Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki göstererek, "Saray rejiminin rıza ile elde edemediği meşruiyetini zor ve hukuk tanımazlıkla sağlama çabası anlamına gelen bu atama, muhalefet ve halka dönük yargı kuşatmasının süreceğinin de açık bir göstergesidir. Halkın ekonomik ve demokratik beklentilerini karşılama niyeti bulunmayan bu rejim, siyasi ömrünü yargı sopası ile uzatmak, tek adam rejimini bu yolla tahkim etmek istemektedir. Bağımsız ve demokratik bir yargı için mücadeleden başka yol yok" dedi.
Aslan, Resmî Gazete’de yayımlanan kararnameyle Akın Gürlek’in Adalet Bakanı, Mustafa Çiftçi’nin ise İçişleri Bakanı olarak atanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Aslan'ın açıklaması şöyle:
"Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla gece yarısı Resmî Gazete’de yayınlanan kararname ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi İçişleri Bakanlığı'na atandı. İki isim de bugüne kadar hukuku ayaklar altına alan uygulama ve açıklamaların yanı sıra iktidarın kullanışlı aparatı olmalarıyla biliniyor. İlk kez 2018’de Çorum’a vali olarak atanan Çiftçi, kısa sürede devlet bürokrasisindeki hızlı yükselişiyle dikkat çekmiştir. Uzun yıllar yargı alanında görev alan Akın Gürlek ise hâkim ve savcı olarak görev yaptığı dönemlerde altına imza attığı iddianame ve kararlarla inşa edilmek istenen rejimin sembol isimlerinden biri haline gelmiştir.
Selahattin Demirtaş, Canan Kaftancıoğlu, Şebnem Korur Fincancı, Barış Akademisyenleri ve pek çok aydın, sanatçı, gazeteci hakkında verilen mahkûmiyet kararlarında imzası bulunan Gürlek, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların yargılandığı davada verilen tahliye kararı sonrası bu mahkemeye atanarak avukatlara cezalar yağdırmıştır. Gürlek, Anayasa Mahkemesinin CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verdiği hak ihlali kararını da uygulamayarak hukuk tanımazlıkta sınır tanımayacağını ispat etmiştir.
İktidarın siyasi hesapları doğrultusunda verdiği kararların ardından Adalet Bakanı Yardımcılığına getirilerek mükafatlandırılan Gürlek, Saray rejiminin 2024 yerel seçimlerinde aldığı yenilgiden birkaç ay sonra 'görülen lüzum' üzerine bu kez İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ile muhalefete dönük başlatılan, 19 Mart operasyonlarıyla devam ettirilen yargı operasyonunun dümeninde yine Akın Gürlek vardı. Her satırı hukuksuzluklarla dolu binlerce sayfalık İBB iddianamesine 'ahtapotun kolları' referansıyla Erdoğan’ın imzasını atmayı ihmal etmeyen Gürlek rolünü tamamlamasının ardından bu kez Adalet Bakanlığı görevine atandı. Gürlek’in başsavcılık görevini yürütürken bakanlık görevine atanması 'partili hâkim ve savcılık' kavramının meşrulaştırılması, olağanlaştırılması çabasıdır.
Saray rejiminin rıza ile elde edemediği meşruiyetini zor ve hukuk tanımazlıkla sağlama çabası anlamına gelen bu atama, muhalefet ve halka dönük yargı kuşatmasının süreceğinin de açık bir göstergesidir.
Halkın ekonomik ve demokratik beklentilerini karşılama niyeti bulunmayan bu rejim, siyasi ömrünü yargı sopası ile uzatmak, tek adam rejimini bu yolla tahkim etmek istemektedir. Yargı, saray oligarşisinin bir saldırı ve terör aygıtı olmaktan çıkarılmalı; yargı bağımsızlığı ve demokratik şekilde yeniden örgütlenmelidir. Saray rejiminin hukuksuzluktaki ısrarı karşısında başta işçiler olmak üzere tüm sömürülen ve ezilen halk kitleleri ekmek, barış ve özgürlük için mücadelelerini birleştirmek ve büyütmek zorundadır. Bağımsız ve demokratik bir yargı için mücadeleden başka yol yok."
