Erdoğan: "Yunanistan'ı adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz, şaka yapmıyorum"

İzmir'deki Efes-2022 Tatbikatı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütleriyle mücadelede kararlılık mesajı verdi ve Yunanistan'a yönelik uyarılarda bulundu. Erdoğan, "Bazı Yunan siyasetçiler, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir pervasızlıkla gerçeklikten uzak, akla, mantığa, hukuka aykırı söz ve eylemlerle gündem olmaya çalışıyorlar. Yunanistan'ı, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye, uluslararası anlaşmalara uygun davranmaya davet ediyoruz. Şaka yapmıyorum, ciddi konuşuyorum. Özellikle bu millet kararlıdır. Bu millet bir şeyi söylerse ardını da takip eder. Sayın Miçotakis, herhalde adalara turistik çıkarma yapıyor. Bununla bir yere varmak mümkün değil" dedi.

09 Haziran 2022 Perşembe 15:44
Erdoğan: "Yunanistan'ı adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz, şaka yapmıyorum"

İzmir'deki Efes-2022 Tatbikatı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütleriyle mücadelede kararlılık mesajı verdi ve Yunanistan'a yönelik uyarılarda bulundu. Erdoğan, "Bazı Yunan siyasetçiler, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir pervasızlıkla gerçeklikten uzak, akla, mantığa, hukuka aykırı söz ve eylemlerle gündem olmaya çalışıyorlar. Yunanistan'ı, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye, uluslararası anlaşmalara uygun davranmaya davet ediyoruz. Şaka yapmıyorum, ciddi konuşuyorum. Özellikle bu millet kararlıdır. Bu millet bir şeyi söylerse ardını da takip eder. Sayın Miçotakis, herhalde adalara turistik çıkarma yapıyor. Bununla bir yere varmak mümkün değil" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün İzmir'de yapılan Efes-2022 Tatbikatı'nı izledi. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

"İNSANİ YARDIMLAR KONUSUNDA DÜNYADA İLK SIRADAYIZ"

"Efes 2022 Tatbikatı'nın son günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ülkemizin ev sahipliğinde 37 ülkeden yaklaşık 10 bin askeri personelin katılımıyla 20 Mayıs'tan beri icra edilen bu tatbikata katkı veren herkese şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Aynı şekilde tatbikat programındaki savunma sanayii sergisinde yer alan silahların, araçların ve sistemlerin de ülkemizin bu alanda ulaştığı noktayı gösterdiğine inanıyorum. Savunma sanayiinde sahip olduğumuz her türlü imkan ve kabiliyeti dostlarımızla ve müttefiklerimizle paylaşmaktan memnuniyet duyan bir ülkeyiz. Dünyanın siyasi, ekonomik, askeri, sosyal açıdan köklü bir yeniden yapılanma sürecinden geçtiği dönemde bu tür iş birlikleri çok daha önem kazanmaktadır. Türkiye, terör örgütleri ve düzensiz göçle mücadele gibi dünyanın en kritik sınamalarını başarıyla vermeyi sürdürüyor. Bunun yanında Kafkaslar'dan Afrika'ya, Karadeniz'den Akdeniz'e kadar her yerde barışın, istikrarın, güvenliğin tesisi konusunda kimsenin inkar edemeyeceği gayretler sarf ediyoruz. İnsani yardımlar konusunda da burası gerçekten çok önemli. Milli gelirimize göre oranlandığında dünyada ilk sırada yer alıyoruz. Tüm bu tablo içinde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz özel bir yere sahiptir. Kahraman ordumuz, sınır güvenlimizden sınır ötesi harekatlarımıza, terörle mücadeleden NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında yürüttüğümüz uluslararası görevlere kadar her alanda gösterdiği başarılarla göğsümüzü kabartıyor.

"ÜLKEMİZİN SINIRLARI DİBİNDE TERÖR KORİDORLARI KURULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"

PKK/YPG'den DEAŞ'a kadar dünyanın en tehlikeli terör örgütleriyle mücadelede elde ettiğimiz sonuçların eşi benzeri yoktur. Suriye'de herkesin yol açtığı tehdide dikkat çektiği, ancak fiilen sahaya girip mücadele etmeye yanaşmadığı DEAŞ'a karşı ilk ve tek harekâtı biz gerçekleştirdi. Ülkemizin ve komşularımızın toprak bütünlüğüne, milli birlik ve beraberliğine, egemenlik haklarına tehdit oluşturan PKK/YPG'yle de sadece biz mücadele ettik. Başarıyla tamamladığımız 2016'daki Fırat Kalkanı, 2018'deki Zeytin Dalı, 2019'daki Barış Pınarı, 2020'deki Bahar Kalkanı ve halen devam eden Pençe harekatlarımızla sınırlarımızı 30 kilometre derinliğinde bir güvenlik hattı ile koruma altına alma kararlılığımızı adım adım hayata geçiriyoruz. Türkiye'nin bu meşru güvenlik politikası, terör örgütlerini sadece bizim sınırlarımızdan uzaklaştırmakla kalmıyor, komşularımızın da huzuruna ve istikrarına katkıda bulunuyor. Ülkemizin sınırları dibinde terör koridorları kurulmasına asla izin vermeyeceğimizi, bunun için güvenlik hattımızın eksik kalan kısımlarını mutlaka tamamlayacağımızı burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Hiçbir gerçek müttefikimizin ve dostumuzun da ülkemizin bu meşru güvenlik kaygılarına karşı çıkmayacağını, bilhassa da tercihi terör örgütlerinden yana kullanmayacağını umut ediyoruz. Müttefiklerimizden ve dostlarımızdan, bu konudaki meşru endişelerimizi anlamalarını ve saygı göstermelerini beklemek en tabi hakkımızdır.

"ŞAKA YAPMIYORUM, CİDDİ SÖYLÜYORUM"

Rusya-Ukrayna savaşı, dünyada barışın ve istikrarın ne kadar kırılgan, ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu göstermiştir. Bölgemizde yaşanan çatışmalar ve potansiyel tehditler, NATO ittifakının birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğuna işaret etmektedir. Böyle kritik bir dönemde Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta ülkemizin uluslararası anlaşmalara dayalı haklarına ve çıkarlarına yönelik tehditler içeren stratejilere tevessül edilmesinden üzüntü duyuyoruz. Bazı Yunan siyasetçiler, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir pervasızlıkla gerçeklikten uzak, akla, mantığa, hukuka aykırı söz ve eylemlerle gündem olmaya çalışıyorlar. Halbuki bu tür konuların iç politikaya yönelik şımarıklıkları kaldırmayacak kadar hassas olduğunun ve ağır sonuçlar doğurabileceğinin sayısız örneği önümüzde durmaktadır. Ülkelerinin kaynaklarını, enerjilerini ve vakitlerini asla güçlerinin yetmeyeceği hayallerle heba edenler, tarih önünde bunun hesabını mutlaka verecektir. Bu vesile ile bir kez daha Yunanistan'ı, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye, uluslararası anlaşmalara uygun davranmaya davet ediyoruz. Şaka yapmıyorum, ciddi konuşuyorum. Özellikle bu millet kararlıdır. Bu millet bir şeyi söylerse ardını da takip eder.

"MİÇOTAKİS HERHALDE TURİSTİK ÇIKARMA YAPIYOR"

Doğu Akdeniz'de ülkemiz ana karasına 2 kilometreden daha az, Yunanistan'a ise 600 kilometreden daha fazla mesafedeki Meis Adası için 40 bin kilometrelik deniz yetki alanı talep etmenin anlamını uluslararası camianın takdirine bırakıyoruz. Gayri askeri statüdeki adaların çeşitli tatbikatlara dahil edilerek NATO ve üçüncü taraf ülkelerin de bu hukuksuzluğa alet edilmeye çalışılması, sonu felaketle bitecek bir çabanın ötesinde bir anlama sahip değildir. Sayın Miçotakis, herhalde adalara turistik çıkarma yapıyor. Bununla bir yere varmak mümkün değil. Yunanistan, aynı zamanda Avrupa Birliği ülkesi olmasına rağmen birliğin değerlerini, evrensel insan haklarını, uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak Batı Trakya, Rodos ve İstanköy'de yaşayan Türk azınlığa baskı uygulamayı hala sürdürüyor. Hukuksuz uygulamaları sebebiyle 1999 ve 2006 yıllarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mahkum edilen Yunanistan'ın baskıcı tutumunu devam ettirmesine göz yumulması da bir çifte standart örneğidir. Konu Türkiye olduğunda şahin kesilenlerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni hiçe sayan, terör örgütlerini açıkça destekleyen, sığınmacılara her türlü insanlık dışı muameleyi yapan Yunanistan'a ses çıkarmamasını da ibretle takip ediyoruz. NATO içinde her bakımdan en yüksek bedeli ödeyen müttefik olarak, son iki yıldır askeri heyet toplantı davetlerimize cevap dahi vermeyen Yunanistan'ın kışkırtmalarını soğukkanlılıkla karşıladık. Ancak bu sabrımızın ve soğukkanlılığımızın, muhatabımız tarafından yanlış anlaşıldığını görüyoruz. Türkiye, kimsenin hakkını ve hukukunu çiğnemez. Kendi hakkını ve hukukunu da kimseye çiğnetmez. Bu ülke, kurulduğu tarihten beri birilerine sırtını dayayarak, birilerinin hesaplarına alet olarak benzer hamleler yapmıştır. Yunanistan'ı, tıpkı bir asır önce olduğu gibi pişmanlıkla sonuçlanacak hayallerden, söylemlerden ve eylemlerden uzak durması, aklını başına alması konusunda tekrar ikaz ediyoruz. Kendine gel. Türkiye, Ege'deki haklarından vazgeçmeyeceği gibi, adaların silahlandırılmasında uluslararası anlaşmaların kendisine tanıdığı yetkileri gerektiğinde kullanmaktan geri durmayacaktır.

"AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİK"

Kıbrıs'ta Rum tarafının ikircikli ve dayatmacı tavrı, Ada’da bize egemen, bağımsız iki devletli bir yöntem dışında bir çözüm yolu bırakmamıştır. Papazlara ağır silah eğitimi vermekten terör örgütlerine ofis açmaya kadar Rumların yaptığı her tasarruf, bu kararın isabetini göstermektedir. Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama ve sondaj faaliyetlerimizi de Birleşmiş Milletler uygulamaları ve uluslararası teamüllere uygun şekilde sürdüreceğiz. Yetki alanlarımızda bize rağmen herhangi bir tasarruf veya işlem yapılmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Bizim, uluslararası anlaşmalara dayalı yükümlülüklerimiz yanında tarihimizden ve medeniyetimizden kaynaklanan sorumluluklarımız var. Azerbaycan'dan Libya'ya, Balkanlar'dan Orta Asya'ya kadar geniş bir alanda bu sorumluluklarımızın gereğini yerine getiriyoruz. Karabağ ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarında 2020 yılının son aylarında yaşanan hadiseler sırasında, bu anlayışla kardeşlerimizin yanında yer aldık. Ermeni tarafının tahrikiyle başlayan ve 44 günlük bir mücadelenin sonunda Azerbaycan'ın zaferiyle sonuçlanan bu savaşta, bölgede yaklaşık 30 yıldır süren işgal sona erdi. Türkiye olarak, bu süreçte ‘iki devlet, tek millet’ anlayışı ile Azerbaycanlı kardeşlerimize her türlü desteği verdik. Bugün de ateşkesin kalıcı olması için ortak merkezde Rus ve Türk Silahlı Kuvvetleri birlikte görev yapmaktadır. Azerbaycan ordusunun modernizasyonu, eğitimi, mayın arama ve imha çalışmaları konusunda kardeşlerimizle yakın iş birliği içerisindeyiz. Libya'da, 5 asırlık köklü bağlarımız olan kardeşlerimizin istikrar ve güven içinde yaşamaları için her türlü desteği veriyoruz. Kosova'da, Bosna Hersek'te, Somali'de Katar'da, daha pek çok coğrafyada barışa ve huzura katkı sağlayacak çalışmalar yürütüyoruz. Mazisi şan ve şerefle dolu kahraman Türk Ordusu, atalarından ilhamla yedi iklim, üç kıtaya esenlik getirecek görevler üstlenmeyi sürdürecektir. Ordumuz, bugüne kadar yürüttüğü operasyonda, özellikle harekatta, vazifede masumlara en küçük bir zarar vermeyerek, mağdurları hep koruyarak tarzını ve safını hep belli etmiştir. Geçmişinde sömürge, katliam, vahşet ayıbı olmayan bir ülkenin askerlerine başta türlüsü zaten yakışmazdı."

Anka

Son Güncelleme: 09.06.2022 16:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.