Spor yazarları Galatasaray Schalke 04 maçını nasıl yorumladı?

Şampiyonlar Ligi D grubunda temsilcimiz Galatasaray Türk Telekom Stadı'nda Schalke ile 0-0 berabere kaldığı mücadeleyi spor yazarları yorumladı.

25 Ekim 2018 Perşembe 09:41
Spor yazarları Galatasaray Schalke 04 maçını nasıl yorumladı?

Süper sonuç - Şansal Büyüka / Milliyet Galatasaray da Ndiaye ile Rodrigues’in hızına diğer oyuncular ayak uyduramadı. Kabul edelim ki, ne kadar hızlı oynarsak oynayalım, Avrupa takımları karşısında yavaş kalıyoruz. İkinci yarıda Belhanda belki de yorgunluktan çoğu topu kaybetti. Ortada hiç görünmeyen Sinan... Direnemeyen, rakip savunmayı zorlayamayan Eren... Hatta genel çizgisinin epey gerisinde kalan koca bir takım... Biraz olsun son 15 dakikada oyunu dengeleyebildik. Bunun dışındaki her dakikada maalesef Schalke korkusu ile maçı izledik. Maç öncesinde, maç sırasında, işlerin pek de iyi gitmediği bir doksan dakika sonunda kaybetmemek önemli bir sonuç... Hele maçın genel gidişine bakarsak “Süper” sonuç... En azından Lokomotif Moskova “sıfır” puanda ve bu büyük anlamda Galatasaray’ın Avrupa’da yoluna devam edeceği anlamına geliyor. İşlerin iyi gitmediği bir gecede Moskova’dan gelen sonuç da tesellimiz olsun.

Terim balı ile 1 puan - Serdar Ali Çelikler / HaberTürk Bir gün birisi "Fatih Terim balı nedir?" diye sorarsa bu maçı örnek gösterebiliriz. Kaleyi bulan 7 şut, 2 çizgiden çıkarılan top; en az 2 çok net Muslera kurtarışı ve en az 1 kırmızı kart ile en az 1 penaltıyı vermeyen Fransız hakem. Buna karşılık 50 bin taraftarının tamamen maçın içinde olduğu evsahibi takım bir (rakamla 1) pozisyonla maçı bitirdi. Kaleyi bulan 2. şut ise 500 metreden Rodrigues vuruşu idi. Dün Terim dışında bir hoca olsa (Belki Mustafa Denizli hariç) G.Saray 2-0 mağlup olmuştu. Schalke'nin karşısında Beşiktaş ya da Fenerbahçe olsa bu iki takım 3-0 mağluptu en az.. Böylesine bir tablo öncelikle şansla; futbol deyimiyle 'bal' ile; sonra da Donk ve bilhassa Muslera'nın müthiş dokunuşları ile açıklanabilir. G.Saray bir daha böyle bir hakem de bulamaz onu da söyleyeyim. Maçın başında penaltı kırmızı kart verebilir ve G.Saray Muslera'sız devam edebilirdi. Maçın özeti budur.

Cenneten gelen bir puan... - Mehmet Demirkol / Fanatik Schalke pres yaptı, Galatasaray adam kovaladı. İki takım arasındaki temel fark buydu diyebiliriz. Galatasaray oyuna ortak olamadı bir türlü. Porto maçındaki pırıltılı oyundan 3 puan çıkmayışının diyetini Schalke ödedi diyebiliriz. Cennetten gelen 1 puan bu... Gecenin sorusu? Muslera kaç yaşına kadar oynar? Mümkünse 40 olsun. Yerine birini koymak ne kadar mümkün? Kısa mesaj Özellikle bu seviyede Fernando olmayınca Galatasaray’ın sadece orta sahası değil, oyununun tamamı dağılıyor.

Muslera kurtardı - Ahmet Çakar / Sabah Galatasaray belki dün gece bir puan aldı ama futbol adına utanç verici bir tablo sergiledi. Sahada sadece Muslera varmış gibi oynadılar. Belki biraz da Ozan... Gerisi asla ve asla kabul edilemez bir performans sergilediler. İlk yarıya bakıyoruz; kanatlara inemeyen, doğru dürüst şut çekemeyen bir Galatasaray vardı. Hele bu yarıda, defansın arkasına atılan her top ya da yapılan her koşu Schalke için pozisyon oldu. Aslında Schalke kanatları çok iyi kontrol edip, Galatasaray'ın buralardan gelmesini engelledi. Ndiaye yok, Donk orta sahadan çok stoperlerinin hatasını kapatırcasına oynamaya çalıştı. İkinci yarı tablo daha da vahimdi. Bütün kontrol Schalke'ye geçti. Pozisyon ardına pozisyon yakaladılar ama maçın yıldızı Muslera tek başına direnen oyuncu oldu. Eğer ilk yarıda Muslera'nın, Konoplyanka'ya yaptığı hareketi hakem penaltı olarak görse ki penaltıydı ve Schalke bu golle öne geçse dün gece Galatasaray çok acı şeyler yaşayabilirdi. Dün geceki bir puan kötü değil ama oynanan futbol, Muslera dışındaki oyuncuların performansı, bu seviye için fevkalede kötüydü. Şimdi Galatasaray, Schalke'ye gidiyor. Aslında Schalke adı büyük ama bu sezon için vasat hatta vasatın altında bir Alman takımı. Böylesine vasat bir takım dün gece Galatasaray'ı belki yenemedi ama sürklase etti. Galatasaray Fransız hakem Bastien ile gurur duymalı. Adeta Galatasaray Lisesi'nden mezun olmuş gibi hakemlik yaptı. İlk yarıda Muslera'nın yaptığı hareket o kadar bariz penaltı ki hakem çalmadı, çalamadı. Ve kartın rengi de sarı olmalıydı. Dedik ya; dünkü bir puanın başrol oyuncuları Muslera ve Fransız hakem.

Hakem kıyağı! - Erman Toroğlu / Sabah Koca Galatasaray takımı 1 kişiye mahkum. Kime?.. Garry Rodrigues'e. O oynayacak, top getirecek, vuracak, gol atacak veya attıracak. Galatasaray kazanacak... Adamlar aptallar sanki. Rodrigues hareketlenince en az 2 kişi, bir de yedek geliyor Rodrigues'i kıpırdatmıyorlar. Top Galatasaray'da daha fazla kaldı gibi ama hikaye. Net pozisyonları Schalke yakaladı. Bazılarında beceriksizdiler, bazılarında Muslera vardı. Bence maçın kırılma noktası 21. dakikada yaşandı. Kaleci Muslera'nın ceza sahasında rakibine yaptığı hareket net penaltıydı. Fransız hakem Galatasaray'a çok büyük kıyak yaptı. Dün gecenin tek gerçeği şuydu: Maçı Schalke takımı hak etti. Galatasaray sahasında hakemin ve şansının yardımıyla 1 puanı kurtardı. Bu kadar basit. Gerisi hikaye...

Yola devam - Osman Şenher / Milliyet Uzun senelerdir bu kadar tempolu, bu kadar heyecanlı, belki de taraftarın desibel rekoru kırdığı bir maç seyretmedim... Şampiyonlar Ligi’nin stresi hakikaten çok farklı... Schalke, Almanya Ligi’nde 16. sırada... Yalan yok... Zannediyorduk ki, Galatasaray elini kolunu sallayarak maçı kazanacak. İkinci yarı birara maç berabere bitsin diye gerçekten dua ettik. Beni en çok hayal kırıklığına uğratan futbolcu Ndiaye oldu. Ben maçın yıldızı olacağını düşünüyordum. Ama maalesef belli bir standartın üzerine çıkamadı. Çok etkisiz bir maç çıkardı. Donk bilhassa ilk yarı Schalke sağdan soldan geldiği zaman rakip ortalara Galatasaray defansı müdahale edemezken ‘Almanların golü geliyor’ dediğimiz anda Fatih Terim’in Ozan ve Maicon’un arasına üçüncü stoper olarak Donk’u çekmesi sarı-kırmızılıların gol yemesini önledi. Sonuçta karalar bağlamaya gerek yok. Galatasaray yaralarını sarıp yola devam ediyor. En azından ikincilik şansı Schalke’nin ne kadar varsa Galatasaray’ın da o kadar var...

Kapasite meselesi - Serhat Ulueren / Vatan Mükemmel ötesi bir hakem, kötünün iyisi bir seyirci topluluğu ve bir-iki adam dışında tanınmayacak kadar kötü oynayan bir G.Saray takımı ve 0-0’lık harika bir sonuç. Aslında kötü oynayan ifadesi yanlış oldu. Kapasitesi az demek lazım bu G.Saray için. Bu çöp adam Belhanda’yı aldılar inanılır gibi değil. Geçen sezon sadece 3 gol atıp yalandan asistlerle G.Saray’a koca bir sezon 1-2 puan kazandırmak dışında senede en az 35 milyon lirasını heba eden bu çöp adam Belhanda’dan G.Saray acil olarak kurtulmalı. Gerekirse bonservisi bedava verilsin, yetmezse gideceği kulübe üste biraz da para verilsin.

Mahkum oyun - Levent Tüzemen / Sabah Galatasaray'ın yenildiği Avrupa maçlarında bile hiç bu kadar mahkum oynadığına tanık olmadım. Schalke'nin teknik heyeti Galatasaray'ı mükemmel analiz etmiş. Maicon'un "Tank gibi" halinden yararlanan Embolo-Konoplyanka ikilisi Galatasaray savunmasının tozunu attı. Terim, Maicon'un zaafını önlemek için Donk'u savunmaya çekmek zorunda kaldı. Bana göre oyunun ilk yarısında Muslera'nın, Konoplyanka'ya kontrolsüz girişi penaltıydı. Ama Ukranyalı oyuncu kendini abartılı atınca Fransız hakem inanmadı, kale arkasındaki asistan hakem pozisyona yakındı ama "Penaltı" demedi. Sinan'ın etkisizliği, bir şutu kaleciden dönen Eren'in tembel ve isteksiz haline bakınca Muslera Galatasaray'da gecenin en iyisiydi. İzleyenlerin "Bu maç böyle bitsin" diye dua ettiği kabus gibi gecede alınan bir puan Galatasaray için büyük ödül oldu.

Son Güncelleme: 25.10.2018 10:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.