bu gidişat, yatırım, üretim, istihdam ve büyüme açısından ülke ekonomisinin zorlu bir sürece girdiğini gösteriyor.

“SÜT İÇMEK, PEYNİR YEMEK LÜKS OLDU”

Ekimde Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, yıllık yüzde 163,32’ye yükseldi. Sütte yüzde 125’e, mevsimi olmasına rağmen narenciye ürünlerinde yüzde 361’e, pirinçte yüzde 230’a ulaşan üretici fiyat artışları, temel gıdaya erişimin gittikçe zorlaşacağını ve yetersiz beslenme sorununun ağırlaşacağını işaret ediyor. Süt içmek, peynir yemek lüks oldu.

Üretici, girdi maliyetleri ve üretim süreçlerindeki fiyat artışlarıyla baş edemediği için ürün fiyatını artırmak zorunda kalırken, 2023 bütçesinde faize ayrılan 560 milyarlık ödeneğe karşılık tarımsal üretim desteklerine ayrılan ödenek bunun onda birinden az ve sadece 54 milyar TL. İktidar aymazlık ve umursamazlıkla, komik destek ödenekleriyle üreticiyi üretimden vazgeçmeye, milyonlarca gencimizi ve çocuklarımızı açlığa mahkum ediyor.

“PUTİN’İN HERSON’DAN ÇEKİLME KARARI, RUSYA LİDERİNİ ASKERİ VE SİYASİ AÇIDAN ZORA SOKTU”

Putin’in 5 Ekim’de ilhak kararnamesini imzalayarak Herson’dan çekilme kararı, Rusya liderini askeri ve siyasi açıdan zora soktu. Ukrayna ordusuna terk edilen Herson, Rusya açısından Kırım’ın güvenliğini sağlayan stratejik bir bölgeydi. Ukrayna Devlet Başkanı, yeni hedeflerinin Kırım dahil tüm topraklarını geri almak olduğunu açıkladı.

Herson’dan çekilmenin yeni bir saldırıya hazırlık için cepheyi tahkim amaçlı taktik bir hamle olması ihtimali, ağırlaşan kış koşullarında gerçekçi görünmüyor. Rusya, Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef alarak başkent Kiev ve birçok yerleşimi elektriksiz bıraktı. Zelenskiy, 10 milyon kişinin karanlıkta kaldığını açıkladı. Rusya ekonomisi, son verilerle eksi yüzde 4 küçüldü, resesyona girdi. Savaşı sürdürme maliyetinin iki taraf için de ağırlaştığı bu aşamada bir müzakere sürecinin başlaması ve ateşkes sağlanması kanımca şaşırtıcı olmayacaktır.”

Son Güncelleme: 20.11.2022 11:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.